{"id":1872,"date":"2010-11-18T22:17:40","date_gmt":"2010-11-18T22:17:40","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1872"},"modified":"2010-11-18T22:17:40","modified_gmt":"2010-11-18T22:17:40","slug":"39-zumer-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/39-zumer-tefsiri\/","title":{"rendered":"39-Z\u00dcMER SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>39-Z\u00dcMER:<\/p>\n<p>1- Bu kitab\u0131n indirili\u015fi Allah&#8217;tand\u0131r. Ba\u015fkas\u0131 veremez. Zorlama ile yapmac\u0131k hareketlerle yap\u0131lamaz. Peygamberlik, kazanma ile elde edilemez ve zorla al\u0131namaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00f6yle az\u00eez, \u00f6yle hak\u00eemdir.<\/p>\n<p>&#8220;Az\u00eez&#8221; iki m\u00e2n\u00e2ya gelir: Birisi ma\u011flup olmaz, galip ve kadir, bir de orta\u011f\u0131 ve benzeri yok, yaln\u0131z demektir. Allah Te\u00e2l\u00e2 hakk\u0131nda ikisine de uygun d\u00fc\u015fecek bir m\u00e2n\u00e2 kastedilmesi laz\u0131m gelir. Bilhassa bu iki vasf\u0131n s\u00f6ylenmesiyle hem Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n az\u00eez, hak\u00eem bir kitap oldu\u011funa dikkat \u00e7ekmek, hem de anlat\u0131lacak tevhide bir haz\u0131rl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>2- Hakk\u0131yla; hak ile, hak olarak. m\u00fclabese, musahabe veya sebebiye olmak \u00fczere bunda birka\u00e7 y\u00f6n muhtemeldir. M\u00fcl\u00e2bese oldu\u011funa g\u00f6re hakka m\u00fcl\u00e2bis, yani hakl\u0131 olarak, hak olarak, ini\u015f veya kitab\u0131n tam hakk\u0131 verilerek demek olur. Sebebiyet oldu\u011funa g\u00f6re de bu hak sebebiyle, hakk\u0131 a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in veya hak hikmeti ile demek olur ki, yerine g\u00f6re bu m\u00e2n\u00e2lardan biri tercih olunur.<\/p>\n<p>3- 9- \u0130yi bil ki, h\u00e2lis din ancak Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Hi\u00e7bir \u015firk kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n temiz ve halis tevhid dini, tam m\u00e2n\u00e2s\u0131yla \u015f\u00fcphesiz din. Halis ibadet ve taat ancak Allah&#8217;a yap\u0131l\u0131r ve yap\u0131lmal\u0131d\u0131r. Bunun do\u011frulu\u011funu meydana \u00e7\u0131karmak i\u00e7in buyuruluyor ki O&#8217;nun berisinden birtak\u0131m veliler edinenler de, Allah denince kendisinden daha ilerisi, daha y\u00fckse\u011fi, daha \u00f6tesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan en m\u00fckemmel zat denilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in, Allah&#8217;\u0131n \u00fcst\u00fcnde bir il\u00e2h iddias\u0131na kalk\u0131\u015f\u0131lmas\u0131 bahis konusu olamaz. \u015eirk ko\u015fanlar, hep O&#8217;ndan a\u015fa\u011f\u0131lardan birtak\u0131m veliler, koruyucular tutmak isterler. \u0130sterler ama O&#8217;ndan ba\u015fka velilere, emir sahiplerine tutunanlar, gerek &#8220;\u0130lahlar\u0131, bir tek il\u00e2h m\u0131 yapm\u0131\u015f?&#8221; (S\u00e2d, 38\/5) diyenler gibi putlara, gerek meleklere ve gerekse \u0130s\u00e2 gibi \u015ferefli kullara il\u00e2h diye sar\u0131lanlar &#8220;Biz onlara ancak, bizi Allah&#8217;a daha \u00e7ok yakla\u015ft\u0131rs\u0131nlar diye ibadet ediyoruz.&#8221; demektedirler. B\u00f6yle diyerek tutunmaktad\u0131rlar. Demek ki \u015firk bat\u0131ld\u0131r. Mabudluk, yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131d\u0131r. Halis din ancak Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. (Maide, 5\/69. \u00e2yetin tefsirinde s\u00e2bi\u00een hakk\u0131nda ge\u00e7en a\u00e7\u0131klamaya bkz.)<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7 karanl\u0131kta: Bat\u0131n karanl\u0131\u011f\u0131, rahim karanl\u0131\u011f\u0131, d\u00f6l yata\u011f\u0131 karanl\u0131\u011f\u0131<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10-21- 10- Ey Muhammed! Taraf\u0131mdan s\u00f6yle: &#8220;Ey iman eden kullar\u0131m! Rabbinizden korkun. Bu d\u00fcnyada g\u00fczellik yapanlara bir g\u00fczellik vard\u0131r. Allah&#8217;\u0131n yery\u00fcz\u00fc geni\u015ftir. Ancak sabredenlere m\u00fckafatlar\u0131 hesaps\u0131z \u00f6denecektir.&#8221;<\/p>\n<p>11- De ki: &#8220;Bana, dini sadece kendisine halis k\u0131larak Allah&#8217;a ibadet etmem emredildi.&#8221;<\/p>\n<p>12- &#8220;Hem O&#8217;nun birli\u011fine teslim olan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ilki olmam da bana emredildi.&#8221;<\/p>\n<p>13- De ki: &#8220;E\u011fer Rabbime isyan edersem, b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan korkar\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>14- De ki: &#8220;Ben dinimi kendisine halis k\u0131larak yaln\u0131z Allah&#8217;a kulluk ederim.&#8221;<\/p>\n<p>15- &#8220;Siz de O&#8217;ndan ba\u015fka diledi\u011finize kul olun.&#8221; De ki: &#8220;As\u0131l h\u00fcsrana d\u00fc\u015fenler, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc kendilerine ve mensuplar\u0131na ziyan edenlerdir. Evet, i\u015fte as\u0131l a\u00e7\u0131k h\u00fcsran budur.&#8221;<\/p>\n<p>16- Onlar\u0131n \u00fcstlerinde ate\u015ften tabakalar, altlar\u0131nda yine ate\u015ften tabakalar vard\u0131r. \u0130\u015fte Allah, kullar\u0131n\u0131 bundan korkutuyor, &#8220;Ey kullar\u0131m! benden korkun.&#8221; (diyor).<\/p>\n<p>17- Ta\u011futtan, ona kulluk etmekten ka\u00e7\u0131n\u0131p da tam g\u00f6n\u00fclle Allah&#8217;a y\u00f6nelenlere gelince, m\u00fcjde onlarad\u0131r. Haydi m\u00fcjdele kullar\u0131m\u0131.<\/p>\n<p>18- O kullar\u0131m\u0131 ki, onlar s\u00f6z\u00fc dinlerler, sonra da en g\u00fczeline uyarlar. \u0130\u015fte onlar, Allah&#8217;\u0131n kendilerine hidayet verdi\u011fi kimselerdir. \u0130\u015fte temiz ak\u0131ll\u0131lar da onlard\u0131r.<\/p>\n<p>19- Ya \u00fczerine azab kelimesi hak olmu\u015f kimse de mi (b\u00f6yledir)? Art\u0131k o ate\u015fteki kimseyi sen mi \u00e7\u0131karacaks\u0131n?<\/p>\n<p>20- Fakat o Rablerine s\u0131\u011f\u0131narak korunanlar i\u00e7in altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan, \u00fczerlerinden \u015fehni\u015finler yap\u0131lm\u0131\u015f, \u015fehni\u015finli (balkonlu) k\u00f6\u015fkler vard\u0131r. Bu, Allah&#8217;\u0131n vaadidir. Allah vaadinden caymaz.