{"id":1904,"date":"2010-11-18T22:35:12","date_gmt":"2010-11-18T22:35:12","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1904"},"modified":"2010-11-18T22:35:12","modified_gmt":"2010-11-18T22:35:12","slug":"23-muminun-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/23-muminun-tefsiri\/","title":{"rendered":"23-M\u00dc&#8217;M\u0130NUN SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>23-M\u00dc&#8217;M\u0130NUN:<\/p>\n<p>1- Ger\u00e7ekten felah buldu o m\u00fcminler.<\/p>\n<p>FEL\u00c2H: Murada ula\u015fmakt\u0131r. Hay\u0131rda sonsuzluk diye de tarif edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130FL\u00c2H: Kurtulu\u015fa eri\u015fmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi gibi fel\u00e2ha girmek, yani bizi ifademizle selamete ermek, huzur bulmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelir ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da genellikle bu m\u00e2n\u00e2da gelmi\u015ftir. Burada Allah Te\u00e2l\u00e2, yedi \u00f6zelli\u011fi kendinde toplayan kimseler i\u00e7in kurtulu\u015fun muhakkak olaca\u011f\u0131n\u0131 m\u00fcjdelemektedir ki, bu yedi \u00f6zellikten birincisi imand\u0131r. (\u0130man\u0131n tarif ve tefsiri hakk\u0131nda Bakara, 2\/3. \u00e2yetin tefsirinde a\u00e7\u0131klama ge\u00e7mi\u015fti, oraya bkz.).<\/p>\n<p>2-\u0130kincisi \u015fudur: Ki onlar namazlar\u0131nda hu\u015f\u00fb i\u00e7indedirler. Hu\u015f\u00fbu, baz\u0131lar\u0131 korku, \u00e7ekingenlik gibi kalp fiillerinden olmak \u00fczere tarif etmi\u015f; baz\u0131lar\u0131 da s\u00fck\u00fbnet i\u00e7inde olmak ve sallanmay\u0131 terk etmek gibi organlara ait fiillerden g\u00f6stermi\u015ftir. Do\u011frusu hu\u015f\u00fb, asl\u0131 kalp&#8217;te, tezah\u00fcr\u00fc beden de olmak \u00fczere ikisini de i\u00e7inde bulundurur. Kalbe ait taraf\u0131, Rabbin azamet ve cel\u00e2li kar\u015f\u0131s\u0131nda kendi k\u00fc\u00e7\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6stererek nefsi, Hakk&#8217;\u0131n emrine ba\u015f e\u011fdirip s\u00f6z dinlettirecek ve edeb ve tazimden ba\u015fka bir \u015feye y\u00f6nelmeyecek \u015fekilde kalbin son derece bir sayg\u0131 hissi duymas\u0131d\u0131r. D\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fle ilgili y\u00f6n\u00fc de, v\u00fccut organlar\u0131nda bu duygunun belirlenmesiyle bir sakinlik ve s\u00fck\u00fbnet meydana gelmesi, g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcne, secde yerine bak\u0131p, sa\u011fa sola, \u015funa buna iltifat etmemesidir. Bundan dolay\u0131, &#8220;hu\u015f\u00fb&#8221;un asl\u0131 namaz\u0131n \u015fartlar\u0131ndan olan niyetin samimili\u011fi ile; tezah\u00fcrleri de namaz\u0131n ad\u00e2b ve di\u011fer tamamlay\u0131c\u0131lar\u0131 ile ilgilidir. Hasen&#8217;den ve \u0130bn\u00fc S\u00eerin&#8217;den rivayet olundu\u011funa g\u00f6re Resulullah ve ashab\u0131 namazda g\u00f6zlerini g\u00f6ky\u00fcz\u00fcne kald\u0131r\u0131rlard\u0131, bu \u00e2yetin inmesi \u00fczerine \u00f6nlerine e\u011fdiler ve ihtisar&#8217;\u0131 terk ettiler. Buhar\u00ee ve M\u00fcslim&#8217;de Hz. Ai\u015fe (r.anha) den de rivayet olunur ki: &#8220;Resulullah&#8217;a namazda iltifat (y\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00e7evirip bakma) hakk\u0131nda sordum, buyurdu ki: &#8220;O bir \u00e7almad\u0131 ki, \u015feytan onu kulun namaz\u0131ndan \u00e7alar, ka\u00e7ar.&#8221;<\/p>\n<p>Hakim Tirmiz\u00ee&#8217;nin, Kas\u0131m b. Muhammed yoluyla Esm\u00e2 binti Eb\u00ee Bekir&#8217;den Hz. Ai\u015fe&#8217;nin annesi \u00dcmm\u00fc Ruman&#8217;dan rivayet etti\u011fi bir hadiste, muhterem \u00dcmm\u00fc Ruman (r.anha) demi\u015ftir ki: &#8220;Namaz\u0131mda sallan\u0131yordum. Eb\u00fb Bekir (r.a) g\u00f6rd\u00fc, beni \u00f6yle bir azarlad\u0131 ki, az daha namazdan \u00e7\u0131kacakt\u0131m. Sonra da dedi ki: &#8216;Resulullah&#8217;\u0131 dinledim, \u015f\u00f6yle buyuruyordu: Herhangi biriniz namaza durdu\u011funda her taraf\u0131 sakin olsun, yahudiler gibi sallanmas\u0131n. Zira namazda azalar\u0131n s\u00fck\u00fcneti namaz\u0131n tamam\u0131ndand\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>3- Ve onlar ki, bo\u015f ve yarars\u0131z \u015feylerden y\u00fcz \u00e7evirirler. Bo\u015f yere s\u00f6ylenilen s\u00f6zden ve i\u015flerden sak\u0131n\u0131rlar.<\/p>\n<p>4- Onlar ki, zekat (vazifelerin)\u0131 yerine getirirler. Bundan ilk akla gelen m\u00e2n\u00e2 mallar\u0131n\u0131n zekat\u0131n\u0131 verirler, demektir. Fakat baz\u0131lar\u0131 da bu ifadeye g\u00f6re zekattan maksad\u0131n, temizlik ve temizleme m\u00e2n\u00e2s\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. bununla birlikte zekat\u0131 yaparlar demek nefs\u00ee, beden\u00ee, m\u00e2l\u00ee, zekat\u0131n hepsine de \u015f\u00e2mil olabilir.<\/p>\n<p>5-6-7- Ve onlar ki iffetlerini korurlar. Ancak e\u015fleri ve ellerinin sahip olduklar\u0131 (cariyeler) hari\u00e7 zira bunlar k\u0131nanm\u0131\u015f de\u011fillerdir. \u015eu halde, kim bunun ilerisine gitmek isterse i\u015fte onlar haddi a\u015fan kimselerdir. Bu \u00e2yetin g\u00f6r\u00fcnen m\u00e2n\u00e2s\u0131 m\u00fct&#8217;a nikah\u0131n\u0131n da haram olu\u015funu ifade eder.<\/p>\n<p>8- Yine onlar ki, emanetlerine ve ahitlerine ri\u00e2yet ederler. Emanet yaln\u0131z mala has de\u011fildir. B\u00fct\u00fcn \u015fer&#8217;\u00ee teklifler, Allah&#8217;a ait haklar ve kullara ait haklar, vekaletler, velayetler, memuriyetler de emanetlerdendir. Ahid de, gerek Allah&#8217;a ve Peygambere ve gerekse insanlara kar\u015f\u0131 olan anla\u015fmalar\u0131 ve taahh\u00fctleri i\u00e7ine almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>9- Ve onlar ki, namazlar\u0131n\u0131 muhafaza ederler. \u0130l\u00e2h\u00ee emanetlerden olan farz namazlar\u0131n\u0131 ge\u00e7irmek veya eksik b\u0131rakmamak i\u00e7in daima g\u00f6zetirler de vakti vaktine \u015fart ve \u00e2d\u00e2b\u0131 ile k\u0131lmaya devam ederler ve namazlar\u0131n\u0131 muhafaza etmek i\u00e7in m\u00fccahede ederler, gayret g\u00f6sterirler.<\/p>\n<p>10-*} \u0130\u015fte onlar, bu vas\u0131flar\u0131 kendilerinde bulunduran m\u00fcminlerdir ancak bu varisler. &#8220;Kullar\u0131m\u0131zdan, takva sahibi kimselere verdi\u011fimiz cennet, i\u015fte budur.&#8221; (Meryem, 19\/63), &#8220;Yery\u00fcz\u00fcne iyi kullar\u0131m varis olacakt\u0131r&#8221; (Enbiya, 21\/105) \u00e2yetleriyle a\u00e7\u0131klanan mirasa sahipler, o hakka lay\u0131klar.<\/p>\n<p>11- Ki Firdevs&#8217;e varis olacaklar. Onlar orada ebed\u00ee olarak kalacaklard\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 Firdevs, Habe\u015f dilinde ve Rumcada, cennet demek oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Resul-i Ekrem (s.a.v) den Ebu Musa el-E\u015f&#8217;ar\u00ee (r.a) rivayet etmi\u015ftir ki: &#8220;Firdevs, Rahm\u00e2n&#8217;\u0131n maks\u00fbresi (mahfili) dir. \u0130\u00e7inde nehirler ve a\u011fa\u00e7lar vard\u0131r.&#8221; Eb\u00fb \u00dcmame (r.a) de \u015funu rivayet etmi\u015ftir: &#8220;Allah&#8217;tan Firdevs&#8217;i isteyin, \u00e7\u00fcnk\u00fc o cennetlerin en y\u00fccesidir. Firdevs&#8217;de bulunanlar Ar\u015f&#8217;\u0131n g\u0131c\u0131rt\u0131s\u0131n\u0131 i\u015fitirler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde mutlu insanlar\u0131n vas\u0131flar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n, yarat\u0131\u015f\u0131n\u0131 ve kudretini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek ve ahiretin hak ve ger\u00e7ek oldu\u011funu anlatmak i\u00e7in, genel olarak insan cinsinin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 ve halden hale yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 esnas\u0131nda ge\u00e7irmekte oldu\u011fu de\u011fi\u015fiklikleri, dokuz derece \u00fczere g\u00f6stererek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>12- And olsun biz insan\u0131, \u00e7amurdan, bir s\u00fcl\u00e2leden (s\u00fcz\u00fcl\u00fcp \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f \u00e7amurdan) yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>13- Sonra onu emin ve sa\u011flam bir karargahta (rahimde) nutfe (sperma) haline getirdik.<\/p>\n<p>14- Sonra nutfeyi bir alaka (embrio) yaratt\u0131k, derken o alakay\u0131 bir mudga (bir \u00e7i\u011fnem et par\u00e7as\u0131 halinde) yaratt\u0131k, derken o mudgay\u0131 bir tak\u0131m kemik yaratt\u0131k, derken o kemiklere bir et giydirdik, sonra onu di\u011fer bir yarat\u0131k olarak te\u015fekk\u00fcl ettirdik. Yap\u0131p yaratanlar\u0131n en g\u00fczeli olan Allah, pek y\u00fccedir.<\/p>\n<p>15- Sonra siz bunun ard\u0131ndan, muhakkak ki \u00f6leceksiniz.<\/p>\n<p>16- Sonra da siz, \u015f\u00fcphesiz, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde tekrar diriltileceksiniz.<\/p>\n<p>12- 1- \u00c7amurdan bir s\u00fcl\u00e2leden.<\/p>\n<p>S\u00dcL\u00c2LE kelimesi sell masdar\u0131ndan al\u0131nmad\u0131r. Sell, bir \u015feyi bir \u015feyden incelik ve yumu\u015fakl\u0131kla s\u0131y\u0131r\u0131p \u00e7\u0131karmak demektir. Nitekim dilimizde de bilindi\u011fi \u00fczere, k\u0131l\u0131c\u0131 k\u0131n\u0131ndan s\u0131y\u0131r\u0131p \u00e7ekmeye &#8220;Sell-i Seyf&#8221; denilir. B\u00f6yle &#8220;fu\u00e2le&#8221; veznindeki isimler, al\u0131nd\u0131klar\u0131 fiile g\u00f6re bazan gaye olurlar, &#8220;h\u00fcl\u00e2sa&#8221; gibi ki, s\u00fcl\u00e2le de buna benzer; bazan da olmazlar, &#8220;kul\u00e2me, k\u00fcn\u00e2se&#8221; gibi Ke\u015f\u015f\u00e2f&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re bu vezin, bir k\u0131llet (azl\u0131k) m\u00e2n\u00e2s\u0131yla da ilgilidir. Dilimizde bu veznin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 (&#8230;inti) ekiyle yap\u0131lan kelimelerdir ki, s\u00fcz\u00fcnt\u00fc, kuruntu, k\u0131rp\u0131nt\u0131, s\u00fcpr\u00fcnt\u00fc gibi. Fakat sell fiilini bir kelime ile ifade edemedi\u011fimizden s\u00fcl\u00e2le kelimesini bu \u015fekilde terceme edememi\u015fizdir. \u015eu halde bir \u015feyin s\u00fcl\u00e2lesi o \u015feyden s\u0131yr\u0131l\u0131p \u00e7\u0131kar\u0131lan bir netice demek olur. \u00c7oluk \u00e7ocu\u011fa da s\u00fcl\u00e2le denilmesi bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6redir. Bundan dolay\u0131, s\u00fcl\u00e2le tabirinden bir silsile m\u00e2n\u00e2s\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00fcl\u00e2le asl\u0131n de\u011fil, ondan s\u00fcz\u00fcl\u00fcp \u00e7\u0131kar\u0131lan h\u00fcl\u00e2san\u0131n ismidir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte insan, yarat\u0131l\u0131\u015f evrelerinde \u00f6nce, b\u00f6yle \u00e7amurdan s\u0131yr\u0131l\u0131p \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f bir s\u00fcl\u00e2leden yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, bu mertebe ilk insan olan \u00c2dem&#8217;in yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla insan cinsinin, insan organlar\u0131n\u0131n ilk ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 evre olmakla, hi\u00e7bir insan tohumu ile meydana gelmi\u015f de\u011fildir. Baz\u0131lar\u0131 burada &#8220;t\u00eeyn&#8221; \u00c2dem (a.s)in bir ismidir, demi\u015f baz\u0131lar\u0131 s\u00fcl\u00e2leden maksat \u00c2dem&#8217;dir demi\u015f ise de ikisi de do\u011fru de\u011fildir. Zira \u00c2dem, insand\u0131r. &#8220;Biz muhakkak insan\u0131 yaratt\u0131k&#8221; (T\u00een, 95\/4) \u00e2yetindeki ifadeye dahildir. Ayetin a\u00e7\u0131k m\u00e2n\u00e2s\u0131, bu s\u00fcl\u00e2le&#8217;nin \u00c2dem&#8217;den \u00f6nce olmas\u0131d\u0131r. Hatta bir k\u0131s\u0131m tefsircilerin \u0130bn\u00fc Abbas, \u0130krime, Kat\u00e2de ve Mukatil&#8217;den nakledildi\u011fine g\u00f6re, burada kelimesini \u00c2dem diye tefsir etmi\u015fler. &#8220;l\u00e2m&#8221;\u0131 ahid l\u00e2m\u0131 olarak kabul etmi\u015flerdir. Ger\u00e7i tahk\u00eek\u00e7i \u00e2limlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc cins i\u00e7in olmas\u0131d\u0131r. S\u00f6z\u00fcn geli\u015fi de buna uygundur. Nitekim<\/p>\n<p>Ebussuud, demi\u015ftir ki: &#8220;el-insan&#8221; ile kastedilen cinstir ve anlam \u015fudur: Billahi insan cinsini \u00c2dem&#8217;in yarat\u0131lmas\u0131yla &#8220;t\u0131yn&#8221;den, yani \u00e7amurdan bir s\u00fcl\u00e2leden toplay\u0131p yaratmakla halk ettik&#8230;&#8221; Bununla beraber ahd oldu\u011fu takdirde de z\u0131mnen bu m\u00e2n\u00e2 gerekir.