{"id":1908,"date":"2010-11-18T22:36:09","date_gmt":"2010-11-18T22:36:09","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1908"},"modified":"2010-11-18T22:36:09","modified_gmt":"2010-11-18T22:36:09","slug":"21-enbiya-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/21-enbiya-tefsiri\/","title":{"rendered":"21-ENB\u0130YA SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>21-ENB\u0130YA:<\/p>\n<p>1-10- &#8220;Gizli f\u0131s\u0131lt\u0131 yapt\u0131lar.&#8221; Necv\u00e2, gizli f\u0131s\u0131lt\u0131 demek oldu\u011fu halde; bir de bunun gizlice s\u00f6ylendi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmek, f\u0131s\u0131lt\u0131n\u0131n gizlilik derecesini g\u00f6stermek i\u00e7indir. B\u00f6yle oldu\u011fu halde Hz. Peygamber, Allah&#8217;tan ald\u0131\u011f\u0131 bilgi ile onlara ne s\u00f6ylediklerini haber verdi. Bunun \u00fczerine \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kald\u0131lar da nereden duydun dediler. Cevap olarak dedi ki &#8220;Rabbim g\u00f6kte ve yerde (s\u00f6ylenen) her s\u00f6z\u00fc bilir.&#8221; Bu durumda peygamberli\u011fi itiraf etmeleri gerekti\u011fi halde, yine de kendi aralar\u0131nda. Hay\u0131r bunlar kar\u0131\u015f\u0131k r\u00fcyalard\u0131r, (Yusuf, 12\/44. \u00e2yetin tefsirine bkz.) fakat yalan kar\u0131\u015f\u0131k r\u00fcya ile bir ger\u00e7e\u011fin bilinemeyece\u011fi hususu a\u00e7\u0131k se\u00e7ik oldu\u011fundan, dediler ki hay\u0131r uydurdu. Kendili\u011finden alt\u0131 \u00fcst\u00fcne vurdurdu. Bu iftiray\u0131 da be\u011fenmediler de hay\u0131r o bir \u015fairdir, bir \u015fiir s\u00f6yl\u00fcyor dediler. \u0130\u015fte Rablerinden gelen ihtar\u0131 e\u011flenceye alan, Kur&#8217;\u00e2n nazil olduk\u00e7a onunla alay eden, o kalpleri gaflette olan zalim k\u00e2firler peygamberli\u011fin bir Allah vergisi oldu\u011funa inanmak istemeyip, kendi g\u00f6n\u00fclleri o y\u00f6nde oldu\u011fundan dolay\u0131 nefislerine k\u0131yaslamak suretiyle, onu (peygamberli\u011fi) gizlice tertipledikleri toplant\u0131lar\u0131nda bir sihirbazl\u0131k, bir hilek\u00e2rl\u0131k olarak de\u011ferlendirmek isterlerken, o gizli s\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurup haber veren vahyin icaz\u0131 (mucizeli\u011fi herkesi acze d\u00fc\u015f\u00fcren konumu) kar\u015f\u0131s\u0131nda \u015fa\u015f\u0131rarak yok r\u00fcya, yok uydurma, yok \u015fair diye sa\u00e7malad\u0131lar da nihayet &#8220;\u00d6nceki peygamberler gibi, o da bize bir mucize getirsin.&#8221; dediler. Sanki inanacaklarm\u0131\u015f gibi \u00f6nceki peygamberlerin mucizelerini istediler ki, bu g\u00fcn de \u00fczerinde k\u0131sa bir inceleme yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman ink\u00e2rc\u0131lar\u0131n ileri s\u00fcrd\u00fckleri iddialar\u0131n bunlardan ibaret oldu\u011fu g\u00f6r\u00fclecektir. &#8220;Biz onlar\u0131 yemek yemez birer cesed k\u0131lmad\u0131k.&#8221; yani cans\u0131z heykellerden ibaret de\u011fillerdi. Zikriniz bunda, yani muhta\u00e7 oldu\u011funuz \u00f6\u011f\u00fct ve dillere destan olacak \u015fan ve \u015ferefiniz bundad\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>11- Biz halk\u0131 zalim olan nice memleketleri k\u0131r\u0131p ge\u00e7irdik ve onlardan sonra ba\u015fka milletler var ettik.<\/p>\n<p>12- Onlar azab\u0131m\u0131z\u0131n \u015fiddetini hissettikleri zaman oradan ka\u00e7maya koyuluyorlard\u0131.<\/p>\n<p>13- &#8220;Ko\u015fup ka\u00e7may\u0131n; size nimet verilen yere, yurtlar\u0131n\u0131za d\u00f6n\u00fcn ki, sorguya \u00e7ekileceksiniz&#8221; dedik.<\/p>\n<p>14- Onlar da: &#8220;Vay bizlere! Biz ger\u00e7ekten zalimler idik&#8221; dediler.<\/p>\n<p>15- Biz, onlar\u0131 bi\u00e7ilmi\u015f bir ekin ve bir y\u0131\u011f\u0131n k\u00fcl haline getirinceye kadar hep s\u00f6zleri bu feryad olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>16- Biz g\u00f6k ile yeri ve aralar\u0131ndaki \u015feyleri, bo\u015f bir e\u011flence i\u00e7in yaratmad\u0131k.<\/p>\n<p>17- E\u011fer bir e\u011flence edinmek isteseydik, elbette onu kat\u0131m\u0131zdan edinirdik. Yapacak olsayd\u0131k \u00f6yle yapard\u0131k.<\/p>\n<p>18- Hay\u0131r, biz hakk\u0131 bat\u0131l\u0131n ba\u015f\u0131na \u00e7arpar\u0131z da onun beynini par\u00e7alar. Bir de bakars\u0131n (bat\u0131l) o anda yok olup gitmi\u015ftir. Allah&#8217;a yak\u0131\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z vas\u0131flardan \u00f6t\u00fcr\u00fc size yaz\u0131klar olsun.<\/p>\n<p>19- G\u00f6klerde ve yerde olan b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar O&#8217;nundur. Kat\u0131nda olanlar O&#8217;na kulluk etmekten ne \u00e7ekinirler, ne de yorulurlar.<\/p>\n<p>20- Gece g\u00fcnd\u00fcz (hep Allah&#8217;\u0131) tesbih ederler, usanmazlar.<\/p>\n<p>21- Yoksa (Mekke m\u00fc\u015frikleri) birtak\u0131m il\u00e2hlar edindiler de yerden \u00f6l\u00fcleri onlar m\u0131 diriltecekler?<\/p>\n<p>22- E\u011fer yer ile g\u00f6kte Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2hlar olsayd\u0131, bunlar\u0131n ikisi de muhakkak fesada u\u011frar yok olurdu. O halde Ar\u015f&#8217;\u0131n Rabbi olan Allah, onlar\u0131n vasfetmekte olduklar\u0131 \u015feylerden (b\u00fct\u00fcn noksanl\u0131klardan) beridir, m\u00fcnezzehtir.<\/p>\n<p>23- O, yapt\u0131\u011f\u0131ndan sorumlu olmaz, onlar ise sorumlu tutulacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>24- Yoksa O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2hlar m\u0131 edindiler? De ki: &#8220;Kesin delilinizi getirin. \u0130\u015fte benimle beraber olanlar\u0131n kitab\u0131 ve benden \u00f6ncekilerin kitab\u0131.&#8221; Hay\u0131r, onlar\u0131n \u00e7o\u011fu ger\u00e7e\u011fi bilmezler de onun i\u00e7in y\u00fcz \u00e7evirirler.<\/p>\n<p>25- Senden \u00f6nce hi\u00e7bir peygamber g\u00f6ndermedik ki, ona \u015f\u00f6yle vahyetmi\u015f olmayal\u0131m: &#8220;Ger\u00e7ek \u015fu ki benden ba\u015fka il\u00e2h yoktur. Onun i\u00e7in bana ibadet edin.&#8221;<\/p>\n<p>26- B\u00f6yle iken dediler ki: &#8220;Rahm\u00e2n \u00e7ocuk edindi.&#8221; Allah bundan m\u00fcnezzehtir. Do\u011frusu melekler (Allah&#8217;\u0131n \u00e7ocuklar\u0131 de\u011fil.) ikram olunmu\u015f kullard\u0131r.<\/p>\n<p>27- Onlar Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00f6n\u00fcne ge\u00e7mezler, hep O&#8217;nun emriyle hareket ederler.<\/p>\n<p>28- Allah, onlar\u0131n \u00f6nlerindekini de, arkalar\u0131ndakini de (yapt\u0131klar\u0131n\u0131 ve yapacaklar\u0131n\u0131) bilir. Onlar, Allah&#8217;\u0131n ho\u015fnud oldu\u011fu kimseden ba\u015fkas\u0131na \u015fefaat etmezler. Hepsi de O&#8217;nun korkusundan titrerler.<\/p>\n<p>29- \u0130\u00e7lerinden kim: &#8220;Ben, O&#8217;ndan ba\u015fka bir il\u00e2h\u0131m&#8221; derse, biz ona cehennemi ceza olarak veririz. Zalimleri biz b\u00f6yle cezaland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>11-21- Oyuncu olarak yaratmad\u0131k, yani \u00fczerinizde her t\u00fcrl\u00fc g\u00fczel s\u00fcslemelerle dolu y\u00fckseltilmi\u015f bir tavan halinde y\u00fckselip duran g\u00f6k ve alt\u0131n\u0131zda ince menfaatlerle dopdolu, kurulu bir be\u015fik gibi d\u00f6\u015fenmi\u015f olan yer ve aralar\u0131ndaki harika yarat\u0131klar, g\u00f6n\u00fclleri oyunda olan ve Rahm\u00e2n&#8217;\u0131n ihtar ve \u00f6\u011f\u00fctlerini e\u011flence yerine koyan o zalimlerin hayal etmek istedikleri gibi oyuncak de\u011fildir. Hakk\u0131 tan\u0131mak ve ebed\u00ee hayat yolunda y\u00fcksek menfaatlerinden istifade edilmek \u00fczere hak ve hikmetle yarat\u0131lm\u0131\u015f Allah&#8217;\u0131n kudretinin g\u00f6stergesidir. E\u011fer bunlar yaln\u0131z insanlar\u0131n d\u00fcnya hayat\u0131 i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131 &#8220;d\u00fcnya hayat\u0131 ancak bir oyun ve e\u011flenceden ibarettir.&#8221; (Muhammed, 47\/36) \u00e2yetinin m\u00e2n\u00e2s\u0131 gere\u011fince bir oyun ve e\u011flenceden ibaret olmas\u0131 laz\u0131m gelirdi. Nitekim d\u00fcnya hayat\u0131ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen k\u00e2firler, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyay\u0131 kendilerine oyuncak etmek istemi\u015fler ve hatta bu duygu ile felsefe yapaca\u011f\u0131z diye neler s\u00f6ylemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, o zalimler ne kadar oynamak isterlerse istesinler, yarad\u0131l\u0131\u015f bir oyuncak olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, yaratan da asla bir oyuncu de\u011fildir. Nitekim buyuruyor ki e\u011fer biz bir e\u011flence edinmek isteseydik elbette onu kat\u0131m\u0131zdan edinirdik. yani s\u0131rf il\u00e2h\u00ee bir e\u011flence edinirdik. Ve bu durumda o bir e\u011flence de\u011fil hikmetin ta kendisi olurdu. Demek y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n e\u011flence edinmi\u015f olmas\u0131 asla d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez, yahut d\u00fcnyay\u0131 onlar\u0131n kendisiyle e\u011flenecekleri bir oyuncak de\u011fil, kendi kat\u0131m\u0131zdan kendimiz i\u00e7in bir e\u011flence yapard\u0131k e\u011fer yapacak olsayd\u0131k; \u00f6yle de\u011fil, b\u00f6yle yapard\u0131k, ama yapmay\u0131z. \u015eayet y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fan\u0131na e\u011flence yak\u0131\u015fsayd\u0131 b\u00f6yle yak\u0131\u015f\u0131rd\u0131. Fakat her \u015feyi hikmetle yapan Allah&#8217;\u0131n y\u00fcceli\u011fine e\u011flence asla yak\u0131\u015fmaz. T\u00e2l\u00ee (ikinci \u00f6nerme) bat\u0131l ise, ona ba\u011f\u0131ml\u0131 olan mukaddem (birinci \u00f6nerme) de \u00f6yledir. Diriltme i\u015fini onlar m\u0131 yapacaklar? \u00d6l\u00fcleri kabirlerinden onlar m\u0131 kald\u0131r\u0131p diriltecekler?