{"id":1922,"date":"2010-11-18T22:45:25","date_gmt":"2010-11-18T22:45:25","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1922"},"modified":"2010-11-18T22:45:25","modified_gmt":"2010-11-18T22:45:25","slug":"14-ibrahim-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/14-ibrahim-tefsiri\/","title":{"rendered":"14-\u0130BRAH\u0130M SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>14-\u0130BRAH\u0130M:<\/p>\n<p>1-2-(Yunus S\u00fbresi&#8217;nden beri ge\u00e7en benzerlerine bak\u0131n\u0131z.) bu \u00e7\u0131k\u0131\u015f yeri belli ve s\u0131n\u0131rl\u0131 olmayan, karn\u0131n \u00fcst taraf\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p her harfin yard\u0131m\u0131na ko\u015fan elif gibi, tevhid (Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inanmak) ve do\u011fruluk delili olarak tecelli eden ve til\u00e2vet ve okunmas\u0131 ile gibi dillerde \u00e7alkalanarak birlikten \u00e7oklu\u011fa hitap eden bu se\u00e7kin harfler, yani mucizeli nazm\u0131yla bu s\u00fbreyi meydana getiren basit ve birle\u015fik sesler \u00f6yle b\u00fcy\u00fck bir kitapd\u0131r ki, ey Muhammed onu sana y\u00fcceli\u011fimizin \u015fan\u0131 ile biz indirdik. \u0130ndirdik ki insanlar\u0131 karanl\u0131klardan \u00e7\u0131karas\u0131n Rablerinin izni ile ayd\u0131nl\u0131\u011fa o aziz (y\u00fcce) ve hamdedilmeye lay\u0131k olan Allah&#8217;\u0131n do\u011fru yoluna b\u00fct\u00fcn izzet ve kudret kendisinin, b\u00fct\u00fcn hamd ve sen\u00e2 kendisine mahsus olan ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc yoluna girip korunmas\u0131na s\u0131\u011f\u0131nanlar\u0131 izzet ve ihsan\u0131yla \u00e7ok de\u011ferli ve sayg\u0131n k\u0131laca\u011f\u0131 malum bulunan o nimet veren Rabbin do\u011fru yoluna, hak dinine, y\u00e2ni o Allah&#8217;\u0131n yoluna ki b\u00fct\u00fcn g\u00f6klerdekiler ve b\u00fct\u00fcn yerdekiler hepsi O&#8217;nundur, \u015fu veya bu devletin de\u011fil hep O&#8217;nundur. O&#8217;nun mal\u0131 ve m\u00fclk\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>O yaln\u0131z g\u00f6ktekilerin de\u011fil, yery\u00fcz\u00fcndekilerin de Rabbidir. Ululu\u011fuyla g\u00f6ktekileri yere indirir. \u0130n\u00e2yet nuru ile yerdekileri g\u00f6klere \u00e7\u0131kar\u0131r. \u0130\u015fte ey Muhammed! Bu kitap \u00f6yle indirilmi\u015f bir nurdur ve sen b\u00fct\u00fcn insanlara g\u00f6nderilmi\u015f \u00f6yle y\u00fcce bir peygambersin. Yani hangi toplumdan olursa olsun b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 ayd\u0131nlatacak, yery\u00fcz\u00fcnde bilgisizlik ve sef\u00e2heti (zevk ve e\u011flenceye d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc) ve k\u00fcf\u00fcr ve sap\u0131kl\u0131k inan\u00e7lar\u0131na kap\u0131larak de\u011fersiz gayelere, yanl\u0131\u015f mabudlara aldanarak kat kat karanl\u0131klar i\u00e7inde kalm\u0131\u015f, d\u00fcnya ve ahireti tan\u0131maz, nerede bulundu\u011funu, nereden gelip nereye gitti\u011fini bilmez olmu\u015f b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 sap\u0131kl\u0131k ve sefillikten kurtar\u0131p iman nuru ile y\u00fccelik ve hamd yoluna, ulu ve kendisine hamd edilen Allah&#8217;\u0131n din ve \u015feriatine hidayet edeceksin. Fakat kendi kudret ve ir\u00e2denle de\u011fil, hepsinin Rabbi olan o \u00e2lemlerin Rabbinin izin ve yard\u0131m\u0131 ile. \u00c7\u00fcnk\u00fc nur O&#8217;nun, sen O&#8217;nun, g\u00f6kler ve yerde b\u00fct\u00fcn saltanat ve il\u00e2hl\u0131k O&#8217;nundur. Onun i\u00e7in m\u00fcjde inananlara ve vay k\u00e2firlere! O nuru \u00f6rtmek isteyen ve y\u00fccelik ile hamd yoluna \u00e7\u0131kmak istemeyen imans\u0131zlara \u015fiddetli azabdan.<\/p>\n<p>3- Onlar ki o al\u00e7ak hayat\u0131 severler, d\u00fcnyay\u0131 ahiret \u00fczerine tercih ederler. Bu g\u00fcn ya\u015fayal\u0131m da yar\u0131n ne olursa olsun derler, d\u00fcnya i\u00e7in ahireti satarlar. Ve Allah&#8217;\u0131n yolundan \u00e7evirirler ve onun da e\u011firili\u011fini isterler.<\/p>\n<p>Do\u011fruluktan ho\u015flanmazlar. Allah yoluna e\u011fri derler, ayk\u0131r\u0131 gidilmesini isterler, do\u011fruya e\u011fri diye kovuculuklar yaparlar. D\u00fczenbazl\u0131kla insanlar\u0131 sap\u0131tmaya, do\u011fru dini e\u011fmeye, bozmaya ve de\u011fi\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r, ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 karanl\u0131k, karanl\u0131\u011f\u0131 ayd\u0131nl\u0131k g\u00f6rmek ve g\u00f6stermek isterler. \u0130\u015fte bunlar, uzak bir sap\u0131kl\u0131k i\u00e7indedirler. Do\u011fru yoldan o kadar uza\u011fa sapm\u0131\u015flard\u0131r ki ona yana\u015fmak, kurtulu\u015f bulmak ihtimalleri yoktur. Onun i\u00e7in vay hallerine!<\/p>\n<p>B\u00f6yle b\u00fcy\u00fck sap\u0131kl\u0131k i\u00e7inde bulunan, e\u011frilik pe\u015finde dola\u015fan k\u00e2firler, bu kitab\u0131n Arap\u00e7a olmas\u0131na itiraz ederek &#8220;Sen b\u00fct\u00fcn insanlara g\u00f6nderilmi\u015f bir peygamber olsayd\u0131n bu kitap Arap\u00e7a m\u0131 olurdu? Hem bu hangi peygamberde g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f? \u015eimdiye kadar hi\u00e7 bir peygambere Arap\u00e7a bir kitap inmemi\u015f iken bunun Arap\u00e7a olmas\u0131 Allah&#8217;\u0131n \u00e2detine ayk\u0131r\u0131 de\u011fil midir?&#8221; Diyecek olurlarsa:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>4- Biz, her peygamberi, ancak bulundu\u011fu kavminin diliyle g\u00f6nderdik ki, onlara apa\u00e7\u0131k anlats\u0131n. Bu itibarla Allah diledi\u011fini sap\u0131kl\u0131kta b\u0131rak\u0131r, diledi\u011fini de hidayete erdirir. O her \u015feye galibdir, h\u00fckm\u00fcnde hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>4- Biz hi\u00e7bir peygamberi gerek \u00f6zel, gerek genel bir \u015feriat veya kitap getiren hi\u00e7 bir peygamberi ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc g\u00f6ndermedik. Ancak kavminin dili ile g\u00f6nderdik. Yani Allah&#8217;\u0131n adeti b\u00f6yledir. \u00d6teden beri her Peygamber, g\u00f6nderildi\u011fi \u00fcmmetin ve \u00f6zellikle i\u00e7lerinde oturdu\u011fu toplulu\u011fun dili ile g\u00f6nderilmi\u015ftir. Ki onlara a\u00e7\u0131klas\u0131n. Tebli\u011fine emredilmi\u015f oldu\u011fu \u015feyleri kavmine anlats\u0131n anlatt\u0131rs\u0131n. Bilenin bilmeyene, haz\u0131r bulunan\u0131n bulunmayana anlayaca\u011f\u0131 bir dil ile a\u00e7\u0131klamas\u0131 ve tebli\u011f etmesinin bir vazife oldu\u011funu anlats\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir peygamberin peygamberli\u011fi gerek kavmine ait olsun ve gerek daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da kapsas\u0131n ve bu kapsaml\u0131l\u0131k gerek Hz. Muhammedin peygamberli\u011finde oldu\u011fu gibi b\u00fct\u00fcn insanlara ve hatta insan ve cinlere kadar genel olsun ve gerekse birka\u00e7 topluma ait bulunsun mutlaka o peygamber, kavmini davet edecek ve ilk i\u015fi onlara peygamberli\u011fini anlatmak olacakt\u0131r. Bu ise onlar\u0131n en iyi, en kolay anlayabilecekleri kendi dilleri, kendi leh\u00e7eleri ile a\u00e7\u0131klamaya ba\u011fl\u0131d\u0131r. Her \u015feyden \u00f6nce &#8220;\u00d6nce en yak\u0131n akrabalar\u0131n\u0131 korkut..