{"id":1812,"date":"2010-11-18T21:42:30","date_gmt":"2010-11-18T21:42:30","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1812"},"modified":"2010-11-18T21:42:30","modified_gmt":"2010-11-18T21:42:30","slug":"69-hakka-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/69-hakka-tefsiri\/","title":{"rendered":"69-HAKKA SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>69-HAKKA:<\/p>\n<p>O H\u00e2kka. Bu, isim c\u00fcmlesinin m\u00fcbted\u00e2s\u0131, bundan sonra gelen k\u0131s\u0131m haberdir. &#8220;Ahid l\u00e2m\u0131&#8221; ile el-H\u00e2kka, el-V\u00e2k\u0131a, es-S\u00e2a gibi k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn isimlerinden oldu\u011funda bir anla\u015fmazl\u0131k yoktur. Fakat ve gibi kavramlarla ilgisine ve s\u0131fatl\u0131ktan isimli\u011fe ge\u00e7irilmesine g\u00f6re bu kelimenin ne gibi bir anlam ifade etti\u011fi hakk\u0131nda on kadar izah \u015fekli nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>1. Hakk kelimesi &#8220;sabit ve gerekli&#8221; m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 takdirde el-H\u00e2kka; meydana gelmesi gerekli olan, gelece\u011fi hi\u00e7 ku\u015fkusuz sabit olan saat demektir.<\/p>\n<p>2. Hakk kelimesi, bir \u015feyi hakikati \u00fczere tan\u0131mak ve tan\u0131tmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnde &#8220;el-H\u00e2kka&#8221;, kendisinde durumlar\u0131n hakk\u0131yle tan\u0131naca\u011f\u0131, yani e\u015fyan\u0131n hakikatini a\u00e7\u0131p ortaya \u00e7\u0131karacak saat demektir.<\/p>\n<p>3. el-H\u00e2kka, &#8220;i\u015flerin hakikatlerini kapsayan&#8221; demektir. Yani i\u00e7inde, do\u011frulu\u011fu ve ger\u00e7ekle\u015fmesi gerekli i\u015flerin ve hallerin meydana geldi\u011fi \u015fey demektir ki, K\u0131yamet&#8217;te meydana gelmesi ve varl\u0131\u011f\u0131 gerekli olan sevap, ceza ve di\u011fer kesin i\u015fleri ifade eder.<\/p>\n<p>4. H\u00e2kka, hakka demektir. Hakka ise, huk\u00fbk kelimesinin tekili olan hak tan daha \u00f6zeldir. &#8220;Bu benim \u00f6zel hakk\u0131md\u0131r.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na denir.<\/p>\n<p>5. H\u00e2kka, \u015fa\u015fmaks\u0131z\u0131n inen ve yapaca\u011f\u0131n\u0131 yalans\u0131z yapan bela demektir ki &#8220;Onun olu\u015funu yalanlayan yok.&#8221;(V\u00e2k\u0131a, 56\/2) m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r.<\/p>\n<p>6. Bir toplum \u00fczerine meydana gelmesi hak olan vakit demektir ki birinci m\u00e2n\u00e2ya yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>7. Herbir do\u011fruluk ve e\u011frili\u011fe, iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe ceza ve m\u00fck\u00e2fat\u0131n hak oldu\u011fu, ba\u015fka bir deyi\u015fle her \u00e7al\u0131\u015fana \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n verilmesinin hak oldu\u011fu vakit demektir ki, bu da k\u0131yamettir.<\/p>\n<p>8. Y\u00fck\u00fcml\u00fc ve sorumlu ki\u015filerin yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015flerin b\u00fct\u00fcn eserleri ger\u00e7ekle\u015fip art\u0131k bekleme s\u0131n\u0131r\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hak saat demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn sevap ve ceza o g\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>9. Ezheri&#8217;nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, yenmeye ve \u00fcst\u00fcn gelmeye \u00e7al\u0131\u015fmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na, onunla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m da onu haklad\u0131m, yani &#8220;yeni\u015fmek \u00fczere kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131m da ben yendim&#8221; denilmesinde oldu\u011fu gibi &#8220;haklamak&#8221; yani hakk\u0131ndan gelmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc, dini hususunda Allah&#8217;la bat\u0131l yoldan yar\u0131\u015fa kalkanlar\u0131 hep haklar\u0131, yenilgiye u\u011frat\u0131r.<\/p>\n<p>10. Ebu M\u00fcslim&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re, el-H\u00e2kka, &#8220;Rabb\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fc hak oldu.&#8221;(Yunus, 10\/33; \u011e\u00e2fir, 40\/6) \u00e2yetinde ge\u00e7en fiilinden t\u00fcretilmi\u015f f\u00e2ile (etken orta\u00e7)t\u0131r.<\/p>\n<p>11. \u00c2k\u0131bet, \u00e2fiyet kelimeleri gibi mastard\u0131r ki, &#8220;s\u0131rf hakikat&#8221; demek olur.<\/p>\n<p>12. Bu kelime, k\u0131yametin ismi olmas\u0131 itibar\u0131yla, ba\u015fka herhangi bir anlam\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeden, t\u00fcrememi\u015f isim olur.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n herbirinden bir m\u00e2n\u00e2 anla\u015f\u0131lmakla beraber, demek oluyor ki el-H\u00e2kka, &#8220;O H\u00e2kkan\u0131n ne oldu\u011funu sana ne bildirdi?&#8221; buyruldu\u011fu \u00fczere ak\u0131l ve d\u00fc\u015f\u00fcnceyle bilinen bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>2. Ne o H\u00e2kka? Bu soru, olay\u0131n b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve korkun\u00e7lu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7indir. Yani, ne b\u00fcy\u00fck, ne deh\u015fetli bir trajedidir o H\u00e2kka? demektir.<\/p>\n<p>3. \u015eu \u00e2yet de onun korkun\u00e7luk ve deh\u015fetini vurgular: O H\u00e2kkan\u0131n ne oldu\u011funu kavraman\u0131 sa\u011fl\u0131yarak sana kim bildirdi?. Bu \u00e2yetin ba\u015f\u0131ndaki da bir \u00f6nceki \u00e2yette oldu\u011fu gibi soru i\u00e7in olup m\u00fcbted\u00e2d\u0131r. Dir\u00e2yet k\u00f6k\u00fcnden t\u00fcretilen &#8220;bildirdi&#8221; fiili haber; Peygambere hitap eden ikinci \u015fah\u0131s zamiri &#8220;sana&#8221;, bu fiilin birinci mef&#8217;ul\u00fc (t\u00fcmleci), nedir o Hakka?&#8221; c\u00fcmlesi ise yine ayn\u0131 fiilin ikinci mef&#8217;\u00fbl\u00fc (t\u00fcmleci)dir. Yani o h\u00e2kka \u00f6yle b\u00fcy\u00fck, \u00f6yle deh\u015fetli bir trajedidir ki onun \u015fiddet ve deh\u015fetinin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc yarat\u0131klardan birinin kavray\u0131\u015f ve zekas\u0131yle, tahmin ve takdiri ile bilinemez. Kimsenin tasar\u0131 ve kavramas\u0131na s\u0131\u011fmaz. Onun ne oldu\u011funu, fiilen meydana gelmesi anlat\u0131r. Meydana gelmesi de \u00f6nceden kavrama ile de\u011fil, ancak Allah taraf\u0131ndan haber verilmek ve nakledilmek suretiyle bilinebilir. Bundan dolay\u0131 sen de onu bilgi ve kavray\u0131\u015f\u0131nla de\u011fil, y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan Peygamber olarak g\u00f6nderilmekle bilip haber vereceksin. Fakat onun hakikat\u0131 ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc, meydana gelmeden \u00f6nce tasar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcncelere s\u0131\u011fmayaca\u011f\u0131 i\u00e7in haber vermekle de kavranamaz. Ancak detay\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmaks\u0131z\u0131n verilen habere \u00eeman edilmek suretiyle rivayet yoluyla bilinir. Bu nedenle habere inanmayanlar onu sadece ak\u0131l ve zeka ile kavr\u0131yamad\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 &#8220;kuruntu, masal, bo\u015f inan\u00e7, \u015fiir, uydurma, aldatma&#8221; diye t\u00fcrl\u00fc s\u00f6zlerle yalanlamaya kalk\u0131\u015f\u0131rlar. B\u00f6ylelerine verilecek en g\u00fczel \u00f6\u011f\u00fct de, ak\u0131llar\u0131n tahmin ve takdirine s\u0131\u011fmaz deh\u015fetli ve korkun\u00e7 halleri ile meydana gelmesi \u00f6teden beri kulaklara k\u00fcpe, dillere destan olmu\u015f, ge\u00e7mi\u015f olaylar\u0131n haber verilip hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131yla gelece\u011fin aday oldu\u011fu birtak\u0131m tehlikeleri bir dereceye kadar olsun sezdirmektir.<\/p>\n<p>4. Bu ak\u0131l ve zeka ile bilinemeyece\u011finden ve habere inanmad\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 Sem\u00fbd ve \u00c2d kavimleri, &#8220;olmaz \u00f6yle \u015fey&#8221; diye yalanlad\u0131, o olacak K\u00e2ria&#8217;y\u0131.<\/p>\n<p>K\u00c2R\u0130&#8217;A, l\u00fcgatte, insanlar\u0131n ba\u015flar\u0131na \u00e7arpan beyinlerinde patlayan olay demek olup el-K\u00e2ria s\u00fbresinde a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 gibi insanlar\u0131n \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131p yay\u0131lan kelebekler; da\u011flar\u0131n at\u0131lm\u0131\u015f renkli y\u00fcnler gibi olaca\u011f\u0131 zamana i\u015faret etmek \u00fczere k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn bir ismi ve H\u00e2kka&#8217;n\u0131n baz\u0131 halleridir ki ad\u0131 ge\u00e7en kavimlerin yok olmalar\u0131nda bundan birer k\u00fc\u00e7\u00fck \u00f6rnek vard\u0131r. Onlar yalanlad\u0131lar da ne oldu. Semud&#8217;a gelince, bunlar T\u00e2giye ile yok oldular.<\/p>\n<p>5. T\u00e2g\u0131ye; ta\u015fan, haddini a\u015fan olay demek olup ta\u015fk\u0131nl\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelir. Onlar\u0131n ba\u015f\u0131na gelen T\u00e2giye H\u00fbd s\u00fbresinde &#8220;O zulmedenleri ise korkun\u00e7 bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc yakalad\u0131.&#8221;(Hud, 11\/94) buyrulan sayha yani korkun\u00e7 g\u00fcr\u00fclt\u00fcd\u00fcr. H\u00e2mim secde ve Vezz\u00e2riyat s\u00fbrelerinde ge\u00e7en da bununla tefsir edilmi\u015ftir.(Fussilet, 41\/13; Z\u00e2riyat, 51\/44) A&#8217;raf s\u00fbresinde &#8220;Bunun \u00fczerine onlar\u0131 \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 yakalad\u0131.&#8221; (A&#8217;raf, 7\/78, 91, 155) buyurulan &#8220;racfe&#8221;, o korkun\u00e7 g\u00fcr\u00fclt\u00fc ile gelen sars\u0131nt\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>6-7-8. R\u00eeh-i sarsar, \u015fiddetli sesle g\u00fcrleyen veya \u00e7ok so\u011fuk f\u0131rt\u0131na ile, azg\u0131n, b\u00fcker b\u00fcker atar, kar\u015f\u0131 konulup geri \u00e7evrilemez, kurtulma \u00e7aresi yok. Hus\u00fbm, u\u011fursuzluk ve bir i\u015fi devaml\u0131 yapmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131nda mastar oldu\u011fu gibi bir de &#8220;kesip atan&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen h\u00e2sim kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. Hasm, bir \u015feyi k\u00f6k\u00fcnden kesmek ve bir hastal\u0131\u011f\u0131 k\u00f6k\u00fcnden yok etmek i\u00e7in ard arda da\u011flamak, pe\u015fpe\u015fe yakmak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Burada bundan isti\u00e2re edilmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki, &#8220;k\u00f6klerini kesmek i\u00e7in devaml\u0131 olarak&#8221; demek olur. Nitekim Kamer s\u00fbresinde, &#8220;U\u011fursuzlu\u011fu devaml\u0131 bir g\u00fcnde&#8221; (Kamer, 54\/19) \u015feklinde ge\u00e7mi\u015fti. Bundan ba\u015fka H\u00e2mim secde&#8217;de &#8220;U\u011fursuz g\u00fcnlerde.&#8221;(Fussilet, 41\/16) buyrulmas\u0131na tam anlam\u0131yla uygun olmak \u00fczere baz\u0131lar\u0131 da, &#8220;hus\u00fbmen&#8221;in u\u011fursuzluk demek oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Bu da, &#8220;k\u00f6klerini kesecek, hi\u00e7 hay\u0131rlar\u0131n\u0131 b\u0131rakm\u0131yacak derecede u\u011fursuz&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. Baz\u0131lar\u0131 da, &#8220;hus\u00fbmen&#8221; kelimesinin bir mastar olarak sebep bildiren mef&#8217;\u00fbl (t\u00fcmle\u00e7) oldu\u011fu, yani &#8220;k\u00f6klerini kesmek i\u00e7in&#8221; demek oldu\u011fu kan\u00e2atine varm\u0131\u015flard\u0131r. Kocakar\u0131 so\u011fu\u011funa yani r\u00fbm\u00ee \u015fubat\u0131n 26&#8217;s\u0131ndan itibaren yedi g\u00fcn s\u00fcreyle esen \u015fiddetli so\u011fuklara &#8220;husum f\u0131rt\u0131nas\u0131&#8221;, ve &#8220;husum g\u00fcnleri&#8221; denilmesi dilimizde yayg\u0131nd\u0131r. (Kamer s\u00fbresine bkz.). Bu kelime, Sar\u00ee&#8217;in \u00e7o\u011fuludur. Sar\u00ee, \u00e7arp\u0131l\u0131p yere y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f, burada &#8220;yok olmu\u015f&#8221; demektir.<\/p>\n<p>9-10-11. Ve Firavun&#8217;dan \u00f6ncekiler, ta N\u00fbh kavmine kadar varan \u00f6nceki as\u0131rlar. Burada \u00f6zel olarak zikirden sonra bir genelle\u015ftirme vard\u0131r. Zira \u00f6nce \u00c2d ve Sem\u00fbd kavimleri \u00f6zel olarak zikredilmi\u015f, sonra &#8220;Fir&#8217;avun&#8217;dan \u00f6ncekiler&#8221; denilerek bir genelleme yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Firavun&#8217;dan \u00f6ncekiler&#8221; s\u00f6z\u00fc i\u00e7ine daha \u00f6nce adlar\u0131 ge\u00e7en bu iki kavim de girer. L\u00fbt kavminin k\u00f6yleri Burada maksat, o k\u00f6ylerin halk\u0131 olan L\u00fbt kavmidir. Bu da genel bir zikirden sonra \u00f6zel olarak zikirdir. \u0130fadenin bu \u015fekilde alt\u00fcst edilerek dalgaland\u0131r\u0131lmas\u0131 s\u00f6z konusu olan H\u00e2kka ve onun sebebi olan isyanlar\u0131n manzaralar\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmak i\u00e7in ne kadar d\u00fczg\u00fcn ve fasihtir. Hata ile. H\u00e2tie, kasten yapman\u0131n z\u0131dd\u0131 olan hata de\u011fil, do\u011frunun z\u0131dd\u0131 olan hata, su\u00e7 ve cinayet i\u015flemektir ki, bu hata da s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en yalanlama cinayetidir.<\/p>\n<p>Gittik\u00e7e artan, \u00e7o\u011falan, onlar\u0131n isyanlar\u0131n\u0131n artmas\u0131 oran\u0131nda \u015fiddeti artan ezici bir yakalay\u0131\u015f. O su ta\u015ft\u0131\u011f\u0131 vakit. Yani N\u00fbh tufan\u0131 zaman\u0131nda. Sizi biz ta\u015f\u0131d\u0131k. Yalanlayan di\u011ferlerinin k\u00f6k\u00fcn\u00fc keserken sizin k\u00f6k\u00fcn\u00fcz\u00fc kesmedik de iman eden atalar\u0131n\u0131z\u0131n bellerinde sizi ta\u015f\u0131yarak koruduk. O ak\u0131p giden gemide. &#8220;Gemi, da\u011flar gibi dalga i\u00e7inde onu g\u00f6t\u00fcr\u00fcrken..