{"id":1876,"date":"2010-11-18T22:18:53","date_gmt":"2010-11-18T22:18:53","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1876"},"modified":"2010-11-18T22:18:53","modified_gmt":"2010-11-18T22:18:53","slug":"37-saffat-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/37-saffat-tefsiri\/","title":{"rendered":"37-SAFFAT SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>37-SAFFAT:<\/p>\n<p>1- &#8220;Saf ba\u011flay\u0131p duranlara andolsun&#8230;&#8221; yemin i\u00e7indir. &#8220;O saf dizip duranlara andolsun&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 g\u00f6sterir.<\/p>\n<p>S\u00c2FF\u00c2T, saf yapanlar demektir ki, Ebu&#8217;s-Suud&#8217;un a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re hem dizilip saf olanlar, hem saf dizenler m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. \u0130leride gelecek olan &#8220;Saf ba\u011flayanlar elbette biziz.&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/165) \u00e2yeti de bu iki m\u00e2n\u00e2 \u00fczerinde d\u00f6ner dola\u015f\u0131r. Saff, bir\u00e7ok \u015feyleri, d\u00fcz bir \u00e7izgi nizam\u0131 \u00fczerinde s\u0131ra ile dizmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na masdar olup, dizilen s\u0131raya da isim olarak &#8220;Saff&#8221; denilir. Namaz saff\u0131, harb saff\u0131 nizam\u0131 gibi. Allah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131nda \u00e7e\u015fitli mertebelerde tam bir d\u00fczen ile dizilip, vazife g\u00f6ren meleklere yemin ediliyor ki, bunda \u0130sl\u00e2m i\u00e7in istenen cemaat, cihad, ilim kuvvetleri gibi te\u015fkilat\u0131n esaslar\u0131na da i\u015faret vard\u0131r. Bu durumda m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur: Yemin ederim o meleklere, o kuvvetlere ki, saflar yap\u0131p dizilmi\u015fler. Bu saff, Allah&#8217;\u0131n ar\u015f\u0131 etraf\u0131n\u0131 donatm\u0131\u015f olan meleklerden, ta d\u00fcnya g\u00f6\u011f\u00fcn\u00fc s\u00fcsleyen g\u00f6k cisimlerinde yer alarak vazife yapmak i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n emrine haz\u0131r bulunan meleklere kadar hepsini i\u00e7ine almakta ve esas\u0131 be\u015f vakit namazlarda ba\u011flanan saflarla temsil edilen millet ve cemaate i\u015fareti de i\u00e7ermektedir. Derken zecrederek s\u00fcrerler.<\/p>\n<p>2-ZECR: Asl\u0131nda bir sata\u015fma ile ba\u011f\u0131r\u0131p azarlayarak bir \u015feyden uzakla\u015ft\u0131rmakt\u0131r. Haylay\u0131p sevketmek ve ba\u011f\u0131rmaks\u0131z\u0131n men ve yasak etmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na da kullan\u0131l\u0131r. \u015eu halde gerek bulutlar\u0131 sevk eden s\u00fcr\u00fcc\u00fc melekler gibi sevk edici ve gerek genel olarak men ve def eden uzakla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 kuvvetler bu zecredicilerdendir. Bu \u015fekilde b\u00fct\u00fcn m\u00fccahid ordular buna dahil oldu\u011fu gibi, \u00f6zellikle kumanda edip g\u00f6t\u00fcrenler ve \u00f6\u011f\u00fct verip y\u00fcr\u00fctenler de buna dahildir.<\/p>\n<p>3- Sonra bir zikir okurlar. Hak&#8217;tan vahiy, kitap, Kur&#8217;\u00e2n indirir, ilim ve marifet telkin ederler.<\/p>\n<p>4-B\u00fct\u00fcn bunlara yemin ile \u00f6nemlerini hat\u0131rlatarak s\u00f6ylerim ki ger\u00e7ekten sizin ibadet edece\u011finiz il\u00e2h\u0131n\u0131z birdir.<\/p>\n<p>5-\u0130spat\u0131: O b\u00fct\u00fcn g\u00f6klerin, yerin ve aralar\u0131ndakilerin Rabbi, hem b\u00fct\u00fcn do\u011fular\u0131n Rabbi. Do\u011fular, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n do\u011fu\u015f yerleri veya sene i\u00e7erisinde her g\u00fcn ba\u015fka bir noktada do\u011fmas\u0131 itibar\u0131yla g\u00fcne\u015fin do\u011fu\u015f yerleri demek olabilirse de bunlardan ba\u015fka &#8220;Sonra bir zikir okurlar.&#8221; kar\u00eenesiyle b\u00fct\u00fcn manev\u00ee nurlar\u0131n da do\u011fu\u015flar\u0131na i\u015faret olunmas\u0131 i\u00e7in &#8220;do\u011fular\u0131n Rabbi&#8221; buyurulmu\u015f olmas\u0131 daha do\u011frudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc z\u00e2hir ile b\u00e2t\u0131n, d\u0131\u015f \u00e2lem ile zihin, objektif ile s\u00fcbjektif birle\u015fmeden Hakk&#8217;\u0131n birli\u011fi bilinemez. Z\u00e2hir\u00ee nurlar\u0131n, d\u00fcnya g\u00f6\u011f\u00fcn\u00fcn s\u00fcslerinden g\u00f6sterilmesi de bunu anlat\u0131r.<\/p>\n<p>6-\u015e\u00f6yle ki: Biz d\u00fcnya semas\u0131n\u0131, en yak\u0131n g\u00f6\u011f\u00fc bir zinet ile donatt\u0131k. Y\u0131ld\u0131zlarla. ifadesinde de &#8220;d\u00fcnya&#8221; &#8220;edn\u00e2&#8221;n\u0131n m\u00fcennesidir ki, &#8220;en yak\u0131n&#8221; demektir. Bu ifadenin z\u00e2hiri, b\u00fct\u00fcn y\u0131ld\u0131zlar\u0131n en yak\u0131n g\u00f6kte olmas\u0131d\u0131r. \u015eu halde burada en yak\u0131n g\u00f6k, yer k\u00fcrenin etraf\u0131nda yaln\u0131z ay\u0131n y\u00f6r\u00fcnge sahas\u0131ndan ibaret de\u011fil, yaln\u0131z g\u00fcne\u015f sistemi \u00e2lemi de de\u011fil, genel olarak y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bulundu\u011fu cisim olan saha, yani \u00fc\u00e7 boyut sahas\u0131d\u0131r. Ger\u00e7i s\u00fcsleme cisimleriyle de\u011fil de \u0131\u015f\u0131klar\u0131yla oldu\u011funa g\u00f6re, bunlar\u0131n d\u00fcnyadan g\u00f6r\u00fcnebildikleri \u015fekillenme ve akislenme sahas\u0131na s\u0131rf g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f (optigue) itibar\u0131yla bu isim verilmi\u015f olmas\u0131 muhtemel ise de z\u00e2hir olan birincisidir.<\/p>\n<p>Her iki takdirde de bu \u015fekilde en yak\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcn s\u00fcslenmesi hat\u0131rlat\u0131lmakla bu zahir\u00ee nurlar\u0131n ve s\u00fcs\u00fcn herkes taraf\u0131ndan bile his ve takdir edilebilece\u011fi ve fakat daha yukar\u0131s\u0131n\u0131n b\u00f6yle olmad\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor.<\/p>\n<p>7- Onun i\u00e7in buyuruluyor ki, hem de inat\u00e7\u0131, itaate yana\u015fmaz her bir \u015feytandan koruduk.<\/p>\n<p>8-9-\u015e\u00f6yle ki: Onlar, y\u00fcce (melekler) toplulu\u011funu dinleyemezler. O cisimlere ait s\u00fcsleri, zahir\u00ee nurlar\u0131 geriden g\u00f6r\u00fcrler. Fakat daha y\u00fcksek heyetleri, en y\u00fcce cemiyetleri, yani melekleri dinleyip i\u015fitemezler, peygamberler gibi vahiy alamazlar, miraca \u00e7\u0131kamazlar, o s\u0131n\u0131rlarda duramazlar. Kovulmak i\u00e7in her taraftan at\u0131\u015f edilir, mermiye tutulurlar. En yak\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcn de s\u0131n\u0131rlar\u0131nda b\u00f6yle def edici, geri p\u00fcsk\u00fcrt\u00fcc\u00fc kuvvetler vard\u0131r ki, bunlar anlat\u0131lan, hayk\u0131r\u0131p s\u00fcrenlerdendirler. Dinsiz \u015feytanlar\u0131n y\u00fcksek toplulu\u011fu dinlemeyip de peygamberlik taslayamamalar\u0131 i\u00e7in karakol bekler, onlar\u0131 kovarlar. Bir de o \u015feytanlara devaml\u0131 bir azab vard\u0131r ki, o da ahirettedir.<\/p>\n<p>10- Ancak bir \u00e7al\u0131p kapmaca yapan olur. Bir kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ile y\u00fcksek topluluk haberlerinden, vahiy ve ilham geli\u015flerinden \u00e7al\u0131p ka\u00e7an bulunur. Onu da yak\u0131c\u0131 bir ate\u015f, g\u00f6kten yere do\u011fru delip ge\u00e7en bir alev takip eder. H\u0131cr S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;\u015eihab&#8221; (delici alev) hakk\u0131nda s\u00f6z ge\u00e7mi\u015fti. (H\u0131cr, 15\/18. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>S\u00c2KIB: Esasen delen veya delici demektir. I\u015f\u0131\u011f\u0131 ile g\u00f6\u011f\u00fc delivermi\u015f gibi parlak g\u00f6r\u00fcnen y\u0131ld\u0131za s\u00e2k\u0131b (delici) y\u0131ld\u0131z denildi\u011fi gibi, s\u00e2k\u0131b alev de b\u00f6yledir. Bununla beraber \u015fihablar (alevler) ger\u00e7ekten havay\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndan bir mermi gibi gelerek delip ge\u00e7iyor da demektir. \u015eihablar\u0131n, y\u00fckselen buharlardan tutu\u015fmu\u015f olmas\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc bug\u00fcn kabul edilmiyor. \u015eihablar en yak\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcn sabit s\u00fcs\u00fc olan, bilinen y\u0131ld\u0131zlar gibi b\u00fcy\u00fck olmamakla beraber yine y\u0131ld\u0131zlar cinsinden say\u0131labilecek k\u00fc\u00e7\u00fck ve k\u00fcme k\u00fcme dola\u015fan g\u00f6k cisimlerindendirler. Havaya temas\u0131 ile parlad\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada bir fi\u015fek gibi kaymas\u0131yla s\u00fcs hizmetinden de uzak kalmaz. Bununla beraber \u015feytanlara at\u0131lan \u015fihabdan maksad\u0131n ruhan\u00ee bir \u015fihab olmas\u0131 da pek muhtemeldir. As\u0131l mesele a\u015fa\u011f\u0131dan g\u00f6\u011fe kar\u015f\u0131 sald\u0131rmak isteyenlerin durumlar\u0131n\u0131 g\u00f6stererek, il\u00e2h\u00ee olan ilhamlardan bir kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131na ait \u015feytanl\u0131klarla peygambere kar\u015f\u0131 rekabete kalk\u0131\u015fan, dinler uydurmaya \u00e7al\u0131\u015fan dinsizlerin madd\u00ee ve manev\u00ee yenilgi ve peri\u015fanl\u0131klar\u0131n\u0131 anlatmakt\u0131r.<\/p>\n<p>11- \u015eimdi sor onlara. Bunlar\u0131 g\u00f6sterdikten ve hepsini, yaratan\u0131n birli\u011fini anlatt\u0131ktan sonra, sor o seninkilere, o ink\u00e2rc\u0131lara ki yarat\u0131l\u0131\u015f\u00e7a kendileri mi daha \u00e7etin, daha kuvvetli yoksa bizim yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z o yarat\u0131klar\u0131m\u0131z m\u0131? O saf ba\u011flayanlar, o zikir okuyanlar, o g\u00f6kler mi? Hangisini yaratmak daha zor? Bunlar\u0131 yaratan Allah, hi\u00e7 kendilerini bir yarat\u0131\u015fla daha yaratamaz m\u0131? G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada Y\u00e2sin&#8217;in sonundaki<\/p>\n<p>&#8220;G\u00f6kleri ve yeri yaratan Allah, onlar\u0131n benzerini yaratmaya k\u00e2dir de\u011fil midir?