&#8221; (\u015eu\u00e2r\u00e2, 26\/214) gere\u011fince en yak\u0131ndan ba\u015flayarak peygamber, kavmine bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yapar, Allah&#8217;\u0131n emirlerini a\u00e7\u0131klar ve ilan eder. Bunun \u00fczerine Allah da diledi\u011fini sapt\u0131r\u0131r, yani gerek o kavimden olsun ve gerek d\u0131\u015fardan bulunsun bizzat veya vas\u0131ta ile etrafl\u0131ca veya \u00f6zetle o a\u00e7\u0131klamay\u0131 i\u015fiten insanlar\u0131n kimisini Allah, yola getirmez, hakk\u0131 sevdirmez, o a\u00e7\u0131klamadan faydalanmaz, imana ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131lmaz, sap\u0131kl\u0131\u011fa mahkum eder. Diledi\u011fini de hidayete erdirir. Peygamberin dilinden, o a\u00e7\u0131klamadan faydaland\u0131r\u0131r, hakk\u0131 sevdirir, iman ve ilim ve onun gere\u011fince amel etmeyi nasib eder ve bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc bir taraftan Arap\u00e7a bilenler, bilmeyenlere bildikleri diller ile nakil ve terc\u00fcme ederek Hz. Peygamberin a\u00e7\u0131klamalar\u0131n\u0131 tebli\u011f ederler ve a\u00e7\u0131klarlar. El\u00e7isinin el\u00e7isi, peygamberlerin varisleri olmak \u015ferefine eri\u015firler. Di\u011fer taraftan bu \u015ferefe eri\u015fmek i\u00e7in birtak\u0131mlar\u0131 da Arap\u00e7ay\u0131 \u00f6\u011frenirler ve bu \u015fekilde Hz. Peygamberin dilini esas olarak anlat\u0131rlar ve onunla davet dilden dile ve bir topluluktan di\u011fer toplulu\u011fa yay\u0131l\u0131p umum\u00eele\u015fir. Allah&#8217;\u0131n sapt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bahts\u0131z, hidayet etti\u011fi mutlu olur. Ve o Allah \u00f6yle aziz, her \u015feyden \u00fcst\u00fcn, iradesi b\u00fct\u00fcn sebeplere ve etkenlere h\u00e2kimdir. Bundan \u00f6t\u00fcr\u00fc iradesi ile \u00e7eki\u015fmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Onun i\u00e7in onun sap\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 yola getirecek, hidayet etti\u011fini \u015fa\u015f\u0131rtabilecek hi\u00e7bir kudret, hi\u00e7bir irade bulunamaz. Ve Peygamberin a\u00e7\u0131klamas\u0131 ne kadar kuvvetli ve a\u00e7\u0131k olursa olsun Allah&#8217;\u0131n izni olmay\u0131nca hidayet i\u00e7in yeterli olmaz, hem de \u00f6yle hak\u00eemdir. Hi\u00e7bir sebebe muhta\u00e7 olmamakla beraber yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 hikmet ile d\u00fczenli yapar, iradesi yaln\u0131z hikmet olur. Onun i\u00e7in de a\u00e7\u0131klama yapmadan \u00f6nce kimseyi sap\u0131kl\u0131\u011fa mahkum etmez.<\/p>\n<p>Sapt\u0131rmas\u0131 da, hidayeti de hikmeti ile ger\u00e7ekle\u015fir. Ululu\u011fundan dolay\u0131, Peygamberini diledi\u011fi kavimden se\u00e7er ve hikmetinden dolay\u0131 a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 o kavmin diliyle yapt\u0131r\u0131r. Bundan dolay\u0131; &#8220;Ey Muhammed! Bu, insanlar\u0131 Rablerinin izniyle karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa, her \u015feye galip ve \u00f6v\u00fclmeye lay\u0131k olan Allah&#8217;\u0131n yoluna \u00e7\u0131karman i\u00e7in, sana indirdi\u011fimiz bir kitapt\u0131r.&#8221; (\u0130brahim, 14\/1) hitab\u0131yla b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 Allah&#8217;\u0131n izniyle ayd\u0131nlatmak hidayet ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n birbirinden ayr\u0131lmas\u0131nda kesin delil olmak i\u00e7in Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fi ile g\u00f6nderilen bu kitab\u0131n, bu apa\u00e7\u0131k Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n Arap\u00e7a olarak indirilmesinde ve indi\u011fi gibi Arap\u00e7a hakim k\u0131l\u0131nmas\u0131nda da nice il\u00e2h\u00ee hikmetler vard\u0131r. Kur&#8217;\u00e2n, ba\u015fka bir dil ile indirilseydi, Peygamberin i\u00e7lerinde bulundu\u011fu ve ilk \u00f6nce hitap edece\u011fi kavmi anlamayacak, &#8220;Fussilet S\u00fbresi&#8221;nde gelece\u011fi \u015fekilde &#8220;\u00c2yetleri uzun uzad\u0131ya a\u00e7\u0131klansayd\u0131 ya, Araba yabanc\u0131 dil mi?&#8221; (Fussilet, 24\/44) demeye haklar\u0131 olacak ve di\u011fer kavimlere tebli\u011f etmek ve umum\u00eele\u015ftirmek i\u00e7in ilk ne\u015fredenler yeti\u015fmeyecek ve bundan dolay\u0131 hi\u00e7bir topluluk hakk\u0131nda Allah&#8217;\u0131n kesin delili ger\u00e7ekle\u015fmeyecekti. Ve e\u011fer b\u00fct\u00fcn dillerle indirilseydi de Arap\u00e7as\u0131 gibi bir\u00e7ok Kur&#8217;\u00e2n bulunsayd\u0131 b\u00f6yle bir mucize b\u00fcsb\u00fct\u00fcn zararl\u0131 ve tevhid hikmetine ayk\u0131r\u0131 olurdu, kavimler aras\u0131nda kavga ve anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 azaltacak yerde \u00e7o\u011falt\u0131r, birle\u015ftirecek yerde da\u011f\u0131t\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc her biri yaln\u0131z kendi dilini esas ve hakim tan\u0131tmas\u0131 gerekecek ve aralar\u0131nda hakim ve furkan (hakk\u0131 bat\u0131ldan ay\u0131ran) bir kitap bulunmam\u0131\u015f olacakt\u0131. Hem bu say\u0131n\u0131n artmas\u0131, terceme ihtiyac\u0131ndan kurtarmayacak, her topluluk kendi dilindeki Kur&#8217;\u00e2n ile di\u011ferlerinin birbirine uygun olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlamak ihtiyac\u0131nda bulunacak ve bundan dolay\u0131 say\u0131lar\u0131 ne kadar \u00e7oksa terceme ihtiyac\u0131 da o oranda artacak ve bir \u00e7evirmenin b\u00fct\u00fcn dilleri bilmesi gerekecek ve dayan\u0131lmaz bir \u015feyi teklif etmek durumunu alacakt\u0131.<\/p>\n<p>Bunun a\u00e7\u0131klamas\u0131:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>5- And olsun ki Musa&#8217;y\u0131 \u00e2yetlerimizle g\u00f6nderdik. Ona \u015f\u00f6yle dedik: Kavmini karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar, onlara Allah&#8217;\u0131n (felaket) g\u00fcnlerini hat\u0131rlat. \u015e\u00fcphe yok ki bunda her sabredip \u015f\u00fckreden i\u00e7in nice ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>5- \u015e\u00fcphesiz ki biz Musa&#8217;y\u0131 \u00e2yetlerimizle g\u00f6nderdik. Yani peygamberli\u011fini a\u00e7\u0131klayan mucizeler ve kitap vererek zikredildi\u011fi \u00fczere kavminin dili ile el\u00e7i yap\u0131p g\u00f6nderdik. \u015e\u00f6yle diye ki kavmini karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar. &#8220;\u0130srailo\u011fullar\u0131n\u0131 bizimle serbest b\u0131rak.