{"id":1848,"date":"2010-11-18T22:02:52","date_gmt":"2010-11-18T22:02:52","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1848"},"modified":"2010-11-18T22:02:52","modified_gmt":"2010-11-18T22:02:52","slug":"51-zariyat-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/51-zariyat-tefsiri\/","title":{"rendered":"51-ZAR\u0130YAT SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>51-ZAR\u0130YAT:<\/p>\n<p>&#8220;Tozdurup savuranlara andolsun.&#8221;ZERV, tozutup g\u00f6t\u00fcrmek, savurmak, k\u0131r\u0131p ufalamak demektir.<\/p>\n<p>Z\u00c2R\u0130Y\u00c2T: K\u0131r\u0131p ufalayan veya savuran, ya da toz duman edip g\u00f6t\u00fcren kuvvetler demektir. Mesela topra\u011f\u0131 ve ba\u015fka \u015feyleri tozdurup savuran r\u00fczgarlar, volkanlar\u0131 p\u00fcsk\u00fcrten, yarat\u0131klar\u0131 k\u0131r\u0131p da\u011f\u0131tan ve yay\u0131p a\u00e7an melekler ve barut, dinamit gibi sonradan bulunmu\u015f ve bulunacak \u015fiddetli patlay\u0131c\u0131, tahrip edici ve yak\u0131c\u0131 b\u00fct\u00fcn sebepler bu kavrama dahildir. Beyd\u00e2v\u00ee, &#8220;B\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar\u0131 savuran sebepler&#8221; demekle bu genelli\u011fi g\u00f6stermi\u015ftir. M\u00fcfessirlerin \u00e7o\u011funlu\u011funun &#8220;r\u0131yah&#8221; yani r\u00fczgarlar ile yetinmesi Hz. Ali&#8217;den gelen rivayete g\u00f6redir ki bu tefsir &#8220;kavram&#8221; itibar\u0131yla de\u011fil bir &#8220;\u00f6rnek ile tefsir&#8221; olsa gerektir. Yoksa kavram itibar\u0131yla nesiller d\u00fcnyaya getiren do\u011furgan kad\u0131nlar diye de m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>2- Sonra bir a\u011f\u0131rl\u0131k y\u00fcklenenlere, ya\u011fmur y\u00fcklenen bulutlar, bulutlar\u0131 ta\u015f\u0131yan r\u00fczgarlar veya gebe kad\u0131nlar veya b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n sebepleri ki bunlar \u00f6ncekilerin ayn\u0131s\u0131 da, ba\u015fkas\u0131 da olabilir. \u00d6nce tozdurur, sonra da y\u00fcklenir, ta\u015f\u0131r, veya tozdurup savuran ba\u015fka, ta\u015f\u0131y\u0131p g\u00f6t\u00fcren ba\u015fka olur, bir ordunun a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 ve ganimetleri gibi.<\/p>\n<p>3- Sonra da kolayl\u0131kla akanlara, gemiler ve benzeri trenler, otomobiller gibi.<\/p>\n<p>4- Sonra da bir emir taksim edenlere yemin olsun, yani b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 idare etmek, tozdurulan ta\u015f\u0131nan, g\u00f6t\u00fcr\u00fclen \u015feyleri varacaklar\u0131 yerlere yeti\u015ftirmek i\u00e7in y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emrini ay\u0131r\u0131p da\u011f\u0131tan meleklere, Cebrail, Mikail, \u0130srafil, Azrail gibi emir meleklerine yemin olsun, bunlara yemin, cezan\u0131n meydana gelmesinde \u00f6zellikle hizmetlerini hat\u0131rlatmad\u0131r. Yani say\u0131lan bu kuvvetlerin \u00f6nemlerine i\u015faret ile kesin bir \u015fekilde uyar\u0131da bulunur ki;<\/p>\n<p>5- Size vaad olunan, muhakkak do\u011frudur. K\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere size yap\u0131lmakta bulunan vaadler ve tehdidler, o yeni yarad\u0131l\u0131\u015f, dirilme ve \u00e7\u0131kma, girme ve ebedilik hep do\u011frudur.<\/p>\n<p>6- Ve din mutlaka olacakt\u0131r, din yani ceza ve sorumluluk vard\u0131r. Amellerinin cezas\u0131, iyili\u011fe \u00e7al\u0131\u015fanlara iyilikle m\u00fckafat, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe \u00e7al\u0131\u015fanlara k\u00f6t\u00fcl\u00fckle ceza mutlaka olacak, herkes etti\u011fini bulacakt\u0131r.<\/p>\n<p>7- &#8220;Zat\u00fc&#8217;l-hub\u00fck&#8221; semaya yemin ederim. &#8220;Zatilhub\u00fck&#8221; niteli\u011fi, e\u015fsiz bir ifadedir. Bunun m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n ne oldu\u011fu hakk\u0131nda \u00e7ok \u015feyler s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>HUB\u00dcK: &#8220;Habike&#8217;nin de, &#8220;Hib\u00e2k&#8221;in de \u00e7o\u011fulu olabilir. &#8220;T\u00e2rika&#8221; &#8220;Turuk&#8221; &#8220;Misal&#8221; &#8220;M\u00fcs\u00fcl&#8221; gibi.<\/p>\n<p>HAB\u00ceKE: Dikkat ve \u00f6zenle sa\u011flam sanatl\u0131 dokunmu\u015f yol yol, menevi\u015fli g\u00fczel kuma\u015fa denir.<\/p>\n<p>H\u0130BAK&#8221; de, r\u00fczgar ho\u015f esti\u011fi zaman denizde veya kumda meydana gelen yol yol k\u0131vr\u0131nt\u0131lara denir. Sa\u00e7lar\u0131n \u00e7ok k\u0131v\u0131rc\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan meydana gelen dalgalanmalara, yani ond\u00fclasyona hub\u00fck denir. Kelimenin k\u00f6k\u00fc olan &#8220;Habk&#8221; s\u0131k\u0131 ba\u011flay\u0131p sa\u011flam yapmak, ve kuma\u015f\u0131 s\u0131k\u0131, sa\u011flam ve \u00fczerinde sanat eseri ortaya \u00e7\u0131kacak \u015fekilde g\u00fczel bir zemin \u00fczere dokumak anlam\u0131na gelir ki asl\u0131, &#8220;sef\u00e2kat&#8221; yani kuma\u015f\u0131 sa\u011flam ve g\u00fczel dokumak diye \u00f6zetlenmi\u015ftir. Bir\u00e7ok kimse, h\u00e2reli yollu yollu m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile &#8220;yollara sahip&#8221; diye tefsir etmi\u015ftir. Bundan da baz\u0131 kimseler y\u0131ld\u0131zlar\u0131n y\u00f6r\u00fcngeleri m\u00e2n\u00e2s\u0131na kendilerine \u00f6zel yollar, baz\u0131lar\u0131 da, ilim ve bilgiye g\u00f6t\u00fcren ve yaratan\u0131n birli\u011fine, kudretine, ilmine ve hikmetine delalet eden akl\u00ee yollar\u0131 anlam\u0131\u015flar, baz\u0131lar\u0131 da saman yollar\u0131, ad\u0131na kehke\u015fan da denilen samanyollar\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdir. Fakat \u0130bn\u00fc Abbas, Katade, \u0130krime, M\u00fccahid, ve Reb\u00ee&#8217;den rivayet olundu\u011funa g\u00f6re de &#8220;g\u00fczel, d\u00fczg\u00fcn yarat\u0131l\u0131\u015fl\u0131&#8221;, M\u00fccahid&#8217;den di\u011fer bir rivayette de &#8220;yap\u0131s\u0131 sa\u011flam&#8221; diye tefsir olunmu\u015ftur. M\u00e2n\u00e2y\u0131 k\u0131saca \u00f6zetleyen bu ifadeden biz \u015funu anl\u0131yoruz ki g\u00f6ky\u00fcz\u00fc, y\u0131ld\u0131zlar\u0131 ve t\u00fcrl\u00fc y\u00f6r\u00fcnge ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n d\u00f6nd\u00fckleri yerlerle pek s\u0131k\u0131 ve son derece sanatl\u0131 bir bi\u00e7imde dokunmu\u015f g\u00fczel nak\u0131\u015flar\u0131 olan d\u00fczg\u00fcn ve sa\u011flam, \u00fczeri menevi\u015fli bir kuma\u015fa benzetilmi\u015f ve buna yemin ile, onun genel bi\u00e7iminde tevh\u00eede delalet eden ve yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n birlik ve kudretini g\u00f6steren g\u00fczel ve sa\u011flam uyum ve ahenk hat\u0131rlat\u0131larak s\u00f6zleri de\u011fi\u015fik olanlara bir yasaklamada bulunulmu\u015f, g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n tevhide d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmesi gerekti\u011fi anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Habk&#8221; k\u00f6k\u00fc, hem yollar\u0131 hem de sa\u011flam ve g\u00fczel bir dokuma m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mas\u0131 