&#8221; (Y\u00e2sin, 36\/81) \u00e2yetinin bir a\u00e7\u0131klama ile zihinlere yerle\u015ftirilmesi vard\u0131r. Bu sorunun cevab\u0131 da \u015funun i\u00e7indedir: \u00c7\u00fcnk\u00fc biz kendilerini, c\u0131v\u0131k, yap\u0131\u015fkan bir \u00e7amurdan yaratt\u0131k. Onlar yarat\u0131ld\u0131ktan sonra c\u0131v\u0131k bir \u00e7amurun ne \u00e7etinli\u011fi olur? Bir c\u0131v\u0131k \u00e7amur ki, en geli\u015fmi\u015f \u015fekli nutfe (bir damla su)dir.<\/p>\n<p>12-21- Fakat sen \u015fa\u015f\u0131rd\u0131n, Allah&#8217;\u0131n kudretine ve onlar\u0131n ink\u00e2r\u0131na. Onlar ise e\u011fleniyorlar.<\/p>\n<p>O fas\u0131l (iyilerle k\u00f6t\u00fclerin ay\u0131rt edili\u015fi), o ay\u0131r\u0131\u015f \u015f\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>22-23- Toplay\u0131n mah\u015fere o zulmedenleri, e\u015flerini ve Allah&#8217;tan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131 \u015feyleri. Toplay\u0131n da g\u00f6t\u00fcr\u00fcn onlar\u0131 s\u0131rata (cehennem k\u00f6pr\u00fcs\u00fcne) do\u011fru.<\/p>\n<p>24- Ve durdurun onlar\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc sorguya \u00e7ekilecekler.<\/p>\n<p>25- (Onlara): &#8220;Ne oldu sizlere de yard\u0131mla\u015fm\u0131yorsunuz?&#8221; (denilir.)<\/p>\n<p>26- Hay\u0131r, bug\u00fcn onlar teslim olmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>27- Onlar, birbirine d\u00f6nm\u00fc\u015f soru\u015fuyorlar.<\/p>\n<p>28- Onlar: &#8220;Siz bize (u\u011furlu g\u00f6r\u00fcnerek) sa\u011fdan gelir dururdunuz&#8221; derler.<\/p>\n<p>29- (\u0130leri gelenler de) derler ki: &#8220;Hay\u0131r, siz inanmam\u0131\u015ft\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>30- &#8220;Bizim de size kar\u015f\u0131 bir g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yoktu. Fakat siz azm\u0131\u015f bir kavimdiniz.&#8221;<\/p>\n<p>31- &#8220;Onun i\u00e7in \u00fczerimize Rabbimizin azab s\u00f6z\u00fc hak oldu. \u015e\u00fcphesiz azab\u0131m\u0131z\u0131 tadaca\u011f\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>32- &#8220;Evet biz, sizi k\u0131\u015fk\u0131rtt\u0131k. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz azg\u0131nd\u0131k.&#8221;<\/p>\n<p>33- O halde hepsi o g\u00fcn azabda ortakt\u0131rlar.<\/p>\n<p>34- \u0130\u015fte biz g\u00fcnahkarlara b\u00f6yle yapar\u0131z.<\/p>\n<p>35- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, kendilerine: &#8220;Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur&#8221; denildi\u011fi zaman kafa tutuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>36- Ve: &#8220;Biz, hi\u00e7bir mecnun (deli) \u015fair i\u00e7in il\u00e2hlar\u0131m\u0131z\u0131 b\u0131rak\u0131r m\u0131y\u0131z?&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>37- Hay\u0131r o, hak ile geldi ve b\u00fct\u00fcn peygamberleri tasdik etti.<\/p>\n<p>38- Elbette siz o ac\u0131 azab\u0131 tadacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>39- Bununla beraber ba\u015fka de\u011fil, hep yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z amellerinizle cezaland\u0131r\u0131lacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>40- Sadece Allah&#8217;\u0131n ihlasl\u0131 kullar\u0131 m\u00fcstesnad\u0131r.<\/p>\n<p>41- \u0130\u015fte onlar i\u00e7in belli bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r.<\/p>\n<p>42-43- Meyveler (vard\u0131r), Na\u00eem cennetlerinde onlara hep ikram edilir.<\/p>\n<p>44- (Onlar) Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tahtlar \u00fczerindedirler.<\/p>\n<p>45-46- \u0130\u00e7enlere lezzet veren, p\u0131nardan doldurulmu\u015f bembeyaz bir kadehle onlar\u0131n etraf\u0131nda dola\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>47- Onda ne bir zararl\u0131 sonu\u00e7 vard\u0131r, ne de sarho\u015fluk verir.<\/p>\n<p>48- Yanlar\u0131nda iri g\u00f6zl\u00fc, bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 kocalar\u0131ndan ba\u015fkalar\u0131na \u00e7evirmeyen han\u0131mlar vard\u0131r.<\/p>\n<p>49- Sanki onlar \u00f6rt\u00fcl\u00fcp saklanm\u0131\u015f yumurta gibidirler.<\/p>\n<p>50- Derken birbirine d\u00f6n\u00fcp sorarlar:<\/p>\n<p>51- \u0130\u00e7lerinden bir s\u00f6zc\u00fc der ki: &#8220;Ger\u00e7ekten benim bir arkada\u015f\u0131m vard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>52- Derdi ki: &#8220;Sen ger\u00e7ekten inananlardan m\u0131s\u0131n?&#8221;<\/p>\n<p>53- &#8220;\u00d6ld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz ve bir toprakla bir y\u0131\u011f\u0131n kemik oldu\u011fumuz zaman biz hakikaten cezalanacak m\u0131y\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>54- &#8220;Siz onu tan\u0131r m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; der.<\/p>\n<p>55- Derken bak\u0131n\u0131r ve onu cehennemin ta ortas\u0131nda g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>56- Ona \u015f\u00f6yle der: &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim ki, do\u011frusu sen az daha beni helak edecektin.&#8221;<\/p>\n<p>57- &#8220;Rabbimin nimeti olmasayd\u0131, ben de bu tutuklananlardan olacakt\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>58-59- &#8220;Nas\u0131lm\u0131\u015f bak. Biz ilk \u00f6l\u00fcm\u00fcm\u00fczden ba\u015fka bir daha \u00f6lmeyecek miymi\u015fiz? Biz azaba u\u011frat\u0131lmayacak m\u0131ym\u0131\u015f\u0131z?<\/p>\n<p>60- \u0130\u015fte bu b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015ftur.<\/p>\n<p>61- \u00c7al\u0131\u015fanlar i\u015fte b\u00f6yle bir kurtulu\u015f i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fs\u0131nlar.<\/p>\n<p>62- Nas\u0131l, bu mu daha hay\u0131rl\u0131 konukluk i\u00e7in, yoksa zakkum a\u011fac\u0131 m\u0131?<\/p>\n<p>63- Ger\u00e7ekten biz onu zalimler i\u00e7in bir fitne (imtihan) yapt\u0131k.<\/p>\n<p>64- O bir a\u011fa\u00e7t\u0131r ki cehennemin dibinde \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>65- Tomurcuklar\u0131 \u015feytanlar\u0131n ba\u015flar\u0131 gibidir.<\/p>\n<p>66- Mutlaka onlar, ondan yiyecekler de kar\u0131nlar\u0131n\u0131 bundan dolduracaklard\u0131r.<\/p>\n<p>67- Sonra \u00fczerine onlar i\u00e7in kaynar bir i\u00e7ecek vard\u0131r.<\/p>\n<p>68- Sonra da d\u00f6necekleri yer, \u015f\u00fcphesiz cehennemdir.<\/p>\n<p>69- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, atalar\u0131n\u0131 sap\u0131kl\u0131kta buldular.<\/p>\n<p>70- \u015eimdi de kendileri onlar\u0131n izlerinde ko\u015fturuyorlar.<\/p>\n<p>71- Andolsun ki, onlardan \u00f6ncekilerin \u00e7o\u011fu sap\u0131kl\u0131kta idiler.<\/p>\n<p>72- Ger\u00e7ekten biz onlara i\u00e7lerinden uyar\u0131c\u0131 peygamberler de g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>73- Sonra da bak o uyar\u0131lanlar\u0131n sonu nas\u0131l oldu?<\/p>\n<p>74- Ancak Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131 ba\u015fka.<\/p>\n<p>22-27- E\u015fleriyle, yani dengi dengine; puta tapan\u0131 puta tapanla, y\u0131ld\u0131za tapan\u0131 y\u0131ld\u0131za tapanla, yahut zulmedenlerin erke\u011fini, di\u015fisini yahut \u015feytanlardan olan arkada\u015flar\u0131n\u0131.<\/p>\n<p>28-40- Bize sa\u011fdan gelirdiniz. Sa\u011fdan gelmek, sa\u011flam taraftan, iyi ve hay\u0131rsever bir \u015fekilde gelmek.<\/p>\n<p>41-47- Devam\u0131, lezzeti gibi \u00f6zellikleri belli ve yerle\u015fmi\u015f bir r\u0131z\u0131k, yani Meyveler. Bu tabirde iki n\u00fckte vard\u0131r. Birisi, cennet ehlinin yemeleri ve i\u00e7melerinin s\u0131rf zevk ve lezzet i\u00e7in oldu\u011funu hat\u0131rlatmad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc meyve sade lezzet i\u00e7in yenir. Di\u011feri de d\u00fcnyadaki \u00e7al\u0131\u015fman\u0131n meyvesi oldu\u011funa i\u015farettir.<\/p>\n<p>Na\u00eem cennetlerinde, nimetten ba\u015fka bir \u015fey olmayan cennetlerde. Keis; dolu kadeh, bo\u015funa &#8220;keis&#8221; denmez. menba suyu.<\/p>\n<p>MA\u00ceN: Asl\u0131nda kayna\u011f\u0131ndan \u00e7\u0131kan, yahut g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde akan su demek olup, cennet i\u00e7kisi bununla vas\u0131fland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki Onda hi\u00e7 bir g\u00e2ile (keder, s\u0131k\u0131nt\u0131, zarar) yok. D\u00fcnya \u015faraplar\u0131 gibi sarho\u015f edicili\u011fi, zarar\u0131, g\u00fcnah\u0131 yok.<\/p>\n<p>48-49-50-(*} Ve ondan sarho\u015f da edilmezler.<\/p>\n<p>Gamzelerini kocalar\u0131na tahsis etmi\u015f, ba\u015fkas\u0131na bakmaz dilberler.<\/p>\n<p>51-61- Benim bir yak\u0131n\u0131m vard\u0131. Yani d\u00fcnyada beraberimde duran bir arkada\u015f. Buhar\u00ee&#8217;de bu yak\u0131n (kar\u00een), \u015feytan diye a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>62- Bu mu hay\u0131rl\u0131 konukluk i\u00e7in?<\/p>\n<p>N\u00dcZ\u00dcL: Misafir gelir gelmez ikram i\u00e7in sunulan konukluk. Burada bu ifade g\u00f6steriyor ki, yukar\u0131da cennetlikler i\u00e7in s\u00f6ylenen, hen\u00fcz yeni gelene konulan ikramiye cinsinden olup, onlara onun ilerisinde \u00f6yle nimetler vard\u0131r ki, \u015fimdi ak\u0131llar onu anlamaktan acizdir. \u0130\u015fte cehennemlikler i\u00e7in de zakkum a\u011fac\u0131, \u00f6yledir.<\/p>\n<p>ZAKKUM: Tihame&#8217;de biten k\u00fc\u00e7\u00fck yaprakl\u0131, ac\u0131 ve fena kokar bir a\u011fac\u0131n ismi olup, a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekilde tarif edilen ve meyvesi, cehennemliklerin konuklu\u011fu olan a\u011fa\u00e7 bununla isimlendirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>63-Buyuruluyor ki: \u00c7\u00fcnk\u00fc biz onu zalimler i\u00e7in bir fitne (imtihan) k\u0131lm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Ona d\u00fcnyada zalimler vurgun ve tutkun olur. Ahirette de s\u0131k\u0131nt\u0131 ve azab\u0131n\u0131 \u00e7ekerler. Allah daha iyi bilir ya, halk\u0131 zul\u00fcm ile yemek i\u00e7in kurulan zalimler te\u015fkilat\u0131, o zalimler kurumu.