{"id":1888,"date":"2010-11-18T22:27:53","date_gmt":"2010-11-18T22:27:53","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1888"},"modified":"2010-11-18T22:27:53","modified_gmt":"2010-11-18T22:27:53","slug":"31-lokman-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/31-lokman-tefsiri\/","title":{"rendered":"31-LOKMAN SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>31-LOKMAN:<\/p>\n<p>1-5- Muhsinler (iyilik yapanlar)a bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da indirildi\u011fi \u015fekilde amelde ihsan yapanlar. Bakara S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda &#8220;m\u00fcttekiler i\u00e7in bir hidayettir.&#8221; (Bakara, 2\/2) buyurulmu\u015ftu. Burada ise; &#8220;\u0130hsanda bulunanlar i\u00e7in bir hidayet ve rahmettir&#8221; buyuruluyor. Ni\u015f\u00e2b\u00fbr\u00ee tefsirinde der ki: &#8220;Burada &#8216;muhsinin&#8217; (ihsanda bulunanlar) denildi\u011fi i\u00e7in bir de rahmet il\u00e2ve buyurulmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc ihsan derecesi takvan\u0131n \u00fczerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber (s.a.v.) &#8220;\u0130hsan, Allah&#8217;\u0131 g\u00f6r\u00fcyormu\u015fsun gibi O&#8217;na ibadet etmendir.&#8221; buyurmu\u015ftur. Allah Te\u00e2l\u00e2 da &#8220;Allah, \u015f\u00fcphesiz m\u00fcttekilerle ve ihsanda bulunan (iyilik yapan) kimselerle beraberdir.&#8221; (Nahl, 16\/128) ve &#8220;\u0130yilik ve g\u00fczel amel yapanlara, daha g\u00fczeli var ve bir de fazlas\u0131 vard\u0131r.&#8221; (Yunus, 10\/26) \u00e2yeti kerimeleriyle buna i\u015faret buyurmu\u015ftur. Burada &#8220;gaybe inan\u0131rlar.&#8221; (Bakara, 2\/3) kayd\u0131n\u0131n zikredilmemesi de bunu destekler.<\/p>\n<p>6-10- Laf e\u011flencesi: E\u011flence s\u00f6z; insan\u0131 oyalayan, i\u015finden alakoyan s\u00f6zler, as\u0131ls\u0131z hik\u00e2yeler, masallar, romanlar ve tarih k\u0131l\u0131kl\u0131 efsaneler, g\u00fcld\u00fcr\u00fcc\u00fc l\u00e2k\u0131rd\u0131lar, gevezelikler, na\u011fmeler gibi e\u011flendirici sesler. Bu \u00e2yetin ini\u015f sebebinde deniliyor ki: Nadr b. H\u00e2ris ticaretle Faris&#8217;e (\u0130ran&#8217;a) gidiyor. Acemlerin hik\u00e2yelerini, efsane kitaplar\u0131n\u0131 getiriyor ve bunlar\u0131 Kurey\u015fe okuyarak: &#8220;Muhammed, size \u00c2d ve Sem\u00fbd hik\u00e2yeleri s\u00f6yl\u00fcyor gelin ben size R\u00fcstem&#8217;in, \u0130sfendiyar&#8217;\u0131n, Kisralar\u0131n hik\u00e2yelerini anlatay\u0131m.&#8221; diyor ve bu \u015fekilde bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n Kur&#8217;\u00e2n dinlemesine engel oluyordu. Bundan ba\u015fka g\u00fczel bir \u015fark\u0131c\u0131 c\u00e2riye alm\u0131\u015f, birinin m\u00fcsl\u00fcman olaca\u011f\u0131n\u0131 i\u015fitti\u011fi zaman onu al\u0131p c\u00e2riyesine: &#8220;Haydi buna yedir, i\u00e7ir, s\u00f6yleyiver.&#8221; der, b\u00f6ylece e\u011flendirip: &#8220;G\u00f6rd\u00fcn ya bu, Muhammed&#8217;in \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131ndan, namazdan, oru\u00e7tan, onun \u00f6n\u00fcnde \u00e7arp\u0131\u015fmaktan daha iyi de\u011fil mi?&#8221; dermi\u015f. \u0130bn\u00fc Hatal da bir c\u00e2riye alm\u0131\u015f, s\u00f6v\u00fcp saymay\u0131 \u015fark\u0131 olarak s\u00f6ylermi\u015f. \u00c2yetin sonunda &#8220;\u0130\u015fte onlar i\u00e7in&#8230;&#8221; diye \u00e7o\u011ful kipi getirilmesine bak\u0131l\u0131rsa, bunlar\u0131n hepsinin de \u00e2yetin ini\u015f sebebinde dahil olmas\u0131 gerekir. Tefsircilerin \u00e7o\u011fu bunu \u015fark\u0131 ile tefsir etmi\u015flerse de muhakkik \u00e2limlerin tercihi, a\u00e7\u0131k \u015fekliyle genel olmas\u0131d\u0131r. Bununla birlikte burada as\u0131l k\u00f6t\u00fclemenin hikmeti \u015fununla anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r: Bilmeyerek, Allah yolundan sap\u0131tmak; yani sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissettirmeden, yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fin sonunu sezdirmeden dini, ahl\u00e2k\u0131 bozmak ve onu, yani Allah yolunu, hak dinini e\u011flence yerine tutmak i\u00e7in. Hafs, Hamza, Kis\u00e2\u00ee, Yakub k\u0131r\u00e2etlerinde nasb ile (son harekesi \u00fcst\u00fcn olarak), di\u011ferlerinde ref&#8217; ile (son harekesi \u00f6tre olarak) okunur. Bu durumda &#8220;bilmeyerek&#8221; ifadesi &#8220;sat\u0131n al\u0131r&#8221; k\u0131sm\u0131na ba\u011flanabilirse de nasb k\u0131r\u00e2etinde dal\u00e2lin (sap\u0131tma) kayd\u0131 olmas\u0131 gerekir.<\/p>\n<p>Ra&#8217;d S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Allah O&#8217;dur ki, g\u00f6kleri g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz (\u015fekilde) direksiz olarak y\u00fckseltti.&#8221; (Ra&#8217;d, 13\/2) \u00e2yetinin tefsirine bak\u0131n\u0131z. Bu \u00e2yet, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kuvvet ve hikmetini zihinlere yerle\u015ftirmek suretiyle tevhidi haz\u0131rl\u0131yor. Ve onun i\u00e7in &#8220;indirdik&#8221; ile &#8220;verdik&#8221; ifadelerinde gaibden (\u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc \u015fah\u0131stan) m\u00fctekellime (birinci \u015fah\u0131sa) iltifat buyuruluyor (d\u00f6n\u00fcl\u00fcyor).