itibar\u0131yla bunda, da\u011f\u0131n\u0131kl\u0131klar\u0131 birle\u015ftiren y\u00fcksek bir toplumun manzaras\u0131na da i\u015faret vard\u0131r. Bunun yedinci sema oldu\u011funu s\u00f6yleyenler olmu\u015f ise de &#8220;sema cinsi&#8221; olmas\u0131 daha uygundur. \u015eu halde m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6zeti \u015fudur:<\/p>\n<p>8-O sa\u011flam ve d\u00fczg\u00fcn dokunmu\u015f menevi\u015f kuma\u015fl\u0131 g\u00fczel ve y\u00fcksek semaya dikkatinizi \u00e7ekerek s\u00f6ylerim ki: Siz ger\u00e7ekten farkl\u0131 farkl\u0131 ifadelerde bulunuyorsunuz. S\u00f6zleriniz birbirini tutmuyor, bir h\u00fck\u00fcm alt\u0131nda toplanm\u0131yorsunuz. &#8220;G\u00f6kleri ve yeri yaratan Allah&#8221; dersiniz, sonra da tutar ba\u015fkalar\u0131na tapars\u0131n\u0131z. \u00c7e\u015fitli ilahlara tapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z i\u00e7in, gitti\u011finiz yollar ve ama\u00e7lar\u0131n\u0131z bir hedefte birle\u015fmiyor, hakta birle\u015fmedi\u011finiz i\u00e7in peygambere bazen sihirbaz, bazen k\u00e2hin, bazen \u015fair bazen de deli gibi birbirini tutmaz s\u00f6zler s\u00f6yl\u00fcyorsunuz! Bir taraftan dinin, yani cezan\u0131n olaca\u011f\u0131na inanm\u0131yor, Hakk&#8217;a uymayan g\u00f6r\u00fc\u015fleri benimsiyorsunuz, bir taraftan da ileride bize \u015fefaat ederler diye putlara tap\u0131yorsunuz.<\/p>\n<p>9- Ondan \u00e7evrilen \u00e7evrilir. O \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015flerden d\u00f6nmesi takdir edilmi\u015f olan d\u00f6ner, do\u011fruya iman eder. \u0130man etmeyenlere gelince &#8220;O kendi tahminlerini ileri atanlar kahrolsun&#8230;&#8221; yahut hak yolundan sapt\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, sap\u0131kl\u0131k da tabiat\u0131 ve huyu olmu\u015f bulunan \u00e7evirilenler, o do\u011fru ve ger\u00e7ekle\u015fecek olan vaad ve tehdide, ahiret ve cezaya iman etmekten sapt\u0131r\u0131l\u0131r, \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015flere ve kanaatlere s\u00fcr\u00fcklenirler.<\/p>\n<p>10-11- O kahrolas\u0131 harraslar, yani s\u0131rf kendi zan ve tahminlerine g\u00f6re atan, fikir ad\u0131na kendi heveslerini ileri s\u00fcren yalanc\u0131lar ki onlar bir cehalet i\u00e7inde, yani her\u015feyi ku\u015fatan bir sel gibi kendilerini her noktadan sar\u0131p b\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f olan batak, bir sarho\u015fluk veya bir cehalet i\u00e7inde \u015fuursuzdurlar. Allah&#8217;\u0131n emrinden gafiller, ba\u015flar\u0131na gelecek felaketin fark\u0131nda de\u011filler.<\/p>\n<p>12- O din g\u00fcn\u00fc, yani ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi haber verilen o cezan\u0131n g\u00fcn\u00fc ne zaman? diye soruyorlar. \u0130nanmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in e\u011flenmek istiyorlar.<\/p>\n<p>13- \u0130\u015fte cevab\u0131: Onlar\u0131n ate\u015f \u00fczerinde k\u0131vrand\u0131r\u0131lacaklar\u0131 g\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>&#8220;F\u0130TNE&#8221;nin as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131: Alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f gibi herhangi bir maden cevherinin iyisini k\u00f6t\u00fcs\u00fcnden ay\u0131rmak i\u00e7in ate\u015fe at\u0131lmas\u0131d\u0131r. Bundan me\u015fakkate sokmak, s\u0131namak yani imtihan etmek, azd\u0131rmak , \u00e7ok be\u011fenip tutulmak gibi fitnenin sonucu, laz\u0131m\u0131 olan m\u00e2n\u00e2larda da kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>14-16-Nitekim &#8220;Tad\u0131n fitnenizi!&#8221; Azaba yahut azab ve me\u015fakkate sebep olan k\u00fcf\u00fcr ve fesat m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. &#8220;Bu i\u015fte, sizin acele ile istedi\u011finiz!&#8221; yani b\u00f6yle denecek. Yani nas\u0131l oldu\u011funu ve miktar\u0131n\u0131 tayin ve takdir edemiyece\u011finiz Cennetler ve p\u0131narlarda, Rablerinin kendilerine verdi\u011fini alarak, yani ho\u015fnutlukla kabul edip raz\u0131 ve ho\u015fnud olarak. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar ondan \u00f6nce, yani d\u00fcnyada iyi amel i\u015fleyen kimselerdedirler. G\u00fczel ameller yapar ve g\u00fczel yaparlard\u0131, onun i\u00e7in m\u00fckafata ve sevaba lay\u0131k olmu\u015flard\u0131, onu ho\u015fnutluk i\u00e7inde g\u00fclerek al\u0131rlar. Bu c\u00fcmle &#8220;Rablar\u0131n\u0131n vermesi&#8217;nin sebebini g\u00f6sterirken, takvan\u0131n da yaln\u0131z menfi, eylemsiz bir mahiyette olmay\u0131p ayn\u0131 zamanda g\u00fczel i\u015fler yapmak m\u00e2n\u00e2s\u0131nda m\u00fcsbet bir m\u00e2n\u00e2 ifade etti\u011fini anlat\u0131r.<\/p>\n<p>17- Onun i\u00e7in bu da \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klan\u0131yor: Geceden pek az uyurlard\u0131. &#8220;Biraz\u0131 hari\u00e7 geceleri kalk namaz\u0131 k\u0131l!&#8221; (M\u00fczzemmil 73\/2) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00f6re amel ederler, Allah \u015fevki, ahiret endi\u015fesi ile g\u00f6zlerine uyku girmez, ibadet eder, vazife yaparlard\u0131.<\/p>\n<p>HUCU&#8217;, az uyku, ve \u00f6zellikle gece uykusu, demektir. \u00c2yet metnindeki ziyade veya mevsul veya masdarl\u0131k bildiren bir harftir. Olumsuzluk bildiren bir harf olarak \u015f\u00f6yle de m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015ftir: &#8220;Baz\u0131 gece biraz bile uyumazlar, hepsini ihya ederlerdi.&#8221; Bir rivayette de &#8220;Az idiler, geceden uyumazlard\u0131.&#8221; diye iki c\u00fcmle olarak m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015fse de a\u011f\u0131r basan \u015f\u0131k birincisidir.<\/p>\n<p>18- Ve seher vakitleri onlar isti\u011ffar ederlerdi. Yani geceleri \u00f6yle ibadet etmekle birlikte sanki g\u00fcnah ile vakit ge\u00e7irmi\u015f gibi seher vakitleri de yatmaz, kusurlar\u0131 i\u00e7in af dilerlerdi. \u00c2yetteki zamiri ile ifadede kas\u0131r vard\u0131r. Yani dua ve isti\u011ffar\u0131n en g\u00fczel zaman\u0131 olan seher vakitleri \u00f6yle icabet ve kabule \u015fayan isti\u011ffar\u0131 onlar, o iyi kimseler yaparlar.<\/p>\n<p>19- Mallar\u0131nda da dilenci ve mahrum i\u00e7in bir hak vard\u0131.<\/p>\n<p>SA\u0130L, isteyen, dilenen, MAHRUM, iffetinden dolay\u0131 zengin zannedildi\u011fi i\u00e7in sadakadan dahi mahrum bulunan muhta\u00e7 demektir. Resul-i Ekrem (s.a.v)&#8217;den rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;Misk\u00een bir yemek iki yemek ve bir lokma iki lokma ve bir hurma iki hurma, kendisini savacak olan de\u011fil&#8221; buyurmu\u015f. O halde miskin kimdir? demi\u015fler, &#8220;Miskin; \u00f6yle bir kimsedir ki, bulamaz ve bilinip kendisine sadaka da verilemez.&#8221; buyurmu\u015f. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan bir rivayette: Kazanamayan bedbaht denilmi\u015f, baz\u0131lar\u0131 da r\u0131z\u0131k sebepleri kendisine yakla\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu halde uzakla\u015fm\u0131\u015f, mahrum kalm\u0131\u015f olan d\u00fc\u015fk\u00fcn diye tefsir etmi\u015fler ise de \u00f6nceki daha kapsaml\u0131d\u0131r. &#8220;Hak&#8221; deyimi zahiren bunun vacib oldu\u011funu ifade eder. Onun i\u00e7in K\u00e2d\u00ee M\u00fcnzir \u0130bn\u00fc Sa\u00eed, bunun farz olan zekat oldu\u011fu kanaatine varm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat bu s\u00fbrenin Mekk\u00ee, ve zekat\u0131n Medine&#8217;de farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla \u00e7oklar\u0131 bunu nafile sadaka olarak anlam\u0131\u015flar, ve zekattan ayr\u0131 olarak kendilerinin taahh\u00fct ettikleri &#8220;bol bir nasip&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. \u0130slam toplumunun y\u00fckselmesinde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi olan bu noktan\u0131n \u00f6zellikle dikkat \u00e7ekici oldu\u011funu hat\u0131rlatmaya gerek yoktur.<\/p>\n<p>20-21- Yery\u00fcz\u00fcnde de \u00e2yetler vard\u0131r, kesin bilgi edinecekler i\u00e7in nefislerinizde de nice deliller vard\u0131r ki cezan\u0131n ve hesaba \u00e7ekilmenin olaca\u011f\u0131n\u0131 ve dinin hak oldu\u011funu g\u00f6sterirler. Yery\u00fcz\u00fcnde dola\u015fan ve yerk\u00fcreyi inceleyenler iyi \u00e7al\u0131\u015fanlarla \u00e7al\u0131\u015fmayanlar\u0131n, korunanlarla korunmayanlar\u0131n, tasdik edenlerle inanmayanlar\u0131n ak\u0131betlerindeki fark\u0131 g\u00f6sterecek \u00e7ok deliller bulurlar. Vicdanlarla ba\u015fvurulmas\u0131 halinde de iman eden herkes, yarat\u0131lmas\u0131n\u0131n merhalelerinden Allah&#8217;\u0131n kudretini ve her g\u00fcnk\u00fc hayat\u0131nda bile vazife ve sorumlulu\u011funun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlar.<\/p>\n<p>22- Semada da r\u0131zk\u0131n\u0131z, ya\u011fmur s\u0131cakl\u0131k vesaire gibi r\u0131z\u0131k sebepleri ve size vaad edilen \u015feyler var yahut mukadder. Bunun zahiri yukar\u0131ki gibi vaad ve tehdidi i\u00e7ine al\u0131r. Fakat \u00e7o\u011funlukla sevap ile tefsir etmi\u015fler ve cennetin yedinci seman\u0131n \u00fcst\u00fcnde, Ar\u015f&#8217;\u0131n alt\u0131nda oldu\u011funu nakletmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>23- \u0130\u015fte o sema ve yer y\u00fcz\u00fcn\u00fcn Rabbine yemin olsun ki, O size edilen vaad mutlaka hakt\u0131r t\u0131bk\u0131 sizin konu\u015fman\u0131z, s\u00f6ylemeniz gibi, yani sizin konu\u015fman\u0131z nas\u0131l kesin olan bir \u015fey ise sorumlulu\u011funuz, vaad olunan ceza ve m\u00fckafaat\u0131n\u0131z da \u00f6ylece olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Yery\u00fcz\u00fc ve nefislerdeki bu deliller baz\u0131 \u00f6rnekler ile a\u00e7\u0131klan\u0131p peygamberli\u011fi beyan etmek i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>24- Ey Muhammed! \u0130brahim&#8217;in \u015ferefli misafirlerinin haberi sana geldi mi?<\/p>\n<p>25- Hani onlar \u0130brahim&#8217;in huzuruna girmi\u015flerdi de &#8220;Selam sana!&#8221; demi\u015flerdi. \u0130brahim: &#8220;Size de selam&#8221; demi\u015f, ve i\u00e7inden: &#8220;Bunlar tan\u0131nmam\u0131\u015f bir topluluk!&#8221; diye ge\u00e7irmi\u015fti.<\/p>\n<p>26- \u0130brahim, sonra ailesine giderek semiz bir buza\u011f\u0131 (eti) getirdi.<\/p>\n<p>27- Onu \u00f6nlerine s\u00fcrerek: &#8220;Yemez misiniz?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>28- Yemediklerini g\u00f6r\u00fcnce onlardan i\u00e7ine bir korku d\u00fc\u015ft\u00fc. Onlar \u0130brahim&#8217;e: &#8220;Korkma!&#8221; dediler ve onu \u00e7ok bilgili bir o\u011ful ile m\u00fcjdelediler.<\/p>\n<p>29- Bunun \u00fczerine kar\u0131s\u0131 (S\u00e2re) bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k atarak geldi ve elini y\u00fcz\u00fcne vurarak: &#8220;Ben k\u0131s\u0131r bir kocakar\u0131y\u0131m, nas\u0131l \u00e7ocu\u011fum olur?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>30- Misafir melekler: &#8220;Evet bu b\u00f6yledir. Rabbin b\u00f6yle buyurdu. Ger\u00e7ekten O h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir. Her\u015feyi hakk\u0131yla bilir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>31- \u0130brahim, kendisine misafir olarak gelen meleklere: &#8220;Acaba sizin as\u0131l \u00f6nemli i\u015finiz nedir ey el\u00e7iler?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>32- Onlar: &#8220;Ger\u00e7ekten biz g\u00fcnahk\u00e2r bir kavim (olan L\u00fbt kavmine) g\u00f6nderildik.<\/p>\n<p>33- Onlar\u0131n \u00fczerine \u00e7amurdan pi\u015firilmi\u015f sert ta\u015flar ya\u011fd\u0131raca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>34- O ta\u015flardan herbirinin haddi a\u015fanlardan kime isabet edece\u011fi Rabbin kat\u0131nda i\u015faretlenmi\u015ftir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>35- Nihayet biz m\u00fcminlerden orada bulunan kimseleri \u00e7\u0131kard\u0131k.<\/p>\n<p>36- Fakat biz orada m\u00fcsl\u00fcmanlardan bir ev halk\u0131ndan ba\u015fka kimseyi de bulamad\u0131k.<\/p>\n<p>37- Biz orada ac\u0131 bir azabdan korkan kimseler i\u00e7in bir ibret ni\u015fanesi b\u0131rakt\u0131k.<\/p>\n<p>38- Musa&#8217;n\u0131n k\u0131ssas\u0131nda da ibret vard\u0131r. Hani biz onu apa\u00e7\u0131k bir delille Firavun&#8217;a g\u00f6ndermi\u015ftik.<\/p>\n<p>39- Firavun ise ordusuyla birlikte y\u00fcz \u00e7evirmi\u015f, onun hakk\u0131nda: &#8220;Bu bir sihirbazd\u0131r, ya da bir delidir.&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>40- Nihayet biz onu ve ordular\u0131n\u0131 yakalay\u0131p hepsini denize att\u0131k. Firavun ise o s\u0131rada (inad\u0131ndan dolay\u0131 pi\u015fmanl\u0131k duyarak) kendi kendini k\u0131n\u0131yordu.<\/p>\n<p>41- \u00c2d kavminin hel\u00e2kinde de bir ibret vard\u0131r. Hani biz onlar\u0131n \u00fczerine k\u00f6klerini kesecek bir r\u00fczgar g\u00f6ndermi\u015ftik.<\/p>\n<p>42- O r\u00fczgar \u00fczerine u\u011frad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir \u015feyi b\u0131rakm\u0131yor, mutlaka onu k\u00fcl gibi da\u011f\u0131t\u0131yordu.<\/p>\n<p>43- Semud kavminin hel\u00e2kinde de bir ibret vard\u0131r. Hani onlara: &#8220;Belirli bir s\u00fcreye kadar d\u00fcnyadan yararalan\u0131p, ge\u00e7inin!&#8221; denmi\u015fti.<\/p>\n<p>44- Onlarsa Rablerinin emrine kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslad\u0131lar. Bunun \u00fczerine kendilerini, bak\u0131p dururlarken y\u0131ld\u0131r\u0131m yakalay\u0131p, \u00e7arpt\u0131.<\/p>\n<p>45- Art\u0131k onlar, ne kendi kendilerine aya\u011fa kalkabildiler, ne de yard\u0131m g\u00f6rd\u00fcler.<\/p>\n<p>46- Daha \u00f6nce de Nuh kavmini hel\u00e2k etmi\u015ftik. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar yoldan \u00e7\u0131km\u0131\u015f f\u00e2s\u0131k bir kavimdiler.<\/p>\n<p>24- &#8220;Geldi mi sana?&#8221; Bu ifade, hikayenin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve vahiy ile bildirdi\u011fi hakk\u0131nda bir uyar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>HAD\u0130S, insana gerek uyan\u0131kl\u0131k an\u0131nda gerek uykuda vahiy veya i\u015fitme bi\u00e7iminde gelen s\u00f6ze denir. Biz bu gibi yerlerde &#8220;k\u0131ssa&#8221; diyoruz.