{"id":1856,"date":"2010-11-18T22:11:27","date_gmt":"2010-11-18T22:11:27","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1856"},"modified":"2010-11-18T22:11:27","modified_gmt":"2010-11-18T22:11:27","slug":"47-muhammed-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/47-muhammed-tefsiri\/","title":{"rendered":"47-MUHAMMED SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>47-MUHAMMED:<\/p>\n<p>1- O kimseler ki k\u00fcfredip Allah yolundan y\u00fcz \u00e7evirmekte yahut men etmektedirler.<\/p>\n<p>SADD\u00db: Y\u00fcz \u00e7evirmek, ald\u0131rmamak m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar\u0131ndan l\u00e2z\u0131m yahut da men etmek, \u00e7evirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8216;den m\u00fcteaddi olabilir. \u0130kisiyle de tefsir edilmi\u015ftir. Ke\u015f\u015faf ha\u015fiyesi Ke\u015ff&#8217;te der ki: Birincisi daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc: &#8220;De ki i\u015fte benim yolum budur. Basiretli oldu\u011fum halde Allah&#8217;a davet ederim.&#8221; (Yusuf, 12\/108) buyuruldu\u011funa g\u00f6re Allah yolundan sapmak Muhammed (s.a.v)&#8217;in getirdi\u011fi do\u011fru yoldan y\u00fcz \u00e7evirmektir. \u0130kinci \u00e2yette: &#8220;Ve o kimseler ki iman etmekte ve salih salih ameller i\u015flemekte ve Muhammed&#8217;e indirilene inanmaktad\u0131rlar.&#8221; buyurulmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k \u015fekliyle uygun olan da budur. Ger\u00e7ekten bu iki \u00e2yetin getirilmesi k\u00e2firlerle m\u00fcminlerin ve \u00f6zellikle Hz. Muhammed&#8217;e indirilene, gere\u011fi gibi iman edenlerle etmeyenlerin bir mukayesesini g\u00f6stermesi itibar\u0131yla bu kar\u015f\u0131l\u0131k \u00f6nemlidir. \u00c2yetin ini\u015f sebebi Mekke m\u00fc\u015frikleri olmakla beraber m\u00e2n\u00e2 geneldir. Yani Mekke m\u00fc\u015frikleri gibi k\u00fcfredip de Allah yolundan Muhammed (s.a.v.)&#8217;in davet etti\u011fi hak \u0130sl\u00e2m dininden y\u00fcz \u00e7evirenlerin Allah amellerini bo\u015fa gidermektedir. Mesailerini, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131, yapt\u0131klar\u0131 iyi i\u015fleri hedefine isabet ettirmeyip bo\u015fa \u00e7\u0131karmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>2- Buna kar\u015f\u0131l\u0131k Ve onlar ki iman edip salih i\u015fler yapmakta ve Muhammed&#8217;e indirilene iman etmektedirler. Yani burada imandan maksat \u00f6zellikle Muhammed (s.a.v)&#8217;e indirilen kitap ve \u015feriata imand\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Rablerinden gelen hak odur. Allah yolunu hakk\u0131yla beyan eden ve Allah&#8217;dan geldi\u011fine hi\u00e7 \u015f\u00fcphe olmayan hak kitap ancak odur. Di\u011ferleri k\u0131smen bozulmu\u015f, k\u0131smen de neshedilmi\u015f (h\u00fckm\u00fc kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f) olmakla, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tasdiki ile birlikte bulunmayanlar hak de\u011fildir. Onun i\u00e7in istenen iman ona imand\u0131r. Bu \u015fekilde ona hakk\u0131yla iman edip de gere\u011fince salih amellere \u00e7al\u0131\u015fan m\u00fcminler Allah kendilerinden kabahatlerini keffaretleyip \u00f6rtmekte ve y\u00fcreklerini, hal ve durumlar\u0131n\u0131 d\u00fczeltmektedir. K\u00e2firler bo\u015funa \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken, bunlar d\u00fczen ve intizam i\u00e7inde g\u00fcnden g\u00fcne ilerleyip fikir ve kalplerini d\u00fczeltmekte ve i\u015flerinde ileri gitmektedirler. Mekke&#8217;deki k\u00e2firlerle Medine&#8217;deki m\u00fcminlerin hali kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131l\u0131nca bu tecr\u00fcbe ile sabit oldu\u011fu gibi b\u00fct\u00fcn tarihte de imanlar\u0131nda salih olan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hali b\u00f6yle olmu\u015ftur. \u015eu halde her ne zaman bunun aksi g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015fse m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n iman ve d\u00fcr\u00fcstl\u00fcklerinin bozulmu\u015f olmas\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>3- O, \u00f6yle olmas\u0131, yani k\u00e2firlerin ta\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131, m\u00fcminlerin d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fc \u015fu sebepledir ki: K\u00fcfredenler bat\u0131la tabi olmu\u015flar, Allah yolundan ka\u00e7\u0131n\u0131p hevalar\u0131na, keyiflerine uyarak bo\u015f ve gelip ge\u00e7ici maksatlar pe\u015finde ko\u015fmu\u015flar, iman edenler ise Rabblerinden gelen hakka tabi olmu\u015flard\u0131r. \u0130\u015fte Allah insanlara mesellerini b\u00f6yle getirir. Her kavmin alemde mesel olacak iyi veya k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kendilerine bu \u015fekilde yap\u0131\u015ft\u0131r\u0131r, k\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 y\u00fczlerine b\u00f6yle \u00e7arpar. Bat\u0131l pe\u015finde ko\u015fanlar\u0131n meselleri \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k, hakka tabi olanlar\u0131n meselleri de kalp, d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fc ile ba\u015far\u0131 olur.<\/p>\n<p>4- \u00d6yle olunca o k\u00fcfredenlerle sava\u015fla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit. Hemen boyunlar\u0131n\u0131 vurmaya bak\u0131n. &#8220;Boyunlar\u0131n\u0131n k\u00f6k\u00fcne vurun da vurun, \u00f6ld\u00fcr\u00fcn. Ta onlar\u0131n kuvvetlerini k\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman, yani \u00e7ok k\u0131r\u0131p ordular\u0131n\u0131n yaras\u0131n\u0131 derinle\u015ftirdi\u011finiz, iyice alt etti\u011finiz zaman, ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131 bas\u0131n, kalanlar\u0131n\u0131 sa\u011flam ba\u011flay\u0131p esir edin. Sonra da art\u0131k ya azad, ya fidye, yani muhayyersiniz ya l\u00fctfeder sal\u0131verirsiniz, yahut can bahas\u0131 bir kurtulu\u015f fidyesi al\u0131rs\u0131n\u0131z. Terd\u00eed (iki ihtimalle anlatma)de aslolan ger\u00e7ek ayr\u0131m olaca\u011f\u0131 i\u00e7in bu terd\u00eedin zahiri, esir al\u0131nd\u0131ktan sonra ya azad, ya fidyeden ba\u015fka bir \u015fey yap\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. O halde tutulan esiri \u00f6ld\u00fcrmek veya k\u00f6le etmek nas\u0131l caiz olur? Bundan dolay\u0131 Hasan-\u0131 Basr\u00ee hazretleri gibi baz\u0131lar\u0131 esir tutulduktan sonra \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeyece\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. Rivayet olunur ki Haccac&#8217;a b\u00f6yle bir tak\u0131m esirler getirilmi\u015fti. Hacac onlardan birini \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi i\u00e7in \u0130bn\u00fc \u00d6mer (r.a) hazretlerine g\u00f6nderdi, \u0130bn\u00fc \u00d6mer hazretleri dedi ki; bize b\u00f6yle bir\u015fey emredilmedi, Allah Te\u00e2l\u00e2 ancak ta onlar\u0131n kuvvetlerini k\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131 bas\u0131n, sonra da art\u0131k ya azad ya fidye, buyurdu. Fakat \u00e7o\u011funlukla \u00e2limler demi\u015flerdir ki \u0130mam (devlet ba\u015fkan\u0131) muhayyerdir.<\/p>\n<p>1) M\u00fcsl\u00fcman olmad\u0131klar\u0131 takdirde dilerse \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Peygamber (s.a.v) Ukbe b. Ebi Muayt&#8217;\u0131 ve Tuayme b. Adiyy&#8217;i ve Nadr. b. Haris&#8217;i sabren katletti, bununla beraber imam\u0131n (devlet ba\u015fkan\u0131n\u0131n) emri olmaks\u0131z\u0131n gazilerden birinin, esiri kendili\u011finden \u00f6ld\u00fcrmesi caiz olmaz. Esirin k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden korkmak gibi zorlay\u0131c\u0131 bir sebep olmaks\u0131z\u0131n \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f bulunursa imam onu cezaland\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>2) \u0130mam dilerse k\u00f6le yapar, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunda hem k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinin ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131, hem de \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n menfaati vard\u0131r.<\/p>\n<p>3) Dilerse h\u00fcrriyetleri sakl\u0131 olmak \u00fczere m\u00fcsl\u00fcmanlara zimmi olarak b\u0131rak\u0131r. Nitekim Hz. \u00d6mer Irak&#8217;\u0131n sevad halk\u0131n\u0131 \u00f6yle b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak Arap m\u00fc\u015friklerinin zimm\u00ee olmalar\u0131 da kabul edilmez. K\u00f6le yap\u0131lmalar\u0131 da caiz olmaz. M\u00fcrtedler gibi ya \u00f6l\u00fcm ya \u0130sl\u00e2m teklif edilir.<\/p>\n<p>4) M\u00fcf\u00e2dat; yani esirleri esirlerle de\u011fi\u015ftirme. \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife&#8217;den bir rivayette caiz g\u00f6r\u00fclmemi\u015f ise de Siyer-i Kebir&#8217;in rivayeti olan daha zahir bir rivayette caizdir. Ebu Yusuf, Muhammed, \u015eafi\u00ee, Malik\u00ee, Ahmed \u0130bn\u00fc Hanbel&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015fleri de budur. Resulullah (s.a.v)&#8217;in iki m\u00fcsl\u00fcman\u0131 iki m\u00fc\u015frik fidyesi ile kurtard\u0131\u011f\u0131 rivayet olunur. Hatta bir kad\u0131n ile bir \u00e7ok m\u00fcsl\u00fcman esirlerini kurtard\u0131\u011f\u0131 da rivayet olunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>5) M\u00fcf\u00e2dat bilmal (mal kar\u015f\u0131l\u011f\u0131 esirleri de\u011fi\u015ftirme). Hanefi mezhebince me\u015fhur olan, caiz g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunda d\u00fc\u015fmana para ile asker kazand\u0131rmak vard\u0131r. Bedir&#8217;de bu \u015fekilde al\u0131nan fidyelerden dolay\u0131 Enfal S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Hi\u00e7bir peygamber i\u00e7in harp sahas\u0131nda d\u00fc\u015fman\u0131 iyice ezinceye kadar esirler almak uygun de\u011fildir. Siz d\u00fcnya mal\u0131n\u0131 istiyorsunuz Allah ise Ahireti kazanman\u0131z\u0131 istiyor. Allah \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir. E\u011fer daha \u00f6nce Allah&#8217;tan gelmi\u015f bir h\u00fck\u00fcm bulunmasayd\u0131 ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z fidyeden dolay\u0131 size mutlaka b\u00fcy\u00fck bir azap dokunurdu. (Enfal, 8\/67-68) \u00e2yetiyle k\u0131nama gelmi\u015ftir. Bununla beraber Siyer-i Kebir&#8217;de m\u00fcsl\u00fcmanlarda ihtiya\u00e7 olunca bir sak\u0131nca yoktur der. D\u00fcrer&#8217;de de mal kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 esirleri serbest b\u0131rakmak sava\u015f bitmeden caiz olursa da sava\u015f tamam olduktan sonra caiz olmaz diye zikredilmi\u015ftir. Yani me\u015fhur olan yorum budur. Bu m\u00e2n\u00e2 &#8220;Harp a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 at\u0131ncaya kadar.