{"id":1894,"date":"2010-11-18T22:30:13","date_gmt":"2010-11-18T22:30:13","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1894"},"modified":"2010-11-18T22:30:13","modified_gmt":"2010-11-18T22:30:13","slug":"28-kasas-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/28-kasas-tefsiri\/","title":{"rendered":"28-KASAS SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>28-KASAS:<\/p>\n<p>1-4- \u0130fadesi g\u00fczel, parlak kitap, a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyup a\u00e7\u0131klayan kitap ki, kastedilen Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. Levh-i Mahf\u00fbz, diyenler de vard\u0131r. Tilavetle okuyaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>T\u0130LAVET: Takip etmek, arkas\u0131na d\u00fc\u015fmektir. R\u00e2g\u0131b&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re \u00f6zellikle Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n indirilmi\u015f kitaplar\u0131n\u0131 ya okumak veya i\u00e7indeki emir ve yasa\u011f\u0131, te\u015fvik ve sak\u0131nd\u0131rmay\u0131 dikkatle takip etmektir. Demek ki tilavet okumaktan bir y\u00f6nden daha \u00f6zeldir. Burada ise Cebrail arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile okumak ve indirmekten mecazd\u0131r. Onlardan bir z\u00fcmreyi ki, \u0130srailo\u011fullar\u0131d\u0131r. Deniliyor ki, kahinin birisi Firavun&#8217;a \u015f\u00f6yle demi\u015f: \u0130smail o\u011fullar\u0131nda bir \u00e7ocuk do\u011facak, senin devletin onun eliyle gidecek. \u00c7\u00fcnk\u00fc o cidden bozgunculardand\u0131. Bir maksad\u0131 i\u00e7in yery\u00fcz\u00fcn\u00fc bozguna u\u011fratmaktan \u00e7ekinmezdi.<\/p>\n<p>5-6- Onun i\u00e7in bu kadar g\u00fcnahs\u0131z \u00e7ocuklar\u0131, peygamberlerin \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 kesiyor, k\u0131zlar\u0131 erkeksiz b\u0131rakarak diledi\u011fi gibi kullanmak istiyor. &#8220;Firavun ve H\u00e2m\u00e2n&#8217;a g\u00f6sterelim&#8221; yani korktuklar\u0131 \u015feyi ba\u015flar\u0131na getirelim, \u0130srail o\u011fullar\u0131 sebebiyle devletlerinin sona ermesini, kendilerinin yok olmas\u0131n\u0131 g\u00f6rs\u00fcnler. H\u00e2m\u00e2n, Firavun&#8217;un veziridir. Hem onlar\u0131 \u00f6nderler yapal\u0131m, yani din ve d\u00fcnyada \u00f6nc\u00fcl kendilerine uyulur imamlar. Hem de onlar\u0131 o varisler yapal\u0131m, yani &#8220;Hor g\u00f6r\u00fcl\u00fcp ezilmekte olan o kavmi de, i\u00e7ini bereketle doldurdu\u011fumuz yerin do\u011fu taraflar\u0131na, bat\u0131 taraflar\u0131na miras\u00e7\u0131 k\u0131ld\u0131k. Rabbinin \u0130srail o\u011fullar\u0131na verdi\u011fi g\u00fczel s\u00f6z, sab\u0131rlar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k yerine geldi. Firavun ve kavminin yapmakta olduklar\u0131n\u0131 ve yeti\u015ftirdikleri bah\u00e7eleri helak ettik&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/137) \u00e2yetinde a\u00e7\u0131klanan varisler<\/p>\n<p>7-8-9- &#8220;Musa&#8217;n\u0131n annesine vahyettik&#8230;&#8221; Bu vahyin peygamberlik vahyi de\u011fil, ilham veya r\u00fcya demek oldu\u011funu s\u00f6yl\u00fcyorlar. Demek ki ilham, kel\u00e2mc\u0131lar\u0131n dedi\u011fi gibi genel i\u00e7in ilim sebeplerinden olmamakla beraber, sahibi i\u00e7in ameli gerektirecek bir kuvvet olabilir. Bundan dolay\u0131 burada &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc biz sana onu geri verece\u011fiz ve onu peygamberlerden biri yapaca\u011f\u0131z.&#8221; il\u00e2h\u00ee vaadi tahkik sigas\u0131 ile kesinlik de ifade etmektedir. Hem bir annenin yavrusunu emzirmek do\u011fal duygusu kadar kuvvetli bir kesinlik. \u015eu halde peygamberin peygamberli\u011fi de\u011filse de velilerin kerameti \u00e7e\u015fidinden oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Anla\u015f\u0131l\u0131yor ki bu ilham, Musa do\u011fduktan sonra olmu\u015f ve biraz emzirilmi\u015f, bu emzirme m\u00fcddeti \u00fc\u00e7 ay denilmi\u015ftir. Nil, &#8220;hat\u00e2&#8221;dan de\u011fil &#8220;hat\u00eee&#8221; dendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kelime &#8220;hat\u00e2&#8221;dan olsayd\u0131 &#8220;muhti\u00een&#8221; denilirdi. Bu \u00e2yet &#8220;Kendilerine bir d\u00fc\u015fman ve bir tasa olmas\u0131 i\u00e7in&#8221; hikmetinin sebebini a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. Yani cani olduklar\u0131 i\u00e7in Allah taraf\u0131ndan o \u015fekilde imtihan olacaklard\u0131. Yoksa caniler onu b\u0131rakmazlard\u0131.<\/p>\n<p>10-13- Musa&#8217;n\u0131n anas\u0131n\u0131n da kalbi yani g\u00f6nl\u00fc bombo\u015f sabah\u0131 etti. Bunun a\u00e7\u0131k\u00e7a ifadesi, ne olup bitti\u011finden hi\u00e7bir haber almayarak \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve tasadan g\u00f6nl\u00fcne hi\u00e7bir \u015fey girmiyor, akl\u0131 s\u0131f\u0131ra inmi\u015f bir halde, demektir. Az daha onu meydana \u00e7\u0131karacakt\u0131, tela\u015f ve acele ile haber alaca\u011f\u0131m diye, yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sezdirecek Musa&#8217;y\u0131 ele verecekti. Onun, yani Musa&#8217;n\u0131n k\u0131z karde\u015fine karde\u015finin izini takip et, ne oldu\u011fundan bir haber al, demi\u015fti.<\/p>\n<p>T\u00fcrk\u00e7ede m\u00fczekker ve m\u00fcennes zamiri ayr\u0131lmad\u0131\u011f\u0131ndan T\u00fcrk\u00e7ede &#8220;k\u0131zkarde\u015fine&#8221; denilince annesinin k\u0131z karde\u015fine denilmi\u015f gibi anla\u015f\u0131l\u0131yor. Halbuki de\u011fil dir. \u015eu halde g\u00f6r\u00fcnen &#8220;kendi k\u0131z\u0131na&#8221; denilmesi iken &#8220;Musa&#8217;n\u0131n k\u0131zkarde\u015fi&#8221; denilmesi \u015fefkatin \u00f6zellikle vurgulanmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan daha beli\u011f olmu\u015ftur. Yani kendi k\u0131z\u0131 oldu\u011fu i\u00e7in de\u011fil. Musa&#8217;n\u0131n k\u0131zkarde\u015fi oldu\u011fu i\u00e7in takibini istemi\u015fti. O da onu uzaktan g\u00f6zledi ve g\u00f6rd\u00fc onlar, yani Firavun ailesi, fark\u0131nda de\u011fillerdi, g\u00f6zetti\u011finin veya k\u0131zkarde\u015fi oldu\u011funun fark\u0131na varm\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>14-21- 14- Musa yi\u011fitlik \u00e7a\u011f\u0131na girip olgunla\u015f\u0131nca, biz ona hikmet ve ilim verdik. \u0130\u015fte g\u00fczel davrananlar\u0131 biz b\u00f6yle m\u00fckafatland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>15- Musa, halk\u0131n\u0131n habersiz oldu\u011fu bir s\u0131rada \u015fehre girdi. Orada, biri kendi taraf\u0131ndan di\u011feri d\u00fc\u015fman taraf\u0131ndan olan iki adam\u0131 birbirleriyle d\u00f6\u011f\u00fc\u015f\u00fcr buldu. Kendi taraf\u0131 olan, d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 ondan yard\u0131m diledi. Musa da \u00f6tekine bir yumruk indirip onun \u00f6l\u00fcm\u00fcne sebep oldu. &#8220;Bu, \u015feytan i\u015fidir. O, ger\u00e7ekten sapt\u0131r\u0131c\u0131, apa\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015fmand\u0131r&#8221; dedi.<\/p>\n<p>16- Musa, &#8220;Rabbim! Do\u011frusu kendimi ziyana u\u011fratt\u0131m. Beni ba\u011f\u0131\u015fla!&#8221; dedi; Allah da, onu ba\u011f\u0131\u015flad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131, \u00e7ok merhamet edici olan ancak O&#8217;dur.<\/p>\n<p>17- Musa, &#8220;Rabbim! Bana lutfetti\u011fin nimetlere andolsun ki, art\u0131k su\u00e7lulara asla arka olmayaca\u011f\u0131m&#8221; dedi.<\/p>\n<p>18- \u015eehirde korku i\u00e7inde, (etraf\u0131) g\u00f6zetleyerek sabahlad\u0131. Bir de ne g\u00f6rs\u00fcn, d\u00fcn kendisinden yard\u0131m isteyen kimse feryad ederek yine ondan imdat istiyor. Musa ona dedi ki: &#8220;Do\u011frusu sen, besbelli bir azg\u0131ns\u0131n!&#8221;<\/p>\n<p>19- Musa, ikisinin de d\u00fc\u015fman\u0131 olan adam\u0131 yakalamak isteyince, o adam dedi ki: &#8220;Ey Musa! D\u00fcn bir cana k\u0131yd\u0131\u011f\u0131n gibi, bana da m\u0131 k\u0131ymak istiyorsun? Demek arabuluculardan olmak istemiyor da, bu yerde ille yaman bir zorba olmay\u0131 arzuluyorsun sen!&#8221;<\/p>\n<p>20- \u015eehrin \u00f6b\u00fcr ucundan bir adam geldi ve dedi ki: &#8220;Ey Musa! \u0130leri gelenler seni \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in hakk\u0131nda m\u00fczakere ediyorlar. Derhal (buradan) \u00e7\u0131k! \u0130nan ki ben senin iyili\u011fini isteyenlerdenim.&#8221;<\/p>\n<p>21- Musa korka korka, (etraf\u0131) g\u00f6zetleyerek oradan \u00e7\u0131kt\u0131. &#8220;Rabbim! Beni zalimler g\u00fcruhundan kurtar&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>22- Medyen&#8217;e do\u011fru y\u00f6neldi\u011finde: &#8220;Umar\u0131m Rabbim beni do\u011fru yola iletir.&#8221; dedi.<\/p>\n<p>23- Musa, Medyen suyuna var\u0131nca, orada (hayvanlar\u0131n\u0131) sulayan bir \u00e7ok insan buldu. Onlar\u0131n gerisinde de (hayvanlar\u0131n\u0131 suyun oldu\u011fu yerden) geri \u00e7eken iki kad\u0131n g\u00f6rd\u00fc. Onlara &#8220;Derdiniz nedir?&#8221; dedi. \u015e\u00f6yle cevap verdiler: &#8220;\u00c7obanlar sulay\u0131p \u00e7ekilmeden biz (onlar\u0131n i\u00e7ine sokulup hayvanlar\u0131m\u0131z\u0131) sulamay\u0131z; babam\u0131z da \u00e7ok ya\u015fl\u0131d\u0131r. &#8221;<\/p>\n<p>24- Bunun \u00fczerine Musa, onlar\u0131n davarlar\u0131n\u0131 sulad\u0131. Sonra g\u00f6lgeye \u00e7ekildi ve &#8220;Rabbim! Do\u011frusu bana indirece\u011fin her hayra muhtac\u0131m&#8221; dedi.<\/p>\n<p>25- Derken, o iki kad\u0131ndan biri utana utana y\u00fcr\u00fcyerek ona geldi. &#8220;Babam, dedi, bizim yerimize (hayvanlar\u0131) sulaman\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6demek i\u00e7in seni \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor.&#8221; Musa, ona (Hz. \u015euayb&#8217;a) gelip ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7eni anlat\u0131nca o, &#8220;korkma, o zalim kavimden kurtuldun&#8221; dedi.<\/p>\n<p>26- (\u015euayb&#8217;\u0131n) iki k\u0131z\u0131ndan biri: &#8220;Babac\u0131\u011f\u0131m! Onu \u00fccretle (\u00e7oban) tut. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00fccretle istihdam edece\u011fin en iyi kimse, bu g\u00fc\u00e7l\u00fc ve g\u00fcvenilir adamd\u0131r&#8221; dedi.