&#8221;(Hud, 11\/42) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00f6re, o ak\u0131nt\u0131 i\u00e7inde giden gemide. Ba\u015f\u0131nda bulunan belirlilik tak\u0131s\u0131 in ahd i\u00e7in olmas\u0131yle &#8220;el-C\u00e2riye&#8221;, Hz. N\u00fbh&#8217;un gemisidir. \u00d6rfle mutlak gemiye de cariye denir. Nitekim; &#8220;Bir gemi i\u00e7inde doksan k\u0131z&#8221; demektir. Bununla birlikte burada yaln\u0131z &#8220;el-C\u00e2riye&#8221; denilmesinde onunla beraber bu s\u00f6ze muhatap olan ki\u015filerin o vakit orada atalar\u0131n\u0131n d\u00f6llerindeki bir ak\u0131nt\u0131da korunmu\u015f bulunduklar\u0131na da, dolayl\u0131 yoldan, bir i\u015faret vard\u0131r. Yani o vakit o ak\u0131nt\u0131da sizleri ta\u015f\u0131y\u0131p koruyan gemi de\u011fil, biz idik. Gemi, bizim g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc g\u00f6stermek i\u00e7in ger\u00e7ek olmayan, g\u00f6steri\u015fte var olan bir sebepti. Ona y\u00fcklemenin manevi sebebi de iman idi. Bunun ger\u00e7ek yap\u0131c\u0131s\u0131 ise biz idik.<\/p>\n<p>12. Biz o i\u015fi, o gemiyi yapt\u0131r\u0131p suyu tufan haline getirip k\u00e2firleri bo\u011fmaktan ve m\u00fcminleri ona bindirerek korumaktan ibaret olan o i\u015fi \u015fu hikmet i\u00e7in yapt\u0131k: O olay\u0131 sizler i\u00e7in, yani o vakit hel\u00e2k edilmeyip o \u015fekilde kurtar\u0131lm\u0131\u015f olan insanlar ve nesilleri i\u00e7in bir hat\u0131rlatma, unutulmay\u0131p an\u0131lacak, \u00f6n\u00fcnde ve sonunda bizim g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc, hikmetimizin eserini, g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u015fiddetini ve merhametimizin enginli\u011fini, kendinizin ger\u00e7ek esenli\u011fine sebep olan \u015feyleri, iman\u0131n faydas\u0131n\u0131, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmenin zararlar\u0131n\u0131, ilerisi i\u00e7in korunman\u0131n meyvelerini, azab\u0131n \u015fiddetini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrecek bir nasihat, bir \u00f6\u011f\u00fct, bir ibret \u00fcltimatomu k\u0131lal\u0131m da, g\u00f6renler g\u00f6rmeyenlere, duyanlar duymayanlara anlats\u0131n, haber versin. \u00c7\u00fcnk\u00fc o yaln\u0131z ak\u0131lla bilinir \u015feylerden de\u011fildir. Ve belleyici kulaklar onu bellesin, dinlesin, bellesin ve gere\u011fi ne ise onu yaps\u0131n, kaybetmeyip ilerisi i\u00e7in yararlans\u0131n. Kendilerini vaktiyle biz o ak\u0131nt\u0131da nas\u0131l ta\u015f\u0131m\u0131\u015fsak, o da ayn\u0131 \u015fekilde bunu ta\u015f\u0131s\u0131n da sonrakilerin yararlanmas\u0131 i\u00e7in yay\u0131lmas\u0131na sebep olsun. Bellemeyerek yalanlayan kulaklar da cezalar\u0131n\u0131 \u00e7eksin.<\/p>\n<p>13. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;S\u00fbr&#8217;a \u00fcf\u00fcr\u00fcl\u00fcnce&#8230;&#8221; &#8216;den buraya kadar olan a\u00e7\u0131klamalar \u00f6yle hat\u0131rlatma kabilinden olan k\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131yametler demek olup bundan itibaren B\u00fcy\u00fck K\u0131yamet olan H\u00e2kk\u00e2&#8217;n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131na ba\u015flan\u0131yor. S\u00fbr&#8217;a \u00fcf\u00fcrme hakk\u0131nda Neml S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;O g\u00fcn S\u00fbr&#8217;a \u00fcf\u00fcr\u00fclecek, g\u00f6klerde ve yerlerde olanlar korku i\u00e7inde kalacaklar. Ancak Allah&#8217;\u0131n diledikleri hari\u00e7.&#8221; (Neml, 27\/87) \u00e2yeti ile Z\u00fcmer S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Art\u0131k S\u00fbr&#8217;a \u00fcf\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr de Allah&#8217;\u0131n diledikleri hari\u00e7 olmak \u00fczere, g\u00f6klerde kim var, yerde kim varsa hepsi \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr. Sonra Sura tekrar \u00fcf\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu defa kalkm\u0131\u015flar, bak\u0131n\u0131p duruyorlar.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/68) ayetinin tefsirine bkz.<\/p>\n<p>\u0130l\u00e2h\u00ee kudretten bir tek \u00fcf\u00fcrme. Bundan a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan ilk \u00fcf\u00fcrmedir ki ikinci veya \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcf\u00fcrme daha sonraki a\u015famalarda demek olur. \u00dcf\u00fcrmenin, Z\u00fcmer s\u00fbresindeki \u00e2yete bakarak &#8220;nefha-i sa&#8217;\u0131k&#8221; yani \u00f6l\u00fcm \u00fcf\u00fcrmesi ve &#8220;nefha-i k\u0131yam&#8221; yani kalk\u0131\u015f \u00fcf\u00fcrmesi diye iki oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde olanlardan baz\u0131lar\u0131 \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olarak buna ilk \u00fcf\u00fcrme yani y\u0131k\u0131m \u00fcf\u00fcrmesi demi\u015fler; baz\u0131lar\u0131 da, birka\u00e7 \u00e2yet sonra gelen &#8220;o g\u00fcn arzolunursunuz&#8221; ipucu ile ikinci \u00fcf\u00fcrme demi\u015flerdir. Fakat ilk \u00fcf\u00fcrmeden sonra ba\u015flayan vaktin uzun bir vakit m\u00e2n\u00e2s\u0131na birg\u00fcn say\u0131lmas\u0131 itibariyle ikinci \u00fcf\u00fcrmenin de yine bu uzun g\u00fcn i\u00e7inde arz i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131na engel de\u011fildir. Daha \u00f6nce Neml s\u00fbresindeki \u00e2yeti de ayr\u0131ca g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduranlar ilk \u00fcf\u00fcrme korku, ikinci \u00fcf\u00fcrme y\u0131k\u0131m, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcf\u00fcrme kalk\u0131\u015f ve arz \u00fcf\u00fcrmesi olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 \u00fcf\u00fcrme saym\u0131\u015flar ve bunlardan da baz\u0131lar\u0131 bunun ikinci \u00fcf\u00fcrme oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Bununla beraber bunun ilk \u00fcf\u00fcrme olup,<\/p>\n<p>14. &#8220;Yer ve da\u011flar kald\u0131r\u0131l\u0131p da&#8221; &#8220;Oysa o da\u011flar bulut ge\u00e7er gibi ge\u00e7er.&#8221;(Neml, 27\/88) \u00e2yetlerinde oldu\u011fu gibi korku zaman\u0131n\u0131; &#8220;Birbirlerini ezecek \u015fekilde bir \u00e7arp\u0131l\u0131\u015f \u00e7arp\u0131ld\u0131klar\u0131nda&#8221; \u00e2yetinde \u00f6l\u00fcm ve y\u0131k\u0131m zaman\u0131 olan ikinci \u00fcf\u00fcrmeyi; bu s\u00fbrenin 18. \u00e2yeti olan &#8220;O g\u00fcn arzolunursunuz&#8221; me\u00e2lindeki \u00e2yetinde aya\u011fa kalk\u0131\u015f, yay\u0131lma, durma ve hesap zaman\u0131nda olan \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcf\u00fcrmeyi ifade etmi\u015f olmas\u0131 ve ilk \u00fcf\u00fcrmenin, hepsinin ba\u015flang\u0131c\u0131 olmas\u0131 ve hepsi &#8220;k\u00fcn&#8221; (ol) emrine g\u00f6re meydana gelmi\u015f olmas\u0131 sebebiyle &#8220;bir \u00fcf\u00fcrme denilmi\u015f olmas\u0131 akla daha yak\u0131nd\u0131r Bir defa \u00fcf\u00fcr\u00fcl\u00fcp Ve yer ve da\u011flar hamlolunup da&#8230; Haml; y\u00fcklenip kald\u0131rmak ve ta\u015f\u0131mak, y\u00fcklemek ve y\u00fckletilmek anlamlar\u0131na geldi\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda yer ve da\u011flar\u0131n hamlolunmas\u0131; y\u00fcklenilmesi, a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131 yerlerinden oynat\u0131l\u0131p k\u00fctle k\u00fctle ayr\u0131larak kald\u0131r\u0131lmalar\u0131 yahut yerin y\u00fck\u00fcn\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 \u00fcf\u00fcrme ile \u015fi\u015firilip doyum haline getirilerek a\u015fa\u011f\u0131dan yukar\u0131 i\u00e7inden p\u00fcsk\u00fcrt\u00fcl\u00fcp lavlar f\u0131\u015fk\u0131rarak patl\u0131yacak bir duruma getirilmeleri demek olabilir ki, birincisinde patlama olmu\u015f, ikincisinde ise hen\u00fcz olmam\u0131\u015f fakat olmak \u00fczere zelzeleler, korku ve heyecan ba\u015flam\u0131\u015f bulunur. Burada yer ve da\u011flar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 g\u00f6steriyor ki, yer ile, b\u00fct\u00fcn yer k\u00fcresi, \u00fczerindeki y\u00fckseklikleri, bask\u0131lar\u0131, e\u011frilikleri ve yerin direkleri konumunda olan da\u011flar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalarak \u00e7i\u011fnenmekte olan alt tabakaya i\u015faret edilmek istenmi\u015ftir. Bunda meselenin as\u0131l konusu, insanlar\u0131 bekleyen son a\u00e7\u0131klanarak, h\u00fckmeden ve h\u00fckmedilen konumlar\u0131nda olan insanl\u0131k s\u0131n\u0131flar\u0131n\u0131n birbirlerine kar\u015f\u0131 durumlar\u0131na, dolayl\u0131 yoldan, i\u015faret edilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bu ikisi yani yer ile da\u011flar bir \u00fcf\u00fcrme ile b\u00f6yle y\u00fcklenip kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p arkas\u0131ndan birbirlerini ezecek \u015fekilde bir \u00e7arp\u0131l\u0131\u015f \u00e7arp\u0131ld\u0131klar\u0131 vakit ki bunda her iki k\u00fctleye verilmi\u015f olan \u00fcf\u00fcrmenin derecesine g\u00f6re \u00fc\u00e7 ihtimal vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130S\u0130: Yer k\u00fctlesi, &#8220;Yer deh\u015fetli bir sars\u0131l\u0131\u015f sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda&#8221; (V\u00e2k\u0131a, 56\/4) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere sars\u0131lm\u0131\u015f da sars\u0131lm\u0131\u015f, depreme tutulmu\u015f titriyor da titriyor olmakla beraber, yer k\u00fctlesinin \u00e7arp\u0131\u015fmada daha kuvvetli gelmesi durumudur ki, bundan da\u011flar &#8220;Da\u011flar bir serpili\u015fle serpilip toz duman olunca&#8221;(V\u00e2k\u0131a, 56\/5-6) \u00e2yetinin ifade etti\u011fi gibi havaya u\u00e7urulup serpilmi\u015f toz duman halinde u\u00e7u\u015fup d\u00f6\u015fenen zerrelere d\u00f6nm\u00fc\u015f ve &#8220;O g\u00fcn yer ve da\u011flar sars\u0131lacak, b\u00fct\u00fcn da\u011flar erimi\u015f bir kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131 olacakt\u0131r.&#8221; (M\u00fczzemmil, 73\/14) \u00e2yetine g\u00f6re, yer titriyor, \u00e7alkalan\u0131yor da \u00e7alkalan\u0131yor, da\u011flar ise potada eriyip akan kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131 gibi erimi\u015f, akm\u0131\u015f; &#8220;B\u00f6ylece onlar\u0131 d\u00fcmd\u00fcz bo\u015f bir halde b\u0131rakacak, onlarda ne bir ini\u015f ne de bir yoku\u015f g\u00f6remeyceksin.&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/106, 107) \u00e2yetinin a\u00e7\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00f6re neticede o da\u011flar\u0131n yeri d\u00fcmd\u00fcz, engin ova haline gelmi\u015f, yer var fakat yery\u00fcz\u00fcnde ne ini\u015f yoku\u015f, ne tepe, ne e\u011frilik g\u00f6r\u00fcnmez olmu\u015f, etraf\u0131n\u0131 sade bir sis, bir duman sarm\u0131\u015f bulunur. Bir\u00e7ok tefsirci bu \u00e2yetleri delil g\u00f6stererek bu \u015fekilde m\u00e2n\u00e2 vermi\u015flerdir. Bunda yery\u00fcz\u00fcnde yine bir hayat\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Yery\u00fcz\u00fcne yap\u0131lan \u00fcf\u00fcrme daha \u00e7ok, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn alt ve \u00fcstten kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma daha \u015fiddetli, sars\u0131nt\u0131 ve patlaman\u0131n onun i\u00e7inden ba\u015flam\u0131\u015f olmas\u0131 sebebiyle \u00e7arp\u0131\u015fmada yery\u00fcz\u00fc daha evvel da\u011f\u0131lm\u0131\u015f, bu y\u00f6nden da\u011flar\u0131n galip gelmi\u015f olma ihtimalidir ki bu surette de da\u011flar yerinden oynam\u0131\u015f, oturup dayand\u0131\u011f\u0131 yery\u00fcz\u00fc kalmam\u0131\u015f olaca\u011f\u0131 i\u00e7in da\u011flar da o patlama ve \u00e7arp\u0131\u015fma neticesinde eriyip akarak hepsi un, hepsi da\u011f\u0131lm\u0131\u015f zerreler, b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn bulundu\u011fu yer d\u00fcmd\u00fcz bombo\u015f bir alana d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, ufukta uzay bo\u015flu\u011fu yar\u0131lmaya haz\u0131r bir bulut, bir sis halinde sarkm\u0131\u015f bulunur.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc: Yery\u00fcz\u00fc ve da\u011flar\u0131n ikisine de verilen kuvvet e\u015fit gelerek \u00e7arp\u0131\u015fmada ikisi birden erimi\u015f ve yine ayn\u0131 sonu\u00e7 meydana gelmi\u015f bulunur ki, bir\u00e7ok tefsirci de bu \u015fekilde m\u00e2n\u00e2 vermi\u015flerdir. Yer\u00e7ekimi ile ilgili olan y\u0131ld\u0131zlar sisteminin de bu s\u0131rada ahenkleri ve genel uyumlar\u0131 bir de\u011fi\u015fikli\u011fe ve karma\u015f\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f &#8220;O g\u00fcn yery\u00fcz\u00fc, yery\u00fcz\u00fcnden ba\u015fka bir \u015feye, g\u00f6kler de ba\u015fka \u015feylere \u00e7evrilecek, insanlar her\u015feye hakim olan Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kacaklar.&#8221;(\u0130brahim, 14\/48) \u00e2yetinin s\u0131rr\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaya ba\u015flam\u0131\u015f olur. M\u00fczzemmil S\u00fbresi&#8217;nin az \u00f6nce ge\u00e7en, &#8220;Da\u011flar erimi\u015f bir kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131 olacak.&#8221; (M\u00fczzemmil, 73\/14) me\u00e2lindeki \u00e2yeti birinci m\u00e2n\u00e2da; Fecr s\u00fbresindeki &#8220;Arz, \u00e7arp\u0131la \u00e7arp\u0131la toz duman edilince.&#8221; (Fecr, 89\/21) \u00e2yeti de \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc m\u00e2n\u00e2da a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Bir de dekk ve dekke yumu\u015fak ve d\u00fcz yere ve kumlu\u011fa denilir. Ayn\u0131 \u015fekilde dekke, d\u00fckkana yani kap\u0131 \u00f6n\u00fcnde oturmak i\u00e7in \u00fcst\u00fc bir y\u00fczey halinde d\u00fczeltilmi\u015f t\u00fcmsek ve tara\u00e7a ve teras gibi yap\u0131ya denir. Dekk etmek mastar\u0131 da duvar gibi y\u00fcksek bir \u015feyi al\u00e7altmak ve d\u00fczeltmek i\u00e7in vurup y\u0131karak k\u0131r\u0131p d\u00f6kmek ve dekk etmek gibi d\u00f6\u011f\u00fcp ezmek ve bir \u015feyin girinti ve \u00e7\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131, p\u00fcr\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00fczeltmek i\u00e7in ezerek veya s\u00fcrterek, e\u011feleyerek veya \u00e7ukurlar\u0131n\u0131 doldurarak herhangi bir \u015fekilde d\u00fczlemeye denilir ki bunlar birbirlerinin gere\u011fi gibidir.