{"id":1828,"date":"2010-11-18T21:51:43","date_gmt":"2010-11-18T21:51:43","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1828"},"modified":"2010-11-18T21:51:43","modified_gmt":"2010-11-18T21:51:43","slug":"61-saf-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/61-saf-tefsiri\/","title":{"rendered":"61-SAF SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>61-SAF:<\/p>\n<p>1-2. &#8220;Ey iman edenler!&#8221; R\u00e2z\u00ee tefsirinde der ki: &#8220;Bu \u00e2yetlerin nazm\u0131nda m\u00fcnasebet a\u00e7\u0131s\u0131ndan makul bir g\u00fczellik vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc inat\u00e7\u0131 \u015fu \u00fc\u00e7 halden uzak de\u011fildir.<\/p>\n<p>1- Ya inad\u0131na devam eder.<\/p>\n<p>2- Yahut inad\u0131n\u0131 terketmesi beklenir.<\/p>\n<p>3- Yahut da inad\u0131 terkedip teslimiyyet g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00e2yetlerde hali beyan ederek onlara her bir durumda halin gere\u011fine g\u00f6re muamele edilmesini m\u00fcsl\u00fcmanlara emretmektedir. Bunlar i\u00e7inde (60\/4) \u00e2yeti birinci duruma (60\/7) \u00e2yeti ikinci duruma, (60\/10) \u00e2yeti de \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc duruma i\u015farettir. Ayr\u0131ca b\u00fct\u00fcn bu \u00e2yetlerde g\u00fczel ahl\u00e2ka sevk ve te\u015fvik eden ho\u015f uyar\u0131lar vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00fc\u00e7 hali kar\u015f\u0131lamada m\u00fcminlere en g\u00fczel olan kar\u015f\u0131l\u0131kla ve en lay\u0131k olan s\u00f6zle emretmi\u015ftir.&#8221; Ey iman edenler! M\u00fcmine kad\u0131nlar size hicret ederek geldikleri zaman, burada m\u00fcmin\u00e2t ifadesi, iman\u0131n gere\u011fi olan kelime-i \u015fehadeti a\u00e7\u0131ktan s\u00f6ylemi\u015f ve ona z\u0131t bir hal g\u00f6stermemi\u015f olmalar\u0131, yahut imtihan ile imanlar\u0131n\u0131 ispat etme durumunda bulunmalar\u0131 itibariyle a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmi\u015f olmalar\u0131n\u0131 gerektirir. Yoksa imtihana tabi tutulmalar\u0131n\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131 olmazd\u0131. Yani d\u00e2r-\u0131 k\u00fcf\u00fcrden d\u00e2r-\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;a hicret ederek m\u00fcminiz diye size geldikleri zaman onlar\u0131 imtihan edin, kalplerinin de dillerine uygun oldu\u011funa sizi inand\u0131rmalar\u0131 i\u00e7in onlar\u0131 s\u0131nay\u0131n. \u0130bn\u00fc Cerir ve daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u0130bn\u00fc Abbas (r.a)&#8217;tan yapt\u0131klar\u0131 rivayete g\u00f6re, Resulullah (s.a.v) bu \u00e7e\u015fit kad\u0131nlar\u0131 kelime-i \u015feh\u00e2deti \u00fczere imtihan eder ve \u015f\u00f6yle yemin ettirirdi. &#8220;Bir kocaya bu\u011fzetmekten dolay\u0131 \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131na yemin eder misin? Bir yerden bir yeri arzulayarak \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131na yemin eder misin? Allah ve Resul\u00fcne muhabbetten ba\u015fka bir maksatla \u00e7\u0131kmad\u0131\u011f\u0131na yemin eder misin?<\/p>\n<p>Buh\u00e2r\u00ee ve di\u011fer kaynaklarda rivayet edildi\u011fi \u00fczere Hz. Ai\u015fe (r.a.) demi\u015ftir ki: &#8220;Resulullah m\u00fcmineleri ancak (60\/12) \u00e2yeti ile imtihan ederdi.&#8221; Bu imtihan\u0131n sebebi, \u0130manlar\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n en iyi bilmesidir. Hakikaten m\u00fcmin olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 tamamiyle Allah bilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman\u0131n as\u0131l \u015fart\u0131, kalbin tasdik etmesidir. Kalplerdeki s\u0131rlar\u0131 ise ancak Allah bilir. Siz a\u00e7\u0131ktan denemek suretiyle zahiri bir ilim elde edebilirsiniz. Bu y\u00fczden iman\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc zayi etmemek i\u00e7in deneyin.<\/p>\n<p>Nis\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Size selam verene, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ge\u00e7ici menfaatini g\u00f6zeterek: &#8216;Sen m\u00fcmin de\u011filsin!&#8217; demeyin&#8230;&#8221; (Nis\u00e2, 4\/94) \u00e2yeti gere\u011fince selam verene, m\u00fcminim diyene, m\u00fcmin de\u011filsin diyerek k\u00e2fir muamelesi yapmak do\u011fru olmasa da, andla\u015fmal\u0131 bile olsa d\u00e2r-\u0131 harbden yeni hicret ederek gelenlerin s\u0131rf m\u00fcminiz demeleri ile bir deneme ve tecr\u00fcbe yapmaks\u0131z\u0131n derhal h\u00fcr m\u00fcminlerin her t\u00fcrl\u00fc hak ve muamelelerine kavu\u015fturulmalar\u0131nda da m\u00fcminlere zarar vermesi \u015feklinde bir tedbirsizlik vard\u0131r. Bunda \u00f6nce casusluk sonra andla\u015fmay\u0131 bozmak, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak da nifak ve ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131k gibi fesadlar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. K\u0131sacas\u0131, d\u00e2r-\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;da as\u0131l olan zimmetin beraat\u0131 ise de, d\u00e2r-\u0131 harbden iman iddias\u0131yla geli\u015f, meydana gelen hadisenin beraat\u0131 davas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi ve iman\u0131n as\u0131l \u015fart\u0131 olan tasdikin ise kalbe dair i\u015flerden bulunmas\u0131 cihetiyle, z\u00e2hirde ba\u015fkas\u0131n\u0131n hukuku a\u00e7\u0131s\u0131ndan dahi muteber olacak surette h\u00fckmen sabit olabilmesi i\u00e7in a\u00e7\u0131k bir alamet olan ikrar\u0131n ona delaletini kuvvetlendirecek bir yapt\u0131r\u0131m laz\u0131md\u0131r ki, o da zikredildi\u011fi gibi bir imtihanla olabilir. Onun i\u00e7in hicretlerinin ba\u015fka maksatla de\u011fil, halis bir iman ile iyi niyete dayal\u0131 oldu\u011fu hususunun bir dereceye kadar bilinmek \u00fczere denenmesi gerekmektedir. Nitekim Hucur\u00e2t S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Bedeviler &#8216;inand\u0131k&#8217; dediler. De ki: &#8216;Siz inanmad\u0131n\u0131z, fakat &#8216;\u0130sl\u00e2m olduk&#8217; deyin&#8230;&#8221; (Hucur\u00e2t, 49\/14) \u00e2yetinde de bu m\u00e2n\u00e2ya bir i\u015faret vard\u0131r. Mamafih s\u00f6z konusu bu \u00e2yet, mutlak m\u00e2n\u00e2da olmay\u0131p kad\u0131nlar hakk\u0131nda ayr\u0131ca bir koruma ve itin\u00e2y\u0131 ifade edici \u00f6zellikte zikredilmi\u015ftir. E\u011fer imtihanla o kad\u0131nlar\u0131n m\u00fcmine olduklar\u0131n\u0131 bilirseniz &#8220;Allah, imanlar\u0131n\u0131 daha iyi bilir.&#8221; karinesine dayanarak m\u00fcfessirler buradaki ilmin, zann-\u0131 galib (hakikate en yak\u0131n ilim) m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Onlara g\u00f6re mu\u00e2melatta zann-\u0131 galib ile amel etmenin vacib oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in zann-\u0131 galib ilim ile ifade edilmi\u015ftir. Yani bu konuda sizin i\u00e7in kesin bir bilgi m\u00fcmk\u00fcn olmasa da, m\u00fcmk\u00fcn olabilen baz\u0131 soru ve cevaplarla bir tecr\u00fcbe, yemin ve di\u011fer hususlar gibi karine ve delillerden hareket ederek h\u00fck\u00fcm \u00e7\u0131karmak suretiyle hakikate en yak\u0131n zan kadar bir ilim ve kanaat meydana gelirse art\u0131k o kad\u0131nlar\u0131 k\u00e2firlere geri vermeyiniz, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar onlara, yani m\u00fcminler k\u00e2firlere helal de\u011fildir onlar da onlara, yani k\u00e2firler de m\u00fcminlere helal olmazlar. Aradaki haraml\u0131\u011f\u0131 ifade etmek i\u00e7in bu c\u00fcmlelerin birisi dahi k\u00e2fi gelirse de, haraml\u0131\u011f\u0131n yaln\u0131z bir taraftan olmay\u0131p, iki taraftan da sabit oldu\u011funu beyan etmek i\u00e7in tekrar edilmi\u015ftir. Yahut birincisi ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n meydana geldi\u011fine, ikincisi de yeniden nikah k\u0131yman\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmak i\u00e7indir. \u015eu halde onlar\u0131 iade etmek, zorla zinaya sevketmek gibi bir cinayet olur. B\u00f6ylece denilebilir ki, bu imtihan \u00e2yeti, \u00f6zellikle kad\u0131nlar\u0131 bu tarz bir haramdan korumaktad\u0131r. Bununla beraber yapm\u0131\u015f olduklar\u0131 masraflar\u0131 o k\u00e2firlere verin, yani o kad\u0131nlar\u0131n b\u0131rak\u0131p geldikleri k\u00e2fir kocalar\u0131n\u0131n onlara sarf etmi\u015f olduklar\u0131 mehirleri ne ise, onu o k\u00e2firlere tazminat olarak \u00f6deyin. Bu emir d\u0131\u015f anlam\u0131yla mutlak gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse de \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcnce bunun iade konusunda andla\u015fma yapanlar taraf\u0131ndan ka\u00e7\u0131p gelenlerle ilgili oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir andla\u015fma yapmayan veya fiilen harbeden konumunda bulunan taraftarlar ka\u00e7\u0131p geldikleri takdirde, umumi kurallara g\u00f6re b\u00f6yle bir tazminat \u00f6demeye sebeb yoktur. N\u00fczul sebebi hakk\u0131nda zikredilen baz\u0131 rivayetler de bunun Hudeybiye andla\u015fmas\u0131 h\u00fck\u00fcmlerine mahsus oldu\u011funa delalet etmektedir. Zira Hudeybiye andla\u015fmas\u0131n\u0131n maddelerinden biri \u015f\u00f6yleydi: &#8220;Kurey\u015f taraf\u0131ndan velisinin izni olmadan Muhammed&#8217;e geleni geri g\u00f6nderecekler, ancak Muhammed&#8217;den Kurey\u015f&#8217;e gelen olursa iade etmeyeceklerdi. Muhammed&#8217;in s\u00f6zle\u015fmesine dahil olmak isteyenler ona girecek, Kurey\u015f&#8217;in s\u00f6zle\u015fmesine dahil olmay\u0131 arzu edenler de ona girebileceklerdi&#8230;&#8221; Resulullah andla\u015fma s\u00fcresi i\u00e7inde Kurey\u015f&#8217;ten velisinin izni olmadan ka\u00e7\u0131p gelen erkekleri, m\u00fckellef m\u00fcslaman bile olsalar velilerinin istemeleri halinde iade etmi\u015fti. Nitekim Kurey\u015f&#8217;in andla\u015fma delegesi olan S\u00fcheyl&#8217;in o\u011flu Ebu Cendel&#8217;i nas\u0131l iade etti\u011fi ve neticesinin ne oldu\u011fu yukar\u0131larda ge\u00e7mi\u015fti. Sonra kad\u0131nlardan da hicret edip gelenler oldu. Halbuki andla\u015fma m\u00fcz\u00e2kerelerinde erkeklerle ilgili meseleler \u00fczerinde durulmu\u015f fakat kad\u0131nlar hakk\u0131nda bir \u015fey konu\u015fulmam\u0131\u015f ve andla\u015fma metninde a\u00e7\u0131k\u00e7a zikredilmemi\u015fti. lafz\u0131n\u0131n i\u00e7eri\u011finde b\u00f6yle bir ihtimal bulunmakla beraber &#8220;erkek veya kad\u0131n.&#8221; denilmemi\u015fti. Binaenaleyh mesele yoruma m\u00fcsaid ve \u015f\u00fcphe \u00e7ekici idi. \u0130\u015fte baz\u0131 rivayetlere g\u00f6re bu \u00e2yet s\u00f6z konusu meselenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in indirilmi\u015f ve bir imtihan ile imanlar\u0131na kanaat has\u0131l oldu\u011fu takdirde kad\u0131nlar\u0131n iade edilmeyip ancak evli olanlar\u0131n kocalar\u0131na mehirlerinin \u00f6denmesi suretiyle \u015f\u00fcphenin giderilmesi emredilmi\u015fti. \u0130lk gelen ve s\u00f6z\u00fc edilen \u00e2yetin ini\u015fine sebeb olan kad\u0131n hakk\u0131nda da nakledilen rivayetler farkl\u0131d\u0131r. Bir rivayette, ilk defa Ukbe b. Ebi Muayt&#8217;\u0131n k\u0131z\u0131 \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm gelmi\u015f, arkas\u0131ndan da karde\u015fleri Amm\u00e2r ile Velid gelerek iadesini taleb etmi\u015flerdi. \u0130\u015fte bu esnada \u00e2yet nazil olmu\u015f ve bu y\u00fczden \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm geri verilmeyip bilahare Zeyd b. Harise (r.a.)