{"id":1934,"date":"2010-11-18T22:49:04","date_gmt":"2010-11-18T22:49:04","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=1934"},"modified":"2010-11-18T22:49:04","modified_gmt":"2010-11-18T22:49:04","slug":"8-enfal-tefsiri","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/8-enfal-tefsiri\/","title":{"rendered":"8-ENFAL SURES\u0130 HAK D\u0130N\u0130 KURAN D\u0130L\u0130 TEFS\u0130R\u0130"},"content":{"rendered":"<p>8-ENFAL:<\/p>\n<p>Resul\u00fcm, sana enf\u00e2lden, ganimetlerden soruyorlar Enf\u00e2li soruyorlar buyurulmay\u0131p &#8220;enf\u00e2lden soruyorlar&#8221; buyurulmas\u0131 g\u00f6sterir ki, as\u0131l enf\u00e2li soruyorlar veya ganimeti istiyorlar demek olmay\u0131p, enf\u00e2lin durumunu, onunla ilgili h\u00fckm\u00fcn\u00fc soruyorlar demek oldu\u011funa i\u015farettir ve, bu cihet zaten verilen cevap ile a\u00e7\u0131kl\u0131k kazanacakt\u0131r. Sonra bunun A&#8217;raf s\u00fbresinin son \u00e2yetlerine ilgisi bak\u0131m\u0131ndan da kullu\u011fa y\u00f6nelik, yani hakkiyle kulluk edebilme arzusundan do\u011fan bir soru oldu\u011fundan da gaflet edilmemek gerekir. Cevap olarak: De ki; enf\u00e2l, Allah ve Resul\u00fcn\u00fcnd\u00fcr. Yani enf\u00e2l hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermek Allah&#8217;a ve Resul&#8217;e mahsustur. Bunda kimsenin oyu ve onay\u0131 yoktur. Allah nas\u0131l emrederse Resul de onu \u00f6ylece tebli\u011f ve icra eder. \u015eu halde Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131n\u0131z, Allah&#8217;a ittika ediniz ve gazab\u0131na sebep olacak h\u00e2llerden sak\u0131n\u0131p korununuz. Ve aran\u0131zdaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 gideriniz, d\u00fczeltiniz. \u0130htilaf ve anla\u015fmazl\u0131klar\u0131 gerektiren h\u00e2llerinizi d\u00fczeltiniz ve bunu yapabilmek i\u00e7in Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat ediniz e\u011fer m\u00fcminler iseniz, b\u00f6yle yapars\u0131n\u0131z. Zira m\u00fcminler, ancak onlard\u0131r ki, Allah an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman yani s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n ism-i cel\u00e2li s\u00f6ylendi\u011fi, s\u0131fatlar\u0131ndan hi\u00e7 bahsolunmaks\u0131z\u0131n ve fiillerinden, kudretinden hi\u00e7biri g\u00f6sterilmeksizin yaln\u0131zca &#8220;Allah&#8221; denildi\u011fi zaman y\u00fcrekleri oynar, kalblerini rahmet \u00fcmidi ve sevgi heyecan\u0131 kaplar, muhabbetle kar\u0131\u015f\u0131k bir korku sarar, Allah&#8217;\u0131n azamet ve ihti\u015fam\u0131ndan kaynaklanan bir \u00fcrperti kaplar. Ve \u00fczerlerine O&#8217;nun \u00e2yetleri okundu\u011fu, til\u00e2vet edildi\u011fi vakit imanlar\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r. Bilgi ve ibadet sebepleri ve delilleri artt\u0131k\u00e7a iman da taklitten \u00e7\u0131k\u0131p tahkik \u00f6zelli\u011fi kazanmaya ba\u015flar, tahkik geli\u015fir, yak\u00een ve itminanlar\u0131 ziyadele\u015fir. Ve ancak Rab&#8217;lerine tevekk\u00fcl ve itimat eylerler. Ba\u015fkas\u0131na de\u011fil, yaln\u0131zca Allah&#8217;a g\u00fcvenir ve O&#8217;na teslimiyet g\u00f6sterirler ve i\u015flerinde ba\u015far\u0131y\u0131 ondan beklerler.<\/p>\n<p>2- Resul\u00fcm, sana enf\u00e2lden, ganimetlerden soruyorlar Enf\u00e2li soruyorlar buyurulmay\u0131p &#8220;enf\u00e2lden soruyorlar&#8221; buyurulmas\u0131 g\u00f6sterir ki, as\u0131l enf\u00e2li soruyorlar veya ganimeti istiyorlar demek olmay\u0131p, enf\u00e2lin durumunu, onunla ilgili h\u00fckm\u00fcn\u00fc soruyorlar demek oldu\u011funa i\u015farettir ve, bu cihet zaten verilen cevap ile a\u00e7\u0131kl\u0131k kazanacakt\u0131r. Sonra bunun A&#8217;raf s\u00fbresinin son \u00e2yetlerine ilgisi bak\u0131m\u0131ndan da kullu\u011fa y\u00f6nelik, yani hakkiyle kulluk edebilme arzusundan do\u011fan bir soru oldu\u011fundan da gaflet edilmemek gerekir. Cevap olarak: De ki; enf\u00e2l, Allah ve Resul\u00fcn\u00fcnd\u00fcr. Yani enf\u00e2l hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm vermek Allah&#8217;a ve Resul&#8217;e mahsustur. Bunda kimsenin oyu ve onay\u0131 yoktur. Allah nas\u0131l emrederse Resul de onu \u00f6ylece tebli\u011f ve icra eder. \u015eu halde Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131n\u0131z, Allah&#8217;a ittika ediniz ve gazab\u0131na sebep olacak h\u00e2llerden sak\u0131n\u0131p korununuz. Ve aran\u0131zdaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 gideriniz, d\u00fczeltiniz. \u0130htilaf ve anla\u015fmazl\u0131klar\u0131 gerektiren h\u00e2llerinizi d\u00fczeltiniz ve bunu yapabilmek i\u00e7in Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat ediniz e\u011fer m\u00fcminler iseniz, b\u00f6yle yapars\u0131n\u0131z. Zira m\u00fcminler, ancak onlard\u0131r ki, Allah an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 zaman yani s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n ism-i cel\u00e2li s\u00f6ylendi\u011fi, s\u0131fatlar\u0131ndan hi\u00e7 bahsolunmaks\u0131z\u0131n ve fiillerinden, kudretinden hi\u00e7biri g\u00f6sterilmeksizin yaln\u0131zca &#8220;Allah&#8221; denildi\u011fi zaman y\u00fcrekleri oynar, kalblerini rahmet \u00fcmidi ve sevgi heyecan\u0131 kaplar, muhabbetle kar\u0131\u015f\u0131k bir korku sarar, Allah&#8217;\u0131n azamet ve ihti\u015fam\u0131ndan kaynaklanan bir \u00fcrperti kaplar. Ve \u00fczerlerine O&#8217;nun \u00e2yetleri okundu\u011fu, til\u00e2vet edildi\u011fi vakit imanlar\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131r. Bilgi ve ibadet sebepleri ve delilleri artt\u0131k\u00e7a iman da taklitten \u00e7\u0131k\u0131p tahkik \u00f6zelli\u011fi kazanmaya ba\u015flar, tahkik geli\u015fir, yak\u00een ve itminanlar\u0131 ziyadele\u015fir. Ve ancak Rab&#8217;lerine tevekk\u00fcl ve itimat eylerler. Ba\u015fkas\u0131na de\u011fil, yaln\u0131zca Allah&#8217;a g\u00fcvenir ve O&#8217;na teslimiyet g\u00f6sterirler ve i\u015flerinde ba\u015far\u0131y\u0131 ondan beklerler.<\/p>\n<p>3- Onlar ki, Namaz\u0131 hakkiyle k\u0131lar ve kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131klardan infakta bulunurlar.<\/p>\n<p>4- \u0130\u015fte onlar, yani bu \u00f6zellikleri kazanm\u0131\u015f olan m\u00fcminler yok mu hakkiyle m\u00fcmin olanlar i\u015fte ancak bunlard\u0131r. Ger\u00e7ekte m\u00fcmin diye ancak bunlara denilir. Zira hem kalbleri, hem kal\u0131plar\u0131 ve amelleri ile m\u00fcmindirler. Bunlar i\u00e7in Rableri kat\u0131nda y\u00fcksek y\u00fcksek dereceler ve b\u00fcy\u00fck bir ma\u011ffiret ve kerim bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r. \u00d6yle kerim bir r\u0131z\u0131k ki, say\u0131s\u0131 ve s\u00fcresi t\u00fckenmez, ard\u0131 arkas\u0131 kesilmez, zarars\u0131z ve t\u00fckenmez, derdi belas\u0131 olmaz, s\u0131rf hay\u0131r ve s\u0131rf nimet olan bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r ki iman ile g\u00fczel amelin as\u0131l ecri i\u015fte bunlard\u0131r. D\u00fcnya mal\u0131 ve sava\u015f ganimetleri bunlar\u0131n yan\u0131nda k\u00e2le al\u0131nmaya bile de\u011fmez. \u015eu halde enf\u00e2lin h\u00fckm\u00fcn\u00fc sorarken, her \u015feyden \u00f6nce \u015funu bilmek gerekir ki,enf\u00e2l, bu dereceleri, bu ma\u011ffireti ve bu kerim r\u0131zk\u0131 ihlal etmemek \u015fart\u0131yla ve onun \u00fczerine ziyade, fazladan bir nimet olmak \u00fczere d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmeli ve ele al\u0131nmal\u0131d\u0131r. Yoksa ganimetler, hel\u00e2l olan birer enf\u00e2l olma \u00f6zelli\u011fini kaybeder, birer vebal ve g\u00fcnah olur. Bu h\u00e2l, bu enf\u00e2l meselesindeki durum neye benzer bilir misiniz?<\/p>\n<p>5-Ey Muammed, Bu h\u00e2l, \u015funun gibidir ki Rabbin seni hakk\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karma u\u011fruna, yata\u011f\u0131ndan kald\u0131r\u0131p, evinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131, yani Rabbin seni, Medine&#8217;deki evinden \u00e7\u0131kar\u0131p Bedir taraf\u0131na do\u011fru hareket etmeni emreyledi\u011fi zaman, hakk\u0131 yerine getirmek gibi ger\u00e7ek bir sebeple \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fte o s\u0131rada bu m\u00fcminlerin bir k\u0131sm\u0131 g\u00f6n\u00fcls\u00fczd\u00fcler. Sava\u015f\u0131 arzu eder bir durumda de\u011fildiler. Bunun i\u00e7in ilk yola \u00e7\u0131k\u0131\u015fta i\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc bilmiyorlard\u0131. Gerekli haz\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 yapmadan sadece bir kervana gidiliyor diye geli\u015fig\u00fczel \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunuyorlard\u0131, sava\u015fmay\u0131 da istemiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>6- Hakikat iyice a\u00e7\u0131kl\u0131k kazand\u0131ktan, yani sava\u015f\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011fu iyice anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonra h\u00e2l\u00e2 o konuda sana kar\u015f\u0131 m\u00fccadele ediyorlard\u0131, sanki g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re \u00f6l\u00fcme s\u00fcr\u00fckleniyorlarm\u0131\u015f gibi davran\u0131yorlard\u0131. Yani do\u011fal olarak sava\u015fmaktan gocunduklar\u0131 veya harp i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f olmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in, iki s\u00fcvari ve \u00fc\u00e7y\u00fcz on\u00fc\u00e7 piyadeden olu\u015fan ufac\u0131k bir birlikle d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 sava\u015f vermeyi bir k\u0131s\u0131m m\u00fcminler \u00e7ok tehlikeli ve mahzurlu g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131 ve sava\u015f\u0131 ho\u015f kar\u015f\u0131lam\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>7- Ve unutmay\u0131n o vakti ki, Allah size iki taifeden birisi sizin olacakt\u0131r diye vaad ediyordu; siz ise istiyordunuz ki, \u015fevketi olmayan \u015fey sizin olsun. Bu iki taifenin birisi Ebu S\u00fcfy\u00e2n&#8217;\u0131n y\u00f6netiminde Amr b. As ile Amr b. Hi\u015fam&#8217;\u0131n dahi i\u00e7inde bulundu\u011fu k\u0131rk s\u00fcvari muhafazas\u0131nda \u015eam&#8217;dan gelmekte olan b\u00fcy\u00fck bir ticaret kervan\u0131 idi. Hz. Peygamber bu kervan\u0131n geli\u015fini haber vererek Medine&#8217;den hareket etmi\u015fti. Sahabenin bir\u00e7o\u011fu, hareketin hedefinin yaln\u0131zca bu kervan\u0131 vurmak oldu\u011fu d\u00fc\u015f\u00fcncesinde bulunduklar\u0131ndan bu harekete fazla a\u011f\u0131rl\u0131k ku\u015fanmadan kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Oysa \u00f6te yandan b\u00fct\u00fcn Mekke halk\u0131 ayaklanm\u0131\u015f b\u00fcy\u00fck bir kalabal\u0131k te\u015fkil ederek Ebu Cehil kumandas\u0131nda hareket etmi\u015f, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve \u015fevketli bir taife idi Bin ki\u015filik silahl\u0131 bir Kurey\u015f ordusu Bedir&#8217;e do\u011fru geliyordu. O zaman Cebrail inmi\u015f ve demi\u015ftir ki, Ey Muhammed, Allah Te\u00e2l\u00e2 size iki taifenin birini vaad etti; ya \u0131yr, ya nef\u00eer yani ya kervan veya Kurey\u015f ordusu&#8221;. Bunun \u00fczerine Resulullah yolda ashab\u0131 ile isti\u015fare edip buyurdu ki, &#8220;ne diyorsunuz? Kurey\u015fliler yola \u00e7\u0131kt\u0131lar, &#8220;her t\u00fcrl\u00fc zorlu\u011fa ve s\u0131k\u0131nt\u0131ya ra\u011fmen&#8221; bize do\u011fru geliyorlar. Sizce kervan m\u0131 daha iyi, yoksa onlar\u0131 kar\u015f\u0131lamak m\u0131?&#8221; B\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131: &#8220;Hay\u0131r, bizce d\u00fc\u015fman\u0131 kar\u015f\u0131lamaktansa kervan\u0131 takip etmek daha iyi.&#8221; dediler. Buna kar\u015f\u0131 Resulullah&#8217;\u0131n m\u00fcbarek y\u00fczlerinde bir burukluk has\u0131l oldu. Sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi: &#8220;Kervan deniz kenar\u0131ndan ge\u00e7ti gitti, Ebu Cehil ise bize do\u011fru geliyor&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine yine de &#8220;Ya Resulallah, kervana bak, d\u00fc\u015fman\u0131 b\u0131rak.&#8221; dediler. Hz. Peygamber \u00f6fkelenmi\u015fti, Ebubekir ve \u00d6mer (r.a.) kalkt\u0131lar g\u00fczel s\u00f6zler s\u00f6ylediler. Sonra Sa&#8217;d b. Ubade kalkt\u0131 ve dedi ki &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc! Kendi emrine bak ve icra et, vallahi sen yani Aden k\u00f6rfezine gitsen Ensar&#8217;dan bir ki\u015fi bile geri kalmaz.&#8221; dedi. Daha sonra Mikdat b. Amr, kalkt\u0131 ve dedi ki &#8220;Ya Resulallah! Allah Te\u00e2l\u00e2 sana ne emrettiyse onu icra et, ne tarafa gidersen biz kesinlikle seninle beraberiz. Biz, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n Hz. Musa&#8217;ya dedikleri gibi, &#8220;Git, sen ve Rabb&#8217;in birlikte sava\u015f\u0131n, biz i\u015fte burada oturup bekliyoruz.&#8221; (M\u00e2ide 5\/24) demeyiz, l\u00e2kin deriz ki Sen Rabb&#8217;inle git, ikiniz onlarla sava\u015f\u0131n\u0131z, biz de sizinle beraberiz, g\u00f6ren bir tek g\u00f6z\u00fcm\u00fcz bulundu\u011fu m\u00fcddet\u00e7e sava\u015faca\u011f\u0131z&#8221;. Bunun \u00fczerine Resulullah&#8217;\u0131n y\u00fcz\u00fc g\u00fcld\u00fc, &#8220;\u015eimdi bana s\u00f6yleyin, insanlar bu iki g\u00f6r\u00fc\u015ften hangisinden yanad\u0131r?&#8221; buyurdu. Ve insanlar s\u00f6z\u00fcnden maksad\u0131 da Ensar idi. Zira Ensar Akabe&#8217;de bey&#8217;at ettikleri zaman &#8220;Sen bizim diyar\u0131m\u0131za gelinceye kadar zimmetimizde de\u011filsin, ancak bize geldi\u011fin zaman zimmetimizdesin, kendi \u00e7oluk \u00e7ocu\u011fumuzu m\u00fcdafaa etti\u011fimiz gibi seni de m\u00fcdafaa edece\u011fiz&#8221; diye s\u00f6z vermi\u015flerdi. Ve anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re Resul-i Ekrem Ensar&#8217;\u0131n &#8220;Biz ancak Medine i\u00e7inde h\u00fccum eden bir d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 m\u00fcdafaay\u0131 \u00fcstlenmi\u015ftik.&#8221; gibi bir g\u00f6r\u00fc\u015f \u00f6ne s\u00fcrmeleri ihtimalini hesaba kat\u0131yor gibiydi. Sa&#8217;d b. Muaz kalk\u0131p &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc! Galiba bizi kastediyorsun?&#8221; deyince, o da &#8220;evet&#8221; buyurdu. Bunun \u00fczerine Sa&#8217;d dedi ki: &#8220;Biz sana iman ettik, seni tasdik eyledik ve bize getirdi\u011finin hak oldu\u011funa \u015fehadet ettik. Bu konuda sana uymak ve itaat etmek \u00fczere s\u00f6z verdik. \u015eu halde sen ne dilersen onu yap. Seni hak peygamber olarak g\u00f6nderen Allah&#8217;a yemin ederim ki, sen bize \u015fu denizi g\u00f6sterip dalsan biz de beraber dalar\u0131z ve i\u00e7imizden bir tek ki\u015fi bile geri kalmaz. Bizimle d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 gitmeni de ho\u015f g\u00f6rmezlik etmeyiz. Biz harpte sebatk\u00e2r\u0131z, \u00e7arp\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda sadakat g\u00f6steren kimseleriz. Umulur ki Allah Te\u00e2l\u00e2, bizden sana, y\u00fcz\u00fcn\u00fc g\u00fcld\u00fcrecek \u015feyler g\u00f6sterecektir. \u015eu halde y\u00fcr\u00fct bizi Allah&#8217;\u0131n bereketine&#8221;. Sa&#8217;d&#8217;in bu s\u00f6zlerinden Resulullah \u00e7ok memmun oldu ve sevindi, sonra da buyurdu ki; &#8220;Haydi y\u00fcr\u00fcy\u00fcn Allah&#8217;\u0131n bereketine, size m\u00fcjde veriyorum ki, Allah bana iki taifenin birini vaad buyurdu. Allah biliyor ki, ben sanki \u015fu anda onlar\u0131n devrilip yere serilecekleri yerleri g\u00f6r\u00fcr gibi oluyorum&#8221;.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte harbin nihayetinde daha \u00f6nce enf\u00e2l meselesi \u00fczerine cereyan eden bu gibi h\u00e2ller ihtar olunarak buyuruluyor ki: Size Allah iki taifeden herhangi birini vaad ediyorken siz \u015fevketsiz olan taraf\u0131 arzu ediyordunuz, oysa Allah kelimeleriyle hakk\u0131 yerine getirmeyi ve k\u00e2firlerin k\u00f6k\u00fcn\u00fc kesmeyi murad ediyordu. Yani siz kervan\u0131 vurmak gibi, \u015fan\u0131 ve \u015ferefi olmayan k\u00fc\u00e7\u00fck \u015feyler istiyordunuz. Oysa Allah hakk\u0131n\u0131zda daha \u015ferefli olan y\u00fcksek \u015feyler murad ediyordu. Hakk\u0131n y\u00fccelmesini ve k\u00e2firlerin kahrolmas\u0131n\u0131, hak dinin \u015fan ve \u015feref kazanmas\u0131n\u0131 takdir ve irade buyurdu. \u0130\u015fte bu size, sizin kendi iradenizle Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc ve iradesi aras\u0131nda sizin lehinize ne kadar b\u00fcy\u00fck bir fark bulundu\u011funu anlat\u0131r. Burada \u015funa iyi dikkat etmek laz\u0131m gelir ki Allah Te\u00e2l\u00e2, bu hakk\u0131 yerine getirmeyi do\u011frudan do\u011fruya yaratmayla de\u011fil, kelimeleri ile, yani emri ile yerine getirmek istiyordu. \u0130\u015fte b\u00f6yle Allah&#8217;\u0131n emri ve kelimesiyle be\u015ferin de ona uyup itaat etmesiyle yap\u0131lmas\u0131 gereken \u015feylere c\u00fcrm \u00fc ma&#8217;siyet veya derece ve ma\u011ffiret tahakkuk eder. Yoksa Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n kelimeleri ile de\u011fil de do\u011frudan do\u011fruya cebri ve yaratmas\u0131yla yapt\u0131\u011f\u0131 ve yapaca\u011f\u0131 \u015feylerde be\u015ferin irade ve \u00e7abas\u0131n\u0131n hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fc yoktur.<\/p>\n<p>8-Bunun i\u00e7in Allah, her\u015feyden \u00f6nce kelimeleri ve \u00e2yetleri ile onu belirsiz olarak yap\u0131yor ve vaad ediyordu ki, o m\u00fccrimler istemeseler ve ho\u015flanmasalar da, yani o k\u00e2firlerin o m\u00fc\u015friklerin iradelerine ra\u011fmen hakk\u0131 yerine getirsin ve bat\u0131l\u0131 yok etsin, hakk\u0131n hak, bat\u0131l\u0131n da bat\u0131l oldu\u011funu iyice a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kars\u0131n ve ilan etsin.<\/p>\n<p>Unutmay\u0131n ve iyice hat\u0131rlay\u0131n o vakti ki:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>9- O vakit siz Rabbinizden yard\u0131m diliyordunuz. O da: &#8220;Ben i\u015fte ardarda bin melekle size yard\u0131m ediyorum&#8221; diye duan\u0131z\u0131 kabul buyurmu\u015ftu.<\/p>\n<p>10- Bunu da Allah size s\u0131rf bir m\u00fcjde olsun ve bununla kalbleriniz yat\u0131\u015fs\u0131n diye yapm\u0131\u015ft\u0131. Yoksa zafer ancak Allah kat\u0131ndand\u0131r. Ger\u00e7ekten Allah mutlak galiptir ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>11- O s\u0131rada size, yine kat\u0131ndan bir g\u00fcven ve esenlik olmak \u00fczere bir uyku sard\u0131r\u0131yordu, sizi temizlemek, \u015feytan\u0131n vesvesesini sizden gidermek, y\u00fcreklerinize kuvvet vermek ve ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 sa\u011flam durdurmak i\u00e7in g\u00f6kten \u00fczerinize ya\u011fmur indiriyordu.<\/p>\n<p>12- \u0130\u015fte o anda Rabbin meleklere \u015f\u00f6yle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, m\u00fcminlere sebat verin. K\u00e2firlerin y\u00fcre\u011fine korku salaca\u011f\u0131m, hemen boyunlar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne vurun, parmaklar\u0131na, parmaklar\u0131na vurun&#8221;.<\/p>\n<p>13- \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 geldiler. Kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 gelirse, bilsin ki Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u00e7ok \u00e7etindir.<\/p>\n<p>14- \u0130\u015fte g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya, \u015fimdilik siz bunu tad\u0131n, \u015fu da kesindir ki, ahirette k\u00e2firlere cehennem azab\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>9- Hani siz Rabbinize isti\u011fase ediyor, yalvar\u0131yor, imdat ve yard\u0131m istiyordunuz ya&#8230; M\u00fcminler sava\u015f\u0131n ve \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funu anlad\u0131klar\u0131 zaman &#8220;Ey Rabb&#8217;imiz, Senin d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 bize yard\u0131m et! Ey yalvaranlar\u0131n niyaz\u0131n\u0131 duyan, bize merhamet et!&#8221; diye dua etmeye ba\u015flam\u0131\u015flard\u0131. Hz. \u00d6mer&#8217;den rivayet edildi\u011fine g\u00f6re; Hz. Peygamber (s.a.v.) Efendimiz, m\u00fc\u015friklere bakt\u0131, bin kadar idiler, bir de ashab\u0131na bakt\u0131, \u00fc\u00e7y\u00fcz on kadar ki\u015fiydiler. Bunun \u00fczerine k\u0131bleye d\u00f6nd\u00fc ve iki elini kald\u0131r\u0131p &#8220;\u0130l\u00e2h\u00ee bana verdi\u011fin s\u00f6z\u00fc yerine getir! \u0130l\u00e2h\u00ee, \u015fu bir avu\u00e7 insan yok olursa, sana yery\u00fcz\u00fcnde ibadet eden kalmayacak.&#8221; diye dua etmeye ba\u015flad\u0131, bir s\u00fcre duaya devam etti, nihayet omuzundan ridas\u0131 d\u00fc\u015ft\u00fc. Onu Hz. Ebubekir ald\u0131, m\u00fcberek omuzuna koydu ve ard\u0131ndan &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc! Rabbine niyaz\u0131n ve m\u00fcnacat\u0131n yeti\u015fir, O, sana olan vaadini yerine getirecektir.&#8221; dedi. Rabbiniz de size \u015f\u00f6yle cevap verdi , yani \u015fu \u015fekilde \u00e2yet n\u00e2zil oldu: Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Ben size ard\u0131 ard\u0131na bin melek ile yard\u0131m edece\u011fim. Bu kadar mel\u00e2ikeye ne l\u00fczum vard\u0131? Allah melek g\u00f6ndermeden de diledi\u011fini yapamaz m\u0131yd\u0131? Ve Allah diledi\u011fi takdirde bir tek melek bile d\u00fcnyan\u0131n alt\u0131n\u0131 \u00fcst\u00fcne getirmeye yetmez miydi?<\/p>\n<p>10- Fakat Allah, bu yard\u0131m\u0131 s\u0131rf bir m\u00fcjde olsun diye, bir de bununla kalbleriniz huzura kavu\u015fsun diye yapt\u0131. Nusret ve zafer ancak Allah kat\u0131ndand\u0131r . Ne madd\u00ee sebeplerden ve g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki kuvvetlerden, ne de meleklerden de\u011fildir. Allah Te\u00e2l\u00e2 size i\u015f ba\u015fartmak, sizi zafere kavu\u015fturmak istemi\u015f, sizin korkular\u0131n\u0131z\u0131 ve ac\u0131lar\u0131n\u0131z\u0131 y\u00fcre\u011finizden silip atmak, heyecan ve tela\u015f\u0131n\u0131z\u0131 teskin etmek, ayr\u0131ca verdi\u011fi m\u00fcjde ile de g\u00fcven ve huzurunuzu artt\u0131rmak istemi\u015ftir. Bundan dolay\u0131 size bin melekle imdat g\u00f6ndermi\u015ftir ki, hakikatte b\u00fct\u00fcn kuvvetin ve etkinin Allah&#8217;a mahsus oldu\u011funu, Allah dileyince zay\u0131flar\u0131 kuvvetlilere galip getirece\u011fini, O istemeyince madd\u00ee veya manev\u00ee kuvvetlerin hi\u00e7bir i\u015fe yaramayaca\u011f\u0131n\u0131 iyice anlayas\u0131n\u0131z ve vazifelerinizi yapmak i\u00e7in, kendinizi zay\u0131f g\u00f6rerek \u00fcmitsizli\u011fe d\u00fc\u015fmeyesiniz, karamsar olmayasan\u0131z, Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131ndan \u00fcmit kesmiyeseniz. Ayr\u0131ca Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131na verdi\u011fi emirlerle yapt\u0131raca\u011f\u0131 bu gibi i\u015flerde &#8220;E\u011fer Allah murad ediyorsa, bizi kar\u0131\u015ft\u0131rmadan kendisi do\u011frudan do\u011fruya yap\u0131versin.