{"id":2253,"date":"2012-01-16T14:33:50","date_gmt":"2012-01-16T14:33:50","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2253"},"modified":"2014-10-08T12:18:38","modified_gmt":"2014-10-08T09:18:38","slug":"beled-suresinin-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/beled-suresinin-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub\/","title":{"rendered":"Beled Suresinin Tefsiri &#8211; Fizilal&#8217;il Kur&#8217;an &#8211; Seyyid Kutub"},"content":{"rendered":"<p><strong>1- Hay\u0131r, and i\u00e7erim bu \u015fehre.<\/p>\n<p>2- Ki sen bu \u015fehre girmektesin.<\/p>\n<p>3- Do\u011furana ve do\u011furdu\u011funa andolsun ki,<\/p>\n<p>4- Biz insan\u0131 birtak\u0131m zorluklar, zahmetler ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7inde yaratt\u0131k.<\/strong><\/p>\n<p>Buradaki &#8220;Belde&#8221; Mekke&#8217;dir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sayg\u0131n evidir. Yery\u00fcz\u00fcnde insanlar i\u00e7in, toplant\u0131 yeri ve g\u00fcvenli bir s\u0131\u011f\u0131nak olmak \u00fczere kurulan ilk evdir. Herkes orada silah\u0131n\u0131 bir yana koyar, \u00e7eki\u015fmelerini ve d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131n\u0131 unutur ve bar\u0131\u015f i\u00e7inde biraraya gelir. Birbirlerinin kan\u0131n\u0131, mal\u0131n\u0131, \u0131rz\u0131n\u0131 dokunulmaz kabul ederler. Nitekim bu evin kendisi, a\u011fac\u0131, ku\u015fu ve orada ya\u015fayan her canl\u0131 da dokunulmazd\u0131r. Ayr\u0131ca bu ev, Hz. \u0130smail&#8217;in araplar\u0131n ve t\u00fcm M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n atas\u0131 olan Hz. \u0130brahim&#8217;in evidir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, Peygamberi Hz. Muhammed&#8217;i -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun \u015fereflendiriyor, bu nedenle burada onu an\u0131yor, onun \u015fu Mekke \u015fehrinde kalmas\u0131ndan ve durmas\u0131ndan s\u00f6z ediyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamberin orada kalmas\u0131, Mekke&#8217;ye bir kat daha sayg\u0131nl\u0131k kazand\u0131r\u0131yor, \u015feref bah\u015fediyor, b\u00fcy\u00fckl\u00fck kat\u0131yor. Bu ifadeler burada derin anlam g\u00fcc\u00fcne sahip olan ilhamlard\u0131r. M\u00fc\u015frikler bu evin sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fniyorlar ve Peygamberi ve orada bulunan M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 incitiyorlard\u0131. Bu ev \u015ferefli bir evdi. Peygamberin orada kalmas\u0131 da \u015ferefine \u015feref katm\u0131\u015ft\u0131. Y\u00fcce Allah Mekke \u015fehrinin ve orada kalan Hz. Muhammed&#8217;in \u00fcst\u00fcne yemin edince, o \u015fehire y\u00fccelik, sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 \u00fcst\u00fcne katmerli bir sayg\u0131nl\u0131k elbisesi giydiriyor demektir. Bu durumda bu evin hizmetk\u00e2rlar\u0131 olduklar\u0131n\u0131, Hz. \u0130smail Peygamberin \u00e7ocuklar\u0131 ve ibrahim&#8217;in -sel\u00e2m \u00fczerine olsun- dini \u00fczere ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131 iddia eden m\u00fc\u015friklerin durumu her y\u00f6nden i\u011fren\u00e7 ve \u00e7irkin olarak ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f oluyor.<\/p>\n<p>Belki de &#8220;Do\u011furana ve do\u011furdu\u011funa andolsun&#8221; ayetinin \u00f6zel olarak Hz. \u0130brahim ya da Hz. \u0130smail&#8217;e i\u015faret etti\u011fi varsay\u0131m\u0131 ile ve bu ifadenin daha \u00f6nce ge\u00e7en Mekke \u015fehri ve orada kalan Peygamber \u00fcst\u00fcne edilen yemin ile birlikte d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmesi, sonra Mekke&#8217;yi ilk kuran Hz. \u0130smail ile onun o\u011flunun beraberce g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nmas\u0131 durumunda, bu anlam, insan\u0131n akl\u0131na gelmektedir. Ger\u00e7i bu de\u011ferlendirme, &#8220;Do\u011furana ve do\u011furdu\u011funa andolsun&#8221; ayetinin anlam\u0131n\u0131n herhangi bir kimse ile kay\u0131tl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ortadan kald\u0131rmad\u0131\u011f\u0131 gibi bu ifadenin insan\u0131n d\u00fcnyaya gelme bi\u00e7imi ile ve bunun do\u011fum yaparak \u00e7o\u011falma prensibine dayand\u0131\u011f\u0131na i\u015faret, olmas\u0131 ile \u00e7eli\u015fmez. Ki bu da surenin temel konusu olan insan\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcnden s\u00f6z etmeye bir haz\u0131rl\u0131k anlam\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dcstad Muhammed Abduh&#8217;un &#8220;Amme C\u00fcz\u00fc&#8221; isimli tefsirinde bu surenin a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 yaparken tam bu noktada, hem bu surenin ruhu ile ve hem de bizim tefsirimiz olan &#8220;Fi z\u0131lali&#8217;l-Kur&#8217;an&#8221;\u0131n ruhu ile uyu\u015fan \u00e7ok ho\u015f i\u015faretleri ve n\u00fckteleri vard\u0131r. \u015eimdi o n\u00fckteleri buraya aktarmak istiyoruz. Rahmetli \u00dcstad tefsirinde diyor ki:<\/p>\n<p>&#8220;Sonra y\u00fcce Allah, do\u011furan ve do\u011fan \u00fcst\u00fcne yemin ederek, dikkatlerimizi bir\u00e7ok hikmetlere \u00e7ekiyor. D\u00fcnyaya geli\u015f a\u015famalar\u0131ndan &#8220;do\u011fup \u00e7o\u011falma&#8221; merhalesinin ne kadar y\u00fcce oldu\u011funa, ondaki sakl\u0131 olan sonsuz hikmetlere, yaratma sanat\u0131n\u0131n m\u00fckemmelli\u011fine, hem do\u011furan\u0131n ve hem de do\u011fan\u0131n d\u00fcnyaya gelmenin ba\u015flamas\u0131 ve yeni do\u011fan yavrunun olgunlu\u011fa eri\u015fmesi ve onu kendisi i\u00e7in planlanan geli\u015fmenin son s\u0131n\u0131r\u0131na ula\u015ft\u0131rmak u\u011fruna nelere katland\u0131klar\u0131na, dikkatlerimizi \u00e7ekiyor.