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 da \u015f\u00f6yle der: Dekk, dakk&#8217;tan daha incedir.<\/p>\n<p>Dekk&#8217;te, bir b\u00fct\u00fcn\u00fc meydana getiren k\u0131s\u0131mlar tamamen da\u011f\u0131l\u0131p d\u00fczlenir; dakk&#8217;ta ise, b\u00fct\u00fcn\u00fc meydana getiren k\u0131s\u0131mlar par\u00e7alanma halinde irili ufakl\u0131 olabilir. Bu fiillerden dekke-i v\u00e2hide, bir kere olu\u015f bildiren mastar olup bir vurup y\u0131k\u0131\u015f, bir ezi\u015f, bir d\u00fczelti\u015f m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 ifade eder. Bunun herbirinin de anlat\u0131lan \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2dan herbirine g\u00f6re bir uygunluk ve ilgisi vard\u0131r ki,<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, bir vuru\u015fla da\u011flar\u0131n y\u0131k\u0131l\u0131p hepsinin bir d\u00fczeye indirilmesi, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn deniz y\u00fczeyi gibi d\u00fcmd\u00fcz edilmesi.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, birbirlerine \u00e7arpt\u0131r\u0131lmak suretiyle ikisinin de ayn\u0131 d\u00fczeyde y\u0131k\u0131l\u0131p bir hurda y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline getirilmesi.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, de yine bir vuru\u015fla ikisinin birden yok edilip yerlerinde hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rak\u0131lmayarak uzay\u0131n d\u00fcped\u00fcz a\u00e7\u0131lmas\u0131 m\u00e2n\u00e2lar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bunlardan en a\u00e7\u0131k olan\u0131 birincisidir ve ayn\u0131 zamanda bunlar hep insanlarla ilgileri bak\u0131m\u0131ndan haber verilmekte oldu\u011fu i\u00e7in yery\u00fcz\u00fc ve da\u011flar\u0131n bu halinden, &#8220;zikr-i mahal irade-i hal&#8221; yani &#8220;bir yeri s\u00f6yleyip orada bulunan\u0131 kastetme kabilinden, \u00fczerinde bulunan \u00e7e\u015fitli s\u0131n\u0131flardaki insanlar\u0131n \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 suretiyle yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn d\u00fczlenmesi m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da hissettirmi\u015f olurlar ki Neml ve Z\u00fcmer s\u00fbrelerinde ge\u00e7en &#8220;Allah&#8217;\u0131n diledikleri hari\u00e7.&#8221;(Neml, 27\/87; Z\u00fcmer, 39\/68) istisnas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc de bunu g\u00f6sterir. Bu m\u00e2n\u00e2lar\u0131n bir \u00f6zelli\u011fi g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131narak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc takdirde de \u00f6nceki milletlerin misallerinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, k\u0131yametin k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fc, ortancas\u0131, b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc ve daha b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc olarak b\u00fct\u00fcn mertebeleri d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f olur. Bununla beraber \u00e2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu &#8220;Onun zat\u0131ndan ba\u015fka her\u015fey yok olucudur.&#8221; (Kasas, 28\/88) \u00e2yetini \u00f6l\u00e7\u00fc alarak hepsini fen\u00e2y\u0131 k\u00fcll\u00ee yani tamamen yok olu\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndan d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015flerdir.<\/p>\n<p>15. \u0130\u015fte o g\u00fcn o birtek vurup y\u0131k\u0131\u015f\u0131n oldu\u011fu ikinci \u00fcf\u00fcrme meydana geldi\u011fi vakit, V\u00e2k\u0131&#8217;a olmu\u015f yani en b\u00fcy\u00fck bela olan K\u0131yamet kopmu\u015f, &#8220;Onun meydana gelmesini yalanlayan yok. O al\u00e7alt\u0131c\u0131 ve y\u00fckselticidir.&#8221; (V\u00e2k\u0131a, 56\/2, 3) s\u0131rr\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, Allah&#8217;\u0131n diledikleri hari\u00e7 olmak \u00fczere a\u015fa\u011f\u0131da ve yukar\u0131da bulunan kimselerin hepsi bir bayg\u0131nl\u0131kla y\u0131k\u0131l\u0131p serilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>16. G\u00f6k de \u00e7atlam\u0131\u015f yar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. O da bug\u00fcn p\u00f6rs\u00fcm\u00fc\u015f sarkm\u0131\u015ft\u0131r. Allah en iyisini bilir ya, &#8220;O g\u00fcn g\u00f6k bulutla yar\u0131l\u0131r ve arkas\u0131ndan melekler arka arkaya indirilir.&#8221; (Furkan, 25\/25) s\u0131rr\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, g\u00fcne\u015f ve ay tutulmu\u015f, y\u0131ld\u0131zlar g\u00f6zden kaybolmu\u015f, g\u00f6k hen\u00fcz d\u00fcr\u00fclmemi\u015f fakat gaml\u0131, kederli, puslu bir y\u00fcz, h\u00fcz\u00fcn veren bir bulut g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc ile yar\u0131l\u0131p etekleri sarkm\u0131\u015f<\/p>\n<p>17. Melek de onun etraf\u0131 \u00fczerinde g\u00f6\u011f\u00fcn yar\u0131lmas\u0131ndan korkarak yar\u0131lan k\u0131s\u0131mlardan etrafa, yar\u0131lmayan y\u00f6nlere do\u011fru \u00e7ekilmi\u015f; yahut yar\u0131lan k\u0131s\u0131mdan a\u00e7\u0131lan kenarlar \u00fczerinde saf saf dizilmi\u015f, yahut yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn kenarlar\u0131na saf dizilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Erc\u00e2, as\u00e2 kal\u0131b\u0131nda k\u0131sa elifle yan ve kenar m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan &#8220;rec\u00e2&#8221; n\u0131n \u00e7o\u011fulu olup yanlar ve kenarlar demektir. Erc\u00e2ih\u00e2, onun yan taraflar\u0131 ve kenarlar\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir.<\/p>\n<p>Melek, yani bu ad ile bilinen melek cinsi, \u00e7\u00fcnk\u00fc biraz sonra gelecek olan &#8220;Onlar\u0131n \u00fczerinde&#8221; zamiri bunun m\u00e2n\u00e2 bak\u0131m\u0131ndan \u00e7o\u011ful oldu\u011funu g\u00f6steriyor. Bakara S\u00fbresi&#8217;nde de ge\u00e7ti\u011fi gibi Melek ile Mel\u00e2ike&#8217;nin bir fark\u0131 olup olmad\u0131\u011f\u0131 hususunda birka\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r. Zemah\u015fer\u00ee ve daha baz\u0131 \u00e2limler &#8220;melek, Mel\u00e2ikeden daha geneldir&#8221; derler. Ebu Hayyan da: &#8220;Melek cins isimdir. Bununla Mel\u00e2ike kastedilir. Bunun Mel\u00e2ikeden daha genel oldu\u011fu a\u00e7\u0131k de\u011fildir.&#8221; der. Zemah\u015fer\u00ee&#8217;nin maksad\u0131 Melek kavram\u0131 Mel\u00e2ike kavram\u0131ndan daha genel ve kapsaml\u0131 demek midir? Yoksa &#8220;tekilin kapsam\u0131 daha geni\u015ftir&#8221; kural\u0131nca ifade etti\u011fi m\u00e2n\u00e2da daha kapsaml\u0131 demek midir? Tefsirinde i\u015fin bu y\u00f6n\u00fc a\u00e7\u0131k de\u011fildir. Fakat tefsirinde g\u00f6sterdi\u011fi delil ikincisini kastetti\u011fine ve bundan dolay\u0131 burada denilip, denilmedi\u011fine, dolayl\u0131 yoldan i\u015faret ediyor. Ebu Hayyan da buna ili\u015fmi\u015f, fakat n\u00fckteyi s\u00f6ylememi\u015ftir. Melek tekil ve cins ismi, Mel\u00e2ike \u00e7o\u011fuldur. Bununla beraber Mel\u00e2ike de tekil gibi cins isim yerinde kullan\u0131lm\u0131yor de\u011fildir. Bu iki kelimenin m\u00e2n\u00e2 ve t\u00fcreme bak\u0131mlar\u0131ndan farklar\u0131na gelince, bir\u00e7ok \u00e2lim \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Melek ismi, ba\u015f\u0131ndaki mim fazladan olarak &#8220;Me&#8217;lek&#8221; veya onun harflerinin yer de\u011fi\u015ftirmesiyle s\u00f6ylenen &#8220;Mel&#8217;ek&#8221; kelimesinin hafifletilmi\u015f yani hemzesi at\u0131larak okunmu\u015f \u015feklidir. \u0130kisinin de \u00e7o\u011fulu &#8220;Mel\u00e2ik&#8221; ve &#8220;Mel\u00e2ike&#8221; gelir. Melek asl\u0131nda risalet ve sefaret yani el\u00e7ilik demek olup eleke (mastar\u0131 \u00fcl\u00fbk gelir) veya el&#8217;eke fiilinden mastar ismi veya mimli mastar, fiilin i\u015flendi\u011fi yeri ve zaman\u0131 g\u00f6steren bir isim kal\u0131b\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah&#8217;tan gelen el\u00e7i m\u00e2n\u00e2s\u0131na isim yap\u0131l\u0131nca hemze at\u0131larak melek, yahut hemze ile &#8220;l\u00e2m&#8221;\u0131n yeri de\u011fi\u015ftirilerek &#8220;mel&#8217;ek&#8221; denilmi\u015f, &#8220;mel\u00e2ik&#8221; \u015feklinde \u00e7o\u011ful yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla beraber Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da hi\u00e7 &#8220;mel&#8217;ek&#8221; kelimesi yoktur. \u00c7o\u011fullar kelimenin asl\u0131n\u0131 g\u00f6stermesi itibariyle &#8220;Mel\u00e2ike&#8221;nin tekili bu \u015fekilde takdir edilmi\u015ftir. Buna g\u00f6re melek ve mel\u00e2ike tekil ve \u00e7o\u011ful demek olup hepsinde de y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan verilmi\u015f bir el\u00e7ilik m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r demek olur.<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 da &#8220;melek kelimesi, ba\u015f\u0131nda mim as\u0131l harflerinden olmak \u00fczere m\u00fclk ve melek\u00fbt maddelerinden &#8220;kuvvet&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r&#8221; demi\u015flerdir. \u00c7o\u011fulu &#8220;eml\u00e2k&#8221; veya kural d\u0131\u015f\u0131 olarak &#8220;mel\u00e2ik&#8221; olabilir. Buna g\u00f6re ikisi bir kavramda birle\u015febilirse de &#8220;melek&#8221;te bu kuvvet m\u00e2n\u00e2s\u0131; &#8220;mel\u00e2ike&#8221;de \u00f6nceki el\u00e7ilik m\u00e2n\u00e2s\u0131 daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. &#8220;Melek, mel\u00e2ikeden daha geni\u015f kapsaml\u0131d\u0131r.&#8221; denilmesinin sebebinin de bu olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Her mel\u00e2ike melektir, kuvvettir. Fakat her mele\u011fin mel\u00e2ike olmas\u0131 gerekmez. El\u00e7ilik g\u00f6revi yapmayan melekler de vard\u0131r. Fakat Rag\u0131b M\u00fcfred\u00e2t&#8217;\u0131nda \u015f\u00f6yle der: &#8220;Nahivciler melek lafz\u0131n\u0131 mel\u00e2ike lafz\u0131ndan k\u0131lm\u0131\u015flar ve ba\u015f\u0131ndaki mimin fazladan oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131 baz\u0131 \u00e2limler ise onun m\u00fclk kelimesi ile ayn\u0131 k\u00f6kten oldu\u011fu kanaat\u0131na varm\u0131\u015flar ve \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Mel\u00e2ikeden y\u00f6netim ve idare ile ilgili bir \u015feyle g\u00f6revlendirilene melek denir. \u0130nsanlardan ise bu \u015fekilde bir g\u00f6rev alanlara melik denir. Her melek mel\u00e2ikedir, her mel\u00e2ike melek de\u011fildir. Melek, &#8220;Yemin olsun i\u015fleri y\u00f6netenlere.&#8221;(N\u00e2ziat, 79\/5) &#8220;\u0130\u015fleri b\u00f6lenlere yemin olsun.&#8221; (Z\u00e2riyat, 51\/4), &#8220;Canlar\u0131 bo\u011farcas\u0131na \u015fiddetle \u00e7ekip alanlara yemin olsun.&#8221; (N\u00e2ziat, 79\/1) gibi \u00e2yetlerle i\u015faret olunand\u0131r. \u00d6l\u00fcm mele\u011fi de bundand\u0131r. &#8220;Melek onun etraf\u0131 \u00fczerindedir.&#8221;, &#8220;Babil&#8217;deki H\u00e2rut ve M\u00e2rut isimli iki mele\u011fe.&#8221; (Bakara, 2\/102), &#8220;Sizin can\u0131n\u0131z\u0131 almaya vekil k\u0131l\u0131nan \u00f6l\u00fcm mele\u011fi.&#8221; (Secde, 32\/11) buyrulmu\u015ftur. Ra\u011f\u0131b bu ara\u015ft\u0131rmay\u0131 be\u011fenmi\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Bu ifadeden \u015funlar\u0131 anl\u0131yoruz. Nahivcilere g\u00f6re Ebu Hayyan&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi Melek ve Mel\u00e2ike&#8217;nin anlamda e\u015fit olmas\u0131 gerekiyor. Mele\u011fin mel\u00e2ikeden daha geni\u015f kapsaml\u0131 oldu\u011funa i\u015faret yoktur. Aksine ara\u015ft\u0131rma sonucu g\u00f6steriyor ki melek mel\u00e2ikeden daha \u00f6zel, mel\u00e2ike melekten daha geneldir. \u00c7\u00fcnk\u00fc melek, mel\u00e2ikenin idare ve y\u00f6netimle ilgili bir i\u015fi \u00fczerine alan \u00f6zel bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr diyen var. Bunu anlat\u0131rken &#8220;Her melek mel\u00e2ikedir, fakat her mel\u00e2ike melek de\u011fildir.&#8221; c\u00fcmlesinde mel\u00e2ike kelimesi de melek gibi tekil makam\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Neticede buna g\u00f6re bu \u00e2yette denilmeyip &#8220;Melek onun etraf\u0131 \u00fczerindedir.&#8221; buyrulmas\u0131 Zemah\u015fer\u00ee&#8217;nin g\u00f6sterdi\u011fi gibi Melek mel\u00e2ikeden daha kapsaml\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in bir genelleme i\u00e7in de\u011fil, &#8220;\u00f6l\u00fcm mele\u011fi&#8221; ve &#8220;i\u015fleri y\u00f6netenler&#8221; gibi, bunlar\u0131n \u00f6zel bir i\u015fle g\u00f6revlendirilenlerini g\u00f6stermek i\u00e7in demek oluyor. Zira o s\u0131rada Mel\u00e2ike de \u00f6l\u00fcme yakalan\u0131p &#8220;Allah&#8217;\u0131n diledikleri h\u00e2ri\u00e7.&#8221; (Neml, 27\/87; Z\u00fcmer, 39\/68) istisnas\u0131n\u0131n kapsam\u0131na girenler kalacakt\u0131r. Ve \u00fcstlerinde o g\u00fcn Rabb&#8217;\u0131n\u0131n Ar\u015f&#8217;\u0131n\u0131 sekiz (melek) ta\u015f\u0131r. Bunlara (Hamele-i Ar\u015f&#8221; yani &#8220;Ar\u015f&#8217;\u0131 y\u00fcklenenler&#8221; denir. Burada &#8220;sekiz&#8221;i a\u00e7\u0131klayan kelime s\u00f6ylenmemi\u015f, sekizin neden ibaret oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtilmemi\u015ftir. \u0130lk akla gelen, o meleklerin \u00fcst\u00fcnde sekiz melek, sekiz ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olmas\u0131d\u0131r. Dahh\u00e2k&#8217;ten &#8220;sekiz saf&#8221; diye, Hasen&#8217;den de &#8220;sekiz \u015fah\u0131s m\u0131, sekizbin mi, sekiz saf m\u0131, sekizbin saf m\u0131 bilemiyorum.