<\/p>\n<p>DAYF, asl\u0131nda misafire ikram ve ziyafetin kayna\u011f\u0131 olan meyil m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar olmakla tekil ve \u00e7o\u011ful anlam\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Eski T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de buna &#8220;konuk&#8221; derlerdi. Biz &#8220;misafir&#8221; diyoruz. Fakt biz bunu Arap\u00e7a&#8217;da bilinen yolcu m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile de\u011fil, Araplar&#8217;\u0131n &#8220;dayf&#8221; dedi\u011fi m\u00e2n\u00e2 ile T\u00fcrk\u00e7e bir kelime gibi kullan\u0131yoruz. Burada kelimenin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00e7o\u011fuldur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;ikram edilenler&#8221; s\u0131fat\u0131 ile nitelenmi\u015flerdir. Bunlar Enbiya S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;L\u00fctuf ve ihsana mazhar olmu\u015f kullard\u0131r.&#8221; (Enbiya 21\/26) buyuruldu\u011fu \u00fczere Allah kat\u0131nda ikrama eren \u015ferefli meleklerdir. Hz. \u0130brahim de bunlara e\u015fi S\u00e2re ile kendisi bizzat hizmet etmek ve ziyafet vermek suretiyle ikram eylemi\u015ftir. Bir rivayette &#8220;on iki melek&#8221; bir rivayette de &#8220;\u00fc\u00e7 melek: Cebrail, Mikail, \u0130srafil&#8221; denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>25- Selam c\u00fcmlesinden hafifletilmi\u015f bir c\u00fcmledir. &#8220;Sana selam verir selamet dileriz.&#8221; demek gibidir. Selam &#8220;aleyk\u00fcm selam&#8221; demektir.<\/p>\n<p>Merfu halinde s\u00fcbut m\u00e2n\u00e2s\u0131 olmas\u0131 itibar\u0131yla daha kuvvetli bir selam ile cevap vermi\u015ftir. M\u00fcnker, yani g\u00f6r\u00fclmedik, tan\u0131nmad\u0131k, acaib bir topluluk dedi. \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n alameti olan ve o zaman bilinmeyen selam veri\u015fleri, hal ve tav\u0131rlar\u0131 tuhaf\u0131na gitmi\u015f bu suretle kimliklerini gizleyerek geldiklerini de sezer gibi olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>26- Derhal bir yolunu bularak e\u015fine s\u0131v\u0131\u015ft\u0131, yani misafirlere sezdirmeksizin \u00f6nce yemek tedariki i\u00e7in ailesine ko\u015ftu, demek ki, misafire ikram\u0131n adab\u0131ndan birincisi budur. Gitti ne yapt\u0131 ise yapt\u0131. \u00c7ok ge\u00e7meden semiz bir buza\u011f\u0131 getirdi. H\u00fbd S\u00fbresi&#8217;nde kebap edilmi\u015f, k\u0131zart\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu (Hud, 11\/69) ge\u00e7mi\u015fti. Burada da semizli\u011fi anlat\u0131l\u0131yor. Demi\u015fler ki genel olarak mal\u0131 s\u0131\u011f\u0131r cinsi idi. Onun i\u00e7in en g\u00fczel ikram olmak \u00fczere semiz danay\u0131 se\u00e7ti.<\/p>\n<p>27- Hemen onu yak\u0131nlar\u0131na koydu yemez misiniz? dedi. Bunun yeme\u011fe buyurun m\u00e2n\u00e2s\u0131na bir teklif veya ne i\u00e7in yemiyorsunuz? m\u00e2n\u00e2s\u0131na bir soru olma ihtimali oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>28- Bunun \u00fczerine onlardan i\u00e7ine bir korku d\u00fc\u015ft\u00fc. &#8220;Yeme\u011fe el uzatmad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce onlardan i\u015fkillendi.&#8221; (Hud, 11\/70) \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve tepkiye delalet eden bir m\u00e2n\u00e2dan uzak kalmaz. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olundu\u011funa g\u00f6re melek olduklar\u0131n\u0131 sezdi, azab i\u00e7in gelmi\u015f olmalar\u0131 ihtimali hat\u0131r\u0131na gelerek korktu. &#8220;Korkma&#8221; dediler, ve ona \u00e7ok bilgili bir o\u011flu olaca\u011f\u0131n\u0131 m\u00fcjdelediler. Hud S\u00fbresi&#8217;nde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu o\u011ful \u0130shak&#8217;t\u0131r. Saffat&#8217;da, &#8220;\u0130\u015fte o zaman biz onu uslu bir o\u011ful ile m\u00fcjdeledik&#8221; (Saffat, 37\/101) \u00e2yeti ile m\u00fcjdelenen \u0130smail idi. &#8220;Al\u00eem&#8221; yani b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131ndan sonra \u00e7ok bilgili olacak bir o\u011ful ki peygamberlik ile de tefsir edilmi\u015ftir. Bu vas\u0131f ile m\u00fcjde hem hayat\u0131n\u0131 hem de olgunlu\u011funu beyan ile m\u00fcjdelemedir.<\/p>\n<p>29- Bunun \u00fczerine han\u0131m\u0131 y\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00f6nd\u00fc. M\u00fcfessirler diyorlar ki: Han\u0131m\u0131 S\u00e2re bir k\u00f6\u015fede bak\u0131yordu, o m\u00fcjdeyi i\u015fitince utand\u0131 evine gitmek i\u00e7ini y\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00f6nd\u00fc.<\/p>\n<p>SARRE, &#8220;Sarir&#8221; kelimesinden t\u00fcreme &#8220;hayk\u0131rma&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Yani, a&#8230; diye i\u00e7ini \u00e7ekerek bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k kopard\u0131 da elini y\u00fcz\u00fcne \u00e7arpt\u0131 ve k\u0131s\u0131r bir ihtiyar kocakar\u0131 dedi. Yani ihtiyarlam\u0131\u015f, bununla birlikte gen\u00e7li\u011finde bile do\u011furmam\u0131\u015f k\u0131s\u0131r bir koca kar\u0131 \u00e7ocuk mu do\u011furur?<\/p>\n<p>30-Buna kar dediler ki \u00f6yle Rabbin buyurdu, yani biz o s\u00f6yledi\u011fimizi kendimizden s\u00f6ylemiyoruz, yaln\u0131z Rabbinin kelam\u0131n\u0131 haber veriyoruz. \u015e\u00fcphesiz ki O, \u00f6yle Hak\u00eem \u00f6yle Al\u00eem&#8217;dir. Hikmetiyle diledi\u011fini yapar ve nas\u0131l yapaca\u011f\u0131n\u0131 bilir. Bundan dolay\u0131 O&#8217;nun dedi\u011fi mutlaka olur.<\/p>\n<p>31-Bu \u015fekilde \u0130brahim (a.s) onlar\u0131n Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f melek olduklar\u0131n\u0131 anlad\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6revli olduklar\u0131 vazifenin bu m\u00fcjdelemeden ibaret olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 da sezerek Dedi: \u015eu halde &#8220;hatb&#8221;\u0131n\u0131z nedir?<\/p>\n<p>HATB, \u00f6nemli bir i\u015f yani bir m\u00fcjdeden sonra as\u0131l g\u00f6nderilmenize sebeb olan i\u015f nedir? Ey &#8220;m\u00fcrseller&#8221;, Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f \u015fanl\u0131 el\u00e7iler!<\/p>\n<p>32- &#8220;G\u00fcnahk\u00e2r bir kavme&#8221; yani Lut kavmi \u00fczerlerine salmak i\u00e7in, memleketlerinin alt\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcne \u00e7evirdikten sonra \u00fczerlerine ya\u011fd\u0131rmak i\u00e7in<\/p>\n<p>33-34- \u00e7amurdan ta\u015flar, \u00e7amurdan ta\u015fla\u015fm\u0131\u015f &#8220;sicc\u00eel&#8221; Rabbinin kat\u0131nda damgalanm\u0131\u015f ni\u015fanlanm\u0131\u015f, hangisinin kime ve nas\u0131l isabet edece\u011fi takdir olunmu\u015f, belli edilmi\u015f o m\u00fcsrifler i\u00e7in, c\u00fcr\u00fcmde fas\u0131kl\u0131kta ve g\u00fcnahta haddini a\u015fm\u0131\u015f, a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7m\u0131\u015f azg\u0131nlar i\u00e7in alametleriyle tertib edilmi\u015f, haz\u0131rlanm\u0131\u015f, mendud,<\/p>\n<p>35- &#8220;Biz orada bulunan m\u00fcminleri \u00e7\u0131kard\u0131k.