<\/p>\n<p>27- (\u015euayb) Dedi ki: &#8220;Bana sekiz y\u0131l \u00e7al\u0131\u015fmana kar\u015f\u0131l\u0131k \u015fu iki k\u0131z\u0131mdan birini sana nikahlamak istiyorum. E\u011fer on y\u0131la tamamlarsan art\u0131k o kendinden; yoksa sana a\u011f\u0131rl\u0131k vermek istemem. \u0130n\u015faallah beni iyi kimselerden bulacaks\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>28- Musa \u015f\u00f6yle cevap verdi: &#8220;Bu seninle benim aramdad\u0131r. Bu iki s\u00fcreden hangisini doldurursam dolduray\u0131m demek ki, bana kar\u015f\u0131 husumet yok. S\u00f6ylediklerimize Allah vekildir.&#8221;<\/p>\n<p>22-28- &#8220;Medyen&#8221;, yukarda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere \u015euayb (a.s)&#8217;\u0131n memleketidir.<\/p>\n<p>V\u00dcR\u00dbD, suya gitmek, SUD\u00dbR, sudan d\u00f6nmek oldu\u011fu gibi, ISDAR da hayvanlar\u0131 sudan \u00e7ekip g\u00f6t\u00fcrmektir.<\/p>\n<p>R\u0130\u00c2&#8217;: Ra\u00ee&#8217;nin \u00e7o\u011fulu, \u00e7obanlar, ZEVD: Engel olmak ve geri \u00e7ekmek; yani di\u011ferleri sularken, bu ikisi hayvanlar\u0131n\u0131 sak\u0131nd\u0131r\u0131p duruyorlar. Burada iki m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r: Birisi harfi, &#8220;fakir&#8221; kelimesinin s\u0131las\u0131 ve fiili muzari m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmak \u00fczere &#8220;Yarab her ne hay\u0131r indirirsen muhtac\u0131m&#8221; demektir. Birisi de harfi illet i\u00e7in olmak \u00fczere &#8220;Yarabbi! Hakk\u0131mda hay\u0131r olmak \u00fczere ba\u015f\u0131ma getirdi\u011fin bu kadar olaylardan dolay\u0131 bir fakir oldum, \u00e7ok muhtac\u0131m&#8221; demektir ki, bu m\u00e2n\u00e2 daha uygundur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>29- Art\u0131k Musa s\u00fcreyi doldurup ailesiyle yola \u00e7\u0131k\u0131nca, T\u00fbr taraf\u0131ndan bir ate\u015f g\u00f6rd\u00fc. Ailesine: &#8220;Siz (burada) bekleyin; ben bir ate\u015f g\u00f6rd\u00fcm, belki oradan size bir haber, yahut \u0131s\u0131nman\u0131z i\u00e7in o ate\u015ften bir par\u00e7a getiririm&#8221; dedi.<\/p>\n<p>30- Oraya gelince, o m\u00fcbarek yerdeki v\u00e2dinin sa\u011f k\u0131y\u0131s\u0131ndan, (oradaki) a\u011fa\u00e7 taraf\u0131ndan kendisine \u015f\u00f6yle seslenildi: &#8220;Ey Musa! Bil ki ben, b\u00fct\u00fcn \u00e2lemlerin Rabbi olan Allah&#8217;\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>31- Ve &#8220;As\u00e2n\u0131 at!&#8221; denildi. Musa (att\u0131\u011f\u0131) as\u00e2y\u0131 y\u0131lan gibi debrenir g\u00f6r\u00fcnce, d\u00f6n\u00fcp arkas\u0131na bakmadan ka\u00e7t\u0131. &#8220;Ey Musa! Beri gel, korkma. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen emniyette olanlardans\u0131n.&#8221; (buyuruldu.)<\/p>\n<p>32- &#8220;Elini koynuna sok, kusursuz bembeyaz \u00e7\u0131kacakt\u0131r. Korkudan (a\u00e7\u0131lan) kollar\u0131n\u0131 kendine \u00e7ek. \u0130\u015fte bu ikisi Firavun ve onun adamlar\u0131na kar\u015f\u0131 Rabbin taraf\u0131ndan iki kesin delildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, yoldan \u00e7\u0131kan bir kavim olmu\u015flard\u0131r.&#8221; (diye seslenildi)<\/p>\n<p>33- Musa dedi ki: &#8220;Rabbim! Ben onlardan birini \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcm, beni \u00f6ld\u00fcrmelerinden korkuyorum.&#8221;<\/p>\n<p>34- &#8220;Karde\u015fim Harun&#8217;un dili benimkinden daha d\u00fczg\u00fcnd\u00fcr. Onu da beni do\u011frulayan bir yard\u0131mc\u0131 olarak benimle birlikte g\u00f6nder. Zira bana yalanc\u0131l\u0131k itham\u0131nda bulunmalar\u0131ndan endi\u015fe ediyorum.&#8221;<\/p>\n<p>35- Allah buyurdu: &#8220;Seni karde\u015finle destekliyece\u011fiz ve size \u00f6yle bir kudret verece\u011fiz ki, \u00e2yetlerimiz sayesinde onlar size eri\u015femeyecekler. Siz ve size tabi olanlar \u00fcst\u00fcn geleceksiniz.&#8221;<\/p>\n<p>36- Musa onlara apa\u00e7\u0131k \u00e2yetlerimizi getirince, &#8220;Bu, olsa olsa uydurulmu\u015f bir sihirdir. Biz \u00f6nceki atalar\u0131m\u0131zdan b\u00f6ylesini i\u015fitmemi\u015ftik&#8221; dediler.<\/p>\n<p>37- Musa \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Rabbim, kendi kat\u0131ndan kimin hidayet rehberi getirdi\u011fini ve hay\u0131rl\u0131 akibetin kime nasip olaca\u011f\u0131n\u0131 en iyi bilendir. Muhakkak ki zalimler, kurtulu\u015fa eremezler.&#8221;<\/p>\n<p>38- Firavun: &#8220;Ey ileri gelenler! Sizin i\u00e7in benden ba\u015fka bir il\u00e2h tan\u0131m\u0131yorum. Ey H\u00e2m\u00e2n, haydi benim i\u00e7in \u00e7amur \u00fczerine ate\u015f yak (ve tu\u011fla imal et), bana bir kule yap ki, Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131na \u00e7\u0131kay\u0131m; ama san\u0131yorum, o mutlaka yalan s\u00f6yleyenlerdendir.&#8221; dedi.<\/p>\n<p>39- O ve askerleri, yery\u00fcz\u00fcnde haks\u0131z yere b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslad\u0131lar ve ger\u00e7ekten bize d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmeyeceklerini sand\u0131lar.<\/p>\n<p>40- Biz de onu ve askerlerini yakalay\u0131p denize at\u0131verdik. Bir bak, zalimlerin sonu nice oldu!<\/p>\n<p>41- Onlar\u0131 ate\u015fe \u00e7a\u011f\u0131ran \u00f6nc\u00fcler k\u0131ld\u0131k. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onlar yard\u0131m g\u00f6rmeyeceklerdir.<\/p>\n<p>42- Bu d\u00fcnyada arkalar\u0131na lanet takt\u0131k. Onlar, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde de k\u00f6t\u00fclenmi\u015fler aras\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>29- &#8220;Musa s\u00fcreyi tamamlad\u0131&#8221;. \u0130lk bak\u0131\u015fta hangi m\u00fcddeti \u00f6dedi\u011fi belli olmuyor gibi ise de d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcnce fazlas\u0131n\u0131 \u00f6dedi\u011fi, yani on y\u0131l \u00e7al\u0131\u015fma m\u00fcddetini tamamlad\u0131\u011f\u0131 ve hi\u00e7bir m\u00fcddeti kalmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc c\u00f6mert olan s\u00f6z\u00fcn\u00fc yerine getirir, bu husustaki kaynaklar da buna i\u015faret etmektedir. Hatta baz\u0131lar\u0131na g\u00f6re on sene daha fazla kald\u0131\u011f\u0131 rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ve ailesiyle y\u00fcr\u00fcd\u00fc, yola \u00e7\u0131kt\u0131, nereye gidiyordu? Bu a\u00e7\u0131klanm\u0131yor, baz\u0131lar\u0131 M\u0131s\u0131r&#8217;a demi\u015fler ve fakat &#8220;Beni hemen \u00f6ld\u00fcrmelerinden korkar\u0131m.&#8221; demesi buna ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Baz\u0131lar\u0131 da Kud\u00fcs&#8217;e demi\u015fler ki daha do\u011fru ve daha uygun g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. T\u00fbr taraf\u0131ndan yani da\u011f y\u00f6n\u00fcnden bir ate\u015f hissetti, g\u00f6rd\u00fc. Dikkat edilirse bu ifade son derece basit ve a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcnmekle beraber, i\u015faret etti\u011fi \u015feylerde a\u00e7\u0131klamalara s\u0131\u011fmayacak bir \u00e7ok derinlikler vard\u0131r. Mesela &#8220;if&#8217;\u00e2l&#8221; bab\u0131ndan veya &#8220;muf\u00e2ale&#8221; bab\u0131ndan olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan bir his ve duygu ifade etmekle birlikte, kaba bir duygunun de\u011fil, yak\u0131nl\u0131k ifade eden derin ve insan\u00ee bir ince duygunun ifadesidir. Nitekim &#8220;E\u011fer onlarda bir olgunla\u015fma hissedip g\u00f6r\u00fcrseniz&#8221; (Nisa, 4\/6) \u00e2yetindeki &#8220;olgunluk g\u00f6rmek&#8221; de derin bir duygudur. \u015e\u00fcphesiz &#8220;ehasse&#8221; denilmeyip de &#8220;\u00e2nese&#8221; denilmesi, \u00f6zel bir incelik ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Bunu ancak zevk takdir eder kelimesindeki tenvinin belirsizli\u011findeki gariplik ve acaiplik de \u00f6yledir. Belki ondan size bir haber getiririm. Demek ki yolda, bir haber almaya muhta\u00e7 s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir durumda bulunuyorlard\u0131, bunu \u015fu rivayetlerle a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r:<\/p>\n<p>1- K\u0131\u015f mevsiminde ailesiyle, mal\u0131yla \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve \u015eam melikinden korkarak ana yoldan ba\u015fka bir yol tutmu\u015ftu, kar\u0131s\u0131 hamileydi. \u00c7\u00f6lde gidiyor, yollar\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131, bu y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f onu so\u011fuk karanl\u0131k bir karl\u0131 bir gecede T\u00fbr&#8217;un sa\u011f\u0131na, bat\u0131 taraf\u0131na g\u00f6t\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>2- Han\u0131m\u0131na g\u00f6sterdi\u011fi titizlikten geceleyin arkada\u015flar\u0131 ile bulu\u015fur, g\u00fcnd\u00fcz onlardan ayr\u0131l\u0131rd\u0131. Bir g\u00fcn yolu \u015fa\u015f\u0131rd\u0131, gece geldi \u00e7att\u0131. Derken han\u0131m\u0131n\u0131n do\u011fum sanc\u0131lar\u0131 tuttu. \u00c7akma\u011f\u0131n\u0131 \u00e7akt\u0131 ate\u015f almad\u0131, bir de bakt\u0131 uzaktan bir ate\u015f parl\u0131yor; i\u015fte o vakit &#8220;Durun, dedi, ben bir ate\u015f hissettim, belki ondan size bir haber getiririm yahut ate\u015ften bir par\u00e7a&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>30- Derken oraya var\u0131nca nida olunup seslenildi v\u00e2dinin sa\u011f k\u0131y\u0131s\u0131ndan. Musa&#8217;ya g\u00f6re sa\u011f veya &#8220;eymen&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn bir di\u011fer m\u00e2n\u00e2s\u0131yla, v\u00e2dinin en uygun k\u0131y\u0131s\u0131ndaki. &#8220;Sa\u011fdan itibaren&#8221; ifadesine g\u00f6re, i\u015faretle sa\u011f demek olur. O m\u00fcbarek buk&#8217;ada.<\/p>\n<p>BUK&#8217;A: Yan\u0131ndaki araziden bir ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc olan arazi par\u00e7as\u0131 demektir.