{"id":1806,"date":"2010-11-18T21:40:31","date_gmt":"2010-11-18T21:40:31","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1806"},"modified":"2010-11-18T21:40:31","modified_gmt":"2010-11-18T21:40:31","slug":"72-cin-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/72-cin-tefsiri\/","title":{"rendered":"72-C\u0130N SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>72-C\u0130N:<\/p>\n<p>Biz bir tek ki\u015fiye de nefer deriz. Arap\u00e7a&#8217;da ise bu kelimenin \u015f\u00f6hret bulan kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131, \u00fc\u00e7ten ona kadar ki\u015fiyi ifade etmek i\u00e7indir. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re fasih Arap\u00e7a&#8217;da ondan yukar\u0131s\u0131 i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. Erkeklere hatta insanlara da mahsus de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada cinler i\u00e7in de kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;M\u00fccmel&#8221;de \u015f\u00f6yle yaz\u0131l\u0131d\u0131r: (Reht) ve &#8220;nefer&#8221; kelimeleri k\u0131rka kadar kullan\u0131l\u0131r. Aralar\u0131ndaki fark; reht, bir ataya ait olur, neferde ise \u00f6yle de\u011fil, nefer, kavim m\u00e2n\u00e2s\u0131na da kullan\u0131l\u0131r ki, &#8220;N\u00fcfus\u00e7a da daha kuvvetli.&#8221; (Kehf, 18\/34) \u00e2yetinde de bu m\u00e2n\u00e2dad\u0131r. \u0130mam Kirman\u00ee de, &#8220;nefer&#8217;in lugat \u00f6rf\u00fcnde di\u011fer bir m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r, o da &#8216;erkek&#8217;tir&#8221; demi\u015f ve bir sahih hadisin bu m\u00e2n\u00e2 ile tefsir olundu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Demek ki bizim dilimizdeki nefer bu m\u00e2n\u00e2dan gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;Ger\u00e7ekten dinledi&#8221; Bu b\u00fct\u00fcn k\u0131r\u00e2etlerde ittifakla \u00fcst\u00fcn okunur. \u00c7\u00fcnk\u00fc c\u00fcmle mechul (edilgen) fiilinin n\u00e2ib-i faili yerindedir. Buna ba\u011flananlar da b\u00f6yle \u00fcst\u00fcn okunmak gerekir. Terkibindeki zamir herhangi bir ismin yerini tutmamaktad\u0131r. B\u00f6yle zamirlere &#8220;\u015f\u00e2n&#8221; zamiri denir.<\/p>\n<p>&#8220;Dediler ki: Biz&#8221; Bu ile ba\u015flayan c\u00fcmle, &#8220;dediler&#8221; fiiliyle nakledilmek istenen s\u00f6z\u00fcn ne oldu\u011funu g\u00f6sterir. Onun i\u00e7in bu t\u00fcr c\u00fcmlelerdeki b\u00fct\u00fcn k\u0131r\u00e2etlerde esre okunur. Buna ba\u011flanan di\u011fer c\u00fcmlelerde de hemzenin esre okunmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>2. &#8220;Hidayete&#8221; Hak ve do\u011fruya. Bu s\u00fbrede bu ve bundan sonra gelenlerin birbirlerine ba\u011flanmas\u0131 \u00f6nemli meseledir. K\u0131r\u00e2etlerin baz\u0131s\u0131nda \u00fcst\u00fcn, baz\u0131s\u0131nda esre okunmu\u015ftur. Baz\u0131lar\u0131nda esre baz\u0131lar\u0131nda \u00fcst\u00fcn okuyanlar da vard\u0131r. Esre okunan k\u0131r\u00e2etlerde &#8220;Biz i\u015fittik&#8221; c\u00fcmlesi \u00fczerine ba\u011fland\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yani, &#8220;biz i\u015fittik dediler&#8221;, &#8220;beyinsizimiz Allah hakk\u0131nda sa\u00e7ma s\u00f6zler s\u00f6yl\u00fcyordu, dediler&#8221;, \u015f\u00f6yle s\u00f6ylediler, \u015f\u00f6yle s\u00f6ylediler demektir. \u00dcst\u00fcn ile okunmas\u0131nda ki, bizim Hafs k\u0131r\u00e2etinde ve mushaflar\u0131m\u0131zda b\u00f6yledir, bunda incelikler vard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 bunun, yani nun, &#8220;ona inand\u0131k&#8221; c\u00fcmlesindeki &#8216;nin mahalline veya yine bunun \u015feklinde takdir edilerek zamiri \u00fczerine ba\u011flanm\u0131\u015f olup, &#8220;dinledik de ona ve \u015fu, \u015fu hakikatlere iman ettik&#8221; demek olur. Bu \u015fekilde bunlar da cinlerin s\u00f6zleri c\u00fcmlesine dahil olur. Arada ve sonunda bunlardan baz\u0131lar\u0131 da &#8216;deki \u00fczerine ba\u011flan\u0131r ki, onlar cinlerin s\u00f6zlerinden hik\u00e2ye olmay\u0131p do\u011frudan do\u011fruya Allah taraf\u0131ndan vahyolunan kel\u00e2mlar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir. Nitekim, &#8220;Onlar dosdo\u011fru gitselerdi&#8221; ve &#8220;Mescitler Allah&#8217;\u0131nd\u0131r&#8221; \u00e2yetleri b\u00f6yle do\u011frudan do\u011fruya vahy olduklar\u0131 i\u00e7in k\u0131r\u00e2etlerin hepsinde \u00fcst\u00fcn okunmu\u015ftur. Bunlar cinlerin s\u00f6zleri olarak hik\u00e2ye edilmemi\u015ftir. Arada &#8220;Onlar zannettiler&#8221;, &#8220;Biz zannettik&#8221;, sonra &#8220;O kalk\u0131nca&#8221; \u00e2yetlerinde iki t\u00fcrl\u00fc okunma ihtimali vard\u0131r. Biz bunlar\u0131 me\u00e2lde, &#8220;do\u011frusu&#8221;, &#8220;hakikat&#8221; ve &#8220;ger\u00e7ekte&#8221; gibi tabirlerle g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>3. B\u00fct\u00fcn bunlarda r\u00fc\u015fd&#8217;\u00fcn akla uygun ve do\u011fru olan yolun bir izah\u0131 vard\u0131r. &#8220;Rabb\u0131m\u0131z\u0131n \u015fan\u0131 \u00e7ok y\u00fccedir&#8221;.<\/p>\n<p>CEDD, K\u00e2mus yazar\u0131n\u0131n &#8220;Bes\u00e2ir&#8221;de a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re bu maddenin asl\u0131, d\u00fcz araziyi ba\u015ftan ba\u015fa ge\u00e7mek m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. \u00c7al\u0131\u015fma ve gayret, elbiseyi kesip bi\u00e7menin neticesi olan yenilik, gece g\u00fcnd\u00fcz mesafe alma z\u0131mm\u0131nda yard\u0131mc\u0131 olan il\u00e2h\u00ee feyz, baht, zenginlik, nasip, \u015fan ve ululuk m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Bu m\u00fcnasebetle &#8220;b\u00fcy\u00fck baba&#8221; (dede) m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131lmas\u0131 da bundan kaynaklan\u0131r.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re cedd; iyi baht, k\u0131ymet ve onur, nasip ve k\u0131smet m\u00e2n\u00e2lar\u0131na geldi\u011finden b\u00f6yle bahtiyar ve mutlu kimseler &#8220;ashabu&#8217;l-cedd&#8221;, &#8220;zevu&#8217;l-cedd&#8221; veya &#8220;mecdud&#8221; denildi\u011fi gibi ululuk ve y\u00fccelik m\u00e2n\u00e2s\u0131yla da, &#8220;Herkesin g\u00f6z\u00fcnde b\u00fcy\u00fcd\u00fck\u00e7e b\u00fcy\u00fcd\u00fc.&#8221; denilir. Cimin \u00f6tresiyle ulu demek olur. &#8220;Baba olmad\u0131, o\u011ful da olmad\u0131.&#8221;(\u0130hlas, 112\/3) diye nitelenen y\u00fcce Allah&#8217;a nisbet edilince cedd, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 kapsam\u0131\u015f olan ba\u015flang\u0131c\u0131 olmayan \u015fan\u0131 ve ululu\u011fu, kendine \u00f6zg\u00fc zenginli\u011fi, bir de genel olarak b\u00fct\u00fcn varl\u0131klara \u00f6zel olarak dilediklerine olan y\u00fcksek feyiz ve yard\u0131m\u0131 m\u00e2n\u00e2lar\u0131yla a\u00e7\u0131klan\u0131r ki, burada birincisinin kastedildi\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>4. &#8220;Bizim beyinsizimiz&#8221; \u0130blis, veya cin m\u00e2n\u00e2s\u0131yle cinlerin azg\u0131nlar\u0131 diye m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015ftir. \u015eETAT, s\u0131n\u0131r\u0131 a\u015fm\u0131\u015f, haktan ve do\u011fruluktan uzak, sa\u00e7ma, ki o, beyinsiz ki\u015finin Allah&#8217;\u0131n e\u015fi ve o\u011flu oldu\u011funu s\u00f6ylemesidir.