{"id":2489,"date":"2012-01-19T15:29:43","date_gmt":"2012-01-19T15:29:43","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2489"},"modified":"2012-01-19T15:29:43","modified_gmt":"2012-01-19T15:29:43","slug":"ahzab-suresinin-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/ahzab-suresinin-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub\/","title":{"rendered":"Ahzab Suresi\u2019nin Tefsiri \u2013 Fizilal\u2019il Kur\u2019an \u2013 Seyyid Kutub"},"content":{"rendered":"<p><strong>1- &#8220;Ey Peygamber: Allah&#8217;tan kork, kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. \u015e\u00fcphesiz, Allah her \u015feyi bilir ve her yapt\u0131\u011f\u0131 yerindedir.&#8221;<\/p>\n<p>2- &#8220;Sana Rabbin taraf\u0131ndan vahyedilen kitaba uy; \u015f\u00fcphesiz Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>3- &#8220;Allah&#8217;a g\u00fcven, dost ve dayanak olarak Allah yeter.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Bu, gen\u00e7 \u0130slam toplumunun toplumsal ve ahl\u00e2ki hayat\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerini d\u00fczenleyen Ahzab suresinin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bu ba\u015flang\u0131\u00e7 \u0130slam\u0131n sosyal d\u00fczeninin \u00f6zelli\u011fini ve bu d\u00fczenin gerek pratik hayatta gerekse vicdan aleminde dayand\u0131\u011f\u0131 temel ilkeleri g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz islam bir konferanslar ve vaazlar, davran\u0131\u015f ve ahl\u00e2k kurallar\u0131, yasa ve kanunlar, rejim ve gelenekler kolleksiyonu de\u011fildir. \u0130slam bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc kaps\u0131yor ama, sadece bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc islam demek de\u011fildir. \u0130slam teslim olmakt\u0131r. Allah&#8217;\u0131n iradesine ve kaderine teslim olmakt\u0131r; daha ba\u015ftan itibaren Allah&#8217;\u0131n emir ve yasaklar\u0131na itaat etmeye, ba\u015fka hi\u00e7bir direktife, hi\u00e7bir y\u00f6ne y\u00f6nelmeden, ayn\u0131 \u015fekilde O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131na g\u00fcvenmeden Allah&#8217;\u0131n belirledi\u011fi hayat sistemine uymaya haz\u0131r olmakt\u0131r. Bu, daha ba\u015ftan itibaren \u015fu yery\u00fcz\u00fcnde ya\u015fayan insanlar\u0131n, tek ve ortaks\u0131z Allah&#8217;\u0131n belirledi\u011fi evrensel yasalar sistemine boyun e\u011fdiklerinin bilincinde olmakt\u0131r. Hem kendilerinin hem i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hem y\u0131ld\u0131zlar\u0131n hem galaksilerin hareketlerini y\u00f6nlendirenin; gizli a\u00e7\u0131k, g\u00f6r\u00fcnmeyen-g\u00f6r\u00fcnen, ak\u0131llar\u0131n alg\u0131lad\u0131,y-insan\u0131n kavrama yetene\u011finin alg\u0131lama bak\u0131m\u0131ndan yetersiz kald\u0131\u011f\u0131 top yek\u00fcn varl\u0131k alemini bu bir ve ortaks\u0131z \u0130l\u00e2h&#8217;\u0131n y\u00f6netti\u011fini bilmektir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emirlerine uymaktan, yasaklar\u0131ndan sak\u0131nmaktan; y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kolayca kullanmalar\u0131 i\u00e7in buyruklar\u0131na verdi\u011fi sebeplere sar\u0131l\u0131p sonu\u00e7lara katlanmaktan ba\u015fka se\u00e7eneklerinin olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesin \u015fekilde bilmektir. \u0130\u015fte temel budur. Bundan sonra, vicdanda yer eden inan\u00e7 sisteminin gereklerinin fiili terc\u00fcmesi ve nefsin Allah&#8217;a teslim olmas\u0131n\u0131n, onun hayat sistemine g\u00f6re hareket etmesinin pratik sonu\u00e7lar\u0131 olan \u015feriat ve kanunlar, rejim ve gelenekler, davran\u0131\u015f ve ahl\u00e2k kurallar\u0131 bu temele dayal\u0131 olarak bi\u00e7imlendirilir. \u0130slam bir inan\u00e7 sistemidir. \u015eeriat bu inan\u00e7 sisteminden kaynaklan\u0131r. Toplumsal d\u00fczen de bu \u015feriata dayand\u0131r\u0131l\u0131r. \u0130\u015fte birbirini b\u00fct\u00fcnleyen, birbiri ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olan, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim halinde bulunan bu \u00fc\u00e7l\u00fc islam demektir.<\/p>\n<p>Yepyeni kanunlar koyarak, al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015f\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda uygulamalar belirleyerek m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n sosyal hayatlar\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen Ahzab suresinin ilk direktifinin Allah&#8217;tan korkmaya ili\u015fkin olmas\u0131 bu y\u00fczdendir. Bu direktif bizzat bu kanunlar\u0131 ve d\u00fczenlemeleri uygulamay\u0131 \u00fcstlenen Peygamber efendimize y\u00f6neliktir. &#8220;Ey Peygamber, Allah&#8217;tan kork.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;tan korkmak, O&#8217;nun g\u00f6zetiminin bilincinde olmak, O&#8217;nun y\u00fcceli\u011fini hissetmek en ba\u015fta gelen ilkedir. Vicdan\u0131n derinliklerinde kanun koyma ve bu kanunlar\u0131 uygulamay\u0131 g\u00f6zetleyen bek\u00e7idir. \u0130slam\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc b\u00fct\u00fcn y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler, b\u00fct\u00fcn direktifler bu temele ba\u011flan\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130kinci direktif ise kafir ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etmemeyi, onlar\u0131n direktif ve \u00f6nerilerine uymamay\u0131, g\u00f6r\u00fc\u015f ve te\u015fvik ama\u00e7l\u0131 s\u00f6zlerini dinlememeyi \u00f6ng\u00f6ren yasakt\u0131r: &#8220;Kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme..&#8221; Bu yasa\u011f\u0131n, Allah&#8217;\u0131n vahyetti\u011fi kitaba uymaya ili\u015fkin emirden \u00f6nce vurgulanmas\u0131, o s\u0131ralar Medine ve \u00e7evresinde ya\u015fayan kafir ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00fczerindeki bask\u0131lar\u0131n\u0131n \u00e7ok a\u011f\u0131r oldu\u011funu g\u00f6steriyor. O kadar ki, onlar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f ve direktiflerine uymamaya ili\u015fkin bu yasa\u011f\u0131n konulmas\u0131n\u0131, onlar\u0131 ve bask\u0131lar\u0131n\u0131 bertaraf etmeye fiilen ba\u015flanmas\u0131n\u0131 gerektirmi\u015ftir. Bu yasak her zamanki toplumlar i\u00e7in ge\u00e7erlidir. M\u00fc&#8217;minleri genel anlamda kafir ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015flerine aymaktan, \u00f6zellikle inan\u00e7, kanun koyma ve sosyal d\u00fczen a\u00e7\u0131s\u0131ndan onlara itaat etmekten sak\u0131nd\u0131r\u0131yor. Bununla m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hayat sisteminin tamamen Allah&#8217;\u0131n dinine uygun olmas\u0131, kesinlikle ba\u015fka g\u00f6r\u00fc\u015f ve direktiflerin bu sisteme bula\u015fmamas\u0131 ama\u00e7lan\u0131yor.<\/p>\n<p>\u015eu halde hi\u00e7 kimse -zay\u0131fl\u0131k ve sapmalar\u0131n egemen oldu\u011fu d\u00f6nemlerde kimi m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi- kafir ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n sahip olduklar\u0131 d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc itibariyle parlak olan ilmi birikime, deneyim ve beceriye kanmamal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her \u015feyi bilen ve her \u015feyi bir hikmete g\u00f6re yerli yerinde yapan sadece y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. Bu sonsuz bilgisi ve hikmeti uyar\u0131nca m\u00fc&#8217;minlerin uyacaklar\u0131 hayat sistemini belirleyen O&#8217;dur. &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah her \u015feyi bilir ve her yapt\u0131\u011f\u0131 yerindedir.&#8221; \u0130nsanlar\u0131n bilgisi ise \u00f6zden yoksun bir kabuktur ve \u00fcstelik \u00e7ok azd\u0131r!<\/p>\n<p>Bunun hemen ard\u0131ndan gelen \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc direktif ise \u015fudur: &#8220;Sana Rabbin taraf\u0131ndan vahyedilen kitaba uy&#8230;&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc direktif vermeye yetkili tek merci buras\u0131d\u0131r. Uyulmay\u0131 hakkeden biricik kaynak budur. Ayet ifadenin yap\u0131s\u0131nda gizli bulunan baz\u0131 anlaml\u0131 mesajlar i\u00e7eriyor. &#8220;Sana Rabbin taraf\u0131ndan vahyedilen kitaba uy.&#8221; &#8220;Sana&#8221; kelimesiyle vahiy Peygamberimize \u00f6zg\u00fc k\u0131l\u0131n\u0131yor. &#8220;Rabbin taraf\u0131ndan&#8221; tamlamas\u0131 ile de vahyin kayna\u011f\u0131 vurgulan\u0131yor. Buyru\u011funa uyman\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011fu y\u00fcce Allah&#8217;tan gelen somut ifadenin yan\u0131 s\u0131ra, c\u00fcmlenin yap\u0131s\u0131nda belirginle\u015fen bu duyarl\u0131 ve anlaml\u0131 mesajlarla da Allah taraf\u0131ndan vahyedilen kitaba uyman\u0131n zorunlulu\u011fu vurgulan\u0131yor. Bunun \u00fczerine yap\u0131lan de\u011ferlendirme ise \u015f\u00f6yledir: &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.&#8221; Sizinle ilgili bilgileri ve sizin neler yapmakta oldu\u011funuzu O vahiy kanaliyle size bildiriyor. Sizin yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131n ger\u00e7ek mahiyetini, sizi bu t\u00fcr eylemlere iten vicdanlar\u0131n\u0131zda yer eden arzular\u0131n\u0131z\u0131 bilir.<\/p>\n<p>Son direktif ise \u015fudur: &#8220;Allah&#8217;a g\u00fcven, dost ve dayanak olarak Allah yeter&#8221; \u0130nsanlar\u0131n senin yan\u0131nda ya da kar\u015f\u0131nda olmalar\u0131na \u00f6nem verme. Komplo ve tuzaklar\u0131na ald\u0131rma. B\u00fct\u00fcn i\u015flerini Allah&#8217;a b\u0131rak. O, sonsuz ilmine, hikmet ve \u00f6n tasar\u0131m\u0131na g\u00f6re bu i\u015fleri y\u00f6nlendirir. \u0130\u015fi en sonunda Allah&#8217;a b\u0131rakmak ve sadece O&#8217;na dayan\u0131p g\u00fcvenmek, kalbin g\u00f6lgesinde yat\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 sa\u011flam bir dayanakt\u0131r. \u0130nsan kalbi bu dayana\u011f\u0131n yan\u0131nda kendi etkinli\u011finin s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 bilir ve art\u0131k \u00f6tesine ge\u00e7mez. Bunun \u00f6tesini i\u00e7ten bir ba\u011fl\u0131l\u0131kla, g\u00fcvenle, teslimiyetle her t\u00fcrl\u00fc emir ve y\u00f6nlendirme yetkisine sahip olan y\u00fcce Allah&#8217;a b\u0131rak\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu \u00fc\u00e7 unsur: Allah korkusu (Takva), O&#8217;nun vahyetti\u011fi kitaba uyma, -Kafir ve m\u00fcnaf\u0131klara kar\u015f\u0131 tav\u0131r almakla birlikte- s\u0131rf O&#8217;na dayan\u0131p g\u00fcvenme unsurlar\u0131 davet\u00e7inin g\u00fcc\u00fcn\u00fc artt\u0131r\u0131r, onun daha duyarl\u0131 ve dikkatli hareket etmesini sa\u011flar. Davetin Allah&#8217;tan gelen, Allah&#8217;a do\u011fru yol alan ve Allah&#8217;a dayanan a\u00e7\u0131k ve kat\u0131\u015f\u0131ks\u0131z metoduna g\u00f6re yoluna devam etmesini sa\u011flar. &#8220;Dost ve dayanak olarak Allah yeter.&#8221;<\/p>\n<p>Bu direktifler duygusal g\u00f6zlemlere dayanan kesin bir mesajla sona eriyorlar:<br \/>\n<strong>4- &#8220;Allah bir insan\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs bo\u015flu\u011funda iki kalp yaratmad\u0131\u011f\u0131 gibi zihar yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z (sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin dedi\u011finiz) e\u015flerinizi, sizin anneleriniz yapmad\u0131 ve evlatl\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 da \u00f6z o\u011fullar\u0131n\u0131z gibi sayman\u0131z\u0131 me\u015fru kalmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar sizin dillerinize dolad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bo\u015f s\u00f6zlerdir. Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6yler ve O, do\u011fru yola iletir.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n sadece bir kalbi vard\u0131r. \u015eu halde sadece bir hayat sistemine uymas\u0131 bir zorunluluktur. Hayat ve varl\u0131k i\u00e7in ba\u015fvuraca\u011f\u0131 tek ve kapsaml\u0131 bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi olmal\u0131d\u0131r. De\u011ferleri \u00f6l\u00e7ece\u011fi, e\u015fya ve olaylar\u0131 de\u011ferlendirece\u011fi tek bir kriterinin olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Aksi taktirde hayat\u0131 parampar\u00e7a olur, birbirinden ayr\u0131, birbiri ile \u00e7eli\u015fen d\u00fc\u015f\u00fcnceler aras\u0131nda bocalan\u0131r. \u0130ki y\u00fczl\u00fc davran\u0131\u015flar sergiler. Yamukla\u015f\u0131r. Bir y\u00f6ne do\u011fru -sa\u011fa-sola sapmadan dengeli bir \u015fekilde hareket edemez.<\/p>\n<p>\u0130nsan, davran\u0131\u015f ve ahl\u00e2k kurallar\u0131n\u0131 bir kaynaktan, yasa ve kanunlar\u0131n\u0131 bir ba\u015fka kaynaktan, sosyal ya da ekonomik rejimi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir kaynaktan, sanat ve d\u00fc\u015f\u00fcncesini d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc bir kaynaktan alamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu karma\u015fa i\u00e7inde kalp sahibi bir insan\u0131n olgunla\u015fmas\u0131, insana yara\u015f\u0131r dengeli davran\u0131\u015flar sergilemesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Olsa olsa farkl\u0131 merciler aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnce ve hareketleri parampar\u00e7a olmu\u015f bir et kemik y\u0131\u011f\u0131n\u0131 meydana gelir.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek bir inan\u00e7 sistemine inanan bir insan\u0131n hayat\u0131n\u0131n herhangi bir noktas\u0131nda, b\u00fcy\u00fck ya da k\u00fc\u00e7\u00fck bir meselede bu inan\u00e7 sisteminin gereklerinden ve \u00f6zel de\u011ferlerinden soyutlanmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Bir insan\u0131n herhangi bir s\u00f6z s\u00f6ylerken, herhangi bir harekette bulunurken veya bir \u015feye niyetlenirken ya da bir \u015fey hakk\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrken bu inanca g\u00f6re davranmamas\u0131, bu inan\u00e7 sisteminin gereklerine uymamas\u0131 s\u00f6z konusu olamaz&#8230; Ancak e\u011fer bu inan\u00e7 sistemi onun vicdan\u0131na pratik olarak yerle\u015fmi\u015fse&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah insana sadece bir kalp bah\u015fetmi\u015ftir. Bu y\u00fczden tek bir yasaya boyun e\u011fmesi, bir tek d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemine dayanmas\u0131, e\u015fya ve olaylar\u0131 tek bir \u00f6l\u00e7\u00fcye g\u00f6re de\u011ferlendirmesi zorunludur.<\/p>\n<p>\u0130nan\u00e7 sahibi bir ki\u015fi herhangi bir \u015fey yapt\u0131\u011f\u0131 zaman: &#8220;Bunu \u015fahs\u0131m ad\u0131na yapt\u0131m. Bunu da islam ad\u0131na yapt\u0131m&#8221; diyemez. Nitekim g\u00fcn\u00fcm\u00fczde politikac\u0131lar, \u015firket y\u00f6neticileri; toplumsal ya da bilimsel dernek temsilcileri bu t\u00fcr s\u00f6zler s\u00f6ylemektedirler. Oysa bir tek ki\u015filikleri ve bir tek inan\u00e7 ile beslenen sadece bir kalpleri vard\u0131r. Bu y\u00fczden hayata ili\u015fkin bir tane d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, de\u011ferleri \u00f6l\u00e7ecekleri bir tane kriterleri olmal\u0131d\u0131r. Ba\u011fl\u0131 bulunduklar\u0131 inan\u00e7 sisteminden kaynaklanan d\u00fc\u015f\u00fcnceleri onlar\u0131n her durumunu ku\u015fatmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan tek ba\u015f\u0131na, aile i\u00e7inde, toplum aras\u0131nda, devlet y\u00f6netiminde, b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fcnde; gizli-a\u00e7\u0131k, i\u015f\u00e7i-i\u015fveren, y\u00f6neten-y\u00f6netilen olarak, bollukta ve darl\u0131kta tek bir kalple ya\u015far. Bu y\u00fczden hi\u00e7bir durumda kriterleri, de\u011fer yarg\u0131lar\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi de\u011fi\u015fmemelidir. &#8220;Allah bir insan\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs bo\u015flu\u011funda iki kalp yaratmam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden insan\u0131n izleyece\u011fi hareket metodu bir tanedir. Sadece bir yolda y\u00fcr\u00fcmeli, sadece bir vahye ve yaln\u0131zca bir merciye y\u00f6nelmelidir. K\u0131sacas\u0131 tek ve ortaks\u0131z Allah&#8217;a teslim olmal\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir kalp iki \u0130l\u00e2h&#8217;a birden kulluk yapamaz, iki efendiye birden hizmet edemez. Ayn\u0131 anda iki yolu izleyemez, iki merciye y\u00f6nelemez. B\u00f6yle bir \u015fey yapmaya kalk\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 an duygu, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015f olarak parampar\u00e7a bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcm sergiler, kendi kendi ile \u00e7eli\u015fir, et ve kemik y\u0131\u011f\u0131n\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr.<\/p>\n<p>Uyulacak sistemin ve izlenecek yolun belirlenmesine ili\u015fkin bu kesin mesajdan sonra ayet-i kerime &#8220;zihar&#8221; (Yani, adam\u0131n kar\u0131s\u0131na sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin demesi) ve evlat edinme geleneklerinin ge\u00e7ersiz olduklar\u0131n\u0131 duyuruyor. Ama\u00e7 toplumu a\u00e7\u0131k, normal ve sa\u011flam temellere dayand\u0131rmakt\u0131r.<br \/>\n<strong>5- &#8220;Evlatl\u0131klar\u0131 \u00f6z babalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n, bu Allah kat\u0131nda en do\u011fru olan\u0131d\u0131r. \u015eayet \u00f6z babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z, onlar sizin din karde\u015fleriniz ve dostlar\u0131n\u0131zd\u0131r. Yan\u0131larak yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda size bir g\u00fcnah yok, fakat kalbinizin bile bile yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda g\u00fcnah vard\u0131r. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015fla-yan \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\nCahiliye d\u00f6neminde erkek kar\u0131s\u0131na: &#8220;Sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin, yani anam\u0131n bana haram olu\u015fu gibi harams\u0131n&#8221; der ve o andan itibaren kar\u0131s\u0131yla cinsel ili\u015fkide bulunmas\u0131 haram olurdu. Sonra kad\u0131n ortada kal\u0131rd\u0131. Ne bo\u015fanm\u0131\u015f say\u0131l\u0131rd\u0131 ki bir ba\u015fkas\u0131 ile evlensin, ne de normal bir e\u015f gibi kocas\u0131na helal olurdu. Bu durum b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131lara neden olurdu. Bu uygulama ayn\u0131 zamanda cahiliyede kad\u0131na kar\u015f\u0131 tak\u0131n\u0131lan tavr\u0131n, ona uygulanan bask\u0131n\u0131n i\u011fren\u00e7li\u011fini, kad\u0131n\u0131n ne b\u00fcy\u00fck zorluklara ve me\u015fakkatlere katland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steriyor.<\/p>\n<p>\u0130slam aile ortam\u0131ndaki sosyal ili\u015fkileri yeniden d\u00fczenleyip aileyi ilk toplumsal birim olarak tan\u0131mlay\u0131nca; ku\u015faklara kaynakl\u0131k eden bu yuvaya lay\u0131k oldu\u011fu \u00f6zeni ve korumay\u0131 yerine getirince kad\u0131n\u0131n omuzlar\u0131na binmi\u015f bu ay\u0131b\u0131 kald\u0131rd\u0131, aile i\u00e7i sosyal ili\u015fkileri adalet ilkesine dayal\u0131 olarak, taraflardan herhangi birine zorluk \u00e7\u0131karmadan d\u00fczenledi. \u0130slam\u0131n koydu\u011fu bu kural da ayn\u0131 amaca y\u00f6neliktir: &#8220;Zihar yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z (sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin dedi\u011finiz) e\u015flerinizi, sizin anneleriniz yapmad\u0131&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc dille s\u00f6ylenen bir s\u00f6z pratik ger\u00e7e\u011fi de\u011fi\u015ftiremez. Zira anne annedir, e\u015f de e\u015fdir. \u0130nsan\u0131n bunlarla olan ili\u015fkisinin \u00f6zelli\u011fi bir c\u00fcmle ile de\u011fi\u015fmez. Bu y\u00fczden cahiliyede oldu\u011fu gibi &#8220;zihar&#8221; yapma, annenin haram olu\u015fu gibi s\u00fcrekli bir haraml\u0131\u011f\u0131n sebebi olarak kabul edilmemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Rivayete g\u00f6re &#8220;zihar&#8221; gelene\u011finin ge\u00e7ersizli\u011fi &#8220;m\u00fccadele&#8221; suresindeki ayetlerle karara ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. O zaman Evs b. Samit kar\u0131s\u0131 Havle binti Sa&#8217;lebe&#8217;ye zihar yapm\u0131\u015ft\u0131 (sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin demi\u015fti). Bunun \u00fczerine kad\u0131n, Peygamber efendimize gelmi\u015f ve &#8220;Ya Resulallah, kocam mal\u0131m\u0131 yedi, gen\u00e7li\u011fimi yedi bitirdi. Ona \u00e7ocuk do\u011furdum. Ne zamanki ya\u015flan\u0131p \u00e7ocuk do\u011furamaz hale gelince bu sefer &#8220;sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin&#8221; dedi&#8221; diyerek \u015fikayette bulunmu\u015ftu. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz &#8220;Benim g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcme g\u00f6re sen ona ha-ram olmu\u015fsun&#8221; demi\u015fti. Kad\u0131n bu \u015fikayetini defalarca tekrarlam\u0131\u015f, bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah \u015fu ayetleri indirmi\u015fti: &#8220;Ey Muhammed! Kocas\u0131 hakk\u0131nda seninle tart\u0131\u015fan ve Allah&#8217;a \u015fikayette bulunan kad\u0131n\u0131n s\u00f6z\u00fcn\u00fc Allah i\u015fitmi\u015ftir: esasen Allah konu\u015fman\u0131z\u0131 i\u015fitir. Do\u011frusu Allah i\u015fitendir, g\u00f6rendir. \u0130\u00e7inizde kar\u0131lar\u0131n\u0131 `zihar&#8217; yapanlar (sen bana anam\u0131n s\u0131rt\u0131 gibisin diyenler) bilsinler ki, kar\u0131lar\u0131 anneleri de\u011fildir; anneleri ancak, onlar\u0131 do\u011furanlard\u0131r. Do\u011frusu s\u00f6yledikleri k\u00f6t\u00fc ve as\u0131ls\u0131z bir s\u00f6zd\u00fcr. Allah \u015f\u00fcphesiz affedendir, ba\u011f\u0131\u015flayand\u0131r. Kar\u0131lar\u0131m zihar yoluyla bo\u015famak isteyip, sonra s\u00f6zlerinden d\u00f6nenlerin, kar\u0131s\u0131 ile ili\u015fkiye girmeden \u00f6nce bir k\u00f6le azad etmeleri gerekir. Size bu hususta b\u00f6ylece \u00f6\u011f\u00fct verilmektedir. Allah i\u015flediklerinizden haberdard\u0131r. Az\u00e2d edecek k\u00f6le bulamayan\u0131n kar\u0131s\u0131 ile ili\u015fkiye girmeden \u00f6nce iki ay birbiri pe\u015finden oru\u00e7 tutmas\u0131 gerekir. Buna g\u00fcc\u00fc yetmeyen, altm\u0131\u015f d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fc doyurur. Bu kolayl\u0131k Allah&#8217;a ve Peygamberine inanman\u0131zdan \u00f6t\u00fcr\u00fcd\u00fcr. Bunlar, Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r; kafirler i\u00e7in can yak\u0131c\u0131 azab vard\u0131r.&#8221; (M\u00fccadele Suresi, 1-4) Bununla, zihar yapma ge\u00e7ici bir s\u00fcre i\u00e7in cinsel ili\u015fkinin haram olu\u015funa neden say\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. S\u00fcrekli bir haram ya da bo\u015fanma nedeni olarak kabul edilmemi\u015ftir. Kefareti de bir k\u00f6le \u00e2z\u00e2d etmek. Ya da ara vermeden iki ay \u00fcst \u00fcste oru\u00e7 tutmak yahut altm\u0131\u015f yoksulu doyurmakt\u0131r. Bu kefaret yerine getirildikten sonra tekrar adam\u0131n kar\u0131s\u0131 kendisine helal olur. Evlilik hayat\u0131 da eski haline d\u00f6ner. B\u00f6ylece her zaman i\u00e7in ge\u00e7erli olan de\u011fi\u015fmez ve do\u011fru h\u00fck\u00fcm pratik bir ger\u00e7e\u011fe dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olur: &#8220;Zihar yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z e\u015flerinizi, sizin anneleriniz yapmad\u0131.&#8221; Bu sayede aile, cahiliye d\u00f6neminde kad\u0131na reva g\u00f6r\u00fclen k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin ve me\u015fakkatlerin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc temsil eden bu t\u00fcr cahiliye gelenekleri y\u00fcz\u00fcnden da\u011f\u0131lmaktan, aile ortam\u0131ndaki ili\u015fkiler, erkeklerin cahiliye toplumunda kabaran arzular\u0131 ve \u00fcst\u00fcnl\u00fck kompleksleri kar\u015f\u0131s\u0131nda bozulmaktan, karma\u015f\u0131k ya da ba\u015f\u0131bo\u015f hale gelmekten korunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu `zihar&#8217; meselesi. Evlat edinme ve evlat edinilenlerin \u00f6z babalar\u0131nda ba\u015fkas\u0131na nisbet edilerek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lmas\u0131 meselesine gelince, bu da hem aile hem de toplum yap\u0131s\u0131nda sars\u0131lmalara neden oluyordu.<\/p>\n<p>Arap toplumunda namusla ve soyla \u00f6v\u00fcnme gelene\u011fi son derece yayg\u0131n ve me\u015fhur olmas\u0131na ra\u011fmen, herkes taraf\u0131ndan bilinen \u00fcnl\u00fc bir soya mensup birka\u00e7 ailenin d\u0131\u015f\u0131nda toplum i\u00e7inde \u00f6v\u00fcn\u00e7 vesilesi olan bu gelenekle \u00e7eli\u015fen davran\u0131\u015flar sergileniyordu.<\/p>\n<p>\u00d6rne\u011fin toplumda babalar\u0131 bilinmeyen \u00e7ocuklar olurdu. Herhangi bir adam bunlar aras\u0131nda ho\u015funa giden birisini evlat edinir, o\u011flu olarak \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rd\u0131. Bu \u00e7ocu\u011fu soyu aras\u0131na katard\u0131. B\u00f6ylece ger\u00e7ek baba-evlat gibi birbirlerine miras\u00e7\u0131 olurlard\u0131.<\/p>\n<p>\u00d6te yandan babalar\u0131 bilinen \u00e7ocuklar da vard\u0131. Herhangi bir adam bunlar aras\u0131nda ho\u015funa giden birini kendisi i\u00e7in sat\u0131n al\u0131r, onu evlat edinirdi. B\u00f6ylece kendi soyuna katard\u0131. Art\u0131k o \u00e7ocuk insanlar aras\u0131nda kendisini evlat edinen adam\u0131n ad\u0131 ile tan\u0131n\u0131rd\u0131. Adam\u0131n ailesinden biri olurdu. Bu durum daha \u00e7ok sava\u015f ve bask\u0131nlarda esir al\u0131nan k\u0131z ve erkek \u00e7ocuklar i\u00e7in s\u00f6z konusuydu. Bunlar-dan birini soyuna katmak isteyen birisi, onu evlad\u0131 olarak \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r, ona kendi ismini verirdi. O da bu isimle bilinir ve \u00f6z o\u011fulun hak ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerine sahip olurdu.<\/p>\n<p>Bunlardan birisi de Zeyd b. Harise el-Kelbi idi. Zeyd bir Arap kabilesine mensuptur. Daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00e7ocukken cahiliye d\u00f6neminde bir bask\u0131nda esir al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Hakim b. Hazzam da onu halas\u0131 Hatice :Allah ondan raz\u0131 olsun- i\u00e7in sat\u0131n alm\u0131\u015ft\u0131. Hz. Hatice Peygamber efendimizle evlenince Zeyd&#8217;i Peygamberimize hediye etmi\u015fti. Sonra Zeyd&#8217;in babas\u0131 ve amcas\u0131 gelip onu Peygamber efendimizden istemi\u015flerdi. Peygamber efendimiz karar\u0131 Zeyd&#8217;e b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131. O da Peygamber efendimizin yan\u0131nda kalmay\u0131 tercih etmi\u015fti. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz onu \u00e2zad ederek kendisine evlat edinmi\u015fti. Bu nedenle ona &#8220;Zeyd b. Muhammed&#8221; derlerdi. Zeyd Peygamber efendimize inanan ilk k\u00f6lelerdendi.<\/p>\n<p>\u0130slam, aile i\u00e7i ili\u015fkileri do\u011fal temelleri \u00fczerinde d\u00fczenlemeye, bu do\u011fal temeller \u00fczerin\u00e9 kurulu aile ba\u011flar\u0131n\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmeye, bu ba\u011flar\u0131 her t\u00fcrl\u00fc kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131ktan ve bulan\u0131kl\u0131ktan uzak ve a\u00e7\u0131k \u015fekilde belirtmeye ba\u015flay\u0131nca, bu evlat edinme gelene\u011fini ge\u00e7ersiz k\u0131ld\u0131. Soya ba\u011fl\u0131 ili\u015fkileri yani, kan, \u00f6z babal\u0131k ve evlatl\u0131k ili\u015fkilerini ger\u00e7ek sebeplerine d\u00f6nd\u00fcrerek \u015fu ilkeyi yerle\u015ftirdi: &#8220;Evlatl\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 da \u00f6z o\u011fullar\u0131n\u0131z gibi sayman\u0131z\u0131 me\u015fru k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; &#8220;Bunlar sizin dillerinize dolad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bo\u015f s\u00f6zlerdir.&#8221; S\u00f6z ise realiteyi de\u011fi\u015ftirmez. Kan ba\u011f\u0131, nutfenin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 soya \u00e7ekim ba\u011f\u0131, evlad\u0131n canl\u0131 babas\u0131n\u0131n canl\u0131 bir par\u00e7as\u0131 olu\u015fundan kaynaklanan do\u011fal duygular ba\u011f\u0131 yerine yeni bir ba\u011f meydana getiremez.<\/p>\n<p>&#8220;Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6yler ve O, do\u011fru yola iletir.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, bat\u0131l\u0131n bula\u015fmad\u0131\u011f\u0131 kesin ve kat\u0131\u015f\u0131ks\u0131z ger\u00e7e\u011fi s\u00f6yler. Aile i\u00e7i ili\u015fkilerin a\u011f\u0131zla s\u00f6ylenen dayanaks\u0131z bir s\u00f6z yerine et ve kandan kaynaklanan do\u011fal ba\u011flara dayand\u0131r\u0131lmas\u0131 da bu ger\u00e7e\u011fin bir gere\u011fidir: &#8220;O, do\u011fru yola iletir.&#8221; Y\u00fcce Allah uyulmas\u0131 gereken do\u011fru ve f\u0131trat\u0131n temel yasas\u0131na ba\u011fl\u0131 olan yolu g\u00f6sterir. \u0130nsanlar\u0131n pratikte hi\u00e7bir anlam ifade etmeyen s\u00f6zlerle, kendi a\u011f\u0131zlar\u0131 ile olu\u015fturduklar\u0131 ba\u015fka yollar bu yola duyulan ihtiyac\u0131 ortadan kald\u0131rmaz. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u00f6yledi\u011fi ger\u00e7ek s\u00f6z ve f\u0131trat insanlar\u0131n a\u011f\u0131zlar\u0131yla uydurduklar\u0131 gelenekleri ortadan kald\u0131r\u0131r ve uyulmas\u0131 gereken do\u011fru yolu g\u00f6sterir:<\/p>\n<p>&#8220;Evlatl\u0131klar\u0131, \u00f6z bahalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n; bu Allah kat\u0131nda en do\u011fru olan\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u00c7ocu\u011fun \u00f6z babas\u0131na nisbet edilerek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131lmas\u0131, adaletin gere\u011fidir. Kendisinden canl\u0131 bir par\u00e7a olarak d\u00fcnyaya gelen \u00e7ocu\u011fun babas\u0131 i\u00e7in bir adalettir. Babas\u0131n\u0131n ad\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan, ona miras\u00e7\u0131 olan ve miras\u0131 b\u0131rakan, onunla yard\u0131mla-\u015fan, gizli bir kat\u0131l\u0131mla babas\u0131n\u0131n devam\u0131 say\u0131lan, babas\u0131n\u0131n ve atalar\u0131n\u0131n \u00f6zelliklerini temsil eden \u00e7ocuk i\u00e7in adalettir. Ayn\u0131 \u015fekilde her \u015feyi yerli yerine koyan; her t\u00fcrl\u00fc ili\u015fkiyi f\u0131tri temellerine dayand\u0131ran, baban\u0131n ve \u00e7ocu\u011fun hi\u00e7bir meziyetini yok etmeyen, evlad\u0131n sorumlulu\u011funu ve meziyetlerini ger\u00e7ek babadan ba\u015fkas\u0131na y\u00fcklemeyen, yine ger\u00e7ek evlattan ba\u015fkas\u0131na evlatl\u0131k y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini ve ayr\u0131cal\u0131klar\u0131n\u0131 y\u00fcklenmeyen hak ilkesi i\u00e7in de adalettir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte aile i\u00e7indeki y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri dengeli bi\u00e7imde ayarlayan toplumsal d\u00fczen budur. Bu d\u00fczen aileyi, realiteden destek g\u00f6ren ince ve kal\u0131c\u0131 temellere dayand\u0131r\u0131r. Ayn\u0131 zamanda toplum binas\u0131n\u0131 da ger\u00e7ek ve g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ilkeye dayand\u0131r\u0131r. Bu ilke evrensel ger\u00e7e\u011fin ifadesidir ve derin f\u0131tri realiteyle uyu\u015fmaktad\u0131r. Ailenin do\u011fal ger\u00e7e\u011finden habersiz olan b\u00fct\u00fcn d\u00fczenler zay\u0131f, temelleri \u00e7\u00fcr\u00fck, iflas et-meye mahkum d\u00fczenlerdir. Bu d\u00fczenlerin ya\u015famas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.(Kom\u00fcnizm, toplumsal yap\u0131 i\u00e7inde aile temelini inkar etmeye kalk\u0131\u015ft\u0131. Fakat b\u00fcy\u00fck bir ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011fa u\u011frad\u0131 ve u\u011framaya devam edecektir de. Felsefi ve ideolojik d\u00fczenin ilkelerine ra\u011fmen insan f\u0131trat\u0131 Rusya&#8217;da m\u00fccadeleye ba\u015flam\u0131\u015f ve .yava\u015f yava\u015f yeniden egemenli\u011fini kurup \u00f6nplana \u00e7\u0131kmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r.)<\/p>\n<p>Cahiliye toplumunda aile i\u00e7i ili\u015fkilerdeki ba\u015f\u0131bo\u015fluk, soyun kar\u0131\u015fmas\u0131na ve kimi zaman babalar\u0131n bilinmemesine neden olan cinsel anar\u015fizm g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulunduruldu\u011funda, islam, aile i\u00e7i ili\u015fkileri yeniden d\u00fczenleyip toplumu da bu temele dayal\u0131 olarak kurarken bu sorunu kolayl\u0131kla \u00e7\u00f6z\u00fcmlemi\u015ftir. Ger\u00e7ek babalar\u0131n bilinmesine imkan bulunmad\u0131\u011f\u0131 durumlarda, islam toplumu i\u00e7inde do\u011fal hi\u00e7bir dayana\u011f\u0131 bulunmayan evlatl\u0131k edinme yerine din karde\u015fli\u011fi ve dostlu\u011fu ilkesini yerle\u015ftirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;\u015eayet babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z, onlar sizin din karde\u015fleriniz ve dostlar\u0131n\u0131zd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu, son derece edepli ve manevi bir ili\u015fkidir. Bu t\u00fcr bir ili\u015fki, miras\u00e7\u0131 olmak, diyetlerin \u00f6denmesinde dayan\u0131\u015fmak gibi belli y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler gerektirmez. -Bunlar soy ve kan ba\u011f\u0131n\u0131n gerektirdi\u011fi y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerdir. Nitekim evlatl\u0131klar i\u00e7in de bu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler ge\u00e7erliydi-. Bu manevi ba\u011f\u0131n burada vurgulanmas\u0131, evlatl\u0131k ba\u011f\u0131n\u0131n ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131nmas\u0131ndan sonra evlatl\u0131klar\u0131n toplum i\u00e7inde yaln\u0131zl\u0131\u011fa terk edilmemeleri amac\u0131na y\u00f6neliktir.<\/p>\n<p>&#8220;\u015eayet babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z&#8221; ifadesi, bize cahiliye toplumundaki soy kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, cinsel ili\u015fkilerdeki anar\u015fizmin boyutlar\u0131n\u0131 tasvir etmektedir. \u0130slam aile d\u00fczenini babal\u0131k temeline, toplumsal d\u00fczeni de do\u011fal ve sa\u011flam aile esas\u0131na dayand\u0131rmak suretiyle bu kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve bu anar\u015fizmi ortadan kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Soylar\u0131 asl\u0131na d\u00f6nd\u00fcrmek i\u00e7in gerekli \u00e7aba sarf edildikten sonra, ger\u00e7ek soyu belirleme imkan\u0131ndan yoksun olduklar\u0131 durumlarda m\u00fc&#8217;minler i\u00e7in herhangi bir sorumluluk yoktur.<\/p>\n<p>&#8220;Yan\u0131larak yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda size bir g\u00fcnah yok, fakat kalplerinizin bile-bile yapt\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcnah vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ho\u015fg\u00f6r\u00fcn\u00fcn geri plan\u0131ndaki gerek\u00e7e y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131k ve merhametlilik niteliklerine sahip olmas\u0131, insanlara kald\u0131ramayacaklar\u0131 y\u00fck\u00fc y\u00fcklememesidir:<\/p>\n<p>&#8220;Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz cahiliye toplumunda ya\u015fanan kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131lan yeni d\u00fczenlemenin ciddiyetini vurgulamak i\u00e7in ger\u00e7ek soyun belirlenip do\u011frulanmas\u0131na b\u00fcy\u00fck \u00f6zen g\u00f6sterirdi. Bu y\u00fczden ger\u00e7ek soylar\u0131n\u0131 gizleyenleri k\u00fcf\u00fcrle nitelendirirdi. \u0130bn-i Cerir diyor ki: Bize Ya&#8217;kup b. \u0130brahim anlatt\u0131; ona da \u0130bn-i Aliye anlatm\u0131\u015f; ona da Uyeyne b. Abdurrahman babas\u0131ndan \u015f\u00f6yle rivayet etmi\u015f: Ebubekir (r.a) \u015f\u00f6yle dedi: Y\u00fcce Allah buyuruyor ki; &#8220;Evlatl\u0131klar\u0131 \u00f6z babalar\u0131na nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n; bu Allah kat\u0131nda en do\u011fru olan\u0131d\u0131r. \u015eayet babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z, onlar sizin din karde\u015fleriniz ve dostlar\u0131n\u0131zd\u0131r.&#8221; Ben de babalar\u0131 bilinmeyenlerden biriyim. \u015eu halde ben sizin din karde\u015finizim. Babam dedi ki (Bu s\u00f6z Uyeyne b. Abdurrahman&#8217;a aittir): Allah&#8217;a andolsun ki, zannedersem o, babas\u0131n\u0131n bir e\u015fek oldu\u011funu bilseydi kendini ona nisbet ederdi. Nitekim Peygamber efendimiz &#8220;Kim -bildi\u011fi halde- kendisini babas\u0131ndan ba\u015fkas\u0131na dayand\u0131r\u0131rsa, k\u00e2fir olur.&#8221; Bu \u00f6zen, bu \u00f6nemseme islam\u0131n ailenin ve aile ba\u011flar\u0131n\u0131n her t\u00fcrl\u00fc ku\u015fku ve yabanc\u0131 unsurdan korunmas\u0131na, ailenin her t\u00fcrl\u00fc korunma, do\u011fruluk, g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fck ve sa\u011flaml\u0131k sebepleriyle ku\u015fat\u0131lmas\u0131na verdi\u011fi \u00f6neme uygun d\u00fc\u015fmektedir. Ku\u015fkusuz bununla g\u00fcd\u00fclen ama\u00e7, birbiriyle kenetlenmi\u015f, bozulmam\u0131\u015f, temiz ve iffetli toplum binas\u0131n\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 temellere dayand\u0131r\u0131lmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan sonra evlatl\u0131k edinme uygulamas\u0131 kald\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi karde\u015flik s\u00f6zle\u015fmesi de iptal ediliyor. Ancak karde\u015flik uygulamas\u0131 bir cahiliye gelene\u011fi de\u011fildi. \u0130slam, hicretten sonra mallar\u0131n\u0131 ve ailelerini Mekke&#8217;de b\u0131rakan muhacirlerin, ayn\u0131 \u015fekilde Medine&#8217;de m\u00fcsl\u00fcman olmalar\u0131n\u0131n sonucu aileleri ile ba\u011flar\u0131n\u0131 koparan baz\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n durumunu pratik bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yolu ile kar\u015f\u0131lamak amac\u0131 ile bu uygulamay\u0131 ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131. Bunun yan\u0131 s\u0131ra Peygamber efendimizin genel anlamda m\u00fcsl\u00fcmanlar ad\u0131na karar verme (velayet) yetkisine sahip oldu\u011fu ve bu yetkinin, soydan kaynaklanan her t\u00fcrl\u00fc yetkiden \u00f6ncelikli oldu\u011fu, onun e\u015flerinin b\u00fct\u00fcn m\u00fc&#8217;minlerin manevi analar\u0131 olduklar\u0131 vurgulan\u0131yor.<br \/>\n<strong>6- &#8220;Peygamber m\u00fc&#8217;minlere canlar\u0131ndan ileridir. O&#8217;nun e\u015fleri de m\u00fc&#8217;minlerin anneleridir. Akraba olanlar miras hususunda Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131na g\u00f6re birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yak\u0131nd\u0131r. Dostlar\u0131n\u0131za yapaca\u011f\u0131n\u0131z uygun bir vasiyet bunun d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Bunlar kitapta yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Muhacirler geride her \u015feylerini b\u0131rakarak Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye hicret etmi\u015flerdi. Dinlerini korumak i\u00e7in Allah&#8217;a ko\u015fmu\u015flard\u0131. \u0130nan\u00e7lar\u0131n\u0131 akrabal\u0131k ba\u011flar\u0131na, mal varl\u0131\u011f\u0131na, d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n gerektirdi\u011fi sebeplere, \u00e7ocukluk ve delikanl\u0131l\u0131k an\u0131lar\u0131na, arkada\u015fl\u0131k ve dostluk duygular\u0131na tercih etmi\u015flerdi. S\u0131rf inan\u00e7lar\u0131m kurtarmak i\u00e7in geride kalan her \u015feyden soyutlanm\u0131\u015flard\u0131. Onlar bu \u015fekilde hicretleriyle, aralar\u0131nda e\u015f, aile ve \u00e7ocukta olmak \u00fczere insan\u0131n de\u011fer verdi\u011fi her \u015feyden bu \u015fekilde uzakla\u015fmalariyle, inanc\u0131n eksiksiz olarak ger\u00e7ekle\u015fmesinin, i\u00e7inde inan\u00e7tan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feye yer kalmayacak \u015fekilde kalbi b\u00fcr\u00fcmesinin yery\u00fcz\u00fcndeki canl\u0131 ve pratik \u00f6rnekleriydi. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6z\u00fcn\u00fc do\u011frular tarzda insan ki\u015fili\u011finin b\u00f6l\u00fcnmez b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn somut kan\u0131tlar\u0131yd\u0131lar:<\/p>\n<p>&#8220;Allah bir insan\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs bo\u015flu\u011funda iki kalp yaratmam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Medine&#8217;de de bu durumun bir ba\u015fka \u015fekli ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Baz\u0131 evlerde kimi fertler m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f, kimisi de m\u00fc\u015frik kalmaya devam etmi\u015fti. Bunun sonucu akrabalar\u0131 ile aralar\u0131ndaki ili\u015fkiler kesilmi\u015fti. Bu y\u00fczden ailesel ili\u015fkilerde belli bir \u00e7\u00f6z\u00fclme ba\u015f g\u00f6stermi\u015fti. Toplumsal d\u00fczeydeki ili\u015fkilerde ba\u015f g\u00f6steren \u00e7\u00f6z\u00fclme ise daha geni\u015f boyutlarda idi.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcman toplum hen\u00fcz yeni olu\u015fmu\u015ftu. Yeni kurulan islam devleti ise kurulu bir rejime dayal\u0131 bir d\u00fczenden \u00e7ok ruhlara egemen olan bir d\u00fc\u015f\u00fcnce olmaya daha yak\u0131nd\u0131.<\/p>\n<p>Tam bu noktada yeni inan\u00e7 sisteminden kaynaklanan bir bilin\u00e7 dalgas\u0131 kabard\u0131. Bu bilin\u00e7 dalgas\u0131 b\u00fct\u00fcn sevgileri, b\u00fct\u00fcn duygular\u0131, b\u00fct\u00fcn gelenek ve g\u00f6renekleri, b\u00fct\u00fcn ili\u015fkileri ve ba\u011flar\u0131 \u00f6rtt\u00fc. Onlar\u0131n t\u00fcm etkinliklerini sildi s\u00fcp\u00fcrd\u00fc. Bununla kalpleri birbirine ba\u011flayan tek unsurun, inan\u00e7 sisteminin olmas\u0131 hedefleniyordu. Ayn\u0131 zamanda inan\u00e7 unsurunun bile kabile ortam\u0131ndaki do\u011fal k\u00f6klerinden kopmu\u015f par\u00e7alar\u0131 birbirine ba\u011flamas\u0131, kan, soy, \u00e7\u0131kar, dostluk, \u0131rk ve dil gibi ba\u011flar\u0131n yerini almas\u0131, islama girmi\u015f bu par\u00e7alar\u0131 birbiri ile kayna\u015ft\u0131rmas\u0131, bunlar\u0131 birbiriyle kenetlenmi\u015f, birbiriyle kayna\u015fm\u0131\u015f, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yard\u0131mla\u015fma ve dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde bulunan ger\u00e7ek bir kitle haline getirmesi isteniyordu. Ku\u015fkusuz konunun h\u00fckm\u00fc ile ya da devletin buyruklar\u0131 ile olmayacakt\u0131 bu i\u015f. \u0130\u00e7ten gelen bir d\u00fcrt\u00fc ile, \u00efnsanlar\u0131n normal hayatlar\u0131nda al\u0131\u015f\u0131k olduklar\u0131 her \u015feyi silip s\u00fcp\u00fcren bir bilin\u00e7 kabarmas\u0131 ile ger\u00e7ekle\u015fecekti. \u0130\u015fte islam toplumu devlet d\u00fczenine ve rejimin g\u00fcc\u00fcne dayanamad\u0131\u011f\u0131 s\u0131ralarda bu temele dayanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Muhacirler, kendilerinden \u00f6nce Medine&#8217;yi bir iman yurdu haline getiren ensara konuk oldular. Ensar da evlerini, kalplerini ve mallar\u0131n\u0131 pe\u015fke\u015f \u00e7ekerek muhacirleri kar\u015f\u0131lad\u0131lar. Onlar\u0131 bar\u0131nd\u0131rmak i\u00e7in birbiriyle yar\u0131\u015ft\u0131lar, muhacirleri konuk etmek hususunda o kadar birbirleri ile \u00e7eki\u015ftiler ki, bir muhaciri ancak kur&#8217;a ile bir ensariye konuk etmek m\u00fcmk\u00fcn olmu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc muhacirlerin say\u0131s\u0131, onlar\u0131 bar\u0131nd\u0131rmak isteyen ensardan azd\u0131. F\u0131tri cimrilikten, g\u00f6steri\u015f ve riyadan uzak, ger\u00e7ek bir mutlulukla, g\u00f6n\u00fcl ho\u015fnutlu\u011fu ile isteyerek her \u015feylerini onlarla payla\u015ft\u0131lar.<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz muhacir erkeklerle ensar erkekleri aras\u0131nda karde\u015flik ba\u011f\u0131 olu\u015fturdu. Bu karde\u015flik, inan\u00e7 sahipleri aras\u0131ndaki dayan\u0131\u015fma tarihinde e\u015fine rastlanmayan bir ba\u011fd\u0131. Bu karde\u015flik, kan karde\u015fli\u011finin yerini ald\u0131. O da miras, diyet ve benzeri soy ba\u011f\u0131ndan kaynaklanan di\u011fer hak ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri kaps\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bilgide bu bilin\u00e7 y\u00fcksek bir zirveye ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar bu yeni ili\u015fkiyi b\u00fcy\u00fck bir ciddiyetle benimsemi\u015flerdi. -Onlar\u0131n bu tutumlar\u0131 islam\u0131n getirdi\u011fi b\u00fct\u00fcn prensiplere kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131klar\u0131 tavr\u0131n ayn\u0131s\u0131yd\u0131-. Bu bilin\u00e7 islam toplumunu olu\u015fturma ve onu ku\u015fatma a\u00e7\u0131s\u0131ndan yerle\u015fik bir devlet d\u00fczeninin, oturmu\u015f bir yasama g\u00fcc\u00fcn\u00fcn, otoriter bir rejimin i\u015flevini g\u00f6rm\u00fc\u015f, hatta ondan fazlas\u0131n\u0131 ba\u015farm\u0131\u015ft\u0131. Bu t\u00fcr istisnai ve karma\u015f\u0131k ko\u015fullarda bunun gibi yeni do\u011fmu\u015f bir toplumu korumak ve onlar\u0131 bir arada tutmak i\u00e7in bunun gibi bir uygulama zorunluydu.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcr duygusal y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan istisnai uygulamalar, benzeri ko\u015fullarla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalan toplumlar\u0131n organik olu\u015fumlar\u0131n\u0131 tamamlamalar\u0131 i\u00e7in zorunludur. Yerle\u015fik bir devlet sistemi, oturmu\u015f bir yasama g\u00fcc\u00fc ve toplumun ya\u015famas\u0131, geli\u015fmesi ve korunmas\u0131 i\u00e7in gerekli olan g\u00fcvenceleri yeterince sa\u011flayan otoriter bir rejim meydana gelene kadar bunun gibi istisnai uygulamalara ba\u015fvurmak gerekir. Bu durum do\u011fal durumlar ve uygulamalar ortaya \u00e7\u0131kma imkan\u0131 bulana kadar s\u00fcrer.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz islam, -bu t\u00fcr duygusal y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan uygulamalar\u0131 her zaman i\u00e7ermekle beraber, bu duygunun kalpteki kayna\u011f\u0131n\u0131n her zaman a\u00e7\u0131k, her zaman artar durumda ve her an i\u00e7in f\u0131\u015fk\u0131rmaya elveri\u015fli olmas\u0131n\u0131 \u00f6ng\u00f6rmekle beraber toplumsal yap\u0131s\u0131n\u0131 insan ruhunun normal g\u00fcc\u00fcne dayand\u0131rmay\u0131 ister, istisnai heyecanlanmalara de\u011fil. Duygusal y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan uygulamalar istisnai d\u00f6nemlerde i\u015flevlerini yerine getirdikten sonra yerlerini do\u011fal ak\u0131\u015fa terk ederler. \u00d6zel zorunluluk d\u00f6nemi sona erince normal d\u00fczen devreye girer.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden Kur&#8217;an-\u0131 Kerim Bedir sava\u015f\u0131ndan sonra durumun yava\u015f yava\u015f normalle\u015fmesinden, islam devletinin otoritesini peki\u015ftirmesinden, sosyal rejimin gitgide yerle\u015fmesinden, r\u0131z\u0131k edinme i\u00e7in makul \u015fartlar\u0131n olu\u015fmas\u0131ndan, b\u00fcy\u00fck Bedir sava\u015f\u0131n\u0131n ard\u0131ndan sefere \u00e7\u0131kan seriyyelerin herkese yetecek kadar bol ganimet elde etmelerinden, \u00f6zellikle s\u00fcrg\u00fcn edilen yahudi Beni Kaynuka kabilesinden geride kalan bol servetten sonra&#8230; Evet Kur&#8217;an-\u0131 Kerim bu t\u00fcr g\u00fcvencelerin artmas\u0131 ile birlikte muhacir ve ensar aras\u0131nda ba\u015flat\u0131lan karde\u015flik uygulamas\u0131, kan ve soy ba\u011f\u0131ndan kaynaklanan y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan ge\u00e7ersiz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ama bu karde\u015fli\u011fin sevgi ve duygusal y\u00f6n\u00fc korunmu\u015ftur. \u0130htiya\u00e7 duyuldu\u011funda tekrar y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe konulsun diye. Bundan sonra islam toplumunda b\u00fct\u00fcn i\u015fler do\u011fal durumuna d\u00f6nd\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00d6rne\u011fin miras ve diyetlerde yard\u0131mla\u015fma kan ve soy akrabal\u0131\u011f\u0131na \u00f6zg\u00fc k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. -Nitekim y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ezeli kitab\u0131na ve do\u011fal yasas\u0131na g\u00f6re aslolan budur-. &#8220;Akraba olanlar miras hususunda Allah&#8217;\u0131n kitab\u0131na g\u00f6re birbirlerine muhacirlerden ve ensardan daha yak\u0131nd\u0131r. Dostlar\u0131n\u0131za yapaca\u011f\u0131n\u0131z uygun bir vasiyet bunun d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r. Bunlar kitapta yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Ayn\u0131 s\u0131rada Peygamber efendimizin genel anlamda m\u00fc&#8217;minler ad\u0131na karar verme yetkisi ve bu yetkinin kan akrabal\u0131\u011f\u0131ndan, hatta insan\u0131n kendi kendine olan yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan daha \u00f6ncelikli oldu\u011fu vurgulanm\u0131\u015ft\u0131r: &#8220;Peygamber, m\u00fc&#8217;minlere canlar\u0131ndan ileridir.&#8221; Bu arada Peygamber efendimizin e\u015flerinin b\u00fct\u00fcn m\u00fc&#8217;minlerin manevi annemleri olduklar\u0131 belirtilmi\u015ftir: &#8220;Onun e\u015fleri de m\u00fc&#8217;minlerin anneleridir.&#8221;<\/p>\n<p>Peygamber efendimize verilen bu yetki, hayat sistemini ve hareket metodunu b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle belirlemeyi kapsayan genel bir yetkidir. Bu konuda m\u00fc&#8217;minler b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Resulullah&#8217;\u0131n buyru\u011funa uymakla y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcrler. Hz. Peygamberin y\u00fcce Allah&#8217;tan ald\u0131\u011f\u0131 vahiy do\u011frultusunda kendileri i\u00e7in se\u00e7ti\u011fi hayat sistemini se\u00e7mekten ba\u015fka se\u00e7enekleri yoktur: &#8220;Sizden biriniz arzusunu benim getirdi\u011fim vahye uydurmad\u0131k\u00e7a m\u00fc&#8217;min de\u011fildir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu yetki, bu \u00f6nceliklilik m\u00fc&#8217;minlerin duygular\u0131n\u0131 da kaps\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Hz. Peygamberin \u015fahs\u0131 onlara kendilerinden daha sevgili olur. Onu b\u0131rak\u0131p kendilerini tercih etmezler. Kalplerinde hi\u00e7bir ki\u015fi ya da hi\u00e7bir \u015fey Hz. Peygamberden ileri olamaz. Bir sahih hadiste Peygamber efendimiz \u015f\u00f6yle buyuruyor: &#8220;Beni kontrol\u00fcnde tutan Allah&#8217;a andolsun ki, sizden biriniz, beni kendisinden, mal\u0131ndan, evlad\u0131ndan ve b\u00fct\u00fcn insanlardan daha \u00e7ok sevmedik\u00e7e m\u00fc&#8217;min olamaz.&#8221; Yine bir ba\u015fka sahih hadiste belirtildi\u011fine g\u00f6re Hz. \u00d6mer (r.a) &#8220;Ya Resulallah, Allah&#8217;a andolsun ki, kendimin d\u0131\u015f\u0131nda seni her \u015feyden \u00e7ok seviyorum&#8221; demi\u015f. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz &#8220;Hay\u0131r ya \u00d6mer, beni kendinden daha \u00e7ok sevmedik\u00e7e olmaz&#8221; buyurmu\u015ftur. Ard\u0131ndan Hz. \u00d6mer: &#8220;Ya Resulallah, Allah&#8217;a andolsun ki, seni kendim dahil her \u015feyden \u00e7ok seviyorum&#8221; demi\u015f, Peygamberimiz de &#8220;\u015eimdi oldu ya \u00d6mer&#8221; buyurmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Bu sadece dille s\u00f6ylenen bir s\u00f6z de\u011fildir. Y\u00fcce bir makamd\u0131r bu. Kendisini bu eri\u015filmez, bu ayd\u0131nl\u0131k ufka ula\u015ft\u0131racak dolays\u0131z, direkt bir temas olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece bir kalp buraya eri\u015femez. Buraya eri\u015ftikten sonra kalp \u015fahs\u0131n\u0131n cazibesinden, benli\u011finin her noktas\u0131na, her b\u00fckl\u00fcm\u00fcne i\u015flenmi\u015f kendisine y\u00f6nelik derin sevgiden s\u0131yr\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan kendi \u015fahs\u0131n\u0131 ve kendi \u015fahs\u0131 ile ilgisi bulunan her \u015feyi sever. Bu sevgi insan d\u00fc\u015f\u00fcncesini, idrakini a\u015fan boyutlardad\u0131r. Zaman zaman insan duygular\u0131n\u0131 yendi\u011fini, nefsini tatmin etti\u011fini, kendi \u015fahs\u0131na y\u00f6nelik a\u015f\u0131r\u0131 sevgiyi kontrol alt\u0131na ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Oysa onurunu zedeleyecek \u015fekilde kendisine dokunuldu\u011fu zaman, kendisini y\u0131lan sokmu\u015f\u00e7as\u0131na yerinden kalkar. Bu onur k\u0131r\u0131c\u0131 dokunu\u015f kar\u015f\u0131s\u0131nda b\u00fcy\u00fck ac\u0131 duyar ve tepkisine engel olamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n kendi \u015fahs\u0131na y\u00f6nelik sevgisi duygular\u0131nda ve benli\u011finin derinliklerinde gizlidir. \u0130nsan nefsini t\u00fcm hayat\u0131n feda etmeye raz\u0131 edebilir, ancak kendisini k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc, veya herhangi bir \u00f6zelli\u011fini ay\u0131play\u0131c\u0131, yahut karakterini ele\u015ftirici yada bir niteli\u011fini, eksikli\u011fini vurgulay\u0131c\u0131 tarzda ki\u015fili\u011fine dokunan bir davran\u0131\u015f\u0131 kabul etmeye raz\u0131 etmesi son derece g\u00fc\u00e7t\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu konuda a\u015f\u0131r\u0131ya ka\u00e7mad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yada fazla etkilenmedi\u011fini ileri s\u00fcrmesine ra\u011fmen&#8230; \u0130nsan\u0131n kendi \u015fahs\u0131na y\u00f6nelik derin sevgisini yenmek, dille s\u00f6ylenebilecek bir s\u00f6z de\u011fildir. Daha \u00f6nce de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi bu, y\u00fcce bir makamd\u0131r. Dolays\u0131z ve manevi bir temas veya uzun s\u00fcreli bir \u00e7aba, yahut s\u00fcrekli bir egzersiz, ya da Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m ve deste\u011fini hakkeden kesintisiz bir uyan\u0131kl\u0131k ve samimi bir istek olmad\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrece insan kalbi bu y\u00fcce makama eri\u015femez. Bu, Peygamber efendimizin nitelendirdi\u011fi gibi en b\u00fcy\u00fck cihatt\u0131r. Bu konuda Hz. \u00d6mer&#8217;in -d\u00fczeyi ne olursa olsun- Peygamber efendimizin uyar\u0131s\u0131na muhta\u00e7 olmas\u0131 meselenin \u00f6nemini ortaya koymas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan yeterli bir \u00f6rnektir. Bu tertemiz kalbi a\u00e7an, Peygamberimizin dolays\u0131z, uyar\u0131 ama\u00e7l\u0131 temas\u0131 olmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Peygamber efendimize verilen bu yetki m\u00fc&#8217;minlerin y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini de kapsar. Bir sahih hadiste Peygamber efendimiz \u015f\u00f6yle buyuruyor: &#8220;Beni d\u00fcnya ve ahirette her \u015feyden \u00fcst\u00fcn ve kendisine daha yak\u0131n g\u00f6rmeyen bir m\u00fc&#8217;min yoktur. \u0130sterseniz &#8220;Peygamber, m\u00fc&#8217;minlere canlar\u0131ndan ileridir&#8221; (Ahzab, 6) ayetini okuyun. \u015eu halde herhangi bir m\u00fc&#8217;min geride bir mal b\u0131rak\u0131rsa, soyundan olan kimseler ona miras\u00e7\u0131 olsunlar. \u015eayet bir m\u00fc&#8217;min \u00f6l\u00fcrde geride bir bor\u00e7 b\u0131rak\u0131rsa ya da ailesine bakacak kimsesi yoksa bana getirsinler. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben onun yak\u0131n\u0131y\u0131m.&#8221; Yani bu adam bor\u00e7lu \u00f6lm\u00fc\u015f ve borcunu kar\u015f\u0131layacak kadar mal\u0131 da yoksa Hz. Peygamber onun borcunu \u00f6deyecektir. E\u011fer kendilerine bakamayacak ya\u015fta iseler \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n bak\u0131m\u0131n\u0131 \u00fcstlenecektir.<\/p>\n<p>Bunun d\u0131\u015f\u0131nda hayat, do\u011fal temellerine dayan\u0131r. Bunun i\u00e7in de duygusal y\u00f6n\u00fc a\u011f\u0131r basan ve istisnai durumlarda ba\u015fvurulan uygulamalara gerek yoktur. Bununla beraber karde\u015flik uygulamas\u0131n\u0131n iptal edilmesinden sonra dostlar aras\u0131ndaki sevgi kal\u0131c\u0131d\u0131r. Bir dostun dostuna \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra miras\u0131ndan pay verilmesini vasiyet etmesine ya da sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda bir \u015feyler hibe etmesine engel olu\u015fturacak bir h\u00fck\u00fcm s\u00f6z konusu de\u011fildir: &#8220;Dostlar\u0131n\u0131za yapaca\u011f\u0131n\u0131z uygun bir vasiyet bunun d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bu uygulamalar en ba\u015fta gelen kulpa ba\u011flan\u0131yor ve bunun y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ezeli kitab\u0131nda yer alan iradesi oldu\u011fu vurgulan\u0131yor: &#8220;Bunlar kitapta yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; B\u00f6ylece kalpler yat\u0131\u015f\u0131yor, sakinle\u015fiyor; b\u00fct\u00fcn yasamalar\u0131n ve d\u00fczenlemelerin k\u00e2yna\u011f\u0131 olan b\u00fcy\u00fck temele sar\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>Bununla hayat do\u011fal temelleri \u00fczerinde normal \u015feklini al\u0131yor. Kolay ve rahat bir \u015fekilde yoluna devam ediyor. Fert ve toplumlar\u0131n hayat\u0131nda son derece s\u0131n\u0131rl\u0131 olan kimi istisnai durumlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda normalde ula\u015f\u0131lmayacak olan y\u00fcksek ufuklara ba\u011fl\u0131 kalm\u0131yor.<\/p>\n<p>Sonra islam, m\u00fcsl\u00fcman toplumun hayat\u0131nda yine bu t\u00fcr bir zorunluluk ba\u015f g\u00f6sterdi\u011finde tekrar co\u015fsun, tekrar kaynas\u0131n diye bu co\u015fkun kayna\u011f\u0131n kurumamas\u0131n\u0131 istemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ezeli kitab\u0131nda yaz\u0131lan h\u00fckm\u00fc ve o y\u00f6nde geli\u015fen iradesi m\u00fcnasebetiyle, kal\u0131c\u0131 bir yasa olsun, her zaman i\u00e7in ge\u00e7erli bir hayat sistemi olsun diye, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n genelde b\u00fct\u00fcn Peygamberlerle, \u00f6zelde de Peygamber efendimizle ve di\u011fer b\u00fcy\u00fck (ulul azm) Peygamberlerle yapt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zle\u015fmeye i\u015faret ediliyor. Bu s\u00f6zle\u015fme, Allah&#8217;\u0131n hayat i\u00e7in belirledi\u011fi sistemi omuzlamay\u0131, ona uymay\u0131, onu insanlara a\u00e7\u0131k\u00e7a duyurmay\u0131, g\u00f6nderildikleri milletlerin hayat\u0131na bu sistemi egemen k\u0131lmay\u0131 \u00f6ng\u00f6r\u00fcyor. Bununla insanlar\u0131n, Peygamberlerin a\u00e7\u0131k .duyurular\u0131ndan sonra t\u00fcm mazeretleri ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131nd\u0131ktan sonra bizzat kendi sap\u0131kl\u0131klar\u0131ndan veya do\u011fru yolda olu\u015flar\u0131ndan, m\u00fc&#8217;minliklerinden veya kafirliklerinden sorumlu olmalar\u0131 hedeflenmi\u015ftir:<br \/>\n<strong>7- Hani&#8221; biz Peygamberlerden s\u00f6z alm\u0131\u015ft\u0131k, senden, Nuh&#8217;tan, \u0130brahim&#8217;-den, Musa&#8217;dan ve Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;dan, pek sa\u011flam bir s\u00f6z ald\u0131k.&#8221;<\/p>\n<p>8- &#8220;Allah, do\u011frulardan do\u011fruluklar\u0131n\u0131 sormak ve kafirlere can yak\u0131c\u0131 azap haz\u0131rlamak i\u00e7in bunu yapm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Bu, Nuh Peygamberden son Peygamber Hz. Muhammed&#8217;e (s.a.s) kadar de\u011fi\u015fmeden y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte kalan bir s\u00f6zle\u015fmedir. Bu, tek bir s\u00f6zle\u015fme, tek bir hayat sistemi ve tek bir emanettir. Her biri kendisinden \u00f6ncekinden ald\u0131\u011f\u0131 \u015fekliyle kendisinden sonra gelene teslim etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u00d6nce genel bir ifade kullan\u0131l\u0131yor: &#8220;Hani biz Peygamberlerden s\u00f6z alm\u0131\u015ft\u0131k&#8230;&#8221; Sonra kendisine Kur&#8217;an-\u0131 Kerim indirilen ve alemlere y\u00f6nelik evrensel mesaj\u0131 ta\u015f\u0131yan Hz. Muhammed&#8217;e (s.a.s) \u00f6zel olarak i\u015faret ediliyor. Ard\u0131ndan Peygamberler i\u00e7inde (ulul azm) b\u00fcy\u00fck olanlara de\u011finiliyor. Bunlar, son Peygamberlikten \u00f6nce g\u00f6nderilen b\u00fcy\u00fck risaletlerle g\u00f6revlendirilmi\u015f Peygamberlerdir. &#8220;Nuh tan, \u0130brahim&#8217;den, Musa&#8217;dan ve Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;dan s\u00f6z alm\u0131\u015ft\u0131k.&#8221;<\/p>\n<p>Kendileri ile s\u00f6zle\u015fme yap\u0131lanlar\u0131n a\u00e7\u0131klanmas\u0131ndan sonra s\u00f6zle\u015fmenin niteli\u011fine de\u011finiliyor: &#8220;Onlardan pek sa\u011flam bir s\u00f6z ald\u0131k.&#8221; Burada s\u00f6zle\u015fme sa\u011flam olarak nitelendirilirken ayetin orijinalinde ge\u00e7en s\u00f6zle\u015fme anlam\u0131ndaki &#8220;misak&#8221; kelimesinin s\u00f6zl\u00fck anlam\u0131 g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulmu\u015ftur. Bu s\u00f6zc\u00fck b\u00fck\u00fclm\u00fc\u015f ip anlam\u0131ndad\u0131r. Bu y\u00fczden antla\u015fmalar ve ili\u015fkiler bu s\u00f6zc\u00fckle ifade edilmi\u015ftir. \u00d6te yandan s\u00f6zc\u00fc\u011f\u00fcn duygulara y\u00f6nelik mesaj\u0131n\u0131n etkinli\u011fini artt\u0131ran manevi bir vurgusu da vard\u0131r. Bununla y\u00fcce Allah ile se\u00e7kin kullar\u0131 aras\u0131nda; Allah&#8217;\u0131n vahyini almak, onu insanlara a\u00e7\u0131k\u00e7a duyurmak, hi\u00e7bir taviz vermeden, sa\u011fa-sola sapmadan onun sistemini tam bir g\u00fcvenle uygulamak \u00fczere ger\u00e7ekle\u015fen bu s\u00f6zle\u015fmenin sa\u011flam ve dayan\u0131kl\u0131 bir s\u00f6zle\u015fme oldu\u011fu vurgulanmak isteniyor.<\/p>\n<p>&#8220;Allah do\u011frulardan do\u011fruluklar\u0131n\u0131 sormak i\u00e7in b\u00f6yle yapm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Do\u011frular m\u00fc&#8217;minlerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc do\u011fru s\u00f6z\u00fc s\u00f6yleyen ve do\u011fru bir inan\u00e7 sistemine inananlar onlard\u0131r. Onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndakiler yalanc\u0131 kimselerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bat\u0131la inan\u0131yor, bat\u0131l s\u00f6z s\u00f6yl\u00fcyorlard\u0131r. Bunun i\u00e7in ayette kullan\u0131lan bu nitelemenin bir amac\u0131, vermek istedi\u011fi bir mesaj vard\u0131r. M\u00fc&#8217;minlerden do\u011fruluklar\u0131n\u0131n sorulmas\u0131 ise, t\u0131pk\u0131 bir \u00f6\u011fretmenin se\u00e7kin ve ba\u015far\u0131l\u0131 \u00f6\u011frencisine, mezuniyet t\u00f6renine davet edilenlerin huzurunda soru sorup onun ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 ve y\u00fckselmesini sa\u011flayacak cevap almas\u0131na benziyor. Onurland\u0131rma, ba\u015far\u0131y\u0131 duyurma, \u015fahitlerin huzurunda herkese bildirme, \u00f6d\u00fcl\u00fcn kazan\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klama, b\u00fcy\u00fck ha\u015fir g\u00fcn\u00fcnde b\u00f6ylesine b\u00fcy\u00fck bir onuru hakkedenleri \u00f6vme amac\u0131na y\u00f6nelik bir sorudur bu.<\/p>\n<p>Do\u011frulardan ba\u015fkalar\u0131na gelince&#8230; Bat\u0131l bir inan\u00e7 sistemine uyan, ya do\u011fru ya da yalan s\u00f6ylemeyi gerektiren en b\u00fcy\u00fck meselelerde, yani inan\u00e7 meselesinde yalan\u0131 tercih edenlere gelince, onlar i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f, onlar\u0131 bekleyen bir ba\u015fka kar\u015f\u0131l\u0131k vard\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;K\u00e2firlere can yak\u0131c\u0131 bir azap haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Hayat i\u00e7indeki m\u00fccadelelerle, olaylar\u0131n etkisiyle m\u00fcsl\u00fcman\u0131n ki\u015fili\u011fi bi\u00e7imleniyordu. G\u00fcnden g\u00fcne ve olaydan olaya bu ki\u015filik olgunla\u015f\u0131yor, geli\u015fiyor, karakteristik \u00e7izgileri belirginle\u015fiyordu. Bu ki\u015filiklerden olu\u015fan m\u00fcsl\u00fcman kitle de kendine \u00f6zg\u00fc nitelikleri ile, de\u011fer yarg\u0131lar\u0131 ile, kendisini di\u011fer toplumlardan ay\u0131ran \u00f6zellikleriyle varl\u0131k sahnesine \u00e7\u0131k\u0131yordu.<\/p>\n<p>Olaylar kimi zaman yeni do\u011fmakta olan toplumlar i\u00e7in o kadar a\u011f\u0131r ve ac\u0131mas\u0131z olur ki, zaman zaman bir s\u0131nav boyutlar\u0131na var\u0131r. Bu s\u0131nav t\u0131pk\u0131 alt\u0131n\u0131n eritilip saf alt\u0131n ile de\u011fersiz tortunun birbirinden ayr\u0131lmas\u0131 gibi ruhlar\u0131n ger\u00e7ek durumlar\u0131n\u0131 ve cevherlerini ortaya \u00e7\u0131kar\u0131r. De\u011feri bilinmeyecek \u015fekilde tortulara kar\u0131\u015f\u0131p gitmesini \u00f6nler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim ya s\u0131nav esnas\u0131nda ya da sonu\u00e7lanmas\u0131ndan sonra iniyordu. \u0130nerken olaylar\u0131 tasvir ediyor, olaylar\u0131n gizli yanlar\u0131n\u0131, k\u00f6\u015fesini-buca\u011f\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karacak \u015fekilde ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 projekt\u00f6rlerini \u00fczerine dikiyordu. B\u00f6ylece t\u00fcm tav\u0131rlar\u0131, tav\u0131rlar\u0131n gerisindeki duygular\u0131, niyetleri ve vicdanlardaki k\u0131p\u0131rdanmalar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yordu. Sonra her t\u00fcrl\u00fc perdeden ve \u00f6rt\u00fcden soyutlanm\u0131\u015f \u015fekilde projekt\u00f6r\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda \u00e7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak duran kalplere hitap ediyordu. \u0130\u00e7lerindeki al\u0131c\u0131 ve verici noktalar\u0131 uyar\u0131yordu, b\u00f6ylece g\u00fcnden g\u00fcne, olaydan olaya onlar\u0131 e\u011fitiyordu. Bu kalplere y\u00f6nelik mesajlar\u0131 ve onlardan ald\u0131\u011f\u0131 tepkileri kendisinin belirledi\u011fi e\u011fitim metoduna g\u00f6re d\u00fczenliyordu.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlar, emir ve yasaklar\u0131, yasa ve direktifleri bir kerede inecek \u015fekilde bu Kur&#8217;an&#8217;la ba\u015fba\u015fa b\u0131rak\u0131lmam\u0131\u015flard\u0131. Tam tersine y\u00fcce Allah onlar\u0131 deneylerden ge\u00e7irmi\u015f, musibetlere u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131. Fitne ve imtihanlara tabi tutmu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah, kalplere kaz\u0131nan, sinirlere i\u015flenen, ruhlar\u0131 tutup hayat\u0131n i\u00e7indeki m\u00fccadele meydan\u0131na, olaylar\u0131n i\u00e7ine atan bu t\u00fcr pratik ve uygulamal\u0131 bir e\u011fitimden ge\u00e7medikleri s\u00fcrece kendi halifesi olarak se\u00e7ti\u011fi insanlar\u0131n ki\u015filiklerinin olumlu y\u00f6nde istenen \u015fekilde bi\u00e7imlenemeyece\u011fini, sa\u011fl\u0131kl\u0131 olarak olgunla\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131, bir inan\u00e7 sistemi \u00fczerinde dengeli bir hayat s\u00fcrd\u00fcremeyece\u011fini biliyordu. \u0130\u015fte Kur&#8217;an bu ruhlara olup bitenlerin ger\u00e7ek mahiyetini, ne anlama geldiklerini g\u00f6stermek i\u00e7in iniyordu. Fitne ate\u015fi ile eriyen, imtihan\u0131n s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131 ile k\u0131zg\u0131nla\u015fan, d\u00f6v\u00fclmeye ve bi\u00e7im verilmeye m\u00fcsait durumda olan bu kalplere direktifler vermek, onlar\u0131 y\u00f6nlendirmek i\u00e7in iniyordu.<\/p>\n<p>Hi\u00e7 ku\u015fkusuz m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Peygamber efendimizin sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda ge\u00e7irdikleri bu d\u00f6nem ger\u00e7ekten ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir d\u00f6nemdi. Yerin g\u00f6kle birle\u015fmesi d\u00f6nemiydi. Bu birle\u015fme, geli\u015fen olaylarda ve konu\u015fmalarda belirginle\u015fen a\u00e7\u0131k ve dolays\u0131z bir birle\u015fmeydi. O d\u00f6nemde her m\u00fcsl\u00fcman gecelerken y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zlerinin \u00fczerinde oldu\u011funu, kula\u011f\u0131n\u0131n onda oldu\u011funu, s\u00f6yledi\u011fi her s\u00f6z\u00fcn, yapt\u0131\u011f\u0131 her hareketin, daha do\u011frusu kafas\u0131nda ge\u00e7en her d\u00fc\u015f\u00fcncenin, her niyetin insanlar\u0131n g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcne serilece\u011fini; buna ili\u015fkin olarak Hz. Peygambere vahiy inece\u011fini hissediyordu. Her m\u00fcsl\u00fcman Rabbi ile kendisi aras\u0131nda do\u011frudan bir ba\u011f bulundu\u011funun fark\u0131ndayd\u0131. \u0130\u00e7inden \u00e7\u0131k\u0131lmaz bir i\u015fle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131nda, zor bir problem ba\u015f g\u00f6sterdi\u011finde yar\u0131n ya da \u00f6b\u00fcr g\u00fcn g\u00f6k kap\u0131lar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p problemi i\u00e7in bir \u00e7\u00f6z\u00fcm, \u00fcstesinden gelemedi\u011fi i\u00e7in bir \u00e7\u0131kar yol, meselesini sonuca ba\u011flayan bir a\u00e7\u0131klaman\u0131n g\u00f6nderilmesini beklerdi. Bazan y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle derdi: &#8220;Sen ey falan, \u015f\u00f6yle dedin, \u015f\u00f6yle yapt\u0131n, \u015funu gizledin \u015funu da a\u00e7\u0131klad\u0131n. \u015e\u00f6yle ol, \u015f\u00f6yle olma.&#8221; Ne ola\u011fan\u00fcst\u00fc ve ne deh\u015fet verici bir olay! Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n belirterek bir ki\u015fiye belli bir konuda hitap etmesi ne deh\u015fet verici, ne ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir olay! Oysa o ki\u015fi ve i\u00e7indeki herkes ve her \u015feyle birlikte b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fc y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sonsuz m\u00fclk\u00fc i\u00e7inde bir zerre konumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir d\u00f6nemdi. Bu g\u00fcn insan o d\u00f6nemi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce, olaylar\u0131 ve tutumlar\u0131 alg\u0131lamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131nca, akla hayale s\u0131\u011fmayan o b\u00fcy\u00fck realitenin nas\u0131l meydana geldi\u011fini kavrayacak gibi oluyor.<\/p>\n<p>Ne var ki y\u00fcce Allah m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 e\u011fitim ve m\u00fcsl\u00fcman ki\u015filiklerini olgunla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in sadece bu duygularla ba\u015fba\u015fa b\u0131rakm\u0131yordu. Onlar\u0131 pratik deneylerden ge\u00e7iriyor, birtak\u0131m musibetlere u\u011fratarak onlar\u0131 s\u0131n\u0131yordu. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 kendisinin bildi\u011fi bir hikmet uyar\u0131nca yap\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc o yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 herkesten iyi bilir. O latiftir, her \u015feyden haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ilahi hikmet \u00fczerinde uzun uzad\u0131ya durmam\u0131z, kavramaya \u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z, etrafl\u0131ca d\u00fc\u015f\u00fcnmemiz ve kendi hayat\u0131m\u0131zda ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z olaylar\u0131, ba\u015f\u0131m\u0131zdan ge\u00e7en imtihanlar\u0131 bu kavray\u0131\u015f ve bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda de\u011ferlendirmemiz gerekir.<\/p>\n<p>Ahzab suresinin bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc, islami hareketin ve m\u00fcsl\u00fcman cemaatin tarihinde ba\u015f g\u00f6steren b\u00fcy\u00fck olaylardan birinin geni\u015f bir a\u00e7\u0131klamas\u0131n\u0131 i\u00e7eriyor. \u00c7etin bir imtihan\u0131n ya\u015fand\u0131\u011f\u0131 bir durumu, hicretin d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc ya da be\u015finci y\u0131l\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen `Ahzab sava\u015f\u0131n\u0131&#8217; anlat\u0131yor. Bu sava\u015f, gen\u00e7 \u0130slam toplumunun, bu toplumun sahip oldu\u011fu de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131n ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin denendi\u011fi bir imtihan alan\u0131yd\u0131. Bu konudaki Kur&#8217;an ayetlerini, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n olay\u0131 sunu\u015f y\u00f6ntemini, baz\u0131 sahneler, olaylar, hareketler ve duygular \u00fczerinde durup onlar\u0131 tan\u0131mlama ve anlama \u00fczerinde de\u011ferlendirme yapmadaki ifade tarz\u0131n\u0131, baz\u0131 de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 ve yasalar\u0131 belirginle\u015ftirmesini etrafl\u0131ca alg\u0131lamaya, onlar\u0131 anlamaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m\u0131z zaman. Evet b\u00fct\u00fcn bunlardan yola \u00e7\u0131karak y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu \u00fcmmeti ayn\u0131 anda hem Kur&#8217;an&#8217;la hem de olaylarla nas\u0131l e\u011fitti\u011fini kavrayabiliriz.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in kendine \u00f6zg\u00fc sunu\u015f ve dikkatleri bir olay \u00fczerine \u00e7ekme y\u00f6ntemini kavrayabilmemiz i\u00e7in, Kur&#8217;an ayetlerinin a\u00e7\u0131klamas\u0131na ba\u015flamadan \u00f6nce, siret kitaplar\u0131n\u0131n sundu\u011fu \u015fekliyle -uygun \u015fekilde \u00f6zetleyerek- olay\u0131n meydana geli\u015fini aktaraca\u011f\u0131z. Bu arada y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sava\u015f\u0131 ve sava\u015fta meydana gelen olaylar\u0131 sunu\u015fu ile insanlar\u0131n sunu\u015fu aras\u0131ndaki fark\u0131 g\u00f6sterece\u011fiz.<\/p>\n<p>Muhammed b. \u0130shak bir toplulu\u011fa dayanarak \u015f\u00f6yle der:<\/p>\n<p>Hendek sava\u015f\u0131 \u00f6ncesinde cereyan eden olaylardan biri de, i\u00e7inde Selam b. Ebu&#8217;l Hukeyk en-Nadr\u00ee, Huyey b. Ahtab en-Nadr\u00ee, Kenane b. Ebu&#8217;l Hukeyk en Nadr\u00ee, Hevze b. Kays el-Vail\u00ee ve Ebu Ammar el-Vail\u00ee bulunan bir yahudi grubunun, kabileleri Resulullah&#8217;a kar\u015f\u0131 k\u0131\u015fk\u0131rtan Beni Nudeyr ve Beni Vail kabilelerinden birer grupla \u00e7\u0131k\u0131p Kurey\u015f kabilesi ileri gelenleri ile g\u00f6r\u00fc\u015fmelerde bulunmak \u00fczere Mekke&#8217;ye gitmeleri ve onlar\u0131 Peygamber efendimize kar\u015f\u0131 sava\u015fmaya \u00e7a\u011f\u0131rmalar\u0131yd\u0131. Yahudiler Kurey\u015flilere \u015f\u00f6yle demi\u015flerdi: &#8220;Onu yok edene kadar sizinle beraber olaca\u011f\u0131z.&#8221; Kurey\u015fliler de: &#8220;Ey Yahudiler, sizler kendilerine kitap verilen ilk toplumsunuz. Yine bizim durumumuzdan haberdars\u0131n\u0131z. Bizimle Muhammed s.a.s. aras\u0131nda inan\u00e7 ve g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ba\u015f g\u00f6sterdi. Sizce bizim dinimiz mi iyidir, yoksa onun dini mi iyidir?&#8221; diye sormu\u015flard\u0131. Yahudiler \u015f\u00f6yle cevap vermi\u015flerdi: &#8220;Tam tersine, sizin dininiz onun dininden iyidir. Siz ger\u00e7e\u011fe ondan daha yak\u0131ns\u0131n\u0131z.&#8221; Y\u00fcce Allah onlar hakk\u0131nda &#8220;\u015eu kendilerine kitaptan bir pay verdiklerimizi g\u00f6rm\u00fcyor musun? Bunlar puta ve Ta\u011fut&#8217;a inan\u0131rlar ve kafirler hakk\u0131nda `Bunlar\u0131n yolu m\u00fc&#8217;minlerin yolundan daha do\u011frudur&#8217; derler.&#8221; ayetinden &#8220;Yoksa Allah&#8217;\u0131n, l\u00fctfunun eseri olarak insanlara ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f oldu\u011fu imtiyaz\u0131 \u00e7ekemiyorlar, bu y\u00fczden onlar\u0131 k\u0131skan\u0131yorlar m\u0131? Oysa biz \u0130brahim&#8217;in soyundan gelenlere de kitap ve hikmet vermi\u015f, kendilerine b\u00fcy\u00fck bir egemenlik ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015ft\u0131k.&#8221; (Nisa Suresi, 51,54)ayetine kadar indirmi\u015fti.<\/p>\n<p>Yahudiler Kurey\u015flilere b\u00f6yle s\u00f6yleyince \u00e7ok sevindiler. Hz. Peygambere kar\u015f\u0131 kendilerini sava\u015fa \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015f olmalar\u0131ndan memnun kald\u0131lar ve hemen sava\u015f haz\u0131rl\u0131klar\u0131na ba\u015flad\u0131lar.<\/p>\n<p>Daha sonra bu yahudi heyeti -Kays Aylan toplulu\u011fu i\u00e7inde yer alan- Gatafan kabilesinin b\u00f6lgesine gidip onlar\u0131 da Peygamber efendimize kar\u015f\u0131 sava\u015fmaya \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131lar. Bu arada sava\u015fa kat\u0131lmalar\u0131 durumunda kendilerine yard\u0131m edeceklerini de vaad ettiler. \u00d6te yandan Kurey\u015f kabilesinin de kendileri ile ittifak yapt\u0131klar\u0131n\u0131 s\u00f6yleyerek Gatafanl\u0131lar\u0131 aralar\u0131na katt\u0131lar.<\/p>\n<p>Kurey\u015f kabilesi Ebu S\u00fcfyan b. Harb komutas\u0131nda yola \u00e7\u0131kt\u0131. Gatafan kabilesinin ba\u015f\u0131nda da Fezaze o\u011fullar\u0131ndan Uyeyne b. H\u0131sn vard\u0131. Aralar\u0131nda Beni M\u00fcrre kabilesirtden Haris b. Avf ile kavminin en cesur sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131nda sefere kat\u0131lan Mas&#8217;ar b. Ruhayle vard\u0131.<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz bu ittifak\u0131 ve hedeflerini haber al\u0131nca hemen Medine&#8217;nin etraf\u0131nda hendek kaz\u0131lmas\u0131n\u0131 kararla\u015ft\u0131rd\u0131. Peygamberimiz bizzat hendek kazma i\u015finde \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar da onunla birlikte \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. Hem Peygamberimiz hem de m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u015fe d\u00f6rt elle sar\u0131ld\u0131lar. Baz\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar Peygamber efendimizin ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bu \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n gecikmesine, a\u011f\u0131r y\u00fcr\u00fcmesine neden oluyorlard\u0131. Bu ama\u00e7la basit. i\u015flerle oyalanarak kaytar\u0131yorlard\u0131. Peygamberimizin bilgisi d\u0131\u015f\u0131nda ve ondan izin almaya gerek duymadan gizlice evlerine gidiyorlard\u0131. \u00d6te yandan m\u00fcsl\u00fcmanlardan birinin de mutlaka yerine getirmesi gereken bir i\u015fi olsayd\u0131 gidip Peygamberimizden izin al\u0131r, i\u015fini g\u00f6r\u00fcrd\u00fc. \u0130\u015fini g\u00f6rd\u00fckten sonra da iyili\u011fe olan arzusu ve sevap d\u00fc\u015f\u00fcncesi ile i\u015finin ba\u015f\u0131na d\u00f6nerdi. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah bu m\u00fc&#8217;minler hakk\u0131nda \u015fu ayeti indirdi: &#8220;M\u00fc&#8217;minler \u00f6yle kimselerdir ki, Allah&#8217;a ve Peygambere inan\u0131rlar; bunun yan\u0131 s\u0131ra herhangi bir kamu g\u00f6revini yerine getirmek \u00fczere Peygamberin yan\u0131nda bulunduklar\u0131nda O&#8217;ndan izin almaks\u0131z\u0131n bir yere gitmezler.<\/p>\n<p>Ey Muhammed, ortak g\u00f6rev yerinden ayr\u0131lacaklar\u0131 zaman senden izin isteyenler varya, onlar Allah&#8217;a ve Peygambere inanan kimselerdir. \u00d6yleyse b\u00f6yleleri herh\u00e2ngi bir i\u015fleri i\u00e7in senden izin istediklerinde i\u00e7lerinden dilediklerine izin ver ve onlar ad\u0131na Allah&#8217;tan af dile. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah affedicidir ve merhametlidir.&#8221;(Nur Suresi, 62)<\/p>\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah i\u015ften kaytaran ve Hz. Peygamberimizin izni olmadan evlerine giden m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 kastederek &#8220;Peygamberi \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rken O&#8217;na, birbirinize seslendi\u011finiz gibi seslenmeyiniz. (Ya da Peygamber sizi \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda O&#8217;nun \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131, aran\u0131zda birbirinize y\u00f6neltti\u011finiz \u00e7a\u011fr\u0131larla bir tutmay\u0131n\u0131z.) Allah, arkada\u015flar\u0131n\u0131 siper ederek gizlice Peygamberin yan\u0131ndan s\u0131v\u0131\u015fanlar\u0131 iyi bilir. Onun emrini \u00e7i\u011fneyenler ya ba\u015flar\u0131na bir hela gelmesinden ya da ac\u0131kl\u0131 bir azaba \u00e7arp\u0131lmaktan korkmal\u0131d\u0131rlar.&#8221; (Nur Suresi, 63)<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz Hendek kazma i\u015fini bitirince, Kurey\u015f kabilesi, kendilerine uyan Beni Kinane ve Tihame halk\u0131 ile birlikte say\u0131lar\u0131 on binleri bulan m\u00fcttefikleri ile Rume m\u0131nt\u0131kas\u0131ndaki sel yataklar\u0131ndan Medine&#8217;nin \u00fczerine y\u00fcr\u00fcd\u00fcler. Gatafan kabilesi ile kendilerine kat\u0131lan Necd halk\u0131 Uhud da\u011f\u0131n\u0131n yan\u0131ndaki &#8220;Zenbinekmo&#8221; b\u00f6lgesinden \u00e7\u0131kageldiler. Peygamber efendimiz ve m\u00fcsl\u00fcmanlar, \u00fc\u00e7 bin ki\u015filik bir ordu halinde sel&#8217;a da\u011f\u0131n\u0131 arkalar\u0131na alacak \u015fekilde harekete ge\u00e7tiler. Peygamberimiz hende\u011fi d\u00fc\u015fmanla aralar\u0131na alacak \u015fekilde karargah\u0131n\u0131 kurdu. Bu arada kad\u0131n ve \u00e7ocuklar\u0131n kalelere yerle\u015ftirilmesini emretti.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 Huyey b. Ahtab en-Nadr\u00ee Beni Kureyze ad\u0131na antla\u015fma ve ittifak kurma yetkisine sahip olan Ka&#8217;b b. Esed el-Kurezi&#8217;nin yan\u0131na geldi. Peygamber efendimiz daha \u00f6nce onun kabilesi ile sald\u0131rmazl\u0131k hususunda anla\u015fmaya varm\u0131\u015ft\u0131. Bu konuda Ka&#8217;b b. Esed el-Kurezi ile antla\u015fma imzalam\u0131\u015ft\u0131. Huyey b. Ahtab \u00e7e\u015fitli vaatlerde bulunarak bir s\u00fcr\u00fc dil d\u00f6kerek sonunda Ka&#8217;b b. Esed el-Kurezi&#8217;yi kendisi ile bir antla\u015fma yapmaya raz\u0131 etti. Antla\u015fmaya g\u00f6re Ka&#8217;b b. Esed, Huyey b. Ahtab&#8217;a \u015fu g\u00fcvenceyi veriyordu: &#8220;E\u011fer Kurey\u015f ve Gatafan kabileleri Muhammed&#8217;e bir \u015fey yapmadan d\u00f6necek olurlarsa ben de seninle birlikte senin kabilenin kalesine s\u0131\u011f\u0131naca\u011f\u0131m ve sana y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131lar\u0131 ben de kar\u015f\u0131layaca\u011f\u0131m.&#8221; B\u00f6ylece Ka&#8217;b Peygamberimizle aras\u0131ndaki antla\u015fmay\u0131 tek tarafl\u0131 olarak feshetmi\u015f, daha \u00f6nce ona verdi\u011fi s\u00f6zden d\u00f6nm\u00fc\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>Huyey b. Ahtab ile Ka&#8217;b b. Esed aras\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen bu antla\u015fma ile birlikte m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ba\u015f\u0131ndaki bel\u00e2 gittik\u00e7e a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131. Daha b\u00fcy\u00fck bir korku i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fcler. \u00c7\u00fcnk\u00fc d\u00fc\u015fmanlar\u0131 hem yukardan hem de a\u015fa\u011f\u0131dan kendilerini ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131. Baz\u0131 m\u00fc&#8217;minler son derece olumsuz \u015feyler d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. M\u00fcnaf\u0131klar\u0131n i\u00e7indeki bozgunculuk \u00e7\u0131karma duygusu da belirmi\u015fti. Nitekim Amr b. Avf o\u011fullar\u0131ndan Muattib b. Ku\u015feyr \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Muhammed bize Kisra (\u0130ran h\u00fck\u00fcmdar\u0131) ve Kayser (Bizans h\u00fck\u00fcmdar\u0131)&#8217;in hazinelerini vaad etmi\u015fti. Ama \u015fimdi hi\u00e7birimizin tuvalete gidecek kadarl\u0131k bir can g\u00fcvenli\u011fi yoktur. Harise b. Haris o\u011fullar\u0131ndan birisi olan Evs b. Kayzi de Peygamber efendimize gidip kabilesinden baz\u0131 adamlar ad\u0131na &#8220;Ya Resulallah, evlerimiz d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 korumas\u0131z durumdad\u0131r. \u0130zin ver de \u00e7\u0131k\u0131p evlerimize gidelim. \u00c7\u00fcnk\u00fc evlerimiz Medine&#8217;nin&#8217; d\u0131\u015f\u0131ndad\u0131r&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz de d\u00fc\u015fmanlar\u0131 da bir aya yak\u0131n bir s\u00fcre beklediler. Muhasara ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 ok at\u0131\u015flar\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda aralar\u0131nda herhangi bir \u00e7arp\u0131\u015fma meydana gelmedi.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ba\u015f\u0131ndaki bela dayan\u0131lmaz boyutlara var\u0131nca, Peygamber efendimiz Gatafan kabilesinin liderlerinden Uyeyne b. H\u0131sn ve Haris b. Avf&#8217;a haber g\u00f6ndererek ku\u015fatma harek\u00e2t\u0131 i\u00e7inde yer alan kuvvetlerini geri \u00e7ekmeleri kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Medine&#8217;nin y\u0131ll\u0131k \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00fc\u00e7te birini verece\u011fini bildirdi. (Yahudiler de kendilerine yard\u0131m etmeleri durumunda Hayber&#8217;in bir y\u0131ll\u0131k \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fc vaad etmi\u015flerdi.) Bu konuda anla\u015fma sa\u011fland\u0131 ve hatta maddeler yaz\u0131ya da d\u00f6k\u00fcld\u00fc. Ancak \u015fahitler g\u00f6sterilmemi\u015f ve anla\u015fma fiilen imzalanmam\u0131\u015ft\u0131. Sadece kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 yumu\u015fama ve memnuniyet belirtilmi\u015fti. Peygamber efendimiz anla\u015fmay\u0131 imzalamak isteyince Evs kabilesinin ba\u015fkan\u0131 Sa&#8217;d b. Muaz ile Hazre\u00e7 kabilesinin ba\u015fkan\u0131 Sa&#8217;d b. Ubade&#8217;yi \u00e7a\u011f\u0131rarak meseleyi onlara a\u00e7t\u0131 ve g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00e9rine ba\u015fvurdu. Bunun \u00fczerine onlar: &#8220;Ya Resulallah bu, yapmam\u0131z\u0131 istedi\u011fin bir emir midir? Yoksa yerine getirmek zorunda oldu\u011fumuz y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bir emri midir? Yoksa s\u0131rf bizim \u00e7\u0131kar\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek yapm\u0131\u015f oldu\u011fun bir \u00f6neri midir?&#8221; diye sordular. Peygamber efendimiz: &#8220;Hay\u0131r bunu s\u0131rf sizin \u00e7\u0131karlar\u0131n\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek \u00f6nerdim. Allah&#8217;a andolsun ki Araplar\u0131n tek bir yaydan f\u0131rlam\u0131\u015f\u00e7as\u0131na \u00fczerinize sald\u0131rd\u0131klar\u0131n\u0131, t\u0131pk\u0131 k\u00f6pekler gibi ba\u015f\u0131n\u0131za \u00fc\u015f\u00fc\u015ft\u00fcklerini g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm i\u00e7in bu \u00f6neride bulundum. Bununla, belli \u00f6l\u00e7\u00fcde aleyhinizde birle\u015fen g\u00fc\u00e7lerini k\u0131rmak istedim&#8221; dedi. Sa&#8217;d b. Muaz: &#8220;Ya Resulallah, biz ve \u015fu d\u00fc\u015fmanlar\u0131m\u0131z daha \u00f6nce Allah&#8217;a ortak ko\u015fuyor, putlara ibadet ediyorken, Allah&#8217;a ibadet etmiyor, O&#8217;nu gere\u011fi gibi tan\u0131m\u0131yorken bile, bir ziyafet ya da sat\u0131\u015f durumu d\u0131\u015f\u0131nda onlar Medine&#8217;nin \u00fcr\u00fcn\u00fcn\u00fcn tad\u0131na bakamazlard\u0131. Y\u00fcce Allah bizi \u0130slam ile onurland\u0131rm\u0131\u015fken, bize do\u011fru yolu g\u00f6stermi\u015fken, seninle ve \u0130slam ile bizi g\u00fc\u00e7lendirmi\u015fken mi mallar\u0131m\u0131z\u0131 onlara pe\u015fke\u015f \u00e7ekece\u011fiz? Allah&#8217;a andolsun ki meseleyi bir sonuca ba\u011flayana kadar k\u0131l\u0131\u00e7tan ba\u015fka onlara verecek bir \u015feyimiz yoktur&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;\u0130stedi\u011fini yap&#8221;. Sa&#8217;d b. Muaz anla\u015fma metnini ald\u0131 ve orada yaz\u0131l\u0131 bulunan maddelerin hepsini sildi ard\u0131ndan \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u015eimdi bize sald\u0131rs\u0131nlar bakal\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz ve arkada\u015flar\u0131, d\u00fc\u015fman\u0131n sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7mesi, yukar\u0131dan ve a\u015fa\u011f\u0131dan kendilerini muhasaraya almas\u0131 nedeniyle y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n belirtti\u011fi \u015fekliyle b\u00fcy\u00fck bir korku i\u00e7inde me\u015fakkatli bir direni\u015f g\u00f6sterdiler. (\u00dcmm\u00fc Seleme (r.a.) \u015f\u00f6yle der: Peygamberimizle birlikte korku ve \u00f6l\u00fcm dolu sahneler ya\u015fad\u0131m; M\u00fcreys&#8217;i, Hayber&#8217;i, Hudeybiye&#8217;yi, Mekke&#8217;nin fethini ve Huneyn sava\u015f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fcm. Ama Hendek sava\u015f\u0131 gibi Peygamberimizi yoran bize de deh\u015fet dolu anlar ya\u015fatan, bizi korkutan bir olay\u0131 g\u00f6rmedim. \u00c7\u00fcnk\u00fc o zaman m\u00fcsl\u00fcmanlar cendereye al\u0131nm\u0131\u015f gibiydiler. Ve biz \u00e7ocuklar\u0131m\u0131z hususunda Beni Kureyze kabilesine g\u00fcvenmiyorduk. Bu y\u00fczden b\u00fct\u00fcn Medine sabahlara kadar n\u00f6bet tutard\u0131. Korku i\u00e7inde sabahlayan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n tekbir seslerini duyuyorduk. Nihayet y\u00fcce Allah d\u00fc\u015fmanlar\u0131 kinleri ile birlikte geri \u00e7evirdi. Bir sonu\u00e7 elde etmelerine m\u00fcsaade etmedi.)<\/p>\n<p>Daha sonra Gatafan kabilesinden Nuaym b. Mes&#8217;ud b. Amir Peygamber efendimizin yan\u0131na gelerek: &#8220;Ya Resulallah, ben m\u00fcsl\u00fcman oldum. Ama kabilem m\u00fcsl\u00fcman oldu\u011fumu bilmiyor. Ne yapmam\u0131 istiyorsan, emret yapay\u0131m&#8221; dedi. Peygamberimiz &#8220;Sen aram\u0131zda tek bir adams\u0131n, yapabilirsen gidip d\u00fc\u015fman\u0131 birbirine d\u00fc\u015f\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc sava\u015f bir hile, bir taktiktir. (Nuaym b. Mes&#8217;ud b. Amir s\u00f6yleneni yap\u0131n\u0131\u015f, b\u00f6ylece hem Peygamberimize kar\u015f\u0131 olu\u015fan m\u00fcttefik kuvvetler aras\u0131nda hem de onlarla Beni Kureyze kabilesi aras\u0131nda g\u00fcvensizlik ba\u015f g\u00f6stermi\u015fti. Bu zat\u0131n faaliyetlerine ili\u015fkin uzun ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgiler siret kitaplar\u0131nda mevcuttur. Biz konuyu gere\u011finden fazla uzatmamak endi\u015fesiyle meseleyi \u00f6zetleyerek sunuyoruz.)<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, onlar\u0131 birbirine d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc, k\u0131\u015f\u0131 and\u0131ran \u00e7ok so\u011fuk bir gecede \u00fczerlerine dondurucu bir r\u00fczgar estirdi. Bu r\u00fczgar \u00e7ad\u0131rlar\u0131n\u0131 ve yemek pi\u015firdikleri ocaklar\u0131n\u0131 alt\u00fcst etti&#8230;<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz d\u00fc\u015fmanlar\u0131n aras\u0131nda ihtilaf ba\u015f g\u00f6sterdi\u011fini, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ittifaklar\u0131n\u0131 da\u011f\u0131tt\u0131\u011f\u0131n\u0131 fark edince, Huzeyfe b. Yeman&#8217;i \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve gidip d\u00fc\u015fman\u0131n geceleyin ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmesini istedi.<\/p>\n<p>Tarih\u00e7i \u0130bn-i \u0130shak diyor ki: Bana Zeyd b. Ziyad, Muhammed b. Ka&#8217;b el Kurezi&#8217;den aktararak \u015f\u00f6yle anlatt\u0131: Kufeli birisi Huzeyfe b. Yeman&#8217;a: &#8220;Ya Ebu Abdullah siz Resulullah&#8217;\u0131 g\u00f6r\u00fcp ona arkada\u015fl\u0131k ettiniz de\u011fil mi?&#8221; diye sordu. Huzeyfe: &#8220;Evet, ye\u011fenim&#8221; dedi. Adam &#8220;Peki ne yap\u0131yordunuz?&#8221; dedi. Huzeyfe: &#8220;Cihad ediyorduk&#8221; \u015feklinde cevap verdi. Adam &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, e\u011fer onu biz g\u00f6rseydik, yerde y\u00fcr\u00fcmesine izin vermez omuzlar\u0131m\u0131zda ta\u015f\u0131rd\u0131k&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Huzeyfe: &#8220;Ye\u011fenim, Allah&#8217;a andolsun ki sen bizi Hendek sava\u015f\u0131nda Resulullah&#8217;la birlikteyken g\u00f6rmeliydin. Gecenin bir k\u0131sm\u0131nda Resulullah bize d\u00f6n\u00fcp \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Kim gidip d\u00fc\u015fmana bakacak ve olup bitenleri anlatmak \u00fczere geri d\u00f6necek. Peygamberimiz bu adam\u0131n d\u00f6nece\u011fini garantiliyordu. Ayr\u0131ca bu adam\u0131n cennette arkada\u015f\u0131m olmas\u0131n\u0131 Allah&#8217;tan dileyece\u011fim&#8221; diyordu. Buna ra\u011fmen, korkunun, a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n ve so\u011fu\u011fun \u015fiddetinden hi\u00e7 kimseden ses \u00e7\u0131km\u0131yordu. Kimse kalkmay\u0131nca Hz. Peygamber beni \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Peygamberimiz beni \u00e7a\u011f\u0131r\u0131nca kalkmaktan ba\u015fka se\u00e7ene\u011fim yoktu. Bana \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ey Huzeyfe, git d\u00fc\u015fmanlar\u0131n aras\u0131na gir ve neler yapt\u0131klar\u0131na bak. Bize gelinceye kadar da kimseye bir \u015fey s\u00f6yleme.&#8221; Gittim ve aralar\u0131na girdim. R\u00fczgar ve Allah \u0131n askerleri onlara yapaca\u011f\u0131n\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131. Yemek pi\u015firecekleri bir tencere, \u0131s\u0131nacaklar\u0131 bir ate\u015f, s\u0131\u011f\u0131nacaklar\u0131 bir s\u0131\u011f\u0131nak, bir \u00e7ad\u0131r kalmam\u0131\u015ft\u0131. Ebu S\u00fcfyan kalkm\u0131\u015f \u015f\u00f6yle diyordu: Ey Kurey\u015fliler, herkes yan\u0131ndaki adam\u0131n kim oldu\u011funa baks\u0131n. Bunun \u00fczerine ben hemen yan\u0131mdaki adam\u0131 tutup &#8220;Kimsin?&#8221; diye sordum. &#8220;Falan o\u011flu falan&#8221; dedi. Sonra Ebu S\u00fcfyan devamla &#8220;Ey Kurey\u015fliler, Allah&#8217;a andolsun ki art\u0131k burada kalamazs\u0131n\u0131z. Atlar\u0131m\u0131z ve develerimiz mahvoldu. Beni Kureyze bizi yar\u0131 yolda b\u0131rakt\u0131. Onlardan ho\u015fumuza gitmeyen \u015feyler duyuyoruz. G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi \u015fiddetli bir r\u00fczgara tutulmu\u015fuz. A\u015f\u0131m\u0131z pi\u015fmiyor, ate\u015fimiz yanm\u0131yor, s\u0131\u011f\u0131nacak bir yerimiz yok. Haydi toparlan\u0131p geri d\u00f6n\u00fcn. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben d\u00f6n\u00fcyorum&#8221; dedi. Sonra kalkt\u0131 ve ba\u011fl\u0131 duran devesine y\u00f6neldi. Devenin \u00fcst\u00fcne oturdu ve onu \u00fc\u00e7 aya\u011f\u0131n\u0131n \u00fczerine kald\u0131rd\u0131. Allah&#8217;a andolsun ki, aya\u011fa kald\u0131rd\u0131ktan sonra devenin ba\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zebildi. E\u011fer Hz. Peygamber, yan\u0131ma gelmedik\u00e7e kimseye bir \u015fey s\u00f6yleme diye bana direktif vermeseydi, isteseydim onu orada okla \u00f6ld\u00fcrebilirdim.<\/p>\n<p>Huzeyfe diyor ki; Peygamber efendimizin yan\u0131na d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcm zaman han\u0131mlar\u0131ndan birine ait yemen i\u015fi bir \u00f6rt\u00fcn\u00fcn alt\u0131nda namaz k\u0131l\u0131yordu. Beni g\u00f6r\u00fcnce ayaklar\u0131n\u0131n aras\u0131na ald\u0131 ve \u00f6rt\u00fcn\u00fcn bir ucunu \u00fczerime att\u0131. Ben ayaklar\u0131n\u0131n aras\u0131ndayken r\u00fcku ve secde yapt\u0131. Selam verince ona g\u00f6rd\u00fcklerimi anlatt\u0131m.<\/p>\n<p>Gatafanl\u0131lar da Kurey\u015flilerin yapt\u0131klar\u0131n\u0131 duyunca toparlan\u0131p yurtlar\u0131na d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an ayetleri, insan tiplerini ve karakteristik \u00f6zellikleri tasvir etmek i\u00e7in olaylarda rol alan ki\u015filerin adlar\u0131na ili\u015fkin bir a\u00e7\u0131klamada bulunmuyor, \u015fah\u0131slar\u0131 tan\u0131tma y\u00f6n\u00fcne gitmiyor. Kal\u0131c\u0131 de\u011ferler ile de\u011fi\u015fmez yasalar\u0131 vurgulamak i\u00e7in olaylar\u0131n ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na, geli\u015fmelerin detay\u0131na girmiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in \u00f6n plana \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 de\u011ferler ve yasalar olaylar\u0131n sona ermesi ile bitmezler; \u015fah\u0131slar\u0131n ortadan kaybolmas\u0131 ile yok olmazlar, ortam\u0131n de\u011fi\u015fmesi ile g\u00fcndemden d\u00fc\u015fmezler. B\u00fct\u00fcn ku\u015faklar\u0131n, b\u00fct\u00fcn toplumlar\u0131n uyacaklar\u0131 birer kural olarak kal\u0131rlar. Kur&#8217;ana Kerim olaylar\u0131 ve tav\u0131rlar\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n olaylar ve ki\u015filer \u00fczerinde egemen olan kaderi ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak ele al\u0131r. B\u00f6ylece y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fini yapabilen eli, latif plan\u0131 belirginle\u015fir. Yine gerekli direktifleri vermek, \u00e7e\u015fitli yorumlarda bulunmak ve meseleyi b\u00fcy\u00fck temele ba\u011flamak i\u00e7in sava\u015f\u0131n her a\u015famas\u0131nda durup de\u011ferlendirmelerde bulunur.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim hikayeyi bizzat ya\u015fayanlara, hikayede geli\u015fen olaylar\u0131 bizzat g\u00f6zleriyle g\u00f6renlere anlat\u0131yor olmas\u0131na ra\u011fmen, onlara olay hakk\u0131nda bilmedikleri bir\u00e7ok \u015feyi haber veriyordu. Hikayenin kahramanlar\u0131 ve oyuncular\u0131 olmalar\u0131na ra\u011fmen kavrayamad\u0131klar\u0131 hikayenin \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerini ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturuyordu. Projekt\u00f6rlerini ruhlar\u0131n temellerinin, kalplerin d\u00f6neme\u00e7lerinin, vicdanlar\u0131n gizli b\u00f6lmelerinin \u00fczerine dikiyordu. G\u00f6\u011f\u00fcslerin derinliklerinde gizli bulunan s\u0131rlar\u0131, niyetleri ve duygular\u0131 g\u00fcn y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kar\u0131yordu.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bunlar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirirken Kur&#8217;an-\u0131 Kerim tasvir g\u00fczelli\u011finin, g\u00fc\u00e7l\u00fc ve s\u0131cak anlat\u0131m\u0131n\u0131n eri\u015filmez \u00f6rneklerini sergiliyordu. Bunun yan\u0131 s\u0131ra korkakl\u0131\u011f\u0131, korkuyu, m\u00fcnaf\u0131kl\u0131\u011f\u0131, hainli\u011fi ve karaktersizli\u011fi alaya alan, bu t\u00fcr niteliklere sahip olanlar\u0131 can evinden vuran \u00f6rneklerle onlar\u0131 a\u015fa\u011f\u0131layan anlat\u0131mlara yer veriyordu. \u00d6te yandan m\u00fc&#8217;min ruhlardaki iman\u0131, yi\u011fitli\u011fi, sab\u0131r ve direnci son derece canl\u0131 bir \u015fekilde tasvir ediyor, bu niteliklerin g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 y\u00fcceliklerini belirginle\u015ftiriyordu.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an ayetleri her zaman harekete d\u00f6n\u00fckt\u00fcrler, i\u015flevlerini g\u00f6rmeye haz\u0131rd\u0131rlar. Sadece olay\u0131 ya\u015fayanlar\u0131n, onu bizzat g\u00f6renlerin bulundu\u011fu ortamlarda de\u011fil, bundan sonra her ortamda ve her tarihte ayn\u0131 i\u015flevi g\u00f6r\u00fcrler. Ayn\u0131 olay ya da farkl\u0131 \u00e7evrelerde ve daha de\u011fi\u015fik boyutlarda benzeri bir olayla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 zaman bir s\u0131n\u0131rland\u0131rma s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n t\u00fcm insanlar aras\u0131nda, yine de hareket etme \u00f6zelliklerini korurlar. Hem de ilk is1am toplumundaki g\u00fcc\u00fcn ayn\u0131s\u0131 ile hareket ederler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in ilk defa kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015fartlar\u0131n ayn\u0131s\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalanlar ancak gere\u011fi gibi anlayabilirler Kur&#8217;an ayetlerini. Ancak b\u00f6yle durumlarda ayetler gizli hazinelerini a\u00e7ar, ancak b\u00f6yle durumlarda kalpler ayetlerin i\u00e7eriklerini eksiksiz bir \u015fekilde kavrayacak hale gelebilirler. B\u00f6yle durumlarda Kur&#8217;an ayetleri kelime ve sat\u0131rlardan g\u00fc\u00e7 ve enerjiye d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrler. Bu ayetlerde tasvir edilen olaylar ve geli\u015fmeler elle tutulur gibi somutla\u015f\u0131rlar. Karakterler canl\u0131, anlaml\u0131, etkileyici, co\u015fkun, hayat\u0131n prati\u011finde hareket eder \u015fekilde, hayat\u0131 hem realite d\u00fcnyas\u0131nda hem vicdan aleminde ger\u00e7ek bir hareketlili\u011fe iten unsurlar olarak belirginle\u015firler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an bir okuma kitab\u0131, bir k\u00fclt\u00fcr kayna\u011f\u0131 de\u011fildir. Kesinlikle&#8230; Kur&#8217;an at\u0131l\u0131ma haz\u0131r bir canl\u0131l\u0131k kayna\u011f\u0131d\u0131r. \u00c7e\u015fitli durumlarda ve olaylar esnas\u0131nda yenilenen mesajlar i\u00e7erir. Onun ayetleri harekete haz\u0131r durumdad\u0131rlar. Yeter ki onlarla kayna\u015facak, onlarla ileti\u015fim kurabilecek kalpler bulunsun. Ola\u011fan\u00fcst\u00fc s\u0131rlara sahip bulunan bu ayetlerde gizli bulunan potansiyel enerjinin hareket imkan\u0131 bulaca\u011f\u0131 \u015fartlar olu\u015fsun!<\/p>\n<p>\u0130nsan bir Kur&#8217;an ayetini y\u00fczlerce defa okuyabilir. Sonra \u00f6yle bir noktaya gelir, \u00f6yle bir olayla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r ki, sanki ilk defa bu ayeti g\u00f6rm\u00fc\u015f gibi olur. Ayet, kendisine bundan \u00f6nce duymad\u0131\u011f\u0131 mesajlar vermeye ba\u015flar. Kendisini \u015fa\u015fk\u0131na \u00e7eviren sorusunu cevapland\u0131r\u0131r, i\u00e7inde bulundu\u011fu girift problemi \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flar, gizli bulunan yolu a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Gidilmesi gereken y\u00f6n\u00fc belirler. Kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 meselede kalbi kesin bir bilgiye kavu\u015fturur, derinliklerindeki ku\u015fkulan gidererek onu yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an d\u0131\u015f\u0131nda, eski ve yeni hi\u00e7bir kitapta bu \u00f6zellik yoktur.<\/p>\n<p>Ahzab olay\u0131n\u0131 anlatan Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bu yeni ak\u0131\u015f\u0131, \u015fayet Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ve latif plan\u0131 olmasa,neredeyse k\u00f6klerini kurutacak orduyu hi\u00e7bir \u015fey yapamadan geri d\u00f6nd\u00fcren y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fc&#8217;minlere ne b\u00fcy\u00fck bir nimet bah\u015fetti\u011fini hat\u0131rlatarak ba\u015fl\u0131yor. Bu y\u00fczden daha ilk ayette, ayr\u0131nt\u0131lara girmeden ve tak\u0131n\u0131lan tav\u0131rlara de\u011finilmeden bu olay\u0131n \u00f6zelli\u011fi, ba\u015f\u0131 ve sonu hep bir arada anlat\u0131l\u0131yor. Ama\u00e7 kendilerine hat\u0131rlat\u0131lan ve hat\u0131rlanmas\u0131 istenen Allah&#8217;\u0131n nimetini \u00f6n plana \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Bir di\u011fer ama\u00e7 ta m\u00fc&#8217;minlere vahyetti\u011fi kitaba uymalar\u0131n\u0131 emreden, s\u0131rf kendisine g\u00fcvenmelerini isteyen, hi\u00e7bir konuda kafir ve m\u00fcnaf\u0131klara uymamalar\u0131n\u0131 isteyen y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendi davas\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fctenleri, kendi hayat sistemine uyup uygulayanlar\u0131 k\u00e2fir ve m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n d\u00fc\u015fmanca tutumlar\u0131ndan koruyaca\u011f\u0131n\u0131 vurgulamakt\u0131r:<br \/>\n<strong>9- &#8220;Ey m\u00fc&#8217;minler! Allah&#8217;\u0131n size y\u00f6nelik nimetini hat\u0131rlay\u0131n, bir zaman \u00fczerinize ordular gelmi\u015fti de, biz onlar\u0131n \u00fczerine r\u00fczgar ve sizin g\u00f6rmedi\u011finiz ordular g\u00f6ndermi\u015ftik. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcyordu.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>B\u00f6ylece bu k\u0131sa giri\u015fte, sava\u015f\u0131n ba\u015f\u0131, sonu ve d\u00fc\u015fman ordular\u0131n\u0131n geli\u015fi, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n r\u00fczgar ve m\u00fc&#8217;minlerin g\u00f6remedi\u011fi ordular\u0131 onlar\u0131n \u00fczerine sal\u0131\u015f\u0131, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fc&#8217;minleri bilmesi ve onlar\u0131 g\u00f6rmesi ile ba\u011flant\u0131l\u0131 olarak g\u00f6nderdi\u011fi yard\u0131m\u0131 gibi sava\u015f\u0131n en belirgin unsurlar\u0131 \u00e7iziliyor.<\/p>\n<p>Bu \u00f6zetten sonra sava\u015f\u0131n ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bi\u00e7imde anlat\u0131lmas\u0131na, en ince noktas\u0131na kadar tasvir edilmesine ge\u00e7iliyor:<\/p>\n<p><strong>10- &#8220;Onlar size yukar\u0131n\u0131zdan ve a\u015fa\u011f\u0131n\u0131zdan gelmi\u015flerdi; g\u00f6zler kaym\u0131\u015f, y\u00fcrekler a\u011f\u0131zlara gelmi\u015fti. Allah hakk\u0131nda t\u00fcrl\u00fc zanlarda bulunuyor-dunuz.&#8217;<\/p>\n<p>11- &#8220;\u0130\u015fte orada m\u00fc&#8217;minler denenmi\u015f, \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile sars\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>12- &#8220;Hani m\u00fcnaf\u0131klar ve kalplerinde hastal\u0131k bulunan kimseler: `Allah ve Resul\u00fc bize sadece bo\u015f vaadlerde bulundu&#8221; diyorlard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>13- &#8220;Onlardan bir grup ta demi\u015fti ki; &#8220;Ey Medine halk\u0131, art\u0131k tutunacak yeriniz yok, geri d\u00f6n\u00fcn&#8217;: Onlardan bir topluluk da &#8220;Evlerimiz d\u00fc\u015fmana a\u00e7\u0131kt\u0131r&#8221; diye izin istemi\u015flerdi. 0ysa onlar\u0131n evleri d\u00fc\u015fmana a\u00e7\u0131k de\u011fildi. Sadece ka\u00e7mak istiyorlard\u0131.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\nBurada Medine&#8217;yi ba\u015ftan ba\u015fa saran korku, \u015fehri b\u00fct\u00fcn\u00fcyle saran ve hi\u00e7 kimsenin elinden kurtulamad\u0131\u011f\u0131 dayan\u0131lmaz s\u0131k\u0131nt\u0131 tablola\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor. \u015eehir Kurey\u015f ve Gatafan m\u00fc\u015frikleri ve Beni Kureyze yahudileri taraf\u0131ndan her y\u00f6n\u00fcyle; yukar\u0131s\u0131yla, a\u015fa\u011f\u0131s\u0131yla sar\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ayn\u0131 korkuyu ve s\u0131k\u0131nt\u0131y\u0131 duyma bak\u0131m\u0131ndan kalpler aras\u0131nda bir farkl\u0131l\u0131k yoktu. Farkl\u0131 olan nokta bu kalplerin g\u00f6sterdikleri tepkiydi. Allah hakk\u0131nda besledikleri d\u00fc\u015f\u00fcnceydi, zorluk an\u0131nda sergiledikleri tav\u0131rlard\u0131, de\u011ferlere, sebep ve sonu\u00e7lara ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcnceleriydi. Bu y\u00fczden s\u0131nav sonu\u00e7 bak\u0131m\u0131ndan eksiksizdi, imtihan her \u015feyi en ince noktas\u0131na kadar \u00f6l\u00e7\u00fcyordu. M\u00fc&#8217;minlerle m\u00fcnaf\u0131klar aras\u0131ndaki ay\u0131r\u0131m kesindi ve hi\u00e7bir ku\u015fkuya yer b\u0131rakm\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu g\u00fcn bakt\u0131\u011f\u0131m\u0131zda o an\u0131 b\u00fct\u00fcn karakteristik \u00e7izgileri ile, b\u00fct\u00fcn heyecanlar\u0131 ile, b\u00fct\u00fcn duygular\u0131 ile ve b\u00fct\u00fcn hareketleri ile bu k\u0131sac\u0131k ifadenin sat\u0131rlar\u0131 aras\u0131nda somut olarak g\u00f6r\u00fcyor gibi oluyoruz.