{"id":1808,"date":"2010-11-18T21:41:04","date_gmt":"2010-11-18T21:41:04","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1808"},"modified":"2010-11-18T21:41:04","modified_gmt":"2010-11-18T21:41:04","slug":"71-nuh-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/71-nuh-tefsiri\/","title":{"rendered":"71-NUH SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>71-NUH:<\/p>\n<p>1-3. &#8220;Biz N\u00fbh&#8217;u g\u00f6nderdik.&#8221; \u00c2l\u00fbsi \u015f\u00f6yle der: &#8220;N\u00fbh ismi asl\u0131nda Arap\u00e7a de\u011fildir, ba\u015fka bir dildendir. C\u00fcv\u00e2lik\u00ee bunun Arap\u00e7ala\u015fm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f, Kirman\u00ee ise, S\u00fcryanicede N\u00fbh kelimesinin &#8220;s\u00e2kin&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Hakim&#8217;in M\u00fcstedrek&#8217;te &#8220;As\u0131l ismi Abd\u00fclgaffar olup \u00e7ok ah \u00e7ekip a\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 N\u00fbh denilmi\u015f.&#8221; oldu\u011funa dair rivayeti sahih olmasa gerektir. Me\u015fhur rivayete g\u00f6re, Hz. N\u00fbh&#8217;un nesebi, \u0130bn\u00fc Melek b. Mettu\u015felah b. Ahnuh&#8217;tur. Ahnuh da \u0130dris (a.s)&#8217;in ismidir. Buna g\u00f6re N\u00fbh, \u0130dris (a.s)&#8217;ten sonrad\u0131r, M\u00fcstedrek&#8217;te ise sahabeden \u00e7o\u011funun Hz. N\u00fbh&#8217;un Hz. \u0130dris&#8217;ten \u00f6nce oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde olduklar\u0131 yaz\u0131l\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Hz. N\u00fbh ile Hz. \u00c2dem aras\u0131nda bin sene kadar veya daha yak\u0131n bir zaman ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funa dair de asl\u0131 eski kitaplara dayand\u0131r\u0131lan yayg\u0131n bir rivayet vard\u0131r. Fakat Hz. N\u00fbh&#8217;un kavmi, bu s\u00fbrede a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Vedd, S\u00fcva, Yegus, Yeuk ve Nesir adlar\u0131nda bir tak\u0131m putlar\u0131 yapm\u0131\u015f olduklar\u0131, bu ise Hz. Nuh&#8217;un gemisi gibi mucize t\u00fcr\u00fcnden olam\u0131yaca\u011f\u0131 i\u00e7in o vakit sanayinin bunlar\u0131 yapabilecek kadar ilerlemi\u015f bulundu\u011funu g\u00f6stermesi bak\u0131m\u0131ndan bin sene i\u00e7inde ilk insanlar\u0131n sanayide bu dereceye gelebilmi\u015f olmalar\u0131, il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcmle bu \u00e2lemde g\u00f6r\u00fclegelen a\u015famal\u0131 geli\u015fme kanununa g\u00f6re imk\u00e2ns\u0131z de\u011filse de garip ve uzak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Bu bak\u0131mdan ya \u00c2dem&#8217;in yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na dayand\u0131r\u0131lan tarihin yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmetmek veya O \u00c2dem&#8217;den maksad\u0131n, insanl\u0131\u011f\u0131n babas\u0131 olan \u00c2dem olmad\u0131\u011f\u0131na inanmak gerekir. Biz ise \u00c2dem&#8217;i Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da \u00f6zel isim olarak bir tan\u0131d\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan, Hz. N\u00fbh ile Hz. \u00c2dem aras\u0131nda ne kadar bin sene ge\u00e7mi\u015f oldu\u011funu Allah&#8217;tan ba\u015fka kimse bilmez deriz.<\/p>\n<p>&#8220;Kavmine g\u00f6nderdik.&#8221; Burada Hz. N\u00fbh&#8217;un b\u00fct\u00fcn insanlara de\u011fil, kavmine g\u00f6nderildi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor. Zira Peygamberler i\u00e7inde b\u00fct\u00fcn insanlara g\u00f6nderilmi\u015f olmak Peygamberimiz&#8217;e ait bir \u00f6zelliktir. O zaman yery\u00fcz\u00fcnde ne kadar insan ve hangi kavimler vard\u0131 ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn nerelerinde insanlar ya\u015f\u0131yordu, onu da ancak Allah bilir. Bununla beraber Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re denilmi\u015f ki, Hz. N\u00fbh&#8217;un kavmi Arap yar\u0131madas\u0131 ve ona yak\u0131n yerlerde oturuyordu. Me\u015fhur olan da onu K\u00fbfe topraklar\u0131nda yani Irak&#8217;ta ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 ve orada kendisine peygamberlik g\u00f6revi verilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bundan N\u00fbh tufan\u0131n\u0131n da o bildi\u011fimiz her taraf\u0131 sarm\u0131\u015f olma \u00f6zelli\u011fi N\u00fbh kavmine ve onlar\u0131n hepsine ait demek olup b\u00fct\u00fcn yerk\u00fcresinin her taraf\u0131n\u0131 kapsamas\u0131 gerekmiyece\u011fi ve o vakit yery\u00fcz\u00fcnde onlardan ba\u015fka insan bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131 da kestirilemiyece\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, \u00c2l\u00fbsi&#8217;nin de tercihi budur.