{"id":1914,"date":"2010-11-18T22:38:11","date_gmt":"2010-11-18T22:38:11","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1914"},"modified":"2010-11-18T22:38:11","modified_gmt":"2010-11-18T22:38:11","slug":"18-kehf-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/18-kehf-tefsiri\/","title":{"rendered":"18-KEHF SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>18-KEHF:<\/p>\n<p>1-2-3- Allah&#8217;a hamdolsun o \u00f6yle bir Allah&#8217;d\u0131r ki Kitab\u0131 kuluna indirdi. Hem de onun i\u00e7in hi\u00e7bir e\u011frilik yapmayarak; dolamba\u00e7l\u0131 de\u011fil, \u00e7arp\u0131k de\u011fil, yalan\u0131, yanl\u0131\u015f\u0131 yok. Dosdo\u011fru bir hakim olmak \u00fczere indirdi. Ki kendi kat\u0131ndan pek \u015fiddetli bir azab olan ahiret azab\u0131 ile (k\u00e2firleri) uyars\u0131n ve iyi i\u015fler yapan m\u00fcminlere \u015funu m\u00fcjdelesin onlara kesinlikle \u00f6yle g\u00fczel bir m\u00fckafat vard\u0131r ki. Orada (cennette) devaml\u0131 kalacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>4- Uyarman\u0131n kimlere oldu\u011funa gelince, Hem \u015fu kimseleri i\u00e7indir ki onlar, Allah \u00e7ocuk edindi dediler. Bunlar meleklere Allah&#8217;\u0131n k\u0131zlar\u0131d\u0131r diyen Arap m\u00fc\u015frikleri, Uzeyr&#8217;e Allah&#8217;\u0131n o\u011flu diyen yahudiler, Mes\u00eeh&#8217;e (Hz. \u0130sa) Allah&#8217;\u0131n o\u011flu diyen h\u0131ristiyanlard\u0131r. \u00d6yle olmakla beraber bu hususta h\u0131ristiyanlar hepsinden fazla \u0131srar ediyorlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunu dinlerinin birinci esas\u0131 saym\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>5- Bunun hakk\u0131nda ne kendilerinin ne de atalar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir bilgisi yoktur. Yani bunu s\u00f6yleyenler, bildiklerinden de\u011fil, bilmediklerinden, babalar\u0131n\u0131, yani atalar\u0131n\u0131 veya kendilerine baba dedikleri papalar\u0131n\u0131 taklid ederek s\u00f6ylerler. Halbuki babalar\u0131n\u0131n s\u00f6zleri de bilgiden de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc ilim bunu kabul etmez. O adi s\u00f6z, yaln\u0131z a\u011f\u0131zlar\u0131ndan \u00e7\u0131kan bir kelime olmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan b\u00fcy\u00fcd\u00fc. Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir c\u00fcret, b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnah olan koca bir laf oldu.<\/p>\n<p>Burada &#8220;\u00e2b\u00e2&#8221; (babalar) ve &#8220;kelime&#8221; deyimlerinin h\u0131ristiyanlara ait deyimlerden oldu\u011funa dikkat edilirse bu kelimenin, en fazla onlar\u0131n a\u011fz\u0131ndan b\u00fcy\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcne bir dikkat \u00e7ekme oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Tefsir bilginleri bunu hat\u0131rlatmaya l\u00fczum g\u00f6rmemi\u015flerse de bu i\u015faret a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131l\u0131r. H\u0131ristiyanlar\u0131n atalar\u0131, &#8220;Mesih o\u011flumdur diye g\u00f6kten bir ses geldi.&#8221; derler dururlar. Onlar, yalan ve sa\u00e7mal\u0131ktan ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemiyorlar.<\/p>\n<p>6- Belki e\u011fer onlar, bu kitaba inanmazlarsa sen arkalar\u0131ndan \u00fcz\u00fcnt\u00fc ile neredeyse kendini \u00f6ld\u00fcr\u00fcp yok edeceksin. Yani ey bu kitab\u0131 kendisine indirdi\u011fim kulum ve Resul\u00fcm Muhammed! Bu kitaba inanmayanlar helak olacaklar. Fakat sen o b\u00fcy\u00fck s\u00f6yleyen yalanc\u0131lar\u0131n iman etmediklerine \u015fimdiden \u00f6yle \u00fcz\u00fcl\u00fcyorsun ki, iman etmezler de helak olurlarsa arkalar\u0131ndan edece\u011fin \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve esefle neredeyse kendini t\u00fcketecek dereceyi bulacaks\u0131n. O halde sen onlar i\u00e7in \u00fcz\u00fclme, kederlenme ve sana bu kitab\u0131 indiren Allah&#8217;a hamdederek vazifeni yerine getir.<\/p>\n<p>7- \u00c7\u00fcnk\u00fc biz yery\u00fcz\u00fcndeki \u015feyleri ona, yani yery\u00fcz\u00fcne bir s\u00fcs k\u0131ld\u0131k. M\u00fcmin ve m\u00fcmin olmayan insanlar\u0131n hangisi Allah&#8217;a daha itaatkar ve daha g\u00fczel amel i\u015fliyor diye imtihan edelim. Yani tecr\u00fcbe eder gibi ger\u00e7ekten meydana \u00e7\u0131karal\u0131m da ona g\u00f6re g\u00fczel i\u015f yapanlara, iyilik yapanlara g\u00fczel m\u00fckafat; k\u00f6t\u00fclere de \u015fiddetli azab verelim.<\/p>\n<p>8- Bununla beraber \u015fu da bir ger\u00e7ektir ki biz o yery\u00fcz\u00fcndekileri kuru bir topra\u011fa \u00e7evirmekteyiz.Bu g\u00fcn g\u00f6zleri kama\u015ft\u0131ran o s\u00fcsler, zinetler, yar\u0131n bakars\u0131n d\u00fcnden yokmu\u015f gibi harap ve toprak olup gidecekler. Onun i\u00e7in g\u00fczel amel, o fani (ge\u00e7ici) s\u00fcslere kap\u0131lmak de\u011fil, onun sonsuza dek kal\u0131c\u0131 olan yarat\u0131c\u0131s\u0131na hizmet etmektir. \u015eu halde o yok olacak s\u00fcs ve zinetlere esef ile \u00fcz\u00fclmemeli, vakit ge\u00e7irmemeli de bu imtihan meydan\u0131nda en g\u00fczel amel i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>9- Yoksa zannettin mi ki Ashab-\u0131 Kehf ve Rak\u00eem, -&#8220;Kehf&#8221;, da\u011fda ma\u011fara ve \u00f6zellikle geni\u015f olan\u0131d\u0131r ki, k\u00fc\u00e7\u00fc\u011f\u00fcne &#8220;g\u00e2r&#8221; denilir. T\u00fcrk\u00e7esi &#8220;in&#8221;dir. &#8220;Rak\u00eem&#8221;, bizim kitabe dedi\u011fimiz yaz\u0131l\u0131 ta\u015f veya maden veya di\u011fer \u015feylerden levha demektir.- Yani a\u015fa\u011f\u0131daki \u015fekliyle k\u0131ssalar\u0131 anlat\u0131lacak olan Kehf ve Rak\u00eem sahipleri garip mucizelerimizden midirler? Yani kuru topraklardan hayrete de\u011fer s\u00fcsler \u00e7\u0131kar\u0131p insanlar\u0131, onlara d\u00fc\u015fk\u00fcn k\u0131larak imtihan eden ve bu \u015fekilde en g\u00fczel amelleri d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fck i\u00e7inde ortaya koyan ve nihayet b\u00fct\u00fcn o s\u00fcsleri mahvetti\u011fi halde g\u00fczel i\u015f yapanlar\u0131 g\u00fczel m\u00fckafat ile ebedile\u015ftirecek olan il\u00e2h\u00ee kudretimizin hepsi \u00e7ok orijinal ve g\u00fczel olan eserleri ve mucizeleri aras\u0131nda Ashab-\u0131 Kehf ve Rak\u00eem tek hayret verici ve \u015fa\u015f\u0131lacak bir mucize mi oldular sand\u0131n? Hay\u0131r bunda \u015fa\u015f\u0131lacak bir \u015fey yoktur. En g\u00fczel amelleri, en \u015fa\u015fmaya de\u011fer al\u00e2metleri sonu toprak olan d\u00fcnya zinetine, d\u00fcnya hayat\u0131na aldanmayan, denenmi\u015f kimseler i\u00e7inden ortaya \u00e7\u0131karmak Allah&#8217;\u0131n \u00e2detidir. Allah ona benzemez daha neler yapm\u0131\u015f ve yapacakt\u0131r. Bunun i\u00e7in ba\u015fkalar\u0131 hayret etseler de daha b\u00fcy\u00fck mucizelere mazhar olan ve daha g\u00fczel ameller kendisinden istenen sen, o zanda bulunmayarak \u015funu hat\u0131rda tut:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10- O gen\u00e7ler ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131n\u0131nca \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Rabbimiz! Bize kat\u0131ndan bir rahmet ver ve bizim i\u00e7in \u015fu i\u015fimizden bir kurtulu\u015f yolu haz\u0131rla.&#8221;<\/p>\n<p>11- Bunun \u00fczerine biz de kulaklar\u0131n\u0131 t\u0131kayarak ma\u011farada onlar\u0131 y\u0131llarca uyuttuk.<\/p>\n<p>12- Sonra da iki gruptan hangisinin, onlar\u0131n ma\u011farada kald\u0131klar\u0131 s\u00fcreyi daha iyi hesaplad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in, onlar\u0131 tekrar uyand\u0131rd\u0131k.<\/p>\n<p>10-11-12- Derken kulaklar\u0131na perde vurduk, yani yat\u0131rd\u0131k, uyuttuk bilelim ki iki gruptan hangisi, bekledikleri s\u00fcreyi daha iyi hesaplad\u0131. Burada &#8220;bilelim&#8221; demek, fiilen ortaya koyal\u0131m ve ger\u00e7ekle\u015ftirelim de kendileri bile anlas\u0131n ve iki gruptan birisi Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inanan, m\u00fcmin Ashab-\u0131 Kehf, birisi de has\u0131mlar\u0131 olan m\u00fc\u015friklerdir. \u00c2yette g\u00f6r\u00fclece\u011fi \u00fczere Ashab-\u0131 Kehf uyand\u0131klar\u0131 zaman i\u015flerinde ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131n\u0131, gayelerinde isabet ettiklerini g\u00f6rd\u00fcler ve Allah&#8217;\u0131n rahmetine kavu\u015ftular.<\/p>\n<p>Bu \u00f6zetlemeden sonra bunlar\u0131n dinleri, i\u015fleri ne idi? Ma\u011faraya ni\u00e7in \u00e7ekildiler ve orada nas\u0131l kald\u0131lar, sonra da nas\u0131l uyand\u0131r\u0131ld\u0131lar? Ayr\u0131nt\u0131s\u0131na gelince:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>13- Biz sana onlar\u0131n k\u0131ssalar\u0131n\u0131 ger\u00e7ek olarak anlataca\u011f\u0131z. Hakikaten onlar, Rablerine iman eden birka\u00e7 gen\u00e7 idi. Biz de onlar\u0131n hidayetlerini art\u0131rd\u0131k.<\/p>\n<p>14- (Oran\u0131n h\u00fck\u00fcmdar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda) aya\u011fa kalkarak dediler ki: &#8220;Bizim Rabbimiz, g\u00f6klerin ve yerin Rabbidir. Biz, O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131na il\u00e2h deyip tapmay\u0131z, yoksa sa\u00e7ma sapan konu\u015fmu\u015f oluruz.<\/p>\n<p>15- \u015eu bizim kavmimiz, Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h edindiler. Onlar\u0131n il\u00e2h oldu\u011funa dair a\u00e7\u0131k bir delil getirselerdi ya! Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 yalan uydurandan daha zalim kim olabilir?<\/p>\n<p>16- (\u0130\u00e7lerinden biri \u015f\u00f6yle demi\u015fti:) &#8220;Mademki siz, onlardan ve Allah&#8217;tan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131 putlardan ayr\u0131ld\u0131n\u0131z, o halde ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131n\u0131n ki, Rabbiniz rahmetinden size geni\u015flik versin ve i\u015finizi rast getirip kolayla\u015ft\u0131rs\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>17- Ey Muhammed! Baksayd\u0131n g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu zaman ma\u011faran\u0131n sa\u011f taraf\u0131na y\u00f6neldi\u011fini, batarken de sol taraftan onlar\u0131 makaslay\u0131p ge\u00e7ti\u011fini g\u00f6r\u00fcrd\u00fcn. Onlar, ma\u011faran\u0131n geni\u015f bir yerinde idiler. \u0130\u015fte bu Allah&#8217;\u0131n mucizelerindendir. Allah kime hidayet ederse, i\u015fte o, hakka ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r; kimi de hidayetten mahrum ederse, art\u0131k ona do\u011fru yolu g\u00f6sterecek bir dost bulamazs\u0131n.<\/p>\n<p>18- Bir de onlar\u0131 ma\u011farada g\u00f6rseydin uyan\u0131k san\u0131rd\u0131n. Halbuki onlar uykudad\u0131rlar. Biz onlar\u0131 sa\u011fa sola \u00e7evirirdik. K\u00f6pekleri de giri\u015fte \u00f6n ayaklar\u0131n\u0131 ileri do\u011fru uzatm\u0131\u015ft\u0131. E\u011fer onlar\u0131 g\u00f6rseydin, arkana bakmadan ka\u00e7ard\u0131n ve i\u00e7in korku ile dolard\u0131.<\/p>\n<p>19- Onlar\u0131 bir mucize olarak uyuttu\u011fumuz gibi, birbirlerine sorsunlar diye kendilerini uyand\u0131rd\u0131k da i\u00e7lerinden bir s\u00f6zc\u00fc \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ne kadar durup kald\u0131n\u0131z?&#8221; (Kimi) &#8220;Bir g\u00fcn ya da g\u00fcn\u00fcn bir par\u00e7as\u0131 kadar kald\u0131k&#8221; dediler. (Kimi de) \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Ne kadar durdu\u011funuzu, Rabbiniz daha iyi bilir. \u015eimdi siz birinizi, bu g\u00fcm\u00fc\u015f paran\u0131zla \u015fehre g\u00f6nderin de baks\u0131n, hangi yiyecek daha temiz ise, ondan size az\u0131k getirsin. Hem \u00e7ok dikkatli davrans\u0131n ve sizi kimseye sezdirmesin.&#8221;<\/p>\n<p>20- &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fehir halk\u0131, sizi ellerine ge\u00e7irirlerse muhakkak sizi ta\u015flayarak \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler veya kendi dinlerine \u00e7evirirler ki, o zaman siz d\u00fcnyada da ahirette de asla kurtulu\u015fa eremezsiniz.&#8221;<\/p>\n<p>21- B\u00f6ylece insanlar\u0131 onlardan haberdar k\u0131ld\u0131k ki, \u00f6ld\u00fckten sonra dirilmenin hak oldu\u011funu ve k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnden \u015f\u00fcphe edilemeyece\u011fini bildirmek i\u00e7in, \u00f6ylece \u015fehir halk\u0131na buldurduk. Onlar\u0131 ma\u011farada bulanlar, aralar\u0131nda durumlar\u0131n\u0131 tart\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. Dediler ki: &#8220;\u00dcstlerine bir bina (kilise) yap\u0131n. Bununla beraber Rableri, onlar\u0131 daha iyi bilir.&#8221; S\u00f6zlerinde \u00fcst\u00fcn gelen m\u00fcminler: &#8220;\u00dczerlerine muhakkak bir mescid yapaca\u011f\u0131z.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>22- Ashab-\u0131 Kehf&#8217;in say\u0131lar\u0131nda ihtilaf edenlerden baz\u0131lar\u0131: Onlar, \u00fc\u00e7 ki\u015fidir, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcleri k\u00f6pekleridir&#8221; diyecekler. Di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da &#8220;Onlar, be\u015f ki\u015fidir, alt\u0131nc\u0131lar\u0131 k\u00f6pekleridir &#8221; diyecekler. Her ikisi de bilinmeyen hakk\u0131nda tahmin y\u00fcr\u00fctmektir. (kimileri de:) &#8220;Onlar, yedi ki\u015fidir; sekizincisi k\u00f6pekleridir&#8221; derler. De ki: &#8220;Onlar\u0131n say\u0131lar\u0131n\u0131 Rabbim daha iyi bilir.&#8221; Onlar\u0131 ancak pek az\u0131 bilir, Bu sebeple onlar hakk\u0131nda bu bildirilenler d\u0131\u015f\u0131nda bir m\u00fcnaka\u015faya giri\u015fme ve bunlar hakk\u0131nda hi\u00e7 kimseye de bir \u015fey sorma!<\/p>\n<p>13- Biz sana onlar\u0131n k\u0131ssas\u0131n\u0131 oldu\u011fu gibi dosdo\u011fru anlataca\u011f\u0131z. \u015e\u00f6yle ki: Ger\u00e7ekten onlar bir tak\u0131m gen\u00e7lerdir.<\/p>\n<p>&#8220;Fitye&#8221;, gen\u00e7 delikanl\u0131, yi\u011fit demek olan &#8220;fet\u00e2&#8221; n\u0131n ondan az say\u0131ya delalet eden \u00e7o\u011fuludur. Demek ki k\u0131ssan\u0131n ibret te\u015fkil eden hakikatinde bunlar\u0131n isimleri ve say\u0131lar\u0131 ve memleketlerinin bellenmesi l\u00e2z\u0131m de\u011fildir. H\u00fcviyetleri olmak \u00fczere ehemmiyete de\u011fer olan birinci nokta \u015fu vas\u0131flar\u0131d\u0131r: Bir ka\u00e7 gen\u00e7 yi\u011fitten olu\u015fan az bir topluluk ki kendilerinin Rabbine iman ettiler ve biz de kendilerine hidayetlerini art\u0131rd\u0131k. Onlar\u0131n kalplerini metin k\u0131ld\u0131k.<\/p>\n<p>14- O yi\u011fitler aya\u011fa kalkarak dediler ki bizim Rabbimiz, b\u00fct\u00fcn g\u00f6klerin ve yerin Rabbidir.<\/p>\n<p>Biz O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131na hi\u00e7bir zaman ilah demeyiz. Do\u011frusu o vakit ak\u0131ldan uzak, haddinden fazla bir yalan s\u00f6ylemi\u015f oluruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h imkans\u0131zd\u0131r, yaland\u0131r. \u0130\u015fte bu yi\u011fitlerin i\u015flerinin asl\u0131 \u015fu idi: M\u00fc\u015friklere kar\u015f\u0131 ayaklanma ile tevhidi il\u00e2n.<\/p>\n<p>Bu ayaklanman\u0131n meydana gelme \u015fekli hakk\u0131nda de\u011fi\u015fik rivayetler vard\u0131r. Muhammed b. \u0130shak&#8217;\u0131n nakline g\u00f6re \u015f\u00f6yle zikredilmi\u015ftir: \u0130ncil ehlinin i\u015fi alt\u00fcst oldu, i\u00e7lerinde su\u00e7lar b\u00fcy\u00fcd\u00fc, krallar azg\u0131nl\u0131k etti. Bu krallar putlara tap\u0131yor, putlar i\u00e7in kurbanlar kesiyorlard\u0131. Bu konuda pek ileri gidenlerden biri de Rum krallar\u0131ndan Dekyanus idi. Rum \u00fclkesini dola\u015f\u0131p putperestli\u011fi kabul etmeyen h\u0131ristiyanlar\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcyordu. Nihayet Ashab-\u0131 Kehf&#8217;in \u015fehri olan &#8220;Dekinos&#8221;a indi. \u0130ner inmez iman ehlinin takip edilmesini ve yakalanmas\u0131n\u0131 emretti. \u0130man edenler, \u015furaya buraya ka\u00e7\u0131p gizlenmi\u015flerdi. \u015eehrin k\u00e2firlerinden tayin etti\u011fi zab\u0131talar\u0131 iman edenleri takip ediyor, gizlendikleri yerlerden \u00e7\u0131kar\u0131p Dekyanus&#8217;a getiriyorlard\u0131. O da putlara kurban kesilen mezbahalara sevkedip putperestlikle \u00f6ld\u00fcr\u00fclme aras\u0131nda se\u00e7im yapmalar\u0131n\u0131 \u00f6neriyordu. Al\u00e7ak d\u00fcnya hayat\u0131na ra\u011fbet edip bu \u00f6l\u00fcmden korkanlar, onun dedi\u011fini yap\u0131yorlar. Ebed\u00ee hayat\u0131 tercih edenleri de \u00f6ld\u00fcr\u00fcp, par\u00e7alay\u0131p \u015fehrin suruna ve kap\u0131lar\u0131na as\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bunu g\u00f6ren o birka\u00e7 gen\u00e7, Rum soylular\u0131ndan ve bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re kral\u0131n ileri gelenlerinden h\u00fcr gen\u00e7lerdi, \u00e7ok etkilendiler. Bu fitnenin def edilmesi i\u00e7in Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya g\u00f6z ya\u015flar\u0131 ile boyun e\u011ferek namaz k\u0131l\u0131p dua ediyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Zorba kral\u0131n yard\u0131mc\u0131lar\u0131 bu gen\u00e7leri ihbar ettiler, bundan dolay\u0131 onlar\u0131, h\u00fccrelerinde bast\u0131r\u0131p huzuruna getirtti ve baz\u0131 \u015feyleri s\u00f6yledikten sonra bunlar\u0131 ya putlara ibadet veya \u00f6l\u00fcm aras\u0131nda se\u00e7im yapmalar\u0131n\u0131 teklif etti. O vakit o yi\u011fitler de dediler ki: &#8220;Bizim bir il\u00e2h\u0131m\u0131z vard\u0131r ki, ululuk ve y\u00fcceli\u011fi g\u00f6kleri ve yeri doldurmu\u015ftur. Biz ondan ba\u015fka birine il\u00e2h demeyiz, asla putlara tapmay\u0131z, senin teklifini kabul etme ihtimalimiz sonsuza dek yoktur, h\u00fckm\u00fcn ne ise yap!&#8221; Bundan dolay\u0131 \u00fczerlerindeki k\u0131ymetli elbiselerin soyulmas\u0131n\u0131 emredip onlar\u0131 yan\u0131ndan \u00e7\u0131kard\u0131 ve kendisi \u00f6nemli bir i\u015f i\u00e7in Ninova \u015fehrine gitti ve geri d\u00f6n\u00fcnceye kadar onlara d\u00fc\u015f\u00fcnme i\u00e7in m\u00fchlet verdi, Onlara uyarlarsa uyarlar, yoksa di\u011fer m\u00fcsl\u00fcmanlara yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapacakt\u0131. Bunun \u00fczerine yi\u011fitler dinlerini korumak i\u00e7in karar verip \u015fehrin yak\u0131n\u0131ndaki &#8220;Bencl\u00fcs&#8221; da\u011f\u0131nda sarp bir ma\u011faraya gizlenmeye karar verdiler. Her biri babas\u0131n\u0131n evinden bir \u015fey ald\u0131, bir k\u0131sm\u0131n\u0131 sadaka verdiler, kalan k\u0131sm\u0131n\u0131 nafaka edindiler ve gidip ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131lar; gece g\u00fcnd\u00fcz namaz k\u0131l\u0131yorlar, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya inleyi\u015f ve feryad ile yalvar\u0131yorlard\u0131. Nafaka i\u015fini Yemlihaya b\u0131rakt\u0131lar. O sabahleyin bir miskin k\u0131yafetine girerek \u015fehre giriyor, laz\u0131m olan\u0131 al\u0131yor, biraz da havadis ara\u015ft\u0131r\u0131p arkada\u015flar\u0131na d\u00f6n\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Zorba kral, \u015fehre d\u00f6n\u00fcnceye kadar bu \u015fekilde durdular. Kral gelir gelmez bu gen\u00e7leri arad\u0131 ve babalar\u0131n\u0131 yan\u0131na getirtti. Babalar\u0131 onlar\u0131n kendilerine isyan ve mallar\u0131n\u0131 ya\u011fma etmekle \u00e7ar\u015f\u0131larda israf edip da\u011fa ka\u00e7t\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek \u00f6z\u00fcr dilediler. Yemliha, bu k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc g\u00f6r\u00fcnce, pek az miktarda az\u0131k al\u0131p a\u011flayarak vard\u0131 ve arkada\u015flar\u0131na deh\u015feti anlatt\u0131. Onlar, a\u011fla\u015farak secdelere kapan\u0131p Allah&#8217;a yalvard\u0131lar, sonra ba\u015flar\u0131n\u0131 kald\u0131r\u0131p oturdular, yapacaklar\u0131 i\u015f hakk\u0131nda konu\u015fuyorlard\u0131. Derken Allah Te\u00e2l\u00e2, bunlara bir uyku verdi, yatt\u0131lar, nafakalar\u0131 ba\u015f u\u00e7lar\u0131nda uyudular kald\u0131lar. Beride Dekyanus hiddetinden ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordu. Onlar\u0131 uyutan Allah Te\u00e2l\u00e2 bunun g\u00f6nl\u00fcne de ma\u011faran\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131 kapatmay\u0131 getirdi. Bunun \u00fczerine Dekyanos ma\u011faran\u0131n kap\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6rd\u00fcr\u00fclmesini emretti. &#8220;A\u00e7l\u0131ktan, susuzluktan \u00f6ls\u00fcnler, ma\u011faralar\u0131 kabirleri olsun&#8221; dedi, \u00f6yle yapt\u0131lar. Dekyanos&#8217;un evinde iman\u0131n\u0131 gizleyen iki m\u00fcmin vard\u0131. Birinin ad\u0131 &#8220;Pendros&#8221;, di\u011ferinin ki &#8220;Runas&#8221; idi. Bunlar, Ashab-\u0131 Kehf&#8217;in isimlerini ve neseplerini ve k\u0131ssalar\u0131n\u0131 iki kur\u015fun levhaya yaz\u0131p bir bak\u0131r tabuta koyarak yap\u0131lan duvar\u0131n i\u00e7ine koymay\u0131 kararla\u015ft\u0131rd\u0131lar ve yapt\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6zetle bu yi\u011fitler Allah&#8217;dan ba\u015fka il\u00e2h tan\u0131maz, ger\u00e7ekten m\u00fcmin idiler. \u0130\u015fleri de Allah&#8217;\u0131n hidayet ve korumas\u0131yla dinlerini korumak i\u00e7in zorba m\u00fc\u015friklerin zor ve bask\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 ayaklanma olmu\u015ftu. \u015eirke sapan ve \u0130sa&#8217;ya Rab il\u00e2h diyen, d\u00fcnya s\u00fcs\u00fcne ve hayat\u0131na ra\u011fbet eden h\u0131ristiyanlara benzemiyorlard\u0131. Kalkt\u0131lar, s\u00f6z\u00fc bir edip tam bir ba\u011fl\u0131l\u0131k ve kalb sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 ile tevhidi il\u00e2n ederek dediler ve kendileri ile beraber b\u00f6yle demeyip \u015firke sapan milletlerini k\u00fc\u00e7\u00fcmsemek ve \u00e7irkin g\u00f6rmek i\u00e7in de \u015f\u00f6yle s\u00f6ylediler:<\/p>\n<p>15- Bak hele \u015funlar, \u015fu bizim kavim O&#8217;ndan (Allah&#8217;tan) ba\u015fka il\u00e2hlar edindiler. Gizli de\u011fil ki her ne \u015fekilde olursa olsun putlara boyun e\u011fenler ve genel olarak m\u00fc\u015frikler bu ifadeye girdikleri gibi, Mesih (\u0130sa), il\u00e2hd\u0131r diyenler de bu ifadeye dahildirler. Onlara a\u00e7\u0131k bir delil getirselerdi ya!. Yani Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n ul\u00fbhiyyetine ve Rab olu\u015funun y\u00fcceli\u011fine delalet eden g\u00f6kler ve yer gibi \u015fahitler, a\u00e7\u0131k deliller var. Fakat O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131n il\u00e2h oldu\u011funa dair \u00f6yle bir \u015fahit, a\u00e7\u0131k bir delil getirseler ya bakal\u0131m? Hi\u00e7 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr? Delilsiz dava kabul edilir mi? Veya \u015funun bunun keyfi, zorbal\u0131k etmesi, musallat olmas\u0131 delil tutulur mu?