{"id":1834,"date":"2010-11-18T21:54:01","date_gmt":"2010-11-18T21:54:01","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1834"},"modified":"2010-11-18T21:54:01","modified_gmt":"2010-11-18T21:54:01","slug":"58-mucadele-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/58-mucadele-tefsiri\/","title":{"rendered":"58-M\u00dcCADELE SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>58-M\u00dcCADELE:<\/p>\n<p>1. &#8220;Allah i\u015fitmi\u015ftir.&#8221; Tahkik (kuvvetlendirmek) ve tevki&#8217;, yani vuku bulmas\u0131 beklenen anlam\u0131n\u0131 ifade etmektedir. Buna g\u00f6re \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015f\u00f6yledir. &#8220;Evet Allah i\u015fitti, hakikaten beklendi\u011fi gibi i\u015fitti ve dinleyip gere\u011fini yapt\u0131.&#8221; O kad\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc ki, kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle m\u00fccadele ediyor ve Allah&#8217;a \u015fikayette bulunuyordu. Gam ve kederini dile getiriyor, derdinin \u00e7aresini istiyordu. Rivayetlerden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bu \u00e2yetlerin inmesine sebeb olan kad\u0131n, Ensar&#8217;dan Evs b. S\u00e2mit&#8217;in kar\u0131s\u0131 Havle binti S\u00e2lebe idi. Hadise \u015f\u00f6yle meydana gelmi\u015fti: &#8220;Havle&#8217;nin kocas\u0131 olan Evs b. S\u00e2mit -ki Ub\u00e2de b. S\u00e2mit&#8217;in karde\u015fiydi ihtiyarlam\u0131\u015f ve titiz bir yap\u0131ya sahip olmu\u015ftu. Bir g\u00fcn kar\u0131s\u0131 kendisinden bir\u015fey istemi\u015f, o da \u00f6fkelenip &#8220;Sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin.&#8221; deyivermi\u015fti ki, buna z\u0131h\u00e2r denilmektedir. Cahiliye \u00e2detlerine g\u00f6re bir adam kar\u0131s\u0131na bu s\u00f6z\u00fc s\u00f6yledi\u011fi zaman kar\u0131s\u0131 ona haram olurdu. Onu bir daha alamazd\u0131. Bu hadise \u0130sl\u00e2m&#8217;da ilk defa meydana gelen bir z\u0131h\u00e2r olmu\u015ftu. Derken Evs \u00e7ok ge\u00e7meden s\u00f6yledi\u011fine pi\u015fman olup Havle&#8217;yi \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Ancak Havle, yan\u0131na gelmekten \u00e7ekinmi\u015f ve ona; &#8220;Can\u0131m kudret elinde bulunan Rabbime yemin ederim ki sen o s\u00f6z\u00fc s\u00f6yledikten sonra, Allah ve Resul\u00fc h\u00fckm\u00fcn\u00fc verinceye kadar benim yan\u0131ma gelemezsin. Git Resulullah&#8217;a dan\u0131\u015f.&#8221; demi\u015fti. Koca, &#8220;Ben utan\u0131r\u0131m Resullullah&#8217;a bunu soramam.&#8221; cevab\u0131n\u0131 vermi\u015fti. Bunun \u00fczerine kad\u0131n, &#8220;Ben gider sorar\u0131m.&#8221; deyip Resulullah&#8217;\u0131n huzuruna vard\u0131 ve, &#8220;Ya Resulullah! Evs beni e\u015f olarak se\u00e7ip evlendi\u011finde gen\u00e7tim, \u00e7ekici idim. Ancak ya\u015f\u0131m ilerleyip bir\u00e7ok \u00e7ocu\u011fum olunca Evs beni anas\u0131 gibi k\u0131ld\u0131 ve kimsesiz b\u0131rak\u0131verdi. E\u011fer bana bir \u00e7are bulup onunla ge\u00e7inmemi temin edersen, bunu beyan buyur ya Resulullah!&#8221; diye istekte bulundu. Hz. Peygamber de ona: &#8220;Ben \u015fimdiye kadar bu konuda bir \u015feyle emrolunmad\u0131m, ictihad\u0131m ise senin ona haram oldu\u011fun \u015feklindedir.&#8221; dedi. Havle, &#8220;Vallahi o, talak zikretmedi.&#8221; dedi. Resulullah ise haram olmu\u015fsun diye tekrar etti. Ancak kad\u0131n, &#8220;Kurban\u0131n olay\u0131m nazar buyur Ya Resullullah&#8221; dedi ve bu hususta Resulullah ile defalarca m\u00fcc\u00e2delede bulundu. Havle daha sonra da \u015fikayetini Allah&#8217;a arzederek, &#8220;Allah&#8217;\u0131m yaln\u0131zl\u0131\u011f\u0131m\u0131n \u015fiddetinden ve bana zor gelecek olan ayr\u0131l\u0131k ac\u0131s\u0131ndan sana \u015fikayette bulunuyorum. K\u00fc\u00e7\u00fck \u00e7ocuklar\u0131m var, onlar\u0131 ona (Evs&#8217;e) b\u0131raksam z\u00e2yi&#8217; olacaklar, yan\u0131ma alsam a\u00e7 kalacaklar.&#8221; dedi ve ba\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6\u011fe kald\u0131r\u0131p &#8220;Allah&#8217;\u0131m sana \u015fikayet ediyorum, Peygamberinin lisan\u0131na bir vahiy indir.&#8221; \u015feklinde yalvard\u0131. Havle hen\u00fcz oradan ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131 ki, hakk\u0131nda Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yeti nazil oldu. Vahyin \u015fiddeti ge\u00e7tikten sonra Peygamber (s.a.v) Efendimiz, &#8220;Ya Havle m\u00fcjde!&#8221; dedi ve arkas\u0131ndan \u00e2yetini okudu. Bunun \u00fczerine Resulullah, kad\u0131n\u0131n kocas\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131, &#8220;O yapt\u0131\u011f\u0131n yeminle kasd\u0131n ne idi?&#8221; diye sordu. Evs de, &#8220;Onun keff\u00e2reti var m\u0131?&#8221; dedi. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k Peygamberimiz, &#8220;Bir k\u00f6le azad etmeye g\u00fcc\u00fcn yeter mi? &#8221; \u015feklinde mukabelede bulundu. Evs cevab\u0131nda, &#8220;Hay\u0131r Vallahi ya Resulullah, ona g\u00fcc\u00fcm yetmez, mal\u0131m\u0131n hepsi gider, k\u00f6le pahal\u0131d\u0131r, benim ise mal\u0131m azd\u0131r.&#8221; dedi. Hz. Peygamber de &#8220;Ona g\u00fcc\u00fcn yetmezse iki ay pe\u015fpe\u015fe aral\u0131ks\u0131z oru\u00e7 tutabilir misin?&#8221; buyurdu. Evs ise, &#8220;Hay\u0131r vallahi ben g\u00fcnde \u00fc\u00e7 kere yemezsem g\u00f6z\u00fcm\u00fcn feri ka\u00e7ar.&#8221; dedi. Hz. Peygamber, &#8220;O halde altm\u0131\u015f fakiri doyurabilir misin?&#8221; diye sordu. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k da Evs, &#8220;Hay\u0131r, vallahi buna da g\u00fcc\u00fcm yetmez. E\u011fer bana yard\u0131mda bulunursan\u0131z, o zaman olabilir.&#8221; dedi. Resulullah da &#8220;Ben sana onbe\u015f sa&#8217; (on be\u015f bin dirhem) yard\u0131mda bulunurum ve bereketi i\u00e7inde dua ederim.&#8221; dedi. Ve bu \u015fekilde aralar\u0131n\u0131 d\u00fczeltti. Hz. Ai\u015fe&#8217;den \u015f\u00f6yle dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;\u0130\u015fitmesi seslerin hepsini ihata eden O Allah, ne b\u00fcy\u00fckt\u00fcr!&#8221; Ne y\u00fccedir ki, kad\u0131n Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e h\u00e2lini arzederken \u00f6yle yava\u015f f\u0131s\u0131lt\u0131 ile s\u00f6yl\u00fcyordu ki, yanlar\u0131nda oldu\u011fum halde ben bile s\u00f6ylediklerinin baz\u0131lar\u0131n\u0131 duyuyor, baz\u0131lar\u0131n\u0131 duyam\u0131yordum. O, Resulullah&#8217;a kocas\u0131ndan \u015fikayet ediyor, &#8220;Ya Resulullah gen\u00e7li\u011fimi yedi, karn\u0131m ona sa\u00e7\u0131ld\u0131, yani ona \u00e7ocuklar do\u011furdum. Nihayet ya\u015f\u0131m ilerleyip \u00e7ocuktan kesildi\u011fim zaman bana z\u0131h\u00e2r yapt\u0131, Allah&#8217;\u0131m sana \u015fikayet ediyorum.&#8221; diyordu. Kad\u0131n daha yerinden ayr\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131 ki, Cebrail (a.s.) \u015fu \u00e2yetleri getirdi. Yine rivayet edilir ki Hz. \u00d6mer (ra) bu kad\u0131n yan\u0131na geldi\u011fi zaman ona ikramda bulunur ve &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 onu dinledi.&#8221; derdi. \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim ve &#8220;el-Esm\u00e2 ve&#8217;s-s\u0131f\u00e2t&#8221;ta Beyhak\u00ee \u015f\u00f6yle bir rivayeti nakletmi\u015flerdir: &#8220;Bir g\u00fcn Hz. \u00d6mer (r.a.) insanlarla beraber y\u00fcr\u00fcrken bu kad\u0131n \u00d6mer&#8217;in durmas\u0131n\u0131 istedi, o da durdu ve kad\u0131na yakla\u015f\u0131p elini omuzuna koydu ve onu dikkatle dinledi. Kad\u0131n s\u00f6yleyeceklerini s\u00f6yleyip gidince, Hz. \u00d6mer&#8217;in yan\u0131nda bulunanlardan biri &#8220;Ya Emir&#8217;el-M\u00fcminin! \u015eu kocakar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda Kurey\u015f&#8217;in adamlar\u0131n\u0131 beklettin.&#8221; dedi. Hz. \u00d6mer ona, &#8220;Yuh olsun sana, kim o biliyor musun?&#8221; dedi. O da, &#8220;Hay\u0131r bilmiyorum.&#8221; deyince, Hz. \u00d6mer, &#8220;Bu, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n yedi kat g\u00f6\u011f\u00fcn \u00fcst\u00fcnden \u015fikayetini dinledi\u011fi kad\u0131nd\u0131r. Bu Havle binti Sa&#8217;lebe&#8217;dir. Vallahi geceye kadar gitmeseydi, ihtiyac\u0131n\u0131 bitirmeden ben ayr\u0131lmazd\u0131m.&#8221; buyurdu. &#8220;Buhar\u00ee&#8217;nin Tarih&#8217;inde konuyla ilgili nakletti\u011fi rivayet de \u015f\u00f6yledir: &#8220;S\u00f6z konusu kad\u0131n Hz. \u00d6mer&#8217;e, &#8220;Dur ey \u00d6mer!&#8221; dedi, o da durdu. Kad\u0131n ona olduk\u00e7a sert s\u00f6zler s\u00f6yledi. Oradakilerden biri, &#8220;Ey m\u00fcminlerin emiri ben bu kad\u0131n gibisini g\u00f6rmedim.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine \u00d6mer de, &#8220;Nas\u0131l dinlemem ki, onu Allah Te\u00e2l\u00e2 dinledi de hakk\u0131nda \u00e2yetlerini indirdi.&#8221; dedi. \u00c2yetlerin n\u00fczul sebebine dair nakledilen bu rivayetlerden, \u00f6rf ve \u00e2detlerin y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kald\u0131r\u0131lmad\u0131k\u00e7a muteber oldu\u011fu hususu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Nitekim z\u0131h\u00e2r hakk\u0131nda hen\u00fcz bir h\u00fck\u00fcm nazil olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Resulullah \u00f6rf ve adet gere\u011fi kad\u0131na, &#8220;Haram olmu\u015fsun.&#8221; demi\u015ftir. Bu nevi delillerden dolay\u0131d\u0131r ki, &#8220;\u00e2det muhakkemdir (ge\u00e7erli bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.)&#8221; \u00f6nermesi, f\u0131k\u0131hta genel bir k\u00e2ide olarak kabul edilmi\u015ftir. Yukar\u0131da da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere z\u0131h\u00e2r \u0130sl\u00e2m&#8217;dan \u00f6nce Araplar&#8217;\u0131n \u00e2detlerine g\u00f6re kesin bir haraml\u0131k ifade ediyordu ve helale \u00e7evrilmesine dair bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu yoktu. Kur&#8217;\u00e2n, z\u0131h\u00e2r olarak s\u00f6ylenen s\u00f6z\u00fcn \u0130sl\u00e2m&#8217;a yak\u0131\u015fmayan, yad\u0131rganan ve \u00e7irkin bir yalan oldu\u011funu beyan etmi\u015f, evvela ondan sak\u0131n\u0131lmas\u0131 laz\u0131m geldi\u011fini, s\u00f6ylendi\u011fi takdirde de hi\u00e7 h\u00fck\u00fcms\u00fcz kalmay\u0131p yine haram h\u00fckm\u00fcn\u00fc ifade edece\u011fini belirtmi\u015ftir. Ancak m\u00fcnker olarak s\u00f6ylenen o s\u00f6z\u00fc, bir keffaret ile telafi ederek geri al\u0131p, o haraml\u0131\u011f\u0131 kald\u0131rman\u0131n gerekli olaca\u011f\u0131n\u0131 beyan ile, zikredilen \u00e2deti k\u0131smen b\u0131rakm\u0131\u015f, k\u0131smen ortadan kald\u0131rarak de\u011fi\u015ftirmi\u015f b\u00f6ylece \u00e7irkin \u00e2detlerin \u0131slah edilmelerinin gerekli oldu\u011funu da g\u00f6stermi\u015ftir. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>2. Kad\u0131nlar\u0131na zih\u00e2r yapan kimseler yani z\u0131h\u00e2r denilen s\u00f6zle kad\u0131nlar\u0131ndan uzakla\u015fan kimseler. S\u0131rt ve arka m\u00e2n\u00e2s\u0131ndaki &#8220;zahr&#8221; kelimesinden al\u0131nan z\u0131h\u00e2r veya m\u00fcz\u00e2here: Bir kimsenin kar\u0131s\u0131na &#8220;Sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin.&#8221; demesi veya onun bir uzvunu kendine haram olan kad\u0131nlardan birinin kar\u0131n, bel, ve kas\u0131k gibi bak\u0131lmas\u0131 haram olan bir uzvuna benzetmesidir ki, helal\u0131 haram k\u0131lan \u00e7irkin bir s\u00f6zd\u00fcr.&gt; \u0130lk \u00f6nce bunun s\u00f6ylenmesi c\u00e2iz olmayan \u00e7irkin bir davran\u0131\u015f, bir cinayet oldu\u011fu anlat\u0131lmak \u00fczere \u015f\u00f6yle buyuruluyor. Cahiliyede o s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemeyi \u00e2det haline getirenler bilmelidirler ki, o z\u0131h\u00e2r yapt\u0131klar\u0131 kad\u0131nlar onlar\u0131n analar\u0131 de\u011fildirler. Onlar\u0131n analar\u0131, ancak onlar\u0131 do\u011furmu\u015f olan v\u00e2lideleridir ki &#8220;&#8230;sizi emziren analar\u0131n\u0131z&#8230;&#8221; (Nis\u00e2, 4\/23) \u00e2yetinde ifade edilenlerle &#8220;Peygamber m\u00fcminlere kendi canlar\u0131ndan \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. E\u015fleri onlar\u0131n analar\u0131d\u0131r.&#8221; (Ahz\u00e2b, 33\/6) \u00e2yetinde zikredilen Peygamber&#8217;in zevceleri dahi analar h\u00fckm\u00fcndedir. Ve haberleri olsun ki onlar yani o z\u0131h\u00e2r s\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00f6yleyenler herhalde m\u00fcnker, yani me\u015fru olmayan, \u00e7irkin bir lak\u0131rd\u0131 ve yalan bir s\u00f6z s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131r. Yaland\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc kad\u0131nlar\u0131, analar\u0131 de\u011fildir. Hem de ba\u015fkalar\u0131na zarar veren bir yalan, bir g\u00fcnah, ve kad\u0131n\u0131n g\u00f6nl\u00fcn\u00fc k\u0131ran, hukukunu zayi eden bir \u015feydir. Bununla beraber \u00e7irkin bir s\u00f6zd\u00fcr, \u00e7\u00fcnk\u00fc z\u0131h\u00e2r anas\u0131n\u0131n veya mahreminin (kendisine nikah\u0131 haram olan yak\u0131n\u0131n\u0131n) bir uzvunu a\u011fz\u0131na almak demektir. Ayr\u0131ca Allah&#8217;\u0131n helal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 haram k\u0131lmak gibi bir k\u00fcstahl\u0131kla Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n haklar\u0131na tecav\u00fczd\u00fcr. O halde a\u011fza al\u0131nmamas\u0131 laz\u0131m gelen bir cinayet, bir g\u00fcnaht\u0131r. Fakat s\u00f6ylenince de h\u00fck\u00fcms\u00fcz kalamaz. Haber vermek yalan olmakla beraber, gere\u011fi itibariyle bir haraml\u0131\u011fa yol a\u00e7maktan da uzak de\u011fildir. \u00d6yle ki erke\u011fin a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131kan bu \u00e7irkin s\u00f6z, kad\u0131n\u0131n hay\u0131z zaman\u0131ndaki eziyete benzer bir haraml\u0131k ifade eder. Bununla beraber \u015fu da muhakkak ki Allah, aff\u0131 \u00e7ok bir ma\u011ffiret sahibidir. Onun i\u00e7in g\u00fcnahk\u00e2rlara, tevbe ve g\u00fcnahlardan d\u00f6nmekle o s\u00f6z\u00fc geri alma ve bir keffaret ile o \u00e7irkinli\u011fi \u00f6rt\u00fcp temizleterek af ve ma\u011ffiretine kavu\u015fma yolunu a\u00e7m\u0131\u015f, bunu da \u015fu \u015fekilde \u00f6\u011fretmi\u015ftir.<\/p>\n<p>3. Kad\u0131nlar\u0131ndan z\u0131h\u00e2ra kalk\u0131\u015f\u0131p da sonra dediklerini telafi etmek i\u00e7in d\u00f6necek olanlar.&gt; Yani s\u00f6ylediklerini geri al\u0131p \u00f6nceki gibi kar\u0131s\u0131yla ge\u00e7inmek ve kocal\u0131k muamelesi yapmak isteyenler ki, bunu istemelidirler. Fakat kendilerini kirletmi\u015f olan o \u00e7irkinli\u011fi telafi edip temizleyebilmek i\u00e7in, s\u0131rf niyet etmek veya s\u00f6z\u00fc geri almak k\u00e2fi gelmeyip, ona keffaret olacak g\u00fczel bir amel yapmak da gerekir. Onun i\u00e7in, yani z\u0131h\u00e2rdan d\u00f6nmek i\u00e7in \u00e7are bir rakabe azad etmektir. Rakabe, esasen boyun k\u00f6k\u00fc demek ise de, mecazi anlamda insan i\u00e7in \u00f6zellikle h\u00fcr olmayan insan i\u00e7in kullan\u0131lmaktad\u0131r. Yani b\u00fcy\u00fck veya k\u00fc\u00e7\u00fck, erkek veya di\u015fi bir kul azad edip h\u00fcrriyete kavu\u015fturmak keffaret olarak vacibtir. Buna g\u00f6re Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda o \u00e7irkin s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemek kad\u0131n\u0131n \u015ferefini ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yok etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelmesi itibariyle, bir insan\u0131 hata sonucu \u00f6ld\u00fcrmek fiili kadar b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnaht\u0131r. B\u00f6yle oldu\u011fu i\u00e7in z\u0131h\u00e2r, ancak ona benzer bir keffaretle affedilebilir. \u0130mam \u015e\u00e2fii buradaki mutlak m\u00e2n\u00e2y\u0131, katil keffaretindeki (Nis\u00e2, 4\/92) m\u00fcmine kayd\u0131yla yorumlayarak bu \u00e2yette azad edilmesi istenen k\u00f6lenin de, m\u00fcmin olmas\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015fmu\u015f ise de, Hanefiler meydana gelen hadiseler farkl\u0131 oldu\u011fu zaman mutlak\u0131n mukayyede g\u00f6re yorumlanmas\u0131n\u0131 caiz g\u00f6rmeyip, onun mutlak anlam\u0131 \u00fczere kalmas\u0131n\u0131n laz\u0131m gelece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015fler ve bu y\u00fczden de burada azad edilmesi istenen k\u00f6lenin m\u00fcmin olmas\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015fmam\u0131\u015flard\u0131r. Onlara g\u00f6re bu, gayr-i m\u00fcslim bir k\u00f6le de olabilir. \u00d6nemli olan bir k\u00f6le azad etmektir. Ancak, k\u00f6le k\u00f6r, elleri yahut ayaklar\u0131 yahut bir taraftan bir eliyle bir aya\u011f\u0131 veya ellerinin ba\u015f parmaklar\u0131 kesik ise, keffaret i\u00e7in bunun k\u00e2fi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da beyan etmi\u015flerdir. Hem bu k\u00f6le azad etmeyi dokunmadan \u00f6nce yapmak gerekmektedir. Bu kay\u0131t, z\u0131h\u00e2r\u0131n haram oldu\u011funu i\u015faret yoluyla anlatm\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Yani z\u0131h\u00e2r, kocan\u0131n kar\u0131s\u0131na el s\u00fcrmesine m\u00e2ni bir g\u00fcnah oldu\u011fundan dolay\u0131, z\u0131h\u00e2rdan d\u00f6nmek isteyen kocan\u0131n temizlenmesi i\u00e7in keffaret olan bu k\u00f6le azad etme i\u015fini, kar\u0131s\u0131yla kar\u0131-koca ili\u015fkisine girmeden \u00f6nce yapmas\u0131 gerekir. K\u00f6le azad\u0131ndan \u00f6nce bu muamele ger\u00e7ekle\u015firse haram i\u015flemi\u015f ve g\u00fcnaha girmi\u015f olurlar. Ger\u00e7i nikah b\u00e2ki oldu\u011fu i\u00e7in bu bir zina say\u0131lmasa da, hay\u0131z halinde yakla\u015fmak gibi haram ve \u00e7irkinlik \u00fcst\u00fcne \u00e7irkinlik olur. Bu yani b\u00f6yle temastan evvel bir k\u00f6le azad\u0131 ile keffaret h\u00fckm\u00fcn\u00fc duydunuz ya i\u015fte siz bununla \u00f6\u011f\u00fctlenirsiniz nasihat al\u0131rs\u0131n\u0131z. Z\u0131h\u00e2r denilen \u015feyin Allah&#8217;\u0131n kat\u0131nda ne b\u00fcy\u00fck bir cinayet oldu\u011funu anlar, ibret al\u0131rs\u0131n\u0131z. Hem Allah, her ne yaparsan\u0131z haberdard\u0131r. Gerek z\u0131h\u00e2r gibi \u00e7irkin ve gerek bir kula h\u00fcrriyet kazand\u0131rmak gibi g\u00fczel amellerden gizli ve a\u00e7\u0131k her ne yaparsan\u0131z onu bilir. Binaenaleyh, yapt\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 gizleriz de haberi olmaz zannetmeyiniz.<\/p>\n<p>4. Her kim g\u00fc\u00e7 yetiremezse, yani bir kul azad etme imkan ve kudretine sahip olamazsa; gerek malca kendisine yetecek miktardan fazla g\u00fcc\u00fc bulunmaz ve gerek h\u00fcr olmayan sahipli bir k\u00f6le bulamazsa bu takdirde her ikisi birbirine dokunmadan \u00f6nce ard arda iki ay oru\u00e7 tutsun. Onun da keffareti budur. Buna da g\u00fc\u00e7 yetiremeyen yine birbirlerine temas etmeden evvel altm\u0131\u015f fakiri doyursun. F\u0131t\u0131r sadakas\u0131nda oldu\u011fu gibi, hadislerde izah edildi\u011fine g\u00f6re her fakir i\u00e7in, en az\u0131 bu\u011fdaydan yar\u0131m sa&#8217;, (bin dirhemin yar\u0131s\u0131) arpadan veya hurmadan olursa bir sa&#8217; takdir edilmi\u015ftir. Bunlardan elde edilen unlar da kendileri gibidir. (Daha geni\u015f bilgi i\u00e7in f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131na bkz.) Bu da onun keffaretidir. \u0130\u015fte Allah Te\u00e2l\u00e2, kudretlerin derecesine g\u00f6re b\u00f6yle \u00fc\u00e7 derece keffaret ile, zih\u00e2r \u00e7irkinli\u011finin telafi edilmesi i\u00e7in af ve ma\u011ffiretiyle yol g\u00f6stermi\u015ftir. Bu beyan edilen husus Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne iman etmeniz i\u00e7indir. Z\u0131h\u00e2r gibi cahiliye \u00e2deti olan gayr-i me\u015fr\u00fb i\u015fleri b\u0131rak\u0131p Allah ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn koydu\u011fu ve tebli\u011f etti\u011fi g\u00fczel h\u00fck\u00fcmlere iman edip gere\u011fince amel etmeniz i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunda hem aile hayat\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan kolayl\u0131k, hem de ahl\u00e2k\u00ee bir temizlik ve g\u00fczellik vard\u0131r. Ve bunlar, bu izah edilen h\u00fck\u00fcmler, yani z\u0131h\u00e2r\u0131n \u00e7irkinli\u011fi, ondan d\u00f6nmenin me\u015fru olmas\u0131 ve kad\u0131na dokunmadan \u00f6nce t\u00e2kat derecesine g\u00f6re \u00fc\u00e7 mertebe keffaretten birinin v\u00fccubu, Allah&#8217;\u0131n tayin buyurdu\u011fu hudududur. Bunlar\u0131 a\u015fmak caiz olmaz. Binaenaleyh haddinizi bilin ve bu s\u0131n\u0131rda durun. Bunun i\u00e7in fakihler demi\u015flerdir ki kad\u0131n, z\u0131h\u00e2r yapan kocas\u0131n\u0131 keffarete ve geri d\u00f6nmeye zorlar, keffaret yerine getirilmeyince de kendisini teslim etmez. H\u00e2kim de, kad\u0131n\u0131n zarar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in kocaya hapis ve ta&#8217;zir (azarlama) cezas\u0131 vermek suretiyle keffarete zorlayabilir. \u015eayet koca, &#8220;Keffaretimi yapt\u0131m.