{"id":1902,"date":"2010-11-18T22:34:45","date_gmt":"2010-11-18T22:34:45","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1902"},"modified":"2010-11-18T22:34:45","modified_gmt":"2010-11-18T22:34:45","slug":"24-nur-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/24-nur-tefsiri\/","title":{"rendered":"24-NUR SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>24-NUR:<\/p>\n<p>1- Ve farz k\u0131ld\u0131k Yani bu s\u00fbre, kesin olarak farz k\u0131l\u0131nan birtak\u0131m h\u00fck\u00fcmleri ve bunlar\u0131n delillerini i\u00e7inde bulunduran bir k\u0131s\u0131m a\u00e7\u0131k ve belli \u00e2yetleri ihtiva eder. \u00d6yle ki bu s\u00fbrenin de \u0130sl\u00e2m medeniyetinin hukukunu ve as\u0131l vazifelerini g\u00f6steren temel \u00e7izgilere delil olmas\u0131 a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. \u0130lk \u00f6nce namus, \u0131rz ve aile hukuku meselelerinden ba\u015flanarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>2- Zina eden kad\u0131n ve zina eden erkekten her birine y\u00fcz sopa vurun; Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne inan\u0131yorsan\u0131z, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sak\u0131n ac\u0131ma duygusu kaplamas\u0131n! M\u00fcminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya \u015fahit olsun.<\/p>\n<p>3- Zina eden erkek, zina eden veya m\u00fc\u015frik olan bir kad\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 ile evlenemez; zina eden bir kad\u0131nla da ancak zina eden veya m\u00fc\u015frik olan erkek evlenebilir. Bu, m\u00fcminlere haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>4- Namuslu kad\u0131nlara zina isnad\u0131nda bulunup, sonra (bunu ispat i\u00e7in) d\u00f6rt \u015fahit getiremeyenlere seksener sopa vurun ve art\u0131k onlar\u0131n \u015fahitli\u011fini hi\u00e7bir zaman kabul etmeyin. Onlar tamamen g\u00fcnahkard\u0131rlar.<\/p>\n<p>5- Ancak bundan sonra tevbe edip \u0131slah olanlar m\u00fcstesnad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametlidir.<\/p>\n<p>6- E\u015flerine zina isnad\u0131nda bulunup da kendilerinden ba\u015fka \u015fahitleri olmayanlara gelince, onlar\u0131n her birinin \u015fahitli\u011fi kendisinin do\u011fru s\u00f6yleyenlerden oldu\u011funa dair d\u00f6rt defa Allah ad\u0131na yemin ederek \u015fahitlik etmesidir.<\/p>\n<p>7- Be\u015finci defa da, e\u011fer yalan s\u00f6yleyenlerden ise, Allah&#8217;\u0131n lanetinin kendi \u00fczerine olmas\u0131n\u0131 dilemesidir.<\/p>\n<p>8- Kad\u0131n\u0131n, kocas\u0131n\u0131n yalan s\u00f6yleyenlerden oldu\u011funa dair d\u00f6rt defa Allah ad\u0131na yemin ve \u015fahitlik etmesi,<\/p>\n<p>9- Be\u015finci defa da, e\u011fer (kocas\u0131) do\u011fru s\u00f6yleyenlerden ise, Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131n\u0131n kendi \u00fczerine olmas\u0131n\u0131 dilemesi kendisinden cezay\u0131 kald\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>10- Ya Allah&#8217;\u0131n size bol l\u00fctfu ve merhameti olmasayd\u0131 ve Allah tevbeleri kabul eden h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibi olmasayd\u0131 (haliniz nice olurdu.)?<\/p>\n<p>2- Z\u00e2niye ve z\u00e2n\u00ee; ZAN\u0130YE, zina eden kad\u0131n ZAN\u00ce zina eden erkek demek oldu\u011fu belli, fakat zaniye ile mezniyeyi ay\u0131rmak gerekir. Her zaniye mezniyedir; ama her mezniye, zaniye de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc mezniye, zina edilen kad\u0131n demektir ki, \u015fiddetle ve zorla da olabilir. Zorla zina edilen kad\u0131na ise mezniye denilirse de zaniye denilemez. O zira ancak kendi istek ve arzusu ile zina i\u015flemi\u015f kad\u0131na denilir. Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 r\u0131za ile i\u015flenilmesi sebebiyle, zina fiilinde bu fiili i\u015fleyenler ortak olur. Zorla zina edilen kad\u0131n ise hi\u00e7bir y\u00f6nden fail de\u011fil menf&#8217;ul d\u00fcr. \u0130\u015fte burada, zorlanana had cezas\u0131 gerekmeyece\u011fini anlatmak i\u00e7in zaniye denilmi\u015f, mezniye denilmemi\u015ftir. \u015eunu da unutmamal\u0131d\u0131r ki maksat, zinalar\u0131n\u0131n sabit oldu\u011funa \u015fer&#8217;\u00ee y\u00f6nden h\u00fck\u00fcm verilmi\u015f olan zan\u00ee ve zaniyedir. Zinan\u0131n tesbiti ise &#8220;Onlara i\u00e7inizden d\u00f6rt \u015fahit getirin.&#8221; (Nisa, 5\/15) \u00e2yetinin ifadesi ve delaletine g\u00f6re d\u00f6rt \u015fahide veya d\u00f6rt kere ikrar etmeye ba\u011fl\u0131d\u0131r. Netice olarak zina etti\u011fi bu \u015fekilde sabit olan ve sabit oldu\u011funa h\u00fck\u00fcm verilen kad\u0131n ve erkek, \u015eimdi bunlardan herbirine y\u00fcz celde vurunuz.<\/p>\n<p>CELDE: Deriye vurmakt\u0131r ki, her vuru\u015fa celde denir. Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8217;ta der ki, &#8220;celd&#8221; s\u00f6z\u00fcnde \u015funa i\u015faret vard\u0131r ki ac\u0131, ete ge\u00e7irilmemelidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc celd, cilde vurmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Nitekim &#8220;zahereh\u00fb&#8221;: s\u0131rt\u0131na vurdu, &#8220;bataneh\u00fb&#8221;: karn\u0131na vurdu, &#8220;reeseh\u00fb&#8221;: ba\u015f\u0131na vurdu demek oldu\u011fu gibi derisine vurdu m\u00e2n\u00e2s\u0131na da &#8220;celedeh\u00fb&#8221; denilir&#8230; Demek ki, deri hissedecek kadar kaba elbisenin \u00fczerinden vurmaya da celd denilmez. Ayn\u0131 zamanda meselenin f\u0131kh\u00ee y\u00f6n\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc zaman maksad\u0131n, bir e\u011flence olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, bir i\u015fkence veya yok edip \u00f6ld\u00fcrme de de\u011fil, yaln\u0131z zorlama ve terbiye etme oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u015eu halde maksat, \u015fiddetli bir celd de\u011fil, eti \u00e7\u00fcr\u00fctmeyecek ve tehlikeye sebeb olmayacak \u015fekilde hafife yak\u0131n orta bir \u015fekilde vurmakt\u0131r ki, nas\u0131l olaca\u011f\u0131 F\u0131k\u0131h kitaplar\u0131nda a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: De\u011fnek iri olmayacak, \u00e7\u00f6p gibi \u00e7ok basit de olmayacak, parmak kadar d\u00fcz ve budaks\u0131z olacak.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Vuran kimse vururken en son omuzu hizas\u0131na kadar kald\u0131racak ve omuzundan arkas\u0131na a\u015f\u0131rtmayacak,<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc: \u00c7\u0131plak v\u00fccuda vurulmayacak, fakat k\u00fcrk gibi kal\u0131n elbise varsa \u00e7\u0131kar\u0131lacak. Rivayet edilir ki, Ebu Ubeyde b. Cerrah (r.a)&#8217;a had cezas\u0131 i\u00e7in bir adam getirildi, adam g\u00f6mle\u011fini \u00e7\u0131karmya ba\u015flad\u0131 ve &#8220;Benim \u015fu g\u00fcnahk\u00e2r v\u00fccudum d\u00f6v\u00fcl\u00fcrken \u00fczerinde g\u00f6mlek bulunmas\u0131 uygun de\u011fildir&#8221; dedi, Ebu Ubeyde g\u00f6mle\u011fini \u00e7\u0131karmas\u0131na izin vermeyin, dedi ve o \u015fekilde d\u00f6v\u00fcld\u00fc.<\/p>\n<p>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dcS\u00dc: Y\u00fcz, kar\u0131n ve ot yeri gibi nazik ve tehlikeli organlara vurulmaz.<\/p>\n<p>BE\u015e\u0130NC\u0130S\u0130: Hepsi bir yere de vurulmay\u0131p di\u011fer organlara gere\u011fi \u015fekilde yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131l\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>\u00c2yetin a\u00e7\u0131k ifadesine g\u00f6re zan\u00ee ve zaniye, zina isnad edilen evlenmi\u015f veya evlenmemi\u015f olandan daha genel ve bundan dolay\u0131 celd, ikisini de i\u00e7ine al\u0131yormu\u015f gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Fakat M\u00e2iz ve G\u00e2midiyye hakk\u0131nda Peygamber efendimizin bilinen uygulamas\u0131, yani bilinen s\u00fcnneti ile bu \u00e2yetin h\u00fckm\u00fc, muhsan olmayan, yani evlenmemi\u015f olanlar hakk\u0131nda olmak \u00fczere y\u00fcr\u00fcrl\u00fcktedir. Allah&#8217;\u0131n cezas\u0131nda onlara ac\u0131yaca\u011f\u0131n\u0131z tutmas\u0131n Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne iman ediyorsan\u0131z \u00f6yle yap\u0131n\u0131z. Allah&#8217;\u0131n muhterem tuttu\u011fu iffet ve namusu y\u0131rtan zan\u00ee ve zaniye&#8217;ye ac\u0131ma duygusuna ma\u011flup olup da onlara iltimas g\u00f6stererek Allah&#8217;\u0131n emretti\u011fi cezay\u0131 ihmal etmezsiniz, Allah&#8217;tan ve ahiret sorumlulu\u011fundan korkars\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlara ac\u0131mak, zinalar\u0131na g\u00f6z yummakta de\u011fil, tevbelerine sebeb olmak i\u00e7in cezalar\u0131n\u0131 yerine getirmek ve bu \u015fekilde iffet ve namusu koruma ve zinan\u0131n genelle\u015fmesini \u00f6nleyerek nikah\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131na \u00e7al\u0131\u015fmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc zina; &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc, bu bir hayas\u0131zl\u0131kt\u0131r, i\u011fren\u00e7 bir \u015feydir ve k\u00f6t\u00fc bir yoldur&#8221; (Nis\u00e2, 4\/22) \u00e2yeti kerimesine g\u00f6re b\u00fcy\u00fck bir fuhu\u015ftur, kin ve hiddettir ve yolu pek k\u00f6t\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Gerek s\u0131hh\u00ee, gerek tabi\u00ee, gerek ahl\u00e2k\u00ee, gerek hukuk\u00ee, gerek ictim\u00e2\u00ee hangi y\u00f6nden d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcls\u00fcn zina \u00e7ok zararl\u0131, harab edici bir g\u00fcnaht\u0131r. Erkekle kad\u0131n\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f ihtiya\u00e7lar\u0131ndan olan cins\u00ee m\u00fcnasebetlerinin, me\u015fru ve g\u00fczel yolu zinada de\u011fil, nikahtad\u0131r. Nikahta hayat\u0131n bir bereketi, zina ve hayas\u0131zl\u0131kta ise onun yok olmas\u0131 ve sonu\u00e7suz kalmas\u0131 vard\u0131r. Nikah\u0131n kolayl\u0131\u011f\u0131, do\u011fruluk ve emniyeti, \u00e7o\u011falmas\u0131 bir toplum b\u00fcnyesinin s\u0131hhatinden oldu\u011fu gibi, tersi olan zinan\u0131n yay\u0131lmas\u0131 da aksine toplum b\u00fcnyesini kemiren, \u00e7\u00fcr\u00fcten, her t\u00fcrl\u00fc ahl\u00e2k\u00ee k\u00f6t\u00fcl\u00fcklere s\u00fcr\u00fckleyen tahrib edici \u015feylerin ba\u015f\u0131d\u0131r. T\u0131bb\u00ee ifade ile ifade edecek olursak zina, toplum b\u00fcnyesinin firengisidir. Bir hadis-i \u015ferifte Peygamber efendimizden rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;Ey insanlar toplulu\u011fu! Zinadan ka\u00e7\u0131n\u0131n\u0131z, \u00e7\u00fcnk\u00fc onda alt\u0131 \u00f6zellik vard\u0131r. \u00dc\u00e7\u00fc d\u00fcnyada, \u00fc\u00e7\u00fc ahirettedir. D\u00fcnyadakiler de\u011ferleri giderir, fakirlik getirir, \u00f6mr\u00fc k\u0131salt\u0131r. Ahirette de Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131na, hesab\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne, cehennemde ebed\u00ee kalmaya neden olur.&#8221; Bu sebepten insanlara yard\u0131m ve ac\u0131ma ona te\u015fvikte de\u011fil, ondan menetme ve zorlama ile kurtarmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00e2yette emrolunan y\u00fcz sopa vurma ise sak\u0131nd\u0131rma ve yasaklaman\u0131n, gayet basit ve sade ve her t\u00fcrl\u00fc s\u0131k\u0131nt\u0131 ve korkudan uzak en sa\u011flam yoldur. Bu \u00e2yetin nuz\u00fbl\u00fcnden \u00f6nce \u0130sl\u00e2m&#8217;da zinan\u0131n cezas\u0131 &#8220;Kad\u0131nlar\u0131n\u0131zdan fuhu\u015f yapanlara kar\u015f\u0131 i\u00e7inizden d\u00f6rt \u015fahit getirin. E\u011fer \u015fahitlik ederlerse o kad\u0131nlar\u0131 \u00f6l\u00fcm al\u0131p g\u00f6t\u00fcr\u00fcnceye, yahut Allah onlara bir yol a\u00e7\u0131ncaya kadar evlere hapsedin. \u0130\u00e7inizden fuhu\u015f yapan her iki tarafa ceza verin&#8230;&#8221; (Nis\u00e2, 4\/15-16) \u00e2yeti uyar\u0131nca kad\u0131nlar i\u00e7in vefat edinceye veya Allah bir yol a\u00e7\u0131ncaya kadar evlerde hapis, erkekler i\u00e7in de hakimin g\u00f6r\u00fc\u015f ve takdirine uygun bir eza ile tazirdi; takdir edilmi\u015f belli bir cezas\u0131 yoktu. Bu \u00e2yetin indirilmesi ile bekarlar aras\u0131nda her ikisine de y\u00fcz sopa vurma ile s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131ld\u0131 ve b\u00f6ylece vaad edilen yol g\u00f6sterilmi\u015f oldu ki, bunda iki taraf i\u00e7in zina zevkine kar\u015f\u0131l\u0131k yeterli eziyet ifade edecek adil bir tesir mevcut oldu\u011fu gibi, zarardan uzak ve masrafs\u0131z olmak itibariyle de bir\u00e7ok y\u00f6nden faydalar vard\u0131r. Hapis cezas\u0131n\u0131n ahl\u00e2k\u00ee bir \u015fekilde tatbikat\u0131ndaki zorluklarla beraber, bir taraftan her t\u00fcrl\u00fc i\u015f ve g\u00fcc\u00fc durdurma, di\u011fer taraftan devlet hazinesine bir\u00e7ok masraflar y\u00fckledi\u011fi hesap edilirse, bu hususta tayin edilen y\u00fcz sopa vurulmas\u0131n\u0131n, gerek ahl\u00e2k\u00ee ve gerek iktisad\u00ee ve gerek kolay tatbiki ile adalet nokta-i nazar\u0131ndan faydal\u0131 ve netice verici bir terbiye oldu\u011funu kabul etmemek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u015eu kadar var ki, k\u00f6t\u00fc bir \u015fekilde tatbik etmemek \u015fartt\u0131r. Onun i\u00e7in buyuruluyor ki: Ve m\u00fcminlerden bir grup da onlara uygulanan cezaya \u015fahit olsun. Yani gizli d\u00f6\u011f\u00fclmesinler de m\u00fcminlerden bir taifenin (grubun) huzurunda onlar\u0131n \u015fahitli\u011fi ve g\u00f6zc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc alt\u0131nda d\u00f6\u011f\u00fcls\u00fcnler.<\/p>\n<p>Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re t\u00e2ife; bir halka olmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olan gruptur ki, bir \u015feyin etraf\u0131n\u0131 \u00e7eviren topluluk demek gibidir. En az\u0131 \u00fc\u00e7 d\u00f6rt ki\u015fi olmas\u0131 gerekir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan bunun tefsirinde d\u00f6rtten k\u0131rka kadar diye nakledilmi\u015ftir. Asl\u0131nda \u00e7o\u011fulun en az\u0131 \u00fc\u00e7 ise de zinada \u015fahit adedinin istenen haddi d\u00f6rt oldu\u011funa g\u00f6re, bunun da en az\u0131ndan d\u00f6rt olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;\u015fahit olsun&#8221; buyurulmu\u015ftur. Bu sebepten iki k\u00e2fi gelmez, Hatta Hasen&#8217;den rivayete g\u00f6re en az\u0131 on ki\u015fi olmal\u0131d\u0131r. Netice olarak gizli d\u00f6vme su\u00e7lamas\u0131na meydan vermeyecek kadar bir grup insan\u0131n haz\u0131r bulunmas\u0131 gerekir. Bu ise bir iki ki\u015fi ile olamaz. Sonra yaln\u0131z adet de\u011fil, nitelik de \u015fartt\u0131r. Onun i\u00e7in &#8220;m\u00fcminlerden bir grup&#8221; buyurulmu\u015ftur ki, \u015fahitli\u011fe ehil halis m\u00fcminlerdir. Zira \u015fehadete ehil olmayan a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kimselerin \u015fahitli\u011fi, yap\u0131lmam\u0131\u015f gibidir. \u0130bn\u00fc Abbas Hazretleri de &#8220;Allah&#8217;\u0131 tasdik edenlerden k\u0131rk ki\u015fi kadar&#8221; demekle bunu kasdetmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu emirde ba\u015fl\u0131ca iki hikmet vard\u0131r:<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: \u0130ntikam \u015feklinde bir k\u00f6t\u00fcye kullanmaya meydan vermemek i\u00e7in bir teminatt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc gizli d\u00f6vmelerin, hiddetin sevkiyle i\u015fkence halini almas\u0131 veya bir iltimasa u\u011framas\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Nitekim tarihin \u015fikayet edegeldi\u011fi zalimane i\u015fkenceler hep gizlenerek yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 Avrupal\u0131 ceza hukuk\u00e7ular\u0131n\u0131n d\u00f6vme gibi bedeni cezaland\u0131rmalar\u0131 ho\u015f g\u00f6rmemeleri de hi\u00e7 sebebsiz de\u011fildir. Fakat hapis gibi genellikle uygun g\u00f6r\u00fclebilen cezalar\u0131n \u00e7o\u011fu cismani olmaktan kurtulamayaca\u011f\u0131 gibi, gizli d\u00f6vme kadar k\u00f6t\u00fcye kullanmaya m\u00fcsait bulundu\u011fu da ink\u00e2r olunamaz. Bir mahpusa, hele yaln\u0131z olan bir mahpusa kar\u015f\u0131 ne yap\u0131lmaz. Halbuki, herkesin g\u00f6zetimi \u00f6n\u00fcndeki bir d\u00f6vme tesirli olmakla beraber, haddi a\u015fmaya m\u00fcsait de\u011fildir. \u0130\u015fte darb, ancak bu \u015fahitlik ve kontrol alt\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a olmak \u015fart\u0131yla me\u015fru k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Bunda iffet ve namusun k\u0131ymetini, ibret ve terbiyenin genelle\u015ftirilmesini ifade eden bir ilan ve sergileme vard\u0131r. Ger\u00e7i bu sergileme bu su\u00e7u i\u015fleyen kimsenin sadece aleyhine de\u011fildir. A\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere lehinde bir teminat\u0131 da i\u00e7inde bulunduran bir iland\u0131r. Mahkemenin ilan\u0131n\u0131n ve h\u00fckm\u00fcn, alen\u00ee olmas\u0131 gibidir. H\u00fckm\u00fcn aleniyeti (a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131) ise bir sergilemeyi i\u00e7erse bile, genellikle bir ceza niteli\u011finde kabul edilmez. \u0130cran\u0131n yani y\u00fcr\u00fctmenin a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n da \u00f6yle olmas\u0131 gerekir. \u00d6zellikle cezalarda uygulama, h\u00fckm\u00fc yerine getirmede tamamlay\u0131c\u0131 unsurlardand\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla beraber, akl\u0131 olanlar\u0131n vicdan\u0131nda, en k\u00fc\u00e7\u00fck bir sergilemenin bile bir ruh\u00ee azap meydana getirece\u011finde \u015f\u00fcphe yoktur. Bundan dolay\u0131 bu \u015fahitlik, yaln\u0131z bedeni olan &#8220;celd ceza&#8221;s\u0131n\u0131n ruh\u00ee bir tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 olur. Bu c\u00fcmlede &#8220;onlar\u0131n her ikisine uygulanan cezaya&#8221; buyurulmas\u0131 da buna i\u015farettir. Bir de bu \u015fahitli\u011fin amme hukuku ile ilgisi vard\u0131r.<\/p>\n<p>3-\u015e\u00f6yle ki: Zina eden erkek, zina eden veya m\u00fc\u015frik olan bir kad\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 ile nikahlanamaz. Zina eden bir herif evlenecek olursa, alaca\u011f\u0131 kar\u0131 ya bir zina etmi\u015f kad\u0131n veya bir m\u00fc\u015frik kad\u0131nd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman\u0131 ve namusu olan temiz saliha kad\u0131nlar ondan nefret eder, ona tenezz\u00fcl etmez ve etmemelidirler; \u00f6yle heriflere olsa olsa ya kendisi gibi zina i\u015flemi\u015f veya Allah&#8217;a \u015firk ko\u015fmakta olan bir kar\u0131 ra\u011fbet eder ki, Allah&#8217;a \u015firk ko\u015fan kad\u0131nlar\u0131n da iffet ve namusu \u015f\u00fcphelidir. Ve i\u015fte zina \u015firke, \u015firk zinaya b\u00f6yle yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>Bir de nefsinde zina etmeye yatk\u0131nl\u0131k olan erkek, namus ve iffetten yoksun kad\u0131nlarla ilgi kurar, onlardan tiksinmez; aksine \u015fehvetini tahrik edip heva ve hevesine uyduklar\u0131ndan dolay\u0131 onlara kap\u0131l\u0131r ve bu duygu onun evlenmek konusundaki fikrini ve d\u00fc\u015f\u00fcncesini bozar da nikaha ve evlenmeye ra\u011fbet etmez ve \u015fayet evlenecek olursa, alaca\u011f\u0131 da \u00f6yle birisi olur. Zira iffet ve namusun k\u0131ymetini bilmez, iffetli olanlar\u0131 takdir etmez, kendi dengini arar. Bu \u015fekilde, erke\u011fin iffetsizli\u011fi, iffetsiz kad\u0131na d\u00fc\u015fmesine sebeb oldu\u011fu gibi, netice olarak nikahlayaca\u011f\u0131 kad\u0131n\u0131n iffetsiz olmas\u0131na da sebeb olur. Bu n\u00fckte ve incelik ile, bu \u00e2yette erkek, di\u015fiden \u00f6nce zikredilmi\u015ftir. Halbuki, \u00f6nceki \u00e2yette di\u015fi \u00f6nce zikredilmi\u015fti. \u00c7\u00fcnk\u00fc di\u015finin g\u00f6r\u00fcnmesi, a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fc\u011fe d\u00fc\u015f\u00fcrmesi, kendi iste\u011fi ve kabul\u00fc olmad\u0131k\u00e7a ad\u0131 ge\u00e7en zina fiili ba\u015flayamayaca\u011f\u0131ndan, orada su\u00e7un ba\u015f\u0131, zinan\u0131n maddesi, kar\u0131 oldu\u011funa i\u015faret edilmi\u015fti. Fakat nikah konusuna gelince, bunda erke\u011fin ra\u011fbet ve iste\u011fi as\u0131l ve \u00f6nc\u00fcl oldu\u011funa ve erke\u011fin ahl\u00e2k\u0131n\u0131n iffet bak\u0131m\u0131ndan kad\u0131n \u00fczerindeki n\u00fcfuz ve tesirine i\u015faret inceli\u011fi ve n\u00fcktesi g\u00f6sterilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Zina eden kad\u0131n; bununla da zina eden erkek veya m\u00fc\u015frik bir erkekten ba\u015fkas\u0131 nikah edemez. Yani iffet ve namusu olanlar, zina eden kad\u0131ndan nefret eder, nikah\u0131na tenezz\u00fcl etmez de onu nikah etse etse, bir zina su\u00e7u i\u015flemi\u015f veya zinadan sak\u0131nmamak \u00e2detleri oldu\u011fundan dolay\u0131 ancak bir m\u00fc\u015frik nikah eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;k\u00f6t\u00fc kad\u0131nlar, k\u00f6t\u00fc erkeklere, k\u00f6t\u00fc erkekler k\u00f6t\u00fc kad\u0131nlara yara\u015f\u0131r&#8221; (Nur, 24\/26) ve o yani o nikah, m\u00fcminlere haram k\u0131l\u0131nd\u0131. Bakara S\u00fbresinde &#8220;\u0130man edinceye kadar m\u00fc\u015frik kad\u0131nlarla evlenmeyin. \u0130man etmi\u015f bir cariye, be\u011fenseniz bile m\u00fc\u015frik bir kad\u0131ndan kesinlikle daha iyidir. \u0130man edinceye kadar m\u00fc\u015frik erkeklere de m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 nikahlamay\u0131n.<\/p>\n<p>\u0130nanm\u0131\u015f bir k\u00f6le m\u00fc\u015frik bir kimseden daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r&#8221; (Bakara, 2\/221) \u00e2yet-i kerimesine g\u00f6re, m\u00fc\u015frik kad\u0131n ve m\u00fc\u015frik erkekle nikahlanman\u0131n yasak oldu\u011fu bilinmektedir. Zina eden kad\u0131n\u0131 nikahlamaya gelince; bu \u00e2yetin zahirinden, bunun da m\u00fcminlere haram ve m\u00fc\u015frikle nikahlanmaya yak\u0131n oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bununla beraber ihtilaf y\u00f6n\u00fc de yok de\u011fildir.