&#8221; demiyesiniz de madd\u00ee a\u00e7\u0131dan en \u00fcmitsiz g\u00f6r\u00fcnen zamanlarda bile azimli, kararl\u0131 ve \u00fcmitli olarak \u00e7al\u0131\u015fas\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, \u015f\u00fcphesiz g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir. Onun verdi\u011fi h\u00fckme kar\u015f\u0131 itiraz m\u00fcmk\u00fcn olmaz, yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fler de hikmetten uzak olmaz. Bu iyice anla\u015f\u0131ld\u0131ktan sonrad\u0131r ki, \u00c2l-i \u0130mran S\u00fbresi&#8217;nde, Uhud Sava\u015f\u0131 hakk\u0131nda &#8220;Nusret ve zafer ancak aziz ve hakim olan Allah taraf\u0131ndand\u0131r.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/126) buyurulmu\u015ftur. Allah&#8217;\u0131n hikmetine bak\u0131n\u0131z ki:<\/p>\n<p>11- Hani size uykuyu sard\u0131r\u0131verdi fakat o uyku gaflete d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcp sizi bask\u0131na u\u011fratmak i\u00e7in de\u011fildi. Allah taraf\u0131ndan bir g\u00fcvenlik ve esenlik olmak, korkunuzu silip sizi dinlendirmek i\u00e7indi , ve \u00fczerinize hi\u00e7 umulmad\u0131k bir zamanda, g\u00f6kten su indiriyordu, d\u00fc\u015fman ordusu daha \u00f6nce gelmi\u015f, su bulunan yerleri tutmu\u015ftu, m\u00fcsl\u00fcmanlara bir yudum su vermiyorlar ve onlar\u0131n susuz b\u0131rakt\u0131klar\u0131 zaman, daha kolay zafer kazanacaklar\u0131n\u0131 umuyorlard\u0131. Bundan ba\u015fka bulunduklar\u0131 mevki kumluktu, ayaklar\u0131 kuma g\u00f6m\u00fcl\u00fcyor, y\u00fcr\u00fcrken g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekiyorlard\u0131, \u00fcstelik kumlar savruluyor ve etraf toz duman oluyordu. D\u00fc\u015fman\u0131n \u00e7oklu\u011fu, ara\u00e7 ve gere\u00e7lerinin \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc yetmiyormu\u015f gibi, i\u00e7inde bulunduklar\u0131 bu olumsuz durumlar da m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n moralini bozuyor, bir\u00e7ok korkulara ve endi\u015felere sebep oluyordu. Tam o s\u0131rada Allah Te\u00e2l\u00e2, geceleyin bir ya\u011fmur ihsan etmi\u015f m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00f6n\u00fcndeki vadi \u0131rmak gibi akm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Bak\u0131n\u0131z bu ya\u011fmur, susuzlu\u011fu giderdi\u011fi gibi, daha ba\u015fka ne kadar nimetleri ve hikmetleri i\u00e7eriyordu. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>1- Sizi bununla temizlesin, kirli \u015feylerden temizleyip ar\u0131nd\u0131rs\u0131n, necasetten ve hadesten taharet etmenizi sa\u011flas\u0131n: Abdestinizi, gusl\u00fcn\u00fcz\u00fc yapman\u0131za yaras\u0131n da bu y\u00fczden g\u00f6nl\u00fcn\u00fcz\u00fc huzura kavu\u015ftursun. \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcminler su bulamad\u0131klar\u0131 zaman s\u0131caktan ve susuzluktan etkilendikleri kadar, belki daha fazlas\u0131yla gus\u00fcls\u00fczl\u00fckten ve abdestsizlikten dolay\u0131 rahats\u0131z olurlar, elem duyarlar. M\u00fcmin bir kimse c\u00fcn\u00fcp oldu\u011fu zaman adeta kendinden tiksinir, gus\u00fcl yapamazsa kalbi rahat etmez ve bu y\u00fczden ac\u0131 \u00e7eker. Ve hakikaten temizlik her nimetin temelidir. Bu hikmete ba\u011fl\u0131 olarak Allah Te\u00e2l\u00e2, temizli\u011fe yaramas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan suyun birinci faydas\u0131n\u0131 ve hikmetini bunu belirtmek i\u00e7in zikretmi\u015ftir ve bu faydas\u0131n\u0131 en \u00f6ne alm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>2- Ve sizden \u015feytan\u0131n ezas\u0131n\u0131, vesvesesini gidersin diye. D\u00fc\u015fman Bedir suyunu tutmu\u015f bulundu\u011fu i\u00e7in \u015feytan m\u00fcsl\u00fcmanlara bu vesile ile vesvese veriyordu ki, onlar\u0131 susuzluktan k\u0131r\u0131lmakla korkutuyordu. Rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, m\u00fcsl\u00fcmanlardan bir\u00e7o\u011fu uyuyup ihtilam olunca, iblis, kendilerine g\u00f6r\u00fcn\u00fcp demi\u015fti ki, &#8220;Siz hak yolda oldu\u011funuzu san\u0131yorsunuz, halbuki cenabet cenabet namaz k\u0131lacaks\u0131n\u0131z ve susuzluktan hel\u00e2k olacaks\u0131n\u0131z. E\u011fer hak yolda olsayd\u0131n\u0131z, d\u00fc\u015fman su ba\u015flar\u0131n\u0131 tutabilir miydi?&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte ya\u011fmurun ya\u011fmas\u0131, \u015feytan\u0131n bu gibi vesveselerini de ortadan kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>3- Ve kalbleriniz \u00fczerine bir rab\u0131ta olsun diye . Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfunun bir ba\u015flang\u0131c\u0131 olan bu olay\u0131 hepiniz g\u00f6r\u00fcp de kalbleriniz kuvvet bulsun, Allah&#8217;a olan g\u00fcveniniz ve tevekk\u00fcl\u00fcn\u00fcz kesinlik kazans\u0131n, Allah&#8217;a ve birbirinize ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131z arts\u0131n diye.<\/p>\n<p>4- Ve bununla ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 tespit etsin diye . Ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 yerli yerinde tutsun, sizi yere s\u0131k\u0131 bast\u0131rs\u0131n da kumlara g\u00f6m\u00fcl\u00fcp kaymas\u0131n diye. Veya d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda ayak direten kimseler olas\u0131n\u0131z diye.<\/p>\n<p>12- \u0130\u015fte o vakit, ey Muhammed! Rabbin meleklere \u015f\u00f6yle vahyediyordu: Ben sizinle beraberim, yani yard\u0131m\u0131m ve inayetim, imdad\u0131m ve muvaffakiyetim sizinle beraberdir. \u015eu halde, ey meleklerim, iman edenleri tespit ediniz, ayaklar\u0131n\u0131 kayd\u0131rmay\u0131p, dimdik ayakta kalmalar\u0131n\u0131 sa\u011flay\u0131n\u0131z. Yak\u0131nda Ben k\u00e2fir olanlar\u0131n kalblerine korku salaca\u011f\u0131m, o zaman hemen boyunlar\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne vurunuz, ve onlar\u0131n parmaklar\u0131na kadar her taraflar\u0131na vurunuz.<\/p>\n<p>13- Bunun sebebi de onlar\u0131n Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne \u015fikak yapmalar\u0131, z\u0131t gitmeye u\u011fra\u015fmalar\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne z\u0131t giderse, (\u015fikak ederse), \u015f\u00fcphe yok ki, Allah \u015fedid\u00fc&#8217;l-ikabd\u0131r, cezas\u0131 \u00e7etin oland\u0131r.<\/p>\n<p>14- \u0130\u015fte ey k\u00e2firler g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya Allah&#8217;\u0131n emri i\u015fte b\u00f6yledir. \u015eu halde bunu tad\u0131n\u0131z bakal\u0131m. K\u00e2firlere bundan ba\u015fka bir de ate\u015f azab\u0131 vard\u0131r, o da muhakkakt\u0131r ve ahirettedir.<\/p>\n<p>Bundan b\u00f6yle:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>15- Ey iman edenler! Toplu olarak k\u00e2firlerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman, onlara arkalar\u0131n\u0131z\u0131 d\u00f6nmeyin (ka\u00e7may\u0131n).<\/p>\n<p>16- B\u00f6yle bir g\u00fcnde her kim onlara, tekrar d\u00f6n\u00fcp \u00e7arp\u0131\u015fmak i\u00e7in geri \u00e7ekilmek veya di\u011fer bir safta yeniden mevzilenmek h\u00e2lleri d\u0131\u015f\u0131nda, arkas\u0131n\u0131 d\u00f6nerse, muhakkak Allah&#8217;dan bir gazaba u\u011fram\u0131\u015f olur ve varaca\u011f\u0131 yer cehennemdir, oras\u0131 da ne k\u00f6t\u00fc bir ak\u0131bettir.<\/p>\n<p>15- Ey iman edenler, ey m\u00fcminler cemaat\u0131! K\u00e2firlere zahf h\u00e2linde rastlad\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit, yani sizden say\u0131ca \u00fcst\u00fcn olarak, s\u00fcr\u00fc s\u00fcr\u00fc saf tutmu\u015f olarak harp d\u00fczeninde kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman onlara arkan\u0131z\u0131 \u00e7evirmeyiniz. Sizin kadar olduklar\u0131 veya sizden daha az olduklar\u0131 zamanlar \u015f\u00f6yle dursun, sizden \u00e7ok fazla olduklar\u0131 zaman bile k\u0131\u00e7 d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7may\u0131n\u0131z. Siz de derhal saf tutup sava\u015f d\u00fczeni al\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>16-Zira \u00f6yle bir g\u00fcnde her kim onlara k\u0131\u00e7\u0131n\u0131 d\u00f6nerse, ancak yeniden d\u00f6n\u00fcp \u00e7arp\u0131\u015fmak i\u00e7in yan \u00e7izerse, yani d\u00fc\u015fman\u0131 yan\u0131ltmak ve daha iyi vurmak i\u00e7in vur-ka\u00e7 ve tekrar vur-ka\u00e7 gibi bir sava\u015f hilesi maksad\u0131yla bunu yaparsa, veya bir tak\u0131ma \u00e7ekilmek ve orada mevzilenmek suretiyle, (mesela daha b\u00fcy\u00fck bir d\u00fc\u015fman birli\u011fine sald\u0131rmak veya bir yerdeki m\u00fcsl\u00fcman birli\u011fine imdat etmek veya iltihak etmek \u00fczere) geri d\u00f6nenlerden ba\u015fkas\u0131 muhakkak Allah&#8217;dan bir gazaba u\u011fram\u0131\u015f olur. &#8220;Onun varaca\u011f\u0131 yer de cehennemdir. Oras\u0131 ne k\u00f6t\u00fc bir d\u00f6n\u00fc\u015f yeridir.&#8221; E\u011fer d\u00fc\u015fman say\u0131ca m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n iki kat\u0131ndan daha fazla ise, bu durumla ilgili h\u00fck\u00fcmler biraz sonra gelecek olan &#8220;\u0130\u015fte \u015fimdi Allah sizin y\u00fck\u00fcn\u00fcz\u00fc hafifletti.&#8221; \u00e2yetinin gere\u011fince bu h\u00fck\u00fcm tahsis edilmi\u015f olur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fc b\u00f6yle yukarda anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi olunca:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>17- Sonra onlar\u0131 siz \u00f6ld\u00fcrmediniz, l\u00e2kin Allah \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Att\u0131\u011f\u0131n zaman da sen atmad\u0131n, l\u00e2kin Allah att\u0131. Bu da m\u00fcminlere g\u00fczel bir imtihan ge\u00e7irtmek i\u00e7indi. Allah i\u015fitendir, bilendir.<\/p>\n<p>18- G\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya, Allah, k\u00e2firlerin kurdu\u011fu tuza\u011f\u0131 i\u015fte b\u00f6yle bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r.<\/p>\n<p>19- Fetih istiyorsan\u0131z, i\u015fte size fetih gelmi\u015ftir, e\u011fer a\u015f\u0131r\u0131 gitmez de son verirseniz, hakk\u0131n\u0131zda daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Yok e\u011fer d\u00f6nerseniz, biz de d\u00f6neriz. O vakit askeriniz \u00e7ok da olsa size hi\u00e7 bir \u015fekilde fayda vermez. \u0130yi biliniz ki, Allah m\u00fcminlerle beraberdir.<\/p>\n<p>17- \u0130mdi onlar\u0131 siz katletmediniz, o \u00f6ld\u00fcr\u00fclen ve yere d\u00fc\u015fen, enf\u00e2li ve ganimeti s\u00f6z konusu olan m\u00fc\u015frikler sizin g\u00fcc\u00fcn\u00fczle ve kuvvetinizle \u00f6lm\u00fc\u015f olmad\u0131lar ve l\u00e2kin onlar\u0131 Allah katletti, \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Size emretmek, nusret ve zafer vermek, \u00fczerlerine sizi sald\u0131rtmak ve kalblerine korku d\u00fc\u015f\u00fcrmek suretiyle hakikatte onlar\u0131 Allah \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Rivayet olunuyor ki, Kurey\u015f ordusu, Akankal&#8217;den \u00e7\u0131k\u0131nca, Peygamber Efendimiz buyurmu\u015ftu ki, \u0130\u015fte Kurey\u015f, gurur ve iftihar ile geldi, Allah&#8217;\u0131m bunlar Senin Resul\u00fcn\u00fc ink\u00e2r ediyorlar. Bana verdi\u011fin vaadi senden istiyorum ya Rabbi!&#8221; diye dua etti. \u0130\u015fte bu s\u0131rada Cebrail aleyhisselam geldi, &#8220;Bir avu\u00e7 toprak al, onlara do\u011fru at.&#8221; dedi. Ne zaman ki, iki taraf sava\u015fa tutu\u015ftular Peygamber Efendimiz bir avu\u00e7 \u00e7ak\u0131l ald\u0131 y\u00fczlerine do\u011fru att\u0131 ve &#8220;y\u00fczleri kurusun!&#8221; buyurdu. Bunun \u00fczerine d\u00fc\u015fman saflar\u0131nda g\u00f6z\u00fcyle me\u015fgul olmayan bir m\u00fc\u015frik kalmad\u0131. Bundan sonra bozuldular, m\u00fcminler de enselerine bindi; bir yandan \u00f6ld\u00fcr\u00fcyorlar, bir yandan da esir al\u0131yorlard\u0131. Sonra sava\u015f sona erince m\u00fcsl\u00fcmanlardan &#8220;\u015e\u00f6yle kestim, \u015f\u00f6yle vurdum, b\u00f6yle esir ald\u0131m.&#8221; diye ileri geri konu\u015fanlar ve yapt\u0131klar\u0131 ile \u00f6v\u00fcnenler oldu. \u0130\u015fte bu \u00e2yet bunun \u00fczerine n\u00e2zil oldu. Yani siz iftihar edip \u00f6v\u00fcn\u00fcyorsunuz, ama \u015funu iyi bilmelisiniz ki, onlar\u0131 s\u0131rf kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fczle yenmediniz, onlar\u0131 siz de\u011fil, Allah \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Ve att\u0131\u011f\u0131n vakit de sen atmad\u0131n ya Muhammed! Bir remiy, bir at\u0131\u015f \u015feklinde bir i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n vakit, d\u00fc\u015fmanlara isabet eden ve etkileyen, hepsinin g\u00f6zlerine batan o at\u0131\u015f\u0131 sen atmad\u0131n, o at\u0131\u015f\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc senin idi, ama sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ve etkisini sen yapmad\u0131n ve l\u00e2kin Allah att\u0131. Zira sana at! emrini veren O idi, o att\u0131\u011f\u0131n \u015feyi hedefine isabet ettiren, gayesine erdiren ve d\u00fc\u015fman\u0131 bozguna u\u011frat\u0131p, sizi tepesine bindiren ve galip getiren O idi. E\u011fer atanla at\u0131lan merminin i\u00e7y\u00fcz\u00fc hesaba kat\u0131lmayacak olursa, b\u00fct\u00fcn \u015fan ve \u015feref, d\u00fc\u015fman\u0131n boynuna inen bir k\u0131l\u0131c\u0131n veya damar\u0131na saplanan okun veya g\u00f6z\u00fcne batan \u00e7ak\u0131l ta\u015f\u0131n\u0131n olmas\u0131 gerekir, o zaman da size hi\u00e7 bir \u015feref hissesi kalmaz. Fakat \u015feref ne k\u0131n\u0131nda duran k\u0131l\u0131c\u0131n, ne de yerindeki \u00e7ak\u0131l\u0131nd\u0131r. \u0130\u015fte o k\u0131l\u0131c\u0131n ,okun ve \u00e7ak\u0131l\u0131n gazilere kar\u015f\u0131 durumu ne ise, gazilerin de Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 durumu ondan da a\u015fa\u011f\u0131lardad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;\u0131n emrinde ve hizmetindedir. Binaenaleyh gaziler bilmelidirler ki, hakikatte kendilerinin hi\u00e7bir haklar\u0131 yoktur, b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslay\u0131p b\u00f6b\u00fcrlenmeleri de yersizdir. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 yapan ve yaratan Allah&#8217;t\u0131r. Buradan hareketle bunu vahdet-i v\u00fccud g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcne delil olarak kullanmaya gerek yoktur, b\u00f6yle bir vehme saplanmak da do\u011fru de\u011fildir. Bunda vahdet-i v\u00fccud veya ittihat de\u011fil, fiillerin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131, g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki etkilerinin \u00f6tesinde ve \u00fcst\u00fcnde olan gizli ve hakiki etkinin ispat\u0131 ve ger\u00e7ek etken olan Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc ve kuvveti s\u00f6z konusudur. Asl\u0131nda ortada atan ve at\u0131lan, gazi olan ve \u00f6len yok de\u011fil, ancak b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n \u00fcst\u00fcnde mutlak kudret sahibinin emrinin ve iradesinin ge\u00e7erlili\u011fi vard\u0131r. Asl\u0131nda bunlar\u0131n hi\u00e7biri tek tek veya hepsi birden Allah de\u011fildir. Fakat hepsinin varl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde yegane etki g\u00fcc\u00fcne sahip, hepsi \u00fczerinde h\u00fck\u00fcmran bir Allah vard\u0131r ki, b\u00fct\u00fcn sebepler ve amiller, gizli ve a\u00e7\u0131k tesirler ve bunlar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 netice itibariyle O&#8217;nun h\u00fckm\u00fc alt\u0131ndad\u0131r. Ve Allah, m\u00fcminlere, taraf\u0131ndan g\u00fczel bir tecr\u00fcbe kazand\u0131rs\u0131n, g\u00fczel bir nimet olan nusret ve zafer tecr\u00fcbesi ihsan etsin diye bunlar\u0131 yapt\u0131. \u015e\u00fcphesiz ki, Allah i\u015fitendir, bilendir. Dualar\u0131n\u0131z\u0131, feryatlar\u0131n\u0131z\u0131, gizli ve a\u00e7\u0131k seslerinizi, s\u00f6zlerinizi i\u015fitir. Niyetlerinizi, maksatlar\u0131n\u0131z\u0131, fikirlerinizi ve kuruntular\u0131n\u0131z\u0131, b\u00fct\u00fcn h\u00e2l ve gidi\u015finizi hakkiyle bilir.<\/p>\n<p>18- G\u00f6rd\u00fcn\u00fcz ya, i\u015fte b\u00f6yledir ve ger\u00e7ek \u015fu ki, Allah k\u00e2firlerin oyun ve hilelerini bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Tuzaklar\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131lar, onu zaafa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr, \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcr ve iptal eder.<\/p>\n<p>19-Ey k\u00e2firler fetih isterseniz i\u015fte size fetih gelmi\u015ftir. Fethetmek isterken siz fetholundunuz, emelleriniz tersine d\u00f6nd\u00fc, hileleriniz sizin ba\u015f\u0131n\u0131za geldi. Rivayet olunuyor ki, Mekke m\u00fc\u015frikleri, Mekke&#8217;den yola \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman, K\u00e2be&#8217;nin \u00f6rt\u00fcs\u00fcne yap\u0131\u015farak &#8220;Ey Allah\u0131m\u0131z, iki askerin en y\u00fccesine, iki taraf\u0131n en do\u011frusuna, iki grubun en de\u011ferlisine yard\u0131m et!&#8221; diye dua etmi\u015fler, Allah&#8217;tan zafer ve fetih istemi\u015flerdi. Ne kadar dikkat \u00e7ekici bir durumdur ki, dualar\u0131 aynen kabul olunmu\u015ftu. Fakat ettikleri duaya kendi durumlar\u0131 uygun d\u00fc\u015fm\u00fcyordu. Bunun i\u00e7in sonu\u00e7 kendi aleyhlerine ve m\u00fcminlerin lehine olarak kabul olunmu\u015ftu. Asl\u0131nda bu \u00e2yette, Bedir Sava\u015f\u0131&#8217;n\u0131n as\u0131l \u00e7\u0131k\u0131\u015f sebebinin m\u00fc\u015friklerin sald\u0131rgan tutumundan kaynakland\u0131\u011f\u0131na i\u015faret vard\u0131r. Onun i\u00e7in buyuruluyor ki, ve e\u011fer siz bu sevdadan vazge\u00e7erseniz, bu bulundu\u011funuz duruma, yani Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne kar\u015f\u0131 gelmeye, kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k g\u00fctmeye, ona kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7maya son verirseniz bu sizin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Ve \u015fayet yine harp fikrine d\u00f6nerseniz biz de d\u00f6neriz ve cemaatiniz \u00e7ok da olsa hi\u00e7bir \u015feye yaramaz, size fayda vermez.<\/p>\n<p>Ve Allah, muhakkak m\u00fcminlerle beraberdir. Ancak m\u00fcminler de bu beraberli\u011fi kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z zannetmemeliler ve unutmamal\u0131lar ki, bu beraberlik ba\u015fta kamil bir iman ile onun gerekli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fartlara ba\u011fl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Onun i\u00e7in:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>20- Ey iman edenler, Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat edin. \u0130\u015fitip durdu\u011funuz halde onun emirlerinden y\u00fcz \u00e7evirmeyin!<\/p>\n<p>21- Ve i\u015fitmedikleri halde &#8220;i\u015fittik&#8221; diyenler gibi olmay\u0131n!<\/p>\n<p>22- \u00c7\u00fcnk\u00fc yery\u00fcz\u00fcnde dola\u015fan canl\u0131lar\u0131n Allah kat\u0131nda en k\u00f6t\u00fcs\u00fc anlamayan ve d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen sa\u011f\u0131rlarla dilsizlerdir.<\/p>\n<p>23- Allah onlarda hay\u0131r g\u00f6rseydi onlara i\u015fittirirdi, i\u015fittirseydi yine de ald\u0131rmaz arka d\u00f6nerlerdi.<\/p>\n<p>20- Ve i\u015fitip dururken ondan, o Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc&#8217;nden y\u00fcz \u00e7evirmeyin ve<\/p>\n<p>21- \u00f6yleleri gibi olmay\u0131n ki: onlar, i\u015fittik dediler de h\u00e2l\u00e2 i\u015fitmi\u015f de\u011filler. Dilleriyle &#8220;i\u015fittik&#8221; diye iddia ederler, fakat hakkiyle dinlemi\u015f ve anlam\u0131\u015f de\u011filler. Anlasalar bile anlad\u0131klar\u0131n\u0131 icra edip, yerine getirmezler. Sanki hi\u00e7 duymam\u0131\u015f, i\u015fitmemi\u015f gibi hareket ederler. \u0130\u015fte siz bunlar gibi olmay\u0131n. Zira Allah kat\u0131nda b\u00fct\u00fcn dabbelerin (yani yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fayan b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131n) en \u015ferlisi, en k\u00f6t\u00fcs\u00fc o sa\u011f\u0131rlar, o dilsizlerdir: O kula\u011f\u0131 oldu\u011fu halde hakk\u0131 duymayan, o dili oldu\u011fu halde hakk\u0131 s\u00f6ylemeyen sa\u011f\u0131r ve dilsizlerdir, ki ak\u0131llanmazlar, ak\u0131llar\u0131n\u0131 kullanmazlar. Kulak yok, dil yok, ak\u0131l yok. i\u015fte bu h\u00e2l en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k canl\u0131lar\u0131n halidir. K\u00f6t\u00fcl\u00fck yapmaya gelince var, fakat hakka gelince yok. Bu da en a\u015fa\u011f\u0131 hayvanlardan daha a\u015fa\u011f\u0131 ve ayn\u0131yle \u015fer olan hayvanlar\u0131n h\u00e2lidir ki, bunlar insan \u015feklinde bulunan zararl\u0131 hayvanlard\u0131r. Y\u0131lanlara bile bir\u015fey duyurmak m\u00fcmk\u00fcn olur da bunlara olmaz. Evvela i\u015fitmesi olmayan\u0131n konu\u015fmas\u0131 olmaz. Do\u011fu\u015ftan sa\u011f\u0131r olan konu\u015fmaktan mahrum olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z\u00fc, i\u015fitme duyusu olan kimse belleyebilir. Ve i\u015fittikten sonrad\u0131r ki, ba\u015fkas\u0131na s\u00f6yleyebilir. S\u00f6z\u00fcn de anlamaya pek b\u00fcy\u00fck hizmeti vard\u0131r. Ger\u00e7i herhangi bir duyudan mahrum olmak bir idrak kayna\u011f\u0131ndan mahrum olmak demektir. Fakat dil bu noksan\u0131 olduk\u00e7a telafi eder. Mesela, koku alma duyusu olmayan ve l\u00e2kin dil bilen ve dinleyip anlayacak durumda olan birine, kokmu\u015f bir \u015feyi s\u00f6yleyip anlatmak m\u00fcmk\u00fcn olur. Bununla beraber sa\u011f\u0131r ve dilsiz olmak da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle akl\u0131n yok olmas\u0131 demek de\u011fildir. Nice sa\u011f\u0131r ve dilsizler bulunur ki, ak\u0131llar\u0131 vard\u0131r. Bir sa\u011f\u0131r ve dilsizin biraz akl\u0131 varsa baz\u0131 \u015feyleri anlamas\u0131 ve hatta i\u015faretle veya yaz\u0131p \u00e7izmekle baz\u0131 isteklerini anlatmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olur. Fakat sa\u011f\u0131r ve dilsiz oldu\u011fu halde \u00fcstelik ak\u0131ls\u0131z da olursa son derece peri\u015fan ve \u00e7aresiz bir durumda kal\u0131r. Bununla beraber kendisine ve ba\u015fkas\u0131na kar\u015f\u0131 yine de mutlak bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck olmas\u0131 da laz\u0131m gelmez. L\u00e2kin kula\u011f\u0131 var hakk\u0131 duymaz, duymak istemez; dili var, hak s\u00f6ylemez, s\u00f6ylemek istemez; akl\u0131 var, fakat hakk\u0131 anlamaz, anlamak istemez. B\u00f6ylesine sa\u011f\u0131r, b\u00f6ylesine dilsiz, b\u00f6ylesine ak\u0131ls\u0131z kimseler yok mu, i\u015fte onlar hayvanlar\u0131n hayvan\u0131, fenalar\u0131n fenas\u0131 ve ger\u00e7ekte gerek kendilerine ve gerekse ba\u015fkalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u015ferlerin \u015ferridirler. Bir\u00e7ok canl\u0131lardan \u00fcst\u00fcn olmalar\u0131na ve \u00f6teki canl\u0131lardan ayr\u0131cal\u0131k kazanmalar\u0131na sebep olmak \u00fczere Allah&#8217;\u0131n kendilerine ihsan etti\u011fi yetenek ve \u00f6zellikleri, hakk\u0131 anlamak i\u00e7in verilen bu g\u00fc\u00e7leri b\u00f6ylesine ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131p dumura u\u011fratanlarda hay\u0131r nam\u0131na hi\u00e7 bir \u015fey yoktur.