{"id":1854,"date":"2010-11-18T22:10:44","date_gmt":"2010-11-18T22:10:44","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1854"},"modified":"2010-11-18T22:10:44","modified_gmt":"2010-11-18T22:10:44","slug":"48-fetih-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/48-fetih-tefsiri\/","title":{"rendered":"48-FET\u0130H SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>48-FET\u0130H:<\/p>\n<p>1- S\u00fbresinin indirildi\u011fini haber verdi. Ahmed, Buh\u00e2ri, Tirmiz\u00ee, Nesai, \u0130bn\u00fc M\u00e2ce ve \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye de \u00d6mer b. Hatt\u00e2b (r.a.)&#8217;da \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: Demi\u015ftir ki; Resulullah (s.a.v.) ile seferde idik, ona bir \u015feyden \u00fc\u00e7 kere sual ettim, cevab vermedi ben de devemi s\u00fcrd\u00fcm, sonra toplulu\u011fun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7tim ve hakk\u0131mda Kur&#8217;an indirilmesinden korkmu\u015ftum, \u00e7ok durmam\u0131\u015ft\u0131m bir ba\u011f\u0131ran i\u015fittim, bana ba\u011f\u0131r\u0131yordu korktu, zannediyordum ki hakk\u0131mda bir \u015fey indirildi, vard\u0131m Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurdu ki: &#8220;Bu gece \u00fczerime bir s\u00fbre indirildi, bana d\u00fcnya ve onun i\u00e7indekilerden daha sevgili: &#8220;Do\u011frusu biz sana apa\u00e7\u0131k bir fetih ihsan ettik. B\u00f6ylece Allah, senin ge\u00e7mi\u015f ve gelecek g\u00fcnah\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar.&#8221; (Fetih, 48\/1-2). Yine Ahmed, Eb\u00fb D\u00e2vud ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n M\u00fcc&#8217;mi b. C\u00e2riyete&#8217;l-Ens\u00e2r\u00ee&#8217;den rivayet ettikleri bir sahih hadiste Peygamber (s.a.v.)&#8217;in Hudeybiye&#8217;den hareketinden sonra indirilmesini ve bunun &#8220;K\u00fcra\u00fcl\u011famim&#8221; yan\u0131nda oldu\u011funu Peygamber (s.a.v.)&#8217;in onu bine\u011fi \u00fczerinde insanlara okudu\u011funu ifade eder. \u0130bn\u00fc Sa&#8217;d&#8217;\u0131n ondan riv\u00e2yetinde de bunun Decn\u00e2n&#8217;da oldu\u011funa del\u00e2let vard\u0131r. Ve bu Bikai&#8217;den rivayet olunmu\u015ftur. Dacnan, Kamus&#8217;ta bildirildi\u011fi \u00fczere Mekke yak\u0131n\u0131nda bir da\u011fd\u0131r. Bunlar g\u00f6steriyor ki indirilmesi Mekke ile Medine aras\u0131nda olmu\u015ftur. B\u00f6yle olanlara da Meden\u00ee denildi\u011fi bilinmektedir. Zir\u00e2 Meden\u00ee hicretten sonra indirilendir ki gerek Medine&#8217;de olsun gerek Mekke&#8217;de, gerek seferde; Mekk\u00ee de hicretten \u00f6nce indirilendir.<\/p>\n<p>\u00c2yetleri : Yirmi dokuzdur.<\/p>\n<p>Kelimeleri : Be\u015fy\u00fcz altm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Harfleri : \u0130kibin d\u00f6rty\u00fcz otuzdur.<\/p>\n<p>F\u00e2s\u0131las\u0131 : Hep ( ) harfidir.<\/p>\n<p>\u0130ki s\u00fbre aras\u0131ndaki ilgi de ba\u015ftan sona apa\u00e7\u0131kt\u0131r: Biri \u00f6nce sunulan, di\u011feri sonra gelendir. Zira yard\u0131m ve zafer m\u00e2n\u00e2s\u0131na fetih, g\u00f6nl\u00fc iyile\u015ftirme ile sava\u015fa gereken haz\u0131rl\u0131kt\u0131r. Orada tevbe ve isti\u011ffar ile emredilmi\u015f, burada ma\u011ffiretin olaca\u011f\u0131 haber verilmi\u015f, ona de\u011fi\u015ftirme ihtar\u0131yla son verilmi\u015f, buna zaferler m\u00fcjdesiyle ba\u015flan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc S\u00e2&#8217;d&#8217;\u0131n riv\u00e2yet etti\u011fi M\u00fccmi&#8217; b. C\u00e2riye hadisinde ge\u00e7mi\u015ftir ki, Cebrail Aleyhissel\u00e2m, bu s\u00fbre ile indi\u011fi zaman, &#8220;Tebrik ederiz seni ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc!&#8221; demi\u015f; Cibril tebrik edince m\u00fcsl\u00fcmanlar da tebrik etmi\u015flerdir. Bu s\u00fbrede \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn dinlere galip gelece\u011fi de vaad edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>1- Do\u011frusu biz sana apa\u00e7\u0131k bir fetih ihs\u00e2n ettik.<\/p>\n<p>2- B\u00f6ylece Allah senin ge\u00e7mi\u015f ve gelecek g\u00fcnah\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. Sana olan nimetini tamamlar ve seni do\u011fru yola iletir.<\/p>\n<p>3- Ve sana Allah, \u015fanl\u0131 bir zaferle yard\u0131m eder.<\/p>\n<p>4- \u0130manlar\u0131na iman kats\u0131nlar diye m\u00fcminlerin kalplerine g\u00fcven indiren O&#8217;dur. G\u00f6klerin ve yerin ordular\u0131 Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Allah bilendir, her\u015feyi hikmetle yapand\u0131r.<\/p>\n<p>5- M\u00fcmin erkeklerle m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131, i\u00e7inde ebedi kalacaklar\u0131, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere koymas\u0131, onlar\u0131n g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 \u00f6rtmesi i\u00e7indir. \u0130\u015fte bu, Allah kat\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir kurtulu\u015ftur.<\/p>\n<p>6- Ve o Allah hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fc zanda bulunan m\u00fcn\u00e2f\u0131k erkeklere ve m\u00fcn\u00e2f\u0131k kad\u0131nlara, Allah&#8217;a ortak ko\u015fan erkeklere ve ortak ko\u015fan kad\u0131nlara azap etmesi i\u00e7indir. K\u00f6t\u00fcl\u00fck onlar\u0131n ba\u015flar\u0131na gelmi\u015ftir. Allah onlara gazap etmi\u015f, l\u00e2netlemi\u015f ve cehennemi kendilerine haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Oras\u0131 ne k\u00f6t\u00fc bir yerdir!<\/p>\n<p>7- G\u00f6klerin ve yerin ordular\u0131 Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Allah \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>8- \u015e\u00fcphesiz biz seni, \u015f\u00e2hit, m\u00fcjdeleyici ve uyar\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>9- Ki, Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne iman edesiniz, ve bunu takviye edip, O&#8217;na sayg\u0131 g\u00f6steresiniz ve sabah ak\u015fam O&#8217;nu tesbih edesiniz.<\/p>\n<p>10- Herhalde sana bey&#8217;at edenler ancak Allah&#8217;a bey&#8217;at etmektedirler. Allah&#8217;\u0131n eli onlar\u0131n ellerinin \u00fczerindedir. Kim ahdi bozarsa ancak kendi aleyhine bozmu\u015f olur. Kim de Allah&#8217;a verdi\u011fi ahde vefa g\u00f6sterirse Allah ona b\u00fcy\u00fck bir m\u00fck\u00e2fat verecektir.<\/p>\n<p>Do\u011frusu biz sana apa\u00e7\u0131k bir fetih ihsan ettik. Gelece\u011fi a\u00e7an; ileride meydana gelecek bir \u00e7ok fetihlerin ba\u015flang\u0131c\u0131 olan bir fetih. Baz\u0131 m\u00fcfessirler bunu, Mekke&#8217;nin fethini vaad diye alm\u0131\u015flarsa da \u00e7o\u011fu m\u00fcfessirler bunun Hudeybiye antla\u015fmas\u0131n\u0131 haber verdi\u011fini s\u00f6ylemi\u015fler. \u0130bn\u00fc Abbas, Enes, \u015ea&#8217;bi ve Z\u00fchri&#8217;den de b\u00f6yle haber vermi\u015flerdir. \u0130bn\u00fc At\u0131yye buna &#8220;Bu do\u011frudur.&#8221; demi\u015ftir. Bilinmektedir ki, fetih asl\u0131nda a\u00e7mak yani kapal\u0131l\u0131\u011f\u0131 gidermektir. Bir memleketi fetih de, Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 \u00fczere harpli veya harpsiz, zorla veya bar\u0131\u015fla zafer kazanmakt\u0131r ki zafere eri\u015fmedik\u00e7e kapal\u0131d\u0131r. &#8220;Sak\u0131n gev\u015femeyin, \u00fcst\u00fcn oldu\u011funuz halde bar\u0131\u015fa davet etmeyin.&#8221; (Muhammed, 47\/35) \u00e2yetine ters gibi g\u00f6r\u00fcnen Hudeybiye antla\u015fmas\u0131n\u0131n bir fetih olmas\u0131 sah\u00e2beden baz\u0131lar\u0131na bile gizli kalm\u0131\u015ft\u0131. Cen\u00e2b-\u0131 Allah, bunun a\u00e7\u0131k bir fetih oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nce bir fetih olmas\u0131 ger\u00e7i peygamber bunda bir sava\u015f i\u00e7in de\u011fil, bir umre niyetiyle hareket etmi\u015f ve kurbanl\u0131klar g\u00f6ndermi\u015fti fakat m\u00fc\u015frikler \u00e7arp\u0131\u015fmay\u0131 kurmu\u015flard\u0131, \u015fiddetli bir sava\u015f olmam\u0131\u015f, fakat iki taraftan ok ve manc\u0131n\u0131k at\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f &#8220;O sizi, onlara kar\u015f\u0131 muzaffer k\u0131ld\u0131ktan sonra Mekke&#8217;nin g\u00f6be\u011finde, onlar\u0131n ellerini sizden, sizin ellerinizi onlardan \u00e7ekendir.&#8221; (Fetih, 48\/24) buyuruldu\u011fu \u00fczere m\u00fcsl\u00fcmanlar m\u00fc\u015frikleri ma\u011fl\u00fbb edip diyarlar\u0131na sokulmu\u015flard\u0131 ve bar\u0131\u015f yapmaya m\u00fc\u015frikler istekli olmu\u015flard\u0131. \u0130kinci olarak bunun apa\u00e7\u0131k bir fetih olmas\u0131na gelince bu bar\u0131\u015f ile ilk \u00f6nce m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n d\u00fcnyada bir devlet olarak varl\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131 taraf\u0131ndan dahi tasdik edilerek bir anla\u015fmaya ba\u011flanm\u0131\u015f bulunuyordu. B\u00f6ylece bu, daha sonra meydana \u00e7\u0131kacak devam edecek fetihler zincirinin ba\u015f\u0131 ve a\u00e7\u0131c\u0131s\u0131 olmu\u015f ve bundan sonraki \u0130sl\u00e2m fetihlerinden herbiri bunun alt\u0131nda bir \u015fubesi say\u0131lacak bir \u015fekilde vaad edilmi\u015f oluyordu ki s\u00fbrenin ba\u015f\u0131 bunu il\u00e2h\u00ee bir dil ile a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Asl\u0131nda yine s\u00fbrenin i\u00e7inde Feth-i kar\u00eeb, (yak\u0131n fetih) diye i\u015faret edildi\u011finden bunu pek yak\u0131ndan Hayber fethi takip etmi\u015f, sonra da Mekke fetholunmu\u015f, sonra da \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn dinlere galip gelmesi vaad buyurulmu\u015ftur. Z\u00fchr\u00ee demi\u015ftir ki: Hudeybiye fethinden b\u00fcy\u00fck bir fetih olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu sayede m\u00fc\u015frikler m\u00fcsl\u00fcmanlarla bira araya gelmeye ve s\u00f6zlerini i\u015fitmeye ba\u015flam\u0131\u015f ve bu onlar\u0131n kalplerinde yer etmi\u015f ve bunun \u00fczerine \u00fc\u00e7 sene i\u00e7erisinde bir \u00e7ok kimse m\u00fcsl\u00fcman olarak \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131na sebep olmu\u015ftur&#8230; B\u00fct\u00fcn bunlar Muhammed S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7en \u00e2yetlerin h\u00fckm\u00fcn\u00fcn feyzidir.<\/p>\n<p>2-M\u00dcB\u0130N, a\u00e7\u0131k, parlak, yahut ilerisini a\u00e7an g\u00f6steren demektir. Cen\u00e2b-\u0131 Allah bu fethin &#8220;m\u00fcbin&#8221; olmas\u0131n\u0131n hikmetini \u015fu d\u00f6rt y\u00f6n\u00fc birle\u015ftirerek a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<\/p>\n<p>1) Ma\u011ffiret, 2) Nimetin tamamlanmas\u0131, 3) Bir do\u011fru yola ula\u015ft\u0131rma, 4) Benzersiz bir yard\u0131m, yani bunlar\u0131n herbirini ayr\u0131ca de\u011fil hepsini birden bir hikmet olmak \u00fczere bir &#8220;l\u00e2m-\u0131 ak\u0131bet&#8221; ile \u015f\u00f6yle buyuruyor: ki Allah senin ge\u00e7mi\u015f ve gelecek g\u00fcnah\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. K\u00e2d\u0131 Beyd\u00e2v\u00ee der ki: &#8220;Fetih k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 cihad ile \u015firkin def edilmesine ve dinin y\u00fckseltilmesine ve noksan \u015fah\u0131slar\u0131n yava\u015f yava\u015f kendi arzu ve istekleriyle olgunla\u015fabilmeleri i\u00e7in \u015fiddetle y\u00f6nlendirilmesine ve zavall\u0131 kimseleri z\u00e2limlerin elinden kurtarmaya \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n bir neticesi oldu\u011fu i\u00e7in ma\u011ffiret fethe sebep k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r ki maksat illet-i g\u00e2iyye, yani hikmettir. Demek olur ki buradaki fetih ve ma\u011ffiret Muhammed S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Hem kendinin, hem m\u00fcmin erkeklerin ve m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n g\u00fcnah\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 dile!&#8221; (Muhammed, 47\/19) emrine uyman\u0131n cevab\u0131 ve neticesi olmu\u015ftur. \u00c2l\u00fbs\u00ee der ki: &#8220;Fetih &#8220;Do\u011frusu biz fetih ihsan ettik.&#8221; diye azamet n\u00fbnu ile isn\u00e2d olunduktan sonra ma\u011ffiretin &#8220;Allah senin (g\u00fcnahlar\u0131n\u0131) ba\u011f\u0131\u015flar.&#8221; diye ism-i cel\u00e2l ile isnad olunmas\u0131 \u015fu inceli\u011fe i\u015faret olabilir ki, fethi y\u00fcce Allah bir\u00e7ok vas\u0131talar ile m\u00fcmk\u00fcn k\u0131larsa da &#8220;ma\u011ffireti&#8221; y\u00fcce z\u00e2t\u0131 do\u011frudan do\u011fruya kendisi yapar. Baz\u0131lar\u0131 \u015funu izah etmi\u015flerdir ki, b\u00fcy\u00fcklerin kendilerinden biz diye m\u00fctekellim maalgayr sigas\u0131 ile ifade \u00e2detleri, kendilerinden meydana gelen fiillerin \u00e7o\u011funlukla hizmetk\u00e2r \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmak \u015feklinde olmas\u0131ndand\u0131r. Buna yard\u0131m\u0131n &#8220;Allah sana yard\u0131m eder.