<\/p>\n<p>5. &#8220;Biz zannettik ki&#8221; diye ba\u015flayan bu k\u0131s\u0131m, o beyinsizlerinin sa\u00e7mal\u0131klar\u0131na bu vakte kadar ne sebeple aldanm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Bunun, \u00fczerine ba\u011flanmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilr.<\/p>\n<p>6. Burada cinlerin \u00f6yle yalan ve sa\u00e7mal\u0131klara cesaret edebilmelerinin nedeni ve insanlar \u00fczerinde otorite kurabilmelerinin sebebi anlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor ki \u015fudur: \u0130nsanlardan baz\u0131 ki\u015filer cinlerden baz\u0131 ki\u015filere s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorlard\u0131. B\u00f6yle s\u0131\u011f\u0131nma dualar\u0131na t\u0131ls\u0131m ve efs\u00fbn ad\u0131 verilir.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 \u015f\u00f6yle der: &#8220;Bir adam \u0131ss\u0131z bir vadide yatmak veya konup ge\u00e7mek istedi\u011fi ve ba\u015f\u0131na bir tehlike gelmesinden korktu\u011fu zaman y\u00fcksek sesle, &#8220;Ey bu vadinin azizi! Ben senin itaatinde bulunan beyinsizlerden sana s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorum.&#8221; der ve b\u00f6ylece o vadideki cinninin kendisini koruyaca\u011f\u0131na inan\u0131rd\u0131. Ku\u015fkusuz bu inan\u00e7taki ki\u015filer ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131k\u00e7a veya herhangi bir amaca ermek istedik\u00e7e, i\u015fi, \u00f6nce cinne s\u0131\u011f\u0131nmak olur. Ebu Hayyan&#8217;\u0131n zikretti\u011fi gibi Mukatil \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Araplar&#8217;da cinne s\u0131\u011f\u0131nmak Yemen&#8217;de bir kavimden ba\u015flad\u0131, sonra Beni Hanife&#8217;ye ge\u00e7ti, sonra Araplar&#8217;da yayg\u0131n hale geldi.<\/p>\n<p>Burada cin hakk\u0131nda &#8220;ric\u00e2l&#8221; yani erkekler, adamlar kelimesinin kullan\u0131lmas\u0131 \u00e7ok dikkat \u00e7ekicidir. Baz\u0131lar\u0131 \u015f\u00f6yle der: Cinler i\u00e7in erkekler, adamlar deyimi kullan\u0131lmaz. Bu \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;ric\u00e2l&#8221; kelimelerinin ikisinden de maksat, insanlardan olan erkeklerdir ki, buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u015f\u00f6yle olmas\u0131 gerekir: \u0130nsanlardan bir tak\u0131m ki\u015filer, cinlerin \u015ferrinden, yine baz\u0131 insanlara s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorlard\u0131. Mesela, &#8220;bu vadinin cinninden Huzeyfe&#8217;ye s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorum.&#8221; diyorlard\u0131. Buna g\u00f6re, &#8220;cinlerden&#8221; s\u00f6z\u00fc, &#8220;insanlardan&#8221; s\u00f6z\u00fcndeki gibi a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 mahiyette &#8220;adamlar&#8221;\u0131n s\u0131fat\u0131 de\u011fil, bir ba\u015flang\u0131\u00e7 olarak &#8220;s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorlar&#8221; fiiline ba\u011fl\u0131 bir mef&#8217;ul (dolayl\u0131 t\u00fcmle\u00e7)d\u00fcr. Bu s\u0131\u011f\u0131n\u0131\u015f ise, \u00f6lm\u00fc\u015f veya diri bir adam\u0131n ismine ve ruhaniyetine veya kahinlere ba\u015fvurmak gibi, fiilen o adam\u0131n kendisine ba\u015fvurmak suretiyle de olabilir. Bu m\u00e2n\u00e2 da g\u00fczel bir m\u00e2n\u00e2d\u0131r. Bu yorumda, cinlerin erkekli\u011fini ve di\u015fili\u011fini g\u00f6steren bir y\u00f6n yoktur. Fakat \u00e2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu, bu lerin ikisinin de &#8220;erkekler&#8221;i a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 mahiyette onun s\u0131fat\u0131 olmas\u0131n\u0131 daha a\u00e7\u0131k g\u00f6rerek, &#8220;bu \u00e2yetin zahiri, cinlerin erkekleri ve di\u015fileri bulundu\u011funu ve onlar\u0131n erkeklerine de &#8220;ric\u00e2l&#8221; denildi\u011fini g\u00f6sterir&#8221; demi\u015flerdir. \u015eu halde, hi\u00e7bir hayvan\u0131n erke\u011fine &#8220;rac\u00fcl&#8221; denilmedi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, burada insan kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 zikredilen cinlerin ba\u015fka bir hayvan olmay\u0131p insanlar\u0131n i\u00e7inde gizli yarat\u0131klar olmalar\u0131 gerekece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek laz\u0131m gelir. Onun i\u00e7in biz, cinler hakk\u0131nda kullan\u0131lan &#8220;ric\u00e2l&#8221; tabirini, hakikatleri itibar\u0131yla de\u011fil, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fleri itibariyle olmas\u0131na yorumlamak istiyoruz. \u00d6zetle, insanlardan bir tak\u0131m erkekler, cinlerden bir tak\u0131m erkeklere her ne \u015fekilde olursa olsun s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorlard\u0131, da o s\u0131\u011f\u0131nan insanlar cinlerin kibir ve ta\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>REHAK, as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131nda \u00f6rtmek, sar\u0131p b\u00fcr\u00fcmek demek oldu\u011fu gibi, bir adam\u0131n arkas\u0131ndan yakla\u015f\u0131p \u00e7akmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na ve sef\u00e2het yani, hafiflik ve ahmakl\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na, k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve karga\u015fa, zul\u00fcm ve haks\u0131zl\u0131k yapmak, haram ve yasak i\u015fleri yapmaya koyulup onlarla u\u011fra\u015fmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na geldi\u011finden tefsirciler; g\u00fcnah, c\u00fcret ve ta\u015fk\u0131nl\u0131k, hafiflik, ge\u00e7imsizlik, kibir ve b\u00fcy\u00fcklenme m\u00e2n\u00e2lar\u0131na yorumlam\u0131\u015flard\u0131r. Yani o adamlar cinlere s\u0131\u011f\u0131nmakla cinleri \u015f\u0131mart\u0131yor, onlar\u0131n hafiflik ve ta\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa cesaretlerini art\u0131r\u0131yor; bu \u015fekilde azg\u0131n cinler de Allah hakk\u0131nda bile yalanlar uydurarak cinlere ve insanlara zul\u00fcm ve sata\u015fmalar\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131yorlard\u0131. \u0130nsanlar onlara s\u0131\u011f\u0131narak kurtulmak isterlerken, b\u00f6yle yapmakla onlara y\u00fcz verip daha \u00e7ok tuzaklar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcyorlard\u0131. Demek ki insanlara fenal\u0131\u011f\u0131 cinlerden \u00e7ok as\u0131l kendileri yapm\u0131\u015f oluyor. Cinler insanlara yine insanlar vas\u0131tas\u0131yla zarar veriyorlar. Onlar\u0131 alet ediniyorlar, onlar\u0131n s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131ndan kuvvet alarak sata\u015fma ve otoritelerini art\u0131r\u0131yorlar. \u015eu halde insanlar yaln\u0131z Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131nsalar da cinlere hi\u00e7 \u00f6nem vermeselerdi cinler onlar\u0131 saramazlard\u0131.