<\/p>\n<p>1- Baz\u0131lar\u0131 &#8220;bu \u00e2yette maksad, nikah\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamak de\u011fil, zinan\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamad\u0131r. Burada nikah \u00e7iftle\u015fme m\u00e2n\u00e2s\u0131ndad\u0131r ve bu sebebten haraml\u0131k da zinan\u0131n haraml\u0131\u011f\u0131d\u0131r&#8221; demi\u015flerse de anlams\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da nikah, hep akit &#8220;nikahlanma&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011finden \u00e7iftle\u015fme m\u00e2n\u00e2s\u0131 verilmesi do\u011fru de\u011fildir. Bir de bu m\u00e2n\u00e2ca \u00e2yetin hi\u00e7bir fayda ifade etmemi\u015f olaca\u011f\u0131 g\u00f6sterilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>2- Hz. Ai\u015fe (r.anha) dan rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;Bir erkek bir kad\u0131nla zina etse onu nikahlayamaz, bu \u00e2yette haramd\u0131r. O i\u015fe ba\u015flad\u0131\u011f\u0131nda zina etmi\u015f olur&#8230;&#8221; Ebu Hayyan tefsirinde: Ash\u00e2b-\u0131 kiramdan \u0130bn\u00fc Mes&#8217;ud ve Ber\u00e2 b. Azib (r.anh\u00fcma)&#8217;nin de g\u00f6r\u00fc\u015flerinin b\u00f6yle oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. Fakat buna kar\u015f\u0131l\u0131k Hz. Peygamber (s.a.v) den bu konu sorulmu\u015f &#8220;Evveli ak\u0131ls\u0131zl\u0131k, ahiri nikaht\u0131r, haram, helali haramla\u015ft\u0131rmaz&#8221; buyurdu\u011fu nakledilmi\u015ftir. Ebu Bekr&#8217;i S\u0131dd\u00eek, \u0130bn\u00fc \u00d6mer, \u0130bn\u00fc Abbas ve Cabir&#8217;den ve T\u00e2v\u00fbs, Sa\u00eed b. M\u00fcseyyeb, Cabir b. Zeyd, At\u00e2, Hasen&#8217;den ve d\u00f6rt imam&#8217;dan naklolunan g\u00f6r\u00fc\u015f de caiz olu\u015fudur. Ancak Fahr\u00fc&#8217;r-R\u00e2z\u00ee tefsirinde zikredildi\u011fi \u00fczere zina eden erkek ve zina eden kad\u0131n\u0131n iffetli erkek ve iffetli kad\u0131n ile ve iffetli erkek ve iffetli kad\u0131n\u0131n, zina eden erkek ve zina eden kad\u0131n ile evlenmesinin haram olmas\u0131, Hz. Ai\u015fe ve \u0130bn\u00fc Mes&#8217;ud gibi Hz. Ebu Bekir, Hz. \u00d6mer ve Hz. Ali&#8217;nin de mezhepleridir, deniliyor.<\/p>\n<p>3- Hasen&#8217;in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne g\u00f6re bu haraml\u0131k, belirli zina eden erkek ve zina eden kad\u0131n haklar\u0131ndad\u0131r. Had vurulmu\u015f zina eden erkek ancak zina etmi\u015f bir kad\u0131nla evlenebilir, Hz. Ali b\u00f6ylesinin nikah\u0131n\u0131 reddetti diye, rivayet edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>4- Baz\u0131lar\u0131 bu h\u00fckm\u00fcn Medine&#8217;de \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda gelmi\u015f olup daha sonra neshedildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir, Said b. M\u00fcseyyeb bu s\u00fbredeki &#8220;Aran\u0131zdaki bekarlar\u0131 evlendirin.&#8221; (N\u00fbr, 24\/32) ve Nis\u00e2 S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Size helal olan kad\u0131nlardan nikahlay\u0131n.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/3) \u00e2yetlerinin umumlar\u0131yla birlikte neshedildi\u011fi rivayet edilmi\u015f ve bu g\u00f6r\u00fc\u015f yayg\u0131nl\u0131k kazanm\u0131\u015ft\u0131r. M\u00fctezile&#8217;den C\u00fcbb\u00e2\u00ee de icma ile nesholunmu\u015ftur, demi\u015f. Fakat Fahr\u00fcr-R\u00e2z\u00ee tefsirinde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere ara\u015ft\u0131rmac\u0131 \u00e2limler bu iki g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn ikisinin de zay\u0131f oldu\u011funu anlatm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc neshedenin icma oldu\u011funu s\u00f6ylemek ise, icman\u0131n n\u00e2sih olamayaca\u011f\u0131 F\u0131k\u0131h us\u00fbl\u00fc ilminde sabittir. Bir de Ebu Bekir, \u00d6mer, Ali gibi zatlar\u0131n muhalefetleri bulunan bir konuda icma sahih olamaz. Bu sebepten icma ile nesholunmu\u015ftur, demek do\u011fru olamayaca\u011f\u0131 gibi mensuh oldu\u011funa icma edilmi\u015f demek de do\u011fru de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere aksi sabittir. Ger\u00e7i ve emirleri geneldir. Fakat bunlar\u0131n da dinen bir engel bulunmayanlara ait oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Bundan dolay\u0131 di\u011fer haramlar gibi buradaki haram k\u0131l\u0131nman\u0131n da engellerden biri olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. B\u00f6yle bir ihtimal kar\u015f\u0131s\u0131nda ise neshe h\u00fckmetmek do\u011fru olmaz. \u00d6zellikle s\u00fbrenin ba\u015f\u0131ndaki &#8220;Onu farz k\u0131ld\u0131k&#8221; kel\u00e2m\u0131 bu s\u00fbrede mensuh bir h\u00fck\u00fcm bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmak i\u00e7in yeterlidir.<\/p>\n<p>5- Abdullah b. \u00d6mer&#8217;den, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan (r.anh\u00fcm) M\u00fccahid&#8217;den, Said b. C\u00fcbeyr&#8217;den ve yine Sa\u00eed b. M\u00fcseyyeb&#8217;den gelen rivayetlere g\u00f6re bu \u00e2yetin ini\u015f sebebi \u015fudur: Cahiliye devrinde fahi\u015feleri i\u015fleten kirahaneler (Kerhaneler) kerhaneciler vard\u0131. \u0130sl\u00e2m geldi\u011fi vakit Medine&#8217;de bunlardan \u00dcmm\u00fc Mehz\u00fbl gibi me\u015fhur kar\u0131larla, kap\u0131lar\u0131 bayrakl\u0131, al\u00e2metli dokuz kadar kerhane bulunuyordu. Bu kar\u0131lar, bu kerhaneciler hep m\u00fc\u015friklerden idi. \u0130\u00e7lerinde servet edinmi\u015f olanlar\u0131 vard\u0131. \u0130sl\u00e2m&#8217;da zina haram oldu\u011fundan bu fahi\u015felerden baz\u0131lar\u0131, yeni m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f olan baz\u0131s\u0131na nikah teklif etmi\u015f ve kabul ederlerse nafakalar\u0131n\u0131 taahh\u00fct etmek istemi\u015f, onlar da fakirlikleri ve ihtiya\u00e7 i\u00e7inde bulunduklar\u0131ndan dolay\u0131 Resulullah&#8217;tan izin istemi\u015fler, bunun \u00fczerine bu \u00e2yet indirilmi\u015f, o nikah\u0131n m\u00fcminlere haram oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 baz\u0131 tefsirciler bu haraml\u0131\u011f\u0131n n\u00fczul sebebi olanlara mahsus oldu\u011funu zannetmi\u015flerdir ki, &#8220;elif l\u00e2mlar&#8221; ahd i\u00e7in demek olur. Ger\u00e7i karine tamam oldu\u011fu zaman h\u00fck\u00fcm, n\u00fczul sebebine tahsis olunabilir. Fakat burada h\u00fck\u00fcm, umum\u00ee s\u0131fat \u00fczerine gelmi\u015f ve bu suretle haraml\u0131\u011fa sebep olanlar\u0131n \u015fah\u0131slar\u0131nda de\u011fil; \u00f6tede zinak\u00e2rl\u0131k, beri de iman vas\u0131flar\u0131 aras\u0131ndaki z\u0131tl\u0131k da g\u00f6sterilmi\u015ftir. Bu ise tamim, yani umum\u00eelik karinesidir. \u00d6yle ki &#8220;l\u00e2m&#8221; ahde yorumlansa bile, h\u00fckm\u00fcn k\u0131yas ile genelle\u015ftirilmesi zorunlu olacakt\u0131r. Bundan dolay\u0131, n\u00fczul sebebine mahsustur, diyenlerin murad\u0131 da bu haram k\u0131lman\u0131n \u00f6zellikle kerhane fahi\u015feleri hakk\u0131nda oldu\u011funu s\u00f6ylemektir.<\/p>\n<p>Ve bu fahi\u015felerin belirgin \u00f6zelli\u011fi ise zinay\u0131 helal kabul etme veya hafife alma demektir ki, k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr. \u0130sl\u00e2miyetin hakimiyeti ile o cahiliyet kal\u0131nt\u0131s\u0131 olan kerhaneler kalkm\u0131\u015f ve had cezalar\u0131n\u0131n konulmas\u0131 ve uygulanmas\u0131 \u0130sl\u00e2m topraklar\u0131nda art\u0131k \u00f6ylelerinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na meydan b\u0131rakmam\u0131\u015f oldu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e, bunlar\u0131n nev&#8217;i \u015fah\u0131slar\u0131na m\u00fcnhas\u0131r kalm\u0131\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131 bu, onlar\u0131n \u015fah\u0131slar\u0131na mahsus kald\u0131, diyenler de olmu\u015ftur. Bununla beraber:<\/p>\n<p>6- Tefsircilerin \u00e7o\u011funun a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re; bu haram k\u0131lma, zina edenleri nikahlamaktan m\u00fcminleri sak\u0131nd\u0131r\u0131p korkutmak i\u00e7in m\u00fcbala\u011fa i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc diyorlar; zina damgas\u0131 bas\u0131lm\u0131\u015f fas\u0131klar\u0131n pe\u015fine tak\u0131lmak caiz de\u011fil, mahzurludur. Fas\u0131klara benzemesine, t\u00f6hmet mevkiinde bulunmas\u0131na, hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fc lak\u0131rd\u0131lar edilmesine ve daha bir\u00e7ok bozgunculuklara sebebtir. G\u00fcnahk\u00e2rlar toplulu\u011funda oturmakta bile g\u00fcnahlar i\u015flemeye maruz kalmak tehlikesi ne kadar \u00e7oktur! Art\u0131k zina eden kad\u0131nlar, kahpelerle evlenmek nas\u0131l olur? &#8220;Aran\u0131zdaki bekarlar\u0131, k\u00f6lelerinizden ve cariyelerinizden iyi olanlar\u0131 evlendirin&#8221; (N\u00fbr, 24\/32) emrindeki &#8220;Sal\u00e2h&#8221; &#8220;iyi olanlar&#8221; kayd\u0131nda da bu m\u00e2n\u00e2ya dikkat \u00e7ekilmi\u015ftir. Ancak bir m\u00fcmin, ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131 gereken b\u00f6yle haram bir nikah\u0131 -faraza- yapm\u0131\u015f olsa o nikah , nikah olur mu? Yoksa o da bir zina m\u0131 olur?<\/p>\n<p>7- \u015eimdi bunu \u00f6zetlemekle \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 tesbit edelim: Burada \u00fc\u00e7 k\u0131s\u0131m vard\u0131r: M\u00fc\u015frikler, zinay\u0131 helal kabul edip hafife alanlar, bir de b\u00f6yle olmayanlar.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: Herhangi bir m\u00fcmin erke\u011fin veya m\u00fcmin kad\u0131n\u0131n, \u015firk ko\u015fan bir kad\u0131n veya \u015firk ko\u015fan bir erkekle nikah\u0131 sahih olamaz, kesinlikle haramd\u0131r, O bir zina olur.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Zina eden erkek ve zina eden kad\u0131n, \u00e2yetin n\u00fczul sebebi olan kerhaneciler ve sermaye olarak kulland\u0131klar\u0131 kad\u0131nlar gibi zinay\u0131 helal g\u00f6ren veya zinay\u0131 hafife alan tak\u0131mdan ise, haraml\u0131\u011f\u0131 nass ile belirlenmi\u015f olan\u0131 helal kabul etme veya hafife alma k\u00fcf\u00fcr oldu\u011fu i\u00e7in, bunlar m\u00fc\u015frik h\u00fckm\u00fcnde olduklar\u0131ndan, nikahlar\u0131 nikah olmaz, kesinlikle haramd\u0131r, m\u00fc\u015frik nikah\u0131 gibidir. Onun i\u00e7in \u00e2yette zina eden erkek ve kad\u0131n, m\u00fc\u015frik erkek ve kad\u0131na denk tutulmu\u015f &#8220;Bu m\u00fcminlere haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; buyurulmu\u015ftur. \u00c2yet bu iki k\u0131sm\u0131n nikah\u0131n\u0131n haram olu\u015funa delildir. Ancak ger\u00e7ekten tevbe etmi\u015f olanlar ba\u015fka.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc: Helal sayma veya hafife alma gibi k\u00fcf\u00fcr delili olmayarak zinas\u0131 tesbit olunmu\u015f, \u00f6nceden de ba\u015f\u0131ndan hi\u00e7 nikah ge\u00e7memi\u015f ise, iffet sahibi m\u00fcminlerin bunlar\u0131 nikahlamalar\u0131 tahrimen mekruh, fakat nikahlar\u0131 sahih olur. Ayetin tahriminin bu k\u0131sm\u0131 i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131 hususunda bir \u00e7e\u015fit \u015f\u00fcphe vard\u0131r. Onun i\u00e7in ictihada yol a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130\u015fte zikredilen ihtilaf, ancak bu k\u0131s\u0131m hakk\u0131ndad\u0131r. Yaln\u0131z Hz. Ai\u015fe ve \u0130bn\u00fc Mesud ve Ber\u00e2 b. Azib hi\u00e7birisinde nikahlanmay\u0131 uygun bulmam\u0131\u015f, bu k\u0131sm\u0131n haraml\u0131\u011f\u0131n\u0131 da di\u011fer iki k\u0131s\u0131m derecesinde tutmu\u015flard\u0131r. \u0130<\/p>\n<p>\u015fte zinan\u0131n sonucu \u00f6yle azab, b\u00f6yle mahrum b\u0131rakmakt\u0131r. M\u00fcmin olanlar\u0131n zinadan sak\u0131nmalar\u0131 ve cezas\u0131n\u0131 uygulamalar\u0131 farz oldu\u011fu gibi z\u00e2n\u00ee ve z\u00e2niyeyi nikahlamaktan ka\u00e7\u0131nmalar\u0131 ve birbirlerini b\u00f6yle t\u00f6hmetlerden korumalar\u0131 da gerekir. Yoksa sak\u0131nma bahanesiyle ona buna zina isnat ederek, iffet sahiblerinin namusuna dokunmak da b\u00fcy\u00fck bir cinayettir, su\u00e7tur ki, buna remiy veya kazif denilir. Bu deyim; namuslu olanlara delilsiz b\u00f6yle bir isnatta bulunmak, nas\u0131l rastgelirse gayb\u0131 ta\u015flamak gibi olmakla beraber, \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in \u015fiddetli ok atmak gibi ya\u015fama hakk\u0131na bir h\u00fccum oldu\u011funa i\u015farettir. Bu y\u00f6n\u00fcyle zina cezas\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131n arkas\u0131ndan kazif cezas\u0131 a\u00e7\u0131klanarak buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>4- Ve muhsanelere zina isnad eden, MUHSANE: Evlenmi\u015f iffetli kad\u0131na, bir de evlenmi\u015f olsun olmas\u0131n mutlaka iffetli ve \u0131rz\u0131 sa\u011flam olana denilir ki, kazf ayetindeki &#8220;ihsanda&#8221; bu m\u00e2n\u00e2 kastolundu\u011funda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fi vard\u0131r. Yani burada evlenmi\u015f olmak \u015fart de\u011fil, zinadan temiz olmak \u015fartt\u0131r. Bundan dolay\u0131 yeti\u015fkin k\u0131zlar\u0131 da i\u00e7ine al\u0131r. Fakihler, bu ihsanda, \u0130sl\u00e2m, ak\u0131l, bul\u00fb\u011f, h\u00fcr olmak ve iffetli olmak \u00fczere be\u015f \u015fart saym\u0131\u015flard\u0131r. Erkeklere zina isnad etmek ayn\u0131 h\u00fck\u00fcmde delalet y\u00f6n\u00fcyle dahildir. Fakat kad\u0131nlara s\u00f6z atmak daha yayg\u0131n oldu\u011fundan cemi m\u00fcennes sigas\u0131 ile onlar \u00f6zellikle belirlenmi\u015f veya genellikle \u00f6yle oldu\u011fu h\u00fckm\u00fc ortaya konulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Netice olarak namusu sa\u011flam olanlara atan, zina isnat eden sonra da d\u00f6rt \u015fahit getirmeyen kimseler, demek ki ikrar bulunmad\u0131k\u00e7a bir zinay\u0131 ispat i\u00e7in \u015fahitli\u011fin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc en az d\u00f6rtt\u00fcr. Halbuki iki adil \u015fahit ile k\u0131sas bile sabit olur. Demek ki, namuslu bir kimseyi, \u00f6zellikle \u0131rz ve namus sahibi bir kad\u0131n\u0131 zina ile itham etmek can\u0131n\u0131 almaktan a\u011f\u0131rd\u0131r. Bu sebepten onlara iftira at\u0131p da ispat edemeyenler yok mu? Bunlara da att\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 seksen sopa vurunuz hem de bunlar\u0131n ebed\u00ee olarak \u015fahitliklerini kabul etmeyiniz. O zina iftiras\u0131 su\u00e7unu f\u0131rlatan dilin ebed\u00ee olarak, yani \u00f6l\u00fcnceye kadar bu suretle h\u00fckm\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcrmek bu da bu cezan\u0131n tamamlay\u0131c\u0131 unsurudur. Celdin ac\u0131s\u0131 cisme ait, bunun ac\u0131s\u0131 ise ruha aittir. Zinada cisme ait olan y\u00f6n, kazifte ruha ait olan y\u00f6n galip oldu\u011fundan kazfin celdi, zina cezas\u0131ndan a\u015fa\u011f\u0131 ve fakat bu manev\u00ee ceza ondan daha fazlad\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc ebed\u00eedir. Bunlar fas\u0131klar g\u00fcruhundan ibarettir. F\u0131sk ile mahkum kimselerdir.<\/p>\n<p>5-6- Ancak ondan sonra tevbe edip kendilerini \u0131slah edenler m\u00fcstesna. Yani o kazif su\u00e7unu i\u015fledikten sonra nedamet getirerek s\u00f6z\u00fcn\u00fc geri alan ve onu telafi etmek i\u00e7in cezas\u0131na teslim olmak ve kazfetti\u011fi kimse ile helalla\u015fmaktan ba\u015flayarak hal ve amelini d\u00fczelten kimseler, fas\u0131kl\u0131k h\u00fckm\u00fcnden m\u00fcstesna olurlar. Tevbe ile had cezas\u0131n\u0131n d\u00fc\u015fmedi\u011finde icma vard\u0131r. Ancak \u015e\u00e2fi\u00ee mezhebinde bu istisnan\u0131n yukar\u0131daki c\u00fcmleden ikisine ait oldu\u011fu ve bu sebepten b\u00f6yle tevbe ettikleri takdirde had cezas\u0131 d\u00fc\u015fmezse de fas\u0131kl\u0131klar\u0131 gitti\u011fi gibi \u015fehadetlerinin de kabul olunabilece\u011fi s\u00f6ylenilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Fakat Hanefi mezhebinde bu, yaln\u0131z sonundaki &#8220;f\u00e2sik\u00fbn&#8221; c\u00fcmlesinden istisnad\u0131r. Kazif haddi ile cezal\u0131 olanlar tevbe ile hadden kurtulamayacaklar\u0131 gibi, \u015fehadetlerinin kabul olunmamas\u0131 da ebedilik kayd\u0131 ile kay\u0131tl\u0131d\u0131r. Ebedile\u015ftirme ise istisnaya ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 bu h\u00fck\u00fcmden istisnan\u0131n faydas\u0131 kul hakk\u0131 ile ilgisi olmayan ve yaln\u0131z Allah hakk\u0131 olan y\u00f6nde olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametlidir. Ma\u011ffireti \u00e7ok, rahmeti \u00e7oktur. Bundan dolay\u0131 tevbe ve \u0131slah halinde sorumlu tutmaz; fakat kazifte had ve \u015fehadet yaln\u0131z Allah hakk\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda kul hakk\u0131d\u0131r. Kazfolunan\u0131n davas\u0131 \u00fczerine cerayan eder. Bu sebepten kul hakk\u0131n\u0131 ilgilendirir ve \u015fahitli\u011fin reddi h\u00fckm\u00fc, tevbe ile d\u00fc\u015fmezse de yaln\u0131z Allah hakk\u0131 olan g\u00fcnah ba\u011f\u0131\u015flanabilir. Ve bu y\u00f6n\u00fcyle bu su\u00e7larda su\u00e7u gizleyip a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmamak daha uygundur.<\/p>\n<p>Zinay\u0131 ispatta d\u00f6rt \u015fahit \u015fart\u0131 da bununla ilgilidir. Bununla birlikte burada pek \u00f6nemli bir nokta vard\u0131r. Bir ki\u015fi bir zinay\u0131 g\u00f6recek olursa, o bir yabanc\u0131n\u0131n zinas\u0131 oldu\u011fu takdirde kendisine bir ar gerektirmeyece\u011finden gizlemesi daha uygun olur. Fakat zevcesi oldu\u011fu takdirde ar gelir, nesebi bozulur, sabredemez, o halde ba\u015fka \u015fahit bulmak da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fil gibidir. Bundan dolay\u0131 burada \u015f\u00f6yle bir soru vard\u0131r: Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re kazif \u00e2yeti indirilip okundu\u011fu zaman Ensar&#8217;dan Sa&#8217;d b. Ub\u00e2de ve As\u0131m b. Adiy, birisi aya\u011fa kalk\u0131p &#8220;Bir adam kar\u0131s\u0131 ile birisini g\u00f6rse ne olacak.Dava etse seksen de\u011fnek vurulacak ve \u015fehadeti reddedilecek, fas\u0131kl\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmolunacak; vurup \u00f6ld\u00fcr\u00fcrse katlolunacak; d\u00f6rt \u015fahit bulup getirinceye kadar ise i\u015fini bitirecek, bir a\u00e7\u0131kl\u0131k getir Allah&#8217;\u0131m!&#8221; dedi.<\/p>\n<p>\u00c7\u0131kar \u00e7\u0131kmaz damad\u0131 Hil\u00e2l b. \u00dcmeyye veya Uveymir kendini kar\u015f\u0131lad\u0131, ne var dedi. &#8220;\u015eer var, kar\u0131m\u0131 \u015e\u00fcreyk b. Semha ile buldum&#8221; dedi ki, amcas\u0131 o\u011flu idi. &#8220;Vallahi dedi bu benim sualim, ne \u00e7abuk m\u00fcbtela oldum.&#8221; Bunun \u00fczerine ikisi bir Resulullah&#8217;a vard\u0131lar, haber verdiler. Resulullah kad\u0131n\u0131 getirtip sorguya \u00e7ekti, kad\u0131n ink\u00e2r etti, ashab toplanm\u0131\u015ft\u0131. Koca, \u00f6nceki \u00e2yet gere\u011fince kazif cezas\u0131na mahkum olacakt\u0131. &#8220;G\u00f6zlerimle g\u00f6rd\u00fcm, kulaklar\u0131mla dinledim, Allah biliyor ki ben do\u011fruyum, ancak hakk\u0131 s\u00f6yledim, herhalde Allah&#8217;\u0131n buna a\u00e7\u0131kl\u0131k getirece\u011fini \u00fcmid ederim.&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>Derken Resulullah&#8217;a vahy gelmeye ba\u015flad\u0131, ashab bunu i\u015faretlerden tan\u0131yorlard\u0131, hepsi sustular, beklediler, o zaman \u015fu Li\u00e2n \u00e2yetleri indirilmi\u015fti ki kazf \u00e2yetinin genelinden bir istisna niteli\u011finde ve \u00f6zellikle kocalar\u0131n kendi zevcelerine kazfi hakk\u0131ndad\u0131r: Kendi zevcelerine zina isnat edip de kendilerinden ba\u015fka \u015fahitleri olmayanlara gelince onlar\u0131n herbirinin \u015fahitli\u011fi ,yani o e\u015flerden herhangi birinin kazif cezas\u0131ndan kurtulmas\u0131 i\u00e7in \u015fer&#8217;an dikkate de\u011fer bulunacak me\u015fru ve uygun \u015fehadeti kendisinin do\u011fru s\u00f6yleyenlerden oldu\u011funa dair d\u00f6rt defa Allah ad\u0131na yemin ederek \u015fahitlik etmesidir. Yani \u015fehadet ederim, billahi hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ona att\u0131\u011f\u0131m s\u00f6zde kesinlikle do\u011fruyum, diye tekrar tekrar d\u00f6rt kere yemin etmesidir.<\/p>\n<p>7- Be\u015fincisi de, e\u011fer yalan s\u00f6yleyenlerden ise Allah&#8217;\u0131n lanetinin kendi \u00fczerine olmas\u0131n\u0131 dilemesidir. Yani be\u015finci defa da b\u00f6yle \u015fehadet edecek: E\u011fer o zina isnad\u0131nda bulunmada ve \u015fehadette yalan s\u00f6yledi ise Allah&#8217;\u0131n laneti muhakkak \u00fczerine olsun, diyecek ki bu, bir yemin-i m\u00fcnakidedir. Bu \u00e2yette il\u00e2h\u00ee kel\u00e2m\u0131n \u00fcslubu dikkat olunursa, kocan\u0131n yalan\u0131 takdirinde Allah taraf\u0131ndan lanete u\u011frat\u0131lmas\u0131n\u0131 ifade eder bir \u015fekildedir. Nitekim Resulullah da bu be\u015finci &#8220;mucib yani gerek\u00e7edir&#8221; buyurmu\u015ftur.<\/p>\n<p>8-9-Koca b\u00f6yle be\u015f kere \u015fehadetle li\u00e2n yap\u0131nca kazif cezas\u0131ndan kurtulur, itham\u0131 kar\u0131s\u0131na y\u00f6nelir. Zevceden de azab\u0131, yani o d\u00fcnyada verilecek azab\u0131 -ki sonu evliler hakk\u0131nda zina cezas\u0131n\u0131n neticesi olan recimdir o zevcenin kendisinin \u015f\u00f6yle \u015fehadet etmesi \u00fczerinden kald\u0131r\u0131r: Kocas\u0131n\u0131n yalan s\u00f6yleyenlerden oldu\u011funa dair d\u00f6rt defa Allah ad\u0131na yemin ile \u015fahitlik etmesi, be\u015fincisi de e\u011fer (kocas\u0131) do\u011fru s\u00f6yleyenlerden ise Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131n\u0131n kendi \u00fczerine olmas\u0131n\u0131 dilemesi, yani koca, s\u00f6z\u00fcnde do\u011fru ise Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131n\u0131 zevce kendi \u00fczerine alacak; erkek taraf\u0131nda lanet, kad\u0131n taraf\u0131nda gazab \u00fczerine on yemin verilmesi kad\u0131nlar \u00fczerine gazab\u0131n lanetten daha tesirli olmas\u0131ndand\u0131r. B\u00f6ylece zevce de bu be\u015f yemin ile \u015fehadet ederse zina cezas\u0131n\u0131 kendi \u00fczerinden kald\u0131rm\u0131\u015f olur ve art\u0131k kar\u0131 koca aras\u0131nda ayr\u0131l\u0131k meydana gelir.<\/p>\n<p>Fakat zevce, bu be\u015f \u015fehadeti yapmaz da li\u00e2n yapmaktan ka\u00e7\u0131n\u0131rsa azab\u0131 defedemez. O halde ne yap\u0131l\u0131r? Buras\u0131 \u00e2yetin mefh\u00fbm-i muh\u00e2lifine aittir. \u015e\u00e2fi\u00ee hemen had cezas\u0131n\u0131n yap\u0131lmas\u0131na h\u00fck\u00fcm vermi\u015f, fakat Hanefiler kesinlik gerekli olan b\u00f6yle yerlerde yaln\u0131z mefh\u00fcm-\u0131 muhalif ile amel etmeyi caiz g\u00f6rmediklerinden d\u00f6rt \u015fahit yok iken ikrar da bulunmay\u0131nca zinan\u0131n sabit olmas\u0131yla hadd cezas\u0131n\u0131n yerine getirilmesine h\u00fck\u00fcm verilemeyece\u011fini ve bundan dolay\u0131 ya li\u00e2n\u0131 kabul veya hadd yerine getirilmek \u00fczere ikrar edinceye kadar hapse h\u00fckmetmi\u015flerdir .