&#8221; diye ism-i cel\u00e2le isnad olunmas\u0131yla itiraz da edilmez. &#8220;Z\u00e2ten g\u00fcnahlar\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fka kim ba\u011f\u0131\u015flayabilir.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mr\u00e2n, 3\/135) ve &#8220;Yard\u0131m ancak Allah kat\u0131ndad\u0131r.&#8221; (Enf\u00e2l, 8\/10) ger\u00e7eklerine i\u015faret olunmu\u015f demek daha a\u00e7\u0131k olacakt\u0131r. G\u00fcnah\u0131n, ge\u00e7mi\u015fi ve gelece\u011fi hepsini kapsamas\u0131ndan kin\u00e2yedir. Bu \u015fekilde peygambere b\u00fct\u00fcn g\u00fcnahlardan ma\u011ffiretle temizlenme ve aklanma tebli\u011f edilmi\u015ftir. Ancak ge\u00e7mi\u015f tabiri farz oldu\u011funu hat\u0131rlat\u0131r. Bunun i\u00e7in burada peygamberden i\u015flenmi\u015f olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan g\u00fcnah\u0131n ne olabilece\u011fi hakk\u0131nda g\u00f6r\u00fc\u015f bildirilmi\u015ftir. Muhyidd\u00een-i Arab\u00ee gibi baz\u0131lar\u0131, maksad\u0131n \u00fcmmetin g\u00fcnahlar\u0131 oldu\u011funu kabul etmi\u015flerdir. Nitekim &#8220;Sen bir \u015f\u00fcphedeysen&#8221; (Yunus, 10\/94), &#8220;E\u011fer Allah&#8217;a ortak ko\u015farsan, amelin bo\u015fa gider.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/65) \u00e2yetlerinde kastedilen, Peygamber&#8217;e de\u011fil, dolay\u0131s\u0131yla \u00fcmmete hitap olundu\u011funda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi vard\u0131r. Ancak bu tevil, &#8220;Hem kendinin hem m\u00fcmin erkeklerin ve m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n g\u00fcnah\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 dile.&#8221; \u00e2yetine yara\u015fmaz. Baz\u0131lar\u0131 da demi\u015flerdir ki, g\u00fcnah\u0131n i\u015flenmesi kastedilmeyerek terkibin b\u00fct\u00fcn\u00fc muahaze olunmamaktan kin\u00e2yedir \u00c7o\u011fu m\u00fcfessirlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re ise vahiy inmeyen konulardaki ictihad\u0131nda makam\u0131na g\u00f6re daha uygun olan\u0131n tersi \u015feklinde olan se\u00e7meleridir ki &#8220;Allah seni affetsin, onlara ni\u00e7in izin verdin?&#8221; (Tevbe, 9\/43) gibi il\u00e2h\u00ee hitap ile ihtar edilmi\u015ftir. Buna g\u00fcnah denilmesi peygamberlik makam\u0131na g\u00f6redir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;\u0130yilerin iyili\u011fi, Allah&#8217;a yak\u0131n olanlar\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc (gibi)dir.&#8221; Buradan, bundan b\u00f6yle peygamberlik vazifesinin yerine getirilmesinde \u00f6nceki me\u015fakkat ve zorluklar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kalmayaca\u011f\u0131na da delil getirilebilir. Nitekim \u0130n\u015firah S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;A\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 belini b\u00fcken y\u00fck\u00fcn\u00fc senden al\u0131p atmad\u0131k m\u0131?&#8221; (\u0130n\u015firah, 94\/2-3) buyurulmu\u015ftur. Sonu\u00e7lar\u0131 ve meyveleri toplanmaya ba\u015flayan g\u00f6revlerin zorluklar\u0131 ba\u015far\u0131 ne\u015feleriyle \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015f olur. Ve \u00fczerindeki nimeti tamamlar. Peygamberlikteki ba\u015far\u0131s\u0131na bir de m\u00fclk eklenilmek gibi din\u00ee ve d\u00fcnyev\u00ee nimetler ihsan eder. Ve seni bir do\u011fru yola eri\u015ftirir Gerek peygamberli\u011fin yerine getirilmesinde ve gerek devlet ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131n\u0131n resm\u00ee i\u015flerini yerine getirmede do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131na ula\u015ft\u0131ran bir do\u011fru yola \u00e7\u0131kar\u0131r ki bu yol &#8220;\u0130\u015fte b\u00f6ylece sizin insanlar \u00fczerinde \u015fahit olman\u0131z, Resul\u00fcn de sizin \u00fczerinizde \u015fahit olmas\u0131 i\u00e7in sizi orta (dengeli) bir millet k\u0131ld\u0131k.&#8221; (Bakara, 2\/143) \u00e2yetine g\u00f6re b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n \u00f6rnek n\u00fcmunesi olmak \u00fczere \u0130sl\u00e2m\u00ee i\u015flerin d\u00fc\u015fman etkilerinden uzak olarak yaln\u0131z hakk\u0131n uygulamas\u0131 ve kanunu i\u00e7erisinde h\u00fcr ir\u00e2deyle idaresi yoludur. Ger\u00e7i istik\u00e2met yani do\u011frulu\u011fun asl\u0131 fetihten \u00f6nce de var ve gidilen yol o yol ise de, fetihten sonra egemenli\u011fin resmen d\u0131\u015farda ve i\u00e7erde tan\u0131nmas\u0131yla hidayet ve il\u00e2h\u00ee muvaffakiyet ba\u015fkaca bir a\u00e7\u0131kl\u0131k ve renklilik kazanm\u0131\u015ft\u0131r ve bundan b\u00f6yle &#8220;Biz onlara \u00e2yetlerimizi ufuklarda ve nefislerinde g\u00f6sterece\u011fiz.&#8221; (Fuss\u0131let, 41\/53) \u00e2yetine g\u00f6re b\u00fcy\u00fcy\u00fcp geli\u015fmek d\u00f6nemine girmi\u015ftir.<\/p>\n<p>3-Onun i\u00e7in de buyuruluyor ki: Ve Allah seni \u015fanl\u0131 bir zaferle yani benzeri bulunmaz bir yard\u0131m ve zafer ile muzaffer ve g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131lar. Bu da &#8220;B\u00fct\u00fcn dinlerden \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in&#8221; (Tevbe, 9\/33, Fetih, 48\/28) ifadesiyle a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. \u0130\u015fte bu fetih b\u00f6yle apa\u00e7\u0131k bir fetihtir.<\/p>\n<p>4- O Allah o y\u00fcce zatt\u0131r ki m\u00fcminlerin kalplerine o sekineti indirdi.<\/p>\n<p>SEK\u0130NET, s\u00fck\u00fbn ve g\u00fcven, rahat ve a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131na masdard\u0131r ki, nefisteki tela\u015f ve heyecan\u0131n kesilmesiyle meydana gelen ve kalp oturmas\u0131, y\u00fcrek \u0131s\u0131nmas\u0131, g\u00f6n\u00fcl rahat\u0131 denilen huzur ve s\u00fck\u00fbn h\u00e2line veya onun kayna\u011f\u0131na isim dahi olur. Sekinetin inmesi yarat\u0131lmas\u0131 ve meydana gelmesi demektir. \u015ean\u0131n\u0131n y\u00fcksekli\u011fine i\u015faret i\u00e7in inzal denilmi\u015ftir. Ra\u011f\u0131b der ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kuluna nimetini indirmesi ihsan\u0131 demektir ki ya o \u015feyin kendisini indirmekle olur, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n indirilmesi gibi yahut da sebeplerini indirip ona yol g\u00f6stermekle olur. Demiri ves\u00e2ireyi indirmek gibi&#8230; Bununla beraber burada kondurmak, kalplerini sek\u00eenete konak ve karargah yapmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na da olur. Hz. Ali&#8217;den riv\u00e2yette de denilmi\u015ftir ki &#8220;Sek\u00eenet m\u00fcminin kalbine sakin olup onu g\u00fcvenli k\u0131lan melektir.&#8221; Sekine hakk\u0131nda F\u00fct\u00fch\u00e2t-\u0131 Mekki&#8217;yenin \u015fu d\u00fc\u015f\u00fcncesi ho\u015ftur: Sekinetin ba\u015flang\u0131c\u0131, emri bir y\u00f6n\u00fcyle kapsama yoluyla d\u00fc\u015f\u00fcnmektir. B\u00f6yle olmay\u0131nca sekinet tam olmaz. \u0130brahim (a.s.) &#8220;Ey Rabbim! \u00d6l\u00fcy\u00fc nas\u0131l diriltti\u011fini bana g\u00f6ster, (demi\u015fti). Rabbi ona &#8220;Yoksa inanmad\u0131n m\u0131?&#8221; deyince, &#8220;Hay\u0131r! inand\u0131m, L\u00e2kin kalbimin mutmain olmas\u0131 i\u00e7in g\u00f6rmek istedim, dedi.&#8221; (Bakara, 2\/260) itmin\u00e2n\u0131 yan\u0131 kat&#8217;i g\u00fcvenmeyi sekine&#8217;ye ba\u015flang\u0131\u00e7 yapt\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc ona diriltmenin y\u00f6nleri \u00e7e\u015fitli gelmi\u015fti, kendisini her taraftan \u00e7eki\u015ftiriyordu. Allah Te\u00e2l\u00e2 ona nas\u0131l oldu\u011funu g\u00f6sterince o \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerden gelen \u00e7eki\u015ftirmelerle duydu\u011fu ac\u0131 ve s\u0131k\u0131nt\u0131dan sekinete eriverdi. \u0130\u015fte bu \u015fekilde istenilenin meydana gelmesi veya elde edilmesinden duyulan kayg\u0131 o istenilen \u015fey hakk\u0131nda sekinetin ba\u015f\u0131 oldu\u011fu gibi korkulan \u015feylerde de tam m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile b\u00f6yle olur. \u0130nsan b\u00f6yle iman\u0131n \u015fartlar\u0131n\u0131 tamamlay\u0131p yerine oturtunca haktan o m\u00fcminin kalbine bir do\u011fu\u015f meydana gelir ki, o do\u011fu\u015fa zevk denilir. O sekineti o vas\u0131ftaki m\u00fcminin kalbinde o meydana getirmi\u015ftir ki, o sekinet onun i\u00e7in iman edilecek g\u00e2ib emrin meydana gelmesine bir kap\u0131 ve bir merdiven olsun da onun beraberinde \u00f6nceki emrin m\u00e2n\u00e2s\u0131na d\u00f6nerek s\u00fck\u00fbn y\u00fcz g\u00f6sterip sebeplere al\u0131\u015fm\u0131\u015f olan kimselerin sebeplere s\u00fck\u00fbn ve g\u00fcveni gibi al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f bir s\u00fck\u00fbn halini als\u0131n. Bu ise asla gayb&#8217;den olmaz; belki zevkten yani m\u00fc\u015fahededen olur. Mesel\u00e2 insan\u0131n yan\u0131nda bir g\u00fcnl\u00fck yiyece\u011fi bulunursa o g\u00fcn\u00fcn verece\u011fi s\u0131k\u0131nt\u0131 ve ac\u0131ya kar\u015f\u0131 nefis, bir g\u00fcven bulur. \u00c7\u00fcnk\u00fc yiyece\u011finin kendi m\u00fclk\u00fcnde mevcut oldu\u011funu bizzat m\u00fc\u015fahede ile g\u00f6rmektedir. \u0130\u015fte iman bu derecede kendinde mevcut olmu\u015f ise, o sekinet sahibidir. Ve e\u011fer insan, iman\u0131n h\u00fckm\u00fc alt\u0131nda iken kesin belirlilik kendisi ile \u00e7eki\u015fiyorsa onda sekinet meydana gelmemi\u015ftir. \u015eu da bilinmeli ki, kalplerin nitelendi\u011fi m\u00e2n\u00e2lar; bazen Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131n, kullar\u0131ndan diledi\u011fi kimselerin nefislerinde olu\u015fmas\u0131na d\u0131\u015fardan bir i\u015faret yapar o i\u015farete de nefiste olu\u015fan m\u00e2n\u00e2n\u0131n ismi verilir. Ki o, onun kalbinde meydana geldi\u011fine i\u015faret oldu\u011fu bilinsin. Nitekim \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n t\u00e2butunda b\u00f6yle bir sekine konulmu\u015ftu ki, o bir \u015fekil, o bir s\u00fbret idi, ihtil\u00e2fl\u0131 olan a\u00e7\u0131klamas\u0131na gerek yok, o suretin bir halinden veya hareketinden yard\u0131m m\u00e2n\u00e2s\u0131 anlayarak kalpleri onu g\u00f6r\u00fcnce s\u00fck\u00fbnet bulurdu, \u00e2l\u00e2met olan o surete de sekine denilmi\u015fti. Fakat bilinen sekine&#8217;nin yeri ancak kalptir. Allah Te\u00e2l\u00e2, bu \u00fcmmet i\u00e7in sekinetin olu\u015fmas\u0131na kendilerinin d\u0131\u015f\u0131nda bir al\u00e2met yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Onlar i\u00e7in, onun kalplerinde olu\u015fmas\u0131ndan ba\u015fka bir al\u00e2met yoktur. Bu \u00fcmmetin sekineti \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;nda oldu\u011fu gibi d\u0131\u015fardan bir delile muhta\u00e7 olmaks\u0131z\u0131n bizzat kendi nefsinde kendine delildir. Sekinetin kayna\u011f\u0131 anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonra kendisine gelelim: Sekinet \u015fu i\u015ftir ki, nefis onunla kendisine yap\u0131lan vaade veya kendisinde olu\u015fan bir iste\u011fe g\u00f6n\u00fcl ho\u015flu\u011fu ile raz\u0131 olur ve o konuda s\u00fck\u00fbnet bulur. Buna sekine veya sekinet denilmesi \u015funun i\u00e7indir ki, bu meydana gelince nefsin di\u011fer bir y\u00f6ne olan esintilerini keser atar, nitekim b\u0131\u00e7a\u011fa sikkin denilmesi onunla sahibinin kesecek \u015feyleri kesmesinden dolay\u0131d\u0131r. Ve bu kelime s\u00fck\u00fbn&#8217;dan al\u0131nmad\u0131r. S\u00fck\u00fbn ise hareketin z\u0131dd\u0131 olan sabitliktir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hareket bir nakil&#8217;dir. Sekinet ise nefsin doyum duydu\u011fu \u015fey \u00fczerine s\u00fcbut verir ki, isterse hareket olsun farketmez. \u0130\u015fte sekinetin hakikati budur. Ve bu ancak bir yoklama veya bizzat g\u00f6rmekle olabilir. Bu sebeple m\u00fcminlerin \u00fczerine iner ve inmesiyle onlar\u0131 bulunduklar\u0131 iman mertebesinden m\u00fc\u015fahede makam\u0131na nakleder. Ve b\u00f6yle m\u00fc\u015fahede ile imanlar\u0131n\u0131 katlar. Ki imanlar\u0131na iman kats\u0131nlar diye, basit olan iman\u0131n asl\u0131nda fazla veya noksan olmasa bile yapt\u0131r\u0131mlar\u0131 artt\u0131k\u00e7a asl\u0131 tevhid olan iman, bir a\u011fa\u00e7 gibi kol ve dallar\u0131n\u0131 art\u0131ra art\u0131ra b\u00fcy\u00fcy\u00fcp serpilerek sonunda istenilen meyvelerini verir. \u0130man\u0131n asl\u0131na g\u00f6re ise fazlal\u0131k ve eksiklik kuvvetlilik ve zay\u0131fl\u0131k ile a\u00e7\u0131klan\u0131r \u00e7\u00fcnk\u00fc as\u0131l tasdik kemiyet gibi de\u011fildir. Ve g\u00f6klerin ve yerin ordular\u0131 hep Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Sekinetin kayna\u011f\u0131 olan geni\u015f g\u00f6rg\u00fc ile b\u00fct\u00fcn e\u015fyay\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya teslime i\u015f\u00e2rettir. Yani g\u00f6kleri ve yeri tutan yukarda ve a\u015fa\u011f\u0131da var olan b\u00fct\u00fcn kuvvetler O&#8217;nundur. Diledi\u011fine diledi\u011fi gibi yard\u0131m eder ve i\u015fte m\u00fcminlerin kalbine indirdi\u011fi sekinet de O&#8217;nun ordular\u0131ndan biridir. O&#8217;nunla cahiliyyenin verdi\u011fi \u00f6fkeler defedilerek imanlar art\u0131r\u0131l\u0131r, o sayede haller, iyilikler muvvaffakiyetlerle \u00f6yle b\u00fcy\u00fck fetihler kazan\u0131l\u0131r. Ve Allah bilendir her\u015feyi hikmetle yapand\u0131r. Her \u015feyi ve b\u00fct\u00fcn i\u015fleri y\u00fcksek ilmi ile bilir ve hikmet ile takdir edip y\u00f6netir.