<\/p>\n<p>7. Cinlerin ve insanlar\u0131n Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 b\u00f6yle yalan ve ta\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131na sebep olan beyinsizliklerinden birisi de, &#8220;Onlar\u0131n zannetmeleridir.&#8221; Bu c\u00fcmlenin, ba\u015f\u0131nda bulunan &#8220;ve&#8221; (at\u0131f) ba\u011flac\u0131 ile iki ayr\u0131 yere ba\u011flanma ihtimali s\u00f6z konusudur. Cinlerin birbirlerine s\u00f6zlerini anlatmalar\u0131 durumuna g\u00f6re &#8220;Onlar&#8221; zamiri, insanlara; &#8220;zannetti\u011finiz gibi,&#8221; hitab\u0131 da cinleredir. Yani cinler birbirlerine, &#8220;\u0130nsanlar sizin zannetti\u011finiz gibi zannettiler&#8221; derler. \u00e2yetine ba\u011flanarak do\u011frudan do\u011fruya vahy edilen Allah kel\u00e2m\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re zamiri cinlere hitab\u0131 insanlarad\u0131r. Burada \u00e2yetlerin, b\u00f6yle bir a\u015fa\u011f\u0131, bir yukar\u0131 ba\u011flanmas\u0131nda iki tarafa \u00e7akan \u015fim\u015fek gibi bir par\u0131lday\u0131\u015f ve bu \u015fekilde bir taraftan anlat\u0131lan zan kavram\u0131ndaki \u00e7alkan\u0131\u015fa, bir taraftan da onlar\u0131n \u00fczerine sald\u0131r\u0131lan alevlerin par\u0131lday\u0131\u015f\u0131na tam bir uygunluk e\u015fsizli\u011fi vard\u0131r. Yani, &#8220;Ey o cinlere s\u0131\u011f\u0131nan insanlar! O cinler de sizin gibi zannetmi\u015flerdi ki&#8230;&#8221;, yahut, &#8220;Ey o Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 dinlemi\u015f olan cinler! O size aldanan insanlar da sizin gibi zannetmi\u015flerdi ki Allah ebediyen hi\u00e7 kimseyi g\u00f6ndermiyecek, yani insanlara hakk\u0131 ve do\u011fruyu anlat\u0131r, sizlere haddinizi bildirir, yalanlar\u0131n\u0131za, ta\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 ba\u015flar\u0131n\u0131za ate\u015fler ya\u011fd\u0131r\u0131r bir Peygamber, bir Resul g\u00f6ndermeyecek zannetmi\u015flerdi. Burada ba&#8217;sin, ahirette \u00f6l\u00fcleri diriltip herkesin cezas\u0131n\u0131 vermek m\u00e2n\u00e2s\u0131 da akla gelirse de maksad\u0131n, d\u00fcnyada vaki olan Peygamber (s.a.v)&#8217;in g\u00f6nderili\u015fi oldu\u011funu gelen \u00e2yetler anlatmaktad\u0131r. Zira cinler o zamanlar\u0131n bat\u0131l oldu\u011funu ve Peygamberin g\u00f6nderili\u015fine inanman\u0131n sebep ve delilini \u015fu tecr\u00fcbeleriyle anlat\u0131yorlar.<\/p>\n<p>8. &#8220;Do\u011frusu biz g\u00f6\u011f\u00fc yoklad\u0131k da onu \u015fiddetli muhaf\u0131zlar ve alevlerle dolu bulduk&#8221;. Esasen lems; dokunmak, elle yoklamakt\u0131r. G\u00f6\u011f\u00fc yoklamak, ne var ne yok diye ara\u015ft\u0131rmak istemek, s\u0131namak anlamlar\u0131nda mecaz oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131yor.<\/p>\n<p>HARES, bek\u00e7i ve muhaf\u0131z demek olan &#8220;h\u00e2ris&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. &#8220;Hadem&#8221; kelimesinin, hizmet\u00e7i m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;h\u00e2dim&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fulu oldu\u011fu gibi.<\/p>\n<p>\u015e\u00dcH\u00dcB de &#8220;\u015fih\u00e2b \u0131n \u00e7o\u011fuludur. \u015eih\u00e2b, esasen ate\u015f alevidir. Nitekim, &#8220;Parlak bir ate\u015f koru.&#8221; (Neml, 27\/7) \u00e2yetinde de bu m\u00e2n\u00e2da kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan, g\u00f6kte y\u0131ld\u0131z kayar gibi kayan par\u0131lt\u0131lara da isim olmu\u015ftur. M\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6zeti \u015fu oluyor: Biz iman ettik ki, &#8220;Allah kimseyi peygamber g\u00f6ndermiyecek, g\u00f6ndermez.&#8221; zann\u0131 yanl\u0131\u015f imi\u015f, biz y\u00fcce bir \u015fahs\u0131n peygamber g\u00f6nderildi\u011fini anlad\u0131k. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz g\u00f6\u011f\u00fc, o y\u00fcksek \u00e2lemi yoklad\u0131k da onu \u015fiddetli bek\u00e7iler, kuvvetli muhaf\u0131z melekler ve at\u0131lmaya haz\u0131rlanm\u0131\u015f ate\u015f gibi alevler, korlarla doldurulmu\u015f bulduk.<\/p>\n<p>9. Bilindi\u011fi gibi biz, o g\u00f6kleri dinlemek, haber almak i\u00e7in baz\u0131 mevkilerde otururduk. Yani baz\u0131 yerlerde durup etraf\u0131 g\u00f6zetler, gizli g\u00f6k haberleri al\u0131r, onlarla halk\u0131 \u015fa\u015f\u0131rt\u0131rd\u0131k. Fakat \u015fimdi &#8220;her kim dinlemek isterse onu g\u00f6z alt\u0131nda bulundurup g\u00f6zleyen, yakmaya haz\u0131r bulunan bir ate\u015f par\u00e7as\u0131, parlak bir alev bulunuyor. O Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ve onu okuyan zat\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda cin ve \u015feytan b\u00f6yle eriyecek bir durumda kal\u0131yor. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah b\u00f6yle birisini g\u00f6ndermi\u015f ve \u00e2lemi b\u00f6yle de\u011fi\u015ftirmi\u015ftir. Burada \u00e7o\u011funlukla &#8220;\u015fih\u00e2b&#8221;\u0131n zahiri m\u00e2n\u00e2s\u0131nda \u0131srar ediliyorsa da biz bu \u0131srarda m\u00e2n\u00e2y\u0131 maddele\u015ftirmekten ba\u015fka bir yarar g\u00f6rm\u00fcyoruz. As\u0131l maksat, peygamberlik nuru ve Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yetleri ile hakikat \u00e2leminde parlat\u0131lan ve bat\u0131l fikirlere kar\u015f\u0131 f\u0131rlat\u0131lan ate\u015fi and\u0131r\u0131r uyar\u0131lar\u0131 anlatmak olmas\u0131 daha y\u00fcksek bir m\u00e2n\u00e2 oldu\u011fu kanaat\u0131nday\u0131z. Zira hava olaylar\u0131ndan olan o ate\u015flerin Peygamberimizin g\u00f6nderilmesinden \u00f6nce de olageldi\u011fi rivayetlerde de ink\u00e2r olunmuyor. Peygamberimizin g\u00f6nderildi\u011fi s\u0131ralarda denildi\u011fi gibi fazla bir\u00e7ok ate\u015f ya\u011fmurlar\u0131 olmu\u015f ve bunlardan y\u0131ld\u0131z falc\u0131lar\u0131, kahinler, \u015feytanlar korkup t\u00fcrl\u00fc m\u00e2n\u00e2lar \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f olsunlar. Fakat bu \u015fekilde onlardan g\u00f6k haberleri kesilmi\u015f de\u011fil, aksine \u00e7o\u011falt\u0131lm\u0131\u015f ve kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131na daha fazla meydan verilmi\u015f demek olmaz m\u0131? Oysa \u0130bn\u00fc Abbas Hazretlerinin s\u00f6yledi\u011fi ve bu \u00e2yetinde anlatt\u0131\u011f\u0131 m\u00e2n\u00e2, bu alevlerin, onlardan g\u00f6k haberlerini kesmi\u015f ve g\u00f6\u011f\u00fcn kap\u0131lar\u0131n\u0131 birer zab\u0131ta memuru olarak tutmu\u015f doldurmu\u015f olmalar\u0131d\u0131r. Bu ise onlar\u0131n morallerini y\u0131k\u0131p yalanlar\u0131n\u0131, hafifliklerini ve ta\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131 yakan hakikat alevlerini anlat\u0131yor ki, onlar Muhammed (s.a.v)&#8217;in g\u00f6\u011f\u00fcnden par\u0131ldayan ate\u015fi