<\/p>\n<p>10-Netice olarak kazif, zina gibi \u00e7ok \u00e7irkin, kar\u0131 kocal\u0131k namusu da \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fundan, bir taraf a\u00e7\u0131s\u0131ndan kazif cezas\u0131, di\u011fer taraf a\u00e7\u0131s\u0131ndan da zina cezas\u0131 yerine ge\u00e7ecek olacak li\u00e2n da b\u00f6yle \u00f6nemli bir kurtulu\u015f \u00e7aresidir ki, bunlar\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2 emir ve h\u00fck\u00fcm buyurdu Allah&#8217;\u0131n size bol l\u00fctfu ve merhameti olmasayd\u0131 da kendi kendinize kalsayd\u0131n\u0131z ve Allah tevbeleri kabul eden h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibi olmasayd\u0131 da tevbelerinizi kabul etmeseydi, hikmetsiz h\u00fck\u00fcmlere, nizams\u0131z idarelere b\u0131rak\u0131verseydi, neler olmazd\u0131 neler&#8230;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>11- Haberiniz olsun ki (Muhammed&#8217;in e\u015fine) bu a\u011f\u0131r ifki (iftiray\u0131) uyduranlar sizin i\u00e7inizden bir gruptur. Bunu kendiniz i\u00e7in bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck saymay\u0131n; aksine o, sizin i\u00e7in bir iyiliktir. Onlardan herbir ki\u015fiye, g\u00fcnah olarak ne i\u015flemi\u015fse (onun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 ceza) vard\u0131r. (Eleba\u015fl\u0131l\u0131k yapan, bu y\u00fczden de) bu g\u00fcnah\u0131n b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc y\u00fcklenen kimse i\u00e7in de \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir azap vard\u0131r.<\/p>\n<p>12- Erkek ve kad\u0131n m\u00fcminlerin, bu iftiray\u0131 i\u015fittiklerinde kendi vicdanlar\u0131 ile h\u00fcsn\u00fc zanda bulunup da, &#8220;bu apa\u00e7\u0131k bir iftirad\u0131r&#8221; demeleri gerekmez miydi?<\/p>\n<p>13- (Bu iddiay\u0131 ortaya atanlar\u0131n) da bu konuda d\u00f6rt \u015fahit getirmeleri gerekmez miydi? Madem ki \u015fahitler getirip ispat edemediler, \u00f6yle ise onlar Allah nezdinde yalanc\u0131lar\u0131n ta kendisidirler.<\/p>\n<p>14- E\u011fer d\u00fcnyada ve ahirette Allah&#8217;\u0131n l\u00fctuf ve merhameti \u00fcst\u00fcn\u00fczde olmasayd\u0131, size mutlaka b\u00fcy\u00fck bir azab isabet ederdi.<\/p>\n<p>15- \u00c7\u00fcnk\u00fc siz bu iftiray\u0131, geli\u015fi g\u00fczel birbirinizin a\u011fz\u0131ndan al\u0131yor ve hakk\u0131nda bilgi sahibi olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z (bu uydurma haberi) a\u011f\u0131zlar\u0131n\u0131zda geveleyip duruyorsunuz. Bunun \u00f6nemsiz oldu\u011funu san\u0131yorsunuz. Halbuki bu, Allah kat\u0131nda \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir su\u00e7tur.<\/p>\n<p>16- Onu duydu\u011funuzda &#8220;Bunu konu\u015fup yaymam\u0131z bize yak\u0131\u015fmaz. Ha\u015f\u00e2! Bu, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir iftirad\u0131r&#8230;&#8221; demeli de\u011fil miydiniz?<\/p>\n<p>17- E\u011fer inanm\u0131\u015f insanlarsan\u0131z, Allah, bir daha buna benzer tutumu tekrarlamaktan sizi sak\u0131nd\u0131r\u0131p uyar\u0131yor.<\/p>\n<p>18-Ve Allah \u00e2yetlerini size a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Allah, (i\u015fin i\u00e7 y\u00fcz\u00fcn\u00fc) \u00e7ok iyi bilir, tam bir h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>19- \u0130nananlar aras\u0131nda k\u00f6t\u00fc s\u00f6z ve davran\u0131\u015f\u0131n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 arzulayan kimseler i\u00e7in d\u00fcnyada da, ahirette de ac\u0131 veren bir azab vard\u0131r. (Her \u015feyi) Allah bilir; siz bilmezsiniz.<\/p>\n<p>20- Ya sizin \u00fcst\u00fcn\u00fcze Allah&#8217;\u0131n l\u00fctuf ve merhameti olmasayd\u0131; Allah \u00e7ok \u015fefkatli ve merhametli olmasayd\u0131 (haliniz nice olurdu)?<\/p>\n<p>11- \u015eunlar ki ifk ile geldiler, \u0130FK: As\u0131l ve esas\u0131ndan \u00e7evrilmi\u015f, ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftirilmi\u015f s\u00f6z, yani yalan, iftira, b\u00fchtan demektir,<\/p>\n<p>B\u00dcHTAN da ans\u0131z\u0131n at\u0131l\u0131p insan\u0131 hayrette b\u0131rakan iftira demektir. Genellikle tefsir ve hadis kitaplar\u0131nda rivayet edildi\u011fi \u00fczere bu \u00e2yetlerin n\u00fczul sebebi \u015f\u00f6yledir:<\/p>\n<p>Hz. Ai\u015fe (r.anh\u00e2) dedi ki, Resulullah (s.a.v) sefere \u00e7\u0131kmak istedi\u011fi zaman, kad\u0131nlar\u0131 aras\u0131nda kura \u00e7eker, hangisinin ismi \u00e7\u0131karsa onunla giderdi. Ben\u00ee Mustalik gazas\u0131ndan \u00f6nce yapt\u0131\u011f\u0131 gazada da aram\u0131zda kura \u00e7ekti, benim ismim \u00e7\u0131kt\u0131, bundan dolay\u0131 Resulullah ile beraber \u00e7\u0131kt\u0131m ve bu, hicab (\u00f6rt\u00fcnme) \u00e2yetinin indirilmesinden sonra idi. Onun i\u00e7in bir hevdece (deve \u00fczerine konulan kapal\u0131 ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131ya) konuldum, d\u00f6n\u00fc\u015fte Resulullah Medine&#8217;ye yakla\u015f\u0131nca bir yerde konaklad\u0131, sonra da yola \u00e7\u0131kmaya nida ettirdi. Yola \u00e7\u0131kmaya seslendikleri s\u0131rada ben kalkt\u0131m ve y\u00fcr\u00fcy\u00fcp ordugah\u0131 ge\u00e7tim, tuvalete gittim, yerime d\u00f6nerken g\u00f6\u011fs\u00fcm\u00fc yoklad\u0131m, ne g\u00f6reyim Zaf\u00e2r boncuklar\u0131ndan bir dizim vard\u0131, kopmu\u015f d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, bunun \u00fczerine d\u00f6nd\u00fcm, kaybolan dizimi arad\u0131m, bunu aramak beni al\u0131koydu.<\/p>\n<p>Benim yol nakliyemi yapmakta olan grup varm\u0131\u015flar, hevdeci y\u00fcklenmi\u015fler ve beni i\u00e7inde zannetmi\u015fler. \u00c7\u00fcnk\u00fc hafif idim, hen\u00fcz k\u00fc\u00e7\u00fck ya\u015fta bir taze idim; beni hevdecte sanm\u0131\u015flar, deveyi \u00e7ekmi\u015fler gitmi\u015fler. D\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm zaman orada kimseyi bulamad\u0131m, bundan dolay\u0131 belki beni aramak i\u00e7in d\u00f6nerler dedim, oturdum. Derken uyumu\u015fum, Safv\u00e2n b. Muattal ordunun arkas\u0131na kal\u0131r, insanlar\u0131n e\u015fyalar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131r, bir \u015fey kalm\u0131\u015f ise kaybolmamas\u0131 i\u00e7in di\u011fer konak yerine g\u00f6t\u00fcr\u00fcrd\u00fc, beni g\u00f6r\u00fcnce tan\u0131m\u0131\u015f &#8220;Allah&#8217;tan geldik ve yine O&#8217;na d\u00f6nece\u011fiz&#8221; (Bakara, 2\/156) demesiyle uyand\u0131m, hemen feracemle y\u00fcz\u00fcm\u00fc \u00f6rtt\u00fcm, devesinden indi, ben bininceye kadar \u00e7ekildi, bindim. Sonra deveyi \u00e7ekti, y\u00fcr\u00fcd\u00fc, \u00f6\u011fle s\u0131ca\u011f\u0131nda orduya yeti\u015ftik; inmi\u015fler, ba\u011fr\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. \u0130ndikleri zaman beni bulamad\u0131klar\u0131ndan insanlar \u00e7alkalanm\u0131\u015f, o s\u0131rada imi\u015f ben \u00fczerlerine var\u0131verdim, art\u0131k herkes beni konu\u015fmu\u015f. Beni lak\u0131rd\u0131ya alm\u0131\u015f, helak olan helak olmu\u015f.<\/p>\n<p>Resulullah Medine&#8217;ye ayak bast\u0131 ve bana bir a\u011fr\u0131, s\u0131z\u0131 meydana geldi. Fakat rahats\u0131z oldu\u011fum zamanlar Peygamber (s.a.v) den tan\u0131yageldi\u011fim alaka ve l\u00fctfu bu defa g\u00f6rmedim, ancak yan\u0131ma giriyor, &#8220;nas\u0131l o?&#8221; diyordu. Bu beni i\u015fkillendirdi, hen\u00fcz s\u00f6ylenen s\u00f6zlerden haberim yoktu, nihayet nekahet d\u00f6nemine geldim. Bir gece M\u0131stah&#8217;\u0131n annesi ile hacetimiz i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131m, i\u015fimiz biter bitmez yine M\u0131stah&#8217;\u0131n annesi ile odama do\u011fru d\u00f6nd\u00fck. Derken M\u0131stah&#8217;\u0131n annesi m\u0131rt\u0131, yani y\u00fcn \u00e7ar\u015faf\u0131 i\u00e7inde s\u00fcr\u00e7t\u00fc dedi. Ben buna itiraz ettim. &#8220;Bedir&#8217;de bulunmu\u015f bir zata s\u00f6v\u00fcyor musun?&#8221; dedim, &#8220;Haberin yok mu&#8221; dedi, &#8220;ne var&#8221; dedim. &#8220;Ben dedi, \u015fehadet ederim ki, sen hakikaten &#8220;Habersiz m\u00fcmin han\u0131mlar&#8221; dans\u0131n . Sonra ifk&#8217;\u00e7ilerin dediklerini anlatt\u0131. Derhal hastal\u0131k \u00fcst\u00fcne hastal\u0131\u011f\u0131m artt\u0131, hemen a\u011flayarak d\u00f6nd\u00fcm.<\/p>\n<p>Sonra Resulullah girdi ve &#8220;nas\u0131l o?&#8221; dedi. &#8220;Bana izin ver ,ana babam\u0131n yan\u0131na gideyim&#8221; dedim. \u0130zin verdi, ben de anama babama gittim. Anneme: &#8220;Ey anne, dedim, insanlar neler s\u00f6yl\u00fcyorlar?&#8221; &#8220;K\u0131zca\u011f\u0131z\u0131m! dedi, kendini \u00fczme, vallahi bir erke\u011fin yan\u0131nda sevgili parlak bir kad\u0131n olsun ve ortaklar\u0131 bulunsun da aleyhinde \u00e7ok laf etmesinler, pek azd\u0131r. Daha dedi, bu ana kadar s\u00f6ylenilen sana malum olmad\u0131 m\u0131?&#8221; Ben a\u011flamaya ba\u015flad\u0131m ve b\u00fct\u00fcn gece sabah\u0131 ettim, yine a\u011fl\u0131yordum. A\u011flarken babam yan\u0131ma geldi, anneme, &#8220;bu niye a\u011fl\u0131yor&#8221; dedi. &#8220;Bu ana kadar s\u00f6ylenilenden bilgisi yokmu\u015f&#8221; dedi. Babam da a\u011flad\u0131. &#8220;sus k\u0131z\u0131m&#8221; dedi. O g\u00fcn durdum, g\u00f6z ya\u015f\u0131m dinmiyordu, ana babama a\u011flamak ci\u011ferimi par\u00e7alayacak gibi geliyordu. \u0130kisi de yan\u0131mda oturmu\u015f, ben a\u011fl\u0131yorken Resulullah (s.a.v) \u00fczerimize geliverdi, selam verdi, sonra oturdu. Hakk\u0131mda s\u00f6ylenilen s\u00f6ylenileliden beri yan\u0131mda oturmam\u0131\u015ft\u0131 ve bir ay olmu\u015f Allah Te\u00e2l\u00e2 ona benim bu i\u015fimle ilgili vahiy indirmemi\u015fti.<\/p>\n<p>Sonra dedi ki: &#8220;Ey Ai\u015fe! Hal \u00f6nemli, senden bana \u015f\u00f6yle \u015f\u00f6yle s\u00f6z yeti\u015fti, \u015fimde sen bu durumdan temiz ve beri isen Allah, muhakkak seni aklayacak ve e\u011fer bir g\u00fcnaha d\u00fc\u015ft\u00fcnse Allah&#8217;a isti\u011ffar ile tevbe et. \u00c7\u00fcnk\u00fc kul tevbe edince Allah Te\u00e2l\u00e2 tevbeyi kabul eder.&#8221; Ne zaman ki Peygamber (s.a.v) konu\u015fmas\u0131n\u0131 bitirdi, g\u00f6z ya\u015flar\u0131m bo\u015fand\u0131, sonra babama &#8220;Taraf\u0131mdan Resulullah&#8217;a cevap ver&#8221; dedim. &#8220;Vallahi ne diyece\u011fimi bilmiyorum.&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine anneme, dedim, &#8220;Taraf\u0131mdan Resulullah&#8217;a cevap ver.&#8221; O da &#8220;Vallahi ne diyeyim, bilmiyorum, dedi. Ben hen\u00fcz k\u00fc\u00e7\u00fck ya\u015fta bir taze idim, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan \u00e7ok okuyamazd\u0131m. Yani \u00e7ok delil getirebilecek halde de\u011fildim. Dedim ki: &#8220;Vallahi ben anlad\u0131m. Siz bunu i\u015fitmi\u015fsiniz, hatta g\u00f6n\u00fcllerinizde yer etmi\u015f, inanm\u0131\u015fs\u0131n\u0131z. \u015eimdi ben size beriyim desem inanmayacaks\u0131n\u0131z ve e\u011fer benim muhakkak tertemiz oldu\u011fumu Allah bilip dururken size k\u00f6t\u00fc bir itirafta bulunsam hemen tasdik edeceksiniz .Vallahi benimle size ba\u015fka bir mesel bulam\u0131yorum, ancak Yusuf&#8217;un babas\u0131 o salih kulun ki ismini zikretmemi\u015ftim dedi\u011fi gibi &#8220;Art\u0131k (bana d\u00fc\u015fen) g\u00fczel bir sab\u0131rd\u0131r. Sizin anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131za g\u00f6re, yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak ancak Allah&#8217;t\u0131r&#8221; (Yusuf, 12\/18) dedim, sonra d\u00f6n\u00fcp yata\u011f\u0131ma yatt\u0131m.<\/p>\n<p>O halde ben vallahi biliyordum ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 muhakkak beni temize \u00e7\u0131kar\u0131r. Fakat vallahi, hakk\u0131mda vahy-i metl\u00fcvu (Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yet) indirece\u011fini zannetmiyordum. Benim i\u015fim nefsime g\u00f6re, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n \u00f6yle okunup til\u00e2vet olunacak bir emir ile tekell\u00fcm buyuraca\u011f\u0131 dereceden \u00e7ok hakir idi. Ve fakat umuyordum ki, Resulullah uykuda bir r\u00fcya g\u00f6r\u00fcr de Allah, beni onunla temize \u00e7\u0131kar\u0131r. Allah bilir ya, Resulullah yerinden kalkmam\u0131\u015ft\u0131, ehl-i beyit&#8217;ten kimse de d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmam\u0131\u015ft\u0131. Allah Te\u00e2l\u00e2, Peygamberine vahyi indiriverdi, ona vahyedilirken olagelen hal hemen geliverdi ki, k\u0131\u015f g\u00fcn\u00fcde bile vahyin a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndan dolu danesi gibi ter d\u00f6k\u00fcl\u00fcrd\u00fc. Bunun \u00fczerine, bir \u00f6rt\u00fc \u00f6rt\u00fcld\u00fc ve ba\u015f\u0131n\u0131n alt\u0131na bir yast\u0131k konuldu. Vallahi ben tela\u015f etmedim, ald\u0131rmad\u0131m, \u00e7\u00fcnk\u00fc beraatimi, su\u00e7suzlu\u011fumu biliyordum. Fakat Resulullah a\u00e7\u0131l\u0131ncaya kadar, insanlar\u0131n dediklerine hak verecek bir vahiy gelivermek korkusundan, anam\u0131n babam\u0131n canlar\u0131 \u00e7\u0131kacak zannettim.<\/p>\n<p>Ne zaman ki Resulullah a\u00e7\u0131ld\u0131, g\u00fcl\u00fcyordu, ilk s\u00f6yledi\u011fi kelime \u015fu oldu: &#8220;M\u00fcjde ey Ai\u015fe! Rahat ol, vallahi Allah, seni kat&#8217;\u00ee olarak aklad\u0131&#8221; dedi. &#8220;Hamd, Allah&#8217;a; ne sana, ne de ashab\u0131na&#8221; dedim. Annem, dedi &#8220;Kalk ona!&#8221; Ben, &#8220;Vallahi ne ona kalkar\u0131m, ne de beraetimi indiren Allah&#8217;dan ba\u015fkas\u0131na hamd ederim&#8221; dedim. Burada Allah Te\u00e2l\u00e2 den itibaren on \u00e2yet indirmi\u015fti. Bunun \u00fczerine Ebu Bekir &#8220;Vallahi bundan sonra art\u0131k M\u0131stah&#8217;a infak etmem&#8221; dedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve fakirli\u011fi sebebiyle nafaka veriyordu. Bu sebeple de Allah Te\u00e2l\u00e2 \u015fu \u00e2yeti indirdi. &#8220;\u0130\u00e7inizden faziletli olanlar (yak\u0131nlara&#8230;) vermemeye yemin etmesinler. Allah&#8217;\u0131n sizi ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 arzulamaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; (Nur, 24\/22) , Bunun \u00fczerine Ebu Bekir de &#8220;Evet, vallahi, Allah&#8217;\u0131n beni ma\u011ffiret etmesini severim&#8221; dedi M\u0131stah&#8217;a yine nafakas\u0131 verilmeye devam edildi. Netice olarak \u00f6zr\u00fcm nazil olunca Resulullah kalkt\u0131 minbere \u00e7\u0131kt\u0131, bunlar\u0131 anlatt\u0131 ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 okudu ve minberden indi\u011fi vakitte Abdullah b. Ubeyy&#8217;e, M\u0131stah&#8217;a, Hamne&#8217;ye ve Hassan&#8217;a had cezas\u0131 vurdu.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7inizden bir usbedir, mahdud, belirli bir gruptur.<\/p>\n<p>USBE: Ondan k\u0131rka kadar bir topluluk, say\u0131s\u0131 belli bir g\u00fcruh, grup demektir. Ey o ifke u\u011frayanlar onu sizin i\u00e7in bir \u015fey sanmay\u0131n\u0131z belki o -ifk- sizin i\u00e7in bir hay\u0131rd\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck sevap kazanmaya sebeb, Allah indindeki kerametin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131na, netice olarak k\u0131ymet ve derecenin y\u00fckselmesine sebep olur. Asl\u0131nda ifk, o iftira, yalan\u0131 b\u00fcy\u00fck bir \u015ferdir. Fakat ger\u00e7ekte onun \u015ferri, onu uyduranlara, s\u00f6yleyenlere aittir. Onlardan, o g\u00fcruhtan her birinin kazand\u0131\u011f\u0131 vebali kendisinindir. Kimi susmu\u015f, kimi g\u00fclm\u00fc\u015f, kimi s\u00f6ylenmi\u015f. \u0130\u00e7lerinden onun, o vebalin b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc y\u00fcklenen, o g\u00fcr\u00fbh i\u00e7inde o iftiray\u0131 kasten atan ve yay\u0131lmas\u0131n\u0131 arzu ederek vebalin b\u00fcy\u00fcmesine sebep olan i\u00e7in de b\u00fcy\u00fck bir azab vard\u0131r. Bu Abdullah b. Ubeyy hakk\u0131ndad\u0131r ki, m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ba\u015f\u0131 idi. O iftiray\u0131 \u00f6nce o atm\u0131\u015f, ilk \u00f6nce o ortaya koymaya \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve halk aras\u0131nda propoganda yapt\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Kurnaz m\u00fcnaf\u0131klar, cinasl\u0131 lak\u0131rd\u0131larla m\u00fcminleri gizliden gizliye heyecana getirmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f ve bu propogandaya aldanan \u015fair Hassan ve fakir M\u0131stah gibi bir iki safdil de o \u00dcbeyy o\u011flunun a\u00e7\u0131klamalar\u0131na kap\u0131l\u0131p kazif cezas\u0131na m\u00fcstehak olmu\u015flard\u0131. Safvan, Hassan&#8217;a h\u00fccum edip vurdu\u011fu bir k\u0131l\u0131\u00e7 darbesi ile g\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00f6nd\u00fcrm\u00fc\u015f ve demi\u015fti ki:<\/p>\n<p>12-20- Ne vard\u0131 o yalan\u0131 i\u015fitti\u011finiz zaman m\u00fcminler ve m\u00fcmineler kendi nefislerine hay\u0131r zannetseler, kendilerine ve kendileri kadar tan\u0131malar\u0131 gereken hemcinslerine h\u00fcsn \u00fc zan besleseler de bu a\u00e7\u0131k bir ifktir, deselerdi ya! Zann\u0131n men\u015fei, nefiste bir k\u0131yast\u0131r. Bir kimse nefsinde kendi hakk\u0131nda cevaz verebildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcdedir ki, kendine benzetti\u011fi kimseler hakk\u0131nda nefs\u00ee bir k\u0131yas ile bir zanda bulunur. Halbuki m\u00fcminlerin, m\u00fcminelerin, kendi nefislerinde fena \u015feylere cevaz vermemeleri, nezih olmalar\u0131 gerekir. Bu sebepten k\u00f6t\u00fc bir s\u00f6z i\u015fittikleri zaman kendilerinden \u015f\u00fcpheleri olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, kendileri gibi saymalar\u0131 gereken m\u00fcmin ve m\u00fcmineler hakk\u0131nda da iyi zanda bulunmalar\u0131, ber\u00e2et-i zimmetin as\u0131l oldu\u011funu bilmeleri, a\u00e7\u0131k ve g\u00f6r\u00fcnen halin aksine olan desteksiz ve delilsiz lak\u0131rd\u0131lara, a\u00e7\u0131k bir iftira demeleri gerekir.<\/p>\n<p>&#8220;(\u0130nsanlar aras\u0131nda k\u00f6t\u00fc s\u00f6z\u00fcn yay\u0131lmas\u0131n\u0131 arzulayan kimseler var ya i\u015fte) onlar i\u00e7in d\u00fcnyada da ahirette de ac\u0131 veren bir azab vard\u0131r.&#8221; D\u00fcnyadaki azab; kazif cezas\u0131 ve neticeleridir. Nitekim M\u0131stah, Hassan, Hamne haklar\u0131nda kazif cezas\u0131 uyguland\u0131 ve Safvan bir k\u0131l\u0131\u00e7 darbesi ile Hassan&#8217;\u0131 vurup bir g\u00f6z\u00fcn\u00fc s\u00f6nd\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>21- Ey iman edenler! \u015eeytan\u0131n ad\u0131mlar\u0131n\u0131 takip etmeyin. Kim \u015feytan\u0131n ad\u0131mlar\u0131n\u0131 takip ederse, \u015funu bilsin ki o, edepsizlikleri ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emreder. E\u011fer \u00fcst\u00fcn\u00fczde Allah&#8217;\u0131n l\u00fctuf ve merhameti olmasayd\u0131, i\u00e7inizden hi\u00e7bir kimse temize \u00e7\u0131kmazd\u0131. Fakat Allah, diledi\u011fini ar\u0131nd\u0131r\u0131r. Allah i\u015fitir ve bilir.<\/p>\n<p>22- \u0130\u00e7inizden faziletli ve servet sahibi kimseler akrabaya, yoksullara, Allah yolunda g\u00f6\u00e7 edenlere (mallar\u0131ndan) vermeyeceklerine yemin etmesinler; ba\u011f\u0131\u015flas\u0131nlar, feragat g\u00f6stersinler. Allah&#8217;\u0131n sizi ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 arzulamaz m\u0131s\u0131n\u0131z? Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayand\u0131r, \u00e7ok merhametlidir.<\/p>\n<p>23- Namuslu, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden habersiz m\u00fcmin kad\u0131nlara zina isnad\u0131nda bulunanlar, d\u00fcnya ve ahirette lanetlenmi\u015flerdir. Onlar i\u00e7in \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir azab vard\u0131r.<\/p>\n<p>24- O g\u00fcn dilleri, elleri ve ayaklar\u0131, yapm\u0131\u015f olduklar\u0131ndan dolay\u0131 aleyhlerinde \u015fahitlik edecektir.<\/p>\n<p>25- O g\u00fcn Allah onlara ger\u00e7ek cezalar\u0131n\u0131 tastamam verecek ve onlar Allah&#8217;\u0131n ger\u00e7ek oldu\u011funu anlayacaklar.<\/p>\n<p>26- K\u00f6t\u00fc kad\u0131nlar, k\u00f6t\u00fc erkeklere, k\u00f6t\u00fc erkekler ise k\u00f6t\u00fc kad\u0131nlara; temiz kad\u0131nlar temiz erkeklere, temiz erkekler de temiz kad\u0131nlara yara\u015f\u0131r. \u0130\u015fte bu temiz olan, (iftirac\u0131lar\u0131n) s\u00f6ylediklerinden \u00e7ok uzakt\u0131rlar. Kendileri i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015flanma ve g\u00fczel bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r.<\/p>\n<p>21-25- &#8220;Namuslu, k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden habersiz m\u00fcmin kad\u0131nlara zina isnad edenler&#8221;. Burada g\u00e2filat (habersiz) vasf\u0131, medih (\u00f6vme) s\u0131fatlar\u0131ndand\u0131r. Yani Peygamber (s.a.v)&#8217;in temiz zevceleri gibi k\u00f6t\u00fcl\u00fckten mutlak m\u00e2n\u00e2da habersiz, \u00f6yle bir \u015fey asla hat\u0131r\u0131ndan ge\u00e7mez, imanl\u0131 han\u0131mlara atanlar, \u015f\u00fcphesiz D\u00fcnya ve ahirette lanetlendiler ve onlara \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir azap vard\u0131r. &#8220;O g\u00fcn dilleri, elleri ve ayaklar\u0131 yapt\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k aleyhlerinde \u015fahitlik yapar.&#8221; (Y\u00e2s\u00een, 36\/65. \u00e2yetin tefsirine bkz.). O g\u00fcn Allah, onlara ger\u00e7ek cezalar\u0131n\u0131 tastamam verecek ve onlar, Allah&#8217;\u0131n bir ger\u00e7ek oldu\u011funu anlay\u0131p bilecekler. Yani her hakikati ortaya koyan, ve varl\u0131\u011f\u0131nda hi\u00e7 \u015f\u00fcphe caiz olmayan, Hak Te\u00e2l\u00e2&#8217;\u0131r.<\/p>\n<p>Burada tevbe edenler istisna edilmemi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunda Peygamber (s.a.v) in temiz zevcelerinin \u00f6zel haklar\u0131 sebebiyle bir \u00f6zellik vard\u0131r. Bununla beraber m\u00e2n\u00e2, umum\u00eedir. Bu sebepten umum\u00ee olan kazf \u00e2yetindeki istisnan\u0131n ahiretle ilgili y\u00f6nden burada da ge\u00e7erli olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Hassan b. Sabit m\u00fcnaf\u0131k olmamakla beraber, tevbek\u00e2r oldu\u011funda, bir \u015f\u00fcphe yoktur. Nitekim kendisine had cezas\u0131 uyguland\u0131ktan sonra s\u00f6yledi\u011fi \u015fu beyitlerle akland\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymu\u015ftu:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130ffetlidir, a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131d\u0131r, bir \u015f\u00fcphe ile su\u00e7lanamaz.