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Bir bitkiyi d\u00fc\u015f\u00fcnelim. Geli\u015fme a\u015famalar\u0131nda bir tohum, nelerle bo\u011fu\u015fur. Atmosferin etkilerine g\u00f6\u011f\u00fcs gerer. \u00c7evresinde bulunan elementlerden g\u0131dalar\u0131 emmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Sonunda dall\u0131-budakl\u0131 bir a\u011fa\u00e7 olur. Kendisi gibi tohum ya da tohumlar vererek k\u0131vama gelir. Ve ho\u015f manzaras\u0131 ile kainat\u0131 s\u00fcsler. \u0130\u015fte bir tohum bu a\u015famaya gelmek i\u00e7in ne \u00e7ilelere g\u00f6\u011f\u00fcs gerer! \u015eimdi, bu s\u00f6ylenenleri akl\u0131m\u0131z\u0131n bir k\u00f6\u015fesine koyup, bitkiler d\u00fcnyas\u0131ndan, hayvanlar ve insanlar alemine e\u011filirsek, do\u011furan ile do\u011fan canl\u0131n\u0131n daha b\u00fcy\u00fck \u00e7ilelere katland\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Ve her iki canl\u0131 d\u00fcnyas\u0131n\u0131n kendi t\u00fcr\u00fcn\u00fc koruma u\u011fruna ve \u015fekilleri ile kainat\u0131n g\u00fczelli\u011fini saklamak i\u00e7in \u00e7ok daha fazla \u00e7ilelere ve me\u015fakkatlere katland\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr\u00fcz: &#8216;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah insan denen yarat\u0131\u011f\u0131n hayat\u0131nda de\u011fi\u015fmez bir ger\u00e7e\u011fi peki\u015ftirmek, \u00fczerine dikkat \u00e7ekmek i\u00e7in &#8220;do\u011furan ve do\u011fan&#8221; \u00fcst\u00fcne yemin ediyor.<\/p>\n<p>&#8220;Biz insan\u0131 birtak\u0131m zorluklar, zahmetler ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7inde yaratt\u0131k.&#8221; Biz insano\u011flunu, bitip t\u00fckenmez, me\u015fakkat, s\u0131k\u0131nt\u0131, \u00e7aba, \u00e7ile, m\u00fccadele ve u\u011fra\u015f\u0131 ile me\u015fgul olmak \u00fczere yaratt\u0131k. Nitekim y\u00fcce Allah ba\u015fka bir surede buyurur: &#8220;Ey insan! Sen Rabbin i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalad\u0131n, art\u0131k O&#8217;na-kavu\u015fmaktas\u0131n.&#8221; (\u0130n\u015fikak Suresi, 6)<\/p>\n<p>Ana rahmine d\u00fc\u015fen ilk h\u00fccre, orada bombo\u015f, hareketsiz olarak durmaz. Aksine hemen -Rabbinin izni ile orada ya\u015fay\u0131p beslenmek i\u00e7in kendine uygun ortam\u0131 haz\u0131rlamak u\u011fruna \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalamaya, u\u011fra\u015f vermeye ba\u015flar. O karanl\u0131k d\u00fcnyadan \u00e7\u0131k\u0131\u015f kap\u0131s\u0131na ula\u015f\u0131ncaya kadar bitip t\u00fckenmeyen bir u\u011fra\u015ft\u0131r bu. Ard\u0131ndan annenin \u00e7ekti\u011fi do\u011fum sanc\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131nda, yavrunun bizzat kendisinin de ayn\u0131 sanc\u0131dan neler \u00e7ekti\u011fini Allah bilir. Ana rahmindeki bu \u00e7ocuk d\u00fcnya \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr g\u00f6rmez \u00f6yle bir bas\u0131n\u00e7 ve itilme ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r ki Rahim denilen o k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck alemin kap\u0131s\u0131ndan \u00e7\u0131karken neredeyse bo\u011fulacak gibi olur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu andan itibaren en yorucu \u00e7aba ve en ac\u0131 \u00e7ile ba\u015flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc ana rahmindeki bu \u00e7ocuk \u015fimdi hi\u00e7 al\u0131\u015f\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131 havay\u0131 teneff\u00fcs etmeye ba\u015flar. ilk kez a\u011fz\u0131n\u0131 ve ci\u011ferlerini a\u00e7ar. \u00c7\u0131\u011fl\u0131klar i\u00e7inde nefes Al\u0131p vermeye ba\u015flar. Bu \u00e7\u0131\u011fl\u0131klar sanki d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n \u00e7ilelerinin i\u015faretlerini verir gibidir! Sindirim sistemi ve kan dola\u015f\u0131m\u0131 daha \u00f6nce al\u0131\u015f\u0131lmayan bir bi\u00e7imde \u00e7al\u0131\u015fmaya ba\u015flar. Barsaklar\u0131 bu yeni reaksiyona al\u0131\u015f\u0131ncaya dek g\u0131da art\u0131klar\u0131n\u0131 d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131karmak i\u00e7in neler \u00e7eker! Bundan sonra att\u0131\u011f\u0131 her ad\u0131m \u00e7ile, yapt\u0131\u011f\u0131 her hareket yorgunluk \u00fcst\u00fcne yorgunluk, bitkinlik \u00fcst\u00fcne bitkinliktir. Emeklemek isteyen, y\u00fcr\u00fcmeye \u00e7al\u0131\u015fan bir \u00e7ocu\u011fu izleyen onun bu basit hareketleri yapmak i\u00e7in ne \u00e7ileler \u00e7ekti\u011fini kendi g\u00f6zleri ile g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Di\u015fleri \u00e7\u0131karken \u00e7ile, ayakta dengede durmak ayr\u0131 bir zahmettir. D\u00fc\u015fmeden ad\u0131m atmas\u0131 me\u015fakkat, \u00f6\u011frenmesi yorgunluk, d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi \u00f6\u011frenmesi ayr\u0131 bir \u00e7iledir. Yani her yeni tecr\u00fcbesi emeklemek ve y\u00fcr\u00fcmek gibi ayr\u0131 bir \u00e7iledir.<\/p>\n<p>Daha sonra yollar ayr\u0131l\u0131r, zahmetler \u00e7e\u015fitlenir. Kimi kas g\u00fcc\u00fc ile yorulur. Kimi zihin g\u00fcc\u00fc ile didinir durur. Kimi ruhu ile \u00e7aba harcar, kimi bir lokma ekmek ve bir h\u0131rka giymek i\u00e7in ter d\u00f6ker. Kimi binini ikibin, yapmak onbin&#8217;ini y\u00fczbine \u00e7\u0131karmak i\u00e7in didinir durur. Kimi makam ve mertebe i\u00e7in kendisini par\u00e7alar. Kimi de Allah yolunda yorulur. Kimi de \u015fehvet ve arzu pe\u015finde ko\u015far. Kimi inan\u00e7 sistemi ve islam davas\u0131 i\u00e7in ter d\u00f6ker. Kimilerin yorgunlu\u011funun sonu cehennemdir. Kimilerinin ki ise cennettir. K\u0131sacas\u0131 herkes y\u00fck\u00fcn\u00fc omuzuna alm\u0131\u015f ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Herkes Rabbine giden yolda basamak basamak \u00e7ilelere g\u00f6\u011f\u00fcs gererek y\u00fckselmektedir ve en sonunda da Rabbine kavu\u015facakt\u0131r herkes. Orada en b\u00fcy\u00fck ac\u0131 g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n, en muazzam rahatl\u0131k da m\u00fc&#8217;minlerin olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Do\u011frusunu s\u00f6ylemek gerekirse, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n yap\u0131s\u0131 yorgunluktur. \u015eekli ve nedenleri de\u011fi\u015febilir ama son tahlilde hepsi de yorgunluktur. Zararl\u0131lar\u0131n en zararl\u0131s\u0131 d\u00fcnyan\u0131n y\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n \u00e7ilelerine katlanan, sonunda ise \u00e7ekti\u011fi \u00e7ilelere kar\u015f\u0131l\u0131k \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyada en yorucu ve en ac\u0131 felaketlerle kar\u015f\u0131la\u015fan kimsedir. Bahtl\u0131lar\u0131n en bahtl\u0131s\u0131 ise Rabbine giden yolda z\u00e2hmetlere ve \u00e7ilelere g\u00f6\u011f\u00fcs gerip yorulan, sonunda ise, kendisinden \u00f6b\u00fcr d\u00fcnyan\u0131n me\u015fakkatlerini Al\u0131p g\u00f6t\u00fcrecek iyi amellerle Rabbine kavu\u015fan ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6lgesi alt\u0131nda kendisine en b\u00fcy\u00fck rahat\u0131 sa\u011flayacak, salih amellerle O&#8217;na ula\u015fan m\u00fc&#8217;mindir.