{"id":1860,"date":"2010-11-18T22:12:49","date_gmt":"2010-11-18T22:12:49","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1860"},"modified":"2010-11-18T22:12:49","modified_gmt":"2010-11-18T22:12:49","slug":"45-casiye-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/45-casiye-tefsiri\/","title":{"rendered":"45-CAS\u0130YE SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>45-CAS\u0130YE:<\/p>\n<p>1- M\u00fcbted\u00e2 veya haber, veya yemin ve yahut nid\u00e2 (seslenmek, \u00fcnlem)d\u0131r.<\/p>\n<p>2- &#8220;Bu kitab\u0131n indirilmesi&#8221;<\/p>\n<p>TENZ\u0130L: malum masdar indirmek veya mechul masdar indirilmek, veya ism-i mef&#8217;\u00fbl m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen masdar olup indirilme kitab m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelebilir. Yani bu sesleri Allah&#8217;tan kitap indirme, indirilmedir. Veya bu Kitap Allah&#8217;tan indirilmi\u015f kitapd\u0131r. Veya bir kimseye kitab\u0131n indirilmesi, el\u00e7ili\u011fin verilmesi veya bu kitab\u0131n indirili\u015fi O, Aziz, Hak\u00eem Allah&#8217;tand\u0131r. Kazan\u00e7la yap\u0131lmaz, \u00e7al\u0131\u015fmakla uydurulmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, Aziz, emrinde g\u00e2lip ve tedbirinde h\u00fckm ve hikmet sahibidir. Bundan dolay\u0131 bu kitap da aziz ve hak\u00eemdir.<\/p>\n<p>3- \u015e\u00fcphesiz ki g\u00f6klerde ve yerde m\u00fcminler i\u00e7in nice \u00e2yetler (deliller) vard\u0131r. Yani delil ve b\u00fcrhana inanmak, tasdik etmek \u015fan\u0131ndan olan kimseler i\u00e7in \u00e7ok deliller, h\u00fcccetler, al\u00e2metler vard\u0131r ki Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na, izzet ve kudretine, hikmetine del\u00e2let ederler. \u015eu halde iman\u0131 olanlar\u0131n g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc g\u00f6zetleme ve inceleme ile onlardaki \u00e2yetleri yava\u015f yava\u015f ke\u015ffederek del\u00e2let ettikleri il\u00e2h\u00ee hikmetleri anlay\u0131p meydana \u00e7\u0131kararak ona g\u00f6re g\u00fczel g\u00fczel hikmetli ameller yapmaya \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 gerekir. Onun i\u00e7in sonraki m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bu \u00e2yetlerden, bu ilimlerden gafil kalmalar\u0131 mahvolmalar\u0131na sebep olmu\u015f ve fenlerin tabiat\u00e7\u0131lar elinde imans\u0131zl\u0131\u011fa sapmas\u0131na meydan vermi\u015ftir. (\u00c2l-i \u0130mr\u00e2n S\u00fbresi&#8217;ndeki (3\/190) \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>4- Sizin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131zda da ve \u00fcretip durdu\u011fu hayvanlarda da yani Allah&#8217;\u0131n bir hayvandan bir\u00e7oklar\u0131n\u0131 \u00e7e\u015fitlendirerek ve \u00e7o\u011faltarak \u00fcretip durdu\u011fu hayvanlarda da kesin bilgi edinecek kimseler i\u00e7in \u00e2yetler vard\u0131r. Hayvanlarda organlar\u0131n olu\u015fmas\u0131nda, beslenmesinde, geli\u015fmesinde, do\u011furma ve \u00fcremesinde ve b\u00f6yle ilkel bir h\u00fccreden ba\u015flay\u0131p olgunla\u015f\u0131p, \u00e7e\u015fitlere ay\u0131rarak \u00fcremesinde ve organlar\u0131n vazifelerinde ve \u00f6zellikle insan k\u0131sm\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kan hayat hadiseleri, her \u00e7e\u015fidin ve hatta her ki\u015finin de\u011fi\u015fmelerinde g\u00f6sterdi\u011fi olgunla\u015fma safhalar\u0131 itibar\u0131yla yaln\u0131z fizik ve kimyay\u0131 organik olmayan olaylar\u0131ndan \u00e7ok daha olgunla\u015fm\u0131\u015f olan ve dolay\u0131s\u0131yla yaratan Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kudret ve hikmetine del\u00e2let etmede daha kuvvetli ve daha a\u00e7\u0131k oldu\u011fu ve bir de i\u00e7 ve d\u0131\u015f d\u00fcnyay\u0131 birle\u015ftirici bulundu\u011fu i\u00e7in bunlar kesin bilgi \u00e2yetleri olarak g\u00f6sterilmi\u015ftir. Demek ki hayvanlar\u0131n g\u00fczel bir s\u0131n\u0131fland\u0131rmas\u0131 ve insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n incelenmesi ile kapsad\u0131klar\u0131 \u00e2yetleri, hikmetleri ortaya \u00e7\u0131karmaya \u00e7al\u0131\u015fmak da inand\u0131rmak isteyenlerin vazifelerindendir.<\/p>\n<p>5- Gece ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn de\u011fi\u015fmesinde veya birbiri arkas\u0131ndan gelmesinde, ki zaman\u0131n gidi\u015fini, \u00f6m\u00fcrlerin ge\u00e7i\u015fini g\u00f6sterir. Ve Allah&#8217;\u0131n g\u00f6kten indirdi\u011fi r\u0131z\u0131kta yani r\u0131zka sebep olmak itibariyle hem kudret ve hem rahmet y\u00f6n\u00fcnden \u00e2yet (delil) olan ya\u011fmur ve karda indirip de onunla yery\u00fcz\u00fcne hayat vermesinde, hayat\u0131n ilk al\u00e2meti olan bir haz duyma ne\u015fesiyle topra\u011f\u0131 deprendirip t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc bitkiler, ekinler, meyveler yeti\u015ftirmesinde hem de o yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra, hayattan bir iz kalmay\u0131p geli\u015fme kuvveti t\u00fckendikten, otlar kuruyup a\u011fa\u00e7lar meyvelerini d\u00f6kt\u00fckten sonra ve r\u00fczgarlar\u0131 \u00e7evirmesinde ak\u0131l edecek bir toplum i\u00e7in ibretler vard\u0131r. Zaman\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve \u00f6mr\u00fcn ge\u00e7i\u015fini, o zaman ve yer \u00fczerinde Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n do\u011frudan do\u011fruya tasarruflar\u0131n\u0131 g\u00f6steren bu de\u011fi\u015fimler, her de\u011fi\u015fimde bir \u00e2hirete do\u011fru gidildi\u011fini ve temsil tarz\u0131nda yap\u0131lan kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma yoluyla \u00f6l\u00fcmden sonra tekrar dirilmeyi if\u00e2de etti\u011finden dolay\u0131 bu \u00e2yetlerde bilhassa akl\u0131n, akl\u0131 g\u00fczel kullanman\u0131n \u00f6nemi a\u00e7\u0131k\u00e7a if\u00e2de edilmi\u015ftir ki bunda iki sayfa sonra bahsedilecek olan dehr\u00eelerin (olaylar\u0131 tabiata isnad eden imans\u0131zlar, tabiat\u00e7\u0131lar) ak\u0131llar\u0131ndaki noksanl\u0131\u011fa da bir i\u015faret vard\u0131r.