{"id":2367,"date":"2012-01-16T19:24:41","date_gmt":"2012-01-16T19:24:41","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2367"},"modified":"2012-01-16T19:24:41","modified_gmt":"2012-01-16T19:24:41","slug":"hasr-suresinin-1-10-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/hasr-suresinin-1-10-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub\/","title":{"rendered":"Ha\u015fr Suresi&#8217;nin 1-10.Ayet Tefsiri &#8211; Fizilal&#8217;il Kur&#8217;an &#8211; Seyyid Kutub"},"content":{"rendered":"<p><strong> 1- G\u00f6klerde ve yerde olanlar\u0131n hepsi Allah&#8217;\u0131 tesbih etmektedir. O \u00fcst\u00fcnd\u00fcr, hikmet sahibidir.<br \/>\n<\/strong><br \/>\n\u0130\u015fte sure evrende s\u00fcrekli olarak meydana gelen bu ger\u00e7ekle ba\u015fl\u0131yor. G\u00f6klerde ve yerde olan her\u015feyin Allah&#8217;\u0131 kutsamas\u0131 b\u00fct\u00fcn bir evrenin O&#8217;na y\u00f6nelerek O&#8217;nu y\u00fcceltip noksan s\u0131fatlardan tenzih etmesi ile ba\u015fl\u0131yor. Sure ehl-i kitaptan olan kafirlerin Allah taraf\u0131ndan yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lmalar\u0131n\u0131 ve bu yurtlar\u0131n\u0131n Allah&#8217;\u0131 \u00f6vg\u00fclerle takdis eden, g\u00fczel isimleri ile y\u00fccelten m\u00fcminlere ba\u011f\u0131\u015fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131yor. &#8220;O&#8217;nun her \u015feye g\u00fcc\u00fc yeter ve i\u015fleri e\u015fsizdir.&#8221; Yani Allah g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr. Dostlar\u0131na yard\u0131m edebildi\u011fi gibi d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 da ezip ge\u00e7ebilecek kudrettedir. Takdirinde ve planlamas\u0131nda mahirdir.<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan bu surenin ini\u015f sebebini olu\u015fturan olay\u0131n anlat\u0131lmas\u0131na ge\u00e7iliyor:<\/p>\n<p><strong>2- Kitap ehlinden inkar edenleri, ilk s\u00fcrg\u00fcnde yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131karan O`dur. Siz onlar\u0131n \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 sanmam\u0131\u015ft\u0131n\u0131z. Onlarda kalelerinin, kendilerini Allah&#8217;tan koruyaca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015flard\u0131. Allah onlara ummad\u0131klar\u0131 yerden geldi, y\u00fcreklerine korku sald\u0131; \u00f6yle ki evlerini kendi elleriyle ve m\u00fcminlerin elleriyle ,y\u0131k\u0131yorlard\u0131. Ey ak\u0131l sahipleri ibret al\u0131n.<\/p>\n<p>3- E\u011fer Allah onlara s\u00fcrg\u00fcn yazmam\u0131\u015f olsayd\u0131, mutlaka onlara d\u00fcnyada azap ederdi. Ahirette de onlar i\u00e7in ate\u015f azab\u0131 vard\u0131r.<\/p>\n<p>4- Bunun sebebi \u015fudur Onlar Allah&#8217;a ve Peygamberine kar\u015f\u0131 geldiler; kim Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelirse bilsin ki Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u00e7etindir.<\/strong><\/p>\n<p>Bu ayetlerden anl\u0131yoruz ki ehl-i kitab\u0131n kafir olanlar\u0131n\u0131 ahiretteki mah\u015ferin \u00f6rne\u011fi olan ilk toplanmada yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131karan Allah&#8217;t\u0131r. Asl\u0131nda her\u015feyi yapan Allah&#8217;t\u0131r. Yaln\u0131z ayetlerin ifade bi\u00e7imi, bu ger\u00e7e\u011fi gayet somut bir bi\u00e7imde ve do\u011frudan ortaya koyuyor. \u0130nsan bu yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131karma eylemini bizzat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kudretini insan eylemi ile perdelemeden ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fini hissediyor! Toparlanarak yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lanlar\u0131 s\u00fcren O&#8217;dur. Art\u0131k onlar bir daha \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131klar\u0131 yurda d\u00f6nemeyeceklerdir.<\/p>\n<p>Ayetin sonraki b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlar\u0131 \u00e7\u0131karmadaki ve s\u00fcrmedeki do\u011frudan m\u00fcdahalesi vurgulan\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Siz onlar\u0131n \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 sanm\u0131yordunuz. Onlar da kalelerinin, kendilerini Allah&#8217;tan koruyaca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015flard\u0131: &#8216;<\/p>\n<p>Siz de onlar\u0131n \u00e7\u0131k\u0131\u015flar\u0131n\u0131 beklemiyordunuz. Onlar da teslim olmay\u0131 hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlard\u0131. Yani onlar kaleleriyle \u00f6r\u00fclm\u00fc\u015f g\u00fc\u00e7l\u00fc ve sa\u011flam bir s\u0131\u011f\u0131nak i\u00e7inde bulunuyorlard\u0131. \u00d6yle ki siz, onlar\u0131n bu \u015fekilde d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kacaklar\u0131n\u0131 hi\u00e7 beklemiyordunuz. Onlar da bu s\u0131\u011f\u0131naklar\u0131na o kadar g\u00fcvenmi\u015flerdi ki, kalelerin engel olamayaca\u011f\u0131 Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc unutmu\u015flard\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, onlar\u0131 beklemedikleri bir \u015fekilde k\u0131sk\u0131vrak yakalay\u0131verdi. Y\u00fcreklerine de korku sald\u0131: &#8216;<\/p>\n<p>Onlar\u0131 kendi i\u00e7lerinden yakalad\u0131! Kalelerinin i\u00e7inden de\u011fil, onlar\u0131n kalplerini yakal\u00e2d\u0131. Oraya korku d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. Onlar da bundan sonra kendi elleri ile kalelerini a\u00e7t\u0131lar. Onlara, kendilerine dahi sahip olmad\u0131klar\u0131n\u0131, kalplerini dahi y\u00f6nlendiremediklerini kendi iradeleriyle ve \u00e7abalar\u0131yla, Allah&#8217;\u0131n iradesine kar\u015f\u0131 gelemeyeceklerini g\u00f6sterdi. Bu durumda evlerini ve kalelerini korumalar\u0131 da beklenemezdi. Onlar daha \u00f6nce her\u015feyi hesaplay\u0131p planlam\u0131\u015flard\u0131. Tek hesapta olmayan, sald\u0131r\u0131n\u0131n bizzat kendi i\u00e7lerinden gelmesi idi. Onlar, Allah&#8217;\u0131n kendilerini k\u0131sk\u0131vrak yakalad\u0131\u011f\u0131 bu y\u00f6n\u00fc hi\u00e7 hesaba katmam\u0131\u015flard\u0131. \u0130\u015fte bu \u015fekilde Allah bir \u015feyi diledi\u011finde ona bildi\u011fi ve diledi\u011fi bi\u00e7imde m\u00fcdahale eder, onu istedi\u011fi bi\u00e7imde yakalar. Her\u015feyi bilen ve her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeten O&#8217;dur \u00e7\u00fcnk\u00fc.<\/p>\n<p>\u00d6yle ise art\u0131k herhangi bir sebebe ve herhangi bir arac\u0131ya gerek yoktur. O&#8217;nun i\u00e7in i\u015flerin ille de insanlar\u0131n bildi\u011fi veya anlad\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde meydana gelmesi zorunlu de\u011fildir. O&#8217;nun i\u00e7in sebep s\u00fcrekli haz\u0131r, ara\u00e7 her zaman ortadad\u0131r. Sebebi de, sonucu da yaratan O&#8217;dur. Arac\u0131 da, amac\u0131 da O yaratmaktad\u0131r. Hi\u00e7bir sebep ve hi\u00e7bir sonu\u00e7 O&#8217;na kay\u0131t olu\u015fturamaz. Hi\u00e7bir ama\u00e7 ve hi\u00e7bir ara\u00e7 O&#8217;na zorluk \u00e7\u0131karamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc O \u00fcst\u00fcn g\u00fc\u00e7 sahibi, \u00fcst\u00fcn maharet sahibidir.