{"id":1810,"date":"2010-11-18T21:41:39","date_gmt":"2010-11-18T21:41:39","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1810"},"modified":"2010-11-18T21:41:39","modified_gmt":"2010-11-18T21:41:39","slug":"70-mearic-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/70-mearic-tefsiri\/","title":{"rendered":"70-MEAR\u0130C SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>70-MEAR\u0130C:<\/p>\n<p>1. \u0130stedi, dilendi, dua etti, sordu anlamlar\u0131na gelir. &#8220;\u0130stedi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 di\u011fer m\u00e2n\u00e2lar\u0131n hepsini ifade edebilir. N\u00e2fi, \u0130bn\u00fc \u00c2mir, Ebu Cafer k\u0131r\u00e2etlerinde hemzesiz gibi okunur ki, ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2ya gelebilmekle beraber &#8220;akt\u0131&#8221; demek de olur. &#8220;Bir s\u00e2il yani bir isteyen veya soran yahut akan bir sel&#8221;.<\/p>\n<p>Burada tefsirciler bu \u00e2yetin ini\u015f sebebi ile ilgili \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f zikrederler.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, Nadr b. H\u00e2ris &#8220;Ey Allah! E\u011fer bu senin taraf\u0131ndan gelmi\u015f bir hak kitap ise, durma \u00fczerimize g\u00f6kten ta\u015flar ya\u011fd\u0131r veya bize daha ac\u0131kl\u0131 bir azap ver.&#8221;(Enfal, 8\/32) demi\u015fti. Bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indi. \u00c7o\u011funlu\u011fun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc budur. Baz\u0131lar\u0131 Ebu Cehil&#8217;in &#8220;Haydi \u00fczerimize g\u00f6kten bir par\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcver.&#8221;(\u015euara, 26\/187) demesi \u00fczerine indi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, Hasen ve Kat\u00e2de \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Y\u00fcce Allah Hz. Muhammed (s.a.v)&#8217;i g\u00f6nderip m\u00fc\u015frikleri azap ile korkutunca, m\u00fc\u015friklerin bir k\u0131sm\u0131 bir k\u0131sm\u0131na, &#8220;sorun bakal\u0131m Muhammed&#8217;e. Bu azap kimin i\u00e7inmi\u015f ve kimin ba\u015f\u0131na inecekmi\u015f&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah &#8220;Bir soran, olacak azab\u0131 sordu.&#8221; buyurarak onlardan haber verdi. \u0130bn\u00fc Enbari: &#8220;Buna g\u00f6re, &#8220;sordu&#8221; demektir. de yani &#8220;azab\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu, &#8220;Onu her\u015feyden haberdar olana sor.&#8221;(Furkan, 25\/59) \u00e2yetine benzer. O \u00e2yette de takdirinde olup &#8220;Onu&#8221; demektir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, baz\u0131lar\u0131 da \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Hz. Peygamber k\u00e2firler i\u00e7in acele bir azap istemi\u015fti. Y\u00fcce Allah da: &#8220;Onlar\u0131n ba\u015f\u0131na azap gelecektir. Onu savacak kimse yoktur, biraz sabret, g\u00fczel bir sab\u0131r gerekiyor.&#8221; buyurdu. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;O halde g\u00fczel bir sab\u0131rla sabret.&#8221; emri Peygambere geldi\u011finden isteyenin de o oldu\u011funu g\u00f6sterir. Bununla beraber birinci m\u00e2n\u00e2 daha sa\u011flamd\u0131r. Bu durumda Peygambere &#8220;sabret&#8221; emri, bu azab\u0131 isteyenin veya soran\u0131n k\u00fcf\u00fcr edip ink\u00e2rda bulunarak eziyet vermek istemesi dolay\u0131s\u0131ylad\u0131r. Meydana gelmi\u015f ve meydana gelecek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na olabilir. Burada maksad\u0131n ikincisi oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bununla beraber, &#8220;Daha \u00f6nce bunun benzeri k\u00e2firlerin ba\u015f\u0131na gelmi\u015ftir. Onun ba\u015f\u0131na da gelecektir.&#8221; demek olabilece\u011fi gibi, &#8220;Meydana gelmesine il\u00e2h\u00ee emir taalluk etmi\u015ftir. Vakti gelince olacakt\u0131r. Onu, vuku bulmu\u015f bir emir bil.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 s\u00f6z\u00fcn ak\u0131\u015f\u0131na daha uygun d\u00fc\u015fmektedir. Ki, &#8220;kesinlikle ilerde vuku bulaca\u011f\u0131 i\u00e7in vuku bulmu\u015f denilmi\u015ftir&#8221; diye me\u015fhur olan n\u00fckte de bu m\u00e2n\u00e2 ile a\u00e7\u0131klanabilir.<\/p>\n<p>2. K\u00e2firler i\u00e7in. Bu kelime, &#8220;v\u00e2ki&#8221; kelimesinin s\u0131las\u0131, yahut &#8220;azab&#8221; kelimesinin s\u0131fat\u0131 yahut &#8220;seele&#8221; fiili ile ilgilidir. Ba\u015f\u0131nda bulunan &#8220;l\u00e2m&#8221; harfi sebep bildirmek i\u00e7in de kullan\u0131lm\u0131\u015f olabilir. &#8220;O, k\u00e2firler i\u00e7indir.&#8221; \u015feklinde yeni bir ba\u015flang\u0131\u00e7 c\u00fcmlesi de olabilir.<\/p>\n<p>Bu k\u0131s\u0131m, azab&#8217;\u0131n s\u0131fat\u0131, yahut h\u00e2l, yahut ba\u015flang\u0131\u00e7 c\u00fcmlesi olabilir. Azab\u0131n s\u0131fat\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re m\u00e2n\u00e2 &#8220;Kimsenin defedemiyece\u011fi bir azap&#8221; \u015feklinde olur. H\u00e2l olursa &#8220;Hi\u00e7 kimsenin defedemiyece\u011fi halde&#8221; demek olur. Yahut &#8220;K\u00e2firler i\u00e7in onu savacak yoktur.&#8221; me\u00e2lindedir.