<\/p>\n<p>6- \u0130\u015fte bunlar, dikkat \u00e7ekilen yaratmakla ilgili bu \u00e2yetler ve onlar\u0131 anlatan bu indirilmi\u015f \u00e2yetler, bu s\u00fbre Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir. Allah&#8217;\u0131n kudret ve ir\u00e2desini, hikmet ve h\u00fck\u00fcmlerini anlatmak i\u00e7in ortaya koydu\u011fu ve indirdi\u011fi delillerdir. Allah ve \u00e2yetlerinden sonra art\u0131k hangi s\u00f6ze inanacaklar? yani Allah&#8217;a ve \u00e2yetlerine inanmad\u0131ktan sonra o imans\u0131zlar hangi s\u00f6ze inan\u0131rlar, hi\u00e7? (Yani hi\u00e7bir \u015feye inanmazlar.)<\/p>\n<p>7-11- &#8220;Her g\u00fcnahk\u00e2r ki\u015finin vay haline! O, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini i\u015fitir de&#8230;&#8221; Ebu Cehil ve Nadr b. H\u00e2ris gibiler hakk\u0131nda inmi\u015ftir. &#8220;Sonra b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayarak \u0131srar eder&#8230;&#8221; \u0131srar\u0131n asl\u0131, e\u015fe\u011fin kulaklar\u0131n\u0131 dikip k\u0131\u00e7\u0131n k\u0131\u00e7\u0131n dayatmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>12- Allah O (y\u00fcce) z\u00e2tt\u0131r ki, emriyle i\u00e7inde gemilerin seyretmesi, sizin de O&#8217;nun l\u00fctfundan r\u0131z\u0131k araman\u0131z ve \u015f\u00fckretmeniz i\u00e7in denizi emrinize vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>13- O, g\u00f6klerde ve yerde bulunan her\u015feyi kendinden bir l\u00fctuf olarak sizin hizmetinize vermi\u015ftir. \u015e\u00fcphesiz bunda d\u00fc\u015f\u00fcnen topluluklar i\u00e7in ibret ve deliller vard\u0131r.<\/p>\n<p>14- Ey Muhammed! \u0130man edenlere s\u00f6yle: Allah&#8217;\u0131n cezaland\u0131raca\u011f\u0131 g\u00fcnlerin gelece\u011fini ummayanlar\u0131 \u015fimdilik ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah her kavmi kazand\u0131klar\u0131yla cezaland\u0131racakt\u0131r.<\/p>\n<p>15- Her kim iyi bir i\u015f yaparsa onun faydas\u0131 kendisinedir. Kim de k\u00f6t\u00fcl\u00fck yaparsa zarar\u0131 yine kendinedir. Sonra hep Rabbinize d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.<\/p>\n<p>16- Andolsun ki biz, vaktiyle \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na kitap, h\u00fck\u00fcm ve peygamberlik vermi\u015ftik. Onlar\u0131 temiz r\u0131z\u0131klarla r\u0131z\u0131kland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131k. Ve onlar\u0131 \u00e2lemlerden \u00fcst\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>17- Din hususunda onlara apa\u00e7\u0131k deliller verdik. Fakat onlar, kendilerine ilim geldikten sonra aralar\u0131ndaki \u00e7ekememezlik ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k y\u00fcz\u00fcnden ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. \u015e\u00fcphesiz Rabbin, ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fckleri \u015feylerde, k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc aralar\u0131nda h\u00fckmedecektir.<\/p>\n<p>18- Sonra (Ey Muhammed) seni din hususunda apa\u00e7\u0131k bir \u015feriat sahibi k\u0131ld\u0131k. Sen ona uy, bilmeyenlerin hev\u00e2 ve heveslerine uyma.<\/p>\n<p>19- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;tan gelecek hi\u00e7bir \u015feyi senden uzakla\u015ft\u0131ramazlar. \u015e\u00fcphesiz z\u00e2limler, birbirlerinin dostlar\u0131d\u0131r. Allah ise m\u00fcttakilerin dostudur.<\/p>\n<p>20- Bu (Kur&#8217;an) insanlar\u0131n kalb g\u00f6z\u00fcn\u00fc a\u00e7an bir nur, kesin bilgi edinmek isteyen bir toplum i\u00e7in de hid\u00e2yet ve rahmettir.<\/p>\n<p>21- Yoksa, k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015fleyenler, hayatlar\u0131nda ve \u00f6l\u00fcmlerinde kendilerini, iman edip iyi ameller i\u015fleyen kimselerle bir tutaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 m\u0131 zannettiler? Ne k\u00f6t\u00fc h\u00fck\u00fcm veriyorlar!<\/p>\n<p>12- Allah; il\u00e2hl\u0131k, yaln\u0131z kendisinin hakk\u0131 olan azamet ve kem\u00e2l sahibi o nimet veren, her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeten bir zatd\u0131r ki size veya sizin i\u00e7in denizi emrinize am\u00e2de k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>TESH\u0130R: Bir \u015feyi zorla hizmete ko\u015fmak, itaat ettirmek ve boyun e\u011fdirmektir. Ve de l\u00e2m, ba\u011fla\u00e7 veya sebep g\u00f6sterme l\u00e2m\u0131 olabilir. Ba\u011fla\u00e7 oldu\u011funa g\u00f6re sizin emrinize verdi, demek olur. Sebep g\u00f6sterme l\u00e2m\u0131 odu\u011funa g\u00f6re de sizin i\u00e7in, yani sizin menfaatiniz amac\u0131 ve hikmeti i\u00e7in emriyle sizin hizmetinize vermi\u015ftir, demek olur. &#8220;Emri ile&#8221; kayd\u0131 buna bir i\u015faret gibidir. Emriyle onda gemiler hareket etsin diye. Yani sizin menfaatiniz i\u00e7in ise de sizin emrinizle de\u011fil, O&#8217;nun emri ile hareket etmesi i\u00e7in emrinize verdi. Emri, izin ve ir\u00e2desi ve ona del\u00e2let eden i\u015flerle ilgili h\u00fckm\u00fc demektir ki hem geminin hacmi ile ayn\u0131 hacimdeki su aras\u0131ndaki hafiflik ve a\u011f\u0131rl\u0131k oran\u0131n\u0131 ve hem onunla harekete getiren g\u00fc\u00e7 aras\u0131ndaki \u015fiddet ve kar\u015f\u0131 koymak oran\u0131n\u0131, hem de \u00e7evredeki durum ve \u015fartlar\u0131n onlarla uygun bir \u015fekilde sevk ve idare etmesi h\u00fck\u00fcmlerini kapsar. Yoksa insanlar her istedikleri gibi denizde tasarruf edemezler. Allah&#8217;\u0131n emrini tatbik etmeden s\u0131rf kendi emirleriyle gemi y\u00fcr\u00fctemezler. Allah&#8217;\u0131n emriyle gemi y\u00fcr\u00fcs\u00fcn ve Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfundan isteyip arayas\u0131n\u0131z diye, ticaret, dalg\u0131\u00e7l\u0131k, avc\u0131l\u0131k ve di\u011fer ara\u015ft\u0131rma ve kazanma \u015fekilleriyle kara ve denizde tasarruf edip kazanas\u0131n\u0131z. Hem de umulur ki \u015f\u00fckredesiniz. Bu nimetlerin yaln\u0131z O&#8217;nun oldu\u011funu bilip mabud olarak yaln\u0131z O&#8217;nu tan\u0131yas\u0131n\u0131z ve O&#8217;nun emirlerini, yasaklar\u0131n\u0131 tan\u0131yarak O&#8217;na ibadet ve kulluk edesiniz, Allah&#8217;a ortak ko\u015fmaktan ve nank\u00f6rl\u00fckten ka\u00e7\u0131nas\u0131n\u0131z. \u015e\u00fck\u00fcr yaln\u0131z nimeti ve nimetin zevk ve ne\u015fesini sezmek de\u011fil, nimeti vereni tan\u0131mak ve O&#8217;nun nimeti kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda O&#8217;nu y\u00fcceltmektir. Hem O&#8217;nun nimeti bu kadarla kalm\u0131yor.