&#8221; \u015feklinde rivayet edilmi\u015ftir. &#8220;Onlar\u0131n \u00fcst\u00fcnde&#8221; terkibinde ge\u00e7en zamir, \u00e2yetinde ge\u00e7en Melek kelimesinin yerini tutar. Onun laf\u0131z itibar\u0131yla tekil olsa dahi m\u00e2n\u00e2 a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00e7o\u011ful, yani bir tek melek de\u011fil, melek cinsi yahut b\u00fct\u00fcn melekler demek oldu\u011funu g\u00f6sterir. Baz\u0131lar\u0131 bu zamirin Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar\u0131n yerini tuttu\u011funu s\u00f6yleyerek terkibine &#8220;Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar\u0131n \u00fcst\u00fcn, de&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 vermi\u015flerdir. Baz\u0131lar\u0131 da, &#8220;bu, \u00e2lemlerin \u00fcst\u00fcnde demektir&#8221; demi\u015flerdir. Abd b. Humeyd&#8217;in Seleme&#8217;den rivayet etti\u011fine g\u00f6re \u0130bn\u00fc \u0130shak \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;in \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu bize ula\u015ft\u0131: Onlar, yani Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar bug\u00fcn d\u00f6rtt\u00fcr. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc geldi\u011finde y\u00fcce Allah onlar\u0131 di\u011fer bir d\u00f6rt ile destekleyecek, sekiz olacaklar.&#8221;<\/p>\n<p>Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar\u0131n nitelik ve \u015fekillerine dair \u00e7e\u015fitli rivayetler vard\u0131r. Tirmizi, Ebu D\u00e2vud ve \u0130bn\u00fc Mace&#8217;nin Hz. Abbas&#8217;tan rivayet ettikleri, &#8220;uyluklar\u0131 g\u00f6kler kadar uzun da\u011f ke\u00e7ileri suretinde sekiz melek&#8221; haberi ve baz\u0131lar\u0131n\u0131n naklettikleri &#8220;d\u00f6rt y\u00fcz&#8221; haberi bu c\u00fcmledendir. Ebu Hayyan bunlar\u0131n sahih olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc benimseyerek \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Bu sekiz&#8217;in nitelikleri hakk\u0131nda birbirine uymaz \u00e7eli\u015fkili \u015fekiller s\u00f6ylenmi\u015ftir. Biz onlar\u0131 anlatmaktan vazge\u00e7tik.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya ve ahiret \u00e2lemini ku\u015fatan Ar\u015f ve K\u00fcrsi&#8217;ye dair \u00c2yete&#8217;l-K\u00fcrsi&#8217;de ve A&#8217;r\u00e2f ve H\u00fbd surelerinde ge\u00e7en &#8220;istiva \u00e2yeti&#8221;nde ve daha baz\u0131 yerlerde s\u00f6z edilmi\u015fti. Burada da bir tasavvuf seyran\u0131 olmak \u00fczere anlay\u0131\u015f\u0131 iyi olanlar\u0131n \u015funu inceleyip \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmekle ufuklar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 zannediyorum. Muhyiddin-i Arabi &#8220;F\u00fctuhat-\u0131 Mekkiyye&#8221; adl\u0131 eserinin &#8220;Ar\u015f&#8217;\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131&#8221;na dair olan on\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00e2b\u0131nda \u015fu anlamda bir naz\u0131m ile s\u00f6ze ba\u015flayarak,<\/p>\n<p>&#8220;Ar\u015f ve onu ta\u015f\u0131yanlar, vallahi Rahman ile y\u00fckl\u00fcd\u00fcr<\/p>\n<p>Ve bu g\u00f6r\u00fc\u015f, akla uygundur.<\/p>\n<p>Yoksa yarat\u0131klar\u0131n ne g\u00fcc\u00fc ve kudreti olur,<\/p>\n<p>O olmasa? Ak\u0131l da b\u00f6yle diyor, Kitap da<\/p>\n<p>Cisim, ruh, r\u0131z\u0131k ve mertebe<\/p>\n<p>Burada senin s\u0131ralamandan ba\u015fka bir a\u00e7\u0131klama yok.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Ar\u015f odur, \u015feklini inceleyip ara\u015ft\u0131rabilirsin<\/p>\n<p>Ve Rahm\u00e2n ismiyle istiva eden, \u00fcmit edilendir.<\/p>\n<p>O ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar sekizdir, onlar\u0131 Allah bilir.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn ise d\u00f6rtt\u00fcr, buna &#8220;ni\u00e7in&#8221; yoktur.<\/p>\n<p>Muhammed, sonra R\u0131dvan ve M\u00e2lik,<\/p>\n<p>Ve \u00c2dem ve Halil, sonra Cibr\u00eel.<\/p>\n<p>Mik\u00e2il&#8217;e \u0130srafil&#8217;i de ilave et tam<\/p>\n<p>Sekiz aln\u0131 a\u00e7\u0131k, y\u00fcz\u00fc pak, geceyi ayd\u0131nlatan&#8221;.<\/p>\n<p>Der ki: Allah sana destek versin ey samimi dost! \u0130yi belle. Arap dilinde Ar\u015f kelimesi s\u00f6ylenir de bununla m\u00fclk kastedilir. Bir h\u00fck\u00fcmdar\u0131n m\u00fclk\u00fcne zarar gelince, &#8220;H\u00fck\u00fcmdar\u0131n m\u00fclk\u00fc sakatland\u0131.&#8221; denir. Bir de Ar\u015f denir, bununla taht kastedilir. Ar\u015f, m\u00fclk m\u00e2n\u00e2s\u0131na al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 takdirde onun ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131 onu ayakta tutanlard\u0131r. Ar\u015f&#8217;tan maksat taht oldu\u011fu takdirde de onun ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131, \u00fczerine taht\u0131n oturmu\u015f oldu\u011fu ayaklar yahut taht s\u0131rtlar\u0131na y\u00fcklenenlerdir. Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar say\u0131 ile ifade edilir. Allah Resul\u00fc (s.a.v) onlar\u0131n c\u00fcmlesini d\u00fcnyada d\u00f6rt, K\u0131yamette sekiz saym\u0131\u015ft\u0131r. Hz. Peygamber (s.a.v) bu \u00e2yetini okumu\u015f, sonra demi\u015ftir ki &#8220;Onlar bug\u00fcn d\u00f6rtt\u00fcr. Yani d\u00fcnyada d\u00f6rtt\u00fcr. Ahirette ise onlar sekizdir.&#8221; Bize tarikat ehli ki\u015filerin ilim, hal ve ke\u015fif bak\u0131m\u0131ndan en b\u00fcy\u00fcklerinden olan \u0130bn\u00fc Meysere-i Cili&#8217;den \u015fu \u015fekilde rivayet olundu: Ta\u015f\u0131nan Ar\u015f m\u00fclkt\u00fcr ve o, cisim, ruh, g\u0131da ve mertebeye tahsis edilmi\u015ftir Adem ve \u0130srafil Sur i\u00e7in, Cibril ve Muhammed ruhlar i\u00e7in, Mikail ve \u0130brahim r\u0131z\u0131klar i\u00e7in, Malik ve R\u0131dvan vaad ve tehdit i\u00e7indir. M\u00fclkte de ancak bunlar vard\u0131r. Erzak demek olan g\u0131dalar hiss\u00ee ve manev\u00eedir. Biz bu hususta sadece bir vecih yani bir izah tarz\u0131n\u0131 anlataca\u011f\u0131z ki o da m\u00fclk m\u00e2n\u00e2s\u0131na oland\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunda onunla ilgili bir\u00e7ok fayda vard\u0131r. Ar\u015f&#8217;\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131, onun idaresi ile g\u00f6revli olanlard\u0131r. Onun maddi bi\u00e7imi veya nurlu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ve maddi bi\u00e7imini idare eden ruhu ve nuran\u00ee g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc idare eden ruhu, madd\u00ee \u015feklin r\u0131zk\u0131 olan g\u0131day\u0131 ve ruhlar i\u00e7in ilim ve bilgi g\u0131das\u0131n\u0131, cennete girmekle mutlulu\u011fa ve cehenneme girmekle mutsuzlu\u011fa dair hissi mertebeyi ve ilmi ve ruh\u00ee mertebeyi d\u00fczenler. Dolay\u0131s\u0131yla bu konu d\u00f6rt mesele \u00fczerine kurulmu\u015f olmaktad\u0131r. Birinci mesele suret ve bi\u00e7im, ikinci mesele ruh, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc mesele g\u0131da, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc mesele mertebedir ki ama\u00e7 budur. Bunlardan her mesele de iki k\u0131sma ayr\u0131larak sekiz olur. \u0130\u015fte bu sekiz, m\u00fclk Ar\u015f&#8217;\u0131n\u0131n ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131lar\u0131d\u0131r. Yani bu sekiz ortaya \u00e7\u0131k\u0131nca m\u00fclk de ortaya \u00e7\u0131kar ve bulunur. \u0130bn\u00fc Meysere-i Cili, Melik onun \u00fczerine istiva eyler dedikten sonra bu meseleleri birer birer a\u00e7\u0131klay\u0131p nihayet d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc meselede \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Y\u00fcce Allah her \u00e2lem i\u00e7in bir mutluluk ve mutsuzlukta bir mertebe ve derece k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki bunlar a\u00e7\u0131klamakla bitecek gibi de\u011fildir, mutlulu\u011fu da ona g\u00f6redir. \u0130stenilen gayeye ula\u015f\u0131lmakla elde edilen mutluluk vard\u0131r, kem\u00e2l derecesine ula\u015f\u0131lmakla elde edilen mutluluk vard\u0131r, insan\u0131n mizac\u0131na uygun olan mutluluk vard\u0131r, \u015feriata uygun mutluluk vard\u0131r. Mutsuzluk da bu \u015fekilde k\u0131s\u0131mlara ayr\u0131l\u0131r; maksada uygun olmaz, kem\u00e2le uygun olmaz, mizaca uygun olmaz, ki gayr-i m\u00fclayim denilen mutsuzluk budur, \u015feriata uygun olmaz. Bunlar\u0131n hepsi ya hissedilir veya aklen bilinir. Hissedilenler, mutsuzluk yurdu ile ilgili d\u00fcnya ve ahiretteki elemler ve mutluluk yurdu ile ilgili d\u00fcnya ve ahiretteki lezzetlerdir. Bunlar\u0131n da saf olan\u0131 vard\u0131r, kar\u0131\u015f\u0131k olan\u0131 vard\u0131r. Saf olan\u0131 ahiretle, kar\u0131\u015f\u0131k olan\u0131 d\u00fcnya ile ilgilidir. Mutlu mutsuz \u015feklinde, mutsuz da mutlu \u015feklinde g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, sonra ahirette hangisinin mutlu hangisinin mutsuz oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. Bazan d\u00fcnyada bedbaht ve mutsuz ki\u015fi mutsuzlu\u011fu ile ortaya \u00e7\u0131kar ve ahirete de mutsuzlukla gider. Mutlu da \u00f6yle. Fakat bunlar bizce mechuld\u00fcr, bilinmezler. Ahirette kimin ne oldu\u011fu belli olur. Nitekim y\u00fcce Allah, &#8220;Ey g\u00fcnahk\u00e2rlar! Bug\u00fcn m\u00fcminlerden ayr\u0131l\u0131n&#8221;(Yasin, 36\/59) buyurmu\u015ftur. \u0130\u015fte o vakit mertebeler sahiplerini \u00f6yle bulur ki, art\u0131k ne kesinti olur, ne de de\u011fi\u015fim. Bu a\u00e7\u0131klamalardan sonra Ar\u015f dedi\u011fimiz m\u00fclk\u00fcn tamam\u0131 demek olan sekizin anlam\u0131 anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olur. Bu sekiz, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n nitelendi\u011fi sekiz \u00f6l\u00e7\u00fc ile ilgilidir ki bunlar hayat, ilim, kudret, irade, kelam, semi, basar ve tekvin s\u0131fatlar\u0131d\u0131r. M\u00fclk de bu sekiz \u00f6l\u00e7\u00fc ile s\u0131n\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bunlardan d\u00fcnyada g\u00f6r\u00fcnenler d\u00f6rtt\u00fcr: Suret, g\u0131da hissi, mutluluk hissi mertebesi, mutsuzluk hissi mertebesi, \u015fakavet hissi mertebesi k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc ise sekiz tamam\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 budur. Hz. Peygamber (s.a.v) de: &#8220;Onlar bug\u00fcn d\u00f6rtt\u00fcr.. &#8221; demi\u015ftir. Bunlar, Ar\u015f kelimesinin &#8220;m\u00fclk&#8221; ile tefsir edili\u015fine g\u00f6redir. Taht m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olan Ar\u015f&#8217;a gelince: Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n birtak\u0131m melekleri vard\u0131r ki onu s\u0131rtlar\u0131nda ta\u015f\u0131rlar. Onlar da bug\u00fcn d\u00f6rtt\u00fcr, yar\u0131n mah\u015fer yerine g\u00f6t\u00fcrmek i\u00e7in sekiz olacaklard\u0131r. Bu d\u00f6rt ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131n\u0131n \u015fekil ve simalar\u0131 hakk\u0131nda da \u0130bn\u00fc Meysere&#8217;nin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne yak\u0131n haber dahi gelmi\u015ftir. S\u00f6z konusu haberde \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Birincisi insan \u015feklinde, ikincisi arslan \u015feklinde, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc kartal \u015feklinde, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc \u00f6k\u00fcz \u015feklindedir.&#8221; Bu, i\u015fte S\u00e2miri&#8217;nin g\u00f6r\u00fcp de Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131 diye hayal ettirdi\u011fidir ki, o kavmine bir buza\u011f\u0131 heykeli yapm\u0131\u015f ve &#8220;bu, i\u015fte sizin il\u00e2h\u0131n\u0131z ve Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131&#8221; demi\u015fti. K\u0131ssay\u0131 biliyorsunuz. &#8220;Allah hakk\u0131 s\u00f6yler ve do\u011fru yola o ula\u015ft\u0131r\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Yine \u015eeyh \u015f\u00f6yle der: &#8220;Ar\u015f&#8217;\u0131n bir aya\u011f\u0131 haber, bir aya\u011f\u0131 h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.&#8221; O bu s\u00f6z\u00fcyle Ayete&#8217;l-K\u00fcrsi&#8217;de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Hasen&#8217;den rivayet olunan, &#8220;K\u00fcrs\u00ee, iki aya\u011f\u0131n konuldu\u011fu yerdir.&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn bir yorumuna i\u015faret eylemi\u015ftir. Mertebeleri a\u00e7\u0131klamas\u0131, sekiz ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131n\u0131n y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sekiz zat\u00ee s\u0131fat\u0131 nisbetiyle ilgisine dair olan ifadesi dikkat \u00e7ekici olmakla beraber, s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda hat\u0131rlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi ak\u0131lla bilinemeyecek olan bu konuda en do\u011frusu yine kendisinin dedi\u011fi gibi &#8220;Allah bilir.&#8221; deyip haber s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 a\u015fmamakt\u0131r. Mirac hadislerinde makam\u0131 birinci g\u00f6kte g\u00f6sterilen \u00c2dem&#8217;i Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar\u0131n aras\u0131nda saymas\u0131 garib g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u0130bn\u00fc Ebi Hatim&#8217;in \u0130bn\u00fc Zeyd kanal\u0131yla Hz. Peygamber (s.a.v) &#8216;den rivayet etti\u011fi hadiste Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar aras\u0131nda \u0130srafil (a.s)&#8217;den ba\u015fkas\u0131n\u0131n ismi s\u00f6ylenmemi\u015f, ayr\u0131ca Mikail&#8217;in Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yanlardan olmad\u0131\u011f\u0131 nakledilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yle \u0130srafil ile birlikte Mikail, Cebrail ve Azrail&#8217;in Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yan meleklerden olduklar\u0131n\u0131 zan ve iddia edenlerin g\u00fcvenilebilir bir haberle bunu kan\u0131tlamalar\u0131 gerekir. &#8220;Bu konuda rivayet edilen haberlerin \u00e7o\u011fu g\u00fcvenilebilir nitelikte de de\u011fildir.