&#8221; derse yalanc\u0131l\u0131kla me\u015fhur olmad\u0131k\u00e7a s\u00f6z\u00fc do\u011fru kabul edilir. Bunlar\u0131 tan\u0131may\u0131p haddi a\u015fan k\u00e2firlere de \u015fiddetli bir azab vard\u0131r.<\/p>\n<p>5. &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne muhalefet edenler&#8230;&#8221; Bu \u00e2yet, M\u00fccadele S\u00fbresi&#8217;nin indirili\u015findeki hedefi demektir. Onun i\u00e7in bu \u00e2yet s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda ve sonunda tekrar etmektedir. Yani muhakkak ki Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 hudud yar\u0131\u015f\u0131na kalk\u0131\u015fanlar. Kad\u00ee Beyd\u00e2v\u00ee&#8217;nin k\u0131saca beyan\u0131na g\u00f6re Allah ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 tan\u0131may\u0131p onlara d\u00fc\u015fmanl\u0131k eden veya onlar\u0131n tayin etti\u011fi s\u0131n\u0131rlardan ba\u015fka h\u00fck\u00fcmler koyan yahut tercihte bulunmaya kalk\u0131\u015fan kimseler. Al\u00fbs\u00ee tefsirinde bu m\u00fcnasebetle meseleri \u00e7\u00f6z\u00fcme kavu\u015fturan ve akid yapan kimselerin kanun koyma ve sel\u00e2hiyetlerinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 hakk\u0131nda baz\u0131 detayl\u0131 bilgiler vermi\u015ftir. Bu kayna\u011fa bak\u0131labilir. K\u0131sacas\u0131, Allah ve Resul\u00fc ile rekabete yeltenen kimseler itildiler, yahut \u00e7arp\u0131ld\u0131lar, veya tepelendiler, uk\u00e2lal\u0131k yaparken y\u00fczleri \u00fcst\u00fc kak\u0131ld\u0131lar. Onlardan \u00f6ncekilerin itildikleri ve \u00e7arp\u0131ld\u0131klar\u0131 gibi halbuki biz a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k \u00e2yetler de indirmi\u015ftik. Bu \u00e2yet, Peygamber (s.a.v)&#8217;in s\u0131dk\u0131na delalet etti\u011fi gibi do\u011fru yolu g\u00f6stermekte, Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 gelmenin fenal\u0131\u011f\u0131n\u0131 da anlatmaktad\u0131r. Bundan ba\u015fka k\u00e2firlere bir de m\u00fch\u00een, k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc bir azab vard\u0131r. Fakat o d\u00fcnyada de\u011fil, ahirettedir.<\/p>\n<p>6. O g\u00fcn ki, Allah onlar\u0131n hepsini birlikte diriltecek de yapt\u0131klar\u0131n\u0131 kendilerine haber verecektir. \u015eahidler huzurunda zelil ve hakir bir duruma sokacakt\u0131r. Onlar onu unutmu\u015flarsa da, Allah onu bir bir saym\u0131\u015f ve defterlerine kaydetmi\u015ftir. Ve Allah her \u015feye \u015fahiddir. Hi\u00e7bir \u015fey O&#8217;nun ilminin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamaz .<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>7- G\u00f6klerde ve yerde olanlar\u0131, Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fini g\u00f6rm\u00fcyor musunuz? \u00dc\u00e7 ki\u015finin gizli konu\u015ftu\u011fu yerde d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc mutlaka O&#8217;dur. Be\u015f ki\u015finin gizli konu\u015ftu\u011fu yerde alt\u0131nc\u0131s\u0131 mutlaka O&#8217;dur. Bunlardan az veya \u00e7ok olsunlar ve nerede bulunurlarsa bulunsunlar mutlak O, onlarla beraberdir. Sonra k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onlara yapt\u0131klar\u0131n\u0131 haber verecektir. Do\u011frusu Allah, her \u015feyi bilendir.<\/p>\n<p>8- Gizli konu\u015fmaktan menedildikten sonra yine o menedildikleri \u015feyi yapmaya kalk\u0131\u015farak g\u00fcnah, d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 gelmek hususunda gizlice konu\u015fanlar\u0131 g\u00f6rmedin mi? Onlar sana geldikleri zaman seni, Allah&#8217;\u0131n selamlamad\u0131\u011f\u0131 bir tarzda selaml\u0131yorlar. Kendi i\u00e7lerinden de &#8220;bu s\u00f6ylediklerimiz y\u00fcz\u00fcnden Allah&#8217;\u0131n bize azap etmesi gerekmez miydi?&#8221; derler. Cehennem onlara yeter. Oraya gireceklerdir, ne k\u00f6t\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f yeridir oras\u0131!<\/p>\n<p>9- Ey iman edenler! Aran\u0131zda gizli konu\u015faca\u011f\u0131n\u0131z zaman g\u00fcnah\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 ve Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 gelmeyi f\u0131s\u0131ldamay\u0131n. \u0130yilik ve takvay\u0131 konu\u015fun. Huzuruna toplanaca\u011f\u0131n\u0131z Allah&#8217;tan korkun.<\/p>\n<p>10- Gizli konu\u015fmalar \u015feytandand\u0131r. Bu iman edenleri \u00fczmek i\u00e7indir. Oysa \u015feytan, Allah&#8217;\u0131n izni olmad\u0131k\u00e7a, m\u00fcminlere hi\u00e7bir zarar veremez. M\u00fcminler Allah&#8217;a dayan\u0131p g\u00fcvensinler.<\/p>\n<p>11- Ey iman edenler! Size: &#8220;Meclislerde yer a\u00e7\u0131n.&#8221; denilince yer a\u00e7\u0131n ki Allah da size geni\u015flik versin. Size &#8220;Kalk\u0131n.&#8221; denilince de kalk\u0131n ki Allah sizden inananlar\u0131 ve kendilerine ilim verilenleri derecelerle y\u00fckseltsin. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberi oland\u0131r.<\/p>\n<p>12- Ey iman edenler! Peygamber ile gizli bir \u015fey konu\u015faca\u011f\u0131n\u0131z zaman bu konu\u015fman\u0131zdan \u00f6nce bir sadaka veriniz. Bu sizin i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131 ve daha temizdir. \u015eayet bir \u015fey bulamazsan\u0131z, art\u0131k Allah ba\u011f\u0131\u015flayan ve merhamet edendir..<\/p>\n<p>13- Gizli (\u00f6zel) bir \u015fey konu\u015fman\u0131zdan \u00f6nce sadaka vermekten korktunuz da m\u0131 yerine getirmediniz? Fakat Allah da sizi affetti. \u015eu halde namaz\u0131 k\u0131l\u0131n, zekat\u0131 verin, Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne itaat edin. Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberi oland\u0131r.<\/p>\n<p>7. &#8220;G\u00f6rmez misin ki Allah, g\u00f6klerdekini ve yerdekini bilir.&#8221; Bu \u00e2yet Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n her \u015feye \u015fahid oldu\u011funun delilidir. deki r\u00fc&#8217;yet, g\u00f6r\u00fclebilir delillerden \u00e7\u0131kar\u0131lan ilim m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Yani g\u00f6r\u00fcp seyretti\u011fini g\u00f6klerin ve yerin saltanat\u0131ndan, d\u00fczen ve idaresinden onlarda gerek sakin ve gerek hareket halinde olsun her ne varsa Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hepsini biliyor oldu\u011funa sen kalbinle \u015fehadet etmez misin? Ey muhatab Herhangi bir \u00fc\u00e7\u00fcn necv\u00e2s\u0131 olmaz ki, mutlak onlar\u0131n d\u00f6rtleyicileri O, olmas\u0131n, yani her halde O, onlar\u0131n beraberlerinde bulunur, onlar\u0131 d\u00f6rtler. Necv\u00e2, Enbiy\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi gibi s\u0131r s\u00f6ylemek gizli konu\u015fmak, T\u00fcrk\u00e7esi Kamus m\u00fcterciminin de ifade etti\u011fi \u015fekilde fisildi, daha T\u00fcrk\u00e7esi f\u0131s\u0131lt\u0131 demektir. Y\u00fcksek tepe m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;Necveh&#8221;den, yahut kurtulu\u015f anlam\u0131na gelen &#8220;nec\u00e2t&#8221;tan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Aralar\u0131nda s\u0131r konu\u015fmak isteyenlerin, herkesin \u00e7\u0131kamayaca\u011f\u0131 y\u00fcksek yerlere \u00e7\u0131kmak, yahut etraflar\u0131nda bulunan kimselerin i\u015fitmelerinden kurtulmak istemeleri d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle, f\u0131s\u0131lt\u0131ya bu ismin verildi\u011fini s\u00f6yleyenler de vard\u0131r.<\/p>\n<p>Arap\u00e7a&#8217;da \u00fc\u00e7ten ona kadar r\u00e2bi, h\u00e2mis gibi f\u00e2il veznindeki say\u0131 isimleri iki \u015fekilde kullan\u0131lmaktad\u0131r. Birisinde \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc, be\u015finci vb. m\u00e2n\u00e2s\u0131nda s\u0131ra say\u0131lar\u0131 dedi\u011fimiz say\u0131 ismi olur. Bu durumda mensup oldu\u011fu say\u0131n\u0131n biri veya sonuncusu demek olup kendi derecesinden bir say\u0131ya ba\u011flanm\u0131\u015f, olur. Mesela, s\u00e2lisusel\u00e2se, r\u00e2biuerbaa, \u00fc\u00e7\u00fcn biri yahut \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc s\u0131rada bulunan, d\u00f6rd\u00fcn biri veya d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc s\u0131rada bulunan m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. Di\u011ferinde ise ism-i f\u00e2il olup t\u00fcredi\u011fi say\u0131dan bir eksi\u011fine ba\u011flanm\u0131\u015f olur. Mesela, s\u00e2lis \u00fc\u00e7leyen, r\u00e2bi d\u00f6rtleyen, h\u00e2mis be\u015fleyen, s\u00e2dis alt\u0131layan vb. demek olup, s\u00e2lisu isneyn, rabiu sel\u00e2se, h\u00e2musi erbaa, s\u00e2disu hamse diye kullan\u0131l\u0131r. \u00c2yete &#8220;r\u00e2bi&#8221; \u00fc\u00e7e muzaf oldu\u011fu i\u00e7in ikinci anlamdad\u0131r. Yani d\u00f6rtleyen veya d\u00f6rtleyici demektir. S\u00e2dis de bunun gibidir. Ne de bir be\u015fin, f\u0131s\u0131lt\u0131s\u0131 olmaz ki mutlak O, alt\u0131lay\u0131c\u0131lar\u0131 olmas\u0131n ve gerek ondan daha az\u0131n yani zikredilen \u00fc\u00e7 veya be\u015ften az ki, iki veya d\u00f6rtt\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc ikiden a\u015fa\u011f\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fma, m\u00fc\u015f\u00e2vere ve m\u00fczakere olmaz. Gerekse daha \u00e7o\u011fun ki alt\u0131 veya daha fazlan\u0131n f\u0131s\u0131lt\u0131s\u0131 olmaz ki mutlak O (Allah) beraberlerinde bulunmas\u0131n yani hepsiyle beraberdir. Her nerede olurlarsa olsunlar beraberlerindedir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bu \u00e2yette \u00f6nce \u00fc\u00e7ten ba\u015flanm\u0131\u015f, sonra be\u015fe ge\u00e7ilmi\u015f, ikisinde de tek say\u0131lar zikredilmi\u015f, sonra da daha az veya daha \u00e7o\u011fu \u015feklinde k\u0131saca ifade edilmi\u015ftir. Bunun bir hayli n\u00fcktesi vard\u0131r. Evvela, \u00e2yetin n\u00fczul sebebine i\u015farettir. Zira rivayet olunmaktad\u0131r ki, &#8220;Rabia b. Amr ile biraderi Habib b. Amr, bir de Safv\u00e2n b. \u00dcmeyye bir g\u00fcn tenhada konu\u015fuyorlarm\u0131\u015f. Birisi, &#8220;Allah bizim s\u00f6ylediklerimizi bilir mi dersiniz?&#8221; diye sormu\u015f. \u0130\u00e7lerinden biri, &#8220;Baz\u0131s\u0131n\u0131 bilir, baz\u0131s\u0131n\u0131 bilmez.&#8221; demi\u015fti. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fah\u0131s da, &#8220;Baz\u0131s\u0131n\u0131 bilirse hepsini bilir.&#8221; demi\u015f. \u0130\u015fte s\u00f6z konusu \u00e2yetin ini\u015fine bu olay sebeb olmu\u015ftur.