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Esir &#8220;K\u00e2mil&#8221;de ve Ebulfid\u00e2 &#8220;Tarih&#8221;inde: &#8220;Mecusiler, Tufan\u0131 tan\u0131mazlar. Baz\u0131lar\u0131 da Tufan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ikrar eder ve fakat B\u00e2bil b\u00f6lgesi ile ona yak\u0131n yerlerde oldu\u011funu ve &#8220;K\u00fcy\u00fcmers&#8221; yani \u00c2dem o\u011fullar\u0131n\u0131n meskenleri do\u011fuda oldu\u011fundan onlara Tufan&#8217;\u0131n ula\u015fmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 iddia ve zanneder. Ayn\u0131 \u015fekilde Hind, \u0130ran, \u00c7in gibi do\u011fu \u00fclkeleri Tufan&#8217;\u0131 tan\u0131mazlar. Baz\u0131 \u0130ranl\u0131lar onu itiraf eder ve fakat &#8220;genel de\u011fildi, Hulv\u00e2n ge\u00e7idini ge\u00e7memi\u015fti&#8221; derler. Do\u011fru olan, yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fayanlar\u0131n hepsinin N\u00fbh (a.s)&#8217;un \u00e7ocuklar\u0131ndan olmas\u0131d\u0131r. Zira &#8220;Ve onun neslini baki kalanlar k\u0131ld\u0131k.&#8221;(S\u00e2ffat, 37\/77) buyrulmu\u015ftur&#8221; diye yazarlar. (S\u00e2ffat S\u00fbresi&#8217;ndeki bu \u00e2yet ile H\u00fbd s\u00fbresindeki, &#8220;Denildi ki: Ey N\u00fbh! Sana ve gemide seninle beraber bulunan m\u00fcminlere bir selam ve bereketlerle in. Onlardan bir tak\u0131m k\u00e2fir \u00fcmmetler olacak ki, biz onlar\u0131 d\u00fcnyada r\u0131z\u0131kla faydaland\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221;(H\u00fbd, 11\/48) \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>4-12. Ahiret azab\u0131 yahut Tufan.<\/p>\n<p>G\u00fcnahlar\u0131n\u0131zdan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n. Ki bunlar ge\u00e7mi\u015f g\u00fcnahlard\u0131r. Zira &#8220;\u0130sl\u00e2m, kendinden \u00f6nce i\u015flenmi\u015f k\u00fcf\u00fcr ve g\u00fcnah\u0131 keser.&#8221; buyrulmu\u015ftur. \u0130sl\u00e2m, daha \u00f6nce yap\u0131lanlar\u0131 keser atar. Ki\u015fi ahirette onlarla sorguya \u00e7ekilmez. Yahut, Allah hakk\u0131yla ilgili g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n. Zira kul hakk\u0131n\u0131n aff\u0131n\u0131 y\u00fcce Allah kullara b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Allah&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131, kulun, hakk\u0131n\u0131 yedi\u011fi ki\u015filerle helalla\u015fmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ve sizi m\u00fcsemma bir ecele kadar ertelesin de ecel gelmeden evvel ba\u011f\u0131\u015fland\u0131ktan ba\u015fka, sevap kazanacak g\u00fczel i\u015fler yapmaya da meydan bulabilesiniz. Zira o m\u00fcsemma ecel iman, Allah&#8217;tan korkma ve ibadet \u015fart\u0131yla takdir buyrulan eceldir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n takdir buyurdu\u011fu ecel her ne hakk\u0131nda olursa olsun takdir buyruldu\u011fu \u015fekilde gelince ertelenmez. Allah&#8217;\u0131n ne takdir etti\u011fini, takdir edilen \u015fey meydana gelmeden \u00f6nce kendisinden ba\u015fka kesin olarak kimse bilemeyece\u011fi i\u00e7in &#8220;daha vakit var, biraz e\u011flenelim de o gelmeden \u00f6nce yine haz\u0131rlan\u0131r\u0131z&#8221; demek de m\u00fcmk\u00fcn olmaz. Onun i\u00e7in hen\u00fcz ecel gelmeden evvel bize verilen m\u00fchlet ve erteleme vakitlerini f\u0131rsat bilip de ona g\u00f6re iman etmek ve kulluk yapmak suretiyle azaptan korunup ibadet ile sevap kazanmaya \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir.<\/p>\n<p>Burada bir taraftan &#8220;ertelesin&#8221; deniliyor, bir taraftan da &#8220;gelince ertelenmez&#8221; deniliyor. Gelince ertelenmeyecek bir \u015fey i\u00e7in &#8220;ertelensin&#8221; demek \u00e7eli\u015fki olmaz m\u0131 denecek olursa, ilk bak\u0131\u015fta sorulabilece\u011fi zannedilen bu sorunun sorulamad\u0131\u011f\u0131 az bir d\u00fc\u015f\u00fcnme ile anla\u015f\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc gelince ertelenmeyenin gelmeden \u00f6nce ertelenmesi \u00e7eli\u015fki de\u011fil, ger\u00e7e\u011fin ta kendisidir. Zira hen\u00fcz gelmemi\u015f olan ertelenmi\u015f demektir. Bundan ba\u015fka &#8220;sizi ertelesin&#8221; \u00e2yetinde ertelenen ecel de\u011fil, muhataplard\u0131r. Eceliniz ertelensin denilmemi\u015f, siz ecele kadar ba\u011f\u0131\u015flanmak suretiyle ertelenesiniz denilmi\u015ftir ki bu, ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015f olarak ecele eresiniz demek olur. Oysa \u00e7eli\u015fki olabilmesi i\u00e7in &#8220;ertelesin&#8221; denilen \u015feyle &#8220;ertelemez&#8221; denilen \u015feyin ayn\u0131 olmas\u0131 gerekir. Siz ecele ertelenirsiniz, ecel ertelenmez demek hi\u00e7 bir zaman \u00e7eli\u015fki olmaz. \u015eu kadar var ki, bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re burada &#8220;Sizi bir belirli ecele kadar ertelesin.&#8221; c\u00fcmlesinin a\u00e7\u0131k bir faydas\u0131 anla\u015f\u0131lmaz. Onun i\u00e7in bundan ilk akla gelen m\u00e2n\u00e2 \u00e7eli\u015fki de\u011fil, \u015fu olur: Ku\u015fkusuz bir belirli ecel vard\u0131r. Ondan b\u00fcsb\u00fct\u00fcn kurtulu\u015fa imkan yoktur. Ancak o ecel gelmeden \u00f6nce Allah&#8217;a \u00eeman ve itaat ile iyi korunmak gibi baz\u0131 sebeplerden \u00f6t\u00fcr\u00fc ertelenebilir. Fakat ecel gelince asla ertelenmez. Dolay\u0131s\u0131yle o gelmeden \u00f6nce haz\u0131rlanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. \u015eu halde ecel gelmezden \u00f6nce baz\u0131 sebeplerle ertelenebilmesine ne anlam vermeli?