<\/p>\n<p>21- Allah&#8217;\u0131n g\u00f6kten bir su indirip de onu bir yoluyla yery\u00fcz\u00fcndeki menbalara koydu\u011funu g\u00f6rmedin mi? Sonra onunla t\u00fcrl\u00fc renklerde bir ekin \u00e7\u0131kar\u0131r, sonra onun olgunla\u015f\u0131p sarard\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Sonra da onu bir \u00e7\u00f6pe \u00e7evirir. Elbette bunda temiz ak\u0131ll\u0131lar i\u00e7in bir ihtar vard\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>22- Allah, kimin ba\u011fr\u0131n\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;a a\u00e7m\u0131\u015f ise i\u015fte o, Rabbinden bir nur \u00fczerinde de\u011fil midir? Art\u0131k Allah&#8217;\u0131n zikri hususunda kalpleri kat\u0131la\u015fm\u0131\u015f olanlar\u0131n vay haline! \u0130\u015fte bunlar, apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7indedirler.<\/p>\n<p>23- Allah, kelam\u0131n en g\u00fczelini ikizli, ahenkli bir kitap olarak indirdi.<\/p>\n<p>Ondan Rablerine sayg\u0131s\u0131 olanlar\u0131n derileri \u00fcrperir. Sonra derileri de, kalpleri de Allah&#8217;\u0131n zikrine kar\u015f\u0131 yumu\u015far. \u0130\u015fte bu Allah&#8217;\u0131n rehberidir. Allah, onunla diledi\u011fini do\u011fru yola \u00e7\u0131kar\u0131r. Her kimi de Allah \u015fa\u015f\u0131rt\u0131rsa, art\u0131k ona do\u011fru yolu g\u00f6sterecek yoktur.<\/p>\n<p>24- O halde k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc zalimlere: &#8220;Tad\u0131n bakal\u0131m kazan\u0131p durduklar\u0131n\u0131z\u0131!&#8221; denilirken, o k\u00f6t\u00fc azabdan y\u00fcz\u00fc ile korunacak kimse ne olur?<\/p>\n<p>25- Onlardan \u00f6ncekiler de yalanlad\u0131lar da kendilerine, hat\u0131rlar\u0131na gelmez y\u00f6nden azab geliverdi.<\/p>\n<p>26- Allah, onlara d\u00fcnya hayat\u0131nda zilleti tatt\u0131rd\u0131. Ahiret azab\u0131 ise elbette daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Ke\u015fke bilselerdi!<\/p>\n<p>27- Yemin ederim ki, bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da insanlar i\u00e7in her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcnden temsil getirdik. Gerek ki iyi d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcnler.<\/p>\n<p>28- P\u00fcr\u00fczs\u00fcz Arap\u00e7a bir Kur&#8217;\u00e2n (indirdik ki, Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan) korunsunlar.<\/p>\n<p>29- Allah, \u015f\u00f6yle bir misal vermi\u015ftir: Bir adam ve birtak\u0131m ortaklar\u0131 var, h\u0131r\u00e7\u0131n h\u0131r\u00e7\u0131n \u00e7eki\u015fip duruyorlar. Bir de yaln\u0131z bir ki\u015fiye ba\u011fl\u0131 selamet i\u00e7inde olan bir adam var. Bu ikisinin hali hi\u00e7 bir olur mu? Hamd Allah&#8217;\u0131nd\u0131r, fakat pek \u00e7oklar\u0131 bilmezler.<\/p>\n<p>30- Sen elbette \u00f6leceksin, onlar da elbette \u00f6leceklerdir.<\/p>\n<p>31- Sonra siz muhakkak k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davac\u0131 olacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>22-31- Kimin hakl\u0131, kimin haks\u0131z \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131na ve neticenin ne olaca\u011f\u0131na gelince:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>32-41- 32- Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yalan s\u00f6yleyen ve do\u011fru kendisine geldi\u011fi zaman onu yalan sayandan daha zalim (daha haks\u0131z) kim olabilir? K\u00e2firlerin yeri cehennemde de\u011fil midir?<\/p>\n<p>33- Do\u011fruyu getiren ve onu tasdik edene gelince, i\u015fte onlar k\u00f6t\u00fcl\u00fckten korunan m\u00fcttakilerdir.<\/p>\n<p>34- Onlara, Rablerinin yan\u0131nda ne dilerlerse vard\u0131r. \u0130\u015fte bu, iyilik yapanlar\u0131n m\u00fckafat\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>35- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, onlar\u0131n \u00f6nceden yapt\u0131klar\u0131 amelin en k\u00f6t\u00fcs\u00fcn\u00fc bile keffaretle \u00f6rt\u00fcp, i\u015flemekte bulunduklar\u0131 g\u00fczel amellerin en g\u00fczeline g\u00f6re m\u00fckafatlar\u0131n\u0131 kendilerine verecektir.<\/p>\n<p>36- Allah, kuluna k\u00e2fi de\u011fil midir? Durmu\u015flar da seni O&#8217;ndan ba\u015fkalar\u0131yla korkutuyorlar. Her kimi ki Allah \u015fa\u015f\u0131rt\u0131rsa, art\u0131k ona hidayet edecek yoktur.<\/p>\n<p>37- Her kime de Allah hidayet verirse art\u0131k onu da \u015fa\u015f\u0131rtacak yoktur. Allah aziz (\u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc) ve intikam sahibi de\u011fil midir?<\/p>\n<p>38- Andolsun ki onlara: &#8220;O g\u00f6kleri ve yeri kim yaratt\u0131?&#8221; diye soracak olsan: &#8220;Elbette Allah!&#8221; diyeceklerdir. O halde g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya Allah&#8217;tan ba\u015fka \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131! E\u011fer Allah bana bir zarar vermek isterse, onlar O&#8217;nun zarar\u0131n\u0131 giderebilirler mi? Yahut bana bir rahmet dilerse, onlar O&#8217;nun rahmetini tutabilirler mi? De ki: &#8220;Allah, bana yeter.&#8221; Tevekk\u00fcl edenler, hep O&#8217;na dayan\u0131rlar.<\/p>\n<p>39- De ki: &#8220;Ey kavmim! Haliniz \u00fczere \u00e7al\u0131\u015f\u0131n. Ben de kendi halime g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorum. Art\u0131k ileride bileceksiniz.&#8221;<\/p>\n<p>40- &#8220;Kendisini rezil edecek azab\u0131n kime gelece\u011fini ve s\u00fcrekli bir azab\u0131n kimin \u00fczerine konaca\u011f\u0131n\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>41- Biz bu kitab\u0131 sana, insanlar i\u00e7in hak ile indirdik. O halde kim do\u011fru yola gelirse kendi lehinedir. Kim de saparsa, s\u0131rf kendi aleyhine olarak sapar. Sen onlar\u0131n \u00fczerine vekil de\u011filsin.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>42- Allah, o canlar\u0131 \u00f6ld\u00fckleri zaman, \u00f6lmeyenleri de uyuduklar\u0131nda al\u0131r. Sonra haklar\u0131nda \u00f6l\u00fcm h\u00fckm\u00fc verdiklerini al\u0131kor, di\u011ferlerini de takdir edilmi\u015f bir s\u00fcreye kadar sal\u0131verir. \u015e\u00fcphesiz ki bunda d\u00fc\u015f\u00fcnecek bir kavim i\u00e7in nice ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>43- Yoksa Allah&#8217;tan ba\u015fka \u015fefaat\u00e7iler mi edindiler? De ki: &#8220;Onlar hi\u00e7bir \u015feye g\u00fc\u00e7 yetiremezler ve ak\u0131l erdiremezlerse de mi (b\u00f6yle yapacaks\u0131n\u0131z)?