{"id":1920,"date":"2010-11-18T22:40:42","date_gmt":"2010-11-18T22:40:42","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1920"},"modified":"2010-11-18T22:40:42","modified_gmt":"2010-11-18T22:40:42","slug":"15-hicr-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/15-hicr-tefsiri\/","title":{"rendered":"15-H\u0130CR SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>15-H\u0130CR:<\/p>\n<p>1- (Yunus S\u00fbresine ve benzerlerine bkz.) Bunlar, il\u00e2hi bir s\u0131rr\u0131 kapsayan bu s\u00fbre, bu kitab\u0131n ve apa\u00e7\u0131k bir Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir. Yani Allah&#8217;a ait b\u00fct\u00fcn kitaplar\u0131n m\u00fckemmelliklerini kapsayan ve hepsinden \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu i\u00e7in, kitap denildi\u011fi zaman do\u011frudan do\u011fruya ak\u0131llara gelecek olan ve \u015f\u00f6hretinden dolay\u0131 vas\u0131fland\u0131rmaya ihtiyac\u0131 olmayan o bilinen kitab\u0131n, muhtevas\u0131n\u0131 en g\u00fczel beyan ile anlatan e\u015fsiz Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir. Bundan dolay\u0131 bunlar\u0131 ba\u015fka s\u00f6zlerle mukayese etmeyip tam bir \u00f6zenle okumal\u0131 ve dinlemeliyiz.<\/p>\n<p>2- O ink\u00e2r edenler, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 tan\u0131mayan, bu kitab\u0131n Allah taraf\u0131ndan indirildi\u011fini ink\u00e2r edenler, bir zaman olur arzu eder veya bir zaman gelecek arzu edecekler ki m\u00fcsl\u00fcman olsayd\u0131lar. Ke\u015fke onun h\u00fck\u00fcm ve emrine boyun e\u011fip m\u00fcsl\u00fcman olsayd\u0131k diye temenni ederler veya edeceklerdir. Amma ya uzun bir al\u0131\u015fkanl\u0131k ile k\u00fcfr\u00fcn u\u011fursuzlu\u011funa ma\u011flup olduklar\u0131ndan dolay\u0131 o arzuyu ger\u00e7ekle\u015ftiremezler, \u0130sl\u00e2m fazileti ile vas\u0131flanmazlar veya vas\u0131flansalar bile teklif zaman\u0131 ge\u00e7mi\u015f, ceza zaman\u0131 gelip \u00e7atm\u0131\u015f bulunur. Bu arz\u0131 ya m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n g\u00fczel durumlar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri zaman veya \u00f6l\u00fcm s\u0131ras\u0131nda veya k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde veya g\u00fcnahk\u00e2r m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n cehennemden \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri s\u0131rada olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ebu Musa el-E\u015f&#8217;ar\u00ee&#8217;nin rivayetine g\u00f6re Hz. Peygamber (s.a.v) buyurmu\u015ftur ki: &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde cehennemlikler cehehnemde topland\u0131klar\u0131 ve k\u0131ble ehlinden (m\u00fcsl\u00fcmanlardan) Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi bir k\u0131sm\u0131 da beraberlerinde bulundu\u011fu vakit k\u00e2firler, bunlara: &#8220;Siz m\u00fcsl\u00fcman de\u011fil miydiniz?&#8221; diyecekler. Onlar: &#8220;evet!&#8221; diyecekler. &#8220;O halde g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n\u0131z\u0131n hi\u00e7 faydas\u0131 yokmu\u015f, i\u015fte siz de bizimle beraber ate\u015fte yan\u0131yorsunuz.&#8221; diye onlar\u0131 k\u0131nayacaklard\u0131r. Onlar: Hay\u0131r \u00f6yle de\u011fil; bizim bir tak\u0131m g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z vard\u0131. Y\u00fcce Allah, onunla bizi sorumlu tuttu.&#8221; cevab\u0131n\u0131 verecekler. Bunun \u00fczerine Y\u00fcce Allah o k\u00e2firlere k\u0131zacak ve rahmeti ve ihsan\u0131 ile k\u0131ble ehlinden olanlar\u0131n kurtulu\u015flar\u0131n\u0131 emredecek de onlar cehehnemden \u00e7\u0131kacaklar. Ve i\u015fte o vakit k\u00e2firler: &#8220;Ah ke\u015fke biz de m\u00fcsl\u00fcman olsayd\u0131k diyecekler&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc Abbas (r.a)dan da M\u00fccahid \u015funu rivayet etmi\u015ftir ki: &#8220;Y\u00fcce Allah, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 yava\u015f yava\u015f rahmet ve \u015fefaatine mazhar edecek ve sonunda &#8216;M\u00fcsl\u00fcman olan cennete girsin&#8221; buyuracak ve i\u015fte o zaman k\u00e2firler m\u00fcsl\u00fcman olmalar\u0131n\u0131 temenni edeceklerdir&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bununla birlikte ger\u00e7ek \u015fudur ki bu rivayetler, \u015fiddetli arzu zamanlar\u0131na yorumlan\u0131r. Yoksa ahirette k\u00e2firlerin bu temenni ve pi\u015fmanl\u0131\u011f\u0131 her an ve sonsuza kadar devam edecektir.<\/p>\n<p>3- Onlar\u0131 b\u0131rak, \u0130sl\u00e2m&#8217;dan ve hak nasihat\u0131ndan faydalanmak ihtimalleri olmayan o k\u00e2firleri yesinler. Yani onlar\u0131n derdi hayvan gibi yiyip i\u00e7mek, nefse ho\u015f gelen \u015feyler ve \u015fehvetler pe\u015finde ko\u015fmakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 b\u0131rak yemeye devam etsinler ve faydalans\u0131nlar, yani hayvanca zevkleri ile bo\u011fu\u015fadursunlar. Allah korkusu, ahiret ve hesap d\u00fc\u015f\u00fcncesi ile ilgilenmeyerek e\u011flence etmeye devam etsinler. Ve \u00fcmit, kendilerini oyalas\u0131n, i\u015flerimiz d\u00fczg\u00fcn gidecek, uzun \u00f6m\u00fcrler s\u00fcrece\u011fiz, d\u00fcnyadan istedi\u011fimiz gibi faydalanaca\u011f\u0131z diye kendilerini aldatarak sonu\u00e7tan gafil olsunlar ki sonra bilecekler, ba\u015flar\u0131na gelece\u011fi g\u00f6recekler. Ne hata edeceklerini anlayacaklar, &#8220;ah!&#8221; diyecekler amma i\u015f i\u015ften ge\u00e7mi\u015f bulunacak.<\/p>\n<p>Fakat &#8220;Hesab\u0131 \u00e7abuk g\u00f6ren Allah, bu k\u00e2firleri ni\u00e7in derhal mahvetmiyor?&#8221; gibi bir soru hat\u0131ra gelecek olursa:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>4- Biz hi\u00e7bir memleketi (Allah kat\u0131nda) bilinen bir zaman\u0131 olmaks\u0131z\u0131n helak etmedik.<\/p>\n<p>5- Hi\u00e7bir millet, ecelinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emez ve onu geciktiremez.<\/p>\n<p>4- hi\u00e7bir memleketi de ba\u015fka \u015fekilde helak etmedik ancak bilinen bir kitab\u0131 olarak. Burada &#8220;bilinen&#8221; vasf\u0131, unutulmaz ve gaflet olunmaz ve bundan dolay\u0131 ileri geri \u015fa\u015fmaz demektir. Yani gerek arazisini yerin dibine ge\u00e7irip bat\u0131rmak ve gerek halk\u0131n\u0131 k\u0131r\u0131p ge\u00e7irmek gibi, t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc felaket ve afetler ile \u00f6teden beri mahvedilen memleketlerin hi\u00e7biri nas\u0131l rastgelirse ve k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne de\u011fil, mutlaka herbiri Allah&#8217;\u0131n hikmeti gere\u011fince tayin ve takdir edilip, Levh-i Mahfuz&#8217;a yaz\u0131lm\u0131\u015f \u015fa\u015fmaz, unutulmaz, gaflet edilmez bir yaz\u0131s\u0131 olarak ve dolay\u0131s\u0131yla o yaz\u0131daki kay\u0131tlar ve \u015fartlar ve \u00f6zel eceli gere\u011fince helak edilmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>5- Onun i\u00e7in hi\u00e7bir \u00fcmmet ecelinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7emez. O yaz\u0131da belirlenmi\u015f olan vaktinden \u00f6nce helak olmaz. Geri de kalamazlar. Bundan dolay\u0131 bu k\u00e2firler de, yani senin \u015fehir halk\u0131n olan Mekke k\u00e2firleri de b\u00f6yledir ey Muhammed! Zaman\u0131 gelince bir an geri kalm\u0131yacaklar, \u0130brahim S\u00fbresi&#8217;nin sonunda (49-50 \u00e2yetlerde) a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere el ve ayaklar\u0131na kelep\u00e7e tak\u0131larak birbirine \u00e7at\u0131l\u0131p katrandan g\u00f6mlekler i\u00e7inde cehennemi boylayacak ve o zaman ne hata ettiklerini anlayacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>6- Dediler ki: &#8220;Ey kendisine Kur&#8217;\u00e2n indirilen (Muhammed)! Sen mutlaka bir mecnunsun.&#8221;<\/p>\n<p>7- &#8220;E\u011fer peygamberlik davanda do\u011fru kimselerdensen, bize melekleri getirmeliydin.&#8221;<\/p>\n<p>6- Bir de dediler ki M\u00fck\u00e2til&#8217;in a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re bu \u00e2yetin indirilmesinin sebebi; Abdullah b. \u00dcmeyye, Nadr b. H\u00e2ris, Nevfel b. H\u00fcveylid, Velid b. Mu\u011fire&#8217;dir. Mekke m\u00fc\u015friklerinin bu \u00e7ok inat\u00e7\u0131 ve azg\u0131n kodamanlar\u0131 ve bunlara uyan k\u00e2firler, apa\u00e7\u0131k Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a ve bunun, \u00fczerine indi\u011fi Hz. Peygambere \u015f\u00f6yle k\u00fcfretmi\u015flerdi ki ey kendisine o zikir indirilen! O, zikir, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;\u00e2n Allah Te\u00e2l\u00e2n\u0131n halka va&#8217;z ve \u00f6\u011f\u00fctlerini hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 bir ismi de &#8220;zikir&#8221;dir. K\u00e2firler bu tabirle \u00e7a\u011f\u0131rmay\u0131 teslim olmak ve inanmak \u015fekli ile de\u011fil, gelecek tarz \u00fczere delilik sa\u00e7mal\u0131klar\u0131n\u0131n sebebi olmak \u00fczere alay tavr\u0131 ile yap\u0131yorlard\u0131. K\u0131sacas\u0131 Musa (a.s) hakk\u0131nda Firavun&#8217;un &#8220;Size g\u00f6nderilen bu el\u00e7iniz mutlaka delidir.&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/27) dedi\u011fi gibi, bunlar da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n uyar\u0131lar\u0131 ho\u015flar\u0131na gitmedi\u011fi i\u00e7in, Kur&#8217;\u00e2n vahyini ve Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fini ak\u0131l kabul etmez, delice bir iddia farzederek ve vahiy inerken Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e gelmesi al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan ve Hakk&#8217;\u0131n vahyini, irade ile yap\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnmeden tamamen ay\u0131ran ve soyutlayan isti\u011frak (gark olma, kendinden ge\u00e7me) durumunu bahane edinerek o hitap \u015fekli ile demi\u015f oluyorlard\u0131 ki, &#8220;Sana o zikir (Kur&#8217;\u00e2n) indiriliyormu\u015f, Kur&#8217;\u00e2n vahy olunuyormu\u015f ha!&#8230; Hi\u00e7 bu olacak \u015fey mi? Ey bu b\u00fcy\u00fck ve ola\u011fan\u00fcst\u00fc vahiy ve peygamberlik davas\u0131n\u0131n iddiac\u0131s\u0131! Bu davadan dolay\u0131 hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok sen kesin olarak delisin, cin tutmu\u015f delirmi\u015fsin. Yoksa bize o melekleri getirsene!&#8230; Sana o Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 indiren veya bize azab getirecek olan melekleri getirsene bakal\u0131m e\u011fer do\u011frulardan isen b\u00f6yle yapman gerekir. Sana g\u00f6r\u00fcnen neden bize g\u00f6r\u00fcnmesin?&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Allah Te\u00e2l\u00e2 bunlar\u0131n bu hilelerini redderek buyurur ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>8- Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (k\u00e2firlere) hi\u00e7 m\u00fchlet verilmez.<\/p>\n<p>9- Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 biz indirdik, elbette onu yine biz koruyaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>7- Bir de dediler ki M\u00fck\u00e2til&#8217;in a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re bu \u00e2yetin indirilmesinin sebebi; Abdullah b. \u00dcmeyye, Nadr b. H\u00e2ris, Nevfel b. H\u00fcveylid, Velid b. Mu\u011fire&#8217;dir. Mekke m\u00fc\u015friklerinin bu \u00e7ok inat\u00e7\u0131 ve azg\u0131n kodamanlar\u0131 ve bunlara uyan k\u00e2firler, apa\u00e7\u0131k Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a ve bunun, \u00fczerine indi\u011fi Hz. Peygambere \u015f\u00f6yle k\u00fcfretmi\u015flerdi ki ey kendisine o zikir indirilen! O, zikir, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;\u00e2n Allah Te\u00e2l\u00e2n\u0131n halka va&#8217;z ve \u00f6\u011f\u00fctlerini hat\u0131rlatt\u0131\u011f\u0131ndan dolay\u0131 bir ismi de &#8220;zikir&#8221;dir. K\u00e2firler bu tabirle \u00e7a\u011f\u0131rmay\u0131 teslim olmak ve inanmak \u015fekli ile de\u011fil, gelecek tarz \u00fczere delilik sa\u00e7mal\u0131klar\u0131n\u0131n sebebi olmak \u00fczere alay tavr\u0131 ile yap\u0131yorlard\u0131. K\u0131sacas\u0131 Musa (a.s) hakk\u0131nda Firavun&#8217;un &#8220;Size g\u00f6nderilen bu el\u00e7iniz mutlaka delidir.&#8221; (\u015euar\u00e2, 26\/27) dedi\u011fi gibi, bunlar da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n uyar\u0131lar\u0131 ho\u015flar\u0131na gitmedi\u011fi i\u00e7in, Kur&#8217;\u00e2n vahyini ve Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fini ak\u0131l kabul etmez, delice bir iddia farzederek ve vahiy inerken Hz. Peygamber (s.a.v)&#8217;e gelmesi al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f olan ve Hakk&#8217;\u0131n vahyini, irade ile yap\u0131lan d\u00fc\u015f\u00fcnmeden tamamen ay\u0131ran ve soyutlayan isti\u011frak (gark olma, kendinden ge\u00e7me) durumunu bahane edinerek o hitap \u015fekli ile demi\u015f oluyorlard\u0131 ki, &#8220;Sana o zikir (Kur&#8217;\u00e2n) indiriliyormu\u015f, Kur&#8217;\u00e2n vahy olunuyormu\u015f ha!&#8230; Hi\u00e7 bu olacak \u015fey mi? Ey bu b\u00fcy\u00fck ve ola\u011fan\u00fcst\u00fc vahiy ve peygamberlik davas\u0131n\u0131n iddiac\u0131s\u0131! Bu davadan dolay\u0131 hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok sen kesin olarak delisin, cin tutmu\u015f delirmi\u015fsin. Yoksa bize o melekleri getirsene!&#8230; Sana o Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 indiren veya bize azab getirecek olan melekleri getirsene bakal\u0131m e\u011fer do\u011frulardan isen b\u00f6yle yapman gerekir. Sana g\u00f6r\u00fcnen neden bize g\u00f6r\u00fcnmesin?&#8230;&#8221; Allah Te\u00e2l\u00e2 bunlar\u0131n bu hilelerini redderek buyurur ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>8- Biz o melekleri ancak, hak ile indiririz. Ve indirildikleri vakit de onlara (k\u00e2firlere) hi\u00e7 m\u00fchlet verilmez.<\/p>\n<p>9- Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 biz indirdik, elbette onu yine biz koruyaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>8- Biz melekleri ancak hakk ile indiririz. Yani melekler onlar\u0131n zannettikleri gibi getirilmez, Hareketlerinin gayesi \u00f6yle k\u00e2firlerin olmas\u0131 \u015f\u00f6yle dursun, insanlardan hi\u00e7birinin emri alt\u0131na da girmezler. Ancak Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n y\u00fcce emri ile indirilirler. O da \u015funun bunun arzusu gibi bo\u015f yere de\u011fil, hak bir yol ve hikmetle indirilir. Bundan dolay\u0131 peygambere Allah&#8217;\u0131n vahyini getiren meleklerin onlara da g\u00f6r\u00fcnmesi hak de\u011fildir. Bir de o takdirde m\u00fchlet verilenlerden olamazlar. Kendilerine g\u00f6z a\u00e7t\u0131r\u0131lmaz, azab melekleri indirildi mi, derhal i\u015fleri bitirilir.