<\/p>\n<p>13- Hem g\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsini kendisinden emrinize am\u00e2de k\u0131ld\u0131. Ba\u015fka birinin arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla de\u011fil, yaln\u0131z kendisinin yaratma ve itaat ettirmesiyle hepsini sizin menfaatlerinize ve yararlar\u0131n\u0131za hizmet ettirmektedir. Yahut size, sizin hizmetinize vermi\u015ftir. Y\u00fcce Allah kat\u0131ndan bir l\u00fctuf olmak \u00fczere hepsini bir \u015fekilde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rabilirsiniz. \u015e\u00fcphe yok ki bunda, bu boyun e\u011fdirmede d\u00fc\u015f\u00fcnecek bir toplum i\u00e7in \u00e7ok ibretler vard\u0131r ki Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n insan \u00fczerindeki nimetinin \u00e7oklu\u011funa ve insana olan l\u00fctuf ve yard\u0131mda bulunmas\u0131n\u0131n \u00f6nemine ve insan\u0131n Allah&#8217;dan ba\u015fkas\u0131na kullu\u011fu caiz olamayaca\u011f\u0131na del\u00e2let eder. Bu \u00e2yet, \u00e7ok dikkat \u00e7eken bir \u00e2yettir. \u0130lk \u00f6nce tefsir bilginleri, buradaki &#8220;hepsini kendinden&#8221; kayd\u0131n\u0131n irab\u0131nda bir ka\u00e7 de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015f g\u00f6stermi\u015flerdir. Zemah\u015feri s\u00f6z\u00fcnde m\u00e2n\u00e2s\u0131 nedir ve i&#8217;rab a\u00e7\u0131s\u0131ndan yeri ne oluyor? sorusuna kar\u015f\u0131 der ki: Hal yerindedir. Yani m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015fudur: &#8220;O, b\u00fct\u00fcn bu e\u015fyalar\u0131 kendinden olarak kendi kat\u0131ndan meydana gelmi\u015f olarak size boyun e\u011fdirdi.&#8221; Yani O, kudret ve hikmeti ile onlar\u0131 olu\u015fturan ve yaratan, sonra da yaratt\u0131\u011f\u0131 halk\u0131n hizmetine verendir. Hazfedilmi\u015f bir m\u00fcbted\u00e2n\u0131n haberi olmas\u0131 da caizdir. &#8220;Onlar\u0131n hepsini kendinden&#8221; demek olur. Bir de yukar\u0131da ge\u00e7en tekit almak \u00fczere diye ba\u015flanmas\u0131 da caizdir. &#8216;n\u0131n m\u00fcbted\u00e2, &#8216;n\u00fcn haber olmas\u0131 da caizdir.<\/p>\n<p>Taber\u00ee, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan &#8220;yani her\u015fey Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;dand\u0131r&#8221; diye nakleder ki b\u00fct\u00fcn tefsir bilginleri ve hadis bilginleri bunu Zemah\u015fer\u00ee&#8217;nin dedi\u011fi gibi Allah Te\u00e2l\u00e2 taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f ve yoktan varedilmi\u015ftir diye anlarlar. Riv\u00e2yet edilir ki; H\u00e2run-\u0131 Re\u015fid&#8217;in huzurunda hristiyan rahiplerinden birisi Hz. \u0130s\u00e2 hakk\u0131ndaki inanc\u0131na Kur&#8217;an&#8217;dan &#8220;Meryeme ula\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 &#8220;k\u00fcn: ol&#8221; kelimesi (nin eseri)dir. Ondan bir ruhtur.&#8221; (Nis\u00e2 S\u00fbresi, 4\/171) s\u00f6z\u00fc ile delil getirmek istemi\u015f &#8220;bir k\u0131sm\u0131&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 if\u00e2de eder demi\u015fti. Ona kar\u015f\u0131 H\u00fcseyin b. Ali b. V\u00e2k\u0131d da bu \u00e2yeti okumu\u015f ne ise da odur. Her \u015fey Allah&#8217;\u0131n bir par\u00e7as\u0131 demek olmay\u0131p Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f demek oldu\u011fu gibi \u0130s\u00e2 da Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lm\u0131\u015f bir ruh demek oldu\u011funu anlatm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Vahdet-i v\u00fccud\u00e7u sofilerin ise burada ba\u015fka bir ne\u015fesi vard\u0131r. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re sofilerden \u015feyh \u0130br\u00e2him G\u00fbr\u00e2n\u00ee demi\u015ftir ki: Yarat\u0131lm\u0131\u015flar, v\u00fccud-\u0131 m\u00fcf\u00e2z\u0131n meydana \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. V\u00fcc\u00fbd-\u0131 m\u00fcf\u00e2z kendisine am\u00e2 denilen Rahm\u00e2n\u00ee nefesin \u015feklidir. \u015e\u00f6yle ki; am\u00e2 i\u015fin hakikat\u0131nda yokluk i\u015flerinden ibaret olan se\u00e7kin ger\u00e7ekler \u00fczere yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r, yay\u0131lma sonradan olan bir \u015feydir. Ve am\u00e2 as\u0131l ile beraber olmas\u0131ndan dolay\u0131, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n zat\u0131ndan ayr\u0131 bir \u015feydir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n zat\u0131, e\u015fyan\u0131n asl\u0131na ba\u011fl\u0131 bulunmayan tek varl\u0131kt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla varl\u0131klar, am\u00e2&#8217;de sonradan meydana gelen ve bununla ayakta duran \u015fekillerdir. Allah Te\u00e2l\u00e2 da onlar\u0131n idarecisidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah, o \u015fekillere devaml\u0131l\u0131kla imdad eden gizli kuvvetin ilkidir. Bundan olaylar\u0131n, Hakk&#8217;\u0131n zat\u0131 ile meydana gelmesi gerekmez. Ve Hak Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n onda olmas\u0131 da gerekmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, esaslardan soyuttur, onlarla beraber bulunmaz. Onlara g\u00f6re belli olan ancak am\u00e2&#8217;d\u0131r ki onun varl\u0131\u011f\u0131 m\u00fcf\u00e2zd\u0131r (ta\u015f\u0131p yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.) Bu if\u00e2de, Halk-\u0131 i\u015fr\u00e2k teorisine bir tatbik oluyor. Yaratma ve icad deyimi yerine, varl\u0131\u011f\u0131 bol bol bereketlendirmek deyimini koymak daha g\u00fczel bir if\u00e2de de\u011fildir. Bunun i\u00e7in yukar\u0131da a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi tefsir ve hadis bilginlerinin if\u00e2deleri daha a\u00e7\u0131k ve daha fazla tercihe lay\u0131kt\u0131r. Bizim zevkimize kal\u0131rsa m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile &#8216;den mef\u00fbl-i mutlak olmas\u0131 minnet yerinde kullanmaya daha uygundur. Yani bu it\u00e2at ettirmek ne insanlardan ne de e\u015fyadan bir sebep ve gerek\u00e7e ile de\u011fil yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131n insanlara bir l\u00fctuf ve yard\u0131m\u0131ndan meydana gelmi\u015ftir. Ve onun i\u00e7in yaln\u0131z O&#8217;na kulluk etmek ile \u015f\u00fckretmelidir. Bu anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonra gelelim di\u011fer bir probleme; burada gerek &#8220;sizin emrinize verdi&#8221; demek olsun, gerekse &#8220;sizin i\u00e7in boyun e\u011fdirdi&#8221; demek olsun ikisinde de insanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn e\u015fyadan daha \u00f6nemli oldu\u011funu ifade eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn g\u00f6kler ve yerdeki e\u015fyan\u0131n insana boyun e\u011fmesi, insan\u0131n hepsine h\u00e2kimiyetini ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc if\u00e2de edece\u011fi gibi insan i\u00e7in boyun e\u011fdirilmi\u015f olmas\u0131 da insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n hedefi olmas\u0131n\u0131 if\u00e2de eder. Her iki durumda ise insan di\u011fer e\u015fyadan daha geli\u015fmi\u015f bir \u015fekilde yarat\u0131lm\u0131\u015f demek olaca\u011f\u0131ndan &#8220;Elbette g\u00f6kleri ve yeri yaratmak, insanlar\u0131 yaratmakdan daha da b\u00fcy\u00fckt\u00fcr..&#8221; (G\u00e2fir S\u00fbresi, 40\/57) \u00e2yeti ile bu \u00e2yet aras\u0131nda bir \u00e7eli\u015fki olmaz m\u0131? diye bir soru akla gelir. Tefsir bilginlerinden buna ayk\u0131r\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f ileri s\u00fcrene rastlamad\u0131\u011f\u0131mdan \u00e2yetin gerektirdi\u011fi tefekk\u00fcr ile bunu \u015f\u00f6yle anlayabilece\u011fimizi arzederim: \u0130nsan\u0131n iki y\u00f6n\u00fc vard\u0131r. Birisi fizik\u00ee, birisi de r\u00fbh\u00ee y\u00f6n\u00fcd\u00fcr. Fizik\u00ee y\u00f6n\u00fcyle a\u00e7\u0131k\u00e7a biliniyor ki insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 g\u00f6kler ve yerin yan\u0131nda bir zerre denemeyecek kadar k\u00fc\u00e7\u00fckt\u00fcr. Fakat ruh\u00ee y\u00f6n\u00fcne gelince<\/p>\n<p>&#8220;Ve i\u00e7ine ruhumdan \u00fcfledi\u011fim vakit..&#8221; iz\u00e2feti ile \u015fereflendirilmi\u015f ve &#8220;De ki; Ruh, Rabbimin emrindendir..&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/85) a\u00e7\u0131klamas\u0131yla y\u00fcceltilmi\u015f olan insan ruhu, \u00e2lemlerin di\u011fer canl\u0131 ve cans\u0131z cisimlerin sahip olmad\u0131\u011f\u0131 y\u00fcksek bir kapsaml\u0131l\u0131\u011fa sahiptir. \u0130\u015fte bu \u00e2yette a\u00e7\u0131k\u00e7a if\u00e2de edilen &#8220;itaat ettirme&#8221; de bu y\u00f6n\u00fcyledir. \u0130nsan\u0131n bir bak\u0131\u015fla yer ve g\u00f6kten ne kadar geni\u015f bir sahay\u0131 g\u00f6rebildi\u011fi g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurulursa bu &#8220;itaat ettirmenin&#8221; bir an\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclm\u00fc\u015f olur. Bu \u00e2yetin, bilhassa tefekk\u00fcr \u00e2yeti olmak \u00fczere se\u00e7ilmi\u015f olmas\u0131 da g\u00f6sterir ki buradaki genel itaat ettirmeden maksat, ruh\u00ee y\u00f6nden itaat ettirmedir. Fiilen itaat ettirme ise onun bir neticesi olarak meydana gelir. Bu \u015fekliyle bu \u00e2yet daha \u00e7ok tefekk\u00fcrlerle ilerlemeye elveri\u015fli ise de bu kadar\u0131n\u0131 i\u015faret etmek yeter. Yaln\u0131z \u015funu bir daha hat\u0131rlatal\u0131m ki bu tefekk\u00fcr\u00fcn ilk neticesi insana bu teshiri (itaat ettirmeyi) l\u00fctuf buyurmu\u015f olan en \u00fcst\u00fcn ve en y\u00fcce zat\u0131n birli\u011fini bilerek nimetlerine \u015f\u00fckretmek \u00f6nermesi olaca\u011f\u0131n\u0131 unutmayal\u0131m.<\/p>\n<p>14-15- \u0130m\u00e2n edenlere s\u00f6yle: Allah&#8217;\u0131n (k\u00e2firleri cezaland\u0131r\u0131p m\u00fcminlere zafer verece\u011fi) g\u00fcnlerinin gelece\u011fini ummayanlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar. Araplar, sava\u015f gibi b\u00fcy\u00fck tarihi olaylara &#8220;eyy\u00e2m&#8221; derler. Mesel\u00e2 Araplar&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck tarihi olaylar\u0131na &#8220;eyy\u00e2m-\u0131 Arab&#8221; denilirdi ki me\u015fhur bir mec\u00e2zd\u0131r. Bu \u015fekliyle &#8220;eyy\u00e2mull\u00e2h&#8221; da Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na getirdi\u011fi bel\u00e2lar, yahut Allah&#8217;\u0131n m\u00fcminlere yard\u0131m\u0131, sevap ve m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131 ve vaadi; k\u00e2firlere kah\u0131r ve az\u00e2b\u0131 ve tehdidi i\u00e7in belirledi\u011fi vakitler demek olur ki \u015fununla a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r da denebilir. Bir kavmi kazand\u0131klar\u0131 ile cezaland\u0131rmak i\u00e7in olan g\u00fcnler yahut cezaland\u0131raca\u011f\u0131 i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar. Bu c\u00fcmle, emrin yahut cevab\u0131 olan &#8220;Ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar.&#8221; ifadesinin esas sebebidir. Yahut da &#8220;eyy\u00e2mull\u00e2h\u0131n (Allah g\u00fcnlerinin) a\u00e7\u0131klamas\u0131 yerinde kayd\u0131 olup dolay\u0131s\u0131yla emrin hikmetini de ifade eder. Kavim de m\u00fcminler veya k\u00e2firler, yahut her ikisi olabilir. Ceza da ona g\u00f6re cezaland\u0131rmay\u0131 ve m\u00fck\u00e2fatland\u0131rmay\u0131 kapsar. Birisi Hz. \u00d6mer&#8217;e s\u00f6vm\u00fc\u015f, o da onu yakalamak istemi\u015f, affetmesi i\u00e7in bu \u00e2yet inmi\u015ftir deniliyor. \u00c2yette kastedilen, gerekti\u011finde sava\u015fmay\u0131 yasaklamak de\u011fil, ki\u015fisel olarak baya\u011f\u0131 kavgalar\u0131 yasaklamakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 sava\u015f\u0131 emreden ayetlerle bu \u00e2yetin nesh edilmesi (h\u00fck\u00fcms\u00fcz k\u0131l\u0131nmas\u0131) gerekmez. Hatt\u00e2 &#8220;eyy\u00e2mull\u00e2h&#8221; ile ona i\u015faret vard\u0131r<\/p>\n<p>16- &#8220;Andolsun ki, biz \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na vermi\u015ftik..&#8221; &#8220;Her kim de k\u00f6t\u00fcl\u00fck yaparsa o da kendi aleyhinedir.&#8221; h\u00fckm\u00fcn\u00fcn yaln\u0131z ki\u015fide de\u011fil, toplumda da meydana geldi\u011fine misaldir. Nitekim \u0130sr\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;E\u011fer g\u00fczel i\u015fler g\u00f6r\u00fcrseniz, kendiniz i\u00e7indir. Yok e\u011fer k\u00f6t\u00fcl\u00fck yaparsan\u0131z o da kendinizedir.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/7) buyurulmu\u015ftu. (O \u00e2yetin tefsirine bkz.) Kitab, Tevrat veya Zebur ve \u0130ncil&#8217;i de kapsayacak \u015fekilde, kitap cinsi; h\u00fck\u00fcm, h\u00fck\u00fcmet ve peygamberlik. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;nda \u00e7ok peygamber gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>17- Ve onlara bu emirden apa\u00e7\u0131k deliller verdik. Bu din hususunda a\u00e7\u0131k deliller veya mucizeler verdik. \u0130bn\u00fc Abbas hazretleri demi\u015ftir ki; bu emirden maksat Peygamber (s.a.v.) ile ilgili hususlard\u0131r. Yani peygamberlerin en sonuncusunun gelece\u011fini ve Tih\u00e2me&#8217;den Medine&#8217;ye hicret edece\u011fini a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131. (Bakara S\u00fbresi&#8217;ne bkz.) K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc, Allah g\u00fcnlerinden bir g\u00fcnd\u00fcr ki o g\u00fcnk\u00fc h\u00fck\u00fcm, hakk\u0131 ile sorumlu tutmak ve yap\u0131lan i\u015fin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 vermektir.<\/p>\n<p>18- Sonra biz seni din hususunda apa\u00e7\u0131k bir \u015feriat sahibi k\u0131ld\u0131k. Bahir de der ki: Arap\u00e7a&#8217;da \u015feriat, insanlar\u0131n \u0131rmaklardan ve benzeri \u015feylerden su almaya vard\u0131klar\u0131 yerdir. Din \u015feriat\u0131 da bu m\u00e2n\u00e2dand\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insanlar ondan Allah&#8217;\u0131n emirlerine ve rahmetine ve yak\u0131n\u0131na ererler. R\u00e2\u011f\u0131b da demi\u015ftir ki; \u015fer\u0131&#8217; asl\u0131nda masdard\u0131r. Sonra a\u00e7\u0131k ve geni\u015f yola isim yap\u0131lm\u0131\u015f \u015feri, \u015fir&#8217;a ve \u015feriat denilmi\u015ftir. Bu da dinde Allah&#8217;\u0131n yolu anlam\u0131na isti\u00e2re yoluyla kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 \u015feriata, \u015feriat denilmesi, su i\u00e7mek i\u00e7in kullan\u0131lan yola \u015fu y\u00f6n\u00fcyle benzetildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir: \u00c7\u00fcnk\u00fc hakikat ve do\u011fruluk \u00fczere onda y\u00fcr\u00fcyen hem kanar, hem temizlenir. Kanmaktan maksat, baz\u0131 bilginlerin dedi\u011fi \u015fu s\u00f6zd\u00fcr: \u0130\u00e7erdim kanmazd\u0131m, Allah&#8217;\u0131 tan\u0131d\u0131\u011f\u0131mda i\u00e7meden kand\u0131m. Temizlenmekten maksat da; &#8220;Ey ehl-i beyt! Allah ancak sizden \u015fan ve \u015ferefi kirletebilecek g\u00fcnahlar\u0131 uzakla\u015ft\u0131rmak ve sizi tertemiz yapmak istiyor.&#8221; (Ahz\u00e2b, 33\/33) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131d\u0131r. Burada de tenvin y\u00fcceltme i\u00e7indir. Emir, din i\u015fi veya Allah&#8217;\u0131n emri demektir. Yani bu Kur&#8217;anda a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere Allah&#8217;\u0131n sana vahyetti\u011fi emir ve yasaktan bir b\u00fcy\u00fck ve geni\u015f yol, koskoca bir \u015feriat \u00fczere seni g\u00f6revlendirdik.Onun i\u00e7in o \u015feriata uy, kendini ona uydur da bilmeyenlerin hev\u00e2 ve heveslerine uyma. Allah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine ilmi olmayan veya ilmin gere\u011fine uymayan kimseler yaln\u0131z kendi zevk ve heveslerinin arkas\u0131nda ko\u015farlar. Hev\u00e2 ve hevesler ise ki\u015fiye g\u00f6re de\u011fi\u015fir. \u0130srailo\u011fullar\u0131 gibi ihtil\u00e2fa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr, Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u015eeriat ise toplar, tevhid (Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inanmakla) r\u0131zas\u0131na g\u00f6t\u00fcr\u00fcr. \u015eeriata uy da cahillerin nefsani arzular\u0131na uyma.<\/p>\n<p>19- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;tan gelecek hi\u00e7bir \u015feyi senden uzakla\u015ft\u0131ramazlar. Onlara uydu\u011fun takdirde Allah&#8217;tan gelecek olan azab ve cezadan seni hi\u00e7bir \u015fekilde kurtaramazlar. \u015e\u00fcphesiz z\u00e2limler, birbirlerinin dostlar\u0131d\u0131rlar. Onun i\u00e7in onlara, yaln\u0131z z\u00e2lim olanlar uyar, dost olur. Allah ise m\u00fcttakilerin dostudur. Zul\u00fcmden, haks\u0131zl\u0131ktan korunanlar\u0131 sever, onlara yard\u0131m eder. Onun i\u00e7in sen o bilgisizlere, z\u00e2limlere uyma da, takv\u00e2ya (Allah&#8217;tan korkmaya) devam et, korun.<\/p>\n<p>20- Bu Kur&#8217;an, veya \u00f6zellikle bu \u00f6\u011f\u00fct veya \u015feriata uymakla Allah&#8217;tan korkma hususu insanlar i\u00e7in kalb g\u00f6zlerini a\u015fan bir nurdur. Arzulara, \u015fehvetlere uymak, insanlar\u0131n kalblerini k\u00f6rletti\u011fi, hakk\u0131 anlamalar\u0131na engel oldu\u011fu gibi Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc ve emirlerini tutarak \u015feriat\u0131na uymak da insanlar\u0131n hakka do\u011fru kalb g\u00f6zlerini a\u00e7an basiret (\u00f6ng\u00f6r\u00fc) nurlar\u0131d\u0131r. Ve kesin olarak inanan kimseler i\u00e7in hak ve m\u00fck\u00e2fat\u0131 g\u00f6steren bir hid\u00e2yet ve mutlulu\u011fa erdirecek bir rahmettir.