<\/p>\n<p>64-66- O cehennemin k\u00f6k\u00fcnde, dibinde \u00e7\u0131kar da dallar\u0131 tabakalar\u0131na da\u011f\u0131l\u0131r. tomurcu\u011fu, meyvesinin do\u011fum noktalar\u0131, sanki \u015feytanlar\u0131n ba\u015flar\u0131 gibidir. Buna \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015ftir:<\/p>\n<p>1- Son derece \u00e7irkinlikten kinaye olmak \u00fczere hayal\u00ee bir benzetme.<\/p>\n<p>2- \u015eeytanlar, \u00e7irkin suratl\u0131 korkun\u00e7 y\u0131lanlar demektir.<\/p>\n<p>3- &#8220;Ru\u00fbs\u00fc&#8217;\u015f-\u015eey\u00e2t\u00een&#8221; (\u015eeytanlar\u0131n ba\u015flar\u0131), \u00e7irkin manzaral\u0131, bilinen bir otun meyvesiymi\u015f ki Yemen&#8217;de Esten denilirmi\u015f.<\/p>\n<p>Biz de d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc bir m\u00e2n\u00e2 anlamak istiyoruz ki, zalimleri en \u00e7ok aldatan, meftun eden nokta, onun \u00e7i\u00e7ek a\u00e7\u0131p meyvesini verecek olan noktalar\u0131d\u0131r. Gelir kaynaklar\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen o noktalar \u00f6yle i\u011ffal edicidir ki, sanki \u015feytanlar\u0131n ba\u015flar\u0131, yahut reisleri gibi.<\/p>\n<p>67-74- Sonra onlar\u0131n bunun \u00fczerine ham\u00eemden (kaynar sudan) bir ha\u015flamalar\u0131 da vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eEVB: \u0130\u00e7kiye kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan katk\u0131, a\u015flama veya ha\u015flama.<\/p>\n<p>HAM\u00ceM: Esasen kaynar su demek olup, cehennemin ba\u011f\u0131rsaklar\u0131 par\u00e7alayan suyuna denir. Bununla ha\u015flanan o i\u00e7ki de &#8220;gass\u00e2k&#8221;, akan cerahat, irindir. \u00c7\u00fcnk\u00fc zalimler halk\u0131 bu hale getirirler. Ahirette de \u00f6yle ha\u015flan\u0131rlar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>75- Andolsun ki Nuh bize seslenip dua etmi\u015fti de biz de ne g\u00fczel kabul etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>76- Biz hem onu, hem ailesini o b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131dan kurtard\u0131k.<\/p>\n<p>77- Hem onun neslini b\u00e2ki kalanlar k\u0131ld\u0131k.<\/p>\n<p>78- Hem de sonradan gelenler i\u00e7inde g\u00fczel bir nam\u0131n\u0131 b\u0131rakt\u0131k.<\/p>\n<p>79- B\u00fct\u00fcn \u00e2lemler i\u00e7inde Nuh&#8217;a selam olsun.<\/p>\n<p>80- \u0130\u015fte biz iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>81- \u00c7\u00fcnk\u00fc o bizim m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131.<\/p>\n<p>82- Sonra di\u011ferlerini suda bo\u011fduk.<\/p>\n<p>83- \u015e\u00fcphesiz ki \u0130brahim de onun kolundand\u0131.<\/p>\n<p>84- \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Rabbine tertemiz bir kalb ile gelmi\u015fti.<\/p>\n<p>85- O babas\u0131na ve kavmine \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz nelere tap\u0131yorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>86- &#8220;Yalanc\u0131l\u0131k etmek i\u00e7in mi Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2hlar istiyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>87- &#8220;Siz \u00e2lemlerin Rabbini ne zannediyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>88-89- Derken y\u0131ld\u0131zlara bir bakt\u0131 da: &#8220;Ben ger\u00e7ekten hastay\u0131m&#8221; dedi.<\/p>\n<p>90- O zaman arkalar\u0131n\u0131 d\u00f6nerek ba\u015f\u0131ndan ka\u00e7\u0131\u015f\u0131verdiler.<\/p>\n<p>91- Derken bir kurnazl\u0131kla onlar\u0131n il\u00e2hlar\u0131na vard\u0131 da, &#8220;Buyursan\u0131za, yemez misiniz?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>92- (Cevap vermediklerini g\u00f6r\u00fcnce de): &#8220;Neyiniz var da konu\u015fmuyorsunuz?&#8221; (dedi).<\/p>\n<p>93- Nihayet bir yolunu bulup onlara kuvvetli bir darbe indirdi.<\/p>\n<p>94- Bunun \u00fczerine birbirlerine girerek ona y\u00fcr\u00fcd\u00fcler.<\/p>\n<p>95- \u0130brahim dedi ki: &#8220;A, siz kendi yonttu\u011funuz \u015feylere mi tap\u0131yorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>96- &#8220;Halbuki sizi de yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 da Allah yaratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>97- Onlar: &#8220;Haydin onun i\u00e7in bir yap\u0131 yap\u0131n da onu ate\u015fe at\u0131n.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>98- B\u00f6ylece ona bir tuzak kurmak istediler. Biz de kendilerini daha al\u00e7ak d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fck.<\/p>\n<p>99- Bir de dedi ki: &#8220;Ben Rabbime gidiyorum, o bana yolunu g\u00f6sterir.&#8221;<\/p>\n<p>100- &#8220;Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir o\u011ful) ihsan et!&#8221;<\/p>\n<p>101- Biz de kendisine yumu\u015fak huylu bir o\u011ful m\u00fcjdeledik.<\/p>\n<p>102- O\u011flu, yan\u0131nda ko\u015facak \u00e7a\u011fa gelince: &#8220;Ey o\u011flum! Ben seni r\u00fcyamda bo\u011fazlad\u0131\u011f\u0131m\u0131 g\u00f6r\u00fcyorum. Art\u0131k bak, ne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrs\u00fcn?&#8221; dedi. \u00c7ocuk da: &#8220;Babac\u0131\u011f\u0131m sana ne emrediliyorsa yap, in\u015faallah beni sabredenlerden bulacaks\u0131n&#8221; dedi.<\/p>\n<p>103- Ne zaman ki ikisi de bu \u015fekilde Allah&#8217;a teslim oldular, \u0130brahim o\u011flunu \u015faka\u011f\u0131 \u00fczerine yat\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>104- Biz de ona \u015f\u00f6yle seslendik: &#8220;Ey \u0130brahim! &#8221;<\/p>\n<p>105- &#8220;R\u00fcyana ger\u00e7ekten sadakat g\u00f6sterdin, \u015f\u00fcphesiz ki, biz iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>106- &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki bu apa\u00e7\u0131k bir imtihand\u0131.&#8221; (dedik)<\/p>\n<p>107- Ve ona b\u00fcy\u00fck bir kurbanl\u0131k fidye verdik.<\/p>\n<p>108- Kendisine sonradan gelenler i\u00e7inde iyi bir n\u00e2m b\u0131rakt\u0131k.<\/p>\n<p>109- Selam olsun \u0130brahim&#8217;e&#8230;<\/p>\n<p>110- \u0130\u015fte biz iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>111- \u00c7\u00fcnk\u00fc o bizim m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131.<\/p>\n<p>112- Ona bir de salihlerden bir peygamber olmak \u00fczere \u0130shak&#8217;\u0131 m\u00fcjdeledik.<\/p>\n<p>113- Hem ona hem \u0130shak&#8217;a bereketler verdik. Her ikisinin neslinden de hem iyilik yapanlar var, hem de a\u00e7\u0131k\u00e7a kendi nefsine zulmedenler var.<\/p>\n<p>75-77-*} Tufan felaketi. Hem neslini, baki kalanlar k\u0131ld\u0131k. &#8220;O&#8217;nun \u00fc\u00e7 o\u011flu; Sam, Ham, Ya&#8217;fes ve bunlar\u0131n e\u015flerinden ba\u015fka, di\u011fer gemide bulunanlar\u0131n hepsi nesil b\u0131rakmayarak vefat etti&#8221; demi\u015flerse de biz bunu H\u00fbd S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Denildi ki: Ey Nuh! Bizden sana ve seninle birlikte olanlardan gelecek \u00fcmmetlere selam ve bereketlerle gemiden in.&#8221; (H\u00fbd, 11\/48) \u00e2yetine uygun bulmuyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;seninle birlikte olanlar&#8221; dan maksad\u0131n, &#8220;O&#8217;nunla beraber iman edenler pek azd\u0131.&#8221; (H\u00fbd, 11\/40) diye buyurulan az ki\u015filer oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. O halde buradaki Kasr\u0131n (Tahsisin) gemidekilere de\u011fil, bo\u011fulanlara g\u00f6re izaf\u00ee olmas\u0131 daha uygundur. Bununla beraber denilebilir ki, b\u00fct\u00fcn gemidekilerin nesilleri ta\u011flib yoluyla (\u00e7o\u011funluk itibar\u0131yla) onun z\u00fcrriyeti h\u00fckm\u00fcnde tutulmu\u015f ve bu \u015fekilde baki kalanlar\u0131n hepsi onun z\u00fcrriyeti olarak say\u0131lm\u0131\u015f, ona ikinci \u00c2dem denmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Taber\u00ee der ki: Arap Sam evlad\u0131ndan, Sudan Ham evlad\u0131ndan, T\u00fcrk ve di\u011ferleri Ya&#8217;fes evlad\u0131ndand\u0131r. Ebu Hayyan da &#8220;Bahr&#8221;de bunu naklettikten sonra \u015f\u00f6yle kaydediyor: Bir grup da \u015f\u00f6yle s\u00f6ylemi\u015ftir: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 Hz. Nuh&#8217;un z\u00fcrriyetini baki b\u0131rak\u0131p neslini uzatm\u0131\u015ft\u0131r. Bununla beraber b\u00fct\u00fcn insanlar onun nesliyle s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildir. \u00dcmmetler i\u00e7inde ona ait olmayan da vard\u0131r&#8221;. Al\u00fbs\u00ee, de \u015fu m\u00fctalaada bulunmu\u015ftur: Sanki bu grup, suda bo\u011fulman\u0131n genel oldu\u011funu s\u00f6ylemiyor. Nuh (a.s.) k\u00e2firler aleyhinde dua etmi\u015f, fakat d\u00fcnya halk\u0131n\u0131n hepsine g\u00f6nderilmemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc peygamber g\u00f6nderilmenin genel olmas\u0131 ilk \u00f6nce peygamberlerin sonuncusu olan Hz. Muhammed (s.a.v.)&#8217;in \u00f6zelliklerindendir. Genel oldu\u011funu s\u00f6yleyip de kasr\u0131, bo\u011fulanlara nispetle yapm\u0131\u015f olmas\u0131 da caizdir.<\/p>\n<p>78- Hem de ahir\u00een i\u00e7inde, yani sonrakiler, geriden gelen bakiler i\u00e7inde de kendine b\u0131rakt\u0131k. Burada iki \u015fekil vard\u0131r. Birisi, mef&#8217;ul, hazfedilmi\u015ftir. Nam\u0131na g\u00fczel bir an\u0131, g\u00fczel bir \u00f6vg\u00fc b\u0131rakt\u0131k demektir.