<\/p>\n<p>Kitap ehlinin k\u00e2fir olanlar\u0131 kalelerine s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015flard\u0131 ama y\u00fcce Allah onlara hi\u00e7 beklemedikleri bir y\u00f6nden ula\u015fm\u0131\u015f ve kalplerine korku salm\u0131\u015ft\u0131. Evlerine ve bar\u0131naklar\u0131na s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015flard\u0131. Fakat Allah onlar\u0131 kendi evlerine ve kalelerine musallat etmi\u015f, onlar bu evleri ve kaleleri kendi elleri ile tahrib etmi\u015f ve m\u00fcminlerin onlar\u0131 s\u00fcrg\u00fcn etmesine zemin haz\u0131rlam\u0131\u015flard\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Evlerini kendi elleriyle ve m\u00fcminlerin elleriyle y\u0131k\u0131yorlard\u0131: &#8216;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bununla kafir ol\u00e2n ehl-i kitab\u0131n ba\u015f\u0131na gelenlerin hikayesi tamamlanm\u0131\u015f oluyor, hem de b\u00f6yle etkili bir tablo i\u00e7inde, canl\u0131 bir anlat\u0131m i\u00e7inde. Y\u00fcce Allah onlara kalelerinin \u00f6tesinden gelip kendi eylemleri ile onlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcyor, sonra biraz daha ileri giderek bu kalelerini kendi elleriyle ve m\u00fcminlerin elleri ile tahrib ettiriyor.<\/p>\n<p>Tam bu s\u0131rada bu tablonun etkisi ve bu hareketin tesiri \u00fczerine ilk yorum c\u00fcmlesi geliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Ey ak\u0131l sahipleri ibret al\u0131n: &#8216;<\/p>\n<p>Bu tam yerinde ve zaman\u0131nda gelen bir sesleni\u015ftir. Burada kalpler \u00f6\u011f\u00fct almaya haz\u0131r, ders almak i\u00e7in a\u00e7\u0131k bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bunu takip eden ayet Allah&#8217;\u0131n iradesinin onlar\u0131 cezaland\u0131rma noktas\u0131nda herhangi bir \u015fekilde a\u00e7\u0131k b\u0131rakmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ahirette onlar\u0131 bekleyen cezaya ek olarak onlar\u0131 d\u00fcnyada da cezaland\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 anlat\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah onlara s\u00fcrg\u00fcn yazmam\u0131\u015f olsayd\u0131, mutlaka onlara d\u00fcnyada azap ederdi, ahirette de onlar i\u00e7in ate\u015f azab\u0131 vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6yle ise onlar\u0131n Allah&#8217;\u0131n cezas\u0131na u\u011framalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir durumdur. Bu ceza ya bu \u015fekilde veya ba\u015fka bir \u015fekilde mutlaka ger\u00e7ekle\u015fecekti. E\u011fer y\u00fcce Allah onlar\u0131n yurtlar\u0131ndan s\u00fcr\u00fclmelerini tercih etmeseydi, onlar\u0131 ba\u015fka bir \u015fekilde cezaland\u0131r\u0131rd\u0131. Tabi bu ceza k\u0131yamette kendilerini bekleyen cehennem azab\u0131ndan ayr\u0131 bir cezayd\u0131. Yani onlar Allah&#8217;\u0131n bir t\u00fcr azab\u0131na \u00e7arp\u0131lmay\u0131 hak etmi\u015f kimselerdi!<\/p>\n<p>&#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Allah&#8217;a ve peygamberine kar\u015f\u0131 geldiler. Kim Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelirse bilsin ki Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u00e7etindir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ayet-i kerimede ge\u00e7en &#8220;me\u015fakka&#8221; kavram\u0131 onlar\u0131n Allah&#8217;\u0131n taraf\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir taraf\u0131 tutmalar\u0131, O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka birilerine dayanmalar\u0131 demektir. Y\u00fcce Allah ayetin ba\u015f taraf\u0131nda onlar\u0131n azaba lay\u0131k olu\u015flar\u0131n\u0131n sebebini a\u00e7\u0131klarken kendisinden yana olmay\u0131, Peygamberinden yana olmakla ayn\u0131 tutmu\u015ftur. Ayetin sonunda ise sadece Allah&#8217;tan yana olmamay\u0131 belirtmekle yetinmi\u015ftir. Zira Allah&#8217;tan yana olmamak, O&#8217;nun el\u00e7isinden yana olmamay\u0131 da i\u00e7ine al\u0131r. \u015eimdi kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kanlar. y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n huzurunda kar\u015f\u0131 tarafta dikilsinler! Bu ger\u00e7ekten \u00e7ok \u00e7irkin, \u00e7ok hayas\u0131zca bir tutumdur. Yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n kendi yarat\u0131c\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 diklenmeleri, O&#8217;na kafa tutmalar\u0131d\u0131r. Bu ayn\u0131 zamanda korkun\u00e7 bir tutumdur. Bu g\u00fc\u00e7s\u00fcz zay\u0131f yarat\u0131klar\u0131n kendilerini Allah&#8217;\u0131n \u00f6fkesi ve cezas\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirmeleri anlam\u0131na gelir. Allah&#8217;\u0131n cezas\u0131 ise \u00e7ok \u00e7etindir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u015fekilde Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelenlerin akibetleri somut bir \u015fekilde kalplere yerle\u015fmektedir. Nerede ve ne zaman olursa olsun durum de\u011fi\u015fmez. Ehl-i kitaptan olan bu kafirlerin akibetleri ve onlar\u0131n hak ettikleri bu azap ile herkese bir mesaj g\u00f6nderilmektedir.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in, Beni Nadir yahudilerini &#8220;Ehl-i kitab\u0131n kafirleri&#8221; diye tan\u0131tmas\u0131 ve bunu surenin de\u011fi\u015fik yerlerinde tekrar etmesi dikkat \u00e7eken bir noktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Hz. Muhammed&#8217;in -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- en g\u00fczel bi\u00e7imde ortaya koydu\u011fu Allah&#8217;\u0131n dinini inkar ettiler. Halbuki yahudiler bu ger\u00e7e\u011fi daha \u00f6nce bekliyor ve ona umut ba\u011fl\u0131yorlard\u0131. Ayr\u0131ca bu d\u00f6nemde onlara kafir denilmesi, kimliklerinin ortaya konmas\u0131 ve toplumsal a\u00e7\u0131dan cezaland\u0131r\u0131lmalar\u0131 anlam\u0131na da geliyordu. \u00d6te yandan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n onlara kar\u015f\u0131 bilin\u00e7lenmelerini, ruhi y\u00f6nden bir ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fmalar\u0131n\u0131, onlara kar\u015f\u0131 uygulanan ceza konusunda i\u00e7lerinin rahatlamalar\u0131, onlar\u0131n elleriyle yahudilerin u\u011frad\u0131klar\u0131 ceza ve azap konular\u0131nda rahats\u0131z olmamalar\u0131 i\u00e7in gerekli bir a\u00e7\u0131klamayd\u0131. Demek ki onlar\u0131n kafir oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finin burada s\u00f6zkonusu edilmesi bilin\u00e7li ve ama\u00e7l\u0131 bir a\u00e7\u0131klamad\u0131r!