<\/p>\n<p>3. Allah&#8217;tan. &#8220;Allah&#8217;tan savacak&#8221; ve &#8220;Allah&#8217;tan gelen&#8221; demektir. &#8220;Mir\u00e2clar sahibi olan Allah&#8221;. Bu, Allah&#8217;\u0131n s\u0131fat\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>ME\u00c2R\u0130C, Mir\u00e2c gibi veya ayn\u0131 anlamda mim harfinin kesresi ile &#8220;minber&#8221; kal\u0131b\u0131nda &#8220;mi&#8217;rec&#8221; veya mimin \u00fcst\u00fcn\u00fc ile &#8220;menhec&#8221; kal\u0131b\u0131nda &#8220;ma&#8217;rec&#8221; kelimelerinin \u00e7o\u011fuludur. &#8220;Uruc&#8221; ve &#8220;Suud&#8221;, yani a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131ya \u00e7\u0131kma aletleri, merdivenler ve asans\u00f6rler, yahut \u00e7\u0131k\u0131lacak dereceler, mertebeler, y\u00fckseklikler demektir. &#8220;Zi&#8217;l-me\u00e2ric&#8221; de bunlar\u0131n sahibi demek olur. Tefsirciler &#8220;Me\u00e2ric&#8221; kelimesinin tefsirini yaparken ba\u015fl\u0131ca d\u00f6rt yorum getirmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edildi\u011fi \u00fczere &#8220;g\u00f6kler, y\u00fcksek dereceler&#8221; demektir ki, melekler bunlarda g\u00f6kten g\u00f6\u011fe y\u00fckselirler. Baz\u0131lar\u0131 da bunlar i\u00e7in g\u00f6k demeden, &#8220;meleklerin emir ve yasaklarla \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 asans\u00f6rler ve derecelerdir&#8221; demi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, Kat\u00e2de&#8217;nin rivayetine g\u00f6re, faziletler, nimetler ve y\u00fccelikler, yani y\u00fckseklikler ve y\u00fcksek y\u00fcksek l\u00fctuflar ve nimetlerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n l\u00fctuf ve nimetlerinin bir\u00e7ok dereceleri vard\u0131r. Bunlar insanlara \u00e7e\u015fitli mertebelerde ula\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, Cennette Allah&#8217;\u0131n, dostlar\u0131na ihsan etti\u011fi derecelerdir, denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dcS\u00dc, manev\u00ee ve ruh\u00ee mertebelerdir. Fahreddin er-R\u00e2z\u00ee tefsirinde bu yorumu a\u00e7\u0131klayarak \u015f\u00f6yle der: &#8220;G\u00f6kler y\u00fckseklik ve al\u00e7akl\u0131kta, b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fckte farkl\u0131 oldu\u011fu gibi meleklerin ruhlar\u0131 da kuvvet ve zay\u0131fl\u0131kta, olgunluk ve eksiklikte, il\u00e2h\u00ee marifetlerin vukuunun \u00e7oklu\u011funda ve bu \u00e2lemin i\u015flerini \u00e7evirme kuvvetinin \u015fiddet ve azl\u0131\u011f\u0131nda farkl\u0131d\u0131rlar. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n rahmetinin bollu\u011funun eseri ve nimetlerinin nuru, gerek ola\u011fan ve gerekse ola\u011fan\u00fcst\u00fc yollarla bu \u00e2leme &#8220;Derken bir i\u015f \u00e7evirenlere andolsun&#8221;(N\u00e2ziat, 79\/5) ve &#8220;Derken bir emir taksim edenlere andolsun&#8221;(Zariy\u00e2t, 51\/4) buyruldu\u011fu \u00fczere o ruhlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla ula\u015fmas\u0131 nedeniyle y\u00fcce s\u00f6z\u00fc, bu \u00e2lemden ona ihtiya\u00e7 basamaklar\u0131n\u0131n y\u00fckselmesi i\u00e7in \u00e7\u0131k\u0131\u015f ve o \u00e2lemden buruya rahmet eserinin inmesi i\u00e7in ini\u015f aletleri olan o de\u011fi\u015fik ruhlara i\u015faret olabilir.<\/p>\n<p>&#8221; \u00c2l\u00fbsi de bunu \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klar: Bir de me\u00e2ric, amellerin ve zikirlerin bulundu\u011fu manev\u00ee makamlar; bir tarikata girmi\u015f olan m\u00fcminler i\u00e7in de o yolda y\u00fckseldikleri mertebeler, yahut meleklerin mertebeleri denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bunun sadece ruh\u00ee ve manev\u00ee makamlar i\u00e7in oldu\u011funu s\u00f6ylemeleri,<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, \u00e2yette sadece meleklerin ve Ruh&#8217;un y\u00fckseldi\u011finin zikredilmi\u015f olmas\u0131,<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, Allah&#8217;\u0131 cisme benzetme kuruntusuna d\u00fc\u015f\u00fclmemek i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n noksan s\u0131fatlardan uzak oldu\u011fu kural\u0131na uyulmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 gerektir. Fakat yer ve g\u00f6klerin madd\u00ee olmas\u0131, onlar\u0131n m\u00fclk\u00fcn\u00fc elinde bulunduran ve cisimlerin ve ruhlar\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 olan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bir cism\u00ee olmas\u0131n\u0131 gerektirmeyece\u011fi gibi, me\u00e2ricin hem cism\u00e2n\u00ee hem ruhan\u00ee olmas\u0131 da onlar\u0131n sahibi olan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n noksan s\u0131fatlardan uzak olmas\u0131na z\u0131t olmaz. Zira, birisinin bir \u015feyin sahibi oldu\u011funu ifade etmekte kullan\u0131lan kelimesi ile yap\u0131lan tamlamalar, sahib olunan \u015feyle onun sahibi aras\u0131nda bir c\u00fcz&#8217;iyet &#8211; k\u00fclliyet (par\u00e7a b\u00fct\u00fcn) ili\u015fkisi oldu\u011funu g\u00f6stermez. Nitekim Z\u00fc&#8217;l-M\u00e2l, mal sahibi, demektir. Bu, mal sahibinin mal\u0131n\u0131n i\u00e7ine hulul edip girerek onunla b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011fini ifade etmez. Ayn\u0131 \u015fekilde yukar\u0131lara do\u011fru y\u00fckselenlerin melekler ve Ruh olmas\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lan basamak ve derecelerin de s\u0131rf manev\u00ee ve ruhan\u00ee olmas\u0131n\u0131 gerektirmez. Cismani ve ruhanili\u011fin \u00fcst\u00fcnde olan y\u00fcce Allah&#8217;a y\u00fckselmek de cisman\u00ee ve ruhan\u00ee mertebelerin hepsinin \u00fcst\u00fcne y\u00fckselmek demek olaca\u011f\u0131 i\u00e7in o da