<\/p>\n<p>79-82-Bu durumda B\u00fct\u00fcn \u00e2lemler i\u00e7inde Nuh&#8217;a selam, Allah Te\u00e2l\u00e2 taraf\u0131ndan bir selam olur. Di\u011feri de hik\u00e2ye yoluyla bu selam\u0131n mef&#8217;ul olmas\u0131d\u0131r ki, bu \u015fekil daha a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>83-84-85- \u015e\u00fcphesiz \u0130brahim de elbette onun kolundan (\u015fias\u0131ndan)d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015e\u00ceA: Bir kimsenin arkas\u0131nda, izinde giden taraftarlar\u0131, tabileri demektir. \u0130brahim (a.s.) da iman ve ihlas esnas\u0131nda ve Allah yolunda m\u00fc\u015friklere kar\u015f\u0131 cihad hususunda ve \u015feriat\u0131n\u0131n teferruat\u0131nda de\u011filse de as\u0131llar\u0131nda onun izince gitmi\u015ftir. sel\u00eem kalb; tertemiz, her lekeden ar\u0131nm\u0131\u015f, Allah sevgisinden samimi, tamamen O&#8217;na teslim olmu\u015f kalb.<\/p>\n<p>86-87- &#8220;\u0130fk&#8221; i\u00e7in mi Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2hlar istiyorsunuz?.<\/p>\n<p>\u0130FK: Yalan dolan, iftira demek ki, Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h var demek, yalanc\u0131l\u0131kt\u0131r, iftirad\u0131r, b\u00fchtand\u0131r.<\/p>\n<p>88-89- Derken y\u0131ld\u0131zlarda bir bak\u0131\u015f y\u00fcr\u00fctt\u00fc, yahut bir bak\u0131ma bakt\u0131. Bundan bizce hemen akla gelen m\u00e2n\u00e2 En&#8217;am S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;\u00dczerini gece b\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fc zaman bir y\u0131ld\u0131z g\u00f6rd\u00fc&#8230;&#8221; (En&#8217;am, 6\/76) \u00e2yetinde ge\u00e7en fikir ve bak\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u015fekilde Bakt\u0131 da &#8220;ben hastay\u0131m&#8221; dedi. S\u00f6z &#8220;E\u011fer Rabbim beni hidayete erdirmeseydi mutlaka sap\u0131klar toplulu\u011fundan olacakt\u0131m.&#8221; (En&#8217;am, 6\/77) me\u00e2linde olur. Fakat tefsirciler buna \u015f\u00f6yle m\u00e2n\u00e2 vermi\u015flerdir: Kendileriyle beraber ibadet teklif ettikleri i\u00e7in y\u0131ld\u0131zlarda bir bak\u0131ma bakt\u0131 da, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine bak\u0131yormu\u015f gibi yerlerini, ba\u011flant\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6zden ge\u00e7irdi, onlar m\u00fcneccim olduklar\u0131 i\u00e7in o da onlarla istidlal ediyormu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnerek ben keyifsizim, dedi. Onlar\u0131n tekliflerinden rahats\u0131z oldu\u011funu kastediyordu<\/p>\n<p>90-100-Hastay\u0131m deyince Arkalar\u0131n\u0131 d\u00f6nerek ba\u015f\u0131ndan ka\u00e7\u0131\u015f\u0131verdiler. Hastal\u0131ktan, taundan (vebadan) korkmu\u015flar. Bu ifade ne kadar n\u00fcktelidir. Hastay\u0131m deyince arka d\u00f6nmek, sonra darbeyi vurunca da zifaf eder gibi birbirine girerek ona y\u00f6neldiler. H\u00fccum ettiler. Y\u00f6neli\u015f g\u00f6stermeleri, adi insanlar\u0131n, umumi toplumlar\u0131n psikolojik durumlar\u0131n\u0131 anlat\u0131r.<\/p>\n<p>101- Bunun \u00fczerine onu yumu\u015fak huylu bir o\u011ful ile m\u00fcjdeledik. Bu uslu o\u011ful, \u0130smail (a.s.)&#8217;dir.<\/p>\n<p>102-\u0130shak&#8217;\u0131 m\u00fcjdeleme bundan sonra ayr\u0131ca s\u00f6ylenecektir. Ne zaman ki beraberinde ko\u015fmak, yani \u00e7al\u0131\u015fmak \u00e7a\u011f\u0131na erdi, ona Allah i\u00e7in yap\u0131lacak bir i\u015f, bir itaat g\u00f6stermek \u00fczere ey yavrum! dedi, ben d\u00fc\u015f\u00fcmde g\u00f6r\u00fcyordum ki ben seni bo\u011fazl\u0131yorum. Art\u0131k bak ne g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn? Ne dersin, ne g\u00f6r\u00fc\u015fte bulunursun? Deniliyor ki, Hz. \u0130brahim, bunu Zilhicce&#8217;nin sekizinci, dokuzuncu, onuncu yani terviye, arefe, nahir geceleri s\u0131ra ile \u00fc\u00e7 gece g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc. Peygamberlerin r\u00fcyas\u0131 vahiy, tabirleri de vahiy oldu\u011fundan Hz. \u0130brahim b\u00f6yle g\u00f6rm\u00fc\u015f ve b\u00f6yle tabir etmi\u015f ve dolay\u0131s\u0131yla b\u00f6yle vahiy alm\u0131\u015f olmakla bu, yerine getirilmesi vacib hak, bir emir olmu\u015f oluyordu. Bunun \u00fczerine onu zorla yapmaya kalk\u0131\u015fmay\u0131p, \u00f6nce yerine getirilme \u015feklini isti\u015fare etmek \u00fczere b\u00f6yle g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc sorarak tebli\u011f etti ki, bununla ilk \u00f6nce onun itaat ve boyun e\u011fmekle ecir ve sevaba ermesini temin etmek istedi. D\u00fc\u015f\u00fcnmeli, bunu s\u00f6ylerken &#8220;ey yavrucu\u011fum!&#8221; diye hitab eden bir baban\u0131n kalbinde ne y\u00fcksek bir \u015fefkat duygusu \u00e7arp\u0131yor ve ona ne kadar b\u00fcy\u00fck bir vazife a\u015fk\u0131, Allah sevgisi hakim bulunuyordu. D\u00fc\u015f\u00fcnmeli de duymal\u0131 ki, bu ne b\u00fcy\u00fck bir bela, ne deh\u015fetli bir il\u00e2h\u00ee imtihand\u0131! \u0130\u015fte bunun b\u00f6yle il\u00e2h\u00ee bir emir oldu\u011funu anlayan ve Allah&#8217;\u0131n sabredenlerle beraber oldu\u011funu bilen o yumu\u015fak huylu o\u011ful ey babac\u0131\u011f\u0131m! dedi, ne emrolunuyorsan yap. Beni in\u015faallah sabredenlerden bulacaks\u0131n.<\/p>\n<p>103- Ne zaman ki b\u00f6yle ikisi de teslim oldular; Allah&#8217;\u0131n emrine kendilerini teslim ettiler. Ve \u0130brahim onu tuttu, \u015faka\u011f\u0131na y\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>CEB\u0130N: \u015eakak, yani aln\u0131n yanlar\u0131d\u0131r. Bu, Mina&#8217;da sahran\u0131n yan\u0131nda veya mescide bakan yerde yahut bug\u00fcn kurbanlar\u0131n kesildi\u011fi mevkide olmu\u015ftu, diye naklediliyor. B\u0131\u00e7a\u011f\u0131n\u0131 \u00e7ekip \u00e7ekmedi\u011fi hakk\u0131nda iki g\u00f6r\u00fc\u015f vard\u0131r.<\/p>\n<p>104-105- Burada yaln\u0131z buyuruluyor ki, \u015faka\u011f\u0131na yat\u0131rd\u0131. Biz de ona \u015f\u00f6yle seslendik: Ey \u0130brahim! R\u00fcyay\u0131 ger\u00e7ekten tasdik ettin. Do\u011frulukla yerine getirdin, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn gibi inand\u0131n, kararl\u0131l\u0131k ve do\u011frulukla yerine getirdin. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;bo\u011fazl\u0131yorum&#8221; diye g\u00f6rm\u00fc\u015f, &#8220;bo\u011fazlad\u0131m&#8221; dememi\u015fti. Kararl\u0131l\u0131k ve ciddiyetle kesmeye te\u015febb\u00fcs etmekle de kalmay\u0131p o tahakkuk etmi\u015fti. Taber\u00ee gibi baz\u0131 tefsirciler bu n\u00fcn, n\u0131n cevab\u0131 ve &#8220;v\u00e2v&#8221;\u0131n da daki &#8220;v\u00e2v&#8221; kabilinden oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerse de ara\u015ft\u0131rmac\u0131 \u00e2limlerin tercihine g\u00f6re at\u0131f v\u00e2v\u0131 olup, burada cevap, tefhim (bu i\u015fin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlatmak) i\u00e7in hazfedilmi\u015ftir. \u015e\u00f6yle demektir: Ve biz b\u00f6yle seslenince; ne b\u00fcy\u00fck bayram, ne tarife s\u0131\u011fmaz ne\u015fe ve sevin\u00e7 meydana geldi\u011fini s\u00f6ylemeye hacet yok! \u015eu da cevab\u0131n t\u00e2lilidir (sebebinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131d\u0131r): \u00c7\u00fcnk\u00fc biz, iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>106- \u015e\u00fcphesiz ki bu; \u0130brahim&#8217;in kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu o\u011flunu kurban etme i\u015fi elbette a\u00e7\u0131k bela, parlak imtihand\u0131r. \u00d6yle a\u00e7\u0131k bela ve parlak imtihand\u0131r ki, gerek \u0130brahim&#8217;in ve gerekse o\u011flunun &#8220;\u0130hsan, Allah&#8217;a kendisini g\u00f6r\u00fcyormu\u015fsun gibi ibadet etmendir.&#8221; hadis-i \u015ferifinin ifadesince en y\u00fcksek ihsan mertebesinde bulunan ihsan edenlerden (iyilik yapanlardan) olduklar\u0131nda hi\u00e7 \u015f\u00fcpheye yer b\u0131rakmaz. Onun i\u00e7in onlar\u0131n o ihsanlar\u0131n\u0131 m\u00fckafat ile kar\u015f\u0131layarak \u00f6yle seslendik.<\/p>\n<p>107- Ve ona b\u00fcy\u00fck bir kurbanl\u0131k ile fidye de verdik. Yani \u0130brahim&#8217;e o\u011flunun yerine kesilmek i\u00e7in b\u00fcy\u00fck bir kurbanl\u0131k kurtulu\u015f fidyesi de verdik. Bo\u011fazlamaya ba\u015flamakla r\u00fcya ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olup da &#8220;R\u00fcyay\u0131 tasdik ettin&#8221; diye nida edildikten sonra fidyenin m\u00e2n\u00e2s\u0131 ne olabilir? Bunu en g\u00fczel a\u00e7\u0131klayan y\u00f6n \u015fudur: Deniliyor ki, \u0130brahim (a.s.) bir o\u011flu olursa, Allah yolunda kurban edece\u011fini adam\u0131\u015ft\u0131. Sonra unutmu\u015f, r\u00fcya bunu hat\u0131rlatm\u0131\u015ft\u0131. Onun i\u00e7in nida olundu\u011fu zaman r\u00fcya ger\u00e7ekle\u015ftirilmi\u015f olmakla beraber adak yerini bulmam\u0131\u015f oldu\u011fundan bu fidye onu b\u00f6yle h\u00fck\u00fcm de\u011fi\u015ftirmek suretiyle tamamlam\u0131\u015f ve ayr\u0131ca bir nimet olmu\u015ftur. Bundan dolay\u0131 \u0130mam-\u0131 Azam demi\u015ftir ki: \u00c7ocu\u011funu kurban etmeyi adayana bir koyun kesmek vacib olur. Acaba o b\u00fcy\u00fck kurbanl\u0131k ne idi ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc neresindeydi? \u00c7oklar\u0131 cennetten gelme, beyaz ve bir rivayette emlah, yani alaca ve a&#8217;yen, iri g\u00f6zl\u00fc bir ko\u00e7 idi demi\u015fler ki, yahudilerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc de buna uygundur. Baz\u0131lar\u0131 da Seb\u00eer da\u011f\u0131ndan inme bir va&#8217;l, yani da\u011f ke\u00e7isi demi\u015flerdir. B\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de baz\u0131lar\u0131 madd\u00ee olarak, iri yap\u0131l\u0131 diye, baz\u0131lar\u0131 da manev\u00ee b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve \u00f6nemle tefsir etmi\u015flerdir. Yaln\u0131z bir peygamber de\u011fil, belki baba ve o\u011ful iki peygamberin s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131 kald\u0131ran ve \u00f6zellikle neslinden peygamberlerin sonuncusu gelecek bir peygamberin fidyesi olan ve cennetten gelen bir kurbanl\u0131k elbette b\u00fcy\u00fck olur. Baz\u0131lar\u0131 da demi\u015flerdir ki, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ondan sonra s\u00fcnnet ve din olmas\u0131 itibar\u0131ylad\u0131r. Ebu Bekir Verrak, bir nesilden de\u011fil, do\u011frudan do\u011fruya yarat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndand\u0131r, demi\u015ftir. Fakat hat\u0131rlatmaya hacet yoktur ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n &#8220;B\u00fcy\u00fck bir kurban&#8221; ifadesi b\u00fct\u00fcn bunlardan daha kapsaml\u0131 ve daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. En iyisini Allah bilir.