{"id":1846,"date":"2010-11-18T22:02:15","date_gmt":"2010-11-18T22:02:15","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1846"},"modified":"2010-11-18T22:02:15","modified_gmt":"2010-11-18T22:02:15","slug":"52-tur-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/52-tur-tefsiri\/","title":{"rendered":"52-TUR SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>52-TUR:<\/p>\n<p>1-Andolsun o T\u00fbr&#8217;a. Yani Hz. Musa&#8217;n\u0131n, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc i\u015fitti\u011fi T\u00fbr-\u0131 S\u00een\u00e2 da\u011f\u0131na. M\u00fcfessir Beyd\u00e2v\u00ee diyor ki: &#8220;T\u00fbr, S\u00fcry\u00e2nice&#8217;de da\u011f m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Ayr\u0131ca madde \u00e2leminden m\u00e2n\u00e2 \u00e2lemine veya gayb \u00e2leminden m\u00fc\u015f\u00e2hede (g\u00f6r\u00fcnenler) \u00e2lemine u\u00e7an \u015fey anlam\u0131n\u0131 da ifade etmektedir.&#8221;<\/p>\n<p>2-3- Andolsun yay\u0131lm\u0131\u015f ince deri \u00fczerine, sat\u0131r sat\u0131r yaz\u0131lm\u0131\u015f kitaba.<\/p>\n<p>Rakk: Ka\u011f\u0131t gibi inceltilmi\u015f, \u00fczerine yaz\u0131lan deri demektir. Bu sebeble \u00fczerine yaz\u0131 yaz\u0131lan her \u015feye rakk ismi verilebilir.<\/p>\n<p>Men\u015f\u00fbr: Ne\u015fredilmi\u015f, d\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, kapal\u0131 olmayan, a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f, yay\u0131lm\u0131\u015f ve yaz\u0131lm\u0131\u015f m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 ifade etti\u011fi gibi, yaz\u0131l\u0131 harflerin dizilmesi, nizama konulmas\u0131 anlam\u0131na da gelmektedir.\u00fc<\/p>\n<p>Mest\u00fbr, D\u00fczg\u00fcn \u015fekilde yaz\u0131lm\u0131\u015f demektir. Kitab-\u0131 Mest\u00fbr&#8217;un T\u00fbr lafz\u0131ndan sonra yer almas\u0131, bu d\u00fczg\u00fcn yaz\u0131l\u0131 kitab\u0131n Tevrat oldu\u011fu fikrini ilk defa akla getirirse de, \u015feklinde m\u00e2rife getirilmeyip, olarak nekre zikredilmesi, bunun hen\u00fcz tan\u0131nmayan bir kitap oldu\u011funu ortaya koyar ki , &#8220;&#8230;k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onun i\u00e7in, a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f olarak bulaca\u011f\u0131 bir kitap \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/13) \u00e2yetine dayanarak s\u00f6z konusu kitab\u0131n amel defteri oldu\u011funu s\u00f6ylemek, en do\u011fru g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. Ayr\u0131ca bu kitab\u0131n, Levh-i mahf\u00fbz veya yeni bir kitap olmas\u0131 itibar\u0131yla Kur&#8217;\u00e2n oldu\u011fu da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>4- Ve Beyt-i Ma&#8217;mur&#8217;a (da andolsun).<\/p>\n<p>Beyt-i Ma&#8217;mur, bir rivayete g\u00f6re semada bulunan bir evdir. Bu evi her g\u00fcn yetmi\u015f bin mel\u00e2ike ziyaret eder ve k\u0131yamete kadar bir daha geri d\u00f6nmezler. Ona ayr\u0131ca &#8220;Durah&#8221; ismi de verilmektedir. Hasan Basr\u00ee&#8217;den gelen bir rivayette o \u015f\u00f6yle der; &#8220;Beyt-i Ma&#8217;mur&#8217;dan maksat, K\u00e2be&#8217;dir. Allah Te\u00e2l\u00e2 onu her sene alt\u0131 y\u00fcz bin ki\u015fi ile Ma&#8217;mur hale getirir. E\u011fer insanlar ondan eksilirse meleklerle doldurulur.&#8221; Bilindi\u011fi gibi bir yerin Ma&#8217;mur olmas\u0131, \u00fczerinde ikamet edilmesi ve ziyaret\u00e7ilerinin \u00e7ok olup g\u00fczel bak\u0131lmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131nda mecaz\u00ee bir anlam ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Kabe&#8217;nin Ma&#8217;mur olmas\u0131 da &#8220;Ayakta duranlar, r\u00fck\u00fb ve secde edenler i\u00e7in evimi temizle.&#8221; (Hacc, 22\/26) \u00e2yetince etraf\u0131ndakilerin ve hac\u0131lar\u0131n \u00e7oklu\u011fu ve ziyaret etmeleriyledir. Beyd\u00e2v\u00ee&#8217;ye g\u00f6re de Beyt-i Ma&#8217;mur&#8217;dan kas\u0131t, m\u00fcminin kalbidir ki, onun bak\u0131ml\u0131 olmas\u0131 da, bilgi ve ilh\u00e2s iledir.<\/p>\n<p>5- O y\u00fcksek tavana, yani semaya, bir rivayette de cennetin tavan\u0131 olan Ar\u015f&#8217;a yemin olsun.<\/p>\n<p>6- Ve Mesc\u00fbr denize (andolsun). Mesc\u00fbr&#8217;un farkl\u0131 anlamlar\u0131 vard\u0131r. 1) Alevlendirilmi\u015f ve k\u0131zd\u0131r\u0131lm\u0131\u015f demektir ki, \u00e2yetinde de k\u0131yamet koparken denizlerin ate\u015f olup kaynat\u0131laca\u011f\u0131 ve onunla cehennemin k\u0131z\u0131\u015ft\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 ifade edilmektedir. 2) Dolgun, ta\u015fk\u0131n demek olup, okyanus m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelmektedir. 3) Kar\u0131\u015fan, kar\u0131\u015f\u0131k, suyu birbirine ya da tatl\u0131s\u0131 ac\u0131s\u0131na kar\u0131\u015fan demektir. 4) z\u0131t m\u00e2n\u00e2l\u0131 kelimelerden kabul edilerek &#8220;bo\u015f&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi de ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ki bu da, k\u0131yamet al\u00e2meti anlam\u0131na al\u0131nabilir. S\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda yer olan T\u00fbr lafz\u0131na bak\u0131larak bu k\u0131zg\u0131n denizin, Firavun&#8217;un bo\u011fuldu\u011fu deniz oldu\u011fu da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. &#8220;T\u00fbr&#8221; kelimesinin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;v\u00e2v&#8221; kasem, di\u011ferleri de ona \u00e2tf i\u00e7indir.