<\/p>\n<p>11- \u0130\u015fte bu anlat\u0131lanlar, Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131. Haydi g\u00f6sterin bana ondan berikiler ne yaratm\u0131\u015f? Hi\u00e7. Fakat o zalimler; yani yaratma ve il\u00e2hl\u0131k kavramlar\u0131na haks\u0131zl\u0131k ederek pek b\u00fcy\u00fck zalim olan, Allah&#8217;a ortak ko\u015fma su\u00e7unu i\u015fleyen m\u00fc\u015frikler a\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7indedirler. A\u00e7\u0131k olan bir ger\u00e7ekten sap\u0131yorlar ki, bunlarda iki y\u00f6nden haks\u0131zl\u0131k ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k vard\u0131r. Bir taraftan yarat\u0131lm\u0131\u015fa yarat\u0131c\u0131 kudreti isnad ederek, filan \u015funu yaratt\u0131, falan \u015funu yaratt\u0131, diye yalan s\u00f6ylerler; bir taraftan da hi\u00e7bir \u015fey yaratmad\u0131\u011f\u0131 bilinen \u015feylere taparlar.<\/p>\n<p>\u015eimdi burada \u015f\u00f6yle bir soru hat\u0131ra gelebilir: \u0130lim ve hikmet, fen ve sanat ile insanlar taraf\u0131ndan birtak\u0131m \u015feyler yap\u0131lm\u0131yor mu? Bunlar birer yaratma de\u011fil midir? denilebilir. Buna kar\u015f\u0131 hikmetin Allah vergisi oldu\u011fu ve dolay\u0131s\u0131yle hikmetle yap\u0131lan \u015feylerin de yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n Allah oldu\u011fu bilinerek O&#8217;na \u015f\u00fckredilmesi laz\u0131m gelece\u011fi ve hak\u00eem (bilge) ki\u015finin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde de \u015firkin \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcm oldu\u011fu anlat\u0131larak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerif<\/p>\n<p>12- Andolsun ki biz, Lokman&#8217;a &#8220;Allah&#8217;a \u015f\u00fckret!&#8221; diye hikmet verdik. Kim \u015f\u00fckrederse kendi iyili\u011fine eder. Kim de nank\u00f6rl\u00fck ederse, \u015f\u00fcphesiz ki Allah, hi\u00e7bir \u015feye muhta\u00e7 de\u011fildir, daima \u00f6v\u00fclmeye lay\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>13- Hani bir zaman Lokman, o\u011fluna \u00f6\u011f\u00fct vererek demi\u015fti ki: &#8220;Yavrucu\u011fum! Allah&#8217;a ortak ko\u015fma, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;a ortak ko\u015fmak (\u015firk), elbette b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p>14- Ger\u00e7i biz insana, anas\u0131na ve babas\u0131na itaati de tavsiye ettik. Anas\u0131 onu zay\u0131fl\u0131k \u00fcst\u00fcne zay\u0131fl\u0131kla ta\u015f\u0131d\u0131. Onun s\u00fctten ayr\u0131lmas\u0131 da iki y\u0131l i\u00e7indedir. (Biz insana): &#8220;Bana, anana ve babana \u015f\u00fckret&#8221; diye de tavsiye ettik. D\u00f6n\u00fc\u015f, ancak banad\u0131r.<\/p>\n<p>15- Bununla beraber e\u011fer her ikisi de bilmedi\u011fin bir \u015feyi, bana ortak ko\u015fman hususunda seni zorlarsa, onlara itaat etme. Fakat d\u00fcnyada onlarla iyi ge\u00e7in ve bana y\u00f6nelenlerin yolunu tut. Sonra d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcz ancak banad\u0131r. O zaman ben de size yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 haber verece\u011fim.<\/p>\n<p>16- &#8220;Yavrucu\u011fum! Haberin olsun ki, yapt\u0131\u011f\u0131n bir hardal tanesi a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nca olsa da, bir kaya i\u00e7inde veya g\u00f6klerde, yahut yerin dibinde gizlense, Allah onu getirir, mizan\u0131na kor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah en ince \u015feyleri bilir, her \u015feyden haberdard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>17- &#8220;Yavrucu\u011fum! Namaz\u0131 k\u0131l, iyili\u011fi emret, k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nd\u0131r. Ba\u015f\u0131na gelenlere sabret, \u00e7\u00fcnk\u00fc bunlar, azmi gerektiren i\u015flerdendir.&#8221;<\/p>\n<p>18- &#8220;Hem insanlara kar\u015f\u0131 avurdunu \u015fi\u015firme (kibirlenme) ve yery\u00fcz\u00fcnde \u00e7al\u0131mla y\u00fcr\u00fcme. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00f6v\u00fcnen ve kuruntu edenlerin hi\u00e7birini sevmez.<\/p>\n<p>19- Y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f\u00fcnde tabii ol, sesini al\u00e7alt, \u00e7\u00fcnk\u00fc seslerin en \u00e7irkini elbette e\u015feklerin sesidir.<\/p>\n<p>12- \u015ean\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in Lokman&#8217;a hikmet verdik. Lokman Hak\u00eem&#8217;in kim oldu\u011fu hakk\u0131ndaki rivayetlerin \u00f6z\u00fc, Ebus-Suud&#8217;un nakline g\u00f6re \u015fudur: &#8220;Lokman b. B\u00e2ur\u00e2 ki, Azer evlad\u0131ndan olup, Eyyub (a.s.)\u0131n k\u0131z karde\u015finin veya teyzesinin o\u011flu imi\u015f. Uzun zaman ya\u015fam\u0131\u015f, Davud (a.s.)a yeti\u015fmi\u015f ve ondan ilim alm\u0131\u015f ve onun peygamber olu\u015fundan \u00f6nce fetva da verirmi\u015f. Sanat sahibiymi\u015f. \u0130srailo\u011fullar\u0131nda kad\u0131l\u0131k etti\u011fi de s\u00f6ylenmi\u015f.