{"id":2620,"date":"2012-01-20T12:52:29","date_gmt":"2012-01-20T12:52:29","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2620"},"modified":"2012-01-20T12:52:29","modified_gmt":"2012-01-20T12:52:29","slug":"tevbe-suresinin-117-121-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/tevbe-suresinin-117-121-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub\/","title":{"rendered":"Tevbe Suresi&#8217;nin 117-121.Ayet Tefsiri \u2013 Fizilal\u2019il Kur\u2019an \u2013 Seyyid Kutub"},"content":{"rendered":"<p><strong>117- Allah, Peygamber&#8217;in ve o zor anda onun pe\u015finden giden muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti. O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti. Arkas\u0131ndan O, onlar\u0131n tevbelerini kabul etti. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlara kar\u015f\u0131 son derece \u015fefkatli ve merhametlidir.<\/p>\n<p>118- Allah, h\u00fck\u00fcmleri ertelenen o \u00fc\u00e7 ki\u015finin de tevbelerini kabul etti. Sonunda yery\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen onlara dar geldi, can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan patlayacak gibi oldular, Allah&#8217;dan ka\u00e7man\u0131n yine O&#8217;na s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka bir \u00e7\u0131kar yolu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar. Bunun \u00fczerine Allah onlar\u0131n tevbelerini kabul etti ki, tevbe etsinler. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah, tevbelerin kabul edicisidir, merhametlidir.<\/strong><\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamberinin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- tevbesini kabul etmesi olay\u0131, sava\u015fta ba\u015fg\u00f6steren olaylar bir b\u00fct\u00fcn olarak ele al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 zaman anla\u015f\u0131labilir. Bu konunun, ge\u00e7en ayetlerde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n peygamberine a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131 olayla ilgili oldu\u011fu ortadad\u0131r: &#8220;Allah affetsin seni. Kimlerin do\u011fru s\u00f6yledikleri belli oluncaya ve kimlerin yalanc\u0131 olduklar\u0131n\u0131 belirleyinceye kadar onlara ni\u00e7in izin verdin.&#8221; Bu durum, birtak\u0131m kimselerin basit mazeretler ileri s\u00fcrerek sava\u015fa kat\u0131lmama konusunda Peygamberimizden izin istemeleri, Peygamberimizin de izin vermesi \u00fczerine ger\u00e7ekle\u015fmi\u015fti.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah, Peygamberimizi -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- bu i\u00e7tihad\u0131ndan dolay\u0131 affediyor. Ama, \u00f6z\u00fcr bildirirken do\u011fru s\u00f6yleyenler ile yan\u0131lt\u0131c\u0131 a\u00e7\u0131klamalar getiren yalanc\u0131lar\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kmas\u0131 i\u00e7in, bir s\u00fcre beklemenin daha do\u011fru olaca\u011f\u0131 uyar\u0131s\u0131nda da bulunuyor.<\/p>\n<p>Ele ald\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu ayette, i\u015faret edilen y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Muhacir ve Ensar&#8217;\u0131n tevbesini kabul etmesine gelince, &#8220;O zor anda onun pe\u015finden giden Muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti. O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti.&#8221; \u0130leride a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131m\u0131z gibi bunlardan baz\u0131s\u0131 sava\u015fa \u00e7\u0131kma konusunda a\u011f\u0131r davranm\u0131\u015f, ama sonra kafileye kat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131.. Bunlar samimi m\u00fc&#8217;minlerdendiler. Baz\u0131s\u0131 da, Bizansla kar\u015f\u0131la\u015fman\u0131n korkusuyla sars\u0131lan m\u00fcnaf\u0131klara aldanm\u0131\u015f, fakat y\u00fcce Allah kalplerini sa\u011flamla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f ve b\u00f6ylece teredd\u00fctlerini yenip yola devam etmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, &#8220;zor an&#8221; olarak nitelendirdi\u011fi o ortam\u0131 yeniden ya\u015famam\u0131\u015f i\u00e7in, sava\u015fta ya\u015fanan baz\u0131 ko\u015fullar\u0131 ve ba\u015fg\u00f6steren tepkilerin ve baz\u0131 davran\u0131\u015flar\u0131n mahiyetini kavramam\u0131z i\u00e7in, bir zorunluluktur bu. (Bunlar\u0131, \u0130bn-i Hi\u015fam&#8217;\u0131n siretinden, Makrizi&#8217;nin `\u0130mta&#8217;el-Esma&#8221; adl\u0131 kitab\u0131ndan, \u0130bn-i Kesir&#8217;in, &#8220;El Bidaye ven-Nihaye&#8221; adl\u0131 eserinden, yine \u0130bn-i Kesir&#8217;in tefsirinden \u00f6zetleyece\u011fiz.)<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;a ve ahiret g\u00fcn\u00fcne inanmayan, Allah&#8217;\u0131n ve Peygamber&#8217;in haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015feyleri haram saymayan ve ger\u00e7ek dini benimsemeyen yahudi ve hristiyanlar ile, size boyun e\u011fip kendi elleri ile cizye verene dek sava\u015f\u0131n\u0131z&#8221; ayeti inince Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- arkada\u015flar\u0131na Bizans ile sava\u015fmaya haz\u0131rlanmalar\u0131 emrini verdi. (Bizans ile m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya gelmeleri bu ayetlerin ini\u015finden \u00f6nce Mute sava\u015f\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Ancak Kur&#8217;an&#8217;\u0131n en son inen k\u0131sm\u0131nda yeralan bu emir, s\u00fcrekli ve de\u011fi\u015fmez bir stratejiyi belirginle\u015ftirmektedir). Bu emir, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n son derece zor anlar ya\u015fad\u0131klar\u0131 bir d\u00f6neme rastlam\u0131\u015ft\u0131. Dayan\u0131lmaz bir s\u0131cakl\u0131k vard\u0131. Kurak bir mevsim ge\u00e7iriyorlard\u0131. Meyvelerin olgunla\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 bir d\u00f6nemdi bu. Halk, meyvelerinin ba\u015f\u0131nda ve g\u00f6lgesinde durmay\u0131 istiyordu. O zaman i\u00e7inde bulunduklar\u0131 durumun d\u0131\u015f\u0131nda bir \u015feyle kar\u015f\u0131la\u015fmay\u0131 istemiyorlard\u0131. O zamana kadar Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- herhangi bir sava\u015fa \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 zaman bunu a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmezdi. Tasarlad\u0131\u011f\u0131 hedefin d\u0131\u015f\u0131nda bir y\u00f6ne gidece\u011fini haber verirdi. Fakat Teb\u00fck seferinde b\u00f6yle yapmad\u0131. \u00c7ekilecek s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndan ve zor bir ana denk gelmesinden, ayr\u0131ca kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lan d\u00fc\u015fman\u0131n kalabal\u0131k olu\u015fundan dolay\u0131 nereyi hedefledi\u011fini m\u00fcsl\u00fcmanlara a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yledi. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n buna g\u00f6re haz\u0131rl\u0131k yapmalar\u0131n\u0131 istiyordu. Dolay\u0131s\u0131yla m\u00fcsl\u00fcmanlara sava\u015f i\u00e7in gerekli ara\u00e7 ve gere\u00e7leri haz\u0131rlamalar\u0131n\u0131 emretti ve Bizansla sava\u015fmaya \u00e7\u0131k\u0131laca\u011f\u0131n\u0131 haber verdi.<\/p>\n<p>Baz\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar Peygamberimize -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- gelerek, Bizans k\u0131zlar\u0131n\u0131n \u00e7ekicili\u011finin kendilerini ba\u015ftan \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131ndan korktuklar\u0131n\u0131, bu y\u00fczden sava\u015fa \u00e7\u0131kmama konusunda izin istediklerini belirttiler. Peygamberimiz de izin verdi onlara. \u0130\u015fte bunun i\u00e7in, y\u00fcce Allah peygamberini azarlad\u0131\u011f\u0131, fakat bu cihad\u0131ndan dolay\u0131 affetti\u011fi ayetini indirdi: &#8220;Allah affetsin seni. Kimlerin do\u011fru s\u00f6yledikleri belli oluncaya ve kimlerin yalanc\u0131 olduklar\u0131n\u0131 belirleyinceye kadar onlara ni\u00e7in izin verdin?&#8221;<\/p>\n<p>O s\u0131ralarda m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n baz\u0131s\u0131 baz\u0131s\u0131na, cihad\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcmsemek, ger\u00e7ek etraf\u0131nda ku\u015fkular meydana getirmek ve Peygamber&#8217;e -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun olan ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131 sarsmak amac\u0131yla \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;S\u0131cakta sava\u015fa \u00e7\u0131kmay\u0131n&#8221;. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah, onlar hakk\u0131nda \u015fu ayeti indirdi:<\/p>\n<p>&#8220;Bu s\u0131cakta sefere \u00e7\u0131kmay\u0131n; dediler. Onlara, &#8220;cehennem ate\u015fi bundan daha s\u0131cakt\u0131r&#8221; de. Ke\u015fki bunu kavrayabilselerdi.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Yapt\u0131klar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak bundan b\u00f6yle az g\u00fcl\u00fcp \u00e7ok a\u011flas\u0131nlar.&#8221;<\/p>\n<p>M\u00fcnaf\u0131klardan bir grubun S\u00fcveylim adl\u0131 yahudinin evinde topland\u0131klar\u0131 ve Teb\u00fck sava\u015f\u0131 konusunda m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 peygambere uymaktan vazge\u00e7irmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 haberi Peygamberimize ula\u015f\u0131nca, Peygamberimiz; Talha b. Ubeydullah&#8217;\u0131 baz\u0131 arkada\u015flar\u0131yla birlikte S\u00fcveylim&#8217;in evini yakmak ve ba\u015flar\u0131na y\u0131kmak \u00fczere g\u00f6nderdi. Talha s\u00f6ylenenleri yapt\u0131. Dahhak b. Halife evin arka duvar\u0131ndan atlay\u0131p aya\u011f\u0131n\u0131 k\u0131rd\u0131. Arkada\u015flar\u0131 da atlay\u0131p canlar\u0131n\u0131 kurtard\u0131lar. Daha sonra Dahhak bu yapt\u0131\u011f\u0131ndan pi\u015fmanl\u0131k duyup tevbe etti.<\/p>\n<p>Sonra Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sava\u015fa \u00e7\u0131kma konusunda kararl\u0131 oldu\u011funu g\u00f6sterdi ve m\u00fcsl\u00fcmanlara silah ve m\u00fchimmatlar\u0131n\u0131 haz\u0131rlamalar\u0131n\u0131 ve \u00e7abuk davranmalar\u0131n\u0131 emretti. Zenginleri, binek hayvan\u0131 bulamayan m\u00fccahidlere binek hayvan\u0131 temin etmeye ve mali harcamada bulunmaya te\u015fvik etti. Baz\u0131 zenginler, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 Allah kat\u0131nda bulmak \u00fczere, bineksiz m\u00fccahidlerin donat\u0131m\u0131n \u00fcstlendiler. Kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 Allah&#8217;dan bekleyerek mal\u0131 harcamada bulunanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Hz. Osman -Allah ondan raz\u0131 olsun- geliyordu. O g\u00fcn b\u00fcy\u00fck bir mebla\u011f para harcam\u0131\u015ft\u0131. Hi\u00e7 kimse onun kadar harcamada bulunmam\u0131\u015ft\u0131. \u0130bn-i Hi\u015fam diyor ki: G\u00fcvendi\u011fim bir adam, Hz. Osman&#8217;\u0131n Teb\u00fck sava\u015f\u0131 i\u00e7in, o zor zamanda haz\u0131rlanan ordu i\u00e7in, bin dinar harcad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bunun \u00fczerine Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Allah&#8217;\u0131m Osman&#8217;dan raz\u0131 ol. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben ondan raz\u0131y\u0131m&#8221; dedi\u011fini anlatt\u0131. Abdullah b. Ahmed babas\u0131na ait hadis kitab\u0131nda, Abdurrahman b. Habbab, Es-Sulemi&#8217;ye dayanarak \u015f\u00f6yle rivayet eder: &#8220;Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun m\u00fcsl\u00fcmanlara hitap etti ve onlar\u0131 zorluk (Teb\u00fck) ordusuna yard\u0131m etmeye te\u015fvik etti. Bunun \u00fczerine Osman b. Affan -Allah ondan raz\u0131 olsun- kalkt\u0131 ve, &#8220;Benden tam te\u00e7hizatl\u0131 y\u00fcz deve&#8221; dedi. Sonra Peygamberimiz \u00fczerinde konu\u015ftu\u011fu minberden bir basamak indi ve tekrar m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 yard\u0131ma \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Hz. Osman, &#8220;Benden tam te\u00e7hizatl\u0131 y\u00fcz deve daha&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine bakt\u0131m ki, Peygamberimiz ellerini \u015fu \u015fekilde hareket ettirerek, (Bunu anlat\u0131rken Abd\u00fcssamet, hayret eden birisi gibi ellerini a\u00e7t\u0131)&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Bundan sonra ne yaparsa yaps\u0131n, sorumluluk yoktur Osman&#8217;a&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Beyhaki, \u00d6mer b. Merzuk kanal\u0131yla Seken b. Mu\u011fire&#8217;den bu hadisi rivayet eder ve Hz. Osman&#8217;\u0131n \u00fc\u00e7 kere tam te\u00e7hizatl\u0131 y\u00fcz deve vermeyi taahh\u00fct etti\u011fini kaydeder.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Cerir, Yal\u0131ya b. Ebu Kesir ve Said kanal\u0131yla Katade&#8217;den, \u0130bn-i Ebu Hatem de Hakem b. Eban kanal\u0131yla \u0130krime&#8217;den -farkl\u0131 ifadelerle- \u015f\u00f6yle rivayet ederler: &#8220;Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Teb\u00fck sava\u015f\u0131 i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 mali yard\u0131mda bulunmaya \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131. Abdurrahman b. Avf -Allah ondan raz\u0131 olsun- d\u00f6rt bin dirhem getirdi ve &#8220;Ya Resulallah, b\u00fct\u00fcn mal\u0131m sekiz bin dirhemdir. Yar\u0131s\u0131n\u0131 getirdim, yar\u0131s\u0131n\u0131 da b\u0131rakt\u0131m&#8221; dedi. Peygamberimiz, &#8220;Allah getirdi\u011fine de b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131na da bereket versin&#8221; dedi. Ebu Ukeyl de bir \u00f6l\u00e7ek hurma getirdi ve &#8220;Ya Resulallah iki \u00f6l\u00e7ek hurma ge\u00e7ti elime, bir \u00f6l\u00e7e\u011fini Rabbime, birini de aileme veriyorum&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine m\u00fcnaf\u0131klar: `\u0130bn-i Avf&#8217;\u0131n verdi\u011fi riyadan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir&#8221; diye hakk\u0131nda dedikodu yapt\u0131lar ve &#8220;Allah ve peygamberi bu adam\u0131n bir \u00f6l\u00e7ek hurmas\u0131na m\u0131 muhta\u00e7t\u0131r?&#8217; dediler.&#8221;<\/p>\n<p>Ba\u015fka rivayetlerde de m\u00fcnaf\u0131klar\u0131n Ebu Ukeyl hakk\u0131nda, (Ebu Ukeyl kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda iki \u00f6l\u00e7ek hurma almak \u00fczere bir yahudinin yan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015f, ald\u0131\u011f\u0131 iki \u00f6l\u00e7ekten birini Peygamberimize getirmi\u015fti) &#8220;\u0130nsanlar\u0131n kendisini \u00f6vmesi i\u00e7in b\u00f6yle yapt\u0131&#8221; dedikleri anlat\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Sonra Ensar&#8217;dan ve ba\u015fka m\u00fcsl\u00fcmanlardan olu\u015fan yedi ki\u015filik bir grup a\u011flayarak Peygamberimizin yan\u0131na geldiler ve kendilerini sava\u015f alan\u0131na g\u00f6t\u00fcrecek binek hayvan\u0131 vermesini istediler. Bunlar fakir kimselerdi. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Sizi bindirecek hayvan bulam\u0131yorum&#8221; dedi. Onlar da sava\u015f hazarl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in harcayacak bir \u015fey bulamaman\u0131n \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcnden g\u00f6zya\u015f\u0131 d\u00f6kerek geri d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>\u0130bn-i \u0130shak diyor ki; Bana ula\u015fan haberlere g\u00f6re, \u0130bn-i Yamin b. Umeyr b. Ka&#8217;b en-Nadri sava\u015fa gidememenin \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcyle a\u011flayan yedi ki\u015fi aras\u0131nda yeralan Ebu Leyla Abdurrahman b. Ka&#8217;b ve Abdullah b. Ma\u011ffille kar\u015f\u0131la\u015f\u0131p onlar\u0131n a\u011flad\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, &#8220;Niye a\u011fl\u0131yorsunuz?&#8221; dedi. Onlar da, &#8220;Resulullah&#8217;\u0131n yan\u0131na geldik ve bizi ta\u015f\u0131yacak bir binek hayvan\u0131 yoktu. Bizim de onunla birlikte sefere \u00e7\u0131kacak g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yok&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine \u0130bn-i Yamin b. Umeyr b. Ka&#8217;b en Nadri kendisine ait su ta\u015f\u0131ma i\u015finde kullan\u0131lan bir deveyi onlara verdi. B\u00f6ylece onlar\u0131 yolcu etmi\u015f oldu. Ayr\u0131ca onlara biraz hurma da verdi. Onlar da Peygamberimizle birlikte sefere \u00e7\u0131kt\u0131lar.