<\/p>\n<p>22- \u00f6yleleri gibi olmay\u0131n ki: onlar, i\u015fittik dediler de h\u00e2l\u00e2 i\u015fitmi\u015f de\u011filler. Dilleriyle &#8220;i\u015fittik&#8221; diye iddia ederler, fakat hakkiyle dinlemi\u015f ve anlam\u0131\u015f de\u011filler. Anlasalar bile anlad\u0131klar\u0131n\u0131 icra edip, yerine getirmezler. Sanki hi\u00e7 duymam\u0131\u015f, i\u015fitmemi\u015f gibi hareket ederler. \u0130\u015fte siz bunlar gibi olmay\u0131n. Zira Allah kat\u0131nda b\u00fct\u00fcn dabbelerin (yani yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fayan b\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131n) en \u015ferlisi, en k\u00f6t\u00fcs\u00fc o sa\u011f\u0131rlar, o dilsizlerdir: O kula\u011f\u0131 oldu\u011fu halde hakk\u0131 duymayan, o dili oldu\u011fu halde hakk\u0131 s\u00f6ylemeyen sa\u011f\u0131r ve dilsizlerdir, ki ak\u0131llanmazlar, ak\u0131llar\u0131n\u0131 kullanmazlar. Kulak yok, dil yok, ak\u0131l yok. i\u015fte bu h\u00e2l en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k canl\u0131lar\u0131n halidir. K\u00f6t\u00fcl\u00fck yapmaya gelince var, fakat hakka gelince yok. Bu da en a\u015fa\u011f\u0131 hayvanlardan daha a\u015fa\u011f\u0131 ve ayn\u0131yle \u015fer olan hayvanlar\u0131n h\u00e2lidir ki, bunlar insan \u015feklinde bulunan zararl\u0131 hayvanlard\u0131r. Y\u0131lanlara bile bir\u015fey duyurmak m\u00fcmk\u00fcn olur da bunlara olmaz. Evvela i\u015fitmesi olmayan\u0131n konu\u015fmas\u0131 olmaz. Do\u011fu\u015ftan sa\u011f\u0131r olan konu\u015fmaktan mahrum olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6z\u00fc, i\u015fitme duyusu olan kimse belleyebilir. Ve i\u015fittikten sonrad\u0131r ki, ba\u015fkas\u0131na s\u00f6yleyebilir. S\u00f6z\u00fcn de anlamaya pek b\u00fcy\u00fck hizmeti vard\u0131r. Ger\u00e7i herhangi bir duyudan mahrum olmak bir idrak kayna\u011f\u0131ndan mahrum olmak demektir. Fakat dil bu noksan\u0131 olduk\u00e7a telafi eder. Mesela, koku alma duyusu olmayan ve l\u00e2kin dil bilen ve dinleyip anlayacak durumda olan birine, kokmu\u015f bir \u015feyi s\u00f6yleyip anlatmak m\u00fcmk\u00fcn olur. Bununla beraber sa\u011f\u0131r ve dilsiz olmak da b\u00fct\u00fcn\u00fcyle akl\u0131n yok olmas\u0131 demek de\u011fildir. Nice sa\u011f\u0131r ve dilsizler bulunur ki, ak\u0131llar\u0131 vard\u0131r. Bir sa\u011f\u0131r ve dilsizin biraz akl\u0131 varsa baz\u0131 \u015feyleri anlamas\u0131 ve hatta i\u015faretle veya yaz\u0131p \u00e7izmekle baz\u0131 isteklerini anlatmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn olur. Fakat sa\u011f\u0131r ve dilsiz oldu\u011fu halde \u00fcstelik ak\u0131ls\u0131z da olursa son derece peri\u015fan ve \u00e7aresiz bir durumda kal\u0131r. Bununla beraber kendisine ve ba\u015fkas\u0131na kar\u015f\u0131 yine de mutlak bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck olmas\u0131 da laz\u0131m gelmez. L\u00e2kin kula\u011f\u0131 var hakk\u0131 duymaz, duymak istemez; dili var, hak s\u00f6ylemez, s\u00f6ylemek istemez; akl\u0131 var, fakat hakk\u0131 anlamaz, anlamak istemez. B\u00f6ylesine sa\u011f\u0131r, b\u00f6ylesine dilsiz, b\u00f6ylesine ak\u0131ls\u0131z kimseler yok mu, i\u015fte onlar hayvanlar\u0131n hayvan\u0131, fenalar\u0131n fenas\u0131 ve ger\u00e7ekte gerek kendilerine ve gerekse ba\u015fkalar\u0131na kar\u015f\u0131 \u015ferlerin \u015ferridirler. Bir\u00e7ok canl\u0131lardan \u00fcst\u00fcn olmalar\u0131na ve \u00f6teki canl\u0131lardan ayr\u0131cal\u0131k kazanmalar\u0131na sebep olmak \u00fczere Allah&#8217;\u0131n kendilerine ihsan etti\u011fi yetenek ve \u00f6zellikleri, hakk\u0131 anlamak i\u00e7in verilen bu g\u00fc\u00e7leri b\u00f6ylesine ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131p dumura u\u011fratanlarda hay\u0131r nam\u0131na hi\u00e7 bir \u015fey yoktur.<\/p>\n<p>23- Evet, \u015fayet Allah bunlarda bir hay\u0131r bilse idi, yani bunlarda hay\u0131r cinsinden olmak \u00fczere yeteneklerini hakk\u0131 ara\u015ft\u0131rmaya ve anlamaya harcayacaklar\u0131, hakk\u0131n \u00e2yetlerinden yararlanacaklar\u0131 Allah&#8217;\u0131n ezeli ilminde sabit olsa idi ve b\u00f6ylece ger\u00e7ekte mukadder olsa idi Allah, elbette onlara i\u015fittirirdi. Dikkatle dinler, Allah Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn s\u00f6yledi\u011fi hakikatleri anlarlard\u0131. Ona iman edip itaat ederlerdi. L\u00e2kin b\u00f6yle olmad\u0131, onlar hakk\u0131n sesini i\u015fitmediler, demek ki Allah i\u015fittirmedi ve o halde demek ki ger\u00e7ekte bunlarda hi\u00e7bir hay\u0131r yoktur. Ve bunlar b\u00f6yle iken bunlara i\u015fittirmi\u015f olsa idi yine de mutlaka d\u00f6necekler, y\u00fcz \u00e7evirip gideceklerdi. Duyup i\u015fittiklerinden asla yararlanma yoluna gitmeyeceklerdi. Hak duygusundan, yani kalb ile tasdika mecbur olduktan sonra bile o i\u015fin icras\u0131na, uygulamas\u0131na yana\u015fmayacaklard\u0131. \u0130rtidat edecekler ve hi\u00e7 duymam\u0131\u015ftan daha fena olacaklard\u0131. Ve art\u0131k burada &#8220;Ne olurdu Allah, bunlar\u0131n y\u00fcz \u00e7evirmesine meydan vermeseydi de cebren yapt\u0131rsayd\u0131?&#8221; denemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc meselenin \u00f6z\u00fc, cans\u0131z varl\u0131klar\u0131nki gibi kat\u0131 bir zorunluluk konusu de\u011fildir; i\u015fitme, konu\u015fma ve ak\u0131l gibi kuvvetlerden yararlanma, onlar\u0131 yerli yerinde kullanma, il\u00e2h\u00ee emirler ve s\u00f6zle yap\u0131lmas\u0131 istenen c\u00fcz&#8217;\u00ee ve hayat\u00ee g\u00f6revler ve hareketler konusudur. Bu alanla ilgili bir meseleye kar\u015f\u0131 \u00f6yle bir sual, konu d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmak olaca\u011f\u0131ndan \u00e7eli\u015fki demek olur.<\/p>\n<p>Velhas\u0131l b\u00f6yle zorlamadan ba\u015fka bir\u015fey dinlemeyen \u015ferirler gibi olmay\u0131n da: \u00fc<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>24- Ey iman edenler! Peygamber sizi, size hayat verecek \u015feylere davet etti\u011fi zaman, Allah&#8217;a ve Resul&#8217;e icabet edin. Ve bilin ki Allah, ki\u015fi ile kalbi aras\u0131na girer. Ve siz kesinkes O&#8217;nun huzurunda toplanacaks\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>25- Ve \u00f6yle bir fitneden sak\u0131n\u0131n ki, i\u00e7inizden yaln\u0131zca zul\u00fcm yapanlara dokunmakla kalmaz. Ve bilin ki, Allah&#8217;\u0131n cezas\u0131 \u015fiddetlidir.<\/p>\n<p>26- D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn ve hat\u0131rlay\u0131n o zamanlar\u0131 ki, hani bir vakitler siz yery\u00fcz\u00fcnde g\u00fc\u00e7s\u00fczd\u00fcn\u00fcz, hor g\u00f6r\u00fclen bir az\u0131nl\u0131kt\u0131n\u0131z. \u0130nsanlar\u0131n sizi h\u0131rpalamas\u0131ndan korkuyordunuz, \u00f6yle iken O, sizi bar\u0131nd\u0131rd\u0131 ve sizi yard\u0131m\u0131yla destekleyip g\u00fc\u00e7lendirdi ve \u015f\u00fckretmeniz i\u00e7in temizlerinden r\u0131z\u0131k verdi.<\/p>\n<p>24- Allah&#8217;a ve Resule icabet edin (onu duyun ve ona uyun), \u00f6zellikle size hayat verecek \u015feylere sizi \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 zaman onun emrine seve seve icabet edin. \u00c7ok dikkat \u00e7ekici bir ifade tarz\u0131d\u0131r ki, davet fiili, hem Allah&#8217;a, hem Resul&#8217;e isnad edildi\u011fi halde diye tesniye sigas\u0131 (ikil kipi) ile de\u011fil \u015feklinde tekil olarak zikredilmi\u015ftir ve \u00fcstelik Allah&#8217;a de\u011fil, Resul&#8217;e isnad edilmi\u015ftir. Zira davet birdir. Allah&#8217;\u0131n daveti peygamberinden dile gelecek ve Resul&#8217;\u00fcn daveti de Allah&#8217;\u0131n davetinden ba\u015fka bir\u015fey olmayacakt\u0131r. &#8220;Sizi ihya edecek,&#8221; yeniden hayat verecek, hayat\u0131n\u0131za sebep olacak, bitki ve hayvan halinden \u00e7\u0131kar\u0131p, insanl\u0131\u011f\u0131n aday oldu\u011fu h\u00fcr, mutlu bir hayata kavu\u015fturacak ve ebedi hayata sizi h\u00fcrriyetinizle y\u00fckseltecek bir ilim veya amel demektir ki Hz. Peygamber, zaten buna davet i\u00e7in g\u00f6nderilmi\u015ftir. \u0130nsanlara kulak, dil ve ak\u0131l da bunun i\u00e7in verilmi\u015ftir. Peygamber, Allah&#8217;\u0131n verece\u011fi \u00f6yle bir hayat yoluna davet edece\u011fi cihetle davet etti\u011fi ve kula\u011f\u0131n\u0131za b\u00f6yle bir davet geldi\u011fi vakit hemen istekle icabet ediniz. Ve biliniz ki Allah, muhakkak, ki\u015fi ile kalbinin aras\u0131na girer. Ona kalbinden, kalbine ondan daha yak\u0131n ve hakimdir. Ondaki h\u00e2li g\u00f6nl\u00fcnden, g\u00f6nl\u00fcndeki h\u00e2li ondan daha iyi bilir ve daha yak\u0131ndan h\u00fckm\u00fc alt\u0131na al\u0131p, sahip olur. Kudreti o kadar ge\u00e7erlidir ki, yaln\u0131zca ki\u015fi ile ba\u015fkalar\u0131 aras\u0131na de\u011fil, onunla kalbi aras\u0131na bile girer. D\u00fc\u015f\u00fcnen &#8220;ben&#8221; ile d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen &#8220;ben&#8221; aras\u0131na girer ve bu iki benli\u011fi birbirinden ay\u0131r\u0131r. \u0130nsan\u0131 bir anda g\u00f6nl\u00fcndeki emellerinden mahrum b\u0131rak\u0131verir. Azim ve iradesini bozar ve ters y\u00f6ne \u00e7evirebilir. Kanaatlerini, zevklerini de\u011fi\u015ftiriverir. Onunla kalbinin aras\u0131n\u0131 \u00f6yle ay\u0131r\u0131r ve \u00f6ylesine a\u00e7ar ki, bunlar birbirinin z\u0131dd\u0131 kesilir, insan\u0131 kendi kendisine d\u00fc\u015fman eder. Ki\u015fi ile kalbinin aras\u0131na \u00f6yle girer ki, akl\u0131n\u0131 elinden al\u0131verir, b\u00fct\u00fcn \u015fuurunu yok ediverir. Kendi kendini duymaz, kendi kendinin fark\u0131na varmaz hale getirir ve nihayet can\u0131n\u0131 al\u0131r, \u00f6ld\u00fcr\u00fcverir. Bunun i\u00e7in Allah sizinle kalbiniz aras\u0131na perde \u00e7ekti\u011fi ve \u00f6l\u00fcme davet etti\u011fi vakit, ona icabet etmemeye ve emrine kar\u015f\u0131 koymaya imk\u00e2n bulamazs\u0131n\u0131z ve bir nefes sonra ba\u015f\u0131n\u0131za ne gelece\u011fini bilemezsiniz. O halde kalbinizle aran\u0131z a\u00e7\u0131lmadan, can\u0131n\u0131z elinizden al\u0131nmadan, f\u0131rsat elinizde iken Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc, sizi ihya edecek, ebedi hayata y\u00fckseltecek bilgi veya amellere davet etti\u011fi zaman, hi\u00e7 ihmal etmeden hemen ona g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak icabet ediniz, onun emrine seve seve ko\u015funuz. \u015eunu da biliniz ki, kesinkes siz O&#8217;na ha\u015frolunacaks\u0131n\u0131z&#8221;, ba\u015fkas\u0131na de\u011fil, yaln\u0131zca Allah&#8217;a toplanacaks\u0131n\u0131z da amellerinizin mertebesine g\u00f6re cezas\u0131n\u0131 \u00e7ekeceksiniz. \u015eu halde &#8220;kalbimizden ve can\u0131m\u0131zdan ayr\u0131l\u0131rsak, ne olur?&#8221; demeyiniz de itaat ve icabet etmekten geri kalmay\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>25- Ve bir de o fitneden korkunuz ki, kesinlikle i\u00e7inizden yaln\u0131zca zulmedenlere isabet etmez. Yaln\u0131zca i\u015fi yerinden oynatanlara mahsus bir musibet olmakla kalmaz, aksine genelle\u015fir de hepinizi i\u00e7ine al\u0131r. Baz\u0131 g\u00fcnahlar vard\u0131r ki, zarar\u0131 umuma \u015famil olur. O g\u00fcnah\u0131n sebep olaca\u011f\u0131 fitne ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k, getirece\u011fi s\u0131k\u0131nt\u0131 ve bela, yaln\u0131zca o g\u00fcnah\u0131 i\u015fleyenleri ve i\u015fi yerinden oynatanlar\u0131 yere sermekle kalmaz, o zalimlerle birlikte o i\u015fe bula\u015fmam\u0131\u015f, o g\u00fcnah\u0131 i\u015flememi\u015f olanlara da isabet eder, bir\u00e7ok su\u00e7suzlar\u0131 da gelir bulur. Kurunun yan\u0131nda ya\u015f\u0131 da yakar. Mesela; yasaklar\u0131n duyurulmas\u0131nda, iyili\u011fi emir ile k\u00f6t\u00fcl\u00fckten menetme gibi konularda ya\u011fc\u0131l\u0131k yapmak, akide ve inan\u00e7 ile cihad konusunda tembellik ve gev\u015feklik g\u00f6stermek bu \u00e7e\u015fit g\u00fcnahlardand\u0131r. Bir hadisi \u015ferifte de ifade buyuruldu\u011fu \u00fczere: Bir geminin dibini delmeye u\u011fra\u015fan bir ki\u015finin fiili, \u00f6yle bir bo\u011fulma olay\u0131 meydana getirir ki, bu fitne o geminin i\u00e7inde bulunanlardan yaln\u0131zca onu delenleri ve onlara yard\u0131m edenleri de\u011fil, hi\u00e7 haberi olmayanlara var\u0131ncaya kadar hepsine isabet edecek \u015fekilde bir musibet halinde ortaya \u00e7\u0131kar. Belki bu i\u015ften hi\u00e7 haberdar olmayanlar, daha haz\u0131rl\u0131ks\u0131z yakalanacaklar\u0131ndan dolay\u0131 daha zararl\u0131 \u00e7\u0131karlar. Bundan dolay\u0131 b\u00f6yle umumi fitnelere meydan vermemek i\u00e7in, i\u015fin ba\u015f\u0131ndan itibaren iyi korunmak, muhtemel geli\u015fmelere kar\u015f\u0131 \u00f6nceden tedbirli olmak, ictimai hadislerde kontrol\u00fc elde tutmak o gemide bulunanlar\u0131n hepsine farz-\u0131 kifaye olan bir g\u00f6revdir. \u0130\u00e7lerinden bir k\u0131sm\u0131 bu g\u00f6revi yerine getirdi\u011fi zaman, hepsi kurtulur, hi\u00e7birisi ald\u0131rmay\u0131p gemi delindi\u011fi zaman ise hepsi musibete u\u011frar. Fakat dikkat edilmek laz\u0131mgelir ki, gemiyi delene mani olal\u0131m derken, b\u00fct\u00fcn gemidekileri harekete ge\u00e7irmek ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k \u00e7\u0131kar\u0131p, geminin dengesini bozarak, onun devrilmesine meydan vermemek de gerekir. Evvela farz-\u0131 kifayenin ifas\u0131n\u0131 y\u00fcklenen g\u00f6revliler bu g\u00f6revi farz-\u0131 ayn gibi icra edecekler. Mesela geminin kaptan\u0131 ve tayfalar\u0131 gibi ki, &#8220;\u0130yili\u011fi emretmek ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc \u00f6nlemekle g\u00f6revli y\u00f6netici kadro&#8221; yani, idarenin ba\u015f\u0131nda olan &#8220;\u00fcmmet&#8221;, g\u00f6revini tam yapacakt\u0131r. (B\u00f6yle bir y\u00f6netim kadrosu yoksa veya var da g\u00f6revini tam olarak yapm\u0131yorsa farz ihmal ediliyor demektir.) \u0130kincisi, herkesin kendi kendini toplumsal g\u00f6revlerini yap\u0131p yapmamaktan hesaba \u00e7ekmesidir. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc, umum\u00ee geli\u015fmelerin ve gidi\u015fat\u0131n ak\u0131\u015f\u0131ndan gaflet etmemek, gidi\u015fat\u0131 dikkatle izlemek ve geli\u015fmelerin seyrine zaman\u0131nda m\u00fcdahale ederek, olaylara y\u00f6n vermek ve hi\u00e7bir zaman kontroldan \u00e7\u0131kmas\u0131na izin vermemek laz\u0131m gelir. Nizam ve intizam ile iyi niyet ve h\u00fcsn-i ahl\u00e2k ile bu murakabeyi s\u00fcrd\u00fcrmek laz\u0131md\u0131r. Bu ise her m\u00fcminin kendi nefsinde Allah ve Resul\u00fc i\u00e7in itaat ve icabeti gerektirir. Ayr\u0131ca fitne meydana gelmemesi i\u00e7in kendine ve sorumlu oldu\u011fu cemaat\u0131na \u00f6zen g\u00f6stermesi ve gafletten sak\u0131nmas\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc getirir. Bundan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, umum\u00ee fitne yaln\u0131zca c\u00fcrm\u00fc i\u015fleyen zalimlerin cezas\u0131 de\u011fil, ayn\u0131 zamanda ona meydan veren gafillerin de cezas\u0131d\u0131r. Son nefese kadar \u00e7al\u0131\u015f\u0131p da fitneye engel olamayanlara gelince; &#8220;Rabbinize kar\u015f\u0131 bir mazeret olmak \u00fczere&#8221; (A&#8217;raf 7\/164) gere\u011fince Allah kat\u0131nda mazur olurlar. Mamafih o zalim ve gafillerin i\u00e7inde bulunup onlara yak\u0131nl\u0131k g\u00f6sterdiklerinden ve kom\u015fuluk ettiklerinden dolay\u0131 d\u00fcnya hayat\u0131nda o musibet \u00e7er\u00e7evesinin d\u0131\u015f\u0131nda kalmamalar\u0131 da ihtimal dahilindedir. Ahiret hayat\u0131nda ecir al\u0131rlarsa da d\u00fcnyada s\u0131k\u0131nt\u0131 \u00e7ekerler ve bunlar\u0131n \u00e7ektikleri s\u0131k\u0131nt\u0131, o s\u0131k\u0131nt\u0131ya sebep olan zalimlerin daha \u015fiddetli azap g\u00f6rmelerini icap ettirir. Bunun i\u00e7in fitne ve s\u0131k\u0131nt\u0131 zalimlerden ba\u015fkas\u0131na isabet etmez sanmay\u0131n\u0131z ve ondan korununuz. Ve \u015funu iyi biliniz ki, Allah azab\u0131 \u00e7etin oland\u0131r. O&#8217;nun cezas\u0131n\u0131n \u015fiddetinden dolay\u0131d\u0131r ki, yaln\u0131zca zalimlere mahsus ve m\u00fcnhas\u0131r olmakla kalmaz, onlar\u0131n \u00e7evresinde bulunan yak\u0131nlar\u0131n\u0131 da kaplar.<\/p>\n<p>26-\u0130\u015fte bunlar\u0131 b\u00f6yle size tek tek a\u00e7\u0131klayan ve &#8220;sak\u0131n\u0131n\u0131z!&#8221; emrini tebli\u011f eden Peygamber&#8217;in ne kadar ihya edici bir davette bulundu\u011funu anlay\u0131n\u0131z. Ve i\u015fin \u00f6nemini daha iyi anlamak i\u00e7in o vakitleri hat\u0131rlay\u0131n\u0131z ki, hani siz gayet az\u0131nl\u0131k idiniz, yerde ezilmek isteniyordunuz. Mekke&#8217;de iken Kurey\u015f&#8217;in elinde hemen ezilebilecek zay\u0131f bir az\u0131nl\u0131k idiniz. Veya daha \u00f6nce Farslar ve Bizansl\u0131lar a\u00e7\u0131s\u0131ndan \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fclen, k\u00fc\u00e7\u00fcmsenen ve onlar\u0131n idareleri alt\u0131nda ezilen bir topluluk idiniz. \u0130nsanlar\u0131n sizi ezip ge\u00e7ivermesinden korkuyordunuz. \u00c7evredeki insanlar size b\u00f6ylesine bir kin ve \u00f6fkeyle bak\u0131yorlard\u0131 ve siz onlardan kendinizi koruyacak durumda da de\u011fildiniz, sizin i\u00e7in g\u00fcvenli bir yer de yoktu. Daha sonra Allah sizi yerle\u015ftirdi, yuva sahibi yapt\u0131. Medine&#8217;ye g\u00f6\u00e7 ettirip, isk\u00e2n eyledi, emniyet ve asayi\u015f verdi, ve sizi yard\u0131m\u0131yla g\u00fc\u00e7lendirdi. Ensar&#8217;\u0131 size yard\u0131mc\u0131 yapt\u0131, melekler ile imdat eyledi ve Bedir&#8217;de zafer ihsan edip g\u00fc\u00e7lendirdi ve o k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 sizi destekledi, hel\u00e2l ve g\u00fczel nimetlerden size r\u0131z\u0131klar ihsan etti, ganimetler nasip eyledi. Has\u0131l\u0131 o ezilmi\u015flikten, o a\u015fa\u011f\u0131lanm\u0131\u015fl\u0131ktan kurtar\u0131p, b\u00f6yle \u015fanl\u0131 ve \u015ferefli bir hayata ge\u00e7irdi, ki, \u015f\u00fckredesiniz. Bu nimetleri hat\u0131rlay\u0131p \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc eda edesiniz.<\/p>\n<p>O halde:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi 27- Ey iman edenler! Allah&#8217;a ve Resul&#8217;e hainlik etmeyiniz ki, bile bile kendi emanetlerinize h\u0131yanet etmi\u015f olmayas\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>28- Ve iyi biliniz ki, mallar\u0131n\u0131z ve evlatlar\u0131n\u0131z birer imtihan arac\u0131ndan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Allah kat\u0131nda b\u00fcy\u00fck ecir vard\u0131r.<\/p>\n<p>29- Ey iman edenler! Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131rsan\u0131z, O, size bir furkan (hakk\u0131 bat\u0131ldan ay\u0131rdedecek bir anlay\u0131\u015f) verir ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 \u00f6rtbas eder, sizi ba\u011f\u0131\u015flar. Allah b\u00fcy\u00fck l\u00fctuf sahibidir.<\/p>\n<p>27- Ey iman edenler! \u015feklindeki bu hitaplar\u0131n b\u00f6yle iman \u00f6zelli\u011fi ile ardarda tekrar edilmesi, gelecek emir ve tenbihlerin \u00f6nemini ve onlara son derece \u00f6zen g\u00f6stermek gerekti\u011fini a\u00e7\u0131klamak ve bunlara \u00f6zen g\u00f6stermenin iman\u0131n gere\u011fi oldu\u011funu bilhassa anlatmak gibi bir \u00f6zel bela\u011fat\u0131 i\u00e7erir.<\/p>\n<p>Ey m\u00fcminler! Allah&#8217;a ve Resule h\u0131yanet etmeyin, iman zimmetinize verilmi\u015f olan il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcmlere ve Resul\u00fcn s\u00fcnnetine sayg\u0131s\u0131zl\u0131k ve riayetsizlik etmeyin. Bunlar size hayat veren h\u00fck\u00fcmlerdir, onlardan dolay\u0131 \u015f\u00fckretmekten geri kalmay\u0131n, nank\u00f6rl\u00fck etmeyin. Onlara sadakat ve ba\u011fl\u0131l\u0131ktan ayr\u0131lmay\u0131n. Dinde laubali olmay\u0131n, dinin emir ve yasaklar\u0131na s\u0131rf g\u00f6steri\u015f olsun diye uymay\u0131n, can u g\u00f6n\u00fclden benimseyerek uyun, ganimetten mal ka\u00e7\u0131rmak veya d\u00fc\u015fmana gizli s\u0131rlar iletmek gibi davran\u0131\u015flarla ahl\u00e2k\u0131n\u0131z\u0131 lekelemeyin. Has\u0131l\u0131, din\u00ee g\u00f6revlerinizi ciddiyet ve samimiyetle yap\u0131n. Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne h\u0131yanet ederseniz kendi emanetlerinize h\u0131yanet edersiniz. Bir kere Allah ve Resul\u00fc&#8217;ne h\u0131yanet etmeye ba\u015flad\u0131n\u0131z m\u0131 art\u0131k kendi aran\u0131zda da mala, cana, \u0131rza ve namusa h\u0131yanet etmeye ba\u015flars\u0131n\u0131z. Hakka, hukuka, vatana ve milli g\u00f6revlere de hainlik etmeye ba\u015flars\u0131n\u0131z<\/p>\n<p>28- ve o halde siz bilirsiniz. Bile bile h\u0131yanet edenlerden olursunuz. Bundan dolay\u0131 da birbirinize olan g\u00fcveniniz yok olur. Kimsenin kimseye g\u00fcvenmedi\u011fi bir toplum olursunuz. Siz kendinizden emin olamazsan\u0131z di\u011ferleri sizden hi\u00e7 emin olamazlar. O vakit emniyet ve g\u00fcven b\u00fcsb\u00fct\u00fcn ortadan kalkar. Ba\u015f\u0131n\u0131za i\u015fte o s\u00f6z\u00fc edilen b\u00fcy\u00fck fitneler kopar. Bunun i\u00e7in Allah&#8217;a, Resul\u00fc&#8217;ne h\u0131yanet edip de kendi kendinize h\u0131yanet edenlerden olmay\u0131n. Ger\u00e7i m\u00fcmin, m\u00fcmin olmak bak\u0131m\u0131ndan h\u0131yanet etmez, hainlik ve yalan m\u00fcminde huy haline gelmez. &#8220;\u0130ki \u00f6zellik vard\u0131r ki, m\u00fcminde huy haline gelmez, bunlar h\u0131yanet ve yaland\u0131r.&#8221; hadisi \u015ferifinde bu iki hasletin m\u00fcminde huy ve tabiat haline gelemeyece\u011fi haber veriliyor. Ancak m\u00fcmin gaflet edebilir, mai\u015fet derdiyle, mal ve evlat endi\u015fesiyle bazen b\u00f6yle bir zaafa d\u00fc\u015febilir. B\u00f6yle bir durumda biliniz ki, mallar\u0131n\u0131z ve evlatlar\u0131n\u0131z s\u0131rf bir fitnedir, sizin i\u00e7in fitneden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. Sizi meftun eder, g\u00fcnaha ve belaya sokabilir. Onlar b\u00f6yle durumlarda birer dert ve imtihand\u0131r. Allah ise, ancak O&#8217;nun yan\u0131nda b\u00fcy\u00fck ecir oldu\u011fu kesindir. Ki O&#8217;nun verdi\u011fini hi\u00e7 bir kimse veremez, O&#8217;nun kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 bir \u015fey kazand\u0131ramaz. \u015eu halde ne mala, ne evlada, ne de ba\u015fka bir \u015feye meftun olup da h\u0131yanet tehlikesine d\u00fc\u015fmeyin, d\u00fc\u015f\u00fcp de o b\u00fcy\u00fck ecirden mahrum kalmay\u0131n.