&#8221; Baz\u0131lar\u0131 bunun bir peygamber oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerse de, \u00e7o\u011funlu\u011fun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re peygamber de\u011fil, bir hak\u00eem (bilge) idi. \u0130bn\u00fc R\u00fc\u015fd\u00fcn &#8220;Teh\u00e2f\u00fct&#8221;\u00fcnde dedi\u011fi gibi her neb\u00ee hak\u00eem ise de her hak\u00eem neb\u00ee de\u011fildir.<\/p>\n<p>&#8220;Allah, hikmeti diledi\u011fine verir. Her kime hikmet verilirse ona bir\u00e7ok hay\u0131r verilmi\u015f olur.&#8221; (Bakara, 2\/269) \u00e2yetinde hikmetin tarifi hakk\u0131nda geni\u015f a\u00e7\u0131klama ge\u00e7mi\u015fti. Burada da diyorlar ki, &#8220;\u00e2limlerin \u00f6rf\u00fcnde hikmet; insan nefsinin teorik ilimleri iktibas edip, tatbikatta \u00fcst\u00fcn fiilleri g\u00fcc\u00fc \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde tam bir meleke kazanarak kemale erdirmesidir.&#8221; Yani hikmet, bazen teorik ve bazen bilimsel olarak tarif edilirse de tam m\u00e2n\u00e2s\u0131yla hikmet, illet ve sebepleri bilerek, gayeye isabet edecek \u015fekilde ameli ilme, ilmi amele uydurmakt\u0131r. Bunun i\u00e7in kendine hikmet verilene bir\u00e7ok hay\u0131r verilmi\u015f oldu\u011fu beyan buyurulmu\u015ftur. Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n \u00e2lemde hikmetiyle koyup tahsis buyurdu\u011fu sebepleri ve h\u00fck\u00fcmleri, yani kanunlar\u0131 ke\u015ffederek ondan birtak\u0131m ilm\u00ee sonu\u00e7lar \u00e7\u0131karma yetene\u011fi, \u015f\u00fcphe yok ki, Allah&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck bir vergisidir. Hak\u00eem (bilge) olan kimseye yak\u0131\u015fan da ilim ve amel bak\u0131m\u0131ndan bunun \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc yerine getirmektir. Nitekim \u015f\u00f6yle buyuruluyor: Lokman&#8217;a hikmeti verdik ki, \u015f\u00fckret Allah&#8217;a diye. Bu \u015f\u00fckr\u00fcn ilm\u00ee y\u00f6n\u00fc \u00f6nce o hikmetin, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n bir vergisi oldu\u011funu bilerek Allah&#8217;\u0131 \u015firkten tenzih etmektir. Amel\u00ee y\u00f6n\u00fc de i\u015flerinde takip etti\u011fi gaye ve maksatlar\u0131nda kendi heveslerini de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 g\u00f6zetmektir. Ve her kim \u015f\u00fckrederse s\u0131rf kendi lehine \u015f\u00fckretmi\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc sonunda faydas\u0131 kendine ait olur. Fakat kendine hikmet verilenler i\u00e7inde nank\u00f6rl\u00fck ederek k\u00fcfre sapanlar da bulundu\u011funa i\u015faret ile buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Ve her kim de nank\u00f6rl\u00fck ederse; o hikmeti Allah&#8217;tan bilmeyip de, ben yap\u0131yorum, ben yarat\u0131yorum diyerek \u015f\u00fckretmez de suistimal ederse kendi aleyhine etmi\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah ganidir, ihtiyac\u0131 yoktur, hem hamiddir, zat\u0131nda \u00f6vg\u00fcye lay\u0131kt\u0131r. Hamiddir, hi\u00e7 kimse \u00f6vmese bile kendini \u00f6vmesini bilir. Yahut mahmuddur, b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar O&#8217;na, kendi hal lisanlar\u0131yla hamdederler. Filan filozof hikmet ad\u0131na k\u00fcfre d\u00fc\u015ferse O&#8217;na hi\u00e7bir zarar eri\u015ftiremez, kendi k\u0131nanm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>13- Bu taksimden sonra Lokman&#8217;\u0131n \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc nas\u0131l yerine getirdi\u011fine dair hikmet ve ahlaktan bir iki \u00f6rnek anlat\u0131larak buyuruluyor ki: Ve hani, yani unutma, daima an o vakti ki, Lokman da o\u011fluna dedi. O&#8217;na vaaz ediyordu; \u00f6\u011f\u00fct veriyordu. Rag\u0131b&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re, vaaz, korkutmaya yak\u0131n bir s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmad\u0131r. \u0130mam Halil ise kalbi inceltecek \u015fekilde hayr\u0131 hat\u0131rlatmak demi\u015ftir ki, daha g\u00fczeldir. O\u011fulcu\u011fum, yavrum dedi, Allah&#8217;a \u015firk ko\u015fma \u00e7\u00fcnk\u00fc \u015firk, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr. Yahut and olsun ki \u015firk, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr. \u00d6nce bir zul\u00fcm, bir haks\u0131zl\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc zul\u00fcm, bir \u015feyi yerinden ba\u015fa bir yere koymakt\u0131r. Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131n\u0131, Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na vermektir. Ayn\u0131 zamanda &#8220;Andolsun ki biz \u00c2demo\u011fullar\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcn bir \u015ferefe nail k\u0131ld\u0131k..&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/70) \u00e2yetinin ifadesince Allah&#8217;\u0131n \u015ferefli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131, \u015feref verdi\u011fi insan nefsini mahl\u00fbka ibadet ettirerek al\u00e7ak ve zelil k\u0131lmakt\u0131r. \u0130kinci olarak b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu mabutlu\u011fu hi\u00e7 yeri olmayan ve olmas\u0131na hi\u00e7bir \u015fekilde imkan bulunmayan bir mevkiye koymakt\u0131r. Zira Zeyd&#8217;in mal\u0131n\u0131 al\u0131p da Amr&#8217;e vermek zul\u00fcmd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc Zeyd&#8217;in mal\u0131n\u0131 Amr&#8217;\u0131n eline koymakt\u0131r. Fakat hibe veya sat\u0131\u015f gibi temlik (milk yapma) sebeplerinden birisiyle o mal\u0131n \u00f6nceden veya sonradan Amr&#8217;\u0131n milki olabilmesi, m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Halbuki \u015firk ko\u015fmak mabudlu\u011fu Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na vermektir. Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131n\u0131n ise mabud olmas\u0131na hi\u00e7bir \u015fekilde cevaz ve imkan yoktur.<\/p>\n<p>14- &#8220;Biz insana vasiyet ettik&#8230;&#8221; Bu iki \u00e2yet, Lokman&#8217;\u0131n \u00f6\u011f\u00fctlerini hik\u00e2ye esnas\u0131nda ve \u015firki yasaklamay\u0131 tekit ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7ersinde s\u00f6z m\u00fcnasebeti suretiyle mu&#8217;teriza (ara c\u00fcmlesi) halinde ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na il\u00e2h\u00ee bir kelamd\u0131r. Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re Sa&#8217;d b. Eb\u00ee Vakkas (r.a.) ile anas\u0131 hakk\u0131nda inmi\u015ftir. \u015e\u00f6yle ki: Ad\u0131 ge\u00e7en anas\u0131na itaat eden bir kimseydi. \u0130sl\u00e2m&#8217;a girdi\u011fi zaman anas\u0131: &#8220;Ey Sad! Sen ne yapt\u0131n? E\u011fer sen bu yeni dini b\u0131rakmazsan yemin olsun ki, ben yemem, i\u00e7mem, nihayet \u00f6l\u00fcr\u00fcm. Sen de benim y\u00fcz\u00fcmden &#8216;Hey anas\u0131n\u0131n katili!&#8217; diye k\u00f6t\u00fc bir isimle an\u0131l\u0131rs\u0131n demi\u015f. O da: &#8216;Yapma ana, ben bu dini hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in terketmem&#8217; demi\u015f. Anas\u0131 da iki g\u00fcn, iki gece yememi\u015f, kuvvetten d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f. Bunu g\u00f6ren Sa&#8217;d, &#8216;Anneci\u011fim! Bilesin ki, vallahi y\u00fcz can\u0131m olsa da birer birer \u00e7\u0131ksa, ben bu dini hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in terk edemem, art\u0131k dilersen ye, dilersen yeme, demi\u015f. Bunun \u00fczerine anas\u0131 yeme\u011fini yemi\u015f. \u0130\u015fte bu iki \u00e2yet veyahut ikinci \u00e2yet bu sebeple inmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Vehin, vehin \u00fcst\u00fcne, bu s\u0131fat tamlamas\u0131 &#8220;ana&#8221;dan haldir. Vehn, harekette zay\u0131fl\u0131kt\u0131r. Yani anas\u0131 g\u00fcnden g\u00fcne a\u011f\u0131rla\u015fmak suretiyle zay\u0131fl\u0131k, zay\u0131fl\u0131k \u00fcst\u00fcne. S\u00fct kesimi de iki y\u0131ldad\u0131r. Bunun zahirinden emzik s\u00fcresinin en \u00e7o\u011funun iki sene oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, \u0130mam Ebu Yusuf ve \u0130mam Muhammed ile \u0130mam \u015e\u00e2fi\u00ee&#8217;nin g\u00f6r\u00fc\u015fleridir. Fakat \u0130mam-\u0131 Azam, ihtiyat olmak \u00fczere Ahk\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde gelecek olan &#8220;Ana karn\u0131nda ta\u015f\u0131nmas\u0131 ile s\u00fctten kesilmesi otuz ayd\u0131r.&#8221; (Ahkaf, 46\/15) \u00e2yeti ile otuz ay oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. Bununla beraber fetva \u0130mameyn&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6redir. \u015e\u00fckret diye. Bununla &#8220;vasiyet ettik&#8221; ifadesi tefsir ediliyor. Yani \u015f\u00f6yle, diye tavsiye ettik ki, \u015f\u00fckret. Bana ve anana babana. Birisi peygamber (s.a.v.)e &#8220;Ben kime iyilik edeyim?&#8221; diye sormu\u015ftu. Buyurdu ki: &#8220;Anana, sonra yine anana, sonra yine anana. Ya ondan sonra?&#8221; dedi, &#8220;babana&#8221; buyurdu. Anaya babaya \u015f\u00fck\u00fcr, haklar\u0131n\u0131 g\u00f6zetmek, itaat ve iyilikte bulunmak ve dua etmektir. \u0130sr\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde \u00f6zellikle a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r. (\u0130sr\u00e2, 17\/23-24. \u00e2yetlerin tefsirine bkz.) D\u00f6n\u00fc\u015f ise banad\u0131r. Yani \u015f\u00fckredip etmedi\u011finizi o zaman ben sorar\u0131m. Bu c\u00fcmle, Allah&#8217;a \u015f\u00fckr\u00fcn daha \u00f6nemli ve \u00f6nce oldu\u011funu anlatmak suretiyle ikinci \u00e2yetin h\u00fckm\u00fcne bir haz\u0131rl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>15- Bununla beraber, yani anaya babaya da \u015f\u00fckr\u00fc insana tavsiye etmi\u015f olmam\u0131zla beraber, onlar seni bana \u015firk ko\u015fas\u0131n diye zorlarlarsa sence hakk\u0131nda hi\u00e7bir bilgi olmayan, yani hi\u00e7bir ilimde yeri olmay\u0131p, imkans\u0131z olan \u015firki isnad ettirmek \u00fczere seni s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131rlarsa o hususta ikisine de itaat etme de onlara normal \u015fekilde yard\u0131mc\u0131 ol. Yani g\u00fcnaha i\u015ftirak etmeksizin \u015feriat\u0131n raz\u0131 olaca\u011f\u0131 iyilik ve insanl\u0131\u011f\u0131n gerektirece\u011fi \u015fekilde beraberlerinde bulun. Mesela yemek, i\u00e7mek, giymek gibi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 d\u00fczene koymak, eziyet etmemek, a\u011f\u0131r s\u00f6ylememek, hastal\u0131klar\u0131na bakmak, vefatlar\u0131nda defnetmek gibi d\u00fcnyaya ait yard\u0131mlar\u0131n\u0131 yap. Din i\u015fine gelince bana y\u00f6nelmi\u015f olan samimi, ihl\u00e2sl\u0131 tek Allah&#8217;a inanan kimsenin yolunu tut. Sonra hepinizin d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc banad\u0131r, o zaman ben size neler yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 haber verece\u011fim.