<\/p>\n<p>9- Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki o zikri (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131) biz indirdik biz hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz onun koruyucusu da mutlaka biziz. Buradaki zamiri iki ayr\u0131 \u015fekilde yorumlanm\u0131\u015ft\u0131r. Birincisi &#8220;zikr&#8221;e ait olmas\u0131d\u0131r tefsircilerin \u00e7o\u011funun g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc budur. \u0130kincisi Ferr\u00e2 ve \u0130bn\u00fc&#8217;l Enb\u00e2r\u00ee&#8217;nin g\u00f6r\u00fc\u015fleridir ki, Kur&#8217;\u00e2n \u00fczerine indirilen Hz. Peygambere ait olmas\u0131d\u0131r. Bu durumda m\u00e2n\u00e2s\u0131 onu cin ve \u015feytan \u015ferrinden ve d\u00fc\u015fman tecav\u00fcz\u00fcnden koruyan ve koruyacak olan da biz \u015fan\u0131 Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131z demek olur. Bu da do\u011fru bir m\u00e2n\u00e2 olmakla beraber \u00e2yetten ilk bak\u0131\u015fta anla\u015f\u0131lan, birinci m\u00e2n\u00e2d\u0131r. Yani Allah Te\u00e2l\u00e2, bununla Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n fazlal\u0131k veya noksanl\u0131kla bozma ve de\u011fi\u015ftirmeden korumas\u0131n\u0131 \u00fczerine alm\u0131\u015f ve korunarak kalmas\u0131n\u0131 anlatm\u0131\u015ft\u0131r. O halde bu vaad varken sahabe, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Mushaf&#8217;ta toplanmas\u0131 ile ni\u00e7in me\u015fgul oldular? Sorusu da sorulamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc haf\u0131zlar\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 ezberlemesi gibi, sahabenin onu toplamas\u0131 da Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n koruma sebebleri c\u00fcmlesindendir. Allah, onun korumas\u0131n\u0131 \u00fczerine ald\u0131\u011f\u0131 i\u00e7indir ki, onlar\u0131 bu \u015fekilde toplamaya ve zaptetmeye muvaffak etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Burada tefsirciler Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 korumas\u0131n\u0131n niteli\u011fi hakk\u0131nda da birka\u00e7 ayr\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>1- Bunu Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131, insan s\u00f6z\u00fcnden ayr\u0131 bir mucize k\u0131larak halk\u0131, art\u0131rma ve eksiltmeden aciz b\u0131rakmas\u0131 \u015feklindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a bir \u015fey ilave edecek veya eksiltecek olsalar Kur&#8217;\u00e2n nazm\u0131 de\u011fi\u015fir ve b\u00fct\u00fcn akl\u0131 erenlere onun Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan olmad\u0131\u011f\u0131 meydana \u00e7\u0131kar. Bunun i\u00e7in Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n ic\u00e2zk\u00e2r olmas\u0131 (benzerini getirmekten insanlar\u0131 aciz b\u0131rakmas\u0131) bir \u015fehri ku\u015fatan sur ve istihk\u00e2m gibi onu korunmu\u015f tutar.<\/p>\n<p>2- Allah Te\u00e2l\u00e2, hi\u00e7 kimseye Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a s\u00f6zl\u00fc m\u00fccadele edebilecek kuvvet vermemek suretiyle onu korumu\u015f ve muhafaza etmi\u015ftir. Bu iki yorum \u015fekli birbirine yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>3- Allah Te\u00e2l\u00e2, teklif (y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck) s\u00fcresinin sonuna kadar Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 koruyacak, okutacak ve halk aras\u0131nda ne\u015fredecek bir toplulu\u011fu g\u00f6revlendirmek suretiyle, onu halk\u0131n iptal etmesinden ve bozmas\u0131ndan koruyup muhafaza edecektir.<\/p>\n<p>4- Korumadan maksad\u0131n \u015fu oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015fler: Bir kimse Kur&#8217;\u00e2n\u0131n bir harfini veya bir noktas\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirecek olsa b\u00fct\u00fcn \u00e2lem ona: &#8220;Bu yanl\u0131\u015ft\u0131r, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc de\u011fi\u015ftirmektir&#8221; der. Hatta b\u00fcy\u00fck ve heybetli bir adam Allah kitab\u0131n\u0131n bir harfinde veya harekesinde yanl\u0131\u015fl\u0131kla bir hata veya bir l\u00e2hin yapacak olsa \u00e7ocuklar bile ona hemen, &#8220;Efendi yan\u0131ld\u0131n, do\u011frusu \u015f\u00f6yledir!&#8221; derler.<\/p>\n<p>Fahreddin R\u00e2z\u00ee der ki: &#8220;Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131nki gibi korunma hi\u00e7bir kitaba nasib olmam\u0131\u015ft\u0131r. Ba\u015fka hi\u00e7bir kitap yoktur ki, az \u00e7ok tashif (kelimeyi yanl\u0131\u015f yazma), tahrif (yazarken harflerin yerini de\u011fi\u015ftirme) ve bozulma girmemi\u015f olsun. Bunca dinsizlerin, yahudilerin ve h\u0131ristiyanlar\u0131n Kur&#8217;\u00e2n\u0131 de\u011fi\u015ftirmek ve bozmak \u00fczere bir\u00e7ok arzular\u0131 ve h\u0131rslar\u0131 bulundu\u011fu halde, bu kitab\u0131n her y\u00f6nden tahriften korunmu\u015f olarak kalmas\u0131 en b\u00fcy\u00fck mucizelerdendir. Bir de Allah bunun b\u00f6yle korunmu\u015f olarak kalmas\u0131n\u0131 bu \u00e2yetle haber vermi\u015ftir. \u015eimdiye kadar da alt\u0131 y\u00fcz seneye yak\u0131n bir zaman ge\u00e7mi\u015ftir. Bundan dolay\u0131, bunun bir gayb haberi oldu\u011fu ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f bulunuyor. Bu ise \u00fcst\u00fcn bir mucizedir. Bu sat\u0131rlar\u0131n yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fu zaman\u0131m\u0131zda ise, y\u00fcce hicretin bin \u00fc\u00e7 y\u00fcz k\u0131rk dokuzuncu (g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ise bin d\u00f6rt y\u00fcz on \u00fc\u00e7) senesinde bulunuyoruz. Bu s\u00fbre, Mekke&#8217;de indi\u011finden dolay\u0131 demek ki bin \u00fc\u00e7 y\u00fcz elli seneyi ge\u00e7en bir m\u00fcddetten beri, b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat bu gayb haberinin ger\u00e7ekle\u015fti\u011fine \u015fahid olmaktad\u0131r. Ger\u00e7ekten Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da bu \u00e2yet, a\u00e7\u0131k bir ifade olmasayd\u0131 bile, hi\u00e7bir kitaba nasib olmayan bir koruma ile bu kadar senedir korunmas\u0131, R\u00e2z\u00ee&#8217;nin dedi\u011fi gibi ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na b\u00fcy\u00fck bir fiil\u00ee mucize olurdu. Bunun, bu \u00e2yetle ba\u015flang\u0131\u00e7tan itibaren a\u00e7\u0131k olarak ifade edilmesi, \u00f6zellikle peki\u015ftirilerek anlat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131 ise, hi\u00e7 s\u00f6z g\u00f6t\u00fcrme ihtimali olmayan ilm\u00ee bir mucizedir. Ve i\u015fte on \u00fc\u00e7 bu\u00e7uk as\u0131rdan fazla bir zamandan beri, d\u00fcnya b\u00f6yle hem ilim ve hem de amelle ilgili y\u00f6nleri toplayan bir mucizenin \u015fahidi olagelmi\u015ftir. &#8220;Bunlar, kitab\u0131n ve apa\u00e7\u0131k olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir.&#8221; (H\u0131cr, 15\/1).<\/p>\n<p>B\u00f6yle apa\u00e7\u0131k bir Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a ve bunun, \u00fczerine indi\u011fi Y\u00fcce Peygambere kar\u015f\u0131, k\u00e2firlerin neden insaf etmeyip de edepsizlikte bulunduklar\u0131na gelince; Allah Te\u00e2l\u00e2, bunun sebebini a\u00e7\u0131klamakla Peygamberini teselli etme konusunda buyuruyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10- Andolsun, senden \u00f6nceki milletler aras\u0131nda da peygamberler g\u00f6nderdik.<\/p>\n<p>11- Onlara hi\u00e7bir peygamber gelmiyordu ki onunla alay etmi\u015f olmas\u0131nlar.<\/p>\n<p>12- Biz o k\u00fcfr\u00fc su\u00e7lular\u0131n kalbine i\u015fte b\u00f6yle sokar\u0131z.<\/p>\n<p>13- Kur&#8217;\u00e2na iman etmezler, halbuki \u00f6ncekilerin s\u00fcnneti (inanmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in ba\u015flar\u0131na gelenler) gelip ge\u00e7mi\u015ftir.<\/p>\n<p>14- Onlara g\u00f6kten bir kap\u0131 a\u00e7sak da oradan yukar\u0131 \u00e7\u0131ksalar,<\/p>\n<p>15- &#8220;G\u00f6zlerimiz perdelendi, daha do\u011frusu bize b\u00fcy\u00fc yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; derler.<\/p>\n<p>10-11-12- \u0130\u015fte \u00f6yle yani b\u00fct\u00fcn \u00f6nceki peygamberlerin etraf\u0131nda bulunan ve her gelen peygamber ile alay edenlerin kalblerine yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi biz ona, o zikre bir yol veririz su\u00e7lular\u0131n kalplerinde, yani Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fcn her kalbe giri\u015fi ve orada alaca\u011f\u0131 ak\u0131m bir de\u011fildir. G\u00fczel bir tohuma iyi bir yerde verilen geli\u015fme ve b\u00fcy\u00fcme, \u00e7orak yerlerde verilmedi\u011fi gibi, Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fcn de su\u00e7lu kalblerdeki yank\u0131lanmalar\u0131, temiz kalblerdeki tecellilerine benzemez. Temiz kalblere edeb\u00ee bir hayat\u0131n yay\u0131lmas\u0131 ile girip dizilen s\u00f6z\u00fcn\u00fc Allah Te\u00e2l\u00e2, su\u00e7a bula\u015fa bula\u015fa mizac\u0131 bozulmu\u015f olan su\u00e7lular\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fck kalblerine m\u0131zrak saplar gibi, aksi tesir ile sokar.<\/p>\n<p>13- \u00d6yle ki ona inanmazlar. Halbuki \u00f6nlerinde \u00f6ncekilerin s\u00fcnneti ge\u00e7mi\u015ftir. Yani ge\u00e7mi\u015fte peygamberleri yalanlayanlar ve onlarla alay eden imans\u0131zlar\u0131 o inanmad\u0131klar\u0131 \u015feylerle Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hep mahvetmi\u015f oldu\u011fu ve bunun \u00f6teden beri meydana gelen Allah&#8217;\u0131n bir s\u00fcnneti, Allah&#8217;\u0131n bir kanunu oldu\u011fu, tecr\u00fcbe ile sabit bir ger\u00e7ek iken ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc ders alacak bunca tarihi ibret \u00f6nlerinde ge\u00e7mi\u015f iken yine inanmazlar.<\/p>\n<p>14-15- Onlara g\u00f6kten bir kap\u0131 a\u00e7sak da orada g\u00f6z g\u00f6re yukar\u0131 \u00e7\u0131ksalar, yani melekler, o kap\u0131da a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa inip \u00e7\u0131k\u0131yor olsalar veya do\u011frudan do\u011fruya kendileri \u00e7\u0131ksalar g\u00f6zlerine inanmazlar da mutlaka derler ki ba\u015fka bir \u015fey de\u011fil, muhakkak g\u00f6zlerimiz perdelendi daha do\u011frusu biz b\u00fcy\u00fclenmi\u015fiz de g\u00f6zlerimize kuruntular ve hayaller ger\u00e7ek gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor. Yoksa ger\u00e7ekten g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kmak m\u00fcmk\u00fcn m\u00fc? diye ink\u00e2r ederlerdi.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>16- Andolsun biz, g\u00f6kte birtak\u0131m bur\u00e7lar yaratt\u0131k ve bakanlar i\u00e7in onu s\u00fcsledik.<\/p>\n<p>17- Ve g\u00f6\u011f\u00fc ta\u015flanan b\u00fct\u00fcn \u015feytanlardan koruduk.<\/p>\n<p>18- Ancak kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 eden \u015feytan hari\u00e7, onu apa\u00e7\u0131k bir alev s\u00fctunu takip eder.<\/p>\n<p>19- Yery\u00fcz\u00fcn\u00fc d\u00fczg\u00fcn bir \u015fekilde yaratt\u0131k ve oraya sabit da\u011flar yerle\u015ftirdik. Orada hikmetle \u00f6l\u00e7\u00fclm\u00fc\u015f her \u015feyden bitkiler bitirdik.<\/p>\n<p>20- Orada hem sizin i\u00e7in, hem de sizin r\u0131z\u0131klar\u0131n\u0131 veremedi\u011finiz kimseler i\u00e7in ge\u00e7im yollar\u0131n\u0131 yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>21- Her \u015feyin hazineleri yaln\u0131z bizim yan\u0131m\u0131zdad\u0131r. Fakat biz, onu ancak ihtiyaca g\u00f6re, belli \u00f6l\u00e7\u00fclerde veririz.<\/p>\n<p>22- Biz r\u00fczgarlar\u0131 a\u015f\u0131lay\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik ve g\u00f6kten bir su indirip sizi onunla sulad\u0131k. O suyu hazinelerde tutan da siz de\u011filsiniz.<\/p>\n<p>23- Elbette biz diriltiriz ve biz \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcz! Ve hepsinin varisleri de biziz.<\/p>\n<p>24- Andolsun ki biz, i\u00e7inizden \u0130sl\u00e2m&#8217;da \u00f6ne ge\u00e7mek isteyenleri de biliriz, geri kalmak isteyenleri de biliriz.<\/p>\n<p>25- \u015e\u00fcphesiz Rabbin O&#8217;dur ki, onlar\u0131 k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde hesaba \u00e7ekmek i\u00e7in toplayacakt\u0131r. O, hikmet sahibidir, bilendir.<\/p>\n<p>16- \u015e\u00fcphesiz ki biz g\u00f6kte bur\u00e7lar yaratt\u0131k. BURC: asl\u0131nda y\u00fcksek k\u00f6\u015fk demektir. G\u00f6kte \u00f6zel bir \u015fekilde toplanm\u0131\u015f bir tak\u0131m y\u0131ld\u0131zlar\u0131n toptan g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerine de bu m\u00e2n\u00e2 ile burc denilmi\u015ftir ki, bu tak\u0131m y\u0131ld\u0131zlar\u0131n me\u015fhurlar\u0131 on ikidir. Bulunduklar\u0131 yerlere &#8220;m\u0131ntakat\u00fc&#8217;l-b\u00fcr\u00fbc&#8221; (burclar m\u0131nt\u0131kas\u0131) denilir ki g\u00fcne\u015fin bir yerden di\u011fer bir yere ge\u00e7me noktalar\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlayan Yenge\u00e7 burcu y\u00f6r\u00fcngesi ile O\u011flak burcunun y\u00f6r\u00fcngesi aras\u0131ndaki ku\u015fakt\u0131r. Astronomi bilginlerinin teriminde bur\u00e7lar denildi\u011fi zaman G\u00fcne\u015f ve gezegenlerin y\u00f6r\u00fcngeleri say\u0131lan bu on iki bur\u00e7 anla\u015f\u0131l\u0131r. bir\u00e7ok tefsirciler de bu on ikiyi s\u00f6ylemi\u015flerdir. Fakat g\u00f6kteki bur\u00e7lar, yaln\u0131z bu on iki bur\u00e7tan ibaret de\u011fil, say\u0131lar\u0131 pek \u00e7oktur. \u00c7o\u011fu bu on iki burcun i\u00e7inde ise de B\u00fcy\u00fckay\u0131 k\u00fcmesi, K\u00fc\u00e7\u00fckay\u0131 k\u00fcmesi gibi kutuplar b\u00f6lgesinde olanlar da vard\u0131r. Ve bu \u00e2yette, belirsiz \u00e7o\u011ful kipi ile genel olarak buyurulmu\u015f oldu\u011fundan dolay\u0131, bunu on iki ile s\u0131n\u0131rlamak g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fe ayk\u0131r\u0131d\u0131r. \u00d6yle ise \u00e2yetteki g\u00fczel zevki tatmak i\u00e7in burc kelimesinin i\u00e7erdi\u011fi m\u00e2n\u00e2lara dikkat etmelidir. Burc denildi\u011fi zaman ilk \u00f6nce y\u00fcksek bir k\u00f6\u015fk m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. \u0130kinci olarak bu k\u00f6\u015fk\u00fcn maddesinde y\u0131ld\u0131zlar vard\u0131r \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc olarak y\u0131ld\u0131z m\u00e2n\u00e2s\u0131nda \u0131\u015f\u0131k anlam\u0131 vard\u0131r. Bu \u015fekilde buyuruluyor ki: &#8220;Baksan\u0131za, biz g\u00f6kte bir\u00e7ok burclar, y\u0131ld\u0131zlardan yap\u0131lm\u0131\u015f, \u0131\u015f\u0131klarla donanm\u0131\u015f t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc \u015fekillerde y\u00fcksek y\u00fcksek k\u00f6\u015fkler yapt\u0131k. Yani tabiata kalsayd\u0131 bunlar olamazd\u0131. G\u00f6k meydana gelmez, meydana gelseydi bile basit bir uzakl\u0131k olmaktan \u00f6teye ge\u00e7emezdi. Y\u0131ld\u0131zlar ve \u00f6zellikle bunlar\u0131n de\u011fi\u015fik \u015fekillerde te\u015fekk\u00fclleri olamaz, y\u0131ld\u0131z tabiat\u0131 ile miktarlar\u0131, uzakl\u0131klar\u0131 farkl\u0131 olamazd\u0131, de\u011fi\u015fik manzaralara ayr\u0131lamaz, hepsi ayn\u0131 \u015fekilde, ayn\u0131 vaziyette e\u015fit mesafelerde, bir boyda, bir tarzda olur, g\u00f6k manzaralar\u0131nda bu g\u00fczel bur\u00e7lar bulunmazd\u0131. Sanat ve kuvvetimizle biz bunlar\u0131 yapt\u0131k.