&#8221;<\/p>\n<p>44- De ki: &#8220;B\u00fct\u00fcn \u015fefaat Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. G\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc O&#8217;nundur. Sonra hep d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcp O&#8217;na g\u00f6t\u00fcr\u00fcleceksiniz.&#8221;<\/p>\n<p>45- B\u00f6yle iken, Allah bir olarak an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman ahirete inanmayanlar\u0131n y\u00fcrekleri burkulur da, O&#8217;ndan ba\u015fkalar\u0131 an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman derhal y\u00fczleri g\u00fcler.<\/p>\n<p>46- De ki: &#8220;Ey g\u00f6kleri ve yeri yaratan, g\u00f6r\u00fcleni ve g\u00f6r\u00fclmeyeni bilen Allah&#8217;\u0131m! Kullar\u0131n aras\u0131nda, o ihtilaf edip durduklar\u0131 \u015feyler hakk\u0131nda sen h\u00fck\u00fcm vereceksin.&#8221;<\/p>\n<p>47- E\u011fer b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcndekiler ve bir o kadar\u0131 da beraber o zulmedenlerin olsayd\u0131, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc azab\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden kurtulmak i\u00e7in onu mutlaka feda ederlerdi. Ancak ne var ki, hi\u00e7 hesaba katmad\u0131klar\u0131 \u015feyler, Allah taraf\u0131ndan kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>48- \u00d6yle ki, yapt\u0131klar\u0131 amellerin k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve alay edip durduklar\u0131 \u015feyler, kendilerini sarm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>49- Fakat insana bir s\u0131k\u0131nt\u0131 dokunuverince bize yalvar\u0131r, sonra kendisine taraf\u0131m\u0131zdan bir nimet bah\u015fetti\u011fimiz zaman da: &#8220;O bana bir bilgi \u00fczerine verildi.&#8221; der. Belki bu bir imtihand\u0131r, fakat pek \u00e7oklar\u0131 bilmezler.<\/p>\n<p>50- Onu, bunlardan \u00f6ncekiler de s\u00f6yledi. Fakat o kazand\u0131klar\u0131, kendilerini kurtarmad\u0131.<\/p>\n<p>51- Neticede kazand\u0131klar\u0131n\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri, ba\u015flar\u0131na ge\u00e7ti. \u015eunlardan o zulmedenlerin de kazand\u0131klar\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri ba\u015flar\u0131na ge\u00e7ecektir. Onlar da bunu atlatacak de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>52- H\u00e2l\u00e2 bilmediler mi ki; Allah, r\u0131zk\u0131 diledi\u011fine a\u00e7ar ve k\u0131sar. \u015e\u00fcphesiz ki bunda iman edecek bir kavim i\u00e7in nice ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>42- Allah, o nefisleri \u00f6l\u00fcmleri zaman\u0131 kabzeder, al\u0131r. Bu \u00e2yetin geli\u015fi, yukar\u0131 ile \u00fc\u00e7 noktadan al\u00e2kal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Birincisi; &#8220;kas\u0131r&#8221; ile sondaki &#8220;Sen onlar\u0131n \u00fczerinde bir vekil de\u011filsin.&#8221; s\u00f6z\u00fcne bakmaktad\u0131r. Yani vekil sen de\u011filsin, Allah&#8217;t\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o canlar\u0131 ancak Allah al\u0131r. Bu nokta daha ileride &#8220;O, her \u015feyin \u00fczerinde bir vekildir.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/62) diye a\u00e7\u0131k\u00e7a da s\u00f6ylenecektir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi; hidayet ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n, hayat ve \u00f6l\u00fcm ile bir temsilini bildirir.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc; ta yukar\u0131daki &#8220;Sen elbette \u00f6leceksin, onlar da elbette \u00f6leceklerdir. Sonra siz muhakkak k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde Rabbinizin huzurunda birbirinizden davac\u0131 olacaks\u0131n\u0131z.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/30-31) \u00e2yetini bir nevi a\u00e7\u0131klama ile &#8220;Kim do\u011fru yola gelirse, kendi lehinedir. Kim de saparsa, s\u0131rf kendi aleyhine olarak sapar.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/41) hat\u0131rlatmas\u0131n\u0131 zihinlere yerle\u015ftirmek ve ispat etmektir. Ke\u015f\u015faf sahibi, burada &#8220;nefisler&#8221;den maksad\u0131n, ruh ile beden toplam\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yleyerek demi\u015ftir ki: &#8220;Nefisler oldu\u011fu gibi c\u00fcmlelerdir (insanlar\u0131n kendileridir). Al\u0131nmas\u0131 da \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesidir ki, hisseden, anlayan bir hayat sahibi olmas\u0131n\u0131n sebebi olan par\u00e7alar\u0131n\u0131n sa\u011fl\u0131k ve esenli\u011fi cinsinden sebep ve \u015fartlar\u0131n \u00e7ekilip al\u0131nmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 yok edilince sanki kendisi yok edilmi\u015f gibi olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2, almay\u0131, \u00f6l\u00fcm\u00fc, uykuyu hep nefislere ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Halbuki ak\u0131l ve temyiz kabiliyeti, \u00f6l\u00fcm ve uykunun kendisi ile vas\u0131flanm\u0131\u015f de\u011fildir. \u00d6len ve uyuyan, ancak c\u00fcmle (zat) m\u00e2n\u00e2s\u0131na nefistir.&#8221; Nefis, beden kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak ruh m\u00e2n\u00e2s\u0131na da geldi\u011fi ve \u00f6zellikle r\u00fbh-\u0131 emr\u00ee (Allah&#8217;\u0131n emrinden olan ruh) denilen konu\u015fan nefis yerinde kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, di\u011fer tefsirciler burada \u0130bn\u00fc Abbas hazretlerinden gelen bir rivayete g\u00f6re ak\u0131l ve temyiz nefsi denilen konu\u015fan nefisler ile tefsir etmi\u015fler ve almay\u0131 da bedenle olan ilgi ve tasarrufunu kesmek suretiyle kabzedip almak diye beyan etmi\u015flerdir. \u00d6l\u00fcmde d\u0131\u015ftan ve i\u00e7ten, uykuda da yaln\u0131z d\u0131\u015ftan ilgisinin kesildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. \u0130bn\u00fc Abbas hazretleri demi\u015ftir ki: \u00c2demo\u011flunda bir nefis, bir ruh vard\u0131r. Aralar\u0131ndaki fark g\u00fcne\u015f ile \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 gibidir. Nefis, kendisiyle ak\u0131l ve temyiz yap\u0131lan, ruh da