<\/p>\n<p>108- Sonrakilerde de nam\u0131na b\u0131rakt\u0131k. Onu g\u00fczel bir an\u0131 ile yad eder ve s\u00fcnnetini yerine getirmekle bayram yaparlar.<\/p>\n<p>109- Selam \u0130brahim&#8217;e.<\/p>\n<p>110- \u0130\u015fte iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z. Burada &#8220;Biz&#8221; denilmemesi, biraz \u00f6nce ge\u00e7mi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in burada bir nevi tekit kastedildi\u011fine i\u015faret olmal\u0131d\u0131r. Evet \u0130brahim iyilik yapanlardand\u0131.<\/p>\n<p>111- \u00c7\u00fcnk\u00fc o bizim m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131r. Yahudiler bu kurban edilenin Hz. \u0130shak oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorlarm\u0131\u015f. Muhammed b. \u0130shak, Taber\u00ee gibi baz\u0131lar\u0131 da buna taraftar olmu\u015flar, Muhyiddin Arab\u00ee de Fus\u00fbs&#8217;unda bu g\u00f6r\u00fc\u015fe gitmi\u015ftir. Fakat burada \u015fu at\u0131f onlar\u0131 reddetmekte a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>112-\u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Biz ona yumu\u015fak huylu bir o\u011ful m\u00fcjdeledik.&#8221; ifadesi \u00fczerine at\u0131f ile buyuruluyor ki: Bir de onu \u0130shak ile m\u00fcjdeledik. Belliki bu \u015f\u00f6yle demek oluyor:<\/p>\n<p>&#8220;Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir o\u011ful) ihsan et.&#8221; diyen \u0130brahim&#8217;i o bo\u011fazlama k\u0131ssas\u0131 anlat\u0131lan hal\u00eem (yumu\u015fak huylu) o\u011fulla m\u00fcjdelikten ba\u015fka, bir de \u0130shak ile m\u00fcjdeledik. Ki salihlerden bir peygamber olmak \u00fczere. \u015eu \u00e2yetin de bu ikisine ait k\u0131l\u0131nmas\u0131 daha uygundur.<\/p>\n<p>113- Hem ona, o hal\u00eem o\u011fula ve hem \u0130shak&#8217;a bereketler de verdik. Yani ikisinin de nesillerini bereketlendirdik, \u00e7o\u011faltt\u0131k. Burada zamirini \u0130brahim&#8217;e g\u00f6ndermek, z\u00fcrriyet y\u00f6n\u00fcyle \u0130shak&#8217;a kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 gerektirece\u011finden yak\u0131\u015fmaz. \u0130shak ve z\u00fcrriyeti, \u0130brahim&#8217;in z\u00fcrriyetinden oldu\u011fu i\u00e7in \u0130brahim&#8217;in \u0130shak&#8217;a kar\u015f\u0131l\u0131k olarak z\u00fcrriyet ve bereketi ancak di\u011fer o\u011flu itibar\u0131yla olabilir. Onun i\u00e7in zamiri bu itibarla \u0130brahim&#8217;e g\u00f6nderilse bile \u015fu tesniye (ikil) zamirin, herhalde iki o\u011fula g\u00f6nderilmesi gerekir. \u0130kisinin z\u00fcrriyetinden de; \u0130brahim&#8217;in iki o\u011flunun ikisinin z\u00fcrriyetinden de;hal\u00eem o\u011ful olan \u0130smail&#8217;in z\u00fcrriyetinden de, \u0130shak&#8217;\u0131n z\u00fcrriyetinden de hem ihsan eden, hem de kendi nefsine a\u00e7\u0131k\u00e7a zulmeden vard\u0131r. Bu &#8220;\u0130kisinin z\u00fcrriyetinden&#8221; maksad\u0131n \u0130smail evlad\u0131 ile \u0130shak evlad\u0131 oldu\u011funda hi\u00e7 teredd\u00fct edilmemesi gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc zamir \u0130brahim ile \u0130shak&#8217;a g\u00f6nderildi\u011fi takdirde bile \u0130shak z\u00fcrriyetinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u0130brahim z\u00fcrriyetinin, \u0130shak z\u00fcrriyetinden ba\u015fka bir z\u00fcrriyet olmas\u0131 gerekir. Bu da bilinmekte olan \u0130smail evlad\u0131d\u0131r. Ve hatta bu takdirde \u0130brahim z\u00fcrriyeti \u00fcnvan\u0131n\u0131n \u0130shak evlad\u0131ndan \u00e7ok \u0130smail evlad\u0131na daha uygun ve daha lay\u0131k oldu\u011funa bir i\u015faret yap\u0131lm\u0131\u015f olur. K\u0131saca; &#8220;Ben Rabbime gidiyorum&#8221; deyip de &#8220;Ey Rabbim! Bana salihlerden (bir o\u011ful) ihsan et!&#8221; (37\/100) diye yalvaran ve o apa\u00e7\u0131k bela ile imtihan\u0131 ba\u015far\u0131 ile ge\u00e7en \u0130brahim&#8217;e, Rabbi \u00f6yle selam ve selametle g\u00fczel bir an\u0131 ihsan etti. Ve iki o\u011ful m\u00fcjdeleyerek, onlardan z\u00fcrriyetine \u00f6yle bereket verdi ki, h\u00e2l\u00e2 ikisinin de z\u00fcrriyeti o feyiz ve bereketle ya\u015famakta ve fakat hepsi salih ve iyi kimseler de\u011fil, kimisi iman ile ihsan mertebesinde, kimisi de k\u00fcf\u00fcr ve isyanla nefsine zulmetmekte. Bu \u015fekilde \u0130brahim&#8217;e verilen bu z\u00fcrriyet bereketi, Nuh&#8217;a verilen z\u00fcrriyet bakili\u011fine benzemektedir. Ancak \u015funu unutmamal\u0131 ki, atalar\u0131n salih olu\u015fu, evlad\u0131n da salih olu\u015funu gerektirmez. Onun i\u00e7in Nuh&#8217;un z\u00fcrriyetinden putperestler, \u0130brahim&#8217;in z\u00fcrriyetinden zalimler \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>114- Andolsun ki biz Musa ile Harun&#8217;a da nimetler verdik.<\/p>\n<p>115- Hem kendilerini ve kavimlerini o b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131dan kurtard\u0131k.<\/p>\n<p>116- Hem yard\u0131m ettik onlara da, galip gelenler onlar oldular.<\/p>\n<p>117- Hem kendilerine o belli kitab\u0131 (Tevrat&#8217;\u0131) verdik.<\/p>\n<p>118- Kendilerini do\u011fru yola \u00e7\u0131kard\u0131k.<\/p>\n<p>119- Sonrakiler i\u00e7inde onlara iyi bir nam b\u0131rakt\u0131k:<\/p>\n<p>120- Selam olsun, Musa ile Harun&#8217;a.<\/p>\n<p>121- \u0130\u015fte biz iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>122- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n ikisi de bizim m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131.<\/p>\n<p>123- \u015e\u00fcphesiz \u0130lyas da g\u00f6nderilen peygamberlerdendir.<\/p>\n<p>124-125-126- Hani o kavmine: &#8220;Siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z? Yaratanlar\u0131n en g\u00fczeli olan, sizin de Rabbiniz, daha \u00f6nceki atalar\u0131n\u0131z\u0131n da Rabbi bulunan Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p da &#8220;Ba&#8217;l&#8217;e&#8221; (Ba&#8217;l ismindeki puta) mi yalvar\u0131yorsunuz?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>127- Fakat onlar, onu yalanlad\u0131lar. Bu y\u00fczden onlar mutlaka (cehennemde) haz\u0131r bulundurulacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>128- Ancak Allah&#8217;\u0131n ihlasl\u0131 kullar\u0131 m\u00fcstesna.<\/p>\n<p>129- Ona da sonrakiler i\u00e7inde \u015funu b\u0131rakt\u0131k:<\/p>\n<p>130- Selam olsun \u0130ly\u00e2s\u00een&#8217;e .<\/p>\n<p>131- \u0130\u015fte biz iyilik yapanlar\u0131 b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>132- \u00c7\u00fcnk\u00fc o bizim m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131.<\/p>\n<p>133- \u015e\u00fcphesiz L\u00fbt da g\u00f6nderilen peygamberlerdendir.<\/p>\n<p>134- Hani biz onu ve ailesinin tamam\u0131n\u0131 kurtarm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>135- Ancak geride kal\u0131p batanlar i\u00e7inde kalan ya\u015fl\u0131 bir kad\u0131n hari\u00e7.<\/p>\n<p>136- Sonra di\u011ferlerini helak etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>137-138- Ve siz elbette sabahleyin ve geceleyin onlara u\u011frar ve \u00fczerlerinden ge\u00e7ersiniz. H\u00e2l\u00e2 ak\u0131l edip d\u00fc\u015f\u00fcnmez misiniz?<\/p>\n<p>114-122- Belli kitap, yahut a\u00e7\u0131klamas\u0131, ifadesi g\u00fczel kitap, yani<\/p>\n<p>123-136-Tevrat. \u0130lyas da g\u00f6nderilen peygamberlerdendir. Yani yukar\u0131da &#8220;Ger\u00e7ekten biz onlar\u0131n aras\u0131na uyar\u0131c\u0131 peygamberler g\u00f6nderdik.&#8221; (Saff\u00e2t, 37\/72) buyuruldu\u011fu \u00fczere, uyar\u0131 i\u00e7in g\u00f6nderildiklerine yemin edilen peygamberlerden, o da \u0130srailo\u011fullar\u0131 peygamberlerinden (\u0130lyas b. Y\u00e2s\u00een) ki Harun (a.s.)&#8217;un torunlar\u0131ndan denilmi\u015ftir. (En&#8217;am S\u00fbresi, 6\/85. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>BA&#8217;L: Bir putun ismi ki yirmi ar\u015f\u0131n boyunda, alt\u0131ndan ve d\u00f6rt y\u00fczl\u00fc bir put oldu\u011fu s\u00f6yleniyor. Kim bilir kondu\u011fu kaidesi ne kadard\u0131? H\u00e2l\u00e2 \u015eam&#8217;da Ba&#8217;lebek kasabas\u0131 bu ad ile an\u0131lmaktad\u0131r. \u0130lyas\u00een&#8217;e selam olsun.<\/p>\n<p>\u0130LY\u00c2S\u00ceN: \u0130lyas, demektir. Baz\u0131 k\u0131r\u00e2etlerde okundu\u011fundan her iki k\u0131r\u00e2ete de uygun olmas\u0131 iml\u00e2s\u0131 i\u00e7in \u015feklinde yaz\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>YAS\u00ceN: \u0130lyas (a.s.)&#8217;\u0131n babas\u0131 olmakla \u00c2l-i Y\u00e2s\u00een yine \u0130lyas demek olur. Y\u00e2s\u00een bir de Resul-i Ekrem&#8217;in isimlerinden oldu\u011funa g\u00f6re baz\u0131lar\u0131 \u00c2l-i Y\u00e2s\u00een&#8217;den maksad\u0131n, Muhammed \u00fcmmeti oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Herhalde denilmeyip buyurulmas\u0131, bir tevriyeden uzak de\u011fildir. &#8220;\u00c2l-i Y\u00e2s\u00een&#8221; k\u0131r\u00e2eti de bu tevriyede a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u0130ml\u00e2da vasledilmeyip de iki k\u0131r\u00e2ete uygun \u015fekilde yaz\u0131lmas\u0131 da bu tevriyenin birka\u00e7 y\u00f6nden gerekli oldu\u011funa i\u015faret eder. \u015eu halde demek olur ki, burada &#8220;Selam \u0130lyas&#8217;a&#8221; denirken; &#8220;Selam Muhammed \u00e2line&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na bir de tevriye kastedilerek buyurulmu\u015f ve bundan dolay\u0131 olmal\u0131d\u0131r ki selam f\u0131kralar\u0131 da burada bitirilmi\u015f, L\u00fbt ve Yunus k\u0131ssalar\u0131nda daha \u00e7ok &#8220;Bak uyar\u0131lanlar\u0131n sonu nas\u0131l oldu?