<\/p>\n<p>5- Bundan dolay\u0131 g\u00f6kteki ve yerdeki b\u00fct\u00fcn ordular\u0131 da ilim ve hikmetiyle diledi\u011fi gibi k\u00e2h birbirine d\u00fc\u015f\u00fcrerek, k\u00e2h aralar\u0131nda bar\u0131\u015f yapt\u0131rarak sevk ve idare eder, \u015funun i\u00e7in ki &#8220;M\u00fcminleri&#8230; (cennete) koyar.&#8221; Buradaki &#8216;\u0131n gibi fetha yahut &#8216;ye veya &#8216;ye ba\u011fl\u0131 olmas\u0131 ihtimalleri de s\u00f6ylenmi\u015f ise de Zemah\u015fer\u00ee gibi ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re &#8216;den anla\u015f\u0131lan ilim ve hikmetin, makama uygulanmas\u0131na ve detayland\u0131r\u0131lmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r ki \u015f\u00f6yle demek olur: O ordular\u0131 y\u00f6neten ilim ve hikmetin kollar\u0131ndan birisi de m\u00fcminlerin kalplerine sekineti indirip Hudeybiye Andla\u015fmas\u0131&#8217;na \u0131s\u0131nd\u0131rarak b\u00fcy\u00fck fetihlere haz\u0131rlamas\u0131d\u0131r. Bunu b\u00f6yle yapmas\u0131 da \u015fu hikmet i\u00e7indir ki, m\u00fcminlere ondaki nimetleri tan\u0131ts\u0131n, \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc yerine getirsinler, sevaba hak kazans\u0131nlar da onlar\u0131 cennetlerine koysun, b\u00fcy\u00fck bir saadet olan en b\u00fcy\u00fck murada erdirsin.<\/p>\n<p>6-Bundan ho\u015flanmayan m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 ve m\u00fc\u015frikleri de &#8220;M\u00fcnaf\u0131k erkeklere ve m\u00fcnaf\u0131k kad\u0131nlara azab eder.&#8221; buyurdu\u011fu \u00fczere azabland\u0131rs\u0131n. M\u00fcn\u00e2f\u0131klar\u0131n m\u00fcsl\u00fcmanlara zarar\u0131 m\u00fc\u015friklerden daha \u00e7ok oldu\u011fu i\u00e7in \u00f6nce onlar\u0131n azapland\u0131r\u0131lmas\u0131 s\u00f6ylenmi\u015ftir. Allah&#8217;a k\u00f6t\u00fc zanda bulunanlar ki Allah, peygamberine ve m\u00fcminlere yard\u0131m etmez san\u0131rlar, peygambere ve m\u00fcminlere k\u00f6t\u00fcl\u00fck g\u00f6zetirler, gelece\u011fi \u00fczere &#8220;Peygamber ve m\u00fcminler, ailelerine bir daha d\u00f6nmeyecekler.&#8221; (Fetih, 48\/12) derler, hatta kendi haklar\u0131nda da iman edip g\u00fczel himmet besleyip de Allah&#8217;tan hay\u0131r ve rahmet istemezler. Netice olarak Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 do\u011fru zanda bulunmazlar. K\u00f6t\u00fcl\u00fck dairesi, yani fesat girdab\u0131 veya kas\u0131rgas\u0131 ba\u015flar\u0131na d\u00f6nesiceler!<\/p>\n<p>7- Evet g\u00f6klerin ve yerin ordular\u0131 Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Bunu iki defa hat\u0131rlatman\u0131n hikmeti hakk\u0131nda demi\u015flerdir ki, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hem rahmet ordular\u0131 hem de azap ordular\u0131 bulundu\u011funa dair bir uyar\u0131d\u0131r. Bu ikincisinden maksat azap ordular\u0131d\u0131r. Nitekim izzet s\u0131fat\u0131n\u0131 hat\u0131rlatma ile &#8220;azizen hakimen&#8221; buyurulmu\u015ftur. Evvelkisi m\u00fcjde, ikincisi korkutma olarak zikredilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>8-Onun i\u00e7in her iki taraf\u0131 toplamakla buyuruluyor ki: \u015e\u00fcphesiz biz seni bir \u015fahid olarak g\u00f6nderdik. Fahruddin R\u00e2z\u00ee der ki: Burada m\u00fcfessirler &#8220;Resul\u00fcn de sizin \u00fczerinize \u015fahit olmas\u0131 i\u00e7in&#8221; (Bakara, 2\/143) \u00e2yetine g\u00f6re \u00fcmmetin fiil ve hareketlerine \u015fahit demi\u015flerdir. L\u00e2kin uygun olan &#8220;Allah, melekler ve adalette sebat eden ilim adamlar\u0131 \u015fahitlik etmi\u015ftir ki&#8230;&#8221; (\u00c2l-i \u0130mr\u00e2n, 3\/18) buyuruldu\u011fu \u00fczere &#8220;Bil ki, Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur.&#8221;&#8216; (Muhammed, 47\/19) emri gere\u011fince Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine \u015fahid demek olmas\u0131d\u0131r. Hem de bir m\u00fcjdeleyici, hem bir uyar\u0131c\u0131; o \u015fehadeti kabul edip gere\u011fince amel edenlere m\u00fcjdeci, etmeyenlere de uyar\u0131c\u0131.<\/p>\n<p>9-Bu \u015fekilde peygamber g\u00f6nderilmenin faydas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in de Peygamber&#8217;e ve \u00fcmmetine hitaben buyuruluyor ki &#8220;Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne iman edesiniz ve bunu takviye edip O&#8217;na sayg\u0131 g\u00f6steresiniz ve sabah ak\u015fam O&#8217;nu tesbih edesiniz.&#8221; burada bir ka\u00e7 y\u00f6nden m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r: Bu d\u00f6rt emrin her biri el\u00e7ilik, \u015fahitlik, m\u00fcjdeleyicilik ve uyar\u0131c\u0131l\u0131ktan her birine terett\u00fcp etmesidir. \u015e\u00f6yle ki; peygamber olarak g\u00f6nderilme, Allah&#8217;a Resul\u00fcne iman\u0131 gerektirir, \u015fehadet ta&#8217;zizi yani dinine yard\u0131m ile g\u00fc\u00e7lendirmeyi; m\u00fcjdeleme, g\u00fczel kar\u015f\u0131lamay\u0131 ve sayg\u0131y\u0131; uyarma da azabdan korunmak i\u00e7in tenzih ve tesbihi gerektirir veya herbiri bu d\u00f6rd\u00fcn\u00fc gerektirir. Bunlar\u0131n d\u00f6rd\u00fcn\u00fcn toplam\u0131 birden \u00f6ncekilerin herbirine terett\u00fcp eder ki bu da ikinci m\u00e2n\u00e2d\u0131r. Bu iki takdirde zamirler hep Allah&#8217;a y\u00f6neliktir. Di\u011fer bir ihtim\u00e2le g\u00f6re de zamirleri Peygamber&#8217;e zamiri Allah&#8217;a y\u00f6neliktir ki bu \u015fekilde \u00fczerinde vak\u0131f vard\u0131r yani okurken burada durulur. Mushaflar\u0131m\u0131zda da buraya mutlak vak\u0131f i\u015fareti olan konulmas\u0131 da bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6redir.<\/p>\n<p>10- Muhakkak ki o sana bey&#8217;at edenler yaln\u0131z Allah&#8217;a bey&#8217;at ederler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Resule resul olmas\u0131 y\u00f6n\u00fcyle boyun e\u011fmek, g\u00f6nderene itaat edip boyun e\u011fmektir. &#8220;Kim peygambere it\u00e2at ederse, Allah&#8217;a itaat etmi\u015f olur.&#8221; (Nisa, 4\/80) yine Tevbe S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Allah m\u00fcminlerden mallar\u0131n\u0131 ve canlar\u0131n\u0131&#8230; sat\u0131n alm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (Tevbe, 9\/111) \u00e2yetlerinin tefsirine bkz.) Bunun indirilmesi biraz sonra gelece\u011fi \u00fczere Hudeybiye&#8217;de a\u011fac\u0131n alt\u0131nda yap\u0131lan r\u0131dv\u00e2n bey&#8217;at\u0131 hakk\u0131ndad\u0131r. Ka\u00e7mamaya veya \u00f6l\u00fcme s\u00f6z vererek bey&#8217;atle\u015fmi\u015f idiler. Fakat m\u00e2n\u00e2n\u0131n genel olmas\u0131 gerekir. Allah&#8217;\u0131n eli onlar\u0131n elleri \u00fczerindedir, yani bey&#8217;atle\u015fme bir al\u0131m sat\u0131m gibi elele vererek kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir antla\u015fma ve \u015fartla\u015fma halinde ise de hakikatta bundan faydalanacak olanlar onlard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n eli onlar\u0131n ellerinin \u00fczerindedir. \u0130bn\u00fc Cerir tefsirinde der ki; bunda iki vecih vard\u0131r, birisi: Bey&#8217;at yaparlarken Allah eli onlar\u0131n ellerinin \u00fczerinde demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;\u0131n peygamberine bey&#8217;at etmekle Allah&#8217;a bey&#8217;at etmi\u015f oluyorlard\u0131. Birisi de: Allah&#8217;\u0131n kuvveti onlar\u0131n kuvvetinin \u00fczerindedir, demektir. Birincisine g\u00f6re c\u00fcmle, bey&#8217;at\u0131 tasvir halinde bir te&#8217;kid olarak peygamber, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n bir el\u00e7isi, h\u00fck\u00fcmlerini uygulamaya memur bir aleti olmak itibariyle Allah&#8217;\u0131n bir eli tasvir edilmi\u015f, bir hayal ettirilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2, kendisinden bir c\u00fcz olmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na uzuvlardan ber\u00eedir. \u0130kinci m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re ise istinaf (ba\u015flang\u0131\u00e7) c\u00fcmlesi olarak &#8220;yed&#8221; kuvvet ve kudret veya nimet m\u00e2n\u00e2s\u0131na tevil olunmu\u015ftur ki ikisinin de sonucu bu bey&#8217;attan olu\u015fan as\u0131l faydan\u0131n bey&#8217;at edenlere ait olaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. O&#8217;nun i\u00e7in buna ili\u015fkin olarak buyuruluyor ki: Bunun \u00fczerine her kim cayarsa yaln\u0131z kendi aleyhine caym\u0131\u015f olur, her kim de Allah&#8217;a verdi\u011fi ahde vefa g\u00f6sterirse O, ileride ona b\u00fcy\u00fck bir m\u00fck\u00e2faat verecektir ki Cennet ve r\u0131zas\u0131d\u0131r. Orada g\u00f6zlerin g\u00f6rmedi\u011fi kulaklar\u0131n i\u015fitmedi\u011fi ve insan kalbine hen\u00fcz d\u00fc\u015fmemi\u015f \u015feyler vard\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>11- yak\u0131nda a&#8217;r\u00e2bilerden geri kalm\u0131\u015f olanlar sana diyecekler ki, &#8220;Mallar\u0131m\u0131z ve ailelerimiz bizi al\u0131koydu. Allah&#8217;tan bizim ba\u011f\u0131\u015flanmam\u0131z\u0131 dile.&#8221; Onlar kalplerinde olmayan\u0131 dilleriyle s\u00f6ylerler. De ki: Allah size bir zarar gelmesini dilerse veya bir fayda elde etmenizi isterse O&#8217;na kar\u015f\u0131 kimin bir \u015feye g\u00fcc\u00fc yetebilir? Hay\u0131r! Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>12- Asl\u0131nda siz Peygamber ve m\u00fcminlerin, ailelerine geri d\u00f6nmeyeceklerini sanm\u0131\u015ft\u0131n\u0131z. Bu sizin g\u00f6n\u00fcllerinize g\u00fczel g\u00f6r\u00fcnd\u00fc de k\u00f6t\u00fc zanda bulundunuz ve hel\u00e2ki hak etmi\u015f bir topluluk oldunuz.<\/p>\n<p>13- Kim Allah&#8217;a ve Rasul\u00fcne iman etmezse \u015f\u00fcphesiz biz, k\u00e2firler i\u00e7in \u00e7\u0131lg\u0131n bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>14- G\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. O, diledi\u011fini ba\u011f\u0131\u015flar diledi\u011fini azapland\u0131r\u0131r. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan \u00e7ok merhamet edendir.<\/p>\n<p>15- Siz ganimetleri almak i\u00e7in gitti\u011finizde geri kalanlar: &#8220;B\u0131rak\u0131n biz de arkan\u0131za d\u00fc\u015felim.&#8221; diyeceklerdir. Onlar, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmek isterler. De ki: Siz bizimle gelemeyeceksiniz. Allah daha \u00f6nce b\u00f6yle buyurmu\u015ftur. Onlar size: &#8220;Bizi k\u0131skan\u0131yorsunuz.&#8221; diyeceklerdir. Bilakis onlar, pek az anlayan kimselerdir.<\/p>\n<p>16- A&#8217;rabilerin geri b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olanlar\u0131na de ki: Siz yak\u0131nda \u00e7ok kuvvetli bir kavme kar\u015f\u0131 sava\u015fmaya \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lacaks\u0131n\u0131z. Onlarla sava\u015f\u0131rs\u0131n\u0131z veya m\u00fcsl\u00fcman olurlar. E\u011fer itaat ederseniz, Allah size g\u00fczel bir m\u00fck\u00e2fat verir. Ama \u00f6nceden d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi yine d\u00f6necek olursan\u0131z sizi ac\u0131kl\u0131 bir azaba u\u011frat\u0131r.<\/p>\n<p>17- K\u00f6re vebal yoktur, topala da vebal yoktur, hastaya da vebal yoktur. Bununla beraber kim Allah&#8217;a ve peygamberine it\u00e2at ederse, Allah onu, alt\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere sokar. Kim de geri kal\u0131rsa, onu ac\u0131 bir azaba u\u011frat\u0131r.<\/p>\n<p>11-14- &#8220;Yak\u0131nda a&#8217;rabilerden geri kalm\u0131\u015f, olanlar sana diyecekler.&#8221; A&#8217;rab: Bedevi&#8217;ler. Tevbe S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;A&#8217;rabiler k\u00fcf\u00fcr ve nifak bak\u0131m\u0131ndan daha \u015fiddetlidir.