{"id":1870,"date":"2010-11-18T22:17:05","date_gmt":"2010-11-18T22:17:05","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1870"},"modified":"2010-11-18T22:17:05","modified_gmt":"2010-11-18T22:17:05","slug":"40-mumin-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/40-mumin-tefsiri\/","title":{"rendered":"40-M\u00dc&#8217;M\u0130N SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>40-M\u00dc&#8217;M\u0130N:<\/p>\n<p>1-6- gibi ne kastedildi\u011fini Allah bilir. (Oraya bak!)<\/p>\n<p>Ger\u00e7i muhkem muhkemat \u00fcmm\u00fclkitab-\u0131 s\u00eenede<\/p>\n<p>Kim bilir &#8216;den maks\u00fbd\u0131 Rahm\u00e2n\u0131m nedir?<\/p>\n<p>&#8220;H\u00e2 m\u00eem&#8221;, &#8220;Rahman, rahim&#8221; harflerinden oldu\u011fu i\u00e7in o iki isme i\u015faret veya yemin oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015f ve &#8220;elif, l\u00e2m, r\u00e2&#8221;, &#8220;Ha mim&#8221;, &#8220;N\u00fbn&#8221;un, &#8220;Er-Rahm\u00e2n&#8221; okundu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bundan dolay\u0131 olmal\u0131d\u0131r ki baz\u0131lar\u0131 &#8220;Ha mim&#8221;in, &#8220;Havamim&#8221; veya &#8220;ha mim\u00e2t&#8221; &#8220;H\u00e2 m\u00eem&#8221;ler diye \u00e7o\u011ful yap\u0131lmas\u0131n\u0131 caiz g\u00f6rmemi\u015f, s\u00fbrelerin birden \u00e7oklu\u011funa i\u015faret kastolundu\u011fu zaman &#8220;\u00c2l\u00fc H\u00e2 m\u00eem&#8221; denilmesini tercih eylemi\u015flerdir. Bu y\u00fczden &#8220;Ha mim&#8221; s\u00fbreleri, rahm\u00e2n\u00ee ve rahim\u00ee rahmetten birer \u00f6rnektirler. Bununla birlikte &#8220;Ha mim&#8221; harfleri Hamd&#8217;in ba\u015f\u0131, Muhammed isminin de ortas\u0131d\u0131r. &#8220;Ey Muhammed&#8221; demek de olabilir. Fakat \u00e7oklar\u0131 Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n veya s\u00fbrenin ismi oldu\u011funu s\u00f6ylemekle yetinmi\u015flerdir. Bundan dolay\u0131 &#8220;alemiyet&#8221; (\u00f6zel isimlik) ve te&#8217;nis (di\u015filik) veya \u00f6zel isimlik ve yabanc\u0131 dilden gelme kelimeye benzemesi sebepleriyle &#8220;Gayr\u0131 munsar\u0131f&#8221; (okunurken cer ve tenvin kabul etmeyen kelimelerden) oldu\u011funu da s\u00f6ylemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>7-8-9- Bu kelimenin a\u00e7\u0131klam\u0131s\u0131 S\u00e2d S\u00fbresi&#8217;nde (11, 13. \u00e2yetler) ge\u00e7mi\u015ftir. &#8220;Ar\u015f&#8221;\u0131 ta\u015f\u0131yanlar. &#8220;Ar\u015f&#8221; hakk\u0131nda &#8220;\u00c2yet\u00fc&#8217;l-K\u00fcrs\u00ee&#8221; (Bakara, 2\/255) ve A&#8217;raf S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Sonra Ar\u015f \u00fczerinde h\u00fck\u00fcmran oldu.&#8221; (A&#8217;raf, 7\/54) \u00e2yetine bak\u0131n\u0131z. &#8220;Hamele-i Ar\u015f&#8221; (Ar\u015f\u0131 ta\u015f\u0131yanlar), b\u00fcy\u00fck meleklerdir ki el-H\u00e2kka S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;O g\u00fcn Rabbinin ar\u015f\u0131n\u0131 \u00fcstlerinde bulunan sekiz (melek) y\u00fcklenir.&#8221; (H\u00e2kka, 69\/17) \u00e2yetinde sekiz olduklar\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmektedir. Baz\u0131 eserlerde bug\u00fcn dahi sekiz olduklar\u0131 rivayet edilmi\u015f ise de baz\u0131lar\u0131 bug\u00fcn d\u00f6rt olup, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc di\u011fer d\u00f6rt melek ile desteklenerek sekiz olacaklar\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Ki Muhyiddin Arabi de b\u00f6yle der. Ve etraf\u0131ndakiler. &#8220;Melekleri g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn ki Rablerine hamd ile tesbih ederek Ar\u015f&#8217;\u0131n etraf\u0131n\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015flard\u0131r.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/75) buyuruldu\u011fu \u00fczere Ar\u015f&#8217;\u0131n etraf\u0131n\u0131 donatan melekler ki bunlar \u00e7ok, pek \u00e7oktur, say\u0131lar\u0131n\u0131 ancak Allah bilir. Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yan melekler ile bunlara &#8220;Kerubiyyun&#8221; derler ki, k\u00e2f&#8217;\u0131n \u00fcst\u00fcn okunmas\u0131, r\u00e2 harfinin \u00f6tresi ve \u015feddesiz okunmas\u0131 ile &#8220;Kerub\u00ee&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. \u015eeddeli okumak hatad\u0131r. Fakat \u00f6yle yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>KERUB, &#8220;Kurb (yak\u0131nl\u0131k) m\u00e2n\u00e2s\u0131na, kurb (yak\u0131nl\u0131k) mastar\u0131ndan &#8220;Feul&#8221; \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde fiilimsidir. Allah&#8217;a en yak\u0131n melekler demek olur. Onun i\u00e7in baz\u0131lar\u0131 &#8220;Kerubiyyun&#8221; yaln\u0131z Ar\u015f&#8217;\u0131 ta\u015f\u0131yan meleklerdir demi\u015flerdir. \u0130bn\u00fc Sina da Melaike Risalesi&#8217;nde \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: Kerubiyyun melekler, &#8220;Tih-i a&#8217;l\u00e2 arasat\u0131n\u0131n&#8221; (en y\u00fcce meydan olan arasat meydan\u0131n\u0131n) amirleri z\u00fcmre z\u00fcmre en \u015ferefli yerde durmaktalar, en g\u00fczel manzaraya bakmaktalar ki, bunlar Mukarrebun melekler ve temiz ruhlard\u0131r. Fakat Amil\u00fbn melekler, Ar\u015f&#8217;\u0131, K\u00fcrsi&#8217;yi ve g\u00f6kleri ta\u015f\u0131yan meleklerin amirleridirler. \u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlar tesbih ve hamd ile Rablerine iman etmi\u015fler ve m\u00fcminler i\u00e7in \u00f6yle ba\u011f\u0131\u015f dilerler ve dua ederler.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10- O k\u00e2firlere mutlaka \u015f\u00f6yle ba\u011f\u0131r\u0131lacakt\u0131r: &#8220;Elbette Allah&#8217;\u0131n bu\u011fzu, sizin nefislerinize bu\u011fzunuzdan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc siz imana davet ediliyordunuz da ink\u00e2r ediyordunuz.&#8221;<\/p>\n<p>11- K\u00e2firler diyecekler ki: &#8220;Ey Rabbimiz! Sen bizi iki defa \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn, iki defa dirilttin. \u015eimdi g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 anlad\u0131k. Fakat \u00e7\u0131kmaya bir yol var m\u0131?&#8221;<\/p>\n<p>12- (Onlara \u015f\u00f6yle cevap verilir): &#8220;Bu azab size \u015fu sebeptendir: Siz tek Allah&#8217;a davet edildi\u011finiz zaman ink\u00e2r ettiniz. Ama O&#8217;na ortak ko\u015fulunca inand\u0131n\u0131z. Art\u0131k h\u00fck\u00fcm, o y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fck Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>13- Size \u00e2yetlerini g\u00f6steren, sizin i\u00e7in g\u00f6kten bir r\u0131z\u0131k indiren O&#8217;dur. Fakat onlar\u0131 ancak g\u00f6n\u00fcl verip d\u00fc\u015f\u00fcnenler anlar.<\/p>\n<p>14- O halde siz, dini Allah i\u00e7in halis k\u0131larak hep O&#8217;na yalvar\u0131n. \u0130sterse k\u00e2firler ho\u015flanmas\u0131nlar.<\/p>\n<p>15- O dereceleri y\u00fckselten Ar\u015f&#8217;\u0131n sahibi Allah, o bulu\u015fma g\u00fcn\u00fcn\u00fcn (k\u0131yametin) deh\u015fetini haber vermek i\u00e7in kullar\u0131ndan diledi\u011fi kimseye emrinden ruh (melek) indiriyor.<\/p>\n<p>16- O g\u00fcn onlar kabirlerinden meydana f\u0131rlarlar. Kendilerinin hi\u00e7bir \u015feyi Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gizli kalmaz. &#8220;Bug\u00fcn m\u00fclk kimindir?&#8221; (diye sorulur. Cevaben): &#8220;Tek ve kahhar olan Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221; (denir).<\/p>\n<p>17- Bug\u00fcn her nefis kazand\u0131\u011f\u0131 ile cezalanacakt\u0131r. Bug\u00fcn zul\u00fcm yoktur. \u015e\u00fcphesiz Allah, hesab\u0131 \u00e7abuk g\u00f6rendir.<\/p>\n<p>18- Yakla\u015fmakta olan o felaket (k\u0131yamet) g\u00fcn\u00fcn\u00fc de onlara haber ver. O dem ki y\u00fcrekler g\u0131rtlaklara dayanm\u0131\u015ft\u0131r, yutkunup dururlar. Zalimler i\u00e7in ne \u0131s\u0131nacak bir dost vard\u0131r, ne de s\u00f6z\u00fc dinlenecek bir \u015fefaat\u00e7i.<\/p>\n<p>19- Allah, g\u00f6zlerin hain bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 da bilir, g\u00f6n\u00fcllerin gizledi\u011fini de.<\/p>\n<p>20- Allah hakk\u0131 yerine getirir. Onlar\u0131n O&#8217;ndan ba\u015fka yalvard\u0131klar\u0131 ise hi\u00e7bir \u015feyi yerine getiremezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc hakk\u0131yla i\u015fiten ve g\u00f6ren ancak Allah&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>10- O ink\u00e2r edenler, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele eden, cehennemlikler olduklar\u0131 beyan buyurulan k\u00e2firlerin cehenneme girdikten sonraki halleri anlat\u0131l\u0131yor. Onlara \u015f\u00f6yle ba\u011f\u0131r\u0131lacak: Allah taraf\u0131ndan cehennemde zebaniler ba\u011f\u0131racaklar! Elbette Allah&#8217;\u0131n makti -makt, bu\u011fzun, kinin \u015fiddetlisidir sizin kendinize bu\u011fzunuzdan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. K\u00e2firler kendi kendilerine \u00fc\u00e7 sebepten k\u0131zacaklar. Bir kere, k\u0131yameti, cenneti, cehennemi g\u00f6rd\u00fckleri zaman bunlar\u0131 ink\u00e2rda \u0131srar ettiklerinden dolay\u0131 kendi kendilerine k\u0131zacaklar; sonra ba\u015fkas\u0131na tabi olanlar, tabi olduklar\u0131 ba\u015fkanlara k\u0131zacaklar; daha sonra cehenneme girdiklerinde \u0130blis kendilerine seslenip de, &#8220;Benim sizin \u00fczerinizde bir otoritem yoktu, yaln\u0131z sizi davet ettim de beni dinlediniz, &#8220;O halde kusuru bana y\u00fcklemeyin, kendinizi k\u0131nay\u0131n.&#8221; (\u0130brahim, 14\/22) dedi\u011fi zaman da kendilerine k\u0131zacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>11- Diyecekler ki: Ey Rabbimiz! Bizi iki \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn, iki de dirilttin, yani iki \u00f6l\u00fcm \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn, iki dirim dirilttin. Buradan kabir azab\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na delil getirilmi\u015ftir. Deniliyor ki, birinci \u00f6ld\u00fcrme, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 bitiren ilk \u00f6l\u00fcm; ikinci \u00f6ld\u00fcrme kabirdeki birinci diriltmeyi takip eden \u00f6l\u00fcm; ikinci diriltme de \u00f6l\u00fcmden sonra k\u0131yametteki dirilmedir. \u015eu halde d\u00fcnya hayat\u0131 dikkate al\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnyada ink\u00e2r ettiklerini kabul ve itiraf ile g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 itiraf ediyorlar. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k m\u00fcminler Saff\u00e2t S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Biz ilk \u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczden ba\u015fka bir daha \u00f6lmeyecek&#8230; de\u011fil miyiz?&#8221; (Saff\u00e2t, 37\/58) demi\u015flerdi. Duhan S\u00fbresi&#8217;nde de m\u00fcttakiler hakk\u0131nda &#8220;Orada ilk \u00f6l\u00fcmden ba\u015fka \u00f6l\u00fcm tatmazlar.&#8221; (Duhan, 44\/56) buyurulacakt\u0131r. Bu m\u00fcnasebetle bunlardan birincinin bedene ait \u00f6l\u00fcm ve hayat, ikincinin de ruha ait \u00f6l\u00fcm ve hayat diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi ve de\u011ferlendirilmesi ve m\u00fcmin ruhunun &#8220;Allah&#8217;\u0131n diledikleri kimseler m\u00fcstesna&#8221; ifadesindeki z\u00fcmrenin aras\u0131na dahil olarak do\u011frudan do\u011fruya baki kalaca\u011f\u0131na, \u00f6lmeyece\u011fine i\u015faret olmas\u0131 da ihtimal dahilindedir. Burada k\u00e2firlerin s\u00f6zlerindeki &#8220;iki&#8221;yi, &#8220;Sonra g\u00f6z\u00fcn\u00fc iki kere daha \u00e7evir.&#8221; (M\u00fclk, 67\/4) \u00e2yetindeki &#8220;ikil (tesniye) gibi s\u0131rf tekrar ve \u00e7okluk m\u00e2n\u00e2s\u0131na alanlar da olmu\u015ftur, g\u00fcya \u015f\u00f6yle demi\u015flerdir: Sen bizi ka\u00e7 kereler \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn, ka\u00e7 kereler dirilttin, bunlar\u0131 g\u00f6r\u00fcp kudretinin, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve dolay\u0131s\u0131yla iadeyi de yapabilece\u011fini anlad\u0131k.<\/p>\n<p>\u015eimdi g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 itiraf ettik, tan\u0131d\u0131k, anlad\u0131k. Fakat \u00e7\u0131kmaya bir yol var m\u0131? Bu ate\u015ften, gerek d\u00fcnyaya d\u00f6nmek ve gerek ba\u015fka bir yere gitmek yahut bir daha \u00f6lmek gibi herhangi bir \u015fekilde olursa olsun \u00e7\u0131kmaya bir yol var m\u0131? Yok diye \u00fcmitsizliklerini dile getiriyorlar veya sen istersen ona da yol bulursun demek istiyorlar.<\/p>\n<p>12- Buna kar\u015f\u0131 redd ile cevap olmak \u00fczere \u015f\u00f6yle buyuruluyor: Bu i\u00e7inde bulundu\u011funuz azab \u015fu sebepledir ki bir olarak Allah&#8217;a \u00e7a\u011f\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman ink\u00e2r ettiniz de O&#8217;na \u015firk ko\u015fulursa iman ediyordunuz. O \u015firk ko\u015fanlar\u0131n hepsi yok olup gittikleri, hi\u00e7birinin h\u00fckm\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in \u0130\u015fte h\u00fck\u00fcm Allah&#8217;\u0131n O ulu, b\u00fcy\u00fck Allah&#8217;\u0131n. Ululu\u011fun ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn son s\u0131n\u0131r\u0131 ile s\u0131fatl\u0131 olup, zat\u0131nda s\u0131fat\u0131nda ve fiillerinde &#8220;Onun benzeri gibi hi\u00e7bir \u015fey yoktur.&#8221; (\u015eura, 42\/11) diye anlat\u0131lan, il\u00e2hl\u0131k yaln\u0131z kendisinin hakk\u0131 bulunan Allah&#8217;\u0131n. \u0130\u015fte O, size ebed\u00ee azab\u0131 h\u00fckmetti. O&#8217;nun h\u00fckm\u00fcnden kurtulu\u015fa imkan yoktur. M\u00fc\u015friklere kini b\u00fcy\u00fckt\u00fcr, \u015firki ba\u011f\u0131\u015flamaz. Bu \u015fekilde o k\u00e2firlerin hallerini beyandan sonra buyuruyor ki<\/p>\n<p>13- O, O&#8217;dur ki size, siz insanlara \u00e2yetlerini g\u00f6steriyor. \u0130l\u00e2hl\u0131kta ortaks\u0131z bir oldu\u011funu ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlatan \u00e2yetlerini g\u00f6steriyor, onunla birlikte sizin i\u00e7in g\u00f6kten bir r\u0131z\u0131k da indiriyor, yani cisman\u00ee r\u0131zk\u0131n\u0131za sebep olan ya\u011fmur, manev\u00ee r\u0131zk\u0131n\u0131za sebep olan ilim ve Kur&#8217;\u00e2n indiriyor. Bununla birlikte o \u00e2yetleri herkes anlamaz, ancak O&#8217;na d\u00f6nen, g\u00f6n\u00fcl veren, d\u00fc\u015f\u00fcnen anlar. O halde siz g\u00f6nl\u00fcn\u00fcz\u00fc veriniz de<\/p>\n<p>14- Allah&#8217;a dini halis k\u0131larak ibadet ve dua edin ey m\u00fcminler! \u0130sterse k\u00e2firler ho\u015flanmas\u0131nlar.<\/p>\n<p>15- Dereceleri \u00e7ok y\u00fcksek. Meleklere ve sevdi\u011fi kullar\u0131na bah\u015feyledi\u011fi dereceler \u00e7ok y\u00fcksek, yahut dereceleri y\u00fckselten O ar\u015f\u0131n sahibi, o saltanat\u0131n sahibi, kullar\u0131ndan diledi\u011fine \u00f6yle y\u00fcksek dereceler veriyor ki kullar\u0131ndan diledi\u011fi kimseye emrinden ruh indiriyor, yani melek indirip vahiy veriyor o tel\u00e2ki (kavu\u015fma) g\u00fcn\u00fcn\u00fc ihtar etmek i\u00e7in, O&#8217;nun korkun\u00e7lu\u011funu haber vermek i\u00e7in.<\/p>\n<p>16-19-TEL\u00c2K\u0130 G\u00dcN\u00dc: K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc o g\u00fcn ruhlar ve cisimler, g\u00f6ktekiler ve yerdekiler, ameller ve amel edenler, tap\u0131lan mabudlar ve kullar bulu\u015facaklar, birbirlerine kavu\u015facaklar, yani o g\u00fcn ki halk hep meydana \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r, kabirlerinden \u00e7\u0131km\u0131\u015f a\u00e7\u0131\u011fa f\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131r. Nefislerini \u00f6rten, amellerini gizleyen hi\u00e7bir \u015fey kalmam\u0131\u015f, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir \u015feyleri gizli de\u011fildir. Ne kendileri, ne amelleri, ne de halleri hi\u00e7bir \u015fey, hi\u00e7bir zaman Allah&#8217;a gizli kalmaz. Fakat d\u00fcnyada gizliyoruz zannedenler, o g\u00fcn kendileri de bir \u015fey gizlemeye \u00e7al\u0131\u015fmazlar, b\u00fct\u00fcn uryanl\u0131klar\u0131yla Hakk&#8217;\u0131n huzurunda bulunurlar. Buyurulur ki Kimin m\u00fclk bu g\u00fcn? Buna \u015f\u00f6yle cevap verilir. Bir olan ve kahredici bulunan Allah&#8217;\u0131n.<\/p>\n<p>VAH\u0130D, zat\u0131nda hi\u00e7 ortakl\u0131\u011fa, \u00e7oklu\u011fa ihtimali yok, par\u00e7alar\u0131 da yok, par\u00e7ac\u0131klar\u0131 da yok.<\/p>\n<p>KAHH\u00c2R, bir orta\u011f\u0131 olmak \u015f\u00f6yle dursun, her \u015fey O&#8217;nun kahr\u0131na mahkum &#8220;Onun zat\u0131ndan ba\u015fka her \u015fey helak olacakt\u0131r.&#8221; (Kasas, 28\/88) her\u015feye istedi\u011fini yapacak \u015fekilde galip ve hakim &#8220;Bu g\u00fcn herkes kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr.&#8221; Bu ifade, m\u00fclk ve kahr\u0131n eserini beyand\u0131r. Onlar\u0131 o felaket g\u00fcn\u00fcnden de korkut.<\/p>\n<p>\u00c2Z\u0130FE, yakla\u015fmakta olan felaket, \u00f6l\u00fcm saati yahut \u00f6l\u00fcm\u00fc aratan o k\u0131yamet saati veya hesap g\u00f6r\u00fcl\u00fcp ceza kesilip de cehenneme girilmek \u00fczere bulunuldu\u011fu saat ki k\u0131yametin en ac\u0131 saatidir.<\/p>\n<p>20- Hem Allah hak ile kaza buyurur. Hak ile h\u00fckmeder ve h\u00fckm\u00fcn\u00fc tamamen icra eyler, hakk\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirir, yerine getirir. O&#8217;ndan ba\u015fka tap\u0131n\u0131p yalvard\u0131klar\u0131 ise, gerek cans\u0131z putlar, gerek di\u011ferleri hi\u00e7bir \u015feyi kaza edemezler. Kendiliklerinden hi\u00e7bir \u015feye kesinlikle h\u00fck\u00fcm verip tamam\u0131yla icra ve infaz edemezler, \u00e7\u00fcnk\u00fc hepsi Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc alt\u0131nda boyun e\u011fmektedirler. Onun i\u00e7in hi\u00e7bir \u015feyi yerine getiremezler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;t\u0131r ancak hakk\u0131yla i\u015fiten ve g\u00f6ren. \u0130yi i\u015fitip g\u00f6rmeyen ise hakk\u0131 yerine getiremez, h\u00fck\u00fcm veremez.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinde m\u00fccadele eden o k\u00e2firler:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21- Yery\u00fcz\u00fcnde bir gezmediler mi? Baksalar ya kendilerinden \u00f6ncekilerin sonlar\u0131 nas\u0131l olmu\u015f? Onlar yery\u00fcz\u00fcnde gerek kuvvet\u00e7e ve gerek eserce kendilerinden daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcler. \u00d6yle iken Allah onlar\u0131 g\u00fcnahlar\u0131 sebebiyle tutup al\u0131verdi. Kendilerini Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan koruyacak biri bulunmad\u0131.<\/p>\n<p>22- O, \u015fundand\u0131: Onlara peygamberleri apa\u00e7\u0131k delillerle geliyorlard\u0131. Ama onlar ink\u00e2r ettiler. Allah da tuttu kendilerini al\u0131verdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;nun kuvveti \u00e7ok, azab\u0131 \u015fiddetlidir.<\/p>\n<p>23- Andolsun Musa&#8217;y\u0131 \u00e2yetlerimizle ve a\u00e7\u0131k bir delil ile g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>24- Firavun&#8217;a, H\u00e2m\u00e2n&#8217;a ve Karun&#8217;a da onlar: &#8220;Bu bir sihirbaz, bir yalanc\u0131d\u0131r&#8221; dediler.<\/p>\n<p>25- Bunun \u00fczerine Musa, kendilerine taraf\u0131m\u0131zdan hakk\u0131 getirince de: &#8220;Onunla beraber iman etmi\u015f olanlar\u0131n o\u011fullar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcn, kad\u0131nlar\u0131n\u0131 diri tutun.&#8221; dediler. Fakat o k\u00e2firlerin tuza\u011f\u0131 da hep bo\u015fa \u00e7\u0131kmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>26- Bir de Firavun: &#8220;B\u0131rak\u0131n beni, \u00f6ld\u00fcreyim Musa&#8217;y\u0131 da o Rabbine dua etsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben onun, dininizi de\u011fi\u015ftirmesinden veya yery\u00fcz\u00fcnde bir bozgunculuk \u00e7\u0131karmas\u0131ndan korkuyorum&#8221; dedi.<\/p>\n<p>27- Musa da: &#8220;Ben hesap g\u00fcn\u00fcne inanmayan her kibirliden, benim de Rabbim, sizin de Rabbiniz olan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m&#8221; dedi.<\/p>\n<p>21-27- &#8220;Firavun: &#8216;B\u0131rak\u0131n beni \u00f6ld\u00fcreyim Musa&#8217;y\u0131 da o Rabbine dua etsin.&#8221; Bununla yukar\u0131da ge\u00e7en &#8220;Her \u00fcmmet kendi resullerini yakalamak kastinde bulundu.