<\/p>\n<p>Bak\u0131yoruz ve durumu d\u0131\u015far\u0131dan seyrediyoruz: &#8220;Onlar size yukar\u0131n\u0131zdan ve a\u015fa\u011f\u0131n\u0131zdan gelmi\u015flerdi&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Sonra bak\u0131yoruz ve bu durumun ruhlar \u00fczerindeki etkilerini g\u00f6r\u00fcyoruz: &#8220;G\u00f6zler kaym\u0131\u015f, y\u00fcrekler a\u011f\u0131zlara gelmi\u015fti.&#8221; Bu, korku, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve felaket an\u0131n\u0131 y\u00fcz ifadeleri ile kalplerin hareketleri ile \u00e7izen tasvirli bir ifadedir. &#8220;Allah hakk\u0131nda t\u00fcrl\u00fc zanlarda bulunuyordunuz&#8221; Ama bu zanlar\u0131n ne oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131yor. Duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerdeki karma\u015f\u0131k durumu, herkesin bir yol tutmas\u0131n\u0131, de\u011fi\u015fik kalplerde yer eden farkl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri tasvir etsin diye bu \u015fekilde k\u0131sa bir ifade ile yetiniliyor.<\/p>\n<p>Sonra durumun karakteristik \u00e7izgileri daha da belirginle\u015ftiriliyor, olay\u0131n korku ifade eden \u00f6zellikleri biraz daha netle\u015ftiriliyor: &#8220;\u0130\u015fte orada m\u00fc&#8217;minler denenmi\u015f, \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile sars\u0131lm\u0131\u015flard\u0131&#8230;&#8221; M\u00fc&#8217;minleri sarsan korku, deh\u015fet verici ve \u00e7etin bir korku olmal\u0131.<\/p>\n<p>Muhammed b. Mesleme ve ba\u015fkalar\u0131 \u015fu rivayette bulunmu\u015flar: Hendek sava\u015f\u0131 s\u0131ras\u0131nda gecemiz g\u00fcnd\u00fcz olmu\u015ftu. M\u00fc\u015frikler aralar\u0131nda n\u00f6betle\u015fiyorlard\u0131. Bir g\u00fcn Ebu S\u00fcfyan arkada\u015flar\u0131 ile birlikte sald\u0131r\u0131yordu. \u00d6teki g\u00fcn Halit b. Velid sald\u0131r\u0131yordu. Bir ba\u015fka g\u00fcn Amr b. As komutas\u0131nda sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7iyorlard\u0131. Bir di\u011fer g\u00fcn Hubeyre b. Ebu Vehb m\u00fc\u015friklere komuta ediyordu. Ard\u0131ndan ba\u015fka bir g\u00fcn de \u0130krime b. Ebu Cehil sald\u0131r\u0131yordu. \u00d6teki g\u00fcn bu sefer Dirar b. Hattab sald\u0131r\u0131yordu. B\u00f6ylece bela daha da a\u011f\u0131rla\u015f\u0131yor, halk \u015fiddetli bir korkuya kap\u0131l\u0131yordu. Makriz\u00ee&#8217;nin &#8220;\u0130mta&#8217;ul esma&#8221; adl\u0131 eserinde yer alan bir rivayet m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n o g\u00fcnk\u00fc durumunu \u015fu \u015fekilde tasvir etmektedir:<\/p>\n<p>&#8220;Sonra m\u00fc\u015frikler g\u00fcn do\u011farken aniden sald\u0131rd\u0131lar. Peygamber efendimiz ve arkada\u015flar\u0131 sava\u015f durumunu ald\u0131lar ve gecenin ge\u00e7 vakitlerine kadar \u00e7arp\u0131\u015ft\u0131lar. Peygamber efendimizle birlikte hi\u00e7bir m\u00fcsl\u00fcman mevzisini terk edemiyordu. Bu y\u00fczden Peygamberimiz, \u00f6\u011flen, ikindi, ak\u015fam ve yats\u0131 namazlar\u0131n\u0131 k\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131. Ashab &#8220;Ya Resulallah, vallahi namaz k\u0131lamad\u0131k&#8221; diyorlard\u0131. Peygamberimiz de &#8220;Vallahi ben de k\u0131lamad\u0131m&#8221; diyordu. Nihayet y\u00fcce Allah m\u00fc\u015frikleri uzakla\u015ft\u0131rd\u0131, her grup karargah\u0131na geri d\u00f6nd\u00fc. Useyd b. Hudeyr iki y\u00fcz ki\u015fiyle birlikte hende\u011fin kenar\u0131nda beklemeye koyuldu. Halit b. Velit komutas\u0131ndaki m\u00fc\u015frik s\u00fcvarileri de atlar\u0131n\u0131 ileri geri s\u00fcrerek kar\u015f\u0131 tarafa ge\u00e7mek istiyorlard\u0131. Useyd b. Hudeyrin komutas\u0131ndaki ikiy\u00fcz ki\u015filik grup bir saate yak\u0131n onlarla sava\u015ft\u0131lar. Bu s\u0131rada Vah\u015fi, Tufeyl b. Numan b. Hansa el-Ensari es-Sulemiye bir m\u0131zrak f\u0131rlatt\u0131 ve Uhut&#8217;ta Hz. Hamza&#8217;y\u0131 r.a. \u00f6ld\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc gibi onu da \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Peygamber efendimiz \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;M\u00fc\u015frikler bizi orta namaz\u0131, ikindi namaz\u0131n\u0131 k\u0131lmak-tan al\u0131koydular. Allah i\u00e7lerini ve kalplerini ate\u015fle doldursun.&#8221;(Cabir&#8217;den rivayet edilen hadiste, Peygamber efendimizin sadece ikindi namaz\u0131n\u0131 k\u0131lamad\u0131\u011f\u0131 belirtili-yor. Oysa bu durum birka\u00e7 kere tekrarlanm\u0131\u015ft\u0131r. Bir keresinde ikindi namaz\u0131n\u0131 k\u0131lamam\u0131\u015f ve bu duay\u0131 yapm\u0131\u015ft\u0131r. Bir keresinde de s\u00f6z\u00fc edilen b\u00fct\u00fcn namazlar\u0131 k\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r.)<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlardan iki g\u00f6zc\u00fc grup bir gece ke\u015ffe \u00e7\u0131km\u0131\u015f ve birbirleri ile kar\u015f\u0131la\u015fm\u0131\u015flard\u0131. Birbirlerini d\u00fc\u015fman sanm\u0131\u015flard\u0131. Aralar\u0131nda \u00e7arp\u0131\u015fma \u00e7\u0131km\u0131\u015f, \u00f6len, yaralanan olmu\u015ftu. Sonra islam ordusunun parolas\u0131n\u0131 s\u00f6ylemi\u015flerdi: &#8220;Ha &#8211; mim L\u00e2 \u00fcnser\u00fbn&#8221;. B\u00f6ylece birbirleri ile sava\u015fmaktan vazge\u00e7mi\u015flerdi. Peygamber efendimiz &#8220;Yaralanman\u0131z Allah yolundad\u0131r, sizden \u00f6ld\u00fcr\u00fclenler de \u015fehittir&#8221; buyurmu\u015ftu.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n en b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131, hendek i\u00e7inde m\u00fc\u015frikler taraf\u0131ndan ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015fken arkadan Beni Kureyze&#8217;nin kendilerine ba\u015fkald\u0131rmalar\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir an olsun m\u00fc\u015friklerin hende\u011fi a\u015f\u0131p sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7meleri ve yahudilerin \u00fczerlerine y\u00fcr\u00fcmeleri endi\u015fesinden kurtulam\u0131yorlard\u0131, kendilerini g\u00fcvenlikte hissetmiyorlard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc nihai ve sonu\u00e7 al\u0131c\u0131 bir sava\u015fla k\u00f6klerini kazmak amac\u0131 ile \u00fczerlerine y\u00fcr\u00fcyen g\u00fc\u00e7ler aras\u0131nda az\u0131nl\u0131k durumundayd\u0131lar.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131 s\u0131ra gerek Medine&#8217;de gerekse sava\u015f\u00e7\u0131lar aras\u0131nda m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n moral bozucu komplolar\u0131 ve bozguncular\u0131n entrikalar\u0131 da b\u00fcy\u00fck s\u0131k\u0131nt\u0131lara neden oluyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Hani m\u00fcnaf\u0131klar ve kalplerinde hastal\u0131k bulunan kimseler: &#8220;Allah ve Resul\u00fc bize sadece bo\u015f vaadlerde bulundu&#8221; diyorlard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Onlar, herkesi derinden sarsan bu s\u0131k\u0131nt\u0131 an\u0131n\u0131, insan\u0131n dayanma g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015fan bu a\u011f\u0131r me\u015fakkati i\u00e7lerindeki gizli duygular\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmak i\u00e7in bir f\u0131rsat bilmi\u015flerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc herhangi bir kimsenin kendilerini k\u0131namayaca\u011f\u0131ndan emindiler. Bu panik havas\u0131n\u0131 Allah , ve Peygamberinin verdi\u011fi s\u00f6z\u00fc k\u00fc\u00e7\u00fcmsemek, alaya almak, bu konuda insanlar\u0131n i\u00e7ine ku\u015fku salmak i\u00e7in bir f\u0131rsat olarak de\u011ferlendirmi\u015flerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6yledikleri s\u00f6zlerden dolay\u0131 herhangi bir ki\u015finin gelip kendilerini sorguya \u00e7ekmeyece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Realite de g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc itibariyle gev\u015feme ve ku\u015fkulanma noktas\u0131nda onlar\u0131 do\u011frular mahiyetteydi. Bunun yan\u0131 s\u0131ra onlar kendi ruhlar\u0131 ve duygular\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda da mant\u0131kl\u0131yd\u0131lar; \u00e7\u00fcnk\u00fc korku \u00fczerlerindeki g\u00f6steri\u015ften ibaret ince perdeyi ortadan kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Ruhlar\u0131nda \u00f6yle bir panik ba\u015f g\u00f6stermi\u015fti ki, zay\u0131f imanlar\u0131n\u0131n tutunmas\u0131na imkan kalmam\u0131\u015ft\u0131. Bu y\u00fczden g\u00f6steri\u015fe ve gizlemeye gerek duymadan ger\u00e7ek duygular\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131\u011fa vurmu\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>Bu tip m\u00fcnaf\u0131klara ve bozgunculara her toplumda rastlamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. S\u0131k\u0131nt\u0131 an\u0131nda, zorluklar \u00e7epe\u00e7evre kendilerini ku\u015fat\u0131nca i\u015fte bu karde\u015flerinin tut\u00f9munu tak\u0131n\u0131rlar. Onlar zaman durduk\u00e7a her ku\u015fakta ve her toplumda ortaya \u00e7\u0131kan birer \u00f6rnektirler!<\/p>\n<p>&#8220;Onlardan bir grup da demi\u015fti ki; &#8220;Ey Medine halk\u0131, art\u0131k tutunacak yeriniz yok, geri d\u00f6n\u00fcn.&#8221;<\/p>\n<p>Onlar, hende\u011fin \u00f6n\u00fcnde bu \u015fekilde birbirlerine kenetlenerek dikilmelerinin yersiz ve gereksiz oldu\u011fu, \u00fcstelik gerideki evlerinin tehlikeye a\u00e7\u0131k oldu\u011fu bahanesi ile Medine&#8217;lileri saflar\u0131 terk etmeye, evlerine d\u00f6nmeye te\u015fvik ediyorlard\u0131. Ruhlar\u0131 en zay\u0131f noktas\u0131ndan; kad\u0131nlar ve \u00e7ocuklar\u0131n ba\u015f\u0131na bir \u015feyin gelmesine ili\u015fkin korku gedi\u011finden yakalay\u0131p i\u00e7eri s\u0131zan son derece i\u011fren\u00e7 bir propagandayd\u0131 bu. Tehlike kap\u0131dayd\u0131, korku ise her taraf\u0131 sarm\u0131\u015ft\u0131. Ku\u015fkular ise dur durak bilmiyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Onlardan bir topluluk da &#8220;Evlerimiz d\u00fc\u015fmana a\u00e7\u0131kt\u0131r&#8221; diye Peygamberden izin istemi\u015flerdi.&#8221;<\/p>\n<p>Evlerinin d\u00fc\u015fman\u0131n sald\u0131rabilece\u011fi \u015fekilde a\u00e7\u0131kta oldu\u011fu ve korumas\u0131z olarak b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gerek\u00e7esiyle izin istiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Tam bu noktada Kur&#8217;an-\u0131 Kerim ger\u00e7e\u011fi a\u00e7\u0131klayarak mazeretlerini, bahanelerini ge\u00e7ersiz k\u0131l\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Oysa onlar\u0131n evleri d\u00fc\u015fmana a\u00e7\u0131k de\u011fildi.&#8221;<\/p>\n<p>Onlar\u0131 yalan, hile, korkakl\u0131k ve ka\u00e7ma giri\u015fimi i\u00e7inde k\u0131sk\u0131vrak yakal\u0131yor: &#8220;Sadece ka\u00e7mak istiyorlard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Denildi\u011fine g\u00f6re; Beni Harise kabilesi Evs b. Kayzi&#8217;yi Peygamber efendimizin yan\u0131na g\u00f6ndererek &#8220;Evlerimiz d\u00fc\u015fman\u0131n sald\u0131r\u0131s\u0131na a\u00e7\u0131kt\u0131r&#8221;, Ensardan hi\u00e7 kimsenin evi bizimkilere benzemiyor. Bizi Gatafanl\u0131lar\u0131n sald\u0131r\u0131s\u0131ndan koruyacak hi\u00e7 kimse yok. \u0130zin ver evlerimize d\u00f6nelim. \u00c7ocuklar\u0131m\u0131z\u0131, kad\u0131nlar\u0131m\u0131z\u0131 koruyal\u0131m &#8221; diye izin istemi\u015flerdi. Peygamber efendimiz de onlara izin vermi\u015fti. Sa&#8217;d b. Muaz bunu duyunca: &#8220;Ya Resulallah onlara izin verme Allah&#8217;a andolsun ki, onlar bu \u015fekilde davran\u0131p geri d\u00f6nmezlerse bize de onlara da bir zorluk ula\u015fmaz&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz bunlar\u0131n izin isteklerini geri \u00e7evirmi\u015fti.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in &#8220;Sadece ka\u00e7mak istiyorlar&#8221; diye kar\u015f\u0131l\u0131k verdi\u011fi bu adamlar i\u015fte b\u00f6ylesine olumsuz bir tav\u0131r tak\u0131n\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Ayetlerin ak\u0131\u015f\u0131, karga\u015fa, panik ve korkulu ka\u00e7\u0131\u015fmalar\u0131n egemen oldu\u011fu ortam\u0131 tasvir eden bu \u00e7arp\u0131c\u0131 ve edebi ifadenin yan\u0131nda duruyor. Bu m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ve kalplerinde hastal\u0131k bulunanlar\u0131n ruhsal durumlar\u0131n\u0131 yans\u0131tan bir tablo \u00e7izmek \u00fczere duruyor. \u0130nanc\u0131n gev\u015fekli\u011fini, kalbin kapakl\u0131y\u0131 ve d\u00fc\u015fmanla y\u00fcz y\u00fcze gelinir gelinmez herhangi bir \u015feyde kararl\u0131 olmaya, ya da etrafa g\u00f6steri\u015f yapmaya gerek duymaks\u0131z\u0131n saff\u0131 terk edebilece\u011fini ortaya koyan psikolojik ve i\u00e7e d\u00f6n\u00fck bir tablodur bu:<br \/>\n<strong><br \/>\n    14- &#8220;E\u011fer Medine&#8217;nin etraf\u0131ndan \u00fczerlerine sald\u0131r\u0131lsayd\u0131, sonra da kendilerinden dinlerinden d\u00f6nmeleri istense, \u00e7ok az\u0131 hari\u00e7 hemen dinlerinden d\u00f6nerlerdi.&#8221;<\/p>\n<p>    15- &#8220;Oysa arkalar\u0131na d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7mayacaklar\u0131na dair Allah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi. Allah&#8217;a verilen s\u00f6zden sorumluydular.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    D\u00fc\u015fman hen\u00fcz Medine&#8217;nin d\u0131\u015f\u0131ndayken ve hen\u00fcz kendilerine sald\u0131rmam\u0131\u015fken b\u00f6yle yap\u0131yorlard\u0131. Ya birde \u00fczerlerine sald\u0131r\u0131p Medine&#8217;yi tamamen ku\u015fatm\u0131\u015f olsalard\u0131 ne olacakt\u0131 durumlar\u0131, nas\u0131l bir s\u0131k\u0131nt\u0131ya ve pani\u011fe kap\u0131lacaklard\u0131? \u00c7\u00fcnk\u00fc olmu\u015f tehlike beklenen tehlikeye benzemez. &#8220;Sonra da kendilerinden dinlerinden d\u00f6nmeleri istense&#8230;&#8221; Dinlerini terk etmeleri istense &#8220;Dinlerinden d\u00f6nerler.&#8221; Oyalanmadan, teredd\u00fct ge\u00e7irmeden \u00e7abucak irtidat ederler. &#8220;\u00c7ok az\u0131 hari\u00e7&#8221; \u00e7ok az zaman beklerlerdi. Ya da \u00e7ok az\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131ya kar\u015f\u0131l\u0131k vermeden, teslim olmadan, k\u00fcfre d\u00f6nmeden \u00f6nce bir s\u00fcre oyalan\u0131rd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n inan\u00e7lar\u0131 gev\u015fek ve i\u00e7lerinde tutunamayan bir inan\u00e7t\u0131r. Onlar da diren\u00e7 g\u00f6steremeyen \u00f6dleklerdir.<\/p>\n<p>    \u0130\u015fte Kur&#8217;an-\u0131 Kerim onlar\u0131 bu \u015fekilde ortaya \u00e7\u0131kar\u0131yor, ruhlar\u0131n\u0131 her t\u00fcrl\u00fc perdeden soyutlayarak, orta yere koyuyor. Sonra da onlar\u0131 anla\u015fmay\u0131 bozmakla, s\u00f6zlerinden d\u00f6nmekle su\u00e7luyor. Hem de kiminle? Bundan \u00f6nce y\u00fcce Allah&#8217;a daha de\u011fi\u015fik bir s\u00f6z vermi\u015flerdi, fakat bu s\u00f6zlerini tutmam\u0131\u015flard\u0131:<\/p>\n<p>    \u0130bn-i Hi\u015fam tarih\u00e7i \u0130bn-i \u0130shak&#8217;\u0131n s\u00eeretine dayanarak \u015f\u00f6yle der: Burada s\u00f6z konusu edilenler Beni Harise kabilesidir. Bunlar Uhud sava\u015f\u0131nda Beni Seleme kabilesi ile birlikte bozguna u\u011fray\u0131p geri ka\u00e7maya y\u00fcz tutmu\u015flard\u0131. Sonra da bir daha bu \u015fekilde d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda bozguna u\u011fray\u0131p geri ka\u00e7mayacaklar\u0131na ili\u015fkin olarak Allah&#8217;a s\u00f6z vermi\u015flerdi. \u0130\u015fte burada kendiliklerinden verdikleri s\u00f6z hat\u0131rlat\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>    \u015eu kadar\u0131 varki Uhud sava\u015f\u0131nda y\u00fcce Allah rahmetiyle, g\u00f6zetimiyle onlar\u0131 ku\u015fatm\u0131\u015f, i\u00e7lerine g\u00fcven duygusunu ak\u0131tm\u0131\u015ft\u0131. B\u00f6ylece onlar\u0131 yenilginin a\u011f\u0131r faturalar\u0131ndan kurtarm\u0131\u015ft\u0131. Uhud sava\u015f\u0131nda meydana gelen bu olay, cihad a\u015famas\u0131n\u0131n ha\u015flar\u0131nda ya\u015fanan e\u011fitime y\u00f6nelik bir dersti. Ama bug\u00fcn, aradan uzun bir zaman ge\u00e7mi\u015fken ve yeterli deneyime sahip olmu\u015fken b\u00f6yle bir davran\u0131\u015fta bulunmak sorumlulu\u011fu gerektirmektedir. \u0130\u015fte bu y\u00fczden Kur&#8217;an-\u0131 Kerim onlar\u0131 bu kadar sert bir ifadeyle uyar\u0131yor.<\/p>\n<p>    Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn yan\u0131 ba\u015f\u0131nda -onlar da tehlikeden kurtulmak, korkudan emin olmak arzusuyla y\u00fcce Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6zden d\u00f6nm\u00fc\u015fken- Kur&#8217;an-\u0131 Kerim tam zaman\u0131nda kal\u0131c\u0131 de\u011ferlerden birini a\u00e7\u0131kl\u0131yor; onlar\u0131 anla\u015fmay\u0131 bozmaya ve sava\u015fta d\u00fc\u015fmandan ka\u00e7maya iten yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerini d\u00fczeltiyor:<br \/>\n<strong>16- &#8220;De ki: &#8220;E\u011fer \u00f6l\u00fcmden veya \u00f6ld\u00fcr\u00fclmekten ka\u00e7\u0131yorsan\u0131z. ka\u00e7mak size fayda vermez. Ka\u00e7san\u0131z bile az zaman ya\u015fat\u0131l\u0131rs\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>17- &#8220;De ki: &#8220;Allah size bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck dilerse veya bir rahmet isterse, O&#8217;na kar\u015f\u0131 kim sizi koruyabilir? Allah&#8217;tan ba\u015fka dost ve yard\u0131mc\u0131 bulamazs\u0131n\u0131z. &#8220;<\/strong><\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00f6nceden belirledi\u011fi kader b\u00fct\u00fcn olaylara ve olaylar\u0131n sonu\u00e7lar\u0131na egemendir. Olaylar\u0131 ve geli\u015fmeleri \u00f6nceden \u00e7izilmi\u015f yolda y\u00f6nlendirir ve onlar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ak\u0131bete noktaland\u0131r\u0131r. \u00d6l\u00fcm veya \u00f6ld\u00fcr\u00fclme zaman\u0131 gelince kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan bir kaderdir. Bu zaman bir saniye \u00f6ne al\u0131namad\u0131\u011f\u0131 gibi geciktirilemez de. Ka\u00e7mak ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz kader kar\u015f\u0131s\u0131nda ka\u00e7ana hi\u00e7bir yarar sa\u011flamaz. E\u011fer ka\u00e7acak olurlarsa yak\u0131n bir zamanda \u00f6nceden yaz\u0131lm\u0131\u015f \u00f6l\u00fcm vaktinde ak\u0131betleriyle y\u00fcz y\u00fcze geleceklerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu d\u00fcnyada gelece\u011fine ili\u015fkin s\u00f6z verilen her an yak\u0131nd\u0131r ve bu d\u00fcnyadaki zevk\u00fc sefa s\u00fcresi \u00e7ok k\u0131sad\u0131r. Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 onlar\u0131 koruyacak ve onlara ili\u015fkin iradesinin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ecek hi\u00e7 kimse yoktur. O dilerse onlara k\u00f6t\u00fcl\u00fck eder, dilerse onlara merhamet eder. Kendilerini koruyacak ve Allah&#8217;\u0131n kaderine kar\u015f\u0131 savunacak Allah&#8217;\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir dost ve yard\u0131mc\u0131 bulamazlar.<\/p>\n<p>\u015eu halde teslimiyetse teslimiyet, itaatsa itaat, Allah&#8217;a verilen s\u00f6ze ba\u011fl\u0131l\u0131ksa ba\u011fl\u0131l\u0131k. B\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 hem darl\u0131kta hemde geni\u015flikte yapmak gerekir. O&#8217;na d\u00f6nmek, her y\u00f6n\u00fcyle O&#8217;na dayan\u0131p g\u00fcvenmek zorunludur. Sonra y\u00fcce Allah neyi nas\u0131l dilerse \u00f6yle yapar.<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insanlar\u0131 sava\u015ftan al\u0131koyanlar\u0131 bildi\u011fine ili\u015fkin bir a\u00e7\u0131klama ile mesele tekrar g\u00fcndeme getiriliyor. Bunlar cihattan geri kald\u0131klar\u0131 gibi &#8220;Art\u0131k tutunacak yeriniz yok, geri d\u00f6n\u00fcn&#8221; diyerek ba\u015fkalar\u0131n\u0131 da evlerinde oturmaya davet eden kimselerdir. Bu arada onlar\u0131n ruhsal durumlar\u0131n\u0131 yans\u0131tan nefis bir tablo \u00e7iziliyor. Bu tablo -ger\u00e7e\u011fi yans\u0131tmakla beraber- insanlar aras\u0131nda hi\u00e7 eksik olmayan bu tiplerin g\u00fcl\u00fcn\u00e7l\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fckleri komik durumu ortaya koymaktad\u0131r. Zorluk an\u0131nda korkanlar\u0131n, bir kenara sinenlerin, tela\u015flan\u0131p, pani\u011fe kap\u0131lanlar\u0131n; g\u00fcvenli ve rahat ortamda ise b\u00f6b\u00fcrlenenlerin, bol keseden atanlar\u0131n tablosudur bu. Bu tabloda bir de onlar\u0131n iyilik yapma hususunda \u00e7ok cimri davrand\u0131klar\u0131, bu konuda en ufak bir \u00e7aba g\u00f6stermedikleri, uzaktan bir tehlike sezdikleri an derhal korkuya kap\u0131ld\u0131klar\u0131, ne yapacaklar\u0131n\u0131 \u015fa\u015f\u0131rd\u0131klar\u0131 ortaya konuyor. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n ifade tarz\u0131 bu nefis tabloyu ola\u011fan\u00fcst\u00fc sanat f\u0131r\u00e7as\u0131 ile \u00e7iziyor. Ayetlerin mucizevi ak\u0131\u015f\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda bu tabloyu yans\u0131tabilmek, i\u00e7eri\u011fini aktarmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<br \/>\n<strong>18- &#8220;Allah i\u00e7inizde sava\u015ftan al\u0131koyanlar\u0131 ve karde\u015flerine &#8220;Bize gelin zorlanmad\u0131k\u00e7a sava\u015fmay\u0131n&#8221; diyenleri ger\u00e7ekten bilir. Zaten bunlardan pek az\u0131 sava\u015fa gelir.&#8221;<\/p>\n<p>19- &#8220;Geldikleri zaman da size kar\u015f\u0131 \u00e7ok hassast\u0131rlar, size yard\u0131m etmek istemezler. Ancak sava\u015fta bir korku gelince, onlar\u0131n \u00fczerine \u00f6l\u00fcm bayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f insan gibi g\u00f6zleri d\u00f6nerek sana bakt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn. Korku gidipte s\u0131ra ganimetleri payla\u015fmaya gelince, mala d\u00fc\u015fk\u00fcnl\u00fck g\u00f6stererek, sizi sivri dilleriyle incitirler. Onlar inanmam\u0131\u015flar, bu y\u00fczden Allah onlar\u0131n i\u015flerini bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r. Bu Allah&#8217;a g\u00f6re kolayd\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>20- &#8220;Bunlar, d\u00fc\u015fman birliklerinin (Medine&#8217;den) gitmediklerini san\u0131yorlard\u0131. Bu birlikler tekrar gelmi\u015f olsalard\u0131, kendilerini \u00e7\u00f6lde bedevilerin yan\u0131nda bulunup, sadece sizin haberlerini sormay\u0131 dilerlerdi. \u0130\u00e7inizde olsalard\u0131, pek az\u0131 sava\u015f\u0131rlard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ayetler, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman saflar\u0131 da\u011f\u0131tmaya \u00e7al\u0131\u015fan ve karde\u015flerini evlerinde oturmaya \u00e7a\u011f\u0131ran b\u00f6ylece insanlar\u0131 sava\u015ftan al\u0131koyan kimseleri kesinlikle bildi\u011fini vurgulayarak ba\u015fl\u0131yor. &#8220;Zaten bunlardan pek az\u0131 sava\u015fa gelir.&#8221; Yani arada s\u0131rada cihada kat\u0131l\u0131rlar. Onlar da, hileleri de y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan bilinmektedir.<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan harikalar yaratan f\u0131r\u00e7a bu tiplerin karakteristik \u00e7izgilerini \u00e7izmeye ba\u015fl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Size kar\u015f\u0131 pek cimridirler.&#8221; \u0130\u00e7lerinde m\u00fcsl\u00fcmanlara kar\u015f\u0131 bir \u00e7ekememezlik, cihada ve onlar\u0131n elde ettikleri mala kar\u015f\u0131 bir k\u0131skan\u00e7l\u0131k, m\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00f6nelik duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde bir cimrilik vard\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Ancak sava\u015fta bir korku gelince, onlar\u0131n \u00fczerine \u00f6l\u00fcm bayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f insan gibi, g\u00f6zleri d\u00f6nerek sana bakt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn&#8221; Psikolojik durumlar\u0131 somutla\u015ft\u0131ran son derece canl\u0131 bir tablo&#8230; \u00c7izgiler adeta hareket ediyor&#8230; Ama ayn\u0131 zamanda g\u00fcl\u00fcn\u00e7 bir tablo. Bu korkaklar grubunun i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fckleri komik durumu yans\u0131t\u0131yor. Tabloda somutla\u015ft\u0131r\u0131lan hareketler ve tav\u0131rlar tir tir titreyen, \u00f6dleri kopan korkaklar\u0131n deh\u015fet an\u0131ndaki durumlar\u0131n\u0131 anlat\u0131yor.<\/p>\n<p>Bu tablonun en komik taraf\u0131 ise korku gidip yerini g\u00fcvenli\u011fe b\u0131rakmas\u0131ndan sonraki durumlar\u0131n\u0131 yans\u0131tan taraf\u0131d\u0131r: &#8220;Korku gittikten sonra sizi sivri dilleri ile incitirler.&#8221;<\/p>\n<p>Korku da\u011f\u0131l\u0131nca bunlar sakland\u0131klar\u0131 deliklerinden \u00e7\u0131karlar. Biraz \u00f6nce korkudan tir tir titreyen bu adamlar seslerini y\u00fckseltmeye ba\u015flarlar. Kabararak etrafa caka satarlar. Korkudan bir k\u00f6\u015feye sindikten sonra g\u00fcvenli ortamda ortaya \u00e7\u0131k\u0131p \u015fi\u015finirler; utanmadan nas\u0131l sava\u015fta zorluklarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131n\u0131, ne yararl\u0131 i\u015fler becerdiklerini, b\u00fcy\u00fck bir cesaretle sava\u015f alan\u0131na at\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 anlat\u0131p dururlar.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca onlar: &#8220;\u0130yilik yapma hususunda da cimrilik yaparlar.&#8221; B\u00fct\u00fcn bu iddialara, \u00f6v\u00fcnmelere ve bol keseden atmalara ra\u011fmen iyilik ad\u0131na g\u00fc\u00e7lerini, \u00e7abalar\u0131n\u0131, mal ve canlar\u0131n\u0131 harcamazlar, fedak\u00e2rl\u0131kta bulunmazlar.<\/p>\n<p>Bu tip insanlar bir ku\u015fakla, bir toplumla s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildirler. S\u00fcrekli bulunurlar. Bunlar g\u00fcvenlikte olduklar\u0131 s\u00fcrece, kendilerini rahatta hissettikleri s\u00fcrece cesurdurlar, her yerde konu\u015furlar ve hep \u00f6n plana \u00e7\u0131karlar. Ama korku varsa, iddet s\u00f6z konusuysa korkakt\u0131rlar, suskundurlar, bir k\u00f6\u015feye sinmi\u015flerdir. \u00dcstelik onlar iyili\u011fe ve iyilik taraftarlar\u0131na kar\u015f\u0131 cimridirler. Laftan ba\u015fka bir \u015fey vermezler onlara.<\/p>\n<p>&#8220;Onlar inanmam\u0131\u015flar, bu y\u00fczden Allah onlar\u0131n i\u015flerini bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte ilk sebep budur. Sebep, iman ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kalplerine yans\u0131mam\u0131\u015f ol mas\u0131, iman nuru ile yollar\u0131n\u0131 bulmam\u0131\u015f olmalar\u0131 ve iman\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc hayat sistemine uymam\u0131\u015f olmalar\u0131d\u0131r. &#8220;Bu y\u00fczden Allah onlar\u0131n i\u015flerini bo\u015fa \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131r&#8230;&#8221; Hi\u00e7bir sonu\u00e7 elde edememi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc olumlu bir sonu\u00e7 elde etmenin as\u0131l unsuru yok ortada.<\/p>\n<p>&#8220;Bu, Allah&#8217;a g\u00f6re kolayd\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;a zor gelen hi\u00e7bir \u015fey yoktur. Allah&#8217;\u0131n emri hemen yerine gelir. Ahzap g\u00fcn\u00fcndeki tutumlar\u0131na gelince, surenin ak\u0131\u015f\u0131 g\u00fcl\u00fcn\u00e7 ve k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc bir tabloda durumlar\u0131n\u0131 tasvir ederek devam ediyor:<\/p>\n<p>&#8220;Bunlar, d\u00fc\u015fman birliklerinin (Medine&#8217;den) gitmediklerini san\u0131yorlard\u0131. Onlar h\u00e2l\u00e2 korkudan titriyorlard\u0131. Birbirlerini yaln\u0131z b\u0131rak\u0131p bir k\u00f6\u015fede sinme \u00e7abas\u0131ndayd\u0131lar. D\u00fc\u015fman birliklerinin gittiklerine, korkunun gidip g\u00fcvenli\u011fin geldi\u011fine bir t\u00fcrl\u00fc inanam\u0131yorlard\u0131!<\/p>\n<p>&#8220;Bu birlikler tekrar gelmi\u015f olsalard\u0131, kendilerinin \u00e7\u00f6lde bedevilerin yan\u0131nda bulunup, sadece sizin haberlerinizi sormay\u0131 dilerlerdi.&#8221;<\/p>\n<p>Ne alayc\u0131 bir ifade! Ne kadar k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcc\u00fc bir tasvir? Ne komik bir tablo. E\u011fer bu birlikler tekrar gelmi\u015f olsalard\u0131, bu korkaklar, hi\u00e7bir zaman Medine&#8217;de oturmu\u015f olmamay\u0131 tercih ederlerdi. Medinelilerin hayatlar\u0131na ve ak\u0131betlerine ortak olmayan Bedevi Araplardan olmay\u0131 isterlerdi. Medine&#8217;de neler olup bitti\u011fini bilmemi\u015f olmay\u0131, aradaki uzakl\u0131\u011f\u0131n ve ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131n boyutlar\u0131n\u0131 vurgulamak ve orada ya\u015fanan deh\u015fet dolu anlardan uzak bulunmak bak\u0131m\u0131ndan Medine&#8217;ye ili\u015fkin bilgileri bir yabanc\u0131n\u0131n di\u011fer bir yabanc\u0131dan sormas\u0131 gibi edinmeyi isterlerdi.<\/p>\n<p>Evlerinde oturmu\u015f, sava\u015ftan uzak olmalar\u0131na ve do\u011frudan sava\u015fa kat\u0131lmam\u0131\u015f olmalar\u0131na ra\u011fmen bu t\u00fcr komik temennilerde bulunuyorlard\u0131. Bunlar\u0131nki uzaktan duyulan bir korkudur. Sava\u015fa girmedikleri halde, ondan uzak bulunduklar\u0131 halde pani\u011fe kap\u0131lm\u0131\u015f, y\u00fcrekleri a\u011f\u0131zlar\u0131na gelmi\u015fti: &#8220;\u0130\u00e7inizde olsalard\u0131, pek az sava\u015f\u0131rlard\u0131&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu son f\u0131r\u00e7a darbesi ile birlikte tablonun \u00e7izimi tamamlan\u0131yor. Medine&#8217;de yeni kurulan islam toplumu i\u00e7inde ya\u015fayan, ondan sonra da her ku\u015fakta ve her toplumda ayn\u0131 nitelikleri ve karekteristik \u00e7izgileri koruyarak ya\u015fayacak olan bu tiplerin tablosu tamamlan\u0131yor. Tablonun \u00e7izimi tamamlan\u0131rken g\u00f6n\u00fcllerde bu tiplere y\u00f6nelik bir k\u00fc\u00e7\u00fcmseme, onlarla alay etme, onlardan uzak olma duygular\u0131 yerediyor. Allah ve insanlar yan\u0131nda de\u011fersiz olduklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncesi canlan\u0131yor zi-, hinlerde.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n, kalplerinde hastal\u0131k bulunanlar\u0131n, d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda dikilmi\u015f saflarda bozgunculuk \u00e7\u0131karanlar\u0131n durumu. Ve i\u015fte onlar\u0131n a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k tablolar\u0131&#8230; Ne varki korku, s\u0131k\u0131nt\u0131, zorluk ve \u015fiddet b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 ayn\u0131 a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k pozisyona d\u00fc\u015f\u00fcrmez. Karanl\u0131k ortamlarda son derece ayd\u0131nl\u0131k tablolar da var. \u0130nsanlar\u0131n sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ortamlarda kendilerine olan g\u00fcvenlerini yitirmeyen, Allah&#8217;a s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya ba\u011fl\u0131 olan, O&#8217;nun verece\u011fi h\u00fckme \u00f6nceden raz\u0131 olan, ya\u015fanan korku, karga\u015fa ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131ktan sonra Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131ndan \u00fcmitlerini kesmeyen sa\u011flam karakterli kimseler de mevcuttur.<\/p>\n<p>Bu ayd\u0131nl\u0131k tabloyu anlatan ayetlerin ak\u0131\u015f\u0131 \u00f6nce Peygamber efendimizi anlat\u0131yor:<br \/>\n<strong>21- &#8220;Andolsun ki, Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isinde sizin i\u00e7in, Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne kavu\u015fmaya inanan ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anan kimseler i\u00e7in en g\u00fczel bir \u00f6rnek vard\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Peygamber efendimiz deh\u015fetin \u00fcrk\u00fct\u00fcc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcne, s\u0131k\u0131nt\u0131n\u0131n dayan\u0131lmaz boyutlarda olmas\u0131na ra\u011fmen m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in kendilerini g\u00fcvenlikte hissettikleri bir s\u0131\u011f\u0131nak konumundayd\u0131. Bu korkulu ortamda g\u00fcven, \u00fcmit ve huzur kayna\u011f\u0131yd\u0131. Onun bu b\u00fcy\u00fck olay esnas\u0131ndaki tavr\u0131nda toplumlar\u0131 ve davet hareketlerini y\u00f6netenlere yollar\u0131m g\u00f6sterecek dersler vard\u0131r. Peygamber efendimiz Allah a ve ahiret g\u00fcn\u00fc ile bulu\u015fmay\u0131 uman, kendisi i\u00e7in iyi bir \u00f6rnek isteyen, Allah \u0131 s\u00fcrekli hat\u0131rlayan v\u00e9 O&#8217;nu unutmayan kimseler i\u00e7in en g\u00fczel bir \u00f6rnektir.<\/p>\n<p>Burada daha fazla detaya giremeyece\u011fimiz i\u00e7in, Peygamber efendimizin o g\u00fcnk\u00fc tavr\u0131na \u00f6rnek olsun diye birka\u00e7 i\u015faret arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile de\u011finmekte yarar g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz m\u00fcsl\u00fcmanlarla birlikte hendek kazma i\u015finde \u00e7al\u0131\u015f\u0131yor, kazma sall\u0131yor, k\u00fcrekle toprak at\u0131yordu. K\u00fcfelere doldurulan topra\u011f\u0131 hende\u011fin d\u0131\u015f\u0131na ta\u015f\u0131yordu. Bu \u00e7al\u0131\u015fma esnas\u0131nda \u015fark\u0131 s\u00f6yleyenlere kat\u0131l\u0131yordu. M\u00fcsl\u00fcmanlar \u00e7al\u0131\u015f\u0131rken y\u00fcksek sesle recez (Aruz vezninde bir \u015fiir kal\u0131b\u0131.) bahrinden \u015fiirler okuyorlard\u0131. Peygamber efendimiz de nakarat k\u0131sm\u0131nda onlara kat\u0131l\u0131yordu. Meydana gelen olaylar\u0131n etkisi ile basit \u015fark\u0131lar m\u0131r\u0131ldan\u0131yorlard\u0131. \u00d6rne\u011fin, ismi Cuayl olan bir m\u00fcsl\u00fcman vard\u0131. Peygamber efendimiz adam\u0131n ismini be\u011fenmemi\u015f, ona `\u00d6mer&#8217; demi\u015fti. Hendek kazma i\u015finde \u00e7al\u0131\u015fanlar da bu olay\u0131 \u015fu basit \u015fiire konu etmi\u015flerdi:<\/p>\n<p>Onu Cuayl&#8217;den sonra \u00d6mer diye isimlendirdi.<\/p>\n<p>Bu g\u00fcn zavall\u0131ya yard\u0131mc\u0131 oldu.<\/p>\n<p>Bu \u015fiiri okurken &#8220;\u00d6mer&#8221; kelimesini tekrarlarken Peygamberimiz de tekrarl\u0131yordu. Ayn\u0131 \u015fekilde &#8220;zehran&#8221; kelimesini s\u00f6ylerlerken Peygamberimiz de tekrarl\u0131yordu.<\/p>\n<p>Art\u0131k m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131, Peygamber efendimizin aralar\u0131nda kazma sallad\u0131\u011f\u0131, k\u00fcrekle toprak att\u0131\u011f\u0131, topra\u011f\u0131 k\u00fcfeye doldurup ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131, onlarla birlikte bu \u015fiiri m\u0131r\u0131ldad\u0131\u011f\u0131 bu atmosferi bug\u00fcn tasavvur edebiliyoruz. Bu atmosferin m\u00fcsl\u00fcman ruhlara nas\u0131l bir enerji sa\u011flad\u0131\u011f\u0131n\u0131, i\u00e7lerinde ho\u015fnutluk, fedakarl\u0131k, g\u00fcven ve onurluluk duygular\u0131n\u0131 do\u011furan\u0131n nas\u0131l bir kaynak oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliyoruz.<\/p>\n<p>Zeyd b. Sabit hendek kaz\u0131m\u0131 s\u0131ras\u0131nda toprak ta\u015f\u0131yanlar aras\u0131nda bulunuyordu. Peygamber efendimiz onun i\u00e7in &#8220;Ne iyi \u00e7ocuktur&#8221; demi\u015fti. Bir g\u00fcn uyku a\u011f\u0131r gelmi\u015f, hendekte uyuya kalm\u0131\u015ft\u0131. \u00c7ok \u015fiddetli bir so\u011fuk ta vard\u0131. Umare b. Hazm silah\u0131n\u0131 alm\u0131\u015f, ama o bunun fark\u0131na varmam\u0131\u015ft\u0131. Uyan\u0131nca \u00e7ok korkmu\u015ftu. Peygamber efendimiz &#8220;Ey uykucu, uyudun silah\u0131n gitti&#8221; demi\u015fti. Sonra da &#8220;Bu \u00e7ocu\u011fun silah\u0131ndan haberi olan var m\u0131?&#8221; diye sormu\u015ftu. Umare &#8220;Ya Resulallah, silah\u0131 bendedir&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz &#8220;Silah\u0131n\u0131 geri ver&#8221; demi\u015f ve m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n korkutulmas\u0131n\u0131, \u015faka olsun diye e\u015fyalar\u0131n\u0131n al\u0131nmas\u0131n\u0131 yasaklam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Bu olay da, m\u00fcsl\u00fcman saflarda yer alan b\u00fcy\u00fck-k\u00fc\u00e7\u00fck herkesin g\u00f6z ve kalp uyan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131, ayr\u0131ca Peygamber efendimizin \u015fakac\u0131, tatl\u0131, \u015fefkatli ve y\u00fcce ruhunu tasvir ediyor: &#8220;Ey uykucu, uyudun silah\u0131n gitti&#8221;. Son olarak bu olay m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n en a\u011f\u0131r ko\u015fullarda, Peygamberlerinin koruyucu kanatlar\u0131 alt\u0131nda ya\u015fad\u0131klar\u0131 o atmosferi de tasvir ediyor.<\/p>\n<p>Sonra Peygamber efendimiz uzakta beliren b\u00fcy\u00fck zaferi seyrediyordu. Kazma darbeleri ile kayalardan \u00e7\u0131kan k\u0131v\u0131lc\u0131mlardan bu zaferi g\u00f6zleri ile g\u00f6r\u00fcyordu. Bunu m\u00fcsl\u00fcmanlara haber veriyor, i\u00e7lerine g\u00fcven a\u015f\u0131l\u0131yordu. Korkular\u0131n\u0131 dindirip kesin haberlerle ruhlar\u0131n\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu.<\/p>\n<p>Tarih\u00e7i \u0130bn-i \u0130shak Selman-\u0131 Farisi&#8217;nin (r.a) \u015f\u00f6yle dedi\u011fini anlat\u0131r: &#8220;Hende\u011fin bir taraf\u0131n\u0131 kazmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordum. O s\u0131rada sert bir kaya \u00e7\u0131kt\u0131 kar\u015f\u0131ma. Peygamber efendimiz de bana yak\u0131n bir yerdeydi. Topra\u011f\u0131 kazd\u0131\u011f\u0131m\u0131 ama \u00e7ok zorland\u0131\u011f\u0131m\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, inip kazmay\u0131 elimden ald\u0131. Kayaya bir darbe indirdi. Kazman\u0131n de\u011fdi\u011fi yerden bir k\u0131v\u0131lc\u0131m parlad\u0131. Sonra bir daha vurdu. Yine bir k\u0131v\u0131lc\u0131m \u00e7\u0131kt\u0131. Sonra kayaya \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir darbe indirdi. Bu seferde kazman\u0131n de\u011fdi\u011fi yerden k\u0131v\u0131lc\u0131m \u00e7\u0131kt\u0131. &#8220;Anam, babam sana feda olsun ya Resulallah, sen kayay\u0131 par\u00e7alarken kazman\u0131n a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131kan k\u0131v\u0131lc\u0131mlar neydi?&#8221; dedim. &#8220;Yoksa sen onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fcn m\u00fc ya Selman?&#8221; diye buyurdu. &#8220;Evet&#8221; dedim. &#8220;Birinci k\u0131v\u0131lc\u0131mda y\u00fcce Allah bana Yemeni sundu. \u0130kinci k\u0131v\u0131lc\u0131mda \u015eam ve Ma\u011frib&#8217;i, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcnde ise do\u011fuyu sundu&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Makrizi&#8217;nin &#8220;\u0130mta&#8217;ul esma&#8221; adl\u0131 eserinde anlatt\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re, Peygamber efendimizin bu dedikleri Hz. \u00d6mer&#8217;in halifeli\u011fi d\u00f6neminde ve Selman-\u0131 Farisi&#8217;nin hayatta oldu\u011fu s\u0131rada ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu g\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczde, tehlike kap\u0131ya dayanm\u0131\u015fken, her yandan korku \u00e7emberine al\u0131nan o kalpler \u00fczerinde bu t\u00fcr bir s\u00f6z\u00fcn ne b\u00fcy\u00fck etki b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcr gibi oluyoruz.<\/p>\n<p>Bu ayd\u0131nl\u0131k tablolara d\u00fc\u015fman birlikleri hakk\u0131nda bilgi toplamaktan d\u00f6nen Huzeyfe&#8217;yi de eklememiz gerekir. Huzeyfe yolda \u00e7ok \u00fc\u015f\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fc. Peygamber efendimiz de e\u015flerinden birine ait bir \u00f6rt\u00fcn\u00fcn alt\u0131nda namaz k\u0131l\u0131yordu. Ama Peygamberimiz namaz\u0131nda, Rabbi ile ileti\u015fim halindeyken, Huzeyfe&#8217;nin namaz\u0131n sonuna kadar so\u011fuktan titremesine g\u00f6nl\u00fc raz\u0131 olmuyor. Aksine tutuyor, ayaklar\u0131n\u0131n aras\u0131nda ona yer veriyor, \u0131s\u0131ns\u0131n diye \u00f6rt\u00fcn\u00fcn bir ucunu \u00fczerine at\u0131yor, sonra da namaz\u0131na devam ediyor. Namaz\u0131 bitirince, Huzeyfe edindi\u011fi bilgileri O&#8217;na anlat\u0131yor. Peygamberimizin kalbinin \u00f6nceden bildi\u011fi haberi m\u00fcjdeliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamberimiz, d\u00fc\u015fman birliklerinin geri d\u00f6nd\u00fcklerini bildi\u011fi halde Huzeyfe&#8217;yi olup bitenleri g\u00f6rmesi i\u00e7in g\u00f6ndermi\u015fti.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin bu korkulu atmosferdeki cesaretine, dayan\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131na, kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin haberler ise, hikayenin t\u00fcm\u00fcnde son derece belirgindirler. Bizim ayr\u0131ca bunlar\u0131 anlatmam\u0131za gerek yoktur. Hepsi de bilinen ve yararlan\u0131lan \u015feylerdir.<\/p>\n<p>Hi\u00e7 ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah do\u011fruyu s\u00f6ylemi\u015ftir: &#8220;Andolsun Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isinde sizin i\u00e7in, Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne kavu\u015fmaya inanan ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anan kimseler i\u00e7in en g\u00fczel bir \u00f6rnek vard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Sonra iman\u0131n, g\u00fcven verici ve huzur a\u015f\u0131lay\u0131c\u0131 tablosu ile m\u00fc&#8217;minlerin korku kar\u015f\u0131s\u0131ndaki, tehlike ile y\u00fcz y\u00fcze geldiklerindeki durumlar\u0131n\u0131 tasvir eden tablolar\u0131na s\u0131ra geliyor. Nitekim bu tehlike m\u00fc&#8217;min g\u00f6n\u00fclleri sarsm\u0131\u015ft\u0131. Ama onlar bu tehlikeyi g\u00fcven, ba\u011fl\u0131l\u0131k, m\u00fcjde ve i\u00e7 huzuru i\u00e7in kullan\u0131lacak bir etken olarak alg\u0131l\u0131yorlar:<\/p>\n<p><strong>22- &#8220;M\u00fc&#8217;minler d\u00fc\u015fman ordular\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fckleri zaman; &#8220;Bu Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fcn\u00fcn bize vaad etti\u011fi zaferdir. Allah ve Resul\u00fc do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir&#8221; dediler. Bu, onlar\u0131n sadece imanlar\u0131n\u0131 ve teslimiyetlerini artt\u0131rd\u0131.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bu b\u00fcy\u00fck olay kar\u015f\u0131s\u0131nda i\u00e7ine d\u00fc\u015ft\u00fckleri korku, y\u00fcz y\u00fcze geldikleri zorlu\u011fun do\u011furdu\u011fu s\u0131k\u0131nt\u0131, \u00fczerlerine sald\u0131ran zorlu d\u00fc\u015fman\u0131n neden oldu\u011fu panik onlar\u0131 \u015fiddetle sarsacak kadar b\u00fcy\u00fckt\u00fc. Nitekim her zaman en do\u011frusunu s\u00f6yleyen y\u00fcce Allah onlar\u0131n bu durumunu \u015fu \u015fekilde anlatmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130\u015fte orada m\u00fc&#8217;minler denenmi\u015f, \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile sars\u0131lm\u0131\u015flard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz onlar da insand\u0131lar. \u0130nsan\u0131n g\u00fcc\u00fc ise s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah insanlara g\u00fc\u00e7lerini a\u015fan sorumluluklar y\u00fcklemez. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n en sonunda kendilerine yard\u0131m edece\u011fine ili\u015fkin derin g\u00fcvenlerine ra\u011fmen; yine Peygamber efendimizin, i\u00e7inde bulunduklar\u0131 bu s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 atmosferin boyutlar\u0131n\u0131 a\u015fan Yemen&#8217;in<\/p>\n<p>\u015eam&#8217;\u0131n, Ma\u011frib&#8217;in ve Ma\u015frik&#8217;in fethedilece\u011fini ima eden m\u00fcjdesine ra\u011fmen. B\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131klar\u0131 korku, onlar\u0131 sars\u0131yor, huzursuz ediyor, canlar\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu durumu en g\u00fczel Huzeyfe&#8217;nin s\u00f6zleri tasvir etmektedir. Peygamber efendimiz arkada\u015flar\u0131n\u0131n durumunun fark\u0131ndad\u0131r. Ruhsal durumlar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor. Bu y\u00fczden: &#8220;Kim gidip d\u00fc\u015fman\u0131n ne yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6recek, sonra da gelip bize haber verecek -Peygamberimiz burada o ki\u015finin geri d\u00f6nece\u011fini garantiliyor-. Onun cennette benim arkada\u015f\u0131m olmas\u0131n\u0131 Allah&#8217;tan dileyece\u011fim&#8221; diyor D\u00f6n\u00fc\u015f garantisine ra\u011fmen, cennette Hz. Peygamberle arkada\u015f olmalar\u0131 y\u00f6n\u00fcnden yap\u0131lan duaya ra\u011fmen kimse Peygamberimize cevap vermiyor. Hz. Huzeyfe&#8217;ye bizzat ismi ile hitap edildi\u011fi zaman da \u015f\u00f6yle diyor: Peygamber efendimiz beni \u00e7a\u011f\u0131r\u0131nca kalkmaktan ba\u015fka \u00e7arem yoktu! Dikkat edin, b\u00f6yle bir \u015fey ancak sars\u0131nt\u0131n\u0131n son noktaya vard\u0131\u011f\u0131 durumlarda olur&#8230;<\/p>\n<p>Ne varki, sars\u0131lman\u0131n, g\u00f6zlerin korkudan kaymas\u0131n\u0131n, y\u00fcreklerin a\u011f\u0131zlara gelmesinin yan\u0131 s\u0131ra, Allah&#8217;la aralar\u0131nda kopmayan bir ba\u011flant\u0131 vard\u0131. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n olaylara egemen olan yasalar\u0131na ili\u015fkin \u015fa\u015fmaz bir anlay\u0131\u015flar\u0131 vard\u0131. Bu yasalar\u0131n de\u011fi\u015fmezli\u011fine, ba\u015flang\u0131\u00e7lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fine g\u00f6re sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n da ger\u00e7ekle\u015fece\u011fine ili\u015fkin sonsuz g\u00fcvenleri vard\u0131. Bunun i\u00e7in m\u00fc&#8217;minler meydana gelen sars\u0131nt\u0131y\u0131 yard\u0131m\u0131 beklemenin nedeni olarak alg\u0131l\u0131yorlard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, daha \u00f6nce y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6z\u00fcn\u00fc do\u011frulam\u0131\u015flard\u0131: &#8220;Acaba sizden \u00f6ncekilerin ba\u015flar\u0131na gelenlerin benzeri sizin de ba\u015f\u0131n\u0131za gelmeksizin, cennete girece\u011finizi mi sand\u0131n\u0131z? Onlar \u00f6ylesine a\u011f\u0131r s\u0131k\u0131nt\u0131lara ve zorluklara u\u011frad\u0131lar, \u00f6ylesine sars\u0131ld\u0131lar ki, Peygamberleri ile \u00e7evresindeki inanm\u0131\u015flar &#8220;Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ne zaman gelecek?&#8221; dediler. \u0130yi bilin ki, Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 yak\u0131nd\u0131r&#8221; (Bakara Suresi, 214)<\/p>\n<p>\u015eu anda onlar da sars\u0131l\u0131yorlar, \u015fu halde Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 onlara da yak\u0131nd\u0131r! Bu y\u00fczden \u015f\u00f6yle demi\u015flerdi: &#8220;Bu Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn bize vaad etti\u011fi zaferdir.&#8221; &#8220;Allah ve Resul\u00fc do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir&#8230;&#8221; &#8220;Bu, onlar\u0131n sadece imanlar\u0131n\u0131 ve teslimiyetlerini artt\u0131rd\u0131.&#8221; &#8220;Bu, Allah&#8217;\u0131n ve Resul\u00fc&#8217;n\u00fcn, bize vaad etti\u011fi zaferdir.&#8221;<\/p>\n<p>Allah ve Resul\u00fc, bu korku, bu zorluk, bu sars\u0131nt\u0131 ve bu s\u0131k\u0131nt\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda bize zafer vaad ettiler. \u015eu halde Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131n\u0131n gelmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r: &#8220;Allah ve Resul\u00fc do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir.&#8221; Allah ve Resul\u00fc zaferin belirtileri hususunda do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir. Bu belirtilerin ifade ettikleri anlam hususunda do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir. Bu y\u00fczden kalpleri Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 ve vaadine y\u00f6nelik sars\u0131lmaz bir g\u00fcvenle doludur: &#8220;Bu, onlar\u0131n sadece imanlar\u0131n\u0131 ve teslimiyetlerini artt\u0131rd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz onlar da insand\u0131. \u0130nsana \u00f6zg\u00fc duygulardan, zaaflardan kurtulmalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildi. Zaten kendi cinslerinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmalar\u0131, bu cinsin \u00e7er\u00e7evesi d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmalar\u0131, do\u011fal \u00f6zelliklerini ve yeteneklerini yitirmeleri istenmiyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah onlar\u0131 bu nitelikleri i\u00e7in yaratm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan olarak kals\u0131nlar; ba\u015fka bir cinse, \u00f6rne\u011fin mele\u011fe, \u015feytana, hayvana yahut ta\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015fmesinler diye yaratm\u0131\u015ft\u0131r&#8230; Evet onlar da insand\u0131lar, bu y\u00fczden korkuyorlard\u0131, bir zorlukla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda s\u0131k\u0131l\u0131yorlard\u0131, insan g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015fan bir tehlike ile y\u00fcz y\u00fcze geldiklerinde sars\u0131l\u0131yorlard\u0131. Ama, bununla beraber onlar, kendilerini Allah&#8217;a ba\u011flayan, d\u00fc\u015f\u00fcp par\u00e7alanmalar\u0131n\u0131 \u00f6nleyen, i\u00e7lerindeki \u00fcmidi tazeleyen, onlar\u0131 \u00fcmitsizlikten koruyan sa\u011flam, g\u00fcvenilir bir kulpa ba\u011flanm\u0131\u015flard\u0131. Bu ve \u015fu durumlar\u0131yla onlar, insanl\u0131k tarihinde benzeri g\u00f6r\u00fclmemi\u015f e\u015fsiz bir \u00f6rnektiler.&#8217;<\/p>\n<p>Y\u00fczy\u0131llar i\u00e7inde tan\u0131k olunan bu e\u015fsiz \u00f6rne\u011fi kavrayabilmemiz i\u00e7in, bu ger\u00e7e\u011fi kesinlikle alg\u0131lamam\u0131z gerekir. Onlar\u0131n insan olduklar\u0131n\u0131, g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcyle, zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131yla insan tabiat\u0131ndan soyutlanmad\u0131klar\u0131n\u0131 kavramam\u0131z gerekir. Onlar\u0131n sahip olduklar\u0131 ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n; g\u00f6klerin kulpuna yap\u0131\u015fm\u0131\u015f olmakla beraber yery\u00fcz\u00fcndeki insana \u00f6zg\u00fc nitelikleri korumalar\u0131ndan, kendi insanl\u0131klar\u0131 \u00e7er\u00e7evesinde insano\u011flu i\u00e7in haz\u0131rlanan en y\u00fcksek zirveye ula\u015fm\u0131\u015f olmalar\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6z ard\u0131 etmememiz gerekir.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131dan, bir g\u00fcn i\u00e7imizde zaaf ba\u015f g\u00f6sterdi\u011fini yahut sars\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131, ya da<\/p>\n<p>korktu\u011fumuzu veya tehlikenin, \u015fiddetin, s\u0131k\u0131nt\u0131n\u0131n ve deh\u015fetin etkisiyle s\u0131k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcrsek, hemen karamsarl\u0131\u011fa kap\u0131lmamal\u0131y\u0131z, tela\u015flan\u0131p art\u0131k hel\u00e2k oldu\u011fumuzu sanmamal\u0131y\u0131z. Veya art\u0131k hi\u00e7bir zaman b\u00fcy\u00fck bir sorumluluk y\u00fcklenemeyece\u011fimizi, buna lay\u0131k olmad\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmemeliyiz. Ancak, insan olu\u015fumuzdan kaynakland\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011finden hareket ederek kendi zaaf\u0131m\u0131z\u0131n yan\u0131nda durmamam\u0131z gerekir. Bizden daha iyi olanlarda ba\u015f g\u00f6sterdi diye kendi zaaf\u0131m\u0131zda \u0131srar etmemeliyiz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ortada sa\u011flam ve g\u00fcvenilir bir kulp var. G\u00f6klerin kopmaz kulpu var. S\u00fcr\u00e7mekten kurtulmam\u0131z i\u00e7in ona sar\u0131lmal\u0131y\u0131z, g\u00fcven ve ba\u011fl\u0131l\u0131k tazelemeliyiz, i\u00e7imizde ba\u015f g\u00f6steren sars\u0131nt\u0131y\u0131 gelecek yard\u0131m\u0131n m\u00fcjdesi olarak alg\u0131lamal\u0131y\u0131z. B\u00f6ylece direncimizi ve kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 korumu\u015f, daha,g\u00fc\u00e7l\u00fc ve kendinden emin olarak yolumuza devam etmi\u015f oluruz.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte islam\u0131n ilk y\u0131llar\u0131ndaki bu e\u015fsiz \u00f6rnekte meydana gelen denge budur. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim bu e\u015fsiz \u00f6rnekten, ge\u00e7mi\u015fteki tutumlar\u0131ndan, imtihan\u0131 ba\u015far\u0131yla ge\u00e7melerinden, Allah yolunda giri\u015fti\u011fi cihattan, kimilerinin Allah&#8217;la bulu\u015fmas\u0131ndan, kimilerinin de bu bulu\u015fmay\u0131 beklemesinden \u015fu \u015fekilde s\u00f6z ediyor:<br \/>\n<strong> 23- &#8220;M\u00fc&#8217;minler aras\u0131nda \u00f6yleleri varki, Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6zde dururlar. Kimileri s\u00f6z\u00fcn\u00fc yerine getirip o yolda can\u0131n\u0131 vermi\u015ftir; kimileri de \u015fehitlik beklemektedir. Onlar hi\u00e7 s\u00f6zlerini de\u011fi\u015ftirmediler.