{"id":1898,"date":"2010-11-18T22:32:54","date_gmt":"2010-11-18T22:32:54","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1898"},"modified":"2010-11-18T22:32:54","modified_gmt":"2010-11-18T22:32:54","slug":"26-suara-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/26-suara-tefsiri\/","title":{"rendered":"26-\u015eUARA SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>26-\u015eUARA:<\/p>\n<p>1-3- Bu s\u00fbrenin ismi, m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 Allah bilir. , den, , den, , dan diye Muhammed b. K\u00e2&#8217;b&#8217;dan bir rivayet de vard\u0131r. \u015eiddet harflerinin en \u015fiddetlisi, kalkale harflerinin en serti, isti&#8217;l\u00e2 harflerinin en kal\u0131n\u0131 oldu\u011fundan, ilk seste bu s\u00fbrenin \u015fiddetli bir korkutma ifade etti\u011fini hissettirir. &#8220;Ta&#8221;n\u0131n T\u00fbr Da\u011f\u0131na, &#8220;s\u00een&#8221;in Musa&#8217;ya, &#8220;m\u00eem&#8221; in Muhammed&#8217;e i\u015faret oldu\u011fu da zihne \u00e7arpar.<\/p>\n<p>Bunlar, s\u00fbrede b\u00f6yle basit harflerden olu\u015farak okunacak \u00e2yetler, i\u015fte o m\u00fcbin (apa\u00e7\u0131k) kitab\u0131n \u00e2yetleridir.<\/p>\n<p>M\u00dcB\u00ceN: &#8220;B\u00e2ne&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na &#8220;eb\u00e2ne&#8221;den &#8220;beyyin&#8221; gayet a\u00e7\u0131k, parlak demek oldu\u011fundan; kitab-\u0131 m\u00fcb\u00een, i&#8217;caz\u0131 a\u00e7\u0131k olan kitap demek olur ki, kastedilen Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. Hakk\u0131 a\u00e7\u0131klayan demek dahi olabilirse de buraya uygun olan \u00f6ncekidir.<\/p>\n<p>4-7- G\u00f6kten bir \u00e2yet, iman etmeye mecbur edecek bir \u00e2yet, tepeden inme kesin bir bela. Halbuki Peygamber ve kitap g\u00f6ndermekten il\u00e2h\u00ee kas\u0131t zorla de\u011fil, ho\u015fnutlukla olgunlu\u011fa erdirmektir.<\/p>\n<p>Boyunlar\u0131, huzu&#8217; boyun e\u011fmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011finden, buradaki &#8220;a&#8217;n\u00e2k&#8221;\u0131n topluluk m\u00e2n\u00e2s\u0131na olan &#8220;unuk&#8221; un \u00e7o\u011fulu olmas\u0131 da uygun g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Yani b\u00fct\u00fcn topluluklar\u0131yla ona boyun e\u011ferler. Rahm\u00e2ndan zikir; \u00f6\u011f\u00fct ve hat\u0131rlatma veya Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. &#8220;Biz orada her g\u00fczel \u00e7iftten nice bitkiler yeti\u015ftirmi\u015fizdir.&#8221;<\/p>\n<p>KER\u00ceM, her \u015feyin iyisi, a&#8217;l\u00e2s\u0131, faydal\u0131s\u0131.<\/p>\n<p>ZEVC, burada s\u0131n\u0131f, cins nev\u00ee.<\/p>\n<p>\u0130NBAT, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte sadece bitkilere has gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse de hayvanlara ve insana i\u015faret eder. Zira hepsinde artma g\u00fcc\u00fc vard\u0131r. Bununla beraber yaln\u0131z bitkileri d\u00fc\u015f\u00fcnmek de yeterlidir. Yani o yery\u00fcz\u00fcnde s\u0131n\u0131f s\u0131n\u0131f her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcnden ne kadar g\u00fczel ve faydal\u0131 bitkiler bitirmi\u015fiz ve bitirmekteyiz? Baksalar ya! Ger\u00e7ekten yery\u00fcz\u00fcndeki o \u00e7e\u015fit \u00e7e\u015fit bitkileri g\u00fczel bir s\u0131n\u0131fland\u0131rma ile g\u00f6zden ge\u00e7irmeli de bir bakmal\u0131; o ne kadar ho\u015f, ne kadar \u00e7e\u015fitli, ne kadar faydal\u0131 \u00e7iftler? Ayn\u0131 \u00e7evre i\u00e7inde o t\u00fcrl\u00fc renkler, o t\u00fcrl\u00fc \u015fekiller, t\u00fcrl\u00fc \u00e7i\u00e7ekler ve meyveler t\u00fcrl\u00fc \u00f6zellikleriyle o kadar de\u011fi\u015fik s\u0131n\u0131flar, cinsler, neviler, \u00e7e\u015fitler, o g\u00fczel \u00e7iftler nas\u0131l tertip ve tanzim olunup \u00e7\u0131k\u0131yor? Hem \u00f6l\u00fcp kuruduktan sonra yeniden yeniye ka\u00e7 kereler bitirilip bitirilip duruyor. Hi\u00e7 bu m\u00fckemmel sanat ,k\u00f6r bir do\u011fan\u0131n kendi kendine geli\u015fmesi olur mu?<\/p>\n<p>8- \u015e\u00fcphesiz ki bunda; bu bitkilerin meydana gelmesinde veya biten her g\u00fczel \u00e7iftte mutlak bir \u00e2yet var. Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine rahmetinin geni\u015fli\u011fine, kudretinin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcne, ahiretin varl\u0131\u011f\u0131na delalet eden, iman\u0131 gerektiren bir delil var. Bununla beraber \u00e7o\u011fu m\u00fcmin olmad\u0131 (iman etmedi); hatta bitkiler ve hayvanlar d\u00fcnyas\u0131 ile me\u015fgul olan ve tasniflerini yapanlar\u0131n bir\u00e7o\u011fu bile Allah&#8217;a iman edecek yerde ink\u00e2ra gittiler.<\/p>\n<p>9- Ve \u015f\u00fcphe yok ki Rabbin, O \u00f6yle aziz, \u00f6yle Rah\u00eemdir. Aziz, diledi\u011fini yapar. Bu sebepten diledi\u011fi anda k\u00e2firlerden intikam\u0131n\u0131 al\u0131r, intikam\u0131 geciktiriyorsa Rah\u00eem oldu\u011fu i\u00e7in geciktiriyordur. \u015e\u00fcphesiz, iman edenleri rahmetiyle sevindirecektir. \u015eimdi bunu hemen a\u015fa\u011f\u0131da yedi k\u0131ssa ile a\u00e7\u0131klayacakt\u0131r:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10- Bir vakit de Rabbin, Musa&#8217;ya nida edip &#8220;Git o zalim kavme&#8221; dedi.<\/p>\n<p>11- &#8220;Firavun kavmine, h\u00e2l\u00e2 sak\u0131nmayacaklar m\u0131?&#8221;<\/p>\n<p>12- (Musa) \u015f\u00f6yle seslendi: &#8220;Ya Rab! Do\u011frusu ben korkar\u0131m ki beni yalanc\u0131 sayarlar.&#8221;<\/p>\n<p>13- &#8220;Ve g\u00f6\u011fs\u00fcm daral\u0131r, dilim d\u00f6nmez, onun i\u00e7in Harun&#8217;a da el\u00e7ilik ver.&#8221;<\/p>\n<p>14- &#8220;Hem onlar\u0131n bana isnad ettikleri bir su\u00e7 var. Ondan dolay\u0131 korkar\u0131m ki, hemen beni \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler.&#8221;<\/p>\n<p>15- (Allah): &#8220;Hay\u0131r hay\u0131r&#8221; buyurdu, &#8220;haydi ikiniz \u00e2yetlerimizle (mucizelerimizle) gidin. \u015e\u00fcphesiz ki, biz sizinle beraberiz. (Onlar\u0131) i\u015fitiyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>16- &#8220;Haydin Firavun&#8217;a gidin de deyin ki: \u0130nan biz, \u00e2lemlerin Rabbinin el\u00e7isiyiz.<\/p>\n<p>17- \u0130srail o\u011fullar\u0131n\u0131 bizimle beraber g\u00f6nder.&#8221;<\/p>\n<p>18- &#8220;\u00c2, dedi, biz seni \u00e7ocukken himayemize al\u0131p b\u00fcy\u00fctmedik mi? Hayat\u0131n\u0131n bir \u00e7ok y\u0131llar\u0131n\u0131 aram\u0131zda ge\u00e7irmedin mi?&#8221;<\/p>\n<p>19- &#8220;Sonunda o yapt\u0131\u011f\u0131n (k\u00f6t\u00fc) i\u015fi de yapt\u0131n. Sen nank\u00f6r\u00fcn birisin!&#8221;<\/p>\n<p>20- Musa, &#8220;Ben, dedi, o i\u015fi o anda yapt\u0131m ki \u015fa\u015fk\u0131nlardand\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>21- &#8220;Sizden korkunca da hemen aran\u0131zdan ka\u00e7t\u0131m. Sonra Rabbim bana hikmet bah\u015fetti ve beni peygamberlerden k\u0131ld\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>22- &#8220;O ba\u015f\u0131ma kakt\u0131\u011f\u0131n nimet de (asl\u0131nda) \u0130srail o\u011fullar\u0131n\u0131 kendine k\u00f6le edinmi\u015f olmand\u0131r. &#8221;<\/p>\n<p>23- Firavun \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u00c2lemlerin Rabbi dedi\u011fin nedir ki?&#8221;<\/p>\n<p>24- Musa cevap olarak: &#8220;E\u011fer i\u015fin ger\u00e7e\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlayan ki\u015filer olsan\u0131z (itiraf edersiniz ki) O, g\u00f6klerin, yerin ve ikisi aras\u0131nda bulunan her \u015feyin Rabbi&#8217;dir.&#8221;<\/p>\n<p>25- (Firavun) etraf\u0131nda bulunanlara: &#8220;\u0130\u015fitmiyor musunuz?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>26- Musa dedi ki: &#8220;O sizin de Rabbiniz, daha \u00f6nce ki atalar\u0131n\u0131z\u0131n da Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>27- (Firavun): &#8220;Size g\u00f6nderilen bu el\u00e7iniz mutlaka delidir&#8221; dedi.