&#8221; \u0130kincisi, s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda zikredilen m\u00fcc\u00e2deleci kad\u0131n Hz. Peygamber&#8217;le konu\u015furken yanlar\u0131nda Hz. Ai\u015fe de vard\u0131. Bunun i\u00e7in say\u0131lar\u0131 \u00fc\u00e7e ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, gizli konu\u015fmak \u00e7o\u011fu defa m\u00fc\u015f\u00e2vere (dan\u0131\u015fma) i\u00e7in olur. M\u00fc\u015f\u00e2vere iki ki\u015fi aras\u0131nda olabilirse de, ihtilaf edildi\u011fi takdirde bir taraf\u0131n \u00e7o\u011funlukla tercih edilebilmesi i\u00e7in m\u00fczakerenin \u00fc\u00e7, be\u015f, yedi, dokuz gibi tek say\u0131 ile yap\u0131lmas\u0131n\u0131n daha uygun olaca\u011f\u0131na i\u015faret say\u0131labilir. Hz. \u00d6mer&#8217;in vefat\u0131 s\u0131ras\u0131nda dan\u0131\u015fma meclisini alt\u0131 ki\u015fi yapmas\u0131, a\u015fere-i m\u00fcbe\u015f\u015fere (cennetle m\u00fcjdelenenler)den olan o alt\u0131 z\u00e2t\u0131n belirlenmi\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131d\u0131r. Nitekim Hz. \u00d6mer onlara, &#8220;Resullullah (s.a.v) sizden raz\u0131 olarak vefat etti.&#8221; demi\u015ftir. Bununla beraber o\u011flu Abdullah&#8217;\u0131n hilafetten hissesi olmamakla beraber icab\u0131nda tercih noktas\u0131ndan hareketle onun da beraberlerinde bulunmalar\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015farak yine tek say\u0131ya riayet etmi\u015ftir. D\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fc, b\u00f6yle gizli konu\u015facak komisyonlar\u0131n, topluluklar\u0131n ekseriya \u00fc\u00e7, en fazla be\u015f ki\u015fiden ibaret olmas\u0131na i\u015farettir.<\/p>\n<p>Mamafih daha a\u015fa\u011f\u0131, daha yukar\u0131 gizli cemiyetler de olabilece\u011finden ile hepsi ifade edilmi\u015ftir. Sonra b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 amellerini k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc kendilerine haber verecektir. Amelleriyle onlar\u0131 rezil edip azaba sokacakt\u0131r. \u00d6yle ya Allah her \u015feyi bilicidir.<\/p>\n<p>8. &#8220;Gizli konu\u015fmaktan men edilip de yine o men edildikleri \u015feyi yapmaya kalk\u0131\u015fanlar\u0131 g\u00f6rmedin mi?&#8221; Buradaki r\u00fc&#8217;yet (g\u00f6rme) fiili, ile kullan\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu i\u00e7in bakmak m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade etmektedir. Bu \u00e2yet de yahudilerle m\u00fcnaf\u0131klar hakk\u0131nda indirilmi\u015ftir. (Bakara, 2\/14 \u00e2yetine bkz.) Hem de g\u00fcnah, vebal, m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131k, tecav\u00fcz ve Peygamber&#8217;e isyan konusunda f\u0131s\u0131lda\u015f\u0131yorlard\u0131. Gizli cemiyetler yap\u0131yor, gizli gizli konu\u015fuyorlard\u0131. &#8220;Onlar sana geldikleri zaman seni Allah&#8217;n selamlamad\u0131\u011f\u0131 bir tarzda selaml\u0131yor.&#8221; Tahiyye, Allah \u00f6m\u00fcrler versin ve sabah\u0131n\u0131z hay\u0131r olsun gibi sa\u011fl\u0131k ve esenlik m\u00e2n\u00e2s\u0131 ifade etmektedir ki, biz m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tahiyyesi selamd\u0131r. Bu, &#8220;Orada birbirlerine sa\u011fl\u0131k dilekleri selamd\u0131r&#8230;&#8221; (Y\u00fbnus, 10\/10) \u00e2yetinde g\u00f6r\u00fclmektedir. Peygamber&#8217;e verilecek selam da, &#8220;Selam senin \u00fczerine olsun Ey Allah\u0131n Resul\u00fc.&#8221; &#8220;Salat ve selam senin \u00fczerine olsun Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc.&#8221; &#8220;Allah&#8217;\u0131n selam\u0131, rahmet ve bereketi senin \u00fczerine olsun Ey Allah&#8217;\u0131n nebisi.&#8221; \u015feklindedir. Allah Te\u00e2l\u00e2 da peygamberini &#8220;Selam olsun se\u00e7kin k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 kullar\u0131na&#8230;&#8221; (Neml, 27\/59), &#8220;G\u00f6nderilen b\u00fct\u00fcn peygamberlere selam&#8221; (Saff\u00e2t, 37\/181),<\/p>\n<p>9-10. &#8220;Ey iman edenler! Siz de ona sal\u00e2t edin ve tam bir teslimiyetle selam verin.&#8221; (Ahz\u00e2b, 33\/56) gibi sal\u00e2t ve selam ile selamlam\u0131\u015ft\u0131r. Buhari, M\u00fcslim ve di\u011fer kaynaklarda Hz. Ai\u015fe&#8217;den nakledilen bir rivayete g\u00f6re, yahudilerden baz\u0131lar\u0131 Hz. Peygamber&#8217;in huzuruna geldiler ve ona &#8220;\u00d6l\u00fcm senin \u00fczerine olsun, Ey K\u00e2s\u0131m&#8217;\u0131n babas\u0131.&#8221; dediler. Peygamber de, &#8220;sizin \u00fczerinize olsun&#8221; \u015feklinde kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. Hz. Ai\u015fe diyor ki ben de onlara: &#8220;\u00d6l\u00fcm size olsun, Allah size lanet etsin ve Allah&#8217;\u0131n gadab\u0131na u\u011frayas\u0131n\u0131z.&#8221; dedim. Bir ba\u015fka rivayette de, &#8220;\u00d6l\u00fcm, kusur ve lanet size olsun.&#8221; Bundan dolay\u0131 Peygamber bana, &#8220;Ey Ai\u015fe Allah Te\u00e2l\u00e2, gere\u011finden fazla s\u00f6yleyeni sevmez.&#8221; buyurdu. Ben de ona, &#8220;Duymuyor musun? &#8220;\u00d6l\u00fcm&#8221; diyorlar.&#8221; dedim. &#8220;Sen de i\u015fitmedin mi? ben de onlar i\u00e7in dedim.&#8221; buyurdu.&#8221; \u0130bn\u00fc Esir der ki: &#8221; &#8216;\u0131n kullan\u0131l\u0131\u015f\u0131nda me\u015fhur olan hemzesiz olmas\u0131d\u0131r. Onlar bununla \u00f6l\u00fcm murad ediyorlard\u0131. Ancak baz\u0131 rivayetlerde hemzeli oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclmektedir ki bunun m\u00e2n\u00e2s\u0131 da, dininizden b\u0131kas\u0131n\u0131z demektir.&#8221; Ahmed b. Hanbel ve &#8220;\u015euabu&#8217;l- iman&#8221;da Beyhak\u00ee Abdullah b. \u00d6mer&#8217;den \u015f\u00f6yle bir rivayet nakletmi\u015flerdir: &#8220;Yahudiler Resulullah (s.a.v)&#8217;a diyorlar ve bununla s\u00f6vmeyi kasdediyorlard\u0131. Sonra da aralar\u0131nda &#8220;Bu s\u00f6ylediklerimiz y\u00fcz\u00fcnden Allah&#8217;\u0131n bize azab etmesi gerekmez miydi?&#8221; (M\u00fcc\u00e2dele, 58\/8) diyorlard\u0131. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine \u00e2yeti nazil oldu. Ve nefislerinde, yani kendi aralar\u0131nda veya g\u00f6n\u00fcllerinde diyorlard\u0131 ki, Allah s\u00f6yledi\u011fimizle bize azab etse ya!&#8230; Yani o Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc ise ona tahiyye (selam) ad\u0131na s\u00f6yledi\u011fimiz s\u00f6z sebebiyle Allah bize bir azab verse ya! diye d\u00fcnyada azab istiyorlard\u0131. Onlara cehennem yeter, bu d\u00fcnyada azab edilmeyece\u011fi m\u00e2n\u00e2s\u0131na de\u011fildir, lakin ahiretteki cehennem azab\u0131 her azabdan da beterdir. Yani hepsinin yerine yetecek derecededir. Onlar ona yaslanacaklard\u0131r, (cehennemin) i\u00e7ine at\u0131lacaklard\u0131r. O ne k\u00f6t\u00fc d\u00f6n\u00fc\u015f yeridir. O cehennem ne fena bir son, ne k\u00f6t\u00fc ak\u0131bettir. D\u00f6n\u00fcp var\u0131lacak yerlerin en fenas\u0131, d\u00fc\u015f\u00fclecek de\u011fi\u015fim yerlerinin en k\u00f6t\u00fcs\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler! Gizli konu\u015ftu\u011funuz zaman&#8230;&#8221; M\u00fcminler gizli konu\u015fmalardan, f\u0131s\u0131lda\u015fmalardan mutlak surette men edilmeyip, ancak g\u00fcnahtan, \u015funa buna zul\u00fcm ve tecav\u00fcz etmek ve Hz. Peygamber&#8217;e isyan mahiyetinde \u015feyler konu\u015fmaktan nehyediliyorlar. Gizli g\u00f6r\u00fc\u015fmeler yapt\u0131klar\u0131 zaman da hayra, hasen\u00e2ta ve Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan korunma yollar\u0131na dair hususlarda konu\u015fmakla emrolunuyorlar. Buh\u00e2r\u00ee, M\u00fcslim, Tirmizi ve Ebu Davud&#8217;un \u0130bn\u00fc Mes&#8217;ud&#8217;dan yapt\u0131klar\u0131 rivayette Hz. peygamber buyurmu\u015ftur ki, &#8220;\u00dc\u00e7 ki\u015fi bir arada bulundu\u011funuz zaman, insanlara kar\u0131\u015f\u0131ncaya kadar ikiniz di\u011ferini b\u0131rak\u0131p da f\u0131s\u0131lda\u015fmay\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu durum onu mahzun eder.&#8221; \u00c2limler demi\u015flerdir ki, iki ki\u015fi bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fahs\u0131n yan\u0131nda onun anlamad\u0131\u011f\u0131 bir lisanla konu\u015ftuklar\u0131nda e\u011fer o bundan \u00fcz\u00fcnt\u00fc duyuyorsa, bu da t\u0131pk\u0131 yukardaki gibidir.<\/p>\n<p>11. Gizli konu\u015fma hakk\u0131ndaki bu \u00f6\u011fretiden sonra a\u00e7\u0131k meclislerdeki ad\u00e2bla ilgili olarak buyuruluyor ki,<\/p>\n<p>12. Ey iman edenler! Sizlere meclislerde, oturdu\u011funuz yerlerde geni\u015fleyin denildi\u011finde geni\u015fleyiverin. Yani a\u00e7\u0131l\u0131n, gelene yer verin denildi\u011fi zaman yer a\u00e7\u0131n, ortal\u0131\u011f\u0131 daraltmay\u0131n. \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim&#8217;in Muk\u00e2til b. Hibb\u00e2n&#8217;dan yapt\u0131\u011f\u0131 nakle g\u00f6re, \u00c2l\u00fbs\u00ee bu \u00e2yetin n\u00fczul sebebini \u015f\u00f6yle anlatm\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;Hz. Peygamber (s.a.v) Muh\u00e2cir ve Ens\u00e2r i\u00e7inden Bedir ehline ikramda bulunurdu. S\u00e2bit b. Kays b. \u015eemm\u00e2s&#8217;\u0131n i\u00e7inde bulundu\u011fu Bedir ehlinden bir grup meclise geldi\u011finde, meclis dolmu\u015ftu. Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda durarak ona: &#8220;Allah&#8217;\u0131n sel\u00e2m\u0131, rahmeti ve bereketi \u00fczerine olsun ey Nebi!&#8221; dediler. Resulullah da &#8220;Allah&#8217;\u0131n selam\u0131, rahmet ve bereketi sizin \u00fczerinize de olsun.&#8221; diye selamlar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. Sonra meclistekilere selam verdiler, onlar da selam ile mukabelede bulundular. B\u00f6ylece ayakta dikilip kald\u0131lar ve kendilerine yer a\u00e7\u0131lmas\u0131n\u0131 beklediler. Ancak kimse onlara yer vermedi. Bu ise Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131 \u00fczd\u00fc. O da \u00e7evresinde bulunanlardan baz\u0131lar\u0131na, &#8220;Kalk ya filan, ya filan!&#8221; diyerek bir ka\u00e7 ki\u015fiyi kald\u0131rd\u0131. Ancak, durumun ho\u015flar\u0131na gitmedi\u011fi, kalkanlar\u0131n y\u00fczlerinden belli oluyordu. M\u00fcnaf\u0131klar bunu dedikodu vesilesi yaparak &#8220;Yak\u0131n\u0131na oturan\u0131 kald\u0131r\u0131p da sonra geleni oturtmas\u0131 adalet de\u011fildir.&#8221; dediler. \u0130\u015fte s\u00f6z konusu \u00e2yet bu sebeble indirildi.