&#8217;ye nikah edilmi\u015fti. Di\u011fer bir rivayette ilk gelen kad\u0131n S\u00fcbey&#8217;a binti Harise idi ki bu kad\u0131n, m\u00fc\u015frik olan Sayfiyy b. Rahib&#8217;in, ba\u015fka bir nakle g\u00f6re de misafiri Mahzumi&#8217;nin kar\u0131s\u0131yd\u0131. Mekkeliler onu geri istemi\u015fler, fakat kocas\u0131n\u0131n sarfetti\u011fi mehri verip, Hz. \u00d6mer onu nikah\u0131 alt\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131. Bir ba\u015fka rivayete g\u00f6re de bu \u00e2yetin n\u00fczul\u00fcne sebeb olan kad\u0131n, Ebu Hasan b. Dahdaha&#8217;n\u0131n kar\u0131s\u0131 \u00dcmeyme binti Bi\u015fr idi ve iadesi taleb edilmekle birlikte geri verilmeyip S\u00fcheyl b. Sayfiyy ile evlendirilmi\u015ftir. Bu rivayetler sebebin birden \u00e7ok olmas\u0131yla meselenin Hudeybiye andla\u015fmas\u0131yla ilgili oldu\u011funu g\u00f6sterir. Fakat Dahh\u00e2k&#8217;tan gelen bir nakilde Resulullah ile m\u00fc\u015frikler aras\u0131nda \u015f\u00f6yle bir andla\u015fman\u0131n bulundu\u011fu ifade edilmektedir. &#8220;Bizden sana senin dininden olmayan bir kad\u0131n gelirse onu bize geri vereceksin. \u015eayet senin dinine girerse, evli oldu\u011fu takdirde sarf etmi\u015f oldu\u011fu mehri kocas\u0131na vereceksin.&#8221; Buna g\u00f6re \u00e2yet do\u011frudan do\u011fruya bu s\u00f6zle\u015fmenin h\u00fckm\u00fcne uygundur. Daha \u00f6nce Tirmizi&#8217;den nakledildi\u011fi \u00fczere s\u00fbrenin hepsi Hatib&#8217;in mektup hadisesiyle ilgili oldu\u011fu takdirde de, bu tazmin meselesi yine taraflardan birinin h\u00fck\u00fcmleriyle alakal\u0131 olmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>Ve o m\u00fcminleri nikahlaman\u0131zda da, kendilerine mehirlerini verdi\u011finiz takdirde size bir g\u00fcnah yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman edip \u0130sl\u00e2m&#8217;a girmi\u015f olmalar\u0131yla dar-\u0131 harbdeki k\u00e2fir kocalar\u0131ndan ayr\u0131l\u0131k ve haraml\u0131k meydana gelmi\u015ftir. Mamafih eski kocalar\u0131n\u0131n verdi\u011fi mehri geri \u00f6deme k\u00e2fi gelmeyip kendilerine de evlenme akdi olarak ayr\u0131ca mehir vermek gerekmektedir. Mehirlerini vermede de hemen \u00f6deme \u015fart olmay\u0131p, verilmek \u00fczere taahh\u00fct etmek dahi yeterlidir. Mehir zikredilmeden nikah fasid olmay\u0131p mehr-i misil (benzer mehir) laz\u0131m gelirse de bu \u00e2yette, g\u00fcnah\u0131 ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in vermek \u015fart k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 cihetle, mehri zikretmemenin mekruh olaca\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. K\u00e2firlerin ise, ismetlerine yap\u0131\u015fmay\u0131n. Kev\u00e2fir, k\u00e2firenin \u00e7o\u011fulu, isam, ise ismetin \u00e7o\u011fuludur. \u0130smet, dokunulacak tutamak demek olup gerdanl\u0131k, bilezik ve himaye etmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelmesinden dolay\u0131 gerek andla\u015fma ve gerek sebep gibi herhangi bir tutama\u011fa denir. Burada kasdedilen nik\u00e2hlar\u0131n\u0131n b\u00e2t\u0131l say\u0131lmas\u0131d\u0131r. Yani d\u00e2r-\u0131 harbden hicret etmeyip k\u00e2fire olarak kalan veya Allah korusun m\u00fcrted olarak d\u00e2r-\u0131 harbe kat\u0131lan kad\u0131nlarla aran\u0131zda ne bir ismet ne de bir evlilik alakas\u0131 olmas\u0131n, onun tutamaklar\u0131na da tutunmay\u0131n. Daha T\u00fcrk\u00e7esi ellerine yap\u0131\u015fmay\u0131n ve ipleriyle kuyuya inmeyin. Hem de sarf etti\u011finiz mehri isteyin. O k\u00e2firler de size hicret eden m\u00fcmine kad\u0131nlara sarf etmi\u015f olduklar\u0131 mehri istesinler, yani takas edin, fazla alacakl\u0131 \u00e7\u0131karsan\u0131z isteyin, bor\u00e7lu kal\u0131rsan\u0131z &#8220;harcad\u0131klar\u0131n\u0131 onlara verin.&#8221; emri gere\u011fince verin bu dinledi\u011finiz h\u00fck\u00fcmler Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. O, aran\u0131zda h\u00fckmediyor, zikredilen k\u00e2firlerle siz m\u00fcminler aras\u0131nda h\u00fck\u00fcm veriyor. Ve Allah Al\u00eem, Hak\u00eem&#8217;dir. \u0130lmiyle hikmetinin gere\u011fini yapar. Ve e\u011fer sizin zevcelerinizden bir \u015fey sizden fevt olur, yani ka\u00e7\u0131p d\u00e2r-\u0131 harbe ge\u00e7er ve \u00f6denmezse sonra da siz muak\u0131b olursan\u0131z&#8230; M\u00fcfessirlerin \u00e7o\u011fu burada ge\u00e7en mu\u00e2kebenin uk\u00fbbetten de\u011fil, te\u00e2kub gibi n\u00f6bet m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eden &#8220;ukbe&#8221;den oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir ki buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2 \u015f\u00f6yledir: Sonra da n\u00f6bet sizin olur. Yani onlar\u0131n kad\u0131nlar\u0131ndan iman ile size hicret edenler bulunur ve bu suretle tazminat verme s\u0131ras\u0131 size gelirse, yahutta baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi &#8220;uk\u00fbbet&#8221;ten oldu\u011funa g\u00f6re, siz de \u00e7arp\u0131\u015f\u0131p ganimet al\u0131rsan\u0131z zevceleri gitmi\u015f olanlara yapt\u0131klar\u0131 masraf\u0131n mislini verin, verilecek tazminattan bu kadar\u0131n\u0131 onlar i\u00e7in hesab edin, yahut al\u0131nan ganimetten \u00f6nce bunlar\u0131n zayiat\u0131 kadar\u0131n\u0131 ay\u0131r\u0131p verin ve Allah&#8217;tan korkun, alaca\u011f\u0131n\u0131zda ve verece\u011finizde O&#8217;nun h\u00fckm\u00fcne riayet konusunda Allah&#8217;tan korkun, azab\u0131ndan korunun. O Allah ki, sizler O&#8217;na iman etmi\u015f m\u00fcminlersiniz, iman\u0131n gere\u011fi ise, ba\u015fkas\u0131ndan \u00e7ekinmeyip ancak O&#8217;ndan korkmak ve O&#8217;nun yard\u0131m\u0131yla korunmakt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Ey Peygamber! M\u00fcmin kad\u0131nlar sana bey&#8217;at etmeye geldikleri zaman&#8230;&#8221; Bu \u00e2yetin fetih g\u00fcn\u00fc nazil olup Resulullah&#8217;\u0131n Safa Tepesi \u00fczerinde erkeklerden bi&#8217;at ald\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada Hz. Peygamber ad\u0131na \u00d6mer (r.a)&#8217;in de a\u015fa\u011f\u0131 k\u0131s\u0131mlarda kad\u0131nlardan bi&#8217;at ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u0130bn\u00fc Ebi Hatim, Mukatil&#8217;den rivayet etmi\u015f ise de, daha \u00f6nce Hz. Ai\u015fe&#8217;den gelen rivayette bunun da imtihan \u00e2yetiyle beraber nazil oldu\u011fu ve Tirmiz\u00ee&#8217;den yap\u0131lan nakilde de b\u00fct\u00fcn s\u00fbrenin Hatib b. Ebi Belte&#8217;a&#8217;n\u0131n mektub hadisesi \u00fczerine indi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yordu. Ahmed b. Hanbel, Nesa\u00ee, \u0130bn\u00fc Mace ve Tirmiz\u00ee sahih diyerek \u00dcmeyme binti R\u00fckayye&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: \u00dcmeyme demi\u015ftir ki: &#8220;Ben Resulullah (s.a.v)&#8217;a bi&#8217;at edelim diye vard\u0131\u011f\u0131mda bizden, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;daki &#8220;Allah&#8217;a hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmamak hususunda..?&#8221; (M\u00fcmteh\u0131ne, 60\/12) \u00e2yetinin \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fekilde bi&#8217;at ald\u0131. Nihayet &#8220;\u0130yi i\u015f istemekte sana kar\u015f\u0131 gelmeme hususunda..&#8221; kavline geldi\u011finde &#8220;g\u00fc\u00e7 ve takatlar\u0131 yetti\u011fi derecede&#8221; buyurdu. Biz de, &#8220;Allah ve Resul\u00fc bizlere kendimizden daha merhametlidir. Ya Resulallah! Bizimle m\u00fcsafaha etmez misin?&#8221; dedik. Bunun \u00fczerine Hz. Peygamber \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ben kad\u0131nlarla m\u00fcsafaha yapmam. Ancak y\u00fcz kad\u0131na s\u00f6yledi\u011fim s\u00f6z, bir kad\u0131na s\u00f6yledi\u011fim s\u00f6z gibidir.&#8221; Baz\u0131 rivayetlerde Resulullah kad\u0131nlar\u0131n bi&#8217;at\u0131 esnas\u0131nda m\u00fcbarek eline bir bez par\u00e7as\u0131 koyard\u0131, denilirken baz\u0131lar\u0131nda da bir barda\u011fa su koyup, elini o suyun i\u00e7erisine soktu\u011fu, sonra da kad\u0131nlar\u0131n ellerini bu suya dald\u0131rd\u0131klar\u0131 anlat\u0131lmaktad\u0131r. Me\u015fhur ve en g\u00fcvenilir olan husus, Hz. Peygamber&#8217;in kad\u0131nlarla m\u00fcsafaha yapmad\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Resulullah&#8217;\u0131n kad\u0131nlardan biat almas\u0131 bir kere de\u011fil, bir ka\u00e7 defa vuku bulmu\u015ftur. Medine&#8217;de oldu\u011fu gibi fetihten sonra Mekke&#8217;de de bi&#8217;at yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 konusunda rivayetler vard\u0131r. Mekke&#8217;deki biatta Ebu S\u00fcfyan&#8217;\u0131n kar\u0131s\u0131 olan ve Uhud Harbi&#8217;nde seyyidu&#8217;\u015f-\u015f\u00fched\u00e2 (\u015fehidlerin efendisi) Hz. Hamza&#8217;n\u0131n \u015fehadetine \u00f6n ayak olmas\u0131 ve na\u015f\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle yukar\u0131da da nakletti\u011fimiz gibi fetih g\u00fcn\u00fc eman verilmeyip \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi emredilen Hind&#8217;in bi&#8217;at\u0131 hadisesini gerek tefsirler ve gerek hadis kitaplar\u0131 zikretmektedirler. Yezid b. Seke&#8217;nin k\u0131z\u0131 Esma, (r.a) rivayetinde \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Ben Resulullah&#8217;a biat eden kad\u0131nlar\u0131n i\u00e7inde idim. Utbe&#8217;nin k\u0131z\u0131 Hind de kad\u0131nlar aras\u0131nda bulunuyordu. Hz. Peygamber \u00e2yeti okuyup &#8220;Allah&#8217;a hi\u00e7 bir \u015feyi ortak ko\u015fmamak \u00fczere.&#8221; buyurdu\u011funda Hind, &#8220;Erkeklerden kabul etmedi\u011fini bizden kabul edece\u011fine nas\u0131l ihtimal verebiliriz.&#8221; dedi. Ki bu emrin l\u00fczumu kendini g\u00f6stermi\u015f oluyordu. Sonra &#8220;H\u0131rs\u0131zl\u0131k yapmamak hususunda&#8230;&#8221; buyurdu\u011funda Hind, &#8220;Bazen Ebu S\u00fcfyan&#8217;\u0131n mal\u0131ndan haberi olmaks\u0131z\u0131n bir \u015feyler ald\u0131\u011f\u0131m olurdu. Bu bana helal olur mu?&#8221; dedi ve ard\u0131ndan da \u015funu ilave etti: &#8220;Ebu S\u00fcfyan da, &#8220;Ge\u00e7mi\u015fte ve gelecekte benden her ne al\u0131rsan, o sana helaldir.&#8221; dedi. Resulullah (s.a.v) tebess\u00fcm buyurdu ve Hind&#8217;i tan\u0131d\u0131 da, &#8220;Sen Hind binti Utbe&#8217;sin \u00f6yle mi?&#8221; dedi. O da, &#8220;Evet ey Allah&#8217;\u0131n nebisi ge\u00e7mi\u015fi affet.&#8221; dedi. Hz. Peygamber de &#8220;Allah seni affetsin.&#8221; buyurdu. Sonra da &#8220;zina etmemek hususunda&#8230;&#8221; ifadesini okudu. Hind &#8220;Hi\u00e7 h\u00fcr olan kad\u0131n zina eder mi?&#8221; dedi. Cahiliyye d\u00f6neminde zina ekseriya cariyelerde olur, h\u00fcr kad\u0131nlar zina etmez, denirdi. \u0130\u015fte buna bin\u00e2en Hind, cahiliyye de bile ekseriya h\u00fcr kad\u0131nlar zina etmezken \u0130sl\u00e2m&#8217;da \u00f6yle \u015fey olur mu? Demek istiyordu. Resulullah &#8220;\u00c7ocuklar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmemek hususunda&#8221; buyurdu\u011funda, Hind, &#8220;Biz onlar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fckken b\u00fcy\u00fctt\u00fck, fakat onlar\u0131 sen \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn.&#8221; dedi. O, bu s\u00f6z\u00fcyle o\u011flu Hanzale b. Ebi S\u00fcfyan&#8217;\u0131 kasdediyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Bedir&#8217;de katledilmi\u015fti. Hz. \u00d6mer g\u00fclmekten kat\u0131ld\u0131.. Resulullah ise tebebs\u00fcm etti, sonra &#8220;bir iftira uydurup getirmeme hususunda&#8230;&#8221; buyurdu\u011funda da Hind. &#8220;Vallahi iftira \u00e7ok \u00e7irkin bir \u015feydir. Allah Te\u00e2l\u00e2 hep do\u011fru yolda gitmeyi ve g\u00fczel ahlak\u0131 emrediyor.