<\/p>\n<p>Burada \u015fu anlam da muhtemeldir: Onlar aleyhine bizim yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi ilm\u00ee, \u00e2mel\u00ee, s\u00f6zl\u00fc ve fiil\u00ee etkili bir delil getirmiyorlar da o yalanc\u0131l\u0131k su\u00e7unu i\u015fliyorlar. Art\u0131k bir yalan uydurup da Allah&#8217;a iftira edenden daha zalim kim olabilir? Bu f\u00e2s\u0131lan\u0131n yukar\u0131da ge\u00e7en fas\u0131las\u0131na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcp redif k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 (tekrarland\u0131\u011f\u0131) a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu \u015fekilde k\u0131ssan\u0131n m\u00fc\u015frikler aleyhine olan h\u00fckm\u00fc \u00f6zetlenirken ayn\u0131 zamanda bunun &#8220;Allah \u00e7ocuk edindi&#8221; (Kehf, 18\/4) diyenler aleyhine h\u00fck\u00fcm i\u00e7eren bir delil oldu\u011fu da anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>16-O yi\u011fitler, kavimlerinden de b\u00f6yle nefret ettikten sonra \u00e7ekilip kendi kendilerine dediler ki: Ve madem ki siz onlardan ve Allah&#8217;tan ba\u015fka tapt\u0131klar\u0131 putlardan ayr\u0131ld\u0131n\u0131z. O halde ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131n\u0131n ki sizin i\u00e7in Rabbiniz rahmetinden yays\u0131n, yay\u0131p d\u00f6\u015fesin. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman nurunun sonunda Rahm\u00e2n olan Allah&#8217;\u0131n rahmetine kavu\u015fturaca\u011f\u0131 \u015f\u00fcphesizdir. Ve size i\u015finizde bir kolayl\u0131k haz\u0131rlas\u0131n. Kolayl\u0131klar yarats\u0131n da ayakland\u0131\u011f\u0131n\u0131z maksad\u0131n\u0131zda ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131ls\u0131n. \u0130\u015fte bunun \u00fczerine idi ki, yukardaki \u00f6zetlemede anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, ma\u011faraya \u00e7ekilip &#8220;Ey Rabbimiz! bizlere taraf\u0131ndan bir rahmet ihsan et ve bize i\u015fimizden bir ba\u015far\u0131 haz\u0131rla!&#8221; (17\/10) dediler ve Allah taraf\u0131ndan kulaklar\u0131n\u0131n \u00fczerine vurulup (i\u015fitilmelerine engel olduk), yani o zalimler taraf\u0131ndan kayg\u0131 verici bir \u015feyin i\u015fitilmemesi i\u00e7in yat\u0131r\u0131l\u0131p veyahut ma\u011faran\u0131n kap\u0131s\u0131na bir bina kurdurulup senelerce uyutuldular<\/p>\n<p>17-Hem \u00f6yle rahat uyudular ki ve (baksayd\u0131n) g\u00f6r\u00fcrd\u00fcn ki, g\u00fcne\u015f do\u011fdu\u011fu zaman, ma\u011faralar\u0131n\u0131n sa\u011f taraf\u0131na y\u00f6nelir batt\u0131\u011f\u0131nda da onlar\u0131 soldan makaslar k\u0131rkar. Yani \u00fczerlerine g\u00fcn bile de\u011fmez, de\u011fse de\u011fse son olarak bat\u0131\u015f s\u0131ras\u0131nda sol taraflar\u0131na gelen y\u00f6nden biraz k\u0131rkar ge\u00e7er. Demek ki ma\u011faran\u0131n vaziyeti budur. Her taraf\u0131 korunmu\u015ftur ancak kap\u0131s\u0131 biraz bat\u0131ya meyilli olarak kuzeydedir. onlar ise ma\u011faran\u0131n bir meydan\u0131nda; ma\u011faran\u0131n bir geni\u015f yerinde s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131z yat\u0131yorlar.<\/p>\n<p>O yok mu, yani Ash\u00e2b-\u0131 Kehf&#8217;in o \u015fekilde Allah i\u00e7in ayaklanmas\u0131 ve kavimlerini terk edip Allah&#8217;a tevekk\u00fcl etmi\u015f olarak ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131nmalar\u0131 ve ma\u011faradaki durumlar\u0131 yok mu? Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerindendir. Allah&#8217;a ait al\u00e2metlerden, Allah&#8217;\u0131n kudret ve rahmetinin delillerinden biridir, bir keramettir. Allah, her kime hidayet ederse, do\u011fru yolu tutan odur. Nitekim Ashab-\u0131 Kehf b\u00f6yledir. Allah, her kimi de \u015fa\u015f\u0131rt\u0131rsa art\u0131k onu ir\u015fad edecek bir dost asla bulamayacaks\u0131n.<\/p>\n<p>Ash\u00e2b-\u0131 Kehf gibi keramet sahiplerinin ir\u015fadlar\u0131yla yola gelmemi\u015f, iman ve \u0130sl\u00e2miyet&#8217;ten ayr\u0131 kalm\u0131\u015f, gitmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>18-Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetini anlamal\u0131 ki baksan onlar\u0131 uyan\u0131k zannedersin, halbuki uykudad\u0131rlar. Demek ki uykuda olduklar\u0131 halde g\u00f6zleri a\u00e7\u0131k ve biz onlar\u0131 sa\u011fa ve sola \u00e7eviririz. K\u00f6pekleri de \u00f6n ayaklar\u0131n\u0131 ma\u011faran\u0131n giri\u015fine do\u011fru uzatm\u0131\u015f. E\u011fer sen onlar\u0131 g\u00f6rseydin, \u00fczerlerine \u00e7\u0131k\u0131verseydin mutlaka d\u00f6ner ka\u00e7ard\u0131n. Ve mutlaka i\u00e7in korkuyla dolard\u0131. Durumlar\u0131 \u00f6yle heybetli, \u00f6yle korkun\u00e7 idi. Demek ki kendilerine kimsenin bakmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi.<\/p>\n<p>19- Ve \u0130\u015fte b\u00f6ylece, yani bir mucize olarak senelerce uyutup korudu\u011fumuz gibi onlar\u0131 uyand\u0131rd\u0131k, yani bir mucize olmak \u00fczere diriltir gibi uyand\u0131rd\u0131k ki birbirlerine sorsunlar. Kendi durumunu bilmek her \u015feyden \u00f6nce geldi\u011fi i\u00e7in uyand\u0131r\u0131lmalar\u0131n\u0131n ilk hikmeti kendi durumlar\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in, \u015fu \u015fekilde birbirlerine sormalar\u0131 oldu: Bunun i\u00e7in i\u00e7lerinden biri: &#8220;Ne kadar durdunuz?&#8221; dedi. &#8220;Bir g\u00fcn veya daha az bir zaman kald\u0131k&#8221; dediler. Kimi \u00f6yle dedi, kimi de \u00f6yle. Nas\u0131l ki k\u0131yamette uyand\u0131r\u0131larak ha\u015fre g\u00f6nderilecek olanlar hep b\u00f6yle sanacaklar (Bakara S\u00fbresi&#8217;ndeki \u00e2yetinin tefsirine bkz.: 2\/279) Bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fma esnas\u0131nda kimi de fazla duruldu\u011funu sezerek anla\u015fmazl\u0131\u011fa son vermek i\u00e7in &#8220;ne kadar kald\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 Rabbiniz daha iyi bilir.&#8221; dediler.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 aran\u0131zdaki ihtilaf\u0131 b\u0131rak\u0131n\u0131z da \u015eimdi birinizi \u015fu g\u00fcm\u00fc\u015f paran\u0131zla \u015fehre g\u00f6nderiniz de hangi yiyecek daha temiz baks\u0131n ve size ondan bir r\u0131z\u0131k getirsin ve \u00e7ok dikkat ve nezaketle hareket etsin ve sak\u0131n sizi kimseye sezdirmesin.<\/p>\n<p>20- \u00c7\u00fcnk\u00fc e\u011fer onlar sizi ellerine ge\u00e7irecek olurlarsa ya sizi ta\u015flay\u0131p \u00f6ld\u00fcrecekler veya kendi dinlerine d\u00f6nd\u00fcrecekler. \u0130rtidad ettirecekler ve o zaman siz ebediyyen kurtulamayacaks\u0131n\u0131z. Yani recm edildi\u011finiz takdirde \u015fehid olur kurtulursunuz, fakat d\u00f6n\u00fcp k\u00e2fir olursan\u0131z d\u00fcnyada kurtulamayaca\u011f\u0131n\u0131z gibi ahirette de asla kurtulamayacaks\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fcnya hayat\u0131 fanidir, herkes muhakkak \u00f6lecektir, ahirette k\u00fcfr\u00fcn azab\u0131 ise ebedidir.<\/p>\n<p>Burada \u015f\u00f6yle bir soru vard\u0131r. B\u00f6yle ta\u015flay\u0131p \u00f6ld\u00fcrme tehdidi alt\u0131nda zorlanma bir mazeret de\u011fil midir? Bunlar kalplerindeki iman\u0131 bozmadan zorlanma ile, zahiren (d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re) d\u00f6nm\u00fc\u015f olsalard\u0131. &#8220;Kalbi imanla mamur oldu\u011fu halde, ink\u00e2ra zorlanan hari\u00e7&#8221; ( Nahl, 16\/10) istisnas\u0131 h\u00fckm\u00fc i\u00e7ine girmezler miydi. O halde asla kurtulamayacaks\u0131n\u0131z demeleri neden?<\/p>\n<p>Cevap: Bunun bir ka\u00e7 hikmeti vard\u0131r:<\/p>\n<p>Birincisi: Bunlar kesin kararl\u0131 yi\u011fit adamlard\u0131r. G\u00f6zettikleri kurtulu\u015f, yaln\u0131z sorumluluktan kurtulma de\u011fil, a\u00e7\u0131k ve gizli olarak rahmeti yaymakt\u0131r. Onun i\u00e7in ruhsat ile amel etmeyi &#8220;\u0130yi insanlar\u0131n iyilikleri, Allah&#8217;a yak\u0131n olanlar\u0131n g\u00fcnahlar\u0131d\u0131r&#8221; ifadesi gere\u011fince sak\u0131ncal\u0131 olmaktan uzak g\u00f6rmemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: Bu s\u00f6z hen\u00fcz zorlanma durumunda de\u011fil, zorlanma durumuna d\u00fc\u015fmekten son derece sak\u0131nmak i\u00e7in s\u00f6ylenmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sak\u0131nmada kusurlu davran\u0131p da zorlanma durumuna d\u00fc\u015f\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc zaman sorumluluk ortadan kalkmaz.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc: K\u00fcfr\u00fc gerektiren amellere al\u0131\u015fkanl\u0131k gibi herhangi bir sebeple, kalbin imana kanmas\u0131n\u0131 sarsacak \u015fekilde devam edece\u011fi kesin olan zorlamalar\u0131 uygun g\u00f6rmenin de &#8220;E\u011fer onlara uyarsan\u0131z muhakkak ki Allah&#8217;a ortak ko\u015fanlar olursunuz&#8221; (En&#8217;\u00e2m, 6\/121) tehlikesi vard\u0131r.<\/p>\n<p>21- \u00d6zetle \u00f6yle dediler ve i\u015fte b\u00f6ylece onlar\u0131 \u015fehir halk\u0131na buldurduk. Yani o s\u00f6z\u00fc kabul ettiler ve o \u015fekilde i\u00e7lerinden birini \u015fehre g\u00f6nderdiler. Fakat Allah&#8217;\u0131n takdirine bak\u0131n ki, o derece sak\u0131nmalar\u0131na ra\u011fmen Allah, bu \u015fekilde kendilerini tan\u0131tt\u0131rd\u0131. Rivayete g\u00f6re gidenin elindeki para yakalanmas\u0131na sebep olmu\u015f ve bu y\u00fczden Allah Te\u00e2l\u00e2 onlar\u0131 \u015fehir halk\u0131na buldurmu\u015f ki Allah&#8217;\u0131n vaadinin hak oldu\u011funu ve k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn meydana gelece\u011finde hi\u00e7 \u015f\u00fcphe olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilsinler diye. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne kadar durduklar\u0131n\u0131 bilemeyen Ash\u00e2b-\u0131 Kehf senelerce yatt\u0131klar\u0131 ma\u011faralar\u0131ndan, kabirden kalkar gibi uyan\u0131p kalkt\u0131klar\u0131n\u0131 anlam\u0131\u015f ve vaktiyle ayakland\u0131klar\u0131 m\u00fc\u015friklere kar\u015f\u0131 ba\u015far\u0131l\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ve isteyip umduklar\u0131 Allah merhametinin bir tecellisini g\u00f6rm\u00fc\u015f ve dolay\u0131s\u0131yla \u00f6nceden iman ettikleri \u015fekilde Allah&#8217;\u0131n vaadinin hak oldu\u011funu m\u00fc\u015fahede ile bilmi\u015f oluyorlard\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u015fekilde gerek kendileri ve gerek di\u011ferleri i\u00e7in k\u0131yametin \u015f\u00fcphesiz oldu\u011funa da bir delil ve misal olmu\u015f bulunuyorlard\u0131. Hani bir zaman halk aralar\u0131nda Ash\u00e2b-\u0131 Kehf&#8217;in durumu hakk\u0131nda m\u00fcnaka\u015fa ediyorlard\u0131. Yani o vakti d\u00fc\u015f\u00fcn ki, bunlar ayaklan\u0131p ma\u011faraya \u00e7ekildikleri zaman kavimleri bunlar\u0131n i\u015fi i\u00e7in m\u00fcnaka\u015fa ediyorlard\u0131. Baz\u0131lar\u0131: &#8220;Ma\u011faran\u0131n a\u011fz\u0131na bir bina yap\u0131n\u0131z&#8221; demi\u015flerdi. Ma\u011faray\u0131 mezarlar\u0131 olsun diye \u00fczerlerine bir bina ile t\u0131kam\u0131\u015flard\u0131. Rabbleri, onlar\u0131n durumunu daha iyi bilir. &#8220;Bizim Rabbimiz, g\u00f6klerin ve yerin Rabbidir. Biz ondan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2ha tapmay\u0131z.&#8221; (Kehf, 18\/14) diye iman ve ilan ettikleri Allah Te\u00e2l\u00e2 din u\u011frunda u\u011fra\u015fmalar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karmad\u0131. &#8220;\u0130ki taraftan hangisinin ma\u011farada kald\u0131klar\u0131 s\u00fcreyi daha iyi hesaplad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ortaya koymak i\u00e7in&#8221; (Kehf, 18\/12) buyurdu\u011fu \u015fekilde, en sonunda maksatlar\u0131na ula\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6sterdi, m\u00fcnaka\u015fa eden has\u0131mlar\u0131n\u0131 ma\u011flub etti. Onlar\u0131n i\u015fi hakk\u0131nda s\u00f6zlerinde \u00fcst\u00fcn gelen m\u00fcminler, yani Ash\u00e2b-\u0131 Kehf&#8217;in takip etti\u011fi durum \u00fczerine giderek d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 galip gelen grup elbette biz onlar\u0131n \u00fczerine bir mescid yapar\u0131z dediler.<\/p>\n<p>22-Bununla beraber ihtilaf ettiler. Onlar \u00fc\u00e7 ki\u015fidir, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcleri k\u00f6pekleridir, diyecekler. Onlar, be\u015f ki\u015fidir, alt\u0131nc\u0131lar\u0131 k\u00f6pekleridir, diyecekler. Bunlar, gayb hakk\u0131nda tahmin y\u00fcr\u00fctmektir. Demek ki bu iki s\u00f6z delilsiz zanna dayanan bir s\u00f6zd\u00fcr: (Onlar) yedi ki\u015fidir, sekizincisi k\u00f6pekleridir de diyecekler. Demek ki bu s\u00f6z, \u00f6ncekiler gibi delilsiz zanna dayanan bir s\u00f6z de\u011fildir. Ger\u00e7e\u011fin kendisi olmasa bile ona en yak\u0131n s\u00f6zd\u00fcr.<\/p>\n<p>Do\u011frusu de ki: Onlar\u0131n say\u0131s\u0131n\u0131 Rabbim daha iyi bilir. Say\u0131lar\u0131n\u0131n bilinmesi k\u0131ssa a\u00e7\u0131s\u0131ndan herkese laz\u0131m de\u011fildir. Onlar\u0131 ger\u00e7ekten bilenler pek azd\u0131r. Onun i\u00e7in Ash\u00e2b-\u0131 Kehf hakk\u0131nda, sath\u00ee tart\u0131\u015fma d\u0131\u015f\u0131nda derin m\u00fcnaka\u015faya girme. Pek az kimsenin bilebilece\u011fi Ash\u00e2b-\u0131 Kehf hakk\u0131nda yukar\u0131da s\u00f6ylendi\u011fi gibi Rabbim en iyi bilendir, bilenler azd\u0131r, \u00e7o\u011fu bir delile dayanmaks\u0131z\u0131n s\u00f6yler. Onun i\u00e7in sath\u00ee bir m\u00fcnaka\u015fadan ba\u015fka bir tart\u0131\u015fmaya ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fmaya dalma. Ve haklar\u0131nda onlardan, de\u011fi\u015fik s\u00f6zlerin sahiplerinden hi\u00e7bir \u015fey sorma. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u0131ssan\u0131n bilinmesi laz\u0131m gelen noktalar\u0131 hakk\u0131yla bilindi. \u015eu halde Ash\u00e2b-\u0131 Kehf k\u0131ssas\u0131n\u0131 yaln\u0131z Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131na dikkat ederek okumal\u0131, \u015fundan bundan sormaya kalk\u0131\u015fmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eimdi bu k\u0131ssadan al\u0131nacak hisseyi a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in a\u015fa\u011f\u0131da gelecek talimat ile buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>23- Hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in, Allah&#8217;\u0131n dilemesi d\u0131\u015f\u0131nda: &#8220;Ben yar\u0131n onu yapaca\u011f\u0131m deme&#8221;<\/p>\n<p>24- Ancak Allah dilerse (yapaca\u011f\u0131m de). Ve unuttu\u011fun vakit Allah&#8217;\u0131 an ve &#8220;Umar\u0131m Rabbim beni, do\u011fruya daha yak\u0131n olana eri\u015ftirir.&#8221; de.<\/p>\n<p>25- Onlar, ma\u011faralar\u0131nda \u00fc\u00e7y\u00fcz y\u0131l kadar kald\u0131lar ve dokuz y\u0131l da buna ilave etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>26- De ki: &#8220;Onlar\u0131n ne kadar kald\u0131klar\u0131n\u0131 Allah daha iyi bilir.&#8221; G\u00f6klerin ve yerin gayb\u0131 O&#8217;na aittir. O ne g\u00fczel g\u00f6rendir! O ne m\u00fckemmel i\u015fitendir! Onlar\u0131n, O&#8217;ndan ba\u015fka bir yard\u0131mc\u0131s\u0131 yoktur. O, kendi h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131na kimseyi ortak etmez.<\/p>\n<p>23- Ve sak\u0131n hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in &#8220;ben yar\u0131n onu yapaca\u011f\u0131m&#8221; deme! \u0130nsan\u0131n azim ve iradesi bir \u015feyin meydana gelmesi i\u00e7in yeterli sebep de\u011fildir. &#8220;Kimse yar\u0131n ne kazanaca\u011f\u0131n\u0131 bilmez.&#8221; (Lokm\u00e2n, 31\/34).<\/p>\n<p>24-25- Ancak Allah&#8217;\u0131n dilemesi hari\u00e7. O vakit yapabilirsin. Bundan dolay\u0131 gelecekte bir i\u015fi yapmaya azmederken i\u015fi Allah&#8217;\u0131n iradesine ba\u011flamal\u0131, &#8220;in\u015faallah&#8221; demeyi unutmamal\u0131. Unuttu\u011fun zaman da Rabbini an. Yani bu istisnay\u0131 (in\u015faallah demeyi) insanl\u0131k icab\u0131 olarak unutmu\u015f bulunursan, hat\u0131rlad\u0131\u011f\u0131n zaman &#8220;in\u015faall\u00e2h&#8221; diyerek veya tesbih ve isti\u011ffar ederek Allah&#8217;\u0131 zikret ki, bu \u015fekilde s\u00f6z\u00fcn h\u00fckm\u00fc de\u011fi\u015fmezse de kusura keff\u00e2ret olur, g\u00fcnahtan kurtulunur. Veya herhangi bir \u015feyi unuttu\u011fun zaman insan\u0131n beceriksizli\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp Allah&#8217;\u0131 an ki, unuttu\u011funu hat\u0131rlayabilesin. \u00d6zetle Allah&#8217;\u0131n iradesinin s\u00f6z\u00fcn\u00fc etmeyerek yar\u0131n muhakkak \u015f\u00f6yle yapaca\u011f\u0131m, b\u00f6yle yapaca\u011f\u0131m demenin sak\u0131ncalar\u0131n\u0131 anlamak i\u00e7in bir insan i\u00e7in en az\u0131ndan unutup yalanc\u0131 \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesi bile yeter.<\/p>\n<p>Bu yasak ve emri ile Allah Te\u00e2l\u00e2, Resul\u00fcne her azmini Allah&#8217;\u0131n dilemesine ba\u011flamas\u0131n\u0131 \u00f6\u011frettikten sonra, k\u0131ssadan hisseyi tebli\u011f etmek i\u00e7in buyuruyor ki: Ve de ki: &#8220;Rabbim&#8217;in bundan (yani Ash\u00e2b-\u0131 Kehf&#8217;in ba\u015far\u0131l\u0131 olmas\u0131ndan) daha \u00e7ok yak\u0131n bir \u015fekilde beni ba\u015far\u0131ya ula\u015ft\u0131rmas\u0131 pek umulur.&#8221; Onlar ne kadar durdular? Onlar, ma\u011faralar\u0131nda \u00fc\u00e7y\u00fcz sene durdular dokuz y\u0131l da ilave ettiler. Denilmi\u015f ki g\u00fcne\u015f y\u0131l\u0131 hesab\u0131 ile \u00fc\u00e7y\u00fcz, dokuz y\u0131l fazlas\u0131 da kamer\u00ee y\u0131l (ay y\u0131l\u0131) hesab\u0131 iledir. Baz\u0131 tefsir bilginleri bu m\u00fcddetin Allah&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131 oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fler, baz\u0131lar\u0131 da \u0130bn\u00fc Mesud&#8217;dan rivayet edildi\u011fi \u00fczere &#8220;ve dediler ki&#8221; c\u00fcmlesinin takdiri ile, say\u0131lar\u0131nda ihtilafa d\u00fc\u015fenlerin s\u00f6z\u00fcn\u00fc anlatma, oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f ve di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da ta yukar\u0131da daki nin mek\u00fbl\u00fcne (mef\u00fbl\u00fcne) atfedilmi\u015f olarak mescid yapal\u0131m diyenlerin s\u00f6z\u00fc olmas\u0131n\u0131 tercih etmi\u015flerdir. Bununla beraber bunun b\u00f6yle k\u0131ssadan ayr\u0131 olarak \u00f6zel bir \u015fekilde zikredilmesi bize yeni bir m\u00e2n\u00e2 telkin etmektedir. \u0130sti&#8217;nafiye (s\u00f6z ba\u015f\u0131) ve daki zamiri Ash\u00e2b-\u0131 Kehf&#8217;in taraftarlar\u0131 demek olan ve mescid yapal\u0131m diyen ya ait olmak suretiyle bunu \u015f\u00f6yle anlayabiliriz: &#8220;Onlar\u0131n i\u015fine galip gelenler ve ma\u011faraya mescid yapan Ash\u00e2b-\u0131 Kehf taraftarlar\u0131, o galibiyete ula\u015f\u0131ncaya kadar ma\u011faralar\u0131nda, sakland\u0131klar\u0131 yerde \u00fc\u00e7y\u00fcz dokuz sene durdular.