<\/p>\n<p>21- Yoksa k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri i\u015fleyip duranlar, g\u00fcnahlar\u0131 i\u015flemekle bula\u015f\u0131k ve yaral\u0131 olan kimseler sand\u0131lar m\u0131 ki kendilerini o im\u00e2n edip de iyi ameller yapan kimseler gibi yapaca\u011f\u0131z, hayatlar\u0131n\u0131 ve \u00f6l\u00fcmlerini e\u015fit k\u0131laca\u011f\u0131z? \u00d6yle mi sand\u0131lar? Yani d\u00fcnya hayat\u0131nda kendileri hakk\u0131nda &#8220;Allah&#8217;\u0131n ceza g\u00fcnlerinin gelece\u011fini ummayanlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar ki, Allah her bir kavmi kazand\u0131\u011f\u0131 ile cezaland\u0131rs\u0131n.&#8221; (Casiye, 45\/14) \u015feklinde af ve m\u00fcsamaha ile emrettik diye ahirette de \u00f6yle olacaklar, m\u00fcminler gibi ma\u011ffirete erecekler mi zannettiler. Ne k\u00f6t\u00fc h\u00fck\u00fcm veriyorlar! Halbuki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>22- Halbuki Allah, g\u00f6kleri ve yeri hak ile yaratt\u0131. Hem de herkese yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 verilmek \u00fczere, onlara asla haks\u0131zl\u0131k edilmez.<\/p>\n<p>23- (Ey Muhammed!) Hev\u00e2 ve hevesini kendine il\u00e2h edinen, Allah&#8217;\u0131n kendi ilmi dahilinde sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131, kula\u011f\u0131n\u0131 ve kalbini m\u00fch\u00fcrleyip g\u00f6z\u00fcne perde \u00e7ekti\u011fi kimseyi g\u00f6r\u00fcyor musun? \u015eimdi onu Allah&#8217;tan ba\u015fka kim hid\u00e2yete erdirebilir? Hala d\u00fc\u015f\u00fcnmez misiniz?<\/p>\n<p>24- Hem m\u00fc\u015frikler dediler ki: &#8220;Hayat, ancak bu d\u00fcnya hayat\u0131m\u0131zdan ibarettir. \u00d6l\u00fcr\u00fcz ve ya\u015far\u0131z. Bizi ancak ge\u00e7en zaman yoklu\u011fa s\u00fcr\u00fckler. Halbuki onlar\u0131n bu hususta hi\u00e7bir bilgileri yoktur. Onlar, sadece b\u00f6yle zannederler.<\/p>\n<p>25- Kendilerine \u00e2yetlerimiz a\u00e7\u0131k\u00e7a okundu\u011fu zaman; &#8220;E\u011fer s\u00f6z\u00fcn\u00fczde do\u011fru iseniz atalar\u0131m\u0131z\u0131 diriltip getirin.&#8221; demekten ba\u015fka s\u00f6ylenecek hi\u00e7bir delil yoktur.<\/p>\n<p>26- (Ey Muhammed!) De ki: &#8220;Allah sizi diriltir. Sonra sizi o \u00f6ld\u00fcr\u00fcr, sonra da gelece\u011finde \u015f\u00fcphe olmayan k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde (diriltip) bir araya toplar. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>22- Halbuki Allah g\u00f6kleri ve yeri hak ile yaratt\u0131. Zulum ile de\u011fil, hak ve hakkaniyet (ad\u00e2let) \u00fczere her birinin \u00f6zelli\u011finde gerek birbirine ve gerek yarat\u0131c\u0131lar\u0131na g\u00f6re vacib olan adalet ve hikmeti g\u00f6zeterek yaratt\u0131.<\/p>\n<p>Bu \u00e2yet \u00f6nceki h\u00fckme bir delil mahiyetindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hak ile yarat\u0131\u015f zalimden mazlumun (zulme u\u011frayan kimsenin) hakk\u0131n\u0131 hemen almak ve iyi ile k\u00f6t\u00fcy\u00fc e\u015fit tutmay\u0131p iyiye, iyili\u011finin, k\u00f6t\u00fcye de k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn cezas\u0131n\u0131 vermek demek olan ad\u00e2leti gerektirir. \u015eu halde bu husus, bug\u00fcn \u015fu d\u00fcnyada olmuyorsa yar\u0131n \u00e2hirette olmas\u0131 laz\u0131m gelir. Onun i\u00e7in bu m\u00e2n\u00e2 a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilerek buyuruluyor ki; Hem herkes haklar\u0131 yenmeksizin kazand\u0131\u011f\u0131 ile cezaland\u0131r\u0131lmak, yani iyiye iyi, k\u00f6t\u00fcye k\u00f6t\u00fc kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 verilmesi i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapanlar\u0131n gelece\u011fi iyilik yapanlar\u0131n gelece\u011fi ile e\u015fit olamaz. Birisi ceza g\u00f6r\u00fcrken di\u011fer m\u00fckafat g\u00f6recektir.<\/p>\n<p>23-B\u00f6yle olunca hev\u00e2 ve hevesini kendine il\u00e2h edinen kimseyi g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc? Hakk\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyip keyfi ne isterse onu ilah edinmi\u015f kendi zevkinin sevdas\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f. Allah da bir ilim \u00fczerine onu \u015fa\u015f\u0131rtm\u0131\u015f &#8220;Fakat kendilerine ancak ilim geldikten sonra, birbirlerini \u00e7ekememezlik y\u00fcz\u00fcnden ayr\u0131l\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi.&#8221; (C\u00e2siye, 45\/17) ifadesindeki gibi olmu\u015f, ve kula\u011f\u0131n\u0131 ve kalbini \u00fcst\u00fcnden m\u00fch\u00fcrlemi\u015f ve g\u00f6z\u00fcne bir perde \u00e7ekmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hev\u00e2 ve \u015fehvet g\u00f6z\u00fc k\u00f6r, kula\u011f\u0131 sa\u011f\u0131r, kalbi duygusuz eder. O kimse bilgin de olsa ilmine ra\u011fmen hakk\u0131 duymaz olur. Nitekim filozoflar\u0131n ve d\u00fcnya hayat\u0131na d\u00fc\u015fk\u00fcn din bilginlerinin bir \u00e7o\u011fu b\u00f6yle olmu\u015ftur. Art\u0131k onu Allah&#8217;tan ba\u015fka kim hid\u00e2yete erdirilebilir? Yani Allah \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131ktan sonra kimin haddine ki onu hid\u00e2yet etsin. Hal\u00e2 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyecek misiniz? Bu uyar\u0131lar kar\u015f\u0131s\u0131nda hev\u00e2 ve hevesleri b\u0131rakarak ilmin gere\u011fine g\u00f6re bir d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp hak ve sonucu anlamayacak m\u0131s\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p>24-26-Bunlar\u0131n sap\u0131kl\u0131klar\u0131n\u0131 ve kulak ve kalblerinin m\u00fch\u00fcrlenme h\u00fck\u00fcmlerini a\u00e7\u0131klamakla buyuruluyor ki: Ve dediler, yani ilme kar\u015f\u0131 hev\u00e2 ve heveslerini il\u00e2h edinenler sapk\u0131nl\u0131klar\u0131ndan dediler ki: D\u00fcnya hayat\u0131m\u0131zdan ba\u015fka hayat yoktur. Hayat denilen \u015fey ondan ib\u00e2rettir. \u00d6l\u00fcr\u00fcz ve ya\u015far\u0131z, \u00f6lece\u011fimizi bilmekle beraber d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 ya\u015far\u0131z, ondan \u00f6tesi yoktur. Bizi ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil dehir hel\u00e2k eder.