&#8221; (Tevbe, 9\/97 \u00e2yetinin tefsirine bkz.) Rasulullah (s.a.v) Hudeybiye senesi Umre i\u00e7in Mekke&#8217;ye gitmek istedi\u011fi s\u0131rada Kurey\u015f&#8217;in bir h\u00fccumu veya mani olmas\u0131 ihtimaline kar\u015f\u0131 C\u00fcheyne, M\u00fczeyne, G\u0131f\u00e2r, E\u015fca, D\u00fcil, Eslem kabilelerinin dahi seferber olarak beraber hareket etmesini istemi\u015f ve maksad\u0131 harp olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in yan\u0131nda kurbanl\u0131k hayvanlar da g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Bu ad\u0131 ge\u00e7en bedevi kabileler kar\u015f\u0131s\u0131nda Kurey\u015f, Sakif ve Kin\u00e2ne ve Mekke&#8217;ye kom\u015fu Eh\u00e2b\u00ee\u015f denilen kabileler gibi b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015fman g\u00f6rerek gitmekten \u00e7ekindiler, hen\u00fcz iman kalplerinde yerle\u015fmemi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in Resulullah ile beraber gitmeyip kald\u0131lar, Muhammed ve Ashab\u0131 bu seferden geri d\u00f6nmez dediler. \u0130\u015fte burada Cen\u00e2b-\u0131 Allah bunlar\u0131n bu s\u00f6zlerini ve edecekleri itir\u00e2z\u0131 Resul\u00fcne, hen\u00fcz kendilerine ula\u015fmas\u0131ndan \u00f6nce bildirmi\u015f ve \u00f6yle de olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>15- O geri kalanlar yani yine o ad\u0131 ge\u00e7en bedev\u00eeler siz ganimetleri almak i\u00e7in gitti\u011finizde, diyecekler. Rivayet edilir ki Allah Te\u00e2l\u00e2 peygamberine Hayber Gaz\u00e2s\u0131&#8217;n\u0131 emredip fethini vaad etmi\u015f ve oraya giderken o A&#8217;r\u00e2b\u00eelerin \u015f\u00f6yle diyeceklerini de haber vermi\u015f ve \u00f6yle de olmu\u015ftur. \u00d6nce gitmediklerine pi\u015fman olarak a&#8217;r\u00e2biler o vakit diyecekler b\u0131rak\u0131n bizi size ittib\u00e2 edelim ard\u0131n\u0131zca gidelim, b\u00f6yle demekle Allah&#8217;\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek isteyecekler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2 o ganimetleri bilhassa Hudeybiye&#8217;de bulunanlara vaad etmi\u015f iken onlara kat\u0131lmaya kalk\u0131\u015farak Allah&#8217;\u0131n vaadini de\u011fi\u015ftirmek isteyecekler. De ki siz bize asla ittib\u00e2 etmeyeceksiniz, yani biz o ganimetlere giderken asla arkam\u0131zdan gelmeyin bundan \u00f6nce yani siz ittib\u00e2&#8217;ya haz\u0131rlanmadan \u00f6nce Hudeybiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcnde Allah hakk\u0131n\u0131zda b\u00f6yle s\u00f6yledi buna kar\u015f\u0131 da diyecekler ki hay\u0131r bize haset ediyorsunuz, size ganimette ortakl\u0131k edece\u011fiz, diye k\u0131skan\u0131yorsunuz. Hay\u0131r iyice anlam\u0131yorlar, ancak pek az bir anlay\u0131\u015flar\u0131 var, meselenin f\u0131kh\u0131n\u0131, il\u00e2h\u00ee y\u00f6n\u00fcn\u00fc anlayacak bir halde de\u011filler, ancak d\u00fcnyaya ait az bir anlay\u0131\u015flar\u0131 var, ganimet denilince gelmek isterler de ganimete ne ile, ne hak ile eri\u015filir, peygambere kar\u015f\u0131 nas\u0131l bir lisan kullan\u0131l\u0131r, bilmezler; ceh\u00e2letle haset ediyorsunuz derler. Tekid-i nefi \u015feklinde ile tabi olmay\u0131 yasaklayan &#8220;Bize tabi olmayacaks\u0131n\u0131z.&#8221; yasaklamas\u0131n\u0131n ebedi olmad\u0131\u011f\u0131na ve ganimete ermek hakk\u0131n\u0131n ancak Allah yolunda \u00e7arp\u0131\u015fmakla elde edilece\u011fine tenbih ve gelecekteki olaylar\u0131 haber vermek i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>16- De ki o geri kalan A&#8217;r\u00e2bilere: Siz ileride \u015fiddetli g\u00fc\u00e7 sahipleri yani kuvvetli harp ehli \u00e7etin bir kavme kar\u015f\u0131 davet olunacaks\u0131n\u0131z, onlarla harp i\u00e7in \u00e7a\u011fr\u0131lacaks\u0131n\u0131z. Baz\u0131lar\u0131 bu kavmin, M\u00fcseyleme&#8217;nin kavmi olan Beni Hanife oldu\u011funu riv\u00e2yet etmi\u015flerdir ki bu davet, Hz. Eb\u00fb Bekir zaman\u0131nda oldu. Baz\u0131lar\u0131 da F\u00fcrs diye rivayet etmi\u015flerdir ki; Hz. \u00d6mer Medine, C\u00fcheyne, M\u00fczeyne A&#8217;rab\u0131n\u0131 Faris harbine davet etmi\u015fti, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da Rum demi\u015flerdir ki bu davet de Mute ve Teb\u00fck gazvelerinde Hz. Peygamber taraf\u0131ndan ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Eb\u00fb Hayy\u00e2n der ki, bu g\u00f6r\u00fc\u015fler hasr i\u00e7in de\u011fil, misal yoluyla s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>17-\u00d6nce ve sonra uygunsuzluk konusunda mazereti olanlar i\u00e7in de buyuruluyor ki \u00e2m\u00e2ya, yani k\u00f6re vebal yoktur yani gitmek i\u00e7in s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma yoktur k\u00f6r, topal, hasta geri kalabilir, bunlar \u00f6z\u00fcrl\u00fcd\u00fcrler. Bununla beraber yasaklanm\u0131\u015f da de\u011fillerdir. Kendi arzular\u0131yla gidebildikleri takdirde kendilerine m\u00e2ni de olunmaz. Ba\u015fkalar\u0131na y\u00fck olacak derecede olmamak \u015fart\u0131yla kar\u015f\u0131 koymak y\u00f6n\u00fcnden sevaba bile eri\u015firler. Nitekim \u0130bn\u00fc \u00dcmmi Mekt\u00fbm (r.a.) hazretleri a&#8217;m\u00e2 olmakla beraber Kadisiyye sava\u015flar\u0131n\u0131n baz\u0131s\u0131nda bulunmu\u015f, bayrak tutmu\u015ftu. Eb\u00fb Hayy\u00e2n Bahir&#8217;de der ki: E\u011fer m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n etraf\u0131 \u00e7evrilirse cih\u00e2d\u0131n farziyyetinde g\u00fc\u00e7 ve yeteri kadar\u0131yla onlar da g\u00f6revlidir.<\/p>\n<p>Geri kalanlar\u0131 ve \u00f6z\u00fcrl\u00fcleri and\u0131ktan sonra samimi m\u00fcminlerin halini a\u00e7\u0131klamakla buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>18- Andolsun o a\u011fac\u0131n alt\u0131nda (Hudeybiye&#8217;de) sana bey&#8217;at ederlerken Allah, m\u00fcminlerden raz\u0131 olmu\u015ftur. Kalplerinde olan\u0131 bilmi\u015f onlara g\u00fcven indirmi\u015f ve onlar\u0131 pek yak\u0131n bir fetih ile m\u00fck\u00e2fatland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>19- Allah onlar\u0131 elde edecekleri bir\u00e7ok ganimetlerle de m\u00fck\u00e2fatland\u0131rd\u0131. Allah \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>20- Allah size, elde edece\u011finiz bir\u00e7ok ganimetler vaad etmi\u015ftir. Bunu size hemen vermi\u015f ve insanlar\u0131n ellerini sizden \u00e7ekmi\u015ftir ki bu, m\u00fcminlere bir i\u015faret olsun ve Allah sizi do\u011fru yola iletsin.<\/p>\n<p>21- Bundan ba\u015fka sizin g\u00fc\u00e7 yetiremedi\u011finiz, ama Allah&#8217;\u0131n sizin i\u00e7in ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131 ganimetler de vard\u0131r. Allah her\u015feye k\u00e2dirdir.<\/p>\n<p>22- E\u011fer k\u00e2firler sizinle sava\u015fsalard\u0131 arkalar\u0131na d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7arlard\u0131. Sonra bir dost ve yard\u0131mc\u0131 da bulamazlard\u0131.<\/p>\n<p>23- Allah&#8217;\u0131n \u00f6teden beri gelen kanunu budur. Allah&#8217;\u0131n kanununda asla bir de\u011fi\u015fiklik bulamazs\u0131n.<\/p>\n<p>24- O sizi onlara kar\u015f\u0131 muzaffer k\u0131ld\u0131ktan sonra Mekke&#8217;nin g\u00f6be\u011finde onlar\u0131n ellerini sizden, sizin ellerinizide onlardan \u00e7ekendir. Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6rendir.<\/p>\n<p>25- Onlar ink\u00e2r eden ve sizin Mescid-i Haram&#8217;\u0131 ziyaretinizi ve bekletilen kurbanlar\u0131n yerlerine ula\u015fmas\u0131n\u0131 men edenlerdir. E\u011fer kendilerini hen\u00fcz tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fcmin erkeklerle, m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 bilmeyerek ezmek suretiyle bir vebalin alt\u0131nda kalman\u0131z ihtimali olmasayd\u0131, Allah sava\u015f\u0131 \u00f6nlemezdi. Dilediklerine rahmet etmek i\u00e7in Allah b\u00f6yle yapm\u0131\u015ft\u0131r. E\u011fer onlar birbirinden ayr\u0131lm\u0131\u015f olsalard\u0131 elbette onlardan ink\u00e2r edenleri elemli bir azaba \u00e7arpt\u0131r\u0131rd\u0131k.<\/p>\n<p>26- O zaman ink\u00e2r edenler, kalplerine taassubu, c\u00e2hiliyet taassubunu yerle\u015ftirmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Allah da el\u00e7isine ve m\u00fcminlere s\u00fck\u00fbnet ve g\u00fcvenini indirdi. Onlar\u0131 takva s\u00f6z\u00fc \u00fczerinde durdurdu. Zaten onlar buna pek lay\u0131k ve ehil kimselerdi. Allah her\u015feyi bilendir.<\/p>\n<p>18- &#8220;Andolsun ki o a\u011fac\u0131n alt\u0131nda sana bey&#8217;at ederlerken Allah, m\u00fcminlerden raz\u0131 olmu\u015ftur.&#8221; \u0130\u015fte yukar\u0131da ad\u0131 ge\u00e7en bu bey&#8217;at, Hudeybiye de yap\u0131lan ve bu \u00e2yet sebebiyle Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n r\u0131zas\u0131yla m\u00fcjdelenmi\u015f oldu\u011fundan dolay\u0131 Bey&#8217;at\u00fc&#8217;r-R\u0131dv\u00e2n ismi verilmi\u015f olan bey&#8217;att\u0131r. K\u0131ssay\u0131 tefsirciler \u015f\u00f6yle \u00f6zetlemi\u015flerdir. Res\u00fcl-i Ekrem (s.a.v.), Hudeybiye&#8217;ye indi\u011finde Huz\u00e2\u00eeler&#8217;den H\u0131ra\u015f b. \u00dcmeyye&#8217;yi Sa&#8217;leb ad\u0131ndaki devesine bindirip Mekke&#8217;lilere g\u00f6nderdi. Harp niyetinde olmay\u0131p yaln\u0131z K\u00e2be&#8217;yi ziyaret ve Umre i\u00e7in geldi\u011fini bildiriyordu, bunu var\u0131p onlara s\u00f6yleyince deveyi vurdular, kendisini de \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in h\u00fccum ettiler fakat Eh\u00e2bi\u015f araya girip kurtard\u0131lar. O da gelip durumu Resulullah&#8217;a haber verdi, Bunun \u00fczerine Resul-i Ekrem (s.a.v) Hz. \u00d6mer&#8217;i g\u00f6ndermek i\u00e7in \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131: Hz. \u00d6mer (r.a.) ya Rasulullah! dedi; onlar benim kendilerine olan hiddet ve d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011f\u0131m\u0131 bilirler. Ben onlara g\u00fcvenemem, \u015fayet bir ezaya u\u011frarsam Mekke i\u00e7inde beni savunacak h\u0131s\u0131mlar\u0131m Adiy o\u011fullar\u0131ndan kimse yoktur. Bundan dolay\u0131 Osman b. Aff\u00e2n&#8217;\u0131 g\u00f6nderseniz, orada onun akraba ve taallukat\u0131 \u00e7oktur, hem onu severler, ir\u00e2denizi o bildirebilir. Bunun \u00fczerine Resulullah Hz. Osman&#8217;\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131, Kurey\u015f&#8217;e g\u00f6nderdi &#8220;Biz onlarla muharebeye gelmedik, yaln\u0131z ziyaret ve Umre i\u00e7in geldik, bunu haber ver ve kendilerini \u0130sl\u00e2m&#8217;a davet eyle!&#8221; dedi ve Mekke&#8217;de imana gelmi\u015f bir k\u0131s\u0131m erkeklere ve kad\u0131nlara var\u0131p fethi m\u00fcjdelemesini ve Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n dininin yak\u0131nda Mekke&#8217;de ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 haber vermesini de emretti. Bu suretle Hz. Osman, Kurey\u015f&#8217;e gitti, kendisini Eb\u00e2n b. Said b. \u00c2s kar\u015f\u0131lad\u0131, hayvan\u0131ndan indi, onu bindirdi ve kay\u0131rd\u0131 (himayesine s\u00f6z verdi) b\u00f6ylelikle Kurey\u015f&#8217;e vard\u0131, emrolundu\u011fu haberi bildirdi, dediler ki: &#8220;\u0130stersen sen beyti tav\u00e2f et fakat hepinizin \u00fczerimize gelip girmeniz olmaz ona yol yok!&#8221; Hz. Osman (r.a.) &#8220;Resul-i Ekrem (s.a.v.) tavaf etmedik\u00e7e ben tavaf edemem.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine onu al\u0131koydular, g\u00f6z hapsinde tuttular, beriden ise Resulullah&#8217;a ve m\u00fcsl\u00fcmanlara &#8220;Osman katlolunmu\u015f.&#8221; diye duyuldu. Bunun \u00fczerine Peygamber (s.a.v.), &#8220;O kavimle \u00e7arp\u0131\u015fmadan gitmeyiz.&#8221; dedi ve Peygamber (s.a.v.)&#8217;in nid\u00e2c\u0131s\u0131 \u015f\u00f6yle \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131: Haberiniz olsun ki Resulullah&#8217;a R\u00fbhu&#8217;l-Kud\u00fcs indi de ona bey&#8217;ati emretti, hemen \u00e7\u0131k\u0131n Allah Te\u00e2l\u00e2 ad\u0131na Peygamber&#8217;e bey&#8217;at edin. Derhal m\u00fcsl\u00fcmanlar f\u0131rlad\u0131lar ve Resulull\u00e2h&#8217;a bey&#8217;at ettiler. Bu bey&#8217;at bir a\u011fac\u0131n alt\u0131nda olmu\u015f idi ki bir &#8220;sem\u00fbre&#8221; a\u011fac\u0131 idi. Denilmi\u015ftir ki, Resulull\u00e2h a\u011fac\u0131n dibine oturmu\u015ftu dallar\u0131ndan bir dal s\u0131rt\u0131n\u0131n \u00fczerine geliyordu, Abdullah b. Mugaffel (r.a) demi\u015ftir ki: Ben ba\u015f ucunda dikiliyordum ve elimde a\u011fa\u00e7tan bir dal vard\u0131, koruyordum dal\u0131 s\u0131rt\u0131ndan kald\u0131rd\u0131m. \u00d6n\u00fcnde \u00f6lmek ve ka\u00e7mamak \u00fczere kendisine bey&#8217;at ettiler, Resulullah onlara &#8220;Siz bug\u00fcn d\u00fcnya ehlinin en hay\u0131rl\u0131s\u0131s\u0131n\u0131z.&#8221; buyurdu. M\u00fcslim ve di\u011ferlerinde rivayet edildi\u011fi \u00fczere Cabir b. Abdullah (r.a.) &#8220;Biz Resulullah&#8217;a bey&#8217;ati ka\u00e7mamak \u00fczere yapt\u0131k, \u00f6l\u00fcme bey&#8217;at etmedik.&#8221; demi\u015ftir. Buhari&#8217;de Seleme b. Ekv\u00e2 (r.a)&#8217;tan da \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir: Ben Resulullah&#8217;a a\u011fac\u0131n alt\u0131nda bey&#8217;at ettim, demi\u015f ne \u00fczerine bey&#8217;at ettiniz denildi\u011finde de, ka\u00e7mamak \u00fczere demi\u015ftir. M\u00fcslim, Ma&#8217;k\u0131l b. Yes\u00e2r&#8217;dan da: Bey&#8217;at ederlerken Resulullah&#8217;\u0131n y\u00fcz\u00fcnden a\u011fac\u0131n dallar\u0131n\u0131 tuttu\u011funu rivayet etmi\u015ftir. \u0130lk bey&#8217;at eden Ebu Sinan-\u0131 Esed\u00ee olmu\u015ftur ki Uka\u015fe b. Muhsin&#8217;in karde\u015fi Vehb b. Muhsin&#8217;dir. Beyhak\u00ee&#8217;nin Del\u00e2il&#8217;inde, \u015ea&#8217;bi&#8217;den rivayetine g\u00f6re, bu zat Hz. Peygamber&#8217;e &#8220;Elini uzat sana bey&#8217;at edeyim&#8221; dedi. Hz. Peygamber &#8220;Ne \u00fczerine bey&#8217;at edeceksin.&#8221; buyurdu. &#8220;Nefsindeki ne ise onun \u00fczerine.