&#8221; Ger\u00e7ekten h\u0131ristiyanlar\u0131n m\u00fc\u015frik Romal\u0131lara galip gelmeleri ile meydana \u00e7\u0131kmalar\u0131 milad\u00ee IV. asr\u0131n ba\u015flar\u0131nda meydana geldi\u011fine g\u00f6re, o zamana kadar \u00fc\u00e7 y\u00fcz k\u00fcs\u00fcr sene durmu\u015flar demektir. Bu \u015fekilde \u00fc\u00e7y\u00fcz dokuz y\u0131l bu m\u00fcddeti tashih etmek i\u00e7in a\u00e7\u0131klan\u0131r. Ve i\u015fte onlar, galip gelinceye kadar, \u00fc\u00e7 y\u00fcz dokuz sene gizli durduklar\u0131 halde, Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fi ile \u0130sl\u00e2m dininin bundan \u00e7ok az bir m\u00fcddet i\u00e7inde ve daha h\u0131zl\u0131 ve daha g\u00fczel bir \u015fekilde galip gelmeye muvaffak olaca\u011f\u0131 vaad edilmi\u015f ve ger\u00e7ekten hicretten itibaren bu g\u00f6r\u00fcnme ve galip gelme ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>26- Bunlar\u0131n durduklar\u0131 bu \u00fc\u00e7 y\u00fcz dokuz sene m\u00fcddet hakk\u0131nda daha \u00e7ok veya daha azd\u0131r, diye ihtilaf edecek olurlarsa. De ki: Onlar\u0131n ne kadar kald\u0131klar\u0131n\u0131 Allah daha iyi bilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Ashab-\u0131 Kehf kendileri de &#8220;Ne kadar kald\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 Rabbiniz daha iyi bilir.&#8221; (Kehf, 18\/19) demi\u015flerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00f6klerin ve yerin gayb\u0131 O&#8217;nundur. O ne g\u00fczel g\u00f6rendir, ne g\u00fczel i\u015fitendir. Onlar\u0131n Allah&#8217;tan ba\u015fka bir yard\u0131mc\u0131s\u0131 yoktur. Yani Ash\u00e2b-\u0131 Kehf &#8220;Allah \u00e7ocuk edindi.&#8221; (Kehf, 18\/4) diyenlerden de\u011fildir. &#8220;O, h\u00fckm\u00fcnde hi\u00e7 kimseyi ortak etmez.&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>27-31- 27- Rabbinin kitab\u0131ndan sana vahyolunan\u0131 oku! Onun s\u00f6zlerini de\u011fi\u015ftirecek kimse yoktur. Ve O&#8217;ndan ba\u015fka bir s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak da bulamazs\u0131n.<\/p>\n<p>28- Nefsince de, sabah ak\u015fam r\u0131zas\u0131n\u0131 isteyerek Rablerine yalvaranlarla beraber candan sabret. Sen d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n s\u00fcs\u00fcn\u00fc isteyerek onlardan g\u00f6zlerini ay\u0131rma. Kalbini, bizi anmaktan gafil k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z, nefsinin k\u00f6t\u00fc arzusuna uymu\u015f ve i\u015fi hep a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k olan kimseye uyma.<\/p>\n<p>29- Ve de ki: O hak Rabbimizdendir. Art\u0131k dileyen iman etsin, dileyen ink\u00e2r etsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc biz zalimler i\u00e7in \u00f6yle bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131z ki, duvarlar\u0131, \u00e7epe\u00e7evre onlar\u0131 i\u00e7ine alacakt\u0131r. E\u011fer feryad edip yard\u0131m isteseler, erimi\u015f maden gibi y\u00fczleri ha\u015flayan bir su ile cevap verilir. O ne k\u00f6t\u00fc bir i\u00e7ecek ve ne k\u00f6t\u00fc bir dayanma yeri!<\/p>\n<p>30- \u0130man edip de g\u00fczel davran\u0131\u015flarda bulunanlar var ya, \u015f\u00fcphe yok ki biz \u00f6yle g\u00fczel i\u015fler yapanlar\u0131n m\u00fckafat\u0131n\u0131 zayi etmeyiz.<\/p>\n<p>31- \u0130\u015fte onlara Adn cennetleri vard\u0131r; altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akar, orada alt\u0131n bileziklerle s\u00fcslenecekler, ince ve kal\u0131n ipekliden ye\u015fil elbiseler giyerek koltuklar \u00fczerine dayan\u0131p kurulacaklar. O ne g\u00fczel kar\u015f\u0131l\u0131k ve ne g\u00fczel kalma yeri!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>32-32- Onlara, \u015fu iki adam\u0131 misal olarak anlat: Biz bunlardan birine her t\u00fcrl\u00fc \u00fcz\u00fcmden iki ba\u011f vermi\u015fiz, her ikisinin etraf\u0131n\u0131 hurmalarla donatm\u0131\u015f\u0131z, aralar\u0131nda da bir ekinlik yapm\u0131\u015f\u0131z.<\/p>\n<p>33- \u0130ki ba\u011f\u0131n ikisi de yemi\u015flerini vermi\u015f, hi\u00e7bir \u015fey noksan b\u0131rakmam\u0131\u015f, ikisinin ortas\u0131ndan bir de nehir ak\u0131tm\u0131\u015f\u0131z.<\/p>\n<p>34- \u0130ki ba\u011f\u0131n sahibinin ayr\u0131ca ba\u015fka geliri vard\u0131. Bundan dolay\u0131 bu adam arkada\u015f\u0131yla m\u00fcnaka\u015fa ederken: &#8220;Ben malca senden daha zengin ve insan say\u0131s\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da senden daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u00fcst\u00fcn\u00fcm&#8221; dedi.<\/p>\n<p>35- Adam, bu \u015fekilde kendine zulmederek ba\u011f\u0131na girdi ve \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Bunun hi\u00e7 yok olaca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131yorum&#8221;<\/p>\n<p>36- &#8220;K\u0131yametin kopaca\u011f\u0131n\u0131 da zannetmem. \u015eayet Rabbimin huzuruna g\u00f6t\u00fcr\u00fcrl\u00fcrsem, muhakkak orada bundan daha hay\u0131rl\u0131 bir sonu\u00e7 bulurum&#8221;.<\/p>\n<p>37- Bunun \u00fczerine kendisiyle m\u00fcnaka\u015fa eden arkada\u015f\u0131 da ona \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Seni topraktan, sonra seni bir damla sudan yaratan, daha sonra da seni insan haline getireni mi inkar ediyorsun?<\/p>\n<p>38- &#8220;Fakat ben iman ederek diyorum ki: O Allah, benim Rabbimdir, ben Rabbime kimseyi ortak ko\u015fmam.&#8221;<\/p>\n<p>39- &#8220;Kendi ba\u011f\u0131na girdi\u011fin zaman: &#8220;Bu Allah&#8217;dand\u0131r, benim kuvvetimle de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n kuvveti ile olmu\u015ftur, deseydin ya! Her ne kadar beni, malca ve evlat\u00e7a kendinden az g\u00f6r\u00fcyorsan da.&#8221;<\/p>\n<p>40- Belki Rabbim, bana, senin ba\u011f\u0131ndan daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 verir; senin ba\u011f\u0131na ise g\u00f6kten y\u0131ld\u0131r\u0131mlar g\u00f6nderir de, ba\u011f\u0131n yal\u00e7\u0131n bir toprak haline gelir.&#8221;<\/p>\n<p>41- &#8220;Yahut, ba\u011f\u0131n\u0131n suyu yerin dibine \u00e7ekilir de bir daha suyunu \u00e7\u0131kar\u0131p ba\u011f\u0131n\u0131 sulayamazs\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>42- Derken serveti yok edildi. Bunun \u00fczerine ba\u011f\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 masraflara kar\u015f\u0131 ellerini o\u011fu\u015fturmaya ba\u015flad\u0131. Ba\u011f, \u00e7ardaklar\u0131 \u00fczerine y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f kalm\u0131\u015ft\u0131, &#8220;Ah Ke\u015fke Rabbime hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmasayd\u0131m&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>43- Onun Allah&#8217;tan ba\u015fka yard\u0131m edecek adamlar\u0131 yoktur ve Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 kendi nefsini de kurtaramad\u0131.<\/p>\n<p>44- \u0130\u015fte burada yard\u0131m, yaln\u0131z hak olan Allah&#8217;a aittir. O&#8217;nun verdi\u011fi m\u00fck\u00e2fat da daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r, netice de daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>45-53-45- Ey Muhammed! Sen onlara d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n misalini ver. D\u00fcnya hayat\u0131, g\u00f6kten indirdi\u011fimiz bir su gibidir ki, bu su sayesinde yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn bitkileri (her renk ve \u00e7i\u00e7ekten) birbirine kar\u0131\u015fm\u0131\u015f, nihayet bir \u00e7\u00f6p k\u0131r\u0131nt\u0131s\u0131 olmu\u015ftur. R\u00fczgarlar onu savurur gider. Allah her \u015feye muktedirdir.<\/p>\n<p>46- Mal ve o\u011fullar, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n s\u00fcs\u00fcd\u00fcr. Bak\u00ee kalacak olan iyi ameller ise, Rabbinin kat\u0131nda, sevabca da hay\u0131rl\u0131d\u0131r, \u00fcmid y\u00f6n\u00fcnden de daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>47- O k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fc hat\u0131rla ki, da\u011flar\u0131 y\u00fcr\u00fctece\u011fiz ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00e7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak g\u00f6receksin. B\u00fct\u00fcn insanlar\u0131, mah\u015ferde toplayaca\u011f\u0131z hi\u00e7bir kimseyi b\u0131rakmayaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>48- Onlar, saf halinde Rabbine arz edilmi\u015flerdir. Allah, onlara \u015f\u00f6yle diyecektir: &#8220;\u015e\u00fcphesiz sizi ilk \u00f6nce yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi bize geldiniz. Fakat, size k\u0131yamet i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z vaadi yerine getirmeyece\u011fimizi sanm\u0131\u015ft\u0131n\u0131z, de\u011fil mi?<\/p>\n<p>49- O g\u00fcn herkesin amel defteri ortaya konulmu\u015ftur. Ey Muhammed! G\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n, amel defterlerinden korkarak: &#8220;Eyvah bize! Bu nas\u0131l deftermi\u015f ki, b\u00fcy\u00fck k\u00fc\u00e7\u00fck hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rakmadan hepsini saym\u0131\u015f d\u00f6km\u00fc\u015f&#8221; dediklerini g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Onlar, b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131 haz\u0131r bulmu\u015flard\u0131r. Senin Rabbin hi\u00e7 kimseye zulmetmez.<\/p>\n<p>50- Yine o vakti hat\u0131rla ki biz, meleklere: &#8220;\u00c2dem&#8217;e secde edin!&#8221; demi\u015ftik. \u0130blis hari\u00e7 olmak \u00fczere onlar hemen secde ettiler. \u0130blis cinlerdendi, Rabbinin emrinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131. \u015eimdi siz beni b\u0131rak\u0131p da \u0130blis&#8217;i ve soyunu dostlar m\u0131 ediniyorsunuz? Halbuki onlar sizin d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131zd\u0131r. Zalimler i\u00e7in bu ne k\u00f6t\u00fc bir de\u011fi\u015fmedir.<\/p>\n<p>51- Ben, onlar\u0131 (\u0130blis ve soyunu) ne g\u00f6klerin ve yerin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda, ne de kendilerinin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda \u015fahit tutmad\u0131m ve hi\u00e7bir zaman do\u011fru yoldan \u00e7\u0131kanlar\u0131 yard\u0131mc\u0131 edinmi\u015f de\u011filim.<\/p>\n<p>52- Ve o (k\u0131yamet) g\u00fcn\u00fc Allah k\u00e2firlere \u015f\u00f6yle buyuracak: &#8220;Ortaklar\u0131m ve \u015fefaat\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131z diye zannetti\u011finiz putlar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n.&#8221; M\u00fc\u015frikler onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rlar, fakat kendilerine cevap vermezler. Biz, k\u00e2firlerle il\u00e2hlar\u0131 aras\u0131na ate\u015ften bir engel koymu\u015fuzdur.<\/p>\n<p>53- G\u00fcnahk\u00e2rlar ate\u015fi g\u00f6rm\u00fc\u015fler de art\u0131k ona d\u00fc\u015feceklerini anlam\u0131\u015flard\u0131r. Fakat ondan ka\u00e7\u0131p s\u0131\u011f\u0131nacak bir yer bulamazlar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>54-59- 54- \u015e\u00fcphesiz biz, bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da insanlara \u00e7e\u015fitli m\u00e2n\u00e2lar\u0131 t\u00fcrl\u00fc misallerle a\u00e7\u0131k olarak verdik. \u0130nsan ise, her \u015feyden \u00e7ok m\u00fccadelecidir.<\/p>\n<p>55- Kendilerine do\u011fru yolu g\u00f6steren peygamber geldi\u011finde insanlar\u0131, iman etmekten ve Rabblerinden g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n ma\u011ffiretini istemekten al\u0131koyan \u015fey sadece ge\u00e7mi\u015f milletlerin ba\u015flar\u0131na gelen felaketlerin kendilerine de gelmesini veya ahiret azab\u0131n\u0131n ans\u0131z\u0131n g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re gelip \u00e7atmas\u0131n\u0131 beklemek olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>56- Halbuki biz peygamberleri ancak m\u00fcjdeciler ve uyar\u0131c\u0131lar olarak g\u00f6ndeririz. K\u00e2fir olanlar ise hakk\u0131, bat\u0131lla ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in m\u00fccadele ediyorlar. Onlar, \u00e2yetlerimizi ve korkutulduklar\u0131 azab\u0131 da alaya alm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>57- Rabbinin \u00e2yetleriyle nasihat edilip de onlardan y\u00fcz \u00e7eviren ve daha \u00f6nce i\u015fledi\u011fi g\u00fcnahlar\u0131 unutandan daha zalim kim olabilir? Biz onlar\u0131n kalbleri \u00fczerine (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131) anlamalar\u0131na engel olan bir a\u011f\u0131rl\u0131k, kulaklar\u0131na da sa\u011f\u0131rl\u0131k verdik. Ey Muhammed! Sen onlar\u0131 do\u011fru yola \u00e7a\u011f\u0131rsan da onlar asla hidayete ermezler.<\/p>\n<p>58- Bununla beraber rahmet sahibi olan Rabbin \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r, tevbe eden kullar\u0131na rahmeti boldur. E\u011fer Allah, i\u015fledikleri g\u00fcnahlar y\u00fcz\u00fcnden onlar\u0131 hemen cezaland\u0131racak olsayd\u0131, onlara hemen azab ederdi. Fakat onlara vaad edilen bir zaman vard\u0131r ki, o geldi\u011finde Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan bir kurtulu\u015f yeri bulamazlar.<\/p>\n<p>59- \u0130\u015fte zulmettikleri i\u00e7in helak etti\u011fimiz \u015fehirler! Biz onlar\u0131n hel\u00e2kleri i\u00e7in de belirli bir zaman tayin etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>60- Ey Muhammed! Bir vakit Musa gen\u00e7 adam\u0131na demi\u015fti ki: &#8220;\u0130ki denizin birle\u015fti\u011fi yere ula\u015f\u0131ncaya kadar gidece\u011fim, yahut senelerce gidece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>61- Bunun \u00fczerine ikisi de iki denizin birle\u015fti\u011fi yere vard\u0131klar\u0131nda bal\u0131klar\u0131n\u0131 unuttular. Bu arada bal\u0131k, denizde yolunu bulup kaybolmu\u015ftu.<\/p>\n<p>62- \u0130ki denizin birle\u015fti\u011fi yeri ge\u00e7tikleri zaman, Musa gen\u00e7 arkada\u015f\u0131na: &#8220;Ku\u015fluk yeme\u011fimizi getir. Ger\u00e7ekten biz bu yolculu\u011fumuzda epey yorulduk&#8221; dedi.<\/p>\n<p>63- Adam: &#8220;G\u00f6rd\u00fcn m\u00fc! dedi. Kayaya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131\u011f\u0131m\u0131z vakit do\u011frusu ben bal\u0131\u011f\u0131 unutmu\u015fum. Onu hat\u0131rlamam\u0131, muhakkak \u015feytan bana unutturdu. O denizde garip bir yol tutup gitmi\u015fti.&#8221;<\/p>\n<p>64- Musa da demi\u015fti ki: &#8220;\u0130\u015fte arad\u0131\u011f\u0131m\u0131z o idi.&#8221; Bunun \u00fczerine izlerine d\u00f6n\u00fcp gerisin geri gittiler.<\/p>\n<p>65- Nihayet kullar\u0131m\u0131zdan bir kul buldular ki, biz ona kat\u0131m\u0131zdan bir rahmet vermi\u015f ve taraf\u0131m\u0131zdan bir ilim \u00f6\u011fretmi\u015ftik.<\/p>\n<p>66- Musa ona: &#8220;Allah&#8217;\u0131n sana \u00f6\u011fretti\u011fi ilim ve hikmetten bana da \u00f6\u011fretmen i\u00e7in sana tabi olabilir miyim?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>67- (H\u0131z\u0131r) dedi ki: &#8220;Do\u011frusu sen benimle asla sabredemezsin.<\/p>\n<p>68- &#8220;\u0130\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavrayamad\u0131\u011f\u0131n \u015feye nas\u0131l sabredeceksin?&#8221;<\/p>\n<p>69- Musa: &#8220;\u0130n\u015faallah beni sab\u0131rl\u0131 bulacaks\u0131n ve senin hi\u00e7bir i\u015fine kar\u015f\u0131 gelmeyece\u011fim&#8221; dedi.<\/p>\n<p>70- (H\u0131z\u0131r) dedi ki: &#8220;O halde bana tabi olacaks\u0131n; ben sana s\u0131rr\u0131n\u0131 anlatmad\u0131k\u00e7a, hi\u00e7bir \u015fey hakk\u0131nda bana soru sorma!&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>71- Bunun \u00fczerine ikisi beraber y\u00fcr\u00fcd\u00fcler. Nihayet gemiye bindikleri zaman, o kul (H\u0131z\u0131r) gemiyi deldi. Musa, ona \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Geminin i\u00e7indekileri bo\u011fmak i\u00e7in mi deldin? Do\u011frusu \u00e7ok k\u00f6t\u00fc bir i\u015f yapt\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>72- (H\u0131z\u0131r:) &#8220;Sen benimle asla sabredemezsin, demedim mi?&#8221; dedi.<\/p>\n<p>73- Musa dedi ki: &#8220;Unuttu\u011fum \u015feyden dolay\u0131 beni su\u00e7lama ve bu i\u015fimden dolay\u0131 bana bir g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131karma.&#8221;<\/p>\n<p>74- Yine gittiler. Nihayet bir erkek \u00e7ocu\u011fa rastlad\u0131klar\u0131nda H\u0131z\u0131r hemen onu \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Musa: &#8220;K\u0131sas olmadan masum bir cana nas\u0131l k\u0131yars\u0131n? Do\u011frusu sen \u00e7ok fena bir \u015fey yapt\u0131n&#8221; dedi.<\/p>\n<p>60- Bir vakit Musa gen\u00e7 adam\u0131na demi\u015fti ki, yahudiler Hz. Musa&#8217;n\u0131n bu k\u0131ssas\u0131n\u0131 kabul etmek istememi\u015fler. Muhaddisler ve tarih\u00e7ilerden bunun, Musa b. \u0130mran de\u011fil, Musa b. Mi\u015fa oldu\u011funu zannedenler de olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Nitekim Buhar\u00ee, M\u00fcslim, Tirmiz\u00ee, Nesa\u00ee ve di\u011fer hadis kitaplar\u0131nda rivayet olundu\u011fu \u00fczere Said b. C\u00fcbeyr \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: &#8220;\u0130bn\u00fc Abbas (r.anh\u00fcma) ya dedim ki: &#8216;Nevf-i B\u00fckal\u00ee, H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n arkada\u015f\u0131 olan Musa&#8217;n\u0131n, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n peygamberi olan Musa de\u011fildir iddias\u0131nda bulunuyor.&#8217; Bunun \u00fczerine \u0130bn\u00fc Abbas: &#8216;Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 yalan s\u00f6ylemi\u015f&#8217; deyip uzun bir hadis ile bunun bilinen Hz. Musa oldu\u011funu Resulullah&#8217;tan naklederek anlatm\u0131\u015ft\u0131r. Ve ger\u00e7ekten Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikredilen Musa&#8217;dan di\u011fer bir Musa anla\u015f\u0131lmaz.<\/p>\n<p>Musa&#8217;n\u0131n delikanl\u0131s\u0131 da rivayetlerin \u00e7o\u011funa g\u00f6re Y\u00fb\u015fa&#8217; b. Nun&#8217;dur. \u00c7\u00fcnk\u00fc o hizmet ediyor, \u00f6\u011freniyordu. Hizmet\u00e7iler \u00e7o\u011funlukla gen\u00e7 ya\u015fta olduklar\u0131ndan Araplarda hizmet\u00e7iye gen\u00e7 denilmesi de edeb\u00ee bir \u00fcsluptur. Bir hadis-i \u015ferifte de: &#8220;Hizmet\u00e7ilerinize k\u00f6lem, cariyem, demeyiniz; delikanl\u0131m deyiniz&#8221; buyurulmu\u015ftur. Ger\u00e7i baz\u0131lar\u0131n\u0131n dedi\u011fi gibi bir ba\u015fkas\u0131 olmas\u0131 da muhtemeldir. Fakat sahih haberlerde Y\u00fb\u015fa&#8217; oldu\u011fu belirtilmi\u015ftir. O halde olay, Musa M\u0131s\u0131r&#8217;dan \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra, T\u00eeh sahras\u0131nda iken meydana gelmi\u015f demek olur. Bu k\u0131ssan\u0131n sebebi bir rivayette \u015f\u00f6yle nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Musa Rabbine sorup: &#8220;Ya Rabb! Kullar\u0131n\u0131n sana en sevgilisi hangisidir?&#8221; demi\u015f. Buyurulmu\u015f ki: &#8220;Beni zikreden ve unutmayan.&#8221; Ey (Rabb!) en hakim kulun hangisi?&#8221; demi\u015f. Buyurulmu\u015f ki: &#8220;Hak ile h\u00fckmeden ve arzular\u0131na uymayan kimsedir.&#8221; &#8220;En bilgili kulun kimdir?&#8221; demi\u015f. Buyurulmu\u015f ki; &#8220;Belki bir kelimeye rast gelirim de bir do\u011fru yolu g\u00f6sterir veya bir felaketten kurtar\u0131r diye insanlar\u0131n ilmini ara\u015ft\u0131rmakla kendi ilmine ekleyen kimsedir.&#8221; Bunun \u00fczerine Musa (a.s) demi\u015f ki: &#8220;Ya Rabbi! Kullar\u0131ndan benden daha bilgilisi varsa bana g\u00f6ster&#8221;. &#8220;Var&#8221; buyurulmu\u015f. &#8220;O halde onu nerede arayay\u0131m&#8221; demi\u015f. &#8220;Her iki denizin birle\u015fti\u011fi yerde, kayan\u0131n yan\u0131nda bal\u0131\u011f\u0131 kaybedece\u011fin yerde&#8230;&#8221; diye tarif edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130ki denizin birle\u015fti\u011fi yer ki, a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan bir bo\u011faz olmas\u0131d\u0131r. Nitekim Ka&#8217;b-i Kuraz\u00ee&#8217;den Tanca, yani Sebte bo\u011faz\u0131 oldu\u011fu rivayet edilmi\u015ftir. \u00dcbey&#8217;den de Afrikiyye oldu\u011fu nakledilmi\u015ftir. Fakat M\u00fccahid ve Katade&#8217;den \u0130ran denizi ile Rum denizinin birle\u015ftikleri yer oldu\u011fu rivayet olunmu\u015ftur. Bu \u015fekilde maksat bir bo\u011faz de\u011fil, dar bir dil, bir engel olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130ran denizi, Basra k\u00f6rfezi; Rum denizi de Akdeniz oldu\u011funa g\u00f6re, Basra k\u00f6rfezi ile Akdenizi birle\u015ftiren bir bo\u011faz yoktur. Bundan dolay\u0131 bu olsa olsa \u0130ran denizinin ba\u011flant\u0131l\u0131 oldu\u011fu Hint okyanusu ile Akdeniz aras\u0131nda S\u00fcvey\u015f kanal\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131 dar bir dil olsa gerektir. Kayadan a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan Kud\u00fcs&#8217;teki tan\u0131nm\u0131\u015f Sahratullah (Allah ta\u015f\u0131) olmas\u0131 \u00e7ok muhtemeldir. \u0130bn\u00fc Atiyye demi\u015ftir ki: &#8220;O, yani \u0130ran denizi Hint okyanusunun bir koludur ki Azerbaycan&#8217;\u0131n arkas\u0131ndan ba\u015flayan \u0130ran topra\u011f\u0131nda kuzeyden g\u00fcneye do\u011fru uzan\u0131r. \u015eu halde bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re iki denizin birle\u015fti\u011fi yer, iki denizin, Suriye topra\u011f\u0131 taraf\u0131nda bulunan y\u00f6nden iki denizin birle\u015fmesine esas olan yerdir.