{"id":1884,"date":"2010-11-18T22:20:57","date_gmt":"2010-11-18T22:20:57","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1884"},"modified":"2010-11-18T22:20:57","modified_gmt":"2010-11-18T22:20:57","slug":"33-ahzab-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/33-ahzab-tefsiri\/","title":{"rendered":"33-AHZAB SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>33-AHZAB:<\/p>\n<p>1- Ey Peygamber! Ge\u00e7mi\u015fte indirilen kitaplarda ad\u0131 san\u0131 bilinen \u015fanl\u0131 peygamber! Sadece Allah&#8217;tan kork, ba\u015fkas\u0131ndan de\u011fil.<\/p>\n<p>Bu y\u00fcce s\u00fbrede Peygambere kar\u015f\u0131 k\u00e2firlerin ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n dedikodular\u0131na sebep olacak baz\u0131 h\u00fck\u00fcmler ve il\u00e2h\u00ee emirler indirilece\u011finden onlara kar\u015f\u0131 her \u015feyden \u00f6nce peygamberi desteklemek i\u00e7in bu hitab ile ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu hitab, Ahzab sava\u015f\u0131 ile h\u0131n\u00e7lar\u0131n\u0131 alamayan k\u00e2firlerin ve m\u00fcn\u00e2f\u0131klar\u0131n Zeyd ve Zeyneb meselesi y\u00fcz\u00fcnden koparacaklar\u0131 yaygaralar\u0131, yayacaklar\u0131 yalan ve d\u00fczmece s\u00f6zleri ile, ba\u015fka bir sald\u0131r\u0131 haz\u0131rlayacaklar\u0131na i\u015faret ederek onlar\u0131n da \u00f6b\u00fcrleri gibi bir etkisi olmayaca\u011f\u0131n\u0131 \u00f6nceden haber veren il\u00e2h\u00ee bir emirdir. Onun i\u00e7in buyuruluyor ki, takvay\u0131 Allah&#8217;a yap! Allah&#8217;tan kork. Kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. Onlar\u0131n s\u00f6zlerine kulak verip de g\u00f6revini yerine getirmekten \u00e7ekinme, muhakkak ki Allah \u00e7ok bilen, ve hak\u00eem (her yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yerli yerince yapand\u0131r)dir. Allah b\u00fct\u00fcn yararl\u0131 ve zararl\u0131 olan \u015feyleri bilir. Emirlerini de ilmiyle ve hikmetiyle verir; onun i\u00e7in yaln\u0131z O&#8217;ndan kork, O&#8217;na itaat et.<\/p>\n<p>2- Ve Rabbinden sana ne vahyolunursa onun ard\u0131nca git. Muhakkak ki Allah, her ne yapacaksan\u0131z haberdar bulunuyor. Vahyi de ona g\u00f6re veriyor, onun i\u00e7in k\u00e2firlerin ve m\u00fcn\u00e2f\u0131klar\u0131n dediklerine bakma, sana vahyolunana tabi ol.<\/p>\n<p>3- Ve Allah&#8217;a tevekk\u00fcl et, itimad et. Vekil olarak Allah yeter. Ondan ba\u015fka dayanacak, i\u015fler kendisine havale edilecek yoktur. Zira O&#8217;nun korudu\u011funa ba\u015fkas\u0131 zarar veremez, O&#8217;nun verece\u011fi zarardan da ba\u015fkas\u0131 koruyamaz.<\/p>\n<p>4- Allah bir adam i\u00e7in, i\u00e7inde iki kalb yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7bir kimseye iki vicdan verilmemi\u015ftir, hi\u00e7bir adam kalbinde &#8220;bir&#8221;e, &#8220;iki&#8221; demez, Hakk&#8217;\u0131n birli\u011finin \u015fahidi olan, bu kalb ve vicdan birli\u011fi her duygunun ve her bilginin en temel kanunudur. Mant\u0131k&#8217;\u0131n tesaduk (uyum) ve tenakuz (\u00e7eli\u015fki) kanunlar\u0131 bunun bir dal\u0131d\u0131r. Bu olmasa idi, insan kendini tan\u0131yamazd\u0131. Ve kendilerinden z\u0131har yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z e\u015flerinizi analar\u0131n\u0131z k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>ZIHAR: Bir kimsenin e\u015fine &#8220;Sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin&#8221; demesidir ki, anam bana nas\u0131l haram ise, sen de bana \u00f6yle harams\u0131n demek olur. Araplar, b\u00f6yle denilen bir kad\u0131n\u0131 ana gibi kabul ederler, hemen ay\u0131r\u0131rlard\u0131 ve ana gibi say\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re tekrar nik\u00e2h edilememesi de gerekirdi. Burada onlara ana gibi demekle ger\u00e7ekten ana oluvermeyecekleri anlat\u0131larak bu adetin de\u011fi\u015ftirilmesinin gereklili\u011fi g\u00f6steriliyor ki, ayr\u0131nt\u0131s\u0131 ile keffareti, (M\u00fccadele) S\u00fbresi&#8217;nde gelecektir. Evlatl\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 da o\u011fullar\u0131n\u0131z k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>5- ED&#8217;IY\u00c2, &#8220;de\u0131yy&#8221;in \u00e7o\u011fuludur. De\u0131yy, evlat diye \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lan demektir ki dilimizde evlatl\u0131k denilir. Ebu&#8217;s-Suud der ki: Arap\u00e7a&#8217;da &#8220;Ef\u0131l\u00e2&#8221; \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc, &#8220;tak\u0131yy&#8221; kelimesinin &#8220;etk\u0131ya&#8221; \u015feklinde gelmesi gibi, tekil vezni &#8220;Fe\u00eel&#8221; olup manas\u0131 &#8220;fail&#8221; olan s\u0131fatlar i\u00e7indir. Oysa &#8220;de\u0131yy&#8221; &#8220;fail&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nda de\u011fil, &#8220;mef&#8217;ul&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r, buna g\u00f6re \u00e7o\u011fulunun &#8220;ed\u0131y\u00e2&#8221; diye gelmesi kural d\u0131\u015f\u0131d\u0131r. (De\u0131yy fail m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olsayd\u0131 evlat eden olacakt\u0131. Oysa burada m\u00e2n\u00e2s\u0131 evlat edinilen \u00e7ocuk demektir.) O yap\u0131lan z\u0131har ve evlatl\u0131\u011fa evlat diye isim verme sizin a\u011fz\u0131n\u0131zda laf\u0131n\u0131zd\u0131r. Sadece s\u00f6z\u00fcn ge\u00e7erli oldu\u011fu hususlarda baz\u0131 h\u00fck\u00fcmleri olabilirse de ger\u00e7ekte onun vicdanda tasdik edilmesi gereken bir varl\u0131\u011f\u0131 yoktur ve nihayet bir mecazd\u0131r. O halde onlar hakk\u0131nda ger\u00e7ekten ve her y\u00f6nden o\u011ful h\u00fck\u00fcmlerinin y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olmas\u0131 gerekmez. Mesela evlatl\u0131\u011f\u0131n bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 bir kad\u0131n\u0131 almak haram olmaz. Onda &#8220;Kendi sulb\u00fcn\u00fczden gelmi\u015f o\u011fullar\u0131n\u0131z\u0131n kar\u0131lar\u0131&#8230;&#8221; (Nisa, 4\/23) h\u00fckm\u00fc uygulanmaz. Allah ise hakk\u0131, vak\u0131aya uygun olan\u0131, ger\u00e7e\u011fi s\u00f6yl\u00fcyor. Ve yol g\u00f6steriyor. O halde ba\u015fkas\u0131n\u0131n de\u011fil, onun ir\u015fad\u0131n\u0131 dinleyiniz. \u015e\u00f6yle ki Onlar\u0131 \u00f6z babalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n, \u00f6z babalar\u0131na nisbet edin. Allah kat\u0131nda bu daha do\u011frudur. \u00d6z babalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131rman\u0131z, herkesin soyunu kar\u0131\u015ft\u0131rmay\u0131p sakl\u0131 tutman\u0131z, do\u011frusunu s\u00f6ylemeniz, Allah kat\u0131nda adalet ve hakkaniyete daha uygun, genel menfaatlerinize daha elveri\u015flidir. E\u011fer onlar\u0131n \u00f6z babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z, nesebde de\u011fil o zaman dinde karde\u015fleriniz ve dostlar\u0131n\u0131zd\u0131rlar. Bununla birlikte hata etti\u011finiz hususlarda; yani gerek bu yasaktan \u00f6nce, ve gerek sonra, kast\u0131n\u0131z olmaks\u0131z\u0131n, yan\u0131lma ve unutma ile yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z yanl\u0131\u015fl\u0131klarda \u00fczerinize bir g\u00fcnah yoktur. Fakat kalblerinizin kasten yapt\u0131\u011f\u0131 var ya, i\u015fte g\u00fcnah ondad\u0131r. Ve Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok merhamet edendir. Hata edeni affeder. \u0130mam \u015eafi\u00ee hazretleri &#8220;tebenn\u00ee&#8221;nin, yani o\u011ful edinmenin hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc benimsemi\u015ftir. Fakat \u0130mam Azam Ebu Hanife hazretlerine g\u00f6re, bir k\u00f6le evlat edinilmi\u015fse, bu onun azat olmas\u0131n\u0131 gerektirir, yine tebenn\u00ee ya\u015f\u0131 uygun olup evlat diye kabul\u00fc m\u00fcmk\u00fcn olan nesebi bilinmez bir kimsenin, nesebini ispat eyler ki ayr\u0131nt\u0131s\u0131 f\u0131k\u0131h kitaplar\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>6- Peygamber m\u00fcminler i\u00e7in canlar\u0131ndan ileridir. B\u00fct\u00fcn i\u015flerinde kendilerinden daha elveri\u015flidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, onlar i\u00e7in ancak iyilikleri, yararlar\u0131, kurtulu\u015flar\u0131 ne ise, onu g\u00f6zetir, onu emreder, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerine ve zararlar\u0131na raz\u0131 olmaz. Halbuki insan nefsi \u00f6yle de\u011fildir. O halde Peygamber onlara kendilerinden daha sevgili ve onun emri kendilerinin emrinden daha ge\u00e7erli ve ona kar\u015f\u0131 \u015fefkatleri nefislerine \u015fefkatlerinden daha m\u00fckemmel olmal\u0131d\u0131r. Rivayet olunur ki Resulullah (s.a.v.) Teb\u00fck gazas\u0131na gidilmesini emretti\u011fi zaman baz\u0131 kimseler analar\u0131m\u0131zdan, babalar\u0131n\u0131zdan izin isteyelim demi\u015flerdi, bu \u00e2yet bunun \u00fczerine indi. Peygamberin e\u015fleri de onlar\u0131n analar\u0131d\u0131r. Yani h\u00fcrmet ve sayg\u0131da m\u00fcminlerin analar\u0131 mesabesindedirler. Onlar\u0131 nik\u00e2h etmek haram, kendilerine h\u00fcrmet etmek farzd\u0131r. Bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki hususlarda ise, \u00f6teki yabanc\u0131 kad\u0131nlar gibidirler. Onun i\u00e7in Hz. \u00c2i\u015fe, biz kad\u0131nlar\u0131n analar\u0131 de\u011filiz buyurmu\u015ftur. Rahim sahipleri yani akraba olanlar da baz\u0131s\u0131 baz\u0131s\u0131na daha yak\u0131n, daha \u00f6nceliklidir. Allah yaz\u0131s\u0131nda, bu \u00e2yette veya miras \u00e2yetlerinde, &#8220;M\u00fcminlerden ve Muhacirlerden&#8221; bu kay\u0131tlamada iki ihtimal vard\u0131r. Birisi rahim y\u00f6n\u00fcnden akrabalar\u0131 beyan etmesidir. Yani genel olarak m\u00fcminlerden ve \u00f6zellikle Muhacirler&#8217;den olan rahim akrabalar\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc k\u00e2firlerden olan akraba m\u00fcmine varis olmaz. Di\u011feri &#8220;iptidaiye&#8221; olarak \u00e2yet metninde ge\u00e7en &#8220;evl\u00e2&#8221;n\u0131n s\u0131las\u0131 olmaktad\u0131r. Yani akrabalar birbirlerine Allah yaz\u0131s\u0131nda di\u011fer m\u00fcminlerden ve muhacirlerden daha yak\u0131nd\u0131r. Din hakk\u0131 bulunan m\u00fcminlerden, hicret hakk\u0131 olan muhacirlerden, daha \u00f6ncelikli olarak miras al\u0131rlar. \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 y\u0131llar\u0131nda, hicret ve dinde karde\u015flik s\u00f6zle\u015fmesi ile me\u015fru k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f olan miras\u00e7\u0131 olma, bu \u00e2yet ile neshedilmi\u015f (y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f), akraba olanlar, di\u011ferlerine \u00f6ncelikli duruma getirilmi\u015ftir. Ancak dostlar\u0131n\u0131za bir &#8220;maruf&#8221; yapman\u0131z hari\u00e7tir. Burada &#8220;maruf&#8221;tan maksat vasiyettir. Yani akrabaya de\u011fil de akrabal\u0131k ba\u011f\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda olan dostlara yap\u0131lan vasiyet, o \u00f6ncelikli olma h\u00fckm\u00fcnden m\u00fcstesnad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00fc\u00e7te bir miktar\u0131nda vasiyet, mirastan \u00f6nceliklidir. Kitapta bunlar yaz\u0131lm\u0131\u015f bulunuyor. Nitekim Nis\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde miras \u00e2yetlerinde: &#8220;(Fakat b\u00fct\u00fcn bu h\u00fck\u00fcmler \u00f6lenin) edece\u011fi vasiyetin (yerine getirilmesi)nden veya borcunun (\u00f6denmesin)den sonrad\u0131r.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/11) diye yaz\u0131l\u0131 oldu\u011fu gibi, burada da bu \u00e2yetle yaz\u0131l\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131ndaki bu h\u00fck\u00fcmlere tabi olup Allah&#8217;a tevekk\u00fcl et.<\/p>\n<p>7- Bu c\u00fcmle yukardaki &#8220;Allah&#8217;tan kork&#8221; veya &#8220;Allah&#8217;a g\u00fcvenip dayan&#8221; emirlerinden birine atfedilerek demektir. Yani an o peygamberlerden s\u00f6zlerini ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z vakti, peygamberli\u011fi kabul ile dine davet ve Allah&#8217;\u0131n emirlerini tebli\u011fi ve icra etmeye and ile s\u00f6z verdikleri zaman\u0131, ve hele senden, Nuh, \u0130brahim, Musa ve Meryemo\u011flu \u0130sa&#8217;dan. Bunlar\u0131n \u00f6zellikle zikredilmesi \u015fanlar\u0131na dikkat \u00e7ekmek, Peygamberimizin \u00f6nce zikredilmesi ise ta&#8217;zim i\u00e7indir. Yani ba\u015fta sen olmak \u00fczere \u015fanlar\u0131 en b\u00fcy\u00fck olan ve ul\u00fc&#8217;l-azm denilen, \u00f6zellikle bu me\u015fhur peygamberlerden ki hep onlardan pek sa\u011flam bir s\u00f6z ald\u0131k. A\u011f\u0131r, kuvvetli birer misak.<\/p>\n<p>8- Ni\u00e7in? Allah&#8217;\u0131n, do\u011frulara do\u011fruluklar\u0131n\u0131 sormas\u0131 i\u00e7in. S\u00f6z\u00fcn geli\u015fi, m\u00fctekillim, yani birinci \u00e7o\u011ful \u015fah\u0131s kipi ile &#8220;soral\u0131m diye&#8221; denilmesiydi. Ancak bu \u015fekilde do\u011frudan do\u011fruya fiiline ba\u011flanacakt\u0131. B\u00f6yle olmay\u0131p ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na ba\u011f\u0131ms\u0131z bir c\u00fcmle olmak \u00fczere, mukadder (var say\u0131lan) bir fiile ba\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in, birinci \u015fah\u0131stan, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fah\u0131sa d\u00f6n\u00fclerek &#8220;sormas\u0131 i\u00e7in&#8221; denilmi\u015ftir ki \u00f6znesi gizli olan &#8220;O&#8221;dur ve Allah isminin yerine ge\u00e7mi\u015ftir. Yani Allah peygamber g\u00f6nderip s\u00f6z almay\u0131, o do\u011frulara do\u011fruluklar\u0131n\u0131 sormak, imtihan ile do\u011fruluklar\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in yapt\u0131. Ve k\u00e2firlere can yak\u0131c\u0131 bir azab haz\u0131rlad\u0131. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bu &#8220;haz\u0131rlad\u0131&#8221; mukadder (var say\u0131lan) &#8220;yapt\u0131&#8221; fiiline atfedilmi\u015ftir. Demek ki do\u011frulara &#8220;soru&#8221;, k\u00e2firlere &#8220;azab&#8221; var; o halde Allah&#8217;tan korkmal\u0131, k\u00e2firlere bakmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi o soru ve imtihandan bir \u00f6rnek ile, bu ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>9- Ey iman edenler! Allah&#8217;\u0131n \u00fczerinizdeki nimetini an\u0131n. Hani size ordular gelmi\u015fti de \u00fczerlerine bir r\u00fczg\u00e2r ve sizin g\u00f6rmedi\u011finiz ordular sal\u0131vermi\u015ftik. Allah ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcyordu.<\/p>\n<p>10- O zaman onlar, hem \u00fcst\u00fcn\u00fczden gelmi\u015flerdi, hem a\u015fa\u011f\u0131 taraf\u0131n\u0131zdan, ve o vakit g\u00f6zler kaym\u0131\u015f, y\u00fcrekler g\u0131rtlaklara dayanm\u0131\u015ft\u0131. Siz Allah&#8217;a t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc zanlarda bulunuyordunuz.<\/p>\n<p>11- \u0130\u015fte burada m\u00fcminler imtihan edilmi\u015f ve \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile sars\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>12- O vakit m\u00fcn\u00e2f\u0131klar ve kalblerinde bir hastal\u0131k bulunanlar: &#8220;Allah ve Resul\u00fc bize bir aldan\u0131\u015ftan ba\u015fka bir vaad yapmam\u0131\u015f.&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>13- O vakit bunlardan bir grup: &#8220;Ey Medine halk\u0131! Sizin i\u00e7in duracak yer yok, hemen d\u00f6n\u00fcn.&#8221; diyorlard\u0131. Yine onlardan bir k\u0131sm\u0131 da Peygamberden izin istiyor, evlerimiz ger\u00e7ekten (d\u00fc\u015fmana) a\u00e7\u0131kt\u0131r.&#8221; diyorlard\u0131, halbuki a\u00e7\u0131k de\u011fildi, sadece ka\u00e7mak istiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>14- E\u011fer onlar\u0131n her taraf\u0131ndan \u00fczerlerine girilse de sonra fitne \u00e7\u0131karmalar\u0131 istenilse derhal onu yapacaklard\u0131. Ama onunla da pek az duracaklard\u0131.<\/p>\n<p>15- Halbuki bundan \u00f6nce Allah&#8217;a ahid vermi\u015flerdi. Arkalar\u0131n\u0131 d\u00f6nmeyeceklerdi. Allah&#8217;a verilen ahid ise mesuliyetlidir, mutlaka sorulur.<\/p>\n<p>16- De ki: &#8220;E\u011fer \u00f6l\u00fcmden veya \u00f6ld\u00fcr\u00fclmekten ka\u00e7\u0131yorsan\u0131z, ka\u00e7mak size asla fayda vermez. Verece\u011fini var sayd\u0131\u011f\u0131n\u0131z takdirde de ancak pek az faydaland\u0131r\u0131l\u0131rs\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>17- De ki: &#8220;E\u011fer Allah size bir fel\u00e2ket diler veya bir rahmet murad ederse, sizi Allah&#8217;tan saklamak kimin haddine?&#8221; Hem onlar kendilerine Allah&#8217;tan ba\u015fka bir veli de bulamazlar, bir yard\u0131mc\u0131 da.<\/p>\n<p>18- \u015e\u00fcphesiz Allah, i\u00e7inizden o savsaklayanlar\u0131 ve karde\u015flerine: &#8220;Bize gelin&#8221; diyenleri biliyor. Onlar harbe pek az geliyorlard\u0131.<\/p>\n<p>19- Size kar\u015f\u0131 k\u0131skan\u00e7l\u0131k ediyorlard\u0131. Derken o korku hali gelince, g\u00f6rd\u00fcn onlar\u0131 ki, \u00f6l\u00fcmden bayg\u0131nl\u0131k sarm\u0131\u015f kimse gibi g\u00f6zleri d\u00f6nerek sana bak\u0131yorlard\u0131. O korku gidince, size keskin keskin diller s\u0131y\u0131rd\u0131lar. Onlar hayra kar\u015f\u0131 k\u0131skan\u00e7l\u0131k ediyorlard\u0131. \u0130\u015fte bunlar iman etmediler de Allah amellerini bo\u015fa \u00e7\u0131kard\u0131. Bu Allah&#8217;a g\u00f6re \u00f6nemsizdir.<\/p>\n<p>20- Onlar ahzab\u0131 (d\u00fc\u015fman birliklerini) gitmedi san\u0131yorlard\u0131. E\u011fer o birlikler bir daha gelecek olursa, \u00e7\u00f6lde bedevi Araplar i\u00e7inde yer al\u0131p, sizin haberlerinizden (ba\u015f\u0131n\u0131za geleceklerden) sormay\u0131 isterler. Onlar i\u00e7inizde kalacak olsalar da pek az harb ederler.<\/p>\n<p>9- O zaman \u00fczerinize ordular gelmi\u015fti. Hicretin be\u015finci y\u0131l\u0131 gelen ahzab ordular\u0131 ki, Kurey\u015f ve Eh\u00e2b\u00ee\u015f ile Kinane ve Tihame&#8217;den onlara uyanlar ve Necid&#8217;den Gatafan ile bunlara tabi olanlar, Nad\u00eer ve Kureyza yahudileri gibi Arabistan&#8217;\u0131n \u00f6nemli kabileleri toplanm\u0131\u015f olup, Buhar\u00ee \u015ferhlerinde nakledildi\u011fine g\u00f6re, say\u0131lar\u0131 yirmid\u00f6rtbine ula\u015f\u0131yordu. \u015e\u00f6yle ki: Hayber&#8217;de yerle\u015fmi\u015f olan Ben\u00ee Nad\u00eer yahudileri, \u0130sl\u00e2ma kar\u015f\u0131 geni\u015f bir suikast d\u00fczenlemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Bunlar\u0131n, Sell\u00e2m b. Ebilhak\u00eek, Huyey b. Ahtab ve Kinane b. Rebi&#8217; b. Ebilhak\u00eek gibi ileri gelenleri, Mekke&#8217;ye giderek Kurey\u015f&#8217;i peygambere kar\u015f\u0131 sava\u015fa davet etmi\u015fler ve &#8220;Birlikte olursak, m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131r\u0131z&#8221; demi\u015flerdi. Kurey\u015f derhal bu teklifi kabul etti. Sonra Necid&#8217;de Kaysi Gaylan&#8217;dan Gatafan&#8217;e vard\u0131lar. Heyber&#8217;in yar\u0131 gelirini vermeye vaad ederek ve Kurey\u015f&#8217;in birlikte oldu\u011funu s\u00f6yleyerek onlar\u0131 kendileri ile birlikte olmaya davet ettiler. Gatafan ile anla\u015fmas\u0131 olan Beni Esed de ayn\u0131 ortakl\u0131\u011fa davet olunmu\u015ftu. Kurey\u015f&#8217;e kan ba\u011flar\u0131 ile ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in Beni S\u00fcleym de kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131; b\u00f6ylece Arabistan&#8217;\u0131n \u00f6nemli kabileleri birle\u015ferek \u00fc\u00e7 kolordu olu\u015fturmu\u015flard\u0131. Birinci kol, Gatafan askerlerinden olu\u015fmu\u015f ve Arap ba\u015fkanlar\u0131ndan Uyeyne b. H\u0131sn&#8217;\u0131n kumandas\u0131nda idi. \u0130kinci kol, Esed o\u011fullar\u0131ndan olu\u015fmu\u015f ve me\u015fhur Tuleyhate&#8217;l-Esed\u00ee&#8217;nin kumandas\u0131ndayd\u0131. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc kol Ebu S\u00fcfyan kumandas\u0131nda Kurey\u015f ordusuydu. Resul-i Ekrem (s.a.v.) bunlar\u0131n haz\u0131rlanmakta olduklar\u0131n\u0131 haber al\u0131nca sahabeleri ile isti\u015fare etti. (Onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerine ba\u015fvurdu.) Selman-\u0131 Faris\u00ee (r.a.) hazretlerinin ileri s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fc\u015f \u00fczerine hendek kaz\u0131lmas\u0131 emredildi. Sonra Resulullah (s.a.v.) \u00fc\u00e7 bin ki\u015fi ile onlar\u0131n kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131. Sel&#8217; da\u011f\u0131n\u0131 arkalar\u0131na, hendek&#8217;i d\u00fc\u015fman ile aralar\u0131na alarak konaklad\u0131, bir aya yak\u0131n bir zaman ge\u00e7ti ok ve ta\u015f at\u0131\u015fmaktan ba\u015fka sava\u015f yapam\u0131yorlard\u0131, mevsim k\u0131\u015ft\u0131, bu durum s\u0131k\u0131nt\u0131 do\u011furdu, derken bir gece Allah Te\u00e2l\u00e2 so\u011fuk bir saba r\u00fczgar\u0131 g\u00f6nderdi, bu r\u00fczgar onlar\u0131 \u015fiddetle \u00fc\u015f\u00fct\u00fcyor, topraklar\u0131 y\u00fczlerine savuruyor, ate\u015flerini s\u00f6nd\u00fcr\u00fcyor, \u00e7ad\u0131rlar\u0131n\u0131 s\u00f6k\u00fcyordu, hayvanlar birbirlerine kar\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131, askerlerin etraf\u0131nda melekler tekbir al\u0131yorlard\u0131. Bunun \u00fczerine Tuleyhat\u00fc&#8217;l-Esed\u00ee, &#8220;Muhammed size sihir yapmaya ba\u015flad\u0131, haydi \u00e7abuk \u00e7abuk&#8221; demi\u015fti. Kurey\u015f ile yahudilerin aras\u0131 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Art\u0131k tutunamad\u0131lar ve bozulup ka\u00e7t\u0131lar. \u0130\u015fte bu ilahi nimet hat\u0131rlat\u0131larak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Bir\u00e7ok ordular geldi de biz onlar\u0131n \u00fczerlerine r\u00fczgar ve sizin g\u00f6rmedi\u011finiz askerler g\u00f6nderdik. Bu \u015fekilde onlar\u0131n tehlikelerini geri savd\u0131k. Ve Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcyordu. Ne zahmetler \u00e7ekiyordunuz, nas\u0131l hendek kaz\u0131yordunuz? Allah g\u00f6r\u00fcyordu. Resul-i Ekrem Hendek&#8217;in s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirlemi\u015f ve her on ki\u015fiye k\u0131rk ar\u015f\u0131n olmak \u00fczere kaz\u0131 i\u015fini m\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Kendisi de bir \u0131rgat gibi bizzat \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Mevsim k\u0131\u015ft\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar \u00fc\u00e7 g\u00fcn g\u0131das\u0131z kalm\u0131\u015ft\u0131 ve bu esnada Peygamberin baz\u0131 mucizelerini g\u00f6rm\u00fc\u015flerdi. Muhacirler ve Ensar \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlarken \u015fu beyti m\u0131r\u0131ldan\u0131rlarm\u0131\u015f:<\/p>\n<p>&#8220;Bizler sa\u011f oldu\u011fumuz s\u00fcrece edebiyen cihad etmek \u00fczere Muhammed&#8217;e bey&#8217;at etmi\u015f kimseleriz.<\/p>\n<p>&#8221; Resul-i Ekrem de hem \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, hem Ensar ve Muhacirler&#8217;e dua ederdi: &#8220;Ya Rabbi! Hay\u0131r ancak ahiret hayr\u0131d\u0131r. Ensar ve Muhacirler&#8217;i m\u00fcbarek eyle&#8221; derdi.<\/p>\n<p>Selman, Huzeyfe, Numan b. Mukrin, Amr b. Avf ve Ensar&#8217;dan alt\u0131 ki\u015fi \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlarken bir kaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f, k\u0131ramam\u0131\u015flar, kaya k\u00fcl\u00fcng\u00fc k\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Durumu Resulullah&#8217;a bildirdiler. Oraya indi. Selman beraberinde idi. Resulullah k\u00fcl\u00fcng\u00fc ald\u0131, kayaya vurdu. Bir vuru\u015fta \u00e7atlatt\u0131 ve ondan bir \u015fim\u015fek \u00e7\u0131km\u0131\u015f, Medine alan\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatm\u0131\u015ft\u0131. Resulullah tekbir ald\u0131, m\u00fcsl\u00fcmanlar da ald\u0131lar, sonra ikinci, sonra \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kaya par\u00e7alanm\u0131\u015ft\u0131, Selman g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fim\u015fe\u011fi Resulullah&#8217;a sordu. Resulullah: &#8220;Birincisi H\u00eere&#8217;yi ve Kisra&#8217;n\u0131n k\u00f6\u015fklerini g\u00f6sterdi ve Cebrail bana haber verdi ki \u00fcmmetim onlar\u0131 alacak. \u0130kincisi \u015eam ve Rumlar&#8217;\u0131n k\u0131rm\u0131z\u0131 k\u00f6\u015fklerini g\u00f6sterdi ve haber verdi ki, \u00fcmmetim onlar\u0131 alacak. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc de Yemen&#8217;de San&#8217;a k\u00f6\u015fklerini g\u00f6sterdi ve haber verdi ki \u00fcmmetim onlar\u0131 alacak, m\u00fcjde!&#8221; buyurdu. Bunun \u00fczerine m\u00fcmnler sevindiler, m\u00fcnaf\u0131klar &#8220;\u015ea\u015fmaz m\u0131s\u0131n\u0131z, size ne bo\u015f vaadde bulunuyor, yerinizden \u00e7\u0131kamazken Yesrib&#8217;den ta H\u00eere&#8217;yi ve Kisra&#8217;n\u0131n Medain&#8217;ini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve onlar\u0131n size fetholunaca\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>10- O zaman size \u00fcst\u00fcn\u00fczden ve a\u015fa\u011f\u0131 taraf\u0131n\u0131zdan gelmi\u015flerdi. Gatafan ve kendilerine uyanlar v\u00e2dinin yukars\u0131ndan, do\u011fu taraf\u0131ndan gelmi\u015fler, &#8220;Uhud&#8221;un yan\u0131na konmu\u015flard\u0131. Kurey\u015f de Ehab\u00ee\u015f\u00ee ile Tihame ve Kinane&#8217;den kendisine uyanlarla on bin ki\u015fi kadar olarak vadinin a\u015fa\u011f\u0131s\u0131ndan bat\u0131 taraf\u0131ndan gelmi\u015f, C\u00fcruf ile Z\u00fcgabe aras\u0131nda, R\u00fbme&#8217;den sellerin topland\u0131\u011f\u0131 yere konmu\u015flard\u0131. Ve o zamanki g\u00f6zler kaym\u0131\u015f, hayret ve heyecandan do\u011fru bakam\u0131yor, ve y\u00fcrekler a\u011f\u0131zlara gelmi\u015fti, deh\u015fetli korkudan ve heyecandan nefesler kesilecekti. M\u00fc\u015frikler b\u00fct\u00fcn ileri gelen ba\u015fkanlar\u0131n kumandas\u0131 alt\u0131nda toplanarak genel bir sald\u0131r\u0131ya karar vermi\u015flerdi. Bunun i\u00e7in Hendek&#8217;in en dar noktas\u0131 sald\u0131r\u0131ya hedef olarak se\u00e7ilmi\u015fti. Araplar\u0131n D\u0131rar b. Hattab, H\u00fcbeyre b. Ebi Vehb, Nevfel b. Abdullah, Amr b. Abdivedd gibi me\u015fhur cengaverleri atlar\u0131n\u0131 s\u00fcrerek hende\u011fi ge\u00e7mi\u015flerdi. Bunlar\u0131n herbiri bin ki\u015fiye denk say\u0131l\u0131yordu. Amr. b. Abdivedd, &#8220;Bedr&#8221;de yaralanm\u0131\u015f ve intikam\u0131n\u0131 almad\u0131k\u00e7a sa\u00e7lar\u0131na koku s\u00fcrmemeye yemin etmi\u015fti. &#8220;Uhud&#8221;a gelmi\u015f, bu kez de hende\u011fe bayrakl\u0131 olarak gelmi\u015fti. Bu s\u0131ralarda doksan ya\u015flar\u0131nda olmas\u0131na ra\u011fmen, hende\u011fi ilk ge\u00e7en o olmu\u015ftu. Hendek ile da\u011f\u0131n aras\u0131nda adamlar\u0131yla birlikte o dar yerden atlam\u0131\u015f, \u00e7orak yerde atlar\u0131 dolan\u0131p gezinmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131. Birka\u00e7 m\u00fcsl\u00fcman ile Hz. Ali de bunlara kar\u015f\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131 tuttu. Amr bayrakl\u0131 idi.<\/p>\n<p>Hz. Ali ona: &#8220;Ey Amr! Senin bir adetin vard\u0131r. Kurey\u015ft&#8217;en birisi sana iki teklifte bulunsa mutlaka birisini tutars\u0131n, de\u011fil mi?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Amr, &#8220;Evet&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Hz. Ali: &#8220;O halde ben seni Allah&#8217;a ve \u0130slam&#8217;a davet ediyorum.<\/p>\n<p>&#8221; Amr: &#8220;O&#8217;na ihtiyac\u0131m yok.<\/p>\n<p>&#8221; Hz. Ali: &#8220;\u00d6yleyse seni binitlerimizden inip d\u00f6\u011f\u00fc\u015fmeye davet ediyorum.<\/p>\n<p>&#8221; Amr : &#8220;Vallahi ben seni \u00f6ld\u00fcrmek istemem&#8221; diye alay etti.<\/p>\n<p>Hz. Ali: &#8220;Fakat ben seni \u00f6ld\u00fcrmeyi arzu ediyorum&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Amr k\u0131z\u0131p at\u0131ndan indi, bir k\u0131l\u0131\u00e7 darbesiyle at\u0131n\u0131n aya\u011f\u0131n\u0131 kesti, Hz. Ali&#8217;ye sald\u0131rd\u0131. Amr&#8217;\u0131n darbesi Hz. Ali&#8217;nin kalkan\u0131n\u0131 par\u00e7alay\u0131p aln\u0131n\u0131 kanatm\u0131\u015ft\u0131. Hz. Ali kar\u015f\u0131 darbe ile Amr&#8217;\u0131 omuzundan bi\u00e7mi\u015f, Allah\u00fc ekber diye ba\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131, derhal etraftan y\u00fckselen tekbir sesleri ortal\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u0131nlatt\u0131, Amr ile birlikte bir iki ki\u015fi daha vurulmu\u015ftu; birini Hz. Ali \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f, birine de bir o k isabet etmi\u015fti. S\u00fcvariler (binekliler) bozulup \u00e7ekilmi\u015fler, bug\u00fcn Ahzab sava\u015f\u0131n\u0131n en deh\u015fetli g\u00fcn\u00fc olmu\u015ftu. B\u00fct\u00fcn g\u00fcn sava\u015f \u015fiddetle s\u00fcrm\u00fc\u015f, d\u00fc\u015fman m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00fczerine ok ve ta\u015f ya\u011fd\u0131maya devam etmi\u015fti. Sava\u015f\u0131 y\u00f6netmekten bir an olsun ayr\u0131lmaya f\u0131rsat bulamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in Resulullah ,o g\u00fcn d\u00f6rt vakit namaz\u0131 eda etmeye imkan bulamam\u0131\u015ft\u0131, i\u015fte o g\u00fcn g\u00f6zler yerinden kaym\u0131\u015f y\u00fcrekler bo\u011fazlara dayan\u0131p nefesler t\u0131kanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Ve Allah hakk\u0131nda t\u00fcrl\u00fc zanlarda bulunuyordunuz. \u00c7e\u015fit \u00e7e\u015fit zanlar vard\u0131: Kalpleri sabit olan samimi m\u00fcminler, Allah&#8217;\u0131n dinini y\u00fcceltmek i\u00e7in verdi\u011fi s\u00f6z\u00fcn\u00fc yerine getirece\u011fine kanat etmekle birlikte bu kez o s\u00f6z\u00fc yerine getirecek mi, yoksa kendilerini imtihan m\u0131 edecek? diye d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlar da kusur edip kaymaktan ve gere\u011fi gibi tahamm\u00fcl edip dayanamamaktan korkuyorlar; zay\u0131f kalpliler ve m\u00fcn\u00e2f\u0131klar da &#8220;hani diyordu&#8230;&#8221; diye hikaye olunaca\u011f\u0131 gibi k\u00f6t\u00fc zanda bulunuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>11- \u0130\u015fte bu anda veya bu noktada m\u00fcminler imtihana \u00e7ekilmi\u015f, samimi inanan ile m\u00fcnaf\u0131k, sebat eden ile sars\u0131lan se\u00e7ilmi\u015f ve \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile sars\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>12- Ve o zaman m\u00fcnaf\u0131klar ve kalblerinde bir hastal\u0131k bulunanlar yani itikadlar\u0131 zay\u0131f olanlar \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: Allah ve Resul\u00fc bize bir &#8220;gurur&#8221;dan, bir aldanmadan ba\u015fka bir vaadde bulunmam\u0131\u015f. Bu s\u00f6z\u00fc Muattib b. Ku\u015feyr s\u00f6ylemi\u015f: &#8220;Bizim birimiz korkudan tuvalet ihtiyac\u0131n\u0131 gidermeye \u00e7\u0131kamazken, Muhammed tutmu\u015f da bize Kisra&#8217;n\u0131n ve Kayser&#8217;in hazineleri fethedece\u011fimizi vaad ediyor, bu s\u0131rf aldanma vaadi bir bo\u015f vaaddir.&#8221; demi\u015f, akranlar\u0131 da bu s\u00f6zleri tasdik etmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>13-14- &#8220;Onlardan bir grup demi\u015fti&#8230;&#8221; Bu grup da, Evs b. Kayz\u00ee ve ona tabi olanlar imi\u015fler Ey Yesrip ahalisi!<\/p>\n<p>YESR\u0130P, Medine-i M\u00fcnevvere&#8217;nin eski ismidir. Esasen bulundu\u011fu yery\u00fcz\u00fc par\u00e7as\u0131n\u0131n ad\u0131 oldu\u011fu da s\u00f6yleniyor. Resul-i Ekrem onun bu isim ile an\u0131lmas\u0131n\u0131 mekruh g\u00f6r\u00fcp yasak etmi\u015f, oras\u0131 &#8220;Taybe&#8221; veya &#8220;T\u00e2be&#8221;dir buyurmu\u015ftu. O halde onlar sanki peygambere muhalefet olsun diye bu ismi s\u00f6ylemi\u015f oluyorlar. Sizin i\u00e7in kalacak duracak yer yok, yani asker durduracak bir karargah veya tutunacak bir yer yok onun i\u00e7in d\u00f6n\u00fcn. Bu tabirde birka\u00e7 m\u00e2n\u00e2 ihtimali vard\u0131r: Geri d\u00f6n\u00fcn, Medine&#8217;ye evlerinize d\u00f6n\u00fcn, yahut Muhammed&#8217;in dininden eski m\u00fc\u015frikli\u011finize d\u00f6n\u00fcn, yahut ona olan beya&#8217;tinizden d\u00f6n\u00fcn de onu d\u00fc\u015fmanlara teslim edin, yahut Yesrib&#8217;de size duracak yer kalmad\u0131, d\u00f6n\u00fcn k\u00e2fir olun ki, orada durabilesiniz demek olabilir.<\/p>\n<p>Onlardan bir topluluk da peygamberden izin istiyorlar. Bunlar Harise o\u011fullar\u0131 imi\u015f. Evlerimiz &#8220;avret&#8221; diyorlard\u0131. Avret: Asl\u0131nda eksik ve gedik demek olup burada sa\u011flam de\u011fil, a\u00e7\u0131k ve muhafazas\u0131z demektir. Halbuki o evler a\u00e7\u0131k de\u011fildi, korumal\u0131 idi. D\u0131\u015fardan d\u00fc\u015fman\u0131n o taraftan girmesine ihtimal yoktu. \u0130\u00e7erden de \u015fehrin asayi\u015f ve g\u00fcvenli\u011fine bak\u0131l\u0131yordu. Bununla birlikte evleri a\u00e7\u0131k olsayd\u0131 var\u0131p da onlar\u0131 koruyacaklar m\u0131yd\u0131? Hay\u0131r. Sadece ka\u00e7mak istiyorlard\u0131. Yoksa O evlerin etraf\u0131ndan \u00fczerlerine girilse de onlar i\u00e7lerinde iken \u00fczerlerine do\u011fru var\u0131lsa, o a\u00e7\u0131k dedikleri evleri savunacaklar m\u0131, hatta sade bu kadar de\u011fil, girilse de sonra kendilerinden &#8220;fitne&#8221; istenilse, ink\u00e2ra d\u00f6nmek veya d\u00fc\u015fman\u0131n emrine teslim olmak teklif olunsa mutlak onu, o fitneyi yaparlar, hi\u00e7 \u00e7arp\u0131\u015fmazlard\u0131 ve fitnede durmazlard\u0131, sadece biraz dururlard\u0131; yani o fitneyi yapmakta durmazlar, ancak soru ve cevap konu\u015fulacak kadar biraz dururlard\u0131. Daha do\u011frusu o ink\u00e2r\u0131 yapt\u0131klar\u0131 takdirde, o evlerde veya \u015fehirde pek az durabilirlerdi, mahvedilirlerdi,<\/p>\n<p>15-\u00e7\u00fcnk\u00fc \u015ean\u0131m \u00fcst\u00fcne yemin ederim ki, bundan \u00f6nce Allah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi hi\u00e7 arkalar\u0131na d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7mayacaklard\u0131. Harise o\u011fullar\u0131 &#8220;Uhud&#8221; sava\u015f\u0131nda y\u0131lg\u0131nl\u0131k ettikleri zaman, tevbe edip bir daha b\u00f6yle yapmayacaklar\u0131na yemin ederek Resulullah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi. Allah&#8217;a verilen s\u00f6z sorulur ve cezas\u0131 verilir, dinden d\u00f6nenlerin de sonlar\u0131 mutlaka budur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21- \u015ean\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in muhakkak ki size Resullulah&#8217;da pek g\u00fczel bir \u00f6rnek vard\u0131r. Allah&#8217;a ve son g\u00fcne \u00fcmit besler olup da Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikreden kimseler i\u00e7in.<\/p>\n<p>16-20-\u00e7\u00fcnk\u00fc \u015ean\u0131m \u00fcst\u00fcne yemin ederim ki, bundan \u00f6nce Allah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi hi\u00e7 arkalar\u0131na d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7mayacaklard\u0131. Harise o\u011fullar\u0131 &#8220;Uhud&#8221; sava\u015f\u0131nda y\u0131lg\u0131nl\u0131k ettikleri zaman, tevbe edip bir daha b\u00f6yle yapmayacaklar\u0131na yemin ederek Resulullah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi. Allah&#8217;a verilen s\u00f6z sorulur ve cezas\u0131 verilir, dinden d\u00f6nenlerin de sonlar\u0131 mutlaka budur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21- \u015ean\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in muhakkak ki size Resullulah&#8217;da pek g\u00fczel bir \u00f6rnek vard\u0131r. Allah&#8217;a ve son g\u00fcne \u00fcmit besler olup da Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikreden kimseler i\u00e7in.<\/p>\n<p>21- &#8220;Sizin i\u00e7in Resulullah&#8217;ta.&#8221; Bu \u00e2yet, Resulullah&#8217;\u0131n &#8220;Peygamber size neyi verdi ise onu al\u0131n, size neyi yasak ettiyse ondan sak\u0131n\u0131n&#8221; (Ha\u015fr, 59\/7) \u00e2yeti gibi, yaln\u0131z s\u00f6zleriyle de\u011fil, fiil ve hareketleriyle dahi delil ve kendisine uyulan bir peygamber oldu\u011funu h\u00fckme ba\u011flar. Yani Resulullah din ve ahlak\u0131n teorik k\u0131sm\u0131n\u0131 tebli\u011f ve h\u00fckme ba\u011flamakla kalmam\u0131\u015f, gerek sava\u015fta ve gerek bar\u0131\u015f zaman\u0131nda fiilleri ve uygulamalar\u0131 ile ve b\u00fct\u00fcn incelikleriyle kendisinde canl\u0131 olarak g\u00fczel bir uyma \u00f6rne\u011fi olacak ders ve \u00f6rnek vermi\u015ftir. Onun i\u00e7in Hz. Muhammed&#8217;in hayat hik\u00e2yesinde her a\u00e7\u0131dan insanl\u0131k d\u00fcnyas\u0131 i\u00e7in pek g\u00fczel bir \u00f6rnek vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dcSVE, &#8220;teessi&#8221; edilecek, yani uyulacak, arkas\u0131ndan gidilecek \u00f6rnek, me\u015fk, n\u00fcm\u00fbne-i imtisal demektir. Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne kavu\u015fmaya inan\u0131p Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikretmekte olan kimseler i\u00e7in, yoksa sadece d\u00fcnya hayat ve s\u00fcs\u00fcn\u00fc arayanlar ve Allah&#8217;\u0131, ah\u0131reti d\u00fc\u015f\u00fcnmeyenler i\u00e7in de\u011fil.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>22- M\u00fcminler, ahzab\u0131 (d\u00fc\u015fman birliklerini) g\u00f6rd\u00fckleri zaman: &#8220;\u0130\u015fte bu, Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn bize vaad etti\u011fi \u015feydir. Allah ve Resul\u00fc do\u011fru s\u00f6yledi.&#8221; dediler. Bu onlar\u0131n iman\u0131n\u0131 ve teslimiyetini art\u0131rmaktan ba\u015fka bir \u015fey yapmad\u0131.<\/p>\n<p>23- M\u00fcminlerdendir o erler ki Allah&#8217;a verdikleri ahde sadakat g\u00f6sterdiler. Kimi ada\u011f\u0131n\u0131 \u00f6dedi (can\u0131n\u0131 verdi), kimi de beklemektedir. Onlar, ahidlerini hi\u00e7 de\u011fi\u015ftirmediler.<\/p>\n<p>24- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah sad\u0131klara sadakatleriyle m\u00fckafat verecek, dilerse m\u00fcnaf\u0131klara da azab edecek veya tevbe nasib edecektir. \u015e\u00fcphe yok ki Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r. \u00c7ok merhamet edicidir.<\/p>\n<p>25- Hem Allah k\u00e2firleri herhangi bir hayra ula\u015fmadan h\u0131n\u00e7lar\u0131yle defetti. Bu \u015fekilde Allah, m\u00fcminlere sava\u015fta k\u00e2fi geldi. Allah \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, \u00e7ok \u00fcst\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>26- Hem de kitap ehlinden onlara yard\u0131m edenleri kalplerine korku d\u00fc\u015f\u00fcrerek kalelerinden indirdi, siz onlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 katlediyordunuz, bir k\u0131sm\u0131n\u0131 da esir al\u0131yordunuz.<\/p>\n<p>27- (Allah) onlar\u0131n arazilerini, yurtlar\u0131n\u0131 ve mallar\u0131n\u0131 size miras k\u0131ld\u0131. Bir de hen\u00fcz ayak basmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir yeri (size miras k\u0131ld\u0131). Allah, her \u015feye k\u00e2dirdir.<\/p>\n<p>22- Bu, i\u015fte Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn bize vaad etti\u011fidir. \u0130lk g\u00f6rd\u00fcklerinde hat\u0131rlar\u0131na gelen bu oldu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2, &#8220;Yoksa siz, sizden \u00f6nce ge\u00e7enlerin durumu ba\u015f\u0131n\u0131za gelmeden cennete giriverece\u011finizi mi sand\u0131n\u0131z? Onlara \u00f6yle yoksulluklar ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar gelip \u00e7att\u0131 ve \u00e7e\u015fitli belalarla sars\u0131ld\u0131lar ki, hatta peygamberleri beraberindeki m\u00fcminlerle birlikte: &#8216;Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ne zaman&#8217; diyordu. G\u00f6z\u00fcn\u00fcz\u00fc a\u00e7\u0131n: Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 mutlaka yak\u0131nd\u0131r.