<\/p>\n<p>28- Musa devamla \u015f\u00f6yle s\u00f6yledi: &#8220;\u015eayet akl\u0131n\u0131z\u0131 kullansan\u0131z (anlars\u0131n\u0131z ki), O, do\u011funun, bat\u0131n\u0131n ve ikisinin aras\u0131nda bulunanlar\u0131n Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>29- Firavun: &#8220;Benden ba\u015fkas\u0131n\u0131 il\u00e2h tutarsan, andolsun ki seni zindana kapat\u0131lm\u0131\u015flardan ederim&#8221; dedi.<\/p>\n<p>30- Musa sordu: &#8220;Sana apa\u00e7\u0131k bir \u015fey getirmi\u015f olsam da m\u0131?&#8221;<\/p>\n<p>31- Firavun: &#8220;Haydi getir onu bakay\u0131m, do\u011frulardan isen&#8221; dedi.<\/p>\n<p>32- Bunun \u00fczerine Musa as\u00e2s\u0131n\u0131 b\u0131rak\u0131verdi; apa\u00e7\u0131k bir ejderha oluverdi.<\/p>\n<p>33- Elini de (koynundan) \u00e7ekti \u00e7\u0131kard\u0131; bakanlara bembeyaz (g\u00f6r\u00fcnen, nur sa\u00e7an bir \u015fey) oluverdi.<\/p>\n<p>10-23- Onlara \u00fczerimde bir g\u00fcnah var. Kasas S\u00fbresi&#8217;nde (28\/15) gelece\u011fi \u00fczere kazara k\u0131ptiyi \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fc. Zenb (g\u00fcnah) tabiri onlar\u0131n zannettiklerine g\u00f6redir. Onun i\u00e7in hemen beni \u00f6ld\u00fcr\u00fcvermelerinden korkar\u0131m. Peygamberlik g\u00f6revini yerine getirmeden \u00f6nce \u00f6ld\u00fcr\u00fclmekten korkuyor. \u00c2lemlerin Rabbinin el\u00e7isiyiz, denildi\u011fi i\u00e7in Firavun; hem o Rabb\u00fcl\u00e2lemin nedir? diyor. edat\u0131 ile soru, mahiyeti sormakt\u0131r. Mahiyet kelimesi edat\u0131na nisbettendir. Yani sorusuna verilecek cevapt\u0131r. Demek ki Firavun, bu soru ile \u00c2lemlerin Rabb\u0131n\u0131n mahiyetini sormu\u015f oluyor. Bir \u015feyin mahiyeti ise benzerleri ile beraber ortak olduklar\u0131 genel ger\u00e7ektir. Filan\u0131n mahiyeti nedir? denildi\u011fi zaman ona ortaklar\u0131yla beraber ne denir? Nevi veya cinsi nedir? denilmi\u015f olur. Halbuki Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n orta\u011f\u0131, \u00f6rne\u011fi, benzeri imkans\u0131z oldu\u011fundan ona nitelik diye bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.<\/p>\n<p>24-26-Onun i\u00e7in Hz. Musa, cevabda usl\u00fcb u hakim denilen tarz\u0131 se\u00e7ip yaln\u0131z Rabb\u00fcl\u00e2lemin ismini kavram m\u00e2n\u00e2s\u0131yla d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek \u00fczere &#8220;\u00e2lemin&#8221;i tefsir ederek G\u00f6klerin ve yerin ve b\u00fct\u00fcn aralar\u0131ndakilerin Rabb\u0131, e\u011fer d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlamaya ehil iseniz, dedi. Yani d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlamaya ehil de\u011filseniz, anlamazs\u0131n\u0131z. Fakat e\u015fyan\u0131n hakikatini ara\u015ft\u0131rm\u0131\u015f, sebepsiz bir hadise olmayaca\u011f\u0131na tam bir bilginiz var ise, bilirsiniz ki, bu \u00fcst\u00fcn\u00fczdeki g\u00f6kler ve alt\u0131n\u0131zda ki yer ile aralar\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn bu varl\u0131klar, meydana geli\u015fleri, adetleri, \u015fekillenmeleri, de\u011fi\u015fikliklere u\u011framalar\u0131 ve b\u00fct\u00fcn bu de\u011fi\u015fme kanunlar\u0131 ile bir Rabb\u0131n h\u00fckm\u00fc ve terbiyesi alt\u0131nda bulundu\u011funa ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcmk\u00fcnat\u0131n\u0131n (olabilecek her \u015feyin) \u00fcst\u00fcnde bir v\u00e2cib\u00fclv\u00fcc\u00fbd&#8217;un (varl\u0131\u011f\u0131 zorunlu olan bir zat\u0131n) orta\u011f\u0131, benzeri olamayaca\u011f\u0131ndan zat\u0131, niteli\u011fi ile tarif edilmeyip ancak g\u00f6r\u00fcnen eserleriyle bilinebilece\u011fine tam bir bilgi edinirsiniz. Bu cevaba kar\u015f\u0131 Firavun etraf\u0131ndakilere dinlemez misiniz? dedi. Bak\u0131n bak\u0131n, ben ne soruyorum o nas\u0131l cevap veriyor, demek istiyor ve ihtimal ki, do\u011fan\u0131n Rabbe ihtiyac\u0131n\u0131 kabul etmiyordu. Onun i\u00e7in Musa sizin Rabbiniz ve evvelki atalar\u0131n\u0131z\u0131n Rabbi, dedi. Do\u011fa \u00fczerinde tasarrufu olan, bununla birlikte bir h\u00fck\u00fcmete ihtiya\u00e7lar\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a bilinen ak\u0131l sahiplerinin a\u00e7\u0131k olan delillerini ileri s\u00fcrd\u00fc ki, \u00e2lemler anlam\u0131n\u0131n asl\u0131 bulunuyordu. Bunu, sizin ve atalar\u0131n\u0131z\u0131n, diye hitap ve tamlama ile ifade etmesi de, daha \u00e7ok tesirli ve a\u00e7\u0131k olmas\u0131 i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, sizin Rabbiniz demekle, kendi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6stermi\u015f oluyor. Ve evvelki atalar\u0131n\u0131z\u0131n demekle de, insanl\u0131\u011f\u0131n fanili\u011fini anlatarak gururlar\u0131n\u0131 k\u0131rm\u0131\u015f oluyor. Bununla beraber onlar\u0131 ak\u0131l sahipleri taraf\u0131ndan g\u00f6stermekle kendilerine bir \u015feref de vermi\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>27-Buna kar\u015f\u0131l\u0131k Firavun yine etraf\u0131ndakilere hitaben herhalde size g\u00f6nderilmi\u015f olan el\u00e7iniz mutlaka deli, dedi. Bu suretle Resul\u00fcn\u00fcz (el\u00e7iniz) demesi belli ki, bir alay oluyordu. \u0130\u015fte Firavunluk taslayanlar\u0131n hepsi de b\u00f6yle Allah yolunun adamlar\u0131na deli derler, alay ederler.<\/p>\n<p>28-33-Ba\u015flang\u0131\u00e7ta yumu\u015fakl\u0131kla, hikmet sahibi olarak s\u00f6z s\u00f6yleyen Musa, bu inad ve tecav\u00fcze kar\u015f\u0131 yine \u00f6nceki s\u00f6z\u00fcn\u00fc tefsir edip a\u00e7\u0131klayarak ayn\u0131yla kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. O, do\u011funun ve bat\u0131n\u0131n ve b\u00fct\u00fcn aralar\u0131ndakilerin Rabb\u0131&#8217;d\u0131r, e\u011fer siz ak\u0131ll\u0131larsan\u0131z, dedi. Yani her g\u00fcn g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere g\u00fcne\u015fi do\u011fdurup bat\u0131ran O, do\u011fuyu ve bat\u0131y\u0131 tayin eden ve de\u011fi\u015ftiren ve bu \u015fekilde cans\u0131z cisimleri hareket ettirerek b\u00fct\u00fcn evreni y\u00f6neten, hepsinin \u00fczerinde h\u00fck\u00fcm s\u00fcren, hepsinin sahip ve maliki O. E\u011fer siz ak\u0131ll\u0131 olsan\u0131z bunu anlard\u0131n\u0131z; O do\u011fu ve bat\u0131n\u0131n Rabbinin, bizi parlat\u0131p sizi dulundurma\u011fa (bat\u0131rmaya) kadir, ortaktan uzak oldu\u011funu anlard\u0131n\u0131z da, O nedir? diye sormazd\u0131n\u0131z. Bu defa da Firavun m\u00fcnaka\u015fadan tehdide ge\u00e7erek Yemin ederim ki, dedi, e\u011fer benden ba\u015fka bir il\u00e2h edinirsen seni mutlak ve muhakkak o zindandakilerden ederim. Zindana atar\u0131m, yerinde bu ifadeyi kullanmas\u0131, o zindandakilerin ac\u0131kl\u0131 halini \u00f6zellikle hat\u0131rlatmak i\u00e7indir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>34-68- 34- Firavun \u00e7evresinde bulunan ileri gelenlere: &#8220;Bu dedi, herhalde \u00e7ok bilgili bir sihirbaz!&#8221;<\/p>\n<p>35- &#8220;Sizi sihriyle yurdunuzdan \u00e7\u0131karmak istiyor. \u015eimdi ne buyurursunuz?&#8221;<\/p>\n<p>36- Dediler ki: &#8220;Bunu ve karde\u015fini e\u011fle, \u015fehirlere de toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6nder.&#8221;<\/p>\n<p>37- &#8220;B\u00fct\u00fcn bilgi\u00e7 sihirbazlar\u0131 sana getirsinler.&#8221;<\/p>\n<p>38- B\u00f6ylece, sihirbazlar belli bir g\u00fcn\u00fcn tayin edilen vaktinde bir araya getirildi.<\/p>\n<p>39- Halka, &#8220;Siz de toplan\u0131yor musunuz? (Haydi \u00e7abuk olun)&#8221; denildi.<\/p>\n<p>40- &#8220;\u00dcst\u00fcn gelirlerse herhalde sihirbazlara uyar\u0131z&#8221; dediler.<\/p>\n<p>41- Sihirbazlar geldiklerinde Firavun&#8217;a &#8220;\u015eayet biz \u00fcst\u00fcn gelirsek, muhakkak bize bir \u00fccret vard\u0131r, de\u011fil mi?&#8221; dediler.<\/p>\n<p>42- Firavun cevaben: &#8220;Evet, o takdirde hi\u00e7 \u015f\u00fcphe etmeyin, g\u00f6zde kimselerden olacaks\u0131n\u0131z&#8221; dedi.<\/p>\n<p>43- Musa onlara &#8220;At\u0131n, ne atacaksan\u0131z&#8221; dedi.