<\/p>\n<p>16- Yavrum, ger\u00e7ekten o yapt\u0131\u011f\u0131n iyilik veya k\u00f6t\u00fcl\u00fck &#8220;Bir hardal tanesi kadar da olsa&#8230;&#8221; Yani ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck ve gizli ve ne kadar y\u00fcksek veya al\u00e7ak olursa olsun Allah onu getirir, ahirette kar\u015f\u0131na kor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah lat\u00eeftir. L\u00fctuf ve inceli\u011fi \u00e7ok; kudreti en ince, en gizli \u015feylere yeti\u015fir. \u0130lmi ile hepsini bilir.<\/p>\n<p>17- Yavrum, namaz\u0131 devaml\u0131 k\u0131l, kendini erdirmek i\u00e7in iyili\u011fi emredip, k\u00f6t\u00fcl\u00fckten sak\u0131nd\u0131r. Di\u011ferlerini kemale erdirmek, toplumu do\u011frulu\u011fa g\u00f6t\u00fcrmek i\u00e7in ba\u015f\u0131na gelene de sabret. Yani iyli\u011fi emredip, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc yasaklamak kolay de\u011fildir. O y\u00fczden ba\u015f\u0131na birtak\u0131m mus\u00eebetlerin gelmesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr ki, onlara sabretmek gerekir.<\/p>\n<p>Umeyr b. Hab\u00eeb (r.a.) hazretleri o\u011fullar\u0131na vasiyetinde demi\u015ftir ki: &#8220;Herhangi biriniz, iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcl\u00fckten menetmek isterse, ondan \u00f6nce i\u015fkenceye haz\u0131rlans\u0131n ve Allah&#8217;dan sevab gelece\u011fine kesin kanaat edinsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc her kimin Allah&#8217;dan sevaba kesin kanaati olursa dokunan eziyeti duymaz.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc bu i\u015flerin her birisi azmedilecek b\u00fcy\u00fck i\u015flerdendir.<\/p>\n<p>18- Ve insanlara kar\u015f\u0131 avurdunu \u015fi\u015firme; avurt etme, yani b\u00f6b\u00fcrlenip kibirlenme.<\/p>\n<p>SA&#8217;R; bir hastal\u0131kt\u0131r ki, develeri yakalar da boyunlar\u0131n\u0131 b\u00fcker. \u015eu halde &#8220;tas&#8217;ir&#8221; boynu dertli deve gibi ba\u015f\u0131n\u0131 yana b\u00fckmek demek olur ki, kibirli kimselerin \u00e2detidir. Dilimizde buna avurt etmek veya kas\u0131lmak denir. Buna, insanlara yana\u011f\u0131n\u0131 e\u011fme, boyun e\u011fme, yani kendini k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrme m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 veren de olmu\u015ftur. Bu da muhtemel olmakla beraber, \u00fcst\u00fcndeki ve alt\u0131ndaki ifadeye uygun olan birincisidir. Yani iyili\u011fi emredip, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc yasaklamakla beraber kibirlenme. Ve yery\u00fcz\u00fcnde \u00e7al\u0131mla y\u00fcr\u00fcme. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah kurulan\u0131n, \u00f6\u011f\u00fcnenin hi\u00e7birini sevmez.<\/p>\n<p>19- Gidi\u015finde orta yolu tut. Sesinden de biraz indir. S\u00f6ylerken ba\u011f\u0131rma. \u00c7\u00fcnk\u00fc seslerin en beti, en ho\u015fa gitmeyen tats\u0131z\u0131 herhalde e\u015feklerin sesidir.<\/p>\n<p>Lokman&#8217;a hikmetin \u015f\u00fck\u00fcr i\u00e7in verildi\u011fi anlat\u0131ld\u0131ktan ve o\u011fluna \u00f6\u011f\u00fcd\u00fcyle hikmet ve \u015f\u00fckr\u00fcnden baz\u0131 \u00f6rnekler g\u00f6sterildikten sonra, genel olarak insanl\u0131\u011fa olan il\u00e2h\u00ee nimetleri hat\u0131rlat\u0131p, nank\u00f6r k\u00e2firlerin zul\u00fcm ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildirmekle tevhid ve \u015f\u00fckre davet i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>20- G\u00f6rmediniz mi ki, Allah g\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsini sizin hizmetinize vermi\u015f, gizli ve a\u00e7\u0131k olarak nimetlerini \u00fczerinize yaym\u0131\u015ft\u0131r. Bununla beraber insanlar i\u00e7inde kimi de var ki, ne bir ilme, ne bir m\u00fcr\u015fide ve ne ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 bir kitaba dayanmaks\u0131z\u0131n Allah hakk\u0131nda m\u00fccadele ediyor.<\/p>\n<p>21- Onlara: &#8220;Allah&#8217;\u0131n indirdi\u011fine tabi olun!&#8221;dendi\u011fi zaman: &#8220;Hay\u0131r, biz atalar\u0131m\u0131z\u0131 neyin \u00fczerinde bulduksa, onun ard\u0131nca gideriz.&#8221; diyorlar. Ya \u015feytan onlar\u0131 cehennnem azab\u0131na \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor idiyse de mi onlara uyacaklar?<\/p>\n<p>22- Oysa her kim iyilik yaparak y\u00fcz\u00fcn\u00fc tertemiz Allah&#8217;a tutarsa, o ger\u00e7ekten en sa\u011flam kulpa yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6yle ya b\u00fct\u00fcn i\u015flerin sonu Allah&#8217;a dayan\u0131r.<\/p>\n<p>23- Kim de ink\u00e2r ederse, art\u0131k onun ink\u00e2r\u0131 seni \u00fczmesin. Onlar d\u00f6n\u00fcp bize gelecekler. O zaman biz onlara b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131 haber verece\u011fiz. Ger\u00e7ekten Allah, b\u00fct\u00fcn kalblerin \u00f6z\u00fcn\u00fc bilir.