bunlardan birine mahsus olmay\u0131 gerektirmez. Aksine bu makamda onlar\u0131n fani ve yok olucu olduklar\u0131n\u0131 hissettirir. Bu m\u00e2n\u00e2 ve hakikat iyice d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirse &#8220;me\u00e2ric&#8221;ten maksat, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olundu\u011fu \u00fczere madd\u00ee ve manev\u00ee b\u00fct\u00fcn varl\u0131k mertebelerini kapsayan dereceler demek olup meleklerin ve ruhlar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131p indi\u011fi cisman\u00ee, ruhan\u00ee \u00e2lemlerin, tabaka tabaka b\u00fct\u00fcn mertebe ve derecelerini, zi&#8217;l-me\u00e2ric (dereceler sahibi) s\u0131fat\u0131 da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bunlar\u0131n hepsinin sahip ve maliki ve hepsinin d\u00f6nece\u011fi ve en son varaca\u011f\u0131 yer olmak s\u0131fat\u0131yle hepsinden y\u00fcksek olan y\u00fccelik ve ululu\u011funu ifade eder ki, bu m\u00e2n\u00e2 Zi&#8217;l-Ar\u015f (Ar\u015f&#8217;\u0131n sahibi) vasf\u0131 gibidir.<\/p>\n<p>4. Bu mertebe ve basamaklarda \u00e7\u0131k\u0131p inen y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisi de\u011fil, onun emri ve emrini ta\u015f\u0131yan el\u00e7ileri ve memurlar\u0131 yani melekler ve ruh oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in buyruluyor ki, Melekler ve Ruh ona y\u00fckselir. Onun emriyle hepsi \u00e7\u0131kar yan\u0131na var\u0131r, ona d\u00f6ner, hepsi onun huzurunda &#8220;O g\u00fcn Ruh ve melekler saf saf k\u0131yama duracaklar.&#8221;(Nebe, 78\/38) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00f6re saf ba\u011flay\u0131p dururlar. Vas\u0131talar tamamen kalkar. &#8220;Ve yaln\u0131z ona d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.&#8221; (Bakara, 2\/245), &#8220;Oysa b\u00fct\u00fcn i\u015fler Allah&#8217;a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr.&#8221;(Bakara, 2\/210) &#8220;Yery\u00fcz\u00fcndekilerin hepsi fanidir.&#8221;(Rahm\u00e2n, 55\/26), &#8220;Onun zat\u0131ndan ba\u015fka her\u015fey yok olucudur.&#8221;(Kasas, 28\/88), &#8220;Bug\u00fcn m\u00fclk kimin?&#8221;(M\u00fcmin, 40\/16) s\u0131rr\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar, ona kar\u015f\u0131 bir savunucu bulunmaz.<\/p>\n<p>Burada melekler \u00e7o\u011ful, Ruh tekil zikredilmi\u015ftir. O halde Ruh&#8217;tan maksat nedir? Bundan ilk evvel &#8220;De ki, ruh Rabbimin emrindendir.&#8221;(\u0130sra, 17\/85) buyruldu\u011fu \u00fczere Rabbin emrinden olan Ruh akla gelir. Tefsircilerin \u00e7o\u011funlu\u011fu burada Ruh, &#8220;Meleklerine, Peygamberlerine ve Cebrail&#8217;e&#8230;&#8221;(Bakara, 2\/98) buyruldu\u011fu gibi, genel olarak zikirden sonra \u00f6zel olarak zikir kabilinden Cebrail (a.s) oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Ebu Hayyan da \u015f\u00f6yle der: &#8220;er-Ruh, \u00e2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011funa g\u00f6re Cebrail&#8217;dir. \u015eereflendirme i\u00e7in \u00f6zel olarak ayr\u0131ca zikredilmi\u015ftir. Burada meleklerden sonra, &#8220;O g\u00fcn Ruh ve melekler saf saf k\u0131yama duracaklar.&#8221;(Nebe, 78\/38) \u00e2yetinde ise \u00f6nce zikredilmi\u015ftir. M\u00fccahid, &#8220;er-Ruh, insano\u011flunun yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fleri yazmaya memur olan hafaza meleklerinin hafazas\u0131 olan melektir.&#8221; dedi. Bir de er-Ruh, Cebrail (a.s)&#8217;den ba\u015fka ulu yarat\u0131l\u0131\u015fl\u0131 bir melektir denildi. Ebu Salih, &#8220;insan \u015feklinde, fakat insan de\u011fil&#8221; dedi. Kabisa b. Z\u00fceyb, &#8220;al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 vakit \u00f6l\u00fcn\u00fcn ruhu&#8221; dedi. Lakin &#8220;\u00c2yetlerimizi yalanlayanlara ve onlar\u0131 kabul etmeyi kibirlerine yediremiyenlere g\u00f6klerin kap\u0131lar\u0131 elbette a\u00e7\u0131lmaz.&#8221;(A&#8217;raf, 7\/40) \u00e2yeti gere\u011fince k\u00e2firin ruhunun y\u00fckselemeyece\u011fi beyan edilmi\u015f bulundu\u011fundan murad\u0131n, m\u00fcminin ruhu oldu\u011fu da kaydedildi. Raz\u00ee de der ki: Allah&#8217;\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 g\u00f6ren ke\u015fif ehli ki\u015filerden baz\u0131lar\u0131 \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Ruh, b\u00fcy\u00fck bir nurdur. Nurlar\u0131n, Allah&#8217;\u0131n azametine en yak\u0131n olan\u0131d\u0131r. Di\u011fer meleklerin ve insanlar\u0131n ruhlar\u0131, ruh mertebelerinin en son derecesinde ondan dallan\u0131r. Bu derecelerin iki ucu aras\u0131nda meleki ruhlar\u0131n mertebelerinin basamaklar\u0131 ve kutsi ruhlar\u0131n konak yerlerinin dereceleri vard\u0131r. Onlar\u0131n nas\u0131l oldu\u011funu Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez. Fakat kel\u00e2mc\u0131lar\u0131n s\u00f6zlerinden a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan Cebrail (a.s)&#8217;dir. Bir g\u00fcnde bir zamanda. Bu ifadenin alakal\u0131 oldu\u011fu kelime ile ilgili iki g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r. Birisi &#8220;y\u00fckselir&#8221; fiiline ba\u011fl\u0131 olmas\u0131d\u0131r ki, y\u00fckselme o g\u00fcn meydana gelir demektir. \u0130kincisi de, Mukatil&#8217;den rivayet edildi\u011fi \u00fczere bu &#8220;g\u00fcn&#8221;\u00fcn y\u00fckselme fiiline de\u011fil, &#8220;vuku bulacak azap&#8221; s\u00f6z\u00fcne ba\u011flanmas\u0131d\u0131r. Bu