<\/p>\n<p>7- &#8220;\u015f\u00fcphesiz Rabbinin azab\u0131 olacakt\u0131r.&#8221; c\u00fcmlesi kasemin cevab\u0131d\u0131r. Bu c\u00fcmlede yer alan kelimesinin zarf\u0131d\u0131r. Yani Rabb&#8217;\u0131n azab\u0131 o g\u00fcn vuku bulacak ki,<\/p>\n<p>8- &#8220;\u015f\u00fcphesiz Rabbinin azab\u0131 olacakt\u0131r.&#8221; c\u00fcmlesi kasemin cevab\u0131d\u0131r. Bu c\u00fcmlede yer alan kelimesinin zarf\u0131d\u0131r. Yani Rabb&#8217;\u0131n azab\u0131 o g\u00fcn vuku bulacak ki,<\/p>\n<p>9- sema bir \u00e7alkan\u0131\u015f \u00e7alkalanacakt\u0131r. Bu c\u00fcmle, k\u0131yametin deh\u015fetini tasvir etmektedir.<\/p>\n<p>10- Da\u011flar da bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f y\u00fcr\u00fcyecek, yerinden oynay\u0131p toz zerrecikleri haline gelecektir.<\/p>\n<p>11- Art\u0131k yaz\u0131klar olsun o \u00e7alkan\u0131\u015f\u0131n oldu\u011fu g\u00fcn (ahireti) yalanlayanlara.<\/p>\n<p>12- Ki onlar dald\u0131klar\u0131 bir batakta oynarlar, iman edip de o g\u00fcn i\u00e7in haz\u0131rlanacak, korunacak yerde, birtak\u0131m yalan dolana dalarak u\u011fra\u015f\u0131p dururlar.<\/p>\n<p>13- O g\u00fcn onlar, cehennem ate\u015fine itilip kak\u0131lacaklard\u0131r. Bu c\u00fcmlede bulunan &#8220;yevm&#8221; kelimesi, ya \u00f6nce ge\u00e7en &#8220;yevm&#8221; den bedeldir, ya da takdir edilen bir s\u00f6z ile nasbedilerek &#8220;veyl&#8221;i izah etmektedir.<\/p>\n<p>14- &#8220;\u0130\u015fte bu, o sizin yalan deyip durdu\u011funuz ate\u015f.&#8221; Yani o g\u00fcn kendilerine &#8220;i\u015fte yalanlay\u0131p durdu\u011funuz ate\u015f budur&#8221; denilerek oraya at\u0131lacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>15- Bu da m\u0131 sihir? Takdir edilen c\u00fcmleye atfedilmektedir. Yani siz bu ate\u015fi haber veren vahye bir sihir, bir aldatma diyordunuz, \u015fimdi onun fiilen tahakkuku da sihir mi?&#8230; onlara i\u015fte b\u00f6yle denecektir.<\/p>\n<p>16- Bu da m\u0131 sihir? Takdir edilen c\u00fcmleye atfedilmektedir. Yani siz bu ate\u015fi haber veren vahye bir sihir, bir aldatma diyordunuz, \u015fimdi onun fiilen tahakkuku da sihir mi?&#8230; onlara i\u015fte b\u00f6yle denecektir.<\/p>\n<p>17-21- &#8220;\u015e\u00fcphesiz m\u00fcttak\u00eeler cennetlerde ve nimet i\u00e7indedirler.&#8221; Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da k\u00e2firlerin halleri beyan edilirken mutlaka m\u00fcttaki m\u00fcminlerin durumlar\u0131na da i\u015faret edilmektedir. \u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan emin olmak, ancak O&#8217;nun korumas\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc kimse azaba m\u00e2ni olamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in onun vuk\u00fbu muhakkakt\u0131r. Bu y\u00fczdendir ki Allah ve peygamberi tasdik edip de, Allah&#8217;a kullukta, O&#8217;nun emretti\u011fi \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015fan ve korunan m\u00fcttakiler, Allah&#8217;\u0131n kendilerin korumas\u0131 ile o g\u00fcn cennet nimetleri i\u00e7inde zevk alacaklard\u0131r. &#8220;\u0130man edenler.&#8221; Burada iki farkl\u0131 durum s\u00f6z konusudur. 1) Bu c\u00fcmlenin e atfedilerek mahallen mecr\u00fbr olmas\u0131d\u0131r ki, bu durumda m\u00fcminlerin m\u00fcminlerle arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eder. Bunu &#8220;O hayvanlara saman ve so\u011fuk su verdim.&#8221; kabilinden olarak &#8220;Biz onlar\u0131 m\u00fcminlere yakla\u015ft\u0131rd\u0131k.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda anlamak daha yerinde olur. O zaman da fiiline atfedilmi\u015f olur. 2. M\u00fcbted\u00e2, , &#8216;ya m\u00e2tuf, c\u00fcmlesi de haber olur ki \u00e2limlerin \u00e7o\u011fu bu \u015fekli tercih etmek istemi\u015flerdir. Buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2 \u015f\u00f6yle olur: O kimseler ki iman etmi\u015fler, z\u00fcrriyetleri de iman ederek onlar\u0131n ard\u0131ndan gitmi\u015ftir. \u0130\u015fte biz onlar\u0131n z\u00fcrriyetlerini de kendilerine katm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Yani z\u00fcrriyetleri amel bak\u0131m\u0131ndan atalar\u0131ndan daha a\u015fa\u011f\u0131 derecede olmakla beraber iman ederek onlara t\u00e2bi olmalar\u0131 sebebiyle cennette atalar\u0131n\u0131n derecelerine \u00e7\u0131kar\u0131larak yanlar\u0131nda bulundurulurlar. B\u00f6ylece onlar\u0131n zevk ve sevin\u00e7leri tamamlanm\u0131\u015f olur. Bununla beraber kendilerine amellerinden hi\u00e7bir \u015fey eksiltmemi\u015fizdir. Yani z\u00fcrriyetlerini kendilerine katmaktan dolay\u0131 yapt\u0131klar\u0131 amellerin sevaplar\u0131ndan onlara bir \u015fey eksik verilmi\u015f de\u011fildir. Herkes kazanc\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Yani rehin gibi ba\u011fl\u0131d\u0131r. Kazan\u00e7, yani \u00e7al\u0131\u015fma veya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lan i\u015f, sanki bir bor\u00e7 ve insan o borca Allah yan\u0131nda bir rehin gibidir. Kurtulu\u015fu ona ba\u011fl\u0131d\u0131r. E\u011fer g\u00fczel \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ve kazan\u0131rsa borcunu \u00f6der. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, iyi i\u015fleri kabul eder. \u015eayet \u00e7al\u0131\u015fmaz ya da k\u00f6t\u00fc i\u015fler yaparsa o zaman kendisini kurtaramaz. Zira temiz ve g\u00fczel olmayan \u015feyler Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya y\u00fckselemez. &#8220;G\u00fczel s\u00f6z O&#8217;na \u00e7\u0131kar, iyi amel onu y\u00fckseltir.&#8221; (F\u00e2t\u0131r, 35\/10) \u00e2yeti de bu anlam\u0131 ifade etmektedir.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131d\u0131r ki ileride &#8220;Her can, kazand\u0131\u011f\u0131 ile (Allah kat\u0131nda) rehin al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r, yaln\u0131z sa\u011f\u0131n adamlar\u0131 (kitaplar\u0131 sa\u011fdan verilenler) hari\u00e7.&#8221; (M\u00fcddessir, 74\/38-39) \u00e2yetleri gelecektir. Yani kitaplar\u0131 sa\u011f taraflar\u0131ndan verilenlerin d\u0131\u015f\u0131ndakiler kendilerini, o ba\u011flant\u0131dan (rehin olmaktan) kurtaramazlar. Onun i\u00e7in yalanc\u0131lar yalanlar\u0131na ba\u011fl\u0131 kalarak cehennemde k\u0131vran\u0131rlarken, m\u00fcttakiler Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ile kurtulup cennetlerde nimetler i\u00e7inde ya\u015fayacaklar ve Allah\u0131n l\u00fctfuna mazhar olmak suretiyle z\u00fcrriyetlerinin y\u00fckselmesine de sebeb olacaklard\u0131r. Bu c\u00fcmlenin zikredilmesi, z\u00fcrriyetler a\u00e7\u0131s\u0131ndan da \u00f6nemlidir. Yani z\u00fcrriyetlerin kurtulu\u015fu ve atalar\u0131n\u0131n derecelerine y\u00fckseli\u015fleri, kendilerinin hi\u00e7 katk\u0131lar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n s\u0131rf babalar\u0131n\u0131n kazan\u00e7lar\u0131yla de\u011fildir. Kendilerinin iman ederek onlara uymalar\u0131 ve izlerinden gitmeleri kurtulu\u015flar\u0131n\u0131n as\u0131l sebebidir. Atalar\u0131 fiilen sebeb olduklar\u0131 i\u00e7in evladlar\u0131n\u0131 cennette yanlar\u0131nda g\u00f6rmekten mutlu olacaklar, evladlar\u0131 da iman ile onlara t\u00e2bi olduklar\u0131 i\u00e7in kendilerini kurtarm\u0131\u015f ve Allah&#8217;\u0131n l\u00fctuf ve kereminden babalar\u0131 gibi istifade etmi\u015f olacaklard\u0131r. Demek ki evlatlar kendi fiileri olmaks\u0131z\u0131n s\u0131rf babalar\u0131n\u0131n ve dedelerinin yapt\u0131klar\u0131yla kendilerini kurtaramazlar. Ancak imanl\u0131 olarak \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 takdirde atalar\u0131n\u0131n feyzinden de faydalanarak daha kolay bir \u015fekilde y\u00fckselebilirler. \u0130\u015fte Allah Te\u00e2l\u00e2, m\u00fcminlerin evlatlar\u0131n\u0131 atalar\u0131na uymak suretiyle y\u00fckselme\u011fe sevk ederken, soy \u015ferefine g\u00fcvenerek tembellik etmemeleri i\u00e7in &#8220;Herkes kendi kazand\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r.&#8221; buyurmaktad\u0131r. \u015eu halde bu \u00e2yette, &#8220;\u0130nsana \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey yoktur.&#8221; (Necm, 53\/39) \u00e2yetinin anlam\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131ran bir m\u00e2n\u00e2 bulundu\u011funu zannetmek do\u011fru de\u011fildir. Bil\u00e2kis \u00e2yeti, anlam\u0131ndad\u0131r<\/p>\n<p>22- Hem onlara canlar\u0131n\u0131n istedi\u011fi meyvalar ve etlerden bol bol verdik. Yani as\u0131l nimetlerden fazla olarak s\u0131rf zevk ve lezzet almalar\u0131 i\u00e7in zaman zaman onlara \u00e7e\u015fitli nimetler yeti\u015ftirdik. Burada, ahiret saadetinin, d\u00fcnya zevklerine d\u00fc\u015fk\u00fcn ve i\u00e7ki ba\u011f\u0131ml\u0131s\u0131 olan kimseleri imrendirecek, i\u015ftahlar\u0131n\u0131 g\u0131c\u0131klayacak tarzda ne\u015feli bir tasviri vard\u0131r ki \u00f6zeti, kumar ve g\u00fcnahtan uzak saf, temiz ve \u015fiddetli bir arzu hissettirir.<\/p>\n<p>23- Orada, yani cennette bir kadeh kap\u0131\u015f\u0131rlar ki.<\/p>\n<p>Ke&#8217;s, dolgun kadeh demektir. Mecazen i\u00e7indeki i\u00e7kiye de denilir. Kadeh \u00e7eki\u015ftirmek (kap\u0131\u015fmak) de, ne\u015fe ile birbirlerine kadeh vermekten mecazd\u0131r. Bir kadeh ki onda la\u011fiv yoktur. Yani onu i\u00e7erken bo\u015f, sa\u00e7ma sapan s\u00f6z s\u00f6ylemek yoktur. g\u00fcnaha sokmak da yoktur. Ancak bu d\u00fcnya i\u00e7kileri gibi de\u011fildir. \u015e\u00e2ir \u015fu beytinde bunu ne g\u00fczel dile getirmi\u015ftir:<\/p>\n<p>H\u00fbn-i ci\u011ferle memlu c\u00e2m-\u0131 zer olmadansa<\/p>\n<p>B\u00ee inkis\u00e2r-\u0131 hat\u0131r \u015fikeste s\u00e2gar olsun.<\/p>\n<p>Ci\u011fer kan\u0131 ile dolu alt\u0131n bir kadeh gibi olmaktansa<\/p>\n<p>G\u00f6nl\u00fc ho\u015f, k\u0131r\u0131k bir kadeh gibi olmak daha iyidir.<\/p>\n<p>24- Ve onlar\u0131n etraf\u0131nda d\u00f6nerler. V\u00e2k\u0131a S\u00fbresi&#8217;nde de gelece\u011fi gibi, kadehler s\u00fcrahilerle emre haz\u0131r bir vaziyette etraflar\u0131nda p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l d\u00f6n\u00fcp dola\u015f\u0131rlar, sahibi bulunduklar\u0131 u\u015faklar, cennet sak\u00eesi gen\u00e7 hizmet\u00e7iler sanki sakl\u0131 iri inciler, yani sadeflerinde gizli hi\u00e7 kirlenmemi\u015f, el de\u011fmemi\u015f, beyaz, saf, temiz ve p\u0131r\u0131l p\u0131r\u0131l inciler gibidirler.<\/p>\n<p>L\u00fc&#8217;l\u00fc, par\u0131ldayan b\u00fcy\u00fck inci demektir.