<\/p>\n<p>\u00dcstelik bizzat d\u00fcnyada \u00e7e\u015fitli yorgunluk ve zahmetlere birtak\u0131m m\u00fckafatlar verilmektedir. Ku\u015fkusuz de\u011ferli bir i\u015f i\u00e7in \u00e7aba harcayan de\u011fersiz bir i\u015f i\u00e7in yorulan kimse ile bir de\u011fildi. Bunlar\u0131n ikisi, zihin rahatl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan, ba\u011f\u0131\u015flamak i\u00e7in g\u00f6n\u00fcl ho\u015fnutlu\u011fu duymak bak\u0131m\u0131ndan ve fedakarl\u0131ktan rahatl\u0131k duymak y\u00f6n\u00fcnden bir de\u011fillerdir. Topra\u011fa ba\u011f\u0131ml\u0131l\u0131k y\u00fck\u00fcnden ar\u0131nm\u0131\u015f olan, ya da bu y\u00fcklerden kurtulmak i\u00e7in ba\u011f\u0131ms\u0131z olmak \u00fczere \u00e7al\u0131\u015f\u0131p \u00e7abalayan kimse ile, \u00e7amura dalmak ve ha\u015fere ve kurtlar gibi yery\u00fcz\u00fcne yap\u0131\u015fmak i\u00e7in didinen kimseler elbette bir de\u011fildir. Bir dava u\u011fruna \u00f6lenle, \u015fehvet u\u011frunda \u00f6len tabii ki bir de\u011fildir. Birinin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 zorlu\u011fu ve yorgunlu\u011fu alg\u0131lamas\u0131 ile \u00f6b\u00fcr\u00fcn\u00fcn alg\u0131lamas\u0131 ve de\u011ferlendirmesi asla ayn\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p><strong>\u0130NSANIN B\u00dcY\u00dcKLENMES\u0130<\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan hayat\u0131n\u0131n \u00f6zelli\u011fine dair bu ger\u00e7e\u011fi belirttikten sonra, y\u00fcce Allah, insanlar\u0131n birtak\u0131m iddialar\u0131n\u0131 ve davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret etti\u011fi baz\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce tarzlar\u0131n\u0131, tart\u0131\u015fmaya a\u00e7\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>5- \u0130nsan hi\u00e7 kimsenin kendisine g\u00fc\u00e7 yetiremeyece\u011fini mi san\u0131yor?<\/p>\n<p>6- Y\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n mal t\u00fcketmi\u015fimdir diyor.<\/p>\n<p>7- Kimsenin kendisini g\u00f6rmedi\u011fini mi san\u0131yor?<br \/>\n<\/strong><br \/>\nMe\u015fakkat i\u00e7inde yarat\u0131lm\u0131\u015f olan ve hi\u00e7bir zaman \u00e7ilelerden ve zorluklardan kendisini kurtaramayan \u015fu &#8220;insan&#8221; do\u011frusu ger\u00e7ek durumunu unutuyor, yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n kendisine vermi\u015f oldu\u011fu g\u00fcce, kuvvete, zevke ve nimete aldan\u0131yor. Bunun sonucu olarak, yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 hesaba \u00e7ekilece\u011fini hesaba katmayan insanlar gibi hareket ediyor. G\u00fc\u00e7l\u00fc bir yarat\u0131c\u0131n\u0131n kendisine \u00fcst\u00fcn gelip, yapt\u0131klar\u0131n\u0131n hesab\u0131n\u0131 soraca\u011f\u0131n\u0131 hi\u00e7 beklemeyen kimseler gibi davran\u0131yor. \u00c7izgiyi a\u015f\u0131yor, \u015f\u0131mar\u0131yor, onun bunun mal\u0131n\u0131 Al\u0131yor, topluyor biriktiriyor, Allah&#8217;a itaat etmiyor, g\u00fcnah i\u015fliyor. Hem de hi\u00e7 korkmadan ve s\u0131k\u0131lmadan&#8230; \u0130\u015fte kalbi imandan yoksun olan insan\u0131n niteli\u011fi bunlard\u0131r.<\/p>\n<p>Ama -surede s\u00f6z\u00fc edilen yerler gibi harcama alanlar\u0131na- hay\u0131r yapmas\u0131 ve Allah i\u00e7in vermesi teklif edildi\u011fi zaman, &#8220;Y\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n mal t\u00fcketmi\u015fimdir&#8221; diyor. Ben \u00e7ok \u015feyler verdim, verdiklerim ve harcad\u0131klar\u0131m yeter diyor. &#8220;Kimsenin kendisini g\u00f6rmedi\u011fini mi san\u0131yor?&#8221; Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcn\u00fcn \u00fcst\u00fcnde oldu\u011funu, ilminin kendisini \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 unutuyor mu? Allah onun verdi\u011fini de ve ne i\u00e7in verdi\u011fini de g\u00f6r\u00fcyor. Fakat \u015fu &#8220;insan&#8221; denen yarat\u0131k, sanki bu ger\u00e7e\u011fi unutuyor ve kendisinin Allah&#8217;\u0131n g\u00f6z\u00fcnden gizli kalaca\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yor.<\/p>\n<p>\u0130nsana kendisini g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kuvvetli zannettiren bu aldanmaya kar\u015f\u0131l\u0131k insan\u0131n d\u00fcnya mal\u0131na sar\u0131l\u0131p \u00e7ok verdi\u011fini iddia etmesine kar\u015f\u0131n, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim insan\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na, onun ruhunun \u00f6zelliklerinde, yap\u0131s\u0131n\u0131n temelinde, mizac\u0131n\u0131n ve yeteneklerinin \u00f6zelliklerinde bulunan nimetler deryas\u0131n\u0131 hat\u0131rlatarak kar\u015f\u0131s\u0131na dikiliyor. \u015e\u00fckretmedi\u011fi ve hakk\u0131n\u0131 vermedi\u011fi nimetlerle insano\u011flunu kar\u015f\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p><strong>8- Biz ona iki g\u00f6z vermedik mi?<\/p>\n<p>9- Bir dil iki dudak vermedik mi?<\/p>\n<p>10-Biz ona e\u011fri ve do\u011fru iki yol g\u00f6stermedik mi?<br \/>\n<\/strong><br \/>\nDo\u011frusu insan g\u00fcc\u00fc ile aldan\u0131yor. Halbuki kendisine bu derece g\u00fc\u00e7 ve kuvvet veren y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. \u0130nsano\u011flu mala s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131 yap\u0131\u015f\u0131yor. Oysa bu mal\u0131 kendisine bah\u015feden y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. Do\u011fru yola girip de \u015f\u00fckretmiyor. Halbuki Allah, duyular aleminde kendisine yol g\u00f6sterecek duyular bah\u015fetmi\u015ftir. Kendisine yap\u0131s\u0131 bu derece hassas ve ince, nesneleri g\u00f6rme g\u00fcc\u00fc son derece hassas iki g\u00f6z vermi\u015ftir. \u0130nsan\u0131 konu\u015fma yetene\u011fi ile di\u011fer canl\u0131lardan \u00fcst\u00fcn tutmu\u015f ve kendisine konu\u015fman\u0131n en sa\u011flam arac\u0131n\u0131 vermi\u015ftir. &#8220;Bir dil iki dudak vermedik mi?