&#8221;<\/p>\n<p>Ve bakanlar i\u00e7in onu, o g\u00f6\u011f\u00fc s\u00fcsledik. Yani o \u00e7e\u015fitli bur\u00e7lar\u0131, nurdan avizeleri, g\u00fczel manzaralar\u0131yla g\u00f6k \u00f6yle g\u00fczeldir ki, dikkati \u00e7ekmemesi, bakanlar\u0131n ibret almamas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Fakat bunun i\u00e7in bakacak, bakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6recek, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ilerisini sezip ibret alacak g\u00f6r\u00fc\u015f sahibi olmas\u0131 laz\u0131md\u0131r. G\u00f6r\u00fc\u015f sahibi olanlar bu g\u00fczel sanata tutulup baks\u0131nlar, bu y\u00fcceli\u011fi bu kudret eserlerini seyretsinler de yaratan\u0131n y\u00fccelik ve ululu\u011funa delil getirmekle tevhide y\u00fckselsinler diye onu s\u00fcsledik ve donatt\u0131k.<\/p>\n<p>17- Ve onu her ta\u015flanm\u0131\u015f \u015feytandan koruduk.<\/p>\n<p>RAC\u00ceM: Recimden fe\u00eeldir ki, f\u00e2il m\u00e2n\u00e2s\u0131nda olur, mef&#8217;\u00fbl m\u00e2n\u00e2s\u0131na da olur. Recm, l\u00fcgatta ta\u015flamak demektir. Sonra \u00f6ld\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, bu, benzetme yoluylad\u0131r. K\u00e2zif (iftirac\u0131) gibi s\u00f6vmek ve k\u00fcfretmek ile haysiyete dokunan s\u00f6z s\u00f6ylemek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00e7irkin s\u00f6z atmakt\u0131r. &#8220;Seni mutlaka ta\u015flar\u0131m&#8221; (Meryem, 19\/48) gibi yaln\u0131z zan ile s\u00f6yleyivermek m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir ki, dilimizde de &#8220;atma&#8221; denilir.<\/p>\n<p>&#8220;Karanl\u0131\u011fa ta\u015f atar gibi&#8221; (Kehf, 18\/22) zan ile s\u00f6ylemek terimi de bundand\u0131r. At\u0131lan, &#8220;kendisi ile at\u0131\u015f yap\u0131lan&#8221; her \u015feye isim de olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;Ve onlar\u0131, \u015feytanlar i\u00e7in ta\u015flamalar yapt\u0131k..&#8221; (M\u00fclk, 67\/5) \u00e2yetinde merm\u00ee m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r. Nihayet ta\u015flama, kovma ve lanet m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kovulan ta\u015flan\u0131r ve Bu m\u00e2n\u00e2lardan her biri ile de tefsir edilmi\u015ftir. \u015eeytan ta\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r, atar, kendi kendine h\u00fck\u00fcmler verir. Bilmedi\u011fi \u015feyleri atar, yalan s\u00f6yler, iftira eder. Yukarda ad\u0131 ge\u00e7en alay edenler gibi k\u00fcfreder ve s\u00f6ver; f\u0131rsat bulursa haks\u0131z yere \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. Ta\u015flanm\u0131\u015ft\u0131r, ileride a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilece\u011fi gibi kovulmu\u015f ve lanetlenmi\u015ftir. Burada de &#8220;k\u00fcll\u00fcn&#8221; kapsaml\u0131 olmas\u0131 &#8220;rac\u00eem&#8221;in muhtemel b\u00fct\u00fcn m\u00e2n\u00e2lar\u0131na, cin ve insan \u015feytanlar\u0131n\u0131n hi\u00e7biri d\u0131\u015farda kalmamak \u00fczere, hepsini i\u00e7ine almak suretiyle, yani herbirine birer kapsam ifade eder. Ve rac\u00eem (ta\u015flanm\u0131\u015f) niteli\u011fi, di\u011ferlerini d\u0131\u015farda b\u0131rakan bir kay\u0131t olmay\u0131p \u015feytan\u0131n a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 bir niteli\u011fi oldu\u011fundan bu nitelik, &#8220;b\u00fct\u00fcn \u015feytanlar&#8221;dan hi\u00e7birini kapsam d\u0131\u015f\u0131nda b\u0131rakmaz, yani her \u015feytan, her m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile rac\u00eemdir. Rac\u00eem (ta\u015flanm\u0131\u015f) olmayan hi\u00e7bir \u015feytan yoktur. \u00d6zetle , &#8220;s\u00fbr&#8221; ipucu ile bu m\u00e2n\u00e2lardan her birinin yaln\u0131z ba\u015f\u0131na ve n\u00f6betle\u015fe anlat\u0131lmas\u0131n\u0131n kastedilmi\u015f oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a ve Hz. Peygambere dil uzatmak isteyen ve insan \u015feytanlar\u0131ndan olan ad\u0131 ge\u00e7en k\u00e2firler, bu recmin as\u0131l konusu oldu\u011fundan dolay\u0131, m\u00e2n\u00e2 a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu genelle\u015ftirme daha a\u00e7\u0131kt\u0131r. Bununla birlikte \u015feytan\u0131n kendisinden ayr\u0131lmayan genel bir \u00f6zelli\u011fi olan rac\u00eem niteli\u011finin, akla gelen ve bilinen m\u00e2n\u00e2s\u0131 merc\u00fbm, (ta\u015flanm\u0131\u015f) yani kovulmu\u015f ve lanetlenmi\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131, tam a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 vas\u0131f oldu\u011fundan dolay\u0131, di\u011fer m\u00e2n\u00e2lara ihtiya\u00e7 da kalmayabilir. Bundan dolay\u0131 me\u00e2lin \u00f6zeti \u015fu olur: &#8220;Biz g\u00f6\u011f\u00fc bakanlar i\u00e7in s\u00fcslemekle beraber her ta\u015flanm\u0131\u015f \u015feytandan koruduk. \u0130ster cin ve ister insandan hi\u00e7bir \u015feytan g\u00f6\u011fe \u00e7\u0131kamaz, g\u00f6kteki durumlar hakk\u0131nda bilgi sahibi olamaz. Yerdeki gibi orada \u015feytanl\u0131k yapamaz. Benzerlerine a\u00e7\u0131k olan o g\u00fczel g\u00f6k, g\u00f6zleri \u015feytanl\u0131kta olan gizli a\u00e7\u0131k b\u00fct\u00fcn \u015feytanlara kapal\u0131d\u0131r ve hepsi ta\u015flanm\u0131\u015f ve kovulmu\u015flard\u0131r. Bundan dolay\u0131d\u0131r ki, o k\u00e2firler de g\u00f6\u011fe baksalar bile y\u00fckselmeye imkan bulamazlar, y\u00fckselemezler. Ve diyelim ki kendilerine g\u00f6kten bir kap\u0131 a\u00e7\u0131lsa da a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa y\u00fckselecek olsalar, g\u00f6zlerine inanmazlar da g\u00f6zlerimiz d\u00f6nd\u00fc veya b\u00fcy\u00fclendik derler.<\/p>\n<p>18-Ancak kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 eden m\u00fcstasn\u00e2, yani g\u00f6k, korunmu\u015f olup ona y\u00fckselemedikleri i\u00e7in melekler \u00e2lemini dinleyemez. &#8220;Art\u0131k o \u015feytanlar &#8216;mele-i \u00e2l\u00e2&#8217;y\u0131 (melekler \u00e2lemini) dinleyemezler.&#8221; (Saff\u00e2t, 37\/8). G\u00f6kteki melekleri dinlemekle bilgi alamazlar. Ancak g\u00f6\u011fe ait inen ilimler ve haberlerden i\u015fittikleri baz\u0131 \u015feyleri \u00e7alarak \u015feytanl\u0131k yapmak i\u00e7in kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 edenler vard\u0131r. (Saff\u00e2t, 37\/7-10. \u00e2yetler ile; Cin, 72\/8-9. \u00e2yetlerin tefsirine bkz.) Onun da pe\u015fine a\u00e7\u0131k bir alev s\u00fctunu d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. A\u00e7\u0131k bir alev ard\u0131ndan yeti\u015fmektedir.<\/p>\n<p>\u015e\u0130H\u00c2B: Lugatte ate\u015f alevi demektir. Par\u0131lt\u0131lardan dolay\u0131 y\u0131ld\u0131zlara ve s\u00fcng\u00fcye de denilir. \u00d6zellikle g\u00f6kten y\u0131ld\u0131z kay\u0131yor gibi, g\u00f6r\u00fcnen aleve denildi\u011fi \u00e7ok olmu\u015ftur. Bunun bir alevleme oldu\u011fu g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse de fizik\u00ee olarak olu\u015fma \u015fekli hen\u00fcz ilmi olarak a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f de\u011fildir. Bu konuda de\u011fi\u015fik varsay\u0131mlar vard\u0131r. Eskiden tabiat ilmi ile u\u011fra\u015fan bilginler, y\u00fckselen buharlar\u0131n, yani havan\u0131n y\u00fcksek tabakalar\u0131na y\u00fckselmi\u015f olan birtak\u0131m gazlar\u0131n tutu\u015fmalar\u0131na yorumluyorlard\u0131. Son zamanlarda da \u015fu g\u00f6r\u00fc\u015f ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r: K\u0131v\u0131lc\u0131mlar, uzayda s\u00fcr\u00fcler halinde seyr ve hareket eden bir tak\u0131m k\u00fc\u00e7\u00fck cisimlerdirler. Yer bunlar\u0131n bir\u00e7ok y\u00f6r\u00fcngelerine rast gelir. Ve bunlar yery\u00fcz\u00fcne rast geldikleri zaman, atmosferin y\u00fcksek k\u0131s\u0131mlar\u0131 ile temas\u0131 sonucunda s\u00fcratlerinin \u015fiddetinden dolay\u0131 s\u00fcrt\u00fcnme ile meydana gelen \u0131s\u0131 ile tutu\u015furlar. G\u00f6kta\u015flar\u0131 da bunlardan d\u00fc\u015fer. Alev s\u00fctunlar\u0131n\u0131n s\u00fcrati saniyede k\u0131rk ile yetmi\u015f iki kilometre aras\u0131nda de\u011fi\u015fir. G\u00f6k ta\u015flar\u0131n\u0131n hareketi ne gezegenlerin d\u00fcz y\u00f6r\u00fcngeleri i\u00e7inde, ne de onlarla ayn\u0131 y\u00f6nde olmay\u0131p bunlar y\u00f6r\u00fcngelerinin cinsine g\u00f6re daha fazla kuyruklu y\u0131ld\u0131zlara benzetildi\u011finden astronomlar\u0131n baz\u0131s\u0131 bunlar\u0131 par\u00e7alanm\u0131\u015f kuyruklu y\u0131ld\u0131zlar\u0131n bir d\u00f6k\u00fcnt\u00fcs\u00fc olarak d\u00fc\u015f\u00fcnmek istemi\u015flerdir. \u015e\u00fcphe yok ki \u015fih\u00e2b (alev s\u00fctunu) ve g\u00f6k ta\u015flar\u0131 konusu \u015fimdiki astronomi ilminin \u00fczerinde kuruldu\u011fu \u00e7ekim kanununa tatbik edilerek hen\u00fcz a\u00e7\u0131klanabilmekten uzakt\u0131r.<\/p>\n<p>Rastgele s\u00f6ylenen s\u00f6zlere kar\u0131\u015fan herhangi bir a\u00e7\u0131klama da ilm\u00ee bir a\u00e7\u0131klama olamayaca\u011f\u0131ndan bunlar g\u00f6\u011fe ait s\u0131rlardan say\u0131l\u0131r. Fakat il\u00e2hiyy\u00e2t ilmine y\u00fckselindi\u011fi zaman b\u00fct\u00fcn o rastgele meydana gelen olaylar\u0131n birer tasarruf oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r. Ne olursa olsun \u015fu a\u00e7\u0131kt\u0131r ki, alev s\u00fctunlar\u0131 atmosferin en y\u00fcksek s\u0131n\u0131r\u0131 \u00fczerinden yery\u00fcz\u00fcne do\u011fru akan bir tutu\u015fma ve yanma olay\u0131d\u0131r. Son teoriye g\u00f6re de demek oluyor ki bunlar, yukar\u0131dan bir bomba gibi gelip yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn g\u00f6k taraf\u0131nda bulunan hava tabakas\u0131na girerek tutu\u015fmaktad\u0131rlar ki bu m\u00e2n\u00e2, Saff\u00e2t S\u00fbresi&#8217;ndeki &#8220;Her \u015feyi delip, ge\u00e7en alev&#8221; (37\/10) m\u00e2n\u00e2s\u0131na uygun d\u00fc\u015fer. Ve demek ki bu yanma ve tutu\u015fma, atmosfer havas\u0131n\u0131n g\u00f6\u011fe do\u011fru en y\u00fcksek s\u0131n\u0131rlar\u0131na \u00e7\u0131k\u0131p gizlenmi\u015f olan hararetle ilgili kuvvetleri ile bir temas halinde meydana gelmektedir. Bu gizli hararetle ilgili kuvvetler ise biraz sonra \u00e2yette a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 \u00fczere cinlerin, gizli \u015feytanlar\u0131n yarat\u0131lm\u0131\u015f olduklar\u0131 &#8220;zehirli ate\u015f&#8221; ile ilgilidir. Ve i\u015fte M\u00fclk S\u00fbresi&#8217;nde (67\/5) ve Cin S\u00fbresi&#8217;nde (72\/8-9) de gelece\u011fi \u00fczere Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da \u00f6zellikle \u015funu haber veriyor ki alev s\u00fctunlar\u0131 g\u00f6\u011fe do\u011fru \u00e7\u0131kmak isteyen cin \u015feytanlar\u0131na at\u0131lan birtak\u0131m g\u00f6\u011fe ait mermilerdir. Bunlarda nitelik itibar\u0131 ile hem y\u0131ld\u0131zlar, hem ta\u015f ve hem ate\u015f m\u00e2n\u00e2s\u0131 vard\u0131r. Ve \u015fu halde il\u00e2h\u00ee hikmet a\u00e7\u0131s\u0131ndan bunlar\u0131n tutu\u015fmas\u0131, birtak\u0131m kuvvetlerin ve k\u00f6t\u00fc ruhlar\u0131n yak\u0131lmas\u0131 ve kovulmas\u0131 ile ilgilidir.<\/p>\n<p>Kurtub\u00ee tefsirinde der ki: &#8220;\u015eihablar (k\u0131v\u0131lc\u0131mlar) bunlar\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcr m\u00fc, \u00f6ld\u00fcrmez mi? Bu konuda ihtil\u00e2f edilmi\u015ftir. \u0130bn\u00fc Abb\u00e2s (r.a) demi\u015ftir ki: Yaralar, yakar, y\u0131kar, \u00f6ld\u00fcrmez. Hasan ile beraber bir grup da \u00f6ld\u00fcr\u00fcr demi\u015flerdir. Fakat birinci g\u00f6r\u00fc\u015f en do\u011fru g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr.&#8221; Bu alev s\u00fctunlar\u0131n\u0131n insan \u015feytanlar\u0131n\u0131 kovmas\u0131 ise ya bir manev\u00ee ta\u015flama yerine mecazi olarak kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r veya cin \u015feytanlar\u0131 i\u00e7indir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ilk \u00f6nce gizli \u015feytanlar yapar ve \u00e2yetteki alev s\u00fctununun umum\u00ee mecaz yolu ile madd\u00ee ve manev\u00ee \u015feyleri kapsamas\u0131, a\u00e7\u0131klama tarz\u0131na daha uygundur. Ve bu \u00fcslubun zevkine ermek i\u00e7in Kur&#8217;\u00e2n hakk\u0131ndaki &#8220;Ve biz onu koruyaca\u011f\u0131z&#8221; (Hicr, 15\/9) \u00e2yeti ile, g\u00f6k hakk\u0131ndaki \u00e2yetleri aras\u0131ndaki benzerli\u011fe dikkat etmek gerekir. Yani Kur&#8217;\u00e2n g\u00f6k gibidir. Allah&#8217;\u0131n sanat\u0131 ve kudretinin delilleri ile dolu olan g\u00f6k, nas\u0131l onurlu cisimleri ve y\u00fcksek bur\u00e7lar\u0131 ile bakanlar i\u00e7in s\u00fcslenmi\u015f ve \u015feytanlardan korunmu\u015f ve kulak h\u0131rs\u0131zlar\u0131 oradan bir ate\u015f \u015fulesi ile kovulmu\u015f ise, Kur&#8217;\u00e2n da \u00f6yledir. Y\u0131ld\u0131zlar ve bur\u00e7lar gibi \u00e2yetler ve s\u00fbreler ile g\u00fczel nazm\u0131, temiz kalplerin sahipleri i\u00e7in s\u00fcslenmi\u015ftir. Ve o g\u00fcnahk\u00e2rlardan oldu\u011fu gibi, ta\u015flanm\u0131\u015f \u015feytanlardan korunmu\u015ftur. Onlar, ona y\u00fckselemezler. \u0130man ve iltifat ile almaz ve dinlemezler. Olsa olsa kulak h\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 ederek \u015feytanl\u0131k yapmak isteyenler bulunur ki bunlar\u0131 da parlak bir ate\u015f \u015fulesi kovalamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ve apa\u00e7\u0131k Kur&#8217;\u00e2n\u0131n bu parlak ate\u015f \u015fuleleri ise o \u015feytanlara, k\u00e2firlere, su\u00e7lulara cehennem ate\u015fi ile, Allah azab\u0131n\u0131 g\u00f6steren uyar\u0131 \u00e2yetleridir. G\u00f6k b\u00f6yledir.