&#8221; (\u015eu\u00e2r\u00e2, 26\/17) buyuruldu\u011fu \u00fczere Musa&#8217;n\u0131n kavmi \u0130srailo\u011fullar\u0131 idi. \u0130srailo\u011fullar\u0131 da M\u0131s\u0131r&#8217;da bulunuyordu. Yusuf&#8217;tan sonra M\u0131s\u0131r&#8217;\u0131n idaresi k\u00f6t\u00fcle\u015fmi\u015f, \u0130srailo\u011fular\u0131 Firavun ailesinin zul\u00fcm ve i\u015fkencesi alt\u0131nda ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f, cahillik ve sap\u0131kl\u0131k, zay\u0131fl\u0131k ve zillet ve \u00fcmitsizlik gibi t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc karanl\u0131klar i\u00e7inde kalm\u0131\u015f idi. Bundan dolay\u0131 bundan sonraki \u00e2yetten de anla\u015f\u0131laca\u011f\u0131 \u00fczere, bu emrin k\u0131saca m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015fu olur: \u0130srailo\u011fullar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatarak Firavun&#8217;dan kurtar ve onlara Allah&#8217;\u0131n (felaket) g\u00fcnlerini hat\u0131rlat. Tarihte \u00fcmmetlerin ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7en ve do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n kudretini g\u00f6steren, Allah dedirten ac\u0131 veya tatl\u0131 b\u00fcy\u00fck olaylar\u0131 anlatarak veya Allah&#8217;\u0131n nimetlerini, musibetlerini hat\u0131rlatarak va&#8217;z ve nasihat et! \u015e\u00fcphe yok ki onda, o hat\u0131rlatmada veya o g\u00fcnlerde hangi kavimden olursa olsun pek sab\u0131rl\u0131, \u00e7ok \u015f\u00fckreden her kimse i\u00e7in elbette bir\u00e7ok \u00e2yetler vard\u0131r. Ki Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kudret ve birli\u011fine, bel\u00e2 ve nimetine delalet eder ve g\u00f6n\u00fcllerini uyan\u0131kl\u0131k ve ibretler, \u00fcmit ve geni\u015flikle ayd\u0131nlat\u0131r. Ger\u00e7i bunlar, herkes i\u00e7in \u00e2yet iseler de sabr\u0131 veya \u015f\u00fckr\u00fc veya ikisi de az veya hi\u00e7 olmayan kimseler onlardan faydalanamaz, ger\u00e7ekten ayd\u0131nlanamazlar. O ayd\u0131nlanma hem \u00e7ok sabredenler, hem \u015f\u00fckredenlere aittir ki, s\u0131k\u0131nt\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00fcmitsizlik ve tel\u00e2\u015fa d\u00fc\u015fmez, nimetin kadrini bilir, devaml\u0131 \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc yerine getirmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Bu iki tabiat iman huylar\u0131ndan oldu\u011fundan dolay\u0131 burada &#8220;\u00e7ok sabreden ve \u00e7ok \u015f\u00fckreden&#8221; m\u00fcmin demekten kin\u00e2ye oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki Hz. Musa&#8217;ya &#8220;Kavmini karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar&#8221; buyurulmu\u015f. Y\u00fcce Peygamberimize (s.a.v.) ise; &#8220;\u0130nsanlar\u0131 karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karas\u0131n.&#8221; (\u0130brahim, 14\/1) buyurulmu\u015ftur. Demek ki her peygamberlikte esas, ortak de\u011fer bu ayd\u0131nlatmad\u0131r. Fakat Hz. Muhammed&#8217;in peygamberli\u011fi kavminden ba\u015flamak \u00fczere b\u00fct\u00fcn insanlar i\u00e7in oluyor. Hz. Musa&#8217;n\u0131n peygamberli\u011fi ise kavmine ait bulunuyordu. Di\u011fer \u00e2yetlerde ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere onun Firavun&#8217;a g\u00f6nderilmesi de bilhassa \u0130srailo\u011fullar\u0131ndan dolay\u0131 idi. Bununla birlikte b\u00f6yle olmas\u0131 Musa&#8217;ya emredilen hat\u0131rlatmalar, Tevrat&#8217;ta zikredilmi\u015f \u00e2yetler i\u00e7inde yaln\u0131z Musa&#8217;n\u0131n kavmini de\u011fil, herkesi ayd\u0131nlatacak \u00e2yetlerin bulunmas\u0131na engel de\u011fildir. Onun i\u00e7in &#8220;M\u00e2ide&#8221; S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7ti\u011fi \u015fekli ile Tevrat hakk\u0131nda; &#8220;Onda hidayet ve ayd\u0131nl\u0131k vard\u0131r.&#8221; (M\u00e2ide, 5\/44) buyuruldu\u011fu gibi, burada buyurulmu\u015ftur. \u0130\u015fte Allah&#8217;\u0131n (felaket) g\u00fcnlerinin hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131ndaki hikmetinden dolay\u0131, bunun bir \u00f6zetini hat\u0131rlatmas\u0131 emredilerek Hz. Peygambere de buyuruluyor ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>6- Musa kavmine demi\u015fti ki: &#8220;Allah&#8217;\u0131n \u00fczerinizdeki nimetini hat\u0131rlay\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, bir vakit sizi Fir\u00e2vun ailesinden kurtard\u0131. Onlar sizi i\u015fkencenin en k\u00f6t\u00fcs\u00fcne s\u00fcr\u00fcyorlar ve o\u011fullar\u0131n\u0131z\u0131 kesip kad\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 da diri b\u0131rak\u0131yorlad\u0131. Ve bunda Rabbinizden size b\u00fcy\u00fck bir imtihan vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>7- Ve hat\u0131rlay\u0131n ki Rabbiniz size \u015f\u00f6yle bildirmi\u015fti: Y\u00fcceli\u011fim hakk\u0131 i\u00e7in \u015f\u00fckrederseniz elbette size (nimetimi) art\u0131r\u0131r\u0131m ve e\u011fer nank\u00f6rl\u00fck ederseniz hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz azab\u0131m \u00e7ok \u015fiddetlidir.<\/p>\n<p>8- Musa dedi ki: Siz ve yery\u00fcz\u00fcnde bulunanlar\u0131n hepsi nank\u00f6rl\u00fck etseniz, iyi biliniz ki Allah hepinizden zengindir, hamdedilmeye lay\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>6-7-8- Ey Muhammed \u00dcmmeti:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>9- Sizden \u00f6ncekilerin; Nuh, \u00c2d ve Sem\u00fbd kavimlerinin ve onlardan sonra gelenlerin haberleri size gelmedi mi? Onlar\u0131, Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez. Peygamberleri onlara mucizeler getirdi de onlar ellerini a\u011f\u0131zlar\u0131na koydular ve dediler ki: &#8220;Biz sizinle g\u00f6nderileni ink\u00e2r ettik ve bizi \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyden de \u015f\u00fcphe ve endi\u015fe i\u00e7indeyiz.&#8221;<\/p>\n<p>9- &#8220;Size&#8230; gelmedi mi?