{"id":1858,"date":"2010-11-18T22:12:08","date_gmt":"2010-11-18T22:12:08","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1858"},"modified":"2010-11-18T22:12:08","modified_gmt":"2010-11-18T22:12:08","slug":"46-ahkaf-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/46-ahkaf-tefsiri\/","title":{"rendered":"46-AHKAF SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>46-AHKAF:<\/p>\n<p>1-10- \u0130limden geriye kalm\u0131\u015f bir eser, \u00f6nceki peygamberlerin ilimlerinden kalma rivayete dayanan bir ilim. Yahut toz \u00fcst\u00fcne bir yaz\u0131, &#8220;De ki: Ben peygamberlerin ilki de\u011filim.&#8221;<\/p>\n<p>B\u0130D\u0130&#8217;, B\u0130D&#8217;AT, \u00e2dette hi\u00e7 \u00f6rne\u011fi ge\u00e7memi\u015f yeni t\u00fcremi\u015f, t\u00fcredi, yani ilk olarak peygamberlik iddia eden, yahut hi\u00e7 bir peygambere benzemeyerek, kendi kendine Allah&#8217;\u0131n izni olmaks\u0131z\u0131n bir tak\u0131m \u00f6rne\u011fi olmayan \u015feyler icad edecek bir icadc\u0131 de\u011filim. \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan bir \u015fahid de onun bir benzerine \u015fehadet edip iman getirir. Buradaki zamirinde iki ihtimal vard\u0131r. Biri Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a, biri de peygambere raci olmas\u0131d\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Tevrat gibi Allah kitab\u0131 oldu\u011funa, yahut Hz. Peygamber&#8217;in Musa gibi bir peygamber oldu\u011funa \u015fehadet ederek iman eder. Bakara S\u00fbresi&#8217;nde a\u00e7\u0131klamas\u0131 ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Tevrat&#8217;ta Hz. Peygamber Hz. Musa&#8217;ya &#8220;Senin gibi bir peygamber&#8221; diye Musa&#8217;n\u0131n benzeri bir peygamber olmak \u00fczere anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan b\u00f6yle \u015fehadet eden \u015fahit de \u00e7o\u011funlu\u011fun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re Abdullah b. Selam (r.a.)&#8217;d\u0131r. \u0130mam \u015ea&#8217;bi gibi baz\u0131lar\u0131 \u015fahidden maksad\u0131n Hz. Musa oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki daha \u00f6nce haber vermi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Cerir ve di\u011ferlerinin rivayetlerine g\u00f6re Sa&#8217;d b. Ebi Vakkas (r.a) demi\u015ftir ki: Resul-i Ekrem (s.a.v.) &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde y\u00fcr\u00fcyen bir kimse hakk\u0131nda o cennetliktir derken i\u015fitmedim. Abdullah b. Selam&#8217;dan ba\u015fka ki &#8220;\u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan bir \u015fahit de onun bir benzerine \u015fehadet edip iman getirir.&#8221; \u00e2yeti de onun hakk\u0131nda nazil oldu. S\u00fbrenin Mekk\u00ee, Abdullah b. Selam&#8217;\u0131n iman edi\u015finin ise Medine&#8217;de olmas\u0131 itibar\u0131yla bu durumda bu \u00e2yet gaib haberlerinden demek olur. Fakat yukar\u0131da i\u015faret olundu\u011fu \u00fczere baz\u0131lar\u0131 s\u00fbre Mekk\u00ee olmakla beraber bu \u00e2yetin Meden\u00ee oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Hasen&#8217;den rivayet olunur ki \u015f\u00f6yle demi\u015ftir. &#8220;Bana \u015fu haber ula\u015ft\u0131, Abdullah b. Selam \u0130sl\u00e2m&#8217;a girmek istedi\u011fi zaman: Ya Resulullah dedi, yahudiler bilir ki ben onlar\u0131n \u00e2limlerindenim, babam da onlar\u0131n \u00e2limlerinden idi. Halbuki \u015fimdi ben \u015fehadet ediyorum ki, sen Allah&#8217;\u0131n hak peygamberisin ve onlar seni Tevrat&#8217;ta yaz\u0131l\u0131 bulurlar, \u015fimdi filana, filana ve daha yahudilerden adlar\u0131n\u0131 sayd\u0131klar\u0131na adam g\u00f6nder ve beni evinde gizle de onlara benden ve babamdan sor, \u00e7\u00fcnk\u00fc benim kendilerinin en \u00e2limi oldu\u011fumu, babam\u0131n da en \u00e2limlerinden bulundu\u011funu \u015f\u00fcphesiz s\u00f6yleyeceklerdir. Ben de o zaman \u00e7\u0131kar\u0131m, ve senin Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc oldu\u011funu ve onlar\u0131n seni yanlar\u0131ndaki Tevrat&#8217;ta yaz\u0131l\u0131 olarak bulduklar\u0131n\u0131 ve ger\u00e7ekte senin hidayet ve hak din ile g\u00f6nderildi\u011fine \u015fehadet ederim. Resul-i Ekrem (s.a.v.) de \u00f6yle yapt\u0131, onu evinde gizledi, yahudileri \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131, yan\u0131na girdiler, derken Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: &#8220;Sizin i\u00e7inizde Abdullah b. Selam nedir?&#8221; kendisi dediler bizim en \u00e2limimiz, babas\u0131 da. O halde m\u00fcsl\u00fcman olduysa ne dersiniz?&#8221;, &#8220;olmaz&#8221; dediler, \u00fc\u00e7 kere tekrar ettiler, bunun \u00fczerine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131, o da \u00e7\u0131kt\u0131 sonra: &#8220;Ben, \u015fahitlik ederim ki sen Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc&#8217;s\u00fcn, onlar seni yanlar\u0131ndaki Tevrat&#8217;ta yaz\u0131l\u0131 olarak buluyorlar ve sen hidayet ve hak dini ile g\u00f6nderildin.&#8221; dedi. Deyince yahudiler biz senden bunu beklemezdik ey Abdullah b. Selam dediler. K\u00fcfrederek \u00e7\u0131kt\u0131lar. Allah Te\u00e2l\u00e2 da bu \u00e2yeti indirdi. &#8220;De ki: Ne dersiniz bu Kur&#8217;\u00e2n Allah taraf\u0131ndan ise ve siz de onu ink\u00e2r etmi\u015fseniz bununla birlikte \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan bir \u015fahit de onun bir benzerini Tevratta g\u00f6r\u00fcp inanm\u0131\u015f iken siz hala b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslarsan\u0131z haks\u0131zl\u0131k etmi\u015f olmaz m\u0131s\u0131n\u0131z? \u015e\u00fcphesiz ki Allah zalim bir toplulu\u011fu do\u011fru yola iletmez.&#8221; Buna dair di\u011fer rivayetler de vard\u0131r. Bununla beraber Mesruk&#8217;da demi\u015ftir ki bu Abdullah b. Selam hakk\u0131nda nazil olmad\u0131, Mekke&#8217;de nazil oldu, Abdullah b. Selam ise Medine&#8217;de m\u00fcsl\u00fcman oldu. Bu ancak Resulullah&#8217;\u0131n kavmine kar\u015f\u0131 bir delilidir. Tevrat, Kur&#8217;\u00e2n gibi Musa da Muhammed (s.a.v.) gibidir. Onlar Tevrat&#8217;a ve peygamberlerine iman ettiler de siz k\u00fcfrettiniz, demektir. \u0130bn\u00fc Cerir der ki ger\u00e7i Mesruk&#8217;un dedi\u011fi \u00e2yetin zahirine daha uygundur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;De ki: Ne dersiniz e\u011fer o Kur&#8217;\u00e2n Allah taraf\u0131ndan ve siz ona k\u00fcfretmi\u015f iseniz&#8221; \u00e2yeti Allah taraf\u0131ndan Kurey\u015f m\u00fc\u015friklerine kar\u015f\u0131 bir k\u0131nama ve peygamberi i\u00e7in onlar aleyhine bir delil g\u00f6sterme makam\u0131ndad\u0131r. Bu \u00e2yet de daha \u00f6ncesindeki \u00e2yetlerin benzeridir. Onlarda ne kitap ehlinin ne de yahudilerin zikri ge\u00e7medi\u011fi gibi daha \u00f6nce zikri ge\u00e7enlerden s\u00f6z\u00fcn \u00e7evrilmesine delalet eder bir karine de g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. Fakat Resulullah&#8217;\u0131n ashab\u0131ndan bir cemaatten maksat Abdulah b. Selam oldu\u011funa dair haber varid olmu\u015ftur. Ve tevil ehlinin \u00e7o\u011fu da bunun \u00fczerinde y\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bunlar ise Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 ve n\u00fczul sebebini ve ne kastedilmi\u015f oldu\u011funu da daha iyi bilirler. Buna g\u00f6re \u015fehit Abdullah b. Selam, k\u0131nanan muhataplar da yahudi toplulu\u011fu olmu\u015f oluyor, yaln\u0131z Taber\u00ee&#8217;nin daha \u00f6nce zikri ge\u00e7enlerden s\u00f6z\u00fcn de\u011fi\u015ftirilmesine delalet eder bir karine g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor, demesi \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir kere ba\u015fta &#8220;\u0130nk\u00e2r edenler uyar\u0131ld\u0131klar\u0131 \u015feyden y\u00fcz \u00e7eviriyorlar.&#8221; buyurulmakla s\u00f6z\u00fcn as\u0131l sevkinin, mutlak k\u00e2firler hakk\u0131nda oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015f sonra da iki &#8220;De ki: Ne dersiniz?&#8221; hitab\u0131 ile bunlar\u0131n iki k\u0131sm\u0131na i\u015faret olunarak birincisi ile m\u00fc\u015friklere, ikincisi ile de di\u011ferlerine yahut hepsine hitap yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki hem as\u0131l s\u00f6z\u00fcn geli\u015fi birli\u011fi muhafaza edilmi\u015f hem de iki kere &#8220;Deki ne dersiniz?&#8221; buyurulmakla bir hitap de\u011fi\u015fikli\u011fi karinesi de verilmi\u015ftir. \u015eu halde &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki Allah zalim toplulu\u011fu do\u011fru yola iletmez&#8221;, ifadesi ilk bak\u0131\u015fta yahudilere uygun olmakla beraber anlam itibar\u0131yla hepsinden geneldir. Bu c\u00fcmle, \u015fart\u0131n cevab\u0131 yerinde bulunmaktad\u0131r. Yani \u00f6yle olunca siz zulmetmi\u015f olursunuz, hidayete eremezsiniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>\u0130nk\u00e2r edenler, iman ednler i\u00e7in: &#8220;E\u011fer \u0130sl\u00e2m&#8217;da bir hay\u0131r olsayd\u0131 onlar, onu kabulde bizi ge\u00e7emezlerdi.&#8221; derler. Bununla muvaffak olamay\u0131nca da: &#8220;Bu eski bir yaland\u0131r.&#8221; diyeceklerdir.<\/p>\n<p>12- Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce de bir rehber ve rahmet olarak Musa&#8217;n\u0131n kitab\u0131 Tevrat vard\u0131. Bu Kur&#8217;\u00e2n ise zulmedenleri uyarmak, iyilik yapanlar\u0131 m\u00fcjdelemek i\u00e7in Arap lisan\u0131 ile indirilen ve kendinden \u00f6ncekileri tasdik eden bir kitapt\u0131r.<\/p>\n<p>13- &#8220;Ger\u00e7ekten Rabbimiz Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; deyip, sonra da dosdo\u011fru olanlara gelince onlar i\u00e7in hi\u00e7bir korku yoktur ve onlar \u00fcz\u00fclmeyeceklerdir.