<\/p>\n<p>29-\u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Ey m\u00fcminler! Siz Allah&#8217;a ittika ederseniz, her hususta h\u0131yanetten sak\u0131n\u0131r, takvaya sar\u0131l\u0131rsan\u0131z o sizin i\u00e7in furkan yapar. Size bir ay\u0131r\u0131m g\u00fcc\u00fc ihsan eder. Madd\u00ee ve manev\u00ee alanda \u00f6yle bir farkl\u0131l\u0131k ve imtiyaz bah\u015feyler ki, &#8220;Allah, pisi temizden se\u00e7er ay\u0131r\u0131r.&#8221; (Enf\u00e2l 8\/37) gere\u011fince a\u00e7\u0131k ve kapal\u0131 alanlarda hakk\u0131 hak olmayandan, iyiyi k\u00f6t\u00fcden, temizi pisten ay\u0131r\u0131r, sizi her t\u00fcrl\u00fc fenal\u0131klardan uzak tutar ve farkl\u0131 duruma getirir.<\/p>\n<p>&#8220;Furkan&#8221;: Fark ve temyiz veya f\u00e2r\u0131k demek oldu\u011fu gibi, sabah anlam\u0131na da gelir. Nitekim derler ki, &#8220;\u015e\u00f6yle yap\u0131p duruyordum ta sabah oluncaya kadar&#8221; demektir. Bu m\u00e2n\u00e2ya g\u00f6re demek olur ki: Sizi gecenin karanl\u0131\u011f\u0131nda bir tanyeri gibi parlak ve ayd\u0131nl\u0131k bir toplum yapar, farkl\u0131 ve imtiyazl\u0131 bir duruma getirir, parlat\u0131r da parlat\u0131r, \u015fan ve \u015ferefinizi bir nur gibi ufuklar yapar, ve seyyiat\u0131n\u0131z\u0131 toptan keffarete u\u011frat\u0131r, ay\u0131plar\u0131n\u0131z\u0131 iyice \u00f6rter, d\u00fcnyada kimseye g\u00f6stermez. Ve size ma\u011ffiret eder, ahirette de g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flay\u0131p ma\u011ffur k\u0131lar. Ve Allah pek b\u00fcy\u00fck ihsan ve kerem sahibidir. L\u00fctfuyla bunlar\u0131 yapt\u0131\u011f\u0131 gibi daha neler neler yapar.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfunun ne kadar b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu \u00f6zellikle bir misal ile anlamak i\u00e7in ya Muhammed!<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>30- Hani bir vakitler, o k\u00e2firler, seni tutup ba\u011flamak veya \u00f6ld\u00fcrmek veya s\u00fcr\u00fcp \u00e7\u0131karmak i\u00e7in sana tuzak kuruyorlard\u0131 da, onlar tuzak kurarken Allah da kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda tuzak kuruyordu. \u00d6yle ya, Allah tuzaklar\u0131n en hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 kurar.<\/p>\n<p>31- Onlara \u00e2yetlerimiz okundu\u011fu zaman, &#8220;i\u015fittik, dilersek bunun gibisini biz de s\u00f6yleriz, bu, eskilerin efsanelerinden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir&#8221; diyorlard\u0131.<\/p>\n<p>32- Bir vakit de, &#8220;Ey Allah, e\u011fer bu Senin kat\u0131ndan gelmi\u015f bir hak kitap ise, hi\u00e7 durma \u00fcst\u00fcm\u00fcze g\u00f6kten ta\u015flar ya\u011fd\u0131r veya bize daha ac\u0131 bir azap ver&#8221; demi\u015flerdi.<\/p>\n<p>33- Halbuki sen i\u00e7lerinde iken Allah, onlara azab edecek de\u011fildi. \u0130sti\u011ffar ettikleri s\u00fcrece de Allah onlara azab edecek de\u011fildir.<\/p>\n<p>34- \u015eimdi ise Allah&#8217;\u0131n kendilerine azab etmemesi i\u00e7in neleri var ki? Oysa Mescid-i Haram&#8217;dan menediyorlar. \u00dcstelik onun hizmetine ehil ki\u015filer de de\u011filler. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun hizmetine ehil olanlar ancak m\u00fcttakilerdir. L\u00e2kin \u00e7o\u011fu bunu bilmezler.<\/p>\n<p>35- K\u00e2be huzurunda onlar\u0131n dualar\u0131 ise \u0131sl\u0131k \u00e7al\u0131p el \u00e7\u0131rpmaktan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. O halde ink\u00e2r\u0131n\u0131zdan (ve nank\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fczden) dolay\u0131 bu azab\u0131 tad\u0131n bakal\u0131m.<\/p>\n<p>36- Mallar\u0131n\u0131, Allah yolundan engellemek i\u00e7in sarfeden o k\u00e2firler, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz yine onu sarfedecekler. Vars\u0131n sarfetsinler, sonra o y\u00fcreklerine inen bir ac\u0131 olacak, sonra da ma\u011flup olacaklar. Zaten k\u00e2firler toplan\u0131p cehenneme g\u00f6nderilecekler.<\/p>\n<p>37- Allah, murdar\u0131 temizden ay\u0131rdetmek i\u00e7in ve bir de murdar k\u0131sm\u0131n\u0131 birbiri \u00fczerine bindirip hepsini bir araya getirmek ve topunu birden cehenneme koymak i\u00e7in b\u00f6yle yapar. \u0130\u015fte bunlar o h\u00fcsran i\u00e7inde kalanlar\u0131n ta kendileridir.<\/p>\n<p>38- O k\u00e2firlere de ki: E\u011fer bu i\u015fe son verirlerse daha \u00f6nce yapt\u0131klar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flanacak. Yok yine kar\u015f\u0131 koymaya ba\u015flar, isyana d\u00f6nerlerse, \u00f6nceki \u00fcmmetlere uygulanan kurallar kendilerine de uygulanacak. (Art\u0131k o il\u00e2h\u00ee uygulamay\u0131 beklesinler.)<\/p>\n<p>30- Sen de o vakti hat\u0131rla ki, hani o k\u00e2firler sana mekir kuruyor, hile yap\u0131yorlard\u0131 seni tutup ba\u011flas\u0131nlar diye, veya seni \u00f6ld\u00fcrs\u00fcnler, hepsi birlik olup katletsinler diye veya seni Mekke&#8217;den s\u00fcr\u00fcp \u00e7\u0131kars\u0131nlar diye planlar yap\u0131yor, tuzaklar kuruyorlard\u0131. Suikastlar tertip ediyor, bir tak\u0131m oyunlara giri\u015fiyorlard\u0131. Hicret \u00f6ncesinde ve Hicret s\u0131ras\u0131nda Mekke&#8217;deki durum bu idi.<\/p>\n<p>Genellikle m\u00fcfessirler olay\u0131n meydana geli\u015fini \u015f\u00f6yle nakletmi\u015flerdir: M\u00fc\u015frikler Medine&#8217;den bir grup insan (Ensar)\u0131n, \u0130sl\u00e2m&#8217;a girip Hz. Peygamber&#8217;e biat ettiklerini i\u015fitince hemen tela\u015fa kap\u0131ld\u0131lar. Dar\u00fc&#8217;n-Nedve denilen Mekke \u015eehir Meclisini toplay\u0131p orada durumu m\u00fczakere ettiler. Ya\u015fl\u0131 bir adam suretinde bir \u0130blis de &#8220;Ben Necidliyim, toplant\u0131n\u0131z\u0131 i\u015fittim, ben de aran\u0131za kat\u0131lmak istedim. Herhalde benim de s\u00f6ylenecek bir iki faydal\u0131 s\u00f6z\u00fcm olabilir.&#8221; diyerek aralar\u0131na girdi. Sonra m\u00fczakereye ba\u015flad\u0131lar. Ebu&#8217;l-Buhtur\u00ee &#8220;Benim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm&#8221; dedi, &#8220;onu ba\u011flar, bir odaya hapsedersiniz ve b\u00fct\u00fcn giri\u015f \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131 kapars\u0131n\u0131z, sadece bir delik b\u0131rak\u0131r, ona oradan yiyecek i\u00e7ecek uzat\u0131rs\u0131n\u0131z. Ta \u00f6l\u00fcnceye kadar b\u00f6yle devam edersiniz&#8221;. O ihtiyar &#8220;Ne fena fikir&#8221;. Onun kavminden size silah \u00e7ekip gelenler olur, onu elinizden kurtar\u0131rlar.&#8221; dedi. Hi\u015fam b. Amir de &#8220;Benim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcm, onu bir deveye bindirip aran\u0131zdan uzakla\u015ft\u0131rmak, Mekke d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Art\u0131k orada ne yaparsa yaps\u0131n, size bir zarar\u0131 dokunmaz.&#8221; dedi. Yine o ihtiyar, o Necidliyim diyen adam &#8220;Ne fena fikir! Gider ba\u015fka kavimleri ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131r, sonra da onlar\u0131 toplay\u0131p gelir, sizinle harb eder.&#8221; dedi. Nihayet Ebu Cehil &#8220;Ben o fikirdeyim ki, her aileden birer delikanl\u0131 al\u0131rs\u0131n\u0131z ve onlara birer k\u0131l\u0131\u00e7 verirsiniz, hepsi bir anda vurur, onu \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler, kan\u0131 b\u00fct\u00fcn kabilelere da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olur. Ha\u015fimo\u011fullar\u0131 da b\u00fct\u00fcn Kurey\u015f ile sava\u015f yapamaz ya! \u015eayet diyet isterlerse onu da \u00f6deriz&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine o ihtiyar &#8220;Bu yi\u011fidin teklifi do\u011fru.&#8221; dedi. Buna karar verip da\u011f\u0131ld\u0131lar. Derhal Cebrail gelip, durumu Hz. Peygamber&#8217;e haber verdi ve hicret emrini iletti. Peygamber Efendimiz de Hz. Ali&#8217;yi yata\u011f\u0131na yat\u0131rd\u0131 ve Hz. Ebubekir ile beraber gidip ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131. D\u00fc\u015fmanlar haz\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 tamamlam\u0131\u015f, etraf\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131 ve her yan\u0131 g\u00f6zetliyorlard\u0131. Sabah olunca yata\u011fa do\u011fru h\u00fccum ettiler, fakat kar\u015f\u0131lar\u0131nda Ali&#8217;yi g\u00f6rd\u00fcler. Hi\u00e7 beklemedikleri bir\u015feydi, hayret i\u00e7inde donup kald\u0131lar.<\/p>\n<p>Onlar \u00f6yle mekirler ediyorlard\u0131 ve h\u00e2l\u00e2 mekirlerine devam ediyorlar, ona kar\u015f\u0131l\u0131k Allah da mekirler d\u00fczenler. \u00d6nce onlara yapt\u0131klar\u0131 mekirden bir \u00fcmit verir, sonra da mekirlerini bo\u015fa \u00e7\u0131kar\u0131r, kendi ba\u015flar\u0131na ge\u00e7irir. Nitekim onlara mekir yapmalar\u0131 ve tertibat almalar\u0131 i\u00e7in m\u00fcsaade etti, u\u011fra\u015ft\u0131rd\u0131, yordu fakat b\u00fct\u00fcn \u00e7abalar\u0131n\u0131 sonu\u00e7suz b\u0131rak\u0131p gizlice Hz. Peygamber&#8217;in hicretini sa\u011flay\u0131verdi. Sonra yine onlara \u00fcmit verip Bedir&#8217;e kadar getirdi, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 g\u00f6zlerine az g\u00f6sterdi, onlar da hemen sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7tiler ve g\u00f6receklerini g\u00f6rd\u00fcler. Evet Allah i\u015fte b\u00f6yle mekre kar\u015f\u0131 mekreder ve fakat Allah, mekredenlerin hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r, hayr\u00fclmakirindir. Ona kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir mekrin h\u00fckm\u00fc yoktur. O b\u00fct\u00fcn mekircilerin mekrini iptal edip ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131verir. Onun mekri de hay\u0131rdan ve hikmetten h\u00e2li (uzak) de\u011fildir. Bundan dolay\u0131 O&#8217;na &#8220;makir&#8221; veya &#8220;mekkar&#8221; diyemezsiniz. \u00e7\u00fcnk\u00fc O, hayr\u00fclm\u00e2kirindir. Allah&#8217;\u0131n i\u015fi, hadd-i zat\u0131nda bir hile ve tuzak olmaktan, bir mekir olmaktan \u00e7ok uzakt\u0131r ve m\u00fcnezzehtir. O&#8217;nun i\u015fi, mekri savu\u015fturmak ve ge\u00e7ersiz k\u0131lmaktan ibarettir. Mekircilerin mekrini \u00f6nlemek bak\u0131m\u0131ndan umuma hay\u0131r oldu\u011fu gibi, mekircilere hadlerini bildirmek ve bir k\u0131sm\u0131n\u0131n tevbe edip o i\u015ften vazge\u00e7mesine sebep olmak bak\u0131m\u0131ndan da bizzat o mekri yapanlar i\u00e7in bile hay\u0131rdan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir. \u015eu halde, bu il\u00e2h\u00ee fiile &#8220;mekir&#8221; denilmesinin sebebi, mekircilerin mekrine kar\u015f\u0131l\u0131k olmak \u00fczere onlar\u0131n haberi olmadan ve b\u00fct\u00fcn tahminlerin d\u0131\u015f\u0131nda bamba\u015fka bir tedbirle onlar\u0131n \u00e7abalar\u0131n\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan bir m\u00fc\u015fakeledir, bir yan\u0131ltmad\u0131r. Yoksa Allah&#8217;a ger\u00e7ekte do\u011frudan do\u011fruya &#8220;mekir&#8221; isnad edilemez ve &#8220;makir&#8221; denilemez. Buradaki mekir de t\u0131pk\u0131 \u00c2l-i \u0130mr\u00e2n S\u00fbresi&#8217;ndeki (3\/54) gibi mekre kar\u015f\u0131 al\u0131nan bir tedbir ve bir m\u00fc\u015fakeledir. Bu anlamda olmak \u00fczere il\u00e2h\u00ee mekirden s\u00f6z edilebilir. Bunda da &#8220;yani Allah&#8217;\u0131n mekredenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131 oldu\u011fu&#8221; tenzihinin unutulmamas\u0131 laz\u0131mgelir.<\/p>\n<p>31-O makirler \u00f6yle k\u00e2firler idi ki, onlara Bizim \u00e2yetlerimiz, yani &#8220;Biz, e\u011fer bu Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 bir da\u011f \u00fczerine indirseydik, onu darmada\u011f\u0131n olmu\u015f g\u00f6r\u00fcrd\u00fcn&#8230;&#8221; (Ha\u015fr, 59\/21) gere\u011fince Kur&#8217;\u00e2n tilavet olundu\u011fu zaman, i\u015fittik, i\u015fittik derler, dileseydik biz de bunun ayn\u0131n\u0131 s\u00f6ylerdik, bu eskilerin efsanelerinden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fil, \u015feklinde ileri geri konu\u015fur dururlar. (En&#8217;\u00e2m S\u00fbresi&#8217;ndeki (6\/25) \u00e2yetinin tefsirinde &#8220;es\u00e2tir&#8221; kelimesine bkz.). Orada da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere ilk \u00f6nce Mekke m\u00fc\u015friklerinin ak\u0131l hocalar\u0131ndan olan Nadr b. Haris s\u00f6ylemi\u015f ve bir \u00e7oklar\u0131 da ondan duyup tekrarlam\u0131\u015flard\u0131. \u00d6yle dediler, l\u00e2kin y\u0131llar boyu u\u011fra\u015ft\u0131klar\u0131 halde bir t\u00fcrl\u00fc onun ayn\u0131n\u0131 veya benzerini s\u00f6yleyemediler. S\u00f6yleyemedikleri i\u00e7in de t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc mekirlere ba\u015fvurdular, suikastlara, sava\u015flara kalk\u0131\u015ft\u0131lar.<\/p>\n<p>As\u0131rlar ge\u00e7ti, onlar gibi d\u00fc\u015f\u00fcnen niceleri ayn\u0131 \u015feyleri geveleyip durdular fakat onlar da Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131n bir benzerini s\u00f6yleyemediler. Bunlar da onlar gibi, dolamba\u00e7l\u0131 yollardan gidip, ba\u015fka ba\u015fka mekirler pe\u015finde ko\u015fmaktan \u00f6te bir \u015fey yapamad\u0131lar.<\/p>\n<p>32- Ve yine hat\u0131rla o vakti ki, hani onlar Ya Allah! Dediler e\u011fer bu Kur&#8217;\u00e2n Senin kat\u0131ndan gelmi\u015f bir hak kitap ise&#8221;, (yani peygamberin dedi\u011fi gibi Allah taraf\u0131ndan indirilmi\u015f bir hak kel\u00e2m ise), Sen bizim ba\u015f\u0131m\u0131za g\u00f6kten ta\u015f ya\u011fd\u0131r, veya bize ba\u015fka bir ac\u0131 azab g\u00f6nder. Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini a\u00e7\u0131k\u00e7a ink\u00e2r eden ve k\u00fc\u00e7\u00fcmseyen o hilek\u00e2r k\u00e2firlerin k\u00fcf\u00fcrlerindeki \u015fu inad\u0131 ve inad\u0131n eseri olan k\u00fc\u00e7\u00fcmseme ve istihzay\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcn&#8230;<\/p>\n<p>Rivayet olundu\u011funa g\u00f6re, bunu da Nadir b. Haris s\u00f6ylemi\u015f idi. &#8220;Bu eskilerin efsanelerinden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fil!&#8221; dedi\u011fi zaman Hz. Peygamber, ona &#8220;Yaz\u0131klar olsun sana, bu Allah kel\u00e2m\u0131d\u0131r.&#8221; buyurmu\u015ftu. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k olarak o da &#8220;E\u011fer bu Kur&#8217;\u00e2n ger\u00e7ekten Allah kel\u00e2m\u0131 ise, bizim bunu ink\u00e2r etmemize bir ceza olmak \u00fczere Allah ya ba\u015f\u0131m\u0131za g\u00f6kten ta\u015f ya\u011fd\u0131rs\u0131n veya bize ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc elem verici bir azab g\u00f6ndersin.&#8221; diyerek s\u00f6z\u00fcnde \u0131srarl\u0131 oldu\u011funu a\u00e7\u0131\u011fa vurmak, k\u00fcf\u00fcr ve ink\u00e2r\u0131nda iddial\u0131 oldu\u011funu g\u00f6stermek ve Kur&#8217;\u00e2n&#8217;\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmsemek istemi\u015fti. B\u00f6ylece asl\u0131nda hak ettikleri azab\u0131 a\u011f\u0131zlar\u0131 ile istemi\u015f ve itiraf etmi\u015f, \u00f6b\u00fcrleri de bunu kabul ve tasvip etmi\u015f bulunuyorlard\u0131. O halde Allah neden hemen o anda hak ettikleri azab\u0131 onlara vermedi?<\/p>\n<p>33- Halbuki, ey Muhammed, sen onlar\u0131n i\u00e7inde iken Allah onlara azab edecek de\u011fildi. Sen onlar i\u00e7in rahmetin kendisiydin, senin bulundu\u011fun yere azab indirmek imk\u00e2n ve ihtimal dahilinde de\u011fildi. Ayr\u0131ca onlar tevbe ve isti\u011ffar ederlerken veya edeceklerken de Allah onlara azab vermezdi. Yani Sen i\u00e7lerinden \u00e7\u0131ksan bile onlar tevbek\u00e2r olup isti\u011ffar ettikleri takdirde veya i\u00e7lerinde isti\u011ffar edip imana gelenler veya gelecekler varken de onlara \u00f6yle k\u00f6klerini kaz\u0131yacak bir azab eri\u015fmezdi. Nitekim hi\u00e7bir kavim, peygamberleri i\u00e7lerinden al\u0131nmadan toplu azaba u\u011frat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. \u0130yiler i\u00e7inden de k\u00f6t\u00fcler zuhur edip, zul\u00fcm yapmaya ve zul\u00fcmde a\u015f\u0131r\u0131 gitmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 zaman, zul\u00fcm ve isyan\u0131n olumsuz etkisiyle meydana gelecek olan fitnenin zarar\u0131 iyilere de dokundu\u011fu gibi, k\u00f6t\u00fcler i\u00e7inde fevkalade iyiler zuhur etmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 zamanlarda az da olsa o iyilerin y\u00fcz\u00fc suyu h\u00fcrmetine o k\u00f6t\u00fclerin hak ettikleri ceza ve azab affa veya tehire u\u011frar. K\u00f6t\u00fcler azab\u0131 celbetti\u011fi gibi iyiler de rahmeti celbeder.<\/p>\n<p>Has\u0131l\u0131 b\u00f6yle s\u00f6yledikleri zaman o k\u00e2firlerin ba\u015flar\u0131na ta\u015f ya\u011fd\u0131r\u0131lmamas\u0131 veya ba\u015fka t\u00fcrl\u00fc bir elim azab ile cezaland\u0131r\u0131lmamalar\u0131, onlar\u0131n onu hak etmediklerinden dolay\u0131 de\u011fil, Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n, Resul\u00fc&#8217;ne ve isti\u011ffar\u0131 s\u00f6z konusu olanlara b\u00fcy\u00fck l\u00fctfundan dolay\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u00e7lerinde peygamber varken veya isti\u011ffar eden veya edecek olanlar bulunuyorken azab etmek, Allah&#8217;\u0131n s\u00fcnnetine uygun de\u011fildir. \u0130\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fc bu idi.<\/p>\n<p>34- Yoksa Allah&#8217;\u0131n onlara azab etmemesi i\u00e7in neleri vard\u0131? \u00dcstelik o haldeydiler ki, Mescid-i Haram&#8217;dan insanlar\u0131 engelliyorlard\u0131 ve engellemeye devam ederlerken onun evliyas\u0131 da de\u011fillerdi. Mescid-i Haram&#8217;a ait hizmetleri y\u00fcr\u00fctmek i\u00e7in ehliyet ve liyakatleri, \u00f6zellikle velayet haklar\u0131 da yoktu. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun velileri m\u00fcttakilerden ba\u015fkas\u0131 de\u011fildir. \u015eirkten korunan ve Allah&#8217;dan ba\u015fkas\u0131na ibadet etmeyen takva ehlinden ba\u015fkas\u0131n\u0131n Beytullah&#8217;da velayet haklar\u0131 olmaz. Ona sahip olmak, onun i\u015flerinde tasarruf etmek hak ve salahiyeti ancak orada tevhid ile ibadet edecek olan m\u00fcttakilerindir. Ve l\u00e2kin onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bunu bilmezler. Yani o m\u00fc\u015friklerin bir k\u0131sm\u0131, i\u00e7lerinden pek az\u0131, kendilerinin liyakatsizli\u011fini ve Mescid-i Haram&#8217;a velayet etmek haklar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bu hakk\u0131n m\u00fcttakilere ait oldu\u011funu ve bundan dolay\u0131 ona s\u0131rf bir zorbal\u0131k ile m\u00fcdahele etmekte olduklar\u0131n\u0131 bilirler. Ve onlar bunu bile bile inad ederlerse de ekserisi i\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc bilmezler de &#8220;Biz K\u00e2be&#8217;nin valileri, m\u00fctevellileriyiz, \u015fu halde diledi\u011fimizi sokar, diledi\u011fimizi sokmay\u0131z.&#8221; derler. \u00c7o\u011fu bilgisizlik y\u00fcz\u00fcnden, pek az\u0131 da bile bile inat ve zorbal\u0131kla m\u00fcttakileri ziyaretten ve tavaftan menediyorlard\u0131.<\/p>\n<p>35- Ve zaten Beytullah&#8217;\u0131n yan\u0131nda dua ve namaz nam\u0131na yapt\u0131klar\u0131 \u015fey de \u0131sl\u0131k \u00e7almaktan ve el \u00e7\u0131rpmaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>&#8220;M\u00fck\u00e2&#8221;: Isl\u0131k veya \u0131sl\u0131k \u00e7almak demektir ki, gerek yaln\u0131zca dudakla ve gerek parmak yard\u0131m\u0131yla \u00fcflemek ve \u00f6tt\u00fcrmekten daha genel anlaml\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 genellikle \u00fcflenip, \u00e7al\u0131nan d\u00fcd\u00fck seslerini de i\u00e7ine al\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Tasdiye&#8221;: Esasen sada veya sadd k\u00f6k\u00fcnden yap\u0131lm\u0131\u015f bir kelime olarak ses \u00e7\u0131kartmak, veya engelleyip vazge\u00e7irtmek demektir ki, her iki bak\u0131mdan da birini \u00e7a\u011f\u0131rmak veya e\u011flenip oynamak gibi bir maksada y\u00f6nelik olarak el \u00e7\u0131rpmaya tasdiye denilir.<\/p>\n<p>Rivayet olunuyor ki, bunlar erkek ve kad\u0131n, a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131k elele tutu\u015fur, K\u00e2be&#8217;nin etraf\u0131nda dola\u015f\u0131rlar ve \u0131sl\u0131k \u00e7al\u0131p el \u00e7\u0131rparlard\u0131. B\u00f6ylece ibadet ediyoruz diye \u00e7alar oynarlard\u0131. Hora teperler ve yapt\u0131klar\u0131n\u0131 alk\u0131\u015flarlard\u0131. Bir de Hz. Peygamber, Beyt-i \u015eerif&#8217;e gelip ibadet etmek, namaz k\u0131lmak ve Kur&#8217;\u00e2n okumak istedi\u011fi zaman, onlar genellikle b\u00f6yle ayin yapmakta a\u015f\u0131r\u0131 giderlerdi. Kendileri de g\u00fcya namaz k\u0131l\u0131yor ve dua ediyorlarm\u0131\u015f gibi n\u00fcmayi\u015f yaparlar ve g\u00fcr\u00fclt\u00fc \u00e7\u0131kar\u0131rlard\u0131. B\u00f6ylece Hz. Peygamber&#8217;in huzurunu ka\u00e7\u0131r\u0131rlard\u0131. Ve bu yapt\u0131klar\u0131n\u0131 da kendileri i\u00e7in bir ibadet sayarlard\u0131. Bu halleriyle bunlar\u0131n Beytullah konusunda nas\u0131l velayet haklar\u0131 olur? Ve Mescid-i Haram&#8217;a musallat olup, orada Allah&#8217;a ibadet eden as\u0131l hak sahibi m\u00fcttakileri engellemeye kalk\u0131\u015fan bu edepsizlerin, cahillerin, gas\u0131plar\u0131n ve k\u00e2firlerin \u015fu halleriyle neleri vard\u0131r ki, Allah onlara azab etmesin.<\/p>\n<p>Madem ki, haliniz budur ey k\u00e2firler \u00f6yleyse bundan b\u00f6yle o azab\u0131 tad\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc hep k\u00fcf\u00fcrde direnip durdunuz, isti\u011ffar da etmediniz.<\/p>\n<p>36- \u015euras\u0131 bir ger\u00e7ektir ki, onlar insanlar\u0131 hak yoldan \u00e7evirmek i\u00e7in, Allah yolundan engellemek i\u00e7in mallar\u0131n\u0131 sarfederler. Bu \u00e2yet Bedir Sava\u015f\u0131 i\u00e7in mallar\u0131n\u0131 sarfeden, bu c\u00fcmleden olmak \u00fczere her biri her g\u00fcn on deve keserek m\u00fc\u015frik askerlerini doyuran Kurey\u015f zenginleri hakk\u0131nda n\u00e2zil olmu\u015ftur. Ayr\u0131ca Uhud, Hendek vs. sava\u015flardaki harcanan paralar\u0131 ve onlar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 da dile getirmi\u015f olmaktad\u0131r. Yani \u015furas\u0131 kesindir ki, k\u00fcf\u00fcrde inat ve \u0131srar edenler, insanlar\u0131 Allah yolundan, hak dinden engellemek i\u00e7in mallar\u0131n\u0131 sarfediyorlar. bundan b\u00f6yle de sarfedecekler, sarfetmeyi s\u00fcrd\u00fcrs\u00fcnler bakal\u0131m sonra o mallar kendilerine hasret olacak, bo\u015funa harcanm\u0131\u015f, telef edilmi\u015f olacak, bo\u015fa harcanm\u0131\u015f oldu\u011funu anlayacaklar ve eyvah diyecekler sonra da ma\u011flup olacaklar. O zamana kadar &#8220;Sava\u015fta yenmek de vard\u0131r, yenilmek de&#8221; h\u00fckm\u00fc uyar\u0131nca k\u00e2h galip, k\u00e2h ma\u011flup olurlarsa da en sonunda kesinlikle kaybedecek taraf onlar olacakt\u0131r, en nihayet hakka ma\u011flup olacaklard\u0131r, ve o k\u00e2firler yaln\u0131zca cehenneme sevkedilecekler, orada toplanacaklard\u0131r.