&#8221; Tefsir bilginleri burada &#8220;bahreyn&#8221; (iki deniz) kelimesinin, bahr (deniz) kelimesinin ikili olmak \u00fczere iki deniz m\u00e2n\u00e2s\u0131na say\u0131lm\u0131\u015f, bir \u00f6zel isim olmas\u0131n\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmam\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlar. Halbuki Mu&#8217;cem\u00fc&#8217;l-B\u00fcld\u00e2n&#8217;da anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi Bahreyn, Hint Okyanusu denizi sahilinde Basra ile Umman aras\u0131nda bir\u00e7ok \u00fclkeyi kapsayan bir k\u0131t&#8217;an\u0131n \u00f6zel ismi oldu\u011fu da bilindi\u011finden bu m\u00e2n\u00e2 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclecek olursa, iki denizin birle\u015fti\u011fi yer, Bahreyn k\u0131tas\u0131n\u0131n (b\u00f6lgesinin) toplu yeri veya merkezi demek olur. \u00d6zel isim, genel isimden daha a\u00e7\u0131k olmas\u0131 itibariyle bu m\u00e2n\u00e2, hem a\u00e7\u0131k, hem de Sebte bo\u011faz\u0131ndan daha yak\u0131nd\u0131r. Daha \u00f6nce Medyen&#8217;e gitmi\u015f olan Musa&#8217;n\u0131n ondan sonra Bahreyn&#8217;e bir seyahata \u00e7\u0131kmas\u0131 da uzak g\u00f6r\u00fclen bir g\u00f6r\u00fc\u015f de\u011fildir. Ancak tefsir bilginleri, buna de\u011finmemi\u015f olduklar\u0131ndan bunu destekleyen nakl\u00ee bir delil bulunam\u0131yor, Nitekim \u0130stanbul bo\u011faz\u0131 hakk\u0131ndaki yay\u0131lm\u0131\u015f haber de b\u00f6yledir. Tefsir bilginlerinin bu m\u00e2n\u00e2 \u00fczerinde durmamalar\u0131n\u0131n sebebi -Allah daha iyi bilir bundan sonraki \u00e2yette ikil zamiri ile buyurulmu\u015f olmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6zel isim olsayd\u0131 zamir tekil olacakt\u0131. \u00d6yle olmakla beraber bu ikil zamirini Musa ile arkada\u015f\u0131na g\u00f6nderenler de olmu\u015ftur. Bir de baz\u0131lar\u0131 buradaki bahreyn&#8217;in (iki denizin) biri ac\u0131, biri tatl\u0131; yani bir nehir oldu\u011funu s\u00f6yledikleri gibi, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 da Azerbaycan taraf\u0131ndaki &#8220;K\u00fcrr ve Ress&#8221; nehirleri oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir. &#8220;Res halk\u0131n\u0131 ve bu arada daha bir\u00e7ok nesilleri (ink\u00e2rlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden helak ettik)&#8221; (Furkan, 25\/38 \u00e2yetinin tefsirine bkz.) Nihayet, &#8220;mecme&#8217;a&#8217;l-bahrayn&#8221; iki ilim denizi demek olan Musa ile H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n birle\u015ftikleri yer demektir diyenler de olmu\u015ftur. Ke\u015f\u015f\u00e2f bunun hakk\u0131nda; bid&#8217;at tefsirlerinden demi\u015f. Ebu Hayyan da: Bu bat\u0131niyye tefsirine benziyor demi\u015f. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, daha bir\u00e7oklar\u0131 ile beraber tasavvuf\u00e7ulardan olan Ni\u015fabur\u00ee Tefsiri&#8217;nde bile red ve tenkid edilmi\u015ftir. Bununla beraber \u015funu itiraf etmek gerekir ki, bu m\u00e2n\u00e2 laf\u0131z itibariyle uzak olmakla beraber, m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re sabittir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yukar\u0131da naklolunan ihtilaflar kar\u015f\u0131s\u0131nda ifadesinden anla\u015f\u0131labilen, kesin olarak anlat\u0131lan \u015fey Musa ile H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n bulu\u015facaklar\u0131 bir yer olmas\u0131ndan ibaret kal\u0131yor.<\/p>\n<p>61- \u0130kisi, iki denizin birle\u015fti\u011fi yere var\u0131nca, -burada buyurulmay\u0131p da araya bir de ilave edilmi\u015f olmas\u0131n\u0131n n\u00fcktesi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.- bal\u0131klar\u0131n\u0131 unuttular, yani arad\u0131klar\u0131n\u0131 bulmak i\u00e7in alamet olacak olan bal\u0131\u011f\u0131n ne halde oldu\u011funa dikkat etmek hat\u0131rlar\u0131na gelmedi. S\u00f6z\u00fcn geli\u015finden anla\u015f\u0131l\u0131yor ki Musa, sormay\u0131 unuttu. Delikanl\u0131s\u0131 da s\u00f6ylemeyi unuttu. \u0130lerideki &#8220;ku\u015fluk yeme\u011fimizi bize getir&#8221; ifadesinden anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere bu bal\u0131k demek ki yiyecekleri g\u0131dalar\u0131 idi. Bundan dolay\u0131 diri de\u011fil idi. Halbuki o denizdeki yolunu tutmu\u015f, bir deli\u011fe girmi\u015fti. Demek ki, \u00f6l\u00fclerin dirilmesine numune olan bir mucize meydana gelmi\u015ftir. Musa&#8217;n\u0131n haberi olmad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bu art\u0131k aranan zat\u0131n bir mucizesi oluyordu. Delikanl\u0131 bunu g\u00f6rm\u00fc\u015f, her nas\u0131lsa haber vermeyi unutmu\u015ftu. Onun i\u00e7in varacaklar\u0131 yere vard\u0131klar\u0131n\u0131n fark\u0131na varamayarak ge\u00e7tiler gittiler.<\/p>\n<p>62- &#8220;Ge\u00e7tikleri zaman Musa gen\u00e7 adam\u0131na: Ku\u015fluk yeme\u011fini bize getir dedi.&#8221; Delikanl\u0131 dedi ki<\/p>\n<p>63- g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc, kayaya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131m\u0131z vakit ben bal\u0131\u011f\u0131 unutmu\u015fum. Yani orada ne oldu\u011funu s\u00f6ylememi\u015fim. Tefsir bilginlerinin s\u00f6zlerinden buradaki kaya deniz kenar\u0131nda tan\u0131nmayan bir kaya imi\u015f gibi anla\u015f\u0131l\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bal\u0131\u011f\u0131n denize gitti\u011finin anlat\u0131lmas\u0131ndan bu kayan\u0131n da deniz kenar\u0131nda olmas\u0131 gerekir gibidir. Fakat biz bunun Kud\u00fcs&#8217;teki herkes\u00e7e bilinen kaya oldu\u011funa h\u00fckmetmek istiyoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;es-sahra= kaya&#8221;dan a\u00e7\u0131k\u00e7a ve hemen anla\u015f\u0131lan budur. Bal\u0131\u011f\u0131n denizdeki yolu tutup bir deli\u011fe girmi\u015f olmas\u0131 da orada bir su deli\u011fine s\u0131\u00e7ram\u0131\u015f olmas\u0131yla a\u00e7\u0131klanabilir. Ger\u00e7ekten bu kayan\u0131n yan\u0131nda Musa ile H\u0131z\u0131r bulu\u015ftu\u011fundan sonra ileride &#8220;ikisi birlikte gittiler, nihayet gemiye bindiklerinde&#8230;&#8221; (18\/71) buyurulaca\u011f\u0131 gibi gemiye bininceye kadar hayli gitmi\u015f olduklar\u0131na g\u00f6re buradan denize kadar epey bir mesafe bulundu\u011fu da anla\u015f\u0131lmaz de\u011fildir. Ve Allah daha iyi bilir, bu \u015fekilde bu olayda, kayan\u0131n mukaddesli\u011finin esas\u0131 bulunur. Onu s\u00f6ylememi bana ancak \u015feytan unutturdu. Yoksa bu unutulacak gibi bir \u015fey de\u011fildi. O \u015fa\u015f\u0131lacak bir \u015fekilde denizde yolunu tutup gitmi\u015fti.<\/p>\n<p>64- Delikanl\u0131n\u0131n bu haber verme ve \u00f6z\u00fcr dilemesine kar\u015f\u0131 Musa: &#8220;\u0130\u015fte bizim istedi\u011fimiz de buydu&#8221; dedi. Burada &#8220;neb\u011f\u0131&#8221; fiili cezmedilmi\u015f m\u00fczari (geni\u015f zaman) olmad\u0131\u011f\u0131ndan genel kurala uygun olarak &#8220;neb\u011f\u00ee&#8221; okunmal\u0131 idi.<\/p>\n<p>Fakat genel kurala ayk\u0131r\u0131 olarak &#8220;y\u00e2&#8221; d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr ki, bu kald\u0131rma genel kurala ayk\u0131r\u0131 olmakla beraber dildeki kullan\u0131\u015fa ayk\u0131r\u0131 de\u011fildir. Tilavette daha fasih olmu\u015f. Art\u0131k araman\u0131n uzamad\u0131\u011f\u0131na bir i\u015faret olmas\u0131 itibariyle m\u00e2n\u00e2da beli\u011f d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bununla beraber &#8220;y\u00e2&#8221; ile okunu\u015fu da vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine o ikisi izlerini takip ederek gerisin geriye d\u00f6nd\u00fcler,<\/p>\n<p>65- derken salih kullar\u0131m\u0131zdan birini buldular ki biz nezdimizde ona bir rahmet vermi\u015ftik. Yani vahiy ve peygamberlik nimeti ile nimetlendirmi\u015f ve taraf\u0131m\u0131zdan kendisine ilim \u00f6\u011fretmi\u015ftik. Baz\u0131lar\u0131 bu zat\u0131n kim oldu\u011fu hakk\u0131nda ihtilaf etmi\u015flerse de tefsir bilginlerinin \u00e7o\u011fu H\u0131z\u0131r oldu\u011funu nakletmi\u015fler ve a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Tasavvuf\u00e7ular, hadis bilginlerince sahih olarak kabul edilmeyen baz\u0131 haberlerle H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n hi\u00e7 vefat etmedi\u011fini ve aras\u0131ra g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc s\u00f6ylemi\u015flerdir. Onun i\u00e7in buradaki rahmeti, uzun s\u00fcre ya\u015famak ile tefsir edenler olmu\u015ftur. Muhyiddin-i Arabi hazretlerinin &#8220;Futuh\u00e2t-\u0131 Mekkiyye&#8221; sinde H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n hayat\u0131na dair birtak\u0131m bahisler ve hikayeler g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. \u0130bn\u00fc Sal\u00e2h ve Nevev\u00ee gibi baz\u0131 y\u00fcce zatlar, H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131nda b\u00fcy\u00fck \u00e2limlerin g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011fini nakletmi\u015fler, fakat takip olunmu\u015flard\u0131r. (ele\u015ftiriye u\u011fram\u0131\u015flard\u0131r.) Buna kar\u015f\u0131l\u0131k bir \u00e7ok \u00e2limler de baz\u0131 hadislerle &#8220;Ey Muhammed! Biz senden \u00f6nce hi\u00e7bir insana ebedilik vermedik&#8230;&#8221; (Enbiy\u00e2, 21\/34) \u00e2yetiyle akla ve nakle dayanan baz\u0131 deliller getirerek vefat etmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Ebu Hayy\u00e2n, bunun cumhur s\u00f6z\u00fc oldu\u011funu kaydetmi\u015ftir. Ger\u00e7ekten tefsir bilginlerinin \u00e7o\u011fu, bir\u00e7ok yerlerde oldu\u011fu gibi buradaki rahmeti de vahiy ve peygamberlik ile tefsir etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Kayyim-i Cevz\u00ee, H\u0131z\u0131r (a.s)\u0131n hayat\u0131 hakk\u0131nda zikrolunan hadislerin hepsi yaland\u0131r. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na dair sahih bir hadis bile yoktur demi\u015f. Al\u00fbs\u00ee de bu konuyla ilgili s\u00f6zleri ve delilleri uzun uzad\u0131ya inceleyip ara\u015ft\u0131rd\u0131ktan sonra demi\u015ftir ki: Her t\u00fcrl\u00fc hesaptan sonra Hz. Peygamberin sahih hadisleri ve akl\u0131n tercih etti\u011fi deliller, vefat etti diyenlerin s\u00f6z\u00fcne tamamen uygun ve iddialar\u0131n\u0131 tamamen desteklemektedir. Ve bu haberlerin d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerinden sapmay\u0131 gerektiren bir \u015fey yoktur. Olsa olsa \u00e7ok hay\u0131rl\u0131 baz\u0131 salihlerden -ki sahih oldu\u011funu Allah bilir rivayet edilen hikayelerin d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerini g\u00f6zetme ve Muhyidd\u00een-i Arab\u00ee gibi H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyen baz\u0131 tasavvuf ulular\u0131na iyi fikir besleme meselesi kal\u0131r ki, bu da bir delil meydana getirmez. E\u011fer yaln\u0131z s\u00f6yleyen kimsenin de\u011ferinin y\u00fcceli\u011finden ve onun hakk\u0131ndaki iyi kanaatten dolay\u0131, o gibi s\u00f6zlere de\u011fer verip de kabul edersen k\u0131yamete kadar H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na inanabilirsin. E\u011fer Hz. Ali&#8217;nin &#8220;s\u00f6yleyene bakma, s\u00f6yledi\u011fine bak&#8221; dedi\u011fi gibi s\u00f6yleyen kimsenin onurunun y\u00fcceli\u011fine aldanmay\u0131p da s\u00f6z\u00fc, delilin bulunmas\u0131 ve bulunmamas\u0131na g\u00f6re kabul veya reddedeceksen iki taraf\u0131n delillerini, faydas\u0131na ve zarar\u0131na olan delilleri \u00f6\u011frendikten sonra, vicdan\u0131ndan fetva sor, verece\u011fi fetva ile amel et. Sak\u0131n birtak\u0131mlar\u0131n\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, bir konuda tasavvuf\u00e7ulara uymayan\u0131 hemen do\u011fru yoldan sap\u0131tmaya kalk\u0131\u015fma. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m hukukuna g\u00f6re veya akla g\u00f6re bir delilin, red edemeyece\u011fi konularda ehlinden i\u015fitilen bir s\u00f6ze inanmamak bir mahrumiyet olabilirse de \u015fer&#8217;\u00ee veya akl\u00ee delilin reddetti\u011fi bir dava tasavvuf\u00e7ularca da kabul edilmez.<\/p>\n<p>Biz de \u015funu s\u00f6ylemek isteriz ki, bu konu g\u00f6r\u00fcnen hayat a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmeyen \u00e2limlerin s\u00f6z\u00fc a\u00e7\u0131k oldu\u011funda \u015f\u00fcphe yoktur. &#8220;Ondan \u00f6nce de peygamberler gelip ge\u00e7mi\u015ftir&#8221; (Maide, 5\/75) \u00e2yeti bu konuda yeterli bir delildir. Fakat i\u015faret, \u015fiarlar\u0131 olan tasavvuf\u00e7ular\u0131n s\u00f6zlerini de d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc \u00fczere tart\u0131\u015fma konusu yapmamak icab eder. \u00d6zellikle Musa ve H\u0131z\u0131r k\u0131ssas\u0131 bir z\u00e2hir ve b\u00e2t\u0131n k\u0131ssas\u0131 oldu\u011funa g\u00f6re o b\u00e2t\u0131n (gizlilik), H\u0131z\u0131r meselesinin konusunu meydana getirir. Tasavvuf\u00e7ular\u0131n s\u00f6z\u00fcnde buna delil de yok de\u011fildir. \u015eeyh Sadreddin \u0130shak Konev\u00ee &#8220;Tebs\u0131rat\u00fc&#8217;l- M\u00fcbted\u00ee ve Tezkiret\u00fc&#8217;l-M\u00fcnteh\u00ee&#8221; isimli eserinde: &#8220;H\u0131z\u0131r (a.s)\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n misal \u00e2leminde&#8221; oldu\u011funu nakletmi\u015f. Abdurrezzak-\u0131 K\u00e2\u015f\u00ee: &#8220;H\u0131z\u0131r, ruhun ferahl\u0131\u011f\u0131ndan, \u0130lyas ruhun s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan ibarettir&#8221; demi\u015f. Baz\u0131lar\u0131 da H\u0131zriyyetin, H\u0131z\u0131r (a.s)\u0131n derecesi \u00fczere baz\u0131 salih kimselerin erdi\u011fi bir r\u00fctbe oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015ftir ki, bu \u00fc\u00e7 s\u00f6z\u00fc, bu konunun anahtar\u0131 olmak \u00fczere kabul edebiliriz.<\/p>\n<p>LED\u00dcNN: &#8220;yan\u0131nda&#8221; gibi bir zarft\u0131r. T\u00fcrk\u00e7ede kat\u0131m\u0131zdan veya taraf\u0131m\u0131zdan demek gibidir. Ve g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki ilmin de\u011fil, \u00f6\u011fretmenin kayd\u0131d\u0131r. Bununla beraber \u00f6\u011fretmenin, O&#8217;nun kat\u0131ndan olmas\u0131, ilmin de O&#8217;nun kat\u0131ndan olmas\u0131n\u0131 gerektirmez de\u011fildir. \u015e\u00fcphe yok ki b\u00fct\u00fcn peygamberlerin ilmi Allah taraf\u0131ndan vahiy ve \u00f6\u011fretmek itibar\u0131 ile Led\u00fcnn\u00ee (Allah kat\u0131ndan)dir. Fakat burada dikkate de\u011fer bir husus \u015fudur ki &#8220;ve kendisine taraf\u0131m\u0131zdan ilim \u00f6\u011frettik.&#8221; kayd\u0131 ile H\u0131z\u0131r&#8217;a \u00f6\u011fretilmi\u015f olan ilim, Musa&#8217;n\u0131n ilminden bamba\u015fka bir ilim, yani Allah taraf\u0131ndan \u00f6\u011fretilen ilimlerden \u00f6zel bir ilim oldu\u011fu anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r ki, \u00e2yetteki k\u0131ssalar karinesi (ipucu) ile tefsir bilginleri, bunu &#8220;Gay\u0131plar ilmi ve gizli ilimlerin s\u0131rlar\u0131&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. Di\u011fer bir ifade ile demi\u015flerdir ki: &#8220;Musa&#8217;n\u0131n ilmi, \u015fer&#8217;\u00ee h\u00fck\u00fcmleri bilmek ve d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re fetva vermekti. H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n ilmi ise i\u015flerin i\u00e7 y\u00fcz\u00fcn\u00fc bilmekti.&#8221; Sahih-i Buhar\u00ee&#8217;de rivayet edilmi\u015ftir ki, H\u0131z\u0131r \u015f\u00f6yle demi\u015f: &#8220;Ey Musa! Ben Allah&#8217;\u0131n ilminden bana \u00f6\u011fretti\u011fi bir ilim \u00fczereyim ki, sen onu bilmezsin. Sen de Allah&#8217;\u0131n ilminden sana \u00f6\u011fretti\u011fi bir ilim \u00fczeresinki ben onu bilmem.&#8221; Bu \u015fekilde ilm-i led\u00fcnn\u00ee (Allah bilgisi) deyimi, bu \u00f6zel ilimde en \u00f6zel bir m\u00e2n\u00e2 ile terim olmu\u015ftur ki, buna hakikat ilmi ve bat\u0131n (g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyen \u015feyler) ilmi de denilmi\u015f ve tasavvuf\u00e7ular, bu k\u0131ssaya bir delil olarak tutunmu\u015ftur. \u00d6zetle led\u00fcnn\u00ee ilim, kafa \u00e7al\u0131\u015ft\u0131rmakla elde edilmeyip Allah taraf\u0131ndan, s\u0131rf Allah vergisi olan bir mukaddes kuvvetin tecellisidir. Etkiden etki yapana, duygudan varl\u0131\u011fa do\u011fru giden bir ilim de\u011fil, etki yapandan etkiye (ize), varl\u0131ktan duyguya gelen birinci derecede bir ilimdir. Nefsin olagelene ge\u00e7i\u015fi de\u011fil, olagelenin nefiste meydana \u00e7\u0131kmas\u0131d\u0131r. Do\u011frudan do\u011fruya bir ke\u015fiftir. Fakat led\u00fcnn\u00ee deyimi, bunun \u00f6zellikle Allah&#8217;\u0131n s\u0131rlar\u0131na ait olan\u0131ndan daha fazla deyim olmu\u015ftur. T\u00fcrk\u00e7ede bir i\u015fin led\u00fcnniyat\u0131 demek i\u00e7 y\u00fcz\u00fcndeki gizli incelikleri ve s\u0131rlar\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131nda herkes\u00e7e bilinir. Bu k\u0131ssada ilim i\u00e7in ara\u015ft\u0131rma yapmak ve yolculu\u011fa \u00e7\u0131kmaya bir te\u015fvik delili ve bununla beraber led\u00fcnn\u00ee ilmin \u00e7aba harcamak ve istemekle kazan\u0131lmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatmak vard\u0131r.<\/p>\n<p>66- Bak\u0131n\u0131z Musa ile delikanl\u0131s\u0131 Allah&#8217;tan b\u00f6yle bir rahmet ve ilme eri\u015fmi\u015f \u00f6zel bir kulu bulduklar\u0131nda ne yapt\u0131lar: Musa ona dedi ki: &#8220;Sana \u00f6\u011fretilen ilimden bana da \u00f6\u011fretmen i\u00e7in sana tabi olabilir miyim?&#8221;<\/p>\n<p>R\u00dc\u015eD, hayr\u0131, do\u011fru yolu bulmakt\u0131r. Bu s\u00f6zde \u00e2lime kar\u015f\u0131 al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn gere\u011fine ve ilim tahsilinden esas maksad\u0131n r\u00fc\u015fd\u00fc kazanmak oldu\u011funa ve ilim \u00f6\u011frenmede g\u00f6n\u00fcl al\u00e7akl\u0131\u011f\u0131, edeb, nezaket, ard\u0131na d\u00fc\u015fme ve hizmetin \u015fart oldu\u011funa delalet vard\u0131r.<\/p>\n<p>67-69-Bu izin istemeye cevap olarak o kul; Musa&#8217;ya dedi ki: &#8220;Sen benimle arkada\u015fl\u0131\u011fa asla sabredemezsin.&#8221; Bu s\u00f6zle H\u0131z\u0131r, Musa&#8217;n\u0131n psikolojik durumu hakk\u0131ndaki ilk ke\u015ffini g\u00f6stermi\u015f ve ona kendini anlatm\u0131\u015f oluyordu ki, sonunda do\u011frulu\u011fu ger\u00e7ekle\u015fecektir. Ger\u00e7ekten bu istekle Musa&#8217;n\u0131n alaca\u011f\u0131 ders, kendi yerini tan\u0131mak ve bir sab\u0131r dersi almaktan ibaret olacakt\u0131r. Yani bu konuda \u00e7ok sab\u0131r laz\u0131md\u0131r. Senin ise \u015f\u00fcphesiz ki benimle beraber sabretmek elinden gelmez ve bunda mazursun. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u00e7 y\u00fcz\u00fcn\u00fc bilemedi\u011fin bir \u015feye nas\u0131l sabredeceksin?<\/p>\n<p>Yani beraberimde birtak\u0131m \u015feyler g\u00f6receksin ki, s\u0131r ve hikmetinden haberin olmayacak, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re ise iyi g\u00f6r\u00fcnmeyecek. Sen bir \u015feriat sahibi olman itibariyle onlar\u0131 d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerine g\u00f6re uygun g\u00f6remeyip itiraz etme gere\u011fini duyacaks\u0131n.<\/p>\n<p>70- Musa dedi ki: &#8220;\u0130n\u015fallah beni sab\u0131rl\u0131 bulacaks\u0131n, sana hi\u00e7bir i\u015fte kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmayaca\u011f\u0131m.&#8221; dedi. Allah dilemezse ba\u015fka.<\/p>\n<p>71- &#8220;H\u0131z\u0131r dedi ki: &#8220;E\u011fer bana uyacaksan, ben sana s\u0131rr\u0131n\u0131 anlatmad\u0131k\u00e7a hi\u00e7bir \u015fey hakk\u0131nda bana soru sorma.&#8221; Yani tart\u0131\u015fma, itiraz \u015f\u00f6yle dursun, sorup anlama i\u00e7in bile soru sorma! Demek ki ba\u015fka ilimlerde meseleyi ortaya koyarak bilginin yar\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturan soru, bu ilimde yasakt\u0131r. Bunda \u00f6\u011frencinin nefsi, faaliyetten \u00e7ok kabiliyette haz\u0131rlanacakt\u0131r.<\/p>\n<p>72-75- B\u00f6ylece ikisi yola koyuldular. Demek ki, bu ilimden bir \u015fey bellenirse bir yerde oturup s\u00f6yle\u015fmek veya d\u00fc\u015f\u00fcnmek yoluyla de\u011fil, ger\u00e7ekten i\u015fleri yapmakla bellenecektir. S\u00f6zle\u015fme tamamen olur olmaz ikisi birlikte hareket etmi\u015fler. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada delikanl\u0131 zikredilmemi\u015ftir. O, Musa&#8217;ya uydu\u011fu i\u00e7in, art\u0131k kendisinden s\u00f6z edilmemi\u015f ve onu bir yerde b\u0131rakm\u0131\u015f da olabilirler. \u0130kisi denize do\u011fru gemiye bininceye kadar gittiler. Nihayet gemiye bindiklerinde, Ebu Hatem&#8217;in Rebi&#8217; b. Enes&#8217;ten rivayet etti\u011fine g\u00f6re yer korkun\u00e7 idi, gemiciler bunlardan \u015f\u00fcphelendiler, bindirmek istemediler. Fakat ba\u015fkanlar\u0131: &#8220;Ben bunlar\u0131 y\u00fczleri nurlu adamlar g\u00f6r\u00fcyorum, bindirece\u011fim&#8221; dedi, bindirdi. Buhar\u00ee ve M\u00fcslim ve di\u011fer hadis bilginlerinin \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayetinde ise &#8220;H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131 tan\u0131d\u0131lar, \u00fccretsiz bindirdiler. Gemiyi yaralad\u0131. Bunun baz\u0131 rivayetlerde zikredildi\u011fi gibi keser veya balta gibi aletler ile ola\u011fan bir i\u015f \u015feklinde olmas\u0131 muhtemeldir. Ve gemiciler H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131 tan\u0131d\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 belki ses \u00e7\u0131karmam\u0131\u015flard\u0131r. Fakat nazm\u0131n beyan zevkine ve gemicilerin ses \u00e7\u0131karmamas\u0131na g\u00f6re bir harika \u015feklinde sessizce yap\u0131l\u0131vermi\u015f olmas\u0131 daha uygundur. &#8220;Musa : &#8220;Gemiyi yolcular\u0131n\u0131 bo\u011fmak i\u00e7in mi deldin? Do\u011frusu \u00e7ok k\u00f6t\u00fc bir i\u015f yapt\u0131n&#8221; dedi. Yine gittiler, yani \u00f6zr\u00fcn\u00fc kabul etti de gemi ile sahile \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra yine gittiler. Nihayet bir o\u011flana rastlad\u0131lar. H\u0131z\u0131r onu hemen \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. O\u011flan deyimi gibi gul\u00e2m deyimi de \u00e7o\u011funlukla bulu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ermeyenler de yayg\u0131n olarak kullan\u0131ld\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131, Cumhur bunun hen\u00fcz b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ermemi\u015f bir \u00e7ocuk oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir. Fakat \u0130bn\u00fc Eb\u00ee Hatem, Said b. Abd\u00fclaziz&#8217;den yirmi ya\u015f\u0131nda bir gen\u00e7 oldu\u011funu rivayet etmi\u015ftir.(1) Ger\u00e7ekten b\u00f6ylelerine de gulam denilebilir. Musa dedi ki: &#8220;Bir can kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olmaks\u0131z\u0131n masum bir cana nas\u0131l k\u0131yd\u0131m? Yani bir k\u0131sas hakk\u0131n yok iken, bir masum veya su\u00e7suz kimseyi mi \u00f6ld\u00fcr\u00fcverdin? Demi\u015flerdir ki, maksat, \u00f6ld\u00fcrmenin haks\u0131z yere oldu\u011funu s\u00f6ylemektir. Yaln\u0131z k\u0131sas hakk\u0131n\u0131n olmamas\u0131 bu duruma en uygun olmas\u0131 itibariyledir. Veyahut Musa&#8217;n\u0131n \u015feriatinde \u00e7ocu\u011fu (\u00f6ld\u00fcrmede) de k\u0131sas gerekti\u011fini bildirmektir. Do\u011frusu \u00e7ok fena bir \u015fey yapt\u0131n&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>75- H\u0131z\u0131r dedi ki: &#8220;Do\u011frusu sen benimle asla sabredemezsin demedim mi sana?&#8221;<\/p>\n<p>76- (Musa) dedi ki: &#8220;E\u011fer bundan sonra sana bir \u015fey sorarsam bana arkada\u015f olma! Hakikaten benim taraf\u0131mdan ileri s\u00fcr\u00fclebilecek son mazerete ula\u015ft\u0131n.<\/p>\n<p>77- Bunun \u00fczerine yine y\u00fcr\u00fcd\u00fcler. Nihayet bir k\u00f6y halk\u0131na var\u0131p onlardan yemek istediler. Ancak k\u00f6y halk\u0131 onlar\u0131 misafir etmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131lar. Derken orada y\u0131k\u0131lmak \u00fczere olan bir duvar buldular. H\u0131z\u0131r hemen onu do\u011frulttu. Musa: &#8220;\u0130steseydin elbet buna kar\u015f\u0131 bir \u00fccret al\u0131rd\u0131n&#8221; dedi.<\/p>\n<p>78- H\u0131z\u0131r dedi ki: &#8220;\u0130\u015fte bu, seninle benim aram\u0131z\u0131n ayr\u0131lmas\u0131d\u0131r. \u015eimdi sana o sabredemedi\u011fin \u015feylerin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc haber verece\u011fim.&#8221;<\/p>\n<p>79- &#8220;Gemi, denizde \u00e7al\u0131\u015fan bir ka\u00e7 yoksula aitti. Onu kusurlu k\u0131lmak istedim, \u00e7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n ilerisinde her sa\u011flam gemiye zorla el koyan bir h\u00fck\u00fcmdar vard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>80- &#8220;O\u011flana gelince, onun ana-babas\u0131 m\u00fcmin kimselerdi. \u00c7ocu\u011fun onlar\u0131 azg\u0131nl\u0131k ve ink\u00e2ra s\u00fcr\u00fcklemesinden korktuk.&#8221;<\/p>\n<p>81- &#8220;\u0130stedik ki Rabbleri onun yerine kendilerine ondan temizlik\u00e7e daha hay\u0131rl\u0131 ve daha \u00e7ok merhamet eden birini versin.&#8221;<\/p>\n<p>82- &#8220;Duvar ise, o \u015fehirde iki yetim o\u011flana ait idi. Duvar\u0131n alt\u0131nda onlar\u0131n bir hazinesi vard\u0131. Babalar\u0131 da iyi bir kimse idi. Onun i\u00e7in Rabbin istedi ki o iki \u00e7ocuk erginlik \u00e7a\u011flar\u0131na ersinler ve Rabbinden bir rahmet olarak hazinelerini \u00e7\u0131kars\u0131nlar. Ve ben bunlar\u0131n hi\u00e7birini kendili\u011fimden yapmad\u0131m. \u0130\u015fte senin sabredemedi\u011fin \u015feylerin i\u00e7y\u00fczleri budur.&#8221;<\/p>\n<p>76-77- Nihayet bir k\u00f6y halk\u0131na vard\u0131lar. \u0130leriden anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere bu bir \u015fehir idi. Bir\u00e7oklar\u0131 Antakya oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f. \u015eehre Antakya ismi sonradan verilmi\u015f oldu\u011funa g\u00f6re eski isminin ba\u015fka bir \u015fey olmas\u0131 gerekir. Bundan ba\u015fka \u00dcb\u00fclle denilmi\u015f. Berka denilmi\u015f. H\u0131ristiyanlar\u0131n nisbet edildi\u011fi Nas\u0131ra denilmi\u015f, Bac\u0131rvan denilmi\u015f. Rum topraklar\u0131nda bir k\u00f6yd\u00fcr denilmi\u015f, End\u00fcl\u00fcs&#8217;te Hadr\u00e2 adas\u0131d\u0131r denilmi\u015f. \u015eu halde bu k\u00f6y\u00fcn sa\u011flam bir \u015fekilde belirlenmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Asl\u0131nda Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da k\u00f6y\u00fcn belirlenmesi istenmedi\u011finden dolay\u0131 belirsiz g\u00f6sterilip yaln\u0131z \u015f\u00f6yle bir niteli\u011fi anlat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>\u00d6yle bir k\u00f6y ki halk\u0131ndan yiyecek istediler (k\u00f6y halk\u0131) onlar\u0131 konuklamaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131lar. Burada in iki defa s\u00f6ylenmesi, birisi \u015fehrin as\u0131l h\u00fck\u00fcmeti, biri de genel halk\u0131 olmas\u0131 gibi iki m\u00e2n\u00e2ya i\u015faret olsa gerektir. \u0130kisinden de kastedilen, ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2 ile halk demek oldu\u011funa g\u00f6re kelimesinin tekrarlanmas\u0131 s\u0131rf onlar\u0131 ay\u0131plamak i\u00e7in olmu\u015f olur. Ger\u00e7ekten bu k\u00f6y\u00fcn ileri gelenleri ve halk\u0131yla, b\u00fct\u00fcn halk\u0131 o kadar al\u00e7ak imi\u015fler ki, iki ki\u015fiyi konuklamaktan \u00e7ekinmi\u015fler.<\/p>\n<p>Bu al\u00e7akl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 g\u00f6sterilen b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011fe bak\u0131n\u0131z: O vakit orada y\u0131k\u0131lmak \u00fczere olan bir duvar buldular; (H\u0131z\u0131r) hemen onu do\u011frulttu. Nakledildi\u011fine g\u00f6re bu bir kale duvar\u0131 gibi y\u00fcksek ve kal\u0131n bir duvar imi\u015f. Baz\u0131lar\u0131n\u0131n zannetti\u011fi gibi bunu y\u0131km\u0131\u015f ve durup yeniden yapm\u0131\u015f olabilir. Fakat b\u00f6yle bir memlekette o tuhaf durumda bulunan bir duvar\u0131 y\u0131kmaya kalk\u0131\u015fmak bile ola\u011fan bir \u015fey olamayaca\u011f\u0131 dikkatle d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcrse, s\u00f6z\u00fcn geli\u015finden bunun bir mucize \u015feklinde hemen do\u011frultuldu\u011funu anlamak gerekir. Nitekim \u0130bn\u00fc Abas&#8217;tan ve \u0130bn\u00fc C\u00fcbeyr&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re: &#8220;El ile dokunmu\u015f ve (duvar\u0131n) hemen do\u011frultulmu\u015f oldu\u011fu&#8221; s\u00f6ylenmi\u015ftir. Ger\u00e7ekten peygamberlerin durumlar\u0131na ve k\u0131ssan\u0131n meydana gelmesine yak\u0131\u015fan da budur.<\/p>\n<p>Bunu g\u00f6ren Musa dedi ki: \u0130steseydin buna kar\u015f\u0131l\u0131k bir \u00fccret al\u0131rd\u0131n. Yiyecek istemek gibi ac\u0131 bir ihtiyac\u0131n ger\u00e7ekten oldu\u011fu bir s\u0131rada, m\u00fcmk\u00fcn olan bir kazanc\u0131 b\u0131rak\u0131p bo\u015fu bo\u015funa bir iyilik yapmaya kalk\u0131\u015fmak Musa&#8217;ya anlams\u0131z g\u00f6r\u00fcnd\u00fc de sabr\u0131n\u0131 tutamad\u0131. \u015eu kadar ki bu defa \u00f6ncekiler gibi \u00f6fke ile de\u011fil, yumu\u015fakl\u0131kla itiraz etti ve yukar\u0131daki s\u00f6z\u00fc gere\u011fince, arkada\u015fl\u0131\u011f\u0131n sona ermesi gerekece\u011finden \u00e7ekinmedi. Onun i\u00e7in H\u0131z\u0131r da:<\/p>\n<p>78- Dedi ki: &#8220;\u0130\u015fte bu, benimle senin aram\u0131z\u0131n ayr\u0131lmas\u0131d\u0131r. Art\u0131k sabredemedi\u011fin \u015feylerin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc sana s\u00f6yleyece\u011fim.&#8221; Yani gemi, o\u011flan ve duvar hakk\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131m \u015feylerin sana gizli kalan m\u00e2n\u00e2 ve maksad\u0131n\u0131, gizli olan sebep ve hikmetini anlataca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>79-\u015e\u00f6yle ki: &#8220;Gemi, denizde \u00e7al\u0131\u015fan bir tak\u0131m yoksullar\u0131nd\u0131. Ben onu ay\u0131pland\u0131rmak istedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6telerinde bir melik vard\u0131&#8221; Bu melik Gass\u00e2n h\u00fck\u00fcmdar\u0131 C\u00fclend\u00e2 b. Kerber idi denilmi\u015f. End\u00fcl\u00fcs yar\u0131madas\u0131nda M\u0131kv\u00e2d b. el-C\u00fclbend idi denilmi\u015f. \u00dcn\u00fc b\u00f6yle zul\u00fcm ile destan olmu\u015f olan bu kral her gemiyi gasbederek al\u0131yordu. Yani sa\u011flam, kusursuz olan her gemiyi zorla al\u0131yordu. Bundan dolay\u0131 gemiyi biraz yaralay\u0131p ay\u0131pland\u0131rmak, o gasptan kurtarmak i\u00e7in iki k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn en az zararl\u0131s\u0131n\u0131 se\u00e7mek ile, o yoksullara yard\u0131m cinsinden yararl\u0131 bir i\u015f idi. \u0130\u015fte Allah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcmlerinde b\u00f6yle d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe g\u00f6re zarar gibi g\u00f6r\u00fcnen \u015feylere rastlan\u0131r ki, Allah kat\u0131ndaki s\u0131rlar\u0131 bilinirse onlar\u0131n zarar de\u011fil, fayda oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>80- O\u011flana gelince, onun anas\u0131 babas\u0131 m\u00fcmin insanlard\u0131. Bundan dolay\u0131 bunlar\u0131 azg\u0131nl\u0131k ve nank\u00f6rl\u00fc\u011fe sokmas\u0131ndan korktuk. Yani sak\u0131nd\u0131k. Yani o\u011flan g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi masum (g\u00fcnahs\u0131z ve su\u00e7suz) de\u011fildi. B\u00fclu\u011fa ermi\u015f, azm\u0131\u015f bir k\u00e2fir idi ki, anas\u0131n\u0131 babas\u0131n\u0131 da k\u00fcf\u00fcr ve azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n istilas\u0131 alt\u0131na almak \u00fczere idi. Yahut hen\u00fcz \u00e7ocuk ise de \u00f6yle k\u00fcf\u00fcr ve azg\u0131nl\u0131\u011fa kabiliyetliydi ki, sa\u011f kal\u0131rsa ileride anas\u0131n\u0131 babas\u0131n\u0131 bile az\u0131tacak, onlar\u0131 da k\u00fcfre b\u00fcr\u00fcyecekti. Halbuki o ana ve baban\u0131n imanlar\u0131ndaki samimiyyeti Allah taraf\u0131ndan b\u00f6yle bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckten korunmaya lay\u0131k ve onun \u00e7ocuk iken \u00f6lmesi hepsi hakk\u0131nda hay\u0131rl\u0131 idi.<\/p>\n<p>81- \u0130stedik ki: bu iki m\u00fcminin Rableri kendilerine ondan daha temiz ve daha merhametli birini versin. Hem o\u011flan\u0131n y\u00fcz\u00fcnden g\u00f6recekleri k\u00f6t\u00fcl\u00fckten kurtulacaklar, hem de onun \u00f6l\u00fcm\u00fcyle duyacaklar\u0131 ac\u0131ya kar\u015f\u0131l\u0131k daha sevimli bir o\u011flana eri\u015feceklerdir ki, o o\u011flan \u00f6lmeyince bu olmayacakt\u0131. Rivayet edildi\u011fine g\u00f6re onun yerine Allah, bunlara bir k\u0131z vermi\u015f ve bu k\u0131z bir peygamber annesi olmu\u015f ve o peygamberin eliyle \u00fcmmetlerden bir \u00fcmmet, hidayete ermi\u015ftir.<\/p>\n<p>82- Duvara gelince \u015fehirde iki yetim \u00e7ocu\u011fun idi alt\u0131nda bunlar i\u00e7in bir hazine vard\u0131. Yani bunlar, i\u00e7in saklanm\u0131\u015f bir alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f hazinesi vard\u0131. Bunun bir tak\u0131m hikmet ve \u00f6\u011f\u00fctleri kapsad\u0131\u011f\u0131, bir alt\u0131n levha oldu\u011fu da rivayet edilmi\u015fse de birincisi a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ve babalar\u0131 iyi bir kimse idi. Yani o hazine onlara iyi bir baban\u0131n miras\u0131 idi. Helalinden kazan\u0131lm\u0131\u015f ve Allah yolunda harcanmak i\u00e7in iyi niyet ile konmu\u015ftu. &#8220;Alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f\u00fc biriktirip de onu Allah yolunda sarfetmeyenleri ac\u0131kl\u0131 bir azab ile m\u00fcjdele&#8221; (Tevbe, 9\/34) \u00e2yetinde k\u00f6t\u00fclenen yerilmi\u015f hazinelerden de\u011fildi. O iki yetim, yaln\u0131z yetim olduklar\u0131ndan dolay\u0131 de\u011fil, babalar\u0131n\u0131n iyili\u011finden faydalanarak o hazineyi elde edeceklerdi. Bu zat\u0131n iyi bir insan olmas\u0131 misallerinden biri olmak \u00fczere denilmi\u015ftir ki; O \u00e7ok g\u00fcvenilir bir adamd\u0131. \u0130nsanlar ona emanetleri b\u0131rak\u0131rlar, o da verdikleri gibi teslim ederdi.<\/p>\n<p>\u00d6zetle iki o\u011flu yetim kalm\u0131\u015f olan o iyi baban\u0131n iyili\u011fi Allah kat\u0131nda bo\u015fa gitmeyecekti. Bu y\u00fczden Rabbin o iki yetimin b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ve erginli\u011fe eri\u015fmelerini ve eri\u015fip hazinelerini \u00e7\u0131karabilmelerini istedi. Bunlar b\u00fcy\u00fcmeden duvar y\u0131k\u0131lm\u0131\u015f olsayd\u0131, o hazineyi ba\u015fkalar\u0131 bulacak ve zayi olacakt\u0131. D\u00fc\u015f\u00fcnmeli ki o durum ve vaziyette y\u0131k\u0131lmak \u00fczere bulunan bir duvar\u0131n alt\u0131nda, iki yetime ait bir hazinenin var oldu\u011funu bilip de onun belirli zaman\u0131na kadar korumas\u0131n\u0131 temin etmek ne kutsal bir i\u015ftir. Bunlar hep Rabbinden bir rahmet olarak yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ve ben bunu, bu yapt\u0131klar\u0131m\u0131 kendili\u011fimden yapmad\u0131m. Yani kendi g\u00f6r\u00fc\u015f ve ictihad\u0131mdan de\u011fil, Rabbinin bildirdi\u011fi emri ile, O&#8217;nun bir rahmeti olmak \u00fczere yapt\u0131m, bu benim bir g\u00f6revimdi. \u0130\u015fte senin, hakk\u0131nda sabredemedi\u011fin \u015feylerin i\u00e7y\u00fcz\u00fc budur.<\/p>\n<p>K\u0131ssan\u0131n burada bitmesinden anla\u015f\u0131l\u0131yor ki bu a\u00e7\u0131klamaya kar\u015f\u0131 Musa bir \u015fey dememi\u015ftir. O halde bu a\u00e7\u0131klama ve yorumda reddedilecek bir \u015fey g\u00f6rmemi\u015ftir. Demek ki Musa&#8217;n\u0131n g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde zararl\u0131 ve be\u011fenilmez g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feyler ger\u00e7ekte \u00f6yle de\u011filmi\u015f. Onun be\u011fenmemesi, g\u00f6z\u00fcnden gizli olan sebepleri ve hikmetini anlamamas\u0131ndan ileri geliyormu\u015f. \u00d6yle ki o gizli sebepler, a\u00e7\u0131klan\u0131nca z\u00e2hir ve b\u00e2t\u0131n birle\u015fiyor, Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcnde \u00e7eli\u015fme kalm\u0131yor. O halde demek oluyor ki i\u00e7 y\u00fcz\u00fcn gere\u011fi, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcn gere\u011fine ayk\u0131r\u0131 olabilir. Fakat bundan dolay\u0131 hakikat ile \u015feriat\u0131n uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 gerekmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015feriat, Hakk&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcd\u00fcr. Hakk&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc de hakikatte (ger\u00e7ekte) ne ise odur. Onun i\u00e7in i\u00e7 y\u00fcze g\u00f6re emredilmi\u015f olan H\u0131z\u0131r, Hakk&#8217;\u0131n emri olan \u015feriat ile \u00e2mel etti\u011fi gibi; \u015feriatla emrolunmu\u015f bulunan Musa da hakikat (ger\u00e7ek) a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 zaman \u015feriat bak\u0131m\u0131ndan itiraza yer olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor. Bunun i\u00e7in \u0130mam-\u0131 Rabban\u00ee Mekt\u00fbb\u00e2t&#8217;\u0131n\u0131n birinci cildinde k\u0131rk \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc mektupta demi\u015ftir ki: &#8220;Baz\u0131 insanlar dinsizlik ve z\u0131nd\u0131kl\u0131\u011fa meylederek esas gayenin \u015feriat\u0131n \u00f6tesinde oldu\u011funu hayal etmi\u015flerdir. Asla ve hay\u0131r, sonra asla ve hay\u0131r b\u00f6yle k\u00f6t\u00fc bir inan\u00e7tan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131z. Tarikat ve \u015feriat birbirinin ayn\u0131d\u0131r. Aralar\u0131nda k\u0131l ucu kadar uyumsuzluk yoktur. \u015eeriata ayk\u0131r\u0131 olan her\u015fey reddedilir ve \u015feriatin reddetti\u011fi her hakikat iddias\u0131 bir z\u0131nd\u0131kl\u0131kt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Yine ayn\u0131 ciltte k\u0131rk birinci mektupta \u015feriat, tarikat ve hakikat bahsinde demi\u015ftir ki: &#8220;Mesela dilin yalan s\u00f6ylememesi \u015feriat, kalbden yalan hat\u0131ras\u0131n\u0131 yok etmek e\u011fer zorlan\u0131p \u00e7al\u0131\u015fmakla olursa tarikat ve e\u011fer k\u00fclfetsiz yap\u0131lmas\u0131 kolay olursa hakikattir. K\u0131sacas\u0131 b\u00e2t\u0131n (gizli) olan tarikat ve hakikat, g\u00f6r\u00fcnen \u015feriat\u0131n tamamlay\u0131c\u0131s\u0131d\u0131rlar. \u015eu halde tarikat ve hakikat yoluna girenlerden, yol esnas\u0131nda g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde \u015feriata ayk\u0131r\u0131 ve ona ters d\u00fc\u015fen i\u015fler g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse hep bunlar, o anki sarho\u015fluktan ve kendini kaybetmektendir. O makam\u0131 ge\u00e7ip ay\u0131ld\u0131klar\u0131 vakit, o \u015feriata ayk\u0131r\u0131 olan durum tamamen ortadan kalkar ve o z\u0131d ilimler tamam\u0131yla da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olur.&#8221;<\/p>\n<p>Ancak burada dikkate de\u011fer bir nokta vard\u0131r ki o da H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc \u00e7ocuk meselesidir. E\u011fer bu \u00e7ocuk b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ermi\u015f idiyse derhal k\u00fcf\u00fcr ve azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131na h\u00fck\u00fcm vermek \u015feriata uygun olur. Fakat \u00e2limlerin \u00e7o\u011funun dedikleri gibi, hen\u00fcz b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ermemi\u015f bir \u00e7ocuk idiyse, onun k\u00e2firli\u011fi ve azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 nihayet gelecekte meydana \u00e7\u0131kacak bir ger\u00e7ektir. H\u0131z\u0131r, Allah&#8217;\u0131n kendisine ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 ilim ile, onun o zamanki ve gelecekteki b\u00fct\u00fcn gizli bilgilerini bilmi\u015f dahi olsa, bir \u00e7ocuk \u015f\u00f6yle dursun bir ergini bile ileride yapaca\u011f\u0131 su\u00e7tan dolay\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek \u015f\u00fcphe yok ki \u0130sl\u00e2m hukukuna ayk\u0131r\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. \u00d6mer (r.a) Mu\u011fire&#8217;nin k\u00f6lesini g\u00f6r\u00fcnce: &#8220;Bu beni \u00f6ld\u00fcrecek&#8221; demi\u015f, kendisinin katili olaca\u011f\u0131n\u0131 bilmi\u015fti. &#8220;O halde niye b\u0131rak\u0131yorsun, ey m\u00fcminlerin emiri!&#8221; dediklerinde &#8220;Ne yapay\u0131m hen\u00fcz bir \u015fey yapmam\u0131\u015ft\u0131r. Ve yaln\u0131z kalbindeki \u015feyden dolay\u0131 da \u015feriata g\u00f6re sorumlu olunmaz&#8221; dedi. Ve dedi\u011fi gibi ertesi g\u00fcn \u015fehid oldu. \u015eu halde H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc e\u011fer \u00e7ocuk ise bundaki h\u00fck\u00fcm, hakikat ile \u015feriat aras\u0131nda bir uyumsuzluk noktas\u0131 meydana getirmez mi? Ve bu durumda Musa bu yoruma nas\u0131l kanaat etmi\u015f olur? Buna s\u00f6ylenebilecek cevap \u015fu iki tarzdan birisi olabilir:<\/p>\n<p>1- Musa&#8217;n\u0131n yoruma itiraz etmemesinden a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan \u015fudur ki onun diye bir masum (su\u00e7suz) zannetti\u011fi o\u011flan, \u00e7ocuk de\u011fil, ergin azg\u0131n bir k\u00e2fir, \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi vacib bir gen\u00e7 imi\u015f. Bu ipucu kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7ocuktu s\u00f6z\u00fc kabul edilemez.