durumda Meleklerin ve Ruh&#8217;un y\u00fckselmesi zaman ile kay\u0131tlanmam\u0131\u015f, azab\u0131n meydana gelece\u011fi g\u00fcn\u00fcn b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc anlat\u0131lm\u0131\u015f olur. Bununla beraber bu ikisinden \u00e7eki\u015fme \u00fczere hem azab\u0131n meydana gelmesi hem de y\u00fckselme ile ilgili olup ikisi de ayn\u0131 g\u00fcn oldu\u011fundan dolay\u0131 birininki zikredilmeyip \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcnki zikredilmi\u015f bulunmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131 da anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Ki o g\u00fcn\u00fcn miktar\u0131 ellibin sene eder. Burada &#8220;sizin sayd\u0131klar\u0131n\u0131zdan&#8221; kayd\u0131 yoktur. Fakat, &#8220;G\u00f6kten yere kadar b\u00fct\u00fcn i\u015fleri o tedvir eder. Sonra da o i\u015f, sizin sayageldiklerinizle bin y\u0131l miktar\u0131nda olan bir g\u00fcnde ona y\u00fckselir.&#8221;(Secde, 32\/5) buyrulmu\u015f olmas\u0131na dayan\u0131larak burada da o m\u00e2n\u00e2n\u0131n g\u00f6zetilece\u011fini s\u00f6yleyenler olmu\u015ftur. Bununla beraber burada bu senenin melekler ve Ruh senesi olmak ihtimaliyle g\u00fcn\u00fcn daha ziyade korkutma ve sak\u0131nd\u0131rma ifade etmi\u015f olmas\u0131 da ihtimal dahilindedir. Baz\u0131lar\u0131 burada ellibin seneden maksad\u0131n, uzunlu\u011fun miktar\u0131n\u0131 beyan de\u011fil, o g\u00fcn\u00fcn deh\u015fetinden kinaye oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki bu, o g\u00fcn\u00fcn daha uzun ve daha k\u0131sa olmas\u0131na engel de\u011fildir. Nitekim Ebu Said el-Hudri&#8217;den rivayet olunan bir hadiste, &#8220;O g\u00fcn m\u00fcmine hafifletilir. Hatta ona d\u00fcnyada k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir tarz namazdan daha hafif olur.&#8221; buyrulmas\u0131 da bunu and\u0131r\u0131r. Ebu M\u00fcslim gibi baz\u0131lar\u0131 bu g\u00fcn\u00fc d\u00fcnyan\u0131n \u00f6mr\u00fc zannetmi\u015f, &#8220;ne kadar ge\u00e7ti, ne kadar\u0131 kald\u0131 Allah bilir&#8221; demi\u015f ise de do\u011fru de\u011fildir. D\u00fcnyan\u0131n sonuna ait olmas\u0131 daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Bu g\u00fcnden maksat ahiret g\u00fcn\u00fc, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcd\u00fcr. S\u00fbrenin ilerisine do\u011fru yap\u0131lan a\u00e7\u0131klamalar da bunu g\u00f6sterir. Fakat bu durumda, &#8220;ahiretin sonsuz olmay\u0131p bir gaye ile s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015f olmas\u0131 ve cennet ve cehennemin sonlu olmalar\u0131 gerekmez mi?&#8221; diye bir soru sorulabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle Ebu M\u00fcslim bunu d\u00fcnya g\u00fcnleri \u015feklinde yorumlamak istemi\u015ftir. Lakin buna \u015f\u00f6yle cevap verilebilir: K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00fcf\u00fcrmeler aras\u0131ndaki zamanlar\u0131 gibi ge\u00e7ici \u00e7e\u015fitli devreleri, durumlar\u0131 ve korkun\u00e7 olaylar\u0131 vard\u0131r. Bunlar cennet ve cehenneme girmeden evvel inanan ve inanmayana ba\u015fka ba\u015fkad\u0131r. Bu ellibin senelik g\u00fcn, k\u0131yamet ve ahiretin hepsi de\u011fil, durup bekleme g\u00fcnleridir. K\u00e2fir hesab\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcp cehenneme g\u00f6nderilinceye kadar b\u00f6yle ne senesi oldu\u011fu bilinmeyen ellibin senelik duraklarda ve hatta nice durma yerlerinde b\u00f6yle elli\u015fer bin sene s\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7inde bekleyecektir.<\/p>\n<p>5. O halde sabret, ey Muhammed! O k\u00e2firlere \u00f6yle azap gelecektir. Bunun emri verilmi\u015ftir. Yahut cehennemde bir vadi sel gibi akmaya ba\u015flam\u0131\u015f, o k\u00e2firleri her taraftan saracakt\u0131r. Sen onlar\u0131n ink\u00e2rlar\u0131na ve alaylar\u0131na biraz sabret. Fakat g\u00fczel bir sab\u0131rla, kendini \u00fczmeyecek ve Allah&#8217;\u0131n takdirine g\u00fczelce raz\u0131 olarak g\u00f6revine bakacak \u015fekilde bir sab\u0131rla sabret.<\/p>\n<p>6. &#8220;Onlar onu uzak g\u00f6r\u00fcrler, biz ise onu yak\u0131n g\u00f6r\u00fcyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>7. &#8220;Onlar onu uzak g\u00f6r\u00fcrler, biz ise onu yak\u0131n g\u00f6r\u00fcyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>8. M\u00fchl gibi. M\u00fchl, ya\u011f tortusu, potada eritilen maden gibi kaynar. T\u00fcrl\u00fc renklerde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130bn\u00fc Mesud&#8217;dan, &#8220;eritilen g\u00fcm\u00fc\u015f gibi renkli&#8221; diye rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>9. Y\u00fcn, \u00f6zellikle t\u00fcrl\u00fc renklere boyanm\u0131\u015f olan renkli y\u00fcn. Zira da\u011flarda. &#8220;Beyazl\u0131 k\u0131rm\u0131z\u0131l\u0131 \u00e7e\u015fitli renkte ve kapkara tabakalar vard\u0131r.