<\/p>\n<p>14- \u0130\u015fte onlar cennetlikdirler, yapt\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k orada ebedi olarak kalacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>15- Biz insana ana ve babas\u0131na iyilik yapmay\u0131 tavsiye ettik. Anas\u0131 onu zahmetle karn\u0131nda ta\u015f\u0131d\u0131 ve zahmetle do\u011furdu. Onun ana karn\u0131nda ta\u015f\u0131nmas\u0131 ile s\u00fctten kesilme s\u00fcresi otuz ayd\u0131r. Nihayet insan olgunluk \u00e7a\u011f\u0131na ula\u015f\u0131p, k\u0131rk ya\u015f\u0131na geldi\u011finde der ki: &#8220;Ey Rabbim! Bana ve ana babama ihsan etti\u011fin nimetlerine \u015f\u00fckretmemi ve senin ho\u015fnut olaca\u011f\u0131n salih amel i\u015flememi ilham et. Benim neslimden gelenleri de salih kimseler k\u0131l. Do\u011frusu ben tevbe edip sana y\u00f6neldim. Ve ben ger\u00e7ekten m\u00fcsl\u00fcmanlardan\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>16- \u0130\u015fte yapt\u0131klar\u0131n\u0131n en g\u00fczelini kendilerinden kabul edece\u011fimiz ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayaca\u011f\u0131m\u0131z bu kimseler cennetlikler aras\u0131ndad\u0131rlar. Bu onlara vaad edilmi\u015f olan dosdo\u011fru bir s\u00f6zd\u00fcr.<\/p>\n<p>17- Ana ve babas\u0131na: &#8220;\u00d6f size! siz bana \u00f6ld\u00fckten sonra tekrar dirilip kabrimden \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131m\u0131 m\u0131 vaad ediyorsunuz? Oysa benden \u00f6nce nice nesiller gelip ge\u00e7mi\u015ftir.&#8221; diyen kimseye ana ve babas\u0131 Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131narak &#8220;Yaz\u0131klar olsun sana! Gel iman et, \u015f\u00fcphesiz ki, Allah&#8217;\u0131n vaadi ger\u00e7ektir.&#8221; dediklerinde o: &#8220;Bu Kur&#8217;\u00e2n \u00f6ncekilerin masallar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>18- \u0130\u015fte onlar kendilerinden \u00f6nce gelip ge\u00e7mi\u015f olan cin ve insan topluluklar\u0131 i\u00e7erisinde haklar\u0131nda azab vaadi hak olmu\u015f kimselerdir. Onlar ger\u00e7ekten h\u00fcsrana u\u011fram\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>19- Herkesin yapt\u0131klar\u0131na g\u00f6re dereceleri vard\u0131r. Allah onlara yapt\u0131klar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 tam olarak verir. Onlara haks\u0131zl\u0131k edilmez.<\/p>\n<p>20- \u0130nk\u00e2r edenler ate\u015fe arzedilecekleri g\u00fcn onlara: &#8220;Siz d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131zda b\u00fct\u00fcn g\u00fczel \u015feylerinizi harcad\u0131n\u0131z, onlar\u0131n zevkini s\u00fcrd\u00fcn\u00fcz, art\u0131k bug\u00fcn yery\u00fcz\u00fcnde haks\u0131z yere b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslaman\u0131z ve yoldan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olman\u0131zdan dolay\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 bir azabla cezaland\u0131r\u0131lacaks\u0131n\u0131z.&#8221; (denir).<\/p>\n<p>11- &#8220;\u0130nk\u00e2r edenler, iman edenler hakk\u0131nda derler ki&#8230;&#8221; Bunun da hem m\u00fc\u015frikler, hem yahudiler taraf\u0131ndan s\u00f6ylenmi\u015f olmas\u0131 muhtemeldir. Tefsircilerin \u00e7o\u011funa g\u00f6re m\u00fc\u015friklerdir. M\u00fcminlerin \u00e7o\u011funu Ammar, S\u00fcheyb, Bil\u00e2l gibi fakir ve zay\u0131flardan g\u00f6rerek a\u015fa\u011f\u0131lamak ve g\u00fcya bu \u015fekilde \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrmek istiyorlar. S\u00e2lebi, yahudilerin Abdullah b. Selam ve arkada\u015flar\u0131 hakk\u0131ndaki s\u00f6zleridir demi\u015ftir. Bununla, yani b\u00f6yle demekle iman edenlere dil uzatmakla maksatlar\u0131na muvaffak olamay\u0131nca, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 k\u00f6rletmek veya \u015fehadeti iptal etmek maksad\u0131na ermeyince Daha diyeceklerdir ki bu eski bir iftirad\u0131r, eski uydurulmu\u015f bir yaland\u0131r. Yani peygamber hakk\u0131nda \u00f6ncekilerden rivayet olunan m\u00fcjdeler eski bir yaland\u0131r diyecekler yahut \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 ink\u00e2r etmek i\u00e7in dini k\u00f6k\u00fcnden ink\u00e2r edecekler. Demek ki istikbalin k\u00e2firleri daha azg\u0131n olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>12-14- Halbuki onun \u00f6n\u00fcnden yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce nazil olmu\u015f Musa&#8217;n\u0131n kitab\u0131 vard\u0131r. Bununla hem eski bir iftira demelerinin nereye kadar varm\u0131\u015f oldu\u011fu g\u00f6sterilmi\u015f oluyor hem de cevab\u0131 verilmi\u015f oluyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc o \u00f6yle var ki Bir imam ve rahmet olmu\u015f bir halde, Allah&#8217;\u0131n dininde senelerce rehber, kendisine uyulmu\u015f, arkas\u0131nca gidilmi\u015f ve o sayede Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n rahmetine, nimetine erilmi\u015f, e\u011fer o bir iftira, bir yalan olsayd\u0131 o feyiz ve rahmet olur muydu? Ve i\u015fte bu da yani Kur&#8217;\u00e2n da dili Arap\u00e7a olarak tasdik edici bir kitap, Musa&#8217;n\u0131n bir imam ve rahmet olan kitab\u0131n\u0131 tasdik, onun esas\u0131ndaki hakikati ispat ve teyid eden Arap\u00e7a dilli bir kitap ki tasdikin hikmeti de zulmedenleri uyarmak i\u00e7in, her kim olursa olsun, kendisinden herhangi bir \u015fekilde zul\u00fcm, haks\u0131zl\u0131k meydana gelenlere Allah&#8217;\u0131n azab\u0131n\u0131 haber vererek sonucun korkun\u00e7lu\u011funu anlatmak i\u00e7in g\u00fczellik yapan iyilere de m\u00fcjde i\u00e7in, \u015f\u00f6yle ki: &#8220;Ger\u00e7ekten Rabbimiz Allah&#8217;d\u0131r.&#8221; deyip, sonra da dosdo\u011fru olanlar, yani ilmin \u00f6z\u00fc olan tevhit ile amelin sonu olan do\u011frulu\u011fu kendilerinde toplayanlar. (Fussilet S\u00fbresi&#8217;nde bu \u00e2yetin benzeri olan 30. \u00e2yetin tefsirine bkz.) Orada melekler vas\u0131tas\u0131yla m\u00fcjde yap\u0131l\u0131yordu. Burada ise do\u011frudan do\u011fruya yap\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>15- &#8220;Biz insana ana babas\u0131na iyilik yapmay\u0131 tavsiye ettik. Tavsiye bir kimseye yapmas\u0131 gereken bir \u015feyi \u00f6\u011f\u00fct tarz\u0131nda \u00f6nceden s\u00f6ylemektir. \u0130man ve do\u011fruluk en birinci \u00f6zellikleri olan iyilerin \u015fan\u0131 beyan olunurken anaya babaya iyilik \u00f6zellikle tavsiye edilmi\u015ftir. Bu tavsiye birka\u00e7 yerde gelmi\u015ftir. Fakat herbirinde ba\u015fka bir n\u00fckte ve bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131yla sevkedilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in tekrar de\u011fil ayr\u0131 ayr\u0131 fayda ifade etmektedir. Nitekim burada da &#8220;Yapt\u0131klar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak&#8221; ifadesi dolay\u0131s\u0131yla iyilik ve do\u011frulu\u011fun \u00f6nemli bir misali olmak \u00fczere getirilmi\u015ftir. Rivayet olundu\u011funa g\u00f6re ifadesine kadar bu iki \u00e2yet Hz. Ebu Bekir S\u0131dd\u0131k (r.a) hakk\u0131nda nazil olmu\u015f ve bir\u00e7ok h\u00fck\u00fcmlerin de esaslar\u0131n\u0131 i\u00e7inde toplam\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6nce ahl\u00e2k\u00ee a\u00e7\u0131dan araya \u00fc\u00e7 mertebede dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Birincisi, baban\u0131n galibiyeti alt\u0131nda olarak ta\u011flib yoluyla valideyn i\u00e7inde, ikincisi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ile do\u011furma ve emzirme y\u00f6n\u00fcyledir. Baba ise yaln\u0131z &#8216;de bir kere zikredilmi\u015ftir. Bir Hadis-i \u015eerif&#8217;te beyan olunan \u015fu ifade ile m\u00fctenasiptir. Bir adam; ya Resulullah &#8220;Ben kime \u00e7ok iyilik edeyim?&#8221; demi\u015fti. Resulullah (s.a.v.) buyurdu ki: &#8220;Anana&#8221;, sonra kime dedi, yine &#8220;anana&#8221; buyurdu, sonra kime? dedi, yine &#8220;anana&#8221; buyurdu. Sonra kime? dedi, &#8220;babana!&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>&#8221; Anas\u0131 onu s\u0131k\u0131nt\u0131 ile, zahmet ve me\u015fakkat ile y\u00fcklendi yine zahmet ve me\u015fakkat ile karn\u0131ndakini do\u011furdu. Hamilelik s\u00fcresi, ve s\u00fctten kesilmesi de otuz ayd\u0131r. Bakara S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Emzirmeyi tamamlamak isteyen baba i\u00e7in anneler \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 iki tam y\u0131l emzirirler.&#8221; (Bakara, 2\/233), Lokman S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;Onun s\u00fctten kesilmesi iki y\u0131ldad\u0131r. (Lokman, 31\/14) buyuruldu\u011funa g\u00f6re bu otuzun iki senesi emzirme m\u00fcddeti, alt\u0131 ay\u0131 da hamilelik m\u00fcddeti oluyor. Demek ki hamileli\u011fin en az m\u00fcddeti emzirmenin de en \u00e7ok m\u00fcddeti g\u00f6sterilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlara kad\u0131n\u0131n namusu nesep ve nik\u00e2h\u0131n haraml\u0131\u011f\u0131 y\u00f6nleriyle pek \u00e7ok \u00f6nemli h\u00fck\u00fcmler dayanmaktad\u0131r. Rivayet olunur ki Hz. \u00d6mer (r.a.)