<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan k\u00e2firlere, Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 gelenlere kar\u015f\u0131 uygulad\u0131klar\u0131 cezalar, hurmal\u0131klar\u0131n\u0131n kesilmesi ve yak\u0131lmas\u0131 veya kendi hallerine b\u0131rak\u0131lmas\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n bu konudaki h\u00fckm\u00fcn\u00fcn a\u00e7\u0131klanmas\u0131 i\u00e7in m\u00fcminlerin yapt\u0131klar\u0131n\u0131n do\u011fru oldu\u011funa onlar\u0131 inand\u0131r\u0131yor. Nitekim bu konuda baz\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u015f\u00fcpheleri bulunuyordu:<\/p>\n<p><strong>5- Hurma a\u011fa\u00e7lar\u0131ndan herhangi bir \u015feyi kesmeniz veya k\u00f6kleri \u00fczerinde b\u0131rakman\u0131z hep Allah&#8217;\u0131n izniyledir. Bu izin yoldan \u00e7\u0131kan fas\u0131klar\u0131 rezil etmek i\u00e7indir.<\/strong><\/p>\n<p>Ayet-i kerimede ge\u00e7en &#8220;liyne&#8221; kavram\u0131 hurma a\u011fac\u0131n\u0131n iyisi veya o zaman Araplarca bilinen iyi bir cins hurma a\u011fac\u0131 idi. M\u00fcsl\u00fcmanlar bu s\u0131rada yahudilerin baz\u0131 hurma a\u011fa\u00e7lar\u0131n\u0131 kesmi\u015f, baz\u0131lar\u0131n\u0131 ise kendi haline b\u0131rakm\u0131\u015flard\u0131. Yahudiler hem kesilen a\u011fa\u00e7lar, hem de b\u0131rak\u0131lan a\u011fa\u00e7lar i\u00e7in pani\u011fe kap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Halbuki m\u00fcsl\u00fcmanlar bu olaydan \u00f6nce de sonra da bu t\u00fcr yak\u0131p y\u0131kmalardan men edilmi\u015f bulunuyorlard\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla bu yeni h\u00fck\u00fcm \u00f6zel bir a\u00e7\u0131klama gerektiriyordu ki m\u00fcminlerin kalbi rahat olsun. i\u015fte bu nedenle onlar\u0131n hem kestiklerinin hem de kesmediklerinin Allah&#8217;\u0131n iznine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu bu \u015fekilde a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131. Demek ki bu durumda olay\u0131 y\u00f6nlendiren O&#8217;ydu. Kendi eliyle olaya m\u00fcdahale ediyor, diledi\u011fini yap\u0131yor, planlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 uyguluyordu. Bu konuda meydana gelen her\u015fey O&#8217;nun izniyle oluyordu. Bu hareketle O, dininden sapm\u0131\u015f olanlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131lamay\u0131 ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131. Hurma a\u011fa\u00e7lar\u0131n\u0131n kesilmesi onlar\u0131 bu olay kar\u015f\u0131s\u0131nda hay\u0131flanmalar\u0131 bi\u00e7iminde a\u015fa\u011f\u0131l\u0131yordu. Kesilmeyenlerin ise ate\u015fe verilmesine \u00fcz\u00fclmeleri onlar\u0131 ba\u015fka bir \u015fekilde a\u015fa\u011f\u0131l\u0131yordu. Her iki eylemin arkas\u0131nda ve \u00f6tesinde Allah&#8217;\u0131n iradesi vard\u0131 \u015f\u00fcphesiz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u015fekilde m\u00fcminlerin birtak\u0131m endi\u015feler ta\u015f\u0131yan kalpleri huzura kavu\u015fuyor. Bu konuda i\u00e7lerinde ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 \u015f\u00fcpheler gideriliyor dileyenin ve yapan\u0131n Allah oldu\u011fu konusunda kalpleri tatmin oluyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah diledi\u011fini yapand\u0131. Onlar ise y\u00f6nlendirdi\u011fi olaylarda elde edilen mallar\u0131n nas\u0131l da\u011f\u0131t\u0131laca\u011f\u0131 ortaya konuyor:<\/p>\n<p><strong>6- Allah&#8217;\u0131n onlar\u0131n mallar\u0131nda Peygamberine verdi\u011fi ganimetler i\u00e7in siz at ve deveye binip onlar\u0131 s\u00fcrm\u00fc\u015f de\u011filsiniz Fakat Allah, Peygamberlerini diledi\u011fi kimselere kar\u015f\u0131 \u00fcst\u00fcn k\u0131lar. Allah her\u015feye kadirdir.<\/p>\n<p>7- Allah&#8217;\u0131n fethedilen \u00fclkeler halk\u0131n\u0131n mallar\u0131ndan Peygamberine verdi\u011fi ganimetler, Allah, Peygamber, yak\u0131nlar\u0131, yetimler, yoksullar ve yolda kalm\u0131\u015flar i\u00e7indir. B\u00f6ylece o mallar, yaln\u0131zca zenginler aras\u0131nda dola\u015fan bir ayr\u0131cal\u0131k olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu al\u0131n, size neyi ya-saklad\u0131ysa ondan sak\u0131n\u0131n ve Allah&#8217;tan korkun. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u015fiddetlidir.<\/strong><\/p>\n<p>Bu \u015fekilde sava\u015f\u0131lmadan elde edilen mallar\u0131n h\u00fckm\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131klayan bu ayetler ayn\u0131 zamanda o zamanki m\u00fcsl\u00fcman toplulu\u011fun durumunu da ortaya koymaktad\u0131r. Ayr\u0131ca as\u0131rlar boyunca m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin karakteri haline gelen yap\u0131y\u0131 birbirine ba\u011flayan, birbiriyle kenetlenmi\u015f hale getiren ba\u015fl\u0131ca \u00f6zellikleri de ortaya koyuyor. \u00d6yle ki bu \u00fcmmette bir nesil di\u011ferinden, bir kavim di\u011ferinden ve bir fert di\u011ferinden asla ayr\u0131 de\u011fildir. Yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn d\u00f6rt bir buca\u011f\u0131na da\u011f\u0131lm\u0131\u015f olan ve ardarda gelen t\u00fcm nesiller aralar\u0131ndaki bu uzun mesafeye ra\u011fmen temel \u00f6zellikleriyle bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck arz ederler. Bu ger\u00e7ekten \u00e7ok b\u00fcy\u00fck ve \u00e7ok geni\u015f \u00e7apl\u0131 bir ger\u00e7ektir. Bu konu \u00fczerinde uzun uzad\u0131ya durulmal\u0131 ve derin bi\u00e7imde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclmelidir.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n onlar\u0131n mallar\u0131nda Peygamberine verdi\u011fi ganimetler i\u00e7in siz at ve deveye binip s\u00fcrm\u00fc\u015f de\u011filsiniz. Fakat Allah Peygamberini diledi\u011fi kimselere kar\u015f\u0131 \u00fcst\u00fcn k\u0131lar. Allah her\u015feye kadirdir.&#8221;<\/p>\n<p>Ayet-i kerimede ge\u00e7en &#8220;iycaf&#8221; kavram\u0131 ko\u015fmak, ko\u015fturmak, &#8220;rikap&#8221; ise develer demektir.<\/p>\n<p>Ayet-i kerime Nadiro\u011fullar\u0131n\u0131n arkalar\u0131nda b\u0131rak\u0131p gittikleri bu ganimetler i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n at ko\u015fturmad\u0131klar\u0131n\u0131 ve oraya develer s\u00fcrmediklerini hat\u0131rlatmaktad\u0131r. Dolay\u0131s\u0131yla bu mallar\u0131n h\u00fckm\u00fc y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n be\u015fte d\u00f6rd\u00fcn\u00fc Allah yolunda sava\u015fanlara, be\u015fte birini ise Allah&#8217;a, Resul\u00fcne, yak\u0131nlara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalm\u0131\u015flara b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 ganimetlerin h\u00fckm\u00fc gibi de\u011fildir. Bedir sava\u015f\u0131nda elde edilen ganimetler konusunda y\u00fcce Allah b\u00f6yle h\u00fckmetmi\u015fti. Ama burada sava\u015f\u0131lmadan elde edilen ganimetlerin h\u00fckm\u00fc ba\u015fka idi. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc, Allah, Peygamber, yak\u0131nlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalm\u0131\u015flar i\u00e7indi. Fakat Hz. Peygamber b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n hakk\u0131n\u0131 yerlerine ula\u015ft\u0131rma konusunda yetki sahibi idi. Bu her iki ayette s\u00f6z\u00fc edilen yak\u0131nlar Hz. Peygamberin sadaka almalar\u0131 helal olmayan ve dolay\u0131s\u0131yla zekatta paylar\u0131 bulunmayan yak\u0131nlar\u0131 idi. Peygamber miras b\u0131rakamayaca\u011f\u0131 i\u00e7in yak\u0131nlar\u0131n\u0131n O&#8217;nun mal\u0131ndan bir pay\u0131 da yoktu. Bunlar\u0131n aras\u0131nda hi\u00e7bir geliri olmayan fakirler de bulunuyordu. (Bu konuda f\u0131khi bir ihtilaf vard\u0131r. Bu ganimetten pay sahibi olan fakirler sadece Peygamberin akrabalar\u0131 m\u0131d\u0131r yoksa t\u00fcm fakirler midir? Tercih edilen g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re t\u00fcm fakirlerdir)<\/p>\n<p>Bu ve benzeri sava\u015f\u0131lmadan elde edilen ganimetlerden de onlara bir pay ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Geri kalan gruplar da, da\u011f\u0131t\u0131lacak yerlerde zaten bellidir. Hz. Peygamber bu konularda yetki sahibidir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte sava\u015f\u0131lmadan elde edilen mallar\u0131n h\u00fckm\u00fc budur. Ayetler bunu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Fakat sadece bu h\u00fckm\u00fc ve en yak\u0131n sebebini belirtmekle yetinilmemektedir. \u00d6nemli bir ger\u00e7e\u011fe daha kalpler a\u00e7\u0131lmaktad\u0131r: &#8220;Fakat Allah, Peygamberlerini diledi\u011fi kimselere kar\u015f\u0131 \u00fcst\u00fcn k\u0131lar.&#8221; Bu Allah&#8217;\u0131n belirledi\u011fi kaderdir. Onlar da bu kaderin bir cilvesidir. Onlar\u0131 diledi\u011fi kimselere musallat eder: &#8220;Allah her\u015feye kadirdir.&#8221; B\u00f6ylece Peygamberlerin i\u015fi Allah&#8217;\u0131n do\u011frudan ger\u00e7ekle\u015fen kaderi ile b\u00fct\u00fcnle\u015fiyor. D\u00f6nmekte olan kader \u00e7ark\u0131nda onlar\u0131n yerleri belirleniyor. Bu peygamberlerin insan olmakla beraber \u00f6zel bir \u015fekilde Allah&#8217;\u0131n iradesine ve dilemesine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. Allah&#8217;\u0131n izni ve dilemesi ile yery\u00fcz\u00fcnde Allah&#8217;\u0131n belirledi\u011fi kaderin ger\u00e7ekle\u015fmesinde onlar\u0131n \u00f6nemli bir rol\u00fc oldu\u011funu ortaya koyuyor. Yani peygamberler kendi canlar\u0131n\u0131n istedi\u011fi \u015fekilde hareket etmez, kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re alacaklar\u0131n\u0131 veya b\u0131rakacaklar\u0131n\u0131 ayarlamazlar. Sava\u015flar\u0131n\u0131 veya bar\u0131\u015flar\u0131n\u0131, dostluklar\u0131n\u0131 veya d\u00fc\u015fmanl\u0131klar\u0131n\u0131 kendi \u00e7\u0131karlar\u0131na g\u00f6re d\u00fczenlemezler. T\u00fcm yapt\u0131klar\u0131nda Allah&#8217;\u0131n yery\u00fcz\u00fcnde belirledi\u011fi kaderin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in ayarlarlar. Kendileri, uygulamalar\u0131 ve hareketleri ile ilgili ne varsa hep O&#8217;nun \u00e7izgisine uyarlar. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131n \u00f6tesinde i\u015f yapan ve y\u00f6nlendiren Allah&#8217;t\u0131r. O&#8217;nun her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeter.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n feth edilen \u00fclkeler halk\u0131n\u0131n mallar\u0131ndan Peygamberine verdi\u011fi ganimetler Allah, Peygamber, yak\u0131nlar, yetimler, yoksullar ve yolda kalm\u0131\u015flar i\u00e7indir. B\u00f6ylece o mallar yaln\u0131zca zenginler aras\u0131nda dola\u015fan bir ayr\u0131cal\u0131k olmaz. Peygamber size ne verdiyse onu al\u0131n. Size neyi yasaklad\u0131ysa ondan sak\u0131n\u0131n ve Allah&#8217;tan korkun. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u015fiddetlidir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ayet az \u00f6nce a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z h\u00fckm\u00fc ortaya koyuyor. Ard\u0131ndan bu \u015fekildeki payla\u015f\u0131m\u0131n nedenini a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Bu arada islam toplumunun sosyal ve ekonomik d\u00fczeninin ilkelerinden temel bir ilkeyi dile getiriyor: &#8220;B\u00f6ylece o mallar, yaln\u0131zca zenginler aras\u0131nda dola\u015fan bir ayr\u0131cal\u0131k olmaz.&#8221; Bunun yan\u0131nda yine islam toplumunun anayasas\u0131nda yer alan k\u00f6kl\u00fc bir ilkeyi \u015f\u00f6yle dile getiriyor: &#8220;Peygamber size ne verdiyse onu al\u0131n, size neyi yasaklad\u0131ysa ondan sak\u0131n\u0131n.&#8221; Bu iki ilke her ne kadar sava\u015f\u0131lmadan elde edilen ganimetler ve onlar\u0131n da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131yla ilgili olarak belirlenmi\u015f olsalar da bunlar\u0131n h\u00fckm\u00fc s\u00f6zkonusu olay\u0131 \u00e7ok a\u015fmakta, islam\u0131n sosyal d\u00fczeninin temel ilkelerinde y\u00f6nlendirici etkiye sahip olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Birinci ilke ekonomik d\u00fczenin ilkesidir. \u0130slam ekonomik d\u00fczeninin \u00f6nemli ve kapsaml\u0131 ilkelerinden birini belirlemektedir. \u0130slam d\u00fczeninde bireysel m\u00fclkiyet, kabul edilen bir olgudur. Yaln\u0131z, bu olgu burada s\u00f6zkonusu edilen ilkeyle s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Yani mallar\u0131n zenginler aras\u0131nda dola\u015fan, fakirler aras\u0131nda hi\u00e7bir yarar\u0131 olmayan bir ayr\u0131cal\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fmemesi ilkesiyle mal\u0131n sadece zenginler aras\u0131nda dola\u015fmas\u0131na yola\u00e7acak her d\u00fczenleme islam\u0131n ekonomik doktrinine ayk\u0131r\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca sosyal yap\u0131n\u0131n temel hedefleriyle de \u00e7eli\u015fir. \u0130slam toplumunda b\u00fct\u00fcn ili\u015fkilerin ve uygulamalar\u0131n b\u00f6yle bir konuma meydan vermeyecek veya b\u00f6yle bir se\u00e7kinli\u011fin s\u00fcr\u00fcp gitmesine g\u00f6z yummayacak bir bi\u00e7imde d\u00fczenlenmesi zorunludur.