&#8221;(Fat\u0131r, 35\/27)<\/p>\n<p>10. Yani \u00f6yle bir deh\u015fet ki, birbirlerine g\u00f6sterilip dururlarken bile soramaz. Nerde kald\u0131 ki uza\u011f\u0131 aras\u0131n. fas\u00eelesini i\u00e7lerinde yeti\u015fti\u011fi ve ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kendisini kucaklayan, bar\u0131nd\u0131ran kavmini ve kabilesini, a\u015firetini, hem\u015ferilerini, obas\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>11. Yani \u00f6yle bir deh\u015fet ki, birbirlerine g\u00f6sterilip dururlarken bile soramaz. Nerde kald\u0131 ki uza\u011f\u0131 aras\u0131n. fas\u00eelesini i\u00e7lerinde yeti\u015fti\u011fi ve ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kendisini kucaklayan, bar\u0131nd\u0131ran kavmini ve kabilesini, a\u015firetini, hem\u015ferilerini, obas\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>12. Yani \u00f6yle bir deh\u015fet ki, birbirlerine g\u00f6sterilip dururlarken bile soramaz. Nerde kald\u0131 ki uza\u011f\u0131 aras\u0131n. fas\u00eelesini i\u00e7lerinde yeti\u015fti\u011fi ve ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kendisini ku.caklayan, bar\u0131nd\u0131ran kavmini ve kabilesini, a\u015firetini, hem\u015ferilerini, obas\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>13 Yani \u00f6yle bir deh\u015fet ki, birbirlerine g\u00f6sterilip dururlarken bile soramaz. Nerde kald\u0131 ki uza\u011f\u0131 aras\u0131n. fas\u00eelesini i\u00e7lerinde yeti\u015fti\u011fi ve ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kendisini kucaklayan, bar\u0131nd\u0131ran kavmini ve kabilesini, a\u015firetini, hem\u015ferilerini, obas\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>14. Yani \u00f6yle bir deh\u015fet ki, birbirlerine g\u00f6sterilip dururlarken bile soramaz. Nerde kald\u0131 ki uza\u011f\u0131 aras\u0131n. fas\u00eelesini i\u00e7lerinde yeti\u015fti\u011fi ve ba\u015f\u0131 s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman kendisini kucaklayan, bar\u0131nd\u0131ran kavmini ve kabilesini, a\u015firetini, hem\u015ferilerini, obas\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>15. Ku\u015fkusuz o, yani azap ate\u015fi alevli salg\u0131n ate\u015ftir. Bu, cehennemin bir ismidir.<\/p>\n<p>16-19. Bu kelime alevli ate\u015fin halini bildirir. &#8220;Derileri soydu\u011fu halde alevli ate\u015f&#8221; demektir. Yahut, &#8220;ben \u015funu kastediyorum&#8221; \u015feklinde bir fiil takdir edilerek, ihtisastan dolay\u0131 sonu \u00fcst\u00fcn okunmu\u015ftur. \u015eeklinde okunan k\u0131r\u00e2ete g\u00f6re ikinci haberdir. Yani &#8220;O azap, alevli ate\u015ftir, derileri soyucudur.&#8221; demek olur veya s\u0131fat olur. Bu takdirde m\u00e2n\u00e2s\u0131, &#8220;derileri soyan alevli bir ate\u015f&#8221; olur. N\u00fcz&#8217;u k\u00f6k\u00fcnden &#8220;sald\u0131r\u0131c\u0131&#8221;; nezi&#8217; k\u00f6k\u00fcndense &#8220;soyucu&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir.<\/p>\n<p>\u015eEV\u00c2 ; el, ayak gibi uzuvlar. Nitekim avc\u0131; kol, bacak gibi \u00f6ld\u00fcrmeyecek noktadan bir uzva isabet ettirdi\u011fi zaman derler. Yahut bu kelime, ba\u015f\u0131n derisi demek olan kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. Yani eli, aya\u011f\u0131, tepeyi, t\u0131rna\u011f\u0131 soyar. &#8220;Derileri pi\u015ftik\u00e7e, azab\u0131 duysunlar diye kendilerine yeni yeni deriler verece\u011fiz.&#8221;(Nis\u00e2, 4\/56) \u00e2yetinin ifade etti\u011fi gibi azap yenilenmek i\u00e7in onlar yine iade olunup eski hallerine \u00e7evrilir.<\/p>\n<p>20. HELU, esas\u0131nda bir \u00e7abukluk m\u00e2n\u00e2s\u0131 bulunan, bir taraftan tahamm\u00fcls\u00fczl\u00fck, m\u0131z\u0131k\u00e7\u0131l\u0131k; bir taraftan da \u015fiddet ve h\u0131rs gibi farkl\u0131 kavram aras\u0131nda bir huysuzluk ifade eden, m\u00e2n\u00e2s\u0131 tam a\u00e7\u0131k olmayan bir vas\u0131ft\u0131r ki, \u015fu iki \u00e2yet ile izah\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kendisine k\u00f6t\u00fcl\u00fck dokundu\u011fu zaman \u00e7ok \u00e7ok s\u0131zlan\u0131r. Kendisine mesela bir a\u011fr\u0131, bir s\u0131k\u0131nt\u0131, bir yoksulluk, hastal\u0131k gibi bir ac\u0131 dokundu mu k\u0131vran\u0131r, s\u0131zlan\u0131r, feryat eder, dayanamaz, ba\u015fkalar\u0131ndan medet bekler<\/p>\n<p>21. yine kendisine bir hay\u0131r dokundu\u011fu zaman da k\u0131skan\u0131r Mesela bir servete, bir s\u0131hhate, bir makama kondumu h\u0131rs\u0131ndan, k\u0131skan\u00e7l\u0131\u011f\u0131ndan kimseye bir \u015fey vermek istemez, a\u011flad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn\u00fc derhal unutur. Ba\u015f\u0131 a\u011fr\u0131d\u0131\u011f\u0131 zaman her \u015feyden \u00fcmit bekleyen o m\u0131zm\u0131z adam bu kez biraz kuvvet bulunca kimseye bir lokma vermemek, hayra engel olmak i\u00e7in s\u0131ms\u0131k\u0131 bir afacan kesilir. Hakk&#8217;a ve hayra s\u0131rt\u0131n\u0131 \u00e7evirir. Eline ge\u00e7eni toplay\u0131p y\u0131\u011fmaya, saklamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Onun i\u00e7in de o salg\u0131n ate\u015f onu \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r. 22. Ancak namaz k\u0131lan o m\u00fcminler, o huydan, o ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131ktan, o azaptan, o k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7tan istisna edilmi\u015flerdir. Onlar a\u015fa\u011f\u0131daki gibi g\u00fczel huylarla nitelenmi\u015f olup cennetlerde ikram g\u00f6receklerdir. O huylardan<\/p>\n<p>23. B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, namazlar\u0131na devaml\u0131d\u0131rlar. Sadece &#8220;onun farz oldu\u011funa inand\u0131m&#8221; demekle kalmay\u0131p Allah&#8217;\u0131n emretti\u011fi ve Peygamberin \u00f6\u011fretti\u011fi \u015fekilde bilinen namazlar\u0131n\u0131 terk etmeksizin devaml\u0131 k\u0131lmay\u0131 da huy edinmi\u015flerdir. Allah&#8217;\u0131 ve emirlerini unutmazlar.