&#8221; dedi. M\u00fcslim&#8217;in rivayet etti\u011fi Cabir hadisinde: Hz. C\u00e2bir: &#8220;Biz Peygamber (s.a.v)&#8217;e bey&#8217;at etti\u011fimizde m\u00fcbarek ellerini \u00d6mer (r.a.) tutuyordu&#8221; demi\u015ftir. Fakat bu, bey&#8217;at\u0131n sonlar\u0131na do\u011fru oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Zira Sahih-i Buhari&#8217;de Nafi&#8217;den: \u00d6mer (r.a.) Hudeybiye g\u00fcn\u00fc o\u011flu Abdullah\u0131, Ensar&#8217;dan bir kimsenin yan\u0131nda bulunan at\u0131n\u0131, \u00fczerinde sava\u015f yapmak \u00fczere getirmeye g\u00f6ndermi\u015fti, Resulullah (s.a.v.) a\u011fac\u0131n yan\u0131nda bey&#8217;at al\u0131yor, \u00d6mer bilmiyordu, Abdullah bey&#8217;ati yapt\u0131, sonra gitti, at\u0131 getirdi, \u00d6mer (r.a.) sava\u015f i\u00e7in z\u0131rh giyiyordu. Kendisine Resulullah&#8217;\u0131n a\u011fa\u00e7 alt\u0131nda bey&#8217;atle\u015fti\u011fini haber verdi, hemen beraber gitti Resulullah&#8217;a bey&#8217;at etti.&#8221; diye de rivayet edilmi\u015ftir. Demek ki ondan sonra Hz. \u00d6mer, Resulullah&#8217;\u0131n yorulmamas\u0131 i\u00e7in m\u00fcbarek elini tutmu\u015ftu. Bir de Resul-i Ekrem (s.a.v.) sa\u011f elini \u00f6b\u00fcr eline vurup bu da Osman&#8217;\u0131n bey&#8217;ati demi\u015fti, m\u00fc\u015frikler bu bey&#8217;ati i\u015fitip korktular ve Hz. Osman ile m\u00fcsl\u00fcmanlardan bir toplulu\u011fu da sal\u0131verdiler, bu Bey&#8217;at-i r\u0131dvan&#8217;\u0131 yapan m\u00fcminlerin adedi en sahihi rivayete g\u00f6re bin d\u00f6rt y\u00fczd\u00fcr. Binbe\u015fy\u00fcz kadar ve daha fazla rivayetleri de vard\u0131r. Denilmi\u015ftir ki birinde k\u00fc\u00e7\u00fckler ve tabiler say\u0131lmam\u0131\u015f, di\u011ferinde hepsi say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, orada olanlardan hi\u00e7 bey&#8217;at etmeyen kalmam\u0131\u015f yaln\u0131z Cedd b. Kays ad\u0131nda bir m\u00fcnaf\u0131k devesinin karn\u0131 alt\u0131na gizlenmi\u015f kalm\u0131\u015f idi. N\u00e2fi&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re alt\u0131nda bey&#8217;at yap\u0131lan sem\u00fcre a\u011fac\u0131na daha sora insanlar gidip yan\u0131nda namaz k\u0131lar olmu\u015flard\u0131. Hz. \u00d6mer i\u015fitti, o a\u011fac\u0131n kesilmesini emrediverdi, hen\u00fcz cahiliyye \u00e2detini unutmayanlar\u0131n fitneye tutulup Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na ibadet etmesinden sak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Hz. Peygamber (s.a.v.)&#8217;den hadiste ge\u00e7mi\u015ftir ki; &#8220;R\u0131dvan bey&#8217;atinde bulunan kimse ate\u015fe girmez.&#8221; Bu \u00e2yette de yemin ile &#8220;Allah raz\u0131 oldu.&#8221; buyurmu\u015ftur. Ebu Hayy\u00e2n der ki: Burada r\u0131za \u00fczerlerine nimetlerin a\u00e7\u0131klanmas\u0131 manas\u0131na il\u00e2h\u00ee s\u0131fatt\u0131r. Zati s\u0131fat de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Sana bey&#8217;at ettikleri zaman&#8230;&#8221; diye zaman ile kay\u0131tlanm\u0131\u015ft\u0131r. Netice olarak; ism-i celiline yemin olsun ki Allah, o m\u00fcminlerden ho\u015fnut oldu o a\u011fac\u0131n alt\u0131nda sana bey&#8217;at ederlerken \u00e7\u00fcnk\u00fc kalplerindekini bildi, do\u011fruluk ve samimiyetlerini ve m\u00fc\u015friklerin hareketlerine kar\u015f\u0131 \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve heyecanlar\u0131n\u0131 bildi de \u00fczerlerine o sekineti indirdi, sulha yat\u0131\u015ft\u0131rd\u0131. Ve onlar\u0131 yak\u0131n bir fetihle m\u00fck\u00e2fatland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Mekke&#8217;den d\u00f6n\u00fc\u015fte Hayber&#8217;in fethini kendilerine bir m\u00fck\u00e2fat olarak vaad etti. Bir de harpsiz olarak Hecr arazisi fetholunmu\u015ftu ki, bir \u00e7ok zaman h\u00e2s\u0131l\u00e2t\u0131ndan faydaland\u0131klar\u0131 g\u00fczel bir fetihtir. Hasan-\u0131 Basr\u00ee; &#8220;yak\u0131n fetih&#8221;ten maksad\u0131n, bu oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Di\u011ferleri ise Hayber demi\u015flerdir.<\/p>\n<p>19- Elde edecekleri bir \u00e7ok ganimetler de m\u00fck\u00e2fat verildi. Bu \u00e7ok ganimetler, Hayber ganimetleridir ki atl\u0131ya iki hisse yayalara bir hisse, olarak payla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>20- Daha Allah sizlere bir \u00e7ok ganimetler vaad buyurdu ki onlar\u0131 alacaks\u0131n\u0131z. Bunlar da k\u0131yamete kadar m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n fetihleri ve alacaklar\u0131 ganimetlerdir. \u015eimdilik bunu size pe\u015fin verdi. Vaad edilen bir\u00e7ok ganimetlerden \u00f6nce Hayber ganimetlerini acilen verdi. Ve sizden insanlar\u0131n ellerini \u00e7ekti. Hayberliler&#8217;in m\u00fcttefikleri olan Eset ve Gatafan kabileleri onlara yard\u0131m etmek istediler de korkup ka\u00e7t\u0131lar. Hudeybiye andla\u015fmas\u0131 ile Kurey\u015f&#8217;in de eli \u00e7ekildi, Hendek vakas\u0131nda oldu\u011fu gibi m\u00fcsl\u00fcmanlara sald\u0131rmak isteyen d\u00fc\u015fmanlar\u0131n g\u00fc\u00e7leri k\u0131r\u0131l\u0131p bundan sonra \u0130sl\u00e2m devletinin g\u00fcvenlik b\u00f6lgesine girdi. Hem de m\u00fcminlere bir i\u015faret, gelecekte vaad edilen fetihler ve sava\u015f ganimetlerinin ger\u00e7ekle\u015fmesine bir g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ve i\u015faret olsun ve sizi do\u011fru bir yola iletsin, muvaffak k\u0131ls\u0131n ki o yol tek ba\u015f\u0131na ve ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak Allah&#8217;a ve Allah&#8217;\u0131n nimetine g\u00fcvenme yoludur.<\/p>\n<p>21- Bu pe\u015fin&#8217;den ba\u015fka di\u011fer bir ganimeti daha isabet ettirdi ki ona hen\u00fcz g\u00fcc\u00fcn\u00fcz yetmedi, yani daha elinize ge\u00e7medi Fakat Allah onu muhakkak surette ku\u015fatt\u0131, yani zaferinizi takdir etti ve kesin olarak vaad etti, m\u00fcminler i\u00e7in korumaktad\u0131r ki bu da Havazin veya Faris ganimetleridir. Daha da Allah her\u015feye kadirdir. Onu verdikten sonra daha neler neler verebilir.<\/p>\n<p>22- Ve e\u011fer o k\u00fcfredenler sizinle sava\u015fsalard\u0131, yani Mekkeliler andla\u015fma yapmay\u0131p sizinle sava\u015fsalard\u0131. Muhakkak arkalar\u0131na d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7acaklard\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah, sizin bey&#8217;atinizden ho\u015fnut olmu\u015f ve toplulu\u011funuzu takdir etmi\u015f idi, onun i\u00e7in ka\u00e7acaklard\u0131. Sonra da ne koruyacak bir dost ne de \u00f6c alacak bir yard\u0131mc\u0131 bulamayacaklard\u0131.<\/p>\n<p>23- Allah&#8217;\u0131n \u00f6teden beri s\u00fcregelen kanunu, adeti b\u00f6yle yani O&#8217;nun peygamberi&#8217;nin galip gelmesi eski \u00fcmmetlerden beri cereyan edegelen bir adetidir. Sen de Allah&#8217;\u0131n kanununda asla bir de\u011fi\u015fiklik bulamazs\u0131n, fakat sulh sayesinde onlardan da bir \u00e7o\u011funa iman nasip olarak kurtulacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>24- Mekke&#8217;nin g\u00f6be\u011finde size onlar\u0131n \u00fczerine bir zafer verdikten sonra ellerinizi \u00e7ekti. Bu zafer nas\u0131ld\u0131? \u00d6nce: M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Hudeybiye&#8217;ye kadar var\u0131p da orada ordu kurmalar\u0131 bile bir zaferdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc Halid b. Velid iki y\u00fcz kadar Kurey\u015f atl\u0131s\u0131n\u0131n kumandan\u0131 olarak K\u00fcr\u00e2i Gamim&#8217;e kadar gelmi\u015fti, ashaba yakla\u015fmak istedi, Resulullah, Abb\u00e2d b. Bi\u015fr&#8217;i g\u00f6revlendirdi o da atl\u0131lar\u0131 ile ileri vard\u0131, kar\u015f\u0131lar\u0131nda saf tuttu, \u00f6\u011fle vakti olmu\u015ftu, Resulullah korku namaz\u0131 k\u0131ld\u0131, Halid \u00e7ekildi, gitti, Resulullah da yolu sa\u011f tarafta yoku\u015fa durup Hudeybiye&#8217;ye kadar vard\u0131, diye haber verilmi\u015ftir. \u0130kinci olarak; Tirmiz\u00ee ve daha ba\u015fkalar\u0131 Hz. Enes&#8217;ten rivayet etmi\u015flerdir ki; seksen ki\u015fi sabah namaz\u0131 vakti, peygamberi \u00f6ld\u00fcrme niyetiyle Ten&#8217;im da\u011f\u0131 taraf\u0131ndan peygamber ve ashab\u0131n\u0131n \u00fczerine inmi\u015flerdi, yakaland\u0131lar sonra da Peygamber onlar\u0131 serbest b\u0131rakt\u0131. Bir de bu \u00e2yetin Mekke fethi hakk\u0131nda oldu\u011funa dair \u0130mam-\u0131 \u00c2zam Ebu Hanife hazretlerine dayand\u0131r\u0131lan bir s\u00f6z vard\u0131r.<\/p>\n<p>25-\u00d6yle zafer elvermi\u015fken el \u00e7ektirmenin hikmeti a\u00e7\u0131klanmak \u00fczere buyuruluyor ki: Onlar o kimselerdir ki k\u00fcfredip sizleri Mescid-i Haram&#8217;dan ve bekletilen o kurbanl\u0131k hediyeleri, yerine yani kurban edilmesi helal olan yerine, Min\u00e2 mevkiine varmaktan men ettiler. Bundan dolay\u0131 azab ve k\u00f6t\u00fc ak\u0131bete lay\u0131k idiler, bu hediyeler yetmi\u015f adet kadar vard\u0131. El \u00e7ektiren sebebe gelince E\u011fer onlar\u0131n aras\u0131nda bir k\u0131s\u0131m im\u00e2n etmi\u015f erkekler ve im\u00e2n etmi\u015f kad\u0131nlar bulunmasa idi ki siz onlar\u0131 bilmiyordunuz, \u015fah\u0131slar\u0131yla tan\u0131m\u0131yordunuz. E\u011fer onlar\u0131 bilmeyerek \u00e7i\u011fnemeniz \u00e7i\u011fneyip, de o y\u00fczden size bir vebal gelecek olmasa idi; m\u00fcminin hata ile \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinden dolay\u0131 keff\u00e2ret ve diyet gibi bir sorumluluk veya dinda\u015f\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek gibi d\u00fc\u015fman nazar\u0131nda \u00fcn\u00fcn\u00fcze leke getirecek veya vicdan azab\u0131 verecek bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc pat\u0131rd\u0131 veya g\u00fcnah olmasa idi&#8230;<\/p>\n<p>MEARRE: Uyuz hastal\u0131\u011f\u0131 gibi rahats\u0131z eden maddi veya m\u00e2nev\u00ee dert ve zorluk veya bor\u00e7 \u00f6deme ve g\u00fcnah demektir. Burada baz\u0131lar\u0131 diyet, baz\u0131lar\u0131 keff\u00e2ret, baz\u0131lar\u0131 g\u00fcnah, baz\u0131lar\u0131 da k\u00e2firlerin serzeni\u015fi veya vicdanda ac\u0131 ve s\u0131k\u0131nt\u0131 ile tefsir etmi\u015flerdir. \u0130bn\u00fc At\u0131yye der ki; g\u00fcnah ve diyet s\u00f6zleri zay\u0131ft\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc dar-\u0131 harp&#8217;de iman\u0131 gizli olan bir m\u00fcminin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesinde g\u00fcnah ve diyet yoktur&#8230; Keff\u00e2ret hakk\u0131nda da imamlar\u0131n ihtil\u00e2f\u0131 vard\u0131r. \u00c2l\u00fbs\u00ee \u015funlar\u0131 kaydetmi\u015ftir: Fus\u00fbl-i \u0130m\u00e2diye&#8217;de F\u0131k\u0131h&#8217;a dair Te&#8217;sis\u00fc&#8217;n-Nazar&#8217;dan naklen \u015f\u00f6yle zikreder: Bizim ash\u00e2b\u0131m\u0131z yani Hanefiler demi\u015flerdir ki, d\u00e2r-\u0131 harb, \u015f\u00fcpheler ile d\u00fc\u015fenlerin v\u00fccubunu men eder, zira bizim h\u00fck\u00fcmlerimiz onlar\u0131n yurdunda ge\u00e7mez, onlar\u0131n yurtlar\u0131n\u0131n h\u00fckm\u00fc de bizde ge\u00e7mez. \u015e\u00e2fi\u00eelere g\u00f6re ise d\u00e2r-\u0131 harb &#8220;\u015e\u00fcphe ile d\u00fc\u015fen \u015feylerin&#8221; varl\u0131\u011f\u0131na mani olmaz. Bunun a\u00e7\u0131klamas\u0131: Bir harb\u00ee d\u00e2r-\u0131 harb&#8217;de M\u00fcsl\u00fcman olsa da eman ile kendi yurtlar\u0131na girmi\u015f olan bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131 \u00f6ld\u00fcrse bize g\u00f6re k\u0131sas da, diyet de yoktur. \u015e\u00e2fi\u00eelere g\u00f6re ise k\u0131sas vard\u0131r. Bunun gibi iki m\u00fcsl\u00fcman eman sahibi olarak d\u00e2r-\u0131 harb&#8217;e girseler de birisi di\u011ferini \u00f6ld\u00fcrse yine h\u00fck\u00fcm b\u00f6yledir: bizce k\u0131sas yok, \u015e\u00e2fi\u00eelerce vard\u0131r. Sonra Eb\u00fb Hanife, Eb\u00fb Yusuf ve Muhammed aras\u0131nda ihtilafl\u0131 bir mesele de zikretmi\u015f de demi\u015ftir ki, iki esirin birisi arkada\u015f\u0131n\u0131 d\u00e2r-\u0131 harb&#8217;te \u00f6ld\u00fcrse Eb\u00fb Hanife ve Eb\u00fb Yusuf&#8217;a g\u00f6re ona keff\u00e2retden ba\u015fka bir \u015fey gerekmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc esir onlar\u0131n elindedir, ehl-i harb&#8217;ten birisi gibi olmu\u015ftur. Fakat \u0130m\u00e2m-\u0131 Muhammed&#8217;e g\u00f6re diyet vacip olur. Zira esire kendi nefsinin h\u00fckm\u00fc vard\u0131r. Yaln\u0131zca kendi nefsindeki h\u00fckme itibar olunur&#8230; K\u00e2fi&#8217;den de \u015fu meseleyi nakleder: Bir kimse d\u00e2r-\u0131 harp&#8217;te m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f da bize hicret etmemi\u015f bir m\u00fcsl\u00fcman da onu bilerek veya hata ile \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f ve onun orada m\u00fcsl\u00fcman varisleri de bulunmu\u015f olsa e\u011fer kasten \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f ise bir \u015fey \u00f6demeye mecbur olmaz, hata ile \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f ise keff\u00e2reti \u00f6demesi gerekir, diyeti de\u011fil.Zemah\u015fer\u00ee \u015f\u00f6yle der: Onlar\u0131 bilmeyerek \u00f6ld\u00fcrd\u00fcklerinde isabet edecek vebal ve zarar nedir? dersen derim ki: Diyet ve keff\u00e2retin v\u00fccubu ve dinda\u015flar\u0131n\u0131 bilip ay\u0131rmayarak bize yapt\u0131klar\u0131n\u0131 yapt\u0131lar, diye k\u00e2firlerin k\u00f6t\u00fc s\u00f6zleri, bir de biraz kusur var ise g\u00fcnah var, demektir. Ancak diyetin vacip olmas\u0131 d\u00e2r-\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;da veyahut &#8220;E\u011fer kendileriyle aran\u0131zda andla\u015fma bulunan bir toplumdan ise&#8230;&#8221; (Nis\u00e2, 4\/92) kayd\u0131yla kay\u0131tl\u0131 oldu\u011fu unutulmamas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>Tefsirciler derler ki, burada icaz hazif vard\u0131r. &#8216;n\u0131n cevab\u0131 kel\u00e2m\u0131n del\u00e2letiyle hazfedilmi\u015ftir ki demektir. Yani o iman edenler olmasa idi &#8220;onlardan ellerinizi \u00e7ekmezdi.