&#8217;e bir kad\u0131n duru\u015fmaya g\u00f6t\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc ki alt\u0131 ayda do\u011furmu\u015ftu. Had cezas\u0131 uygulanmas\u0131n\u0131 emretti. Hz. Ali (r.a) bu \u00e2yeti hat\u0131rlatarak &#8220;had&#8221; cezas\u0131 laz\u0131m gelmez hamilelik s\u00fcresinin en az m\u00fcddeti alt\u0131 ayd\u0131r diye itiraz etti. Hz. \u00d6mer de tasdik etti. Fahreddin R\u00e2z\u00ee bunu naklettikten sonra der ki: Ak\u0131l ve tecr\u00fcbede bunun b\u00f6yle oldu\u011funa del\u00e2let eder. Tecr\u00fcbe sahipleri diyorlar ki ceninin te\u015fekk\u00fcl\u00fc i\u00e7in takdir edilmi\u015f bir zaman vard\u0131r, o zaman ikiye katlan\u0131nca cenin harekete ba\u015flar, bu toplama iki misli daha ilave edilince cenin anas\u0131ndan ayr\u0131l\u0131r d\u00fcnyaya gelir. Mesela ceninin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 otuz g\u00fcnde tamam farz edelim. Bu zaman ikiye katlan\u0131p altm\u0131\u015f g\u00fcn oldu mu cenin hareket eder. Bu toplama iki misli olan y\u00fczyirmi g\u00fcn daha ilave edilince y\u00fcz seksen eder ki alt\u0131 ayd\u0131r. O vakit &#8220;cenin&#8221; anadan ayr\u0131l\u0131r. Yarat\u0131l\u0131\u015f otuzbe\u015f g\u00fcnde tamam oldu\u011funu farz edelim, o vakit yetmi\u015f g\u00fcnde hareket eder iki misli y\u00fcz k\u0131rk daha ilave olununca toplam\u0131 iki y\u00fcz on g\u00fcn eder ki yedi ayd\u0131r. \u00c7ocuk anadan ayr\u0131labilir. K\u0131rk g\u00fcn oldu\u011funu farz etsek seksen g\u00fcnde hareket eder iki y\u00fcz k\u0131rk g\u00fcnde anadan ayr\u0131l\u0131r ki sekiz ayd\u0131r. K\u0131rkbe\u015f g\u00fcnde tamam oldu\u011funu farz edelim o zaman da doksan g\u00fcnde hareket eder ikiy\u00fcz yetmi\u015f g\u00fcnde anadan ayr\u0131l\u0131r ki dokuz ay eder. \u0130\u015fte tecr\u00fcbe sahiplerinin anlatt\u0131klar\u0131 kural budur. Calin\u00fbs demi\u015ftir ki ben hamilelik zamanlar\u0131n\u0131n miktarlar\u0131n\u0131n miktarlar\u0131n\u0131 \u00e7ok merak ile ara\u015ft\u0131rd\u0131m. Bir kad\u0131n g\u00f6rd\u00fcm ki y\u00fcz seksen d\u00f6rt g\u00fcnde do\u011furdu. \u0130bn\u00fc Sina da kendisinin bunu m\u00fc\u015fahade etmi\u015f oldu\u011funu kaydetmi\u015ftir. Demek ki hamileli\u011fin en az m\u00fcddeti Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n nass\u0131na g\u00f6re de t\u0131bb\u0131n tecr\u00fcbelerine g\u00f6re de bir olarak alt\u0131 ayd\u0131r. Ama hamileli\u011fin en \u00e7ok m\u00fcddeti hakk\u0131nda Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da bir delalet yoktur. Ebu Ali b. Sina \u015eifa ad\u0131ndaki eserinde dokuzuncu makalesinin alt\u0131nc\u0131 fasl\u0131nda demi\u015ftir ki, tamam\u0131yla itimad etti\u011fim g\u00fcvenilir bir yerden bana ula\u015ft\u0131 ki bir kad\u0131n hamilelik senelerinin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcs\u00fcnden sonra bir \u00e7ocuk do\u011furdu di\u015fleri bitmi\u015fti, hem de ya\u015fad\u0131. Eristatalis&#8217;ten de \u015f\u00f6yle hik\u00e2ye olunmu\u015ftur: Hayvanlar\u0131n do\u011fum ve hamilelik zamanlar\u0131 bellidir. \u0130nsandan ba\u015fka ki gebe bir kad\u0131n bazan yedi ayda bazan sekiz ayda do\u011furur. Sekizinci ayda M\u0131s\u0131r gibi muayyen beldelerden ba\u015fka yerlerde az ya\u015far. Ama genellikle \u00e7o\u011funluk dokuzuncu aydan sonra do\u011fmaktad\u0131r. Tecr\u00fcbe sahipleri \u015funu da hat\u0131rlat\u0131rlar ki yukar\u0131da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere ikiye katlamak suretiyle beyan etti\u011fimiz kaide kesin de\u011fil, yakla\u015f\u0131k olarak b\u00f6yledir. Bazan g\u00fcnlerde fazlal\u0131k eksiklik olabilir, sonra R\u00e2z\u00ee ceninin tamamland\u0131\u011f\u0131 m\u00fcddeti de alt\u0131 k\u0131sma ay\u0131rarak tecr\u00fcbeye dayanan bilgilerine g\u00f6re kaydetmi\u015ftir ki zaman\u0131m\u0131zda buna &#8220;mebhas-\u0131 r\u00fc\u015feym&#8221; yani cenin, embriyo bilimi denilmekte ve \u00f6zel bir tasnife tabi tutulmaktad\u0131r. Nihayet der ki, alt\u0131nc\u0131s\u0131nda organlar birbirinden se\u00e7ilir ve hissolunacak \u015fekilde belli olur, bunun toplam\u0131 k\u0131rk g\u00fcnd\u00fcr, bazen k\u0131rk be\u015f g\u00fcne kadar uzan\u0131r en az\u0131 da otuzdur. \u015eu halde bu, t\u0131bb\u00ee tecr\u00fcbelerle Peygamber (s.a.v.)&#8217;in \u015fu hadisinde haber verdi\u011fine uygun d\u00fc\u015fmektedir. &#8220;Her birinizin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 anas\u0131 karn\u0131nda k\u0131rk g\u00fcnde toplan\u0131r.&#8221; tecr\u00fcbe sahipleri derler ki: &#8220;K\u0131rktan sonraki d\u00fc\u015f\u00fck cenin torbas\u0131 yar\u0131l\u0131p da so\u011fuk suya konuldu\u011fu zaman organlar\u0131 belirgin k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u015fey ortaya \u00e7\u0131kar, k\u0131saca hamileli\u011fin en az m\u00fcddeti alt\u0131 ay oldu\u011fu gibi emzirme m\u00fcddetinin de en \u00e7o\u011fu iki senedir. &#8220;Hamilelik s\u00fcresi ve s\u00fctten kesilmesi ve otuz ay&#8221; toplam\u0131n\u0131n haberidir. Ancak \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife Hazretleri bu \u00e2yette bir de \u015fu m\u00e2n\u00e2 ihtimalini nazar-\u0131 dikkate alm\u0131\u015ft\u0131r. Hamilelik s\u00fcresi de s\u00fctten ayr\u0131lma s\u00fcresi de otuz ayd\u0131r. Bu durumda hamilelik m\u00fcddetinin de otuz ay, emzirme m\u00fcddetinin de otuz ay olmas\u0131 ve ikisinin de en \u00e7ok s\u00fcresinin beyan edilmi\u015f bulunmas\u0131 gerekir. Hz. Ai\u015fe&#8217;nin rivayet etti\u011fi bir Hadis-i \u015eerif hamileli\u011fin en \u00e7ok m\u00fcddetinin iki seneden fazla olam\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131 ispat etmi\u015f olmakla hamilelik hakk\u0131nda zikredilen ihtimalin sak\u0131t olmas\u0131 laz\u0131m gelirse de s\u00fctten kesilme hakk\u0131nda iki sene &#8220;Emzirme s\u00fcresini tamamlamak isteyen baba i\u00e7in tam iki y\u0131l.&#8221; (Bakara, 2\/233) \u00e2yetiyle kay\u0131tl\u0131 bulundu\u011fu i\u00e7in nik\u00e2h\u0131n haraml\u0131\u011f\u0131n\u0131 ifade eden emzirme m\u00fcddeti bak\u0131m\u0131ndan en \u00e7ok s\u00fcrenin otuz ay olmas\u0131 \u015f\u00fcphesi devam etmektedir. Bu ihtimali ortadan kald\u0131racak bir delil yoktur. Dolay\u0131s\u0131yla haram k\u0131lan\u0131n m\u00fcbah k\u0131lana tercih olmas\u0131 hakk\u0131ndaki usul kaidesi gere\u011fince otuz ay i\u00e7inde emi\u015fenler hakk\u0131nda ihtiyaten s\u00fct karde\u015fli\u011fi dolay\u0131s\u0131yla nikah\u0131n haraml\u0131\u011f\u0131n\u0131n sabit olmas\u0131 gerekir. Fakat Lokman S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Onun s\u00fctten kesilmesi iki y\u0131l i\u00e7indedir.&#8221; ifadesi mutlak oldu\u011fu i\u00e7in \u0130mameyn bu \u015f\u00fcpheye i\u015ftirak etmemi\u015flerdir. Fetvada da bu tercih edilmi\u015ftir. (Bu konuda geni\u015f bilgi i\u00e7in F\u0131k\u0131h&#8217;dan Hidaye ve \u015ferhlerine bkz.) \u0130\u015fte baban\u0131n anan\u0131n b\u00f6yle haklar\u0131ndan dolay\u0131 onlara iyilik ile muamele etmesini o insana tavsiye ettik. Nihayet hayat en g\u00fc\u00e7l\u00fc \u00e7a\u011f\u0131na erdi, kuvvet ve olgunluk \u00e7a\u011f\u0131na erdi. Kuvveti ve akl\u0131 sa\u011flamla\u015ft\u0131. Bunu baz\u0131lar\u0131 b\u00fcl\u00fb\u011f ile, baz\u0131lar\u0131 da olgunluk \u00e7a\u011f\u0131yla tefsir etmi\u015flerdir. Bu, \u015funa daha yak\u0131nd\u0131r: Ve k\u0131rk ya\u015f\u0131na eri\u015fti. Denilir ki peygamberler de k\u0131rktan sonra peygamberlikle g\u00f6revlendirilmi\u015flerdir. Bununla birlikte Hz. \u0130sa ile Yahya&#8217;n\u0131n k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fcklerinde peygamberlikleri de s\u00f6z konusudur. \u0130\u015fte tam akl\u0131n\u0131, kuvvetini toplay\u0131p da k\u0131rk\u0131na erdi\u011fi zaman o tavsiyeyi yerine getirerek dedi: Allah&#8217;tan \u00fc\u00e7 dilek diledi, birincisi \u015f\u00f6yle nimetlerine \u015f\u00fck\u00fcr niyaz\u0131. Ey Rabbim! Bana \u00f6yle ilham et, \u00f6yle arzu ver ki senin nimetine \u015f\u00fckredeyim. \u00d6nce \u015f\u00fckr\u00fc istemesi, \u015f\u00fckr\u00fcn daima bir nimet ne\u015fesiyle ilgili oldu\u011fundan ilk \u00f6nce kalbin ne\u015fesini bulmak i\u00e7indir. \u0130\u015fte her ba\u015far\u0131n\u0131n s\u0131rr\u0131 da bu ne\u015fedir. O ne\u015fe iledir ki r\u0131zaya uygun b\u00fcy\u00fck salih ameller yap\u0131labilir. Hem bana ihsan etti\u011fin nimetine hem de anama babama ihsan etti\u011fin nimetine, anama babama, yani din nimeti ve varl\u0131k nimeti. \u0130kincisi, ve senin raz\u0131 olaca\u011f\u0131n salih bir amel i\u015fleyeyim. Kelimesinde tenvin tazim i\u00e7in, yani b\u00fcy\u00fck bir i\u015f oldu\u011funu ifade etmek i\u00e7indir. Yahut \u00e7okluk ifadesi i\u00e7indir. Bir\u00e7ok i\u015f demektir. Yahut da bir \u00e7e\u015fit tekliktir ki salih amel cinsinden Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 \u00f6zellikle celbedecek bir \u00e7e\u015fit amel, r\u0131zay\u0131 gerektirecek itaat demektir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc neslimde de benim i\u00e7in islah nasip et, yani \u0131slah\u0131, d\u00fczg\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc onlara da ula\u015ft\u0131r. \u0130\u00e7lerinde sabit k\u0131l \u00e7\u00fcnk\u00fc ben tevbe ile sana y\u00fcz tuttum, senin raz\u0131 olmayaca\u011f\u0131n fillerden veya senin zikrinden al\u0131koyacak \u015feylerden tevbe edip sana y\u00f6neldim. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben m\u00fcsl\u00fcmanlardan\u0131m. Kendilerini ihlas ve samimiyetle senin birli\u011fine teslim edenlerdenim. Bu iki c\u00fcmle duan\u0131n sa\u011flam olmas\u0131n\u0131n, tevbe ve \u0130sl\u00e2m&#8217;a ba\u011fl\u0131 oldu\u011funa i\u015farettir. \u0130bn\u00fc Abbas (r.a) hazretleri demi\u015ftir ki: Allah Te\u00e2l\u00e2, Ebu Bekir (r.a)&#8217;in duas\u0131n\u0131 kabul buyurdu da m\u00fcminlerden dokuz ki\u015fiyi azat etti ki Bilali Habe\u015fi ve \u00c2mir b. F\u00fcheyre bunlardand\u0131r. Ve her ne hay\u0131r istediyse Allah Te\u00e2l\u00e2 ona yard\u0131m etti. Z\u00fcrriyyeti hakk\u0131nda da duas\u0131n\u0131 kabul buyurdu. \u00c7ocuklar\u0131n\u0131n hepsi iman ettiler. Ona hem anas\u0131n\u0131n babas\u0131n\u0131n, hem de \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n hepsinin \u0130sl\u00e2m&#8217;a girmesi nasip oldu. Babas\u0131 Ebu Kuhafe Osman b. Amr ve annesi \u00dcmm\u00fcl Hayr bint\u00fc Sahr b. \u00d6mer, o\u011flu Abdurrahman b. Ebi Bekir ve onun o\u011flu Ebu Atik hepsi Peygamber&#8217;e yeti\u015ftiler ve Hz. Ebu Bekir&#8217;in ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 manev\u00ee derece sahabeden hi\u00e7birine nasip olmad\u0131. &#8220;Allah hepsinden raz\u0131 olsun.