<\/p>\n<p>44- Bunun \u00fczerine iplerini ve de\u011fneklerini att\u0131lar ve &#8220;Firavun&#8217;un kudreti hakk\u0131 i\u00e7in \u015f\u00fcphesiz elbette bizler galip gelece\u011fiz&#8221; dediler.<\/p>\n<p>45- Ard\u0131ndan Musa as\u00e2s\u0131n\u0131 att\u0131; bir de ne g\u00f6rs\u00fcnler, onlar\u0131n uydurduklar\u0131n\u0131 yutuyor! 46- Sihirbazlar derhal secdeye kapand\u0131lar.<\/p>\n<p>47- &#8220;\u0130man ettik, dediler, \u00c2lemlerin Rabbine &#8221;<\/p>\n<p>48- &#8220;Musa ve Harun&#8217;un Rabbine!&#8221;<\/p>\n<p>49- Firavun (k\u0131zg\u0131nl\u0131k i\u00e7inde) dedi ki: &#8220;Ben size izin vermeden O&#8217;na iman ettiniz ha! Anla\u015f\u0131ld\u0131 ki o size sihri \u00f6\u011freten b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fczm\u00fc\u015f! Ama \u015fimdi bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7aprazlama ke stirece\u011fim, hepinizi \u00e7arm\u0131ha gerdirece\u011fim!&#8221;<\/p>\n<p>50- &#8220;Zarar\u0131 yok dediler nas\u0131l olsa biz Rabbimize d\u00f6nece\u011fiz.&#8221;<\/p>\n<p>51- &#8220;Herhalde biz m\u00fcminlerin evveli oldu\u011fumuzdan dolay\u0131, Rabbimizin bize ma\u011ffiret buyuraca\u011f\u0131n\u0131 \u00fcmit ederiz&#8221;<\/p>\n<p>52- Biz, Musa&#8217;ya: &#8220;Kullar\u0131m\u0131 geceleyin yola \u00e7\u0131kar, \u00e7\u00fcnk\u00fc takip edileceksiniz&#8221; diye vahyettik.<\/p>\n<p>53- Firavun da \u015fehirlere (asker) toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6nderdi:<\/p>\n<p>54- &#8220;Esasen bunlar, say\u0131lar\u0131 azar azar, b\u00f6l\u00fck p\u00f6r\u00e7\u00fck bir cemaatt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>55- &#8220;(B\u00f6yle iken) hakk\u0131m\u0131zda \u00e7ok gayz (\u00f6fke) besliyorlar. &#8221;<\/p>\n<p>56- &#8220;Biz ise, elbette uyan\u0131k (ve tekv\u00fccut) bir cemaat\u0131z.&#8221; (diyor ve dedirtiyordu.)<\/p>\n<p>57- Ama (sonunda) biz, onlar\u0131 (Firavun ve kavmini) bah\u00e7elerden, p\u0131narlardan,<\/p>\n<p>58- Hazinelerden ve \u015ferefli makamlardan \u00e7\u0131kard\u0131k.<\/p>\n<p>59- Ve onlara \u0130srail o\u011fullar\u0131n\u0131 miras\u00e7\u0131 yapt\u0131k.<\/p>\n<p>60- Derken (Firavun ve adamlar\u0131) g\u00fcne\u015f do\u011fmu\u015ftu ki, onlar\u0131n ard\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fcler.<\/p>\n<p>61- \u0130ki topluluk birbirini g\u00f6r\u00fcnce, Musa&#8217;n\u0131n adamlar\u0131 &#8220;Eyvah, yakaland\u0131k! dediler.<\/p>\n<p>62- Musa: &#8220;Hay\u0131r, asl\u00e2! dedi, Rabbim \u015f\u00fcphesiz benimledir, bana yolunu g\u00f6sterecektir.&#8221;<\/p>\n<p>63- Bunun \u00fczerine Musa&#8217;ya &#8220;Vur as\u00e2n ile denize&#8221; diye vahyettik; vurunca bir infilak etti, her b\u00f6l\u00fck koca bir da\u011f gibi oluverdi,<\/p>\n<p>64- \u00d6tekilerini de buraya yana\u015ft\u0131r\u0131vermi\u015ftik.<\/p>\n<p>65- Musa ve beraberindekilerin hepsini kurtard\u0131k,<\/p>\n<p>66- Sonra da \u00f6tekileri suda bo\u011fduk.<\/p>\n<p>67- \u015e\u00fcphesiz bunda bir \u00e2yet (ibret) vard\u0131r; ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>68- Ve \u015f\u00fcphesiz, i\u015fte o Rabbin, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>69- (Resul\u00fcm!) onlara \u0130brahim&#8217;in k\u0131ssas\u0131n\u0131 da naklet.<\/p>\n<p>70- Hani o, babas\u0131na ve kavmine, &#8220;Neye tap\u0131yorsunuz?&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>71- &#8220;Birtak\u0131m putlara tapar\u0131z da onlar sayesinde toplan\u0131r\u0131z&#8221; dediler.<\/p>\n<p>72- \u0130brahim &#8220;Peki, dedi, yalvard\u0131\u011f\u0131n\u0131zda onlar sizi i\u015fitiyorlar m\u0131?&#8221;<\/p>\n<p>73- &#8220;Veya size fayda veya zararlar\u0131 olur mu?&#8221;<\/p>\n<p>74- &#8220;Yok, dediler, ama biz babalar\u0131m\u0131z\u0131 b\u00f6yle yapar bulduk.&#8221;<\/p>\n<p>75-76- \u0130brahim dedi ki: &#8220;\u0130yi ama, ister sizin, ister \u00f6nceki atalar\u0131n\u0131z\u0131n olsun, neye tapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 (biraz olsun) d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcn\u00fcz m\u00fc?&#8221;<\/p>\n<p>77- &#8220;Hep onlar benim d\u00fc\u015fman\u0131md\u0131r; ancak \u00e2lemlerin Rabbi (benim dostumdur)&#8221;<\/p>\n<p>78- &#8220;O ki, beni yaratan ve bana do\u011fru yolu g\u00f6sterendir,&#8221;<\/p>\n<p>79- &#8220;Beni yediren, i\u00e7irendir,&#8221;<\/p>\n<p>80- &#8220;Hastaland\u0131\u011f\u0131m zaman bana O, \u015fif\u00e2 verir.&#8221;<\/p>\n<p>81- &#8220;O ki, benim can\u0131m\u0131 alacak, sonra diriltecektir. &#8221;<\/p>\n<p>82- &#8220;Ve hesap g\u00fcn\u00fc, hatam\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayaca\u011f\u0131n\u0131 umdu\u011fumdur.&#8221;<\/p>\n<p>83- &#8220;Ya Rab! Bana hikmet (h\u00fck\u00fcm) ver ve beni iyiler (z\u00fcmresin)e kat.&#8221;<\/p>\n<p>84- &#8220;Sonra gelecekler i\u00e7inde beni do\u011frulukla an\u0131lanlardan eyle!&#8221;<\/p>\n<p>85- &#8220;Ve beni na\u00eem (nimeti bol) cennetin varislerinden eyle!&#8221;<\/p>\n<p>86- &#8220;Babam\u0131 da ba\u011f\u0131\u015fla, \u00e7\u00fcnk\u00fc o yanl\u0131\u015f gidenlerdendir. &#8221;<\/p>\n<p>87- &#8220;(\u0130nsanlar\u0131n) diriltilecekleri g\u00fcn, beni mahcub etme.&#8221;<\/p>\n<p>88- &#8220;O g\u00fcn ki ne mal fayda verir ne o\u011fullar!&#8221;<\/p>\n<p>89- &#8220;Ancak Allah&#8217;a temiz bir kalple gelenler o g\u00fcnde (kurtulu\u015fa erer).&#8221;<\/p>\n<p>90- (O g\u00fcn) Cennet m\u00fcttakilere yakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>91- Azg\u0131nlar i\u00e7in de cehennem hortlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>92-93- Onlara, &#8220;Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p da tapt\u0131klar\u0131n\u0131z, hani nerede? Size yard\u0131m edebiliyorlar m\u0131 veya kendilerini kurtarabiliyorlar m\u0131?&#8221; denilir.<\/p>\n<p>94- Ve arkas\u0131ndan hep onlar (putlar ve azg\u0131nlar) o cehennemin i\u00e7ine f\u0131rlat\u0131lmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>95-96- Ve b\u00fct\u00fcn o \u0130blis ordular\u0131 onun i\u00e7inde birbirleriyle \u00e7eki\u015firlerken dediler ki:<\/p>\n<p>97- &#8220;Vallahi biz, ger\u00e7ekten apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7indeymi\u015fiz.&#8221;<\/p>\n<p>98- &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc biz sizi, \u00e2lemlerin Rabbi ile bir seviyede tutuyorduk.&#8221;<\/p>\n<p>99- &#8220;Ve bizi hep o g\u00fcnahkarlar sapt\u0131rd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>100- &#8220;Bak bizim i\u00e7in ne \u015fefaat\u00e7iler var,&#8221;<\/p>\n<p>101- &#8220;Ne de yak\u0131n bir dost.&#8221;<\/p>\n<p>102- &#8220;Ah ke\u015fke (d\u00fcnyaya) bir kere daha d\u00f6nebilsek de, m\u00fcminlerden olabilseydik.&#8221;<\/p>\n<p>103- \u015e\u00fcphesiz bunda bir \u00e2yet (al\u0131nacak bir ders) vard\u0131r; oysa \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>104- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>69-104- &#8220;Sonra gelecekler i\u00e7inde beni do\u011frulukla an\u0131lanlardan eyle.&#8221;<\/p>\n<p>L\u0130S\u00c2N-I SIDK: D\u00fcnyada k\u0131yamete kadar eseri baki kalacak g\u00fczel bir nam, yani g\u00fczel bir \u015f\u00f6hret, dosdo\u011fru g\u00fczel bir hat\u0131ra, \u015fa\u015fmaz g\u00fczel bir an\u0131. Bunun i\u00e7in her \u00fcmmet Hz. \u0130brahim&#8217;i sevegelmi\u015ftir. Veya z\u00fcrriyetim i\u00e7inde benim as\u0131l dinimi yenileyecek, benim gibi do\u011fruluk ve tevhide insanlar\u0131 davet edecek do\u011fru bir dil ki, Muhammed (s.a.v) dir. \u015e\u00fcphesiz bunda, yani okunan \u0130brahim k\u0131ssas\u0131nda mutlak bir \u00e2yet var, yani ibret ve \u00f6\u011f\u00fct al\u0131nacak, ders edinilecek bir h\u00fcccet ve delil vard\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>105- Nuh kavmi de peygamberleri yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.