<\/p>\n<p>M\u00fcbarek olmas\u0131, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n \u00f6zellikle \u00e2yet ve nurlar\u0131n\u0131n orada ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131, yani peygamberli\u011fin ve Allah ile konu\u015fman\u0131n burada meydana gelmi\u015f olmas\u0131 sebebiyledir. A\u011fa\u00e7tan seslenildi. Bu a\u011fac\u0131 baz\u0131lar\u0131 Unnab k\u0131na; baz\u0131lar\u0131 sem\u00fcre, deve dikeni cinsinden bir \u00e7\u00f6l a\u011fac\u0131; baz\u0131lar\u0131 avsec, yani sincan dikeni veya Musa a\u011fac\u0131 denilen dikenli bir a\u011fa\u00e7; baz\u0131lar\u0131 da ulleyk, yani sarma\u015f\u0131k veya b\u00f6\u011f\u00fcrtlen diye rivayet etmi\u015flerdir. Al\u00fbs\u00ee diyor ki: Bu g\u00fcnk\u00fc Tevrat&#8217;ta bahsedilen de Ulleyka&#8217;d\u0131r. Bu ibaresi den bedel-i i\u015ftimaldir. A\u011fa\u00e7 seslendi de\u011fil, a\u011fa\u00e7tan seslenildi \u015f\u00f6yle diye:<\/p>\n<p>Ya Musa! Hakikat ben&#8217;im, ben \u00e2lemlerin Rabb\u0131 Allah. T\u00e2h\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Ey Musa muhakkak ben, senin Rabbinim&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 19\/12) diye seslenildi, Neml S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;Ate\u015fin bulundu\u011fu yerdeki ve \u00e7evresindekiler m\u00fcbarek k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r! \u00c2lemlerin Rabbi olan Allah, eksiklerden m\u00fcnezzehtir!&#8221; (Neml, 27\/8) diye seslenildi, diye ge\u00e7mi\u015fti. \u0130mam Fahreddin Raz\u00ee bu farklar\u0131n sebebini anlatmak i\u00e7in der ki: &#8220;Bunlar\u0131n aras\u0131nda z\u0131tl\u0131k yoktur. Allah Te\u00e2l\u00e2 hepsini anlatm\u0131\u015f, fakat her s\u00fbrede o seslenmenin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 nakletmi\u015ftir.&#8221; K\u00e2d\u00ee ve Ebu&#8217;s-Su\u00fbd da &#8220;Fark yaln\u0131z s\u00f6zdedir, as\u0131l kastedilen m\u00e2n\u00e2da farkl\u0131l\u0131k ve z\u0131tl\u0131k yoktur&#8221; demi\u015fler; bu ise Kur&#8217;\u00e2n yaln\u0131z m\u00e2n\u00e2y\u0131 hikaye etmi\u015f demek olaca\u011f\u0131ndan &#8220;nid\u00e2&#8221; (seslenme)nin bir s\u00f6z ve ses de\u011fil, yaln\u0131z bir m\u00e2n\u00e2dan ibaret oldu\u011funu zannettirebilece\u011fi gibi, k\u0131ssan\u0131n \u00fc\u00e7 s\u00fbrede tekrar edilmesinin sebebini de a\u00e7\u0131klam\u0131yor. Halbuki her birinde k\u0131ssa, sadece bir tekrardan ibaret olmay\u0131p di\u011ferlerinde s\u00f6ylenmeyen bir y\u00f6n\u00fcyle a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f oldu\u011fundan Razi&#8217;nin dedi\u011fi gibi &#8220;nida&#8221; (seslenme)nin i\u00e7inde bulundurdu\u011fu ifade de budur. Hepsinin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7ek Musa (a.s)&#8217;n\u0131n bir s\u00f6z\u00fc, s\u00f6z olarak i\u015fitmi\u015f olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Burada M\u00fbtezile demi\u015flerdir ki a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6steriyor ki, Musa (a.s) seslenmeyi a\u011fa\u00e7tan i\u015fitmi\u015ftir. Ve bu seslenme ile konu\u015fan da Allah Te\u00e2l\u00e2d\u0131r. Halbuki, y\u00fcce Allah bir cisimde olmaktan m\u00fcnezzehtir. Demek ki, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n konu\u015fmas\u0131, ancak bir cisimde s\u00f6z yaratmakt\u0131r. Buna kar\u015f\u0131 kel\u00e2m s\u0131fat\u0131n\u0131n ezel\u00ee oldu\u011funu kabul eden Ebu Mansur Mat\u00fcrid\u00ee ve Mavera\u00fcnnehir T\u00fcrk \u00e2limleri derler ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n zat\u0131 ile ezel\u00ee olan kel\u00e2m-\u0131 kad\u00eem, i\u015fitilmez, i\u015fitilen ancak ses ve harflerdir. Ve i\u015fte a\u011fa\u00e7ta yarat\u0131lan ve ondan i\u015fitilen, odur.<\/p>\n<p>Eb\u00fc&#8217;l-Hasen-i E\u015f&#8217;ar\u00ee de demi\u015ftir ki: &#8220;Cisim ve araz olmayan zat\u0131n\u0131n g\u00f6r\u00fclmesi m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu gibi, harf ve ses olmayan il\u00e2h\u00ee kel\u00e2m\u0131n\u0131n da i\u015fitilmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.&#8221; \u0130mam Gazali de, bunu desteklemi\u015ftir. Sofiyye&#8217;den baz\u0131lar\u0131 da demi\u015ftir ki; ses ile s\u00f6ylenen s\u00f6z\u00fc i\u015fitti ve bu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n hikmeti gere\u011fince, diledi\u011fi \u015fekillerden birinde g\u00f6r\u00fcnmesinden sonra oldu. \u00d6yle ki, her t\u00fcrl\u00fc mekan, zaman ve eksikliklerden beri olan Allah Te\u00e2l\u00e2 g\u00f6r\u00fcnmesine ra\u011fmen, yine kendi zat\u00ee hali \u00fczere, hatta bu kay\u0131ttan bile uzak olarak bak\u00ee ve ebed\u00ee idi. Sahih hadiste rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, Allah Te\u00e2l\u00e2, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde kullar\u0131na bir surette g\u00f6r\u00fcnecek, ben Rabbinizim, diyecek de tan\u0131mayacaklar, sonra di\u011fer bir surette g\u00f6r\u00fcnecek o zaman tan\u0131yacaklar. E\u011fer o zaman b\u00f6yle g\u00f6r\u00fcnse idi, daha sonra mikatta &#8220;Bana (kendini) g\u00f6ster, g\u00f6reyim&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/143) dile\u011fine ihtiya\u00e7 duymaz veya &#8220;Sen beni asla g\u00f6remezsin&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/143) kel\u00e2m\u0131 ile kar\u015f\u0131lanmaz veya &#8220;Rabbi o da\u011fa tecelli edince onu parampar\u00e7a etti, Musa da bayg\u0131n d\u00fc\u015ft\u00fc&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/143) tecellisi daha o zaman olmu\u015f olurdu.<\/p>\n<p>Hasan-\u0131 Basr\u00ee Hazretleri, Musa (a.s)&#8217;ya vahiy seslenmesi ile seslenildi &#8220;Vahyedilene kulak ver&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/13) \u00e2yeti buna delildir, demi\u015f; \u00e2limlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu buna raz\u0131 olmam\u0131\u015f. Allah Te\u00e2l\u00e2 ona vas\u0131tas\u0131z s\u00f6z s\u00f6yledi, buna delil, &#8220;Ve Allah, Musa ile ger\u00e7ekten konu\u015ftu&#8221; (Nis\u00e2, 4\/164) \u00e2yetidir. Zira vahiy olsayd\u0131, peygamberler aras\u0131nda &#8220;kelim&#8221;ismi, Hz. Musa&#8217;ya \u00f6zellikle verilmezdi. &#8220;Festemi&#8217; lim\u00e2 yuha&#8221; da vahiy ile de\u011fil, a\u00e7\u0131k s\u00f6z ile s\u00f6ylenmi\u015ftir, demi\u015flerdir. Fakat burada &#8220;Allah bir insanla ancak vahiy yoluyla veya perde arkas\u0131ndan konu\u015fur, yahut bir el\u00e7i g\u00f6nderip izniyle ona diledi\u011fini vahyeder. O y\u00fccedir, Hakim&#8217;dir.&#8221; (\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/51) \u00e2yetini unutmamak gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u011fer m\u00fcfessirler de Musa&#8217;ya olan konu\u015fman\u0131n &#8220;illa vahyen&#8221; k\u0131sm\u0131nda dahil oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. \u015eu halde Hasan-\u0131 Basr\u00ee Hazretlerinin maksad\u0131n\u0131n bu olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u00e2yette vahiy, el\u00e7i g\u00f6ndermek suretiyle vahye kar\u015f\u0131l\u0131k s\u00f6ylendi\u011finden vas\u0131tas\u0131z vahiy demektir. Bu da yaln\u0131z m\u00e2n\u00e2n\u0131n kalbe verilmesiyle olabilece\u011fi gibi, lafz\u0131n verilmesiye de olabilir ve Musa&#8217;ya da b\u00f6yle olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>31- \u00dczerine atfolundu, yani bir de \u015f\u00f6yle seslenildi: B\u0131rak o as\u00e2n\u0131. Bu gibi &#8220;f\u00e2&#8221;lara &#8220;fas\u00eeha&#8221; denilir, hal delaletiyle hazfolunmu\u015f c\u00fcmleleri haber verir ki: &#8220;Bunun \u00fczerine b\u0131rakt\u0131, b\u0131rak\u0131nca sanki bir y\u0131lan imi\u015f gibi oynamaya ba\u015flad\u0131, \u00f6yle oynuyor g\u00f6r\u00fcnce&#8221; demektir.<\/p>\n<p>&#8220;Ey Musa! Yakla\u015f, korkma. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen g\u00f6nderilen peygamberlerdensin.&#8221; Bu c\u00fcmlede bir &#8220;kavl&#8221; takdir edilmi\u015ftir. Yani b\u00f6yle denildi. \u00c7\u00fcnk\u00fc Neml S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;(Korkma) \u00e7\u00fcnk\u00fc benim huzurumda peygamberler korkmaz&#8221; (Neml, 27\/10) buyurulmu\u015ftur. Ceyb asl\u0131nda g\u00f6mle\u011fin, c\u00fcbbenin ba\u015f taraf\u0131ndaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa denir ki, koyun dedi\u011fimiz yaka a\u00e7\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bildi\u011fimiz ceb i\u00e7in kullan\u0131lmas\u0131 daha sonra olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>32-35- Korkudan a\u00e7\u0131lan kollar\u0131n\u0131 kendine \u00e7ek. Cenah&#8217;tan kastedilen iki koldur. Bu emir, iki m\u00e2n\u00e2&#8217;ya i\u015faret eder: Birincisi, bu yerde muhabbet ve sevgiden korkup ka\u00e7ma da kollar\u0131n\u0131 kavu\u015fturup emre haz\u0131r ol. \u0130kincisi; herhangi bir korku durumundan da ka\u00e7ma, etraf\u0131n\u0131 derle topla, cesaret g\u00f6ster demektir. \u0130\u015fte bu ikisi, as\u00e2 ile beyaz el ki, birisi korkutur, birisi ayd\u0131nlat\u0131r ve te\u015fvik eder. Ve sizin i\u00e7in bir kudret ve saltanat verece\u011fiz. Yani b\u00fcy\u00fck bir sata\u015fma ve galibiyet kuvveti verece\u011fiz de ikinize de eri\u015femeyecekler. Ne el uzatabilecekler, ne de manen ve maddeten, ilim ve delil y\u00f6n\u00fcnden derecenize ula\u015fabilecekler&#8230;<\/p>\n<p>\u00c2yetlerimiz hakk\u0131 i\u00e7in, mucizelerimiz, bilhassa o iki mucize sayesinde siz ve size tabi olan galip geleceksiniz. Demek yaln\u0131z kendileri de\u011fil, kendilerine uyanlar da galip gelecekler.<\/p>\n<p>36- Bu dediler, yani senin \u00e2yet diye getirdi\u011fin ba\u015fka de\u011fil uydurma bir sihir, yani eskiden bilinmeyip yeni icad olunmu\u015f bir sihir veya hi\u00e7 asl\u0131 esas\u0131 olmay\u0131p yaln\u0131z g\u00f6z boyama kabilinden olan bir sihir veya Allah&#8217;a iftira edilen bir sihir ki \u015fimdiye kadar i\u00e7imizde g\u00f6r\u00fclmedi\u011fi gibi biz bunu, b\u00f6yle bir sihri veya bu davay\u0131 eski atalar\u0131m\u0131zdan da i\u015fitmedik. Demek ki yeni muvaffak\u0131yetler yeni \u00e2yetlerle meydana geliyor, ger\u00e7ekten faydal\u0131 olan \u015feyleri eskiden yoktur diye reddedenler mahrum kal\u0131yor.