<\/p>\n<p>Takdir olunan ecel mesela y\u00fcz sene ise, korunmamakla ondan evvel gitmek m\u00fcmk\u00fcn olur mu? Veya o gelmeden \u00f6nce Allah&#8217;a \u00eeman edip emirlerine itaat ile korunarak onu y\u00fczyirmi seneye \u00e7\u0131karmak m\u00fcmk\u00fcn olabilir mi? Bundan dolay\u0131 baz\u0131lar\u0131 buradan iki ecel m\u00e2n\u00e2s\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kanaat\u0131na varm\u0131\u015flar ve ecelin takdirini iki ayr\u0131 ihtimalle anlat\u0131p \u015farta ba\u011fl\u0131 olarak tasvir etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Zemah\u015feri \u015f\u00f6yle der: Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle kaza buyurmu\u015ftur ki mesela, N\u00fbh kavmi iman ederlerse \u00f6m\u00fcrleri bin senedir. E\u011fer k\u00fcf\u00fcr \u00fczere giderlerse dokuzy\u00fcz\u00fcn ba\u015f\u0131nda onlar\u0131 yok edecektir. Bu suretle onlara \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: \u0130man edin ki Allah sizi belirli olan ecele kadar ertelesin. Yani belirlemi\u015f ismini koymu\u015f ve sizin i\u00e7in daha ilerisine gidemeyece\u011finiz bir gaye olarak tayin etmi\u015f oldu\u011fu vakte kadar b\u0131raks\u0131n. Ki bu da tam bin sene olan en uzun vakittir. Sonra da haber vermi\u015f ki, o uzun gaye geldi\u011fi vakit bu k\u0131san\u0131n ertelendi\u011fi gibi ertelenmez. Raz\u00ee de tefsirinde bunu aynen alm\u0131\u015ft\u0131r. K\u00e2d\u0131, Ebu&#8217;s-Suud ve \u00c2l\u00fbs\u00ee de ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2da y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f omakla birlikte yaln\u0131z gelince ertelenmeyen ecelin sadece m\u00fcsemma olan ecel olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ikisinin de ertelenmez oldu\u011funu, burada ise &#8220;Ku\u015fkusuz Allah&#8217;\u0131n eceli gelince ertelenmez.&#8221;den maksad\u0131n, iman edildi\u011fi takdirde belirli olan ecel de\u011fil, iman edilmedi\u011fi takdirdeki k\u0131sa ecel olmas\u0131 gerekece\u011fini ve \u00e7\u00fcnk\u00fc ibadetin edat\u0131 ile sebep g\u00f6sterilmesi, yap\u0131lmayacak olan ertelemenin vaad edilen erteleme olmas\u0131n\u0131 gerektirdi\u011finden &#8220;\u0130badet etmezseniz uzun ecele ertelenmezsiniz ve o halde takdir edilen eceliniz k\u0131sa ecel olur, o gelir \u00e7atar, gelince de ertelenmez, o vakit kurtulamazs\u0131n\u0131z. Belirlenmi\u015f eceliniz uzun olan de\u011fil, k\u0131sas\u0131 olmu\u015f olur.&#8221; demek oldu\u011funu anlatm\u0131\u015flar ve bu surette bu \u00fc\u00e7 tefsirci bir taraftan \u015farta g\u00f6re uzun veya k\u0131sa iki ecel varsaymakla beraber ger\u00e7ekte ecelin bir oldu\u011funu da g\u00f6stermek istemi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc meselenin iki safhas\u0131 vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130S\u0130, e\u015fyan\u0131n tabiat\u0131na g\u00f6re asl\u0131nda ecelin ne kadar olabilece\u011fi safhas\u0131d\u0131r ki bu bak\u0131mdan sebeplerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re ecelin, vuku bulmas\u0131na kadar \u00e7e\u015fitli \u015fekilde uzun ve k\u0131sa olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ecel vuku bulmadan veya vuku bulaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren delillerden \u00f6nce kaderin s\u0131rr\u0131n\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmedi\u011fi i\u00e7in, insan ancak ne kadar ya\u015fama imk\u00e2n\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek ona g\u00f6re haz\u0131rlanmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130 de ecelin vuku bulma safhas\u0131d\u0131r ki bu bak\u0131mdan vuku bulup ger\u00e7ekle\u015fen ecel bir \u00f6nceki safhada anlat\u0131lan m\u00fcmk\u00fcnlerin sadece birisidir. Kimsenin iki eceli yoktur.<\/p>\n<p>\u0130l\u00e2h\u00ee takdire gelince, takdir y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ezeldeki ilmi, kaza, o ilmin sonsuzlukta fiile \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 demek oldu\u011funa g\u00f6re &#8220;Ondan g\u00f6klerde ve yerde zerre miktar\u0131 bir \u015fey ka\u00e7maz&#8221;(Sebe, 34\/3) diye tan\u0131t\u0131lan il\u00e2h\u00ee ilimde bir gizlilik ve acaba ihtimali bulunmayaca\u011f\u0131ndan ilerde fiilen meydana gelecek olan ecel ne ise il\u00e2h\u00ee ilimde takdir edilen ecel de odur. Dolay\u0131s\u0131yle ger\u00e7ekte takdir edilen ecel, meydana gelen ecel gibi birdir. Fakat meydana gelmeden evvel onu Allah&#8217;tan ve Allah&#8217;\u0131n bildirdiklerinden ba\u015fka kimse bilemez. \u0130lim bilinene ba\u011fl\u0131 ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn dayana\u011f\u0131 ise ki\u015fisel imk\u00e2n olmas\u0131 nedeniyle Hz. N\u00fbh&#8217;un daveti de y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ger\u00e7ek takdirine g\u00f6re de\u011fil bunun m\u00fcmk\u00fcn olmas\u0131 durumuna g\u00f6redir.