<\/p>\n<p>106- Hani karde\u015fleri Nuh onlara \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>107- &#8220;Haberiniz olsun ki ben, size g\u00f6nderilmi\u015f g\u00fcvenilir bir Peygamberim.<\/p>\n<p>108- &#8220;Gelin art\u0131k, Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>109- &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben sizden hi\u00e7bir \u00fccret istemiyorum. Benim m\u00fckafaat\u0131m\u0131 verecek olan ancak, \u00e2lemlerin Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>110- &#8220;Gelin, art\u0131k, Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>111- &#8220;\u00c2, dediler, senin ard\u0131na hep d\u00fc\u015f\u00fck kimseler d\u00fc\u015fm\u00fc\u015fken, biz sana hi\u00e7 inan\u0131r m\u0131y\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>112- Nuh dedi ki: &#8220;Onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 hakk\u0131nda bir bilgim yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>113- &#8220;Onlar\u0131n hesab\u0131 ancak Rabbime aittir. D\u00fc\u015f\u00fcnsenize!&#8221;<\/p>\n<p>114- &#8220;Hem ben iman edenleri kovmaya memur de\u011filim.&#8221;<\/p>\n<p>115- &#8220;Ben ancak apa\u00e7\u0131k bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>116- Dediler ki: &#8220;Ey Nuh! E\u011fer vazge\u00e7mezsen, iyi bil ki, ta\u015fa tutulanlardan olacaks\u0131n!&#8221;<\/p>\n<p>117- Nuh: &#8220;Rabbim! dedi, kavmim beni yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.&#8221;<\/p>\n<p>118- &#8220;Art\u0131k benimle onlar\u0131n aras\u0131nda sen h\u00fckm\u00fcn\u00fc ver. Beni ve beraberimdeki m\u00fcminleri kurtar.&#8221;<\/p>\n<p>119- Bunun \u00fczerine biz de onu ve beraberindekileri, o dolu gemide ta\u015f\u0131yarak kurtard\u0131k.<\/p>\n<p>120- Sonra da arkas\u0131nda kalanlar\u0131 suda bo\u011fduk.<\/p>\n<p>121- \u015e\u00fcphesiz bunda mutlak bir \u00e2yet (al\u0131nacak ders) vard\u0131r; ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>122- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>105-122- Karde\u015fleri Nuh, yani, ayni kavimden olan Nuh, demektir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>123- \u00c2d (kavmi) de peygamberleri yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.<\/p>\n<p>124- Hani karde\u015fleri H\u00fbd onlara \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>125- &#8220;Haberiniz olsun ki ben, size g\u00f6nderilmi\u015f, g\u00fcvenilir bir Peygamberim.&#8221;<\/p>\n<p>126- &#8220;Gelin art\u0131k Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>127- &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben sizden hi\u00e7bir \u00fccret istemiyorum. Benim m\u00fckafat\u0131m\u0131 verecek olan ancak \u00e2lemlerin Rabbidir. &#8221;<\/p>\n<p>128- &#8220;Siz her tepeye bir al\u00e2met bina edip e\u011flenir durur musunuz?&#8221;<\/p>\n<p>129- &#8220;Temelli kalaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 umarak sa\u011flam yap\u0131lar m\u0131 edinirsiniz?&#8221;<\/p>\n<p>130- &#8220;Hem tuttu\u011funuz zaman merhametsiz zorbalar gibi tutuyorsunuz.&#8221;<\/p>\n<p>131- &#8220;Art\u0131k Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>132- &#8220;O Allah&#8217;tan korkun ki, size o bildi\u011finiz \u015feyleri vermekte,&#8221;<\/p>\n<p>133- &#8220;Davarlar, o\u011fullar,&#8221;<\/p>\n<p>134- &#8220;Cennet gibi ba\u011flar, bah\u00e7eler, p\u0131narlar ihsan etmektedir.&#8221;<\/p>\n<p>135- &#8220;Cidden ben sizin hakk\u0131n\u0131zda b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan korkuyorum.&#8221;<\/p>\n<p>136- &#8220;Dediler ki: &#8220;Sen ha vaaz etmi\u015fsin, ha vaaz edenlerden olmam\u0131\u015fs\u0131n, bizce birdir.&#8221;<\/p>\n<p>137- &#8220;Bu s\u0131rf eskilerin \u00e2detidir.&#8221;<\/p>\n<p>138- &#8220;Biz azaba u\u011frat\u0131lacak da de\u011filiz.&#8221;<\/p>\n<p>139- B\u00f6ylece onu yalanc\u0131 sayd\u0131lar; biz de kendilerini helak ettik. \u015e\u00fcphesiz bunda mutlak bir \u00e2yet (al\u0131nacak bir ders) vard\u0131r, ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>140- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>123-140- Her y\u00fcksek mevki, tepe al\u00e2met. Burada b\u00fcy\u00fck saray ve y\u00fcksek k\u00f6\u015fk gibi a\u015f\u0131r\u0131 (g\u00f6steri\u015fli) bina m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Oynuyorsunuz. Abes; hakik\u00ee veya h\u00fckm\u00ee bir faydas\u0131 olmayan oyun ve e\u011flence gibi bo\u015f \u015feyler, yani cidd\u00ee, uygun bir maksad\u0131 olmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131z, yap\u0131s\u0131 ile e\u011flenmek, \u00f6\u011f\u00fcnmek i\u00e7in yap\u0131yorsunuz veya oyun yerleri yap\u0131yorsunuz. M\u0131sna&#8217;\u0131n \u00e7o\u011fulu veya masnu&#8217;un \u00e7o\u011fulu, yani sanat evleri veya yap\u0131lan sanatlar. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, o zaman sanayinin bir a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011f\u0131 varm\u0131\u015f, toplumun ger\u00e7ek faydas\u0131na olan \u015feyleri, maneviyat\u0131, ahl\u00e2k\u0131 g\u00f6zetilmeyerek, madd\u00ee yap\u0131lar ve g\u00f6sterilerle zul\u00fcm ve bask\u0131 yap\u0131l\u0131yormu\u015f.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>141- Sem\u00fbd (kavmi) de peygamberleri yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.<\/p>\n<p>142- Hani karde\u015fleri Salih onlara \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>143- &#8220;Haberiniz olsun ki ben size g\u00f6nderilmi\u015f g\u00fcvenilir bir peygamberim.&#8221;<\/p>\n<p>144- &#8220;Gelin art\u0131k, Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>145- &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben sizden hi\u00e7bir \u00fccret istemiyorum. Benim m\u00fckafat\u0131m\u0131 verecek olan ancak \u00e2lemlerin Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>146- &#8220;Siz burada g\u00fcven i\u00e7inde b\u0131rak\u0131lacak m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>147- &#8220;Bah\u00e7elerin, p\u0131narlar\u0131n i\u00e7inde,&#8221;<\/p>\n<p>148- &#8220;Ekinlerin, salk\u0131mlar\u0131 sarkm\u0131\u015f hurmalar aras\u0131nda,&#8221;<\/p>\n<p>149- Ki bir de da\u011flardan keyifli keyifli k\u00e2\u015f\u00e2neler oyuyorsunuz.&#8221;<\/p>\n<p>150- &#8220;Gelin! Allah&#8217;tan korkun da bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>151-52- &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk yap\u0131p dirlik d\u00fczenlik vermeyen bozguncular\u0131n emrine uymay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>153- &#8220;Sen dediler, olsa olsa iyice b\u00fcy\u00fclenmi\u015f birisin!&#8221;<\/p>\n<p>154- &#8220;Sen de ancak bizim gibi bir be\u015fersin. E\u011fer do\u011fru s\u00f6yleyenlerden isen, haydi bize bir \u00e2yet (mucize) getir.&#8221;<\/p>\n<p>155- Salih &#8220;\u0130\u015fte (mucize) bu di\u015fi devedir; su i\u00e7me hakk\u0131 (bir g\u00fcn) onundur, belli bir g\u00fcn\u00fcn i\u00e7me hakk\u0131 da sizin&#8221; dedi.<\/p>\n<p>156- &#8220;Sak\u0131n ona bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckle ili\u015fmeyin, yoksa sizi b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131 yakalay\u0131verir.&#8221;<\/p>\n<p>157- Derken onu kestiler; fakat pi\u015fman da oldular.<\/p>\n<p>158- \u00c7\u00fcnk\u00fc kendilerini azap yakalay\u0131verdi. \u015e\u00fcphesiz bunda bir \u00e2yet (al\u0131nacak bir ders) vard\u0131r, ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>159- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>141-159- Haydi bir \u00e2yet getir, yani peygamber oldu\u011funa i\u015faret olacak bir mucize i\u00e7me hakk\u0131. F\u0131k\u0131hta i\u00e7mek, hayvan ve tarla sulamak ve kullanmak i\u00e7in su alma hakk\u0131, yaln\u0131z i\u00e7mek i\u00e7in olana \u015fefe hakk\u0131 (dudak hakk\u0131) denilir. Bir su ark\u0131ndan b\u00f6yle n\u00f6betle yararlanmaya (Muh\u00e2yee, yani b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fclmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir \u015feyi s\u0131ra ile kullanma) denilir. Salih (a.s) deve ile kavmi aras\u0131nda suyu n\u00f6betle\u015fe istifadeye koymu\u015ftu.