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Bu, daha \u00f6nce i\u015faret edilen ve sava\u015fta d\u00fc\u015fman kar\u015f\u0131s\u0131nda geri d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7mayacaklar\u0131na ili\u015fkin olarak Allah&#8217;a s\u00f6z veren, ama Allah&#8217;a verdikleri bu s\u00f6z\u00fc tutmayan kimselerin durumunu anlatan \u00f6rne\u011fe kar\u015f\u0131l\u0131k olarak yer al\u0131yor: &#8220;Allah&#8217;a verilen s\u00f6zden sorumluydular.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130mam Ahmed, Sabit&#8217;ten \u015funlar\u0131 aktar\u0131r: Amcam Enes b. Nadr Peygamber efendimizin yan\u0131nda Bedir sava\u015fma kat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131. Bu durum zoruna gidiyordu. &#8220;Hz. Peygamberin yapt\u0131\u011f\u0131 ilk sava\u015fa kat\u0131lmad\u0131m. E\u011fer y\u00fcce Allah bundan sonra bana Peygamber efendimizle birlikte bir sava\u015fa kat\u0131lmay\u0131 nasip ederse neler yapaca\u011f\u0131m\u0131 g\u00f6recektir&#8221; diyordu ve bundan fazlas\u0131n\u0131 s\u00f6ylemekten de korkuyordu. Nihayet Peygamber efendimizin yan\u0131nda Uhud sava\u015f\u0131na kat\u0131ld\u0131. Sava\u015f\u0131n devam etti\u011fi bir s\u0131rada Saad b. Muaz&#8217;a &#8220;Ey Ebu Amr, cennetin kokusu ne ho\u015f. Uhud&#8217;un \u00f6tesinden bu kokuyu duyuyorum&#8221; dedi ve \u00f6ld\u00fcr\u00fclene kadar m\u00fc\u015friklerle sava\u015ft\u0131. Cesedinde seksen k\u00fcs\u00fcr ok, k\u0131l\u0131\u00e7 ve m\u0131zrak yaras\u0131 tespit edilmi\u015fti. K\u0131z karde\u015fi -H\u00e2l\u00e2m Rubbiy binti Nadr- &#8220;Karde\u015fimi ancak parmaklar\u0131ndan tan\u0131yabildim&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine \u015fu ayet inmi\u015fti: &#8220;M\u00fc&#8217;minler aras\u0131nda \u00f6yleleri varki, Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6zde durdular&#8221;. Sahabeler bu ayetin Enes ve arkada\u015flar\u0131 hakk\u0131nda indi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesindeydiler. (M\u00fcslim, Tirmizi ve Nesai)<\/p>\n<p>M\u00fc&#8217;minler aras\u0131nda yer alan bu tiplerin ayd\u0131nl\u0131k portreleri burada, m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k, zaaf ve s\u00f6zlerinden d\u00f6nenlerin tablolar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k yer alan iman tablosunu b\u00fct\u00fcnlemek i\u00e7in sunuluyor. Bunda, olaylar ve Kur&#8217;an arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile e\u011fitme sahnesindeki kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rman\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi amac\u0131 g\u00fcd\u00fcl\u00fcyor.<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine imtihan\u0131n hikmetini, verilen s\u00f6z\u00fc tutman\u0131n ya da d\u00f6nmenin ak\u0131betini a\u00e7\u0131klamak ve b\u00fct\u00fcn bunlarda meseleyi Allah&#8217;\u0131n iradesine ba\u011flamak suretiyle bir de\u011ferlendirme yap\u0131l\u0131yor:<\/p>\n<p>24- &#8220;Bu sebeple Allah, do\u011frular\u0131 do\u011fruluklar\u0131 ile m\u00fckafatland\u0131r\u0131r; m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 da dilerse azapland\u0131r\u0131r veya tevbelerini kabu1 eder. \u015e\u00fcphesiz Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu de\u011ferlendirme c\u00fcmlesi, olaylar ve sahnelere ili\u015fkin tasvirli anlat\u0131m\u0131n aras\u0131nda yer al\u0131yor. Ama\u00e7, b\u00fct\u00fcn meseleyi Allah&#8217;a ba\u011flamak, olaylar ve geli\u015fmeler \u00fczerindeki perdeyi kald\u0131r\u0131p ilahi hikmeti ortaya koymakt\u0131r. \u015eu halde, bu olay ve geli\u015fmelerin hi\u00e7biri bo\u015funa de\u011fildir. Raslant\u0131 sonucu meydana gelmemi\u015ftir. Hepsi de \u00f6nceden planlanan bir hikmet ve belli bir ama\u00e7 do\u011frultusunda meydana gelmektedir ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi sonu\u00e7lara varacaklard\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra t\u00fcm olaylarda ve geli\u015fmelerde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131na y\u00f6nelik rahmeti belirginle\u015fmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun merhameti ve ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 daha yak\u0131n ve daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr: &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00fcy\u00fck olaya ili\u015fkin bu a\u00e7\u0131klama olay\u0131n, m\u00fc&#8217;minlerin Rabbleri ile ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncelerini do\u011frulayan, m\u00fcnaf\u0131k ve bozguncular\u0131n sap\u0131kl\u0131klar\u0131n\u0131, yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ortaya koyan sonu\u00e7 k\u0131sm\u0131 ile noktalan\u0131yor. Ayn\u0131 zamanda pratik bir sonu\u00e7land\u0131rma ile imani de\u011ferler yerle\u015ftiriliyor:<\/p>\n<p><strong>25- &#8220;\u00c2llah, o kafirleri hi\u00e7bir \u015fey elde edemeden \u00f6fkeleriyle geri \u00e7evirdi. Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131 sava\u015fta m\u00fc&#8217;minlere yetti. Allah g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr, mutlak galiptir.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Sava\u015f ba\u015flam\u0131\u015f, geli\u015fmi\u015f ve bir sonuca ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Ama sava\u015f\u0131n dizgini Allah&#8217;\u0131n elindeydi, istedi\u011fi gibi y\u00f6nlendiriyordu. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim bu ger\u00e7e\u011fi kendine \u00f6zg\u00fc ifade y\u00f6ntemi ile vurguluyor. Bu ger\u00e7e\u011fi peki\u015ftirmek, onu kalplere yerle\u015ftirmek, ger\u00e7ek islami d\u00fc\u015f\u00fcnceyi a\u00e7\u0131\u011fa kavu\u015fturmak i\u00e7in meydana gelen t\u00fcm olaylar\u0131 ve sonu\u00e7lar\u0131 do\u011frudan do\u011fruya y\u00fcce Allah&#8217;a dayand\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>Sava\u015f sadece Kurey\u015f ve Gatafan m\u00fc\u015friklerinin yenilgisi ile sonu\u00e7lanmam\u0131\u015ft\u0131. M\u00fc\u015friklerin m\u00fcttefiki olan yahudi Beni Kureyze kabilesi de hezimete u\u011fram\u0131\u015ft\u0131:<br \/>\n<strong>  26- &#8220;Allah, kitap ehlinden onlara yard\u0131m eden Kureyze yahudilerini de kalelerinden indirdi ve kalplerine korku d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. Onlardan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcyorsunuz, bir k\u0131sm\u0131n\u0131 da esir al\u0131yordunuz.&#8221;<\/p>\n<p>    27- &#8220;Topraklar\u0131n\u0131, evlerini, mallar\u0131n\u0131 ve hen\u00fcz aya\u011f\u0131n\u0131z\u0131 dahi basmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z yerleri Allah size miras olarak verdi. Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc her \u015feye yeter.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    Bu ayetlerin i\u015faret etti\u011fi geli\u015fmeleri anlayabilmek i\u00e7in yahudilerle m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ili\u015fkilerine bir g\u00f6z atmakta yarar vard\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>    Medine&#8217;de ya\u015fayan yahudiler, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n gruplar halinde buraya geli\u015flerinden sonraki k\u0131sa bir s\u00fcre d\u0131\u015f\u0131nda m\u00fcsl\u00fcmanlarla bar\u0131\u015f\u0131k bir hayat s\u00fcrd\u00fcrmediler. Peygamber efendimiz Medine&#8217;ye gelir gelmez onlarla bir bar\u0131\u015f antla\u015fmas\u0131 imzalam\u0131\u015ft\u0131. Bu antla\u015fmada Peygamberimiz onlara yard\u0131m etmeyi, onlar\u0131 korumay\u0131 garantilemi\u015fti. Ancak antla\u015fmay\u0131 bozmamalar\u0131n\u0131, bozgunculuk \u00e7\u0131karmamalar\u0131n\u0131, ba\u015fkalar\u0131n\u0131n ay\u0131plar\u0131n\u0131 ara\u015ft\u0131rmamalar\u0131n\u0131, d\u00fc\u015fmana yard\u0131mc\u0131 olmamalar\u0131n\u0131, kimseyi incitecek davran\u0131\u015flarda bulunmamalar\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015fmu\u015ftu.<\/p>\n<p>    Ne varki yahudiler, \u00e7ok ge\u00e7meden yeni dinin, ilk ehli kitap toplum olmalar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan sahip olduklar\u0131 geleneksel ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 konumlar\u0131na y\u00f6nelik tehlikesini sezdiler. Yahudiler bu niteliklerinden dolay\u0131 Medine&#8217;liler aras\u0131nda sahip bulunduklar\u0131 sayg\u0131n konumlar\u0131ndan b\u00fcy\u00fck kazan\u00e7lar sa\u011fl\u0131yorlard\u0131. Ayn\u0131 \u015fekilde \u0130slam dininin Peygamber efendimizin \u00f6nderli\u011finde toplum i\u00e7in \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc yeni sosyal d\u00fczenin de kendileri a\u00e7\u0131s\u0131ndan ne denli tehlikeli olaca\u011f\u0131n\u0131 sezmi\u015flerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc yahudiler, Medine&#8217;de en etkin, en y\u00fcce s\u00f6z kendilerine ait olsun diye Evs ve Hazre\u00e7 kabileleri aras\u0131ndaki ihtilaf\u0131 istismar ediyorlard\u0131. Fakat \u0130slam Evs ve Hazre\u00e7 kabilelerini sayg\u0131n Peygamberlerinin \u00f6nderli\u011finde birle\u015ftirince, art\u0131k yahudiler iki grup aras\u0131nda avlanacaklar\u0131 bulan\u0131k suyu bulamaz oldular.<\/p>\n<p>    Onlar\u0131n belini k\u0131ran en b\u00fcy\u00fck darbe, bilginleri ve hahamlar\u0131 olan Abdullah b. Selam&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman olmas\u0131yd\u0131. Y\u00fcce Allah onun g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fc islama a\u00e7m\u0131\u015f ve m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015ftu. Ailesini davet etmi\u015f onlar da m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015flard\u0131. Fakat, m\u00fcsl\u00fcman oldu\u011funu a\u00e7\u0131klayacak olursa yahudilerin aleyhinde dedikodu \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131ndan korkuyordu. Bu y\u00fczden Peygamber efendimizden kendisinin m\u00fcsl\u00fcman oldu\u011funu yahudilere bildirmeden \u00f6nce kendisini onlara sormas\u0131n\u0131 istedi. Peygamberimiz onun nas\u0131l biri oldu\u011funu yahudilere sorunca: &#8220;Bizim efendimizdir, efendimizin o\u011fludur. Haham\u0131m\u0131zd\u0131r, bilginimizdir&#8221; dediler. Bu s\u0131rada Abdullah b. Selam ortaya \u00e7\u0131k\u0131p kendisinin inand\u0131\u011f\u0131 \u015feye onlar\u0131n da inanmalar\u0131n\u0131 istedi. Buna \u00e7ok bozuldular ve hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fc s\u00f6z s\u00f6ylediler. Yahudi ailelere ondan uzak durmalar\u0131n\u0131 tembih ettiler. Dini ve siyasi egemenliklerine, rejimlerine y\u00f6nelen ger\u00e7ek tehlikeyi sezdiler. Ve Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.s) i\u015fini bitirmek i\u00e7in kesintisiz komplolar d\u00fczenlemeye karar verdiler.<\/p>\n<p>    \u0130\u015fte bug\u00fcne kadar m\u00fcsl\u00fcmanlarla yahudiler aras\u0131nda bir g\u00fcn olsun durmayan sava\u015f o g\u00fcnden itibaren ba\u015flam\u0131\u015f oldu.<\/p>\n<p>    Bu g\u00fcnk\u00fc deyimiyle ilk \u00f6nce so\u011fuk sava\u015f ba\u015flad\u0131. Hz. Muhammed (s.a.s) ve islam aleyhine propaganda sava\u015f\u0131 ba\u015flad\u0131. Yahudiler uzun tarihleri boyunca geli\u015ftirdikleri t\u00fcm taktikleri uygulad\u0131lar bu sava\u015fta. Hz. Muhammed&#8217;in (s.a.s) Peygamberli\u011fi hakk\u0131nda ku\u015fku uyand\u0131rma, yeni inan\u00e7 sisteminin etraf\u0131nda \u00e7e\u015fitli \u015f\u00fcpheler yayma takti\u011fine ba\u015fvurdular. Baz\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n aralar\u0131n\u0131 bozma yolunu tuttular. Bazan Evs ve Hazre\u00e7 kabilelerinin, bazan muhacirlerle ensar\u0131n aras\u0131n\u0131 bozmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131lar. M\u00fc\u015frikler hesab\u0131na m\u00fcsl\u00fcmanlar aleyhine casusluk yapt\u0131lar.<\/p>\n<p>    M\u00fcsl\u00fcman g\u00f6r\u00fcnen bir grup m\u00fcnaf\u0131kla i\u015fbirli\u011fi y\u00f6n\u00fcne giderek onlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile m\u00fcsl\u00fcman saflar aras\u0131na fitne sokmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar&#8230; En sonunda da maskelerini indirip Ahzap sava\u015f\u0131nda oldu\u011fu gibi m\u00fcsl\u00fcmanlar kar\u015f\u0131s\u0131nda olu\u015fan d\u00fc\u015fman saftaki yerlerini ald\u0131lar.<\/p>\n<p>    En \u00f6nemli topluluklar\u0131 Beni Kaynuka, Beni Nadr ve Beni Kureyze&#8217;ydi. Bu topluluklar\u0131n her birinin gerek Peygamber efendimizle gerekse m\u00fcsl\u00fcmanlarla belli bir ili\u015fkisi vard\u0131.<\/p>\n<p>    En cesurlar\u0131 Beni Kaynuka kabilesi idi. Bedir&#8217;de b\u00fcy\u00fck bir zafer elde etmelerinden dolay\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlara kin besliyorlard\u0131. \u0130\u011fneleyici s\u00f6zler s\u00f6yl\u00fcyor, daha \u00f6nce Peygamberimizle yapt\u0131klar\u0131 antla\u015fmay\u0131 inkar ediyorlard\u0131. Bu tutumlar\u0131, Hz. Peygamberin Kurey\u015f&#8217;le yapt\u0131\u011f\u0131 ilk sava\u015fta galip geldikten sonra bir daha kar\u015f\u0131 koyamayacaklar\u0131 \u015fekilde etkinlik kazanmas\u0131ndan, g\u00fcc\u00fcn\u00fcn artmas\u0131ndan korktuklar\u0131n\u0131n belirtisiydi.<\/p>\n<p>    \u0130bn-i Hi\u015fam, \u0130bn-i \u0130shak kanal\u0131 ile onlar\u0131n durumlar\u0131n\u0131 \u015fu \u015fekilde anlat\u0131r: &#8220;Peygamber efendimiz Beni Kaynuka kabilesini pazarda toplay\u0131p onlara \u015f\u00f6yle seslendi: &#8220;Ey yahudiler, Kurey\u015flilerin ba\u015f\u0131na gelen felaketin ayn\u0131s\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131n\u0131za indirmesi konusunda Allah&#8217;tan sak\u0131n\u0131n ve m\u00fcsl\u00fcman olun. \u00c7\u00fcnk\u00fc siz, benim Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilmi\u015f bir Peygamber oldu\u011fumu biliyorsunuz. Bunu kendi kitab\u0131n\u0131zda ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sizinle yapt\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zle\u015fmede g\u00f6r\u00fcyorsunuz&#8221;. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k olarak yahudiler: &#8220;Ey Muhammed, sen bizi kendi kavmine benzetiyorsun. Sava\u015ftan anlamayan bir toplumla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131p onlar\u0131 yenmi\u015f olman seni aldatmas\u0131n. Allah&#8217;a andolsun ki, e\u011fer biz seninle sava\u015fm\u0131\u015f olsayd\u0131k, nas\u0131l insanlar oldu\u011fumuzu sana \u00f6\u011fretirdik&#8221; dediler.<\/p>\n<p>    \u0130bn-i Hi\u015fam Abdullah b. Cafer&#8217;e dayanarak \u015funlar\u0131 anlat\u0131r: Beni Kaynuka ile ilgili geli\u015fmelerden biri de \u015fudur: Bir Arap kad\u0131n\u0131 gidip Beni Kaynuka pazar\u0131nda s\u00fct satar, sonra da bir kuyumcu d\u00fckkan\u0131nda oturur. Orada bulunanlar kad\u0131ndan y\u00fcz\u00fcn\u00fc a\u00e7mas\u0131n\u0131 isterler, kad\u0131n itiraz eder. Kuyumcu kad\u0131n\u0131n elbisesinin ete\u011fini elbisenin \u00fcst taraf\u0131na d\u00fc\u011f\u00fcmler. Kad\u0131n aya\u011fa kalk\u0131nca ay\u0131p yerleri g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. Yahudiler g\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcrler. Kad\u0131n ba\u011f\u0131r\u0131r. Bir m\u00fcsl\u00fcman, kuyumcunun \u00fczerine at\u0131l\u0131r ve onu \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. Kuyumcu yahudi oldu\u011fu i\u00e7in di\u011fer yahudiler hep birlikte o m\u00fcsl\u00fcman\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcrler. \u00d6ld\u00fcr\u00fclen m\u00fcsl\u00fcman\u0131n ailesi de yahudilere kar\u015f\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 yard\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r. Bunun \u00fczerine m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00f6fkelenirler. B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcmanlarla Beni Kaynuka kabilesi aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir kavga ba\u015flam\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>    \u0130bn-i \u0130shak bu olay\u0131n geli\u015fimini \u015f\u00f6yle tamamlar: Peygamber efendimiz verece\u011fi karara boyun e\u011feceklerini bildirene kadar onlar\u0131 ablukaya ald\u0131. Y\u00fcce Allah Peygamberimize yahudilerin aleyhine f\u0131rsat vermi\u015fken Abdullah b. Ubeyy b. Selul kalk\u0131p \u015f\u00f6yle dedi: Ey Muhammed, dostlar\u0131ma iyi davran -Beni Kaynuka kabilesi Hazre\u00e7 kabilesinin m\u00fcttefiki idi- Peygamberimiz duymazl\u0131ktan geldi. Tekrar &#8220;Ey Muhammed, dostlar\u0131ma iyi davran&#8221; dedi. Peygamberimiz onu dinlemedi, y\u00fcz\u00fcn\u00fc bir tarafa \u00e7evirdi. Bu sefer elini Peygamberimizin z\u0131rh\u0131n\u0131n cebine soktu. Peygamberimiz &#8220;B\u0131rak beni&#8221; dedi. Peygamberimizin y\u00fcz\u00fcn\u00fcn rengi de\u011fi\u015fecek kadar \u00f6fkelenmi\u015fti. &#8220;Yaz\u0131klar olsun sana, b\u0131rak beni&#8221; dedi. &#8220;Hay\u0131r, vallahi dostlar\u0131ma iyi davranmad\u0131\u011f\u0131n s\u00fcrece b\u0131rakmam seni. Bunlar d\u00f6rty\u00fcz z\u0131rhs\u0131z, \u00fc\u00e7y\u00fcz z\u0131rhl\u0131 sava\u015f\u00e7\u0131d\u0131r. K\u0131z\u0131la ve karaya kar\u015f\u0131 korurlard\u0131 beni. Sense bir g\u00fcn de k\u0131l\u0131\u00e7tan ge\u00e7irmek istiyorsun. Allah&#8217;a andolsun ki, ben \u00e7\u0131kacak felaketlerden endi\u015feleniyorum&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz &#8220;Onlar\u0131 sana ba\u011f\u0131\u015flad\u0131m&#8221; dedi.<\/p>\n<p>    Abdullah b. Ubeyy o g\u00fcne kadar kabilesi aras\u0131nda etkinlik sahibi birisiydi. peygamber efendimiz Beni Kaynuka kabilesi hakk\u0131nda arac\u0131l\u0131k yapmas\u0131n\u0131 kabul ederek, onlar\u0131n silahlar\u0131 hari\u00e7 di\u011fer mallar\u0131n\u0131 yanlar\u0131na alarak Medine&#8217;yi terk etmelerine izin verdi. B\u00f6ylece Medine \u00f6nemli bir g\u00fcce sahip yahudilerin bir k\u0131sm\u0131ndan kurtulmu\u015f oldu.<\/p>\n<p>    Beni Nadr kabilesine gelince; Peygamber efendimiz Uhud sava\u015f\u0131ndan sonra Hicri d\u00f6rd\u00fcnc\u00fc senede, daha \u00f6nce aralar\u0131nda vard\u0131klar\u0131 bir antla\u015fma uyar\u0131nca \u00f6ld\u00fcr\u00fclen iki ki\u015finin diyetine katk\u0131da bulunmalar\u0131n\u0131 istemek \u00fczere ya\u015fad\u0131klar\u0131 b\u00f6lgeye gitti. Peygamberimiz bulunduklar\u0131 yere gelince: &#8220;Tamam ey Ebul Kas\u0131m, sana istedi\u011fin miktarda yard\u0131mda bulunaca\u011f\u0131z&#8221; dediler. Sonra aralar\u0131nda yaln\u0131z kal\u0131nca: &#8220;Bu adam\u0131 bir daha bu durumda bulamazs\u0131n\u0131z. -Peygamber efendimiz onlar\u0131n evlerinden birinin duvar\u0131n\u0131n dibinde oturuyordu- Kim bu evin \u00fczerine \u00e7\u0131k\u0131p, \u00fczerine bir kaya indirerek bizi ondan kurtaracak?<\/p>\n<p>    Ard\u0131ndan bu al\u00e7ak\u00e7a komployu uygulamaya ba\u015flad\u0131lar. Peygamber efendimiz onlar\u0131n yapmak istedikleri \u015feyi sezdi ve hemen oradan ayr\u0131l\u0131p Medine&#8217;ye d\u00f6nd\u00fc. Onlara kar\u015f\u0131 sava\u015f haz\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131n ba\u015flat\u0131lmas\u0131n\u0131 emretti. Onlarda kalelerine kapand\u0131lar. M\u00fcnaf\u0131kl\u0131\u011f\u0131n eleba\u015f\u0131s\u0131 Abdullah b. Ubeyy b. Selul, &#8220;Direnin ve kendinizi savunun, sizi kesinlikle teslim etmeyece\u011fiz. E\u011fer \u00f6l\u00fcrseniz biz de sizinle \u00f6l\u00fcr\u00fcz. E\u011fer s\u00fcrg\u00fcn edilirseniz biz de sizinle \u015fehri terk ederiz&#8221; diye onlara haber g\u00f6nderdi. Ama m\u00fcnaf\u0131klar s\u00f6zlerinde durmad\u0131lar. Y\u00fcce Allah Beni Nudayrl\u0131lar\u0131n i\u00e7ine korku sald\u0131. Onlar da sava\u015fmadan, direnmeden teslim oldular. Peygamber efendimizden, \u015fehri terk etmelerine izin vermesini, canlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131, silah hari\u00e7 yanlar\u0131nda bir deve y\u00fck\u00fc mal al\u0131p gitmelerine m\u00fcsaade etmesini istediler. Peygamberimiz de bu \u015fekilde hareket etti. \u00c7\u0131k\u0131p Haybere gittiler. Baz\u0131lar\u0131 da \u015eam&#8217;a gitti. Haybere giden ileri gelenleri aras\u0131nda Selam b. Ebu&#8217;l Hukeyk, Kenane b. Rebi b. Ebu&#8217;l Hukeyk ve Huyey b. Ahtab vard\u0131. Ahzap sava\u015f\u0131nda Kurey\u015f ve Gatafan m\u00fc\u015friklerinin m\u00fcsl\u00fcmanlara kar\u015f\u0131 birlik olu\u015fturup sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7meleri g\u00fcndeme getirildi\u011fi s\u0131rada onlardan da s\u00f6z edilmi\u015fti.<\/p>\n<p>    \u015eimdi Beni Kureyze sava\u015f\u0131na gelmi\u015f bulunuyoruz. Daha \u00f6nce bunlar\u0131n Ahzap sava\u015f\u0131ndaki tutumlar\u0131na de\u011finilmi\u015fti. Ba\u015fta Huyey b. Ahtap olmak \u00fczere Beni Nudayr kabilesinin ileri gelenlerinin te\u015fvikleriyle m\u00fc\u015friklerle birlik olup m\u00fcsl\u00fcmanlar aleyhine olu\u015fan ittifaka kat\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. Beni Kureyze kabilesinin bu ortamda Peygamber efendimizle daha \u00f6nce yapt\u0131klar\u0131 sald\u0131rmazl\u0131k ve savunma i\u015fbirli\u011fi antla\u015fmas\u0131n\u0131 bozmalar\u0131, d\u00fc\u015fman birliklerinin Medine&#8217;nin d\u0131\u015f\u0131nda giri\u015ftikleri sald\u0131r\u0131lardan daha a\u011f\u0131r gelmi\u015fti m\u00fcsl\u00fcmanlara.<\/p>\n<p>    \u015eu rivayet, o s\u0131rada m\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00f6nelen tehdidin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ve Beni Kureyze&#8217;nin antla\u015fmay\u0131 bozmas\u0131ndan dolay\u0131 duyulan korkunun boyutlar\u0131n\u0131 \u00e7ok g\u00fczel tasvir ediyor: Peygamber efendimiz haberi duyunca, Evs kabilesinin lideri Saad b. Muaz, Hazre\u00e7 kabilesinin lideri Saad b. Ubade ile birlikte Abdullah b. Revaha ve Havvat b. Cubeyri r.a. g\u00f6ndererek \u015f\u00f6yle buyurdu: &#8220;Gidin bakal\u0131m bunlara ili\u015fkin olarak duydu\u011fumuz \u015feyler do\u011fru mudur de\u011fil midir? E\u011fer s\u00f6ylenenler do\u011fruysa, sadece benim anlayaca\u011f\u0131m \u015fekilde gizlice anlat\u0131n, halka duyurmay\u0131n. Ama e\u011fer bize verdikleri s\u00f6zde duruyorlarsa bunu halka duyurun.&#8221; (Bu s\u00f6zler, Peygamber efendimizin bu haberin nefislerde b\u0131rakaca\u011f\u0131 k\u00f6t\u00fc etkilerden endi\u015felendi\u011fini g\u00f6steriyor).<\/p>\n<p>    Heyet Beni Kureyze&#8217;nin bulundu\u011fu yere gelince, onlar\u0131 Peygamber efendimizden onlara ili\u015fkin duyduklar\u0131ndan da beter bir durumda g\u00f6rd\u00fcler: &#8220;Resulullah da kimdir? Muhammed&#8217;le aram\u0131zda herhangi bir antla\u015fma, bir s\u00f6zle\u015fme yoktur&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine heyet d\u00f6nd\u00fc ve durumu Peygamber efendimize a\u00e7\u0131klamadan i\u015faretle bildirdiler. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz &#8220;Allahu ekber, m\u00fcjdeler olsun ey m\u00fcsl\u00fcmanlar&#8221; buyurdu. (K\u00f6t\u00fc haberin saflarda yay\u0131lmas\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlara g\u00fcven a\u015f\u0131lamak i\u00e7in b\u00f6yle davranm\u0131\u015ft\u0131).<\/p>\n<p>    \u0130bn-i \u0130shak diyor ki: &#8220;Bundan sonra imtihan a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131. Korku gittik\u00e7e artt\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar hem yukar\u0131dan, hem a\u015fa\u011f\u0131dan d\u00fc\u015fmanla \u00e7evrilmi\u015flerdi. Hatta m\u00fcsl\u00fcmanlar en olmad\u0131k olumsuzluklar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015flerdi. Baz\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar da ortal\u0131\u011f\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131yorlard\u0131&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>    Ahzap sava\u015f\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131nda durum bundan ibaretti.<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah, yard\u0131m\u0131 ile Peygamberini destekleyince, d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 hi\u00e7bir sonu\u00e7 elde edemeden gerisin geri g\u00f6nderince ve y\u00fcce Allah m\u00fc&#8217;minleri sava\u015ftan koruyunca, Peygamber efendimiz zaferle Medine&#8217;ye d\u00f6nd\u00fc. \u0130nsanlar silahlar\u0131n\u0131 b\u0131rakm\u0131\u015flard\u0131. Peygamber efendimiz \u00dcmm\u00fc Seleme&#8217;nin r.a. evinde cephenin tozlar\u0131ndan y\u0131kand\u0131\u011f\u0131 bir s\u0131rada Cebrail a.s. geldi ve &#8220;Silah\u0131n\u0131 b\u0131rakt\u0131n m\u0131 ya Resulallah?&#8221; dedi. Peygamber efendimiz &#8220;Evet&#8221; dedi. Cebrail a.s. &#8220;Ama melekler hen\u00fcz silahlar\u0131n\u0131 b\u0131rakmad\u0131lar. \u015eimdi o kavmin \u00fczerine y\u00fcr\u00fcmenin zaman\u0131d\u0131r&#8221; dedi. Sonra da \u015funlar\u0131 ekledi: &#8220;Y\u00fcce Allah Beni Kureyze kabilesinin \u00fczerine y\u00fcr\u00fcmeni emrediyor.&#8221; Beni Kureyze&#8217;nin yurdu Medine&#8217;den birka\u00e7 mil uzaktayd\u0131. Bu olay \u00f6\u011flen namaz\u0131ndan sonra meydana geliyordu. Peygamber efendimiz &#8220;Beni Kureyze&#8217;nin yurduna varmad\u0131k\u00e7a hi\u00e7 kimse ikindi namaz\u0131n\u0131 k\u0131lmas\u0131n&#8221; Ard\u0131ndan m\u00fcsl\u00fcmanlar yola koyuldular. \u0130kindi namaz\u0131n\u0131n vakti onlar yoldayken girdi. Baz\u0131s\u0131 namaz\u0131 yolda k\u0131ld\u0131 ve &#8220;Resulullah s\u0131rf acele etmemiz i\u00e7in b\u00f6yle s\u00f6ylemi\u015ftir&#8221; dediler. Di\u011ferleri de Beni Kureyze&#8217;nin yurduna varmad\u0131k\u00e7a ikindi namaz\u0131n\u0131 k\u0131lmayaca\u011f\u0131z dediler. Peygamberimiz iki tarafa da sert bir tepki g\u00f6stermedi.<\/p>\n<p>    Peygamber efendimiz \u00dcmm\u00fc Mektum&#8217;u (Hakk\u0131nda &#8220;Abese vetevella encaehul&#8217;a&#8217;ma&#8221; =Surat ast\u0131 ve d\u00f6nd\u00fc. K\u00f6r geldi, diye= ayeti inen k\u00f6r sahabe) Medine&#8217;de kendisine vekil b\u0131rakarak pe\u015flerinden gitti. Bayra\u011f\u0131 Ali b. Ebu Talib&#8217;e verdi. Sonra Peygamber efendimiz yurtlar\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde sava\u015f d\u00fczeni alarak yirmibe\u015f gece onlar\u0131 ablukaya ald\u0131. Bu abluka uzun s\u00fcr\u00fcnce Evs kabilesinin lideri Saad b. Muaz&#8217;\u0131n hakemli\u011fini kabul ettiler. \u00c7\u00fcnk\u00fc cahiliye d\u00f6neminde Evs kabilesinin m\u00fcttefikleri idiler. Onlar Saad b. Muaz&#8217;\u0131n kendilerine iyi davranaca\u011f\u0131na inan\u0131yorlard\u0131. Nitekim Abdullah b. Ubeyy b. Selul dostlar\u0131 olan Beni Kaynuka kabilesi i\u00e7in \u00f6yle yapm\u0131\u015f, arac\u0131l\u0131k yaparak onlar\u0131 Resulullah&#8217;\u0131n elinden kurtarm\u0131\u015ft\u0131. \u0130bn-i Ubeyy&#8217;in Beni Kaynuka i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131 arac\u0131l\u0131k gibi Saad&#8217;\u0131n da kendileri hakk\u0131nda arac\u0131l\u0131k yapaca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131\u015flard\u0131. Saad b. Muaz&#8217;\u0131n hendek sava\u015f\u0131n\u0131n s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc g\u00fcnlerde, (koptu\u011fu zaman kolun hareket etmesine engel olu\u015fturan bir damara) ok isabet etmek suretiyle yaraland\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131. Resulullah bu damar\u0131m da\u011flam\u0131\u015f ve yak\u0131ndan ilgilenmek i\u00e7in onu mescidin bir taraf\u0131na yat\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. O s\u0131rada Saad b. Muaz Allah&#8217;a \u015f\u00f6yle dua ediyordu: &#8220;Allah&#8217;\u0131m e\u011fer Kurey\u015fle bundan sonra yine sava\u015fmam\u0131z\u0131 takdir etmi\u015fsen, bizi o g\u00fcne yeti\u015ftir. E\u011fer bizimle onlar aras\u0131ndaki sava\u015f\u0131n bitmesini takdir etmi\u015fsen onlar\u0131n birli\u011fini par\u00e7ala, darmada\u011f\u0131n et. Beni Kureyze kabilesi hakk\u0131nda da g\u00f6zlerimi ayd\u0131n etmedik\u00e7e can\u0131m\u0131 alma.&#8221; Y\u00fcce Allah Saad&#8217;\u0131n bu duas\u0131n\u0131 kabul etmi\u015f ve kendi kendilerini onun hakemli\u011fini kabul etmelerini takdir etmi\u015fti.<\/p>\n<p>    Bu s\u0131rada Peygamber efendimiz onlar\u0131n hakk\u0131nda hakemlikte bulunmas\u0131 i\u00e7in onu Medine&#8217;den \u00e7a\u011f\u0131rtt\u0131. Bindirildi\u011fi bir merkebin s\u0131rt\u0131nda \u00e7\u0131kagelince Evs kabilesinden olanlar etraf\u0131n\u0131 sar\u0131p \u015f\u00f6yle demeye ba\u015flad\u0131lar: &#8220;Ey Saad, bunlar senin m\u00fcttefiklerindir, onlara iyi davran.&#8221; Onu yumu\u015fatmaya, onlar hakk\u0131nda merhametli davranmas\u0131n\u0131 sa\u011flamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlard\u0131. O ise sessizce s\u00f6ylenenler i dinliyordu. Fazla \u0131srar edince: &#8220;\u015eimdi Saad&#8217;\u0131n Allah i\u00e7in yapaca\u011f\u0131 bir i\u015fte k\u0131nayan\u0131n k\u0131namas\u0131ndan korkmayaca\u011f\u0131 and\u0131r&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Saad&#8217;\u0131n onlar\u0131 sa\u011f b\u0131rakma taraftar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar.<\/p>\n<p>    Saad b. Muaz r.a. Peygamber efendimizin i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00e7ad\u0131ra yakla\u015f\u0131nca, Peygamber efendimiz &#8220;B\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze yard\u0131m edin&#8221; dedi. M\u00fcsl\u00fcmanlar hemen kalk\u0131p onu merkebin s\u0131rt\u0131ndan indirdiler. Peygamberimizin ona kar\u015f\u0131 bu \u015fekilde davranmas\u0131, verece\u011fi h\u00fckm\u00fcn daha etkin olmas\u0131 i\u00e7in karar verme yetkisine sahip oldu\u011fu bir ortamda ona sayg\u0131 g\u00f6sterilmesini, onurland\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 sa\u011flama amac\u0131na y\u00f6nelikti.<\/p>\n<p>    Saad oturdu\u011fu zaman, Peygamber efendimiz ona \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u015eu adamlar -Beni Kureyze&#8217;yi g\u00f6stererek- senin hakemli\u011fini kabul ettiler. Onlar hakk\u0131nda istedi\u011fin karar\u0131 verebilirsin.&#8221; Saad &#8220;Benim verece\u011fim karar onlar hakk\u0131nda ge\u00e7erli midir?&#8221; Peygamberimiz &#8220;Ev.;t&#8221; dedi. Peki &#8220;\u015eu \u00e7ad\u0131rda bulunanlar\u0131 da kaps\u0131yor mu?&#8221; &#8220;Evet&#8221; dedi Peygamberimiz. Bu sefer Peygamber efendimizin bulundu\u011fu taraf\u0131 g\u00f6stererek, &#8220;Bunlar\u0131 da i\u00e7ine al\u0131yor mu?&#8221; dedi. (Peygamberimize bakarken y\u00fcz\u00fc sevgi ve sayg\u0131 ile parl\u0131yordu) Peygamberimiz &#8220;Evet&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Saad b. Muaz r.a. &#8220;Ben sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesine, mallar\u0131na ve ocuklar\u0131na el konulmas\u0131na h\u00fckmediyorum.&#8221; Peygamber efendimiz &#8220;Ku\u015fkusuz sen, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yedi kat g\u00f6\u011f\u00fcn \u00fcst\u00fcnden verdi\u011fi h\u00fckm\u00fcn ayn\u0131s\u0131 ile h\u00fckmettin&#8221; dedi.<\/p>\n<p>    Sonra Resulullah s.a.s. yerde \u00e7ukurlar\u0131n kaz\u0131lmas\u0131n\u0131 emretti. Yahudiler ba\u011fl\u0131 olarak getirilip boyunlar\u0131 vuruldu. Yediy\u00fcz, sekizy\u00fcz ki\u015fi civar\u0131ndayd\u0131lar. T\u00fcy\u00fc bitmemi\u015f olanlar\u0131 (yani erginlik \u00e7a\u011f\u0131na ula\u015fmam\u0131\u015f delikanl\u0131lar\u0131) kad\u0131nlarla birlikte esir al\u0131nd\u0131, mallar\u0131na el konuldu. Huyey b. Ahtab da aralar\u0131ndayd\u0131. Daha \u00f6nce onlara verdi\u011fi s\u00f6z\u00fc tutarak onlarla birlikte kalelerine s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>    O g\u00fcnden sonra yahudiler hep a\u015fa\u011f\u0131land\u0131lar. Bunun sonucu Medine&#8217;deki m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k hareketi zay\u0131flad\u0131. M\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ba\u015flar\u0131 \u00f6nlerine e\u011fildi. Yapa geldikleri \u015feylerin \u00e7o\u011fundan korkmaya ba\u015flad\u0131lar. Bu ve \u00f6teki olaylar\u0131n ard\u0131ndan m\u00fc\u015frikler bir daha m\u00fcsl\u00fcmanlara sald\u0131rmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnecek f\u0131rsat bulamad\u0131lar. Bundan sonra hep m\u00fcsl\u00fcmanlar sald\u0131rd\u0131lar. Nihayet Mekke ve Taif fethedildi. Yahudilerin, m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ve m\u00fc\u015friklerin faaliyetleri aras\u0131nda bir paralellik vard\u0131. Yahudiler kovulduktan sonra bu paralellik bozuldu. Ayn\u0131 zamanda bu olay islam devletinin kurulup oturmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan iki d\u00f6nemi birbirinden ay\u0131ran en belirgin geli\u015fmedir.<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6z\u00fc de bunu do\u011frulamaktad\u0131r:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah, kitap ehlinden onlara yard\u0131m eden Kureyze yahudilerini de kalelerinden indirdi ve kalplerine korku d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fc. Onlardan bir k\u0131sm\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcyorsunuz, bir k\u0131sm\u0131n\u0131 da esir al\u0131yorsunuz.&#8221;<\/p>\n<p>    &#8220;Topraklar\u0131n\u0131, evlerini, mallar\u0131n\u0131 ve hen\u00fcz aya\u011f\u0131n\u0131z\u0131 dahi basmad\u0131\u011f\u0131n\u0131z yerleri Allah size miras olarak verdi. Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc her \u015feye yeter.&#8221;<\/p>\n<p>    Ayetin orjinalinde ge\u00e7en Sey\u00e2s\u00ee = kaleler demektir. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n miras ald\u0131klar\u0131 ama bundan \u00f6nce ayak basmad\u0131klar\u0131 topraklardan maksat bulunduklar\u0131 b\u00f6lgeden uzak Beni Kureyze&#8217;ye ait araziler olabilir. Di\u011fer mallar\u0131 ile birlikte bu araziler de m\u00fcsl\u00fcmanlara ge\u00e7mi\u015fti. \u00d6te yandan bununla, Beni Kureyze&#8217;nin kendi topraklar\u0131n\u0131 sava\u015fmadan teslim etmelerine de i\u015faret edilmi\u015f olabilir. Bu durumda ayetin orjinalinde ge\u00e7en &#8220;Vata&#8217;a&#8221; kelimesi sava\u015f anlam\u0131nda kullan\u0131lm\u0131\u015f olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc sava\u015fta d\u00fc\u015fman b\u00f6lgeleri \u00e7i\u011fnenir.<\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc her \u015feye yeter&#8221;<\/p>\n<p>    \u0130\u015fte bu, olay\u0131n mahiyetini ve mesaj\u0131n\u0131 somutla\u015ft\u0131ran bir de\u011ferlendirmedir. Bu de\u011ferlendirmede her mesele Allah&#8217;a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcyor. Nitekim, sava\u015f\u0131 anlatan ayetlerin ak\u0131\u015f\u0131; olay\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Allah&#8217;a d\u00f6nd\u00fcrmek, sava\u015ftaki eylemleri do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n iradesine dayand\u0131rmak bi\u00e7iminde geli\u015fmi\u015fti. Ama\u00e7, bu b\u00fcy\u00fck ger\u00e7e\u011fi peki\u015ftirmektir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ya\u015fanan olaylar ve olaylar\u0131n ard\u0131ndan inen Kur&#8217;an ayetleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n g\u00f6n\u00fcllerine yerle\u015ftirdi\u011fi bu b\u00fcy\u00fck ger\u00e7e\u011fi \u00f6n plana \u00e7\u0131karmakt\u0131r. B\u00f6ylece islam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ruhlarda bu b\u00fcy\u00fck ger\u00e7e\u011fe dayanmas\u0131 hedeflenmektedir.<\/p>\n<p>    Bu b\u00fcy\u00fck olay\u0131n sunulu\u015fu b\u00f6ylece sona erdi. Bu sunu\u015f, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in hem m\u00fcsl\u00fcman toplumun kalbine hem de pratik hayat\u0131na yerle\u015ftirmek i\u00e7in geldi\u011fi ilahi yasalar\u0131, de\u011ferleri, direktif ve kurallar\u0131 kapsam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>    B\u00f6ylece olaylar e\u011fitme amac\u0131na y\u00f6nelik birer unsur i\u015flevini g\u00f6rm\u00fc\u015f oluyorlar. Kur&#8217;an&#8217;da hayata ve hayattaki geli\u015fmelere, hayat\u0131n ama\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerine rehberlik ve terc\u00fcmanl\u0131k yapm\u0131\u015f oluyor. Sonu\u00e7ta Kur&#8217;an ve imtihanlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile de\u011ferler yerle\u015fir, kalpler yat\u0131\u015f\u0131r, huzura kavu\u015fur.<\/p>\n<p>    Ahzab, suresinde yer alan bu \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc ders, b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcman erkek ve kad\u0131nlar\u0131n alacaklar\u0131 \u00f6d\u00fcle ili\u015fkin son a\u00e7\u0131klaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn\u00fcyle Peygamber efendimizin e\u015flerine ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Peygamber efendimizin e\u015flerinin bu surenin ba\u015flar\u0131nda &#8220;M\u00fc&#8217;minlerin anneleri&#8221; olarak isimlendirildiklerini g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fck. Ku\u015fkusuz bu `ana&#8217;l\u0131\u011f\u0131n birtak\u0131m y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri vard\u0131r. Bu s\u0131fat\u0131 hakketmelerine neden olan y\u00fcksek derecenin birtak\u0131m y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri vard\u0131r. Peygamber efendimizin yan\u0131nda sahip olduklar\u0131 y\u00fcce mevkinin birtak\u0131m y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri vard\u0131r. Bu derste bu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerden baz\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131klanacakt\u0131r. Bunun yan\u0131 s\u0131ra y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, Peygamberin tertemiz evi taraf\u0131ndan temsil edilmesini, onlara dayal\u0131 bir hayat s\u00fcrd\u00fcrmesini, insanlar\u0131n yolunu ayd\u0131nlatan bir me\u015fale i\u015flevini g\u00f6rmesini diledi\u011fi de\u011ferlerde yerle\u015ftirilmektedir.<\/p>\n<p><strong>28- &#8220;Ey Peygamber! E\u015flerine s\u00f6yle: &#8220;E\u011fer d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131 ve s\u00fcslerini istiyorsan\u0131z gelin size bo\u015fanma bedelinizi vereyim ve g\u00fczellikle sal\u0131vereyim.&#8221;<\/p>\n<p>29- &#8220;E\u011fer Allah&#8217;\u0131n Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorsan\u0131z bilin ki, Allah i\u00e7inizden iyi davrananlara b\u00fcy\u00fck m\u00fck\u00e2fat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\nPeygamber efendimiz hem kendisi hem de ailesi i\u00e7in sade bir hayat se\u00e7mi\u015fti. Ku\u015fkusuz bu sadelik d\u00fcnya nimetlerinden yararlanamamaktan kaynaklanm\u0131yordu. Nitekim Peygamber efendimiz hen\u00fcz hayattayken geni\u015f araziler fethedilmi\u015f, \u00e7ok say\u0131da ganimet ve bol zenginlik kaynaklar\u0131 elde edilmi\u015fti. Bu sayede daha \u00f6nce mal\u0131 ve serveti bulunmayan bir\u00e7ok ki\u015fi zengin olmu\u015ftu. Buna ra\u011fmen bir ay boyunca Peygamberimizin evlerinde ate\u015fin yanmad\u0131\u011f\u0131 olurdu. Bununla birlikte sadaka vermede, ba\u011f\u0131\u015fta bulunma ve hediye etmede son derece eli a\u00e7\u0131kt\u0131. Ancak bu tav\u0131r d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n nimetlerinin \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kma ve i\u00e7tenlikle y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kat\u0131ndaki nimetleri arzulama duygusundan kaynaklan\u0131yordu. Mal m\u00fclk elde etme imkan\u0131na sahip bulundu\u011fu halde sak\u0131nan, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn nimetlerini geride b\u0131rakan, Allah kat\u0131ndaki sonsuz ve kal\u0131c\u0131 nimetleri se\u00e7en birinin arzusuydu bu. Peygamber efendimiz inanc\u0131 ve inanc\u0131n\u0131n \u00f6ng\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feriat\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan hem kendisine hemde aile fertlerine b\u00f6yle bir hayat ya\u015fatmakla y\u00fck\u00fcml\u00fc de\u011fildi. \u00c7\u00fcnk\u00fc onun inanc\u0131na ve \u015feriat\u0131na g\u00f6re g\u00fczel ve temiz \u015feyler haram de\u011fildi. Nitekim pe\u015flerine d\u00fc\u015fmeden, arzuyla kavrulmadan, tamamen i\u00e7ine dalmadan, onlarla u\u011fra\u015fmadan, zorlanmaks\u0131z\u0131n kendisine sunulan \u015feyi, beklenmedik bir \u015fekilde tesad\u00fcfen eline ge\u00e7en \u015feyi kendisine haram k\u0131lmazd\u0131. Ayr\u0131ca kendisi i\u00e7in se\u00e7ti\u011fi bu sade hayat\u0131 ya\u015famaya da \u00fcmmetini zorlamazd\u0131. Ancak dileyen bunu se\u00e7ebilirdi. D\u00fcnya zevklerini ve nimetlerini a\u015fmak, onlar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131ndan kurtulmak, nefsin istek ve e\u011filimlerinden ba\u011f\u0131ms\u0131z tam bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck elde etmek isteyenler bu yolu se\u00e7ebilirdi.<\/p>\n<p>Ancak, Peygamberimizin e\u015fleri de kad\u0131nd\u0131lar, insand\u0131lar. Her insanda bulunan duygulara onlar da sahipti. \u00dcst\u00fcnl\u00fcklerine, sayg\u0131nl\u0131klar\u0131na ve y\u00fcce Peygamberlik kayna\u011f\u0131na olan yak\u0131nl\u0131klar\u0131na ra\u011fmen d\u00fcnya nimetlerine y\u00f6nelik do\u011fal arzu i\u00e7lerinde canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 korurdu. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamberine ve m\u00fc&#8217;minlere bol nimetler bah\u015fetti\u011fini g\u00f6r\u00fcnce; kendilerine verilen nafakan\u0131n artt\u0131r\u0131lmas\u0131 konusunda Peygamber efendimize ba\u015fvurdular. Ne varki Peygamberimiz bu ba\u015fvuruyu memnunlukla kar\u015f\u0131lamad\u0131. Tam tersine \u00fcz\u00fcld\u00fc ve ho\u015fnutsuzlu\u011funu belirtti. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, kendisi i\u00e7in tercih etti\u011fi hayat bi\u00e7imi ile serbest, y\u00fcce ve ho\u015fnutluk i\u00e7inde ya\u015famak istiyordu. D\u00fcnya nimetlerinden yararlanmak gibi bir mesele ile en alt d\u00fczeyde ilgilenmek, hem kendi hayat\u0131n\u0131n hemde yak\u0131nlar\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131n, d\u00fcnyan\u0131n her t\u00fcrl\u00fc g\u00f6lgesinden ve lekesinden ar\u0131, y\u00fcce ve ayd\u0131nl\u0131k ufuklara y\u00fckselmesini istiyordu. Peygamber efendimiz bu olaya helal ve haram a\u00e7\u0131s\u0131ndan yakla\u015fm\u0131yordu. -\u00c7\u00fcnk\u00fc helal ve haram olan \u015feyler a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131r- Basit yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 cazibesine kap\u0131lmadan, \u00f6zg\u00fcr, serbest ve ba\u011f\u0131ms\u0131z bir hayat s\u00fcrd\u00fcrme meselesidir bu.<\/p>\n<p>Peygamber efendimiz e\u015flerinin kendisinden nafaka istemelerinden dolay\u0131 o kadar \u00fcz\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc ki, arkada\u015flar\u0131 ile g\u00f6r\u00fc\u015fmek istememi\u015fti. Hz. Peygamberin onlarla g\u00f6r\u00fc\u015fmek istememesi ashab\u0131n a\u011f\u0131r\u0131na gidiyordu. Hi\u00e7bir mesele bu kadar \u00f6nemli de\u011fildi onlara g\u00f6re. Yan\u0131na gitmek istiyorlard\u0131 ama izin verilmiyordu. \u0130mam Ahmed, Cabir r.a.&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet eder: Ebubekir kalk\u0131p Resulullah&#8217;\u0131n yan\u0131na gitmek i\u00e7in izin istedi. -O s\u0131rada sahabeler Peygamberimizin kap\u0131s\u0131nda oturuyorlard\u0131. Peygamberimiz de i\u00e7erde oturuyordu- Ama Ebu Bekir&#8217;e girmek i\u00e7in izin verilmedi. Sonra \u00d6mer geldi izin istedi, ona da izin verilmedi. Ard\u0131ndan Ebubekir ve \u00d6mer&#8217;e -Allah onlardan raz\u0131 olsun- birlikte izin verildi. Onlar da i\u00e7eri girdiler. Peygamberimiz sessizce oturmu\u015f, e\u015fleri de \u00e7evresinde toplanm\u0131\u015flard\u0131. Hz. \u00d6mer: &#8220;Ben, Peygamber efendimize bir \u015fey s\u00f6yleyeyim de belki onu g\u00fcld\u00fcrebilirim&#8221; dedi. Sonra \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi: &#8220;Ya Resulallah, e\u011fer Zeyd&#8217;in k\u0131z\u0131 -\u00d6mer&#8217;in kar\u0131s\u0131 biraz \u00f6nce benden nafaka istemi\u015f olsayd\u0131, kesinlikle boynunu kopar\u0131rd\u0131m.&#8221; Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz az\u0131 di\u015fleri g\u00f6r\u00fcnecek kadar g\u00fcld\u00fc. Ve \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;\u015eu etraf\u0131mdakiler de benden nafaka istiyorlar.&#8221; Hz. Ebubekir r.a. Hz. Ai\u015fe&#8217;yi d\u00f6vmek i\u00e7in Hz. \u00d6mer r.a. de Hz. Hafsa&#8217;y\u0131 d\u00f6vmek i\u00e7in kalk\u0131p \u015f\u00f6yle dediler: &#8220;Yan\u0131nda olmayan bir \u015feyi mi Hz. Peygamberden istiyorsunuz?&#8221; Peygamber efendimiz onlar\u0131n k\u0131zlar\u0131n\u0131 d\u00f6vmelerine engel oldu. Sonra Peygamberimizin e\u015fleri: &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, bundan sonra, sahip olmad\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyi Resulullah&#8217;tan istemeyece\u011fiz&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah e\u015flerini d\u00fcnya nimetleri ile kendisi aras\u0131nda dilediklerini se\u00e7mekte serbest b\u0131rakmas\u0131n\u0131 emretti\u011fi ayetleri indirdi. Peygamber efendimiz \u00f6nce Hz. Ai\u015fe r.a.&#8217;den ba\u015flad\u0131: &#8220;Sana bir \u015fey s\u00f6yleyece\u011fim, ama anne ve babana dan\u0131\u015fmadan acele ile karar vermeni istemiyorum&#8221; dedi. Hz. Ai\u015fe: &#8220;Ne s\u00f6yleyeceksin?&#8221; dedi. Peygamber efendimiz: &#8220;Ey Peygamber! E\u015flerine s\u00f6yle..&#8221; ayetini okudu. Hz. Ai\u015fe: &#8220;Senin hakk\u0131nda anne ve babama m\u0131 dan\u0131\u015faca\u011f\u0131m, kesinlikle, Allah&#8217;\u0131 ve Peygamberini tercih ediyorum. Bir de benim hangisini tercih etti\u011fimi di\u011fer e\u015flerine s\u00f6ylememeni istiyorum&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Peygamber efendimiz: &#8220;Allah beni g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131karmam i\u00e7in g\u00f6ndermedi. Beni bir \u00f6\u011fretici, kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdi. Onlardan biri senin hangisini se\u00e7ti\u011fini sorarsa s\u00f6yleyece\u011fim&#8221; dedi. (M\u00fcslim, Zekeriyya bin \u0130shak&#8217;tan aktarm\u0131\u015ft\u0131r)<\/p>\n<p>Buhari do\u011frudan Ebu Seleme b. Abdurrahman&#8217;dan \u015fu hadisi aktar\u0131r. Ebu Seleme der ki: &#8220;Peygamber efendimizin e\u015fi Hz. Ai\u015fe r.a. \u015f\u00f6yle dedi: Y\u00fcce Allah Peygamberimize e\u015flerini serbest b\u0131rakmas\u0131n\u0131 emredince, Peygamberimiz \u00f6nce benden ba\u015flad\u0131 ve \u015f\u00f6yle dedi: Sana bir \u015fey s\u00f6yleyece\u011fim, anne-babana dan\u0131\u015fmak i\u00e7in acele karar vermemende bir sak\u0131nca yok. -Ku\u015fkusuz Peygamberimiz anne babam\u0131n kendisinden ayr\u0131lman\u0131 istemeyeceklerini biliyordu- Sonra, Peygamber efendimiz y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;Ey Peygamber! E\u015flerine s\u00f6yle&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan iki ayeti indirdi\u011fini s\u00f6yledi. Ben de &#8220;Bunlardan hangisi i\u00e7in ana-babama dan\u0131\u015faca\u011f\u0131m? Ben Allah&#8217;\u0131, Peygamberini ve ahiret yurdunu istiyorum&#8221; dedim.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, islam\u0131n hayat d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temel de\u011ferlerini belirlemek i\u00e7in inmi\u015ftir. Bu de\u011ferlerin pratik ve canl\u0131 terc\u00fcmelerinin Hz. Peygamberin evinde ve \u00f6zel hayat\u0131nda bulunmas\u0131, en ince ve a\u00e7\u0131k \u015fekliyle bu evde ger\u00e7ekle\u015fmesi gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ev, islam ve m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in bir me\u015faledir ve y\u00fcce Allah i\u00e7indeki her \u015feyle birlikte t\u00fcm yery\u00fcz\u00fcne varis olana kadar \u00f6yle kalacakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130ki \u015f\u0131ktan birini tercih etmeye ili\u015fkin bu iki ayet izlenecek yolu belirliyor: ya d\u00fcnya hayat\u0131 ve bu hayat\u0131n g\u00f6z al\u0131c\u0131 s\u00fcsleri&#8230; Ya da Allah, Peygamberi ve ahiret yurdu. Ama bir kalp iki hayat g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc birden bar\u0131nd\u0131ramaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah bir insan\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs bo\u015flu\u011funda iki kalp yaratmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin e\u015fleri &#8220;Bu andan itibaren, sahip bulunmad\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyi Resulullah&#8217;tan istemeyece\u011fiz&#8221; demi\u015flerdi. Ama sorunun esas\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa kavu\u015fmas\u0131 i\u00e7in Kur&#8217;an ayetleri indi. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, bir \u015feyin onun yan\u0131nda bulunmas\u0131 ya da bulunmamas\u0131 meselesi de\u011fildi. Mesele, ya Allah&#8217;\u0131, Peygamberini ve ahiret yurdunu se\u00e7mek ya da s\u00fcs ve zevkleri se\u00e7mekti. Yoksa t\u00fcm yery\u00fcz\u00fc hazinelerinin ellerinin alt\u0131nda olmas\u0131 ile evlerinde yiyecek bir \u015feyin bulunmamas\u0131 aras\u0131nda bir fark yoktur. Nitekim onlar kesin olarak iki \u015f\u0131ktan birini tercih etme durumunda b\u0131rak\u0131ld\u0131ktan sonra Allah&#8217;\u0131, Peygamberini ve ahiret yurdunu tercih ettiklerini a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirmi\u015flerdi. B\u00f6ylece onlar Peygamberin yan\u0131ndaki sayg\u0131n yerlerine, o b\u00fcy\u00fck Resul\u00fcn evine yara\u015f\u0131r y\u00fcce ufuktaki yerlerine lay\u0131k olduklar\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015flard\u0131. Baz\u0131 rivayetlerde, Peygamber efendimizin e\u015flerinin bu tercihinden dolay\u0131 sevindi\u011fi belirtilmektedir.<\/p>\n<p>Bu olay\u0131n \u00fczerinde bir miktar durup de\u011fi\u015fik a\u00e7\u0131lardan irdelemek istiyoruz: Bu olay, islam\u0131n de\u011fer yarg\u0131lar\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncesini net bir \u015fekilde ortaya koymaktad\u0131r. D\u00fcnya ve ahiretin alg\u0131lan\u0131\u015f y\u00f6ntemini \u00e7izmektedir. M\u00fcsl\u00fcman\u0131n kalbinde d\u00fcnya de\u011ferleri ile ahiret de\u011ferleri; topra\u011fa y\u00f6neli\u015f ile g\u00f6\u011fe y\u00f6neli\u015f aras\u0131ndaki t\u00fcm teredd\u00fctleri, t\u00fcm yalpalanmalar\u0131 durdurmaktad\u0131r. Bu kalbi, onu s\u0131rf Rabbine y\u00f6nelmekten, ba\u015fkas\u0131na de\u011fil sadece Rabbine \u00f6zg\u00fc olmaktan al\u0131koyan her t\u00fcrl\u00fc yabanc\u0131 ba\u011fdan kurtarmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Olay\u0131n bir yan\u0131 bu. \u00d6te yandan bu olay, Peygamber efendimizin ve onunla birlikte ya\u015fayanlar\u0131n, ona ba\u011flananlar\u0131n ya\u015fad\u0131klar\u0131 hayat\u0131n ger\u00e7ek mahiyetini bize tasvir etmektedir. Bu ger\u00e7e\u011fin en g\u00fczel yan\u0131 da Peygamberimizin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hayat\u0131n bir insan\u0131n hayat\u0131 oldu\u011funu, onunla birlikte bulunanlar\u0131n di\u011fer insanlar gibi ya\u015fad\u0131klar\u0131n\u0131, insanl\u0131klar\u0131ndan, duygular\u0131ndan ve insan olmalar\u0131ndan kaynaklanan \u00f6zelliklerinden soyutlanmad\u0131klar\u0131n\u0131 ortaya koymas\u0131d\u0131r. Bununla beraber onlar y\u00fcce, e\u015fsiz ve b\u00fcy\u00fck bir zirveye ula\u015fm\u0131\u015flard\u0131r, kendilerini her y\u00f6n\u00fcyle Allah&#8217;a adam\u0131\u015f, ondan ba\u015fkas\u0131ndan soyutlanm\u0131\u015flard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ruhlardaki insani duygular ve be\u015feri arzular \u00f6lmemi\u015ftir. Sadece y\u00fccelmi\u015f, d\u0131\u015f etkenlerden ar\u0131nm\u0131\u015flard\u0131r. Geride insanl\u0131\u011f\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc tatl\u0131 tabiat\u0131 kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ama bu be\u015feri tabiat bu insanlar\u0131n, bir insan i\u00e7in \u00f6nceden planlanan en y\u00fcksek olgunluk-kemal derecesine y\u00fckselmelerine engel olu\u015fturmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bizler Peygamber efendimizi ve sahabelerini ger\u00e7ek d\u0131\u015f\u0131 ya da eksik bir tabloda tasavvur etti\u011fimizde \u00e7o\u011fu zaman yan\u0131l\u0131r\u0131z. Onlar\u0131 her t\u00fcrl\u00fc insani duygudan ve be\u015feri arzudan soyutlar\u0131z. Bununla onlar\u0131 y\u00fcceltti\u011fimizi, bizim eksiklik ve zaaf olarak alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015feylerden ar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131 zannederiz.