&#8221; Bu hitap g\u00f6r\u00fcn\u00fcrde Hz. Musa&#8217;n\u0131n s\u00f6z\u00fc gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcrse de, bir\u00e7ok tefsircinin tercih ettikleri g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re, Allah taraf\u0131ndan Hz. Peygamberin kavmine bir hitap ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ekten Tevrat&#8217;ta \u00c2d ve Sem\u00fbd&#8217;dan bahsedilmedi\u011fi do\u011fru ise, bu a\u00e7\u0131k\u00e7a belli demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131 Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilmez. Yani Nuh, \u00c2d ve Sem\u00fbd kavimlerinden sonra tarihin bilinmeyen safhalar\u0131 i\u00e7ine g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f, miktar ve \u00f6zelliklerini Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131n\u0131n bilemeyece\u011fi daha nice kavimler &#8220;ve bu arada daha bir\u00e7ok nesilleri (Allah&#8217;\u0131 ink\u00e2r etmelerinden dolay\u0131 helak ettik&#8221;)&#8221; (Furk\u00e2n, 25\/38) m\u00e2n\u00e2s\u0131 gere\u011fince ne kadar \u00e7ok nesiller mahvolmu\u015f ve soylar\u0131 t\u00fckenmi\u015f ki bunlar hakk\u0131nda da: &#8220;Onlardan sana k\u0131ssalar\u0131n\u0131 anlatt\u0131\u011fm\u0131z kimseler de var, durumlar\u0131n\u0131 sana bildirmedi\u011fimiz kimseler de var.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/78) buyuruldu\u011fu \u00fczere, k\u0131smen ve \u00f6zetle de olsa haber gelmedi mi? \u0130bn\u00fc Mesud (r.a) bu \u00e2yeti okudu\u011fu zaman dermi\u015f ki: &#8220;Neseb \u00e2limleri yalanc\u0131d\u0131rlar&#8221;. Yani biz nesebler ilmini biliyoruz iddias\u0131nda bulunanlar ve Hz. \u00c2dem&#8217;e var\u0131ncaya kadar b\u00fct\u00fcn insan \u0131rklar\u0131n\u0131n soy zincirini belirlemeye kalk\u0131\u015fanlar yalan s\u00f6ylemi\u015f olurlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allahtan ba\u015fkas\u0131 onlar\u0131 bilmez&#8221; buyurulmu\u015ftur. \u0130bn\u00fc Abbas&#8217;dan (r.a) \u015f\u00f6yle rivayet edilmi\u015ftir: &#8220;Adnan ile \u0130smail aras\u0131nda bilinmeyen otuz baba (bat\u0131n) vard\u0131r.&#8221; Hz. Peygamber&#8217;den (s.a) rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;Maadd b. Adn\u00e2n b. Edd&#8221;i ge\u00e7mezdi ve buyurmu\u015ftur ki: &#8220;Neseblerinizden yak\u0131n akrabalar\u0131n\u0131zla ili\u015fki s\u00fcrd\u00fcrecek kadar\u0131n\u0131 \u00f6\u011freniniz, yolu bulabilecek kadar da astronomi \u00f6\u011freniniz&#8221;<\/p>\n<p>Baz\u0131 m\u00fcfessirler de demi\u015fler ki, \u015fu halde bundan dolay\u0131 Hz. \u00c2dem&#8217;in yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan beri ge\u00e7en senelerin say\u0131s\u0131n\u0131 da kestirmek m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Onu da Ancak Allah bilir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn o kavimlere ne oldu bilir misiniz? Onlara peygamberleri mucizelerle geldiler. A\u00e7\u0131k deliller, a\u00e7\u0131klamalar ve mucizeler getirdiler de onlar ellerini a\u011f\u0131zlar\u0131na ittiler, \u00f6fkelerinden parmaklar\u0131n\u0131 \u0131s\u0131rd\u0131lar. Yahut b\u00fct\u00fcn kuvvetleri ile a\u011f\u0131zlar\u0131n\u0131 tutmaya, susturmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Yahut o peygamberlerin kendilerine uzat\u0131lan imdat (yard\u0131m) elini ve hidayetlerini a\u011f\u0131zlar\u0131 ile reddettiler, \u00f6pecek yerde \u0131s\u0131rd\u0131lar ve dediler ki kesinlikle biz sizin kendisiyle g\u00f6nderildi\u011finiz \u015feyleri ink\u00e2r ettik ve getirdi\u011finiz mucizelere inanm\u0131yoruz. Davetinize gelince de bizi davet etti\u011finiz \u015feylerden de muhakkak ve \u015f\u00fcphesiz ku\u015fku i\u00e7indeyiz \u00f6yle bir \u015f\u00fcphe ki gocundurucu, yani pireleniyoruz, ku\u015fkulan\u0131yoruz ve \u00fcrk\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>10- 10- Peygamberleri dedi ki: &#8220;G\u00f6kleri ve yeri yaratan, Allah hakk\u0131nda da \u015f\u00fcphe mi var? O, sizi g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamak i\u00e7in \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor ve belirlenmi\u015f bir s\u00fcreye kadar size m\u00fcsade ediyor.&#8221; Onlar da: &#8220;Siz sadece bizim gibi bir insans\u0131n\u0131z, bizi babalar\u0131m\u0131z\u0131n tapt\u0131klar\u0131ndan al\u0131koymak istiyorsunuz. O halde bize apa\u00e7\u0131k bir delil getirin!&#8221; dediler.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>11-17- 11- Peygamberleri onlara dediler ki: &#8220;(Evet) biz ancak sizin gibi bir insan\u0131z, ama Allah kullar\u0131ndan diledi\u011fine nimetini l\u00fctfeder. Ve Allah&#8217;\u0131n izni olmad\u0131k\u00e7a bizim size bir delil getirmemize imkan yoktur. M\u00fcminler ancak Allah&#8217;a dayans\u0131nlar.<\/p>\n<p>12- Bize yollar\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6stermi\u015fken neden biz Allah&#8217;a dayan\u0131p g\u00fcvenmeyelim? Elbette bize yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z eziyetlere katlanaca\u011f\u0131z. Tevekk\u00fcl edenler yaln\u0131z Allah&#8217;a tevekk\u00fcl etsinler.&#8221;<\/p>\n<p>13- \u0130nk\u00e2r edenler peygamberlerine dediler ki: &#8220;Ya sizi mutlaka yurdumuzdan \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131z, ya da mutlaka dinimize d\u00f6neceksiniz!&#8221; Rableri de onlara: &#8220;Z\u00e2limleri mutlaka helak edece\u011fiz&#8221; diye vahyetti.<\/p>\n<p>14- Ve Onlardan sonra sizi mutlaka o yerde yerle\u015ftirece\u011fiz. Bu, makam\u0131mdan ve tehdidimden korkan i\u00e7indir.<\/p>\n<p>15- (Peygamberler, d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131) fetih istediler, ve her zorba inat\u00e7\u0131 h\u00fcsrana u\u011frad\u0131.<\/p>\n<p>16- Ard\u0131ndan da Cehennem vard\u0131r, orada kendisine irinli su i\u00e7irilecektir.<\/p>\n<p>17- Onu yutmaya \u00e7al\u0131\u015facak, fakat bo\u011faz\u0131ndan ge\u00e7iremeyecek ve her yandan ona \u00f6l\u00fcm gelecek, fakat o \u00f6lemez. Arkas\u0131ndan da \u00e7etin bir azab gelecektir.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>18-18- Rabblerini ink\u00e2r edenlerin durumu t\u0131pk\u0131 f\u0131rt\u0131nal\u0131 bir g\u00fcnde r\u00fczgar\u0131n \u015fiddetle savurdu\u011fu bir k\u00fcle benzer. Kazand\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7bir \u015feyi elde edemezler. \u0130\u015fte as\u0131l uzak sap\u0131kl\u0131k budur.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>19-23- 19- G\u00f6kleri ve yeri ger\u00e7ekten Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rmedin mi? O dilerse sizi yok edip yepyeni bir halk getirir.