<\/p>\n<p>Bir \u015feyden habersiz iffetli kad\u0131nlar\u0131n \u0131rzlar\u0131 hakk\u0131nda s\u00f6z s\u00f6ylemekten \u00e7ekinir.<\/p>\n<p>O, insanlar\u0131n din ve mevkii itibariyle en hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131n han\u0131m\u0131d\u0131r,<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n en hay\u0131rl\u0131s\u0131 da hidayet, keramet ve fazilet peygamberidir.<\/p>\n<p>O, L\u00fcey b. G\u00e2lib kabilesinden bir han\u0131m sultand\u0131r.<\/p>\n<p>O kabilenin gayreti \u00fcst\u00fcn ve o han\u0131m\u0131n \u015ferefi devaml\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Terbiyelidir, Allah onun ahl\u00e2k\u0131n\u0131 as\u00eel ve tertemiz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Kendisini de her t\u00fcrl\u00fc ay\u0131p ve bat\u0131ldan aklam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer sana ula\u015ft\u0131r\u0131lan s\u00f6z\u00fc ben s\u00f6ylemi\u015f isem,<\/p>\n<p>Ellerim kam\u00e7\u0131m\u0131 kald\u0131rmaz olsun, kurusun.<\/p>\n<p>Nas\u0131l olur da s\u00f6yleyebilirim, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece sevgim ve yard\u0131m\u0131m, meclislerin g\u00fczelli\u011fi olan Resulullah&#8217;\u0131n \u00c2line aittir.<\/p>\n<p>Onun insanlar \u00fczerinde nice \u00fcst\u00fcn ve faziletli r\u00fctbeleri vard\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fckseklere at\u0131lanlar bile o r\u00fctbelere ula\u015fmaktan aciz kal\u0131rlar.&#8221;<\/p>\n<p>Hz. \u00c2i\u015fe (r.anha) de &#8220;Hassan&#8217;a cenneti \u00fcmid ederim. Resulullah&#8217;\u0131n medhine ait \u015fiirini i\u015fitti\u011fim zaman, ona cenneti \u00fcmid ettim&#8221; demi\u015ftir.<\/p>\n<p>26- Habiseler habisler i\u00e7indir. Habisat, murdar k\u00f6t\u00fc kar\u0131lara, murdar s\u00f6zlere, murdar fiillere ve genellikle k\u00f6t\u00fc ve pis \u015feylere kelimenin as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olunabilir. Fakat Hab\u00ees\u00een, Cem-i m\u00fczekker oldu\u011funda, yaln\u0131z erkekler hakk\u0131nda kelimenin ger\u00e7ek m\u00e2n\u00e2s\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olur. Bununla birlikte, habis, k\u00f6t\u00fc ki\u015filer m\u00e2n\u00e2s\u0131na olarak erkekler ile beraber di\u015fileri de i\u00e7ine alacak \u015fekilde kullan\u0131labilir. Bunlar\u0131n z\u0131dd\u0131 olan tayyibat ve tayyib\u00eende de fark b\u00f6yledir. \u00c2yetteki kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmadan ilk bak\u0131\u015fta g\u00f6z\u00fcken di\u015fi ile erkek kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmas\u0131d\u0131r. Bununla beraber ikinci m\u00e2n\u00e2 da uzak de\u011fildir, rivayet olunmu\u015ftur. Buna g\u00f6re m\u00e2n\u00e2 \u015fu olur; murdar, yani ete\u011fi kirli, namusu temiz olmayan, hain kar\u0131lar murdar erkeklerindir, murdarlar\u0131n dengidir. Bundan dolay\u0131, murdar kar\u0131n\u0131n kocas\u0131 da murdar olur, olmasa murdar kar\u0131y\u0131 tutmaz. Yahut murdar s\u00f6zler, murdar fiiller, murdar ki\u015filerindir. Bundan dolay\u0131, kaz\u0131f, ifk, b\u00fchtan, s\u00f6vmek ve edepsizce s\u00f6vmek gibi laflar, zina gibi pis fiiller, murdar ki\u015fiden, murdarlardan \u00e7\u0131kar ve ancak murdarlara ait olabilir. Ve bil\u00e2kis habisler de habiseler i\u00e7indir. Murdar erkekler, murdar kar\u0131lar i\u00e7indir. &#8220;Zina eden erkek, zina eden veya m\u00fc\u015frik olan bir kad\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 ile evlenemez, zina eden kad\u0131nla da ancak zina eden veya m\u00fc\u015frik olan erkek evlenebilir.&#8221; (Nur, 24\/3) gibi&#8230; Veya murdar ki\u015filer, murdar i\u015fler ve s\u00f6zler i\u00e7indir. Pislikler pislerin \u00f6zelli\u011fi, pisler de pisliklerin \u00f6zel yerleridir. Tayyib\u00e2t da tayyibler i\u00e7in, ho\u015f, pak ve temiz kad\u0131nlar, pak erkekler i\u00e7indir, temiz olanlar\u0131nd\u0131r, pak olmayanlar\u0131 bula\u015ft\u0131ramaz. Veya ikinci m\u00e2n\u00e2 ile iyi ve ho\u015f kelimeler ve iyi ameller ho\u015f ve temiz kimselerin \u015fiar\u0131, temizlerin i\u015fi, temizlerin halidir. Tayyibler de tayyibat i\u00e7indir. Temiz, pak adamlar temiz, pak kad\u0131nlar i\u00e7indir. Pak olmayanlar\u0131, ne al\u0131rlar, ne tutarlar veya temiz pak insanlar da temiz pak s\u00f6zler, temiz pak i\u015fler, temiz pak \u015feyler i\u00e7indir. Onlara yara\u015fan, onlardan beklenen bunlard\u0131r. Netice olarak pak ho\u015fluklar, pak ve ho\u015f olanlar\u0131n \u00f6zelli\u011fi; pak, ho\u015f olanlar da pak, ho\u015fluklar\u0131n \u00f6z sahibi, \u00f6z mahalli ve yeridir. O y\u00fcksekler, o y\u00fcksek temizler, o tayyib\u00een ve tayyib\u00e2t\u0131n en se\u00e7ilmi\u015fleri olan Muhammed Mustafa (s.a.v) n\u0131n ailesi onlar\u0131n s\u00f6ylediklerinden \u00e7ok uzakt\u0131rlar. O pis kimselerin, o ifk ve iftirac\u0131lar\u0131n a\u011f\u0131zlar\u0131na ald\u0131klar\u0131 dedikodudan \u00e7ok uzak ve temizdirler. Onlar i\u00e7in bir ba\u011f\u0131\u015f ve g\u00fczel bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r. O temizler i\u00e7in hesap g\u00fcn\u00fcnde bamba\u015fka bir ma\u011ffiret, ba\u011f\u0131\u015f ve ikram\u0131 nihayetsiz bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r ki o, cennettir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, anayasas\u0131nda iffet, \u0131rz ve namus hukukunun ilk esaslardan oldu\u011fu tesbit edildikten sonra, bu temizlikle en fazla ilgili olan meskenlerin korunmas\u0131, be\u015fer\u00ee m\u00fcnasebet ahlak\u0131 ve hukuku, kad\u0131nlar\u0131n tesett\u00fcr\u00fc gibi detaylara ge\u00e7iliyor.<\/p>\n<p>Nur S\u00fbresi<\/p>\n<p>(Devam\u0131)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27- Ey iman edenler! Kendi evinizden ba\u015fka evlere, geldi\u011finizi farkettirip ev halk\u0131na selam vermedik\u00e7e girmeyin. Bu sizin i\u00e7in daha iyidir. Herhalde (bunu) d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlars\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>28- Orada kimse bulamazsan\u0131z, size izin verilinceye kadar oraya girmeyin. E\u011fer size, &#8220;Geri d\u00f6n\u00fcn!&#8221; denilirse, hemen d\u00f6n\u00fcn. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, sizin i\u00e7in daha temiz bir davran\u0131\u015ft\u0131r. Allah, yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilir.<\/p>\n<p>29- \u0130\u00e7inde kendinize ait bir \u015feylerin bulundu\u011fu oturulmayan bir eve girmenizde herhangi bir sak\u0131nca yoktur. Allah, sizin a\u00e7\u0131\u011fa vurduklar\u0131n\u0131z\u0131 da, gizlediklerinizi de bilir.<\/p>\n<p>30- (Resul\u00fcm!) M\u00fcmin erkeklere, g\u00f6zlerini (harama) dikmemelerini, \u0131rzlar\u0131n\u0131 da korumalar\u0131n\u0131 s\u00f6yle. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, kendileri i\u00e7in daha temiz bir davran\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphesiz Allah, onlar\u0131n yapmakta olduklar\u0131ndan haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>31- M\u00fcmin kad\u0131nlara da s\u00f6yle: G\u00f6zlerini (harama bakmaktan) korusunlar; namus ve iffetlerini esirgesinler. G\u00f6r\u00fcnen k\u0131s\u0131mlar\u0131 m\u00fcstesna olmak \u00fczere, zinetlerini te\u015fhir etmesinler. Ba\u015f \u00f6rt\u00fclerini, yakalar\u0131n\u0131n \u00fczerine (kadar) \u00f6rts\u00fcnler. Kocalar\u0131, babalar\u0131, kocalar\u0131n\u0131n babalar\u0131, kendi o\u011fullar\u0131, kocalar\u0131n\u0131n o\u011fullar\u0131, erkek karde\u015fleri, erkek karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, k\u0131z karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, kendi kad\u0131nlar\u0131 (m\u00fcmin kad\u0131nlar), ellerinin alt\u0131nda bulunan (k\u00f6leleri), erkeklerden, kad\u0131na ihtiyac\u0131 kalmam\u0131\u015f (cins\u00ee g\u00fc\u00e7ten d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f) hizmet\u00e7iler, yahut hen\u00fcz kad\u0131nlar\u0131n gizli kad\u0131nl\u0131k hususiyetlerinin fark\u0131nda olmayan \u00e7ocuklardan ba\u015fkas\u0131na zinetlerini g\u00f6stermesinler. Gizlemekte olduklar\u0131 zinetleri anla\u015f\u0131ls\u0131n diye, ayaklar\u0131n\u0131 yere vurmas\u0131nlar. Ey m\u00fcminler! Hep birden Allah&#8217;a tevbe ediniz ki, kurtulu\u015fa eresiniz.<\/p>\n<p>27-Resulullah&#8217;a Ensar&#8217;dan bir kad\u0131n gelip &#8220;Ya Resulullah, ben evimde \u00f6yle bir halde bulunurum ki, o halimle hi\u00e7 kimsenin beni g\u00f6rmesini istemem. Fakat ailemden bir kimsenin, \u00fczerime gelip giriverdi\u011fi de eksik olmaz&#8221; demi\u015fti bunun \u00fczerine \u00e2yeti indirildi.<\/p>\n<p>Kendi evlerinizden ba\u015fka evlere, odalar\u0131n\u0131zdan ba\u015fka odalara sahiplerine geldi\u011finizi farkettirip ev halk\u0131na selam vermedik\u00e7e girmeyiniz. Ba\u015fkalar\u0131n\u0131n m\u00fclk\u00fcne izinsiz girmek gasb gibi olaca\u011f\u0131ndan hukuken ve h\u00fckmen haram oldu\u011fu gibi kendi m\u00fclk\u00fc olan, dinen girmeye hakk\u0131 bulunan ev i\u00e7erisinde de olsa, gerek kendinden ba\u015fkas\u0131na ait olan odalara habersiz ve selams\u0131z girivermek de terbiye y\u00f6n\u00fcnden ve dini y\u00f6nden yasak k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Burada geldi\u011fini farkettirmeyi, izin istemek, diye tefsir edenler oldu\u011fu gibi, durumu ara\u015ft\u0131rma ile selamlama, yani izin istemeden \u00f6nce durumun girmeye uygun olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmeye \u00e7al\u0131\u015fmak veya insan bulunup bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmek istemek m\u00e2n\u00e2lar\u0131yla tefsir edenler de olmu\u015ftur. G\u00f6z\u00fcken burada farkettirmek, vah\u015fice mukabili olmas\u0131d\u0131r ki, bask\u0131n yapar gibi birdenbire vah\u015ficesine girivermeyip insanl\u0131\u011fa yara\u015f\u0131r ve duruma uygun bir yak\u0131nl\u0131k ortaya koymak, demek olur.<\/p>\n<p>Ebu Eyyub&#8217;dan rivayet edilmi\u015ftir ki, &#8220;Ya Resulullah! \u0130stiyn\u00e2s nedir?&#8221; dedik. Buyurdu ki: &#8220;\u00d6ks\u00fcrerek tekbir ve tesbih ile ev halk\u0131n\u0131 haberdar etmektir. Teslim de, essel\u00e2m\u00fcaleyk\u00fcm demektir.&#8221; \u015eu halde istiyn\u00e2s, a\u00e7\u0131k\u00e7a izin isteme ile yumu\u015fak bir \u015fekilde haber verme ve farkettirmeden daha geneldir. &#8220;\u0130stiyz\u00e2n&#8221; denilmeyip &#8220;\u0130stiyn\u00e2s&#8221; denilmesi de bundan dolay\u0131 olsa gerektir. \u015eu halde m\u00fclk\u00fc olmayan ve hi\u00e7bir y\u00f6nden girme hakk\u0131 bulunmayan evlere girmek i\u00e7in herhalde izin istemek \u015fartt\u0131r.<\/p>\n<p>Yoksa bir h\u00fccum ve bask\u0131n olur. Ve ev sahibinin ona kar\u015f\u0131 her t\u00fcrl\u00fc m\u00fcdafaya hakk\u0131 bulunur. Girme hakk\u0131 bulunmakla beraber ba\u015fkas\u0131n\u0131n oturdu\u011fu odaya girmekte ise mutlak farkettirme, \u015fart ve fakat farkettirmenin izin isteme \u015feklinde olmas\u0131 s\u00fcnnet veya edeb olmakla beraber farz denilemez. Bundan dolay\u0131, bir hakim taraf\u0131ndan bir su\u00e7lu veya san\u0131k kimsenin evine girmek gerekti\u011fi zaman da izin istemek denilemezse de \u0131rza bir sald\u0131r\u0131 durumuna d\u00fc\u015f\u00fclmemek i\u00e7in gelindi\u011finin hissettirilmesi gerekir.<\/p>\n<p>Netice olarak, meskenler, oturma yerleri tecav\u00fczden ve her t\u00fcrl\u00fc edepsizlikten korunmal\u0131d\u0131r. Hi\u00e7 kimsenin evinde g\u00fcven ve huzuru bozulmamal\u0131 ve oralara edep ve usul\u00fc ile girilmelidir ki, bu da istiynas (farkettirme) ve selam iledir. \u0130zin isteyip alman\u0131n nas\u0131l olaca\u011f\u0131 hakk\u0131nda rivayet olunur ki, birisi Resulullah&#8217;dan izin isteyip v\u00fcl\u00fcc edeyim mi? yani, sokulay\u0131m m\u0131? demi\u015fti. Peygamber (s.a.v) de Revza isimli bir kad\u0131na &#8220;Kalk \u015funa \u00f6\u011fret, izin isteme i\u015fini g\u00fczel yapm\u0131yor, s\u00f6yle: yani gireyim mi? desin&#8221; buyurmu\u015f, adam da bunu i\u015fitmi\u015f ve s\u00f6ylemi\u015f; bunun \u00fczerine &#8220;gir!&#8221; buyurulmu\u015f, Resulullah&#8217;tan baz\u0131 \u015feyler sormu\u015f, cevap alm\u0131\u015f, sonunda &#8220;\u0130limde senin bilmedi\u011fin var m\u0131?&#8230;demi\u015f. Peygamber (s.a.v) de &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2 bana bir \u00e7ok hay\u0131r verdi, bununla birlikte hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ilimde \u00f6ylesi vard\u0131r ki, onu Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez&#8221; buyurmu\u015f ve &#8220;K\u0131yamet&#8217;in zaman\u0131n\u0131n ilmi muhakkak ki Allah nezdindedir.&#8221; (Lokman, 31\/34) \u00e2yetinin sonuna kadar okumu\u015ftur.<\/p>\n<p>Cahiliye halk\u0131, birinin evine vard\u0131klar\u0131nda mahremiyete sayg\u0131 g\u00f6zetmedikleri gibi, d\u00fcnya ve ahiret selametini i\u00e7inde bulunduran selam duas\u0131n\u0131 bilmezler de &#8220;sabah\u0131n\u0131z hayat olsun&#8221; veya &#8220;hayr olsun&#8221; &#8220;ak\u015fam\u0131n\u0131z hayat olsun&#8221; gibi belirli bir \u015fekilde selam ile sa\u011fl\u0131k verirlerdi. Ger\u00e7i bu da k\u00f6t\u00fc bir \u015fey de\u011fildir. Fakat b\u00f6yle selamlar\u0131n, yaln\u0131z d\u00fcnyan\u0131n bir sabah ve ak\u015fam\u0131yla kay\u0131tl\u0131, toplumsal gayret ve iyi temennileri bir g\u00fcnden ileri gitmeyen g\u00fcd\u00fck bir medeniyetin \u00e2deti oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Allah Te\u00e2l\u00e2, istiyn\u00e2s\u0131, yani girerken farkettirmeyi \u015fart k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi m\u00fcminlere hududsuz bir selamet duygusu vaad ve telkin eden selam\u0131 \u00f6\u011fretmekle lafz\u0131 k\u0131sa ve \u00f6zl\u00fc, m\u00e2n\u00e2s\u0131 geni\u015f ve herkes i\u00e7in talep edilen bir gaye olacak en g\u00fczel bir toplumsal prensip ortaya koymu\u015ftur. \u015eu halde bunu \u00f6nleyerek di\u011fer iyi temennilerle yetinmek bir cahiliyet eseri olaca\u011f\u0131ndan ho\u015f de\u011fildir, mekruhtur.<\/p>\n<p>Bir de istiyz\u00e2n, yani izin isteme ka\u00e7 defa olmal\u0131d\u0131r. Resulullah&#8217;tan rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, istiyz\u00e2n \u00fc\u00e7t\u00fcr. Birincisinde kulak verirler, ikincisinde haz\u0131rlan\u0131rlar. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcnde izin verirler veya reddederler. Bu \u00fc\u00e7 izin isteme birbiri ard\u0131na acele ettirilmeyip aralar\u0131nda biraz bekleme ile yap\u0131lmal\u0131 ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcnde cevap verilmezse d\u00f6nmelidir. \u015eiddetle kap\u0131 \u00e7almak, ev sahibine ba\u011f\u0131rmak ise haramd\u0131r. Zira korkutmay\u0131 ve tecav\u00fcz\u00fc zannettirir, y\u00fcrek oynat\u0131r. Bu konuda indirilen &#8220;(Resul\u00fcm)! Sana odalar\u0131n arkas\u0131ndan ba\u011f\u0131ranlar\u0131n \u00e7oklar\u0131 akl\u0131 ermez ki\u015filerdir&#8221; (Hucurat, 49\/4) \u00e2yeti yeterli bir k\u0131namad\u0131r. Hem de izin isterken y\u00fcz\u00fcn\u00fc kap\u0131ya kar\u015f\u0131 tutup durmamal\u0131, sa\u011fa veya sola d\u00f6nmelidir. Resulullah b\u00f6yle yapard\u0131.<\/p>\n<p>Bir defas\u0131nda Ebu Said el-Hudri (r.a) kap\u0131ya y\u00f6nelik olarak izin istemi\u015fti de Peygamber (s.a.v) &#8220;Kap\u0131ya y\u00f6nelerek izin isteme&#8221; buyurdu. Bu ist\u00eeyn\u00e2s, yani farkettirerek ve selam vermeden girmemek sizin i\u00e7in hay\u0131rd\u0131r. Bir t\u00f6hmete d\u00fc\u015fmekten emin k\u0131lar g\u00fcvenlik ve huzuru destekler, iffet ve temizli\u011fi art\u0131r\u0131r, gerektir ki tezekk\u00fcr edersiniz, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, anlar, unutmazs\u0131n\u0131z. Rivayet edilir ki, Nebiyy-i Ekrem (s.a.v)&#8217;e bir adam &#8220;Annemden de izin isteyecek miyim?&#8221; dedi &#8220;evet&#8221; buyurdu. &#8220;Onun benden ba\u015fka hizmet edeni yok, her giri\u015fimde izin mi isteyeyim?&#8221; dedi, Peygamber (s.a.v) &#8220;Anan\u0131 \u00e7\u0131plak g\u00f6rmeyi arzu eder misin&#8221; buyurdu, &#8220;Hay\u0131r&#8221; dedi. &#8220;\u00d6yleyse izin iste&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>28- \u015eimdi orada bir kimse bulamazsan\u0131z, yani izin vermeye yetkili bir kimse bulunmaz veya hi\u00e7 kimse olmazsa art\u0131k onlara girmeyiniz ta size izin verilinceye kadar sabrediniz. \u0130zin denince, izni ge\u00e7erli olabilecek kimse taraf\u0131ndan izin, demek oldu\u011funu da hat\u0131rlatmaya gerek yoktur. Ve e\u011fer size d\u00f6n\u00fcn\u00fcz, denilirse, o evdekilerden gerek izin vermeye yetkili ve gerekse izin vermeye yetkisi olmayanlar taraf\u0131ndan denilirse denilsin hemen d\u00f6n\u00fcn\u00fcz, tekrar tekrar izin isteyerek girmekte \u0131srar edip direnmeyiniz o d\u00f6n\u00fcvermek sizin i\u00e7in daha temizdir. Sabretmekten ve orada dikilip kalmaktan daha uygundur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir zorba veya ars\u0131z bir dilenci gibi inad ve \u0131srar ile kap\u0131da bekleyip durman\u0131n uzak olmayaca\u011f\u0131 al\u00e7ak ve uygunsuz t\u00f6hmetlerden m\u00fcnezzehtir. Ancak bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda terkedilmesi caiz ve uygun olmayan bir g\u00f6rev bulunursa, bu m\u00fcstesnad\u0131r ve Allah her yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bilir. Bundan dolay\u0131 bu konuda y\u00fck\u00fcml\u00fc bulundu\u011funuz i\u015flerden yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z ve b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131z hususlar\u0131 da bilir. M\u00fckafat\u0131n\u0131 ve cezas\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>29- \u0130\u00e7inizde kendinize ait meta&#8217; (mal) bulunan ve oturulmayan evlere girmenizde herhangi bir sak\u0131nca yoktur. Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re Ebu Bekri&#8217;s-s\u0131dd\u00eek (r.a) &#8220;Ya Resulallah! Biz ticaretimizde \u00e7e\u015fitli yerlere gider ve hanlara konar\u0131z, izin verilmedik\u00e7e onlara girmeyelim mi?&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine bu \u00e2yet nazil oldu.<\/p>\n<p>GAYR-I MESK\u00dbNE, demek oturan ki\u015fi i\u00e7inde bulunmayan veya i\u00e7inde kimse oturmay\u0131p bo\u015f olan veya oturulmayan yer, demek olabilir.<\/p>\n<p>META&#8217;: Mal, m\u00fclk ve kendisinden faydalan\u0131lan \u015fey demektir. Fayda ve istifade edilen herhangi bir \u015fey hakk\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. Buna g\u00f6re i\u00e7lerinde herhangi bir \u015fekilde faydalanma yetkiniz ve bundan dolay\u0131 bir \u00e7e\u015fit girme hakk\u0131n\u0131z bulunan evler, odalar demektir ki, han, hamam, d\u00fckkan, depo vesaire gibi umuma a\u00e7\u0131k olan yerlere \u015famil oldu\u011fu gibi, harap evlere ve kendi evi i\u00e7erisinde di\u011ferlerinin oturmas\u0131na ayr\u0131lm\u0131\u015f olup da oturan\u0131 i\u00e7inde bulunmayan odalara dahi denir. \u00c7\u00fcnk\u00fc oturan kimsesi i\u00e7inde iken bu odalara da habersiz ve selams\u0131z girmemek gerekirse de, oturan kimsesi i\u00e7inde bulunmad\u0131\u011f\u0131 takdirde izin ve haber vermeksizin girmekte g\u00fcnah yoktur. Zira kendisinin e\u015fyas\u0131, faydalanma hakk\u0131 vard\u0131r. Ancak kiraya vererek intifa, yani yararlanma hakk\u0131n\u0131 ge\u00e7ici olsa da ba\u015fkas\u0131na vermi\u015f ise, yine \u00f6nceki \u00e2yetlerin h\u00fckm\u00fc ge\u00e7erlidir. \u0130zin olmadan giremez ve Allah, sizin a\u00e7\u0131\u011fa vurduklar\u0131n\u0131z\u0131 da gizlediklerinizi de bilir. Bundan dolay\u0131 herhangi bir eve bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck fikriyle veya bir ayba, bir eksikli\u011fe muttali olmak i\u00e7in girmemeli, Allah&#8217;tan korkmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>30- M\u00fcminlere yani m\u00fcmin erkeklere- s\u00f6yle, g\u00f6zlerini indirsinler; gerek d\u0131\u015farda, gerek i\u00e7erde ve gerekse ba\u015fkalar\u0131n\u0131n evlerine girip \u00e7\u0131karken, otururken kalkarken g\u00f6zlerini dikmesinler, harama bakmaktan, ay\u0131p bir \u015fey g\u00f6rmekten sak\u0131ns\u0131nlar. Sofiyeden \u015eibl\u00ee (k.s.)&#8217;ye: &#8221; ne demektir? diye sormu\u015flar, demi\u015f ki: &#8220;Ba\u015f g\u00f6zlerini haramlardan, kalp, g\u00f6zlerini Allah&#8217;tan gayri \u015feylerden \u00e7eksinler.&#8221; Irzlar\u0131n\u0131 da korusunlar, ap\u0131\u015f aralar\u0131n\u0131 tamamen koruyup haramdan, bakmaktan saklas\u0131nlar, avretlerini \u00f6rt\u00fcp \u0131rz ve namuslar\u0131n\u0131 korusunlar.<\/p>\n<p>F\u00dcR\u00dbC, Fercin \u00e7o\u011fuludur. Ferc, asl\u00ee m\u00e2n\u00e2s\u0131nda iki \u015fey aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131kl\u0131k demektir. Bu \u015fekilde gerek erkek, gerek di\u015fi insan\u0131n bacaklar\u0131 aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa da ger\u00e7ek olarak bu isim verilir ki, dilimizde ap\u0131\u015faras\u0131 denir ve bu deyim ile avret mahallinden kinaye de edilir ki, Kur&#8217;\u00e2nda bu m\u00e2n\u00e2 ile ge\u00e7mi\u015f ve onun i\u00e7in erke\u011fe de di\u015fiye de kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Sonra \u00f6zellikle kad\u0131n\u0131n \u00f6n avretinden kinaye olarak kullan\u0131lmas\u0131 fazla yap\u0131lm\u0131\u015f ve kinaye de\u011fil, sarih denecek derecede bu \u015fekliyle kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;Fercini korudu&#8221; (Enbiya, 21\/91) bu m\u00e2n\u00e2dad\u0131r. &#8220;Fercleri koruma&#8221; emri haramdan fevkalade korumakla \u0131rz\u0131 muhafazadan kinayedir. Ve bu muhafazay\u0131 ifade ederken daha evvel konuldu\u011fu m\u00e2n\u00e2n\u0131n delaletiyle avret mahallinin \u00f6rt\u00fclmesi emrini de i\u00e7inde bulundurur. Bundan ba\u015fka kinaye m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131n gere\u011fini ifade ederken hakikatini de iradeye mani olmad\u0131\u011f\u0131ndan f\u00fcruc kinayesi avret mahallinin s\u0131n\u0131rlar\u0131na da i\u015faret eder. Yani insan\u0131n avret mahalli, bilinen cinsel organdan ibaret de\u011fil, ap\u0131\u015f aras\u0131 denilen a\u00e7\u0131kl\u0131k boyunca uzar ki, bunun \u00e2zamisi topuklara kadar var\u0131rsa da en yakin bilinen az\u0131, diz \u00fcst\u00fc oturuldu\u011funda belirlenece\u011fi \u00fczere g\u00f6bek alt\u0131ndan dizlere kadard\u0131r. Bunun i\u00e7in erkeklerde korunmas\u0131 ve \u00f6rt\u00fclmesi farz olan bir avret mahalli bu bilinen en az miktar\u0131d\u0131r. Fazlas\u0131 m\u00fcstehabd\u0131r. Kad\u0131nlarda da bundan sonraki \u00e2yetin delaletiyle tepeden topu\u011fa kadard\u0131r. Demek ki, iki diz aras\u0131ndaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 \u00f6rtmeyen elbise, avret mahallinin \u00f6rt\u00fclmesine yeterli, denemeyecektir.