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/5) s\u00f6z\u00fcne bir \u00f6rnek g\u00f6sterilmi\u015f de oluyor. Anla\u015f\u0131l\u0131yor ki Hz. Musa&#8217;n\u0131n mucizeleri kar\u015f\u0131s\u0131nda Firavun&#8217;un istibdad\u0131, bask\u0131s\u0131 k\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, diledi\u011fini yapamaz olmu\u015f ve \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. A&#8217;raf S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere mesele cemiyetin yaln\u0131z g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne m\u00fcracaattan, ba\u015fvurmaktan ibaret kalmam\u0131\u015f, bir m\u00fcdahale mahiyetini alm\u0131\u015f olmal\u0131 ki b\u0131rak\u0131n beni diye ba\u011f\u0131r\u0131yor. Demek ki o cebbar, zorba Firavun, zorlamas\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fctemez olmu\u015f ve \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f idi, \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan sa\u00e7ma sapan konu\u015fuyordu. Bir taraftan o Rabbine dua etsin diye Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r etmek veya hafife almak istiyor, bir taraftan da dininizi de\u011fi\u015ftirecek diye dindarl\u0131k g\u00f6steriyor. Belki onun Allah dedi\u011fi kendi saltanat\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>28- Firavun ailesinden iman\u0131n\u0131 saklayan bir adam da \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Bir adam\u0131, Rabbim Allah dedi\u011fi i\u00e7in \u00f6ld\u00fcrecek misiniz? Halbuki o size Rabbinizden delillerle gelmi\u015ftir. Hem o bir yalanc\u0131 ise \u00e7ok s\u00fcrmez, yalan\u0131 boynuna ge\u00e7er. Fakat do\u011fru ise size yapt\u0131\u011f\u0131 tehditlerin birk\u0131sm\u0131 olsun ba\u015f\u0131n\u0131za gelir. \u015e\u00fcphe yok ki Allah a\u015f\u0131r\u0131 giden bir yalanc\u0131y\u0131 do\u011fru yola \u00e7\u0131karmaz.&#8221;<\/p>\n<p>29- &#8220;Ey kavmim! Bug\u00fcn m\u00fclk sizindir. D\u00fcnyada y\u00fcze \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunuyorsunuz. E\u011fer gelecek olursa Allah&#8217;\u0131n h\u0131\u015fm\u0131ndan bizi kim kurtar\u0131r?&#8221; Firavun: &#8220;Ben size g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcmden ba\u015fkas\u0131n\u0131 g\u00f6stermiyorum ve herhalde ben size do\u011fru yolu g\u00f6steriyorum&#8221; dedi.<\/p>\n<p>30- O iman etmi\u015f olan kimse de: &#8220;Ey kavmim! Do\u011frusu ben sizin hakk\u0131n\u0131zda Ahzab (\u00f6nceki \u00e7e\u015fitli toplumlar)\u0131n g\u00fcnleri gibi bir g\u00fcnden korkuyorum.&#8221;<\/p>\n<p>31- &#8220;Nuh Kavmi&#8217;nin, \u00c2d&#8217;\u0131n, Semud&#8217;un ve daha sonrakilerin maceralar\u0131 gibi (bir g\u00fcn\u00fcn gelece\u011finden korkuyorum). Allah, kullar\u0131 i\u00e7in bir zul\u00fcm istemez.&#8221;<\/p>\n<p>32- &#8220;Ey kavmim! Ben size gelecek o \u00e7a\u011fr\u0131\u015fma g\u00fcn\u00fcnden (k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnden) korkuyorum.&#8221;<\/p>\n<p>33- &#8220;O g\u00fcn arkan\u0131za d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7acaks\u0131n\u0131z. Fakat sizi Allah&#8217;tan koruyacak olan yoktur. Her kimi Allah \u015fa\u015f\u0131rt\u0131rsa, art\u0131k ona bir yol g\u00f6sterici bulunmaz.&#8221;<\/p>\n<p>34- Bundan \u00f6nce size delillerle Yusuf gelmi\u015fti. O zaman da onun size getirdi\u011fi hakikatte \u015f\u00fcphe edip durmu\u015ftunuz. Nihayet vefat etti\u011finde de &#8220;Bundan sonra Allah asla peygamber g\u00f6ndermez&#8221; dediniz. \u0130\u015fte a\u015f\u0131r\u0131 \u015f\u00fcpheci olanlar\u0131 Allah b\u00f6yle \u015fa\u015f\u0131rt\u0131r.<\/p>\n<p>35- Onlar, kendilerine gelmi\u015f bir delil olmaks\u0131z\u0131n, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele ederler. Bu durum, Allah kat\u0131nda ve iman edenler yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir bu\u011fzu gerektirir. \u0130\u015fte Allah, her b\u00f6b\u00fcrlenen zorban\u0131n kalbini \u00f6yle bir tabiat ile m\u00fch\u00fcrler.<\/p>\n<p>36- Firavun dedi ki: &#8220;Ey H\u00e2m\u00e2n! Bana bir kule yap, belki ben o yollara ula\u015fabilirim.&#8221;<\/p>\n<p>37- &#8220;G\u00f6klerin yollar\u0131na ula\u015fabilirim de, Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu anlar\u0131m. Ben onu mutlaka yalanc\u0131 san\u0131yorum.&#8221; \u0130\u015fte b\u00f6ylece Firavun&#8217;a k\u00f6t\u00fc ameli s\u00fcsl\u00fc g\u00f6sterildi de yoldan \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc Firavun d\u00fczeni hep bo\u015fa \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>28-35- Bir de Firavun ailesinden bir m\u00fcmin adam ki iman\u0131n\u0131 gizliyordu, \u015f\u00f6yle dedi: Baz\u0131lar\u0131 bu adam\u0131n \u0130srailo\u011fullar\u0131ndan oldu\u011funu zannetmi\u015flerse de &#8220;Firavun ailesinden&#8221; s\u0131fat\u0131ndan anla\u015f\u0131lan m\u00e2n\u00e2 bunun daha \u00e7ok M\u0131s\u0131rl\u0131lardan ve belki Firavun&#8217;un kendi ailesinden oldu\u011funu anlat\u0131yor. Nitekim S\u00fcdd\u00ee bunu Firavun&#8217;un amcas\u0131 o\u011flu diye rivayet eylemi\u015ftir. Veliahdi ve &#8220;Sahib-i \u015eurtas\u0131&#8221; yani polis \u015fefi oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Firavun&#8217;un Musa&#8217;y\u0131 \u00f6ld\u00fcreyim derken Allah, kendi adamlar\u0131ndan b\u00f6yle bir kahraman\u0131 ba\u015f\u0131na dikmi\u015f, kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kartm\u0131\u015ft\u0131; bu sebeple Firavun ailesinin m\u00fcmini diye bilinmi\u015f ve tan\u0131nm\u0131\u015f olan bu adam\u0131n Firavun&#8217;a ve Firavun ailesine kar\u015f\u0131 olan konu\u015fmalar\u0131n\u0131 ve m\u00fccadelesini Cenab-\u0131 Allah burada \u00f6zellikle hikaye buyurdu\u011fu i\u00e7in, bu s\u00fbreye onun ad\u0131na izafe olarak &#8220;M\u00fcmin S\u00fbresi&#8221; denilmi\u015ftir. Bu ki\u015fi \u00f6nceleri iman\u0131n\u0131 gizleyerek gizliden gizliye tedbirlerle bir s\u00fcre Firavun&#8217;u avutmu\u015f ise de, nihayet Hz. Musa&#8217;n\u0131n kesin karar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda meydana \u00e7\u0131kmak gere\u011fini hissederek \u00f6nce yava\u015f yava\u015f nasihata ba\u015flam\u0131\u015f, sonra da a\u00e7\u0131ktan sava\u015f meydan\u0131na at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Onun i\u00e7in \u00f6nce yine belli etmemek \u00fczere diyor ki A! Bir adam\u0131, Rabbim Allah diyor diye \u00f6ld\u00fcrecek misiniz? Rabbinizden size delillerle gelmi\u015f iken, sonra da yava\u015f yava\u015f iman\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya kadar gitmek \u00fczere ihtiyat ve tedbir ile delil getirmeye kuvvet vererek ekliyor: Hem e\u011fer yalanc\u0131 \u00e7\u0131karsa yalan\u0131 s\u0131rf kendi \u00fczerine, kendi boynuna ge\u00e7er, vebalini, cezas\u0131n\u0131 kendi \u00e7eker, size zarar\u0131 olmaz. Dolay\u0131s\u0131yla yalanc\u0131l\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmadan \u00f6ld\u00fcrmeye ihtiyac\u0131n\u0131z yok. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ve e\u011fer do\u011fru \u00e7\u0131karsa size yapmakta oldu\u011fu tehditlerin baz\u0131s\u0131, hi\u00e7 olmazsa baz\u0131s\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131za gelir, size isabet eder. Yani ahirete inanm\u0131yorsan\u0131z d\u00fcnyada azab\u0131 gelir. \u015e\u00fcphe yok ki Allah yalanc\u0131, m\u00fcsrif kimseyi do\u011fru yola \u00e7\u0131karmaz, ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmaz. Bu iki anlaml\u0131, bir ba\u015fka delil getirme bi\u00e7imidir. Birincisi, o a\u015f\u0131r\u0131 bir yalanc\u0131 olsa idi, Allah ona o delilleri vermez, o mucizelerle desteklemezdi. \u0130kincisi, e\u011fer a\u015f\u0131r\u0131 bir yalanc\u0131 ise, toplum i\u00e7inde yeri olamayaca\u011f\u0131ndan \u015f\u00fcphe yoktur. \u00d6ld\u00fcrece\u011fiz diye u\u011fra\u015fmaya ne gerek var? Bu iki m\u00e2n\u00e2 ile as\u0131l maksat da Firavun&#8217;a dokundurma ve ta\u015f atmad\u0131r. Yani sen bu kadar kan d\u00f6ken m\u00fcsrif bir yalanc\u0131s\u0131n, Allah seni onu \u00f6ld\u00fcrmek gayesine erdirmez, kendin zarar edersin.<\/p>\n<p>&#8220;Ey kavmim! Bug\u00fcn m\u00fclk sizin.&#8221; Bu \u015fekilde do\u011frudan do\u011fruya kavme seslenmesinden anla\u015f\u0131l\u0131yor ki bu konu\u015fmalar \u00f6zel bir mecliste de\u011fil, genel bir ortamda ge\u00e7mi\u015ftir, cereyan etmi\u015ftir. (A&#8217;raf S\u00fbresi, 7\/103 vd. bkz.) B\u00f6yle oldu\u011fu \u00f6zellikle \u015fundan anla\u015f\u0131l\u0131r: &#8220;Firavun: Ben size g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcmden ba\u015fkas\u0131n\u0131 g\u00f6stermiyorum ve herhalde ben size do\u011fru yolu g\u00f6steriyorum dedi.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc Firavun bu kelam\u0131 ile yaln\u0131z g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc anlatm\u0131\u015f oluyor. Do\u011frudan do\u011fruya icra emiri vermiyor. O iman eden zat, \u00f6nce d\u00fcnya azab\u0131 ile tehdide giri\u015fiyor ki, bunlar o vaad edilenlerdir. TENAD G\u00dcN\u00dc: Ten\u00e2d\u00ee g\u00fcn\u00fc, \u00e7a\u011fr\u0131\u015fma, ba\u011fr\u0131\u015fma g\u00fcn\u00fc demektir ki k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fcn ismidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o g\u00fcn birbirlerine feryat ve figan ile ba\u011f\u0131r\u0131p \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p inleyecekler, yeti\u015fen yok mu diye imdat dileyecekler veya &#8220;Cennettekiler cehennemliklere: Rabbimizin bize vaad etti\u011fini ger\u00e7ek bulduk&#8230; diye nida ederler.&#8221; (A&#8217;raf, 7\/44) \u00e2yeti gere\u011fince cennetlikler cehennemliklere, cehennemlikler de cennetliklere nida edecekler. &#8220;Size Yusuf gelmi\u015fti.&#8221; Baz\u0131lar\u0131 buradaki &#8220;Yusuf&#8221;tan maksat, Hz. Yusuf&#8217;un torunu Yusuf b. Efrayim b. Yusuf demi\u015flerse de do\u011frusu Yusuf b. Yakub (a.s.)&#8217;dur. Ancak Kurtub\u00ee Tefsiri&#8217;nde belirtildi\u011fi \u00fczere Hz. Musa&#8217;n\u0131n Firavun&#8217;u, Hz. Yusuf&#8217;un Firavun&#8217;u de\u011fildir. Yusuf&#8217;un Firavun&#8217;u Am\u00e2lik&#8217;dan idi, Musa&#8217;n\u0131n Firavunu ise K\u0131bt\u00ee&#8217;dir.