&#8221; dedi. Resulullah en sonunda da &#8220;iyi bir i\u015fte sana kar\u015f\u0131 gelmemeleri hususunda&#8230;&#8221; buyurdu. Bunun \u00fczerin Hind de, &#8220;Vallahi biz bu meclise nefsimizde hi\u00e7bir \u015feyde sana isyan maksad\u0131yla gelmedik.&#8221; dedi.&#8221; Yine rivayet ediliyor ki, burada kad\u0131nlardan ilk \u00f6nce Hz. Peygamber&#8217;e bi&#8217;at eden \u00dcmm\u00fc Sa&#8217;d b. Muaz ve Keb\u015fe binti R\u00e2fi ile beraberlerindeki kad\u0131nlard\u0131. Allah hepsinden raz\u0131 olsun.<\/p>\n<p>&#8220;\u00c7ocuklar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmemeleri&#8230;&#8221; Bu c\u00fcmleye, Araplar&#8217;\u0131n dedikleri &#8220;k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek&#8221; \u00e2detinin nehyi de dahil ise de, nass\u0131n d\u0131\u015f anlam\u0131 erkek ve di\u015fi hepsinden daha umumi olmas\u0131 itibariyle mutlak katlin yasaklanmas\u0131, gerek o fiili bizzat yapmak, gerek sebep olmak suretiyle olsun her t\u00fcrl\u00fc \u00f6ld\u00fcrme olay\u0131n\u0131 i\u00e7ine almaktad\u0131r. Binaenaleyh burada, gerek ruh \u00fcfr\u00fclm\u00fc\u015f ceninin d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesi, gerek bak\u0131m\u0131ndaki ihmal y\u00fcz\u00fcnden \u00e7ocu\u011fun \u00f6l\u00fcm\u00fcne sebebiyet verilmesi ve gerek di\u011fer benzer katillerin hepsi s\u00f6z konusudur. &#8220;Elleri ile ayaklar\u0131 aras\u0131nda bir iftira uydurup getirmeyecekler.&#8221; Elleri ve ayaklar\u0131 aras\u0131nda iftira edilen&#8230; B\u00fchtan, ba\u015fka bir kad\u0131n\u0131n do\u011furmu\u015f oldu\u011fu \u00e7ocu\u011fu al\u0131p veya kendi do\u011furdu\u011fu ile de\u011fi\u015ftirip ben do\u011furdum diyerek kocas\u0131na isnad etmesidir. Ger\u00e7i bunun, ba\u015fka bir erkekten gayr-i me\u015fru olarak yapm\u0131\u015f oldu\u011fu bir \u00e7ocu\u011fu kocas\u0131na isnad etmesi m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelme ihtimali varsa da, bu m\u00e2n\u00e2 \u00f6nce ge\u00e7en c\u00fcmlesine dahil oldu\u011fu i\u00e7in burada b\u00f6yle bir ihtimale yer vermemek daha do\u011frudur. Bu \u00e2yette yer alan &#8220;elleri ve ayaklar\u0131 aras\u0131nda&#8221; ifadesi, yaln\u0131zca avret mahallerinden de\u011fil, zattan kinaye olarak kendi nefislerinden uydurduklar\u0131 her \u00e7e\u015fit iftiray\u0131 i\u00e7ine almaktad\u0131r. Zira bu \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131na daha uygundur ve b\u00f6ylece fiili cinayetlerin yasaklanmas\u0131ndan sonra kavli (s\u00f6zl\u00fc) olan cinayetler de yasaklanm\u0131\u015f demektir. Binaenaleyh burada, namuslu bir kad\u0131na zina isnad etmek, g\u0131ybet, ko\u011fuculuk ve di\u011fer hususlarda yap\u0131lmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f olan iftiradan, yalan ve sahtek\u00e2rl\u0131ktan nehiy vard\u0131r.<\/p>\n<p>Ve sana hi\u00e7bir iyi i\u015fte isyan etmeyecekler, yani gerek iyilikle emir ve gerek k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden yasaklama gibi hususlar\u0131n hi\u00e7birinde asi olmay\u0131p itaat edecekler. Zira isyan ya emre kar\u015f\u0131 ya da yasaklamaya kar\u015f\u0131 olur. emrin g\u00fczel ve me\u015fru olmas\u0131, iyilikle emredilmesinde, nehyin iyi ve me\u015fru olmas\u0131 da, \u015fer&#8217;an yap\u0131lmas\u0131 caiz g\u00f6r\u00fclmeyen hususlar\u0131n yasaklanmas\u0131ndad\u0131r. Bunun i\u00e7in burada yer alan kayd\u0131, emri de nehyi de kapsamaktad\u0131r. &#8220;Sen aff\u0131 tut&#8230;&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/199) \u00e2yeti gere\u011fince Resulullah&#8217;\u0131n ancak maruf, yani me\u015fru ve g\u00fczel olan\u0131 emredece\u011fi ve m\u00fcnkerden yani yap\u0131lmas\u0131 caiz olmayan hususlardan nehyedece\u011fi bilindi\u011fi halde kayd\u0131n\u0131n zikredilmesi, yarat\u0131c\u0131ya isyan edilen konularda mahluka itaat\u0131n caiz olmayaca\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatarak &#8220;itaat ancak iyiliktedir.&#8221; ifadesinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na i\u015faret etmektedir. &#8220;Allah, hi\u00e7 kimseyi g\u00fc\u00e7 yetiremeyece\u011fi bir \u015fey ile m\u00fckellef tutmaz.&#8221; (Bakara, 2\/286) buyurulmas\u0131ndan dolay\u0131 bir kimseye g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00fcst\u00fcnde bir sorumluluk y\u00fcklemek de maruf de\u011fil m\u00fcnker olur. Onun i\u00e7in yukar\u0131da zikredildi\u011fi gibi Resulullah (s.a.v) bir tefsir kabilinden olmak \u00fczere &#8220;G\u00fc\u00e7leri, takatlar\u0131 yetti\u011fi derecede.&#8221; diyerek g\u00fc\u00e7 ve takat\u0131 beyan buyurmu\u015ftur. \u0130\u015fte kad\u0131nlar bu \u015fartlar \u00fczerinde itaat i\u00e7in bi&#8217;ate geldikleri vakit sen de onlara bi&#8217;at ver. Ve onlar i\u00e7in Allah&#8217;a isti\u011ffar da ediver. Yani bi&#8217;attan fazla olarak g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n affedilip sevaba nail olmalar\u0131 i\u00e7in Allah&#8217;tan af dileyiver. Bu suretle g\u00fcnahlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131n peygamberin elinde olmay\u0131p Allah&#8217;a ait bulundu\u011fu ve ba\u011f\u0131\u015flama hususunda Peygamber&#8217;in selahiyyetinin ancak onlar\u0131n affedilmeleri i\u00e7in dua ve \u015fefaat oldu\u011fu da anlat\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Gafur ve Rah\u00eem&#8217;dir. Binaenaleyh bi&#8217;atlar\u0131na sad\u0131k kal\u0131rlarsa ge\u00e7mi\u015f g\u00fcnahlar\u0131n\u0131, ne kadar \u00e7ok olsa da ba\u011f\u0131\u015flar ve rahmetiyle ikram eder.<\/p>\n<p>Bu \u00e2yet gere\u011fince erkeklerden dahi bi&#8217;at al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 Buhar\u00ee, M\u00fcslim ve Beyhak\u00ee &#8220;Esma ve S\u0131fat&#8221; ta Ubade b. Samit (r.a.)&#8217;ten \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: S\u00f6z konusu zat demi\u015ftir ki: &#8220;Biz Peygamber (s.a.v) Hazretlerinin huzurundayd\u0131k. O, \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;Bana \u015funlar \u00fczerine bi&#8217;at edersiniz: &#8220;Allah&#8217;a hi\u00e7bir \u015feyi \u015firk ko\u015fmamak, zina etmemek, h\u0131rs\u0131zl\u0131k yapmamak&#8230;&#8221; Bunun \u00fczerine i\u00e7inizden her kim s\u00f6z\u00fcn\u00fc tutarsa, m\u00fck\u00e2fat\u0131 Allah&#8217;a aittir. Ve her kim de s\u00f6z\u00fcn\u00fc tutmay\u0131p bunlardan bir \u015fey yapar da o y\u00fczden azap g\u00f6r\u00fcrse o da keffarettir. Her kim de bunlardan bir \u015fey yapar Allah&#8217;a da o yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feyi \u00f6rterse, o da Allah&#8217;a aittir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah dilerse ona azap eder, dilerse affeder.<\/p>\n<p>M\u00fcslim de &#8220;Esma ve S\u0131fat&#8221;da Beyhak\u00ee Ebu Zerri Gifar\u00ee (r.a.)&#8217;den o da, Resulullah (s.a.v)&#8217;tan o da, Cebrail (a.s.)&#8217;den o da, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;dan \u015fu kudsi hadisi rivayet etmi\u015flerdir: Allah Te\u00e2l\u00e2 buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Ey kullar\u0131m! Haberiniz olsun ben zulm\u00fc kendime haram k\u0131ld\u0131m. Size de aran\u0131zda haram ettim. Binaenaleyh birbirinize zulmetmeyiniz. Ey kullar\u0131m: Sizler gece ve g\u00fcnd\u00fcz hatalar yapars\u0131n\u0131z ben ise g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ma\u011ffiretimle \u00f6rterim, onlara ehemmiyet vermem. O halde benden ba\u011f\u0131\u015flanman\u0131z\u0131 isteyiniz ki sizi affedeyim. Ey kullar\u0131m! Sizler hep a\u00e7s\u0131n\u0131zd\u0131r, ancak benim doyurduklar\u0131m m\u00fcstesnad\u0131r. Onun i\u00e7in benden isteyiniz ki size yiyecek vereyim. Ey kullar\u0131m! Sizler hep \u00e7\u0131plaks\u0131n\u0131zd\u0131r, ancak benim giydirdiklerim hari\u00e7. Onun i\u00e7in benden giyecek isteyin ki sizi giydireyim. Ey kullar\u0131m! Sizin evveliniz, \u00e2hiriniz, ins ve cinniniz i\u00e7inizden en temiz kalpli bir adam gidi\u015finde de olsa, o benim m\u00fclk\u00fcmde bir \u015fey art\u0131rmaz. Ey kullar\u0131m! Sizin evveliniz, \u00e2hiriniz, ins ve cinniniz i\u00e7inizden en k\u00f6t\u00fc kalpli bir adam gidi\u015finde de olsa, o benim m\u00fclk\u00fcmden bir \u015fey eksiltemez. Ey kullar\u0131m! Sizin evveliniz, \u00e2hiriniz, ins ve cinniniz hepiniz bir yere toplan\u0131p benden isteseniz de ben sizden her isteyene istedi\u011fini versem o benim m\u00fclk\u00fcmden yine bir \u015fey eksiltmez. Denize bir i\u011fneyi bir kere dald\u0131rmakla ne eksilir. Ey kullar\u0131m! Yaln\u0131z sizin amellerinizi size kar\u015f\u0131 korur, saklar\u0131m. Onun i\u00e7in hay\u0131r bulan hemen Allah&#8217;a hamd etsin, ondan ba\u015fkas\u0131n\u0131 bulan da kendisini k\u0131nas\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler!&#8221; Bey&#8217;attan sonra b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlere bir nasihat olan bu \u00e2yet, s\u00fbrenin m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 \u00f6zetlemekle beraber sonunu ba\u015f\u0131na d\u00f6nd\u00fcrmek, \u00fcmitsizlikten sak\u0131nd\u0131rmakla ahiret ve gelecek i\u00e7in arzu ve \u00fcmidi takviye etmek ve ayn\u0131 zamanda Saf S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;kenetlenmi\u015f yap\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 g\u00f6stermek \u00fczere bir haz\u0131rl\u0131kt\u0131r. Ey iman edenler Allah&#8217;\u0131n gazab etti\u011fi bir kavmi dost edinmeyin, onlar\u0131n dostluklar\u0131na tutunmay\u0131n, taraftarl\u0131k etmeyin ve herhangi bir \u015feylerine heves edip de y\u00f6nelmeyin. Allah&#8217;\u0131n gadab etmi\u015f oldu\u011fu kavim ifadesinin ekseriyetle yahudiler hakk\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 cihetiyle, burada da yahudilerin kasdedildi\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bundan sonraki s\u00fbrede \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131&#8217;ndan bahsedilmesi uygun g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f ise de bu, esasen onlarla dostluk i\u00e7inde bulunan m\u00fcnaf\u0131klara yahut s\u00fbrenin yukar\u0131s\u0131 ile olan m\u00fcnasebetine nazarand\u0131r. Bu tabirle m\u00fc\u015friklerin \u00f6zellikle Kurey\u015f m\u00fc\u015friklerinin kasdedilmi\u015f olmas\u0131 da muhtemeldir. Fakat nekre olarak zikredildi\u011fi i\u00e7in belirli ve bilinen bir toplulu\u011fu ifade etmi\u015f olmay\u0131p, belirtilen vas\u0131flarla muttas\u0131f olan her hangi bir kavmi kapsam\u0131\u015f olmas\u0131 gerektir. Zira gadab\u0131n veya nehyin sebebi olmak \u00fczere beyan edilen \u015fu vas\u0131f, onlar\u0131n ay\u0131r\u0131c\u0131 vas\u0131flar\u0131 olarak durumlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Onlar ahiretten \u00fcmidi \u00f6yle kesmi\u015flerdir ki, kabir halk\u0131ndan k\u00e2firlerin \u00fcmidlerini kestikleri gibi \u00fcmidsizli\u011fe d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir. Ahiretten \u00fcmidlerini kesmi\u015f olanlar ise, \u0130blis gibi f\u0131rsat bulduk\u00e7a her fenal\u0131\u011f\u0131 yapar ve kendilerine yardakl\u0131k edenleri de ye&#8217;se d\u00fc\u015f\u00fcrerek cehenneme s\u00fcr\u00fcklerler.