<\/p>\n<p>37- Onun i\u00e7in onlar\u0131n, yeni \u00e7\u0131km\u0131\u015f sihir demelerine kar\u015f\u0131 Musa da \u015f\u00f6yle dedi: Rabbim daha iyi bilir. Kat\u0131ndan hidayetle gelen kim ve hay\u0131rl\u0131 ak\u0131betin kimin olaca\u011f\u0131n\u0131, yani bu d\u00fcnya yurdunun sonunda hay\u0131rl\u0131 ak\u0131bet kimin olacak, ak\u0131betin iyisi de olur, k\u00f6t\u00fcs\u00fc de nitekim; &#8220;Sonunda&#8230; ak\u0131betleri pek fena oldu&#8221; (R\u00fbm, 30\/10) buyurulmu\u015ftur. Fakat \u00e7o\u011funlukla &#8220;(En g\u00fczel) ak\u0131bet, takva sahiplerinindir.&#8221; (Kasas, 28\/83) gibi ile kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman hay\u0131rl\u0131s\u0131 demek olur. Burada da kayd\u0131yla hayra iyili\u011fe i\u015faret olunmu\u015ftur. Muhakkak ki bu zalimler felah bulmaz, zul\u00fcm ve haks\u0131zl\u0131k edenler murada eremez, Hakk&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini, delillerini uydurma sihirdir diye reddedenlerin haks\u0131z zalimler oldu\u011funda ise \u015f\u00fcphe yoktur.<\/p>\n<p>38- Firavun ise, bak ne zalim! Cemiyetini toplay\u0131p da dedi ki: Ey millet, ey \u015fu g\u00f6zler dolduran topluluk, ben sizin i\u00e7in benden ba\u015fka bir il\u00e2h bilmiyorum. \u00c7ok iyi bilir ki, \u015fu mahlukat\u0131 yaratan kendisi de\u011fildir, kendisini de bir yaratan vard\u0131r. Fakat uluhiyetin yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131n oldu\u011funu tan\u0131m\u0131yor. Yaratmak ve yarat\u0131c\u0131l\u0131k kavramlar\u0131na haks\u0131zl\u0131k ediyor, hukuk ve hukuk koyuculu\u011fu kendi koyarm\u0131\u015f ve kendi diledi\u011fi gibi yaparm\u0131\u015f, ne isterse o olurmu\u015f, h\u00fckm\u00fcn\u00fc ve idaresini bozacak \u00fcst bir makam ve kuvvet yokmu\u015f gibi g\u00f6steriyor. Bu sebepten insanlar, onun idaresine boyun e\u011fmekten ba\u015fka bir \u015fey tan\u0131mas\u0131n, hep onu sevsin, hep ondan korksun, hep ona kul olsun, ona taps\u0131n istiyor, hem mabudluk iddia ediyor, hem de sizin i\u00e7in benden ba\u015fka bir il\u00e2h bilmiyorum diyor. \u0130lk \u00f6nce yoktur demiyor, bilmiyorum diye insafl\u0131 g\u00f6r\u00fcnmek istiyor. G\u00f6klerin ve yerin Rabbi sanki g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc ara\u015ft\u0131rmakla g\u00f6r\u00fcnmesi gereken bir cisim ve bir cismi varm\u0131\u015f gibi zannettirerek halka kar\u015f\u0131 ilim ve fen yolunda bir oyun ve tuzak yapmak \u00fczere de diyor ki: Ey H\u00e2m\u00e2n! Haydi benim i\u00e7in \u00e7amur \u00fczerine bir ate\u015f yak, tu\u011fla pi\u015fir demeyip bu s\u00f6z\u00fc kullanmas\u0131, kerpi\u00e7i pi\u015firip tu\u011fla yapmay\u0131 ilk defa Firavun d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f oldu\u011fundan bu \u015fekilde sanat\u0131 \u00f6\u011fretmi\u015f oldu\u011fu s\u00f6yleniyor. Hem bana bir kule yap, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc ara\u015ft\u0131racak bir rasat kulesi yap. Belki \u00e7\u0131kar Musa&#8217;n\u0131n il\u00e2h\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmi\u015f olurum, ama san\u0131yorum, o mutlaka yalan s\u00f6yleyenlerdendir. Yani \u00e2lemlerin Rabb\u0131 taraf\u0131ndan peygamberlik davas\u0131nda yalanc\u0131 oldu\u011funu zannediyor ise de her ihtimale kar\u015f\u0131 sanki ilim ve irfan i\u00e7erisinde bilfiil ara\u015ft\u0131rma yaparak o yalan\u0131 meydana \u00e7\u0131karacak ve e\u011fer onun il\u00e2h\u0131n\u0131 bulursa, sanki onun da hakk\u0131ndan gelecekmi\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmek istiyor. Baz\u0131lar\u0131 bunun sadece laftan ibaret kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve \u00f6yle bir kule ile g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kman\u0131n akla ters d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemi\u015flerse de, di\u011fer taraftan b\u00f6yle bir kulenin yap\u0131l\u0131p y\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 nakletmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>39- O ve askerleri haks\u0131z yere b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamak istedi. Bilmiyorum demekle kalmad\u0131. \u015euar\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;Benden ba\u015fkas\u0131n\u0131 tanr\u0131 edinirsen, andolsun ki seni zindana kapat\u0131lm\u0131\u015flardan ederim&#8221; (26\/19) dedi. N\u00e2zi\u00e2t S\u00fbresi&#8217;nde de gelece\u011fi \u00fczere etraf\u0131ndakileri toplay\u0131p &#8220;Ben sizin en y\u00fcce rabbinizim&#8221; (79\/24) diye ba\u011f\u0131rd\u0131. Ve ger\u00e7ekten bize d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmeyeceklerini sand\u0131lar.<\/p>\n<p>40- Biz de onu ve ordular\u0131n\u0131 yakalay\u0131p da denize at\u0131verdik. \u015eimdi bir bak zalimlerin sonu nice oldu!<\/p>\n<p>41- Biz onlar\u0131 \u00f6yle \u00f6nc\u00fcller, \u00f6yle ba\u015fkumandanlar yapt\u0131k ki ate\u015fe \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rlar, cehenneme g\u00f6t\u00fcrecek i\u015f ve hareketlere davet ederler de k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc yard\u0131m g\u00f6rmezler<\/p>\n<p>42- hem bu d\u00fcnyada arkalar\u0131na bir lanet takt\u0131k. Allah&#8217;\u0131n, meleklerin ve insanlar\u0131n lanetlerini hem de k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onlar, o \u00e7irkin, o nefret edilmi\u015f ve o kovulmu\u015flardand\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc tekebb\u00fcr yaln\u0131z Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hakk\u0131d\u0131r. Bir kuds\u00ee hadiste &#8220;Kibriya benim ridam, azamet izar\u0131md\u0131r; her kim bunlardan birisinde benimle \u00e7eki\u015firse, ben onu ate\u015fe koyar\u0131m&#8221; buyurulmu\u015ftur. Onun i\u00e7in, ondan ba\u015fkas\u0131n\u0131n kibirlenmesi, haks\u0131z ve bo\u015f yere kibirlenmedir.<\/p>\n<p>Gelelim k\u0131ssadan hisseye:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>43- Andolsun ki biz, ilk nesilleri yok ettikten sonra Musa&#8217;ya olur ki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, \u00f6\u011f\u00fct al\u0131rlar diye, insanlar i\u00e7in apa\u00e7\u0131k deliller, hidayet rehberi ve rahmet olarak o Kitab&#8217;\u0131 (Tevrat&#8217;\u0131) vermi\u015fizdir.<\/p>\n<p>44- (Resul\u00fcm!) Musa&#8217;ya emrimizi vahyetti\u011fimiz s\u0131rada sen bat\u0131 y\u00f6n\u00fcnde bulunmuyordun ve (o hadiseyi) g\u00f6renlerden de\u011fildin.<\/p>\n<p>45- Bilakis biz (o zamandan senin zaman\u0131na kadar) nice nesiller var ettik de, onlar\u0131n \u00fczerinden uzun zamanlar ge\u00e7ti. Sen onlara \u00e2yetlerimizi okuyarak, Medyen halk\u0131 aras\u0131nda bulunanlardan da de\u011fildin; aksine biz (ba\u015fka) peygamber g\u00f6ndermi\u015ftik.<\/p>\n<p>46- (Musa&#8217;ya) seslendi\u011fimiz zaman da, T\u00fbr&#8217;un yan\u0131nda de\u011fildin. Bilakis senden \u00f6nce kendilerine uyar\u0131c\u0131 (peygamber) gelmeyen bir kavmi uyarman i\u00e7in Rabbinden bir rahmet olarak (orada ge\u00e7enleri sana bildirdik), ola ki onlar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp \u00f6\u011f\u00fct al\u0131rlar.<\/p>\n<p>47- Bizzat kendi yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 ba\u015flar\u0131na bir musibet geldi\u011finde, &#8220;Rabbimiz! Ne olurdu bize bir peygamber g\u00f6nderseydin de, \u00e2yetlerine uysak ve m\u00fcminlerden olsayd\u0131k&#8221; diyecek olmasalard\u0131 (seni g\u00f6ndermezdik).<\/p>\n<p>48- Fakat onlara taraf\u0131m\u0131zdan o hak (peygamber) gelince, &#8220;Musa&#8217;ya verilen (mucizeler) gibi ona da verilmeli de\u011fil miydi?&#8221; dediler. Peki daha \u00f6nce Musa&#8217;ya verileni de ink\u00e2r etmemi\u015fler miydi? &#8220;Birbirini destekleyen iki sihir&#8221; demi\u015fler ve \u015funu s\u00f6ylemi\u015flerdi: &#8220;Do\u011frusu biz hi\u00e7birine inanm\u0131yoruz.&#8221;<\/p>\n<p>49- (Resul\u00fcm!) De ki: &#8220;E\u011fer do\u011fru s\u00f6zl\u00fcler iseniz, Allah kat\u0131ndan bu ikisinden (bana ve Musa&#8217;ya inen kitaplardan) daha do\u011fru bir kitap getirin de ben ona uyay\u0131m!&#8221;<\/p>\n<p>50- E\u011fer sana cevap vermezlerse, bil ki onlar, s\u0131rf heveslerine uymaktad\u0131rlar. Allah&#8217;tan bir yol g\u00f6sterici olmaks\u0131z\u0131n kendi hevesine uyandan daha sap\u0131k kim olabilir? Elbette Allah zalim kavmi do\u011fru yola iletmez.<\/p>\n<p>43- Andolsun biz Musa&#8217;ya o kitab\u0131, yani Tevrat&#8217;\u0131 verdik. \u0130lk nesilleri yok ettikten sonra. Demek ki, Kur&#8217;\u00e2n lisan\u0131nda birinci nesil Firavun&#8217;un helaki ile sona eriyor. Ve i\u015fte T\u00e2h\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde Firavun&#8217;un &#8220;\u00d6yle ise \u00f6nceki milletlerin hali ne olacak!&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/51) sorusuna &#8220;Musa, onlar hakk\u0131ndaki bilgi, dedi, Rabbimin yan\u0131nda bir kitapta bulunur. Rabbim ne yan\u0131l\u0131r, ne de unutur&#8221; (T\u00e2h\u00e2, 20\/52) cevab\u0131n\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n bu oldu\u011fu, buradan anla\u015f\u0131l\u0131yor. Firavun&#8217;un yok olmas\u0131ndan veya Tevrat&#8217;\u0131n indirilmesinden \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n do\u011fu\u015funa kadar &#8220;Kur\u00fbn-\u0131 vust\u00e2 (orta nesiller) oluyor. \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n do\u011fu\u015fu ile de ahir zaman, yani &#8220;Kur\u00fbn-\u0131 uhra&#8221; (son nesiller) ba\u015fl\u0131yor. Demek ki, Hz. Musa&#8217;n\u0131n peygamber olarak g\u00f6nderilmesi ile birinci nesiller kapan\u0131p orta nesiller a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, Hz. Muhammed&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderilmesi ile orta nesillere son verilip son nesiller ba\u015fl\u0131yor. Ancak Hz. Musa&#8217;n\u0131n peygamberli\u011finden Firavun&#8217;un suda bo\u011fulmas\u0131na kadar olan zaman ilk nesillere dahil edildi\u011fi gibi, Hz. Muhammed&#8217;in hicretine kadar olan m\u00fcddet de orta nesillere dahil edilerek \u0130sl\u00e2m tarihi Hicret&#8217;ten ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Tevrat&#8217;\u0131 birinci nesillerin helak\u0131nden sonra insanlar i\u00e7in apa\u00e7\u0131k deliller hidayet rehberi ve rahmet olmak \u00fczere verdik olur ki, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, \u00f6\u011f\u00fct al\u0131rlar, diye. \u00d6nceki nesillerin halini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, ibret al\u0131rlar da Firavun ve askerleri gibi zul\u00fcm, haks\u0131zl\u0131k etmezler, ate\u015fe girmezler, diye. Bu \u015fekilde Tevrat&#8217;\u0131n indirili\u015f hikmetini a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n indirili\u015f hikmeti ile Muhammed (s.a.v)in peygamberli\u011fini anlatmak i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>44- Sen ise bat\u0131 taraf\u0131nda, o da\u011f\u0131n bat\u0131 yakas\u0131nda Musa&#8217;n\u0131n levhalar\u0131 ald\u0131\u011f\u0131 mikat yerinde de\u011fildin. Musa&#8217;ya o emrimizi vahyetti\u011fimiz s\u0131rada, yani o vahiy ve Tevrat ile h\u00fck\u00fcm verip peygamberli\u011fi i\u015fini sa\u011flamla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, Musa&#8217;n\u0131n yan\u0131nda olmad\u0131\u011f\u0131n gibi \u015fahidlerden de, g\u00f6renlerden de de\u011fildin. O zaman o s\u0131rada haz\u0131r mevcutlardan da de\u011fildin.