&#8221; (Bakara, 2\/214) buyurmu\u015ftu. Resulullah da: &#8220;Ahzab\u0131n bir araya gelmesiyle i\u015f s\u0131k\u0131\u015facak; fakat sonu\u00e7 sizin lehinizde, onlar\u0131n aleyhindedir.&#8221; Bir de &#8220;dokuz veya on gece sonra Ahzab gelecek&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>23-27- Samimi m\u00fcminlerden o erler ki Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6zde durdular. Bunlar sahabelerden birtak\u0131m kimselerdir ki Resulullah&#8217;\u0131n beraberinde herhangi bir sava\u015f yaparlarsa sebat edip \u015fehid oluncaya kadar \u00e7arp\u0131\u015fmaya azmetmi\u015flerdi. Bunlar Osman b. Affan, Talha b. Ubeydullah ve Said b. Zeyd b. Amr b. Fudayl ve Hamze, Mus&#8217;ab b. Umeyr ve Enes b. Nad\u00eer vesaire idiler. (Allah hepsinden raz\u0131 olsun)<\/p>\n<p>Onlardan kimisi, nezrini yani ada\u011f\u0131n\u0131 \u00f6dedi. Hz. Hamze ve Mus&#8217;ab b. Umeyr ve Enes. b. Malik&#8217;in amcas\u0131 Enes b. Nadir gibi baz\u0131lar\u0131 s\u00f6zlerini yerine getirip \u015fehid olarak \u00f6ld\u00fcler kimisi de \u015fehitlik beklemektedir. Ki bunlar da Hz. Osman ve Talha gibi sonradan \u015fehid olanlard\u0131r. (Allah hepsinden raz\u0131 olsun). Ve Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 sava\u015fta m\u00fcminlere yetti. Yani Allah m\u00fcminleri sava\u015ftan kurtard\u0131, \u00e7arp\u0131\u015fma yapt\u0131rmadan, d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 savd\u0131. &#8220;Hem de kitap ehlinden onlara yard\u0131m edenleri (kulelerinden) indirdi.&#8221; Bu kitap ehli, yahudilerden Kureyzao\u011fullar\u0131d\u0131r. Resulullah ile anla\u015fma yapm\u0131\u015flarken, Nadiro\u011fullar\u0131n\u0131n \u0131srarlar\u0131 ile d\u00f6nm\u00fc\u015fler, Ahzab&#8217;a yard\u0131m etmi\u015flerdi. Ahzab&#8217;\u0131n yenilip da\u011f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gecenin sabah\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar Medine&#8217;ye d\u00f6n\u00fcp silahlar\u0131n\u0131 b\u0131rakt\u0131klar\u0131 s\u0131rada Cebrail Resulullah (s.a.v.)e gelmi\u015f, &#8220;Z\u0131rh\u0131n\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131yor musun? Melekler hen\u00fcz silah\u0131 b\u0131rakmad\u0131lar, Allah Te\u00e2l\u00e2 senin Kureyzao\u011fullar\u0131 \u00fczerine y\u00fcr\u00fcmeni emrediyor, ben de onlara gidiyorum&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine, &#8220;\u0130kindiyi Kureyzao\u011fullar\u0131nda k\u0131ls\u0131nlar&#8221; diye m\u00fcsl\u00fcmanlara ilan edildi. M\u00fcsl\u00fcmanlar vard\u0131lar yirmi, yirmi be\u015f gece ku\u015fatma yapt\u0131lar, Resulullah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc kabul etmeleri teklif edildi, kabul etmediler, Sa&#8217;d b. Muaz&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc kabul etmeye raz\u0131 oldular. O da sava\u015fa kat\u0131lanlar\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmelerine, \u00e7ocuklar\u0131n ve kad\u0131nlar\u0131n esir edilmelerine h\u00fckmetmi\u015fti ki, bu olay me\u015fhurdur. S\u0131ysalar\u0131ndan, kulelerinden.<\/p>\n<p>SAYAS\u00ce, s\u0131ysan\u0131n \u00e7o\u011fulu, s\u0131ysa da\u011f\u0131n ucuna ve her \u015feyin asl\u0131na ve \u00e7ulha tara\u011f\u0131na denir. Burada sa\u011flam, y\u00fcksek kale, sur ve kule anlam\u0131nad\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>28- Ey peygamber! Han\u0131mlar\u0131na \u015f\u00f6yle s\u00f6yle: &#8220;E\u011fer d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 ve zinetini istiyorsan\u0131z, haydi gelin, sizi donatay\u0131m ve g\u00fczellikle b\u0131rak\u0131p sal\u0131vereyim.<\/p>\n<p>29- Yok e\u011fer Allah ve Resul\u00fcn\u00fc ve ahiret yurdunu istiyorsan\u0131z, haberiniz olsun ki, Allah i\u00e7inizden g\u00fczellik edenlere pek b\u00fcy\u00fck bir ecir haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>30- Ey peygamberin han\u0131mlar\u0131! sizden her kim bir terbiyesizlik ederse ona azab iki kat katlan\u0131r. Bu Allah&#8217;a g\u00f6re \u00e7ok kolayd\u0131r.<\/p>\n<p>31- Yine sizden her kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne boyun e\u011fer, salih bir amel i\u015flerse, ona da m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131 iki kat veririz. Hem onun i\u00e7in bol bir r\u0131z\u0131k haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>32- Ey peygamberin han\u0131mlar\u0131! Siz kad\u0131nlardan herhangi biri gibi de\u011filsiniz. E\u011fer takva ile korunacaksan\u0131z, konu\u015furken k\u0131r\u0131tmay\u0131n da kalbinde bir hastal\u0131k bulunan kimse tamaha d\u00fc\u015fmesin. G\u00fczel ve dosdo\u011fru s\u00f6z s\u00f6yleyin.<\/p>\n<p>33- Hem vakar\u0131n\u0131zla evlerinizde durun da \u00f6nceki cahiliyet devrinde oldu\u011fu gibi s\u00fcslenip \u00e7\u0131kmay\u0131n. Namaz\u0131 k\u0131l\u0131n, zekat\u0131 verin. Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat edin. Ey ehli beyt! Allah sizden kiri gidermek ve sizi tertemiz, pampak yapmak istiyor.<\/p>\n<p>34- Oturun da evlerinizde okunan Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini ve hikmeti an\u0131n. \u015e\u00fcphe yok ki Allah l\u00fctuf sahibidir ve her \u015feyden haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>28-29- &#8220;Ey peygamber! Han\u0131mlar\u0131na s\u00f6yle&#8230;&#8221; Rivayet olunuyor ki Resulullah (s.a.v) dan han\u0131mlar\u0131 zinet elbiseleri, s\u00fcsl\u00fc elbiseler ve daha \u00e7ok nafaka, yiyecek bedeli, ge\u00e7imlik istemi\u015flerdi; bu ayetler bu sebeple nazil oldu. Bunun \u00fczerine Resulullah (s.a.v.) Hz. Ai\u015fe&#8217;den ba\u015flayarak, hepsini serbest b\u0131rakt\u0131. Hz. Ai\u015fe: &#8220;Ben Allah&#8217;\u0131 Resulullah&#8217;\u0131 ve ahiret evini isterim&#8221; dedi. Kalan han\u0131mlar da \u00f6yle s\u00f6ylediler. Bundan dolay\u0131 haklar\u0131nda bir takdir hissi olmak \u00fczere ilerde gelecek olan, &#8220;Ey Muhammed, onlardan diledi\u011fini geri b\u0131rak\u0131r diledi\u011fini de yan\u0131na al\u0131rs\u0131n.&#8221; (Ahzab, 33\/51) \u00e2yeti indi. Burada bu muhayyer b\u0131rakma, s\u0131rf bir muhayyer b\u0131rakma m\u0131yd\u0131? Yoksa iste\u011fin elinde olsun gibi &#8220;Tefviz-i talak&#8221; bo\u015fama hakk\u0131n\u0131 verme miydi? diye ihtilaf etmi\u015flerdir. Hz. Ai\u015fe (r.a.)&#8217;den: &#8220;Resulullah bizi serbest k\u0131ld\u0131, biz de kendisini tercih ettik ve onu bo\u015fama saymad\u0131&#8221; dedi\u011fi rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>30- Ey Peygamberin kad\u0131nlar\u0131! Kendilerine nasihata \u00f6zen g\u00f6sterildi\u011fini ortaya \u00e7\u0131karmak i\u00e7in bu \u015fekilde, ifadenin kipi de\u011fi\u015ftirilerek il\u00e2hi sesleni\u015f kendilerine y\u00f6neltilmi\u015ftir. Gerek burada ve gerek bundan sonra, b\u00f6yle onlar\u0131n Peygamberin ismine isim tamlamas\u0131 yap\u0131larak kendilerine seslenilmesi de, zikrolunacak h\u00fck\u00fcmler bu tamlamadan \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indir. (Biriniz) \u00c7irkinli\u011fi belli bir kabahat, herhangi bir b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015flerse. Zira bilinmektedir ki herhangi bir durumu var saymak, o durumun meydana gelmesini gerektirmez. Bununla birlikte bundan maksat Resulullah&#8217;a kar\u015f\u0131 ba\u015f kald\u0131rarak onu s\u0131kacak, kederlendirecek isteklerde bulunmak gibi hareketler olmas\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Ona azab iki kat katlan\u0131r. Di\u011fer kad\u0131nlara verilecek cezan\u0131n iki kat\u0131 verilir. Biri as\u0131l g\u00fcnah\u0131n, di\u011feri de isim tamlamas\u0131 ile peygambere ait olman\u0131n onun han\u0131m\u0131 olmakla elde edilen niteli\u011fe h\u00fcrmetsizli\u011fin cezas\u0131d\u0131r. \u00d6te yandan kabahatin \u00e7irkinli\u011fi onu yapan\u0131n \u015feref ve itibar\u0131 oran\u0131nda artar. Nitekim h\u00fcr olanlara verilen ceza k\u00f6lelerin iki kat\u0131d\u0131r. Peygamberin e\u015fleri olmalar\u0131 dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin anneleri olmak \u015ferefi elde etmi\u015f olanlar\u0131n kabahatleri elbette sosyal durumlar\u0131 oran\u0131nda b\u00fcy\u00fck olur. Ger\u00e7i sosyal durumu y\u00fcksek olanlara halk kolay ceza veremez. Allah&#8217;a g\u00f6re o kolay bulunuyor.<\/p>\n<p>31-Bununla birlikte nimet k\u00fclfete g\u00f6re oldu\u011fundan itaate kar\u015f\u0131l\u0131k ecr ve sevap da iki keredir. Birisi as\u0131l itaat\u0131n sevab\u0131, birisi de Peygamberin han\u0131m\u0131 olman\u0131n feyz ve bereketidir.<\/p>\n<p>32- Ey Peygamberin han\u0131mlar\u0131! Siz genel olarak kad\u0131nlardan herhangi biri gibi de\u011filsiniz. Sizde di\u011fer kad\u0131nlarda bulunmayan nitelikler var: Peygamberlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131n han\u0131mlar\u0131 ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin analar\u0131 olmak niteliklerine sahipsiniz. E\u011fer sak\u0131n\u0131rsan\u0131z, bu \u00f6zel niteliklerinizi korursan\u0131z yahut durumunuza uygun takva ile korunacaksan\u0131z -bu \u015fart bir m\u00e2n\u00e2 ile yukar\u0131n\u0131n, bir m\u00e2n\u00e2 ile a\u015fa\u011f\u0131n\u0131n kayd\u0131 oluyor- S\u00f6z\u00fc yumu\u015fak ve tatl\u0131 bir eda ile s\u00f6ylemeyin, bir s\u00f6z s\u00f6ylendi\u011fi zaman sak\u0131n y\u0131l\u0131\u015f\u0131k bir bi\u00e7imde cevap vermeyin ve s\u00f6ylerken yay\u0131larak, k\u0131r\u0131tarak s\u00f6ylemeyin de kalbinde hastal\u0131k bulunan, kalbi \u00e7\u00fcr\u00fck, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe y\u00fcz tutmu\u015f kimseler k\u00f6t\u00fc bir \u015fey \u00fcmit etmesin. Ve uygun ve ciddi s\u00f6z s\u00f6yleyin; yani yapmac\u0131l\u0131ktan uzak, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k ve ciddiyetle dosdo\u011fru s\u00f6yleyin veya sert olsa da makul ve me\u015fru g\u00fczel s\u00f6z s\u00f6yleyin.<\/p>\n<p>33- Ve evlerinizde oturun. kelimesi Arap\u00e7a&#8217;da &#8220;Karar&#8221; mastar\u0131ndan emir olup, kelimenin asl\u0131 &#8216;dir, gibi, yani evlerinizde oturun. \u0130lk cahiliyet d\u00f6nemi kad\u0131nlar\u0131n\u0131n d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 gibi \u00e7\u0131kmay\u0131n, yani \u0130slam&#8217;dan \u00f6nceki cahiliyet adeti gibi s\u00fcslerinizi g\u00f6stererek ve g\u00f6r\u00fcnmek i\u00e7in k\u0131r\u0131tarak \u00e7\u0131kmay\u0131n. Bu ayet bu emir ve yasak ile Resulullah&#8217;\u0131n han\u0131mlar\u0131na yaln\u0131z &#8220;tesett\u00fcr&#8221;\u00fc de\u011fil, \u00f6zellikle &#8220;h\u0131dr&#8221;i, yani yabanc\u0131 erke\u011fe hi\u00e7 g\u00f6r\u00fcnmemek demek olan &#8220;muhaddere&#8221;li\u011fi dahi vacip k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer \u0130slam kad\u0131nlar\u0131 i\u00e7in ileride gelece\u011fi ve N\u00fbr S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere tesett\u00fcr vacip ise de, &#8220;H\u0131dr&#8221; vacip de\u011fil m\u00fcstehapt\u0131r. B\u00fct\u00fcn \u0130slam kad\u0131nlar\u0131n\u0131n da Peygamber&#8217;in han\u0131mlar\u0131n\u0131n hayat tarz\u0131n\u0131 ve ahlak\u0131n\u0131 \u00f6rnek edinmeleri elbette bir haklar\u0131 ve \u015ferefleridir. Fakat hepsine muhaddere olmalar\u0131 farz olsayd\u0131, bunda g\u00fc\u00e7l\u00fck olurdu. Onun i\u00e7in ilerde<\/p>\n<p>&#8220;Ey peygamber! Han\u0131mlar\u0131na, k\u0131zlar\u0131na ve m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131na s\u00f6yle: Bir ihtiya\u00e7 i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman \u00f6rt\u00fclerini \u00fcstlerine als\u0131nlar, v\u00fccudlar\u0131n\u0131 \u00f6rts\u00fcnler!&#8221; (Ahzab, 33\/59) ayetinde tesett\u00fcr emri b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin han\u0131mlar\u0131na genelle\u015ftirilmi\u015f oldu\u011fu halde, burada &#8220;Evlerinizde oturun.&#8221; (Ahzab, 33\/33) emri ile &#8220;Sizler herhangi bir kad\u0131n gibi de\u011filsiniz.&#8221; (Ahzab, 33\/32) diye nitelenen Peygamberin han\u0131mlar\u0131na hitaben gelmi\u015ftir. Ve ancak ehli beyti olma, (Resulullah&#8217;\u0131n aile fertleri) niteli\u011fi ile, bu emirlerin peygamberin k\u0131zlar\u0131n\u0131 dahi kapsad\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat bundan evlerinizde hi\u00e7bir i\u015f yapmadan bo\u015f bo\u015f oturun gibi bir m\u00e2n\u00e2n\u0131n anla\u015f\u0131lmamas\u0131 i\u00e7in buyuruluyor ki, evlerinizde durun da namaz k\u0131l\u0131n ki, bununla \u00f6nce kibirli ve b\u00f6b\u00fcrlenen kimselere benzemekten sak\u0131n\u0131lm\u0131\u015f olur ve zekat verin, bu da ker\u00eem, rah\u00eem olan Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n g\u00fczel g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ahl\u00e2kla ahl\u00e2klanarak, O&#8217;nun rezzak (r\u0131z\u0131k veren) ismine niyabetle kulluk etmektir. \u015e\u00fcphe yok ki zekat\u0131 vermek i\u00e7in, ger\u00e7ekten ihtiyac\u0131 olan fakirleri anlay\u0131p dinlemek \u00e7ok \u00f6nemli bir i\u015ftir. Ve bundan onlar\u0131n zekat verecek nisaba sahip bulunduklar\u0131 da anla\u015f\u0131l\u0131r. De\u011filse bundan b\u00f6yle sahip olacaklar\u0131 bu emir ile m\u00fcjdelenmi\u015f olur. Ve daha Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaatlar yap\u0131n. M\u00fckellefiyetler sadece zikrolunan ibadet \u00e7e\u015fitleri de\u011fildir. Allah ve Resul\u00fc daha neyi emreder ve yasaklarsa onlar\u0131 da tutun. Bunlar bask\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fck de\u011fil midir? Hay\u0131r Allah Te\u00e2l\u00e2 s\u0131rf \u015funu istiyor kiri, yani \u015fan ve \u015ferefinizi kirletmek ihtimali bulunan g\u00fcnahlar\u0131 sizden uzakla\u015ft\u0131rs\u0131n ey ehli beyt! de sizi tertemiz pamp\u00e2k etsin. Ehli beyt, peygamberin ehli beyti, peygamberin ailesine \u00f6zel olarak mensup bulunan bahtiyarlard\u0131r, Resulullah&#8217;\u0131n aile fertleridirler.<\/p>\n<p>S\u00f6z, Peygamber&#8217;in han\u0131mlar\u0131na seslenmekte oldu\u011fu i\u00e7in, &#8220;ehli beyt&#8221; kelimesinden ilk akla gelen m\u00e2n\u00e2 &#8220;onlar&#8221; olur. Fakat maksad\u0131n yaln\u0131z onlar olmad\u0131klar\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in, m\u00fczekker zamir (Arap\u00e7a&#8217;da erkek isimlerin yerine ge\u00e7en zamir) olan &#8220;siz&#8221; diye seslenilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc usul ilminde bilindi\u011fi \u00fczere, m\u00fcennes \u00e7o\u011ful kipi (di\u015fi \u00e7o\u011ful kipi) yaln\u0131z di\u015filere \u00f6zel oldu\u011fu halde, m\u00fczekker \u00e7o\u011ful kipi kar\u0131\u015f\u0131k olarak erke\u011fe ve kad\u0131na, &#8220;ta\u011fliben&#8221; yani kad\u0131nlar\u0131 da kapsayacak bi\u00e7imde kullan\u0131l\u0131r. Demek ki &#8220;Ehli beyt&#8221; denilince, Peygamberin han\u0131mlar\u0131 ile birlikte, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131, erkek ve kad\u0131n kendine \u00f6zel aile fertlerini dahi kapsad\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lmak \u00fczere &#8220;Ey peygamberin ev halk\u0131! \u015e\u00fcphesiz Allah sizden pisli\u011fi giderip sizi tertemiz yapmak ister..&#8221; buyurulmu\u015ftur. Hz. Hasan ve Hz. H\u00fcseyin (r.a.) \u00e7ocuklardan oldu\u011fu gibi, Hz. Ali dahi Hz. Peygamberin evinde yeti\u015fmi\u015f ve Hz. Fat\u0131ma ile birlikte ya\u015famas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla \u00f6zel bir mensubiyeti elde etmi\u015f bulundu\u011fundan o da ehli beyttendir. Fakat bunlar\u0131n ehli beytten olmas\u0131 Hz. Peygamber&#8217;in di\u011fer k\u0131zlar\u0131n\u0131n ve onlardan olan \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n da ehli beytten olmas\u0131na engel de\u011fildir, aksine olmalar\u0131n\u0131 gerektirir.<\/p>\n<p>Fakat ne tuhaft\u0131r ki \u015eia, \u00e2yetin konusunu olu\u015fturan Peygamberin tertemiz han\u0131mlar\u0131n\u0131 dahi hesaba almayarak ehli beytin, Hz. Peygamberi kendisiyle Ali, Hasan, H\u00fcseyin, Fat\u0131ma (r.anh\u00fcm)den ibaret olduklar\u0131nda \u0131srar etmek istemi\u015fler ve bu y\u00fczden \u0130slam tarihinde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck g\u00fcr\u00fclt\u00fcler \u00e7\u0131karm\u0131\u015flard\u0131r. &#8220;Selman bizden ve ehli beyt&#8217;tendir&#8221; hadisiyle, \u00f6zel mensubiyet ile Selman bile ehli beytten say\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, Peygamberle birlikte geceleyip yatan, temiz han\u0131mlar\u0131n ehli beytten hari\u00e7 say\u0131lmalar\u0131 ne garip bir taassuptu.<\/p>\n<p>34-Halbuki \u00f6yle bir yanl\u0131\u015f anlamaya meydan b\u0131rakmamak i\u00e7in, &#8220;beyt&#8221; (ev) kelimesi kendilerine izafe edilip yine Peygamberin han\u0131mlar\u0131na hitaben \u015f\u00f6yle buyuruluyor: Ve ey Peygamberin kad\u0131nlar\u0131 ve k\u0131zlar\u0131! Evlerinizde okunup duran Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini ve hikmetini an\u0131n, toplan\u0131p m\u00fczakere edin, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ve Peygamberin s\u00fcnnetlerini belleyin, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, bu \u015fekilde Allah&#8217;\u0131n ve Peygamber&#8217;in emirlerini belleyin ilim tahsil edin ve bu y\u00fczden elde etti\u011finiz \u015feref ve \u015fan\u0131 hat\u0131rdan \u00e7\u0131karmay\u0131p \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc bilin. Ger\u00e7ekten Allah latif ve her \u015feyden habedar bulunuyor. Onun i\u00e7in bu emirleri ve yasaklar\u0131 veriyor.