<\/p>\n<p>37-Ki Allah, \u00e7irkini g\u00fczelden ay\u0131rs\u0131n, m\u00fcttakilere vaad olunan furkan tam anlam\u0131yla has\u0131l olsun, iyilerle k\u00f6t\u00fcler biribirinden ayr\u0131lm\u0131\u015f olsun. Ve \u00e7irkin k\u0131sm\u0131n\u0131 birbirinin \u00fczerine kats\u0131n, \u00fcst\u00fcste ekleyip bindirsin, habis mallar\u0131n\u0131 da s\u0131rtlar\u0131na y\u00fckleyip hepsini \u00fcst\u00fcste y\u0131\u011fs\u0131n, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve zahmet verecek \u015fekilde y\u0131\u011fs\u0131n topunu birden cehenneme dolduruversin. \u0130\u015fte bunlar o h\u00fcsrana u\u011frayanlard\u0131r. Yani hasirler, h\u00fcsran i\u00e7inde kalanlar diye olsa olsa bunlara denilir.<\/p>\n<p>38-Ey Muhammed! O ink\u00e2r edenlere s\u00f6yle ki: e\u011fer vazge\u00e7erlerse, bulunduklar\u0131 bu halleri b\u0131rak\u0131p hakka teslim olmay\u0131 kabul ederlerse ge\u00e7mi\u015f g\u00fcnahlar\u0131 ma\u011ffiret olunur. Ve e\u011fer yine d\u00f6nerler, Peygamber ile sava\u015fa kalk\u0131\u015f\u0131rlarsa \u00f6nlerinde \u00f6ncekilerin s\u00fcnneti, \u00e2det ve gelenek olarak ge\u00e7ti. Onlara anlat\u0131ld\u0131 ve i\u015fittiler ki, Peygamberlerine kar\u015f\u0131 gelen kavimler nas\u0131l kahra u\u011fray\u0131p helak oldular. Yine g\u00f6zleriyle g\u00f6rd\u00fcler ki, Bedir&#8217;de peygambere kar\u015f\u0131 gelenler, ne hallere u\u011frad\u0131lar. Bunlar yeterince misal de\u011fil midir? \u015eu halde peygambere kar\u015f\u0131 direnenlerin yolunu tutarlarsa, onlar\u0131n u\u011frad\u0131klar\u0131 ak\u0131bete u\u011framay\u0131 beklesinler: &#8220;Allah \u015fu h\u00fckm\u00fc vermi\u015ftir ki; Ben ve peygamberlerim mutlaka galip gelece\u011fiz. (M\u00fccadele 58\/21) &#8220;And olsun ki, peygamber olarak g\u00f6nderdi\u011fimiz kullar\u0131m\u0131z hakk\u0131nda \u015fu vaadimiz ge\u00e7mi\u015ftir: Onlar elbette yard\u0131m g\u00f6recekler ve kesinlikle bizim ordumuz galip gelecektir&#8221; (Saffat 37\/171, 172, 173) &#8220;And olsun Tevrat&#8217;tan sonra Zebur&#8217;da da yazd\u0131k ki, yery\u00fcz\u00fcne kesinlikle salih kullar\u0131m miras\u00e7\u0131 olacaklard\u0131r.&#8221; (Enbiya 21\/105).<\/p>\n<p>\u0130nananlara \u015funu da s\u00f6yle:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>39- Ortal\u0131kta fitne kalmay\u0131p, din tamam\u0131yla Allah&#8217;\u0131n dini oluncaya kadar onlarla sava\u015f\u0131n. E\u011fer vazge\u00e7erlerse muhakkak ki, Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>40- Yok vazge\u00e7mez de tekrar eskiye d\u00f6nerlerse art\u0131k bilin ki, Allah sizin yard\u0131mc\u0131n\u0131zd\u0131r. O ne g\u00fczel mevla, ne g\u00fczel yard\u0131mc\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>39-Sava\u015fmaktan vazge\u00e7meyip devam ederlerse siz de sava\u015fa devam edin, o k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131n, ta ki, \u015firk ve puta tapmaktan do\u011fan ayr\u0131l\u0131k gayrilik kalmay\u0131ncaya, fitne iyice ortadan kalk\u0131ncaya kadar ve din b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Allah&#8217;\u0131n dini oluncaya kadar sava\u015fmaya devam edin. Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131n\u0131 ba\u015fkalar\u0131na mahkum tutan bat\u0131l dinler, Hak din kar\u015f\u0131s\u0131nda y\u0131k\u0131l\u0131p gitsin, hak hakim olsun da fitne ve eziyetle kimse ger\u00e7ek mabuddan ba\u015fkas\u0131na itaat ve boyun e\u011fmeye zorlanmas\u0131n. Yaln\u0131zca burada &#8220;hepsi&#8221; ilavesi var. Bu \u00e2yetin bir benzeri Bakara S\u00fbresi&#8217;nde ge\u00e7mektedir, ancak orada kelimesi yoktur. (Bkz. Bakara 2\/193) ayr\u0131ca Bakara&#8217;da ( &#8220;dinde zorlama yoktur&#8221; (Bakara, 2\/256) \u00e2yetinin tefsirine bkz.)<\/p>\n<p>Bu k\u0131tal \u00fczerine, fitneden ve Allah&#8217;dan ba\u015fkas\u0131na tapmaktan vazge\u00e7erlerse \u015furas\u0131 muhakkak ki Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rmektedir. Ona g\u00f6re iyi bilsinler ki, ecirlerini verecektir.<\/p>\n<p>40-*} Yok e\u011fer y\u00fcz \u00e7evirirlerse, yani k\u00fcf\u00fcrlerinden d\u00f6nmez ve Hz. Peygamber ile sava\u015fmaya son vermezlerse Siz de iyi biliniz ki, muhakkak Allah, sizin mevlan\u0131z, veliniz ve yard\u0131mc\u0131n\u0131zd\u0131r. \u015eu halde onlar\u0131n d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131ndan korkmay\u0131n\u0131z, Allah&#8217;a dayan\u0131n\u0131z, O ne g\u00fczel Mevla, ne g\u00fczel yard\u0131mc\u0131d\u0131r. Ki, sahip \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 kaybolmaz, yard\u0131m etti\u011fi ma\u011flup olmaz.<\/p>\n<p>B\u00f6yle biliniz ve buna g\u00f6re hareket ediniz:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>41- \u015eunu da biliniz ki, ganimet olarak ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z her hangi bir \u015feyden be\u015fte biri mutlaka Allah i\u00e7indir. O da peygambere ve ona yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olanlara, yetimlere, miskinlere ve yolda kalm\u0131\u015flara aittir. E\u011fer siz Allah&#8217;a iman etmi\u015f, hak ile bat\u0131l\u0131n ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 o g\u00fcn, iki ordunun kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011fi o (Bedir) g\u00fcn\u00fc kulumuza indirdi\u011fimiz \u00e2yetlere iman getirmi\u015f iseniz bunu b\u00f6yle biliniz. Ve biliniz ki, Allah, her\u015feye k\u00e2dirdir.<\/p>\n<p>42- O vakit siz vadinin yak\u0131n bir yamac\u0131nda idiniz, onlarsa uzak yamac\u0131nda idiler. Kervan da sizden daha a\u015fa\u011f\u0131da idi. \u00d6yle ki, \u015fayet onlarla s\u00f6zle\u015fmi\u015f olsayd\u0131n\u0131z, \u00f6yle bir bulu\u015fma yeri i\u00e7in mutlaka anla\u015fmazl\u0131k \u00e7\u0131kar\u0131rd\u0131n\u0131z. Fakat olmas\u0131 gereken (zafer)in olmas\u0131 i\u00e7in Allah b\u00f6yle takdir etti. T\u00e2 ki, helak olan apa\u00e7\u0131k bir delil g\u00f6rd\u00fckten sonra helak olsun, sa\u011f kalanlar da yine apa\u00e7\u0131k bir delilden sonra ya\u015fas\u0131n. Kesindir ki Allah, i\u015fitendir, bilendir.<\/p>\n<p>43- Hani o vakitler Allah sana uykunda (r\u00fcyanda) onlar\u0131 az g\u00f6steriyordu. E\u011fer Allah sana onlar\u0131 kalabal\u0131k g\u00f6sterseydi korkacakt\u0131n\u0131z ve sava\u015f konusunda anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fecektiniz. Fakat Allah b\u00f6yle bir \u015feyden sizi uzak tuttu. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, g\u00f6n\u00fcllerde yatan\u0131 da bilir.<\/p>\n<p>44- Ve i\u015fte onlarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit onlar\u0131 sizin g\u00f6z\u00fcn\u00fcze az g\u00f6steriyordu, sizi de onlar\u0131n g\u00f6zlerinde azalt\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah o mukadder olan i\u015fi yerine getirecekti. B\u00fct\u00fcn i\u015fler Allah&#8217;a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>41- &#8220;\u011eunm&#8221;: Esasen bir \u015feye s\u0131k\u0131nt\u0131 ve zahmet \u00e7ekmeden nail olmak veya d\u00fc\u015fmandan doyumluk almak m\u00e2n\u00e2lar\u0131na gelir ve al\u0131nan doyumlu\u011fa da isim olarak s\u00f6ylenilir ki, &#8220;ganimet&#8221; kelimesi de her iki bak\u0131mdan ayn\u0131 anlama gelir. \u015eeriat \u0131st\u0131lah\u0131nda ise ganimet, k\u00fcffardan sava\u015fla ve zor kullan\u0131larak al\u0131nan mald\u0131r. \u015eu halde isterse harbin sonunda yap\u0131lan bar\u0131\u015f anla\u015fmas\u0131 gere\u011fince olsun, d\u00fc\u015fmandan al\u0131nan mala ganimet ad\u0131 verilmez. L\u00e2kin &#8220;fey&#8221; ad\u0131 verilir. Bundan dolay\u0131 ganimet kelimesi fey kelimesinden daha \u00f6zel bir anlam ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Ve biliniz, yani gere\u011fince amel etmek \u00fczere malumunuz olsun ki, ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z ganimet ne \u015feyden olursa olsun, isterse bir i\u011fne veya iplikten ibaret bulunsun, bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda da beyan olundu\u011fu \u00fczere her \u015feyden \u00f6nce &#8220;Enf\u00e2l Allah&#8217;a ait&#8221; oldu\u011fundan onun be\u015fte biri s\u0131rf Allah i\u00e7indir. Ve Peygamber i\u00e7indir, ve ona yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 olanlar i\u00e7indir, ve yetimler i\u00e7indir, ve miskinler (yani yoksullar) i\u00e7indir, ve yolda kalm\u0131\u015f yolcular i\u00e7indir.<\/p>\n<p>\u0130lk \u00f6nce ganimetin be\u015fte birini Allah i\u00e7in ay\u0131rmak, onu da be\u015f hisseye ay\u0131r\u0131p, bu \u00e2yette a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 gibi, bu be\u015f gruba taksim etmek gerekir. Yani Allah, kendi hakk\u0131 olarak zikretti\u011fi be\u015fte biri, yine be\u015fe ay\u0131r\u0131p \u00f6nce Resulullah&#8217;a, sonra da s\u0131ras\u0131yla zikredilen bu insanlara verilmesini emreder.\u0130\u015fte bu s\u00fbrenin ilk \u00e2yetinde &#8220;Enf\u00e2l, (yani ganimetler), Allah&#8217;a ve Resul&#8217;e aittir.&#8221; h\u00fckm\u00fcn\u00fcn ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak a\u00e7\u0131klamas\u0131 budur. Her\u015feyden \u00f6nce enf\u00e2lin ve ganimetlerin hepsi Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. \u015eu halde hepsi gaziler elinde emanettir. Bu il\u00e2h\u00ee h\u00fckme g\u00f6re, hepsinin kamu yarar\u0131na sarfolunmas\u0131 gerekir. Fakat il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcm, siz gazileri, di\u011fer milletlerin geleneklerinde oldu\u011fu gibi, \u00f6zel menfaatlerinizden de b\u00fcsb\u00fct\u00fcn mahrum etmez. Ancak ganimetten be\u015fte birinin Allah i\u00e7in ayr\u0131lmas\u0131 ve kamu y\u00f6netimi taraf\u0131ndan, a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde toplum yarar\u0131na sarfedilmesini emreder. Ganimetin be\u015fte birden geriye kalan be\u015fte d\u00f6rd\u00fcn\u00fc de siz gazilere b\u0131rak\u0131r. \u015eu halde gaziler, dilerlerse haklar\u0131n\u0131 isterler. O zaman ganimetin onlar aras\u0131nda taksimi vacip olur. Veya her biri dilerse kendi hakk\u0131ndan diledi\u011fi kadar\u0131n\u0131 taksimden \u00f6nce veya sonra yine Allah i\u00e7in terk edebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hak sahibi, kendi hakk\u0131nda diledi\u011fi gibi tasarruf etmekte h\u00fcr ve serbesttir. Bu husus onlar\u0131n kendi isteklerine b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fu gibi, Resulullah&#8217;\u0131n vefat\u0131ndan sonra onun be\u015fte birden olan hissesi de din \u00e2limleri taraf\u0131ndan de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015flerin \u00f6ne s\u00fcr\u00fclmesine sebep olmu\u015ftur. Bu konudaki ictihadlar\u0131n ayr\u0131nt\u0131s\u0131 F\u0131k\u0131h kitaplar\u0131na aittir. Bu \u00e2yetin Bedir g\u00fcn\u00fcnde veya Bedir&#8217;den bir ay \u00fc\u00e7 g\u00fcn sonra meydana gelen Beni Kaynuka gazvesi s\u0131ras\u0131nda n\u00e2zil oldu\u011fu hakk\u0131nda iki rivayet vard\u0131r.<\/p>\n<p>E\u011fer siz Allah&#8217;a ve iki ordunun kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011fi, m\u00fcsl\u00fcman ve k\u00e2firlerin \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn, o furkan g\u00fcn\u00fc (yani hak ile bat\u0131l\u0131n ayr\u0131ld\u0131\u011f\u0131 Bedir g\u00fcn\u00fc) kulumuza indirdi\u011fimiz \u015feylere, ki bunlar vahiy \u00e2yetleri, yard\u0131m melekleri ve il\u00e2h\u00ee nusret ve zaferdir, i\u015fte bunlara iman etmi\u015f hakiki m\u00fcminler iseniz biliniz ki, bu b\u00f6yledir. Yani enf\u00e2l ve ganimetin bu \u015fekilde taksim olunmas\u0131 gerekir. Bunun b\u00f6yle oldu\u011funu bilin, ona g\u00f6re gere\u011fini yapars\u0131n\u0131z. Ve Allah her \u015feye k\u00e2dirdir. O g\u00fcn g\u00f6zlerinizle g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi, \u00e7o\u011fa kar\u015f\u0131 aza, kuvvetliye kar\u015f\u0131 zay\u0131fa zafer ve nusret vermeye kadir olan Allah, daha nelere, nelere k\u00e2dirdir ve siz O&#8217;nun emrine uyar, h\u00fckm\u00fcne uygun hareket ederseniz size daha neler neler verecektir.<\/p>\n<p>42-Hani bilirsiniz ya! O vakit siz vadinin beri k\u0131y\u0131s\u0131nda, fena bir yerde idiniz, onlarsa \u00f6te k\u0131y\u0131s\u0131nda daha m\u00fcsait bir yerde idiler kervan ve s\u00fcvarileri de sizden daha a\u015fa\u011f\u0131da, -sahilde- idiler. Yani kervan bir taraftan sizin etki alan\u0131n\u0131zda demekti, fakat di\u011fer cihetten bunlar d\u00fc\u015fman ordusunun size sald\u0131rmas\u0131n\u0131 gerektirecek, ayn\u0131 zamanda sava\u015fa h\u0131rsla girmelerini tahrik edecek bir sebepti. \u0130\u015fte bu durum, sizi korkutuyor ve i\u015finizi g\u00fc\u00e7le\u015ftiriyor ve sizin i\u00e7in bir tehlike olu\u015fturuyordu. Has\u0131l\u0131, gerek asker say\u0131s\u0131, gerek taktik, gerek arazi durumu, gerekse ara\u00e7, gere\u00e7 ve donan\u0131m bak\u0131m\u0131ndan g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte d\u00fc\u015fman g\u00fc\u00e7l\u00fc, siz de gayet zay\u0131f bulunuyordunuz. \u0130ki ordu aras\u0131nda her bak\u0131mdan b\u00fcy\u00fck bir fark vard\u0131. \u00d6yle ki e\u011fer daha \u00f6nceden s\u00f6zle\u015fmi\u015f olsa idiniz, yani o g\u00fcn orada sava\u015fmak i\u00e7in siz onlara, onlar size vaad etmi\u015f, s\u00f6z vermi\u015f olsa idiniz, aran\u0131zda meydana gelecek bu fark\u0131 \u00f6nceden bilmi\u015f olsa idiniz, o s\u00f6z\u00fcn\u00fczde anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ferdiniz, mutlaka ihtilaf ederdiniz. Bu vaziyeti g\u00f6r\u00fcnce cesaret edemez, verdi\u011finiz s\u00f6zden d\u00f6ner, zaferden de \u00fcmidinizi keserdiniz. Yani onlara \u00fcst\u00fcn gelmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmek \u015f\u00f6yle dursun, kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131kmay\u0131 bile g\u00f6ze alamazd\u0131n\u0131z, sava\u015ftan ka\u00e7\u0131n\u0131rd\u0131n\u0131z. \u015eu halde i\u015f size ve sizin anlay\u0131\u015f\u0131n\u0131za ve g\u00f6r\u00fcn\u00fcrdeki sebeplere ba\u011fl\u0131 kalsa idi, aradaki bu b\u00fcy\u00fck farkl\u0131l\u0131klardan dolay\u0131 bu ba\u015far\u0131 ve zaferin meydana gelmesine imk\u00e2n yoktu. Ve l\u00e2kin bunu Allah yapt\u0131, \u00f6yle bir s\u00f6zle\u015fme olmaks\u0131z\u0131n ve sizi kendinize b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n, iki taraf\u0131 \u00f6yle bir duruma d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcp birbirine \u00e7att\u0131rd\u0131 ki, Allah, o fiil alan\u0131na \u00e7\u0131kan emri, o harikulade olay\u0131, o olmas\u0131 gereken i\u015fi, olu\u015f alan\u0131na yans\u0131tarak hak ile bat\u0131l\u0131 ay\u0131ran ve Allah dostlar\u0131 ile d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k se\u00e7ik ortaya koyan o furkan\u0131 yaps\u0131n, bir muhkem kaz\u0131yye k\u0131ls\u0131n, vaad etti\u011fi nusret ve zaferi bir kesin delil ile isbat ve tesbit etsin. Ta ki, helak olan bir a\u00e7\u0131k belgeye dayal\u0131 olarak helak olsun, ya\u015fayan da yine bir a\u00e7\u0131k belgeye dayal\u0131 olarak ya\u015fas\u0131n.<\/p>\n<p>Bedir olay\u0131, Allah&#8217;\u0131n \u00f6yle a\u00e7\u0131k bir \u00e2yeti ve \u00f6yle kesin bir belgesidir ki, hem Kurey\u015f m\u00fc\u015friklerinin \u00f6l\u00fcleri ve ma\u011fluplar\u0131 gibi il\u00e2h\u00ee emre kar\u015f\u0131 gelenler ve Resul\u00fcne d\u00fc\u015fmanl\u0131k g\u00fcdenlerin, yani helak olanlar\u0131n veya olacak olanlar\u0131n ebedi helakine, hem de m\u00fcsl\u00fcman gazi ve \u015fehitleri gibi Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne itaatle maddi anlamda zafer, manev\u00ee anlamda ebed\u00ee hayat ve kurtulu\u015fa ermek demek olan kurtulu\u015fa g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr \u00f6l\u00e7\u00fcde bir kesin belgedir. Ve art\u0131k ne \u00f6l\u00fcn\u00fcn, ne dirinin, ne k\u00e2firin, ne m\u00fcminin Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 ortaya koyabilecek bir delili ve O&#8217;nun h\u00fck\u00fcmlerine itiraz olabilecek bir mazereti yoktur. Ve bu beyyine, bu kesin belge ile de sabittir ki, hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah i\u015fitendir, bilendir. Dostlar\u0131n\u0131n ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n her s\u00f6ylediklerini i\u015fitir, onlar\u0131n niyyet ve itikatlar\u0131n\u0131, maksat ve art d\u00fc\u015f\u00fcncelerini bildi\u011fi gibi, onlar hakk\u0131nda ne yapaca\u011f\u0131n\u0131 da bilir. Bu \u00e2yetin sonu, yukar\u0131da ge\u00e7en &#8220;Onlar\u0131 sen \u00f6ld\u00fcrmedin l\u00e2kin Allah \u00f6ld\u00fcrd&#8221; (Enf\u00e2l 8\/17) \u00e2yetinin sonunu hat\u0131rlat\u0131r ve o sonu tekitli olarak tekrar eder. Has\u0131l\u0131 harikalar ve mucizeler birer tesad\u00fcf eseri de\u011filler.<\/p>\n<p>43- D\u00fc\u015f\u00fcn ki, o vakit uykunda (veya yata\u011f\u0131nda veya g\u00f6z\u00fcnde) Allah onlar\u0131 sana say\u0131ca az g\u00f6steriyordu. Bu i\u015fle ilgili olmak \u00fczere evvela bir r\u00fcya g\u00f6steriyordu ki, bu r\u00fcya i\u015fin ba\u015flang\u0131c\u0131 ile sonucu aras\u0131nda bir ba\u011flant\u0131 oldu\u011funu ve olay\u0131n b\u00fcsb\u00fct\u00fcn tesad\u00fcfe ba\u011fl\u0131 bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belgeler. Ayr\u0131ca o \u00e7oklu\u011fu, az\u0131nl\u0131k olarak g\u00f6steriyordu. Sen de bunu haber verip ashab\u0131 te\u015fci ve te\u015fvik ediyordun. Bu da bir aldanma ve aldatma de\u011fildi. Bir hikmeti, bir maslahat\u0131 i\u00e7eriyordu.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten de e\u011fer sana onlar\u0131 (asl\u0131nda olduklar\u0131 gibi) \u00e7ok g\u00f6sterseydi, elbette y\u0131lg\u0131nl\u0131k g\u00f6sterecektiniz, ve elbette o konuda m\u00fcnaka\u015fa edecek, birbirinizle didi\u015fecek ve anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fecektiniz. Sava\u015f\u0131 g\u00f6ze al\u0131p almamak hususunda g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00fc\u015fecektiniz; kiminiz sebat, kiminiz firar taraftar\u0131 olacakt\u0131n\u0131z. Ve l\u00e2kin Allah, selamet ihsan etti. Sana onlar\u0131n d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fcyle kalabal\u0131klar\u0131n\u0131 de\u011fil, hakikatteki zay\u0131fl\u0131klar\u0131n\u0131, de\u011fersizliklerini g\u00f6sterdi. Sizi y\u0131lg\u0131nl\u0131\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcrmedi ve aran\u0131zda \u00e7\u0131kacak muhtemel bir anla\u015fmazl\u0131\u011fa meydan vermedi ve selamette tuttu. \u0130\u015fin ba\u015flang\u0131c\u0131 ile sonunu ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131l\u0131p selamete erdirdi. Muhakkak ki O, sinelerde gizli s\u0131rlar\u0131 da bilir. G\u00f6n\u00fcllerde ne vard\u0131r, ne olacakt\u0131r ve ne gibi sebep ve \u015fartlarla de\u011fi\u015fik hallere u\u011frayacakt\u0131r hepsini tamam\u0131yla ve hakk\u0131yla bilir.<\/p>\n<p>44-45- Ve yine onlarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011finiz s\u0131rada da onlar\u0131 g\u00f6z\u00fcn\u00fcze az g\u00f6steriyordu, g\u00f6z\u00fcn\u00fcz\u00fc y\u0131ld\u0131rm\u0131yordu. Peygamber&#8217;in r\u00fcyas\u0131n\u0131, b\u00f6ylece g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte de do\u011fruluyordu ve sizi her t\u00fcrl\u00fc korkudan selamette tutuyordu, size cesaret veriyor, y\u00fcreklendiriyordu. Sonra da onlar\u0131 g\u00f6z\u00fcn\u00fczde b\u00fcy\u00fctm\u00fcyordu. Hatta Abdullah b. Mesud, yan\u0131ndaki arkada\u015f\u0131na &#8220;Nas\u0131l onlar\u0131 yetmi\u015f ki\u015fi kadar g\u00f6r\u00fcyor musun?&#8221; demi\u015f, o da &#8220;y\u00fcz ki\u015fi kadar g\u00f6r\u00fcyorum&#8221; demi\u015fti. Sizi de onlar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde azalt\u0131yordu. Nitekim Ebu Cehil o s\u0131rada &#8220;Muhammed ve ashab\u0131 &#8220;bir deve yiyimi&#8221; yani bir lokmac\u0131k&#8221; demi\u015fti. Bu hen\u00fcz sava\u015f ba\u015flamadan, c\u00fcretlerini artt\u0131rmak, gurur ve sayg\u0131s\u0131zl\u0131kla gayr\u0131 muntazam bir surette k\u0131tale \u00e7att\u0131rmak i\u00e7in idi ki, sava\u015fa ba\u015flad\u0131ktan sonra g\u00f6zlerinde m\u00fcminleri birdenbire b\u00fcy\u00fctm\u00fc\u015f, \u00e7o\u011falt\u0131vermi\u015fti. \u00c2l-i \u0130mr\u00e2n S\u00fbresi&#8217;nde de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere &#8220;g\u00f6z g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyle kendilerinin iki kat\u0131 kadar g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131.&#8221; (\u00c2l-i \u0130mran, 3\/13) yani \u00fc\u00e7y\u00fcz on\u00fc\u00e7 ki\u015fi olan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 iki bin ki\u015fi gibi g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131, kalplerine korku giriyor, \u00f6dleri kopuyordu. Her iki taraf\u0131n kalbleri \u00fczerinde durmadan de\u011fi\u015fip duran bu duygular, asl\u0131nda normal g\u00f6z yan\u0131lmalar\u0131n\u0131n \u00e7ok \u00fcst\u00fcnde ve \u00f6tesinde bizzat Allah&#8217;\u0131n iradesi ve h\u00fckm\u00fcyle meydana geliyordu. \u0130\u015fte bu durum bile Allah&#8217;\u0131n kudretini g\u00f6steren ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir mucizeydi. Allah Te\u00e2l\u00e2, yaln\u0131z m\u00fcminleri ak\u0131beti ve hakiki kuvveti g\u00f6rebilen bir g\u00f6zle bakt\u0131r\u0131yordu ve i\u015fte b\u00f6yle taraflar\u0131 birbirinin g\u00f6z\u00fcnde az ve zay\u0131f g\u00f6steriyordu ki, o fiil alan\u0131na \u00e7\u0131kan emri kesinlikle meydana getirsin. Yani h\u00fckmetti\u011fi ve olmas\u0131na karar verdi\u011fi olay\u0131, iki taraf\u0131 birbirine \u00e7att\u0131rmak suretiyle olu\u015f sahas\u0131na \u00e7\u0131kars\u0131n, sonu\u00e7lar\u0131 itibariyle harika bir zafer olan harbi tam bir emr-i vaki, bir oldu bitti yaps\u0131n. B\u00f6ylece yukar\u0131da da ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere o emri, yani \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 aziz k\u0131lan ve k\u00fcffar\u0131 zelil eden furkan harikas\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirsin.<\/p>\n<p>Bu ifade ile \u015funu anlatmak isteriz ki, buradaki &#8216;dan maksat, iki ordunun kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131 emridir, \u00f6ncekinden murad da furkand\u0131r. Buna da daha \u00f6nceki \u00e2yetlerde &#8220;yevmelfurkan&#8221;, &#8220;yevmel-tekalcem&#8217;\u00e2n&#8221; ile i\u015faret edilmi\u015ftir. Demek ki, Bedir Sava\u015f\u0131, ba\u015flang\u0131c\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da bir il\u00e2h\u00ee mucize eseridir, sonucu bak\u0131m\u0131ndan da mucizedir. Ba\u015ftan sona b\u00fct\u00fcn a\u015famalar\u0131 ve cereyan \u015fekli ile de bir\u00e7ok harikalar\u0131 i\u00e7inde bar\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. \u015eu halde b\u00fct\u00fcn\u00fcyle bir il\u00e2h\u00ee mucize ve beyyinedir. B\u00fct\u00fcn i\u015fler de ancak Allah&#8217;a irca olunur. Yani yaln\u0131zca bu ve bunun gibi ola\u011fan\u00fcst\u00fc olan i\u015fler ve olu\u015flar de\u011fil, size s\u0131radanm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnen i\u015fler dahi Allah&#8217;a irca olunur, O&#8217;na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr. Her i\u015f eninde sonunda O&#8217;na dayan\u0131r.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>45- Ey iman edenler, bir d\u00fc\u015fman toplulu\u011fu ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman sebat edin ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok\u00e7a zikredin ki, kurtulu\u015fa eresiniz.<\/p>\n<p>46- Ayr\u0131ca Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat edin. Ve birbirinizle didi\u015fmeyin. Sonra i\u00e7inize korku d\u00fc\u015fer ve kuvvetiniz elden gider. Sab\u0131rl\u0131 olun, \u00e7\u00fcnk\u00fc Allah sabredenlerle beraberdir.<\/p>\n<p>47- \u00c7al\u0131m atarak ve halka g\u00f6steri\u015f yaparak yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131kanlar ve Allah yoluna engel koyanlar gibi olmay\u0131n. Allah onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131 \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Size sava\u015f a\u00e7m\u0131\u015f bir cemaate \u00e7att\u0131\u011f\u0131n\u0131z zaman (yani k\u00e2fir oldu\u011fu bilinen veya ne oldu\u011fu bilinmeyen herhangi bir cemaatle harp vaziyetinde kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011finiz vakit), gerek toplu halde, gerek teke tek olsun, ister say\u0131ca sizden \u00e7ok, ister az olsunlar, siz hemen sebat edin, geri \u00e7ekilmek veya ba\u015fka bir geri \u00e7izgide yeniden mevzilenmek durumu d\u0131\u015f\u0131nda, sak\u0131n y\u00fcz \u00e7evirmeyin ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok\u00e7a zikredin. (Sava\u015f\u0131rken O&#8217;nun yard\u0131m\u0131na s\u0131\u011f\u0131narak ve ihsan edece\u011fi zaferi g\u00f6zeterek kalbinizle ve dilinizle O&#8217;nu \u00e7ok \u00e7ok an\u0131n ki, Allah&#8217;\u0131n zikri ile moral ve kuvvet kazanas\u0131n\u0131z). Murad\u0131n\u0131z olan nusret ve sevaba erebilesiniz. Yoksa galip bile gelseniz sevaba eremezsiniz. &#8220;B\u00fct\u00fcn i\u015fler eninde sonunda Allah&#8217;a irca olunacak&#8221; oldu\u011fundan dolay\u0131 hi\u00e7bir \u015fey, sava\u015f dahi, insano\u011flunu Allah&#8217;\u0131 anmaktan al\u0131koymamal\u0131d\u0131r. Kul, \u00f6zellikle bela ve musibet zamanlar\u0131nda, \u00fcmitsizli\u011fe d\u00fc\u015fmeyip Allah&#8217;a iltica etmeli ve her ne h\u00e2l i\u00e7inde olursa olsun Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfuna g\u00fcvenerek, kalbini k\u00f6t\u00fc duygulardan ar\u0131nd\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131 ve b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131yla Allah&#8217;a y\u00f6nelmelidir. Ger\u00e7ek kurtulu\u015f buna ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bunun i\u00e7in sebat g\u00f6steriniz ve Allah&#8217;\u0131 zikrediniz.<\/p>\n<p>46- Ayr\u0131ca Allah&#8217;a ve Resul\u00fc&#8217;ne itaat eyleyiniz, ve aran\u0131zda niza etmeyiniz ki, fe\u015fele d\u00fc\u015fersiniz, yani, zay\u0131f, tembel, \u00e7ekingen ve korkak olursunuz, salakla\u015f\u0131r, y\u0131lg\u0131nla\u015f\u0131rs\u0131n\u0131z ve r\u00fczg\u00e2r\u0131n\u0131z kesilir, havan\u0131z s\u00f6ner, a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131z kaybolur, devletiniz elden gider. Ve sab\u0131rl\u0131 olunuz. Zira Allah, kesinlikle sabredenlerle beraberdir. Beraber oldu\u011fu i\u00e7in de sabredenlere zafer ihsan eder.<\/p>\n<p>47- Ve o ma\u011frurlar gibi olmay\u0131n ki, diyarlar\u0131ndan \u00e7al\u0131m satarak, kibirli ve gururlu bir \u015fekilde halka g\u00f6steri\u015f yaparak \u00e7\u0131kt\u0131lar. Ve onlar Allah yolundan menediyorlard\u0131. Allah yoluna engeller koymaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131, \u0130sl\u00e2m&#8217;a ve imana girmek isteyenlere engel olduklar\u0131 gibi, m\u00fcminlerin K\u00e2be&#8217;yi ziyaret ve tavaf etmelerine de engel oluyorlard\u0131. Halbuki Allah, onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn amellerini muhittir. Her ne yapm\u0131\u015flarsa, yap\u0131yorlarsa hepsini ilmiyle ve kudretiyle ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r. O&#8217;nun h\u00fckm\u00fcn\u00fcn, O&#8217;nun takdirinin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamazlar. Ruveys rivayetine g\u00f6re okunur. Yani &#8220;Sizin hepinizin amellerinizi muhittir.&#8221; Hi\u00e7 birinizin iyi veya k\u00f6t\u00fc hi\u00e7bir i\u015fi, hi\u00e7bir ameli yoktur ki, O&#8217;na ula\u015fmas\u0131n, O&#8217;nda son bulmas\u0131n, O&#8217;nun ilmi, O&#8217;nun h\u00fckm\u00fc ve hakimiyeti \u00e7er\u00e7evesine girmi\u015f olmas\u0131n. Sonu\u00e7 itibariyle ahiret sevab\u0131 veya ikab\u0131 ile taltif veya cezaland\u0131r\u0131lmas\u0131n. B\u00f6ylece her yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z veya yapaca\u011f\u0131n\u0131zla Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n ku\u015fatmas\u0131 alt\u0131nda bulundu\u011funuz halde nas\u0131l olur da bunu d\u00fc\u015f\u00fcnmeden \u00e7al\u0131m atmaya, b\u00f6b\u00fcrlenip \u015f\u0131marmaya, riya ve g\u00f6steri\u015fe kap\u0131larak halka caka yapmaya ve haddinizi a\u015fmaya kalkars\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p>Nitekim M\u00fc\u015frikler Mekke&#8217;den b\u00f6yle \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131. Cuhfe&#8217;ye vard\u0131klar\u0131 zaman Ebu S\u00fcfyan&#8217;\u0131n g\u00f6nderdi\u011fi adam geldi, &#8220;Geri d\u00f6n\u00fcn\u00fcz, kervan tehlikede de\u011fil, selamette.&#8221; dedi. Bu haber \u00fczerine Ebu Cehil, &#8220;Hay\u0131r, vallahi ta Bedir&#8217;e kadar var\u0131p \u015faraplar i\u00e7meyince, \u00e7engilerle cariyelerle saz \u00e7al\u0131p e\u011flenmeyince ve oradaki Araplara ziyafetler \u00e7ekip yemekler yedirmeyince, kesinlikle d\u00f6nmeyece\u011fiz.&#8221; dedi. Ger\u00e7ekten de ta Bedir&#8217;e kadar geldiler. Ancak yedikleri k\u0131l\u0131\u00e7 darbeleri, i\u00e7tikleri de \u00f6l\u00fcm \u015ferbeti oldu. Sazlar\u0131 feryad u figan, kucaklad\u0131klar\u0131 da azab ve h\u00fcsran oldu.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte o \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131\u011f\u0131n, o kibir ve gururun, o riya ve g\u00f6steri\u015fin ak\u0131betine misal olmak \u00fczere:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>48- \u015eeytan, onlara amellerini g\u00fczel g\u00f6sterdi\u011fi zaman, &#8220;Bu g\u00fcn insanlardan size galip gelecek yoktur, ben de size yard\u0131mc\u0131y\u0131m.&#8221; demi\u015fti. Fakat iki taraf\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya geldi\u011fi g\u00f6r\u00fcn\u00fcnce arkas\u0131n\u0131 d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7t\u0131 ve \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ben sizden kesinlikle uza\u011f\u0131m. Ben sizin g\u00f6remeyece\u011finiz \u015feyler g\u00f6r\u00fcyorum ve ben Allah&#8217;dan korkar\u0131m. Ayr\u0131ca Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u00e7ok \u00e7etindir.&#8221;<\/p>\n<p>49- O s\u0131rada m\u00fcnaf\u0131klar ve kalblerinde hastal\u0131k bulunanlar, (m\u00fcsl\u00fcmanlar hakk\u0131nda) &#8220;\u015fu adamlar\u0131 dinleri aldatt\u0131&#8221; diyorlard\u0131. Oysa her kim Allah&#8217;a tevekk\u00fcl ederse bilsin ki, Allah galiptir, g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>50- Melekler, o k\u00e2firlerin y\u00fczlerine ve s\u0131rtlar\u0131na vura vura ve &#8220;Tad\u0131n bakal\u0131m cehennem azab\u0131n\u0131!&#8221; diye diye canlar\u0131n\u0131 al\u0131rken hallerini bir g\u00f6rmeliydin.<\/p>\n<p>51- \u0130\u015fte bu, sizin kendi ellerinizle meydana getirdi\u011finiz bir sonu\u00e7tur. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah, kullar\u0131na hi\u00e7bir \u015fekilde zalim biri de\u011fildir.<\/p>\n<p>48- D\u00fc\u015f\u00fcn o vakti ki, \u015eeytan onlar\u0131n, o kibirli m\u00fc\u015friklerin yapt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00fcsleyip p\u00fcsleyip kendilerine sunmu\u015ftu ve demi\u015fti ki: Ben bug\u00fcn sizinle beraber iken, size yard\u0131mc\u0131 iken insanlardan size galip gelecek kimse yoktur. Yani o \u015feytan, o aldat\u0131c\u0131 gurur ve nefsaniyet, o habis benlik ruhu, kendi i\u00e7lerinde veya kar\u015f\u0131lar\u0131nda temess\u00fcl ederek onlara bu kuruntuyu yald\u0131zlay\u0131p g\u00f6n\u00fcllerine b\u0131rakm\u0131\u015f ve hayallerinde g\u00fczel g\u00f6stermi\u015fti ki, bu say\u0131ca \u00fcst\u00fcnl\u00fck, bu haz\u0131rl\u0131k ve bu kuvvet onlarda mevcut iken kar\u015f\u0131lar\u0131nda Muhammed ve ashab\u0131 de\u011fil, kimse tutunamazd\u0131. Vehimlerine \u00f6yle s\u00f6ylemi\u015f ve onlara bu zann\u0131 vermi\u015fti. E\u011fer onlar hareket ve amellerinde kendine uyar, ard\u0131na d\u00fc\u015ferlerse bu hayal kendilerinden ayr\u0131lmayacakt\u0131, daima kendileriyle birlikte bulunacak, her dara d\u00fc\u015ft\u00fck\u00e7e onlar\u0131 kurtaracakt\u0131.<\/p>\n<p>Ne zaman ki, iki cemaat birbirleriyle kar\u015f\u0131la\u015f\u0131p birbirini yak\u0131ndan g\u00f6rd\u00fcler, yani harbe tutu\u015fup g\u00f6z g\u00f6ze, g\u00f6\u011f\u00fcs g\u00f6\u011f\u00fcse geldiler ve \u00e7arp\u0131\u015fmaya ba\u015flad\u0131lar; meleklerin, il\u00e2h\u00ee ve ruh\u00e2n\u00ee kuvvetlerin m\u00fcminlerin saf\u0131nda ve imdad\u0131nda oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finin tecellisini g\u00f6r\u00fcnce, \u015feytan gerisin geri ka\u00e7t\u0131 gitti ve ben sizden beriyim, uza\u011f\u0131m dedi. Sizinle hi\u00e7bir ili\u015fkim yoktur, ba\u015f\u0131n\u0131za gelece\u011fe kar\u0131\u015fmam, kesinlikle ben sizin g\u00f6remeyece\u011finiz \u015feyler g\u00f6r\u00fcyorum, ger\u00e7ekten de ben Allah&#8217;dan korkar\u0131m. \u015euras\u0131 muhakkak ki, ben hakk\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na duramam, i\u015fin sonu korkun\u00e7 g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor, haliniz pek yaman olaca\u011fa benziyor kar\u0131\u015fmam. \u0130\u015fte b\u00f6yle diyerek o \u015feytan, o gurur ve hayal, i\u015fin tam can al\u0131c\u0131 noktas\u0131nda onlardan uzakla\u015f\u0131p gidiverdi. Ne kadar dikkat \u00e7ekicidir ki, \u015feytan \u00e7ekilirken habersizce b\u0131rak\u0131p s\u0131v\u0131\u015fmam\u0131\u015f da fenal\u0131klar\u0131n\u0131 y\u00fczlerine vurmu\u015f, onlar\u0131 b\u00fcsb\u00fct\u00fcn \u00fcmitsizli\u011fe att\u0131ktan ba\u015fka \u00f6nceki tatl\u0131 hayaller yerine ac\u0131 endi\u015feler sa\u00e7arak ve daha sava\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda iken tehlikeyi g\u00f6zlerinde b\u00fcy\u00fct\u00fcp, tela\u015f ve \u0131zd\u0131raplar\u0131n\u0131 artt\u0131rarak gerisin geri \u00e7ekilip gidiyor. Nas\u0131l \u00e7ekilmez ve nas\u0131l korkmaz ki, Allah, azab\u0131 \u015fiddetli oland\u0131r.<\/p>\n<p>49- O vakit m\u00fcnaf\u0131klar ve kalblerinde hastal\u0131k bulunanlar, hen\u00fcz iman ile mutmain olmay\u0131p, kalblerinde bir \u00e7e\u015fit \u015f\u00fcphe veya teredd\u00fct kalm\u0131\u015f olanlar da diyorlard\u0131 ki, \u015funlar\u0131 dinleri ma\u011frur etti, yani m\u00fcminleri dinleri aldatt\u0131, ma\u011frur etti de takat getiremeyecekleri bir i\u015fe giri\u015ftiler. \u00dc\u00e7y\u00fcz k\u00fcsur fakir fukara kalkt\u0131lar da bin ki\u015filik g\u00fc\u00e7l\u00fc bir d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131lar. Bir taraftan Medine&#8217;deki m\u00fcnaf\u0131klar, di\u011fer taraftan Kurey\u015f askerleri i\u00e7inde bulunan birtak\u0131m \u015f\u00fcpheci m\u00fc\u015frikler i\u015fte b\u00f6yle diyorlard\u0131. Medine m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 i\u00e7inden Muattib b. Ku\u015feyr&#8217;den ba\u015fka Bedir&#8217;e kat\u0131lan kimse olmam\u0131\u015ft\u0131. Mekke&#8217;li m\u00fc\u015frikler aras\u0131nda baz\u0131 gizli m\u00fcsl\u00fcmanlar vard\u0131. Fakat hen\u00fcz kalblerindeki imanlar\u0131 kuvvet bulmam\u0131\u015f ve b\u00f6yle bir \u015f\u00fcphe ve teredd\u00fctten dolay\u0131 hicret etmemi\u015f olan birtak\u0131m kimseler bulunuyordu. Bunlar m\u00fc\u015friklerle beraber s\u00fcr\u00fcklenip gelmi\u015flerdi. G\u00f6n\u00fcllerinde &#8220;\u015fayet m\u00fcsl\u00fcman askeri \u00e7oksa belki o tarafa ge\u00e7eriz, azsa kavmimizle beraber d\u00f6ner geliriz.&#8221; gibi bir tak\u0131m gizli niyetler ta\u015f\u0131yorlard\u0131. Sonra Bedir&#8217;de m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n say\u0131ca \u00e7ok az olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, &#8220;O!&#8230; Bunlar\u0131 dinleri aldatm\u0131\u015f.&#8221; diyerek m\u00fc\u015frikler saf\u0131nda kalmaya karar vermi\u015flerdi. Ve halbuki her kim Allah&#8217;a dayan\u0131r, Allah i\u00e7in vazifesini yaparsa, Muhakkak ki, Allah g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve hikmet sahibidir. \u015eu halde O&#8217;nun izzeti, g\u00fcc\u00fc, kuvveti, \u015fan\u0131 ve \u015ferefi, kendisine g\u00fcvenip dayanan\u0131 zelil ve peri\u015fan etmez. O&#8217;nun hikmeti de dostlar\u0131na rahmet ve sevap, d\u00fc\u015fmanlar\u0131na da zillet ve ikap ettirir. M\u00fcmin \u00f6lse bile Rahm\u00e2n olan Allah&#8217;\u0131n rahmetine kavu\u015fur, ebedi hayata ve necata erer. K\u00e2fir ise zel\u00eel ve peri\u015fan olarak h\u00fcsrana u\u011frar. Ve nitekim imanlar\u0131nda teredd\u00fct g\u00f6sterip, Allah&#8217;a de\u011fil de say\u0131ca \u00e7o\u011funluk olan tarafa g\u00fcvenenler ve k\u00fcffar ile beraber olanlar Bedir&#8217;de k\u00e2firler saf\u0131nda \u00f6ld\u00fcler ki: Kays b. Velid b. Mu\u011fire, Ebu kays b. Fakih b. Mu\u011fire, Haris b. Zem&#8217;a \u0130bnil-Esved, Ali b. \u00dcmeyye ve As ibni&#8217;l-M\u00fcnebbih ibni&#8217;l-Haccac bunlardan idi, diye rivayet olunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>50- Ey Muhatap! Sen o k\u00e2firleri, melekler onlar\u0131n y\u00fczlerine ve k\u0131\u00e7lar\u0131na vurarak ve haydi bakal\u0131m tad\u0131n ate\u015f azab\u0131n\u0131,<\/p>\n<p>51- i\u015fte bu, kendi ellerinizin sundu\u011fu c\u00fcrm\u00fcn\u00fcz, bir de Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131na hi\u00e7bir \u015fekilde zalim olmamas\u0131 sebebiyle b\u00f6yledir, diyerek, canlar\u0131n\u0131 al\u0131rken bir g\u00f6recek olsayd\u0131n, ne feci bir \u015fey g\u00f6rm\u00fc\u015f olacakt\u0131n! Acaba o s\u0131rada bunlar\u0131n o feci halleri ortada de\u011fil miydi, g\u00f6r\u00fclm\u00fcyor muydu? O halde &#8220;g\u00f6recek olsa idin&#8221; diye g\u00f6r\u00fclmemi\u015f bir feci olay\u0131 bu tarzda tasvir buyurman\u0131n hikmeti nedir?<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde bir tasvir, \u00f6zellikle \u015funu g\u00f6steriyor ki; k\u00e2fir kimsenin bedeninden ruhu kabzolunurken onun hakikatte neler \u00e7ekti\u011fini ve nas\u0131l yanarak gitti\u011fini d\u0131\u015fardakilerin g\u00f6r\u00fcp m\u00fc\u015fahede etmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bunu ihtar ederken \u015funa da i\u015faret ediyor ki, k\u00e2firin ruhu, d\u00fcnyaya y\u00f6nelik iken bedeninden kabzolundu\u011fu nezi&#8217; halinde, d\u00fcnyadan d\u00f6ner ahirete y\u00f6nelir ve halbuki o, k\u00fcfr\u00fcnden dolay\u0131 ahiret \u00e2leminde karanl\u0131klardan ba\u015fka bir \u015fey m\u00fc\u015fahede etmez. D\u00fcnyaya ve cismani hazlara \u015fiddetle muhabbetinden dolay\u0131 o vakit bu ayr\u0131l\u0131k an\u0131nda, bu kopmadan ve uzakla\u015fmadan \u00f6yle bir elem ve hasret duyar, \u00f6yle bir ac\u0131 \u00e7eker ki, yanar da yanar. Bu yanmadan dolay\u0131 her t\u00fcrl\u00fc nurdan mahrum olarak \u00f6n\u00fcnde azab, ard\u0131nda lanet olarak o karanl\u0131\u011fa at\u0131l\u0131r. Ve art\u0131k yeniden dirili\u015finde de mah\u015fer yerinde ha\u015frolunu\u015funda da bu minval \u00fczere ac\u0131lar\u0131 s\u00fcrer gider.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n bu gidi\u015fi:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>52- T\u0131pk\u0131 Firavun&#8217;un izinden gidenlerle onlardan \u00f6ncekilerin gidi\u015fi gibi onlar da Allah&#8217;\u0131n \u00e2yetlerini tan\u0131mad\u0131lar, Allah da kendilerini g\u00fcnahlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden tutuklay\u0131verdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah \u00e7ok kuvvetli ve azab\u0131 \u00e7ok \u00e7etin oland\u0131r.<\/p>\n<p>53- Bu, Allah&#8217;\u0131n bir kavme verdi\u011fi nimeti, onlar kendilerini de\u011fi\u015ftirmedik\u00e7e de\u011fi\u015ftirmemesinden dolay\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ekten de Allah hakkiyle i\u015fiten, her\u015feyi bilendir.<\/p>\n<p>52- Bu, yani bu \u00e2detin b\u00f6yle olmas\u0131, b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n ba\u015flar\u0131na gelen cezalar\u0131n ve ikab\u0131n b\u00f6ylece kendi amellerine, dayanmas\u0131 \u015fu iki sebep iledir ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 bir kavme, bir topluma ihsan etti\u011fi nimeti durup dururken de\u011fi\u015ftirecek de\u011fildir. Ta onlar kendilerindekini de\u011fi\u015ftirinceye kadar. Yani onlar o nimete erdikleri zaman kendilerinde o nimete sebep ve vesile olan f\u0131tri misak\u0131, ahl\u00e2k ve g\u00fczel amelleri, kendileri bozup de\u011fi\u015ftirinceye kadar, huylar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirinceye kadar Allah&#8217;\u0131n o nimeti de\u011fi\u015ftirmesi, Allah&#8217;\u0131n \u00e2detlerinden de\u011fildir. \u0130l\u00e2h\u00ee \u00e2det ki\u015fisel sebeplere dayal\u0131 olarak verdi\u011fi nimetin de\u011fi\u015fmesini de yine ki\u015fisel huylar\u0131n ve davran\u0131\u015flar\u0131n de\u011fi\u015fmesi sebebine ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Ki insan\u0131n sorumlulu\u011fu da buna dayan\u0131r. Sebeplerin birincisi i\u015fte budur. \u0130kincisi de Allah kesinlikle her\u015feyi i\u015fitir ve bilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah herkesin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc bilir, ne s\u00f6yledi\u011fini de i\u015fitir. Onun g\u00f6z\u00fcnden hi\u00e7 kimse bir\u015fey ka\u00e7\u0131ramayaca\u011f\u0131 i\u00e7in, O da ona g\u00f6re hesaba \u00e7eker. \u015eu halde ak\u0131l ve irade, k\u00fcf\u00fcr ve iman , ahl\u00e2k ve amel gibi ki\u015fisel sebeplere ba\u011fl\u0131 olan nimetlerin d\u0131\u015f\u0131ndaki do\u011frudan do\u011fruya al\u0131n\u0131p verilen nimetler bu konunun d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki, bu konuda b\u00fct\u00fcn ki\u015fisel sebeplerin k\u0131ymeti, nimet veya nimet say\u0131lan \u015feylerin ger\u00e7ek y\u00fcz\u00fcn\u00fc tan\u0131tan \u00e2yetleri tan\u0131y\u0131p tan\u0131mamaktan ileri gelmektedir. Bir kimsenin kendi f\u0131trat\u0131n\u0131 ve f\u0131tratla ilgili ahdini bozmas\u0131 ve kendisine varid olan sezgi ve delillerin yard\u0131m\u0131yla hakk\u0131 duymamas\u0131 ve duymak istememesi elindeki nimetin de\u011fi\u015fmesine sebep olur. Yine bir kavmin kendi i\u00e7inde veya d\u0131\u015f\u0131nda bulunan ve kendilerine il\u00e2h\u00ee ahkam\u0131 tebli\u011f eden hak rehberlerinin davetini duymak ve tan\u0131mak istememesi, toplumsal \u015fuur ve zihniyetlerinde \u00f6yle bir bozukluktur ki, bu da onlar\u0131n ellerindeki nimetlerin de\u011fi\u015fmesine ve elden \u00e7\u0131kmas\u0131na sebep olur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu huy ve \u015fahsiyet de\u011fi\u015fikli\u011fi:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>54- T\u0131pk\u0131 Firavun&#8217;un izinden gidenlerle onlardan \u00f6ncekilerin gidi\u015fi gibi, Rabblerinin \u00e2yetlerini yalanlad\u0131lar. Biz de onlar\u0131 g\u00fcnahlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden hel\u00e2k ettik. Firavun ile arkas\u0131ndan gidenleri suda bo\u011fduk. Hepsi de zalim idiler.<\/p>\n<p>54- &#8220;T\u0131pk\u0131 Firavun&#8217;un izinden gidenlerle, onlardan \u00f6ncekilerin gidi\u015fi gibi.&#8221; (\u00c2r\u00e2f S\u00fbresi 7\/136. \u00e2yetin tefsirine bak\u0131n\u0131z.) B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n hepsi zalim idiler.\u0130\u00e7 d\u00fcnyalar\u0131nda ink\u00e2r ve k\u00fcfr\u00fc adeta iman ve tasdik yerine koymu\u015f ve b\u00f6ylesine s\u00fcbjefktif bir de\u011fi\u015fme ile kendi helaklerine sebep olmu\u015f ve kendi kendilerine zulmetmi\u015f zalim kavimler idiler.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>55- Allah kat\u0131nda k\u0131m\u0131lday\u0131p debelenen canl\u0131lar\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fc, inkara saplan\u0131p da bir t\u00fcrl\u00fc iman etmeyenlerdir.<\/p>\n<p>56- Onlar, kendileriyle antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n halde her defas\u0131nda antla\u015fmalar\u0131n\u0131 bozarlar ve bundan hi\u00e7 \u00e7ekinmezler.<\/p>\n<p>57- Bundan dolay\u0131 onlar\u0131 harpte yakalarsan, kendilerinden sonrakilere de g\u00f6zda\u011f\u0131 olacak \u015fekilde a\u011f\u0131r bir cezaya \u00e7arpt\u0131r, belki ibret al\u0131rlar.<\/p>\n<p>58- E\u011fer bir kavmin, s\u00f6zle\u015fmeye ayk\u0131r\u0131 bir hainlik yapmas\u0131ndan korkarsan, sava\u015ftan \u00f6nce ayn\u0131 \u015fekilde antla\u015fmay\u0131 bozdu\u011funu kendilerine bildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah hainleri sevmez.