<\/p>\n<p>24- Biz onlara biraz zevk ettiririz de sonra kendilerini a\u011f\u0131r bir azaba zorlar\u0131z.<\/p>\n<p>25- Andolsun ki onlara: &#8220;G\u00f6kleri ve yeri kim yaratt\u0131?&#8221; diye sorsan, elbette &#8220;Allah&#8221; diyecekler. &#8220;Allah&#8217;a hamd olsun.&#8221; de. Fakat onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>26- G\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsi Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Ger\u00e7ekten Allah, hi\u00e7bir \u015feye muhta\u00e7 de\u011fildir, daima \u00f6v\u00fclmeye l\u00e2y\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>27- E\u011fer yery\u00fcz\u00fcndeki a\u011fa\u00e7lar hep kalem olsa, deniz de arkas\u0131ndan yedi deniz daha kendisine destek oldu\u011fu halde m\u00fcrekkep olsa, yine de Allah&#8217;\u0131n kelimeleri yazmakla t\u00fckenmez. \u015e\u00fcphesiz ki Allah \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>28- Sizin yarat\u0131lman\u0131z da tekrar diriltilmeniz de ancak bir tek nefsin yarat\u0131lmas\u0131 ve tekrar diriltilmesi gibidir. Ger\u00e7ekten Allah her \u015feyi i\u015fitir ve g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>29- G\u00f6rmedin mi ki, Allah geceyi g\u00fcnd\u00fcze sokuyor, g\u00fcnd\u00fcz\u00fc geceye sokuyor. G\u00fcne\u015f ile ay\u0131 da emrine boyun e\u011fdirmi\u015ftir. Her biri belirli bir s\u00fcreye kadar ak\u0131p gidiyor. \u015e\u00fcphesiz ki Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>30- Bu da \u015fundand\u0131r ki, Allah hakk\u0131n ta kendisidir. (\u0130nsanlar\u0131n) O&#8217;ndan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131 ise mutlaka bat\u0131ld\u0131r. \u015e\u00fcphesiz ki Allah, \u00e7ok y\u00fccedir, \u00e7ok b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p>20-30- Bu \u00e2yetin tefsiri i\u00e7in bkz. (Kehf, 18\/109)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>31- G\u00f6rmedin mi ki Allah, \u00e2yetlerinden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 size g\u00f6stersin diye gemiler, Allah&#8217;\u0131n nimetiyle denizde ak\u0131p gidiyor. \u015e\u00fcphesiz bunda \u00e7ok sabredenler ve \u00e7ok \u015f\u00fckredenler i\u00e7in nice ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>32- Onlar\u0131 kara bulutlar gibi bir dalga sard\u0131\u011f\u0131 zaman, dini yaln\u0131z kendisine has k\u0131larak Allah&#8217;a yalvar\u0131rlar. Onlar\u0131 kurtar\u0131p karaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 zaman ise i\u00e7lerinden do\u011fru giden de bulunur. Bizim \u00e2yetlerimizi \u00f6yle nank\u00f6r gaddarlardan ba\u015fkas\u0131 ink\u00e2r etmez.<\/p>\n<p>33- Ey insanlar! Rabbinizden sak\u0131n\u0131n ve bir g\u00fcnden korkun ki, baba \u00e7ocu\u011funa hi\u00e7bir fayda veremez. \u00c7ocuk da babas\u0131na hi\u00e7bir \u015feyle fayda sa\u011flayacak de\u011fildir. \u015e\u00fcphesiz Allah&#8217;\u0131n vaadi ger\u00e7ektir. O halde d\u00fcnya hayat\u0131 sizi aldatmas\u0131n, sak\u0131n o \u00e7ok aldat\u0131c\u0131 \u015feytan sizi Allah&#8217;\u0131n aff\u0131na g\u00fcvendirerek aldatmas\u0131n.<\/p>\n<p>34- \u015e\u00fcphesiz ki, k\u0131yamet saatinin bilgisi Allah yan\u0131ndad\u0131r. Ya\u011fmuru O ya\u011fd\u0131r\u0131r, rahimlerde ne varsa (erkek veya di\u015fi olu\u015funu, renk ve \u00f6zelliklerini) O bilir. Hi\u00e7bir kimse yar\u0131n ne kazanaca\u011f\u0131n\u0131 bilmez. Hi\u00e7bir kimse hangi yerde \u00f6lece\u011fini de bilemez. \u015e\u00fcphesiz ki Allah her \u015feyi hakk\u0131yla bilir, her \u015feyden haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>31-33- Gaddar, yani s\u00f6z\u00fcnde durmay\u0131p, ahdini \u00e7ok\u00e7a bozan demektir.<\/p>\n<p>34- &#8220;K\u0131yamet saatinin bilgisi Allah kat\u0131ndad\u0131r&#8230;&#8221; Abdullah b. \u00d6mer (r.a.)dan rivayet edilmi\u015ftir: Resulullah (s.a.v.): &#8220;Gayb\u0131n anahtarlar\u0131 be\u015ftir, onlar\u0131 ancak Allah bilir.&#8221; buyurmu\u015f ve bu \u00e2yeti okumu\u015ftur. Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re H\u00e2ris b. \u00d6mer ad\u0131nda bir adam Resullulah (s.a.v.) hazretlerine gelmi\u015f &#8220;Ya Muhammed! K\u0131yametin kopmas\u0131 ne zaman? Beldelerimiz kurakl\u0131ktan s\u0131k\u0131ld\u0131, bolluk ne zaman? Kar\u0131m\u0131 gebe b\u0131rakt\u0131m, ne do\u011furacak? Bug\u00fcn kazand\u0131\u011f\u0131m\u0131 biliyorum, yar\u0131n ne kazanaca\u011f\u0131m? Nerede do\u011fdu\u011fumu biliyorum, fakat nerede \u00f6lece\u011fim?&#8221; diye sormu\u015f. Bu \u00e2yet bu sebeple inmi\u015ftir. Demek ki, \u00e2yet, sorulan bir sorunun cevab\u0131d\u0131r. Fakat kendisinden \u00f6nceki \u00e2yetlere g\u00f6re de mukadder (gizli) bir sorunun cevab\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc R\u00fbm S\u00fbresi&#8217;nin sonunda &#8220;K\u0131yamet kopaca\u011f\u0131 g\u00fcn g\u00fcnahk\u00e2rlar yemin ederler&#8230;&#8221; (R\u00fbm, 30\/55) buyuruldu\u011fu gibi, burada da &#8220;Bir g\u00fcnden korkun ki, baba \u00e7ocu\u011funa hi\u00e7bir fayda veremez.