&#8221; \u00e2yet metninde ge\u00e7en &#8220;f\u00e2&#8221; fas\u00eeha f\u00e2&#8217;s\u0131d\u0131r. Mahzuf, yani zikredilmeyen c\u00fcmleleri \u00f6zetler. Yani di\u011fer s\u00fbrelerde beyan olundu\u011fu \u00fczere o kavmin k\u00f6y\u00fcne vard\u0131klar\u0131nda, orada m\u00fcminlerden kim varsa \u00e7\u0131kard\u0131k.<\/p>\n<p>36-38- Fakat orada bir evden ba\u015fka m\u00fcsl\u00fcman bulmad\u0131k. Yani bir evden ba\u015fka m\u00fcmin yoktu, onun i\u00e7in bir ev halk\u0131ndan ba\u015fka selamete \u00e7\u0131kan bulunmad\u0131 ki o ev Hz. Lut&#8217;un evi idi, kar\u0131s\u0131ndan ba\u015fka b\u00fct\u00fcn ailesi m\u00fcmin olduklar\u0131 i\u00e7in beraberinde selamete \u00e7\u0131km\u0131\u015f kurtulmu\u015flard\u0131. Demek Hz. L\u00fbt&#8217;un a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131na daha ba\u015fka iman eden bulunsayd\u0131 onlar da kurtulacaklard\u0131. Burada &#8220;m\u00fcslim\u00een&#8221; (m\u00fcsl\u00fcmanlar) &#8220;m\u00fcmin\u00een&#8221; (m\u00fcminler) e\u015f anlaml\u0131 gibi kullan\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte selamet bulanlar m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade etmektedir.<\/p>\n<p>39-40- yani bir m\u00fcjdeden sonra as\u0131l g\u00f6nderilmenize sebeb olan i\u015f nedir? Ey &#8220;m\u00fcrseller&#8221;, Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f \u015fanl\u0131 el\u00e7iler! &#8220;G\u00fcnahk\u00e2r bir kavme&#8221; yani Lut kavmi \u00fczerlerine salmak i\u00e7in, memleketlerinin alt\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcne \u00e7evirdikten sonra \u00fczerlerine ya\u011fd\u0131rmak i\u00e7in \u00e7amurdan ta\u015flar, \u00e7amurdan ta\u015fla\u015fm\u0131\u015f &#8220;sicc\u00eel&#8221; Rabbinin kat\u0131nda damgalanm\u0131\u015f ni\u015fanlanm\u0131\u015f, hangisinin kime ve nas\u0131l isabet edece\u011fi takdir olunmu\u015f, belli edilmi\u015f o m\u00fcsrifler i\u00e7in, c\u00fcr\u00fcmde fas\u0131kl\u0131kta ve g\u00fcnahta haddini a\u015fm\u0131\u015f, a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7m\u0131\u015f azg\u0131nlar i\u00e7in alametleriyle tertib edilmi\u015f, haz\u0131rlanm\u0131\u015f, mendud, &#8220;Biz orada bulunan m\u00fcminleri \u00e7\u0131kard\u0131k.&#8221; \u00e2yet metninde ge\u00e7en &#8220;f\u00e2&#8221; fas\u00eeha f\u00e2&#8217;s\u0131d\u0131r. Mahzuf, yani zikredilmeyen c\u00fcmleleri \u00f6zetler. Yani di\u011fer s\u00fbrelerde beyan olundu\u011fu \u00fczere o kavmin k\u00f6y\u00fcne vard\u0131klar\u0131nda, orada m\u00fcminlerden kim varsa \u00e7\u0131kard\u0131k. Fakat orada bir evden ba\u015fka m\u00fcsl\u00fcman bulmad\u0131k. Yani bir evden ba\u015fka m\u00fcmin yoktu, onun i\u00e7in bir ev halk\u0131ndan ba\u015fka selamete \u00e7\u0131kan bulunmad\u0131 ki o ev Hz. Lut&#8217;un evi idi, kar\u0131s\u0131ndan ba\u015fka b\u00fct\u00fcn ailesi m\u00fcmin olduklar\u0131 i\u00e7in beraberinde selamete \u00e7\u0131km\u0131\u015f kurtulmu\u015flard\u0131. Demek Hz. L\u00fbt&#8217;un a\u00e7\u0131klad\u0131klar\u0131na daha ba\u015fka iman eden bulunsayd\u0131 onlar da kurtulacaklard\u0131. Burada &#8220;m\u00fcslim\u00een&#8221; (m\u00fcsl\u00fcmanlar) &#8220;m\u00fcmin\u00een&#8221; (m\u00fcminler) e\u015f anlaml\u0131 gibi kullan\u0131lm\u0131\u015f olmakla birlikte selamet bulanlar m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade etmektedir. Ve orada bir \u00e2yet b\u0131rakt\u0131k, yani o k\u00f6ylerin batt\u0131\u011f\u0131 yerde bir alamet kalm\u0131\u015ft\u0131r ki yerk\u00fcredeki alametlerden birisidir.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Cerir, &#8220;bir\u00e7ok istifli ta\u015flar&#8221; demi\u015f. Baz\u0131lar\u0131 da bir kokar su demi\u015ftir. Bununla birlikte, &#8220;Ankeb\u00fbt&#8221; S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Andolsun ki biz, akl\u0131n\u0131 kullanacak bir kavim i\u00e7in oradan apa\u00e7\u0131k bir ibret ni\u015fanesi b\u0131rakm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.&#8221; (Ankebut, 29\/35) \u00e2yetinde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere \u00e2yetten murat, &#8220;ayet-i kelamiye&#8221; yani s\u00f6zl\u00fc il\u00e2h\u00ee ayetleri olmas\u0131 da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr ki, bu olay\u0131n vahiyle inen il\u00e2h\u00ee kitaplarda zikredilmesi ile dillere destan olan bir ibret \u00e2yeti b\u0131rak\u0131lmas\u0131 demek olur. Bu \u015fekliyle m\u00e2n\u00e2: Onlar hakk\u0131nda bir \u00e2yet de b\u0131rakt\u0131k demek olaca\u011f\u0131ndan bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re &#8220;Musa&#8217;da da..&#8221; ifadesinin hi\u00e7bir hazifsiz buraya atf\u0131 sahih olur. \u00d6nceki m\u00e2n\u00e2da ise, &#8220;Musa&#8217;da da k\u0131ld\u0131k.&#8221; diye \u00e2mil yani fiil takdiri ile \u00fczerine atfolunur. Yahut &#8220;Musa&#8217;da da bir \u00e2yet vard\u0131r.&#8221; takdirindedir. Bu takdirde \u00fczerine atf\u0131 caiz g\u00f6renler olmu\u015ftur. Kuvvetli a\u00e7\u0131k bir delil ile, yani mucizelerle g\u00f6nderdik de Firavun r\u00fckn\u00fc ile, yani b\u00fct\u00fcn kuvvetiyle veya kavminden dayanm\u0131\u015f oldu\u011fu kuvvetine g\u00fcvenerek y\u00fcz \u00e7evirdi, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerine iman etmedi. K\u0131nanacak fiiller yaparken yani k\u00fcf\u00fcr ve azg\u0131nl\u0131k ile cinayetler yap\u0131p dururken. M\u00fcfessirlerin g\u00f6sterdi\u011fi bu m\u00e2n\u00e2, suda bo\u011fulmas\u0131ndan \u00f6nceki halini beyan olur. Bir de &#8220;nefsini k\u0131nayarak&#8221; demek olabilir ki suda bo\u011fulurken &#8220;Ger\u00e7ekten \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n inand\u0131\u011f\u0131 Tanr\u0131&#8217;dan ba\u015fka Tanr\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131na ben de iman ettim.&#8221; (Yunus, 10\/90) diyerek g\u00f6sterdi\u011fi pi\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>41- Ak\u00eem bir r\u00fczgar, hi\u00e7 hay\u0131r ve faydas\u0131 olmayan a\u015f\u0131lama ve tozla\u015fma yapmaz bir r\u00fczgar.Ger\u00e7i &#8220;ak\u00eem&#8221; m\u00fcteaddi yani ge\u00e7i\u015fli de olabildi\u011fi i\u00e7in burada ak\u00eem b\u0131rak\u0131c\u0131, helak edici m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 daha uygun olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>42-Nitekim \u015f\u00f6yle tefsir olunuyor: &#8220;U\u011frad\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir \u015feyi b\u0131rakm\u0131yor, mutlaka onu \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcp k\u00fcl gibi ediyordu.&#8221; \u00c7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f k\u00fcl gibi tozup da\u011f\u0131l\u0131veren<\/p>\n<p>43- &#8220;Onlara: Bir zamana kadar istifade edin, denilmi\u015fti.&#8221; Bunu H\u00fbd S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Yurdunuzda \u00fc\u00e7 g\u00fcn daha ya\u015fay\u0131n.