teneff\u00fcs ve hareket yap\u0131land\u0131r. \u00d6l\u00fcmde ikisi de al\u0131n\u0131r, uykuda ise yaln\u0131z nefis al\u0131n\u0131r. Ruh denilince genellikle hayat\u0131n asl\u0131 anla\u015f\u0131lageldi\u011fi gibi, hayat da \u00e7o\u011funlukla cisman\u00ee g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f ile anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan, manev\u00ee hayat\u0131n e sas\u0131 olan ruha nefis denmi\u015ftir. G\u00fcne\u015f ile \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 misal getirmesi, g\u00f6sterir ki, aralar\u0131nda bir cevher fark\u0131 anlatmak istememi\u015ftir. Bizim anlad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fudur: Nefis, kendini duyan, kendine ve kendindekine vicdan\u0131 olan, yani &#8220;ben&#8221; \u015fuuruna sahip olan zatt\u0131r. Her nefiste b\u00f6yle duyan ve duyulan olmak \u00fczere \u00e7ifte bir y\u00f6n vard\u0131r. \u00c2yette ge\u00e7en &#8220;teveff\u00ee&#8221; kelimesi, bir \u015feyi yeterli olarak, yani kamilen ve tamam\u0131yla almak, \u00e7ekip \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 ruhun Allah taraf\u0131ndan tamam\u0131yla kabzedilip al\u0131nmas\u0131na &#8220;teveff\u00ee&#8221; ve \u00f6l\u00fcme &#8220;vefat&#8221; denilmi\u015ftir. Emaneti yerine teslim ile tamamen vefa etmek (yerine getirmek) gibidir. Nefislerin varl\u0131klar\u0131, zorunlu de\u011fildir. Onun i\u00e7in kendilerine dair bilgileri, kendi zatlar\u0131yla olsa bile, zatlar\u0131ndan dolay\u0131 de\u011fildir, Allah&#8217;tand\u0131r. Allah onlar\u0131 kendilerinden al\u0131p, kendilerinden ge\u00e7irir. Bu m\u00e2n\u00e2 &#8220;Allah ki\u015fi ile kalbi aras\u0131na girer.&#8221; (Enfal, 8\/24) \u00e2yetindeki gibidir. \u0130\u015fte nefsin al\u0131nmas\u0131, \u00f6l\u00fcm ve uyku hallerinde oldu\u011fu gibi kendinden ge\u00e7irilip, ak\u0131l ve temyiz g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kendisinden al\u0131nmas\u0131d\u0131r. Bu durumda m\u00e2n\u00e2 \u015fu oluyor: &#8220;O nefisleri, konu\u015fan nefisleri ba\u015fkas\u0131 de\u011fil, ancak Allah kendilerinden al\u0131r, kabzeder, yok etmeksizin kendilerinden ge\u00e7irir, \u015fuur ve temyiz g\u00fc\u00e7lerini al\u0131r.&#8221; \u00d6ld\u00fckleri zaman, yani bedene ait tasarruflar\u0131 ve ilgileri kesildi\u011fi zaman \u00f6lmeyenleri de uyuduklar\u0131 zaman al\u0131r da \u00fczerine \u00f6l\u00fcm h\u00fckm\u00fcn\u00fc verdiklerini al\u0131kor, tekrar dirilinceye kadar tutar di\u011ferlerini, hen\u00fcz \u00f6l\u00fcm h\u00fckm\u00fc verilmemi\u015f olan uykudakileri sal\u0131verir belirli, takdir edilmi\u015f bir s\u00fcreye kadar ki, \u00f6lecekleri zamand\u0131r. \u0130\u015fte b\u00f6yle hem \u00f6l\u00fcm halinde, hem de uyku halinde o nefisler, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n elinde bulunur. Burada \u015fu soru hat\u0131ra gelir: Yukar\u0131da Secde S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;De ki: \u00dczerinize vekil edilen \u00f6l\u00fcm mele\u011fi, can\u0131n\u0131z\u0131 al\u0131r, sonra Rabbinize d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcrs\u00fcn\u00fcz.&#8221; (Secde, 32\/11) buyurulmu\u015f, daha yukar\u0131da, En&#8217;am S\u00fbresi&#8217;nde: &#8220;Sonunda birinize \u00f6l\u00fcm geldi\u011fi zaman onu g\u00f6nderdi\u011fimiz melekler vefat ettirirler. Onlar vazifelerinde kusur etmezler. Sonra insanlar hak olan mevl\u00e2lar\u0131na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcrler.&#8221; (En&#8217;am, 6\/61-62) buyurulmu\u015f olmakla bunlarda, alma, Allah&#8217;\u0131n el\u00e7ilerine ve \u00f6l\u00fcm mele\u011fine isnad edilmi\u015fti. \u015eu halde burada kas\u0131r ile &#8220;Allah al\u0131r&#8221; buyurulmas\u0131, bunlara ayk\u0131r\u0131 olmaz m\u0131?<\/p>\n<p>Fahr\u00fcddin R\u00e2z\u00ee tefsirinde buna \u015f\u00f6yle bir cevap verilmi\u015ftir: Ger\u00e7ekte nefisleri alan (\u00f6ld\u00fcren) ancak Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;d\u0131r. \u015eu kadar var ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 sebepler \u00e2leminde her t\u00fcrl\u00fc i\u015fi, meleklerden bir mele\u011fe g\u00f6rev olarak vermi\u015f, b\u00f6ylece ruhlar\u0131n al\u0131nmas\u0131na da \u00f6l\u00fcm mele\u011fini memur k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, o ba\u015fkand\u0131r. Beraberinde tabileri ve hizmet\u00e7ileri vard\u0131r. Onun i\u00e7in o \u00e2yetlerde alma onlara nisbet edilmi\u015f, burada da ger\u00e7ek olarak Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya nisbet olunmu\u015ftur. Bunun \u00f6z\u00fc, Allah&#8217;\u0131n g\u00f6revlendirip g\u00f6nderdi\u011fi el\u00e7ilerin almas\u0131, Allah&#8217;\u0131n almas\u0131 demektir. Yahut Allah&#8217;\u0131n almas\u0131, do\u011frudan do\u011fruya veya melekleri vas\u0131tas\u0131yla olmaktan daha geneldir, demek oluyor. Bu cevap, asl\u0131nda do\u011fru ve &#8220;Kullar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcnde galip olan O&#8217;dur. Ve O, \u00fczerinize muhafaza melekleri g\u00f6nderir. Sonunda birinize \u00f6l\u00fcm geldi\u011fi zaman onu g\u00f6nderdi\u011fimiz melekler vefat ettirirler.&#8221; (En&#8217;am, 6\/61) diye &#8220;hatta&#8221; ile kasr\u0131na bir b\u00f6l\u00fcm olu\u015fu da buna \u015fahit ise de, burada daha \u00f6nemli bir n\u00fckte vard\u0131r: Dikkat edilmesi gerekir ki, zikredilen \u00e2yetlerin birinde \u00f6l\u00fcm mele\u011finin al\u0131\u015f\u0131ndan sonra &#8220;Sonra O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcrs\u00fcn\u00fcz.&#8221; buyuruldu\u011fu gibi, di\u011ferinde de &#8220;Sonra hak olan Mevlalar\u0131na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcrler.&#8221; buyurulmu\u015ftur. \u0130\u015fte buradaki alma i\u015fi, o d\u00f6nd\u00fcr\u00fclme an\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Bunun izah\u0131 da \u015fu olur: \u00d6l\u00fcm mele\u011fi, bedenden hayvan\u00ee ruh denilen cisman\u00ee hayat ruhunu al\u0131r, ak\u0131l ve temyiz ruhu denilen konu\u015fan nefisleri, Rabbin emri olan insan\u00ee ruhu ise &#8220;Ben ruhumdan ona \u00fcfledim.