<\/p>\n<p>\u015eimdi burada daha genel ahlak ve iyiliklere te\u015fvik i\u00e7in \u00f6zelden genele ge\u00e7ilerek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>35- \u015e\u00fcphe yok ki m\u00fcsl\u00fcman erkeklerle m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar, m\u00fcmin erkeklerle m\u00fcmin kad\u0131nlar, itaat eden erkeklerle itaat eden kad\u0131nlar, sad\u0131k erkeklerle sad\u0131k kad\u0131nlar, sabreden erkeklerle sabreden kad\u0131nlar, m\u00fctevazi erkeklerle m\u00fctevazi kad\u0131nlar, sadaka veren erkeklerle sadaka veren kad\u0131nlar, oru\u00e7 tutan erkeklerle oru\u00e7 tutan kad\u0131nlar, \u0131rzlar\u0131n\u0131 koruyan erkeklerle \u0131rzlar\u0131n\u0131 koruyan kad\u0131nlar, Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikreden erkeklerle Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikreden kad\u0131nlar var ya, i\u015fte onlar i\u00e7in Allah bir ma\u011ffiret ve b\u00fcy\u00fck bir m\u00fck\u00e2fat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>35- Ger\u00e7ekten m\u00fcsl\u00fcman erkekler ve m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar, Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcne boyun e\u011fip sel\u00e2mete giren, ikrar veren erkekler ve kad\u0131nlar ve m\u00fcmin erkekler ve m\u00fcmin kad\u0131nlar, tasdiki vacip olan \u015feyleri ikrar ile birlikte kalben de tasdik eden erkekler ve kad\u0131nlar; bununla birlikte boyun e\u011fen erkekler ve boyun e\u011fen kad\u0131nlar, divan durup itaate devam \u00fczere bulunan itaatli erkekler ve kad\u0131nlar; bununla birlikte do\u011fru erkekler ve do\u011fru kad\u0131nlar, s\u00f6z\u00fcnde ve i\u015finde i\u00e7tenlikle do\u011fruluk yapan erkekler ve kad\u0131nlar; bununla birlikte sabreden erkekler ve sabreden kad\u0131nlar, sab\u0131rl\u0131 olan, gerek itaate ve gerek g\u00fcnahlara sabreden erkekler ve kad\u0131nlar; bununla birlikte m\u00fctevazi erkekler ve m\u00fctevazi kad\u0131nlar, kalpleri ve organlar\u0131 ile al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fc olan erkekler ve kad\u0131nlar; bunun yan\u0131nda sadaka veren erkekler ve sadaka veren kad\u0131nlar; bunun yan\u0131nda Oru\u00e7 tutan erkekler ve oru\u00e7 tutan kad\u0131nlar, farz oru\u00e7lar\u0131 tutan erkekler ve kad\u0131nlar; bunun yan\u0131nda \u0131rzlar\u0131n\u0131 haramdan muhafaza edip koruyan erkekler ve kad\u0131nlar; bunun yan\u0131nda Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok zikreden, gerek kalbi ve gerek dili ile an\u0131p unutmayan erkekler ve kad\u0131nlar bunlar\u0131n hepsine, bu iyilikleri yap\u0131p bir araya getirenlere Allah, bir ba\u011f\u0131\u015f, insanl\u0131k hali arada s\u0131rada meydana gelen k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00fcnahlar\u0131 \u00f6rtecek bir ma\u011ffiret ve itaatlerine kar\u015f\u0131l\u0131k b\u00fcy\u00fck bir ecir haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r ki, onun \u015fimdi tasavvuru m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bu \u015feklide bu ayet, hem ehli beyte, hem de onlar gibi bu g\u00fczel ahlak ve nitelikleri kendilerine huy edinenlere bir vaad ve m\u00fcjdedir. Deniliyor ki, Peygamberin han\u0131mlar\u0131 hakk\u0131nda o ayetler nazil oldu\u011fu zaman m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131 &#8220;Bizim hakk\u0131m\u0131zda bir \u015fey nazil olmad\u0131&#8221; demi\u015flerdi. Bu ayet bu sebeple n\u00e2zil oldu. Di\u011fer bir rivayette, Peygamberin han\u0131mlar\u0131 demi\u015flerdi ki: &#8220;Ya Resulullah! Allah Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da erkekleri zikrediyor, demek ki bizim zikrolunacak hi\u00e7bir iyili\u011fimiz yok, bizden hi\u00e7bir itaat kabul buyurulmayacak diye korkuyoruz.&#8221; Bu ayet bunun \u00fczerine nazil oldu.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>36- Bununla beraber Allah ve Resul\u00fc bir i\u015fe h\u00fckmetti\u011fi zaman, gerek m\u00fcmin bir erkek ve gerekse m\u00fcmin bir kad\u0131n i\u00e7in, o i\u015flerinde ba\u015fka bir tercih hakk\u0131 yoktur. Her kim de Allah ve Resul\u00fcne \u00e2\u015fi olursa a\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k etmi\u015f olur.<\/p>\n<p>37- Hem hat\u0131rla o vakti ki, o kendisine Allah&#8217;\u0131n nimet verdi\u011fi ve senin de ikramda bulundu\u011fun kimseye: &#8220;Han\u0131m\u0131n\u0131 kendine s\u0131k\u0131 tut ve Allah&#8217;tan kork&#8221; diyordun da nefsinde Allah&#8217;\u0131n a\u00e7aca\u011f\u0131 \u015feyi gizliyordun. \u0130nsanlardan \u00e7ekiniyordun. Halbuki Allah kendisini saymana daha l\u00e2y\u0131kt\u0131. Sonra Zeyd o kad\u0131ndan ili\u015fi\u011fini kesti\u011fi zaman, biz onu sana e\u015f yapt\u0131k ki, o\u011fulluklar\u0131n\u0131n ili\u015fkilerini kestikleri han\u0131mlar\u0131n\u0131 nik\u00e2hlamada m\u00fcminlere bir darl\u0131k olmas\u0131n. Allah&#8217;\u0131n emri de yerine getirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>38- Peygambere Allah&#8217;\u0131n takdir etti\u011fi, m\u00fcbah k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feyde bir darl\u0131k yoktur. Bundan \u00f6nce ge\u00e7en b\u00fct\u00fcn peygamberler hakk\u0131nda Allah&#8217;\u0131n s\u00fcnneti b\u00f6yledir. Allah&#8217;\u0131n emri ise bi\u00e7ilmi\u015f bir kaderdir.<\/p>\n<p>39- Onlar, Allah&#8217;\u0131n g\u00f6nderdiklerini tebli\u011f ederler ve O&#8217;ndan korkarlar, Allah&#8217;tan ba\u015fka kimseden korkmazlard\u0131. Hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak da Allah yeter.<\/p>\n<p>40- Muhammed, sizin adamlar\u0131n\u0131zdan hi\u00e7birinin babas\u0131 de\u011fildir. Ama Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her \u015feyi hakkiyle bilendir.<\/p>\n<p>36- &#8220;Hi\u00e7bir m\u00fcmin erkek ve kad\u0131n i\u00e7in, Allah ve Resul\u00fc bir ise h\u00fck\u00fcm verince se\u00e7me hakk\u0131 yoktur.&#8221; Resulullah (s.a.v.) halas\u0131 &#8220;\u00dcmeyye binti Abdulmuttalib&#8221;in k\u0131z\u0131 Zeyneb binti Cah\u015f&#8217;i, Zeyd b. H\u00e2rise&#8217;ye birbirleriyle evlenmek \u00fczere aday olarak belirledi\u011fi zaman, Zeynep ve karde\u015fi bunu kabul etmemi\u015fler, bu \u00e2yet bu y\u00fczden nazil olmu\u015f deniliyor ki, yukar\u0131da ge\u00e7en &#8220;Peygamber m\u00fcminlere canlar\u0131ndan ileridir.&#8221; (33\/6) ayetinin uygulamalar\u0131ndan birisi demektir. \u00c2yetin burada geli\u015fi Peygamberin han\u0131mlar\u0131na yap\u0131lan muhayyer b\u0131rakma \u00e2yeti a\u00e7\u0131s\u0131ndan bir tamamlama, yani Peygamberi bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6zetmek gereklili\u011fine bir i\u015faret oldu\u011fu gibi, bundan sonraki \u00e2yete g\u00f6re de bir \u00f6n giri\u015f mahiyetindedir.<\/p>\n<p>37- Hat\u0131rla o zaman\u0131 ki, diyordun ona, o kendisine Allah&#8217;\u0131 nimet verdi\u011fi, Allah ona zeka ve kabiliyet vermi\u015f, senin nezdine sevketmi\u015f, \u0130slam nimeti ile nimetlendirmi\u015fti. Senin de nimet verdi\u011fin kimseye -Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ile kendisine t\u00fcrl\u00fc ba\u011f\u0131\u015flarda bulundu\u011fun, k\u0131saca azad edip h\u00fcrriyet nimetine erdirdi\u011fin kimseye- ki \u015fimdi ismi gelecek olan Zeyd&#8217;dir. Yani Zeyd b. H\u00e2rise b. \u015eurahb\u00eel, annesi Su&#8217;da binti Sa&#8217;lebe b. Abdi \u00c2mir\u00ee, Ben\u00ee Ma&#8217;n b. Tay&#8217;dendir. &#8220;El-\u0130sabe f\u00ee Marifeti&#8217;s-Sahabe&#8221; isimli eserde hayat hikayesi \u015f\u00f6yle yaz\u0131l\u0131d\u0131r: Zeyd b. Harise&#8217;nin annesi Su&#8217;d\u00e2 kendi kavmini ziyarete gitmi\u015fti. Zeyd de beraberinde idi. Cahiliye devrinde Ben\u00ee Kayn b. Cisir s\u00fcvarileri, Ben\u00ee Ma&#8217;n evlerine bask\u0131n yapt\u0131lar. Zeydi kap\u0131p ald\u0131lar, anlay\u0131\u015fl\u0131 bir \u00e7ocuk idi, Ukaz panay\u0131r\u0131na getirdiler, sat\u0131l\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131lar. Hak\u00eem b. Huzam, halas\u0131 Hatice hesab\u0131na d\u00f6rt y\u00fcz dirheme onu sat\u0131n ald\u0131. Hz. Hatice de Resulullah kendisi ile evlendi\u011fi zaman, onu Resulullah&#8217;a hibe etti, onu kaybetmi\u015f olan babas\u0131 Harise:<\/p>\n<p>&#8220;Zeyd&#8217;e a\u011flad\u0131m, bilmem ne yapt\u0131. Sa\u011f m\u0131, \u00fcmid olunur mu? Yoksa ecel \u00f6n\u00fcne mi ge\u00e7ti?&#8221; diye ba\u015flayan ac\u0131kl\u0131 beytler s\u00f6ylemi\u015f, sonra Harise&#8217;nin kabilesi olan Kelb kabilesinden birtak\u0131m kimseler hacca gelmi\u015fler Zeyd&#8217;i g\u00f6rm\u00fc\u015fler. Zeyd onlara kendisini tan\u0131tm\u0131\u015f, onlar da tan\u0131m\u0131\u015flar ve \u015fu beyti aileme g\u00f6t\u00fcr\u00fcn demi\u015f:<\/p>\n<p>&#8220;Kavmime \u00f6zlemlerimi bildiririm. Ger\u00e7i uza\u011f\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc Me\u015fair&#8217;in yan\u0131nda beytin civar\u0131nda kalanlardan\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Gitmi\u015fler babas\u0131na bildirmi\u015fler ve yerini tarif etmi\u015fler. Bunun \u00fczrine Harise ve karde\u015fi Ka&#8217;b onu kurtarmak i\u00e7in fidyesini al\u0131p yola \u00e7\u0131kt\u0131lar. Mekke&#8217;ye geldiler. Peygamber (s.a.v.)&#8217;i sordular, Mescid&#8217;de oldu\u011fu s\u00f6ylendi. Yan\u0131na gittiler &#8220;Ey Muttalib&#8217;in o\u011flu, ey kavminin efendisinin o\u011flu! Siz Allah&#8217;\u0131n \u015ferefli Harem&#8217;inin civar\u0131nda kalan kimselersiniz. Siz s\u0131k\u0131nt\u0131 i\u00e7inde olanlar\u0131 kurtar\u0131r, esirleri doyurursunuz. Biz sana senin yan\u0131ndaki \u00e7ocu\u011fumuz i\u00e7in geldik. Bize lutfet ve ihsan et. Takdim edece\u011fimiz fidyesini kabul eyle. Serbest kalmas\u0131na yard\u0131m buyur&#8221; dediler. Resulullah &#8220;O kim&#8221; buyurdu. &#8220;Zeyd. b. Harise&#8221; dediler, bunun \u00fczerine (yahut da ba\u015fkas\u0131), &#8220;Haydin \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n onu da muhayyer b\u0131rak\u0131n, e\u011fer sizi tercih ederse, fidyesiz sizin olsun; yok e\u011fer beni tercih ederse, vallahi ben, beni tercih edene kar\u015f\u0131 fidyeyi tercih etmem&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine Zeyd b. Harise&#8217;yi \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Resulullah (s.a.v.) &#8220;Bunlar\u0131 tan\u0131yor musun?&#8221; buyurdu. Zeyd: &#8220;Evet \u015fu babam, \u015fu amcam&#8221; dedi. Resulullah: &#8220;Ben de bildi\u011finim, sana olan davran\u0131\u015f\u0131m\u0131 ve arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131m\u0131 g\u00f6rd\u00fcn. \u015eimdi ya beni tercih et, ya onlar\u0131.&#8221; O zaman Zeyd dedi ki: &#8220;Ben sana kar\u015f\u0131 kimseyi tercih edemem. Sen benim hem babam, hem amcam yerinesin.&#8221; Buna kar\u015f\u0131 babas\u0131 ve amcas\u0131: &#8220;Yaz\u0131k sana ey Zeyd, k\u00f6leli\u011fi h\u00fcrriyete, babana, amcana ve ehli beytine tercih mi ediyorsun?&#8221; dediler. Zeyd de: &#8220;Ben bu zattan \u00f6yle \u015feyler g\u00f6rd\u00fcm ki, ona kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir kimseyi tercih edemem.&#8221; diye cevap verdi. Resulullah bunu g\u00f6r\u00fcnce, onu H\u0131cr&#8217;e \u00e7\u0131kard\u0131. Ve buyurdu ki: &#8220;\u015eahid olun Zeyd benim o\u011flumdur, bana varis olacak, ben de ona varis olaca\u011f\u0131m.&#8221; Bunu g\u00f6r\u00fcnce babas\u0131 ile amcas\u0131n\u0131n da g\u00f6n\u00fclleri ho\u015f oldu, memnun olarak d\u00f6n\u00fcp gittiler.&#8221;<\/p>\n<p>Bundan b\u00f6yle ta \u0130slam&#8217;a gelene kadar &#8220;Zeyd b. Muhammed&#8221; diye \u00e7a\u011f\u0131r\u0131l\u0131rd\u0131. Resulullah onu b\u00f6yle o\u011ful edindi\u011fi zaman halas\u0131 \u00dcmeyme binti Abdulmuttalib&#8217;in k\u0131z\u0131 Zeyneb binti Cah\u015f&#8217;\u0131 de daha sonra ona nikah etmi\u015fti. Ondan \u00f6nce de azadl\u0131 cariyesi \u00dcmm\u00fc Eymen&#8217;i onunla evlendirmi\u015f, ondan o\u011flu \u00dcsame do\u011fmu\u015ftu. Sonra Zeyneb&#8217;i bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 zaman, onu, Ukbe b. Ebi Muayt&#8217;\u0131n k\u0131z\u0131 \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm ile evlendirdi ki, bu da anas\u0131 taraf\u0131ndan Abdulmuttalib&#8217;in torunundan, yani Peygamberin hala \u00e7ocuklar\u0131ndand\u0131. Bundan da Zeyd b. Zeyd ve Rukuyye do\u011fmu\u015ftu, sonra \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm&#8217;\u00fc de bo\u015fad\u0131. Ebu Leheb&#8217;in k\u0131z\u0131 D\u00fcrey ile evlendi. Sonra onu da bo\u015fad\u0131. Hz. Z\u00fcbeyr&#8217;in k\u0131zkarde\u015fi Hind binti Avvam ile evlendi. Buhar\u00ee&#8217;de yer ald\u0131\u011f\u0131 \u00fczere \u0130bn \u00d6mer (r.anh\u00fcma) &#8220;Onlar\u0131 \u00f6z babalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n&#8221; (Ahzab, 33\/5) \u00e2yeti ininceye kadar Zeyd b. Harise&#8217;ye &#8220;Zeyd b. Muhammed&#8221; derdik diye haber vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Z\u00fchr\u00ee, &#8220;Biz Zeyd b. Harise&#8217;den \u00f6nce m\u00fcsl\u00fcman olan bilmiyoruz&#8221; demi\u015ftir. Zeyd b. Harise &#8220;Bedr&#8221; ve ondan sonraki sava\u015flarda Resulullah (s.a.v.) ile birlikte bulunmu\u015f ve nihayet Mute sava\u015f\u0131nda em\u00eer , yani kumandan olarak \u015fehit olmu\u015ftur. Resulullah (s.a.v.) onu seferlerinin baz\u0131s\u0131nda Medine&#8217;de yerine b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131r. Bera b. Azib&#8217;den rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, Zeyd b. Harise: &#8220;Ya Resulullah Hamza ile aram\u0131zda kade\u015flik s\u00f6zle\u015fmesi yapt\u0131k.&#8221; demi\u015ftir. Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet olunur ki &#8220;Resulullah (s.a.v.) Zeyd b. Harise&#8217;yi herhangi bir seriyyede (d\u00fc\u015fman \u00fczerine g\u00f6nderilen k\u00fc\u00e7\u00fck s\u00fcvari m\u00fcfrezesi) g\u00f6nderdi\u011fi zaman mutlaka onu kumandan yapard\u0131. Ve e\u011fer sa\u011f kalm\u0131\u015f olsayd\u0131, onu halife b\u0131rak\u0131rd\u0131.&#8221; Buhar\u00ee&#8217;de rivayet olundu\u011fu \u00fczere Seleme b. Ekv\u00e2 (r.a.) demi\u015ftir ki: &#8220;Peygamberle birlikte yedi gaz\u00e2 ettim. Resulullah, onu bize kumandan yapard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Zeyd&#8217;in kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 seriyyeler: \u00d6nce Karede, sonra Hamum, sonra, Iys, sonra Mutr\u0131f, daha sonra s\u0131ras\u0131yla, H\u0131sma, Kurza seriyyeleri olmu\u015f, daha sonra Mute sava\u015f\u0131nda kumandan olmu\u015f ve bu sava\u015fta ellibe\u015f ya\u015f\u0131nda iken \u015fehid olmu\u015ftur. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da ondan ba\u015fka hi\u00e7bir sahabi ismiyle s\u00f6ylenmemi\u015ftir. Yine Buhar\u00ee&#8217;de \u0130bn \u00d6mer (r.anh\u00fcma)dan rivayet olundu\u011fu \u00fczere, Resulullah (s.a.v) buyurmu\u015ftur ki: &#8220;O, yani Zeyd, ger\u00e7ekten kumandanl\u0131\u011fa lay\u0131kt\u0131r. Ve ger\u00e7ekten en \u00e7ok sevdiklerimdendir.&#8221;<\/p>\n<p>Tirmiz\u00ee ve ba\u015fka muhaddislerin rivayeti ile Hz. Ai\u015fe demi\u015ftir ki: &#8220;Bir sefer Zeyb b. Harise Medine&#8217;ye geldi, Resulullah benim odamdayd\u0131, geldi kap\u0131y\u0131 \u00e7ald\u0131, Resulullah kalkt\u0131, ona sar\u0131ld\u0131 ve \u00f6pt\u00fc.&#8221;<\/p>\n<p>Bir de \u0130bn\u00fc \u00d6mer (r.anh\u00fcma) \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: \u00d6mer, \u00dcs\u00e2me&#8217;ye benden daha \u00e7ok maa\u015f ba\u011flad\u0131. Kendisine sordum. O, Resulullah&#8217;a senden daha sevgili idi, babas\u0131 da Resulullah kat\u0131nda senin babandan daha sevgiliydi dedi.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Zeyd b\u00f6yle \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerden Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn nimetine ermi\u015f bir zat idi. Burada bunun bu niteliklerle nitelenmesi, nimetin de\u011fer ve \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc bilecek g\u00fczel niteliklere sahip oldu\u011funu tescil ile, g\u00f6n\u00fcldekini kendisine oldu\u011fu gibi s\u00f6ylemek i\u00e7in \u00e7ekinecek bir taraf olmad\u0131\u011f\u0131na bir dikkat \u00e7ekmektir. Yani senin, b\u00f6yle senden nimet g\u00f6rm\u00fc\u015f bir kimseye kar\u015f\u0131 \u00e7ekinmene hi\u00e7bir sebeb yokken diyordun ki E\u015fini b\u0131rakma, kendi yan\u0131nda tut. Yani Zeyneb&#8217;i bo\u015fama. Burada tefsirler bu konudaki rivayetlerin aras\u0131na \u015f\u00f6yle bir paragraf eklemi\u015flerdir: G\u00fcya Resulullah (s.a.v.) Zeyneb&#8217;i Zeyd&#8217;e nik\u00e2hlad\u0131ktan bir zaman sonra, tesad\u00fcfen g\u00f6z\u00fc ona ili\u015fmi\u015f, birdenbire g\u00fczelli\u011fi g\u00f6nl\u00fcnde yer etmi\u015f de &#8220;G\u00f6n\u00fclleri \u00e7eviren Allah&#8217;\u0131 tesbih ederim&#8221; demi\u015f. Zeyneb de tesbihi i\u015fitmi\u015f Zeyd&#8217;e s\u00f6ylemi\u015f, Zeyd intikal etmi\u015f ve bunun \u00fczerine Zeyneb&#8217;le beraberli\u011fi uygun g\u00f6rmeyerek Resulullah&#8217;a gelmi\u015f: &#8220;Ben e\u015fimden ayr\u0131lmak istiyorum&#8221; demi\u015f. Resulullah (s.a.v.)de: &#8220;Ne var, ondan seni \u015f\u00fcpheye d\u00fc\u015f\u00fcrecek bir \u015fey mi oldu?&#8221; buyurmu\u015f. Zeyd: &#8220;Yok. Vallahi ben ondan hay\u0131rdan ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmedim. Fakat \u015ferefli bir aileden gelmesi dolay\u0131s\u0131yla kendisini benden b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fcyor.&#8221; demi\u015f. Ve o zaman Resulullah &#8220;Han\u0131m\u0131n\u0131 kendine s\u0131k\u0131 tut&#8221; buyurmu\u015f. Ans\u0131z\u0131n g\u00f6r\u00fclen bir g\u00fczelin g\u00fczelli\u011fini son derece temiz ve ince bir bi\u00e7imde duyup takdir ederek yaratan\u0131n yarat\u0131c\u0131l\u0131k g\u00fcc\u00fcn\u00fc tesbih ve tenzih ile ilan etmekte peygamberlerin ismet (g\u00fcnah i\u015flememe) \u00f6zelli\u011fine ayk\u0131r\u0131 hi\u00e7bir durum olmad\u0131\u011f\u0131ndan, bu hikayenin ger\u00e7ekten olmu\u015f olmas\u0131n\u0131 varsaymakta asl\u0131nda bir sak\u0131nca yoktur. Bununla birlikte birtak\u0131m h\u0131r\u0131stiyan yazarlar\u0131n dedikodu arac\u0131 yapmak istedikleri bu hikaye, Hadis ilmi bak\u0131m\u0131ndan, ger\u00e7ekten olmu\u015f bir olay de\u011fildir. Bir kere rivayet a\u00e7\u0131s\u0131ndan sahih hadis kitaplar\u0131nda, sahih bir yol ve sened ile rivayet edilmemi\u015ftir. Sonra dirayet, yani hadisin m\u00e2n\u00e2s\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, Zeyneb&#8217;in g\u00fczelli\u011fini Resulullah&#8217;\u0131n hen\u00fcz yeni g\u00f6r\u00fcp anlam\u0131\u015f olmas\u0131 aklen kabul edilemez. Zira Zeyneb Resulullah&#8217;\u0131n yak\u0131n akrabas\u0131ndan olmakla, ta \u00e7ocuklu\u011fundan beri g\u00f6r\u00fcp bildi\u011fi ve \u00f6zellikle tesett\u00fcr edilmemi\u015f bulundu\u011fu i\u00e7in v\u00fccud g\u00fczelli\u011fini yak\u0131ndan tan\u0131yageldi\u011fi bir kad\u0131n iken, bunu ilk olarak bu defa g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f be\u011fenilivermi\u015f diye anlatmak kendi kendini yalanlayan bir hikayedir. Do\u011frusu Resulullah Zeyneb&#8217;i \u00f6nceden biliyordu ve bildi\u011fi i\u00e7in onu evlat gibi sevdi\u011fi Zeyd&#8217;e nikah etmi\u015f idi. Fakat Zeyneb onurlu bir kad\u0131nd\u0131. Zeyd&#8217;i k\u00f6lelikten azad edilmi\u015f oldu\u011fundan dolay\u0131 kendine denk sayamam\u0131\u015f, ona varmak istememi\u015fti. S\u0131rf Resulullah\u0131n emrine itaatla ona varm\u0131\u015f, fakat gere\u011fi gibi \u0131s\u0131namam\u0131\u015ft\u0131. Ara s\u0131ra Peygamber&#8217;e akrabal\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 \u015ferefli olmas\u0131 ve asaletiyle \u00f6v\u00fcnerek Zeyd&#8217;e kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fcklenmek istiyordu. Ger\u00e7ekten kumandanl\u0131\u011fa lay\u0131k olarak yarad\u0131lm\u0131\u015f olan Zeyd buna bir s\u00fcre sabretti ise de Resulullaha var\u0131p Zeyneb&#8217;den ayr\u0131lmak istedi\u011fini arz eyledi. Resulllah (s.a.v.)da bunu nefsinde uygun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc halde, birdenbire m\u00fcsade etmeyip dedi ki: &#8220;Han\u0131m\u0131n\u0131 kendine s\u0131k\u0131 tut.&#8221; Ve Allah&#8217;tan kork. Yani kad\u0131n\u0131 bo\u015faman\u0131n, \u00f6nemsiz bir mesele olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, Allah kat\u0131nda sorumluluk getiren bir i\u015f oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcn, \u00e7\u00fcnk\u00fc &#8220;Yani Allah kat\u0131nda helallerin en \u00e7irkini bo\u015famad\u0131r.