<\/p>\n<p>25- Ve baz\u0131s\u0131 baz\u0131s\u0131na d\u00f6nm\u00fc\u015f soruyor. O zevk ve ne\u015fe esnas\u0131nda y\u00fcz y\u00fcze gelmi\u015f birbirlerine h\u00e2l ve hat\u0131rlar\u0131ndan soruyorlar, yani hasb\u0131 hal ediyorlar.<\/p>\n<p>26- Soranlardan her biri \u015f\u00f6yle dediler: Evet do\u011frusu biz daha \u00f6nce ehlimiz aras\u0131nda; ilimiz, obam\u0131z, evimiz ve ailemiz i\u00e7inde y\u00fcreklerimiz titrer, korkard\u0131k. Gelece\u011fimizden endi\u015fe eder, bir isyana d\u00fc\u015fmekten veya bir azaba maruz olmaktan korkard\u0131k.<\/p>\n<p>27- \u015eimdi ise Allah bize iyilikte bulundu. L\u00fctuf ve yard\u0131m\u0131yla bu nimetleri ihsan etti. Ve bizi sem\u00fbm azab\u0131ndan korudu.<\/p>\n<p>Sem\u00fbm: Daha evvel de ge\u00e7ti\u011fi gibi v\u00fcc\u00fbdun i\u00e7ine i\u015fleyen, zehirli, s\u0131cak, samm denilen bir r\u00fczgard\u0131r. Burada zikri ge\u00e7en azabtan maksat, cehennem ate\u015fi veya buna benzetilen korkun\u00e7 d\u00fcnya hayat\u0131d\u0131r. Sem\u00fbmun cehennemin isimlerinden oldu\u011fu da rivayet edilmektedir.<\/p>\n<p>28- Evet biz bundan \u00f6nce O&#8217;na, yani Allah&#8217;a dua ediyor ve &#8220;Rabbimiz bize d\u00fcnyada da g\u00fczellik ver, ahirette de g\u00fczellik ver, bizi cehennem azab\u0131ndan koru.&#8221; (Bakara, 2\/201) diye yalvar\u0131yorduk. Ger\u00e7ekte iyilik eden yani s\u00f6z\u00fcnde duran, ihsan eden, kerem sahibi olan ancak O&#8217;dur. O, rahimdir. Kendisine dua ve ibadet eden m\u00fcminlere sonu\u00e7ta \u00e7ok rahmet ve merhamet eden yine odur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>29. (Ey Muhammed!) sen hat\u0131rlat, \u00f6\u011f\u00fct ver. Rabbinin nimeti sayesinde sen ne k\u00e2hinsin, ne de mecn\u00fbn.<\/p>\n<p>30. Yoksa onlar (senin i\u00e7in): &#8220;Bir \u015f\u00e2irdir, zaman\u0131n felaketlerine \u00e7arp\u0131lmas\u0131n\u0131 g\u00f6zetliyoruz.&#8221; mu diyorlar?<\/p>\n<p>31. De ki: Bekleyin, \u00e7\u00fcnk\u00fc ben de sizinle beraber bekleyenlerdenim.<\/p>\n<p>32. Onlar\u0131n ak\u0131llar\u0131 m\u0131 bunu emreder yoksa onlar azg\u0131n bir topluluk mudur?<\/p>\n<p>33. Yoksa &#8220;Onu uydurdu&#8221; mu diyorlar? Hay\u0131r onlar inanm\u0131yorlar.<\/p>\n<p>34. E\u011fer do\u011fru iseler onun benzeri bir s\u00f6z meydana getirsinler.<\/p>\n<p>35. Yoksa onlar, hi\u00e7bir \u015fey olmadan (yani yarat\u0131c\u0131s\u0131z) m\u0131 yarat\u0131ld\u0131lar? Yoksa kendileri yarat\u0131c\u0131 m\u0131d\u0131rlar?<\/p>\n<p>36. Yoksa g\u00f6kleri ve yeri onlar m\u0131 yaratt\u0131lar? Hay\u0131r, onlar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp hakikati anlamazlar.<\/p>\n<p>37. Yoksa Rabbinin hazineleri onlar\u0131n yan\u0131nda m\u0131d\u0131r? Yahut h\u00e2kim (her \u015feyin y\u00f6neticisi) kendileri midir?<\/p>\n<p>38. Yoksa kendilerine mahsus (\u00fczerine \u00e7\u0131k\u0131p s\u0131rlar\u0131) dinleyecekleri bir merdivenleri mi var? \u00d6yleyse dinleyenleri, a\u00e7\u0131k bir delil getirsin.<\/p>\n<p>39. Demek k\u0131zlar O&#8217;na, o\u011fullar size \u00f6yle mi?<\/p>\n<p>40. Yoksa sen kendilerinden bir \u00fccret istiyorsun da, bu y\u00fczden onlar a\u011f\u0131r bir bor\u00e7 alt\u0131nda m\u0131 kal\u0131yorlar?<\/p>\n<p>41. Yoksa gayb kendilerinin yan\u0131nda da onlar m\u0131 yaz\u0131yorlar?<\/p>\n<p>42. Yoksa bir tuzak m\u0131 kurmak istiyorlar? Fakat o k\u00fcfredenlerin kendileri tuza\u011fa d\u00fc\u015feceklerdir.<\/p>\n<p>43. Yoksa onlar\u0131n Allah&#8217;tan ba\u015fka bir il\u00e2h\u0131 m\u0131 var? Allah, onlar\u0131n ortak ko\u015ftuklar\u0131 \u015feylerden uzakt\u0131r.<\/p>\n<p>44. G\u00f6kten bir par\u00e7an\u0131n d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6rseler, &#8220;\u00dcst \u00fcste y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f bulutlard\u0131r.&#8221; derler.<\/p>\n<p>45. Art\u0131k \u00e7arp\u0131lacaklar\u0131 g\u00fcnlerine kavu\u015funcaya kadar onlar\u0131 (kendi hallerine) b\u0131rak.<\/p>\n<p>46. O g\u00fcn hi\u00e7bir tedbirlerinin kendilerine zerre kadar faydas\u0131 olmayacak ve hi\u00e7bir \u015fekilde yard\u0131m da g\u00f6rmeyeceklerdir.<\/p>\n<p>47. \u015e\u00fcphesiz o zulmedenlere ondan ba\u015fka da azab vard\u0131r. Fakat \u00e7oklar\u0131 bilmezler.<\/p>\n<p>48. Rabbinin h\u00fckm\u00fcne sabret. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcndesin. Kalkt\u0131\u011f\u0131n zaman Rabbini hamd ile tesbih et.<\/p>\n<p>49. Gecenin bir k\u0131sm\u0131nda ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131nda da O&#8217;nu tesbih et.<\/p>\n<p>29- M\u00fcl\u00e2bese, (temas ve ilgi) yahut kasem (yemin) i\u00e7indir. Rabbinin nimetiyle veya Rabbinin nimeti hakk\u0131 i\u00e7in demektir.<\/p>\n<p>K\u00e2hin, Bir nevi kendi zann\u00ee bilgisine dayanarak gaybdan haber verene denir. Ba\u015fka bir ifade ile ge\u00e7mi\u015fe dair bilgi verene k\u00e2hin, gelece\u011fe dair bilgi verene ise Arr\u00e2f denilmektedir. Keh\u00e2nette, genellikle cinlerden yard\u0131m al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenir.<\/p>\n<p>30- Zaman\u0131n fel\u00e2keti m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r.