<\/p>\n<p>59- O k\u00e2firler ileri ge\u00e7ip kurtulduklar\u0131n\u0131 sanmas\u0131nlar. Onlar kesinlikle (bizi) aciz b\u0131rakamazlar.<\/p>\n<p>60- Siz de g\u00fcc\u00fcn\u00fcz\u00fcn yetti\u011fi kadar onlara kar\u015f\u0131 her \u00e7e\u015fitten kuvvet biriktirin ve cihad i\u00e7in atlar haz\u0131rlay\u0131n ki, onlarla hem Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131, hem de kendi d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131z\u0131, ayr\u0131ca Allah&#8217;\u0131n bilip de sizin bilmedi\u011finiz daha ba\u015fkalar\u0131n\u0131 korkutas\u0131n\u0131z. Allah yolunda her ne harcarsan\u0131z onun sevab\u0131 size eksiksiz \u00f6denir ve asla haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frat\u0131lmazs\u0131n\u0131z.<\/p>\n<p>61- E\u011fer onlar bar\u0131\u015ftan yana olurlarsa, sen de bar\u0131\u015ftan yana ol! Ve Allah&#8217;a g\u00fcven. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015fiten ve bilen O&#8217;dur.<\/p>\n<p>62- E\u011fer sana hile yapmak isterlerse, muhakkak ki sana Allah yeter. Seni yard\u0131m\u0131yla ve m\u00fcminlerle g\u00fc\u00e7lendirecek olan O&#8217;dur.<\/p>\n<p>63- M\u00fcminlerin kalplerini birbirlerine O \u0131s\u0131nd\u0131rd\u0131. Yoksa yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa sen hepsini harcasayd\u0131n yine de onlar\u0131n kalblerini (b\u00f6ylesine) \u0131s\u0131nd\u0131ramazd\u0131n. L\u00e2kin Allah, kalplerini kayna\u015ft\u0131rd\u0131. Muhakkak ki, O azizdir, hakimdir.<\/p>\n<p>55-56- Onlar ki, kendileriyle s\u00f6zle\u015fme yapt\u0131n, sonra onlar her defas\u0131nda her s\u00f6zle\u015fme ve muahede sonras\u0131nda s\u00f6zlerinde durmay\u0131p antla\u015fmay\u0131 bozarlar ve bozmaktan da sak\u0131nmazlar. Hi\u00e7 \u00e7ekinmeden hemen s\u00f6zle\u015fmeyi bozarlar. Ve s\u00f6zle\u015fmeyi bozmaktan dolay\u0131, b\u00f6yle bir al\u00e7akl\u0131\u011f\u0131 yapmaktan dolay\u0131 hi\u00e7 de arlan\u0131p utanmazlar. B\u00f6ylesine \u015ferli ve b\u00f6ylesine ilkel yarat\u0131klard\u0131r. E\u011fer az\u0131c\u0131k anlay\u0131\u015flar\u0131 ve sayg\u0131lar\u0131 olsa idi ahdi bozman\u0131n ne fena bir \u015fey, ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fclt\u00fcc\u00fc ve al\u00e7alt\u0131c\u0131 bir hareket oldu\u011funu, g\u00fcven duygusunun ortadan kalkmas\u0131na sebep olan toplumlar\u0131n g\u00fcvenli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan ne kadar zararl\u0131 bir \u015fey oldu\u011funu hisseder de birazc\u0131k olsun bundan \u00e7ekinirlerdi.<\/p>\n<p>Hz. Peygamber, Ben\u00ee Kurayza Yahudileri ile bir s\u00f6zle\u015fme yapm\u0131\u015ft\u0131: Aleyhinde bir davran\u0131\u015fta bulunmayacaklard\u0131. Yani Resulullah ve m\u00fcsl\u00fcmanlar aleyhinde hi\u00e7 kimseye yard\u0131m etmeyecekler ve destek vermeyeceklerdi. B\u00f6yle iken Bedir Sava\u015f\u0131&#8217;nda m\u00fc\u015friklere silah yard\u0131m\u0131nda bulundular, sonradan da unuttuk, hata ettik, dediler. Sonra yeniden bir s\u00f6zle\u015fme daha yap\u0131ld\u0131, onu da Hendek Sava\u015f\u0131&#8217;nda bozdular. Reisleri olan K\u00e2&#8217;b b. E\u015fref, Mekke&#8217;ye gitti, orada m\u00fc\u015friklerle bir ittifak antla\u015fmas\u0131 yapt\u0131. \u0130\u015fte bu \u00e2yetin n\u00fczul sebebi bu olaylar olmu\u015ftur. Bununla beraber Tebrizi Tefsiri&#8217;nde n\u00fczul sebebinin Kurey\u015f&#8217;den Abd\u00fcddar o\u011fullar\u0131 oldu\u011fu da nakledilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>57- \u0130mdi bunlar\u0131, i\u015fte bu s\u00f6zlerinde durmayanlar\u0131 sava\u015fta ele ge\u00e7irirsen bunlarla arkalar\u0131ndakilere g\u00f6zda\u011f\u0131 verecek \u015fekilde bozguna u\u011frat, peri\u015fan et, yani bunlara \u00f6yle ceza ver ki, arkalar\u0131nda bunlar gibi ahitlerini bozacak olanlar ve bozma niyeti ta\u015f\u0131yanlar, iyice korksunlar da bozmaktan vazge\u00e7sinler. Umulur ki, geridekiler d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr, ta\u015f\u0131n\u0131rlar da ona g\u00f6re hareket ederler. Ak\u0131llar\u0131n\u0131 ba\u015flar\u0131na al\u0131rlar. \u00d6nlerinde olup bitenlerden ibret ve ders al\u0131rlar da s\u00f6zden cayman\u0131n fenal\u0131\u011f\u0131n\u0131 unutmazlar, bunun getirece\u011fi sonucu ak\u0131llar\u0131ndan \u00e7\u0131karmazlar.<\/p>\n<p>58- Bir de \u015fu var ki, bir kavmin h\u0131yanet edece\u011finden korkarsan yani kendisiyle antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n bir kavmin o antla\u015fmay\u0131 bozaca\u011f\u0131n\u0131 hisseder, ortada olup bitenlerden ve su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kan belirtilerden bunu kesinlikle anlarsan ve b\u00f6yle bir h\u0131yanete u\u011frat\u0131laca\u011f\u0131ndan korkarsan do\u011fru ve d\u00fcz bir yoldan a\u00e7\u0131k\u00e7a onlara sen de nebzediver. Yani ahtlerini dosdo\u011fru bir \u015fekilde ve a\u00e7\u0131k\u00e7a y\u00fczlerine f\u0131rlat\u0131p at\u0131ver.<\/p>\n<p>&#8220;Nebz&#8221;: l\u00fcgatte bir \u015feyi kald\u0131r\u0131p at\u0131vermektir. \u015eeriat dilinde ise bir devletin antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131 ba\u015fka bir devletle ili\u015fkilerini kesti\u011fini haber verip ilan etmesidir. Yani \u00f6yle korkulacak bir h\u0131yanetin al\u00e2met ve belirtilerini g\u00f6r\u00fcp anlad\u0131\u011f\u0131n takdirde antla\u015fman\u0131n ge\u00e7ersizli\u011fini, aran\u0131zdaki ili\u015fkiyi kesti\u011fini ciddiyet ve do\u011frulukla ve a\u00e7\u0131k\u00e7a kendilerine resmen bildir. B\u00f6ylece antla\u015fman\u0131n ge\u00e7ersizli\u011fi taraflarca resmen ve e\u015fit olarak bilinsin de ona g\u00f6re, hareket edilsin. S\u00f6zle\u015fme ge\u00e7erlili\u011fini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor varsay\u0131l\u0131rken b\u00f6yle bir ilan yapmaks\u0131z\u0131n ve feshi bildirmeksizin kesinlikle onlarla sava\u015fa giri\u015fme, sava\u015fa tutu\u015fmakta acele etme. Zira muhakkak ki,Allah, hainleri, hainlik edenleri sevmez. Onlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi, resmen dost ve m\u00fcttefik g\u00f6r\u00fcn\u00fcp de gizlice ahdi bozmak, antla\u015fmay\u0131 \u00e7i\u011fnemek bir hainlik oldu\u011fu gibi, a\u00e7\u0131k\u00e7a ve do\u011frudan do\u011fruya s\u00f6zle\u015fmeyi nebzetmeden, duyurup ilan etmeden sava\u015f\u0131 ba\u015flatmak da yine bir hainliktir. Bundan sak\u0131nmak gerekir.<\/p>\n<p>59- Ve b\u00f6yle k\u00e2firler asla kendilerini sebketmi\u015f, (yani ka\u00e7\u0131p kurtulmu\u015f,) arkalar\u0131ndan yeti\u015filip yakalanamaz zannetmesinler. Kesinlikle onlar aciz b\u0131rakamazlar. Ne Allah&#8217;\u0131, ne seni, ne de arkalar\u0131ndan ko\u015fup yeti\u015fecek olan hak ve adalet ehlini aciz b\u0131rakamazlar, y\u0131ld\u0131ramazlar. Bundan dolay\u0131, s\u00f6zle\u015fmenin feshedildi\u011fi kendilerine ilan edildi\u011fi zaman, onlar daha \u00f6nce ahitlerini bozmaya karar vermi\u015f olduklar\u0131ndan, kendilerini ileri ge\u00e7mi\u015f, h\u0131yanetlerinin cezas\u0131ndan ka\u00e7\u0131p kurtulmu\u015f zannetmesinler. Siz de onlara yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z ilandan dolay\u0131 onlar\u0131 uyand\u0131r\u0131r\u0131z, \u00f6nce davranm\u0131\u015f bulunurlar da kendilerine yeti\u015fmekten aciz kal\u0131r\u0131z zann\u0131nda bulunmay\u0131n. Nitekim muhatap si\u011fas\u0131yle k\u0131r\u00e2etleri bu m\u00e2n\u00e2da sarihtir.<\/p>\n<p>M\u00e2ide S\u00fbresi&#8217;nde de &#8220;S\u00f6zlerini bozduklar\u0131 i\u00e7in onlar\u0131 lanetledik ve kalblerini kat\u0131la\u015ft\u0131rd\u0131k. Kelimeleri yerlerinden de\u011fi\u015ftiriyorlar. Uyar\u0131ld\u0131klar\u0131 \u015feyden pay almay\u0131 unuttular. \u0130\u00e7lerinden pek az\u0131 hari\u00e7, daima onlardan hainlik g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Yine de onlar\u0131 affet, ald\u0131rma. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah g\u00fczel davrananlar\u0131 sever.&#8221; (M\u00e2ide, 5\/13) buyurulmu\u015ftur (bu \u00e2yetin tefsirine bkz.) Hainler ne yaparlarsa yaps\u0131nlar h\u0131yanetlerinin cezas\u0131 mutlaka kendilerini bulur ve bulmal\u0131d\u0131r. Bundan dolay\u0131 b\u00fct\u00fcn olacaklar\u0131 hesaba katarak, ve g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurarak \u00f6yle antla\u015fmay\u0131 boz.<\/p>\n<p>60- Ve ey m\u00fcminler! Hepiniz onlar i\u00e7in kuvvet olabilecek her \u015feyden ve ba\u011fl\u0131 atlardan g\u00fcc\u00fcn\u00fcz\u00fcn yetti\u011fince haz\u0131rlay\u0131n. Yani sava\u015f i\u00e7in kuvvetli olman\u0131za sebep olabilecek her neye g\u00fcc\u00fcn\u00fcz yetiyorsa onu haz\u0131rlay\u0131n, her zaman haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olmaya bak\u0131n. Bedir&#8217;de oldu\u011fu gibi, aletsiz ve haz\u0131rl\u0131ks\u0131z bulunmay\u0131n. Bu haz\u0131rl\u0131k ile Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 ve ayn\u0131 zamanda sizin de d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131z olan o d\u00fc\u015fmanlar\u0131, o Mekke m\u00fc\u015friklerini ki, onlardan ba\u015fka daha nicelerini ki; Onlar\u0131 siz bilmezsiniz, (say\u0131lar\u0131n\u0131 veya d\u00fc\u015fmanl\u0131k derecelerini) Allah bilir. \u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 irhab edersiniz, yani yapm\u0131\u015f oldu\u011funuz haz\u0131rl\u0131klarla bunlar\u0131 korkutur, sindirirsiniz. G\u00fcc\u00fcn\u00fcz yetti\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde bu korkutmay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirecek bir halde kuvvet haz\u0131rlay\u0131n\u0131z. Ve Allah yolunda sarfedece\u011finiz her \u015fey size ecir olarak aynen \u00f6denecekir. Ve siz hi\u00e7bir \u015fekilde zulme, haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frat\u0131lmazs\u0131n\u0131z. Ameliniz bo\u015fa giderilmez, kesinlikle faydas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn\u00fcz, sevab\u0131ndan zerre kadar eksik b\u0131rak\u0131lmazs\u0131n\u0131z. &#8220;\u0130ki ba\u011f\u0131n ikisi de yemi\u015flerini vermi\u015f ve hi\u00e7bir \u015feyi eksik b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (Kehf, 18\/33).<\/p>\n<p>61- Ve e\u011fer onlar, (o nebz veya \u00e7ekingenlikten dolay\u0131) bar\u0131\u015fa meyil g\u00f6sterirlerse sen de bar\u0131\u015fa meylet. Zira as\u0131l maksat sava\u015f de\u011fil, bar\u0131\u015f ve selamettir.<\/p>\n<p>Nitekim bu konuda \u015f\u00f6yle denilmi\u015ftir:<\/p>\n<p>&#8220;Bar\u0131\u015f ve uzla\u015fma ortam\u0131nda sen diledi\u011fini se\u00e7er al\u0131rs\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Sava\u015f ise onun esintisinin bile sana getirdi\u011fi ac\u0131 yeter.&#8221;<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 kar\u015f\u0131 taraf\u0131n bar\u0131\u015fa meyil g\u00f6stermesine kar\u015f\u0131l\u0131k sen de bar\u0131\u015ftan yana olmal\u0131s\u0131n. Ve Allah&#8217;a tevekk\u00fcl et, O&#8217;na g\u00fcven ve O&#8217;na s\u0131rt\u0131n\u0131 daya. Acaba bunlar\u0131n as\u0131l maksatlar\u0131 sava\u015f da gizli bir oyun pe\u015finde olduklar\u0131 i\u00e7in mi bar\u0131\u015ftan yana g\u00f6r\u00fcn\u00fcyorlar? Acaba bana bir hile mi yaparlar? diye korkma. Muhakkak ki, her\u015feyi i\u015fiten, bilen yaln\u0131zca O&#8217;dur. \u015eu halde onlar\u0131n gizli niyetlerini, gizlice yapt\u0131klar\u0131 f\u0131s\u0131lda\u015fmalar\u0131 i\u015fitip bilecek olan Allah oldu\u011fu gibi, onlar\u0131n cezas\u0131n\u0131 verecek olan da yine O&#8217;dur. Bundan dolay\u0131:<\/p>\n<p>62- \u015eayet sana, bar\u0131\u015f y\u00fcz\u00fcn\u00fc g\u00f6sterip sava\u015f maksad\u0131 g\u00fcderek hile yapmak murad ederlerse muhakkak ki, sana Allah yeter, g\u00f6zeticin, yard\u0131mc\u0131n ve koruyucun olarak Allah sana yeter. O sana kafi gelir. Zira o Allahd\u0131r ki, seni kendi nusretiyle ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerle destekledi,<\/p>\n<p>63-64- ve m\u00fcminlerin kalblerini \u0131s\u0131nd\u0131r\u0131p, kayna\u015ft\u0131rd\u0131. Eskiden onlar\u0131n aralar\u0131nda \u00f6yle ayr\u0131l\u0131k, birbirlerine kar\u015f\u0131 \u00f6yle nefret kin, d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve intikam hissi vard\u0131 ki, yery\u00fcz\u00fcndeki servetin hepsini sarfetmi\u015f olsayd\u0131n, yani herhangi bir kimse bu kadar serveti bu u\u011furda harcam\u0131\u015f olsayd\u0131, onlar\u0131n kalplerini b\u00f6ylesine birle\u015ftirip kayna\u015ft\u0131ramazd\u0131n, o \u00fclfeti, o anla\u015fmay\u0131 ve yak\u0131nla\u015fmay\u0131 meydana getiremezdin. &#8220;Kalpleri aras\u0131n\u0131&#8221; s\u00f6z\u00fcyle ifadeyi vurgulamak, bilhassa \u015funa i\u015faret ediyor ki, b\u00f6yle servet harcamakla \u00e7e\u015fitli insanlar\u0131 zahiren bir araya getirmek m\u00fcmk\u00fcn olabilirse de kalplerini, vicdanlar\u0131n\u0131 bar\u0131\u015ft\u0131r\u0131p yak\u0131nla\u015ft\u0131rmak bununla kabil olmaz. Ve l\u00e2kin Allah, aralar\u0131n\u0131 b\u00f6ylesine kayna\u015ft\u0131rd\u0131. Kalpleriyle ve kal\u0131plar\u0131yla onlar\u0131 birbirlerine dost etti, kudreti sayesinde aralar\u0131ndaki a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 kapatt\u0131, tevhid iman\u0131 ile \u00f6yle bir muhabbet ve \u00fclfet verdi ki, hak ve hakikat a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u00e7leri ve d\u0131\u015flar\u0131 bir tek \u015fah\u0131s gibi kayna\u015fm\u0131\u015f bir h\u00e2l ald\u0131, muhkem bir kale gibi bir ictimai b\u00fcnyeye sahip oldular. Bunlar \u0130sl\u00e2m&#8217;a girip Resulullah&#8217;a biatten \u00f6nce aralar\u0131nda \u00f6fke, kin, haset ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k duygular\u0131 i\u00e7inde y\u00fcz\u00fcyorlard\u0131. Birbirlerini \u00f6ld\u00fcr\u00fcp, mallar\u0131n\u0131 ya\u011fma eden ve s\u00fcrekli kan davalar\u0131yla bir t\u00fcrl\u00fc bir araya gelemeyen, anla\u015famayan ve uzla\u015famayan \u00e7e\u015fitli kavim ve kabilelerden insanlar idi. \u00d6zellikle Ensar&#8217;\u0131n iki ayr\u0131 kolu olan Evs ve Hazre\u00e7 kabileleri aras\u0131nda pek\u00e7ok d\u00fc\u015fmanl\u0131k konusu cerayan etmi\u015f ve \u00f6yle olaylar olmu\u015ftu ki, taraflar\u0131n b\u00fcy\u00fcklerini k\u0131rm\u0131\u015f ge\u00e7irmi\u015f, boyunlar\u0131n\u0131 i\u011fne ipli\u011fe \u00e7evirmi\u015fti. Ne zaman ki, Allah Te\u00e2l\u00e2 onlara b\u00fct\u00fcn o eski d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131 unutturdu, o kin ve \u00f6fkeyi g\u00f6n\u00fcllerinden sildi ve yerine bir karde\u015flik sevgisi ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 dostluk duygusu koydu i\u015fte o zaman tam anlam\u0131yla dost ve karde\u015f oldular. Allah ve Resulullah sevgisiyle birbirlerine kenetlendiler ve hepsi tek y\u00fcrek, tek bilek haline gelip huzura erdiler ve nihayet Ensar oldular ve Muhacirin ile karde\u015f oldular. Allah Resul\u00fcn\u00fcn arkas\u0131nda hakk\u0131n tek v\u00fccut halindeki deste\u011fi oldular. Kendilerinde &#8220;Att\u0131\u011f\u0131n zaman sen atmad\u0131n Allah att\u0131.&#8221; s\u0131rr\u0131 zahir oldu. \u015e\u00fcphesiz O, bir g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ki, kudretine s\u0131n\u0131r bulunmaz, iradesine kar\u015f\u0131 durulmaz. \u00d6yle bir hakimdir ki, diledi\u011fini nas\u0131l yerine getirece\u011fini b\u00fct\u00fcn incelikleriyle bilir ve h\u00fckm\u00fcnde isabetsizlik olmaz.<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>64- Ey Peygamber! Sana Allah yeti\u015fir, arkandan gelen m\u00fcminlerle beraber.<\/p>\n<p>65- Ey Peygamber! M\u00fcminleri cihada te\u015fvik eyle. E\u011fer sizden sabredecek yirmi ki\u015fi olursa ikiy\u00fcze galip gelirler ve e\u011fer sizden y\u00fcz ki\u015fi olursa k\u00e2firlerden bin ki\u015fiye galip gelirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar hakk\u0131 ve ak\u0131beti d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen anlay\u0131\u015fs\u0131z bir kavimdirler.<\/p>\n<p>66- \u015eimdi Allah sizden y\u00fck\u00fc hafifletti ve sizde bir zaaf oldu\u011funu bildi. O halde sizden sabredecek y\u00fcz ki\u015fi olursa ikiy\u00fcz d\u00fc\u015fmana galip gelirler, sizden bin ki\u015fi olursa Allah&#8217;\u0131n izniyle ikibin d\u00fc\u015fmana galip gelirler. Allah sabredenlerle beraberdir.<\/p>\n<p>67- Hi\u00e7bir peygamberin, yery\u00fcz\u00fcnde a\u011f\u0131r basmad\u0131k\u00e7a (kesin zafere ula\u015f\u0131p \u00fcst\u00fcn gelmedik\u00e7e) esirleri olmas\u0131 lay\u0131k de\u011fildir. Siz d\u00fcnya mal\u0131n\u0131 istersiniz, oysa Allah ahireti kazanman\u0131z\u0131 murad eder. Allah azizdir, hakimdir.<\/p>\n<p>68- E\u011fer Allah&#8217;dan bir yaz\u0131 (h\u00fck\u00fcm) bulunmasa idi ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z fidyeden dolay\u0131 size mutlaka b\u00fcy\u00fck bir azab dokunurdu.<\/p>\n<p>69- Art\u0131k elde etti\u011finiz ganimetten hel\u00e2l ve ho\u015f olarak yiyin ve Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131n. Muhakkak ki, Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r ve merhamet edicidir.<\/p>\n<p>65- Ey Nebi! Senin hasbin, yeterin Allah&#8217;d\u0131r, sana uyan m\u00fcminlerle beraber. Bunda iki m\u00e2n\u00e2 y\u00fckl\u00fcd\u00fcr: Birisi; Allah sana da, onlara da yeter. \u0130kincisi; sana Allah ve onlar yeter. \u015eu halde ba\u015fka bir\u015feyden endi\u015feye kap\u0131lmadan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131narak vazifenize bak\u0131n\u0131z, demek olur. Bu \u00e2yetin Mekke&#8217;de otuz\u00fc\u00e7 erkek ve alt\u0131 kad\u0131ndan sonra k\u0131rk\u0131nc\u0131 olarak Hz. \u00d6mer&#8217;in \u0130sl\u00e2m&#8217;a giri\u015fi \u00fczerine n\u00e2zil oldu\u011fu dahi s\u00f6ylenmi\u015f ise de, \u00e7o\u011funlu\u011fun beyan\u0131na g\u00f6re; Bedir&#8217;de sava\u015f ba\u015flamadan \u00f6nce &#8220;Beyd\u00e2&#8221; denilen yerde nazil olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Ey Nebi! M\u00fcminleri d\u00fc\u015fmanla sava\u015fa &#8220;tahrid&#8221; et. \u0130yice ta&#8217;lim edip, e\u011fitip, haz\u0131rla ve te\u015fvik eyle. Bu \u00e2yette, daha \u00f6nce yukar\u0131da ge\u00e7en &#8220;zahf&#8221; ve &#8220;sebat&#8221; ile ilgili \u00e2yetlerdeki \u0131tlak\u0131n bir tahsisi ve takyidi vard\u0131r. \u015e\u00f6yle ki: E\u011fer sizden yirmi tane sabreden olursa ikiy\u00fcze galip gelirler ve e\u011fer sizden y\u00fcz ki\u015fi olursa k\u00e2firlerden bin ki\u015fiye galip gelirler.<\/p>\n<p>\u015eu halde bu nisbete kadar d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda sab\u0131r ve sebat g\u00f6stersinler. Bu \u00f6l\u00e7\u00fcde ve b\u00f6yle bir azim ve iman ile sabra al\u0131\u015fs\u0131nlar, il\u00e2h\u00ee nusrete g\u00fcvenip m\u00fccahede eylesinler. Daha fazlas\u0131ndan m\u00fckellef de\u011filler. Sab\u0131r ve sebat ile ilgili emirler s\u0131n\u0131rs\u0131z da de\u011fildir. Bu nisbetin b\u00f6yle iki b\u00f6l\u00fcm \u015feklinde ve say\u0131yla ifadesi iki n\u00fckteye dayanmaktad\u0131r: Birincisi, fazlas\u0131yla kendilerine g\u00fcvenmek i\u00e7in bir moral takviyesidir. Yani bu nisbetin sadece yirmi ve ikiy\u00fcz gibi k\u00fc\u00e7\u00fck gruplara mahsus olmay\u0131p, \u00e7o\u011fald\u0131k\u00e7a da ayn\u0131 oran\u0131n ge\u00e7erlili\u011fini anlatmakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kincisi \u0130sl\u00e2miyet&#8217;in ba\u015flang\u0131c\u0131nda askeri birliklerin te\u015fkilatlanmas\u0131ndaki temel unsuru belirtmeye i\u015farettir. Demek oluyor ki iman, bir m\u00fcmini k\u00e2fire kar\u015f\u0131 on kattan daha fazla b\u00fcy\u00fclten ve g\u00fc\u00e7l\u00fc k\u0131lan bir kuvvettir. Ve bu kuvvet tek ki\u015fi oldu\u011fu zaman de\u011fil, en az yirmi ki\u015filik bir grup olu\u015fturduklar\u0131 zaman kendini g\u00f6sterir ve ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Bu, yani bu galip gelme o k\u00e2firlerin ger\u00e7ekten anlay\u0131\u015fs\u0131z bir kavim olmalar\u0131 sebebiyledir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar ba\u015flang\u0131c\u0131 ve sonucu anlamazlar: Allah&#8217;a ve ahirete imandan uzakt\u0131rlar, sava\u015flar\u0131, m\u00fcminlerinki gibi, Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in, Allah&#8217;\u0131n emrine uymak i\u00e7in ve \u00eel\u00e2y\u0131 kelimetullah (Allah kelimesini y\u00fckseltmek) niyyetiyle de\u011fildir. Hamiyyet-i cahiliyye denilen kavmiyyet (\u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k) u\u011fruna ve \u015feytanca maksatlarla d\u00fc\u015fmanl\u0131k ve ya\u011fma i\u00e7indir. Onlar\u0131n g\u00f6z\u00fcnde d\u00fcnya hayat\u0131 ve nimetleri her\u015feydir, ahiret hayat\u0131 ise bir hi\u00e7tir. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir kalb ve ger\u00e7ek bir azim ile cihada at\u0131lmazlar. Bundan dolay\u0131 hayat\u0131n ve harbin ger\u00e7ek amac\u0131na ve \u00f6z\u00fcne vak\u0131f olan m\u00fcminlerin bir tanesi, onlar\u0131n onuna kar\u015f\u0131 koymaya ve galip gelmeye adayd\u0131r. Bu iman ve bu azim ile sab\u0131r ve sebat g\u00f6sterip b\u00fct\u00fcn gayretlerini ortaya koymal\u0131d\u0131rlar. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, ilk m\u00fcsl\u00fcmalar \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir kudsi kuvvete eri\u015fmi\u015f ve \u00e7ok a\u011f\u0131r bir sab\u0131r g\u00f6stermekle m\u00fckellef bulunuyorlard\u0131. B\u00f6yle bir mazhariyete ermi\u015f bulunan \u00fc\u00e7y\u00fcz k\u00fcsur ki\u015filik Bedir m\u00fccahitlerinin kar\u015f\u0131s\u0131nda bin ki\u015filik m\u00fc\u015frik ordusu hakikaten ne kadar az bir say\u0131 ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck bir say\u0131 eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc kuvvet bak\u0131m\u0131ndan m\u00fcsl\u00fcmanlara denk olabilmeleri i\u00e7in, bu \u00f6l\u00e7\u00fcye g\u00f6re, en az \u00fc\u00e7bin ki\u015fi olmalar\u0131 gerekirdi.