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>160- L\u00fbt (kavmi) de peygamberleri yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.<\/p>\n<p>161- Hani karde\u015fleri L\u00fbt onlara \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz Allah&#8217;tan kormaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>162- &#8220;Haberiniz olsun ki, ben size g\u00f6nderilmi\u015f g\u00fcvenilir bir peygamberim.&#8221;<\/p>\n<p>163- &#8220;Gelin art\u0131k, Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>164- &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben sizden bir \u00fccret istemiyorum. Benim m\u00fckafat\u0131m\u0131 verecek olan ancak \u00e2lemlerin Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>165- &#8220;\u0130nsanlar i\u00e7inden erkeklere mi gidiyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>166- &#8220;B\u0131rak\u0131yorsunuz da sizler i\u00e7in yaratt\u0131\u011f\u0131 e\u015fleri! Do\u011frusu siz insanl\u0131ktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir kavimsiniz!&#8221;<\/p>\n<p>167- Onlar \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Ey L\u00fbt! (Bu davadan) vazge\u00e7mezsen, iyi bilki, s\u00fcr\u00fclenlerden olacaks\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>168- L\u00fbt &#8220;Do\u011frusu ben, dedi, sizin bu i\u015finize bu\u011fzedenlerdenim.&#8221;<\/p>\n<p>169- &#8220;Y\u00e2 Rabbi! Beni ve ailemi onlar\u0131n yapageldiklerin(in vebalin)den kurtar.&#8221;<\/p>\n<p>170- Biz de onu ve ailesinin tamam\u0131n\u0131 kurtard\u0131k,<\/p>\n<p>171- Ancak (geride) bir ya\u015fl\u0131 kad\u0131n kald\u0131.<\/p>\n<p>172- Sonra geridekilerin hepsini helak ettik.<\/p>\n<p>173- Ve \u00fczerlerine \u00f6yle bir ya\u011fmur ya\u011fd\u0131rd\u0131k ki, (uyar\u0131lanlar\u0131n) o ya\u011fmuru ne k\u00f6t\u00fc bir ya\u011fmurdu!<\/p>\n<p>174- \u015e\u00fcphesiz bunda bir \u00e2yet (al\u0131nacak bir ders) vard\u0131r. Ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>175- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>160-175- M\u00fcnzerin ya\u011fmuru, uyar\u0131ld\u0131klar\u0131 halde yola gelmeyenlerin ba\u015f\u0131na ya\u011fd\u0131r\u0131lan ta\u015f ya\u011fmuru. Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>176- Eyke halk\u0131 da peygamberleri yalanc\u0131l\u0131kla itham etti.<\/p>\n<p>177- Hani \u015euayb onlara \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>178- &#8220;Haberiniz olsun ki ben size g\u00f6nderilmi\u015f g\u00fcvenilir bir peygamberim.&#8221;<\/p>\n<p>179- &#8220;Gelin, Allah&#8217;tan korkun ve bana itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>180- &#8220;Buna kar\u015f\u0131l\u0131k ben sizden bir \u00fccret istemiyorum. Benim m\u00fckafat\u0131m\u0131 verecek olan yaln\u0131z \u00e2lemlerin Rabbidir.&#8221;<\/p>\n<p>181- &#8220;\u00d6l\u00e7e\u011fi tam \u00f6l\u00e7\u00fcn de hak yiyenlerden olmay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>182- &#8220;Ve do\u011fru terazi ile tart\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>183- &#8220;Halk\u0131n e\u015fyalar\u0131n\u0131 de\u011ferinden d\u00fc\u015f\u00fcrmeyin. Yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk yaparak kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k \u00e7\u0131karmay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>184- &#8220;O sizi ve sizden \u00f6nceki nesilleri yaratan Allah&#8217;tan korkun.&#8221;<\/p>\n<p>185- Onlar \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Sen, olsa olsa iyice b\u00fcy\u00fclenmi\u015f birisin.&#8221;<\/p>\n<p>186- &#8220;Sen de bizim gibi bir be\u015ferden ba\u015fka nesin? Bil ki, biz seni ancak yalanc\u0131lardan biri say\u0131yoruz.&#8221;<\/p>\n<p>187- &#8220;\u015eayet do\u011fru s\u00f6zl\u00fclerden isen, \u00fcst\u00fcm\u00fcze g\u00f6kten bir par\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcver.&#8221;<\/p>\n<p>188- \u015euayb, &#8220;Rabbim, yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 en iyi bilendir&#8221; dedi.<\/p>\n<p>189- H\u00fclasa, onu yalanc\u0131 sayd\u0131lar da kendilerini o g\u00f6lge g\u00fcn\u00fcn\u00fcn azab\u0131 yakalay\u0131verdi. O cidden b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131 idi!<\/p>\n<p>190- \u015e\u00fcphesiz bunda bir \u00e2yet (al\u0131nacak bir ders) vard\u0131r. Ama \u00e7oklar\u0131 iman etmi\u015f de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>191- Ve \u015f\u00fcphesiz Rabbin, i\u015fte O, mutlak galip ve engin merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>176-188- Eyke halk\u0131, Eykeliler, -Leyke k\u0131r\u00e2etlerine g\u00f6re, Leykeliler- Eyke yumu\u015fak a\u011fa\u00e7 bitiren batakl\u0131k demek olup Medyen&#8217;e do\u011fru deniz sahilinde bir yerin ad\u0131d\u0131r. Burda ya\u015fayan birtak\u0131m insanlar vard\u0131 \u015euayb (a.s) bunlara da g\u00f6nderilmi\u015fti. Fakat onlar\u0131n kavminden de\u011fil, yabanc\u0131 idi. Onun i\u00e7in &#8220;Eh\u00fbh\u00fcm&#8221; (Onlar\u0131n karde\u015fi) denilmeyerek sadece \u015euayb, denilmi\u015ftir. Leyke, &#8216;n\u00fcn nakl ile okunu\u015fu olabilirse de merkezleri olan kasaban\u0131n ismi de (olabilir) deniliyor. Yani Leyke, ta\u015f ya\u011fmuruna tutulanlar\u0131n merkez \u015fehirleri imi\u015f. \u015eu halde Eshab\u00fcleyke (Leyke halk\u0131), Eshab\u00fc&#8217;l-Hicr (Ta\u015f ya\u011fmuruna tutulanlar) demek olur. Bunlar\u0131n ticaretle me\u015fgul olduklar\u0131, zalim ve hilekar olduklar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>189-191- KISTAS: Mizan, terazi, kantar, \u00e7eki gibi \u00f6l\u00e7\u00fc birimi demektir ki, asl\u0131 Rumcad\u0131r, denilmi\u015ftir. Zulle g\u00fcn\u00fc (g\u00f6lge g\u00fcn\u00fc), rivayet olundu\u011funa g\u00f6re y\u00fcce Allah bunlara yedi g\u00fcn, yedi gece \u015fiddetli bir hararet musallat k\u0131lm\u0131\u015f, nefesleri t\u0131kanm\u0131\u015f. Evlerinin i\u00e7erisine sokulmu\u015flar duramam\u0131\u015flar, ovaya f\u0131rlam\u0131\u015flar. Bir bulut g\u00fcne\u015fe g\u00f6lge olmu\u015f, bir serinlik bir rahat duyar gibi olmu\u015flar; birbirlerine seslenerek alt\u0131na toplanm\u0131\u015flar. O zulle, o g\u00f6lgelik Allah taraf\u0131ndan bir ate\u015f halinde \u00fczerlerine inmi\u015f, hepsini yemi\u015f bitirivermi\u015f. Bu \u015fekilde \u00fczerlerine istedikleri gibi g\u00f6kten bir par\u00e7a d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, demektir. Bu olay burada k\u0131saca anlat\u0131lan yedi olay\u0131n sonuncusudur. Peygamberi yalan sayanlara azab indirili\u015finin de\u011fi\u015fmez bir kaide oldu\u011fu bu yedi olay ile anlat\u0131larak ink\u00e2rc\u0131lara tehdit ve peygamberlere teselli yap\u0131ld\u0131ktan sonra buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>192- Ve muhakkak ki bu (Kur&#8217;\u00e2n) \u00e2lemlerin Rabbinin indirmesidir.<\/p>\n<p>193- (Resul\u00fcm!) Onu R\u00fbhu&#8217;l-emin (Cebrail) indirdi;<\/p>\n<p>194- Uyar\u0131c\u0131lardan olas\u0131n diye senin kalbin \u00fczerine;<\/p>\n<p>195- A\u00e7\u0131k parlak bir Arap\u00e7a lisan ile.<\/p>\n<p>196- O, \u015f\u00fcphesiz daha \u00f6ncekilerin kitaplar\u0131nda da vard\u0131.<\/p>\n<p>197- \u0130srailo\u011fullar\u0131 bilginlerinin onu bilmesi, onlar i\u00e7in bir \u00e2yet (delil) de\u011fil midir?<\/p>\n<p>198-199- Biz onu Arap\u00e7a bilmeyenlerden birine indirseydik de, bunu o okusayd\u0131, yine de ona iman etmezlerdi.