<\/p>\n<p>Yunus b. Bukeyr, \u0130bn-i \u0130shak&#8217;a dayanarak bu konuda \u015funlar\u0131 da anlatmaktad\u0131r: Sava\u015fa \u00e7\u0131kamayacaklar\u0131na a\u011flayan yedi ki\u015fiden biri olan Ulbe b. Zeyd ise, geceleyin kalkt\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi kadar namaz k\u0131ld\u0131. Sonra da a\u011flamaya ba\u015flad\u0131 ve &#8220;Allah&#8217;\u0131n cihad\u0131 sen emrettin, ona te\u015fvik ettin. Sonra da bana cihad edebilece\u011fim bir g\u00fc\u00e7 bah\u015fetmedin. Peygamberine de beni sava\u015fa g\u00f6t\u00fcrecek bir \u015fey vermedin. Ben ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece elime ge\u00e7en mal\u0131, bedenimi ve e\u015fyalar\u0131m\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlara ad\u0131yorum&#8221; dedi. Sonra halkla birlikte sabahlad\u0131. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Bu gece kendini adayan nerde?&#8221; dedi. Kimseden ses \u00e7\u0131kmad\u0131. Sonra tekrar, &#8220;Kendini adayan nerde, kalks\u0131n&#8221; dedi. Ulbe kalk\u0131p yan\u0131na gitti ve bu gece kendisini adad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatt\u0131. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;M\u00fcjdeler olsun. Beni kontrol\u00fcnde tutan Allah&#8217;a andolsun ki, sana kabul olunmu\u015f bir zek\u00e2t\u0131n sevab\u0131 yaz\u0131ld\u0131&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Daha sonra Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- beraberindekilerle birlikte sefere \u00e7\u0131kt\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n say\u0131s\u0131 Medinedekiler&#8217;den ve \u00e7evredeki ta\u015fral\u0131 Arap kabilelerinden olu\u015fan otuzbin ki\u015fiydi. Bu s\u0131rada herhangi bir ku\u015fkudan ya da \u015f\u00fcpheden kaynaklanmaks\u0131z\u0131n baz\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlarda, a\u011f\u0131r davranma emareleri ba\u015fg\u00f6sterdi. Bunlar aras\u0131nda, Ka&#8217;b b. Malik, M\u00fcrare b. Rebi, Hilal b. \u00dcmeyye (Bu \u00fc\u00e7 ki\u015finin \u00f6yk\u00fcs\u00fc ileride ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak anlat\u0131lacakt\u0131r.) Ebu Hayseme ve Umeyr b. Vehb el-Cumehi yer al\u0131yordu. Peygamberimiz kararg\u00e2h\u0131n\u0131, seniyetul veda (Veda tepesi) denilen yerde kurdu. Abdullah b. \u00dcbey de daha a\u015fa\u011f\u0131larda bir yerde kurdu kararg\u00e2h\u0131n\u0131. \u0130bn-i \u0130shak diyor ki, bunlar\u0131n say\u0131s\u0131 san\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi az de\u011fildi&#8230; Ne var ki, ba\u015fka rivayetler, fiilen ordudan geri kalanlar\u0131n say\u0131s\u0131 y\u00fcz\u00fcn alt\u0131ndayd\u0131 demektedirler. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- harekete ge\u00e7ince, Abdullah b. Ubey, m\u00fcnaf\u0131k ve i\u00e7lerinde isl\u00e2ma kar\u015f\u0131 bulunan kimselerden olu\u015fan yanda\u015flar\u0131yla birlikte ordudan ayr\u0131l\u0131p Medine&#8217;de kald\u0131.<\/p>\n<p>Sonra Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- yoluna devam etti. Bu arada zaman zaman baz\u0131 adamlar ordudan ayr\u0131l\u0131p geride kal\u0131yor, m\u00fcsl\u00fcmanlar da, &#8220;Falan adam geride kald\u0131, ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi&#8221; diyordu. Peygamberimiz ise, &#8220;B\u0131rak\u0131n onu, e\u011fer onda bir iyilik varsa, Allah onu size kavu\u015fturur, kendisinde bir iyilik yoksa, Allah sizi ondan kurtarm\u0131\u015f olur&#8221; diyordu. Nihayet, &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi, Ebu Zer geride kald\u0131, devesi yava\u015flad\u0131&#8221; dediler. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz, &#8220;B\u0131rak\u0131n onu, e\u011fer onda bir iyilik varsa, Allah onu size kavu\u015fturur, kendisinde bir iyilik yoksa, Allah sizi ondan kurtarm\u0131\u015f olur&#8221; dedi. Ebu Zer devesini y\u00fcr\u00fctmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Yava\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, e\u015fyalar\u0131n\u0131 al\u0131p s\u0131rtlar\u0131 ve Peygamberimizin izinde yol almaya ba\u015flad\u0131. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- bir yerde konaklam\u0131\u015ft\u0131. O s\u0131rada m\u00fcsl\u00fcmanlardan etraf\u0131na bak\u0131nan biri, &#8220;Ya Resulallah bir adam tek ba\u015f\u0131na yol al\u0131yor&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz, &#8220;Bu Ebu Zer olmas\u0131n?&#8221; dedi. M\u00fcsl\u00fcmanlar iyice bak\u0131nca, &#8220;Evet ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi. Allah&#8217;a andolsun ki, bu Ebu Zerin kendisidir&#8221; dediler. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Allah Ebu Zer&#8217;e rahmet etsin, yaln\u0131z y\u00fcr\u00fcr, yaln\u0131z \u00f6l\u00fcr, yaln\u0131z dirilir&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- birka\u00e7 g\u00fcn yol ald\u0131ktan sonra, Ebu Hayseme s\u0131cak bir g\u00fcnde ailesinin yan\u0131na geri d\u00f6nd\u00fc. \u0130ki kar\u0131s\u0131n\u0131n kendisine ait bah\u00e7enin i\u00e7inde g\u00f6lgeliklerinde oturduklar\u0131n\u0131, herbirinin g\u00f6lgeli\u011fine su serpti\u011fini, kendisine so\u011fuk su ve yemek haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fc. Bah\u00e7eye girdi\u011finde g\u00f6lgeli\u011fin kap\u0131s\u0131nda dikildi, iki kar\u0131s\u0131na ve yapt\u0131klar\u0131na bakt\u0131. Ard\u0131ndan, &#8220;Allah&#8217;\u0131n peygamberi g\u00fcne\u015fin alt\u0131nda, r\u00fczg\u00e2r ve s\u0131cakla yol al\u0131rken, Ebu Hayseme serin g\u00f6lgede kendisi i\u00e7in haz\u0131rlanm\u0131\u015f yiyeceklerin yan\u0131nda, g\u00fczel kar\u0131lar\u0131 ile birlikte oturacak! \u0130nsaf de\u011fil bu!&#8221; dedi. Sonra, &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, Resulallah\u0131n ordusuna kat\u0131lmadan hi\u00e7birinizin g\u00f6lgeli\u011fine girmeyece\u011fim, \u00e7abuk bana yol az\u0131\u011f\u0131 haz\u0131rlay\u0131n&#8221; dedi. Onlar da dedi\u011fini yapt\u0131lar. Sonra devesini getirip yolculu\u011fa haz\u0131rland\u0131. Peygamberimizin ard\u0131ndan yeti\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131. Peygamberimiz Teb\u00fck&#8217;e varmak \u00fczereyken ona yeti\u015fti. Yolda, Peygamberimize yeti\u015fmeye \u00e7al\u0131\u015fan Umeyr b. Vehb el-Umehiye rastlam\u0131\u015f ve onunla birlikte yol alm\u0131\u015flard\u0131. Teb\u00fck_&#8217;e yakla\u015ft\u0131kl\u00e0r\u0131nda, Ebu Hayseme Umeyr b. Vehbe \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Ben bir g\u00fcnah i\u015fledim, peygamberin yan\u0131na gidene kadar arkamda kalsan ne olur.&#8221; Umeyr, bu teklifini kabul etti. Peygamberimiz Teb\u00fck&#8217;te konaklamak \u00fczereyken, Ebu Hayseme ona yeti\u015fti. O s\u0131rada m\u00fcsl\u00fcmanlar, &#8220;Yolda bir s\u00fcvari yakla\u015fmaktad\u0131r&#8221; dediler. Peygamberimiz, &#8220;Ebu Hayseme olmas\u0131n?&#8221; dedi. M\u00fcsl\u00fcmanlar; `Allah&#8217;a andolsun ki, ya Resulallah, bu Ebu Hayseme&#8217;dir&#8221; dediler. Ebu Hayseme devesini yat\u0131rarak gelip Peygamber&#8217;e selam verince, Peygamberimiz, -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Yaz\u0131klar olsun sana ey Ebu Hayseme&#8221; dedi. Sonra Ebu Hayseme Peygamberimize yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlatt\u0131. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz ona -Allah ondan raz\u0131 olsun- &#8220;peki&#8221; dedi ve hay\u0131r duada bulundu.<\/p>\n<p>\u0130bn-i \u0130shak diyor ki, aralar\u0131nda Avf b. Amrin karde\u015fi Vedia b. Sabit, Beni Seleme kabilesinin m\u00fcttefiki E\u015fca&#8217; kabilesinden Mah\u015fen b. Humeyr (\u0130bn-i Hi\u015fam bu adama Huh\u015fa dendi\u011fini kaydeder) de bulunan bir grup Teb\u00fck&#8217;e do\u011fru yol alan Peygamberimizi g\u00f6stererek birbirlerine \u015f\u00f6yle diyorlard\u0131: &#8220;Bizans \u015f\u00f6valyeleri ile olacak sava\u015f\u0131 -Bizansl\u0131lar\u0131 kastediyorlar- Araplar&#8217;\u0131n kendi aralar\u0131nda yapt\u0131klar\u0131 sava\u015flara m\u0131 benzetiyorsunuz? Allah&#8217;a andolsun ki, yar\u0131n iplerle ba\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6r\u00fcr gibiyiz.