and\u0131r\u0131r \u00e2yetler ve mucizelerdir ki, bunun kar\u015f\u0131s\u0131nda insan ve cin \u015feytanlar\u0131n\u0131n \u00f6dleri kopmu\u015f, dilleri tutulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>10. Bu tecr\u00fcbeleri yapm\u0131\u015f olan cinler art\u0131k eskisi gibi gayptan dem vurmaya, gelecekten haber vermeye kalk\u0131\u015fmay\u0131p yalan s\u00f6ylemi\u015f olmaktan sak\u0131narak ilerisi hakk\u0131nda imanlar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlat\u0131yorlar: Ve inand\u0131k ki, do\u011frusu biz bilmeyiz, bizim akl\u0131m\u0131z yetmez, yery\u00fcz\u00fcndekilere bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck m\u00fc murat edilmi\u015f; yoksa Rableri onlara bir hay\u0131r, bir ba\u015far\u0131 m\u0131 murat etmi\u015ftir. Yani daha \u00f6nce yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi gayptan dem vurmaya kalk\u0131\u015fmayal\u0131m, biz gayb\u0131, Allah&#8217;\u0131n ne takdir etti\u011fini bilmeyiz. O, Allah&#8217;a aittir. Dolay\u0131s\u0131yle bu defa da o g\u00f6\u011f\u00fcn korunmu\u015f olmas\u0131ndan, o alevlerin parlay\u0131\u015f\u0131ndan yerdeki kimseler, insanlar ve cinler korunup da hay\u0131r m\u0131 g\u00f6recekler, yoksa korunmay\u0131p da ate\u015flere yanarak zarar m\u0131 g\u00f6recekler, oras\u0131n\u0131 Allah bilir. Bu konuda bize d\u00fc\u015fen kendimizi d\u00fc\u015f\u00fcnmektir.<\/p>\n<p>11. Bizim bildi\u011fimiz ve anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fudur ki, do\u011frusu bizler, biz cinler i\u00e7inde iyiler de vard\u0131r. Onlar, iman edip hayra ermeye uygun ve elveri\u015flidirler. Yine i\u00e7imizden \u00f6yle olmayan a\u015fa\u011f\u0131l\u0131klar da vard\u0131r. Onlar\u0131n hayra ermesi pek d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmez. Biz b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck, yol yol klik klik, s\u0131r\u0131mlar gibi dilim dilim, parti parti olmu\u015fuz yani hepimiz bir yolda birle\u015fmi\u015f de\u011filiz ki, hakk\u0131m\u0131zda mutlak olarak hay\u0131r veya \u015fer diye bir h\u00fck\u00fcm verilebilsin.<\/p>\n<p>12. Biz zannettik burada zan, nefsin kesin karar\u0131 ile ilim m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Yani o Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 dinleyen ve o tecr\u00fcbeleri g\u00f6r\u00fcp bunlar\u0131 s\u00f6yleyen biz cinler \u015funu anlad\u0131k. Ki y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 yery\u00fcz\u00fcnde asla aciz b\u0131rakamay\u0131z. Yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn neresinde olursak olal\u0131m, ne kadar gizlenirsek gizlenelim, gerek b\u00f6yle ihtilaf i\u00e7inde kalal\u0131m, gerekse birle\u015felim, her ne yapsak Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 koyup da ondan kurtulmam\u0131za imkan ve ihtimal yok. Ve ondan ka\u00e7makla da kurtulamayaca\u011f\u0131z. Yery\u00fcz\u00fcnde kalmay\u0131p da g\u00f6\u011fe ka\u00e7acak olsak yine onu aciz b\u0131rakam\u0131yaca\u011f\u0131z, kendimizi ondan kurtaram\u0131yaca\u011f\u0131z. Ona iman ve itaat etmedik\u00e7e, nerede bulunsak bizi yakacak. Biz bunu tecr\u00fcbeyle anlad\u0131k<\/p>\n<p>13. ve bize bunu anlatan o yol g\u00f6stericiyi, o do\u011fruya erdiren hidayet rehberi Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 veya Peygamberi dinledi\u011fimiz vakit de ona iman ettik. \u0130man etmekte hi\u00e7 teredd\u00fct etmedik bundan b\u00f6yle her kim Rabbine iman ederse, yani onun birli\u011fini ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tan\u0131r, indirdiklerini do\u011frular, azab\u0131ndan korunur, ona s\u0131\u011f\u0131n\u0131rsa, art\u0131k o, ne hakk\u0131n\u0131n yenilmesinden korkar ne de zillete d\u00fc\u015fmekten. Yani hakk\u0131 yenilmek, m\u00fck\u00e2fat\u0131ndan bir \u015fey eksiltilmek suretiyle zulme de u\u011framaz; gerek insan gerek cin ba\u015fka birisi taraf\u0131ndan h\u00fck\u00fcm alt\u0131na al\u0131n\u0131p zillete de d\u00fc\u015fmez. Bu korkular\u0131n hi\u00e7biri kalmaz. Zira Allah&#8217;\u0131n orta\u011f\u0131 yoktur. Onun g\u00fc\u00e7 ve kuvvetine kar\u015f\u0131 gelecek kimse bulunamaz. K\u0131sacas\u0131, insan ve cinne s\u0131\u011f\u0131nanlar kendilerini kurtaramaz. Ancak Allah&#8217;a iman edip de ona s\u0131\u011f\u0131nanlar esenli\u011fe erer. Onun i\u00e7in insanlar cinne s\u0131\u011f\u0131nmamal\u0131, cinler de kendi beyinsizleri ve al\u00e7aklar\u0131 olan \u015feytanlara uyup da insanlar\u0131 aldatmaya \u00e7al\u0131\u015fmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>14. Bununla beraber biz cinlerin i\u00e7inde m\u00fcsl\u00fcman olanlar, a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine iman ve itaatle esenlik yolunu tutanlar da var. Kas\u0131tlar, yani iman ve \u0130sl\u00e2m yolundan sap\u0131p da zulme gidenler de var. Fakat m\u00fcsl\u00fcman olanlar, i\u015fte onlar, hayr\u0131 ve do\u011fruyu arayan ve ona lay\u0131k olanlard\u0131r. O halde o g\u00f6\u011f\u00fcn korunmas\u0131yla, o peygamber g\u00f6ndermeyle onlar hakk\u0131nda hay\u0131r murat edilmi\u015f demektir.<\/p>\n<p>15. Amma \u0130sl\u00e2m yolundan sapanlar: K\u00e2firler, zalimler cehenneme odun olmu\u015flard\u0131r. Yanacaklard\u0131r, onlar hakk\u0131nda da \u015fer murat edilmi\u015f demektir.<\/p>\n<p>16. &#8220;E\u011fer yolda do\u011fru gitselerdi.&#8221; Bu \u00e2yetin ba\u015f\u0131ndaki &#8216;in asl\u0131, olup \u015feddesi kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sonunda asl\u0131nda olup zikredilmeyen, hi\u00e7bir ismin yerini tutmayan ve zamir-i \u015fan denilen bir zamir vard\u0131r, demektir ve bu cinlerin s\u00f6zlerinden de\u011fil, s\u00f6z\u00fcne ba\u011fl\u0131 olarak do\u011frudan do\u011fruya vahyedilen Allah kel\u00e2m\u0131ndand\u0131r. Yani o insanlar ve cinler, anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere hep o iman ve \u0130sl\u00e2m yolunda bir y\u00f6n \u00fczere dosdo\u011fru gitselerdi, elbette biz onlar\u0131n hepsine bol su sunard\u0131k, yani bol r\u0131z\u0131klar i\u00e7inde ya\u015fat\u0131rd\u0131k<\/p>\n<p>17. ki onlar\u0131 onun i\u00e7inde imtihan edelim. Yani \u00f6yle hepsi do\u011fru yolu tuttuklar\u0131 halde de onlar\u0131 ba\u015f\u0131bo\u015f b\u0131rak\u0131verecek de\u011fildik. Bu d\u00fcnya imtihan d\u00fcnyas\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in bunun darl\u0131\u011f\u0131 da geni\u015fli\u011fi de bir imtihand\u0131r. S\u0131k\u0131nt\u0131 i\u00e7inde bir gayeye y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat hep r\u0131z\u0131k darl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde imtihan vermekle, bolluk i\u00e7inde imtihan vermek aras\u0131nda fark vard\u0131r. Onun i\u00e7in onlar o istikametle gitselerdi onlar\u0131 darl\u0131klar i\u00e7inde de\u011fil, bol bol r\u0131z\u0131klar i\u00e7inde imtihan eder, o y\u00fczden y\u00fckseltirdik. Fakat onlar, o insan ve cinler \u00f6yle yapmad\u0131lar, \u00e7oklar\u0131 o \u00f6\u011f\u00fcd\u00fc dinlemediler, y\u00fcz \u00e7evirdiler her kim de Rabbinin zikrinden, vahiy ve \u00f6\u011f\u00fcd\u00fcnden, ibadetinden y\u00fcz \u00e7evirirse, Rabbi onu gittik\u00e7e y\u00fckselen bir azaba sokar.