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Atiyye tefsirinde \u015f\u00f6yle der: &#8220;Ve sizi belli bir ecele kadar ertelesin&#8221; \u00e2yeti, Mutezile&#8217;nin &#8220;insan i\u00e7in iki ecel vard\u0131r&#8221; derken tutunduklar\u0131 \u00e2yetlerdendir. E\u011fer bir ve yerine getirilmi\u015f olsa idi, s\u00fcresi dolunca ertelenmesi sahih olmaz; dolmay\u0131nca da \u00e7abukla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 sahih olmazd\u0131, demi\u015flerdir. Oysa \u00e2yette onlar\u0131n tutunaca\u011f\u0131 bir \u015fey yoktur. Zira N\u00fbh (a.s) onlar\u0131n erteleneceklerden mi, yoksa \u00f6ne al\u0131nacaklardan m\u0131 oldu\u011funu bilmi\u015f de\u011fildir. Onlara, siz vakti gelen ecelden ertelenirsiniz de dememi\u015ftir. Lakin ezelde onlar\u0131n ya iman edip ecelleri ertelenenlerden veya ink\u00e2r edip ecelleri \u00e7abukla\u015ft\u0131r\u0131lanlardan olduklar\u0131na dair \u00f6nceden h\u00fck\u00fcm verilmi\u015ftir. Sonra bu m\u00e2n\u00e2ya destek ve \u015fiddet verip &#8220;Ku\u015fkusuz Allah&#8217;\u0131n eceli gelince, ertelenmez.&#8221; s\u00f6z\u00fcyle \u015fim\u015fe\u011fi \u00e7akarak karar vermi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>13. Niye siz Allah i\u00e7in bir vakar ummazs\u0131n\u0131z? Vakar, hafifli\u011fin z\u0131dd\u0131 olarak a\u011f\u0131rl\u0131k, yumu\u015fak huyluluk, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k ve ululuk m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Nitekim bu k\u00f6kten t\u00fcretilen tevkir, &#8220;ululamak&#8221; demektir. f\u00e2ili veya ba\u015f\u0131nda bulunan &#8220;l\u00e2m&#8221; harfinin ilgili oldu\u011fu kelimeyi a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Yani, &#8220;Siz ni\u00e7in Allah&#8217;tan korkmuyorsunuz, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yumu\u015fakl\u0131\u011f\u0131yla beraber bir ululuk ve y\u00fcceli\u011fi bulundu\u011funa inanm\u0131yor ve onu saymayan\u0131n neticede yok olaca\u011f\u0131na ihtimal vermiyor, inanm\u0131yorsunuz da ona sayg\u0131s\u0131zl\u0131k ediyor, putlara tap\u0131yorsunuz?&#8221; Bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re s\u00f6z, s\u0131rf tehdit ve korkutma ifade eder. Yahut, &#8220;Ni\u00e7in siz y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n size ilerde bir vakar ve onur l\u00fctfederek size de\u011fer vermesini, y\u00fckseltip neticede b\u00fcy\u00fck mertebe ve sevaba erdirmesini \u00fcmit etmiyorsunuz da iman ile onun yoluna gitmiyor, onu ink\u00e2r edip putlara taparak zelillik yolunu se\u00e7iyorsunuz?&#8221; demektir ki, bu durumda korkutmadan \u00e7ok te\u015fvik olmu\u015f olur.<\/p>\n<p>14. Oysa o sizi a\u015fama a\u015fama bir\u00e7ok hallerden ge\u00e7irerek yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Burada insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n fert ve toplum olarak ge\u00e7irmi\u015f oldu\u011fu evrim mertebelerine i\u015faret vard\u0131r. Ebu&#8217;s-Suud&#8217;un a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re; \u00f6nce unsurlar halinde, sonra g\u0131dalar halinde, sonra kar\u0131\u015f\u0131mlar halinde, sonra sperma halinde, sonra embriyon halinde, sonra et par\u00e7as\u0131 halinde, sonra kemik ve et halinde, sonra da bamba\u015fka bir yarat\u0131l\u0131\u015fla \u015fekil vermi\u015ftir. &#8220;Yaratanlar\u0131n en g\u00fczeli olan Allah&#8217;\u0131n \u015fan\u0131 ne y\u00fccedir.&#8221;(M\u00fcminun, 23\/14). Bunlar\u0131 yapan o g\u00fczel yarat\u0131c\u0131 ululama ve sayg\u0131ya lay\u0131k de\u011fil mi? O sizi daha ba\u015fka bir \u015fekil ve yarat\u0131\u015fla y\u00fckseltemez mi? Yahut ezip yok ederek elem verici o azaplara d\u00fc\u015f\u00fcremez mi? Siz niye bunlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorsunuz?<\/p>\n<p>15-16. Bunu daha \u00e7ok a\u00e7\u0131klamak ve kan\u0131tlamak i\u00e7in buyruluyor ki: &#8220;Allah yedi g\u00f6\u011f\u00fc tabaka tabaka nas\u0131l yaratm\u0131\u015f g\u00f6rmediniz mi? Ay&#8217;\u0131 i\u00e7lerinde bir nur k\u0131lm\u0131\u015f; g\u00fcne\u015fi de bir lamba k\u0131lm\u0131\u015f.&#8221;<\/p>\n<p>17. &#8220;Allah sizi yerden bir nebat tarz\u0131yla bitirdi.&#8221; Nebat ve nebt kelimeleri, l\u00fcgatte cins ismi ve mastar olur. \u0130sim oldu\u011funa g\u00f6re, yerde biten, yani yerden \u00e7\u0131k\u0131p yeti\u015fen her \u015feye denir. Sonra \u00f6rfte sap\u0131 olmayanlar ve hayvanlar\u0131n yedikleri i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r olmu\u015ftur. T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de buna &#8220;ot&#8221; denir. Mastar oldu\u011funa g\u00f6re de bitmek, ot bitmek, yeti\u015fmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. Bu k\u00f6kten t\u00fcretilen &#8220;inb\u00e2t&#8221; da, bitirmek, yeti\u015ftirmek, geli\u015ftirmek demek olur. Nebat\u0131n ay\u0131r\u0131c\u0131 \u00f6zellik ve niteli\u011fi geli\u015fmedir ki organizman\u0131n g\u0131da ve \u00fcreme ile ortaya \u00e7\u0131k\u0131p g\u00f6r\u00fcnmesidir. Fakat kelimenin as\u0131l kipi mastar oldu\u011fu ve insan hayat\u0131 bitkisel hayattan ibaret bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in tefsirciler burada kelimesinin hal de\u011fil mef&#8217;ul\u00fc mutlak oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Ancak baz\u0131lar\u0131 do\u011frudan do\u011fruya &#8220;sizi bitirdi&#8221; fiilinden mef&#8217;ul\u00fc mutlak olmas\u0131 i\u00e7in, kelimesinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na olup bab\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda zikredilmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki &#8220;yerden bitirmek suretiyle yeti\u015ftirdik&#8221; demek olur. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da, (bitirme)nin neticesi olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 harfli fiillerden ibarede bulunmayan fakat takdir edilen bir fiilin mastar\u0131 olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yle &#8216;\u0131n mef&#8217;ul\u00fc mutlak\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki asl\u0131 olup m\u00e2n\u00e2, &#8220;Allah sizi bitirdi siz de bir t\u00fcr biti\u015fle bittiniz.&#8221; demek olur.<\/p>\n<p>Fahreddin Raz\u00ee \u015f\u00f6yle der: Burada iki mesele vard\u0131r.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, Ayetin iki yorum \u015fekli vard\u0131r. Birisi, &#8220;sizi yerden bitirdi&#8221; demek, baban\u0131z\u0131 yerden bitirdi, ba\u015flang\u0131\u00e7ta topraktan onu yaratmak suretiyle cinsinizi yaratt\u0131, demektir. O kadar ki, &#8220;Do\u011frusu Allah kat\u0131nda \u0130sa&#8217;n\u0131n misali Adem&#8217;in misali gibidir. Onu topraktan yaratt\u0131.&#8221;(\u00c2l-i \u0130mran, 3\/59) gibi olur. Di\u011feri, hepinizi yerden yaratt\u0131 demek olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah bizi spermalardan, onlar\u0131 g\u0131dalardan, g\u0131dalar\u0131 bitkilerden bitkileri de yerden yarat\u0131yor.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, denilmesi gerekirken buyrulmu\u015ftur ki &#8220;Allah sizi bitirdi, siz de bir t\u00fcr biti\u015fle bittiniz.&#8221; takdirindedir. Bunda ho\u015f bir incelik vard\u0131r. Zira buyursa idi &#8220;acaip garib bir bitirme&#8221; demek olurdu. Oysa Allah&#8217;\u0131n s\u0131fat\u0131 olan inbat, bizim be\u015f duyumuzdan biriyle anla\u015f\u0131lamad\u0131\u011f\u0131nda, biz onun enteresan ve tam bir bitirme oldu\u011funu ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc tan\u0131mazd\u0131k, ancak Allah&#8217;\u0131n haber vermesiyle tan\u0131m\u0131\u015f olurduk. Bu makam ise y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sonsuz kudretini delil ile anlama makam\u0131d\u0131r. Onu yaln\u0131z i\u015fitme yoluyla kan\u0131tlamak yeterli olmayabilir. Fakat &#8220;o bitirdi de siz enteresan garip bir biti\u015fle bittiniz&#8221; anlam\u0131na buyrulunca bizim vasf\u0131m\u0131z olan o enteresan garip ve m\u00fckemmel biti\u015f bizim duyu organlar\u0131m\u0131zla hissedilip g\u00f6zlendi\u011finden buradan hareketle y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n e\u015fsiz kudretini anlamak m\u00fcmk\u00fcn olur. Bu nedenle buyrulmas\u0131, bu makama daha uygun, daha edeb\u00ee olmu\u015f ve bu ho\u015f inceli\u011fi g\u00f6stermek i\u00e7in hakikatten mecaza ge\u00e7ilerek yerine buyrulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bununla beraber hal yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde de bu n\u00fckte anla\u015f\u0131lmaz de\u011fildir. Fakat kelimenin esasen mastar olmas\u0131 ve halden \u00f6nce mef&#8217;ul\u00fc mutlak olmaya daha lay\u0131k ve kuvvetli bulunmas\u0131 nedeniyle tefsirciler onun halden ziyade mastar olmas\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>18-20. Bu suretle insan\u0131n ge\u00e7irdi\u011fi evrelerin ilk unsurlar\u0131na i\u015faretten sonra gelece\u011fini ve gayesini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in de buyruluyor ki &#8220;Sonra sizi tekrar topra\u011fa \u00e7evirecek ve oradan sizi bir \u00e7\u0131kar\u0131\u015f daha \u00e7\u0131karacak&#8221;.<\/p>\n<p>Bu davet ve a\u00e7\u0131klamadan sonra ne oldu?<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21. N\u00fbh dedi ki: &#8220;Ey Rabbim! Onlar bana isyan ettiler; mal\u0131 ve \u00e7ocu\u011fu h\u00fcsrandan ba\u015fka bir \u015feyini art\u0131rmayan kimsenin ard\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fcler.&#8221;<\/p>\n<p>22. &#8220;B\u00fcy\u00fck b\u00fcy\u00fck tuzaklar kurdular.&#8221;<\/p>\n<p>23. Dediler ki: &#8220;Sak\u0131n tanr\u0131lar\u0131n\u0131z\u0131 b\u0131rakmay\u0131n, ne Vedd&#8217;i, ne Suva&#8217;\u0131 ve ne de Ye\u011fus&#8217;u, Ye\u00fbk&#8217;u ve Nesr&#8217;i.&#8221;<\/p>\n<p>24. \u00c7ok ki\u015fiyi yoldan sapt\u0131rd\u0131lar. Sen de o zalimlerin sadece \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131n\u0131 art\u0131r.<\/p>\n<p>25. Hatalar\u0131ndan dolay\u0131 bo\u011fuldular, ate\u015fe sokuldular, kendilerine Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yard\u0131mc\u0131lar da bulamad\u0131lar.