&#8221; Ama\u00e7lar\u0131 m\u00fc&#8217;minlerin g\u00fcvenlerini sarsmak, i\u00e7lerine korku salmakt\u0131. Bunun \u00fczerine Muh\u015fen b. Humeyr, &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, herbirimize y\u00fczer k\u0131rba\u00e7 vurulmas\u0131n\u0131 isterdim. Korkar\u0131m ki, bu s\u00f6zlerinizden dolay\u0131 hakk\u0131m\u0131zda bir ayet insin&#8221; dedi. Bana ula\u015fan haberlere g\u00f6re Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Ammar b. Yasir&#8217;e \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Onlar\u0131n yan\u0131na git. Ku\u015fkusuz yanacaklar onlar. Neler s\u00f6ylediklerini sor. \u0130nk\u00e2r edecek olurlarsa, \u015f\u00f6yle \u015f\u00f6yle dediniz de.&#8221; Ammar yanlar\u0131na gidip, bu s\u00f6zleri onlara iletti. Peygamberimizin yan\u0131na gelip \u00f6z\u00fcr dilediler. Vedia b. Sabit, Peygamberimizin devesinin y\u00fck\u00fcn\u00fc s\u0131kmak i\u00e7in karn\u0131na dolanan ipine yap\u0131\u015f\u0131yor, bir yandan da \u015f\u00f6yle diyordu: &#8220;Ya Resulallah, biz sadece e\u011fleniyor, \u015fakala\u015f\u0131yorduk.&#8221; Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah \u015fu ayeti indirdi: &#8220;E\u011fer onlara soracak olursan, &#8220;Biz lafa dald\u0131k, aram\u0131zda e\u011fleniyorduk&#8221; derler. De ki; Allah ile, Allah&#8217;\u0131n ayetleri ile ve peygamberi ile mi alay ediyordunuz?&#8221; Muh\u015fen b. Humeyr, &#8220;Ya Resulallah benim ve babam\u0131n ad\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftir&#8221; dedi. Bu ayette, affedildi\u011finden s\u00f6z edilen Muh\u015fen b. Humeyr idi. Bundan sonra Abdurrahman ad\u0131n\u0131 ald\u0131. Y\u00fcce Allah&#8217;dan \u015fehit olarak can\u0131n\u0131 almas\u0131n\u0131 ve kimsenin yerini bilmemesini diledi. Yemame g\u00fcn\u00fc \u00f6ld\u00fcr\u00fcld\u00fc ama, izine rastlanmad\u0131.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Luheya, Ebu Esved&#8217;den, o da Urve b. Z\u00fcbeyr&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet eder: Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- herhangi bir sava\u015f yapmaks\u0131z\u0131n on k\u00fcsur g\u00fcn bekledikten sonra Teb\u00fck&#8217;ten hareket ederken, bir grup m\u00fcnaf\u0131k ona suikast yapmay\u0131 tasarl\u0131yordu. Onu yol \u00fczerindeki bir u\u00e7urumdan atmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyorlard\u0131. Peygamberimiz bu durumdan haberdar edildi. M\u00fcsl\u00fcmanlara vadedilen y\u00fcr\u00fcmelerini emretti, kendisi de yamaca t\u0131rmand\u0131. Onunla birlikte o grup da t\u0131rmanmaya ba\u015flad\u0131. Ama y\u00fczlerini \u00f6rtm\u00fc\u015flerdi. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Ammar b. Yasir ve Huzeyfe b. Yeman&#8217;a kendisiyle birlikte gelmelerini s\u00f6yledi. Ammar devenin yular\u0131ndan tutmu\u015f Huzeyfe de deveyi s\u00fcr\u00fcyordu. Bu \u015fekilde yol al\u0131rlarken, birden bir grup taraf\u0131ndan sar\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 farkettiler. Peygamberimiz buna \u00f6fkelendi. Huzeyfe de Peygamberimizin \u00f6fkelendi\u011fini g\u00f6rd\u00fc. Bunun \u00fczerine onlara d\u00f6nd\u00fc, elinde de bir baston vard\u0131. Bu bastonla bineklerinin y\u00fcz\u00fcne vuruyor, uzakla\u015ft\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131yordu. Huzeyfe&#8217;yi g\u00f6rd\u00fcklerinde onun g\u00f6zledi\u011fi b\u00fcy\u00fck plan\u0131 farketti\u011fini sand\u0131lar. Bu y\u00fczden derhal ko\u015fup ordunun aras\u0131na kar\u0131\u015ft\u0131lar. Sonra Huzeyfe, Peygamberimizin yan\u0131na geri d\u00f6nd\u00fc. Peygamberimiz yamac\u0131 \u00e7abucak ge\u00e7melerini emretti. Sonra da ordunun gelmesini beklediler. Peygamberimiz Huzeyfe&#8217;ye &#8220;o grubu tan\u0131d\u0131n m\u0131?&#8221; diye sordu. &#8220;Tan\u0131yamad\u0131m, ancak gece karanl\u0131\u011f\u0131nda sadece bineklerini farkedebildim&#8221; dedi. Sonra Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;Onlar\u0131n ama\u00e7lar\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu biliyor musunuz?&#8221; dedi. Onlar da, &#8220;Hay\u0131r&#8221; dediler. Peygamberimiz de, o grubun yapmak istedi\u011fini ve grupta yeralanlar\u0131n isimlerini bildirdi. Bu arada bundan kimseye s\u00f6z etmemelerini istedi. Onlar da, &#8220;Ya Resulallah, onlar\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesini emretmeyecek misiniz?&#8221; dediler. Peygamberimiz &#8220;Halk\u0131n, Muhammed arkada\u015flar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcyor demesini istemiyorum&#8221; dedi.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Kesir, &#8220;el-Bidaye ven-Nihaye&#8221; adl\u0131 eserinde \u015f\u00f6yle der: \u0130bn-i \u0130shak bu hik\u00e2yeyi anlatm\u0131\u015f, bu arada Peygamberimizin o grupta yer alanlar\u0131n isimlerini sadece Huzeyfe b. Yeman&#8217;a s\u00f6yledi\u011fini de aktarm\u0131\u015ft\u0131r. Bu daha akla yak\u0131nd\u0131r. En do\u011frusunu Allah bilir ku\u015fkusuz.<\/p>\n<p>Teb\u00fck seferi s\u0131ras\u0131nda m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 zorluklara gelince, \u00e7ekilen zorluklardan \u00f6rnekler i\u00e7eren bir\u00e7ok rivayet vard\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>\u0130bn-i Kesir tefsirinde \u015f\u00f6yle der:<\/p>\n<p>M\u00fccahid ve bir\u00e7ok ki\u015fi: &#8220;Allah, peygamberin ve o zor anda onun pe\u015finden giden muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti. O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti. Arkas\u0131ndan O, onlar\u0131n tevbelerini kabul etti. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlara kar\u015f\u0131 son derece \u015fefkatli ve merhametlidir&#8221; ayetinin Teb\u00fck seferi hakk\u0131nda indi\u011fini s\u00f6ylemi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcsl\u00fcmanlar \u00e7ok zor bir durumdayken, kurak bir sene ge\u00e7iriyorlarken, ayr\u0131ca yiyecek ve su s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131 \u00e7ekiyorlarken \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131 bu sefere. Katade diyor ki, yak\u0131c\u0131 bir s\u0131ca\u011f\u0131n alt\u0131nda \u015eam b\u00f6lgesinde yeralan Teb\u00fck&#8217;e yol ald\u0131lar. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fi gibi, b\u00fcy\u00fck bir \u00e7aba sarfediyorlard\u0131. B\u00fcy\u00fck zorluklar \u00e7ekiyorlard\u0131. \u00d6yle ki, iki ki\u015fi bir hurmay\u0131 aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcp yiyorlard\u0131. Askerler bir hurmay\u0131 aralar\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015f\u00fcp yiyorlard\u0131. Askerler bir hurmay\u0131 aralar\u0131nda dola\u015ft\u0131r\u0131yorlard\u0131. Biri hurmay\u0131 emer, \u00fczerine de su i\u00e7erdi Sonra di\u011feri al\u0131r, ayn\u0131 \u015fekilde hurmay\u0131 emer \u00fczerine su i\u00e7erdi. Bunun \u00fczerine Allah tevbelerini kabul etti ve onlar\u0131 \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131 bu seferden sa\u011f salim d\u00f6nd\u00fcrd\u00fc.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Cerir, Abdullah \u0130bn-i Abbas&#8217;a dayanak \u015f\u00f6yle rivayet eder: Hz. \u00d6mer&#8217;e -Allah ondan raz\u0131 olsun- ayette ge\u00e7en &#8220;zor an&#8221; hakk\u0131nda soruldu\u011funda, &#8220;Peygamberimizle birlikte Teb\u00fck&#8217;e do\u011fru yol al\u0131yorduk. Bir yerde konaklam\u0131\u015ft\u0131k. Dayan\u0131lmaz bir susuzluk \u00e7ekiyorduk. Bo\u011faz\u0131m\u0131z kesilecek san\u0131yorduk. \u00d6yle ki, bir adam su aramaya \u00e7\u0131k\u0131p d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcnde, adeta boynunun kesilece\u011fini san\u0131yordu. Baz\u0131lar\u0131 devesini kesip i\u015fkembesini s\u0131k\u0131p suyunu i\u00e7iyordu. Geri kalan\u0131n\u0131 da karn\u0131n\u0131n \u00fczerine koyuyordu&#8230;<\/p>\n<p>\u0130bn-i Cerir a\u015fa\u011f\u0131daki ayet hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle der: &#8220;Allah peygamberin ve o zor anda onun pe\u015finden giden Muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti.&#8221; Burada kastedilen mal, binek, yiyecek ve su bak\u0131m\u0131ndan \u00e7ekilen s\u0131k\u0131nt\u0131d\u0131r. &#8220;O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti.&#8221; Yani haktan sapmak \u00fczereydi. Peygamberin getirdi\u011fi din hakk\u0131nda ku\u015fkuya kap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Seferlerinde ve sava\u015flar\u0131nda \u00e7ektikleri s\u0131k\u0131nt\u0131 ve zorluklardan dolay\u0131 i\u00e7lerini \u015f\u00fcphe kaplam\u0131\u015ft\u0131. &#8220;Arkas\u0131ndan O, onlar\u0131n tevbelerini kabul etti.