<\/p>\n<p>\u0130fadesinde iki anlam vard\u0131r. Birinci m\u00e2n\u00e2da beyaniyedir ve k\u00e2firlerin durumlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Buna g\u00f6re \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131, &#8220;kabir halk\u0131ndan olan k\u00e2firlerin \u00fcmidsizli\u011fi gibi&#8221; demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fcp kabre girmi\u015f olan k\u00e2firler cehennemdeki ebedi kalacaklar\u0131 yerlerini g\u00f6rm\u00fc\u015fler ve ahiret nimetlerinden mahrum olduklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. B\u00f6ylece ne gelecekte bir \u015fey kazanmak ne de geride kalan dirilerden bir yard\u0131m alma ihtimali kalmam\u0131\u015f oldu\u011fundan her \u015fekilde \u00fcmidleri kesilmi\u015ftir. \u0130kinci anlamda ibtidaiyye olarak ye&#8217;s fiiline ba\u011flan\u0131r. Buna g\u00f6re de, m\u00e2n\u00e2, &#8220;k\u00e2firlerin kabir halk\u0131ndan \u00fcmidsiz olmalar\u0131, yani \u00f6l\u00fclerin dirilmesinden, hayatlar\u0131ndan \u00fcmid kesmi\u015f bulunmalar\u0131 gibi.&#8221; demek olur. K\u0131sacas\u0131, \u00fcmidsizlik bir k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr, Allah&#8217;\u0131n gadab\u0131n\u0131 davet eder. Nitekim Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da &#8220;Zira k\u00e2fir kavimden ba\u015fkas\u0131 Allah&#8217;\u0131n rahmetinden \u00fcmid kesmez.&#8221; (Yusuf, 12\/ 87) buyurulmu\u015ftur. Bu y\u00fczden ahiretten \u00fcmidi kesmekten sak\u0131n\u0131lmal\u0131d\u0131r Hak Te\u00e2l\u00e2, kalblerimizi \u00fcmitsizlikten koruyup iman ne\u015fesi ve r\u0131dvan \u00fcmidi ile doldursun.<\/p>\n<p>Saff S\u00fbresi Medine D\u00f6neminde \u0130ndi<\/p>\n<p>\u00c2yet Say\u0131s\u0131: 14<\/p>\n<p>Saff S\u00fbresi, Medine&#8217;de indirilmi\u015f s\u00fbrelerdendir. Bu s\u00fbreye ayr\u0131ca &#8220;Hav\u00e2riyy\u00fbn&#8221; ve &#8220;\u0130sa S\u00fbresi&#8221; isimleri dahi verilmektedir.<\/p>\n<p>\u00c2yet say\u0131s\u0131 : On d\u00f6rtt\u00fcr.<\/p>\n<p>Kelime say\u0131s\u0131 : \u0130ki y\u00fcz yirmidir.<\/p>\n<p>Harf say\u0131s\u0131 : Dokuz y\u00fcz yirmi alt\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>F\u00e2s\u0131las\u0131 : harfleridir.<\/p>\n<p>Bu s\u00fbrenin n\u00fczul sebebiyle ilgili \u00fc\u00e7 rivayet vard\u0131r. Hakim ve daha ba\u015fkalar\u0131 Abdullah b. Sel\u00e2m (r.a.)&#8217;dan sahih olarak \u015f\u00f6yle bir rivayeti nakletmi\u015flerdir. Abdullah demi\u015ftir ki: &#8220;Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131n ashab\u0131ndan birka\u00e7 ki\u015fi oturmu\u015f, &#8220;Acaba amellerin hangisi Allah yan\u0131nda daha sevimlidir? Bilsek de onu yapsak.&#8221; diye konu\u015fuyorduk. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine Allah Te\u00e2l\u00e2 &#8220;G\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsi Allah&#8217;\u0131 tesbih eder. O, \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.&#8221; \u00e2yetleriyle ba\u015flayan s\u00fbreyi inz\u00e2l buyurdu. Resulullah da bize bu s\u00fbreyi sonuna kadar okudu.&#8221; \u00c2l\u00fbs\u00ee der ki: &#8220;Bu hadis \u015eeyheyn&#8217;in (Buh\u00e2r\u00ee, M\u00fcslim) \u015fart\u0131 \u00fczere sahih bir hadistir. Bunu, Ahmed b. Hanbel, Tirmizi ve daha bir\u00e7oklar\u0131 rivayet etmi\u015flerdir. Hatta Haf\u0131z \u0130bn\u00fc Hacer demi\u015ftir ki: &#8220;Bu hadis, d\u00fcnyada rivayet edilen m\u00fcselsel hadislerin en sahihidir.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130kincisi, Dahh\u00e2k&#8217;tan yap\u0131lan \u015fu rivayettir. Baz\u0131 gen\u00e7ler, sava\u015fta \u015f\u00f6yle yapt\u0131k, b\u00f6yle yapt\u0131k diye yapmad\u0131klar\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylemi\u015flerdi. Bunun \u00fczerine s\u00f6z konusu s\u00fbre nazil oldu. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u0130bn\u00fc Zeyd&#8217;in rivayetidir. Buna g\u00f6re &#8220;M\u00fcnaf\u0131klar, m\u00fcminlere biz sizdeniz ve sizinle beraberiz.&#8221; dedikleri halde fiillerinde buna ters davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmesi sebebiyle bu s\u00fbrenin nazil oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir. \u00c2l\u00fbs\u00ee, bu son rivayetin \u00f6nceki iki rivayet kadar kuvvetli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 beyan etmektedir.<\/p>\n<p>Bu s\u00fbrenin k\u0131saca anlam\u0131, do\u011fruluk ve sadakatle Allah yolunda cihada te\u015fvik edip haz\u0131rlamak ve bu suretle \u00f6nceki s\u00fbrenin m\u00e2n\u00e2s\u0131 ve imtihan konusu olan nehiylerini te&#8217;kid etmek ve \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n gelece\u011fini ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturmakt\u0131r. \u0130mtihan S\u00fbresi&#8217;nin sonunda \u00fcmidsizlikten sak\u0131nd\u0131r\u0131lmak s\u00fbretiyle ahiret \u00fcmidi takviye edildi\u011fi gibi, bu s\u00fbrede de \u0130sl\u00e2m dininin b\u00fct\u00fcn \u00e2lem \u00f6n\u00fcnde ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve y\u00fcceli\u011fini ispat etmek i\u00e7in daha b\u00fcy\u00fck imtihan devreleri ge\u00e7irmek \u00fczere m\u00fcsl\u00fcmanlar cihad meydanlar\u0131nda &#8220;B\u00fcny\u00e2n-\u0131 mers\u00fbs&#8221; (sa\u011flam bir yap\u0131) gibi yer alacak \u015fekilde nizam ve intizama davet olunarak, buna uyan m\u00fcminlere ba\u015far\u0131 m\u00fcjdelenecektir. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>1- G\u00f6klerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah&#8217;\u0131 tesbih eder. O, \u00fcst\u00fcnd\u00fcr, hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>2- Ey iman edenler! Yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi ni\u00e7in s\u00f6yl\u00fcyorsunuz?<\/p>\n<p>3- Yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 s\u00f6ylemeniz, Allah yan\u0131nda \u015fiddetli bir bu\u011fza sebeb olur.<\/p>\n<p>4- Allah, kendi yolunda kenetlenmi\u015f bir duvar gibi saf ba\u011flayarak sava\u015fanlar\u0131 sever.<\/p>\n<p>5- Bir zaman Musa, kavmine: &#8220;Ey kavmim! Benim, Allah&#8217;\u0131n size g\u00f6nderdi\u011fi el\u00e7isi oldu\u011fumu bildi\u011finiz halde ni\u00e7in beni incitiyorsunuz?&#8221; demi\u015fti. Onlar e\u011frilince, Allah da kalblerini e\u011friltti. Allah fas\u0131klar\u0131 do\u011fru yola iletmez.<\/p>\n<p>6- Meryem o\u011flu \u0130sa da: &#8220;Ey \u0130srailo\u011fullar\u0131! ben size Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isiyim. benden \u00f6nce gelen Tevrat&#8217;\u0131 do\u011frulay\u0131c\u0131 ve benden sonra gelecek Ahmed ad\u0131nda bir peygamberi m\u00fcjdeleyici olarak (geldim).&#8221; demi\u015fti. Fakat onlara apa\u00e7\u0131k delillerle gelince &#8220;Bu, apa\u00e7\u0131k bir b\u00fcy\u00fcd\u00fcr.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>7- \u0130sl\u00e2m&#8217;a davet olundu\u011fu halde Allah \u00fczerine yalan uydurandan daha zalim kim olabilir? Allah zalim toplumu do\u011fru yola iletmez.<\/p>\n<p>8- A\u011f\u0131zlar\u0131yla Allah&#8217;\u0131n nurunu s\u00f6nd\u00fcrmek istiyorlar. Halbuki k\u00e2firler ho\u015f g\u00f6rmese de Allah nurunu tamamlayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>9- O, Resul\u00fcn\u00fc hidayet ve hak dinle g\u00f6nderdi ki, m\u00fc\u015frikler istemese de onu, b\u00fct\u00fcn dinlerin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kars\u0131n.<\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler! ni\u00e7in yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi s\u00f6ylersiniz?&#8221; N\u00fczul sebebi olarak ilk s\u0131rada zikredilen Abdullah b. Selam rivayetine g\u00f6re bu hitab, ger\u00e7ek m\u00fcminlere adaklar\u0131n\u0131 yerine getirmenin l\u00fczumunu hat\u0131rlatmaktad\u0131r. Yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z bir \u015feyi adamay\u0131n, madem ki adad\u0131n\u0131z o halde s\u00f6z\u00fcn\u00fczde durup adaklar\u0131n\u0131z\u0131 yerine getiriniz demektir. \u0130kinci s\u0131rada zikretti\u011fimiz Dahh\u00e2k rivayetine g\u00f6re yapmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi niye s\u00f6yl\u00fcyorsunuz? M\u00fcminlere yalan s\u00f6ylemek yak\u0131\u015f\u0131r m\u0131? tarz\u0131nda bir k\u0131namad\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc rivayette ise, z\u00e2hirde m\u00fcmin g\u00f6r\u00fcnen m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 azarlama m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Fakat bu iki rivayete g\u00f6re &#8216;de gibi mazi (ge\u00e7mi\u015f zaman) m\u00e2n\u00e2s\u0131 g\u00f6zetmek laz\u0131m gelece\u011fine bakarak evvelki rivayette de belirtildi\u011fi \u015fekilde, gelece\u011fe aid adak m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 anlamak daha do\u011fru g\u00f6r\u00fcnmektedir. Onun i\u00e7in bu \u00e2yet ile ada\u011f\u0131n yerine getirilmesinin vacib oldu\u011funa delil getirilmi\u015ftir. Yani asl\u0131 me\u015fru olmakla beraber vacib olmayan bir fiil, adamakla vacib olur. O halde yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z bir fiili adamay\u0131n\u0131z. Aday\u0131nca da onu hemen yerine getirin. Adaklar\u0131n\u0131z konusunda yalanc\u0131 durumuna d\u00fc\u015fmekten son derece sak\u0131n\u0131n.<\/p>\n<p>3. Yapmayaca\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi s\u00f6ylemeniz Allah&#8217;\u0131n bu\u011fz ve nefret etti\u011fi \u015feylerden olmas\u0131 itibariyle ne b\u00fcy\u00fck bir kabahattir!<\/p>\n<p>Makt, yukar\u0131larda da ge\u00e7ti\u011fi gibi \u015fiddetli bu\u011fz, son derece nefret ve i\u011fren\u00e7lik demektir. fiili bu nevi yerlerde gibi zem veya taacc\u00fcb m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade eder ki, Kehf S\u00fbresi&#8217;nde yer alan &#8220;bu s\u00f6z ne b\u00fcy\u00fck oldu..&#8221;(Kehf, 18\/5) \u00e2yetinde de ayn\u0131 anlamdad\u0131r. O halde Allah&#8217;\u0131n en sevdi\u011fi ameli bilsek de yapsak diyen samimi m\u00fcminler, Allah&#8217;\u0131n bu\u011fzetti\u011fi kimselerden olmamak i\u00e7in, b\u00fcy\u00fck s\u00f6ylememeli, yapamayacaklar\u0131 \u015feylere nezr etmemeli, nezr ettikleri takdirde de yapmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>4-5. Bundan dolay\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131n yapabilecekleri amellerden sevdi\u011fi bir ameli haber vererek buyuruyor ki haberiniz olsun ki Allah Te\u00e2l\u00e2 kendi yolunda sa\u011flam bir bina gibi saf ba\u011flayarak \u00e7arp\u0131\u015fanlar\u0131 sever, Allah&#8217;\u0131n sevgilisi olmak i\u00e7in m\u00fcminlerin de b\u00f6yle yapmalar\u0131 gerekir. Dikkat edilmesi gereken bir husus da \u015fudur ki, bu s\u00fbrede f\u00e2s\u0131las\u0131 (\u00e2yetin son harfi) ile yaln\u0131z bu \u00e2yete tahsis edilerek tekv\u00fccut olman\u0131n \u00f6nemine i\u015faret edilmi\u015ftir ki, s\u00fbreye &#8220;Saff S\u00fbresi&#8221; denilmi\u015f olmas\u0131 da bunu g\u00f6stermektedir . kur\u015funlu bina, par\u00e7alar\u0131 kur\u015funla kenetlenerek yekpare bir cisim haline gelmi\u015f olan sa\u011flam bir bina demektir. \u0130\u015fte m\u00fcminlerin sosyal durumlar\u0131 gerek Saff\u00e2t S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda ve gerek Fetih S\u00fbresi&#8217;nde yer alan &#8220;Onlar, filizini yar\u0131p \u00e7\u0131karm\u0131\u015f, gittik\u00e7e onu kuvvetlendirerek kal\u0131nla\u015fm\u0131\u015f ve g\u00f6vdesi \u00fczerine dikilmi\u015f bir ekine benzerler ki bu, ziraat\u00e7\u0131lar\u0131n da ho\u015funa gider&#8230;&#8221; (Fetih, 48\/29) \u00e2yetinde ifade edilen benzetme ve tasvir \u00fczere