<\/p>\n<p>26. N\u00fbh dedi ki: &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde kafirlerden bir tek ki\u015fi b\u0131rakma.&#8221;<\/p>\n<p>27. &#8220;Zira sen onlar\u0131 b\u0131rak\u0131rsan kullar\u0131n\u0131 yoldan \u00e7\u0131kar\u0131rlar ve sadece ahl\u00e2ks\u0131z ve k\u00e2fir \u00e7ocuklar do\u011fururlar.&#8221;<\/p>\n<p>28. &#8220;Ey Rabbim! Bana, babama, anama, m\u00fcmin olarak evime girene ve b\u00fct\u00fcn inanm\u0131\u015f erkek ve kad\u0131nlara ma\u011ffiret buyur. Zalimlerin de sadece helakini art\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>21-22. &#8220;Mal\u0131 ve \u00e7ocu\u011fu, kendisinin zarar\u0131n\u0131 art\u0131rmaktan ba\u015fka bir i\u015fe yaramayan ki\u015fiye uydular.&#8221; Bu ki\u015fi, N\u00fbh kavminin pe\u015finden gittikleri ve Hz. N\u00fbh&#8217;a d\u00fc\u015fmanl\u0131k eden zalim demek oluyor.<\/p>\n<p>23-24. &#8220;Ne Vedd&#8217;i, ne Suv\u00e2&#8217;\u0131 ve ne Ye\u011fus&#8217;u Yeuk&#8217;u ve Nesr&#8217;i.&#8221; Bunlar, kendilerince en b\u00fcy\u00fck tan\u0131d\u0131klar\u0131 ve tap\u0131nd\u0131klar\u0131 putlar\u0131n\u0131n isimleridir. Bununla beraber kendi aralar\u0131nda dereceleri birbirinden farkl\u0131d\u0131r. Baz\u0131lar\u0131nda &#8220;l\u00e2&#8221;n\u0131n tekrarlanmas\u0131 ve baz\u0131lar\u0131nda s\u00f6ylenmemesi ile bu farkl\u0131l\u0131\u011fa i\u015faret olunmu\u015ftur. Demek ki Vedd ve Suva&#8217;dan herbiri; Ye\u011fus, Ye\u00fbk ve Nesr&#8217;in hepsine kar\u015f\u0131l\u0131k s\u00f6ylenmi\u015f oluyor. Baz\u0131lar\u0131 \u015f\u00f6yle demi\u015ftir. Bu putlar Araplar&#8217;a ge\u00e7mi\u015fti. Bundan dolay\u0131, Araplar; Abd-i Vedd, Abd-i Ye\u011fus&#8230; diye isimler takard\u0131. \u00c2l\u00fbsi \u015f\u00f6yle der: Buh\u00e2r\u00ee, \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir ve \u0130bn\u00fc Merduye \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: N\u00fbh kavmindeki putlar sonradan Araplar&#8217;a ge\u00e7mi\u015fti. Vedd, D\u00fcme-t\u00fc&#8217;l-Cendel&#8217;de Kelb o\u011fullar\u0131n\u0131n putu idi. Suv\u00e2, H\u00fczeyl&#8217;in idi. Ye\u011f\u00fbs, Murad&#8217;\u0131n, sonra Seba&#8217;da Beni Gat\u00eef&#8217;in idi. Ye&#8217;uk, Hamed\u00e2n&#8217;\u0131n idi. Nesir de Himyer&#8217;in, Ali zilkel\u00e2&#8217;n\u0131n idi. Bu isimler esasen baz\u0131 iyi ki\u015filerin isimleri iken vefatlar\u0131nda onlar\u0131n ad\u0131na ve oturduklar\u0131 yerlere \u015eeytan&#8217;\u0131n a\u015f\u0131lama ve telkinleriyle dikmeler dikilmi\u015f ve bunlar\u0131n adlar\u0131 verilmi\u015f, sonra da onlar\u0131 tan\u0131yanlar kalmay\u0131nca bilmeden bunlara tap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim&#8217;in Urve b. Z\u00fcbeyr&#8217;den rivayetine g\u00f6re Vedd, en b\u00fcy\u00fckleri ve en iyileri idi. Bunlar\u0131n hepsi \u00c2dem o\u011fullar\u0131ndan idi. Bir rivayete g\u00f6re de Vedd, y\u00fcce Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h edinilenlerin ilkidir.<\/p>\n<p>Abd b. Humeyd&#8217;in Ebu Mutahher&#8217;den rivayet etti\u011fine g\u00f6re Ebu Cafer Muhammed b. B\u00e2k\u0131r Hazretleri \u015f\u00f6yle demi\u015ftir:<\/p>\n<p>Vedd, kavmi i\u00e7inde sevilen m\u00fcsl\u00fcman bir ki\u015fiydi. \u00d6l\u00fcnce B\u00e2bil yurdunda kabrinin etraf\u0131nda ordu kurdular, yas tuttular. \u0130blis onlar\u0131n bu feryad\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce bir insan bi\u00e7iminde onlara: &#8220;Sizin a\u011flay\u0131p s\u0131zlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 ve \u00fcz\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz\u00fc g\u00f6r\u00fcyorum. Size onun bir \u015feklini, resmini yapsam, topland\u0131\u011f\u0131n\u0131z yere koysan\u0131z da onu ansan\u0131z.&#8221; dedi.&#8221; Peki&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine \u0130blis Vedd&#8217;in bir \u015feklini yapt\u0131. Onu toplant\u0131 yerlerine koydular. Babilliler onu anarlard\u0131. \u0130blis bunu g\u00f6r\u00fcnce: &#8220;Nas\u0131l, evlerinize de yapsam, herkes evinde de ansa olur mu?&#8221; dedi. Onu da yapt\u0131, bu \u015fekilde onu anar oldular. Sonra \u00e7ocuklar\u0131 yeti\u015fti. \u00c7ocuklar b\u00fcy\u00fcklerin ona yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyordu. Nesil uzad\u0131k\u00e7a onu niye and\u0131klar\u0131 unutuldu. Tuttular, ona il\u00e2h diye tapmaya ba\u015flad\u0131lar. \u0130\u015fte yery\u00fcz\u00fcnde Allah&#8217;tan ba\u015fka ilk tap\u0131n\u0131lan Vedd oldu.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc M\u00fcnzir ve ba\u015fkalar\u0131 Ebu Osman Mehli&#8217;den rivayet etmi\u015flerdir. Ebu Osman demi\u015ftir ki: Ye\u011fus&#8217;u g\u00f6rd\u00fcm, kur\u015fundan idi. \u00c7\u0131plak bir deveye y\u00fckletilir, beraberinde giderler, bir yere var\u0131p kendi kendine \u00e7\u00f6kene kadar onu hi\u00e7 dehlemezlerdi. O \u00e7\u00f6k\u00fcnce de, &#8220;Haydin, konaklayaca\u011f\u0131n\u0131z yeri be\u011fendi.&#8221; derler ve etraf\u0131na konarlar ve oraya bir bina yaparlard\u0131.