<\/p>\n<p>19- Yere gelince. D\u00fc\u015f\u00fcnce sahipleri i\u00e7in, Allah&#8217;\u0131n kudretinin delilleri onda da apa\u00e7\u0131kt\u0131r. Yaln\u0131z astronomi ilimleri ile de\u011fil, yer bilimleri ile de Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi isbat edilmi\u015ftir. Ba\u015fl\u0131calar\u0131: Onu yayd\u0131k s\u00fcnd\u00fcr\u00fcp serdik. (Ra&#8217;d, 13\/3 \u00e2yetin tefsirine bkz.) \u00d6yle ki bunda \u015feytanlar da bulunabilir. Bununla beraber ona oturakl\u0131 a\u011f\u0131r da\u011flar da oturttuk ve onda \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc, yani her bak\u0131mdan birbirine uygun veya tart\u0131l\u0131 her \u015feyden bitirdik.<\/p>\n<p>20- Ve onda size ve r\u0131z\u0131k veremeyece\u011finiz kimselere ge\u00e7imlikler verdik. Ve hi\u00e7bir \u015fey yoktur ki onun hazineleri, bizim yan\u0131m\u0131zda olmas\u0131n. Biz onu ancak belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcye g\u00f6re indiririz. D\u00fcnya serveti biter, Allah&#8217;\u0131n kudreti bitmez t\u00fckenmez.<\/p>\n<p>21- Ve onda size ve r\u0131z\u0131k veremeyece\u011finiz kimselere ge\u00e7imlikler verdik. Ve hi\u00e7bir \u015fey yoktur ki onun hazineleri, bizim yan\u0131m\u0131zda olmas\u0131n. Biz onu ancak belli bir \u00f6l\u00e7\u00fcye g\u00f6re indiririz. D\u00fcnya serveti biter, Allah&#8217;\u0131n kudreti bitmez t\u00fckenmez.<\/p>\n<p>22- R\u00fczgarlar\u0131 a\u015f\u0131lay\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik. &#8220;Lev\u00e2kih&#8221;, &#8220;Lik\u00e2h&#8221; tan t\u00fcreyen &#8220;L\u00e2kiha&#8221;n\u0131n \u00e7o\u011fuludur. Lik\u00e2h, a\u015f\u0131 demektir. L\u00e2kiha da a\u015f\u0131l\u0131 veya a\u015f\u0131c\u0131 m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir.<\/p>\n<p>Bu \u00e2yetin bu m\u00e2n\u00e2s\u0131 da ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir ilm\u00ee mucizedir. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan bunun tefsirinde: &#8220;R\u00fczgarlar a\u011fa\u00e7lar\u0131n ve bulutun a\u015f\u0131lay\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r&#8221; diye nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Hasan, Dahk\u00e2k, Kat\u00e2de de bunu s\u00f6ylemi\u015flerdir. R\u00e2z\u00ee, bunu kaydettikten sonra der ki: Erkek di\u015fiye suyunu bo\u015falt\u0131p da di\u015fi gebe olunca denilir ki &#8220;erkek a\u015f\u0131lad\u0131 di\u015fi tuttu, gebe oldu&#8221; demektir. Bunun gibi r\u00fczgarlar da bulutlar\u0131n erkekleri yerinde kabul edilir. \u0130bn\u00fc Mesud hazretleri bu \u00e2yetin tefsirinde demi\u015ftir ki: &#8220;Allah Te\u00e2l\u00e2, r\u00fczgarlar\u0131 bulutlara a\u015f\u0131lama i\u00e7in g\u00f6nderir. Onlar da suyu ta\u015f\u0131y\u0131p bulutlara kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131r. Sonra bulutu s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131p bir a\u015f\u0131 gibi ak\u0131t\u0131r.&#8221; Bu a\u00e7\u0131klama, r\u00fczgarlar\u0131n bulutu a\u015f\u0131lamas\u0131n\u0131n bir yorumudur. Fakat a\u011fa\u00e7lar\u0131 a\u015f\u0131lamas\u0131n\u0131n tefsirini zikretmemi\u015flerdir. Yani \u00e2yetin yukarda anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi rivayet ile tefsirinde r\u00fczgarlar\u0131n a\u011fa\u00e7lar\u0131 da a\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 nakledilmi\u015f olmakla beraber nas\u0131l a\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klanmam\u0131\u015f. Bir tefsirci oldu\u011fu gibi, bir doktor da olan Fahr\u00fc&#8217;r-R\u00e2z\u00ee i\u00e7in de bu konu bilinmez kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ger\u00e7i a\u011fa\u00e7 a\u015f\u0131lamak eskiden beri bilinen bir \u015fey ise de bununla r\u00fczgar\u0131n bir ilgisi yoktu. Bitkilerde r\u00fczgar\u0131n yapabilece\u011fi bir a\u015f\u0131lama yak\u0131n zamanlara kadar bilinmiyordu. Ra&#8217;d S\u00fbresi&#8217;nde a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere &#8220;Orada b\u00fct\u00fcn meyvalardan iki \u00e7ift yaratt\u0131.&#8221; (Ra&#8217;d, 13\/3) ger\u00e7e\u011fi ortaya \u00e7\u0131kt\u0131ktan, yani b\u00fct\u00fcn bitkilerin \u00e7i\u00e7eklerinde erkek, di\u015fi \u00e7ifti bulundu\u011fu ve erke\u011fin di\u015fiyi a\u015f\u0131lamas\u0131 ile meyveler meydana geldi\u011fi anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonrad\u0131r ki, r\u00fczgarlar\u0131n bir a\u015f\u0131c\u0131 hizmetini yerine getirdikleri anla\u015f\u0131ld\u0131. Ve bu \u015fekilde \u00e2yetinin de \u00e2yeti gibi bilinmeyen bir ilm\u00ee ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 bin k\u00fcs\u00fcr sene sonra anla\u015f\u0131lm\u0131\u015f ve a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f ve bundan dolay\u0131 bu \u00e2yetin de bir mucize oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte r\u00fczgarlar, ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131 ve da\u011f\u0131t\u0131c\u0131 olduklar\u0131 i\u00e7in faydalar\u0131ndan birisi de \u00f6zellikle b\u00f6yle a\u011fa\u00e7lar\u0131 ve bitkileri a\u015f\u0131lamas\u0131d\u0131r. Bunun meydana gelmesi i\u00e7in de r\u00fczgar\u0131n belirli bir miktar ile uygun ve yumu\u015fak bir \u015fekilde esmesi gerekir. Yoksa a\u015f\u0131lama yerine bozma olur. R\u00fczgar, havan\u0131n bir hareket ve ak\u0131m\u0131d\u0131r ki, havan\u0131n de\u011fi\u015fik \u015fekilde \u0131s\u0131n\u0131p so\u011fumas\u0131ndaki de\u011fi\u015fmeler ile meydana gelir. Tabiatta bu de\u011fi\u015fmeler ise s\u0131cakl\u0131k ve so\u011fukluk tabiatlar\u0131 \u00fczerinde hakim bir etkiye ba\u011fl\u0131 oldu\u011fundan, b\u00fct\u00fcn r\u00fczgarlar do\u011frudan do\u011fruya il\u00e2h\u00ee bir tasarruf oldu\u011fu gibi, bunlar\u0131n a\u015f\u0131lama yapacak bir derecede esmeleri de do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n bir l\u00fctfudur.<\/p>\n<p>Bununla beraber d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir ki, su olmasayd\u0131 bu a\u015f\u0131lar ne olur, hayat ne olurdu? Onun i\u00e7in r\u00fczgarlara bulutlar\u0131 da a\u015f\u0131latarak g\u00f6kten bir su da indirdik, ya\u011fmur ya\u011fd\u0131rd\u0131k da onu size sunduk; tabiata kalsayd\u0131 ne r\u00fczgar eser ne a\u015f\u0131lama olur, ne ya\u011fmur ya\u011fard\u0131. Onu hazinelerde saklayan da siz de\u011filsiniz, yani ya\u011fd\u0131ktan sonra da\u011flarda, p\u0131narlarda, kuyularda, g\u00f6llerde, havuzlarda, mahzenlerde, k\u00fcplerde, testilerde v.s. tutan da siz de\u011filsiniz, biziz. Burada r\u00fczgarlar\u0131n g\u00f6nderilme, suyun indirilme ile anlat\u0131lmas\u0131 ayn\u0131 zamanda bir de benzetmeye i\u015faret eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;erseln\u00e2&#8221; peygamberlerin g\u00f6nderilmesini; &#8220;enzelna&#8221; da kitab\u0131n indirilmesini hat\u0131rlat\u0131r. Ve demek olur ki: \u0130\u015fte Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen peygamberler de o a\u015f\u0131lay\u0131c\u0131 r\u00fczgarlar gibidir; Allah&#8217;\u0131n feyizini ta\u015f\u0131yarak kabiliyeti olanlara yayar ve a\u015f\u0131larlar. \u0130ndirilen kitap da o g\u00f6kten inen su gibi hayat\u0131n mayas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>23- Ve \u015f\u00fcphesiz ki biz ger\u00e7ekten hem diriltiriz, hem \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcz. Bu, hi\u00e7 delile muhta\u00e7 olmayan a\u00e7\u0131k bir ger\u00e7ektir. Fakat amma &#8220;\u00d6l\u00fcnce mal ve m\u00fclk varislerimize kalacak m\u0131?&#8221; diyecekler. Hay\u0131r hepsine v\u00e2ris de ancak biziz. Bu d\u00fcnyada ya\u015farken m\u00fclk ve tasarruf iddia edenlerin ve edecek olanlar\u0131n hepsi yok olur. Mec\u00e2z\u00ee m\u00fclkleri, g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki tasarruflar\u0131 ellerinden al\u0131n\u0131r, her zaman bak\u00ee, kay\u0131ts\u0131z ve \u015farts\u0131z her\u015feyin sahibi y\u00fcce \u015fan\u0131m\u0131zla biz kal\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>24- Andolsun biz, sizden \u00f6nce gelip ge\u00e7enleri de biliriz, geri kalanlar\u0131 da biliriz. Do\u011fu\u015fta, \u00f6l\u00fcmde \u00f6nde olan, miras b\u0131rakmak isteyen \u00f6nce gelip ge\u00e7enlerinizi de, geri kalanlar\u0131, miras almak isteyen sonra gelenlerinizi de veya imanda, k\u00e2firlikte, itaatte, isyanda \u00f6n safta bulunmak isteyenleriniz de, geri kalan geri kalmak istiyenleriniz de ezelde ve sonsuza kadar ger\u00e7ekten bilgimiz dahilindedir.<\/p>\n<p>25- Ve senin O Rabbindir ki, yani seni yaratan ve terbiye edip g\u00f6nderen o Allah&#8217;\u0131nd\u0131r ki ey Muhammed! Onlar\u0131 mutlaka ha\u015fredecektir.<\/p>\n<p>Ve \u00f6nce gelip ge\u00e7enleri ve sonra gelenleri sonunda mah\u015fere toplay\u0131p hesaba \u00e7ekecektir. Onun i\u00e7in \u015fimdilik b\u0131rak o k\u00e2firler yiyip i\u00e7ip devaml\u0131 e\u011flensinler. O Rabbin ger\u00e7ekten hikmet sahibidir, \u00e7ok bilendir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>26- Andolsun ki biz insan\u0131 kuru bir \u00e7amurdan, \u015fekillenmi\u015f bir bal\u00e7\u0131ktan yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>27- Cinleri de daha \u00f6nce insan v\u00fccudunun g\u00f6zeneklerinden ge\u00e7ebilen g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ate\u015ften yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>26- Andolsun ki biz insan\u0131 bir kuru \u00e7amurdan, bir \u015fekillenmi\u015f kara bal\u00e7\u0131ktan yaratt\u0131k. Yani insan cinsini ba\u015flang\u0131\u00e7ta biz vuruldu\u011funda ses \u00e7\u0131karan kuru bir \u00e7i\u011f \u00e7amurdan, de\u011fi\u015ftirip d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrme ile \u00f6zel bir \u015fekilde yoluna konmu\u015f kokar bir bal\u00e7\u0131ktan yaratt\u0131k.<\/p>\n<p>SALS\u00c2L; &#8220;Ses veren yani vuruldu\u011fu zaman t\u0131ng\u0131rdayan, kuru pi\u015fmemi\u015f \u00e7i\u011f \u00e7amur&#8221; ( ) dur ki, pi\u015fmi\u015f olursa tu\u011fla, kiremit gibi ses \u00e7\u0131karan kuru bmir \u00e7amur olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc Rahm\u00e2n S\u00fbresi&#8217;nde &#8220;Vuruldu\u011funda testi gibi ses \u00e7\u0131karan kuru bir bal\u00e7\u0131ktan&#8230;&#8221; (Rahm\u00e2n, 55\/14) buyurulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>HAME&#8217;: Uzun s\u00fcre su ile yumu\u015fay\u0131p bozulmu\u015f c\u0131v\u0131k kokar \u00e7amur, yani bal\u00e7\u0131k demektir. Tekili \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde dir.<\/p>\n<p>MESN\u00dbN: Bunun a\u00e7\u0131klanmas\u0131nda tefsirciler birka\u00e7 g\u00f6r\u00fc\u015f nakletmektedirler:<\/p>\n<p>1- \u0130bn\u00fc Sikk\u00eet demi\u015ftir ki, Ebu Amr&#8217;i dinledim &#8220;mesn\u00fbn, bozulmu\u015f demektir&#8221; diyordu. Bunun a\u00e7\u0131klamas\u0131nda Ebu Haysem de demi\u015ftir ki, denilir ki &#8220;bozuldu&#8221;, demektir. Ve buna delil &#8220;hen\u00fcz bozulmam\u0131\u015f&#8221; ki, bu kelime dan, yani &#8220;yol g\u00fczerg\u00e2h\u0131na konulmu\u015f&#8221; olmaktan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle olan herhangi bir \u015fey, bozulur.<\/p>\n<p>2- Denilmi\u015f ki, &#8220;mesn\u00fbn&#8221; s\u00fcrt\u00fclm\u00fc\u015f, kaz\u0131nm\u0131\u015f veya bilenmi\u015f demektir ki, ta\u015f\u0131 ta\u015fa s\u00fcrtt\u00fckleri zaman &#8220;Ta\u015f\u0131 ta\u015fa s\u00fcrtt\u00fcm.&#8221; deyiminden al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bile\u011fiye ve s\u00fcrt\u00fcl\u00fcrken ikisinin aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan kaz\u0131nt\u0131ya denilir ve bu da kokar. Bundan dolay\u0131 bozulma ve k\u00f6t\u00fc koku bunun da gere\u011fidir.<\/p>\n<p>3- Ebu Ubeyde demi\u015ftir ki, &#8220;mesn\u00fbn&#8221; d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f demektir. &#8220;Suyu g\u00fczelce y\u00fcz\u00fcne d\u00f6kt\u00fc&#8221;, denilir.<\/p>\n<p>4- Sibaveyh demi\u015ftir ki, &#8220;mesn\u00fbn&#8221; bir \u015fekil ve \u00f6rnek \u00fczere resimlenmi\u015f demektir. Y\u00fcz\u00fcn \u00f6zel bir \u015fekli olan den al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Ve herhangi bir \u015feyin s\u00fcnneti deyimi de bu m\u00e2n\u00e2dan al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r ki, \u00fczerine konmu\u015f olan \u00f6rne\u011fi demektir.<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde insan nevinin \u015fekli i\u00e7in s\u00fcnnet olan \u00f6zel bir \u015fekle d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f bir bal\u00e7\u0131k demek olur. Sonra terkibinde de iki ayr\u0131 yorum vard\u0131r.<\/p>\n<p>Birincisi: e s\u0131fat olmas\u0131d\u0131r ki &#8220;\u00f6zel bir \u015fekilde tasvir edilmi\u015f, ba\u015fka bir ifade ile kal\u0131ba d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f bir bal\u00e7\u0131ktan meydana gelen bir \u00e7i\u011f \u00e7amurdan&#8221; demek olur. B\u00f6yle olunca sals\u00e2l, &#8220;hame-i mesn\u00fbn&#8221;dan yap\u0131lm\u0131\u015f demek olur. Ebu&#8217;l-Bek\u00e2 ve Zemah\u015fer\u00ee bunu tercih etmi\u015fler ise de faydal\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc kuru \u00e7amurun ya\u015f \u00e7amurdan meydana geldi\u011fini anlatmak gereksiz oldu\u011fu gibi, insan hamurunun bal\u00e7\u0131k halinde iken insan \u015feklinde bulundu\u011fu da genel olarak kabul edilmi\u015f de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi: Bedel olmas\u0131d\u0131r ki, salsal&#8217;den, bir hame-i mesn\u00fbn&#8217;dan demek olur. Ebu Hayy\u00e2n&#8217;\u0131n anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re tefsircilerin \u00e7o\u011fu bedel olmas\u0131n\u0131 tercih etmi\u015ftir. Biz de bu g\u00f6r\u00fc\u015fte \u0131srar etmek isteriz.