<\/p>\n<p>20- Bu, Allah&#8217;a g\u00f6re \u00f6nemli bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>21- (K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc) \u0130nsanlar\u0131n hepsi Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kacaklar. Ve zay\u0131flar b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlara \u015f\u00f6yle diyecekler: &#8220;Bizler, sizlere uymu\u015ftuk. \u015eimdi siz, Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan en ufak bir \u015feyi bizden savabilir misiniz?&#8221; Onlar da diyecekler ki: &#8220;Allah bizi hidayete erdirseydi, biz de size do\u011fru yol g\u00f6sterirdik. Art\u0131k \u015fimdi bizler s\u0131zlansak da sabretsek de birdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ka\u00e7acak yerimiz yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>22- \u0130\u015f bitince \u015feytan onlara \u015f\u00f6yle diyecek: &#8220;\u015e\u00fcphesiz ki Allah size ger\u00e7ek olan\u0131 vaad etti, ben de size vaad ettim, ama sonra cayd\u0131m! Zaten benim size kar\u015f\u0131 bir g\u00fcc\u00fcm yoktu. Ancak ben sizi (k\u00fcf\u00fcr ve isyana) \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131m, siz de geldiniz. O halde beni k\u0131namay\u0131n, kendi kendinizi k\u0131nay\u0131n! Ne ben sizi kurtarabilirim, ne de siz beni kurtarabilirsiniz! Ben, \u00f6nceden beni Allah&#8217;a ortak ko\u015fman\u0131z\u0131 da kabul etmemi\u015ftim.&#8221; Do\u011frusu zalimler i\u00e7in ac\u0131 bir azab vard\u0131r!<\/p>\n<p>23- \u0130man edip salih ameller i\u015fleyenler ise, Rablerinin izniyle i\u00e7inde s\u00fcrekli kalacaklar\u0131 ve alt\u0131ndan \u0131rmaklar akan cennetlere konulurlar. Oradaki dirlik temennileri &#8220;sel\u00e2m!&#8221;d\u0131r.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>24-27- 24- G\u00f6rmedin mi? Allah nas\u0131l bir misal verdi. G\u00fczel bir s\u00f6z, k\u00f6k\u00fc (yerde) sabit, dallar\u0131 g\u00f6kte olan g\u00fczel bir a\u011fa\u00e7 gibidir.<\/p>\n<p>25- (O a\u011fa\u00e7) Rabbinin izniyle her zaman meyve verir. \u00d6\u011f\u00fct als\u0131nlar diye Allah insanlara b\u00f6yle misaller verir.<\/p>\n<p>26- K\u00f6t\u00fc s\u00f6z\u00fcn durumu da, yerden kopar\u0131lm\u0131\u015f, k\u00f6k\u00fc olmayan k\u00f6t\u00fc bir a\u011faca benzer.<\/p>\n<p>27- Allah, iman edenleri, d\u00fcnya hayat\u0131nda da, ahirette de sa\u011flam bir s\u00f6z \u00fczerinde tutar; zalimleri de sapt\u0131r\u0131r ve Allah, diledi\u011fini yapar.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>28-34- 28- Allah&#8217;\u0131n nimetlerine nank\u00f6rl\u00fckle kar\u015f\u0131l\u0131k veren ve sonunda milletlerini helak yurduna konduranlar\u0131 g\u00f6rmedin mi?<\/p>\n<p>29- Onlar, cehenneme girecekler. O ne k\u00f6t\u00fc kararg\u00e2ht\u0131r.<\/p>\n<p>30- Allah&#8217;\u0131n yolundan sapt\u0131rmak i\u00e7in Allah&#8217;a e\u015fler ko\u015ftular. De ki: &#8220;\u015eimdilik e\u011fleniniz! \u00c7\u00fcnk\u00fc varaca\u011f\u0131n\u0131z yer ate\u015ftir. &#8221;<\/p>\n<p>31- (Ey Muhammed!) \u0130man eden kullar\u0131ma s\u00f6yle: &#8220;Namaz\u0131 dosdo\u011fru k\u0131ls\u0131nlar, al\u0131\u015f-veri\u015f ve dostlu\u011fun olmad\u0131\u011f\u0131 bir g\u00fcn\u00fcn gelmesinden \u00f6nce, kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131ktan a\u00e7\u0131k ve gizli (Allah i\u00e7in) harcas\u0131nlar.&#8221;<\/p>\n<p>32- Allah \u00f6yle bir Allah&#8217;t\u0131r ki; g\u00f6kleri ve yeri yaratt\u0131, g\u00f6kten su indirdi, onunla size r\u0131z\u0131k olarak \u00e7e\u015fitli meyveler \u00e7\u0131kard\u0131; emri gere\u011fince denizde y\u00fcz\u00fcp gitmeleri i\u00e7in gemileri emrinize verdi, \u0131rmaklar\u0131 da emrinize verdi.<\/p>\n<p>33- S\u00fcrekli olarak y\u00f6r\u00fcngelerinde hareket eden ay ve g\u00fcne\u015fi, geceyi ve g\u00fcnd\u00fcz\u00fc sizin emrinize verdi.<\/p>\n<p>34- O, Kendisinden isteyebilece\u011finiz her \u015feyi size verdi. Allah&#8217;\u0131n nimetini saymak isterseniz sayamazs\u0131n\u0131z! Do\u011frusu insan \u00e7ok zalim, \u00e7ok nank\u00f6rd\u00fcr.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>35 -41-35- Hat\u0131rla ki; Bir zaman \u0130brahim \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Rabbim! Bu \u015fehri g\u00fcvenli k\u0131l! Beni ve o\u011fullar\u0131m\u0131 putlara tapmaktan uzak tut!<\/p>\n<p>36- &#8220;Rabbim! \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar (putlar) insanlardan bir\u00e7o\u011funun sapmas\u0131na sebep oldular. \u015eimdi kim bana uyarsa, o bendendir; kim bana kar\u015f\u0131 gelirse, art\u0131k sen ger\u00e7ekten \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan ve \u00e7ok merhamet edensin.<\/p>\n<p>37- &#8220;Rabbimiz! Ben \u00e7ocuklar\u0131mdan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 namaz\u0131 dosdo\u011fru k\u0131lmalar\u0131 i\u00e7in, senin Beyt-i Haram&#8217;\u0131n\u0131n yan\u0131nda, ekinsiz bir vadiye yerle\u015ftirdim. Art\u0131k sen de insanlardan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 onlara meylettir. Ve onlar\u0131 baz\u0131 meyvelerle r\u0131z\u0131kland\u0131r ki \u015f\u00fckretsinler.<\/p>\n<p>38- &#8220;Ey Rabbimiz! Sen bizim gizledi\u011fimizi de a\u00e7\u0131\u011fa vurdu\u011fumuzu da \u015f\u00fcphesiz bilirsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc yerde ve g\u00f6kte, hi\u00e7bir \u015fey Allah&#8217;tan gizli kalmaz.<\/p>\n<p>39- &#8220;\u0130htiyarl\u0131k halimde bana \u0130smail&#8217;i ve \u0130shak&#8217;\u0131 lutfeden Allah&#8217;a hamd olsun. \u015e\u00fcphesiz ki Rabbim duam\u0131 \u00e7ok iyi i\u015fitir.<\/p>\n<p>40- &#8220;Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namaz\u0131n\u0131 dosdo\u011fru k\u0131lanlardan eyle! Ey Rabbimiz! duam\u0131 kabul et!<\/p>\n<p>41- &#8220;Ey Rabbimiz! Herkesin hesaba \u00e7ekilece\u011fi g\u00fcnde beni, ana-babam\u0131 ve m\u00fcminleri ba\u011f\u0131\u015fla!&#8221;<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>42-46- 42- Ey Peygamber! Sak\u0131n zalimlerin yapt\u0131klar\u0131ndan Allah&#8217;\u0131n g\u00e2fil oldu\u011funu sanma! Ancak Allah, onlar\u0131n cezalar\u0131n\u0131, g\u00f6zlerin d\u0131\u015fa f\u0131rlayaca\u011f\u0131 g\u00fcne erteler.<\/p>\n<p>43- O g\u00fcn, ba\u015flar\u0131n\u0131 dikerek ko\u015facaklar, g\u00f6zleri kendilerine bile d\u00f6nmeyecek ve g\u00f6n\u00fclleri bombo\u015f kalacakt\u0131r.<\/p>\n<p>44- Ey Peygamber! \u0130nsanlar\u0131, azab\u0131n gelece\u011fi g\u00fcn ile korkut. O g\u00fcn, zalimler \u015f\u00f6yle diyecekler: &#8220;Ey Rabbimiz! Bizi yak\u0131n bir zamana kadar ertele de senin davetine uyal\u0131m ve peygamberlere t\u00e2bi olal\u0131m.&#8221; Onlara: &#8220;Daha \u00f6nce ahirete intikal etmeyece\u011finize dair yemin etmemi\u015f miydiniz?