&#8221; (Muhammed, 47\/4) kayd\u0131ndan anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f olsa gerektir.<\/p>\n<p>6) Menn, yani hi\u00e7bir \u015fey almaks\u0131z\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z darulharbe sal\u0131 vermek m\u00e2n\u00e2s\u0131na azad, Ebu Hanife, Malik, Ahmet b. Hanbel mezheplerinde caiz g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Fakat \u0130mam \u015e\u00e2fi\u00ee buna da cevap vermi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Resul-i Ekrem (s.a.v) Bedir esirlerinde bir tak\u0131m\u0131na l\u00fctfetmi\u015ftir. Ki bunlardan birisi Ebul \u00c2s b. Ebirrebi idi. \u015e\u00f6yle ki, Mekke halk\u0131 esirlerini kurtarmak i\u00e7in fidyelerini g\u00f6nderdiklerinde Resulullah&#8217;\u0131n k\u0131z\u0131 Zeynep de kocas\u0131 olan Ebul As&#8217;\u0131n fidyesini g\u00f6ndermi\u015fti. Bunun i\u00e7inde bir gerdanl\u0131k vard\u0131 ki bunu Zeynep Ebul As&#8217;a gelin olurken annesi Hz. Hatice (r.anha) takm\u0131\u015ft\u0131. Resulullah bunu g\u00f6r\u00fcnce \u015fefkatinden dolay\u0131 \u00e7ok m\u00fcteessir oldu. Bunun \u00fczerine Resulullah ashab\u0131na bunun g\u00f6nderdi\u011fini kendisine iade edip de esirini serbest b\u0131rakmay\u0131 uygun g\u00f6r\u00fcrseniz yap\u0131n dedi. Onlar da onu memnuniyetle yapt\u0131lar. Resulullah&#8217;\u0131n bunu sal\u0131verirken Zeyneb&#8217;i bo\u015famas\u0131na dair s\u00f6z ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 da rivayet ederler. Ayn\u0131 \u015fekilde Resulullah (s.a.v) Yem\u00e2me halk\u0131n\u0131n efendisi S\u00fcmame b. Esal b. Numan el-Hanefi&#8217;yi de kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z serbest b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131 ki o sonra g\u00fczel bir m\u00fcsl\u00fcman oldu. Bir de Buhari&#8217;de sabit oldu\u011fu \u00fczere \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur. Mutim b. Adiy sa\u011f olsa da \u015fu kokanlar, yani Bedir esirleri hakk\u0131nda bana s\u00f6yleseydi ben onlar\u0131 hemen b\u0131rak\u0131verirdim. Bu hadis de kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z serbest b\u0131rakman\u0131n caiz oldu\u011funu g\u00f6sterir. \u00c7\u00fcnk\u00fc caiz olmasa peygamber &#8220;yapard\u0131m&#8221; demezdi bunlardan ba\u015fka, \u0130mam \u015eafi\u00ee, bir de bu &#8220;Sonra da art\u0131k ya kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z azad ya fidye&#8221; \u00e2yetini de delil getirmi\u015ftir. Ger\u00e7i baz\u0131lar\u0131n\u0131 dedi\u011fi gibi burada kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z serbest b\u0131rakma fidye olmad\u0131\u011f\u0131 halde \u00f6ld\u00fcrmemek m\u00e2n\u00e2s\u0131na yorumland\u0131\u011f\u0131 takdirde gerek k\u00f6lelik ve gerek z\u0131mmi olarak h\u00fcrriyetiyle b\u0131rakmay\u0131 i\u00e7ine alaca\u011f\u0131 gibi, mutlak azad etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na yorumland\u0131\u011f\u0131 takdirde de zimmi olarak kalmas\u0131 \u015f\u0131kk\u0131n\u0131 da i\u00e7ine al\u0131rsa da bunlar\u0131n hi\u00e7birisi kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z olarak memleketine iadesi m\u00e2n\u00e2s\u0131na engel olmaz. Bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 da \u00f6ncelikle i\u00e7erir. \u015eu halde bu \u00e2yete kar\u015f\u0131 serbest b\u0131rakmay\u0131 neshedecek (h\u00fckm\u00fcn\u00fc kald\u0131racak) bir delil bulunmad\u0131k\u00e7a \u0130mam \u015eafi\u00ee&#8217;nin dedi\u011fi gibi kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z serbest b\u0131rakmak \u015f\u00fcphesiz caiz olur. Suyut\u00ee&#8217;nin D\u00fcrr\u00fc Mensur&#8217;da zikretti\u011fine g\u00f6re \u0130bn\u00fc Abbas, Katade, Dahhak ve M\u00fccahid&#8217;den bu \u00e2yetin bundan sonra nazil olmu\u015f bulunan Tevbe S\u00fbresi&#8217;ndeki \u00e2yetlerle neshedilmi\u015f oldu\u011fu rivayet edilmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Cerir de der ki: \u00c2limlerin bu &#8220;Onlar\u0131 iyice altetti\u011finiz zaman ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131ca bas\u0131n, sonra da art\u0131k ya kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z azad ya fidye&#8221; \u00e2yetinde ihtilaf ettiler. Baz\u0131lar\u0131 dediler ki; mensuhtur (h\u00fckm\u00fc kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r). onu &#8220;M\u00fc\u015frikleri nerde bulursan\u0131z \u00f6ld\u00fcr\u00fcn.&#8221; (Tevbe, 9\/5) ve &#8220;Onlar\u0131 harpte yakalarsan arkadakilerini onlarla \u00fcrk\u00fct.&#8221; (Enfal, 8\/57) \u00e2yetleri neshetmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc C\u00fcreyc&#8217;ten ve S\u00fcdd\u00ee&#8217;den \u00e2yeti neshetti diye rivayet edilmi\u015ftir. Katade&#8217;den \u00e2yeti neshetti diye rivayet edilmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan &#8220;K\u00fcfredenlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman hemen boyunlar\u0131n\u0131 vurmaya bak\u0131n, kuvvetlerini k\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131 bas\u0131n, sonra da art\u0131k ya azad ya fidye&#8221; \u00e2yetinde fidye neshedilmi\u015ftir. Bu \u00e2yeti &#8220;Haram aylar \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman art\u0131k o m\u00fc\u015frikleri nerede bulursan\u0131z \u00f6ld\u00fcr\u00fcn, yakalay\u0131n, esir edin, hapsedin ve b\u00fct\u00fcn ge\u00e7it ba\u015flar\u0131n\u0131 tutun.&#8221; (Tevbe, 9\/5) \u00e2yeti neshetti. Ber\u00e2e S\u00fbresi&#8217;nden ve haram aylar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131ndan sonra m\u00fc\u015friklerden hi\u00e7birinin ne anla\u015fmas\u0131, ne de dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 kalmad\u0131. Dahhak&#8217;dan &#8220;Art\u0131k bundan sonra ya azad ya fidye&#8221; h\u00fckm\u00fc neshedilmi\u015ftir. &#8220;Haram aylar\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman m\u00fc\u015frikleri nerede bulursan\u0131z \u00f6ld\u00fcr\u00fcn.&#8221; (Tevbe, 9\/5) \u00e2yeti onu neshetti. Ber\u00e2e S\u00fbresi&#8217;nden sonra m\u00fc\u015friklerden hi\u00e7birinin ne andla\u015fmas\u0131, ne zimm\u00ee olarak kabul edilme h\u00fckm\u00fc kalmad\u0131. Fakat di\u011fer bir tak\u0131mlar\u0131 da bu muhkemdir, neshedilmemi\u015ftir. Esiri \u00f6ld\u00fcrmek caiz olmaz ancak azad veya fidye kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 serbest b\u0131rakmak caiz olur, demi\u015flerdir. Yukar\u0131da nakledildi\u011fi \u00fczere \u0130bn\u00fc \u00d6mer hazretleri bize \u00f6ld\u00fcrme emredilmedi. &#8220;Art\u0131k bundan sonra ya azad, ya fidye&#8221; demi\u015ftir. At\u00e2, m\u00fc\u015frikin sabren \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesini mekruh g\u00f6r\u00fcr, bu \u00e2yeti okurdu: Hasen demi\u015ftir ki; esirler \u00f6ld\u00fcr\u00fclmez ancak sava\u015fta onlarla d\u00fc\u015fmana ordu heybetli g\u00f6sterilir. \u00d6mer b. Abdulaziz erke\u011fi erke\u011fe fidye yapard\u0131. Ve Hasan bir mal kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 esirleri serbest b\u0131rakmay\u0131 mekruh g\u00f6r\u00fcrd\u00fc. Taber\u00ee bunlar\u0131 naklettikten sonra der ki: Bence do\u011fru olan, bu \u00e2yet mensuh de\u011fil muhkemdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc neshedenle, neshedilen, ayn\u0131 durumda h\u00fck\u00fcmlerinin birle\u015ftirilmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan yahut birinin di\u011ferini neshetti\u011fine kesin delil bulunan \u015feydir. Halbuki azad ve fidye ve \u00f6ld\u00fcrmede Resulullah&#8217;a ve ondan sonra \u00fcmmetin i\u015flerini y\u00f6netmekte olanlara muhayyerlik verildi\u011fi ink\u00e2r edilmemektedir. Ger\u00e7i bu \u00e2yette \u00f6ld\u00fcrme zikredilmemi\u015f ise de di\u011fer \u00e2yette &#8220;M\u00fc\u015frikleri buldu\u011funuz yerde \u00f6ld\u00fcr\u00fcn.&#8221; (tevbe, 9\/5) diye \u00f6ld\u00fcrmeye izin verilmi\u015ftir. Resulullah da \u00f6yle yapm\u0131\u015f, harp edenlerden elinde esir bulunan\u0131 bazen \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f bazen fidye kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 serbest b\u0131rakm\u0131\u015f, bazen de azad etmi\u015ftir. Bu \u00e2yette \u00f6zellikle azad ve fidyenin zikredilmi\u015f olmas\u0131 ise yukar\u0131dan beri ge\u00e7en \u00e2yetlerde \u00f6ld\u00fcrme emir ve izinlerinin tekrar, tekrar ge\u00e7mi\u015f olmas\u0131ndand\u0131r. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki Taber\u00ee&#8217;nin bu a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re &#8220;art\u0131k bundan sonra ya azad ya fidye&#8221; muhayyerli\u011finin mutlak olu\u015fu \u00f6ld\u00fcrmeye delalet eden di\u011fer \u00e2yetlerle kay\u0131tlanm\u0131\u015f oluyor. Halbuki f\u0131k\u0131h usul\u00fcnde bilindi\u011fi \u00fczere mutlak\u0131n kay\u0131tlanmas\u0131 mukarin (beraberindeki h\u00fck\u00fcm) ile olursa tahsis, daha sonra gelen bir \u015fey ile olursa bir nesih m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 i\u00e7erir. Ber\u00e2e \u00e2yetleri de ini\u015f itibar\u0131yla sonradan oldu\u011fu i\u00e7in bu \u00e7\u00f6z\u00fcm \u015fekli demek ki \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi bir nesih oldu\u011funu itiraftan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Nitekim Hanefilerden bir\u00e7oklar\u0131 nesih oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Onun i\u00e7in Ebu&#8217;s-Suud \u015f\u00f6yle der: &#8220;Yani bundan sonra ya bir iyilik yap\u0131p azad edersiniz ve yahut da bir fidye al\u0131rs\u0131n\u0131z.