&#8221; Hasan el-Basri ve Yezid b. Eb\u00ee Hab\u00eeb gibi baz\u0131 zatlar ise, &#8220;Sahabiler harp saflar\u0131nda, sava\u015f alanlar\u0131nda k\u0131skan\u00e7l\u0131k g\u00f6stererek s\u0131k\u0131 bir \u015fekilde durur ve \u015fehid olma arzusuyla birbirlerine yer a\u00e7mazlard\u0131. Bu \u00e2yet i\u015fte bu sebeble nazil oldu.&#8221; demi\u015flerdir. \u00c2yetteki m\u00e2n\u00e2n\u0131n kapsam itibar\u0131yla bunu da i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131 kabul edilirse de \u00e7o\u011funluk, s\u00f6z\u00fc edilen \u00e2yetin, Peygamber (s.a.v)&#8217;in meclisindeki izdiham nedeniyle indirildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. K\u0131sacas\u0131 hangisi olursa olsun bulundu\u011funuz meclislerde darl\u0131k yapmay\u0131n, etraf\u0131n\u0131zdakilere s\u0131k\u0131nt\u0131 vermeyin, geni\u015fleyin. Ve a\u00e7\u0131l\u0131n, yer verin denildi\u011fi zaman, ne suretle olursa olsun yer a\u00e7\u0131n geni\u015fletin ki Allah size geni\u015flik versin. Kalk\u0131n yahut yukar\u0131 ge\u00e7in, denildi\u011finde de hemen kalk\u0131verin ki Allah i\u00e7inizden iman edenleri, yani hakikaten imanl\u0131 olan ve bu emirlere de temiz y\u00fcrekle iman eden m\u00fcminleri y\u00fckseltsin. \u0130man ile emre boyun e\u011fmelerinin m\u00fckafat\u0131 olarak d\u00fcnyada ba\u015far\u0131 ve g\u00fczel \u00fcnvan, ahirette cennet k\u00f6\u015fklerinde makam ile \u00fcst\u00fcnl\u00fck versin. Kendilerine ilim verilmi\u015f olan zatlar\u0131 da derecelerle y\u00fckseltsin bilhassa ilim ile u\u011fra\u015f\u0131p gere\u011fince amel eden \u00e2limleri de derecelerle daha y\u00fcksek makamlara ge\u00e7irsin. Bu \u00e2yet, ilmin fazileti ve \u00e2limlerin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc hakk\u0131ndaki a\u00e7\u0131k delillerdendir. Bu konuda bir\u00e7ok hadis de vard\u0131r. K\u0131saca ifade etmek gerekirse denilebilir ki, imam-\u0131 Azam Ebu Hanife&#8217;nin M\u00fcsned&#8217;inde \u0130bn\u00fc Mesud&#8217;dan nakletti\u011fi \u015fu hadis, bu hussutaki hadislerin en m\u00fchimlerindendir. Peygamber buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc \u00e2limleri toplay\u0131p da buyuracak ki: &#8216;Ben size s\u0131rf hay\u0131r istedi\u011fim cihetle hikmetimi kalplerinize koydum. Haydi cennete girin. \u00c7\u00fcnk\u00fc sizden ortaya \u00e7\u0131kacak kusurlara kar\u015f\u0131 sizi affettim.&#8221; Tirmizi, Ebu Dav\u00fbd ve D\u00e2rim\u00ee \u015fu hadisi merfu olarak Ebu&#8217;d-Derd\u00e2&#8217;dan rivayet etmi\u015flerdir: &#8220;\u00c2limin \u00e2bid kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc, ay\u0131n dolunay gecesi di\u011fer y\u0131ld\u0131zlar kar\u015f\u0131s\u0131ndaki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc gibidir.&#8221; Yine Tirmizi, Ebu \u00dcm\u00e2me (r.a.)&#8217;den Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131n \u015f\u00f6yle dedi\u011fini nakletmi\u015ftir: &#8220;\u00c2limin \u00e2bide olan \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc benim, (derece itibariyle) sizin en a\u015fa\u011f\u0131da olan\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcm gibidir. Muhakkak ki Allah Te\u00e2l\u00e2 ve melekleri, g\u00f6kler ve yerde bulunanlar hatta yuvas\u0131ndaki kar\u0131nca ve hatta bal\u0131klar, insanlara hay\u0131r \u00f6\u011freten kimseye salavat getirirler.&#8221; D\u00e2rimi&#8217;nin Hasan el Basri&#8217;den yapt\u0131\u011f\u0131 rivayette Resulullah \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Her kim \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 ihy\u00e2 etmek (ya\u015fatmak) i\u00e7in ilim taleb ederken, kendisine \u00f6l\u00fcm gelirse, onunla peygamberler aras\u0131nda tek bir derece vard\u0131r.&#8221; \u015eu hadisler de bu konuda pek \u00f6nemlidir. Deylemi, &#8220;Firdevs&#8221; de \u00dcmm\u00fch\u00e2ni (r.a.) naklediyor: &#8220;Peygamber (s.a.v.) buyurmu\u015ftur ki: &#8220;\u0130lim benim ve benden evvelki peygamberlerin miras\u0131d\u0131r.&#8221; \u0130bn\u00fc Adiy Hz. Ali&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00c2limler yerin \u0131\u015f\u0131klar\u0131 peygamberlerin halifeleri, benim varislerim ve peygamberlerin varisleridir?&#8221; \u0130bn\u00fc&#8217;n-Necc\u00e2r Enes (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00c2limler, Peygamberlerin varisleridir. G\u00f6k ehli onlara kar\u015f\u0131 muhabbet besler ve \u00f6ld\u00fckleri zaman denizdeki bal\u0131klar k\u0131yamete kadar onlar\u0131n g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n aff\u0131 i\u00e7in dua ederler.&#8221; Ahmed b. Hanbel ve \u0130bn\u00fc Hibb\u00e2n, Eb\u00fc&#8217;d-Derd\u00e2 (r.a.)&#8217;dan naklediyor: &#8220;Her kim bir yola girer ve onda ilim taleb ederse, Allah Te\u00e2l\u00e2 onu cennet yollar\u0131ndan bir yola g\u00f6t\u00fcr\u00fcr ve melekler ilim taleb edenlere sanatlar\u0131ndan ho\u015fland\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 kanat gererler. \u00c2limler, peygamberlerin varisleridir. Peygamberler ne dinar ne de dirhem miras b\u0131rakmad\u0131lar. Ancak ilim miras b\u0131rakt\u0131lar. \u015eu halde o ilmi alan, b\u00fcy\u00fck bir pay alm\u0131\u015f olur.&#8221; \u0130bn\u00fc&#8217;n-Necc\u00e2r Enes (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00c2limler komutan, m\u00fcttakiler efendidirler. Onlarla oturmak da k\u00e2rl\u0131 bir i\u015ftir.&#8221; H\u00e2tib, \u0130bn\u00fc \u00d6mer&#8217;den (r.a.) naklediyor: &#8220;\u00c2limlerin m\u00fcrekkebi \u015fehidlerin kan\u0131yla tart\u0131ld\u0131 da ondan a\u011f\u0131r geldi.&#8221; Taber\u00e2n\u00ee, &#8220;Evs\u00e2t&#8221;da Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u0130lim elde edin ve ilim i\u00e7in kararl\u0131l\u0131k ve vek\u00e2r da \u00f6\u011frenin. Kendisinden ilim \u00f6\u011frenece\u011finiz kimseye kar\u015f\u0131 m\u00fctevazi olun.&#8221; Deylem\u00ee, &#8220;Firdevs&#8221;de Hz. Ali (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Kendisinden istifade edilen \u00e2lim bir \u00e2bidden daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.&#8221; \u0130bn\u00fc Adi, Hatib, \u0130bn\u00fc As\u00e2kir, Ebu&#8217;d-Derd\u00e2 (r.a.)&#8217;dan naklediyor. &#8220;\u00d6\u011frenmek istedi\u011finizi \u00f6\u011frenin, fakat bildi\u011finizle amel etmedi\u011finiz m\u00fcddet\u00e7e ilmin size hi\u00e7bir faydas\u0131 olmaz.&#8221; Ebu&#8217;l-Hasen \u0130bn\u00fc Ahzemi el-Medin\u00ee, &#8220;Em\u00e2li&#8221;sinde Enes (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u0130limden istedi\u011finizi \u00f6\u011frenin. Fakat amel etmedik\u00e7e vallahi ilim toplamakla sevab elde edemezsiniz.&#8221; Ahmed b. Hanbel, Buhari, M\u00fcslim, Muaviye&#8217;den, yine Ahmed b. Hanbel ve Tirmiz\u00ee \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan ayr\u0131ca \u0130bn\u00fc M\u00e2ce Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Her kime Allah hay\u0131r dilerse, onu dinde fak\u00eeh k\u0131lar.&#8221; Taberani, \u0130bn\u00fc \u00d6mer (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u0130badetin en faziletli olan\u0131 f\u0131k\u0131h, dinin en faziletlisi de takvad\u0131r.&#8221; Hatib, C\u00e2bir (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00c2limlere ikram ediniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Peygamberlerin miras\u00e7\u0131lar\u0131d\u0131r. Kim onlara ikram ederse Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne ikram etmi\u015f olur.&#8221; Rafii, Benz b. Hakim&#8217;den, o da babas\u0131ndan, dedesinden naklediyor: &#8220;\u00c2limleri kar\u015f\u0131layan beni kar\u015f\u0131lam\u0131\u015f, onlar\u0131 ziyaret eden beni ziyaret etmi\u015f ve onlar\u0131n meclisinde bulunan, benim meclisimde bulunmu\u015f olur. Benim meclisimde bulunan da sanki Rabbim&#8217;in meclisinde bulunmu\u015f gibidir.&#8221; Deylem\u00ee, \u0130bn\u00fc Mes&#8217;ud&#8217;dan ve Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u0130lim ortadan kald\u0131r\u0131lmadan evvel ilim \u00f6\u011frenin. \u00c7\u00fcnk\u00fc her biriniz, yan\u0131ndakine ne zaman muhta\u00e7 olaca\u011f\u0131n\u0131 bilmez.&#8221; Ahmed b. Hanbel, D\u00e2rim\u00ee, T\u00e2ber\u00e2n\u00ee, Ebu&#8217;\u015f-\u015eeyh (tefsirinde) ve \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye, Ebu Um\u00e2me (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Ey insanlar ilim al\u0131nmadan, kald\u0131r\u0131lmadan \u00f6nce nasibinizi al\u0131n. Denildi ki: &#8220;Ya Resulullah Kur&#8217;\u00e2n bizim aram\u0131zdayken ilim nas\u0131l kald\u0131r\u0131l\u0131r? Buyurdu ki: &#8220;Hay seni anas\u0131 yitesi! \u0130\u015fte yahudi ve h\u0131ristiyanlar, aralar\u0131nda kitaplar\u0131 var. Fakat peygamberlerinin getirdi\u011finden bir harfe tutunmaz olmu\u015flard\u0131r. Haberiniz olsun ki ilmin gitmesi, hepsinin gitmesidir. \u0130lmin gitmesi, c\u00fcmlesinin gitmesidir. \u0130lmin gitmesi, c\u00fcmlesinin gitmesidir. (bu son k\u0131sm\u0131 \u00fc\u00e7 defa tekrar etti.)&#8221;&gt; Ahmed b. Hanbel, Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Nes\u00e2\u00ee ve \u0130bn\u00fc M\u00e2ce, \u0130bn\u00fc \u00d6mer (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2, ilmi kullardan soymak suretiyle \u00e7ekip almaz. Ancak ilmi, \u00e2limleri almak suretiyle ortadan kald\u0131r\u0131r. Allah hi\u00e7bir \u00e2lim b\u0131rakmay\u0131nca da, insanlar bir tak\u0131m cahil ba\u015flar edinirler ve onlara sorular sorarlar, onlar da ilimsiz fetva verirler. Bu y\u00fczden de hem kendileri saparlar hem de ba\u015fkalar\u0131n\u0131 sapt\u0131r\u0131rlar.&#8221; Ebu Nuaym ve Deylem\u00ee, Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Ahir zamanda bir kavim ortaya \u00e7\u0131kar. Cahiller ba\u015fa ge\u00e7erek insanlara fetv\u00e2 verirler. B\u00f6ylece hem kendileri sapar hem de ba\u015fkalar\u0131n\u0131 sapt\u0131r\u0131rlar.&#8221; \u0130bn\u00fc Necc\u00e2r, Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;K\u00f6t\u00fc \u00e2limler k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc getirilir, cehennem ate\u015fine at\u0131l\u0131r. Her biri, cehennemde bir kam\u0131\u015f ile de\u011firmen d\u00f6nd\u00fcren merkeb gibi dola\u015f\u0131r durur. Ona: &#8220;Vay sana, biz seninle do\u011fru yolu bulmu\u015ftuk, bu halin de ne?