<\/p>\n<p>Demek ki, y\u00fcce yarat\u0131c\u0131, \u00f6nce \u00e7amurdan se\u00e7erek bir s\u00fcl\u00e2le \u00e7\u0131karm\u0131\u015f ve insan\u0131 ilk defa o s\u00fcl\u00e2leden yaratm\u0131\u015ft\u0131r. H\u0131cr S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Yoluna girmi\u015f, \u015fekillendirilmi\u015f bal\u00e7\u0131k&#8221;(H\u0131cr, 15\/26) denilmi\u015f olan bu \u00e7amur s\u00fcl\u00e2lesinin, Fahredd\u00een Raz\u00ee&#8217;nin de kaydetti\u011fi \u00fczere, bir k\u0131s\u0131m tefsircilerin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re insanlara g\u0131da olarak insanl\u0131\u011f\u0131n organlar\u0131na ilk d\u00f6n\u00fc\u015fen maddeler olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr ki, bu maddeler \u00e7amurdan s\u0131yr\u0131lm\u0131\u015f \u00e7\u0131km\u0131\u015f madensel veya bitkisel veya hayvansal maddelerdir (elementlerdir). Nitekim s\u00fcl\u00e2le, nutfenin meydana geldi\u011fi g\u0131da maddeleri ile de tefsir edilmi\u015ftir ki, bu m\u00e2n\u00e2 ile bu \u00e2yet, yaln\u0131z \u00c2dem&#8217;e veya \u00c2dem m\u00e2n\u00e2s\u0131nda cinse ait olmakla kalmay\u0131p her ferde de do\u011frudan do\u011fruya uygun olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u0131da maddelerinden her insanda insan uzuvlar\u0131 yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve bu \u015fekilde insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na bu maddelerin se\u00e7ilerek bir ba\u015flang\u0131\u00e7 olu\u015fturdu\u011fu bilinmektedir. Bu ise se\u00e7ilip ay\u0131klan\u0131nca ilk insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f maddesini idrak i\u00e7in bir delil olur. Ancak sonraki insanlarda bu maddeler, bir insan menisi ile ge\u00e7mi\u015f olan bir v\u00fccut i\u00e7inde haz\u0131m ve temsil olundu\u011fundan bunu, insan bedenine daha \u00f6nce verilmi\u015f olan hayat g\u00fcc\u00fcn\u00fcn bir eseri olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve bundan dolay\u0131 baba menisinin kuvvetine aitmi\u015f gibi g\u00f6rmek uygun olmaz. Halbuki ilk insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye imkan yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu maddeleri insan \u015fekline sokmak i\u00e7in hen\u00fcz bir insan varl\u0131\u011f\u0131 yoktur.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131, o y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n ilk evvel yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c2yetin hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131 esas nokta da budur. Bu a\u00e7\u0131klamadan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re demek olur ki, insan cinsinin ilk yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00e7amur s\u00fcl\u00e2lesi, ilk insan\u0131n ve ilk insan h\u00fccreciklerinin yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zamana kadar, \u00e7amurdan se\u00e7ilip \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f olan ve sonra insan\u0131n erzak\u0131, hizmetini yerine getirdi\u011fi \u00fc\u00e7 mevcut \u015fey&#8217;in \u00f6z\u00fcd\u00fcr. Allah Te\u00e2l\u00e2, \u00e7amurdan madenleri, bitkileri ve hayvanlar\u0131 s\u0131y\u0131r\u0131p \u00e7\u0131kard\u0131ktan sonra, bunlar\u0131n h\u00fcl\u00e2lasas\u0131ndan da insan\u0131 hi\u00e7 yokken yaratm\u0131\u015f ve insan bunlar\u0131n sonucu olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bize ula\u015fan eserlere g\u00f6re insan\u0131n yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, yukardaki \u00fc\u00e7 maddenin yarat\u0131lmas\u0131ndan sonra oldu\u011funda bir ihtilaf g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. \u015eu halde topraktan insana kadar \u00fc\u00e7 \u015feyin b\u00fct\u00fcn cins ve nevileriyle ger\u00e7ek bir tasnifi tam m\u00e2n\u00e2s\u0131yla bilinse, kuru topra\u011f\u0131n ilk insan h\u00fccresi haline gelinceye kadar ge\u00e7irmi\u015f oldu\u011fu yarat\u0131l\u0131\u015f ve se\u00e7ilme evreleri anla\u015f\u0131labilecekti. Bundan dolay\u0131 madenlerin, bitkilerin ve hayvanlar\u0131n tasniflerine \u00e7ok \u00f6nem verilmi\u015f ve zaman zaman de\u011fi\u015fik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131ndan de\u011fi\u015fik tasnifler yap\u0131lm\u0131\u015f ve t\u00fcrl\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnceler ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Netice olarak \u0130bn\u00fc T\u00fcrkete&#8217;l-\u0130sfah\u00e2n\u00ee, F\u00fcs\u00fbs \u015eerhinde demi\u015ftir ki :&#8221;Yery\u00fcz\u00fcnde ilk meydana gelen madenler, sonra bitkiler, sonra hayvanlard\u0131r. Ve Allah Te\u00e2l\u00e2 bu mevcut \u015feylerin cinslerinden her s\u0131n\u0131f\u0131n\u0131n sonunu, takip edenin ba\u015flang\u0131c\u0131 k\u0131ld\u0131 da madenlerin sonunu ve bitkilerin evvelini mantar, bitkilerin sonunu ve hayvanlar\u0131n evvelini hurma, hayvanlar\u0131n sonunu ve insan\u0131n evvelini maymun k\u0131ld\u0131 ki, birbirine ulanma birli\u011fi bozulmadan, de\u011fi\u015fmeden, aralanmadan, kesilmeden korunsun ve birbirine ba\u011flans\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>13-2- Sonra onu emin ve sa\u011flam bir karargahta (rahimde) nutfe haline getirdik, yani o insan cinsini veya neslini sa\u011flam bir karargah olan rahimde yerle\u015fen bir nutfe yapt\u0131k. \u00d6nce bir \u00e7amurdan, bir s\u00fcl\u00e2leden yarat\u0131lm\u0131\u015f olan insan bundan sonra &#8220;Sonra onun z\u00fcrriyetini nutfeden, hak\u00eer bir sudan \u00fcretmi\u015ftir&#8221; (Secde, 32\/8) \u00e2yet-i kerimesine g\u00f6re, hak\u00eer bir su s\u00fcl\u00e2lesi olan nutfeden \u00e7o\u011falma yoluyla yarat\u0131larak di\u011fer bir s\u00fcl\u00e2le oldu. Hem her nutfe&#8217;den de\u011fil, rahimde yerle\u015fen nutfeden; her rahimde de\u011fil, rahimde yerle\u015fen nutfeden; her rahimde de\u011fil, sa\u011flam, ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 tutan, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve sa\u011flam bir rahimde. Buradan anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da nutfe yaln\u0131z men\u00eenin ismi de\u011fil, daha \u00e7ok men\u00ee i\u00e7indeki tohumun ismidir. Zira rahimde karar k\u0131l\u0131p yerle\u015fen odur. Bir de zamirinin, \u00e7ekilmi\u015f, s\u0131yr\u0131lm\u0131\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile s\u00fcl\u00e2leye ait k\u0131l\u0131nmas\u0131 da caiz g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ki, o \u00e7amur s\u00fcl\u00e2lesini nutfe yapt\u0131k, demek olur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte nutfe yap\u0131ld\u0131ktan sonra insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, do\u011fal ve kanun\u00ee denilen malum \u015feklini alm\u0131\u015f oldu. Yoksa ille ba\u015fta \u00e7amurdan s\u00fcl\u00e2lenin, s\u00fcl\u00e2leden insan veya nutfesinin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 do\u011fa \u00fcst\u00fcd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc hen\u00fcz bir insan ve tabiat\u0131 yoktu. Demek ki insan\u0131 yaratan yarat\u0131c\u0131 kudret insan tabiat\u0131ndan ba\u015fkad\u0131r. Herhangi bir \u015feyin tabiat\u0131 ise o \u015feyin kendisinin d\u0131\u015f\u0131nda olamaz. Onun i\u00e7in bir \u015fey, kendisinin gayr\u0131s\u0131 olamayaca\u011f\u0131 gibi, tabiat\u0131n\u0131n gayr\u0131s\u0131 da olamaz. Bu y\u00fczden tabiat ancak devaml\u0131 ve de\u011fi\u015fmez bir \u015fey olmak \u00fczere d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Ve bir \u015fey kendisi de\u011fi\u015fmedik\u00e7e tabiat\u0131n\u0131n de\u011fi\u015fmesine imkan yoktur. Bundan dolay\u0131 herhangi bir \u015feyin tabiat\u0131nda bir de\u011fi\u015fme g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc zaman, o \u015feyin kendisinde bir de\u011fi\u015fme meydan geldi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131r ve ona d\u0131\u015ftan bir etki aran\u0131r. Tabi\u00ee ilimler ad\u0131 verilen ilimlerin hi\u00e7biri yoktur ki, tetkik etti\u011fi bir de\u011fi\u015fmenin ayr\u0131 bir sebebini aramas\u0131n da kendi kendine tabiat\u0131yla oluvermi\u015f diyebilsin.<\/p>\n<p>Hatta bu noktada, iyice d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcnce &#8220;Tabii ilimler&#8221; denilen ilimler, tabiatlar\u0131n kendi kendine de\u011fi\u015fmesini kabul etmeyip, de\u011fi\u015fmenin d\u0131\u015f etkenlerini arayan ve bu \u015fekilde hi\u00e7bir olay\u0131n tabi\u00ee olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispat eden ilimlerdir, denmekte teredd\u00fct edilmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir tabiat\u0131n, kendisinin d\u0131\u015f\u0131nda bir e\u015finden etki almas\u0131yla izah edilen olaylara tabiat demek \u00e7eli\u015fki olur. Evet tabiatta de\u011fi\u015fme, se\u00e7ilme, geli\u015fme yok de\u011fildir. Fakat o se\u00e7imi ve geli\u015fmeyi yapan tabiat de\u011fil, tabiatlar \u00fczerinde hakim olan yarat\u0131c\u0131d\u0131r. E\u011fer tabiat hakim olsayd\u0131, \u00e7amur normal olarak kal\u0131r, ondan bir s\u00fcl\u00e2le \u00e7\u0131kamaz, insan ve nutfe geli\u015fmesi ve se\u00e7ilip \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131 olamazd\u0131. Hatta nutfe yarat\u0131ld\u0131ktan sonra nutfe tabiat\u0131ndan ileri ge\u00e7emezdi. Bu takdirde bilinmesi laz\u0131m gelir ki insan\u0131n, tabi\u00ee say\u0131lan nutfeden meydana gelmesi evrelerinde de insan\u0131 yaratan nutfe tabiat\u0131 de\u011fil, nutfeye ve rahime o yarat\u0131l\u0131\u015f de\u011fi\u015fimini veren y\u00fcce yarat\u0131c\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>14-3- Sonra nutfeyi aleka olarak yaratt\u0131k. Rahime ili\u015ftirip a\u015f\u0131lama yapt\u0131rarak tutturup p\u0131ht\u0131 kan gibi bir tutuk haline de\u011fi\u015ftirdik.