<\/p>\n<p>2- \u015eeriat\u0131n hakikat\u0131 Allah&#8217;\u0131n emridir. H\u0131z\u0131r da bunu kendili\u011finden de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n emriyle yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015f. Musa&#8217;n\u0131n itiraz etmemesine sebep de bu olmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u015fekilde H\u0131z\u0131r, \u00f6zel durumlarda \u00f6zel bir \u015feriat ile emredilmi\u015f bir peygamber oldu\u011funu anlatm\u0131\u015f demektir. Bundan dolay\u0131 o \u00e7ocuk hakk\u0131nda ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi \u00f6ld\u00fcrme h\u00fckm\u00fc, genel kurala ayk\u0131r\u0131 olmakla beraber, H\u0131z\u0131r i\u00e7in \u00f6zel vahye dayanan \u00f6zel bir \u015feriat olur. Bu ise \u015feriat ile hakikat aras\u0131nda bir uyu\u015fmazl\u0131\u011fa de\u011fil, iki peygamberin \u015feriatleri aras\u0131nda bir farka dayan\u0131r. Ve Musa&#8217;y\u0131 H\u0131z\u0131r&#8217;dan ay\u0131ran en \u00f6nemli nokta da bu farkt\u0131r. A\u00e7\u0131klanan \u00fc\u00e7 olaydan, \u00fc\u00e7\u00fc de H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n hem ilminin \u015feklinde, hem de yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fin \u015feklinde ba\u015fka bir \u00f6zellik g\u00f6sterdi\u011fi gibi, bilhassa \u00e7ocuk olay\u0131 onun \u015feriat\u0131nda da bir \u00f6zellik g\u00f6stermektedir:<\/p>\n<p>Birincisi, ilim a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman onun gemi, gen\u00e7 ve duvar hakk\u0131ndaki ilminde oldu\u011fu gibi, e\u015fyan\u0131n g\u00f6r\u00fcnmeyen \u015feylerle ilgili olan Allah bilgi ve s\u0131rlar\u0131n\u0131, gelecekteki takdir edilmi\u015f \u015feyleri, ge\u00e7mi\u015fteki gizli hususlar\u0131, \u015fimdi g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde oldu\u011fu gibi hemen bildi\u011fi anla\u015f\u0131l\u0131yor. Onun i\u00e7in buna gayb ilmi, gizli ilim, \u00f6zel m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile Led\u00fcnn\u00ee (Allah&#8217;\u0131n bilgisi ve s\u0131rlar\u0131) ilmi demi\u015flerdir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, fiil y\u00f6n\u00fcnden bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman yapt\u0131\u011f\u0131 \u015feyler, halktan Hakk&#8217;a do\u011fru giden i\u015fler de\u011fil, Hak&#8217;tan (Allah&#8217;tan) halka do\u011fru olan fiillerdir. Bundan dolay\u0131 Musa gibi halk\u0131 Hakk&#8217;a g\u00f6t\u00fcrmeye emredilmi\u015f de\u011fil, Hak&#8217;tan halka olan mukadderat\u0131n (yaz\u0131lm\u0131\u015f olanlar\u0131n) yerine getirilmesine emredilmi\u015f demektir. Ve \u015fu halde o\u011flan\u0131 \u00f6ld\u00fcrmesi de, Allah&#8217;\u0131n emri ile \u00f6len \u00e7ocuklar\u0131n ruhlar\u0131n\u0131 almaya vekil tayin olunmu\u015f olan Azrail&#8217;in g\u00f6rev ve sorumlulu\u011fu gibi olur.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131na uygun olmak, ba\u015fka bir ifade ile g\u00fczellik ve \u00e7irkinlik a\u00e7\u0131s\u0131ndan bak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n yapt\u0131klar\u0131, g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyen gizli sebeplere dayand\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde \u00e7irkin ve hikmetsiz g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Sebeplerinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131yla ger\u00e7e\u011fe uygun oldu\u011fu zaman ise, \u00fc\u00e7te ikisi genel kurala uygun ve biri genel kurala ayk\u0131r\u0131 bir istihsan (g\u00fczel sayma) oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Musa onun ilmindeki \u00f6zelli\u011fi, daha \u00f6nce Allah&#8217;\u0131n ilmi ve s\u0131rr\u0131ndan haber alm\u0131\u015f, ondan do\u011fruyu bulmas\u0131na yard\u0131mc\u0131 olacak ilmi \u00f6\u011frenmeye gelmi\u015fti. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u00f6rnek ise ona, amel ve \u015feriat y\u00f6n\u00fcnden kendisinin memurlu\u011funa uymayan ve bununla beraber itiraz etmeye de hak vermeyen \u00f6zellikler bulundu\u011funu \u00f6\u011frenmi\u015f ve bunun \u00fczerine aralar\u0131nda birbirinden ayr\u0131lma gere\u011fi ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Demek ki Musa, ilmini tebli\u011f ve ortaya koymaya emredilmi\u015f Ul\u00fc&#8217;l-azim bir peygamber oldu\u011fu halde H\u0131z\u0131r, tebli\u011fe de\u011fil, verilen emirleri hemen yerine getirmeye emredilmi\u015fti. Bundan dolay\u0131 H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n bir peygamber de\u011fil, bir veli oldu\u011funu s\u00f6yleyenler olmu\u015ftur. Fakat yaln\u0131z veli olsayd\u0131 o\u011flan\u0131 \u00f6ld\u00fcrmek i\u00e7in \u00f6zel h\u00fckme sahip olamazd\u0131. Bu \u015fekilde k\u0131ssa H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n Musa&#8217;dan daha faziletli oldu\u011funu gerektirmez. Ancak Musa&#8217;n\u0131n her\u015feyi bilen (bir peygamber) olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve Allah ilminden Musa&#8217;ya verilmeyen \u015feyler bulundu\u011funu anlatm\u0131\u015f olur. Bu da hem H\u0131z\u0131r&#8217;\u0131n, hem Musa&#8217;n\u0131n Allah&#8217;\u0131n lutfuna nail olduklar\u0131n\u0131 toplayan bir z\u00fc&#8217;l-cenaheyni (d\u00fcnya ve ahirete ait bilgisi geni\u015f olan kimse) g\u00f6z \u00f6n\u00fcne getirmeyi telkin ile Hz. Muhammed&#8217;in makam\u0131n\u0131n en m\u00fckemmel bir makam oldu\u011funu anlatmak i\u00e7in bir giri\u015f yap\u0131lm\u0131\u015f demektir. Onun i\u00e7in bu k\u0131ssadan Z\u00fclkarneyn&#8217;le ilgili soruya ge\u00e7ilerek buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>83- Bir de sana Z\u00fclkarneyn&#8217;den soruyorlar. De ki: Size ondan bir hat\u0131ra okuyaca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>83- Bir de sana Z\u00fclkarneyn&#8217;den soruyorlar veya sorarlar. Soranlar, baz\u0131 rivayetlere g\u00f6re m\u00fc\u015frikler, di\u011fer baz\u0131 rivayetlere g\u00f6re kitab ehli idi. S\u00fbrenin ini\u015f sebebinde zikredilen rivayette yahudilerin telkini ile Kurey\u015f m\u00fc\u015friklerinin soru sordu\u011fu (ba\u015f tarafta) ge\u00e7mi\u015fti. Taber\u00ee&#8217;de Ukbe b. Amir&#8217;den rivayet olundu\u011funa g\u00f6re o demi\u015ftir ki: &#8220;Bir g\u00fcn Resulullah&#8217;a (s.a.v) hizmet ediyordum, huzurundan \u00e7\u0131kt\u0131m. Kitab ehlinden bir topluluk bana rastlay\u0131p: &#8216;Biz Resulullah&#8217;a soru sormak istiyoruz. \u0130zin iste&#8217; dediler. Ben de girdim, haber verdim Peygamber: &#8216;Onlar\u0131n benimle ne i\u015fleri var? Ben Allah&#8217;\u0131n bildirdi\u011finden ba\u015fkas\u0131n\u0131 bilmem&#8217; buyurdu. Sonra &#8216;Bana su d\u00f6k&#8217; dedi. Abdest ald\u0131, namaz k\u0131ld\u0131. Namaz\u0131 bitirince y\u00fcz\u00fcndeki sevincini anlad\u0131m. Sonra Peygamber: &#8216;Onlar\u0131 ve ashab\u0131mdan kimi g\u00f6r\u00fcrsen i\u00e7eri al&#8217; buyurdu. Bunun \u00fczerine onlar i\u00e7eri girdiler, Peygamberin huzurunda dikildiler. Peygamberimiz buyurdu ki: &#8216;\u0130sterseniz kitab\u0131n\u0131zda yaz\u0131l\u0131 buldu\u011funuz \u015feylerden sorunuz, ben size cevap vereyim ve isterseniz ben size bilgi vereyim&#8217;. Bunun \u00fczerine onlar: &#8216;Sen bilgi ver&#8217; dediler. Peygamber: &#8216;Z\u00fclkarneyn&#8217;den ve kitab\u0131n\u0131zda buldu\u011funuz \u015feylerden soruyorsunuz?&#8217; buyurdu.&#8221; Bir de Al\u00fbs\u00ee&#8217;nin belirtti\u011fine g\u00f6re \u0130bn\u00fc Ebu Hatem&#8217;in S\u00fcdd\u00ee&#8217;den rivayet etti\u011fine g\u00f6re Hz. Peygamber (s.a.v)e yahudiler demi\u015fler ki &#8220;Ey Muhammed! Sen ancak \u0130brahim&#8217;i, Musa&#8217;y\u0131, \u0130sa&#8217;y\u0131 ve baz\u0131 peygamberleri anlat\u0131yorsun. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlarla ilgili haberleri bizden i\u015fittin. \u015eimdi bakal\u0131m bize \u00f6yle bir peygamberden haber ver ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 onu Tevrat&#8217;ta ancak bir yerden ba\u015fka zikretmemi\u015ftir. O kimdir? demi\u015fler. &#8220;Z\u00fclkarneyn&#8221; buyurmu\u015f.<\/p>\n<p>Z\u00dcLKARNEYN, deyimi, z\u00fc&#8217;l-yedeyn (iki el sahibi) gibi bir lakabd\u0131r ki z\u00fc&#8217;l-cenaheyn (\u00e7ifte kanatl\u0131) niteli\u011fine benzer. Kamus&#8217;ta ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere &#8220;karn&#8221; bir \u00e7ok m\u00e2n\u00e2lara gelir. Bunlardan baz\u0131lar\u0131; boynuz, as\u0131r, bir zamanda beraber ya\u015fam\u0131\u015f olan topluluk m\u00e2n\u00e2lar\u0131na geldi\u011fi gibi insan\u0131n tepesine ve \u00f6zellikle ba\u015f\u0131n\u0131n yanlar\u0131na, yani \u015fakaklar\u0131na ki hayvanda boynuzunun yeridir ve erkeklerin per\u00e7emine, kad\u0131nlar\u0131n z\u00fcl\u00fcflerine, g\u00fcne\u015fin \u00e7emberinin kenar\u0131na ve bir toplumun ba\u015f\u0131nda olan efendisine&#8230; denilir. Bundan dolay\u0131 Z\u00fclkarneyn lakab\u0131n\u0131n, isim olarak konmas\u0131n\u0131n sebebinde &#8220;karn&#8221; kelimesinin m\u00e2n\u00e2lar\u0131ndan her birine g\u00f6re de\u011fi\u015fik d\u00fc\u015f\u00fcnceler m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fundan bir\u00e7ok s\u00f6zler s\u00f6ylenmi\u015ftir. Bu s\u00f6zlerin en me\u015fhuru Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131klamas\u0131ndan da anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn do\u011fu ve bat\u0131s\u0131na sahip, demek olmas\u0131d\u0131r ki, T\u00fcrk\u00e7ede cihangir diye ifade edilir. H\u00fcseyin V\u00e2iz tefsirinde anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u00fczere, g\u00f6r\u00fcnen ve g\u00f6r\u00fcnmeyene sahip m\u00e2n\u00e2s\u0131 da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n zevkine uygun y\u00f6nlerdendir. Buna da T\u00fcrk\u00e7ede z\u00fclcenaheyn (hem d\u00fcnya, hem ahirete ait) denilir. Tefsir bilginlerinin a\u00e7\u0131klamalar\u0131ndan Z\u00fclkarneyn lakab\u0131 ile lakabland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olan zatlar\u0131n bir de\u011fil, bir\u00e7ok kimse oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da an\u0131lana B\u00fcy\u00fck Z\u00fclkarneyn&#8221; deniliyor.<\/p>\n<p>Vaktiyle Yemen&#8217;de Teb\u00e2bia denilen Himyer h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131ndan baz\u0131 b\u00fcy\u00fck fatihler, bu c\u00fcmleden olarak Mekke&#8217;nin yap\u0131m\u0131nda Hz. \u0130brahim ile g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcp ondan feyiz ald\u0131\u011f\u0131 rivayet edilen, Sa&#8217;b ve Semerkand isminin ad\u0131na nisbeti nakledilen \u015eemmer Yer&#8217;a\u015f, Z\u00fclkarneyn olarak an\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131 gibi, Afr\u00eedun ve \u0130skender gibi Arap olmayan fatihlere de bu lakab verilmi\u015f ve bunlar\u0131n en son ya\u015fayan\u0131, \u0130skender olmas\u0131 dolay\u0131s\u0131yla tarih bilginleri aras\u0131nda &#8220;Z\u00fclkarneyn&#8221; \u015f\u00f6hreti \u0130skender&#8217;in olmu\u015ftur. Yahudilerin kitaplar\u0131nda, Z\u00fclkarneyn Rum&#8217;dan \u00e7\u0131kan bir gen\u00e7 idi ki, M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131 ve \u0130skenderiye&#8217;yi kurdu ve \u015f\u00f6yle y\u00fckseldi, b\u00f6yle y\u00fckseldi diye an\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu hakk\u0131nda bir rivayetinde g\u00f6r\u00fclmesinden dolay\u0131, bu konuda tarih\u00ee tart\u0131\u015fmay\u0131 ortadan kald\u0131rmak isteyen baz\u0131 tefsir bilginleri de B\u00fcy\u00fck Z\u00fclkarneyn&#8217;in \u0130skender oldu\u011funu kabul etmek istemi\u015flerdir. Nitekim Al\u00fbs\u00ee de bu g\u00f6r\u00fc\u015ftedir.(3)<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inanan bir h\u00fck\u00fcmdar olan ve ola\u011fan\u00fcst\u00fc fetihleriyle d\u00fcnyada \u00f6zel bir tarih a\u00e7m\u0131\u015f bulunan \u0130skender&#8217;in, Z\u00fclkarneyn&#8217;lerden birisi oldu\u011funu inkar etmeye yer yoksa da, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikredilen b\u00fcy\u00fck zatlar\u0131n peygamberlik makam\u0131na da sahip bulundu\u011funa g\u00f6re \u0130skenderin bu derece y\u00fckseltilmesi kabul edilebilir g\u00f6r\u00fclmemi\u015f ve \u0130skenderin bir set yapt\u0131\u011f\u0131 bile tarih olarak belli olamam\u0131\u015ft\u0131r. Bir de \u0130skender, ba\u015fka bir tarihte me\u015fhur oldu\u011fu ve bilindi\u011finden dolay\u0131, bunu Peygambere sormak, soru soranlar\u0131n maksad\u0131na uygun olmazd\u0131. Hakk\u0131nda vahiyden ba\u015fka bir \u015fekilde bilgi al\u0131nmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen bir soruyu peygamberli\u011fi imtihan etmek isteyen ve bunun i\u00e7in soru soran kimselerin maksatlar\u0131na nas\u0131l uygun d\u00fc\u015fer? Onun i\u00e7in bu soru, eski tarihin karanl\u0131klar\u0131na kadar dalan bir konu olmas\u0131 gerekiyor.<\/p>\n<p>Ger\u00e7i \u0130skender&#8217;den sonra da do\u011fu ve bat\u0131ya sava\u015f a\u00e7m\u0131\u015f, set yapm\u0131\u015f fatihler yok de\u011fildir. Mesela Roma kayserlerinden (h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131ndan) birinin, \u0130ngiltere&#8217;de Kisra Nu\u015firev\u00e2n&#8217;\u0131n Kafkas da\u011flar\u0131nda &#8220;B\u00e2b\u00fc&#8217;l-Evv\u00e2b&#8221;, ba\u015fka bir ifade ile &#8220;Demir kap\u0131&#8221; denilen yerde birer set yapm\u0131\u015f olduklar\u0131n\u0131 tarihler g\u00f6steriyor. Fakat bu sorunun, do\u011fu ve bat\u0131 da pek \u00e7ok fetih yapt\u0131ktan sonra Kuzey&#8217;de Askitler&#8217;e kadar varan ve ayn\u0131 zamanda Akdenizden \u015eab denizine kadar bir set yapt\u0131\u011f\u0131 rivayet olunan M\u0131s\u0131rl\u0131 b\u00fcy\u00fck Ramses gibi madd\u00ee ve manev\u00ee bir \u00fcne sahip olan daha eski ve daha y\u00fcksek bir cihangiri hedef edinmi\u015f olmas\u0131 rivayet ve dirayet a\u00e7\u0131s\u0131ndan daha uygundur. O halde bu Z\u00fclkarneyn kimdir?<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 bunun \u0130brahim (a.s) zaman\u0131na tesad\u00fcf eden Afr\u00eedun b. Esfiyan b. Cem\u015f\u00eed oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015flerdir ki, \u0130ran&#8217;\u0131n adalet \u00f6nderlerinden olup, adalet ve g\u00fczel ahl\u00e2k\u0131 ile me\u015fhurdu. Z\u00fclkarneyn&#8217;den \u00f6nce H\u0131z\u0131r bulunuyordu. H\u0131z\u0131r, Afr\u00eedun zaman\u0131nda peygamber olarak g\u00f6nderilmi\u015f olup Hz Musa zaman\u0131na kadar kalm\u0131\u015ft\u0131. Z\u00fclkarneyn, \u0130brahim (a.s) zaman\u0131ndayd\u0131 gibi ilk kitap ehlinden rivayet edilmi\u015f baz\u0131 s\u00f6zler bununla ilgili g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Belhli Ebu Zeyd &#8220;Suver-i Ek\u00e2l\u00eem&#8221; ismindeki kitab\u0131nda Afr\u00eedun&#8217;un vahiy ile desteklenmi\u015f oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f ve tarihler onun b\u00fcy\u00fck bir fatih oldu\u011funu nakletmi\u015fler.<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc \u0130shak, &#8220;Z\u00fckarneyn&#8221;in isminin, Merziban b. Merduye oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f, baz\u0131lar\u0131 onun ismi Abdullah b. Dahh\u00e2k&#8217;t\u0131r demi\u015f, baz\u0131lar\u0131 da Mus&#8217;ab b. Abdullah b. Feynan b. Mansur b. Abdullah b. el-Ezr b. Avn b. Zeyd b. Kehl\u00e2n b. Sebe b. Ya&#8217;rub b. Kahtan demi\u015fler. Ebu Reyhan B\u00eer\u00fbn\u00ee &#8220;el-As\u00e2r\u00fc&#8217;l-B\u00e2kiye ani&#8217;l-Kur\u00fbni&#8217;l-H\u00e2liye&#8221; isimli eserinde &#8220;Z\u00fclkarneyn, Ebu Kerb Semiyy b. Ubeyd b. Efr\u00eek\u0131\u015f el-H\u0131myer\u00eedir. Bunun m\u00fclk\u00fc yer k\u00fcresinin do\u011fu ve bat\u0131s\u0131na ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131 ve Himyerli \u015fairin:<\/p>\n<p>&#8220;Dedem z\u00fc&#8217;l-karneyn m\u00fcsl\u00fcman bir melikti.<\/p>\n<p>Yery\u00fcz\u00fcnde y\u00fcceldi, zay\u0131f g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc de\u011fildi .<\/p>\n<p>Do\u011fulara ve bat\u0131lara ula\u015ft\u0131 .<\/p>\n<p>Do\u011fru yolu g\u00f6sterecek bir hak\u00eemden padi\u015fahl\u0131k yollar\u0131n\u0131 ar\u0131yordu.&#8221; diye iftihar etti\u011fi de odur deniliyor ki bu g\u00f6r\u00fc\u015f do\u011fruya en yak\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc Z\u00fclmen\u00e2r, Z\u00fbn\u00fcv\u00e2s, Z\u00fcnn\u00fbn, Zuruayn, Z\u00fbyezen, Z\u00fbceden gibi z\u00fb&#8217;lar hep Yemen&#8217;dendir&#8221; demi\u015f. Durum b\u00f6yle iken Afrika k\u0131tas\u0131n\u0131 ad\u0131na nisbetle tan\u0131makta oldu\u011fumuz Afrik\u0131\u015f, Z\u00fclmen\u00e2r unvan\u0131 ile Himyer h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n\u0131n tan\u0131nm\u0131\u015flar\u0131ndand\u0131r. Tanca&#8217;ya kadar ula\u015ft\u0131\u011f\u0131, Afrik\u0131yye \u015fehrini yapt\u0131\u011f\u0131, Berber\u00eeleri Filistin, M\u0131s\u0131r ve sahilden Ma\u011fribe (Cezayir&#8217;e) nakletti\u011fi tarihlerde zikrediliyor. Fakat bunun torunu oldu\u011fu s\u00f6ylenen &#8220;Ebu Kerb Semiyy veya \u015eems b. Umeyr&#8221; ad\u0131nda birisi tarih itibariyle tesbit olunamam\u0131\u015f ve bundan dolay\u0131, Ebu Reyhan&#8217;\u0131n nakline itiraz edilip bunun, &#8220;\u015eemmeryera\u015f&#8221; kelimesinden de\u011fi\u015ftirilmi\u015f olmas\u0131 ihtimali ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ger\u00e7ekten bir rivayette, \u015eemmer, Afr\u00eek\u0131\u015f&#8217;\u0131n o\u011flu olup Irak ve \u00c7in&#8217;e do\u011fru hareket ederek vard\u0131\u011f\u0131 yerlerde kitabe (yaz\u0131t)ler diktirdi\u011fi ve Semerkand kalesini s\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc ve hatta Semerkand &#8220;\u015eemmer&#8221;in kopard\u0131\u011f\u0131, yani &#8220;\u015eemmerkent&#8221; yahut &#8220;\u015eemmer \u015fehri&#8221; demek oldu\u011fu zikredilmi\u015f ve Huz\u00e2&#8217;a \u015fairi D\u0131bil, Yemen h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131 ile iftihar ederken buna i\u015faret ederek \u015funu s\u00f6ylemi\u015ftir:<\/p>\n<p>Baz\u0131lar\u0131 bu &#8220;\u015eemmer&#8221;in ba\u015f\u0131nda iki sa\u00e7 \u00f6rg\u00fcs\u00fc oldu\u011fundan dolay\u0131 Z\u00fcl-karneyn diye adland\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 nakletmi\u015f ise de en \u00e7ok tercih edilen rivayette \u015eemmer, Efrik\u00ee\u015f&#8217;in o\u011flu de\u011fil, &#8220;N\u00e2\u015firunniam&#8221;\u0131n o\u011flu oldu\u011fu gibi, S\u00fcleyman (a.s) zaman\u0131ndaki Belk\u0131s&#8217;tan sonra olmas\u0131ndan dolay\u0131 Kur&#8217;\u00e2n&#8217;daki Z\u00fclkarneyn&#8217;in daha \u00f6nce olmas\u0131 gerekece\u011fi ileri s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Nitekim Ebu&#8217;l-Fid\u00e2 tarihinde der ki: &#8220;Z\u00fclkarneyn, R\u00e2yi\u015f&#8217;in o\u011flu Sa&#8217;b&#8217;d\u0131r. Babas\u0131 R\u00e2yi\u015f ilk T\u00fcbba&#8217;, K\u00fc\u00e7\u00fck Sebe&#8217;in o\u011flu Sayf\u00ee&#8217;nin o\u011flu Kays&#8217;\u0131n o\u011fludur denilmi\u015fse de Lokman&#8217;\u0131n biraderi Z\u00fcs\u00fc-ded&#8217;in o\u011flu Haris R\u00e2yi\u015f&#8217;tir. \u0130bn\u00fc Said, \u0130bn\u00fc Abbas hazretlerine, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikrolunan Z\u00fclkarneyn&#8217;den sordu Himyer&#8217;dendir dedi ki o, ad\u0131 ge\u00e7en Sa&#8217;b&#8217;d\u0131r diye nakletmi\u015ftir. \u015eu halde y\u00fcce kitapta zikredilen Z\u00fclkarneyn, Rum \u0130skender de\u011fil, ad\u0131 ge\u00e7en Sa&#8217;b b. er-R\u00e2yi\u015f&#8217;dir.&#8221;<\/p>\n<p>Kamus m\u00fctercimi As\u0131m Efendi de \u0130skender kelimesinde bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc destekleyerek daha baz\u0131 detayl\u0131 bilgileri nakletmi\u015ftir. Fakat bir taraftan Sa&#8217;b&#8217;\u0131n bir taraftan da Afridun&#8217;un \u0130brahim (a.s) zaman\u0131nda olduklar\u0131 hakk\u0131ndaki rivayetleri birle\u015ftirmek de pek zor ve g\u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Ger\u00e7i Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir ka\u00e7 yerinde ge\u00e7mi\u015fteki parlakl\u0131\u011f\u0131 hat\u0131rlat\u0131lan Seb\u00e2 medeniyetinin, d\u00fcnyada benzeri yarat\u0131lmam\u0131\u015f oldu\u011fu hat\u0131rlat\u0131lan &#8220;\u0130reme z\u00e2ti&#8217;l-&#8216;im\u00e2d&#8221; cennetinin sahipleri olan ve Sem\u00fbd kavmini Yemen&#8217;den kovarak \u00e7\u0131karan Himyer ve Teb\u00e2bia devletinin, \u015eeddad&#8217;a kar\u015f\u0131l\u0131k Lokman ve Z\u00fclkarneyn&#8217;e de ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f yeri olmas\u0131 en yak\u0131n ihtimaldir. Ve bunlardan birinin ve belki bir ka\u00e7\u0131n\u0131n Z\u00fclkarneyn olarak an\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu da anla\u015f\u0131lmaz de\u011fildir. Bununla beraber tarihin bilinmeyen karanl\u0131klar\u0131 i\u00e7inde bunlar\u0131n incelenmesi zor oldu\u011fu gibi, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikredilen Z\u00fclkarneyn&#8217;in bunlardan o \u00fcnvan\u0131 alm\u0131\u015f birisi mi; yoksa \u0130bn\u00fc \u0130shak&#8217;\u0131n, Lafes&#8217;in \u00e7ocuklar\u0131ndand\u0131r dedi\u011fi gibi Arap milletinden ba\u015fka bir milletten gelen, b\u00fcy\u00fck fatihlerden birisi mi oldu\u011funu kestirmek m\u00fcmk\u00fcn olam\u0131yor. Onu i\u00e7in \u0130bn\u00fc Hi\u015fam&#8217;\u0131n &#8220;Siyer&#8221; kitab\u0131n\u0131n \u015farihi S\u00fcheyl\u00ee&#8217;nin kabul etti\u011fi \u015fekliyle, bu konuda en sa\u011flam h\u00fckm\u00fc Hz. Ali&#8217;den rivayet olunan \u015fu f\u0131krada buluyoruz: &#8220;Z\u00fclkarneyn, salih bir kuldu ki, Allah&#8217;\u0131 sevmi\u015f Allah da onu sevmi\u015fti&#8221;. Ger\u00e7ekten bunun ismi ve \u015fahsiyeti ile belirlenmesine kalk\u0131\u015fmak Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n zevkine de uygun de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc soru, Z\u00fclkarneyn niteli\u011fi \u00fczere sorulmu\u015f oldu\u011fu gibi, cevapta da ismin ve \u015fahsiyetin belirtilmesine ili\u015filmeyip ancak o vas\u0131fla ilgili hususlar\u0131 a\u00e7\u0131klayan k\u0131ssay\u0131 hat\u0131rlatmakla buyuruluyor ki: de ki size ondan bir haber anlataca\u011f\u0131m. Bir zikir, yani onu and\u0131racak unutulmaz bir hat\u0131ra, belleklerde tutulacak, dillere destan olacak bir an\u0131, \u015f\u00f6yleki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>84- Ger\u00e7ekten biz onu (Z\u00fclkarneyn&#8217;i) yery\u00fcz\u00fcnde iktidar sahibi yapt\u0131k ve ona ula\u015fmak istedi\u011fi her \u015feyi elde etmesinin bir yolunu verdik.