<\/p>\n<p>18. &#8220;Muhakkak mescidler Allah&#8217;a aittir.&#8221; Bu \u00e2yetin ba\u015f\u0131ndaki de k\u0131r\u00e2etlerin hepsinde \u00fcst\u00fcnl\u00fcd\u00fcr. Diye ba\u015fl\u0131yan \u00e2yet gibi yukar\u0131ya ba\u011fl\u0131d\u0131r. &#8220;De ki, bana mescitlerin Allah&#8217;a ait oldu\u011fu vahyedildi.&#8221; demektir. Yani mescitler hep Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Onun i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda ba\u015fka birine dua ve ibadet etmeyin, ancak Allah&#8217;a ibadet edin.<\/p>\n<p>MES\u00c2C\u0130D, bilindi\u011fi \u00fczere &#8220;mescid&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. &#8220;Mesced&#8221;in \u00e7o\u011fulu da olur. Mescid, secde ile namaz ve ibadet i\u00e7in \u00f6zel olarak ayr\u0131lm\u0131\u015f olan yerlerdir. Ki lugatta, m\u00fcsl\u00fcman olsun veya olmas\u0131n her milletin ibadet yerini kapsar. \u00d6rfte ise, sadece m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ibadet yeri i\u00e7in kullan\u0131lan bir kelimedir. Ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekmek i\u00e7in mekan bildiren isimlerin kural d\u0131\u015f\u0131 kal\u0131plar\u0131ndan olmak \u00fczere esre okunarak k\u0131yastan ay\u0131rt edilmi\u015ftir. &#8220;Mesced&#8221; ise secde m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;mimli mastar&#8221; veya &#8220;secde etme yeri,&#8221; &#8220;secde uzvu&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na kurala uygun mekan bildiren bir isim olur. &#8220;Yedi uzuv \u00fczerine secde ile emrolundum.&#8221; hadisinde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu yedi uzuv, al\u0131nla burun, iki el, iki diz, iki ayakt\u0131r. Al\u0131n ile burun bir say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Allah&#8217;\u0131n mescitleri i\u00e7inde Allah&#8217;\u0131n isminin an\u0131lmas\u0131n\u0131 menedenden daha zalim kim olabilir..&#8221; (Bakara, 2\/114) gibi yukar\u0131larda ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn \u00e2yetlerde oldu\u011fu \u00fczere burada da a\u00e7\u0131k olan, ilk m\u00e2n\u00e2 ile tap\u0131naklard\u0131r. \u00c7o\u011funlu\u011fun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de budur. Yahudi ve h\u0131ristiyanlar havra ve kiliselerinde Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na da dua ettiklerinden dolay\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlara ihlasl\u0131 olmalar\u0131 emredilmi\u015ftir. Ancak bu s\u00fbre indi\u011fi zaman, m\u00fcsl\u00fcmanlara ait mescidler yap\u0131lm\u0131\u015f olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;mesacid&#8221; kelimesini daha genel anlam\u0131yla yorumlamak \u00fczere bir ka\u00e7 izah \u015fekli daha zikredilmi\u015ftir ki, bunlar \u015funlard\u0131r: &#8220;Arz bana mescid ve temizleyici (veya temiz) k\u0131l\u0131nd\u0131.&#8221; hadis-i \u015ferifini g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak bu \u00e2yetin tefsirinde Hasan Basri \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Burada mesacid, arz\u0131n b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131na i\u015farettir. Arz\u0131n hepsi Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, onlar\u0131n \u00fczerinde, yarat\u0131c\u0131s\u0131ndan ba\u015fkas\u0131na secde etmeyin demektir. Yahut &#8220;mesced&#8221;in \u00e7o\u011fulu olarak mimli mastar olmak \u00fczere, secdeler yani namazlar Allah&#8217;a mahsustur. Ba\u015fkas\u0131na secde etmeyin demektir. Said b. C\u00fcbeyr de \u015f\u00f6yle der: Secde azalar\u0131 olan mescedler Allah&#8217;\u0131nd\u0131r, yani Allah&#8217;\u0131n yaratmas\u0131d\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla onlarla Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na secde etmeyin. Ak\u0131ll\u0131 olan Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na secde etmez demektir. At\u00e2, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan, &#8220;burada mesacidden maksat, Mescid-i Haram&#8217;d\u0131r&#8221; diye de bir rivayet nakletmi\u015ftir. Bunun sebebi, Mescid-i Haram&#8217;\u0131n bir\u00e7ok mescidi kapsam\u0131\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu surette di\u011fer mescitlerin h\u00fckm\u00fc bu \u00e2yetin metninden de\u011fil, g\u00f6sterdi\u011fi m\u00e2n\u00e2dan anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur. Bunlar\u0131n her birinin bir dayana\u011f\u0131 ve yorumu bulunmakla beraber, en a\u00e7\u0131k olan, \u00e2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011funun dedi\u011fi gibi, genel olarak b\u00fct\u00fcn tap\u0131naklar demek olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>19. &#8220;Allah&#8217;\u0131n kulu kalk\u0131p ona yalvar\u0131nca&#8221; Burada l\u00e2fz\u0131, N\u00e2fi ve As\u0131m&#8217;dan Ebubekir k\u0131r\u00e2etlerinde \u015feklinde; Hafs&#8217;ta ve di\u011fer k\u0131r\u00e2etlerin hepsinde \u015feklinde okunur. \u015feklinde okunmas\u0131, ba\u015f\u0131ndaki vav ile cinnin s\u00f6zlerine ba\u011flanmas\u0131ndan deniliyor. Bu surette fiilindeki &#8220;onlar&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen zamir cinlerin yerini tutmaz. Lakin buradan bir tek \u00e2yet arada cinlerin s\u00f6zlerine ba\u011flan\u0131nca yukar\u0131ki ho\u015fluk ve incelik g\u00f6r\u00fcnmez. Onun i\u00e7in \u015feklinde okuyu\u015fta ba\u015ftaki vav at\u0131f (ba\u011fla\u00e7) olmay\u0131p Allah taraf\u0131ndan yeni bir c\u00fcmle ba\u015flang\u0131c\u0131 olmas\u0131 daha uygundur, \u015feklinde okunmas\u0131 ise, &#8220;bana vahyedildi&#8221; diye ba\u015fl\u0131yan c\u00fcmlelere ba\u011flanmas\u0131ndand\u0131r. Bu \u015fekillerde fiilindeki &#8220;onlar&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen zamir &#8220;cinlerin&#8221; veya &#8220;cinlerin ve insanlar\u0131n&#8221; yerini tutar.<\/p>\n<p>&#8220;Abdullah,&#8221; Allah&#8217;\u0131n kulu. Bu, vahiy kendisine indirilmi\u015f olan Hz. Peygamberin kendisidir. Allah&#8217;a kullu\u011funu yerine getirmede kendine \u00f6zg\u00fc niteli\u011fi ile beraber al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de g\u00f6stermek i\u00e7in bu \u00fcnvan ile nitelenmi\u015ftir. Yani, bana \u015fu da vahyedildi ki: &#8220;O Allah&#8217;\u0131n kulu, Muhammed, kalkm\u0131\u015f ona dua ederken&#8221; ibadet ederken o kulun \u00fczerine ke\u00e7eleneceklerdi, yani o dinleyen cinler aceleciliklerinden \u00e7o\u011fal\u0131p kalabal\u0131kla\u015farak etraf\u0131na \u00f6yle topland\u0131lar ki, az daha ke\u00e7e gibi birbirlerine ge\u00e7eceklerdi. Zira hi\u00e7 g\u00f6rmedikleri bir ibadet g\u00f6r\u00fcyor ve i\u015fitmedikleri bir dua dinliyorlard\u0131. Cinlerin s\u00f6zlerinden olmas\u0131na g\u00f6re ise m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: &#8220;Cinler kavimlerine \u015funu da s\u00f6ylediler: O Allah&#8217;\u0131n kulu kalkm\u0131\u015f Allah&#8217;a dua ederken m\u00fc\u015frik insanlar ona d\u00fc\u015fmanl\u0131kla aleyhine \u00f6yle toplanm\u0131\u015flard\u0131 ki, az daha birbirlerine ge\u00e7ip ke\u00e7eleneceklerdi.