<\/p>\n<p>22- Yerde g\u00f6kte yani b\u00fct\u00fcn varl\u0131k d\u00fcnyas\u0131nda \u015fayet s\u00f6z sahibi olacak ve kendisine itaat edilecek Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2hlar olsayd\u0131 muhakkak ikisi de fesada u\u011frar yok olurdu. Yer ve g\u00f6k b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat yok olup giderdi veyahut hi\u00e7 var olamazd\u0131. Madem ki, b\u00fct\u00fcn d\u00fczenleriyle varl\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmektedirler, o halde Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc il\u00e2h demek hi\u00e7bir hususta acizli\u011fe d\u00fc\u015fmesi m\u00fcmk\u00fcn olmayacak \u015fekilde m\u00fckemmel bir kudret sahibi demektir. Onun i\u00e7in Allah&#8217;tan ba\u015fka yerde ve g\u00f6kte kendi g\u00fcc\u00fc ile i\u015fleri idare eden ve icraat yapan il\u00e2hlar farz edildi\u011fi takdirde her birinin illet-i tamme (herhangi bir \u015feyin var olmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan sebep, etken) olmas\u0131 laz\u0131m gelir, herbirinin yeteri kadar g\u00fcce sahip oldu\u011fu, icad etme, yok etme, diriltme, \u00f6ld\u00fcrme, bozma ve de\u011fi\u015ftirme ve daha nice i\u015fleri ba\u015fkas\u0131na muhta\u00e7 olmaks\u0131z\u0131n tek ba\u015f\u0131na yapabilecek kuvveti bulundu\u011fu varsay\u0131lm\u0131\u015f olur. Bu durumda yer ve g\u00f6\u011f\u00fcn var olmalar\u0131n\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesinde ya her biri, ya hepsi ayr\u0131 ayr\u0131 tesir etmi\u015f olacak veya yaln\u0131z birisi etken olacak. Yaln\u0131z biri etken olacaksa di\u011ferleri il\u00e2h de\u011filmi\u015f demek olur. Ve e\u011fer her biri etken olacaksa \u00e7e\u015fitli sebeplerin bir tek etki alan\u0131 \u00fczerine, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir \u015fekilde gelip toplanmalar\u0131 ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131 laz\u0131m gelir ki, imkans\u0131z bir \u015feydir. Bunlar\u0131n anla\u015farak orada toplanmalar\u0131 imkans\u0131z oldu\u011fu gibi, bir uyumsuzluk i\u00e7erisinde, anla\u015fmaks\u0131z\u0131n orada bulunmalar\u0131 da m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, anla\u015fmazl\u0131k olursa, mesela biri yapmak isterken di\u011feri y\u0131kmak isterse, eserde kar\u015f\u0131t iki taraf\u0131n m\u00fcnaka\u015fas\u0131 ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 engellemeleri sonucu hi\u00e7bir \u015fey meydana gelemez. E\u011fer anla\u015farak bir yerde toplanm\u0131\u015flarsa, ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131k konusunda tart\u0131\u015fma ve \u00e7eli\u015fki olur.<\/p>\n<p>Di\u011fer bir ifadeyle kar\u015f\u0131 g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda birbirlerini geriye p\u00fcsk\u00fcrtme eylemi olu\u015fur veya has\u0131l\u0131 tahsil (var olan bir \u015feyi var etmeye \u00e7al\u0131\u015fma) laz\u0131m gelir. Ve yine birden fazla il\u00e2h\u0131n olmamas\u0131 gerekir. Yok e\u011fer hepsinin anla\u015f\u0131p ortakla\u015fa yapt\u0131klar\u0131 etkileri varsay\u0131lacak olursa, bu durumda herhangi bir \u015feyin var olmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan sebepler, ancak hepsinin toplam\u0131ndan ibaret olaca\u011f\u0131ndan, herbiri tam bir etken de\u011fil, tesir g\u00fcc\u00fc az olan noksan etken olmu\u015f olur. Noksan olan ise il\u00e2h olamayaca\u011f\u0131ndan hi\u00e7birinin il\u00e2h olmamas\u0131 gerekir. O halde olsa olsa bunlar\u0131n hepsi ancak birle\u015ferek bir il\u00e2h olacak, yani de\u011fi\u015fik il\u00e2hlar toplulu\u011fu de\u011fil de noksanlardan meydana gelen bir toplulu\u011fun t\u00fcm\u00fcne birden bir il\u00e2h denmi\u015f olacak. Halbuki her ne olursa olsun bunlar\u0131n yek\u00fcn\u00fc de ba\u011f\u0131ms\u0131z bir g\u00fcce sahip de\u011fildir; yer ve g\u00f6k gibi, birle\u015fmeye, bir d\u00fczene ve bunlar\u0131 yapacak etkin bir g\u00fcce muhta\u00e7t\u0131r, d\u0131\u015f etkilere ba\u011fl\u0131d\u0131r. B\u00f6yle olan bir \u015feyin, il\u00e2h olamayaca\u011f\u0131 ise a\u00e7\u0131kt\u0131r. S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2hlar ve hatta O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131nda bir il\u00e2h bile varsay\u0131l\u0131rsa, gerek ortakl\u0131k \u015feklinde farzedilsin ve gerek tek ba\u015f\u0131na ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcls\u00fcn il\u00e2h varsay\u0131lanlar\u0131n il\u00e2h olamamas\u0131 laz\u0131m gelir. \u00c7eli\u015fki muhakkak olurdu. Mutlak varl\u0131kta sa\u011fl\u0131kl\u0131 hi\u00e7bir yap\u0131ya imkan kalmaz, varl\u0131k nam\u0131na hi\u00e7bir \u015fey ger\u00e7ekle\u015femezdi, yer ve g\u00f6k bulunamazd\u0131. Oysa bug\u00fcn yer ve g\u00f6k bozguna u\u011framay\u0131p, sa\u011fl\u0131kl\u0131 yap\u0131lar\u0131yla dimdik ayaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Demek Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi yer ve g\u00f6\u011f\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle \u00e7ok a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde bilinmektedir. \u0130\u015fte Allah, O her \u015feye galib, O b\u00fcy\u00fck varl\u0131k ve yarat\u0131l\u0131\u015f saltanat\u0131na sahib olan, o Ar\u015f&#8217;\u0131n Rabb\u0131, ba\u015fka il\u00e2hlar edinen put\u00e7ular\u0131n, zalimlerin ve gafillerin isnad ettikleri vas\u0131flar\u0131ndan \u00e7ok m\u00fcnezzeh ve y\u00fccedir. O&#8217;nu noksanl\u0131k lekelerinden tenzih ederek tesbih etmelidir.<\/p>\n<p>23-O halde Allah o zalimleri, k\u00e2firleri, o k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapanlar\u0131 ni\u00e7in yarat\u0131yor? \u0130sterse bir zaman i\u00e7in olsun onlar\u0131n fenal\u0131klar\u0131na niye meydan veriyor, denecek olursa O, yapt\u0131\u011f\u0131ndan sorumlu olmaz. Onun hi\u00e7bir \u015fekilde sorumlu bulunma ihtimali yoktur. Hikmeti ara\u015ft\u0131r\u0131l\u0131p \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmez de\u011fil, fakat her t\u00fcrl\u00fc kusurdan uzak olan Allah&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015flerinden dolay\u0131, kendisiyle m\u00fcnaka\u015fa edilme imkan ve ihtimali olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, fiillerine de kendisinden ba\u015fka hakim ve bir \u015feyin olmas\u0131n\u0131 gerekli k\u0131lacak bir sebep, bir ni\u00e7in, bulunmas\u0131 ihtimali de yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;nun \u00fcst\u00fcnde hi\u00e7bir hakim, hi\u00e7bir etken yoktur. O, b\u00fct\u00fcn hakimlerin hakimi, b\u00fct\u00fcn sebep ve etkenlerin yarat\u0131c\u0131s\u0131 ve icad edicisi olan, istedi\u011fini yapan tek il\u00e2ht\u0131r. Diledi\u011fi \u015fekilde hareket eder, bununla beraber e\u011flence edinmekten m\u00fcnezzehtir. Hi\u00e7bir i\u015fi oyuncak de\u011fil, her yapt\u0131\u011f\u0131 hikmetin ta kendisidir. Hikmetinin hakikati de kendi bilgisindedir. Bildirirse bildirir, bildirmezse yaln\u0131z kendi bilir. S\u00f6z\u00fcn \u00f6z\u00fc: O&#8217;na kar\u015f\u0131 &#8220;\u015eu neden \u015f\u00f6yle oldu, ni\u00e7in yapt\u0131n? S\u00f6yle bakay\u0131m&#8221; gibi sorgu ve azarlamaya kalk\u0131\u015fmak kimsenin haddi de\u011fildir. Halbuki onlar, yani kullar sorgulan\u0131rlar.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n huzurunda b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131ndan sorgulanacak, ona g\u00f6re sevab\u0131n\u0131 veya azab\u0131n\u0131 g\u00f6receklerdir.<\/p>\n<p>24- De ki: &#8220;delilinizi getirin bakal\u0131m&#8221;. Yani Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h edinenlerin davalar\u0131n\u0131 ispat edebilecek akl\u00ee ve nakl\u00ee hi\u00e7bir delilleri yoktur. Halbuki din i\u015flerinde ve \u00f6zellikle b\u00f6yle en \u00f6nemli bir davada delilsiz s\u00f6ylenen s\u00f6zlerin hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc yoktur. \u015eu halde bu a\u00e7\u0131klamadan sonra delillerini bo\u011fazlar\u0131na t\u0131kmak ve hadlerini bildirmek i\u00e7in &#8220;Ey Muhammed! Onlara de ki: Haydi o davan\u0131za bir delil getirmek m\u00fcmk\u00fcn ise getirin bakay\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, sizin de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi benimle birlikte olanlar\u0131n kitab\u0131, yani \u00fcmmetime bir \u00f6\u011f\u00fct ve bir tefekk\u00fcr kayna\u011f\u0131 olmak \u00fczere tebli\u011f edip a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m kitab ve \u00f6\u011f\u00fct ve benden \u00f6ncekilerin kitab\u0131! Daha \u00f6nceki peygamberlerin \u00fcmmetleri i\u00e7in yap\u0131lan \u00f6\u011f\u00fct. Bunlar meydanda, hepsi de Allah&#8217;\u0131n birli\u011fini g\u00f6steren akl\u00ee ve nakl\u00ee deliller olarak ortaya konmu\u015ftur. Hani ya sizin ki? Di\u011fer bir ifadeyle: \u0130\u015fte benim \u00fcmmetimin kitab\u0131 olan Kur&#8217;\u00e2n ve \u00f6nceki \u00fcmmetlerin kitab\u0131 olan Tevrat ve di\u011fer bilinen kitaplar! Bunlara m\u00fcracaat edin, sizin Allah&#8217;a ortak ko\u015fma davan\u0131za bir delil bulabilir misiniz? Haydin bakal\u0131m! Ne m\u00fcmk\u00fcn. Hay\u0131r, onlar\u0131n \u00e7o\u011fu ger\u00e7e\u011fi bilmezler, k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne ba\u015fkalar\u0131n\u0131n arkas\u0131ndan giderler de onun i\u00e7in haktan y\u00fcz \u00e7evirmektedirler. Ancak bir az\u0131nl\u0131k vard\u0131r ki, haktan ho\u015flanmazlar, haks\u0131zl\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 bile bile y\u00fcz \u00e7evirirler.