<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphe yok ki Allah her yapt\u0131klar\u0131ndan haberdard\u0131r. Erkeklerin nelere g\u00f6z diktiklerini, istekleriyle nelere doymak istediklerini, organlar\u0131n\u0131 ne gibi duygularla tahrik ettiklerini, ne maksat beslediklerini, ne d\u00fczenler kurduklar\u0131n\u0131, ne i\u015fler \u00e7evirdiklerini, ne sanatlar yapt\u0131klar\u0131n\u0131 bilir. Hi\u00e7biri O&#8217;na gizli kalmaz. Bundan dolay\u0131, Allah&#8217;\u0131n raz\u0131 olmayaca\u011f\u0131 \u015feylerden sak\u0131nmak gerekir.<\/p>\n<p>31-\u00d6nce erkekler hakk\u0131ndaki bu emir ve ihtardan sonra m\u00fcsl\u00fcmanlar, \u015fimdi de kad\u0131nlar hakk\u0131ndaki \u015fu emre dikkat etsinler.<\/p>\n<p>M\u00fcminelere de, yani m\u00fcmin kad\u0131nlara da s\u00f6yle: G\u00f6zlerini indirsinler, helal olmayan erkeklere bakmaktan sak\u0131ns\u0131nlar, zira bakmak, zinan\u0131n postac\u0131s\u0131d\u0131r, derler. Ve avret yerlerini korusunlar, tamamiyle \u00f6rt\u00fcp, zinadan korunsunlar. Ve zinetlerini te\u015fhir etmesinler. Kad\u0131n\u0131n zineti denince \u00f6rfte, ta\u00e7 k\u00fcpe, gerdanl\u0131k, bilezik ve benzeri tak\u0131lar, s\u00fcrme, k\u0131na ve benzerleri ve elbise s\u00fcsleri gibi \u015feyler akla geliverir. A&#8217;r\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Ey Adem o\u011fullar\u0131! Her mescide gidi\u015finizde zinetli elbiseler giyin&#8221; (A&#8217;r\u00e2f, 7\/31) \u00e2yetinde zinetin elbise demek oldu\u011fu da ge\u00e7mi\u015fti. O halde bu zinetleri a\u00e7mak bile yasaklanm\u0131\u015f olunca, bunlar\u0131n mahalli olan v\u00fccudu a\u00e7mak \u00f6ncelikle yasaklanm\u0131\u015f olur. Yani v\u00fccudlar\u0131n\u0131 a\u00e7mak \u015f\u00f6yle dursun, \u00fczerlerindeki zinetleri bile a\u00e7mas\u0131nlar. Bununla birlikte bir k\u0131s\u0131m \u00e2limler, burada zinetten maksad\u0131n, zinetin tak\u0131ld\u0131\u011f\u0131, kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 yer oldu\u011fu fikrini kabul etmi\u015flerdir ki, y\u00fcz, s\u00fcrme ve all\u0131k yeri; ba\u015f, ta\u00e7 yeri; sa\u00e7, \u00f6rg\u00fc ve b\u00fckl\u00fcm yeri; kulaklar, k\u00fcpe yeri; boyun ve g\u00f6\u011f\u00fcs, gerdanl\u0131k yeri; el, y\u00fcz\u00fck ve k\u0131na yeri; bilekler, bilezik yeri; pazular, pazubent yeri; bald\u0131rlar; halhal yeri; ayaklar da, eller gibi k\u0131na yeridir. Bunlardan ba\u015fka v\u00fccudun k\u0131s\u0131mlar\u0131 da asl\u0131nda a\u00e7\u0131lmaz.<\/p>\n<p>Bu \u00e2limlerden baz\u0131lar\u0131 muzaaf\u0131n hazfi veya zikr-i h\u00e2l, irade-i mahal ile &#8220;ziynet yeri&#8221; takdirinde bir mecaz g\u00f6zetmi\u015ftir. Buna delil olarak da, kad\u0131n\u0131n v\u00fccudundan ayr\u0131 oldu\u011fu zaman o zinetlere normal olarak bakmak ve al\u0131p satmak ittifakla caiz ve m\u00fcbah oldu\u011funu ifade ve kabul etmi\u015flerdir. Baz\u0131lar\u0131 da yine bu delil ile, kad\u0131n\u0131n as\u0131l zineti, v\u00fccudunun g\u00fczel yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, zinet yapmaktan gaye de v\u00fccudun s\u00fcslenmesi oldu\u011funu kabul ederek bu zinetten maksad\u0131n, yaln\u0131z v\u00fccut oldu\u011funu kabul etmi\u015fler ve kad\u0131nlar\u0131n bir\u00e7o\u011fu yapmac\u0131k zinetten uzak bulunmakla zaten zinetli olduklar\u0131 halde yarat\u0131l\u0131\u015f zinetinin zaten hepsinde bulunmas\u0131 ve her kad\u0131n bedeninin \u00f6z\u00fcnde bir zinet olmas\u0131 h\u00fckm\u00fcn genelli\u011fi hakk\u0131n\u0131 yerine getirme noktas\u0131ndan bu tahsisin bir destekleyicisi oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fler ve buna g\u00f6re \u015fu m\u00e2n\u00e2y\u0131 vermi\u015flerdir: Kad\u0131nlar yarat\u0131l\u0131\u015ftan zinetleri demek olan v\u00fccudlar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir taraf\u0131n\u0131 a\u00e7mas\u0131nlar.<\/p>\n<p>Do\u011frusu, do\u011fal olan g\u00fczelliklere, zinet denilmekten \u00e7ok &#8220;cemal&#8221; denilmesi daha yayg\u0131n ve zinet tabiri yapma \u015feylerle s\u00fcslenen tak\u0131larda me\u015fhur ise de &#8220;Kad\u0131nlardan, o\u011fullardan, y\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n biriktirilmi\u015f alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015ften&#8230;a\u015f\u0131r\u0131 sevgi ile ba\u011flan\u0131lan bu gibi \u015feyler insanlar i\u00e7in bezenip s\u00fcslendi&#8221; (\u00c2l-i \u0130mr\u00e2n, 3\/14) \u00e2yetinin delaletiyle zinet kavram\u0131n\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015ftan olana da sonradan yapmaya da \u015f\u00e2mil oldu\u011funda \u015f\u00fcpheye yer yoktur. Zinet ve g\u00fczelli\u011fin hakk\u0131 da meydana \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131 kendi sahiplerine tahsis edip ba\u015fkalar\u0131ndan gizlenmektir.<\/p>\n<p>H\u00fcsn olsa da v\u00e2cib\u00fc&#8217;t-tecell\u00ee &#8211; Gizler onu Hak nik\u00e2b i\u00e7inde<\/p>\n<p>A\u011fy\u00e2r\u0131na g\u00f6sterir mi hur\u015f\u00eed Did\u00e2r\u0131n\u0131 h\u00ee\u00e7 o t\u00e2b i\u00e7inde<\/p>\n<p>&#8220;G\u00fczelli\u011fin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekse de, gizler onu<\/p>\n<p>Hak bir \u00f6rt\u00fc i\u00e7inde Ba\u015fkas\u0131na g\u00f6sterir mi g\u00fcne\u015f, y\u00fcz\u00fcn\u00fc hi\u00e7 o parlakl\u0131k i\u00e7inde&#8221;<\/p>\n<p>Ancak g\u00f6r\u00fcnen k\u0131s\u0131mlar\u0131 m\u00fcstesna, O zinetlerden d\u0131\u015fa gelen \u00f6rt\u00fclse bile g\u00f6r\u00fcnmesi do\u011fal olan\u0131, bu h\u00fck\u00fcmden m\u00fcstesna ve ba\u015fka bir h\u00fckme tabidir ki, bunlar \u00f6rt\u00fcn\u00fcn d\u0131\u015f taraf\u0131yla el ve y\u00fcz zinetleridir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6rt\u00fcn\u00fcn kendisi de kad\u0131n\u0131n bir zinetidir. Tabi\u00eedir ki, bunun d\u0131\u015f\u0131 g\u00f6r\u00fcnecektir. El ve y\u00fcz\u00fcn de, namazda g\u00f6r\u00fcnmesi adettir. Ebu Davud&#8217;un M\u00fcsned&#8217;inde rivayet edildi\u011fi \u00fczere, Peygamber (s.a.v) Hz. Esma&#8217;ya &#8220;Ya Esma, kad\u0131n b\u00fcl\u00fb\u011fa erince ondan g\u00f6r\u00fclebilecek olan ancak \u015fudur.&#8221; buyurmu\u015f ve kendi m\u00fcbarek y\u00fcz\u00fcne ve avu\u00e7 i\u00e7lerine i\u015faret etmi\u015flerdir. \u0130\u015f yaparken, gerekli e\u015fyay\u0131 tutarken ve hatta \u00f6rtece\u011fini \u00f6rterken bile elin a\u00e7\u0131lmas\u0131 gerekli oldu\u011fu gibi ,zarur\u00ee olan bakma ve nefes alma sebebiyle y\u00fcz\u00fcn di\u011ferleri gibi \u00f6rt\u00fclmesinde zorluk vard\u0131r. Bir de \u015fahitlikte, mahkemede, bir de nikahta y\u00fcz\u00fcn a\u00e7\u0131lmas\u0131na ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Bundan dolay\u0131 zaruretler kendi miktar\u0131nca takdir olunmak \u00fczere bunlar\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131nda sak\u0131nca yoktur. Fakat bunlardan geriye kalanlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131lmas\u0131, g\u00f6r\u00fclmesi, bak\u0131lmas\u0131 haramd\u0131r ve n\u00e2mahremden \u00f6rt\u00fclmesi gerektir.<\/p>\n<p>Buyuruluyor ki ve ba\u015f \u00f6rt\u00fclerini yakalar\u0131n\u0131n \u00fczerine vursunlar, ba\u015flar\u0131n\u0131, sa\u00e7lar\u0131n\u0131, kulaklar\u0131n\u0131, boyunlar\u0131n\u0131, gerdanlar\u0131n\u0131, g\u00f6\u011f\u00fcslerini a\u00e7\u0131k tutmay\u0131p bu \u015fekilde s\u0131ms\u0131k\u0131 \u00f6rt\u00fcns\u00fcnler ve o halde bu emri yerine getirebileck ba\u015f \u00f6rt\u00fcs\u00fc kullans\u0131nlar. Tefsircilerin nakline g\u00f6re cahiliye kad\u0131nlar\u0131 da hi\u00e7 ba\u015f \u00f6rt\u00fcs\u00fc kullanmaz de\u011fillerdi. Fakat yaln\u0131z enselerine ba\u011flar veya arkalar\u0131na b\u0131rak\u0131rlar, yakalar\u0131 \u00f6nden a\u00e7\u0131l\u0131r, gerdanlar\u0131 ve gerdanl\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131, zinetleri g\u00f6r\u00fcn\u00fcrd\u00fc. Demek ki, son zamanlarda asr\u00eelik say\u0131lan a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131kl\u0131k b\u00f6yle eski bir cahiliye \u00e2deti idi. \u0130sl\u00e2m b\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 yasaklay\u0131p ba\u015f \u00f6rt\u00fclerinin yakalar \u00fczerine \u00f6rt\u00fclmesini emir ile tesett\u00fcr\u00fc farz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu emirde tesett\u00fcr\u00fcn yaln\u0131z vacib olu\u015fu de\u011fil, \u00f6zel bir \u015fekli de g\u00f6sterilmi\u015ftir ki, kad\u0131n edeb ve temizli\u011finin en g\u00fczel ifadesi budur. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki bu emir ev i\u00e7inde veya d\u0131\u015f\u0131nda diye kay\u0131tlanmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu bak\u0131mdan mutlakt\u0131r. Ancak g\u00f6r\u00fcnen istisna edildi\u011fi gibi, gizlenen zinetlere bakman\u0131n helal olanlar\u0131 da istisna ile bu tesett\u00fcr\u00fcn, yani \u00f6rt\u00fcnmenin vacib olu\u015funun, n\u00e2mahreme kar\u015f\u0131 oldu\u011funu anlatmak i\u00e7in bu v\u00fccubun kuvvetini ve \u00f6nemini g\u00f6stermek \u00fczere bir daha tekid ile buyurulmu\u015ftur ki, \u00f6yle \u00f6rts\u00fcnler ve zinetlerini a\u00e7mas\u0131nlar, a\u00e7\u0131k b\u0131rakmas\u0131nlar ancak kocalar\u0131na veya kendi atalar\u0131na, yani babalar\u0131na, dedelerine ki amca ile day\u0131 da nikah d\u00fc\u015fmeyece\u011finden bunlara dahildir veya kocalar\u0131n\u0131n atalar\u0131na veya kendi o\u011fullar\u0131na veya kocalar\u0131n\u0131n o\u011fullar\u0131na veya kendi erkek karde\u015flerine veya erkek karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131na veya k\u0131z karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131na veya kendi kad\u0131nlar\u0131na; m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131, yani m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar veya hizmet veya sohbetlerinde \u00f6zel yeri bulunan kad\u0131nlard\u0131r.<\/p>\n<p>Demek ki, \u00f6zelli\u011fini bilip tan\u0131mad\u0131klar\u0131 yabanc\u0131 kad\u0131nlara da a\u00e7\u0131lmalar\u0131 caiz olmayacakt\u0131r. \u00d6nceki m\u00fcfessirlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu demi\u015flerdir ki; m\u00fcminlerin kendi kad\u0131nlar\u0131 demek, kendi dinlerinde olan m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar demektir. Bundan dolay\u0131 m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar\u0131 m\u00fcsl\u00fcman olmayan kad\u0131nlara a\u00e7\u0131lmamal\u0131d\u0131rlar. Fakat baz\u0131lar\u0131 da bunu istihsane hamlederek m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131, hizmet veya sohbetlerinde bulunan gerek m\u00fcsl\u00fcman, gerek m\u00fcsl\u00fcman olmayan kad\u0131n cinsi demek oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir ki, Fahreddin R\u00e2z\u00ee buna &#8220;mezhep budur&#8221; demi\u015ftir. \u00d6nceki daha ihtiyatl\u0131, bu ise daha uygundur.<\/p>\n<p>Veya ellerinin alt\u0131nda malik olduklar\u0131 cariyelerine veya erkeklerden \u0131rbe sahibi olmayan hizmet\u00e7ilere, yani kad\u0131na ihtiya\u00e7 duymaz olmu\u015f, \u015fehveti kalmam\u0131\u015f salihlerden ihtiyarlar veya bunaklar veya kad\u0131n i\u015fini bilmez, yaln\u0131z yemeklerinin fazlas\u0131ndan yemek i\u00e7in \u015funun bunun arkas\u0131na tak\u0131l\u0131r miskinler g\u00fcruhu veyahut erkekli\u011fi yok, yarat\u0131l\u0131\u015ftan iktidars\u0131z u\u015faklar; bunda had\u0131m edilmi\u015f ve mecb\u00fbb\u00fcn, yani erkeklik uzvu kesilmi\u015f olanlar\u0131n da dahil olaca\u011f\u0131n\u0131 zannedenler olmu\u015f ise de, Ke\u015f\u015f\u00e2f Tefsiri&#8217;nde ve Ebu Hayyan&#8217;da zikredildi\u011fi \u00fczere \u0130mam-\u0131 Azam Ebu Hanife Hazretlerine g\u00f6re bunlar\u0131 istihdam etmek, tutmak, al\u0131p satmak helal olmaz. Bunlar\u0131 tutmak selefin hi\u00e7birinden rivayet edilmi\u015f de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunda had\u0131m etme gibi bir k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe d\u00fc\u015fmeye te\u015fvik vard\u0131r. Halbuki had\u0131m etmek haramd\u0131r.<\/p>\n<p>Veya hen\u00fcz kad\u0131nlar\u0131n gizli kad\u0131nl\u0131k hususiyetlerinin fark\u0131nda olmayan \u00e7ocuklardan ba\u015fkas\u0131na. Buraya kadar zikredilen on iki istisnaya da bir dereceye kadar zinetlerini a\u00e7abilirler.<\/p>\n<p>B\u0130R\u0130NC\u0130S\u0130: Kocalar i\u00e7in v\u00fccutlar\u0131n\u0131n tamam\u0131na bakmak helaldir. \u00c7\u00fcnk\u00fc zinetten kas\u0131t onlard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130K\u0130NC\u0130S\u0130: Zikredilen mahremlerine bilinen zinet yerlerinden y\u00fcz, el ve ayaklarla, i\u015f ve hizmet an\u0131nda a\u00e7\u0131lan ba\u015f\u0131n\u0131, sa\u00e7\u0131n\u0131, kulaklar\u0131n\u0131, boynunu, kollar\u0131n\u0131 ve inciklerini a\u00e7abilir. Onlar\u0131n da bunlara bakmalar\u0131 helaldir. \u00e7\u00fcnk\u00fc yak\u0131nl\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 birarada bulunmalar\u0131 gerekir. Ve fitne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Fakat karn\u0131n\u0131 ve s\u0131rt\u0131n\u0131 g\u00f6stermek caiz de\u011fil, ars\u0131zl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dc\u00c7\u00dcNC\u00dcS\u00dc: Erke\u011fin erke\u011fe kar\u015f\u0131 oldu\u011fu gibi kad\u0131n\u0131n kad\u0131na kar\u015f\u0131 avreti de g\u00f6bekten dize kadard\u0131r. Geri kalan k\u0131sm\u0131na bakmas\u0131 caizdir.<\/p>\n<p>D\u00d6RD\u00dcNC\u00dcS\u00dc: Erkeklerden kad\u0131na ihtiyac\u0131 kalmam\u0131\u015f, cinsi g\u00fc\u00e7ten d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f hizmetk\u00e2rlar\u0131n, etkilenmemek ve fitne d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmemek itibariyle bakmalar\u0131, mahrem olanlar\u0131n bakmas\u0131na benzer.<\/p>\n<p>BE\u015e\u0130NC\u0130S\u0130: \u00c7ocuklar m\u00fckellef de\u011fildir. Ancak anlay\u0131\u015f ve idraklerine g\u00f6re edeb ve terbiye \u00f6\u011fretilmesi gerekir.<\/p>\n<p>ALTINCISI: Bu \u00f6rt\u00fcnme emri, esir cariyeler hakk\u0131nda de\u011fil, h\u00fcr olan m\u00fcsl\u00fcman han\u0131mlar hakk\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6yle h\u00fcr kad\u0131nlar\u0131n, bu istisna edilmi\u015f kimselerden ba\u015fkas\u0131na zinetlerini g\u00f6stermemeleri, kendi iffet ve korunmalar\u0131 ve g\u00fczel ge\u00e7imleri noktas\u0131ndan gayet \u00f6nemli oldu\u011fu gibi, yabanc\u0131 erkekleri etkilememek, g\u00fcnaha sokmamak, edeb ve iffet telkin etmek noktas\u0131ndan da \u00e7ok \u00f6nemli oldu\u011fundan, \u00f6zellikle bu noktay\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek ve tesett\u00fcr emrinin kuvvet ve \u015fum\u00fcl\u00fcn\u00fc bir daha hat\u0131rlatmak \u00fczere, y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015f tav\u0131rlar\u0131n\u0131n bile d\u00fczeltilmesi i\u00e7in buyuruluyor ki: gizlemekte olduklar\u0131 zinetleri anla\u015f\u0131ls\u0131n diye ayaklar\u0131n\u0131 yere vurmas\u0131nlar, yani ba\u015ftan aya\u011fa \u00f6rt\u00fcnd\u00fckten sonra y\u00fcr\u00fcrken de edeb ve vakar ile y\u00fcr\u00fcs\u00fcnler. \u00d6rt\u00fcp gizledikleri sun\u00ee veya do\u011fal ziynetler bilinsin diye, bacak oynat\u0131p ayak \u00e7almas\u0131nlar, \u00e7apk\u0131n y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fle dikkat nazarlar\u0131 \u00e7ekmesinler; \u00e7\u00fcnk\u00fc erkekleri tahrik eder, \u015f\u00fcphe uyand\u0131r\u0131r. Fakat unutulmamas\u0131 gerekir ki, kad\u0131n\u0131n bu konuda ba\u015far\u0131s\u0131 daha \u00f6nce erkeklerin iffeti ve g\u00f6revlerine dikkati ve toplumda olanlar\u0131n gayreti ve \u00f6zeni ile m\u00fctenasip, bunlar da Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ile ayakta durabilir. Onun i\u00e7in bu noktada Resulullah (s.a.v) den b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlara hitap ve erkekleri zikredip kad\u0131nlar\u0131 da i\u00e7ine alacak bir \u015fekilde buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Ve ey m\u00fcminler! Hep birden Allah&#8217;a tevbe ediniz ki kurtulu\u015fa eresiniz. Demek ki bozuk bir toplulukta kurtulu\u015f \u00fcmid olunmaz, toplumun bozuklu\u011fu da kad\u0131nlardan \u00f6nce erkeklerin kusur ve hatalar\u0131ndand\u0131r. Bundan dolay\u0131 ba\u015fta erkekler olmak \u00fczere erkek di\u015fi b\u00fct\u00fcn m\u00fcminler imana yaramayan ve cahiliyyet izleri olan kusur ve hatalar\u0131ndan tevbe ile Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fcp Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131p emirlerine \u00f6zen ve dikkat g\u00f6stermelidirler ki, topluca kurtulu\u015fa erebilsinler. O halde herkesin kurtulu\u015fu bak\u0131m\u0131ndan i\u015f sahipleri ve ilgili \u015fah\u0131slar \u015fu emirlere de \u00f6zen g\u00f6stermelidir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>32- Aran\u0131zdaki bekarlar\u0131, k\u00f6lelerinizden ve cariyelerinizden iyi davran\u0131\u015fta olanlar\u0131 evlendirin. E\u011fer bunlar fakir iseler, Allah kendi l\u00fctfu ile onlar\u0131 zenginle\u015ftirir. Allah, (l\u00fctfu) geni\u015f olan ve (her \u015feyi) bilendir.<\/p>\n<p>33- Evlenme imkan\u0131n\u0131 bulamayanlar ise, Allah, l\u00fctfu ile kendilerini varl\u0131kl\u0131 k\u0131l\u0131ncaya kadar iffetlerini korusunlar. Ellerinizin alt\u0131nda bulunanlardan (k\u00f6leler ve cariyelerden) m\u00fckatebe yapmak isteyenlerle, e\u011fer kendilerinde (h\u00fcrriyete kavu\u015fmalar\u0131nda kendileri i\u00e7in) bir iyilik g\u00f6r\u00fcyorsan\u0131z, hemen m\u00fckatebe yap\u0131n. Allah&#8217;\u0131n size vermi\u015f oldu\u011fu mal\u0131ndan siz de onlara verin. D\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ge\u00e7ici menfaatlerini elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuh\u015fa zorlamay\u0131n. Kim onlar\u0131 zor alt\u0131nda b\u0131rak\u0131rsa, bilinmelidir ki, zorlanmalar\u0131ndan sonra Allah (onlar i\u00e7in) \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametlidir.<\/p>\n<p>32- EY\u00c2M\u00c2, &#8220;ey\u00e2yim&#8221; den kalbedilerek &#8220;eyyim&#8221; &#8216;in \u00e7o\u011fuludur. Eyyim, gerek bekar, gerek dul olsun kocas\u0131 olmayan di\u015fiye ve kar\u0131s\u0131 olmayan erke\u011fe denir ki biz buna bekar diyoruz. Bundan ba\u015fka eyyim, h\u00fcr kad\u0131na ve bir kimsenin k\u0131z\u0131, k\u0131z karde\u015fi, teyzesi gibi yak\u0131n akrabas\u0131na da denir ki, bu iki m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re dilimizde kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyoruz. \u00c2yette bu m\u00e2n\u00e2lara da delalet yok de\u011fildir. kayd\u0131 ile k\u00f6le ve cariye kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bu y\u00f6ne temas eder. Fakat bunlar ayr\u0131ca a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131ndan b\u00fct\u00fcn m\u00fcfessirlerin &#8220;ey\u00e2m\u00e2&#8221; lafz\u0131nda esas ve umum\u00ee olan evvelki m\u00e2n\u00e2y\u0131 alm\u0131\u015flard\u0131r. O halde me\u00e2l \u015fu olur: Siz h\u00fcr m\u00fcminlerden h\u00fcr kad\u0131n ve erkek bekarlar\u0131 ve k\u00f6lelerinizden, halay\u0131k ve cariyelerinizden iyileri \u00f6zel ve genel velayetiniz sebebiyle evlendiriniz, nikahlar\u0131na m\u00fcsaade ve yard\u0131mc\u0131 olunuz ki ihmal y\u00fcz\u00fcnden fenal\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmesinler. \u00c7\u00fcnk\u00fc nikah insan cinsinin devam\u0131n\u0131n tutana\u011f\u0131 oldu\u011fundan bizzat gaye oldu\u011fu gibi toplumu bozucu ve nesli yok edici sefahatten koruyan bir hay\u0131rd\u0131r, bir g\u00fczellik ve iyiliktir. Bundan dolay\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmak ve \u00e7o\u011faltmak da \u00f6nemli bir hay\u0131r ve emir sahiplerine \u00f6nemli bir g\u00f6revdir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada k\u00f6le ve cariyeler b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde &#8220;salah&#8221; yani iyilik kayd\u0131 konulmu\u015f, h\u00fcrler b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde konulmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcsl\u00fcmanlara yak\u0131\u015fan ve aslolan iyiliktir. Ve burada &#8220;salah&#8221;\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131, ahl\u00e2k\u00ee iyilik ile beraber nikaha ve nikah hukukuna kabiliyettir.<\/p>\n<p>Bu hususta ilk \u00f6nce mal\u00ee kudreti ileri s\u00fcrmek isteyenlere kar\u015f\u0131 buyuruluyor ki e\u011fer fakir iseler Allah, onlar\u0131 kendi l\u00fctfu ile zenginle\u015ftirir. Bundan dolay\u0131 iki taraftan biri yaln\u0131z fakirli\u011fi bahane ederek vazge\u00e7mesin, Allah&#8217;\u0131n fazl\u0131ndan \u00fcmidini kesmesin, nikah ile bekarl\u0131ktaki ihtiya\u00e7lar\u0131n \u00f6nemli k\u0131sm\u0131ndan kurtulunmu\u015f olur. Ve Allah&#8217;\u0131n (l\u00fctfu) geni\u015ftir, keremi \u00e7ok, kudreti geni\u015f bir gan\u00eedir. Diledi\u011fine \u00fcmit edilmedik yerden l\u00fctuf ve c\u00f6mertli\u011fi ile geni\u015f r\u0131z\u0131k verir. Fakat mecbur\u00ee de\u011fil, dilerse verir. Al\u00eem&#8217;dir. Kimine \u00e7ok, kimine az verdi\u011finin hikmetini de bilir.