<\/p>\n<p>Men\u00fbn: Kesmek anlam\u0131na gelen den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6m\u00fcr vesaireyi kesti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesinden hareketle zamana ve \u00f6l\u00fcme de &#8220;men\u00fbn&#8221; denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Rayb: Izd\u0131rap vermek demektir. Buna g\u00f6re zaman\u0131n \u0131zd\u0131rap veren musibeti, ya da \u00f6l\u00fcm fel\u00e2keti m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. Anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Kurey\u015fliler D\u00e2r\u00fc&#8217;n-nedve&#8217;de toplanm\u0131\u015flar Hz.Peygamber hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015fler de \u00e7o\u011falm\u0131\u015ft\u0131. Nihayet Abd\u00fbddar o\u011fullar\u0131 onu (peygamberi) kasdederek &#8220;Rayb\u00fc&#8217;l-men\u00fbn&#8217;u g\u00f6zetin. \u00c7\u00fcnk\u00fc o bir \u015f\u00e2irdir. Z\u00fcheyr&#8217;in, N\u00e2biga&#8217;n\u0131n ve A&#8217;\u015f\u00e2&#8217;n\u0131n hel\u00e2k olmas\u0131 gibi o da hel\u00e2k olacakt\u0131r.&#8221; demi\u015fler ve bunun \u00fczerine de da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>31- &#8220;g\u00f6zetin&#8221; Alay ve tehdit etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben de sizinle beraber g\u00f6zetenlerdenim. Yani, siz benim hel\u00e2k olmam\u0131 bekliyorsunuz, ben de sizin hel\u00e2kinizi bekliyorum.<\/p>\n<p>32- Yoksa onlara ak\u0131llar\u0131 m\u0131 emrediyor bunu? Yani s\u00f6zlerindeki bu \u00e7eli\u015fkiyi. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00e2hin, keskin ak\u0131ll\u0131 ve zeki olur. Mecnunun ise akl\u0131 fikri, kar\u0131\u015f\u0131kt\u0131r. O halde nas\u0131l olur da onlar, k\u00e2hin dediklerine mecn\u00fbn, mecn\u00fbn dediklerine k\u00e2hin diyebilirler; demek ki ak\u0131ll\u0131 olduklar\u0131n\u0131 iddia eden o kimseler, bu davran\u0131\u015flar\u0131yla ne dediklerini bilmeyecek ve nas\u0131l \u00e7eli\u015fkiye d\u00fc\u015ft\u00fcklerini farketmeyecek derecede ak\u0131ls\u0131z olduklar\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015flard\u0131r. Onun i\u00e7in buyuruluyor ki yoksa onlar ak\u0131ls\u0131z, azg\u0131n, hakk\u0131 kabul etmemekte haddi a\u015fan, kendi ihtiraslar\u0131na uymay\u0131nca ak\u0131l ve insaf dairesinden \u00e7\u0131kan ve yalan uydurmaya al\u0131\u015fk\u0131n bir g\u00fcr\u00fbh mudurlar?<\/p>\n<p>33- Yoksa onu, o Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 kendili\u011finden s\u00f6ylemi\u015f, uydurmu\u015f mu diyorlar?<\/p>\n<p>Tekavv\u00fcl: Kendisinde olmayan\u0131 s\u00f6ylemeye \u00e7al\u0131\u015fmak, bir m\u00e2n\u00e2da yalan s\u00f6ylemektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yalan, onun ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2, yoksa o, vahyile de\u011fil, kendili\u011finden s\u00f6yl\u00fcyor da bunu Allah&#8217;a m\u0131 isnad ediyor, diyorlar?<\/p>\n<p>Hay\u0131r kendileri inanmazlar. Yani ya bu s\u00f6yledikleri s\u00f6zlere kendileri bile inanmazlar, ya da iman etmedikleri i\u00e7in \u00f6yle s\u00f6ylerler. Zira onlar da biliyorlar ki Muhammed yalan s\u00f6ylemez, \u015fu halde kendi s\u00f6z\u00fcn\u00fc Allah&#8217;a iftira etmez. Ve yine bilirler ki bu s\u00f6z (Kur&#8217;\u00e2n) uydurma bir s\u00f6ze de benzemez. Fakat s\u0131rf k\u00fcf\u00fcr ve inatlar\u0131 sebebiyle \u00f6yle s\u00f6ylerler.<\/p>\n<p>34- Haydi onun benzeri bir s\u00f6z getirsinler. Yani hem m\u00e2n\u00e2 ve hem de naz\u0131m y\u00f6n\u00fcnden Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n i\u00e7erdi\u011fi \u00fcst\u00fcn vas\u0131flar\u0131 ta\u015f\u0131yan, onun gibi bedi (g\u00fczel) bir s\u00f6z uydurup getirsinler bakal\u0131m. E\u011fer sad\u0131k iseler. Yani peygamberin uydurdu\u011funu ileri s\u00fcrd\u00fckleri iddialar\u0131nda do\u011fru iseler, kendilerinin de \u00f6yle bir s\u00f6z\u00fc uydurup getirmeleri gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;\u00e2n, be\u015fer uydurmas\u0131 bir kel\u00e2m olsayd\u0131, onlar\u0131n da peygamber gibi be\u015fer olmalar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda, nutuk, hit\u00e2bet ve \u015fiir ile me\u015fgul olmalar\u0131, nazm ve nesir kel\u00e2m \u00fcsluplar\u0131ndaki deneyimleri, tarih ve olaylara olan vukuflar\u0131, okuyup yazmalar\u0131, tahsilleri ve k\u00e2hinlerinin olmas\u0131 gibi sebeblerden dolay\u0131 Kur&#8217;an&#8217;a naz\u00eere yapma kudretlerinin bulunmas\u0131 gerekirdi. B\u00f6yle bir kudreti g\u00f6steremediklerine g\u00f6re ni\u00e7in onu Allah&#8217;\u0131n g\u00f6nderdi\u011fine inanm\u0131yorlar da imans\u0131zl\u0131k ediyorlar? Yoksa kendilerine cezalar\u0131n\u0131 verecek yok mu san\u0131yorlar.<\/p>\n<p>35- Yoksa kendileri hi\u00e7bir \u015fey olmadan, yani yarat\u0131c\u0131s\u0131z m\u0131 yarat\u0131ld\u0131lar. \u00d6nceleri yokken sonradan yarat\u0131ld\u0131klar\u0131na g\u00f6re, \u015fayet ak\u0131llar\u0131 varsa, kendilerini bir yaratan\u0131n olabilece\u011fini hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlar m\u0131?