&#8221;<\/p>\n<p>Sonra y\u00fcce Allah insano\u011fluna, Hayr\u0131 ve \u015ferri, do\u011fru yolu ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131, Hakk\u0131 ve Bat\u0131l&#8217;\u0131 kavrayacak g\u00fcc\u00fc bah\u015fetmi\u015ftir. Sonra biz insano\u011fluna diledi\u011fini se\u00e7sin diye &#8220;E\u011fri ve do\u011fru iki yol g\u00f6sterdik.&#8221; \u0130nsan\u0131n yap\u0131s\u0131nda, diledi\u011fi yolu tutsun diye ikili bir yetenek vard\u0131r. Ayette ge\u00e7en &#8220;Necd&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, y\u00fcksek yol demektir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n iradesi, insano\u011fluna diledi\u011fi yola girme g\u00fcc\u00fc vermeyi dilemi\u015ftir. Ve onu Allah&#8217;\u0131n yaratmadaki, her\u015feye bi\u00e7imini vermedeki ve \u015fu alemdeki g\u00f6revini kolayl\u0131kla yerine getirmesi i\u00e7in gerekli \u015feyleri bah\u015fetmedeki hikmeti uyar\u0131nca, bu iki yolu kabul edecek karakterde yaratmay\u0131 uygun bulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu ayet insan yap\u0131s\u0131n\u0131n ger\u00e7ek y\u00fcz\u00fcn\u00fc ortaya koyar. Nitekim yine bu ayet \u015eems suresindeki, &#8220;Ki\u015fiye ve onu \u015fekillendirene. Sonra da ona iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck kabiliyeti verene andolsun ki, kendini ar\u0131tan saadete ermi\u015ftir. Kendini fenal\u0131klara g\u00f6men kimse de ziyana u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r&#8221; (\u015eems Suresi, 7-10) ayetleri ile birlikte &#8220;islam\u0131n psikolojik nazariyesi&#8221;ni simgeler. (Bu konunun a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 di\u011fer yerde, \u015eems suresinde yapaca\u011f\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc oras\u0131 bu konu i\u00e7in daha geni\u015f bir saha say\u0131l\u0131r.)<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insan t\u00fcr\u00fcne, kendi \u00f6zelli\u011fi ve yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u00f6z\u00fcne dair bah\u015fetmi\u015f oldu\u011fu ve insana do\u011fru yolu bulmada yard\u0131mc\u0131 olan bunca nimetler var ya; \u015eu kainat kitab\u0131n\u0131n sayfalar\u0131nda y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kudretini g\u00f6steren deliller ve iman\u0131n ilhamlar\u0131, -ki bu delil ve ilhamlar kainat kitab\u0131n\u0131n sayfalar\u0131 aras\u0131nda serpi\u015ftirilmi\u015ftir- evet bunlar\u0131 kendisi ile g\u00f6rm\u00fc\u015f oldu\u011fu g\u00f6zleri, dili ve iki duda\u011f\u0131 ki bunlar da iade ve a\u00e7\u0131klama arac\u0131d\u0131rlar- ve insanlar bunlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile bir\u00e7ok \u015feyler yapabilirler. Evet bu nimetler insan\u0131, cennetle aras\u0131na giren o sarp yoku\u015fa at\u0131lmaya itememi\u015ftir. Zaman olur ki bir s\u00f6z k\u0131l\u0131\u00e7 ve top yerine hatta daha b\u00fcy\u00fck bir \u015fey yerine ge\u00e7er. Zaman da olur ki bir s\u00f6z s\u00f6yleyeni ate\u015fin i\u00e7ersine att\u0131r\u0131r. Nitekim ayn\u0131 s\u00f6z insan\u0131 ate\u015fin i\u00e7inde y\u00fckseltir de al\u00e7alt\u0131r da. &#8220;Cebel o\u011flu Muaz anlat\u0131yor: Bir yolculukta Rasulullah Efendimiz ile birlikte bulundum. Birg\u00fcn y\u00fcr\u00fcd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz s\u0131rada Peygamberin yak\u0131n\u0131nda oldum. Ona: &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi! Bana \u00f6yle bir amel s\u00f6yle ki hem beni cennete soksun, hem de cehennemden uzakla\u015ft\u0131rs\u0131n&#8221; dedim. Buyurdu ki: &#8220;\u00c7ok b\u00fcy\u00fck bir \u015fey istedin benden ama, Allah&#8217;\u0131n kolayla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 kimseler i\u00e7in bu \u00e7ok basittir. Allah&#8217;a ibadet etmeli, O&#8217;na hi\u00e7bir \u015feyi ortak ko\u015fmamal\u0131s\u0131n, namaz k\u0131lmal\u0131, zekat vermelisin, ramazan orucunu tutmal\u0131, Allah&#8217;\u0131n evini (K\u00e2be&#8217;yi) ziyaret etmelisin. Sonra buyurdu ki: Ey Muaz, ben sana hay\u0131r kap\u0131lar\u0131n\u0131 g\u00f6stereyim mi?&#8221; Ben de: &#8220;Evet ey Allah&#8217;\u0131n rasul\u00fc&#8221; dedim. Buyurdu ki: &#8220;Oru\u00e7 kalkand\u0131r. Sadaka ise suyun ate\u015fi s\u00f6nd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi g\u00fcnahlar\u0131 s\u00f6nd\u00fcr\u00fcr.&#8221; Bir kimsenin gecenin ortas\u0131nda namaz k\u0131lmas\u0131 salihlerin ni\u015fan\u0131d\u0131r. Sonra Peygamber \u015fu ayeti okudu: &#8220;Gece tehecc\u00fcd namaz\u0131 k\u0131lmak i\u00e7in v\u00fccutlar\u0131n\u0131 yataklardan ay\u0131r\u0131p kalkarlar, korkarak ve \u00fcmit ederek Rabblerine dua ederler ve kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131zktan hay\u0131r i\u00e7in harcarlar.&#8221; (Secde Suresi, 16) Arkas\u0131ndan Resulallah ekledi: &#8220;Sana bu i\u015fin bay\u0131,. belkemi\u011fini ve zirvesini bildireyim mi?&#8221; Ben de: &#8220;Evet bildir ey Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi&#8221; dedim. Resulallah: &#8220;\u0130\u015fin ba\u015f\u0131: \u0130slamd\u0131r. Belkemi\u011fi: Namazd\u0131r. Zirvesi ise: Cihatt\u0131r.&#8221; buyurdu ve sonra da ekledi: &#8220;Sana b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n temelini ve dayana\u011f\u0131n\u0131 bildireyim mi?&#8221; Ben de: &#8220;Evet bildir ey Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi&#8221; dedim. Resulallah: Dilini g\u00f6stererek, &#8220;Bunu tut&#8221; buyurdu. Bunun \u00fczerine sordum: &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Peygamberi, bizler konu\u015ftuklar\u0131m\u0131zdan sorumlu tutulacak m\u0131y\u0131z?&#8221; Peygamber Efendimiz: &#8220;Anan seni kaybetmesin. \u0130nsanlar dillerinin s\u00f6yledikleri olmasa y\u00fcz\u00fcst\u00fc veya burunlar\u0131 \u00fczerinde s\u00fcr\u00fcklenerek cehenneme at\u0131l\u0131rlar m\u0131yd\u0131 hi\u00e7?&#8221; dedi. Bu hadisi, \u0130mam Ahmet, Tirmizi, Nesai ve \u0130bn Mace birlikte naklederler.