&#8221;<\/p>\n<p>Kat\u00e2de&#8217;den rivayet edilen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir m\u00e2n\u00e2 daha vard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki: \u0130nsanlar\u0131n ve cinlerin k\u00e2firleri onun i\u015fini, \u00fcstlendi\u011fi g\u00f6rev ve daveti bo\u015fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in aleyhine \u00f6yle toplanm\u0131\u015flard\u0131 ki, az daha birbirlerine ke\u00e7eleneceklerdi. Fakat Allah onu her halde korur, d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 ona zafer nasip eder. Bu m\u00e2n\u00e2, iki k\u0131r\u00e2ete g\u00f6re de uygun ve &#8220;Her kim Rabbine iman ederse, art\u0131k ne hakk\u0131 yenmek, ne de zillete d\u00fc\u015fmek korkusu kal\u0131r.&#8221;(Cinn, 72\/13) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na da uygundur. Her iki takdirde de, Peygamber (s.a.v)&#8217;e g\u0131yab\u0131nda meydana gelen madd\u00ee ve manev\u00ee durumlar\u0131 ve hisleri haber vermek m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan sonraki emirler, \u00e2yetlerin ak\u0131\u015f\u0131yla da gayet uygun d\u00fc\u015fer. Zira buyruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>20- De ki: &#8220;Ben ancak Rabbime dua eder ve O&#8217;na hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmam&#8221;<\/p>\n<p>21- De ki, &#8220;Haberiniz olsun, ben size kendili\u011fimden ne bir zarar verebilirim, ne de bir yol g\u00f6sterebilirim.&#8221;<\/p>\n<p>22- De ki, &#8220;Allah&#8217;tan beni kimse kurtaramaz ve ben O&#8217;ndan ba\u015fka bir s\u0131\u011f\u0131nacak bulamam.&#8221;<\/p>\n<p>23- &#8220;Benim yapabilece\u011fim, sadece Allah&#8217;tan size duyuru yapmak ve O&#8217;nun el\u00e7ilik g\u00f6revlerini yerine getirmektir.&#8221; Art\u0131k kim Allah&#8217;a ve onun el\u00e7isine ba\u015f kald\u0131r\u0131rsa, ona i\u00e7inde ebedi kalacaklar\u0131 cehennem ate\u015fi vard\u0131r.<\/p>\n<p>24- Kendilerine vaad edilen \u015feyi g\u00f6rd\u00fckleri zaman, kimin yard\u0131mc\u0131s\u0131n\u0131n en zay\u0131f ve en az oldu\u011funu bileceklerdir.<\/p>\n<p>25- De ki: &#8220;Ben bilmem, o size vaad edilen \u015fey yak\u0131n m\u0131, yoksa Rabbim onun i\u00e7in uzun bir s\u00fcre mi koyar..&#8221;<\/p>\n<p>26- O b\u00fct\u00fcn gayb\u0131 bilir. Fakat gayb\u0131n\u0131 hi\u00e7 kimseye a\u00e7maz.<\/p>\n<p>27- Ancak se\u00e7ti\u011fi el\u00e7iye a\u00e7ar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun \u00f6n\u00fcnden ve ard\u0131ndan g\u00f6zetleyiciler salar.<\/p>\n<p>28- Bilsin diye ki, onlar Rablerinin el\u00e7iliklerini yerine getirmi\u015flerdir. Allah onlarda bulunan her \u015feyi ku\u015fatm\u0131\u015f ve her \u015feyi bir bir saym\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>20. De ki, ben ancak Rabbime dua ediyorum ve ederim. Yani, ni\u00e7in \u00f6yle \u00fczerime veya aleyhime ke\u00e7eleniyorsunuz? Sizin bana \u015fa\u015fman\u0131za veya d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmenize sebep yok. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben, yaratan Rabbime ibadetten ba\u015fka bir \u015fey yapm\u0131yorum ve siz her ne yapsan\u0131z ben ancak ona dua ederim ve Rabbime hi\u00e7 kimseyi ortak ko\u015fmam, ba\u015fkas\u0131ndan ne bir \u015fey beklerim, ne de korkar\u0131m.<\/p>\n<p>21. De ki, ben size kendili\u011fimden ne bir zarar verebilirim, ne de yol g\u00f6sterebilirim. Burada &#8220;zarar&#8221; kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda &#8220;fayda&#8221; n\u0131n zikredilmesi gerekirken, &#8220;sap\u0131kl\u0131k&#8221; kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan &#8220;r\u00fc\u015fd&#8221; \u00fcn zikredilmesinde bir t\u00fcr &#8220;ihtibak sanat\u0131&#8221; vard\u0131r. Yani &#8220;ne bir zarar verebilirim ne de bir yarar. Sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcrmem s\u00f6z konusu olmaz ya olsa olsa yol g\u00f6stermem s\u00f6z konusu olur. Fakat ben kendili\u011fimden onu da yapamam. E\u011fer siz benim bir zarar vermemden korkarak veya bir fayda ve yol g\u00f6stericilik bekleyerek \u00fczerime toplan\u0131yorsan\u0131z, haberiniz olsun ki ben size kendili\u011fimden bunlar\u0131n hi\u00e7birini yapamam, onu Rabbim yapar. Ben ancak ona dua ederim. Onun i\u00e7in ondan korkun ve ne umacaksan\u0131z ondan umun, ey insanlar ve cinler!&#8221; de. Bu emir, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n durumu hakk\u0131nda; \u015fu emir de kendi durumu hakk\u0131ndad\u0131r:<\/p>\n<p>22. De ki, beni Allah&#8217;tan kimse kurtaramaz, yani Allah &#8220;Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7 kimseye dua etme!&#8221; buyururken, ondan ba\u015fkas\u0131na dua ve ibadet edecek, emrine uymayacak olursam Allah azap eder ve Allah&#8217;tan beni ne insan ne cin ne melek ne ba\u015fka birisi, hi\u00e7 kimse kurtaramaz. Bu nedenle ba\u015fkas\u0131na dua ve ibadet etmekte hi\u00e7bir fayda yok, b\u00fcy\u00fck zarar vard\u0131r. Fakat Allah isterse hi\u00e7 birine zarar verdirtmez, hepsinin d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131ndan korur. Onun i\u00e7in sadece ona dua ederim. Ve ondan ba\u015fka bir s\u0131\u011f\u0131nacak bulamam, gerek kendi azametinden ve gerek ba\u015fkalar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve zarar\u0131ndan s\u0131\u011f\u0131nacak yer ve s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak ancak O&#8217;dur. Her \u015fey onun istedi\u011fini yapmak zorundad\u0131r. Dua ve ibadet ancak ona olur. O halde ben b\u00f6yle oldu\u011fum gibi, siz de \u00f6ylesiniz. Sizler de ne benden, ne ba\u015fkas\u0131ndan korkmay\u0131n ve bir fayda ve yol bulma \u00fcmidiyle bana s\u0131\u011f\u0131nmay\u0131n, ancak Rabbimdan korkun ve ona s\u0131\u011f\u0131n\u0131n.<\/p>\n<p>Burada, biraz sonra gelecek olan istisna hesaba kat\u0131lmadan h\u00fck\u00fcm verilecek olursa, bu emirlerin d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc Peygamber&#8217;den hi\u00e7bir \u00fcmit ve istekte bulunman\u0131n caiz olmayaca\u011f\u0131n\u0131 zannettirir. Nitekim Vehh\u00e2biler duada peygamberi vesile ve vas\u0131ta yapmay\u0131, &#8220;\u015fef\u00e2at ya Resulallah!