<\/p>\n<p>Bu yanl\u0131\u015f alg\u0131lama, onlar i\u00e7in realiteye uymayan bir tablonun \u00e7izilmesine neden olur. Bu tablo birtak\u0131m anla\u015f\u0131lmaz, karma\u015f\u0131k hallerle \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015f bir g\u00f6r\u00fcn\u00fcmdedir. Bunlar\u0131n aras\u0131ndan onlar\u0131n temel insani belirtilerini g\u00f6rmemiz imkans\u0131zla\u015f\u0131yor. Bu y\u00fczden bizimle onlar aras\u0131ndaki insanl\u0131k ba\u011f\u0131 kopuyor. Onlar\u0131n bu hallerle \u00e7evrilmi\u015f ki\u015filikleri bizim kafam\u0131zda dokunulmaz, elle tutulmaz hayallere yak\u0131n efsanevi varl\u0131klar olarak kal\u0131yor. Onlar\u0131 bizden farkl\u0131, de\u011fi\u015fik bir varl\u0131k t\u00fcr\u00fc, melekler veya her hal\u00fckarda onlar gibi be\u015feri duygulardan ve arzulardan uzak bir varl\u0131k olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr\u00fcz. Bu hayal \u00fcr\u00fcn\u00fc tablo \u015feffaf olmakla birlikte, onlar\u0131 bizim \u00e7evremizin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karmaktad\u0131r. Art\u0131k onlar\u0131 \u00f6rnek almaz, onlardan etkilenmeyiz. Onlara benzeme, onlara pratik hayatta uyma \u00fcmidimiz kalmaz. Bu y\u00fczden Peygamber efendimiz ve arkada\u015flar\u0131n\u0131n hayat\u0131 harekete d\u00f6n\u00fck en \u00f6nemli unsurunu, dinamizmini yitirir. Duygular\u0131m\u0131z\u0131n onlar\u0131 \u00f6rnek almaya, onlar\u0131 taklit etmeye y\u00f6nelik olarak harekete ge\u00e7mesi durumu ortadan kalkar. Bunun yerini hayranl\u0131k duymak ve b\u00fcy\u00fclenmek gibi, pratik hayat\u0131m\u0131zda somut hi\u00e7bir etkinli\u011fi bulunmayan, anla\u015f\u0131lmaz, kapal\u0131 ve b\u00fcy\u00fcleyici bir duygusall\u0131k al\u0131r. Sonra bizimle bu b\u00fcy\u00fck ki\u015filikler aras\u0131ndaki canl\u0131 ileti\u015fimi de kaybederiz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ileti\u015fim ancak, onlar\u0131n ger\u00e7ek insanlar olduklar\u0131n\u0131, t\u0131pk\u0131 bizim sahip oldu\u011fumuz duygu, arzu ve heyecanlar gibi ger\u00e7ek duygu, arzu ve heyecanlara sahip olduklar\u0131n\u0131 alg\u0131lad\u0131\u011f\u0131m\u0131z an ger\u00e7ekle\u015febilir. \u015eu kadar\u0131 varki, onlar sahip olduklar\u0131 bu be\u015feri \u00f6zellikleri y\u00fcceltmi\u015f, bizim duygular\u0131m\u0131za bula\u015fan lekelerden ar\u0131nd\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamberlerini, melekler veya insanlardan ba\u015fka bir varl\u0131k t\u00fcr\u00fc aras\u0131ndan se\u00e7meyipte insanlar aras\u0131ndan se\u00e7ip g\u00f6ndermesindeki hikmeti a\u00e7\u0131kt\u0131r. Ama\u00e7 Peygamberlerin hayat\u0131 ile onlara uyanlar\u0131n hayatlar\u0131 aras\u0131ndaki ger\u00e7ek ba\u011f\u0131n s\u00fcrekli olmas\u0131d\u0131r. Peygamberlere uyanlar\u0131n, Peygamberlerin kalplerinin de daha temiz daha ar\u0131 ve daha y\u00fcce olmakla beraber normal insanlar\u0131nki gibi duygu ve arzularla dolu olduklar\u0131n\u0131 bilmeleridir. B\u00f6ylece onlar\u0131, bir insan\u0131n di\u011fer bir insan\u0131 sevmesi gibi severler. K\u00fc\u00e7\u00fck bir insan\u0131n b\u00fcy\u00fck bir insan\u0131 taklit etmesi gibi onlar\u0131 izlemeye koyulurlar.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin e\u015flerinin iki \u015f\u0131ktan birini tercih etme durumunda b\u0131rak\u0131lmalar\u0131 meselesi \u00e7er\u00e7evesinde, Peygamberimizin e\u015flerinin i\u00e7lerindeki d\u00fcnya nimetlerine y\u00f6nelik do\u011fal arzu kar\u015f\u0131s\u0131nda biraz duruyoruz. Bu arada Peygamber efendimizle e\u015flerinin ev hayat\u0131n yans\u0131tan tabloyu g\u00f6zlemliyoruz; burada g\u00f6rd\u00fcklerimiz nafakalar\u0131n\u0131n artt\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in kocalar\u0131na ba\u015fvuran kad\u0131nlard\u0131r! Bu ba\u015fvurular\u0131 kocalar\u0131n\u0131n can\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131yor ama, bu ba\u015f vurudan dolay\u0131 Hz. Ebubekir&#8217;le Hz. \u00d6mer`in Hz. Ai\u015fe r.a. ile Hafsa r.a.&#8217;\u0131 d\u00f6vmelerini kabul etmiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc mesele, be\u015feri duygu ve e\u011filimlerin ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 ve y\u00fcceltilmesi meselesidir, uyu\u015fturulmas\u0131 ya da \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesi de\u011fil. Peygamber efendimizle e\u015fleri aras\u0131nda ba\u015f g\u00f6steren bu mesele y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamber efendimize e\u015flerini iki \u015f\u0131ktan birini tercih etmeleri durumunda b\u0131rakmalar\u0131n\u0131 emretmesine kadar bu \u015fekilde kal\u0131yor. Bu emirden sonra onlar da Allah&#8217;\u0131, Peygamberini ve ahiret yurdunu tercih ediyorlar. Ama herhangi bir zorlama, bir \u015fiddet, bir bask\u0131 s\u00f6z konusu olmadan bu karar\u0131 veriyorlar. E\u015flerinin kalplerinin bu ayd\u0131nl\u0131k ve y\u00fcce ufka eri\u015fmi\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131 Peygamberimizin de g\u00f6nl\u00fc ne\u015feleniyor, seviniyor.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, Peygamber efendimizin kalbinde yer eden tatl\u0131 be\u015feri arzuya da de\u011finmek istiyoruz: Peygamberimiz a\u00e7\u0131k\u00e7a Ai\u015fe&#8217;yi seviyor ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n hem kendisi hem de ev halk\u0131 i\u00e7in diledi\u011fi de\u011ferli d\u00fczeye y\u00fckselmesini istiyor. Bu y\u00fczden e\u015flerinin iki \u015f\u0131ktan birini tercih etmeleri meselesini \u00f6nce Ai\u015fe&#8217;ye a\u00e7\u0131yor. Y\u00fccelmesi ve ar\u0131nmas\u0131 i\u00e7in ona yard\u0131m etmek istiyor; anne ve babas\u0131na dan\u0131\u015fmadan karar vermede acele etmemesini tavsiye ediyor. -Asl\u0131nda Peygamberimiz, Hz. Ai\u015fe&#8217;nin de dedi\u011fi gibi onun anne ve babas\u0131n\u0131n kocas\u0131ndan ayr\u0131lmas\u0131n\u0131 istemeyeceklerini biliyor- Hz. Ai\u015fe, Peygamber efendimizin g\u00f6nl\u00fcndeki bu tatl\u0131 arzunun fark\u0131ndad\u0131r. Bunun i\u00e7in seviniyor ve s\u00f6zleri ile bu sevgiye \u00f6nem verdi\u011fini ortaya koyuyor. Bu konu\u015fma esnas\u0131nda Peygamber efendimiz k\u00fc\u00e7\u00fck e\u015fini seven, kendisinin ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 y\u00fcce ufka onun da y\u00fckselmesini, hep birlikte orada kalmay\u0131, duygular\u0131nda yer eden ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n hem kendisi hem de ev halk\u0131 i\u00e7in diledi\u011fi asil de\u011ferleri onunla payla\u015fmak isteyen bir insan olarak \u00f6n plana \u00e7\u0131k\u0131yor. Ayn\u0131 \u015fekilde Hz. Ai\u015fe de e\u015finin kalbindeki yerinin sa\u011flam olu\u015fundan dolay\u0131 sevinen bir insan olarak beliriyor. Peygamberimizin kendisine y\u00f6nelik arzusundan, kendisine duydu\u011fu sevgiden ve y\u00fcce ufku tercih etmesi dolayisiyle kendisiyle birlikte ayd\u0131nl\u0131k ufukta kalmas\u0131 i\u00e7in anne ve babas\u0131n\u0131n yard\u0131m\u0131na ba\u015fvurmas\u0131n\u0131 istemesinden dolay\u0131 duydu\u011fu sevinci gizlemiyor Bu arada onun kad\u0131nl\u0131k duygular\u0131n\u0131 da g\u00f6zl\u00fcyoruz: Peygamberimizden, di\u011fer e\u015flerine bu meseleyi a\u00e7\u0131nca kendisinin yapt\u0131\u011f\u0131 tercihi onlara s\u00f6ylememesini istiyor! Onun bu iste\u011finin alt\u0131nda tercih meselesinde yaln\u0131z kalma, di\u011fer e\u015flerinden ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 olma, en az\u0131ndan bu konumda baz\u0131s\u0131ndan farkl\u0131 olma duygusu yat\u0131yor. \u00d6te yandan Peygamber efendimizin Hz. Ai\u015fe&#8217;ye verdi\u011fi cevapta Peygamberli\u011fin y\u00fcceli\u011fini g\u00f6zlemliyoruz. \u015e\u00f6yle diyor Peygamber efendimiz: &#8220;Allah beni g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7\u0131karmam i\u00e7in g\u00f6ndermedi. Beni bir \u00f6\u011fretici, kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdi. Onlardan biri senin hangisini se\u00e7ti\u011fini sorarsa kesinlikle s\u00f6yleyece\u011fim&#8221;. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamberimiz herhangi bir e\u015finden kendisini iyi bir sonuca g\u00f6t\u00fcrecek \u015feyi gizlemek, onu \u015fa\u015f\u0131rtacak, i\u015fini zorla\u015ft\u0131racak bir imtihana sokmak istemiyor. Tam tersine, nefsinin isteklerini a\u015fmak, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7ekici g\u00fczelliklerinden ve d\u00fcnya nimetlerinin aldat\u0131c\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcmlerinden kurtulmak i\u00e7in yard\u0131m isteyen herkese yard\u0131m elini uzat\u0131yor.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin ve ashab\u0131n\u0131n hayatlar\u0131n\u0131 sunarken insanlara \u00f6zg\u00fc bu gibi \u00f6nemli belirtileri \u00f6rtbas etmemeliyiz, onlar\u0131 ihmal etmemeliyiz, de\u011ferlerini k\u00fc\u00e7\u00fcmsememeliyiz. Bunlar\u0131 ger\u00e7ek mahiyetleriyle kavramam\u0131z, bizimle Peygamber efendimizin ve se\u00e7kin sahabelerinin \u015fahsiyetleri aras\u0131nda canl\u0131 bir ba\u011f kurar. Bu ba\u011fda, insan kalbini fiili \u00f6rnek olmaya, pratik olarak izlemeye y\u00f6nelten kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 etkile\u015fim ve ileti\u015fim mevcuttur.<\/p>\n<p>Bu k\u0131sa ayr\u0131l\u0131ktan sonra tekrar Kur&#8217;an ayetlerine d\u00f6n\u00fcyoruz. D\u00fcnya ve ahiret meselelerine ili\u015fkin de\u011ferlerin belirlenmesinden ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;Allah bir insan\u0131n g\u00f6\u011f\u00fcs bo\u015flu\u011funda iki kalp yaratmam\u0131\u015ft\u0131r&#8221; s\u00f6z\u00fcn\u00fcn Peygamber efendimizin ve ehli beytinin hayat\u0131nda pratik olarak ger\u00e7ekle\u015fmesinden sonra&#8230; Evet bundan sonra, Kur&#8217;an ayetlerinin bu a\u00e7\u0131klaman\u0131n ard\u0131ndan, Peygamber efendimizin e\u015fleri i\u00e7in haz\u0131rlanan \u00f6d\u00fcl\u00fc, a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Onlar\u0131n y\u00fcce makamlar\u0131na ve Allah&#8217;\u0131n se\u00e7kin Peygamberinin yan\u0131ndaki sayg\u0131n yerlerine uygun d\u00fc\u015fecek \u015fekilde hem lehlerine hemde aleyhlerine olan \u00f6zellikleri vurgulad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz<br \/>\n<strong>30- &#8220;Ey Peygamber han\u0131mlar\u0131! Sizden kim a\u00e7\u0131k bir edepsizlik ,y,aparsa, onun azab\u0131 iki kat olur. Bu Allah&#8217;a kolayd\u0131r. &#8221;<\/p>\n<p>31- &#8220;Fakat sizden kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne uymaya devam eder ve yararl\u0131 i\u015f yaparsa ona da m\u00fckafat\u0131 iki kat veririz ve cennette onun i\u00e7in bol bir r\u0131z\u0131k haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. &#8220;<\/strong><\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bu, onlar\u0131n sahip bulunduklar\u0131 sayg\u0131n yerin bir sonucudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar Hz. Peygamberin e\u015fleridirler, m\u00fc&#8217;minlerin anneleridirler. Bu iki nitelik onlara a\u011f\u0131r g\u00f6revler y\u00fcklemektedir. Ayn\u0131 zamanda onlar\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe yakla\u015fmaktan da korumaktad\u0131r. S\u00f6zgelimi onlardan biri, gizli sakl\u0131 taraf\u0131 bulunmayan apa\u00e7\u0131k bir edepsizlik i\u015fleyecek olursa, iki kat azab\u0131 hakkedecektir. \u0130\u015fte bu varsay\u0131m onlar\u0131n bulunduklar\u0131 sayg\u0131n yerin kendilerine ne b\u00fcy\u00fck bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck getirdi\u011fini ortaya koymaktad\u0131r: &#8220;Bu Allah&#8217;a kolayd\u0131r.&#8221; Onlar\u0131n, Allah&#8217;\u0131n se\u00e7kin Peygamberinin yan\u0131ndaki konumlar\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlar\u0131 cezaland\u0131rmas\u0131na engel olu\u015fturamaz, bu konuda y\u00fcce Allah&#8217;a zorluk \u00e7\u0131karamaz. Nitekim baz\u0131 zihinlerde b\u00f6yle bir d\u00fc\u015f\u00fcnce uyanabilir!<\/p>\n<p>&#8220;Sizden kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne uymaya devam eder ve iyi i\u015f yaparsa&#8230;&#8221; Ayetin orjinalinde ge\u00e7en &#8220;Kun\u00fbt&#8221; kelimesi; uymak, boyun e\u011fmek demektir. Salih amel ise, uyman\u0131n ve boyun e\u011fmenin fiili terc\u00fcmesidir: &#8220;Ona da m\u00fckafat\u0131 iki kat veririz..&#8221; Nitekim a\u00e7\u0131k bir edepsizlik i\u015flenmesi durumunda da verilecek azap ikiye katlanacakt\u0131r. &#8220;Ve cennette onun i\u00e7in bol r\u0131z\u0131k haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r&#8230;&#8221; Kat kat \u00f6d\u00fcl\u00fcn yan\u0131 s\u0131ra bol bir r\u0131z\u0131k da haz\u0131rlanm\u0131\u015f onu bekliyor. Y\u00fcce Allah&#8217;tan bir l\u00fctuf, bir iyilik olarak&#8230;<\/p>\n<p>Sonra &#8220;m\u00fc&#8217;minlerin annelerine&#8221; ba\u015fka kad\u0131nlarda bulunmayan \u00f6zellikleri a\u00e7\u0131klan\u0131yor; insanlarla ili\u015fkilerinde uymalar\u0131 gereken g\u00f6revleri, Allah&#8217;a ibadet hususundaki y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri, ev i\u00e7indeki g\u00f6revleri belirtiliyor; y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu sayg\u0131n evi \u00f6zel olarak g\u00f6zetti\u011fine, onu ku\u015fat\u0131p pisliklerden korudu\u011funa de\u011finiliyor. Bunun yan\u0131 s\u0131ra onlara kendi evlerinde okunan Allah&#8217;\u0131n ayetleri ve hikmet (Peygamberin s\u00fcnneti) hat\u0131rlat\u0131l\u0131yor. Bunlar\u0131n da onlara \u00f6zel y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler getirdi\u011fine ve onlar\u0131 d\u00fcnyadaki di\u011fer kad\u0131nlardan farkl\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131na i\u015faret ediliyor:<br \/>\n<strong>32- &#8220;Ey Peygamber han\u0131mlar\u0131! E\u011fer Allah&#8217;tan sak\u0131n\u0131yorsan\u0131z sizler herhangi bir kad\u0131n gibi de\u011filsiniz. S\u00f6z\u00fc yumu\u015fak, tatl\u0131 bir eda ile s\u00f6ylemeyin ki, kalbinde hastal\u0131k bulunan kimse k\u00f6t\u00fc \u015feyler \u00fcmit etmesin, daima ciddi ve a\u011f\u0131r ba\u015fl\u0131 s\u00f6z s\u00f6yleyin. &#8221;<\/p>\n<p>33- &#8220;Evlerinizde oturun, ilk cahiliye d\u00f6nemi kad\u0131nlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p-sa\u00e7\u0131lmas\u0131 gibi a\u00e7\u0131l\u0131p-sa\u00e7\u0131lmay\u0131n. Namaz k\u0131l\u0131n, zekat verin, Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat edin. Ey ehl-i beyt (Ey Peygamberin ev halk\u0131) \u015f\u00fcphesiz Allah sizden pisli\u011fi giderip sizi tertemiz yapmak ister. &#8216;<\/p>\n<p>34- &#8220;Evlerinizde okunan Allah&#8217;\u0131n ayetlerini ve hikmeti hat\u0131rlay\u0131n, \u015f\u00fcphesiz Allah latiftir, her \u015feyden haberdard\u0131r. &#8220;<\/strong><\/p>\n<p>\u0130slam geldi\u011fi zaman -o g\u00fcnk\u00fc di\u011fer toplumlar gibi- Arap toplumu da kad\u0131na bir zevk ve cinsel doyum arac\u0131 olarak bak\u0131yordu. \u0130nsanl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan onu a\u015fa\u011f\u0131 bir d\u00fczeyde g\u00f6r\u00fcyordu.<\/p>\n<p>Yine islam geldi\u011fi zaman, cinsel ili\u015fkilerde bir t\u00fcr anar\u015fizmin egemen oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc. Daha \u00f6nce bu surede de\u011finildi\u011fi gibi aile d\u00fczeninin koku\u015ftu\u011funu, bozuldu\u011funu g\u00f6rd\u00fc.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131 s\u0131ra i\u011fren\u00e7 bir cinsel anlay\u0131\u015f, g\u00fczellikten zevk alma duygusunun al\u00e7almas\u0131, sadece bedensel a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n giderilmesi ile ilgilenme, y\u00fcksek, sakin ve tertemiz g\u00fczelli\u011fe ilgi duymama gibi a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131 \u00f6zellikler kol geziyordu. Bu sap\u0131kl\u0131klar kad\u0131n\u0131n bedenini konu alan cahiliye \u015fiirinde, sadece kad\u0131n\u0131n bedeninin kaba yerleri ile ve kaba anlamlar\u0131 ile ilgileni\u015finde kendini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>\u0130slam gelince ilk i\u015f olarak toplumun kad\u0131na bak\u0131\u015f\u0131n\u0131 y\u00fckseltti. \u0130ki cins aras\u0131ndaki ili\u015fkilerde insani y\u00f6n\u00fc \u00f6n plana \u00e7\u0131kard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc kad\u0131n-erkek aras\u0131ndaki ili\u015fki sadece bedenin a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n\u0131 gidermek, et ve kan\u0131n heyecan\u0131n\u0131 dindirmek demek de\u011fildir. Bu, bir tek nefisten meydana gelen iki insani varl\u0131\u011f\u0131n (kad\u0131n ve erke\u011fin) birle\u015fmesidir. Bu iki cins aras\u0131nda sevgi ve \u015fefkat vard\u0131r, birle\u015fmelerinde huzur ve rahat vard\u0131r. Ayr\u0131ca bu birle\u015fmenin bir hedefi vard\u0131r ve bu hedef, insan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131na, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn imar\u0131na ve insan\u0131n bu yery\u00fcz\u00fcne Allah&#8217;\u0131n yasas\u0131 uyar\u0131nca halife olarak atanmas\u0131na ili\u015fkin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n iradesi ile ba\u011flant\u0131l\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde islam aile ba\u011flar\u0131n\u0131 yeni ba\u015ftan d\u00fczenler. Aileyi toplumsal d\u00fczenin temeli olarak \u00f6ng\u00f6r\u00fcr. Ku\u015faklar\u0131 do\u011fup geli\u015fti\u011fi bir yuva kabul eder. Bu y\u00fczden bu yuvan\u0131n korunmas\u0131, g\u00f6zetilmesi, onun atmosferini kirleten her t\u00fcrl\u00fc duygu ve d\u00fc\u015f\u00fcnceden ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in geni\u015f \u00f6nlemler al\u0131r.<\/p>\n<p>Aile hukuku, islam hukukunun \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Yine Kur an ayetlerinin hat\u0131r\u0131 say\u0131l\u0131r bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc ailesel sorunlarla ilgilidir. Aile d\u00fczenine ili\u015fkin yasamalar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra, toplumun dayand\u0131\u011f\u0131 bu ba\u015fl\u0131ca temelin g\u00fc\u00e7lendirilmesi amac\u0131 ile, \u00f6zellikle ruhsal temizli\u011fe ve iki cins aras\u0131ndaki ili\u015fkilerin ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131na, bu ili\u015fkinin her t\u00fcrl\u00fc \u00e7irkinlikten korunmas\u0131na, hatta salt bedensel ili\u015fkilerde bile kaba \u015fehvetten ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131na y\u00f6nelik kesintisiz direktifler de islam e\u011fitim y\u00f6nteminin \u00f6nemli bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Bu surede de toplumsal d\u00fczenlemeler ve aile meseleleri b\u00fcy\u00fck bir yer kaplamaktad\u0131r. \u015eu anda ele almakta oldu\u011fumuz bu ayetlerde Peygamber efendimizin e\u015flerinden s\u00f6z edilmektedir. Bu ayetlerde onlar\u0131n insanlarla ili\u015fkilerine, kendileri ile ilgili meselelere, Allah&#8217;la ili\u015fkilerine ili\u015fkin bir direktif yer almaktadad\u0131r. Bu direktifte y\u00fcce Allah onlara \u015f\u00f6yle seslenmektedir: &#8220;Ey ehl-i beyt! \u015e\u00fcphesiz Allah sizden pisli\u011fi giderip sizi tertemiz yapmak ister.&#8221;<\/p>\n<p>\u015eu halde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi ve onlara uygulatt\u0131\u011f\u0131 pisli\u011fi giderme ve ar\u0131nma y\u00f6ntemlerine bakal\u0131m. Onlar ehl-i beyttir. Hz. Peygamberin e\u015fleridirler. Yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 en temiz, en iffetli kad\u0131nlard\u0131r. Onlar d\u0131\u015f\u0131nda-ki kad\u0131nlar Hz. Peygamberin himayesinde, y\u00fcce hanesinde ya\u015fayan bu kad\u0131nlardan daha \u00e7ok bu y\u00f6ntemlere muhta\u00e7t\u0131rlar.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah \u00f6nce i\u015fgal ettikleri yerin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, konumlar\u0131n\u0131n y\u00fcceli\u011fini, b\u00fct\u00fcn kad\u0131nlardan \u00fcst\u00fcn olu\u015flar\u0131n\u0131, bu konumlar\u0131 ile t\u00fcm d\u00fcnya kad\u0131nlar\u0131n-dan farkl\u0131 olu\u015flar\u0131n\u0131 hat\u0131rlat\u0131yor. Ama bu se\u00e7kin yerin hakk\u0131n\u0131 vermelerini, t\u00fcm gereklerini eksiksiz yerine getirerek bu se\u00e7kin yerde bulunmalar\u0131n\u0131 \u015fart ko\u015fuyor:<\/p>\n<p>&#8220;Ey Peygamber han\u0131mlar\u0131! E\u011fer Allah&#8217;tan sak\u0131n\u0131yorsan\u0131z, sizler herhangi bir kad\u0131n gibi de\u011filsiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Sizler herhangi bir kad\u0131n gibi de\u011filsiniz, ama e\u011fer sak\u0131n\u0131rsan\u0131z. Bulundu\u011funuz yere hi\u00e7 kimse size ortak olamaz, kimseyle bu yeri payla\u015fmazs\u0131n\u0131z. Ancak bu ayr\u0131cal\u0131k takva ile m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc mesele s\u0131rf Peygambere yak\u0131n olmakla bitmez. Bu yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n hakk\u0131n\u0131 bizzat yerine getirmeniz gerekir.<\/p>\n<p>Onlar\u0131n yerine getirmek zorunda olduklar\u0131 hak, bu dinin dayand\u0131\u011f\u0131 kesin ve net hak ilkesidir. Peygamber efendimiz kendisine yak\u0131n olu\u015flar\u0131na aldanma-malar\u0131, bu yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131n Allah kat\u0131nda kendilerine bir yarar sa\u011flayamayaca\u011f\u0131 hususunda ailesine seslenirken bu ilkeyi vurguluyordu: &#8220;Ey Muhammed k\u0131z\u0131 Fat\u0131ma! Ey Abdulmuttalib&#8217;in k\u0131z\u0131 Saf\u0131ye! Ey Abdulmuttalip o\u011fullar\u0131! Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 size hi\u00e7bir yard\u0131m\u0131m dokunamaz. Ama mal\u0131mdan diledi\u011finizi isteyebilir-siniz.&#8221; (M\u00fcslim.)<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka rivayete g\u00f6re Peygamber efendimiz \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur: &#8220;Ey Kurey\u015fliler,kendinizi ate\u015ften kurtar\u0131n\u0131z. Ey Abdulmuttalip o\u011fullar\u0131 kendinizi ate\u015ften kurtar\u0131n\u0131z. Ey Muhammed&#8217;in k\u0131z\u0131 Fat\u0131ma, kendini ate\u015ften kurtar. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben, Allah&#8217;a andolsun ki, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 size hi\u00e7bir yard\u0131mda bulunamam. Ancak siz benim akrabalar\u0131ms\u0131n\u0131z, bu konuda \u00fczerime d\u00fc\u015feni yapaca\u011f\u0131m.&#8221; (M\u00fcslim ve Tirmizi.)<\/p>\n<p>Ayet-i kerime onlar\u0131n takva sayesinde hakettikleri derecelerini a\u00e7\u0131klad\u0131k-tan sonra, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ehli beytten biri, pisli\u011fi gidermek, onlar\u0131 ar\u0131nd\u0131rmak i\u00e7in kullanmak istedi\u011fi y\u00f6ntemleri a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;S\u00f6z\u00fc yumu\u015fak, tatt\u0131 bir eda ile s\u00f6ylemeyin ki, kalbinde hastal\u0131k bulunan kimse k\u00f6t\u00fc \u015feyler \u00fcmit etmesin.&#8221;<\/p>\n<p>Burada Peygamber efendimizin e\u015flerinin yabanc\u0131 erkeklerle konu\u015ftuklar\u0131 zaman, erkeklerin \u015fehvetlerini uyand\u0131racak, duygular\u0131n\u0131 tahrik edecek, kalplerin hastal\u0131klar\u0131n\u0131 \u00fcmitlendirecek, arzular\u0131n\u0131 heyecanland\u0131racak \u015fekilde yumu\u015fak ve tatl\u0131 bir eda ile konu\u015fmalar\u0131 yasaklan\u0131yor.<\/p>\n<p>Peki y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu t\u00fcr bir davran\u0131\u015ftan sak\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bu kad\u0131nlar kimlerdir? Bunlar Hz. Peygamberin han\u0131mlar\u0131 ve m\u00fc&#8217;minlerin analar\u0131yd\u0131. Ve bunlara ili\u015fkin olarak ilk akla gelen d\u00fc\u015f\u00fcnce, hi\u00e7 kimsenin onlar hakk\u0131nda k\u00f6t\u00fc bir d\u00fc\u015f\u00fcnce beslemeyece\u011fi, hi\u00e7bir hasta kalbin k\u00f6t\u00fc bir \u00fcmide kap\u0131lmayaca\u011f\u0131d\u0131r. Herhangi d\u00f6nemde oluyor bu sak\u0131nd\u0131rma?&#8230; Hz. Peygamberin d\u00f6neminde. Gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f b\u00fct\u00fcn y\u00fczy\u0131llar i\u00e7inde insanl\u0131\u011f\u0131n en se\u00e7kin, en temiz d\u00f6neminde. Ne var ki erkekleri ve kad\u0131nlar\u0131 yaratan Allah, e\u011fer yumu\u015fak konu\u015fur ve kelimeleri tatl\u0131 ve ince bir edayla \u00e7\u0131kar\u0131rsa kad\u0131n\u0131n sesinde erkeklerin kalplerindeki \u00fcmidi harekete ge\u00e7iren, fitne ate\u015fini alevlendiren bir \u00f6zellik oldu\u011funu biliyor. Ayr\u0131ca Peygamberin han\u0131m\u0131 da olsa, m\u00fc&#8217;minlerin anas\u0131 da olsa herhangi bir kad\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda tahrik olan, k\u00f6t\u00fc \u00fcmitlere kap\u0131lan hasta kalpli insanlar\u0131n her d\u00f6nemde ve her toplumda mevcut olduklar\u0131n\u0131 biliyor. Bu y\u00fczden tahrik edici sebepler temelden ortadan kald\u0131r\u0131lmad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece pislikten temizlenmek, kirden ar\u0131nmak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ya i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z \u015fu g\u00fcnlere ne demeli? Fitnenin kol gezdi\u011fi, \u015fehvetlerin tahrik oldu\u011fu, cinsel arzular\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a sergilendi\u011fi bu hasta, kirli ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k \u00e7a\u011f\u0131m\u0131zda ne yapmal\u0131? \u0130\u00e7indeki her \u015feyin insan\u0131 ba\u015ftan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131, \u015fehvet duygusunu kam\u00e7\u0131lad\u0131\u011f\u0131, i\u00e7g\u00fcd\u00fcleri uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131, k\u0131zg\u0131n cinsellik ate\u015fini k\u00f6r\u00fckledi\u011fi bir atmosferde ya\u015fayan bizler ne yapmal\u0131y\u0131z? Kad\u0131nlar\u0131n k\u0131r\u0131tarak konu\u015ftu\u011fu, seslerini alabildi\u011fine tahrik edici bir tonda \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131, kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 unsurlar\u0131m, seksi \u00e7a\u011fr\u0131\u015ft\u0131ran t\u00fcm imal\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131, \u015fehvetin ate\u015fini alevlendiren t\u00fcm tav\u0131rlar\u0131 konu\u015fmalar\u0131na ve na\u011fmelerine yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 bu toplumda, bu \u00e7a\u011fda, bu atmosferde ne yapmal\u0131y\u0131z? Bu kad\u0131nlar nerede, temizlik nerede? B\u00f6ylesine kirli bir atmosferde temizlik nas\u0131l varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 koruyabilir? \u00c7\u00fcnk\u00fc bizzat g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn kad\u0131nlar\u0131, davran\u0131\u015flar\u0131 ile ve sesleri ile y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n se\u00e7kin kullar\u0131n-dan uzakla\u015ft\u0131rmak istedi\u011fi pisliklerdir.<\/p>\n<p>&#8220;Daima ciddi ve a\u011f\u0131r ba\u015fl\u0131 s\u00f6z s\u00f6yleyin.&#8221;<\/p>\n<p>Bundan \u00f6nce y\u00fcce Allah onlar\u0131n yumu\u015fak ve edal\u0131 s\u00f6z s\u00f6ylemelerini yasaklam\u0131\u015ft\u0131. \u015eimdi de ciddi meselelerde s\u00f6z s\u00f6ylemelerini, \u00e7irkin s\u00f6zleri a\u011f\u0131zlar\u0131na almamalar\u0131n\u0131 emrediyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc konu\u015fman\u0131n konusu da t\u0131pk\u0131 konu\u015fmada kullan\u0131lan kelimeler gibi cinsel arzular\u0131 uyand\u0131rabilir. Bu y\u00fczden er veya ge\u00e7 pe\u015finden ba\u015fka bir \u015feyin gelmemesi i\u00e7in bir kad\u0131nla yabanc\u0131 bir erkek aras\u0131nda na\u011fmeli ve imal\u0131 bir konu\u015fma, \u015fakala\u015fma ve e\u011flenme, tatl\u0131 tatl\u0131 sohbet etme ve mizah olmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Her \u015feyi yaratan, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 ve yap\u0131sal \u00f6zelliklerini bilen y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r M\u00fc&#8217;minlerin tertemiz annelerine bunlar\u0131 s\u00f6yleyen. Gelmi\u015f ge\u00e7mi\u015f t\u00fcm zamanlar\u0131n en iyisinde ya\u015fayan insanlarla konu\u015furken herhangi bir \u00e7irkin e\u011filime im-<\/p>\n<p>kan vermemek i\u00e7in&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;Evlerinizde oturun.&#8221;<\/p>\n<p>Ayetin orjinalinde ge\u00e7en (Vakarna) kelimesi fiilinden t\u00fcremi\u015f ve a\u011f\u0131rla\u015fmak, oturmak anlam\u0131na gelir. Fakat bu kesinlikle s\u00fcrekli evlerde oturacaklar\u0131 ve hi\u00e7bir zaman d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmayacaklar\u0131 anlam\u0131na gelmez. Bu, ha-yatlar\u0131nda aslolan\u0131n evler oldu\u011funa ili\u015fkin latif bir i\u015farettir. Onlar\u0131n yeri evlerdir, onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndakiler i\u00e7inde a\u011f\u0131rla\u015fmad\u0131klar\u0131, s\u00fcrekli kalmad\u0131klar\u0131 ge\u00e7ici \u015feylerdir. O t\u00fcr yerlerde ihtiya\u00e7 duyduklar\u0131 kadar kal\u0131r sonra da as\u0131l yerlerine d\u00f6nerler.<\/p>\n<p>Ev kad\u0131n\u0131n s\u0131\u011f\u0131na\u011f\u0131d\u0131r. Orada y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi \u015fekliyle as\u0131l ki\u015fili\u011fini bulur: Bu sayede \u00e7irkinle\u015fmeden, sapmadan, lekelenmeden, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n f\u0131trat\u0131na uygun olarak haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6revinin d\u0131\u015f\u0131ndaki alanlarda bo\u015funa \u00e7\u0131rp\u0131n\u0131p yorulmadan tertemiz bir hayat s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130slam, aile i\u00e7in gerekli olan atmosferi haz\u0131rlamak, orada do\u011fan yavrular\u0131n g\u00fcvenli bir ortamda geli\u015fmelerini sa\u011flamak i\u00e7in evin ge\u00e7imini erke\u011fe y\u00fcklemi\u015ftir. Annenin zavall\u0131 yavruca\u011f\u0131za g\u00f6n\u00fcl huzuru i\u00e7inde vakit ay\u0131rabilmesi, gerekli eme\u011fi sarf edebilmesi, annenin yuvaya gerekli olan sevgi, \u015fefkat ve huzurlu bir d\u00fczen verebilmesi i\u00e7in ailenin maddi ge\u00e7imini erke\u011fe farz k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015f ve kazan\u00e7 pe\u015finde ko\u015fan, bunun sonucu bitkin d\u00fc\u015fen, hareketleri i\u015f saatleri ile s\u0131n\u0131rl\u0131 bulunan, t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve enerjisini i\u015fi i\u00e7in harcamak zorunda olan bir annenin eve gerekli olan kokuyu, havay\u0131 vermesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ev i\u00e7indeki k\u00fc\u00e7\u00fcklerin hakk\u0131 olan bak\u0131m ve g\u00f6zetimi gere\u011fi gibi yapmas\u0131 imkans\u0131zd\u0131r. Memur ve i\u015f\u00e7i kad\u0131nlar\u0131n evlerindeki atmosfer otel ve hanlar\u0131nkinden farks\u0131zd\u0131r. Oralarda ev havas\u0131 bulunmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ek bir evi ancak kad\u0131n olu\u015fturabilir. Bir yerde kad\u0131n olursa ev kokusu yay\u0131labilir. Evin o huzur veren s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ancak anne sa\u011flayabilir. Vaktini, eme\u011fini ve ruhsal enerjisini i\u015fine harcayan bir kad\u0131n, veya bir e\u015f ya da bir anne evin havas\u0131na sadece bitkinlik, yorgunluk ve bezginlik katar.<\/p>\n<p>&#8220;Kad\u0131n\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmak i\u00e7in evin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmas\u0131 ev i\u00e7in bir felakettir. Fakat zorunlu durumlarda bu gerekebilir. Fakat b\u00f6yle bir \u015feye gerek duymadan ge\u00e7imlerini sa\u011flamak m\u00fcmk\u00fcnken insanlar\u0131n isteyerek b\u00f6yle bir yola ba\u015fvurmalar\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn kol gezdi\u011fi, dejenere olmu\u015f sap\u0131k \u00e7a\u011flarda ruhlara, vicdanlara ve ak\u0131llara isabet eden bir lanettir.&#8221;<\/p>\n<p>Kad\u0131n\u0131n i\u015f haricinde evin d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmas\u0131. Erkeklerle i\u00e7i\u00e7e e\u011flencelere dalmak i\u00e7in soka\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131. Kad\u0131nl\u0131 erkekli balolara, parti ve toplant\u0131lara kat\u0131lmas\u0131 ise, insanl\u0131\u011f\u0131 hayvanlar\u0131n d\u00fczeyine indiren bir batakl\u0131\u011fa yuvarlamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz Peygamber efendimiz d\u00f6neminde kad\u0131nlar yasal bir engelleme s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n Peygamberimizin mescidinde namaz k\u0131lmak i\u00e7in evlerinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131karlard\u0131. Ama o zaman iffet vard\u0131, kalplerde Allah korkusu yer etmi\u015fti. Ayr\u0131ca kad\u0131nlar namaz i\u00e7in evlerinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 zaman \u00f6rt\u00fclerine b\u00fcr\u00fcn\u00fcrlerdi. Hi\u00e7 kimse onlar\u0131 tan\u0131mazd\u0131. V\u00fccutlar\u0131n\u0131n ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 yerlerini g\u00f6stermezlerdi. Bununla beraber Hz. Ai\u015fe r.a Peygamber efendimizin vefat\u0131ndan sonra kad\u0131nlar\u0131n namaz i\u00e7in evlerinden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmalar\u0131n\u0131 ho\u015f kar\u015f\u0131lamam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Buhari ve M\u00fcslim&#8217;de Hz. Ai\u015fe&#8217;den aktar\u0131lan \u015f\u00f6yle bir s\u00f6z vard\u0131r: &#8220;M\u00fc&#8217;minlerin kad\u0131nlar\u0131, Peygamber efendimizle birlikte sabah namaz\u0131n\u0131 k\u0131lar sonra da evlerine d\u00f6nerlerdi. Fakat \u00f6rt\u00fclerine b\u00fcr\u00fcn\u00fcrlerdi ve hi\u00e7 kimse sabah\u0131n alacakaranl\u0131\u011f\u0131nda onlar\u0131 tan\u0131mazd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Yine Buhari ve M\u00fcslim&#8217;de Hz. Ai\u015fe&#8217;n\u0131n \u015f\u00f6yle dedi\u011fi anlat\u0131l\u0131r: E\u011fer Resulullah kad\u0131nlar\u0131n \u015fimdi yapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6rseydi, \u0130srailo\u011fullar\u0131n\u0131n kad\u0131nlar\u0131n\u0131n mescidlerinden al\u0131konulduklar\u0131 gibi onlar\u0131 da mescidlere gelmekten al\u0131kordu.&#8221; Hz. Ai\u015fe&#8217;nin sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda kad\u0131nlar ne yap\u0131yorlard\u0131 acaba? Peygamberimizin onlar\u0131 mescide gelmekten al\u0131koyaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesine neden olacak ne gibi bir davran\u0131\u015f sergilemi\u015flerdi? Ya bug\u00fcnlerde g\u00f6rd\u00fcklerimiz kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131n bir \u00f6nemi kal\u0131r m\u0131 acaba?<\/p>\n<p>&#8220;\u0130lk cahiliye d\u00f6nemi kad\u0131nlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p-sa\u00e7\u0131lmas\u0131 gibi a\u00e7\u0131l\u0131p-sa\u00e7\u0131lmay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Bu yasaklama, evlerinde oturmalar\u0131na ili\u015fkin emirden sonra, d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kmak zorunda kald\u0131klar\u0131 durumlar i\u00e7indir. Cahiliye d\u00f6neminde kad\u0131nlar a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131l\u0131rlard\u0131. Ne varki, cahiliye d\u00f6nemi kad\u0131nlar\u0131n\u0131n a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin olarak t\u00fcm anlat\u0131lanlar g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00e7a\u011fda\u015f cahiliyesindeki a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lmalarla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda \u00e7ok basit kal\u0131yor veya daha iffetli gibi g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.<\/p>\n<p>M\u00fccahid \u015f\u00f6yle der: Kad\u0131n evinden \u00e7\u0131kar erkekler aras\u0131nda dola\u015f\u0131rd\u0131. \u0130\u015fte cahiliye d\u00f6neminin a\u00e7\u0131k sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131 buydu.<\/p>\n<p>Katade ise \u015f\u00f6yle der: K\u0131r\u0131tan ve \u015fivek\u00e2r bir y\u00fcr\u00fcy\u00fc\u015fleri vard\u0131. Y\u00fcce Allah bunu yasaklad\u0131.<\/p>\n<p>Mukatil b. Hayyan ise &#8220;A\u00e7\u0131l\u0131p-sa\u00e7\u0131lmaktan maksat \u015fudur: Onlar ba\u015flar\u0131na \u00f6rt\u00fclerini atarlard\u0131 ama u\u00e7lar\u0131n\u0131 ba\u011flamazlard\u0131. B\u00f6ylece gerdanl\u0131klar\u0131, k\u00fcpeleri ve boyunlar\u0131 b\u00fct\u00fcn\u00fcyle g\u00f6r\u00fcnecek \u015fekilde a\u00e7\u0131kta kal\u0131rd\u0131. \u0130\u015fte ayette s\u00f6z konusu edilen a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lma budur.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130bn-i Kesir de tefsirinde \u015f\u00f6yle der: Cahiliye d\u00f6neminde kad\u0131n g\u00f6\u011fs\u00fcn\u00fcn \u00fczerinde herhangi bir \u00f6rt\u00fc olmaks\u0131z\u0131n erkekler aras\u0131nda dola\u015f\u0131rd\u0131. Bazan boyun, sa\u00e7lar\u0131n\u0131n u\u00e7lar\u0131 ve kula\u011f\u0131ndaki k\u00fcpeler a\u00e7\u0131kta kal\u0131rd\u0131. Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah m\u00fc&#8217;min kad\u0131nlara bedenlerini \u00f6rtmelerini ve dikkat \u00e7ekici davran\u0131\u015flardan ka\u00e7\u0131nmalar\u0131n\u0131 emretti.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in ele al\u0131p d\u00fczeltti\u011fi cahiliye d\u00f6nemi a\u00e7\u0131l\u0131p sa\u00e7\u0131lmalar\u0131na baz\u0131 \u00f6rnekler. Bununla islam toplumunun cahiliyenin kal\u0131nt\u0131lar\u0131ndan ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131, tahrik edici unsurlar\u0131n, ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 etkenlerin toplumdan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, ayn\u0131 \u015fekilde toplumun \u00e2d\u00e2b\u0131n\u0131n, d\u00fc\u015f\u00fcncesinin, duygu ve zevkinin y\u00fckseltilmesi hedeflenmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Zevkini diyoruz, \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00e7\u0131plak bir bedenin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 \u00e7ekicili\u011finden duyulan insani zevk ilkel ve kaba bir zevktir. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz bu zevk, huzur veren utanman\u0131n, g\u00fczelli\u011finden, ruh g\u00fczelli\u011finden, iffet ve duygu g\u00fczelli\u011finden al\u0131nan zevkin yan\u0131nda \u00e7ok a\u015fa\u011f\u0131 bir d\u00fczeyde kal\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6l\u00e7\u00fc, insanl\u0131k d\u00fczeyinin y\u00fcceli\u011fini ve ilerlemi\u015fli\u011fini \u00f6\u011frenmek bak\u0131m\u0131ndan yan\u0131lmazd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc utanma, haya duyma g\u00fczeldir. Hem de ger\u00e7ek ve y\u00fcce bir g\u00fczelliktir. Ancak bu \u00fcst\u00fcn g\u00fczelli\u011fi kaba cahili zevke sahip kimseler alg\u0131layamaz. Onlar \u00e7\u0131plak etin g\u00fczelli\u011finden ba\u015fkas\u0131n\u0131 g\u00f6remezler, a\u00e7\u0131k-sa\u00e7\u0131k etin ba\u015ftan \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131 f\u0131s\u0131ldamas\u0131ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131 duyamazlar.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim cahiliyenin a\u00e7\u0131k-sa\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131na i\u015faret ediyor ve bu a\u00e7\u0131k-sa\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131n bir cahiliye kal\u0131nt\u0131s\u0131 oldu\u011fu mesaj\u0131n\u0131 veriyor. Cahiliye d\u00f6nemini geride b\u0131rakanlar\u0131n bunlar\u0131 a\u015fmalar\u0131n\u0131n gerekti\u011fini duygu, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve davran\u0131\u015f bi\u00e7imlerinin cahiliyeninkinden \u00fcst\u00fcn olmas\u0131 gerekti\u011fini vurguluyor.<\/p>\n<p>Cahiliye zaman i\u00e7indeki belli bir d\u00f6nem de\u011fildir. Cahiliye belli bir hayat d\u00fc\u015f\u00fcncesi olan belli bir toplumsal durumdur. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce ve bu durum herhangi bir zamanda herhangi bir yerde ortaya \u00e7\u0131kabilir. Bir yerde bunlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 cahiliyenin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n kan\u0131t\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu \u00f6l\u00e7\u00fcden hareketle anl\u0131yoruz ki, \u015fu anda biz, insanl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan a\u015fa\u011f\u0131n\u0131n a\u015fa\u011f\u0131s\u0131 bir batakl\u0131\u011fa yuvarlanm\u0131\u015f, kaba duygulu, hayvan d\u00fc\u015f\u00fcnceli, k\u00f6r bir cahiliye d\u00f6neminde ya\u015f\u0131yoruz. B\u00f6yle bir hayat\u0131 ya\u015fayan ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insanlar i\u00e7in kirden, pislikten ar\u0131nma, ilk cahiliye hayat\u0131ndan kurtulma arac\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 temizlik ve ar\u0131nma y\u00f6ntemlerine ba\u015fvurmayan bir toplumda temizli\u011fin, bereketin ve ar\u0131nm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n s\u00f6z konusu olamayaca\u011f\u0131n\u0131 anl\u0131yoruz. Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah -temiz, ar\u0131 ve ayd\u0131nl\u0131k bir hayat ya\u015famalar\u0131na ra\u011fmen- en ba\u015fta Peygamber efendimizin ehl-i beytinin bu y\u00f6ntemleri uygulamas\u0131n\u0131 istiyor.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim Peygamber efendimizin han\u0131mlar\u0131n\u0131 bu y\u00f6ntemlere y\u00f6neltiyor, ard\u0131ndan kalplerini y\u00fcce Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131yor, bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ayd\u0131nl\u0131k ufka y\u00fckseltiyor. Onlar yollar\u0131n\u0131 ayd\u0131nlatan nuru, bu ayd\u0131nl\u0131k ufkun merdivenlerini t\u0131rmanmalar\u0131 i\u00e7in gerekli olan yard\u0131m\u0131 buradan al\u0131yorlard\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Namaz k\u0131l\u0131n, zekat verin, Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat edin.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;a kulluk, toplumsal hayat tarz\u0131ndan ve hayatta uyulan ahl\u00e2k kurallar\u0131ndan soyutlanamaz. Allah&#8217;a kulluk s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz ayd\u0131nl\u0131k d\u00fczeye y\u00fckselmenin yoludur, yolcu i\u00e7in gerekli olan yol az\u0131\u011f\u0131d\u0131r. \u015eu halde insana destek ve yol az\u0131\u011f\u0131 bah\u015feden Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131l\u0131k ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Kalbin ar\u0131n\u0131p temizlenmesi i\u00e7in Allah&#8217;a ba\u011flanmak \u015fartt\u0131r. Ferdin insanlar\u0131n geleneklerinin, toplumun g\u00f6reneklerinin, \u00e7evrenin bask\u0131s\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kabilmesi; insanlardan, toplumdan ve \u00e7evreden daha \u00fcst\u00fcn ve daha do\u011fru bir yolda oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmesi i\u00e7in Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131l\u0131k zorunludur. Bu durumdaki bir fert kendisinin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc nura do\u011fru ba\u015fkalar\u0131na \u00f6nc\u00fcl\u00fck etmeye lay\u0131kt\u0131r. Yoksa ba\u015fkalar\u0131n\u0131n onu karanl\u0131klara ve cahiliyeye s\u00fcr\u00fcklemeleri uygun de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n yolundan sapt\u0131k\u00e7a hayat, cahiliye batakl\u0131\u011f\u0131nda bo\u011fulur.<\/p>\n<p>\u0130slam, bir \u00e7ok ibadet \u015fekillerinden, davran\u0131\u015f ve ahl\u00e2k kurallar\u0131ndan, yasa ve d\u00fczenlemelerden olu\u015fan bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Ama b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 inan\u00e7 \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde birle\u015ftirir. Bunlar\u0131n her birinin inan\u00e7 sisteminin ger\u00e7ekle\u015fmesinde \u00fcstlendi\u011fi bir rol\u00fc vard\u0131r. Hepsi de ayn\u0131 amaca y\u00f6nelik olarak bir ahenk olu\u015ftururlar. \u0130\u015fte bu b\u00fct\u00fcnl\u00fck ve ahenk bu dinin genel yap\u0131s\u0131n\u0131 meydana getirirler. Bunlar olmaks\u0131z\u0131n bu dinin yap\u0131s\u0131 meydana gelmez \u00e7\u00fcnk\u00fc.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin sayg\u0131n ev halk\u0131na (ehl-i beyt) y\u00f6nelik duygusal, ahlaki ve davran\u0131\u015f kurallar\u0131 ile ilgili direktiflerin sonunda namaz k\u0131lmaya, zekat vermeye ve Allah&#8217;a ve Peygamberine uymaya ili\u015fkin bir,emrin yer almas\u0131 da bu y\u00fczdendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ibadet ve itaat olmaks\u0131z\u0131n bu direktiflerin hi\u00e7biri yerine gelmez, amac\u0131na ula\u015fmaz. Ku\u015fkusuz b\u00fct\u00fcn bunlar bir hikmete, bir amaca ve bir hedefe y\u00f6neliktir:<\/p>\n<p>&#8220;Ey ehl-i beyt! \u015e\u00fcphesiz Allah sizden pisli\u011fi giderip sizi tertemiz yapmak ister.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ifadede bir \u00e7ok mesaj var. Hepsi de \u015fefkat, sevgi ve dostluk y\u00fckl\u00fc. Burada y\u00fcce Allah evi nitelendirmeden, kime ait oldu\u011funu belirtmeden &#8220;ehl-i beyt&#8221; diye isimlendiriyor onlar\u0131. Sanki \u015fu yery\u00fcz\u00fcnde bu nitelendirmeyi hakkeden tek ev buymu\u015f gibi. Bu y\u00fczden &#8220;el-beyt&#8221; dendimi tan\u0131nm\u0131\u015f, bilinmi\u015f, belirtilmi\u015f demektir. K\u00e2be i\u00e7in de b\u00f6yle denir. Beytullah, Allah&#8217;\u0131n evi. O da el-beyt, Beytul haram (dokunulmaz ev) olarak isimlendirilmi\u015ftir. Peygamber efendimizin evinin bu \u015fekilde nitelendirilmi\u015f olmas\u0131, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ona kazand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 b\u00fcy\u00fck bir sayg\u0131, onur ve se\u00e7kinliktir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah \u015f\u00f6yle diyor: &#8220;Ey ehl-i beyt! \u015e\u00fcphesiz Allah sizden pisli\u011fi giderip sizi tertemiz yapmak ister.&#8221; \u0130fadede, y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn nedeninin ve hedefinin a\u00e7\u0131klanmas\u0131ndan dolay\u0131 Peygamberimizin ehl-i beytine y\u00f6nelik bir iltifat vard\u0131r. Bu iltifat, onlara \u015fu mesaj\u0131 veriyor: Y\u00fcce Allah bizzat onlarla ilgileniyor, onlar\u0131 temizlemek, pisli\u011fi gidermek istiyor. Bu, do\u011frudan do\u011fruya \u015fu evin halk\u0131na y\u00f6nelik y\u00fcce bir g\u00f6zetimdir. Bu s\u00f6zleri s\u00f6yleyenin kim oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman&#8230; \u015eu evrenin Rabbi&#8230; B\u00fct\u00fcn evrene &#8220;Ol&#8221; deyince, hemen &#8220;olu-veren&#8221;&#8230; Ulu ve kerem sahibi Allah&#8230; Her \u015feyi boyunduru\u011fu alt\u0131na al\u0131p kont-rol eden&#8230; Her \u015feyden \u00fcst\u00fcn olan&#8230; Cayd\u0131r\u0131c\u0131 g\u00fcce sahip olan&#8230; Her \u015feyden b\u00fcy\u00fck olan Allah&#8230; Bu s\u00f6zleri s\u00f6yleyenin kim oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz zaman, ehl-i beyte y\u00f6nelik bu b\u00fcy\u00fck l\u00fctfun boyutunu kavrar\u0131z.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah bunu, y\u00fcceler aleminde, \u015fu yery\u00fcz\u00fcnde; her b\u00f6lgede ve her an, her saniye okunan, milyonlarca kalbin onunla ibadet etti\u011fi, milyonlarca duda\u011f\u0131n onunla hareket etti\u011fi kitab\u0131nda s\u00f6yl\u00fcyor.<\/p>\n<p>Sonu itibariyle y\u00fcce Allah bu emir ve direktifleri ehl-i beytten pisli\u011fin giderilmesi ve onlar\u0131n ar\u0131nmas\u0131 i\u00e7in ara\u00e7 olarak sunuyor. &#8220;Tathir&#8221; kelimesi &#8220;Tatahhur kelimesinden gelir. Pisli\u011fi gidermek ise, insanlar\u0131n bizzat ba\u015fvurduklar\u0131 pratik hayatlar\u0131nda uygulad\u0131klar\u0131 y\u00f6ntemlerle ger\u00e7ekle\u015fir. \u0130slam\u0131n yolu budur. Vicdanda bilin\u00e7 ve takva&#8230; Hayatta da davran\u0131\u015f ve hareket&#8230; Bunlar\u0131n ikisi bir araya gelince islam tamamlan\u0131r. \u0130slam&#8217;\u0131n bu hayattaki hedef ve ama\u00e7lar\u0131 bunlar\u0131n ikisi ile ger\u00e7ekle\u015fir.<\/p>\n<p>Peygamber efendimizin e\u015flerine y\u00f6nelik bu direktiflerin sonu ba\u015flang\u0131\u00e7ta-ki gibi ba\u011flan\u0131yor. Burada da t\u0131pk\u0131 ba\u015flang\u0131\u00e7taki gibi bulunduklar\u0131 sayg\u0131n yerleri, ba\u015fka kad\u0131nlardan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 olu\u015flar\u0131, Peygamber efendimizin yan\u0131ndaki yerleri, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine b\u00fcy\u00fck bir nimette bulunarak evlerini Kur&#8217;an Ve hikmetin indi\u011fi, nur, hidayet ve iman\u0131n parlad\u0131\u011f\u0131 bir makam haline getirmesi hat\u0131rlat\u0131l\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Evlerinizde okunan Allah&#8217;\u0131n ayetlerini ve hikmeti hat\u0131rlay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bu, b\u00fcy\u00fck ve onurlu bir nimettir. \u0130nsan\u0131n bu nimette somutla\u015fan y\u00fcce kadri hissetmesi, buradaki Allah&#8217;\u0131n ba\u011f\u0131\u015f\u0131n\u0131 hayal etmesi, hi\u00e7bir nimetin de\u011ferine ula\u015famad\u0131\u011f\u0131 e\u015fsiz nimetin k\u0131ymetini alg\u0131layabilmesi i\u00e7in hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131 yeterlidir.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 \u015fekilde bu hat\u0131rlatma da, Peygamber efendimizin han\u0131mlar\u0131n\u0131n d\u00fcn-ya hayat\u0131n\u0131n nimetleri ve s\u00fcsleri ile Allah, Peygamberi ve ahiret yurdu aras\u0131nda tercih yapmalar\u0131 durumunda b\u0131rak\u0131lmalar\u0131 hususu ile ba\u015flayan kitab\u0131n sonunda yer al\u0131yor. B\u00f6ylece y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 nimetin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ile b\u00fct\u00fcn g\u00fczellik ve s\u00fcsleri ile birlikte d\u00fcnya hayat\u0131n\u0131n basitli\u011fi, de\u011fersizli\u011fi g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriliyor.<\/p>\n<p>\u0130slam toplumunun temizlenmesinden ve toplum hayat\u0131n\u0131n islam\u0131n getirdi\u011fi de\u011ferlere dayand\u0131r\u0131lmas\u0131ndan s\u00f6z edilmi\u015fken -ki bu konuda kad\u0131n-erkek aras\u0131nda bir fark yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar bu noktada e\u015fittirler- bu de\u011ferleri ger\u00e7ekle\u015ftirecek nitelikler b\u00fcy\u00fck bir dikkatle, bir s\u0131ralama i\u00e7inde ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak hat\u0131rlat\u0131l\u0131yor:<br \/>\n<strong>35- &#8220;M\u00fcsl\u00fcman erkekler ve m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlar, m\u00fc&#8217;min erkekler ve m\u00fc&#8217;min kad\u0131nlar, boyun e\u011fen erkekler ve boyun e\u011fen kad\u0131nlar, do\u011fru erkekler ve do\u011fru kad\u0131nlar, sabreden erkekler ve sabreden kad\u0131nlar, m\u00fctevazi erkekler ve m\u00fctevazi kad\u0131nlar, sadaka veren erkekler ve sadaka veren kad\u0131nlar, oru\u00e7 tutan erkekler ve oru\u00e7 tutan kad\u0131nlar, \u0131rzlar\u0131n\u0131 koruyan erkekler ve \u0131rzlar\u0131n\u0131 koruyan kad\u0131nlar, Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anan erkekler ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anan kad\u0131nlar; i\u015fte Allah bunlar i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015f ve b\u00fcy\u00fck bir m\u00fckafat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. &#8220;<\/strong><\/p>\n<p>Bu ayette bir arada zikredilen bu birden fazla nitelikler m\u00fcsl\u00fcman\u0131n ki\u015fili\u011finin olu\u015fmas\u0131nda birbirlerine yard\u0131mc\u0131 olurlar. Bu nitelikler; islam, iman, boyun e\u011fme, do\u011fruluk, sab\u0131r, tevazu, Allah i\u00e7in mal\u0131 harcamada bulunma, oru\u00e7, \u0131rz\u0131 koruma ve Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anma \u015feklinde s\u0131ralan\u0131yor. Bu niteliklerin her birinin m\u00fcsl\u00fcman\u0131n ki\u015fili\u011finin olu\u015fmas\u0131nda ayr\u0131 bir de\u011feri vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130slam; teslim olmakt\u0131r. \u0130man ise, tasdik etmektir. Bu iki nitelik aras\u0131nda sa\u011flam bir ba\u011f vard\u0131r. Veya biri di\u011ferinin \u00f6teki y\u00fcz\u00fcd\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc teslim olmak, tasdik etmenin gere\u011fidir. Teslim olmak ger\u00e7ek anlamda tasdik etmekten kaynaklan\u0131r.<\/p>\n<p>Boyun e\u011fmek ise; islam ve imandan kaynaklanan bir itaattir. Ama i\u00e7ten gelen bir ho\u015fnutlukla, d\u0131\u015far\u0131dan gelen bir zorlama ile de\u011fil.<\/p>\n<p>Do\u011frulu\u011fa gelince; bu niteli\u011fe sahip olmayan m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin saflar\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kar. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6z\u00fc bu ger\u00e7e\u011fi ifade etmektedir: &#8220;Yalan\u0131, ancak Allah&#8217;\u0131n ayetlerine inanmayanlar uydurur. Onlar ise yalanc\u0131lar\u0131n ta kendileridirler.&#8221; (Nahl Suresi, 105) Yalanc\u0131 saftan, bu do\u011fru \u00fcmmetin saf\u0131ndan kovulmu\u015ftur.