<\/p>\n<p>\u0130slam bizzat pratik uygulamas\u0131nda d\u00fczenini bu temel ilkenin esas\u0131 \u00fczerine kurmu\u015ftur. Buna ba\u011fl\u0131 olarak zekat\u0131 farz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Para t\u00fcr\u00fc mallar\u0131n sermayesinde senede y\u00fczde iki bu\u00e7uk, di\u011fer \u00fcr\u00fcnlerde ise y\u00fczde on veya y\u00fczde be\u015f oran\u0131nda bir zekat miktar\u0131 belirlemi\u015ftir. Hayvanlarda da buna denk bir oranda zekat miktar\u0131n\u0131 tesbit etmi\u015ftir. Yeralt\u0131 zenginlik kaynaklar\u0131nda ise paraya uygulanan oran\u0131 tesbit etmi\u015ftir. Zekat i\u00e7in belirlenen bu oranlar \u00f6nemli bir yek\u00fcn tutmaktad\u0131r. Ganimetin be\u015fte d\u00f6rd\u00fcn\u00fc zengin olsun fakir olsun sava\u015fanlara ay\u0131r\u0131rken sava\u015f\u0131lmadan elde edilen ganimetlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc fakirlere ay\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Topra\u011f\u0131n i\u015fletilmesinde ise tercih etti\u011fi d\u00fczenleme muzaraad\u0131r. (Bu konuda f\u0131khi a\u00e7\u0131dan g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131 bulunmakla birlikte tercih edilebilecek g\u00f6r\u00fc\u015f, bizim belirtti\u011fimiz g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fc) Yani tarla sahibi ile onu ekip bi\u00e7enin elde edilen \u00fcr\u00fcnde ortak olmas\u0131d\u0131r. Ayr\u0131ca islam, zenginlerin fazla olan mallar\u0131n\u0131 al\u0131p fakirlere verme yetkisini devlet ba\u015fkan\u0131na vermi\u015ftir. Devletin hazinesi a\u00e7\u0131k verdi\u011finde bu a\u00e7\u0131\u011f\u0131 zenginlerin mallar\u0131yla kapatma hakk\u0131n\u0131 da ona vermi\u015ftir. \u0130slam stok\u00e7ulu\u011fu yasaklam\u0131\u015f, faizi kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Zaten bu ikisi mal\u0131n sadece zenginler aras\u0131nda dola\u015f\u0131p durmas\u0131na yol a\u00e7an ba\u015fl\u0131ca fakt\u00f6rlerdir.<\/p>\n<p>\u00d6zetle islam, ekonomik sisteminin t\u00fcm\u00fcn\u00fc bu kapsaml\u0131 ilkeyi ger\u00e7ekle\u015ftirecek bir bi\u00e7imde belirlemi\u015ftir. Bu ilke di\u011fer s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n yan\u0131nda bireysel m\u00fclkiyet hakk\u0131n\u0131n \u00fczerine konan k\u00f6kl\u00fc bir s\u0131n\u0131rlama say\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Buradan anla\u015f\u0131l\u0131yor ki \u0130slam d\u00fczeni ferdi m\u00fclkiyeti onaylayan bir d\u00fczendir. Fakat islam\u0131n bu yap\u0131s\u0131 kapitalist d\u00fczenle ba\u011fda\u015ft\u0131r\u0131lamaz ve kapitalist d\u00fczen islam ekonomik d\u00fczeninden kaynaklanm\u0131\u015f de\u011fildir. Faiz olmadan, stok\u00e7uluk olmadan kapitalist bir d\u00fczen kurulamaz. \u0130slam d\u00fczeni ise her\u015feyden haberi olan ve her\u015feyi en g\u00fczel \u015fekilde d\u00fczenleyen, Allah taraf\u0131ndan belirlenen kendine has bir d\u00fczendir. Kendi ba\u015f\u0131na ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f kendi ba\u015f\u0131na geli\u015fmi\u015ftir ve bug\u00fcne kadar kendi ba\u015f\u0131na ayakta kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130slam nizam\u0131 her y\u00f6n\u00fcyle dengeli orjinal bir nizamd\u0131r. Bu d\u00fczende haklar ve g\u00f6revler dengelidir. B\u00fct\u00fcn evrenin uyumu gibi bir ahenge sahiptir. Bu yap\u0131s\u0131 evrenin yarat\u0131c\u0131s\u0131ndan geldi\u011fi g\u00fcnden beri b\u00f6yledir. Evren ise b\u00fct\u00fcn\u00fcyle \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fc ve dengelidir.<\/p>\n<p>\u0130kinci ilke yasay\u0131 ve hukuku bir tek kaynaktan alma ilkesidir. &#8220;Peygamber size ne verdiyse onu al\u0131n, size neyi yasaklad\u0131ysa ondan sak\u0131n\u0131n.&#8221; Bu ilke ayn\u0131 zamanda islam anayasa d\u00fczenini de ortaya koymaktad\u0131r. \u0130slamda hukukun egemenli\u011fi bu yasan\u0131n Kur&#8217;an veya s\u00fcnnet olarak Hz. Peygamber&#8217;den gelmesinden kaynaklan\u0131r. B\u00fct\u00fcn bir \u00fcmmet ve onunla birlikte \u00fcmmetin \u00f6nderi Hz. Peygamber&#8217;in getirdi\u011fi hi\u00e7bir \u015feye ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015femez. Peygamberin getirdi\u011fine ayk\u0131r\u0131 bir \u015feyi kanunla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda bu yasaman\u0131n hi\u00e7bir g\u00fcc\u00fc olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yasa, g\u00fcc\u00fcn\u00fc kendisinden ald\u0131\u011f\u0131 temel dayana\u011f\u0131n\u0131 yitirmi\u015f olur. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f insanlar taraf\u0131ndan ortaya konan b\u00fct\u00fcn g\u00f6r\u00fc\u015flere ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fmektedir. \u00dcmmeti her t\u00fcr otoritenin kayna\u011f\u0131 kabul eden d\u00fc\u015f\u00fcnceye de kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu d\u00fc\u015f\u00fcnce \u00fcmmetin kendisi i\u00e7in diledi\u011fi yasay\u0131 \u00e7\u0131karabilece\u011fini ve onun \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 her yasan\u0131n g\u00fcc\u00fcn kayna\u011f\u0131 oldu\u011funu iddia etmektedir. Halbuki islamda her t\u00fcr otoritenin kayna\u011f\u0131 Hz. Peygamberin insanl\u0131\u011fa getirdi\u011fi Allah&#8217;\u0131n yasas\u0131d\u0131r. \u00dcmmet bu yasaya dayan\u0131r. Onu korur ve uygulamaya koyar. \u0130mam ise bu konuda \u00fcmmetin temsilcisidir. \u0130\u015fte \u00fcmmetin g\u00fcc\u00fc ve haklar\u0131 bununla s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. \u00dcmmet herhangi bir yasamada Hz. Peygamberin getirdi\u011fi bir h\u00fckme ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015femez.<\/p>\n<p>\u00dcmmetin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir konuda Hz. Peygamberin kesin belirledi\u011fi bir h\u00fck\u00fcm yoksa bu durumda \u00fcmmet Hz. Peygamberin getirdi\u011fi ilkelerle \u00e7eli\u015fmeyecek h\u00fck\u00fcmler belirler. B\u00f6yle bir uygulama islam\u0131n temel d\u00fc\u015f\u00fcncesiyle \u00e7eli\u015fmez. Onun bir par\u00e7as\u0131 kabul edilir. Buna g\u00f6re herhangi bir yasamada temel dayanak Hz. Peygamberin getirdi\u011fi ilkelerdir. E\u011fer o konuda kesin bir h\u00fck\u00fcm varsa mesele \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. E\u011fer o konuda kesin bir h\u00fck\u00fcm varsa mesele \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. E\u011fer a\u00e7\u0131k bir h\u00fck\u00fcm yoksa o zamanda bu sistemin herhangi bir ilkesiyle \u00e7eli\u015fmeyen h\u00fck\u00fcmler belirlenecektir. \u0130\u015fte \u00fcmmetin g\u00fcc\u00fc ve onun temsilcisi olan devlet ba\u015fkan\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fc bu s\u0131n\u0131rlar \u00e7er\u00e7evesindedir. Bu \u00f6zellikleri ile islam orjinal bir d\u00fczendir. \u0130nsanlar taraf\u0131ndan ortaya konan be\u015feri d\u00fczenlerin hi\u00e7biri bu konuda islamla b\u00fct\u00fcnle\u015fmemekte ve ona benzememektedir. \u0130slam nizam\u0131nda insanlar i\u00e7in belirlenecek yasa ve yasama b\u00fct\u00fcn evrene h\u00fckmeden temel yasayla ili\u015fki i\u00e7indedir. Allah&#8217;\u0131n belirlemi\u015f oldu\u011fu evren yasas\u0131yla insanlara h\u00fckmeden kanun aras\u0131nda bir ahenk, bir uyum vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her iki yasan\u0131n kayna\u011f\u0131 da Allah&#8217;t\u0131r. Bu d\u00fczende insanlara ili\u015fkin yasalar evrenin yasas\u0131yla \u00e7eli\u015fmez. Bu d\u00fczende insan mutsuz olmaz, ezilmez. B\u00fct\u00fcn \u00e7abalar\u0131 bir \u00e7\u0131rp\u0131da bo\u015fa gitmez.<\/p>\n<p>Ayet-i kerime bu iki ilkeyi m\u00fcminlerin kalbinde temel kayna\u011f\u0131na ba\u011flamaktad\u0131r. Bu kaynak hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah&#8217;t\u0131r. Bu nedenle onlar\u0131 takvaya \u00e7a\u011f\u0131rmakta ve Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan onlar\u0131 sak\u0131nd\u0131rmaktad\u0131r. &#8220;Allah&#8217;tan korkun. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 \u015fiddetlidir.&#8221; \u0130\u015fte hi\u00e7bir \u015fekilde etkisiz hale getirilemeyecek, ka\u00e7amak ve kurtulu\u015f yolu bulunmayacak en b\u00fcy\u00fck teminat budur. M\u00fcminler y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n her t\u00fcr s\u0131r ve gizlilikten, her \u00e7e\u015fit eylemden haberi oldu\u011funu kesin bilmektedirler. D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn ve nihai kayna\u011f\u0131n o oldu\u011funu kavramaktad\u0131rlar. Ayr\u0131ca O&#8217;nun \u00e7etin cezas\u0131 oldu\u011funu da \u00f6\u011frenmi\u015f bulunmaktad\u0131rlar. Mal\u0131n kendi aralar\u0131nda dola\u015f\u0131p duran bir ayr\u0131cal\u0131k haline d\u00f6n\u00fc\u015fmemesi ile y\u00fck\u00fcml\u00fc olduklar\u0131n\u0131 Hz. Peygamberin kendilerine getirdi\u011fi, her\u015feye g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131yla ve kesin itaatla y\u00fck\u00fcml\u00fc olduklar\u0131n\u0131 O&#8217;nun yasaklad\u0131\u011f\u0131 her \u015feyden gev\u015feklik ve tembelli\u011fe f\u0131rsat vermeden sak\u0131nmalar\u0131 gerekti\u011fini bilmektedirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde \u00e7etin bir g\u00fcn bulunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sava\u015f\u0131lmadan elde edilen bu ganimet -Nadiro\u011fullar\u0131ndan elde edilen ganimet Ensardan iki ki\u015fi hari\u00e7 tutuldu\u011funda sadece Muhacirler aras\u0131nda da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Bu h\u00fck\u00fcm sadece bu ganimet t\u00fcr\u00fcne has bir h\u00fck\u00fcmd\u00fc. &#8220;Mallar yaln\u0131zca zenginler aras\u0131nda dola\u015fan bir ayr\u0131cal\u0131k olmas\u0131n.&#8221; ilkesinin ger\u00e7ekle\u015ftirilmesi i\u00e7in. Genel h\u00fck\u00fcm ise bu ganimet t\u00fcr\u00fcn\u00fcn Muhacir, Ensar ve bu nesillerden sonra gelen t\u00fcm fakir insanlara da\u011f\u0131t\u0131lmas\u0131d\u0131r. Surenin ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde sonra gelen ayetlerin i\u00e7eri\u011fi de bunu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>H\u00fck\u00fcm b\u00f6yle olmakla beraber Kur&#8217;an-\u0131 Kerim h\u00fck\u00fcmleri, kuru ve soyut bir \u015fekilde ortaya koymaz. Bu h\u00fck\u00fcmlerini canl\u0131 varl\u0131klar\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ileti\u015fimini sa\u011flayabilecek hareketli bir ortamda ortaya koyar. Bu nedenle s\u00f6zkonusu her \u00fc\u00e7 kesimi ger\u00e7ek\u00e7i ve canl\u0131 s\u0131fatlar\u0131yla ortaya koymakta, onlar\u0131n karakterlerini ve ger\u00e7ek durumlar\u0131n\u0131 tasvir etmekte, sonra h\u00fckm\u00fcn\u00fc aktif bir bi\u00e7imde bu canl\u0131larla sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir ileti\u015fim kurarak belirlemektedir:<\/p>\n<p><strong>8- Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fi bu ganimet mallar\u0131, yurtlar\u0131ndan ve mallar\u0131ndan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olan, Allah&#8217;tan bir l\u00fctuf ve r\u0131za dileyen, Allah&#8217;\u0131n dinine ve Peygamberine yard\u0131m eden fakir muhacirlerindir. \u0130\u015fte do\u011fru olanlar bunlard\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>Bu ger\u00e7ek\u00e7i bir tablodur. Muhacirlerin en \u00f6nemli \u00f6zelliklerini ve niteliklerini ortaya koymaktad\u0131r. Bunlar yurtlar\u0131ndan ve her t\u00fcrl\u00fc olanaklardan mahrum edilen insanlard\u0131r. Mekke&#8217;de u\u011frad\u0131klar\u0131 eziyetler, i\u015fkenceler, yak\u0131nlar\u0131 ve \u00e7evreleri taraf\u0131ndan d\u0131\u015flanmalar, onlar\u0131n yurtlar\u0131n\u0131 ve mallar\u0131n\u0131 terk etmelerine yol a\u00e7m\u0131\u015ft\u0131r. Tek g\u00fcnahlar\u0131 ise &#8220;Rabbimiz Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; demeleridir. Bunlar yurtlar\u0131n\u0131 ve mallar\u0131n\u0131 terk edip \u00e7\u0131karken &#8220;Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfunu, ihsan\u0131n\u0131 ve r\u0131zas\u0131n\u0131&#8221; ama\u00e7lam\u0131\u015flard\u0131r. Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfuna ve r\u0131zas\u0131na g\u00fcvenip dayanm\u0131\u015flard\u0131r. O&#8217;ndan ba\u015fka s\u0131\u011f\u0131naklar\u0131 yoktur onlar\u0131n. O&#8217;nun korumas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka s\u0131\u011f\u0131naklar\u0131 da yoktur. Toplum i\u00e7inde itilmi\u015f, d\u0131\u015flanm\u0131\u015f bir avu\u00e7 az\u0131nl\u0131k olmalar\u0131na ra\u011fmen &#8220;Allah&#8217;a ve Peygamberine yard\u0131ma ko\u015fuyorlar.&#8221; En dar g\u00fcnde ve en s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 anlarda kalpleri ve k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131 ile islam\u0131n imdad\u0131na ko\u015fuyorlar. &#8220;\u0130\u015fte ger\u00e7ek inanm\u0131\u015flar onlard\u0131r.&#8221; \u0130man s\u00f6z\u00fcn\u00fc dilleriyle s\u00f6yleyip, eylemleriyle bunu do\u011frulayanlar Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 samimiyetlerini ortaya koyarak O&#8217;nu se\u00e7enler Peygambere y\u00f6nelik samimiyetlerini ispat ederek O&#8217;na uyanlar da onlard\u0131r. Hakka kar\u015f\u0131 da samimi olanlar yine onlard\u0131r. Yery\u00fcz\u00fcnde dola\u015f\u0131p insanlar\u0131n g\u00f6zleriyle g\u00f6rebilece\u011fi hakk\u0131n en g\u00f6z al\u0131c\u0131 temsilcileri i\u015fte onlar!<\/p>\n<p><strong>9- Daha \u00f6nce Medine&#8217;yi yurt edinmi\u015f ve g\u00f6n\u00fcllerine iman\u0131 yerle\u015ftirmi\u015f olan kimseler, kendilerine g\u00f6\u00e7 edip gelenleri severler ve onlara verilenler kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u00e7lerinde bir kayg\u0131 duymazlar. Kendilerinin ihtiya\u00e7lar\u0131 olsa dahi, g\u00f6\u00e7 eden yoksul karde\u015flerini \u00f6z canlar\u0131na tercih ederler. Kim nefsinin cimrili\u011finden korunursa, i\u015fte onlar ba\u015far\u0131ya erenlerdir.<\/strong><\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu da Ensar\u0131 temel karekteri ve \u00f6zellikleriyle ortaya koyan ger\u00e7ek\u00e7i ve apayd\u0131nl\u0131k bir tablodur. Bu nitelikleriyle e\u015fsizle\u015fen ve g\u00f6klere y\u00fckselen bu topluluk e\u011fer bizzat ya\u015famam\u0131\u015f olsayd\u0131, insanlar O&#8217;nu derin hayal g\u00fcc\u00fcn\u00fcn \u00fcretti\u011fi u\u00e7up giden hayaller, kanatlanm\u0131\u015f \u00fctopyalar ve idealler d\u00fcnyas\u0131ndaki g\u00fczel \u00f6rnekler san\u0131rlard\u0131.<\/p>\n<p>&#8220;Daha \u00f6nce Medine&#8217;yi yurt edinmi\u015f ve g\u00f6n\u00fcllerine iman\u0131 yerle\u015ftirmi\u015f olan kimseler.