<\/p>\n<p>\u00d6nce sals\u00e2l, sonra da ondan \u00f6zel bir \u015fekilde kal\u0131ba d\u00f6k\u00fcl\u00fcp insan mayas\u0131n\u0131 meydana getiren \u015fekillenmi\u015f, kara bal\u00e7\u0131k yap\u0131lm\u0131\u015f ve insan ondan d\u00fczg\u00fcn bir \u015fekilde yarat\u0131lm\u0131\u015f demek olur. Ve \u015fu halde sals\u00e2l, su ile kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra s\u00fcz\u00fcl\u00fcp kuru \u00e7amur haline gelmi\u015f bulunan, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn r\u00fctubetsiz olan tamtak\u0131r durumunu g\u00f6steriyor ki, tabiat itibariyle bunda hayat d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ve bunun \u00f6zellikle &#8220;sals\u00e2l&#8221; deyimi ile anlat\u0131lmas\u0131, insan\u0131n, yery\u00fcz\u00fcnden bir tabiat eseri olarak ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olamayaca\u011f\u0131n\u0131 tam bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla anlatmak i\u00e7indir.<\/p>\n<p>\u00d6yle ya, tamtak\u0131r bir kuru \u00e7amurun tabiat\u0131, hayata ne kadar z\u0131dd\u0131r. Tabiata kalsa bunda, insan veya hayvan \u015f\u00f6yle dursun, bir otun bitme imkan\u0131 bile yoktur. Fakat \u015fu bir ger\u00e7ektir ki, bundan insan yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu ise do\u011frudan do\u011fruya Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kudretinin sanat\u0131na, ilim ve hikmetine apa\u00e7\u0131k bir delildir. Tabiat, kendine b\u0131rak\u0131l\u0131nca hi\u00e7 de\u011fi\u015fmemesi gerekirken Allah Te\u00e2l\u00e2 onu yumu\u015fat\u0131p de\u011fi\u015ftirerek bir bal\u00e7\u0131k haline \u00e7evirmi\u015f ve o bal\u00e7\u0131\u011fa sanat ve hikmeti ile \u00f6yle bir s\u00fcnnet (il\u00e2h\u00ee kanun) vermi\u015ftir ki bununla insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 i\u00e7in il\u00e2h\u00ee kanunun meydana geldi\u011fi maya ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r. Bundan dolay\u0131 diyebiliriz ki; &#8220;hame-i mesn\u00fbn&#8221; insan tohumu olan spermad\u0131r. Ger\u00e7ekten sperma her anlam\u0131yla mesn\u00fbn, yani hem de\u011fi\u015fen, hem s\u00fcrt\u00fclm\u00fc\u015f, hem d\u00f6k\u00fclm\u00fc\u015f, hem de bir s\u00fcnnet \u00fczere tasvir edilmi\u015f (\u015fekillendirilmi\u015f) bir bal\u00e7\u0131kt\u0131r. Bu \u015fekillenmi\u015f bal\u00e7\u0131\u011fa &#8220;yap\u0131\u015fkan bir \u00e7amur&#8221; (S\u00e2ff\u00e2t, 37\/11), &#8220;dayan\u0131ks\u0131z bir suyun \u00f6z\u00fcnden&#8221; (Secde, 32\/8), &#8220;kat\u0131\u015f\u0131k bir sperma&#8221; (\u0130nsan, 72\/2) demek de do\u011frudur. Bu m\u00e2n\u00e2, insan nevinin b\u00fct\u00fcn fertlerini kapsar. Ancak insan\u0131n ilk ferdi olan \u00c2dem, ilk insan oldu\u011fu gibi, onun yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 o \u015fekillenmi\u015f bal\u00e7\u0131k da ilk \u00f6nce onda s\u00fcnnet olmu\u015f ilk tohumdur. \u00d6zetle \u00c2dem bile, ilk olarak sperma niteli\u011fini alm\u0131\u015f bir bal\u00e7\u0131ktan yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;O, insan\u0131 bir damla sudan yaratt\u0131&#8221; (Nahl, 16\/4) ifadesi, onun hakk\u0131nda da ge\u00e7erlidir.<\/p>\n<p>\u015eu kadar var ki, o spermadan \u00f6nce bir insan yoktur. Onun se\u00e7imi, \u00e7ocuklar\u0131 gibi bir insan\u0131n v\u00fccudunda meydana gelmemi\u015ftir. Bununla beraber \u015fimdiye kadar b\u00fct\u00fcn insanlar da onun gibi kuru bir \u00e7amurdan, \u015fekillenmi\u015f bir kara bal\u00e7\u0131ktan yarat\u0131lmaktad\u0131r. Yaln\u0131z \u015fu farkla ki, bu \u015fekillenmi\u015f kara bal\u00e7\u0131k, insan\u0131n g\u0131da olarak yedi\u011fi bitkiler ve hayvanlar\u0131n (et ve s\u00fctleri ile) b\u00fcnyelerinden ge\u00e7erek yine bir insan b\u00fcnyesinde se\u00e7imini bulmaktad\u0131r. \u0130\u015fte insan denilen mahluk asl\u0131nda b\u00f6yle de\u011fersiz bir \u015feydir. Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n ilim ve hikmetini, kudretinin sanat\u0131n\u0131 anlamal\u0131 ki, \u015fu kuru topraktan \u00f6yle \u015fekillenmi\u015f kara bir bal\u00e7\u0131k yapm\u0131\u015ft\u0131r. Ve o kokar bal\u00e7\u0131ktan insan yaratmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>27- C\u00e2nn\u0131 da, Cin cinsini meydana getiren gizli mahluku da ondan \u00f6nce \u015fiddetli zehirli ate\u015ften yaratm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>SEM\u00dbM: Lugatte ate\u015f alevi gibi esen s\u0131cak r\u00fczgara denilir ki, sam yeli diye if\u00e2de edilir. Ve kendisine har\u00fbr (s\u0131cak r\u00fczgar) da denilir. \u0130bn\u00fc Cerir&#8217;in a\u00e7\u0131klamas\u0131na g\u00f6re baz\u0131 Araplar har\u00fbru, g\u00fcnd\u00fcz esen r\u00fczgara tahsis etmi\u015flerdir. Bir hadis-i \u015ferifte de: &#8220;Sem\u00fbmun, cehennemin bir harareti oldu\u011fu&#8221; bildirilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>S\u00c2MM: &#8220;Semm&#8221; maddesinden f\u00e2il, Sem\u00fbm da onun m\u00fcb\u00e2la\u011fas\u0131 olan &#8220;fe\u00fbl&#8221; kipidir. Sem, zehir, bir de &#8220;semm\u00fb&#8217;l-h\u0131y\u00e2t&#8221; gibi ince delik (i\u011fne deli\u011fi) m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelir.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc v\u00fccuttaki terin \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 ve havan\u0131n n\u00fcfuz etti\u011fi gizli deliklere &#8220;mesemme&#8221;, \u00e7o\u011fuluna da &#8220;mes\u00e2m&#8221; veya &#8220;mesemm\u00e2t&#8221; ve \u00e7o\u011fulun \u00e7o\u011fuluna da &#8220;mes\u00e2mm\u00e2t&#8221; denilir. Bundan dolay\u0131 s\u00e2mm ve sem\u00fbm, mes\u00e2mm\u00e2te n\u00fcfuz edici veyahut zehirleyici m\u00e2n\u00e2lar\u0131n\u0131 ifade eder. Ve o r\u00fczgar\u0131n bu isim ile adland\u0131r\u0131lmas\u0131 da bu itibarlardan birisini veya her ikisini g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurmaktan dolay\u0131d\u0131r. Cinlerin zehirli ate\u015ften yarat\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131, cin ve \u015feytan\u0131n insana gizli deri g\u00f6zeneklerinden girecek, zehirleyecek, yakacak bir nitelikte oldu\u011funa i\u015faret eder. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan rivayet edilmi\u015ftir ki; &#8220;\u015eu bildi\u011fimiz zehirli ate\u015f, cinlerin kendisinden yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zehirli ate\u015fin yetmi\u015f par\u00e7as\u0131ndan bir par\u00e7ad\u0131r.&#8221; demi\u015ftir. Demek ki insan yarat\u0131lmadan \u00f6nce, cinlerin yarat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 s\u0131rada yery\u00fcz\u00fc \u00e7ok deh\u015fetli ate\u015fler sa\u00e7\u0131yormu\u015f.<\/p>\n<p>\u015eimdi o vakti d\u00fc\u015f\u00fcn ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>28- Ey Peygamber! Rabbinin meleklere \u015f\u00f6yle dedi\u011fini hat\u0131rla: &#8220;Ben, kuru bal\u00e7\u0131ktan, \u015fekil verilmi\u015f koku\u015fmu\u015f \u00e7amurdan bir insan yarataca\u011f\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>29- Ben, onun yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131 tamamlad\u0131\u011f\u0131m ve ona ruhumdan \u00fcfledi\u011fim zaman, siz hemen onun i\u00e7in secdeye kapan\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>30- Bunun \u00fczerine meleklerin hepsi toptan secde ettiler.<\/p>\n<p>31- Yaln\u0131z \u0130blis hari\u00e7. O secde edenlerle beraber olmaktan \u00e7ekinmi\u015fti.<\/p>\n<p>32- Allah buyurdu ki: &#8220;Ey \u0130blis! Ne oluyor sana da, secde edenlerle beraber olmuyorsun?&#8221;<\/p>\n<p>33- \u0130blis \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Kuru bir \u00e7amurdan, \u015fekillenmi\u015f bir bal\u00e7\u0131ktan yaratt\u0131\u011f\u0131n bir insana secde edemezdim.&#8221;<\/p>\n<p>34- Allah \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;\u00d6yle ise oradan \u00e7\u0131k! Sen, art\u0131k kovulmu\u015f birisin.&#8221;<\/p>\n<p>35- &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar lanet senin \u00fczerindedir.&#8221;<\/p>\n<p>36- \u0130blis: &#8220;Rabbim! \u00d6yle ise insanlar\u0131n kabirlerinden kald\u0131r\u0131lacaklar\u0131 g\u00fcne (k\u0131yamete) kadar bana m\u00fchlet ver&#8221; dedi.<\/p>\n<p>37- Allah buyurdu ki: &#8220;Sen m\u00fchlet verilenlerdensin.&#8221;<\/p>\n<p>38- &#8220;Allah kat\u0131nda bilinen vaktin g\u00fcn\u00fcne kadar&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>39- \u0130blis \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Rabbim! Beni sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131n i\u00e7in, mutlaka ben de yery\u00fcz\u00fcnde onlara g\u00fcnahlar\u0131 s\u00fcsleyece\u011fim ve onlar\u0131n hepsini mutlaka azd\u0131raca\u011f\u0131m!&#8221;<\/p>\n<p>40- &#8220;Ancak i\u00e7lerinden ihlasl\u0131 kullar\u0131n m\u00fcstesn\u00e2d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>41- Allah \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;\u0130\u015fte bana ula\u015fan dosdo\u011fru yol budur.&#8221;<\/p>\n<p>42- &#8220;Sana uyan azg\u0131nlardan ba\u015fka, kullar\u0131m\u0131n \u00fczerinde hi\u00e7bir n\u00fcfuzun yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>43- &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki onlar\u0131n hepsine vaad edilen yer cehennemdir.&#8221;<\/p>\n<p>44- &#8220;Cehennemin yedi kap\u0131s\u0131 vard\u0131r. O kap\u0131lar\u0131n herbiri i\u00e7in birer grup ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>45- Allahtan korkanlar, elbette cennetlerde ve p\u0131narlar\u0131n ba\u015f\u0131ndad\u0131rlar.<\/p>\n<p>46- Onlara: &#8220;Selametle g\u00fcven i\u00e7inde oraya girin&#8221; denir.<\/p>\n<p>47- Biz o cennetliklerin kalblerindeki kinleri \u00e7\u0131kar\u0131r atar\u0131z. Hepsi karde\u015fler olarak sevin\u00e7 i\u00e7inde kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 koltuklara otururlar.<\/p>\n<p>48- Orada kendilerine hi\u00e7bir yorgunluk gelmeyecek. Oradan \u00e7\u0131kar\u0131lacak da de\u011fillerdir.<\/p>\n<p>28- Rabbin meleklere demi\u015fti ki: \u015e\u00fcphesiz ki ben, kuru \u00e7amurdan, \u015fekillenmi\u015f kara bal\u00e7\u0131ktan bir insan yarataca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>29- O halde ben ona \u015fekil verdi\u011fim, o bal\u00e7\u0131\u011f\u0131 tam bir insan yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131na, d\u00fczg\u00fcn bir insan k\u0131vam\u0131na koyup i\u00e7ine ruhumdan \u00fcfledi\u011fim zaman, burada tamlamas\u0131, bir \u015fereflendirme tamlamas\u0131, \u00fcf\u00fcrme deyimi de bir \u00f6rnektir. Yani maddenin kabiliyetini olgun bir duruma getirip, i\u00e7ine &#8220;De ki ruh, Rabbimin i\u015flerindendir&#8230;&#8221; (\u0130sr\u00e2, 17\/85) m\u00e2n\u00e2s\u0131na uygun olarak Allah&#8217;\u0131n bir i\u015fi olan ruhtan feyiz verdi\u011fim vakit siz hemen onun i\u00e7in secdeye kapan\u0131n. Allah&#8217;\u0131n emrine itaat ederek yere d\u00fc\u015f\u00fcn, o ruh olan insana boyun e\u011fin. \u0130\u015fte Allah, o bal\u00e7\u0131ktan yaratt\u0131\u011f\u0131 insan\u0131 ruhu ile b\u00f6yle y\u00fckseltmi\u015fti.<\/p>\n<p>30-38-Bunun \u00fczerine bak ne oldu.<\/p>\n<p>&#8220;Hepsi de toptan secde ettiler. Ancak \u0130blis m\u00fcstesna.&#8221; (Bakara, 2\/34 ve A&#8217;r\u00e2f, 7\/11. \u00e2yetlerinin tefsirine bkz.) Yani k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar de\u011fil, Allah kat\u0131nda bilinen vakte kadar ki &#8220;S\u00fbr&#8217;a \u00fcflenince, Allah&#8217;\u0131n diledikleri hari\u00e7 olmak \u00fczere, g\u00f6klerde ve yerde ne varsa hepsi d\u00fc\u015f\u00fcp \u00f6lecektir.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/68) \u00e2yeti ile a\u00e7\u0131klanan ilk \u00fcf\u00fcr\u00fc\u015f g\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ahmed b. Kays&#8217;tan nakledilmi\u015ftir ki: &#8220;O, Medine&#8217;ye vard\u0131m demi\u015f, maksad\u0131m emir\u00fc&#8217;l-m\u00fcminin \u00d6mer (r.a) idi. Bir de vard\u0131\u011f\u0131mda b\u00fcy\u00fck bir cemaat toplanm\u0131\u015f, orada Ka&#8217;b\u00fb&#8217;l-Ahb\u00e2r insanlara vaaz ediyor ve \u015f\u00f6yle diyordu:<\/p>\n<p>&#8220;\u00c2dem Aleyhissel\u00e2m&#8217;a \u00f6l\u00fcm emri geldi\u011fi zaman &#8216;Ya Rabbi! D\u00fc\u015fman\u0131m \u0130blis, beni \u00f6lm\u00fc\u015f bir durumda g\u00f6r\u00fcnce kendisi k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar m\u00fchlet verilmi\u015f olmakla sevinecek, ba\u015f\u0131ma gelene g\u00fclecek&#8217; dedi. Ona \u015f\u00f6yle cevap verildi: &#8216;Ey \u00c2dem! Sen cennete geri gideceksin, o lanetlenmi\u015f \u0130blis ise \u00f6ncekilerin ve sonrakilerin say\u0131s\u0131 kadar \u00f6l\u00fcm ac\u0131s\u0131n\u0131 tatmak i\u00e7in beklemeye b\u0131rak\u0131lacak. &#8216;Sonra \u00c2dem, Hz. Azrail&#8217;e, &#8216;Ona \u00f6l\u00fcm\u00fc nas\u0131l tatt\u0131racaks\u0131n? Niteli\u011fini anlat.&#8217; dedi. Azrail onun \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc anlatt\u0131. \u00c2dem: &#8216;Ya Rabbi, yeter!&#8217; dedi. Bunun \u00fczerine insanlar, heyecana geldiler de Ka&#8217;b&#8217;e &#8216;Ey Ebu \u0130sh\u00e2k! O nas\u0131l?&#8217; dediler. Ka&#8217;b, a\u00e7\u0131klama yapmaktan \u00e7ekindi, insanlar \u0131srar ettiler. Bunun \u00fczerine Ka&#8217;b dedi ki: &#8216;Y\u00fcce Allah, ilk \u00fcf\u00fcr\u00fc\u015ften sonra Hz. Azrail&#8217;e diyecek ki: &#8216;Sana yedi g\u00f6k ve yedi yer halk\u0131n\u0131n kuvvetini verdim ve bu g\u00fcn sana b\u00fct\u00fcn \u00f6fke ve gazab kisvesini giydirdim. \u00d6fke ve h\u00fccumunla in o ta\u015flanm\u0131\u015f \u0130blis&#8217;e. Art\u0131k ona \u00f6l\u00fcm ac\u0131s\u0131n\u0131 tatt\u0131r. \u0130nsan ve cinlerden \u00f6nce ve sonra gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015flerin ac\u0131lar\u0131n\u0131n kat kat\u0131n\u0131 kapsayacak \u015fekilde, b\u00fct\u00fcn ac\u0131lar\u0131 ve hastal\u0131klar\u0131 ona y\u00fcklet. Beraberinde \u00f6fke ve kinle dolgun yetmi\u015f bin cehennem bek\u00e7isini, her biri ile de cehennem zincirlerinden, tomruklar\u0131ndan zincirler ve tomruklar bulunsun. Cehennem, kancalar\u0131ndan yetmi\u015f bin kanca ile o lanetlenmi\u015fin, kokmu\u015f can\u0131n\u0131 \u00e7ekip \u00e7\u0131kar\u0131n. M\u00e2lik&#8217;i de (Cehennemdeki meleklerin ba\u015fkan\u0131) \u00e7a\u011f\u0131r. Cehennemlerin kap\u0131lar\u0131n\u0131 a\u00e7s\u0131n.