sa\u011flam bir irtib\u00e2t ile bir di\u011ferine ba\u011flanm\u0131\u015f kuvvetli bir yap\u0131 te\u015fkil etmeli ve \u0130sl\u00e2m m\u00fccahidleri b\u00f6yle birbirlerine kenetlenmi\u015f tek bir saf halinde \u00e7arp\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. \u015e\u00fcphesiz bu benzetmede, ferdlerin cismen tekd\u00fczen bir \u015fekil ve nizam ile terbiye ve asayi\u015fleri konu edildi\u011fi gibi, kalben niyet ve imanlar\u0131n\u0131n da bir kelime etraf\u0131nda toplanacak ve birbirlerini sevip sayacak bir surette samimiyet ve kararl\u0131l\u0131kta olmas\u0131 mevzu bahistir. Baz\u0131 m\u00fcfessirlerin beyan\u0131na g\u00f6re de bu \u00e2yette ordunun en \u00f6nemli te\u015fkilat\u0131n\u0131n piyade oldu\u011funa da i\u015faret vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00fcvari, donanma ve di\u011fer birimlerde de her ne kadar cereyan ederse de en fazla saf harbi piyadede me\u015fhurdur. Binaenaleyh askeri terbiyede hem fizik\u00ee d\u00fczene hem de din terbiyesi ile kalb\u00ee ve manevi birli\u011fe itina g\u00f6sterilmesi ve m\u00fcminler aras\u0131nda bu birlik ve sevgiyi bozacak ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131klardan son derece ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. Bunun yap\u0131labilmesi i\u00e7in de gaye, g\u00fczel tayin edilmeli ve al\u00e7ak maksatlar terkedilip Allah yolunda en y\u00fcksek ve en y\u00fcce gayeye yap\u0131\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 harb meselesiyle ilgili olan sebepler, amiller, hedef ve gayeler izah edilerek \u0130sl\u00e2m dininin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f hikmeti anlat\u0131lmak \u00fczere semav\u00ee dinlere \u015f\u00f6yle bir ge\u00e7it resmi yapt\u0131r\u0131larak buyuruluyor ki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn o zaman\u0131 ki Musa kavmine, yani \u0130sr\u00e2il o\u011fullar\u0131na demi\u015fti. Bana ni\u00e7in eziyet ediyorsunuz? Halbuki benim size Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi oldu\u011fumu biliyorsunuz. Bu \u00e2yetle yahudilerin Peygamberlere k\u00fcf\u00fcr ve isyan etmelerinin \u00f6teden beri s\u00fcr\u00fcp gelen \u00e2detleri oldu\u011fu ve hep o \u00e2detin g\u00fcnah\u0131n\u0131 \u00e7ektikleri anlat\u0131lm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Hz. Musa&#8217;ya yapt\u0131klar\u0131 eziyetlerin tafsilat\u0131 Bakara S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7mi\u015f. \u00d6zellikle zorbalara kar\u015f\u0131 sava\u015fmada &#8220;\u015eu halde sen ve Rabbin gidin sava\u015f\u0131n: biz burada oturaca\u011f\u0131z.&#8221; (Maide, 5\/24) dedikleri ve neticede \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fckleri M\u00e2ide S\u00fbresi&#8217;nde zikredilmektedir. Vakta ki b\u00f6yle zey\u011f ettiler, haktan meyl etmek suretiyle yamukluk edip e\u011fri gittiler. Allah da kalplerini yamulttu. Yani e\u011friltti, e\u011frili\u011fi kalplerine tabiat yapt\u0131. Bundan dolay\u0131 hep e\u011frilik d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, e\u011fri giderler, hak s\u00f6z kendilerine tesir etmez ve do\u011fru yola yana\u015fmazlar. Allah da dinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f fas\u0131klar toplulu\u011funu do\u011fru yola iletmez, muvaffak k\u0131lmaz, muradlar\u0131na erdirmez. \u0130\u015fte m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n sava\u015f i\u00e7in haz\u0131rlanmalar\u0131n\u0131n sebeplerinden birisi b\u00f6yle hak dinlemez, bozulmu\u015f fas\u0131klar toplulu\u011funun ruh halleridir.<\/p>\n<p>6. Nitekim kalplerinin e\u011friliklerinden dolay\u0131 \u0130sa&#8217;y\u0131 da kabul etmediler, kabul ettik diyenler de s\u00f6zlerini tutmad\u0131lar. O vakti d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ki: Meryem o\u011flu \u0130sa \u015f\u00f6yle demi\u015fti: Ey \u0130srailo\u011fullar\u0131, Musa (a.s) baba taraf\u0131ndan \u0130srail o\u011fullar\u0131ndan oldu\u011fu i\u00e7in onlara, ey kavmim diye hitab etmi\u015fti. \u0130sa (a.s.)&#8217;n\u0131n ise babas\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ey \u0130srail o\u011fullar\u0131 dedi. Haberiniz olsun ki ben size Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isiyim \u00f6n\u00fcmdeki Tevrat&#8217;\u0131 tasdik\u00e7i ve benden sonra gelecek bir Resul&#8217;\u00fcn m\u00fcjdecisi olarak g\u00f6nderildim ki o Resul&#8217;\u00fcn ismi, Ahmed&#8217;dir. Burada Ahmed isminin \u00f6zel bir isim olmas\u0131 da, m\u00e2n\u00e2s\u0131 da kasdedilmi\u015f olabilir. Yani ad\u0131 son derece \u00f6vg\u00fcye lay\u0131k ve pek g\u00fczel demek de olabilir. Zira Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n m\u00fcjdelemekle emredildi\u011fi Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;in bir ismi de Ahmed&#8217;dir. Onun Muhammed ismi de Ahmed ismi gibi, ayn\u0131 hamd maddesinden olarak en g\u00fczel ve \u00f6v\u00fclecek ismidir. Mamafih burada Ahmed isminin bizzat kendisinin kasdedilmi\u015f olmas\u0131 daha do\u011frudur. Nitekim \u0130mam M\u00e2lik, Buh\u00e2r\u00ee, M\u00fcslim, Darim\u00ee, Tirmiz\u00ee ve Nesa\u00ee C\u00fcbeyr b. Mut&#8217;im (r.a.)&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir. Resulullah (s.a.v) buyurdu ki: &#8220;Benim \u00e7e\u015fitli isimlerim vard\u0131r. Ben Muhammed&#8217;im, ben Ahmed&#8217;im, ben toplay\u0131c\u0131y\u0131m, insanlar benim ayaklar\u0131m \u00fczere toplanacaklard\u0131r. Ben mahvediciyim ki, Allah benimle k\u00fcfr\u00fc mahvedecektir. Ve ben sonuncuyum.&#8221;(1)<\/p>\n<p>\u00c2k\u0131b, kendisinden sonra Peygamber gelmeyen &#8220;son Peygamber&#8221; demektir. Hz. Hassan&#8217;\u0131n \u015fu beyti de Ahmed isminin Resulullah&#8217;\u0131n bir ismi oldu\u011funu ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Yani &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2, O&#8217;nun ar\u015f\u0131n\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015f olan melekler ve b\u00fct\u00fcn temizler m\u00fcbarek Ahmed&#8217;e sal\u00e2t getirmi\u015flerdir.&#8221; Ahmed lafz\u0131n\u0131n, asl\u0131nda hamd ederim m\u00e2n\u00e2s\u0131na fiili muz\u00e2ri nefs-i m\u00fctekellim vahdeh sigas\u0131ndan nakledilmi\u015f olmas\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilirse de, daha do\u011fru olan ism-i tafdil olmas\u0131d\u0131r. \u0130sm-i tafdillerde as\u0131l olan f\u00e2il m\u00e2n\u00e2s\u0131 ise de, &#8220;daha me\u015fhur&#8221; anlam\u0131na gelen &#8220;e\u015fher&#8221; gibi ism-i mef&#8217;\u00fbl m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade edebilir. &#8220;Tekrar g\u00fczeldir.&#8221; tabirinde oldu\u011fu gibi, Ahmed lafz\u0131n\u0131n \u00f6v\u00fclmekte \u00fcst\u00fcnl\u00fck m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 da bilinmektedir. \u015eayet hamidiyyetten olursa bu durumda &#8220;en fazla hamd eden&#8221; mahmudiyyetten olursa o zaman da m\u00e2n\u00e2s\u0131, &#8220;en ziyade hamd ve medhedilen&#8221; demektir. \u0130sim olmas\u0131 durumunda da bu anlamlar\u0131n birinden nakledilerek o isimle \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lan z\u00e2t kasdedilmekdedir. Bu \u00e2yette Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n peygamberli\u011finin hikmeti olarak \u015fu iki \u015feyi s\u00f6yledi\u011fi beyan edilmi\u015ftir: Birisi, kendisinden \u00f6nce gelen Tevrat&#8217;\u0131 tasdik etmesi, di\u011feri de kendisinden sonra gelecek olan Ahmed&#8217;i m\u00fcjdelemesidir. Tevrat&#8217;\u0131 tasdik etmesi, h\u00fck\u00fcmleri y\u00f6n\u00fcyle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilse de ihbar (haber verme) itibariyle olmas\u0131 daha do\u011frudur. Zira Tevrat&#8217;ta hem Mesih&#8217;e hem de Son peygamber Hz. Muhammed&#8217;e dair haberler vard\u0131. Bu y\u00fczden Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n geli\u015fi, hem Mesih&#8217;e ait haberlerin do\u011frulu\u011funu ispat etmi\u015f hem de son Peygamber&#8217;i m\u00fcjdelemek suretiyle o konudaki haberleri tasdik etmi\u015ftir. Ancak yahudiler, Hz. \u0130sa&#8217;y\u0131 inkar ettikleri gibi h\u0131ristiyanlar da bu m\u00fcjdeyi k\u0131smen inkar ve k\u0131smen de\u011fi\u015fik \u015fekilde te&#8217;vil ederek haks\u0131zl\u0131\u011fa sapm\u0131\u015flar ve eldeki mevcut \u0130ncillerin b\u00f6yle bir \u015feyden bahsetmedi\u011fini iddia edecek kadar ileri gitmi\u015flerdir. \u015eayet Hz. \u0130sa&#8217;ya verilmi\u015f olan \u0130ncil de Kur&#8217;\u00e2n gibi aynen korunmu\u015f olsayd\u0131, bu m\u00fcjdenin \u0130ncil&#8217;de zikredilip edilmedi\u011fini anlamak m\u00fcmk\u00fcn olurdu. Mamafih Bakara S\u00fbresi&#8217;nde de geni\u015f bilgi verildi\u011fi gibi elde mevcut olan Ahd-i Atik ve Ahd-i Cedid kitablar\u0131nda buna dair deliller hi\u00e7 de az de\u011fildir. Mesela Ahd-i Cedid&#8217;de Resullerin i\u015flerinin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc b\u00e2b\u0131nda: Musa ecd\u00e2d\u0131m\u0131za, &#8220;Rabbiniz Allah size bir\u00e2derlerinizden benim gibi bir Peygamber ortaya \u00e7\u0131karacakt\u0131r. Onu, size s\u00f6yleyece\u011fi b\u00fct\u00fcn i\u015flerde dinleyiniz. Ve kavmim aras\u0131ndan her kim o Peygamberi dinlemezse mahvolacakt\u0131r.&#8221; dedi. \u0130smail ile ondan sonra gelen peygamberlerin hepsi dahi bu g\u00fcnleri m\u00fcjdelemi\u015flerdir diye de zikredilmi\u015ftir. Musa gibi olan bu gelecek peygamber, \u0130smail&#8217;den de s\u00f6z edilmesi karinesiyle belli ki, peygamberlerin sonuncusu Muhammed Mustafa (s.a.v.) idi. \u0130sa (a.s) onu tasdik etmi\u015f ve gelece\u011fini m\u00fcjdelemi\u015fti. H\u0131ristiyanlar bunu \u0130sa (a.s.)&#8217;n\u0131n kendisine hamletmek istemi\u015flerse de \u0130sa (a.s.) Musa gibi harbetmekle emredilmi\u015f bir peygamber de\u011fildi. Al\u00fbs\u00ee s\u00f6z konusu \u00e2yetin tefsiri esnas\u0131nda \u0130ncillerden bahsederken \u015funlar\u0131 s\u00f6yler: &#8220;H\u0131ristiyanlar\u0131n yan\u0131nda d\u00f6rt \u0130ncil vard\u0131r.<\/p>\n<p>Birincisi, Mata \u0130ncili&#8217;dir ki, on iki havariden biri olan Matta, Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131ndan sekiz sene sonra Filistin&#8217;de S\u00fcryani lisan\u0131 ile cemetmi\u015ftir. Altm\u0131\u015f sekiz b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, Markos \u0130ncili&#8217;dir ki yetmi\u015flerden olan Markos, \u0130sa&#8217;n\u0131n ref&#8217;inden on iki sene sonra Roma&#8217;da Efrenci (yani Latin) l\u00fcgat\u0131 ile toplam\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131rk sekiz b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, Luka \u0130ncili&#8217;dir. Luka da yetmi\u015flerden olup \u0130skenderiye&#8217;de Yunanca olarak cem etmi\u015ftir. Seksen \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, Yuhanna \u0130ncili&#8217;dir ki Hz. \u0130sa&#8217;dan otuz sene sonra Rum beldelerinden olan Efsus \u015fehrinde, Yuhanna taraf\u0131ndan cem edilmi\u015ftir. B\u00f6l\u00fcmleri, K\u0131bti n\u00fcshas\u0131nda otuz \u00fc\u00e7t\u00fcr. Bu \u0130nciller \u00e7e\u015fitlidir. Bunlar\u0131n muhtevalar\u0131nda baz\u0131 yerler vard\u0131r ki, vicdan bunlar\u0131n ne Allah s\u00f6z\u00fc ne de \u0130sa (a.s.)