<\/p>\n<p>\u0130nsana nimet olarak bah\u015fedilen iki g\u00f6z\u00fcne, diline, dudaklar\u0131na ve konu\u015fma yeteneklerine ek olarak y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ona (iyiyi ve k\u00f6t\u00fcy\u00fc) kavrama cennete ve cehenneme giden yolu \u00f6\u011frenme, yetene\u011fi bah\u015fetmesi ve ona vermi\u015f oldu\u011fu bu do\u011fru yol nimeti ile Hayr\u0131 g\u00f6stermesi&#8230;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bu nimetler, &#8220;insano\u011flu&#8221;nu kendisi ile cennet aras\u0131na engel olan \u015fu sarp yoku\u015fu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu ayette a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f oldu\u011fu bu yoku\u015fu a\u015fmak i\u00e7in olanca g\u00fcc\u00fc ile ona at\u0131lmaya itmemi\u015ftir.<\/p>\n<p> <strong>11- Fakat o zor ge\u00e7idi a\u015fmaya giri\u015fmedi.<\/p>\n<p>12- O zor ge\u00e7idin ne oldu\u011funu sen bilir misin?<\/p>\n<p>13- O ge\u00e7it bir k\u00f6le ve esir azadetmektir.<\/p>\n<p>14- Yahut a\u00e7l\u0131k \u00f6n\u00fcnde doyurmakt\u0131r.<\/p>\n<p>15- Akraba olan yetimi,<\/p>\n<p>16- Hi\u00e7bir \u015feyi olmayan yoksulu,<\/p>\n<p>17- Sonra inan\u0131p birbirlerine sab\u0131r tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.<\/p>\n<p>18- \u0130\u015fte bunlar amel defterleri sa\u011fdan verilenlerdir.<br \/>\n<\/strong><br \/>\n\u0130\u015fte, iman\u0131n deste\u011fine dayananlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 kimsenin a\u015famad\u0131\u011f\u0131 sarp yoku\u015f bu yoku\u015ftur. \u0130nsan ile cennet aras\u0131na dikilen yoku\u015f budur. \u0130nsan bu yoku\u015fu bir a\u015fabilse cennete var\u0131rd\u0131. Bu sarp yoku\u015fun b\u00f6ylece sunulmas\u0131 \u00e7ok g\u00fc\u00e7l\u00fc bir te\u015fvik olu\u015fturmakta ve insan kalbini co\u015fturmakta ve o yoku\u015fu a\u015fabilsin diye harekete ge\u00e7irmektedir. Bu yoku\u015f a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f, insanla bu muazzam kazanc\u0131n aras\u0131na giren engel oldu\u011fu bildirilmi\u015ftir. &#8220;Fakat o zor ge\u00e7idi a\u015fmaya eri\u015fmedi&#8221;. \u0130fade, te\u015fvik, co\u015fturma ve ileriye do\u011fru itme havas\u0131 var.<\/p>\n<p>Arkas\u0131ndan bu i\u015fin ne derece muazzam ve b\u00fcy\u00fck oldu\u011fu ifade ediliyor. &#8220;O zor ge\u00e7idin ne oldu\u011funu sen bilir misin?&#8221; Maksat sarp yoku\u015fun b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klamak de\u011fil, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kat\u0131ndaki \u00f6nemini belirtmektir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bundan hedefi ise, o sarp yoku\u015fu a\u015fmak ve ge\u00e7mek i\u00e7in ne kadar emek ve \u00e7ile isterse istesin insano\u011flunu buna te\u015fvik etmektir. Sevk etmektir. \u00c7ile katmer katmer olacakt\u0131r. \u0130nsan sarp yoku\u015fu a\u015fmak i\u00e7in \u00e7aba harcad\u0131\u011f\u0131 zaman, y\u00fcce Allah bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 kendisine verecek, kendisini yoku\u015fun kuca\u011f\u0131na atan kimseye, \u00e7ekmi\u015f oldu\u011fu \u00e7ilelerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verecektir. Harcanan \u00e7abalar bo\u015fa gitmeyecek, ne olursa olsun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 mutlak ve mutlak al\u0131nacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah sarp yoku\u015fu ve onun yap\u0131s\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya islam davas\u0131n\u0131n sunuldu\u011fu \u00f6zel \u00e7evrenin (toplumun) en \u00e7ok ihtiya\u00e7 duydu\u011fu bir nesne ile ba\u015fl\u0131yor. \u00c7ile \u00e7eken boyunlar\u0131 esirlik zincirinden kurtarmak ve yoksullara yemek yedirmek. Azg\u0131n ve inkarc\u0131 bir toplumun kendilerine \u00e7ok kat\u0131 davrand\u0131\u011f\u0131 zavall\u0131lar\u0131n kar\u0131nlar\u0131n\u0131 doyurmaya \u00e7ok ihtiya\u00e7 vard\u0131r. Sonra y\u00fcce Allah bir olguya de\u011finiyor. Bu olgu herhangi bir topluma, zamana \u00f6zel de\u011fildir. \u0130nsanlar sarp yoku\u015fu kurtulu\u015fa do\u011fru a\u015farlarken o olgu ile mutlaka y\u00fczy\u00fcze gelirler. \u0130\u015fte bu olgu: &#8220;Sonra inan\u0131p birbirlerine sab\u0131r tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.&#8221;t\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131 bilginler ayetin metninde ge\u00e7en &#8220;Fekr\u00fc&#8217;r-rakabe&#8221;: &#8220;K\u00f6lenin boynunu k\u00f6lelik zincirinden kurtarmak&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, k\u00f6leyi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kavu\u015fturmaya kat\u0131l\u0131m, &#8220;\u0130lk: k\u00f6le azad\u0131&#8221;n\u0131 ise, ki\u015finin ba\u015fkalar\u0131 kat\u0131lmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131zca kendisinin k\u00f6leyi \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcne kavu\u015fturmas\u0131 demektir, diye a\u00e7\u0131klam\u0131\u015flard\u0131r. Ayette kastedilen ama\u00e7 bunlardan hangisi olursa olsun, ortaya \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 birdir, farketmez.<\/p>\n<p>Bu ayet indi\u011fi s\u0131ralarda islam Mekke&#8217;de m\u00fc\u015friklerin ku\u015fatmas\u0131 alt\u0131nda idi. Kendisinin getirmi\u015f oldu\u011fu hukuk sistemine dayal\u0131 devleti yoktu. K\u00f6lelik hem arap yar\u0131madas\u0131nda hem de yar\u0131maday\u0131 \u00e7evreleyen d\u00fcnyada yayg\u0131n bir durumda idi. K\u00f6lelere kelimenin tam anlam\u0131 ile \u00e7ok sert davran \u0131l\u0131yordu. \u0130\u00e7lerinden Yasir o\u011flu Ammar ve ailesi gibi, Rebah o\u011flu Bilal gibi, Suheyb ve benzerleri -Allah hepsinden raz\u0131 olsun- gibiler M\u00fcsl\u00fcman olunca, zalim olan efendilerinin \u00e7ok ac\u0131 i\u015fkenceleri ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131lar. Efendileri kendilerini dayan\u0131lmaz i\u015fkencelerin kuca\u011f\u0131na att\u0131lar. Bunun \u00fczerine anla\u015f\u0131ld\u0131 ki bu k\u00f6lelerin kurtulu\u015f yolu, kendilerini zorba efendilerinin elinden sat\u0131n alarak kurtarmaktad\u0131r. Her zaman adeti oldu\u011fu gibi \u00e7a\u011fr\u0131ya ilk ko\u015fan, emre teredd\u00fcts\u00fcz, g\u00f6n\u00fcl huzuru i\u00e7inde ve dosdo\u011fru olarak sar\u0131lan ve yerine getiren Hz. Ebu