<\/p>\n<p>ALEKA: Esasen uluk ve tealluk gibi ili\u015fmek ve yap\u0131\u015f\u0131p tutmak m\u00e2n\u00e2s\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015f olarak ili\u015fken, yap\u0131\u015fkan \u015fey demektir. Donuk p\u0131ht\u0131 kana da, denilir. Tefsirciler, genellikle &#8220;dem-i c\u00e2mid&#8221; (donmu\u015f kan) diye tefsir etmi\u015flerse de as\u0131l maksat, rahimde a\u015f\u0131lanman\u0131n meydana gelmesiyle olu\u015fan al\u00fbktur. (Hac, 22\/5. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>4- Arkas\u0131ndan alekay\u0131 mud\u011fa yaratt\u0131k, bir \u00e7i\u011fnem et par\u00e7as\u0131 haline de\u011fi\u015ftirdik.<\/p>\n<p>5- Arkas\u0131ndan mud\u011fay\u0131 kemikler yaratt\u0131k. Yani bir \u00e7i\u011fnem et par\u00e7as\u0131ndan birtak\u0131m kemikler yaratt\u0131k ki, bunlar hikmetin gere\u011fi \u00fczere v\u00fccudun \u00e7at\u0131s\u0131n\u0131 meydana getiren direkleridir. Ne ho\u015f ve g\u00fczel hikmettir ki, yumurtan\u0131n kabu\u011fu tavu\u011fun karn\u0131nda iken yumu\u015fak olup d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131k\u0131nca sertle\u015fti\u011fi gibi, kemikler de rahimde iken yumu\u015fak ve \u00e7ocuk do\u011fduktan sonra sertle\u015fecek bir yarat\u0131l\u0131\u015fta yarat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>6- Arkas\u0131ndan o kemiklere bir et giydirdik, b\u00fct\u00fcn o kemikler, her birine uygun birer et ile donat\u0131larak tamam\u0131 zarif bir et kisvesiyle giydirilip, ku\u015fat\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>7- Sonra onu bamba\u015fka bir yarat\u0131k olarak in\u015fa eyledik. Yani organlar\u0131yla, ruhuyla, kuvvetiyle, boyu posu ile onda \u00f6yle g\u00fczel bir yarat\u0131l\u0131\u015f meydana geldi ki, hi\u00e7bir mahluka benzemez, bamba\u015fka bir halk, &#8220;en g\u00fczel surette&#8221; dilber bir insan oldu. \u015eimdi yaratanlar\u0131n en g\u00fczeli Allah, \u00e7ok b\u00fcy\u00fck, \u00e7ok y\u00fcksektir. Yani b\u00fct\u00fcn feyz ve bereketin esas\u0131 O&#8217;nda, her \u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 o, O&#8217;nun yaratmas\u0131ndan sonra v\u00fccuda gelen hikmet ve sebeblerin herbiri bir yarat\u0131c\u0131 say\u0131lsa ve bu \u015fekilde bir\u00e7ok yarat\u0131c\u0131lar farzolunsa Allah, b\u00fct\u00fcn o yarat\u0131c\u0131lar\u0131n en g\u00fczeli, en g\u00fczel yaratan\u0131d\u0131r. Her hilkatin her se\u00e7ilmi\u015fli\u011fin, her tekam\u00fcl\u00fcn, her g\u00fczelli\u011fin ilk icad\u0131, ilk numunesi ancak O&#8217;nun yaratmas\u0131 ve di\u011ferlerindeki yarat\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn asl\u0131 O&#8217;nundur. Mevcut olmayan tabiatlar\u0131 v\u00fccuda getiren, v\u00fccuda gelen tabiatlar\u0131 diledi\u011fi gibi de\u011fi\u015ftirerek en g\u00fczel olu\u015flar i\u00e7in k\u0131vam\u0131na koyan, cans\u0131z bir \u00e7amurdan \u00e7o\u011falan bir s\u00fcl\u00e2le \u00e7\u0131karan, baya\u011f\u0131 bir s\u00fclaleden yukarda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere g\u00f6n\u00fclleri al\u0131p g\u00f6t\u00fcren bir insan yaratan o Allah, \u00f6yle b\u00fcy\u00fck, \u00f6yle y\u00fcksek ki, ne kadar yarat\u0131c\u0131 kabul edilse \u00f6yle g\u00fczel, \u00f6yle g\u00fczel yaratan d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez.<\/p>\n<p>Zeh\u00ee z\u00e2t\u0131n nih\u00e2n \u00fc ol nih\u00e2ndan m\u00e2siv\u00e2 peyd\u00e2<\/p>\n<p>Bih\u00e2r-\u0131 sun&#8217;\u0131na emv\u00e2c peyda ka&#8217;r n\u00e2peyd\u00e2<\/p>\n<p>B\u00fclend \u00fc pest-i \u00e2lem \u015fahid-i feyz-i vuc\u00fbdundur<\/p>\n<p>De\u011fil b\u00eehude olmak yo\u011f iken arz u sem\u00e2 peyd\u00e2.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i hikmetin \u0131zh\u00e2r-\u0131 kudret k\u0131lma\u011fa etmi\u015f<\/p>\n<p>Gub\u00e2r-\u0131 t\u00eereden \u00e2y\u00eene-i kiti n\u00fcma peyd\u00e2.<\/p>\n<p>Dem\u00e2dem \u00e2ks al\u0131r mir&#8217;\u00e2t-\u0131 \u00e2lem kahr u L\u00fctfundan<\/p>\n<p>An\u0131n\u00e7\u00fcn geh kud\u00fbret z\u00e2hir eyler geh saf\u00e2 peyd\u00e2<\/p>\n<p>Geh\u00ee topra\u011fa eyler hikmetin bin mehlik\u00e2 pinh\u00e2n<\/p>\n<p>Geh\u00ee sun&#8217;un k\u0131lar topraktan bin mehlik\u00e2 peyd\u00e2<\/p>\n<p>Cihan ehline t\u00e2 esr\u00e2r-\u0131 ilmin kalmayan mahf\u00ee,<\/p>\n<p>K\u0131l\u0131pt\u0131r hikmetin k\u00fcff\u00e2r i\u00e7inde enbiy\u00e2 peyd\u00e2.<\/p>\n<p>&#8220;Gizlidir z\u00e2t\u0131n ve o gizlilikten b\u00fct\u00fcn \u00e2lem g\u00f6r\u00fcn\u00fcr,<\/p>\n<p>Yarat\u0131\u015f denizinde dalgalar g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, derinlik g\u00f6r\u00fcnmez.<\/p>\n<p>Y\u00fcksek ve al\u00e7ak, b\u00fct\u00fcn \u00e2lem ebed\u00ee varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n \u015fahididir.<\/p>\n<p>Yok iken yery\u00fcz\u00fc ve g\u00f6k, ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 bo\u015fa de\u011fildir.<\/p>\n<p>Hikmetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 kudret ortaya koymak, dilemi\u015f,<\/p>\n<p>K\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck zerreden d\u00fcnyay\u0131 g\u00f6steren bir ayna yaratm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00c2lemin aynas\u0131 her an kahr\u0131ndan ve lutfundan akis al\u0131r.<\/p>\n<p>Onun i\u00e7in bazen bulan\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, bazen berrak g\u00f6r\u00fcn\u00fcr.<\/p>\n<p>Hikmetin bazen topra\u011f\u0131 bin ay y\u00fczl\u00fc gizler,<\/p>\n<p>Yaratman bazen, topraktan bir ay y\u00fczl\u00fc \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n<p>D\u00fcnya ehline ilminin esrar\u0131, gizli kalmas\u0131n diye,<\/p>\n<p>Hikmetin, k\u00e2firler i\u00e7inde, peygamberler \u00e7\u0131kar\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nsanlar, b\u00f6yle bamba\u015fka bir olu\u015fumda, en g\u00fczel bir k\u0131vam ile yarat\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131ndan dolay\u0131 kendilerini her murada ermi\u015f, kurtulu\u015f ihtiyac\u0131ndan uzak olmu\u015f zannetmemelidir. Ey insanlar:<\/p>\n<p>15- 8- Sonra \u015f\u00fcphesiz bundan sonra muhakkak \u00f6leceksiniz.<\/p>\n<p>16-9- Sonra da muhakkak k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde tekrar diriltileceksiniz. Bundan dolay\u0131 yukarda a\u00e7\u0131klanan vas\u0131flar\u0131 kazanarak, kurtulu\u015fa \u00e7al\u0131\u015fmak gerekir.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n ba\u015flang\u0131\u00e7 ve sonucuyla yarat\u0131l\u0131\u015f evreleri hat\u0131rlat\u0131ld\u0131ktan sonra, hayat ve bekalar\u0131 ve uyanmalar\u0131 ve sorumluluklar\u0131 ile ilgili olan baz\u0131 sebebler ve il\u00e2h\u00ee nimetlerin de yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na i\u015faretle buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>17- Andolsun biz, sizin \u00fcst\u00fcn\u00fczde yedi yol yaratt\u0131k. Biz, yaratmaktan habersiz de\u011filiz.<\/p>\n<p>18- G\u00f6kten uygun bir \u00f6l\u00e7\u00fcde ya\u011fmur indirip onu yerde durgunla\u015ft\u0131rd\u0131k. Bizim onu gidermeye de elbet g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yeter.<\/p>\n<p>19- B\u00f6ylece onun (ya\u011fmurun) sayesinde sizin yarar\u0131n\u0131za hurma bah\u00e7eleri ve \u00fcz\u00fcm ba\u011flar\u0131 meydana getirdik ki, bunlarda sizin i\u00e7in bir \u00e7ok meyveler vard\u0131r ve siz onlardan yersiniz.<\/p>\n<p>20- T\u00fbr-\u0131 Sin\u00e2&#8217;da (dahi) yeti\u015fen bir a\u011fa\u00e7 da meydana getirdik ki, bu a\u011fa\u00e7, hem ya\u011f, hem de yiyenlerin ekme\u011fine kat\u0131k edecekleri (zeytin) verir.<\/p>\n<p>21- Hayvanlarda da sizin i\u00e7in elbette ibretler vard\u0131r. Onlar\u0131n kar\u0131nlar\u0131ndakilerden size i\u00e7iririz. Onlarda sizin i\u00e7in birtak\u0131m faydalar daha vard\u0131r; ayr\u0131ca etlerini yersiniz.<\/p>\n<p>22- Hem onlara ve hem gemiye y\u00fcklenirsiniz.<\/p>\n<p>17- Yedi tar\u00eeka; TAR\u00c2\u0130K, tar\u00eeka n\u0131n \u00e7o\u011fuludur. Bunun tefsirinde birka\u00e7 de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015f s\u00f6ylenmi\u015ftir:<\/p>\n<p>1- Tar\u00eeka kat m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. Nitekim denilir ki, &#8220;bir biri \u00fczerine kat kat elbise giydim&#8221; demektir. Bu \u015fekilde &#8220;seb&#8217;a ter\u00e2ik&#8221; yedi kat demek olur. Ve &#8220;Yedi kat g\u00f6k&#8230;&#8221; (M\u00fclk, 67\/3) m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder.<\/p>\n<p>2- Tar\u00eek gibi yol demektir. O halde &#8220;seb&#8217;a tar\u00e2\u0131k&#8221; yedi yol demektir. Baz\u0131lar\u0131 y\u0131ld\u0131zlar\u0131n yollar\u0131 olmas\u0131ndan dolay\u0131 g\u00f6klere tar\u00e2\u0131k denildi\u011fini s\u00f6ylemi\u015ftir. Fakat bu \u015fekilde maksat &#8220;Her biri belli bir y\u00f6r\u00fcngede y\u00fczmeye (ak\u0131p gitmeye) devam ederler.&#8221; (Y\u00e2s\u00een, 36\/40) \u00e2yetine g\u00f6re y\u0131ld\u0131zlar\u0131n y\u00fczd\u00fckleri g\u00f6kler ve y\u00f6r\u00fcngeler olmu\u015f olur ki, bu ise sadece yedi de\u011fil, \u00e7oktur.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 uygun olan, di\u011fer bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n tercih etti\u011fi gibi meleklerin yukar\u0131 y\u00fckselme yollar\u0131 olmas\u0131 itibariyle g\u00f6klere, tar\u00e2\u0131k, denilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r ki, g\u00f6r\u00fcnen g\u00f6k bunlar\u0131n ancak birisidir.