<\/p>\n<p>85- Derken o da bu yollardan birini tutup gitti.<\/p>\n<p>86- Nihayet g\u00fcne\u015fin batt\u0131\u011f\u0131 yere vard\u0131\u011f\u0131 zaman, g\u00fcne\u015fi, (sanki) kara bir bal\u00e7\u0131kta bat\u0131yor buldu. Bir de bunun yan\u0131nda bir kavim buldu. Biz ona dedik ki: &#8220;Ey Z\u00fclkarneyn! Onlar\u0131 ya cezaland\u0131r\u0131rs\u0131n veya onlar\u0131n hakk\u0131nda iyi davran\u0131rs\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>87- O da demi\u015fti ki: &#8220;Kim haks\u0131zl\u0131k ederse muhakkak ona azab edece\u011fiz; Sonra Rabbine geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecek, O da onu g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir azabla cezaland\u0131r\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>88- &#8220;Amma her kim de iman edip iyi bir i\u015f yaparsa, buna da en g\u00fczel m\u00fck\u00e2fat vard\u0131r. Biz ona d\u00fcnyada kolayl\u0131k g\u00f6sterir zor i\u015flere ko\u015fmay\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>89- Sonra Z\u00fclkarneyn yine bir yol tuttu.<\/p>\n<p>90- Nihayet g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu yere var\u0131nca, onun kendilerini g\u00fcne\u015ften koruyacak hi\u00e7bir siper yapmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bir kavmin \u00fczerine do\u011fdu\u011funu g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc.<\/p>\n<p>91- \u0130\u015fte Z\u00fclkarneyn&#8217;in kudret ve saltanat\u0131 b\u00f6yleydi. Ve biz onun yan\u0131nda olan her \u015feyi bilgimizle ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>92- Sonra yine bir yol tuttu.<\/p>\n<p>93- Nihayet iki da\u011f aras\u0131na ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda onlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde, hemen hi\u00e7 s\u00f6z anlamayan bir kavim bulmu\u015ftu.<\/p>\n<p>94- Dediler ki: &#8220;Ey Z\u00fclkarneyn! Ye&#8217;cuc ve Me&#8217;cuc bu yerde fesat \u00e7\u0131kar\u0131yorlar. Onun i\u00e7in, bizimle onlar aras\u0131nda bir sed yapman \u015fart\u0131yla sana bir vergi versek olur mu?&#8221;<\/p>\n<p>95- Dedi ki: &#8220;Rabbimin bana vermi\u015f oldu\u011fu servet ve saltanat, sizin verece\u011finiz \u015feyden daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Bana madd\u00ee yard\u0131mda bulunun da sizinle onlar\u0131n aras\u0131na en sa\u011flam seddi yapay\u0131m.<\/p>\n<p>96- &#8220;Bana, demir k\u00fctleleri getirin.&#8221; Nihayet da\u011f\u0131n iki ucunu denkle\u015ftirdi\u011fi vakit: &#8220;Ate\u015f yak\u0131p k\u00f6r\u00fckleyin&#8221; dedi. Demiri bir ate\u015f koru haline getirince. &#8220;Bana erimi\u015f bak\u0131r getirin \u00fczerine d\u00f6keyim&#8221; dedi.<\/p>\n<p>97- Art\u0131k Ye&#8217;cuc ve Me&#8217;cuc bu seti ne a\u015fabildiler ne de delebildiler.<\/p>\n<p>98- Z\u00fclkarneyn dedi ki: &#8220;Bu Rabbimin bir l\u00fctfudur. Rabbimin vaadi geldi\u011fi vakit de onu d\u00fcmd\u00fcz yapacakt\u0131r. Rabbimin vaadi de hakt\u0131r.<\/p>\n<p>84- Ger\u00e7ekten biz ona yery\u00fcz\u00fcnde madd\u00ee manev\u00ee kuvvetleri, kudretleri haz\u0131rlad\u0131k. Ve ula\u015fmak istedi\u011fi her \u015feyden ona bir sebep (vas\u0131ta) verdik. \u00d6nemli \u015feylerden takip etti\u011fi maksad\u0131na ermek i\u00e7in a\u00e7\u0131ktan ve gizliden ilim, kudret, \u00e2letler ve vas\u0131talar gibi her t\u00fcrl\u00fc sebebi ihsan eyledik. \u00d6yle ki neye yap\u0131\u015fsa ondan maksad\u0131na yol bulur, muvaffak olurdu. Yani sebepsiz, d\u00fczensiz hareket etmezdi. Fakat her neyi de tutsa o bir sebep olurdu. \u00c7\u00fcnk\u00fc sebep olmak, e\u015fyan\u0131n asl\u0131na ait de\u011fildir, Allah&#8217;\u0131n bir tahsisidir.<\/p>\n<p>85- Bunun \u00fczerine o da bir yolu takip etti. Bir yolla bat\u0131ya do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fc .<\/p>\n<p>86-88- Nihayet g\u00fcne\u015fin batt\u0131\u011f\u0131 yere ula\u015ft\u0131. Yerle\u015fmi\u015f oldu\u011fu yerin g\u00fcn bat\u0131 taraf\u0131ndan ta sonuna kadar vard\u0131. Tefsir bilginlerinin de yapt\u0131klar\u0131 a\u00e7\u0131klamaya g\u00f6re, Okyanus denilen Atlas Okyanusunun bat\u0131 kenar\u0131na ula\u015ft\u0131. Bu Okyanus denizinde &#8220;Halidat&#8221; ismi verilen adalar\u0131n bir zamanlar uzunluk (boylam) ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak kabul edildiklerini kaydediyorlar. Bununla birlikte biz bug\u00fcn bu Halidat adalar\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu tayin edemiyoruz. \u00d6zetle uzak bat\u0131ya vard\u0131\u011f\u0131 vakit g\u00fcne\u015fi (sanki) siyah bir \u00e7amura bat\u0131yor buldu. Veya &#8220;h\u00e2miye&#8221; k\u0131r\u00e2etine g\u00f6re, k\u0131zg\u0131n bir p\u0131nar i\u00e7inde bat\u0131yor buldu. Tefsir bilginleri buradaki ayn\u0131, su p\u0131nar\u0131; hamieyi bal\u00e7\u0131kl\u0131; h\u00e2miye&#8217;yi de k\u0131zg\u0131n m\u00e2n\u00e2s\u0131na tefsir etmi\u015flerdir ki, g\u00fcne\u015fi bal\u00e7\u0131kl\u0131 veya k\u0131zg\u0131n bir p\u0131nar i\u00e7inde bat\u0131yor buldu demek olur. Bu \u015fekilde bu su p\u0131nar\u0131ndan maksat, okyanus ve \u00f6zellikle denizin ufuktaki bat\u0131\u015f noktas\u0131d\u0131r. Bat\u0131ya var\u0131ncaya kadar ge\u00e7ti\u011fi memleketlerde birtak\u0131m saltanatlar\u0131n bat\u0131\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6rerek giden Z\u00fclkarneyn, uzak bat\u0131da ge\u00e7ti\u011fi yolda \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kan Okyanus kenar\u0131nda g\u00fcne\u015fin bat\u0131\u015f\u0131n\u0131 seyretmek i\u00e7in ufka bakt\u0131\u011f\u0131 zaman Allah m\u00fclk\u00fcn\u00fcn geni\u015fli\u011fi ve y\u00fcceli\u011fi i\u00e7inde o koca okyanus etraf\u0131 g\u00f6k ile \u00e7evrilmi\u015f bir kuyu havzas\u0131 gibi s\u0131n\u0131rl\u0131 bir su kayna\u011f\u0131 manzaras\u0131n\u0131 al\u0131yor. Fakat i\u00e7ilebilecek parlak ve duru bir kaynak gibi de\u011fil, kara bal\u00e7\u0131kla bulanm\u0131\u015f, dibi g\u00f6r\u00fcnmez karanl\u0131k bir kuyu gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ve g\u00fcne\u015f bunun ufkunda batarken zay\u0131flamaya ba\u015flayan par\u0131lt\u0131s\u0131, all\u0131 morlu yans\u0131malar\u0131yla puslar i\u00e7inde \u00e7alkalanarak karanl\u0131k bir bata\u011fa bat\u0131yor da, batt\u0131\u011f\u0131 nokta bal\u00e7\u0131kl\u0131 bir g\u00f6z gibi bulan\u0131p karar\u0131rken ayn\u0131 zamanda renk ve buhar\u0131yla kaynayan k\u0131zg\u0131n bir k\u00f6z halinde bulunuyor. Demek Z\u00fclkarneyn&#8217;in vicdan\u0131nda g\u00fcne\u015f bat\u0131\u015f\u0131n\u0131n b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 intiba bu olmu\u015ftur ki, bu m\u00fc\u015fahedenin en ibret verici m\u00e2n\u00e2s\u0131, en son bir s\u0131n\u0131rda duraca\u011f\u0131 kesin olan d\u00fcnya ululu\u011funun s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6rmek ve ge\u00e7ici oldu\u011funu anlamakt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Biz dedik ki: Ey Z\u00fclkarneyn!&#8230;&#8221; Bu s\u00f6z, do\u011frusu<\/p>\n<p>Z\u00fclkarneyn&#8217;in peygamber oldu\u011funa a\u00e7\u0131k\u00e7a delalet eder.<\/p>\n<p>&#8220;Z\u00fclkarneyn dedi ki: Her kim haks\u0131zl\u0131k ederse ona azab edece\u011fiz&#8230;&#8221; Demek ki Z\u00fclkarneyn azab verme veya iyilikte bulunmak gibi diledi\u011fini yapmakta serbest b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde, yine sebebsiz hareket etmedi. Azab etmeyi zulmedenlere, iyili\u011fi ve m\u00fck\u00e2fat\u0131 da iman edip faydal\u0131 i\u015fler yapanlara tahsis etti. G\u00fc\u00e7 ve se\u00e7imini k\u00f6t\u00fcye kullanmaya kalk\u0131\u015fmad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendisinin de sonunda Rabbine geri gidece\u011fini biliyordu.<\/p>\n<p>89-90- Sonra da, yani bat\u0131da yapaca\u011f\u0131 icraat\u0131 yapt\u0131ktan sonra da bir yol tuttu. Bat\u0131da batan g\u00fcne\u015fin do\u011fuya d\u00f6nmesi gibi, bat\u0131dan do\u011fuya giden bir yol pe\u015fine d\u00fc\u015ft\u00fc, nihayet g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu yere kadar gitti. Yani yery\u00fcz\u00fcnde g\u00fcne\u015fin arada engel bulunmaks\u0131z\u0131n do\u011fdu\u011fu noktaya kadar gitti ki bu noktan\u0131n, Afrika&#8217;n\u0131n do\u011fu k\u0131y\u0131lar\u0131 olmas\u0131 ihtimali olsa da a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan Asya&#8217;n\u0131n uzak do\u011fusu olmas\u0131d\u0131r. Vard\u0131\u011f\u0131nda onu (g\u00fcne\u015fi) \u00f6yle bir kavim \u00fczerine do\u011fuyor buldu ki biz onlara, g\u00fcne\u015fin berisinde bir siper yapmam\u0131\u015ft\u0131k. Binalar\u0131 yok, hatta elbiseleri yok. G\u00fcne\u015fin alt\u0131nda yan\u0131yorlar. Nitekim bug\u00fcne kadar bile Sudan&#8217;da, Avusturalya&#8217;da b\u00f6yle \u00e7\u0131plaklar vard\u0131r. Bununla birlikte maksat, \u00f6rfte herkes\u00e7e bilindi\u011fi \u00fczere \u00f6nemli bir \u00f6rt\u00fc ve siper oldu\u011fu takdirde \u00e7ad\u0131rlar bile \u00f6nemli bir \u00f6rt\u00fc olamayaca\u011f\u0131ndan dolay\u0131, bu m\u00e2n\u00e2 \u00e7\u00f6lde ya\u015fayanlar\u0131n \u00e7o\u011funu kapsar.<\/p>\n<p>91- \u0130\u015fte o b\u00f6yle idi. Halbuki onun yan\u0131nda neler vard\u0131, biz onlar\u0131 tamamen biliyorduk. Yani onlar\u0131n \u00f6yle \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Z\u00fclkarneyn&#8217;in m\u00fclk\u00fcnde o kadar \u00e7ok sebepler ve vas\u0131talar vard\u0131 ki, tamam\u0131n\u0131 ancak Allah biliyordu. Z\u00fclkarneyn&#8217;e her \u015feyden sebep (vas\u0131ta) veren Allah, bunlar\u0131 g\u00fcne\u015fin alt\u0131na koymu\u015f, bir \u00f6rt\u00fc vas\u0131tas\u0131 bile vermemi\u015fti. Bundan dolay\u0131 bunlar\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc zaman, Z\u00fclkarneyn&#8217;in ne hisler duydu\u011funu, ne i\u015fler yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 da Allah bilir.<\/p>\n<p>92- Sonra da di\u011fer bir yol tutmu\u015ftu. Bat\u0131 ile do\u011fu aras\u0131nda bir yolda gitti ki, bu da ya g\u00fcneye veya kuzeye do\u011fru olabilir. Bununla beraber tefsir bilginlerinin anlatt\u0131klar\u0131na g\u00f6re kuzeye gitti.<\/p>\n<p>93- Nihayet iki seddin aras\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda,<\/p>\n<p>SEDDETMEK: Bir \u015feyin gedi\u011fini sa\u011flam kapamakt\u0131r. \u0130ki \u015fey aras\u0131na engel olan perdeye sed denildi\u011fi gibi, da\u011fa da sed denilir. Nitekim burada iki da\u011f diye tefsir edilmi\u015ftir. Baz\u0131lar\u0131 tabii olana sin in \u00f6tresi ile &#8220;s\u00fcd&#8221;; insan taraf\u0131ndan yap\u0131lana da \u00fcst\u00fcn\u00fc ile &#8220;sed&#8221; deniliyor, demi\u015f. Baz\u0131 bilginler de birincisi &#8220;s\u00fcd&#8221; g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcnen, ikincisi &#8220;sed&#8221; g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclmeyendir demi\u015ftir. Bu \u00e2yette iki \u015fekilde de okundu\u011fundan ikisinin de ayn\u0131 m\u00e2n\u00e2da oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r denilmi\u015f ise de, bu iki okuma \u015feklinin de\u011fi\u015fik birer n\u00fckteyi kapsam\u0131\u015f olmalar\u0131 da d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Buna g\u00f6re iki sed, yapma iki engel olabilece\u011fi gibi iki deniz, iki yer k\u0131tas\u0131, iki da\u011f gibi yarat\u0131lm\u0131\u015f (tabi\u00ee); yahut g\u00f6r\u00fcnen ve g\u00f6r\u00fcnmeyen de olabilecektir. Tefsir bilginleri, bu &#8220;seddeyn&#8221;i &#8220;iki da\u011f&#8221; diye tefsir etmi\u015flerdir. Ancak bu iki da\u011f\u0131 belirlemek i\u00e7in ipucu yoktur. Bu konuda rivayetler ise \u00fc\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015fte toplan\u0131yor:<\/p>\n<p>1- Bu iki da\u011f, kuzeyde do\u011fu taraf\u0131nda T\u00fcrk topra\u011f\u0131n\u0131n bitti\u011fi yerdedir. Denilmi\u015ftir ki Zameh\u015fer\u00ee ve Ebu&#8217;s-Suud bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc benimsemi\u015flerdir. T\u00fcrk topra\u011f\u0131ndan maksat, Maver\u00e2\u00fcnnehir denilen k\u00fc\u00e7\u00fck T\u00fcrkistan ise, bu g\u00f6r\u00fc\u015f, \u00c7in seddi yerine i\u015faret demek olur.<\/p>\n<p>2- Ermenistan ile Azerbaycan taraf\u0131nda T\u00fcrkistan topraklar\u0131n\u0131n bitti\u011fi yerde denilmi\u015ftir. K\u00e2d\u00ee Beyd\u00e2v\u00ee bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc tercih etmek istemi\u015ftir. Bu g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bu da\u011flar, Kafkas da\u011flar\u0131 ve iki sed aras\u0131, Demirkap\u0131 yeri oluyor ki \u0130bn\u00fc Haldun ve Ebu&#8217;l-Fid\u00e2 gibi tarih\u00e7ilerin a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re, burada N\u00fb\u015f\u00eerev\u00e2n bir sed yapm\u0131\u015ft\u0131. Ebu Reyhan demi\u015ftir ki, bu yerin, insan bulunan meskun yerlerin Kuzeybat\u0131 taraf\u0131nda olmas\u0131 gerekiyor.<\/p>\n<p>3- Kuzeyin son k\u0131s\u0131mlar\u0131nda iki y\u00fcksek da\u011fd\u0131r ki, Hazkiyal (a.s.)&#8217;\u0131n kitab\u0131nda &#8220;\u00e2hir\u00fc&#8217;l-cirbiya&#8221; denilmi\u015ftir. Bu cirbiya ismi ise bize Sibirya ismini and\u0131r\u0131yor. Bunun ise bat\u0131 taraf\u0131n\u0131n son b\u00f6lgesi, Ural da\u011flar\u0131, do\u011fu taraf\u0131nda da Behreng bo\u011faz\u0131 taraflar\u0131 olmas\u0131ndan dolay\u0131 \u00f6nceki s\u00f6zlerle de ili\u015fkisi vard\u0131r. Bu \u015fekilde iki da\u011f\u0131n aras\u0131 \u0130stanoy da\u011flar\u0131 ile Ural da\u011flar\u0131n\u0131n aras\u0131 demek olan Sibirya&#8217;n\u0131n kendisi midir? Bat\u0131s\u0131ndaki Ural da\u011flar\u0131 ile Kafkas da\u011flar\u0131 aras\u0131 m\u0131d\u0131r? Yoksa do\u011fusunda Behreng&#8217;e do\u011fru Kam\u00e7atka taraf\u0131ndaki da\u011flar\u0131n aras\u0131 m\u0131d\u0131r, tam olarak belirlemek m\u00fcmk\u00fcn olmuyor.<\/p>\n<p>Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ifadesinde ise bu iki seddin yerini anlayabilmek i\u00e7in, bat\u0131 ve do\u011fu y\u00f6nlerinden ba\u015fka bir ipucu yoktur. Bundan ise Rusya&#8217;n\u0131n bat\u0131 taraf\u0131 ihtimali oldu\u011fu gibi bir zamanlar Asya&#8217;n\u0131n Behreng bo\u011faz\u0131ndan Amerika&#8217;ya ba\u011flant\u0131s\u0131 bulundu\u011funa ve Z\u00fclkarneyn de eski tarihte ya\u015fad\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, Asya&#8217;n\u0131n do\u011fusunda, Amerika&#8217;n\u0131n bat\u0131s\u0131nda bulunan Behreng ismindeki yer olmas\u0131 da pek muhtemeldir. Bunlardan ba\u015fka do\u011fuda \u00c7in seddi, bat\u0131da B\u00e2b\u00fc&#8217;l-ebv\u00e2b me\u015fhur oldu\u011funa g\u00f6re iki sedden maksat, bunlar\u0131n olmas\u0131 daha a\u00e7\u0131kt\u0131r denilebilir. Her ne kadar Z\u00fclkarneyn&#8217;in zaman\u0131nda bunlar hen\u00fcz bulunmuyorsa da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ini\u015fi s\u0131ras\u0131nda bulunmalar\u0131 ve me\u015fhur olmalar\u0131 tan\u0131mlama i\u00e7in yeterli olabilir. Bu \u015fekilde bu iki sed aras\u0131ndan maksat, T\u00fcrkistan olmas\u0131 gerekir. Bu da bundan sonraki kavim hakk\u0131nda zikr edilecek rivayete uygun oluyor.<\/p>\n<p>K\u0131saca iki sed aras\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda onlar\u0131n \u00f6tesinde bir kavim buldu ki neredeyse s\u00f6z anlayamayacak bir durumdayd\u0131lar. Yani ba\u015fka dil bilmedikleri gibi zihinleri basit, anlay\u0131\u015flar\u0131 k\u0131t idi. n\u0131n \u00f6tresi ve \u0131n esresiyle k\u0131r\u00e2etlerine g\u00f6re; hemen hemen s\u00f6z anlatamayacak bir halde idiler.<\/p>\n<p>94-Dilleri tuhaf, ifadeleri yetersizdi. Z\u00fclkarneyn&#8217;e her \u015feyden bir sebeb (vas\u0131ta) verilmemi\u015f olsayd\u0131 bunlara s\u00f6z anlatamayacak, onlar da dertlerini anlatamayacaklard\u0131. Bununla beraber bunlar, \u015fimdi anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere ehlini bulunca g\u00fc\u00e7 olu\u015fturabilecek i\u015fe yarayacak bir kavimdi. Kur&#8217;\u00e2n bunun hangi kavim oldu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a anlatmam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat tefsir bilginleri, T\u00fcrk kavmidir denilmi\u015f oldu\u011funu \u00f6teden beri nakletmi\u015flerdir. O halde demek oluyor ki, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;cuc&#8217;e kar\u015f\u0131 yap\u0131lacak seddi Z\u00fclkarneyn, T\u00fcrklerin kuvvet ve yard\u0131m\u0131yla yapacakt\u0131r. \u015e\u00f6yle ki: O s\u00f6z anlamaz veya anlatamaz gibi bulunan kavim, dediler ki: &#8220;Ey Z\u00fclkarneyn! Ger\u00e7ekten Ye&#8217;cuc ve Me&#8217;cuc yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculuk yap\u0131yorlar. Yani i\u015fleri, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc bozmakt\u0131r. Bu memleketi, harap ediyorlar, \u00f6nlerine geleni tahrib ediyorlar. B\u0131rak\u0131l\u0131rlarsa b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcn\u00fc bozacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>YE&#8217;C\u00dbC ve ME&#8217;C\u00dbC; Yahut Yac\u00fbc ve Mac\u00fbc isimleri Arap\u00e7aya ba\u015fka bir dilden nakledilmi\u015f Arap\u00e7a olmayan kelimeler oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131yor. Avrupal\u0131lar da bunlara Yagug ve Magug demi\u015fler ve onlar\u0131 \u015feytan soyundan sayarlarm\u0131\u015f. Nitekim orta \u00e7a\u011flar\u0131 a\u00e7an kavimler g\u00f6\u00e7\u00fcnde Bat\u0131 Roma \u0130mparatorlu\u011funu istila eden Hunlara b\u00f6yle demi\u015flerdir ki, Barbar deyiminden daha \u015fiddetli demek oluyor.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten kitap ehlinden baz\u0131lar\u0131n\u0131n Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;u Hz. \u00c2dem&#8217;in bir ihtilam\u0131ndan meydana gelmi\u015fler diye bir efsane naklettiklerini baz\u0131 tefsirler de rivayet etmi\u015flerdir. Halbuki Tevrat&#8217;\u0131n birinci sifrinin onuncu fasl\u0131nda Yec\u00fbc, Y\u00e2fis&#8217;in o\u011fullar\u0131ndand\u0131r diye a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edildi\u011fi g\u00f6steriliyor. Bu sebeple olmal\u0131d\u0131r ki, Vehb b.M\u00fcnebbih ve daha baz\u0131 zatlar, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;un Y\u00e2fis&#8217;in \u00e7ocuklar\u0131ndan iki kabile olduklar\u0131n\u0131 kesin olarak ifade etmi\u015fler ve m\u00fcteahhir\u00een (hicr\u00ee 3. as\u0131rdan sonraki) bilginlerden bir \u00e7oklar\u0131 da bu g\u00f6r\u00fc\u015fe dayanm\u0131\u015flard\u0131r. Bununla beraber Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da tesniye (ikil) zamiri ile &#8220;Y\u00fcfsid\u00e2ni&#8221; denilmeyip de &#8220;M\u00fcfsid\u00fbne&#8221; denilmesinin, say\u0131ca kalabal\u0131k olduklar\u0131na i\u015faret olmas\u0131 gerekir. Onun i\u00e7in iki de\u011fil, yirmi kabile diyenler oldu\u011fu gibi, yery\u00fcz\u00fcndeki insanlar\u0131n onda dokuzuna kadar Yec\u00fbc ve Mec\u00fbc&#8217;un \u00e7ok kalabal\u0131k oldu\u011funu nakledenler de olmu\u015ftur. Ebu Hayyan der ki: &#8220;Bunlar\u0131n say\u0131 ve \u015fekilleri hakk\u0131ndaki s\u00f6zlerin hi\u00e7biri sahih haber de\u011fildir.&#8221; K\u0131saca Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc vaktiyle bir veya iki kavmin \u00f6zel ismi olsa da do\u011frusu \u0130sl\u00e2m dilinde herkesin bildi\u011fi m\u00e2n\u00e2 \u015fudur: Asl\u0131 ve soyu belirsiz, din ve millet tan\u0131maz karma bir insan toplulu\u011fudur ki, \u00e7\u0131kmalar\u0131 k\u0131yamet al\u00e2metlerindendir. Yery\u00fcz\u00fcn\u00fc bozacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 bizimle onlar\u0131n aras\u0131nda bir sed yapman i\u00e7in sana vergi verelim mi? Burada da nin fethas\u0131 ile de \u00f6tresi ile de okunu\u015f vard\u0131r.