<\/p>\n<p>36-37- Yine Firavun dedi ki: Ey H\u00e2m\u00e2n, bana bir kule yap belki ben o sebeplere, o g\u00f6klerin sebeplerine, yollar\u0131na ererim de Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131na muttali olurum, ne oldu\u011funu anlar\u0131m. Bununla birlikte ben onu mutlaka yalanc\u0131 zannediyorum ya&#8230; Firavun bir g\u00f6zetleme kulesi yapt\u0131rarak teknik bir te\u015febb\u00fcste bulunmak ve bu \u015fekilde Hz. Musa&#8217;y\u0131 g\u00fcya yalanc\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bir \u015farlatanl\u0131k etmek istiyordu ki, bunda iki d\u00fc\u015f\u00fcncenin birisi vard\u0131: Ya halka diyecekti ki, Bak\u0131n\u0131z, i\u015fte g\u00f6kleri de g\u00f6zetledik oralarda Musa&#8217;n\u0131n dedi\u011fi il\u00e2h\u0131 g\u00f6remedik. Olsa idi g\u00f6r\u00fcnmesi gerekirdi veya diyecekti ki, bak\u0131n\u0131z biz bu kadar mali imkanlar\u0131m\u0131zla ve s\u0131na\u00ee te\u015febb\u00fcs\u00fcm\u00fczle g\u00f6klere \u00e7\u0131kman\u0131n yolunu bulamad\u0131k; o halde Musa nereden \u00e7\u0131kt\u0131 da bize, onlar\u0131n Rabbi taraf\u0131ndan memur oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyor. Ve i\u015fte Firavun&#8217;a k\u00f6t\u00fc ameli b\u00f6yle tezyin edildi s\u00fcsl\u00fc g\u00f6sterildi de bunlar\u0131 siyaset ad\u0131na iyi bir \u015fey yap\u0131yormu\u015f gibi yap\u0131yordu. Ve yoldan sapt\u0131r\u0131l\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6kte bir y\u0131ld\u0131z arar gibi g\u00f6zetleme ile cisman\u00ee bir yoldan Allah aramaya kalkmak, Allah&#8217;\u0131 aramak yolu de\u011fil; halk\u0131 bu \u015fekilde i\u011ffale \u00e7al\u0131\u015fmak da ba\u015far\u0131l\u0131 olacak bir siyaset yolu de\u011fildi. G\u00f6kler ve yer, g\u00f6klerde ve yerde her \u015fey Yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterip durmakta iken ve Allah&#8217;\u0131 eserinden anlamak i\u00e7in yerin g\u00f6kten bir fark\u0131 olamayaca\u011f\u0131 da akl\u0131 olanlarca malum olmas\u0131 gerekirken, Hz. Musa&#8217;n\u0131n T\u00e2h\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Bizim Rabbimiz her \u015feye bi\u00e7imini (hilkatini) veren, sonra da do\u011fru yolu g\u00f6sterendir.&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/50), \u015euara S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;O me\u015fr\u0131kla ma\u011fribin ve ikisi aras\u0131nda bulunan her \u015feyin Rabbidir.&#8221; (\u015euara, 26\/28), &#8220;O sizin de, \u00f6nceki atalar\u0131n\u0131z\u0131n da Rabbidir.&#8221; (\u015euara, 26\/26) diye herkese \u00f6\u011fretti\u011fi a\u00e7\u0131k yolu b\u0131rak\u0131p da yeti\u015femeyece\u011fi uzaklara gitmeye kalk\u0131\u015fmak elbette \u00e7\u0131kar yol de\u011fildir. Bununla birlikte Firavun bunu ciddi olmak i\u00e7in de\u011fil, halk\u0131 aldatmak i\u00e7in bir hile, bir dalavere olmak \u00fczere yap\u0131yordu. Fakat Firavun&#8217;un dalaveresi, hilesi, d\u00fczeni s\u0131rf hasar i\u00e7inde sonu\u00e7suzdur, verimsizdir. Onun b\u00f6yle yanl\u0131\u015f yolda entrika \u00e7evirmeye kalk\u0131\u015fmas\u0131, kendisini ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmak \u015f\u00f6yle dursun, aksine, aleyhine olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>38- O iman etmi\u015f olan kimse dedi ki: &#8220;Ey kavmim! Bana uyun ki size do\u011fru yolu g\u00f6stereyim.&#8221;<\/p>\n<p>39- &#8220;Ey kavmim! Bu d\u00fcnya hayat\u0131 ancak ge\u00e7ici bir menfaatten ibarettir. Ahiret ise durulacak karar yurdudur.&#8221;<\/p>\n<p>40- &#8220;Her kim bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck yaparsa, ona ancak yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n bir misli ile ceza verilir. Erkek veya kad\u0131n, her kim de m\u00fcmin olarak iyi bir amel i\u015flerse, i\u015fte onlar cennete girerler. Orada kendilerine hesaps\u0131z r\u0131z\u0131k verilir.&#8221;<\/p>\n<p>41- &#8220;Hem ey kavmim! Ni\u00e7in ben sizi kurtulu\u015fa davet ederken, siz beni ate\u015fe davet ediyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>42- &#8220;Siz beni Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r etmeye ve bence hi\u00e7 ilimde yeri olmayan \u015feyleri O&#8217;na ortak ko\u015fmaya davet ediyorsunuz. Ben ise sizi o \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 olan Allah&#8217;a davet ediyorum.&#8221;<\/p>\n<p>43- &#8220;Hi\u00e7 ink\u00e2r edilemez ki, ger\u00e7ekten sizin beni davet etti\u011finiz \u015feyin d\u00fcnyada da, ahirette de bir davet hakk\u0131 yoktur. Hepimizin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc Allah&#8217;ad\u0131r. \u015e\u00fcphesiz haddi a\u015fanlar\u0131n hepsi cehennemliktir.&#8221;<\/p>\n<p>44- &#8220;Siz benim s\u00f6ylediklerimi sonra anlayacaks\u0131n\u0131z. Ben i\u015fimi Allah&#8217;a havale ediyorum. \u015e\u00fcphesiz Allah, kullar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr, g\u00f6zetir.&#8221;<\/p>\n<p>45- Allah o m\u00fcmini, onlar\u0131n kurduklar\u0131 tuzaklar\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinden korudu. Firavun&#8217;un adamlar\u0131n\u0131 ise, o k\u00f6t\u00fc azab ku\u015fatt\u0131.<\/p>\n<p>46- Onlar, sabah ak\u015fam ate\u015fe arzolunurlar. K\u0131yamet kopaca\u011f\u0131 g\u00fcn de: &#8220;Firavun hanedan\u0131n\u0131 azab\u0131n en \u015fiddetlisine t\u0131k\u0131n!&#8221; (denilecektir).<\/p>\n<p>47- Hele ate\u015f i\u00e7inde birbirlerini protesto ederlerken, zay\u0131f olanlar, b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlara: &#8220;Hani bizler size tabi idik. \u015eimdi siz bizden bir ate\u015f n\u00f6betini savabiliyor musunuz?&#8221; derler.<\/p>\n<p>48- B\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlar da \u015f\u00f6yle derler: &#8220;Evet, hepimiz onun i\u00e7indeyiz. Allah kullar\u0131 aras\u0131nda h\u00fckm\u00fcn\u00fc vermi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>49- Ate\u015ftekiler, cehennem bek\u00e7ilerine derler ki: &#8220;Rabbinize dua edin de bir g\u00fcn olsun bizden azab\u0131 biraz hafifletsin.&#8221;<\/p>\n<p>50- Bek\u00e7iler de: &#8220;Size peygamberleriniz mucizelerle gelmiyorlar m\u0131yd\u0131?&#8221; diye sorarlar. Onlar: &#8220;Evet&#8221; derler. Bek\u00e7iler: &#8220;\u00d6yle ise kendiniz dua edin&#8221; derler. K\u00e2firlerin duas\u0131 ise hep \u00e7\u0131kmazdad\u0131r.<\/p>\n<p>38- O iman etmi\u015f olan ki\u015fi, \u00f6nceleri iman\u0131n\u0131 gizlemi\u015f olan m\u00fcmin adam dedi ki Ey Kavmim! Bana uyun, ard\u0131mca gelin, size &#8220;Re\u015fad&#8221; yolunu, murada erdirecek do\u011fru yolu g\u00f6stereyim. O do\u011fru yol, Firavun&#8217;un g\u00f6sterdi\u011fi yol de\u011fil, benim g\u00f6sterece\u011fim yoldur. Bu s\u00f6z g\u00f6steriyor ki bu ki\u015fi, Hz. Musa&#8217;ya yard\u0131m etmek i\u00e7in Firavun&#8217;a kar\u015f\u0131 isyan etmi\u015f, kavmini kendisine uymak i\u00e7in davete ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 baz\u0131lar\u0131 bunu Musa zannetmi\u015flerse de bu tercih \u00e2yetin ifadesinden \u00e7\u0131kan m\u00e2n\u00e2ya terstir. Murad Bey&#8217;in Tarih-i Umum\u00ee&#8217;sinde de M\u0131s\u0131r k\u00e2hinlerinden &#8220;Uzarsif&#8221; ad\u0131nda birisinin Hiks\u00fcsler taraf\u0131na ge\u00e7erek \u00f6nemli bir ordu ile Firavun aleyhine isyan etmi\u015f oldu\u011fu M\u0131s\u0131r tarihlerinden nakledilmi\u015f ve tarih\u00e7ilere g\u00f6re bu adam\u0131n Hz. Musa oldu\u011fu hakk\u0131nda bir dereceye kadar g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi var gibidir diye bir de\u011ferlendirme de ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f ise de, bu adam\u0131n Hz. Musa de\u011fil, Firavun ailesi m\u00fcmini olan bu ki\u015fi olmas\u0131 daha do\u011frudur. \u015eu halde bu s\u00f6z art\u0131k isti\u015fare meclislerinde de\u011fil, eline silah alarak kar\u015f\u0131ya \u00e7\u0131kan bir m\u00fccahidin tebli\u011fi halinde geliyordu. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, bu zat yard\u0131mc\u0131lar\u0131 ve destek\u00e7ileri ile bir da\u011fa \u00e7ekilmi\u015fti.<\/p>\n<p>39- Ey kavmim! Bu d\u00fcnya hayat\u0131 bir metadan ibarettir. Durup e\u011flenecek, istirahat edecek bir yer de\u011fil, kullan\u0131l\u0131p yararlan\u0131lacak bir kazan\u00e7tan, gelip ge\u00e7ici bir kazan\u00e7 f\u0131rsat\u0131ndan ibarettir.&#8221; &#8220;D\u00fcnya ahiretin ekinli\u011fi, \u00e7iftli\u011fi, tarlas\u0131d\u0131r&#8221; hadisince, ahirette bi\u00e7ilip yararlan\u0131lmak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 laz\u0131m gelen bir k\u00e2r, bir yararlanma vas\u0131tas\u0131 veya bir mesai saatidir. Ahiret ise, i\u015fte karar yurdu odur, durulacak, istirahat edilecek yurt ancak O&#8217;dur. Orada kazanmak \u00e7al\u0131\u015fmak yoktur. Onun i\u00e7in d\u00fcnyada e\u011flenceye bakmay\u0131p \u00e7al\u0131\u015fmaya, kazanmaya bakmal\u0131d\u0131r ki ahirette istifade edilsin.<\/p>\n<p>40-Bunun, bu nimetlenmenin beyan\u0131 \u015f\u00f6yle ki: Her kim bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck yaparsa ba\u015fka de\u011fil, ancak onun kadar cezalan\u0131r. Yani k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn cezas\u0131, lay\u0131k oldu\u011fu kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 iyilik olamaz. Onun gibi k\u00f6t\u00fcl\u00fck olur. K\u00f6t\u00fc amel yapan\u0131n g\u00fczel ecir beklemeye hakk\u0131 yoktur. Onun bekleyebilece\u011fi kar\u015f\u0131l\u0131k ancak bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckt\u00fcr. Ger\u00e7i k\u0131smen veya tamamen affolunanlar olabilir. Fakat ba\u011f\u0131\u015flanmak, o k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn cezas\u0131 de\u011fil, ba\u015fkaca bir ihsand\u0131r. Adalet kanunu, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn kendisi gibi bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck ile cezalanmas\u0131d\u0131r. Her kim de salih bir amel, iyi bir i\u015f yaparsa gerek erkekten olsun, gerek di\u015fi i\u015fte onlar cennete girerler. Orada kendilerine hesaps\u0131z r\u0131z\u0131klar verilir. \u0130yili\u011fin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 da iyiliktir. Adalet kanunu bunun da kendisi gibisinin olmas\u0131n\u0131 isterse de &#8220;ihsan&#8221; kanunu onun on mislinden, hesaps\u0131z katlar\u0131na kadar \u00e7\u0131kar. Arazisine, yerine iyi bir tane eken, on tane alabilir. Y\u00fcz, yedi y\u00fcz, daha fazlas\u0131na kadar da katlan\u0131p gidebilir. Onun i\u00e7in Firavun&#8217;a kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ederek iyili\u011fi yerle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>41-44- &#8220;Ey kavmim! Ben sizi kurtulu\u015fa \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yorum, siz beni ate\u015fe \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yorsunuz.