<\/p>\n<p>45- Ve fakat biz nice nesiller var ettik, birinci nesillerin helakinden sonra Tevrat&#8217;\u0131n hidayet co\u015fkunlu\u011fu ile orta nesiller meydana geldi. Onlar\u0131n \u00fczerinden uzun zamanlar ge\u00e7ti. Zaman\u0131n ge\u00e7mesiyle kocad\u0131lar, \u015fa\u015fk\u0131nla\u015ft\u0131lar, o ne\u015fe k\u00f6reldi. O iman din\u00e7li\u011fi, o amel kudreti kalmad\u0131, kalpler kat\u0131la\u015ft\u0131, din duygusu s\u00f6nd\u00fc, \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit bid&#8217;atlar, ihtilaflar, bozmalar ile \u015feriat ve h\u00fck\u00fcmler bozuldu, \u00f6zellikle sonlar\u0131na do\u011fru g\u00fcnah ve uyu\u015fukluk \u00e7o\u011fald\u0131. Bundan dolay\u0131 il\u00e2h\u00ee hikmet gere\u011fi yeni bir ruh ile, yeni bir hukuk gerekti. Musa&#8217;n\u0131n hissetti\u011fi o ate\u015fi yeniden duyurmak, Allah sevgisi ile yeni bir hayat istek ve arzusu vermek i\u00e7in yeni bir kitap, yeni bir peygamberle haberleri ve h\u00fck\u00fcmleri yenilemek gerekti; bu sebeple, sana vahiy g\u00f6nderip bunlar\u0131 bildirdik. Tevrat, orta nesilleri ayd\u0131nlatmak i\u00e7in verildi\u011fi gibi, bu \u015fekilde Kur&#8217;\u00e2n da orta nesillerin uyu\u015fuklu\u011funa son verip yeni nesilleri ayd\u0131nlatmak i\u00e7in g\u00f6nderildi.<\/p>\n<p>F\u0131k\u0131hta &#8220;ezman\u0131n te\u011fayy\u00fcr\u00fc ile ahkam\u0131n te\u011fayy\u00fcr\u00fc ink\u00e2r olunamaz&#8221; (Zaman\u0131n de\u011fi\u015fmesi ile h\u00fck\u00fcmlerin de\u011fi\u015fmesi ink\u00e2r edilemez) kaidesinin bir asl\u0131 demek olan bu veciz \u00e2yet, Hz. Muhammed (s.a.v)&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderilmesinin bir s\u0131rr\u0131n\u0131 ve hikmetini g\u00f6stermekte ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n her zaman hakim olabilmesinin esas y\u00f6n\u00fcn\u00fc anlatmaktad\u0131r ki, uzun zaman ge\u00e7erek eskimi\u015f olan insan toplumunu il\u00e2h\u00ee bir emir olan bir do\u011fu\u015f &#8220;son bir do\u011fu\u015f&#8221; ile yenilemek kanunu, bunun do\u011frulu\u011funu ispat eden Hadid S\u00fbresi&#8217;nde gelecek olan &#8220;\u0130man edenlerin Allah&#8217;\u0131 anma ve O&#8217;ndan inen ger\u00e7ek i\u00e7in kalplerinin sayg\u0131 ile yumu\u015famas\u0131 zaman\u0131 daha gelmedi mi? Onlar daha \u00f6nce kendilerine kitap verilenler gibi olmas\u0131nlar. Onlar\u0131n \u00fczerinden uzun zaman ge\u00e7ti de kalpleri kat\u0131la\u015ft\u0131. Onlardan bir\u00e7o\u011fu yoldan \u00e7\u0131km\u0131\u015f kimselerdir. Bilin ki Allah \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra yery\u00fcz\u00fcn\u00fc canland\u0131r\u0131yor. Akl\u0131n\u0131z ersin diye ger\u00e7ekten, size \u00e2yetleri a\u00e7\u0131klad\u0131k.&#8221; (Had\u00eed, 57\/16-17) \u00e2yetidir. &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 bu \u00fcmmete muhakkak her y\u00fcz sene ba\u015f\u0131nda dinini yenileyecek kimse g\u00f6nderir.&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131ndaki hadis-i \u015ferif dahi as\u0131rdan asra bu \u00e2yetlerin tatbikat\u0131na te\u015fvik edici il\u00e2h\u00ee bir vaaddir. Bunun ilm\u00ee ve \u00e2mel\u00ee iki y\u00f6n\u00fc vard\u0131r:<\/p>\n<p>\u0130lm\u00ee y\u00f6n\u00fcn\u00fc Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da, amel\u00ee y\u00f6n\u00fcn\u00fc de Resulullah&#8217;\u0131n s\u00fcnneti ile \u00fcmmetin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tarih i\u00e7erisinde aramal\u0131d\u0131r. &#8220;\u00c2limler peygamberlerin varisleridir&#8221; Hadis-i \u015eerifinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 da bu \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kar. Fakat dini yenilemek, dinde asl\u0131 olmayan bid&#8217;at meydana getirmek, demek olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 unutmamal\u0131d\u0131r. As\u0131ls\u0131z bid&#8217;atlar, hevad\u0131r, toplumu gen\u00e7le\u015ftirmez bozar, ihtilafa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr, sap\u0131t\u0131r. Hadis-i Nebevide buyuruldu\u011fu gibi &#8220;her bid&#8217;at dalalettir, her dalalet ate\u015ftedir.&#8221; Bu a\u00e7\u0131klamadan anla\u015f\u0131l\u0131r ki, burada Peygamberin ilmindeki \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc anlatmak i\u00e7in getirilen bu \u00e2yette ince ve apa\u00e7\u0131k bir icaz vard\u0131r. Sebep zikredilmi\u015f nail olunmas\u0131n\u0131n as\u0131l hedefi olan m\u00fcsebbeb, hazfedilip sonra &#8220;aksine biz ba\u015fka Peygamberler g\u00f6ndermi\u015ftik&#8221; diye anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. As\u0131l m\u00e2n\u00e2 da \u015fudur: &#8220;Sen ne orada, ne o zamanda haz\u0131r de\u011fildin ki, onlar\u0131, bilesin, fakat biz vahiy ile Peygamberlik verdik de bildin, sebebi de zaman uzamakla orta nesiller eskimi\u015f, dinler bozulmu\u015f oldu\u011fundan, yenilemek i\u00e7in yeni bir peygamberin g\u00f6nderilmesi gerekmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Burada \u015f\u00f6yle bir soru akla gelebilir. Haz\u0131r ve \u015fahid de\u011fil ise ba\u015fkalar\u0131ndan \u00f6\u011frenmi\u015f olamaz m\u0131? buna cevap olarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Sen Medyen halk\u0131 i\u00e7erisinde bulunup \u00e2yetlerimizi onlardan okuyarak \u00f6\u011frenmi\u015f de de\u011fildin, burada Medyen halk\u0131 &#8220;zikri h\u00e2s, irade-i \u00e2mm&#8221; kabilindendir. Maksat hi\u00e7 kimseden okuyup \u00f6\u011frenmedin, demektir. Bunun bu \u015fekilde s\u00f6ylenmesi Musa ile mukayeseye bir i\u015faret olmas\u0131 i\u00e7indir. Yani Musa&#8217;n\u0131n Medyen&#8217;e gitti\u011fi ve orada, e\u011fle\u015fti\u011fi bilinmekte. O, orada bir talim g\u00f6rm\u00fc\u015f olabilir, fakat sen \u00f6yle de de\u011filsin. Bulundu\u011fun yerde kimseden okuyup \u00f6\u011frenmedi\u011fin herkesce bilinmekle beraber, onun Medyen&#8217;e gidip e\u011fle\u015fti\u011fi gibi, d\u0131\u015farda kal\u0131p ders almad\u0131\u011f\u0131n da bilinmektedir. Fakat peygamberlik verip g\u00f6nderen biz olduk.<\/p>\n<p>46- Hem o seslenmeyi, yani &#8220;Ey Musa, ben bil ki \u00e2lemlerin Rabbiyim! Ve as\u00e2n\u0131 at&#8221;. seslenmesini yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z vakit de T\u00fbr&#8217;un yan\u0131nda de\u011fildin. Fakat Rabbinden bir rahmet olarak g\u00f6nderildin ki senden \u00f6nce kendilerine bir uyar\u0131c\u0131 gelmemi\u015f olan bir kavmi uyarman i\u00e7in gerek ki d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, nasihat dinlerler, ak\u0131llar\u0131n\u0131 ba\u015flar\u0131na al\u0131rlar diye.<\/p>\n<p>Bu kavimden maksat Arab&#8217;d\u0131r deniliyor. Ger\u00e7i Arab&#8217;a daha \u00f6nceleri Hz. \u0130smail gelmi\u015fti. Fakat o Musa&#8217;dan \u00f6nce evvelki nesillere aittir. S\u00f6z ise orta nesillerdedir. Orta nesiller zaman\u0131nda onlara hi\u00e7bir peygamber gelmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>RAHMET, \u00e2lemler i\u00e7in rahmet, olmakla beraber, korkutmaya bunlardan ba\u015flan\u0131lmas\u0131, \u015fimdiye kadar kendilerine hi\u00e7bir korkutucu g\u00f6nderilmemi\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131, hepsinden daha \u00e7ok merhamete lay\u0131k olmalar\u0131ndand\u0131r. Onun i\u00e7in bu nokta \u015fu \u00e2yette \u00f6zellikle hat\u0131rlat\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>47-48 &#8220;Bizzat kendi yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 ba\u015flar\u0131na bir musibet geldi\u011finde derler ki&#8230;&#8221; \u0130\u015fte sen bu hikmetlerle Musa&#8217;ya verilenden daha \u00f6nemli bir kitap ile rahmetin ta kendisi olarak g\u00f6nderildi\u011fin halde bu suretle taraf\u0131m\u0131zdan kendilerine hak, o hak olan Kur&#8217;\u00e2n geldi\u011fi zaman, ders almad\u0131lar da Musa&#8217;ya verilen gibisi verilse ya, dediler. Ya bundan \u00f6ne Musa&#8217;ya verileni ink\u00e2r etmediler de mi? \u0130ki sihir ortaya \u00e7\u0131kt\u0131, birbirlerine yard\u0131m ediyorlar, dediler. Tevrat&#8217;\u0131 da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 da cazibesiyle insan\u0131 kand\u0131ran ve fakat asl\u0131 olmayan bir sihir sayd\u0131lar. Ve biz hi\u00e7 birine inanm\u0131yoruz dediler. Mekkeliler, yahudilere bir bayramlar\u0131nda i\u00e7lerinden bir heyet g\u00f6nderdiler, onlara Peygamber efendimizden sordular, onlar da &#8220;Biz Tevrat&#8217;ta b\u00fct\u00fcn vas\u0131flar\u0131yla buluyoruz&#8221; dediler. \u0130\u015fte bu heyet d\u00f6n\u00fcp yahudilerin s\u00f6ylediklerini haber verdi\u011fi zaman, Mekke m\u00fc\u015frikleri b\u00f6yle dediler. \u0130\u015fte bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n fesahat ve belagatine hayran olmakla beraber hak ve ger\u00e7ek oldu\u011funa inanmayan k\u00e2firler de \u00f6yle derler.