<\/p>\n<p>33- Nikaha g\u00fc\u00e7 yetiremeyenler de, te\u015febb\u00fcs etti\u011fi halde nikah i\u00e7in gerekli olan \u015feyleri tedarik edemeyen ve yard\u0131m g\u00f6remeyen bekarlar da Allah kendilerini varl\u0131kl\u0131 k\u0131l\u0131ncaya kadar iffetini korumaya \u00e7al\u0131\u015fs\u0131n ve bu c\u00fcmleden olarak ellerinizin alt\u0131nda bulunanlardan m\u00fckatebe yapmak isteyenleri e\u011fer kendileri hakk\u0131nda bir iyilik biliyorsan\u0131z hemen m\u00fckatebe yap\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>M\u00dcK\u00c2TEBE: Kitabete kesi\u015fmek, k\u00f6le veya cariyenin vermeyi taahh\u00fcd etti\u011fi bir bedel kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda h\u00fcr olmak \u00fczere kendisini efendisinden sat\u0131n almas\u0131 anla\u015fmas\u0131d\u0131r ki, bedeli \u00f6deyince h\u00fcr olur. Ve Allah&#8217;\u0131n size vermi\u015f oldu\u011fu mal\u0131ndan siz de onlara veriniz ve d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ge\u00e7ici menfaatlar\u0131n\u0131 elde edeceksiniz diye, namuslu kalmak isteyen cariyelerinizi fuh\u015fa zorlamay\u0131n. Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re m\u00fcnaf\u0131k Abdullah b. \u00dcbeyy b. Sel\u00fbl alt\u0131 cariyesini zorla zinaya sevkediyordu. \u0130kisi gelip Resulullah&#8217;a \u015fikayet ettiler, bu \u00e2yet indirildi Bu c\u00fcmlenin \u00f6nceki ge\u00e7en c\u00fcmleye olan ba\u011flant\u0131s\u0131yla anlam\u0131 da \u015fu m\u00e2n\u00e2ya gelir:<\/p>\n<p>\u0130\u015fte yukardaki emirleri ihmal etmek namuslu kimseleri istemeyerek zinaya s\u00fcr\u00fcklemeye yak\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe sebeb olur. O halde g\u00fcnah kimin? Zorlayan\u0131n m\u0131? Zorlanan\u0131n m\u0131? \u0130kisinin de mi? Kim onlar\u0131 zor alt\u0131nda b\u0131rak\u0131rsa \u015f\u00fcphe yok ki Allah, onlar zorland\u0131ktan sonra, yani o cariyeler raz\u0131 olmay\u0131p zorla s\u00fcr\u00fcklendikten sonra bu bi\u00e7arelere \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhametlidir. Yani yap\u0131lan fiilin zorlayan i\u00e7in de zorlanan i\u00e7in de g\u00fcnah oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. Fakat zorlanan bi\u00e7areler de bu g\u00fcnaha raz\u0131 olmay\u0131p zorla s\u00fcr\u00fcklendiklerinden dolay\u0131 \u00f6z\u00fcr sahibidirler. Ve ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve merhamet sahibi oldu\u011funda \u015f\u00fcphe olmayan Allah yan\u0131nda ba\u011f\u0131\u015flanmaya ve merhamet edilmeye lay\u0131kt\u0131rlar. Bu sebepten bu zavall\u0131lara ac\u0131mal\u0131 kurtulmalar\u0131 i\u00e7in yard\u0131m etmelidir. Fakat zorlamay\u0131 isteyerek yapanlar, s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere ac\u0131maya lay\u0131k olmay\u0131p raz\u0131 oldu\u011fu g\u00fcnah\u0131n azab\u0131na lay\u0131k olduklar\u0131 gibi, zorlayan\u0131n da b\u00fct\u00fcn vebali y\u00fcklenerek b\u00fcy\u00fck azab ve nefrete m\u00fcstehak oldu\u011funu hat\u0131rlatmaya gerek yoktur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>34- Andolsun ki biz size a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k bildiren \u00e2yetler, sizden \u00f6nce ya\u015fay\u0131p gitmi\u015f olanlardan \u00f6rnekler ve takvaya ula\u015fm\u0131\u015f kimseler i\u00e7in \u00f6\u011f\u00fctler indirdik.<\/p>\n<p>34-Bu \u00e2yet, kendinden \u00f6nceki ile sonrakine bir ba\u011flama \u00e2yetidir. Ki s\u00fbrenin \u00f6ncesini hat\u0131rlatarak gerekti\u011fi \u015fekilde bir daha hat\u0131rlamaya, davetten sonra gelecek k\u0131sma bir d\u00fczenlemedir. M\u00e2n\u00e2s\u0131 b\u00fct\u00fcn Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a uygun olmakla beraber her \u015feyden \u00f6nce bu s\u00fbreye aittir. Ger\u00e7ekte s\u00fbrenin ba\u015flang\u0131c\u0131nda hat\u0131rlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, buraya kadar Allah&#8217;\u0131n emretti\u011fi birtak\u0131m h\u00fck\u00fcmler ile hak ve hakikat\u0131 a\u00e7\u0131klayan \u00e2yetler ve ibret al\u0131nacak acayip bir k\u0131ssa ve m\u00fcttak\u00eeler i\u00e7in kurtulu\u015f nurlar\u0131, sa\u00e7an b\u00fcy\u00fck bir nasihat ve \u00f6\u011f\u00fct indirilmi\u015ftir. Sizden \u00f6nce ya\u015fay\u0131p gitmi\u015f olanlardan \u00f6rnek, ibret i\u00e7in temsil olunacak acaib bir k\u0131ssa, bir ibret destan\u0131. Bununla Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n birer ibret misali insan\u0131 hayrette b\u0131rakan k\u0131ssalar\u0131na, beli\u011f temsillerine i\u015faret olunmakla beraber, \u00f6zellikle ifk k\u0131ssas\u0131n\u0131n \u00e2lemde ilk meydana gelmi\u015f bir olay olmad\u0131\u011f\u0131 ve mesela Hz. Yusuf ve Hz. Meryem k\u0131ssalar\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere mazide ge\u00e7en b\u00fcy\u00fck zatlar\u0131n da buna benzer iftira ve b\u00fchtanlara maruz olmu\u015f bulunduklar\u0131 ve bu gibi belalar\u0131n onlar hakk\u0131nda bir \u015fer de\u011fil, \u015fan ve \u015fereflerini y\u00fckselten bir hay\u0131r oldu\u011fu m\u00fcttakilere bir \u00f6\u011f\u00fct olmas\u0131 i\u00e7in hat\u0131rlat\u0131larak zihinler, g\u00f6n\u00fcller ayd\u0131nlat\u0131lm\u0131\u015f ve o karanl\u0131klar i\u00e7inde bu il\u00e2h\u00ee ayd\u0131nlatma ve a\u00e7\u0131klamaya d\u00fc\u015fen ayd\u0131nl\u0131k, ilerde gelece\u011fi \u00fczere Nur \u00e2yetinin temsiline bir tecell\u00ee aynas\u0131 k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Anlad\u0131n\u0131z ya:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>35- Allah, g\u00f6klerin ve yerin nurudur (ayd\u0131nlat\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r). O&#8217;nun nurunun temsili, i\u00e7inde lamba bulunan bir kandil gibidir. O lamba bir billur i\u00e7indedir; o billur da sanki inciye benzer bir y\u0131ld\u0131z gibidir ki, do\u011fuya da bat\u0131ya da nisbet edilemeyen m\u00fcbarek bir a\u011fa\u00e7tan \u00e7\u0131kan ya\u011fdan tutu\u015fturulur. (Bu \u00f6yle bir a\u011fa\u00e7 ki) ya\u011f\u0131, nerdeyse, kendisine ate\u015f de\u011fmese bile \u0131\u015f\u0131k verir. (Bu \u0131\u015f\u0131k) nur \u00fcst\u00fcne nurdur. Allah diledi\u011fi kimseyi nuruyla hidayete iletir. Allah insanlara (i\u015fte b\u00f6yle) misal verir; Allah her \u015feyi bilir.<\/p>\n<p>36- (Bu kandil) birtak\u0131m evlerdedir ki, Allah (o evlerin) y\u00fccelmesine ve i\u00e7lerinde isminin okunmas\u0131na izin vermi\u015ftir. Orada sabah ak\u015fam O&#8217;nu tesbih ederler.<\/p>\n<p>37- Birtak\u0131m insanlar (Allah\u0131 tesbih ederler) ki, ne ticaret ne de al\u0131\u015f veri\u015f onlar\u0131 Allah&#8217;\u0131 anmaktan, namaz k\u0131lmaktan ve zekat vermekten al\u0131koymaz. Onlar, kalplerin ve g\u00f6zlerin allak bullak oldu\u011fu bir g\u00fcnden korkarlar.<\/p>\n<p>38- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, kendilerine i\u015fledikleri amellerin en g\u00fczeli ile ecir verecek, l\u00fctfundan fazlas\u0131n\u0131 da bah\u015fedecektir ve Allah, diledi\u011fine hesaps\u0131z r\u0131z\u0131k verir.<\/p>\n<p>35- Allah, g\u00f6klerin ve yerin nurudur. B\u00fct\u00fcn \u00e2lemi meydana koyan, k\u00e2inat\u0131 g\u00f6steren, hakikati bildiren, g\u00f6zleri g\u00f6n\u00fclleri \u015fenlendiren O&#8217;dur. O olmasayd\u0131, hi\u00e7bir \u015fey bulunmaz, hi\u00e7bir hakikat sezilmez, hi\u00e7bir ne\u015fe duyulmazd\u0131.<\/p>\n<p>\u00c2lemde g\u00f6r\u00fcnen \u00e2yetlerin en belirgini, duygu ve idrakimizi en \u00e7ok kapsayan\u0131, g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm\u00fczde bir etken olan \u0131\u015f\u0131k olay\u0131d\u0131r. I\u015f\u0131\u011f\u0131n g\u00f6z\u00fcm\u00fcze temas\u0131 an\u0131nda d\u0131\u015f\u0131m\u0131zdakiler ile \u00f6z\u00fcm\u00fczdekilerin birbirine ula\u015f\u0131p birle\u015fmesi halinde parlayan ve geni\u015fletti\u011fi cisimlerin d\u0131\u015f y\u00fczeylerini a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karan saydam ve g\u00fczel tecellisine de nur denilir ki, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n bir \u00f6zel g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc olmak \u00fczere, \u0131\u015f\u0131ktan farkl\u0131 ve bazen ona kar\u015f\u0131t olarak kullan\u0131l\u0131r. \u015eu halde nur, g\u00fczel tecell\u00ee \u00e2yeti olan ho\u015f bir \u0131\u015f\u0131k tecellisidir. Ve bundan dolay\u0131, her zaman \u00f6vme yerinde kullan\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla beraber asl\u0131, g\u00f6r\u00fc\u015fle ilgili karanl\u0131\u011f\u0131n z\u0131dd\u0131 olan nur kavram\u0131, Rag\u0131b&#8217;\u0131n M\u00fcfredat&#8217;\u0131nda dedi\u011fi gibi \u0131\u015f\u0131k kavram\u0131ndan daha geneldir. I\u015f\u0131\u011fa ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n g\u00f6steri\u015fli k\u0131r\u0131lmas\u0131na ve \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n yans\u0131mas\u0131na da s\u00f6ylenildi\u011fi gibi, gerek duyguya ait ve gerekse ak\u0131l ve idrake ait her \u00e7e\u015fit karanl\u0131klar\u0131n z\u0131dd\u0131 olan vicdan ve sezgide ortaya \u00e7\u0131kan d\u0131\u015f ve i\u00e7 tecell\u00ee ve do\u011fu\u015flar\u0131n hepsine de nur denilir. Hatta Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya mecazen de olsa \u0131\u015f\u0131k demek caiz olmad\u0131\u011f\u0131 halde, bu \u00e2yette Nur ism-i \u015fer\u00eefi ge\u00e7mi\u015ftir. Halbuki En&#8217;am S\u00fbresi&#8217;nin ba\u015f\u0131nda; &#8220;Hamd g\u00f6kleri ve yeri yaratan, karanl\u0131klar\u0131 ve ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 var eden Allah&#8217;a mahsustur.&#8221; (En&#8217;\u00e2m, 5\/1) \u00e2yeti, Allah&#8217;\u0131n, nurun kendisi de\u011fil, var edicisi ve z\u0131dd\u0131 olan her \u00e7e\u015fit karanl\u0131k ile nur O&#8217;nun var etti\u011fi, yaratt\u0131\u011f\u0131 eseri oldu\u011funu bildirmi\u015fti ve nuru Allah&#8217;a denk tutanlar\u0131 &#8220;Sonra k\u00e2fir olanlar, kendilerini yaratan, besleyip b\u00fcy\u00fcten Rableri ile bir tutuyorlar&#8221; (En&#8217;am, 5\/1) azarlamas\u0131 ile sak\u0131nd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bundan dolay\u0131 Allah&#8217;a nur denilirken, bu noktadan habersiz bulunmamak ve m\u00fcte\u015fabih bir m\u00e2n\u00e2 oldu\u011funu bilmek gerekir.<\/p>\n<p>\u0130lk \u00f6nce bu iki \u00e2yetin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131nda ilk akla gelen m\u00e2n\u00e2 &#8220;Allah, g\u00f6klerin ve yerin nurunun var edicisidir.&#8221; me\u00e2linde olmas\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in tefsircilerin birk\u0131sm\u0131 bunu ismi f\u00e2il sigas\u0131 ile, yani &#8220;g\u00f6kleri ve yeri nurland\u0131ran, ayd\u0131nlatan; gerek cisme ve gerekse ruha ait nurlar ile nurland\u0131ran&#8221; diye ifade etmi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc nur, ayd\u0131nlat\u0131c\u0131d\u0131r. Bu ifade \u00e2yetteki nurun olay m\u00e2n\u00e2s\u0131na de\u011fil, f\u00e2il m\u00e2n\u00e2s\u0131na; g\u00f6klere ve yere izafetinin de, mef&#8217;\u00fbl\u00fcne izafet oldu\u011funu g\u00f6stermesi itibar\u0131yla bir anlam ifade ediyorsa da m\u00fcnevvirin, nurun yap\u0131c\u0131s\u0131 olmas\u0131 gerekmeyece\u011finden eksiktir. Halbuki Allah&#8217;\u0131n, nurun yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011fu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da a\u00e7\u0131k\u00e7a belirlenmi\u015ftir. Bundan dolay\u0131, m\u00fcfessirler burada daha bir\u00e7ok a\u00e7\u0131klamalarda bulunmu\u015flard\u0131r. Felsefeciler ve sofiler de i\u015frak\u0131yye (s\u00fbfist\u00e2iyye) nazariyesine temas eder gibi g\u00f6rd\u00fckleri bu \u00e2yet hakk\u0131nda uzun bahisler yapm\u0131\u015flar. Hatta Gazal\u00ee, bu \u00e2yetin tefsiri i\u00e7in ad\u0131nda bir eser yazm\u0131\u015ft\u0131r ki, baz\u0131 noktalar\u0131n\u0131 \u00f6zetleyelim; \u015f\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Nur ismi, l\u00fcgatte g\u00fcne\u015ften, aydan, ate\u015ften \u015fu uzayda yer tutan \u015fu cisimlerin d\u0131\u015f y\u00fczlerine vuran hale konulmu\u015f bir isimdir. Ve bilinmektedir ki, bu halin \u015feref ve faziletine \u00f6zelle\u015ftirilmesi, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen \u015feylerin bu sebeple ortaya \u00e7\u0131k\u0131p g\u00f6r\u00fclmesi itibariyledir. Sonra \u015fu da bilinmektedir ki, b\u00fct\u00fcn bu g\u00f6r\u00fclen \u015feyleri idrak etmek, onlar\u0131n \u0131\u015f\u0131k almalar\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu gibi g\u00f6recek g\u00f6z\u00fcn var olmas\u0131na da ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen \u015feyler, \u0131\u015f\u0131k ald\u0131ktan sonra dahi k\u00f6rlere g\u00f6z\u00fckmez. O halde g\u00f6ren ruh, ortaya \u00e7\u0131kma ve g\u00f6r\u00fcnmede vazge\u00e7ilmez bir r\u00fck\u00fcn olmakta, g\u00f6r\u00fcnen \u0131\u015f\u0131\u011fa denktir, e\u015fittir. Sonra \u015fu y\u00f6nden ona tercih de edilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6ren ruh, idrak edici, yani anlay\u0131c\u0131d\u0131r; idrak onunla m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. D\u0131\u015fardaki \u0131\u015f\u0131k ise idrak edici de\u011fildir. Kendisiyle idrak olunan yani idrake sebep olan de\u011fil, belki idrak an\u0131nda bulunand\u0131r. Ve o halde g\u00f6sterme vasf\u0131, g\u00f6r\u00fclen nurdan fazla g\u00f6ren nurun hakk\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in nur ismini, g\u00f6ren g\u00f6z nuruna, teredd\u00fct etmeden, kulland\u0131lar da &#8220;nur-\u0131 ayn\u0131m&#8221; (g\u00f6z\u00fcm\u00fcn nuru), &#8220;falan\u0131n n\u00fbr-\u0131 basar\u0131 zay\u0131flad&#8221; (Filan kimsenin g\u00f6rmesi zay\u0131flad\u0131) ve g\u00f6zleri g\u00f6rmeyen kimse hakk\u0131nda &#8220;n\u00fbr-i basar\u0131n\u0131 kaybetti&#8221; (g\u00f6z\u00fcn\u00fcn g\u00f6rme \u00f6zelli\u011fini kaybetti) dediler. Bu b\u00f6yle olunca \u015funu da s\u00f6yleyelim ki, insan\u0131n bir basar\u0131, yani g\u00f6z\u00fc; bir de basireti, yani idraki vard\u0131r.<\/p>\n<p>Basar, yani g\u00f6z; \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 ve renkleri alg\u0131layan g\u00f6zd\u00fcr. Basiret de idrak ve ak\u0131l kuvvetidir. Bu iki idrakten ikisi de idrak edilenin g\u00f6r\u00fclmesini gerektirir. Bundan dolay\u0131 ikisi de nurdur. Fakat g\u00f6z nurunda baz\u0131 kusurlar saym\u0131\u015flard\u0131r ki, bu kusurlar ak\u0131l nurunda yoktur. Netice olarak g\u00f6rme duygu ve g\u00fcc\u00fc, kendisini ve idrakini ve di\u011fer g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen par\u00e7alar ile ak\u0131lla bilinen par\u00e7alar\u0131 ve her \u015feyi, ge\u00e7mi\u015fi ve gelece\u011fi g\u00f6remedi\u011fi halde; ak\u0131l duygu ve g\u00fcc\u00fc, hem kendini, hem idrakini, hem \u00e2letlerini, hem her \u015feyi idrak eder. Ve g\u00f6z idrak ve duygusundan \u00e7ok ilerilere ve derinliklere gider.<\/p>\n<p>Bu sebepten, nur isminin g\u00f6z\u00fcn alg\u0131lamas\u0131ndan \u00e7ok, ak\u0131l alg\u0131lamas\u0131na daha uygun oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. Bununla beraber akl\u00ee nurlar da kusur ve hatadan tamamen kurtulmu\u015f de\u011fildir. \u00d6nce hallerin tam olarak bilinmesinde, bulunmas\u0131 gerekli olan ve yarat\u0131l\u0131\u015ftan gelen d\u00fc\u015f\u00fcnceler, insan cevherinin gereklerinden de\u011fildir, beraber do\u011fmaz; bebek bunlar\u0131 elbette bilemez. &#8220;Siz, hi\u00e7bir \u015fey bilmezken Allah, sizi analar\u0131n\u0131z\u0131n karn\u0131ndan \u00e7\u0131kard\u0131&#8221; (Nahl, 16\/78) Bu f\u0131tr\u00ee nurlar sonradan ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Buna isabette bir sebep gerekir. B\u00fct\u00fcn sebepler de netice olarak Allah&#8217;a dayan\u0131r.<\/p>\n<p>Nazar\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcncelere gelince, bunda da insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na \u00e7o\u011funlukla hata isabet etti\u011fi muhakkakt\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla ak\u0131l, bir yol g\u00f6stericiye, bir m\u00fcr\u015fide muhta\u00e7d\u0131r. En y\u00fcksek m\u00fcr\u015fid ise Allah kel\u00e2m\u0131yla peygamberlerin ir\u015fad\u0131d\u0131r. Ve ger\u00e7ekte ak\u0131l ve basiret g\u00f6z\u00fcnde Kur&#8217;\u00e2n \u00e2yetleri, madde g\u00f6z\u00fcnde g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 yerindedir. G\u00fcne\u015fin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131na nur denildi\u011fi gibi Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a da nur denilmesi daha \u00f6nceliklidir. Ve i\u015fte bununla &#8220;Allah&#8217;a Peygamberine ve indirdi\u011fimiz, o nura(Kur&#8217;\u00e2na) inan\u0131n&#8221; (Te\u011fab\u00fcn, 64\/8), &#8220;\u015e\u00fcphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apa\u00e7\u0131k bir nur indirdik.&#8221; (Nis\u00e2, 4\/174) \u00e2yetlerinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Bu bak\u0131mdan, Peygamberin a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131n, g\u00fcne\u015fin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131ndan daha kuvvetli oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131k\u0131nca, onun kutsal nefsinin, nurlulukta g\u00fcne\u015ften daha y\u00fcksek olmas\u0131 gerekir. Nitekim Allah Te\u00e2l\u00e2 &#8220;Onlar\u0131n i\u00e7inde bir \u00e7era\u011f (g\u00fcne\u015f) ve nurlu bir ay yaratt\u0131.&#8221; (Furkan, 25\/61) diye g\u00fcne\u015fi yaln\u0131zca bir \u00e7era\u011f (kandil) olmakla vas\u0131fland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 halde, Resul-i Ekrem Muhammed Mustafa (s.a.v)&#8217;y\u0131 da &#8220;Nurlu bir kandil&#8221; (Ahzab, 33\/46) diye s\u0131fatland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki \u00e2lemde bulunan cisimlerden g\u00fcne\u015fin di\u011fer bir cisimden faydalanmaks\u0131z\u0131n ba\u015fkalar\u0131na nur vermesi \u00f6zelli\u011fi, peygamberde daha kuvvetlidir. Peygamberlik nuru, di\u011fer be\u015fer\u00ee \u015fah\u0131slardan istifade etmeksizin di\u011ferlerine nur verir. Fakat g\u00fcne\u015fin g\u00f6ky\u00fcz\u00fcndeki di\u011fer kuvvetlerle alakas\u0131 yok olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u015fu da akl\u00ee ve nakl\u00ee delillerle bilinmektedir ki, peygamberlerin ruhlar\u0131nda meydana gelen nurlar dahi meleklerin ruhlar\u0131nda meydana gelen nurlar ile ilgilidir. Nitekim: &#8220;Allah melekleri ruh ile, kullar\u0131ndan istedi\u011fi kimseye kendinden bir vahiy ile g\u00f6nderir&#8221; (Nahl, 16\/2), &#8220;Onu, Ruhu&#8217;l-Emin, senin kalbine indirdi.&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/193), &#8220;De ki: Onu Ruhu&#8217;l-Kud\u00fcs, Rabbinin kat\u0131ndan hak ile indirdi.&#8221; (Nahl, 16\/102), &#8220;O vahyedilenden ba\u015fkas\u0131 de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onu kuvvetlinin kuvvetlisi Cebrail \u00f6\u011fretti.&#8221; (Necm, 52\/4-5) buyurulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Yani ger\u00e7ek olarak bilinmektedir ki, g\u00f6ky\u00fcz\u00fc cisimleri \u00e7e\u015fitli oldu\u011fu gibi semav\u00ee ruhlar da \u00e7e\u015fitlidir. Baz\u0131s\u0131 faydal\u0131, baz\u0131s\u0131 faydalanand\u0131r. Nitekim Allah Te\u00e2l\u00e2, Cebrail (a.s)&#8217;in vasf\u0131nda &#8220;Kendisine uyulan emin&#8217;dir&#8221; (Tekvir, 81\/21) buyurmu\u015ftur. O meleklerin itaat olunan\u0131, boyun e\u011fileni olunca \u015f\u00fcphe yoktur ki, itaat edip boyun e\u011fenler onun emri alt\u0131ndad\u0131r. &#8220;Bizden herbirimiz i\u00e7in belli bir makam vard\u0131r&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/164) \u00e2yetince her birinin bilinen bir yeri vard\u0131r. \u015eu halde ayn\u0131 sebeble bunlarda da faydalan\u0131lan, faydalanandan daha \u00e7ok &#8220;nur&#8221; ismine hak kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Ve bu \u015fekilde ruhlar \u00e2lemindeki nurlar\u0131n derecelerine, cisimler \u00e2leminde de bir misal vard\u0131r. Mesela g\u00fcne\u015fin \u0131\u015f\u0131nlar\u0131 aya var\u0131p oradan bir evin i\u00e7ine girerek duvardaki bir aynaya d\u00fc\u015fse, sonra bundan di\u011fer duvardaki bir aynaya aksetse, sonra ondan su dolu bir tasa d\u00fc\u015fse, daha sonra bundan evin tavan\u0131na yans\u0131sa, bunlar\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc kaynak olan g\u00fcne\u015fteki nur, ikinci olarak aydaki, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak birinci aynadaki, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak ikinci aynadaki, be\u015finci olarak sudaki, alt\u0131nc\u0131 olarak tavandakidir. Ve hepsinde ilk \u00e7\u0131k\u0131\u015f noktas\u0131na yak\u0131n olan, uzak olandan daha g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Bunun gibi g\u00f6ky\u00fcz\u00fc nurlar\u0131nda da derece derece istifade edilen nurun do\u011fup parlamas\u0131, istifade edenden daha kuvvetlidir. Ve b\u00fct\u00fcn bu nurlar, artarak ve y\u00fckselerek en b\u00fcy\u00fck nurda sona erer ki, bu da Allah Te\u00e2l\u00e2 indindeki yeri itibariyle ruhlar\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc olan ruhtur ki, &#8220;Ruh ve meleklerin saf saf olup durdu\u011fu g\u00fcn&#8221; (Nebe, 78\/38) il\u00e2h\u00ee kel\u00e2m\u0131ndaki ruhtan maksat odur. Gerek a\u015fa\u011f\u0131daki ate\u015flerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 gibi baya\u011f\u0131 ve gerek yukardaki g\u00fcne\u015f ve ay ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 gibi y\u00fcce ve ulv\u00ee olsun, b\u00fct\u00fcn bu duygularla elde edilebilen nur ve \u0131\u015f\u0131klar ve bunun gibi gerek yerdeki peygamberler ve velilerin ruhlar\u0131 ve gerek sem\u00e2v\u00ee nurlar olan melekler olsun b\u00fct\u00fcn bu akl\u00ee nurlar\u0131n hepsi, O&#8217;nun zat\u0131 dolay\u0131s\u0131yla m\u00fcmk\u00fcnler c\u00fcmlesindendir. Ba\u015fkas\u0131n\u0131n sebebiyle var olan da kedi kendine kal\u0131nca yoklu\u011fa hak kazanm\u0131\u015f olur. Varl\u0131\u011f\u0131 kendinden de\u011fil, ba\u015fkas\u0131ndand\u0131r. Halbuki, yokluk zulmet ve karanl\u0131k, varl\u0131k nur ve ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r. Buna g\u00f6re Allah&#8217;tan ba\u015fka her \u015fey O&#8217;ndan sebep karanl\u0131kt\u0131r, yoktur .Ve ancak Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n nurland\u0131rmas\u0131yla, nurludur, O&#8217;nun var k\u0131lmas\u0131yla vard\u0131r. Varl\u0131klar\u0131ndan sonra meydana gelen bilini\u015flerinin hepsi de Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan meydana gelir. Yokluk karanl\u0131\u011f\u0131nda iken onlar\u0131 varl\u0131k ile ortaya \u00e7\u0131karan ve bilinmemezlik karanl\u0131\u011f\u0131nda iken \u00fczerlerine bilinme nurlar\u0131n\u0131 g\u00f6nderen ancak Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;d\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zet olarak, her \u015feyin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 ve bilinmesi ancak O&#8217;nun a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmas\u0131 ve bildirmesiyledir. Nur&#8217;un \u00f6zelli\u011fi de ortaya \u00e7\u0131kma, parlama ve bulunmad\u0131r. O halde a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kar ki, ger\u00e7ekte mutlak nur, Allah S\u00fcbh\u00e2neh\u00fb ve Te\u00e2l\u00e2&#8217;d\u0131r. Ve O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131na nur demek mecazd\u0131r. Fakat Allah ger\u00e7ekten nur ise ispat\u0131nda delile neden ihtiya\u00e7 duyuluyor? Bunun cevab\u0131n\u0131 \u00f6nce g\u00f6ze ait g\u00f6r\u00fcnen nura g\u00f6re anlamak kolayd\u0131r. Bir g\u00fcnd\u00fcz \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bahar\u0131n ye\u015filli\u011fini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn zaman hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz bilirsin ki, sen renkleri g\u00f6r\u00fcyorsun ve \u00e7ok defa sen renkler ile birlikte ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rm\u00fcyorsun zanneder de ye\u015filli\u011fin yan\u0131nda ye\u015fillikten ba\u015fka bir \u015fey g\u00f6rmedim dersin, \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 farketmezsin. Fakat g\u00fcne\u015f batarken o rengin \u00fczerine \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc hal ile d\u00fc\u015fmedi\u011fi halde mecburen fark edersin de \u015f\u00fcphesiz tan\u0131rs\u0131n ki nur, renkten ba\u015fka bir m\u00e2n\u00e2yad\u0131r. Renkler ile beraber alg\u0131lan\u0131r ve idrak olunur. Kuvvetli birle\u015fiminden dolay\u0131 farkedilmez, a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015fiddetinden dolay\u0131 gizli kal\u0131r. A\u00e7\u0131kl\u0131k, b\u00f6yle bazan gizli kalmaya neden olur.