<\/p>\n<p>3- Tar\u00eekat, di\u011fer bir deyi\u015fle sistem m\u00e2n\u00e2s\u0131ndad\u0131r ki, son zamanlarda dilimizde manzume veya meslek diye de terc\u00fcme edilmi\u015ftir. Nitekim g\u00fcne\u015f sistemi demek olan &#8220;sistem soler&#8221; g\u00fcne\u015f manzumesi, g\u00fcne\u015f mesleki diye bilinmektedir. Buna g\u00f6re &#8220;seb&#8217;a tar\u00e2\u0131k&#8221; yedi sistem demek olur ki, g\u00fcne\u015f sistemi bunlar\u0131n birincisidir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu \u00fc\u00e7 m\u00e2n\u00e2n\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnde de &#8220;seba tar\u00e2\u0131k&#8221; yedi g\u00f6k demek oluyor. Bizce bu g\u00f6r\u00fc\u015flerin en g\u00fczeli, meleklerin \u00e7\u0131k\u0131\u015f yollar\u0131 demek olan yedi yol m\u00e2n\u00e2s\u0131na olmas\u0131d\u0131r. \u00c2yetin sonu da bu yedi yolun ilim ile al\u00e2kas\u0131n\u0131 anlatmaktad\u0131r. Bu delil ile biz, yedi g\u00f6k denilen bu yedi yoldan insanlar\u0131 yukar\u0131dan kapsayan yedi anlama yolunu anl\u0131yoruz ki, bunlar be\u015f duyu ile ak\u0131l ve vahiy yollar\u0131d\u0131r. Zira buyuruluyor ki; ve biz, yaratmaktan habersiz de\u011filiz. Yani y\u00fcce yarat\u0131c\u0131, ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmez ve yapt\u0131\u011f\u0131ndan haberi olmaz bir do\u011fa de\u011fildir. Ne yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131, ne yarataca\u011f\u0131n\u0131 bilir ve yaratt\u0131\u011f\u0131 yarat\u0131klar\u0131n durumlar\u0131ndan ve ihtiya\u00e7lar\u0131ndan haberdard\u0131r. Hi\u00e7birini ihmal etmez, hepsini g\u00f6zetir, hepsinin i\u015flerini g\u00f6r\u00fcr. Tevbe edenlerin tevbesini, yalvaranlar\u0131n duas\u0131n\u0131 duyar; yerin, g\u00f6\u011f\u00fcn, dirinin, \u00f6l\u00fcn\u00fcn her hal ve vaziyette i\u00e7iyle d\u0131\u015f\u0131yla b\u00fct\u00fcn \u00f6zelliklerini bilir. Bundan dolay\u0131, \u00f6lenleri nas\u0131l yeniden diriltece\u011fini de bilir. Fahreddin Raz\u00ee&#8217;nin de hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131 \u00fczere bu \u00e2yetin bir\u00e7ok konuya del\u00e2leti vard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>1- Yarat\u0131c\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na ve iradesine del\u00e2let eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n de\u011fi\u015fmesi ve cisimlerin bir \u00f6zellikten z\u0131dd\u0131 bir \u00f6zelli\u011fe d\u00f6n\u00fcvermesi, bir de\u011fi\u015ftiricinin varl\u0131\u011f\u0131na ve eserdeki \u00e7e\u015fitlilik, eseri yaratan\u0131n irade ve ihtiyar\u0131na delildir.<\/p>\n<p>2- Tabiat meselesinin yoklu\u011funa del\u00e2let eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc tabiat, yap\u0131c\u0131 veya yarat\u0131c\u0131 olsayd\u0131, ayn\u0131 \u015fekil ve vaziyette kalmas\u0131 gerekir ve bu de\u011fi\u015fme ve ba\u015fkala\u015fma meydana gelmezdi. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k bu de\u011fi\u015fiklik, tabiat\u0131n kendisinde meydana gelen de\u011fi\u015fiklikten oluyor denemez, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle demek tabiat\u0131n bir yarat\u0131c\u0131ya ve mucide ihtiyac\u0131n\u0131 kabul etmek demektir.<\/p>\n<p>3- Bilerek yaratan\u0131n ilmini ve kudretini g\u00f6sterir. Ger\u00e7ekte \u00e2cizin bir \u015fey yapmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, ilimli, \u015fuurlu yarat\u0131klar\u0131n, cahilden meydana gelmesine imkan olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, bu kadar hayret verici i\u015fler ve be\u011fenilip takdir edilen eserler de, cehalet eseri olamaz.<\/p>\n<p>4- Y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n kudretinin, b\u00fct\u00fcn olabilir \u015feylere \u015f\u00e2mil, ilminin b\u00fct\u00fcn bilinen \u015feyleri kapsam\u0131\u015f, toplu halde veya ayr\u0131 ayr\u0131 her \u015feyin, korumas\u0131 ve g\u00f6zetimi alt\u0131nda bulundu\u011funa delalet eder.<\/p>\n<p>5- Kudret ve ilmin geni\u015fli\u011fi de yeniden dirilmenin, ha\u015fr ve ne\u015frin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu haber verir.<\/p>\n<p>6- Yarat\u0131c\u0131n\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131ndan habersiz olmamas\u0131, yarat\u0131klar aras\u0131nda say\u0131lan insanlar\u0131n madd\u00ee hayatlar\u0131na ait yiyecek, i\u00e7ecek vesair ihtiya\u00e7lar\u0131n \u00e7aresi ve elde edilmesinden ba\u015fka peygamberler g\u00f6nderilmesi ve kitaplar\u0131n indirilmesi gibi do\u011fru yola sevk ve ir\u015fadlar\u0131na ve manev\u00ee hayatlar\u0131na ait olan ihtiya\u00e7lar\u0131n da \u00e7aresini ve elde edilmesini ifade eder. Ve b\u00f6ylece peygamberlik ve el\u00e7ilik meselesinin de esas\u0131n\u0131 bir ispat vard\u0131r. Ve ger\u00e7ekte bunun arkas\u0131ndan su ve sudan meydana gelen bitkiler ve hayvanlar gibi yarat\u0131lm\u0131\u015f olan madd\u00ee nimet ve faydal\u0131 \u015feylerin ba\u015fl\u0131calar\u0131na i\u015faret ve bunun ucunda insanlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 ve elde etmesiyle yarat\u0131lm\u0131\u015f olan gemi nimeti hat\u0131rlat\u0131ld\u0131ktan sonra, peygamberli\u011fe ait k\u0131ssalar geni\u015fce anlat\u0131lacakt\u0131r. Buna g\u00f6re s\u00f6z\u00fcn neticesi \u015f\u00f6yle olur: Yarat\u0131c\u0131lar\u0131n en g\u00fczeli olan ve insan\u0131 yoktan var eden \u015fan\u0131 y\u00fcce olan biz; yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z yarat\u0131klardan habersiz olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan \u00fcst\u00fcn\u00fczde yedi yol yaratt\u0131k<\/p>\n<p>18- ve g\u00f6kten uygun bir \u00f6l\u00e7\u00fcde su indirdik. Yani takdir etti\u011fimiz belirli bir miktar ve \u00f6l\u00e7\u00fcde y\u00fcksekten ya\u011fmur ya\u011fd\u0131rd\u0131k. \u0130nsanlar\u0131n t\u00e2 \u00e7amurundan beri hayat\u00ee gereklerinin en \u00f6nemlisi olan suyun kendisi bir nimet oldu\u011fu gibi, bir\u00e7ok nimetlerin meydana gelmesine sebep oldu\u011fu da bilinmektedir. Fakat b\u00f6yle olmas\u0131 her ihtiyaca g\u00f6re bir \u00f6l\u00e7\u00fc ile s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Fazlas\u0131 tuf\u00e2n gibi y\u0131k\u0131c\u0131 ve yok edici olur. Onun i\u00e7in faydal\u0131 ya\u011fmurlar da zaman zaman de\u011fi\u015fik ihtiyaca g\u00f6re de\u011fi\u015fik miktarda ya\u011farlar. \u00d6yle ki bunlar\u0131n ya\u011f\u0131\u015f\u0131 ve miktarlar\u0131 normal bir \u015fekilde bir d\u00fczeyde ve bir \u00f6l\u00e7\u00fcde de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n dilemesi ve ilmine g\u00f6re bir tasarrufa delalet eder bir \u015fekilde az \u00e7ok birbirine benzer bir nizam i\u00e7indedir.<\/p>\n<p>Ve il\u00e2h\u00ee yard\u0131m\u0131 ifade eden bu noktay\u0131 \u00f6zellikle ifade i\u00e7in &#8220;bi kaderin&#8221; (\u00f6l\u00e7\u00fc ile) kayd\u0131 konulmu\u015ftur. Bir de suyun basit bir madde olmay\u0131p iki ana madde, oksijen ve hidrojen&#8217;den meydana gelen birle\u015fik bir madde oldu\u011fu kimya ilminde daha sonra bilinmi\u015ftir. Demek ki, suyun meydana geli\u015fi bile tabii bir \u015fey olmay\u0131p d\u0131\u015fardan tesir eden bir yarat\u0131c\u0131n\u0131n sanat\u0131d\u0131r. Bu bak\u0131mdan da su, sem\u00e2v\u00ee bir tesirin neticesi ve meyvesidir. Tabiat Bilgisi&#8217;nde ya\u011fmurlar, g\u00fcne\u015f s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 ile denizlerden ve yerden buharla\u015f\u0131p yukar\u0131ya \u00e7\u0131kan su buharlar\u0131n\u0131n toplanmas\u0131, yo\u011funla\u015fmas\u0131 ve suya d\u00f6n\u00fc\u015fmesi ile meydana geldi\u011finden bahsedilirken ya\u011fmurlar\u0131n do\u011fal olarak kendili\u011finden meydana geldi\u011fini zannetmemelidir. Bu taraf, ya\u011fmurlar\u0131n meydana geli\u015f nedenlerinden bir par\u00e7a olsa da tamam\u0131 de\u011fildir. Fizik de ilmin tamam\u0131 de\u011fildir. Ger\u00e7i \u0131s\u0131nmakla suyun buharla\u015fmas\u0131, so\u011fumakla buhar\u0131n su haline gelmesi bir \u00e2dettir. Fakat gerek \u0131s\u0131 ve gerek so\u011fukluk suyun ve buhar\u0131n bir tabiat\u0131 olmay\u0131p d\u0131\u015fardan bir etkinin tesiri ile oldu\u011fu gibi, \u00e7evredeki (temperat\u00fcre yani hava s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131)nin her an ayn\u0131 seviyede durmayan de\u011fi\u015fmesi de y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n emir ve tedbiri ve her seferinde olu\u015fan ya\u011fmur miktar\u0131n\u0131n belirlenmesi ve tesbit edilmesi de il\u00e2h\u00ee takdirin h\u00fckm\u00fcn\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Vermek istedi\u011fi hayat nimetine g\u00f6re \u00f6zel bir miktar ile bazen normal \u015fekilde, bazen normalin \u00fczerinde olarak o suyu g\u00f6ky\u00fcz\u00fcnden indiren O&#8217;dur.<\/p>\n<p>Bir ecz\u00e2hanede (labaratuarda) dam\u0131t\u0131lan, dam\u0131lt\u0131lm\u0131\u015f suyu do\u011fal sayan kimse g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir iradenin tesiri vard\u0131r. Halbuki onda tabiilik, ya\u011fmurun tabiili\u011finden daha a\u00e7\u0131k, ya\u011fmurda sanat ve iradenin ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131 daha y\u00fcksektir. Bundan dolay\u0131, yarat\u0131c\u0131y\u0131, yaratt\u0131klar\u0131ndan habersiz zannedenler gibi ya\u011fmur duas\u0131n\u0131 ink\u00e2ra kalk\u0131\u015fmamal\u0131 ve tecr\u00fcbe edilmi\u015f oldu\u011fu \u00fczere dua ile ya\u011fmur ya\u011fd\u0131\u011f\u0131 zaman \u015fa\u015fmamal\u0131d\u0131r. Buyuruluyor ki, yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131zdan habersiz olmad\u0131k ve g\u00f6kten bir \u00f6l\u00e7\u00fcde su indirdik de onu yery\u00fcz\u00fcnde durdurduk. Irmaklarda, g\u00f6llerde kaynaklarda, kuyularda, havuzlarda, mahzenlerde, toprak i\u00e7lerinde vesairede duruyor. Halbuki bizim, onu giderivermeye de elbette g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yeter. O indiri\u015f ve durduru\u015f zarur\u00ee ve mecbur\u00ee de\u011fil, yaln\u0131z bir nimet olarak yarat\u0131klar\u0131n hayat\u0131na ve iyili\u011fine bir il\u00e2h\u00ee yard\u0131md\u0131r. Yoksa kurak zamanlarda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi o sular kuruyabilir, \u0131s\u0131 \u00e7o\u011falt\u0131l\u0131verilse yery\u00fcz\u00fcnde sudan eser kalmazd\u0131. D\u00fc\u015f\u00fcnmeli ki o zaman hal ne olurdu?<\/p>\n<p>19-Fakat ne b\u00fcy\u00fck bir nimet ve c\u00f6mertliktir ki b\u00f6yle iken indirdik ve durdurduk da onunla sizin i\u00e7in bah\u00e7eler in\u015f\u00e2 ettik. En g\u00fczel, en faydal\u0131 bitkilere ve a\u011fa\u00e7lara yeti\u015fip b\u00fcy\u00fcme verecek. T\u00fcrl\u00fc bitkilere ve bah\u00e7eler yeti\u015ftirdik ki hurmal\u0131klar ve \u00fcz\u00fcml\u00fckler cinsinden sizin i\u00e7in onlarda bir \u00e7ok meyveler var; hurma ve \u00fcz\u00fcmden ba\u015fka daha bir \u00e7ok yemi\u015fler var ki, faydalar temin edersiniz ve onlardan yersiniz. Yani o ba\u011flardan bah\u00e7elerden ge\u00e7inirsiniz. Bunlardan yemek iki t\u00fcrl\u00fcd\u00fcr: Birisi do\u011frudan do\u011fruya meyveleri yemektir. \u0130kincisi o y\u00fczden ge\u00e7inmektir. Burada ba\u011f ve bah\u00e7elerin hem hayati faydalar\u0131, hem ekonomik faydalar\u0131 hat\u0131rlat\u0131lm\u0131\u015f oluyor. Bir de bunlar\u0131n mahsulleri, insanlar\u0131n g\u0131das\u0131ndan m\u00fchim bir k\u0131sm\u0131n\u0131 te\u015fkil etti\u011finden insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n ilk maddesi olan s\u00fcz\u00fcl\u00fcp \u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f \u00e7amur \u00f6z\u00fcn\u00fcn bir k\u0131sm\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir.<\/p>\n<p>20-Hurma ve \u00fcz\u00fcm gibi zeytinin de hayat ve ekonomideki \u00f6zel \u00f6nemi nedeniyle buyuruluyor ki: Bir de T\u00fbr-\u0131 Sin\u00e2&#8217;dan \u00e7\u0131kan bir a\u011fa\u00e7 meydana getirdik ki hem ya\u011f bitirir, hem de yiyeceklere bir kat\u0131k. Burada zeytin a\u011fac\u0131n\u0131n T\u00fbr-i Sin\u00e2&#8217;dan \u00e7\u0131kan bir a\u011fa\u00e7 tabiri ile ifade edilmesi \u015f\u00fcphe yok ki dikkat \u00e7ekicidir. Deniliyor ki zeytin ba\u015flang\u0131\u00e7ta T\u00fbr-i Sin\u00e2&#8217;dan \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve yay\u0131lm\u0131\u015f veya \u00f6nemli k\u0131sm\u0131 orada yeti\u015fti\u011finden b\u00f6yle denilmi\u015ftir. Bununla beraber bunda Hz. Musa&#8217;n\u0131n Cenab-\u0131 Hak ile konu\u015fma yeri oldu\u011fu m\u00fcbarek T\u00fbr-\u0131 Sin\u00e2&#8217;n\u0131n zikredilmesiyle zeytinin bereketine bir i\u015faret bulundu\u011fu gibi Nur \u00e2yetindeki &#8220;m\u00fcbarek bir zeytin a\u011fac\u0131ndan&#8230;&#8221; (Nur, 24\/35) temsiline bir im\u00e2 da yok de\u011fildir. Zira a\u00e7\u0131klaman\u0131n hedefi, bu tecellilerden il\u00e2h\u00ee feyze y\u00f6nlendirme ve ula\u015ft\u0131rmad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ayn\u0131 hava, ayn\u0131 g\u00fcne\u015f ve ayn\u0131 toprakta bu \u00e7e\u015fitli nimetlerin yarat\u0131lmas\u0131, y\u00fcce yarat\u0131c\u0131n\u0131n gafil bir tabiat olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 hayk\u0131ran birer ibret delilleridir. (Ra&#8217;d, 13\/3. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>21- Sizin i\u00e7in hayvanlarda da muhakkak bir ibret vard\u0131r. O a\u011fa\u00e7ta ve bah\u00e7eler de hep birer ibret oldu\u011fu gibi hayvanlarda ve \u00f6zellikle en \u00e7ok faydalan\u0131lan en&#8217;\u00e2m, yani koyun, ke\u00e7i, s\u0131\u011f\u0131r ve deve cinsinde de bir ibret vard\u0131r ki, bundan habersiz olanlar o hayvanlar gibi ve belki daha \u015fa\u015fk\u0131nd\u0131rlar. Size onlar\u0131n kar\u0131nlar\u0131ndakinden i\u00e7iririz. Kan ile g\u00fcbre aras\u0131ndan bembeyaz ve tertemiz s\u00fct \u00e7\u0131kar, i\u00e7ilir; bir k\u00f6r tabiatla bu nas\u0131l se\u00e7ilir. Sizin i\u00e7in onlarda bir \u00e7ok faydalar da vard\u0131r ki, bak\u0131p g\u00f6zetmek \u015fart\u0131yla faydalan\u0131rs\u0131n\u0131z ve onlardan yersiniz. Meyvelerinden ve mahsullerinden faydaland\u0131\u011f\u0131n\u0131z gibi, kendilerinden de faydalan\u0131r ve etlerinden yersiniz<\/p>\n<p>22- ve onlar\u0131n \u00fczerine ve gemi \u00fczerine y\u00fcklenir ta\u015f\u0131n\u0131rs\u0131n\u0131z. Yine en&#8217;\u00e2m i\u00e7inde s\u0131\u011f\u0131r ve mandaya da y\u00fck \u00e7ektirilir. Fakat gemi gibi \u00fczerine y\u00fck vurulan develerdir. Onun i\u00e7in Arap \u015fairleri develere &#8220;kara gemileri&#8221; demi\u015flerdir ki, bizim trenlere kara vapuru dememiz gibidir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, yarat\u0131l\u0131\u015ftaki bu faydal\u0131 \u015feyler hat\u0131rlat\u0131l\u0131rken insan yap\u0131s\u0131 olarak im\u00e2l edilen gemi hemen a\u015fa\u011f\u0131da getirilivermi\u015f ve bu \u015fekilde &#8220;Sizi ve yapmakta olduklar\u0131n\u0131z\u0131 Allah yaratt\u0131.&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/96) \u00e2yetine g\u00f6re insan\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin bile Allah&#8217;\u0131n yarat\u0131\u011f\u0131 oldu\u011funa dikkat \u00e7ekildi\u011fi gibi, bununla kazan\u00e7 bereketini y\u00fckselten ve insan toplumunun terbiye ve kurtulu\u015funa kaynak olan peygamberlik nimetine kar\u015f\u0131 k\u00fcfredenlerin ileride gelecek olan k\u0131ssalar\u0131na bir giri\u015f yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>23- And olsun biz, N\u00fbh&#8217;u kavmine g\u00f6nderdik. &#8220;Ey kavmim dedi, Allah&#8217;a kulluk edin. O&#8217;ndan ba\u015fka tanr\u0131n\u0131z yoktur. H\u00e2l\u00e2 sak\u0131nmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>24- Bunun \u00fczerine, kavminin i\u00e7inden k\u00e2fir kodaman toplulu\u011fu &#8220;Bu, dediler, t\u0131pk\u0131 sizin gibi bir be\u015fer olmaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Size \u00fcst\u00fcn ve hakim olmak istiyor. E\u011fer Allah (peygamber g\u00f6ndermek) isteseydi, muhakkak ki bir melek g\u00f6nderirdi. Biz ge\u00e7mi\u015fteki atalar\u0131m\u0131zdan b\u00f6yle bir \u015fey duymad\u0131k.&#8221;<\/p>\n<p>25- &#8220;Bu, yaln\u0131zca kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. \u00d6yle ise, bir s\u00fcreye kadar ona katlan\u0131p (durumu) g\u00f6zetleyin bakal\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>26- Nuh: &#8220;Rabbim! dedi, beni yalana \u00e7\u0131karmalar\u0131na kar\u015f\u0131 bana yard\u0131m et!&#8221;<\/p>\n<p>27- Bunun \u00fczerine ona \u015f\u00f6yle vahyettik: Bizim nezaretimiz alt\u0131nda ve vahyimizle gemiyi yap. Bizim emrimiz gelip de tand\u0131r kaynay\u0131nca, her cinsten e\u015fler halinde iki tane ve bir de i\u00e7lerinden, daha \u00f6nce kendisi aleyhinde h\u00fck\u00fcm verilmi\u015f olanlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndaki aileni gemiye al. Zulmetmi\u015f olanlar konusunda bana hi\u00e7 yalvarma! Zira onlar kesinlikle bo\u011fulacaklard\u0131r!<\/p>\n<p>28- Sen, yan\u0131ndakilerle beraber gemiye yerle\u015fti\u011finde: &#8220;Bizi zalimler toplulu\u011fundan kurtaran Allah&#8217;a hamdolsun&#8221; de.<\/p>\n<p>29- Ve de ki: &#8220;Rabbim! Beni m\u00fcbarek bir yere indir. Sen, konuklatanlar\u0131n en hay\u0131rl\u0131s\u0131s\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>30- \u015e\u00fcphesiz bunda sizin i\u00e7in birtak\u0131m ibretler vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz, kullar\u0131m\u0131z\u0131 b\u00f6yle denemi\u015fizdir.<\/p>\n<p>23- And olsun ki biz Nuh&#8217;u kavmine peygamberlikle g\u00f6nderdik. A&#8217;r\u00e2f S\u00fbresi&#8217;nde (7\/59-64) H\u00fbd S\u00fbresi&#8217;nde (11\/36-49) ve N\u00fbh S\u00fbresi&#8217;nde Hz. N\u00fbh&#8217;un peygamberli\u011fi ve nas\u0131l hakka davet etti\u011fi hakk\u0131nda daha baz\u0131 geni\u015f a\u00e7\u0131klama vard\u0131r. Baz\u0131 s\u00fbrelerde de daha k\u0131sa ve \u00f6zl\u00fc bir \u015fekilde hat\u0131rlatma ve i\u015faretler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, bunlar ayn\u0131 k\u0131ssan\u0131n sadece bir tekrar\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 konu \u00fczerinde ba\u015fka ba\u015fka birer y\u00f6n\u00fcn a\u00e7\u0131klanmas\u0131yla, ayr\u0131 ayr\u0131 faydalar i\u00e7eren \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131klamalard\u0131r. Mesela burada gemi nimetinin kayna\u011f\u0131 ve faydas\u0131 hususunda peygamberlik meselesinin \u00f6nemli bir noktas\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturma vard\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte yaratt\u0131\u011f\u0131ndan habersiz olmayan Allah, Nuh&#8217;u kavmine peygamber g\u00f6nderdi de N\u00fbh o peygamberlikle dedi ki: Ey kavmim! Allah&#8217;a kulluk edin. Size O&#8217;ndan ba\u015fka hi\u00e7 il\u00e2h yoktur art\u0131k korunmaz m\u0131s\u0131n\u0131z? Yani Allah&#8217;\u0131 tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131z ve vahdaniyetle ibadet etmedi\u011finizden dolay\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131za gelecek olan b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan kendinizi korumaz m\u0131s\u0131n\u0131z? Zira di\u011fer s\u00fbrelerde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;Do\u011frusu ben, \u00fcst\u00fcn\u00fcze gelecek b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcn\u00fcn azab\u0131ndan korkuyorum&#8221; (Ar\u00e2f, 7\/59) diye bildirmi\u015fti.<\/p>\n<p>24- Bunun \u00fczerine kavminden k\u00fcfreden topluluk, yani g\u00f6z dolduran kodamanlar g\u00fcr\u00fbhu peygamberli\u011fi ink\u00e2r ederek halka kar\u015f\u0131 dedi ki : Bu ancak sizin gibi bir insan, \u00fczerinize \u00fcst\u00fcn ve hakim olmak istiyor. Yani insanl\u0131k \u00f6zelli\u011fi y\u00f6n\u00fcnden sizden hi\u00e7bir fark\u0131, fazla bir \u00f6zelli\u011fi ve \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc olmad\u0131\u011f\u0131 halde, peygamberlik davas\u0131 ile sizin \u00fczerinize \u00e7\u0131kmak, ba\u015f\u0131n\u0131za ge\u00e7mek istiyor. Bu s\u00f6zde iki m\u00e2n\u00e2 g\u00f6zetilebilir:<\/p>\n<p>Birincisi: Ad\u0131 ge\u00e7en peygamberde normal insanlardan fazla bir meziyyyet ve fazilet bulunmad\u0131\u011f\u0131 iddias\u0131yla onu \u00e2d\u00ee bir \u015fah\u0131s ve ehliyetsiz bir ihtiras sahibi gibi g\u00f6stermeye \u00e7al\u0131\u015fmak ve bu \u015fekilde onu s\u0131k\u0131nt\u0131land\u0131rmakt\u0131r ki, d\u00fcnyal\u0131k mevki pe\u015finde ko\u015fan h\u0131rsl\u0131 ve haset\u00e7i kimselerin \u00e7o\u011funlukla ehliyet ve hak sahipleri ki\u015filere kar\u015f\u0131 \u00e2detleridir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: Peygamberlik davas\u0131n\u0131 b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131kmak gibi fazla bir iddia zannetmek. Peygamberli\u011fi be\u015fer cinsinde bulunmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olmayan bir fazilet davas\u0131 \u015feklinde g\u00f6stermektir ki, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131 yarat\u0131klardan habersiz bir tabiat gibi zanneden Muatt\u0131la&#8217;n\u0131n veya Allah&#8217;\u0131n m\u00fccerred ruh\u00e2nilerden ba\u015fkas\u0131na tebli\u011fatta bulunamayaca\u011f\u0131n\u0131 zanneden Sabi\u00eelerin zanlar\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in peygamber denildi\u011fi zaman b\u00f6yleleri onda insan \u00fcst\u00fc bir \u00f6zellik bulunmas\u0131, yani insan cinsinin en y\u00fcksek bir ferdinde bile bulunmayan s\u0131rf il\u00e2h\u00ee bir cevher ve kimlik bulunmas\u0131 gere\u011fini iddia ederler. H\u0131ristiyanlar\u0131n Hz. \u0130sa&#8217;da il\u00e2h\u00ee bir cevher bulundu\u011funu iddiaya kalk\u0131\u015fmalar\u0131 ve hatta Nast\u00fbr\u00eelerin, biri il\u00e2hl\u0131k biri insanl\u0131k diye iki cevher kabul etmelerine bile raz\u0131 olmamalar\u0131 o iddiaya ma\u011flubiyetlerinin bir neticesidir. Zaman\u0131m\u0131zda birtak\u0131m Avrupal\u0131 yazarlar\u0131n Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fini ink\u00e2r y\u00f6n\u00fcnde &#8220;\u015e\u00fcphe yok ki Hz. Muhammed, ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir be\u015fer, pek b\u00fcy\u00fck bir zat, fakat insanl\u0131k \u00fcst\u00fc bir v\u00fccut de\u011fil, bunun kendisi de s\u00f6yl\u00fcyor &#8216;Ben de sizin gibi ancak bir be\u015ferim&#8217; (Kehf, 18\/110) diyor.&#8221; demeleri, yani il\u00e2hl\u0131k davas\u0131nda bulunmad\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 Allah&#8217;\u0131n peygamberinin peygamberli\u011fini kabul etmek istememeleri de o zanna uyularak s\u00f6ylenmi\u015f bir safsatadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Bu zanda bulunanlar veya bu \u015fekilde safsata yapmak isteyenler bir insan\u0131n peygamberli\u011fi s\u00f6z konusu oldu\u011fu zaman onu b\u00fct\u00fcn insan cinsinin \u00fcst\u00fcnde y\u00fcksek bir kimlik iddia ediyormu\u015f gibi anlat\u0131rlar da onun bir il\u00e2h veya bir melek oldu\u011fu kabul edilmedik\u00e7e Resul oldu\u011fu tasdik olunamazm\u0131\u015f gibi g\u00f6sterirler.