<\/p>\n<p>49- De ki! Allah kat\u0131ndan bu ikisinden, yani Tevrat ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan daha do\u011fru, daha hidayete ula\u015ft\u0131ran bir kitap getirin ben ona tabi olay\u0131m e\u011fer do\u011frularsan\u0131z. Bunlar\u0131n insan aldatmak i\u00e7in uydurulmu\u015f bir sihir olduklar\u0131 iddias\u0131nda do\u011fru iseniz, daha do\u011frusunu getirmeniz gerekir; getirin bakal\u0131m, fakat ne m\u00fcmk\u00fcn. Allah taraf\u0131ndan Tevrat ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan daha do\u011fru yolu g\u00f6steren bir kitap getirilebilir mi?<\/p>\n<p>50- E\u011fer sana cevap verip uymazlarsa, daha do\u011frusunu getiremezlerse -ki getiremeyecekleri muhakkakt\u0131r.- art\u0131k bil ki, s\u0131rf hevalar\u0131na uyuyorlar. Halbuki Allah&#8217;tan hi\u00e7bir delil olmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131z heva ve hevesine uyandan daha sapk\u0131n, daha \u015fa\u015fk\u0131n kim olabilir? Elbette Allah zalimleri do\u011fru yola \u00e7\u0131karmaz.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>51- Andolsun ki biz, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp \u00f6\u011f\u00fct als\u0131nlar diye, s\u00f6z\u00fc (vahyi) birbiri ard\u0131nca ulam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>52- Ondan (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan) \u00f6nce kendilerine kitap verdiklerimiz, ona da iman ederler.<\/p>\n<p>53- Onlara (Kur&#8217;\u00e2n) okundu\u011fu zaman &#8220;O&#8217;na iman ettik. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Rabbimizden gelmi\u015f hakikattir. Esasen biz daha \u00f6nce de m\u00fcsl\u00fcman idik&#8221; derler.<\/p>\n<p>54- \u0130\u015fte onlara, sabretmelerinden \u00f6t\u00fcr\u00fc m\u00fckafatlar\u0131 iki defa verilecektir. Bunlar k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc iyilikle savarlar, kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131ktan da Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in harcarlar.<\/p>\n<p>55- Onlar, bo\u015f s\u00f6z i\u015fittikleri zaman, ondan y\u00fcz \u00e7evirirler ve &#8220;Bizim i\u015flerimiz bize, sizin i\u015fleriniz size. Size selam olsun. Biz kendini bilmezleri istemeyiz&#8221; derler.<\/p>\n<p>56- (Resul\u00fcm!) Sen sevdi\u011fini hidayete eri\u015ftiremezsin; bilakis, Allah diledi\u011fine hidayet verir ve hidayete girecek olanlar\u0131 en iyi O bilir.<\/p>\n<p>57- &#8220;Biz seninle beraber do\u011fru yola uyarsak, yurdumuzdan at\u0131l\u0131r\u0131z&#8221; dediler. Biz onlar\u0131, kendi kat\u0131m\u0131zdan bir r\u0131z\u0131k olarak her \u015feyin \u00fcr\u00fcnlerinin toplan\u0131p getirildi\u011fi, g\u00fcvenli, dokunulmaz bir yere (Mekke-i M\u00fckerreme&#8217;ye) yerle\u015ftirmedik mi? Fakat onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>58- Biz, mai\u015fetleriyle \u015f\u0131marm\u0131\u015f nice memleketi helak etmi\u015fizdir. \u0130\u015fte yerleri! Kendilerinden sonra oralarda pek az oturulabilmi\u015ftir. Onlara biz varis olmu\u015fuzdur.<\/p>\n<p>59- Rabbin, kendilerine \u00e2yetlerimizi okuyan bir peygamberi memleketlerin ana merkezlerine g\u00f6ndermedik\u00e7e, memleketleri hel\u00e2k edici de\u011fildir. Zaten biz, ancak halk\u0131 zalim olan memleketleri hel\u00e2k etmi\u015fizdir.<\/p>\n<p>60- Size verilen \u015feyler, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ge\u00e7im vas\u0131tas\u0131 ve debdebesidir. Allah kat\u0131nda olanlar ise, daha hay\u0131rl\u0131 ve daha kal\u0131c\u0131d\u0131r. H\u00e2l\u00e2 buna akl\u0131n\u0131z ermeyecek mi?<\/p>\n<p>51- Onlara s\u00f6z\u00fc ulad\u0131k durduk, yani Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yetlerini birbiri ard\u0131nca g\u00f6ndermeye devam ettik ki d\u00fc\u015f\u00fcneler, dinleyip d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp de iman edeler diye.<\/p>\n<p>52-54- Bundan, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00f6nce kitap verdiklerimiz, yahudilerden i\u00e7lerinde Ebu Rifaa bulunan on ki\u015fi iman etmi\u015f, kendilerine eziyet edilmi\u015fti. \u0130ncil ehlinden k\u0131rk ki\u015fi Resulullah&#8217;a peygamberli\u011finden \u00f6nce iman etmi\u015flerdi; otuz ikisi Cafer b. Ebu Talib ile beraber Habe\u015fistan&#8217;dan gelmi\u015f, sekizi de Bah\u00eera, Ebrehe, E\u015fref, Amir, Eymen, \u0130dris, N\u00e2fi&#8217; ve Temim \u015eam&#8217;dan gelmi\u015flerdi. Bu \u00e2yetin indirilmesine sebep bunlar olmu\u015f ise de \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n geli\u015fine g\u00f6re kitap ehlinden b\u00fct\u00fcn iman edenleri i\u00e7ine almaktad\u0131r. Buna onlar, haklar\u0131nda s\u00f6z\u00fc ulad\u0131klar\u0131m\u0131z de\u011fil de onlar iman ediyorlar iki kere, biri \u00f6nceden \u0130sl\u00e2mlar\u0131 biri de sonradan \u0130sl\u00e2m olu\u015flar\u0131 \u00fczerine k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc iyilikle savarlar, g\u00fcnahlar\u0131 ibadet ve taat ile giderirler, \u00e7\u00fcnk\u00fc &#8220;Muhakkak ki iyilikler, k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri giderir.&#8221; (H\u00fbd, 11\/114) \u00e2yeti a\u00e7\u0131kt\u0131r. Peygamber efendimiz, Muaz (r.a)&#8217;a demi\u015ftir ki, &#8220;K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn arkas\u0131ndan bir iyilik yap, onu mahveder.&#8221; Bununla beraber, ezay\u0131, yumu\u015fakl\u0131kla; k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc, iyilikle; \u015ferri, hay\u0131r ile; bilgisizli\u011fi ilim ile; \u00f6fkeyi, yutmakla; \u015firki &#8220;Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h olmad\u0131\u011f\u0131na \u015fehadet etmekle&#8221; diye de tefsir etmi\u015flerdir. Dilimizde:<\/p>\n<p>\u0130yili\u011fe iyilik her ki\u015finin k\u00e2r\u0131 (i\u015fi)<\/p>\n<p>Kemli\u011fe (k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe) iyilik er ki\u015finin k\u00e2r\u0131 (i\u015fi)<\/p>\n<p>diye me\u015fhur olan s\u00f6z de bu m\u00e2n\u00e2yad\u0131r.<\/p>\n<p>55- Sakat s\u00f6z, M\u00fccahid, eziyet ve s\u00f6vmek demi\u015f; Dahk\u00e2k, \u015firk demi\u015f; \u0130bn\u00fc Zeyd, Resulullah&#8221;\u0131n vas\u0131flar\u0131n\u0131 yahudilerin de\u011fi\u015ftirmesi demi\u015ftir. Ondan y\u00fcz \u00e7evirirler &#8220;Bo\u015f bir \u015feye rastlad\u0131klar\u0131nda vakar ile (oradan) ge\u00e7ip giderler&#8221; (Furkan, 25\/72) \u00e2yetine uyarak vakar ile. Bizim amellerimiz bize, sizin amelleriniz size, diye ate\u015fkes anla\u015fmas\u0131 yaparlar. &#8220;Sizin dininiz size, benim dinim bana.&#8221; (K\u00e2fir\u00fbn, 109\/6) demek gibi. Bu selam, hay\u0131r dileme selam\u0131 de\u011fil. &#8220;Kendini bilmez kimseler kendilerine laf att\u0131klar\u0131nda (incitmeksizin) &#8216;selam!&#8217; derler (ge\u00e7erler)&#8221; (Furkan, 25\/63) gibi veda selam\u0131d\u0131r. Yani kavga etmeyelim, Allah&#8217;a \u0131smarlad\u0131k, yerindedir.<\/p>\n<p>56- Do\u011frusu sen sevdi\u011fine hidayet veremezsin. Burada hidayetten maksat yaln\u0131z s\u00f6zle iyili\u011fe sevk de\u011fil, bilfiil o yola eri\u015ftirmektir. Onun i\u00e7in &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki sen do\u011fru yolu g\u00f6stermektesin.&#8221; (\u015e\u00fbr\u00e2, 42\/52) \u00e2yetine z\u0131t olmaz. Bu \u00e2yet evveline ve sonras\u0131na bakarak Resulullah&#8217;\u0131 teselli i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk \u00f6nce merhamete lay\u0131k g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in korkuttu\u011fu, m\u00fcsl\u00fcman olmalar\u0131n\u0131 \u015fiddetle istedi\u011fi kavminin, yak\u0131ndan sevdi\u011fi hem\u015fehrilerinin, akrabas\u0131n\u0131n, gelen hakka iman etmeyip bulunduklar\u0131 halde \u0131srar etmeleri, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 dinler dinlemez &#8220;Biz buna iman ettik, biz \u00f6nceden de m\u00fcsl\u00fcmanlardan idik&#8221; diyen yabanc\u0131lar\u0131n aksine olarak peygamberlik bereketinden mahrum kalmalar\u0131 kendisini \u00fczm\u00fc\u015ft\u00fc. Buhar\u00ee, M\u00fcslim ve di\u011fer bir\u00e7ok hadis kitaplar\u0131nda ve tefsirlerde bunun bilhassa Ebu Talib sebebiyle indirildi\u011fi rivayet edilir. Bununla beraber, Fahreddin Raz\u00ee, bu \u00e2yetin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcnde Ebu Talib&#8217;in k\u00fcfr\u00fcne bir delil olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6zellikle hat\u0131rlatm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>57-60- S\u00f6z\u00fcn geli\u015fine g\u00f6re, indirili\u015f sebebi \u015fu \u00e2yetle anlat\u0131l\u0131yor denebilir: Bir taraftan da do\u011frusun amma dediler biz o do\u011fruya uyar, seninle beraber olursak derhal \u00e7arp\u0131l\u0131r yerimizden yurdumuzdan oluruz.<\/p>\n<p>HATF, y\u0131rt\u0131c\u0131 ku\u015flar\u0131n av kapmas\u0131 gibi s\u00fcratle \u00e7arp\u0131p almaya denilir.<\/p>\n<p>TEHATTUF da bu \u015fekilde \u00e7arp\u0131lmakt\u0131r. Haris b. Osman b. Nevfel b. Abdi Menaf, Resul-i Ekrem (s.a.v) efendimize gelmi\u015f de demi\u015f ki: &#8220;Biz biliyoruz sen \u015f\u00fcphesiz hak \u00fczeresin ve fakat korkuyoruz, sana tabi olup da Araplara muhalefet edersek, biz bir yiyimlik ba\u015f\u0131z, bizi yerimizden \u00e7arp\u0131p, kap\u0131\u015f\u0131verirler.&#8221; Buna cevap olarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Ya biz onlara emin bir ev olan Harem&#8217;i mekan k\u0131lmad\u0131k m\u0131? At\u0131f olup Ma&#8217;t\u00fcfu mahzuftur. takdirindedir. Yani, biz onlar\u0131 koruyup da mekanlar\u0131n\u0131 emniyetli bir Harem k\u0131lmad\u0131k m\u0131? Etraf\u0131nda Araplar\u0131n \u00e7arp\u0131\u015f\u0131p durdu\u011fu Beytin h\u00fcrmetiyle muhterem ve i\u00e7indekiler i\u00e7in emniyet evi bulunan bir Harem Ona her \u015feyin \u00fcr\u00fcnleri toplan\u0131p getirilecek, yani iman edildi\u011fi takdirde \u00e7arp\u0131l\u0131p al\u0131nmak \u015f\u00f6yle dursun, emniyet ve h\u00fcrmet daha da artacak ve \u015fimdiki gibi s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u015feklide toplanma ile kalmay\u0131p ilerde her taraftan her \u015feyin meyve ve \u00fcr\u00fcnleri toplan\u0131p getirilecek. Kendi kat\u0131m\u0131zdan bir r\u0131z\u0131k olmak \u00fczere ve fakat onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler de Allah&#8217;tan korkacakken ba\u015fkalar\u0131ndan korkarlar. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n \u00e7arpmas\u0131ndan de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan korkulmak gerekti\u011fini hat\u0131rlatmak i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>&#8220;Biz refahlar\u0131ndan gelirlerinden dolay\u0131 \u015f\u0131marm\u0131\u015f nice memleketleri helak etmi\u015fizdir&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>61- \u015eu halde, kendisine g\u00fczel bir vaadde bulundu\u011fumuz, ard\u0131ndan ona kavu\u015fan kimse, (s\u0131rf) d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ge\u00e7ici zevkini ya\u015fatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve sonra k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde (azab i\u00e7in) huzurumuza getirilenler aras\u0131nda bulunan kimse gibi midir?<\/p>\n<p>62- O g\u00fcn Allah onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rarak, &#8220;Benim ortaklar\u0131m olduklar\u0131n\u0131 iddia ettikleriniz, hani nerede?&#8221; diyecektir.<\/p>\n<p>63- (O g\u00fcn) haklar\u0131nda azaba itilme, h\u00fckm\u00fc ger\u00e7ekle\u015fen kimseler, &#8220;Rabbimiz! Biz nas\u0131l azm\u0131\u015fsak, i\u015fte bu azm\u0131\u015flar\u0131 da \u00f6ylece azd\u0131rd\u0131k. (Onlar\u0131n su\u00e7lar\u0131ndan) beri oldu\u011fumuzu sana arzederiz. Zaten onlar asl\u0131nda bizlere tapm\u0131yorlard\u0131.&#8221; derler.<\/p>\n<p>64- &#8220;(Allah&#8217;a ko\u015ftu\u011funuz) ortaklar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n!&#8221; denir, onlar da \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rlar; fakat kendilerine cevap vermezler ve (kar\u015f\u0131lar\u0131nda) azab\u0131 g\u00f6r\u00fcrler. Ne olurdu (d\u00fcnyada iken) do\u011fru yola girselerdi!<\/p>\n<p>65- O g\u00fcn Allah onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131p &#8220;Peygamberlere ne cevap verdiniz?&#8221; diyecektir.<\/p>\n<p>66- \u0130\u015fte o g\u00fcn onlara b\u00fct\u00fcn haberler kapkaranl\u0131k olmu\u015ftur; onlar birbirlerine de soramayacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>67- Fakat tevbe ederek, iman edip iyi i\u015fler yapan kimseye gelince, o, kurtulu\u015fa erenler aras\u0131nda olmay\u0131 umabilir.<\/p>\n<p>68- Rabbin, diledi\u011fini yarat\u0131r ve se\u00e7er. Onlar\u0131n se\u00e7im hakk\u0131 yoktur. Allah, onlar\u0131n ortak ko\u015ftuklar\u0131ndan m\u00fcnezzehtir ve \u015fan\u0131 y\u00fccedir.<\/p>\n<p>69- Rabbin, onlar\u0131n, sinelerinde gizlediklerini de, a\u00e7\u0131\u011fa vurduklar\u0131n\u0131 da bilir.<\/p>\n<p>70- \u0130\u015fte O, Allah&#8217;t\u0131r. O&#8217;ndan ba\u015fka tanr\u0131 yoktur. \u00d6n\u00fcnde de, sonunda da hamd O&#8217;nundur, h\u00fck\u00fcm O&#8217;nundur. Ve ancak O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.<\/p>\n<p>71- (Resul\u00fcm!) De ki: &#8220;D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcn\u00fcz m\u00fc hi\u00e7, e\u011fer Allah \u00fczerinizde geceyi t\u00e2 k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar aral\u0131ks\u0131z devam ettirse, Allah&#8217;tan ba\u015fka size \u0131\u015f\u0131k getirecek tanr\u0131 kimdir? H\u00e2l\u00e2 i\u015fitmeyecek misiniz?&#8221;<\/p>\n<p>72- De ki: &#8220;Haber verin bakay\u0131m, e\u011fer Allah \u00fczerinizde g\u00fcnd\u00fcz\u00fc ta k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar aral\u0131ks\u0131z devam ettirse, Allah&#8217;tan ba\u015fka, istirahat edece\u011finiz geceyi size getirecek tanr\u0131 kimdir? H\u00e2l\u00e2 g\u00f6rmeyecek misiniz?&#8221;<\/p>\n<p>73- Rahmetinden dolay\u0131, Allah, geceyi ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fc yaratt\u0131 ki geceleyin dinlenesiniz (g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn) ise O&#8217;nun l\u00fctuf ve kereminden (r\u0131zk\u0131n\u0131z\u0131) arayas\u0131n\u0131z. Umulur ki \u015f\u00fckredersiniz.<\/p>\n<p>74- Ve hele o g\u00fcn Allah onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rarak: &#8220;Benim ortaklar\u0131m olduklar\u0131n\u0131 iddia ettikleriniz hani, nerede?&#8221; diyecektir.<\/p>\n<p>75- (O g\u00fcn) her \u00fcmmetten bir \u015fahit \u00e7\u0131kar\u0131r, &#8220;Haydin, kesin delilinizi getirin!&#8221; deriz. O zaman bilirler ki, hakikat Allah&#8217;a aittir ve uydurageldikleri \u015feyler (putlar) de kendilerinden ayr\u0131l\u0131p kaybolmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>61-75- \u0130hzar edilenlerden. \u0130HZAR yakalan\u0131p hakk\u0131n huzuruna getirilmek. Biz onlar\u0131 kendi azd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi azd\u0131rd\u0131k, yani biz kendi hevam\u0131zla azd\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi onlar\u0131 da zorla de\u011fil kendi istekleriyle azd\u0131rd\u0131k. Onlar bize tapm\u0131yorlard\u0131, kendi keyiflerine tap\u0131yorlard\u0131. Rabbin neyi dilerse yarat\u0131r ve se\u00e7er. Yani diledi\u011fini yarat\u0131r ve yaratt\u0131klar\u0131ndan diledi\u011fini de se\u00e7er be\u011fenir. Peygamberlik, \u015fefaat gibi y\u00fcksek i\u015flere getirir. Onlar\u0131n se\u00e7me hakk\u0131 yoktur. Bundan dolay\u0131 onlar\u0131n Allah&#8217;tan ba\u015fka ortaklar ve \u015fefaat\u00e7iler se\u00e7meye ve tayine haklar\u0131 yoktur. Sermedi, aral\u0131ks\u0131z, devaml\u0131, demektir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>76- Karun, Musa&#8217;n\u0131n kavminden idi de, onlara kar\u015f\u0131 azg\u0131nl\u0131k etmi\u015fti. Biz ona \u00f6yle hazineler vermi\u015ftik ki, anahtarlar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli bir topluluk zor ta\u015f\u0131rd\u0131. Kavmi ona demi\u015fti ki: &#8220;\u015e\u0131marma! Bil ki Allah \u015f\u0131mar\u0131klar\u0131 sevmez.&#8221;<\/p>\n<p>77- &#8220;Allah&#8217;\u0131n sana verdi\u011finden (O&#8217;nun yolunda harcayarak) ahiret yurdunu g\u00f6zet, ama d\u00fcnyadan da nasibini unutma! Allah&#8217;\u0131n sana ihsan etti\u011fi gibi, sen de (insanlara) iyilik et. Yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculu\u011fu arzulama. \u015e\u00fcphesiz ki Allah, bozguncular\u0131 sevmez.&#8221;<\/p>\n<p>78- Karun ise: &#8220;O (servet) bana ancak kendimdeki bilgi sayesinde verildi.&#8221; demi\u015ftir. Bilmiyor muydu ki Allah, kendinden \u00f6nceki nesillerden, ondan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, ondan daha \u00e7ok taraftar\u0131 olan kimseleri helak etmi\u015fti. G\u00fcnahkarlardan g\u00fcnahlar\u0131 sorulmaz (Allah onlar\u0131n hepsini bilir).<\/p>\n<p>79- Derken Karun, ihti\u015fam i\u00e7inde kavminin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131. D\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 arzulayanlar, &#8220;Ke\u015fke Karun&#8217;a verilenin benzeri bizim de olsayd\u0131. Hakikat \u015fu ki o, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck devlet sahibidir&#8221; dediler.<\/p>\n<p>80- Kendilerine ilim verilmi\u015f olanlar ise, \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Yaz\u0131klar olsun size! \u0130man edip iyi i\u015fler yapanlara g\u00f6re Allah&#8217;\u0131n m\u00fckafat\u0131 daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Ona da ancak sabredenler kavu\u015fabilir.&#8221;<\/p>\n<p>81- Derken biz onu da, saray\u0131n\u0131 da yerin dibine ge\u00e7irdik. Art\u0131k Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kendisine yard\u0131m edecek taraftarlar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, o, kendini savunup kurtarabilecek kimselerden de de\u011fildi.<\/p>\n<p>82- Daha d\u00fcn onun yerinde olmay\u0131 isteyenler de: &#8220;Demek ki Allah kullar\u0131ndan diledi\u011fine r\u0131zk\u0131 \u00e7ok da, az da verir. \u015eayet Allah bize l\u00fctufta bulunmu\u015f olmasayd\u0131, bizi de yerin dibine ge\u00e7irirdi. Demek ki ink\u00e2rc\u0131lar iflah olmazm\u0131\u015f&#8221; demeye ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n<p>76- Firavun siyas\u00ee zul\u00fcm ve bask\u0131da alem (sembol) oldu\u011fu gibi, Karun da mal\u00ee bask\u0131 ve vurgunculukta alemdir. Bu \u015fekilde Karun hikayesi, ihtikarc\u0131, vurguncu bir kapitalist k\u0131ssas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Musa&#8217;n\u0131n kavminden idi. Yani \u0130srail o\u011fullar\u0131ndan ve Musa&#8217;n\u0131n akrabas\u0131ndan idi. Derken onlara kar\u015f\u0131 azg\u0131nl\u0131k etti, vurgunculuk yapt\u0131, zekat\u0131n\u0131 vermedi, Musa&#8217;ya isyan etti.<\/p>\n<p>77-82- Ve d\u00fcnyadan da nasibini unutma. D\u00fcnyadan nasibi, baz\u0131lar\u0131 helal d\u00fcnya r\u0131zk\u0131 ve me\u015fru d\u00fcnya zevki diye anlamak istemi\u015flerse de, o ge\u00e7ici d\u00fcnyan\u0131n kendisi demektir. As\u0131l d\u00fcnyadan nasib ise &#8220;D\u00fcnya ahiretin tarlas\u0131d\u0131r.&#8221; hadisi gere\u011fince, ahiret i\u00e7in edinilen faydal\u0131 \u015feyler, ahirete kalacak \u00e2meldir. Yoksa d\u00fcnyadan nasib bir kefendir.<\/p>\n<p>&#8220;Bir kefen alma tela\u015f\u0131 ile yokluk \u00e7\u00f6l\u00fcnden varl\u0131k pazar\u0131na birka\u00e7 \u00e7\u0131plak gelmi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>Yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk aramaz. Bu kadar hazineyi saklay\u0131p da serveti hapsetmek asl\u0131nda bozgundur. Kendimdeki ilim sayesinde bu ilme baz\u0131lar\u0131 ticaret ve iktisad ilmi demi\u015fler, baz\u0131lar\u0131 da &#8220;el-kimya&#8221; ilmi demi\u015flerdir. Ya bilmiyor muydu? Yani, yaln\u0131z ilmi ile olsa \u00f6nceki nesiller i\u00e7inde ondan daha kuvvetli ve daha \u00e7ok servetli (Firavun gibi) kimseleri Allah&#8217;\u0131n helak etmi\u015f oldu\u011funu bilmiyor mu idi? Niye bu ilmi ile istifade etmedi?