&#8221; M\u00e2n\u00e2 ise \u00f6ld\u00fcrme, k\u00f6le yapma, azad etme, fidye al\u0131p serbest b\u0131rakma aras\u0131nda muhayyerliktir. Bu muhayyer b\u0131rakma \u015eafi\u00eelere g\u00f6re sabittir. Bizim mezhebimizde ise neshedilmi\u015ftir, demi\u015flerdir ki bu Bedir g\u00fcn\u00fc nazil oldu sonra neshedildi, h\u00fck\u00fcm ya \u00f6ld\u00fcrme ya k\u00f6le yapmakt\u0131r. M\u00fccahid&#8217;den de bug\u00fcn azad ve fidye yoktur. Ancak isl\u00e2m veya boynu vurmak vard\u0131r, diye rivayet edilmi\u015ftir. Fakat unutulmamas\u0131 gerekir ki, M\u00fccahid&#8217;den rivayet edilen bu h\u00fck\u00fcm Arap m\u00fc\u015friklerine mahsustur, Hanefilerden All\u00e2me \u0130bn\u00fc H\u00fcmam Hidaye \u015eerhi&#8217;nde der ki nesih s\u00f6zlerine kar\u015f\u0131 \u015fu s\u00f6ylenebilir: Ber\u00e2e S\u00fbresi&#8217;ndeki \u00f6ld\u00fcrme emri esirlerin d\u0131\u015f\u0131ndakiler hakk\u0131ndad\u0131r. Delili de onlar hakk\u0131nda k\u00f6le yapman\u0131n caiz olu\u015fudur. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki emredilmi\u015f olan \u00f6ld\u00fcrme esirlerin d\u0131\u015f\u0131nda kalanlar hakk\u0131ndad\u0131r. Bununla birlikte bu k\u00f6le yapma i\u015fi Arap esirlerinin d\u0131\u015f\u0131ndakilerdedir. Bu geni\u015f a\u00e7\u0131klamadan sonra biz \u015fu kanaate gelmek istiyoruz ki Muhammed S\u00fbresi&#8217;nin en g\u00fczel ve en \u00f6nemli h\u00fck\u00fcmlerinden olan bu \u00e2yet, esas itibar\u0131yla sabittir. Bununla Ber\u00e2e S\u00fbresi&#8217;ndeki \u00e2yetler aras\u0131nda bir nesihten \u00e7ok, bir tefsir ve a\u00e7\u0131klama fark\u0131 bulabiliriz. Bir defa en fazla ileri s\u00fcr\u00fclen &#8220;Haram aylar \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman m\u00fc\u015frikleri nerede bulursan\u0131z \u00f6ld\u00fcr\u00fcn.&#8221; (Tevbe, 9\/5) \u00e2yeti ile buradaki &#8220;K\u00fcfredenlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman hemen boyunlar\u0131n\u0131 vurun.&#8221; \u00e2yeti aras\u0131nda \u00f6ld\u00fcrme emri bak\u0131m\u0131ndan \u00e7eli\u015fki de\u011fil bir uyum vard\u0131r. &#8220;\u00d6ld\u00fcr\u00fcn&#8221; ifadesi ne ise &#8220;boyunlar\u0131n\u0131 vurun&#8221; ifadesi de odur. Yine Enfal S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Hi\u00e7bir peygamber i\u00e7in yery\u00fcz\u00fcnde a\u011f\u0131r basmad\u0131k\u00e7a esirleri bulunmas\u0131 do\u011fru de\u011fildir.&#8221; (Enfal, 8\/67) \u00e2yeti de buradaki &#8220;Onlar\u0131n kuvvetlerini k\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman&#8221; ifadesinin bir a\u00e7\u0131klamas\u0131d\u0131r. Yaln\u0131z &#8220;Onlar\u0131 harpte yakalarsan arkadakilerini onlarla \u00fcrk\u00fct.&#8221; (Enfal, 8\/57) \u00e2yetinde azad ve fidyeye ters d\u00fc\u015fecek bir \u00f6zellik var gibidir. Fakat Hasan-\u0131 Basri&#8217;nin harpte d\u00fc\u015fmana heybetli g\u00f6r\u00fcn\u00fcl\u00fcr, dedi\u011fi bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 da onlar\u0131n kuvvetini k\u0131rma m\u00e2n\u00e2s\u0131 i\u00e7inde d\u00fc\u015f\u00fcnmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Bu \u015fekilde g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada \u00f6nce kuvvetlerini k\u0131rma i\u015fi elde edilinceye kadar boyunlar\u0131n\u0131 vurma emrediliyor. Boyun vurmaktan maksad\u0131n da yaln\u0131z boynu vurmak de\u011fil, \u015fiddetli bir \u015fekilde \u00f6ld\u00fcrme oldu\u011fu bilinmektedir. Kuvveti k\u0131rmadan \u00e7ok, \u00f6ld\u00fcrme ile d\u00fc\u015fman ordusunu derinden yaralamak, ezmektir. Bu da imam\u0131n, kumandan\u0131n takdir edece\u011fi bir durumdur. \u015eu halde bu gayenin elde edili\u015fine kadar \u00f6ld\u00fcrme emredilmi\u015ftir. Esir tutulduktan sonra da bu gayeyi ger\u00e7ekle\u015ftirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na ilave olarak \u00f6ld\u00fcrmeye izin verilmi\u015f olmal\u0131d\u0131r. Ondan sonrad\u0131r ki &#8220;ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131 bas\u0131n&#8221; emri verilmi\u015ftir. Bunda sadece tutup yakalamaktan fazla bir \u015fiddet m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r ki k\u00f6le yapmaya da muhtemel olabilir. Bununla beraber zahiri yakalay\u0131p tutmakt\u0131r. Ondan sonra da ya azad ya fidye denilmi\u015ftir. Azad etmek ve fidye, k\u00f6le yapt\u0131ktan sonra, kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z olarak veya bir kar\u015f\u0131l\u0131kla serbest b\u0131rakmak ve azad etmeye de muhtemel olmakla beraber azad, dar\u00fclharbe d\u00f6nmekle zimmi olma aras\u0131nda serbest olmak \u00fczere h\u00fcrriyeti iade, fidye de mal veya m\u00fcsl\u00fcman esirler ile m\u00fcbadeledir. edat\u0131 ile terd\u00eed (iki \u015fey aras\u0131nda muhayyer b\u0131rakmak)in, k\u00f6le yapmak bak\u0131m\u0131ndan birle\u015ftirilmesine mani olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr ise de ger\u00e7ek olmas\u0131 as\u0131ld\u0131r. Biz burada \u015fu m\u00fctalaada bulunuyoruz: Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bir\u00e7ok yerlerinde diye, &#8220;milki yemin, (eliniz alt\u0131nda bulunanlardan)&#8221; tabiriyle hep i\u015faret yoluyla k\u00f6le yapmaya cevaz ve m\u00fcsaade verilmi\u015f oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yok ise de hi\u00e7bir yerinde buna te\u015fvik eden bir emir gelmemi\u015ftir. &#8220;\u00d6ld\u00fcr\u00fcn\u00fcz&#8221; &#8220;Onlarla sava\u015f\u0131n ki Allah sizin ellerinizle kendilerine azap etsin, onlar\u0131 r\u00fcsvay etsin, onlara kar\u015f\u0131 size yard\u0131m etsin ve m\u00fcmin bir kavmin y\u00fcreklerine sevin\u00e7 versin.&#8221; (Tevbe, 9\/14) gibi emirler bulunmakla beraber k\u00f6le yapmak, k\u00f6le edinmek i\u00e7in emir yoktur. Bilakis &#8220;Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p bana kul olun.&#8221;<\/p>\n<p>(Ali \u0130mran, 3\/79) demek yasaklanm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan \u015fu sonu\u00e7 \u00e7\u0131kar ki, Kur&#8217;an k\u00f6le yapma usul\u00fcn\u00fc kald\u0131rmam\u0131\u015f ise de te\u015fvik de etmemi\u015ftir. Onun i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcmanlar k\u00f6le yapmay\u0131 terk etmekle g\u00fcnahk\u00e2r olmazlar, onun i\u00e7in burada da a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade etmeyip zahiri azad ve fidyeye tahsis etmi\u015ftir. Biz Kur&#8217;an&#8217;\u0131n tertibinin de tevkif\u00ee (Allah taraf\u0131ndan) olmas\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde oldu\u011fumuz i\u00e7in bu \u00e2yetin burada zikredilmesini de hikmetten uzak bulmuyoruz. Allah daha iyisini bilir, bunun hikmeti gelecekte k\u00f6le yapman\u0131n b\u0131rak\u0131lmas\u0131n\u0131n daha uygun olaca\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatma olsa gerektir. Yani bu \u00e2yet tam zaman\u0131m\u0131zdaki h\u00fck\u00fcmd\u00fcr.<\/p>\n<p>D\u00fc\u015fman\u0131n kuvvetini k\u0131rd\u0131ktan, ba\u011f\u0131 s\u0131k\u0131 bast\u0131ktan sonra ya azad ya fidye, &#8220;ta harp a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 atana kadar&#8221; ifadesi yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 itibar\u0131yla ve gayesi gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse de &#8216;in veya &#8216; in yahut da toplam\u0131n\u0131n gayesi de olabilir. En uygunu ve en yak\u0131n\u0131 kelam\u0131n tamam\u0131na gaye olmas\u0131d\u0131r. Sonra buradaki &#8216;in elif l\u00e2m\u0131nda ah\u00eed veya cins olmak \u00fczere iki m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r. Ahd oldu\u011fu takdirde de iki m\u00e2n\u00e2 muhtemeldir. Birisi \u00f6zellikle muayyen bir ahdi ferd\u00ee olmas\u0131d\u0131r ki buna baz\u0131lar\u0131 Bedir harbi demi\u015flerdir. Bu durumda &#8220;K\u00fcfredenler&#8221; belirli k\u00e2firler demek olur. Fakat b\u00f6yle n\u00fczul sebebine tahsisi, genel kaidemize uygun de\u011fildir. Di\u011feri de ba\u015flanm\u0131\u015f olan harp demektir ki; &#8220;D\u00fc\u015fmanla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman&#8221; ifadesinden anla\u015f\u0131lan ahiddir. Yukar\u0131 da D\u00fcrer&#8217;den nakletti\u011fimiz mesele bu iki m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re fida&#8217;n\u0131n gayesi olmas\u0131na ba\u011fl\u0131d\u0131r. Cins m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu takdirde genel olarak harp cinsini ifade eder. Harbin a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131, aletler ve edavatlar\u0131, yahut s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rma ve sorumluluklar\u0131, yahut harbe sebep olan \u015firk ve cinayetler demek olabilir. Dolay\u0131s\u0131yla m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00f6z\u00fc \u015fu \u00fc\u00e7 \u015fekilde toplanabilir: Bilinen m\u00fc\u015friklerle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z o malum olan Bedir harbi bitene kadar, yahut herhangi k\u00e2firlerle ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131z harp bitene, harbe kat\u0131lanlar silah\u0131 b\u0131rakana kadar, yahut harp d\u00fcnyadan kalkana kadar, yani o m\u00fc\u015friklerin kuvvetleri s\u00f6n\u00fcp de harp ihtimali kalmayana kadar, yahut b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k aleminde \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n gayesi olan genel bir bar\u0131\u015f meydana gelene kadar ki baz\u0131lar\u0131 buna \u0130sa&#8217;n\u0131n ini\u015fine kadar, demi\u015flerdir. Bunda harbi kald\u0131rmak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fanlara bir \u00fcmit vard\u0131r. Buna g\u00f6re &#8220;Cihat, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar devam edecektir.