&#8221; Bununla birlikte ashab-\u0131 kiram\u0131n hepsi b\u00f6yle iyilik ve do\u011fruluk duygular\u0131 ile dopdolu idiler.<\/p>\n<p>16-Buna i\u015fareten buyuruluyor ki: \u0130\u015fte bunlar, b\u00f6yle g\u00fczel vas\u0131flarla vas\u0131flanm\u0131\u015f olan iyi ve \u015f\u00fckredici insanlar, O cennetlikler i\u00e7in de, yani iman ve do\u011fruluklar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla haklar\u0131nda &#8220;\u0130\u015fte onlar cennetliklerdir. Orada yapt\u0131klar\u0131n\u0131n m\u00fck\u00e2fat\u0131 olarak ebedi olarak kalacaklard\u0131r.&#8221; (Ahk\u00e2f, 46\/14) buyurulan ve kendilerine k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc korku ve \u00fcz\u00fcnt\u00fc olmayan cennetlikler i\u00e7inde \u00f6yle se\u00e7kin kimselerdir ki kendilerinden amellerinin en g\u00fczelini kabul ederiz ve g\u00fcnahlar\u0131ndan ge\u00e7eriz. Burada &#8220;Yapt\u0131klar\u0131 amelin en g\u00fczeli ifadesi hakk\u0131nda tefsircilerin iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc vard\u0131r. Birisi &#8220;en g\u00fczel&#8221; &#8220;g\u00fczel&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r denilmi\u015f, birisi de den maksat m\u00fcbah\u0131n \u00fczerinde olan itaatt\u0131r ki mendub ve vacibide i\u00e7ine almaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcbah \u00e7irkin de\u011fil g\u00fczeldir, ama ona sevab ve ceza gerekmez fakat a\u00e7\u0131k olan \u015fudur ki bunlar\u0131n g\u00fcnahlar\u0131ndan ge\u00e7ilmi\u015f oldu\u011fu gibi yapt\u0131klar\u0131 iyilikleri de onlara keffaret gibi olarak cennetteki mertebelerinin en g\u00fczel amellerine g\u00f6re olmas\u0131d\u0131r. Burada M\u00fccahid&#8217;den Taberi Hz. Ebu Bekir&#8217;in \u00d6mer&#8217;e olan vasiyetini nakleder. \u015e\u00f6yle ki: Hz. Ebu Bekir, Hz. \u00d6mer&#8217;i \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 da ona dedi ki: Ben sana bir vasiyet edece\u011fim onu iyi muhafaza edesin Allah&#8217;\u0131n gecede bir hakk\u0131 vard\u0131r. Onu g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn kabul etmez ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn bir hakk\u0131 vard\u0131r onu da gece kabul etmez. Bizim hi\u00e7birimiz i\u00e7in farz\u0131 yerine getirmedik\u00e7e nafile yoktur, K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc mizanlar\u0131 a\u011f\u0131r gelenlerin mizanlar\u0131n\u0131n a\u011f\u0131r gelmesi hep d\u00fcnyada hakka uymalar\u0131 ve onun, onlara a\u011f\u0131r gelmesi sebebiyledir. Haktan ba\u015fka bir \u015fey konmayan bir mizan\u0131n a\u011f\u0131r gelmesi ise hakk\u0131d\u0131r. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc mizanlar\u0131 hafif gelenlerin mizanlar\u0131n\u0131n hafif gelmesi de d\u00fcnyada bat\u0131la uymalar\u0131ndan ve onun, onlara hafif gelmesindendir. Bat\u0131ldan ba\u015fka bir \u015fey konmayan bir mizan\u0131n hafif gelmesi de hakk\u0131d\u0131r. G\u00f6rmez misin Allah Te\u00e2l\u00e2 cennetlikleri en g\u00fczel amelleriyle zikretmi\u015ftir. Onun i\u00e7in biri der ki benim amelim bunlar\u0131n ameline nerede eri\u015fecek onun sebebi \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131n k\u00f6t\u00fc amellerinden ge\u00e7mi\u015ftir de onlar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmaz, g\u00f6rmez misin Allah Te\u00e2l\u00e2 cehennemlikleri en k\u00f6t\u00fc amelleriyle anm\u0131\u015ft\u0131r da biri der ki; ben amelce onlardan iyiyimdir, onun sebebi \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131n en g\u00fczel amellerini kendilerine geri vermi\u015ftir. G\u00f6rmez misin Allah Te\u00e2l\u00e2 \u015fiddet \u00e2yetini, r\u0131za \u00e2yetinin yan\u0131nda ve r\u0131za \u00e2yetini \u015fiddet \u00e2yetinin yan\u0131nda indirmi\u015ftir ki m\u00fcmin hem \u00fcmitli, hem sayg\u0131l\u0131 olsun da kendi eliyle tehlikeye at\u0131lmas\u0131n ve Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 hak olmayan bir kuruntuya kap\u0131lmas\u0131n.<\/p>\n<p>17- &#8220;Ve o kimse ki ana babas\u0131na \u00fcf size dedi.&#8221; Bununla \u00f6nceki \u00e2yetin tamamen aksine yani anas\u0131na babas\u0131na eziyet edenlere intikal ile uyar\u0131ya ge\u00e7iliyor. Mervan, bunun Abdurrahman b. Ebi Bekir hakk\u0131nda nazil oldu\u011funu iddia etmi\u015f ise de do\u011fru de\u011fildir. Hik\u00e2ye olunuyor ki Mervan bir g\u00fcn mescidde hutbesinde ben Emir\u00fcl M\u00fcminin&#8217;in yani Muaviye&#8217;nin Yezid&#8217;i halife tayin etmesi hakk\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc g\u00fczel g\u00f6r\u00fcyorum, \u00e7\u00fcnk\u00fc Ebu Bekir de yerine halife b\u0131rakt\u0131, \u00d6mer de demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Abdurrahman b. Ebi Bekir: yani krall\u0131k m\u0131?, Ebu Bekir (r.a) vallahi onu ne \u00e7ocuklar\u0131ndan birisi ne de ehli beytinden birisi hakk\u0131nda yapmad\u0131. Muaviye ise s\u0131rf o\u011fluna rahmet ve keramet yapt\u0131, dedi. Mervan sen &#8220;Ana ve babas\u0131na \u00fcf size diyen kimse&#8221; de\u011fil misin? dedi. Abdurrahman&#8217;da sen Resulullah&#8217;\u0131n lanetledi\u011fi melunun o\u011flu de\u011fil misin? dedi. Hz. Ai\u015fe i\u015fitti, Mervan&#8217;a sen Abdurrahman&#8217;a \u015f\u00f6yle \u015f\u00f6yle mi dedin? Yalan s\u00f6ylemi\u015fsin. Vallahi o \u00e2yet onun hakk\u0131nda inmedi, isteseydim kimin hakk\u0131nda indi\u011fini s\u00f6ylerdim, dedi.<\/p>\n<p>Bana \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131m\u0131 m\u0131 vaad ediyorsunuz? \u00d6ld\u00fckten sonra kabirden dirilece\u011fimimi vaad ediyorsunuz? Halbuki benden \u00f6nce nice nesiller ge\u00e7mi\u015f, yani onlardan kim kabirden \u00e7\u0131km\u0131\u015f da ben \u00e7\u0131kacakm\u0131\u015f\u0131m? diyor. O ikisi, yani anas\u0131 babas\u0131 ise Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131yorlar, onun b\u00f6yle ink\u00e2r\u0131ndan c\u00fcretinden, k\u00fcfr\u00fcnden aman diyerek Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131yor, aman ya Rabbi diye feryad ediyorlar. Yaz\u0131klar olsun sana, inan, iman getir. Herhalde Allah&#8217;\u0131n vaadi hakt\u0131r, diyorlar.<\/p>\n<p>VEYLEK, veyil sana, asl\u0131nda bizim &#8220;can\u0131 \u00e7\u0131kas\u0131, geberesi&#8221; tabirimiz gibi bir helak duas\u0131 olmakla beraber hakikaten helak i\u00e7in de\u011fil, azarlayarak te\u015fvik ve \u00f6zendirme i\u00e7in de kullan\u0131l\u0131r ki burada da maksat odur. Onun i\u00e7in bana yaz\u0131klar olsun sana demek daha uygun olacakt\u0131r. O yine, onlar\u0131 yalanlayarak bu sizin Allah&#8217;\u0131n vaadi dedi\u011finiz \u00f6ncekilerin masallar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir, hi\u00e7 asl\u0131 olmayarak yaz\u0131lan masallard\u0131r, der.<\/p>\n<p>18- \u0130\u015fte bunlar \u00f6b\u00fcrlerinin tam aksine olarak cinlerden ve insanlardan kendilerinden \u00f6nce ge\u00e7en \u00fcmmetler i\u00e7inde aleyhlerine s\u00f6z hak olmu\u015f kimselerdir. S\u00f6zden maksat &#8220;Andolsun ki ben cehennemi cinlerden ve insanlardan tamamen dolduraca\u011f\u0131m.&#8221; (H\u00fbd, 11\/119) \u00e2yetinde ifade edilen azap kelimesidir. Burada &#8220;\u00fcmmetler i\u00e7inde&#8221; ifadesi yukar\u0131daki &#8220;cennetlikler i\u00e7inde&#8221; ifadesinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olmak \u00fczere cehennemlikleri g\u00f6steriyor ve bu \u00e2yetten cinlerin de insanlar gibi \u00f6l\u00fcml\u00fc oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar kendilerini ziyan etmi\u015f, h\u00fcsrana d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kimselerdir<\/p>\n<p>19- ve her biri i\u00e7in, yani \u015fu anlat\u0131lan iki k\u0131s\u0131mdan cennetliklerle h\u00fcsrana d\u00fc\u015fenlerden hirbir k\u0131s\u0131m i\u00e7in amellerinden dereceler var, i\u015fledikleri hay\u0131r veya \u015fer amellere g\u00f6re \u00e7e\u015fitli dereceleri vard\u0131r. Cennetliklerin de dereceleri farkl\u0131d\u0131r. Kendilerine azap hak olanlar\u0131n da. \u00c7\u00fcnk\u00fc gerek mahiyet, gerekse \u015fekil itibar\u0131yla amelleri farkl\u0131d\u0131r. Onun cezas\u0131 olan dereceleri de ona g\u00f6re farkl\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7in buyuruluyor ki: Bu da onlara hi\u00e7bir zul\u00fcm edilmek sizin amellerinin kendilerine tamamen \u00f6denmesi i\u00e7indir.<\/p>\n<p>20- Onun i\u00e7in kimininki d\u00fcnyada tamamlan\u0131r, kimininki ahirette. Bu \u015fekilde k\u00e2firler s\u0131rf d\u00fcnya i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 ve yapt\u0131klar\u0131 iyi amellerin m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131 hemen d\u00fcnyada alacaklar\u0131 i\u00e7in O k\u00fcfredenler ate\u015fe arz olunaca\u011f\u0131 g\u00fcnde -ki k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcd\u00fcr- \u015f\u00f6yle denecektir: &#8220;Siz b\u00fct\u00fcn iyiliklerinizi d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131zda giderdiniz.