Bekir olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u0130bn \u0130shak naklediyor: &#8220;Hz. Ebu Bekir&#8217;in azad etti\u011fi Hz. Bilal Cemho\u011fullar\u0131n\u0131n yan\u0131nda yeti\u015fenlerden birisiydi. \u0130slama g\u00f6n\u00fclden ba\u011fl\u0131, kalbi tertemiz birisi idi. Cemho\u011fullar\u0131ndan, Huzafe o\u011flu, Vehb o\u011flu, Halef o\u011flu \u00dcmeyye \u00f6\u011fle s\u0131ca\u011f\u0131 bast\u0131r\u0131nca onu \u00e7\u0131kar\u0131r, Mekke kumluklar\u0131na s\u0131rt \u00fcst\u00fc yat\u0131r\u0131r, sonra b\u00fcy\u00fck bir kaya getirilmesini emreder ve o kaya Hz. Bilal&#8217;in g\u00f6\u011fs\u00fc \u00fczerine konurdu. Sonra ona: &#8220;\u00d6l\u00fcnceye kadar b\u00f6yle kalacaks\u0131n. Ya da Muhammedi inkar eder Lat ve Uzza&#8217;ya tapars\u0131n&#8221; derdi, de bu \u00e7ileler alt\u0131nda bile Hz. Bilal: &#8220;Allah bir, Allah bir&#8221; derdi: &#8216;<\/p>\n<p>&#8220;Nihayet birg\u00fcn Hz. Ebu Bekir, Hz. Bilal&#8217;e ayn\u0131 i\u015fkenceleri yaparlarken onlara rast gelir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Ebu Bekir&#8217;in evi, Cemho\u011fullar\u0131n\u0131n yak\u0131nlar\u0131nda idi. Halef o\u011flu \u00dcmeyye&#8217;ye derki: &#8220;Allah&#8217;tan korkmaz m\u0131s\u0131n da bu zavall\u0131ya b\u00f6yle davran\u0131rs\u0131n? Ne zamana kadar buna devam edeceksin?&#8221; \u00dcmeyye: &#8220;Sensin onu bozan. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn durumdan kurtar onu&#8221; der. Ebu Bekir de: &#8220;Peki yapar\u0131m. Benim ondan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc ve dayan\u0131kl\u0131 zenci bir k\u00f6lem var. O da senin dinindendir. Bunun kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda vereyim onu sana&#8221; deyince, \u00dcmeyye, kabul ediyorum der. Bunun \u00fczerine Hz. Ebu Bekir: Tamam \u00f6yle ise o senindir der. Ve k\u00f6lesini \u00dcmeyye&#8217;ye verir ve Hz. Bilal&#8217;i alarak azad eder.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Hz. Ebu Bekir, Medine&#8217;ye hicret etmeden \u00f6nce, alt\u0131 k\u00f6le daha azad etmi\u015fti. Bilal ise yedinci oluyordu. Bunlar, F\u00fcheyre o\u011flu Amir -Bedir sava\u015f\u0131na kat\u0131lm\u0131\u015f, Maune kuyusu sava\u015f\u0131nda \u015fehit d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fc- \u00dcmm\u00fc Abis, Zenire -Hz. Ebu Bekir onu azad edince g\u00f6zleri k\u00f6r olmu\u015ftu. Bunun \u00fczerine Kurey\u015fliler, &#8220;Onun g\u00f6zlerini k\u00f6r eden Lat ve Uzzadan ba\u015fkas\u0131 de\u011fildir&#8221; deyince, Zenire: &#8220;Yalan s\u00f6ylemi\u015fler. Allah&#8217;\u0131n beyti hakk\u0131 i\u00e7in, Lat ve Uzza ne zarar verebilir ne de bir yarar&#8221; der. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah, g\u00f6zlerine tekrar g\u00f6rme g\u00fcc\u00fc bah\u015feder. Hz. Ebu Bekir Nehdiye ve k\u0131z\u0131n\u0131 da azad etmi\u015fti. Bunlar Abdud-Dar o\u011fullar\u0131ndan bir kad\u0131n\u0131n bir k\u00f6lesi idiler. Kad\u0131n onlarla kendine ait un g\u00f6ndermi\u015fti. Onlara: &#8220;Vallahi sizi asla azad edemeyece\u011fim&#8221; diyordu. Hz. Ebu Bekir: &#8220;Ey filancan\u0131n annesi, boz yeminini&#8221; der. O da: &#8220;Tamam bozay\u0131m. Sen bozdun onlar\u0131 sen azad et&#8221; der. Hz. Ebu Bekir &#8220;Ka\u00e7a veriyorsun onlar\u0131&#8221; deyince, kad\u0131n: &#8220;\u015eu kadara&#8221; der. Hz. Ebu Bekir: &#8220;Tamam ald\u0131m onlar\u0131, onlar\u0131n ikisi de \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr&#8221; kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verir ve kad\u0131nlara d\u00f6nerek: &#8220;Onun ununu kendisine geri verin&#8221; der. Onlar da biraz\u0131n\u0131 bo\u015falt\u0131p \u00f6yle mi geri verelim deyince &#8220;\u0130sterseniz&#8221; der.<\/p>\n<p>Hz. Ebu Bekir M\u00fcemmil o\u011fullar\u0131ndan -ki bu kabile Adiyyo\u011fullar\u0131ndand\u0131r- bir cariyeye rastlar. Bu cariye M\u00fcsl\u00fcmand\u0131r. Hz. \u00d6mer o zamanlar hen\u00fcz m\u00fc\u015friktir. islam\u0131 b\u0131raks\u0131n diye bu cariyeye i\u015fkence eder vurur d\u00f6ver, d\u00f6vmekten yorulunca ona: &#8220;Kusura bakma! Ac\u0131d\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in b\u0131rakm\u0131yorum seni, usand\u0131\u011f\u0131m i\u00e7in b\u0131rak\u0131yorum&#8221; der. Cariye de: &#8220;Allah da sana b\u00f6yle yaps\u0131n&#8221; der. \u0130\u015fte Hz. Ebu Bekir bu cariyeyi sat\u0131n Al\u0131r ve azad eder.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130bn \u0130shak der ki: &#8220;Ebu Atik o\u011flu, Abdullah o\u011flu Muhammed bize, Z\u00fcbeyr o\u011flu Abdullah o\u011flu Amir&#8217;den nakletti. Amir de kendi ailesinden birisinden duymu\u015f. Babas\u0131 Hz. Ebu Bekir&#8217;e der ki: Yavrucu\u011fum g\u00f6r\u00fcyorum ki hep g\u00fc\u00e7s\u00fcz k\u00f6leleri azad ediyorsun. \u015eayet g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli ki\u015fileri azad edersen seni korurlar, sana destek olurlar. Hz. Ebu Bekir: &#8220;Babac\u0131\u011f\u0131m! Ben s\u0131rf Allah i\u00e7in istiyorum yapmak istediklerimi&#8221; der.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Hz. Ebu Bekir \u00e7ile \u00e7eken bu k\u00f6leleri s\u0131rf Allah ho\u015fnut olsun diye sal\u0131verirken o sarp yoku\u015fu a\u015fmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. O g\u00fcnlerin arap yar\u0131madas\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131, Allah yolunda sarp yoku\u015fu a\u015fmak i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken gerekli i ad\u0131mlar\u0131n ve s\u0131\u00e7ramalar\u0131n ba\u015f\u0131nda &#8220;K\u00f6le azad&#8221; edilmesinin say\u0131lmas\u0131n\u0131 gerekli k\u0131l\u0131yordu. &#8220;Yahut a\u00e7l\u0131k g\u00fcn\u00fcnde doyurmakt\u0131r. Akraba olan yetimi, hi\u00e7bir \u015feyi olmayan yoksulu.