&#8221; hadisinde ya cihad\u0131n harbden daha genel m\u00e2n\u00e2da yahut k\u0131yametin daha \u00f6zel bir m\u00e2n\u00e2da tevil edilmesi gerekecektir. Di\u011fer bir ihtimal de bu hadisin zahirine uygun olmak \u00fczere &#8220;Harp a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 atana kadar&#8221; ifadesi k\u0131yamete kadar demek olabilir. Nitekim, Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin nakletti\u011fi \u00fczere Seleme b. N\u00fcfeyl&#8217;den rivayet edilen bir hadiste<\/p>\n<p>&#8220;Yec\u00fcc ve mec\u00fcc \u00e7\u0131k\u0131ncaya kadar harp a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 atmaz.&#8221; \u015feklinde varid olmu\u015ftur. Burada \u015f\u00f6yle bir soru hat\u0131ra gelebilir. Cenab\u0131 Allah sevgili peygamberi Muhammed (s.a.v)&#8217;i g\u00f6nderdikten sonra art\u0131k bu sava\u015flara ne gerek vard\u0131, bir mucize ile k\u00e2firleri kahrediverse olmaz m\u0131yd\u0131? Buna kar\u015f\u0131 buyuruluyor ki: E\u011fer Allah dileseydi, onlardan yani o k\u00fcfredip Allah&#8217;a yolundan sapanlardan veya men eden k\u00e2firlerden \u00f6c\u00fcn\u00fc, intikam\u0131n\u0131 al\u0131verirdi, herhangi bir helak sebebiyle helak ediverirdi. Mesela yere ge\u00e7iriverir, volkan yapar, suya garkeder, salg\u0131n halinde \u00f6l\u00fcm verir. Fakat baz\u0131n\u0131z\u0131 baz\u0131n\u0131zla imtihan etmek i\u00e7in, \u00f6yle sava\u015f ve vurma emrini verir. Yani mucize ile, zorla yapmak i\u00e7in de\u011fil, \u015feriat ve kanun ile emir vermek suretiyle yapmak ve insanlar\u0131 birbirleriyle sav\u0131pAllah yolunda m\u00fccadele edenleri sevaba erdirmek i\u00e7in bu emirleri veriyor. Fakat bu durumda yaln\u0131z k\u00e2firler vurulmu\u015f olmuyor, m\u00fcminlerden de bir\u00e7oklar\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f oluyor, denecek olursa, buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Allah yolunda \u00f6ld\u00fcr\u00fclenlere gelince Allah onlar\u0131n amellerini, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131, o yoldaki fedak\u00e2rl\u0131klar\u0131n\u0131 asla bo\u015fa gidermez. Hedefinden \u015fa\u015f\u0131rmaz,<\/p>\n<p>5- onlar\u0131 ilerde, muradlar\u0131na erdirir. Ve durumlar\u0131n\u0131 d\u00fczeltir, ruhlar\u0131n\u0131 \u015fad eder.<\/p>\n<p>6- Ve kendilerini cennete koyar. O halde ki onu o cenneti onlar i\u00e7in tarif ederek, yani &#8220;arf&#8221; ile, g\u00fczel kokularla donatarak yahut tan\u0131tarak koyar. Ki bu tarifin hem d\u00fcnyada hem de ahirette olan k\u0131sm\u0131 vard\u0131r. D\u00fcnyada onlara iman ile cennetin g\u00fczelli\u011finin zevkini duyurur. \u00d6yle bir a\u015fk verir ki o zevk ve a\u015fk ile o yolda cihat ederler. Ve o a\u015fk ile cennetteki makamlar\u0131na ererler. \u0130bn\u00fc Ebi-Hatim&#8217;in rivayetine g\u00f6re Mukatil demi\u015ftir ki bize \u015f\u00f6yle ula\u015ft\u0131: D\u00fcnyada \u015fahs\u0131n amelinin muhafazas\u0131 ile g\u00f6revli olan melek cennette onun \u00f6n\u00fcnde gider. \u015eah\u0131s da onu ta makam\u0131n\u0131n arkas\u0131na kadar takip eder. Giderken melek ona Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n cennette verdi\u011fi \u015feylerin hepsini ona tarif eder. Nihayet makam\u0131n\u0131n arkas\u0131na var\u0131nca \u015fah\u0131s kona\u011f\u0131na ve e\u015flerinin yan\u0131na girer. Melek d\u00f6ner, Kur&#8217;an&#8217;da bunun bir delili de &#8220;Biz gerek d\u00fcnya hayat\u0131nda ve gerekse ahirette sizin dostlar\u0131n\u0131z\u0131z, (Fussilet, 41\/31) \u00e2yetidir.<\/p>\n<p>7- Ey iman edenler siz Allah&#8217;a yard\u0131m ederseniz, Allah Te\u00e2l\u00e2 kendisi ihtiya\u00e7tan m\u00fcnezzeh yard\u0131mc\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in burada Allah&#8217;a yard\u0131m ifadesi emrini tutmak dinine ve Resul\u00fcne yard\u0131m etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan mecazd\u0131r. Bunun as\u0131l n\u00fcktesi \u015fudur: Din\u00ee fiiller zorla de\u011fil, kullar\u0131n iradeleriyle yap\u0131lmas\u0131 matlub olan ihtiyar\u00ee yani iste\u011fe ba\u011fl\u0131 fiillerdir. Onun i\u00e7in kulun c\u00fcz&#8217;\u00ee iradesi harekete ge\u00e7meden istenen netice ve sevap meydana gelmez. O hususta il\u00e2h\u00ee irade kullar\u0131n niyet ve isteklerine ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte bu \u015fekilde Allah&#8217;\u0131n emirlerini yerine getirmek i\u00e7in kullar\u0131n c\u00fcz&#8217;\u00ee iradelerini sarfetmekle yapacaklar\u0131 hizmetlerine, Allah&#8217;a yard\u0131m denilmi\u015ftir ki isnadda mecaz, yahut istiaredir. Yani imandan sonra siz, Allah&#8217;\u0131n emirlerini yerine getirmek, r\u0131zas\u0131na ermek i\u00e7in size \u015fart k\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu niyet ve gayretlerinizi sarfetmek suretiyle dinine hizmet edersiniz. Allah size yard\u0131m eder, sizi d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131za galip ve muzaffer k\u0131lar. Ve ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 s\u0131k\u0131 bast\u0131r\u0131r. Sava\u015f alanlar\u0131nda, cihad mevkilerinde ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 kayd\u0131rmaz ve metanetle sizi \u00fcst\u00fcn k\u0131lar.<\/p>\n<p>8- K\u00fcfredenlere ise art\u0131k y\u0131k\u0131m onlara. kelimesi, asl\u0131nda ayak kay\u0131p y\u00fcz\u00fckoyun, yahut tepesi \u00fcst\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcp y\u0131k\u0131lmak ve kalkamay\u0131p helak olmakt\u0131r. Kamus&#8217;ta der ki: Helak olmak, kaymak, d\u00fc\u015fmek, \u015fer, uzakl\u0131k, d\u00fc\u015f\u00fc\u015f m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. \u0130fadesi kahrolas\u0131, can\u0131 \u00e7\u0131kas\u0131 veya can\u0131 \u00e7\u0131ks\u0131n gibi beddua yerinde de mesel halinde kullan\u0131l\u0131r. Burada m\u00fcminlere ayaklar\u0131n\u0131 sa\u011flam bast\u0131rma vaadine kar\u015f\u0131l\u0131k k\u00e2firlere y\u0131k\u0131m ile tehdittir.<\/p>\n<p>9- Ve b\u00fct\u00fcn amellerini, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 \u015fa\u015f\u0131rtm\u0131\u015f, bo\u015fa gidermi\u015ftir. Bu, y\u0131k\u0131m ve bo\u015fa giderme, \u015fu sebepledir ki onlar Allah&#8217;\u0131n indirdi\u011finden ho\u015flanmam\u0131\u015flard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere iradelerini sarfetmek suretiyle Allah&#8217;\u0131n dinine hizmet ve yard\u0131mda bulunmay\u0131p aksine gitmi\u015flerdir. Onun i\u00e7in Allah da onlar\u0131n amellerini bo\u015fa gidermi\u015f, heder etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>10- Yery\u00fcz\u00fcnde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden \u00f6ncekilerin sonu ne olmu\u015f! Bu \u00e2yet, y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f, \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f olan kavimlerin eserlerini ve harabelerini d\u00fc\u015f\u00fcnmek suretiyle maziden ibrete davettir. \u00c7\u00fcnk\u00fc gerek Arabistan&#8217;da ve gerek di\u011fer yerlerde olsun batm\u0131\u015f milletlerin akibetleri, yerleri ve izleri g\u00f6zden ge\u00e7irilse g\u00f6r\u00fcl\u00fcr ki Allah onlar\u0131n \u00fczerlerine helak ya\u011fd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. B\u00fct\u00fcn \u00f6zelliklerini imha etmi\u015ftir. O k\u00e2firlere de onun, o ak\u0131betin benzerleri yara\u015f\u0131r. O helak olan k\u00e2firlere u\u011frad\u0131klar\u0131 o felaket hak oldu\u011fu gibi onlar gibi ink\u00e2r edip de Allah yolundan ayr\u0131lan beriki k\u00e2firlere de yara\u015fan odur. O sonucun benzerleri yine onun gibi helak ve y\u0131k\u0131md\u0131r. Emsal (benzerleri) ifadesinin \u00e7o\u011ful geli\u015fi m\u00fcteaddit olmas\u0131 itibariyledir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bu &#8220;benzerleri&#8221; ifadesi \u00f6zellikle dikkati \u00e7ekmek i\u00e7in elif f\u00e2s\u0131las\u0131 ile gelmi\u015ftir ki, ikincisi &#8220;Yoksa kalpler \u00fczerinde \u00fcst \u00fcste kilitleri mi var?&#8221; (Muhammed, 47\/24) ifadesi olacakt\u0131r. Yukar\u0131da &#8220;Harp a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 atana kadar&#8221; \u00e2yetinde de bir fas\u0131la say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 takdirde ise \u00fc\u00e7 olmu\u015f oluyor. Demek ki bunlar K\u0131tal (Muhammed) S\u00fbresi&#8217;nin \u00f6zellikle kulak verilecek \u00e2yetleridir.<\/p>\n<p>11-Yine b\u00f6yle o, k\u00e2firlere o benzeri sonu\u00e7lar\u0131n hak olmas\u0131 \u015fu sebepledir ki Allah iman edenlerin dostu, yard\u0131mc\u0131s\u0131, vel\u00eesidir. K\u00e2firlerin ise dostu yoktur. Allah&#8217;\u0131n azab ve cezas\u0131ndan kurtaracak hi\u00e7bir vel\u00eeleri, yard\u0131mc\u0131lar\u0131 yoktur. &#8220;Mevl\u00e2&#8221; kelimesi burada vel\u00ee ve yard\u0131mc\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. M\u00e2lik (sahip) m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelir. Nitekim &#8220;Sonra onlar hak olan mevlalar\u0131na, Allah&#8217;a iade edilirler.&#8221; (En&#8217;am, 6\/62) \u00e2yetinde \u00f6yledir. \u015eu halde iki \u00e2yet aras\u0131nda bir z\u0131tl\u0131k var zannedilmesin, yani Allah m\u00fcminin de k\u00e2firlerin de, b\u00fct\u00fcn kullar\u0131n m\u00e2likidir. Fakat &#8220;Allah m\u00fcminlerin dostudur.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/68) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca m\u00fcminlerin dostu ve yard\u0131mc\u0131s\u0131d\u0131r. K\u00e2firlerin de\u011fil. &#8220;E\u011fer siz Allah&#8217;a yard\u0131m ederseniz, O da size yard\u0131m eder.&#8221; \u015fart\u0131na ancak m\u00fcminler sadakat g\u00f6sterir. Bu asl\u0131n h\u00fck\u00fcm ve neticesini a\u00e7\u0131klama hususunda buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>12- \u015e\u00fcphesiz ki, Allah iman edip salih amel i\u015fleyenleri, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere koyar. \u0130nk\u00e2r edenler ise d\u00fcnyada zevk edip ge\u00e7inirler. Hayvanlar\u0131n yedi\u011fi gibi yerler. Onlar\u0131n varacaklar\u0131 yer ate\u015ftir.