&#8221; Bununla beraber Zemah\u015fer\u00ee der ki: ile bir m\u00e2n\u00e2ya y\u00f6nelik olmak itibar\u0131yla bir tekrar gibi olup &#8216;n\u0131n cevab, olmas\u0131 da caiz olur&#8230; Ke\u015f\u015faf&#8217;\u0131n ha\u015fiyecisi \u0130bn\u00fc M\u00fcnir Ahmed de bunu teyid ederek \u015f\u00f6yle der ger\u00e7i bir v\u00fccuddan dolay\u0131 \u00e7ekinmeye del\u00e2let etmek itibar\u0131yla aralar\u0131nda z\u0131tla\u015fma varsa da burada ya dahil olmu\u015f, \u00e7ekilme de olmamaya d\u00f6n\u00fck oldu\u011fundan m\u00e2n\u00e2 y\u00f6n\u00fcnden birle\u015fmi\u015f olurlar. Dedem merhum bu ikinci vechi uygun bulur ve buna &#8220;tatrie yani tazelemek&#8221; derdi ve \u00e7o\u011funlukla s\u00f6z uzay\u0131p \u00f6ncesi uzakla\u015farak sonunun ba\u015flang\u0131ca reddine ihtiya\u00e7 meydana geldi\u011fi zaman yap\u0131l\u0131r. Bazan ayn\u0131 laf\u0131z ile bazan da onun m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 yerine getirecek di\u011fer bir laf\u0131zla tazelenir. Bunun bir \u00e7ok mis\u00e2li ge\u00e7mi\u015ftir&#8230; Bu vecih, haziften kurtuldu\u011fu i\u00e7in bizim de ho\u015fumuza gider gibi ise de \u00e7oklar\u0131 \u00f6ncekini tercih ediyorlar. Asl\u0131nda \u015fu c\u00fcmlenin cevab ile ba\u011flant\u0131s\u0131 da tercihin sebeplerinden say\u0131l\u0131r. Allah diledi\u011fini rahmetine eri\u015ftirmek i\u00e7in, bu c\u00fcmle s\u00f6z\u00fcn geli\u015finden anla\u015f\u0131lan ve \u00e2yetin konusu olan m\u00e2n\u00e2ya ba\u011fl\u0131d\u0131r ki mant\u0131k tabirine g\u00f6re kaziyye-i \u015fart\u0131yyesi&#8217;nin istisnai mukaddimesine illettir. Bu istisn\u00e2ya mahzuf olan cevab\u0131n z\u0131dd\u0131n\u0131 istisn\u00e2 eden h\u00fckm\u00fc kald\u0131r\u0131c\u0131 bir mukaddimedir. M\u00e2n\u00e2 \u015f\u00f6yle demek olur: Yani &#8220;O iman eden erkek ve kad\u0131nlar&#8230; bulunmasa idi ellerinizi ondan \u00e7ekmezdi fakat ellerinizi onlardan \u00e7ekti, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah diledi\u011fini rahmetine koyacakt\u0131r.&#8221; Bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re cevab\u0131n burada takdir edilmi\u015f olmas\u0131 gerekir. Bizim bir d\u00fc\u015f\u00fcncemize g\u00f6re ise burada s\u00f6z\u00fcn as\u0131l konusu olan istisna edilmi\u015f olan tali derecedeki mukaddimenin de\u011fil de mukaddemin z\u0131dd\u0131n\u0131 istisna ederek m\u00e2n\u00e2da h\u00fck\u00fcm koyucu mukaddimeye y\u00f6nelik bir h\u00fckm\u00fc kald\u0131r\u0131c\u0131 mukaddime olmak \u00fczere takdir etmek &#8216;n\u0131n konulmas\u0131na daha uygun olacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8216;n\u0131n konulmas\u0131 dahil oldu\u011fu \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 cevab\u0131n\u0131n \u00e7ekinmesini ifade etmektir. Buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: E\u011fer o iman edenler&#8230; mevcut olmasa idi.. fakat mevcut oldular, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah diledi\u011fine rahmetine koyaca\u011f\u0131 i\u00e7in onlar\u0131n imanlar\u0131n\u0131 dilemi\u015f idi. Dolay\u0131s\u0131yla o y\u00fczden size bir vebal gelmesin diye ellerinizi onlardan \u00e7ekti. Kad\u0131 Beyd\u00e2v\u00ee&#8217;nin burada &#8220;Yani bunlar, Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi kimseyi rahmetine sokmas\u0131 i\u00e7in oldu.&#8221; diye tefsir etmesi bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 and\u0131r\u0131r. Bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re cevap, sonraya b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olacakt\u0131r. \u015eu da bir tekrarlama de\u011fil, daha \u00e7ok bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r: &#8220;\u00c7ekilebilselerdi&#8221; cemi&#8217; m\u00fczekker zamirleri, erkek ve kad\u0131n\u0131n birarada olmas\u0131 halinde ikisini de kapsad\u0131\u011f\u0131ndan burada da m\u00fcmin erkek ve m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n hepsi kastedilmi\u015ftir. Bununla beraber, m\u00fcminler ve k\u00e2firlerin hepsine hitap olmas\u0131 ihtimali de s\u00f6ylenmi\u015ftir. Tezeyy\u00fcl, fark ve temyiz yani ayr\u0131l\u0131p se\u00e7ilmek demektir. Yani o m\u00fcmin erkeklerle m\u00fcmin kad\u0131nlar, k\u00e2firlerin i\u00e7inden ayr\u0131l\u0131p da \u00e7ekilebilseler, \u00e7i\u011fnenmeksizin oradan ayr\u0131l\u0131p sizden tarafa ge\u00e7ebilselerdi, yahut k\u00e2firlerle m\u00fcminler fark edilebilselerdi onlardan yani Mekke halk\u0131 i\u00e7inden k\u00fcfredenleri elbette ac\u0131 bir azab ile azabland\u0131r\u0131rd\u0131k; ya \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcrlerdi ya da esir edilirlerdi.<\/p>\n<p>26- O vakit ki o k\u00fcfredenler kalplerinde o taassubu kaynatm\u0131\u015ft\u0131. Burada in yukar\u0131daki ya veya mukadder kelimesine taalluku dahi uygun bulunmu\u015f ise de g\u00f6r\u00fcnen ve yak\u0131n olan ya m\u00fcteallik olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>HAM\u0130YYET, namus gayretiyle k\u0131zmak, bir \u015feyden arlanarak vazge\u00e7mek, demektir. Rag\u0131b der ki: \u00d6fke kuvveti kabar\u0131p \u00e7o\u011fald\u0131\u011f\u0131 zaman hamiyyet denilir. &#8220;Filana kar\u015f\u0131 hamiyyete geldim.&#8221; k\u0131zd\u0131m demek, ona \u00f6fkelendim demektir&#8230; O cahiliyye hamiyyeti, cahiliyye milletinin hamiyyeti veya cahiliyyet hamiyyeti yani cahillik hamiyyeti veya cahilane hamiyyet ki, yerinde olmayan m\u00e2n\u00e2s\u0131z hamiyyet yahut hakk\u0131 kabule mani olan hamiyyet. Nitekim yaz\u0131lmas\u0131n\u0131 istememi\u015fler. &#8220;Allah&#8217;\u0131m senin ad\u0131nla.&#8221; yaz\u0131ls\u0131n demi\u015flerdir. &#8220;Resulullah denilmesini kabul etmemi\u015fler, K\u00e2be&#8217;nin ziyaretini bu sene i\u00e7in durdurup gelecek seneye b\u0131rakmak istemi\u015flerdi de ona kar\u015f\u0131 Allah, gerek Resul\u00fcn\u00fcn \u00fczerine ve gerekse m\u00fcminlerin \u00fczerine sek\u00eenetini indirdi. S\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere hak inanc\u0131 ile kalplerdeki heyecan\u0131 s\u00fck\u00fbnete erdirip hilim ve vakar verdi. Rivayet olunur ki, Kurey\u015f, S\u00fcheyl b. Amr el-Kurey\u015fi&#8217;yi ve Huveyt\u0131b b. Abdiluzza&#8217;y\u0131 ve M\u00fckriz b. Hafs\u0131 Ahyef&#8217;i, gelecek y\u0131l Mekke Kurey\u015f taraf\u0131ndan \u00fc\u00e7 g\u00fcn bo\u015falt\u0131lmak \u00fczere bu senelik geri d\u00f6nmesini Resulullah&#8217;a bildirmek i\u00e7in g\u00f6ndermi\u015flerdi. Resulullah da kabul etti, aralar\u0131nda bir andla\u015fma metni yazd\u0131lar. Res\u00fbl-i Ekrem (s.a.v.), Hazret-i Ali (r.a.)&#8217;ye yaz, buyurdu S\u00fcheyle ve arkada\u015flar\u0131 biz onu tan\u0131m\u0131yoruz yaz dediler. Sonra yaz: &#8220;Bu, Resulullah&#8217;\u0131n Mekke&#8217;lilere yapt\u0131\u011f\u0131 andla\u015fma \u015fartlar\u0131d\u0131r.&#8221; buyurdu buna da: Biz senin Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi oldu\u011funu bilsek seni Beytullah&#8217;tan men etmez, harbe kalk\u0131\u015fmazd\u0131k fakat &#8220;Bu, Muhammed b. Abdullah&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 andla\u015fmad\u0131r.&#8221; yaz dediler, Peygamber Efendimiz: Ben \u015fehadet ederim ki, ben Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isiyim ve ben Muhammed b. Abdulah&#8217;\u0131m, yaz arzular\u0131n\u0131 buyurdu. M\u00fcsl\u00fcmanlar bundan \u00fcz\u00fcnt\u00fc duydular, onlar\u0131n tekliflerini kabul etmek istemediler, herifleri tutuvermeyi kurdular, derken y\u00fcce Allah \u00fczerlerine sek\u00eenetine indirdi de hilm ve vakar ile yumu\u015fad\u0131lar, yat\u0131\u015ft\u0131lar&#8230; \u0130bn\u00fc Cer\u00eer&#8217;in zikretti\u011fine g\u00f6re; Resulullah tavaf etmek i\u00e7in K\u00e2be&#8217;nin bo\u015falt\u0131lmas\u0131 \u015fart\u0131n\u0131 teklif etmi\u015fti, S\u00fcheyl, s\u0131k\u0131\u015fm\u0131\u015flar diye Arab&#8217;a s\u00f6z ettirmeyiz, bu sene olmaz fakat gelecek sene dedi, yaz\u0131ld\u0131; sonra S\u00fcheyl \u015fu \u015fart\u0131 teklif etti: Bizden sana bir adam gelirse senin dininde dahi olsa bize geri g\u00f6nderirsin, dedi. M\u00fcsl\u00fcmanlar: S\u00fcbhanallah, m\u00fcsl\u00fcman olarak gelen bir adam m\u00fc\u015friklere nas\u0131l geri g\u00f6nderilir? dediler. Bunun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fclmesi s\u0131ras\u0131nda S\u00fcheyl&#8217;in o\u011flu Eb\u00fb Cendel kendisine vurulmu\u015f olan ayak zincirleriyle sekerek Mekke&#8217;nin alt\u0131ndan \u00e7\u0131km\u0131\u015f, kendisini m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n aras\u0131na atm\u0131\u015ft\u0131, babas\u0131 S\u00fcheyl, Ya Muhammed! ilk \u00f6nce ben bunun bize geri verilmesini isterim, dedi. Resulullah, gel bunu benim i\u00e7in kurtar, buyurdu. Senin i\u00e7in kurtarmam, dedi. Etme yap! buyurdu. Yapmam dedi, arkada\u015f\u0131 M\u00fckriz yan\u0131nda idi, biz senin i\u00e7in m\u00fcsaade ederiz dediler, Eb\u00fb Cendel de \u00f6teden, ey m\u00fcsl\u00fcmanlar! Ben size m\u00fcsl\u00fcman olarak gelmi\u015fken m\u00fc\u015friklere geri mi iade edilece\u011fim? G\u00f6rm\u00fcyor musunuz ne haldeyim? dedi, Allah yolunda \u00e7ok azab \u00e7ektirilmi\u015fti, bu noktada Hz. \u00d6mer dayanamam\u0131\u015f, Hz. Peygamber&#8217;e gelmi\u015f, demi\u015fti ki: Biz hak \u00fczere de\u011fil miyiz? Resulullah, evet buyurdu, o halde ni\u00e7in dinimizde bu zillete s\u00f6z veriyoruz? dedi. Ben Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcy\u00fcm, O&#8217;na as\u00ee olmam, O benim yard\u0131mc\u0131md\u0131r buyurdu. Ya sen bize Beytullah&#8217;a varaca\u011f\u0131z, onu tavaf edece\u011fiz demiyor muydun? dedi. Evet ama, bu sene varaca\u011f\u0131z dedim mi sana? buyurdu. Hay\u0131r dedi. \u00d6yleyse yine varacaks\u0131n, tavaf edeceksin, buyurdu.<\/p>\n<p>Sonra Eb\u00fb Bekir&#8217;e var\u0131p: Bu ger\u00e7ekten Allah&#8217;\u0131n Peygamberi de\u011fil mi? dedi,<\/p>\n<p>Eb\u00fb Bekir evet dedi. Biz hak \u00fczere de\u011fil miyiz? dedi, Hakk \u00fczereyiz dedi, o halde dinimizde bu zillete ni\u00e7in s\u00f6z veriyoruz? dedi. Ebu Bekir demi\u015fti ki: Be hey adam, o Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcd\u00fcr, Rabbine isyan etmez, sen \u00f6l\u00fcnceye kadar onun ete\u011fine iyi yap\u0131\u015f, vallahi o \u015f\u00fcphesiz hak \u00fczerindedir. Ya bize Beytullah&#8217;a varaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ve tavaf edece\u011fimizi s\u00f6ylemiyor muydu? dedi. Evet ama sana bu sene varacaks\u0131n dedi mi? Hay\u0131r dedi. O halde varacaks\u0131n ve tavaf edeceksindir, dedi. Hz. \u00d6mer bunu kendisi nakletmi\u015f ve Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 m\u00fcsl\u00fcman olu\u015fundan beri bir kere olmak \u00fczere yapt\u0131\u011f\u0131 bu kusurdan dolay\u0131 da daha sonra keffaret olmak \u00fczere bir \u00e7ok ameller yapm\u0131\u015ft\u0131r ki, onlar\u0131 Hadis ve Siyer kitaplar\u0131 anlat\u0131rlar. Muhammed S\u00fbresi&#8217;nin 35. \u00e2yetinde &#8220;Gev\u015feklik etmeyin ve daha \u00fcst\u00fcn oldu\u011funuz halde bar\u0131\u015fa \u00e7a\u011f\u0131rmay\u0131n.