&#8221; diye sorarlar. O da der ki: &#8220;Ben, sizi nehyetti\u011fim \u015feyleri tutmaz aksini yapard\u0131m.&#8221; Deylem\u00ee, &#8220;Firdevs&#8221; de \u0130bn\u00fc Abbas (r.a.)&#8217;tan naklediyor: &#8220;Dinin felaketine yol a\u00e7an \u00fc\u00e7 sebeb vard\u0131r: G\u00fcnahk\u00e2r fakih, zalim devlet ba\u015fkan\u0131 ve cahil m\u00fcctehiddir.&#8221; Asker\u00ee, Hz. Ali (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Fakihler, d\u00fcnyaya dalmad\u0131klar\u0131 ve sultana uymad\u0131klar\u0131 m\u00fcddet\u00e7e peygamberlerin g\u00fcvenilir (v\u00e2ris)leridirler. Ancak bunu yaparlarsa o zaman onlardan sak\u0131n\u0131n.&#8221; Ahmed b. Hanbel, Hz. \u00d6mer (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00dcmmetimin aleyhine korktu\u011fumuz \u015feylerin en korkuncu, her dili bilen m\u00fcnaf\u0131kt\u0131r.&#8221; Yine Ahmed b. Hanbel ve Ebu Nuaym &#8220;hilye&#8221; de Hz. \u00d6mer (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u00dcmmetimin aleyhine korktu\u011fumun en korkuncu, sapt\u0131r\u0131c\u0131 liderlerdir.&#8221; Taber\u00e2n\u00ee, \u0130bn\u00fc Mesud (r.a.)&#8217;dan naklediyor: &#8220;E\u011fer bir kimseye Allah Te\u00e2l\u00e2 bir ilim vermi\u015f de o da onu gizlemi\u015fse, K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2 da ona ate\u015ften bir gem vurur.&#8221; \u0130bn\u00fc As\u00e2kir Ebu Hureyre (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde insanlar\u0131n en \u015fiddetli azab \u00e7ekeni, Allah&#8217;\u0131n ilmiyle kendisine bir menfaat vermedi\u011fi \u00e2limdir.&#8221; Tirmiz\u00ee, \u0130bn\u00fc \u00d6mer (r.a.)&#8217;den naklediyor:<\/p>\n<p>&#8220;Her kim Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 i\u00e7in ilim elde ederse, cehennemdeki yerine haz\u0131rlans\u0131n.&#8221; Ebu&#8217;\u015f-\u015eeyh Ub\u00e2de b. S\u00e2mit (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;\u0130lim amelden hay\u0131rl\u0131d\u0131r, dinin kuvvetlenmesi ise, takva iledir. \u00c2lim, az da olsa ilmiyle amel edendir.&#8221; \u0130bn\u00fc L\u00e2l, &#8220;Mek\u00e2rimu&#8217;l-Ahl\u00e2k&#8221;da Hz. Ali (r.a.)&#8217;den naklediyor: &#8220;Size m\u00fckemmel bir fakihi haber vereyim mi? Allah&#8217;\u0131n rahmetinden insanlar\u0131n \u00fcmidini kesmeyen ve merhametinden onlar\u0131 \u00fcmitsizli\u011fe g\u00f6t\u00fcrmeyen, Allah&#8217;\u0131n tuza\u011f\u0131ndan onlar\u0131 emin k\u0131lmayan ve d\u00fcnyaya ra\u011fbet i\u00e7in Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 b\u0131rakmayan kimsedir. Haberiniz olsun ki ne anla\u015f\u0131lmayan bir ibadette, ne de \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeyen ilimde hay\u0131r yoktur.&#8221; Hatib, &#8220;el M\u00fcttef\u00e2k ve&#8217;l-m\u00fcfterak&#8221;de \u015eedd\u00e2d b. Evs&#8217;den naklediyor: &#8220;Kul, Allah&#8217;\u0131n z\u00e2t\u0131 hakk\u0131nda insanlara ve herkesten fazla da kendi nefsine bu\u011fz etmedik\u00e7e m\u00fckemmel bir fakih olamaz.&#8221;<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, ilmin ve \u00e2limlerin gerek fazileti ve gerekse musibeti hakk\u0131nda, hadis kitaplar\u0131nda pek \u00e7ok hadis mevcuttur. Nitekim Kenz\u00fc&#8217;l-Umm\u00e2l&#8217;de y\u00fczlercesi nakledilmektedir. B\u00fct\u00fcn bunlardan anla\u015f\u0131lan husus ise, ilmin amelden fazilet ve meziyyet bak\u0131m\u0131ndan \u00fcst\u00fcn olmas\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda y\u00fcksek derecelere ula\u015fan \u00e2limlerin, kendilerini ilme verip ilmiyle amel eden \u00e2limler olmas\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in \u00e2limler, ilimleriyle amel etmeli, m\u00fcminler de \u00e2limlere h\u00fcrmet ve ikr\u00e2mda bulunmal\u0131d\u0131rlar. \u00c2limler, ilmin \u015ferefini, konusunun \u015ferefi, gayesinin \u015ferefi ve meselelerinin kuvveti ile uygun olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 a\u00e7\u0131dan \u00e7e\u015fitli derecelere ay\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Ahmet b. Kays demi\u015ftir ki: &#8220;\u0130limle desteklenmeyen \u00fcst\u00fcnl\u00fck sonu\u00e7ta bir peri\u015fanl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>Ve Allah, b\u00fct\u00fcn amellerinizden haberdard\u0131r. Ona g\u00f6re m\u00fckafat veya ceza verecektir. Bu c\u00fcmle, esasen ilimle kasdedilenin amel oldu\u011funu ifade etmekte ve ilme sayg\u0131 g\u00f6stermeyenleri uyarmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler! Peygamber ile gizli konu\u015ftu\u011funuz zaman&#8230;&#8221; Bu \u00e2yet de \u00f6zellikle Resullullah (s.a.v)&#8217;\u0131n meclisinde kendisine f\u0131s\u0131lt\u0131 ile bir \u015fey arzetmek isteyenlerin ad\u00e2b\u0131 hakk\u0131nda nazil olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, &#8220;Baz\u0131 sahabiler, Resulullah (s.a.v)&#8217;\u0131n meclisinde kendilerini g\u00f6stermek i\u00e7in l\u00fczumlu, l\u00fczumsuz f\u0131s\u0131lt\u0131 ile ona bir \u015feyler arzetme\u011fe kalk\u0131yor ve bu, gittik\u00e7e \u00e7o\u011fal\u0131yordu. Hz. Peygamber de, l\u00fctuf ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fc sebebiyle hi\u00e7 birisini reddetmiyordu. \u0130\u015fte bu y\u00fczden s\u00f6z konusu \u00e2yet indirildi.&#8221; Kat\u00e2de&#8217;den yap\u0131lan rivayete g\u00f6re de, &#8220;Zenginler Peygamber&#8217;in huzuruna geliyorlar ve s\u0131k s\u0131k dilekte bulunarak mecliste fakirlere galebe ediyorlard\u0131. Hz. Peygamber (s.a.v) de bunlar\u0131n \u00e7ok oturmalar\u0131ndan ve \u00e7ok f\u0131s\u0131lda\u015fmaya kalk\u0131\u015fmalar\u0131ndan s\u0131k\u0131l\u0131yordu. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indirildi. &#8220;B\u00f6ylece buyuruluyor ki: Ey iman edenler Peygamber&#8217;e bir \u015fey f\u0131s\u0131ldamak istedi\u011finiz vakit f\u0131s\u0131lt\u0131n\u0131zdan \u00f6nce bir sadaka veriniz ki miktar\u0131 ne olursa olsun bu suretle bir sadaka verilmesi sizin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Muhta\u00e7lar\u0131 sevindirecek ve size sevab kazand\u0131racak bir hay\u0131rd\u0131r. Hem de daha ziyade bir temizliktir ve Peygamber&#8217;den dilekte bulunmak hususundaki niyetlerin samimiyetine, mallar\u0131n\u0131zda fakirlerin g\u00f6zlerinin kalmamas\u0131na ve ahl\u00e2k\u0131n berrakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131yla hay\u0131r ve iyilikleri \u00e2det edinmeye sebeb olur. \u015eayet bulamazsan\u0131z sadaka vermeye g\u00fcc\u00fcn\u00fc yetmezse o halde de Allah, Gaf\u00fbr&#8217;dur Rahim&#8217;dir. \u00d6yle sadaka veremeyecek olan fakirlerin de f\u0131s\u0131lt\u0131 ile istekte bulunmas\u0131na izin verir. Burada Gaf\u00fbr isminin zikredilmesi, emrinin ib\u00e2ha de\u011fil v\u00fccub ifade etti\u011fini g\u00f6stermektedir. \u015eunu da unutmamak laz\u0131md\u0131r ki, Resulullah kendi ad\u0131na hediye kabul ederdiyse de, sadaka kabul etmezdi. Hatta \u015funu da belirtmek gerekir ki Peygamber (s.a.v)&#8217;in aile fertlerinin bile sadaka ve zekat almalar\u0131 haramd\u0131r. Onun i\u00e7in burada verilmesi emredilen sadakadan maksad, l\u00fczumuna g\u00f6re f\u00e2kirlere sarfedilmek \u00fczere verilen sadakad\u0131r. Nitekim Nis\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Onlar\u0131n f\u0131s\u0131lda\u015fmalar\u0131n\u0131n bir \u00e7o\u011funda hay\u0131r yoktur. Ancak bir sadaka verilmesini, yahut bir iyilik yap\u0131lmas\u0131n\u0131 yahut da insanlar\u0131n aras\u0131n\u0131n d\u00fczeltilmesini isteyenlerin f\u0131s\u0131lda\u015fmas\u0131 ba\u015fka. Kim Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 elde etmek i\u00e7in onu yaparsa, Biz ona yak\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir m\u00fckafat verece\u011fiz.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/114) buyurulmu\u015ftu. Bununla beraber burada emrolunan sadakan\u0131n v\u00fcc\u00fbbiyyeti, \u00e7ok ge\u00e7meden bundan sonra gelecek olan \u00e2yet ile nesh edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Hakim, \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir, Abd b. Humeyde ve daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yapt\u0131klar\u0131 rivayette Hz. Ali \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131nda bir \u00e2yet vard\u0131r ki, onunla benden evvel kimse amel etmedi\u011fi gibi, benden sonra da kimse amel etmeyecektir. Bu \u00e2yet, &#8220;Necv\u00e2 Ayeti&#8221;dir: yan\u0131mda bir dinar vard\u0131 onu on dirheme satt\u0131m. Peygamber (s.a.v)&#8217;den her ne zaman bir dilekte bulunduysam o f\u0131s\u0131lt\u0131dan evvel bir dirhem sadaka verdim. Daha sonra da o \u00e2yet neshedildi, (y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kald\u0131r\u0131ld\u0131) art\u0131k kimse onunla amel etmedi, \u00e2yeti indirildi.&#8221;<\/p>\n<p>13. F\u0131s\u0131lt\u0131n\u0131z\u0131n \u00f6n\u00fcnde sadakalar vermekten korktunuz \u00f6yle mi? Bu \u00e2yetten anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, demek ki ondan sonra bir iki sadaka veren olmu\u015fsa da, fazla olmam\u0131\u015f, b\u00f6ylece f\u0131s\u0131lt\u0131 hevesinin arkas\u0131 kesilmi\u015fti. Yani sadaka vermekle fakirli\u011fe d\u00fc\u015feriz diye korktunuz, f\u0131s\u0131lt\u0131yla konu\u015fmadan \u00f6nce \u00e7ok sadaka vermediniz de dileklerinizden vazge\u00e7tiniz de\u011fil mi? Madem ki yapmad\u0131n\u0131z yapabilece\u011finiz halde yapmad\u0131n\u0131z Allah da size tevbe ile nazar buyurdu. Kusurunuzu affedip yine sadaka vermeksizin Peygamber&#8217;den dilekte bulunman\u0131za m\u00fcsaade etti. Bunun bir \u015f\u00fck\u00fcr ifadesi olmak \u00fczere o halde namaza devam edin ve zekat\u0131 verin, Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat edin. Gerek meclislerin ad\u00e2b\u0131 ve gerek di\u011fer emirlerde itaats\u0131zl\u0131k yapmay\u0131n da gere\u011fini yerine getirin ki Allah habirdir, haberdard\u0131r, bir an bile ilminden ka\u00e7\u0131rmaz. Her ne yap\u0131yorsan\u0131z gerek a\u00e7\u0131kta gerek gizlide, gerek sevap gerek g\u00fcnah, gerek yapma gerek terk etme gibi hususlar\u0131n hepsini bilir ve ona g\u00f6re kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>14- Allah&#8217;\u0131n kendilerine gazap etti\u011fi bir toplulu\u011fu dost edinenleri g\u00f6rmedin mi? Onlar ne sizdendirler, ne de onlardan. Bilerek yalan yere yemin ediyorlar.