&#8221;<\/p>\n<p>Yani hicret yurdunu Peygamber \u015fehrini. Bu \u015fehre Muhacirlerden \u00f6nce Ensar yerle\u015fmi\u015f bulunuyordu. Ayn\u0131 zamanda orada iman\u0131 da yerle\u015ftirmi\u015flerdi. Sanki iman onlar\u0131n evi ve yurdu olmu\u015ftu. Bu ger\u00e7ekten derin anlamlar\u0131 ta\u015f\u0131yan bir ifadedir ve Ensar\u0131n iman konumunu tasvir edebilecek en g\u00fczel ifadedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman onlar\u0131n yurdu, onlar\u0131n konu\u011fu ve kalplerinin i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 vatan haline gelmi\u015fti. Ruhlar\u0131 orada rahata kavu\u015fuyordu. Hep onun \u00fczerine at\u0131l\u0131yorlar ve onunla huzura kavu\u015fuyorlard\u0131. T\u0131pk\u0131 bir insan\u0131n kendisini g\u00fcven i\u00e7inde evine at\u0131p orada rahat ve huzura kavu\u015fmas\u0131 gibi.<\/p>\n<p>&#8220;Kendilerine g\u00f6\u00e7 edip gelenleri severler ve onlara verilenler kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u00e7lerinde bir kayg\u0131 duymazlar: &#8216;<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k tarihi bug\u00fcne kadar Ensar\u0131n Muhacirleri kar\u015f\u0131lad\u0131\u011f\u0131 gibi sosyal bir olaya \u015fahit olmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu kadar zengin bir g\u00f6n\u00fclle, bu kadar bol ve c\u00f6mert\u00e7e yard\u0131mlarla ve bu kadar g\u00f6n\u00fclden payla\u015fmalarla hi\u00e7bir topluluk bir toplulu\u011fu kar\u015f\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7bir topluluk bir ba\u015fka toplulu\u011fu bu kadar ba\u011fr\u0131na basmam\u0131\u015f ve onun t\u00fcm y\u00fck\u00fcn\u00fc \u00fcstlenmemi\u015ftir. Tarihin kay\u0131tlar\u0131nda g\u00f6r\u00fcyoruz ki; her hicret eden adam mutlaka kura ile bir Ensar\u0131n evine yerle\u015fmi\u015ftir. Zira bir g\u00f6\u00e7meni bar\u0131nd\u0131rmak isteyenlerin say\u0131s\u0131 g\u00f6\u00e7 edenlerin say\u0131s\u0131ndan her zaman fazla olmu\u015ftur!<\/p>\n<p>&#8220;Onlara verilenler kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u00e7lerinde bir kayg\u0131 duymazlar.&#8221;<\/p>\n<p>Yani Muhacirlerin kavu\u015ftuklar\u0131 makamlar, baz\u0131 durumlarda elde ettikleri imkanlar burada s\u00f6z\u00fc edilen ganimet gibi s\u0131rf onlara ayr\u0131lan mallar konusunda i\u00e7lerinde hi\u00e7bir kayg\u0131 ve endi\u015fe ta\u015f\u0131mazlar. Onlara ili\u015fkin hi\u00e7bir endi\u015feleri yoktur. Ayet-i kerime &#8220;onlara kar\u015f\u0131 hi\u00e7bir k\u0131skan\u00e7l\u0131k ve darg\u0131nl\u0131k hissetmezler&#8221; demiyor. &#8220;Hi\u00e7bir \u015fey hissetmezler.&#8221; diyor. Bu da onlar\u0131n g\u00f6n\u00fcllerinin tertemiz oldu\u011funu kalplerinin ar\u0131 duru oldu\u011funu ifade ediyor. Yani onlar\u0131n i\u00e7lerinde k\u00f6t\u00fcl\u00fck nam\u0131na hi\u00e7bir ize rastlayamazs\u0131n\u0131z demek istiyor.<\/p>\n<p>&#8220;Kendilerinin ihtiya\u00e7lar\u0131 olsa dahi g\u00f6\u00e7 eden yoksul karde\u015flerini kendilerine tercih ederler.&#8221;<\/p>\n<p>Ki\u015finin ihtiyac\u0131na ra\u011fmen ba\u015fkas\u0131n\u0131 kendisine tercih etmesi \u00fcst\u00fcn bir erdemliliktir. Ensar bu konuda insanl\u0131\u011f\u0131n e\u015fine rastlamad\u0131\u011f\u0131 bir dereceye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Onlar her defas\u0131nda ve her durumda insanlar\u0131n ge\u00e7mi\u015fte ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczde al\u0131\u015fageldikleri s\u0131n\u0131rlar\u0131 harika bir \u015fekilde a\u015fm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Kim nefsinin cimrili\u011finden korunursa, i\u015fte onlar kurtulu\u015fa erenlerdir.&#8221; \u0130\u015fte insan\u0131 b\u00fct\u00fcn iyiliklerden al\u0131koyan bu cimriliktir. \u0130nsan\u0131n i\u00e7indeki bu bencilliktir. Zira iyilik herhangi bir \u015fekilde fedakarl\u0131kt\u0131r, c\u00f6mertliktir. Malda \u00f6zveri duygularda ve heyecanlarda \u00f6zveri, \u00e7abada \u00f6zveri ve gerekti\u011finde hayat\u0131n\u0131 ortaya koymakla ger\u00e7ekle\u015fecek \u00f6zveridir. S\u00fcrekli almay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnen, hi\u00e7bir zaman vermeyi d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen cimri bir insan\u0131n iyilik yapmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130\u015fte i\u00e7indeki bencilli\u011fini yenen bir insan, kendisini iyilikten al\u0131koyan her engeli a\u015fm\u0131\u015f demektir. Art\u0131k o c\u00f6mert\u00e7e, bol bol vererek iyili\u011fe \u00f6zg\u00fcrce ula\u015fabilir. \u0130\u015fte ger\u00e7ek anlam\u0131 ile kurtulu\u015f da budur.<\/p>\n<p><strong>10- Onlardan sonra gelenler derler ki: &#8220;Rabbimiz, bizi ve bizden \u00f6nce inanan karde\u015flerimizi ba\u011f\u0131\u015fla, kalplerimizde inananlara kar\u015f\u0131 bir kin b\u0131rakma! Rabbimiz sen \u00e7ok \u015fefkatli, \u00e7ok merhametlisin!&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Bu tertemiz, bilin\u00e7li ve huzurlu toplulu\u011fun \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc tablosudur. Bu s\u0131fatlar tabilerin en \u00f6nemli ve en belirgin \u00f6zellikleridir. Ayn\u0131 zamanda her yerde ve her zamanda ya\u015fayan m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin en temel \u00f6zelliklerini \u00f6n plana \u00e7\u0131karmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Muhacirlerden ve Ensardan sonra gelen bu neslin en belirgin \u00f6zelli\u011fi Rabbine y\u00f6nelip g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 dilemesidir. Sadece kendisi i\u00e7in de\u011fil, kendisinden \u00f6nce iman etmi\u015f bulunan \u00f6nc\u00fcler i\u00e7in de ba\u011f\u0131\u015flanmay\u0131 talep etmektir. \u0130man eden herkese kar\u015f\u0131 kalbinde hi\u00e7bir kin kalmayacak kadar tertemiz bir kalp istemektir. Zira iman ba\u011f\u0131 onlar\u0131 inanm\u0131\u015f herkese ba\u011flamaktad\u0131r. Bu nesil Allah&#8217;\u0131n merhametinin ve rahmetinin de bilincindedir. Allah&#8217;\u0131n rahmetini ve \u015fefkatini duas\u0131na bir dayanak yapmaktad\u0131r: &#8220;Rabbimiz sen \u00e7ok \u015fefkatli, \u00e7ok merhametlisin.