<\/p>\n<p>Bunlar, \u00f6nceki peygamberlerin \u00f6\u011frettikleri tevhid inanc\u0131 de\u011fildi diyecek olurlarsa: &#8220;Senden \u00f6nce hi\u00e7bir peygamber g\u00f6ndermedik ki, ona \u015f\u00f6yle vahyetmi\u015f olmayal\u0131m: &#8216;Ger\u00e7ek \u015fu ki, benden ba\u015fka il\u00e2h yoktur. Onun i\u00e7in bana ibadet edin&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>30-O k\u00e2fir olanlar, g\u00f6rmediler mi ki, g\u00f6klerle yer biti\u015fik bir halde iken biz onlar\u0131 ay\u0131rd\u0131k. Hayat\u0131 olan her \u015feyi sudan yaratt\u0131k. H\u00e2l\u00e2 inanm\u0131yorlar m\u0131?<\/p>\n<p>31- Yery\u00fcz\u00fcnde, insanlar sars\u0131lmas\u0131n diye sabit da\u011flar yaratt\u0131k, rahat gidebilsinler diye da\u011flar\u0131n aralar\u0131nda geni\u015f yollar var ettik.<\/p>\n<p>32- G\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc de korunmu\u015f bir tavan yapt\u0131k. K\u00e2firler ise, g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn al\u00e2metlerinden (Allah&#8217;\u0131n kudret ve azametine delalet eden delillerinden) y\u00fcz \u00e7eviriyorlar.<\/p>\n<p>33- Geceyi, g\u00fcnd\u00fcz\u00fc, g\u00fcne\u015fi ve ay\u0131 yaratan O&#8217;dur. Bunlar\u0131n her biri kendi dairesinde dola\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>34- Ey Muhammed! Senden \u00f6nce de hi\u00e7bir insan\u0131 \u00f6l\u00fcms\u00fcz k\u0131lmad\u0131k, sen \u00f6l\u00fcrs\u00fcn de onlar baki kal\u0131r m\u0131? Senin \u00f6lmenle rahata kavu\u015facaklar\u0131n\u0131 m\u0131 san\u0131yorlar?<\/p>\n<p>35- Her nefis \u00f6l\u00fcm\u00fc tadacakt\u0131r. Sizi bir imtihan olarak k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve iyilikle deneyece\u011fiz. Hepiniz de sonunda bize d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz.<\/p>\n<p>36- O ink\u00e2rc\u0131lar seni g\u00f6rd\u00fckleri zaman, seni alaya al\u0131yorlar ve &#8220;\u0130l\u00e2hlar\u0131n\u0131z\u0131 diline dolayan bu mudur?&#8221; diyorlar. Halbuki onlar Rahm\u00e2n&#8217;\u0131n kitab\u0131n\u0131 ink\u00e2r ediyorlar.<\/p>\n<p>37- \u0130nsan aceleci olarak yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Size yak\u0131nda (azaba dair) alametlerimi g\u00f6sterece\u011fim. \u015eimdi siz acele etmeyin.<\/p>\n<p>38- &#8220;Do\u011fru s\u00f6zl\u00fc iseniz (bildirin) bu vaad ne zamand\u0131r?&#8221; derler.<\/p>\n<p>39- Bu k\u00e2firler ate\u015fi y\u00fczlerinden ve s\u0131rtlar\u0131ndan men edemeyecekleri ve yard\u0131m da g\u00f6remeyecekleri zaman\u0131, bir bilseler!<\/p>\n<p>40- Do\u011frusu bu azap onlara ans\u0131z\u0131n gelecek de kendilerini \u015fa\u015f\u0131rtacakt\u0131r. Art\u0131k ne geri \u00e7evrilmesine g\u00fc\u00e7leri yetecek, ne de kendilerine m\u00fchlet verilecektir.<\/p>\n<p>41- Yemin olsun ki, senden \u00f6nce bir\u00e7ok peygamberle alay edildi de i\u00e7lerinden alay edenleri, o alay ettikleri \u015fey (azap) ku\u015fat\u0131verdi.<\/p>\n<p>25-29- De ki: &#8220;delilinizi getirin bakal\u0131m&#8221;. Yani Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h edinenlerin davalar\u0131n\u0131 ispat edebilecek akl\u00ee ve nakl\u00ee hi\u00e7bir delilleri yoktur. Halbuki din i\u015flerinde ve \u00f6zellikle b\u00f6yle en \u00f6nemli bir davada delilsiz s\u00f6ylenen s\u00f6zlerin hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc yoktur. \u015eu halde bu a\u00e7\u0131klamadan sonra delillerini bo\u011fazlar\u0131na t\u0131kmak ve hadlerini bildirmek i\u00e7in &#8220;Ey Muhammed! Onlara de ki: Haydi o davan\u0131za bir delil getirmek m\u00fcmk\u00fcn ise getirin bakay\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte, sizin de g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi benimle birlikte olanlar\u0131n kitab\u0131, yani \u00fcmmetime bir \u00f6\u011f\u00fct ve bir tefekk\u00fcr kayna\u011f\u0131 olmak \u00fczere tebli\u011f edip a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m kitab ve \u00f6\u011f\u00fct ve benden \u00f6ncekilerin kitab\u0131! Daha \u00f6nceki peygamberlerin \u00fcmmetleri i\u00e7in yap\u0131lan \u00f6\u011f\u00fct. Bunlar meydanda, hepsi de Allah&#8217;\u0131n birli\u011fini g\u00f6steren akl\u00ee ve nakl\u00ee deliller olarak ortaya konmu\u015ftur. Hani ya sizin ki? Di\u011fer bir ifadeyle: \u0130\u015fte benim \u00fcmmetimin kitab\u0131 olan Kur&#8217;\u00e2n ve \u00f6nceki \u00fcmmetlerin kitab\u0131 olan Tevrat ve di\u011fer bilinen kitaplar! Bunlara m\u00fcracaat edin, sizin Allah&#8217;a ortak ko\u015fma davan\u0131za bir delil bulabilir misiniz? Haydin bakal\u0131m! Ne m\u00fcmk\u00fcn. Hay\u0131r, onlar\u0131n \u00e7o\u011fu ger\u00e7e\u011fi bilmezler, k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne ba\u015fkalar\u0131n\u0131n arkas\u0131ndan giderler de onun i\u00e7in haktan y\u00fcz \u00e7evirmektedirler. Ancak bir az\u0131nl\u0131k vard\u0131r ki, haktan ho\u015flanmazlar, haks\u0131zl\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 bile bile y\u00fcz \u00e7evirirler.<\/p>\n<p>Bunlar, \u00f6nceki peygamberlerin \u00f6\u011frettikleri tevhid inanc\u0131 de\u011fildi diyecek olurlarsa: &#8220;Senden \u00f6nce hi\u00e7bir peygamber g\u00f6ndermedik ki, ona \u015f\u00f6yle vahyetmi\u015f olmayal\u0131m: &#8216;Ger\u00e7ek \u015fu ki, benden ba\u015fka il\u00e2h yoktur. Onun i\u00e7in bana ibadet edin&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>30- O k\u00e2fir olanlar, g\u00f6rmediler mi? Baksalar ya; veya haberleri yok mu, sorsalar ya; veyahut \u015fu g\u00f6r\u00fc\u015f ve d\u00fc\u015f\u00fcncede de\u011filler mi? G\u00f6klerle yer, \u015fu g\u00f6rd\u00fckleri \u00e2lemin yukar\u0131 k\u0131sm\u0131n\u0131 te\u015fkil eden y\u00fcksekler ve alt k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturan yer biti\u015fik idiler. \u0130kisi de deliksizdi. Yukar\u0131dan ya\u011fmur ya\u011fm\u0131yor, yerde ot bitmiyordu, bunu g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Veyahut yer, da\u011fs\u0131z deresiz yekpare; g\u00f6k boyutlar\u0131 da g\u00fcne\u015fi, ay\u0131, g\u00f6kcisimleri ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131 yok, tek bir b\u00fct\u00fcn halindeydi. Veyahut yer, g\u00f6kcisimlerine biti\u015fik, hepsi bir \u015feydi. G\u00f6k cisimleri ve k\u00fctleleri aras\u0131nda \u015fimdiki \u00e7e\u015fitlilik s\u00f6zkonusu olmay\u0131p hepsi de birbirine benzer birer madde idi. Veyahut hepsi ba\u015flang\u0131\u00e7ta var olmamakla ortakt\u0131. D\u0131\u015fta g\u00f6r\u00fcnen ve farkl\u0131 \u00f6zellik g\u00f6steren bir varl\u0131k de\u011fildi. Bunlar\u0131 da \u015fimdiki g\u00f6r\u00fcnen durumlar\u0131ndan bir fikir edinip ondan delil \u00e7\u0131karmak yolu ile veya duyulup nakledilen bilgiler \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda bilirler veya bilebilirler. Baksalar ya, \u00f6yle iken biz onlar\u0131 kopar\u0131p ay\u0131rd\u0131k. Yok iken yarat\u0131ld\u0131lar, bir \u015fey iken \u00e7o\u011fald\u0131lar. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta duman gibi bir madde iken farkl\u0131 \u015fekiller al\u0131p de\u011fi\u015fik k\u00fctleler oldular. Bir tabiatta kalamay\u0131p de\u011fi\u015fik karekterlerle \u00e7e\u015fitlendirildiler. Yer, g\u00f6klerden ayr\u0131ld\u0131, yukar\u0131s\u0131ndan ya\u011fmur ya\u011fd\u0131r\u0131ld\u0131, \u00fczerinde otlar bitirildi. Ve hayat\u0131 olan her\u015feyi sudan yaratt\u0131k. Yani gerek bitki, gerek hayvan ve gerek insan olsun, canl\u0131 olan her \u015feyin hayat\u0131na suyu sebep k\u0131ld\u0131k. Baz\u0131lar\u0131 buradaki sudan maksad\u0131n nutfe (sperma) oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Ancak bu takdirde canl\u0131lardan sadece bir k\u0131sm\u0131n\u0131 canl\u0131l\u0131k kavram\u0131na tahsis etmek icab eder. Halbuki su bilinen y\u00f6n\u00fcyle as\u0131l m\u00e2n\u00e2s\u0131na oldu\u011fu takdirde &#8220;hayat\u0131 olan her \u015fey&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131 genel olarak hayvanlardan ba\u015fka bitkileri de i\u00e7ine alacakt\u0131r. \u015e\u00fcphesiz gerek hayvanlar\u0131n ve gerek bitkilerin hayatlar\u0131n\u0131n su ile ba\u011flant\u0131s\u0131 bilinen bir ger\u00e7ektir.