&#8221; Hz. \u00d6mer (r.a)&#8217;de rivayet edilmi\u015ftir. &#8220;\u0130stesem ben sizin en ho\u015f yemekliniz en g\u00fczel giyimliniz olurdum. Fakat g\u00f6rd\u00fcm ki Allah Te\u00e2l\u00e2 bir kavme iyiliklerinin yok oldu\u011fu haberini vermi\u015f. &#8220;Siz b\u00fct\u00fcn iyiliklerinizi d\u00fcnya hayat\u0131nda giderdiniz&#8221; buyurmu\u015ftur. Ben iyiliklerimi geriye b\u0131rakmak isterim demi\u015ftir. Yine rivayet olunur ki \u015eam&#8217;a geldi\u011fi vakit ona misli g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir yemek yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Buyurdu ki: Bu bizim fakat vefat etmi\u015f olan m\u00fcsl\u00fcman fakirler i\u00e7in ne var, onlar arpa ekme\u011finden doymuyorlard\u0131. Halid b. Velid, onlara cennet var, dedi. Deyince \u00d6mer&#8217;in g\u00f6zleri doluktu da vallahi bizim nasibimiz bu d\u00fcnyan\u0131n ge\u00e7ici menfaatlerinde olup da onlar gittiler ise!.. Dedi ki: Allah daha iyi bilir ama, cennette aram\u0131z ne kadar uzak olur demektir. Resul-i Ekrem (s.a.v.) bir g\u00fcn suffe ehlinin yanlar\u0131na girdi. Elbiselerine yamal\u0131k bulamad\u0131klar\u0131ndan deri ile yap\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Buyurdu ki siz bug\u00fcn m\u00fc daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131z yoksa her biriniz sabah s\u00fcsl\u00fc bir elbise, ak\u015fam s\u00fcsl\u00fc bir elbise giyece\u011finiz ve sofran\u0131zda tabaklar\u0131n biri gidip biri gelece\u011fi ve evi K\u00e2be \u00f6rt\u00fcl\u00fcr gibi \u00f6rt\u00fclece\u011fi g\u00fcn m\u00fc? Biz bug\u00fcn daha hay\u0131rl\u0131y\u0131z dediler, evet buyurdu, bu g\u00fcn daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131z. \u0130bn\u00fc Zeyd bu \u00e2yetin tefsirinde \u015fu \u00e2yetleri okumu\u015f. &#8220;Kim d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 ve zinetini isterse biz onlara amellerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 burada tamamen \u00f6deriz, bu hususta onlara cimrilik yap\u0131lmaz.&#8221; (Hud, 11\/15) ve &#8220;Her kim ahiret sevab\u0131n\u0131 isterse onun sevab\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131r\u0131z. Ve her kim d\u00fcnya menfaatini isterse ona da d\u00fcnyal\u0131k veririz. Fakat ahirette ona hi\u00e7bir nasip yoktur.&#8221; (\u015eura, 42\/20), &#8220;Her kim acele ge\u00e7en d\u00fcnyay\u0131 isterse diledi\u011fimiz kimseye diledi\u011fimiz kadar d\u00fcnyal\u0131k pe\u015fin veririz. Sonra da ona cehennemi tahsis ederiz.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/18) ve demi\u015ftir ki i\u015fte d\u00fcnya hayat\u0131nda iyiliklerini giderenler bunlard\u0131r. A\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 azab, a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 yani zillet ve hakaret azab\u0131. Bunun bir misal ile izah\u0131:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21- Ey Muhammed! \u00c2d kavminin karde\u015fi Hud&#8217;u hat\u0131rla. Hani O, Ahk\u00e2f denilen yerde kavmini uyarm\u0131\u015ft\u0131. O&#8217;ndan \u00f6nce ve sonra da nice peygamberler gelip ge\u00e7mi\u015ftir. Hud, kavmine: &#8220;Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na kulluk etmeyin. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben sizin i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan korkuyorum.&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>22- Onlar: &#8220;Sen bizi il\u00e2hlar\u0131m\u0131zdan \u00e7evirmek i\u00e7in mi geldin? E\u011fer do\u011fru s\u00f6yleyenlerden isen o bize vaad edip durdu\u011fun azab\u0131 haydi getir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>23- Hud: &#8220;O azab\u0131n ne zaman gelece\u011fine dair ilim Allah kat\u0131ndad\u0131r. Ben size benimle g\u00f6nderileni tebli\u011f ediyorum. Fakat ben sizi cahillik eden bir kavim olarak g\u00f6r\u00fcyorum.&#8221; dedi.<\/p>\n<p>24- O azab\u0131, vadilerine do\u011fru yay\u0131lan bir bulut halinde g\u00f6rd\u00fckleri zaman: &#8220;Bu bize ya\u011fmur ya\u011fd\u0131racak yayg\u0131n bir buluttur.&#8221; dediler. Hud ise: &#8220;O sizin acele gelmesini istedi\u011finiz \u015feydir. O bir r\u00fczg\u00e2rd\u0131r ki, i\u00e7erisinde ac\u0131 bir azab vard\u0131r.<\/p>\n<p>25- O r\u00fczg\u00e2r, Rabbinin emri ile her\u015feyi y\u0131kar mahveder.&#8221; dedi. Nihayet hel\u00e2k oldular ve evlerinden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fcnmez oldu. \u0130\u015fte biz g\u00fcnahk\u00e2r kavmi b\u00f6yle cezaland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>26- And olsun ki, biz onlara size vermedi\u011fimiz imkanlar vermi\u015ftik. Onlara kulaklar, g\u00f6zler ve kalpler vermi\u015ftik. Fakat kulaklar\u0131, g\u00f6zleri ve kalpleri onlara hi\u00e7bir fayda sa\u011flamad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini bile bile ink\u00e2r ediyorlard\u0131. Alay etmekte olduklar\u0131 \u015fey de onlar\u0131 sar\u0131p ku\u015fatt\u0131.<\/p>\n<p>21-23- \u00c2d kavminin karde\u015fi, yani &#8220;Hani karde\u015fleri Hud onlara demi\u015fti&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/124) buyuruldu\u011fu \u00fczere \u00c2d kavminin i\u00e7lerinden kendilerine peygamber olan Hud (a.s) Ahk\u00e2f&#8217;ta, Ahk\u00e2f, asl\u0131nda uzun ve e\u011frili b\u00fc\u011fr\u00fcl\u00fc y\u00fcksek\u00e7e kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131 demek olan &#8220;h\u0131kf&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fuludur ki o e\u011fri b\u00fc\u011fr\u00fc kum tepeleri demek olup \u00c2d kavminin o uyar\u0131 s\u0131ras\u0131nda bulunduklar\u0131 yer bu ad ile an\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn\u00fc Zeyd ve Katade&#8217;den Yemen beldelerinden &#8220;\u015e\u0131hr&#8221; denilen yerde denize do\u011fru kumluklarda oturuyorlard\u0131 diye \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan Umman ile Mehre aras\u0131nda diye rivayet edilmi\u015f. Muhammed b. \u0130shak da demi\u015ftir ki H\u00fbd (a.s) peygamber olarak g\u00f6nderildi\u011fi zaman \u00c2d kavminin bulundu\u011fu yer ve cemaatleri, Ahk\u00e2f, Umman civar\u0131nda Hadramut&#8217;a do\u011fru kumluk, sonra da b\u00fct\u00fcn Yemen idi. Bununla beraber yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn her taraf\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015f ve Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fi fazla kuvvetleriyle halk\u0131n\u0131 peri\u015fan etmi\u015flerdi. Mucem\u00fcl B\u00fcldan&#8217;da der ki bu \u00fc\u00e7 rivayetin \u00fc\u00e7\u00fcnde de m\u00e2n\u00e2 birdir. Ancak Dahhak&#8217;tan \u015eam&#8217;da bir da\u011fd\u0131r diye bir rivayet gelmi\u015f ise de \u0130bn\u00fc Atiyye tefsirinde de sahih olan demi\u015f \u00c2d&#8217;\u0131n beldeleri Yemen&#8217;de idi. Ve &#8220;Direkli irem ba\u011flar\u0131&#8221; (Fecr, 89\/7) onlar\u0131n idi. (O \u00e2yetin tefsirine bkz.) Demek ki Ahk\u00e2f kelimesi anlam itibar\u0131yla \u00c2d kavminin kuvvetlerine ra\u011fmen yerlerindeki \u00e7\u00fcr\u00fckl\u00fc\u011fe i\u015faret eden ve uyar\u0131ya uygun olan bir kelimedir. Bu bak\u0131mdan &#8220;Ondan \u00f6nce ve sonra bir\u00e7ok uyar\u0131c\u0131 peygamberler gelip ge\u00e7mi\u015fti.&#8221; \u00e2yetinde &#8220;n\u00fcz\u00fbr&#8221; kelimesi &#8220;\u0130nzar&#8221; yani uyar\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;nezir&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fulu olarak da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Fakat mastar\u0131n \u00e7o\u011ful olmas\u0131 zahire muhalif olaca\u011f\u0131ndan &#8220;m\u00fcnzir&#8221; uyar\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;nezir&#8221;in \u00e7o\u011fulu olmas\u0131 daha do\u011frudur, yani Hud&#8217;dan daha \u00f6nce ve daha sonra uyar\u0131c\u0131 peygamberler gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f ise de \u015fimdi sen \u00f6zellikle Hud&#8217;un uyar\u0131s\u0131n\u0131 hat\u0131rla. \u015e\u00f6yle ki &#8220;Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na ibadet etmeyin \u00e7\u00fcnk\u00fc ben size b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131n\u0131n gelmesinden korkuyorum.&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>24- &#8220;Ne zaman ki o azab\u0131 bir bulut halinde g\u00f6rd\u00fcler.&#8221; &#8220;\u00c2r\u0131z&#8221; kelimesi as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131nda bir yan\u0131 g\u00f6r\u00fclen demek olup bundan \u00e7e\u015fitli m\u00e2n\u00e2larda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere ufukta yerden \u00e7\u0131kan buluta da \u00c2r\u0131z denilir ki, burada bu m\u00e2n\u00e2 ile tefsir edilmi\u015ftir. \u0130\u015fte biz b\u00f6yle cezaland\u0131r\u0131rz. \u00d6yle g\u00fcnahk\u00e2r kavimleri, yani her \u015fekilde onun gibi de\u011fil fakat fenal\u0131k itibar\u0131yla \u00f6yle ummad\u0131klar\u0131 bir \u015fekilde gelip her\u015feyi alt \u00fcst eden r\u00fczg\u00e2r s\u00fcrat ve deh\u015fetiyle saran bir helak cezas\u0131 \u0130bn\u00fc ebidd\u00fcnya Kitab\u00fc&#8217;s-sehab&#8217;da ve Ebu&#8217;\u015f-\u015eeyh Azamet&#8217;te, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir ki: Onun azab oldu\u011funu ilk tan\u0131malar\u0131 \u015f\u00f6yle olmu\u015ftur, \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan y\u00fcklerinin ve hayvanlar\u0131n\u0131n birer ku\u015f t\u00fcy\u00fc gibi g\u00f6k ile yer aras\u0131nda u\u00e7u\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015fler, derhal evlerine girmi\u015fler ve kap\u0131lar\u0131n\u0131 kapam\u0131\u015flar. Derken r\u00fczgar gelmi\u015f kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015f yedi gece sekiz g\u00fcn \u00fczerlerine kum seli ak\u0131tm\u0131\u015f. Sonunda da Allah Te\u00e2l\u00e2 r\u00fczg\u00e2ra emretmi\u015f \u00fczerlerinde kumu a\u00e7m\u0131\u015f ve hepsini denize d\u00f6km\u00fc\u015f. \u0130\u015fte &#8220;Nihayet \u00f6yle oldular ki meskenlerinden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fclmez oldu.