&#8221; denildi\u011fine g\u00f6re, isimleri sayma y\u00f6n\u00fcne gitmeyip onlar\u0131 Allah bilir diyerek Allah&#8217;a havale etmek elbette sa\u011flam olur. Onun i\u00e7in bizim bu \u00e2yetlerden anlayabilece\u011fimiz en a\u00e7\u0131k m\u00e2n\u00e2 \u015fudur: Bu \u00e2yet, o g\u00fcn y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ululuk s\u0131fat\u0131yle tecelli edece\u011fini a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Nitekim s\u00fbrenin sonu da azim yani ulu ismiyle son bulacakt\u0131r.<\/p>\n<p>18. O g\u00fcn arzolunursunuz. Tekrar dirilme ve aya\u011fa kalk\u0131\u015f olmu\u015ftur. Mah\u015ferde Allah&#8217;\u0131n y\u00fcce huzurunda hesaba \u00e7ekilirsiniz. Burada &#8220;arz olunursunuz&#8221; s\u00f6z\u00fc &#8220;hesaba \u00e7ekilirsiniz&#8221; s\u00f6z\u00fcnden mecaz olup durumlar\u0131n\u0131 g\u00f6rmesi i\u00e7in bir h\u00fck\u00fcmdara askerlerinin arz olunmas\u0131na benzetilerek ifade edilmi\u015ftir. Bununla beraber d\u00fcnyadaki arz ve sunmalar gibi d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe bak\u0131lan bir ge\u00e7itten ibaret olmad\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lmak \u00fczere \u015f\u00f6yle buyruluyor: \u00d6yle arzolunursunuz ki gizli bir durumunuz kalmaz. &#8220;Ve her\u015feye h\u00e2kim olan bir Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kacaklar.&#8221; (\u0130brahim, 14\/48) s\u0131rr\u0131 tam anlam\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kar. \u0130mam Ahmed, Abd b. Humeyd, Tirmiz\u00ee, \u0130bn\u00fc M\u00e2ce, \u0130bn\u00fc H\u00e2tim ve \u0130bn\u00fc Merduye&#8217;nin Ebu Musa el-E\u015f&#8217;ari (r.a)&#8217;den rivayet ettiklerine g\u00f6re Hz. Peygamber (s.a.v) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;\u0130nsanlar k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc \u00fc\u00e7 kere arzolunur. Bu arzlar\u0131n ikisi kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 kavga, m\u00fccadele ve \u00f6z\u00fcr beyan etmelerdir. Ama \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, i\u015fte o zaman, ellerde amel defterlerinin u\u00e7u\u015ftu\u011fu arzd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>19. \u015eimdi bu \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131yor: Kitab\u0131 sa\u011f taraf\u0131ndan verilene gelince, o \u015f\u00f6yle der.. Bu kitap \u0130sr\u00e2 s\u00fbresindeki &#8220;Herkesin amelini kendi boynuna takt\u0131k. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onun i\u00e7in bir kitap \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131z ki, ona a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olarak kavu\u015facak.&#8221; (\u0130sra, 17\/13) \u00e2yetinde a\u00e7\u0131klanan kitapt\u0131r ki insan\u0131n \u00f6mr\u00fcnde yap\u0131lan her \u015feyin yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 amel defteri, d\u00fcnyada yapt\u0131\u011f\u0131 ve her gece ve g\u00fcnd\u00fcz meleklerin kaydetti\u011fi amellerin sayfalar\u0131ndan meydana gelen &#8220;b\u00fcy\u00fck defter&#8221; veya onun bilan\u00e7osu gibi bir sayfaya yaz\u0131lm\u0131\u015f cetvelli \u00f6zeti veya hesab\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne dair bir belgesidir. Bunun as\u0131l g\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc insan\u0131n kendi haf\u0131zas\u0131nda kendi boynuna as\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;yemin&#8221; kelimesi, birka\u00e7 \u00e2yet sonra gelecek olan &#8220;\u015fim\u00e2l&#8221; kelimesine kar\u015f\u0131l\u0131k oldu\u011fundan &#8220;sa\u011f el, sa\u011f taraf&#8221; demektir ki sa\u011flaml\u0131k, d\u00fcr\u00fcstl\u00fck, uygunluk, temizlik, u\u011fur, hay\u0131r ve kazan\u00e7 ifade eder. Kitab\u0131n insana sa\u011f\u0131yla verilmesi ifadesinde \u00f6nemli n\u00fckteler vard\u0131r. Evvela, insan\u0131n, bir i\u015fini kendi eliyle yapmas\u0131, kendi g\u00fcc\u00fc ve vas\u0131tas\u0131yla istedi\u011fi gibi yapmas\u0131, kazanmas\u0131 demektir. Sa\u011f eliyle yapmas\u0131 sa\u011flam, d\u00fcr\u00fcst, uygun, kendi lehinde iyi yapmas\u0131; sol eliyle yapmas\u0131 da tersine yapmas\u0131; arkaya atmas\u0131 ise ihmal etmesi, ba\u015fkas\u0131ndan ummas\u0131 anlamlar\u0131n\u0131 ifade eder. Onun i\u00e7in iyi amelleri yazan melekler sa\u011fda, k\u00f6t\u00fc amelleri yazan melekler solda denildi\u011fi gibi melek sa\u011fdan, \u015feytan soldan gelir denir. &#8220;\u0130yi amel yapanlara kitaplar\u0131 sa\u011fdan, k\u00f6t\u00fc amel yapanlara da soldan verilir.&#8221; &#8220;Verilir&#8221; tabirinin kullan\u0131lmas\u0131 dahi hepsinin, Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fi muvaffakiyet, onun takdiri ve h\u00fckm\u00fc y\u00fcr\u00fctmesine ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 sebebiyledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Herkesin amelini boynuna takd\u0131k.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/13) \u00e2yeti de g\u00f6sterdi\u011fi gibi insan\u0131n kendi yazg\u0131s\u0131 kendi boynuna ge\u00e7irilmi\u015f; yaratma, emir ve h\u00fck\u00fcm Allah&#8217;a ait olmakla birlikte insan\u0131n sorumlulu\u011fu kendi irade ve iste\u011fiyle yapm\u0131\u015f oldu\u011fu i\u015flere ba\u011flanmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan insan, yapt\u0131\u011f\u0131 hay\u0131r ve \u015fer, iyi veya k\u00f6t\u00fc, sevap veya g\u00fcnah amelleri i\u015flerken kendi iste\u011fiyle yapt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in onu defterine kaydedecek olan meleklere, yaz\u0131c\u0131lara emreder gibi kendisi s\u00f6yleyip yazd\u0131r\u0131yor demek oldu\u011fundan kendi yazm\u0131\u015f demektir. E\u011fer o yazd\u0131rd\u0131\u011f\u0131, hesab\u0131na ge\u00e7irtti\u011fi i\u015flemler ilerde Allah&#8217;\u0131n huzurunda kendi y\u00fcz\u00fcn\u00fc kara \u00e7\u0131karmayacak \u015fekilde iyi hesap edilmi\u015f, alaca\u011f\u0131 borcu iyi kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, yine kendi taraf\u0131ndan hak g\u00f6z\u00fcyle kontrolden ge\u00e7irilmi\u015f, k\u00e2rl\u0131, g\u00fczel, iyi do\u011fru, d\u00fcr\u00fcst ameller ise o defterler kendi lehinde olmak \u00fczere sa\u011flam, hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r, kendi hesab\u0131na g\u00fczel yaz\u0131 ile yaz\u0131lm\u0131\u015f bir defter olaca\u011f\u0131ndan o onu sa\u011f eliyle ve lehine hizmet eden sa\u011flam vas\u0131ta ile yazm\u0131\u015f ve hesap g\u00f6r\u00fcl\u00fcrken h\u00fckm\u00fcn\u00fc ve karar belgesini verecek olan hakim de onun lehinde olarak yaz\u0131s\u0131n\u0131 onun kendisine yazd\u0131rm\u0131\u015f ve dolay\u0131s\u0131yle hesab\u0131n\u0131 kolayca kendine g\u00f6rd\u00fcr\u00fcp h\u00fckm\u00fcn\u00fc de istedi\u011fi gibi kendine verdirerek karar belgesini sa\u011f eliyle kendine teslim etmi\u015f olur. B\u00f6yle olmak i\u00e7in de herkesin &#8220;Oku kitab\u0131n\u0131 bug\u00fcn \u00fczerine hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak nefsin sana yeter.&#8221;(\u0130sra, 17\/14) emri gere\u011fi herg\u00fcn kendi boynuna ge\u00e7irilmi\u015f kitab\u0131, g\u00fcnl\u00fck defteri demek olan haf\u0131zas\u0131nda kendi nefsini ve meleklere yazd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 amellerini hak g\u00f6z\u00fcyle okuyup Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kendi vicdan\u0131nda kendi hesab\u0131n\u0131 g\u00f6rmesi ve ona g\u00f6re &#8220;Herkes yar\u0131n i\u00e7in \u00f6nceden ne g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011funa baks\u0131n.&#8221;(Ha\u015fr, 59\/18) emrini uygulayarak yar\u0131n i\u00e7in haz\u0131rlanmas\u0131 gerekir. Bu da ba\u015fta ve sonda Allah&#8217;\u0131n ba\u015far\u0131 ihsan etmesi ile sonra o defteri meydana \u00e7\u0131karan ve h\u00fckm\u00fc verecek olan da nihayet y\u00fcce Allah oldu\u011fu i\u00e7in &#8220;kitab\u0131n\u0131 sa\u011f\u0131yla yazan&#8221; buyrulmam\u0131\u015f, &#8220;kitab\u0131 kendine sa\u011f\u0131yla verilen&#8221; buyrulmu\u015ftur. Vicdan\u0131nda herg\u00fcn Hakk&#8217;a kar\u015f\u0131 kendini sorgu ve hesaba \u00e7ekmeyen kimse i\u015fini arkaya atm\u0131\u015f, defterini kendi haberi olmaks\u0131z\u0131n ve zarar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeksizin a\u011fz\u0131na geleni s\u00f6yleyerek arkadan arkaya yazd\u0131rm\u0131\u015f demek olaca\u011f\u0131 gibi, i\u015fini Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde do\u011fru yapmayan, e\u011friyi do\u011fru, do\u011fruyu e\u011fri yapmaya kalk\u0131\u015farak defterini k\u00f6t\u00fc amellerle ve hep bor\u00e7 sahifeleri ile doldurtan kimse de defterini ters tutmu\u015f, solak yazm\u0131\u015f, yazd\u0131rm\u0131\u015f demektir. Oysa meleklerin tuttu\u011fu tutanak onun aleyhinde olarak yap\u0131lan muamele ve i\u015flemi oldu\u011fu gibi g\u00f6stermi\u015f ve ona imza ettirilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in sa\u011flam, do\u011fru ve esasen hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r ve ge\u00e7erli bulundu\u011fundan, o kimse de kendi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 kendi yazm\u0131\u015f, fakat kendine d\u00fc\u015fman gibi aleyhinde olmak \u00fczere siciline i\u015fletmi\u015f ve imzalam\u0131\u015f, ters yola gitmi\u015f oldu\u011funu o g\u00fcn anlam\u0131\u015f bulunur.<\/p>\n<p>Di\u011fer bir n\u00fckte: Allah&#8217;a inanarak ve verece\u011fi hesab\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek hakk\u0131 ve hayr\u0131 sevip bat\u0131l \u015feylerden ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nm\u0131\u015f olan kimsenin Allah&#8217;\u0131n huzurunda y\u00fcz\u00fc ak olarak, hesab\u0131 dost taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, h\u00fck\u00fcm ve karar belgesi d\u00fcr\u00fcst dost eliyle sa\u011fdan lehine verilmi\u015f olur. Aksine Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r eden, hakk\u0131 ve hayr\u0131 sevmeyip nank\u00f6rl\u00fck ederek aksine giden kimselerin hesab\u0131 da sevmedi\u011fi d\u00fc\u015fman\u0131 taraf\u0131ndan g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f, h\u00fckm\u00fc ve karar belgesi de aleyhine olarak soluyla verilmi\u015f olur. Onun i\u00e7in kitab\u0131 kendine sa\u011f taraf\u0131ndan verilmi\u015f olan kimse o g\u00fcn dost huzurunda hesap verirken veya hesab\u0131n\u0131n g\u00fczel oldu\u011funa dair onun verdi\u011fi h\u00fckm\u00fc, belgeyi sa\u011f eline al\u0131nca hesab\u0131na olan \u00fcmidini veya hesap neticesinde karde\u015flerine ne\u015fe ve sevincini veya cennete giderken pasaportunu g\u00f6stermek \u00fczere der ki:<\/p>\n<p>20. Ha i\u015fte size al\u0131n, gelin bak\u0131n Okuyun kitab\u0131m\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc ben, ben anlam\u0131\u015ft\u0131m ki, ben herhalde birg\u00fcn olup hesab\u0131ma kavu\u015faca\u011f\u0131m yani b\u00f6yle inanm\u0131\u015f, bu d\u00fc\u015f\u00fcnce ve zann\u0131 beslemi\u015ftim de ona g\u00f6re hesab\u0131m\u0131 \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc davranarak sa\u011flam, defterimi d\u00fcr\u00fcst tutmu\u015ftum. &#8220;Oku kitab\u0131n\u0131, bug\u00fcn \u00fczerine hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak nefsin sana yeter.&#8221; (\u0130sra, 17\/14) emrine uymu\u015ftum diyerek y\u00fcz akl\u0131\u011f\u0131 ile kendini g\u00f6sterir, sevinir.<\/p>\n<p>Bu verdi\u011fimiz m\u00e2n\u00e2, m\u00fcminin hesaba kesin olarak inanmas\u0131 ve iman etmesi gere\u011fine g\u00f6redir. M\u00fcfessirlerin \u00e7o\u011fu \u00e2yette ge\u00e7en &#8220;Zan&#8221;n\u0131, &#8220;\u00f6nceden bilmek ve inanmak&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na alarak bu \u015fekilde yorumlam\u0131\u015flard\u0131r. Bununla beraber baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi bu, \u015fu demek de olabilir: Ben hesaba inanmakla beraber bir\u00e7ok kusur etti\u011fimi ve kendime g\u00f6re k\u00f6t\u00fc amellerimin k\u0131ymeti az oldu\u011funu biliyor ve bundan dolay\u0131 borcumun \u00e7ok, alaca\u011f\u0131m\u0131n az \u00e7\u0131kmas\u0131ndan korkuyor, hesap verirken bir zorlukla kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131m\u0131 zannediyordum. Oysa benim fark\u0131na varmad\u0131\u011f\u0131m, hesaba bile almad\u0131\u011f\u0131m en gizli, en k\u00fc\u00e7\u00fck amellerim dahi hesaba kat\u0131lm\u0131\u015f, y\u00fcksek k\u0131ymetler, de\u011ferler bi\u00e7ilmi\u015f; bu ise benim de\u011ferimden, benim g\u00fcc\u00fcmden de\u011fil, pek esirgeyen engin merhameti olan sevgili Rabb&#8217;imin s\u0131rf l\u00fctuf ve ihsan\u0131yla olmu\u015f bir iyilik ve rahmettir, diye sevinir. Bu m\u00e2n\u00e2, hem daha a\u00e7\u0131k hem ahl\u00e2ka daha uygundur.<\/p>\n<p>21. Bunun neticesi Art\u0131k o ho\u015fnut ve memnun bir ya\u015fay\u0131\u015f i\u00e7indedir Memnunluk ve ho\u015fnutluk ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n de\u011fil de, O ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n sahibinin s\u0131fat\u0131 iken &#8220;rad\u0131ye&#8221; yani ho\u015fnut olan ve &#8220;merd\u0131yye&#8221; yani kendisinden ho\u015fnut olunan mertebelerinin hepsine birden i\u015faret olmak \u00fczere &#8220;mec\u00e2z-\u0131 akl\u00ee&#8221; denilen &#8220;isn\u00e2t-\u0131 mec\u00e2zi&#8221; yoluyla a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k ifade etmesi i\u00e7in ya\u015fay\u0131\u015f\u0131n kendisine nisbet edilerek &#8220;ho\u015fnut bir ya\u015fay\u0131\u015f&#8221; denilmi\u015ftir ki, yaln\u0131z o kendisi raz\u0131 ve ho\u015fnut olmakla kalmayacak, onun g\u00fczel huylar\u0131ndan, g\u00fczel i\u015flerinden feyizlenerek daha ziyade g\u00fczelle\u015fmi\u015f olan bizzat hayat\u0131n kendisi de ondan raz\u0131, o kendisi merdi yani kendisinden raz\u0131 olunmu\u015f ve sevilmi\u015f olacakt\u0131r demek olur.