<\/p>\n<p>Son zamanlarda suyu olu\u015fturan elementlerin en \u00f6nemlisi olan hidrojen, b\u00fct\u00fcn elementlerin temel esas\u0131 gibi m\u00fctalaa olunmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bu uyar\u0131s\u0131 daha kapsaml\u0131 bir ger\u00e7e\u011fe i\u015fareti de i\u00e7ine alm\u0131\u015f olur. Ger\u00e7i organik kimyada karbon bir temel element olarak m\u00fctalaa edilmektedir. Ve hayat\u0131n hava ile de alakas\u0131 vard\u0131r. Fakat \u00e2yette s\u00f6z\u00fc edilen &#8220;\u015eey&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn, suyun d\u0131\u015f\u0131nda kalan di\u011ferleri i\u00e7in de ayk\u0131r\u0131 bir taraf\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, bunlar herkes i\u00e7in su kadar a\u00e7\u0131k ve g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen \u015feyler de olmad\u0131\u011f\u0131ndan, burada en a\u00e7\u0131k delil ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ki, o da sudur. Suyun ratk (biti\u015fik olma) ve fatk (ay\u0131rma) ile m\u00fcnasebeti apa\u00e7\u0131k olup herkes\u00e7e bilinmektedir. Tabiat (yarat\u0131l\u0131\u015f) \u00fczerinde bu biti\u015fik olma ve ayr\u0131\u015fma durumu ile, bu \u015fekilden \u015fekile de\u011fi\u015ftirme olay\u0131 o k\u00e2firlerin g\u00f6r\u00fcp durduklar\u0131 veya d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp k\u0131yaslama yoluyla bildikleri veya haber ald\u0131klar\u0131 bir i\u015f, bir icraat oldu\u011fu halde yine de imana gelmezler h\u00e2! Bir sudan yarat\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 bilirler de h\u00e2l\u00e2 Allah&#8217;\u0131n sanat ve tesirine inanmazlar, tabiat, tabiat deyip dururlar h\u00e2! \u0130\u015fte tabiate kalsayd\u0131 tabiat kendi kendine de\u011fi\u015fir miydi, yer ile g\u00f6k yokluktan varl\u0131\u011fa gelirler miydi veya yer g\u00f6kten ayr\u0131l\u0131r m\u0131yd\u0131 veya kuru havada yukar\u0131dan ya\u011fmur ya\u011far, kuru toprakta otlar biter miydi, sonra o cans\u0131z tabiatlarda ayn\u0131 bir sudan de\u011fi\u015fik hayatlar meydana gelir miydi, insanlar olur muydu, kendileri hayat bulurlar m\u0131yd\u0131? Onlar kendilerini par\u00e7alanmaz m\u0131 zannediyorlar? \u00fc<\/p>\n<p>31- Halbuki onlar\u0131 yaratan biz, o yery\u00fcz\u00fcnde kendilerini sarsacak diye a\u011f\u0131r bask\u0131lar yapt\u0131k. Yani g\u00f6kten ay\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve \u00fczerinde kendilerine sudan hayat verdi\u011fimiz insanlar\u0131, yerk\u00fcresi hareketiyle \u00e7alkalay\u0131p s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokmas\u0131n, sakin olacak yer bulsunlar diye o yery\u00fcz\u00fcnde suya kar\u015f\u0131l\u0131k sulb oturakl\u0131 k\u0131t&#8217;alar (Omurgalar\u0131 derinliklere g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f par\u00e7alar yani:) da\u011flar meydana getirdik. Bir d\u00fc\u015f\u00fcnmeli ki, yery\u00fcz\u00fc, s\u0131v\u0131 bir halde kalsayd\u0131 ve yer hareket ettik\u00e7e insanlar \u00e7alkan\u0131p dursayd\u0131 ne b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131 olurdu. Toprak k\u00fctlesinin yarat\u0131lmas\u0131 ve da\u011flar\u0131n kaz\u0131k gibi oturtulmas\u0131 ile, bu s\u0131k\u0131nt\u0131 bertaraf edilip yery\u00fcz\u00fc, insanlar\u0131n ya\u015famas\u0131 i\u00e7in oturulabilir bir hale getirildi. Ve orada birtak\u0131m alanlar, yollar yapt\u0131k ki do\u011fru yolu bulabilsinler. Arzu ettikleri yere do\u011fru gidebilsinler veya hak yolunu tutsunlar.<\/p>\n<p>32- G\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fc de korunmu\u015f bir tavan yapt\u0131k. &#8220;Onlar\u0131 (g\u00f6kleri) kovulmu\u015f her \u015feytandan koruduk&#8221; (H\u0131cr15\/17) \u00e2yetinde belirtildi\u011fi gibi, \u015feytanlar\u0131n sald\u0131r\u0131s\u0131ndan korumu\u015f veyahut kendisine tayin edilmi\u015f zamana kadar bozulup da\u011f\u0131lmaktan korunmu\u015ftur. &#8220;Do\u011frusu g\u00f6kleri ve yeri zeval bulmaktan Allah koruyup tutuyor. And olsun ki, zeval bulurlarsa, onlar\u0131 O&#8217;ndan ba\u015fka kimse tutamaz. O \u015f\u00fcphesiz Hal\u00eemdir, ba\u011f\u0131\u015flayand\u0131r.&#8221; (F\u00e2t\u0131r, 35\/41) Onlar ise bunun (g\u00f6ky\u00fcz\u00fcn\u00fcn) al\u00e2metlerinden y\u00fcz \u00e7evirmektedirler. G\u00f6ky\u00fcz\u00fcnde Allah&#8217;\u0131n kudretini ve O&#8217;nun birli\u011fini g\u00f6steren bunca delillerin g\u00f6sterdi\u011fi ger\u00e7eklerden y\u00fcz \u00e7evirip ge\u00e7iyorlar.<\/p>\n<p>33- Halbuki geceyi, g\u00fcnd\u00fcz\u00fc, g\u00fcne\u015fi ve ay\u0131 yaratan O&#8217;dur. Bunlar\u0131n her biri kendi dairesinde dola\u015fmaktad\u0131r. Demek zannedildi\u011fi gibi onlar\u0131 felek (y\u00f6r\u00fcnge) d\u00f6nd\u00fcr\u00fcyor de\u011fil, onlar felekte ve herbiri bir y\u00f6r\u00fcngede y\u00fcz\u00fcyorlar. Felek, devreden \u015fey demek oldu\u011funa g\u00f6re, baz\u0131lar\u0131 fele\u011fi dola\u015fan bir cisim saym\u0131\u015flard\u0131r ki, bunlar, zamanlar\u0131n\u0131n fen tel\u00e2kkisine kap\u0131lm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlar. Halbuki Dahh\u00e2k&#8217;tan rivayet olundu\u011fu \u00fczere felek, y\u0131ld\u0131zlar\u0131n medar\u0131, yani dola\u015ft\u0131\u011f\u0131 yer diye tarif edilmi\u015ftir ki, s\u0131rf r\u0131yaz\u00ee (matematiksel) bir ifadedir. Son zamanlarda dilimizde bu medar kelimesi gibi &#8220;mahrek&#8221; (hareket yeri) demek de terim olmu\u015ftur. Biri devirden ism-i mek\u00e2n, biri de hareketten ism-i mek\u00e2nd\u0131r. \u00c2yette yaln\u0131z g\u00fcne\u015f ile ay zikredildi\u011fi halde haberde tesniye getirilmeyip ikiden daha fazlas\u0131n\u0131 ifade eden \u00e7o\u011ful si\u011fas\u0131yla &#8220;y\u00fczerler.&#8221; buyurulmas\u0131 dikkate de\u011fer g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.Burada tefsirciler, bir ka\u00e7 yorum s\u00f6ylemi\u015flerdir:<\/p>\n<p>Birincisi: &#8220;G\u00fcne\u015f, ay ve y\u0131ld\u0131zlar&#8221; takdirinde olmas\u0131d\u0131r ki, g\u00fcne\u015f ile ay\u0131n yan\u0131nda y\u0131ld\u0131zlar hazfedilmi\u015f sonra da, hepsi anlam\u0131nda olan &#8220;k\u00fcll\u00fcn&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc ve \u00e7o\u011ful si\u011fas\u0131 olan &#8220;yesbeh\u00fbn&#8221; ile hepsine i\u015faret olunmu\u015f demektir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: Bu kar\u00eene (maksad\u0131 g\u00f6steren al\u00e2met) ile g\u00fcne\u015f ve aydan cins olarak b\u00fct\u00fcn y\u0131ld\u0131zlar\u0131n kast edilmi\u015f olmas\u0131d\u0131r. Bunu baz\u0131lar\u0131, do\u011fu\u015f yerlerinin de\u011fi\u015fmesi itibariyle g\u00fcne\u015f ile ay\u0131n bir \u00e7o\u011fulu gibi d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve dolay\u0131s\u0131yla da di\u011fer y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u00e2yette s\u00f6z konusu edilmedi\u011fini kabul etmek istemi\u015flerdir. Fakat bu tarz d\u00fc\u015f\u00fcnce s\u00f6z konusu edilecek olursa, di\u011fer y\u0131ld\u0131zlar\u0131n da kimisinin ay m\u00e2n\u00e2s\u0131nda oldu\u011funa i\u015faret olarak bu ikisini hepsini cinsi gibi almak daha m\u00fcnasiptir. Sonra &#8220;k\u00fcl&#8221; genellemesi, g\u00fcne\u015f ve ayla beraber daha \u00f6nce ad\u0131 ge\u00e7en &#8220;yer&#8221;i de i\u00e7ine alarak hepsine i\u015faret yap\u0131lm\u0131\u015f olma ihtimali de vard\u0131r ki yer, g\u00fcne\u015f, ay b\u00fct\u00fcn g\u00f6k cisimlerinden herbiri bir y\u00f6r\u00fcngede y\u00fcz\u00fcyorlar demek olur. Ve demek ki ne kadar g\u00f6k cisimleri varsa o kadar da y\u00f6r\u00fcngeleri vard\u0131r. S\u00f6z\u00fcn \u00f6z\u00fc, hangisi olursa olsun \u015furas\u0131 muhakkak ki, burada eski astronomi ilminin kabul etti\u011fi bir teorinin reddedilmesi vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar g\u00fcne\u015f ile ay\u0131, y\u00f6r\u00fcnge hareket ettiriyor diyorlard\u0131. Burada ise herbirinin birer y\u00f6r\u00fcngede kendilerinin y\u00fczd\u00fckleri haber veriliyor ki, g\u00f6k cisimlerinden her birinin fezada bir mihver (eksen) veya mahrek (y\u00f6r\u00fcnge) \u00fczerinde hareket ettiklerini s\u00f6yleyen yeni astronomi nazariyesinin esas\u0131 da budur. \u015e\u00fcphesiz eskilerin nazar\u0131nda da fenleri \u015fimdikilerinki gibi ve belki daha kuvvetli bir kanaatle takip ediliyordu. Demek ki, bug\u00fcn bu ve benzeri \u00e2yetlerde Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n fenne kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir zaferini okumaktay\u0131z. O halde bildi\u011fimiz fen ilimlerine ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcnen noktalara rast gelindi\u011fi zaman, Kur&#8217;\u00e2n fenne uydurulmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lmamal\u0131, fen, Kur&#8217;\u00e2n ile ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131lmaya u\u011fra\u015f\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ki, bir k\u0131sm\u0131 g\u00fcne\u015f gibi \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131, bir k\u0131sm\u0131 ay gibi ba\u015fkas\u0131 taraf\u0131ndan ayd\u0131nlat\u0131lan (milyarlarca) g\u00f6k cisimlerinin herbiri kendine mahsus bir dairede y\u00fcz\u00fcyor; hi\u00e7biri sakin de\u011fil, hepsi de birer eksen etraf\u0131nda periyodik hareketler yapmaktad\u0131r. Bir tutarlar\u0131 da yok, hepsi fez\u00e2n\u0131n bo\u015flu\u011funda, bir nizam ve d\u00fczen i\u00e7erisinde yollar\u0131na devam etmekte ve her t\u00fcrl\u00fc kusurdan korunmu\u015f olarak y\u00f6r\u00fcngelerinde y\u00fczmektedirler. Bu ne harika sanat, ne b\u00fcy\u00fck kudret ve ne b\u00fcy\u00fck \u00e2yetlerdir. Bunlar\u0131n hepsinden Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi ve y\u00fcceli\u011fi okunur. Fakat k\u00e2firler bunlar\u0131 g\u00f6rseler de \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131klar\u0131ndan y\u00fczlerini \u00e7evirirler, \u015funa buna isnad etmeye kalk\u0131\u015f\u0131rlar. Zerre kadar insaf\u0131 olanlar\u0131n itiraf etmesi gerekir ki, i\u015fte bu s\u00f6z\u00fc, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n birli\u011finin ve kudretinin delillerini g\u00f6r\u00fcnen \u00e2lemde g\u00f6sterirken, ayn\u0131 zamanda Allah&#8217;\u0131 g\u00f6steren delillerden birisi de Hz. Muhammed&#8217;in nuru oldu\u011funu g\u00f6stermek