<\/p>\n<p>Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8217;ta zikredildi\u011fi \u00fczere, bir de \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: Vedd, bir erkek \u015feklinde, S\u00fcva bir kad\u0131n \u015feklinde, Ye\u011fus bir arslan \u015feklinde, Yeuk bir k\u0131srak \u015feklinde, Nesir bir kartal \u015feklinde idi. Yine denilmi\u015ftir ki, yok olan N\u00fbh kavminin putlar\u0131n\u0131n aynen Araplar&#8217;a ge\u00e7mi\u015f olmas\u0131 uzak bir i\u015ftir, anla\u015f\u0131l\u0131r gibi de\u011fildir. A\u00e7\u0131k olan budur ki, ancak isimleri kalm\u0131\u015f, Araplar da bir tak\u0131m putlar edinerek onlara bu isimleri vermi\u015fler ve Abd-i Ye\u011fus ve Abd-i Yeuk derken de bu putlar\u0131n kulu, yani Ye\u011fus&#8217;un kulu, Yeuk&#8217;un kulu m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 kastetmi\u015flerdir. Ebu Osman&#8217;\u0131n g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc de aynen N\u00fbh zaman\u0131ndan kalma de\u011fil, ancak o isimle isimlendirilen ba\u015fka bir put olmas\u0131 gerekir. \u00c2l\u00fbs\u00ee, daha \u00f6nce nakledildi\u011fi \u00fczere, onlar\u0131n hepsinin de insan \u015feklinde olmalar\u0131n\u0131n daha sahih oldu\u011funu kaydetmi\u015ftir. Bu isimler esasen Arap\u00e7a olmay\u0131p ba\u015fka bir dilden olduklar\u0131na g\u00f6re, Vedd ve Ye\u011fus isimlerinin Hintliler&#8217;in Veda, V\u00fcyasa isimlerini and\u0131rd\u0131klar\u0131 da hat\u0131ra gelmiyor de\u011fildir.<\/p>\n<p>25. &#8220;Hatalar\u0131ndan dolay\u0131&#8221; buradaki harf-i cerri illet ve sebep bildirir. Metne ziyade k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r veya belirsizlik i\u00e7in getirilmi\u015ftir. Onlar\u0131n hatalar\u0131n\u0131n ve i\u015fledikleri su\u00e7lar\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne ve fazlal\u0131\u011f\u0131na dikkat \u00e7ekmek i\u00e7in ziyade k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Burada mef&#8217;\u00fbl\u00fcn fiilden \u00f6nce getirilmesi, s\u00f6ze &#8220;ancak, yaln\u0131z, s\u0131rf&#8221; gibi m\u00e2n\u00e2lar kazand\u0131r\u0131r. Yani ba\u015fka sebepten \u00f6t\u00fcr\u00fc de\u011fil, a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere s\u0131rf kendilerinin bir\u00e7ok b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahlar\u0131ndan \u00f6t\u00fcr\u00fc suda bo\u011fuldular, tufana bo\u011fuldular. Sonra da bir ate\u015fe at\u0131ld\u0131lar. Bu, berzah yani \u00f6l\u00fclerin ruhlar\u0131n\u0131n k\u0131yamete kadar bulunduklar\u0131 yerdeki veya kabirdeki azapt\u0131r. Suya bo\u011fulmakla ate\u015fe at\u0131lmak gibi iki z\u0131t azab\u0131n bir araya getirilmesinde e\u015fsiz bir t\u0131bak sanat\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>26. &#8220;N\u00fbh dedi ki, ey Rabbim!&#8230;&#8221; Bu s\u00f6z, \u00f6nce ge\u00e7en s\u00f6z\u00fcne ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat N\u00fbh&#8217;un burada s\u00f6yledikleri evvelki s\u00f6zleri gibi sadece s\u00f6yleneni hik\u00e2ye i\u00e7in de\u011fil, ondan helak olmaya hak kazand\u0131klar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in olup bu duan\u0131n da onlar\u0131n hata ve g\u00fcnahlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden oldu\u011fu anlat\u0131lmak \u00fczere sona b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu duan\u0131n, onlar suda bo\u011fulmadan evvel yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ey Rabbim! Yer \u00fczerinde b\u0131rakma. Burada yer denince anla\u015f\u0131lan a\u00e7\u0131k ve genel olarak bilinen yery\u00fcz\u00fcd\u00fcr. Bununla beraber ba\u015f\u0131nda bulunan &#8220;l\u00e2m&#8221;\u0131n ahd i\u00e7in olmas\u0131yle &#8220;N\u00fbh kavminin bulundu\u011fu yer&#8221; demek de olabilir. K\u00e2firlerden bir tek ki\u015fi, yahut yurt sahibi bir kimse b\u0131rakma. Derler ki: kelimesi ancak genel olumsuzluk ifade eden c\u00fcmlelerde kullan\u0131l\u0131r. denilir ki bu, &#8220;evde kimse yok&#8221; demektir. Bu kelimenin asl\u0131 &#8220;d\u00e2r&#8221; yahut &#8220;devir&#8221; k\u00f6k\u00fcnden &#8220;fey&#8217;al&#8221; kal\u0131b\u0131nda &#8220;deyv\u00e2r&#8221; d\u0131r. V\u00e2v harfi y\u00e2 harfine d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu kelime fa&#8217;\u00e2l kal\u0131b\u0131nda de\u011fildir. \u00d6yle olsayd\u0131 deyyar olmaz devvar olurdu. \u015eu halde t\u00fcredi\u011fi kelimeye g\u00f6re as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131 &#8220;evcil&#8221; yahut &#8220;yurt\u00e7ul&#8221; demek gibidir. Bununla beraber deyyar, ayya\u015f gibi as\u0131l harfi y\u00e2 olarak k\u00f6k\u00fcnden fa&#8217;\u00e2l kal\u0131b\u0131nda da olur ki &#8220;deyr bekleyen&#8221;, &#8220;manast\u0131r bek\u00e7isi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir.<\/p>\n<p>27. Bu \u015fekilde olumsuzluk genel olmakla beraber maksat, yurt sahibi, yurt ve \u00fclke y\u00f6neten hi\u00e7bir kimse demek olmas\u0131 da d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc itibariyle \u015fu illete uygun d\u00fc\u015fer: Zira onlar\u0131 b\u0131rak\u0131rsan kullar\u0131n\u0131 sapt\u0131r\u0131rlar, \u00e7ocuklar\u0131 da g\u00fcnahk\u00e2r ve k\u00e2firden ba\u015fkas\u0131 olmaz.<\/p>\n<p>Bu duan\u0131n eseri yaln\u0131z N\u00fbh kavminin suya bo\u011fulmas\u0131yla kalmam\u0131\u015f, sonra onun ve beraberindeki m\u00fcminlerin nesilleri &#8220;Denildi ki; &#8220;ey Nuh! Sana ve gemide seninle beraber bulunan m\u00fcminlere bir sel\u00e2m ve bereketlerle in. \u0130leride kendilerini bir\u00e7ok nimetten faydaland\u0131raca\u011f\u0131m\u0131z ve sonra da bu y\u00fczden kendilerine bizden bir ac\u0131kl\u0131 azap dokunacak \u00fcmmetler de olacakt\u0131r.&#8221;(Hud, 11\/48) \u00e2yetine uygun bir \u015fekilde yery\u00fcz\u00fcne yay\u0131larak &#8220;Ve onun neslini baki kalanlar k\u0131ld\u0131k.&#8221;(S\u00e2ffat, 37\/77) s\u00f6z\u00fcn\u00fcn ger\u00e7ekle\u015fmesiyle de kendini g\u00f6stermi\u015ftir.<\/p>\n<p>28. Bu da N\u00fbh (a.s)&#8217;un \u015fu duas\u0131yla ilgilidir; Ey Rabbim! Bana, babama, anama, m\u00fcmin olarak evime girene ve b\u00fct\u00fcn inanan erkek ve kad\u0131nlara ma\u011ffiret et. Bu, ge\u00e7mi\u015f ve k\u0131yamete kadar gelecek b\u00fct\u00fcn \u00fcmmetlerin inanan erkek ve kad\u0131nlar\u0131n\u0131 kapsar. Zalimlere ise helakten ba\u015fka bir \u015fey art\u0131rma. Bu c\u00fcmle de, ge\u00e7mi\u015fteki zalimleri de arkalar\u0131ndan beddua olarak kapsamakla beraber, daha \u00e7ok o k\u00e2firler helak edildikten sonra gelecek olan zalimler aleyhine dua demek olur. Yani &#8220;her kim olursa olsun, benim soyumdan ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcmin erkek ve kad\u0131nlar\u0131n soyundan gelmi\u015f dahi olsa zalimlerin hep helaklerini art\u0131r. Sonlar\u0131n\u0131 peri\u015fan eyle&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade eder ki, Hz. N\u00fbh&#8217;a, &#8220;\u0130lerde kendilerini bir\u00e7ok nimetten faydaland\u0131raca\u011f\u0131m\u0131z ve sonra da bu y\u00fczden kendilerine bizden bir ac\u0131kl\u0131 azap dokunacak \u00fcmmetler de olacakt\u0131r.&#8221;(H\u00fbd, 11\/48) buyrulmas\u0131; ayn\u0131 \u015fekilde Hz. \u0130brahim&#8217;in &#8220;Soyumdan da bir k\u0131sm\u0131n\u0131 lider yap&#8221;(Bakara, 2\/124) duas\u0131na &#8220;Ahdim zalimlere ermez&#8221;(Bakara, 2\/124) buyrulmas\u0131 bunun cevab\u0131 demektir. Demek ki, k\u00fcf\u00fcr ve zulme gidenler, her kim olursa olsun, atalar\u0131n\u0131n iman ve adaletleri dolay\u0131s\u0131yla d\u00fcnyada il\u00e2h\u00ee nimetten bir nasip alarak bir m\u00fcddet ya\u015fayabilirlerse de, neticede helak olup ba\u011f\u0131\u015flanmaya ermeksizin ac\u0131kl\u0131 bir azap i\u00e7inde kalmaya mahk\u00fbmdurlar. Bu azap onlar\u0131n s\u0131rf ink\u00e2r ve zul\u00fcm ile ettikleri hatalar ve i\u015fledikleri su\u00e7lar sebebiyledir. Bu suretle Me\u00e2ric S\u00fbresi&#8217;nde kendilerinden bahsedilen k\u00e2firler de o vaad olunduklar\u0131 ac\u0131 g\u00fcn\u00fc g\u00f6recekler; azap kesinlikle ger\u00e7ekle\u015fecek, o b\u00fcy\u00fck musibet \u00e7aresiz ba\u015flar\u0131na inecektir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fclene ve g\u00f6r\u00fclece\u011fe dair olan bu iki s\u00fbreden sonra genellikle g\u00f6r\u00fclmeyen ve g\u00f6zden sakl\u0131 bulunan kuvvetlere dair olmak \u00fczere de buradan Cinn S\u00fbresi&#8217;ne ge\u00e7ilecektir ki bunlar \u00c2dem&#8217;in ve N\u00fbh&#8217;un soyunda bulunmayan kuvvetleri kapsar.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>71-NUH: 1-3. &#8220;Biz N\u00fbh&#8217;u g\u00f6nderdik.&#8221; \u00c2l\u00fbsi \u015f\u00f6yle der: &#8220;N\u00fbh ismi asl\u0131nda Arap\u00e7a de\u011fildir, ba\u015fka bir dildendir. C\u00fcv\u00e2lik\u00ee bunun Arap\u00e7ala\u015fm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f, Kirman\u00ee ise, S\u00fcryanicede N\u00fbh kelimesinin &#8220;s\u00e2kin&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Hakim&#8217;in M\u00fcstedrek&#8217;te &#8220;As\u0131l ismi Abd\u00fclgaffar olup \u00e7ok ah \u00e7ekip a\u011flad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 N\u00fbh denilmi\u015f.&#8221; oldu\u011funa dair rivayeti sahih olmasa gerektir. Me\u015fhur rivayete g\u00f6re, Hz. N\u00fbh&#8217;un nesebi, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12145,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1090,1089,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1808","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-71-nuh","tag-71-nuh-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1808","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1808"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1808\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12145"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1808"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1808"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1808"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}