<\/p>\n<p>Bu bilinmi\u015f olunca \u015fimdi \u015funu da bilmek gerekir ki, her \u015fey, g\u00f6ze a\u00e7\u0131k \u0131\u015f\u0131k ile g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi, yine bat\u0131n\u00ee basirete de her \u015fey Allah ile g\u00f6z\u00fck\u00fcr. Allah&#8217;\u0131n nuru her \u015fey ile beraber bulunur da fark edilmez. Ancak bunda di\u011ferinden bir farkl\u0131l\u0131k vard\u0131r: G\u00f6r\u00fcnen nurun g\u00fcne\u015fin batmas\u0131 ile kaybolup gizlendi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr. Fakat her \u015feyin kendisi ile ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 il\u00e2h\u00ee nurun batmas\u0131 veya kaybolmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez ve de\u011fi\u015fmesi imkans\u0131z oldu\u011fundan e\u015fya ile daima beraber kal\u0131r. Ay\u0131rmakla delil getirmek yolu, kesilmi\u015f olur. Onun kaybolmas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnsen g\u00f6kler ve yerler y\u0131k\u0131l\u0131r, kendinden ge\u00e7ersin. O zaman zarur\u00ee ilim meydana gelecek bir fark idrak olunur.<\/p>\n<p>Fakat e\u015fyan\u0131n hepsi yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na \u015fahitlik yapmakta bir ifade \u00fczere e\u015fit olduklar\u0131ndan ve baz\u0131s\u0131 de\u011fil, her \u015fey, baz\u0131 zaman de\u011fil, her vakitte O&#8217;na hamd ile tesbih eylediklerinden ayr\u0131l\u0131k kalkm\u0131\u015f, gizli yol kalm\u0131\u015ft\u0131r. Zira marifette g\u00f6r\u00fcnen yol, e\u015fyay\u0131 z\u0131dd\u0131yla tan\u0131makt\u0131r. Bundan dolay\u0131, hi\u00e7 z\u0131dd\u0131 olmayan ve hi\u00e7 de\u011fi\u015fmeyenin gizli kalmas\u0131 uzak g\u00f6r\u00fclmemelidir. Onun gizlili\u011fi, a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015fiddetindendir.<\/p>\n<p>&#8220;A\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015fiddetinden dolay\u0131 yarat\u0131klardan gizlenen ve nurunun parlamas\u0131 sebebiyle onlara kar\u015f\u0131 perdelenen Allah&#8217;\u0131n \u015fan\u0131 ne y\u00fccedir!&#8221;<\/p>\n<p>Gaz\u00e2l\u00ee&#8217;nin bu nurlu s\u00f6zleri ho\u015ftur. Fakat ara\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda neticesi \u015fu oluyor ki: Allah&#8217;\u0131n nur olmas\u0131n\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131 b\u00fct\u00fcn \u00e2lemin ve \u00e2lemdeki b\u00fct\u00fcn duygularla alg\u0131lanan nurlar\u0131n ve bilinen kuvvetlerin yarat\u0131c\u0131s\u0131 ve m\u00fccidi, yani nurun yarat\u0131c\u0131s\u0131 olmas\u0131 ve bundan dolay\u0131 nurdan as\u0131l istenilen, nurland\u0131rma ve meydana \u00e7\u0131karma, belirme ve a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kma m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131n hakikatinin \u00f6z\u00fc nurdan ve nuru bulandan \u00e7ok nuru yapana ait olaca\u011f\u0131ndan nur isminin Allah&#8217;a daha uygun bulunmas\u0131d\u0131r. Yaln\u0131z bu son noktada Gaz\u00e2l\u00ee, izaf\u00ee kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan hakikat ile mecaz kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olan hakikati kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u015e\u00fcphe yok ki nuru yapan, nurun fevk\u0131ndad\u0131r, yani ondan \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Fakat bundan dolay\u0131 nuru yaratana nur denilmesi dilbilgisi y\u00f6n\u00fcnden hakiki m\u00e2n\u00e2s\u0131nda de\u011fil, mecaz olur. Hakikati o nurun sahibi olmas\u0131d\u0131r. B\u00f6yle d\u00fc\u015f\u00fcnmesi uygun de\u011fil yanl\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek budur ki, yanl\u0131\u015f bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye meydan b\u0131rakmamak i\u00e7in \u00e2yetin kendisi bunun, bir te\u015fb\u00eeh-i beli\u011f ile temsil\u00ee bir ifade oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. \u015e\u00f6yle ki; nurunun misali, burada nurun Allah&#8217;a muz\u00e2af k\u0131l\u0131nmas\u0131 da g\u00f6sterir ki, \u00f6ncekindeki m\u00e2n\u00e2s\u0131 zahirine hamledilmedi\u011fi gibi g\u00f6klere ve yery\u00fcz\u00fcne izafeti de hakik\u00ee sahibine izafet de\u011fildir. Yani g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc ayd\u0131nlatan ve ger\u00e7ek sahibi Allah olan nurun, varl\u0131k nurunun, hidayet nurunun, peygamberlik nurunun, Kur&#8217;\u00e2n nurunun, iman nurunun hayret verici vas\u0131flar\u0131n\u0131n temsili, yani benzetmesi \u015fudur:<\/p>\n<p>Sanki bir mi\u015fk\u00e2t, yani arkas\u0131na n\u00fcfuz edilmez dairev\u00ee veya \u00e7okgen bir pencere. Dikkat edilirse g\u00f6ky\u00fcz\u00fcnde her cismin vucudu b\u00f6yle arkas\u0131 kapal\u0131, \u00f6n\u00fc \u00f6zel bir uzakl\u0131k i\u00e7inde a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f bir pencere, bir h\u00fccre halinde y\u00fckselir. Ki i\u00e7inde bir m\u0131sb\u00e2h vard\u0131r.<\/p>\n<p>MISB\u00c2H: &#8220;Sabah ve Sab\u00e2hat&#8221; maddesinden ism-i alettir ki, sabah gibi ho\u015f ve kuvvetli ayd\u0131nl\u0131k veren lamba demektir. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da g\u00fcne\u015fe sir\u00e2c denilmi\u015f oldu\u011fu halde, burada misbah denilmi\u015f olmas\u0131, bunun yan\u0131nda g\u00fcne\u015fin normal bir kandil kadar kalaca\u011f\u0131na i\u015faret eder. O m\u0131sbah, bir billurda s\u0131r\u00e7a, yani billur, sanki inciye benzer bir y\u0131ld\u0131z. \u0130ncimsi y\u0131ld\u0131z, z\u00fchre ve m\u00fc\u015fteri gibi inci safl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fczelli\u011fi ile par\u0131ldayan bir y\u0131ld\u0131z. \u00d6yle berrak, \u00f6yle g\u00fczel, \u00f6yle hem g\u00f6klerin, hem yerin g\u00fczelliklerini kendinde toplayan bir cam. Mi\u015fk\u00e2t da o cam\u0131n i\u00e7indeki lamba m\u00fcbarek bir a\u011fa\u00e7tan, \u00f6yle bir zeytinden tutu\u015fturulur ki do\u011fuya da, bat\u0131ya da nisbet edilemez. Bunda ba\u015fl\u0131ca iki m\u00e2n\u00e2 vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi, yaln\u0131z \u00f6\u011fleden \u00f6nce g\u00fcne\u015f g\u00f6ren do\u011fuda de\u011fil, yaln\u0131z \u00f6\u011fleden sonra g\u00fcne\u015f g\u00f6ren bat\u0131 taraf\u0131nda da de\u011fil hem do\u011fuya, hem bat\u0131ya bakan tepenin tam ortas\u0131nda. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir yerde bulunan zeytinin ya\u011f\u0131 son derecede saf ve g\u00fczel olur.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, y\u00f6n \u015f\u00fcphelerinden uzak, yani bildi\u011finiz d\u00fcnya zeytinlerinden de\u011fil, mekan\u0131 olmayan bir zeytin demek olur. \u00d6nceki m\u00e2n\u00e2 kendisine benzetilenin herkesce d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek bir \u00f6zelli\u011fi olmas\u0131ndan dolay\u0131 temsilde ter\u015fih, ikinci m\u00e2n\u00e2 ise benzetilenin \u00f6zelli\u011fine i\u015faret etmek y\u00f6n\u00fcnden bir tecrid ifade eder. Ter\u015fihin faydas\u0131 benzetmeyi bir a\u00e7\u0131klama ile kuvvetlendirmektir. Tecridin inceli\u011fi de benzetilenin belirgin bir y\u00f6n\u00fcne i\u015faretle kendisine benzetilene \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve bundan dolay\u0131 benzetmenin yana\u015famayaca\u011f\u0131 bir hakikat noktas\u0131n\u0131 ortaya koymakt\u0131r.<\/p>\n<p>Netice olarak \u00f6yle bir zeytin ki ya\u011f\u0131, neredeyse, kendisine bir ate\u015f dokunmasa bile \u0131\u015f\u0131k verir. Bir elektrik gibi hemen yanmaya haz\u0131r; o derece saf ve parlakt\u0131r. \u00d6zet olarak Allah nuru, nur \u00fczerine nurdur. Yani temsilden zannolunaca\u011f\u0131 gibi s\u0131n\u0131rl\u0131 be\u015f kat de\u011fil, birisi veya tamam\u0131 da de\u011fil, s\u0131n\u0131rs\u0131z olarak her nurun kat kat \u00fczerinde, s\u0131n\u0131rlanmas\u0131 ve bilinmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir nurdur. O halde onu niye herkes bulam\u0131yor? \u0130stenilene niye eremiyor? denilirse Allah, o nuruna veya o nuruyla diledi\u011fi kimseyi hidayet eder. Dolay\u0131s\u0131yla herkes hak delili g\u00f6remez, hak \u00e2yetlerini bilemez, hakk\u0131n iste\u011fine eremez. Herkes peygamber veya vel\u00ee veya m\u00fcmin veya arif veya iyi bir kul olamaz. Ve onun i\u00e7in peygamberlik nurundan, Kur&#8217;\u00e2n nurundan, iman nurundan, ilim nurundan herkes faydalanamaz. Ve Allah insanlara (i\u015fte b\u00f6yle) misaller verir. Do\u011frudan do\u011fruya anlay\u0131p idrak edemeyecekleri hakikatleri, duygularla alg\u0131lanabilen misaller ile tasvir ve temsil ederek anlat\u0131r, bu da hidayeti c\u00fcmlesindendir. Nitekim duygular, hayaller, lisanlar, te\u015fbihler yaln\u0131z hakk\u0131 anlatmak i\u00e7in birer mesel olduklar\u0131 gibi, bu \u00e2yetteki temsil de b\u00f6yledir. Bundan dolay\u0131 misallere hakikat diye ba\u011flan\u0131p kalmamal\u0131, onlardan gerisindeki ger\u00e7e\u011fi sezmelidir.<\/p>\n<p>Ve Allah her \u015feyi bilir. Aklen olan\u0131 da, hissen olan\u0131 da bilir; a\u00e7\u0131\u011f\u0131 da, gizliyi de, ger\u00e7ek olan\u0131 da, temsil\u00ee olan\u0131 da bilir. Dolay\u0131s\u0131yla her kesin duygu ve anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve faydalanma derecesini ve takip etti\u011fi gaye ve maksad\u0131n\u0131 ve tekvin ve te\u015fride lay\u0131k olup olmad\u0131\u011f\u0131 dine yol g\u00f6stermeyi ve ona g\u00f6re herbirine yapaca\u011f\u0131 muameleyi de bilir.<\/p>\n<p>36-\u015eimdi Allah nurunun temsili olan o kandil ve lamba nerede bulunur? Veya nerede yak\u0131l\u0131r?<\/p>\n<p>Bir tak\u0131m evlerde, yani camilerde ki Allah onlar\u0131n y\u00fcceltilmesine -yani binalar\u0131n\u0131n di\u011fer evlerden daha y\u00fcksek ve \u015fereflerine tazim ile y\u00fcksek tutulmas\u0131na- ve i\u00e7lerinde isminin zikrolunmas\u0131na izin verdi ki bunlar mescidler, camilerdir. O kandil, o lamba, o billur, o m\u00fcbarek a\u011fa\u00e7, o meyve, o ya\u011f, o yakma, o nur \u00fcst\u00fcne nur, o hidayet bunlar\u0131n i\u00e7inde \u015fekillenir, temsil olunur. \u0130\u00e7lerinde sabahlar\u0131 ve ak\u015famlar\u0131 O&#8217;nu tesbih eder, Allah&#8217;\u0131n ismini tenzih ve takdis eder<\/p>\n<p>37-38- \u00d6yle insanlar ki ne bir ticaret, ne bir al\u0131\u015f veri\u015f onlar\u0131 Allah&#8217;\u0131 anmaktan, namaz k\u0131lmaktan, zekat vermekten al\u0131 koyamaz. Kalplerin ve g\u00f6zlerin allak bullak oldu\u011fu bir g\u00fcnden korkarlar ki Allah, kendilerini amellerinin daha g\u00fczeli ile m\u00fckafaatland\u0131rs\u0131n ve l\u00fctfundan onlara fazlas\u0131yla versin. Bire ondan yediy\u00fcz gibi \u00f6zellik ve adetlerle amel kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 vaad olunan ecir ve sevaptan ba\u015fka, \u00f6zelli\u011fi ve miktar\u0131 a\u00e7\u0131klanmayan ve nas\u0131l ve ne kadar oldu\u011fu hat\u0131rlara bile gelmeyen il\u00e2h\u00ee nimetleri de fazladan olarak l\u00fctuf ve c\u00f6mertli\u011finden ikram ve ihsan eylesin ve Allah diledi\u011fini hesaps\u0131z olarak r\u0131z\u0131kland\u0131r\u0131r. \u0130\u015fte Allah&#8217;\u0131n nuruna hidayet edip ula\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 m\u00fcminlerin hali b\u00f6yledir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>39- K\u00fcfredenlere gelince, onlar\u0131n amelleri, \u0131ss\u0131z \u00e7\u00f6llerdeki serap gibidir ki, susayan onu su zanneder, nihayet ona vard\u0131\u011f\u0131nda orada herhangi bir \u015fey bulamam\u0131\u015f, \u00fcstelik yan\u0131ba\u015f\u0131nda da (inanmad\u0131\u011f\u0131, kendisinden sak\u0131nmad\u0131\u011f\u0131) Allah&#8217;\u0131 bulmu\u015ftur. Allah ise onun hesab\u0131n\u0131 tastamam g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Allah hesab\u0131 \u00e7ok \u00e7abuk g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>40- Yahut (o k\u00e2firlerin duygu, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015flar\u0131) engin bir denizdeki yo\u011fun karanl\u0131klar gibidir ki, onu dalga \u00fcst\u00fcne dalga kapl\u0131yor; \u00fcst\u00fcnde de bulut. Bir biri \u00fcst\u00fcne karanl\u0131klar&#8230; \u0130nsan, elini \u00e7\u0131kar\u0131p uzatsa, nerdeyse onu dahi g\u00f6remez. Bir kimseye Allah, nur vermemi\u015fse, art\u0131k o kimsenin \u0131\u015f\u0131k ve ayd\u0131nl\u0131ktan nasibi yoktur.<\/p>\n<p>39- K\u00fcfredenlerin de amelleri, g\u00f6n\u00fcllerince iyilik diye yapt\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn i\u015fleri, itikatlar\u0131, inan\u00e7lar\u0131 bozuk ve gayeleri heva ve heves oldu\u011fundan dolay\u0131 bir \u00e7\u00f6ldeki seraba benzer. Uzaktan yald\u0131rar susayan onu bir su zanneder. Hararetinden imrenir, ihtirasla ko\u015far ne zamanki ona var\u0131r, orada bir \u015fey bulamaz, i\u00e7ini yakmakta olan hararetini dindirecek hakik\u00ee suyu bulamad\u0131\u011f\u0131 gibi, uzaktan hayal etti\u011fi par\u0131lt\u0131 da kalmaz. Ko\u015ftu\u011fu emelin yalan oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kar. Fakat bununla da kalmaz.<\/p>\n<p>Ve yan\u0131nda Allah&#8217;\u0131 bulur. O susuzluk ve yoksulluk i\u00e7inde hakikatin deh\u015fetini g\u00f6r\u00fcr. Korkmak istemedi\u011fi Allah&#8217;\u0131n kah\u0131r ve gazab\u0131 y\u00fcre\u011fine inip b\u00fct\u00fcn benli\u011fini sarar da hesab\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcverir ve Allah, hesab\u0131 \u00e7ok \u00e7abuk g\u00f6rendir. \u015eu halde o hesab\u0131 uzak sanmamal\u0131d\u0131r. \u0130\u015fte k\u00e2firlerin nurlu zannettikleri, iyilik diye ko\u015ftuklar\u0131 amellerinin sonucu budur.<\/p>\n<p>40-46-Duygular\u0131na ve inan\u00e7lar\u0131na, fikir ve zihniyetlerine, di\u011fer s\u00f6z ve i\u015flerine gelince, veya derin bir denizdeki yo\u011fun karanl\u0131klara benzer ki onu dalga \u00fcst\u00fcne dalga daha \u00fcst\u00fcnden bir bulut kaplar. Nur \u00fcst\u00fcne nurun tam z\u0131dd\u0131na olarak biribiri \u00fcst\u00fcne karanl\u0131klar. \u00d6yle ki yeterli bir nur i\u015fareti g\u00f6rmek \u015f\u00f6yle dursun elini \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 zaman onu bile g\u00f6remez. O karanl\u0131kta \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131r, \u015furaya buraya sald\u0131r\u0131r. Fakat uzatt\u0131\u011f\u0131 kendi elini bile g\u00f6rmesi ihtimali yoktur. Nerede kald\u0131 ki, d\u0131\u015fardan bir ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rs\u00fcn de neye elini uzatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilsin. Ger\u00e7ekte k\u00e2firler k\u00fcf\u00fcr taassubu i\u00e7inde \u00f6yle bo\u011fulur, \u00f6yle bocalar. Hi\u00e7bir hakk\u0131 kabul etmemek i\u00e7in inad\u0131nda \u00f6yle \u0131srar eder ki ne halt etti\u011finin fark\u0131na varmaz. ve ger\u00e7ekte her kim ki, Allah ona bir nur takdir etmemi\u015ftir art\u0131k onun i\u00e7in nur yoktur. Onun i\u00e7in k\u00f6rler g\u00f6rmez, sa\u011f\u0131rlar i\u015fitmez, vicdans\u0131zlar duymaz, k\u00e2firler hakk\u0131 kabul etmez. Yoksa:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>41- G\u00f6rmez misin ki, g\u00f6klerde ve yerde bulunanlarla dizi dizi kanat \u00e7\u0131rp\u0131p u\u00e7an ku\u015flar\u0131n Allah&#8217;\u0131 tesbih ettiklerini? Her biri kendi tesbihini ve du\u00e2s\u0131n\u0131 bilmi\u015ftir. Allah, onlar\u0131n yapmakta olduklar\u0131n\u0131 hakk\u0131yla bilir.<\/p>\n<p>42- G\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc Allah&#8217;\u0131nd\u0131r; d\u00f6n\u00fc\u015f de ancak O&#8217;nad\u0131r.<\/p>\n<p>43- G\u00f6rmez misin ki Allah bulutlar\u0131 (diledi\u011fi yere) s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor; sonra onlar\u0131 biraraya getirip \u00fcst\u00fcste y\u0131\u011f\u0131yor. \u0130\u015fte g\u00f6r\u00fcyorsun ki bunlar aras\u0131nda ya\u011fmur \u00e7\u0131k\u0131yor. O, g\u00f6kten, sanki oradaki da\u011flardan da dolu indirir. Art\u0131k onu diledi\u011fine isabet ettirir; diledi\u011finden de onu uzak tutar; bu bulutlardan \u00e7\u0131kan \u015fim\u015fe\u011fin par\u0131lt\u0131s\u0131 nerdeyse g\u00f6zleri al\u0131r!<\/p>\n<p>44- Allah gece ile g\u00fcnd\u00fcz\u00fc evirip \u00e7eviriyor. \u015e\u00fcphesiz bunda (hakikat\u0131 g\u00f6ren) g\u00f6zlere sahip olanlar i\u00e7in mutlak bir ibret vard\u0131r.<\/p>\n<p>45- Allah, her hayvan\u0131 sudan yaratt\u0131. \u0130\u015fte bunlardan kimi karn\u0131 \u00fcst\u00fcnde s\u00fcr\u00fcn\u00fcr, kimi iki ya\u011f\u0131 \u00fcst\u00fcnde y\u00fcr\u00fcr, kimi d\u00f6rt aya\u011f\u0131 \u00fcst\u00fcnde y\u00fcr\u00fcr&#8230; Allah diledi\u011fini yapar; \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah her \u015feye k\u00e2dirdir.<\/p>\n<p>46- Andolsun biz (her \u015feyi) apa\u00e7\u0131k bildiren \u00e2yetler indirdik. Allah diledi\u011fini do\u011fru yola iletir.<\/p>\n<p>47-49- Ve onlar m\u00fcmin de\u011fillerdir. Yani iman laftan ibaret de\u011fildir. Yaln\u0131z dilden Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne iman ettim, demekle hakikaten m\u00fcmin, m\u00fcsl\u00fcman olunuvermez. Onunla beraber samimi, kalpten inanmal\u0131, sadakatle sebat etmeli ve hareket ve davran\u0131\u015flar\u0131yla bu iman\u0131n\u0131 ispatlamal\u0131 ve desteklemelidir. Bunu ispat edecek delillerden birisi de hakk\u0131na raz\u0131 olmak ve bir ihtilaf halinde Allah ve Resul\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fcne davet edildi\u011fi zaman kabul ve itaat etmek, boyun e\u011fmektir. Halbuki Allah ve Resul\u00fcne iman ettik m\u00fcsl\u00fcman\u0131z, diyenler i\u00e7inde \u00f6yleleri vard\u0131r ki, iman\u0131 yaln\u0131z dilindedir. Bunlar m\u00fcmin de\u011fil, m\u00fcnaf\u0131kt\u0131r. Haklar\u0131na raz\u0131 olmazlar, birk\u0131sm\u0131 s\u00f6z\u00fcnde durmaz, d\u00f6n\u00fcverirler.<\/p>\n<p>Bir k\u0131sm\u0131 da s\u00f6zden d\u00f6nmese bile herhangi bir anla\u015fmazl\u0131kta Allah ve Resul\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fcne davet edildikleri zaman y\u00fcz \u00e7evirir, ka\u00e7\u0131n\u0131r. Ve e\u011fer hak kendilerinin olursa; aleyhlerine de\u011fil, lehlerine ise ona -yani Resulullah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcne- g\u00f6n\u00fclden ba\u011flanarak ve g\u00fcvenerek gelirler. Zira Resulullah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcm ve idaresinin hakkaniyetinde \u015f\u00fcphe etmezler. Nitekim Bi\u015fr ad\u0131ndaki bir m\u00fcnaf\u0131k, bir yahudi ile bir arazi hakk\u0131nda anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdi. M\u00fcnaf\u0131k haks\u0131zd\u0131; onun i\u00e7in yahudi onu Resulullah&#8217;a mahkemeye gidelim diye Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcne davet etti, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun haks\u0131zl\u0131\u011fa meydan vermeyece\u011fini biliyordu. M\u00fcnaf\u0131k ise yahudilerin hahamba\u015f\u0131 K\u00e2&#8217;b b. E\u015fref&#8217;e gidelim dedi, \u00e7\u00fcnk\u00fc hakka raz\u0131 olmuyor, dalavere ile haks\u0131z bir h\u00fck\u00fcm alaca\u011f\u0131n\u0131 \u00fcmit ediyordu.<\/p>\n<p>50-Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re bu \u00e2yetlerin n\u00fczul sebebi bu oldu. Ki son zamanlarda \u0130sl\u00e2m toplulu\u011funu bozmaya \u00e7al\u0131\u015fan da b\u00f6yle nifaklar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Bu neden oluyor? Kalplerinde bir hastal\u0131k m\u0131 var? K\u00fcf\u00fcr ve zulme meyleden psikolojik, bir hastal\u0131k, bir vicdan bozuklu\u011fu mu var? Yoksa Allah ve Resul\u00fcn\u00fcn onlara yaz\u0131k edece\u011finden \u015f\u00fcphe ediyorlar veya korkuyorlar m\u0131? Hay\u0131r, ne \u00f6yle bir \u015f\u00fcpheleri var, ne de korkular\u0131. Allah ve Resul\u00fcn\u00fcn h\u00fckm\u00fc, yaln\u0131z hak ve adalettir ve \u00f6yle oldu\u011funu bilirler, fakat as\u0131l zalimler kendileridir! Haklara tecav\u00fcz etmek isteyen haks\u0131zlard\u0131r. Bundan dolay\u0131 ka\u00e7\u0131nmalar\u0131n\u0131n sebebi birinci k\u0131s\u0131md\u0131r, yani kalplerinde hastal\u0131k, vicdanlar\u0131ndaki bozukluktur ki bu da hidayete erememezliktendir.