<\/p>\n<p>15- Allah onlara \u00e7etin bir azab haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Onlar ne k\u00f6t\u00fc i\u015fler yap\u0131yorlar!<\/p>\n<p>16- Yeminlerini kalkan yap\u0131p Allah&#8217;\u0131n yolundan \u00e7evirdiler. Onlar i\u00e7in k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc bir azab vard\u0131r.<\/p>\n<p>17- Onlar\u0131n ne mallar\u0131, ne de evlatlar\u0131, kendilerinden, Allah&#8217;dan hi\u00e7bir \u015fey savamaz. Onlar ate\u015f halk\u0131d\u0131r. Orada ebed\u00ee kalacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>18- Allah onlar\u0131n hepsini tekrar diriltti\u011fi g\u00fcn, d\u00fcnyada size yemin ettikleri gibi O&#8217;na da yemin edecekler ve kendilerinin bir \u015fey \u00fczerinde bulunduklar\u0131n\u0131, sanacaklard\u0131r. \u0130yi bilin ki onlar yalanc\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>19- \u015eeytan onlar\u0131 istil\u00e2 etmi\u015f, onlara Allah&#8217;\u0131 anmay\u0131 unutturmu\u015ftur. Onlar, \u015feytan\u0131n hizbi (partisi)dir. \u0130yi bilin ki \u015feytan\u0131n partisi kaybedecektir.<\/p>\n<p>20- Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne d\u00fc\u015fman olanlar var ya, onlar en al\u00e7aklar aras\u0131ndad\u0131rlar.<\/p>\n<p>21- Allah: &#8220;Elbette ben ve el\u00e7ilerim galip gelece\u011fiz.&#8221; diye yazm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz Allah g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, galipdir.<\/p>\n<p>22- Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne inanan bir milletin, babalar\u0131, o\u011fullar\u0131, karde\u015fleri, yahut akrabalar\u0131 da olsa Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne d\u00fc\u015fman olanlarla dostluk etti\u011fini g\u00f6rmezsiniz. Onlar o kimselerdir ki Allah kalblerine iman yazm\u0131\u015f ve onlar\u0131 kendinden bir ruh ile desteklemi\u015ftir. Onlar\u0131, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere sokacak, orada ebed\u00ee kalacaklard\u0131r. Allah onlardan raz\u0131 olmu\u015f, onlar da O&#8217;ndan raz\u0131 olmu\u015flard\u0131r. \u0130\u015fte onlar Allah&#8217;\u0131n hizbi (dininin yard\u0131mc\u0131lar\u0131)dir. \u0130yi bil ki, kurtulu\u015fa ula\u015facak olanlar, Allah&#8217;\u0131n hizbidir.<\/p>\n<p>14. Bakmaz m\u0131s\u0131n. Bu ifade taacc\u00fcb ve hakaret anlam\u0131ndad\u0131r. Dikkat nazarlar\u0131n\u0131 \u00e7ekmek i\u00e7in Peygamber&#8217;e veya hitab edilmesi gereken her muhataba hitabd\u0131r. Yani ne \u00e7irkin halleri var bak! \u015eunlara, \u015fu m\u00fcnaf\u0131klara Allah&#8217;\u0131n gadab etmi\u015f oldu\u011fu bir kavme yardakl\u0131k etmektedirler. M\u00fcnaf\u0131klar yahudilere yardakl\u0131k ediyor, m\u00fcminlerin s\u0131rlar\u0131n\u0131 onlara naklediyorlard\u0131. Onlar ne sizdendirler ne de onlardan; arada gidip gelen, bir orada bir burada \u00e7alkan\u0131p duran m\u00fcnaf\u0131klard\u0131r. Ve bile bile yalan yere yemin ederler. Rivayet olunuyor ki: &#8220;Hz. Peygamber (s.a.v) odalar\u0131ndan birinde oturuyordu ve yan\u0131nda da birka\u00e7 sahabi vard\u0131. Resulullah, &#8220;\u015eimdi yan\u0131n\u0131za \u015feytan g\u00f6zl\u00fc birisi gelecek.&#8221; dedi. Derken g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc birisi \u00e7\u0131kt\u0131 geldi. Resulullah ona: &#8220;Sen ve arkada\u015flar\u0131n bana niye s\u00f6v\u00fcyorsunuz?&#8221; buyurdu. O da, \u00f6yle bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131na yemin etti ve Hz. Peygamber&#8217;e &#8220;B\u0131rak beni de gideyim arkada\u015flar\u0131m\u0131 da getireyim.&#8221; dedi. Gitti, arkada\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve geldi. Onlar da yemin ettiler. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indirildi.&#8221; Ahmed b. Hanbel, Bezz\u00e2r, \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir, \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim, &#8220;Del\u00e2il&#8221; adl\u0131 eserinde Beyhaki, \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye ve H\u00e2kim \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan isim a\u00e7\u0131klamadan b\u00f6yle rivayet etmi\u015fler ve sonunda da &#8220;Allah onlar\u0131n hepsini yeniden diriltece\u011fi g\u00fcn, d\u00fcnyada size yemin ettikleri gibi, O&#8217;na da yemin ettiler..&#8221; (Ha\u015fr, 58\/18) \u00e2yetinin ve sonraki \u00e2yetlerin nazil oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. S\u00fcddi ve Muk\u00e2til&#8217;den nakledilen rivayette isim zikredilerek gelen adam\u0131n g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc, esmer, k\u0131sa boylu ve hafif sakall\u0131 Abdullah b. Nebtel ad\u0131nda bir z\u00e2t oldu\u011fu ve uzun uzad\u0131ya anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere arkada\u015flar\u0131yla beraber yemin ettikleri ve bundan dolay\u0131 da bu \u00e2yetin indirildi\u011fi nakledilmi\u015ftir. Zikredilen bu rivayetler aras\u0131nda bir tezat s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in buradan, s\u00fbrenin sonuna kadar bu sebeble indirilmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. \u00c2l\u00fbs\u00ee&#8217;nin kaydetti\u011fine g\u00f6re burada ismi zikredilen \u0130bn\u00fc Nebtel, -ki n\u00fbnun fethi, b\u00e2n\u0131n s\u00fck\u00fbnu, sonra \u00fcst\u00fcnde iki nokta olan t\u00e2 ve l\u00e2m ile- \u0130bn\u00fc H\u00e2ris b. Kays\u0131 Ens\u00e2riyyi Evsi&#8217;dir. \u0130bn\u00fc Kelb\u00ee ve Bel\u00e2z\u00fbr\u00ee bu z\u00e2t\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar aras\u0131nda zikrederken, Ebu Ubeyde onu sah\u00e2beden saym\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Hacer de onun tevbe etti\u011fine kanaat getirmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. K\u00e2mus sahibi de bu hususta \u015f\u00f6yle der: &#8220;Abdullah b. Neb\u00eel Kemir, m\u00fcnaf\u0131klardand\u0131r.&#8221; Ancak bunun ba\u015fka birisi olma ihtimali de vard\u0131r.<\/p>\n<p>15. Bakmaz m\u0131s\u0131n. Bu ifade taacc\u00fcb ve hakaret anlam\u0131ndad\u0131r. Dikkat nazarlar\u0131n\u0131 \u00e7ekmek i\u00e7in Peygamber&#8217;e veya hitab edilmesi gereken her muhataba hitabd\u0131r. Yani ne \u00e7irkin halleri var bak! \u015eunlara, \u015fu m\u00fcnaf\u0131klara Allah&#8217;\u0131n gadab etmi\u015f oldu\u011fu bir kavme yardakl\u0131k etmektedirler. M\u00fcnaf\u0131klar yahudilere yardakl\u0131k ediyor, m\u00fcminlerin s\u0131rlar\u0131n\u0131 onlara naklediyorlard\u0131. Onlar ne sizdendirler ne de onlardan; arada gidip gelen, bir orada bir burada \u00e7alkan\u0131p duran m\u00fcnaf\u0131klard\u0131r. Ve bile bile yalan yere yemin ederler. Rivayet olunuyor ki: &#8220;Hz. Peygamber (s.a.v) odalar\u0131ndan birinde oturuyordu ve yan\u0131nda da birka\u00e7 sahabi vard\u0131. Resulullah, &#8220;\u015eimdi yan\u0131n\u0131za \u015feytan g\u00f6zl\u00fc birisi gelecek.&#8221; dedi. Derken g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc birisi \u00e7\u0131kt\u0131 geldi. Resulullah ona: &#8220;Sen ve arkada\u015flar\u0131n bana niye s\u00f6v\u00fcyorsunuz?&#8221; buyurdu. O da, \u00f6yle bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131na yemin etti ve Hz. Peygamber&#8217;e &#8220;B\u0131rak beni de gideyim arkada\u015flar\u0131m\u0131 da getireyim.&#8221; dedi. Gitti, arkada\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve geldi. Onlar da yemin ettiler. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indirildi.&#8221; Ahmed b. Hanbel, Bezz\u00e2r, \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir, \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim, &#8220;Del\u00e2il&#8221; adl\u0131 eserinde Beyhaki, \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye ve H\u00e2kim \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan isim a\u00e7\u0131klamadan b\u00f6yle rivayet etmi\u015fler ve sonunda da &#8220;Allah onlar\u0131n hepsini yeniden diriltece\u011fi g\u00fcn, d\u00fcnyada size yemin ettikleri gibi, O&#8217;na da yemin ettiler..&#8221; (Ha\u015fr, 58\/18) \u00e2yetinin ve sonraki \u00e2yetlerin nazil oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. S\u00fcddi ve Muk\u00e2til&#8217;den nakledilen rivayette isim zikredilerek gelen adam\u0131n g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc, esmer, k\u0131sa boylu ve hafif sakall\u0131 Abdullah b. Nebtel ad\u0131nda bir z\u00e2t oldu\u011fu ve uzun uzad\u0131ya anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere arkada\u015flar\u0131yla beraber yemin ettikleri ve bundan dolay\u0131 da bu \u00e2yetin indirildi\u011fi nakledilmi\u015ftir. Zikredilen bu rivayetler aras\u0131nda bir tezat s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in buradan, s\u00fbrenin sonuna kadar bu sebeble indirilmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. \u00c2l\u00fbs\u00ee&#8217;nin kaydetti\u011fine g\u00f6re burada ismi zikredilen \u0130bn\u00fc Nebtel, -ki n\u00fbnun fethi, b\u00e2n\u0131n s\u00fck\u00fbnu, sonra \u00fcst\u00fcnde iki nokta olan t\u00e2 ve l\u00e2m ile- \u0130bn\u00fc H\u00e2ris b. Kays\u0131 Ens\u00e2riyyi Evsi&#8217;dir. \u0130bn\u00fc Kelb\u00ee ve Bel\u00e2z\u00fbr\u00ee bu z\u00e2t\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar aras\u0131nda zikrederken, Ebu Ubeyde onu sah\u00e2beden saym\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Hacer de onun tevbe etti\u011fine kanaat getirmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. K\u00e2mus sahibi de bu hususta \u015f\u00f6yle der: &#8220;Abdullah b. Neb\u00eel Kemir, m\u00fcnaf\u0131klardand\u0131r.&#8221; Ancak bunun ba\u015fka birisi olma ihtimali de vard\u0131r.<\/p>\n<p>16-17-18. Bakmaz m\u0131s\u0131n. Bu ifade taacc\u00fcb ve hakaret anlam\u0131ndad\u0131r. Dikkat nazarlar\u0131n\u0131 \u00e7ekmek i\u00e7in Peygamber&#8217;e veya hitab edilmesi gereken her muhataba hitabd\u0131r. Yani ne \u00e7irkin halleri var bak! \u015eunlara, \u015fu m\u00fcnaf\u0131klara Allah&#8217;\u0131n gadab etmi\u015f oldu\u011fu bir kavme yardakl\u0131k etmektedirler. M\u00fcnaf\u0131klar yahudilere yardakl\u0131k ediyor, m\u00fcminlerin s\u0131rlar\u0131n\u0131 onlara naklediyorlard\u0131. Onlar ne sizdendirler ne de onlardan; arada gidip gelen, bir orada bir burada \u00e7alkan\u0131p duran m\u00fcnaf\u0131klard\u0131r. Ve bile bile yalan yere yemin ederler. Rivayet olunuyor ki: &#8220;Hz. Peygamber (s.a.v) odalar\u0131ndan birinde oturuyordu ve yan\u0131nda da birka\u00e7 sahabi vard\u0131. Resulullah, &#8220;\u015eimdi yan\u0131n\u0131za \u015feytan g\u00f6zl\u00fc birisi gelecek.