&#8221;<\/p>\n<p>Ayet metninde ge\u00e7en &#8220;Mes\u011fabe&#8221; a\u00e7l\u0131k demektir. Yeme\u011fin nadir ve bulunmaz oldu\u011fu a\u00e7l\u0131k g\u00fcn\u00fc, iman\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc, ortaya koyan bir mihenk ta\u015f\u0131 gibidir. \u0130nkarc\u0131 ve azg\u0131n cahiliyet toplumunda yetimler akraba bile olsalar her zaman haks\u0131zl\u0131\u011fa ve zulme u\u011fruyorlard\u0131. Bunun i\u00e7in Kur&#8217;an, yetimlere iyi davranma emirleri ile dopdoludur. Bu Kur&#8217;an ifadeleri, yetimlerin bulunduklar\u0131 \u00e7evrenin ne kadar ta\u015f y\u00fcrekli bir toplum oldu\u011funu g\u00f6sterir. Kur&#8217;an&#8217;da bu emirler pe\u015fi pe\u015fine s\u00fcr\u00fcp gelmi\u015ftir. Hatta Medine ini\u015fli surelerde bile, miras, vasiyet ve evlenmeye dair islam yasalar\u0131n\u0131n y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulmas\u0131 dolay\u0131s\u0131 ile, yetimlere iyi davran\u0131lmas\u0131 yine emredilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130slam hukukunun bu konulara dair getirmi\u015f oldu\u011fu h\u00fck\u00fcmlerin \u00e7o\u011fu \u00f6zellikle Nisa suresindedir. Ayr\u0131ca Bakara suresinde ve di\u011fer baz\u0131 surelerdedir. Durumunun k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcnden ve sefaletinden dolay\u0131 yere yap\u0131\u015f\u0131p, topra\u011fa bulanan yoksulu a\u00e7l\u0131k g\u00fcn\u00fc yedirmeyi Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, ayn\u0131 \u015fekilde sarp yoku\u015fu a\u015fma yolunda at\u0131lacak bir ad\u0131m olarak sunuyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu da, s\u0131k\u0131nt\u0131, a\u00e7l\u0131k ve ihtiya\u00e7 g\u00fcn\u00fc, merhamet, ac\u0131ma, dayan\u0131\u015fma, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 kendine tercih etme, \u00e7oluk \u00e7ocu\u011funu Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zetimine b\u0131rakma gibi iman duygular\u0131n\u0131n de\u011ferini g\u00f6steren bir mihenk ta\u015f\u0131 gibidir. \u0130\u015fte bu iki ad\u0131m\u0131n, k\u00f6le azad etmenin ve yoksula yemek yedirmenin, her ne kadar genel bir \u00f6zelli\u011fi var ise de bunlar o g\u00fcn\u00fcn toplumunun kendisini \u0131srarla hissettiren ilhamlar\u0131ndand\u0131. Bundan dolay\u0131 y\u00fcce Allah, sarp yoku\u015funun a\u015f\u0131lmas\u0131nda at\u0131lacak ad\u0131m olarak \u00f6nce bu ikisini s\u0131ralam\u0131\u015f sonra da kapsaml\u0131 ve en b\u00fcy\u00fck s\u0131\u00e7ramay\u0131 belirtmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;Sonra inan\u0131p birbirlerine sab\u0131r tavsiye eden ve merhamet tavsiye edenlerden olmak.&#8221;<\/p>\n<p>Ayetin metnindeki &#8220;sonra&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, zaman bak\u0131m\u0131ndan bir aral\u0131\u011f\u0131n ve sonral\u0131\u011f\u0131n ifadesi de\u011fildir. Aksine, sarp yoku\u015fun a\u015f\u0131lmas\u0131 i\u00e7in at\u0131lacak olan bu son ad\u0131m, daha kapsaml\u0131 ve daha geni\u015f \u00e7er\u00e7eveli oldu\u011fu i\u00e7in soyut bir sonral\u0131k ve aral\u0131kt\u0131r. Yoksa iman olmadan k\u00f6le azad etmenin ve yoksullar\u0131 doyurman\u0131n ne anlam\u0131 vard\u0131r? iman, k\u00f6le azad etmeden ve yoksulu doyurmadan \u00f6nce var olmas\u0131 gerekli olan bir olgudur. Odur y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde iyi amele bir de\u011fer veren. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman amelleri, de\u011fi\u015fmez ve kaypak olmayan bir sisteme ba\u011flar. B\u00f6ylece iyilik, de\u011fi\u015fip duran bir mizac\u0131 ho\u015fnut etmek, toplumun \u00f6vg\u00fcs\u00fcn\u00fc arzulamak ya da bir yarar\u0131 elde etmek i\u00e7in ama\u00e7s\u0131zca yap\u0131lan gelip ge\u00e7ici bir hareket olmaz.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah sanki \u015f\u00f6yle diyor: Sarp yoku\u015fu ge\u00e7mek i\u00e7in at\u0131lmas\u0131 gereken ad\u0131mlar: K\u00f6le azad etmek, veya a\u00e7l\u0131k g\u00fcn\u00fcnde bir yoksulu doyurmak, yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131 bulunan bir yetimi veya topra\u011fa bulanm\u0131\u015f, yerde s\u00fcr\u00fcnen yoksulu yedirip doyurmak.. Bir de bunun \u00fczerine ek olarak, iman eden, sabr\u0131 ve merhametli olmay\u0131 tavsiye eden ki\u015filerden olmakt\u0131r. Burada ayetin metninde yer alan &#8220;S\u00fcmme: Sonra&#8221; s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fc, son ad\u0131m\u0131n ne kadar \u00fcst\u00fcn ve y\u00fcce oldu\u011funu belirtmek i\u00e7indir.<\/p>\n<p>Sabretmek genel olarak iman i\u00e7in, ve \u00f6zel olarak da sarp yoku\u015fu a\u015fmak i\u00e7in gerekli unsur ve nesnedir. M\u00fc&#8217;minlerin birbirlerine sabr\u0131 tavsiye etmeleri ise, bizzat sabr\u0131n \u00fcst\u00fcnde ba\u015fka bir dereceyi ifade eder. M\u00fc&#8217;minler toplulu\u011funun dayan\u0131\u015fmas\u0131n\u0131, birbirlerine sabr\u0131 tavsiye etmelerini ve iman\u0131n y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerine kar\u015f\u0131 yard\u0131mla\u015fmalar\u0131n\u0131 belirtir. \u00c7\u00fcnk\u00fc M\u00fcsl\u00fcmanlar kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 duygu al\u0131\u015f-veri\u015finde olan bir toplumun \u00fcyeleridir. T\u00fcm\u00fc ortak tek bir duygu olarak, yery\u00fcz\u00fcnde iman sistemini ger\u00e7ekle\u015ftirmek ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini ta\u015f\u0131mak i\u00e7in cihad\u0131n zorlu\u011funa katlan\u0131rlar. Dolay\u0131s\u0131 ile ortak y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131mak \u00fczere, birbirlerine sabr\u0131 tavsiye ederler. G\u00fc\u00e7s\u00fcz duruma d\u00fc\u015fmemek i\u00e7in birbirlerine dayanak-destek olurlar. Yenilmemek i\u00e7in birbirlerini desteklerler. Bu ise ki\u015fisel sabra dayal\u0131 olsa bile, ondan ayr\u0131 ba\u015fka bir olgudur. Bu ayet islam toplumunda bulunan bir m\u00fc&#8217;minin g\u00f6revini ilham eden bir ayettir. O halde bir m\u00fc&#8217;min toplum i\u00e7inde toplumu zay\u0131flat\u0131c\u0131 bir \u00fcye de\u011fil, aksine g\u00fc\u00e7lendirici bir elemand\u0131r. M\u00fc&#8217;min ma\u011flubiyet \u00e7\u0131\u011f\u0131rtkan\u0131 de\u011fil, toplum i\u00e7inde at\u0131l\u0131m\u0131n ve dinamizmin g\u00fc\u00e7l\u00fc sesidir. Sab\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131 k\u00f6r\u00fckleyen de\u011fil, aksine huzur kayna\u011f\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Merhamet tavsiye etmek de b\u00f6yledir. Yan: merhameti tavsiye etmek merhametin bizzat kendisinden \u00f6te bir olgudur. Merhameti tavsiye etmek toplumun saflar\u0131 aras\u0131nda &#8220;ac\u0131ma&#8221; g\u00f6revini yaymakt\u0131r. Bunun yolu ise, toplum \u00fcyelerinin bunu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerine tavsiye ve te\u015fvik etmeleri ve bu g\u00f6revi herkesin tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 ve u\u011frunda birbirleri ile yar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 toplumsal ve ayn\u0131 zamanda ki\u015fisel bir g\u00f6rev olarak kabul etmektir.