&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/73) ifadesine dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Bu tevriyeye g\u00f6re &#8220;O m\u00fcmin kullar\u0131m\u0131zdand\u0131r.&#8221; \u0130lyas&#8217;a ve Y\u00e2s\u00een&#8217;e ait olabilir demektir.<\/p>\n<p>137-138- &#8220;Ve siz sabahleyin onlara u\u011frar, \u00fczerlerinden ge\u00e7ersiniz.&#8221; Kurey\u015f, \u015eam&#8217;a ticarete giderlerken yollar\u0131, L\u00fbt kavminin yerlerine u\u011frar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>139- \u015e\u00fcphesiz Yunus da g\u00f6nderilen peygamberlerdendir.<\/p>\n<p>140- Hani o bir zaman dolu bir gemiye ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>141- (Oradakilerle) kur&#8217;a \u00e7ekmi\u015f de kayd\u0131r\u0131lanlardan (yenilenlerden) olmu\u015ftu.<\/p>\n<p>142- Derken (denize at\u0131lm\u0131\u015f ve) kendisini bal\u0131k yutmu\u015ftu. (Kendi nefsini) k\u0131n\u0131yordu.<\/p>\n<p>143-144- E\u011fer \u00e7ok tesbih edenlerden olmasayd\u0131, yeniden dirilecekleri g\u00fcne kadar onun karn\u0131nda kal\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>145- Biz onu hasta bir halde bir alana \u00e7\u0131kard\u0131k.<\/p>\n<p>146- \u00dczerine kabak cinsinden bir a\u011fa\u00e7 bitirdik.<\/p>\n<p>147- Biz onu (Yunus&#8217;u) y\u00fcz bin veya daha \u00e7ok insana peygamber olarak g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>148- O zaman ona iman ettiler de biz onlar\u0131 bir zamana kadar ya\u015fatt\u0131k.<\/p>\n<p>149- \u015eimdi sor o seninkilere: K\u0131zlar, Rabbinin de, o\u011flanlar onlar\u0131n m\u0131?<\/p>\n<p>150- Yoksa biz melekleri di\u015fi yaratm\u0131\u015f\u0131z da onlar \u015fahit mi bulunuyorlarm\u0131\u015f?<\/p>\n<p>151-152- Ha!.. Onlar, \u015f\u00fcphesiz uydurduklar\u0131 iftiralar\u0131ndan dolay\u0131: &#8220;Allah do\u011furdu&#8221; derler. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz onlar, yalanc\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>153- (Allah) k\u0131zlar\u0131 o\u011fullara tercih mi etmi\u015f?<\/p>\n<p>154- Size ne oldu? Nas\u0131l h\u00fckmediyorsunuz?<\/p>\n<p>155- Hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyor musunuz?<\/p>\n<p>156- Yoksa sizin i\u00e7in a\u00e7\u0131k bir delil mi var?<\/p>\n<p>157- O halde, e\u011fer do\u011fru s\u00f6yl\u00fcyorsan\u0131z getirin kitab\u0131n\u0131z\u0131.<\/p>\n<p>158- Onlar, Allah ile cinler aras\u0131nda bir neseb (h\u0131s\u0131ml\u0131k ba\u011f\u0131) uydurdular. Oysa andolsun cinler bilirler ki, o yalanc\u0131lar mutlaka cehenneme g\u00f6t\u00fcr\u00fcleceklerdir.<\/p>\n<p>159- Allah, onlar\u0131n yak\u0131\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131 vas\u0131flardan m\u00fcnezzeh ve y\u00fccedir.<\/p>\n<p>160- Fakat Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131 ba\u015fka (onlar, Allah&#8217;\u0131 b\u00f6yle \u015firk ile vas\u0131flamazlar).<\/p>\n<p>161-162-163- \u00c7\u00fcnk\u00fc siz ve tapt\u0131klar\u0131n\u0131z, kendili\u011finden cehenneme sald\u0131ran kimseden ba\u015fkas\u0131n\u0131, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kand\u0131r\u0131p, sapt\u0131ramazs\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>164-165-166- (Melekler): &#8220;Bizden her birimizin belli bir makam\u0131 vard\u0131r. Biziz o saf saf dizilenler, biziz! Biziz o tesbih edenler, biziz!&#8221; derler.<\/p>\n<p>167-168-169- (M\u00fc\u015frikler) \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: &#8220;E\u011fer yan\u0131m\u0131zda \u00f6nceki (\u00fcmmet)lerden bir kitap olsayd\u0131, elbette biz de Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilmi\u015f kullar\u0131ndan olurduk.&#8221;<\/p>\n<p>170- Fakat \u015fimdi onu ink\u00e2r ettiler. Ama ilerde bileceklerdir.<\/p>\n<p>171-172-173- Andolsun ki peygamberlikle g\u00f6nderilen kullar\u0131m\u0131z hakk\u0131nda \u015fu s\u00f6z\u00fcm\u00fcz ge\u00e7mi\u015ftir: &#8220;Onlar var ya, elbette onlar muzaffer olacaklard\u0131r ve elbette bizim ordular\u0131m\u0131z mutlaka galip geleceklerdir.&#8221;<\/p>\n<p>174- Onun i\u00e7in sen, bir s\u00fcreye kadar onlardan y\u00fcz \u00e7evir.<\/p>\n<p>175- Onlara (inecek azab\u0131) g\u00f6zetle .Yak\u0131nda onlar da g\u00f6receklerdir.<\/p>\n<p>176- Ya \u015fimdi onlar, bizim azab\u0131m\u0131za u\u011framakta acele mi ediyorlar?<\/p>\n<p>177- Fakat (azab\u0131m\u0131z) onlar\u0131n sahas\u0131na indi\u011fi zaman, (o ac\u0131 sonu\u00e7la) uyar\u0131lanlar\u0131n sabah\u0131 ne k\u00f6t\u00fcd\u00fcr!<\/p>\n<p>178- Yine sen, bir s\u00fcreye kadar onlardan y\u00fcz \u00e7evir.<\/p>\n<p>179- (\u0130necek azab\u0131) g\u00f6zetle! Yak\u0131nda onlar da g\u00f6receklerdir.<\/p>\n<p>180- Senin g\u00fc\u00e7 ve kuvvet sahibi Rabbin, onlar\u0131n yak\u0131\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131 vas\u0131flardan m\u00fcnezzeh ve y\u00fccedir.<\/p>\n<p>181- G\u00f6nderilen b\u00fct\u00fcn peygamberlere selam olsun.<\/p>\n<p>182- Hamd, \u00e2lemlerin Rabbi Allah&#8217;a mahsustur.<\/p>\n<p>139- \u015e\u00fcphesiz ki Yunus da g\u00f6nderilen peygamberlerdendir. Yunus (a.s.)&#8217;un k\u0131ssas\u0131nda Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n bir peygamberini hapsedi\u015finin bir ifadesi vard\u0131r. Bunun, burada anlat\u0131lmas\u0131, daha \u00e7ok peygamber efendimize bir hat\u0131rlatma olmaak\u0131m\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>140- Hani, d\u00fc\u015f\u00fcn o zaman\u0131 ki Yunus, &#8220;\u0130bak&#8221; suretiyle o dolu gemiye ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>\u0130BAK: Bir k\u00f6lenin, efendisinden ka\u00e7mas\u0131d\u0131r. Enbiya S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Ve Z\u00fcnn\u00fbn&#8217;a (da lutfettik). Hani o (kavmine) k\u0131zarak gitmi\u015fti.&#8221; (Enbiya, 21\/87) buyuruldu\u011fu \u00fczere Yunus (a.s.) \u00f6fkelenip, Allah taraf\u0131ndan izin g\u00f6zlemeksizin \u00e7\u0131km\u0131\u015f oldu\u011fundan &#8220;ibak&#8221; (ka\u00e7\u0131\u015f) denilmi\u015ftir. Al\u00fbs\u00ee, tefsirinde der ki: &#8220;Yunus (a.s.) hakk\u0131nda kitap ehlinin kitaplar\u0131nda anlat\u0131lan \u015fudur: Allah Te\u00e2l\u00e2, onu N\u00een\u00fcv\u00e2 halk\u0131na gidip onlar\u0131 Hakk&#8217;a davet etmekle g\u00f6revlendirmi\u015fti.<\/p>\n<p>O zaman N\u00een\u00fcv\u00e2 \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fc. \u00dc\u00e7 g\u00fcn kadar bir m\u00fcddet i\u00e7erisinde katedilebilirdi. K\u00f6t\u00fcl\u00fckleri b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f, bozgunculuklar\u0131 \u00e7o\u011falm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fi b\u00fcy\u00fck g\u00f6rd\u00fc ve Tersis&#8217;e ka\u00e7t\u0131. Onun i\u00e7in Yafa&#8217;ya geldi, bir gemi buldu. Sahipleri Tersis&#8217;e gitmek istiyorlard\u0131. Kiralad\u0131, \u00fccretini verdi ve gemiye bindi. Derken b\u00fcy\u00fck bir f\u0131rt\u0131na koptu, dalgalar \u00e7o\u011fald\u0131. Gemi gark olacak hale geldi, gemiciler tela\u015fe d\u00fc\u015ft\u00fcler. Geminin hafiflemesi i\u00e7in baz\u0131 e\u015fyalar\u0131 denize att\u0131lar. O s\u0131rada Yunus, geminin i\u00e7ine inmi\u015f, uyumu\u015f, hatta nefesi yukar\u0131 \u00e7\u0131karm\u0131\u015f. Kaptan ona vard\u0131. &#8220;Ne uyuyorsun? Kalk, Rabbine dua et. Ola ki bizi bu durumdan kurtar\u0131r da helak etmez&#8221; dedi ve birbirlerine; &#8220;Gelin bu k\u00f6t\u00fcl\u00fck bize kimin y\u00fcz\u00fcnden geldi\u011fini bilmek i\u00e7in kur&#8217;a atal\u0131m&#8221; dediler. Kur&#8217;a att\u0131lar, Yunus&#8217;a d\u00fc\u015ft\u00fc. Bunun \u00fczerine: &#8220;Anlat bize sen ne yapt\u0131n? Nereden gelip, nereye gidiyorsun? Hangi k\u00f6yden, hangi soydans\u0131n?&#8221; dediler. O zaman onlara: &#8220;Ben, karay\u0131 ve denizi yaratan, g\u00f6klerin il\u00e2h\u0131 olan Rabbin kuluyum.&#8221; dedi ve olay\u0131n\u0131 anlatt\u0131. Onun \u00fczerine \u00e7ok korktular ve niye \u00f6yle yapt\u0131n diye k\u0131nad\u0131lar. Sonra ona: &#8220;Bu denizin durmas\u0131 i\u00e7in biz sana ne yapal\u0131m?&#8221; dediler. &#8220;Beni denize at\u0131n, durur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu b\u00fcy\u00fck f\u0131rt\u0131na benim i\u00e7indir&#8221; dedi. Adamlar gemiyi geri karaya atmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar, yapamad\u0131lar. Nihayet Yunus&#8217;u tuttular, gemide bulunanlar\u0131n kurtulmas\u0131 i\u00e7in denize att\u0131lar. Derhal deniz durdu ve Allah bal\u0131\u011fa emretti. O&#8217;nu karaya b\u0131rakt\u0131, sonra Allah Te\u00e2l\u00e2 b\u00fcy\u00fck bir bal\u0131\u011fa da emretti, onu yuttu. Bal\u0131\u011f\u0131n k\u0131rn\u0131nda \u00fc\u00e7 g\u00fcn \u00fc\u00e7 gece kald\u0131. Karn\u0131nda Rabbine dua ediyor, O&#8217;na yalvar\u0131yordu. Derken y\u00fcce Allah bal\u0131\u011fa emretti. Onu karaya b\u0131rakt\u0131, sonra Allah Te\u00e2l\u00e2 ona: &#8220;Kalk, N\u00een\u00fcv\u00e2&#8217;ya var, bundan \u00f6nce sana emretti\u011fim \u015fekilde halk\u0131na \u00e7a\u011fr\u0131da bulun!