<\/p>\n<p>Sab\u0131r; bu niteli\u011fe sahip olmadan bir m\u00fcsl\u00fcman inan\u00e7 sistemini omuzlayamaz, bu inanc\u0131n y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini yerine getiremez. Bir m\u00fcsl\u00fcman att\u0131\u011f\u0131 her ad\u0131mda sabra muhta\u00e7t\u0131r. Nefsin ihtiraslar\u0131na kar\u015f\u0131 sab\u0131r. Davetin zorluklar\u0131na kar\u015f\u0131 sab\u0131r. \u0130nsanlar\u0131n i\u015fkencelerine kar\u015f\u0131 sab\u0131r. Ki\u015filerin kaypakl\u0131klar\u0131na, zay\u0131fl\u0131klar\u0131na, sap\u0131kl\u0131klar\u0131na ve d\u00f6nekliklerine, renkten renge girmelerine kar\u015f\u0131 sab\u0131r. \u0130mtihanlara, denemelere, dinden d\u00f6nd\u00fcrme ama\u00e7l\u0131 bask\u0131lara kar\u015f\u0131 sab\u0131r. Bollu\u011fa ve darl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 sab\u0131r. Evet bu zor ve me\u015fakkatli iki olguya kar\u015f\u0131 sab\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>Tevazu; kalp ve organlar\u0131 ilgilendiren bir nitelik. Bu nitelik kalbin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ululu\u011fundan etkilendi\u011fini, onun heybetini ve korkusunu hissetti\u011fini g\u00f6sterir. Allah i\u00e7in mal\u0131 harcamada bulunma: Bu nitelik nefsin cimrilikten ar\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131n, insanlara kar\u015f\u0131 merhamet duygusu ile dolu oldu\u011funun, m\u00fcsl\u00fcman toplum dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde oldu\u011funun, malin hakk\u0131n\u0131 verdi\u011finin, nimeti veren Allah&#8217;a ba\u011f\u0131\u015f\u0131ndan dolay\u0131 \u015f\u00fck\u00fcr etti\u011finin g\u00f6stergesidir.<\/p>\n<p>Oru\u00e7; Kur&#8217;an-\u0131 Kerim orucun s\u00fcrekli ve bir d\u00fczen i\u00e7inde tutulmas\u0131na i\u015faret etmek amac\u0131 ile onu m\u00fc&#8217;minlerin bir niteli\u011fi olarak sunuyor. Oru\u00e7 zorunluluklar\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kmakt\u0131r. Hayat\u0131n s\u00fcrmesi bak\u0131m\u0131ndan \u00f6ncelikli bulunan ihtiya\u00e7lara kar\u015f\u0131 sab\u0131r g\u00f6stermektir. \u0130radeyi g\u00fc\u00e7lendirmek ve be\u015feri varl\u0131k i\u00e7inde insani unsurun hayvani unsura \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmas\u0131n\u0131 sa\u011flamakt\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>Irz\u0131 korumak; bu nitelikte temizlik vard\u0131r, insan\u0131n yap\u0131s\u0131ndaki en k\u00f6kl\u00fc ve en g\u00fc\u00e7l\u00fc e\u011filimi kontrol alt\u0131na alma vard\u0131r. Allah&#8217;\u0131n yard\u0131m etti\u011fi sak\u0131nan kimselerden ba\u015fkas\u0131n\u0131n gem vuramad\u0131\u011f\u0131 azg\u0131n istekleri gemleme \u00f6zelli\u011fi vard\u0131r. Yine bu nitelikte, ili\u015fkilerin belli bir d\u00fczene oturtulmas\u0131, erkek ve kad\u0131n\u0131n birle\u015fmesinde et ve kan\u0131n heyecan\u0131ndan daha y\u00fcce duygular\u0131n hedeflenmesi, bu ili\u015fkinin Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131na ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn imar\u0131, yery\u00fcz\u00fcndeki hayat d\u00fczeyinin y\u00fckseltilmesi amac\u0131 ile iki cinsin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndaki y\u00fcce hikmete uygunlu\u011fu g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurulur.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok anmak; bu nitelik insan\u0131n t\u00fcm hareketleri ile Allah inanc\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011flant\u0131y\u0131 sa\u011flayan halkad\u0131r. Kalbin s\u00fcrekli Allah&#8217;\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmesidir. Hi\u00e7bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ve harekette sa\u011flam kulptan ayr\u0131lmamas\u0131d\u0131r. Kalbin, i\u00e7ine nur ve hayat ak\u0131tan Allah&#8217;\u0131 anma duygusu ile parlamas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Eksiksiz bir m\u00fcsl\u00fcman ki\u015fili\u011fin olu\u015fmas\u0131 i\u00e7in birbirlerini b\u00fct\u00fcnleyen bu niteliklere sahip olan kimseler i\u00e7in&#8230; &#8220;\u0130\u015fte Allah bunlar i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015f ve b\u00fcy\u00fck bir m\u00fckafat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6ylece, surenin bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn ba\u015f taraflar\u0131nda \u00f6zel olarak Peygamber efendimizin e\u015fleri s\u00f6z konusu edilirken burada m\u00fcsl\u00fcman erkek ve kad\u0131nlar\u0131n nitelikleri, ki\u015filiklerinin de\u011fi\u015fmez \u00f6zelliklerine ili\u015fkin konu genelle\u015ftiriliyor. Bu \u00e2yette erke\u011fin yan\u0131nda kad\u0131ndan da s\u00f6z ediliyor. B\u00f6ylece islami prati\u011fin bir par\u00e7as\u0131 olarak, kad\u0131n\u0131n de\u011ferinin y\u00fckseltilmesi, toplum i\u00e7inde kad\u0131na y\u00f6nelik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n daha ileri d\u00fczeye g\u00f6t\u00fcr\u00fclmesi, Allah&#8217;la ili\u015fkide, temizlik, ibadet ve hayat i\u00e7inde dengeli ve tutarl\u0131 bir davran\u0131\u015f sergilemek bak\u0131m\u0131ndan bu inan\u00e7 sisteminin y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini yerine getirmede erkekle e\u015fit olduklar\u0131 alanlarda hakketti\u011fi yeri almas\u0131 hedefleniyor.<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcmde islam toplumunun yap\u0131s\u0131n\u0131 islam d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ilkelerine g\u00f6re d\u00fczenlemeyi ama\u00e7layan yeni bir giri\u015fime tan\u0131k olaca\u011f\u0131z. \u0130lk \u00f6nce surenin ba\u015f\u0131nda s\u00f6z\u00fc edilen eski &#8220;evlat edinme&#8221; gelene\u011finin de\u011fi\u015ftirilmesi g\u00fcndeme getiriliyor. Y\u00fcce Allah bu islam \u00f6ncesi gelene\u011fini fiilen ortadan kald\u0131rma g\u00f6revini do\u011frudan do\u011fruya Peygamberimizin omuzlar\u0131na y\u00fcklemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Araplar, evlatl\u0131\u011f\u0131n bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fi ile evlenmeyi t\u0131pk\u0131 \u00f6z o\u011flun bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fi ile evlenmek gibi yasak say\u0131yorlard\u0131. Evlatl\u0131klar\u0131n bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fleri ile evlenmenin serbest olabilmesi i\u00e7in bu yeni kural\u0131 uygulamaya koyan \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 bir \u00f6rne\u011fe ihtiya\u00e7 vard\u0131. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah, Peygamberlik misyonunun bir uzant\u0131s\u0131 olan bu y\u00fck\u00fc y\u00fcklenmek \u00fczere Peygamberimizi se\u00e7mi\u015fti. Peygamberimizin bu konudaki tutumunu irdelerken \u015funu g\u00f6rece\u011fiz: O&#8217;ndan ba\u015fka hi\u00e7 kimse bu a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fc y\u00fcklenemezdi, O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 kimse bu k\u00f6kl\u00fc gelene\u011fe ters d\u00fc\u015fen uygulama ile toplumun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kamazd\u0131. B\u00f6l\u00fcm\u00fcn ayetlerini incelerken dikkatlerimizi \u00e7ekecek olan di\u011fer bir nokta da \u015fudur: Bu olaya ili\u015fkin uzun bir de\u011ferlendirme ile vicdanlar y\u00fcce Allah&#8217;a ba\u011flanmaya, m\u00fcsl\u00fcmanlar ile Allah aras\u0131ndaki ve kendi aralar\u0131ndaki ili\u015fkiler a\u00e7\u0131klanmaya ve Peygamberimizin onlara y\u00f6nelik g\u00f6revi belirtilmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131l\u0131yor. B\u00fct\u00fcn bu \u00e7abalar\u0131n amac\u0131 bu yeni uygulamaya y\u00f6nelik psikolojik direnci k\u0131rmak, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu yeni d\u00fczenlemeye ili\u015fkin buyru\u011funun g\u00f6n\u00fcl ho\u015flu\u011fu ile ve teslimiyetle benimsenmesini sa\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ama\u00e7la olay\u0131n ayr\u0131nt\u0131lar\u0131na giri\u015fmeden \u00f6nce \u015fu temel kural vurgulan\u0131yor: Karar verme yetkisi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ve Peygamberimizin tekelindedir. Y\u00fcce Allah ve Peygamberimiz herhangi bir konuda bir karar verdikten sonra erkek kad\u0131n hi\u00e7bir m\u00fcminin bu karar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmaya yetkileri yoktur. Bu vurgulamal\u0131 ifadeden ayn\u0131 zamanda \u015funu anl\u0131yoruz: Araplar\u0131n k\u00f6kl\u00fc geleneklerine ve y\u0131llanm\u0131\u015f al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131na ters d\u00fc\u015fen bu yeni uygulamay\u0131 topluma benimsetmek, hayli zor olmu\u015ftur.<br \/>\n<strong>36- &#8220;Allah ve Resul\u00fc, bir i\u015fte h\u00fck\u00fcm verdi\u011fi zaman, art\u0131k inanm\u0131\u015f bir erkek ve kad\u0131na, o i\u015fi kendi isteklerine g\u00f6re se\u00e7me hakk\u0131 yoktur. Kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 gelirse, apa\u00e7\u0131k bir sap\u0131kl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olur.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Elimizdeki g\u00fcvenilir bilgiye g\u00f6re bu ayet Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeynep hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Olay \u015f\u00f6yle: Peygamberimiz, m\u00fcsl\u00fcman toplumun ge\u00e7mi\u015ften devrald\u0131\u011f\u0131 s\u0131n\u0131f farklar\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rarak insanlar\u0131 tarak di\u015fleri gibi e\u015fitle\u015ftirmek ve Allah&#8217;tan korkma derecesi d\u0131\u015f\u0131ndaki s\u00f6zde \u00fcst\u00fcnl\u00fck derecelerini ge\u00e7ersiz k\u0131lmak istiyordu. Oysa o g\u00fcn\u00fcn toplumunda azad edilmi\u015f k\u00f6leler, efendiler z\u00fcmresinden a\u015fa\u011f\u0131da bir s\u0131n\u0131f say\u0131l\u0131yordu. Peygamberimizin azadl\u0131k k\u00f6lesi ve evlatl\u0131\u011f\u0131 olan Zeyd b. Harise de bu s\u0131n\u0131f\u0131n bir \u00fcyesi idi. Peygamberimiz bu eski k\u00f6lesini Ha\u015fimo\u011fullar\u0131n\u0131n soylu bir k\u0131z\u0131 olan Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeynep ile evlendirmeyi d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc. B\u00f6ylece kendi ile \u00e7evresi i\u00e7inde ve kendi insiyatifi ile s\u0131n\u0131f farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ge\u00e7ersiz k\u0131larak toplumda tam bir e\u015fitlik sa\u011flamay\u0131 ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131. Bu s\u0131n\u0131f farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131 bilinci o kadar k\u00f6kl\u00fc ve o kadar kat\u0131 idi ki, onu ancak Peygamberimizden kaynaklanan bir uygulama ortadan kald\u0131rabilirdi. M\u00fcsl\u00fcman toplum bu uygulamay\u0131 \u00f6rnek olarak kabul edebilecek ve bu sayede t\u00fcm insanl\u0131k bu yolda y\u00fcr\u00fcyebilecekti.<\/p>\n<p>Konuya ili\u015fkin olarak &#8220;\u0130bn-i Kesir&#8221; tefsirinde \u015fu sat\u0131rlar\u0131 okuyoruz: &#8220;Allah ve Resul\u00fc bir i\u015fte h\u00fck\u00fcm verdi\u011fi zaman art\u0131k inanm\u0131\u015f bir erke\u011fe ve kad\u0131na o i\u015fi kendi isteklerine g\u00f6re se\u00e7me hakk\u0131 yoktur&#8221; ayeti hakk\u0131nda Avf\u0131, Abdullah b. Abbas&#8217;a dayanarak \u015fu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yap\u0131yor: Peygamberimiz, bir g\u00fcn Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeyneb&#8217;i evlatl\u0131\u011f\u0131 Zeyd b. Harise&#8217;ye istemeye gitti. Zeynep &#8220;Ben onunla evlenmem&#8221; dedi. Peygamberimiz &#8220;Hay\u0131r, onunla evleneceksin&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Zeynep &#8220;\u00d6yleyse bu konuyu d\u00fc\u015f\u00fcneyim&#8221; dedi. Tam onlar bu konuyu konu\u015furlarken y\u00fcce Allah, Peygamberimize &#8220;Allah ve Resul\u00fc bir i\u015fte h\u00fck\u00fcm verdikleri zaman&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan ayeti indirdi. Bunun \u00fczerine Zeynep, &#8220;Ya Resulallah, sen onunla evlenmemi uygun g\u00f6r\u00fcyor musun?&#8221; diye sordu. Peygamberimizin &#8220;Evet, uygun g\u00f6r\u00fcyorum&#8221; demesi \u00fczerine &#8220;Ben Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 gelecek de\u011filim, \u00f6yleyse onunla evleniyorum&#8221; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6te yandan \u0130bn-i Luhaya&#8217;n\u0131n, Ebu Amre yolu ile \u0130krime&#8217;ye dayand\u0131rarak verdi\u011fi bilgiye g\u00f6re yine Abdullah b. Abbas bu konuda \u015f\u00f6yle diyor; &#8220;Peygamberimiz, Cah\u015f&#8217;\u0131n k\u0131z\u0131 Zeyneb&#8217;i, evlatl\u0131\u011f\u0131 Zeyd b. Harise ile evlendirmek istedi. Fakat olduk\u00e7a sinirli bir kad\u0131n olan Zeynep &#8220;Ben ondan daha soyluyum, diyerek bu teklifi reddetti. Bunun \u00fczerine &#8220;Allah ve Resul\u00fc bir i\u015f hakk\u0131nda h\u00fck\u00fcm verdikleri zaman&#8230;&#8221; diye ba\u015flayan ayeti indirdi &#8221;<\/p>\n<p>M\u00fccahid, Katade ve Mukatil b. Hayyan gibi \u00fcnl\u00fc tefsir bilginleri de bu ayetin, Peygamberimizin Zeyd b. Harise ile evlenmesi yolundaki teklifini \u00f6nce reddeden, fakat sonra kabul eden Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeynep hakk\u0131nda indi\u011fini belirtmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Yine &#8220;\u0130bn-i Kesir&#8221; tefsirinde konu hakk\u0131nda \u015fu a\u00e7\u0131klamay\u0131 okuyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Abdurrahman b. Zeyd b. Eslem diyor ki: Bu ayet, \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm bint-i Akabe b. Ebu Muit adl\u0131 kad\u0131n hakk\u0131nda inmi\u015ftir. Bu kad\u0131n, Hudeybiyye bar\u0131\u015f antla\u015fmas\u0131ndan sonra Medine&#8217;ye g\u00f6\u00e7 eden ilk kad\u0131nd\u0131. Peygamberimizin e\u015fi olmak istemi\u015f, Peygamberimiz bu teklifi \u00f6nce kabul etmi\u015f, fakat sonra kendisini evlatl\u0131\u011f\u0131 Zeyd b. Harise ile evlendirmek istemi\u015fti. -Herhalde o s\u0131rada Zeyd, e\u015fi Zeynep&#8217;ten ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131- Fakat \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm ve erkek karde\u015fi `Biz Peygamberimiz ile h\u0131s\u0131m olmak istiyorduk&#8217; diyerek bu teklifi so\u011fuk kar\u015f\u0131lam\u0131\u015flard\u0131. Bunun \u00fczerine `Allah ve Resul\u00fc bir i\u015fte h\u00fck\u00fcm verdikleri zaman..: diye ba\u015flayan ayet indi. Arkas\u0131ndan `Peygamber, m\u00fcminler i\u00e7in canlar\u0131ndan \u00f6nde gelir&#8217; diye ba\u015flayan daha geni\u015f kapsaml\u0131 ayet indi. (Ahzab Suresi, 6) \u0130lk ayet somut bir olay hakk\u0131nda indi\u011fi hald\u00e9 bu ayet genel anlaml\u0131 idi.&#8221;<\/p>\n<p>Yine &#8220;\u0130bn-i Kesir&#8221; tefsirinde konu hakk\u0131nda \u015fu a\u00e7\u0131klama ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz: &#8220;\u0130mam-\u0131 Ahmed&#8217;in Abdurrezzak, Muammer ve Sabit Bennan\u0131 kanal\u0131 ile bildirdi\u011fine g\u00f6re sahabilerden Enes \u015f\u00f6yle diyor: Peygamberimiz, Ensar&#8217;dan bir kad\u0131n\u0131, azadl\u0131 bir eski k\u00f6le olan Culeybib ad\u0131na kad\u0131n\u0131n babas\u0131ndan istemi\u015fti. Adam `anas\u0131na dan\u0131\u015fay\u0131m&#8217; dedi. Peygamberimiz `iyi \u00f6yleyse, dan\u0131\u015f&#8217; dedi. Adam kar\u0131s\u0131na var\u0131p olay\u0131 anlat\u0131nca kad\u0131n `Hay\u0131r, olmaz. Peygamber bula bula Culeybib&#8217;i mi buldu? Oysa biz k\u0131z\u0131m\u0131z\u0131 falancaya, filancaya bile vermeye raz\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131k&#8217; dedi. O s\u0131rada k\u0131zlar\u0131 perde arkas\u0131ndan ana-babas\u0131n\u0131n bu konu\u015fmas\u0131n\u0131 dinliyordu. Babas\u0131 durumu Peygamberimize bildirmeye gidince annesine `Peygamberimizin emrine kar\u015f\u0131 gelmek mi istiyorsunuz? E\u011fer o bize o adam\u0131 uygun g\u00f6rd\u00fc ise bu evlili\u011fe raz\u0131 olun&#8217; dedi. K\u0131z\u0131n bu s\u00f6z\u00fc ana-babas\u0131na dokundu. Bunun \u00fczerine `Biz bu evlili\u011fe raz\u0131y\u0131z&#8217; dediler. Peygamberimiz `Ben de bu evlili\u011fi uygun g\u00f6r\u00fcyorum&#8217; dedi. Bunu duyan Medine `Bu i\u015f nas\u0131l olur?&#8217; diye sokaklara d\u00f6k\u00fcld\u00fc. \u00dczerlerine y\u00fcr\u00fcyen C\u00fcleybib bir s\u00fcre sonra \u00f6l\u00fc olarak bulundu. \u00c7evresinde onun taraf\u0131ndan \u00f6ld\u00fcr\u00fclen birka\u00e7 m\u00fc\u015frikin cesedi yat\u0131yordu. Sonradan bu k\u0131z\u0131n evinin Medine&#8217;nin en yoksul, en peri\u015fan evi oldu\u011funu g\u00f6zlerimle g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcm.&#8221;<\/p>\n<p>Okudu\u011fumuz tarihi belgeler -e\u011fer do\u011fru iseler- bu ayeti Zeyd&#8217;in, Zeynep bint-i Cah\u015f ile ya da \u00dcmm\u00fc G\u00fcls\u00fcm bint-i Akabe b. Ebu Muit ile evlenmesi olay\u0131na ba\u011fl\u0131yorlar.<\/p>\n<p>Konuya ili\u015fkin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc belgeye yer veri\u015fimizin sebebi \u015fudur: Bu belge o g\u00fcn\u00fcn toplumuna egemen olan ve islam\u0131n y\u0131kmak istedi\u011fi, Peygamberimizin de\u011fi\u015ftirmeyi fiilen, uygulamal\u0131 olarak \u00fcstlendi\u011fi zihniyeti ortaya koyuyor. Bu uygulama, islam toplumunu islam\u0131n yeni zihniyetine ve yery\u00fcz\u00fc de\u011ferlerine ili\u015fkin bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na g\u00f6re d\u00fczenleme \u00e7abas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 idi. B\u00f6ylece islam\u0131n ruhundan kaynaklanan islam sistemine dayal\u0131 &#8220;\u00f6zg\u00fcrl\u00fck \u00f6zlemi&#8221;nin \u00f6n\u00fc a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>Fakat ayet genel kapsaml\u0131d\u0131r, herhangi bir somut olayla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lamaz. Bununla birlikte eski evlat edinme gelene\u011finin izlerini silme giri\u015fimi ile, bo\u015fanm\u0131\u015f evlatl\u0131k e\u015fleri ile evlenmeyi serbest b\u0131rakmakla ve Peygamberimizin, Zeyd&#8217;in eski e\u015fi ile evlili\u011fi olay\u0131 ile de ilgili olabilir. Bu son olay o g\u00fcn\u00fcn toplumunda yad\u0131rgand\u0131\u011f\u0131 gibi g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar baz\u0131 islam d\u00fc\u015fmanlar\u0131 taraf\u0131ndan Peygamberimize dil uzatma bahanesi olarak kullan\u0131lm\u0131\u015f ve etraf\u0131nda bir s\u00fcr\u00fc masal \u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu ayetin ini\u015f sebebi ister okudu\u011fumuz belgelerdeki olaylar olsun, isterse Peygamberimizin Zeynep ile evlenmesi olsun, ortaya koydu\u011fu temel kural, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n vicdanlar\u0131nda, pratik hayatlar\u0131nda ve zihniyetlerinde derin etkiler meydana getiren, genel ve geni\u015f kapsaml\u0131 bir devrim idi.<\/p>\n<p>\u0130slam inan\u00e7 sisteminin bu ilk m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n vicdanlar\u0131na tam anlam\u0131 ile yerle\u015fmi\u015fti. Vicdanlar bu ilkeyi \u00f6z\u00fcmlemi\u015f, duygular bu ilkenin denetimine girmi\u015fti. Bu ilke \u015f\u00f6yle \u00f6zetlenebilir: M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ne \u00f6z varl\u0131klar\u0131 ve ne de davran\u0131\u015flar\u0131 kendilerine ait de\u011fildi. Hem \u00f6z varl\u0131klar\u0131 ve hem de ellerinde olan her \u015fey y\u00fcce Allah&#8217;a ait idi. O diledi\u011fi gibi onlar\u0131 y\u00f6netir, kendileri i\u00e7in neyi isterse onu se\u00e7erdi. Onlar genel do\u011fal yasalara g\u00f6re i\u015fleyen \u015fu koca evrenin bir par\u00e7as\u0131 idiler. Evrenin yarat\u0131c\u0131s\u0131 ve y\u00f6neticisi, onlar\u0131 bu evren ile birlikte hareket ettiriyordu. Koca evren senaryosu i\u00e7indeki rollerini b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyor, evren sahnesindeki hareketlerini belirliyordu. Onlar bu sahnede oynayacaklar\u0131 rol\u00fc kendileri se\u00e7emezlerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc senaryonun tamam\u0131n\u0131 bilmiyorlard\u0131. Onlar canlar\u0131n\u0131n istedi\u011fi hareketi se\u00e7emezlerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc sevdikleri hareket, paylar\u0131na d\u00fc\u015fen rolle ba\u011fda\u015fmayabilirdi. Onlar ne senaryonun yazarlar\u0131 ve ne de sahnenin rejis\u00f6rleri idi. Onlar sadece birer \u00fccretli i\u015f\u00e7i idiler. Yapt\u0131klar\u0131 i\u015fe kar\u015f\u0131l\u0131k \u00fccretlerini alacaklard\u0131. Sonu\u00e7 konusunda ne lehlerinde ve ne de aleyhlerinde bir rolleri yoktu.<\/p>\n<p>B\u00f6yle olunca \u00f6zlerini ger\u00e7ekten y\u00fcce Allah&#8217;a adam\u0131\u015flard\u0131. \u00d6zlerini t\u00fcm\u00fc ile adam\u0131\u015flard\u0131. \u00d6yle ki, benliklerinden kendilerine hi\u00e7bir \u015fey kalmam\u0131\u015ft\u0131. O zaman evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn yap\u0131s\u0131 ile uyuma girdi. Hareketleri evrenin genel d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc ile uyumluluk kazand\u0131. Gezegenler ve y\u0131ld\u0131zlar nas\u0131l y\u00f6r\u00fcngelerinde d\u00f6n\u00fcyorlarsa onlar da y\u00f6r\u00fcngelerinde d\u00f6ner oldular. Hi\u00e7biri y\u00f6r\u00fcngesinden \u00e7\u0131kmaya, evren b\u00fct\u00fcn\u00fc ile uyumlu d\u00f6n\u00fc\u015flerinin temposunu h\u0131zland\u0131rmaya ya da yava\u015flatmaya kalk\u0131\u015fm\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u00d6yle olunca y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;kader&#8221;inin sonu\u00e7lar\u0131na, \u00f6nlerine getirdiklerine g\u00f6n\u00fclden raz\u0131 oldular. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kaderinin her \u015feyi, herkesi, her olay\u0131 ve her durumu y\u00f6nlendirdi\u011fini Allah&#8217;a bir i\u00e7-bilin\u00e7 ile kavrad\u0131lar. Bunun sonucu alarak y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine y\u00f6nelik kaderini g\u00fcvenle, huzurla, sevin\u00e7le, geni\u015f ufukla bir anlay\u0131\u015fla kucaklad\u0131lar.<\/p>\n<p>G\u00fcn ge\u00e7tik\u00e7e y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kaderinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 beklenmedik birer s\u00fcpriz gibi kar\u015f\u0131lamaz oldular. Duygusal reaksiyon yerine so\u011fukkanl\u0131l\u0131\u011f\u0131, ac\u0131 duyma yerine sabr\u0131 koydular. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kaderinin sonu\u00e7lar\u0131n\u0131, bu sonu\u00e7lar\u0131 bekleyen, g\u00f6zleyen, onlarla \u00f6nceden duygu d\u00fcnyas\u0131nda a\u015final\u0131k kuran bilge bir ki\u015finin olgunlu\u011fu ile benimsediler. Onlar kar\u015f\u0131s\u0131nda pani\u011fe kap\u0131lmad\u0131lar, sars\u0131lmad\u0131lar, yabanc\u0131l\u0131k duygusuna kap\u0131lmad\u0131lar.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 istedikleri bir i\u015f bir an \u00f6nce olsun diye evren \u00e7ark\u0131n\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn h\u0131zlanmas\u0131n\u0131 istemeye kalk\u0131\u015fmad\u0131lar. Bir an \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015fmesini istedikleri bir ama\u00e7lar\u0131 u\u011fruna olaylar\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n yava\u015flamas\u0131n\u0131 dilemeye y\u00f6nelmediler. Bu ama\u00e7lar\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131s\u0131 ve egemen olmas\u0131 oldu\u011fu zaman bile bu so\u011fukkanl\u0131l\u0131ktan ayr\u0131lmad\u0131lar. Her zaman y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kaderinin. \u00e7izdi\u011fi yolda y\u00fcr\u00fcd\u00fcler. Bu yol kendilerini nereye g\u00f6t\u00fcr\u00fcrse g\u00f6t\u00fcrs\u00fcn, buna raz\u0131 idiler, g\u00f6n\u00fclden ho\u015fnut idiler. Kutsal ama\u00e7lar\u0131 u\u011frunda canlar\u0131n\u0131, emeklerini, mallar\u0131n\u0131 feda ediyorlard\u0131. Ama aceleci olmuyorlar, s\u0131k\u0131nt\u0131ya kap\u0131lm\u0131yorlar, \u00f6nemli bir i\u015f yap\u0131yormu\u015f duygusunu kalplerine u\u011fratm\u0131yorlar, gururlanm\u0131yorlar, hayal k\u0131r\u0131kl\u0131\u011f\u0131na ve hay\u0131flanma hissine yakalanm\u0131yorlard\u0131. Kesinlikle inan\u0131yorlard\u0131 ki, yapt\u0131klar\u0131 her i\u015f y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yapmalar\u0131n\u0131 planlad\u0131\u011f\u0131 i\u015fti, y\u00fcce Allah neyi dilerse o olurdu ve her i\u015fin, her olay\u0131n belirlenmi\u015f bir vadesi, bir vakti vard\u0131.<\/p>\n<p>Onlar y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;el&#8221;ine kay\u0131ts\u0131z-\u015farts\u0131z teslim olmu\u015flard\u0131. Ad\u0131mlar\u0131n\u0131 bu el att\u0131r\u0131yor, hareketlerini bu el y\u00f6nlendiriyordu. Onlar kendilerini g\u00fcden bu ele g\u00fcveniyorlard\u0131. Onun beraberli\u011finde rahatt\u0131lar, kayg\u0131s\u0131z ve endi\u015fesizdiler. Kendilerini yumu\u015fak ba\u015fl\u0131l\u0131kla, hi\u00e7 kar\u015f\u0131 koymadan ve hi\u00e7 zorluk \u00e7\u0131karmadan bu &#8220;el&#8221;in g\u00fcd\u00fcm\u00fcne vermi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Bununla birlikte olanca g\u00fc\u00e7leri ile \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar, ellerindeki t\u00fcm imkanlar\u0131 kullan\u0131rlar, zamanlar\u0131n\u0131 ve emeklerini bo\u015funa harcamazlar, ama\u00e7lar\u0131na ula\u015fmak i\u00e7in her \u00e7areye, her yola ba\u015fvururlard\u0131. Sonra yapamayacaklar\u0131 i\u015flere kalk\u0131\u015fmazlard\u0131. Hi\u00e7bir zaman &#8220;insan&#8221; olduklar\u0131n\u0131 unutmazlar, insan olmaktan kaynaklanan niteliklerini g\u00f6z ard\u0131 etmezler, g\u00fc\u00e7lerinin ve zaaflar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015farak insan\u00fcst\u00fc varl\u0131klarm\u0131\u015f gibi g\u00f6r\u00fcnmeye kalk\u0131\u015fmazlard\u0131. Sahibi olmad\u0131klar\u0131 duygular\u0131n ve g\u00fc\u00e7lerin sahipleriymi\u015f gibi davranmazlar, yapmad\u0131klar\u0131 ile \u00f6v\u00fclmek istemezlerdi, sadece yapabildiklerini s\u00f6ylerler, palavra atmazlard\u0131.<\/p>\n<p>Bir yandan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;kader&#8221;ine mutlak anlamda teslim olmu\u015flarken \u00f6b\u00fcr yandan olanca g\u00fc\u00e7lerini seferber ederek \u00e7al\u0131\u015f\u0131yorlar ve g\u00fc\u00e7lerinin t\u00fckendi\u011fi noktada g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde durmas\u0131n\u0131 biliyorlard\u0131. Bu duyarl\u0131 denge o se\u00e7kin insanlardan olu\u015fmu\u015f toplumun hayat\u0131na damgas\u0131n\u0131 basm\u0131\u015f belirgin ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 idi. Onlar\u0131 da\u011flar\u0131n bile ta\u015f\u0131maktan \u00e7ekindikleri bu a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fc, yani bu inan\u00e7 sisteminin y\u00fck\u00fcn\u00fc ta\u015f\u0131maya ehil k\u0131lan fakt\u00f6r i\u015fte bu ki\u015filiklerine damgas\u0131n\u0131 basan duyarl\u0131 denge idi.<\/p>\n<p>\u0130lk m\u00fcsl\u00fcmanlar bu \u00f6n s\u0131radaki islam ilkesini vicdanlar\u0131n\u0131n derinliklerine sindirebildikleri i\u00e7in tarihte okudu\u011fumuz o ola\u011fan\u00fcst\u00fc ba\u015far\u0131lar\u0131 kazanm\u0131\u015flard\u0131. Onlar hem &#8220;bireysel&#8221; d\u00fczeyde hem o g\u00fcnk\u00fc insanl\u0131k camias\u0131n\u0131n par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturan bir &#8220;toplum&#8221; olarak ola\u011fan-\u00fcst\u00fc ba\u015far\u0131lar g\u00f6stermi\u015flerdi. Bu kurala s\u0131k\u0131ca uymalar\u0131 sayesinde ad\u0131mlar\u0131 ve hareketleri uzay cisimlerinin d\u00f6n\u00fc\u015fleri ve zaman ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n temposu ile uyum sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131. Gerek evrensel varl\u0131klar ile gerekse &#8220;zaman&#8221;\u0131n ak\u0131\u015f\u0131 ile aralar\u0131nda s\u00fcrt\u00fc\u015fme ve \u00e7at\u0131\u015fma g\u00f6r\u00fclmemi\u015fti. Bu s\u00fcrt\u00fc\u015fme ve \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n yol a\u00e7acaklar\u0131 &#8220;engelleme&#8221;lere ve &#8220;yava\u015flama&#8221;lara meydan vermemi\u015flerdi. Bu sayede emekleri ve \u00e7abalar\u0131 &#8220;bereket&#8221; kazand\u0131. Bu bereketin sonucu olarak \u00e7ok k\u0131sa bir zaman dilimi i\u00e7inde o kadar bol ve tatl\u0131 \u00fcr\u00fcnler elde edebildiler.<\/p>\n<p>\u0130lk m\u00fcsl\u00fcmanlar vicdanlar\u0131 ile evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn hareketleri aras\u0131nda ve bu ikisi ile y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n evreni y\u00f6neten &#8220;kader&#8221;i aras\u0131nda uyum sa\u011flayan bu psikolojik &#8220;d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm&#8221; hi\u00e7bir insan\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftiremeyece\u011fi bir &#8220;mucize&#8221; idi. Bu g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiren tek g\u00fc\u00e7 g\u00f6kleri, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc, uzaydaki gezegenleri, y\u0131ld\u0131zlar\u0131 yoktan var eden ve bunlar\u0131n hareketleri, d\u00f6n\u00fc\u015fleri aras\u0131nda y\u00fcceli\u011fine \u00f6zg\u00fc bir ahenk kuran Allah&#8217;\u0131n iradesi idi.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in \u00e7ok say\u0131daki ayeti bu ger\u00e7e\u011fe parmak basar. Bu anlam\u0131 vurgulayan ayetlerin bir ka\u00e7\u0131n\u0131 \u015fimdi birlikte okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Ey Muhammed, sen sevdiklerini do\u011fru yola getiremezsin, fakat Allah diledi\u011fini do\u011fru yola iletir.&#8221; (Kasas, 56)<\/p>\n<p>&#8220;Onlar\u0131 do\u011fru yola getirmek sana d\u00fc\u015fmez. Ancak Allah diledi\u011fini do\u011fru yola iletir.&#8221; (Bakara, 272)<\/p>\n<p>&#8220;Do\u011fru yola iletmek Allah&#8217;\u0131n tekelindedir.&#8221; (Bakara, 120)<\/p>\n<p>\u0130\u015fte geni\u015f anlamda ve &#8220;b\u00fcy\u00fck ger\u00e7ek&#8221; niteli\u011fi ile &#8220;do\u011fruya iletmek (hidayet)&#8221; budur. Yani insan\u0131 \u015fu koca evren b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7indeki yerinin bilincine erdirmek, att\u0131\u011f\u0131 ad\u0131mlar ile evrenin hareket s\u00fcreci aras\u0131nda ahenk kurmak.<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n kalbi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n iletti\u011fi &#8220;do\u011fru&#8221; ile tam anlam\u0131 ile b\u00fct\u00fcnle\u015fmedik\u00e7e, bireysel hareketleri evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn d\u00f6n\u00fc\u015fleri ile uyum kurmad\u0131k\u00e7a, vicdan\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc y\u00f6neten yayg\u0131n &#8220;kader&#8221;i ile kayna\u015fmad\u0131k\u00e7a harcanan \u00e7abalar, verilen emekler beklenen \u00f6l\u00e7\u00fcde verimli olamazlar.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131klama \u015funu ortaya koyuyor: &#8220;Allah ve Resul\u00fc bir i\u015fte h\u00fck\u00fcm verdikleri zaman art\u0131k inanm\u0131\u015f bir erke\u011fe ve kad\u0131na o i\u015fi kendi isteklerine g\u00f6re se\u00e7me hakk\u0131 yoktur&#8221; ayeti, hakk\u0131nda inmi\u015f olabilece\u011fi belirli bir olay\u0131n dar s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7ine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lamayacak kadar geni\u015f kapsaml\u0131 ve \u00e7ok boyutludur. Bu ayet islam sisteminin temel kurallar\u0131ndan birini, bu sistemin \u00f6nemli bir ana prensibini a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<br \/>\n<strong><br \/>\nHZ. PEYGAMBER\u0130N ZEYNEB&#8217;LE EVLENMES\u0130<\/strong><\/p>\n<p>Daha sonraki ayetlerde Peygamberimizin Hz. Zeynep ile evlenmesi ve bu olay\u0131n \u00f6ncesinde ve sonras\u0131nda ortaya konan h\u00fck\u00fcmler ve direktifler g\u00fcndeme getiriliyor. Okuyal\u0131m:<br \/>\n <strong>  37- &#8220;Ey Muhammed! Allah&#8217;\u0131n nimet verdi\u011fi ve senin de nimetlendirdi\u011fin kimseye. E\u015fini b\u0131rakma, Allah&#8217;tan sak\u0131n&#8221;diyor, Allah&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa vuraca\u011f\u0131 \u015feyi i\u00e7inde sakl\u0131yordun. \u0130nsanlardan \u00e7ekiniyordun; oysa Allah tan \u00e7ekinmen daha uygundu. Sonunda Zeyd e\u015fiyle ilgisini kesince onu seninle evlendirdik, ki evlatl\u0131klar\u0131 e\u015fleriyle ilgilerini kestiklerinde onlara evlenmek konusunda m\u00fc&#8217;minlere bir sorumluluk olmad\u0131\u011f\u0131 bilinsin. Allah&#8217;\u0131n buyru\u011fu yerine gelecektir.&#8221;<\/p>\n<p>    38- &#8220;Allah&#8217;\u0131n, Peygambere takdir etti\u011fi bir \u015feyde O&#8217;na bir g\u00fc\u00e7l\u00fck yoktur. Bu Allah&#8217;\u0131n sizden \u00f6ncekilere de uygulad\u0131\u011f\u0131 yasad\u0131r. Allah&#8217;\u0131n emri \u015f\u00fcphesiz gere\u011fi gibi yerine gelecektir.&#8221; ,<\/p>\n<p>    39- &#8220;O Peygamberler Allah&#8217;\u0131n buyruklar\u0131n\u0131 tebli\u011f ederler, Allah tan korkarlar ve O&#8217;ndan ba\u015fka kimseden korkmazlar. Allah hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak yeter.&#8221;<\/p>\n<p>    40- &#8220;Muhammed i\u00e7inizden hi\u00e7 kimsenin babas\u0131 de\u011fil. O, Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi<\/strong><\/p>\n<p>    ve Peygamberlerin sonuncusudur. Allah her \u015feyi bilendir.&#8221;<\/p>\n<p>    Surenin ba\u015f\u0131nda islamdan \u00f6nceki &#8220;evlat edinme&#8221; gelene\u011finin ge\u00e7ersiz oldu\u011fu a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015f, evlatl\u0131klar\u0131n \u00f6z babalar\u0131n\u0131n soyundan say\u0131lmalar\u0131 gerekti\u011fi belirtilmi\u015f ve aile-i\u00e7i ili\u015fkiler do\u011fa1 temellerine dayand\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. O ayetleri bir daha hat\u0131rlayal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah evlatl\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 da \u00f6z o\u011fullar\u0131n\u0131z gibi sayman\u0131z\u0131 me\u015fru k\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar sizin dillerinize dolad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bo\u015f s\u00f6zlerdir. Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6yler ve O, do\u011fru yola iletir.&#8221;<\/p>\n<p>    &#8220;Evlatl\u0131klar\u0131, babalara nisbet ederek \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n; bu Allah yan\u0131nda daha adaletlidir. \u015eayet babalar\u0131n\u0131 bilmiyorsan\u0131z, onlar sizin din karde\u015fleriniz ve dostlar\u0131n\u0131zd\u0131r. Yan\u0131larak yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131zda size bir g\u00fcnah yok, fakat kalplerinizin bile bile yapt\u0131\u011f\u0131nda g\u00fcnah vard\u0131r. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<\/p>\n<p>    Fakat eski evlat edinme gelene\u011finin arap toplumunda canl\u0131 ve somut izleri vard\u0131. Toplumsa1 hayattaki bu somut izleri silmek, evlat edinme gelene\u011fini ortadan kald\u0131rmak kadar kolay bir i\u015f de\u011fildi. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumsal geleneklerin vicdanlarda k\u00f6kl\u00fc etkileri vard\u0131r. bu etkileri silmek i\u00e7in ortaya kar\u015f\u0131t ve pratik \u00f6rnekler koymak gerekir. Ortaya konacak bu kar\u015f\u0131t ve pratik \u00f6rneklerin ilk ba\u015flarda yad\u0131rganmalar\u0131 ve \u00e7o\u011funlu\u011fun vicdanlar\u0131nda yo\u011fun sert tepkiler uyand\u0131rmalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n<p>    Peygamberimizin Zeyd b. Harise&#8217;yi, halas\u0131n\u0131n k\u0131z\u0131 Zeynep bint-i Cah\u015f ile evlendirmi\u015fti. Bilindi\u011fi gibi Zeyd, Peygamberimizin azadl\u0131\u011f\u0131 ve evlatl\u0131\u011f\u0131 idi. \u00d6nceleri &#8220;Muhammed&#8217;in o\u011flu&#8221; olarak an\u0131ld\u0131\u011f\u0131 halde daha sonra \u00f6z babas\u0131n\u0131n o\u011flu olarak an\u0131lmaya ba\u015flad\u0131. Peygamberimiz bu evlilikle eskiden kalma s\u0131n\u0131f ayr\u0131m\u0131n\u0131 ortadan kald\u0131rarak &#8220;Allah kat\u0131nda en \u00fcst\u00fcnleriniz, O&#8217;ndan en \u00e7ok korkanlar\u0131n\u0131zd\u0131r&#8221; ayetinin anlam\u0131n\u0131 hayata ge\u00e7irmek, islam\u0131n bu yeni de\u011fer yarg\u0131s\u0131n\u0131 pratik bir uygulama ile per\u00e7inlemek istemi\u015fti. (Hucurat Suresi, 13)<\/p>\n<p>    Bunun arkas\u0131ndan y\u00fcce Allah, Peygamberimize peygamberlik misyonunun bir uzant\u0131s\u0131 olarak bu konuda ba\u015fka bir y\u00fck y\u00fcklemeyi diledi. Bu y\u00fck, eski evlatl\u0131k d\u00fczeninin izlerini silmeye ili\u015fkindi. Bunun i\u00e7in Peygamberimizin, evlatl\u0131\u011f\u0131 Zeyd&#8217;in bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 e\u015fi ile evlenmesi gerekti. Peygamberimiz bu uygulamas\u0131 ile toplumunun k\u00f6kl\u00fc bir al\u0131\u015fkanl\u0131\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yordu. Evlat edinmeye ili\u015fkin eski gelene\u011fin ortadan kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131na ra\u011fmen hi\u00e7 kimse b\u00f6yle bir uygulama ile o g\u00fcnk\u00fc toplumun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kmaya cesaret edemezdi.<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah, Zeyd&#8217;in Zeyneb&#8217;i bo\u015fayaca\u011f\u0131n\u0131 ve yerine gelmesini diledi\u011fi bir hikmeti uyar\u0131nca onunla evlenece\u011fini Peygamberimize ilham yolu ile sezdirmi\u015fti. Bu arada Zeyd ile Zeynep aras\u0131ndaki ili\u015fkiler bozulmu\u015f ve art\u0131k uzun zaman birlikte ya\u015famayacaklar\u0131 ihtimali belirmi\u015fti.<\/p>\n<p>    O g\u00fcnlerde Zeyd, birka\u00e7 kez Peygamberimize ba\u015fvurarak Zeynep ile bozu\u015ftuklar\u0131ndan ve art\u0131k onunla ge\u00e7inemeyece\u011finden yak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. \u0130nan\u00e7 konusunda hem\u015fehrileri ile yi\u011fit\u00e7e, mert\u00e7e ve tavizsizce m\u00fccadele etmekten \u00e7ekinmeyen Peygamberimiz, Zeyneb&#8217;in gelece\u011fine ili\u015fkin ilahi ilham\u0131n sorumlulu\u011funu omuzlar\u0131nda hissediyor, o k\u00f6lele\u015fmi\u015f gelene\u011fi uygulamal\u0131 olarak y\u0131kmak \u00fczere hem\u015fehrilerinin kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kmakta teredd\u00fct ediyordu. Bu arada bir de Zeyd&#8217;e bakal\u0131m. Y\u00fcce Allah onu biri m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131ktan, \u00f6b\u00fcr\u00fc Peygamberimizin akrabal\u0131\u011f\u0131ndan ve di\u011feri de Peygamberimizin sevgisinden olu\u015fan \u00fc\u00e7 katl\u0131 bir nimetle onurland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Peygamberimizin kendisine kar\u015f\u0131 besledi\u011fi sevgi, di\u011fer herkese kar\u015f\u0131 duydu\u011fu sevgiye bask\u0131nd\u0131. Peygamberimiz onu k\u00f6lesi iken azad etmi\u015f, s\u0131k\u0131 bir e\u011fitimden ge\u00e7irmi\u015f ve c\u00f6mert sevgisi ile ba\u011fr\u0131na basm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fte bu y\u00fczden Zeyd&#8217;in yak\u0131nmalar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k ona &#8220;Allah&#8217;tan kork da e\u015fin ile iyi ge\u00e7in, ondan ayr\u0131lmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnme&#8221; diyordu. B\u00f6ylece hem\u015fehrilerinin k\u00f6kl\u00fc al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 gerektirece\u011fini bildi\u011fi \u00f6nemli geli\u015fmeyi,. g\u00f6\u011f\u00fcslemeye teredd\u00fct etti\u011fi sert \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n g\u00fcn\u00fcn\u00fc ertelemeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Nitekim y\u00fcce Allah, Peygamberimizin o g\u00fcnlerdeki duygular\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle anlat\u0131yor:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa vuraca\u011f\u0131 \u015feyi i\u00e7inde sakl\u0131yordun. \u0130nsanlardan \u00e7ekiniyordun; oysa Allah&#8217;tan \u00e7ekinmen daha uygundur.&#8221;<\/p>\n<p>    Peygamberimizin, Allah taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131n\u0131 bildi\u011fi halde saklad\u0131\u011f\u0131 s\u0131r, O&#8217;nun yapaca\u011f\u0131n\u0131 kalbine ilham etti\u011fi i\u015fti. Bu i\u015f y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirilmemi\u015fti. E\u011fer a\u00e7\u0131k\u00e7a bildirilseydi, Peygamberimiz onu yapmakta teredd\u00fct etmez, onu ertelemez, onu geriye atmaya \u00e7al\u0131\u015fmazd\u0131; tersine getirece\u011fi sonu\u00e7 ne olursa olsun, onu \u00f6\u011frenir \u00f6\u011frenmez, an\u0131nda a\u00e7\u0131klard\u0131. Fakat Peygamberimiz sadece i\u00e7ine do\u011fan bir ilham kar\u015f\u0131s\u0131nda idi. Ayn\u0131 zamanda o i\u015fle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalmaktan ve olay\u0131n kahraman\u0131 olarak halk ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmekten \u00fcrk\u00fcyordu.<\/p>\n<p>    Sonunda y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n izni ile beklenen oldu. G\u00fcn\u00fcn birinde Zeyd, Zeyneb&#8217;i bo\u015fay\u0131verdi. Ne Zeyd ve ne de Zeynep bo\u015fanmalar\u0131n\u0131 izleyecek olay\u0131 ak\u0131llar\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7irmiyorlard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc toplumda egemen olan geleneksel anlay\u0131\u015fa g\u00f6re Zeynep, Peygamberimizin o\u011flunun bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fi idi ve Peygamberimize d\u00fc\u015fmezdi. Ger\u00e7i eski evlat edinme gelene\u011fi kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131, ama bu anlay\u0131\u015f yine ge\u00e7erlili\u011fini koruyordu. \u00dcstelik evlatl\u0131klar\u0131n bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fleri ile evlenmenin serbest oldu\u011funa ili\u015fkin hen\u00fcz bir ayet inmemi\u015fti. Bu yoldaki serbestli\u011fi kuralla\u015ft\u0131racak olan olay, bir s\u00fcre sonra ger\u00e7ekle\u015fecek olan Peygamberimizin Zeynep ile evlenmesi olay\u0131 olacakt\u0131. Kural oturuncaya kadar olay, m\u00fcthi\u015f bir hayretle, s\u00fcprizle ve yad\u0131rgama ile kar\u015f\u0131lanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>    Olay\u0131n bu ak\u0131\u015f\u0131, onun hakk\u0131nda eski-yeni bir \u00e7ok islam d\u00fc\u015fman\u0131 taraf\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lan s\u00f6ylentileri, uydurulan masallar\u0131 ve yak\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan iftiralar\u0131 k\u00f6k\u00fcnden \u00e7\u00fcr\u00fct\u00fcyor.<\/p>\n<p>    Olay\u0131n geli\u015fimi, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyurdu\u011fu gibidir. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Sonunda Zeyd, e\u015fi ile ilgisini kesince onu seninle evlendirdik ki, evlatl\u0131klar e\u015fleri ile ilgilerini kestiklerinde onlarla evlenmek konusunda m\u00fcminler i\u00e7in bir sorumluluk olmad\u0131\u011f\u0131 bilinsin.&#8221;<\/p>\n<p>    Bu \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7\u0131c\u0131 uygulama Peygamberimizin, g\u00f6revinin gere\u011fi olarak \u00fcstlendi\u011fi a\u011f\u0131r bir fedak\u00e2rl\u0131k, \u00f6dedi\u011fi a\u011f\u0131r bir vergi idi. Bu uygulamay\u0131, onu son derece antipatik kar\u015f\u0131layan bir toplum ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelerek ger\u00e7ekle\u015ftirmi\u015fti. O y\u00fczden bu kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma konusunda \u00e7ekingen davranm\u0131\u015ft\u0131. Oysa ayn\u0131 Peygamberimiz Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi davas\u0131 ile; toplumun tapt\u0131\u011f\u0131 putlar\u0131, Allah&#8217;a ko\u015ftu\u011fu s\u00f6zde ortaklar\u0131 ve bu yolda k\u00f6r\u00fc k\u00f6r\u00fcne atalar\u0131n\u0131n izinden gitmelerini a\u00e7\u0131k bir dille yererek ayn\u0131 toplumun kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131karken hi\u00e7 teredd\u00fct etmemi\u015fti. Bu ayetin sonundaki de\u011ferlendirme c\u00fcmlesi \u015f\u00f6yledir: &#8220;Allah&#8217;\u0131n buyru\u011fu yerine gelecektir.&#8221;<\/p>\n<p>    Bu buyru\u011fun \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ilemez, gere\u011finden ka\u00e7\u0131lamaz. O kesinlikle ve somut bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015fir. Ne ertelenebilir ve ne de ba\u015ftan savulabilir. Peygamberimizin Zeynep ile evlenmesi, Zeyneb&#8217;in bo\u015fanmay\u0131 izleyen &#8220;bekleme s\u00fcresi&#8221;nin bitiminden sonra oldu. S\u00f6z konusu s\u00fcre dolunca Peygamberimiz, en sevdi\u011fi insan olan eski e\u015fi ile Zeyneb&#8217;e haber g\u00f6ndererek kendisi ile evlenmek istedi\u011fini bildirdi.<\/p>\n<p>    Sahabilerden Hz. Enes, bu olay\u0131 bize \u015f\u00f6yle anlat\u0131r:<\/p>\n<p>    &#8220;Zeyneb&#8217;in bo\u015fanmay\u0131 izleyen bekleme d\u00f6nemi dolunca Peygamberimiz, Zeyd b. Harise&#8217;ye `Zeyneb&#8217;e git ve kendisi ile evlenmek istedi\u011fimi s\u00f6yle&#8217; dedi. Zeyd, Zeyneb&#8217;in yan\u0131na vard\u0131\u011f\u0131nda kad\u0131n hamur yo\u011furuyordu. Olay\u0131n bundan sonras\u0131n\u0131 Zeyd&#8217;in kendisinden dinleyelim:<\/p>\n<p>    &#8220;Zeyneb&#8217;i g\u00f6r\u00fcnce heyecanland\u0131m. \u00d6yle ki, y\u00fcz\u00fcne kar\u015f\u0131 `Peygamber seninle evlenmek istiyor&#8217; diyemedim. Bu y\u00fczden y\u00fcz\u00fcm\u00fc \u00e7evirip geri d\u00f6nd\u00fckten sonra `Ey Zeynep, m\u00fcjde! Peygamberimiz seninle evlenmek istedi\u011fini s\u00f6yleyeyim diye beni sana g\u00f6nderdi&#8217; diyebildim. Zeynep, `Rabbimin emri gelmeden ben hi\u00e7bir \u015fey yapmam&#8217; dedikten sonra yerinden kalk\u0131p namaza durdu. Arkas\u0131ndan kendisi ile ilgili Kur&#8217;an ayetleri indi. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz, evine gelerek izin almaks\u0131z\u0131n yan\u0131na girdi.&#8221; (Bu hadisi \u0130mam-\u0131 Ahmed rivayet etmi\u015f, M\u00fcslim ve Nesai de onu de\u011fi\u015fik kanallardan S\u00fcleyman b. Mu\u011fire&#8217;ye dayand\u0131rarak nakletmi\u015flerdir.)<\/p>\n<p>    Nitekim Buhari&#8217;nin, sahabilerden Enes b. Malik&#8217;e dayanarak bildirdi\u011fine g\u00f6re bu olay\u0131n kahraman\u0131 olan &#8220;Zeynep bint-i Cah\u015f, Peygamberimizin \u00f6b\u00fcr e\u015flerine kar\u015f\u0131 `Sizi Peygamber ile aileleriniz&#8217; beni ise yedi kat g\u00f6k \u00fczerinden y\u00fcce Allah evlendirdi&#8217; diyerek \u00f6v\u00fcn\u00fcrd\u00fc.&#8221;<\/p>\n<p>    Olay kolay kapanmad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc islam toplumun t\u00fcm\u00fc \u00fczerinde \u015fok etkisi yapm\u0131\u015ft\u0131. Bu arada m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n dilleri \u00e7\u00f6z\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fc, &#8220;Muhammed, o\u011flunun e\u015fi ile evlendi&#8221; dedikodusunu yay\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>    Mesele, yeni bir ilkeyi yerle\u015ftirme meselesi oldu\u011fu i\u00e7in Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, olay\u0131n \u00fczerinde \u0131srarla durmaya, onu &#8220;tuhafl\u0131k&#8221; unsurundan ar\u0131nd\u0131rarak yal\u0131n, tarihi ve mant\u0131k\u00ee asl\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrmeye y\u00f6nelik \u00e7abas\u0131na devam etti. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131n, Peygamber&#8217;e takdir etti\u011fi bir \u015feyde O&#8217;nun i\u00e7in g\u00fc\u00e7l\u00fck yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah, Peygamber&#8217;e Zeynep ile evlenerek evlatl\u0131klar\u0131n bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fleri ile evlenmeyi yasaklayan eski arap gelene\u011fini kald\u0131rmas\u0131n\u0131 buyurdu. Buna g\u00f6re bu uygulamada hi\u00e7bir sak\u0131nca yoktur. \u00dcstelik Peygamberimiz, bu uygulamay\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan ilk Peygamber de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc; &#8220;Bu, Allah&#8217;\u0131n sizden \u00f6ncekilere de uygulad\u0131\u011f\u0131 bir yasad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>    Bu uygulama, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n de\u011fi\u015fmez ve nesnelerin \u00f6zleri ile uyumlu yasalar\u0131 uyar\u0131nca y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte kalm\u0131\u015ft\u0131r. Sonradan \u00fczerini \u00f6rten d\u00fc\u015f\u00fcnceler ve yapmac\u0131k gelenekler dayanaks\u0131zd\u0131r. Devam ediyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131n emri, ku\u015fkusuz, gere\u011fi gibi yerine gelecektir.&#8221;<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emri kesinlikle uygulanacak, gere\u011fi yap\u0131lacakt\u0131r. Onun \u00f6n\u00fcnde hi\u00e7bir \u015fey ve hi\u00e7 kimse duramaz. Bu uygulama belirli bir gerek\u00e7eye, uzmanl\u0131\u011fa ve \u00f6l\u00e7\u00fcye dayal\u0131 olarak tasarlanm\u0131\u015ft\u0131r. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onun ard\u0131nda g\u00fctt\u00fc\u011f\u00fc bir amac\u0131 vard\u0131r. O onun gereklili\u011fini, uygulama bi\u00e7imini, zaman\u0131n\u0131 ve yerini herkesten iyi bilir. Bu gerek\u00e7e ile o konudaki eski gelene\u011fi kald\u0131rmay\u0131, izlerini uygulamal\u0131 bi\u00e7imde silmeyi, kendi eli ile o gelene\u011fe ters d\u00fc\u015fen somut bir \u00f6rnek ortaya koymay\u0131 emretmi\u015ftir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu emrini yerine getirmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.<\/p>\n<p>    Demin de belirtti\u011fimiz gibi bu yasa daha \u00f6nceki Peygamberlerin d\u00f6nemle-rinde uygulanm\u0131\u015ft\u0131r. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;O Peygamberler Allah&#8217;\u0131n buyruklar\u0131n\u0131 insanlara iletirler, Allah&#8217;tan korkarlar ve O&#8217;ndan ba\u015fka hi\u00e7 kimseden korkmazlar.&#8221;<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n omuzlar\u0131na y\u00fckledi\u011fi Peygamberlik g\u00f6revini yerine getirirken insanlar\u0131n tepkilerini umursamazlar. Onlar\u0131 buyruklar\u0131n\u0131 duyursunlar, uygulas\u0131nlar, y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koysunlar diye g\u00f6ndermi\u015f olan y\u00fcce Allah d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7 kimseden korkmazlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc;<\/p>\n<p>    &#8220;Hesap g\u00f6r\u00fcc\u00fc olarak Allah yeter.&#8221;<\/p>\n<p>    Onlar\u0131 sadece O hesaba \u00e7eker. Onlardan hesap sormak insanlara d\u00fc\u015fmez. Devam edelim:<\/p>\n<p>    &#8220;Muhammed, i\u00e7inizden hi\u00e7 kimsenin babas\u0131 de\u011fildir.&#8221;<\/p>\n<p>    \u00d6yleyse ne Zeyd, Muhammed`in o\u011fludur ve ne de Zeynep o\u011flunun e\u015fi, yani gelinidir. Zeyd, Harise&#8217;nin o\u011fludur. E\u011fer olaya b\u00f6ylesine ger\u00e7ek\u00e7i ve yal\u0131n bir a\u00e7\u0131dan bak\u0131l\u0131rsa bu uygulaman\u0131n hi\u00e7bir sak\u0131ncal\u0131 y\u00f6n\u00fcn\u00fcn olmad\u0131\u011f\u0131 kolayca g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>    Muhammed (s.a.s) ile t\u00fcm m\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131ndaki, bu arada Zeyd aras\u0131ndaki ili\u015fki Peygamber-\u00fcmmet ili\u015fkisidir. Yoksa o bu insanlar\u0131n hi\u00e7birinin babas\u0131 de\u011fildir.<\/p>\n<p>    &#8220;O Allah&#8217;\u0131n el\u00e7isi ve peygamberlerin sonuncusudur.&#8221;<\/p>\n<p>    Peygamber, bu s\u0131fat\u0131 ile g\u00f6kten yere indirilen son mesaj b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda insanlar\u0131n k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne kadar uygulayacaklar\u0131 de\u011fi\u015fmez yasalar\u0131 y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyar. Onun koydu\u011fu bu yasalar\u0131n kendinden sonra de\u011fi\u015fmeleri, ba\u015fkala\u015fmalar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc;<\/p>\n<p>    &#8220;Allah her \u015feyi bilendir.&#8221;<\/p>\n<p>    O insanlara neyin yararl\u0131 olaca\u011f\u0131n\u0131, problemlerini hangi yasalar\u0131n \u00e7\u00f6zece\u011fini herkesten iyi bilir. Peygamberimize bu buyru\u011fu ileten, O&#8217;nun hesab\u0131na bu tercihi yapan O&#8217;dur. Bu buyru\u011fun amac\u0131 evlatl\u0131klar\u0131n e\u015fleri ile evlenmeyi serbest ilan etmektir. Yaln\u0131z bunun i\u00e7in evlatl\u0131klar\u0131n e\u015fleri ile ilgilerini kesmeleri, onlar ile i\u015flerini bitirmeleri, onlar\u0131 sal\u0131vermeleri gerekir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, her \u015feyi kapsayan; en yararl\u0131 ve en uygun d\u00fczenin, yasan\u0131n ve kanunun hangisi oldu\u011funu belirleyen bilgisinin ve m\u00fcminlere d\u00f6n\u00fck merhametinin ve en iyide somutla\u015fan dile\u011finin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda verdi\u011fi h\u00fck\u00fcm budur.<\/p>\n<p>    Daha sonraki ayetlerde kalpler bu son ayetin esprisine ba\u011flan\u0131yor, Peygamberine verdi\u011fi buyruklar ve m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in belirledi\u011fi tercihler konusunda g\u00f6n\u00fcller y\u00fcce Allah&#8217;a ba\u011flan\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu buyruklar\u0131n, bu tercihlerin amac\u0131 hay\u0131rd\u0131r, insanlar\u0131 karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmakt\u0131r. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>  <strong>  41- &#8220;Ey inananlar Allah&#8217;\u0131 \u00e7ok an\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>    42- &#8220;ve O&#8217;nu sabah ak\u015fam tesbih ediniz.&#8221;<\/p>\n<p>    43- &#8220;Sizi karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in \u00fczerinize melekleriyle beraber rahmetini g\u00f6nderen Allah&#8217;t\u0131r. M\u00fc&#8217;minlere kar\u015f\u0131 \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131, \u00e7ok esirgeyici de O&#8217;dur.