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00f6zellikleri ta\u015f\u0131yan s\u00f6zkonusu nesil, bu ayetin Medine&#8217;de indi\u011fi s\u0131rada hen\u00fcz ortal\u0131kta yoktu. Sadece onlar Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rs\u0131z ilminde yer ve zaman s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131n \u00f6tesine uzanan ku\u015fat\u0131c\u0131 ilimde var olan ger\u00e7ek aleminde mevcut bulunuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bu ayetlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin yap\u0131s\u0131 ve bu varl\u0131k alemindeki ayd\u0131nl\u0131k tablosu da ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Bu \u00fcmmetin ba\u015f\u0131n\u0131 sonuna sonunu ba\u015f\u0131na ba\u011flayan sa\u011flam, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kopmaz ba\u011flar ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Onlar\u0131n ne t\u00fcrden kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 bir sevgi, g\u00f6n\u00fcl beraberli\u011fi, yard\u0131mla\u015fma ve dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde olduklar\u0131 g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Yer, zaman, \u00fclke ve \u0131rk engellerini a\u015farak, aralar\u0131ndaki k\u00f6kl\u00fc yak\u0131nl\u0131k ba\u011f\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bilin\u00e7 somutla\u015fmaktad\u0131r. \u0130\u015fte bu bilin\u00e7 kalplerde e\u015fsiz bir dinamizm olu\u015fturmakta, uzun as\u0131rlar boyunca duygular\u0131 harekete ge\u00e7irmektedir. Bu nedenle m\u00fcmin insan uzun as\u0131rlardan sonra t\u0131pk\u0131 sa\u011f olan karde\u015fini arad\u0131\u011f\u0131 gibi veya daha da fazla bir duyarl\u0131l\u0131kla inanm\u0131\u015f karde\u015fini an\u0131yor. Onunla \u00f6v\u00fcn\u00fcyor, sevgi ve sayg\u0131yla onu yad ediyor. \u00d6ncekiler, sonrakileri hesaba kat\u0131yor. Sonrakiler de \u00f6ncekilerin izlerinde gidiyor. Aralar\u0131ndaki onca uzun zamana ve \u00fclkelerinin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen tek bir saf halinde tek bir ordu olarak, Allah&#8217;\u0131n sanca\u011f\u0131 alt\u0131nda y\u00fcr\u00fcyorlar. Y\u00fcce ufuklara do\u011fru ilerliyorlar. Tek olan, \u015fefkat ve merhamet sahibi olan Rabblerine y\u00f6nelmi\u015f gidiyorlar.<\/p>\n<p>Bu hayranl\u0131k uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00f6r\u00fcnen bir ger\u00e7e\u011fi ortaya koyan bir tablodur. Temiz bir kalbin, iyi bir y\u00fcre\u011fin d\u00fc\u015f\u00fcnebilece\u011fi en \u00fcst\u00fcn, en de\u011ferli insanl\u0131k \u00f6rne\u011fidir. Marksizmin kaynak kitab\u0131 olan &#8220;Kapital&#8221; de Kom\u00fcnizmin insanlara m\u00fcjdelemeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 nefret uyand\u0131ran kin ve tiksindiren y\u0131k\u0131m tablosu ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda g\u00fczelli\u011fi, \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 daha net bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131kabilecek bir tablodur. Kom\u00fcnizm insanlar\u0131n g\u00f6n\u00fcllerini tahrib eden vicdanlar\u0131n\u0131 kemiren bir anlay\u0131\u015fa sahiptir. B\u00fct\u00fcn s\u0131n\u0131flara, insanl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm ge\u00e7mi\u015f nesillerine, \u00e7irkin s\u0131n\u0131fsal kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k anlay\u0131\u015f\u0131na boyun e\u011fmeyen bug\u00fcnk\u00fc t\u00fcm uluslara, hangi milletten ve hangi dinden olursa olsun imana ve m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 derin bir kin beslemektedir.<\/p>\n<p>Bunlar hi\u00e7bir \u00f6zelli\u011fi ve hi\u00e7bir y\u00f6n\u00fc birbirini tutmayan, hi\u00e7bir dokunu\u015fu ve hi\u00e7bir temas\u0131 birbirine paralel d\u00fc\u015fmeyen apayr\u0131 iki tablodur. Bu tablolar\u0131n biri insanl\u0131\u011f\u0131n en y\u00fcce mertebesine \u00e7\u0131kar\u0131yor. Di\u011feri en a\u015fa\u011f\u0131 derecesine indiriyor. Bir tablo nesilleri yer, zaman, \u00fclke, vatan, \u0131rk ve soy ba\u011flar\u0131n\u0131n farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ra\u011fmen tan\u0131\u015fmaya, sevi\u015fmeye, birbirine ba\u011flanmaya, yard\u0131mla\u015fmaya ve dayan\u0131\u015fmaya, Allah&#8217;a giden yolda bulu\u015fmaya \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>G\u00f6n\u00fclleri pislikten ar\u0131nd\u0131r\u0131yor. Kalpleri kinden temizliyor. Di\u011fer tablo insanlar\u0131 birbirini bo\u011fazlayan d\u00fc\u015fmanlar haline getiriyor. Kin, k\u0131skan\u00e7l\u0131k, d\u00fc\u015fmanl\u0131k, aldatma, hile ve kaypakl\u0131k gibi ili\u015fkilerle onlar\u0131 birbirine d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcyor. \u0130sterse onlar ayn\u0131 yerde namaza durmu\u015f olsunlar. Namaz bir tuzaktan \u00f6te bir \u015fey de\u011fildir. Dinin tamam\u0131 kapitalistin emek\u00e7ilere kar\u015f\u0131 kurdu\u011fu bir tuzaktan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir!<\/p>\n<p>&#8220;Onlardan sonra gelenler derler ki: `Rabbimiz, bizi ve bizden \u00f6nce inanan karde\u015flerimizi ba\u011f\u0131\u015fla, kalplerimizde inananlara kar\u015f\u0131 bir kin b\u0131rakma! Rabbimiz, sen \u00e7ok \u015fefkatli ve \u00e7ok merhametlisin: &#8216;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte iman kavram\u0131 budur. \u0130nanm\u0131\u015f insan\u0131n duas\u0131 da budur. Bu ger\u00e7ekten onurlu, \u015ferefli bir kervand\u0131r. Ve bu dua da ger\u00e7ekten onurlu bir duad\u0131r.<\/p>\n<p>Surenin ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde. bu apayd\u0131nl\u0131k tablo ortaya konduktan, nurdan \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde ufuklara kald\u0131r\u0131ld\u0131ktan sonra tekrar surenin hakk\u0131nda indi\u011fi olaya d\u00f6n\u00fcyor. Bu olayla ilgisi olan ve bu meseleye kar\u0131\u015fm\u0131\u015f bulunan ba\u015fka bir kesimin, m\u00fcnaf\u0131k g\u00fcruhunun tablosunu \u00e7izmeye ge\u00e7iyor:<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1- G\u00f6klerde ve yerde olanlar\u0131n hepsi Allah&#8217;\u0131 tesbih etmektedir. O \u00fcst\u00fcnd\u00fcr, hikmet sahibidir. \u0130\u015fte sure evrende s\u00fcrekli olarak meydana gelen bu ger\u00e7ekle ba\u015fl\u0131yor. G\u00f6klerde ve yerde olan her\u015feyin Allah&#8217;\u0131 kutsamas\u0131 b\u00fct\u00fcn bir evrenin O&#8217;na y\u00f6nelerek O&#8217;nu y\u00fcceltip noksan s\u0131fatlardan tenzih etmesi ile ba\u015fl\u0131yor. Sure ehl-i kitaptan olan kafirlerin Allah taraf\u0131ndan yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lmalar\u0131n\u0131 ve bu yurtlar\u0131n\u0131n &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1578],"tags":[1596,1655,1583,1597,1600,1599,1584,1582,1587,1588,1591,1594,1593,1595,1592,1590,1586,1589,1585],"class_list":["post-2367","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-fizilalil-kuran-tefsiri-2","tag-hasr-suresinin-tefsiri","tag-kuran","tag-kuran-tefsiri","tag-sehid-seyyid-kutub","tag-seyyid-kutub","tag-sure","tag-tefsir","tag-tefsir-dersler","tag-tefsir-dersleri","tag-tefsir-dinle","tag-tefsir-indir","tag-tefsir-izle","tag-tefsir-kitaplari","tag-tefsir-mp3","tag-tefsir-nedir","tag-tefsir-oku","tag-tefsirdersi","tag-tefsirler-2"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2367","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2367"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2367\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2367"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2367"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2367"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}