<\/p>\n<p>200-201- B\u00f6ylece onu g\u00fcnahkarlar\u0131n kalplerine soktuk. (okuyup anlad\u0131lar, ama yine de) ac\u0131kl\u0131 azab\u0131 g\u00f6r\u00fcnceye kadar ona iman etmezler.<\/p>\n<p>202- \u0130\u015fte bu (azab) onlara, kendileri fark\u0131nda olmadan, ans\u0131z\u0131n geliverecektir.<\/p>\n<p>203- O zaman &#8220;Bize (iman etmemiz i\u00e7in) m\u00fchlet verilir mi acaba?&#8230;diyeceklerdir.<\/p>\n<p>204- (Oysa d\u00fcnyada iken) Onlar bizim azab\u0131m\u0131z\u0131 \u00e7ar\u00e7abuk istiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>205- G\u00f6rd\u00fcn ya art\u0131k onlara senelerce zevk ettirsek,<\/p>\n<p>206- Sonra kendilerine vaad edilen (azab) gelip \u00e7atarsa,<\/p>\n<p>207- O ya\u015fad\u0131klar\u0131 zevkin kendilerine hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>208- Bununla birlikte, biz hangi memleketi helak ettikse muhakkak onu uyar\u0131c\u0131 (peygamberleri) olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>209- (Onlar) ihtar edilmi\u015ftir ve biz zulmetmi\u015f de\u011filiz.<\/p>\n<p>210- Onu (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131) \u015feytanlar indirmedi.<\/p>\n<p>211- Bu onlara hem yara\u015fmaz hem g\u00fc\u00e7leri yetmez.<\/p>\n<p>212- \u015e\u00fcphesiz onlar vahyi i\u015fitmekten uzak tutulmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>213- O halde sak\u0131n Allah ile beraber ba\u015fka tanr\u0131ya kulluk edip yalvarma, yoksa azaba u\u011frat\u0131lanlardan olursun.<\/p>\n<p>214- (\u00d6nce) en yak\u0131n h\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 uyar.<\/p>\n<p>215- Ve sana uyan m\u00fcminlere kanad\u0131n\u0131 indir.<\/p>\n<p>216- \u015eayet sana kar\u015f\u0131 gelirlerse, de ki: &#8220;Ben sizin yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan muhakkak uza\u011f\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>217- Sen O, mutlak galip ve engin merhamet sahibine g\u00fcvenip dayan.<\/p>\n<p>218- O ki, (gece namaza) kalkt\u0131\u011f\u0131n zaman seni g\u00f6r\u00fcyor.<\/p>\n<p>219- Ve secde edenler aras\u0131nda dola\u015fman\u0131 da (g\u00f6r\u00fcyor.)<\/p>\n<p>220- \u00c7\u00fcnk\u00fc her \u015feyi i\u015fiten, her \u015feyi bilen O&#8217;dur.<\/p>\n<p>221- \u015eeytanlar\u0131n kime inece\u011fini size haber vereyim mi?<\/p>\n<p>222- Onlar, g\u00fcnaha, iftiraya d\u00fc\u015fk\u00fcn olan herkesin \u00fczerine inerler.<\/p>\n<p>223- Onlar, (\u015feytanlara) kulak verirler ve onlar\u0131n \u00e7o\u011fu yalanc\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>224- \u015eairler(e gelince), onlara da sap\u0131klar uyar.<\/p>\n<p>225-226- Onlar\u0131n her vadide \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n dola\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 ve ger\u00e7ekte yapmad\u0131klar\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylediklerini g\u00f6rmedin mi?<\/p>\n<p>227- Ancak iman edip iyi ameller i\u015fleyenler, Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok \u00e7ok ananlar ve haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frat\u0131ld\u0131klar\u0131nda kendilerini savunanlar m\u00fcstesna; haks\u0131zl\u0131k edenler, hangi d\u00f6n\u00fc\u015fe (hangi akibete) d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceklerini yak\u0131nda bileceklerdir.<\/p>\n<p>192-193- Ve hakikaten o; bahsi ge\u00e7en \u00e2yetleri ihtiva eden Kur&#8217;\u00e2n \u015f\u00fcphesiz \u00e2lemlerin Rabb\u0131n\u0131n bir indirmesidir. Asl\u0131nda O&#8217;nun s\u00f6z\u00fc, O&#8217;nun s\u0131fat\u0131 olup Arap\u00e7a harflerle bu laf\u0131zlar\u0131 giydirip indirten O&#8217;dur. O&#8217;nun taraf\u0131ndan indirilmedir. Rabb\u00fcl-\u00e2lemin (\u00c2lemlerin Rabbi) ne tamlama yap\u0131lmas\u0131; bu indirme, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn \u00e2lemleri i\u00e7ine alan bir terbiyesi ve ac\u0131mas\u0131 h\u00fckm\u00fcnde bulundu\u011funu anlatmak &#8220;Biz seni ancak \u00e2lemlere rahmet olarak g\u00f6nderdik&#8221; (Enbiya, 21\/107) m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmak i\u00e7indir. \u00c2lemlerin Rabbinden onu o Ruh-\u0131 Emin (Emin Ruh) indirdi (veya onunla o Emin Ruh indi).<\/p>\n<p>194-RUH-I EM\u0130N, O EM\u0130N RUH, yani y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emanetini y\u00fcklenmi\u015f olan tam bir g\u00fcvenlikle vahyini peygamberlerine ula\u015ft\u0131ran Ruh, Cibril-i Emin (a.s)dir. Senin kalbin \u00fczerine, yani yaln\u0131z \u00fczerine indirmedi, kalbine, vicdan ve \u015fuurun kayna\u011f\u0131 olan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn zerrelerine i\u015fletti, tamamen haf\u0131zana verdi ve b\u00fct\u00fcn bundaki ahl\u00e2k\u0131, bilgiyi ve irfan\u0131 sana meleke (al\u0131\u015fkanl\u0131k) k\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Necmeddin-i K\u00fcbra tefsirinde der ki, &#8220;Tevrat da Hz. Musa (a.s)a levhalar halinde indirilmeyip de b\u00f6yle kalbine indirilmi\u015f olsayd\u0131, k\u0131zg\u0131nl\u0131k halinde onlar\u0131 elinden b\u0131rak\u0131vermezdi ve gizli ilimleri \u00f6\u011frenmek i\u00e7in H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131 aramaya gitmezdi. \u00c2lemlerin Rabb\u0131 bunu b\u00f6yle b\u00fct\u00fcn kalbini kavramak \u00fczere Emin Ruh ile indirdi ki, tam m\u00e2n\u00e2s\u0131yla g\u00fcven sa\u011flay\u0131p O uyar\u0131c\u0131lardan olas\u0131n. Yani uyar\u0131 ile peygamberlikleri me\u015fhur olan yukarda ad\u0131 ge\u00e7en peygamberler gibi emin bir peygamber olup uyaras\u0131n.<\/p>\n<p>195- M\u00fcbin, yani anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k ve g\u00fczel bir ifade ile anlat\u0131r bir Arap\u00e7a lisan ile. Arap\u00e7a asl\u0131nda her m\u00e2n\u00e2y\u0131 iyi anlatabilen bir dil olmakla beraber Kur&#8217;\u00e2n onu, en y\u00fcksek bir \u015fekilde s\u00fcsleyip a\u00e7\u0131kl\u0131k getirerek parlatm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>196-Bu sebepten yukarda anlat\u0131lan olaylarda yap\u0131lan uyar\u0131lar\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 anlamamakta Araplar\u0131n hi\u00e7bir \u00f6zr\u00fc yoktur. Bununla beraber o \u015f\u00fcphesiz \u00f6ncekilerin kitaplar\u0131nda da vard\u0131r. Yani \u00f6nceki kitaplarda da bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ad\u0131 ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n<p>197-B\u00f6yle oldu\u011funu ink\u00e2r ediyorlarsa. \u0130srail o\u011fullar\u0131 bilginlerinin onu bilmesi bile onu ink\u00e2r edenlere bir delil de\u011fil midir? \u0130srail o\u011fullar\u0131 bilginlerinden bir k\u0131sm\u0131, Tevrat ve \u0130ncil de Peygamber (s.a.v) &#8216;in s\u0131fat ve \u00f6zelliklerinin anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Kurey\u015f de gidip onlardan bu haberi \u00f6\u011freniyorlard\u0131.<\/p>\n<p>198-199- E\u011fer biz onu Arap\u00e7a bilmeyenlerin birine indirseydik, b\u00f6yle bir mucize yapsayd\u0131k da onlara onu, o okusayd\u0131 -ki bu \u015fekilde okunan Kur&#8217;\u00e2n asl\u0131nda bir mucize oldu\u011fu gibi, okuyu\u015f da ba\u015fka bir mucize olurdu- yine ona inanmazlard\u0131. Yabanc\u0131 de\u011fil, pekala Arap\u00e7a biliyormu\u015f, derlerdi.<\/p>\n<p>200-210- \u0130\u015fte bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Allah&#8217;tan inme bir mucize oldu\u011funa inanmayanlar b\u00f6yle inat\u00e7\u0131 k\u00e2firlerdir. Biz onu g\u00fcnahkarlar\u0131n kalplerine b\u00f6ylece sokmu\u015fuzdur. M\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 anlarlar, fesahat ve belagat\u0131n\u0131n (kusursuz ve fevkalade a\u00e7\u0131k ifadelerinin) g\u00fczelli\u011fini tan\u0131rlar, gerek tertibi ve gerek m\u00e2n\u00e2s\u0131ndaki gizli haberleri y\u00f6n\u00fcnden yap\u0131lmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bir benzerinin yap\u0131lamayaca\u011f\u0131n\u0131 bilirler ve \u00f6nceki kitaplarda bahsi ge\u00e7ti\u011fini de duyarlar, fakat ona iman etmezler, g\u00fcnahkar olduklar\u0131 i\u00e7in inanmak i\u015flerine gelmez, o uyarmalar ho\u015flar\u0131na gitmez, ta ki, o ac\u0131kl\u0131 azab\u0131 g\u00f6rs\u00fcnler, yani azab\u0131 g\u00f6recekleri ana kadar inanmazlar, g\u00f6rmek i\u00e7in inanmazlar. \u015eimdi azab\u0131m\u0131z\u0131n hemen gelmesini mi istiyorlar? Yani azab gelince &#8220;Bize m\u00fchlet verilir mi?