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131 anmak&#8221; demek, O&#8217;na kalpten ba\u011flanmak, s\u00fcrekli olarak O&#8217;nun g\u00f6zetimi ve denetimi alt\u0131nda ya\u015famakt\u0131r. Yoksa kuru kuruya y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ad\u0131n\u0131 tekrarlay\u0131p durmak de\u011fildir. Namaz k\u0131lmak da Allah&#8217;\u0131 anmakt\u0131r. Hatta elimizdeki Peygamberimize dayanan baz\u0131 a\u00e7\u0131klamalara g\u00f6re Allah&#8217;\u0131 anmak, hemen hemen namaz k\u0131lmakla e\u015f anlaml\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>    Nitekim Ebu Davud&#8217;un, Nesei&#8217;nin ve \u0130bn-i Mace&#8217;nin Ame\u015f ve Aaz Ebu M\u00fcslim kanallar\u0131 ile sahabilerden Ebu Said-\u00fcl Hudri&#8217;ye ve Ebu Hureyre&#8217;ye dayand\u0131rarak bildirdiklerine g\u00f6re Peygamberimiz \u015f\u00f6yle buyuruyor:<\/p>\n<p>    &#8220;E\u011fer bir ki\u015fi gece e\u015fini uykudan uyand\u0131r\u0131rda iki rekat namaz k\u0131larlarsa o gece ikisi de Allah`\u0131 \u00e7ok\u00e7a anan erkekler ve kad\u0131nlar aras\u0131na kat\u0131l\u0131rlar.&#8221;<\/p>\n<p>    Ger\u00e7i &#8220;Allah&#8217;\u0131 anmak&#8221; kavram\u0131, namazdan daha geni\u015f kapsaml\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kavram Rabb&#8217;i anman\u0131n ve O&#8217;nunla kalpten ili\u015fki kurman\u0131n her t\u00fcr\u00fcn\u00fc, her bi\u00e7imini i\u00e7erir. Bu anman\u0131n dile d\u00f6k\u00fclmesi ya da gizli yap\u0131lmas\u0131 \u00f6nemli de\u011fildir. Ama\u00e7, bi\u00e7imi ne olursa olsun, y\u00fcce Allah ile canl\u0131, s\u0131cak ve duyguland\u0131r\u0131c\u0131 bir ili\u015fki kurmakt\u0131r.<\/p>\n<p>    \u0130nsan kalbi y\u00fcce Allah ile ili\u015fki kurmad\u0131\u011f\u0131, O&#8217;nu anmad\u0131\u011f\u0131, O&#8217;nunla ba\u015fba\u015fa olmad\u0131\u011f\u0131 anlarda bo\u015ftur, ihtiraslar\u0131n oyunca\u011f\u0131d\u0131r, \u015fa\u015fk\u0131nd\u0131r. Fakat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 and\u0131\u011f\u0131, O&#8217;nunla ili\u015fki halinde oldu\u011fu anlarda dolu, ciddi ve kararl\u0131 olur; yolunu-y\u00f6ntemini bilir; nereden kalk\u0131p nereye gidece\u011finin, ad\u0131mlar\u0131n\u0131 nereye do\u011fru ataca\u011f\u0131n\u0131n bilincinde olur.<\/p>\n<p>    Bu y\u00fczden gerek Kur&#8217;an-\u0131 Kerim ve gerekse Peygamberimiz s\u0131k s\u0131k Allah&#8217;\u0131 anmam\u0131z\u0131 te\u015fvik ederler. Kur&#8217;an &#8220;Allah&#8217;\u0131 anmak&#8221; ile insan\u0131n ge\u00e7irdi\u011fi baz\u0131 vakitler ve durumlar\u0131 aras\u0131nda ba\u011f kurar. Ama\u00e7 bu vakitleri ve durumlar\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 anmakla donatmak, y\u00fcce Allah ile ili\u015fki halinde olman\u0131n bilinci ile renklendirmektir; kalbin Allah bilincinden yoksun kalmamas\u0131, O&#8217;nu unutmamas\u0131d\u0131r. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;O&#8217;nu sabah-ak\u015fam tesbih ediniz.&#8221;<\/p>\n<p>    \u00d6zellikle sabah ve ak\u015fam vakitleri, kalpleri y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 anmaya \u00f6zendirici, duygular\u0131 bu amaca y\u00f6neltici nitelikte vakitlerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu anlarda somut olarak g\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, y\u00fcce Allah durumlar\u0131 de\u011fi\u015ftiriyor, karanl\u0131klar\u0131 ayd\u0131nl\u0131klara ve ayd\u0131nl\u0131klar\u0131 karanl\u0131klara d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcyor; ama kendisi kal\u0131c\u0131 ve s\u00fcreklidir; ne de\u011fi\u015fir, ne ba\u015fkala\u015f\u0131r, ne halden hale d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr ve ne de kaybolur. Oysa O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131ndaki her \u015fey de\u011fi\u015fir ve ba\u015fkala\u015f\u0131r; d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcme u\u011frar ve yok olur.<\/p>\n<p>    Bu ayetlerde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 anma, O&#8217;nu noksanl\u0131klar\u0131n her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcnden uzak tutma direktifinin yan\u0131 s\u0131ra O&#8217;nun merhameti, g\u00f6zetimi, yarat\u0131klar\u0131 ile ilgili olu\u015fu, onlar\u0131n iyili\u011fini isteyi\u015fi de dile getiriliyor. Oysa y\u00fcce Allah bu yarat\u0131klar\u0131n hi\u00e7 birine muhta\u00e7 de\u011fildir, tersine onlar Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zetimine ve l\u00fctfuna muhta\u00e7, yoksullard\u0131r. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Sizi karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in \u00fczerinize melekleri ile birlikte rahmetini g\u00f6nderen Allah&#8217;t\u0131r. O m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 \u00e7ok esirgeyicidir.&#8221;<\/p>\n<p>    \u015ean\u0131 y\u00fcce, nimeti bol, ba\u011f\u0131\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fck, l\u00fctfu katmerli olan Allah&#8217;\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnelim. B\u00fct\u00fcn bunlara ra\u011fmen g\u00fc\u00e7s\u00fcz, muhta\u00e7 ve \u00f6l\u00fcmc\u00fcl kullar\u0131n\u0131 an\u0131yor. O kullar ki, ne g\u00fc\u00e7leri ne hareket insiyatifleri var; ne kal\u0131c\u0131 ve ne de istikrarl\u0131d\u0131rlar. Buna ra\u011fmen y\u00fcce Allah onlar\u0131 an\u0131yor, onlar ile ilgileniyor, onlara kendisi rahmet ya\u011fd\u0131r\u0131rken melekleri onlar ad\u0131na af diliyor. Onlar\u0131 y\u00fcceler aleminde iyilikle an\u0131yor; O&#8217;nun an\u0131\u015f\u0131 b\u00fct\u00fcn evrende, t\u00fcm varl\u0131k aleminde yank\u0131lan\u0131yor. Nitekim Buhari&#8217;nin bildirdi\u011fine g\u00f6re Peygamberimiz \u015f\u00f6yle buyuruyor:<\/p>\n<p>    &#8220;Y\u00fcce Allah buyuruyor ki: Kim beni yaln\u0131z ba\u015f\u0131na anarsa ben de O&#8217;nu yaln\u0131z ba\u015f\u0131na anar\u0131m. Kim beni bir topluluk i\u00e7inde anarsa ben de onu onunkinden daha \u00fcst\u00fcn bir topluluk aras\u0131nda anar\u0131m.&#8221;<\/p>\n<p>    Akla, idrake s\u0131\u011fmaz m\u00fcthi\u015f bir ger\u00e7ek kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Y\u00fcce Allah, bu yer yuvarla\u011f\u0131n\u0131n \u00fczerinde bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn canl\u0131-cans\u0131z varl\u0131klar ile birlikte o koca g\u00f6k cisimleri yan\u0131nda yok say\u0131lacak kadar k\u00fc\u00e7\u00fck bir zerre oldu\u011funu herkesten iyi bilir. Ayr\u0131ca koca koca g\u00f6k cisimleri bar\u0131nd\u0131rd\u0131klar\u0131 t\u00fcm cans\u0131z-canl\u0131 varl\u0131klar ile birlikte O&#8217;nun sahibi oldu\u011fu varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn, bir &#8220;ol&#8221; buyru\u011fu ile oluveren evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn sadece bir par\u00e7as\u0131d\u0131rlar. Ayeti bir kere daha ve d\u00fc\u015f\u00fcne d\u00fc\u015f\u00fcne okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Sizi karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131karmak i\u00e7in \u00fczerinize melekleri ile birlikte rahmetini g\u00f6nderen Allah&#8217;t\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 tektir, yekparedir ve yayg\u0131nd\u0131r. Onun d\u0131\u015f\u0131nda say\u0131ca \u00e7ok ve birbirinden farkl\u0131 karanl\u0131klar vard\u0131r. \u0130nsan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131nca s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en karanl\u0131klardan biri ya da hepsi i\u00e7inde ya\u015famak zorunda kal\u0131r. \u0130nsanlar\u0131 karanl\u0131klardan yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131n ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 kurtar\u0131r. Bu ayd\u0131nl\u0131k kalplerinde do\u011far, ruhlar\u0131na yay\u0131l\u0131r, onlar\u0131 f\u0131tratlar\u0131na iletir. Bu &#8220;f\u0131trat&#8221; evrenin de varl\u0131k-\u00f6z\u00fcn\u00fc olu\u015fturur. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insanlara y\u00f6nelik merhameti ve meleklerin onlar ad\u0131na af dilemeleri, onlar i\u00e7in dua etmeleri onlar\u0131 karanl\u0131klardan \u00e7\u0131kararak ayd\u0131nl\u0131\u011fa erdirir. Yaln\u0131z bunun i\u00e7in kalplerinin &#8220;iman&#8221;a a\u00e7\u0131k olmas\u0131 gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc;<\/p>\n<p>    &#8220;Allah m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 \u00e7ok esirgeyicidir.&#8221;<\/p>\n<p>    \u0130nsanlar\u0131n &#8220;\u00e7al\u0131\u015fma yurdu&#8221; olan d\u00fcnyadaki durumlar\u0131 budur. &#8220;\u00d6d\u00fcl-ceza yurdu&#8221; olan ahiretteki durumlar\u0131na gelince; y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu orada da onlar\u0131 y\u00fcz\u00fcst\u00fc b\u0131rakmaz. Orada da kendilerini a\u011f\u0131rlanma, sayg\u0131n kar\u015f\u0131lama ve onurlu \u00f6d\u00fcl beklemektedir. Okuyal\u0131m:<br \/>\n<strong>44- &#8220;O&#8217;na kavu\u015ftuklar\u0131 g\u00fcn, Allah&#8217;\u0131n onlara iltifat\u0131 &#8220;selam &#8220;d\u0131r. Allah onlara g\u00fczel bir m\u00fckafat haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Onlar\u0131 orada b\u00fct\u00fcn korkulardan, b\u00fct\u00fcn yorgunluklardan, b\u00fct\u00fcn s\u0131k\u0131nt\u0131lardan kurtaran bir &#8220;esenlik&#8221; bir &#8220;selam&#8221; bekliyor. Y\u00fcce Allah&#8217;tan gelen bu selam\u0131, bu esenlik dile\u011fini onlara melekler iletecektir. Cennetin her kap\u0131s\u0131ndan girerek yanlar\u0131na gelen melekler kendilerine bu y\u00fcce esenlik dileklerini iletirler. Ayr\u0131ca kendilerine onurland\u0131r\u0131c\u0131 bir \u00f6d\u00fcl de verilecektir. Aman Allah&#8217;\u0131m! Bu ne sayg\u0131n a\u011f\u0131rlama.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte insanlar i\u00e7in yasalar koyan, tercihlerde bulunan Allah, bu Allah&#8217;t\u0131r. O halde kim O&#8217;nun tercihlerini sevmezlikle kar\u015f\u0131layabilir?<\/p>\n<p>Kullara y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n tercihlerini duyurdu\u011fu, pratik uygulamas\u0131 ile bu tercihleri ve yasalar\u0131 sosyal hayata yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 belirtilen Peygamberimizin \u015fimdi de g\u00f6revi ve m\u00fcminlere y\u00f6nelik bir l\u00fctuf oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p><strong>45- &#8220;Ey Peygamber, biz seni tan\u0131k, m\u00fcjdeci ve uyar\u0131c\u0131 olarak g\u00f6nderdik.&#8221;<\/p>\n<p>46- &#8220;Allah&#8217;\u0131n izniyle, bir davet\u00e7i ve ayd\u0131nlatan bir lamba olarak g\u00f6revlendirdik.&#8221;<\/p>\n<p>47- &#8220;M\u00fc&#8217;minlere Allah&#8217;tan b\u00fcy\u00fck bir l\u00fctfa ereceklerini m\u00fcjdele.&#8221;<\/p>\n<p>48- &#8220;Kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. Onlar\u0131n eziyetlerine ald\u0131rma, Allah&#8217;a g\u00fcven; koruyucu olarak Allah sana yeter.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\nG\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Peygamberin insanlara y\u00f6nelik g\u00f6revlerinden biri onlara &#8220;tan\u0131k&#8221;l\u0131k etmektir. Buna g\u00f6re insanlar yalana, uydurmaya bula\u015fmas\u0131; de\u011fi\u015fikli\u011fe ve \u00e7arp\u0131t\u0131lmaya u\u011framas\u0131 s\u00f6z konusu olmayan bu &#8220;tan\u0131k&#8221;l\u0131\u011f\u0131n lehlerine olmas\u0131na \u00e7al\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. Peygamberin insanlara y\u00f6nelik bir ba\u015fka g\u00f6revi &#8220;m\u00fcjdeleyici&#8221; olmakt\u0131r. O, iyi i\u015fler yapanlar\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n rahmeti ile, ba\u011f\u0131\u015f\u0131 ile, l\u00fctfu ve sayg\u0131n a\u011f\u0131rlamas\u0131 ile m\u00fcjdeler. Di\u011fer bir g\u00f6revi de gafilleri uyarmakt\u0131r. \u0131srarla k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015fleyenleri bekleyen azab\u0131, cezay\u0131 haber vermektir. B\u00f6ylece k\u00f6t\u00fc yolda olanlar amans\u0131z bir \u015fekilde yakalanmam\u0131\u015f olurlar, uyar\u0131s\u0131z olarak azaba \u00e7arp\u0131lmam\u0131\u015f olurlar. Di\u011fer \u00f6nemli bir g\u00f6revi de insanlar\u0131 &#8220;Allah&#8217;a \u00e7a\u011f\u0131rmak&#8221;t\u0131r. O insanlar\u0131 d\u00fcnyaya, \u015f\u00f6hrete, milli gurura, cahiliye ba\u011fnazl\u0131\u011f\u0131na, ganimete, mevkiye ve koltu\u011fa \u00e7a\u011f\u0131rmaz; yaln\u0131zca &#8220;Allah&#8217;a \u00e7a\u011f\u0131r\u0131r&#8221;. &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile&#8221; O&#8217;na ula\u015ft\u0131ran tek yolun yolcular\u0131 olmalar\u0131n\u0131 ister. O bu konuda yeni bir \u00e7\u0131\u011f\u0131r a\u00e7m\u0131yor, akl\u0131na eseni yapm\u0131yor, s\u00f6ylediklerini kafadan atm\u0131yor. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n iznine ve buyru\u011funa g\u00f6re hareket ediyor, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisi i\u00e7in \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131r\u0131 a\u015fm\u0131yor. Bu Peygamber&#8217;in bir di\u011fer niteli\u011fi &#8220;ayd\u0131nlat\u0131c\u0131 bir projekt\u00f6r, bir \u0131\u015f\u0131k kayna\u011f\u0131&#8221; olmakt\u0131r. Karanl\u0131klar\u0131 da\u011f\u0131t\u0131r, ku\u015fkular\u0131 giderir ve yolu \u0131\u015f\u0131kland\u0131r\u0131r. Sa\u00e7t\u0131\u011f\u0131 \u0131\u015f\u0131k, karanl\u0131klar i\u00e7indeki yolcular\u0131n \u00f6n\u00fcn\u00fc ayd\u0131nlatan yol buldurucu ve g\u00fcven verici bir \u0131\u015f\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Gerek Peygamberimiz, gerekse y\u00fcce Allah kat\u0131ndan getirdi\u011fi &#8220;\u0131\u015f\u0131k&#8221; bu tarife t\u0131pat\u0131p uygundur. O, varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn mahiyetini, evren-yarat\u0131c\u0131 ili\u015fkisini, insan\u0131n varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7indeki ve yarat\u0131c\u0131s\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunu, varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn ve insan &#8220;varolu\u015f&#8221;un dayana\u011f\u0131 olan de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131; varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fc ile insan\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131, ak\u0131betini, amac\u0131n\u0131; insan\u0131n izleyece\u011fi yolu ve kullanaca\u011f\u0131 y\u00f6ntemi a\u00e7\u0131klayan, net, berrak bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi getirmi\u015ftir. Getirdi\u011fi mesaj kesin s\u00f6zl\u00fc, hi\u00e7bir ku\u015fkulu ve karma\u015f\u0131k yan\u0131 yoktur. Do\u011frudan do\u011fruya insan f\u0131trat\u0131na seslenir. En kestirme yoldan ve en geni\u015f kap\u0131lardan girerek insan f\u0131trat\u0131n\u0131n en derin k\u00f6\u015felerine, en \u00e7apra\u015f\u0131k l\u00e2birentlerine n\u00fcfuz eder.<\/p>\n<p>Okudu\u011fumuz ayetlerde Peygamberimizin &#8220;m\u00fcjdeliyici&#8221; fonksiyonu &#8220;Ey Peygamber, seni davet\u00e7i ve ayd\u0131nlatan bir lamba olarak g\u00f6revlendirdik&#8221; ayetinde bir kelime ile hat\u0131rlat\u0131ld\u0131ktan sonra &#8220;M\u00fcminlere, Allah&#8217;\u0131n b\u00fcy\u00fck bir l\u00fctfuna ereceklerini m\u00fcjdele&#8221; ayetinde ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir a\u00e7\u0131klama ile peki\u015ftiriliyor. Ama\u00e7, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcminlere y\u00f6nelik l\u00fctfunu ve ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fcte\u00e7 alt\u0131na almakt\u0131r. O m\u00fcminler ki, y\u00fcce Allah, \u015fu Peygamberi eli ile onlar\u0131n uyacaklar\u0131 yasalar\u0131 koyuyor ve bu yasalara uymak onlar\u0131 m\u00fcjdeli sonu\u00e7lara ve Allah&#8217;\u0131n &#8220;b\u00fcy\u00fck l\u00fctfu&#8221;na erdiriyor.<\/p>\n<p>Peygambere y\u00f6nelik bu sesleni\u015f, kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara uymas\u0131n\u0131 yasaklayan, onlar\u0131n kendisine ve m\u00fcminlere y\u00f6nelik bask\u0131lar\u0131n\u0131 umursamamas\u0131n\u0131 telkin eden, sadece Allah&#8217;a dayanmas\u0131n\u0131 ve O&#8217;nun yard\u0131m\u0131n\u0131n sa\u011flayaca\u011f\u0131 g\u00fcvenceyi yeterli g\u00f6rmesini isteyen bir direktifle noktalan\u0131yor. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. Onlar\u0131n eziyetlerine ald\u0131rma; Allah&#8217;a g\u00fcven; koruyucu olarak Allah sana yeter.&#8221;<\/p>\n<p>Bu sesleni\u015f, kanun koyma, y\u00f6nlendirme ve yeni sosyal d\u00fczenlemeler getirme konusu ele al\u0131nmadan \u00f6nce, daha surenin ba\u015f\u0131ndayken y\u00f6netilen sesleni\u015fin ayn\u0131s\u0131d\u0131r. Burada fazla olarak Peygamberimize kafirlerden ve m\u00fcnaf\u0131klardan gelen bask\u0131lar\u0131 umursamamas\u0131, onlar\u0131n hi\u00e7bir s\u00f6zlerine ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerine uymamas\u0131, onlara hi\u00e7bir konuda g\u00fcvenmemesi telkin ediliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc tek dayanak Allah&#8217;t\u0131r;<\/p>\n<p>&#8220;Koruyucu olarak Allah yeterlidir.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, Zeyd ve Zeynep olay\u0131n\u0131n sunulu\u015funa ve de\u011ferlendirilmesine, evlatl\u0131klar\u0131n bo\u015fanm\u0131\u015f e\u015fleri ile evlenilebilece\u011fine ve Peygamberimizin bu konuda ortaya koymakla g\u00f6revlendirildi\u011fi pratik \u00f6rnek meselesine geni\u015f yer veriliyor. Bundan anl\u0131yoruz ki, bu \u00f6nc\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc toplumun sindirmesi zor olmu\u015f, vicdanlar y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n peki\u015ftirmelerine ve a\u00e7\u0131klamalar\u0131na ihtiya\u00e7 duymu\u015f, y\u00fcce Allah ile ili\u015fkilerini g\u00fc\u00e7lendirmeleri, O&#8217;ndan gelen \u00f6nerilerin mutlaka rahmet ve g\u00f6zetim i\u00e7erdiklerinin bilincine varmalar\u0131 gerekmi\u015ftir. Bu yeni uygulamay\u0131 ho\u015fnutlukla g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131 ile ve teslimiyetle kar\u015f\u0131lamalar\u0131 i\u00e7in vicdanlar\u0131n bu nitelikleri ta\u015f\u0131malar\u0131 \u015fart olmu\u015ftur.<\/p>\n<p><strong>A\u0130LEN\u0130N D\u00dcZENLENMES\u0130<\/strong><\/p>\n<p>Surenin bu b\u00f6l\u00fcm\u00fc genel bir h\u00fckm\u00fc a\u00e7\u0131klayarak ba\u015fl\u0131yor. Bu h\u00fck\u00fcm, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n aile kurumunu d\u00fczenlemeye ili\u015fkin bir yasas\u0131d\u0131r. Yasa, cinsel ili\u015fki kurmadan \u00f6nce bo\u015fanan kad\u0131nlar konusundad\u0131r. Bu yasay\u0131 Peygamberimizin \u00f6zel hayat\u0131n\u0131 d\u00fczenleyen baz\u0131 h\u00fck\u00fcmler izliyor. Sadece Peygamberimiz i\u00e7in ge\u00e7erli olan bu h\u00fck\u00fcmlerde O&#8217;nun e\u015fleri ile ili\u015fkileri, e\u015flerinin di\u011fer erkekler ile ili\u015fkileri, m\u00fcsl\u00fcmanlar ile Peygamberimizin ailesi aras\u0131ndaki ili\u015fkiler a\u00e7\u0131klan\u0131yor; bunlar\u0131n yan\u0131 s\u0131ra Peygamberimizin ve ailesinin Allah kat\u0131ndaki, melekler kat\u0131ndaki ve y\u00fcceler alemindeki sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 vurgulan\u0131yor.<\/p>\n<p>B\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonunda Peygamberimizin e\u015fleri, k\u0131zlar\u0131 ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcmin kad\u0131nlar i\u00e7in ayn\u0131 derecede ba\u011flay\u0131c\u0131 olan bir h\u00fck\u00fcm yer al\u0131yor. Bu genel h\u00fck\u00fcmde kad\u0131nlara bir i\u015f i\u00e7in ev d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131karken t\u00fcm v\u00fccutlar\u0131n\u0131 \u00f6rtmeleri emrediliyor. Bu s\u0131k\u0131 giyim, onlar\u0131n \u00f6zg\u00fcr ve namuslu kad\u0131nlar olduklar\u0131n\u0131n bilinmesini sa\u011flayarak \u015fehirdeki m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n, ahlaks\u0131zlar\u0131n, dedikoducular\u0131n sata\u015fmalar\u0131n\u0131 ve dil uzatmalar\u0131n\u0131 \u00f6nleyecektir. B\u00f6l\u00fcm, s\u00f6z konusu m\u00fcnaf\u0131klara ve dedikoduculara y\u00f6nelik bir tehditle noktalan\u0131yor; bu tehditte s\u00f6z\u00fc ge\u00e7en m\u00fcnaf\u0131klar ve dedikoducular, m\u00fcmin kad\u0131nlar\u0131 rahats\u0131z etmekten ve \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 s\u00f6ylentilerle toplumun huzurunu bozmaktan vazge\u00e7medikleri takdirde Medine d\u0131\u015f\u0131na s\u00fcr\u00fclecekleri bildiriliyor.<\/p>\n<p>Bu yasalar ve direktifler, m\u00fcsl\u00fcman toplumu, islam d\u00fc\u015f\u00fcncesi uyar\u0131nca yeniden d\u00fczenlemeyi ama\u00e7layan \u00e7abalar\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015fturur. Peygamberimizin \u00f6zel hayat\u0131na ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmlere gelince y\u00fcce Allah bu h\u00fck\u00fcmleri a\u00e7\u0131klamakla bu ailenin hayat\u0131n\u0131 bir kitap sayfas\u0131 gibi gelecek nesillerin g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcne sermeyi dilemi\u015f ve bu amac\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmenin teminat\u0131n\u0131 her zaman ve her yerde okunacak olan, hi\u00e7bir zaman elden d\u00fc\u015fmeyecek olan. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n sayfalar\u0131nda g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu a\u00e7\u0131klamalar ayn\u0131 zamanda, bu ailenin y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan onurland\u0131r\u0131\u015f\u0131n\u0131n da kan\u0131t\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Bu ailenin her i\u015fini do\u011frudan do\u011fruya y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisi \u00fcstlenmi\u015f ve onu \u00f6l\u00fcms\u00fcz Kur&#8217;an&#8217;\u0131n sayfalar\u0131nda b\u00fct\u00fcn insanlara sunmu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u015eimdi bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ilk ayetini inceleyelim:<br \/>\n<strong><br \/>\n    49- &#8220;Ey iman edenler! M\u00fc&#8217;min kad\u0131nlar\u0131 nikahlay\u0131p da, hen\u00fcz dokunmadan onlar\u0131 bo\u015farsan\u0131z, onlar\u0131 iddet m\u00fcddetince beklemeniz gerekmez. Kendilerine ba\u011f\u0131\u015fta bulunarak onlar\u0131 g\u00fczellikle serbest b\u0131rak\u0131n.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    Bakara suresinde cinsel ili\u015fki kurulmadan bo\u015fanan kad\u0131nlara ili\u015fkin h\u00fck\u00fcm \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klanm\u0131\u015ft\u0131:<\/p>\n<p>    &#8220;Kad\u0131nlara el s\u00fcrmeden ya da mehirlerini belirlemeden onlar\u0131 bo\u015faman\u0131z\u0131n sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Fakat eli geni\u015f olan kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re ve eli dar olan da kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re olmak \u00fczere onlara geleneklere uygun bir hediye versin. Bu iyilikseverler i\u00e7in bir bor\u00e7tur.<\/p>\n<p>    E\u011fer kad\u0131nlar\u0131n mehirlerini belirler de onlar\u0131 el s\u00fcrmeden bo\u015farsan\u0131z, kendilerinin ya da nikahlar\u0131n\u0131 k\u0131ymaya yetkili erke\u011fin ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 durumu d\u0131\u015f\u0131nda belirledi\u011finiz mehrin yar\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6demeniz gerekir. Ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z (mehrin tamam\u0131n\u0131 b\u0131rakman\u0131z) takvaya daha yak\u0131nd\u0131r. Birbirinize kar\u015f\u0131 erdemli olmay\u0131 unutmay\u0131n\u0131z. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ne yaparsan\u0131z Allah onu g\u00f6r\u00fcr.&#8221; (Bakara, 236-237)<\/p>\n<p>    G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi cinsel ili\u015fki kurulmadan bo\u015fanan kad\u0131n\u0131n e\u011fer mehri belirlenmi\u015f ise kendisine bu mehrin yar\u0131s\u0131n\u0131n verilmesi gerekir. E\u011fer mehri belirlenmemi\u015f ise kendisine uygun bir hediye verilir. Bu hediyenin de\u011feri bo\u015fayan erke\u011fin mali durumunun geni\u015fli\u011fi ve darl\u0131\u011f\u0131 ile orant\u0131l\u0131 olur.<\/p>\n<p>    Cinsel ili\u015fki kurulmadan bo\u015fanan kad\u0131n konusunda Bakara suresinde olmay\u0131p da burada bulunan h\u00fck\u00fcm bu kad\u0131n\u0131n bo\u015fanmay\u0131 izleyen &#8220;bekleme d\u00f6nemi&#8221; ile ilgilidir. Bu ayette b\u00f6yle bir bekleme d\u00f6nemi ge\u00e7irmenin gereksiz oldu\u011fu belirtiliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bo\u015fayan erkek ile bo\u015fanan kad\u0131n aras\u0131nda cinsel ili\u015fki kurulmam\u0131\u015ft\u0131r. Bekleme d\u00f6neminin gerek\u00e7esi, bo\u015fanan kad\u0131n\u0131n rahminin ar\u0131nmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak, sona eren evlili\u011fin izini ta\u015f\u0131mad\u0131\u011f\u0131ndan emin olmakt\u0131r. Ama\u00e7 soy kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131na meydan vermemektir; yani ilerdeki kocan\u0131n soyundan olmayan \u00e7ocu\u011fun babas\u0131 say\u0131lmas\u0131na ya da eski kocan\u0131n soyundan gelen \u00e7ocu\u011fun babas\u0131 say\u0131lmas\u0131na yol a\u00e7mamakt\u0131r. Ama e\u011fer e\u015fler aras\u0131nda bo\u015fama \u00f6ncesinde cinsel ili\u015fki kurulmam\u0131\u015f ise bo\u015fanan kad\u0131n\u0131n rahminin bo\u015f oldu\u011fu bellidir. Bu y\u00fczden bekleme s\u00fcresi ge\u00e7irmenin gere\u011fi yoktur. Ayetin o b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Hen\u00fcz dokunmadan onlar\u0131 bo\u015farsan\u0131z, onlar\u0131 iddet m\u00fcddetince beklemeniz gerekmez.&#8221;<\/p>\n<p>    Bu c\u00fcmleyi &#8220;Onlara ba\u011f\u0131\u015fta bulununuz&#8221; buyru\u011fu izliyor. E\u011fer evlenirken mehir belirlenmi\u015f ise bu mehrin yar\u0131s\u0131 \u00f6denir. Yok, e\u011fer mehir belirlenmemi\u015f ise kad\u0131na kocan\u0131n mal\u0131 durumuna g\u00f6re de\u011feri de\u011fi\u015fecek uygun bir hediye verilir. Ayetin sonunu okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Onlar\u0131 g\u00fczellik ile serbest b\u0131rak\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>    Yani bu e\u015flerinizi s\u0131kmadan, \u00fczmeden, kendileri ile inatla\u015fmadan ve yeni bir yuva kurmalar\u0131n\u0131 engelleme h\u0131rs\u0131na kap\u0131lmadan tatl\u0131l\u0131kla sal\u0131veriniz.<\/p>\n<p>    Surede yer alan bu genel h\u00fck\u00fcm, m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin sosyal hayat\u0131n\u0131 d\u00fczenleme amac\u0131na y\u00f6nelik \u00e7abalar\u0131n bir par\u00e7as\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>    PEYGAMBER\u0130N HANIMLARINA KAR\u015eI M\u00dcSL\u00dcMANLARIN DURUMU<\/p>\n<p>    Bundan sonraki ayette ayn\u0131 anda nikah alt\u0131nda tutulabilecek kad\u0131n say\u0131s\u0131n\u0131n tavan\u0131n\u0131 d\u00f6rt ile s\u0131n\u0131rlayan Nisa suresindeki ayetin ini\u015finden sonra Peygamberimizin ka\u00e7 kad\u0131n ile evli olabilece\u011fi ve bu konuda sadece kendine ve ailesine \u00f6zg\u00fc h\u00fck\u00fcmlerin neler oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Nikah alt\u0131nda bulundurulabilecek e\u015f say\u0131s\u0131na tavan getiren Nisa suresi ayetinde \u015f\u00f6yle buyurulmu\u015ftu:<\/p>\n<p>    &#8220;E\u011fer g\u00f6zetiminiz alt\u0131ndaki yetim k\u0131zlar ile evlendi\u011finiz takdirde onlar\u0131n haklar\u0131n\u0131 gerekti\u011fi gibi g\u00f6zetemeyece\u011finizden korkuyorsan\u0131z, size nikah\u0131 d\u00fc\u015fen kad\u0131nlar\u0131n ikisi, \u00fc\u00e7\u00fc, ya da d\u00f6rd\u00fc ile evlenebilirsiniz. Ama e\u011fer onlar aras\u0131nda adil davranamayaca\u011f\u0131n\u0131zdan korkarsan\u0131z tek kad\u0131nla evleniniz.&#8221; (Nisa, 3)<\/p>\n<p>    Bu ayet indi\u011fi s\u0131rada Peygamberimiz dokuz kad\u0131n ile evli idi. Bu evliliklerin her birinin farkl\u0131 bir \u00f6zel gerek\u00e7esi vard\u0131. Ay\u015fe ve Hafsa, Peygamberimizin iki en yak\u0131n dostu olan Ebu Bekir&#8217;in ve \u00d6mer&#8217;in k\u0131zlar\u0131 idiler. \u00dcmm\u00fc Habibe Ebu S\u00fcfyan&#8217;\u0131n; \u00dcmm\u00fc Seleme ve Sevda, Zema&#8217;n\u0131n ve Zeynep, Huzeyme&#8217;nin k\u0131zlar\u0131 idi. Bu son d\u00f6rd\u00fc e\u015flerini yitirmi\u015f &#8220;muhacir&#8221; kad\u0131nlard\u0131, bu y\u00fczden Peygamberimiz onlar\u0131 kay\u0131rmak, onurland\u0131rmak istemi\u015fti. Bunlar\u0131n hi\u00e7biri ne gen\u00e7 ve ne de g\u00fczel olmad\u0131klar\u0131 i\u00e7in onlar ile yap\u0131lan evliliklerin kay\u0131rma ve onurland\u0131rma amac\u0131na y\u00f6nelik oldu\u011fu apa\u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>    Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeyneb&#8217;e gelince Peygamberimizin onunla evlenmesinin nedenini yukarda incelemi\u015ftik. Bilindi\u011fi gibi Peygamberimiz onu evlatl\u0131\u011f\u0131 Zeyd ile evlendirmi\u015f, fakat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n takdiri o yolda oldu\u011fu i\u00e7in bu evlilik ba\u015far\u0131s\u0131z olmu\u015ftu. Peygamberimiz, bo\u015fanman\u0131n y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 tel\u00e2fi etmek i\u00e7in onunla evlenmi\u015fti. Bunun b\u00f6yle oldu\u011funu bu evlili\u011fin hikayesini okurken \u00f6\u011frenmi\u015ftik.<\/p>\n<p>    Bu dokuz e\u015fin son ikisi Mustalak o\u011fullar\u0131ndan Haris&#8217;in k\u0131z\u0131 Cuveyriyye ile Hayy b. Ahtap k\u0131z\u0131 Safiyye idi. Bu ikisi k\u00f6le idi. Peygamberimiz kendilerine \u00f6zg\u00fcrl\u00fck verdikten sonra s\u0131ras\u0131 ile onlar\u0131 e\u015fleri aras\u0131na katt\u0131. Maksad\u0131 kabileleri ile ili\u015fkilerini g\u00fc\u00e7lendirmek ve kendilerini kay\u0131rmak, onurland\u0131rmakt\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc aileleri a\u011f\u0131r bask\u0131lara u\u011frad\u0131ktan sonra m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>    Bu han\u0131mlar &#8220;m\u00fcminlerin analar\u0131&#8221; oldular, Peygamberimizin yata\u011f\u0131n\u0131 payla\u015fma \u015ferefini kazand\u0131lar, nikah alt\u0131nda tutulmalar\u0131 ya da bo\u015fanmalar\u0131 yolunda Peygamberimize &#8220;tercih hakk\u0131&#8221; tan\u0131yan a\u015fa\u011f\u0131daki iki ayetin ini\u015fi \u00fczerine y\u00fcce Allah&#8217;\u0131, Peygamber&#8217;i ve ahireti se\u00e7tiler.<\/p>\n<p>    Nikah alt\u0131nda bulundurulabilecek e\u015f say\u0131s\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rlayan ayetin inmesi \u00fczerine Peygamberimizden bo\u015fanmaya yana\u015fmak istemediler. Y\u00fcce Allah da onlar\u0131n bu arzular\u0131n\u0131 k\u0131rmayarak Peygamberimizi s\u00f6z konusu s\u0131n\u0131rlaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda tuttu; o s\u0131rada nikah\u0131 alt\u0131nda bulunan e\u015flerinin hepsi ile evli kalmas\u0131n\u0131 serbest k\u0131ld\u0131, bu e\u015flerinin t\u00fcm\u00fcn\u00fc O&#8217;na helal sayd\u0131. Arkas\u0131ndan bu e\u015flere yenisini eklemesini ya da i\u00e7lerinden birini bir ba\u015fka kad\u0131nla de\u011fi\u015ftirmesini yasaklad\u0131. Ba\u015fka bir deyimle bu ayr\u0131cal\u0131k sadece onlar\u0131n kendilerine \u00f6zg\u00fc idi. Ama\u00e7 Allah&#8217;\u0131, Peygamberimizi ve ahireti se\u00e7en bu sayg\u0131n kad\u0131nlar\u0131 Peygamberimizin e\u015fi olma \u015ferefinden yoksun b\u0131rakmamakt\u0131. \u0130\u015fte \u015fimdi okuyaca\u011f\u0131m\u0131z ayetler bu ilkeleri a\u00e7\u0131klamaktad\u0131rlar:<\/p>\n<p><strong>    50- &#8220;Ey Peygamber! Mehirlerini verdi\u011fin e\u015flerini, Allah&#8217;\u0131n sana ganimet olarak verdi\u011fi cariyelerini, seninle beraber hicret eden amcan\u0131n k\u0131zlar\u0131n\u0131, halalar\u0131n\u0131n k\u0131zlar\u0131n\u0131, day\u0131n\u0131n k\u0131zlar\u0131n\u0131, teyzelerinin k\u0131zlar\u0131n\u0131 ve peygamber nikahlamay\u0131 diledi\u011fi takdirde m\u00fc&#8217;minlerden ayr\u0131 s\u0131rf sana mahsus olmak \u00fczere, kendisinin mehrini Peygambere hibe eden m\u00fc&#8217;min kad\u0131n\u0131 alman\u0131 helal k\u0131lm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r. Biz zorlu\u011fa u\u011framaman i\u00e7in m\u00fc&#8217;minlerin e\u015fleri ve cariyeleri hakk\u0131nda onlar\u0131n \u00fczerine neyi farz k\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011fumuzu bildirmi\u015ftik. Allah ba\u011f\u0131\u015flayand\u0131r, merhamet edendir.&#8221;<\/p>\n<p>    51- &#8220;Ey Muhammed! Onlar\u0131n diledi\u011fini geri b\u0131rak\u0131r diledi\u011fini de yan\u0131na al\u0131rs\u0131n. Kendilerinden uzak durdu\u011fun kad\u0131nlardan arzu etti\u011fini tekrar yan\u0131na almanda, senin \u00fczerine bir g\u00fcnah yoktur. Bu onlar\u0131n g\u00f6zlerinin ayd\u0131n olmas\u0131n\u0131, \u00fcz\u00fclmemelerini, hepsine verdi\u011fin \u015feylere raz\u0131 olmalar\u0131n\u0131 daha iyi sa\u011flar. Allah kalplerinizde olan\u0131 bilir; Allah bilendir, halimdir.&#8221;<\/p>\n<p>    52- &#8220;Ey Muhammed! Bundan sonra art\u0131k sana ba\u015fka kad\u0131nlarla evlenmen, bunlar\u0131 ba\u015fka e\u015flerle de\u011fi\u015ftirmen, g\u00fczellikle ho\u015funa gitse bile sana helal de\u011fildir. Ancak elinin alt\u0131nda bulunan cariyeler hari\u00e7, Allah her \u015feyi g\u00f6zetleyicidir.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\n    Bu ayetlerin birincisinde nitelikleri belirtilen kad\u0131nlar ile evli kalmak, Peygamberimize helal k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Bunlar say\u0131ca d\u00f6rtten fazla da olabilirlerdi. Oysa Peygamber d\u0131\u015f\u0131ndaki m\u00fcsl\u00fcman erkeklerin d\u00f6rtten fazla e\u015fle evli olmalar\u0131 yasaklanm\u0131\u015ft\u0131. Ayette nitelikleri belirtilen Peygamber e\u015fleri \u015funlard\u0131: Peygamberimiz taraf\u0131ndan mehirleri \u00f6denen e\u015fleri. Sava\u015f esirlerinden pay\u0131na d\u00fc\u015fen k\u00f6leler. Kendisi ile birlikte Mekke&#8217;den Medine&#8217;ye g\u00f6\u00e7en ve ayn\u0131 zamanda day\u0131, teyze, hala k\u0131zlar\u0131 olan e\u015fleri. E\u011fer bu s\u0131n\u0131ftan olan e\u015fleri kendisi ile birlikte g\u00f6\u00e7 etmedi ise nikah\u0131 alt\u0131nda kalam\u0131yorlar. Bu h\u00fckm\u00fcn amac\u0131 g\u00f6\u00e7 eden kad\u0131nlar\u0131 kay\u0131rmak, \u00f6d\u00fcllendirmektir. Bir de g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak Peygamberimiz ile evlenmek isteyen ve mehir istemeyen velisiz kad\u0131nlar. Peygamberimiz bunlar\u0131 nikahlamak isterse onlar da d\u00f6rt e\u015f s\u0131n\u0131rlamas\u0131n\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda kalacaklard\u0131. Peygamberimizin bu tan\u0131ma uyan bir kad\u0131nla evlenip evlenmedi\u011fi tart\u0131\u015fma konusudur. En g\u00fc\u00e7l\u00fc ihtimal, b\u00f6ylesine g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak kendisi ile evlenmek isteyen kad\u0131nlar\u0131 ba\u015fka erkekler ile evlendirdi\u011fi yolundad\u0131r.<\/p>\n<p>    Y\u00fcce Allah bu serbestli\u011fi s\u0131rf Peygamberimize tan\u0131m\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc O erkek kad\u0131n b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin koruyucusu, kay\u0131r\u0131c\u0131s\u0131 idi. Onun d\u0131\u015f\u0131ndaki erkekler e\u015fleri ve cariyeleri konusunda y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlamalara uymak zorunda idiler. B\u00f6ylece Peygamberimize &#8220;s\u0131n\u0131rlama&#8221; ayetinden \u00f6nce nikahlad\u0131\u011f\u0131 e\u015fleri ile evlili\u011fini s\u00fcrd\u00fcrme ve \u015fahs\u0131n\u0131 ku\u015fatan \u00f6zel \u015fartlara uyum g\u00f6sterme kolayl\u0131\u011f\u0131 tan\u0131nm\u0131\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>    Bunun yan\u0131 s\u0131ra Peygamberimiz kendisi ile g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak evlenmek isteyen kad\u0131nlardan diledi\u011fini nikahlayabilecek ve diledi\u011finin iste\u011fini sonraya b\u0131rakabilecekti. Ayr\u0131ca sonraya b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6n\u00fcll\u00fc kad\u0131nlar aras\u0131nda ilerde diledi\u011fi ile evlenebilecekti. Bu arada diledi\u011fi e\u015fi ile yatabilecek ve diledi\u011fi ile yatmay\u0131 sonraya b\u0131rakabilecekti. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Bu, onlar\u0131n g\u00f6zlerinin ayd\u0131n olmas\u0131n\u0131, \u00fcz\u00fclmemelerini, hepsine verdi\u011fin \u015feylere raz\u0131 olmalar\u0131n\u0131 daha iyi sa\u011flar.&#8221;<\/p>\n<p>    B\u00f6ylece Peygamberimizin i\u00e7inde bulundu\u011fu \u00f6zel \u015fartlar, kendisine y\u00f6nelik arzular ve onunla birlikte ya\u015fama \u015ferefine d\u00f6n\u00fck \u00f6zlemler g\u00f6zetilmi\u015f oluyordu. Y\u00fcce Allah bu arzular\u0131 biliyor, onlar\u0131 bilgisi ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fc uyar\u0131nca kanalize ediyordu. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah, kalplerinizde olan\u0131 bilir. Allah bilendir, halimdir.&#8221;<\/p>\n<p>    Arkas\u0131ndan Peygamberimizin e\u015flerini say\u0131ca ve ismen donduran yasaklay\u0131c\u0131 ayet indi. Bu ayette Peygamberimizin sadece e\u015flerinin say\u0131s\u0131 s\u0131n\u0131rlanm\u0131yordu, ayn\u0131 zamanda ki\u015fi olarak da donduruluyorlard\u0131, yani Peygamberimiz say\u0131 tavan\u0131na ba\u011fl\u0131 kalsa bile onlardan herhangi birini bir ba\u015fka kad\u0131nla de\u011fi\u015ftiremeyecekti. Bu yasaklamadan \u00f6nce yukar\u0131da sayd\u0131\u011f\u0131m\u0131z e\u015flerine bir ba\u015fkas\u0131n\u0131 ekledi\u011fi yolunda elimizde bilgi yoktur. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Ey Muhammed, bundan sonra art\u0131k ba\u015fka kad\u0131nlarla evlenmen, bunlar\u0131 ba\u015fka e\u015fler ile de\u011fi\u015ftirmen, g\u00fczellikleri ho\u015funa gitse bile sana helal de\u011fildir. Yaln\u0131z elinin alt\u0131nda bulunan cariyeler hari\u00e7.&#8221;<\/p>\n<p>    Peygamberimizin cariyelerinin say\u0131s\u0131 ve kimlikleri ve s\u0131n\u0131rlaman\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda tutulmu\u015ftu. \u0130stedi\u011fi say\u0131da cariyeye sahip olabilecekti. Ayetin sonunu okuyal\u0131m: &#8220;Allah her \u015feyi g\u00f6zetleyicidir.&#8221;<\/p>\n<p>    Mesele bu g\u00f6zetlemeye ve bu g\u00f6zetimin alt\u0131nda bulunan duygusunun kalplerdeki g\u00fc\u00e7l\u00fcl\u00fck derecesine ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>    Hz. Ai\u015fe&#8217;nin verdi\u011fi bilgiye g\u00f6re Peygamberimizin e\u015flerinin say\u0131s\u0131n\u0131 ve kimliklerini donduran bu yasak O&#8217;nun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden \u00f6nce kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f ve kendisine s\u0131n\u0131rs\u0131z evlenme \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc tan\u0131nm\u0131\u015ft\u0131. Fakat s\u0131n\u0131rlaman\u0131n kalkmas\u0131na ra\u011fmen e\u015flerine ba\u015fka birini eklememi\u015f, yukarda say\u0131lan e\u015fleri &#8220;m\u00fc&#8217;minlerin anneleri&#8221; olarak kalm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>    Daha sonraki ayetlerde gerek Peygamberimizin sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda ve gerekse \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra m\u00fcsl\u00fcmanlar ile O&#8217;nun ailesi ve &#8220;m\u00fc&#8217;minlerin anneleri&#8221; olan e\u015fleri aras\u0131ndaki ili\u015fkileri d\u00fczenleyen a\u00e7\u0131klamalar g\u00fcndeme geliyor. Bu a\u00e7\u0131klamalarda o g\u00fcnk\u00fc toplumun somut bir olgusu sergileniyor. Bu olgu \u015fudur: Baz\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar ile hasta kalpli sap\u0131klar Peygamberimizi ailesi ve e\u015fleri konusunda rahats\u0131z ediyorlard\u0131. Okuyaca\u011f\u0131m\u0131z ayetlerde bu kimseler sert bir dille uyar\u0131l\u0131yor; davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n Allah kat\u0131nda ne kadar i\u011fren\u00e7 ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k oldu\u011funa dikkatleri \u00e7ekiliyor; kalplerindeki gizli hilelerin ve k\u00f6t\u00fc duygular\u0131n y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan bilindi\u011fi ger\u00e7e\u011fi ile tehdit ediliyorlar. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>   <strong> 53- &#8220;Ey inananlar! Peygamberin evlerine, yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lmaks\u0131z\u0131n vakitli vakitsiz girmeyin; fakat davet edilirseniz girin ve yemeyi yiyince da\u011f\u0131l\u0131n. Sohbet etmek i\u00e7in de gidip oturmay\u0131n. Bu haliniz peygamberi \u00fcz\u00fcyor, o da size bir \u015fey s\u00f6ylemeye \u00e7ekiniyordu. Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6ylemekten \u00e7ekinmez. Peygamber e\u015flerinden bir \u015fey isteyece\u011finizde onu perde arkas\u0131ndan isteyin. Bu sayede sizin kalplerinizde onlar\u0131n Kalplerde daha temiz kal\u0131r. Allah&#8217;\u0131n Peygamberini \u00fczmeniz ve O&#8217;ndan sonra e\u015flerini nikahlaman\u0131z asla caiz de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu Allah kat\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnaht\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>    54- &#8220;Bir \u015feyi a\u00e7\u0131klasan\u0131zda gizleseniz de Allah \u015f\u00fcphesiz hepsini bilir.<\/strong><\/p>\n<p>    Buhari&#8217;nin g\u00fcvenilir bir rivayet zincirine dayanarak bildirdi\u011fine g\u00f6re saha-bilerden Enes b. Malik \u015f\u00f6yle diyor:<\/p>\n<p>    &#8220;Peygamberimiz Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeynep ile evlenirken bir d\u00fc\u011f\u00fcn yeme\u011fi vermi\u015fti. Konuklar\u0131 yeme\u011fe ben \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131m. Bir grup konuk geliyor, yemek yiyip \u00e7\u0131k\u0131yor, arkas\u0131ndan ba\u015fka bir grup geliyor, onlar da yemek yiyip gidiyorlard\u0131. B\u00f6ylece yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lmad\u0131k hi\u00e7 kimse b\u0131rakmam\u0131\u015f, herkese yemek vermi\u015ftim. Bunun \u00fczerine Peygamberimize &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc, \u00e7a\u011f\u0131raca\u011f\u0131m ba\u015fka kimse kalmad\u0131&#8221; dedim. O da &#8220;\u00d6yleyse sofray\u0131 kald\u0131r\u0131n&#8221; dedi.<\/p>\n<p>    Bu arada \u00fc\u00e7 grup konuk evde kald\u0131, konu\u015fmaya dalm\u0131\u015flard\u0131. Peygamberimiz evden \u00e7\u0131k\u0131p Ay\u015fe&#8217;nin odas\u0131na gitti. `Sel\u00e2mun aleyk\u00fcm, ey e\u015fim, Allah&#8217;\u0131n rahmeti ve bereketi \u00fczerine olsun&#8217; dedi. Ay\u015fe de O&#8217;na `Allah&#8217;\u0131n selam\u0131 ve rahmeti senin de \u00fczerine olsun; ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc, yeni e\u015fini nas\u0131l buldun? Allah onu sana u\u011furlu etsin&#8217; diye kar\u015f\u0131l\u0131k verdi.<\/p>\n<p>    Arkas\u0131ndan di\u011fer e\u015flerinin odalar\u0131n\u0131 ziyaret etti. Hepsine Ay\u015fe&#8217;ye s\u00f6yledi\u011fi s\u00f6zleri s\u00f6yledi ve hepsinden Ay\u015fe&#8217;nin verdi\u011fi cevab\u0131n ayn\u0131s\u0131n\u0131 ald\u0131. Sonra d\u00f6n\u00fcp geldi. .\u0130\u00e7eri girdi\u011finde o \u00fc\u00e7 grup hala evdeydi ve konu\u015fmaya devam ediyorlard\u0131. Peygamberimiz son derece \u00e7ekingen ve utanga\u00e7 bir insand\u0131. Bu y\u00fczden geri d\u00f6nerek tekrar Ay\u015fe&#8217;nin odas\u0131na gitti. Bir s\u00fcre sonra ya ben ya da bir ba\u015fkas\u0131 konuklar\u0131n gittiklerini kendisine haber verince eve d\u00f6nd\u00fc. Kap\u0131dan girmek \u00fczere bir ad\u0131m\u0131n\u0131 e\u015fikten i\u00e7eri atm\u0131\u015f, \u00f6b\u00fcr aya\u011f\u0131 hen\u00fcz d\u0131\u015fardayken aram\u0131za perde gerildi ve tam o s\u0131rada `hicap&#8217; ayeti indi.&#8221;<\/p>\n<p>    Az \u00f6nce okudu\u011fumuz iki ayet, evlere girip \u00e7\u0131kmaya ili\u015fkin baz\u0131 edep kurallar\u0131n\u0131 i\u00e7eriyor. Cahiliye d\u00f6nemi araplar\u0131n\u0131n bu kurallardan haberleri yoktu. Peygamberimizin evine girerken bile bu t\u00fcr kurallar g\u00f6zetmiyorlard\u0131. Halk, birbirlerinin evlerine, sahiplerinden izin almadan giriyordu. Nur suresinin izin alarak evlere girilmesi gerekti\u011fi yolundaki ayetlerini a\u00e7\u0131klarken bu konuya de\u011finmi\u015ftik.<\/p>\n<p>    Bu pervas\u0131zl\u0131k Peygamberimizin evlerine girerken daha \u00e7ok kendini g\u00f6steriyordu. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu evler halk i\u00e7in g\u00f6kten inen bilgi ve hikmetin merkezleri haline gelmi\u015flerdi. Bu y\u00fczden baz\u0131 araplar Peygamberimizin evlerine ulu-orta giriyorlar, ocakta yemek oldu\u011funu g\u00f6rd\u00fcklerinde davet edilmeyi beklemeden yeme\u011fe kal\u0131yorlard\u0131. Baz\u0131lar\u0131 yemekten sonra da oturmaya devam ederek aralar\u0131nda konu\u015fmaya dal\u0131yorlard\u0131. Bunu davet edilerek gelenler gibi \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131z olarak eve dalanlar da yap\u0131yorlard\u0131. B\u00f6yle yaparken Peygamberimizi ve ailesini rahats\u0131z ettiklerini hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyorlard\u0131.<\/p>\n<p>    Nitekim elimizdeki bilgiye g\u00f6re yukarda s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz o \u00fc\u00e7 grup d\u00fc\u011f\u00fcn yeme\u011finden sonra sohbete dald\u0131klar\u0131nda evin yeni gelini, yani Cah\u015f k\u0131z\u0131 Zeynep y\u00fcz\u00fcn\u00fc duvara d\u00f6n\u00fcp oturmak zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131. Peygamberimiz ise bu s\u0131k\u0131c\u0131 konuklar\u0131n\u0131 uyarmaktan utan\u0131yordu; ziyaret\u00e7ilerini g\u00fccendirmekten, utand\u0131rmaktan \u00e7ekiniyordu. O kadar utanga\u00e7t\u0131. Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah, O&#8217;nun yerine ger\u00e7e\u011fi o kaba konuklar\u0131n y\u00fczlerine vurmak gere\u011fini duymu\u015ftu. \u00c7\u00fcnk\u00fc;<\/p>\n<p>    &#8220;Allah ger\u00e7e\u011fi s\u00f6ylemekten \u00e7ekinmez.&#8221;<\/p>\n<p>    Nitekim kad\u0131n-erkek ili\u015fkileri konusundaki engin duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile tan\u0131nan Hz. \u00d6mer, Peygamberimize dokunulmazl\u0131\u011f\u0131 ve kad\u0131n giyimini disipline ba\u011flamay\u0131 \u00f6neriyor ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu yolda emir vermesini diliyordu. Sonunda bu konuyu \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flayan ayetler inince Hz. \u00d6mer&#8217;in \u00f6nerisi kabul edilmi\u015f, duyarl\u0131\u011f\u0131 tatmin edilmi\u015f oldu.<\/p>\n<p>    Buhari&#8217;nin g\u00fcvenilir bir rivayet zincirine dayanarak bildirdi\u011fine g\u00f6re sahabilerden Enes b. Mal\u0131k bu konuda \u015f\u00f6yle diyor:<\/p>\n<p>    &#8220;Bir defas\u0131nda \u00d6mer, Peygamberimize `Ey Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc, senin evlerine iyi-k\u00f6t\u00fc herkes giriyor. M\u00fc&#8217;minlerin annelerine (e\u015flerinize) \u00f6rt\u00fcnmelerini emretsen &#8221; daha iyi olmaz m\u0131?&#8217; Bunun \u00fczerine \u00f6rt\u00fcnmeye ili\u015fkin ayet indi.<\/p>\n<p>    Bu s\u0131rada inen ayetlerin birincisi insanlara, o g\u00fcn\u00fcn araplar\u0131na \u015funlar\u0131 \u00f6\u011fretiyor: Peygamberin evlerine izinsiz girmemelidirler. E\u011fer yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131l\u0131 iseler bu \u00e7a\u011fr\u0131ya cevap vereceklerdir. Fakat yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lmad\u0131klar\u0131 halde oturup ocaktaki yeme\u011fin pi\u015fmesini beklememelidirler! Yemekten sonra \u00e7\u0131k\u0131p gitmeli, evde kal\u0131p gevezeli\u011fe dalmamal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>    G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n da, bir \u00e7oklar\u0131n\u0131n ihmal etti\u011fi, bu edep kurallar\u0131na \u015fiddetle ihtiya\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde yeme\u011fe \u00e7a\u011fr\u0131lan baz\u0131 konuklar\u0131n yemekten sonra evde kalarak gevezeli\u011fe dald\u0131klar\u0131 g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Hatta bu gevezelik yemek masas\u0131nda s\u00fcrd\u00fcr\u00fcl\u00fcr. E\u011fer ev halk\u0131 islam edebinin baz\u0131 kal\u0131nt\u0131lar\u0131n\u0131 hala ki\u015filiklerinde ta\u015f\u0131yan kimselerse s\u0131k\u0131nt\u0131dan patlayacak gibi olurlar. Fakat pi\u015fkin konuklar dald\u0131klar\u0131 gevezeliklerini hararetle s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler, evdekilerin tedirginlikleri hi\u00e7 umurlar\u0131nda bile de\u011fildir. \u0130slam\u0131n edep kurallar\u0131 her duruma cevap verir, her ihtiyac\u0131 kar\u015f\u0131lar. Yeter ki, y\u00fcce Allah&#8217;tan gelen bu tutarl\u0131 kurallara uyal\u0131m.<\/p>\n<p>    Ayetin ortalar\u0131nda Peygamberimizin e\u015fleri ile yabanc\u0131 erkekler aras\u0131nda bir perde bulunmas\u0131 gerekti\u011fi belirtiliyor. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Peygamber e\u015flerinden bir \u015fey istedi\u011finizde onu perde arkas\u0131ndan isteyiniz.&#8221;<\/p>\n<p>    Ayetin devam\u0131nda b\u00f6yle bir perdenin bulunmas\u0131n\u0131n her iki taraf\u0131n kalplerinin temiz kalmas\u0131na yarayaca\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Bu sayede sizin kalpleriniz de onlar\u0131n kalpleri de daha temiz kal\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>    \u00d6yleyse hi\u00e7 kimse ortaya \u00e7\u0131k\u0131p da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyurdu\u011funun tersini s\u00f6ylemesin. \u015eu t\u00fcr s\u00f6zleri kasdediyorum: Kad\u0131nlar ile erkeklerin bir arada bulunmalar\u0131, perdesiz ve &#8220;\u00f6rt\u00fcnme&#8221;siz bir arada ya\u015famalar\u0131, birbirleri ile serbest\u00e7e konu\u015fmalar\u0131, bulu\u015fmalar\u0131, oturup kalkmalar\u0131, birlikte \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 daha iyidir. B\u00f6yle olunca kar\u015f\u0131t cinslerin kalpleri temiz olur, i\u00e7lerinden k\u00f6t\u00fcl\u00fck ge\u00e7mez, bast\u0131r\u0131lm\u0131\u015f cinsel duygular kanalize olur; kar\u015f\u0131t cinsler birbirlerine kar\u015f\u0131 terbiyeli ve nazik olurlar, davran\u0131\u015flar\u0131 incelir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kimi zavall\u0131, nasipsiz, kendini bilmez ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kullar\u0131 s\u0131k s\u0131k b\u00f6yle laflar ederler.<\/p>\n<p>    \u0130\u015fte onlar i\u00e7in s\u00f6yl\u00fcyorum. Y\u00fcce Allah &#8220;Peygamber e\u015flerinden bir \u015fey isterken onu perde gerisinden isteyiniz. Bu sayede sizin kalpleriniz de, onlar\u0131n kalpleri de daha temiz olur&#8221; diye buyururken hi\u00e7 kimse kalk\u0131p da bunun tersini s\u00f6ylemesin.<\/p>\n<p>    Hem y\u00fcce Allah bu s\u00f6zleri &#8220;m\u00fc&#8217;minlerin anneleri&#8221; olan temiz Peygamber e\u015fleri ile Peygamberin arkada\u015flar\u0131 olan ilk m\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in, yani hi\u00e7 kimsenin boy \u00f6l\u00e7\u00fc\u015fmeye kalk\u0131\u015famayaca\u011f\u0131 derecede se\u00e7kin insanlar i\u00e7in s\u00f6yl\u00fcyor. E\u011fer y\u00fcce Allah bir konuda bir \u015fey der de O&#8217;nun kullar\u0131ndan biri ayn\u0131 konuda ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylerse s\u00f6z, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fcd\u00fcr ve di\u011fer herkesin s\u00f6z\u00fc bo\u015ftur. Bu t\u00fcrden bir kul s\u00f6z\u00fcn\u00fc hi\u00e7 kimse a\u011fz\u0131na almaya kalk\u0131\u015fmaz. \u0130nsanlar\u0131n bu t\u00fcr sa\u00e7ma s\u00f6zleri a\u011f\u0131zlar\u0131na alabilmeleri i\u00e7in \u00f6l\u00fcml\u00fc kullar\u0131n, insan psikolojisini bu kullar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn yarat\u0131c\u0131s\u0131 olan, \u00f6l\u00fcms\u00fcz Allah&#8217;tan daha iyi bildiklerini iddia etmeleri gerekir.<\/p>\n<p>    Oysa elle tutulur, somut ger\u00e7ek y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n do\u011fru, buna kar\u015f\u0131l\u0131k y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyru\u011fu ile \u00e7eli\u015fen s\u00f6zleri s\u00f6yleyenlerin yalan s\u00f6ylediklerini hayk\u0131r\u0131yor. G\u00fcn\u00fcm\u00fczde d\u00fcnyan\u0131n her taraf\u0131nda ya\u015fanan tecr\u00fcbeler bu s\u00f6zlerimizi do\u011frulamaktad\u0131r. S\u0131n\u0131rs\u0131z &#8220;karma-hayat&#8221; d\u00fczeninin egemen oldu\u011fu \u00fclkelerde g\u00f6r\u00fclen ahl\u00e2k bunal\u0131m\u0131 bu s\u00f6zlerimizin en kesin, en a\u00e7\u0131k kan\u0131t\u0131d\u0131r. &#8220;Karma.-hayat&#8221; d\u00fczeninin en i\u011fren\u00e7 meyvalar\u0131n\u0131 dev\u015firen Amerika, bu t\u00fcr \u00fclkelerin en ba\u015f\u0131nda gelir.