i\u00e7in, Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fini anlatacak hususi bir delil olmak \u00fczere, yerin g\u00f6kten ayr\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 gibi bilimsel bir ger\u00e7e\u011fi fizik ve felsefe adamlar\u0131na ders verdikten sonra, Batlamyus astronomisini k\u00f6k\u00fcnden y\u0131kan bir vecize ile astronomi bilginlerine de yeni bir fenn (ilmi bulu\u015f)in ba\u015flang\u0131c\u0131 olacak bilimsel bir genel kaide veriyor. Ger\u00e7i Kopernik, Nevton, L\u00e2pl\u00e2s gibi bu fen (Astronomi) ile me\u015fgul olan kimselerin b\u00f6yle bir Astronomik kanunu bulmalar\u0131 asl\u0131nda \u00e7ok \u00fcst\u00fcn bilimsel bir ba\u015far\u0131 ve bir deha olmakla beraber bir mucize say\u0131lmazsa da, bunu, \u00fcmmi (okuma, yazmas\u0131 olmayan) bir insan\u0131n b\u00fct\u00fcn ilim d\u00fcnyas\u0131na kar\u015f\u0131 meydan okurcas\u0131na haber vermi\u015f olmas\u0131, onun peygamberli\u011fini ortaya koyan Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerinden bir \u00e2yet oldu\u011funda \u015f\u00fcpheye yer b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>34- Bir de biz senden \u00f6nce de hi\u00e7bir insan\u0131 \u00f6l\u00fcms\u00fcz k\u0131lmad\u0131k. Her kim olursa olsun insano\u011flundan hi\u00e7 bir ferde bu d\u00fcnyada ebed\u00ee kalmay\u0131 nasib etmedik. O halde sanki sen \u00f6l\u00fcrsen onlar baki kalacaklar m\u0131? Senin \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00f6zeten &#8220;Biz onun felaket zaman\u0131n\u0131 bekliyoruz.&#8221; (T\u00fbr, 52\/30) diyen o k\u00e2firler b\u00e2k\u00ee mi kalacaklar ki, senin \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc d\u00fc\u015f\u00fcnerek teselli bulmak istiyorlar?<\/p>\n<p>35-41- Her nefis \u00f6l\u00fcm\u00fc tadacakt\u0131r. O ac\u0131y\u0131 duyacakt\u0131r. (Al-i \u0130mran, 3\/114 . \u00e2yetin tefsirine bkz.) Ve biz sizi bir imtihan olarak k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve iyilikle deneyece\u011fiz. Bu d\u00fcnya \u00f6yle bir imtihan ve deneme yeridir ki, her iyili\u011fin \u00f6n\u00fcnde bir \u015fer engeli vard\u0131r. Bununla beraber \u00f6l\u00fcmle her \u015fey bitiverecek de\u011fildir. Hepiniz de sonunda bize d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz, da\u011f\u0131l\u0131p toplan\u0131larak hesap g\u00f6r\u00fclecek, imtihanlar\u0131n iyi veya k\u00f6t\u00fc, m\u00fckafat veya cezalar\u0131 verilecektir. &#8220;O ink\u00e2rc\u0131lar seni g\u00f6rd\u00fckleri zaman seni alaya al\u0131yorlar&#8230; &#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>42- De ki: &#8220;Geceleyin ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fcn sizi Rahm\u00e2n&#8217;dan kim koruyabilir?&#8221; Ama onlar Rablerinin kitab\u0131ndan y\u00fcz \u00e7evirmektedirler.<\/p>\n<p>43- Yoksa kendilerini bize kar\u015f\u0131 savunacak tanr\u0131lar\u0131 m\u0131 var? O tanr\u0131lar kendilerine bile yard\u0131m edemezler, kat\u0131m\u0131zdan da dostluk g\u00f6rmezler.<\/p>\n<p>44- Do\u011frusu biz o k\u00e2firleri ve atalar\u0131n\u0131 ya\u015fatt\u0131k, hatta o \u00f6m\u00fcr onlara uzun geldi. Fakat \u015fimdi memleketlerini her yandan eksiltti\u011fimizi g\u00f6rm\u00fcyorlar m\u0131? O halde \u00fcst\u00fcn gelen onlar m\u0131d\u0131r?<\/p>\n<p>45- De ki: &#8220;Ben sizi ancak vahiyle korkutup uyar\u0131yorum,&#8221; uyar\u0131ld\u0131klar\u0131 zaman sa\u011f\u0131rlar \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 duymazlar.<\/p>\n<p>46- Yemin olsun ki, Rabbinin azab\u0131ndan az bir \u015fey onlara dokunursa, muhakkak &#8220;Vay bizlere, biz ger\u00e7ekten zalimlerdik&#8221; diyeceklerdir.<\/p>\n<p>47- Biz k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc i\u00e7in do\u011fru teraziler kurar\u0131z; hi\u00e7bir kimse hi\u00e7bir haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frat\u0131lmaz. Yap\u0131lan amel, bir hardal tanesi a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131nca da olsa, onu getirir (tart\u0131ya koyar\u0131z.). Hesap g\u00f6renler olarak da biz k\u00e2fiyiz.<\/p>\n<p>42-47- &#8220;Bir yere gelir, etraf\u0131ndan eksiltiriz.&#8221; (R\u00e2d, 13\/41. \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>48- Yemin olsun ki, Musa ve Harun&#8217;a e\u011friyi do\u011frudan ay\u0131ran kitab\u0131, takva sahibleri i\u00e7in bir \u0131\u015f\u0131k ve \u00f6\u011f\u00fct olarak verdik.<\/p>\n<p>49- Onlar g\u00f6rmedikleri halde Rablerinden korkarlar, k\u0131yamet saatinden de titrerler.<\/p>\n<p>48-49- Yani Musa ve Harun&#8217;a verilen \u00e2yetler ve mucizeler i\u00e7inde en m\u00fchim ve en faydal\u0131 olarak Tevrat verildi ki, hak ile bat\u0131l\u0131 ay\u0131ran h\u00fck\u00fcmleri, ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 ve \u00f6\u011f\u00fct verici ir\u015fad ve vaazlar\u0131 i\u00e7ine almaktayd\u0131. Bu b\u00f6yle.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>50- \u0130\u015fte bu (Kur&#8217;\u00e2n) da indirdi\u011fimiz kutsal bir kitapt\u0131r. \u015eimdi siz bunu mu ink\u00e2r ediyorsunuz?<\/p>\n<p>50- \u0130\u015fte bu da, yani Kur&#8217;\u00e2n da \u00f6yle m\u00fcbarek bir zikirdir ki onu biz indirdik. Ey \u00f6nceki peygamberlere verilen mucizelerin t\u0131pk\u0131s\u0131n\u0131 isteyenler! \u015eimdi siz bunu mu ink\u00e2r ediyorsunuz?<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>51-73-51- And olsun ki biz daha \u00f6nce \u0130brahim&#8217;e de r\u00fc\u015fd\u00fcn\u00fc vermi\u015ftik (akla uygun olan\u0131 g\u00f6stermi\u015ftik). Biz onu biliyorduk.<\/p>\n<p>52- O zaman o, babas\u0131na ve kavmine: &#8220;Bu tap\u0131n\u0131p durdu\u011funuz heykeller nedir?&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>53- Onlar: &#8220;Biz atalar\u0131m\u0131z\u0131 bunlara tapar bulduk&#8221; dediler.<\/p>\n<p>54- \u0130brahim: &#8220;And olsun ki sizler de, atalar\u0131n\u0131z da apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7indesiniz&#8221; dedi.<\/p>\n<p>55- Onlar : &#8220;Sen bize ger\u00e7e\u011fi mi getirdin (Sen ciddi mi s\u00f6yl\u00fcyorsun), yoksa \u015faka m\u0131 ediyorsun?&#8221; dediler.<\/p>\n<p>56- O \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Hay\u0131r Rabbiniz g\u00f6klerin ve yerin Rabbidir ki onlar\u0131 O yaratm\u0131\u015ft\u0131r. Ben de buna \u015fahidlik edenlerdenim.&#8221;<\/p>\n<p>57- &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim ki, siz arkan\u0131z\u0131 d\u00f6n\u00fcp gittikten sonra, ben putlar\u0131n\u0131za elbette bir tuzak kuraca\u011f\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>58- Derken o, bunlar\u0131 par\u00e7a par\u00e7a etti. Yaln\u0131z kendisine ba\u015fvursunlar diye onlar\u0131n b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc sa\u011flam b\u0131rakt\u0131.<\/p>\n<p>59- (Kavmi) &#8220;Tanr\u0131lar\u0131m\u0131za bunu kim yapt\u0131? Do\u011frusu o zalimlerden biridir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>60- (Baz\u0131lar\u0131) &#8220;\u0130brahim denen bir gencin, onlar\u0131 diline dolad\u0131\u011f\u0131n\u0131 duymu\u015ftuk&#8221; dediler.<\/p>\n<p>61- &#8220;O halde onu insanlar\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcne getirin, olur ki (aleyhinde) \u015fahidlik ederler&#8221; dediler.<\/p>\n<p>62- (\u0130brahim gelince ona) &#8220;Ey \u0130brahim! bunu tanr\u0131lar\u0131m\u0131za sen mi yapt\u0131n?&#8221; dediler<\/p>\n<p>63- \u0130brahim: &#8220;Belki onu \u015fu b\u00fcy\u00fckleri yapm\u0131\u015ft\u0131r, konu\u015fabiliyorlarsa onlara sorun&#8221; dedi.<\/p>\n<p>64- Bunun \u00fczerine vicdanlar\u0131na d\u00f6n\u00fcp (kendi kendilerine) dediler ki: &#8220;Do\u011frusu siz haks\u0131zs\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>65- Sonra yine (eski) kafalar\u0131na d\u00f6nd\u00fcler: &#8220;And olsun ki (ey \u0130brahim!) bunlar\u0131n konu\u015fmayaca\u011f\u0131n\u0131 (sen de) bilirsin.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>66- (\u0130brahim) dedi: &#8220;O halde, Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p da size hi\u00e7bir fayda ve zarar veremeyecek olan putlara m\u0131 tap\u0131yorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>67- &#8220;Size de, Allah&#8217;\u0131 b\u0131rak\u0131p tapt\u0131klar\u0131n\u0131za da yaz\u0131klar olsun, siz h\u00e2l\u00e2 ak\u0131llanmayacak m\u0131s\u0131n\u0131z?&#8221;<\/p>\n<p>68- Onlar: &#8220;Bir \u015fey yapacaksan\u0131z, \u015funu yak\u0131n da tanr\u0131lar\u0131n\u0131za yard\u0131m edin&#8221; dediler.<\/p>\n<p>69- Biz: &#8220;Ey ate\u015f! \u0130brahim&#8217;e kar\u015f\u0131 serin ve zarars\u0131z ol&#8221; dedik.<\/p>\n<p>70- Ona d\u00fczen kurmak istediler, fakat biz kendilerini daha fazla h\u00fcsrana u\u011fratt\u0131k.<\/p>\n<p>71- Onu da, L\u00fbt&#8217;u da, \u00e2lemler i\u00e7in bereketli ve kutsal k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z yere ula\u015ft\u0131r\u0131p kurtard\u0131k.<\/p>\n<p>72- Ona (\u0130brahim&#8217;e) \u0130shak&#8217;\u0131, \u00fcstelik bir de Yakub&#8217;u ihsan ettik ve herbirini salih kimseler k\u0131ld\u0131k.<\/p>\n<p>73- Onlar\u0131 buyru\u011fumuz alt\u0131nda (insanlara) do\u011fru yolu g\u00f6sterecek \u00f6nderler k\u0131ld\u0131k. Kendilerine hay\u0131rl\u0131 i\u015fler yapmay\u0131, namaz k\u0131lmay\u0131, zekat vermeyi vahyettik. Onlar bize kulluk eden kimselerdir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>74-75-74-Biz L\u00fbt&#8217;a da bir h\u00fck\u00fcm, bir ilim verdik. Onu \u00e7irkin i\u015fler i\u015fleyen kasabadan kurtard\u0131k. Do\u011frusu onlar k\u00f6t\u00fc, fas\u0131k bir kavimdi.