<\/p>\n<p>66- \u015eimdi Allah sizden o y\u00fck\u00fc, o teklifi \u00e7ok hafifletti, ve ger\u00e7ekte sizde bir zay\u0131fl\u0131k oldu\u011funu bildi. Yani sava\u015f g\u00fcc\u00fc bak\u0131m\u0131ndan i\u00e7inizde bedenen veya sab\u0131r ve moral y\u00f6n\u00fcnden bir tak\u0131m zaaflar\u0131 olanlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 sebebiyle \u00f6ylesine sab\u0131r ve tahamm\u00fcl m\u00fckellefiyetinin bundan b\u00f6yle umum i\u00e7in uygun olmad\u0131\u011f\u0131 kendini g\u00f6sterdi. Ger\u00e7i b\u00f6yle olaca\u011f\u0131n\u0131 Allah Te\u00e2l\u00e2 ezelden bilirdi. Fakat zaman\u0131 \u015fimdi geldi, durum b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle oldu\u011fu gibi a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kt\u0131 ve bilindi. M\u00fcsl\u00fcmanlar \u00e7o\u011fald\u0131k\u00e7a i\u00e7lerinde zay\u0131f olanlar da bulundu\u011fundan, daha \u00f6nceki \u00e7ile \u00e7ekmi\u015f sadakat sahibi m\u00fcminlerde oldu\u011fu gibi, birin ona kar\u015f\u0131 koymas\u0131 ve sava\u015ftan ka\u00e7mamas\u0131 ve e\u011fer bu durumda bile firar ederse &#8220;Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131na u\u011fray\u0131p, cehenneme varaca\u011f\u0131&#8221; (Enf\u00e2l, 8\/16) hakk\u0131ndaki il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcm hafifletilmi\u015ftir. \u015eu halde bundan b\u00f6yle sizden y\u00fcz adet sab\u0131rl\u0131 kimse olursa ikiy\u00fcz ki\u015fiye galip gelirler, ve sizden bin (sab\u0131rl\u0131) ki\u015fi olursa ikibine kar\u015f\u0131 Allah&#8217;\u0131n izniyle galip gelirler. Ve Allah sabredenlerle beraberdir.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131na ermek i\u00e7in her hal\u00fck\u00e2rda sab\u0131r en b\u00fcy\u00fck \u015fartt\u0131r. \u015eu halde bundan b\u00f6yle bire kar\u015f\u0131 iki nisbetinden daha fazlas\u0131na sabredemeyenler, sebat g\u00f6steremeyip sava\u015f\u0131 terkedenler firar\u00ee say\u0131lmazlar. Fakat silah ve m\u00fchimmat\u0131 bulundu\u011fu halde bire kar\u015f\u0131 ikiden de y\u00fcz \u00e7evirip sava\u015ftan ka\u00e7anlar, &#8220;Allah&#8217;\u0131n gazab\u0131na u\u011fray\u0131p cehennemi boylayanlardan&#8221; olurlar. Yani bu \u00e2yetin h\u00fckm\u00fcn\u00fc hak ederler. Bunda da en az y\u00fcz ki\u015filik bir b\u00f6l\u00fck olmak \u015fart\u0131 ge\u00e7erlidir. Bundan anla\u015f\u0131l\u0131r ki, bu tahf\u00eef, birin ona kar\u015f\u0131 galip gelme ihtimalini ve imk\u00e2n\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in de\u011fildir, ikiden fazlaya kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131 kabul etmenin ve direnmenin vacip olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve mendup oldu\u011funu bildirmek i\u00e7indir. \u015eu halde m\u00fcsl\u00fcmanlar, iki kattan daha fazla bir d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131 kabul etmemekten dolay\u0131 g\u00fcnahk\u00e2r duruma d\u00fc\u015fmezler. Genel anlamda sava\u015fa g\u00fc\u00e7 yetirme meselesinde esas nisbet ikiye birdir. Bununla beraber daha sonradan da \u0130sl\u00e2m Tarihi&#8217;nde Allah&#8217;\u0131n izniyle birin on misli d\u00fc\u015fmana ve daha ziyadesine galip geldi\u011fi nice sava\u015flar vard\u0131r. Has\u0131l\u0131, Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 sava\u015fa haz\u0131rl\u0131k ve sava\u015f s\u0131ras\u0131nda g\u00f6sterilen sab\u0131r ve sebata g\u00f6re vaad olunmaktad\u0131r. \u015eimdi de harbin sonucuna gelelim:<\/p>\n<p>67- Hi\u00e7 bir peygamber i\u00e7in yery\u00fcz\u00fcnde ishan edinceye kadar esirleri olmak do\u011fru de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130shan : Asl\u0131nda kal\u0131nl\u0131k demek olan &#8220;sihan&#8221; ve &#8220;sahenet&#8221; k\u00f6k\u00fcnden kal\u0131nla\u015ft\u0131rmak demektir. A\u011f\u0131rl\u0131k da sehanetin gere\u011fi olmak bak\u0131m\u0131ndan &#8220;filan\u0131 hastal\u0131\u011f\u0131 veya yaras\u0131 a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131rd\u0131, yerinden k\u0131m\u0131ldamaz oldu&#8221; anlam\u0131na denilir. Sonra bu anlamdan al\u0131narak, sava\u015fta d\u00fc\u015fman\u0131n esas kuvvetlerini iyice vurarak, g\u00fcc\u00fcn\u00fc k\u0131rmak ve askerlerini yerinden k\u0131m\u0131ldayamaz hale getirmek, kesin bir yenilgiye u\u011fratmak durumuna dahi &#8220;ishan&#8221; ad\u0131 verilir. \u015eu halde buna g\u00f6re \u00e2yetin m\u00e2n\u00e2s\u0131 \u015fu demek olur: Hi\u00e7bir peygamber i\u00e7in bulundu\u011fu \u00fclkede k\u00fcfr\u00fc kahredip \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 y\u00fcceltecek \u015fekilde k\u00fcf\u00fcr ehline kar\u015f\u0131 kesin zafer elde edip, hak kuvvetlerinin istila ve istikrar\u0131n\u0131 sa\u011flay\u0131p, yapt\u0131\u011f\u0131 sava\u015fta Allah d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 iyice k\u0131r\u0131p kuvvetlerini yok edinceye kadar esirleri bulunmas\u0131, yani askerlerinin esir tutmakla me\u015fgul olmas\u0131 do\u011fru ve me\u015fru bir hareket de\u011fildir. Ancak ishan has\u0131l olduktan sonra esir almas\u0131 me\u015fru olabilir. &#8220;Nihayet onlar\u0131 iyice alt etti\u011finizde ba\u011flar\u0131 s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya elinizde tutun, ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z esirleri ister ba\u011f\u0131\u015flay\u0131p sal\u0131verin, isterse fidye al\u0131n.&#8221; (Muhammed, 47\/4) \u00e2yetinde de al\u0131nan esirlere nas\u0131l davran\u0131laca\u011f\u0131 konusu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u00d6yle yapmakla, yani esir alma pe\u015finde ko\u015fmakla siz d\u00fcnya araz\u0131n\u0131 (mal\u0131n\u0131) murad ediyorsunuz. \u0130\u00e7inizde ishandan \u00f6nce esir tutmaya bakanlar, onun fidyesinden faydalanmak, ge\u00e7ici bir d\u00fcnya mal\u0131, d\u00fcnya menfaati elde etmek gibi d\u00fcnyevi bir maksat g\u00f6zetirler. Allah ise ahireti murad ediyor. K\u00fcfr\u00fcn kahra u\u011fray\u0131p dinin izzet bulmas\u0131n\u0131 ve bu sayede ahiret hayat\u0131n\u0131z\u0131n selamette olmas\u0131n\u0131, buna g\u00f6re sevap ve ahiret selametini g\u00f6zetmenizi emrediyor. \u015eu halde ishandan evvel esir almak isteyenler Allah Te\u00e2l\u00e2&#8217;n\u0131n emir ve iradesine, yani r\u0131zas\u0131na ayk\u0131r\u0131 hareket etmi\u015f olurlar. Halbuki Allah azizdir, hakimdir. Emir ve iradesine kar\u015f\u0131 gelmenin sonu \u00e7ok tehlikelidir. Emrinde mutlak bir hikmet vard\u0131r. Bunun i\u00e7in \u00f6yle tam bir ishan meydana gelmeden esir almak istemeniz ahiretiniz a\u00e7\u0131s\u0131ndan tehlikeli olabilir.<\/p>\n<p>68- Allah&#8217;dan bir kitap sebketmemi\u015f, yaz\u0131lmam\u0131\u015f olsa idi, ictihaddaki bir hatadan dolay\u0131 itap etmemek veya Bedir Sava\u015f\u0131&#8217;na kat\u0131lanlara azap etmemek veya a\u00e7\u0131k\u00e7a yasaklanmam\u0131\u015f olan bir i\u015fi yapan\u0131 cezaland\u0131rmamak gibi bir il\u00e2h\u00ee h\u00fck\u00fcm, Levh-i Mahfuz&#8217;da yaz\u0131lm\u0131\u015f olmasa idi ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z o \u015feyde (yani ele ge\u00e7irdi\u011finiz esir fidyeleri sebebiyle onun yerine), size mutlaka b\u00fcy\u00fck bir azab dokunurdu. Has\u0131l\u0131 Bedir Sava\u015f&#8217;\u0131nda esir tutmakla me\u015fgul olmak ve esirlerden fidye almak maksad\u0131n\u0131 ama\u00e7 edinmek b\u00fcy\u00fck bir tehlike idi. \u00c7\u00fcnk\u00fc hen\u00fcz d\u00fc\u015fman ordusu \u00fczerinde tam bir hakimiyet, ger\u00e7ek anlamda bir ishan has\u0131l olmu\u015f de\u011fildi, hen\u00fcz \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc b\u00fct\u00fcn kat\u0131l\u0131\u011f\u0131yla a\u011f\u0131r basm\u0131\u015f de\u011fildi. O s\u0131rada d\u00fc\u015fman\u0131n biraz uyan\u0131k davranmas\u0131 size b\u00fcy\u00fck bir felaket getirebilirdi. Fakat Allah sizi korudu. Nitekim genellikle bu ince noktaya dikkat edilmedi\u011finden dolay\u0131 daha sonra Uhud Sava\u015f\u0131&#8217;nda bunun \u00e7ok zarar\u0131 g\u00f6r\u00fcld\u00fc. Her halde Bedir&#8217;de esir ve fidye al\u0131nmamak daha s\u0131hhatli bir i\u015f olacakt\u0131. Fakat madem ki, al\u0131nd\u0131 ve Allah tehlikeden korudu, \u015fu halde:<\/p>\n<p>69- Art\u0131k ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z o ganimetten hel\u00e2l ve temiz olarak yiyin, yani mubah olarak faydalan\u0131n. Bu uyar\u0131dan dolay\u0131 onun haram oldu\u011funu sanmay\u0131n da yukar\u0131da a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 \u00fczere onun \u00f6zel h\u00fck\u00fcmlerine riayet ederek faydalan\u0131n, ve Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten sak\u0131n\u0131n\u0131z, emirlerine ve yasaklar\u0131na uymaya \u00f6zen g\u00f6steriniz, sizi hatalardan korumas\u0131 i\u00e7in O&#8217;na s\u0131\u011f\u0131n\u0131n\u0131z. Zira Allah muhakkak gafurdur, rah\u00eemdir. Yani ittika etti\u011finiz takdirde o hatay\u0131, yani sizin izinsiz olarak esirlerden fidye almay\u0131 m\u00fcbah kabul etmenizden dolay\u0131 i\u015fledi\u011finiz kusuru ma\u011ffiret eder, tevbenizi kabul buyurup sizi rahmetine mazhar eyler.<\/p>\n<p>\u015eimdi:<\/p>\n<p>Me\u00e2l-i \u015eerifi<\/p>\n<p>70- Ey Peygamber, elinizdeki esirlere de ki: &#8220;E\u011fer Allah sizin kalblerinizde bir hay\u0131r bulursa, sizden al\u0131nandan daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 size verir ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>71- E\u011fer sana h\u0131yanet etmek isterlerse iyi bilsinler ki, bundan \u00f6nce Allah&#8217;a hainlik ettiklerinden dolay\u0131 Allah onlar\u0131n ezilmelerine imk\u00e2n verdi. Allah her \u015feyi hakk\u0131yla bilen h\u00fck\u00fcm ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>72- Ger\u00e7ekten de iman edip hicret eden, mallar\u0131yla ve canlar\u0131yla Allah yolunda cihad veren, onlar\u0131 bar\u0131nd\u0131r\u0131p yard\u0131m edenler, i\u015fte bunlar birbirlerinin dostlar\u0131d\u0131rlar. \u0130man etti\u011fi halde hen\u00fcz hicret etmemi\u015f olanlar, hicret edinceye kadar onlar \u00fczerinde herhangi bir velayet hakk\u0131n\u0131z yoktur. Bununla beraber dinde sizden yard\u0131m isterlerse, sizinle aras\u0131nda antla\u015fma bulunanlar aleyhine bir durum olmad\u0131k\u00e7a, onlara yard\u0131m etmeniz de \u00fczerinize bor\u00e7tur. Allah b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcp duruyor.<\/p>\n<p>73- K\u00e2firler de asl\u0131nda birbirlerinin dostlar\u0131 ve yard\u0131mc\u0131lar\u0131d\u0131rlar. E\u011fer siz de \u00f6yle yapmazsan\u0131z, yery\u00fcz\u00fcnde b\u00fcy\u00fck bir fitne ve fesat \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>74- O kimseler ki, iman ettiler, hicret ettiler ve Allah yolunda cihada kat\u0131ld\u0131lar, bir k\u0131s\u0131mlar\u0131 da onlar\u0131 bar\u0131nd\u0131r\u0131p yer, yurt sahibi yapt\u0131lar ve yard\u0131ma ko\u015ftular, i\u015fte bunlar hakk\u0131yla m\u00fcmin olanlard\u0131r. Bunlara bir ma\u011ffiret ve c\u00f6mert\u00e7e bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r.<\/p>\n<p>75- Daha sonradan hicret edip sizinle beraber sava\u015fa kat\u0131lanlar da sizdendirler. Bir de akraba olanlar, Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131na g\u00f6re, birbirlerine daha yak\u0131nd\u0131rlar. \u015e\u00fcphe yok ki, Allah her \u015feyi bilir.<\/p>\n<p>70-71-Elinizde bulunan esirlere de ki; Asl\u0131nda esirlere bu \u015fekilde hitap edilmesinin istenmesi, onlar\u0131n g\u00f6n\u00fcllerini almak i\u00e7in, onlara iyi muamele edilmesi i\u00e7indir. Burada h\u00fckm\u00fcn umumi oldu\u011funda hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yoktur.<\/p>\n<p>Fakat Abdullah b. Abbas Hazretleri&#8217;nden gelen bir rivayete g\u00f6re: bu \u00e2yetin n\u00fczul sebebi, babas\u0131 Hz. Abbas hakk\u0131ndad\u0131r. \u015e\u00f6yle ki:<\/p>\n<p>Bedir Sava\u015f\u0131&#8217;nda Abbas da esirler aras\u0131nda bulunuyordu. Beraberinde yirmi ukiyye de alt\u0131n vard\u0131 ki, bir ukiyye k\u0131rk dirhem ve toplam\u0131 da sekizy\u00fcz dirhem demektir. Bunu m\u00fc\u015frik askerlerini doyurmak i\u00e7in yan\u0131na alm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc kendisi Bedir&#8217;e kat\u0131lan Kurey\u015f ordusunun ia\u015fesini \u00fcstlenen on ki\u015fiden biri idi. Fakat s\u0131ra kendisine gelmeden esir d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc. Bunun \u00fczerine Abbas, ben zaten daha \u00f6nceden m\u00fcsl\u00fcman idim, fakat bana bask\u0131 yapt\u0131klar\u0131 i\u00e7in istemeye istemeye bu sava\u015fa kat\u0131ld\u0131m, dedi. Peygamber Efendimiz bu dedi\u011fin do\u011fru ise Allah zaten sana bunun ecrini verecektir, lakin i\u015fin d\u0131\u015f y\u00fcz\u00fc bizim aleyhimize idi, dedi. Bundan sonras\u0131n\u0131 Hz. Abbas&#8217;\u0131n kendisi anlat\u0131yor ve diyor ki; sonra Resulullah&#8217;tan benden fidye olarak ald\u0131\u011f\u0131 o alt\u0131n\u0131, bana geri vermesini istedim, o da o zaman buyurdu ki; &#8220;Aleyhimizde kullanmak i\u00e7in al\u0131p yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n \u015feyi mi istiyorsun? Hay\u0131r olmaz.&#8221; dedi. Ayr\u0131ca peygamber, iki karde\u015fim o\u011flu \u00c2k\u0131l b. Ebi Talib ile Nevfel b. H\u00e2ris&#8217;in de fidyelerini benim \u00f6dememi istedi. O zaman ben, ey Muhammed! Sen beni Kurey\u015f&#8217;ten dilenecek bir durumda b\u0131rakt\u0131n, dedim. Bunun \u00fczerine Resulullah, hani Mekke&#8217;den yola \u00e7\u0131karken zevcen \u00dcmm\u00fc&#8217;l-Fadl&#8217;a ba\u015f\u0131m\u0131za ne gelece\u011fi belli de\u011fil, nolur nolmaz deyip teslim etti\u011fin, \u015fayet bana bir\u015fey olursa, bu senin ve \u00e7ocuklar\u0131n\u0131nd\u0131r, diyerek ona verdi\u011fin alt\u0131n nerede?&#8221; deyince, ben &#8220;Nereden biliyorsun?&#8221; dedim. O da &#8220;Rabbim haber verdi.&#8221; buyurdu. O zaman &#8220;Allah&#8217;a yemin ederim ki sen hak peygambersin. &#8220;\u015fehadet ederim ki, Allah&#8217;dan ba\u015fka il\u00e2h yoktur.&#8221; Vallahi o paray\u0131 Allah&#8217;dan ba\u015fka kimsenin g\u00f6rmedi\u011fi, gecenin karanl\u0131\u011f\u0131nda teslim etmi\u015ftim. Allah biliyor ya, ben senin peygamberli\u011fine hep \u015f\u00fcphe ile bak\u0131yordum. \u015eimdi madem ki, bunu haber verdin, art\u0131k hi\u00e7bir \u015f\u00fcphem kalmad\u0131 dedi. Daha sonra Hz. Abbas&#8217;\u0131n, bu \u00e2yetin me\u00e2line i\u015faretle \u015f\u00f6yle dedi\u011fi de rivayet ediliyor: &#8220;Allah bana o alt\u0131nlar\u0131n yerine daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 verdi; \u015fimdi yirmi tane k\u00f6lem var, en a\u015fa\u011f\u0131s\u0131 yirmi bin ile m\u00fcdarebe (ortak i\u015f) yap\u0131yor. Ayr\u0131ca Allah bana Zemzem&#8217;i de ihsan etti ki, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Mekke&#8217;nin b\u00fct\u00fcn mal varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 verseler yine de istemem. Bundan b\u00f6yle ben hep Rabbimin ma\u011ffiretini g\u00f6zl\u00fcyorum&#8221;.<\/p>\n<p>72- Bunlar, (bu Muhacirin ile Ensar) birbirlerinin velileridirler. Bir k\u0131sm\u0131n\u0131n \u00f6b\u00fcr\u00fcne velayeti vard\u0131r. Birbirine miras\u00e7\u0131 olurlar. Birbirlerinin i\u015flerine bakar, d\u00fczene koyarlar. \u0130man edip de hen\u00fcz hicret etmemi\u015f olanlar, \u015fu anda d\u00e2r-\u0131 harbde bulunan ve oran\u0131n tebaas\u0131 durumunda olan m\u00fcminler ise onlar hicret edinceye kadar sizin onlara velayet nam\u0131na hi\u00e7bir \u015feyiniz yoktur. \u0130\u015flerine m\u00fcdahele edemezsiniz. Bununla beraber sizden din konusunda yard\u0131m isterlerse onlara yard\u0131m etmeniz \u00fczerinize bor\u00e7 olur, vacip olur. Ancak sizinle aralar\u0131nda bir misak (yani antla\u015fma bulunan bir kavim aleyhine bir durum s\u00f6z konusu) olmamal\u0131d\u0131r. Zira antla\u015fma yapm\u0131\u015f oldu\u011funuz bir kavmin aleyhine olacak bir \u015fekilde o m\u00fcminlere yard\u0131m ederek, antla\u015fmay\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131lman\u0131z ahde vefas\u0131zl\u0131k olur. Bu da sizin i\u00e7in caiz olmaz. Nas\u0131l olabilir ki, Allah b\u00fct\u00fcn yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcp durmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>73- K\u00e2fir olanlar bile birbirlerinin velileridir. Sizinle de\u011fil, hepsinin de de\u011fil, ama baz\u0131lar\u0131n\u0131n aras\u0131nda miras ve yard\u0131mla\u015fma s\u00fcrer gider. \u015eu halde onlar\u0131n m\u00fcminlerle bir ili\u015fkileri yoktur. \u0130sterse akraba olsunlar m\u00fcmin ile k\u00e2fir aras\u0131nda velayet ve veraset cereyan etmez. Bir de her k\u00e2firin her k\u00e2fire velayet ve veraseti de olmaz. Din ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve diyar ba\u015fkal\u0131\u011f\u0131 ikisi de mirasa engeldir. E\u011fer siz bunu yapmazsan\u0131z (yani birbirinize velayet ve yard\u0131m i\u015finde dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde olmazsan\u0131z, bunu \u015fu a\u00e7\u0131klanan esaslar dairesinde icra ve ifa etmezseniz veya karmakar\u0131\u015f\u0131k eder de i\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz hale getirirseniz) yery\u00fcz\u00fcnde \u00e7ok b\u00fcy\u00fck bir fitne ve fesat olur. Ki siz bunun b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc takdir edip kestiremezsiniz. Bu a\u00e7\u0131klamada m\u00fcminler, Muhacirler ve Ensar ve Muhacir olmayan di\u011fer m\u00fcsl\u00fcmanlar olarak taksim olunduktan ve aralar\u0131ndaki dayan\u0131\u015fma ba\u011flant\u0131s\u0131n\u0131n esaslar\u0131 belirlendikten sonra bunlar\u0131n imandaki kemal mertebelerinin hakikatini ortaya koymak sadedinde buyuruluyor ki<\/p>\n<p>74- onlar ki, iman ettiler ve hicret eylediler, yani yerlerini yurtlar\u0131n\u0131, mallar\u0131n\u0131 ve akrabalar\u0131n\u0131 b\u0131rak\u0131p vatanlar\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131p geldiler ve Allah yolunda cihada kat\u0131ld\u0131lar, Allah&#8217;\u0131n dini u\u011frunda, Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in ceht ve gayretlerini esirgemeyip sab\u0131r ve tahamm\u00fcl g\u00f6sterdiler, \u00e7e\u015fitli zahmetlere katlan\u0131p nefislerini mahrumiyetlere atmak suretiyle bu u\u011furda bir yar\u0131\u015fa girdiler . Onlar ki, iyva eylediler, Allah Resul\u00fcn\u00fc ve Muhacirleri kendi evlerinde misafir edip bar\u0131nd\u0131rd\u0131lar, onlara yer yurt verip iskan ettiler, yerle\u015ftirdiler, ve yard\u0131m ettiler, onlarla birlik olup d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015f konusunda her bak\u0131mdan yard\u0131m ettiler. Ensar oldular i\u015fte bunlar, yani Muhacirler ile Ensar i\u015fte bunlard\u0131r, hakk\u0131 ile m\u00fcminler bunlard\u0131r ki, imanlar\u0131n\u0131 s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda da beyan olundu\u011fu \u00fczere, gerekti\u011fi \u015fekilde hakk\u0131yla \u00f6z\u00fcne erdirmi\u015flerdir, i\u015fte bunlar i\u00e7indir ki, e\u015fsiz bir ma\u011ffiret ve de\u011ferli bir r\u0131z\u0131k vard\u0131r. Bu r\u0131zk\u0131n ne sorumlulu\u011fu var, ne de minneti. Buradaki &#8220;i\u015fte bunlar hakk\u0131yla m\u00fcmin olanlar\u0131n ta kendileridir&#8221; ifadesindeki tahsisi ve kasr\u0131, mutlak olarak yaln\u0131zca o zamana veya bu zamana mahsus bir hakiki kasr zannetmemelidir. Bu kas\u0131r hicret farz iken d\u00e2r-\u0131 harbi terketmeyip hicret eylemeyenlere g\u00f6re edenlerin durumuna ait izaf\u00ee bir tahsistir.<\/p>\n<p>75-\u00c7\u00fcnk\u00fc Bundan sonra, (yani sizin hicretinizden sonra) iman edip de hicret eyleyenler ve sizinle beraber cihada kat\u0131lanlar, \u015fimdi bunlar, bu \u00fc\u00e7 \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131yanlar da sizdendir. Size ektir ve sizden say\u0131l\u0131rlar. Ey m\u00fcminler, bununla beraber bundan b\u00f6yle zevil-erham denilen akrabalar, Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131nda mirasta birbirlerine daha evlad\u0131rlar, yabanc\u0131lardan daha yak\u0131nd\u0131rlar.<\/p>\n<p>O akrabal\u0131k isterse ana taraf\u0131ndan olsun, yine de akraba olmayanlara g\u00f6re daha yak\u0131nd\u0131rlar. M\u00fcmin bir akraba varken, b\u00f6yle bir akrabal\u0131\u011f\u0131 olmayan bir m\u00fcmin yaln\u0131zca din karde\u015fli\u011fi sebebiyle bir ba\u015fka m\u00fcmine miras\u00e7\u0131 olamaz. Yani Muhacirler ile Ensar aras\u0131nda hicretin ba\u015f\u0131nda kurulan karde\u015flik anla\u015fmas\u0131n\u0131n mirasla ilgili olan h\u00fck\u00fcmleri bundan b\u00f6yle ge\u00e7ersiz olacak demektir. M\u00fcminler aras\u0131nda miras yaln\u0131zca akraba olanlar aras\u0131nda ge\u00e7erli olacakt\u0131r. Ve i\u015fte ilk hicret edenlerle daha sonra hicret edenler aras\u0131ndaki yegane fark budur. \u0130kinci hicret d\u00f6neminin Bedir&#8217;den sonra veya bu \u00e2yetin n\u00fczul\u00fcnden sonra ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6yleyenler olmu\u015f ise de en sahih olan g\u00f6r\u00fc\u015f Hudeybiye&#8217;den sonrad\u0131r diyenlerin g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphe yok ki, Allah her \u015feyi bilir. \u015eu halde bu h\u00fck\u00fcm ve yukar\u0131dan beri ortaya konan h\u00fck\u00fcmlerin s\u0131rr\u0131n\u0131 ve hikmetini de bilir. Bundan sonra gelecek Ber\u00e2e (Tevbe) S\u00fbresi i\u00e7inde ge\u00e7en h\u00fck\u00fcmlerin de s\u0131rr\u0131n\u0131 ve hikmetini bilir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>8-ENFAL: Resul\u00fcm, sana enf\u00e2lden, ganimetlerden soruyorlar Enf\u00e2li soruyorlar buyurulmay\u0131p &#8220;enf\u00e2lden soruyorlar&#8221; buyurulmas\u0131 g\u00f6sterir ki, as\u0131l enf\u00e2li soruyorlar veya ganimeti istiyorlar demek olmay\u0131p, enf\u00e2lin durumunu, onunla ilgili h\u00fckm\u00fcn\u00fc soruyorlar demek oldu\u011funa i\u015farettir ve, bu cihet zaten verilen cevap ile a\u00e7\u0131kl\u0131k kazanacakt\u0131r. Sonra bunun A&#8217;raf s\u00fbresinin son \u00e2yetlerine ilgisi bak\u0131m\u0131ndan da kullu\u011fa y\u00f6nelik, yani hakkiyle kulluk edebilme &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12154,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1003],"tags":[1216,1215,5030,5031,5219,5351,5222,5220,1583,5221,1582,1586],"class_list":["post-1934","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hak-dini-kuran-dili","tag-8-enfal","tag-8-enfal-tefsiri","tag-elmalili","tag-elmalili-hamdi-yazir","tag-elmalili-tefsir-oku","tag-hak-dini-kuran-dili","tag-hak-dini-tefsiri","tag-hamdi-yazir-tefsir-oku","tag-kuran","tag-sure-tefsirleri","tag-tefsir","tag-tefsir-oku"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1934","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1934"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1934\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12154"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1934"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1934"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1934"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}