&#8221; (S\u00e2d, 38\/72) \u00e2yetinin ifadesince do\u011frudan do\u011fruya Allah \u00fcfledi\u011fi gibi &#8220;Allah nefisleri al\u0131r&#8221; ifadesince, kabzedilip al\u0131nmas\u0131 da do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;a aittir. buyurulmas\u0131 da bu tahsisi bildirir. \u015e\u00fcphesiz ki bunda; bu olma, tutma ve sal\u0131vermede d\u00fc\u015f\u00fcnecek bir kavim i\u00e7in elbette ibretler vard\u0131r. Ki, Allah&#8217;tan ba\u015fka mabud olmayaca\u011f\u0131na ve sonunda hep Allah&#8217;a gidilece\u011fine ve tekrar dirilip, huzurunda muhakeme olunaca\u011f\u0131na ve Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yalan s\u00f6ylemi\u015f, zulmetmi\u015f, k\u00fcfretmi\u015f haks\u0131zlar\u0131n, k\u00e2firlerin varacaklar\u0131 yerin cehennem olup; sad\u0131k, m\u00fcmin, m\u00fcttaki olup iyilik yapanlar\u0131n en g\u00fczel m\u00fckafata ereceklerine, k\u0131saca &#8220;Biz Allah&#8217;\u0131n\u0131z ve yaln\u0131z O&#8217;na d\u00f6nece\u011fiz.&#8221; (Bakara, 2\/156) meselesine delalet eder. (En&#8217;am, 6\/60. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>Nefislerin, uykudaki gibi kendilerinden ge\u00e7irilmesi, azab\u0131 duymamak itibar\u0131yla k\u00e2firlerin lehine olmaz m\u0131? diye bir soru hat\u0131ra gelebilir. Ke\u015f\u015faf sahibi bu soruya meydan vermemek i\u00e7in, konu\u015fan nefsin, \u00f6l\u00fcmle vas\u0131flanamayaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015fti. Fakat bunun as\u0131l cevab\u0131 Hz. Ali&#8217;ye nisbet edilen \u015fu k\u0131t&#8217;adad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer biz \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131k, \u00f6l\u00fcm her canl\u0131n\u0131n rahat\u0131 olurdu. Fakat bizler \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman tekrar diriltilece\u011fiz de ondan sonra her \u015feyden sorguya \u00e7ekilece\u011fiz.&#8221;<\/p>\n<p>Demek meselenin as\u0131l d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclecek \u00e7\u00f6z\u00fcm noktas\u0131 bu al\u0131p tutmak ve sal\u0131vermekten Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n mutlak tasarruf kudretini anlayarak bu tutu\u015fun, bu hapsedi\u015fin onlar\u0131 ka\u00e7\u0131rmay\u0131p yeniden dirilmek i\u00e7in bir hapis ve durdurma oldu\u011fu sonucunu \u00e7\u0131karmak ve tekrar dirili\u015f ile Allah&#8217;a kavu\u015fman\u0131n deh\u015fetini, celal (b\u00fcy\u00fckl\u00fck) ve cemalini (g\u00fczelli\u011fini) d\u00fc\u015f\u00fcnebilmektir. Onun i\u00e7in Y\u00e2sin S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere s\u00fbr&#8217;a \u00fcf\u00fcr\u00fcl\u00fcnce k\u00e2firler &#8220;Bizi mezar\u0131m\u0131zdan kim diriltip kald\u0131rd\u0131?&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/52) diyeceklerdir ki, a\u015fa\u011f\u0131ya do\u011fru bu m\u00e2n\u00e2 burada da a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. Yine bundan dolay\u0131d\u0131r ki k\u00e2firler &#8220;(Ey Rabbimiz!) Sen bizi iki defa \u00f6ld\u00fcrd\u00fcn, iki defa dirilttin.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/11) diyeceklerdir.<\/p>\n<p>43-52-B\u00fct\u00fcn bu uyar\u0131lara kar\u015f\u0131 m\u00fc\u015friklerin yegane tutunduklar\u0131 tutamak \u015fefaat davas\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in buyuruluyor ki: Yoksa Allah&#8217;tan ba\u015fka \u015fefaat\u00e7iler mi edindiler? Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yalan s\u00f6yleyen, &#8220;Biz onlara ancak bizi Allah&#8217;a daha \u00e7ok yakla\u015ft\u0131rs\u0131nlar diye ibadet ediyoruz.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/3) diyen, Allah \u00e7ocuk edindi diyen o m\u00fc\u015friklere &#8220;De ki: Onlar hi\u00e7bir \u015feye g\u00fc\u00e7 yetiremezler ve ak\u0131l erdiremezlerse de mi (b\u00f6yle yapacaks\u0131n\u0131z)?&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/43) Bu \u00f6nce putlar\u0131n \u015fefaati davas\u0131n\u0131 iptaldir. Di\u011ferleri hakk\u0131nda da \u015f\u00f6yle buyuruluyor: B\u00fct\u00fcn \u015fefaat Allah i\u00e7indir. Onun da sahibi O&#8217;dur. O&#8217;nun izni olmaks\u0131z\u0131n huzurunda kimse \u015fefaat edemez. \u015eefaat izni verilenler de hep O&#8217;nun r\u0131zas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek \u015fefaat edebilirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;G\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc O&#8217;nundur&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>53- De ki: &#8220;Ey haddi a\u015farak nefislerine kar\u015f\u0131 israf etmi\u015f olan kullar\u0131m! Allah&#8217;\u0131n rahmetinden \u00fcmid kesmeyin. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, b\u00fct\u00fcn g\u00fcnahlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. \u015e\u00fcphesiz ki O, \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r, \u00e7ok merhamet edicidir.&#8221;<\/p>\n<p>54- Onun i\u00e7in \u00fcmidi kesmeyin de ba\u015f\u0131n\u0131za azab gelmeden \u00f6nce tevbe ile Rabbinize y\u00f6nelin ve O&#8217;na teslim olun. Sonra kurtulamazs\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>55- Haberiniz olmayarak ans\u0131z\u0131n ba\u015f\u0131n\u0131za azab gelmeden \u00f6nce (halis m\u00fcsl\u00fcman olun da) Rabbinizden size indirilenin en g\u00fczelini takib ve tatbik edin.<\/p>\n<p>56- (O g\u00fcnden sak\u0131n\u0131n ki g\u00fcnahkar) nefis \u015f\u00f6yle diyecektir: &#8220;Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131m kusurlardan dolay\u0131 yaz\u0131k bana! Do\u011frusu ben alay edenlerdendim.&#8221;<\/p>\n<p>57- Yahut \u015f\u00f6yle diyecektir: &#8220;Allah bana do\u011fru yolu g\u00f6sterseydi, her halde ben m\u00fcttakilerden olurdum.&#8221;<\/p>\n<p>58- Veya azab\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman \u015f\u00f6yle diyecektir: &#8220;Bana bir geri d\u00f6n\u00fc\u015f olsayd\u0131 da ben de o iyilik yapanlardan olsayd\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>59- (Ona): &#8220;Hay\u0131r sana \u00e2yetlerim geldi de onlara yalan dedin, kibirlenmek istedin ve k\u00e2firlerden oldun.&#8221; (denir.)