&#8221; buyurulmas\u0131 \u00fczerine \u015f\u00fcphesiz ki o g\u00fcn, o saat ne zaman? diye bir soru hat\u0131ra gelebilece\u011finden bununla, ona cevap verilmi\u015f oluyor.<\/p>\n<p>Burada Fahreddin R\u00e2z\u00ee der ki: &#8220;Baz\u0131 tefsirciler, Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00e2yet ile be\u015f \u015feyi bilmeyi ba\u015fkas\u0131ndan menetti, diyorlar. Ger\u00e7i \u00f6yle ama maksat o de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2, mesela tufan zaman\u0131nda bir kum y\u0131\u011f\u0131n\u0131ndaki cevher-i ferdi (bir atomu) ve r\u00fczgar\u0131n onu do\u011fudan bat\u0131ya ka\u00e7 kere nakletti\u011fini ve nerede bulundu\u011funu bilir, bunu ba\u015fkas\u0131 bilemez. \u015eu halde bu be\u015f \u015feyi anmadaki tahsisin izah \u015fekli yoktur. Bu hususta do\u011fru olan \u015fudur ki, &#8220;bir g\u00fcnden korkun&#8221; buyurulmas\u0131, &#8220;ger\u00e7ekten Allah&#8217;\u0131n vaadi hakt\u0131r&#8221; diye o g\u00fcn\u00fcn mutlaka olaca\u011f\u0131n\u0131n tekid edilmesi \u00fczerine, o g\u00fcn ne zaman? diye gelecek bir soruya kar\u015f\u0131 \u015fu \u015fekilde cevap veriliyor: &#8220;Onu Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez ve fakat muhakkak olacakt\u0131r.&#8221; deniliyor. Ve ka\u00e7 defalar ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere tekrar dirilme hakk\u0131nda iki delil de zikrediliyor:<\/p>\n<p>Birincisi, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra tekrar dirilmesidir. Nitekim yukar\u0131da: &#8220;Halbuki onlar, daha \u00f6nce \u00fczerlerine ya\u011fmur indirilmeden evvel \u00fcmidi kesmi\u015flerdi. \u015eimdi bak Allah&#8217;\u0131n rahmetinin eserlerine! Yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra nas\u0131l diriltiyor? \u015e\u00fcphe yok ki, O, mutlaka \u00f6l\u00fcleri diriltir.&#8221; (R\u00fbm 30\/49\/50) buyurulmu\u015ftu. Ve &#8220;O, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra tekrar diriltir. Sizler de (kabirlerinizden) i\u015fte \u00f6yle \u00e7\u0131kar\u0131lacaks\u0131n\u0131z.&#8221; (R\u00fbm, 30\/19) buyurulmu\u015ftu. Burada da \u015f\u00f6yle denilmi\u015f oluyor: &#8220;Ey soru soran! Sen onun zaman\u0131n\u0131 bilemezsin, fakat o olacak, Allah, ona k\u00e2dirdir. Nas\u0131l ki o yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6lm\u00fc\u015fken diriltiyor ya\u011fmuru indiriyor&#8230;<\/p>\n<p>\u0130kincisi, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. &#8220;Yaratmay\u0131 ilkin yapan, sonra onu \u00e7evirip yeniden yapacak olan O&#8217;dur.&#8221; (R\u00fbm, 30\/27), &#8220;De ki: Yery\u00fcz\u00fcnde bir gezin de bak\u0131n, O yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 nas\u0131l ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131r! Sonra Allah, ahiret dirili\u015fini de b\u00f6yle yapacakt\u0131r.&#8221; (Ankebut, 29\/20) buyurdu\u011fu gibi, burada da &#8220;O, rahimlerde ne varsa bilir.&#8221; buyuruyor. Yani sen onu bilmezsen de o olacakt\u0131r, Allah&#8217;\u0131n ona g\u00fcc\u00fc yeter. Rahimlerdekini bilip yaratt\u0131\u011f\u0131 gibi, ruhamdan (ta\u015ftan) yaratmas\u0131n\u0131 da bilir&#8230;&#8221; Camiu&#8217;s-Sa\u011fir&#8217;de &#8220;Be\u015f \u015fey vard\u0131r ki, onlar\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez.&#8221; diye gelen B\u00fcreyde hadisinde &#8220;M\u00fcn\u00e2vi kebir&#8221; \u015ferhinde der ki: &#8220;Yani bu be\u015f \u015feyi Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131, hem genel, hem de par\u00e7a olarak ihatal\u0131 ve \u015f\u00fcmull\u00fc bir \u015fekilde (b\u00fct\u00fcn \u00f6zellik ve incelikleriyle) bilemez.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eu halde Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n, baz\u0131 ileri gelen kullar\u0131na, hatta bu be\u015ften baz\u0131 gay\u0131b \u015feyleri bildirmesine ters olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc o s\u0131n\u0131rl\u0131 par\u00e7alardand\u0131r. M\u00fbtezile&#8217;nin bunu ink\u00e2r etmesi de manas\u0131zd\u0131r. Bir de Buhar\u00ee&#8217;de Enes b. Malik (r.a.)den rivayet olundu\u011fu \u00fczere Hz. Peygamber (s.a.v.) buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 rahime bir melek g\u00f6revlendirmi\u015ftir. Ya Rab! Bir damla su, ya Rab! Yap\u0131\u015fkan bir par\u00e7a, ya Rab! Bir \u00e7i\u011fnem et der. Allah Te\u00e2l\u00e2 da yaratma i\u015fini yerine getirmeyi diledi\u011fi zaman erkek mi, di\u015fi mi, azg\u0131n m\u0131, itaatk\u00e2r m\u0131? R\u0131zk\u0131 ne, eceli ne? s\u00f6yler, anas\u0131 karn\u0131nda bunlar yaz\u0131l\u0131r. O zaman onu, o melek ve Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kullar\u0131ndan diledi\u011fi kimseler de bilir.