<\/p>\n<p>22. Bu da \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131yor: Y\u00fcksek bir cennette.<\/p>\n<p>D\u00fcnya cenneti gibi baya\u011f\u0131 i\u015flerle, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve elemlerle kar\u0131\u015f\u0131k de\u011fil, saf bir mutluluk ve nimet ve hayat\u0131n ta kendisi demek olan y\u00fcksek ahiret cennetinde, ki<\/p>\n<p>23. dev\u015firimleri yani kopar\u0131l\u0131p toplanacak yemi\u015fleri, meyveleri, nimetleri uzakta de\u011fil, yak\u0131nda sark\u0131p duruyor.<\/p>\n<p>24-25. Al\u0131n istedi\u011finiz kadar yiyin i\u00e7in afiyetle, i\u00e7inize sine sine pe\u015fin olarak \u00f6nceden g\u00f6nderdiklerinize kar\u015f\u0131l\u0131k.<\/p>\n<p>\u0130SL\u00c2F, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 veresiye olarak \u00f6nceden sunup takdim etmektir. Onun i\u00e7in dinen de selef, ba\u015fka bir deyi\u015fle selem ismi verilen muameleye denir ki, &#8220;para pe\u015fin, mal veresiye&#8221; olmak \u00fczere yap\u0131lan bir al\u0131\u015fveri\u015f, daha do\u011frusu veri\u015f al\u0131\u015ft\u0131r. Mal bilinir, m\u00fc\u015fteri de sa\u011flam olursa, bu durumda paray\u0131 pe\u015fin veren t\u00fcccar i\u00e7in bunda kazan\u00e7 daha \u00e7ok olur. Burada &#8220;pe\u015fin verdikleriniz&#8221; buyrulmakla hem bu m\u00e2n\u00e2ya, hem &#8220;Ve Allah&#8217;a g\u00fczel bor\u00e7 verenler&#8221;(Hadid, 57\/18) m\u00e2n\u00e2s\u0131na, hem de b\u00fcy\u00fc\u011fe bir\u015fey takdim etme ve ona hizmet etmedeki b\u00fcy\u00fck istifadeye i\u015faret buyrulmu\u015ftur. Bunlar ise darl\u0131k zaman\u0131nda yap\u0131lamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc darda bulunan kimsenin veresiye veya hediye verecek hali olam\u0131yaca\u011f\u0131 gibi, bunu yapmaya zamanda yoktur. Onun i\u00e7in buyruluyor ki ge\u00e7mi\u015f g\u00fcnlerde, yahut bug\u00fcnk\u00fc derdin bulunmad\u0131\u011f\u0131, durumun uygun, ba\u015flar\u0131n sa\u011f ve esenlikte oldu\u011fu bo\u015f ve uygun g\u00fcnlerde &#8211; ki bu g\u00fcnler, d\u00fcnyada \u00f6l\u00fcmden veya hastal\u0131k ve bela gelmeden \u00f6nceki f\u0131rsat g\u00fcnleridir. Bunun da en g\u00fczeli gen\u00e7lik \u00e7a\u011f\u0131d\u0131r- o g\u00fcn y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015f\u00f6yle buyuraca\u011f\u0131 rivayet olunmu\u015ftur: &#8220;Ey dostlar\u0131m! D\u00fcnyada size ben \u00e7o\u011fu zaman bakard\u0131m, benim yolumda dudaklar\u0131n\u0131z susuzluktan kurumu\u015f, g\u00f6zleriniz i\u00e7ine \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f, kar\u0131nlar\u0131n\u0131z kas\u0131klar\u0131n\u0131za ge\u00e7mi\u015f. Bug\u00fcn art\u0131k yiyin i\u00e7in, o ge\u00e7mi\u015f g\u00fcnlerde takdim edip sunduklar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131l\u0131k&#8221;. \u0130\u015fte bunlar o H\u00e2kka&#8217;dan, o deh\u015fetli g\u00fcnden b\u00f6yle murada ererek kurtulacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>26. Fakat vay o g\u00fcnleri bo\u015funa ge\u00e7irenlere veya sonu gelmez sonsuz heva ve heveslere harcayan veya sermayeyi batak\u00e7\u0131lara kapt\u0131ranlara. \u00c7\u00fcnk\u00fc nice kimseler \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, hay\u0131r denebilecek \u015feyler yaparlar amma, Hak i\u00e7in Allah i\u00e7in de\u011fil; halk i\u00e7in, g\u00f6steri\u015f i\u00e7in, kullar\u0131n isteklerine hizmet i\u00e7in yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 m\u00fck\u00e2fatlar\u0131 nihayet onlardan alabildikleriyle kal\u0131r. Onlar\u0131n yok olmas\u0131yla da iflas eden ki\u015fi de batan mal gibi batar gider. Hak yan\u0131nda elem ve yoksunluktan ba\u015fka kendilerine bir\u015fey kalmaz. B\u00fct\u00fcn o k\u0131yamet onlar\u0131n ba\u015f\u0131nda patlar, bunlar kitaplar\u0131n\u0131 tersine ve solak yazanlard\u0131r. Onun i\u00e7in buyruluyor ki, Kitab\u0131 solundan verilene gelince, o \u015f\u00f6yle der Ah ne olayd\u0131 o burada &#8220;o&#8221; zamiri \u00f6l\u00fcm olay\u0131na g\u00f6nderilmi\u015f, ilk \u00f6l\u00fcm \u015feklinde tefsir edilmi\u015ftir. Ger\u00e7i &#8220;mevte&#8221; (\u00f6l\u00fcm) l\u00e2fz\u0131 daha \u00f6nce ge\u00e7memi\u015ftir. Fakat m\u00e2n\u00e2 itibar\u0131yla ge\u00e7mi\u015ftir. K\u0131yametin ba\u015f\u0131 bununla ba\u015flam\u0131\u015f ve bunu s\u00f6yleyen hesab\u0131 g\u00f6r\u00fcnce uyanm\u0131\u015f demektir.<\/p>\n<p>27-28. O vakit i\u00e7inde bulundu\u011fu durumun tatt\u0131\u011f\u0131 \u00f6l\u00fcm ac\u0131s\u0131ndan \u00e7ok ac\u0131 ve deh\u015fet verici oldu\u011funu fiilen g\u00f6rerek o durumda o \u00f6l\u00fcm\u00fc temenni edip der ki: Ah ne olayd\u0131, o ilk \u00f6l\u00fcm i\u015fi bitirici olayd\u0131.<\/p>\n<p>K\u00c2Z\u00c2, Bir i\u015fi tamamiyle kesip atmak, kesin h\u00fckm\u00fc verip uygulamakt\u0131r. Yani, ke\u015fke o ilk \u00f6l\u00fcm i\u015fi bitirip her\u015feyi kesip atan olayd\u0131 da beni bu fel\u00e2ketten, bu deh\u015fetli olaydan kurtarayd\u0131. Bu yaln\u0131z, &#8220;ke\u015fke \u00f6lmekle i\u015f biteydi,&#8221; diye ge\u00e7mi\u015fle ilgili bir temenni de\u011fil, \u00f6l\u00fcmden ka\u00e7an o adam\u0131n, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc bu felaket i\u00e7inde bir daha \u00f6lmeye raz\u0131 olup da onu \u015fimdi bir kurtulu\u015f \u00e7aresi olmak \u00fczere hasretle arzulad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu \u015fekilde H\u00e2kka denilen o k\u0131yametin \u00f6l\u00fcmden \u00e7ok \u015fiddetli olaca\u011f\u0131n\u0131 ifade eder. O art\u0131k ne \u00f6l\u00fcr, ne dirilir, sade \u015f\u00f6yle hasret ve pi\u015fmanl\u0131k duyar. . burada olumsuzluk veya ink\u00e2r ifade eden bir sorudur. Yani &#8220;Neye yarad\u0131 benden yana mal\u0131m?&#8221; Hi\u00e7bir \u015feye yaramad\u0131. Yarad\u0131ysa ba\u015fkalar\u0131na yarad\u0131. Bana ancak hasret ve azab\u0131 kald\u0131.<\/p>\n<p>29. Yok olup gitti benden saltanat\u0131m Kendisiyle iftihar etti\u011fim, b\u00f6b\u00fcrlendi\u011fim, herkesin ba\u015f\u0131na ek\u015fidi\u011fim, g\u00fcvendi\u011fim m\u00fclk\u00fcm, hakimiyetim, servet ve zenginli\u011fim, yahut tutundu\u011fum b\u00fct\u00fcn delil ve tutanaklar\u0131m. Fel\u00e2ketler i\u00e7inde yoksul ve g\u00fc\u00e7s\u00fcz, \u00e7aresiz kald\u0131m. B\u00f6yle bir s\u00f6zle pi\u015fmanl\u0131k ve hasret belli ki d\u00fcnya saltanat\u0131na g\u00fcvenip de hesab\u0131n\u0131 yanl\u0131\u015f tutan, ba\u015fkalar\u0131na ceza verdi\u011fi halde kendisinin cezaland\u0131r\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 ink\u00e2r ederek haks\u0131zl\u0131k ve zul\u00fcm eden mal ve saltanat sahiplerine aittir. Tefsirciler burada \u015fu n\u00fckteli \u00f6yk\u00fcy\u00fc kaydederler:<\/p>\n<p>Adududdevle l\u00e2kab\u0131n\u0131 alm\u0131\u015f olan Fena Husrev b. B\u00fcveyh \u015fu \u015fiiri s\u00f6ylemi\u015f:<\/p>\n<p>&#8220;Dolu kadehlerden i\u00e7mek her zaman de\u011fil, ancak ya\u011fmurlu havada ve bir seher vakti cariyelerin \u015fark\u0131lar\u0131 i\u00e7inde, saz telleri aras\u0131nda insan\u0131n akl\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131ndan alan narin ve cilveli k\u0131zlar\u0131n, yumu\u015fak bedenlerin o dolgun kadehi kayna\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kararak o insan \u00fcst\u00fc zata s\u00e2kilik yaparak \u015farap sunduklar\u0131 bir s\u0131rada olur. O zat ki devletin paz\u0131s\u0131 ve R\u00fckn\u00fcddevle&#8217;nin o\u011flu Adududdevle, padi\u015fahlar padi\u015fah\u0131 ve kaderi yenen &#8220;gall\u00e2bu&#8217;l-kader&#8221;dir.<\/p>\n<p>Kendisine &#8220;gall\u00e2bu&#8217;l-kader&#8221; yani &#8220;kaderi yenen&#8221; demi\u015fti. Fakat \u00e7ok ge\u00e7meden delirmi\u015f ve dili bu \u00e2yetten ba\u015fkas\u0131n\u0131 s\u00f6ylemez olmu\u015f &#8220;Mal\u0131m hi\u00e7bir i\u015fime yaramad\u0131, saltanat\u0131m yok olup gitti.&#8221; diye diye can verip gitmi\u015fti. \u00d6l\u00fcm her\u015feyi bitirici oldu mu? Art\u0131k oras\u0131n\u0131 Allah bilir. \u015eimdi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f bir \u015fey varsa bu s\u00f6z\u00fc defterine sa\u011f eliyle yazmam\u0131\u015f ,&#8221;gall\u00e2b-\u0131 kader&#8221; (kaderi yenen) dedi\u011fi &#8220;p\u00e2mal-\u0131 kader&#8221; (kaderin aya\u011f\u0131 alt\u0131nda ezilen) olup gitmi\u015f ve cihan b\u00f6yle neler yutmu\u015ftur. Y\u00fcce Allah&#8217;tan hakk\u0131m\u0131zda sel\u00e2met ve esenlik dileriz. \u00e2yetlerinin sonlar\u0131nda bulunan sakin harfi fetha \u00fczerine durmak i\u00e7in getirilmi\u015f &#8220;sekit h\u00e2&#8221;s\u0131d\u0131r. Her zaman s\u00e2kin okunur. Kelimenin asl\u0131 &#8220;kit\u00e2biye, his\u00e2biye, m\u00e2liye, sultaniye&#8221; demektir.<\/p>\n<p>30. Tutun onu yani \u00f6yle deyip duran kimseyi. Bu ve bundan sonraki emirler, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n zeb\u00e2nilere verdi\u011fi emirlerdir. O kimsenin a\u011fz\u0131ndan o i\u015fe yaramayan mal ve saltanata s\u00f6yleniyormu\u015f gibi hik\u00e2ye tarz\u0131nda gizli bir &#8220;dedi&#8221; s\u00f6z\u00fcyle s\u00f6ylenmi\u015ftir. Hemen ba\u011flay\u0131n onu,<\/p>\n<p>31. sonra ancak Cehim&#8217;e yaslay\u0131n onu. Ceh\u00eem, \u015fiddetle k\u00f6p\u00fcren b\u00fcy\u00fck ate\u015f, cehennemin en \u015fiddetli tabakas\u0131. Burada Ceh\u00eem kelimesinin &#8220;yaslay\u0131n onu&#8221; fiilinden \u00f6nce s\u00f6ylenmesi, fiile &#8220;sadece&#8221; ve &#8220;ancak&#8221; gibi m\u00e2n\u00e2lar\u0131 kazand\u0131rmak i\u00e7indir. Yani &#8220;ba\u015fka yere de\u011fil, ancak Cehim&#8217;e at\u0131n onu&#8221; demektir.<\/p>\n<p>32. Sonra bir zincirde ki, bu zincir boyu yetmi\u015f ar\u015f\u0131n. Burada bu ar\u015f\u0131n\u0131n nas\u0131l bir ar\u015f\u0131n oldu\u011fu hakk\u0131nda bir\u00e7ok s\u00f6z s\u00f6ylemi\u015flerse de bu gereksizdir. Baz\u0131lar\u0131, &#8220;\u00c2yette ge\u00e7en 70 say\u0131s\u0131 tahsis i\u00e7in de\u011fil, &#8220;Onlar i\u00e7in yetmi\u015f kere ma\u011ffiret dilesen de..&#8221;(Tevbe, 9\/80) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi \u00e7okluktan kinayedir.&#8221; demi\u015fler; baz\u0131lar\u0131 da, &#8220;A\u00e7\u0131k olan say\u0131d\u0131r, hikmetini Allah bilir.&#8221; demi\u015flerdir. Bize \u00f6yle geliyor ki bu zincirden maksat, en iyisini Allah bilir, d\u00fcnyadaki \u00f6m\u00fcrd\u00fcr. Cehenneme yuvarlanan onunla sallan\u0131r. G\u00fcnler veya aylar zincirin birer halkas\u0131 ve her senesi de \u00f6mr\u00fcn bir birimi olmas\u0131 itibar\u0131yla bu zincirin uzunlu\u011fu, uzunluk \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc olan ar\u015f\u0131n ile ifade edilmi\u015ftir. \u015eu halde yetmi\u015f ar\u015f\u0131n boyda demek yetmi\u015f ya\u015f\u0131nda demek olur. Yetmi\u015f denilmesi, yetmi\u015fin d\u0131\u015f\u0131ndaki say\u0131lar\u0131 s\u00f6z\u00fcn d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakmak i\u00e7in de\u011fil, &#8220;\u00dcmmetimin \u00f6m\u00fcrlerinin \u00e7o\u011fu altm\u0131\u015f ile yetmi\u015f ya\u015f aras\u0131d\u0131r&#8221; buyrulmu\u015f olmas\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurularak yetmi\u015f ya\u015f\u0131n, bu \u00fcmmette genellikle \u00f6m\u00fcrlerin en uzunu oldu\u011funa ve bir de yetmi\u015f ya\u015f\u0131na kadar d\u00fcnyay\u0131, ahireti anlamam\u0131\u015f, tevbe edip iman etmeye ve d\u00fczelmeye y\u00fcz tutmam\u0131\u015f olanlar\u0131n bundan sonra d\u00fczelmelerinin \u00e7ok uzak oldu\u011funa i\u015faret olsa gerektir. Bu emrin hikmeti de \u015fu iki c\u00fcmle ile a\u00e7\u0131klan\u0131yor:<\/p>\n<p>33. Birincisi, \u00c7\u00fcnk\u00fc o kimse y\u00fcce Allah&#8217;a iman etmiyordu.<\/p>\n<p>34. \u0130kincisi, d\u00fc\u015fk\u00fcnleri yedirmeye te\u015fvik etmiyordu. Halk\u0131n fakirlerini g\u00f6zetmiyor, onlar\u0131n ne yedi\u011fine bakm\u0131yor, durumlar\u0131ndan anlam\u0131yor, onlara bakma \u00e7arelerini ara\u015ft\u0131rm\u0131yor, yard\u0131mda bulunmuyor, kendi bakmad\u0131\u011f\u0131 gibi ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da te\u015fvik etmiyor, sonra da kendisi bir fakir yeme\u011finde bulunacak kadar al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fc olam\u0131yor, saltanat s\u00fcrece\u011fim diye halk\u0131 eziyor, onlar\u0131 korumay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyordu.<\/p>\n<p>35. Bug\u00fcn de ona yok burada ne bir ham\u00eem.<\/p>\n<p>HAM\u00ceM, lugatte ba\u015fl\u0131ca \u00fc\u00e7 anlama gelir.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130, &#8220;veliyy-i hamim&#8221; s\u00f6z\u00fcnde oldu\u011fu gibi yak\u0131n, candan h\u0131s\u0131m veya dost demektir. Burada bununla tefsir etmi\u015flerdir. Yani o Allah&#8217;a iman\u0131 olmayan ve fakirleri g\u00f6zetip korumayan imans\u0131z zalimin o g\u00fcn kendisini koruyacak bir ac\u0131yan\u0131 bulunmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyada kendisine yardakl\u0131k eden b\u00fct\u00fcn yak\u0131nlar\u0131, dostlar\u0131 o g\u00fcn kendisinden sak\u0131n\u0131rlar, ka\u00e7arlar. Bundan sonraki s\u00fbrede &#8220;Hi\u00e7bir dost, hi\u00e7bir dosta halini sormaz.