<\/p>\n<p>Bir yarat\u0131c\u0131 olmadan m\u0131 yarat\u0131ld\u0131lar? Yoksa yaratan\u0131 hi\u00e7bir \u015fey yerine koymad\u0131klar\u0131 i\u00e7in mi O&#8217;nun kudretini hesaba katm\u0131yor, cezas\u0131ndan korkmuyor ve imans\u0131zl\u0131k ediyorlar? Burada b\u00fct\u00fcn akl\u00ee ilimlerin esas\u0131 olan bir hususa i\u015faret edilmektedir ki o da \u015fudur: Hi\u00e7bir \u015fey yoktan olamad\u0131\u011f\u0131 gibi, yokluk da varl\u0131\u011fa illet (sebeb) olamaz. Var olan \u015feyin illeti de ayn\u0131 \u015fekilde yok olamaz ve hi\u00e7 bir varl\u0131k da yarat\u0131c\u0131s\u0131z varl\u0131k alemine ge\u00e7emez. Yok olan, ne kendini ne de ba\u015fkas\u0131n\u0131 v\u00fccuda getiremez&#8230;<\/p>\n<p>Ancak yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131larak buradan, \u00f6nce yok olan bir \u015feyin sonra yarat\u0131lamamas\u0131 gibi bir anlam \u00e7\u0131kar\u0131lmamal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her yarat\u0131lan, yok iken yarat\u0131l\u0131r, var olan\u0131 yaratmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Zira bu h\u00e2s\u0131l\u0131 tahsil (elde edileni tekrar elde etme) olur. Ancak yok olan \u015feyi meydana getirecek yarat\u0131c\u0131, yokluktan ibaret de olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc yoku var edecek yarat\u0131c\u0131n\u0131n muhakkak bir varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n olmas\u0131 gerekir. Tabiat ilimlerinde de esas olan bu kanun, e\u015fyan\u0131n kendili\u011finden meydana geldi\u011fi bir tabiat fikrini de iptal eder. Ger\u00e7i baz\u0131lar\u0131 bundan her yarat\u0131lan \u015feyin bir madde ile arkada b\u0131rak\u0131laca\u011f\u0131 fikrini \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat madde bir \u015feyin var olmas\u0131 i\u00e7in yeterli bir sebep olmad\u0131\u011f\u0131 gibi mutlak varl\u0131k i\u00e7in gerekli de de\u011fildir. Gerekli olan, ancak yarat\u0131c\u0131n\u0131n olmas\u0131d\u0131r. Zira yarat\u0131c\u0131 mevcut olmay\u0131nca hi\u00e7bir \u015fey yarat\u0131lamaz. \u0130\u015fte b\u00f6yle akl\u0131n en esasl\u0131 kanunu, yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131k ve kudretini tan\u0131mak iken, k\u00e2firler kendilerini yaratan\u0131 hi\u00e7e sayarak O&#8217;na imana bir t\u00fcrl\u00fc yana\u015fm\u0131yorlar. Yoksa yarat\u0131c\u0131 onlar m\u0131d\u0131rlar? Yani kendilerini ve e\u015fyay\u0131 yaratm\u0131\u015flar da onun i\u00e7in mi kibirleniyor,<\/p>\n<p>36-Allah&#8217;tan korkmuyor ve peygambere dil uzat\u0131yorlar. Yoksa g\u00f6kleri ve yeri onlar m\u0131 yaratt\u0131lar? Hi\u00e7 birisi olmad\u0131\u011f\u0131 belli fakat hakikati anlamazlar. Yani g\u00f6kleri ve yeri yaratan Allah&#8217;t\u0131r, derler de yine \u015f\u00fcphe i\u00e7inde dola\u015f\u0131rlar. Onun mant\u0131kl\u0131 sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 tatbik edecek kesin bir kanaat ile hareket etmez, emir yasak tan\u0131maz, mucizelere inan\u0131p, peygamberi tasdik etmek istemezler. Sadece zaman\u0131n felaketlerine \u00e7arp\u0131lmas\u0131n\u0131 bekler dururlar.<\/p>\n<p>Yoksa Rabbinin hazineleri onlar\u0131n yan\u0131nda m\u0131d\u0131r? Yani seni yeti\u015ftirip rahmet ve nimetiyle peygamber olarak g\u00f6nderen Rabbinin hazineleri onlar\u0131n yan\u0131nda m\u0131d\u0131r? Hazine k\u00e2hyas\u0131 onlar m\u0131? Nimetleri onlar m\u0131 da\u011f\u0131t\u0131yorlar ki, peygamberli\u011fi sana vermek istemiyorlar? Yoksa her\u015feyi hakimiyetleri alt\u0131na alan onlar m\u0131d\u0131r? Yani Allah&#8217;a galip gelmi\u015fler, hazinelerini elege\u00e7irmi\u015fler de onun vergilerini verdirmek istemiyorlar? Yahut da Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fini mi zorla almak istiyorlar.<\/p>\n<p>38- Yoksa onlar\u0131n bir merdivenleri var da orada m\u0131 dinliyorlar? Yani Allah&#8217;\u0131n Mele-i a&#8217;laya (y\u00fcksek melekler toplulu\u011funa) g\u00f6nderdi\u011fi emirleri, vahiyleri ve di\u011fer b\u00fct\u00fcn il\u00e2h\u00ee s\u00f6zleri o merdivenden mi dinliyorlar da bu vesile ile kimin kimden \u00f6nce \u00f6lece\u011fini ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmeyip uydurularak O&#8217;na isnad edildi\u011fini biliyorlar? \u00d6yle ise dinleyenler a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131, kuvvetli bir delil getirsinler, dinlediklerini isbat etsinler. Nas\u0131l Hz. Peygamber (s.a.v) &#8220;E\u011fer do\u011fru iseler onun benzeri bir s\u00f6z meydana getirsinler.&#8221; (T\u00fbr, 52\/34) \u015feklindeki \u00e2yetlerle onlara meydan okuyarak apa\u00e7\u0131k mucizesini g\u00f6sterdi, onlar da \u00f6yle bir delil getirsinler.<\/p>\n<p>39- Yoksa k\u0131zlar O&#8217;nun, o\u011flanlar sizin mi? Yani akl\u0131n\u0131z\u0131n bozuklu\u011funa ve il\u00e2hiyata ait duygular\u0131n\u0131z\u0131n neden ibaret oldu\u011funa delalet etmek \u00fczere bu konuda getirece\u011finiz en a\u00e7\u0131k delil bu olacak de\u011fil mi?. Necm S\u00fbresi&#8217;nde de ifade edilece\u011fi gibi bu ne haks\u0131z bir taksim? \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, meleklerin Allah&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyorlar ve onlar\u0131n ad\u0131na bir tak\u0131m putlar yap\u0131p, L\u00e2t, Uzza, Men\u00e2t gibi m\u00fcennes isimler vererek tap\u0131yorlar, sonra da, &#8220;Biz bunlar\u0131 Allah&#8217;a ortak ko\u015fmuyoruz, Allah&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in bize \u015fefaat etsinler diye ibadet ediyoruz&#8221; diyorlard\u0131. Ancak kendilerine gelince k\u0131z evlad\u0131n\u0131 hor g\u00f6r\u00fcyor ve o\u011flan istiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>40- Yoksa sen onlardan bir \u00fccret mi istiyorsun?