&#8221; Bu sesleni\u015f de Firavun&#8217;a kar\u015f\u0131 yap\u0131lan bir \u00e7\u0131k\u0131\u015f ve davetin azg\u0131nl\u0131k olmay\u0131p me\u015fru ve muhakkak bir kurtulu\u015f meselesi oldu\u011funu beyand\u0131r.<\/p>\n<p>45- Bu \u015fekilde Allah onu, Firavun ailesinin kurdu\u011fu hilelerin fenal\u0131klar\u0131ndan korudu. Onlar Firavun ailesinin d\u00fc\u015ft\u00fckleri k\u00f6t\u00fc amellere d\u00fc\u015fmedikleri gibi, Firavun ailesinin onlar hakk\u0131nda kurduklar\u0131 fena tuzaklara da d\u00fc\u015fmediler. Firavun&#8217;un takipleri il\u00e2h\u00ee koruma sayesinde kendilerine bir zarar vermedi\u011fi gibi Azab\u0131n k\u00f6t\u00fcs\u00fc Firavun ailesinin ba\u015f\u0131na indi. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayete g\u00f6re Firavun&#8217;un, onu takip etmek i\u00e7in g\u00f6nderdi\u011fi askerler telef olmu\u015ftu. Sonra da kendisi ve askerleri bilindi\u011fi \u00fczere suda bo\u011fulmu\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>46-50- Ate\u015f. Bu kelime m\u00fcbtedad\u0131r, yani dilbilgisi a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6znedir, bu c\u00fcmlenin haberi, yani y\u00fcklemi \u015fu: Onlar ona sabah ve ak\u015fam sunulup durmaktad\u0131rlar. Yani Firavun ailesinin d\u00fcnyada k\u00f6t\u00fc azab ile mahvolduklar\u0131 gibi, ahirete kadar Berzah \u00e2leminde de ak\u015fam sabah ate\u015fe sunulmak ile azap olunmaktad\u0131rlar. Sonra da &#8220;K\u0131yamet kopaca\u011f\u0131 g\u00fcn de: &#8216;Firavun hanedan\u0131n\u0131 azab\u0131n en \u015fiddetlisine t\u0131k\u0131n!&#8217; denilecektir.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eimdi &#8220;K\u0131ssan\u0131n hisse&#8221;si beyan olunarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>51- Biz peygamberimize ve inananlara hem d\u00fcnya hayat\u0131nda hem de \u015fahitlerin \u015fahitlik edecekleri g\u00fcnde (k\u0131yamette) elbette yard\u0131m ederiz.<\/p>\n<p>52- O g\u00fcn zalimlere \u00f6z\u00fcr dilemeleri fayda vermez. Onlara lanet vard\u0131r, onlara yurdun k\u00f6t\u00fcs\u00fc (cehennem) vard\u0131r.<\/p>\n<p>53- Andolsun ki biz Musa&#8217;ya o hidayeti verdik ve \u0130srailo\u011fullar\u0131na o kitab\u0131 miras k\u0131ld\u0131k.<\/p>\n<p>54- (Bunu) Akl\u0131 ba\u015f\u0131nda olanlara bir yol g\u00f6sterici ve bir hat\u0131rlatma olsun diye (b\u00f6yle yapt\u0131k).<\/p>\n<p>55- O halde sabret. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n vaadi hakt\u0131r. Hem g\u00fcnah\u0131ndan dolay\u0131 isti\u011ffar et ve ak\u015fam sabah Rabbini hamdiyle tesbih et.<\/p>\n<p>56- Kendilerine gelmi\u015f kesin bir delil olmaks\u0131z\u0131n, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele edenlerin g\u00f6\u011f\u00fcslerinde ancak yeti\u015femeyecekleri bir kibir vard\u0131r. Sen hemen Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc her \u015feyi i\u015fiten ve g\u00f6ren O&#8217;dur.<\/p>\n<p>57- Elbette g\u00f6klerin ve yerin yarat\u0131lmas\u0131, insanlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>58- K\u00f6r ile g\u00f6ren bir olmaz, iman edip salih ameller i\u015fleyen kimseler ile k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapan da bir de\u011fildir. Ne kadar da az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz!<\/p>\n<p>59- Herhalde o saat (k\u0131yamet) muhakkak gelecektir. Onda \u015f\u00fcphe yok. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu inanmazlar.<\/p>\n<p>60- Halbuki Rabbiniz: &#8220;Bana yalvar\u0131n, dua edin ki size kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bana ibadet etmekten kibirlenip y\u00fcz \u00e7evirenler yar\u0131n horlanm\u0131\u015f olarak cehenneme gireceklerdir.&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>51- Biz g\u00f6nderdi\u011fimiz peygamberlerimizi ve iman edenleri elbette &#8220;mansur&#8221; k\u0131lar\u0131z, yard\u0131m eder, delille, zaferle ve k\u00e2firlerden intikam ile murada erdiririz. Hem d\u00fcnya hayat\u0131nda hem de \u015fahitlerin \u015fahitli\u011fe duracaklar\u0131 g\u00fcn. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc, yani hem d\u00fcnya, hem ahiret, ikisinde de baz\u0131 hallerde bir s\u00fcre i\u00e7in onlar\u0131n me\u015fakkatlere u\u011frayarak imtihan ge\u00e7irmeleri bu vaadin kesinli\u011fini \u00e7\u00fcr\u00fctmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131nmas\u0131 gereken, sonu\u00e7 ve neticedir. Bununla birlikte peygamberin ve m\u00fcminlerin zafer elde etmeleri yaln\u0131z ahirete de kalmayacakt\u0131r. Musa&#8217;n\u0131n ve o iman eden ki\u015finin Firavun&#8217;a \u00fcst\u00fcn gelmesi gibi d\u00fcnyada da ger\u00e7ekle\u015fecek, ahirette de&#8230;<\/p>\n<p>E\u015eHAD: &#8220;\u015eahit&#8221; kelimesinin \u00e7o\u011fuludur. &#8220;Sahib&#8221; kelimesinin &#8220;Eshab&#8221; olmas\u0131 gibi. Bunlar k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc insanlara kar\u015f\u0131 \u015fahitlik edecek olan melekler, peygamberler ve m\u00fcminlerdir.<\/p>\n<p>52- O g\u00fcnk\u00fc zalimlere mazeretleri yarar sa\u011flamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc mazeretleri ge\u00e7ersizdir. Veya &#8220;Onlara da izin verilmeyecek ki \u00f6z\u00fcr dilesinler.&#8221; (M\u00fcrselat, 77\/36) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca \u00f6z\u00fcr dilemek i\u00e7in kendilerine izin verilmez, a\u011f\u0131z a\u00e7t\u0131r\u0131lmaz. Ve onlara lanet vard\u0131r. Allah&#8217;\u0131n rahmetinden ko\u011fulmak, uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmak vard\u0131r. Ve onlara yurdun k\u00f6t\u00fcs\u00fc vard\u0131r: Cehennem.<\/p>\n<p>53-54- \u015ean\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in Musa&#8217;ya o h\u00fcday\u0131 verdik. Firavun&#8217;a kar\u015f\u0131 d\u00fcnyada o ba\u015far\u0131y\u0131 verdik, arkas\u0131ndan \u0130srailo\u011fullar\u0131na o kitab\u0131 yani Tevrat&#8217;\u0131 miras b\u0131rakt\u0131k. Akl\u0131 ba\u015f\u0131nda, selim, halis ak\u0131l sahibi olanlara bir ir\u015fad ve hat\u0131rlatmak i\u00e7in. Yani Allah&#8217;\u0131n peygamberlerine ve m\u00fcminlere d\u00fcnya ve ahiret yard\u0131m\u0131n\u0131n muhakkak oldu\u011funu ve Firavun gibi zalimlere kar\u015f\u0131 m\u00fccadelenin gereklili\u011fini hat\u0131rlatmak i\u00e7in.<\/p>\n<p>55- O halde sabret m\u00fc\u015friklerin eziyetlerine katlanarak dayan. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n vaadi hakt\u0131r, yard\u0131m\u0131 muhakkak olacakt\u0131r. Onun i\u00e7in sabret ve g\u00fcnah\u0131na isti\u011ffar et, gideremedi\u011fin eksiklikleri \u00f6rtmesi i\u00e7in Rabbinin ma\u011ffiretini iste. Ve Rabbinin hamdiyle tesbih et, ak\u015fam ve sabah. Bu deyim,her zaman demek gibi devam ifade eder. Allah&#8217;a hamd ve \u015f\u00fckrederek tenzihe devam et, ne dil, ne kalp hi\u00e7 zikirden gafil olmas\u0131n demek olur.<\/p>\n<p>56- Kendilerine gelmi\u015f bir &#8220;sultan&#8221;: Bir yetki ve delil olmaks\u0131z\u0131n Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele eden kimseler, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri, Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na, birli\u011fine ve herhangi bir hususun ger\u00e7ekli\u011fine dair koymu\u015f oldu\u011fu deliller, indirmi\u015f oldu\u011fu kitaplar ve peygamberlerin de ortaya koydu\u011fu mucizelerden daha geni\u015f anlaml\u0131d\u0131r. Bunlarda m\u00fccadele i\u00e7in imkan verecek bir delil ve h\u00fcccet d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemeyece\u011finden burada &#8220;Kendilerine gelmi\u015f bir delil olmaks\u0131z\u0131n&#8221; kayd\u0131n\u0131n muhalif mefhumu kastedilmi\u015f de\u011fildir. Ancak din i\u015finde s\u00f6z s\u00f6yleyebilmek i\u00e7in h\u00fcccet ve delile dayal\u0131 bir yetki gerekli oldu\u011funa dair bir uyar\u0131d\u0131r. Bununla birlikte &#8220;nesih&#8221;, &#8220;tahsis&#8221; ve &#8220;takyid&#8221; kabilinden olan meselelerde oldu\u011fu gibi, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini yine Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleriyle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak bahsetmek caiz oldu\u011funa i\u015farettir denilebilir. Fakat hi\u00e7 b\u00f6yle bir salahiyet, yetki ve delil olmaks\u0131z\u0131n Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele edenlere gelince, Onlar\u0131n sinelerinde, g\u00f6n\u00fcllerinde kibirden ba\u015fka bir \u015fey yoktur. Hakk\u0131 kabule tenezz\u00fcl etmek istemeyen bir b\u00fcy\u00fckl\u00fck davas\u0131, kuru bir azamet kuruntusu, fakat bir kibir ki onlar, ona yeti\u015fecek de\u011fillerdir. Hadlerinden \u00e7ok a\u015fk\u0131n ne \u015fimdi, ne ilerde, gere\u011fine eri\u015fmeleri ihtimali bulunmayan bir kibir, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131k\u0131lmaz. Allah&#8217;\u0131n vermedi\u011fi de\u011fer ve mertebe zorla al\u0131nmaz. Peygamberli\u011fe \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalamakla yeti\u015filemedi\u011fi gibi, Allah vergisinden fazla, bir selahiyete de erilmez. \u0130\u015fte Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele edenler, s\u0131rf b\u00f6yle bir kazan\u00e7 ile m\u00fccadele ediyorlar. Delili ortada olan Hakk&#8217;a kar\u015f\u0131, taassup, ba\u011fnazl\u0131k, ile m\u00fccadele edenlerin hepsi bu h\u00fckme dahildirler. Hepsi b\u00f6yle sinelerinde yeti\u015femeyecekleri bir kibir ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 m\u00fccadele ederler. Bu \u00e2yetin ini\u015f sebebi konusunda iki rivayet vard\u0131r:<\/p>\n<p>1- Kurey\u015f m\u00fc\u015frikleridir ki &#8220;\u015eu Kur&#8217;\u00e2n iki memleketin birindeki b\u00fcy\u00fck bir adama indirilmeli de\u011fil miydi?&#8221; (Zuhruf, 43\/31), &#8220;E\u011fer bir hay\u0131r olsayd\u0131 bizden \u00f6nce ona ko\u015fmazlard\u0131.&#8221; (Ahkaf, 46\/11) diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>2- \u00c2yetin ini\u015f sebebi di\u011fer g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, yahudilerdir. Mukatil demi\u015ftir ki, haklar\u0131nda bu \u00e2yet inen m\u00fccadele edenler, yahudilerdir. Deccal&#8217;e sayg\u0131 g\u00f6sterdiler, bu \u00e2yet indi. Ebu&#8217;l-\u00c2liye de bu g\u00f6r\u00fc\u015fe varm\u0131\u015ft\u0131r. Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin nakline g\u00f6re, Abd b. Humeyd ve \u0130bn\u00fc Ebi Hatim sahih sened ile ondan \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015flerdir: Yahudiler, Hz. Peygamber&#8217;e geldiler de &#8220;Deccal dediler, ahir zamanda bizden olacak ve i\u015fte olacaklar o zaman olacak ve \u015f\u00f6yle yapacak b\u00f6yle yapacak diye b\u00fcy\u00fctt\u00fcler de b\u00fcy\u00fctt\u00fcler.&#8221; Bunun \u00fczerine Allah Te\u00e2l\u00e2, bu s\u00fbrenin 56. \u00e2yeti olan yukar\u0131daki &#8220;Kendilerine gelmi\u015f bir yetki ve burhan olmadan Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadele eden kimseler&#8230;&#8221; \u00e2yetini indirdi. Buna g\u00f6re s\u00fbredeki bu \u00e2yetin Medine ini\u015fli olmas\u0131 yak\u0131\u015f\u0131r. Ebu&#8217;s-Suud bunu \u015f\u00f6yle nakleder: &#8220;Bir de denildi ki m\u00fccadele edenler yahudilerdir. Diyorlard\u0131 ki, bizim Tevrat&#8217;ta zikrolunan sahibimiz sen de\u011filsin. O Mesih b. Davud, yani Deccal ahir zamanda \u00e7\u0131kacak, saltanat\u0131 karaya ve denize erecek, \u0131rmaklar beraberinde gidecek, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinden (delillerinden) bir \u00e2yet olacak, o zaman h\u00fck\u00fcmranl\u0131k tekrar bizim elimize ge\u00e7ecek.&#8221; \u0130\u015fte y\u00fcce Allah onlar\u0131n bu temennilerine (ideallerine) &#8220;kibir&#8221; ismini verdi ve kuruntular\u0131na eremeyeceklerini ifade buyurdu. Yani yahudiler \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131nda peygamberlik g\u00f6rmek istemedikleri i\u00e7in, gerek Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ve gerek di\u011fer kitaplarda peygamberin peygamberli\u011fine delalet eden \u00e2yetleri s\u0131rf kibir ve k\u0131skan\u00e7l\u0131k y\u00fcz\u00fcnden m\u00fccadele ederek peygamberlerin en sonuncusunu b\u0131rak\u0131p Deccal&#8217;a sar\u0131lm\u0131\u015flar ve onun zaman\u0131nda saltanat\u0131n kendilerine ge\u00e7ece\u011fini bir temenni halinde ileri s\u00fcrm\u00fc\u015fler ise de, Deccal \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman dahi m\u00fclk ve saltanat kendilerine geri d\u00f6nmeyecektir. Al\u00fbs\u00ee der ki: &#8220;Bu m\u00fccadelede yahudiler iki y\u00f6nden yalan s\u00f6ylediler. \u00d6nce Resulullah&#8217;a &#8216;Sen bizim muteber olan sahibimiz de\u011filsin&#8217; s\u00f6zleriyle yalan s\u00f6ylediler. \u0130kinci olarak, Deccal&#8217;\u0131 kastederek o Mesih b. Davud&#8217;dur diyerek yalan s\u00f6ylediler. \u00c7\u00fcnk\u00fc hangi peygamber g\u00f6nderildiyse \u00fcmmetini mutlaka Deccal&#8217;den tahzir buyurmu\u015f, yani sak\u0131nd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. O bir &#8216;bi\u015faret&#8217;, yani m\u00fcjde de\u011fil, fitne ve imtihan arac\u0131d\u0131r. Onlar ise onu peygamber yerine tutarak &#8216;sahibimiz&#8217; demi\u015flerdir ki bunun, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri ile &#8216;bir yetki bir delil olmaks\u0131z\u0131n&#8217; m\u00fccadele oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>Hadislerde &#8220;E\u015frat-\u0131 saat&#8221;ten, yani k\u0131yamet alametlerinden olmak \u00fczere iki Mesih zikrolunur. Birisi: Mesih \u0130sa&#8217;n\u0131n yery\u00fcz\u00fcne inmesi, birisi de Mesih Deccal&#8217;\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. M\u00fcseylime gibi yalan yere peygamberlik iddias\u0131yla \u00e7\u0131kacak otuz kadar Deccal zikredilmi\u015f, en b\u00fcy\u00fck fitne olan Mesih Deccal&#8217;\u0131n ise il\u00e2hl\u0131k iddias\u0131yla ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 haber verilmi\u015ftir. Ancak Mesih Deccal&#8217;e, Mesih b. Davud denilmi\u015f oldu\u011funu da bu \u00e2yetin tefsirinde i\u015fitmi\u015f oluyoruz. Halbuki Matta \u0130ncili&#8217;nin ba\u015f\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcne g\u00f6re h\u0131ristiyanlar bu ismi &#8220;\u0130sa el-Mesih b. Davud&#8221; diye Hz. \u0130sa&#8217;ya vermektedirler.<\/p>\n<p>Buna sebep olarak da Meryem&#8217;in ni\u015fanl\u0131s\u0131 dedikleri Yusuf&#8217;un Hz. Davud neslinden oldu\u011funu s\u00f6ylemektedirler. \u0130sa&#8217;n\u0131n do\u011fumu, Meryem&#8217;le Yusuf&#8217;un biraraya gelmelerinden \u00f6nce R\u00fbhu&#8217;l-Kud\u00fcs&#8217;ten oldu diye a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f iken, Yusuf babas\u0131 imi\u015f gibi onun vas\u0131tas\u0131 ile Hz. Davud&#8217;e nisbet edilmesi bir \u00e7eli\u015fki te\u015fkil eder. Fakat Matta \u0130ncili her nedense bu \u00e7eli\u015fki ile birlikte Hz. \u0130sa&#8217;ya Mesih b. Davud demekte \u0131srar etmi\u015ftir. Ayn\u0131 zamanda Hz. \u0130sa&#8217;y\u0131 tan\u0131mad\u0131klar\u0131 malum olan yahudiler de ahir zamanda \u00e7\u0131kacak Deccal&#8217;e bu ismi vermi\u015fler, bu a\u00e7\u0131dan aralar\u0131nda bir kaynaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen garip bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 benzerli\u011fi meydana gelmi\u015ftir. Biz bundan \u015funu anlam\u0131\u015f oluyoruz ki Mesih-i Deccal, yalanc\u0131 Mesih demektir. Gelen haberlere g\u00f6re Deccal, yalanc\u0131, insanlar\u0131 aldatmakta h\u00fcnerli bir sahtekard\u0131r ki, k\u00e2firli\u011fi, sahtekarl\u0131\u011f\u0131 y\u00fcz\u00fcnden belli oldu\u011fu halde birtak\u0131m harikalar g\u00f6stererek il\u00e2hl\u0131k iddia edecek ve en b\u00fcy\u00fck fitne olmas\u0131 da bundan olacakt\u0131r. Bilginler demi\u015ftir ki: Y\u00fcce Allah peygamberlik iddia eden bir yalanc\u0131ya onu tasdik ihtimali bulunan bir mucize vermez, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu, \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015f\u00fcrme olur, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri ile m\u00fccadeleye &#8220;sultan&#8221; (delil) verilmi\u015f olur. Fakat il\u00e2hl\u0131k iddia eden bir yalanc\u0131ya imtihan i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fc harikay\u0131 verebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendisi h\u00e2dis olan (sonradan olan) yarat\u0131\u011f\u0131n Allah olmad\u0131\u011f\u0131na akl\u00ee delil daima var oldu\u011fu i\u00e7in, onun yalanc\u0131l\u0131\u011f\u0131 haddi zat\u0131nda ortadad\u0131r. Ondan dolay\u0131 Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri ile m\u00fccadeleye herhangi bir &#8220;sultan&#8221; (delil) verilmi\u015f olmaz. Deccal&#8217;in bu \u015fekilde yalanc\u0131 bir Mesih olmas\u0131, onun H\u0131ristiyanl\u0131k taklidi alt\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131r. Ger\u00e7ek Mesih olan \u0130sa&#8217;ya ve peygamberlerin sonuncusuna kibir ve k\u0131skan\u00e7l\u0131kla ink\u00e2ra dalarak b\u00fct\u00fcn \u00fcmitlerini yalanc\u0131 Mesih olan Deccal&#8217;a ba\u011flamalar\u0131 ne acaib bir bedbahtl\u0131k, ne ac\u0131 bir mahrumiyettir. Bu son senelerde yahudilere Filistin&#8217;de bir h\u00fck\u00fcmet yap\u0131vermek isteyen \u0130ngiltere acaba onlara g\u00f6zledikleri yalanc\u0131 Mesih rol\u00fcn\u00fc oynay\u0131verecek midir? Fakat y\u00fcce Allah, buyuruyor ki, &#8220;Onlar ona yeti\u015fecek de\u011fillerdir.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/56), Onun i\u00e7in sen hemen Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n. \u00d6yle kibirden ve kibirli k\u0131skan\u00e7lardan veya Deccal&#8217;\u0131n \u015ferrinden Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015fitecek O&#8217;dur, g\u00f6recek O. Yani senin ve onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn dediklerinizi i\u015fiten ve i\u015fitecek olan ve b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6ren ve g\u00f6recek olan ancak O&#8217;dur. Bu bir taraftan vaad, bir taraftan tehdittir.<\/p>\n<p>57- Elbette g\u00f6klerin ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn yarat\u0131lmas\u0131 o insanlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bu \u00e2yetin terkibinde birka\u00e7 m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r. Bir kere, insanlar\u0131n Allah&#8217;a ve Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerine kar\u015f\u0131 kibirli olmas\u0131 ve m\u00fccadelesinin haddini bilmemek oldu\u011funu hat\u0131rlatmaktad\u0131r. Yani o kibredenlerin kibir, ne haddinedir ki, g\u00f6klerin ve yerin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 onlar\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fck, daha azametlidir. \u00d6yle ki insan onlar\u0131n i\u00e7inde bir zerrecik gibi kal\u0131r, hatta insan yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde bir mikrop, yer k\u00fcre b\u00fct\u00fcn alemin i\u00e7inde bir zerre mesabesindedir. O halde insan\u0131n yere g\u00f6\u011fe kar\u015f\u0131 bile b\u00fcy\u00fcklenmek haddi de\u011filken, onlar\u0131 yaratan Yarat\u0131c\u0131ya kar\u015f\u0131 kibir taslamaya kalkmas\u0131 ne b\u00fcy\u00fck cehalettir. \u0130kincisi, yeniden dirilmeye ve yeniden ruh verilmesine i\u015faretle bir tehdit olmak \u00fczere \u015f\u00f6yle demektir: \u0130lkin g\u00f6kleri ve yerk\u00fcreyi yaratmak, yoktan var etmek insanlar\u0131 tekrar yaratmaktan daha b\u00fcy\u00fck bir i\u015ftir; o g\u00f6kleri ve yeri hi\u00e7 yok iken yaratan, \u00f6len insanlara tekrar hayat verip de yaratamaz m\u0131? Yeniden hayat verme ilk yaratmadan elbette kolayd\u0131r. Zemah\u015feri bu m\u00e2n\u00e2y\u0131 tercih etmi\u015ftir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc Nakka\u015f gibi baz\u0131 tefsir bilginlerinin verdi\u011fi m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re &#8220;Halkunnas&#8221; deyimini Arap\u00e7a dilbilgisi kurallar\u0131na g\u00f6re \u00f6znesine (failine) muzaf olarak; g\u00f6kleri ve yeri yaratmak insanlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden elbette b\u00fcy\u00fckt\u00fcr, demek olur. Bundan \u00e7\u0131kan, g\u00f6kler ve yerk\u00fcre ile insanlar\u0131 mukayese de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n yaratmas\u0131 ile insanlar\u0131n yapmas\u0131n\u0131 mukayesedir, bu mukayesenin sebebi de m\u00fccadele edenlerin sanatlar\u0131na g\u00fcvenerek kibirleridir. Yani insanlara nisbet olunan ke\u015fifler, sanatlar iddialar\u0131nca icatlar, yarat\u0131\u015flar, her ne olursa olsun hi\u00e7bir zaman Allah&#8217;\u0131n yarat\u0131\u015f\u0131na benzeyemez. G\u00f6klerin, yerin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 gibi olamaz. Dolay\u0131s\u0131yla m\u00fccadele edenlerin deccallerin g\u00f6sterecekleri harikalar insanlar\u0131 aldatmamal\u0131d\u0131r. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmez de aldan\u0131rlar, kendilerini veya eserlerini g\u00f6klerden ve yerden b\u00fcy\u00fckm\u00fc\u015f gibi varsayar gururlan\u0131rlar. Veya insanlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131ndan b\u00fcy\u00fck zannederler, kibirlenirler. Mesela Allah bir kulak yaratm\u0131\u015ft\u0131r insan onunla uzak yak\u0131n mesafeden ses i\u015fitir, sonra insanlar bir de radyo ke\u015ffetmi\u015flerdir. Fakat ilmi olmayan insanlar\u0131n bir\u00e7o\u011fu radyoyu insan\u0131n yaratmas\u0131 ve kulaktan daha \u00f6nemli bir sanat zanneder. D\u00fc\u015f\u00fcnmez ki kulak olmay\u0131nca radyo hi\u00e7tir. Ve bilmez ki ger\u00e7ekte radyo da Allah&#8217;\u0131n yaratmas\u0131d\u0131r. Muhyiddin-i Arab\u00ee, &#8220;F\u00fct\u00fchat-\u0131 Mekk\u00ee&#8221;sinde der ki: Bu, &#8220;Elbette g\u00f6klerin ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn yarat\u0131lmas\u0131 o insanlar\u0131n yarat\u0131lmas\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/57) \u00e2yetinde &#8220;b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc&#8221; cisim ve say\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc sanma, \u00e7\u00fcnk\u00fc o g\u00f6z ve basireti olan herkes i\u00e7in bellidir. O b\u00fcy\u00fckl\u00fck y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlarda icra eyledi\u011fi bir m\u00e2n\u00e2dan dolay\u0131d\u0131r ki o insanda yoktur. &#8220;Biz emaneti g\u00f6klere, yere ve da\u011flara arz ve teklif ettik de onlar bunu y\u00fcklenmekten \u00e7ekindiler.&#8221; (Ahzab, 33\/72) \u00e2yeti ondand\u0131r. Onlar\u0131n y\u00fcz \u00e7evirmesini ve \u00e7ekinmesini cahilliklerinden sanma, aksine emaneti \u00fcstlenmek cahilliktendir. Onun i\u00e7in y\u00fcce Allah, &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc o \u00e7ok zul\u00fcmkar ve \u00e7ok cahildir.&#8221; (Ahzab, 33\/72) diye insan\u0131 nitelemi\u015ftir. Demek ki g\u00f6kler, yerk\u00fcre ve da\u011flar, emanetin de\u011ferini ve onu \u00fcstlenenin tehkilede oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc onu as\u0131l sahibine vermeye kesin bilgisi bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmi\u015fler ve Allah&#8217;\u0131n teklif ile maksad\u0131n\u0131n akl\u0131 teraziye vurmak oldu\u011funu anlam\u0131\u015flard\u0131. Demek ki yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn, da\u011flar\u0131n, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn akl\u0131 insan\u0131n akl\u0131ndan \u00e7ok idi. Onlar kendilerini Allah&#8217;\u0131n \u00fczerlerine vacip k\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 \u015feye sokmad\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc o bir teklif idi, bir emir de\u011fildi ki, Allah&#8217;\u0131n emrine ta&#8217;zim, sayg\u0131 gere\u011fine g\u00f6re ister istemez uymak gereksin. Halbuki &#8220;\u0130kiniz de ister istemez gelin.&#8221; (Fussilet, 41\/11) Yani size b\u0131rak\u0131lacak \u015feyleri ister istemez kabule amade, haz\u0131r olun dedi\u011fi zaman, &#8220;\u0130steye isteye geldik&#8221; (Fussilet, 41\/11) dediler. Hakk&#8217;\u0131n kendilerine yapmak istedi\u011fi her \u015feyi kabule haz\u0131r olduklar\u0131n\u0131 s\u00f6ylediler.<\/p>\n<p>\u015eeyh Muhyiddin-i Arab\u00ee&#8217;nin bu s\u00f6z\u00fc insan\u0131 b\u00fcy\u00fck bir n\u00fcsha ve toplay\u0131c\u0131 bir n\u00fcsha sayan s\u00f6zlerine ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6klerin ve yerk\u00fcrenin cisman\u00ee y\u00f6nden bilinen b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcnden ba\u015fka akl\u00ee y\u00f6nden de b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri tesbit edilince insan i\u00e7in hi\u00e7 b\u00fcy\u00fckl\u00fck y\u00f6n\u00fc kalmam\u0131\u015f demektir, bunu &#8220;O g\u00f6klerde ne var, yerde ne varsa hepsini kendi yan\u0131ndan sizin hizmetinize verdi.&#8221; (C\u00e2siye, 45\/13) \u00e2yeti ile ba\u011fda\u015ft\u0131rmak laz\u0131m gelir ki, birinde maddiyat, birinde maneviyat y\u00f6n\u00fc a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bununla birlikte \u015eeyh&#8217;in bu ifadesi bize fizyolojik a\u00e7\u0131dan bir kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma hat\u0131rlatmaktad\u0131r, gar\u00eez\u00ee, yani fizyoloji a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman da g\u00f6kler ve yerk\u00fcre, Hakk&#8217;\u0131n emrine ayk\u0131r\u0131 hi\u00e7bir \u015fey yapmaz. Teklif ile se\u00e7meli emanet g\u00f6revini kabul etmemi\u015f, fakat emir ile verilen emaneti hakk\u0131 ile saklar. Halbuki insan hem hata eder, hem isyan eder emanetlerine zul\u00fcm de eder, yan\u0131l\u0131r da; bunun i\u00e7in g\u00f6kler ve yerk\u00fcre Hakk&#8217;\u0131n emrine itaat a\u00e7\u0131s\u0131ndan insandan b\u00fcy\u00fckt\u00fcr, demek ki kibirlenenler cahilliklerinden kibirlenirler.<\/p>\n<p>58- K\u00f6r de g\u00f6ren ile bir olmaz, yani ba\u015f\u0131nda ve sonunda Hakk&#8217;\u0131 tan\u0131maz olan k\u00f6r kalpli ile Hakk&#8217;\u0131 bilen ilim sahibi ve basiret sahibi e\u015fit olmaz. \u0130lmi olup da gere\u011fiyle amel etmeyenler, g\u00f6r\u00fcp de g\u00f6rmezlikten gelenler de g\u00f6rmez h\u00fckm\u00fcndedir. Onun i\u00e7in misalden ger\u00e7e\u011fe ge\u00e7ilerek buyuruluyor ki: \u0130man edip salih ameller i\u015fleyenlerle de k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapan. Bunlar da e\u015fit olmaz. O halde insan, &#8220;ahsen-i takvim&#8221; (en g\u00fczel yarat\u0131l\u0131\u015f) de olur, v\u00fccud a\u00e7\u0131s\u0131ndan k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131l\u0131k &#8220;O g\u00f6klerde ne var, yerde ne varsa hepsini kendi yan\u0131ndan size ram etti, emrinize verdi.&#8221;(Casiye, 45\/13) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca hepsini toplay\u0131c\u0131 olur. Siz pek az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorsunuz.<\/p>\n<p>59- Ey insanlar veya ey m\u00fccadele edenler herhalde o saat, o ceza saati olan k\u0131yamet, muhakkak gelecek. Onda \u015f\u00fcphe yok, \u015f\u00fcpheye yer yok. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu iman etmezler,<\/p>\n<p>60-halbuki Rabbiniz buyurdu ki; yalvar\u0131n bana ki size kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim. Hem dua, hem ibadet zikredilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in, ya duan\u0131n ibadet ile yahut da ibadetin dua ile tefsir edilmesi gerekti\u011fi i\u00e7in, tefsir bilginleri iki \u015fekilde a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Birincisi, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir\u00e7ok yerlerinde oldu\u011fu \u00fczere dua, ibadet m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak; bana ibadet ve kulluk edin ki size sevap ve m\u00fckafat vereyim demek olur. \u0130bn\u00fc Abbas, Dahhak ve M\u00fccahid&#8217;den rivayet edilen bu tefsire g\u00f6re &#8220;isteme&#8221; dil ile de\u011fil, bunun yan\u0131nda &#8220;fiilen talep&#8221; \u015fart edilmi\u015f demektir. Bu \u015fekilde \u015fu a\u00e7\u0131klama bu m\u00e2n\u00e2ya uygun olur: \u00c7\u00fcnk\u00fc ibadet etmekten y\u00fcz \u00e7evirenler, yani kibirlerinden bana ibadet etmek istemeyenler, muhakkak yar\u0131n hor ve hakir olarak cehenneme gireceklerdir. \u0130kincisi, &#8220;Yalvar\u0131n bana ki size kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim.&#8221; demek, isteyin benden vereyim size demektir ki, S\u00fcddi&#8217;den rivayet olunan ve ilk bak\u0131\u015fta anla\u015f\u0131lan da budur. Fakat buna g\u00f6re de ibadetin dua ile tefsir edilmesi gerekir. Bunu b\u00f6yle iki \u015fekilli olarak ifade etmedeki incelik, ibadetin duay\u0131, duan\u0131n da ibadeti gerektirdi\u011fini ifade i\u00e7indir; bir taraftan dua ibadetin ili\u011fi mesabesinde oldu\u011fu gibi, ibadet de duan\u0131n kabul\u00fcn\u00fcn \u015fartlar\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>Bu dua emri \u00e7ok \u00f6nemli ve dikkate de\u011ferdir. Burada \u00f6nce insan\u0131n c\u00fcz&#8217;\u00ee iradesinin bir ifadesi ile cebr&#8217;in reddi vard\u0131r. Gerek ibadet m\u00e2n\u00e2s\u0131na olsun, gerek sadece dua, ikisinde de istemek emredilmi\u015f ve Allah&#8217;\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131k vermesi i\u00e7in kulun istemesi \u015fart k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Hem \u00f6yle \u015fart k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r ki \u015fart\u0131n yoklu\u011fundan, \u015farta ba\u011flanan \u015feyin yoklu\u011fu gerekece\u011finden terkine &#8220;cehenneme girecekler&#8221; diye tehdit getirilmi\u015ftir. \u015eu halde emir v\u00fccub i\u00e7indir ki, her duan\u0131n kabul edilip edilmemesi konusuna gelince, &#8220;Hay\u0131r ancak O&#8217;nu, \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rs\u0131n\u0131z, O da kendisine \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z herhangi bir \u015feyi dilerse a\u00e7ar.&#8221; (En&#8217;am, 6\/41) \u00e2yetinden anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, dileme ile kay\u0131tl\u0131d\u0131r. Yani buradan anla\u015f\u0131lan kaz\u0131yye-i \u015fart\u0131yye (\u015fart \u00f6nermesi) k\u00fclliye (t\u00fcmel) de\u011fil, m\u00fchmeledir. &#8220;G\u00fczel kelimeler ancak O&#8217;na y\u00fckselir, onu da iyi amel y\u00fckseltir.&#8221; (F\u00e2t\u0131r, 35\/10) \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca baz\u0131 kabul \u015fartlar\u0131 ile de \u015fartl\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in burada ibadet ile birlikte zikredilmi\u015ftir. Ke\u015f\u015faf&#8217;ta Ka&#8217;b&#8217;dan \u015f\u00f6yle nakledilir: &#8220;Y\u00fcce Allah bu \u00fcmmete \u00fc\u00e7 \u00f6zellik vermi\u015ftir ki onlar\u0131 ge\u00e7mi\u015fte kendi kat\u0131ndan g\u00f6ndermi\u015f oldu\u011fu peygamberlerden ba\u015fkas\u0131na vermemi\u015ftir. Her peygambere &#8220;Sen benim halk \u00fczerine \u015fahidimsin&#8221; demi\u015fti, bu \u00fcmmete de &#8220;\u0130nsanlara kar\u015f\u0131 \u015fahitler olas\u0131n\u0131z.