&#8217;n\u0131n s\u00f6z\u00fc oldu\u011funa \u015fahitlik etmez. Mesela kendi kanaatlar\u0131nca \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n \u00e7arm\u0131ha gerilmesi ve kabrine defnedildikten sonra g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 k\u0131ssas\u0131 gibi ki, bunlar baz\u0131 b\u00fcy\u00fckler ve salih kimseler hakk\u0131nda telif edilen hal tercemesi kitablar\u0131 gibi \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n do\u011fumu, g\u00f6\u011fe y\u00fckseltilmesi ve baz\u0131 halleriyle, bir k\u0131s\u0131m s\u00f6zlerini \u015ferh yollu yaz\u0131lm\u0131\u015f tarih ve biyografik eserlere benzerler. Binaenaleyh \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da haber verilen be\u015fikte konu\u015fmas\u0131 ve Hz. Muhammed&#8217;i m\u00fcjdelemesi gibi di\u011fer baz\u0131 hal ve s\u00f6zlerini bu \u0130ncillerin ihmal etmi\u015f olmalar\u0131 Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n beyan\u0131na kar\u015f\u0131 hi\u00e7 bir zarar vermez. Bununla beraber insaf ile hareket eden ve taassubu b\u0131rak\u0131p do\u011fru yolda gidecek olan kimseler i\u00e7in bu \u0130ncillerde dahi o m\u00fcjdeye dair s\u00f6zler vard\u0131r. Yuhanna \u0130ncili&#8217;nin on be\u015finci b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde Yesu&#8217; Mesih demi\u015ftir ki: &#8220;Pederin g\u00f6nderece\u011fi Hak ruhu Faraklit size her \u015feyi \u00f6\u011fretecektir.&#8221; Yine Mesih demi\u015ftir ki: &#8220;Beni seven s\u00f6zlerimi ezberler, Pederim de onu sever ve ona var\u0131r, kat\u0131nda yer tutar. Ben bunu size s\u00f6yledim. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben sizin yan\u0131n\u0131zda ik\u00e2met etmiyorum. Pederin g\u00f6nderece\u011fi Ruhu&#8217;l-Kud\u00fcs Faraklit, size her \u015feyi \u00f6\u011fretecek ve benim s\u00f6yledi\u011fim s\u00f6zleri hat\u0131rlatacakt\u0131r. Size selam\u0131m\u0131 emanet b\u0131rak\u0131yorum, kalbleriniz \u0131zd\u0131rap i\u00e7inde olmas\u0131n. Tela\u015f etmeyin.<\/p>\n<p>Ben gidece\u011fim ve size d\u00f6nece\u011fim. Beni seviyor olsan\u0131z benim Pedere gitmemle sevinirdiniz.&#8221; Ve demi\u015ftir ki: &#8220;Benim Pedere gitmem sizin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben gitmesem Faraklit size gelmez, amma gitti\u011fimde onu size g\u00f6nderirim. O geldi\u011fi vakit de \u00e2lemi, g\u00fcnahtan dolay\u0131 k\u0131nayacakt\u0131r. Size s\u00f6ylemek istedi\u011fim daha \u00e7ok s\u00f6z vard\u0131r lakin siz onlara tahamm\u00fcl edemeyeceksiniz. Fakat o Hakk&#8217;\u0131n Ruhu geldi\u011fi zaman sizi Hakk&#8217;a ir\u015fad edecektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, kendili\u011finden s\u00f6ylemez, ne i\u015fitirse onu s\u00f6yler&gt; ve b\u00fct\u00fcn gelece\u011fi haber verir ve Pedere ait olan\u0131n hepsini size tarif eder.&#8221; Bir de (ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc babda) demi\u015ftir ki: &#8220;E\u011fer siz beni seviyorsan\u0131z benim tavsiyelerimi ezberleyiniz ve ben Pederden, ebediyyen beraberinizde sabit kalacak di\u011fer bir Faraklit vermesini dileyeyim. O Hak Ruhunu ki, \u00e2lem onu kabul etmeye g\u00fc\u00e7 yetirmedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onu tan\u0131mad\u0131lar. Ben sizi yetim b\u0131rakmam. En yak\u0131n zamanda size gelece\u011fim.&#8221; Al\u00fbs\u00ee bunlar\u0131 naklettikten sonra da der ki: &#8220;Faraklit kelimesi, hamdi g\u00f6steren bir kelimedir. G\u00f6zlerini taassub perdeleri b\u00fcr\u00fcmemi\u015f olanlar\u0131n nazar\u0131nda \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n bu s\u00f6z\u00fcnden Ahmed (s.a.v)&#8217;in kasdedildi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r. H\u0131ristiyanlar\u0131n baz\u0131s\u0131 bunu &#8220;Hamm\u00e2d&#8221;, baz\u0131s\u0131 da &#8220;Hamid&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. Bunun delaletinden de aleyhisselat\u00fc vesselam\u0131n Ahmed (yahut Muhammed) ismine i\u015faret var demektir. Di\u011fer baz\u0131 h\u0131ristiyanlar da onu, muhall\u0131s (kurtar\u0131c\u0131) diye tefsir etmi\u015fler ve buna \u0130sa (a.s.)&#8217;n\u0131n ba\u015fka bir s\u00f6z\u00fcnde &#8220;Allah size di\u011fer bir halask\u00e2r g\u00f6nderecektir.&#8221; demi\u015f olmas\u0131yla delil getirmi\u015flerdir. Bu c\u00fcmlede de Peygamber&#8217;in risaletine hamd ismiyle de\u011filse de kurtarmak ve yard\u0131m etmek \u00fcnvan\u0131yla i\u015faret edilmi\u015ftir. H\u0131ristiyanlardan bir k\u0131sm\u0131 da Faraklit Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n \u00f6\u011frencilerine g\u00f6kten inmi\u015f olan ate\u015fli g\u00f6n\u00fcller olup bir tak\u0131m al\u00e2metler ve acaib i\u015fler yapm\u0131\u015flard\u0131r diye zannedilmi\u015ftir. Lakin &#8220;di\u011fer bir Faraklit&#8221; diye ba\u015fka bir vas\u0131fla tavsif edilmi\u015f olmas\u0131 bu anlay\u0131\u015fa m\u00fcsait g\u00f6r\u00fcnmez. Zira \u0130sa (a.s.)&#8217;dan sonra onlardan \u00f6nce di\u011fer birisi ge\u00e7mi\u015f de\u011fildir.&#8221;<\/p>\n<p>Faraklit kelimesi hangi dildendir? M\u00fcfred midir, m\u00fcrekkeb midir? \u0130branice midir, de\u011fil midir? Bu konulardaki ihtilaflar ve m\u00e2n\u00e2lar\u0131na ait baz\u0131 bilgiler Bakara S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7mi\u015fti. Eski \u0130ncil tercemelerinde bu kelime Faraklit (veya Paraklit) diye aynen muhafaza edilerek ifade edilirken yak\u0131n zamanlarda bas\u0131lm\u0131\u015f olan \u0130ncil tercemelerinde &#8220;teselli edici&#8221; diye zikredilmi\u015ftir. Mesela bin dokuz y\u00fcz yirmi (1920) tarihiyle \u0130stanbul&#8217;da Matyosyan Agop Matbaas\u0131&#8217;nda bas\u0131lan n\u00fcshas\u0131nda yukar\u0131daki s\u00f6zler hep &#8220;teselli edici, yani hakikat ruhu&#8221; diye terceme edilmi\u015ftir. Ve baz\u0131 kay\u0131tlarda da tuhaf \u015fekilde de\u011fi\u015ftirilerek ifade edilmi\u015ftir. Mesela, Yuhanna&#8217;n\u0131n ond\u00f6rd\u00fcnc\u00fc bab\u0131nda \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: &#8220;Ve ben Pederden dilerim, O dahi sonsuza kadar sizinle beraber olmak \u00fczere size di\u011fer bir teselli edici, yani hakikat ruhunu verecektir. Bunu dahi d\u00fcnya g\u00f6rmedi\u011fi ve tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in kabul edemez. Amma siz onu tan\u0131rs\u0131n\u0131z. Zira yan\u0131n\u0131zda bulunup g\u00f6nl\u00fcn\u00fczde olacakt\u0131r.&#8221; On be\u015finci bab\u0131nda da &#8220;Amma \u015feriatlerinde bana sebepsiz bu\u011fzettiler diye yaz\u0131l\u0131 olan s\u00f6z\u00fcn tamamlanmas\u0131 i\u00e7in b\u00f6yle oldu. Fakat Peder taraf\u0131ndan benim g\u00f6nderece\u011fim teselli edici, yani Pederden \u00e7\u0131kan hakikat ruhu geldi\u011fi zaman benim hakk\u0131mda o \u015fehadet edecektir. Ve siz dahi \u015fehadet edersiniz. Zira ba\u015flang\u0131\u00e7tan beri benimle berabersiniz.&#8221; denilmi\u015ftir. Bu yeni tercemeciler &#8220;paraklid&#8221; kelimesinin Yunanca &#8220;teselli edici&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorlar ve ruhu&#8217;l-hak t\u00e2biri yerine de hakikat ruhu diyorlar. Bu suretle tercemeden tercemeye de\u011fi\u015ftirilerek asl\u0131 kaybolmu\u015f bu \u0130ncillerle, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131k beyan\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmak istenilmesi hak ve adalet fikriyle uyu\u015fmayaca\u011f\u0131 gibi, insaf sahibi ki\u015filerin Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n haber verdi\u011fi bu m\u00fcjdenin, te&#8217;vil edilmi\u015f bir \u015fekilde bile olsa itiraf edildi\u011fini g\u00f6r\u00fcrler. Fatih K\u00fct\u00fcphanesi&#8217;nde bu mesele ile ilgili bir risale g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm ki, bir papaz \u0130ncillerdeki faraklit m\u00fcjdelerinin, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bu \u00e2yetinde haber verilen &#8220;Benden sonra gelecek olan Ahmed isimli bir peygamberi m\u00fcjdeleyici olarak.&#8221; m\u00fcjdesi oldu\u011funa kanaat getirerek m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f ve bu hususa dair bir risale yazm\u0131\u015f oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyordu. Fikir sahibi baz\u0131 ki\u015filer de bu mesele hakk\u0131nda \u0130ncil (Avangel) kelimesinin as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmak istemi\u015fler ve bu kelimenin esasen m\u00fcjde anlam\u0131na geldi\u011fini ve hakikatte Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n davetiyle b\u00fct\u00fcn \u0130ncillerin \u00f6zet olarak beyan\u0131n\u0131n, gelecek bir Resul ile \u0130l\u00e2h\u00ee Saltanat\u0131 m\u00fcjdelemekten ibaret bulundu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde birle\u015ftiklerini ifade etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Hz. \u0130sa b\u00f6yle s\u00f6ylemi\u015f oldu\u011fu halde \u0130srail o\u011fullar\u0131n\u0131n \u00e7o\u011fu, yani yahudiler onu dinlemedikleri gibi h\u0131ristiyanlar\u0131n \u00e7o\u011fu da bunu gizlemi\u015f ya da te&#8217;vil ve tahrif (de\u011fi\u015ftirmek) ile inkar etmi\u015f olduklar\u0131ndan dolay\u0131 bu hakikat hat\u0131rlat\u0131larak buyuruluyorki: Sonra o Resul, yani \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n m\u00fcjdelemi\u015f oldu\u011fu ismi Ahmed olan Resul, onlara delillerle: a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k \u00e2yetler ve mucizelerle geldi\u011fi zaman da bu apa\u00e7\u0131k bir sihir dediler. Bu Ahmed, o m\u00fcjdelenen Resul de\u011fil, bu a\u00e7\u0131k sihirlerle bizi aldatmak istiyor diye k\u00fcfre, haks\u0131zl\u0131\u011fa sapt\u0131lar ve bu haks\u0131zl\u0131kla bir tak\u0131m de\u011fi\u015fiklikler yapmak suretiyle \u0130sa, Allah&#8217;\u0131n o\u011fludur gibi asl\u0131 olmayan yalanlar yazarak onlar\u0131 Allah kel\u00e2m\u0131 diye Allah&#8217;a isnad ettiler.<\/p>\n<p>7-9. Bundan dolay\u0131 da \u015f\u00f6yle buyuruluyor: Halbuki \u0130sl\u00e2m&#8217;a davet edilirken Allah&#8217;a yalan iftirada bulunan, yani Allah&#8217;a yalan isnad eden veya Allah hakk\u0131nda yalan s\u00f6yleyen yahut uydurdu\u011fu yalan\u0131 Allah indirdi diye iftira eden kimselerden daha zalim kim olabilir? Allah ise zalimleri hidayete erdirmez, haks\u0131zlar\u0131 do\u011fru yola iletmez, isteklerinde ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmaz. Onun i\u00e7in b\u00f6yleleri hak s\u00f6zle yola gelmez, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 kabul etmezler. Sonu\u00e7ta yapt\u0131klar\u0131 zul\u00fcmlerin cezas\u0131n\u0131 \u00e7ekmeleri gerekir. \u0130\u015fte b\u00f6yle iftirac\u0131 zalimlerin haks\u0131zl\u0131klar\u0131, zul\u00fcmkarl\u0131klar\u0131 da, m\u00fcminlerin Allah yolunda sava\u015fa haz\u0131rlanmalar\u0131n\u0131 ve o yolda harb etmenin Allah kat\u0131nda sevimli bir amel olmas\u0131n\u0131 gerektiren sebeblerdendir.<\/p>\n<p>10. &#8220;Ticaret.&#8221; Bu kelimedeki tenvin ta&#8217;zim i\u00e7indir. Yani b\u00fcy\u00fck, \u015fanl\u0131 bir ticaret demektir ki, \u015fu \u015fekilde tefsir edilmi\u015ftir: sizi ac\u0131 bir azabdan kurtaracak, beyan edilece\u011fi \u00fczere sizi o azabdan kurtar\u0131p, h\u00fcrriyete kavu\u015fturacak ve b\u00fcy\u00fck murada erdirecektir.