<\/p>\n<p>Toplum, anlam\u0131n\u0131 ancak bu y\u00f6nlendirme ile kazan\u0131r. Gerek Kur&#8217;an&#8217;\u0131n, gerek Peygamberin hadislerinde \u00fcst\u00fcne basa basa vurgulad\u0131klar\u0131 \u00f6zellik budur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u00f6zelli\u011fin, dinin yery\u00fcz\u00fcnde hakim olmas\u0131 i\u00e7in \u00f6nemli bir yeri vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu din toplum dinidir. Ki\u015fisel sorumluluklar ve ki\u015fisel olarak hesaba \u00e7ekilmenin tam olarak a\u00e7\u0131klanmas\u0131 yan\u0131nda bu din, toplumun uymas\u0131 gereken bir hayat sistemidir.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in niteleyip belirtti\u011fi gibi, sarp yoku\u015fu a\u015fmak \u00fczere at\u0131lanlar &#8220;Amel defterleri sa\u011fdan verilenlerdir.&#8221; Ba\u015fka yerlerde belirtildi\u011fi gibi onlar &#8220;sa\u011f ehli&#8221;dirler. Ya da onlar, bereket, nasip ve mutluluk erbab\u0131 kimselerdir. Her iki anlam da iman kavram\u0131 ile ilgilidir.<\/p>\n<p><strong>19- Ayetlerimizi inkar edenler, \u0130\u015fte onlar amel defterleri soldan verilenlerdir.<\/p>\n<p>20- Onlar her y\u00f6nden ate\u015fe kapat\u0131lacaklard\u0131r.<br \/>\n<\/strong><br \/>\nBurada y\u00fcce Allah, &#8220;sol ehli&#8221; olan z\u00fcmre i\u00e7in &#8220;ayetlerimizi inkar edenler&#8221; niteli\u011finden ba\u015fka bir nitelik saymak gere\u011fini duymam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc &#8220;kafirlik&#8221; \u00f6zelli\u011fi her\u015feyi bitirir. K\u00e2firlikle birlikte hi\u00e7bir iyi amel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Ne kadar k\u00f6t\u00fcl\u00fck varsa &#8220;K\u00e2firlik&#8221; o k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri kapsar ya da onlar\u0131 \u00f6rt\u00fcp kendisi bask\u0131n \u00e7\u0131kar. O halde, onlar\u0131n k\u00f6le azad etmediklerini, yoksula yemek yedirmediklerini belirtmeye sonra da ayetlerimizi inkar ettiler diye ifade etmeye hi\u00e7 gerek yoktur&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc bir sefer kafir oldular m\u0131, o s\u0131ralanan davran\u0131\u015flar\u0131n -yapsalar bile kendilerine hi\u00e7bir yarar\u0131 olmayacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Onlar &#8220;Me\u015f&#8217;eme&#8221; ehlidirler. Yani defterleri sol taraftan verilecek olanlar ya da u\u011fursuz k\u00f6t\u00fc kimselerdir. Burada da her iki anlam iman kavram\u0131na yak\u0131nd\u0131r. \u0130\u015fte bunlar sarp yoku\u015fun gerisinde kalm\u0131\u015flar onu a\u015fmak i\u00e7in o yoku\u015fa at\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131r. \u00dczerine kapat\u0131lm\u0131\u015f &#8220;Onlar her y\u00f6nden ate\u015fe kapat\u0131lacaklard\u0131r.&#8221; Yani onlar\u0131n \u00fczerine kapat\u0131lm\u0131\u015f bir ate\u015f vard\u0131r. Bu anlam\u0131 ya akla hemen geliveren \u00fczerlerine kapal\u0131d\u0131r diye anlar\u0131z. \u0130kinci bir ihtimal bu yak\u0131n anlamdan \u00e7\u0131kan sonu\u00e7 da ayetin anlam\u0131na uygun d\u00fc\u015febilir. Yani onlar, ate\u015ften \u00e7\u0131kamazlar. Ate\u015fin kap\u0131lar\u0131 kendi \u00fczerlerine kapat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in oradan kesinlikle ayr\u0131lamazlar. Bu iki anlam\u0131 birbirinden ay\u0131rmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte insan denen varl\u0131\u011f\u0131n hayat\u0131ndaki ve iman d\u00fc\u015f\u00fcncesindeki temel ger\u00e7ekler bunlard\u0131r. B\u00f6yle k\u0131sa ifadelerin \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde b\u00f6ylesine g\u00fc\u00e7l\u00fc ve b\u00f6ylesine a\u00e7\u0131kl\u0131kla sunulmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu Kur&#8217;an&#8217;\u0131n e\u015fsiz ifade \u00f6zelli\u011fidir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1- Hay\u0131r, and i\u00e7erim bu \u015fehre. 2- Ki sen bu \u015fehre girmektesin. 3- Do\u011furana ve do\u011furdu\u011funa andolsun ki, 4- Biz insan\u0131 birtak\u0131m zorluklar, zahmetler ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar i\u00e7inde yaratt\u0131k. Buradaki &#8220;Belde&#8221; Mekke&#8217;dir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sayg\u0131n evidir. Yery\u00fcz\u00fcnde insanlar i\u00e7in, toplant\u0131 yeri ve g\u00fcvenli bir s\u0131\u011f\u0131nak olmak \u00fczere kurulan ilk evdir. Herkes orada silah\u0131n\u0131 bir yana koyar, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":12358,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1578],"tags":[1621,5352,1583,1597,1600,1599,1584,1582,1587,1588,1591,1594,1593,1595,1592,1590,1586,1589,1585],"class_list":["post-2253","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-beled-suresinin-tefsiri","tag-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-kuran","tag-kuran-tefsiri","tag-sehid-seyyid-kutub","tag-seyyid-kutub","tag-sure","tag-tefsir","tag-tefsir-dersler","tag-tefsir-dersleri","tag-tefsir-dinle","tag-tefsir-indir","tag-tefsir-izle","tag-tefsir-kitaplari","tag-tefsir-mp3","tag-tefsir-nedir","tag-tefsir-oku","tag-tefsirdersi","tag-tefsirler-2"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2253","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2253"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2253\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/12358"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2253"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2253"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2253"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}