<\/p>\n<p>60- Hem o k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn ki, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yalan s\u00f6yleyenlerin y\u00fczleri kararm\u0131\u015ft\u0131r. Kibirlenenlerin yeri cehennem de\u011fil mi?<\/p>\n<p>61- K\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nan m\u00fcttakileri ise Allah ba\u015far\u0131lar\u0131ndan dolay\u0131 kurtulu\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Onlara fenal\u0131k dokunmaz ve onlar \u00fcz\u00fclecek de de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>62- Allah, her \u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. Her \u015fey \u00fczerine vekil de O&#8217;dur.<\/p>\n<p>63- B\u00fct\u00fcn g\u00f6klerin ve yerin kilitleri O&#8217;nundur. Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini ink\u00e2r edenlere gelince, i\u015fte onlar, kendilerine yaz\u0131k edenlerdir.<\/p>\n<p>53- De ki; yani Allah taraf\u0131ndan \u015fu hitab\u0131 tebli\u011f et. Ey kendi nefislerine kar\u015f\u0131 israf etmi\u015f olan kullar\u0131m!<\/p>\n<p>\u0130SRAF, mal sarf\u0131nda me\u015fhur ise de insan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 herhangi bir fiilde haddini a\u015fmakt\u0131r. Burada cinayet m\u00e2n\u00e2s\u0131 da ilave edilerek ile s\u0131lalanm\u0131\u015ft\u0131r. Yani g\u00fcnahta a\u015f\u0131r\u0131 giderek kendi nefislerine kar\u015f\u0131 cinayet yapm\u0131\u015f olan kullar\u0131m! &#8220;Allah&#8217;\u0131n rahmetinden \u00fcmit kesmeyin.&#8221; Bu \u00e2yetin, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da en \u00fcmitli \u00e2yet oldu\u011fu s\u00f6ylenir. Bununla beraber dikkat edilmesi gerekir ki, bu \u00fcmit, g\u00fcnaha te\u015fvik i\u00e7in de\u011fil, en g\u00fcnahkar kimseleri bile bir an \u00f6nce tevbe edip Allah&#8217;a y\u00f6nelmeye te\u015fvik i\u00e7in oldu\u011fu, hemen pe\u015finden gelen iki \u00e2yetten a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bunun ini\u015f sebebi hakk\u0131nda birka\u00e7 rivayet vard\u0131r. At\u00e2 b. Yesar&#8217;dan olan rivayete g\u00f6re Hz. Hamza&#8217;n\u0131n katili Vah\u015fi hakk\u0131nda Medine&#8217;de inmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc \u00d6mer&#8217;den rivayet olundu\u011funa g\u00f6re de, demi\u015ftir ki, Ayya\u015f b. Ebi Rebia, Velid b. Velid ve daha birka\u00e7 ki\u015fi m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015flard\u0131. Sonra da kendilerine i\u015fkence edilmi\u015f, fitneye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. Biz bunlar hakk\u0131nda, Allah art\u0131k bunlardan ebed\u00ee olarak hi\u00e7bir \u015fey kabul etmez; m\u00fcsl\u00fcman oldular, sonra da bir azab ile cezaland\u0131r\u0131ld\u0131klar\u0131 i\u00e7in dinlerini terkettiler diyorduk ki, bu \u00e2yetler indi. \u00d6mer b. Hattab katib idi, bunlar\u0131 kendi eliyle yazd\u0131, Ayya\u015f b. Ebi Rebia&#8217;ya ve Velid b. Velid&#8217;e ve di\u011fer birka\u00e7 kimseye g\u00f6nderdi, onlar da m\u00fcsl\u00fcman olup hicret ettiler.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edildi\u011fine g\u00f6re de Mekkeliler \u015f\u00f6yle demi\u015fler: &#8220;Muhammed, iddia ediyor ki, putlara tapan, Allah ile beraber di\u011fer bir il\u00e2ha dua eden ve Allah&#8217;\u0131n muhterem k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 (\u00f6ld\u00fcr\u00fclmesini haram etti\u011fi) bir insan\u0131 \u00f6ld\u00fcren kimseler ba\u011f\u0131\u015flanmaz, o halde biz nas\u0131l hicret eder, m\u00fcsl\u00fcman oluruz? Putlara tap\u0131nm\u0131\u015f, adam \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f\u00fcz, \u015firk ehliyiz.&#8221;(1) Bunun \u00fczerine Allah Te\u00e2l\u00e2 &#8220;De ki: Ey kendi nefislerine kar\u015f\u0131 israf eden kullar\u0131m! Allah&#8217;\u0131n rahmetinden \u00fcmit kesmeyin.&#8221; \u00e2yetini indirdi. Bununla birlikte \u00e2yetin ini\u015f sebebi, k\u00e2firlerin \u0130sl\u00e2m&#8217;a girmesi meselesi ise de, m\u00e2n\u00e2n\u0131n asilerin tevbesine de \u015famil oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. O haydi haydi sabit olur. Demek ki &#8220;\u015e\u00fcphe yok ki Allah, kendisine ortak ko\u015fulmas\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamaz.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/48) \u00e2yeti gere\u011fince \u015firkin ba\u011f\u0131\u015flanmamas\u0131, tevbe edilmedi\u011fi takdirdedir.<\/p>\n<p>54-63- &#8220;Azab size gelmeden \u00f6nce&#8221; buyurulmas\u0131 da \u00fcmitsizlik halindeki iman\u0131n fayda vermeyece\u011fini anlat\u0131r. Bir nefis diyece\u011fi i\u00e7in, yani dememesi i\u00e7in. &#8220;Ve O, her \u015fey \u00fczerine vekildir.&#8221; Bu ifade, ta yukar\u0131daki &#8220;Sen onlar\u0131n \u00fczerine vekil de\u011filsin.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/41) hitab\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131kt\u0131r. Yani \u00fczerlerinde tasarruf yetkisi kendisine ait olan, yahut g\u00f6r\u00fcp g\u00f6zetecek, menfaat veya sorumluluklar\u0131n\u0131 tatbik edecek olan ancak O&#8217;dur. &#8220;G\u00f6klerin ve yerin kilitleri O&#8217;nundur.&#8221;<\/p>\n<p>MEK\u00c2L\u00ceD, &#8220;M\u0131klid&#8221; veya &#8220;mikled&#8221;in \u00e7o\u011fuludur ki, kilit veya anahtar demektir. &#8220;Kilid&#8221;in Arap\u00e7ala\u015fm\u0131\u015f\u0131 olan &#8220;\u0131kl\u00eed&#8221;in \u00e7o\u011fulu oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Burada kilit veya anahtarlardan maksat, yer ve g\u00f6k hazineleri ve onlarda diledi\u011fi gibi tasarruf etmektir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>64- De ki: &#8220;Ey cahiller! \u015eimdi bana o Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na m\u0131 kulluk etmemi emrediyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>65- Andolsun ki, sana da, senden \u00f6ncekilere de \u015fu vahyedildi: &#8220;Yemin ederim ki, e\u011fer \u015firk ko\u015farsan b\u00fct\u00fcn \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n bo\u015fa gider ve mutlaka kendine yaz\u0131k edenlerden olursun.&#8221;<\/p>\n<p>66- Hay\u0131r, onun i\u00e7in yaln\u0131z Allah&#8217;a kulluk et ve \u015f\u00fckredenlerden ol.