<\/p>\n<p>Yani onlara vaaz ve nasihat etmekten ve peygamberlik vazifesini yapmaktan dolay\u0131 bir \u00fccret mi istiyorsun da bu y\u00fczden onlar a\u011f\u0131r bir bor\u00e7 alt\u0131nda m\u0131 kal\u0131yorlar?<\/p>\n<p>Ma\u011frem: \u011eurm ve \u011far\u00e2met (diyet \u00f6deme) anlam\u0131n\u0131 ifade etmekle birlikte mutlak bor\u00e7 m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelmektedir. Rag\u0131b \u0130sfahan\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re Ma\u011frem esasen su\u00e7suz bir insan\u0131n mal\u0131ndan vermesi gereken zarar kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 demektir. Bu y\u00fczden kefil olmak gibi a\u00e7\u0131k yahut yard\u0131mla\u015fma gibi z\u0131mnen bir s\u00f6z verme ya da cebri bir sorumluluk neticesi meydana gelen zarara da Ma\u011frem denilir. T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de buna kar\u015f\u0131l\u0131k olarak zarar ve cereme vermek tabiri kullan\u0131l\u0131r. Yani zorba h\u00fck\u00fcmetlerin bask\u0131lar\u0131 alt\u0131nda a\u011f\u0131r vergilerle ezilmekte olan halk gibi midirler ki senin i\u00e7in felaketler bekliyorlar?<\/p>\n<p>41- Yoksa gayb onlar\u0131n yan\u0131nda da, onlar m\u0131 yaz\u0131yorlar? Kimin \u00f6nce \u00f6lece\u011fini Levh-i mahfuz&#8217;dan al\u0131p halka onlar m\u0131 haber veriyorlar?<\/p>\n<p>42- Yoksa bir tuzak m\u0131 kurmak istiyorlar? Yani sana ve m\u00fcminlere bir su-i kasd m\u0131 haz\u0131rlamak istiyorlar ey Muhammed! Bu \u00e2yet m\u00fc\u015friklerin D\u00e2r\u00fc&#8217;n-nedve&#8217;de tertip etmek istedikleri su-i kasd\u0131 haber vermektedir. Fakat o k\u00fcfredenlerin kendileri aldanacak, kurduklar\u0131 tuza\u011fa kendileri d\u00fc\u015feceklerdir.<\/p>\n<p>Nitekim \u00f6yle olmu\u015f Hz.Peygamber (s.a.v) sa\u011f s\u00e2lim hicret ederken Eb\u00fb Cehiller Bedir&#8217;de yakalanm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00f6ylece s\u00f6zkonusu \u00e2yet, gayb\u0131 \u00f6nceden haber vermi\u015f ve bunu onlar\u0131n de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n bilip peygamberine haber verdi\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermi\u015ftir. Denildi\u011fine g\u00f6re, Peygamber&#8217;e su-i kasd tertip edenler, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n yay\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n 15. senesinde vuku bulan Bedir Harbi&#8217;nde katledilmi\u015flerdi. Bu s\u00fbrede de (yoksa) kelimesi 15 defa zikredilmi\u015ftir. \u0130\u015fte bu, o olaya i\u015faret say\u0131labilir. \u015eih\u00e2b&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi bu kabil gizli i\u015faretler, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n mucizeleri aras\u0131nda say\u0131l\u0131rlar.<\/p>\n<p>43- Yoksa onlar\u0131n Allah&#8217;tan ba\u015fka bir il\u00e2hlar\u0131 m\u0131 var? Yani o tapt\u0131klar\u0131 putlar\u0131n kendilerini Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan kurtaracaklar\u0131n\u0131 m\u0131 zannediyorlar? Allah onlar\u0131n ko\u015ftuklar\u0131 ortaklardan uzakt\u0131r. Ger\u00e7ekte Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur ve onun azab\u0131 &#8220;Mutlaka vuku bulacakt\u0131r ve ona engel olacak bir \u015fey yoktur.&#8221; (T\u00fbr, 52\/7-8)<\/p>\n<p>44- Bununla beraber onlar \u00f6yle k\u00e2firlerdir ki, semadan bir par\u00e7an\u0131n d\u00fc\u015fmekte oldu\u011funu g\u00f6rseler &#8220;\u00dczerimize g\u00f6kten par\u00e7alar d\u00fc\u015f\u00fcr.&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/187) diye istekte bulunduklar\u0131 halde azab\u0131n ba\u015flar\u0131na inmekte oldu\u011funa \u015fahid olsalar bile yine inanmazlar da (onun i\u00e7in) toplanm\u0131\u015f bir bulut derler. Fiilen ba\u015flar\u0131na gelmedik\u00e7e kabul etmezler. Bu y\u00fczden Allah Te\u00e2l\u00e2, &#8220;\u00dczerlerine Rabbi&#8217;nin kelimesi (h\u00fckm\u00fc) hak olanlar inanmazlar; onlara (istedikleri) b\u00fct\u00fcn mucizeler gelmi\u015f olsa bile ac\u0131kl\u0131 azab\u0131 g\u00f6r\u00fcnceye kadar (iman etmezler).&#8221; (Yunus, 10\/96,97) buyurmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>45-Onun i\u00e7in \u015fimdi o tuzak kurmak isteyenleri b\u0131rak kavu\u015facaklar\u0131 zamana kadar ki o g\u00fcn \u00e7arp\u0131lacaklar helak olacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>46- O g\u00fcn kurduklar\u0131 tuzaklar\u0131n kendilerine zerre kadar faydas\u0131 dokunmayacak ve hi\u00e7bir \u015fekilde kurtar\u0131lmayacaklard\u0131r. Nitekim Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e su-i kasd haz\u0131rlamak isteyen Ebu Cehil ve yanda\u015flar\u0131 Bedir g\u00fcn\u00fc b\u00f6yle bir akibete u\u011fram\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>47- Ve o zulmedenlere ondan \u00f6nce de bir azab vard\u0131r. Burada iki muhtemel m\u00e2n\u00e2 s\u00f6z konusudur.