<\/p>\n<p>    Evet, ayette a\u00e7\u0131klan\u0131yor ki, Peygamber&#8217;in evlerine gelen konuklar\u0131n \u00e7a\u011fr\u0131l\u0131 olmad\u0131klar\u0131 halde yeme\u011fin pi\u015fmesini beklemeleri ve yemekten sonra da evde kalarak sohbete dalmalar\u0131 O&#8217;nu rahats\u0131z ediyor, fakat a\u015f\u0131r\u0131 nazikli\u011finden dolay\u0131 onlara bir \u015fey diyemiyor. Ayetin sonunda da m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Peygamberi rahats\u0131z etmemeleri ve \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra O&#8217;nun e\u015fleri ile evlenmemeleri gerekti\u011fi belirtiliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;nun e\u015fleri m\u00fc&#8217;minlerin anneleri gibidirler. Peygamber ile bu kad\u0131nlar aras\u0131ndaki \u00f6zel konum, O&#8217;nun \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra onlarla hi\u00e7 kimsenin evlenmemesini gerektirir. O ailenin dokunulmazl\u0131\u011f\u0131, sayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 ve ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 konumu ancak bu \u015fekilde g\u00f6zetilmi\u015f olur. Okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8220;Allah&#8217;\u0131n Peygamberini \u00fczmeniz ve O&#8217;ndan sonra e\u015flerini nikahlaman\u0131z asla caiz de\u011fildir&#8221;<\/p>\n<p>    Elimizdeki bilgilere g\u00f6re m\u00fcnaf\u0131klardan biri Hz. Ay\u015fe ile evlenebilmek i\u00e7in Peygamberimizin \u00f6lmesini bekliyormu\u015f! Ayetin sonunu okuyoruz:<\/p>\n<p>    &#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, Allah kat\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcnaht\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>    Herhangi bir hareketin y\u00fcce Allah kat\u0131nda &#8220;b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah&#8221; say\u0131lmas\u0131ndan daha korkun\u00e7 bir \u015fey d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir mi?<\/p>\n<p>    Fakat bu korkun\u00e7 uyar\u0131 ile yetinilmiyor, buna yine ayn\u0131 derecede korkun\u00e7 bir tehdit ekleniyor. Okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>    &#8220;Bir \u015feyi a\u00e7\u0131klasan\u0131z da, gizli tutsan\u0131z da, hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah her \u015feyi bilir.&#8221; Demek ki, bu mesele ile do\u011frudan do\u011fruya y\u00fcce Allah ilgileniyor. O gizli a\u00e7\u0131k b\u00fct\u00fcn duygular\u0131 bilir. B\u00fct\u00fcn d\u00fc\u015f\u00fcncelerden, b\u00fct\u00fcn gizli niyetlerden haberdard\u0131r. Bu mesele O&#8217;nun i\u00e7in son derece \u00f6nemlidir. \u0130steyen O&#8217;nun bu konudaki buyru\u011funu \u00e7i\u011fnesin. O zaman O&#8217;nun son derece korkun\u00e7 ve mahvedici darbesinin alt\u0131nda ezilir.<\/p>\n<p>    Bu uyar\u0131c\u0131 ve tehdidi izleyen ayette Peygamber e\u015flerinin hangi erkeklerin kar\u015f\u0131s\u0131na saklanma kayg\u0131s\u0131 ta\u015f\u0131madan \u00e7\u0131kabilecekleri a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Okuyoruz:<\/p>\n<p><strong>55- &#8220;Onlara (Peygamber han\u0131mlar\u0131na); babalar\u0131, o\u011fullar\u0131, erkek karde\u015fleri, erkek karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, k\u0131z karde\u015flerinin o\u011fullar\u0131, hizmet\u00e7i kad\u0131nlar\u0131 ve cariyeleri hakk\u0131nda bir g\u00fcnah yoktur. Ey Peygamber han\u0131mlar\u0131, Allah&#8217;tan korkun, \u015f\u00fcphesiz Allah, her \u015feyi g\u00f6rmektedir.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Burada say\u0131lan erkekler ile s\u0131k\u0131ca \u00f6rt\u00fcnmeden g\u00f6r\u00fc\u015fmek b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlara serbest b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Acaba sadece Peygamberimizin e\u015flerine seslenen bu \u00f6zel ayet mi, yoksa Nur suresindeki t\u00fcm m\u00fcsl\u00fcman kad\u0131nlara seslenen genel h\u00fck\u00fcml\u00fc ayet mi daha \u00f6nce indi? Bunu belirleyemedim. Herhalde h\u00fck\u00fcm \u00f6nce Peygamber e\u015flerine \u00f6zg\u00fc idi de sonra genellik kazand\u0131. Bu ihtimal, s\u00f6z konusu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn niteli\u011fine daha uygun d\u00fc\u015fer.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;Ey Peygamber e\u015fleri, Allah&#8217;tan korkunuz, \u015f\u00fcphesiz Allah her \u015feyi g\u00f6rmektedir&#8221; diyerek bu direktif ile Allah korkusu aras\u0131nda ba\u011f kurmas\u0131, O&#8217;nun her \u015feyden haberdar oldu\u011funu hat\u0131rlatmas\u0131, dikkatlerimizden ka\u00e7mamal\u0131d\u0131r. Allah korkusu, Allah denetimi b\u00f6ylesine duyarl\u0131 noktalarda s\u00fcrekli olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kar\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah korkusu ilk ve son g\u00fcvencedir. Bu duygu kalplerin g\u00f6z a\u00e7t\u0131rmak ve g\u00f6zlerini k\u0131rpmaz, uyan\u0131k g\u00f6zetleyicisidir.<\/p>\n<p>Ayetlerin devam\u0131nda Peygamberimizi, gerek \u015fahs\u0131 ve gerekse ailesi ile ilgili olarak \u00fczenlere, rahats\u0131z edenlere y\u00f6nelik uyar\u0131lar ve \u00e7irkin davran\u0131\u015flar\u0131na d\u00f6n\u00fck k\u0131namalar yineleniyor. Bu uyar\u0131lar iki yoldan yap\u0131l\u0131yor: Birinci yolunda Peygamberimiz \u00f6v\u00fcl\u00fcyor, gerek y\u00fcce Allah kat\u0131ndaki gerekse y\u00fcceler alemi nezdindeki itibar\u0131 konumu vurgulan\u0131yor. \u00d6b\u00fcr uyar\u0131 t\u00fcr\u00fcnde Peygamberimizi \u00fczmenin, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 \u00fczmek anlam\u0131na geldi\u011fi, bunun Allah kat\u0131ndaki cezas\u0131n\u0131n da d\u00fcnyada ve ahirette O&#8217;nun rahmetinden kovulmak ve bu \u00e7irkin i\u015fe denk d\u00fc\u015fecek bir azaba \u00e7arp\u0131lmak oldu\u011fu belirtiliyor. Okuyoruz:<\/p>\n<p><strong>56- &#8220;\u015e\u00fcphesiz Allah ve melekleri Peygamberi \u00f6verler Ey inananlar! siz de O&#8217;nu \u00f6v\u00fcn, O&#8217;na salat ve selam getirin.&#8221;<\/p>\n<p>57- `Allah&#8217;\u0131 ve Peygamberini inciltenlere, Allah, d\u00fcnyada da ahirette de lanet eder; onlar i\u00e7in al\u00e7alt\u0131c\u0131 bir azab haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Ayetin orijinalinde Allah&#8217;\u0131n ve meleklerin, Peygamberimize &#8220;sel\u00e2t&#8221; ettikleri belirtiliyor. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, Peygamberimize &#8220;sel\u00e2t&#8221; etmesi, O&#8217;nu y\u00fcceler aleminde \u00f6vg\u00fc ile anmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Meleklerin O&#8217;na &#8220;sel\u00e2t&#8221; etmeleri de Allah kat\u0131nda O&#8217;nun i\u00e7in dua etmeleri demektir.<\/p>\n<p>Aman Allah&#8217;\u0131m, bu ne eri\u015filmez derece! Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, Peygamberimize y\u00f6nelik \u00f6vg\u00fcs\u00fcn\u00fc b\u00fct\u00fcn evren tekrarl\u0131yor. Bu \u00f6vg\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn evrene yay\u0131l\u0131yor. Evrenin b\u00fct\u00fcn par\u00e7alar\u0131 bu \u00f6vg\u00fcye yine ayn\u0131 \u00f6vg\u00fc ile cevap veriyor. Bu ezeli, ebedi, s\u00fcrekli ve kesintisiz \u00f6vg\u00fc evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn \u00f6z\u00fcne siniyor. Bu nimetten, bu onurdan sonra art\u0131k ba\u015fka bir nimet ve onur d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ve meleklerin &#8220;sel\u00e2t-\u00fc selam&#8221;\u0131ndan sonra art\u0131k insanlar\u0131n &#8220;sel\u00e2t-\u00fc selam&#8221;\u0131n\u0131n ne yeri olabilir? Fakat y\u00fcce Allah, m\u00fc&#8217;minlerin Peygamberimize y\u00f6nelik &#8220;sel\u00e2t-\u00fc selam&#8221;lar\u0131n\u0131 kendi &#8220;sel\u00e2t-\u00fc selam&#8221;\u0131 ile yan yana getirerek onlar\u0131 \u015fereflendirmek; onlar\u0131, bu yoldan y\u00fcce, ezeli ve onur verici ufuklara y\u00fckseltmek istemi\u015ftir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu \u00f6vg\u00fcs\u00fcn\u00fcn \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda insanlar\u0131n Peygamberimizi \u00fczmeleri, rahats\u0131z etmeleri son derece \u00e7irkin, a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k, i\u011fren\u00e7 ve l\u00e2netlik bir davran\u0131\u015f olarak biliniyor. Ayeti bir kere daha okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131 ve Peygamberini incitenlere Allah, d\u00fcnyada da ahirette de l\u00e2net eder onlar\u0131 al\u00e7alt\u0131c\u0131 bir azap beklemektedir.&#8221;<\/p>\n<p>Peygamberimizi incitmenin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 incitmek demek olmas\u0131 ve bu \u00e7irkin eylemin O&#8217;nun kullar\u0131nca, O&#8217;nun zavall\u0131 yarat\u0131klar\u0131nca i\u015flenmi\u015f olmas\u0131 eylemin i\u011fren\u00e7li\u011fini kat kat artt\u0131rmaktad\u0131r. Ger\u00e7ekte bu zavall\u0131lar y\u00fcce Allah`\u0131 incitemezler, b\u00f6yle bir i\u015fe elleri ermez. Fakat bu ifade, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, Peygamberinin incitilmesinden kaynaklanan duyarl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 dile getiriyor. Bu incitme sanki y\u00fcce zat\u0131na y\u00f6nelik bir incitmedir. Ne kadar i\u011fren\u00e7, ne kadar \u00e7irkin, ne kadar y\u00fcz k\u0131zart\u0131c\u0131!<\/p>\n<p>Bir sonraki ayette erkek-kad\u0131n b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlere y\u00f6nelik &#8220;incitme&#8221; eylemleri de k\u0131nan\u0131yor. M\u00fcmin erkeklere ya da kad\u0131nlara iftira atanlar, onlara i\u015flemedikleri su\u00e7lar\u0131 yak\u0131\u015ft\u0131ranlar, uydurma kusurlarla onlar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrmeye kalk\u0131\u015fanlar azarlan\u0131yor. Okuyoruz:<br \/>\n<strong>58- &#8220;M\u00fc&#8217;min erkek ve kad\u0131nlar\u0131, yapmad\u0131klar\u0131 bir \u015feyle su\u00e7lay\u0131p inciltenler, iftira etmi\u015f ve apa\u00e7\u0131k bir g\u00fcnah y\u00fcklenmi\u015f olurlar.&#8221;<br \/>\n<\/strong><br \/>\nAzar\u0131n tonundaki bu a\u011f\u0131rl\u0131ktan \u015funu anl\u0131yoruz: O g\u00fcnlerin Medine&#8217;sinde erkek ve kad\u0131n m\u00fcminlere kar\u015f\u0131 entrikalar \u00e7evirmeyi, \u00e7irkin s\u00f6ylentiler yayarak onlar\u0131n adlar\u0131n\u0131 karalamay\u0131, ba\u015flar\u0131na \u00e7orap \u00f6rmeyi, onlar\u0131 as\u0131ls\u0131z su\u00e7larla su\u00e7lamay\u0131 i\u015f edinen bir grup vard\u0131. Asl\u0131nda bu k\u00f6t\u00fc e\u011filim her zaman ve her yerde yayg\u0131nd\u0131r. Yani m\u00fcmin erkekler ve m\u00fcmin kad\u0131nlar, her toplumda k\u00f6t\u00fc niyetli sap\u0131klar\u0131n, m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n ve hasta kalplilerin s\u00fcrekli entrikalar\u0131 ile y\u00fcz y\u00fczedirler. Y\u00fcce Allah, burada onlar ad\u0131na bu entrikalara cevap veriyor; m\u00fcminlerin d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n al\u0131nlar\u0131na su\u00e7luluk ve iftirac\u0131l\u0131k damgas\u0131n\u0131 vuruyor. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz en do\u011fru s\u00f6z O&#8217;nun s\u00f6z\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Daha sonra y\u00fcce Allah Peygamberimize e\u015flerine, k\u0131zlar\u0131na ve b\u00fct\u00fcn m\u00fcmin kad\u0131nlara \u00f6zel i\u015fleri i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda t\u00fcm v\u00fccutlar\u0131n\u0131, ba\u015flar\u0131n\u0131 ve gerdanlar\u0131n\u0131 bol bir \u00f6rt\u00fc ile s\u0131k\u0131ca \u00f6rtmelerini s\u00f6ylemeyi emrediyor. Bu k\u0131l\u0131k edepli kad\u0131nlar\u0131 edepsizlerden ay\u0131racak ve edepli kad\u0131nlar\u0131 k\u00f6t\u00fc ama\u00e7la erkeklerin sata\u015fma giri\u015fimlerinden koruyacakt\u0131r. Namuslu kad\u0131nlar\u0131n k\u0131l\u0131klar\u0131 ile belli olmalar\u0131 ve a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131l\u0131klar\u0131 sata\u015facak kad\u0131n arayan kad\u0131n avc\u0131lar\u0131n\u0131 utand\u0131racak cayd\u0131racakt\u0131r. Okuyoruz:<\/p>\n<p>59- &#8220;Ey Peygamber! Han\u0131mlar\u0131na, k\u0131zlar\u0131na ve m\u00fcminlerin kad\u0131nlar\u0131na s\u00f6yle: Bir ihtiya\u00e7 i\u00e7in d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda \u00f6rt\u00fclerini \u00fcstlerine als\u0131nlar, v\u00fccutlar\u0131n\u0131 \u00f6rts\u00fcnler. Bu onlar\u0131n h\u00fcr ve namuslu bilinmelerini ve bundan dolay\u0131 inciltilmemelerini daha iyi sa\u011flar. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir.&#8221;<\/p>\n<p>Tefsir bilgini bu ayeti a\u00e7\u0131klarken \u015f\u00f6yle diyor: O y\u0131llarda Medine&#8217;de baz\u0131 ahl\u00e2ks\u0131z erkekler vard\u0131. Bunlar gece karanl\u0131k bas\u0131nca Medine sokaklar\u0131na \u00e7\u0131kar, kad\u0131nlara sata\u015f\u0131rlard\u0131. O y\u0131llar\u0131n Medine evleri dar ve basitti. Bu y\u00fczden gece olunca kad\u0131nlar abdest bozmak amac\u0131 ile d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131karlard\u0131. S\u00f6z\u00fc ge\u00e7en ahl\u00e2ks\u0131z erkekler de bunu kollarlard\u0131. S\u0131k\u0131 \u00f6rt\u00fcnm\u00fc\u015f kad\u0131n g\u00f6r\u00fcnce &#8220;bu k\u00f6le olmayan, \u00f6zg\u00fcr bir kad\u0131nd\u0131r&#8221; diyerek ondan uzak dururlard\u0131. Fakat s\u0131k\u0131ca giyinmemi\u015f kad\u0131n g\u00f6rd\u00fcklerinde &#8220;bu k\u00f6ledir&#8221; diyerek \u00fczerine \u00e7ullan\u0131rlard\u0131.<\/p>\n<p>Bir ba\u015fka tefsir bilgini olan M\u00fccahid de bu ayeti a\u00e7\u0131klarken \u015funlar\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor: Kad\u0131nlar bol \u00f6rt\u00fcye b\u00fcr\u00fcnerek k\u00f6le olmad\u0131klar\u0131n\u0131, \u00f6zg\u00fcr kad\u0131nlar olduklar\u0131n\u0131 belli ederler. \u00d6yle olunca ahl\u00e2ks\u0131z kad\u0131n avc\u0131lar\u0131 onlara sark\u0131nt\u0131l\u0131k etmez, kimlikleri konusunda ku\u015fkuya d\u00fc\u015fmezdi. Ayetin sonunda &#8220;Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok esirgeyendir&#8221; buyuruluyor. Yani kad\u0131nlar\u0131n cahiliye d\u00f6neminde bu s\u0131k\u0131 \u00f6rt\u00fcnme kural\u0131na uymamaktan do\u011fan kusurlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc o d\u00f6nemde bu kural\u0131 bilmiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bu ayetlerde arap toplumunu ahl\u00e2ks\u0131zl\u0131klardan ar\u0131nd\u0131rma u\u011fruna harcanan s\u00fcrekli \u00e7abay\u0131, b\u00fct\u00fcn fitne ve anar\u015fi sebeplerini ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in yap\u0131lan s\u0131k\u0131 telkinleri, fitnenin ve anar\u015finin alan\u0131n\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu kadar daraltmak i\u00e7in g\u00f6sterilen \u00f6zeni g\u00f6r\u00fcyoruz. Ama\u00e7 islam geleneklerini topluma tam anlam\u0131 ile yerle\u015ftirmek, egemen k\u0131lmakt\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6l\u00fcm\u00fcn sonunda m\u00fcsl\u00fcman toplum aras\u0131nda birli\u011fi sars\u0131c\u0131 dedikodular yayan m\u00fcnaf\u0131klara, hasta ruhlu kimselere ve bozgunculara y\u00f6nelik bir tehdit ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Bu kesin ifadeli, sert tehdidin i\u00e7eri\u011fi \u015fudur: E\u011fer bu bozguncular bu k\u00f6t\u00fc tutumlar\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmezlerse, m\u00fcmin erkek ve kad\u0131nlar\u0131 rahats\u0131z etmek-ten ve toplumsal huzuru bozmaktan vazge\u00e7mezlerse Peygamberin sert \u00f6nlemleri ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kalacaklard\u0131r. Daha \u00f6nce yahudilere uygulad\u0131\u011f\u0131 sert \u00f6nlemleri onlar hakk\u0131nda da y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyacakt\u0131r. A\u00e7\u0131k\u00e7as\u0131 onlar\u0131 Medine&#8217;den s\u00fcrerek \u015fehrin havas\u0131n\u0131 pisliklerinden ar\u0131nd\u0131racakt\u0131r. Bu ama\u00e7la can dokunulmazl\u0131klar\u0131 kalkacak, nerede yakalan\u0131rlarsa \u00f6ld\u00fcr\u00fcleceklerdir. Bu \u00f6nlemler, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yasas\u0131n\u0131n gere\u011fi idi. Daha \u00f6nce Peygamber eli ile yahudiler hakk\u0131nda uyguland\u0131\u011f\u0131 gibi vaktiyle toplumlar\u0131n\u0131n huzurunu bozan di\u011fer k\u00f6t\u00fcl\u00fck d\u00fc\u015fk\u00fcnlerine de uygulanm\u0131\u015ft\u0131<br \/>\n<strong><br \/>\n    60- &#8220;\u0130ki y\u00fczl\u00fcler, kalplerinizde fesat bulunanlar, \u015fehirde bozguncu haberler yayanlar, e\u011fer bundan vazge\u00e7mezlerse, andolsun ki seni onlarla m\u00fccadeleye davet ederiz; sonra \u00e7evrende az bir zamandan fazla kalamazlar.&#8221;<\/p>\n<p>    61- &#8220;Lanetlenmi\u015f olarak, nerede bulunurlarsa yakalan\u0131r ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcl\u00fcrler.&#8221;<\/p>\n<p>    62- &#8220;Allah&#8217;\u0131n ge\u00e7mi\u015f milletlere uygulad\u0131\u011f\u0131 yasa budur ve Allah&#8217;\u0131n yasas\u0131nda bir de\u011fi\u015fme bulamazs\u0131n.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    Bu kesin s\u00f6zl\u00fc ve sert tehditten, yahudi k\u00f6kenli Beni Kureyze kabilesinin s\u00fcr\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcnden sonra m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n Medine&#8217;de ne kadar g\u00fc\u00e7lendiklerini, islam devletinin kent \u00fczerindeki egemenli\u011finin ne kadar peki\u015fti\u011fini anl\u0131yoruz. Bu kesin egemenli\u011fin do\u011fal sonucu olarak m\u00fcnaf\u0131klar kuytu k\u00f6\u015felere \u00e7ekilmek zorunda kalm\u0131\u015flard\u0131. Sadece gizli komplolar d\u00fczenleyebiliyorlar, a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kmaya cesaret edemiyorlard\u0131. S\u00fcrekli tehdidin ve korkunun solu\u011funu enselerinde hissediyorlard\u0131.<\/p>\n<p>    Surenin bu son b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde insanlar\u0131n k\u0131yametin ne zaman kapaca\u011f\u0131na ili\u015fkin Peygamber efendimize y\u00f6nelttikleri sorular\u0131, i\u015fi alaya alarak k\u0131yametin bir an \u00f6nce kopmas\u0131n\u0131 istemeleri ve bu konudaki ku\u015fkular\u0131 s\u00f6z konusu ediliyor. Bu soruya verilen cevapta meselenin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 ilgilendirdi\u011fi vurgulan\u0131yor. Bunun yan\u0131 s\u0131ra k\u0131yametin yak\u0131n oldu\u011fu ve onlar\u0131 fark\u0131nda olmadan ans\u0131z\u0131n yakalama ihtimalinin \u00e7ok y\u00fcksek oldu\u011fu belirtilerek sak\u0131nd\u0131r\u0131l\u0131yorlar. Ard\u0131ndan surenin ak\u0131\u015f\u0131 bir k\u0131yamet sahnesini sunuyor ki, k\u0131yametin bir an \u00f6nce kopmas\u0131n\u0131 isteyenler i\u00e7in pek de sevindirici de\u011fil. O g\u00fcn y\u00fczleri cehennem ate\u015finde evirilip \u00e7evriliyor. O g\u00fcn d\u00fcnyadayken Allah&#8217;a ve Peygamberine uymad\u0131klar\u0131na pi\u015fman oluyorlar. O g\u00fcn d\u00fcnyadaki \u00f6nderlerinin ve b\u00fcy\u00fcklerinin iki kat azaba \u00e7arpt\u0131r\u0131lmalar\u0131n\u0131 istiyorlar. Bu sahne hi\u00e7 kimsenin bir an \u00f6nce ger\u00e7ekle\u015fmesini isteyemeyece\u011fi korkun\u00e7 bir sahnedir. Sonra surenin ak\u0131\u015f\u0131 onlar\u0131 bu k\u0131yamet sahnesinden al\u0131p tekrar \u015fu yery\u00fcz\u00fcne getiriyor. Bu d\u00f6nd\u00fcrme ile g\u00fcd\u00fclen ama\u00e7, m\u00fcminlerin Hz. Musa&#8217;ya eziyet eden, ona -daha sonra y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n su\u00e7suzlu\u011funu ortaya koydu\u011fu- \u00e7e\u015fitli su\u00e7lamalarda bulunan \u0130srailo\u011fullar\u0131 gibi davranmaktan sak\u0131nd\u0131rmakt\u0131r. -\u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, bu sak\u0131nd\u0131rma fiilen ya\u015fanm\u0131\u015f bir olaya kar\u015f\u0131l\u0131k olmu\u015ftur. Belki de baz\u0131lar\u0131n\u0131n Peygamberimizin arap gelene\u011fine ters d\u00fc\u015ferek evlatl\u0131\u011f\u0131n\u0131n bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 Zeynep&#8217;le evlenmesi hakk\u0131nda ileri geri konu\u015fmalar\u0131d\u0131r s\u00f6z konusu olan-. Bunun yan\u0131 s\u0131ra surenin ak\u0131\u015f\u0131 m\u00fcminleri, dedikodu yapmaktan, birini ay\u0131plamaktan uzak yap\u0131c\u0131, do\u011fru s\u00f6z s\u00f6ylemeye \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n i\u015flerini iyile\u015ftirmesinin, g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131n buna ba\u011fl\u0131 oldu\u011funu vurguluyor. Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat etmeye te\u015fvik ederek, buna kar\u015f\u0131l\u0131k olarak kendileri i\u00e7in haz\u0131r bekletilen b\u00fcy\u00fck l\u00fctuf hat\u0131rlat\u0131yor.<\/p>\n<p>    Sure derin etkili ve \u00fcrpertici bir mesajla son buluyor. G\u00f6klerin, yerin ve da\u011flar\u0131n y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131, buna kar\u015f\u0131n insan\u0131n y\u00fcklendi\u011fi bu b\u00fcy\u00fck, bu deh\u015fet verici, bu a\u011f\u0131r emanete ili\u015fkin bir mesajla noktalan\u0131yor. Bu y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, verilecek kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n amele g\u00f6re d\u00fczenlenmesine ili\u015fkin plan\u0131n\u0131n tamamlanmas\u0131 ve insan\u0131n kendi iste\u011fiyle se\u00e7ti\u011fi ve tercih etti\u011fi \u015feylerden dolay\u0131 sorguya \u00e7ekilmesi amac\u0131na y\u00f6neliktir. &#8220;Allah m\u00fcnaf\u0131k erkeklere ve m\u00fcnaf\u0131k kad\u0131nlara, m\u00fc\u015frik erkeklere ve m\u00fc\u015frik kad\u0131nlara azap etsin; m\u00fc&#8217;min erkeklerin ve m\u00fc&#8217;min kad\u0131nlar\u0131n tevbesini kabul etsin. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok merhamet edendir.&#8221; (Ahzab Suresi, 73)<\/p>\n<p>    Peygamber efendimizin uzun uzun anlatt\u0131\u011f\u0131; uzun s\u00fcre korkuttu\u011fu ve Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in okuyan ki\u015finin adeta g\u00f6rebilece\u011fi \u015fekilde sahnelerini anlatt\u0131\u011f\u0131 k\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131n\u0131 s\u0131k s\u0131k Peygamberimizden soruyorlard\u0131. K\u0131yamet g\u00fcn\u00fcn\u00fc soruyorlard\u0131, bu g\u00fcn\u00fcn bir an \u00f6nce gelmesini istiyorlard\u0131. Bu acelecilikleri bundan ku\u015fku duyduklar\u0131 yahut yalanlad\u0131klar\u0131 veya alaya ald\u0131klar\u0131 anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yordu. Bu anlamlar soranlar\u0131n ki\u015filiklerine, imana yak\u0131nl\u0131k veya uzakl\u0131klar\u0131na g\u00f6re de\u011fi\u015fiyordu.<\/p>\n<p><strong>63- &#8220;Ey Muhammed! \u0130nsanlar senden k\u0131yametin zaman\u0131n\u0131 soruyorlar. De ki: &#8220;Onun bilgisi Allah kat\u0131ndad\u0131r, ne bilirsin, belki de zaman ya-k\u0131nd\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>K\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131na ili\u015fkin bilgi, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u0131rf kendisine \u00f6zg\u00fc k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ve aralar\u0131nda Peygamberler ile \u00f6nde gelen melekler de olmak \u00fczere canl\u0131lardan hi\u00e7birisinin bilmesini istemedi\u011fi gayb\u0131n kapsam\u0131ndad\u0131r. \u0130man ve islam\u0131n ger\u00e7ek mahiyetine ili\u015fkin hadiste \u015fu a\u00e7\u0131klama var: Abdullah b. \u00d6mer r.a. babas\u0131 Hz. \u00d6mer r.a: in \u015f\u00f6yle dedi\u011fini anlat\u0131r: Bir g\u00fcn Peygamber efendimizin yan\u0131nda oturdu\u011fumuz bir s\u0131rada birden bembeyaz elbiseli, simsiyah sa\u00e7l\u0131 bir adam \u00e7\u0131kageldi. Adam\u0131n \u00fczerinde yolculuk belirtileri yoktu ve hi\u00e7 birimiz onu tan\u0131m\u0131yorduk. Sonra gelip Peygamber efendimizin kar\u015f\u0131s\u0131nda oturdu, dizlerini Peygamberimizin dizlerine dayand\u0131rd\u0131, ellerini de dizlerinin \u00fczerine koydu ve \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ey Muhammed, bana islam\u0131 anlat&#8221;. Peygamberimiz: &#8220;\u0130slam; Allah&#8217;tan ba\u015fka il\u00e2h olmad\u0131\u011f\u0131na ve Muhammed&#8217;in onun kulu ve Peygamberi oldu\u011funa \u015fahitlik etmen; namaz k\u0131lman, zekat vermen, Ramazan orucunu tutman, imkan bulursan K\u00e2be&#8217;ye hac etmendir&#8221; dedi. Adam &#8220;Do\u011fru s\u00f6yledin&#8221; dedi. Biz \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131k, hem soruyor hem de tasdik ediyor, diye. Sonra adam &#8220;Bana iman\u0131 anlat&#8221; dedi. Peygamber efendimiz: &#8220;\u0130man; Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplar\u0131na, peygamberlerine, k\u0131yamet g\u00fcn\u00fcne, kaderin hay\u0131r ve \u015ferrine inanmand\u0131r&#8221; dedi. Adam tekrar &#8220;Do\u011fru s\u00f6yledin&#8221; dedi. Bu sefer &#8220;Bana &#8220;\u0130hsan&#8217;\u0131 anlat&#8221; dedi. Peygamberimiz: &#8220;\u0130hsan; Allah&#8217;\u0131 g\u00f6r\u00fcyor gibi O&#8217;na ibadet etmektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc sen onu g\u00f6rm\u00fcyorsan da O seni g\u00f6r\u00fcyor&#8221; dedi. Adam &#8220;Peki k\u0131yamet ne zaman kopacak?&#8221; diye sordu. Peygamberimiz: &#8220;Bu konuda kendisine soru sorulan sorandan daha fazla bir bilgiye sahip de\u011fildir&#8221; dedi. Sonra Peygamberimiz bize, &#8220;Bu Cebrail&#8217;di size dininizi \u00f6\u011fretmek i\u00e7in gelmi\u015fti&#8221; dedi. (M\u00fcslim, Ebu Davud, Tirmizi ve Nesai)<\/p>\n<p>Kendisine soru sorulan Peygamber efendimiz soran da Hz. Cebrail&#8217;dir. Ve ikisi de k\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131n\u0131 bilmiyorlar: &#8220;De ki; Onun bilgisi Allah kat\u0131ndad\u0131r.&#8221; K\u0131yamete ili\u015fkin bilgi, Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131ndan hi\u00e7 birine de\u011fil, sadece Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fcd\u00fcr, onun tekelindedir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah bunu, kendisinin bildi\u011fi bir hikmete dayal\u0131 olarak takdir etmi\u015ftir. Biz bu hikmetin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc alg\u0131layabiliyoruz: Buna g\u00f6re y\u00fcce Allah, insanlar hep ondan sak\u0131ns\u0131nlar, s\u00fcrekli onu hat\u0131rlas\u0131nlar ve ans\u0131z\u0131n gelip \u00e7atmas\u0131na kar\u015f\u0131 haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olsunlar diye k\u0131yametin kopaca\u011f\u0131 g\u00fcn\u00fc gizlemi\u015ftir. Ku\u015fkusuz bu haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olma durumu da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine iyilik diledi\u011fi, kalplerine takva duygusu yerle\u015ftirdi\u011fi kimseler i\u00e7in ge\u00e7erlidir. K\u0131yametin kopaca\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131nda olmayan ve her an onunla kar\u015f\u0131la\u015fma bilincinin verdi\u011fi uyan\u0131kl\u0131ktan yoksun bulunanlara gelince; onlar kendilerini aldat\u0131yorlar, cehennem ate\u015finden korumuyorlar. Oysa y\u00fcce Allah her \u015feyi onlara a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f, onlar\u0131 sak\u0131nd\u0131rm\u0131\u015f, uyarm\u0131\u015ft\u0131r. K\u0131yameti gece ve g\u00fcnd\u00fcz her an kopma ihtimali bulunan bir gayb olarak gizlemi\u015ftir. &#8220;Ne bilirsin belki de zaman yak\u0131nd\u0131r.&#8221;<br \/>\n<strong>64- &#8220;Allah kafirlere lanet etmi\u015f ve onlar i\u00e7in \u00e7\u0131lg\u0131n bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>65- &#8220;Orada ebedi olarak kalacaklar kendilerini koruyacak ne bir dost, ne bir yard\u0131mc\u0131 bulamayacaklard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>66- &#8220;Y\u00fczleri ate\u015fe \u00e7evrildi\u011fi g\u00fcn: &#8220;Ke\u015fke Allah&#8217;a itaat etseydik, ke\u015fke Peygambere itaat etseydik&#8221; derler.&#8221;<\/p>\n<p>67- &#8220;Rabbimiz! Biz y\u00f6neticilerimize ve b\u00fcy\u00fcklerimize itaat etmi\u015ftik, fakat onlar bizi yoldan sapt\u0131rd\u0131lar&#8221; derler.&#8221;<\/p>\n<p>68- Rabbimiz! Onlara iki kat azab ver ve onlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir lanetle rahmetinden kov &#8220;<\/strong><\/p>\n<p>Onlar k\u0131yametin ne zaman kopaca\u011f\u0131n\u0131 soruyorlard\u0131. \u0130\u015fte onlara bir k\u0131yamet met sahnesi:<\/p>\n<p>&#8220;Allah kafirlere lanet etmi\u015f ve onlar i\u00e7in \u00e7\u0131lg\u0131n bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Allah kafirleri rahmetinden uzakla\u015ft\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r, onlar i\u00e7in k\u0131zg\u0131n ve alevli bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Bu ate\u015f, tutu\u015fturulmu\u015f, haz\u0131r durumda bekletiliyor. &#8220;Orada ebedi olarak kalacaklar.&#8221;<\/p>\n<p>O ate\u015fte uzun bir d\u00f6nem kalacaklar. Bunun ne kadar s\u00fcrece\u011fini Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131 bilemez. Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fi ve diledi\u011fi zaman dolmad\u0131k\u00e7a bunun sonu da gelmez. Onlar her t\u00fcrl\u00fc yard\u0131mdan soyutlanm\u0131\u015flar ve b\u00fct\u00fcn yard\u0131mc\u0131lardan yok-sundular. Herhangi bir dostun veya yard\u0131mc\u0131n\u0131n yard\u0131m\u0131yla bu k\u0131zg\u0131n alevden kurtulma \u00fcmitleri de kalmam\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ne bir dost ne de bir yard\u0131mc\u0131 bulamayacaklard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Onlar\u0131n ate\u015fteki durumlar\u0131n\u0131 yans\u0131tan sahne ise, i\u00e7 karart\u0131c\u0131 ve ac\u0131 bir sahnedir:<\/p>\n<p>&#8220;Y\u00fczleri ate\u015fe \u00e7evrildi\u011fi g\u00fcn.&#8221;<\/p>\n<p>Ate\u015f etraflar\u0131n\u0131 sarm\u0131\u015ft\u0131r onlar\u0131n. Olay\u0131n bu \u015fekilde ifade edilmesi ile hareketin tasviri ve somutla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 istenmektedir. Bir yandan da onlar\u0131n i\u00e7inde bulunduklar\u0131 azab\u0131n a\u015fa\u011f\u0131lay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 iyice belirginle\u015ftirmek amac\u0131 ile ate\u015fin onlar\u0131n y\u00fczlerinin her taraf\u0131na h\u0131rsla uzand\u0131\u011f\u0131 anlat\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Eyvah bize! Ke\u015fke Allah&#8217;a itaat etseydik, peygambere itaat etseydik&#8221; derler.<\/p>\n<p>Bu, bo\u015f bir istektir. Hem yersiz hemde kabul olma imkan\u0131 yok. \u00c7\u00fcnk\u00fc i\u015f i\u015ften ge\u00e7mi\u015ftir. Bu sadece ge\u00e7mi\u015fte ka\u00e7\u0131r\u0131lan f\u0131rsatlardan dolay\u0131 ahlanman\u0131n, vahlanman\u0131n belirtisidir.<\/p>\n<p>Sonra, d\u00fcnyadayken kendilerini sapt\u0131ran \u00f6nderlerine ve b\u00fcy\u00fcklerine kar\u015f\u0131 intikam duygusu uyan\u0131yor i\u00e7lerinde. Pi\u015fmanl\u0131\u011f\u0131n, tevbenin i\u015fe yaramad\u0131\u011f\u0131 bir s\u0131rada yaln\u0131zca Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fcp tevbe ediyorlar.<\/p>\n<p>&#8220;Rabbimiz! Biz y\u00f6neticilerimize ve b\u00fcy\u00fcklerimize itaat etmi\u015ftik, fakat onlar bizi yoldan sapt\u0131rd\u0131lar&#8221; derler. &#8220;Rabbimiz! Onlara iki kat azab ver ve onlar\u0131 b\u00fcy\u00fck bir lanetle rahmetinden kov&#8221;.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte k\u0131yamet budur. Peki neyini soruyorlar? Bu u\u011fursuz ak\u0131bete kar\u015f\u0131 tek kurtar\u0131c\u0131, o g\u00fcn i\u00e7in i\u015fe yarayacak ameller i\u015flemektir.<\/p>\n<p>\u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, Peygamber efendimizin Zeynep bint-i Cah\u015f ile evlenmesi, islam\u0131n bu fiili uygulama ile ortadan kald\u0131rma\u011fa \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu cahiliye gelene\u011fine ters d\u00fc\u015fmesi&#8230; \u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki Peygamber efendimizin bu evlili\u011fi pek kolay ve sakin ge\u00e7memi\u015ftir. M\u00fcnaf\u0131klar, kalplerinde hastal\u0131k bulunanlar, islam\u0131n kesin, net ve sade d\u00fc\u015f\u00fcncesini sindirememi\u015f, kavrayamam\u0131\u015f karars\u0131zlar bu evlili\u011fi dillerine dolam\u0131\u015flar. A\u011f\u0131z, burun etmi\u015fler, m\u0131r\u0131n k\u0131r\u0131n ederek memnuniyetsizliklerini belirtmi\u015fler, yanl\u0131\u015f yorumlar yapm\u0131\u015flar, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015flar. Gizlice konu\u015fmu\u015flar, vesvese \u00e7\u0131karm\u0131\u015flard\u0131r. B\u00fcy\u00fck s\u00f6zler etmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>M\u00fcnaf\u0131klar ve bozguncular susmak nedir bilmiyorlard\u0131. Zehirlerini kusmak i\u00e7in her f\u0131rsat\u0131 ganimet biliyorlard\u0131. T\u0131pk\u0131, Ahzap sava\u015f\u0131nda, Hz. Ai\u015fe&#8217;ye at\u0131lan iftira olay\u0131nda, ganimetlerin payla\u015f\u0131lmas\u0131nda oldu\u011fu gibi. Her m\u00fcnasebette haks\u0131z yere Peygamber efendimizi incitecek davran\u0131\u015flarda bulunuyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bu s\u0131rada -Beni Kureyze kabilesinin bundan \u00f6nce de di\u011fer yahudilerin Medine&#8217;den uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmalar\u0131ndan sonra- Medine&#8217;de a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa kafir olan hi\u00e7 kimse kalmam\u0131\u015ft\u0131. \u015eehirde ya\u015fayanlar\u0131n t\u00fcm\u00fc art\u0131k m\u00fcsl\u00fcman g\u00f6r\u00fcn\u00fcyordu. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131nda samimiydi, di\u011fer bir k\u0131sm\u0131 ise m\u00fcnaf\u0131kt\u0131. \u0130\u015fte bu t\u00fcr s\u00f6ylentileri yayan, yalanlar\u0131 ortal\u0131kta dillerine dolayanlar bu m\u00fcnaf\u0131klard\u0131. Baz\u0131 m\u00fc&#8217;minler de onlar\u0131n tuzaklar\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcyorlard\u0131, \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131 baz\u0131 s\u00f6ylentilere alet oluyorlard\u0131. Burada Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, \u0130srailo\u011fullar\u0131n\u0131n Hz. Musa&#8217;y\u0131 incitmeleri gibi onlar\u0131 Hz. Peygamberi incitmekten sak\u0131nd\u0131r\u0131yor, \u00f6l\u00e7meden, bi\u00e7meden geli\u015fi g\u00fczel konu\u015fmaktan sak\u0131nd\u0131r\u0131p do\u011fru konu\u015fmaya y\u00f6neltiyor. Onlar\u0131 Allah&#8217;a ve Peygambere itaat etmeye te\u015fvik edip bu davran\u0131\u015f\u0131n ard\u0131ndan kendilerini bekleyen b\u00fcy\u00fck nimeti, l\u00fctfu hat\u0131rlat\u0131yor:<br \/>\n<strong>    69- &#8220;Ey inananlar! Siz de Musa&#8217;y\u0131 incitenler gibi olmay\u0131n. ,Allah onu, onlar\u0131n dedikleri \u015feyden temize \u00e7\u0131kard\u0131. O Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda g\u00f6zde, itibarl\u0131 bir kul idi.&#8221;<\/p>\n<p>    70- &#8220;Ey inananlar! Allah&#8217;tan korkun ve do\u011fru s\u00f6z s\u00f6yleyin.&#8221;<\/p>\n<p>    71- &#8220;Ki Allah i\u015flerinizi d\u00fczeltsin ve g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z ba\u011f\u0131\u015flas\u0131n. Kim Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat ederse, \u015f\u00fcphesiz b\u00fcy\u00fck bir kurtulu\u015fa ermi\u015f olur.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    Kur&#8217;an-\u0131 Kerim burada Hz. Musa&#8217;ya y\u00f6nelik incitme eyleminin t\u00fcr\u00fcn\u00fc belirtmiyor. Ancak eylemin t\u00fcr\u00fcn\u00fc belirleyen baz\u0131 rivayetler var. Ne varki, Kur&#8217;an\u0131 Kerim&#8217;in k\u0131saca ge\u00e7ti\u011fi bu konuyu uzun uzad\u0131ya anlatmam\u0131z\u0131n gereksiz oldu\u011funa inan\u0131yoruz. Bununla y\u00fcce Allah m\u00fc&#8217;minleri Hz. Peygamberi incitecek her t\u00fcrl\u00fc davran\u0131\u015ftan sak\u0131nd\u0131rmay\u0131 dilemi\u015ftir. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in bir\u00e7ok yerinde \u0130srailo\u011fullar\u0131 kaypakl\u0131\u011f\u0131n, yamuklu\u011fun somut \u00f6rnekleri olarak g\u00f6sterilmi\u015flerdir. M\u00fc&#8217;minlerin Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in her m\u00fcnasebette sap\u0131kl\u0131k ve kaypakl\u0131\u011f\u0131n a\u00e7\u0131k \u00f6rne\u011fi olarak sundu\u011fu bu sap\u0131k ve kaypak kimselere benzemekten sak\u0131n\u0131p tiksinmeleri i\u00e7in onlar\u0131n Peygamberlerini incittiklerine i\u015faret edilmesi yeterli oluyor.<\/p>\n<p>    Ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah Hz. Musa&#8217;y\u0131 kavminin iftiras\u0131ndan aklam\u0131\u015ft\u0131: &#8220;O Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda g\u00f6zde, itibarl\u0131 bir kul idi.&#8221; Se\u00e7kin bir yeri ve itibar\u0131 vard\u0131. Y\u00fcce Allah, Peygamberlerini her t\u00fcrl\u00fc yalan ve iftiradan korur, onlar\u0131 temize \u00e7\u0131kar\u0131r. Hz. Muhammed (s.a.s.) de Peygamberlerin en \u00fcst\u00fcn\u00fcd\u00fcr, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n aklamas\u0131na, savunmas\u0131na en \u00e7ok lay\u0131k olan\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>    Kur&#8217;an-\u0131 Kerim m\u00fc&#8217;minleri do\u011fru ve uygun s\u00f6z s\u00f6ylemeye, s\u00f6zlerini \u00f6l\u00e7\u00fcp bi\u00e7meye, m\u00fcnaf\u0131klar\u0131 ve bozgunculuk pe\u015finde ko\u015fanlar\u0131 dinlemeden \u00f6nce, Peygamberleri, yol g\u00f6stericileri ve y\u00f6neticileri hakk\u0131nda bir beyinsiz sap\u0131\u011f\u0131n veya art niyetli bir pisli\u011fin laf\u0131na kulak vermeden \u00f6nce s\u00f6ylenenlerin amac\u0131n\u0131 ve hedefini bilmeye y\u00f6neltiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah do\u011fru s\u00f6z s\u00f6yleyenleri g\u00f6zetir, onlar\u0131n ad\u0131mlar\u0131n\u0131 y\u00f6nlendirir, do\u011fru ve yararl\u0131 s\u00f6z s\u00f6ylemelerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak i\u015flerini d\u00fczeltir. Y\u00fcce Allah g\u00fczel s\u00f6z s\u00f6yleyip salih amel i\u015fleyenlerin g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. Ademo\u011fullar\u0131n\u0131n i\u015flemekten kurtulamad\u0131klar\u0131 ve ba\u011f\u0131\u015flama ve \u00f6rtmenin d\u0131\u015f\u0131nda yakalar\u0131n\u0131 s\u0131y\u0131ramad\u0131klar\u0131 k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerini \u00f6rter.<\/p>\n<p>    &#8220;Kim Allah&#8217;a ve Resul\u00fcne itaat ederse b\u00fcy\u00fck bir kurtulu\u015fa ermi\u015f olur.&#8221;<\/p>\n<p>    Allah&#8217;a ve Peygambere itaat, ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir ba\u015far\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc itaat Allah&#8217;\u0131n hayat sistemine g\u00f6re hareket etmektir. Allah&#8217;\u0131n hayat sistemine g\u00f6re hareket etmek huzur ve g\u00fcven kayna\u011f\u0131d\u0131r. Gerisinde bir ba\u015fka \u00f6d\u00fcl olmasa bile a\u00e7\u0131k, hedefe ula\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ve do\u011fru bir yolda y\u00fcr\u00fcmekte ba\u015fl\u0131 ba\u015f\u0131na bir mutluluktur. D\u00fcz ve ayd\u0131nl\u0131k bir yolda y\u00fcr\u00fcy\u00fcpte \u00e7evresinde Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm varl\u0131klar\u0131n kendisine e\u015flik etti\u011fi, yard\u0131mc\u0131 oldu\u011fu kimse, dar, dolamba\u00e7l\u0131 ve karanl\u0131k bir yolda y\u00fcr\u00fcy\u00fcpte \u00e7evresinde Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm varl\u0131klar\u0131n sald\u0131rd\u0131\u011f\u0131, \u00e7arpt\u0131\u011f\u0131, incitti\u011fi bir kimse gibi de\u011fildir. Allah&#8217;a ve Peygambere itaat etme eylemi \u00f6z\u00fcnde kendi \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fc de ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Buna g\u00f6re Allah&#8217;a ve Peygamberine itaat etmek, hesapla\u015fma g\u00fcn\u00fcnden ve cennetteki s\u0131n\u0131rs\u0131z nimetlerden \u00f6nce elde edilen b\u00fcy\u00fck bir ba\u015far\u0131d\u0131r. Ahiretteki nimetler ise itaatin \u00f6d\u00fcl\u00fcn\u00fcn. yan\u0131nda art\u0131 bir l\u00fctuftur. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kereminden ve bol nimetlerinden kaynaklanan bir l\u00fctuftur. Y\u00fcce Allah diledi\u011fine s\u0131n\u0131rs\u0131z r\u0131z\u0131k verir.<\/p>\n<p>    Belki de y\u00fcce Allah bu l\u00fctfu bah\u015fetmekle insan\u0131n zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n\u0131, omuzlar\u0131na y\u00fcklenen sorumlulu\u011fun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131, b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc g\u00f6z \u00f6n\u00fcnde bulundurmu\u015ftur. G\u00f6klerin, yerin ve da\u011flar\u0131n y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131 ama kendisinin y\u00fcklendi\u011fi bu emanete bakm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130nsan bu b\u00fcy\u00fck emaneti y\u00fcklenmi\u015f, tek ba\u015f\u0131na ta\u015f\u0131maya s\u00f6z vermi\u015ftir. Fakat insan zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131n, ihtiraslar\u0131n, e\u011filim ve arzular\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda olmas\u0131 ile birlikte yetersiz bir bilgiye, k\u0131sa bir \u00f6mre, yer ve zamandan kaynaklanan engellerle ku\u015fat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6te yandan engel ve mesafelerin \u00f6tesine ili\u015fkin tam bir bilgiye ve g\u00f6r\u00fc\u015fe sahip de\u011fildir.<\/p>\n<p><strong>72- &#8220;Biz emaneti, g\u00f6klere, yere ve da\u011flara sunduk; onu y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131lar, sorumlulu\u011fundan korktular. Pek zalim ve cahil olan insan onu y\u00fcklendi.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in burada (\u00f6rnek olsun diye) s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi g\u00f6kler, yery\u00fcz\u00fc ve da\u011flar&#8230; \u0130nsan\u0131n i\u00e7inde veya bir k\u00f6\u015fesinde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 bu deh\u015fet verici varl\u0131klar k\u00fc\u00e7\u00fck ve basit \u015feyler olarak beliriyorlar. Bu yarat\u0131klar, herhangi bir \u00e7abaya gerek duymadan, dolays\u0131z olarak yarat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131 bilirler. Yarat\u0131c\u0131n\u0131n koydu\u011fu ve kendi yarat\u0131l\u0131\u015flar\u0131na, yap\u0131lar\u0131na ve d\u00fczenlerine h\u00fckmeden yasaya uygun olarak hareket ederler. D\u00fc\u015f\u00fcnmeye ve arac\u0131ya gerek duymadan dolays\u0131z olarak yarat\u0131c\u0131n\u0131n koydu\u011fu yasaya itaat ederler. Bu yasaya uygun olarak ve bir saniye bile geri kalmadan s\u00fcrekli hareket ederler. Bilin\u00e7sizce ve se\u00e7me hakk\u0131na sahip olmadan yarat\u0131l\u0131\u015flar\u0131 ve tabiatlar\u0131 do\u011frultusunda g\u00f6revlerini yerine getirirler.<\/p>\n<p>\u015eu g\u00fcne\u015f, kendi y\u00f6r\u00fcngesinde her zamanki d\u00f6n\u00fc\u015flerini hi\u00e7bir zaman aksatmadan s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. I\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131 g\u00f6ndererek y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisi i\u00e7in planlad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6revini yerine getiriyor. Bunun yan\u0131 s\u0131ra kendisinden kaynaklanan bir irade s\u00f6z konusu olmaks\u0131z\u0131n kendi sisteminde yer alan uydular\u0131n\u0131 kendine \u00e7ekiyor, b\u00f6ylece evrensel rol\u00fcn\u00fc eksiksiz olarak yerine getiriyor&#8230;<\/p>\n<p>\u015eu yery\u00fcz\u00fc kendi y\u00f6r\u00fcngesinde d\u00f6n\u00fcyor, ekinlerini, bitirip ye\u015fertiyor. \u00dczerindeki canl\u0131lar\u0131 besliyor, \u00f6l\u00fclerini ba\u011fr\u0131nda sakl\u0131yor, kaynaklar\u0131n\u0131 f\u0131\u015fk\u0131rt\u0131yor&#8230; Ama kendi iradesi d\u0131\u015f\u0131nda y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n evrensel yasas\u0131 uyar\u0131nca&#8230;<\/p>\n<p>\u015eu ay&#8230; \u015eu y\u0131ld\u0131zlar ve gezegenler. \u015eu r\u00fczgarlar ve bulutlar. \u015eu hava ve \u015fu su. \u015eu da\u011flar. \u015eu tepeler. Hepsi&#8230; Hepsi bir \u015feyler yap\u0131yor. Rabbinin izniyle i\u015fini g\u00f6r\u00fcyor. Yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131 biliyor, kendinden bir \u00e7aba, bir emek ve bir giri\u015fim olmak-s\u0131z\u0131n yar\u00e0t\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n iradesine boyun e\u011fiyor. Bunlar sorumluluk emanetini, irade emanetini, kendini bilme emanetini, \u00f6zel giri\u015fim emanetini y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015flard\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Onu insan y\u00fcklendi&#8221;<\/p>\n<p>Kendi kavrama g\u00fcc\u00fc ve bilinciyle Allah&#8217;\u0131 tan\u0131yan insan. Kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcyle Allah&#8217;\u0131n yasas\u0131n\u0131 bulan insan. Kendi \u00e7abas\u0131 ve giri\u015fimleriyle bu yasaya g\u00f6re hareket eden insan. Kendi iradesiyle, ki\u015fisel sorumlulu\u011fu ile, sapma ve azg\u0131n arzulara kar\u015f\u0131 direnci ile, e\u011filim ve ihtiraslara kar\u015f\u0131 verdi\u011fi m\u00fccadele ile Allah&#8217;a eden insan bu emaneti y\u00fcklendi. \u0130nsan att\u0131\u011f\u0131 b\u00fct\u00fcn bu ad\u0131mlarda bilerek ve isteyerek hareket eder.. Yolunu se\u00e7erken bu yolun kendisini nereye g\u00f6t\u00fcrece\u011fini bilir.<\/p>\n<p>Hacmi k\u00fc\u00e7\u00fck, g\u00fcc\u00fc az, \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 yetersiz, \u00f6mr\u00fc s\u0131n\u0131rl\u0131, \u00e7e\u015fitli ihtiraslar\u0131n, arzular\u0131n, e\u011filim ve isteklerin etkisinde kalan bu yarat\u0131\u011f\u0131n y\u00fcklendi\u011fi bu emanet hi\u00e7 ku\u015fkusuz b\u00fcy\u00fck ve a\u011f\u0131r bir emanettir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz insan\u0131n bu a\u011f\u0131r y\u00fck\u00fcn alt\u0131na girmesi b\u00fcy\u00fck bir tehlikedir. Bu y\u00fczden &#8220;\u00e7ok zalim&#8221; yani kendine haks\u0131zl\u0131k eden ve &#8220;\u00e7ok cahil&#8221; yani kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve kapasitesini bilmeyen birisi olarak nitelendirilmi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n kendi iste\u011fiyle y\u00fcklenmeye ko\u015ftu\u011fu bu a\u011f\u0131r y\u00fck kar\u015f\u0131s\u0131nda bu husus ge\u00e7erlidir. Ama sorumlulu\u011funu yerine getirince&#8230; Kendisini yarat\u0131c\u0131s\u0131na ula\u015ft\u0131racak, do\u011frudan do\u011fruya O&#8217;nun yasas\u0131na iletecek, eksiksiz bir \u015fekilde Rabbinin iradesine boyun e\u011fmesini sa\u011flayacak bir bilgiyi elde edince&#8230; Do\u011frudan do\u011fruya bilen, yollar\u0131n\u0131 bulan, boyun e\u011fen, kendileri ile yarat\u0131c\u0131lar\u0131 ve onun yasas\u0131 aras\u0131na hi\u00e7bir engel girmeyen say\u0131s\u0131z yarat\u0131klar\u0131n g\u00f6klerde, yerde ve da\u011flarda kolayca, rahat ve eksiksiz bir \u015fekilde tabiatlar\u0131 ve davran\u0131\u015flar\u0131 ile yollar\u0131n\u0131 bulmalar\u0131n\u0131 sa\u011flayan bilgiye, hidayete ula\u015f\u0131p, eksiksiz olarak itaat edince&#8230; Hi\u00e7bir \u015fekilde itaatten; boyun e\u011fmekten ve g\u00f6revini yerine getirmekten geri durmay\u0131nca. \u0130nsan bilin\u00e7li olarak, bilerek ve isteyerek bu dereceye ula\u015f\u0131nca, ger\u00e7ekten onurlu bir makama, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131klar i\u00e7inde e\u015fsiz bir dereceye ula\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, \u00f6zg\u00fcr irade, kavrama yetene\u011fi, ki\u015fisel giri\u015fim ve sorumluluk y\u00fcklenme&#8230; \u0130\u015fte bunlard\u0131r insan\u0131, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok varl\u0131ktan ayr\u0131cal\u0131kl\u0131 k\u0131lan. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n y\u00fcceler aleminde duyurdu\u011fu ve onunla melekleri Ademe secde ettirdi\u011fi bu onurun gerek\u00e7esi budur. Y\u00fcce Allah, insana verilen bu onuru kal\u0131c\u0131 kitab\u0131 olan Kur&#8217;an&#8217;da \u015fu s\u00f6zlerle duyuruyor: &#8220;Biz Ademo\u011fullar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekten \u00e7e\u015fitli ayr\u0131cal\u0131klarla donatt\u0131k.&#8221; (\u0130sra suresi, 70) \u015eu halde insan, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kat\u0131ndaki ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n\u0131n gerek\u00e7esini bilmelidir, g\u00f6klere, yere ve da\u011flara sunulan ama onlar\u0131n y\u00fcklenmekten ka\u00e7\u0131n\u0131p, korktuklar\u0131 ve fakat kendisinin isteyerek y\u00fcklendi\u011fi emaneti yerine getirmelidir&#8230;!<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah bu ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131 insanlara vermi\u015ftir ki;<br \/>\n<strong><br \/>\n    73- &#8220;Bunun sonucu olarak, Allah m\u00fcnaf\u0131k erkek ve kad\u0131nlara, m\u00fc\u015frik erkek ve kad\u0131nlara azab edecektir. M\u00fcmin erkek ve kad\u0131nlar\u0131n tevbelerini kabul edecektir. Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok merhamet edendir.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>    Emaneti insan\u0131n tek ba\u015f\u0131na y\u00fcklenmesi, kendi kendine bilmek, kendi kendine yolunu bulmak, kendi kendine hareket etmek ve kendi kendine sonuca varmak \u00fczere bu y\u00fck\u00fc omuzlamas\u0131. Bunlar insan\u0131n kendi tercihinin ak\u0131betine katlanmas\u0131, alaca\u011f\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 i\u015fe g\u00f6re olmas\u0131 amac\u0131na y\u00f6neliktir. M\u00fcnaf\u0131k erkek ve m\u00fcnaf\u0131k kad\u0131nlar\u0131n, m\u00fc\u015frik erkek ve m\u00fc\u015frik kad\u0131nlar\u0131n azab\u0131 hakketmeleri i\u00e7indir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fc&#8217;min erkek ve m\u00fc&#8217;min kad\u0131nlara yard\u0131m elini uzatmas\u0131, kendi i\u00e7lerinde ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 zaaf ve eksikliklerin, yollar\u0131na dikilen engel ve barikatlar\u0131n, kendilerini s\u0131kan cazibe ve a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda d\u00fc\u015ft\u00fckleri hatalardan dolay\u0131 tevbelerini kabul etmesi i\u00e7indir. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz bu y\u00fcce l\u00fctfu ve yard\u0131m\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, kullar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flamaya, onlara merhamet etmeye daha yak\u0131nd\u0131r: &#8220;Allah \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan, \u00e7ok merhamet edendir.&#8221;<\/p>\n<p>    Peygamber efendimize y\u00f6nelik Allah&#8217;a itaat etmeye, kafir ve m\u00fcnaf\u0131klara kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma\u011fa, Allah&#8217;tan gelen vahye uymaya, ba\u015fkas\u0131na de\u011fil sadece O&#8217;na g\u00fcvenip dayanmaya ili\u015fkin bir direktifle ba\u015flayan, bunun yan\u0131 s\u0131ra kendini Allah&#8217;a adayan, sadece O&#8217;na y\u00f6nelik olarak hareket eden, O&#8217;nun direktiflerine uyan islam toplumunun sosyal d\u00fczeninin dayand\u0131\u011f\u0131 \u00e7e\u015fitli direktif ve yasalar\u0131 i\u00e7eren bu sure \u015fu derin etkili ve deh\u015fet verici mesajla son buluyor.<\/p>\n<p>    Sorumlulu\u011fun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131, emanetin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc tasvir eden, a\u011f\u0131rl\u0131k noktas\u0131n\u0131 ve b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn kayna\u011f\u0131n\u0131 belirleyen ve t\u00fcm\u00fcn\u00fc insan\u0131n Allah&#8217;\u0131 bilmesi, O&#8217;nun yasas\u0131na g\u00f6re yol almas\u0131 ve O&#8217;nun iradesine boyun e\u011fmesi noktas\u0131 etraf\u0131nda yo\u011funla\u015ft\u0131ran bu mesajla son buluyor.<\/p>\n<p>    Sure bu mesajla son buluyor. Surenin ba\u015f\u0131 ile sonu surenin i\u00e7erdi\u011fi konular ve varmak istedi\u011fi hedeflerle ahenk olu\u015fturuyor. Zaten bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc ahenkte bizzat bu kitab\u0131n kayna\u011f\u0131na i\u015faret etmektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1- &#8220;Ey Peygamber: Allah&#8217;tan kork, kafirlere ve m\u00fcnaf\u0131klara itaat etme. \u015e\u00fcphesiz, Allah her \u015feyi bilir ve her yapt\u0131\u011f\u0131 yerindedir.&#8221; 2- &#8220;Sana Rabbin taraf\u0131ndan vahyedilen kitaba uy; \u015f\u00fcphesiz Allah, yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.&#8221; 3- &#8220;Allah&#8217;a g\u00fcven, dost ve dayanak olarak Allah yeter.&#8221; Bu, gen\u00e7 \u0130slam toplumunun toplumsal ve ahl\u00e2ki hayat\u0131n\u0131n \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerini d\u00fczenleyen Ahzab suresinin ba\u015flang\u0131c\u0131d\u0131r. Bu ba\u015flang\u0131\u00e7 &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1578],"tags":[258,1683,1583,1597,1600,1599,1584,1582,1587,1588,1591,1594,1593,1595,1592,1590,1586,1589,1585],"class_list":["post-2489","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-ahzab-suresi-meali","tag-fizilalil-kuran-tefsiri-etiketler-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-kuran","tag-kuran-tefsiri","tag-sehid-seyyid-kutub","tag-seyyid-kutub","tag-sure","tag-tefsir","tag-tefsir-dersler","tag-tefsir-dersleri","tag-tefsir-dinle","tag-tefsir-indir","tag-tefsir-izle","tag-tefsir-kitaplari","tag-tefsir-mp3","tag-tefsir-nedir","tag-tefsir-oku","tag-tefsirdersi","tag-tefsirler-2"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2489","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2489"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2489\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2489"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2489"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2489"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}