<\/p>\n<p>67- Allah&#8217;\u0131 hakk\u0131yla takdir edemediler. Halbuki b\u00fct\u00fcn yer k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc O&#8217;nun avucundad\u0131r. G\u00f6kler de kudretiyle d\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. O, onlar\u0131n ortak ko\u015ftuklar\u0131ndan m\u00fcnezzeh ve \u00e7ok y\u00fcksektir.<\/p>\n<p>68- Ve s\u00fbra \u00fcflenmi\u015ftir. G\u00f6klerde kim var, yerde kim varsa \u00e7arp\u0131l\u0131p y\u0131k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ancak Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi m\u00fcstesna. Sonra ona bir daha \u00fcflenmi\u015ftir. Bu defa da hep onlar kalkm\u0131\u015flar bak\u0131yorlard\u0131r.<\/p>\n<p>69- Yer, Rabbinin nuru ile parlam\u0131\u015ft\u0131r. Kitap konmu\u015f, peygamberler ve \u015fahitler getirilmi\u015f ve aralar\u0131nda hak ile h\u00fck\u00fcm verilmektedir. Hem onlara hi\u00e7 haks\u0131zl\u0131k yap\u0131lmaz.<\/p>\n<p>70- Herkese ne amel yapt\u0131ysa kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 tam olarak \u00f6denmi\u015ftir. O (Allah), onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131 en iyi \u015fekilde bilmektedir.<\/p>\n<p>64-68- Yer, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc O&#8217;nun avucundad\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6kler de kudretiyle d\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Zemah\u015fer\u00ee, Beyd\u00e2v\u00ee, Ebu&#8217;s-Suud gibi belagatta tan\u0131nm\u0131\u015f olan tefsirciler diyorlar ki, bu \u00e2yet-i kerime, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n son derece b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne, kudretinin kemaline ve zihinlerin hayret etti\u011fi b\u00fcy\u00fck fiillerin, O&#8217;nun kudretine nispet edilince, \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck ve de\u011fersiz kalaca\u011f\u0131na bir tenbih ve kainat\u0131 y\u0131k\u0131vermenin O&#8217;na g\u00f6re pek kolay bir \u015fey oldu\u011funun, temsil ve tahyil (hayal ettirme) yoluyla bir ifadesidir ki, &#8220;kabza&#8221; (avu\u00e7) ve &#8220;yem\u00een&#8221; (sa\u011f el) kelimelerinin hakikat veya mecaz olmalar\u0131 y\u00f6n\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeksizin &#8220;gecenin z\u00fclf\u00fcne k\u0131r d\u00fc\u015ft\u00fc&#8221; deyimi gibi topyek\u00fcn bir tasvirdir. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da demi\u015flerdir ki, kelamda as\u0131l olan hakikattir. Fakat hakikatin imkans\u0131z oldu\u011funa bir delil bulununca da mecaza yorumlanmas\u0131 vacib olur. &#8220;Avu\u00e7&#8221; ve &#8220;sa\u011f el&#8221; kelimeleri, organlarda hakikattir. Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya \u00e2z\u00e2 ve organ isnad\u0131n\u0131n imkans\u0131z bulundu\u011funa da akl\u00ee delil vard\u0131r. O halde mecaza yorumlanmas\u0131 vacibdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;filan, filan\u0131n avucundad\u0131r.&#8221; denir. Onun y\u00f6nlendirmesi ile emri alt\u0131nda demektir. &#8220;Sa\u011f ellerinin malik oldu\u011fu&#8230;&#8221; (Ahzab, 33\/50) ifadesinden maksat da kendilerinin milki olmas\u0131d\u0131r. \u015eu ev filan\u0131n elinde, filan\u0131n avucunda ve filan\u0131n eline ge\u00e7ti derler ki, halis milki oldu\u011funu s\u00f6ylemek isterler. Hem bunlar, kullan\u0131lan ve me\u015fhur olan mecazlard\u0131r. \u0130bn\u00fc Atiyye de demi\u015ftir ki, kabza (avu\u00e7) kudretten ibarettir. Dilimizde de pek \u00e7ok kullan\u0131lan kabza kelimesi esas\u0131nda &#8220;kab\u0131z&#8221;dan &#8220;masdar bina-i merre&#8221;dir. Bir kab\u0131z, bir s\u0131kma veya bir tutma demektir. Avu\u00e7la tutulan mikdara da &#8220;kaf&#8221;\u0131n zammesiyle &#8220;kubza&#8221; (tutam veya s\u0131k\u0131m) denildi\u011fi gibi, &#8220;kaf&#8221;\u0131n fethas\u0131yla &#8220;kabza&#8221; da denir. Demek ki kabza, bir s\u0131k\u0131m, bir tutam veya bir avu\u00e7 m\u00e2n\u00e2lar\u0131na olabiliyor. Burada &#8220;bir s\u0131k\u0131m&#8221; diye ifade edilmesi, k\u0131yametin s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131 anlatmas\u0131 itibar\u0131yla daha a\u00e7\u0131k olur.<\/p>\n<p>YEM\u0130N, sa\u011f demektir. Kuvvet ve kasem (yemin etmek) m\u00e2n\u00e2lar\u0131na da gelir. Burada kuvvet veya kasem demek olabilece\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015ftir. &#8220;O g\u00fcn biz g\u00f6\u011f\u00fc, kitaplar\u0131n sayfalar\u0131n\u0131 d\u00fcrer gibi d\u00fcrece\u011fiz.&#8221; (Enbiya, 21\/104) \u00e2yetinin ifadesince g\u00f6\u011f\u00fc d\u00fcrmeye ahdetmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in tahkik itibariyle bu m\u00e2n\u00e2 do\u011fru ise de, \u00f6nceki m\u00e2n\u00e2 ile kuvvet ve kudretin tasvir ve temsilinin daha kuvvetli, daha b\u00fcy\u00fck bir m\u00e2n\u00e2 ifade etti\u011fini hat\u0131rlatmaya hacet yoktur. Sahih-i M\u00fcslim&#8217;de Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, yer ve g\u00f6klerin bu s\u0131k\u0131m\u0131 ve d\u00fcr\u00fcm\u00fc s\u0131ras\u0131nda insanlar\u0131n nerede olaca\u011f\u0131 Resulullah&#8217;tan sorulmu\u015f, &#8220;s\u0131rat \u00fczerinde&#8221; buyurulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>K\u0131yameti tasvir edip anlatmak i\u00e7in de buyuruluyor ki &#8220;s\u00fbra \u00fcf\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.&#8221; &#8220;S\u00fbr&#8221;un m\u00e2n\u00e2s\u0131 Neml S\u00fbresi 87. \u00e2yetin tefsirinde ge\u00e7mi\u015fti. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada iki \u00fcf\u00fcr\u00fc\u015f a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Birincisi, y\u0131kan &#8220;nefh-\u0131 saik&#8221;tir ki bu, birinci veya orta \u00fcf\u00fcr\u00fc\u015ft\u00fcr. \u0130kincisi, kald\u0131ran &#8220;nefh-\u0131 k\u0131yam&#8221;d\u0131r ki, bu da ikinci veya \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u00fcf\u00fcr\u00fc\u015ft\u00fcr. Ve k\u0131yamet kelimesi, bu ikincideki k\u0131yam (kalk\u0131\u015f) m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan olmakla beraber, birinciyi de ba\u015flang\u0131c\u0131 olmak \u00fczere kapsamaktad\u0131r. Onun i\u00e7in k\u0131yametin kopmas\u0131 en b\u00fcy\u00fck y\u0131k\u0131m\u0131 ifade eder. Buna saat, v\u00e2k\u0131a, h\u00e2kka da denir.