&#8221; \u0130bn-i Cerir diyor ki, sonra onlara Rabblerine s\u0131\u011f\u0131nmay\u0131, d\u00f6n\u00fcp onun dini \u00fczerinde kal\u0131c\u0131 olmay\u0131 nasip etti. &#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlara kar\u015f\u0131 son derece \u015fefkatli ve merhametlidir.&#8221;<\/p>\n<p>Sundu\u011fumuz bu rivayetler, o g\u00fcn \u00e7ekilen zorlu\u011fun boyutlar\u0131n\u0131 gere\u011fince tasvir ediyor san\u0131yorum. O d\u00f6nemde m\u00fcsl\u00fcman toplumun i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 atmosferi biraz olsun g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde canland\u0131r\u0131yor. Nitekim sundu\u011fumuz bu rivayetler aras\u0131nda, insanlar\u0131n iman d\u00fczeyleri de kendisini g\u00f6steriyor. Bir yandan kesin inan\u00e7l\u0131 ve kararl\u0131 grup, \u00f6te yandan zorlu\u011fun bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda sars\u0131lan, bocalayan grup. Hi\u00e7bir \u015f\u00fcphe s\u00f6zkonusu olmaks\u0131z\u0131n geride kalan grup bir yanda, di\u011fer yanda yumu\u015fak tav\u0131rl\u0131 m\u00fcnaf\u0131klar, ahl\u00e2ks\u0131z m\u00fcnaf\u0131klar ve komplocu m\u00fcnaf\u0131klar&#8230; B\u00fct\u00fcn bunlar ilk etapta o d\u00f6nemde toplumun organik olu\u015fumunu, ikinci olarak da o zor zamanda, hem de Bizans&#8217;a kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lan seferde \u00e7ekilen s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 g\u00f6stermektedir. Ku\u015fkusuz bu s\u0131k\u0131nt\u0131lar onlar\u0131 iyice ar\u0131nd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Bu imtihan herkesin esas karakterini ortaya \u00e7\u0131karm\u0131\u015ft\u0131. Belki de y\u00fcce Allah, bu s\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 ar\u0131nmalar\u0131, karakterlerinin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 ve belirginle\u015fmesi i\u00e7in \u00e7ekmelerini sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131&#8230;<\/p>\n<p>ZORLUKLAR VE SAVA\u015eTAN KA\u00c7ANLAR<\/p>\n<p>\u0130\u015fte baz\u0131lar\u0131n\u0131n geri d\u00f6nmesine neden olan bu zorluklard\u0131. Geriye d\u00f6nenlerin \u00e7o\u011fu da durumlar\u0131 az \u00f6nce a\u00e7\u0131klanan m\u00fcnaf\u0131klard\u0131. Bunlar aras\u0131nda isl\u00e2mdan ku\u015fku duymayan ve m\u00fcnaf\u0131k olmayan, sadece tembellikten ve Medine&#8217;nin g\u00f6lgeliklerinde dinlenme arzusundan dolay\u0131 geride kalan m\u00fc&#8217;minler de yer al\u0131yordu. Bunlar iki gruptu. Bu grup, iyi davran\u0131\u015flar\u0131na k\u00f6t\u00fc davran\u0131\u015flar da katm\u0131\u015flard\u0131. Ama daha sonra g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 itiraf etmi\u015flerdi. Di\u011fer grup da, &#8220;Azap etmek veya tevbelerini kabul etmek \u00fczere Allah&#8217;\u0131n iradesine b\u0131rak\u0131lanlard\u0131.&#8221; Bunlar, durumlar\u0131 zamana b\u0131rak\u0131lan yani haklar\u0131nda bir karar vermeksizin kendi hallerinde b\u0131rak\u0131lan \u00fc\u00e7 ki\u015fiydi. Onlar hakk\u0131nda Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc bekleniyordu. \u0130\u015fte burada, durumlar\u0131 Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fcne ve zaman ge\u00e7mesine havale edildikten sonraki geli\u015fmeler ela al\u0131nmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Biz bu \u00fc\u00e7 ki\u015finin durumunu olanca \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren ayetin tefsiri a\u00e7\u0131s\u0131ndan herhangi bir \u015fey s\u00f6ylemeden, onlar\u0131 ve durumlar\u0131n\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc g\u00fczellikte ve sanatsal bir tabloda canland\u0131ran Kur&#8217;an ayetinin g\u00f6z kama\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 ifadesini sunmadan \u00f6nce, onlardan birinin, Ka&#8217;b b. Malik&#8217;in -Allah ondan raz\u0131 olsun- anlatt\u0131klar\u0131na kulak verelim: Ahmed, Buhari ve M\u00fcslim Zehri kanal\u0131yla rivayet ettiler: Zehri diyor ki, bana Abdurrahman b. Abdullah b. Ka&#8217;b b. Malik anlatt\u0131: Abdullah b. Ka&#8217;b b. Malik, (Ka&#8217;b&#8217;\u0131n g\u00f6zleri g\u00f6rmez oldu\u011fu zamanlarda o\u011fullar\u0131 aras\u0131nda ona yard\u0131mc\u0131 olur, yolda elinden tutard\u0131) babas\u0131ndan \u015funlar\u0131 aktard\u0131: Bir g\u00fcn Ka&#8217;b&#8217;\u0131n Peygamberimizin Teb\u00fck seferinden geri kal\u0131\u015f\u0131n\u0131 anlatt\u0131\u011f\u0131n\u0131 i\u015fittim. Ka&#8217;b \u015f\u00f6yle diyordu: Teb\u00fck seferinin d\u0131\u015f\u0131nda Peygamberimizin hi\u00e7bir sava\u015f\u0131ndan geri kalmad\u0131m. \u015eu var ki, ben Bedir sava\u015f\u0131na da kat\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131m. Ama o zaman sava\u015fa kat\u0131lmayan hi\u00e7 kimse azarlanmam\u0131\u015ft\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc o zaman Peygamberimiz ve m\u00fcsl\u00fcmanlar Kurey\u015f kabilesine ait kervan\u0131 ele ge\u00e7irmek i\u00e7in \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131. Fakat y\u00fcce Allah, s\u00fcrpriz bir \u015fekilde onlarla d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya getirdi.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m \u00fczerine and i\u00e7ti\u011fimiz Akabe gecesinde de Peygamberimizin yan\u0131ndayd\u0131m. Bana g\u00f6re Akabe biat\u0131 Bedir sava\u015f\u0131ndan daha az sevimli de\u011fildir. Ger\u00e7i Bedir sava\u015f\u0131 daha \u00e7ok konu\u015fulmakta ve daha \u00e7ok bilinmektedir. Teb\u00fck seferinde Peygamberimizin haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131 orduya bile bile kat\u0131lmad\u0131m. Bu seferden geri kald\u0131\u011f\u0131m s\u0131ralarda her zamankinden g\u00fc\u00e7l\u00fc, her zamankinden daha rahatt\u0131m. O zaman iki binek haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131m ki, ba\u015fka hi\u00e7bir sava\u015fta b\u00f6ylesini haz\u0131rlayamam\u0131\u015ft\u0131m. O g\u00fcne kadar Peygamberimiz bir sefere \u00e7\u0131kmak istedi mi nereye gidece\u011fini belirtmez, ba\u015fka tarafa y\u00f6nelirdi. Fakat bu seferde b\u00f6yle yapmad\u0131. Bu sefere Peygamberimiz yak\u0131c\u0131 bir s\u0131cakl\u0131kta \u00e7\u0131k\u0131yordu. Yolculuk uzun ve \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fcyd\u00fc. Kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lan d\u00fc\u015fman\u0131n say\u0131s\u0131 da fazlayd\u0131. Bu y\u00fczden d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 gerekli haz\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yapabilmeleri i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcmanlara durumu a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6yledi. Hangi tarafa gideceklerini haber verdi. Peygamberimizle birlikte sefere \u00e7\u0131kan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n say\u0131s\u0131 da bir kitaba -sicil defterini kastediyor- s\u0131\u011fmayacak kadar fazlayd\u0131.<\/p>\n<p>Ka&#8217;b -Allah ondan raz\u0131 olsun- diyor ki, \u00e7ok az kimse de g\u00f6zden kaybolmak istiyordu. Allah taraf\u0131ndan vahiy gelmedi\u011fi s\u00fcrece Peygamberimizin fark\u0131nda olmayaca\u011f\u0131n\u0131 san\u0131yordu. Peygamberimiz sefere \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 s\u0131ralarda meyveler olgunla\u015fm\u0131\u015f, g\u00f6lgeler iyi ve \u00e7ekici olmu\u015ftu. Ben de bunlara can at\u0131yordum. Peygamberimiz -Allah ondan raz\u0131 olsun- ve beraberindeki m\u00fcsl\u00fcmanlar sava\u015f haz\u0131rl\u0131klar\u0131na ba\u015flam\u0131\u015f, bense onlarla birlikte haz\u0131rl\u0131klara ba\u015flamak istiyordum ama bir \u015fey yapmadan geri d\u00f6n\u00fcyordum. Kendi kendime de \u015f\u00f6yle diyordum: &#8220;\u0130stedi\u011fim zaman bu haz\u0131rl\u0131klar\u0131 yapar\u0131m&#8221; ben b\u00f6yle oyalan\u0131yorken, m\u00fcsl\u00fcmanlar durmadan haz\u0131rl\u0131k yap\u0131yorlard\u0131. Bir g\u00fcn Peygamberimiz ve beraberindeki m\u00fcsl\u00fcmanlar yola \u00e7\u0131kmak \u00fczereyken bir daha hi\u00e7bir \u015fey haz\u0131rlamam\u0131\u015ft\u0131m. Ve ben \u00e7abuk davran\u0131p sava\u015fa yeti\u015fece\u011fimi san\u0131yordum. Kendimi bu \u015fekilde avutuyordum. Arkadan gidip onlara yeti\u015fece\u011fimi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyordum. Ke\u015fke yapsaym\u0131\u015f\u0131m, sonra bunu da yapamad\u0131m. Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sefere \u00e7\u0131kmas\u0131ndan sonra halk\u0131n aras\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131mda son derece \u00fcz\u00fcl\u00fcyordum. \u00c7\u00fcnk\u00fc, hakk\u0131nda m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k s\u00f6ylentileri olan ya da Allah kat\u0131nda mazur say\u0131lanlardan ba\u015fka benim gibi birine rastlam\u0131yordum. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Teb\u00fck&#8217;e varana kadar benden s\u00f6z etmemi\u015fti. Teb\u00fck&#8217;te arkada\u015flar\u0131 ile birlikte otururken &#8220;Ka&#8217;b b. Malik ne yapt\u0131?&#8221; diye sormu\u015ftu. Beni Seleme kabilesinden bir adam, &#8220;Ya Resulallah, hurmal\u0131klar\u0131 ve kendini be\u011fenmi\u015fli\u011fi onu bize kat\u0131lmaktan al\u0131koydu&#8221; demi\u015f. Bunun \u00fczerine Muaz b. Cebel adama &#8220;Ne kadar k\u00f6t\u00fc konu\u015fuyorsun! Allah&#8217;a andolsun ki, ya Resulallah onun hakk\u0131nda iyilikten ba\u015fka bir \u015fey bilmiyoruz&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz herhangi bir \u015fey s\u00f6ylememi\u015fti.<\/p>\n<p>Ka&#8217;b b. Malik diyor ki, Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Teb\u00fck&#8217;ten Medine&#8217;ye do\u011fru yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 haberini duyunca, bir s\u0131k\u0131nt\u0131d\u0131r ald\u0131 beni ve \u00e7e\u015fitli yalanlar uydurmaya, ertesi g\u00fcn\u00fcn onun \u00f6fkesinden kurtulmak i\u00e7in s\u00f6ylenecek s\u00f6z aramaya ba\u015flad\u0131m. Bunun i\u00e7in de ailemde g\u00f6r\u00fc\u015f sahibi herkesten yard\u0131m istedim. Peygamberimizin Medine&#8217;ye girmek \u00fczere oldu\u011funu duyunca, yalan yanl\u0131\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnceler kafamdan silinip gitti ve kesinlikle ondan kurtulamayaca\u011f\u0131m\u0131 anlad\u0131m. Ona do\u011frusunu s\u00f6ylemeye karar verdim. Art\u0131k Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Medine&#8217;ye girmi\u015fti. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- bir seferden d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc zaman ilk \u00f6nce mescide u\u011frar, iki rek\u00e2t namaz k\u0131lar, sonra da m\u00fcsl\u00fcmanlarla birlikte otururdu. Bu sefer de ayn\u0131s\u0131n\u0131 yap\u0131nca, geride kalanlar yan\u0131na gelip \u00f6z\u00fcrler ileri s\u00fcrmeye, yemin etmeye ba\u015flad\u0131lar. Bunlar seksen k\u00fcsur ki\u015fiydi. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- dediklerini kabul etti, ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 onaylad\u0131, onlar i\u00e7in Allah&#8217;dan ba\u011f\u0131\u015flanma diledi. Niyetlerini de Allah&#8217;a b\u0131rakt\u0131. Nihayet ben geldim. Peygamberimize -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sel\u00e2m verdi\u011fim zaman g\u00fcl\u00fcmsedi, ama k\u0131zg\u0131n oldu\u011fu belliydi. &#8220;Gel&#8221; dedi. Gidip \u00f6n\u00fcnde oturdum. Bana, &#8220;Neden bizimle gelmedin, yoksa binek hayvan\u0131 m\u0131 sat\u0131n almad\u0131n?&#8221; diye sordu. Ben, &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Peygamberi, e\u011fer \u015fu d\u00fcnyada senden ba\u015fka birinin yan\u0131nda oturmu\u015f olsayd\u0131m, bir \u00f6z\u00fcr ileri s\u00fcrerek, \u00f6fkesinden kurtulurdum. Kendi kendime \u00f6l\u00e7t\u00fcm-bi\u00e7tim, fakat Allah&#8217;a andolsun ki, bug\u00fcn sana yalan s\u00f6yleyecek olursam, benden ho\u015fnut olaca\u011f\u0131n\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n senin k\u0131zg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fczerime \u00e7ekece\u011fini anlad\u0131m. E\u011fer sana do\u011fruyu s\u00f6yleyecek olursam, bunun b\u00f6yle oldu\u011funu bilece\u011fini anlad\u0131m. Ben bu konuda Allah&#8217;\u0131n verece\u011fi h\u00fckm\u00fc bekliyorum. Allah&#8217;a andolsun ki, herhangi bir mazeretim yoktu, senin \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n seferden geri kald\u0131\u011f\u0131m g\u00fcnk\u00fc gibi kendimi hi\u00e7bir zaman bu kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc ve rahat hissetmemi\u015ftim.&#8221; Bunun \u00fczerine Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- &#8220;i\u015fte bu adam do\u011fru s\u00f6yl\u00fcyor. Kalk ve Allah&#8217;\u0131n senin hakk\u0131nda verece\u011fi h\u00fckm\u00fc bekle&#8217; dedi. Ben de kalkt\u0131m. Beni Seleme kabilesinden baz\u0131 adamlar etraf\u0131m\u0131 sar\u0131p beni azarlad\u0131lar ve &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, bundan \u00f6nce herhangi bir g\u00fcnah i\u015fledi\u011fini duymad\u0131k. Geride kalan di\u011fer adamlar gibi, Peygamberimize mazeret g\u00f6steremedin. Halbuki peygamberin senin i\u00e7in ba\u011f\u0131\u015flanma dilemesi g\u00fcnah\u0131n\u0131n affolunmas\u0131 i\u00e7in yeterli idi&#8221; dediler. Ka&#8217;b diyor ki, beni o kadar te\u015fvik ettiler ki, az kals\u0131n Peygamberimizin yan\u0131na gidip bir yalan uyduracakt\u0131m. Sonra, &#8220;Benim gibi konu\u015fan ba\u015fka biri daha var m\u0131?&#8221; dedim. &#8220;Evet senin gibi konu\u015fan iki ki\u015fi daha var, onlara da sana s\u00f6ylenenin ayn\u0131s\u0131 s\u00f6ylendi&#8221; dediler. &#8220;Kim bunlar?&#8221; dedim. &#8220;Murare b. Rebi ve Hilal b. Umeyye el Vakifi&#8221; dediler. Bana Bedir sava\u015f\u0131na kat\u0131lm\u0131\u015f salih iki ki\u015fiden s\u00f6z etmi\u015flerdi. Onlar\u0131 kendime \u00f6rnek ald\u0131m, b\u00f6ylece ve onlar\u0131 duyunca yoluma devam ettim.<\/p>\n<p>Ka&#8217;b diyor ki, Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Teb\u00fck seferine \u00e7\u0131kmayanlar aras\u0131nda m\u00fc&#8217;minlerin \u00fc\u00e7\u00fcm\u00fczle konu\u015fmas\u0131n\u0131 yasaklad\u0131. Halk bizden uzakla\u015fmaya ba\u015flad\u0131 -ya da- &#8220;bize yabanc\u0131 gibi davran\u0131yorlard\u0131&#8221; Ben bile yery\u00fcz\u00fcnden s\u0131k\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m. Bu bildi\u011fim yery\u00fcz\u00fc de\u011fildi art\u0131k. Bu \u015fekilde tam elli gece ge\u00e7irdik. Di\u011fer iki arkada\u015f\u0131m\u0131za gelince, \u00e7aresiz kal\u0131p evlerine \u00e7ekilmi\u015flerdi. Bense halk aras\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli biriydim. Halk\u0131n aras\u0131na \u00e7\u0131k\u0131yor, m\u00fcsl\u00fcmanlarla birlikte namaz k\u0131l\u0131yor, \u00e7ar\u015f\u0131larda dola\u015f\u0131yordum. Ama hi\u00e7 kimse benimle konu\u015fmuyordu. Namazdan sonra Peygamberimizin meclisinde oturur, ona sel\u00e2m verirdim. Kendi kendime acaba sel\u00e2m\u0131m\u0131 almak i\u00e7in dudaklar\u0131 k\u0131p\u0131rdad\u0131 m\u0131 yoksa k\u0131p\u0131rdamad\u0131 m\u0131? derdim. Sonra ona yak\u0131n bir yerde namaz k\u0131lar, g\u00f6z ucuyla onu s\u00fczerdim. Ben namaza durunca bana bakard\u0131, ama ben kendisine bak\u0131nca bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131rd\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n boykot uygulamas\u0131 gittik\u00e7e uzuyordu. O s\u0131rada amcam\u0131n o\u011flu ve herkesten \u00e7ok sevdi\u011fim Ebu Katade&#8217;nin bah\u00e7esine do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fcm ve sel\u00e2m verdim. Fakat selam\u0131m\u0131 almad\u0131. Ben &#8220;Ey Ebu Katade,. ben sana Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla seslendim, Allah ve peygamberini sevdi\u011fimi bilir misin?&#8221; dedim. Ama o sustu. Tekrar seslendim yine sustu. Bir daha seslendim, Allah ve peygamberi daha iyi bilir&#8221; dedi. G\u00f6zlerim doldu, geri d\u00f6nd\u00fcm, duvar\u0131 ge\u00e7tim gittim.<\/p>\n<p>Medine sokaklar\u0131nda dola\u015ft\u0131\u011f\u0131m bir s\u0131rada, birden Medine&#8217;ye yiyecek satmak i\u00e7in gelen Suriye Nabatilerinden birinin &#8220;Kim bana Ka&#8217;b b. Malik&#8217;i g\u00f6sterebilir?