&#8221; denilir.<\/p>\n<p>45- Siz, kendilerine zulmedenlerin yurtlar\u0131nda oturdunuz. Onlara nas\u0131l azab etti\u011fimiz size apa\u00e7\u0131k belli oldu. Ve size misaller de vermi\u015ftik.<\/p>\n<p>46- Ger\u00e7ekten onlar \u00e7e\u015fitli hileler ve tuzaklar kurdular. Allah kat\u0131nda da onlara hilelerine kar\u015f\u0131 azab var; isterse onlar\u0131n hileleri da\u011flar\u0131 yerinden oynatacak olsun.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>47- O halde sak\u0131n Allah&#8217;\u0131n peygamberlerine olan vaadinden cayaca\u011f\u0131n\u0131 sanma! \u015e\u00fcphesiz Allah her \u015feye galiptir, intikam sahibidir.<\/p>\n<p>48- O g\u00fcn yery\u00fcz\u00fc bir ba\u015fka yere, g\u00f6kler, ba\u015fka g\u00f6klere \u00e7evirilecek ve b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar, kabirlerinden \u00e7\u0131k\u0131p bir ve g\u00fcc\u00fcne kar\u015f\u0131 durulmaz olan Allah&#8217;\u0131n huzuruna toplanacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>49- O g\u00fcn, su\u00e7lular\u0131n zincire vurulmu\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn.<\/p>\n<p>50- G\u00f6mlekleri katrandand\u0131r ve y\u00fczlerini ate\u015f kaplar.<\/p>\n<p>51- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, herkesi kazand\u0131\u011f\u0131 ile cezaland\u0131racakt\u0131r. Ger\u00e7ekten Allah, hesab\u0131 \u00e7abuk g\u00f6rendir.<\/p>\n<p>52- Bu Kur&#8217;\u00e2n, kendisiyle uyar\u0131ls\u0131nlar, Allah&#8217;\u0131n ancak bir tek il\u00e2h oldu\u011funu bilsinler ve ak\u0131l sahipleri \u00f6\u011f\u00fct als\u0131nlar diye insanlara g\u00f6nderilmi\u015f bir tebli\u011fdir.<\/p>\n<p>47-48- &#8220;ba\u015fka yer&#8221;. Bu terkib, iki anlama gelebilir. Birisi yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn yerden ba\u015fka \u015feye, yani yer mahiyetinden ba\u015fkas\u0131na demek olur. Birisi de bu yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn, ba\u015fka bir yere \u00e7evrilmesi demek olur. Ve bu her iki m\u00e2n\u00e2 ile yorum yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc baz\u0131 riv\u00e2yetlerde yery\u00fcz\u00fc ate\u015f olacak, g\u00f6kler cennet olacak denilmi\u015f; baz\u0131 riv\u00e2yetlerde de yery\u00fcz\u00fc g\u00fcm\u00fc\u015f k\u00fcl\u00e7esi gibi bembeyaz, \u00fczerinde kan d\u00f6k\u00fclmemi\u015f, g\u00fcnah i\u015flenmemi\u015f ba\u015fka bir yer olacak denilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Sehl b. Sa&#8217;d&#8217;dan rivayet edildi\u011fine g\u00f6re, ben dinledim Peygamber (s.a.v) buyuruyordu ki: &#8220;K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcnde insanlar tertemiz bir daire gibi beyaz ve parlak bir yer \u00fczerinde ha\u015frolunacaklar.&#8221; Hz. Ai\u015fe&#8217;den rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;O g\u00fcn yer y\u00fcz\u00fc ba\u015fka bir yere \u00e7evrilir.&#8217; \u00e2yeti hakk\u0131nda Hz. Peygambere sordum. &#8216;Ey Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi! O g\u00fcn insanlar nerede olacak?&#8217; dedim. Buyurdu ki: &#8216;\u00d6yle bir \u015fey sordun ki \u00fcmmetimden hi\u00e7biri sormam\u0131\u015ft\u0131. O vakit insanlar cehennem k\u00f6pr\u00fcs\u00fc \u00fczerinde, di\u011fer bir riv\u00e2yette s\u0131rat (k\u00f6pr\u00fcs\u00fc) \u00fczerinde olacaklar&#8221; demi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Yery\u00fcz\u00fc&#8221;, belirli olarak zikredilmi\u015f ve tekrarlanm\u0131\u015f oldu\u011funa ve bu \u015fekilde ikincisinin, birincinin ayn\u0131s\u0131 olmas\u0131 esas oldu\u011funa g\u00f6re de ikinci m\u00e2n\u00e2 a\u00e7\u0131k\u00e7a anla\u015f\u0131l\u0131r. Bununla birlikte zamir ile buyurulmay\u0131p da a\u00e7\u0131k isim ile buyurulmas\u0131 birinci m\u00e2n\u00e2ya da ihtimal vermektedir. Sonra her iki durumda da de\u011fi\u015ftirmenin de iki m\u00e2n\u00e2ya gelme ihtimali vard\u0131r: Birisi tamamen yok ettikten sonra yeni yaratma, yani kendisini de\u011fi\u015ftirmek; di\u011feri de maddesinin kal\u0131c\u0131 olmas\u0131 ile de\u011fi\u015ftirilmesi yani vasf\u0131n\u0131 ba\u015fka \u015feye \u00e7evirmek demek olur. Kel\u00e2m bilginlerinden baz\u0131lar\u0131 birinci m\u00e2n\u00e2y\u0131 tercih etmi\u015fler. \u00c7\u00fcnk\u00fc de\u011fi\u015ftirmek yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn kendisine isnad edilmi\u015f oldu\u011fu gibi, &#8220;Ondan ba\u015fka her \u015fey yok olacakt\u0131r&#8221; (Kasas, 28\/88) \u00e2yeti de a\u00e7\u0131k\u00e7a bunu gerektirir. Yukardaki hadise uygun olarak \u0130bn\u00fc Mesud hazretleri: &#8220;Yer, \u00fczerinde kan d\u00f6k\u00fclmemi\u015f, g\u00fcnah i\u015flenmemi\u015f, s\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015f beyaz g\u00fcm\u00fc\u015f gibi bir yer ile de\u011fi\u015ftirilecek&#8221; demi\u015f oldu\u011fundan bunun bizzat kendisinin de\u011fi\u015fmesi oldu\u011fu da s\u00f6ylenmi\u015ftir. Baz\u0131 kel\u00e2m bilginleri de ikinci m\u00e2n\u00e2y\u0131 tercih etmi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc de\u011fi\u015ftirmenin \u00e7evirmek m\u00e2n\u00e2s\u0131na kullan\u0131lmas\u0131 da me\u015fhur oldu\u011fu gibi, \u00f6l\u00fcmden sonraki dirilme hakk\u0131ndaki &#8220;kuyruk sokumundaki en k\u00fc\u00e7\u00fck kemik&#8221; hadisinde maddenin kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na bir i\u015faret var gibidir. \u0130bn\u00fc Abb\u00e2s (r.a) dan rivayet edilmi\u015ftir ki: &#8220;Yery\u00fcz\u00fc yine bu yery\u00fcz\u00fcd\u00fcr. \u015eu kadar var ki s\u0131fat\u0131 de\u011fi\u015fecek, bir\u00e7ok \u00f6rneklerden biri da\u011flar\u0131 y\u00fcr\u00fcyecek, denizleri yar\u0131lacak, d\u00fcmd\u00fcz olacak, e\u011frilik b\u00fc\u011fr\u00fcl\u00fck g\u00f6r\u00fclmeyecek&#8221; demi\u015f ve \u015fu beyti okumu\u015ftur.