&#8221; Demek ki baz\u0131lar\u0131n\u0131n bu \u015fekilde bile bilmesi anlat\u0131lan tahsise (onlar\u0131 bilmenin Allah&#8217;a mahsus oldu\u011funa) ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;a mahsus olan ilim, gaybda iken her birinin durumlar\u0131na geni\u015f ve teferruatl\u0131 bir \u015fekilde vak\u0131f olan tam ve m\u00fckemmel ilimdir. Meleklerin ve baz\u0131 ileri gelen kimselerin bilebilece\u011fi ilim ise, az \u00e7ok delili ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir \u015fekildeki eksik ilimdir. Ayn\u0131 \u015fekilde bulut, r\u00fczgar, barometre gibi baz\u0131 i\u015faretlerden ya\u011fmura, ceninin baz\u0131 konum ve hareketlerinden erkek veya di\u015fi oldu\u011funa intikal etmek \u015feklinde meydana gelen ve zanna dayanan \u015feylerle delil getirmek de buna ters de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc zan, ilim de\u011fildir. \u0130lim, \u015f\u00fcphesiz oland\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c2yetteki tahsisin izah\u0131na gelince, \u00c2lus\u00ee&#8217;nin a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bunun sebebi ve dayana\u011f\u0131, &#8220;Allah&#8221; y\u00fcce isminin \u00f6ne al\u0131nmas\u0131yla haberlerin, c\u00fcmle halinde h\u00fckm\u00fc kuvvetlendirme tarz\u0131nda bulunmas\u0131nda g\u00f6zetilmi\u015ftir. Fakat birinci c\u00fcmlenin haberinde &#8220;yan\u0131nda&#8221; zarf\u0131n\u0131n \u00f6ne al\u0131nmas\u0131yla kasr (tahsis) a\u00e7\u0131k ise de, di\u011ferlerinde c\u00fcmlenin m\u00e2n\u00e2s\u0131yla az \u00e7ok i\u015faret halindedir ki, m\u00e2n\u00e2 \u015fu oluyor: O saat ne zaman? denilirse \u015e\u00fcphesiz Allah ki, (k\u0131yamet) saatinin bilgisi ancak O&#8217;nun yan\u0131ndad\u0131r. Ve ya\u011fmuru o indirir. O halde ne zaman, nereye, ne kadar ve ne \u015fekilde ya\u011fd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 da tam olarak o bilir. O halde \u00f6ld\u00fckten sonra dirilmenin ne zaman olaca\u011f\u0131n\u0131 da ancak O bilir. B\u00fct\u00fcn rahimlerdekini de O bilir. Erkek mi, di\u015fi mi? beyaz m\u0131, k\u0131rm\u0131z\u0131 m\u0131? tam m\u0131, eksik mi? Her birinin \u00f6zellikleri nedir? B\u00fct\u00fcn rahimlerdekinin tafsil\u00e2t\u0131n\u0131 O bilir. Dolay\u0131s\u0131yla kabirlerdekinin de tafsil\u00e2t\u0131n\u0131 O bilir. O yaratan, diriltir. Ve hi\u00e7bir kimse yar\u0131n ne kazanaca\u011f\u0131n\u0131 kestiremez. Yani ileride ba\u015f\u0131na ne gelece\u011fini, eline ne ge\u00e7ece\u011fini, iyilik mi k\u00f6t\u00fcl\u00fck m\u00fc kazanaca\u011f\u0131n\u0131 kendi gayretiyle bilemez. Yine hi\u00e7bir kimse; gerek iyi, gerek k\u00f6t\u00fc kim olursa olsun hangi yerde \u00f6lece\u011fini kestiremez. K\u00fc\u00e7\u00fck k\u0131yameti bilemez, b\u00fcy\u00fck k\u0131yameti nerede bilecek? Fakat Allah&#8217;a gelince \u015e\u00fcphe yok ki Allah, her \u015feyi bilir, her \u015feyden haberdard\u0131r. Olmu\u015fu, olaca\u011f\u0131, g\u00f6r\u00fcleni, g\u00f6r\u00fclmeyeni, a\u00e7\u0131\u011f\u0131, gizliyi hepsini bilir, hepsinden haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>Son iki f\u0131krada &#8220;ilim&#8221; yerine &#8220;dirayet&#8221; tabir edilmi\u015f oldu\u011fu ve Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n ilmine &#8220;dirayet&#8221; denmesi caiz olmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, burada Allah&#8217;\u0131n ilmi ayr\u0131ca belirtilerek tahsisi, b\u00f6yle menfilik ve m\u00fcsbetlikle (olumluluk ve olumsuzlukla) ifade edilmi\u015ftir. &#8220;Allah&#8217;\u0131m! G\u00fczel bir \u015fekilde tamamlamay\u0131 bize kolayla\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Lokman S\u00fbresi ile gelen ir\u015fad ve davetin hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131n\u0131n, bir Secde S\u00fbresi ile takib edilmesi ne g\u00fczeldir!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>31-LOKMAN: 1-5- Muhsinler (iyilik yapanlar)a bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da indirildi\u011fi \u015fekilde amelde ihsan yapanlar. Bakara S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda &#8220;m\u00fcttekiler i\u00e7in bir hidayettir.&#8221; (Bakara, 2\/2) buyurulmu\u015ftu. Burada ise; &#8220;\u0130hsanda bulunanlar i\u00e7in bir hidayet ve rahmettir&#8221; buyuruluyor. Ni\u015f\u00e2b\u00fbr\u00ee tefsirinde der ki: &#8220;Burada &#8216;muhsinin&#8217; (ihsanda bulunanlar) denildi\u011fi i\u00e7in bir de rahmet il\u00e2ve buyurulmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc ihsan derecesi takvan\u0131n \u00fczerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber (s.a.v.) &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12096,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1170,1169,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1888","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-31-lokman","tag-31-lokman-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1888","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1888"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1888\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12096"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1888"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1888"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1888"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}