<\/p>\n<p>13- Ey Muhammed! Seni yurdundan \u00e7\u0131karan \u015fehirden daha kuvvetli olan nice \u015fehirler vard\u0131 ki biz onlar\u0131 hel\u00e2k ettik de onlara yard\u0131m eden \u00e7\u0131kmad\u0131.<\/p>\n<p>14- Rabbi taraf\u0131ndan apa\u00e7\u0131k bir delil \u00fczerinde bulunan kimse, k\u00f6t\u00fc i\u015fleri kendisine g\u00fczel g\u00f6sterilmi\u015f de heveslerinin pe\u015fine d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kimseler gibi olur mu?<\/p>\n<p>15- K\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nanlara vaad edilen cennetin durumu \u015f\u00f6yledir: Orada bozulmayan temiz sudan \u0131rmaklar, tad\u0131 de\u011fi\u015fmeyen s\u00fctten \u0131rmaklar, i\u00e7enlere lezzet veren \u015faraptan \u0131rmaklar ve s\u00fczme baldan \u0131rmaklar vard\u0131r.<\/p>\n<p>Onlar i\u00e7in cennette her \u00e7e\u015fit meyve ve Rablerinden bir ba\u011f\u0131\u015flanma vard\u0131r. Bunlar\u0131n durumu, ate\u015fte ebed\u00ee olarak kalacak olan ve ba\u011f\u0131rsaklar\u0131n\u0131 par\u00e7alayacak kaynar su i\u00e7irilen kimsenin durumu gibi olur mu?<\/p>\n<p>16- Ey Muhammed! Onlardan seni dinlemeye gelenler de var. Senin yan\u0131ndan \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman kendilerine ilim verilen kimselere alay yoluyla: &#8220;O demin ne s\u00f6yledi?&#8221; diye sorarlar. \u0130\u015fte onlar Allah&#8217;\u0131n kalplerini m\u00fch\u00fcrledi\u011fi kimselerdir. Onlar sadece kendi heva ve heveslerine uyarlar.<\/p>\n<p>17- Do\u011fru yola girenlere gelince, Allah onlar\u0131n hidayetlerini art\u0131rm\u0131\u015f ve onlara k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nma \u00e7arelerini ilham etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>18- Art\u0131k onlar, k\u0131yamet saatinin kendilerine ans\u0131z\u0131n gelivermesine mi bak\u0131yorlar? \u015e\u00fcphesiz onun alametleri gelmi\u015ftir. Art\u0131k k\u0131yamet kendilerine gelip \u00e7at\u0131nca anlamalar\u0131 neye yarar?<\/p>\n<p>19- Ey Muhammed! Bil ki, Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur. Hem kendi g\u00fcnah\u0131n i\u00e7in, hem de m\u00fcmin erkekler ve m\u00fcmin kad\u0131nlar i\u00e7in Allah&#8217;tan ba\u011f\u0131\u015flanma dile. Allah, sizin gezip dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z yeri de duraca\u011f\u0131n\u0131z yeri de bilir.<\/p>\n<p>12- \u015e\u00fcphesiz Allah iman edip salih amel i\u015fleyenleri koyacak, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n, velayetinin ahirette h\u00fck\u00fcm ve neticesini beyan ve sebebini izaht\u0131r. Yani velayetin, yard\u0131m\u0131n sebebi zikrolundu\u011fu \u00fczere Muhammed&#8217;e indirilene iman ve &#8220;E\u011fer siz Allah&#8217;a yard\u0131m ederseniz O da size yard\u0131m eder.&#8221; ifadesince salih amel oldu\u011fu gibi iman\u0131n \u015fart\u0131nda \u00f6zellikle ahirete iman meselesi de vard\u0131r.<\/p>\n<p>Altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere, o \u0131rmaklar\u0131n biraz sonra temsili anlat\u0131lacakt\u0131r. O k\u00fcfredenler ise zevklerine bakar, d\u00fcnyadan birka\u00e7 g\u00fcn nasip almaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r ve hayvanlar gibi yerler. Yani hayat\u0131 s\u0131rf d\u00fcnya hayat\u0131 ve cisman\u00ee hayat bilir, ahiretini, mevlas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmez, s\u0131rf karn\u0131n\u0131 \u015fi\u015firmekle me\u015fgul olur. Onun i\u00e7in Allah kendilerine vel\u00ee olmaz. Ate\u015f de kendilerine yeg\u00e2ne bir ikamet yeri olur. Onlara g\u00f6\u011f\u00fcn kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131lmaz. &#8220;Ve deve i\u011fne deli\u011finden ge\u00e7inceye kadar cennete giremezler.&#8221; (A&#8217;raf, 7\/40) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131na muhatap olurlar. Ve Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan kurtaracak hi\u00e7bir sahip ve koruyucu da bulamazlar.<\/p>\n<p>13- Seni \u00e7\u0131karan \u015fehirden daha kuvvetli ne \u015fehirler vard\u0131 ki, yani Mekke&#8217;dir ki maksat \u015fehir halk\u0131d\u0131r. Mekke m\u00fc\u015frikleri &#8220;Peygamberi \u00e7\u0131karma\u011fa karar verdiler.&#8221; (Tevbe, 9\/13) \u00e2yetinin ifadesince peygamberi \u00e7\u0131karmak fikrinde bulunduklar\u0131 ve suikast tertipleriyle peygamberin hicretine sebep olduklar\u0131 i\u00e7in \u00e7\u0131karma i\u015fi onlara nisbet edilmi\u015f ve b\u00f6ylece k\u00fcf\u00fcrlerinden bir safha anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. (Olay\u0131n geli\u015fmesi hakk\u0131nda Enf\u00e2l S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Hani o k\u00fcfredenler seni tutup hapsetmek veya \u00f6ld\u00fcrmek yahut Mekke&#8217;den \u00e7\u0131karmak i\u00e7in sana tuzak kuruyorlard\u0131. Onlar tuzak kuruyorlard\u0131 ama Allah da kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kuruyordu.&#8221; (Enf\u00e2l, 8\/30) \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>S\u00fbrenin ba\u015f taraf\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere bu \u00e2yetin hicret esnas\u0131nda nazil oldu\u011funa bir rivayet vard\u0131r. Bununla beraber peygambere bir vaad ve teselli i\u00e7eren bu \u00e2yetten zahir olan \u015fudur ki; bu s\u00fbrenin ini\u015f sebeplerinden ba\u015fl\u0131cas\u0131 Mekke&#8217;nin fethine haz\u0131rlama olmu\u015ftur. As\u0131l maksat \u015fehrin kendisi de\u011fil halk\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in buyuruluyor ki: Biz onlar\u0131 helak ettik, \u00f6yle daha kuvvetlilerini helak edince berikiler haydi haydi helak edilme durumunda kal\u0131r. Helak ettik de onlar\u0131 bir kurtaran bulunmad\u0131. H\u00e2l\u00e2 da yoktur. Bu zamiri de helak edilen \u015fehir halk\u0131na g\u00f6nderiyorlar. Ve halin hik\u00e2yesini yap\u0131yorlar. Kendi kendilerini kurtaramad\u0131klar\u0131 gibi bir yard\u0131mc\u0131 vas\u0131tas\u0131yla da kurtulamad\u0131klar\u0131n\u0131 beyan ile da vas\u0131ta ile olan\u0131 do\u011frudan do\u011fruya olana atfediyorlar. Fakat bu n\u0131n neticesi olarak bu zamirin peygamberi \u00e7\u0131karan \u015fehir halk\u0131na gitmesini daha uygun buluyoruz. Yani daha kuvvetli bir\u00e7ok \u015fehirlerin helakinden anla\u015f\u0131l\u0131r ki seni \u00e7\u0131karmak isteyen o Mekke k\u00e2firlerini kurtaracak bir yard\u0131mc\u0131 yoktur. Mekke helak edilmeyecek, fakat orada k\u00fcfredenler b\u0131rak\u0131lmayacakt\u0131r. Mekke fethedilecektir.<\/p>\n<p>14- Rabbinden bir delil \u00fczerinde bulunan kimse hi\u00e7 o k\u00f6t\u00fc ameli kendine s\u00fcsl\u00fc g\u00f6sterilmi\u015f de heva ve hevesleri ard\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kimseler gibi olur mu? Bu ifade iki taraf\u0131n durumlar\u0131n\u0131 bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmad\u0131r. Delil \u00fczerinde olan peygamber ve ona tabi olan m\u00fcminler, hevalar\u0131na uyanlar da onlara z\u0131t giden k\u00e2firlerdir.<\/p>\n<p>15- O korunan m\u00fcttakilere vaad edilen cennetin temsili &#8220;Altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetler.&#8221; diye cennetin alt\u0131ndan akt\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lan \u0131rmaklar\u0131n burada da bir tefsiri vard\u0131r. M\u00fcttakiler denilmi\u015f ve bu \u015fekilde \u015fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: Dinden as\u0131l maksat takvad\u0131r, iman ve salih amel de takva c\u00fcmlesindendir. Esas\u0131 vacip olan fiilleri yap\u0131p, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden ka\u00e7\u0131narak, Allah&#8217;\u0131n himayesi alt\u0131na girip, azab\u0131ndan korunmakt\u0131r. Yani &#8220;Allah, iman edip salih amel i\u015fleyenleri altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere koyar.&#8221; \u00e2yetinin ifadesince Muhammed&#8217;e indirilene iman edip salih ameller yaparak korunan m\u00fcminlere vaad olunan cennetin temsili, temsil yoluyla acaip bir halinin tasviri \u015fudur: Orada \u0131rmaklar var. \u00d6yle bir sudan ki bozulmas\u0131 yok, bayatlamaz, tad\u0131 bozulmaz, kokmaz, yi\u011fmez, \u00f6yle akar gider. Yine \u0131rmaklar var \u00f6yle bir s\u00fctten ki tad\u0131 de\u011fi\u015fmez, d\u00fcnya s\u00fctleri gibi ek\u015fimez, kesilmez, kokmaz, yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde taptaze akar. Yine \u0131rmaklar var bir \u015faraptan ki i\u00e7enlerine lezzet, d\u00fcnya \u015faraplar\u0131 gibi kekreli\u011fi yok, sarho\u015f edicili\u011fi yok, g\u00fcnah\u0131, vebali yok. Yine nehirleri var \u00f6yle baldan ki s\u00e2fi s\u00fczme, mumu yok, posas\u0131 yok.<\/p>\n<p>Ebu&#8217;s-Suud der ki: Cennetin me\u015frubat\u0131n\u0131 d\u00fcnyada en \u00e7ok ho\u015fa giden me\u015frubat\u0131n eksikliklerinden soyutlay\u0131p ar\u0131nd\u0131rmak suretiyle bir temsildir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edilmi\u015ftir ki, bu \u0131rmaklar\u0131n s\u00fct\u00fc sa\u011f\u0131lmaz. Said b. C\u00fcbeyr&#8217;den de rivayet edilir ki, i\u015fkembe pisli\u011fi ve kan aras\u0131ndan \u00e7\u0131kma de\u011fildir. \u015earab\u0131 s\u0131k\u0131c\u0131lar\u0131n aya\u011f\u0131 ile \u00e7i\u011fnenmez. Bal\u0131 ar\u0131lardan \u00e7\u0131kmaz. Hem onlara meyvelerin her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcnden var. \u0130\u00e7ecekler \u00f6yle akt\u0131\u011f\u0131 gibi yiyece\u011fin de her \u00e7e\u015fidi var. Fakat ihtiya\u00e7 i\u00e7in de\u011fil s\u0131rf lezzet i\u00e7in, \u00e7\u00fcnk\u00fc meyve lezzet i\u00e7in yenilir. Bir de meyve sermaye \u00fczerinde elde edilen has\u0131lata da denir. Cennetlikler sermayeden de\u011fil amellerinin meyvesi olan has\u0131lat ve gelirlerden r\u0131z\u0131kland\u0131r\u0131lacaklard\u0131r. Hem de Rablerinden bir ma\u011ffiret vard\u0131r. Ma\u011ffiret, g\u00fcnah\u0131 \u00f6rtmek demek oldu\u011funa g\u00f6re o cennete girilmeden \u00f6nce de\u011fil midir? O halde cennette ma\u011ffiretin m\u00e2n\u00e2s\u0131 nedir? Buna demi\u015flerdir ki; \u00f6nce olan ma\u011ffiret g\u00fcnahtan hesaba \u00e7ekilmeme m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00fcnahlar\u0131 \u00f6rtmektir. Buradaki ma\u011ffiretten maksat ise utand\u0131rmamak i\u00e7in g\u00fcnah\u0131 hi\u00e7 anmamak, hat\u0131rlatmamak m\u00e2n\u00e2s\u0131na g\u00fcnahlar\u0131 \u00f6rtmektir. Yahut ma\u011ffiretten maksat g\u00fcnah\u0131 iyilik ile \u00f6rtmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na nimet ve Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131d\u0131r. Art\u0131k bir d\u00fc\u015f\u00fcnmeli hi\u00e7 b\u00f6yle bu cennette ebed\u00ee olacak olan m\u00fcttakiler, O cehennem ate\u015finde ebed\u00ee olarak kalacak olan kimseye benzer mi? ki cennettekilerin o g\u00fczel i\u00e7eceklerine kar\u015f\u0131l\u0131k bir kaynar su ile sulan\u0131rlar da ba\u011f\u0131rsaklar\u0131n\u0131 par\u00e7a par\u00e7a eder.