<\/p>\n<p>75- Onu ise rahmetimizin i\u00e7ine ald\u0131k. \u00c7\u00fcnk\u00fc o salihlerdendi.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>76-77-76- Nuh da daha \u00f6nceleri bize yalvarm\u0131\u015ft\u0131; biz de onun duas\u0131n\u0131 kabul ettik, kendisini ve ailesini b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131dan kurtard\u0131k.<\/p>\n<p>77- \u00c2yetlerimizi yalanlayan kavminden onun \u00f6c\u00fcn\u00fc ald\u0131k. \u015e\u00fcphesiz onlar k\u00f6t\u00fc bir kavimdiler. Biz de hepsini (suda) bo\u011fduk.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>78- Davud ve S\u00fcleyman&#8217;\u0131 da (hat\u0131rla). Hani onlar ekin hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm veriyorlard\u0131. Hani milletin koyunlar\u0131 (geceleyin) i\u00e7inde yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, biz onlar\u0131n h\u00fckm\u00fcne \u015fahittik.<\/p>\n<p>79- Biz onu(n h\u00fckm\u00fcn\u00fc) hemen S\u00fcleyman&#8217;a bildirmi\u015ftik; (zaten) herbirine h\u00fck\u00fcm ve ilim vermi\u015ftik. Davud&#8217;la beraber tesbih etsinler diye, da\u011flar\u0131 ve ku\u015flar\u0131 buyruk alt\u0131na ald\u0131k. (B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131) yapan bizdik.<\/p>\n<p>80- Ona, sizi sava\u015fta korumak i\u00e7in z\u0131rh yapma sanat\u0131n\u0131 \u00f6\u011frettik, art\u0131k \u015f\u00fckreder misiniz?<\/p>\n<p>81- Bereketli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z yere do\u011fru, S\u00fcleyman&#8217;\u0131n emriyle y\u00fcr\u00fcyen \u015fiddetli r\u00fczgar\u0131, onun buyru\u011funa verdik. Biz her \u015feyi biliyorduk.<\/p>\n<p>82- Onun i\u00e7in dalg\u0131\u00e7l\u0131k yapan ve bundan ba\u015fka i\u015fler de g\u00f6ren \u015feytanlardan da onun buyru\u011fu alt\u0131na verdik. Onlar\u0131n hepsini biz g\u00f6zetiyorduk.<\/p>\n<p>78-82- Hani onlar ikisi de ekin hakk\u0131nda h\u00fckmettiler. Hani milletin koyunlar\u0131 i\u00e7inde yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, Davud (a.s) koyunlar\u0131n, tazminat olarak tarla sahibine verilmesine h\u00fckmetmi\u015fti. S\u00fcleyman (a.s) ise, (ekinin, koyun sahibinde kal\u0131p eski haline gelene kadar tarla sahibinin tazminat olarak koyunlar\u0131n s\u00fct\u00fcnden yararlanmas\u0131n\u0131 her iki taraf i\u00e7in de daha uygun oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015ft\u00fc. &#8220;Biz onlar\u0131n h\u00fck\u00fcmlerine \u015fahitlik.&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>83-84- 83- Eyy\u00fbb da: &#8220;Ba\u015f\u0131ma bir bela geldi, (sana s\u0131\u011f\u0131nd\u0131m), sen merhametlilerin en merhametlisisin&#8221; diye Rabbine nida etti.<\/p>\n<p>84- Biz de onun duas\u0131n\u0131 kabul ettik de ba\u015f\u0131na gelenleri kald\u0131rd\u0131k. Kat\u0131m\u0131zdan bir rahmet ve kulluk edenlere bir hat\u0131ra olmak \u00fczere, ona tekrar ailesini ve kaybettikleriyle bir mislini daha verdik .<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>85-86-85- \u0130smail, \u0130dris ve Z\u00fclkifl&#8217;i de (hat\u0131rla). Onlar\u0131n hepsi de sabredenlerdendi.<\/p>\n<p>86- Onlar\u0131 da rahmetimizin i\u00e7ine ald\u0131k. Onlar ger\u00e7ekten salih olanlardand\u0131.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>87- Z\u00fcnnun&#8217;u (bal\u0131k sahibi Yunus&#8217;u) da hat\u0131rla. Hani o, \u00f6fkelenerek gitmi\u015fti de, bizim kendisini hi\u00e7bir zaman s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmayaca\u011f\u0131m\u0131z\u0131 sanm\u0131\u015ft\u0131. Fakat sonunda karanl\u0131klar i\u00e7inde: &#8220;Senden ba\u015fka il\u00e2h yoktur, sen m\u00fcnezzehsin, \u015e\u00fcphesiz ben haks\u0131zl\u0131k edenlerden oldum&#8221; diye seslenmi\u015fti.<\/p>\n<p>88- Biz de duas\u0131n\u0131 kabul ile icabet ettik, kendisini \u00fcz\u00fcnt\u00fcden kurtard\u0131k. \u0130\u015fte biz iman edenleri b\u00f6yle kurtar\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>87-88- Senden ba\u015fka il\u00e2h yok, sana tesbih arz ederim, ben do\u011frusu zalimlerden oldum. (Z\u00fcnn\u00fbn, Hz. Yunus k\u0131ssas\u0131 i\u00e7in S\u00e2ffat, 37\/139-148. \u00e2yetlerinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>89- Zekeriya da hani Rabbine: &#8220;Rabbim! Beni tek ba\u015f\u0131ma b\u0131rakma, sen varislerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131s\u0131n&#8221; diye nida etmi\u015fti.<\/p>\n<p>90- Biz de duas\u0131n\u0131 kabul ile icabet ettik de kendisine Yahya&#8217;y\u0131 ihsan ettik. Ve e\u015fini (do\u011fum yapmaya) elveri\u015fli hale getirdik. Do\u011frusu onlar iyiliklerde yar\u0131\u015f\u0131yorlar, umarak ve korkarak bize yalvar\u0131yorlard\u0131. Bize kar\u015f\u0131 derin sayg\u0131 duyuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>89-90- Rabbim! Beni tek ba\u015f\u0131ma b\u0131rakma, ger\u00e7i sen varislerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131s\u0131n.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>91- Irz\u0131n\u0131 koruyan Meryem&#8217;e ruhumuzdan \u00fcflemi\u015f, onu ve o\u011flunu, \u00e2lemler i\u00e7in bir mucize k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>91-92- O han\u0131m (Meryem) ki \u0131rz\u0131n\u0131 sa\u011flam korudu da kendine ruhumuzdan \u00fcfledik. Yani &#8220;De ki: Ruh benim Rabbimin emrindendir.&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/85) \u00e2yetinin ifadesinde de oldu\u011fu gibi emrimizden olan ve \u00c2dem&#8217;e \u00fcflenen ruh cinsinden \u00fcfledik, i\u00e7inde \u0130sa&#8217;y\u0131 canland\u0131rd\u0131k. Yahut ruhumuzdan demek, ruhumuz taraf\u0131ndan demektir ki Cibr\u00eel, di\u011fer bir ad\u0131yla Ruhu&#8217;l-Kud\u00fcs vas\u0131tas\u0131yla \u00fcfledik demek olur. Nitekim Meryem S\u00fbresi&#8217;nde (19\/17) &#8220;Ona (Meryem&#8217;e) ruhumuzu (Cebrail&#8217;i) g\u00f6nderdik&#8221; \u00e2yetinin bu anlamda oldu\u011fu rivayet edilmektedir. (Tahr\u00eem, 66\/12. \u00e2yetin tefsiren bkz.) &#8220;Onu ve o\u011flunu \u00e2lemlere bir mucize k\u0131ld\u0131k&#8221; (Meryem, 19\/21. \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>92- Do\u011frusu bu sizin \u00fcmmetiniz (tevhid dini olan m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131k), bir tek \u00fcmmettir (bir tek din olarak sizin dininizdir). Ben de sizin Rabbinizim. O halde bana kulluk edin.<\/p>\n<p>93- Ama insanlar din konusunda aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fcklere ayr\u0131ld\u0131lar ama, hepsi bize d\u00f6neceklerdir.<\/p>\n<p>94- \u0130nanm\u0131\u015f olarak yararl\u0131 i\u015f i\u015fleyenin eme\u011fi ink\u00e2r edilmeyecektir. Biz \u015f\u00fcphesiz onu yazmaktay\u0131z.<\/p>\n<p>95- Yok etti\u011fimiz bir memleket (ahalisinin ahiretteki cezas\u0131n\u0131 da \u00e7ekmek \u00fczere) bize d\u00f6nmemesi ger\u00e7ekten imkans\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>96- Nihayet Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc(un seddi) a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman, ki onlar her dere ve tepeden ak\u0131n edip \u00e7\u0131karlar.<\/p>\n<p>97- Ve ger\u00e7ek vaad yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131nda, i\u015fte o zaman k\u00e2fir olanlar\u0131n g\u00f6zleri beleriverir. &#8220;Eyvah bizlere! Do\u011frusu biz bundan gaflet i\u00e7indeydik, hay\u0131r biz zalim kimselerdik.&#8221; derler.<\/p>\n<p>98- Siz ve Allah&#8217;dan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131n\u0131z, cehennemin yak\u0131t\u0131s\u0131n\u0131z; oraya gireceksiniz.<\/p>\n<p>99- E\u011fer onlar il\u00e2h olsalard\u0131, oraya girmeyeceklerdi. Hepsi orada temelli kalacakt\u0131r.<\/p>\n<p>100- Orada onlar\u0131n bir inlemeleri vard\u0131r. Bunlar orada (sa\u011f\u0131r olup) bir \u015fey de i\u015fitemezler.<\/p>\n<p>101- \u015e\u00fcphesiz kat\u0131m\u0131zdan kendileri i\u00e7in g\u00fczel \u015feyler takdir edilmi\u015f olanlar, i\u015fte oradan (cehennemden) uzak tutulanlard\u0131r.<\/p>\n<p>102- Bunlar onun (cehennemin) u\u011fultusunu bile duymazlar. Canlar\u0131n\u0131n istedi\u011fi \u015feyler i\u00e7inde temelli kal\u0131rlar.<\/p>\n<p>103- O en b\u00fcy\u00fck korku bunlar\u0131 \u00fczmez; kendilerini melekler: &#8220;Size s\u00f6z verilen g\u00fcn i\u015fte bug\u00fcnd\u00fcr&#8221; diye kar\u015f\u0131larlar.<\/p>\n<p>104- G\u00f6\u011f\u00fc, kitab d\u00fcrer gibi d\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman, yaratmaya ilk ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi, kat\u0131m\u0131zdan verilmi\u015f bir s\u00f6z olarak onu tekrar var edece\u011fiz. Do\u011frusu biz bunlar\u0131 yapar\u0131z.<\/p>\n<p>105- And olsun ki, Tevrat&#8217;tan sonra Zeb\u00fbr&#8217;da da yery\u00fcz\u00fcne ancak iyi kullar\u0131m\u0131n miras\u00e7\u0131 oldu\u011funu yazm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u015fu, \u00f6n\u00fcm\u00fczdeki millet, bu Kur&#8217;\u00e2n ile verilen tevhid ve \u0130sl\u00e2m milleti sizin \u00fcmmettinizdir. Birer ferdi olmakla emr olundu\u011funuz millettir. Bir tek \u00fcmmet olarak. B\u00fct\u00fcn peygamberlerin ki gibi, \u0130mam\u0131 (rehber ve \u00f6nderi) bir, \u015feriat\u0131 bir, k\u0131blesi bir olarak \u00f6ne d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bir cemaat halinde. Ben de Rabbinizim o halde bana ibadet edip kulluk yap\u0131n. Bir tek \u00fcmmet olabilmek i\u00e7in yaln\u0131z beni il\u00e2h bilin, bana kulluk edin.