&#8221; Bu nasihatlar g\u00fczel, fakat b\u00f6yle derken \u0130\u00e7inde de Allah&#8217;\u0131n meydana \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131 bir \u015fey gizliyordun. Bo\u015famas\u0131n\u0131 uygun g\u00f6r\u00fcyordun, yahut onu nikahlamay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordun da s\u00f6ylemiyordun. Taber\u00ee&#8217;de S\u00fcfyan b. Uyeyne kanal\u0131yla Ali b. H\u00fcseyn&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, Allah, peygamberine bildirmi\u015fti, Zeyneb ilerde Resulullah&#8217;\u0131n han\u0131mlar\u0131ndan birisi olacakt\u0131. B\u00f6yle iken Zeyneb&#8217;den \u015fikayete geldi\u011fi zaman, ona han\u0131m\u0131n\u0131 kendinde tut demi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc o halde halk\u0131 da say\u0131yordun. Zeyd&#8217;in hat\u0131r\u0131n\u0131 say\u0131yor ve insanlar dedikodu ederler diye \u00e7ekiniyordun. Oysa Allah&#8217;\u0131 sayman daha uygundu. E\u011fer korkacak bir \u015fey varsa, halk\u0131 hi\u00e7 hesaba almayarak yaln\u0131z Allah sayg\u0131s\u0131n\u0131 duyas\u0131n. Yani s\u0131rf gizlemek sak\u0131ncal\u0131 de\u011fildir. Allah i\u00e7in korkacak, Allah&#8217;\u0131n emrine ayk\u0131r\u0131 olacak bir \u015fey olsayd\u0131, sade Allah korkusuyla gizlemek de sak\u0131ncal\u0131 de\u011fildi. Fakat Allah i\u00e7in korkacak bir durum yok iken s\u0131rf insanlardan korkarak gizlemek veya Allah korkusuyla birlikte bir de halk korkusu g\u00f6zetmek, i\u015fte hat\u0131rlatman\u0131n sebebi budur. Halktan hi\u00e7 korkmayarak yaln\u0131z Allah korkusunu g\u00f6zetmek gerekti. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n ilahi mesaj\u0131n\u0131 tebli\u011f eden peygamberler a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 \u00fczere Allah&#8217;tan ba\u015fka kimseden korkmazlar. &#8220;Allah&#8217;tan korkarlar ve O&#8217;ndan ba\u015fka kimseden korkmazlar.&#8221; (Ahzab, 33\/39). Deniliyor ki Peygamber&#8217;e kar\u015f\u0131 en \u015fiddetli \u00e2yet bu &#8220;\u0130\u00e7inde Allah&#8217;\u0131n meydana \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131 bir \u015fey gizliyordun&#8221; \u00e2yetidir. Hz. Ai\u015fe der ki: &#8220;Resulullah (s.a.v.) Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131ndan bir \u015fey gizleseydi bu \u00e2yeti gizlerdi.&#8221; &#8220;\u0130\u00e7inde de Allah&#8217;\u0131n meydana \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131 bir \u015fey gizliyordun.&#8221; &#8220;\u0130nsanlardan \u00e7ekiniyordun, oysa Allah&#8217;dan \u00e7ekinmen daha uygundu.&#8221; Demek ki bu ayet bu \u015fekilde Resulullah&#8217;\u0131n do\u011frulu\u011funa ve pek y\u00fcksek olan hu\u015fu ve takvas\u0131na da a\u00e7\u0131k bir delil oluyor. Zeyd ondan tamamen ili\u015fi\u011fini kesince, yani senden nimet elde etmi\u015f olan Zeyd, sonunda o han\u0131m\u0131 olan Zeyneb&#8217;den murad\u0131na erince, onu tutmak istemeyip bo\u015fad\u0131 ve iddeti \u00e7\u0131kt\u0131. Ona hi\u00e7bir \u015fekilde bir ihtiyac\u0131 kalmad\u0131 ve bu \u015fekilde Zeyneb a\u00e7\u0131kta mahrum kald\u0131. O zaman biz onu seninle evlendirdik, yani senin \u00e7ekinmene ra\u011fmen nihayet onunla evlenmeni sana emrettik. Demek ki Peygamber insanlara kar\u015f\u0131 s\u00f6ylemekten bile ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131 bir fiilin a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa yap\u0131lmas\u0131na emir alm\u0131\u015f bulunuyordu. \u015e\u00fcphe yok ki bu onun iman ve kesin inanc\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan b\u00fcy\u00fck bir imtihand\u0131r. Fakat bu ne i\u00e7in b\u00f6yle oluyordu? Ne idi? Bu evlendirmede \u00fcmmet i\u00e7in \u00f6nemli bir h\u00fck\u00fcm hikmeti vard\u0131. \u015e\u00f6yle ki O\u011fulluklar\u0131n\u0131n, han\u0131mlar\u0131nda ili\u015fkilerini kestikleri zaman, m\u00fcminler \u00fczerine bir darl\u0131k olmamas\u0131 hikmeti i\u00e7in. Zira s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, siz o\u011fulluk edinmekle y\u00fcce Allah onlar\u0131 ger\u00e7ekten sizin o\u011fullar\u0131n\u0131z edivermemi\u015ftir. \u015eu halde, Nisa S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;\u00d6z o\u011fullar\u0131n\u0131z\u0131n han\u0131mlar\u0131 ile evlenmeniz haram edildi.&#8221; (Nisa, 4\/23) buyru\u011funa uygun olarak, \u00f6z o\u011fullar\u0131n han\u0131mlar\u0131 ile nik\u00e2hlanmak haram edilmi\u015ftir, diye o\u011fulluklar\u0131n han\u0131mlar\u0131n\u0131 da ger\u00e7ekten onlar gibi saymak gerekmez. Bir kimsenin o\u011ful edindi\u011fi evlatl\u0131\u011f\u0131n\u0131n han\u0131m\u0131n\u0131 bo\u015fay\u0131p iddeti \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman, o adam\u0131n onunla evlenmesi \u015fer&#8217;an caizdir, bunda hi\u00e7bir sak\u0131nca yoktur. \u0130\u015fte cahiliyet devrinde k\u00f6kle\u015fmi\u015f olan bu adetin bu darl\u0131\u011f\u0131n \u0130slam&#8217;da kald\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in, il\u00e2h\u00ee hikmet Peygamber&#8217;in bizzat kendisinde tatbikini gerektirmi\u015f ve bu hikmet i\u00e7in o evlenme emredilmi\u015ftir. Allah&#8217;\u0131n buyru\u011fu yerine getirilmi\u015ftir. Onun i\u00e7in bu emir de yerine getirilmi\u015f, Peygamber evlenmi\u015f, Zeynep de Peygamber&#8217;in han\u0131m\u0131 olmu\u015ftur. Bu \u015fekilde bu evlenmenin me\u015fru oldu\u011fu tatbikatla g\u00f6sterilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>38- &#8220;M\u00fcminler \u00fczerine bir darl\u0131k olmamas\u0131 i\u00e7in.&#8221; (Ahzab, 33\/37) diye sebep g\u00f6sterilmesinden anla\u015f\u0131l\u0131r ki, bir ayr\u0131cal\u0131k delili bulunmad\u0131k\u00e7a Peygamber ile \u00fcmmet hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm ayn\u0131d\u0131r. Burada \u015f\u00f6yle bir yanl\u0131\u015f kanaat hat\u0131ra gelebilir: Evlenmek peygambere lay\u0131k m\u0131d\u0131r? Hele birden \u00e7ok han\u0131mlar\u0131 varken b\u00f6yle bir daha evlenmek peygamberli\u011fin durumuna, \u015ferefine bir eksiklik vermez mi? Hz. Yahya ile \u0130sa hi\u00e7 evlenmemi\u015f olduklar\u0131 i\u00e7in, ruhbaniyeti tercih etmek isteyen mutaass\u0131p h\u0131ristiyanlar bu meseleyi bahane ederek Peygamber&#8217;in evlenmelerine dil uzatmak istemi\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131 buyuruluyor ki Peygambere Allah&#8217;\u0131n lehinde olarak farz ve takdir buyurdu\u011fu, yani helal ve m\u00fcbah k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feyde bir g\u00fc\u00e7l\u00fck, bir darl\u0131k olamaz. Allah&#8217;\u0131n helal ve m\u00fcbah k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 hakta hi\u00e7 kimseye bir yasakl\u0131k, bir bask\u0131 do\u011fru olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, Peygamber&#8217;e de olamaz. Bundan \u00f6nce ge\u00e7enler de Allah&#8217;\u0131n s\u00fcnneti, adeti olarak b\u00f6yledir. B\u00fct\u00fcn ge\u00e7en peygamberlerde Allah&#8217;\u0131n adeti bu, kanunu budur ki, hi\u00e7bir peygambere, \u015feriat\u0131nda mubah olarak h\u00fckme ba\u011flanan \u015fey hakk\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fck ve bask\u0131 yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Ge\u00e7en peygamberler de evlenmi\u015fler, hem S\u00fcleyman ve Davus (a.s.) gibi baz\u0131lar\u0131 pek \u00e7ok evlenmi\u015fler, hi\u00e7birine evlenmek yasak edilmemi\u015f, Yahya ve \u0130sa (a.s.) da kendilerine yasak edildi\u011fi i\u00e7in de\u011fil, evlenmek farz k\u0131l\u0131nmad\u0131\u011f\u0131, yap\u0131lmas\u0131nda veya yap\u0131lmamas\u0131nda bir g\u00fc\u00e7l\u00fck bulunmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in evlenmediler. Ve Allah&#8217;\u0131n emri bi\u00e7ilmi\u015f bir kader bulunuyor. Ezelde bilinip, takdir edilmi\u015f, kat&#8217;\u00ee, kesin bir h\u00fck\u00fcm bulunuyor. Yahut ezelde takdir edilmi\u015f olmakla birlikte, m\u00fckelleffin kudretini de \u00e7ekip almaz, emredilen kimse i\u00e7in de kudret dahilindedir. Dolay\u0131s\u0131yla herkesin takdir edilmi\u015f olan kaderi, ba\u015f\u0131na gelir, bununla birlikte sorumlulu\u011funa engel olmaz.<\/p>\n<p>39- Onlar, o peygamberler ki hep Allah&#8217;\u0131n buyruklar\u0131n\u0131 tebli\u011f ediyorlard\u0131, yani senin gibi Resul idiler. Ve ondan korkuyorlard\u0131. Bununla birlikte ruhbaniyet yapm\u0131yorlard\u0131, evleniyorlard\u0131. Hem de Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7birinden korkmuyorlard\u0131. Halktan \u00e7ekinmiyorlard\u0131. Allah hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak yeter. Allah korkusu ba\u015fka bir korkuya ihtiya\u00e7 b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>40-S\u00f6z\u00fcn \u00f6z\u00fc Muhammed sizin i\u00e7inizdeki erkeklerden hi\u00e7birinin babas\u0131 de\u011fildir. Yani kendisinden d\u00fcnyaya gelmi\u015f olmayan, sizin i\u00e7inizdeki erkeklerden hi\u00e7birinin ger\u00e7ek anlam\u0131 ile babas\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 Zeyd&#8217;in de ger\u00e7ekte babas\u0131 de\u011fildir. Onun i\u00e7in, &#8220;Hurmeti musahere&#8221; (Evlenme ile meydana gelen akrabal\u0131ktan dolay\u0131 haraml\u0131k) meydana gelmez ve bundan dolay\u0131 bir g\u00fc\u00e7l\u00fck konusu olmaz. Ger\u00e7i Kas\u0131m, \u0130brahim, Tayyib, Tahir, Mutahher, ad\u0131nda o\u011fullar\u0131n\u0131n babas\u0131 olmu\u015ftur. Fakat bunlar b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na eri\u015fmeden vefat ettikleri i\u00e7in, ayette ge\u00e7en &#8220;rical&#8221; (yeti\u015fkin erkek) kavram\u0131na dahil olmam\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ekte &#8220;recul&#8221; b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na eri\u015fen erke\u011fe denir. Bununla birlikte b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ermi\u015f olsayd\u0131lar o zaman da &#8220;Sizin erkeklerinizden&#8221; de\u011fil onun erkek \u00e7ocu\u011fu olurlard\u0131 ve yine olumsuzluk ifade eden c\u00fcmlenin genel kapsam\u0131 bozulmazd\u0131. Yani o zaman da \u00fcmmetin i\u00e7inden hi\u00e7bir yeti\u015fkin erke\u011fin &#8220;recul&#8221;un, ge\u00e7ekten babas\u0131 olmam\u0131\u015f olurdu. Fakat Allah&#8217;\u0131n resul\u00fcd\u00fcr. Onun i\u00e7in babalardan daha \u00e7ok \u015fefkatli ve daha \u00e7ok hay\u0131r dileyendir, ebed\u00ee hayat\u0131n sebebidir. Bu a\u00e7\u0131dan her resul \u00fcmmetinin babas\u0131d\u0131r denilebilir ise de, bu bir mecaz\u00ee m\u00e2n\u00e2d\u0131r. Mecaz\u0131n h\u00fck\u00fcm\u00fc ve belirtisi de, ger\u00e7ek m\u00e2n\u00e2n\u0131n ondan al\u0131nmas\u0131n\u0131n sahih olmas\u0131d\u0131r. Do\u011frusu ger\u00e7ekten baba de\u011fil, fakat babadan daha \u015fefkatli Allah resul\u00fcd\u00fcr. Hem de peygamberlerin en sonuncusudur.<\/p>\n<p>H\u00c2TEM, As\u0131m k\u0131raatinde &#8220;t\u00e2&#8221;n\u0131n \u00fcst\u00fcn\u00fc ile, di\u011fer k\u0131raatlerde esresi ile okunur. Esre ile h\u00e2tim, ismi fail olup h\u00e2tim eden, sona erdiren veya m\u00fch\u00fcrleyen demektir. M\u00fch\u00fcr de bir \u015feyin belgelendirilmesi ve tasdiki i\u00e7in sona bas\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan hem son m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131, hem tasdik m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 i\u00e7erir. \u015eu halde iki k\u0131r\u00e2et, &#8220;Hatem\u00fcnnebiyyin&#8221; niteli\u011finin iki anlam\u0131na ayr\u0131 ayr\u0131 i\u015faret ediyor. Yani Muhammed Resulullah hem peygamberleri sona erdiren son peygamberdir, peygamberlerin en sonuncusudur, hem de b\u00fct\u00fcn peygamberleri tasdik ve belgeleyen il\u00e2h\u00ee bir m\u00fch\u00fcrd\u00fcr. E\u011fer o gelmeseydi, di\u011fer peygamberler unutulup gidecek tarihte onlar\u0131n varl\u0131klar\u0131n\u0131 ve peygamberliklerinin ger\u00e7ekli\u011fini ilmen isbat etmek m\u00fcmk\u00fcn olmayacakt\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u011fer peygamberlerin hayat ve varl\u0131klar\u0131 tarihin ba\u011fr\u0131nda Muhammed&#8217;in hayat\u0131 gibi a\u00e7\u0131k ve sa\u011flam olarak bilinmemektedir. \u00d6yle ki bug\u00fcn Kur&#8217;\u00e2n olmasayd\u0131 Musa ile \u0130sa&#8217;n\u0131n bile varl\u0131klar\u0131 ciddiyetle ispat olunamazd\u0131. Hz. Muhammed&#8217;in hayat\u0131n\u0131n ve peygamberli\u011finin tarihte a\u00e7\u0131kl\u0131k ve kesinlikle bilinmesi sayesindedir ki, di\u011fer peygamberlerin de ge\u00e7mi\u015fteki peygamberliklerini tasdik i\u00e7in bir belge elde edilmi\u015f bulunuyor. Ayn\u0131 zamanda Muhammed (s.a.v) di\u011fer peygamberlerin kendisi hakk\u0131ndaki m\u00fcjdelerini ger\u00e7ekle\u015ftirmek itibariyle de onlar\u0131n peygamberliklerini m\u00fch\u00fcrleyen ilahi bir damgad\u0131r. Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fi ile insanl\u0131k din a\u00e7\u0131s\u0131ndan, ilerlemenin son noktas\u0131na eri\u015fmi\u015ftir. Ondan sonra ba\u015fka peygamber beklememeli, Muhammed\u00ee nur&#8217;u izlemelidir. Allah her \u015feyi \u00e7ok iyi biliyor. Her \u015feyi bilip duyuyor. Onun i\u00e7in bu h\u00fck\u00fcmleri emrediyor.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>41- Ey iman edenler! Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok\u00e7a an\u0131n.<\/p>\n<p>42- Ve O&#8217;nu sabah ak\u015fam tesbih edin.<\/p>\n<p>43- Sizleri karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in melekleri ile birlikte \u00fczerinize rahmet ve bereket indiren O&#8217;dur ve O, m\u00fcminlere \u00e7ok merhametlidir.<\/p>\n<p>44- O&#8217;na kavu\u015facaklar\u0131 g\u00fcn m\u00fcminlere esenlik dile\u011fi sel\u00e2md\u0131r. (Allah) onlar i\u00e7in c\u00f6mert\u00e7e bir m\u00fckafat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>45- Ey peygamber! Biz seni hem bir \u015fahit, hem bir m\u00fcjdeci, hem bir uyar\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>46- Ve hem de izniyle Allah&#8217;a bir davet\u00e7i ve nurlar sa\u00e7an bir kandil (olarak g\u00f6nderdik).<\/p>\n<p>47- M\u00fcminlere m\u00fcjdele! Onlara Allah&#8217;tan bir m\u00fckafat vard\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>48- K\u00e2firlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme, onlar\u0131n ezalar\u0131n\u0131 b\u0131rak (ald\u0131rma) da Allah&#8217;a tevekk\u00fcl et. Allah vekil olarak hepsine yeter.<\/p>\n<p>49- Ey iman edenler! M\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 nik\u00e2h edip de sonra onlara dokunmadan bo\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman, sizin i\u00e7in \u00fczerlerinde sayaca\u011f\u0131n\u0131z bir iddet hakk\u0131n\u0131z yoktur. Derhal m\u00fct&#8217;alar\u0131n\u0131 (mehirleri belirlenmedi\u011fi takdirde yararlanacaklar\u0131 bir mal) verip onlar\u0131 g\u00fczel bir \u015fekilde sal\u0131verin.<\/p>\n<p>50- Ey peygamber! Biz bilhassa sana \u015funlar\u0131 hel\u00e2l k\u0131ld\u0131k: Mehirlerini vermi\u015f oldu\u011fun e\u015flerini, Allah&#8217;\u0131n sana ganimet olarak ihsan buyurduklar\u0131ndan sahip oldu\u011fun cariyeleri, amcalar\u0131n\u0131n k\u0131zlar\u0131ndan, halalar\u0131n\u0131n k\u0131zlar\u0131ndan, day\u0131lar\u0131n\u0131n k\u0131zlar\u0131ndan, teyzelerinin k\u0131zlar\u0131ndan seninle beraber hicret etmi\u015f olanlar\u0131, bir de m\u00fcmin bir kad\u0131n kendini peygambere hibe ederse, peygamber nik\u00e2h etmek istedi\u011fi takdirde, onu ba\u015fka m\u00fcminlere de\u011fil de sadece sana mahsus olmak \u00fczere hel\u00e2l k\u0131ld\u0131k. Onlara e\u015fleri ve cariyeleri hakk\u0131nda neyi farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 biliyoruz. Bunlar sana hi\u00e7bir darl\u0131k olmamas\u0131 i\u00e7indir. Allah, \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r, \u00e7ok merhamet edicidir.<\/p>\n<p>51- Onlardan diledi\u011fini geri b\u0131rak\u0131r, diledi\u011fini yan\u0131na al\u0131rs\u0131n. S\u0131ras\u0131n\u0131 geri b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n kad\u0131nlardan diledi\u011fini yan\u0131na almanda da sana bir g\u00fcnah yoktur. Onlar\u0131n g\u00f6zleri ayd\u0131n olup \u00fcz\u00fclmemelerine ve kendilerine verdi\u011fin ile hepsinin ho\u015fnut olmalar\u0131na en elveri\u015fli olan budur. Allah kalblerinizdekini bilir. Allah her \u015feyi bilir ve yumu\u015fak davran\u0131r.<\/p>\n<p>52- Bundan ba\u015fka kad\u0131nlar sana hel\u00e2l olmaz. Bunlar\u0131 ba\u015fka e\u015flerle de\u011fi\u015ftirmek de olmaz. \u0130sterse g\u00fczellikleri ho\u015funa gitsin. Ancak sahip oldu\u011fun cariyen ba\u015fka. Allah her \u015feye g\u00f6zc\u00fc bulunuyor.<\/p>\n<p>41-47- \u00c7ok zikir, zamanlara \u00fcst\u00fcn gelen, ve takdis (ululama) temcid (Ululama), tehlil (la ilahe illallah s\u00f6z\u00fc) tahmid (Hamd etme, elhamd\u00fclillah deme) gibi Allah&#8217;a lay\u0131k zikrin \u00e7e\u015fitlerini i\u00e7ine al\u0131r. Bununla birlikte zikir \u00e7e\u015fitleri i\u00e7inde tesbih&#8217;in (s\u00fcbhanellah kelimesini s\u00f6yleyerek Allah&#8217;\u0131 ululama) vakitleri i\u00e7inde sabah ile ak\u015fam\u0131n \u00f6zellikle \u00f6nemi ve faziletine i\u015faret i\u00e7in de ve sabah-ak\u015fam O&#8217;nu tesbih edin buyurmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;tesbih&#8221; zikirlerin temeli, sabah ile ak\u015fam da me\u015fhur zamanlard\u0131r. Bununla birlikte sabah ak\u015fam ifadeleri T\u00fcrk\u00e7e&#8217;de oldu\u011fu gibi Arap\u00e7a&#8217;da da b\u00fct\u00fcn vakitleri i\u00e7ine almakla, devam anlam\u0131na kinaye de olur. \u00d6te yandan zikir ve &#8220;tesbih&#8221; namaz\u0131 dahi kapsar. Hem kendisi, hem de melekleri \u00fczerinize, &#8220;salat&#8221; ya\u011fd\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>SALAT, Allah&#8217;tan rahmet, meleklerden isti\u011ffar, m\u00fcminlerden dua demektir. Burada ayn\u0131 fiilin, Allah&#8217;a ve meleklerine isnad edilmi\u015f olmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan rahmet ve isti\u011ffar\u0131 kapsayan \u00f6zel bir yard\u0131m m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade etmesi gerekir. O&#8217;na kavu\u015facaklar\u0131 g\u00fcn, \u00f6ld\u00fckleri veya kabirden \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131, yahud cennete girdikleri g\u00fcn esenlik dilekleri selamd\u0131r. Her t\u00fcrl\u00fc sak\u0131nca, afetlerden selamet, uzakl\u0131k haberidir. G\u00fczel bir m\u00fckafat cennet, bir \u015fahit, tan\u0131k olmak \u00fczere. Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine \u015fahit, Allah&#8217;a nas\u0131l kulluk edilece\u011fine delil g\u00f6sterilecek \u00f6rnek \u00fcmmetin, tasdik, yalanlama, uymak veya uymamak gibi durumlar\u0131na, amellerine, yar\u0131n ah\u0131rette il\u00e2h\u00ee huzurda tan\u0131kl\u0131k edecek \u015fahit Allah&#8217;\u0131n izniyle bir davet\u00e7i, Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine ve iman vacip olan s\u0131fat ve h\u00fck\u00fcmlerine iman ile r\u0131zas\u0131na, O&#8217;na kavu\u015fmaya, do\u011fru gitmeye \u00e7a\u011f\u0131r\u0131c\u0131, hem de kendi kendine de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n izni ve m\u00fcsadesiyle yard\u0131m ve ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmas\u0131 ile \u00e7a\u011f\u0131r\u0131c\u0131. Yukar\u0131da &#8220;Ey Peygamber! Biz seni tan\u0131k m\u00fcjdeci ve uyar\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik.&#8221; (Ahzab, 33\/45) buyruldu\u011fu halde, burada bir de &#8220;O&#8217;nun izni ile&#8221; kayd\u0131 ile kay\u0131tlanmas\u0131, bu \u00e7a\u011fr\u0131n\u0131n Allah taraf\u0131ndan \u00f6zellikle yard\u0131m olmay\u0131nca yap\u0131lamayacak gayet zor bir i\u015f oldu\u011funa i\u015faret ifade eder. Nurland\u0131r\u0131c\u0131, ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 parlak bir kandil, cehalet ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k karanl\u0131klar\u0131nda ak\u0131llar\u0131, g\u00f6n\u00fclleri ayd\u0131nlat\u0131p do\u011fru yolu g\u00f6steren bir \u0131\u015f\u0131k Allah&#8217;tan b\u00fcy\u00fck bir l\u00fctuf. Allah&#8217;\u0131n Muhammed \u00fcmmetine vaad edilmi\u015f olan l\u00fctuf ve ihsan\u0131, ba\u015fka \u00fcmmetlere verilmi\u015f olandan \u00e7ok fazla ve \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>48- K\u00e2firlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. Davet g\u00f6revini yerine getirirken onlara dost gibi g\u00f6r\u00fcnmek, al\u00e7aktan almak, tebli\u011fde yumu\u015fak davranmak, uyar\u0131da ho\u015fg\u00f6r\u00fc g\u00f6stermek yasaklan\u0131yor. Yasaklama ve uzakla\u015ft\u0131rma, abart\u0131 ile onlar\u0131 heyecana getirmek i\u00e7in, m\u00e2n\u00e2, itaat etme bi\u00e7iminde olumsuz olarak ifade edilmi\u015f ve Allah&#8217;\u0131n emirlerini tebli\u011fde bir par\u00e7a ho\u015fg\u00f6r\u00fc, k\u00e2firlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etmek m\u00e2n\u00e2s\u0131nda oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00e2firler ve m\u00fcnaf\u0131klar O&#8217;nu arzu etmezler. Ve onlar\u0131n eziyetlerini b\u0131rak. Burada eziyet kelimesi failine muzaf olarak &#8220;Onlar\u0131n eziyetlerini b\u0131rak, ald\u0131rma&#8221; anlam\u0131 a\u00e7\u0131k ve belli; mef\u00fcl\u00fcne muzaf olmas\u0131, yani &#8220;onlara eziyet etmeyi b\u0131rak&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 ise ihtimal dahilindedir. Yani bundan dolay\u0131, onlar\u0131n sana yapt\u0131klar\u0131 ve yapacaklar\u0131 eziyetlere, rahats\u0131zl\u0131klara ald\u0131rma, kafana takma veya itaat etme, fakat eziyet etmeye de kalk\u0131\u015fma. Ve Allah&#8217;a g\u00fcven, gerek bunlarda ve gerek bunlar gibi yapaca\u011f\u0131n ve b\u0131rakaca\u011f\u0131n her hususta kendini Allah&#8217;a ver, yard\u0131m\u0131 O&#8217;ndan iste, O&#8217;na dayan. G\u00fcvenilecek bir vekil olarak Allah sana yeter. B\u00fct\u00fcn durumlarda kendisine i\u015flerin havale edilece\u011fi ancak O&#8217;dur. O hepsine yeterlidir. Zamir getirilecek yerde Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n isminin getirilmesi, sebep bildirme ve en son gelen bu c\u00fcmlenin \u00f6nceki c\u00fcmlelerden ba\u011f\u0131ms\u0131z oldu\u011funa i\u015faret etmek i\u00e7indir. Peygamber (s.a.v.) \u015fahit, m\u00fcjdeci, Allah&#8217;a \u00e7a\u011f\u0131r\u0131c\u0131, ayd\u0131nlatan bir kandil diye be\u015f nitelik ile nitelendi\u011fi gibi bunlara kar\u015f\u0131l\u0131k birer hitap ile de kendisine seslenilmi\u015ftir. Ancak &#8220;\u015fahit&#8221; hepsine da\u011f\u0131t\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 ayr\u0131ca a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6ylenmemi\u015f veya m\u00fcjdelemenin anlam\u0131 ile yetinilmi\u015ftir. &#8220;Uyar\u0131c\u0131 olma&#8221; niteli\u011fine kar\u015f\u0131l\u0131k &#8220;itaat etme, b\u0131rak&#8221; Allah&#8217;a \u00e7a\u011f\u0131ran niteli\u011fine kar\u015f\u0131l\u0131k &#8220;Allah&#8217;a g\u00fcven&#8221; ayd\u0131nlatan kandil niteli\u011fine de &#8220;Allah&#8217;\u0131n yetmesi&#8221; kar\u015f\u0131l\u0131k olarak getirilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu haber vermede de yetinme ile bir emir m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Ve bununla o kandilin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n, do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;tan oldu\u011funa d\u00fczg\u00fcn ve \u00e7ok g\u00fczel bir i\u015faret yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Onun ya\u011f\u0131 kendisine bir ate\u015f dokunmasa da hemen hemen \u0131\u015f\u0131k verir. Nur \u00fcst\u00fcne nurdur.&#8221; (Nur, 24\/35).<\/p>\n<p>49- &#8220;Ey iman edenler&#8230;&#8221; S\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndan beri Peygamber&#8217;e olan her &#8220;Ey Peygamber&#8221; nidas\u0131n\u0131, m\u00fcminlere bir &#8220;Ey iman edenler&#8221; seseleni\u015fi izlemi\u015ftir. Bu \u015fekilde bu s\u00fbrede de bir peygambere, bir \u00fcmmetine seslenen be\u015f &#8220;ey peygamber&#8221;, alt\u0131 &#8220;ey iman edenler&#8221; hitab\u0131 birbirini takip etmi\u015ftir. M\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 nikah etti\u011finiz, kitap ehli olan kad\u0131nlarda da h\u00fck\u00fcm b\u00f6yledir. Fakat m\u00fcminlere yara\u015fan m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 nikahlamak ve ba\u015fkalar\u0131ndan soyunu korumak oldu\u011funu anlatmak i\u00e7in, yaln\u0131z m\u00fcmin kad\u0131nlar zikredilmi\u015ftir. Sonra da onlar\u0131 kendilerine dokunmadan bo\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman &#8220;dokunmak&#8221;tan maksat, onlarla cinsel birle\u015fmede bulunmakt\u0131r. Ancak &#8220;halvet-i sahiha&#8221; yani hi\u00e7bir engel olmaks\u0131z\u0131n kad\u0131nla tenhada ba\u015fba\u015fa kalmak da o m\u00e2n\u00e2dad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc gizli \u015feylerin a\u00e7\u0131k belirtisi o \u015feyin yerine ge\u00e7er. Dolay\u0131s\u0131yla halvet-i sahiha veya cinsel birle\u015fme olmaks\u0131z\u0131n s\u0131rf dokunma olmu\u015fsa dokunulmam\u0131\u015f say\u0131l\u0131r. Sizin i\u00e7in \u00fczerinde sayd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131z bir iddet hakk\u0131n\u0131z yoktur. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki, kad\u0131nlar\u0131n iddet beklemesi esas itibar\u0131yla kocalar\u0131n hakk\u0131d\u0131r. Onun sperminin korunmas\u0131 i\u00e7indir. O sebeple \u015fer&#8217;\u00ee bir hakt\u0131r. Bu nedenle cinsel birle\u015fme olmay\u0131nca o hak meydana gelmez. Derhal kendilerine m\u00fct&#8217;alar\u0131n\u0131 verin. Bakara S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere m\u00fct&#8217;an\u0131n vacip olmas\u0131 mehir belirlenmedi\u011fi takdirdedir. Mehir belirlenmi\u015fse, onun yar\u0131s\u0131 gerekir. Bununla birlikte bu \u00e2yetin mutlak ifadesine g\u00f6re o \u015fekilde de mut&#8217;a vacip de\u011fil ise de m\u00fcstehap oldu\u011fu hakk\u0131nda Hanefi mezhebinde bir rivayet vard\u0131r. (M\u00fct&#8217;an\u0131n tarifi hakk\u0131nda Bakara S\u00fbresi&#8217;ndeki: &#8220;Onlar\u0131 zengin olanlar\u0131n\u0131z kendi g\u00fcc\u00fc oran\u0131nda, darda bulunan\u0131n\u0131z da kendi halince olmak \u00fczere maruf bir m\u00fct&#8217;a ile faydaland\u0131r\u0131n\u0131z.&#8221; (2\/236) \u00e2yetine bkz.)<\/p>\n<p>50- Ey Peygamber! Biz sana \u00f6zellikle \u015funlar\u0131 helal k\u0131ld\u0131k. Bu \u00e2yette, peygambere, lay\u0131k ve faziletli olan han\u0131mlar zikredilmi\u015f ve beyan buyurulmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc;<\/p>\n<p>1- &#8220;Ecir&#8221;lerini yani, mehirlerini verdi\u011fin han\u0131mlar\u0131n. \u015e\u00fcphesiz meh\u0131ri verilmi\u015f olan han\u0131m\u0131n g\u00f6nl\u00fc verilmeyenden daha ho\u015ftur.<\/p>\n<p>2- Bir kimsenin bizzat kendisinin kat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 sava\u015fta ganimet olarak sahip oldu\u011fu cariye, elbette sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131 cariyeden daha temiz ve daha \u015f\u00fcphesizdir.<\/p>\n<p>3- Kendisi ile birlikte hicret eden akrabalar\u0131 da hicret etmeyenlerinden daha \u015fereflidir. Bununla birlikte baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi, mehrin \u00f6nce verilmesi peygamberin \u00f6zelliklerinden olmas\u0131 da ihtimal dahilindedir. Nitekim amca ve hala, day\u0131 ve teyze k\u0131zlar\u0131n\u0131n helal olmas\u0131nda seninle birlikte hicret edenler, diye kay\u0131tlanmas\u0131nda Peygamberin \u00f6zelli\u011finin olmas\u0131 a\u011f\u0131r basmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bunu \u015fu rivayet de destekler: Ebu Talib&#8217;in k\u0131z\u0131 \u00dcmm\u00fchan\u00ee \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;Resulullah (s.a.v.) \u00f6nceleri, benimle evlenmek istemi\u015fti, ben \u00f6z\u00fcr diledim; o da \u00f6z\u00fcr\u00fcm\u00fc kabul etti. Sonra da Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00e2yeti indirdi; ben ona helal olmad\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben onunla hicret etmemi\u015ftim. Ben Tuleka&#8217;dan, yani serbest b\u0131rak\u0131lanlardand\u0131m.&#8221; Bunun gibi Ve kendisini Peygambere hibe eden m\u00fcmin bir kad\u0131n, yani kendisinin mehirsiz olarak Peygambere nikahlanmas\u0131na raz\u0131 olan kad\u0131n, fakat bu mutlak de\u011fil, Peygamber O&#8217;nu nikah etmek istedi\u011fi takdirde, b\u00f6yle mehirsiz olarak nikah da Peygamberin \u00f6zelliklerindendir. Baz\u0131lar\u0131 Meymune binti Haris, Zeyneb binti Huzeymetel-Ensariye, \u00dcmm\u00fc \u015eerike binti C\u00e2bir ve Havle binti Hak\u00eem, bu \u015fekilde kendilerini ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015flard\u0131 demi\u015f ise de, \u0130bn\u00fc Abbas bunun ger\u00e7ekten meydana gelmedi\u011fini, yani Peygamberin bu \u015fekilde hi\u00e7bir kad\u0131n ile evlenmedi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn bunlar s\u0131rf sana mahsus olmak \u00fczere helal k\u0131l\u0131nd\u0131 m\u00fcminlere de\u011fil, \u00e7\u00fcnk\u00fc zikrolunan kay\u0131tlarla hepsinin helal olmas\u0131 di\u011fer m\u00fcminler hakk\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f de\u011fildir. Say\u0131ca da, \u015fekilce de fark vard\u0131r. Onlara han\u0131mlar\u0131 ve &#8220;m\u00fclk-i yeminleri&#8221; olan cariyeleri hakk\u0131nda farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z, takdir buyurup karara ba\u011flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z h\u00fck\u00fcmleri ger\u00e7ekten bilmi\u015fizdir. Yani onlara lay\u0131k olan\u0131 menfaat ve yararlar\u0131n\u0131 bilerek takdir etmi\u015fiz ve bildirmi\u015fizdir ki, Nisa S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere d\u00f6rde kadard\u0131r, onun i\u00e7in bu beyan olunanlar\u0131 di\u011fer m\u00fcminlere de\u011fil, sadece sana helal k\u0131ld\u0131k. \u015eunun i\u00e7in ki sana hi\u00e7bir zorluk, bir darl\u0131k olmas\u0131n. Olmas\u0131n da kalbin huzur i\u00e7inde ilah\u00ee vahyin ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 yer olsun.<\/p>\n<p>51- Onlardan diledi\u011fini geriye b\u0131rak\u0131rs\u0131n. Diledi\u011fini de yan\u0131na al\u0131rs\u0131n. Birden \u00e7ok han\u0131m\u0131 olanlara s\u0131ra ile bir n\u00f6bet izlemek vaciptir. Buna &#8220;Kasm&#8221; denilir. Fakat Peygamberin \u00f6zelliklerinden olmak \u00fczere ona &#8220;Kasm&#8221; vacip k\u0131l\u0131nmay\u0131p kendi dilemesine b\u0131rak\u0131l\u0131yor. Azletti\u011fin, yani b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n yahut bo\u015fad\u0131\u011f\u0131ndan arzu etti\u011fine d\u00f6nmen durumunda da \u00fcst\u00fcne bir g\u00fcnah yoktur. Bu h\u00fck\u00fcm, yani tertib \u00fczere n\u00f6betle &#8220;Kasm&#8221; sana vacip k\u0131l\u0131nmay\u0131p b\u00f6yle senin arzu ve dilemene b\u0131rak\u0131lmas\u0131 onlar\u0131n g\u00f6zlerinin ayd\u0131n olmas\u0131na ve g\u00f6zleri ayd\u0131n olup da \u00fcz\u00fclmemelerine ve senin kendilerine verdi\u011fin ile yapt\u0131\u011f\u0131n davran\u0131\u015f ve ihsan ile hepsinin ho\u015fnud olmalar\u0131na daha elveri\u015flidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, bir kere hepsinin e\u015fit olduklar\u0131 bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr, sonra sen aralar\u0131n\u0131 e\u015fit tutar &#8220;Kasm&#8221; yaparsan, onu senin bir ihsan\u0131n bilerek sevineceklerdir. Ve e\u011fer baz\u0131s\u0131n\u0131 tercih edecek olursan, onu da Allah&#8217;\u0131n bir h\u00fckm\u00fcyle yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilecekler, yine g\u00f6n\u00fclleri ho\u015f olacakt\u0131r. bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki han\u0131mlar\u0131 sevindirmek, g\u00f6n\u00fcllerini ho\u015f etmek de \u015feriat\u0131n g\u00f6zetti\u011fi maksatlardand\u0131r. Kalblerinizdekini Allah bilir. Hat\u0131r\u0131n\u0131zdan neler ge\u00e7iyor, g\u00f6n\u00fcller neler istiyor, ne duyguda, ne niyette bulunuyor hepsini bilir. Onun i\u00e7in kalplerinizi de g\u00fczel tutmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131n. &#8220;Allah her \u015feyi bilir ve yumu\u015fak davran\u0131r.&#8221;AL\u00ceM, m\u00fcbala\u011fa ile al\u00eem, \u00e7ok, pek \u00e7ok bilir; onun i\u00e7in gizli a\u00e7\u0131k neyiniz varsa bilir. Fakat halimdir, ceza vermekte acele edivermez, m\u00fchlet verir, ihmal etmez; o halde cezan\u0131n geri b\u0131rak\u0131lmas\u0131ndan dolay\u0131 aldanmamal\u0131 ve \u00e7ok titizlik etmemelidir.<\/p>\n<p>52- Sana bundan \u00f6te kad\u0131nlar helal olmaz. Muhayyer k\u0131l\u0131n\u0131p da seni tercih eden dokuz han\u0131m\u0131ndan ba\u015fka kad\u0131nla evlenmek caiz olmaz. Bu han\u0131mlar, Ai\u015fe binti Ebi Bekr, Hafsa binti \u00d6mer, \u00dcmm\u00fc Habibe binti Eb\u00ee S\u00fcfyan, Sevde binti Zem&#8217;a, \u00dcmm\u00fc Seleme binti Ebi \u00dcmeyye, Safiyye binti Huyeyyi&#8217;l-Hayberiye, Meymune binti&#8217;l-Harisi&#8217;l-Lil\u00e2liye, Zeyneb binti Cah\u015fi&#8217;l-Esediye, C\u00fcveyriye binti&#8217;l-H\u00e2risi&#8217;l-Mustalik\u0131yyedir. Allah hepsinden raz\u0131 olsun. Onlar\u0131 ba\u015fka han\u0131mlara de\u011fi\u015ftirmen de olmaz. Yani bunlar\u0131 bo\u015fay\u0131p yerlerine ba\u015fka kad\u0131nlarla evlenmen de caiz olmaz. Onlar Allah ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fc se\u00e7tikleri i\u00e7in Allah Te\u00e2l\u00e2 da onlara b\u00f6yle ikram ve lutufda bulunmu\u015f, Resulullah (s.a.v.)de vefat\u0131na kadar sadece bu han\u0131mlarla evli kalm\u0131\u015f vefat\u0131nda da onlar m\u00fcminlerin analar\u0131 olarak kalm\u0131\u015flard\u0131. G\u00fczellikleri ho\u015funa gitse bile. Alaca\u011f\u0131n kad\u0131nlar\u0131n g\u00fczellikleri, senin takdirine lay\u0131k olmalar\u0131 varsay\u0131lsa bile helal olmaz. \u0130bni Atiyye tefsirinde der ki: Bu ifade, bir adam\u0131n evlenmek istedi\u011fi kad\u0131na bakmas\u0131n\u0131n caiz oldu\u011funa delildir. Nitekim Mugire b. \u015eu&#8217;be ve Muhammed b. Mesleme hadisleriyle S\u00fcnen&#8217;de de varid olmu\u015ftur. Ancak elinin alt\u0131nda bulunan cariyeler hari\u00e7. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar helal bununla birlikte Allah her \u015feyi g\u00f6zetliyor. Onun i\u00e7in O&#8217;ndan korkmal\u0131, koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fmamal\u0131, helalden harama ge\u00e7memeli. Yukardaki ayetin eki mahiyetinde olan bu son c\u00fcmle, yukars\u0131n\u0131 tamama erdirirken a\u015fa\u011f\u0131s\u0131na bir \u00f6n giri\u015f oluyor.<\/p>\n<p>Peygambere bu sesleni\u015ften sonra evi ve han\u0131mlar\u0131 hakk\u0131nda hukuk\u00ee d\u00fczenlemelerle ilgili olmak \u00fczere, insanlar\u0131n g\u00f6zetmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc olduklar\u0131 g\u00f6revleri beyan i\u00e7in, genel olarak b\u00fct\u00fcn iman edenlere \u015f\u00f6yle sesleniliyor:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>53- Ey iman edenler! Peygamberin evlerine vaktine bakmaks\u0131z\u0131n ve yeme\u011fe izin verilmedik\u00e7e girmeyin. Fakat \u00e7a\u011f\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit girin. Yeme\u011fi yedi\u011finizde de hemen da\u011f\u0131l\u0131n. Sohbet etmek i\u00e7in de izinsiz girmeyin. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu haliniz peygambere eziyet veriyor, ama o sizden utan\u0131yor. Fakat Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6ylemekten utanmaz. Hem O&#8217;nun han\u0131mlar\u0131na bir ihtiya\u00e7 soraca\u011f\u0131n\u0131z vakit de perde arkas\u0131ndan sorun. B\u00f6yle yapman\u0131z hem sizin kalbleriniz ve hem de onlar\u0131n kalbleri i\u00e7in daha temizdir. Hem sizin Resulullah&#8217;a eziyet etmeye hakk\u0131n\u0131z yoktur. Ondan sonra han\u0131mlar\u0131n\u0131 da ebediyyen nik\u00e2h edemezsiniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu Allah kat\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnaht\u0131r.<\/p>\n<p>54- Siz bir \u015feyi a\u00e7\u0131klasan\u0131z da gizleseniz de \u015f\u00fcphe yok ki Allah her \u015feyi bilmektedir.<\/p>\n<p>55- Onlar (peygamberin e\u015fleri) i\u00e7in babalar\u0131, o\u011fullar\u0131, karde\u015fleri, erkek karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, k\u0131z karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, kendi kad\u0131nlar\u0131 (kad\u0131n dostlar\u0131) ve sahip olduklar\u0131 k\u00f6leleri hakk\u0131nda bir g\u00fcnah yoktur. Bununla beraber (ey Peygamberin han\u0131mlar\u0131) Allah&#8217;tan korkun. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah her \u015feye \u015fahit bulunuyor.<\/p>\n<p>56- Ger\u00e7ekten Allah ve melekleri Peygambere sal\u00e2t ederler. Ey iman edenler! siz de ona teslimiyetle sal\u00e2t ve sel\u00e2m edin.<\/p>\n<p>57- \u015e\u00fcphesiz ki Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne eziyet verenlere Allah hem d\u00fcnyada, hem ahirette l\u00e2net etmi\u015ftir. Onlara a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 bir azab haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>58- M\u00fcmin erkeklere ve m\u00fcmin kad\u0131nlara yapmad\u0131klar\u0131 bir \u015feyden dolay\u0131 eziyet edenler de bir iftira ve a\u00e7\u0131k bir g\u00fcnah y\u00fcklenmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>53- &#8220;Ey iman edenler! Size izin verilmedik\u00e7e peygamberin evine girmeyin&#8230;&#8221; \u00dcmmetin Peygamber ile ilgili durumu iki \u015fekildedir: Birisi Peygamberle ba\u015fba\u015fa oldu\u011fu durumdur. O zaman vacip olan onun rahats\u0131z etmemektir. \u0130\u015fte bu s\u00fbrenin 53. \u00e2yeti olan &#8220;Ey iman edenler! Peygamberin evlerine yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lmaks\u0131z\u0131n vakitli-vakitsiz girmeyin&#8221; emri ile bu, beyan buyuruluyor. \u0130kincisi ise Peygamber (s.a.v.) insanlar\u0131n aras\u0131nda bulundu\u011fu esnadad\u0131r. O zaman vacip olan da ona h\u00fcrmet g\u00f6stermektir. Yine bu s\u00fbrenin 56. \u00e2yeti&#8221; olan &#8220;Ey iman edenler! Siz de ona salat ve selam getirin&#8221; ayetiyle de bu beyan buyruluyor. Nur S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;Ey iman edenler! Kendi evlerinizden ba\u015fka evlere izin al\u0131p sahiplerine selam vermeden girmeyin.&#8221; (Nur, 24\/27) buyurulmu\u015f, kendi evlerinizden ba\u015fka evlere sahiplerinden izin almaks\u0131z\u0131n girmeyiniz diye yasaklama getirilmi\u015fti. Bu h\u00fck\u00fcm genel nitelikli oldu\u011fu i\u00e7in, elbette Peygamberin evlerini dahi kaps\u0131yordu. Fakat &#8220;Peygamber m\u00fcminlere canlar\u0131ndan ileridir. Onun e\u015fleri de m\u00fcminlerin anneleridir.