&#8221; dedi\u011fini i\u015fittim. Halk beni g\u00f6sterdi kendisine. Yan\u0131ma geldi ve Gassan kral\u0131ndan bir mektup b\u0131rakt\u0131. Ben okuma yazma biliyordum, a\u00e7t\u0131m okudum. \u015e\u00f6yle diyordu mektupta:<\/p>\n<p>&#8220;Arkada\u015f\u0131m\u0131n (Peygamberimizi kastediyor) seni \u00fczd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc duyduk. Allah sana ba\u015f\u0131n\u0131 sokacak bir s\u0131\u011f\u0131nak b\u0131rakmam\u0131\u015f. Bize kat\u0131l seni koruyal\u0131m.&#8221; Bu mektubu okurken &#8220;Bu da bir imtihand\u0131r&#8221; diyordum. Sonra mektubu b\u00fckt\u00fcm ve oca\u011fa at\u0131p yakt\u0131m. Bize boykot uygulanan elli g\u00fcnden k\u0131rk g\u00fcn ge\u00e7ince Peygamberimizden -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- bir el\u00e7i geldi ve &#8220;Peygamber kar\u0131ndan uzak durman\u0131 emrediyor&#8221; dedi. &#8220;Kar\u0131m\u0131 bo\u015fayay\u0131m mi yoksa ne yapay\u0131m?&#8221; dedim. &#8220;Hay\u0131r, ondan uzakla\u015facaks\u0131n ve kesinlikle yakla\u015fmayacaks\u0131n&#8221; dedi. \u0130ki arkada\u015f\u0131ma da ayn\u0131 mesaj\u0131 g\u00f6ndermi\u015fti. Bunun \u00fczerine kar\u0131ma &#8220;Ailenin yan\u0131na git ve Allah bu konuda h\u00fckm\u00fcn\u00fc belirtinceye kadar bekle&#8221; dedim. Hilal b. \u00dcmeyye&#8217;nin kar\u0131s\u0131 Peygamberimizin yan\u0131na gelmi\u015f ve \u015f\u00f6yle demi\u015fti: &#8220;Ya Resulallah, Hilal ge\u00e7kin bir ihtiyard\u0131r. Ona hizmet etmemde bir sak\u0131nca g\u00f6r\u00fcyor musun?&#8221; Peygamberimiz, &#8220;Hay\u0131r ama kesinlikle sana yakla\u015fmayacakt\u0131r&#8221; demi\u015fti. Bunun \u00fczerine Hilal&#8217;in kar\u0131s\u0131: &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, herhangi bir \u015fey yapacak durumda de\u011fildir. Ve senin emrini duydu\u011fundan bug\u00fcne kadar a\u011flay\u0131p duruyor&#8221; demi\u015fti. Ailemden baz\u0131lar\u0131, &#8220;Gidip kar\u0131n\u0131n yan\u0131nda kalmak i\u00e7in peygamberden izin istesen olmaz m\u0131?&#8221; dediler. B\u00f6ylece Hilal&#8217;in kar\u0131s\u0131na, kocas\u0131na hizmet etmek \u00fczere izin verdi, demi\u015flerdi. Ben de, &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, bu konuda gidip peygamberden izin istemem. \u00dcstelik izin istedi\u011fim zaman ne diyece\u011fimi bilmiyorum. \u00c7\u00fcnk\u00fc ben gen\u00e7 bir adam\u0131m&#8221; demi\u015ftim.<\/p>\n<p>On g\u00fcn daha ge\u00e7mi\u015fti. B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n bizimle konu\u015fmalar\u0131na ili\u015fkin yasa\u011f\u0131n konulmas\u0131ndan bu yana elli g\u00fcn tamamlanm\u0131\u015ft\u0131. Ellinci g\u00fcn\u00fcn sabah\u0131 evlerimizden birinin dam\u0131nda sabah namaz\u0131n\u0131 k\u0131lm\u0131\u015f ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bize ili\u015fkin olarak belirtti\u011fi durumda oturmu\u015ftum. \u0130\u00e7im s\u0131k\u0131l\u0131yor ve yery\u00fcz\u00fc bunca geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen bana dar geliyordu. O s\u0131rada sele tepesinden varg\u00fcc\u00fcyle ba\u011f\u0131ran birinin sesini duydum: &#8220;Ey Ka&#8217;b b. Malik m\u00fcjdeler olsun&#8221; diyordu. Hemen secdeye kapand\u0131m. Ve yeniden rahatl\u0131\u011fa kavu\u015ftu\u011fumu anlad\u0131m. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sabah namaz\u0131n\u0131 k\u0131larken y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bizim tevbelerimizi kabul etti\u011fini duyurmu\u015ftu. Bunun \u00fczerine m\u00fcsl\u00fcmanlar bize m\u00fcjdeyi vermek i\u00e7in da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. \u00d6nce iki arkada\u015f\u0131ma m\u00fcjde vermi\u015flerdi. Bana da birisi atl\u0131 birisi de yaya olmak \u00fczere iki ki\u015fi ko\u015fmu\u015ftu. Yaya olarak ko\u015fan adam da\u011f\u0131n tepesine \u00e7\u0131km\u0131\u015f oradan ba\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Ku\u015fkusuz ses, attan h\u0131zl\u0131yd\u0131. Ban\u00e0 m\u00fcjdeyi veren adam gelince \u00fczerimdeki elbiseyi \u00e7\u0131kar\u0131p ona giydirmi\u015ftim. Allah&#8217;a andolsun ki, o g\u00fcn ondan ba\u015fka bir \u015feyim yoktu. Verdi\u011fim iki elbiseyi kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6deyerek tekrar giydim ve Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- yan\u0131na gittim. M\u00fcsl\u00fcmanlar grup grup beni kar\u015f\u0131lay\u0131p tevbemin kabul olunmas\u0131ndan dolay\u0131 kutluyorlard\u0131. &#8220;Allah tevbeni kutlu k\u0131ls\u0131n&#8221; diyorlard\u0131. Sonr\u00e2 mescide girdim. Bakt\u0131m Peygamberimiz mescidde oturmu\u015f, bir grup da etraf\u0131nda halka olmu\u015ftu. Talha b. Ubeyd kalkt\u0131. ko\u015farak yan\u0131ma geldi, elimi s\u0131k\u0131p kutlad\u0131. Muhacirler&#8217;den ba\u015fka hi\u00e7 kimse kalk\u0131p beni kutlamam\u0131\u015ft\u0131&#8221; Ka&#8217;b, Talha&#8217;n\u0131n bu davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 hi\u00e7 unutmam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Peygamberimize -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sel\u00e2m verdi\u011fimde y\u00fcz\u00fc Sevin\u00e7ten parlayarak \u015f\u00f6yle dedi: &#8220;Annenden do\u011fdu\u011fun g\u00fcnden beri ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n en hay\u0131rl\u0131 g\u00fcn\u00fc m\u00fcjdelerim.&#8221; &#8220;Bu m\u00fcjde, senin kat\u0131ndan m\u0131 yoksa Allah kat\u0131ndan m\u0131 ya Resulallah?&#8221; dedim. &#8220;Aksine Allah kat\u0131ndan&#8230;&#8221; dedi. Peygamberimiz sevindi\u011fi zaman y\u00fcz\u00fc bir ay par\u00e7as\u0131 gibi ayd\u0131nl\u0131k olurdu. Bunu bilirdik biz. Yan\u0131nda oturdu\u011fum zaman &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n Peygamberi tevbemin kabul olunmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k b\u00fct\u00fcn mal\u0131m\u0131 Allah ve peygamberine sadaka olarak vermeyi s\u00f6z vermi\u015ftim&#8221; dedim.<\/p>\n<p>&#8220;Mal\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 yan\u0131nda b\u0131rak, bu senin i\u00e7in daha iyidir&#8221; dedi. &#8220;Kendim i\u00e7in Hayber sava\u015f\u0131nda pay\u0131ma d\u00fc\u015fen ganimeti b\u0131rak\u0131yorum&#8221; dedim ve \u015funlar\u0131 ekledim: &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi, Allah beni do\u011fru s\u00f6yledi\u011fim i\u00e7in kurtard\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece do\u011fru s\u00f6ylemekten vazge\u00e7meyece\u011fime dair s\u00f6z verdim.&#8221; Allah&#8217;a andolsun ki, Peygamberimize bu s\u00f6z\u00fc verdi\u011fim g\u00fcnden bu yana asla yalan konu\u015fmad\u0131m ve bundan sonra da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n beni yalan konu\u015fmaktan koruyaca\u011f\u0131n\u0131 \u00fcmit ediyorum. Daha sonra y\u00fcce Allah \u015fu ayetleri indirdi:<\/p>\n<p>&#8220;Allah peygamberin ve o zor anda onun pe\u015finden giden Muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti. O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti. Arkas\u0131ndan O, onlar\u0131n tevbelerini kabul etti. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlara kar\u015f\u0131 son derece \u015fefkatli ve merhametlidir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Allah h\u00fck\u00fcmleri ertelenen o \u00fc\u00e7 ki\u015finin de tevbelerini kabul etti. Sonunda yery\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen onlara dar geldi, can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan patlayacak gibi oldular. Allah&#8217;dan ka\u00e7man\u0131n yine O&#8217;na s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka bir \u00e7\u0131kar yolu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar. Bunun \u00fczerine Allah onlar\u0131n tevbelerini kabul etti ki, tevbe etsinler. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah tevbelerin kabul edicisidir, merhametlidir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fc&#8217;minler, Allah&#8217;dan korkunuz ve dosdo\u011frularla, ger\u00e7ekten hi\u00e7 ayr\u0131lmam\u0131\u015f olanlarla beraber olunuz.