<\/p>\n<p>Deneye dayanan bilimler ve bunlardan biri olan kimya ilmi kurallar\u0131na g\u00f6re, maddenin kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 \u015fekli ile yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ba\u015fka bir \u015feye \u00e7evirilmesinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek kolay ise de, maddenin yok edilmesi yolu ile de\u011fi\u015ftirilmesinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmek zordur. Onun i\u00e7in maddenin ba\u015flang\u0131c\u0131 olmayacak kadar eski olmas\u0131 ve kal\u0131c\u0131 olmas\u0131n\u0131 ileri s\u00fcren filozoflar, bunu imkans\u0131z sayd\u0131klar\u0131ndan, yaln\u0131z maddenin ba\u015fka bir \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015fmesi g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Bununla birlikte son zamanlarda maddenin yaln\u0131z kuvvete d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011funu g\u00f6steren baz\u0131 deneylere rastland\u0131\u011f\u0131ndan maddenin kal\u0131c\u0131 olmas\u0131 kanunu &#8220;kuvvetin kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131&#8221; kanununa, bu da &#8220;sebebin kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131&#8221; kanununa \u00e7evirilmi\u015ftir. \u0130lletin kal\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n ise \u015f\u00fcphe yok ki Allah&#8217;\u0131n ebed\u00ee kal\u0131c\u0131 olmas\u0131yla ili\u015fkisi vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6zetle maddenin yok olmas\u0131 akla g\u00f6re de imkans\u0131z de\u011fildir. Bundan dolay\u0131 maddenin de\u011fi\u015fmesine inanmakla geni\u015f a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n bilgisine havale etmek daha uygundur. Bununla birlikte bu hususta maddenin yok edilmesi \u015fart olmad\u0131\u011f\u0131ndan maddeyi ba\u015fka bir \u015feye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye inanmak da yeterli olabilir. Bir de \u0130bn\u00fc Atiyye tefsirinde \u015funu da riv\u00e2yet etmi\u015ftir ki, yery\u00fcz\u00fc de de\u011fi\u015ftirilecek ve fakat her grubun durumuna g\u00f6re; kimine ekmek, kimine g\u00fcm\u00fc\u015f, kimine ate\u015f v.s. olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu rivayette, \u00e7e\u015fitli rivayetlerin bir toplamas\u0131 ve uzla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 vard\u0131r. Bununla birlikte bu \u00e7e\u015fit de\u011fi\u015fiklikler, d\u00fcnyada da g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131, o \u015fa\u015fmaz vaad ve intikam\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi, o g\u00fcnk\u00fc yery\u00fcz\u00fc, ba\u015fka bir yerle de\u011fi\u015ftirilecek. &#8220;Yer uzat\u0131l\u0131p d\u00fcmd\u00fcz edildi\u011fi, i\u00e7lerindekini at\u0131p bo\u015f kald\u0131\u011f\u0131 ve Rabbine boyun e\u011fdi\u011fi zaman ki, bu mutlaka ger\u00e7ekle\u015fecektir o zaman herkes yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6recektir&#8221; (\u0130n\u015fik\u00e2k, 84\/3-5) gibi \u00e2yetlere bak. G\u00f6kler de \u00f6yle de\u011fi\u015fecek, yar\u0131lacak ve \u00e7atlayacak g\u00fcne\u015f ve ay, tutulup d\u00fcr\u00fclecek, y\u0131ld\u0131zlar\u0131 s\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcp da\u011f\u0131t\u0131larak d\u00fcr\u00fclecek, ba\u015fka g\u00f6klere d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fclecek. Yani k\u0131yamet kopacak, bu d\u00fcnyan\u0131n yeri ve g\u00f6kleri yerine ahiret yeri, ahiret g\u00f6kleri kurulacak. Ve hepsi Allah i\u00e7in ortaya \u00e7\u0131kacaklar, yani b\u00fct\u00fcn halk ve bu arada \u00f6zellikle o zalimler durduklar\u0131 kabirlerinden y\u00fcr\u00fct\u00fclecek. Gizli yap\u0131yoruz iddia ettikleri b\u00fct\u00fcn amelleri ile arasat meydan\u0131na d\u00f6k\u00fclecek, hi\u00e7bir yerde gizlenemeyerek ve ba\u015fka hi\u00e7bir ba\u015fvuracak yer bulamayarak Allah i\u00e7in, Allah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcm ve cezas\u0131 i\u00e7in b\u00fcy\u00fck mahkemeye \u00e7\u0131kacaklar. O Allah i\u00e7in ki, bir ve her \u015feye galiptir. V\u00e2hid, yani orta\u011f\u0131 yok, bu d\u00fcnyada ondan ba\u015fka il\u00e2h iddia edenler, ba\u015fka mabud, ba\u015fka Rabb tan\u0131mak isteyenler veya nefislerine, nefsin isteklerine tapanlar, o g\u00fcn g\u00f6recekler ve anlayacaklar ki Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h yok, O&#8217;na kar\u015f\u0131 (varl\u0131\u011f\u0131n\u0131) iddia ettikleri ortaklar, menfaat umduklar\u0131, kuvvet isnad ettikleri kendisine uyulanlar, hakim zannettikleri hayaller hi\u00e7 imi\u015f. Allah bir ve kahh\u00e2r, yani her \u015feye g\u00e2lip, her \u015fey onun h\u00fck\u00fcm ve kudretine yenik ve mahkum, iradesine kar\u015f\u0131 gelinmek ihtimali yoktur. Kahr\u0131na yerler, g\u00f6kler dayanmaz, O&#8217;nun i\u00e7in yerler, g\u00f6kler de\u011fi\u015fmi\u015f. Herkes O&#8217;nun y\u00fcce huzurunda boyun b\u00fckm\u00fc\u015f ve asl\u0131nda hepsi O&#8217;nun i\u00e7in yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131sacas\u0131 burada Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131ndan \u00f6zellikle v\u00e2hid (bir) ve kahh\u00e2r (kahredici) s\u0131fatlar\u0131n\u0131n zikredilmesi, o g\u00fcn\u00fcn \u00e7ok korkun\u00e7 ve \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fc oldu\u011funu anlatmak i\u00e7indir ki bunun ba\u015fka bir benzeri, &#8220;Bug\u00fcn h\u00fck\u00fcmranl\u0131k kimindir? Kahh\u00e2r olan tek Allah&#8217;\u0131nd\u0131r.&#8221; (M\u00fcmin, 40\/16) \u00e2yetidir.<\/p>\n<p>49-50- Ve o g\u00fcn o su\u00e7lular\u0131 g\u00f6receksin ki birbirine yakla\u015ft\u0131r\u0131larak zincirlere vurulmu\u015flar. G\u00f6mlekleri katrandan. Bilindi\u011fi gibi katran; siyah, \u00e7irkin ve sert kokulu, s\u00fcratle tutu\u015fur, s\u0131cak ve keskin bir s\u0131v\u0131 maddedir. Araplar bunu uyuz develere s\u00fcrerler. Denilmi\u015f ki cehennemliklere katran s\u00fcr\u00fclecek ve o, basbaya\u011f\u0131 onlar\u0131n donu, g\u00f6mle\u011fi olacak. Ve bu \u015fekilde kendilerinde d\u00f6rt \u00e7e\u015fit azab toplanacak ki bunlar: \u00e7irkin renk, pis koku, \u015fiddetli hararet ve s\u00fcratle tutu\u015fma, kabiliyeti. Ancak unutulmamas\u0131 gerekir ki, b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fc ve g\u00f6kleri ile \u00e2lemin de\u011fi\u015fti\u011fi o g\u00fcn, e\u015fyan\u0131n \u00f6zellikleri ve vas\u0131flar\u0131 da bamba\u015fka bir halde de\u011fi\u015fmi\u015f olacakt\u0131r. Bundan dolay\u0131 o g\u00fcnk\u00fc katran, bu g\u00fcn bildi\u011fimiz katranla mukayese edilemeyecek ve belirlenemeyecek bir \u015feydir. O halde buradaki anlat\u0131m, bir \u00f6rnek vermek \u015feklindedir. \u00d6nce \u015furas\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a biliniyor ki, bu ifadeden son derece bir sefillik hemen akla gelir. \u0130kinci olarak Ebu&#8217;s-Suud tefsirinde der ki: Bunun, nefsin \u00f6z\u00fcn\u00fc ku\u015fat\u0131p ona ac\u0131lar ve \u00fcz\u00fcnt\u00fcler \u00e7eken, k\u00f6t\u00fc al\u0131\u015fkanl\u0131klar ve k\u00f6t\u00fc huylar olmas\u0131n\u0131n ihtimali vard\u0131r. Daha do\u011frusu zikredilen katran, onlar\u0131n bu d\u00fcnyada bula\u015ft\u0131klar\u0131 ve kendilerine \u015fiar edindikleri yanl\u0131\u015f inan\u00e7lar\u0131n t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc i\u015fkenceleri celbeden \u00e7irkin amellerin ayn\u0131d\u0131r ki, \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada yani ahirette o \u015fekilde cesed \u015fekline girerek azablar\u0131n\u0131n \u015fiddetlenmesine sebep olacakt\u0131r. Ve y\u00fczlerini ate\u015f b\u00fcr\u00fcyecektir. &#8220;Allah&#8217;\u0131n tutu\u015fturulmu\u015f ate\u015fidir. \u00d6yle bir ate\u015f ki g\u00f6n\u00fcllere i\u015fler.