&#8217; Bunun \u00fczerine Hz. Azrail \u00f6yle bir \u015fekilde inecek ki ona g\u00f6klerin ve yerlerin halk\u0131 baksa deh\u015fetinden derhal \u00f6l\u00fcrlerdi. Azrail, inecek \u0130blis&#8217;e var\u0131p, &#8216;Dur, ey pis! Art\u0131k sana \u00f6l\u00fcm\u00fc tatt\u0131raca\u011f\u0131m, \u00e7ok \u00f6m\u00fcr s\u00fcrd\u00fcn, Allah&#8217;a yak\u0131n nice kimseleri sap\u0131tt\u0131n. \u0130\u015fte bu o bilinen vakittir.&#8217; diyecek. Mel&#8217;\u00fbn do\u011fuya ka\u00e7acak, bakacak Hz. Azrail g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcde, bat\u0131ya ka\u00e7acak yine g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcnde, denizlere dalacak, denizler onu kabul etmeyecek, k\u0131sacas\u0131 yerin her taraf\u0131na ka\u00e7acak, s\u0131\u011f\u0131nacak kurtulacak hi\u00e7bir s\u0131\u011f\u0131nak bulamayacak, sonra d\u00fcnyan\u0131n ortas\u0131nda, Hz. \u00c2dem&#8217;in mezar\u0131 yan\u0131nda duracak veya do\u011fudan bat\u0131ya, bat\u0131dan do\u011fuya topraklarda s\u00fcr\u00fcnerek en son \u00c2dem Aleyhissel\u00e2m&#8217;\u0131n cennetten at\u0131l\u0131nca indi\u011fi yere var\u0131nca yer, bir kor gibi olacak, zeb\u00e2niler kancalar\u0131 tak\u0131p didikleyecekler de didikleyecekler. &#8220;Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi zamana kadar&#8221; can \u00e7eki\u015fme ve i\u015fkence i\u00e7inde kalacak. O b\u00f6yle can \u00e7eki\u015ftirirken \u00c2dem ve Havva&#8217;ya da, &#8216;Kalk\u0131n\u0131z, d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131z \u00f6l\u00fcm\u00fc nas\u0131l tad\u0131yor, bak\u0131n\u0131z&#8217; denecek. Kalkacaklar, onun \u00e7ekti\u011fi i\u015fkencenin \u015fiddetine bakacaklar da &#8216;Ya Rabbi! Bize nimetini tamamlad\u0131n&#8217; diyecekler.&#8221;<\/p>\n<p>39-O bilinen vakte kadar m\u00fchlet m\u00fcsadesini alan \u0130blis Ya Rabbi! dedi, beni azd\u0131rmana kar\u015f\u0131l\u0131k yemin ederim ki veya azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131ma h\u00fckmetmen sebebi ile; yani Allah kat\u0131ndan kovulmu\u015f, iyilik ve rahmetten uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f bir mel\u00fbn, b\u00f6yle bir m\u00fchlet m\u00fcsaadesini elde edince \u015f\u0131mar\u0131r da onu azg\u0131nl\u0131\u011fa bir te\u015fvik vas\u0131tas\u0131 olarak kabul eder. B\u00f6yle \u015f\u0131martman hakk\u0131 i\u00e7in veya \u00e7amurdan yarat\u0131lan\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmseyip secde etmedi\u011fimden dolay\u0131 benim azg\u0131n \u00e2si oldu\u011fuma h\u00fckmetmenden dolay\u0131 mutlaka ben, yery\u00fcz\u00fcnde onlara s\u00fcsleme yapaca\u011f\u0131m. Yani maddelerini bahane ederek o kuru \u00e7amuru, o kokar bal\u00e7\u0131\u011f\u0131, onlar i\u00e7in s\u00fcsleyip insanl\u0131\u011f\u0131n esas y\u00fckselmesine vesile olan ruhtan daha ho\u015f, daha s\u00fcslenmi\u015f, daha k\u0131ymetli g\u00f6sterece\u011fim. Ve mutlaka hepsini azd\u0131raca\u011f\u0131m.<\/p>\n<p>40- Ancak i\u00e7lerinden ihlasl\u0131 kullar\u0131n m\u00fcstesna, yani yaln\u0131z t\u00e2atin i\u00e7in se\u00e7ilmi\u015f, lekesiz \u00f6zel kullar\u0131n aldanmazlar. Ba\u015flang\u0131\u00e7ta insanl\u0131\u011f\u0131n maddesine bakarak mutlaka a\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmeden ve onlara zorbal\u0131k edebilece\u011fini s\u00f6yleyen \u0130blis&#8217;in, burada bu istisnas\u0131 (ay\u0131rmas\u0131), \u015f\u00fcphe yok ki Allah&#8217;\u0131n s\u00f6yletmesi olan bir itiraft\u0131r. Onun i\u00e7in:<\/p>\n<p>41- Allah Te\u00e2l\u00e2 buyurdu i\u015fte bu dedi\u011fin, sahiplerini istisna ederek az\u0131tamayaca\u011f\u0131n\u0131 itiraf etti\u011fin o ihl\u00e2s ve tevh\u00eed bir cadde, bir kanundur ki bana aitttir. Yani bana var\u0131r, yahut ben kefilim dosdo\u011frudur. Yahut; i\u015fte benim \u00fcst\u00fcme ald\u0131\u011f\u0131m dosdo\u011fru yol, hak kanunu \u015fudur:<\/p>\n<p>42- \u015e\u00fcphesiz kullar\u0131m \u00fczerinde senin bir hakimiyetin yoktur. Yani ne s\u00f6zl\u00fc olarak onlar\u0131 susturacak bir delilin, ne fiil\u00ee olarak sata\u015facak ve kullanacak g\u00fc\u00e7 ve hakimiyetin yoktur. Ancak sana uyan azg\u0131nlar m\u00fcstesn\u00e2, yani ancak bunlar\u0131 s\u00fcr\u00fckleyebilirsin. Fakat o da senin hakimiyetin ile de\u011fil, onlar\u0131n iradelerini k\u00f6t\u00fcye kullanarak sana uymalar\u0131, arkana d\u00fc\u015fmeleri dolay\u0131s\u0131ylad\u0131r. Yoksa ihl\u00e2sl\u0131 kullara hakimiyet kuramad\u0131\u011f\u0131n gibi, di\u011ferlerine de hakimiyet kuramazs\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc sonunda &#8220;Zaten benim size kar\u015f\u0131 bir g\u00fcc\u00fcm yoktu. Ben sadece sizi ink\u00e2ra \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131m; siz de benim davetime hemen ko\u015ftunuz. O halde beni yermeyin, kendinizi yerin.&#8221; (\u0130brahim, 14\/22) diyece\u011fin \u0130brahim S\u00fbresi&#8217;nde a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>43- Muhakkak cehehnem, onlar\u0131n hepsine vaad olunan yerdir. O \u0130blis, ona tabi olan azg\u0131nlar\u0131n kendilerine uyulanlarla beraber hepsine vaad edilen yerleridir.<\/p>\n<p>44- Onun, o cehennemin yedi kap\u0131s\u0131 vard\u0131r. Yani gireceklerin \u00e7oklu\u011fundan dolay\u0131 yedi giri\u015f kap\u0131s\u0131 veyahut azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n \u00e7e\u015fit ve derecelerine g\u00f6re, \u00f6nce Cehennem, sonra Lezz\u00e2, sonra Hutame, sonra Sa&#8217;\u00eer, sonra Sekar, sonra Ceh\u00eem, sonra H\u00e2viye isminde yedi tabakas\u0131 vard\u0131r. Her kap\u0131 i\u00e7in, onlardan (o azg\u0131nlardan) bir grup ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ebu&#8217;s-Su\u00fbd Tefsiri&#8217;nde deniliyor k: &#8220;Muhtemelen yedi kap\u0131 ile s\u0131n\u0131rlanmas\u0131, helak eden \u015feylerin be\u015f duyu ile hissedilen \u015feylerle \u015fehvet ve \u00f6fke kuvvetlerini gere\u011fine mahsus olmas\u0131ndand\u0131r.&#8221; Bununla beraber bunda di\u011fer bir ihtimal vard\u0131r ki, \u015feriat dili a\u00e7\u0131s\u0131ndan akla daha uygundur. \u00c7\u00fcnk\u00fc cehennem kap\u0131lar\u0131n\u0131n yedi olmas\u0131 ile cennet kap\u0131lar\u0131n\u0131n sekiz olmas\u0131 aras\u0131nda apa\u00e7\u0131k bir ili\u015fki vard\u0131r. Bundan dolay\u0131 denebilir ki, bu kap\u0131lar\u0131n m\u00fckellef organlarla ilgili olmas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Bilindi\u011fi gibi insan\u0131n m\u00fckellef organlar\u0131 sekiz tanedir: Kalb, dil, kulak, g\u00f6z, el, ayak, a\u011f\u0131z, cinsel organ. Bunlar\u0131n yedisi a\u00e7\u0131k, birisi gizlidir ki, o da kalbdir. Do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;a bakan kalp kap\u0131s\u0131 a\u00e7\u0131k olursa, bu sekiz organ\u0131n her biri Allah&#8217;\u0131n emri \u00fczere hareket ederek cennete birer giri\u015f kap\u0131s\u0131 olabilir. Ve bu \u015fekilde cennete sekiz kap\u0131dan girilir. Fakat i\u00e7te ruh k\u00f6rlenmi\u015f, kalb kap\u0131s\u0131 kapanm\u0131\u015f bulunursa d\u0131\u015ftaki yedi organ\u0131n her biri cehenneme a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f birer giri\u015f kap\u0131s\u0131 olurlar. \u0130\u015fte cennet kap\u0131lar\u0131 sekiz oldu\u011fu halde, cehennem kap\u0131lar\u0131n\u0131n her birine ayr\u0131lm\u0131\u015f bir grup olmak \u00fczere yedi olmas\u0131, Allah daha iyi bilir ki bu hikmetten dolay\u0131d\u0131r. &#8220;Ve ona ruhumdan \u00fcfledi\u011fim zaman&#8230;&#8221; (H\u0131cr, 15\/29) ifadesinin \u015ferefine nail olmakla iman ve marifet kap\u0131s\u0131 olan kalb, cehenneme kapal\u0131d\u0131r. Ondan yaln\u0131z cennete girilir, Allah&#8217;a eri\u015filir. Kalbi a\u00e7\u0131k olan kimse \u015feytana uymaz, Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r etmekten ve O&#8217;na isyan etmekten sak\u0131n\u0131r. Onun i\u00e7in:<\/p>\n<p>45-48- \u015e\u00fcphesiz takva sahipleri, \u015feytana uymaktan sak\u0131nan, k\u00fcfr ve isyandan korunanlar cennnetlerde ve p\u0131nar ba\u015flar\u0131nda yerle\u015feceklerdir. Ey takva sahipleri! Oraya emniyet ve tam selametle giriniz! Yani ey insanlar, ey Muhammed \u00fcmmeti! \u0130blis&#8217;e tabi olmaktan sak\u0131n\u0131n\u0131z, Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131 alt\u0131nda, tevhid ve \u0130sl\u00e2m dinine, Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcne uyunuz, kalbinizden kin ve hileyi \u00e7\u0131kar\u0131p takva sahibi olunuz da, takva sahiplerinin yeri olan o cennetlere ve p\u0131narlara emniyetler i\u00e7inde, g\u00fcle g\u00fcle, sel\u00e2metle giriniz. O cennetler ve p\u0131narlar her y\u00f6nden korunmu\u015f, g\u00fcvenli ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir selamet yurdudur. Ona d\u0131\u015fardan tecav\u00fcz olunamayaca\u011f\u0131 gibi, biz onlar\u0131n, O cennetler ve p\u0131narlardaki takva sahiplerinin g\u00f6\u011f\u00fcslerindeki ili\u015fikleri ve kinleri s\u00f6k\u00fcp att\u0131k. Cennet ehlinin g\u00f6n\u00fcllerinde kin ve hile kalmaz, fena niyet ve kin durmaz. Yani \u0130sl\u00e2m takvas\u0131n\u0131n \u015fi\u00e2r\u0131ndan birisi de kin tutmamakt\u0131r. Allah takval\u0131 kalblerde kin b\u0131rakmaz. Ge\u00e7mi\u015fte kin varsa onu siler. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Ali&#8217;den nakledilmi\u015ftir ki, o \u015f\u00f6yle demi\u015f: &#8220;\u00dcmit ederim ki Osman ve Talha ve Z\u00fcbeyr ile ben bunlardan olay\u0131m&#8221;. &#8220;Allah onlar\u0131n hepsinden raz\u0131 olsun.&#8221; \u00d6yle ki hepsi karde\u015fler olarak kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 tahtlar, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 k\u00f6\u015fkler \u00fczerinde muhabbet ederler. Yani hi\u00e7biri di\u011ferine s\u0131rt\u0131n\u0131 d\u00f6nmeksizin y\u00fcz y\u00fcze sevi\u015fe sevi\u015fe ya\u015farlar. Orada onlara hi\u00e7bir yorgunluk gelmez. Her ne isterlerse zahmetsiz, s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131z hemen meydana gelir hem onlar, oradan \u00e7\u0131kar\u0131lmayacaklard\u0131r. Sonsuza kadar orada ebed\u00ee kalacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>Resul\u00fcm!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>49- Kullar\u0131ma haber ver ki, ger\u00e7ekten ben \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 ve pek merhamet ediciyim.<\/p>\n<p>50- Bununla beraber azab\u0131m da \u00e7ok ac\u0131kl\u0131 bir azabd\u0131r.<\/p>\n<p>49-50-Bunlar\u0131 ge\u00e7mi\u015ften baz\u0131 \u00f6rneklerle a\u00e7\u0131klamak \u00fczere:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>51- Hem o kullara, \u0130brahim&#8217;in misafirlerinden de haber ver.<\/p>\n<p>52- Hani melekler, \u0130brahim&#8217;in yan\u0131na girdikleri zaman, &#8220;selam&#8221; demi\u015fler, \u0130brahim de onlara: &#8220;Biz sizden korkuyoruz&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>53- Melekler: &#8220;Korkma! Ger\u00e7ekten biz sana bilgin bir o\u011ful m\u00fcjdeliyoruz&#8221; dediler.<\/p>\n<p>54- \u0130brahim dedi ki: &#8220;Bana ihtiyarl\u0131k gelmi\u015fken, beni mi m\u00fcjdeliyorsunuz, neye dayanarak beni m\u00fcjdeliyorsunuz?&#8221;<\/p>\n<p>55- Melekler: &#8220;Seni ger\u00e7ekle m\u00fcjdeliyoruz. Sak\u0131n Allah&#8217;\u0131n rahmetinden \u00fcmidini kesenlerden olma!&#8221; dediler.<\/p>\n<p>56- \u0130brahim dedi ki: &#8220;Rabbimin rahmetinden, sap\u0131klardan ba\u015fka kim \u00fcmit keser?&#8221;<\/p>\n<p>57- &#8220;Ey el\u00e7iler! Ba\u015fka ne i\u015finiz var?&#8221; dedi. 58- Melekler \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Biz su\u00e7lu bir kavmi cezaland\u0131rmak i\u00e7in g\u00f6nderildik.<\/p>\n<p>59- Ancak L\u00fbt ailesi m\u00fcstesn\u00e2d\u0131r. Biz, onlar\u0131n hepsini muhakkak kurtaraca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>60- Yaln\u0131z L\u00fbt&#8217;un kar\u0131s\u0131 m\u00fcstesn\u00e2, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun helak edilenlerle birlikte yok edilmesini takdir ettik.<\/p>\n<p>61- Melek olan el\u00e7iler, L\u00fbt kavmine gelince,<\/p>\n<p>62- L\u00fbt dedi ki: &#8220;Do\u011frusu siz \u00fcrk\u00fclecek bir kavimsiniz.&#8221;<\/p>\n<p>63- El\u00e7iler dediler ki: &#8220;Bilakis biz sana onlar\u0131n \u015f\u00fcphe etti\u011fi azab\u0131 getirdik.&#8221;<\/p>\n<p>64- &#8220;Sana ger\u00e7e\u011fi getirdik; biz elbette do\u011fru s\u00f6yl\u00fcyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>65- &#8220;Gecenin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde aileni yola \u00e7\u0131kar, sen de arkalar\u0131ndan y\u00fcr\u00fc ve sizden kimse ard\u0131na bakmas\u0131n; istenen yere gidin.&#8221;<\/p>\n<p>66- Biz, L\u00fbt&#8217;a \u015fu kesin emri vahyettik: &#8220;Bu k\u00e2firler sabaha \u00e7\u0131karken muhakkak k\u00f6kleri kesilmi\u015f olacakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>67- \u015eehir halk\u0131, insan \u015feklindeki g\u00fczel y\u00fczl\u00fc melekleri g\u00f6r\u00fcnce, onlara i\u011fren\u00e7 i\u015flerini yapabileceklerini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp sevinerek geldiler.<\/p>\n<p>68- L\u00fbt, kavmine \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Bunlar benim misafirlerimdir, beni r\u00fcsvay etmeyin.&#8221;<\/p>\n<p>69- &#8220;Allah&#8217;tan korkun! Beni mahcub etmeyin.&#8221;<\/p>\n<p>70- L\u00fbt kavmi \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Biz sana kimsenin koruyuculu\u011funu yapmaman\u0131 s\u00f6ylememi\u015f miydik?&#8221;<\/p>\n<p>71- L\u00fbt \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u0130\u015fte k\u0131zlar\u0131m! D\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz\u00fc yapacaksan\u0131z (onlarla evlenin).