<\/p>\n<p>16-\u00c2yette ge\u00e7en kelimesi kelimesinin \u00e7o\u011fuludur ki mideden sonra yeme\u011fin intikal etti\u011fi ba\u011f\u0131rsa\u011fa denilir. Onlardan seni dinleyenler de var, ki bunlar m\u00fcnaf\u0131klard\u0131r. Resulullah&#8217;\u0131n meclisine gelirler, s\u00f6zlerini dinlerler, fakat iman ve itina ile dinlemedikleri i\u00e7in iyi bellemez. Hafife al\u0131rlard\u0131. Hatta yan\u0131ndan \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda kendilerine ilim verilmi\u015f olan, Resulullah&#8217;\u0131n s\u00f6zlerinden ders al\u0131p da ilme nail olan Ashab-\u0131 Kiram&#8217;a: &#8220;O demin ne dedi?&#8221; derlerdi. Bunu \u0130bn\u00fc Mesud hazretlerine s\u00f6ylediklerine dair bir g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r. Bunlar, bu s\u00f6z anlamaz herifler O kimselerdir ki Allah kalplerinin \u00fczerini m\u00fch\u00fcrlemi\u015ftir. Ve hep hevalar\u0131na tabi olmaktad\u0131rlar, keyiflerine tabi ola ola, kendilerinden ve kendi hevalar\u0131ndan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feye bakmayacak \u015fekilde kalpleri m\u00fch\u00fcrlenmi\u015f oldu\u011fundan dolay\u0131d\u0131r ki, kulaklar\u0131na s\u00f6z girmez.<\/p>\n<p>17- Halbuki hidayeti kabul edenlere gelince Allah yahut peygamberin s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6z onlar\u0131n takvalar\u0131n\u0131 art\u0131rmaktad\u0131r. Takva hislerini, korunma sebeplerini art\u0131rmaktad\u0131r. O sayede onlar gereken haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapmakta, saat gelince Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n huzuruna takva ile varmaya \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>18- Demek ki \u00f6tekiler s\u0131rf k\u0131yamet saatini g\u00f6zetiyorlar. Ans\u0131z\u0131n kendilerini bast\u0131r\u0131vermesini bekliyorlar. Fiilen ba\u015flar\u0131na k\u0131yamet kopmadan inanmayacaklar, s\u00f6z anlamayacaklar. \u00c7\u00fcnk\u00fc belirtileri de geldi. \u00c2yette ge\u00e7en &#8220;R\u00e2&#8221;n\u0131n fethas\u0131yla kelimesinin \u00e7o\u011fulu olarak, alametler, demektir. Yani o k\u0131yamet saatinin alametleri geldi. Bunlar\u0131n ba\u015f\u0131nda buyuran ahir zaman peygamberinin peygamber olarak g\u00f6nderili\u015fi vard\u0131r. \u015eehadet parma\u011f\u0131 ile orta parma\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stererek: &#8220;Ben peygamber olarak g\u00f6nderildim. Saat i\u015fte \u015fu ikisi gibi.&#8221; buyurmu\u015ftur. Ay\u0131n yar\u0131lmas\u0131 ve di\u011ferleri gibi mucizeler g\u00f6stermi\u015ftir. B\u00f6yle alametler geldi\u011fi halde iman etmediler. Demek ki o saatin bilfiil ba\u015flar\u0131na birdenbire gelivermesini bekliyorlar, bu \u00e2yette de k\u0131yamet saatini, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyan\u0131n y\u0131k\u0131lmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na b\u00fcy\u00fck k\u0131yamet saati olarak yorumluyorlarsa da burada ad\u0131 ge\u00e7en k\u00e2firlerin \u00f6zellikle kendi saatleri, kendi k\u0131yametlerinin kopmas\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 anlamak daha makul ve &#8220;Belirtileri geldi.&#8221; \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile uyar\u0131ya daha uygundur. Bu alametler s\u00fbrenin ilk \u00e2yetlerinde g\u00f6sterildi\u011fi \u00fczere Muhammed&#8217;e indirilene iman edip g\u00fczel g\u00fczel, \u00e7al\u0131\u015fmakta olan m\u00fcminlerin g\u00fcnden g\u00fcne ilerlemesi ve ona k\u00fcfredip Allah yolundan sapan k\u00e2firlerin Mekke&#8217;deki m\u00fc\u015frikler cumhuriyetinin d\u00fc\u015fmesini ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatan alametler yani Hz. Muhammed&#8217;in mucizeleri olmal\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri halde inanmayanlar bilfiil kendi ba\u015flar\u0131na k\u0131yamet kopmadan inanmayacaklard\u0131r. Fakat o geldi\u011fi vakit ak\u0131llan\u0131p anlamalar\u0131 kendilerinin ne i\u015flerine yarar? \u00c7\u00fcnk\u00fc o zaman korunmaya imkan kalmaz. \u00dcmitsizlik halindeki iman makbul olmaz.<\/p>\n<p>19-S\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndan buraya kadar ge\u00e7en a\u00e7\u0131klamalara bir sonu\u00e7 olmak \u00fczere buyuruluyor ki: \u00d6yle ise \u015fimdi iyi bil ki Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur, tap\u0131lacak, ibadet yap\u0131lacak, kulluk edilecek, mabud tan\u0131nacak ba\u015fka hi\u00e7bir mabud yok, yaln\u0131z il\u00e2hl\u0131k kendisinin hakk\u0131 olan Allah vard\u0131r. Ger\u00e7e\u011fin b\u00f6yle oldu\u011funu \u015fimdi k\u0131yamet kopmadan \u00f6nce bil. Bil de hem kendi g\u00fcnah\u0131n i\u00e7in ma\u011ffiret iste, hem de m\u00fcmin erkekler ve m\u00fcmin kad\u0131nlar i\u00e7in. Nerede dola\u015f\u0131p, nerede karar k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 Allah bilir. Halinizin ne oldu\u011funu d\u00fcnya ve ahirette istikbalinizin nereye varaca\u011f\u0131n\u0131 yaln\u0131z Allah bilir. Onun i\u00e7in olmu\u015f veya olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcnaha o \u015fekilde isti\u011ffar et. Bu isti\u011ffar\u0131n cevab\u0131 Fetih S\u00fbresi&#8217;nde gelecektir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>20- \u0130man edenler: &#8220;Ke\u015fke cihad hakk\u0131nda bir s\u00fbre indirilse.&#8221; derlerdi. Ama h\u00fckm\u00fc a\u00e7\u0131k bir s\u00fbre indirilip de, i\u00e7erisinde sava\u015f zikredilince kalplerinde hastal\u0131k olanlar\u0131n \u00f6l\u00fcm korkusuyla bayg\u0131nl\u0131k ge\u00e7iren bir kimsenin bak\u0131\u015f\u0131 gibi sana bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Oysa onlar i\u00e7in \u00f6l\u00fcm ya\u015famaktan daha uygundur.<\/p>\n<p>21- Onlar\u0131n vazifesi itaat ve g\u00fczel s\u00f6z s\u00f6ylemekti. Sonra i\u015f kesinle\u015fince Allah&#8217;\u0131n emrine sadakat g\u00f6sterselerdi, elbette kendileri i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131 olurdu.<\/p>\n<p>22- Demek siz i\u015f ba\u015f\u0131na gelecek olursan\u0131z yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk \u00e7\u0131karacaks\u0131n\u0131z ve akrabal\u0131k ba\u011flar\u0131n\u0131z\u0131 koparacaks\u0131n\u0131z \u00f6yle mi?<\/p>\n<p>23- \u0130\u015fte onlar, Allah&#8217;\u0131n lanetledi\u011fi, kulaklar\u0131n\u0131 sa\u011f\u0131r, g\u00f6zlerini k\u00f6r etti\u011fi kimselerdir.<\/p>\n<p>24- Onlar Kur&#8217;an&#8217;\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlar m\u0131? Yoksa kalplerinin \u00fczerinde kilitleri mi var?<\/p>\n<p>25- Ger\u00e7ekten do\u011fru yol kendilerine a\u00e7\u0131k\u00e7a belli olduktan sonra gerisin geri k\u00fcfre d\u00f6nenlere \u015feytan, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerini g\u00fczel g\u00f6stermi\u015f ve onlar\u0131 uzun emellere d\u00fc\u015f\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>26- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;\u0131n indirdi\u011fini be\u011fenmeyen kimselere: &#8220;Baz\u0131 i\u015flerde biz size itaat edece\u011fiz.&#8221; demi\u015flerdi. Oysa Allah onlar\u0131n gizlediklerini biliyordu.<\/p>\n<p>27- Melekler onlar\u0131n y\u00fczlerine ve arkalar\u0131na vurarak canlar\u0131n\u0131 al\u0131rken durumlar\u0131 nas\u0131l olacak?<\/p>\n<p>28- Bu onlar\u0131n Allah&#8217;\u0131 gazabland\u0131ran \u015feylere uymalar\u0131 ve O&#8217;nun r\u0131zas\u0131na sebep olacak \u015feyleri be\u011fenmemelerinden dolay\u0131d\u0131r. Allah onlar\u0131n amellerini bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>20-21- \u0130man edenler diyorlar ki: &#8220;Bir s\u00fbre indirilseydi&#8221;.<\/p>\n<p>Durumlar\u0131nda g\u00fcnden g\u00fcne d\u00fczelme artm\u0131\u015f, imanlar\u0131nda sad\u0131k, ihlasl\u0131 m\u00fcminler, k\u00e2firlerin sap\u0131kl\u0131k ve azg\u0131nl\u0131klar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda takva duygular\u0131n\u0131n artmas\u0131yla Allah yolunda cihada izin verilmesini arzu ederek o konuda bir s\u00fbre indirilmesine \u00f6zlem duyuyorlar. Onun \u00fczerine muhkem bir s\u00fbre indirilip, onda sava\u015f an\u0131l\u0131nca, yani sava\u015f\u0131n vacip olu\u015fu, \u015f\u00fcphe ve ihtimalden uzak, sa\u011flam bir \u015fekilde a\u00e7\u0131klanan bir s\u00fbre, yahut h\u00fckm\u00fc sabit, neshedilmemi\u015f bir s\u00fbre. &#8220;Ey iman edenler! K\u00fcfredenlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman hemen boyunlar\u0131n\u0131 vurun.&#8221; (Muhammed, 47\/4) buyurulun bu s\u00fbre, &#8220;Allah yolunda sava\u015f\u0131n.&#8221; (Bakara, 2\/190, 244), &#8220;Size sava\u015f farz k\u0131l\u0131nd\u0131.&#8221; (Bakara, 2\/216) buyurulan Bakara S\u00fbresi, &#8220;Ey iman edenler! K\u00fcfredenlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman onlara arkalar\u0131n\u0131z\u0131 d\u00f6nmeyin.&#8221; (Enfal, 8\/15). &#8220;Bir d\u00fc\u015fman toplulu\u011fu ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman sebat edin.&#8221; (Enfal, 8\/ 45) buyurulan Enfal ve nihayet Ber\u00e2e (Tevbe) S\u00fbresi gibi sava\u015f an\u0131lan s\u00fbrelerin hepsi bu hususta muhkemdir. Sava\u015f \u00e2yetleri &#8220;Sava\u015f a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 atana kadar.