&#8221; demeyi Allah&#8217;a ortak ko\u015fma saymaya kadar gitmi\u015flerdi. Oysa istisna yap\u0131l\u0131p c\u00fcmle tamamlanmadan h\u00fck\u00fcm vermek do\u011fru olmaz. Buna kar\u015f\u0131 \u00f6nce insan ve cinden \u015f\u00f6yle bir sual gelir: &#8220;Pekiyi, senden bir zarar gelmesin, fakat senden bir fayda ve yol bulma da \u00fcmit edilmeyecek ise, bu emir ve davet ne oluyor? Sen Rabbine dua edeceksen et, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 niye \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor, niye korkutuyorsun?&#8221; \u0130\u015fte b\u00f6yle bir suale meydan b\u0131rakmamak i\u00e7in buyruluyor ki:<\/p>\n<p>23. &#8220;Ben ancak Allah&#8217;tan duyuru ve O&#8217;nun el\u00e7ilik g\u00f6revini yapabilirim.&#8221; Buradaki istisna yukar\u0131ki &#8220;Ben size kendili\u011fimden ne bir zarar verebilir, ne de yol g\u00f6sterebilirim.&#8221; c\u00fcmlesinden istisnad\u0131r. kelimesi de ya mecrur olarak yak\u0131n\u0131 olan Allah lafz\u0131na, yahut kesre ile mansup olarak kelimesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Size ne zarar verebilirim, ne de do\u011fru yolda gitmenizi sa\u011flayabilirim. Bunlar\u0131n hi\u00e7birini yapamam. Ancak Allah&#8217;tan duyuru ve el\u00e7ilik g\u00f6revi hari\u00e7. Yahut Allah&#8217;tan ve onun el\u00e7ilik g\u00f6revlerinden bir duyuru yapma i\u015fi hari\u00e7. Bunu yapabilirim. Ben Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isiyim. Onun emrini duyurmak g\u00f6revimdir, onu yapar\u0131m. Gerek zarar\u0131na, gerek yarar\u0131n\u0131za ait olsun, Allah emredince onu size duyururum. Bu emirleri y\u00fcr\u00fctme i\u015fi ise ona aittir. &#8220;Peygamberin vazifesi ancak duyurudur&#8221;. (M\u00e2ide, 5\/99) \u0130\u015fte Peygamber&#8217;den beklenecek olan budur. Elbette Allah&#8217;tan kullar\u0131na resul ve el\u00e7i olan ki\u015fi, &#8220;Bir de haklar\u0131nda dua ediver. Zira senin duan onlar\u0131n kalplerini yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131r.&#8221;(Tevbe, 9\/103) emri gere\u011fince kullar\u0131 taraf\u0131ndan Allah&#8217;a el\u00e7i olmakla dua ve yalvar\u0131\u015fa dahi vesile ve vas\u0131ta olur. Hatta her m\u00fcmin, m\u00fcmin i\u00e7in dua eder ve etmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. M\u00fcminlerin birbirlerinden dua istemeleri yasaklanmad\u0131\u011f\u0131 gibi, peygamberlerden, el\u00e7i olmas\u0131 nedeniyle dua istemeleri de yasak de\u011fildir. Onun yapaca\u011f\u0131 dua, m\u00fcminlerin kalplerinin huzur ve s\u00fckun bulmas\u0131na neden olur. Ku\u015fkusuz bu istisna, Peygamber&#8217;e \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir \u015fan ve yetki vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>O Allah&#8217;\u0131n kulu b\u00f6yle bir el\u00e7idir. O ger\u00e7i kendili\u011finden bir \u015fey yapamaz. Fakat onu g\u00f6nderen Rabbi her \u015feyi yapabilir. El\u00e7isine d\u00fc\u015fmanl\u0131k eden Rabbine d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmi\u015f; onu seven ve itaat eden de yine Rabb&#8217;\u0131n\u0131 sevmi\u015f ve itaat etmi\u015f olur. Bundan dolay\u0131 el\u00e7iye isyan etmek Allah&#8217;a isyan etmek demek oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a anlat\u0131lmak ve isyan edenlere uyar\u0131 ate\u015fleri f\u0131rlat\u0131lmak \u00fczere \u015f\u00f6yle duyuru yap\u0131l\u0131yor ki &#8220;Kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne isyan ederse ona cehennem ate\u015fi var. Onun i\u00e7inde ebedi kalacaklard\u0131r.&#8221; Burada &#8220;ebedi olarak&#8221; kayd\u0131, bu isyan\u0131n Allah&#8217;a ortak ko\u015farak ve onu ink\u00e2r ederek isyan demek oldu\u011funu anlat\u0131r.<\/p>\n<p>24. &#8220;Kendilerine vaad edilen \u015feyi (azab ve k\u0131yamet saati) duyduklar\u0131 zaman&#8221; h\u00e2lin g\u00f6sterdi\u011fi fakat ibarede zikredilmeyen bir fiille ilgilidir ki, m\u00e2n\u00e2 \u015f\u00f6yledir: &#8220;Seni ve yard\u0131mc\u0131n\u0131 zay\u0131f ve adedini az sayan o isyank\u00e2rlar o fikir ve isyanlar\u0131nda vaad edildikleri o azab\u0131, o sonsuz cehennem ate\u015fini g\u00f6recekleri vakte kadar \u0131srar edebilirler.&#8221; Fakat onu g\u00f6rd\u00fckleri vakit kesinlikle bileceklerdir ki yard\u0131mc\u0131s\u0131 en zay\u0131f ve say\u0131ca daha az olan kimmi\u015f? \u00c7\u00fcnk\u00fc o zaman Allah&#8217;\u0131n o sonsuz azab\u0131ndan kendilerini hi\u00e7 kimse kurtaram\u0131yacak, kendilerini kuvvetli ve \u00e7ok zanneden b\u00fct\u00fcn o insan ve cin asileri, ne kadar zay\u0131f ve hi\u00e7 olduklar\u0131n\u0131 anlayacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>25. &#8220;O ne zaman?&#8221; diye sorulursa. Burada olumsuzluk edat\u0131d\u0131r. demektir. Yani, de ki: &#8220;Rabbimden bir duyuru olmay\u0131nca ben kendi akl\u0131mla bilemem. O size vaad edilen \u015fey, yak\u0131n m\u0131? Yoksa Rabbim ona uzak bir gaye, uzun bir s\u00fcre mi verir?. Kesinlikle olaca\u011f\u0131 bildirildi, fakat yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 uzakl\u0131\u011f\u0131 bildirilmedi. \u0130\u015fin bu y\u00f6n\u00fc bilinmemektedir, bu y\u00f6n gaypt\u0131r.<\/p>\n<p>26. O Rabbim b\u00fct\u00fcn gayb\u0131 bilir. Gayb\u0131n ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 olan\u0131n\u0131 da bilir, mutlak olan\u0131n\u0131 da bilir.<\/p>\n<p>GAYB, duygu ve ilimde veya varl\u0131k \u00e2leminde haz\u0131r olmayan demektir. Bir\u00e7ok \u015fey hadd-i zat\u0131nda, varl\u0131k \u00e2leminde, g\u00f6r\u00fcnen \u00e2lemde haz\u0131r oldu\u011fu halde birbirlerine g\u00f6re gaip olur. Mesela bir kimsenin kalbindeki kendisine g\u00f6re haz\u0131r oldu\u011fu halde ba\u015fkas\u0131na g\u00f6re gayp olur ve o kalp onun, ba\u015fkas\u0131na g\u00f6re gayb\u0131d\u0131r. Nitekim &#8220;Gayba inan\u0131rlar&#8221;(Bakara, 2\/3) bir m\u00e2n\u00e2ca &#8220;kalbe inan\u0131rlar&#8221; diye tefsir edilmi\u015ftir. Fakat onun \u011fayb\u0131, mutlak bir gayb de\u011fil, ba\u011f\u0131nt\u0131l\u0131 gaybt\u0131r. Yani mutlak m\u00e2n\u00e2da gayb de\u011fil, ba\u015fkas\u0131na g\u00f6re gaybt\u0131r. Asl\u0131nda mevcut ve haz\u0131r oldu\u011fu i\u00e7in do\u011frudan do\u011fruya veya i\u015faret ve izlerinden bilinmek \u015fan\u0131d\u0131r. Allah, hen\u00fcz varl\u0131k \u00e2lemine gelmeyen, i\u015faret ve izleri de bulunmayan ve baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re gayp olan \u015feyleri bildi\u011fi gibi, hen\u00fcz v\u00fccuda gelmemi\u015f olanlar\u0131 da bilir. Ona g\u00f6re gayp yoktur. Fakat o kendi gayb\u0131n\u0131, -yani b\u00fct\u00fcn varl\u0131klara g\u00f6re mutlak gayp olan ve B\u00e2t\u0131n (yani gizlilikleri bilen) isminin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 yer olan kendi ilmini- kimseye a\u00e7maz. A\u00e7\u0131k ve kesin \u015fekilde g\u00f6sterecek kesin bir ke\u015ff ile gayb\u0131n\u0131 kimseye a\u00e7maz. Onun i\u00e7in ne insan, ne cin, ne melek ne de bir ba\u015fka varl\u0131k mutlak gayb\u0131 yak\u00eenen bilmez. B\u00f6yle olmas\u0131 izafi gayb (g\u00f6reli gayb)a dair baz\u0131 bilgiler edinilebilmesine ayk\u0131r\u0131 olamayaca\u011f\u0131 gibi, r\u00fcya, ilham, keramet veya gizli baz\u0131 sebeplerle mutlak gayba dair baz\u0131 \u015feyler sezilebilmesine de ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. Bununla beraber bunlar\u0131n hi\u00e7biri zan ve kuruntudan ar\u0131nm\u0131\u015f tam bir ke\u015ff ve ortaya \u00e7\u0131karma m\u00e2n\u00e2s\u0131na kesin bir ilim olamaz. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki olaylar \u00fczerinde cereyan eden bilimsel ara\u015ft\u0131rma ve bulu\u015flar\u0131n, delile dayanarak mant\u0131k\u00ee neticeler \u00e7\u0131karman\u0131n bile yar\u0131n i\u00e7in h\u00fckm\u00fc bir k\u0131yastan \u00f6te ge\u00e7emez. Matematiksel bir kesinlik ifade etmez. D\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp fikir y\u00fcr\u00fctmek ba\u015fka; meydanda, a\u00e7\u0131k olmak yine ba\u015fkad\u0131r. Y\u00fcce Allah hen\u00fcz v\u00fccuda \u00e7\u0131karmam\u0131\u015f oldu\u011fu gayb\u0131n\u0131 kimseye a\u00e7maz, a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmaz.<\/p>\n<p>27. Ancak el\u00e7ileri i\u00e7inde se\u00e7ip diledi\u011fi bir el\u00e7i hari\u00e7. Dilerse ona gayb\u0131ndan baz\u0131 \u015feyleri a\u00e7ar. Hen\u00fcz varl\u0131k \u00e2lemine gelmeyen \u015feyleri a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirir. Bunlar onun ya el\u00e7ili\u011finin ilkeleri ve delilleri olan mucizeleri veya y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri, h\u00fck\u00fcmleri ve yapt\u0131r\u0131mlar\u0131 gibi el\u00e7ili\u011fin temelleri ve gayeleriyle ilgili bilgiler olur. Bu durumda da yine o el\u00e7i gayb\u0131 bilmi\u015f olmaz. Kendisine haber verilmi\u015f, bildirilmi\u015f olan\u0131 bilir. Onun i\u00e7in o k\u0131yametin kesinlikle olaca\u011f\u0131 bildirilmemi\u015f, &#8220;De ki, onun ilmi ancak Allah kat\u0131ndad\u0131r.&#8221;(Ahkaf, 46\/23) buyurulmu\u015ftur. Fakat o el\u00e7i kendisine gayptan g\u00f6sterilen \u015feylerin, cin ve \u015feytan i\u015fi kuruntu ve hayaller olmay\u0131p da Allah taraf\u0131ndan bir ger\u00e7ek oldu\u011funu nas\u0131l bilir? Bunu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in buyruluyor ki, \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah o gayb\u0131 g\u00f6sterirken O el\u00e7inin \u00f6n\u00fcnden ve arkas\u0131ndan, her taraf\u0131ndan g\u00f6zetecek bir tak\u0131m g\u00f6zetleyici melekler dizer. Onlar, o il\u00e2h\u00ee s\u00f6zler indirilip a\u00e7\u0131klan\u0131rken ona gizli bir \u015fey kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmamas\u0131; cin ve \u015feytan gibi sokulup aldatabilecek di\u011fer yarat\u0131klar taraf\u0131ndan bir m\u00fcdahale ve kar\u0131\u015fma olmamas\u0131 i\u00e7in g\u00f6zetir, sokulmak isteyenleri yukarda a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere ate\u015fi and\u0131r\u0131r k\u0131v\u0131lc\u0131mlarla yakarlar. Onun i\u00e7in Allah kel\u00e2m\u0131, gizli bir noktas\u0131 kalmaks\u0131z\u0131n el\u00e7iye a\u00e7\u0131k bir bi\u00e7imde, korunmu\u015f olarak gelir. Bu nedenle o s\u0131rada cinler, \u015feytanlar ona bir \u015fey kar\u0131\u015ft\u0131ramaz. Ancak o g\u00f6zetleyicilerin dizili\u015finden uzaktan uza\u011fa sezer, kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 t\u00fcr\u00fcnden bir \u015fey \u00e7almak ve bununla kahinlik yapmak i\u00e7in sokulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Lakin yana\u015f\u0131verenler, onlar\u0131 yakacak bir alev, apa\u00e7\u0131k bir k\u0131v\u0131lc\u0131m ve delip ge\u00e7en parlak \u0131\u015f\u0131k ile ta\u015flan\u0131p uzakla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131rlar ki, bu \u00f6zellik, Hz. Muhammed (s.a.v)&#8217;in peygamberli\u011fine mahsus olan \u015fih\u00e2b (parlak alev) mucizesidir.<\/p>\n<p>28. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n b\u00f6yle g\u00f6zetleyiciler dizmesine ne gerek var, cinne \u015feytana sezdirmeden do\u011frudan do\u011fruya Peygamber&#8217;e a\u00e7\u0131klay\u0131verse olmaz m\u0131? denilmesin. Zira y\u00fcce Allah o g\u00f6zetleyicileri \u015funun i\u00e7in dizer ki, o el\u00e7i \u015funu bilsin b\u00fct\u00fcn tan\u0131klar\u0131yla apa\u00e7\u0131k yakinen \u015funu bilsin ki onu Allah&#8217;\u0131n gayb\u0131ndan ona getiren el\u00e7iler, ger\u00e7ekten Rableri olan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131, g\u00f6nderdi\u011fi emanetlerini oldu\u011fu gibi, hakk\u0131yla bildirmi\u015flerdir. Ve o kel\u00e2m\u0131 a\u00e7\u0131klay\u0131p g\u00f6nderen y\u00fcce Allah, gerek o g\u00f6zetleyicilerin ve gerek o el\u00e7inin kat\u0131nda olan bitenin hepsini ilmiyle ku\u015fatm\u0131\u015f, ve her \u015feyi say\u0131s\u0131yla, b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla zab\u0131t alt\u0131na al\u0131p saym\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte Allah, o el\u00e7i b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 yakinen bilsin de ona g\u00f6re g\u00f6revini yerine getirsin diye o g\u00f6zetleyicileri kendisi dizer.<\/p>\n<p>H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nde yemin edilen &#8220;G\u00f6rd\u00fckleriniz ve g\u00f6rmedikleriniz&#8221;(H\u00e2kka, 69\/38-39) hakk\u0131nda \u00fc\u00e7 s\u00fbre ile a\u00e7\u0131klama yap\u0131ld\u0131ktan ve N\u00fbn S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Elbette sen b\u00fcy\u00fck bir ahl\u00e2k \u00fczerinesin.&#8221; (Kalem, 68\/4) diye nitelenen Peygamber&#8217;in k\u0131ymeti ve hakikati ve vahyin cereyan edi\u015f \u015fekli anlat\u0131ld\u0131ktan sonra &#8220;g\u00f6rd\u00fckleriniz&#8221;e ait olmak \u00fczere g\u00f6revine ba\u015flanmas\u0131 emrine ge\u00e7ilmek \u00fczere bu s\u00fbreyi M\u00fczzemmil S\u00fbresi takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>72-C\u0130N: Biz bir tek ki\u015fiye de nefer deriz. Arap\u00e7a&#8217;da ise bu kelimenin \u015f\u00f6hret bulan kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131, \u00fc\u00e7ten ona kadar ki\u015fiyi ifade etmek i\u00e7indir. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na\u2026<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12146,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[],"class_list":["post-1806","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1806","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1806"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1806\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12146"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1806"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1806"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1806"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}