<\/p>\n<p>93- Halbuki onlar kumandalar\u0131n\u0131, yani h\u00fck\u00fcmetlerini aralar\u0131nda par\u00e7alad\u0131lar. Milli birli\u011fi bozdular. Fakat hepsi bize d\u00f6nerler. Yani o \u00e7e\u015fitli gruplar, mezhepler, milletlerin tapt\u0131klar\u0131 ve uyduklar\u0131 t\u00fcrl\u00fc il\u00e2hlar, \u00f6nderler, hepsi de bir hi\u00e7tir. Hepsinin en sonunda d\u00f6n\u00fcp gelecekleri yer biziz.<\/p>\n<p>94- &#8220;M\u00fcmin olarak salih amel i\u015fleyenlerin eme\u011fi ink\u00e2r edilmeyecektir. Biz \u015f\u00fcphesiz onu yazmaktay\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>95- Yok etti\u011fimiz bir memleket halk\u0131n\u0131n da bize d\u00f6nmemesi ger\u00e7ekten imkans\u0131zd\u0131r. Yani s\u00fbrenin ba\u015f taraflar\u0131nda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, yok olmaya mahkum etti\u011fimiz bir memleket halk\u0131na da &#8220;d\u00f6n\u00fcn bakal\u0131m&#8221; denildi\u011fi zaman, ink\u00e2rlar\u0131ndan d\u00f6necekler, d\u00f6nmemeleri m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. &#8220;Eyvah bizler zalim idik!&#8230;&#8221; diye itiraf ederek feryat ede ede bi\u00e7ilip s\u00f6neceklerdir.<\/p>\n<p>96-97- Nihayet Yec\u00fbc ve Mec\u00fbc&#8217;un seddi a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;u tutan ve Allah&#8217;\u0131n rahmetinin bir g\u00f6stergesi olan o pek sa\u011flam \u00e7elik sed, tevhid dininin seddi a\u00e7\u0131l\u0131p, o ne oldu\u011fu belirsiz halk bo\u015fand\u0131\u011f\u0131 (Kehf, 18\/93. \u00e2yetin tefsirine bkz.) Ve bunlar her deretepeden ak\u0131n ederek \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve ger\u00e7ek vaad yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 vakit, yani k\u0131yamet al\u00e2metleri ortaya \u00e7\u0131k\u0131p hesap g\u00fcn\u00fcn\u00fcn yakla\u015ft\u0131\u011f\u0131 vakit art\u0131k \u00f6yle deh\u015fet verici bir durum ki o k\u00e2fir olanlar\u0131n, bunlara inanmay\u0131p toplumun birlik ve beraberli\u011fini bozan o nank\u00f6r k\u00e2firlerin g\u00f6zleri f\u0131rlam\u0131\u015f Vay bizlere! Biz bundan ger\u00e7ekten gaflet i\u00e7indeydik. Hay\u0131r bizler zalim idik, diye \u00e7\u0131rp\u0131nacaklar.<\/p>\n<p>98-100-Ey Allah&#8217;a ortak ko\u015fanlar! \u015e\u00fcphesiz siz ve Allah&#8217;tan ba\u015fka tapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyler cehennem yak\u0131t\u0131s\u0131n\u0131z siz oraya gireceksiniz. E\u011fer onlar il\u00e2h olsayd\u0131lar oraya girerler miydi? Halbuki hepsi tapanlar ve tap\u0131lanlar orada temelli kalacaklard\u0131r. Onlar\u0131n, o tapanlar\u0131n orada \u00f6yle bir ah \u00e7ekmeleri vard\u0131r ki bunlar, tap\u0131lanlar oradad\u0131rlar da i\u015fitmezler.<\/p>\n<p>101- \u015e\u00fcphesiz kat\u0131m\u0131zdan kendileri i\u00e7in g\u00fczel \u015feyler takdir edilmi\u015f olanlar; yani haklar\u0131nda Allah taraf\u0131ndan &#8220;Bilakis onlar kendilerine ikram edilmi\u015f kullard\u0131r. Onlar Allah&#8217;tan \u00f6nce s\u00f6z s\u00f6ylemezler ve yaln\u0131z O&#8217;nun emriyle hareket ederler.&#8221;<\/p>\n<p>(Enbiya, 17\/26-27), &#8220;M\u00fcmin olarak salih amel i\u015fleyenlerin eme\u011fi ink\u00e2r edilmeyecektir. Biz \u015f\u00fcphesiz onu yazmaktay\u0131z.&#8221; (Enbiya, 17\/94) gibi en g\u00fczel \u00f6vg\u00fc ve m\u00fcjde dolu s\u00f6zlerle taltif edilmi\u015f, mutluluk, kendileri i\u00e7in mukadder olan kullara gelince onlar, oradan uzak tutulmu\u015flard\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130sa, Uzeyr ve melekler gibi ikram olunan kullar &#8220;Siz ve Allah&#8217;tan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131n\u0131z cehennemin yak\u0131t\u0131s\u0131n\u0131z&#8221; h\u00fckm\u00fcn\u00fcn d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. E\u011fer bunlar i\u00e7inde k\u00e2firlerin iddia ettikleri gibi il\u00e2hl\u0131k dava edenler bulunsayd\u0131, yukarda ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;Bunlar i\u00e7inde kim &#8216;Ben, Allah&#8217;dan ba\u015fka bir tanr\u0131y\u0131m&#8217; derse, i\u015fte onu cehennemle cezaland\u0131r\u0131r\u0131z.&#8221; (21\/29) \u00e2yetinin ifadesince bunlar\u0131n da cezas\u0131n\u0131n cehennem olaca\u011f\u0131 \u015f\u00fcphesizdir. Fakat o ikram olunan kullar, o k\u00e2firlerin isnad ettikleri \u015feylerden uzakt\u0131rlar. Kendilerinin il\u00e2h edinilmelerine raz\u0131 olmak \u015f\u00f6yle dursun, yukar\u0131dan beri a\u00e7\u0131klana geldi\u011fi gibi, bunlar s\u0131rf tevhid i\u00e7in g\u00f6nderilmi\u015f, tevhid i\u00e7in cihad etmi\u015fler ve bu suretle Allah&#8217;\u0131n ikramlar\u0131na kavu\u015fmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>102- B\u00f6yle kendilerine en g\u00fczel haslet takdir edilmi\u015f, \u00f6vg\u00fcye lay\u0131k kullar, cehennemden \u00f6yle uzakt\u0131rlar ki u\u011fultusunu bile duymazlar ve bunlar canlar\u0131n\u0131n istedi\u011fi \u015feyler i\u00e7inde temellidirler.<\/p>\n<p>103- O en b\u00fcy\u00fck korku bunlar\u0131 \u00fczmez. Onlar\u0131 melekler \u015f\u00f6yle kar\u015f\u0131lar: Size s\u00f6z verilen g\u00fcn i\u015fte bug\u00fcnd\u00fcr, diye m\u00fcjdelerler.<\/p>\n<p>104- G\u00f6\u011f\u00fc, kitab d\u00fcrer gibi d\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman yaratmaya ilk ba\u015flad\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi onu tekrar var edece\u011fiz. Kat\u0131m\u0131zdan verilmi\u015f bir s\u00f6z olarak bunu muhakkak yapaca\u011f\u0131z. &#8220;evvel-i halk&#8221; terkibi, burada &#8220;tekrar yaratma&#8221;n\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131 olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, ilk yaratmak demek oldu\u011fu a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bununla beraber \u015fu hususta d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir: &#8220;Allah&#8217;\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fey benim nurumdur, Allah&#8217;\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fey kalemdir, Allah&#8217;\u0131n ilk yaratt\u0131\u011f\u0131 \u015fey ak\u0131ld\u0131r&#8221; diye \u00fc\u00e7 tane hadis-i \u015ferif rivayet edildi\u011fine g\u00f6re; ilk ak\u0131l da, ilk kalem de Hz. Muhammed&#8217;in nuru demektir. O halde tekrar diriltme, Hz. Muhammed&#8217;in nuru ile ba\u015flayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>105- And olsun ki, Tevrat&#8217;tan sonra Zebur&#8217;da da yazd\u0131k, yahut bu konudaki birtak\u0131m hat\u0131rlatmalardan sonra Zebur&#8217;da yazd\u0131k. Ki yery\u00fcz\u00fcne ancak iyi kullar\u0131m miras\u00e7\u0131 olur. Yery\u00fcz\u00fc fitne, fesat \u00e7\u0131karanlardan al\u0131n\u0131r, verasete lay\u0131k, halifeli\u011fe ehil ve salahiyetli olan Cenab-\u0131 Hakk&#8217;a kulluk yapanlara verilir. Yani uzunca ya\u015fama s\u0131rr\u0131, d\u00fcr\u00fcst olma prensibine dayan\u0131r; bozuk olanlar\u0131n ya\u015fama hakk\u0131 yoktur. Firavun ve di\u011fer zorbalar\u0131n bo\u011fulma ve yok olmalar\u0131, onlar\u0131n g\u00fc\u00e7s\u00fcz g\u00f6rd\u00fckleri kullar\u0131n kutsal yerin (Kud\u00fcs&#8217;\u00fcn) do\u011fu ve bat\u0131s\u0131na miras\u00e7\u0131 k\u0131l\u0131nmalar\u0131, Davud&#8217;un Calut&#8217;u \u00f6ld\u00fcr\u00fcp &#8220;Ey Davud ! Seni \u015f\u00fcphesiz yery\u00fcz\u00fcnde halife k\u0131ld\u0131k, o halde insanlar aras\u0131nda adaletle h\u00fckmet, heva ve hevese uyma&#8221; (Sad, 38\/26) emriyle halifelik makam\u0131na getirilmesi gibi hadiselerle bir hat\u0131rlatma yap\u0131ld\u0131ktan sonra, Zebur&#8217;da da bu kanun belirtilmi\u015f ve ahir zamanda Hz. Muhammed&#8217;in \u00fcmmetinin miras\u00e7\u0131l\u0131\u011f\u0131na i\u015faret olunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Aslah kanunu veya Elyak kanunu denilen bu kanunun h\u00fckm\u00fc iledir ki, \u00f6nce genel olarak insanl\u0131k cemaati i\u00e7inde, kitap ehli olan milletlerle di\u011ferleri aras\u0131nda meydana gelen s\u00fcrt\u00fc\u015fmede sonunda kitap ehli galip gelmi\u015f; ikinci olarak kitap ehli olanlar\u0131n i\u00e7inde \u00f6nce yahudiler galebe etmi\u015f sonra h\u0131ristiyanlar, daha sonra m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00fcst\u00fcn gelmi\u015f ve liyakat\u0131n\u0131 korudu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e yine gelecektir. Zebur&#8217;da belirtildi\u011fi gibi burada Kur&#8217;\u00e2n ile de haber veriliyor ki, Hz. Muhammed&#8217;in peygamber olarak g\u00f6nderilmesinden sonra yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn miras\u0131, tevhid inanc\u0131yla m\u00fcmin ve salih ameller i\u015fleyen biricik \u00fcmmet olarak ortaya \u00e7\u0131kacak, put\u00e7uluk ve ayr\u0131l\u0131ktan, isyan ve anla\u015fmazl\u0131ktan korunarak en g\u00fczel i\u015fleri yapmaya gayret g\u00f6sterip \u00e7al\u0131\u015facak olan Allah&#8217;\u0131n salih kullar\u0131na aittir. Ta ki g\u00f6kler d\u00fcr\u00fcl\u00fcp yery\u00fcz\u00fc de\u011fi\u015ftikten sonra, cennet yerinin miras\u0131 da bunlar\u0131n olacakt\u0131r. &#8220;\u0130nsanlar din konusunda aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fcklere ayr\u0131ld\u0131lar.