<\/p>\n<p>\u0130sr\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi gibi Resulullah&#8217;a kar\u015f\u0131 Kurey\u015f m\u00fc\u015friklerinin bir k\u0131sm\u0131 da bu safsatay\u0131 ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdi. Buna kar\u015f\u0131 burada bunun yanl\u0131\u015f kayna\u011f\u0131n\u0131n y\u00fcce yarat\u0131c\u0131y\u0131, yaratt\u0131klar\u0131ndan habersiz zannetmek k\u00fcfr\u00fc oldu\u011fu ve N\u00fbh&#8217;tan \u0130sa&#8217;ya kadar gelen b\u00fcy\u00fck peygamberlere kar\u015f\u0131 k\u00e2firlerin de hep bunu s\u00f6yleyegeldikleri ve ilmen ikn\u00e2 olmak istemeyen b\u00fct\u00fcn o k\u00e2firlerin sonunda peygamberli\u011fin do\u011frulu\u011fu kar\u015f\u0131s\u0131nda fiilen yok olduklar\u0131 anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani N\u00fbh&#8217;un peygamberli\u011fine kar\u015f\u0131 kavminin kodaman k\u00e2firleri demi\u015fti ki: &#8220;Bu ne olursa olsun sizin gibi bir be\u015ferden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil, b\u00f6yle iken insanl\u0131\u011f\u0131n \u00fczerine \u00e7\u0131kmak insanl\u0131ktan daha y\u00fcksek olmak istiyor. Allah&#8217;tan peygamberlik dava ediyor, insandan Resul m\u00fc olur?&#8221; Ger\u00e7i \u00e2yetten ilk bak\u0131\u015fta \u00f6nceki m\u00e2n\u00e2 hemen akla gelir Fakat daha sonra gelen b\u00f6l\u00fcm\u00fcne dikkat edilince de ikinci m\u00e2n\u00e2; yani insan\u0131n peygamberli\u011finin ink\u00e2r\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131 daha a\u00e7\u0131k g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc o k\u00e2firler bunun arkas\u0131ndan \u015f\u00f6yle delil getirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar:<\/p>\n<p>Ve e\u011fer Allah dileseydi elbette mel\u00e2ike indirirdi.Yani Allah insanlara el\u00e7i g\u00f6ndermek isteseydi yerdeki insandan de\u011fil, elbette g\u00f6ky\u00fcz\u00fcnden melekleri el\u00e7i yapar indirirdi de herkes ondan Allah&#8217;\u0131n tebli\u011fat\u0131n\u0131 kendi al\u0131rd\u0131. Buna &#8220;elbette&#8221; demeleri iki g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131s\u0131ndand\u0131r. Bir kere bat\u0131l zanlar\u0131nda Allah&#8217;\u0131n be\u015ferden birine tebli\u011fat yap\u0131p peygamberlik nimeti vermesini m\u00fcmk\u00fcn g\u00f6rm\u00fcyorlar. Allah, do\u011frudan do\u011fruya cisim sahibi olanlara tesir edemez, zannediyorlar. Halbuki bu \u015fekildeki istidl\u00e2lde bir &#8220;m\u00fcs\u00e2dere ale&#8217;l-matl\u00fbb&#8221; fes\u00e2d\u0131 (bir \u015feyi yine kendisiyle delil g\u00f6stermeye kalk\u0131\u015fma yan\u0131lg\u0131s\u0131) vard\u0131r. Yani delil davan\u0131n ayn\u0131d\u0131r. Bir de tabiat ve v\u00fccup bak\u0131\u015f noktas\u0131na tutunarak demi\u015f oluyorlar ki, e\u011fer baz\u0131 kimselere melekleri indirmi\u015f ise her ferde indirmesi gerekirdi, \u00e7\u00fcnk\u00fc tabiat k\u00fcll\u00eedir. Bu yanl\u0131\u015f zan da Allah&#8217;\u0131n mutlak yarat\u0131c\u0131 oldu\u011funu ink\u00e2rd\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130brahim S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere bu gibilere kar\u015f\u0131 peygamberler: &#8220;Evet biz sizin gibi bir be\u015ferden ba\u015fkas\u0131 de\u011filiz. Fakat Allah nimetini kullar\u0131ndan diledi\u011fine lutfeder&#8221; (\u0130brahim, 14\/11) diye cevap vermi\u015flerdi ki, burada da: &#8220;Biz yaratmaktan g\u00e2fil de\u011filiz&#8221; (M\u00fcmin\u00fbn, 23\/17) \u00e2yetiyle o yanl\u0131\u015f zanlar\u0131 k\u00f6k\u00fcnden reddedilmi\u015f ve nitekim En&#8217;\u00e2m S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Allah el\u00e7ili\u011fi kime verece\u011fini daha iyi bilir&#8221; (En&#8217;\u00e2m, 6\/124) buyurulmu\u015ftur. Fakat Allah&#8217;\u0131n ilim ve iradesini bilmeyen ve kafalar\u0131 tabiat, \u00e2det ve taklitlerle devaml\u0131 dolmu\u015f olan k\u00e2firler dediler ki biz \u00f6nceki atalar\u0131m\u0131zdan bunu i\u015fitmedik. Yani N\u00fbh&#8217;un dedi\u011fini, Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur, kel\u00e2m\u0131n\u0131 i\u015fitmemi\u015fler, yahut baz\u0131lar\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcne g\u00f6re N\u00fbh gibi peygamberlik iddia edeni i\u015fitmemi\u015fler, cehaletleri o kadar uzam\u0131\u015f ki, peygamber cinsini duymam\u0131\u015flar. Bununla beraber bizce bunun mel\u00e2ike indirilmesine i\u015faret olmas\u0131 ihtimali de vard\u0131r ki, mel\u00e2ike indirildi\u011fini hi\u00e7 i\u015fitmedik demi\u015f olurlar. Ve bu m\u00e2n\u00e2, g\u00f6sterdikleri bahanelerin \u00e7\u00fcr\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc anlatm\u0131\u015f olmas\u0131 sebebiyle \u00e2yetin ahengine daha uygun gelir.<\/p>\n<p>25-\u0130\u015fte o k\u00e2firler, insan\u0131n peygamberli\u011fini, b\u00f6yle ink\u00e2r ederek b\u00fcy\u00fck peygamberlerden bir peygamber olan N\u00fbh&#8217;u hi\u00e7bir fazilete sahip olmayan basit bir h\u0131rsl\u0131 iddiac\u0131 gibi g\u00f6stermekle kalmay\u0131p daha ileri gittiler de halka kar\u015f\u0131 dediler ki, Bu yaln\u0131z kendisinde delilik bulunan bir kimsedir. Yani acaib bir deli veya cin tutmu\u015f, \u00f6yle ise onu, bir s\u00fcreye kadar g\u00f6zetiniz bakal\u0131m, belki a\u00e7\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>26-30-ihayet bunlara kar\u015f\u0131 N\u00fbh, ne dedi bak\u0131n\u0131z: Rabbim, dedi, beni yalanc\u0131 saymalar\u0131na kar\u015f\u0131 bana yard\u0131m et. O nasihat dinlemeyen, bilimsel ve s\u00f6zl\u00fc cevaplarla yola gelmek ihtimali olma yan k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 fiilen ba\u015far\u0131 ile do\u011frulu\u011funun ortaya \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131n\u0131 Rabb\u0131ndan dua etti ki, bu dua, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131, yaratt\u0131klar\u0131ndan gafil sanan o k\u00e2firlerin yok olmas\u0131 demekti. Anlamal\u0131 ki, bir peygamberin kavmi aleyhindeki duas\u0131 ne korkun\u00e7 \u015feydir. Y\u00fcce Allah ise \u00e7ok yak\u0131n ve dualar\u0131 kabul edicidir. Bunun \u00fczerine ona \u015f\u00f6yle vahyettik: &#8220;G\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde ve bildirdi\u011fimiz \u015fekilde o gemiyi yap&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>31- Sonra onlar\u0131n ard\u0131ndan bir ba\u015fka nesil getirdik.<\/p>\n<p>32- Bunun \u00fczerine, onlar aras\u0131ndan kendilerine, &#8220;Allah&#8217;a kulluk edin; \u00e7\u00fcnk\u00fc sizin O&#8217;ndan ba\u015fka bir tanr\u0131n\u0131z yoktur. H\u00e2l\u00e2 Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z? (mesaj\u0131n\u0131 ileten) bir resul g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>33- Onun kavminden, k\u00e2fir olup ahirete ula\u015fmay\u0131 yalanlayan ve d\u00fcnya hayat\u0131nda kendilerine refah verdi\u011fimiz kodaman g\u00fcruh dedi ki: &#8220;Bu dediler, sadece sizin gibi bir insand\u0131r; sizin yedi\u011finizden yer, sizin i\u00e7ti\u011finizden i\u00e7er.&#8221;<\/p>\n<p>34- &#8220;Ger\u00e7ekten, t\u0131pk\u0131 kendiniz gibi bir be\u015fere itaat ederseniz herhalde ziyan edersiniz.&#8221;<\/p>\n<p>35- &#8220;Size, \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz, toprak ve kemik y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline geldi\u011finizde, mutlak surette sizin (tekrar) meydana \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 m\u0131 vaad ediyor?&#8221;<\/p>\n<p>36- &#8220;Heyh\u00e2t o size vaad edilen \u015fey ne kadar uzak!&#8221;<\/p>\n<p>37- &#8220;D\u00fcnya hayat\u0131ndan ba\u015fka ger\u00e7ek yoktur. (Kimimiz) \u00f6l\u00fcr\u00fcz, (kimimiz) ya\u015far\u0131z; bir daha diriltilecek de\u011filiz.&#8221;<\/p>\n<p>38- &#8220;Bu adam, sadece Allah hakk\u0131nda yalan uyduran bir kimsedir; biz ona inanm\u0131yoruz.&#8221;<\/p>\n<p>39- O Peygamber: &#8220;Rabbim, dedi, beni yalanlamalar\u0131na kar\u015f\u0131 bana yard\u0131mc\u0131 ol!&#8221;<\/p>\n<p>40- Allah \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;Pek yak\u0131nda onlar pi\u015fman olacaklar!&#8221;<\/p>\n<p>41- Nitekim, Hak taraf\u0131ndan korku\u00e7 bir ses yakalay\u0131verdi onlar\u0131! Kendilerini hemen \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fatt\u0131k. Zalimler toplulu\u011funun can\u0131 cehenneme!<\/p>\n<p>31-32- Sonra onlar\u0131n ard\u0131ndan bir ba\u015fka nesil getirdik. Burada bu nesil belirtilmemi\u015ftir. Fakat Nuh Kavminden sonra \u00e7o\u011funlukla Ad ve Sem\u00fbd kavimleri an\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bu nesilden maksad\u0131n, Ad, peygamberin de H\u00fbd olmas\u0131 uygun olur. Sem\u00fbd ve S\u00e2lih de denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>33- &#8220;Onun kavminden, k\u00e2fir olup ahirete ula\u015fmay\u0131 yalan sayan ve d\u00fcnya hayat\u0131nda kendilerine refah verdi\u011fimiz kodaman g\u00fcruh dedi ki:&#8221; Nuh kavminin yaln\u0131z k\u00fcf\u00fcrlerini zikri ile yetinilmi\u015fti, bunlar\u0131n hakk\u0131nda ise k\u00fcf\u00fcrleriyle beraber ahirete gitmeyi yalanlama ve d\u00fcnya hayat\u0131nda nimet ile \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131k \u00f6zellikleri de bilhassa zikredilmi\u015ftir. Bu \u00f6zellikler, asr\u0131m\u0131z k\u00e2firlerinin de en belirgin \u00f6zelliklerini ortaya koydu\u011fu gibi, s\u00f6yledikleri s\u00f6zler de tamam\u0131yla \u015fimdiki k\u00e2firlerin dillerine dolad\u0131klar\u0131 s\u00f6zlerdir. Bunlarda insan\u0131n peygamberli\u011fini kabul etmemekle beraber, peygamberi normal bir insan seviyesinde g\u00f6stermek i\u00e7in be\u015feriyeti yiyip i\u00e7ti\u011fi \u015feylerle mukayese ediyor ve insanl\u0131k toplumunu k\u00f6k\u00fcnden y\u0131kacak olan \u015fu propoganday\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyorlar.<\/p>\n<p>34- Ger\u00e7ekten, t\u0131pk\u0131 kendiniz gibi bir be\u015fere itaat ederseniz o takdirde siz, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ziyandas\u0131n\u0131zd\u0131r. Hat\u0131rlatmaya gerek yoktur ki, insan\u0131n insana itaatini kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z ink\u00e2r eden bu s\u00f6z, h\u00e2ric\u00eelik ve anar\u015fistlik davas\u0131d\u0131r. Ve bir ba\u015fkan\u0131n, ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda toplanmayan bir insan toplulu\u011fu yoktur. Cumhuriyetler bile bir ba\u015fkan\u0131n ba\u015fkanl\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda birle\u015fmek zorundad\u0131r. Fakat kendi d\u00fcnya hayatlar\u0131ndan ilerisini hi\u00e7 hesaba almak istemeyen ihtil\u00e2lci k\u00e2firler, kendi garaz ve menfaatlerini elde etmek i\u00e7in h\u00fcrriyet davas\u0131 alt\u0131nda itaat esaslar\u0131n\u0131 y\u0131karak milletlerin toplum d\u00fczenlerini yok etmekten zevk al\u0131rlar. Bunun gibi d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n refah\u0131 ile \u015f\u0131marm\u0131\u015f ve ahirete ula\u015fman\u0131n yalan oldu\u011funu diline dolam\u0131\u015f olan o k\u00e2firler de Allah&#8217;\u0131n emriyle, peygambere itaat duygusunu k\u0131rmak i\u00e7in insan\u0131n insana me\u015fru&#8217; olan itaat esas\u0131n\u0131 bir esirlik ve ziyan \u015feklinde g\u00f6stererek k\u00f6k\u00fcnden baltalamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Bir milletin ayakta kalmas\u0131na en b\u00fcy\u00fck darbe olan bu b\u00fcy\u00fck cinayetin ahirete ait sorumlulu\u011fu s\u00f6z konusu edildi\u011finde diyorlard\u0131 ki:<\/p>\n<p>35- Size, \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz, toprak ve kemik y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline geldi\u011finizde, mutlak surette sizin (tekrar) meydana \u00e7\u0131kar\u0131laca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 m\u0131 vaad ediyor?<\/p>\n<p>36- Heyh\u00e2t, heyh\u00e2t! Size vaad edilen \u015fey ne kadar uzak!<\/p>\n<p>37- Hayat, ancak bizim d\u00fcnya hayat\u0131m\u0131zd\u0131r. \u00d6l\u00fcr ve ya\u015far\u0131z. Yani kimimiz bir taraftan \u00f6l\u00fcr, kimimiz de yeni do\u011far, hayata geliriz, b\u00f6yle gider ve biz bir daha diriltilecek de\u011filiz. \u00d6ld\u00fckten sonra dirilmeyece\u011fiz, o halde bu al\u00e7ak hayata sar\u0131lal\u0131m keyfimize bakal\u0131m.<\/p>\n<p>38- O peygamber ancak \u00f6yle bir adam ki Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 bir yalan uydurdu biz ise ona inanacak de\u011filiz. \u0130\u015fte g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, zaman\u0131m\u0131z k\u00e2firlerinin ve \u00f6zellikle ayd\u0131n oldu\u011funu iddia eden zaman\u0131m\u0131z z\u0131nd\u0131klar\u0131n\u0131n dine kar\u015f\u0131 s\u00f6yledikleri s\u00f6zler de eski k\u00e2firlerin bu s\u00f6zlerine benzer s\u00f6zlerden ba\u015fkas\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p>39-Bunlar b\u00f6yle s\u00f6ylediler de ne oldular? O peygamber, yani H\u00fbd (a.s) Rabbim! Beni yalanlamalar\u0131na kar\u015f\u0131 bana yard\u0131mc\u0131 ol, dedi.<\/p>\n<p>40-Yaratt\u0131klar\u0131ndan habersiz olmayan Allah Te\u00e2l\u00e2 da ne dedi bilir misiniz? Pek yak\u0131nda onlar pi\u015fman olacaklar.<\/p>\n<p>41- Derken Hak taraf\u0131ndan korkun\u00e7 bir ses yakalay\u0131verdi onlar\u0131 da, biz onlar\u0131 bir gus\u00e2 haline getiriverdik. Yani kendilerini bir sel k\u00f6p\u00fc\u011f\u00fc gibi savuruverdik. Art\u0131k defolsun \u00f6yle zalimler!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>42-50- 42- Sonra onlar\u0131n ard\u0131ndan bir ba\u015fka nesil getirdik.<\/p>\n<p>43- Hi\u00e7bir \u00fcmmet, ecelini ne \u00f6ne alabilir, ne de erteleyebilir.<\/p>\n<p>44- Sonra biz peyderpey peygamberlerimizi g\u00f6nderdik. Herhangi bir \u00fcmmete peygamberlerinin geldi\u011fi her defas\u0131nda, onlar bu peygamberi yalanlad\u0131lar; biz de onlar\u0131 birbiri ard\u0131ndan (yoklu\u011fa) yuvarlad\u0131k ve onlar\u0131 efs\u00e2ne yapt\u0131k. Art\u0131k iman etmeyen kavmin can\u0131 cehenneme!<\/p>\n<p>45- Sonra birtak\u0131m \u00e2yetlerimiz ve a\u00e7\u0131k bir ferman ile Musa&#8217;y\u0131 ve karde\u015fi Harun&#8217;u g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>46- Firavun&#8217;a ve ileri gelenlerine de (g\u00f6nderdik). Bunun \u00fczerine onlar kibire kap\u0131ld\u0131lar ve ululuk taslayan zorba bir kavim oldular.<\/p>\n<p>47- Onun i\u00e7in: Biz, dediler, &#8220;kavimleri bize k\u00f6lelik ederken bizim benzerimiz olan bu iki adama inanacak m\u0131y\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>48- B\u00f6ylece onlar\u0131 yalanlad\u0131lar, bu y\u00fczden de hel\u00e2k edilenlerden oldular.<\/p>\n<p>49- Andolsun biz Musa&#8217;ya belki onlar yola gelirler diye, o kitab\u0131 da verdik.<\/p>\n<p>50- Meryemo\u011flunu ve annesini de (kudretimize) bir al\u00e2met k\u0131ld\u0131k; onlar\u0131, yerle\u015fmeye elveri\u015fli, sulu bir tepeye yerle\u015ftirdik.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>51- Ey peygamberler! Temiz ve helal olan \u015feylerden yiyin; g\u00fczel amel vehareketlerde bulunun. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben sizin yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 bilirim.<\/p>\n<p>52- &#8220;Ve i\u015fte bu sizin \u00fcmmetiniz bir tek \u00fcmmet ve ben de sizin Rabbinizim. \u00d6yle ise benden sak\u0131n\u0131n.&#8221; (denildi).<\/p>\n<p>51- Ey peygamberler! Temiz ve helal olan \u015feylerden yiyiniz ve iyi amel i\u015fleyiniz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben sizin yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 bilirim. Yani kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 veririm. Her peygambere zaman\u0131nda b\u00f6yle hitap edilmi\u015f ve en sonra hepsinin ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 nimetleri ifade etmek \u00fczere bu hitap \u00f6zellikle peygamberlerin sonuncusu Hz. Muhammed&#8217;e y\u00f6neltilmi\u015ftir. Burada peygamberlere kar\u015f\u0131 &#8220;yedi\u011finizden yiyor ve i\u00e7ti\u011finizden i\u00e7iyor diyenlerin s\u00f6zlerine bir cevap vard\u0131r. Yani peygamberler de yeme\u011fe i\u00e7me\u011fe izinlidirler. Fakat onlara itiraz eden kodaman k\u00e2firler gibi haram ve helalini ay\u0131rmadan, pisini, temizini se\u00e7meden yemezler, insanlar\u0131n haklar\u0131na tecav\u00fcz etmezler. \u0130nsanlar\u0131n iliklerini emmezler, helal ve pak olarak ho\u015f ve temiz olan \u015feylerden yerler. Sonra yedikleri de onlar gibi yaln\u0131z keyf ve zevk i\u00e7in de\u011fil, g\u00fczel \u00e7al\u0131\u015f\u0131p iyi ameller yaparak Allah&#8217;a ibadet edip \u015f\u00fck\u00fcrlerini yerine getirmek hikmetiyledir. Onun i\u00e7in maksatlar\u0131, her ne olursa olsun d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n refah\u0131n\u0131 ya\u015famaktan ibaret olan k\u00e2firlere, firavunlara, zalimlere itaat etmek ve onlara ba\u011flanmak, esirlik ve ziyan oldu\u011fu halde, peygamberlere ve onlar\u0131n yolundan giden Allah adamlar\u0131na boyun e\u011fmek ve uymak, d\u00fcnya ve ahirette g\u00fczel ve temiz bir hayat ya\u015fatan bir nimet ve mutluluktur.<\/p>\n<p>52-*} Ve i\u015fte bu, yani iyi ve temiz olan \u015feylerden yiyip iyi amelleri i\u015flemek \u00fczere \u0130sl\u00e2m ve tevhid esas\u0131nda toplanmak bir tek \u00fcmmet olarak sizin \u00fcmmetinizdir. Yani b\u00fct\u00fcn peygamberlerin din ve \u015feriatinin esas\u0131 budur. Ve ben de sizin Rabbinizim \u00f6yle ise benden korkunuz, benden ba\u015fkas\u0131ndan korkmay\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>B\u00f6yle iken:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>53-77- 53- Derken insanlar kendi aralar\u0131ndaki i\u015flerini par\u00e7a par\u00e7a b\u00f6ld\u00fcler. Her grup, kendinde bulunan ile sevinip b\u00f6b\u00fcrlendi.<\/p>\n<p>54- Sen \u015fimdi onlar\u0131 bir zamana kadar gaflet ve sap\u0131kl\u0131klar\u0131 ile ba\u015fba\u015fa b\u0131rak!<\/p>\n<p>55- San\u0131yorlar m\u0131 ki, onlara verdi\u011fimiz servet ve o\u011fullar ile,<\/p>\n<p>56- Kendilerine faydalar sa\u011flamak i\u00e7in can at\u0131yoruz. Hay\u0131r, onlar i\u015fin fark\u0131na varam\u0131yorlar.<\/p>\n<p>57- Rablerine olan sayg\u0131dan dolay\u0131 titreyenler,<\/p>\n<p>58- Rablerinin \u00e2yetlerine inananlar,<\/p>\n<p>59- Rablerine ortak tan\u0131mayanlar,<\/p>\n<p>60- Ve, Rablerine d\u00f6necekleri i\u00e7in yapmakta olduklar\u0131 i\u015fleri kalpleri titreyerek yapanlar;<\/p>\n<p>61- \u0130\u015fte onlar, iyiliklere ko\u015fu\u015furlar ve iyilik i\u00e7in yar\u0131\u015f\u0131rlar.<\/p>\n<p>62- Biz hi\u00e7 kimseyi, g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yetti\u011finden ba\u015fkas\u0131 ile y\u00fck\u00fcml\u00fc k\u0131lmay\u0131z. Nezdimizde hakk\u0131 s\u00f6yleyen bir kitap vard\u0131r ve onlar haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frat\u0131lmazlar.<\/p>\n<p>63- Hay\u0131r, onlar\u0131n kalpleri bu hususta cehalet i\u00e7indedir. Ayr\u0131ca onlar\u0131n bundan \u00f6te birtak\u0131m k\u00f6t\u00fc i\u015fleri vard\u0131r ki, onlar bu i\u015fleri yapar dururlar.<\/p>\n<p>64- Nihayet, refah ve bolluk i\u00e7inde olanlar\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131ya u\u011fratt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda, bakars\u0131n ki onlar feryad\u0131 basarlar.<\/p>\n<p>65- Bo\u015funa feryad etmeyin bug\u00fcn! Zira bizden yard\u0131m g\u00f6remeyeceksiniz.<\/p>\n<p>66- \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e2yetlerimiz size okunurdu da, buna kar\u015f\u0131 siz arkan\u0131z\u0131 d\u00f6nerdiniz.<\/p>\n<p>67- Kafa tutard\u0131n\u0131z ve geceleyin hezeyanlar savururdunuz.<\/p>\n<p>68- Onlar bu s\u00f6z\u00fc (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131) hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnmediler mi? Yoksa kendilerine, daha \u00f6nce ge\u00e7mi\u015fteki atalar\u0131na gelmeyen bir \u015fey mi geldi?<\/p>\n<p>69- Yoksa peygamberlerini tan\u0131mad\u0131lar da bu y\u00fczden mi onu ink\u00e2r ediyorlar?<\/p>\n<p>70- Yoksa onda bir delilik oldu\u011funu mu s\u00f6yl\u00fcyorlar? Aksine o, kendilerine hakk\u0131 getirmi\u015ftir. Halbuki onlar haktan ho\u015flanmamaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>71- E\u011fer hak, onlar\u0131n k\u00f6t\u00fc arzu ve isteklerine uysayd\u0131, mutlaka g\u00f6kler ve yer ile bunlarda bulunan kimseler bozulur giderdi. Hay\u0131r, biz onlara \u015fan ve \u015fereflerini getirdik; fakat onlar kendi \u015fereflerine s\u0131rt \u00e7evirirler.<\/p>\n<p>72- (Resul\u00fcm!) Yoksa sen onlardan bir hara\u00e7 m\u0131 istiyorsun? Rabbinin vergisi daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. O, r\u0131z\u0131k verenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>73- Ger\u00e7ek \u015fu ki sen onlar\u0131 do\u011fru bir yola \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yorsun.<\/p>\n<p>74- Fakat ahirete inanmayanlar ise, \u0131srarla yoldan \u00e7\u0131kmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>75- E\u011fer onlara ac\u0131y\u0131p da i\u00e7in de bulunduklar\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 giderseydik, iyice k\u00f6rle\u015ferek azg\u0131nl\u0131klar\u0131nda b\u00fcsb\u00fct\u00fcn direnirlerdi.<\/p>\n<p>76- Andolsun, biz onlar\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131ya d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fck de yine Rablerine boyun e\u011fmediler, tazarru&#8217; ve niyazda da bulunmad\u0131lar.