&#8221; (Bakara, 2\/143) buyurdu.<\/p>\n<p>&#8220;Peygamberin \u00fcst\u00fcne Allah&#8217;\u0131n farz etti\u011fi herhangi bir \u015feyde hi\u00e7bir vebal yoktur.&#8221; (Ahzab, 33\/38) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131nca &#8220;sana me\u015fakkat yok&#8221; demi\u015fti, bu \u00fcmmete de: &#8220;Allah sizin \u00fczerinize bir g\u00fc\u00e7l\u00fck yapmay\u0131 dilemez.&#8221; (Maide, 5\/6) buyurdu.&#8221;Bana dua et, sana kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim&#8221; demi\u015fti. Bu \u00fcmmete de &#8220;Bana yalvar\u0131n ki size kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/60) buyurdu.&#8221;(1)<\/p>\n<p>&#8220;Bana yalvar\u0131n size kar\u015f\u0131l\u0131k vereyim&#8221; \u015f\u00f6yle demek de olur: \u00c7a\u011f\u0131r\u0131n bana ki size cevap vereyim. Bu \u015f\u00f6yle demek olur: Benden beni talep edin size icabet ederim, beni bulursunuz, beni bulan da her \u015feyi bulmu\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;O&#8217;nun emri bir \u015feyi diledi\u011fi zaman ona ancak &#8216;Ol&#8217; demesinden ibarettir. O da oluverir.&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/82) denilmi\u015ftir ki i\u015fte hi\u00e7 reddolunmayan dua budur. Nitekim baz\u0131 haberlerde &#8220;Beni talep eden, beni bulur&#8221; diye varid olmu\u015ftur. Bana ibadetten, yani bana dua ile beni talepden kibirlenenler benden uzak kalarak mahrumiyet cehenneminde zelil ve hakir olacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>61-68- 61- \u0130\u00e7inde dinlenesiniz diye geceyi, g\u00f6z a\u00e7\u0131c\u0131 bir ayd\u0131nl\u0131k olarak da g\u00fcnd\u00fcz\u00fc sizin i\u00e7in yaratan Allah&#8217;t\u0131r. Ger\u00e7ekten Allah insanlara kar\u015f\u0131 bir l\u00fctuf sahibidir. Fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu \u015f\u00fckretmezler.<\/p>\n<p>62- \u0130\u015fte Rabbiniz, her \u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 olan o Allah&#8217;t\u0131r. O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur. O halde (haktan) nas\u0131l \u00e7evrilirsiniz?<\/p>\n<p>63- \u0130\u015fte Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini ink\u00e2r edenler b\u00f6yle \u00e7evriliyorlar.<\/p>\n<p>64- Allah, O&#8217;dur ki sizin i\u00e7in yeri bir kararg\u00e2h, g\u00f6\u011f\u00fc de bir bina yapm\u0131\u015ft\u0131r. Size \u015fekil vermi\u015f, sonra \u015fekillerinizi g\u00fczelle\u015ftirmi\u015ftir. Ho\u015f nimetlerden size r\u0131z\u0131k vermi\u015ftir. \u0130\u015fte Rabbiniz o Allah&#8217;t\u0131r. \u00c2lemlerin Rabbi olan Allah ne y\u00fccedir!<\/p>\n<p>65- Daim\u00ee bir hayat sahibi ancak O&#8217;dur. O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur. Onun i\u00e7in dini halis k\u0131larak O&#8217;na, hep O&#8217;na yalvar\u0131n. Hamd, \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah&#8217;a mahsustur.<\/p>\n<p>66- De ki: &#8220;Bana Rabbimden apa\u00e7\u0131k deliller geldi\u011fi zaman, ben o sizin Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p tapt\u0131klar\u0131n\u0131za ibadet etmekten kesinlikle men edildim ve bana \u00e2lemlerin Rabbine teslim olmam emredildi.&#8221;<\/p>\n<p>67- &#8220;Sizi (\u00f6nce) bir topraktan, sonra bir damla sudan, sonra bir aleka (embriyo)dan yaratan, sonra sizi bir bebek olarak \u00e7\u0131karan, sonra g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli bir \u00e7a\u011fa eri\u015fmeniz, sonra da ihtiyarlar olman\u0131z i\u00e7in ya\u015fat\u0131p b\u00fcy\u00fcten O&#8217;dur. \u0130\u00e7inizden kimi de daha \u00f6nce vefat ettiriliyor. (Bunlar\u0131 Allah) belirli bir s\u00fcreye ula\u015fas\u0131n\u0131z ve akl\u0131n\u0131z\u0131 kullanas\u0131n\u0131z diye (b\u00f6yle yap\u0131yor).&#8221;<\/p>\n<p>68- O, hem ya\u015fat\u0131r, hem \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. O, bir \u015fey yapmak isteyince ona sadece &#8220;ol!&#8221; der, o \u015fey de hemen oluverir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>69-78-69- Bakmaz m\u0131s\u0131n \u015fimdi Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri hakk\u0131nda m\u00fccadeleye kalkanlara! (Haktan) nas\u0131l d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcyorlar?<\/p>\n<p>70- Kitaba ve Resullerimizi g\u00f6nderdi\u011fimiz \u015feylere yalan diyenler, art\u0131k ilerde bilecekler.<\/p>\n<p>71- O zaman boyunlar\u0131nda halkalar ve zincirler oldu\u011fu halde s\u00fcr\u00fckleneceklerdir.<\/p>\n<p>72- Kaynar suda, sonra da ate\u015fte kaynat\u0131lacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>73- Sonra da onlara: &#8220;Nerede o ortak ko\u015ftuklar\u0131n\u0131z?&#8221; denilecek.<\/p>\n<p>74- O Allah&#8217;tan ba\u015fkalar\u0131 (nerede denilecek). Onlar da diyecekler ki: &#8220;Hepsi bizden uzakla\u015f\u0131p gittiler. Daha do\u011frusu biz bundan \u00f6nce hi\u00e7bir \u015feye ibadet etmiyormu\u015fuz.&#8221; \u0130\u015fte Allah, o k\u00e2firleri b\u00f6yle \u015fa\u015f\u0131rt\u0131r.<\/p>\n<p>75- Bunun sebebi \u015fudur: \u00c7\u00fcnk\u00fc siz yery\u00fcz\u00fcnde haks\u0131z yere seviniyor ve g\u00fcveniyordunuz.<\/p>\n<p>76- \u0130\u00e7lerinde ebed\u00ee olarak kalmak \u00fczere cehennemin kap\u0131lar\u0131ndan girin. Bak ne k\u00f6t\u00fc o kibirlenenlerin yeri?<\/p>\n<p>77- Ey Muhammed! Sen sabret, \u015f\u00fcphesiz Allah&#8217;\u0131n vaadi hakt\u0131r, mutlaka ger\u00e7ekle\u015fecektir. Onlara yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z tehdidin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 sana g\u00f6stersek de veya seni vefat ettirsek de onlar mutlaka d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcp bize getirileceklerdir.<\/p>\n<p>78- Andolsun ki biz senin \u00f6n\u00fcnden nice peygamberler g\u00f6ndermi\u015fizdir. Onlardan kimini sana anlatm\u0131\u015f\u0131z, kimini de anlatmam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Hi\u00e7bir peygamber, Allah&#8217;\u0131n izni olmaks\u0131z\u0131n bir mucize getiremez. Allah&#8217;\u0131n emri gelince de hak yerine getirilir. Bat\u0131l bir dava pe\u015finde ko\u015fanlar, i\u015fte bu noktada h\u00fcsrana u\u011frarlar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>79- Kimine binesiniz, kimini de yiyesiniz diye sizin i\u00e7in o yumu\u015fak ba\u015fl\u0131 hayvanlar\u0131 yaratan Allah&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>80- Sizin i\u00e7in onlarda daha nice menfaatler vard\u0131r. Onlar\u0131n \u00fczerinde g\u00f6n\u00fcllerinizdeki bir arzuya erersiniz. Hem onlar \u00fczerinde, hem de gemiler \u00fczerinde ta\u015f\u0131n\u0131rs\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>81- Allah size \u00e2yetlerini g\u00f6steriyor. \u015eimdi Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinin hangisini ink\u00e2r edersiniz?<\/p>\n<p>82- Daha yery\u00fcz\u00fcnde gezip de bir bakmazlar m\u0131? Kendilerinden \u00f6ncekilerin sonu nas\u0131l olmu\u015f? Onlar kendilerinden hem daha \u00e7ok, hem de kuvvet\u00e7e ve yery\u00fcz\u00fcndeki eserlerinin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 bak\u0131m\u0131ndan daha \u00e7etindiler. \u00d6yle iken o kazand\u0131klar\u0131 \u015feyler, kendilerini kurtaramad\u0131.<\/p>\n<p>83- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara peygamberleri, delillerle geldikleri zaman, kendilerinde bulunan ilme g\u00fcvendiler de o alay ettikleri \u015fey onlar\u0131 ku\u015fat\u0131verdi.<\/p>\n<p>84- O zaman h\u0131\u015fm\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6rd\u00fcklerinde: &#8220;Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inand\u0131k ve O&#8217;na \u015firk ko\u015ftu\u011fumuz \u015feyleri ink\u00e2r ettik&#8221; dediler.<\/p>\n<p>85- Ama h\u0131\u015fm\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri zamanki imanlar\u0131 kendilerine fayda verecek de\u011fildi. Allah&#8217;\u0131n, kullar\u0131 hakk\u0131ndaki ge\u00e7e gelen kanunu budur. \u0130\u015fte k\u00e2firler bu noktada h\u00fcsrana d\u00fc\u015ft\u00fcler.<\/p>\n<p>79-85- &#8220;Onlardan kimine binesiniz diye o yumu\u015fak ba\u015fl\u0131 hayvanlar\u0131 sizin i\u00e7in yaratan Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; Bu beyan ve nimeti hat\u0131rlatma, \u00f6zellikle yolculu\u011fa te\u015fvik i\u00e7in bir giri\u015ftir ki a\u015fa\u011f\u0131da 82. \u00e2yette &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde gezip de bir bakmazlar m\u0131&#8221; hat\u0131rlatmas\u0131 buna bir tefri olacakt\u0131r. Peygamberleri kendilerine delillerle geldikleri zaman onlar ilim ad\u0131na kendilerinde bulunana g\u00fcvendiler. Sanatlar\u0131na, felsefelerine g\u00fcvenerek peygamberlerin mucizelerini, haber verdikleri a\u00e7\u0131k \u00e2yetleri tan\u0131mamak istediler ki bunlar her zaman vard\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>40-M\u00dc&#8217;M\u0130N: 1-6- gibi ne kastedildi\u011fini Allah bilir. (Oraya bak!) Ger\u00e7i muhkem muhkemat \u00fcmm\u00fclkitab-\u0131 s\u00eenede Kim bilir &#8216;den maks\u00fbd\u0131 Rahm\u00e2n\u0131m nedir? &#8220;H\u00e2 m\u00eem&#8221;, &#8220;Rahman, rahim&#8221; harflerinden oldu\u011fu i\u00e7in o iki isme i\u015faret veya yemin oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015f ve &#8220;elif, l\u00e2m, r\u00e2&#8221;, &#8220;Ha mim&#8221;, &#8220;N\u00fbn&#8221;un, &#8220;Er-Rahm\u00e2n&#8221; okundu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bundan dolay\u0131 olmal\u0131d\u0131r ki baz\u0131lar\u0131 &#8220;Ha mim&#8221;in, &#8220;Havamim&#8221; veya &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12106,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1152,1151,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1870","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-40-mumin","tag-40-mumin-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1870","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1870"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1870\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12106"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1870"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1870"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1870"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}