&#8221; buyurdu. Yunus (a.s.) da vard\u0131, \u00e7a\u011fr\u0131da bulundu ve &#8220;N\u00een\u00fcv\u00e2 \u00fc\u00e7 g\u00fcn i\u00e7inde batacak&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine N\u00een\u00fcv\u00e2 halk\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya iman ettiler ve oru\u00e7 ilan ettiler, hepsi eskiler giydiler, kral haber ald\u0131, o da taht\u0131ndan indi, s\u00fcsl\u00fc elbiselerini \u00e7\u0131kard\u0131 ve bir \u00e7ul giydi ve k\u00fcl \u00fczerine oturdu. Gerek insan ve gerekse hayvan, hi\u00e7biri ne yiyecek, ne i\u00e7ecek tatmas\u0131n diye tellal \u00e7a\u011f\u0131rt\u0131ld\u0131 ve hepsi Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131lar, k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve zul\u00fcmden vazge\u00e7tiler. Allah Te\u00e2l\u00e2 da kendilerine merhamet etti, azaba u\u011fratmad\u0131. Onlara azab etmeyince Yunus (a.s.) merak etti: &#8220;Allah\u0131m! \u0130\u015fte ben bundan ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc biliyordum ki, sen \u00e7ok merhamet edici, \u00e7ok \u015fefkatli, \u00e7ok sab\u0131rl\u0131 ve tevbeleri \u00e7okca kabul edicisin. Ey Rabbim! Benim can\u0131m\u0131 al art\u0131k, \u00f6l\u00fcm bana ya\u015famaktan daha iyidir&#8221; dedi. Allah: &#8220;Ey Yunus! \u00c7ok \u00fcz\u00fcld\u00fcn&#8221;, dedi. Yunus: &#8220;Evet ya Rab!&#8221; dedi ve \u00e7\u0131kt\u0131, \u015fehrin kar\u015f\u0131s\u0131nda beride bir g\u00f6lgelik yapt\u0131, alt\u0131na oturdu. \u015eehirde ne olaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zetliyordu. Allah Te\u00e2l\u00e2 emretti, kendisine s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan g\u00f6lge olmas\u0131 i\u00e7in ba\u015f\u0131 ucundan bir kabak \u00e7\u0131kt\u0131. O kabakla ferahland\u0131, b\u00fcy\u00fck bir rahatl\u0131k duydu. Yine Allah Te\u00e2l\u00e2 bir kurda emretti, kaba\u011f\u0131 vurdu, kuruttu. Sonra s\u0131cak bir samyeli esti, g\u00fcne\u015f de Yunus (a.s.)&#8217;un ba\u015f\u0131na ge\u00e7ti, durum a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131. \u00d6l\u00fcm sevilecek hale geldi. O zaman Allah: &#8220;Ey Yunus! Kaba\u011fa ger\u00e7ekten ac\u0131d\u0131n m\u0131?&#8221; buyurdu. O da: &#8220;Ger\u00e7ekten ac\u0131d\u0131m ya Rabbi!&#8221; dedi. Allah Te\u00e2l\u00e2 da: &#8220;Ya sen o hi\u00e7 \u00fczerine yorulmad\u0131\u011f\u0131n, bak\u0131p b\u00fcy\u00fctmedi\u011fin, belki bir gecede bitip, bir gecede yok olan kaba\u011fa ac\u0131rs\u0131n da, ben o i\u00e7inde on iki tepeden fazla insan oturan ve sa\u011f\u0131n\u0131 solunu bilmez bir kavim ve bir\u00e7ok hayvanlar bulunan o b\u00fcy\u00fck N\u00een\u00fcv\u00e2 \u015fehrine merhamet etmez miyim?&#8221; buyurdu.&#8221;<\/p>\n<p>Al\u00fbs\u00ee, bunu naklettikten sonra: &#8220;Burada hakka muhalif noktalar bulunmakla beraber bilgi olmas\u0131 i\u00e7in naklettim&#8221; diyor. Onun i\u00e7in bu k\u0131ssalar\u0131 okurken Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ifadesindeki nezihli\u011fe ve inceli\u011fe dikkat ederek okumal\u0131d\u0131r. Orada Yunus (a.s.)&#8217;u kavminin iman\u0131ndan sonra azab etmedi diye, bal\u0131\u011f\u0131n karn\u0131ndakinden daha \u00e7ok vicdan azab\u0131na d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f ve ba\u015f\u0131nda kabak da ondan sonra bitmi\u015f g\u00f6steriyor. Halbuki Kur&#8217;\u00e2n Enbiya S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Biz onun duas\u0131n\u0131 kabul ettik ve onu tasadan kurtard\u0131k. \u0130\u015fte biz iman edenleri b\u00f6yle kurtar\u0131r\u0131z.&#8221; (Enbiya, 21\/88) diye onun tasadan kurtar\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131 gibi, burada da alana at\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve kaba\u011f\u0131n bitirilmesini, bal\u0131\u011f\u0131n karn\u0131ndan hasta olarak \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 olay\u0131n\u0131n pe\u015finden anlatm\u0131\u015f ve k\u0131ssan\u0131n sonunu da kavminin iman\u0131yla istifadeleri gibi g\u00fczel bir sonu\u00e7la ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Yunus S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Ke\u015fke (azab\u0131 g\u00f6rd\u00fckten sonra) inan\u0131p da iman\u0131 kendisine fayda veren bir memleket olsayd\u0131 (ama olmad\u0131). Yaln\u0131z Yunus&#8217;un kavmi (azab hen\u00fcz inmeden) iman edince, d\u00fcnya hayat\u0131nda onlardan rezillik azab\u0131n\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015f ve onlar\u0131 bir s\u00fcre daha ya\u015fatm\u0131\u015ft\u0131k.&#8221; (Yunus, 10\/98) buyuruldu\u011fu \u00fczere b\u00f6yle yeis (\u00fcmitsizlik) halindeki imanla kurtulu\u015f yaln\u0131z Yunus kavmine nasib olmu\u015ftur. Azab, iman etmediklerinden dolay\u0131 vaad edilmi\u015f oldu\u011fu i\u00e7in, kavmi iman ettikten sonra azab etmedi diye, bir peygamberin g\u00fcya yalanc\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f olup da \u00f6lsem bundan iyi idi diye \u00fcz\u00fclmesinde bir m\u00e2n\u00e2 yoktur. Bu \u00fcz\u00fcnt\u00fc belki ba\u015flang\u0131\u00e7ta k\u0131z\u0131p ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 zaman olmu\u015f olabilir.<\/p>\n<p>141-142-K\u0131saca buyuruluyor ki: Hani o, dolu bir gemiye ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131 da kur&#8217;a \u00e7ekmi\u015fti ve kayd\u0131r\u0131lanlardan olmu\u015ftu. Yani kur&#8217;ada yenilmi\u015f, gemiden at\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Burada kendi kendini att\u0131 diye bir s\u00f6z varsa da (kayd\u0131r\u0131lan) deyiminin zahirine uygun de\u011fildir. Kendini atm\u0131\u015f de\u011fil de kendi r\u0131zas\u0131yla at\u0131lm\u0131\u015f olabilir. Derhal bal\u0131k onu lokma etti, yani yuttu. O halde ki, pi\u015fmanl\u0131k i\u00e7indeydi, kendini k\u0131n\u0131yordu, pi\u015fman oluyordu.<\/p>\n<p>143- E\u011fer o \u00e7ok tesbih edenlerden olmasayd\u0131. \u00d6teden beri Allah&#8217;\u0131 tesbih ile \u00e7ok zikrederdi. Bu karanl\u0131klarda da &#8220;Senden ba\u015fka il\u00e2h yoktur, seni tesbih ederim, ben ger\u00e7ekten haks\u0131zl\u0131k edenlerden oldum.&#8221; (Enbiya, 21\/87) diye nida ediyordu. Fakat sadece \u015fimdi de\u011fil, \u00f6teden beri \u00e7ok tesbih edenlerden olmasayd\u0131 yeniden dirilecekleri g\u00fcne kadar elbette onun karn\u0131nda kal\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>144- E\u011fer o \u00e7ok tesbih edenlerden olmasayd\u0131. \u00d6teden beri Allah&#8217;\u0131 tesbih ile \u00e7ok zikrederdi. Bu karanl\u0131klarda da &#8220;Senden ba\u015fka il\u00e2h yoktur, seni tesbih ederim, ben ger\u00e7ekten haks\u0131zl\u0131k edenlerden oldum.&#8221; (Enbiya, 21\/87) diye nida ediyordu. Fakat sadece \u015fimdi de\u011fil, \u00f6teden beri \u00e7ok tesbih edenlerden olmasayd\u0131 yeniden dirilecekleri g\u00fcne kadar elbette onun karn\u0131nda kal\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>145-Fakat kalmad\u0131, hemen biz onu alana, a\u00e7\u0131k, bo\u015f bir sahaya f\u0131rlatt\u0131k o halde ki, hastayd\u0131.<\/p>\n<p>146-F\u0131rlatt\u0131k ve \u00fczerine yakt\u00een, yani bal kaba\u011f\u0131 cinsinden bir a\u011fa\u00e7 bitirdik. G\u00f6vdesiz, \u00e7abuk biter, \u00e7ok \u00e7atallan\u0131r, uzar ve yapraklar\u0131 b\u00fcy\u00fck oldu\u011fundan g\u00f6lgeli\u011fe elveri\u015fli bir a\u011fa\u00e7; g\u00f6vdesi olmad\u0131\u011f\u0131 halde buna a\u011fa\u00e7 denilmesi, \u00e7atallan\u0131p y\u00fckselebilmesinden dolay\u0131d\u0131r. Demek ki ba\u015f\u0131nda bu kaba\u011f\u0131n bitmesi, \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada hasta halinde bir siper olmas\u0131 i\u00e7indi. Bunun basit bir te\u015fkilata i\u015faret olmas\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>147- Ve onu, yani Yunus&#8217;u y\u00fcz bine g\u00f6nderdik. Yani ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131 yere tekrar g\u00f6nderildi ki, y\u00fcz bin n\u00fcfusa ula\u015f\u0131yordu. Hatta art\u0131yorlard\u0131. Yani pek \u00e7ok de\u011fillerse de az da de\u011fillerdi. Artmaya da haz\u0131rd\u0131lar. Bu ifade iki g\u00f6nderme aras\u0131nda art\u0131\u015f bile oldu\u011funa i\u015farettir.<\/p>\n<p>148- Bunun \u00fczerine iman ettiler de biz de onlar\u0131 bir zamana kadar ya\u015fatt\u0131k. Yeis (\u00fcmitsizlik) halindeki iman fayda vermezken bu \u015fekilde Yunus kavmine verdi. Bu bir fezlekedir (\u00f6zetlemedir). Yani yukar\u0131daki &#8220;Bak o korkutulanlar\u0131n sonu nas\u0131l oldu? Ancak Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131 ba\u015fka.&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/73-74) emrinden buraya kadar a\u00e7\u0131klanan k\u0131ssalar\u0131n bir \u00f6zetini yaparak demek olur ki, \u015fimdi bunlara bir g\u00f6z at\u0131p, nihayet<\/p>\n<p>149-Yunus k\u0131ssas\u0131n\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckten sonra, peygamberli\u011fin zorluklar\u0131ndan ka\u00e7\u0131nmayarak ey Muhammed! sen yine m\u00fc\u015friklere sor; susturmak i\u00e7in de ki: Rabbine k\u0131zlar, onlara o\u011fullar \u00f6yle mi? Bu ne bi\u00e7im taksim? C\u00fcheyne, Seleme o\u011fullar\u0131, Huzaa, Melih o\u011fullar\u0131 gibi Arap m\u00fc\u015frikleri; &#8220;Melekler Allah&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131d\u0131r&#8221; diyorlard\u0131. Halbuki kendilerinin k\u0131z evlatlar\u0131 olsa istemiyorlard\u0131. Bir de meleklere k\u0131z demekle onlarda \u015fiddet d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlard\u0131. S\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda onlar\u0131n anlat\u0131lan \u015fiddetlerini duyurmak i\u00e7in &#8220;Sor onlara: Yarat\u0131l\u0131\u015f\u00e7a kendileri mi daha \u00e7etin&#8230;&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/11) buyuruldu\u011fu gibi, burada da inan\u00e7lar\u0131n\u0131 iptal i\u00e7in azarlan\u0131yor.