<\/p>\n<p>77- Nihayet \u00fczerlerine, azab\u0131 \u00e7ok \u015fiddetli bir kap\u0131 a\u00e7t\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman, bir de bakars\u0131n ki onlar orada \u015fa\u015fk\u0131n ve \u00fcmitsiz kalm\u0131\u015flard\u0131r!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>78- Halbuki sizin i\u00e7in o kula\u011f\u0131, o g\u00f6zleri ve o g\u00f6n\u00fclleri yaratan O&#8217;dur. Ne de az \u015f\u00fckrediyorsunuz!<\/p>\n<p>79- Ve sizi yery\u00fcz\u00fcnde yarat\u0131p t\u00fcreden O&#8217;dur. S\u0131rf O&#8217;nun huzuruna toplanacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>80- Ve O, ya\u015fatan ve \u00f6ld\u00fcrendir; gecenin ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn de\u011fi\u015fmesi O&#8217;nun eseridir. H\u00e2l\u00e2 akl\u0131n\u0131z\u0131 kullanmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p>81- Hay\u0131r, \u00f6ncekilerin s\u00f6ylediklerinin benzerini s\u00f6ylediler.<\/p>\n<p>82- Dediler ki: &#8220;Sahi biz, \u00f6l\u00fcp de bir toprak ve kemik y\u0131\u011f\u0131n\u0131 haline gelmi\u015fken, mutlaka yeniden diriltilece\u011fiz \u00f6yle mi?&#8221;<\/p>\n<p>83- &#8220;Yemin ederiz ki, gerek bize, gerekse daha \u00f6nce atalar\u0131m\u0131za b\u00f6yle bir vaadde bulunuldu; (fakat) bu ge\u00e7mi\u015ftekilerin masallar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir!&#8221;<\/p>\n<p>84- (Resul\u00fcm!) de ki: &#8220;E\u011fer biliyorsan\u0131z (s\u00f6yleyin bakal\u0131m), bu d\u00fcnya ve onda bulunanlar kime aittir?&#8221;<\/p>\n<p>85- &#8220;Allah&#8217;a aittir&#8221; diyecekler. &#8220;\u00d6yle ise siz hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp ta\u015f\u0131nmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; de.<\/p>\n<p>86- &#8220;Yedi kat g\u00f6klerin Rabbi, azametli Ar\u015f&#8217;\u0131n Rabbi kimdir?&#8221; diye sor.<\/p>\n<p>87- &#8220;(Onlar da) Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221; diyecekler. &#8220;\u015eu halde siz Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221; de.<\/p>\n<p>88- &#8220;E\u011fer biliyorsan\u0131z (s\u00f6yleyin), her \u015feyin melek\u00fbtu (m\u00fclkiyeti ve y\u00f6netimi) kendisinin elinde olan, kendisi her \u015feyi koruyup kollayan; fakat kendisi korunmayan (buna muhta\u00e7 olmayan) kimdir?&#8221; diye sor.<\/p>\n<p>89- &#8220;(Bunlar da) Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221; diyecekler. &#8220;\u00d6yle ise nas\u0131l olur da b\u00fcy\u00fclenirsiniz?&#8221; de.<\/p>\n<p>90- Do\u011frusu biz onlara hakk\u0131 getirdik; onlar ise cidden yalanc\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>91- Allah evlat edinmemi\u015ftir; O&#8217;nunla beraber hi\u00e7bir il\u00e2h da yoktur. Aksi takdirde her il\u00e2h kendi yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sevk ve idare eder ve bir g\u00fcn mutlaka onlardan biri di\u011ferine galip gelirdi. Allah, onlar\u0131n yak\u0131\u015ft\u0131rd\u0131klar\u0131 \u015feylerden m\u00fcnezzehtir.<\/p>\n<p>92- Allah, gayb\u0131 da, a\u00e7\u0131k olan\u0131 da bilir. O, m\u00fc\u015friklerin ortak ko\u015ftuklar\u0131 \u015feylerden \u00e7ok y\u00fcce ve m\u00fcnezzehtir.<\/p>\n<p>78-92- &#8220;Bu, \u00f6ncekilerin es\u00e2t\u00eerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. (dediler)&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Es\u00e2t\u00eer&#8221; kelimesi hakk\u0131nda En&#8217;\u00e2m, 6\/25. \u00e2yetin tefsirine bkz. Bug\u00fcnk\u00fc k\u00e2firlerin de din ve ahiret inan\u00e7lar\u0131na kar\u015f\u0131 ye\u011fane s\u00f6zleri es\u00e2t\u00eer (masal) ve hurafe demekten ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Hatt\u00e2 es\u00e2t\u00eer ve hurafe kar\u0131\u015fm\u0131\u015f, bunlar\u0131 d\u00fczeltmeli diyerek dindarl\u0131k kisvesi alt\u0131nda dinsizlik ilan eden nice k\u00e2firler ve \u015feytanlar g\u00f6r\u00fcyoruz; halbuki \u0130sl\u00e2m, es\u00e2t\u00eer yani asl\u0131 esas\u0131 olmayan ge\u00e7mi\u015flerin hikayeleri olmaktan ne kadar uzakt\u0131r. Bak\u0131n b\u00fct\u00fcn bunlara kar\u015f\u0131 Kur&#8217;\u00e2n g\u00f6z\u00fcn, kula\u011f\u0131n, kalbin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatarak ne g\u00fczel bir manzara g\u00f6sterip bildiriyor. &#8220;De ki: Yery\u00fcz kimindir?&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer \u00f6yle olsayd\u0131, her il\u00e2h kendi yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 sevk ve idare eder ve bir g\u00fcn mutlaka onlardan biri di\u011ferine galebe \u00e7alard\u0131.&#8221; Burada Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n birli\u011fini isbat i\u00e7in &#8220;tem\u00e2n\u00fc'&#8221; delilinin a\u00e7\u0131k bir anlat\u0131m\u0131 vard\u0131r. (Enbiya S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;E\u011fer, Allah&#8217;tan ba\u015fka tanr\u0131lar bulunsayd&#8221; (\u00e2yetinin tefsirine bkz. 21\/22)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>93-118- 93- (Resul\u00fcm!) De ki: Rabbim! E\u011fer onlara y\u00f6neltilen tehdidi (d\u00fcnyev\u00ee s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 ve uhrev\u00ee azab\u0131) mutlaka g\u00f6stereceksen,<\/p>\n<p>94- Bu durumda beni, o zalimler toplulu\u011funda bulundurma, Rabbim!<\/p>\n<p>95- Biz, onlara y\u00f6neltti\u011fimiz tehdidi sana g\u00f6stermeye elbette ki kadiriz.<\/p>\n<p>96- Sen, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc en g\u00fczel bir tutumla sav, \u00e7\u00fcnk\u00fc biz onlar\u0131n yak\u0131\u015ft\u0131rmakta olduklar\u0131 \u015feyi \u00e7ok iyi bilmekteyiz.<\/p>\n<p>97- Ve de ki: Rabbim! \u015eeytanlar\u0131n k\u0131\u015fk\u0131rtmalar\u0131ndan sana s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m!<\/p>\n<p>98- Onlar\u0131n yan\u0131mda bulunmalar\u0131ndan da sana s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m.<\/p>\n<p>99- Nihayet onlardan (m\u00fc\u015friklerden) birine \u00f6l\u00fcm gelip \u00e7att\u0131\u011f\u0131nda, &#8220;Rabbim, der, l\u00fctfen beni (d\u00fcnyaya) geri g\u00f6nder,&#8221;<\/p>\n<p>100- &#8220;Ta ki, bo\u015fa ge\u00e7irdi\u011fim d\u00fcnyada iyi i\u015f (ve hareketler) yapay\u0131m.&#8221; Hay\u0131r! Onun s\u00f6yledi\u011fi bu s\u00f6z (bo\u015f) laftan ibarettir. Onlar\u0131n gerisinde ise, yeniden dirilecekleri g\u00fcne kadar (s\u00fcren) bir berzah vard\u0131r.<\/p>\n<p>101- S\u00fbr&#8217;a \u00fcflendi\u011fi zaman aralar\u0131nda art\u0131k ne soysop (\u00e7eki\u015fmesi) vard\u0131r, ne de birbirlerini soru\u015fturacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>102- B\u00f6ylece kimlerin tart\u0131lar\u0131 a\u011f\u0131r basarsa, i\u015fte as\u0131l bunlar kurtulu\u015fa erenlerdir.<\/p>\n<p>103- Kimlerin de tart\u0131lar\u0131 hafif gelirse, art\u0131k bunlar da kendilerine yaz\u0131k etmi\u015flerdir; (\u00e7\u00fcnk\u00fc onlar) ebed\u00ee cehennemdedirler.<\/p>\n<p>104- Orada di\u015fleri s\u0131r\u0131t\u0131r halde iken ate\u015f y\u00fczlerini yalar.<\/p>\n<p>105- (Allah Te\u00e2l\u00e2,) Size \u00e2yetlerim okunurdu da, siz onlar\u0131 yalanlard\u0131n\u0131z de\u011fil mi?&#8230; der.<\/p>\n<p>106- Derler ki: Rabbimiz! Azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131m\u0131z bizi altetti; biz, bir sap\u0131klar toplulu\u011fu idik.<\/p>\n<p>107- Rabbimiz! Bizi buradan \u00e7\u0131kar. E\u011fer bir daha (ettiklerimize) d\u00f6nersek, art\u0131k belli ki biz zalim insanlar\u0131z.<\/p>\n<p>108- (Allah) buyurur ki: Al\u00e7ald\u0131k\u00e7a al\u00e7al\u0131n orada! Bana konu\u015fmay\u0131n art\u0131k.<\/p>\n<p>109- \u00c7\u00fcnk\u00fc kullar\u0131mdan bir z\u00fcmre &#8220;Rabbimiz! Biz iman ettik; \u00f6yle ise bizi ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet et, sen, merhametlilerin en iyisisin.&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>110- \u0130\u015fte siz onlar\u0131 alaya ald\u0131n\u0131z; sonunda bu davran\u0131\u015f\u0131n\u0131z size beni y\u00e2d etmeyi unutturdu; \u00e7\u00fcnk\u00fc siz onlara g\u00fcl\u00fcyordunuz.<\/p>\n<p>111- Bug\u00fcn ben onlara, sabrettiklerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verdim; onlar, hakikaten muradlar\u0131na erenlerdir.<\/p>\n<p>112- (Allah ink\u00e2rc\u0131lara) &#8220;Yery\u00fcz\u00fcnde ka\u00e7 y\u0131l kald\u0131n\u0131z?&#8221; diye sorar.<\/p>\n<p>113- &#8220;Bir g\u00fcn veya g\u00fcn\u00fcn bir k\u0131sm\u0131 kadar kald\u0131k. \u0130\u015fte bilenlere sor.&#8221; derler.<\/p>\n<p>114- (Allah) buyurur ki: Sadece az bir s\u00fcre kald\u0131n\u0131z; ke\u015fke siz (bunu) bilmi\u015f olsayd\u0131n\u0131z!<\/p>\n<p>115- Sizi sadece bo\u015f yere yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 ve sizin hakikaten huzurumuza geri getirilmeyece\u011finizi mi sand\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p>116- Mutlak h\u00e2kim ve hak olan Allah, \u00e7ok y\u00fccedir. O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur. O, bereketli Ar\u015f&#8217;\u0131n sahibidir.<\/p>\n<p>117- Her kim Allah ile birlikte di\u011fer bir tanr\u0131ya taparsa -ki bu hususla ilgili hi\u00e7bir delili yoktur o kimsenin hesab\u0131 ancak Rabbinin nezdindedir. \u015euras\u0131 muhakkak ki, k\u00e2firler kurtulu\u015fa eremezler.<\/p>\n<p>118- Resul\u00fcm! De ki: &#8220;Rabbim, ba\u011f\u0131\u015fla ve merhamet et! Sen merhametlilerin en iyisisin.&#8221;<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>23-M\u00dc&#8217;M\u0130NUN: 1- Ger\u00e7ekten felah buldu o m\u00fcminler. FEL\u00c2H: Murada ula\u015fmakt\u0131r. Hay\u0131rda sonsuzluk diye de tarif edilmi\u015ftir. \u0130FL\u00c2H: Kurtulu\u015fa eri\u015fmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na geldi\u011fi gibi fel\u00e2ha girmek, yani bizi ifademizle selamete ermek, huzur bulmak m\u00e2n\u00e2s\u0131na da gelir ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da genellikle bu m\u00e2n\u00e2da gelmi\u015ftir. Burada Allah Te\u00e2l\u00e2, yedi \u00f6zelli\u011fi kendinde toplayan kimseler i\u00e7in kurtulu\u015fun muhakkak olaca\u011f\u0131n\u0131 m\u00fcjdelemektedir ki, bu &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12086,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1186,1185,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1904","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-23-muminun","tag-23-muminun-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1904","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1904"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1904\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12086"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1904"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1904"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1904"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}