<\/p>\n<p>11-12. O ticaret nedir? diye sorulursa \u015f\u00f6yle beyan edilir: Allah ve Resul\u00fcne iman edersiniz, emirlerini tutar, verdi\u011fi haberlerin ve m\u00fcjdelerin do\u011frulu\u011funa inan\u0131rs\u0131n\u0131z mallar\u0131n\u0131z ve canlar\u0131n\u0131zla Allah yolunda cihad edersiniz. Yani iman ile cihad\u0131 b\u00fct\u00fcnle\u015ftirirsiniz. Bir hadiste zikredildi\u011fi \u00fczere cihad, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n \u00f6rg\u00fcc\u00fc yani kubbesidir. \u0130sl\u00e2m binas\u0131n\u0131n temeli iman, zirvesi ve en y\u00fcksek kubbesi, cihadd\u0131r. Bu, yani b\u00f6yle bir iman ve cihad sizin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Ger\u00e7i &#8220;Ho\u015funuza gitmedi\u011fi halde sava\u015f size yaz\u0131ld\u0131. (farz k\u0131l\u0131nd\u0131).&#8221; (Bakara, 2\/216) \u00e2yetince cihad sizin zorunuza gider, sevimli g\u00f6r\u00fcnmezse de hakk\u0131n\u0131zda hay\u0131rl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2yetin devam\u0131nda &#8220;Bazan ho\u015funuza gitmeyen bir \u015fey hakk\u0131n\u0131zda iyi olabilir ve ho\u015funuza giden bir \u015fey de hakk\u0131n\u0131zda k\u00f6t\u00fc olabilir&#8230;&#8221; (Bakara, 2\/216) buyurulmu\u015ftur. Herhalde f\u00e2s\u0131klar\u0131n, zalimlerin ve m\u00fc\u015friklerin h\u00fckm\u00fc alt\u0131nda esaretle ezilmekten ise, Allah yolunda ve hak u\u011frunda mallar\u0131n\u0131z ve canlar\u0131n\u0131zla sava\u015farak ya \u015fehid ya gazi olmak elbette hay\u0131rl\u0131d\u0131r. E\u011fer bilirseniz. \u0130lim sahibi olur ve iman ile cihad etmesini bilirseniz cihad\u0131n hay\u0131rl\u0131 oldu\u011funu anlars\u0131n\u0131z. Demek ki cihad i\u00e7in de k\u00f6r\u00fck\u00f6r\u00fcne hareket edilmemeli, bilgi sahibi olunmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman ve \u00fcmitle itaat etmek, \u00fcmitsizlik ve k\u00fcf\u00fcrden; cihad ve \u015fehadet ise esaret ve zilletten her halde hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>13. Di\u011fer biri de yani cihadda bu nimet veya bu ticaretten ba\u015fka, di\u011fer bir nimet yahut ticaret daha vard\u0131r. Ki siz onu seversiniz, cihad\u0131 hepiniz sevmeseniz ve neticesi olan o b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015fu hepiniz takdir edemeseniz bile, di\u011fer neticesi olan \u015fu nimeti hepiniz seversiniz ki o da \u015fudur. Allah&#8217;tan bir zafer, d\u00fc\u015fmanlara kar\u015f\u0131 bir galibiyet ve yak\u0131n bir fetih, i\u015fte cihad\u0131n bir meyvesi de budur ki, bundan herkes ho\u015flan\u0131r. B\u00f6yle s\u00f6yle hem kendin m\u00fcjdelen hem de m\u00fcminleri m\u00fcjdele ya Muhammed! \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar i\u00e7in bu iki ticaret muhakkakt\u0131r.<\/p>\n<p>14. Onun i\u00e7in Ey iman edenler! Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olunuz, yani bu m\u00fcjdelere ermek i\u00e7in iradelerinizi Allah i\u00e7in, O&#8217;nun r\u0131zas\u0131na kavu\u015fmak i\u00e7in yard\u0131mc\u0131 olunuz. Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;n\u0131n Havarilere dedi\u011fi gibi: Benim Allah&#8217;a do\u011fru, yard\u0131mc\u0131lar\u0131m kimdir? Yani ben Allah&#8217;a do\u011fru giderken ba\u015far\u0131ya kavu\u015fmak i\u00e7in bana yard\u0131m edecek, benimle beraber ona kavu\u015fmak isteyecek yard\u0131mc\u0131lar\u0131m kimlerdir? Buna cevaben Havariler &#8220;O Allah yard\u0131mc\u0131lar\u0131 biziz&#8221; dediler. \u0130\u015fte siz de ey m\u00fcminler! \u0130sa&#8217;n\u0131n Havarileri gibi Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olunuz. Peygamber&#8217;in davetini kabul ederek Allah&#8217;a tam bir iman ile yard\u0131m ediniz.<\/p>\n<p>Hav\u00e2riyyun, Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n, ilk iman eden se\u00e7kin \u00f6\u011frencilerinden on iki ki\u015fiye denir ki, bunlar dini yaymak i\u00e7in etrafa da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131ndan &#8220;Rusul-i \u0130sa&#8221; (\u0130sa&#8217;n\u0131n el\u00e7ileri) ismi dahi verilmi\u015ftir. Eldeki \u0130ncillerde bunlara on ikiler de denilmektedir. Hav\u00e2riyyun kelimesi, esasen &#8220;Hav\u00e2r\u00ee&#8221; ism-i mensubunun \u00e7o\u011fuludur. K\u00e2mus \u015farihinin beyan\u0131na g\u00f6re baz\u0131 \u00e2limler demi\u015flerdir ki, &#8220;Bu kelime, \u00e7o\u011fuldan cinse nakledilerek hem m\u00fcfred hem \u00e7o\u011ful i\u00e7in kullan\u0131l\u0131r. &#8220;Havar ve haver l\u00fcgatte, beyaz ve beyazl\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na isimdir. Bu m\u00fcnasebetle \u015fehir kad\u0131nlar\u0131na beyazl\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 &#8220;Havariyy\u00e2t&#8221; denilir. Bezleri y\u0131kay\u0131p \u00e7\u0131rparak a\u011f\u0131rtan kassara, eski T\u00fcrk\u00e7e kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131yla \u00e7\u0131rp\u0131c\u0131ya da havar\u00ee denildi\u011fi gibi saf ve temiz dost ve yard\u0131mc\u0131ya, \u00f6zellikle b\u00fcy\u00fck peygamberlerin davet ve emirlerini yerine getirme u\u011frunda yard\u0131mc\u0131 olanlara da samimi niyyet ve temizliklerinden dolay\u0131 havar\u00ee denilir. Mamafih zikredildi\u011fi gibi bu isim en fazla \u0130sa (a.s)&#8217;n\u0131n se\u00e7kin yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olan zatlar hakk\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. M\u00fcfessirler bunlara s\u00f6z konusu ismin verilmesinde \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015fler nakletmi\u015flerdir ki, K\u00e2mus sahibi F\u00eer\u00fbz\u00e2b\u00e2d\u00ee &#8220;Bes\u00e2ir&#8221;de bu g\u00f6r\u00fc\u015fleri \u015f\u00f6yle \u00f6zetlemi\u015ftir: &#8220;Baz\u0131 \u00e2limler, onlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131n kass\u00e2r (\u00e7\u0131rp\u0131c\u0131) bir k\u0131sm\u0131n\u0131n da avc\u0131 olmalar\u0131 sebebiyle bu ismi ald\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6ylerken, baz\u0131lar\u0131 da beyaz elbise giydikleri i\u00e7in yahut daima ilim ve din e\u011fitimiyle insanlar\u0131 temizlemi\u015f olduklar\u0131ndan dolay\u0131 onlara bu ismin verildi\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f ve demi\u015flerdir ki: &#8220;Kass\u00e2rl\u0131k isnad edenlerin maksatlar\u0131 da budur. Avc\u0131l\u0131k isnad edenler ise onlar\u0131n, din ve ahiret konular\u0131nda \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fen kimseleri avlay\u0131p din yoluna \u00e7ektikleri i\u00e7in bu ad\u0131 ald\u0131klar\u0131n\u0131 savunmu\u015flard\u0131r.&#8221; Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da, i\u015faret etti\u011fimiz gibi inan\u00e7lar\u0131ndaki safl\u0131k, ilgi ve niyyetlerindeki temizlik sebebiyle onlara havar\u00ee dendi\u011fini ifade etmi\u015flerdir ki en m\u00fcnasib olan g\u00f6r\u00fc\u015f de budur. Frenkler havar\u00eelere &#8220;aptres&#8221; ismini vermi\u015flerdir ki bu kelimenin Yunanca&#8217;dan al\u0131narak uza\u011fa g\u00f6nderilmi\u015f el\u00e7iler anlam\u0131n\u0131 ifade etti\u011fi s\u00f6ylenmektedir. Buna g\u00f6re aptre, Havariyy\u00fbn kelimesinin tercemesi olmay\u0131p Y\u00e2sin S\u00fbresi&#8217;nin &#8220;&#8230;onlara el\u00e7ilerin geldi\u011fi &#8230;&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/13) \u00e2yetinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere \u0130sa&#8217;n\u0131n e\u00e7ileri m\u00e2n\u00e2s\u0131na di\u011fer bir isim olmu\u015ftur. Yaln\u0131z avc\u0131ya, &#8220;da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015f&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc takdirde Havariyy\u00fbn&#8217;a avc\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131 verenlerin kavline de itibar edilebilir.<\/p>\n<p>Al\u00fbs\u00ee der ki: &#8220;Bahr&#8217;in beyan\u0131na g\u00f6re Hz. \u0130sa bunlar\u0131 \u00e7e\u015fitli beldelere da\u011f\u0131tm\u0131\u015f kimini R\u00fbmiyye&#8217;ye, kimini Babil&#8217;e, kimini Afrika&#8217;ya, kimini Efsus&#8217;a, kimini Beyt-i Makdis&#8217;e, kimini Hicaz&#8217;a, kimini de Arz-\u0131 Berber ve havalisine g\u00f6ndermi\u015fti. Mamafih her beldeye g\u00f6nderilenin tayini ve isimlerinin zabtedilmesi hususlar\u0131n\u0131n s\u0131hhatine g\u00fcvenilemez. Suy\u00fbt\u00ee de bunlar\u0131 &#8220;\u0130tk\u00e2n&#8221;da zikretmi\u015f ise de, esasen bulunulabilecek yerlerde ara\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>End\u00fcl\u00fcs&#8217;l\u00fc m\u00fcfessir Ebu Hayyan &#8220;el-Bahru&#8217;l-Muhit&#8221; adl\u0131 tefsirinde der ki: &#8220;Havar\u00eeler, on iki ki\u015fidir ve bunlar, Hz. \u0130sa&#8217;ya ilk iman edenlerdir. \u0130sa bunlar\u0131 \u00e7e\u015fitli beldelere g\u00f6ndermi\u015fti. Batris ve Pavlis Roma&#8217;ya, Andiravs ve Matta, halk\u0131 insan yiyen arza, Bukas Babil&#8217;e, Filibs Kartaca&#8217;ya yani Afrika&#8217;ya, Yuhann, Ashab-\u0131 Kehf&#8217;in kenti olan Efsus&#8217;a, iki Ya&#8217;kub Beyt-i Makdis&#8217;e, \u0130bn\u00fc B\u00fcleymin Hicaz&#8217;a, Testemir Berber \u00fclkesine ve havalisine g\u00f6nderilmi\u015fti. Mamafih bu isimlerin baz\u0131lar\u0131nda zabt cihetiyle zorluk vard\u0131r. Onun i\u00e7in esas bulunmas\u0131 gereken yerlerden ara\u015ft\u0131r\u0131ls\u0131n.&#8221; Hakikatte Senpol dahi denilen Pavlis, Havar\u00eeler&#8217;den de\u011fildir. Sonradan onlara kat\u0131lm\u0131\u015f, mektublar\u0131 ve risaleleri Ahd-i Ced\u00eed&#8217;in &#8220;a&#8217;m\u00e2l-i Rus\u00fcl&#8221; (el\u00e7ilerin i\u015fleri) k\u0131sm\u0131na sokulmu\u015ftur. Bu zat hr\u0131istiyanl\u0131kta s\u00fcnnet olmay\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015f ve bir tak\u0131m de\u011fi\u015fiklikler yapm\u0131\u015ft\u0131r. Sonra \u0130bn\u00fc B\u00fcleymin ile Testemir isimleri \u00f6zellikle ara\u015ft\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r. Matta \u0130ncili&#8217;nin onuncu b\u00e2b\u0131nda \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir: &#8220;Ve on iki \u015fakirdini (\u00f6\u011frencisini) yan\u0131na \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p temiz olmayan ruhlar \u00fczerine onlar\u0131 g\u00f6nderme\u011fe ve her maraz\u0131 her hastal\u0131\u011f\u0131 def etmeye onlara kudret verdi. O g\u00f6nderilen on ikilerin isimleri \u015funlard\u0131r: Batris ad\u0131 verilen \u015eem&#8217;un ile karde\u015fi Endravs, zibidi o\u011flu Ya&#8217;kub ile karde\u015fi Yuhanna, Filbs ve Bertolmavs Toma ve G\u00fcmr\u00fckc\u00fc Matta, Halfi o\u011flu Ya&#8217;kub ve Tedavs lakabl\u0131 Leba\u00fcs, Fanvi \u015eem&#8217;un ve onu ele veren \u0130sharyoti Yehuda. \u0130sa bu on ikileri g\u00f6nderip onlara tenbih ederek dedi ki: &#8220;T\u00e2ifelerin yoluna gitmeyiniz ve Samiriler&#8217;in bir \u015fehrine girmeyiniz. Bundan ise, beyt-i \u0130srail&#8217;in z\u00e2yi olmu\u015f koyunlar\u0131na var\u0131n\u0131z ve gitti\u011finizde &#8220;Melek\u00fbtu&#8217;s-Sem\u00e2vat (g\u00f6klerin saltanat\u0131) yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; diye va&#8217;z ediniz. Hastalara \u015fifa veriniz. C\u00fczzaml\u0131lar\u0131 temizleyiniz. Cinleri \u00e7\u0131kar\u0131n\u0131z. Bedava ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bedava veriniz. Kemerlerinizde ne alt\u0131n ne g\u00fcm\u00fc\u015f, ne bak\u0131r ve yol i\u00e7in ne da\u011farc\u0131k, ne entari, ne ayakkab\u0131 ve ne de as\u00e2 ted\u00e2rik etmeyiniz. Zira i\u015f\u00e7i kendi yiyece\u011fine lay\u0131kt\u0131r. Ve hangi \u015fehre veya k\u00f6ye giderseniz orada kimin lay\u0131k oldu\u011funu sorup ayr\u0131l\u0131ncaya kadar orada kal\u0131n\u0131z. Ve h\u00e2neye girdi\u011finizde ona selam veriniz. Ve e\u011fer o h\u00e2ne buna lay\u0131k ise