&#8221; buyurulmu\u015f oldu\u011fundan dolay\u0131, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ve Hz. \u00d6mer&#8217;in bu heyecanlar\u0131, z\u00e2hire g\u00f6re bir vazife demektir. R\u0131dvan Bey&#8217;ati de b\u00f6yle bir heyecanla yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat Allah Te\u00e2l\u00e2 bu bar\u0131\u015f\u0131 yapt\u0131rmakla bir \u00e7ok erkek ve kad\u0131n m\u00fcminleri kurtaracak ve bunu apa\u00e7\u0131k bir fethin ba\u015flang\u0131c\u0131 yapacakt\u0131r. Bunun i\u00e7in o k\u00e2firlerin hamiyyeti, cahiliyye d\u00fcrt\u00fcs\u00fc ile \u0130sl\u00e2m&#8217;a kar\u015f\u0131 g\u00f6sterdikleri inada kar\u015f\u0131 Y\u00fcce Allah, hem Resul\u00fcn\u00fcn hem m\u00fcminlerin \u00fcerine sek\u00eenetini indirerek bu heyecanlar\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rd\u0131, g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada hamiyyet, halk\u0131n fiili g\u00f6sterilmi\u015f; sek\u00eenet, Allah&#8217;a ait k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla o cahilane hamiyyetin, yap\u0131lm\u0131\u015f k\u00f6t\u00fc bir fiil, buna kar\u015f\u0131 sek\u00eenetin ise il\u00e2h\u00ee ve kuts\u00ee bir ihsan oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bir de &#8220;Peygamberinin \u00fczerine ve m\u00fcminlerin \u00fczerine kendi sekinetini.&#8221; (Fetih, 48\/26) buyurulmu\u015f &#8220;Resul\u00fcn\u00fcn ve m\u00fcminlerin \u00fczerine&#8221; denilmekle yetinilmemi\u015ftir. Bunda da sekinetin her birine lay\u0131k bir \u015fekilde indirilmi\u015f oldu\u011funa bir i\u015faret vard\u0131r. Bu \u015fekilde Allah Te\u00e2l\u00e2 sekinetini hem Res\u00fcl\u00fcn\u00fcn \u00fczerine hem de m\u00fcminlerin \u00fczerine indirdi ve onlar\u0131 takva s\u00f6z\u00fc \u00fczerinde durdurdu, benimsetti.<\/p>\n<p>TAKV\u00c2, Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131na girmek, emrini tutup azab\u0131ndan korunmakt\u0131r. &#8220;Kelime-i takv\u00e2&#8221; tamlamas\u0131, ihtisas veya edn\u00e2 m\u00fcl\u00e2bese veya bey\u00e2niyye olabilir: Birincisi, sebebin m\u00fcsebbebine iz\u00e2feti \u015feklinden olarak: Takva i\u00e7in \u015fart olan, gerekli olan kelime, korunmak i\u00e7in zarur\u00ee olan kelime; \u0130kincisi, takva ehlinin kelimesi, konunanlar\u0131n alameti olan kelime. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, takva kelimesi, takvan\u0131n asl\u0131 demek olur. Bir \u00e7oklar\u0131 takva s\u00f6z\u00fcnden maksat, kelime-i tevhid ve kelime-i \u015fehadet oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Zira b\u00fct\u00fcn takvan\u0131n ba\u015f ve esas \u015fart\u0131 odur. O&#8217;nun i\u00e7in Muhammed S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Bil ki, Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur! (Ey muhammed!) Hem kendinin, hem de m\u00fcmin erkeklerin ve m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n g\u00fcnah\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 dile!&#8221; (Muhammed, 47\/119) buyurulmu\u015f idi. Tirmiz\u00ee ve Abdullah b. Ahmed ve D\u00e2rekutni ve di\u011ferleri \u00dcbeyy b. Kaab&#8217;dan merfu olarak rivayet etmi\u015flerdir ki, takva kelimesi &#8216;d\u0131r. \u0130bn\u00fc Merd\u00fcye dahi Eb\u00fb H\u00fcreyre&#8217;den ve Seleme b. Ekv\u00e2&#8217;dan \u00f6yle rivayet etmi\u015ftir. Eb\u00fb H\u00fcreyre&#8217;den bir rivayette beraberdir. Ahmed ve \u0130bn\u00fc H\u0131bb\u00e2n ve H\u00e2kim de Humr\u00e2n&#8217;dan rivayet etmi\u015flerdir ki: Osman b. Affan (r.a.); Resulullah (s.a.v.)&#8217;den i\u015fittim, buyuruyordu: &#8220;Ben bir kelime bilirim ki onu kalbinden inanarak s\u00f6yleyen kul, ate\u015fe haram olur.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine \u00d6mer b. Hattab (r.a.) da dedi ki: Ben size s\u00f6yleyeyim nedir o? O ihlas kelimesidir ki Allah Te\u00e2l\u00e2 onu Muhammed&#8217;e ve ash\u00e2b\u0131na gerekli k\u0131ld\u0131 ve o takva kelimesidir ki Peygamber (s.a.v.) amcas\u0131 Eb\u00fb Talib&#8217;e vefat\u0131 esnas\u0131nda telkin etmi\u015fti: Eb\u00fb Hayyan&#8217;\u0131n nakline g\u00f6re Hz. Ali&#8217;den ve \u0130bn\u00fc \u00d6mer ve \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olunmu\u015ftur. Hz. Ali&#8217;den ve \u0130bn\u00fc \u00d6mer&#8217;den diye, Misvet b. Mahreme&#8217;den diye, At\u00e2 b. Eb\u00ee Reb\u00e2h&#8217;tan ve M\u00fcc\u00e2hid&#8217;den diye rivayet de olunmu\u015ftur. Hasan-\u0131 Basr\u00ee&#8217;den nakledildi\u011fine g\u00f6re baz\u0131lar\u0131 da sebat ve ahde vefa demi\u015flerdir yani bar\u0131\u015f andla\u015fmas\u0131nda sebat ile andla\u015fma h\u00fck\u00fcmlerini yerine getirmeyi kabullenmi\u015flerdir. Buna g\u00f6re takva kelimesi bar\u0131\u015f akdi, di\u011fer bir tabirle bar\u0131\u015f andla\u015fmas\u0131 demek olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bununla erkek ve kad\u0131n m\u00fcminler korunacak, ilerisi i\u00e7in haz\u0131rlanacakt\u0131. Bunu da \u00f6nceki m\u00e2n\u00e2da bulmak m\u00fcmk\u00fcn ise de bu m\u00e2n\u00e2, \u00e2yetin ifade \u015fekline daha yak\u0131nd\u0131r. Nitekim \u015f\u00f6yle buyuruluyor: Ve onlar buna pek l\u00e2y\u0131k ve ehil kimselerdi. O m\u00fcminler ilm-i il\u00e2h\u00eede o kelimeye daha l\u00e2y\u0131kt\u0131lar ve hem de ehildiler, \u00f6yle bir kelimeyle korunmak, di\u011ferlerinden daha \u00e7ok onlar\u0131n haklar\u0131 idi, hem de onu korumaya ve ona uymaya ehil olan, m\u00fc\u015frikler de\u011fil, onlar idi, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah onlardan raz\u0131 olmu\u015ftu, o cahiliyyet taassubu sahibi m\u00fc\u015frikler, korunmaya l\u00e2y\u0131k olmad\u0131klar\u0131 gibi, onu koruma ve devam ettirme ehliyetine de sahip de\u011fildiler. Nitekim \u00f6yle oldu; m\u00fcminler korundu ve g\u00fczel \u00e2k\u0131bet onlar\u0131n oldu. Burada zamirlerini yukar\u0131da s\u00f6z\u00fc edilen Mekke&#8217;ye g\u00f6nderenler de olmu\u015ftur. Yani m\u00fcminler o Mekke&#8217;ye m\u00fc\u015friklerden daha lay\u0131k ve ehil olduklar\u0131 halde, Allah o hikmete uygun olarak b\u00f6yle, takvaya sar\u0131lmay\u0131 emir buyurup harb ettirmedi. Ve Allah her\u015feyi bilendir. Ger\u00e7ekte bu bar\u0131\u015f m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in apa\u00e7\u0131k bir fethin ba\u015flang\u0131c\u0131 olmu\u015f ve \u00e7ok ge\u00e7meden m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00f6yle \u00e7o\u011falm\u0131\u015ft\u0131r ki bu sefer Hudeybiye&#8217;ye yaln\u0131z bin be\u015f y\u00fcz ki\u015fi ile gelebilen m\u00fcsl\u00fcmanlar, iki sene sonra onbin ki\u015filik desteklenmi\u015f bir ordu ile Mekke&#8217;nin fethine gitmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27- Andolsun ki Allah, el\u00e7isinin r\u00fcyas\u0131n\u0131 do\u011fru \u00e7\u0131kard\u0131. Allah dilerse siz g\u00fcven i\u00e7inde ba\u015flar\u0131n\u0131z\u0131 t\u0131ra\u015f etmi\u015f ve sa\u00e7lar\u0131n\u0131z\u0131 k\u0131saltm\u0131\u015f olarak, korkmadan Mescid-i Haram&#8217;a gireceksiniz. Allah sizin bilmedi\u011finzi bilir. \u0130\u015fte bundan \u00f6nce size yak\u0131n bir fetih verdi.<\/p>\n<p>28- B\u00fct\u00fcn dinlerden \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak \u00fczere, Peygamberini hidayet ve hak din ile g\u00f6nderen O&#8217;dur. \u015eahit olarak Allah yeter.<\/p>\n<p>29- Muhammed Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isidir. Onun yan\u0131nda bulunanlar da k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 \u00e7etin, kendi aralar\u0131nda merhametlidirler. Onlar\u0131 r\u00fck\u00fba var\u0131rken secde ederken g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Allah&#8217;tan l\u00fctuf ve r\u0131za isterler. Y\u00fczlerinde secdelerin izinden ni\u015fanlar\u0131 vard\u0131r. Bu, onlar\u0131n Tevrat&#8217;taki vas\u0131flar\u0131d\u0131r. \u0130ncil&#8217;deki vas\u0131flar\u0131 da \u015f\u00f6yledir: Onlar filizini yar\u0131p \u00e7\u0131karm\u0131\u015f, gittik\u00e7e onu kuvvetlendirerek kal\u0131nla\u015fm\u0131\u015f, g\u00f6vdesi \u00fczerine dikilmi\u015f bir ekine benzerler ki bu, ziraat\u00e7\u0131lar\u0131n da ho\u015funa gider. Allah b\u00f6ylece onlar\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131p kuvvetlendirmekle k\u00e2firleri \u00f6fkelendirir. Allah inan\u0131p iyi i\u015fler yapanlara ma\u011ffiret ve b\u00fcy\u00fck bir m\u00fck\u00e2fat vaad etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>27- Andolsun ki Allah, el\u00e7isinin r\u00fcyas\u0131n\u0131 ger\u00e7ek \u00e7\u0131kard\u0131. Hak olarak yahut iman\u0131nda sabit olanlarla olmayanlar\u0131 ay\u0131rdetmek gibi hak bir sebep ve hikmet ile do\u011fru g\u00f6sterdi, yahut do\u011fru \u00e7\u0131kard\u0131, yalan \u00e7\u0131karmad\u0131. Resulullah, Hudeybiye&#8217;ye \u00e7\u0131kmazdan \u00f6nce g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc ki: Kendisi ve ashab\u0131 g\u00fcvenlik i\u00e7inde ba\u015flar\u0131n\u0131 kaz\u0131tm\u0131\u015f ve k\u0131rkd\u0131rm\u0131\u015f olarak Mekke&#8217;ye girmi\u015flerdi. Bunu ashab\u0131na s\u00f6ylemi\u015f onlar da peygamberin r\u00fcyas\u0131n\u0131n hak oldu\u011funu bildiklerinden sevinmi\u015fler, m\u00fcjdelenmi\u015fler ve bu sene gireceklerini zannetmi\u015flerdi; nitekim Hz. \u00d6mer&#8217;in s\u00f6yledikleri yukar\u0131da ge\u00e7mi\u015fti. Halbuki o daha sonra olacakt\u0131, onun i\u00e7in geri kalarak Medine&#8217;ye d\u00f6n\u00fcl\u00fcnce m\u00fcn\u00e2f\u0131klardan Abdullah b. \u00dcbeyy, Abdullah b. N\u00fcfeyl ve Rif\u00e2a b. Haris: Vallahi ne kaz\u0131tt\u0131k, ne k\u0131rkd\u0131rd\u0131k, ne de Mescid-i Haram&#8217;\u0131 g\u00f6rd\u00fck, diye dokunmak istemi\u015fler onun \u00fczerine bu \u00e2yet nazil olmu\u015ftur. Demek ki bu \u00e2yet Medine&#8217;ye d\u00f6nd\u00fckten sonra indirilmi\u015ftir. Bu sebeble peygamberin o r\u00fcyas\u0131 yemin ve te&#8217;kidlerle kuvvetlendirilmi\u015f s\u00f6zle ve fiille tasdik ve teyid edilerek a\u00e7\u0131k bir vahiy ile beyan ve kesin bir vaadle il\u00e2n edilmek \u00fczere buyuruluyor ki: Bu hem r\u00fcyay\u0131 a\u00e7\u0131klama, hem de a\u00e7\u0131k bir vahiy ile yeni ba\u015ftan m\u00fcjde ve il\u00e2nd\u0131r. kasem yani yemin, tekid&#8217;dir. \u00c2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131 demektir. Yani siz m\u00fcminler vallahi, o Mescid-i Haram&#8217;a kati olarak gireceksiniz in\u015faallah. &#8220;\u0130n\u015f\u00e2allah&#8221; kayd\u0131nda da bir ka\u00e7 incelik vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi; bu gibi vaad yerlerinde talim i\u00e7indir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi; o giri\u015f kendi g\u00fc\u00e7leriyle de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n dilemesiyle oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmek i\u00e7indir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc; muhataplar i\u00e7inde o zamana kadar vefat edecekler bulunabilece\u011fine i\u015faret olmak \u00fczere cemaatin mevcut fertlerine g\u00f6re bir ihtimale i\u015faret i\u00e7indir. \u0130n\u015faallah \u00f6yle gireceksiniz ki g\u00fcvenlikler i\u00e7inde, rahat rahat ba\u015flar\u0131n\u0131z\u0131 kaz\u0131tm\u0131\u015f ve k\u0131rkd\u0131rm\u0131\u015f olarak yani kiminiz kaz\u0131tm\u0131\u015f kiminiz k\u0131rkd\u0131rm\u0131\u015f bir halde, \u0130hram&#8217;dan \u00e7\u0131karken t\u0131ra\u015f olmak hacc veya umre&#8217;nin men\u00e2sikindendir. Buradan anla\u015f\u0131l\u0131r ki kaz\u0131tmak vacip de\u011fildir. Taksir, yani k\u0131rkmak, k\u0131saltmak da caizdir. \u015eu kadar var ki, \u00f6nce ifade edildi\u011finden dolay\u0131 kaz\u0131tmak daha iyidir. Haber&#8217;de ge\u00e7ende \u00f6yledir. Buh\u00e2r\u00ee, M\u00fcslim ve di\u011ferlerinde rivayet edildi\u011fine g\u00f6re Resulullah (s.a.v.) &#8220;Allah&#8217;\u0131m ba\u015f\u0131n\u0131 kaz\u0131tanlar\u0131 ma\u011ffiret et&#8221; buyurdu. &#8220;Ya Resulullah! ya k\u0131saltanlar?&#8221; dediler. Hz. Peygamber: &#8221; Allah&#8217;\u0131m, ba\u015f\u0131n\u0131 kaz\u0131tanlar\u0131 ma\u011ffiret et!&#8221; buyurdu. \u00dc\u00e7 kere yine &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc! ya k\u0131saltanlar?&#8221; dediler. &#8220;k\u0131saltanlar\u0131 da&#8221; buyurdu. Kad\u0131nlara gelince Eb\u00fb D\u00e2vud ve Beyhak\u00ee, s\u00fcnnette &#8220;kad\u0131nlara kaz\u0131tmak yoktur&#8221; demi\u015flerdir. Korkunuz olmayarak yani girerken emin emin girdikten sonra da korkmayacaks\u0131n\u0131z, g\u00fcvenli tam bir fethe eri\u015feceksiniz, bu muhakkakt\u0131r. Allah bunu ger\u00e7ek olarak dosdo\u011fru g\u00f6sterdi. Fakat sizin bilmedi\u011finiz bir \u015fey, bir hikmet bildi de ondan \u00f6nce, o giri\u015ften \u00f6nce yak\u0131n bir fetih yapt\u0131. Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131n\u0131 elde ederek Hayber fethini yapt\u0131 ve bunu o r\u00fcyan\u0131n do\u011frulu\u011funa bir delil ve al\u00e2met k\u0131ld\u0131. Hem bu a\u00e7\u0131k fetih, Mekke&#8217;nin fethi ile kalacak da de\u011fil.<\/p>\n<p>28- O Allah&#8217;t\u0131r ki, Resul\u00fcn\u00fc hidayetle ve hak din ile g\u00f6nderdi. Resul\u00fc \u015fimdi gelece\u011fi \u00fczere Muhammed (s.a.v.)&#8217;dir. H\u00fcd\u00e2, do\u011fru yol g\u00f6steren delil, &#8220;M\u00fcttakiler i\u00e7in yol g\u00f6sterici.&#8221; (Bakara, 2\/2), &#8220;\u0130nsanlar i\u00e7in yol g\u00f6sterici .&#8221; (Al-i \u0130mran, 3\/4) olan Kur&#8217;an.