<\/p>\n<p>95-Buna cevap olarak Z\u00fclkarneyn dedi ki: Rabbimin bana vermi\u015f oldu\u011fu servet ve saltanat, sizin verece\u011finiz \u015feyden daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Yani ona ihtiya\u00e7 yoktur. Allah taraf\u0131ndan bulundu\u011fum makam, mal\u00ee kuvvet, ve di\u011fer vas\u0131talar itibariyle sizin tasarlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z dereceden daha y\u00fcksek ve daha faydal\u0131d\u0131r. Ben, sizin \u00f6yle mal\u00ee \u00fccretinize tenezz\u00fcl etmeksizin istedi\u011finizden daha iyisini ba\u011f\u0131\u015f ve arma\u011fan olarak yapabilecek bir g\u00fc\u00e7 ve yetenek i\u00e7indeyim. \u00d6yle ise siz, bana g\u00fc\u00e7 ile yard\u0131m ediniz. Yani mal\u00ee masrafa kar\u0131\u015fmay\u0131n\u0131z da adamla, i\u015f\u00e7i, sanatk\u00e2r, ara\u00e7 gere\u00e7 temin etmede emrimde haz\u0131r bulunarak fiilen yard\u0131m ediniz. Ben onlarla sizin aran\u0131za sa\u011flam bir duvar yapay\u0131m. Yani sedden daha sa\u011flam bir \u015fey, daha b\u00fcy\u00fck, daha sa\u011flam bir gergi yapay\u0131m. Bu duvar\u0131n o kavim ile Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc aras\u0131nda yap\u0131lmas\u0131, s\u00f6ylendi\u011fine g\u00f6re ad\u0131ge\u00e7en iki sed aras\u0131nda de\u011fil, onlar\u0131n \u00f6tesinde bir yerde olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunu isteyen o kavim, seddin \u00f6tesinde bulundu\u011fundan dolay\u0131, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc ile aralar\u0131 daha ilerde olmas\u0131 gerekiyor.<\/p>\n<p>96- Bana demir k\u00fctleleri getirin.<\/p>\n<p>&#8220;Z\u00dcBER&#8221; &#8220;Z\u00fcbre&#8221;nin \u00e7o\u011fuludur. Z\u00fcbre, b\u00fcy\u00fck demir par\u00e7as\u0131 demek olup Kamus&#8217;ta zikredildi\u011fi \u00fczere \u00f6rs m\u00e2n\u00e2s\u0131nada gelir. Yani demir aletler ve tak\u0131mlar ile demir k\u00fctlelerini, demir cinslerini getiriniz dedi, getirdiler. Nihayet iki ucun aras\u0131n\u0131 denkle\u015ftirince iki sadef, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iki ba\u015f veya iki yan\u0131 meydana getiren iki e\u011fik ki; buna iki da\u011f, iki da\u011f\u0131n tepeleri veya tepeleriyle kenarlar\u0131 aras\u0131ndaki yanlar\u0131, yani yama\u00e7lar\u0131 demi\u015flerse de o kavim ile Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc aras\u0131nda seddin bir s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 olu\u015ftaran kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iki u\u00e7 veya sedde konulan k\u00fctlelerin biti\u015ftirilecek yanlar\u0131 demek de olabilir.<\/p>\n<p>Kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 iki u\u00e7 aras\u0131n\u0131 d\u00fczeltince &#8220;K\u00f6r\u00fckleyin&#8221; dedi. Onu tam bir ate\u015f haline getirdi\u011fi vakit &#8220;Bana erimi\u015f bak\u0131r getirin \u00fczerine d\u00f6keyim&#8221; dedi. Bunu baz\u0131 bilginlerin dedi\u011fi gibi demir kinetli, bak\u0131r per\u00e7inli kayalardan meydana gelmi\u015f bir bina gibi anlamak m\u00fcmk\u00fcn olabilir. Fakat ifadenin g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc bundan \u00e7ok y\u00fcksek bir sanat ve i\u015fleme ba\u011fl\u0131 olan demir tu\u011flal\u0131, bak\u0131r s\u0131val\u0131 \u00f6yle bir bina tasvir etmektedir ki, zaman\u0131m\u0131zda \u00e7ok ilerlemi\u015f olan sanat eseri ve sanayi vas\u0131talar\u0131 ile bile onu imal etmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek zordur. Demir k\u00fctlelerinden bir da\u011f \u00f6rd\u00fcr\u00fcp de k\u00f6r\u00fckleyerek tamam\u0131n\u0131 bir ate\u015f haline getirdikten sonra \u00fczerine erimi\u015f bak\u0131r d\u00f6kmek \u015f\u00fcphesiz korkun\u00e7 bir i\u015flemdir. Acaba eski medeniyette demircilik b\u00f6yle deh\u015fetli bir ate\u015fi idare edecek, b\u00f6yle b\u00fcy\u00fck bir i\u015flemi yapabilecek kadar y\u00fckselmi\u015f miydi? Olabilir. Fakat bunu ya tefsir bilginlerinin dedikleri gibi Z\u00fclkarneyn&#8217;in bir mucizesi kabul etmek veya bununla beraber sanat\u0131n gelecekte ilerlemesinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funa i\u015faret etmekle, yap\u0131lan duvar\u0131n son derece kuvvet ve sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131ndan bir kinaye ve misal gibi anlamak daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Yard\u0131m etme i\u015fi daha fazla bu m\u00e2n\u00e2ya bir ipucudur denebilir. Yani o kavmin kuvvet ve gayreti ile Z\u00fclkar-neyn&#8217;in o yard\u0131m\u0131, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;e kar\u015f\u0131 \u00f6yle herkesi aciz b\u0131rakacak bir duvar meydana getirdi ki, bunun sa\u011flaml\u0131k derecesini anlayabilmek i\u00e7in, k\u00f6r\u00fcklenerek ate\u015f haline getirilmi\u015f demir k\u00fctleleri ile; harc\u0131, s\u0131vas\u0131 erimi\u015f bak\u0131rdan meydana gelen yal\u00e7\u0131n bir sed tasarlamak gerektir.<\/p>\n<p>97-Bu \u015fekilde hem bir sed, hem bir s\u00fcd (kap\u0131) olan bu duvar \u00f6yle y\u00fcksek ve sa\u011flam bir \u015fey oldu ki, o Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc art\u0131k onu ne a\u015fabildiler, ne de delebildiler. Halbuki ne y\u00fcksek da\u011flar a\u015f\u0131lm\u0131\u015f, ne sa\u011flam istihkamlar delinmi\u015ftir. Demek ki bunun s\u0131rr\u0131 Z\u00fclkarneyn&#8217;in d\u00f6kt\u00fc\u011f\u00fc ak\u0131c\u0131 maddedeydi. Demek ki o, normal bir madde de\u011fil, il\u00e2h\u00ee bir kuvvetti.<\/p>\n<p>98- Onun i\u00e7in dedi ki : Bu Rabbimden bir rahmettir. Yani ne sizin i\u015finizdir, ne benim; yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131n nimetlerinden Allah&#8217;\u0131n bir l\u00fctfudur. Bununla beraber bunun da bir eceli (sonu) vard\u0131r. Rabbimin vaadi geldi\u011fi vakitte, onu yerle bir eder. Ve Rabbimin vaadi hakd\u0131r. K\u0131yamet muhakkak kopacakt\u0131r. \u0130lerde Enbiy\u00e2 S\u00fbresi&#8217;nde gelece\u011fi \u00fczere &#8220;Nihayet Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;un (seddleri) a\u00e7\u0131l\u0131p da her dere tepeden bo\u015fald\u0131klar\u0131nda&#8221; (21\/96) \u00e2yetinin s\u0131rr\u0131 belirip Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc \u00e7\u0131kacak, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn d\u00fczeni bozulacak, k\u0131yamet kopacakt\u0131r. Baz\u0131lar\u0131 bunu \u00c7in seddi zannetmi\u015fler ve bundan dolay\u0131 Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;un, Mo\u011follar ve Tatarlar oldu\u011fu hayaline kap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Ger\u00e7i Pekin civar\u0131nda denizden ba\u015flayarak Altay da\u011flar\u0131n\u0131n altlar\u0131na do\u011fru y\u00fczlerce saatlik bir mesafede uzan\u0131p giden \u00c7in seddi, hicretten dokuz as\u0131r kadar \u00f6nce d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc \u00c7in s\u00fclalesi devrinde, kuzeyden Mo\u011fol ve Tatarlar\u0131n sald\u0131r\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 yap\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu tarih\u00ee bir bilgi olarak naklediliyor ve b\u00fcy\u00fck eserlerin en b\u00fcy\u00fcklerinden say\u0131l\u0131yorsa da yap\u0131lmas\u0131ndan fazla bir zaman ge\u00e7meden a\u015f\u0131lm\u0131\u015f, ge\u00e7ilmi\u015f olan bu seddin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131 ve yap\u0131l\u0131\u015f \u015fekli, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da zikredilen vas\u0131flara uygun olmad\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Di\u011fer taraftan baz\u0131lar\u0131 da Demir kap\u0131 seddi demi\u015fler ve bundan dolay\u0131 Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc&#8217;u bu g\u00fcnk\u00fc Rusya sahas\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015flerdir ki, bu sed de harap olmu\u015ftur. Do\u011frusu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;daki vas\u0131flar, ikisine de uygun olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, di\u011fer yerlerde bilinebilen sedlerin de hi\u00e7birine uymuyor. Allah do\u011frusunu daha iyi bilir ya, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bahsetti\u011fi bu duvar, Z\u00fclkarneyn&#8217;den onun yap\u0131lmas\u0131n\u0131 isteyen kavmin bu sayede olu\u015fturduklar\u0131 toplant\u0131 kurullar\u0131 olsa gerektir ki, demir k\u00fctleleri gibi dayan\u0131kl\u0131 ve sa\u011flam olan unsunlar\u0131na ak\u0131t\u0131lan Allah feyzi ile meydana gelmi\u015f olan madd\u00ee ve manev\u00ee bir sed demek olur. E\u011fer bu kavim tefsir bilginlerinin naklettikeri \u015fekli ile T\u00fcrk idiyse, burada, Z\u00fclkarneyn&#8217;e kuvvetle yard\u0131m eden T\u00fcrklerin ge\u00e7mi\u015fte yery\u00fcz\u00fcn\u00fc bozgunculuktan kurtarmak i\u00e7in ettikleri hizmetin \u00f6nemi anlat\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu gibi, y\u00fcce Peygamberimizin peygamber olarak g\u00f6nderilmesinden sonra \u0130sl\u00e2m&#8217;a yapacaklar\u0131 hizmete de i\u015faret edilmi\u015f demektir. Ve \u015fu halde T\u00fcrklerin yok olmas\u0131, Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc seddinin y\u0131k\u0131lmas\u0131 ve yery\u00fcz\u00fc d\u00fczenini bozulmas\u0131 demek olacakt\u0131r ki, k\u0131yametin al\u00e2metlerindendir.<\/p>\n<p>\u00d6zetle do\u011fu ve bat\u0131y\u0131 dola\u015fan Z\u00fclkarneyn&#8217;in en b\u00fcy\u00fck i\u015fi, s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n bir rahmeti olan bu duvar\u0131n yap\u0131lmas\u0131d\u0131r ki, y\u0131k\u0131lmas\u0131 yer y\u00fcz\u00fcnde insanl\u0131\u011f\u0131n pek b\u00fcy\u00fck bir felaketi olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Nizameddin Hasen Ni\u015f\u00e2b\u00fbr\u00ee &#8220;Garaib\u00fc&#8217;l-Kur&#8217;\u00e2n ve Re\u011f\u00e2ib\u00fc&#8217;l-Furk\u00e2n&#8221; isimli tefsirinde burayla ilgili sofilerin yorumlar\u0131ndan olmak \u00fczere der ki: \u0130nsan i\u00e7in terbiye ve ir\u015fad ile elde edilmesi m\u00fcmk\u00fcn olan gizli bir olgunluk ve g\u00f6m\u00fcl\u00fc bir hazine bulundu\u011fu a\u00e7\u0131kland\u0131ktan sonra, Z\u00fclkarneyn k\u0131ssas\u0131 ile \u015fu da a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f oluyor ki, yer y\u00fcz\u00fcnde halife olmaya lay\u0131k olan ancak olgun insanlard\u0131r. O ise iki y\u00f6ne, yani hem ruhlar \u00e2lemi y\u00f6n\u00fcne ve hem v\u00fccutlar \u00e2lemi y\u00f6n\u00fcne sahip olan Z\u00fclkarneyn&#8217;dir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona yery\u00fcz\u00fcnde sa\u011flam bir yer verilmi\u015f ve vas\u0131talar ve sebebler \u00e2leminde her \u015feyin sebebine erdirilmi\u015ftir. Bu \u015fekilde o hem nefsinde olgun, hem de ba\u015fkalar\u0131n\u0131 tamamlay\u0131c\u0131 olmu\u015ftur. Bundan dolay\u0131 bir sebep takip ederek a\u015fa\u011f\u0131 \u00e2leme do\u011fru gitti ki, o insan ruhunun g\u00fcne\u015finin batt\u0131\u011f\u0131 yerdir. Onu bir &#8220;kara bal\u00e7\u0131kl\u0131 bir g\u00f6ze&#8221; de bat\u0131yor buldu ki, o tabiat ve cesedler \u00e2lemidir. Ve orada bir kavim buldu ki onlar, vucuttaki kuvvet ve yerdeki ruhlard\u0131r. Ey Z\u00fclkarneyn! dedik: Ya onlar\u0131 riyazat (terbiye ve \u0131slah) b\u0131\u00e7a\u011f\u0131 ve m\u00fccadele k\u0131l\u0131c\u0131yla \u00f6ld\u00fcrmek suretiyle eziyet edeceksin veyahut da haklar\u0131nda yumu\u015fakl\u0131k ve y\u00fcze g\u00fclme ile g\u00fczellik yapacaks\u0131n. De\u011ferini yerinden ba\u015fkas\u0131nda kullanmakla al\u00e7altarak zulmedene eziyet edece\u011fiz, istek ve maksad\u0131na ayk\u0131r\u0131 olarak kahredece\u011fiz, sonra Rabbi olan Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fclecek, O da onu ebed\u00ee azab ile cezaland\u0131racak. \u0130man edip hay\u0131rl\u0131 i\u015f yapana ise \u00f6d\u00fcl olarak en g\u00fczel m\u00fckafat var ki o, vus\u00fbl ve vis\u00e2l (Hakka ermek) makam\u0131d\u0131r. Hem ona emirlerimizden kolayl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6yleyece\u011fiz ki, o da f\u00e2nilik ve m\u00fccahadeden sonra hafiflik ve istirahatt\u0131r. Sonra ruhlar \u00e2lemine ula\u015fma sebeplerinden bir sebebi takip etti ki, o insan\u0131n konu\u015fan nefsi, g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu yerdir. Onu bedene ait ili\u015fkilerden soyutlam\u0131\u015f bir kavim \u00fczerine do\u011fuyor buldu.<\/p>\n<p>Nihayet iki sed aras\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda ki, o ya\u015fama ve uygarla\u015fma \u00e2lemi ve v\u00fccudun d\u00fczelmesi, ahirete do\u011fru bir v\u00fccut \u015fekliyle var\u0131p durma sebeplerinin dola\u015fma sahas\u0131d\u0131r. Onlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde hemen hemen s\u00f6z anlamayacak gibi bir kavim buldu. Bunlar, nihayet hi\u00e7bir \u015fey anlayamayan halk idiler. Dediler ki Ye&#8217;c\u00fbc ve Me&#8217;c\u00fbc, yani \u00e7e\u015fitli tabiat kuvvetleri, insanl\u0131\u011fa ait yery\u00fcz\u00fcnde, kabiliyetlerini yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gaye d\u0131\u015f\u0131nda kullanarak bozgunculuk yap\u0131yorlar. Biz sana vergi versek, varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 terk etsek ve elimizde bulunan mallar\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z sana bol bol ba\u011f\u0131\u015flasak da bize bir sed yap\u0131versen olur mu? Z\u00fclkarneyn dedi ki: Bana kuvvet ile yani ger\u00e7ek bir gayret ve sadakatle yard\u0131m edin, demir k\u00fctleleri, yani yerle\u015fmi\u015f yetenekler veya demir gibi sa\u011flam kalbler getirin. \u0130ki ucu denkle\u015fince; &#8220;be\u015fikten mezara kadar.&#8221; olunca \u00fcfleyin. Ve dedi ki: Zikirlere ve virdlere (belirli zamanlarda okunan dualara) devam edin. Nihayet kalb demirinde itaat ve zikir hararetinin etkisiyle onu ate\u015f haline getirince, getirin. Ve dedi ki: Ona bak\u0131r kayna\u011f\u0131 d\u00f6keyim. \u015eeytan\u0131n hilesi i\u015flemeyecek \u015fekilde o kalblerin i\u00e7ine sevgi cevheri, sa\u011flaml\u0131k kimyas\u0131 d\u00f6keyim de, ona Rahm\u00e2ndan ba\u015fkas\u0131 y\u00fckselemesin. &#8220;Yaln\u0131z Allah bana k\u00e2fidir&#8221; Z\u00fclkarneyn&#8217;in s\u00f6z\u00fc bitti. \u015eimdi bak\u0131n Allah&#8217;\u0131n vaadi nas\u0131ld\u0131r? Y\u00fcce Allah buyuruyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>99- Biz o g\u00fcn (k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc) onlar\u0131 b\u0131rak\u0131vermi\u015fizdir. Dalgalar halinde birbirlerine girerler, S\u00fbr&#8217;a da \u00fcf\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. B\u00f6ylece onlar\u0131n hepsini bir araya toplam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r.<\/p>\n<p>100- Ve cehennemi o g\u00fcn k\u00e2firlere \u00f6yle bir g\u00f6sterece\u011fiz ki!<\/p>\n<p>101- Onlar ki, beni hat\u0131rlatan \u00e2yetlerimden g\u00f6zleri bir \u00f6rt\u00fc i\u00e7indeydi. \u0130\u015fitmeye de tahamm\u00fcl edemiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>102- O k\u00e2firler, beni b\u0131rak\u0131p da kullar\u0131m\u0131 dostlar edineceklerini mi sand\u0131lar? Do\u011frusu biz cehennemi o k\u00e2firlere bir konukluk olarak haz\u0131rlad\u0131k.<\/p>\n<p>103- De ki: Amelleri en \u00e7ok bo\u015fa gidenleri size bildirelim mi?<\/p>\n<p>104- Onlar\u0131n d\u00fcnya hayat\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bo\u015fa gitmi\u015ftir. Oysa onlar g\u00fczel i\u015fler yapt\u0131klar\u0131n\u0131 san\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>105- \u0130\u015fte onlar, Rabblerinin \u00e2yetlerini ve O&#8217;nun huzuruna \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmi\u015flerdir de bu y\u00fczden iyilik alt\u0131nda yapt\u0131klar\u0131 b\u00fct\u00fcn amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir. Art\u0131k k\u0131yamet g\u00fcn\u00fc onlar i\u00e7in hi\u00e7bir \u00f6l\u00e7\u00fc tutturmay\u0131z.<\/p>\n<p>106- \u0130\u015fte b\u00f6yle, onlar\u0131n cezalar\u0131 cehennemdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ink\u00e2r etmi\u015fler ve benim \u00e2yetlerimi, peygamberlerimi alaya alm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>107- \u0130man edip salih ameller i\u015fleyenlere gelince, onlar i\u00e7in Firdevs cennetleri konak olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>108- \u0130\u00e7lerinde ebed\u00ee olarak kalacaklar, oradan hi\u00e7 ayr\u0131lmak istemeyeceklerdir.<\/p>\n<p>99-108- Bu hat\u0131rlatma ve uyarmay\u0131 yeterli g\u00f6rmeyip de daha fazla a\u00e7\u0131klama isteyenlere kar\u015f\u0131 ey Muhammed!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>109- Deki: &#8220;E\u011fer Rabbimin s\u00f6zlerini yazmak i\u00e7in deniz m\u00fcrekkep olsa, Rabbimin s\u00f6zleri t\u00fckenmeden \u00f6nce, deniz muhakkak t\u00fckenecekti, bir mislini daha yard\u0131mc\u0131 getirsek bile.&#8221;<\/p>\n<p>110- De ki: &#8220;Ben de sizin gibi ancak bir be\u015ferim. Ne var ki, bana il\u00e2h\u0131n\u0131z\u0131n ancak bir il\u00e2h oldu\u011fu vahyolunuyor. Onun i\u00e7in her kim Rabbine kavu\u015fmay\u0131 arzu ederse iyi amel i\u015flesin ve Rabbine yapt\u0131\u011f\u0131 ibadete hi\u00e7 kimseyi ortak etmesin.&#8221;<\/p>\n<p>109- BAHR: Deniz cinsi, b\u00fct\u00fcn \u00e7e\u015fitleriyle denizler.<\/p>\n<p>M\u0130D\u00c2D: Asl\u0131nda bir \u015feyin uzat\u0131lmas\u0131na sebep olan \u015feyin ismidir. Fakat \u00f6rfe g\u00f6re kendisiyle yaz\u0131 yaz\u0131lan m\u00fcrekkebe tahsis edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;Rabbimin kelimeleri i\u00e7in&#8221; Allah&#8217;\u0131n s\u00f6zleri ki Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n ilim ve hikmeti, kelimeleri &#8220;bir mislini daha yard\u0131mc\u0131 getirsek bile.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n kelimeleri sonsuzdur, denizler ise s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. T\u00fckenen bir \u015feye t\u00fckenen \u015feyi eklemenin toplam\u0131 da biter, t\u00fckenir. T\u00fckenen \u015feyin bitmeyen ve t\u00fckenmeyen \u015feye uygun gelmesi imkans\u0131zd\u0131r, \u00e7eli\u015fkidir.<\/p>\n<p>110- De ki: &#8220;Ben ancak sizin gibi bir insan\u0131m. Yani Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn s\u00f6zlerini tam bilemem, kavrayamam. \u00d6yle bir iddiada bulunmuyorum. \u015eu kadar ki bana \u015f\u00f6yle vahyediliyor: Hepinizin il\u00e2h\u0131 ancak bir il\u00e2hd\u0131r ki Allah&#8217;d\u0131r. Bundan dolay\u0131 her kim Rabbine kavu\u015fmay\u0131 umuyorsa; Allah&#8217;\u0131n huzuruna varmak, hesab\u0131ndan kurtulup sevab\u0131na ermek, r\u0131zas\u0131n\u0131 bulmak veya cemalini (g\u00fczelli\u011fini) g\u00f6rmek arzu ediyor, Allah&#8217;\u0131n huzuruna ula\u015fanlardan olmak \u00fcmidini besliyorsa, salih, o kavu\u015fmaya l\u00e2y\u0131k h\u00e2lis amel i\u015flesin ve Rabbine yapt\u0131\u011f\u0131 ibadete hi\u00e7bir kimseyi ortak ko\u015fmas\u0131n. Ne yukar\u0131da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere Allah&#8217;\u0131n \u00e2yet ve huzuruna kavu\u015fmay\u0131 ink\u00e2r edenler gibi a\u00e7\u0131k\u00e7a ortak ko\u015fma, ne de riya (iki y\u00fczl\u00fcl\u00fck ) gibi Allah&#8217;a gizli ortak ko\u015fmay\u0131 amellerine kar\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131n.<\/p>\n<p>Kehf S\u00fbresi&#8217;nin bu son k\u0131sm\u0131, Meryem S\u00fbresi&#8217;ne ge\u00e7mek i\u00e7in ne b\u00fcy\u00fck bir temel, ne g\u00fczel bir \u00f6n haz\u0131rl\u0131k olmu\u015ftur.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>18-KEHF: 1-2-3- Allah&#8217;a hamdolsun o \u00f6yle bir Allah&#8217;d\u0131r ki Kitab\u0131 kuluna indirdi. Hem de onun i\u00e7in hi\u00e7bir e\u011frilik yapmayarak; dolamba\u00e7l\u0131 de\u011fil, \u00e7arp\u0131k de\u011fil, yalan\u0131, yanl\u0131\u015f\u0131 yok. Dosdo\u011fru bir hakim olmak \u00fczere indirdi. Ki kendi kat\u0131ndan pek \u015fiddetli bir azab olan ahiret azab\u0131 ile (k\u00e2firleri) uyars\u0131n ve iyi i\u015fler yapan m\u00fcminlere \u015funu m\u00fcjdelesin onlara kesinlikle \u00f6yle &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12080,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1196,1195,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1914","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-18-kehf","tag-18-kehf-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1914","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1914"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1914\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12080"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1914"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1914"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1914"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}