&#8221; (Enbiya, 17\/93) \u00e2yeti ile i\u015faret edildi\u011fi ve sahih hadislerde de bildirildi\u011fi \u00fczere, bu \u00fcmmette de ayr\u0131l\u0131klar \u00e7\u0131kacak; aralar\u0131nda emir (komuta zinciri) par\u00e7alanarak memleketler elden \u00e7\u0131kacak; bununla beraber yine de Peygamber ve ashab\u0131n\u0131n yolunda giden bir f\u0131rka-i n\u00e2ciye (ehl-i s\u00fcnnet ve&#8217;l cemaat denilen kurtulu\u015fa eren bir grup), bir iyiler grubu eksik olmayacak; zamanlar gelecek din garib olacak, iyi insanlar garib kalacak; sonra yine din, ba\u015flang\u0131\u00e7ta oldu\u011fu gibi d\u00f6n\u00fcp yeniden ortaya \u00e7\u0131kacak; peygamberlik iddias\u0131nda bulunacak olan otuz kadar Deccal&#8217;dan sonra il\u00e2hl\u0131k davas\u0131na kalk\u0131\u015facak olan b\u00fcy\u00fck Deccal, \u0130sa Mesih&#8217;in yery\u00fcz\u00fcne inmesiyle helak olacak; derken Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc \u00e7\u0131kacak, yery\u00fcz\u00fcnde g\u00f6r\u00fclmedik fesatlar, tasvire s\u0131\u011fmaz sava\u015flar yapt\u0131ktan sonra Allah&#8217;\u0131n emriyle yok olacaklar. Art\u0131k salib (ha\u00e7) k\u0131r\u0131lacak, domuz \u00f6ld\u00fcr\u00fclecek, iyi insanlar hakim olacak, Hz. Muhammed&#8217;in getirdi\u011fi \u015feriat\u0131n her tarafa yerle\u015fmesiyle insanl\u0131k bir mutluluk d\u00f6nemine girecektir. Nihayet k\u00fc\u00e7\u00fck ve orta nice k\u0131yametlerden sonrada D\u00e2bbet\u00fc&#8217;l-arz&#8217;\u0131n (yerden \u00e7\u0131kacak bir hayvan\u0131n) \u00e7\u0131kmas\u0131, g\u00fcne\u015fin bat\u0131dan do\u011fmas\u0131 ve S\u00fbr&#8217;un \u00fcflenmesiyle b\u00fcy\u00fck k\u0131yamet kopacak ve ikinci defa S\u00fbr&#8217;a \u00fcflenmekle yarat\u0131klar ilk yarat\u0131ld\u0131klar\u0131 gibi tekrar diriltilecek, ha\u015fir ve ne\u015fir olup, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc mutlak surette gelecek, nihayet cennet salih kimselerin olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>106- \u015e\u00fcphesiz bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da kulluk eden kimseler i\u00e7in k\u00e2fi bir \u00f6\u011f\u00fct vard\u0131r.<\/p>\n<p>107- (Ey Muhammed!) biz seni ancak \u00e2lemlere rahmet olarak g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>106- \u015e\u00fcphesiz bunda, bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da ve \u00f6zellikle bu s\u00fbrenin i\u00e7eri\u011finde kulluk eden kimseler i\u00e7in k\u00e2fi bir \u00f6\u011f\u00fct vard\u0131r. Yani himmetlerini ger\u00e7ekten ibadete y\u00f6nelten fertler ve cemaatler i\u00e7in yeteri kadar bir nasihat, maksada ula\u015ft\u0131rmaya yeter bir tebli\u011f vard\u0131r. Hatta bu son hitap, belki yaln\u0131z bu son kanun ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir bildiridir ki, ibadetin hakikatini, mabudu, peygamberli\u011fi, as\u0131l gayeyi tebli\u011f eder.<\/p>\n<p>107- Ve biz seni ancak \u00e2lemlere rahmet olarak g\u00f6nderdik. Yani, ey Muhammed! ba\u015fka bir sebep i\u00e7in de\u011fil, ancak b\u00fct\u00fcn \u00e2lemlere ve \u00f6zellikle ak\u0131l sahibi varl\u0131klara olan merhametimizden dolay\u0131 veya ba\u015fka bir durumda de\u011fil, ancak \u00e2lemlere bir rahmet olarak seni peygamber g\u00f6nderdik: Senin Peygamberli\u011fin b\u00fct\u00fcn varl\u0131klara Allah&#8217;\u0131n bir rahmetidir.<\/p>\n<p>Veya sen \u00f6yle kapsaml\u0131 bir rahmetsin ki, b\u00fct\u00fcn ak\u0131l sahibi varl\u0131klara o iyilik ve kurtulu\u015f yolunu g\u00f6stereceksin. Her iki d\u00fcnyada mutluluk getiren dini sen \u00f6\u011freteceksin ve b\u00fct\u00fcn \u00e2lem bundan istifade edecektir. Buna ra\u011fmen \u015fu rahmetten ka\u00e7an ve \u015fu nura kar\u015f\u0131 g\u00f6zlerini kapatan bedbahtlara yaz\u0131klar olsun ey \u00e2lemlere rahmet olarak g\u00f6nderilen Peygamber:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>108- De ki, bana ancak \u015f\u00f6yle vahyolunuyor: &#8220;\u0130l\u00e2h\u0131n\u0131z ancak tek bir il\u00e2ht\u0131r. \u015eimdi siz art\u0131k m\u00fcsl\u00fcman oluyor musunuz?&#8221;<\/p>\n<p>109- E\u011fer (yine de) y\u00fcz \u00e7evirirlerse, de ki: &#8220;Size d\u00fcped\u00fcz a\u00e7\u0131klad\u0131m; tehdit olundu\u011funuz \u015feyin yak\u0131n m\u0131, uzak m\u0131 oldu\u011funu bilmem.&#8221;<\/p>\n<p>110- \u015e\u00fcphesiz Allah a\u00e7\u0131\u011fa vurulan s\u00f6z\u00fc de bilir, gizlediklerinizi de bilir.<\/p>\n<p>111- Bilmem belki bu gecikme sizi denemek ve bir s\u00fcreye kadar ge\u00e7indirmek i\u00e7indir.<\/p>\n<p>108-109-*} De ki, her i\u015fin esas\u0131 ve her g\u00fczelli\u011fin ba\u015f\u0131 olan mabud konusunda bana ancak \u015f\u00f6yle vahy olunuyor: Hepinizin il\u00e2h\u0131 ancak bir il\u00e2ht\u0131r ki, Allah&#8217;d\u0131r. Yukar\u0131da ispat edildi\u011fi gibi, O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131 bat\u0131ld\u0131r. \u015eimdi siz art\u0131k m\u00fcsl\u00fcman oluyor musunuz? Bu vahye teslim olup b\u00fct\u00fcn samimiyetinizle hepiniz bir il\u00e2ha boyun e\u011fmeyi kabul ediyor musunuz? K\u0131saca b\u00f6yle anlat onlara Kabul etmedikleri takdirde de \u015f\u00f6yle de: Size d\u00fcped\u00fcz il\u00e2n ettim, emri bildirdim, tehlikeyi a\u00e7\u0131klad\u0131m. (\u00c2yette ge\u00e7en) &#8220;\u0130zan&#8221; kelimesi sava\u015f ilan etmek anlam\u0131na da geldi\u011fine g\u00f6re bu \u00e2yetin inmesiyle Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi, Mekke m\u00fc\u015friklerine i\u00e7inde bulunduklar\u0131 durumun sava\u015f hali oldu\u011funu ilan etmi\u015f say\u0131l\u0131r. Buna g\u00f6re ileride meydana gelecek Bedir Sava\u015f\u0131n\u0131n ilan\u0131 da bu andan itibaren yap\u0131lm\u0131\u015f demektir. Tehdit olundu\u011funuz \u015feyin yak\u0131n m\u0131, uzak m\u0131 oldu\u011funu bilmem. Yani hak dinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hakim duruma ge\u00e7mesi veyahut k\u0131yametin kopmas\u0131n\u0131n kesin oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoksa da yak\u0131n m\u0131, uzak m\u0131 bilmem. \u015eu halde s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda &#8220;\u0130nsanlar\u0131n hesap g\u00f6rme zaman\u0131 yakla\u015ft\u0131&#8221;. (17\/1) buyurulmas\u0131 &#8220;her gelecek yak\u0131n&#8221; olmas\u0131 itibariyledir.<\/p>\n<p>110- \u015e\u00fcphesiz O Allah a\u00e7\u0131\u011fa vurulan s\u00f6z\u00fc de bilir, gizlediklerinizi de bilir. O halde cezan\u0131z\u0131n vaktini de bilir.<\/p>\n<p>111- Ve bilmem belki o, o ikinci \u015f\u0131k, yani tehdit olundu\u011funuz \u015feyin gecikmesi, cezan\u0131z\u0131n tehir edilmesi sizin i\u00e7in bir imtihand\u0131r. Ceza ve i\u015fkencenizi b\u00fcy\u00fctmek i\u00e7in bir istidrac (birden cezaland\u0131rmay\u0131p m\u00fchlet vermek) ve bir s\u00fcreye kadar bir ge\u00e7indirmedir, bir \u00e7e\u015fit yararland\u0131rma ile oyalamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu emri tebli\u011f ve bu bildiri i\u015fini yerine getirdikten sonra Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isinin ne yapt\u0131\u011f\u0131na gelince,<\/p>\n<p>\u015e\u00f6yle dua etti:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>112- (Hz. Peygamber \u015f\u00f6yle) dedi: &#8220;Ey Rabbim! Aram\u0131zda ger\u00e7ekle h\u00fckmet ve Rabbimiz O Rahm\u00e2n&#8217;d\u0131r ki, isnad etti\u011finiz (yalan) vas\u0131flar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak olan ancak O&#8217;dur. &#8221;<\/p>\n<p>112- Dedi: Rabbim! Ger\u00e7ekle h\u00fckm\u00fcn\u00fc ver; adaletin daha fazla gecikmesin. Ve Rabbimiz o Rahm\u00e2n&#8217;d\u0131r ki isnad etti\u011finiz vas\u0131flar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak olan ancak O&#8217;dur. Ey zalimler! Sihirdir, kar\u0131\u015f\u0131k r\u00fcyalard\u0131r, iftirad\u0131r, \u015fiirdir gibi isnadlar\u0131n\u0131za, \u0130sl\u00e2m dini ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n aleyhinde yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z propaganda ve ink\u00e2rlar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak olan ancak O&#8217;dur.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>21-ENB\u0130YA: 1-10- &#8220;Gizli f\u0131s\u0131lt\u0131 yapt\u0131lar.&#8221; Necv\u00e2, gizli f\u0131s\u0131lt\u0131 demek oldu\u011fu halde; bir de bunun gizlice s\u00f6ylendi\u011fini a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmek, f\u0131s\u0131lt\u0131n\u0131n gizlilik derecesini g\u00f6stermek i\u00e7indir. B\u00f6yle oldu\u011fu halde Hz. Peygamber, Allah&#8217;tan ald\u0131\u011f\u0131 bilgi ile onlara ne s\u00f6ylediklerini haber verdi. Bunun \u00fczerine \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kald\u0131lar da nereden duydun dediler. Cevap olarak dedi ki &#8220;Rabbim g\u00f6kte ve yerde (s\u00f6ylenen) her &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12084,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1190,1189,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1908","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-21-enbiya","tag-21-enbiya-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1908","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1908"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1908\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12084"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1908"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1908"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1908"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}