<\/p>\n<p>24-25.\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, Mallar\u0131nda (sade nas\u0131l isterse \u00f6yle verecekleri nafile bir yard\u0131m de\u011fil, mal\u0131na g\u00f6re) belirli bir oranda bilinen bir hak, yerine getirilmesi farz bir Allah borcu olmak \u00fczere bir vergi vard\u0131r. Buna inan\u0131p da, dilenen ihtiya\u00e7 sahiplerine ve dilenmeyi gururlar\u0131na yediremedikleri i\u00e7in dilenmediklerinden dolay\u0131 zengin zannedilen ve fakat hi\u00e7bir kazan\u00e7lar\u0131 bulunmayan yoksullara o hakk\u0131 seve seve, iyi niyetle bizzat veya vekilleri vas\u0131tas\u0131yle verirler.(bilgi i\u00e7in, Z\u00e2riyat, 51\/19. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>26. \u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, Din g\u00fcn\u00fcn\u00fc, (iyi veya k\u00f6t\u00fc amellerinin cezas\u0131n\u0131n verilece\u011fi ha\u015fir, ne\u015fir ve hesap g\u00fcn\u00fcn\u00fc) tasdik ederler. \u0130manlar\u0131nda do\u011fru olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6sterirler. Yani hakk\u0131 ve hukuku tan\u0131y\u0131p ahirette verilecek sevaba iman ederek bedenle ve malla ilgili ibadetleri yapmak i\u00e7in gayretle \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, nefislerini zahmete ko\u015far, ceza g\u00fcn\u00fcne inand\u0131klar\u0131n\u0131 b\u00f6yle bizzat yapt\u0131klar\u0131 i\u015flerle kan\u0131tlarlar.<\/p>\n<p>Burada ahiret g\u00fcn\u00fcn\u00fc tasdikten maksad\u0131n sadece kalp ile veya dil ile yap\u0131lan ve teoride kalan bir tasdikten ibaret olmay\u0131p bizzat yaparak kan\u0131tlamak m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu, bu tasdikin namaz ve zekattan sonra amel\u00ee ibadetler aras\u0131nda say\u0131lmas\u0131ndan ve bunun onlardaki samimiyet ve ihlas anlat\u0131l\u0131rken s\u00f6ylenmi\u015f olmas\u0131ndan anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>27. D\u00d6RD\u00dcNC\u00dcS\u00dc, Rablar\u0131n\u0131n azab\u0131ndan korku \u00fczere bulunurlar, kendilerine ac\u0131yarak azaptan korku ve sak\u0131nma \u00fczere bulunurlar. G\u00f6revlerinde, yapmalar\u0131 gereken i\u015flerde kusur etmi\u015f veya yasak olan bir \u015feye at\u0131lm\u0131\u015f bulunmak ve Hakka lay\u0131k i\u015fler yapamam\u0131\u015f olmak endi\u015fesiyle korkar dururlar. G\u00fczel g\u00fczel i\u015fler yapmakla beraber \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131, yapt\u0131klar\u0131 i\u015flere g\u00fcvenmezler, sonunda var\u0131p kavu\u015facaklar\u0131 Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 onlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u015fey yapm\u0131\u015f gibi saymay\u0131p k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6r\u00fcrler. Onun huzuruna \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek &#8220;Rablar\u0131n\u0131n huzuruna d\u00f6neceklerinden kalpleri \u00e7arparak zekatlar\u0131n\u0131 verenler..&#8221;(M\u00fcmin\u00fbn, 23\/60) \u00f6vg\u00fcs\u00fc \u00fczere kalpleri titriye titriye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p>28. \u00c7\u00fcnk\u00fc Rab&#8217;lar\u0131n\u0131n azab\u0131ndan emin olunmaz. Aman verilmi\u015f, kendisinden g\u00fcvence al\u0131nm\u0131\u015f de\u011fildir. Zira insan i\u00e7in bu d\u00fcnyada her\u015feyi \u00e7\u00f6z\u00fcmlemi\u015f, b\u00fct\u00fcn g\u00f6revlerini yerine getirmi\u015f ve sak\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken her \u015feyden sak\u0131nm\u0131\u015f bulundu\u011funu iddia etmek m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, kaderin s\u0131rr\u0131 da bilinmemektedir. \u0130nsan\u0131n bug\u00fcne kadar hi\u00e7 kusur i\u015flememi\u015f oldu\u011fu varsay\u0131lsa bile yar\u0131n nas\u0131l bir durum kazanaca\u011f\u0131n\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fka kimse bilemez.<\/p>\n<p>29-30. BE\u015e\u0130NC\u0130S\u0130, Irzlar\u0131n\u0131, ap\u0131\u015flar\u0131n\u0131 korurlar, kimseye a\u00e7mazlar, ancak han\u0131mlar\u0131na ve ellerinin kazand\u0131\u011f\u0131, m\u00fclkleri alt\u0131nda bulunan cariyelerine kar\u015f\u0131 ba\u015fka. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara kar\u015f\u0131 k\u0131nanmazlar. Falancan\u0131n \u00fc\u00e7 d\u00f6rt zevcesi var, m\u00fclk\u00fc alt\u0131nda \u015fu kadar cariye var diye \u00f6v\u00fclmeleri gerekmezse de k\u0131nanmazlar ve yerilmezler. Kimsenin onlar\u0131 edebe, hukuka ve \u015feriate ayk\u0131r\u0131 davran\u0131yor g\u00f6rerek k\u0131namaya ve yermeye hakk\u0131 yoktur. Zira han\u0131mlar\u0131 nikah akdi, cariyeleri de onlar\u0131n m\u00fclk\u00fc olmalar\u0131yle kendilerine helal olmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>31. Fakat ondan \u00f6tesini isteyenler nikahl\u0131 e\u015flerinin ve m\u00fclkleri alt\u0131nda bulunan cariyelerin d\u0131\u015f\u0131nda zevk arayan, \u0131rzlar\u0131n\u0131 korumayan, harama a\u00e7\u0131lan, gayr-i me\u015fru ili\u015fkide bulunan ve fuhu\u015f yapan ki\u015fi, gerek erkek, gerek di\u015fi, \u0130\u015fte onlar haddi a\u015fan, s\u0131n\u0131r tan\u0131maz ki\u015filerdir. Onlar her t\u00fcrl\u00fc k\u0131nama ve yermeye, yasaklama ve engellemeye lay\u0131kt\u0131rlar.