<\/p>\n<p>150-Buna kar\u015f\u0131l\u0131k itiraz makam\u0131nda, maksat di\u015fi yarat\u0131klar\u0131 demektir, diyecek olurlarsa buyuruluyor ki Yoksa biz melekleri di\u015fi olarak yaratm\u0131\u015f\u0131z da onlar \u015fahitler miymi\u015f?<\/p>\n<p>151-158- Ha bak! Bu yukar\u0131ki &#8220;sor!&#8221; emrinde dahil olmayarak do\u011frudan do\u011fruya Alah taraf\u0131ndan yalanc\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 ilan ile g\u00f6r\u00fc\u015flerini iptal ve bozma gibi a\u00e7\u0131k\u00e7a yalan oldu\u011fu belli olan \u015feylere \u015fahitlik etmeye kalk\u0131\u015fanlar\u0131n, \u015fahitliklerinin dinlenmeyece\u011fini hat\u0131rlat\u0131r. Bir de Allah ile cinler aras\u0131nda bir neseb uydurdular. Bu c\u00fcmle, &#8220;Onlar, &#8216;Allah do\u011furdu&#8217; derler.&#8221; s\u00f6z\u00fc \u00fczerine atfedilmi\u015ftir. Muhatabdan yine bu \u015fekilde gaibe (2. \u015fah\u0131stan 3. \u015fah\u0131sa) ge\u00e7ilmesi, s\u00f6zlerinin k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden dolay\u0131 hitaba kabiliyetleri olmad\u0131\u011f\u0131na dair bir hat\u0131rlatmad\u0131r. Yani iftiralar\u0131ndan b\u00fct\u00fcn cinlerle Allah aras\u0131nda bir neseb, il\u00e2hl\u0131kta ortakl\u0131\u011f\u0131 ifade edecek \u015fekilde bir m\u00fcnasebet, bir ortakl\u0131k uydurmaya kadar gittiler. Burada cin, melekleri de i\u00e7ine alan en genel m\u00e2n\u00e2ya b\u00fct\u00fcn gizli mahluklar, metafizik g\u00fc\u00e7ler, b\u00fct\u00fcn ruhan\u00eeler demektir. Mecus\u00ee mezheplerinde oldu\u011fu \u00fczere, \u015feytan Allah&#8217;\u0131n karde\u015fidir, melekler Allah&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131d\u0131r, dedikleri gibi; baz\u0131lar\u0131 da ruhanilerin, cinlerin, meleklerin Allah&#8217;a m\u00fcnasebeti, yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vard\u0131r, biz onlar\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmadan Allah&#8217;a yakla\u015famay\u0131z, Allah yan\u0131nda \u015fefaat\u00e7ilerimiz olmas\u0131 i\u00e7in biz onlara ibadet etmekteyiz diyor, \u015firk ko\u015fuyor; biri k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapar, biri iyilik diyorlard\u0131. (En&#8217;am S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Allah&#8217;a cinleri ortak ko\u015ftular.&#8221; (En&#8217;am, 6\/100), &#8220;B\u00f6ylece biz her peygambere insan ve cin \u015feytanlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015fman k\u0131lm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.&#8221; (En&#8217;am, 6\/112) \u00e2yetlerinin tefsirlerinde bu hususta bilgi verilmi\u015ftir, oraya bak\u0131n\u0131z.)<\/p>\n<p>Halbuki o neseb isnad ettikleri ruhaniler, \u00f6zellikle melekler bilir, \u015fahitlik ederler ki, herhalde onlar, o iftiray\u0131 uyduran yalanc\u0131lar mutlaka cehenneme g\u00f6t\u00fcr\u00fcleceklerdir.<\/p>\n<p>159-Yakalan\u0131p cehenneme t\u0131k\u0131lacaklard\u0131r. Allah, onlar\u0131n isnad ettikleri niteliklerden m\u00fcnezzehtir, \u00e7ok y\u00fccedir. Bilirler, b\u00f6yle tesbih ile tenzih ederler. Meleklerin tesbihinde \u015f\u00fcphe olmad\u0131\u011f\u0131 gibi &#8220;Beni ate\u015ften yaratt\u0131n.&#8221; (S\u00e2d, 38\/76) diye yarat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu itiraf eden \u0130blis bile, m\u00fc\u015friklerin isnad ettikleri \u015firk vas\u0131flar\u0131ndan Allah&#8217;\u0131 tenzih eder. &#8220;Ben sizden uza\u011f\u0131m.&#8221; (Enfal, 8\/48) der.<\/p>\n<p>160- Fakat Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131 ba\u015fka. Onlar b\u00f6yle isnadda bulunmazlar ve onun i\u00e7in azaba da haz\u0131r bulundurulmazlar.<\/p>\n<p>161- \u00c7\u00fcnk\u00fc siz ne tapt\u0131klar\u0131n\u0131z; putlar\u0131n\u0131z ve \u015feytanlar\u0131n\u0131z Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kimseyi kand\u0131ramazs\u0131n\u0131z. Ancak cehenneme yaslanacak olan\u0131 aldat\u0131rs\u0131n\u0131z. Onun i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131n\u0131 bozamazs\u0131n\u0131z. \u015eu da o bilen cinlerin, yani meleklerin s\u00f6zlerindendir.<\/p>\n<p>162-163-*} \u00c7\u00fcnk\u00fc siz ne tapt\u0131klar\u0131n\u0131z; putlar\u0131n\u0131z ve \u015feytanlar\u0131n\u0131z Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kimseyi kand\u0131ramazs\u0131n\u0131z. Ancak cehenneme yaslanacak olan\u0131 aldat\u0131rs\u0131n\u0131z. Onun i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131n\u0131 bozamazs\u0131n\u0131z. \u015eu da o bilen cinlerin, yani meleklerin s\u00f6zlerindendir.<\/p>\n<p>164-166-*} Bizden ise ba\u015fka de\u011fil, ancak onun i\u00e7in bilinen bir makam vard\u0131r. Yani her birimizin Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya kulluk i\u00e7in durdu\u011fumuz belli bir makam\u0131, muayyen bir s\u0131n\u0131r\u0131 vard\u0131r ki, onu ge\u00e7emeyiz. Ve biz elbette o saf tutanlar\u0131z. &#8220;O saf tutup duranlara andolsun.&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/1) Ve biz herhalde o tesbih edenleriz. Yani Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131 \u015fan\u0131na lay\u0131k olmayan vas\u0131flardan tenzih ederiz. Dolay\u0131s\u0131yla \u00e7ocuk, neseb gibi iddialar\u0131 kesinlikle reddederiz. nin muhaffefidir.<\/p>\n<p>167-170-Yani ger\u00e7ekten kesinlikle diyorlar ki bizim yan\u0131m\u0131zda \u00f6ncekilerden bir zikir (kitap) olsayd\u0131. Onlar\u0131nki gibi Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015f bir kitap, fikirler a\u00e7\u0131p ibret dersi veren il\u00e2h\u00ee bir kitap olsayd\u0131 Allah&#8217;\u0131n ihlas ile se\u00e7ilen kullar\u0131 olurduk. Kurey\u015f, b\u00f6yle demi\u015flerdi. Fakat olunca onu ink\u00e2r ettiler. \u0130hlas ile sar\u0131lmak \u015f\u00f6yle dursun k\u00fcfrettiler, zikirlerin en g\u00fczeli olan Kur&#8217;\u00e2n inince nank\u00f6rl\u00fck edip tan\u0131mak istemediler. Art\u0131k ilerde bilecekler.<\/p>\n<p>171- 179- K\u00fcf\u00fcrlerinin sonunun neye varaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6recekler, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n vaadi \u015f\u00f6yledir: Andolsun ki, peygamber olarak g\u00f6nderilen kullar\u0131m\u0131z i\u00e7in ezelde \u015fu kelimemiz ge\u00e7mi\u015fti. Elbette onlara yard\u0131m edilecektir. \u00d6n\u00fcnde olmazsa sonunda yard\u0131m onlara olacakt\u0131r. Ve elbette bizim askerlerimiz, o g\u00f6nderilen peygamberlere yard\u0131m edecek, onun yard\u0131mc\u0131lar\u0131 olacak olan hak ordular\u0131 mutlaka onlar galip geleceklerdir. Peygamberlerin g\u00f6nderili\u015f hikmetleri sonunda ger\u00e7ekle\u015fecek, davalar\u0131 zaferi kazanacakt\u0131r. Burada bu il\u00e2h\u00ee s\u00f6z, peygambere vaad, muhaliflerine tehdit yerindedir.<\/p>\n<p>180-Bu vaad ve tehdit tekrar edildikten sonra, bu y\u00fcce s\u00fbre de \u015fu \u00e2yetle bitiriliyor: O izzet sahibi Rabbin, onlar\u0131n isnad ettikleri vas\u0131flardan m\u00fcnezzehtir, y\u00fccedir. Yani seni terbiye edip, peygamberlik g\u00f6revi ile g\u00f6nderen ve o kesin zafer ve galibiyeti vaad buyurmu\u015f olup, vaadinden caymas\u0131na veya kuvvet ve kudretine kar\u015f\u0131 gelinmesine ihtimal bulunmayan izzet, g\u00fc\u00e7 ve kuvvet sahibi olan Rabbin, o m\u00fc\u015friklerin, k\u00e2firlerin isnad ettikleri eksik vas\u0131flardan m\u00fcnezzehtir.<\/p>\n<p>181- Bir de selam o peygamberlere. Muzaffer olacaklar\u0131 ezelde takdir edilmi\u015f olan sana ve yukar\u0131da birk\u0131sm\u0131n\u0131n isimleri ge\u00e7mi\u015f olan b\u00fct\u00fcn peygamberlere; b\u00fct\u00fcn bu nimetlerden dolay\u0131<\/p>\n<p>182- hamd de \u00e2lemlerin Rabbi Allah&#8217;a. Bu \u00e2yet de \u00e7ok anlaml\u0131 olan \u00e2yetlerdendir. \u0130bn\u00fc Ebi Hatim&#8217;in \u015ea&#8217;b\u00ee&#8217;den rivayet etti\u011fi bir hadiste Resulullah (s.a.v.) buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Her kimi, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc sevabdan tam \u00f6l\u00e7ekle \u00f6l\u00e7mek sevindirecekse bulundu\u011fu meclisten kalkaca\u011f\u0131 s\u0131rada \u015f\u00f6yle desin:<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>37-SAFFAT: 1- &#8220;Saf ba\u011flay\u0131p duranlara andolsun&#8230;&#8221; yemin i\u00e7indir. &#8220;O saf dizip duranlara andolsun&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. S\u00c2FF\u00c2T, saf yapanlar demektir ki, Ebu&#8217;s-Suud&#8217;un a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re hem dizilip saf olanlar, hem saf dizenler m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. \u0130leride gelecek olan &#8220;Saf ba\u011flayanlar elbette biziz.&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/165) \u00e2yeti de bu iki m\u00e2n\u00e2 \u00fczerinde d\u00f6ner dola\u015f\u0131r. Saff, bir\u00e7ok \u015feyleri, d\u00fcz bir \u00e7izgi &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12102,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1158,1157],"class_list":["post-1876","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-37-saffat","tag-37-saffat-tefsiri"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1876","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1876"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1876\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12102"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1876"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1876"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1876"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}