&#8221; dedi. Derken g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc birisi \u00e7\u0131kt\u0131 geldi. Resulullah ona: &#8220;Sen ve arkada\u015flar\u0131n bana niye s\u00f6v\u00fcyorsunuz?&#8221; buyurdu. O da, \u00f6yle bir \u015fey yapmad\u0131\u011f\u0131na yemin etti ve Hz. Peygamber&#8217;e &#8220;B\u0131rak beni de gideyim arkada\u015flar\u0131m\u0131 da getireyim.&#8221; dedi. Gitti, arkada\u015flar\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve geldi. Onlar da yemin ettiler. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indirildi.&#8221; Ahmed b. Hanbel, Bezz\u00e2r, \u0130bn\u00fc M\u00fcnzir, \u0130bn\u00fc Eb\u00ee H\u00e2tim, &#8220;Del\u00e2il&#8221; adl\u0131 eserinde Beyhaki, \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye ve H\u00e2kim \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan isim a\u00e7\u0131klamadan b\u00f6yle rivayet etmi\u015fler ve sonunda da &#8220;Allah onlar\u0131n hepsini yeniden diriltece\u011fi g\u00fcn, d\u00fcnyada size yemin ettikleri gibi, O&#8217;na da yemin ettiler..&#8221; (Ha\u015fr, 58\/18) \u00e2yetinin ve sonraki \u00e2yetlerin nazil oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. S\u00fcddi ve Muk\u00e2til&#8217;den nakledilen rivayette isim zikredilerek gelen adam\u0131n g\u00f6k g\u00f6zl\u00fc, esmer, k\u0131sa boylu ve hafif sakall\u0131 Abdullah b. Nebtel ad\u0131nda bir z\u00e2t oldu\u011fu ve uzun uzad\u0131ya anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere arkada\u015flar\u0131yla beraber yemin ettikleri ve bundan dolay\u0131 da bu \u00e2yetin indirildi\u011fi nakledilmi\u015ftir. Zikredilen bu rivayetler aras\u0131nda bir tezat s\u00f6z konusu olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in buradan, s\u00fbrenin sonuna kadar bu sebeble indirilmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. \u00c2l\u00fbs\u00ee&#8217;nin kaydetti\u011fine g\u00f6re burada ismi zikredilen \u0130bn\u00fc Nebtel, -ki n\u00fbnun fethi, b\u00e2n\u0131n s\u00fck\u00fbnu, sonra \u00fcst\u00fcnde iki nokta olan t\u00e2 ve l\u00e2m ile- \u0130bn\u00fc H\u00e2ris b. Kays\u0131 Ens\u00e2riyyi Evsi&#8217;dir. \u0130bn\u00fc Kelb\u00ee ve Bel\u00e2z\u00fbr\u00ee bu z\u00e2t\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar aras\u0131nda zikrederken, Ebu Ubeyde onu sah\u00e2beden saym\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Hacer de onun tevbe etti\u011fine kanaat getirmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. K\u00e2mus sahibi de bu hususta \u015f\u00f6yle der: &#8220;Abdullah b. Neb\u00eel Kemir, m\u00fcnaf\u0131klardand\u0131r.&#8221; Ancak bunun ba\u015fka birisi olma ihtimali de vard\u0131r.<\/p>\n<p>19. Onlar, yani yukar\u0131dan beri \u00f6zellikleri say\u0131lan ve \u015feytan\u0131n da istilas\u0131 alt\u0131nda kal\u0131p Allah d\u00fc\u015f\u00fcncesini unutanlar hep \u015feytan\u0131n hizbi, \u015feytan\u0131n taraftar\u0131 ve \u015feytan\u0131n partisidir. Uyan\u0131k ol ki \u015feytan\u0131n partisi muhakkak zarara u\u011frayanlard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ebedi nimeti zayi edip kendilerini azaba d\u00fc\u015f\u00fcrerek nefislerini ziy\u00e2n etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>20. \u015e\u00fcphe yok ki Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 yar\u0131\u015fa kalkan haddini bilmezler \u00f6yleleri b\u00fct\u00fcn o g\u00f6rd\u00fckleriniz, hallerini dinledikleriniz hep en al\u00e7aklar\u0131n i\u00e7indedirler. \u00d6ncekiler ve sonrakiler i\u00e7inde halk\u0131n en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k, en zillete lay\u0131k al\u00e7aklar\u0131ndan say\u0131lmaktad\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc iki d\u00fc\u015fman taraftan birinin zillet ve sefaletinin en a\u015fa\u011f\u0131 basama\u011f\u0131, d\u00fc\u015fmanl\u0131k etti\u011fi taraf\u0131n izzet ve kuvvetinin derecesi ile ters y\u00f6nde bir uygunluk arzetmektedir.<\/p>\n<p>21. Allah yazd\u0131. Ezelde h\u00fckm\u00fcn\u00fc verip silinmesi ve bozulmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir yaz\u0131 ile levh-i mahfuzda tesbit etti. Katade&#8217;ye g\u00f6re bu s\u00f6z, yemin makam\u0131nda s\u00f6ylenmi\u015ftir. Yazd\u0131 ki: Cel\u00e2lim hakk\u0131 i\u00e7in her halde ben g\u00e2libim ben ve el\u00e7ilerim. Onun i\u00e7in peygamberler \u00f6ld\u00fcr\u00fclseler bile davalar\u0131nda gerek delil ve gerek k\u0131l\u0131\u00e7 itibar\u0131yla g\u00e2lib ve muzaffer olurlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah kuvvet ve izzetine nihayet olmayan, e\u015fi ve orta\u011f\u0131 bulunmayan \u00e7ok kuvvetli bir azizdir. Kuvveti ile resullerine yard\u0131m eder, murad\u0131na kar\u015f\u0131 asla ma\u011flub edilmez.<\/p>\n<p>22. Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne iman eden hi\u00e7bir kavmi Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 d\u00fc\u015fmanl\u0131k eden kimselerle sevi\u015fir bir halde bulamazs\u0131n. \u00d6yle kimselerle sevi\u015fmek Allah&#8217;a ve ahirete iman\u0131n gerekleriyle taban tabana z\u0131tt\u0131r. Zira, onlara o durumda dostluk yapmak k\u00fcfre sevgi g\u00f6stermektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne d\u00fc\u015fmanl\u0131k etmek, k\u00fcfr\u00fcn en \u015fiddetlisidir. K\u00fcfre muhabbet ise, iman ile bir arada bulunmaz. \u00c2yetin zahir\u00ee anlam\u0131 i\u00e7in bu m\u00e2n\u00e2 daha uygundur. Mamafih m\u00fcfessirlerin bir \u00e7o\u011fu kel\u00e2mi bir n\u00fckte \u00fczerine oturtarak bunu \u015fu m\u00e2n\u00e2 ile tefsir etmi\u015flerdir. &#8220;Sevmemeleri gerekir, sevmemelidirler.&#8221; &#8220;\u0130sterse onlar, babalar\u0131 veya o\u011fullar\u0131 veya karde\u015fleri, yahut h\u0131s\u0131mlar\u0131 olsun&#8230;&#8221; Bu \u00e2yetin anlam\u0131 ile ilgili olarak M\u00fcmtehine S\u00fbresi&#8217;nin &#8220;Allah, sizinle din u\u011frunda sava\u015fmayan ve sizi yurtlar\u0131n\u0131zdan \u00e7\u0131karmayanlara iyilik yapman\u0131z\u0131 ve \u00e2dil davranman\u0131z\u0131 yasaklamaz..&#8221; (M\u00fcmtehine, 60\/8), &#8220;Allah, yaln\u0131z sizinle din u\u011frunda sava\u015fanlar\u0131, sizi yurtlar\u0131n\u0131zdan \u00e7\u0131karanlar\u0131 ve \u00e7\u0131kar\u0131lman\u0131z i\u00e7in yard\u0131m edenleri dost edinmenizi yasaklar. Kim onlarla dost olursa, i\u015fte zalimler onlard\u0131r.&#8221; (M\u00fcmtehine, 60\/9) \u00e2yetlerini de burada d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekmektedir. \u0130\u015fte onlar, o Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 yar\u0131\u015fa kalk\u0131\u015fan kimseleri sevmeyen m\u00fcminler yok mu Allah onlar\u0131n kalplerine iman yazm\u0131\u015ft\u0131r. Yaln\u0131z lisanlar\u0131nda de\u011fil, kalplerinde de tesbit etmi\u015f ve yerle\u015ftirmi\u015ftir. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki as\u0131l iman kalp i\u015fidir. Ve kendilerini taraf\u0131ndan bir ruh ile g\u00fc\u00e7lendirmi\u015ftir. Kalplerine hayat veren il\u00e2h\u00ee bir irfan nuruyla kuvvetlendirmi\u015ftir. Onun i\u00e7in Allah&#8217;\u0131 unutmazlar. Ahiret yolunu g\u00f6r\u00fcr, sevilecek ve sevilmeyecek kimseleri tan\u0131rlar. Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat eder ve Allah yolunda her fedak\u00e2rl\u0131\u011fa katlan\u0131rlar. Hem Allah onlar\u0131 alt\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere koyacakt\u0131r. O suretle ki i\u00e7lerinde sonsuza dek kalmak \u00fczere \u00f6yle ki Allah onlardan ho\u015fnut, onlar da Allah&#8217;tan ho\u015fnut oldular, hem kendilerinden raz\u0131 olunmu\u015f hem de kendileri ondan raz\u0131 olmu\u015f olarak Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131na erdiler. \u0130\u015fte bu \u00f6zelliklerini i\u015fitti\u011fin m\u00fcminler, Allah&#8217;\u0131n partisidir. Allah&#8217;\u0131n askerleri, Allah dininin yard\u0131mc\u0131lar\u0131 ve Allah yolunda cihad eden m\u00fccahidlerdir. Uyan\u0131k ol ki Allah&#8217;\u0131n partisi, taraftarlar\u0131, muhakkak hep felah bulanlard\u0131r. D\u00fcnya ve ahirette hay\u0131r ve isteklerine kavu\u015fanlar ancak onlard\u0131r. &#8220;Allah&#8217;\u0131m bizi de onlardan k\u0131l.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte M\u00fcc\u00e2dele S\u00fbresi bu \u015fekilde son bulmaktad\u0131r. Bunu a\u015fa\u011f\u0131da gelen Ha\u015fr S\u00fbresi&#8217;nin tesbih ve tenzih ile ba\u015flayarak takib etmesi, ne kadar g\u00fczel ve ne kadar yerindedir. Bunu izah etmeye ihtiya\u00e7 bile yoktur. &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131m bizi de iyiler toplulu\u011funa kat.&#8221;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>58-M\u00dcCADELE: 1. &#8220;Allah i\u015fitmi\u015ftir.&#8221; Tahkik (kuvvetlendirmek) ve tevki&#8217;, yani vuku bulmas\u0131 beklenen anlam\u0131n\u0131 ifade etmektedir. Buna g\u00f6re \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015f\u00f6yledir. &#8220;Evet Allah i\u015fitti, hakikaten beklendi\u011fi gibi i\u015fitti ve dinleyip gere\u011fini yapt\u0131.&#8221; O kad\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc ki, kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle m\u00fccadele ediyor ve Allah&#8217;a \u015fikayette bulunuyordu. Gam ve kederini dile getiriyor, derdinin \u00e7aresini istiyordu. Rivayetlerden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12129,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1116,1115,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1834","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-58-mucadele","tag-58-mucadele-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1834","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1834"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1834\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12129"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1834"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1834"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1834"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}