<\/p>\n<p>72- Resul\u00fcm! \u00d6mr\u00fcne yemin olsun ki ger\u00e7ekten onlar, sarho\u015fluklar\u0131 i\u00e7inde bocalay\u0131p duruyorlard\u0131.<\/p>\n<p>73- G\u00fcne\u015f do\u011farken o korkun\u00e7 \u00e7\u0131\u011fl\u0131k onlar\u0131 yakalad\u0131.<\/p>\n<p>74- Biz, onlar\u0131n \u015fehirlerinin \u00fcst\u00fcn\u00fc alt\u0131na ge\u00e7irdik ve \u00fczerlerine de bal\u00e7\u0131ktan pi\u015firilmi\u015f ta\u015flar ya\u011fd\u0131rd\u0131k.<\/p>\n<p>75- Ger\u00e7ekten bunda, d\u00fc\u015f\u00fcnen keskin anlay\u0131\u015fl\u0131lar i\u00e7in ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>76- Hem o L\u00fbt kavminin bulundu\u011fu \u015fehir harabesi bir yol \u00fczerinde bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>77- \u015e\u00fcphesiz ki, bunda iman edenler i\u00e7in bir ibret vard\u0131r.<\/p>\n<p>78- Eyke halk\u0131 da ger\u00e7ekten zalimlerdi.<\/p>\n<p>79- Biz Eyke halk\u0131ndan da intik\u00e2m ald\u0131k. \u0130kisi de (Eyke ve Medyen) a\u00e7\u0131k bir yol \u00fczerindedir.<\/p>\n<p>80- \u015e\u00fcphesiz ki, H\u0131cr halk\u0131 da peygamberleri yalanlad\u0131lar.<\/p>\n<p>81- Biz, onlara \u00e2yetlerimizi vermi\u015ftik de onlar, y\u00fcz \u00e7eviriyorlard\u0131.<\/p>\n<p>82- Onlar, da\u011flardan emniyetli emniyetli evler yontuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>83- Onlar\u0131 da sabahleyin korkun\u00e7 bir \u00e7\u0131\u011fl\u0131k yakalad\u0131.<\/p>\n<p>84- Kazanmakta olduklar\u0131 \u015feyler, onlardan hi\u00e7bir zarar\u0131 savmad\u0131.<\/p>\n<p>51-78- Eyke, Leyke gibi s\u0131k, birbirine kar\u0131\u015fm\u0131\u015f a\u011fa\u00e7 demektir. Eyke halk\u0131 da Medyen halk\u0131 gibi Hz. \u015eu\u00e2yb (a.s.)\u0131n g\u00f6nderildi\u011fi bir kavimdir ki, yerleri a\u011fa\u00e7l\u0131k oldu\u011fundan bu isim ile adland\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Riv\u00e2yete g\u00f6re a\u011fa\u00e7lar\u0131 G\u00fcnl\u00fck a\u011fac\u0131 imi\u015f.<\/p>\n<p>79-80- &#8220;Onlardan intikam ald\u0131k&#8221; (\u015eu\u00e2ra S\u00fbresinde ki &#8220;O g\u00f6lge g\u00fcn\u00fcn\u00fcn azab\u0131 kendilerini yakalay\u0131verdi&#8221; \u00e2yetinin tefsirine bkz: 26\/189) Ger\u00e7ekten ikisi de, yani L\u00fbt kavminin S\u00fcdumu harabesi ile Eyke veyahut Eyke ile Medyen a\u00e7\u0131k yolda, g\u00f6z \u00f6n\u00fcndedirler. Daha \u00f6nce andolsun ki H\u0131cr halk\u0131, yani H\u0131cr denilen yerde helak olan Sem\u00fbd kavmi Allah&#8217;\u0131n g\u00f6nderdi\u011fi peygamberleri, yani Salih (a.s)&#8217;\u0131 ve dolay\u0131s\u0131yla b\u00fct\u00fcn peygamberleri yalanlam\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>81-83- Biz onlara mucizelerimizi de vermi\u015ftik. O peygamberlerle mucizeler de g\u00f6stermi\u015ftik. Ne varki, onlar mucizelerden y\u00fcz \u00e7eviriyorlard\u0131. Bakm\u0131yorlar, ald\u0131rm\u0131yorlard\u0131 ve da\u011flardan evler yontuyorlard\u0131. B\u00f6yle sanatkar ve kuvvetli idiler. B\u00f6ylece emniyet i\u00e7inde bulunduklar\u0131n\u0131 s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131. Sanatlar\u0131na, kuvvetlerine, evlerinin, kalelerinin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131na g\u00fcveniyor, bunlar\u0131 y\u0131k\u0131lmaz, kendilerini azab ve yok olmaktan korur san\u0131yorlard\u0131. Derken bir sabah kendilerini o \u00e7\u0131\u011fl\u0131k hemen yakalad\u0131, azab\u0131n vaad olundu\u011fu d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc g\u00fcn\u00fcn sabah\u0131 tepelerinde patlayan yok etme \u00e7\u0131\u011fl\u0131\u011f\u0131 ki, onu bir deprem takip etmi\u015fti. (A&#8217;r\u00e2f, 7\/73-78 ve H\u00fbd, 11\/61-68. \u00e2yetlerinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>84- \u00d6teden beri kazand\u0131klar\u0131 \u015feyler kendilerini kurtarmad\u0131. O g\u00fcvendikleri sanatlar, kuvvetler, u\u011fra\u015f\u0131p kazand\u0131klar\u0131 servetler, yapt\u0131klar\u0131 evler, kaleler hi\u00e7bir \u015feye yaramad\u0131.<\/p>\n<p>Fakat \u00e7abalama ve kazanma, faydal\u0131 olmal\u0131yd\u0131 de\u011fil mi? Neden faydal\u0131 olmad\u0131? denilecek olursa:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>85- Biz g\u00f6kleri, yeri ve aralar\u0131ndaki varl\u0131klar\u0131 ancak hak ve hikmetle yaratt\u0131k ve elbette ki, k\u0131yamet kopacakt\u0131r. (Ey Peygamber!) \u015eimdi sen onlara yumu\u015fak davran ve g\u00fczel muamele et.<\/p>\n<p>86- \u015e\u00fcphesiz Rabbin kemaliyle yaratand\u0131r ve iyi bilendir.<\/p>\n<p>87- Andolsun ki, biz sana tekrarlanan yedi \u00e2yeti (Fatihay\u0131) ve y\u00fcce Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 verdik.<\/p>\n<p>88- Sak\u0131n o k\u00e2firlerden birtak\u0131mlar\u0131na verip de kendilerini zevklendirdi\u011fimiz \u015feye (mal ve servete) heveslenip g\u00f6z dikeyim deme. Onlardan dolay\u0131 \u00fcz\u00fclme. M\u00fcminlere merhamet kanatlar\u0131n\u0131 indir.<\/p>\n<p>89- De ki: &#8220;\u015e\u00fcphesiz ben apa\u00e7\u0131k bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>90- (\u0130nanmazsan\u0131z ba\u015f\u0131n\u0131za) t\u0131pk\u0131 o taksimcilere (yahudi ve h\u0131ristiyanlara) indirdi\u011fimiz azap gibi (bir azab inecektir).<\/p>\n<p>91- Onlar, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir k\u0131sm\u0131na inan\u0131p bir k\u0131sm\u0131na inanmayarak onu k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m b\u00f6ld\u00fcler.<\/p>\n<p>92-93- Rabbin hakk\u0131 i\u00e7in biz, mutlaka onlar\u0131n hepsini yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 hesaba \u00e7ekece\u011fiz.<\/p>\n<p>85- Biz g\u00f6kleri, yeri ve aralar\u0131ndaki varl\u0131klar\u0131 ancak hak ile yaratt\u0131k. Bat\u0131l ve bo\u015f yere de\u011fil, haks\u0131zl\u0131kla da de\u011fil, Hak Te\u00e2l\u00e2 taraf\u0131ndan yerli yerinde yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Hepsi adalet ve hak ile ayaktad\u0131r ve \u00f6zel haklara sahiptir. Ve b\u00fct\u00fcn bu haklar\u0131n korunmas\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n hakk\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in hak ve hukuk tan\u0131mayan, hakk\u0131n \u00e2yetlerini ink\u00e2r eden haks\u0131zlar\u0131n yok edilmesi ve onlara hak ettikleri cezay\u0131 vermek ile sorumlu tutulmas\u0131 b\u00fct\u00fcn k\u00e2inat\u0131n genel hukukunun gereklerinden bir hak ve hakk\u0131 iptal etmek i\u00e7in harcanan kazan\u00e7lar\u0131n hakk\u0131 da b\u00e2t\u0131l ve heder olmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ve k\u0131yamet mutlaka kopacakt\u0131r. Seni yalanlayanlar\u0131n Allah o vakit cezalar\u0131n\u0131 verecektir. Ey Hak Peygamberi bundan dolay\u0131 sen \u015fimdi onlara g\u00fczel muamele et, g\u00fczel bir \u015fekilde onlardan y\u00fcz \u00e7evir, onlara ald\u0131rma, cezalar\u0131nda acele etmeyip eziyetlerine sabrederek yumu\u015fakl\u0131kla muamele et.<\/p>\n<p>86- \u015e\u00fcphesiz ki senin Rabbin tek yarat\u0131c\u0131d\u0131r. Seni ve onlar\u0131 ve di\u011fer varl\u0131klar\u0131 yaratan ve \u00e7ok yarat\u0131c\u0131 olan ve mutlaka yarat\u0131c\u0131l\u0131k yaln\u0131z kendisinin hakk\u0131 bulunan bir yarat\u0131c\u0131d\u0131r ki, daha neler yarat\u0131r neler! Hem tek Al\u00eem (bilen)dir. Senin ve onlar\u0131n ve b\u00fct\u00fcn yarat\u0131klar\u0131n durumlar\u0131n\u0131 her y\u00f6n\u00fcyle bilir. Aran\u0131zda meydana gelen \u015feylerden hi\u00e7biri ona gizli de\u011fildir. Bundan dolay\u0131 her hususta O&#8217;na g\u00fcvenmek, i\u015fleri onun h\u00fckm\u00fcne havale etmek gerekir. O biliyorken bu g\u00fcn g\u00fczel muamele etmek, senin i\u00e7in k\u0131l\u0131\u00e7tan daha uygun, daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>87- Andolsun ki biz sana namazlarda tekrarlanan yedi \u00e2yeti ve o b\u00fcy\u00fck Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 verdik. n\u0131n veya \u0131n \u00e7o\u011fulu olan &#8220;mes\u00e2n\u00ee&#8221; kelimesi \u00e7ok anlaml\u0131, \u00e7ok kapsaml\u0131 bir kelimedir. Ki tesniye ve istisn\u00e2 maddesi olan den de, den de t\u00fcremi\u015f olabilir. Bu \u00f6rneklerden b\u00fck\u00fclmek, k\u0131vr\u0131lmak veya katlanmak veya tekrar edilmek suretiyle ikilenen veya di\u011fer bir \u015feyin eklenmesi ile takviye veya \u00e7e\u015fitlendirilen herhangi bir \u015feye denilir ki, iki\u015fer, ikili, tekrarlanan, b\u00fck\u00fcl\u00fc, peki\u015ftirilmi\u015f, sa\u011flamla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, \u00e7ifteli, b\u00fckl\u00fcm, b\u00fckl\u00fcml\u00fc, b\u00fckl\u00fcm yeri, kat, katl\u0131, k\u0131vr\u0131m, k\u0131vr\u0131ml\u0131, k\u0131vrak, cilveli m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir. Bu \u015fekilde herhangi bir \u015feyin g\u00fc\u00e7lerine katlar\u0131na, k\u0131vr\u0131mlar\u0131na denildi\u011fi gibi, hayvan\u0131n dizlerine ve dirseklerine ve bir v\u00e2dinin b\u00fck\u00fcnt\u00fclerine, d\u00f6neme\u00e7lerine ayn\u0131 \u015fekilde m\u00fcsikide ikinci tele veya \u00e7ifte tellilere denir. Ba\u011f\u0131\u015f ve iyili\u011fi tekrar etmek, demektir. \u0130bn\u00fc Cerir&#8217;in, \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;tan yapt\u0131\u011f\u0131 bir nakle g\u00f6re mes\u00e2n\u00eede istisna edilen m\u00e2n\u00e2s\u0131 da vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc istisn\u00e2 da &#8220;seny&#8221;den t\u00fcremi\u015ftir. B\u00fck\u00fclm\u00fc\u015f ipe veya ipli\u011fe mim harfinin \u00fcst\u00fcn\u00fc veya esresi ile denildi\u011fi gibi, tekrarlama ve yineleme m\u00e2n\u00e2s\u0131 itibariyle \u00e7o\u015fku ve terenn\u00fcme veya iki\u015ferli m\u00e2n\u00e2s\u0131 ile mesnev\u00ee dedi\u011fimiz nazma da denilir.<\/p>\n<p>Bir de &#8220;isn\u00e2&#8221; dan mimin \u00f6tresi ile n\u0131n \u00e7o\u011fulu olabilir ki, \u00f6vg\u00fcn\u00fcn karar buldu\u011fu yer demek olur. Sonra &#8220;Allah s\u00f6zlerin en g\u00fczeli olan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131, \u00e2yetleri birbirine benzeyen, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 h\u00fck\u00fcmleri zikreden bir kitap olarak indirmi\u015ftir. O Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan, Rablerinden korkanlar\u0131n derileri \u00fcrperir. Sonra derileri ve kalbleri de Allah&#8217;\u0131n zikrine kar\u015f\u0131 yumu\u015far.&#8221; (Z\u00fcmer, 39\/23) buyuruldu\u011fu \u00fczere, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a da mesan\u00ee denilmi\u015ftir. (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a bu ismin verilmesinin sebebi i\u00e7in o \u00e2yetin tefsiren bkz.)<\/p>\n<p>\u015eimdi bu \u00e2yetteki den anla\u015f\u0131lan m\u00e2n\u00e2: &#8220;Kendisine mes\u00e2ni denilen \u015feyler cinsinden b\u00fcy\u00fck benzersiz yedi \u015fey&#8221; demektir. Bu ise m\u00fccmeldir. Kendisinden kasdedileni belirlemek ayr\u0131ca delile muhta\u00e7t\u0131r. At\u0131f, de\u011fi\u015fiklik gerektirdi\u011fine g\u00f6re, \u00e2yetin zahirinden anla\u015f\u0131lan bu yedi \u00e2yetin Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ba\u015fka olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi laz\u0131m gelecek gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Asl\u0131nda bunun Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan ba\u015fka olarak Hz. Muhammed&#8217;in y\u00fcce \u00f6zelliklerinden olan yedi mucizeye i\u015f\u00e2ret olmas\u0131 ihtimali yok de\u011fildir. Fakat bu \u015fekilde bir tefsirle ilgili hi\u00e7bir rivayet gelmemi\u015ftir. B\u00fct\u00fcn rivayetler bunun yine Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da aranmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6stermektedir. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>\u0130bn\u00fc \u00d6mer, M\u00fccahid ve \u0130bn\u00fc C\u00fcbeyr&#8217;den bu yedinin, &#8220;Seb&#8217;-i t\u0131v\u00e2l&#8221; denilen yedi s\u00fbre oldu\u011fu rivayet edilmi\u015ftir..<\/p>\n<p>Fakat bu s\u00fbre, Mekke&#8217;de inmi\u015f, &#8220;Seb&#8217;-i t\u0131v\u00e2le&#8221; (yedi uzun s\u00fbre) ise Medine&#8217;de indi\u011finden dolay\u0131 buna ili\u015filmi\u015ftir. Baz\u0131lar\u0131 bu rivayetten yaln\u0131z bu \u00e2yetin Medine&#8217;de inmi\u015f olmas\u0131 ihtimalini \u00e7\u0131karmak istemi\u015f ise de zay\u0131f bir rivayettir. Baz\u0131lar\u0131, bu yediden maksat &#8220;yedi H\u00e2 m\u00eem&#8221; dir demi\u015f, baz\u0131lar\u0131 da bu yedi, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;da indirilmi\u015f olan m\u00e2n\u00e2lard\u0131r ki; emir, yasak, m\u00fcjde ve uyar\u0131, ata s\u00f6zleri, nimetlerin say\u0131m\u0131 ve \u00fcmmetlerle ilgili haberlerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc: &#8220;Kur&#8217;\u00e2n yedi harf (leh\u00e7e) \u00fczerine indirildi.&#8221; hadisi \u015ferifinden de maksad\u0131n bu m\u00e2n\u00e2lar oldu\u011fu s\u00f6ylenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Fakat Hz. \u00d6mer, Hz. Ali, \u0130bn\u00fc Mesud, \u0130bn\u00fc Abbas, Hasan, Ebu&#8217;l-\u00c2li&#8217;ye, \u0130bn\u00fc Ebi Melik&#8217;e, &#8220;Ubeyd b.Umeyr ve bir cemaat demi\u015flerdir ki, bu yedi &#8221; = f\u00e2tiha&#8221; \u00e2yetleridir. \u00dcbeyy b. Ka&#8217;b, Eb\u00fb H\u00fcreyre, Eb\u00fb Sa&#8217;\u00eed b. Mu&#8217;all\u00e2&#8217; rivayetleri ile Resul-i Ekrem (s.a.v) den: &#8220;\u00dcmm\u00fc&#8217;l- Kur&#8217;\u00e2n (f\u00e2tiha), o tekrarlanan yedi \u00e2yettir. Ve bana verilen y\u00fcce Kur&#8217;\u00e2n&#8217;d\u0131r.&#8221; hadisi \u015ferifi de vard\u0131r ki, Eb\u00fb Sa&#8217;id ve Ebu H\u00fcreyre&#8217;nin rivayet ettikleri hadisler Sahih-i Buhar\u00ee&#8217;de de zikredilmi\u015ftir. Bundan dolay\u0131 den maksad\u0131n, \u00dcmm\u00fc&#8217;l-Kur&#8217;\u00e2n olan F\u00e2tiha S\u00fbresi oldu\u011fu ve bundan dolay\u0131 F\u00e2tiha&#8217;n\u0131n ismini ald\u0131\u011f\u0131 ve y\u00fcce Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n, bunun bir tefsiri oldu\u011fu bu hadislerle anla\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Demek ki de yaln\u0131z bir k\u0131sm\u0131 m\u00e2n\u00e2s\u0131na de\u011fil, ayn\u0131 zamanda beyaniyye (a\u00e7\u0131klama) m\u00e2n\u00e2s\u0131nad\u0131r.