&#8221; (Hud, 11\/65) ifadesi ile tefsir edenler olmu\u015f ise de o, den sonra, bunun ise f\u00e2&#8217;n\u0131n delaletine g\u00f6re ut\u00fcv&#8217;den \u00f6nce olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131 ile daha \u00f6nceden verilmi\u015f bir f\u0131rsat olmas\u0131 gerekti\u011fi s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>44-45-Yani Salih (a.s)&#8217;in g\u00f6nderilmesi ile verilen f\u0131rsattan istifade etmediler de Rablerinin emrinden ka\u00e7\u0131narak azg\u0131nl\u0131k ettiler, onun i\u00e7in kendilerini y\u0131ld\u0131r\u0131m \u00e7arp\u0131verdi. Yani azab yakalay\u0131verdi. Di\u011fer s\u00fbrelerde &#8220;sayha&#8221; hayk\u0131r\u0131\u015f, burada ise &#8220;s\u00e2ika&#8221; yani &#8220;y\u0131ld\u0131r\u0131m&#8221; denilmi\u015ftir ki maksat ayn\u0131 musibettir. Bak\u0131p duruyorlard\u0131, \u00fc\u00e7 g\u00fcn denilmi\u015f oldu\u011fu ve alametleri g\u00f6r\u00fclmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in azab\u0131 g\u00f6zetmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131. Azab\u0131 beklemenin ise azabdan daha ac\u0131 oldu\u011fu da unutulmamal\u0131d\u0131r. Veya azaba \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f hen\u00fcz can \u00e7eki\u015firken birbirlerinin b\u00fct\u00fcn felaket ve korkun\u00e7lu\u011funu g\u00f6r\u00fcp duruyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bak\u0131yorlard\u0131 da ne kendi kendilerine kalkmaya g\u00fc\u00e7leri yetiyordu, ne de bir yard\u0131m bulabiliyorlard\u0131. Bu ifadeler herhangi bir suretle batmakta olan bir kavmin b\u00fct\u00fcn deh\u015feti ile manzaras\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>46- Bunlardan \u00f6nce Nuh kavmini de helak etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>&#8220;Nuh kavmini helak ettik.&#8221; takdirindedir. Yahut deki \u00fczerine atfedilmi\u015f olarak o m\u00e2n\u00e2dad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o helak edilenler hep fas\u0131k birer kavim idiler. Onun i\u00e7in helak edildiler. Bu \u015fekilde bunlar yery\u00fcz\u00fcnde cezan\u0131n olaca\u011f\u0131na delalet eden birer \u00f6rnektirler. Bunu haber verdikten ve beyan ettikten sonra y\u00fckselmeye davet i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>47- Biz g\u00f6\u011f\u00fc kudretimizle bina ettik. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz biz, \u00e7ok geni\u015flik ve kudret sahibiyiz.<\/p>\n<p>48- Yery\u00fcz\u00fcn\u00fc de biz d\u00f6\u015fedik. Bak\u0131n biz onu ne g\u00fczel d\u00f6\u015f\u00fcyoruz!<\/p>\n<p>49- Biz her\u015feyden iki \u00e7ift yaratt\u0131k. Umulur ki, iyice d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrs\u00fcn\u00fcz.<\/p>\n<p>50- Ey Muhammed! de ki: &#8220;\u00d6yleyse Allah&#8217;a ko\u015fun, ger\u00e7ekten ben size O&#8217;nun taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f apa\u00e7\u0131k bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m.<\/p>\n<p>51- Allah&#8217;la beraber ba\u015fka bir tanr\u0131 uydurmay\u0131n (O&#8217;na ortak ko\u015fmay\u0131n). Ger\u00e7ekten ben size O&#8217;nun taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f apa\u00e7\u0131k bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>52- B\u00f6ylece onlardan \u00f6ncekilere de herhangi bir peygamber gelince, onun hakk\u0131nda da mutlaka: &#8220;Bir sihirbazd\u0131r veya bir delidir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>53- Onlar birbirlerine bunu mu tavsiye ettiler? Hay\u0131r onlar azg\u0131n bir kavimdir.<\/p>\n<p>54- Ey Muhammed! Sen onlardan y\u00fcz \u00e7evir. Art\u0131k sen k\u0131nanacak de\u011filsin.<\/p>\n<p>55- Sen \u00f6\u011f\u00fct verip hat\u0131rlat. \u00c7\u00fcnk\u00fc, hat\u0131rlatmak m\u00fcminlere fayda verir.<\/p>\n<p>56- Ben cinleri ve insanlar\u0131 ancak bana ibadet etsinler diye yaratt\u0131m.<\/p>\n<p>57- Ben onlardan herhangi bir r\u0131z\u0131k istemiyorum. Beni yedirmelerini de istemiyorum.<\/p>\n<p>58- \u015e\u00fcphesiz ki, r\u0131z\u0131k veren O sa\u011flam kuvvet sahibi olan Allah&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>59- \u015e\u00fcphsiz ki, zulmedenlerin ge\u00e7mi\u015f arkada\u015flar\u0131n\u0131n pay\u0131 gibi, dolgun bir azab pay\u0131 vard\u0131r. Ama \u015fimdi onu acele istemesinler.<\/p>\n<p>60- Kendilerine vaad edilen g\u00fcnlerinde u\u011frayacakalar\u0131 azabdan dolay\u0131 vay ink\u00e2r edenlerin haline!..<\/p>\n<p>47- &#8220;Bir de semaya bak\u0131n biz onu kuvvetle bina ettik.&#8221; &#8220;\u0130zmar al\u00e2 \u015faritati&#8217;t-tefsir&#8221;dir. Yani seman\u0131n \u00e2mili olan &#8220;fiil&#8221; gizlenmi\u015f de zamirine taalluk ettirilerek diye tefsir edilmi\u015ftir. Eserden, bunu yapan m\u00fcessirin \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131 ifade eden, bir \u00fcslubda laf\u0131z m\u00e2n\u00e2n\u0131n muhtevas\u0131na terkibi ile de uyum sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>EYD, &#8220;yed&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fulu olabilirse de burada &#8220;Davud&#8217;u, o kuvvet sahibi zat\u0131 hat\u0131rla.&#8221; (S\u00e2d, 38\/17) \u00e2yetinde oldu\u011fu gibi teyidin asl\u0131 olan &#8220;kuvvet&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131 daha a\u011f\u0131r basar. Bu beyan &#8220;Allaha ka\u00e7\u0131n!&#8221; ifadesi ile &#8220;Ben cinleri ve insanlar\u0131 ancak bana kulluk etsinler diye yaratt\u0131m.&#8221; (Zariyat, 51\/56) \u00e2yetinin muhtevas\u0131na ve m\u00e2n\u00e2s\u0131na \u00f6nceden yap\u0131lm\u0131\u015f bir haz\u0131rl\u0131kt\u0131r. Nitekim &#8220;\u015e\u00fcphesiz r\u0131z\u0131k veren g\u00fc\u00e7 ve kuvvet sahibi olan ancak Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; (Z\u00e2riy\u00e2t, 51\/58) \u00e2yeti ile teyid olunacakt\u0131r. Ve hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz biz \u00e7ok geni\u015fli\u011fe malikiz. Bunun iki m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r: Birisi, kudret geni\u015fli\u011fini ifade eder. Kudret ve kuvvetimiz \u00f6yle geni\u015ftir ki semay\u0131 bina ile t\u00fckenmedikten ba\u015fka onu daha \u00e7ok geni\u015fletebilir. Bu m\u00e2n\u00e2 hem, &#8220;Art\u0131k orada bize ne bir yorgunluk dokunacak ne de orada bize bir usan\u00e7 gelecektir.&#8221; (F\u00e2t\u0131r, 35\/35), hem de &#8220;O&#8217;nun k\u00fcrs\u00fcs\u00fc g\u00f6kleri ve yeri i\u00e7ine al\u0131r.&#8221; (Bakara, 2\/255) \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 and\u0131r\u0131r. Birisi de zenginli\u011fi, nimet ve nimet vermede geni\u015fli\u011fi ifade eder, biz darl\u0131klar\u0131 geni\u015fletiriz. Yalvaran darda kalm\u0131\u015flara icabet eden, s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 a\u00e7an, ihtiya\u00e7lar\u0131 gideren, fakirleri zenginle\u015ftiren, nimet vereniz, demek olur.