&#8221; sabittir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcyorsun ki o kalplerinde bir hastal\u0131k bulunanlar\u0131, bir m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k, yahut din zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 bulunanlar\u0131. Sana \u00f6yle bir bak\u0131\u015f bak\u0131yorlar ki, t\u0131pk\u0131 \u00f6l\u00fcmden bayg\u0131nl\u0131k gelmi\u015f kimsenin bak\u0131\u015f\u0131 gibi. Yani g\u00f6z\u00fcn\u00fc a\u00e7maya derman\u0131 olmayan, \u00f6lmek \u00fczere bulunan bir kimse gibi bayg\u0131n bayg\u0131n g\u00f6zlerini kald\u0131ram\u0131yor, yan yan bak\u0131yorlar, \u00f6yle korkuyorlar. O da onlara daha uygundur. Yani \u00f6yle kimselere de \u00f6l\u00fcm ya\u015famaktan daha uygun, daha m\u00fcnasiptir. Yahut den ismi tafdil olarak in de en deh\u015fetlisi onlara demektir.<\/p>\n<p>22- Demek ki i\u015f ba\u015f\u0131na gelecek olsan\u0131z. Burada &#8220;Tevell\u00ee&#8221;nin iki m\u00e2n\u00e2ya ihtimali vard\u0131r: Birisi, arkas\u0131n\u0131 d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7mak m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;tevell\u00ee&#8221;den, birisi de &#8220;vel\u00e2yet&#8221;ten tefe&#8217;\u00fcl \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc olarak, vali olmak, i\u015f ba\u015f\u0131na ge\u00e7mek m\u00e2n\u00e2s\u0131na tefsir edilmi\u015ftir. Dolay\u0131s\u0131yla \u015fu iki m\u00e2n\u00e2n\u0131n ikisi de do\u011frudur. Birinci m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re nas\u0131l o korkakl\u0131kla d\u00f6ner, sava\u015ftan ka\u00e7ar da yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk yapar, ordu bozanl\u0131k edip, d\u00fc\u015fman\u0131n istilas\u0131na sebep olur, ve yak\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 do\u011fratabilir misiniz?<\/p>\n<p>ERHAM: &#8220;Rahim&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. Rahim, esasen kad\u0131n\u0131n \u00e7ocuk yeri olan cihaz\u0131d\u0131r. Yak\u0131nl\u0131k kayna\u011f\u0131 olmas\u0131 itibariyle akrabal\u0131\u011fa da rahim denir. Bu m\u00e2n\u00e2 ile akrabaya ulu&#8217;l-erham (rahim sahibi) denildi\u011fi gibi erham da denilir ki burada bu m\u00e2n\u00e2yad\u0131r. Yani \u00e7olu\u011funuzu \u00e7ocu\u011funuzu, kad\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 h\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131z\u0131 par\u00e7alatabilir misiniz? \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcsl\u00fcman ordusunda bozgun \u00e7\u0131kar\u0131p, d\u00fc\u015fman istilas\u0131na sebep olundu\u011fu takdirde meydana gelecek sonu\u00e7 budur. \u00d6b\u00fcr m\u00e2n\u00e2ca nas\u0131l o korkakl\u0131kla i\u015f ba\u015f\u0131na ge\u00e7er, kumanday\u0131 elinize al\u0131r da vatan\u0131n\u0131z\u0131 cahiliye devri gibi bozguna verir, ihtilal i\u00e7inde h\u0131s\u0131m ve akrabalar\u0131n\u0131z\u0131 yine \u00f6yle peri\u015fan edebilir misiniz? Bu \u00e2yetle yak\u0131nlarla ilgiyi kesmenin haraml\u0131\u011f\u0131na delil getirilir.<\/p>\n<p>23-Burada bunlar\u0131 bu \u015fekilde k\u0131narken, b\u00f6yle k\u0131nama yoluyla bile hitaba lay\u0131k olmad\u0131klar\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in hitab\u0131 de\u011fi\u015ftirmek suretiyle buyuruluyor ki: Onlar, o vas\u0131flar\u0131 anlat\u0131lan ve sava\u015f emri kesinlik ve ciddiyet kazand\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada sadakatsizlik edip de yak\u0131nlar\u0131n\u0131 do\u011fratacak \u015fekilde vatanlar\u0131n\u0131 bozguna verecek olan kalbi hastal\u0131kl\u0131 olanlar, Allah&#8217;\u0131n lanet etti\u011fi, rahmet alan\u0131ndan kovdu\u011fu kimselerdir. Onun i\u00e7in kulaklar\u0131n\u0131 sa\u011f\u0131r ve g\u00f6zlerini k\u00f6r etmi\u015ftir. Hak kelam\u0131n\u0131 i\u015fitmezler. Nefislerde ve ufuklardaki hakk\u0131n \u00e2yetlerini g\u00f6rmezler, bakmak istemedikleri i\u00e7in g\u00f6rmezler.<\/p>\n<p>24- \u00d6yle olmasa Kur&#8217;an&#8217;\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnmezler mi? Yoksa birtak\u0131m kalpler \u00fczerine kilitler mi vurulmu\u015f? Bunun &#8220;Allah onlar\u0131n kalpleri \u00fczerine m\u00fch\u00fcr vurdu.&#8221; (Nahl, 16\/108) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere istifham-\u0131 takdir\u00ee olmas\u0131 s\u00f6z\u00fcn geli\u015fine daha uygundur. Burada f\u00e2s\u0131las\u0131 ta yukar\u0131daki f\u00e2s\u0131las\u0131na bakmaktad\u0131r. Onu hat\u0131rlat\u0131r, g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmas\u0131n.<\/p>\n<p>25- \u015e\u00fcphesiz gerisin geri irtidada do\u011fru gidenler, \u015feytan onlara fit verdi. B\u00fcy\u00fck g\u00fcnahlar\u0131 \u00f6nemsiz g\u00f6stererek \u015fehvetlere sald\u0131rtt\u0131. Ve onlar\u0131 arzu ve uzun emellere d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>26- \u015eu sebeple ki bunlar, bu m\u00fcnaf\u0131klar Allah&#8217;\u0131n indirdi\u011finden ho\u015flanmayanlar dediler: Kureyzao\u011fullar\u0131 ve Nadiro\u011fullar\u0131 yahudileri Hz. Peygamber&#8217;e Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n indirilmesinden ho\u015flanmam\u0131\u015flard\u0131. Kurey\u015f m\u00fc\u015frikleri de &#8220;Bu Kur&#8217;\u00e2n \u015fu iki \u015fehirden bir b\u00fcy\u00fck adama indirilseydi ya.&#8221; (Zuhruf, 43\/31) demi\u015flerdi. M\u00fcnaf\u0131klar o yahudilere veya m\u00fc\u015friklere gizlice s\u00f6z vererek &#8220;Biz size baz\u0131 i\u015flerde itaat edece\u011fiz.&#8221; demi\u015flerdi. Nitekim Ha\u015fr S\u00fbresi&#8217;nde, &#8220;M\u00fcnaf\u0131kl\u0131k yapanlar\u0131 g\u00f6rmedin mi? Kitap ehlinden k\u00fcfreden karde\u015flerine &#8216;Yemin ederiz ki e\u011fer siz yurdunuzdan \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131rsan\u0131z mutlaka biz de sizinle beraber \u00e7\u0131kar\u0131z. Ve sizin aleyhinizde ebed\u00ee olarak kimseye itaat etmeyiz. Size sava\u015f a\u00e7\u0131l\u0131rsa mutlaka size yard\u0131m ederiz&#8217; diyorlar.&#8221; (Ha\u015fr, 59\/11) buyurulmu\u015ftur. Ahzab (Hendek) sava\u015f\u0131ndaki ittifaklar\u0131 da vard\u0131. Halbuki Allah onlar\u0131n o gizli konu\u015fmalar\u0131n\u0131 biliyordu. \u00d6yle iken onu hesaba almad\u0131lar da Allah&#8217;a ve peygamberine kar\u015f\u0131 gizli ittifaka kalk\u0131\u015ft\u0131lar.<\/p>\n<p>27- &#8220;O halde melekler onlar\u0131n y\u00fczlerine ve arkalar\u0131na vura vura canlar\u0131n\u0131 al\u0131rlarken nas\u0131l olacak bakal\u0131m?&#8221;<\/p>\n<p>28- Allah onlar\u0131n amellerini bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c2yette ge\u00e7en ihbat, amelin sevab\u0131n\u0131 giderip hi\u00e7e indirmektir. G\u00fczel amel g\u00fcnaha keffaret olup k\u00f6t\u00fc ameli \u00f6rtt\u00fc\u011f\u00fc gibi k\u00f6t\u00fc ameller de iyi amelleri bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Bu \u015fekilde ihbat, keffaret ve ma\u011ffiretin z\u0131dd\u0131 demek olur. Anla\u015f\u0131l\u0131yor ki onlar\u0131n iyi amelleri de yok de\u011fildi. Fakat Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131n\u0131 davet eden \u015feyler yap\u0131p r\u0131zas\u0131n\u0131 g\u00f6zetmediklerinden dolay\u0131 iyi amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>29- Yoksa kalplerinde hastal\u0131k olanlar Allah kendilerinin kinlerini hi\u00e7 ortaya \u00e7\u0131karmaz m\u0131 sand\u0131lar?<\/p>\n<p>30- Ey Muhammed! E\u011fer biz dileseydik onlar\u0131 sana g\u00f6sterirdik. Sen de onlar\u0131 y\u00fczlerinden tan\u0131rd\u0131n. Andolsun ki, sen onlar\u0131 s\u00f6zlerinin \u00fcslubundan da tan\u0131rs\u0131n. Allah ise b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 bilir.<\/p>\n<p>31- Andolsun ki, biz i\u00e7inizden cihad edenlerle sabredenleri ortaya \u00e7\u0131kar\u0131ncaya ve yapt\u0131klar\u0131n\u0131zla ilgili haberlerinizi a\u00e7\u0131klay\u0131ncaya kadar sizi deneyece\u011fiz.<\/p>\n<p>32- \u015e\u00fcphesiz ki, ink\u00e2r edenler, Allah yolundan menedenler ve kendilerine do\u011fru yol a\u00e7\u0131k\u00e7a belli olduktan sonra Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 gelenler Allah&#8217;a hi\u00e7bir zarar veremeyeceklerdir. Allah onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karacakt\u0131r.<\/p>\n<p>33- Ey iman edenler! Allah&#8217;a itaat edin, Peygamber&#8217;e itaat edin ve amellerinizi bo\u015fa \u00e7\u0131karmay\u0131n.<\/p>\n<p>34- \u015e\u00fcphesiz ki, ink\u00e2r edip, Allah yolundan sapt\u0131ran, sonra da k\u00e2fir olarak \u00f6lenlere gelince Allah onlar\u0131 asla ba\u011f\u0131\u015flamayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>35- Sak\u0131n gev\u015femeyin ve \u00fcst\u00fcn oldu\u011funuz halde bar\u0131\u015fa \u00e7a\u011f\u0131rmay\u0131n. Allah sizinle beraberdir. O sizin amellerinizi eksiltmeyecektir.<\/p>\n<p>36- D\u00fcnya hayat\u0131 ancak bir oyun ve e\u011flenceden ibarettir. E\u011fer iman eder k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131n\u0131rsan\u0131z, Allah size m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131z\u0131 verir. Ve sizden b\u00fct\u00fcn mallar\u0131n\u0131z\u0131 harcaman\u0131z\u0131 da istemez.<\/p>\n<p>37- E\u011fer sizden onlar\u0131n tamam\u0131n\u0131 isteyip de sizi zorlasayd\u0131 cimrilik ederdiniz. Bu da sizin b\u00fct\u00fcn kinlerinizi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>38- \u0130\u015fte sizler Allah yolunda harcamaya \u00e7a\u011fr\u0131lan kimselersiniz. \u0130\u00e7inizden kiminiz cimrilik ediyor. Ama cimrilik eden ancak kendi zarar\u0131na cimrilik eder. Allah zengindir, siz ise fakirsiniz. E\u011fer siz Hakk&#8217;tan y\u00fcz \u00e7evirirseniz Allah yerinize ba\u015fka bir kavim getirir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar.<\/p>\n<p>29- Allah kendilerinin kinlerini hi\u00e7 meydana \u00e7\u0131karmaz. Yani Allah bilse de peygamberine ve m\u00fcminlere bildirmez mi zannettiler? Ne bo\u015f zan!