&#8221; (Ahzab, 33\/6) buyurulmakla, Peygamberin m\u00fcminlere canlar\u0131ndan daha ileri ve han\u0131mlar\u0131n\u0131n onlar\u0131n anneleri olmas\u0131, m\u00fcminlerin Resulullah\u0131&#8217;\u0131n evine kendi evleri gibi izin almaks\u0131z\u0131n girebilmelerine caizlik verecek zannedilebilirdi. \u0130\u015fte bu ayet hem b\u00f6yle bir zanna yer olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131yor, hem bu vesileyle Resulullah&#8217;\u0131n e\u015flerine &#8220;hicab&#8221;\u0131 (tesett\u00fcr\u00fc) emrediyor, hem de m\u00fcminlerin anneleri olmalar\u0131n\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131yor. \u00c2yetten anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na ve \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, birtak\u0131m kimselere zaman zaman Resulullah&#8217;\u0131n evinde yemek yediriliyordu. Bunlar bazen, yemekten \u00f6nce yeti\u015finceye kadar bekliyorlar, yemekten sonra da hemen \u00e7\u0131k\u0131p gitmiyorlar, Resulullah (s.a.v.) s\u0131k\u0131l\u0131yordu, bu ayet nazil oldu. Hz. Zeyneb ile evlendi\u011fi zaman yap\u0131lan d\u00fc\u011f\u00fcn yeme\u011finde nazil oldu\u011fu da Buhar\u00ee, Tirmiz\u00ee ve ba\u015fka kitaplarda Hz. Enes&#8217;ten rivayet olunmu\u015ftur. Sizin i\u00e7in yeme\u011fe izin verilmedik\u00e7e, denilmeyip denilmesi, izin kelimesinin i\u00e7ine davet manas\u0131n\u0131 da y\u00fcklemek i\u00e7indir. Beyd\u00e2v\u00ee&#8217;nin ifadesine g\u00f6re bu m\u00e2n\u00e2 y\u00fcklemenin sebebi de, izin verilse bile yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lmadan varman\u0131n g\u00fczel olmayaca\u011f\u0131na i\u015faret etmek i\u00e7indir. Yemek zaman\u0131na bakmaks\u0131z\u0131n veya yeme\u011fin olmas\u0131n\u0131 g\u00f6zetmeksizin veya g\u00f6zetmemek \u00fczere girmeyin.<\/p>\n<p>\u0130N\u00c2, bir \u015feyin zaman\u0131 gelip \u00e7atmak, yahut bir \u015fey kemaline erip yeti\u015fmek m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Burada ikisiyle de tefsir edilmi\u015ftir. Bu &#8220;bakmaks\u0131z\u0131n&#8221; kayd\u0131 &#8220;Girmeyiniz&#8221; fiilinin f\u00e2ilinden haldir. Yani zaman\u0131 g\u00f6zetmemeniz, beklememeniz \u00fczere, size yeme\u011fe izin verilmedik\u00e7e girmeyin. Fakat \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman da girin. Zaman\u0131ndan \u00f6nce de olsa girin. Fakat yeme\u011fi yedi\u011finiz zaman da hemen da\u011f\u0131l\u0131n. Hi\u00e7 durmay\u0131n. S\u00f6z dinlemek veya sohbet etmek \u00fczere izin verilmedik\u00e7e girmeyin. Bu da \u00fczerine atfedilmi\u015ftir. Bizim anlay\u0131\u015f\u0131m\u0131za g\u00f6re, bu kayd\u0131n yarar\u0131, yemekten ba\u015fka maksatlar i\u00e7in de izinsiz girmenin yasakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 genellemektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o izinsiz, zamans\u0131z giri\u015f ve duru\u015f Peygambere eziyet veriyordu. Evini daralt\u0131yor, ev halk\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131yordu; fakat sizden utan\u0131yor, girmeyin \u00e7\u0131k\u0131n demekten s\u0131k\u0131l\u0131yordu. Halbuki Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6ylemekten \u00e7ekinmez, s\u0131k\u0131lmaz. Yani N\u00fbr S\u00fbresi \u00e2yeti gere\u011fi, ba\u015fkas\u0131n\u0131n evine izinsiz girenlerin ve ihtiya\u00e7tan fazla duranlar\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 bir hakt\u0131r. O halde Allah&#8217;\u0131n s\u00f6yledi\u011fi gibi s\u00f6ylemekten s\u0131k\u0131lmamak gerekir. \u015eayet size &#8220;Geri d\u00f6n\u00fcn&#8217; denilirse d\u00f6n\u00fcp gidin. Bu sizin i\u00e7in daha temizdir.&#8221; (N\u00fbr, 24\/28) \u0130zin ile girdi\u011finizde de kad\u0131nlara bir meta, gerekli bir \u015fey soraca\u011f\u0131n\u0131z veya isteyece\u011finiz zaman art\u0131k onlara bir &#8220;hicab&#8221;, yani g\u00f6r\u00fclmelerine engel bir perde, bir siper arkas\u0131ndan sorun. Bundan b\u00f6yle &#8220;harem&#8221;, farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f\u0131t\u0131r ki, o zamana kadar Araplar da adet de\u011fildi. \u00d6yle yapman\u0131z, izinsiz girmemek, \u00e7abuk da\u011f\u0131lmak, hareme soraca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 perde arkas\u0131ndan sormak hem sizin kalbleriniz, hem onlar\u0131n kalbleri i\u00e7in daha fazla temizliktir. \u015eeytan\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcncelerden, vesveselerden uzakla\u015f\u0131rsan\u0131z, hem kad\u0131nlar\u0131n, hem erkeklerin iffet ve ismet hisleri daha fazla y\u00fckselir, edeb, nezihlik, takva, h\u00fcrmet g\u00f6sterme artar. Hem Resulullah&#8217;\u0131 \u00fczmeniz, incitmeniz sizin i\u00e7in do\u011fru ve caiz olamaz. Ona hak ve yetkiniz olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, size yara\u015fmaz ve hakk\u0131n\u0131zda iyi olmaz. Onun i\u00e7in onu incitmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen durumlar\u0131n ve hareketlerin hepsinden sak\u0131nmal\u0131 hi\u00e7birini caiz g\u00f6rmemelisiniz. Onun arkas\u0131ndan, yani vefat\u0131ndan sonra han\u0131mlar\u0131n\u0131 nikahlaman\u0131z asla olamaz. \u0130\u015fte onlar\u0131n m\u00fcminlerin anneleri olmalar\u0131n\u0131n as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131 budur. \u00d6z anneler gibi nikahlar\u0131n\u0131n ebediyen caiz olmamas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc o g\u00fcnah, Peygamberi \u00fczmek, buna dahil olmak \u00fczere o vefat ettikten sonra han\u0131mlar\u0131 ile nikahlanmak g\u00fcnah\u0131 Allah kat\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bulunuyor. Peygambere kasten eziyet etmek ink\u00e2r oldu\u011fu gibi, han\u0131mlar\u0131 ile nikahlanmay\u0131, helal saymak da \u00f6yledir. Resulullah, vefat\u0131nda da Allah kat\u0131nda \u00f6yle muazzam ve \u00f6yle sayg\u0131 g\u00f6sterilmesi vacip oland\u0131r.<\/p>\n<p>54- Siz bir \u015feyi a\u00e7\u0131klasan\u0131z da gizleseniz de gerek eziyet kabilinden olsun, gerek sayg\u0131 g\u00f6sterme, gerek iyilik, gerek k\u00f6t\u00fcl\u00fck herhangi bir \u015fey, Allah onu bilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015e\u00fcphesiz Allah her \u015feyi biliyor. Onun i\u00e7in ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 da bilir. Rivayet olunuyor ki bu hicab \u00e2yeti nazil olunca babalar, o\u011fullar, akrabalar, &#8220;ya Resulullah bizler de mi onlara perde arkas\u0131ndan konu\u015faca\u011f\u0131z?&#8221; demi\u015fler. Onun \u00fczerine de bu ayet nazil olmu\u015f.<\/p>\n<p>55- Onlara, yani han\u0131mlar \u00fczerine \u015funlarda g\u00fcnah yok ne atalar\u0131nda ki, babalar ve b\u00fct\u00fcn dedeler, amca ile day\u0131 da bu h\u00fck\u00fcmdedir. Bununla birlikte bu ikisi a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtilmedi\u011fi i\u00e7in, baz\u0131 bilginler amca ve day\u0131 yan\u0131nda ba\u015f\u00f6rt\u00fcs\u00fcz oturmay\u0131 mekruh g\u00f6rm\u00fc\u015flerdir. Nur S\u00fbresi&#8217;ne de bak\u0131n\u0131z. Ve kendi kad\u0131nlar\u0131nda, kad\u0131nlar\u0131n kad\u0131nlar\u0131, genel olarak akrabalar\u0131ndan olan kad\u0131nlarla tan\u0131d\u0131klar\u0131 m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar bununla birlikte Allah&#8217;tan korkun, iyi korunun, takval\u0131, ihtiyatl\u0131 bulunun ey Peygamberin e\u015fleri \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah her \u015feye kar\u015f\u0131 \u015fahit bulunuyor. Buhar\u00ee \u015ferhi Ayn\u00ee&#8217;de Kad\u0131 Iyaz&#8217;\u0131n beyan\u0131na g\u00f6re denilir ki: Peygamberin han\u0131mlar\u0131na \u00f6zel olan hicab, y\u00fcz ve ellerde dahi ihtilafs\u0131z olarak kendilerine farzd\u0131. Onun i\u00e7in ne \u015fahitlik, ne di\u011fer sebeble y\u00fczlerini ve ellerini a\u00e7malar\u0131 kendilerine caiz olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman \u015fah\u0131slar\u0131n\u0131 ortaya koymak da caiz de\u011fildi. Nitekim Hz. Hafsa babas\u0131 vefat etti\u011fi g\u00fcn, \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda \u015fahs\u0131n\u0131 \u00f6rtm\u00fc\u015ft\u00fc. Vefat\u0131nda da \u00fczerine bir kubbe bina edilmi\u015fti.<\/p>\n<p>56- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah ve melekleri Peygamberi hep salat eder dururlar. Allah Te\u00e2l\u00e2 rahmet ve nimet vermesi ile, melekler isti\u011ffarlar\u0131 ile ve hizmetleriyle Peygambere daima ikram etmektedirler. Bu sayede yukarda &#8220;Sizi karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in, \u00fczerinize melekleriyle beraber rahmetini g\u00f6nderen Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; (Ahzab, 33\/43) buyuruldu\u011fu \u00fczere m\u00fcminlere il\u00e2h\u00ee feyz inmektedir. Ey iman edenler! Sizler ona salat ve selam getirin, selamlayarak teslim olun. gibi dualarla onun \u00fczerine Allah&#8217;\u0131n salavat\u0131n\u0131, rahmetini ve bereketlerini niyaz edin. Ve selam vererek ona h\u00fcrmet edin. Ve bir m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re, hi\u00e7 incitmeyerek teslim olun, boyun e\u011fin.Bu \u00e2yet g\u00f6sterir ki Peygamber&#8217;e salavat getirmek farzd\u0131r. Ancak tekrar\u0131na de\u011finilmemi\u015ftir. Sahih olan budur ki, ismi zikrolunduk\u00e7a vacip olur. Bu hususta bir\u00e7ok hadisler rivayet olunmu\u015ftur. Bu c\u00fcmleden omak \u00fczere Resulullah (s.a.v.) buyurmu\u015ftur ki:<\/p>\n<p>&#8220;Yan\u0131nda ad\u0131m zikrolunup da bana salavat getirmeyen kimsenin burnu s\u00fcrt\u00fcls\u00fcn.&#8221; Yine buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 benim i\u00e7in iki melek g\u00f6revlendirmi\u015ftir. Ben bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131n yan\u0131nda an\u0131ld\u0131m da bana salavat getirdi mi, mutlaka o iki melek ona &#8216;Allah seni ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n&#8217; derler. Allah Te\u00e2l\u00e2 ve di\u011fer melekleri de o iki mele\u011fe cevap olarak &#8216;Amin&#8217; derler. Bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131n yan\u0131nda ad\u0131m zikrolundu\u011funda da bana salavat getirmedi mi, mutlaka o iki melek: &#8216;Allah seni ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n&#8217; derler. Y\u00fcce Allah ve \u00f6teki melekleri de o iki mele\u011fe cevaben &#8216;Amin&#8217; derler.&#8221; Baz\u0131lar\u0131 Resulullah&#8217;\u0131n ad\u0131 tekrar tekrar an\u0131lsa bile bir mecliste bir kez vacip olur demi\u015flerdir. Nitekim Secde ayetinde de b\u00f6yledir. Bunun gibi her duan\u0131n ba\u015f\u0131nda ve sonunda da vaciptir. Namazda diye salavat okumak biz Hanefilerce vaciplerden de\u011fil, s\u00fcnnettir. \u0130brahim Nehai&#8217;den rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;Sahabeler, te\u015fehh\u00fcddeki ile yetinebilirlerdi&#8221; demi\u015ftir. Fakat \u015eafi\u00ee Hazretleri: &#8220;Namaz\u0131n caizli\u011fi i\u00e7in salavat \u015fartt\u0131r, vaciptir demi\u015ftir. Sahabeler: &#8220;Ya Resulullah selam vermeyi biliyoruz. Fakat &#8216;salat&#8217;\u0131 nas\u0131l getirece\u011fiz?&#8221; demi\u015fler. O zaman namazda okunan salavat duas\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlara \u00f6\u011fretilmi\u015ftir. Peygamberlerden ba\u015fkas\u0131na salavat, Peygambere tabi olarak caiz olursa da ba\u015fl\u0131ba\u015f\u0131na birisine salavat getirmek mekruhtur. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6rfte peygamberlerin \u015fiar\u0131d\u0131r. Nitekim aziz ve celil olmakla birlikte hakk\u0131nda &#8220;azze ve celle&#8221; denmez.<\/p>\n<p>57- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah ve Resul\u00fcne eziyet edenler. Allah&#8217;a eziyet tabiri mecazd\u0131r. Allah hakk\u0131nda uygun olmayan s\u00f6z s\u00f6yleyen veyahut Allah&#8217;\u0131n raz\u0131 olmayaca\u011f\u0131 fiiller yapan veya Allah&#8217;\u0131n sevdi\u011fi kullar\u0131na eziyet eden demektir. Allah onlar\u0131 lanetlemi\u015f, rahmetinin alan\u0131ndan uzakla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f. D\u00fcnyada da ahirette de. D\u00fcnyada melunluklar\u0131 hay\u0131r ve do\u011fru yoldan mahrumiyetleridir. Ve onlara hakir k\u0131l\u0131c\u0131, zelil edici bir azab haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>58- Erkek m\u00fcminlere ve kad\u0131n m\u00fcminlere kazanmad\u0131klar\u0131, yani sebeb olmad\u0131klar\u0131, hak etmedikleri bir \u015fekilde eziyet edenlere de mutlak eziyet madd\u00ee ve manev\u00ee ve fiil\u00ee eziyetten daha geneldir. &#8220;Kazanmad\u0131klar\u0131 ve sebeb olmad\u0131klar\u0131&#8221; kayd\u0131 da, kazanma ve hak etmeye g\u00f6re, &#8220;had vurmak&#8221; (\u015feriat\u00e7a verilen ceza) ve ta&#8217;zir yapmak (\u015fer&#8217;an belirlenmi\u015f cezas\u0131 bulunmayan bir su\u00e7u i\u015fleyene takdir edilerek verilen ceza) gibi, adaletle iyili\u011fi emir ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nd\u0131rmak i\u00e7in, verilen cezalar\u0131n h\u00fck\u00fcm d\u0131\u015f\u0131 b\u0131rak\u0131lmas\u0131 i\u00e7indir. Allah ve Resul\u00fc hakk\u0131nda ise, \u00f6yle bir &#8220;Hak etme&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcncesi asla var say\u0131lamaz. Onun i\u00e7in Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne her ne \u015fekilde olursa olsun eziyet edenler mutlaka lanete u\u011fram\u0131\u015f ve a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 azab\u0131 hak ettikleri gibi, erkek m\u00fcminlere ve kad\u0131n m\u00fcminlere de hak etmedikleri bir \u015fekilde eziyet edenler bir iftira y\u00fcklenmi\u015flerdir. \u0130\u015fitenin donakalaca\u011f\u0131 \u00e7irkin bir yalan, \u00e7irkin bir isnat ve iftira ki s\u00f6zle olan eziyette bu iftira a\u00e7\u0131k, fiil\u00ee olan eziyette ise z\u0131mn\u00ee olur. Hem a\u00e7\u0131k bir g\u00fcnah, besbelli bir vebal. M\u00fcnaf\u0131klardan ve fas\u0131klardan bir tak\u0131m \u00e7apk\u0131nlar, geceleyin tuvalet ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 gidermek i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kan kad\u0131nlar\u0131 takip eder, cariyelere s\u00f6z atarak sata\u015f\u0131rlarm\u0131\u015f. K\u0131l\u0131k fark\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in bu arada bilmeyerek veya bilmezden gelerek h\u00fcr kad\u0131nlara dahi tak\u0131l\u0131r eziyet verirlermi\u015f. Bundan sonraki gibi bu ayetin de bu sebeble nazil oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bundan dolay\u0131 imanl\u0131 h\u00fcr kad\u0131nlar\u0131n kendilerine s\u00f6z getirmemek, eziyet gelmemesine vesile olmak \u00fczere vakar ve haysiyetle tan\u0131nmalar\u0131 i\u00e7in tam bir tesett\u00fcr ile \u00f6rt\u00fcnmeleri emrolunarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>59- Ey peygamber! Han\u0131mlar\u0131na, k\u0131zlar\u0131na ve m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131na hep s\u00f6yle de cilbablar\u0131ndan (d\u0131\u015f elbiselerinden) \u00fczerlerini s\u0131ms\u0131k\u0131 \u00f6rts\u00fcnler. Bu onlar\u0131n tan\u0131nmalar\u0131na, tan\u0131n\u0131p da eziyet edilmemelerine en elveri\u015fli oland\u0131r. Bununla beraber Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r, \u00e7ok merhamet edicidir.<\/p>\n<p>60- Andolsun ki, e\u011fer m\u00fcnaf\u0131klar ve kalblerinde bir hastal\u0131k olanlar ve Medine&#8217;de dedikodu yapanlar, bu yapt\u0131klar\u0131ndan vaz ge\u00e7mezlerse, mutlaka seni onlara musallat ederiz. Sonra seninle orada az bir zamandan fazla kom\u015fu kalamazlar.<\/p>\n<p>61- Melun olarak nerede bulunurlarsa yakalan\u0131rlar ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcrler.<\/p>\n<p>62- Allah&#8217;\u0131n bundan \u00f6nce ge\u00e7enler hakk\u0131ndaki kanunu budur. Ve sen Allah&#8217;\u0131n kanununu de\u011fi\u015ftirmeye asla \u00e7are bulamazs\u0131n.<\/p>\n<p>63- \u0130nsanlar sana k\u0131yamet saaatini soruyorlar. De ki: &#8220;Onun ilmi ancak Allah&#8217;\u0131n nezdindedir. Ne bilirsin belki k\u0131yamet yak\u0131nda olur.&#8221;<\/p>\n<p>64- \u015eu muhakkak ki, Allah k\u00e2firleri l\u00e2netlemi\u015f ve onlara \u00e7\u0131lg\u0131n bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>65- (Onlar) orada ebed\u00ee kal\u0131rlar ve ne bir dost bulabilirler, ne de bir yard\u0131mc\u0131.<\/p>\n<p>66- O g\u00fcn y\u00fczleri ate\u015f i\u00e7inde \u00e7evirilirken: &#8220;Ah ke\u015fke Allah&#8217;a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik!&#8221; derler.<\/p>\n<p>67- Yine derler ki: &#8220;Ey Rabbimiz! Biz beylerimize ve b\u00fcy\u00fcklerimize itaat ettik de bizi yanl\u0131\u015f yola g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler.&#8221;<\/p>\n<p>68- Ey Rabbimiz! Onlara azab\u0131n iki kat\u0131n\u0131 ver ve kendilerini b\u00fcy\u00fck bir l\u00e2net ile l\u00e2netle.&#8221;<\/p>\n<p>59- Ey Peygamber! Han\u0131mlar\u0131na da, k\u0131zlar\u0131na da, b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131na da s\u00f6yle. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, burada yaln\u0131z Peygamberin han\u0131mlar\u0131na ve k\u0131zlar\u0131na de\u011fil, Nur S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Ba\u015f \u00f6rt\u00fclerini yakalar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne koysunlar, zinet yerlerini g\u00f6stermesinler.&#8221; (N\u00fbr, 24\/31) \u00e2yeti gibi m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131 dahi bu h\u00fckm\u00fcn kapsam\u0131na dahil edilmi\u015ftir. Bununla birlikte m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131nda aslolan h\u00fcrriyet oldu\u011fu i\u00e7in, bundan kastolunan\u0131n h\u00fcr kad\u0131nlar oldu\u011fu beyan edilmi\u015ftir. Araplarda tesett\u00fcr adet de\u011fildi. Cahiliyet devrinde kad\u0131na h\u00fcrmet yoktu. Eski cahiliye kad\u0131nlar\u0131nda erkeklerin dikkatlerini \u00e7ekecek \u015fekilde g\u00f6z al\u0131c\u0131 bi\u00e7imde a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131k \u00e7\u0131kan, a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lan orta mal\u0131 olanlar bulunurdu. Bundan dolay\u0131 k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 diri diri g\u00f6menler olmu\u015ftu. \u0130slam ise kad\u0131n\u0131n \u015fan\u0131n\u0131 iffet ve \u0131smetle, vakar ve haysiyetle y\u00fckseltiyordu.<\/p>\n<p>Nur S\u00fbresi \u00e2yetleri &#8220;M\u00fcmin erkeklere s\u00f6yle, g\u00f6zlerini sak\u0131ns\u0131nlar&#8221; (Nur, 24\/30) ve &#8220;M\u00fcmin kad\u0131nlara da s\u00f6yle, g\u00f6zlerini sak\u0131ns\u0131nlar.&#8221; (Nur, 24\/31), m\u00fcmin erkeklerin ve m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n, yani bir cinsin kar\u015f\u0131 cinse g\u00f6z dikmeyip, bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 k\u0131sarak edeblerini ve iffetlerini korumay\u0131 \u00f6\u011freterek terbiyelerini y\u00fckseltmi\u015f oldu\u011fu gibi, burada da imanl\u0131 h\u00fcr kad\u0131nlar\u0131n hi\u00e7bir \u015fekilde eziyete u\u011framamalar\u0131n\u0131 peki\u015ftirmek i\u00e7in buyuruluyor ki: Cilbablar\u0131ndan \u00fczerlerini s\u0131k\u0131 \u00f6rts\u00fcnler.<\/p>\n<p>C\u0130LBAB: Ba\u015ftan a\u015fa\u011f\u0131 \u00f6rten \u00e7ar\u015faf, ferace, c\u00e2r gibi d\u0131\u015f elbisenin ad\u0131d\u0131r. &#8220;Kad\u0131nlar\u0131n elbiselerinin \u00fcst\u00fcne giydikleri her \u00e7e\u015fit giysidir.&#8221; &#8221; Tepeden t\u0131rna\u011fa \u00f6rten giysidir&#8221;, &#8220;Kad\u0131nlar\u0131n tesett\u00fcr ettikleri her t\u00fcrl\u00fc elbise ve ba\u015fka \u015feylerdir.&#8221; &#8220;\u00c7ar\u015faf ve pe\u00e7edir&#8221;.