&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/203) diyeceklerken \u015fimdi &#8220;Bizi tehdit etti\u011fin (azab\u0131) getir&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/70), &#8220;Ba\u015f\u0131m\u0131za g\u00f6kten (ta\u015f) ya\u011fd\u0131r&#8221; (Enfal, 8\/82) diye acele mi ediyorlar? &#8220;G\u00f6rd\u00fcn ya art\u0131k onlara senelerce zevk ettirsek kendilerine hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayacakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bunu \u015feytanlar al\u0131p indirmedi, bir k\u0131s\u0131m ink\u00e2rc\u0131lar peygamberli\u011fi, bir kahinlik gibi kabul ederek Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131, kahinlere yap\u0131lan cin ve \u015feytan a\u015f\u0131lamas\u0131 \u015feklinde g\u00f6stermek istemi\u015flerdi. Bununla onlar reddediliyor. Yani bunda hi\u00e7bir \u015feytan i\u015fi yoktur. \u00c2lemlerin Rabbinden onu Emin Ruh indirdi, \u015feytanlar de\u011fil.<\/p>\n<p>211- O hem onlara yara\u015fmaz, \u015feytana yak\u0131\u015f\u0131r bir \u015fey de\u011fildir, \u015feytanl\u0131\u011fa terstir. Hem de g\u00fc\u00e7leri yetmez, isteseler de yapamazlar.<\/p>\n<p>212- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar i\u015fitmekten kat\u00ee \u015fekilde uzakt\u0131rlar. Mele-i al\u00e2 (b\u00fcy\u00fck meleklerin topland\u0131\u011f\u0131 yer) y\u0131 dinlemek onlara yasakt\u0131r. &#8220;Onlar art\u0131k mele-i al\u00e2 da olup bitenleri dinleyemezler. Dinlemeye kalk\u0131\u015fsalar her taraftan ta\u015flan\u0131rlar&#8221; (S\u00e2ffat, 37\/8), (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/8 ve Cin, 72\/9-8. \u00e2yetlerin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>213- B\u00f6ylece sak\u0131n Allah ile beraber di\u011fer bir il\u00e2ha \u00e7a\u011f\u0131rma ki, azab edileceklerden olmayas\u0131n. Madem ki hakikat b\u00f6yledir, sen o uyar\u0131c\u0131 peygamberlerden olas\u0131n diye, bu Kur&#8217;\u00e2n sana Allah taraf\u0131ndan Emin Ruh ile indirilmi\u015f ve \u015feytanlar i\u015fitmekten men olunmu\u015ftur. O halde sen de Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na ne dua et, ne davet et! Peygambere bu hitab\u0131n b\u00f6yle \u015firkten nehiy \u015feklinde gelmesi tevhid inanc\u0131na davette ihlas\u0131 (samimiyeti) art\u0131rmak i\u00e7in bir co\u015fturma ve di\u011fer m\u00fckellefleri korkutmada \u00f6rnek olmak i\u00e7in bir inceliktir.<\/p>\n<p>214- Hem en yak\u0131n h\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131 uyar, yani \u00f6nce i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n kendi h\u0131s\u0131mlar\u0131n\u0131n en yak\u0131nlar\u0131ndan uyarmaya ba\u015fla.<\/p>\n<p>Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re bu \u00e2yet indirildi\u011fi zaman Peygamber (s.a.v) Safa tepesine \u00e7\u0131kt\u0131, oymak oymak b\u00fct\u00fcn akrabas\u0131n\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131, hepsi yan\u0131nda topland\u0131lar &#8220;Ben size, \u015fu da\u011f\u0131n arkas\u0131nda d\u00fc\u015fman atl\u0131lar\u0131 var, desem bana inan\u0131r m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; buyurdu, &#8220;evet&#8221; dediler. &#8220;O halde ben size haberci geldim, ileride \u015fiddetli bir azab var&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>215- &#8220;Kanad\u0131n\u0131 indir.&#8221; Kanad indirmek al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fckle merhamet ve \u015fefkat m\u00e2n\u00e2s\u0131na istiaredir. M\u00fcminlerden sana tabi olanlara ki, gerek yak\u0131nlar\u0131ndan olsun, gerek olmas\u0131n.<\/p>\n<p>216- Yok sana kar\u015f\u0131 gelirler, yani tabi olmazlarsa ben sizin amellerinizden uza\u011f\u0131m, sorumlulu\u011funu kabul etmem de.<\/p>\n<p>217- Sen o Aziz ve Rahim&#8217;e; yani d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 yok etmeye ve dostlar\u0131na yard\u0131ma g\u00fc\u00e7 ve kuvveti yeterli olan y\u00fcce Allah&#8217;a g\u00fcven. O onlar\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerinden seni korur.<\/p>\n<p>218- O ki kalkt\u0131\u011f\u0131n zaman g\u00f6r\u00fcr, yani namaza, \u00f6zellikle tehecc\u00fcde veya iyili\u011fi emretmeye, Allah&#8217;\u0131n dinini y\u00fckseltmeye kalkarken seni ve secde edenler aras\u0131nda d\u00f6n\u00fcp dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, namaz k\u0131lanlara imam olarak hareket tarz\u0131n\u0131 veya m\u00fcminleri kontrol i\u00e7in aralar\u0131nda dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya Allah&#8217;\u0131n dinini y\u00fckseltmekte m\u00fcminler aras\u0131nda gayretini veya peygamberlik g\u00f6revini yerine getirmek i\u00e7in peygamberler aras\u0131ndaki hizmetlerini. Bir de &#8220;d\u00fcnyaya gelinceye kadar m\u00fcminden m\u00fcmine atalar\u0131n\u0131n sulb\u00fcnden geli\u015fini&#8221; diye bir m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015f ise de, bu intikal ge\u00e7mi\u015fte olup \u00e2yetin ifade \u015fekli \u015fimdiki ve gelecekteki hali belirtti\u011finden, bu m\u00e2n\u00e2n\u0131n burada dolayl\u0131 kullan\u0131lmas\u0131 uzak g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>219- O ki kalkt\u0131\u011f\u0131n zaman g\u00f6r\u00fcr, yani namaza, \u00f6zellikle tehecc\u00fcde veya iyili\u011fi emretmeye, Allah&#8217;\u0131n dinini y\u00fckseltmeye kalkarken seni ve secde edenler aras\u0131nda d\u00f6n\u00fcp dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, namaz k\u0131lanlara imam olarak hareket tarz\u0131n\u0131 veya m\u00fcminleri kontrol i\u00e7in aralar\u0131nda dola\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 veya Allah&#8217;\u0131n dinini y\u00fckseltmekte m\u00fcminler aras\u0131nda gayretini veya peygamberlik g\u00f6revini yerine getirmek i\u00e7in peygamberler aras\u0131ndaki hizmetlerini. Bir de &#8220;d\u00fcnyaya gelinceye kadar m\u00fcminden m\u00fcmine atalar\u0131n\u0131n sulb\u00fcnden geli\u015fini&#8221; diye bir m\u00e2n\u00e2 verilmi\u015f ise de, bu intikal ge\u00e7mi\u015fte olup \u00e2yetin ifade \u015fekli \u015fimdiki ve gelecekteki hali belirtti\u011finden, bu m\u00e2n\u00e2n\u0131n burada dolayl\u0131 kullan\u0131lmas\u0131 uzak g\u00f6r\u00fcnmektedir.<\/p>\n<p>220- Her halde O, her\u015feyi i\u015fiten her \u015feyi bilendir. B\u00fct\u00fcn s\u00f6ylediklerinizi i\u015fitir, niyetlerinizi bilir, ona g\u00f6re m\u00fckafat\u0131n\u0131 verir. Bu sebepten her y\u00f6nden g\u00fcven ve emniyete, dua ve ibadete lay\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>221- \u015eeytanlar kimin \u00fczerine iner, size haber vereyim mi? Yukarda Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n \u015feytan telkini olamayaca\u011f\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. \u015eimdi de \u015feytanlar\u0131n kimler \u00fczerine inece\u011fi anlat\u0131larak Hz. Peygamber&#8217;in y\u00fcce \u015fahsiyetine \u015feytanlar\u0131n yana\u015famayaca\u011f\u0131 ifade ediliyor.<\/p>\n<p>222-Bak\u0131n\u0131z \u015feytanlar kimin \u00fczerine inerler: Her bir eff\u00e2k-i esim \u00fczerine inerler, nerede bir eff\u00e2k, \u00e7ok yalanc\u0131, yalan uydurucu, iftirac\u0131 sahtekar; esim, g\u00fcnahtan korkmaz, vebal y\u00fcklenen, k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015fleyen kimse varsa onlara inerler. \u015eeytan inmek i\u00e7in \u00f6nce b\u00f6yle g\u00fcnahtan, y\u00fckten \u00e7ekinmez, sahteci, k\u00f6t\u00fcl\u00fck\u00e7\u00fc, k\u00f6t\u00fc nefisleri arar. Bu \u015fekilde birle\u015fmeleri aras\u0131ndaki ilgi ve yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re olur. Bu ise Hz. Muhammed (s.a.v)in ahl\u00e2k\u0131na tamamen z\u0131dd\u0131r.