<\/p>\n<p>Halbuki su\u00e7lulara g\u00fcnahlar\u0131ndan soru da sorulmaz. Yani filan su\u00e7u, g\u00fcnah\u0131 i\u015fleyen kimdir? diye ara\u015ft\u0131rmak i\u00e7in ne \u015fundan, ne bundan ve ne de kendilerinden sorulmaya gerek g\u00f6r\u00fclmeksizin Allah taraf\u0131ndan bilinmektedirler. Meleklerce de y\u00fczlerinden bilinir ve derhal yaka pa\u00e7a tutulurlar. &#8220;Su\u00e7lular simalar\u0131ndan tan\u0131n\u0131r, al\u0131nlar\u0131ndan ve ayaklar\u0131ndan yakalan\u0131rlar.&#8221; (Rahm\u00e2n, 55\/41).<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>83- \u0130\u015fte ahiret yurdu! Biz onu yery\u00fcz\u00fcnde b\u00f6b\u00fcrlenmeyi ve bozgunculu\u011fu arzulamayan kimselere veririz. (En g\u00fczel) ak\u0131bet, takva sahiplerinindir.<\/p>\n<p>84- Kim bir iyilik getirirse ona ondan daha \u00fcst\u00fcn kar\u015f\u0131l\u0131k vard\u0131r. Kim bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck getirirse, o k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri i\u015fleyenler, ancak yapt\u0131klar\u0131 kadar ceza g\u00f6r\u00fcrler.<\/p>\n<p>85- (Resul\u00fcm!) Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 (okumay\u0131, tebli\u011f etmeyi ve ona uymay\u0131) sana farz k\u0131lan Allah, elbette seni (yine) d\u00f6n\u00fclecek yere d\u00f6nd\u00fcrecektir. De ki: &#8220;Rabbim, kimin hidayetle geldi\u011fini ve kimin apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7inde oldu\u011funu en iyi bilendir.&#8221;<\/p>\n<p>86- Sen, bu kitab\u0131n sana vahyolunaca\u011f\u0131n\u0131 ummuyordun. Bu ancak Rabbinden bir rahmettir. O halde sak\u0131n k\u00e2firlere arka \u00e7\u0131kma!<\/p>\n<p>87- Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleri sana indirildikten sonra, art\u0131k sak\u0131n onlar seni bu \u00e2yetlerden al\u0131koymas\u0131nlar. Rabbine davet et. Asla m\u00fc\u015friklerden olma!<\/p>\n<p>88- Allah ile birlikte ba\u015fka bir tanr\u0131ya tap\u0131p yalvarma! O&#8217;ndan ba\u015fka tanr\u0131 yoktur. O&#8217;nun zat\u0131ndan ba\u015fka her \u015fey helak olacakt\u0131r. H\u00fck\u00fcm O&#8217;nundur ve siz ancak O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.<\/p>\n<p>83- O ahiret evi, son yurd, yani cennet. Biz onu, o kimseler i\u00e7in k\u0131lar\u0131z ki yery\u00fcz\u00fcnde b\u00f6b\u00fcrlenmeyi ve bozgunculu\u011fu istemezler. &#8220;Ul\u00fcvv&#8221;den maksat, ululanmak, imana tenezz\u00fcl etmemek, kibirlenmek, kafa tutmak; fesad ise, herhangi bir \u015feyi ve mallar\u0131 faydalan\u0131labilecek halden \u00e7\u0131karmak ve \u00f6zellikle Rabb\u0131na isyan ile kendi nefsini heder etmek, yok etmektir. Yani yery\u00fcz\u00fcnde Hakk&#8217;a kar\u015f\u0131 kibir ve ihtiras ile Firavun gibi ululanmak, bask\u0131 yapmak da istemezler; Karun gibi bask\u0131 ve isyan ile fesat da arzu etmezler. Hz. Ali (r.a) den rivayet edilir ki: &#8220;Bu \u00e2yeti valilerden ve di\u011fer kudreti bulunan insanlardan adalet ve tevazu sahibi olanlar hakk\u0131nda indi.&#8221; der imi\u015f. Hatem-i T\u00e2\u00ee&#8217;nin o\u011flu Adiy, Peygamber efendimizin huzuruna geldi\u011fi zaman kendisine bir minder konulmu\u015ftu, o yere oturdu. Peygamber efendimiz de: &#8220;Ben \u015fehadet ederim ki sen yery\u00fcz\u00fcnde ne ululuk, ne fesat arzu etmiyorsun buyurdu; bunun \u00fczerine derhal m\u00fcsl\u00fcman oldu&#8221;. T\u00e2bi\u00een&#8217;den Fudayl bu \u00e2yeti okur okur, burada b\u00fct\u00fcn emeller gitti, dermi\u015f.\u00d6mer b. Abdulaziz de, vefat\u0131na kadar bu \u00e2yeti tekrar tekrar okur, dururmu\u015f. Ve o g\u00fczel akibet, Cennet korunan muttakiler i\u00e7indir. Bu c\u00fcmlenin tekrardan ibaret olmamas\u0131 i\u00e7in ayr\u0131ca bir fayday\u0131 ifade etti\u011finde \u015f\u00fcphe yoktur. Kendileri Firavun ve Karun gibi olmay\u0131 arzu etmemekle beraber Firavun ve Karun gibilerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na meydan vermemek i\u00e7in de sak\u0131n\u0131p korunan muttakiler, demek olur. Biraz sonra &#8220;Sak\u0131n k\u00e2firlere arka \u00e7\u0131kma&#8221;, &#8220;Sak\u0131n m\u00fc\u015friklerden olma&#8221; \u00e2yetleri de bunu a\u00e7\u0131klar.<\/p>\n<p>84- \u0130yi amma ahirette ne var? Her kim iyilikle gelirse, o takva ile sonunda Hakk&#8217;\u0131n huzuruna var\u0131rsa o vakit ona ondan daha hay\u0131rl\u0131s\u0131, daha g\u00fczeli var, daha g\u00fczeli, daha fazlas\u0131. Her kim de k\u00f6t\u00fcl\u00fckle gelirse art\u0131k o k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri yapanlar, ancak yapt\u0131klar\u0131 ile cezalan\u0131rlar. K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn cezas\u0131 onun gibi k\u00f6t\u00fcl\u00fck olur, g\u00fczellik olmaz.<\/p>\n<p>85- Herhalde sana bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 farz k\u0131lan, yani bu Kur&#8217;\u00e2n ile ameli farz k\u0131lan Cenab-\u0131 Hak elbette seni d\u00f6n\u00fclecek yere d\u00f6nd\u00fcrecektir. Bu \u00e2yet Mekke&#8217;den hicret esnas\u0131nda Cuhfe&#8217;de indi\u011fine g\u00f6re, me\u00e2d, \u00f6l\u00fcm; d\u00f6nd\u00fcrmekten maksat ise Mekke&#8217;ye geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclmedir. Yani ahirete irtihal etmeden \u00f6nce seni bu \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n yere geri getirecek, Mekke&#8217;yi fethettirecektir.<\/p>\n<p>86-87- Hem sen bu kitab\u0131n sana indirilece\u011fini umuyor de\u011fildin. Okur yazar de\u011fildin. Ancak bu, Rabbinden bir rahmet olarak indirildi. \u0130\u015fte geri gelmen de, b\u00f6yle \u00fcmid edilmezken yaln\u0131zca Rabbinden bir nimet olarak meydana gelecektir. O halde sak\u0131n k\u00e2firlere arka \u00e7\u0131kma, topluluklar\u0131na kat\u0131l\u0131p, k\u00fcf\u00fcrlerine kuvvet vermekten korun. Ve sak\u0131n o k\u00e2firler seni, Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinden al\u0131koymas\u0131nlar. Ge\u00e7mi\u015fe ve gelece\u011fe ait bu haberler, bu vaadler, bu emirler bu yasaklar hep Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir. Bunlar\u0131n sana indirildikten sonra, tebli\u011finden, tatbikinden vazge\u00e7irtmesinler. Ve Rabbine davet et, herkesi O&#8217;na ibadet ve tevhide \u00e7a\u011f\u0131r ve sak\u0131n o m\u00fc\u015friklerden olma, yani<\/p>\n<p>88- Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda di\u011fer bir il\u00e2ha \u00e7a\u011f\u0131rma O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h yok, O&#8217;nun y\u00fcz\u00fcnden ba\u015fka her \u015fey helak olacakt\u0131r. Yani O&#8217;nun zat\u0131ndan ba\u015fka her\u015fey, her mevcud asl\u0131nda, yokluk demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;ndan ba\u015fka her \u015feyin varl\u0131\u011f\u0131 kendinden de\u011fil, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya dayand\u0131\u011f\u0131ndan her an yok olmay\u0131 kabul edici ve yok olmaya haz\u0131r olmakla asl\u0131nda yok demektir veya yok olacakt\u0131r. Ancak O zat\u0131nda diri, ezel\u00ee ve ebed\u00ee, varl\u0131\u011f\u0131 kendisiyle var oland\u0131r. \u00c7o\u011funun tercih etti\u011fi m\u00e2n\u00e2 budur. Di\u011fer bir m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re, &#8220;vech&#8221;, kastedilen ve y\u00f6nelinen y\u00f6n m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak O&#8217;nun y\u00fcz\u00fcnden, yani O&#8217;nun r\u0131za ve ho\u015fnutlu\u011fu kastedilen y\u00f6nden ba\u015fka, her \u015fey helaktedir demek olur ki, ahiret nimetlerinin fani, ge\u00e7ici olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131r. Bir de her \u015feyin Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya y\u00f6nelik y\u00fcz\u00fc, Allah&#8217;\u0131n ilmindeki ger\u00e7ek \u015fekli demek olur ki, her \u015feyin Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc bununlad\u0131r. H\u00fck\u00fcm O&#8217;nun, ba\u015fkas\u0131n\u0131n de\u011fil. O&#8217;ndan ba\u015fka h\u00fck\u00fcm ve h\u00fck\u00fcmet, kanun \u00e7\u0131karmaya ve kanun yapmaya kalk\u0131\u015fanlar\u0131n hepsinin h\u00fckm\u00fc bozulur, ancak O&#8217;nunki bozulmaz ve hep O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz, hepiniz \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fczden sonra O&#8217;nun huzuruna g\u00f6t\u00fcr\u00fclecek, mahkeme olunacak, ona g\u00f6re cezan\u0131z, m\u00fckafat\u0131n\u0131z ne ise alacaks\u0131n\u0131z. \u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn k\u0131ssalar\u0131n sonu i\u015fte bu &#8220;Ve hep O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.&#8221; h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Kimin haddinedir ki bu h\u00fckme boyun e\u011fmesin!<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>28-KASAS: 1-4- \u0130fadesi g\u00fczel, parlak kitap, a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya koyup a\u00e7\u0131klayan kitap ki, kastedilen Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. Levh-i Mahf\u00fbz, diyenler de vard\u0131r. Tilavetle okuyaca\u011f\u0131z. T\u0130LAVET: Takip etmek, arkas\u0131na d\u00fc\u015fmektir. R\u00e2g\u0131b&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re \u00f6zellikle Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n indirilmi\u015f kitaplar\u0131n\u0131 ya okumak veya i\u00e7indeki emir ve yasa\u011f\u0131, te\u015fvik ve sak\u0131nd\u0131rmay\u0131 dikkatle takip etmektir. Demek ki tilavet okumaktan bir y\u00f6nden daha \u00f6zeldir. &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12092,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1176,1175,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1894","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-28-kasas","tag-28-kasas-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1894","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1894"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1894\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12092"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1894"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1894"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1894"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}