<\/p>\n<p>48- Yer y\u00fcz\u00fcn\u00fc de d\u00f6\u015fedik, t\u00fcrl\u00fc nimetlerle donatt\u0131k, d\u00f6\u015fek gibi alt\u0131n\u0131za serdik ki \u00fczerinde bir zamana kadar durup hayattan nasip alas\u0131n\u0131z. Daha da ne g\u00fczel d\u00f6\u015feriz, t\u00fcrl\u00fc nimetlerle d\u00f6\u015fenmi\u015f oldu\u011fu gibi ilerde daha g\u00fczelini d\u00f6\u015feyecek, daha g\u00fczel nimetler verecek kuvvet ve kudret de mevcuttur.<\/p>\n<p>49- Her \u015feyden de iki \u00e7ift yaratt\u0131k. \u0130bn\u00fc Zeyd gibi baz\u0131 zatlar, bunu her cins hayvandan erkek ve di\u015fi \u00e7e\u015fitleri olarak anlam\u0131\u015flar ve a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r ki &#8220;Orada g\u00f6n\u00fcl a\u00e7an her t\u00fcrden (bitkiler) yeti\u015ftirdik.&#8221; (Kaf, 50\/7) \u00e2yeti gere\u011fince bitkileri de buna katabiliriz.<\/p>\n<p>M\u00fccahid hareket ve hareketsizlik, gece ve g\u00fcnd\u00fcz, g\u00f6ky\u00fcz\u00fc ve yery\u00fcz\u00fc, siyah ve beyaz, sa\u011fl\u0131k ve hastal\u0131k, tad ve ac\u0131, sevap ve ceza, genel olarak birbirine z\u0131t olan \u015feylere ve birbirinin kar\u015f\u0131t\u0131 olan her\u015feye i\u015faret olundu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da e\u015fyan\u0131n \u00e7e\u015fitlere ayr\u0131lmas\u0131 ile tefsir etmi\u015flerdir ki, en az\u0131 iki \u00e7e\u015fit olur. Bu \u00e7e\u015fitlilik zaman zaman \u00e7e\u015fitli ifadelerle ve tasniflerle hat\u0131rlat\u0131lmak istenmi\u015ftir. Beyd\u00e2v\u00ee yaln\u0131z bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 g\u00f6stererek &#8220;Her cinsten iki \u00e7e\u015fit&#8221; diye tefsir etmi\u015ftir. Bu m\u00e2n\u00e2 \u00f6ncekileri de i\u00e7ine almas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha kapsaml\u0131d\u0131r. Ancak bu takdirde &#8220;Her\u015fey&#8221;den maksat, sadece cins olmu\u015f oluyor. \u0130fadenin zahiri ise her ferdi i\u00e7ine almaktad\u0131r. Onun i\u00e7in biz bundan her\u015feyin d\u0131\u015f alemde ve i\u00e7 d\u00fcnyada veya haric\u00ee ve zihn\u00ee olmak \u00fczere iki \u00f6zelli\u011fini ifade eden ve d\u0131\u015f d\u00fcnya ile i\u00e7 alemi aras\u0131nda \u00e7ift bir uyum ile tecelli eden idrak meselesine de bir i\u015faret anl\u0131yoruz. Ger\u00e7i her\u015fey bize i\u00e7 alem d\u0131\u015f\u0131ndaki bi\u00e7imini hikaye eden bir izlenim ile tecelli eder ve hakikat bu iki \u015feklin bir di\u011ferine uyumu ile bilinir ki bunun birine &#8220;as\u00eel&#8221; birine &#8220;z\u0131ll\u00ee&#8221; dahi denilir. Herhangi bir \u015feyden has\u0131l olan her \u015fuur yani alg\u0131lama olay\u0131nda bu ikilik ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Bu ikilik i\u00e7inde birle\u015ftirilmeden hi\u00e7bir \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131na inan\u0131lamaz ve tefekk\u00fcr edilip d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcnesiniz&#8221; buyurulmas\u0131 da bunu destekler. Yaln\u0131z \u015funu dikkatten ka\u00e7\u0131rmamak gerekir ki buradaki &#8220;Her\u015feyi&#8221; &#8220;Yaratt\u0131k&#8221; karinesi ile ancak yarat\u0131klara \u015famil olabilir. &#8220;\u015e\u00fcphesiz O her\u015feye kadirdir.&#8221; (En&#8217;am, 6\/17)deki &#8220;\u015fey&#8221; gibidir. Bu &#8220;\u015fey&#8221; kavram\u0131 i\u00e7ine y\u00fcce Allah dahil de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, &#8220;O&#8217;nun benzeri hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221; (\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/11) h\u00fckm\u00fc ile ifade edilen bir ilaht\u0131r. Mahluk (yarat\u0131lm\u0131\u015f) olmad\u0131\u011f\u0131 gibi yarat\u0131k olan \u015fey ile evlilik ili\u015fkisine girmekten de m\u00fcnezzehtir. O &#8220;Ehad&#8221;dir, &#8220;Samed&#8221;dir. &#8220;Onun hi\u00e7bir dengi yoktur.&#8221; (\u0130hlas, 112\/4), &#8220;O&#8217;nun e\u015fi ne de \u00e7ocu\u011fu olmam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Onun kendi zat\u0131 hakk\u0131ndaki ilmi, \u00e7al\u0131\u015fmakla elde edilen ilim kabilinden de\u011fil, bizzat olan &#8220;ilm-i huzur\u00ee&#8221; ile oldu\u011fu i\u00e7in zihin suretine (ideye) muhta\u00e7 olmayan ve dolay\u0131s\u0131yla zat\u0131na bir e\u015f gerekmeyen ezel\u00ee bir ilimdir. Allah&#8217;a da &#8220;\u015fey&#8221; denilir diye &#8220;F\u00fctuhat-\u0131 Mekkiyye&#8221;de Muhyiddin-i Arab\u00ee&#8217;nin buradaki &#8220;her \u015fey&#8221;e O&#8217;nu da katar yollu de\u011ferlendirmede bulunmas\u0131 do\u011fru de\u011fildir. &#8220;Her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131&#8221; (En&#8217;am 6\/102) ifadesindeki &#8220;\u015fey&#8221; kelimesine Allah dahil olmad\u0131\u011f\u0131 gibi burada da dahil de\u011fildir. K\u0131saca \u00e7ift olmaktan maksat, yaln\u0131z d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki \u00e7e\u015fitlilik ve e\u015fyan\u0131n birbirinin kar\u015f\u0131t\u0131 olmas\u0131 de\u011fildir, hem d\u0131\u015f alemdeki hem de zihinlerdeki, bi\u00e7imlerle d\u0131\u015f d\u00fcnyadaki ve i\u00e7 d\u00fcnyadaki \u00e7e\u015fitlilik ve kar\u015f\u0131tl\u0131\u011f\u0131 da i\u00e7ine al\u0131r. Y\u00fcce Allah kuvvet ve kudret geni\u015fli\u011fini g\u00f6stermek \u00fczere semay\u0131 bina etmi\u015f ve yerk\u00fcreyi d\u00f6\u015femi\u015f ve her\u015feyden \u00e7ift \u00e7ift yaratm\u0131\u015ft\u0131r ki d\u00fc\u015f\u00fcnesiniz, \u00e7iftler aras\u0131ndaki ili\u015fkileri d\u00fc\u015f\u00fcnesiniz de yaratan\u0131n kuvvet ve kudretini, yaratmas\u0131n\u0131n hikmetini, cezas\u0131n\u0131n \u015fiddetini, nimetinin geni\u015fli\u011fini, bug\u00fcn\u00fcn, yar\u0131n\u0131n\u0131 d\u00fcnyan\u0131n ahiretini, ahiretin ceza ve sevab\u0131n\u0131 anlayas\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>50- O halde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp de hep Allah&#8217;a ka\u00e7\u0131n, O&#8217;nun cezas\u0131ndan o el\u00eem azabdan korunmak, Cennet ve p\u0131narlar ile m\u00fcjdelenen m\u00fcttakiler i\u00e7ine girmek i\u00e7in iman ve tevhid, g\u00fczel amel ve kulluk ile O&#8217;nun korumas\u0131 alt\u0131na girin. Haberiniz olsun ki ben sizin i\u00e7in O&#8217;nun taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klayan bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m, \u015firk ko\u015fanlara ve isyan edenlere haz\u0131rlanm\u0131\u015f azab\u0131 haber vermeye g\u00f6revli bir peygamber, hem de peygamberli\u011fi a\u00e7\u0131k \u00e2yetler ve mucizelerle belli veya anlat\u0131lmas\u0131 gerekli olan \u015feyleri g\u00fczel anlatan bir peygamberim.<\/p>\n<p>51-Yani &#8220;b\u00f6yle s\u00f6yle ey Muhammed!&#8221; Ve Allah ile birlikte di\u011fer bir il\u00e2h edinmeyin. Bu yasakl\u0131k ilk \u00f6nce ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 gerekli olan en b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah\u0131 ayr\u0131ca hat\u0131rlatmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>52-Bu b\u00f6yledir, yani; &#8220;Onlardan \u00f6ncekiler bir resul gelince ya sihirbaz dediler, ya da deli.