<\/p>\n<p>\u0130DN\u00c2: Yakla\u015ft\u0131rmak demek ise de, \u00e2yette ile kullan\u0131lmas\u0131, kapsamak suretiyle sark\u0131tmak m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 da ifade etti\u011finden \u00fczerinden s\u0131k\u0131 \u00f6rtmek demek olur. Cilbabdan \u00f6rtmek tabirinde de iki \u015fekil vard\u0131r. Birisi cilbablar\u0131ndan birisiyle b\u00fct\u00fcn bedenini s\u0131k\u0131ca \u00f6rtmek, birisi de bir cilbab\u0131n bir taraf\u0131yla ba\u015f\u0131ndan y\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6rtmek demek olur. Bu beyanda da iki suret vard\u0131r. Birisi ka\u015flar\u0131na kadar ba\u015f\u0131n\u0131 \u00f6rtt\u00fckten sonra b\u00fck\u00fcp y\u00fcz\u00fcn\u00fc de \u00f6rtmek ve yaln\u0131z tek bir g\u00f6z\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131k b\u0131rakmak. ikincisi de aln\u0131n\u0131n \u00fczerinden s\u0131k\u0131ca sard\u0131ktan sonra, burnunun \u00fczerinden dolay\u0131p g\u00f6zlerini ikisi de a\u00e7\u0131k kalsa bile, y\u00fcz\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ve g\u00f6\u011fs\u00fc tamamen \u00f6rtm\u00fc\u015f bulunmakt\u0131r. Rivayet olundu\u011fu \u00fczere \u00dcmm\u00fc Seleme (r.a.) demi\u015ftir ki: &#8220;Cilbablar\u0131ndan \u00fczerlerini s\u0131k\u0131 \u00f6rts\u00fcnler&#8217; \u00e2yeti nazil oldu\u011fu zaman Ensar kad\u0131nlar\u0131 \u00fczerlerine siyah elbiseler giyerek \u00f6yle bir a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131k ile \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131 ki, ba\u015flar\u0131 \u00fcst\u00fcnde ku\u015flar varm\u0131\u015f gibi idi.&#8221;<\/p>\n<p>Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet edilmi\u015ftir ki; &#8220;Ensar kad\u0131nlar\u0131na Allah rahmet etsin. Bu &#8220;Ey Peygamber, han\u0131mlar\u0131na, k\u0131zlar\u0131na b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131na da s\u00f6yle&#8221; \u00e2yeti indi\u011fi zaman m\u0131rtlar\u0131n\u0131 yard\u0131lar, onunla ba\u015flar\u0131n\u0131 sard\u0131lar da Resulullah&#8217;\u0131n arkas\u0131nda \u00f6yle namaz k\u0131ld\u0131lar ki, sanki ba\u015flar\u0131nda kargalar varm\u0131\u015f gibi&#8230;&#8221; demi\u015ftir. Bu tesett\u00fcr onlar\u0131n tan\u0131nmalar\u0131na, da\u011f\u0131n\u0131k cariyelerden, adi kad\u0131nlardan vakar ve heybetle se\u00e7ilerek h\u00fcrmet edilmelerine ve dolay\u0131s\u0131yla incitilmemelerine elveri\u015fli olan bi\u00e7imdir. Ger\u00e7i eziyeti kendilerine davet edecek olan i\u00e7i bozuklar\u0131 \u00f6rt\u00fc tutacak de\u011fildir. Fakat imanl\u0131, temiz kad\u0131nlar\u0131n, kirli bak\u0131\u015flardan yuvalar\u0131nda gizli inciler gibi korunmu\u015f kalmalar\u0131na en uygun olan bi\u00e7im de budur. As\u0131l o zamand\u0131r ki onlara eziyet edecek olanlar\u0131n a\u00e7\u0131k bir vebal ve iftira y\u00fcklenmi\u015f olduklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar. Ve dolay\u0131s\u0131yla bundan \u00f6nceki ve sonraki \u00e2yetlerin h\u00fck\u00fcmlerine dahil olacaklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. Bununla birlikte Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve \u00e7ok merhamet edici bulunuyor. Burada yukardaki \u00e2yetlerin eki gibi getirilen bu son c\u00fcmle \u00e7ok anlaml\u0131d\u0131r. Bu bize \u015fu m\u00e2n\u00e2lar\u0131 ilham eder:<\/p>\n<p>1- Allah&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 \u00e7oktur. Bug\u00fcne kadar ge\u00e7mi\u015f a\u00e7\u0131kl\u0131klar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. O kusurlar\u0131 \u00f6rter. Rahmeti de \u00e7oktur; bundan b\u00f6yle emrini tutanlar\u0131 rahmetiyle arzusuna \u00e7ok ula\u015ft\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>2- Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametli oldu\u011fu i\u00e7indir ki, kad\u0131nlara eziyet edilmesine raz\u0131 olmaz ve onun i\u00e7in \u00f6rt\u00fclmelerini emreder.<\/p>\n<p>3- Tesett\u00fcr emrolundu\u011fundan dolay\u0131 da kad\u0131nlar bir bask\u0131ya u\u011frat\u0131lmas\u0131n, a\u015f\u0131r\u0131ya gidilmesin; \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve \u00e7ok merhametlidir. Bu emri onlar\u0131n aleyhine de\u011fil, lehine olarak vermi\u015ftir demek de olabilir.<\/p>\n<p>60-61-O ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametli olan Allah, bu emri verdikten sonra emniyeti ve asayi\u015fi, ahlak ve huzuru bozanlara kar\u015f\u0131 celal ve azametle buyuruyor ki, Ululu\u011fum hakk\u0131 i\u00e7in s\u00f6ylerim ki, e\u011fer vaz ge\u00e7mezlerse o m\u00fcnaf\u0131klar, m\u00fcnaf\u0131kl\u0131ktan ve onun eziyete sebeb olan h\u00fck\u00fcmlerinden ve ahl\u00e2k\u0131ndan ve o kalblerinde hastal\u0131k bulunanlar, hen\u00fcz \u0130sl\u00e2m terbiyesini tam almam\u0131\u015f, fas\u0131kl\u0131\u011fa ve g\u00fcnaha meylederek erkek m\u00fcminlerle, kad\u0131n m\u00fcminlere eziyet eden ahlaks\u0131zlar \u015fehirde bozguncu haberler yayanlar.<\/p>\n<p>\u0130RCAF, asl\u0131nda sars\u0131nt\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan &#8220;recfe&#8221;den al\u0131narak ortal\u0131\u011f\u0131 sarsacak tahrikler yapmak demektir ki, fiil\u00ee de olur, s\u00f6zl\u00fc de. Bundan dolay\u0131 yalan yanl\u0131\u015f uydurma haberler yaymaya &#8220;ircaf&#8221; denildi\u011fi gibi, o yoldaki yalanlara da &#8220;eracif&#8221; denilir. Bunu yapanlar i\u00e7inde m\u00fcnaf\u0131klar dahi varsa da ayr\u0131ca zikrolunmas\u0131 daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da g\u00f6stermi\u015f oluyor ki Medine ve civar\u0131ndaki yahudilerdi. B\u00fct\u00fcn bunlar ak\u0131llar\u0131n\u0131 ba\u015flar\u0131na al\u0131p bu k\u00f6t\u00fc huylar\u0131ndan tevbe ederek bu yapt\u0131klar\u0131ndan vaz ge\u00e7mezlerse azamet ve \u015fan\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in mutlak ve muhakkak seni onlara musallat k\u0131lar, sald\u0131rt\u0131r\u0131m, \u00f6ld\u00fcr\u00fclmelerine ve uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131na te\u015fvik ve sevk ederim. &#8220;Sonra da senin civar\u0131na pek az yakla\u015fabilirler.&#8221;<\/p>\n<p>62- Allah&#8217;\u0131n bundan \u00f6ncekiler hakk\u0131ndaki adetine g\u00f6re, yani adet etmi\u015f oldu\u011fu kanun gere\u011fince. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir memlekette, bir yerde fitne ve fesada ko\u015fanlar \u00f6teden beri her millette \u00f6ld\u00fcrme ve uzakla\u015ft\u0131rma ile cazaland\u0131r\u0131la gelmi\u015flerdir. Sen de Allah&#8217;\u0131n o adetinde ve kanununda bir de\u011fi\u015fme bulamazs\u0131n. Yani ge\u00e7mi\u015f \u00fcmmetlerdeki birtak\u0131m h\u00fck\u00fcmleri ve kanunlar\u0131 nesh eden \u0130slam dini \u00f6yle zararl\u0131 ve fesat\u00e7\u0131 olanlar\u0131 savmak ve uzakla\u015ft\u0131rmak kanununu, nesh etmek ve de\u011fi\u015ftirmek i\u00e7in gelmemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah fesat\u00e7\u0131lar\u0131 sevmez ve m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k bozgunculu\u011fu \u00e7o\u011faltmak i\u00e7in de\u011fil, rahatl\u0131k ve bar\u0131\u015f\u0131 \u00e7o\u011faltmak i\u00e7indir.<\/p>\n<p>63-68- \u0130nsanlar sana k\u0131yameti soruyorlar. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n tehdit ve uyar\u0131s\u0131 geldik\u00e7e, m\u00fc\u015frikler alay yollu, tez olmas\u0131n\u0131 isteme \u015feklinde, m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k ve komiklik i\u00e7in; yahudiler de imtihan i\u00e7in k\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131n\u0131 sorar dururlard\u0131. &#8220;De ki: Onun bilgisi Allah kat\u0131ndad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eimdi peygambere olan bu sesleni\u015ften sonra, yine m\u00fcminlere selenilerek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>69- Ey iman edenler: Sizler Musa&#8217;ya eziyet edenler gibi olmay\u0131n. Eziyet ettiler de Allah onu, onlar\u0131n s\u00f6ylediklerinden temize \u00e7\u0131kard\u0131. O, Allah yan\u0131nda mevki sahibi idi.<\/p>\n<p>70- Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun ve sa\u011flam s\u00f6z s\u00f6yleyin,<\/p>\n<p>71- Ki (Allah) i\u015flerinizi yoluna koysun ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n. Her kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat ederse, o ger\u00e7ekten b\u00fcy\u00fck murada ermi\u015ftir.<\/p>\n<p>72- Biz o emaneti g\u00f6klere, yere ve da\u011flara arz ettik, onlar, onu y\u00fcklenmeye yana\u015fmad\u0131lar, ondan korktular da onu insan y\u00fcklendi. O ger\u00e7ekten \u00e7ok zalim ve \u00e7ok cahildir.<\/p>\n<p>73- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah m\u00fcnaf\u0131k erkeklerle m\u00fcnaf\u0131k kad\u0131nlara, m\u00fc\u015frik erkeklerle m\u00fc\u015frik kad\u0131nlara azab edecek, m\u00fcmin erkeklerle m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131n da tevbelerini kabul edecektir. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r, \u00e7ok merhamet edicidir.<\/p>\n<p>69- Musa&#8217;ya eziyet edenler gibi olmay\u0131n. Bu \u00e2yet de Resulullah&#8217;\u0131n Zeyneb&#8217;le evlenmesinden dolay\u0131 edilen s\u00f6zler \u00fczerine, bir rivayette de &#8220;\u0130fk&#8221; meselesi \u00fczerine inmi\u015ftir deniliyor. Musa&#8217;ya verilen bu eziyet hakk\u0131nda da \u00e7e\u015fitli rivayetler ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>1- Hazreti Musa, \u00e7ok edebli bir ki\u015fi oldu\u011fu i\u00e7in, pek s\u0131k\u0131 \u00f6rt\u00fcn\u00fcp bedenini kimseye g\u00f6stermedi\u011finden dolay\u0131, \u0130srailo\u011fullar\u0131ndan birtak\u0131m kimseler &#8220;Bu neye bu kadar \u00f6rt\u00fcn\u00fcyor? Mutlaka v\u00fccudunda bir ay\u0131p veya bir felaket, hastal\u0131k var&#8221; diye s\u00f6z etmi\u015fler, sonra da bir g\u00fcn \u0131ss\u0131z yerde elbisesini bir ta\u015f\u0131n \u00fczerine koymu\u015f y\u0131kan\u0131rken Allah taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131n yuvarlanmas\u0131yla bastonunu kap\u0131p onu izlerken b\u00fcy\u00fck bir kalabal\u0131k rast gelip kendisini Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 en g\u00fczel bir v\u00fccud ile g\u00f6r\u00fcvermi\u015ftir.<\/p>\n<p>2- Karde\u015fi Harun&#8217;u \u00f6ld\u00fcrd\u00fc demi\u015flerdir.<\/p>\n<p>3- Ha\u015fa zina etti demek istemi\u015flerdir. Karun azd\u0131\u011f\u0131 zaman s\u00fcrt\u00fck bir kad\u0131na bir\u00e7ok mal vererek Hz. Musa&#8217;ya nefsiyle iftirada bulunmak \u00fczere te\u015fvik ve sevk etmi\u015f, fakat sonunda kad\u0131n Karun ile aralar\u0131nda ge\u00e7en maceray\u0131, itiraf edivermi\u015ftir. Ki Allah onu onlar\u0131n dediklerinden ibra etti, temize \u00e7\u0131kard\u0131. Onu lekelemek isterlerken Allah kendilerini rezil ve r\u00fcsvay etti. Ve Allah kat\u0131nda &#8220;vec\u00eeh idi veya &#8220;vec\u00eeh&#8221; oldu.<\/p>\n<p>VEC\u0130H: Vecahetli, haysiyet ve mevki sahibi, \u015ferefli, sevgili, tam T\u00fcrk\u00e7esiyle &#8220;y\u00fczl\u00fc&#8221; idi. Onun i\u00e7in duas\u0131n\u0131 kabul ediverdi de d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 da kahreyledi veya daha y\u00fczl\u00fc oldu, daha \u00e7ok \u015ferefi ve nam\u0131 artt\u0131. Muhammed (s.a.v.) ise, Resulullah ve peygamberlerin sonuncusu oldu\u011fu ve Allah ve melekleri hep ona salavat getirmekte bulundu\u011fu i\u00e7in, Allah kat\u0131nda daha vec\u00eeh, daha sevgilidir. Onun i\u00e7in gerek Zeyneb meselesi ve gerek ba\u015fka herhangi bir hususta onu incitecek s\u00f6zler s\u00f6yleyenler, uydurma haberler yayanlar kendilerine yaz\u0131k etmi\u015f olurlar.<\/p>\n<p>70- Ey iman edenler! Allah&#8217;tan korkun, takval\u0131 olun. \u0130mana yara\u015fmaz \u015feylerden korunun ve sa\u011flam, do\u011fru s\u00f6z s\u00f6yleyin. Hangi hususta olursa olsun bir s\u00f6z s\u00f6yledi\u011finiz zaman, hak ve do\u011fru hedefine y\u00f6nelmi\u015f sa\u011flam s\u00f6z s\u00f6yleyin. Sonunda yalan \u00e7\u0131kacak, s\u00f6yleyenlerini k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrecek \u00e7\u00fcr\u00fck s\u00f6zler s\u00f6ylemeyin.<\/p>\n<p>71-O d\u00fczme s\u00f6zlerle me\u015fgul olanlara benzemeyin ki Allah size amellerinizi d\u00fczeltiversin, i\u015flerinizi yoluna koyuversin. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir toplumun s\u00f6z\u00fc ne kadar sa\u011flam olursa, i\u015fleri de o oranda d\u00fczg\u00fcn olur. S\u00f6z\u00fc sa\u011flam olan\u0131n \u00f6z\u00fc de sa\u011flam olur. \u00d6z\u00fc sa\u011flam olan\u0131n i\u015fi de sa\u011flam olur. Ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 ile \u00f6rt\u00fcversin, \u00e7\u00fcnk\u00fc halleri d\u00fczg\u00fcnl\u00fck kazananlar\u0131n g\u00fcnahlar\u0131 da \u00f6rt\u00fcl\u00fcr. Her kim de Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat ederse. Bu y\u00fck\u00fcml\u00fc k\u0131lmalar\u0131n\u0131n i\u00e7ine dahil bulunan emirlerini ve yasaklar\u0131n\u0131 tutarsa -ki Allah&#8217;a itaat Resul\u00fcne itaatla olur- o ger\u00e7ekten \u00e7ok b\u00fcy\u00fck maksada ermi\u015ftir. B\u00fcy\u00fck kurtulu\u015fa, en b\u00fcy\u00fck ho\u015fnutlu\u011fa ermi\u015ftir.<\/p>\n<p>72- Bunu s\u0131rr\u0131 ve hikmeti de \u015f\u00f6yle izah buyuruluyor: &#8220;Biz emaneti arz ettik..&#8221;<\/p>\n<p>EMANET, asl\u0131nda mimin \u00f6tresiyle fiilinden masdar olup eminlik, yani ba\u015fkas\u0131n\u0131n haklar\u0131 g\u00fcvenilip inan\u0131labilir, inan\u00e7 olmak, inan\u00e7l\u0131k huyu demektir. Sonra g\u00fcvenilip inan\u0131lan \u015feye de isim olmu\u015ftur ki, &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki Allah size emanetleri ehline vermenizi emrediyor.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/58) \u00e2yetinde bu m\u00e2n\u00e2ya idi. &#8220;Emanet&#8221; &#8220;ved\u00eea&#8221;dan daha geni\u015ftir, denilir. Burada her iki m\u00e2n\u00e2 da olabilirse de \u00f6nceki daha uygundur. \u00c7o\u011funlukla tefsirciler bunu &#8220;y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler&#8221; ve &#8220;farzlar&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. Bunu \u015f\u00f6yle anlamak gerekir. Allah&#8217;\u0131n gerek kendi haklar\u0131 ve gerek insanlar\u0131n haklar\u0131 ile ilgili emirlerinin ve yasaklar\u0131n\u0131n, h\u00fck\u00fcmlerinin yerine getirilmesine Allah&#8217;\u0131n em\u00een&#8217;i, inan\u00e7 memuru olmak demek olan emanetini, yani Allah&#8217;\u0131n di\u011fer e\u015fyada oldu\u011fu gibi zorlama ile cebren de\u011fil, ho\u015fnutluk ve g\u00f6n\u00fclden tercihle yapt\u0131rmak istedi\u011fi serbest fiillerden emrine itaatla halifeli\u011fi demek olan g\u00f6rev ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc o g\u00f6klere ve yere ve da\u011flara, yukar\u0131da ve a\u015fa\u011f\u0131da o a\u011f\u0131r ve b\u00fcy\u00fck varl\u0131klar\u0131n ve g\u00f6k cisimlerinin hepsine teklif eyledik de onlar onu y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131lar ve \u00e7ekindiler, ger\u00e7i g\u00f6kler ve yery\u00fcz\u00fc, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n &#8220;\u0130steyerek veya istemeyerek buyru\u011fuma gelin,&#8221; (Fussilet, 41\/11) gibi kainata y\u00f6neltti\u011fi emirlerini &#8220;\u0130steyerek geldik.&#8221; (Fussilet, 41\/11) diye isteyerek kabul ettiler. \u00d6yle iken ba\u015fkalar\u0131n\u0131n haklar\u0131n\u0131n y\u00fcklenmek m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eden emanet kendilerine teklif olundu\u011fu zaman \u00e7ekindiler ve ondan korktular. Emanet, b\u00f6yle g\u00f6klerin ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ve da\u011flar\u0131n dayanamayacaklar\u0131 derecede a\u011f\u0131r, yerine getirilmesi zor, sorumululuk getiren b\u00fcy\u00fck ve korkun\u00e7 bir y\u00fckt\u00fcr. Burada &#8220;teklif&#8221; etmeyi ve &#8220;y\u00fcz \u00e7evirme&#8221;yi ger\u00e7ek m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u00fczere anlayan tefsir bilginleri varsa da, \u00e7oklar\u0131 emanetin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc beyan i\u00e7in &#8220;temsili istiare&#8221; bi\u00e7iminde bir ifade oldu\u011fu kanaatine varm\u0131\u015flard\u0131r. Emanet ifa edildi\u011fi takdirde sonu\u00e7lar\u0131 \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir keramet oldu\u011fu gibi, yerine getirilmedi\u011fi takdirde de h\u0131yanet ve tazmin etmek cezas\u0131 ile b\u00fcy\u00fck bir r\u00fcsvayl\u0131kt\u0131r, rezalettir. \u0130nsan ise onu y\u00fcklendi, (bel\u00e2) dedi, teklifi ve halifeli\u011fi kabul etti. O insan \u00e7ok zalim ve \u00e7ok cahil bulunuyor. Her ferdi de\u011fil, insan cinsi.<\/p>\n<p>ZAL\u00dbM: \u00c7ok zalim, zulme haks\u0131zl\u0131\u011fa \u00e7ok yatk\u0131n, Allah&#8217;\u0131n ve Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131n\u0131n haklar\u0131n\u0131 y\u00fcklendi\u011fi halde, gerekti\u011fi gibi ifa etmeyip kendine yaz\u0131k ediyor.<\/p>\n<p>CEH\u00dbL: \u0130ddias\u0131 gibi \u00e2lim de\u011fil, aksine \u00e7ok cahil, \u00e7\u00fcnk\u00fc ak\u0131betinin nas\u0131l olaca\u011f\u0131n\u0131 bilmiyor, onun i\u00e7in zulmediyor.<\/p>\n<p>73-Halbuki o yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hikmeti ve emaneti y\u00fcklenmesinin sonu \u015fudur: Elbette Allah ak\u0131bette m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n erke\u011fine, kad\u0131n\u0131na ve m\u00fc\u015friklerin erke\u011fine ve kad\u0131n\u0131na azab edecek, emanete h\u0131yanetin, zul\u00fcmlerinin cezas\u0131n\u0131 verecek. Gerek erkek, gerek kad\u0131n m\u00fcminlere, emaneti eda etmeye \u00e7al\u0131\u015fan imanl\u0131lara da tevbelerini kabul ederek d\u00f6n\u00fcp d\u00f6n\u00fcp bakacak, ba\u011f\u0131\u015f ve rahmeti ile cemalini g\u00f6sterecek. Ve Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve \u00e7ok rahmetli bulunuyor. M\u00fcnaf\u0131klar, m\u00fc\u015frikler de tevbe edip imana gelirlerse, onlar\u0131n tevbelerini kabul edip ba\u011f\u0131\u015flar. Demek ki emaneti yerine getirmeyen g\u00f6revlerini yapamayanlar\u0131n sonu \u00e7ok fena oldu\u011fu gibi, Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat edip de iman ile emaneti yerine getirenler de en b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015fa ermi\u015f, il\u00e2h\u00ee cemale kavu\u015fmu\u015f olacaklard\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ki bu nimet ve rahmet hamdetmeye ve \u015f\u00fckretmeye lay\u0131kt\u0131r. Onun i\u00e7in bundan sonra Sebe&#8217; S\u00fbresi&#8217;nin de &#8220;Allah&#8217;a hamd&#8221; ile ba\u015flamas\u0131 ne g\u00fczeldir. &#8220;\u00c2lemlerin Rabbi olan Allah&#8217;a hamd olsun.&#8221;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>33-AHZAB: 1- Ey Peygamber! Ge\u00e7mi\u015fte indirilen kitaplarda ad\u0131 san\u0131 bilinen \u015fanl\u0131 peygamber! Sadece Allah&#8217;tan kork, ba\u015fkas\u0131ndan de\u011fil. Bu y\u00fcce s\u00fbrede Peygambere kar\u015f\u0131 k\u00e2firlerin ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n dedikodular\u0131na sebep olacak baz\u0131 h\u00fck\u00fcmler ve il\u00e2h\u00ee emirler indirilece\u011finden onlara kar\u015f\u0131 her \u015feyden \u00f6nce peygamberi desteklemek i\u00e7in bu hitab ile ba\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu hitab, Ahzab sava\u015f\u0131 ile h\u0131n\u00e7lar\u0131n\u0131 alamayan k\u00e2firlerin ve &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12098,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1166,1165,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1884","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-33-ahzab","tag-33-ahzab-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1884","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1884"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1884\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12098"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1884"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1884"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1884"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}