<\/p>\n<p>32. ALTINCISI, Onlar emanetlerine ve verdikleri s\u00f6zlere uyarlar. Kendilerine emanet edilen s\u00f6z, h\u00e2l, fiil, m\u00e2l, Allah haklar\u0131na ve kul haklar\u0131na; Allah&#8217;a ve kullar\u0131na, ailelerine, \u00e7oluk\u00e7ocuklar\u0131na, m\u00fclkleri alt\u0131nda bulunanlara, kom\u015fular\u0131na, yabanc\u0131lara ve yak\u0131nlar\u0131na vermi\u015f olduklar\u0131 ahit ve s\u00f6zlere uyarak onlar\u0131 tutarlar, bozmaktan sak\u0131n\u0131rlar. \u015eeriat\u0131n b\u00fct\u00fcn haklar\u0131 birer emanet oldu\u011fu gibi, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kullara vermi\u015f oldu\u011fu uzuv, m\u00e2l, \u00e7oluk-\u00e7ocuk, makam ve mevki ve di\u011fer nimetlerin hepsi de emanettir. Onlar\u0131 kullan\u0131lmas\u0131 gereken yerin d\u0131\u015f\u0131nda kullananlar emanete hainlik etmi\u015f olurlar. Buhari ve M\u00fcslim&#8217;de \u0130bn\u00fc \u00d6mer&#8217;den rivayet edildi\u011fi \u00fczere d\u00f6rt huy kendisinde bulunan kat\u0131ks\u0131z m\u00fcnaf\u0131k olur. Kendisinde bu d\u00f6rt huydan birisi bulunanda da m\u00fcnaf\u0131kl\u0131ktan bir huy, bir al\u00e2met bulunmu\u015f olur: &#8220;Emanet verildi\u011fi zaman hainlik eden, s\u00f6z s\u00f6yledi\u011fi zaman yalan s\u00f6yleyen, s\u00f6z verdi\u011fi zaman s\u00f6z\u00fcnde durmayan, d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman da edepsizlik eden, yani yalan ve iftira ile edepsizli\u011fe sapan.&#8221;<\/p>\n<p>Beyhak\u00ee&#8217;nin &#8220;\u015euab-\u0131 \u0130man&#8221; da Hz. Enes&#8217;ten rivayet etti\u011fi bir hadise g\u00f6re, Peygamberimiz (s.a.v) bir hutbesinde \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Haberiniz olsun ki, emaneti olmayan kimsenin iman\u0131 yoktur. Ahdi olmayan\u0131n da dini yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>33. YED\u0130NC\u0130S\u0130, \u015eahitliklerinde d\u00fcr\u00fcstt\u00fcrler. Do\u011fru, d\u00fcr\u00fcst adaletle \u015fahitlik yapar, \u015fahit olduklar\u0131 \u015feyin hi\u00e7bir noktas\u0131n\u0131 gizlemeden, e\u011fip b\u00fckmeden dosdo\u011fru \u015fahitlik ederler. Bu \u00f6zellik, emanet kavram\u0131 kapsam\u0131na girmekle beraber, \u00f6nemini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in \u00f6zellikle zikredilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>34. SEK\u0130Z\u0130NC\u0130S\u0130, Namazlar\u0131n\u0131 koruyucu olurlar. Ta ba\u015fta namaza devam s\u00f6ylenildikten sonra, sonunda da namaz\u0131n korunmas\u0131n\u0131n ayr\u0131ca s\u00f6ylenmesi hakk\u0131nda tefsirciler \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Namaz vakitleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan, namaz\u0131n hi\u00e7bir vakit terkedilmemesi i\u00e7in &#8220;namazlar\u0131na devam ederler&#8221; denilmi\u015f; namazdan \u00f6nce, namaz k\u0131larken ve namazdan sonra yap\u0131lacak i\u015flere \u00f6zen g\u00f6stererek en m\u00fckemmel bir \u015fekilde olmas\u0131na dikkat etmek i\u00e7in de &#8220;namazlar\u0131n\u0131 korurlar&#8221; denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>NAMAZDAN \u00d6NCEK\u0130 \u0130\u015eLER, namaz\u0131n m\u00fckemmel bir \u015fekilde k\u0131l\u0131nabilmesi i\u00e7in vaktinden evvel g\u00f6zetilmesi gereken haz\u0131rl\u0131klar, vakitlerin giri\u015fine kalben ilgi g\u00f6stererek dikkat etmek, abdest ve temizli\u011fe; avret yerlerini \u00f6rtmek, k\u0131bleyi aramak, temiz elbise ve temiz yer ve m\u00fckemmel olmak i\u00e7in cemaat ve cami gibi hususlara dikkat etmek ve namazdan evvel kalbini vesveseden ve Allah&#8217;tan ba\u015fka \u015feylere \u00e7evirmekten ar\u0131nd\u0131r\u0131p kalp huzuru bulmaya ve g\u00f6steri\u015ften sak\u0131nmaya \u00e7al\u0131\u015fmak.<\/p>\n<p>NAMAZ KILARKEN YAPILACAK \u0130\u015eLER, Namaz\u0131n, Allah&#8217;\u0131n huzuruna y\u00fckselten bir mirac oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnerek ve hikmetini bilerek sa\u011fa sola d\u00f6nmeksizin okurken ve zikrederken kalp huzuru \u00fczere bulunmak.<\/p>\n<p>NAMAZDAN SONRAK\u0130 \u0130\u015eLER, namazdan sonra bo\u015f s\u00f6z ve i\u015flerden ve g\u00fcnaha girmekten sak\u0131nmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla beraber b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 yapabilmek i\u00e7in en \u00f6nemli bir \u015fart daha vard\u0131r ki, o da namaz\u0131n &#8220;korku namaz\u0131&#8221; halinde kalmamas\u0131 ve namaz k\u0131lmaya engel olacak bir d\u0131\u015f d\u00fc\u015fman sald\u0131r\u0131s\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcverilmemesi i\u00e7in esenlik i\u00e7inde bir vatan, bir \u0130sl\u00e2m yurdu ve burada iyili\u011fi emir, k\u00f6t\u00fcl\u00fckten nehiy ile huzur ve s\u00fckunu g\u00f6zetecek bir toplumun gerekli oldu\u011fu bilincine vararak o hususta gere\u011fine g\u00f6re karakol ve cihad g\u00f6revine haz\u0131r bulunmak, yani Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyden korkmayacak bir durumda bulunmak \u00fczere korunmakt\u0131r. Tevbe S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, &#8220;Allah&#8217;\u0131n mescitlerini ancak, Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne inanan, namaz\u0131 k\u0131lan, zekat\u0131 veren ve Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131ndan korkmayan kimseler imar ederler&#8221;(Tevbe, 9\/18) Yoksa namaza devam ihtimali kalmaz. Bu \u015fekilde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 bu sekizinci \u00f6zellik, \u0130sl\u00e2m&#8217;da toplum kurumuyla asayi\u015f, y\u00f6netim ve askerlik i\u015flerinin namaz\u0131 koruma gayesiyle \u00f6zellikle ilgili olmas\u0131 gere\u011fini anlatm\u0131\u015ft\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yle namaza devam ederken, namaz\u0131n \u00f6n\u00fcnde ve sonunda bu koruyuculuk g\u00f6revini unutmamak gerekti\u011fi gibi, korurken de namaza devam\u0131 unutmamak ve onu korumak \u00fczere kutsal bir g\u00f6rev olarak yapmak gerekir. Ger\u00e7i bu s\u00fbre Mekke&#8217;de inmi\u015f olmas\u0131 ve Mekke&#8217;de hen\u00fcz sava\u015fa dair bir emir inmemi\u015f bulunmas\u0131 itibariyle orada askerlik i\u015fleri s\u00f6z konusu olamaz ise de onun haz\u0131rlanmas\u0131yla ilgili b\u00f6yle esaslar da yok de\u011fildir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada bu sekiz \u00f6zelli\u011fin ba\u015f\u0131 ve sonu namaz ile \u00e7er\u00e7evelenerek hepsi de namaz k\u0131lan ki\u015finin niteli\u011fi olarak \u00f6zetlenmi\u015f ve bu \u015fekilde namaz\u0131n dinin dire\u011fi oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>35. \u0130\u015fte bunlara Cennetlerde ikram olunacaklard\u0131r. Demek ki bu sekiz huy, cennetin sekiz kap\u0131s\u0131 yerindedir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>36- \u015eimdi ne oluyor o ink\u00e2r edenlere ki, sana do\u011fru boyunlar\u0131n\u0131 uzatarak ko\u015fuyorlar:<\/p>\n<p>37- Sa\u011fdan ve soldan b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck.<\/p>\n<p>38- Onlardan herbiri, bir nimet cennetine sokulaca\u011f\u0131n\u0131 m\u0131 umuyor?<\/p>\n<p>39- Hay\u0131r, biz onlar\u0131 bildikleri \u015feyden yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>40- Art\u0131k o do\u011fular\u0131n ve bat\u0131lar\u0131n Rabbine yemine ne gerek, elbette bizim g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yeter.<\/p>\n<p>41- Onlar\u0131 kendilerinden daha hay\u0131rl\u0131 olanlarla de\u011fi\u015ftirebiliriz ve bizim \u00f6n\u00fcm\u00fcze ge\u00e7ilmez.<\/p>\n<p>42- O halde b\u0131rak onlar\u0131, kendilerine vaad edilen g\u00fcnlerine kavu\u015funcaya kadar dal\u0131p oynayadursunlar.<\/p>\n<p>43- O g\u00fcn kabirlerden h\u0131zl\u0131 h\u0131zl\u0131 \u00e7\u0131kacaklar, sanki putlara gidiyorlarm\u0131\u015f gibi f\u0131rlayacaklar.<\/p>\n<p>44- G\u00f6zleri d\u00fc\u015f\u00fck, kendilerini bir al\u00e7akl\u0131k saracak da saracak. \u0130\u015fte onlara vaad edilen g\u00fcn, o g\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>36-44. &#8220;B\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck&#8221; Bu kelime &#8220;ize&#8221; nin \u00e7o\u011fuludur ki asl\u0131 &#8220;mensup olmak&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;azv&#8221; k\u00f6k\u00fcndendir. Herbiri bir b\u00f6l\u00fc\u011fe mensup olarak, par\u00e7a par\u00e7a, da\u011f\u0131n\u0131k bir halde demektir. M\u00fc\u015frikler Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;in etraf\u0131na halka halka, b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck toplan\u0131yor ve onun s\u00f6yledikleriyle alay ederek: &#8220;E\u011fer Muhammed&#8217;in dedi\u011fi gibi bunlar cennete girerlerse biz onlardan evvel gireriz.&#8221; diyorlard\u0131. Bunun \u00fczerine bu \u00e2yetlerin indi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Me\u00e2ric S\u00fbresi, H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nde buyrulan, &#8220;G\u00f6rd\u00fcklerinize ve g\u00f6rmediklerinize&#8230;&#8221; (H\u00e2kka, 69\/38, 39) \u00e2yetiyle anlat\u0131lanlardan gelece\u011fe ait g\u00f6r\u00fclecek \u015feyleri y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n de\u011fi\u015ftirmeye g\u00fcc\u00fc yetti\u011fini a\u00e7\u0131klayarak b\u00f6yle bir tehdit ile son buldu\u011fu gibi, bu g\u00fcc\u00fc ge\u00e7mi\u015fte g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f bir misal ile izah ederek ayn\u0131 davay\u0131 a\u00e7\u0131klamak \u00fczere bunu Nuh s\u00fbresi takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>70-MEAR\u0130C: 1. \u0130stedi, dilendi, dua etti, sordu anlamlar\u0131na gelir. &#8220;\u0130stedi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 di\u011fer m\u00e2n\u00e2lar\u0131n hepsini ifade edebilir. N\u00e2fi, \u0130bn\u00fc \u00c2mir, Ebu Cafer k\u0131r\u00e2etlerinde hemzesiz gibi okunur ki, ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2ya gelebilmekle beraber &#8220;akt\u0131&#8221; demek de olur. &#8220;Bir s\u00e2il yani bir isteyen veya soran yahut akan bir sel&#8221;. Burada tefsirciler bu \u00e2yetin ini\u015f sebebi ile ilgili \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12144,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1092,1091,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1810","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-70-mearic","tag-70-mearic-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1810","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1810"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1810\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12144"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1810"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1810"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1810"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}