&#8221; Bu \u00e2yet Resulullah&#8217;a bir tesellidir.<\/p>\n<p>53- Ona vasiyetle\u015ftiler mi? Yani sihirbaz ve deli demeyi \u00f6ncekilerle \u015fimdikiler hep birbirlerine tavsiye mi ettiler? Nerde edecekler, \u00e7oklar\u0131n\u0131n birbirlerinden haberleri bile yok. Hay\u0131r onlar, Peygamberler&#8217;e \u00f6yle sihirbaz veya deli diyenler hep tu\u011fyan etmi\u015f, azg\u0131nlar z\u00fcmresidir. Hakk&#8217;a kar\u015f\u0131 azg\u0131nl\u0131k etmekte, azg\u0131nl\u0131k s\u0131fat\u0131nda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi i\u00e7inde olduklar\u0131 i\u00e7in onun gere\u011fi olan s\u00f6zleri de birbirlerine benziyor.<\/p>\n<p>54- Onun i\u00e7in sen \u015fimdi onlardan y\u00fcz \u00e7evir, zikrolundu\u011fu \u00fczere &#8220;Allah&#8217;a ka\u00e7\u0131n.&#8221; &#8220;Allah ile birlikte ba\u015fka bir ilah daha benimsemeyin!&#8221; diye davete tekrar edip tebli\u011f vazifeni yapt\u0131\u011f\u0131n halde onlar inad ile azg\u0131nl\u0131kta \u0131srar ettiklerinden dolay\u0131 art\u0131k onlarla m\u00fccadele ve m\u00fcnaka\u015fadan ka\u00e7\u0131n, kendilerinden y\u00fcz \u00e7evir. O \u015fekilde k\u0131nanacak sen de\u011filsin, sende kusur olmaz.<\/p>\n<p>55- Onunla beraber hat\u0131rlatmaya devam et, yani vazife ve sorumlulu\u011fu hat\u0131rlatarak vaaz ve nasihata devam et. \u00c7\u00fcnk\u00fc hat\u0131rlatma m\u00fcminlere menfaat verir. Va&#8217;z ve nasihat ile vazifenin ve sorumlulu\u011fu hat\u0131rlatman\u0131n m\u00fcminlere faydas\u0131 olur. \u0130man etmi\u015f olanlar\u0131n unumamas\u0131na, gaflete d\u00fc\u015fmemesine, imanlar\u0131n\u0131n kuvvetlenmesine ne\u015felerinin artmas\u0131na bilmediklerinin \u00f6\u011frenilmesine hatta iman etme e\u011filiminde olanlar\u0131n imana gelmesine sebep olur.<\/p>\n<p>56-Hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131 gerekli olan vazifenin esas\u0131n\u0131n ne oldu\u011funa gelince; Ben cinleri ve insanlar\u0131 ancak bana ibadet ve kulluk etsinler diye yaratt\u0131m. \u0130\u015fte hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131 gereken vazife budur. Cin ve insan cinsinin yarat\u0131lmas\u0131n\u0131n hikmeti Allah&#8217;\u0131 tan\u0131y\u0131p ona ibadet ve kulluk etmektir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka \u015feylere t\u00fcketilen \u00f6m\u00fcrler, ameller zayi edilmi\u015f olur, onun i\u00e7in azab\u0131 hak eder. Baz\u0131lar\u0131 &#8220;bana ibadet etsinler diye&#8230;&#8221; ifadesinde &#8220;beni tan\u0131s\u0131nlar diye&#8221; \u015feklinde bir tefsir nakletmi\u015flerdir. Bunun m\u00e2n\u00e2s\u0131 da &#8220;Beni mabud tan\u0131s\u0131nlar.&#8221; demektir. Bu ise benim emirlerimi tutarak bana kulluk ve ibadet etsinler demeye gelir. \u0130badet ve kulluk, isteyerek yap\u0131lan fiillerden olarak istenen fiil olduklar\u0131 i\u00e7in baz\u0131lar\u0131n\u0131n bunu yapmamas\u0131 insan ve cin cinsi i\u00e7in en m\u00fckemmel gaye olmas\u0131na ayk\u0131r\u0131 olmaz. Bundan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n murad\u0131n\u0131n geri kalm\u0131\u015f ve yerine getirilmemi\u015f olmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 da gerekmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu gibi yerlerde, F\u0131k\u0131h bilginlerinin dedikleri gibi &#8220;Hikmet,fertlerin herbiri itibar\u0131yla de\u011fil, cins itibar\u0131yla g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131r.&#8221; K\u0131saca bunun m\u00e2n\u00e2s\u0131 ibadet ile m\u00fckellef olmak \u00fczere yaratt\u0131k demektir. Yoksa hepsinin salih kullardan olmas\u0131n\u0131 tekdir eyledik, demek de\u011fildir.<\/p>\n<p>57-B\u00f6yle ibadet ve kullu\u011fun yarar\u0131n\u0131n Allah&#8217;a ait olmay\u0131p yine kullar\u0131n menfaatleri i\u00e7in oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmek i\u00e7in buyuruluyor ki: Ve ben onlardan bir r\u0131z\u0131k istemem, bana yemek yedirmelerini de istemem, yani di\u011fer efendilerin kullar\u0131ndan, u\u015faklar\u0131ndan bekledikleri gibi efendilerin menfaatine kulluk de\u011fil.<\/p>\n<p>58- Zira Allah&#8217;\u0131n kendisidir o r\u0131z\u0131k veren ve kuvvet sahibi metin, yani kuvvetli \u015fiddetli, onun i\u00e7in O&#8217;na kulluk, O&#8217;nun kuvvetinden istifade ile kullar\u0131na yararl\u0131 olmak ve o sayede vaad buyurdu\u011fu y\u00fcksek sevaba ermek i\u00e7indir. Onun i\u00e7in Allah&#8217;a ka\u00e7\u0131n, ve Allah&#8217;a kulluk edin.<\/p>\n<p>59- Zira o zul\u00fcm edenlere, peygambere inanmay\u0131p Allah&#8217;a kulluktan ka\u00e7an, \u015firk ve azg\u0131nl\u0131k ile kendilerini ebedi azaba s\u00fcr\u00fckleyerek nefislerine yaz\u0131k etmi\u015f olan Mekke m\u00fc\u015frikleri gibilere arkada\u015flar\u0131n\u0131n hisseleri gibi dolgun bir hisse var.<\/p>\n<p>ZEN\u00dbB, su da\u011f\u0131tan sakalar\u0131n su taksim ettikleri dolgun b\u00fcy\u00fck bir k\u00fcfedir ki burada azabdan pay almak m\u00e2n\u00e2s\u0131na istiare olunmu\u015ftur. \u015eimdi onu benden acele istemesinler. &#8220;Bu tehdid ne zaman ger\u00e7ekle\u015fecektir?&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/48) deyip durmas\u0131nlar.<\/p>\n<p>60- \u00c7\u00fcnk\u00fc kendilerine vaad olunan o g\u00fcnlerinden dolay\u0131 vay o ink\u00e2r edenlere! Zira s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;Muhakkak o size vaad olunan her halde do\u011frudur ve muhakkak ceza, \u015f\u00fcphesiz olacakt\u0131r.&#8221; (Z\u00e2riy\u00e2t, 51\/5-6) Bu m\u00e2n\u00e2 \u015fimdi bir de T\u00fbr S\u00fbresi ile teyid olunacak, peki\u015ftirilecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>51-ZAR\u0130YAT: &#8220;Tozdurup savuranlara andolsun.&#8221;ZERV, tozutup g\u00f6t\u00fcrmek, savurmak, k\u0131r\u0131p ufalamak demektir. Z\u00c2R\u0130Y\u00c2T: K\u0131r\u0131p ufalayan veya savuran, ya da toz duman edip g\u00f6t\u00fcren kuvvetler demektir. Mesela topra\u011f\u0131 ve ba\u015fka \u015feyleri tozdurup savuran r\u00fczgarlar, volkanlar\u0131 p\u00fcsk\u00fcrten, yarat\u0131klar\u0131 k\u0131r\u0131p da\u011f\u0131tan ve yay\u0131p a\u00e7an melekler ve barut, dinamit gibi sonradan bulunmu\u015f ve bulunacak \u015fiddetli patlay\u0131c\u0131, tahrip edici ve yak\u0131c\u0131 b\u00fct\u00fcn &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12120,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1130,1129,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1848","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-51-zariyat","tag-51-zariyat-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1848","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1848"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1848\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12120"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1848"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1848"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1848"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}