<\/p>\n<p>69-70-SA\u0130K, y\u0131ld\u0131r\u0131m \u00e7arpmas\u0131nda oldu\u011fu gibi bay\u0131l\u0131p d\u00fc\u015fmeye ve \u00f6lmeye denilir. Bu kalk\u0131\u015ftan sonra din g\u00fcn\u00fc ve fas\u0131l g\u00fcn\u00fc denilen safhay\u0131 a\u00e7\u0131klamak \u00fczere buyuruluyor ki: Ve yer parlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu parlayacak olan yer kab\u0131zdan sonra &#8220;O g\u00fcn yer, ba\u015fka yere \u00e7evrilir.&#8221; (\u0130brahim, 14\/48) ifadesi \u00fczere, de\u011fi\u015fecek olan mah\u015fer yeridir. Bir hadisi \u015ferifte \u015f\u00f6yle gelmi\u015ftir: &#8220;\u0130nsanlar, halis elenmi\u015f un \u00e7\u00f6re\u011fi gibi beyaz bir yer \u00fczerinde ha\u015frolunacakt\u0131r ki, \u00fczerinde kimsenin bayra\u011f\u0131 yoktur.&#8221; Rabbinin nuru ile, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir\u00e7ok \u00e2yetlerinde Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a, b\u00fcrhana (delile), hak ve adalete nur dendi\u011fi gibi, burada da nurun, hak ve adaletin tecellisi demek oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir. Fakat Ebu Hayyan&#8217;\u0131n nakletti\u011fi \u00fczere \u0130bn\u00fc Abbas demi\u015ftir ki, burada nur, g\u00fcne\u015f ve ay\u0131n nuru de\u011fil, di\u011fer bir nurdur ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 yaratacak da onunla yeri ayd\u0131nlatacakt\u0131r. Bu rivayet bizi \u00f6b\u00fcr\u00fcnden daha g\u00fczel bir m\u00e2n\u00e2 ile ayd\u0131nlatmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc elektrik ile bir misalini tasavvur edebilece\u011fimiz parlak bir nurun, il\u00e2h\u00ee bir nurun yarat\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 bize \u00f6nceden haber vermi\u015f oluyor. Bu nur ki, onunla b\u00fcy\u00fck mahkemenin kurulaca\u011f\u0131 mah\u015fer yeri ayd\u0131nlat\u0131lacakt\u0131r. Kitap ortaya konmu\u015f. Burada kitap, amel defteri ile tefsir edilmi\u015ftir. Ve peygamberlerle \u015fahitler getirilmi\u015f, &#8220;O g\u00fcn Allah, peygamberleri toplayacak ve: &#8216;Size ne cevap verildi?&#8217; diyecek.&#8221; (Maide, 5\/109), &#8220;Her \u00fcmmetten bir \u015fahit getirdi\u011fimiz ve seni de onlar\u0131n \u00fczerine \u015fahit getirdi\u011fimiz vakit, bakal\u0131m onlar\u0131n hali nas\u0131l olacak?&#8221; (Nis\u00e2, 4\/41) &#8220;O g\u00fcn b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 \u00f6nderleriyle \u00e7a\u011f\u0131raca\u011f\u0131z.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/71) ifadeleri ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bununla birlikte burada &#8220;Nebiyy\u00een&#8221; kelimesi, muhbirler m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade edebilir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>71- \u0130nk\u00e2r edenler b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck cehenneme sevkedilmektedir. Nihayet oraya vard\u0131klar\u0131nda kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131l\u0131r ve bek\u00e7ileri onlara: &#8220;\u0130\u00e7inizden size Rabbinizin \u00e2yetlerini okuyan, bu g\u00fcn\u00fcn\u00fczle kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131n\u0131za dair sizi uyaran peygamberler gelmedi mi?&#8221; derler. Onlar da: &#8220;Evet geldi&#8221; derler. Fakat k\u00e2firler \u00fczerine azab kelimesi hak oldu.<\/p>\n<p>72- (Onlara): &#8220;Ebed\u00ee olarak i\u00e7inde kalmak \u00fczere girin cehennemin kap\u0131lar\u0131ndan&#8221; denir. Bak, b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlar\u0131n yeri ne k\u00f6t\u00fcd\u00fcr!<\/p>\n<p>73- Rablerinden korkanlar da b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck cennete sevk edilmektedir. Nihayet oraya vard\u0131klar\u0131 zaman kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131l\u0131r ve bek\u00e7ileri onlara: &#8220;Sel\u00e2m sizlere, ne ho\u015fsunuz! Ebed\u00ee olarak i\u00e7inde kalmak \u00fczere haydi girin oraya!&#8221; derler.<\/p>\n<p>74- Onlar da: &#8220;Hamdolsun o Allah&#8217;a ki, bize vaadini do\u011fru \u00e7\u0131kard\u0131 ve bizi cennet arz\u0131na varis k\u0131ld\u0131. Cennette istedi\u011fimiz yerde oturuyoruz&#8221; derler. Bak ne g\u00fczeldir m\u00fckafat\u0131 o iyi amel i\u015fleyenlerin!<\/p>\n<p>75- Meleklerin de ar\u015f\u0131n etraf\u0131n\u0131 ku\u015fatarak, Rablerine hamd ile tesbih ettiklerini g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Art\u0131k halk aras\u0131nda hak ile h\u00fck\u00fcm icra edilip &#8220;\u00e2lemlerin Rabbi Allah&#8217;a hamdolsun&#8221; denilmektedir.<\/p>\n<p>71-75-Ya Rab! Bizi de bu hamde eren kullar\u0131ndan eyle.<\/p>\n<p>Burada Z\u00fcmer S\u00fbresi bitti. Bunu M\u00fcmin S\u00fbresi takip ediyor.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>39-Z\u00dcMER: 1- Bu kitab\u0131n indirili\u015fi Allah&#8217;tand\u0131r. Ba\u015fkas\u0131 veremez. Zorlama ile yapmac\u0131k hareketlerle yap\u0131lamaz. Peygamberlik, kazanma ile elde edilemez ve zorla al\u0131namaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00f6yle az\u00eez, \u00f6yle hak\u00eemdir. &#8220;Az\u00eez&#8221; iki m\u00e2n\u00e2ya gelir: Birisi ma\u011flup olmaz, galip ve kadir, bir de orta\u011f\u0131 ve benzeri yok, yaln\u0131z demektir. Allah Te\u00e2l\u00e2 hakk\u0131nda ikisine de uygun d\u00fc\u015fecek bir m\u00e2n\u00e2 kastedilmesi &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12104,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1154,1153,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1872","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-39-zumer","tag-39-zumer-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1872","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1872"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1872\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12104"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1872"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1872"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1872"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}