<\/p>\n<p>30- Dilesek onlar\u0131 sana g\u00f6sterirdik de. K\u00e2d\u0131 Beydav\u00ee gibi baz\u0131lar\u0131 burada g\u00f6stermeyi kalb\u00ee ve ilm\u00ee g\u00f6steri\u015f yani tarif etmek, tan\u0131tmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na tefsir etmi\u015flerse de zahir olan g\u00f6zle g\u00f6steri\u015ftir. Marifetin onun \u00fczerine tertibi daha kuvvetli g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u015e\u00f6yle ki: G\u00f6sterirdik de kendilerini simalar\u0131 ile \u015fah\u0131slar\u0131n\u0131 tayin ettiren farkl\u0131 alametleri ile tan\u0131rd\u0131n. Bununla beraber sen onlar\u0131 s\u00f6zlerinin lahninde de tan\u0131rs\u0131n. S\u00f6z\u00fcn lahni, s\u00f6yleni\u015f tarz\u0131, edas\u0131, \u00fcsl\u00fbbu, yahut e\u011fimi, k\u0131vr\u0131m\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Nitekim i&#8217;rabda veya tecvidde hataya da lahin denilir. Mesela zafer elde edildi\u011fi zaman &#8220;Biz de sizinle beraberdik.&#8221; (Ankebut, 29\/10) demeleri, biraz s\u0131k\u0131\u015f\u0131nca &#8220;\u015e\u00fcphesiz bizim evlerimiz a\u00e7\u0131kt\u0131r.&#8221; (Ahzap, 33\/13) demeleri, yahut demin ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;o demin ne dedi?&#8221; demeleri gibi s\u00f6zler hep s\u00f6z\u00fcn lahni c\u00fcmlesindendir. Allah b\u00fct\u00fcn amellerinizi bilir. Hepinizin niyetlerinize g\u00f6re, iyiye iyi, k\u00f6t\u00fcye k\u00f6t\u00fc, uygun olan kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>31- Ve andolsun ki sizi imtihana \u00e7ekece\u011fiz. Cihad gibi baz\u0131 me\u015fakkatli sorumluluklarla m\u00fckellef k\u0131laca\u011f\u0131z. Ta ki i\u00e7inizden cihad edip u\u011fra\u015fanlar\u0131 ve sabredip dayananlar\u0131 bilelim. Yani belli edip meydana \u00e7\u0131karal\u0131m. Ve haberlerinizi deneyelim. Yani cihad ve sabr\u0131n\u0131za, iman ve sadakatinize, kahramanl\u0131klar\u0131n\u0131za ait haberlerinizi, uyulmas\u0131 gereken bir \u00f6rnek olmas\u0131 i\u00e7in imtihan meydanlar\u0131ndan g\u00f6r\u00fcn\u00fcr \u00e2leme yay\u0131p ilan edelim.<\/p>\n<p>32- &#8220;Haberiniz olsun ki o ink\u00e2r edip Allah yolundan meneden ve hak kendilerine a\u00e7\u0131k\u00e7a belli olduktan sonra peygambere kar\u015f\u0131 gelenler&#8221; Kureyzao\u011fullar\u0131, Nadiro\u011fullar\u0131 veya Bedir g\u00fcn\u00fc m\u00fc\u015frikler ordusunu besleyenler gibiler Allah&#8217;a hi\u00e7bir zarar verecek de\u011fillerdir. Yani Allah&#8217;\u0131n peygamberine hi\u00e7bir zarar eri\u015ftiremezler de O, onlar\u0131n amellerini bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Yani iyi amellerinin sevab\u0131n\u0131 o k\u00fcf\u00fcr ve sap\u0131t\u0131p kar\u015f\u0131 gelmeleri ile mahvedecek, yahut o yoldaki b\u00fct\u00fcn mesailerini, \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131 hi\u00e7e giderecektir.<\/p>\n<p>33- Ey iman edenler! Allah&#8217;a itaat edin, Peygamber&#8217;e itaat edin de amellerinizi iptal etmeyin. Yani \u00f6b\u00fcrlerinin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi k\u00fcf\u00fcr, m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k, kendini be\u011fenme, riya, ba\u015fa kakma, eziyet etme ve bunlara benzer itaatsizlik ve ba\u015flanm\u0131\u015f olan herhangi bir ameli bozup iptal edecek ters bir fiil ve hareket ile bo\u015fa gidermeyin, h\u00fck\u00fcms\u00fcz b\u0131rakmay\u0131n.<\/p>\n<p>34-\u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Haberiniz olsun ki k\u00fcfredip Allah yolundan sapan, sonra da k\u00e2fir olduklar\u0131 halde \u00f6lenleri Allah hi\u00e7bir zaman ba\u011f\u0131\u015flamaz.&#8221; Yani amelleri bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131ktan ba\u015fka bir ba\u011f\u0131\u015flanma ihtimali de yoktur. Deniliyor ki bu \u00e2yet de Kal\u00eeb ashab\u0131 hakk\u0131nda nazil olmakla beraber, k\u00fcf\u00fcr \u00fczere \u00f6lenlerin hepsini kapsamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>35-Kal\u00eeb ashab\u0131: Bedir&#8217;de \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcp kuyuya at\u0131lm\u0131\u015f olan m\u00fc\u015friklerdir. \u00d6yle ise gev\u015feklik etmeyin, zay\u0131fl\u0131k g\u00f6stermeyin, yani \u00f6yle k\u00fcf\u00fcr ile \u00f6lenlerin ba\u011f\u0131\u015flanmayaca\u011f\u0131 k\u00fcfr\u00fcn, itaatsizli\u011fin amelleri bo\u015fa \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131 malumunuz olunca art\u0131k amellerinizi iptal etmeyin ve gev\u015feklik, al\u00e7akl\u0131k yapmay\u0131n. Al\u00e7akl\u0131k edip de horluk ve miskinlik ile bar\u0131\u015fa yalvarmay\u0131n. Sizler en \u00fcst\u00fcn, en galip olacak iken ve Allah sizinle beraber iken, yani size yard\u0131m ve zafer vaad etmekte iken Her iki halde o size amellerinizi noksan\u0131na \u00f6demez, zulmetmez. Burada &#8220;Gev\u015feklik etmeyin ve bar\u0131\u015fa yalvarmay\u0131n.&#8221; diye bar\u0131\u015fa yalvarmaktan menedilmi\u015f olmas\u0131, d\u00fc\u015fman taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015f olan herhangi bir bar\u0131\u015f teklifinin reddini gerektirmez. Nitekim, Enfal S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;E\u011fer onlar, bar\u0131\u015fa yana\u015f\u0131rlarsa sen de ona yana\u015f.&#8221; (Enfal, 8\/61) \u00e2yetiyle bar\u0131\u015fa yana\u015fan d\u00fc\u015fmanlar\u0131n talebine kar\u015f\u0131 bar\u0131\u015fa yana\u015fmak, emredilmi\u015fti. Fetih S\u00fbresi&#8217;nde gelece\u011fi \u00fczere Hudeybiye bar\u0131\u015f\u0131 da m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n galibiyeti halinde idi. Demek ki maksat herhalde, bar\u0131\u015f\u0131 reddetmek de\u011fil gev\u015feklik edip de zillet ile bar\u0131\u015fa talip olmamakt\u0131r. Bunlar, Muhammed \u00fcmmetinin, &#8220;\u0130man edip salih amel i\u015fleyenler ve Muhammed&#8217;e indirilene inananlar&#8221; (Muhammed, 47\/2) niteli\u011fini muhafaza etmek \u015fart\u0131yla gelecekte ula\u015facaklar\u0131 y\u00fcksekli\u011fi haber vermekle peygamberine vaaddir.<\/p>\n<p>36-Bu \u015fekilde ileride vaad edilmi\u015f olan fetihlere haz\u0131rl\u0131k ve ahiret sevab\u0131na te\u015fvik i\u00e7in buyuruluyor ki: D\u00fcnya hayat\u0131 s\u0131rf bir oyun ve e\u011flenceden ibarettir. \u00d6yle sebats\u0131z \u00f6nemsizdir. \u0130lerisi i\u00e7in bir kazan\u00e7 ve koruma vas\u0131tas\u0131 olmak \u00fczere istifade edilmedi\u011fi takdirde hi\u00e7tir. Ve e\u011fer iman eder ve ahiret i\u00e7in korunursan\u0131z iman ve takvan\u0131z\u0131n sevaplar\u0131n\u0131 Allah size verir. B\u00fct\u00fcn mallar\u0131n\u0131z\u0131 da istemez. O korunmak ve cihad etmek i\u00e7in l\u00e2z\u0131m gelen masraflara infak etmek \u00fczere mallar\u0131n\u0131z\u0131n hepsini de istemez.<\/p>\n<p>37- E\u011fer sizden o mallar\u0131n\u0131z\u0131n hepsini ister de sizi \u00e7\u0131plak b\u0131rakacak olursa, zekat veya sava\u015f teklifi ad\u0131na mallar\u0131n\u0131z\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131yacak olup b\u00fct\u00fcn mallara el koymaya kalk\u0131\u015f\u0131rsa cimrilik yapars\u0131n\u0131z, esirger, vermezsiniz. Vermemeye hakk\u0131n\u0131z olur. O zaman b\u00fct\u00fcn kinlerinizi meydana \u00e7\u0131kar\u0131r. Bozgun ve ihtilal \u00e7\u0131karmaya sebep olur. Fakat Allah ve peygamber sizden \u00f6yle b\u00fct\u00fcn mallar\u0131n\u0131z\u0131 istemez.<\/p>\n<p>38- Siz anlars\u0131n\u0131z ki Allah yolunda infak edesiniz diye davet ediliyorsunuz, ki bu davet zekat\u0131 ve sava\u015f techizat\u0131n\u0131, yard\u0131m\u0131n\u0131 kapsayabilir. Allah daha iyisini bilir, Mekke&#8217;nin fethine dair haz\u0131rl\u0131klard\u0131r. Yine de i\u00e7inizden cimrilik yapan var. Fakat her kim cimrilik eder, k\u0131skan\u0131rsa s\u0131rf kendi nefsinden k\u0131skanm\u0131\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc infak\u0131n menfaati, cimrili\u011fin zarar\u0131 kendine ait olur. Allah zengindir. Fakir sizsiniz, ihtiya\u00e7 sizindir. Bu emirler sizin ihtiyac\u0131n\u0131z, sizin menfaatiniz i\u00e7indir.<\/p>\n<p>Ve e\u011fer siz y\u00fcz \u00e7evirirseniz, yani o iman ve takva ile infaktan \u00e7ekinerek bu emre sahip olmayacak olursan\u0131z, size bedel ba\u015fka bir kavmi tutar, bu i\u015fin ba\u015f\u0131na ge\u00e7irir. Sonra onlar sizin gibi olmazlar. \u0130man ve takva ile bu i\u015fe sahip olur, vaad edilmi\u015f olan sevap ve fetihlere onlar nail olurlar. (M\u00e2ide S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Ey iman edenler, sizden her kim dinden d\u00f6nerse&#8230;&#8221; (M\u00e2ide, 5\/54) \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>47-MUHAMMED: 1- O kimseler ki k\u00fcfredip Allah yolundan y\u00fcz \u00e7evirmekte yahut men etmektedirler. SADD\u00db: Y\u00fcz \u00e7evirmek, ald\u0131rmamak m\u00e2n\u00e2s\u0131na mastar\u0131ndan l\u00e2z\u0131m yahut da men etmek, \u00e7evirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8216;den m\u00fcteaddi olabilir. \u0130kisiyle de tefsir edilmi\u015ftir. Ke\u015f\u015faf ha\u015fiyesi Ke\u015ff&#8217;te der ki: Birincisi daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc: &#8220;De ki i\u015fte benim yolum budur. Basiretli oldu\u011fum halde Allah&#8217;a davet ederim.&#8221; (Yusuf, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12113,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1138,1137,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1856","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-47-muhammed","tag-47-muhammed-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1856","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1856"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1856\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12113"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1856"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1856"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1856"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}