selam\u0131n\u0131z onun \u00fczerine gelsin ve e\u011fer lay\u0131k de\u011filse selam\u0131n\u0131z size geri d\u00f6ns\u00fcn. Ve sizi her kim kabul etmeyip s\u00f6zlerinizi dinlemezse o haneden yahut o \u015fehirden \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda ayaklar\u0131n\u0131z\u0131n tozunu silkiniz. Hakikaten size derim ki, ceza g\u00fcn\u00fcnde Sedum ve Gamure diyar\u0131n\u0131n hali o \u015fehrin halinden ehven olur. \u0130\u015fte ben sizi koyunlar gibi kurtlar aras\u0131na g\u00f6nderiyorum. \u0130mdi y\u0131lanlar gibi ak\u0131ll\u0131 ve g\u00fcvercinler gibi sade-dil olunuz. Lakin insanlardan sak\u0131n\u0131n\u0131z. Zira sizi millet meclislerine teslim edip sinagoglarda d\u00f6vecekler, hem de benim i\u00e7in onlara ve t\u00e2ifelere \u015fehadet olmak \u00fczere hakimler ve krallar huzuruna g\u00f6t\u00fcr\u00fcleceksiniz. \u0130mdi sizi teslim ettikleri zaman nas\u0131l ve ne s\u00f6yleyeyim diye endi\u015fe etmeyiniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne s\u00f6yleyece\u011finiz size o saatte verilecektir. Zira s\u00f6yleyenler siz de\u011filsiniz, sizde s\u00f6yleyen Pederinizin ruhudur. Ve karde\u015f karde\u015fi ve baba evlad\u0131 \u00f6l\u00fcme teslim edecek ve evlad ana baban\u0131n aleyhine kalk\u0131\u015f\u0131p onlar\u0131 \u00f6ld\u00fcrecekler ve ismim i\u00e7in herkes taraf\u0131ndan bu\u011fzedileceksiniz. Lakin kim sonuna kadar tahamm\u00fcl ederse o kurtulacakt\u0131r. Ve size bir \u015fehirde d\u00fc\u015fmanl\u0131k ettikleri zaman di\u011ferine ka\u00e7\u0131n\u0131z. Zira hakikaten size derim ki, insano\u011flu gelinceye kadar \u0130srail \u015fehirlerinin devrini tamamlamayacaks\u0131n\u0131z. \u00d6\u011frenci \u00f6\u011fretmenine ve kul efendisine \u00fcst\u00fcn de\u011fildir. \u00d6\u011frenciye \u00f6\u011fretmeni gibi, kula efendisi gibi olmak kifayet eder. Hane sahibine balezbul dedikleri halde onun hanesi halk\u0131na ne kadar ziyade diyecekler. \u0130mdi onlardan korkmay\u0131n\u0131z. Zira ke\u015ffedilmeyecek ve bilinmeyecek gizli bir \u015fey yoktur. Size karanl\u0131kta dedi\u011fimi ayd\u0131nl\u0131kta s\u00f6yleyiniz. Ve kula\u011f\u0131n\u0131za s\u00f6yleneni damlar \u00fczerinde il\u00e2n ediniz ve can\u0131 \u00f6ld\u00fcrmeye k\u00e2dir olmay\u0131p cesedi \u00f6ld\u00fcrenlerden korkmay\u0131n\u0131z. L\u00e2kin hem can\u0131 hem cesedi cehennemde helak etmeye k\u00e2dir olandan korkunuz.&#8221;<\/p>\n<p>Bunu takib eden on birinci b\u00e2b:<\/p>\n<p>&#8220;Ve \u0130sa on iki \u00f6\u011frencisine emir vermeyi tamam etti\u011finde \u015fehirlerinden va&#8217;z ve \u00f6\u011fretimde bulunmak \u00fczere oradan hareket etti. Ve Yahya zindanda Mesih&#8217;in i\u015flerini haber al\u0131nca, o gelecek kimse sen misin? Yoksa di\u011fer bir kimseyi mi bekleyelim demek i\u00e7in kendi \u00f6\u011frencilerinden ikisini onun yan\u0131na g\u00f6nderdi.&#8221;<\/p>\n<p>Denildi\u011fine g\u00f6re on ikilerin bu suretle etrafa g\u00f6nderilmesi Hz. Yahya&#8217;n\u0131n hapiste bulundu\u011fu s\u0131rada olmu\u015ftur. Halbuki yine ayn\u0131 \u0130ncil&#8217;in yirmi alt\u0131nc\u0131 b\u00e2b\u0131nda ise, mekir yani su-i kasd anla\u015f\u0131l\u0131rken: &#8220;Ak\u015fam oldu\u011funda on ikilerle beraber sofraya oturdu ve onlar yemek yerken, &#8220;Hakikaten size derim ki, sizden biriniz beni ele verecektir.&#8221; dedi\u011fine g\u00f6re bundan onlar\u0131n, g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kar\u0131lma s\u0131ras\u0131nda Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n yan\u0131nda toplanm\u0131\u015f bulunduklar\u0131 ve sonradan etrafa yay\u0131ld\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Al-i \u0130mr\u00e2n S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;\u0130sa onlardan ink\u00e2r\u0131 sezince: &#8216;Allah&#8217;a gitmek i\u00e7in kimler bana yard\u0131mc\u0131 olacak?&#8217; dedi. Havariler: &#8216;Biz, Allah (yolunun) yard\u0131mc\u0131lar\u0131y\u0131z;&#8230;&#8221; (Al-i \u0130mr\u00e2n, 3\/52) \u00e2yetinde Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n &#8220;Allah&#8217;a gitmek i\u00e7in kimler bana yard\u0131mc\u0131 olacak?&#8221; demesi ve Havarilerin &#8220;Biz Allah (yolunun) yard\u0131mc\u0131lar\u0131y\u0131z.&#8221; cevab\u0131n\u0131 vermeleri de, Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131ndan \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f demektir. \u0130bn\u00fc Cerir&#8217;in Sa&#8217;id b. C\u00fcbeyr tarikiyle \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan yapt\u0131\u011f\u0131 rivayete g\u00f6re: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 Hz. \u0130sa&#8217;y\u0131 g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131karmay\u0131 murad etti\u011fi zaman \u0130sa ashab\u0131n\u0131n yan\u0131na vard\u0131, onlar on iki ki\u015fi bir evde idiler. O evin bir (su) kayna\u011f\u0131ndan onlar\u0131n yan\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131, ba\u015f\u0131ndan su daml\u0131yordu. Onlara, &#8220;\u0130\u00e7inizden birisi bana yak\u0131nda on iki kere k\u00fcfredecek.&#8221; dedi. Sonra da &#8220;Benim benzerim onun \u00fczerine at\u0131l\u0131p da benim yerime \u00f6ld\u00fcr\u00fclecek ve benimle beraber benim derecemde bulunacak hanginiz?&#8221; dedi. \u0130\u00e7lerinde ya\u015f itibariyle en gen\u00e7 birisi &#8220;Ben&#8221; dedi. \u0130sa ona &#8220;Otur&#8221; dedi ve sonra yine tekrar etti. Yine o gen\u00e7 kalkt\u0131 ve &#8220;Ben&#8221; dedi. Hz. \u0130sa da, &#8220;Evet sen osun.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine ona \u0130sa&#8217;n\u0131n benzeri b\u0131rak\u0131ld\u0131 ve \u0130sa evdeki bir pencereden g\u00f6\u011fe y\u00fckseltildi. Derken Onu arayan yahudiler geldi ve benzerini tutup \u00f6ld\u00fcrd\u00fcler. Baz\u0131s\u0131 ona iman etmi\u015f iken on iki kere inkar etti. \u0130lh &#8230;&#8221; En iyisini Allah bilir. (Bu konuda bilgi i\u00e7in Al-i \u0130mr\u00e2n, 3\/52; Nis\u00e2, 4\/157 \u00e2yetine bkz.) Mamafih Kur&#8217;\u00e2n burada da bu tafsilata taarruz etmeyerek buyuruyor ki: &#8220;Ey inananlar! Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olun. Nitekim Meryem o\u011flu \u0130sa da havarilere: &#8220;Allah&#8217;a (giden yolda) benim yard\u0131mc\u0131lar\u0131m kimdir?&#8221; demi\u015fti. Havar\u00eeler: &#8220;Allah (yolunun) yard\u0131mc\u0131lar\u0131 biziz.&#8221; dediler..&#8221; Bunun \u00fczerine \u0130srailo\u011fullar\u0131ndan bir taife iman etti, Havar\u00eelerin mesaisi \u00fczerine \u0130sa&#8217;ya ve m\u00fcjdesine inand\u0131 ve dine yard\u0131m etti bir taife de k\u00fcfretti. Neticede biz de iman edenleri d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7lendirdik. Binaenaleyh onlar galib geldiler. \u0130man edenler d\u00fc\u015fmanlar\u0131 olan k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 galib gelip y\u00fcze \u00e7\u0131kt\u0131lar. \u0130\u015fte siz de Allah&#8217;\u0131n vaidlerine ve emirlerine, Resulullah&#8217;\u0131n yukar\u0131da zikredilen davetlerine iman edip Havar\u00eelerin \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 gibi Allah yolunda Hak dinine yard\u0131m i\u00e7in cihad ederek \u00e7al\u0131\u015f\u0131n. Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olursan\u0131z b\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015fmanlara galib gelir, (Saff, 61\/9) vaadiyle zikredilen m\u00fcjdelere ula\u015f\u0131rs\u0131n\u0131z. Hakikaten Muhammed&#8217;in ashab\u0131 \u00f6yle \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar, \u00e7ok ge\u00e7meden m\u00fc\u015frikleri ve h\u0131ristiyanlar\u0131 yendiler. Hak dinini galib k\u0131ld\u0131lar ve \u00f6yle \u00fcst\u00fcn duruma getirdiler ki, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n o g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 galibiyyeti ve bir Hz. \u00d6mer hilafetinin hakkaniyyet ve adalet zevkini h\u00e2l\u00e2 b\u00fct\u00fcn d\u00fcnya sonsuz bir hayret ve hasretle eri\u015filmez bir umut gibi yad etmektedir. Mamafih bu emir ve taahh\u00fcd yaln\u0131z onlara de\u011fil &#8220;Ey iman edenler! Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olun!&#8221; hitab\u0131n\u0131n genel m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi her zaman i\u00e7in o tarzda amel edecek b\u00fct\u00fcn m\u00fcminleri kapsayan bir vaad ve m\u00fcjdedir. O halde Allah&#8217;\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olmayanlar, O&#8217;nun yard\u0131m\u0131ndan mahrum kal\u0131p geriye s\u00fcr\u00fckleniyorlarsa, bunun sebebini Hak dinde de\u011fil, kendi g\u00fcnahlar\u0131nda aramal\u0131d\u0131rlar. K\u0131sacas\u0131, &#8220;E\u011fer siz Allah&#8217;a (dinine) yard\u0131m ederseniz (Allah da) size yard\u0131m eder..&#8221; (Muhammed, 47\/7), &#8220;Sana gelen her k\u00f6t\u00fcl\u00fck de kendindendir..&#8221; (Nis\u00e2, 4\/79) \u00e2yetleri de bu hususu net bir \u015fekilde ifade etmektedirler. Ashab-\u0131 Kiram i\u00e7inde A\u015fere-i M\u00fcbe\u015f\u015fere (cennetle m\u00fcjdelenen on ki\u015fi) Resulullah&#8217;\u0131n havar\u00eeleri makam\u0131ndad\u0131r. Bir hadiste &#8220;Her peygamberin bir havar\u00eesi vard\u0131r, benim havar\u00eem de Z\u00fcbeyr&#8217;dir.&#8221; buyurularak Hz. Z\u00fcbeyr bu vas\u0131fla yad edilmi\u015ftir. Ancak Katade&#8217;den gelen bir rivayette de Z\u00fcbeyr&#8217;den ba\u015fkalar\u0131na da Havar\u00ee denildi\u011fi zikredilmektedir. Resulullah&#8217;\u0131n havar\u00eelerinin: Ebu Bekr, \u00d6mer, Osman, Ali, Hamza, Cafer, Ebu Ubeyde \u0130bni&#8217;l-Cerrah, Osman b. Maz&#8217;un, Abdurrahman b. Avf, Sa&#8217;d b. Ebi Vakkas, Talha b. Ubeydullah ve Z\u00fcbeyr b. Avvam oldu\u011fu nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00dcst\u00fcnl\u00fck ve galibiyyetin neticesinde cemaat\u0131n k\u0131vam\u0131n\u0131n, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131 tesbih etmek ve kulluk g\u00f6revlerini yerine getirmeye ba\u011fl\u0131 oldu\u011funa i\u015faret etmek i\u00e7in, Saff S\u00fbresi&#8217;ni Cuma S\u00fbresi takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>61-SAF: 1-2. &#8220;Ey iman edenler!&#8221; R\u00e2z\u00ee tefsirinde der ki: &#8220;Bu \u00e2yetlerin nazm\u0131nda m\u00fcnasebet a\u00e7\u0131s\u0131ndan makul bir g\u00fczellik vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc inat\u00e7\u0131 \u015fu \u00fc\u00e7 halden uzak de\u011fildir. 1- Ya inad\u0131na devam eder. 2- Yahut inad\u0131n\u0131 terketmesi beklenir. 3- Yahut da inad\u0131 terkedip teslimiyyet g\u00f6sterir. \u0130\u015fte Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00e2yetlerde hali beyan ederek onlara her bir durumda halin &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12133,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1110,1109,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1828","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-61-saf","tag-61-saf-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1828","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1828"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1828\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12133"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1828"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1828"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1828"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}