<\/p>\n<p>Mes\u00e2n\u00eeden yedi mes\u00e2n\u00ee demektir. Yani F\u00e2tiha&#8217;y\u0131 olu\u015fturan yedi \u00e2yet, mes\u00e2n\u00eeden, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;dan oldu\u011fu gibi ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na yedi mes\u00e2n\u00eedir. Ve bundan dolay\u0131 b\u00fct\u00fcn Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir niteli\u011fi olan mes\u00e2n\u00ee m\u00e2n\u00e2s\u0131 bunda ayr\u0131 bir \u015fekilde katlanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Her namaz\u0131n her rekat\u0131nda okunan, zamm\u0131 s\u00fbre ile katlanan Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n her hatminde, dualar\u0131n ba\u015f\u0131nda ve sonunda tekrar edilen, &#8220;n\u00fbn&#8221;, &#8220;mim&#8221; fas\u0131lalar\u0131 ile na\u011fme (ahenk) \u00fczerine akan, her \u00e2yeti \u00e7ifte bir anlam\u0131 kapsayan ve toplam\u0131nda d\u00fcnya ve ahirette kullar\u0131n en b\u00fcy\u00fck maksatlar\u0131n\u0131 g\u00f6stermekle Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;ya hamd ve sen\u00e2 hakikatinde toplanan \u00fcmm\u00fc&#8217;l-Kur&#8217;\u00e2n, ger\u00e7ekten her sen\u00e2ya lay\u0131k, \u00f6yle tekrarlanan ve istisna edilen b\u00fcy\u00fck bir nimettir ki, ancak Hz. Muhammed ger\u00e7e\u011finin ula\u015fabildi\u011fi se\u00e7kin \u00f6zelliklerdendir.<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki &#8220;sana tekrarlanan yedi \u00e2yeti ve y\u00fcce Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 indirdik&#8221; buyurulmay\u0131p &#8220;verdik&#8221; buyurulmu\u015ftur. \u00c7\u00fcnk\u00fc maksat yaln\u0131z y\u00fcce nazm (\u00e2yetler) de\u011fil, ondaki ger\u00e7ekler ve istenen \u015feylerin de ger\u00e7ekten ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015f oldu\u011funu a\u00e7\u0131klamakt\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcnmeli ki, o ne b\u00fcy\u00fck nimet ve ne b\u00fcy\u00fck mutluluktur!<\/p>\n<p>88-89- Sak\u0131n o k\u00e2firlerden birka\u00e7 \u00e7iftini, birtak\u0131mlar\u0131n\u0131 zevklendirdi\u011fimiz d\u00fcnya mal\u0131na g\u00f6z dikme! Bunlar ne kadar zevkli ve faydal\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse g\u00f6r\u00fcns\u00fcn, o tekrarlanan yedi \u00e2yet, o y\u00fcce Kur&#8217;\u00e2n nimetinin yan\u0131nda hi\u00e7tir. \u00c7\u00fcnk\u00fc o &#8220;Kendilerine l\u00fctuf ve ikramda bulundu\u011fun kimselerin yolu (olup) gazaba u\u011fram\u0131\u015flar\u0131n ve sapm\u0131\u015flar\u0131n yolu de\u011fil&#8221; dir.(F\u00e2t\u00eeha, 1\/7) Bunlar ise sap\u0131kl\u0131k ve gazabdan kurtulmayan, sonu k\u00f6t\u00fc aldatan d\u00fcnya mal\u0131d\u0131r. Onun i\u00e7in onlara g\u00f6z dikme, imrenme, k\u0131skanma ve onlara \u00fcz\u00fclme, yani iman etmediklerinden ve o mallarla m\u00fcsl\u00fcman fakirlere ve dine hizmet etmediklerinden dolay\u0131 \u00fcz\u00fclme ve m\u00fcminlere (merhamet) kanatlar\u0131n\u0131 indir. Tam bir al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck ve \u015fefkat ile himayene al ve de ki \u015f\u00fcphesiz ki ben apa\u00e7\u0131k bir uyar\u0131c\u0131y\u0131m. Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan korkutmakla g\u00f6revlendirilmi\u015f hak ve hakikati a\u00e7\u0131klayan, o fasih (d\u00fczg\u00fcn konu\u015fan) ve beli\u011f, tan\u0131nan uyar\u0131c\u0131y\u0131m.<\/p>\n<p>90-91- Nitekim biz Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 k\u0131s\u0131mlara ay\u0131ranlara, yani Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 par\u00e7a par\u00e7a etmek isteyen taksimcilere (azab) indirmi\u015ftik. &#8220;Kendilerine kitap verdi\u011fimiz kimseler, sana indirilene (Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a) sevinirler. Fakat gruplardan onun bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ink\u00e2r eden de vard\u0131r.&#8221; (Ra&#8217;d, 13\/36) m\u00e2n\u00e2s\u0131 gere\u011fince ho\u015flar\u0131na giden bir k\u0131sm\u0131na inan\u0131p, bir k\u0131sm\u0131n\u0131 da inkar etmek \u015feklinde Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 par\u00e7a par\u00e7a etmek isteyen ve de\u011fi\u015fik k\u0131s\u0131mlara ayr\u0131lm\u0131\u015f bulunan yahudiler ve h\u0131ristiyanlara \u00f6nce indirilmi\u015f olan kitaplarda b\u00f6yle bir uyar\u0131c\u0131 gelece\u011fi haber verilmi\u015fti. Onlar ise Allah&#8217;tan kokmuyor, k\u0131s\u0131m k\u0131s\u0131m olmu\u015f Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 par\u00e7alamak istiyorlar.<\/p>\n<p>92-93-\u0130\u015fte ey Muhammed! Sen b\u00fct\u00fcn bunlara onun apa\u00e7\u0131k uyar\u0131c\u0131 oldu\u011funu s\u00f6yle Rabbine yemin olsun ki elbette ve elbette onlar\u0131n hepsine soraca\u011f\u0131z, gerek b\u00f6yle par\u00e7a par\u00e7a ay\u0131ranlara ve gerek k\u00e2firlerin gruplar\u0131n\u0131n hepsini b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131ndan sorumlu tutaca\u011f\u0131z.<\/p>\n<p>&#8220;K\u00fcfrettiklerinden&#8221; buyurulmay\u0131p da gerek kalble ilgili, gerek bedenle ilgili, gerek s\u00f6z ve gerek fiil ve gerek terk gibi b\u00fct\u00fcn i\u015fleri kapsar \u015fekilde, &#8220;Yapt\u0131klar\u0131ndan&#8221; buyurulmas\u0131 ne b\u00fcy\u00fck ve m\u00fcthi\u015f bir uyar\u0131 oldu\u011fundan gaflet edilmemelidir. Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn birli\u011fiyle hepsine iman ve itikat iddia edip de amele gelince, g\u00f6nl\u00fcne g\u00f6re b\u00f6l\u00fc\u015fme ve ay\u0131rmaya kalk\u0131\u015fanlar da bu deh\u015fetli uyar\u0131n\u0131n alt\u0131na girmi\u015f oluyorlar.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>94- \u015eimdi sen emrolundu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a tebli\u011f et. M\u00fc\u015friklerden y\u00fcz \u00e7evir.<\/p>\n<p>95- Muhakkak ki alay edenlere kar\u015f\u0131 biz sana yeteriz.<\/p>\n<p>96- Onlar Allah ile birlikte ba\u015fkas\u0131n\u0131 il\u00e2h edinenlerdir. Onlar yak\u0131nda bileceklerdir.<\/p>\n<p>97- Ger\u00e7ekten biliriz ki, onlar\u0131n s\u00f6ylediklerine g\u00f6\u011fs\u00fcn daral\u0131yor.<\/p>\n<p>98- O halde Rabbini hamd ile tesbih et. Ve secde edenlerden ol.<\/p>\n<p>99- Ve sana \u00f6l\u00fcm gelinceye kadar Rabbine ibadet et.<\/p>\n<p>94- Sen, sana emrolunan\u0131n\u0131 tebli\u011f et, \u00e7atlat\u0131rcas\u0131na veya ba\u015f a\u011fr\u0131t\u0131rcas\u0131na tam \u0131srar ile ve hi\u00e7bir \u015feyden \u00e7ekinmeyerek emrolundu\u011funu a\u00e7\u0131k\u00e7a beyan et ve vazifeni yerine getir.<\/p>\n<p>Ve m\u00fc\u015friklerden y\u00fcz \u00e7evir. S\u00f6zlerine kulak verme, yapt\u0131klar\u0131na ald\u0131rma, kendilerine \u00f6nem verme.<\/p>\n<p>95- \u015e\u00fcphesiz ki biz alay edenlere kar\u015f\u0131 sana yeteriz.<\/p>\n<p>96-97- Onlar, Allah ile beraber ba\u015fka bir il\u00e2h edinirler. Yak\u0131nda bileceklerdir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki burada bu fas\u0131las\u0131n\u0131n tekrarlanmas\u0131yla s\u00fbrenin sonundan ba\u015f k\u0131sm\u0131na tam bir d\u00f6n\u00fc\u015f yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Yani yak\u0131nda bel\u00e2lar\u0131n\u0131 bulup, ne b\u00fcy\u00fck cinayet yapt\u0131klar\u0131n\u0131 anlayacaklar ve o vakit, &#8220;ah! ke\u015fke biz de m\u00fcsl\u00fcman olayd\u0131k&#8221; diye yan\u0131p yak\u0131lacaklar.<\/p>\n<p>Andolsun ki biz biliriz onlar\u0131n s\u00f6zlerinden ger\u00e7ekten senin g\u00f6\u011fs\u00fcn daral\u0131r, i\u00e7in s\u0131k\u0131l\u0131r; O \u015firk kelimeleri, Kur&#8217;\u00e2n&#8217;a dil uzat\u0131lmas\u0131, Peygamberlikle alay edilmesi, \u015f\u00fcphesiz can\u0131n\u0131 s\u0131kar, bunal\u0131rs\u0131n.<\/p>\n<p>98-O halde hemen Rabbine hamd ile tesbih et. Yani k\u00fcf\u00fcr s\u00f6zlerine can\u0131 s\u0131k\u0131lmak da Rabbinin bir manev\u00ee temizlik terbiyesi, \u015f\u00fckretmeye de\u011fer bir nimetidir. S\u0131k\u0131ld\u0131n m\u0131 hemen Rabbine hamdederek ona tesbih et ve onu ulula, i\u00e7in a\u00e7\u0131l\u0131r ve bunun \u015f\u00fck\u00fcr al\u00e2meti olmak \u00fczere de secde edenlerden ol, yani namaz k\u0131l, geni\u015flersin<\/p>\n<p>99- ve rabbine ibadet et, bu tarz \u00fczere Rabbine ibadet etmeye devam et. Sana \u00f6l\u00fcm gelinceye kadar. Yani her canl\u0131 i\u00e7in meydana gelmesi kesin olan \u00f6l\u00fcm gelip de Rabbine kavu\u015funcaya kadar.<\/p>\n<p>Bilindi\u011fi gibi &#8220;Yak\u00een&#8221; kelimesi gibi masdar ve s\u0131fat olur. Masdar oldu\u011fu takdirde bir \u015feyi ger\u00e7e\u011fe uygun, do\u011fru inan\u00e7 ile \u015f\u00fcphesiz olarak kesin bir \u015fekilde bilmek demektir. (Bakara, 2\/4. \u00e2yetin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>S\u0131fat oldu\u011fu takdirde ise ayn\u0131 \u015fekilde ilmin veya mef\u00fbl m\u00e2n\u00e2s\u0131na gelen &#8220;fe&#8217;\u00eel&#8221; olarak bilinen \u015feyin s\u0131fat\u0131 olur. Fakat bu \u00e2yetteki &#8220;El-yak\u00een&#8221;den maksad\u0131n kesin ilim olmad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu durumda Hz. Peygamberin kesin bilgisi yokmu\u015f da gelecekmi\u015f gibi varsaymak gerekir. B\u00f6yle bir varsay\u0131m\u0131n yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ise ortadad\u0131r. \u015eu halde buradaki &#8220;yak\u00een&#8221;i baz\u0131 imans\u0131zlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi &#8220;kesin bilgi&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131na, yorumlamak bir k\u00fcf\u00fcr olur. Onun i\u00e7in b\u00fct\u00fcn tefsirciler buradaki in bilinen m\u00e2n\u00e2s\u0131na, yani hen\u00fcz meydana gelmemi\u015f, fakat meydana gelmesi kesinlikle belli olan, o kesin olarak inan\u0131lan \u015fey demek oldu\u011funda g\u00f6r\u00fc\u015f birli\u011findedirler. Ancak ba\u015f\u0131ndaki L\u00e2m-\u0131 ahd (bilinen bir \u015feye delalet eden tarif edat\u0131) ile, o bilinen inan\u0131lan \u015feyden maksad\u0131n ne oldu\u011fu hakk\u0131nda iki rivayet vard\u0131r. Bir g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re bu yak\u00eenden maksat, vaad edilen yard\u0131md\u0131r, denilmi\u015f. Ger\u00e7ekten Hz. Peygamber&#8217;e, Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 kesinlikle vaad edilmi\u015f ve &#8220;Rabbine yemin olsun ki, onlar\u0131n hepsine soraca\u011f\u0131z.&#8221; (H\u0131cr, 15\/92) buyuruldu\u011fu \u00fczere s\u00f6z\u00fcn geli\u015fi de bunu bildirir. Ancak bu \u015fekilde kastedilen m\u00e2na d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmek veya maksat, hedefin i\u00e7ine konulmak veyahut gaye i\u00e7in di\u011fer bir h\u00fckm\u00fcn g\u00f6zetilmesi gerekir ki, bunlar, a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131lan m\u00e2n\u00e2ya ayk\u0131r\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcrler.<\/p>\n<p>Tefsircilerin \u00e7o\u011fu ise bu &#8220;yak\u00een&#8221; den maksad\u0131n \u00f6l\u00fcm oldu\u011funu nakletmektedirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fcm, her canl\u0131 i\u00e7in, en fazla kesin olarak inan\u0131lan bir \u015feydir. Y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n sonudur. \u015e\u00fcphe yok ki burada \u00f6l\u00fcm\u00fcn, a\u00e7\u0131k\u00e7a zikredilmeyerek &#8220;yak\u00een&#8221; deyimi ile anlat\u0131lmas\u0131 \u00e7ok anlaml\u0131d\u0131r. S\u00f6z\u00fcn geli\u015fi Hz. Muhammed&#8217;i teselli yerinde s\u00f6ylendi\u011fi i\u00e7in bunda \u00f6l\u00fcm a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6ylenmedi\u011fi gibi Peygamberin vefat\u0131 en y\u00fcksek bir hayat gayesi ile anlat\u0131lm\u0131\u015f, yani Bakara, 2\/4) s\u0131rr\u0131na eri\u015fenler i\u00e7in &#8220;Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kmak&#8221;, &#8220;Allah&#8217;\u0131n huzuruna d\u00f6nmek&#8221; emrine kesinlikle inan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, Hz. Peygamberin vefat\u0131, Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kman\u0131n, hakka&#8217;l-yak\u00een (bizzat kesinlikle ger\u00e7ekle\u015fmesi) demek oldu\u011funa i\u015faret edilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00d6zetle herkes i\u00e7in kesin olarak inan\u0131lan ve seni Rabbine hakka&#8217;l-yakin kavu\u015fturacak olan \u00f6l\u00fcmden bile \u00e7ekinmeyerek ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n m\u00fcddet\u00e7e Rabbine ibadet ve kullukta devam etmekle &#8220;Sana emredileni, kafalar\u0131 \u00e7atlat\u0131rcas\u0131na anlat&#8221; emrini yerine getir.<\/p>\n<p>H\u0131cr S\u00fbresi burada biterken bak\u0131n\u0131z Nahl S\u00fbresi bu sonucu nas\u0131l m\u00fckemmel bir ba\u015flang\u0131\u00e7la takip edecektir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>15-H\u0130CR: 1- (Yunus S\u00fbresine ve benzerlerine bkz.) Bunlar, il\u00e2hi bir s\u0131rr\u0131 kapsayan bu s\u00fbre, bu kitab\u0131n ve apa\u00e7\u0131k bir Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n \u00e2yetleridir. Yani Allah&#8217;a ait b\u00fct\u00fcn kitaplar\u0131n m\u00fckemmelliklerini kapsayan ve hepsinden \u00fcst\u00fcn oldu\u011fu i\u00e7in, kitap denildi\u011fi zaman do\u011frudan do\u011fruya ak\u0131llara gelecek olan ve \u015f\u00f6hretinden dolay\u0131 vas\u0131fland\u0131rmaya ihtiyac\u0131 olmayan o bilinen kitab\u0131n, muhtevas\u0131n\u0131 en g\u00fczel beyan ile &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12077,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1202,1201,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1920","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-15-hicr","tag-15-hicr-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1920","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1920"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1920\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12077"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1920"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1920"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1920"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}