&#8221; ifadesinde anlat\u0131lan budur. Yine rivayet olunmu\u015f ki i\u00e7lerinde azab\u0131 ilk g\u00f6ren bir kad\u0131n olmu\u015ftu. Ate\u015f alevi gibi bir r\u00fczgar g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Hud (a.s)&#8217;a gelince \u015f\u00f6yle rivayet olunmu\u015f: R\u00fczgar\u0131 hissetti\u011fi zaman kendinin ve m\u00fcminlerin \u00fczerine bir hat \u00e7izmi\u015f, bir menba civar\u0131na do\u011fru \u00e7ekilmi\u015fti. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan da \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir ki: Yan\u0131ndakilerle beraber etraf\u0131 \u00e7evrili bir yere \u00e7ekilmi\u015fti. Onlara r\u00fczgardan ancak derileri yumu\u015fatacak ve nefislere ne\u015fe verecek kadar dokunuyor ve fakat \u00c2d kavmine u\u011fray\u0131nca yer ve g\u00f6k aras\u0131nda g\u00f6\u00e7 ettiriyor ve ta\u015flarla beyinlerini par\u00e7al\u0131yordu.<\/p>\n<p>25- &#8220;Ne zaman ki o azab\u0131 bir bulut halinde g\u00f6rd\u00fcler.&#8221; &#8220;\u00c2r\u0131z&#8221; kelimesi as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131nda bir yan\u0131 g\u00f6r\u00fclen demek olup bundan \u00e7e\u015fitli m\u00e2n\u00e2larda kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere ufukta yerden \u00e7\u0131kan buluta da \u00c2r\u0131z denilir ki, burada bu m\u00e2n\u00e2 ile tefsir edilmi\u015ftir. \u0130\u015fte biz b\u00f6yle cezaland\u0131r\u0131rz. \u00d6yle g\u00fcnahk\u00e2r kavimleri, yani her \u015fekilde onun gibi de\u011fil fakat fenal\u0131k itibar\u0131yla \u00f6yle ummad\u0131klar\u0131 bir \u015fekilde gelip her\u015feyi alt \u00fcst eden r\u00fczg\u00e2r s\u00fcrat ve deh\u015fetiyle saran bir helak cezas\u0131 \u0130bn\u00fc ebidd\u00fcnya Kitab\u00fc&#8217;s-sehab&#8217;da ve Ebu&#8217;\u015f-\u015eeyh Azamet&#8217;te, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir ki: Onun azab oldu\u011funu ilk tan\u0131malar\u0131 \u015f\u00f6yle olmu\u015ftur, \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan y\u00fcklerinin ve hayvanlar\u0131n\u0131n birer ku\u015f t\u00fcy\u00fc gibi g\u00f6k ile yer aras\u0131nda u\u00e7u\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rm\u00fc\u015fler, derhal evlerine girmi\u015fler ve kap\u0131lar\u0131n\u0131 kapam\u0131\u015flar. Derken r\u00fczgar gelmi\u015f kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015f yedi gece sekiz g\u00fcn \u00fczerlerine kum seli ak\u0131tm\u0131\u015f. Sonunda da Allah Te\u00e2l\u00e2 r\u00fczg\u00e2ra emretmi\u015f \u00fczerlerinde kumu a\u00e7m\u0131\u015f ve hepsini denize d\u00f6km\u00fc\u015f. \u0130\u015fte &#8220;Nihayet \u00f6yle oldular ki meskenlerinden ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey g\u00f6r\u00fclmez oldu.&#8221; ifadesinde anlat\u0131lan budur. Yine rivayet olunmu\u015f ki i\u00e7lerinde azab\u0131 ilk g\u00f6ren bir kad\u0131n olmu\u015ftu. Ate\u015f alevi gibi bir r\u00fczgar g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Hud (a.s)&#8217;a gelince \u015f\u00f6yle rivayet olunmu\u015f: R\u00fczgar\u0131 hissetti\u011fi zaman kendinin ve m\u00fcminlerin \u00fczerine bir hat \u00e7izmi\u015f, bir menba civar\u0131na do\u011fru \u00e7ekilmi\u015fti. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan da \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir ki: Yan\u0131ndakilerle beraber etraf\u0131 \u00e7evrili bir yere \u00e7ekilmi\u015fti. Onlara r\u00fczgardan ancak derileri yumu\u015fatacak ve nefislere ne\u015fe verecek kadar dokunuyor ve fakat \u00c2d kavmine u\u011fray\u0131nca yer ve g\u00f6k aras\u0131nda g\u00f6\u00e7 ettiriyor ve ta\u015flarla beyinlerini par\u00e7al\u0131yordu.<\/p>\n<p>26- &#8220;Ne kulaklar\u0131, ne g\u00f6zleri ve ne de g\u00f6n\u00fclleri kendilerine hi\u00e7 bir fayda vermedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini ink\u00e2r ediyorlard\u0131.&#8221; Bu g\u00f6steriyor ki kendileri i\u00e7in ondan korunmak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fc. E\u011fer Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n onlara g\u00f6stermi\u015f oldu\u011fu \u00e2yetleri ve delilleri ink\u00e2r etmeyip de Hud (a.s)&#8217;\u0131n uyar\u0131s\u0131 \u00fczerine iman ve itaat etselerdi helak olmayacaklard\u0131, fakat dinlemeyip e\u011flendikleri i\u00e7in o alay ettikleri, haydi getir bize dedikleri, azab da kendilerini ku\u015fat\u0131verdi. \u015eu halde onlardan daha zay\u0131f olan sizleri ku\u015fatamaz m\u0131? G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bunlarla b\u00fct\u00fcn semav\u00ee afetler be\u015ferin bir su\u00e7una ceza olmak \u00fczere anlat\u0131lm\u0131\u015f olmuyor. Be\u015ferin kazanc\u0131 ile ilgili olan \u00e2fetlerin deh\u015feti ve Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n her kuvvet \u00fczerindeki kudreti anlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27- Andolsun ki, biz sizin etraf\u0131n\u0131zda bulunan bir \u00e7ok memleketleri helak ettik. Belki tevhide d\u00f6nerler diye ayetlerimizi \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde a\u00e7\u0131klad\u0131k.<\/p>\n<p>28- Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p da kendilerine yak\u0131nl\u0131k sa\u011flamak i\u00e7in edindikleri il\u00e2hlar\u0131 onlara yard\u0131m etselerdi ya! Ama hay\u0131r, aksine onlardan kaybolup gittiler. \u0130\u015fte bu onlar\u0131n yalanlar\u0131 ve uydurup durduklar\u0131 iftiralar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>29- Ey Muhammed! Hani biz cinlerden bir grubu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 dinlemeleri i\u00e7in sana y\u00f6neltmi\u015ftik. Onlar Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 dinlemek i\u00e7in haz\u0131r bulunduklar\u0131 zaman birbirlerine &#8220;susun&#8221; dediler. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n okunmas\u0131 bitince de birer uyar\u0131c\u0131 olarak kavimlerine d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>30- Onlar kavimlerine \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Ey kavmimiz! Ger\u00e7ekten biz Musa&#8217;dan sonra indirilen ve kendisinden \u00f6ncekileri tasdik eden bir kitap dinledik. O kitap ger\u00e7e\u011fi ve do\u011fru yolu g\u00f6steriyor.<\/p>\n<p>31- Ey kavmimiz! Allah&#8217;\u0131n davet\u00e7isine uyun ve O&#8217;na iman edin ki, Allah da sizin g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n ve sizi ac\u0131 bir azabdan korusun.&#8221;<\/p>\n<p>32- Her kim Allah&#8217;\u0131n davet\u00e7isine uymazsa bilsin ki, yery\u00fcz\u00fcnde Allah&#8217;\u0131 aciz b\u0131rakacak de\u011fildir. Onun Allah&#8217;tan ba\u015fka dostlar\u0131 da yoktur. \u0130\u015fte onlar apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7erisindedirler.<\/p>\n<p>33- Onlar g\u00f6kleri ve yeri yaratan ve onlar\u0131 yaratmakla yorulmayan Allah&#8217;\u0131n \u00f6l\u00fcleri diriltmeye de kadir oldu\u011funu g\u00f6rm\u00fcyorlar m\u0131? Evet \u015f\u00fcphesiz ki, O&#8217;nun her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeter.<\/p>\n<p>34- \u0130nk\u00e2r edenler ate\u015fe arz olunacaklar\u0131 g\u00fcn onlara: &#8220;Bu ger\u00e7ek de\u011fil miymi\u015f?&#8221; denir. Onlar da: &#8220;Rabbimiz Hakk&#8217;\u0131 i\u00e7in ger\u00e7ekmi\u015f!&#8221; derler. Allah onlara: &#8220;O halde ink\u00e2r etti\u011finizden dolay\u0131 \u015fimdi tad\u0131n azab\u0131!&#8221; der.<\/p>\n<p>35- Ey Muhammed! Azim sahibi peygamberlerin sabrettikleri gibi sen de sabret! Onlar i\u00e7in (azab hususunda) acele etme. Sanki onlar kendilerine vaad edilen azab\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri g\u00fcn d\u00fcnyada sadece g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn bir saati kadar kald\u0131klar\u0131n\u0131 san\u0131rlar. Bu bir tebli\u011fdir. Hi\u00e7 yoldan \u00e7\u0131kan fas\u0131klar toplulu\u011fundan ba\u015fkas\u0131 helak edilir mi?<\/p>\n<p>27- &#8220;Andolsun ki biz sizin etraf\u0131n\u0131zdaki memleketleri helak etmi\u015fizdir.&#8221; Bu \u00f6rnek yoluyla Mekkelilere hitapt\u0131r. Etraf\u0131ndaki helak olan memleketler, Me&#8217;rib, Semud&#8217;un hicri, Sedum, Eyke gibi yerlerdir. Biz \u00e2yetleri de evirip \u00e7evirip anlatm\u0131\u015ft\u0131k. Yani uyar\u0131c\u0131 \u00e2yetleri hep onlara t\u00fcrl\u00fc \u015fekillerde evirip \u00e7evirerek tekrar da etmi\u015ftik. Ki belki d\u00f6nerler. \u015eirkten, isyandan vazge\u00e7ip, tevhide d\u00f6nerler, zaten bu de\u011fi\u015fmelerin herbiri di\u011ferleri i\u00e7in ba\u015fl\u0131ba\u015f\u0131na bir \u00e2yet bile oluyordu, g\u00f6steriyordu ki Allah&#8217;tan ba\u015fka dayan\u0131l\u0131p ibadet edilecek hi\u00e7bir \u015fey yoktur.<\/p>\n<p>28- O zaman onlar\u0131 kurtarsa idi ya? O Allah&#8217;tan ba\u015fka yak\u0131nl\u0131k i\u00e7in. &#8220;Biz onlara ancak bizi Allah&#8217;a daha \u00e7ok yakla\u015ft\u0131rs\u0131nlar diye ibadet ediyoruz..&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/3), &#8220;Bunlar Allah kat\u0131nda bizim \u015fefaat\u00e7ilerimizdir.&#8221; (Yunus, 10\/18) diye \u015fefaat i\u00e7in ilahlar diye tutunduklar\u0131 kimseler o mabut taslaklar\u0131 niye kurtaramad\u0131lar? Hay\u0131r bilakis onlardan kaybolup gittiler. Yani onlar\u0131 b\u0131rak\u0131p d\u00fcnyadan ve inan\u00e7lar\u0131ndan silinip gittiler. Ve i\u015fte bu sap\u0131kl\u0131k, bu hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131 onlar\u0131n iftiralar\u0131, yani iftiralar\u0131n\u0131n eserleri yalan ve bat\u0131l itikadlar\u0131n\u0131n vard\u0131\u011f\u0131 sonu\u00e7tur. Ve uydurduklar\u0131 iftiran\u0131n neticesidir.