<\/p>\n<p>51- Aralar\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermesi i\u00e7in Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne davet edildiklerinde, m\u00fcminlerin s\u00f6z\u00fc ancak i\u015fittik ve itaat ettik, demekti. Yani dinledik ve itaat ettik, ba\u015f\u00fcst\u00fcne diye hemen davete icabet etmekti. \u0130\u015fte as\u0131l bunlar kurtulu\u015fa erenlerdir. Murada erenlerdir.<\/p>\n<p>52- Her kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne itaat eder, yani yaln\u0131z mahkeme i\u015finde de\u011fil, her konuda Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131na ve Resul\u00fcn\u00fcn s\u00fcnnetine tabi olur, ve Allah&#8217;tan korkarsa i\u015fte as\u0131l bunlar kurtulu\u015fa erenlerdir. \u00dcst\u00fcnl\u00fc\u011fe erecek, kurtulu\u015f meydan\u0131nda hedeflenen gayeye ula\u015facak, ebed\u00ee saadetin en son noktas\u0131na varacak olanlard\u0131r.<\/p>\n<p>53-Fakat o m\u00fcnaf\u0131klar, o kalpleri bozuk haks\u0131zlar, b\u00f6yle itaat etmedikten ba\u015fka bir de en a\u011f\u0131r yeminleriyle Allah&#8217;a yemin ettiler. Yeminin en a\u011f\u0131r\u0131 Allah&#8217;a yemindir. E\u011fer sen kesin olarak emredersen \u00e7\u0131karlarm\u0131\u015f, evlerinden ve yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p giderlermi\u015f, g\u00fcya o derece itaatkarm\u0131\u015flar kasem, yemin etmeyiniz, de maruf, belli bir taat, yani itaatiniz belli, ne \u015fekilde oldu\u011fu bilinmekte, bundan dolay\u0131 yalan yere yemin etmeyiniz. Yahut sizden istenilen \u00f6yle yalan yere yemin ile m\u00fcnaf\u0131k\u00e7a bir itaat de\u011fil, zulme, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe itaat de\u011fil, adalet dairesinde samim\u00ee bir itaattir. \u015e\u00fcphe yok ki Allah, her ne yap\u0131yorsan\u0131z haberdard\u0131r, b\u00fct\u00fcn gizliliklerinize vak\u0131ft\u0131r. \u00d6yle ise O&#8217;na kar\u015f\u0131 yalandan, hilekarl\u0131ktan, itaatsizlikten sak\u0131n\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>54-Ey Hak Peygamber! De ki: Allah&#8217;a itaat ediniz, Resule de itaat ediniz. Yani Peygambere itaat da \u00f6zellikle Allah emridir, ona itaat edilmedik\u00e7e Allah&#8217;a itaat edilmi\u015f olunmaz. \u015eu halde Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131na yap\u0131\u015fmak bir g\u00f6rev oldu\u011fu gibi, peygamberin s\u00fcnnetine yap\u0131\u015fmak da \u00f6zellikle bir g\u00f6rev, bir vec\u00eebedir. E\u011fer y\u00fcz \u00e7evirir, yani o haks\u0131zlar yine ald\u0131rmazlarsa art\u0131k onun \u00fczerine d\u00fc\u015fen, ancak kendisine y\u00fcklenendir. Yani Peygambere ait olan g\u00f6rev, ancak ona y\u00fckletilen tebli\u011f y\u00fck\u00fcd\u00fcr. Sizin sorumlulu\u011funuz da size y\u00fcklenendir ki, itaat g\u00f6revidir. Burada tahmil, yani y\u00fcklenme denilmesi, itaatsizler ne kadar \u00e7o\u011fal\u0131rsa, Peygamberin ve m\u00fcminlerin g\u00f6revinin de o kadar zorla\u015ft\u0131\u011f\u0131na i\u015farettir. Ve e\u011fer siz ona itaat ederseniz, yani Peygambere itaat eder de y\u00fcklenilen g\u00f6revinizi yaparsan\u0131z, hidayete, do\u011fru yola erersiniz, hakka kavu\u015fursunuz. Resul\u00fcn vazifesi de ancak a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k duyurmakt\u0131r. A\u00e7\u0131k tebli\u011fdir ki o, onu yerine getirdi, size de itaat g\u00f6revi kald\u0131.<\/p>\n<p>\u015eimdi m\u00fcsl\u00fcmanlar, bu a\u00e7\u0131k tebli\u011f ile \u015fu ilah\u00ee m\u00fcjdeye dikkat etmelidir ki \u00e7ok \u00f6nemlidir:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>55- Allah, sizlerden iman edip iyi davran\u0131\u015flarda bulunanlara, kendilerinden \u00f6ncekileri sahip ve hakim k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, kendilerini de yery\u00fcz\u00fcne sahip ve hakim k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131, onlar i\u00e7in be\u011fenip se\u00e7ti\u011fi dini (\u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131) onlar\u0131n iyili\u011fine yerle\u015ftirip koruyaca\u011f\u0131n\u0131 ve ge\u00e7irdikleri korku d\u00f6neminden sonra, bunun yerine onlara g\u00fcven sa\u011flayaca\u011fn\u0131 vaad etti. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar bana kulluk ederler. Hi\u00e7bir \u015feyi bana e\u015f tutmazlar. Art\u0131k bundan sonra kim ink\u00e2r ederse, i\u015fte bunlar as\u0131l b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahkarlard\u0131r.<\/p>\n<p>56- Hem namaz\u0131 k\u0131l\u0131n, zekat\u0131 verin ve peygambere itaat edin ki rahmete eresiniz.<\/p>\n<p>57- \u0130nk\u00e2r edenlerin, yery\u00fcz\u00fcnde (Allah&#8217;\u0131) aciz b\u0131rakacaklar\u0131n\u0131 sanmayas\u0131n! Onlar\u0131n varaca\u011f\u0131 yer cehennemdir. Ne k\u00f6t\u00fc var\u0131\u015f yeridir oras\u0131!<\/p>\n<p>55-57-Cenab-\u0131 Hakk&#8217;a ait ayd\u0131nlatma ile taatin vacip oldu\u011funu, bir g\u00f6rev bulundu\u011funu tesbit eden duyurma ve O&#8217;na ait m\u00fcjde ve sak\u0131nd\u0131rma ile \u00f6\u011f\u00fct verip yol g\u00f6sterdikten sonra, yine yukardaki h\u00fck\u00fcmlerin tamamlanmas\u0131 i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>58- Ey iman edenler! Ellerinizin alt\u0131nda bulunan (k\u00f6le ve cariyeleriniz) ve i\u00e7inizden hen\u00fcz erginlik \u00e7a\u011f\u0131na girmemi\u015f olanlar, sabah namaz\u0131ndan \u00f6nce, \u00f6\u011fleyin soyundu\u011funuz vakit ve yats\u0131 namaz\u0131ndan sonra (yan\u0131n\u0131za gireceklerinde) sizden \u00fc\u00e7 defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabilece\u011finiz \u00fc\u00e7 vakittir. Bu vakitlerin d\u0131\u015f\u0131nda ne sizin i\u00e7in, ne de onlar i\u00e7in bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yan\u0131na girip \u00e7\u0131kabilirsiniz.) \u0130\u015fte Allah, \u00e2yetlerini size b\u00f6yle a\u00e7\u0131klar. Allah her \u015feyi bilendir, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>59- Sizden olan \u00e7ocuklar\u0131n\u0131z erginlik \u00e7a\u011f\u0131na girdiklerinde, kendilerinden \u00f6ncekiler (b\u00fcy\u00fckleri) izin istedikleri gibi, onlar da izin istesinler. \u0130\u015fte Allah, \u00e2yetlerini size b\u00f6yle a\u00e7\u0131klar. Allah her \u015feyi bilendir, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>60- Bir nikah \u00fcmidi kalmayan, \u00e7ocuktan kesilmi\u015f ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar\u0131n ise, zinetlerini (yabanc\u0131 erkeklere) g\u00f6stermeksizin d\u0131\u015f elbiselerini \u00e7\u0131karmalar\u0131nda kendilerine bir vebal yoktur. Yine de iffetli olmalar\u0131 kendileri i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Allah i\u015fitendir, bilendir.<\/p>\n<p>61- A&#8217;maya g\u00fc\u00e7l\u00fck yoktur; topala g\u00fc\u00e7l\u00fck yoktur; hastaya da g\u00fc\u00e7l\u00fck yoktur. Sizin i\u00e7in de gerek kendi evlerinizden, gerekse babalar\u0131n\u0131z\u0131n evlerinden, annelerinizin evlerinden, erkek karde\u015flerinizin evlerinden, k\u0131z karde\u015flerinizin evlerinden, amcalar\u0131n\u0131z\u0131n evlerinden halalar\u0131n\u0131z\u0131n evlerinden, day\u0131lar\u0131n\u0131z\u0131n evlerinden, teyzelerinizin evlerinden veya anahtarlar\u0131na malik oldu\u011funuz yerlerden, yahut dostlar\u0131n\u0131z\u0131n evlerinden yemenizde bir sak\u0131nca yoktur. Toplu halde veya ayr\u0131 ayr\u0131 yemenizde de bir g\u00fc\u00e7l\u00fck ve g\u00fcnah yoktur. Evlere girdi\u011finiz zaman Allah taraf\u0131ndan m\u00fcbarek ve g\u00fczel bir ya\u015fama dile\u011fi olarak kendinize (birbirinize) selam verin. \u0130\u015fte Allah d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlayas\u0131n\u0131z diye size \u00e2yetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131klar.<\/p>\n<p>58- Gerek erkek, gerek kad\u0131n b\u00fct\u00fcn m\u00fcminler! Elleriniz alt\u0131nda bulunanlar ve sizden hen\u00fcz erginlik \u00e7a\u011f\u0131na girmemi\u015f olanlar odan\u0131za girmek i\u00e7in izninizi istesinler, yani onlara b\u00f6yle \u00f6\u011fretiniz ve emrediniz. Yukardaki &#8220;istiyn\u00e2s&#8221; yani geldi\u011fini farkettirme emri h\u00fcr ve erginlik \u00e7a\u011f\u0131na erenler hakk\u0131nda idi. Buradaki izin isteme ise el alt\u0131ndaki k\u00f6le ve cariyelerle, hen\u00fcz erginli\u011fe ermi\u015f olmayan h\u00fcr \u00e7ocuklar, yani sab\u00eeler hakk\u0131ndad\u0131r. Bir de bunlar\u0131n ki her defas\u0131nda de\u011fil \u00fc\u00e7 kere, yani \u00fc\u00e7 vakitteki birincisi sabah namaz\u0131ndan \u00f6nce, \u00e7\u00fcnk\u00fc yataktan kalk\u0131p giyinmek zaman\u0131d\u0131r. \u0130kincisi ve \u00f6\u011fle s\u0131ca\u011f\u0131nda elbisenizi soyundu\u011funuz s\u0131rada ki kayl\u00fble, yani g\u00fcnd\u00fcz uykusu vakti, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc ve yats\u0131 namaz\u0131ndan sonra, yatmak i\u00e7in soyunuldu\u011fu zamand\u0131r ki, sizin i\u00e7in \u00fc\u00e7 avret vaktidir. \u00d6rt\u00fcnmenizin ihlal edilmi\u015f oldu\u011fu, eksikli bulundu\u011funuz \u00fc\u00e7 gedik vaktinizdir. Herkes i\u00e7in olmasa bile genel olarak b\u00f6yledir. Bu ihtar, izin istemenin sebebini a\u00e7\u0131klar. Bundan dolay\u0131 izin istemelidir. Peki amma, ni\u00e7in her zaman izin istemesinler, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fczerinize \u00e7ok dola\u015f\u0131rlar birbirinizin \u00fcst\u00fcndesinizdir, bu y\u00fczden her zaman izin istemede zorluk olur &#8220;Allah size \u00e2yetlerini b\u00f6ylece a\u00e7\u0131klar.&#8221;<\/p>\n<p>59- sizden olan \u00e7ocuklar da erginlik \u00e7a\u011f\u0131na girdiklerinde -ki as\u0131l delili ihtilam olmalar\u0131d\u0131r. Ya\u015f\u0131n\u0131n da en az\u0131 k\u0131zda dokuz, o\u011flanda on iki, normali ve g\u00f6r\u00fcleni ond\u00f6rt, onbe\u015f en sonu ise onyedi, onsekiz ya\u015flard\u0131r- izin istesinler nitekim kendilerinden \u00f6ncekilerin izin istedikleri gibi, yani kendilerinden \u00f6nde bulunan siz b\u00fcy\u00fcklerinin onlar\u0131n odalar\u0131na girmek i\u00e7in ge\u00e7en &#8220;Ey iman edenler! Kendi evinizden ba\u015fka evlere, geldi\u011finizi farkettirip ev halk\u0131na selam vermeden girmeyin&#8221; (Nur, 24\/27) \u00e2yeti gere\u011fince her zaman geldi\u011fini farkettirip selam vererek izin istemeniz gerekli oldu\u011fu gibi onlar da yaln\u0131z \u00fc\u00e7 vakitte de\u011fil, her zaman yan\u0131n\u0131za gireceklerinde izin istesinler. &#8220;Allah size \u00e2yetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor.&#8221; Bu iki \u00e2yette bu hat\u0131rlatman\u0131n tekrar edilmesi, izin isteme emrini tam bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla tekiddir. Zira yabanc\u0131 b\u00fcy\u00fcklerde \u00e7ekinme hissi, bunlarda da m\u00fcsamaha \u015f\u00fcphesi galip oldu\u011fundan burada o \u015f\u00fcpheyi kesmek i\u00e7in emir, a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve tekrar edilmi\u015ftir. Esefle g\u00f6r\u00fclmekte ve bilinmektedir ki, bu noktada yanl\u0131\u015fl\u0131k ve gaflet \u00e7oktur.<\/p>\n<p>60- Ve oturmu\u015f, \u00e7ocuktan kesilmi\u015f ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar ki bir nikah \u00fcmidi beslemezler zinetlerini g\u00f6stermeksizin \u00fcst \u00f6rt\u00fclerini b\u0131rakmalar\u0131nda kendilerine bir vebal yoktur. Yani hay\u0131z ve nifastan kesilmi\u015f kad\u0131nlar yukar\u0131da ge\u00e7en &#8220;Ba\u015f \u00f6rt\u00fclerini yakalar\u0131n\u0131n \u00fczerine (kadar) \u00f6rts\u00fcnler, zinetlerini te\u015fhir etmesinler&#8221; (N\u00fbr, 24\/31) emri gere\u011fince gizlemeleri gereken zinetlerden hi\u00e7birini g\u00f6stermemek \u015fart\u0131yla \u00fczerlerindeki \u00e7ar\u015faf, fer\u00e2ce gibi d\u0131\u015f elbiselerini b\u0131rak\u0131p yaln\u0131z ba\u015f \u00f6rt\u00fcs\u00fcyle \u00e7\u0131ksalar bir sak\u0131nca yoktur, g\u00fcnah olmaz. Fakat kad\u0131n\u0131n kendisini s\u00fcsleyip soka\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131 gen\u00e7ler i\u00e7in g\u00fcnah oldu\u011fu gibi ihtiyarlar i\u00e7in de g\u00fcnaht\u0131r. S\u00fcslenmeleri g\u00fcnah de\u011fil, s\u00fcsle yabanc\u0131 erkeklere \u00e7\u0131kmalar\u0131 g\u00fcnaht\u0131r. \u0130htiyar kad\u0131nlar s\u00fcslenir mi, dememeli. Ne ya\u015fl\u0131 kad\u0131nlar vard\u0131r ki, gen\u00e7lerden daha \u00e7ok g\u00fczel g\u00f6r\u00fcnmeye \u00f6zenirler.<\/p>\n<p>Bununla beraber iffetli olmalar\u0131 kendileri i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Yani s\u00fcsl\u00fc olmad\u0131klar\u0131 halde de iffet \u00f6l\u00e7\u00fclerine uymalar\u0131 ve gen\u00e7ler gibi sak\u0131nmalar\u0131, \u00fcst \u00f6rt\u00fclerini b\u0131rakmamalar\u0131 haklar\u0131nda daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc t\u00f6hmetten daha uzakt\u0131r. Ve Allah i\u015fitendir, gizlide, a\u00e7\u0131kta ne s\u00f6ylediklerini i\u015fitir. Bilendir. Maksatlar\u0131n\u0131 da bilir, sonunda ona g\u00f6re cezalar\u0131n\u0131 verir. Bundan dolay\u0131 m\u00fcsl\u00fcman\u0131z diyen zamane kad\u0131nlar\u0131 bu \u00e2yetleri dinlesinler de d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcnler.<\/p>\n<p>61- &#8220;Mallar\u0131n\u0131z\u0131 aran\u0131zda haks\u0131z sebeblerle yemeyin&#8221; (Bakara, 2\/188) \u00e2yeti indirildikten sonra k\u00f6r, topal, hasta, \u00f6z\u00fcrl\u00fc, fakir m\u00fcsl\u00fcmanlar, sa\u011flam kimseler tiksinirler ve r\u0131zalar\u0131 olmaz diye beraber yemek yemekten sak\u0131n\u0131r veya bir kimse bunlar\u0131 kendi evinden ba\u015fka akraba ve sevdiklerinden birinin evine yeme\u011fe g\u00f6t\u00fcrecek olsa, belki ho\u015flanmazlar diye \u00e7ekinir olmu\u015flard\u0131. Bir de muharebeye gidenler, \u00f6yle sava\u015f gazisi yaral\u0131lar\u0131 ve zay\u0131f fakir kimseleri evlerine b\u0131rak\u0131rlar ve anahtarlar\u0131n\u0131 teslim edip i\u00e7lerindeki yiyeceklerden yemelerine izin verir giderlerdi. Fakat onlar bulunmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in izinleri g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131 ile olmaz diye korkarlar, gere\u011finden fazla sak\u0131n\u0131rlard\u0131. Bir de baz\u0131 kimseler, kendi evlerinden ba\u015fkas\u0131nda yemek yemekten \u00e7ekinir, baz\u0131 m\u00fcminler de ayr\u0131 yemekten sak\u0131n\u0131r, ne olursa olsun misafirle beraber yemek isterdi; hatta misafir bulunmazsa b\u00fct\u00fcn g\u00fcn bekleyen kimseler olurdu. &#8220;A&#8217;maya zorluk yoktur&#8230;&#8221; \u00e2yeti de bu sebeple ve bu durumlara a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmek \u00fczere indirilmi\u015ftir&#8230;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>62- M\u00fcminler ancak, Allah&#8217;a ve Res\u00fcl\u00fcne g\u00f6n\u00fclden inanm\u0131\u015f kimselerdir. Onlar o Peygamber ile birlikte sosyal bir i\u015fle me\u015fgul iken ondan izin istemedik\u00e7e b\u0131rak\u0131p gitmezler. (Resul\u00fcm!) \u015eu senden izin isteyenler, hakikaten Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne iman etmi\u015f kimselerdir. \u00d6yle ise, baz\u0131 i\u015fleri i\u00e7in senden izin istediklerinde, sen de onlardan diledi\u011fine izin ver; onlar i\u00e7in Allah&#8217;tan ba\u011f\u0131\u015f dile; \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah ma\u011ffiret edicidir, merhametlidir.<\/p>\n<p>63- (Ey m\u00fcminler!) Peygamberin davetini, aran\u0131zdan baz\u0131n\u0131z\u0131n baz\u0131n\u0131za daveti gibi zannetmeyin. \u0130\u00e7inizden, birini siper ederek s\u0131v\u0131\u015f\u0131p gidenleri muhakkak ki Allah bilmektedir. Bu sebeple, O&#8217;nun emrine ayk\u0131r\u0131 davrananlar, ba\u015flar\u0131na bir bela gelmesinden veya kendilerine \u00e7ok elemli bir azap isabet etmesinden sak\u0131ns\u0131nlar.<\/p>\n<p>64- Bilmi\u015f olun ki, g\u00f6klerde ve yerde ne varsa Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. O, sizin ne yolda, ne durumda oldu\u011funuzu iyi bilir. Huzuruna d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecekleri g\u00fcnde ise, yapm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 hemen kendilerine haber verir. Allah, her \u015feyi hakk\u0131yla bilendir.<\/p>\n<p>62- M\u00fcminler ancak onlard\u0131r ki, Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne hakikaten iman etmi\u015flerdir. Yukar\u0131da zikri ge\u00e7enler gibi yaln\u0131z iman ettik demekle kalmay\u0131p samimi kalpten inanm\u0131\u015flard\u0131r. Ve maiyyetinde, yani Peygamberin yan\u0131nda ki, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n emirinin maiyyeti de ayn\u0131 h\u00fckme tabidir. \u0130ctima\u00ee bir i\u015fle me\u015fgul olduklar\u0131 zaman, cuma, bayram, isti\u015fare, sava\u015f gibi toplanmay\u0131 gerektiren ya da faydas\u0131 veya zarar\u0131 umum\u00ee olan bir i\u015f \u00fczerinde bulunduklar\u0131 zaman ondan izin almad\u0131k\u00e7a gitmezler. M\u00fcnaf\u0131klar gibi ka\u00e7mazlar. \u0130\u015fte o senden izin isteyenler yok mu onlar Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne iman eden kimselerdir. Bundan dolay\u0131 baz\u0131 i\u015fleri i\u00e7in senden izin istediklerinde sen de onlardan diledi\u011fin kimseye izin ver. Yani her izin isteyene izin vermek vacib de\u011fildir. Hikmet ve i\u015fin gere\u011fini g\u00f6zetmek laz\u0131md\u0131r. Bir de Ber\u00e2e (Tevbe) S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7en &#8220;Allah seni affetsin! Do\u011fru s\u00f6yleyenler sana iyice belli oluncaya kadar onlara ni\u00e7in izin verdin?&#8221; (Tevbe, 9\/43) \u00e2yet-i kerimesi unutulmamal\u0131d\u0131r. \u0130zin ver ve onlar i\u00e7in Allah&#8217;a isti\u011ffar eyle; zira izin istemek, her ne kadar \u015fiddetli bir \u00f6z\u00fcr ile do\u011frulu\u011fa dayansa da, d\u00fcnya i\u015fini ahiret i\u015fine takdim ve tercih etmek gibi bir kusur t\u00f6hmetinden uzak olmaz. Sen isti\u011ffar edersen \u015f\u00fcphe yok ki Allah, ma\u011ffiret edicidir, merhametlidir. Bu noktada Resulullah&#8217;a hitaptan \u00fcmmetine hitaba iltifatla buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>63-Ey m\u00fcsl\u00fcmanlar! Peygamberin davetini, dus\u0131n\u0131 aran\u0131zda baz\u0131n\u0131za, baz\u0131n\u0131z\u0131n daveti, duas\u0131 gibi k\u0131yas etmeyin. Onun davetine icabet farzd\u0131r. Duas\u0131 Allah yan\u0131nda hemen kabul olunur. Bundan dolay\u0131 emirlerine son derece \u00f6zenle itaat etmeli ve uymal\u0131 ve onu g\u00fccendirmekten son derece sak\u0131nmal\u0131d\u0131r. \u0130\u00e7inizden birbirinizi siper ederek s\u0131yr\u0131lmak isteyenleri Allah biliyor. Dolay\u0131s\u0131yla O&#8217;nun emrine ayk\u0131r\u0131 davrananlar kendilerine bir fitne isabet etmesinden, yani d\u00fcnyada bir bela ve s\u0131k\u0131nt\u0131ya \u00e7arpmaktan yahut d\u00fcnyada olmazsa ahirette kendilerine \u00e7ok elemli bir azap isabet etmesinden sak\u0131ns\u0131nlar Burada terd\u00eed (iki ihtimalle anlatmak) yaln\u0131z bir g\u00fczellik i\u00e7indir. Yoksa d\u00fcnya belalar\u0131 ile ahiret azab\u0131n\u0131n bir araya getirilmesinde bir z\u0131tl\u0131k yoktur. Asl\u0131nda Peygamberin emri ve gidi\u015fat\u0131na uyan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n nas\u0131l y\u00fckseldiklerine tarih \u015fahit oldu\u011fu gibi m\u00fcsl\u00fcman\u0131z deyip de aksine giden kavim ve miletlerin ne fitnelere, ne belalara, ne azablara u\u011framakta olduklar\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcndedir. Hemen Cenab-\u0131 Hak hepimizi hidayetiyle ho\u015fnud eylesin.<\/p>\n<p>64- Evet, g\u00f6klerde ve yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa hep Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. K\u00e2inat\u0131n hepsi, yarat\u0131l\u0131\u015f bak\u0131m\u0131ndan, sahip olma y\u00f6n\u00fcnden, gerek yoktan var etme, gerek yok etme, gerek ilk yaratma, gerek yeniden iade ile tasarruf bak\u0131m\u0131ndan O&#8217;nundur. Muhakkak ki o, sizin \u00fczerinde bulundu\u011funuz hali ve onlar\u0131n, o kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kanlar\u0131n kendisine d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecekleri g\u00fcn\u00fc biliyor. Bundan dolay\u0131 onlara yapt\u0131klar\u0131n\u0131 anlatacakt\u0131r. Ve Allah her \u015feyi hakk\u0131yla bilir. \u0130lminden bir zerre ka\u00e7maz, hak ile bat\u0131l\u0131n tamamen ayr\u0131laca\u011f\u0131 o furkan g\u00fcn\u00fc neler olaca\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in, \u015fimdi Nur S\u00fbresi&#8217;nden sonra Furkan S\u00fbresi&#8217;ni dinleyiniz:<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>24-NUR: 1- Ve farz k\u0131ld\u0131k Yani bu s\u00fbre, kesin olarak farz k\u0131l\u0131nan birtak\u0131m h\u00fck\u00fcmleri ve bunlar\u0131n delillerini i\u00e7inde bulunduran bir k\u0131s\u0131m a\u00e7\u0131k ve belli \u00e2yetleri ihtiva eder. \u00d6yle ki bu s\u00fbrenin de \u0130sl\u00e2m medeniyetinin hukukunu ve as\u0131l vazifelerini g\u00f6steren temel \u00e7izgilere delil olmas\u0131 a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. \u0130lk \u00f6nce namus, \u0131rz ve aile hukuku meselelerinden &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12087,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1184,1183,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1902","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-24-nur","tag-24-nur-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1902","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1902"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1902\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12087"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1902"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1902"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1902"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}