&#8221;(Me\u00e2ric, 70\/10) buyrulmas\u0131 da bu m\u00e2n\u00e2dand\u0131r ve buna bir ipucu gibidir.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130, &#8220;Kaynar su&#8221;(Rahm\u00e2n, 55\/44) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi son derece s\u0131cak su m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, cehennemin suyuna denilmesi bundand\u0131r. Burada bu m\u00e2n\u00e2da olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc, K\u00e2mus&#8217;ta anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere &#8220;so\u011fuk su&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelir. Bu, iki z\u0131t m\u00e2n\u00e2y\u0131 ifade eden kelimelerdendir. Zira so\u011fuk kaynak suyu s\u0131cakta bu\u011fulan\u0131r. Burada bir \u00f6nceki \u00e2yette ge\u00e7en ve biraz sonra ge\u00e7ecek olan &#8220;yemek&#8221; kelimesiyle olan ilgiden dolay\u0131 bu m\u00e2n\u00e2 daha uygun g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>36. Yani ne bir so\u011fuk su ne de bir yemek, bir yiyecek, yahut tadacak ki b\u00f6yle denildi\u011finde i\u00e7ece\u011fi de kapsar. Ancak bir g\u0131slinden ba\u015fka bir \u015fey yok. GISL\u00ceN, gasl k\u00f6k\u00fcnden y\u0131kant\u0131 ve y\u0131kanma suyu m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;gus\u00e2le&#8221; yi and\u0131r\u0131r bir kelimedir ki dilcilerden baz\u0131lar\u0131 yaradan akan irinin suyu demi\u015flerdir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan gelen bir rivayete g\u00f6re g\u0131sl\u0131n, &#8220;cehennemdekilerden akan irin&#8221;, bir rivayette de &#8220;yeme\u011fin en k\u00f6t\u00fcs\u00fc, en pisi, en yutulmaz\u0131&#8221;d\u0131r. \u0130bn\u00fc Zeyd&#8217;in,<\/p>\n<p>&#8220;G\u0131slin ile zakkumun ne oldu\u011funu kimse bilmez.&#8221; dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir. (Zakkum hakk\u0131nda S\u00e2ffat, 37\/62-66 ve V\u00e2k\u0131a, 56\/52, 53. \u00e2yetlerin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>37. Bunun herhalde yiyecek cinsinden k\u00f6t\u00fc bir \u015fey oldu\u011funu \u015fu \u00e2yet anlat\u0131yor: Onu o h\u00e2ti\u00fbn&#8217;dan, yani \u00f6yle i\u015fi g\u00fcc\u00fc hata ve su\u00e7 i\u015flemek olan b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahk\u00e2rlardan, canilerden ba\u015fka kimse yemez. G\u00fcnah\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc de en b\u00fcy\u00fck zul\u00fcm olan \u015firktir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki diye sona eren bu \u00e2yet yukar\u0131da Firavun ve \u00f6n\u00fcndekilere ve L\u00fbt kavmine dair olan ve ile sona eren bu s\u00fbrenin dokuzuncu \u00e2yetini hat\u0131rlatmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc h\u00e2ti\u00fbn, &#8220;h\u00e2t\u0131&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. Demek ki bunlar Firavun ve L\u00fbt kavmi gibilerdir ki onlar\u0131n en b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah\u0131 yalanlama ve isyan idi.<\/p>\n<p>\u015eimdi ak\u0131lla bilinmesine imkan olmayan o k\u0131yametin ba\u015flang\u0131c\u0131, deh\u015feti, olu\u015f tarz\u0131 ile neticesi, bu e\u015fsiz a\u00e7\u0131klama ve korkutma ile belleyecek kulaklara haber verilip hat\u0131rlat\u0131ld\u0131ktan sonra bundan al\u0131nmas\u0131 gereken en b\u00fcy\u00fck dersi, en \u00f6nemli \u00f6\u011f\u00fcd\u00fc, en m\u00fchim g\u00f6revi hat\u0131rlatmak \u00fczere buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>38- Andolsun g\u00f6rd\u00fcklerinize,<\/p>\n<p>39- Ve g\u00f6rmediklerinize..<\/p>\n<p>40- Ku\u015fkusuz Kur&#8217;\u00e2n, \u015ferefli bir peygamberin (Allah&#8217;tan) getirdi\u011fi s\u00f6zd\u00fcr.<\/p>\n<p>41- O bir \u015fair s\u00f6z\u00fc de\u011fildir, siz \u00e7ok az inan\u0131yorsunuz.<\/p>\n<p>42- Bir k\u00e2hin s\u00f6z\u00fc de de\u011fildir, ne de az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz!<\/p>\n<p>43- O, \u00e2lemlerin Rabbi taraf\u0131ndan indirilmedir.<\/p>\n<p>44- O, bize isn\u00e2den baz\u0131 s\u00f6zler uydurmaya kalk\u0131\u015fsayd\u0131,<\/p>\n<p>45- Elbette biz onu bundan dolay\u0131 kuvvetle yakalard\u0131k.<\/p>\n<p>46- Sonra da onun \u015fah damar\u0131n\u0131 keser atard\u0131k.<\/p>\n<p>47- O vakit sizden hi\u00e7biriniz ona siper de olamazd\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>48- O hi\u00e7 ku\u015fkusuz, takva sahipleri i\u00e7in unutulmayacak bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr .<\/p>\n<p>49- Bununla beraber biz biliyoruz ki sizden inanmayanlar var.<\/p>\n<p>50- Ku\u015fkusuz bu Kur&#8217;\u00e2n kafirler i\u00e7in bir pi\u015fmanl\u0131k vesilesidir.<\/p>\n<p>51- Ger\u00e7ekten o, \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez bir bilgidir.<\/p>\n<p>52- O halde, haydi tesbih et Rabbinin y\u00fcce ismiyle.<\/p>\n<p>38-39. Demek ki i\u015f \u00f6yle zannetti\u011finiz gibi kolay de\u011fil ey o yalanlama su\u00e7unu i\u015fleyip duran g\u00fcnahk\u00e2rlar. Andolsun g\u00f6rd\u00fcklerinize ve g\u00f6rmediklerinize. Bunda b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fclebilen ve g\u00f6r\u00fclmiyen, g\u00f6zlenebilen ve g\u00f6zlenemeyen, gizli veya a\u00e7\u0131k her \u015fey, olmu\u015f ve olacak b\u00fct\u00fcn i\u015fler dahildir. At\u00e2: &#8220;G\u00f6r\u00fclen, kudret eserleri; g\u00f6r\u00fclmeyen de kudret s\u0131rlar\u0131d\u0131r.&#8221; demi\u015ftir. Bu, g\u00fczel bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Bunun g\u00fcn\u00fcm\u00fcz dilinde do\u011fa ve do\u011fa \u00f6tesi \u015feklinde ifade edebiliriz. Madde ve ruh, insan ve cinlerle melekler, d\u00fcnya ve ahiret, yarat\u0131lan ve yaratan, g\u00f6r\u00fcnen nimetler ve g\u00f6r\u00fcnmeyen nimetler diye de ifade olunmu\u015ftur. Burada Peygamber&#8217;in g\u00f6sterdi\u011fi ve g\u00f6sterece\u011fi mucizeleri ve verilen haberlerin ge\u00e7mi\u015f ve gelece\u011fe ait olanlar\u0131n\u0131, indirilen ve indirilecek olan, inan\u0131lan ve inan\u0131lmayan \u00e2yetleri de d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. Kelimelerin as\u0131l ifade ettikleri m\u00e2n\u00e2 \u015fu oluyor: &#8220;Her ne ki g\u00f6r\u00fcyorsunuz&#8221; ve &#8220;g\u00f6receksiniz, g\u00f6r\u00fcr ve g\u00f6rebilirsiniz&#8221; &#8220;ve her ne ki g\u00f6rmez ve g\u00f6remezsiniz&#8221;. Bunlara yemin ise \u015funu ifade eder: Sizin \u015fimdiye kadar g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz ve \u015fu anda g\u00f6rmekte oldu\u011funuz ve \u015fimdi g\u00f6rmeyip de ilerde g\u00f6rece\u011finiz ve g\u00f6rebilece\u011finiz ve hi\u00e7 g\u00f6rmeyece\u011finiz ve g\u00f6remeyece\u011finiz neler neler vard\u0131r. Neler olmu\u015f ve daha neler olacak, neler gelmi\u015f ve gelecektir. Ge\u00e7mi\u015fte, \u015fu anda ve gelecekte sizin anlayabildi\u011finiz ve anlayabilece\u011finiz ve daha anlamad\u0131\u011f\u0131n\u0131z ve anlamayaca\u011f\u0131n\u0131z ne ger\u00e7ekler, ac\u0131 ve tatl\u0131 ne olaylar, ne belalar, ne nimetler vard\u0131r, ey g\u00fcnahk\u00e2rlar, gaflet i\u00e7inde bulunan ink\u00e2rc\u0131lar! \u00f6yle ink\u00e2r ve yalanlamay\u0131 kolay sanmay\u0131n\u0131z. \u0130\u015fte onlar\u0131 yaratan ve yaratacak olana ben \u015f\u00e2n\u0131 y\u00fcce Allah b\u00fct\u00fcn onlara yemin eder de g\u00f6rmek istemedi\u011finiz \u015fu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6zlerinize sokmak \u00fczere size, \u015fu \u00e2n\u0131 ve gelece\u011fi ile b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131 ve ac\u0131 tatl\u0131 her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcvenceyi g\u00f6stererek derim ki,<\/p>\n<p>40. &#8220;\u015e\u00fcphesiz Kur&#8217;\u00e2n, kerim bir Peygamberi&#8217;n getirdi\u011fi s\u00f6zd\u00fcr.&#8221; \u015eundan g\u00e2fil olmamak gerekir ki: &#8220;Burada bu yeminde pozitivizmin en \u00f6nemli bir hatas\u0131na dikkat \u00e7ekilmektedir. Zira yalanlama ve ink\u00e2r etmenin ba\u015fl\u0131ca iki kayna\u011f\u0131 vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birisi: Sofesta\u00eelik, safsatac\u0131l\u0131kt\u0131r ki, bunlar g\u00f6rd\u00fcklerini de yalanlarlar. Kendine de inanmaz, inat\u00e7\u0131d\u0131rlar. Bakara s\u00fbresinin ba\u015f\u0131nda da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere bunlara hitap edilemez. Bunlara bir \u015fey s\u00f6ylemenin hi\u00e7bir yarar\u0131 olmaz, ba\u015flar\u0131n\u0131 ta\u015fa \u00e7arpa\u00e7ak bir i\u015f gerektir bunlar i\u00e7in. Bununla beraber b\u00f6ylelerine de &#8220;sak\u0131n, ba\u015f\u0131na ta\u015f d\u00fc\u015fecek&#8221; denilsin de, dinlemezlerse b\u0131rak b\u00fct\u00fcn hasret ba\u015flar\u0131nda kals\u0131n.<\/p>\n<p>Birisi de pozitivistlik, yani fazla m\u00fcsbet\u00e7ilik ba\u011fnazl\u0131\u011f\u0131d\u0131r ki bunlar da g\u00f6rd\u00fcklerine inan\u0131r, g\u00f6rmediklerini yalanlarlar. Ger\u00e7i hataya d\u00fc\u015fmemek i\u00e7in m\u00fcsbet y\u00fcr\u00fcmek iyidir. G\u00f6r\u00fcn\u00fcr g\u00f6r\u00fcnmez tehlikelerden korunmak i\u00e7in gerekli olan son yol da budur. Fakat hayattan maksat g\u00f6rd\u00fcklerine saplan\u0131p da durmak de\u011fil, y\u00fcr\u00fcmek, hatalardan tehlikelerden korunarak hak murada, esenli\u011fe ermektir. Bu gaye ise g\u00f6r\u00fcnen tarafta de\u011fil, g\u00f6r\u00fcnmeyen taraftad\u0131r. As\u0131l tehlikeler g\u00f6r\u00fcnen y\u00f6nden de\u011fil, g\u00f6r\u00fcnmeyen y\u00f6nden gelecek olanlard\u0131r. Onun i\u00e7in hep kan\u0131tlanm\u0131\u015f ve kan\u0131tlanacak ba\u015fka ger\u00e7ek yokmu\u015f gibi hep g\u00f6r\u00fcnene saplan\u0131p da ondan ilersini b\u00fcsb\u00fct\u00fcn yok say\u0131p ink\u00e2r etmek m\u00fcsbet\u00e7ilik de\u011fil, ayn\u0131 sofestaiyenin yani safsatac\u0131lar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi olumsuz bir k\u00f6rl\u00fck ve inat\u00e7\u0131l\u0131ktan ibaret b\u00fcy\u00fck bir hatad\u0131r ki kendi bildiklerinden ba\u015fka ilim yok sayan, \u00eeman s\u0131n\u0131r\u0131na yakla\u015fmak istemeyen kuru ak\u0131lc\u0131 rasyonalistlerle mahdut tecr\u00fcbeci pozitivist (olgucu)ler hep b\u00f6yle ink\u00e2r etmeyi, yok saymay\u0131 isbat zannederek haberlere, ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u015feylere inanmam\u0131\u015f, ak\u0131l ve tecr\u00fcbelerinin \u00f6tesindeki ger\u00e7e\u011fin ate\u015fine yan\u0131p gitmi\u015flerdir. Evet M\u00fclk S\u00fbresi&#8217;nde de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere bak\u0131p g\u00f6rmek ve denemek insan i\u00e7in, ilim i\u00e7in en yak\u0131n yoldur. Fakat deney bize g\u00f6steriyor ki ger\u00e7ek, bizim g\u00f6rd\u00fcklerimizden ve kavrayabildiklerimizden ibaret de\u011fildir. G\u00f6rd\u00fcklerimizi, denediklerimizi ispat ederken, g\u00f6rmediklerimizi, kavrayamad\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131, yeti\u015femediklerimizi kabul etmeyip ink\u00e2ra kalk\u0131\u015fmak deneycilik de\u011fil, ne akl\u0131n ne de tecr\u00fcbenin onay\u0131ndan ge\u00e7meyen bir olumsuzluktur. Hi\u00e7bir bak\u0131\u015f, hi\u00e7bir g\u00f6zlem, hi\u00e7bir duygu, hi\u00e7bir ak\u0131l, hi\u00e7bir tecr\u00fcbe, &#8220;g\u00f6r\u00fclen, tekrar tekrar denenen s\u0131n\u0131r\u0131n ilerisi yoktur, burada dur, bekle&#8221; dememi\u015ftir. Aksine b\u00fct\u00fcn denemelerin olumlu olarak verdi\u011fi kesin h\u00fck\u00fcm \u015fudur: Duyup g\u00f6rd\u00fcklerinizin ilerisi var. Bu nedenle y\u00fcr\u00fcy\u00fcn. Fakat yolda giderken ilerisini hep g\u00f6rd\u00fcklerinizden ibaretmi\u015f gibi kabul ederek ki\u015fisel k\u0131yaslarla y\u00fcr\u00fcmeyin, g\u00f6rmedi\u011finiz, bilmedi\u011finiz ger\u00e7eklere, tehlikelere rastl\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131za inanarak y\u00fcr\u00fcy\u00fcn. Hem denemenin b\u00fct\u00fcn d\u00f6nencesi ihtibar, yani nefsin vuku bulan olaylardan haber almas\u0131d\u0131r. Hak, nefsin vuku bulan \u015feylere uyum sa\u011flayabilmesindedir. Haber&#8217;i yok sayarak kendili\u011finden y\u00fcr\u00fcyen nefis, ki\u015fisel arzu ve hevesleriyle tehlikeye gider.<\/p>\n<p>Olaylardan haberdar olmak ise basit ve de\u011fersiz olan dokunma, tatma, koklama duyular\u0131ndan ibaret olmad\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6rme duyusundan da ibaret de\u011fil, i\u015fitme ve i\u00e7 duygu ile ak\u0131lla da ilgisi vard\u0131r. Hatta haberin en geni\u015f s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u015fitmededir. O, insana ak\u0131l ve g\u00f6rme yoluyla kavranamayacak haberler getirir. Haber alman\u0131n \u00f6nemi b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Onun i\u00e7indir ki devletler el\u00e7iliklere pek b\u00fcy\u00fck \u00f6nem verirler. \u00d6zellikle tehlike gelmesi ihtimali olan hususlarda en zay\u0131f bir haberi dahi g\u00f6zard\u0131 etmezler. O halde hi\u00e7 yalan\u0131 tutulmam\u0131\u015f, ahlak\u0131, ak\u0131l ve anlay\u0131\u015f\u0131 e\u011frilikle lekelenmemi\u015f, tecr\u00fcbeler neticesinde g\u00fcvenilir ve do\u011fru s\u00f6zl\u00fc olarak tan\u0131nm\u0131\u015f, ne s\u00f6yledi\u011fini bilen bir habercinin her t\u00fcrl\u00fc s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 g\u00f6ze alarak kesin bir iddia ile, &#8220;Ben g\u00fcvenilir kaynaktan haber ald\u0131m, bu b\u00f6yledir. \u015eimdi ak\u0131llar\u0131n\u0131z\u0131n eremiyece\u011fi \u015fekilde \u015f\u00f6yle olacakt\u0131r. \u0130nan\u0131n, sonra anlayacaks\u0131n\u0131z.&#8221; diye yeminler ederek verdi\u011fi haberi &#8220;\u00f6yle \u015fey olmaz&#8221; diye yalanlamaya kalk\u0131\u015fmak, gerek kuramsal ak\u0131l, gerekse pratik ak\u0131l bak\u0131m\u0131ndan pek b\u00fcy\u00fck hata olmaz m\u0131?