<\/p>\n<p>29- &#8220;Bir de o zaman\u0131 hat\u0131rla ki cinlerden bir tak\u0131m\u0131n\u0131 Kur&#8217;\u00e2n dinlemek \u00fczere sana y\u00f6neltmi\u015ftik..&#8221; Bu yukar\u0131daki \u00fczerine matuf zannedilebilirse de de\u011fildir. &#8220;Y\u00f6neltti\u011fimiz zaman\u0131 hat\u0131rla&#8221; takdirinde yukar\u0131daki c\u00fcmlesine matuftur. Arap\u00e7a&#8217;da nefer kelimesi \u00fc\u00e7ten ona ve ondan k\u0131rka, kadar toplanm\u0131\u015f bir cemaat hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Cin, insan kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 gizli yarat\u0131klard\u0131r. (En&#8217;am S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;B\u00f6ylece biz her peygambere insan ve cin \u015feytanlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015fman yapm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. (Enam, 6\/112) \u00e2yetinde bu kelimenin izah\u0131na ve Cin S\u00fbresi&#8217;ne bkz.) Bu hat\u0131rlatmada s\u0131rf ibret ve uyar\u0131 i\u00e7in bir ka\u00e7 rivayette geldi\u011fine g\u00f6re bunlar Diyarbekir taraf\u0131ndan Nusaybin cinlerinden imi\u015f.<\/p>\n<p>Ninoval\u0131 da denilmi\u015ftir. Fahreddin Raz\u00ee der ki: Bu olay\u0131n nas\u0131l oldu\u011fu hususunda iki g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r: Birincisi, Said b. C\u00fcbeyr demi\u015ftir ki; cinler g\u00f6k kap\u0131lar\u0131n\u0131 dinlerlerdi, ne zaman ki ta\u015flan\u0131p kovuldular g\u00f6kte olan bu olay her halde yerde bir \u015feyden dolay\u0131 olsa gerektir diye sebebini aramaya gittiler. O s\u0131rada Hz. Peygamber (s.a.v) Mekke halk\u0131n\u0131n kendisine uymalar\u0131ndan \u00fcmitsiz olarak \u0130sl\u00e2m&#8217;a davet i\u00e7in Taif&#8217;e \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Mekke&#8217;ye d\u00f6nmek \u00fczere bulundu\u011fu zamana tesad\u00fcf ediyordu. Batn\u0131 Nahil denilen vadide kalkm\u0131\u015f sabah namaz\u0131nda Kur&#8217;\u00e2n okuyordu. \u0130\u015fte oraya Nusaybin cinlerinin ileri gelenlerinden bir b\u00f6l\u00fck cin u\u011fram\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130blis onlar\u0131 g\u00f6\u011f\u00fcn ta\u015flamalarla korunmas\u0131n\u0131 icab ettiren sebebi \u00f6\u011frenmek \u00fczere g\u00f6ndermi\u015fti. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 i\u015fittiler ve sebebin o oldu\u011funu anlad\u0131lar. \u0130kinci g\u00f6r\u00fc\u015f: Allah Te\u00e2l\u00e2 peygambere cinleri de uyar\u0131p davet etme ve kendilerine Kur&#8217;\u00e2n okuma g\u00f6revini de vermi\u015fti. Onun i\u00e7in Allah Te\u00e2l\u00e2 ona Kur&#8217;\u00e2n dinlemek ve kavimlerini uyarmak \u00fczere bir tak\u0131m cin g\u00f6ndermi\u015fti. Ebu Hayyan da Bahir&#8217;de der ki: Cin k\u0131sas\u0131 iki defa olmu\u015ftu, birincisi Taif&#8217;ten d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcndeki. Siyercilerin anlatt\u0131klar\u0131 k\u0131ssaya g\u00f6re onlardan yard\u0131mc\u0131 aramaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Nahle vadisinde namaz k\u0131larken dinlediler, o bilmiyordu sonra Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131n dinlediklerini haber verdi. Di\u011fer bir defas\u0131nda da Allah Te\u00e2l\u00e2, Peygamber&#8217;e cinleri uyar\u0131p onlara Kur&#8217;\u00e2n okumas\u0131n\u0131 emir buyurmu\u015ftu. Bunun \u00fczerine bana cinlere Kur&#8217;\u00e2n okumam emredildi, arkamdan kim gelecek dedi, bunu \u00fc\u00e7 kere s\u00f6yledi, Abdullah b. Mesud&#8217;dan ba\u015fkas\u0131 ses \u00e7\u0131karmam\u0131\u015f \u00f6nlerine bakm\u0131\u015flard\u0131. Abdullah b. Mesud (r.a) demi\u015ftir ki: Cin gecesi benden ba\u015fka kimse haz\u0131r olmad\u0131, gittik. Hacun&#8217;daki da\u011f yoluna vard\u0131\u011f\u0131m\u0131zda bana bir hat \u00e7izdi, ben gelinceye kadar bundan \u00e7\u0131kma dedi, sonra Kur&#8217;\u00e2n okumaya ba\u015flad\u0131 ben \u015fiddetli bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc i\u015fittim hatta Resulullah&#8217;a bir \u015fey olmas\u0131ndan korktum, onu bir\u00e7ok karart\u0131lar kaplad\u0131, onunla benim arama engel oldu hatta sesini i\u015fitmez oldum, sonra bulut par\u00e7alan\u0131r gibi par\u00e7aland\u0131lar, sonra bana bir\u015fey g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc dedi. Evet beyaz elbiselere b\u00fcr\u00fcnm\u00fc\u015f siyah adamlar g\u00f6rd\u00fcm, dedim, i\u015fte onlar Nusaybin cinleri diye buyurdu. Taberi tefsirinde der ki: Allah Te\u00e2l\u00e2 &#8220;Hani biz cinlerden bir tak\u0131m\u0131n\u0131 sana y\u00f6neltmi\u015ftik&#8221; buyurdu\u011fu cin grubunun ka\u00e7 adet oldu\u011fu hakk\u0131nda tefsirciler ihtilaf etmi\u015flerdir. Baz\u0131s\u0131 yedi ki\u015fi idi, dedi. Bu c\u00fcmleden olarak \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan \u0130krime rivayet ederek demi\u015ftir ki Nusaybin halk\u0131ndan yedi ki\u015fi idiler. Resulullah onlar\u0131 kavimlerine el\u00e7i yapt\u0131, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da dokuz ki\u015fi idi, dediler. Bunlardan Zirr b. Hubey\u015f demi\u015ftir ki Hz. Peygamber (s.a.v) Nahle vadisinde iken &#8220;onun huzuruna vard\u0131klar\u0131 zaman&#8221; \u00e2yeti indirildi. Dokuz idiler, birisi Zevbaa idi. s\u00f6z\u00fc yani Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcne y\u00f6neltti\u011fi cin gruplar\u0131 peygamberin huzuruna vard\u0131klar\u0131nda demektir. Al\u00fbs\u00ee de \u015funlar\u0131 kaydetmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Ebi Hatim&#8217;in M\u00fccahid&#8217;den rivayetine g\u00f6re yedi ki\u015fi idiler. \u00dc\u00e7\u00fc Harran&#8217;dan, d\u00f6rd\u00fc N\u00fcsaybin&#8217;den, isimleri de: Has\u00e2, Mes\u00e2, \u015eas\u0131r, Mas\u0131r, Elerdevanyan, Serme, el-Ahkam yahut el-Ahkab idi. Taber\u00e2n\u00ee Evsat&#8217;ta ve \u0130bn\u00fc Merduyye cinnin Resulullah&#8217;a iki kere g\u00f6nderildi\u011fini nakletmi\u015flerdir. Hafaci&#8217;nin \u015eihab&#8217;\u0131nda K\u00e2di ha\u015fiyesinde Cin S\u00fbresi&#8217;nin tefsirinde denilmi\u015ftir ki hadisler cinnin g\u00f6nderilmesi alt\u0131 kere oldu\u011funa delalet etmektedir. Rivayetlerde gerek adet ve gerek di\u011fer hususta g\u00f6r\u00fclen ihtilaf da bununla ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Nitekim Ebu Nuaym rivayet etmi\u015ftir ki: N\u00fcsaybin halk\u0131ndan dokuz ki\u015fi nahle vadisinden gittiler, bunlardan fulan ve fulan ve fulan ve&#8217;l-Erdevanyan el-Ahkab kavimlerine uyar\u0131c\u0131 olarak vard\u0131lar, sonra da \u00e7\u0131kt\u0131lar. Resulullah&#8217;a heyet halinde yetkili delege olarak geldiler \u00fc\u00e7 y\u00fcz ki\u015fi idiler. Hacun&#8217;a kadar geldiler el-Ahkab geldi Resulullah (s.a.v)&#8217;a selam verdi ve kavmimiz seninle g\u00f6r\u00fc\u015fmek \u00fczere Hacun&#8217;da haz\u0131r bulunuyorlar dedi. Resulullah da Hacun&#8217;da geceden bir saate s\u00f6z verdi. \u0130bn\u00fc Ebi Hatim de \u0130krime&#8217;den bu \u00e2yette onlar\u0131n Musul ceziresinden on iki bin olduklar\u0131n\u0131 rivayet etmi\u015ftir. Bu adedi Ke\u015f\u015faf&#8217;ta da hik\u00e2ye eder. Resulullah&#8217;\u0131n onlara okudu\u011fu s\u00fbre yani Alak S\u00fbresi idi. Bununla beraber Bahir&#8217;de \u0130bn\u00fc \u00d6mer ve Cabir b. Abdullah (r.a)&#8217;dan nakledilmi\u015ftir ki; Resulullah (s.a.v) onlara (Rahman) s\u00fbresini okudu. &#8220;Rabbinizin hangi nimetlerini yalan sayabilirsiniz.&#8221; dedik\u00e7e, hay\u0131r Rabbimizin \u00e2yetlerinden hi\u00e7bir \u015fey yalanlamay\u0131z &#8220;Ey Rabbimiz sana hamd olsun&#8221; derlerdi. Bir de Ebu Nuaym Del\u00e2il&#8217;de Resulullah&#8217;a cinlerin geli\u015finin, peygamberli\u011fin on birinci senesinde oldu\u011funu rivayet etmi\u015ftir. Bu k\u0131ssan\u0131n hicretten \u00fc\u00e7 sene \u00f6nce oldu\u011funun s\u00f6ylenmesi de bu m\u00e2n\u00e2dad\u0131r.<\/p>\n<p>30- &#8220;Musa&#8217;dan sonra indirilen bir kitap, Musa&#8217;dan sonra deyip de \u0130sa&#8217;y\u0131 s\u00f6ylememelerine iki ihtimal g\u00f6sterilmi\u015ftir. Birincisi, \u00e7\u00fcnk\u00fc Musa (a.s) iki kitap ehli aras\u0131nda hakk\u0131nda ittifak edilen bir peygamberdir. Ve ona indirilen kitap Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce en b\u00fcy\u00fck kitapt\u0131. \u0130sa (a.s) da onunla amel etmek \u00fczere g\u00f6revlendirilmi\u015fti. \u0130kincisi Ata demi\u015ftir ki, \u00e7\u00fcnk\u00fc yahudi milleti \u00fczere idiler. Bu ifadelerin bir \u00e7ok noktalar\u0131 bu gizli varl\u0131klar\u0131 zannedildi\u011fi gibi sadece m\u00fccerred (soyut) \u015feylerden ibaret olmad\u0131klar\u0131n\u0131 bildirmekten uzak kalm\u0131yor. Onun i\u00e7in kelamc\u0131lar bunlara latif cisimler demi\u015flerdir. \u00d6n\u00fcndekini, yani Tevrat&#8217;\u0131 yahut b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015f il\u00e2h\u00ee kitaplar\u0131 tasdik ediyor. Hakka, yani esas itibar\u0131yla sahih itikada ve do\u011fru bir yola, teferruat itibar\u0131yla da do\u011fruca Allah&#8217;\u0131n rzas\u0131na erdirecek amel\u00ee ve \u015fer\u00ee h\u00fck\u00fcmlere iletiyor.<\/p>\n<p>31- &#8220;G\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n.