<\/p>\n<p>HAK, Allah&#8217;\u0131n g\u00fczel isimlerinden, D\u0130N\u0130&#8217;L-HAK, hakk\u0131n dini, b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n hukukunu y\u00fcklenen, Hak Te\u00e2l\u00e2&#8217;dan ba\u015fkas\u0131na ibadeti kabul etmeyen \u0130sl\u00e2m dini ki onu dinin hepsinin \u00fczerine hakim ve galip k\u0131lmak i\u00e7in, din denilen her\u015feyin \u00fczerine \u00e7\u0131karmak hepsine galip ve \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in ki bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck iki y\u00f6nl\u00fcd\u00fcr: Birisi ilim y\u00f6n\u00fcnden delil ve vesikada \u00fcst\u00fcnl\u00fckt\u00fcr ki &#8220;hidayetle&#8221; buna i\u015farettir. Birisi de, amel y\u00f6n\u00fcnden fiiliyatta \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve hakimiyettir ki, dini&#8217;l-hak, tabirinde de bunun ger\u00e7ekle\u015fmesine i\u015faret vard\u0131r. \u0130sl\u00e2m ile \u00e7arp\u0131\u015fmak isteyen dinlerin, hepsi muhakkak ma\u011flub olacakt\u0131. Bunlardan birincisinin tamamen ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur. \u0130sl\u00e2m dini, ilim y\u00f6n\u00fcnden her dine galiptir; ikincisi ise tarihte bir dereceye kadar ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f ve bir zamanlar m\u00fcsl\u00fcmanlar her kavme galip olmu\u015f ise de bunun tamam\u0131 daha \u00e7ok gelece\u011fin geli\u015fmelerinin ba\u011fr\u0131ndad\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 bunun \u0130s\u00e2&#8217;n\u0131n inmesinde olaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdir. Daha iyisini Allah bilir.. (Tevbe S\u00fbresi&#8217;nde bu \u00e2yetin benzeri olan 33. \u00e2yetin tefsirine bkz.) \u015eahid olarak da Allah yeter.<\/p>\n<p>29-O indirdi\u011fi \u00e2yetler ve fiilen ortaya koydu\u011fu mucizeler ile \u015fehadet eder, ki Muhammed Allah&#8217;\u0131n resul\u00fcd\u00fcr. Bundan dolay\u0131, ona olan vaadlerini fiilen ger\u00e7ekle\u015ftirerek ispat edecek olan da O&#8217;dur. Allah&#8217;\u0131n bu \u015fehadetine kar\u015f\u0131 Muhammed Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcd\u00fcr demek istemeyen k\u00e2firler ger\u00e7ekte kendileri zarar etmi\u015f olurlar. Onunla beraber olanlar da k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 \u00e7ok \u00e7etin, \u00e7ok \u015fiddetlidirler, onlar\u0131n k\u00fcf\u00fcrlerine kar\u015f\u0131 zay\u0131fl\u0131k, y\u0131lg\u0131nl\u0131k g\u00f6stermez, sert ve g\u00fc\u00e7l\u00fc davran\u0131rlar. Onun i\u00e7in bar\u0131\u015f g\u00f6r\u00fc\u015fmeleri s\u0131ras\u0131nda k\u00e2firlerin s\u00f6zlerine kar\u015f\u0131 galeyana gelmi\u015flerdi. Fakat kendi aralar\u0131nda merhametlidirler. Birbirlerine kar\u015f\u0131 \u00e7ok yumu\u015fak \u00e7ok nazik, merhametli hareket ederler. Onun i\u00e7in aralar\u0131nda hak s\u00f6z\u00fc \u00fczerinde toplanmalar\u0131 da kolay olur. Onlar\u0131 hep r\u00fck\u00fb ve secde halinde g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn, o kadar namaz k\u0131larlar, \u00f6yle itaatk\u00e2r ve ibadetlerine d\u00fc\u015fk\u00fcnd\u00fcrler. Allah&#8217;tan l\u00fctuf ve r\u0131za isterler, daha fazla sevab ve ho\u015fnutlu\u011funu isterler, \u00f6yle \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar ve daima Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131na do\u011fru ilerlemeyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler. Y\u00fczlerinde secdelerin izinden ni\u015fanlar\u0131 vard\u0131r. Allah i\u00e7in ihlas ile secde edip durduklar\u0131 y\u00fczlerinin temiz ve parlayan n\u00fbr\u00e2n\u00eeli\u011finden bellidir. Bir Hadis-i \u015eerif&#8217;te &#8220;Gece namaz\u0131 \u00e7ok olan\u0131n, g\u00fcnd\u00fcz y\u00fcz\u00fc g\u00fczel olur.&#8221; Eb\u00fb&#8217;s-Su\u00fbd tefsirinde der ki: &#8220;\u00c7ok secde etmekten meydana gelen izdir.&#8221; Hz. Peygamber (s.a.v.)&#8217;den rivayet olunan &#8220;Yani suratlar\u0131n\u0131z\u0131 sertle\u015ftirmeyiniz, sertlikle damgalamay\u0131n\u0131z.&#8221; hadisi ile ge\u00e7en yasaklama, al\u0131nlar\u0131n\u0131 yere s\u00fcrterek o simalar\u0131 meydana getirmeye \u00e7al\u0131\u015fanlar hakk\u0131ndad\u0131r ki o s\u0131rf g\u00f6steri\u015f ve fitnedir. Buradaki s\u00f6z ise yaln\u0131z Allah i\u00e7in secde eden tam samimi secde edenlerin y\u00fczlerinde meydana gelen izdir. M\u00fcc\u00e2hid&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re: \u0130bn\u00fc Abbas demi\u015ftir ki: \u00e2yetindeki iz, g\u00f6rece\u011finiz iz de\u011fil fakat \u0130sl\u00e2m \u00e7ehresi, karakteri, tavr\u0131, vakar ve tevazuudur. Baz\u0131 m\u00fcfessirler de bunu d\u00fcnyadaki secdelerinden, namazlar\u0131ndan k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc y\u00fczlerinde meydana \u00e7\u0131kacak nur diye rivayet etmi\u015flerdir. &#8220;Y\u00fczlerinde refah\u0131n par\u0131lt\u0131s\u0131n\u0131 tan\u0131rs\u0131n.&#8221; (Mutaffif\u00een, 83\/24), &#8220;Birtak\u0131m y\u00fczlerin a\u011fard\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn..&#8221; (Al-i \u0130mran, 3\/106) o zikredilen \u00f6zellik onlar\u0131n Tevrat&#8217;taki vas\u0131flar\u0131d\u0131r. Tevrat&#8217;ta misal olarak zikredilen hayret edilecek s\u0131fatlar\u0131d\u0131r. \u0130ncil&#8217;deki s\u0131fatalar\u0131 da \u015fudur: Bir ekin gibi ki filizini \u00e7\u0131karm\u0131\u015f, yani \u00e7imi s\u00fcrg\u00fcn\u00fc yarm\u0131\u015f, \u00e7atallanm\u0131\u015f derken onu kuvvetlendirmi\u015f, ba\u015fak \u00e7\u0131karmaya ba\u015flam\u0131\u015f derken kal\u0131nla\u015fm\u0131\u015f derken saflar\u0131 \u00fczere bir d\u00fczeye dizilmi\u015f g\u00f6vdelerinde zay\u0131fl\u0131k yok, yat\u0131k de\u011fil, dik ve d\u00fczg\u00fcn, \u00f6yle g\u00fczel bir terbiye ile muntazam bir \u015fekilde yeti\u015fmi\u015f, \u00f6yle d\u00fczg\u00fcn, \u00f6yle dolgun, \u00f6yle bereketli \u00f6yle ki ekincilerin ho\u015funa gider, toprak sahipleri ve e\u011fitim \u00f6\u011fretim \u00fcstadlar\u0131 onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fck\u00e7e imrenir. \u0130\u015fte Resulullah ve ashab\u0131 b\u00f6yle ho\u015f, m\u00fckemmel, intizaml\u0131, g\u00fczel bir ekin gibi yeti\u015ftirilmi\u015f bir ordudur. Burada Resulullah&#8217;\u0131n ahl\u00e2k\u0131n\u0131n bereketi, e\u011fitim ve \u00f6\u011fretimiyle \u00fcmmetine ruh ve cisim y\u00f6nlerinden verilen hayati d\u00fczen ve ne\u015fenin bir ifadesi ve Mekke fatihlerinin bir ge\u00e7it resmi vard\u0131r. Kat\u00e2de ve Dahh\u00e2k&#8217;tan rivayet olunan tefsire g\u00f6re bu tasvir Muhammed \u00fcmmetinin \u0130ncil&#8217;de zikrolunan s\u0131fatlar\u0131d\u0131r. \u0130ncil&#8217;de bir kavim \u00e7\u0131kacak ki ekin yeti\u015fir gibi yeti\u015fecekler, onlar\u0131n i\u00e7inden de bir kavim \u00e7\u0131kacak iyilikleri emredecek ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden nehyedecekler, diye yaz\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu da nakledilmi\u015ftir. Fakat di\u011fer bir k\u0131s\u0131m m\u00fcfessirlere g\u00f6re \u00fczerine atfedilerek yukar\u0131n\u0131n kayd\u0131d\u0131r yani &#8220;O Tevrat&#8217;taki ve \u0130ncil&#8217;deki s\u0131fatlar\u0131d\u0131r.&#8221; demektir. Allah taraf\u0131ndan yeni bir temsildir. Ke\u015f\u015faf sahibi, \u015f\u00f6yle der: Bu bir misaldir ki y\u00fcce Allah bunu \u0130sl\u00e2m milletinin ba\u015flay\u0131\u015f\u0131 ile geli\u015fme \u015fekli hakk\u0131nda getirmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Peygamber (s.a.v.) yaln\u0131z olarak k\u0131yam etti, sonra Allah Te\u00e2l\u00e2 onu ekinin ilk \u00e7ivi ondan do\u011farak etraf\u0131n\u0131 saran filizlerle katlan\u0131p kuvvetlendi\u011fi gibi yan\u0131ndakilerle takviye etti. Zira bunun g\u00f6r\u00fcnen \u015fekliyle zeri&#8217;i Peygamber, \u015fat&#8217;i ise ashab\u0131d\u0131r. \u015eu halde bu yaln\u0131z ash\u00e2b\u0131n de\u011fil, Peygamberle beraber ashab\u0131n\u0131n bir temsili olmu\u015f olur. Bunlar\u0131n ne i\u00e7in b\u00f6yle yeti\u015ftirildi\u011fine gelince onlarla k\u00e2firleri \u00f6fkelendirmek i\u00e7in, yeti\u015ftirilmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Veya \u00f6nce ge\u00e7en c\u00fcmleye ba\u011fl\u0131 olarak, onlarla k\u00e2firleri \u00f6fkelendirmek i\u00e7in Allah onlardan inan\u0131p iyi i\u015fler yapanlara ma\u011ffiret ve b\u00fcy\u00fck m\u00fck\u00e2fat vaad etmi\u015ftir. Buradaki zamirini m\u00fcfessirlerden \u00e7o\u011fu \u00f6b\u00fcr zamirler gibi &#8216;ya g\u00f6ndermi\u015fler &#8216;in beyaniyye oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki hepsinin &#8220;iman edip salih amel i\u015fleyenler&#8221; s\u0131fat\u0131yla s\u0131fatlanm\u0131\u015f oldu\u011funu ifade etmi\u015f olur. Bu \u015fekilde teb&#8217;\u0131ziyye olamaz. Fakat \u0130bn\u00fc Cer\u00eer i\u015fbu zamirinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na d\u00f6n\u00fck oldu\u011funu a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Yani o ekinin \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 filizlerden iman edip Allah ve Res\u00fbl\u00fcn\u00fc tasdik eyleyip de Allah&#8217;\u0131n emretti\u011fi g\u00fczel i\u015fleri i\u015fleyen kimselere ba\u011f\u0131\u015flanma ve b\u00fcy\u00fck sevap vaad etti demek olur ki bunlar \u0130sl\u00e2m&#8217;a girenlerdir. Yukar\u0131da diye \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131klanan topluluktan sonra k\u0131yamete kadar Hz. Muhammed&#8217;in dinine girecek olanlar\u0131n hepsi kastedildi\u011fi i\u00e7in burada filiz zamiri \u00e7o\u011ful olarak getirilmi\u015ftir&#8230; Bizce bu m\u00e2n\u00e2 di\u011ferinden daha g\u00fczeldir. Bununla beraber, bu \u015fekilde zamirinin k\u00e2firlere g\u00f6nderilmesi \u00f6fke illetine daha uygun olaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndeyiz. Yani Allah Te\u00e2l\u00e2, Resul\u00fcn\u00fcn yan\u0131ndaki ash\u00e2b\u0131 ile k\u00e2firlere hiddet vermek i\u00e7in onlardan; o k\u00e2firler i\u00e7inden imana gelip de iyi ameller yapan kimseler ba\u011f\u0131\u015flanma ve b\u00fcy\u00fck sevap vaad buyurdu, \u015f\u00fcphe yok ki bu \u015fekilde imana davet, cahiliyye taassublar\u0131na dokunur, onlar\u0131 k\u0131zd\u0131r\u0131r. Nitekim o\u011flu Eb\u00fb Cendel&#8217;in imana gelmesi babas\u0131 S\u00fcheyl&#8217;i ne kadar k\u0131zd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. bu sebepten burada hem ashaba hiddet g\u00f6sterenlerin k\u00e2firler oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015f, hem Eb\u00fb Cendel ve Ebu Nas\u00eer vak&#8217;alar\u0131 gibi k\u00e2firleri k\u0131zd\u0131ran olaylara i\u015faret edilmi\u015f oldu\u011fu gibi gelece\u011fin fetihleriyle \u0130sl\u00e2m&#8217;a girip g\u00fczel hizmet edeceklerin ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131, m\u00fckafat ve sevaplar\u0131 da ayr\u0131ca anlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor. \u0130\u015fte Allah Te\u00e2l\u00e2, Peygamberine ba\u015f\u0131 ve sonu ma\u011ffiret ve nimet olan bu s\u00fbre ile b\u00f6yle apa\u00e7\u0131k, b\u00f6yle parlak ve etrafl\u0131 bir fethi temin etmi\u015ftir. Bu \u015fekilde &#8220;Fetih S\u00fbresi&#8221;nin sonu \u00f6zellikle terbiye ve intiz\u00e2m\u0131n \u00f6nemine i\u015faret etti\u011fi i\u00e7in bunun \u00fczerine i\u00e7 terbiye ve islahat\u0131n tamamlanmas\u0131 hususunda &#8220;Hucurat S\u00fbresi&#8221; ba\u015flayacakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>48-FET\u0130H: 1- S\u00fbresinin indirildi\u011fini haber verdi. Ahmed, Buh\u00e2ri, Tirmiz\u00ee, Nesai, \u0130bn\u00fc M\u00e2ce ve \u0130bn\u00fc Merd\u00fbye de \u00d6mer b. Hatt\u00e2b (r.a.)&#8217;da \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: Demi\u015ftir ki; Resulullah (s.a.v.) ile seferde idik, ona bir \u015feyden \u00fc\u00e7 kere sual ettim, cevab vermedi ben de devemi s\u00fcrd\u00fcm, sonra toplulu\u011fun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7tim ve hakk\u0131mda Kur&#8217;an indirilmesinden korkmu\u015ftum, \u00e7ok durmam\u0131\u015ft\u0131m bir &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12114,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1136,1135,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1854","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-48-fetih","tag-48-fetih-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1854","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1854"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1854\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12114"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1854"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1854"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1854"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}