<\/p>\n<p>DEH\u0130R: Asl\u0131nda \u00e2lemin kalma (devam etme) m\u00fcddeti demektir. &#8220;Yani onu yendi.&#8221; fiilinden masdar da olur. R\u00e2\u011f\u0131b der ki; dehir, kainat\u0131n var olu\u015funun ba\u015flang\u0131c\u0131ndan sonuna kadar olan m\u00fcddetin ismidir.(1) &#8220;Ger\u00e7ekten insan \u00fczerine dehirden bir m\u00fcddet geldi ki:&#8221; (Dehr (insan), 76\/1). Sonra \u00e7ok bir m\u00fcddete de denilir. Zaman, az bir m\u00fcddete, denilmesi itibar\u0131yla bundan farkl\u0131d\u0131r. Falancan\u0131n dehri, onun hayat m\u00fcddeti demek olur. Bir de dahir masdar olur. denilir. &#8220;Falana bir fel\u00e2ket bir sar\u0131\u015f sard\u0131.&#8221; demektir. \u015eu halde dehir ya masdar veya isim olur. Masdar oldu\u011funa g\u00f6re kahretmek, yenmek ve istil\u00e2 etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. \u0130sim oldu\u011fu vakit de esas m\u00e2n\u00e2s\u0131 b\u00fct\u00fcn zaman yani b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131n ba\u015ftan sonuna kadar ak\u0131p ge\u00e7mesi s\u00fcresidir ki bu \u00f6zellikle ile &#8216;dir. Bundan ba\u015fka bir de uzun bir zaman, \u00e7ok fazla bir m\u00fcddet m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki l\u00e2ms\u0131z (belirsiz) olarak denildi\u011fi zaman bu m\u00e2n\u00e2 birden bire akla gelir. \u0130m\u00e2m-\u0131 Azam Eb\u00fb Hanife hazretleri nekire (belirsiz) olan bu dehrin m\u00e2n\u00e2s\u0131nda, yani ne kadar bir zamana denildi\u011fi hususunda g\u00f6r\u00fc\u015f belirtmemi\u015ftir. Zaman kelimesi ise dehrin az veya \u00e7ok b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131nda da kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 daha umum\u00ee ve genel olmu\u015f oluyor. Zaman ge\u00e7mi\u015f, \u015fimdiki zaman ve gelecek k\u0131s\u0131mlar\u0131na ayr\u0131l\u0131r ise k\u00e2inat\u0131n ba\u015ftan sona kadar bir uzamas\u0131n\u0131n if\u00e2desi demek oldu\u011fundan zaman, dehrin makamlar\u0131ndan olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Burada \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2dan her birine g\u00f6re yorumlanabilir ise de en fazla zaman\u0131n ge\u00e7mesi ve uzun zaman diye tefsir edilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6zkonusu olan yok etme, k\u00e2inat\u0131n sonu olan her\u015feyin yok edilmesi de\u011fil, baz\u0131 \u015feylerin yok edilmesidir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27- G\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc sadece Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. K\u0131y\u00e2metin kapaca\u011f\u0131 g\u00fcn varya, i\u015fte o g\u00fcn bat\u0131la sapanlar hep h\u00fcsrana d\u00fc\u015fecekler.<\/p>\n<p>28- O g\u00fcn her \u00fcmmeti, diz \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Her \u00fcmmet, kendi kitab\u0131na \u00e7a\u011f\u0131r\u0131l\u0131r, onlara: &#8220;Bug\u00fcn yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z amellerin cezas\u0131 verilecektir.<\/p>\n<p>29- \u0130\u015fte kitab\u0131n\u0131z, y\u00fcz\u00fcn\u00fcze kar\u015f\u0131 hakk\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz sizin yapt\u0131klarn\u0131z\u0131 hep kaydediyorduk.&#8221; (denir).<\/p>\n<p>30- \u0130man edip iyi i\u015fler yapanlara gelince; Rableri onlar\u0131 rahmeti i\u00e7ine koyacakt\u0131r. \u0130\u015fte apa\u00e7\u0131k kurtulu\u015f budur.<\/p>\n<p>31- Ama k\u00e2firlere gelince; onlara da denilir ki; &#8220;Size \u00e2yetlerim okunmad\u0131 m\u0131? Siz b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslad\u0131n\u0131z ve g\u00fcnah i\u015fleyen bir kavim oldunuz de\u011fil mi?<\/p>\n<p>32- Allah&#8217;\u0131n vaadi ger\u00e7ektir. &#8220;O k\u0131y\u00e2metin gelece\u011finde \u015f\u00fcphe yoktur.&#8221; denildi\u011finde &#8220;K\u0131yamet nedir bilmiyoruz.&#8221; Yaln\u0131z bir zandan ib\u00e2rettir san\u0131yoruz. Fakat bu hususta kesin bir bilgimiz yok.&#8221; derdiniz.<\/p>\n<p>33- Derken yapt\u0131klar\u0131 amellerin k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcne serildi, alay edip durduklar\u0131 \u015fey onlar\u0131 ku\u015fat\u0131verdi.<\/p>\n<p>34- O g\u00fcn k\u00e2firlere \u015f\u00f6yle denilir; &#8220;Siz, d\u00fcnyada bug\u00fcne kavu\u015fmay\u0131 nas\u0131l unuttuysan\u0131z, biz de bug\u00fcn sizi \u00f6ylece unutaca\u011f\u0131z. Yeriniz ate\u015ftir ve sizin i\u00e7in yard\u0131mc\u0131lardan bir kimse de yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>35- Bunun sebebi \u015fudur; Siz Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini alaya ald\u0131n\u0131z, d\u00fcnya hayat\u0131 sizi aldatt\u0131. Art\u0131k bug\u00fcn onlar, ate\u015ften \u00e7\u0131kar\u0131lmayacaklar ve kendilerinden \u00f6z\u00fcr dilemeleri de kabul edilmeyecektir.<\/p>\n<p>36- Hamd, g\u00f6klerin Rabbi, yerin Rabbi ve \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah&#8217;a mahsustur.<\/p>\n<p>37- G\u00f6klerde ve yerde b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve h\u00e2kimiyet O&#8217;nundur. O, Aziz&#8217;dir (her\u015feye galiptir); Hak\u00eem&#8217;dir (h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir).<\/p>\n<p>27-37- &#8220;K\u0131yametin kopaca\u011f\u0131 g\u00fcn&#8230;&#8221; Saat, asl\u0131nda R\u00e2g\u0131b&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re zaman\u0131n par\u00e7alar\u0131ndan bir par\u00e7ad\u0131r. Buna benzetilerek k\u0131y\u00e2mete de saat denilir. &#8220;K\u0131yamet yakla\u015ft\u0131..&#8221; (Kamer, 54\/1), &#8220;K\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131 bilgisi ona aittir.&#8221; (Zuhruf, 43\/85), &#8220;Ey muhammed! Sana k\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131n\u0131 sorarlar.&#8221; (N\u00e2zi\u00e2t, 79\/42) gibi. Bunun iki ayr\u0131 yorumu vard\u0131r. Birisi: &#8220;Ve o hesaba \u00e7ekenlerin en s\u00fcratli olan\u0131d\u0131r.&#8221; (En&#8217;\u00e2m, 6\/62) buyuruldu\u011fu \u00fczere s\u00fcr\u00e2tle hesap g\u00f6rmektir. Birisi de \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klanan m\u00e2n\u00e2d\u0131r. &#8220;Onlar k\u0131yameti g\u00f6rd\u00fckleri g\u00fcn, d\u00fcnyada ancak bir ak\u015fam ve bir ku\u015fluk vakti kadar kald\u0131klar\u0131n\u0131 san\u0131rlar.&#8221; (N\u00e2zi\u00e2t S\u00fbresi, 79\/46), &#8220;D\u00fcnyada sanki g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn bir an\u0131 kadar kalm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 sanacaklar.&#8221; (Yunus, 10\/45), &#8220;Ve k\u0131y\u00e2met koptu\u011fu g\u00fcn.&#8221; (C\u00e2siye, 45\/27) Birincisi k\u0131y\u00e2met, ikincisi zaman\u0131n az bir par\u00e7as\u0131d\u0131r. Bir de denilmi\u015ftir ki k\u0131y\u00e2met m\u00e2n\u00e2s\u0131na saat \u00fc\u00e7 tanedir:<\/p>\n<p>1- B\u00fcy\u00fck saat ki insanlar\u0131n hesapla\u015fma i\u00e7in diriltilmesidir. Nitekim &#8220;Fuhu\u015f ve ahlaks\u0131zl\u0131k a\u00e7\u0131k\u00e7a yap\u0131l\u0131ncaya ve dirhem ile dinara tap\u0131l\u0131ncaya kadar, \u015f\u00f6yle \u015f\u00f6yle oluncaya kadar k\u0131y\u00e2met kopmaz.&#8221; hadisinde peygamber (s.a.v.) buna i\u015faret etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>2- Orta saat (k\u0131y\u00e2met), bir as\u0131r halk\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Nitekim riv\u00e2yet olundu\u011fu \u00fczere Peygamber (s.a.v.) Abdullah b. \u00dcneys&#8217;i g\u00f6rm\u00fc\u015f, &#8220;Bu \u00e7ocu\u011fun \u00f6mr\u00fc uzarsa k\u0131yamet kopuncaya kadar \u00f6lmez buyurmu\u015ftu ki s\u00f6zkonusu zat, sahabenin en son vefat edenidir deniliyor.<\/p>\n<p>3- K\u00fc\u00e7\u00fck saat (k\u0131yamet); insan\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr ki her insan\u0131n k\u0131yameti kendi \u00f6l\u00fcm\u00fcd\u00fcr. &#8220;Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kmay\u0131 yalanlayanlar, ger\u00e7ekten h\u00fcsrana u\u011fram\u0131\u015flard\u0131r. K\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc (\u00f6l\u00fcmleri) ans\u0131z\u0131n gelince onlar g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 s\u0131rtlar\u0131na y\u00fcklenmi\u015f olarak&#8230; (En\u00e2m S\u00fbresi, 6\/31) gibi baz\u0131 \u00e2yetlerde de saat bu m\u00e2n\u00e2yad\u0131r. &#8220;Kim \u00f6l\u00fcrse, onun k\u0131yameti kopmu\u015ftur.&#8221; Bununla birlikte bizim anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131za g\u00f6re hangi m\u00e2n\u00e2ya olursa olsun k\u0131y\u00e2mete saat denilmesi, Allah kat\u0131nda belirlenmi\u015f bir s\u00fcrenin bir vaktin saatinin gelmesi itibar\u0131ylad\u0131r. Nitekim dilimizde de &#8220;vakti ve saati gelmi\u015f&#8221; deyimi herkes\u00e7e bilinmektedir. Burada da saat k\u0131y\u00e2met m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r.<\/p>\n<p>Ve her \u00fcmmeti (C\u00e2siye) diz \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f olarak g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. C\u00e2siye, iki m\u00e2n\u00e2 ile tefsir edilmi\u015ftir. Birisi diz \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r ki gere\u011fi kasdedilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc diz \u00e7\u00f6kmek derli toplu, en itinal\u0131 ve h\u00fcrmetli vaziyettir (pozisyondur). Birisi de toplanm\u0131\u015f cemaat m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r ki den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Bir araya gelmi\u015f ta\u015f y\u0131\u011f\u0131n\u0131na denir. Maksat, Y\u00e2sin S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Onlar\u0131n hepsi mutlaka huzurumuzda toplan\u0131p hesap i\u00e7in haz\u0131r bulundurulacaklard\u0131r.&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/32) buyuruldu\u011fu \u00fczere Allah&#8217;\u0131n huzurunda hesap i\u00e7in toplanmakt\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>45-CAS\u0130YE: 1- M\u00fcbted\u00e2 veya haber, veya yemin ve yahut nid\u00e2 (seslenmek, \u00fcnlem)d\u0131r. 2- &#8220;Bu kitab\u0131n indirilmesi&#8221; TENZ\u0130L: malum masdar indirmek veya mechul masdar indirilmek, veya ism-i mef&#8217;\u00fbl m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen masdar olup indirilme kitab m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelebilir. Yani bu sesleri Allah&#8217;tan kitap indirme, indirilmedir. Veya bu Kitap Allah&#8217;tan indirilmi\u015f kitapd\u0131r. Veya bir kimseye kitab\u0131n indirilmesi, el\u00e7ili\u011fin verilmesi &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12111,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1142,1141,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1860","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-45-casiye","tag-45-casiye-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1860","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1860"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1860\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12111"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1860"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1860"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1860"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}