&#8221; (H\u00fcmeze, 104\/6-7) m\u00e2n\u00e2s\u0131 gere\u011fince ilk \u00f6nce kalblerden tutu\u015facak olan cehennem ate\u015fi, yaln\u0131z i\u00e7lerini yakmakla kalmayacak, o katranl\u0131k cesedlerinin her taraf\u0131n\u0131 kaplayacak ve hatta g\u00f6r\u00fcnen uzuvlar\u0131n\u0131n en k\u0131ymetlisi olan ve duygularla hislerinin birle\u015ftikleri yer olan y\u00fczlerini bile b\u00fcr\u00fcyecek. M\u00fcfessirlerin tercih ettikleri bu m\u00e2n\u00e2, &#8220;O g\u00fcn y\u00fcz\u00fckoyun ate\u015fe s\u00fcr\u00fcklenecekler.&#8221; (Kamer, 54\/48) m\u00e2n\u00e2s\u0131 gibi cehennem i\u00e7indeki bir durumlar\u0131 demek olur. Fakat bunun, ondan \u00f6nce ha\u015fir s\u0131ras\u0131nda veya s\u0131rat \u00fczerinde olmas\u0131 daha kesindir hitab\u0131 da bunun bir ipucudur.<\/p>\n<p>51- \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah herkesi kazand\u0131\u011f\u0131 ile cezaland\u0131racakt\u0131r. Yani b\u00fct\u00fcn onlar; yer ve g\u00f6klerin o d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm ve de\u011fi\u015fimi, O Allah\u0131n huzuruna \u00e7\u0131k\u0131\u015f ve g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n zincire vurulmas\u0131, Allah&#8217;\u0131n herkesi, her insan\u0131n benli\u011fini kazanc\u0131na g\u00f6re iyili\u011fe iyilik, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe k\u00f6t\u00fcl\u00fck kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131yla cezaland\u0131rmas\u0131 hikmeti i\u00e7in yap\u0131lacakt\u0131r. Ve onun i\u00e7in o g\u00fcn o g\u00fcnahkarlar\u0131n cezalar\u0131n\u0131 bulurken sen onlar\u0131 \u00f6yle g\u00f6receksin ey Muhammed!<\/p>\n<p>Veya ey olgun m\u00fcmin! \u015e\u00fcphe yok ki Allah hesab\u0131 \u00e7abuk g\u00f6rendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onu bir i\u015f, di\u011fer bir i\u015ften me\u015fgul etmez. \u0130mha edip dururken birden bire hesaba \u00e7eker. Ve isterse hepsini bir anda bitirir. Ra&#8217;d S\u00fbresi&#8217;nde<\/p>\n<p>&#8220;Sana d\u00fc\u015fen, sadece duyurmakt\u0131r. Hesap g\u00f6rmek de bize d\u00fc\u015fer&#8221; (Ra&#8217;d, 13\/40) buyurulmad\u0131 m\u0131yd\u0131.?<\/p>\n<p>52- \u0130\u015fte bu kitap, yani bu \u0130brahim S\u00fbresi veya bu s\u00fbrenin sonunu olu\u015fturan bu den ya kadar olan hat\u0131rlatmas\u0131 insanlara g\u00f6nderilmi\u015f bir bildiridir. Yeterli ve m\u00fckemmel bir nasihatt\u0131r. Bir de bununla uyar\u0131lmalar\u0131 i\u00e7in ve ger\u00e7ekten Allah&#8217;\u0131n bir, ancak bir oldu\u011funu bilsinler diye ve ak\u0131l sahipleri olanlar d\u00fc\u015f\u00fcns\u00fcnler, yani ne yapt\u0131klar\u0131n\u0131 ve ne yapacaklar\u0131n\u0131, \u015fimdiye kadar hangi dinde, hangi mezhepte ve ne gibi amelde bulunduklar\u0131n\u0131 ve bundan sonra ne yolda hareket etmeleri laz\u0131m gelece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmeleri ve anlamalar\u0131 i\u00e7indir ki bu Kur&#8217;\u00e2n indirildi. Buyurulmay\u0131p da bir &#8220;v\u00e2v&#8221; \u0131n ilave edilmesi ile buyurulmas\u0131nda ne kadar geni\u015f anlaml\u0131 bir bela\u011fat vard\u0131r. Bu vav, at\u0131f edat\u0131 veya ba\u015flang\u0131\u00e7 edat\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilece\u011finden dolay\u0131 i\u015fin ba\u015flang\u0131c\u0131nda iki ba\u011fla\u00e7 \u015feklinde gelmesi muhtemel olur. Atf ed\u00e2t\u0131 oldu\u011fu takdirde kendisinden \u00f6nce gibi s\u00f6z\u00fcn geli\u015finden anla\u015f\u0131lan bir matuf\u00fcn aleyhi (\u00fczerine at\u0131f yap\u0131lan) hat\u0131rlatarak &#8220;nasihat edilmeleri i\u00e7in&#8230;&#8221; m\u00e2n\u00e2s\u0131n\u0131 ifade eder. Ba\u015flang\u0131\u00e7 edat\u0131 oldu\u011fu takdirde de g\u00f6sterildi\u011fi tarzda l\u00e2m&#8217;\u0131n ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu fiilin, s\u00f6z\u00fcn sonunda oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr. \u00d6yle ki bu \u00f6n\u00fcndeki s\u00fbreye ba\u011fl\u0131 olabilir. Bundan dolay\u0131 bu \u00e2yet, bir taraftan \u0130brahim S\u00fbresi&#8217;ni tamamlarken di\u011fer taraftan ondan sonraki H\u0131cr S\u00fbresi&#8217;ne bir haz\u0131rl\u0131k denebilecek \u015fekilde m\u00fckemmel bir \u00f6zetleme olmu\u015ftur. \u015eu halde \u0130brahim S\u00fbresi&#8217;ni kapsam\u0131\u015f oldu\u011fu inan\u00e7la ilgili h\u00fck\u00fcmleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan insanlara \u00f6zel bir tebli\u011f; H\u0131cr S\u00fbresi&#8217;ni de uyarma, tevhid ve \u00f6\u011f\u00fct verme hikmetleri ile onun bir tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 \u015feklinde d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>14-\u0130BRAH\u0130M: 1-2-(Yunus S\u00fbresi&#8217;nden beri ge\u00e7en benzerlerine bak\u0131n\u0131z.) bu \u00e7\u0131k\u0131\u015f yeri belli ve s\u0131n\u0131rl\u0131 olmayan, karn\u0131n \u00fcst taraf\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p her harfin yard\u0131m\u0131na ko\u015fan elif gibi, tevhid (Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine inanmak) ve do\u011fruluk delili olarak tecelli eden ve til\u00e2vet ve okunmas\u0131 ile gibi dillerde \u00e7alkalanarak birlikten \u00e7oklu\u011fa hitap eden bu se\u00e7kin harfler, yani mucizeli nazm\u0131yla bu s\u00fbreyi meydana &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12076,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1204,1203,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1922","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-14-ibrahim","tag-14-ibrahim-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1922","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1922"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1922\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12076"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1922"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1922"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1922"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}