<\/p>\n<p>223- \u0130kinci olarak ki onlara kulak verirler. Yani g\u00fcnahtan korkmaz sahtek\u00e2rlar, o \u015feytanlar\u0131n telkinlerine kulak verir, dinlemek i\u00e7in haz\u0131rlan\u0131rlar \u00e7o\u011fu yalanc\u0131d\u0131rlar. Yani s\u00f6ylediklerinin \u00e7o\u011funu yalan s\u00f6ylerler, \u015eeytanlar onlara bir kuruntu ve zan a\u015f\u0131larlar, onlar da kendi hayallerine g\u00f6re uydurur uydurur s\u00f6ylerler. Onun i\u00e7in kahin s\u00f6zlerinin baz\u0131s\u0131 rastgelse bile \u00e7o\u011fu yalan \u00e7\u0131kar. Muhammed Aleyhisselam&#8217;\u0131n davran\u0131\u015flar\u0131 ve s\u00f6zleri h\u00e2\u015f\u00e2 b\u00f6yle de\u011fildir. O bir\u00e7ok gizli \u015feylerden haber vermi\u015f ve hepsi do\u011fru \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 yalan\u0131 i\u015fitilmemi\u015f ve g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn \u00f6zelli\u011fi do\u011fruluktur.<\/p>\n<p>Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n icaz\u0131 hem m\u00e2n\u00e2, hem de s\u00f6z y\u00f6n\u00fcyle oldu\u011fundan, ink\u00e2rc\u0131lar m\u00e2n\u00e2daki Allah bilgisi ve gizli s\u0131rlar\u0131, \u015feytan ve falc\u0131l\u0131\u011fa dayamak istedikleri gibi, tertipteki g\u00fczelli\u011fi de \u015fiir t\u00fcr\u00fcnden g\u00f6stermek istedikleri i\u00e7in, her ikisini de reddetmek \u00fczere buyruluyor ki;<\/p>\n<p>224- \u015eairler ise onlar\u0131 \u00e7apk\u0131nlar ve sapk\u0131nlar takip ederler. Hak ve ger\u00e7ek pe\u015finde de\u011fil, sade bir istek, arzu ve hevesleri pe\u015finde giden, hep zevk ve e\u011flence arayan \u015fa\u015fk\u0131nlar ve azg\u0131nlar onlar\u0131n ard\u0131na d\u00fc\u015ferler.<\/p>\n<p>225- G\u00f6rmez misin onlar\u0131n her vadide \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n dola\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131? \u015eiir de esas h\u00fck\u00fcm de\u011fil, yaln\u0131z nefsin duygular\u0131n\u0131, zevkini veya i\u011frenmesini g\u0131c\u0131klayacak duygulard\u0131r. Onun i\u00e7in \u015fairler, e\u011fri do\u011fru, iyi k\u00f6t\u00fc her konuya dalar, her vadide otlar ve ifadede ne kadar \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve \u015fiddetli arzuya dalarsa o kadar etkili olaca\u011f\u0131ndan her telden \u00e7almak i\u00e7in, iyi ve k\u00f6t\u00fc her vadide sarho\u015f bir \u015fekilde dola\u015f\u0131rlar. Hem de onlar yapmayacaklar\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylerler. S\u00f6zleri i\u015flerini tutmaz ve i\u015fte bu iki \u00f6zelliklerinden dolay\u0131 da arkalar\u0131na \u00e7apk\u0131nlar ve sapk\u0131nlar d\u00fc\u015ferler. Bu sebepten bu \u015fairlerde Hz. Muhammed&#8217;e ve o Peygambere tabi olan Muhammed \u00fcmmetine benzemezler.<\/p>\n<p>226- G\u00f6rmez misin onlar\u0131n her vadide \u015fa\u015fk\u0131n \u015fa\u015fk\u0131n dola\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131? \u015eiir de esas h\u00fck\u00fcm de\u011fil, yaln\u0131z nefsin duygular\u0131n\u0131, zevkini veya i\u011frenmesini g\u0131c\u0131klayacak duygulard\u0131r. Onun i\u00e7in \u015fairler, e\u011fri do\u011fru, iyi k\u00f6t\u00fc her konuya dalar, her vadide otlar ve ifadede ne kadar \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k ve \u015fiddetli arzuya dalarsa o kadar etkili olaca\u011f\u0131ndan her telden \u00e7almak i\u00e7in, iyi ve k\u00f6t\u00fc her vadide sarho\u015f bir \u015fekilde dola\u015f\u0131rlar. Hem de onlar yapmayacaklar\u0131 \u015feyleri s\u00f6ylerler. S\u00f6zleri i\u015flerini tutmaz ve i\u015fte bu iki \u00f6zelliklerinden dolay\u0131 da arkalar\u0131na \u00e7apk\u0131nlar ve sapk\u0131nlar d\u00fc\u015ferler. Bu sebepten bu \u015fairlerde Hz. Muhammed&#8217;e ve o Peygambere tabi olan Muhammed \u00fcmmetine benzemezler.<\/p>\n<p>227- \u015eeytan\u00eedirler Ancak iman edip iyi ameller i\u015fleyenler, s\u00f6zleri i\u015flerine uygun olarak iyilik isteyenler ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok ananlar, \u015fiirlerinin \u00e7o\u011fu Allah&#8217;\u0131 birleme, O&#8217;na hamd ve \u015f\u00fckretme ve O&#8217;nun y\u00fcceli\u011fini ifade ile Allah&#8217;\u0131 anma ve yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden O&#8217;nun kudretini hat\u0131rlama, ile O&#8217;na kulluk yapmayla ilgili olanlar ve kendilerine zulmedildikten sonra \u00f6clerini alanlar m\u00fcstesna. Yani hiciv yaparlarsa kendilerine, yani m\u00fcminlere yap\u0131lan zulm\u00fcn \u00f6c\u00fcn\u00fc almak, s\u00f6ylenen hicvi reddetmek i\u00e7in s\u00f6ylerler. \u0130\u015fte b\u00f6yle; m\u00fcmin, iyi, Allah&#8217;\u0131 zikreden ve m\u00fcminlere yap\u0131lan zul\u00fcm ve haks\u0131zl\u0131\u011f\u0131n \u00f6c\u00fcn\u00fc alan, hakk\u0131n savunucusu Abdullah b. Revaha ve Hassan b. Sabit ve Ka&#8217;b b. Malik ve Ka&#8217;b b. Z\u00fcheyr gibi m\u00fcsl\u00fcman \u015fairleri o k\u00f6t\u00fc hallerden m\u00fcstesnad\u0131rlar. Bunlar sad\u0131kt\u0131rlar, bunlara tabi olanlar sapk\u0131n de\u011fildirler.<\/p>\n<p>O zulmedenler ise hangi d\u00f6n\u00fc\u015fe (ak\u0131bete) d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceklerini yak\u0131nda bilecekler. Yahut hangi d\u00f6n\u00fc\u015f meydan\u0131nda yuvarlanacaklar. Bu c\u00fcmlenin zalimlere ne kadar \u015fiddetli bir tehdit ifade etti\u011fi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yani bug\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlara zulmeden o zalimler, bug\u00fcnk\u00fc yapt\u0131klar\u0131 zulum ile nas\u0131l bir u\u00e7uruma yuvarlanmakta olduklar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fckleri zaman anlayacaklar. Ayn\u0131 zamanda bu c\u00fcmle, \u0130sl\u00e2m dininin d\u00fcnyada zalimlere kar\u015f\u0131 yapaca\u011f\u0131 hak ve adalet ink\u0131lab\u0131n\u0131n \u00f6nemini hat\u0131rlatmaktad\u0131r ki, gelece\u011fe ait bu gizli haberin \u00f6nemi \u00e7ok a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bunun i\u00e7in ge\u00e7mi\u015ften bunu a\u00e7\u0131klayacak bir misal, gelen s\u00fbredeki harika (mucize) larla ortaya konularak gelecek m\u00fcjdelenecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>26-\u015eUARA: 1-3- Bu s\u00fbrenin ismi, m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 Allah bilir. , den, , den, , dan diye Muhammed b. K\u00e2&#8217;b&#8217;dan bir rivayet de vard\u0131r. \u015eiddet harflerinin en \u015fiddetlisi, kalkale harflerinin en serti, isti&#8217;l\u00e2 harflerinin en kal\u0131n\u0131 oldu\u011fundan, ilk seste bu s\u00fbrenin \u015fiddetli bir korkutma ifade etti\u011fini hissettirir. &#8220;Ta&#8221;n\u0131n T\u00fbr Da\u011f\u0131na, &#8220;s\u00een&#8221;in Musa&#8217;ya, &#8220;m\u00eem&#8221; in Muhammed&#8217;e i\u015faret oldu\u011fu &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12090,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1180,1179,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1898","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-26-suara","tag-26-suara-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1898","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1898"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1898\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12090"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1898"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1898"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1898"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}