&#8221; Burada Baziyet ifade eden ile denilmesi dikkat \u00e7ekicidir. Denilmi\u015ftir ki maksat sadece Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131 olan g\u00fcnahlard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kullar\u0131n haklar\u0131 sadece iman ile ba\u011f\u0131\u015flan\u0131vermez. Ger\u00e7i bir gayri m\u00fcslim kanlar d\u00f6k\u00fcp mallar ya\u011fma etmi\u015f olup da sonra m\u00fcsl\u00fcman olsa m\u00fcsl\u00fcman olu\u015fu hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015flerini keser atar ise de yine o gayri m\u00fcslimin birka\u00e7 sene \u00f6nce eman yolu ile gelip bir \u015fah\u0131sdan bor\u00e7 alm\u0131\u015f oldu\u011funu farz etsek bu defa sadece \u0130sl\u00e2m&#8217;a gelmesiyle o borcun da zimmetinden d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olmas\u0131 gerekmez. yani ayn\u0131 yurt i\u00e7inde zimmi ve andla\u015fma ile orada bulunan gayri m\u00fcslimlerin \u0130sl\u00e2m&#8217;a girmeleri belirli olan kul haklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcrmez. Bu cinler de kendi kavimleri i\u00e7inde imana davet ettikleri i\u00e7in yaln\u0131z baz\u0131 g\u00fcnahlar\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanaca\u011f\u0131n\u0131 vaad etmi\u015flerdir. Daha di\u011fer \u015fekilde de s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>32- Her kim de Allah&#8217;\u0131n davet\u00e7isine, yani peygambere ve peygamberin el\u00e7ilerine uymazsa yery\u00fcz\u00fcnde aciz b\u0131rakacak de\u011fildir. Yani Allah&#8217;\u0131 aciz b\u0131rak\u0131p da onun azab\u0131ndan kendini kurtarabilecek de\u011fildir. Bu \u00e2yet tehdit ve uyar\u0131y\u0131 \u00f6zetlemi\u015f oluyor. Ve burada cinlerin s\u00f6z\u00fc son buluyor.<\/p>\n<p>33- Nihayet \u00f6ld\u00fckten sonra dirilme ve ahiret meselesi iyice zihinlere yerle\u015ftirilmek \u00fczere buyuruluyor ki: G\u00f6rmediler mi? Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, g\u00f6z g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnden, kalp g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ile g\u00f6rmek ve delil getirmektir. Yani \u015fu g\u00f6r\u00fcl\u00fcp duran g\u00f6kler ve yeri yaratm\u0131\u015f ve onlar\u0131 yaratmakla yorulmam\u0131\u015f. Bu kay\u0131t yahudilerin alt\u0131 g\u00fcnde yaratt\u0131 da yedinci g\u00fcn dinlendi demelerini reddir. Nitekim K\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Bize bir yorgunluk da dokunmad\u0131.&#8221; (K\u00e2f, 50\/38) buyurulmu\u015ftur. &#8220;\u00d6l\u00fcleri diriltmeye de kadirdir.&#8221; \u00d6l\u00fcleri diriltme: &#8220;Bir \u00f6l\u00fc iken diriltti\u011fimiz (K\u00e2fir iken hidayet verdi\u011fimiz) ve kendisine insanlar aras\u0131nda y\u00fcr\u00fcyebilece\u011fi bir nur ihsan etti\u011fimiz kimse&#8230;&#8221;(En&#8217;am, 6\/122) \u00e2yetinde ifade edilen diriltmeyi de kapsad\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur. Evet hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki o her\u015feye kadirdir. Diriltmenin de her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcne kadirdir. Onun i\u00e7in \u0130sl\u00e2m herhalde ebedi hayat bulacak, k\u00e2firler cehenneme girecektir.<\/p>\n<p>34-35- &#8220;O g\u00fcn k\u00e2firler ate\u015fe arzolunacakt\u0131r.&#8221; B\u00f6yle olunca, yani k\u00e2firlerin sonu b\u00f6yle ate\u015f olacak ve hakk\u0131 itirafa mecbur kalacak olunca ey Muhammed! Sen sabret! Ul\u00fc&#8217;l-Azm (Azim sahibi) peygamberlerin sabretti\u011fi gibi. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen de onlardans\u0131n.<\/p>\n<p>UL\u00dc&#8217;L-AZM: Azim sahipleri, azim bir i\u015fin icras\u0131na ve yerine getirilmesine kalbi kesinlikle ba\u011flamak yahut iradede sab\u0131r ve sebat ile maksad\u0131 takip ve gayret sarfetmektir. &#8216;deki &#8216;in beyaniye ve teb\u00eeziye olmas\u0131 muhtemeldir. Beyan oldu\u011funa g\u00f6re Ul\u00fc&#8217;l-azim&#8217;den maksad\u0131n resuller oldu\u011funu, resullerin hepsinin azim sahipleri bulundu\u011funu g\u00f6sterir. \u00c7\u00fcnk\u00fc peygamberlerin hepsi sab\u0131r ve sebat, azim ve at\u0131l\u0131m sahipleridir. Baziyet oldu\u011funa g\u00f6re de peygamberler i\u00e7inden azimlerinin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ile se\u00e7kin bir k\u0131s\u0131m, yani \u015feriat sahibi olup onun kurulu\u015f ve yerle\u015fmesinde \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fan ve onun me\u015fakkatlerine ve has\u0131mlar\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131na tahamm\u00fcl ederek sabreden \u015ferefli peygamberlerdir ki bunlar\u0131n me\u015fhurlar\u0131 &#8220;Hani biz peygamberlerden misaklar\u0131n\u0131 alm\u0131\u015ft\u0131k senden de, Nuh&#8217;dan, \u0130brahim&#8217;den, Musa&#8217;dan ve Meryemo\u011flu \u0130sa&#8217;dan da. Onlardan sa\u011flam bir s\u00f6z alm\u0131\u015ft\u0131k.&#8221; (Ahzap, 33\/7) \u00e2yetinde isimleri say\u0131lanlard\u0131r. Bu konuda daha ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015fler de vard\u0131r, bizim fikrimizce Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da isimleri zikredilen peygamberlerin hepsi Ul\u00fc&#8217;l-azm Resuld\u00fcr, denilmesi de do\u011frudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Resuller Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikredilenlerden ibaret de\u011fildir. &#8220;K\u0131ssalar\u0131n\u0131 sana anlatmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z Resuller.&#8221; (Nisa, 4\/164) vard\u0131r. Sabret de onlar o k\u00e2firler,\u00f6zellikle Kurey\u015f k\u00e2firleri hakk\u0131nda azap i\u00e7in acele etme, sanki onlar kendilerine vaad edilen sonu g\u00f6recekleri g\u00fcn bir g\u00fcn\u00fcn bir saatinden fazla durmam\u0131\u015f gibi olacaklard\u0131r. O saat gelince onun korkusundan ve ahiretin uzunlu\u011fundan d\u00fcnyada durduklar\u0131 senelerce \u00f6m\u00fcr az, o kadar az gelecektir.<\/p>\n<p>M\u00fcddeti devri felek bir g\u00fcnd\u00fcr. \u00c2dem bir nefes. Yeter, yani bu size edilen vaaz ve hat\u0131rlatma son derece beli\u011f, yeterli bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr, elverir. Yahut beli\u011f bir tebli\u011fdir. Haberiniz olsun duymad\u0131k demeyin.<\/p>\n<p>K\u0131saca, helak olacak ba\u015fkas\u0131 de\u011fil, ancak o fas\u0131klar g\u00fcruhudur. \u0130taatten \u00e7\u0131km\u0131\u015f, \u00f6\u011f\u00fct dinlemez, fas\u0131k kavimdir. \u00c2l\u00fbs\u00ee tefsirinde der ki; Bu s\u00fbrenin \u00e2yetleri aras\u0131nda bu &#8220;Sanki onlar g\u00f6recekleri g\u00fcn&#8230;&#8221; \u00e2yetinin bir \u00f6zelli\u011fi bulundu\u011funa i\u015faret eden baz\u0131 eserler vard\u0131r. Taberani, Dua kitab\u0131nda Enes arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile peygamber (s.a.v)&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015ftir. Buyurdu ki; bir hacet diledin ve onun \u00e7abuk olmas\u0131n\u0131 arzu ettin mi? \u015e\u00f6yle de:<\/p>\n<p>&#8220;Tek olan Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur. Onun hi\u00e7bir orta\u011f\u0131 da yoktur. O \u00e7ok y\u00fccedir, \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Tek olan Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur. O kullar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7ok yumu\u015fak ve \u00e7ok c\u00f6merttir. Daima diri ve kullar\u0131na yumu\u015fak davranan kendisinden ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h bulunmayan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla, y\u00fcce Ar\u015f&#8217;\u0131n sahibi olan Allah&#8217;\u0131 tesbih ederim. Hamd, \u00e2lemlerin Rabb&#8217;i olan Allah&#8217;a mahsustur. Sanki onlar kendilerine vaad edilen sonu g\u00f6recekleri g\u00fcn bir g\u00fcn\u00fcn bir saatinden fazla durmam\u0131\u015f gibi olacaklard\u0131r. Bu yeterli bir tebli\u011fdir. Helak olacak ba\u015fkas\u0131 de\u011fil ancak o fas\u0131klar g\u00fcruhudur. Allah&#8217;\u0131m, senden rahmetine sebep olacak \u015feyleri, ma\u011ffiretine sebep olacak iradeni, her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcnahtan kurtulu\u015fu, her t\u00fcrl\u00fc iyili\u011fi elde etmeyi, cennete kavu\u015fmay\u0131, cehennem ate\u015finden kurtulmay\u0131 diliyorum. Allah&#8217;\u0131m, bana ba\u011f\u0131\u015flamayaca\u011f\u0131n bir g\u00fcnah, ferahl\u0131k vermeyece\u011fin bir s\u0131k\u0131nt\u0131, \u00f6dettirmeyece\u011fin bir bor\u00e7, yerine getiremeyece\u011fim d\u00fcnya ve ahiret ihtiya\u00e7lar\u0131ndan herhangi bir ihtiya\u00e7 b\u0131rakma, ey merhametilerin en merhametlisi olan Allah&#8217;\u0131m! bunlar\u0131 rahmetinle ihsan et ya Rab!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>46-AHKAF: 1-10- \u0130limden geriye kalm\u0131\u015f bir eser, \u00f6nceki peygamberlerin ilimlerinden kalma rivayete dayanan bir ilim. Yahut toz \u00fcst\u00fcne bir yaz\u0131, &#8220;De ki: Ben peygamberlerin ilki de\u011filim.&#8221; B\u0130D\u0130&#8217;, B\u0130D&#8217;AT, \u00e2dette hi\u00e7 \u00f6rne\u011fi ge\u00e7memi\u015f yeni t\u00fcremi\u015f, t\u00fcredi, yani ilk olarak peygamberlik iddia eden, yahut hi\u00e7 bir peygambere benzemeyerek, kendi kendine Allah&#8217;\u0131n izni olmaks\u0131z\u0131n bir tak\u0131m \u00f6rne\u011fi olmayan &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12112,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1140,1139,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1858","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-46-ahkaf","tag-46-ahkaf-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1858","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1858"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1858\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12112"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1858"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1858"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1858"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}