<\/p>\n<p>Mekke&#8217;de ortaya \u00e7\u0131k\u0131p da her \u015feyi g\u00f6ze alarak, &#8220;Ey Mekkeliler! Sizler ve b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k pek b\u00fcy\u00fck bir tehlike i\u00e7indesiniz. E\u011fer Allah&#8217;a inan\u0131r benim verdi\u011fim haberleri dinler, bana uyar, \u00f6zveride bulunursan\u0131z ger\u00e7i bir\u00e7ok s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekecek, mal ve can kayb\u0131 vereceksiniz amma daha b\u00fcy\u00fck tehlikeden, korkun\u00e7 musibetten kurtulacak, Kayser ve Kisra&#8217;y\u0131 tepeleyip yaln\u0131z Hakk&#8217;a kul olarak insanl\u0131\u011fa hakk\u0131 tan\u0131tacak \u00f6nderler olacak, Allah yan\u0131nda hak murada ereceksiniz. Allah bana b\u00f6yle dedi ve bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 verdi. Bu d\u00fcnyan\u0131n sonu nas\u0131l olsa \u00f6l\u00fcm de\u011fil mi, gelin onunla inleye inleye ate\u015fe gitmektense g\u00fcle g\u00fcle can verip Hakk&#8217;\u0131n cemaline kavu\u015fal\u0131m&#8221; diye \u00e7a\u011fr\u0131da bulunan Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e, o zaman bir taraftan g\u00f6rd\u00fcklerine saplanarak, bir taraftan g\u00f6rd\u00fcklerini bile tamamen yok sayarak &#8220;deli&#8221; diyenlerin &#8220;bize \u015fiir s\u00f6yl\u00fcyorsun&#8221; veya &#8220;bazan \u00fcst\u00fcne rast getiren ve \u00e7o\u011fu zaman yalanc\u0131 \u00e7\u0131kan k\u00e2hinler gibi keh\u00e2net tasl\u0131yorsun&#8221; veya &#8220;bizi b\u00fcy\u00fcleyip anlamad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir y\u00f6nden aldatmak, b\u00f6ylece kendin yararlanmak, ya\u015famak istiyorsun, bize kendi \u00e7ekip durdu\u011fumuz zarar ve ziyanlar yetmiyormu\u015f gibi bir de sen mi aldatmak istiyorsun?&#8221; diyenlerin ilk bak\u0131\u015fta akla uygun gibi g\u00f6r\u00fcnen s\u00f6zleriyle sonundaki ger\u00e7ek kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lacak olursa ve ger\u00e7ekte yirmi k\u00fcsur sene sonra o m\u00fc\u015friklerin, Kayserlerin, Kisralar\u0131n tepelenip \u0130sl\u00e2m nurunun her tarafa yay\u0131ld\u0131\u011f\u0131 tecr\u00fcbe sahas\u0131nda, imtihan meydanlar\u0131nda s\u00f6zle de\u011fil, yap\u0131lmak suretiyle ger\u00e7ekle\u015ferek kendini g\u00f6sterdi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, ak\u0131ll\u0131 kim, deli kim, kim hakl\u0131 ve aldanan kim oldu\u011fu tecr\u00fcbe ile ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olmaz m\u0131? O halde g\u00f6r\u00fclene tutunup da m\u00fcsbet gitmek isteyenler i\u00e7in bulunduklar\u0131 noktada durup kalacaklar\u0131na bu haberlerin hen\u00fcz g\u00f6r\u00fcnmeyen y\u00f6nlerini de g\u00f6z \u00f6n\u00fcne alarak yalanlama ve inkardan sak\u0131nmak ve bulunduklar\u0131 halde kalam\u0131yacaklar\u0131n\u0131 bilerek ahiretin o y\u00fcce mutlulu\u011funa ermek i\u00e7in a\u015fk ve sevgi ile hakka do\u011fru y\u00fcr\u00fcmek daha olumlu ve daha k\u00e2rl\u0131 olmaz m\u0131? \u0130\u015fte y\u00fcce Allah; b\u00fct\u00fcn tecr\u00fcbelerin, isbatlar\u0131n esas\u0131 olan &#8220;g\u00f6r\u00fclen var, g\u00f6r\u00fcnmeyen var, g\u00f6rd\u00fcklerinize saplan\u0131p kalmay\u0131n&#8221; temel kural\u0131n\u0131 a\u015f\u0131lamak ve bu suretle haberi inan\u0131lacak duruma getirmek i\u00e7in g\u00f6r\u00fclene ve g\u00f6r\u00fclmeyene yemin edip hepsini \u015fahit g\u00f6stererek buyuruyor ki, haberiniz olsun o yani sadece ak\u0131l yoluyla bilinemiyecek olan o haberleri size bu e\u015fsiz ifadelerle bildirip \u00f6\u011f\u00fct vermek \u00fczere okunan Kur&#8217;\u00e2n ger\u00e7ekten kerim; sayg\u0131 ve h\u00fcrmete lay\u0131k, ikram ve c\u00f6mertlik sahibi y\u00fcce bir el\u00e7inin, b\u00fcy\u00fck bir Hak el\u00e7isinin getirdi\u011fi s\u00f6zd\u00fcr. O, yalanlanmas\u0131 de\u011fil, sayg\u0131 ile, inan\u00e7 ile dinlenmesi gereken bir s\u00f6zd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc el\u00e7inin s\u00f6z\u00fc, onu g\u00f6nderenin s\u00f6z\u00fcd\u00fcr. \u00c2yette ge\u00e7en &#8216;den, yani &#8220;sayg\u0131ya de\u011fer el\u00e7i&#8221;den maksat Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;dir. Tekvir s\u00fbresinin 19. \u00e2yetinde ge\u00e7en &#8220;Ras\u00fblin kerim&#8221; Cebr\u00e2il oldu\u011fu gibi, burada da \u00f6yle oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde olanlar olmu\u015fsa da oradaki ipu\u00e7lar\u0131 ile buradaki ipu\u00e7lar\u0131n\u0131n fark\u0131 vard\u0131r. Orada &#8220;Ku\u015fkusuz o sayg\u0131 de\u011fer bir el\u00e7inin s\u00f6z\u00fcd\u00fcr. O el\u00e7i pek kuvvetlidir. Ar\u015f&#8217;\u0131n sahibi olan Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda \u00e7ok itibarl\u0131d\u0131r. Orada kendisine itaat olunur, kendisine itibar edilir. Arkada\u015f\u0131n\u0131z mecnun de\u011fildir. Andolsun o, Cebrail&#8217;i a\u00e7\u0131k ufukta g\u00f6rd\u00fc. O Peygamberin gayp konusunda hi\u00e7bir zaaf\u0131 yoktur. Ve Kur&#8217;\u00e2n, kovulmu\u015f bir \u015feytan\u0131n s\u00f6z\u00fc de\u011fildir.&#8221;(Tekvir, 81\/19-25) vas\u0131flar\u0131yle ve &#8220;Sahib\u00fck\u00fcm&#8221; (sizin arkada\u015f\u0131n\u0131z) diye tan\u0131t\u0131lan Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;in a\u00e7\u0131k ufukta g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc pek kuvvetli el\u00e7inin kovulan \u015feytan olmad\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fundan o de\u011ferli el\u00e7inin Allah taraf\u0131ndan Peygamber&#8217;e gelen Cebrail oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Oysa o de\u011ferli el\u00e7inin \u015fair, k\u00e2hin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen \u015fu \u00e2yetlerin burada Hz. Peygamber&#8217;in de\u011ferini a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 ortadad\u0131r. Ku\u015fkusuz o Kur&#8217;\u00e2n, Kerim bir el\u00e7inin bildirisidir.<\/p>\n<p>41-42. O bir \u015fair s\u00f6z\u00fc de\u011fildir. Onu bir \u015fiir gibi dinleyip ge\u00e7meyin. Siz pek az \u00eeman ediyorsunuz. Ger\u00e7i bunda s\u00f6z\u00fcn kusursuzlu\u011funu biraz takdir etmek ve g\u00fczelli\u011finden bir par\u0131lt\u0131 sezmek gibi imana benzer bir par\u00e7a duygu g\u00f6sterilmi\u015f olursa da bu, onun ger\u00e7ek k\u0131ymetini duymamak, el\u00e7inin de\u011ferini, peygamberli\u011fin ne oldu\u011funu, g\u00f6nderenin ululu\u011funu, k\u0131yametin hak oldu\u011funu bir hayal sanmak sizi esenli\u011fe \u00e7\u0131karacak, \u00e7ok y\u00fcce gayelere erdirecek olan o Hak bildirilerini ink\u00e2r etmektir. B\u00f6yle benzerini g\u00f6rmedi\u011finiz \u015feyleri g\u00f6rd\u00fcklerinizin baz\u0131s\u0131na benzetmekle i\u015fin i\u00e7inden \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 zannediyorsunuz. \u015eiir ne kadar g\u00fczel olursa olsun b\u00fcy\u00fck bir el\u00e7inin bildirdi\u011fi y\u00fcrekler oynatan a\u00e7\u0131klamalar\u0131na \u015fiir demek ne b\u00fcy\u00fck hata, ne b\u00fcy\u00fck gaflettir. &#8220;Biz ona \u015fiir \u00f6\u011fretmedik. Bu ona yak\u0131\u015fmaz da.&#8221; (Yasin, 36\/69) ger\u00e7e\u011fini anlamaktan, ger\u00e7e\u011fi kabul ve takdir etmekten uzak olan o duygu, o az\u0131c\u0131k \u015fuur par\u0131lt\u0131s\u0131 yeterli de\u011fil; K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc Hakk&#8217;\u0131n huzuruna var\u0131ld\u0131\u011f\u0131 vakit sahibini esenli\u011fe \u00e7\u0131karacak ger\u00e7ek bir iman ile i\u015fe sar\u0131lmak gerekir.<\/p>\n<p>43. O, b\u00fct\u00fcn \u00e2lemlerin Rabbi olan y\u00fcce Allah&#8217;tan indirilmedir. O el\u00e7i, onu oldu\u011fu gibi bildirmekle g\u00f6revli de\u011ferli bir el\u00e7idir. \u0130\u015fte Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n hakikat\u0131 budur. Yukar\u0131da &#8220;O de\u011ferli bir el\u00e7inin s\u00f6z\u00fcd\u00fcr.&#8221; denilmi\u015fti. Eksik d\u00fc\u015f\u00fcnenler &#8220;el\u00e7i&#8221; ve &#8220;de\u011ferli&#8221; s\u0131fatlar\u0131n\u0131n m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 iyi d\u00fc\u015f\u00fcnmeyerek Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n hi\u00e7 olmazsa laf\u0131zlar\u0131 o el\u00e7inin kendi taraf\u0131ndan Allah nam\u0131na s\u00f6yledi\u011fi kendi s\u00f6z\u00fc imi\u015f gibi yanl\u0131\u015f bir zanna d\u00fc\u015fmesinler diye burada Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n hem m\u00e2n\u00e2s\u0131 hem de laf\u0131zlar\u0131 Allah taraf\u0131ndan par\u00e7a par\u00e7a indirilmi\u015f oldu\u011fu belirtilerek, &#8220;B\u00fct\u00fcn \u00e2lemlerin Rabb&#8217;\u0131 olan y\u00fcce Allah&#8217;tan indirilmedir.&#8221; diye ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve bunu daha \u00e7ok vurgulamak ve kan\u0131tlamak i\u00e7in de buyrulmu\u015ftur ki:<\/p>\n<p>44. E\u011fer o el\u00e7i, bize kar\u015f\u0131, yani biz ona s\u00f6ylemeden, yap veya yapma demeden, sanki biz s\u00f6ylemi\u015fiz gibi, bizim ad\u0131m\u0131za kendili\u011finden baz\u0131 laflar uydurmaya kalk\u0131\u015fsayd\u0131<\/p>\n<p>45. biz ondan dolay\u0131 yeminiyle elbette tutar yakalard\u0131k. Burada &#8220;yemin&#8221;, &#8220;onun yemini&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na peygamberin etti\u011fi yemin veya y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kuvvet ve kudreti demek olabilir. Yani bu iki m\u00e2n\u00e2ya gelme ihtimali vard\u0131r. Zira yemin esasen kuvvet demektir. Yani, o takdirde bu Kur&#8217;\u00e2n, bu s\u00f6zler Allah taraf\u0131ndan indirildi diye etti\u011fi t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc yeminler yalan yere yemin olaca\u011f\u0131ndan dolay\u0131 biz onu o yeminiyle yakalar, yahut kuvvetle tutar, h\u0131nc\u0131n\u0131 al\u0131r, yalan\u0131 ba\u015f\u0131na \u00e7arpard\u0131k.<\/p>\n<p>46. Sonra elbette ondan dolay\u0131 kalp damar\u0131n\u0131 (veya ili\u011fini) keser atard\u0131k.<\/p>\n<p>VET\u00ceN: Kalp damar\u0131, \u015fah damar\u0131, atar damar, baz\u0131lar\u0131 da bel kemi\u011finin ili\u011fi, omurilik demi\u015flerdir ki, ikisi de kesilince sahibi derhal \u00f6l\u00fcr. Yani, o vakit ikram edip de\u011fer vermek \u015f\u00f6yle dursun hem yalan\u0131n\u0131 tutarak rezil eder, hem de yok ve helak ederdik.<\/p>\n<p>47. O vakit i\u00e7inizden hi\u00e7 biriniz engel olamaz, onu savunamazd\u0131. Fakat ger\u00e7ek \u00f6yle de\u011fil, o bir sayg\u0131n Peygamberdir. \u00d6yle yalandan, yalan yere yeminden uzak, c\u00f6mertlik ve ikram\u0131, mucizeleri, do\u011fruluk ve g\u00fcvenilirli\u011fi ortada bir el\u00e7idir ve o Kur&#8217;\u00e2n ger\u00e7ekten \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah&#8217;tan indirilmedir.<\/p>\n<p>48. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n indirilmesinin hikmetlerine gelince, ve o korunacak takva sahipleri i\u00e7in bir tezkiredir. Yani bir \u00f6\u011f\u00fct, yollar\u0131n\u0131 g\u00f6sterecek bir hat\u0131rlat\u0131c\u0131d\u0131r. Onlar i\u00e7in bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc faydalanacak olanlar onlar, \u00f6yle korunmak hissini besleyen sayg\u0131l\u0131lard\u0131r.<\/p>\n<p>49. Bununla beraber biz biliyoruz ki, sizin i\u00e7inizden yalanlayan ink\u00e2rc\u0131lar vard\u0131r. Yani biz onlar\u0131n cezalar\u0131n\u0131 veririz.<\/p>\n<p>50. Ve \u00e7\u00fcnk\u00fc o Kur&#8217;\u00e2n, onun k\u0131ymetini bilmeyip nank\u00f6rl\u00fck eden k\u00e2firlerin \u00fczerine de ger\u00e7ek bir hasrettir. Onlar k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc takva sahiplerinin ald\u0131klar\u0131 sevab\u0131 g\u00f6r\u00fcnce sonsuz bir \u00f6zleyi\u015f i\u00e7inde kalacak, i\u00e7 \u00e7ekeceklerdir.<\/p>\n<p>51. Ku\u015fkusuz o, ger\u00e7ekli\u011finde hi\u00e7 \u015f\u00fcphe olmayan bir kitapt\u0131r. \u015eiir, kehanet, zan ve tahmin t\u00fcr\u00fcnden olmak \u015f\u00f6yle dursun ilme&#8217;l-yak\u00een (kesin olarak edinilmi\u015f bilgi) ve ayne&#8217;l-yak\u00een (bir \u015feyi kendi g\u00f6z\u00fc ile g\u00f6r\u00fcp mahiyetini bilme)den de daha y\u00fcksek hakka&#8217;l-yak\u00een (ger\u00e7ekli\u011finde hi\u00e7 \u015f\u00fcphe olmayan)&#8217;d\u0131r. (V\u00e2k\u0131a s\u00fbresinin sonuna bkz.)<\/p>\n<p>52. O halde ey de\u011ferli el\u00e7i! &#8220;Haydi Rabbinin y\u00fcce ismiyle tesbih et&#8221;.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>69-HAKKA: O H\u00e2kka. Bu, isim c\u00fcmlesinin m\u00fcbted\u00e2s\u0131, bundan sonra gelen k\u0131s\u0131m haberdir. &#8220;Ahid l\u00e2m\u0131&#8221; ile el-H\u00e2kka, el-V\u00e2k\u0131a, es-S\u00e2a gibi k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn isimlerinden oldu\u011funda bir anla\u015fmazl\u0131k yoktur. Fakat ve gibi kavramlarla ilgisine ve s\u0131fatl\u0131ktan isimli\u011fe ge\u00e7irilmesine g\u00f6re bu kelimenin ne gibi bir anlam ifade etti\u011fi hakk\u0131nda on kadar izah \u015fekli nakledilmi\u015ftir. 1. Hakk kelimesi &#8220;sabit ve &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12142,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1094,1093,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1812","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-69-hakka","tag-69-hakka-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1812","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1812"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1812\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12142"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1812"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1812"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1812"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}