<\/p>\n<p>Birincisi: O g\u00fcnden \u00f6nce, yani d\u00fcnyada da bir azab var, demektir. Nitekim Mekkeliler yedi sene k\u0131tl\u0131k \u00e7ekmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: O g\u00fcnden sonra yani \u00f6l\u00fcm sonras\u0131 kabirde ve ahirette bir azab daha vard\u0131r. Ancak onlar\u0131n pek \u00e7o\u011fu (bunu) bilmezler. Yani sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n bu \u015fekilde olaca\u011f\u0131n\u0131 idrak edemezler de onun i\u00e7in k\u00e2fir olurlar.<\/p>\n<p>48- O halde Rabbinin h\u00fckm\u00fcne sabret, k\u00fcfredenlere o i\u015fler i\u00e7in izin verip, seni zahmetlere g\u00f6\u011f\u00fcs germe\u011fe memur eden Rabbinin verece\u011fi h\u00fckme sabret, tela\u015f etme. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen bizim g\u00f6zetimimiz ve nez\u00e2retimiz alt\u0131ndas\u0131n, bundan emin ol. Ve Rabbini hamd ile tesbih et. Yani &#8220;O&#8217;nu her t\u00fcrl\u00fc noksanl\u0131klardan tenzih eder ve O&#8217;na hamd ederim.&#8221; demek s\u00fbretiyle Allah&#8217;\u0131 zikret.<\/p>\n<p>49- Kalkaca\u011f\u0131n zaman. Yani herhangi bir meclisten kalkarken (Allah&#8217;\u0131 tesbih ve tahmid et). Eb\u00fb D\u00e2v\u00fbd ve Nes\u00e2\u00ee&#8217;nin S\u00fcnen&#8217;leri ile di\u011fer baz\u0131 hadis kitaplar\u0131nda mevcut olan ve Eb\u00fb Berzetel-Eslem\u00ee (r.a)den gelen bir rivayette \u015f\u00f6yle denilmektedir: &#8220;Resullah (s.a.v) bir meclisten kalkaca\u011f\u0131 zaman &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131m seni her t\u00fcrl\u00fc noksan s\u0131fattan tenzih eder ve sana hamd ederim. Senden ba\u015fka il\u00e2h olmad\u0131\u011f\u0131na \u015feh\u00e2det eder, senden ma\u011ffiret diler ve (g\u00fcnahlar\u0131mdan dolay\u0131) sana tevbe ederim.&#8221; derdi. Konuyla ilgili soru soruldu\u011funda da &#8220;Bu, mecliste olanlar i\u00e7in keff\u00e2rettir.&#8221; demi\u015fti. Baz\u0131lar\u0131 da bunun namaza duruldu\u011fu zaman &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131m seni noksan s\u0131fatlardan tenzih eder ve yaln\u0131z sana hamd ederim. Senin ismin ne y\u00fcce ve makam\u0131n ne uludur. Ve senden ba\u015fka il\u00e2h yoktur.&#8221; duas\u0131n\u0131n okunmas\u0131 hakk\u0131nda rivayet edildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. \u00c2limlerden bir k\u0131sm\u0131na g\u00f6re de s\u00f6zkonusu \u00e2yetten maksad, yataktan kalk\u0131p namaza durdu\u011fun vakit demektir. Buna g\u00f6re \u00e2yete, &#8220;kalkaca\u011f\u0131n zaman&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 vermek daha uygun olacakt\u0131r. Geceden de onu tesbih et. Yani gecenin bir k\u0131sm\u0131nda da tesbih ederek O&#8217;na ibadet et. Hem de y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131nda, batmaya yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman, yani gecenin sonunda, sabah vakti. Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131 gece tesbihden maksad\u0131n ak\u015fam ve yats\u0131 namazlar\u0131, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda tesbih etmekten kasd\u0131n da, sabah namaz\u0131 oldu\u011fu ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Hz. \u00d6mer , Hz. Ali, Eb\u00fb Hureyre ve Hasan-i Basr\u00ee (r.a) de, gece tesbihden maksatd\u0131n, nafile ibadetler; y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131nda tesbihden maksad\u0131n da, sabah namaz\u0131n\u0131n iki rekat s\u00fcnneti oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. B\u00f6ylece T\u00fbr S\u00fbresi, sabah\u0131n gelmekte oldu\u011funu g\u00f6steren &#8220;y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131&#8221; ile son bulurken, bu biti\u015fle, Necm S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015flang\u0131c\u0131 olan &#8220;\u0130ndi\u011fi zaman andolsun y\u0131ld\u0131za&#8221; c\u00fcmlesi ba\u015flam\u0131\u015f olmaktad\u0131r. Bu da iki s\u00fbre aras\u0131nda g\u00fczel bir m\u00fcnasebetin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>52-TUR: 1-Andolsun o T\u00fbr&#8217;a. Yani Hz. Musa&#8217;n\u0131n, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc i\u015fitti\u011fi T\u00fbr-\u0131 S\u00een\u00e2 da\u011f\u0131na. M\u00fcfessir Beyd\u00e2v\u00ee diyor ki: &#8220;T\u00fbr, S\u00fcry\u00e2nice&#8217;de da\u011f m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Ayr\u0131ca madde \u00e2leminden m\u00e2n\u00e2 \u00e2lemine veya gayb \u00e2leminden m\u00fc\u015f\u00e2hede (g\u00f6r\u00fcnenler) \u00e2lemine u\u00e7an \u015fey anlam\u0131n\u0131 da ifade etmektedir.&#8221; 2-3- Andolsun yay\u0131lm\u0131\u015f ince deri \u00fczerine, sat\u0131r sat\u0131r yaz\u0131lm\u0131\u015f kitaba. Rakk: Ka\u011f\u0131t gibi inceltilmi\u015f, \u00fczerine yaz\u0131lan deri &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12123,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1127,1128,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1846","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-52-tur","tag-52-tur-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1846","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1846"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1846\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12123"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1846"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1846"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1846"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}