&#8221;<\/p>\n<p>Ka&#8217;b diyor ki; &#8220;Allah&#8217;a andolsun ki, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, beni isl\u00e2ma iletmesinden sonra, bana o g\u00fcn peygambere do\u011fru s\u00f6ylememden daha b\u00fcy\u00fck bir nimet vermemi\u015ftir. O g\u00fcn yalan s\u00f6ylemi\u015f olsayd\u0131m, ona yalan s\u00f6yleyenler gibi hel\u00e2k olacakt\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah ona yalan s\u00f6yleyenler i\u00e7in s\u00f6ylenecek en k\u00f6t\u00fc s\u00f6z\u00fc s\u00f6ylemi\u015ftir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Sava\u015ftan d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fczde kendilerini azarlamayas\u0131n\u0131z diye size Allah ad\u0131na yemin edeceklerdir. Onlar\u0131 azarlamay\u0131n\u0131z, bir \u015fey olmam\u0131\u015f gibi davran\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar somut pisliktirler. \u0130\u015fledikleri k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak varacaklar\u0131 yer cehennemdir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Kendilerinden ho\u015fnut olas\u0131n\u0131z diye size yemin ederler. Oysa siz onlardan ho\u015fnut olsan\u0131z bile Allah yoldan \u00e7\u0131km\u0131\u015flar g\u00fcruhundan kesinlikle ho\u015fnut olmaz.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu \u00fc\u00e7 ki\u015fiden birinin, Ka&#8217;b b. Malik&#8217;in dilinden Teb\u00fck seferine \u00e7\u0131kmayan \u00fc\u00e7 ki\u015finin hik\u00e2yesi. Hik\u00e2yenin her b\u00f6l\u00fcm\u00fc bir ibret tablosu. Hik\u00e2yede isl\u00e2m toplumunun sa\u011flam ve sars\u0131lmaz temelinden belirgin \u00e7izgiler \u00f6n plana \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Hik\u00e2ye isl\u00e2m toplumunun yap\u0131s\u0131n\u0131n sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131n\u0131, toplumu olu\u015fturan unsurlar\u0131n pakl\u0131\u011f\u0131n\u0131, toplumun anlam\u0131na, davetin y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerine, emirlerin, de\u011ferine ve itaatin zorunlulu\u011funa ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncenin netli\u011fini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir.<\/p>\n<p>\u015eu Ka&#8217;b b. Malik ve iki arkada\u015f\u0131 o zor anda \u00e7\u0131k\u0131lan setere kat\u0131lm\u0131yor, insan olmaktan kaynaklanan zaafa yenik d\u00fc\u015f\u00fcyor, g\u00f6lge ve rahatl\u0131k \u00e7ekici geliyor, bu ikisini yak\u0131c\u0131 s\u0131cakl\u0131\u011fa, s\u0131k\u0131nt\u0131lara, uzun yolculu\u011fa, yorucu \u00e7abaya tercih ediyorlar. Ne var ki, Ka&#8217;b Peygamberimizin sefere \u00e7\u0131kmas\u0131ndan sonra \u00e7ok ge\u00e7meden yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131n fark\u0131na var\u0131yor. \u00c7evresindeki her \u015fey ona bu hatan\u0131n korkun\u00e7lu\u011funu vurguluyordu&#8230; &#8220;Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sefere \u00e7\u0131kmas\u0131ndan sonra halk\u0131n aras\u0131na \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131mda son derece \u00fcz\u00fcl\u00fcyordum. \u00c7\u00fcnk\u00fc hakk\u0131nda m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k s\u00f6ylentileri ya da Allah kat\u0131nda mazur say\u0131lanlardan ba\u015fka benim gibi birine rastlam\u0131yordum.&#8221; Yani hastal\u0131k ve zay\u0131fl\u0131ktan, bir de harcayacak bir \u015fey bulamamaktan dolay\u0131 Allah kat\u0131nda cihada \u00e7\u0131kmaktan mazur say\u0131lanlar.<\/p>\n<p>Zorluk, m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 peygamberin uzun ve s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 sefere \u00e7a\u011f\u0131rmas\u0131na ko\u015fmaktan al\u0131koyamad\u0131. Sadece hakk\u0131nda m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k s\u00f6ylentileri bulunan ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n mazur sayd\u0131\u011f\u0131 g\u00fc\u00e7s\u00fcz kimseler bu \u00e7a\u011fr\u0131ya ko\u015fmam\u0131\u015flard\u0131. M\u00fcsl\u00fcman toplumun sa\u011flam temeli ise, zorluktan daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ruha ve s\u0131k\u0131nt\u0131lardan daha sa\u011flam bir k\u00f6ke sahiptir.<\/p>\n<p>Bu bir&#8230;<\/p>\n<p>\u0130kincisi de takvad\u0131r&#8230; Hata yapan\u0131 do\u011fru s\u00f6ylemeye ve su\u00e7unu itiraf etmeye y\u00f6nelten takva&#8230; Bundan sonra i\u015f Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r: Ben, &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi, e\u011fer \u015fu d\u00fcnyada senden ba\u015fka birinin yan\u0131nda oturmu\u015f olsayd\u0131m, bir \u00f6z\u00fcr ileri s\u00fcrerek \u00f6fkesinden kurtulurdum. Kendi kendime \u00f6l\u00e7t\u00fcm-bi\u00e7tim. Fakat Allah&#8217;a andolsun ki, bug\u00fcn sana yalan s\u00f6yleyecek olursam, benden ho\u015fnut olaca\u011f\u0131n\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n senin k\u0131zg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00fczerime \u00e7ekece\u011fini anlad\u0131m. E\u011fer sana do\u011fruyu s\u00f6yleyecek olursam bunun b\u00f6yle oldu\u011funu bilece\u011fini anlad\u0131m. Ben bu konuda Allah&#8217;\u0131n verece\u011fi h\u00fckm\u00fc bekliyorum. Allah&#8217;a andolsun ki, hi\u00e7bir mazeretim yoktu, senin \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n seferden geri kald\u0131\u011f\u0131m g\u00fcnk\u00fc gibi kendimi hi\u00e7bir zaman bu kadar g\u00fc\u00e7l\u00fc ve rahat hissetmemi\u015ftim&#8221; dedim.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc hata yapan m\u00fc&#8217;min vicdan\u0131nda Allah&#8217;\u0131 her zaman haz\u0131r bulur. Bunun yan\u0131nda Peygamberin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- ho\u015fnutlu\u011funa da can at\u0131yor. O ho\u015fnutluk, o g\u00fcnlerde insan\u0131 y\u00fckseltebiliyor, al\u00e7altabiliyordu. Sayg\u0131n bir konuma getirebildi\u011fi gibi, bak\u0131\u015flar\u0131n alt\u0131nda damgalanm\u0131\u015f bir halde b\u0131rakabilirdi; m\u00fcsl\u00fcman\u0131. Ya da tek bir insan\u0131n bile kendisine bakmas\u0131n\u0131 \u00f6nleyebiliyordu. Buna ra\u011fmen Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zetimi daha g\u00fc\u00e7l\u00fc, Allah korkusu daha derin ve Allah&#8217;a \u00fcmit ba\u011flamak daha g\u00fcvenilirdir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- Teb\u00fck seferine \u00e7\u0131kmayanlar aras\u0131nda m\u00fc&#8217;minlerin \u00fc\u00e7\u00fcm\u00fczle konu\u015fmas\u0131n\u0131 yasaklad\u0131. Halk bizden uzakla\u015fmaya ba\u015flad\u0131. Ya da &#8220;Bize yabanc\u0131 gibi davran\u0131yorlard\u0131&#8221; demi\u015fti. Ben bile yery\u00fcz\u00fcnden s\u0131k\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131m. Bu bildi\u011fim yery\u00fcz\u00fc de\u011fildi art\u0131k. Bu \u015fekilde tam elli gece ge\u00e7irdik. Di\u011fer iki arkada\u015f\u0131ma gelince, \u00e7aresiz kalk\u0131p evlerine \u00e7ekilmi\u015flerdi. Bense halk aras\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc kuvvetli biriydim. Halk\u0131n aras\u0131na \u00e7\u0131k\u0131yor, m\u00fcsl\u00fcmanlarla birlikte namaz k\u0131l\u0131yor, \u00e7ar\u015f\u0131larda dola\u015f\u0131yordum. Ama hi\u00e7 kimse benimle konu\u015fmuyordu. Namazdan sonra Peygamberimizin meclisinde oturur, ona sel\u00e2m verirdim. Kendi kendime: &#8220;Acaba sel\u00e2m\u0131m\u0131 almak i\u00e7in dudaklar\u0131 k\u0131p\u0131rdad\u0131 m\u0131 yoksa k\u0131p\u0131rdamad\u0131 m\u0131?&#8221; derdim. Sonra ona yak\u0131n bir yerde namaz k\u0131lar g\u00f6z ucuyla onu s\u00fczerdim. Ben namaza durunca bana bakard\u0131, ama ben kendisine bak\u0131nca, bak\u0131\u015flar\u0131n\u0131 ka\u00e7\u0131r\u0131rd\u0131. M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n boykot uygulamas\u0131 gittik\u00e7e uzuyordu. O s\u0131rada amcam\u0131n o\u011flu ve herkesten \u00e7ok sevdi\u011fim Ebu Katade&#8217;nin bah\u00e7esine do\u011fru y\u00fcr\u00fcd\u00fcm ve sel\u00e2m verdim. Fakat sel\u00e2m\u0131m\u0131 almad\u0131. Ben &#8220;Ey Ebu Katade, ben sana Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla seslendim, Allah&#8217;\u0131 ve peygamberini sevdi\u011fimi bilir misin?&#8221; dedim. Ama o, sustu. Tekrar seslendim, yine sustu. Bir da,ha seslendim Allah ve peygamberi daha iyi bilir&#8221; dedi. G\u00f6zlerim doldu geri d\u00f6nd\u00fcm duvar\u0131 ge\u00e7tim gittim&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Mekke&#8217;nin fethinden sonra ya\u015fanan karga\u015faya ve ` zor anda&#8217; ba\u015fg\u00f6steren kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa ra\u011fmen, m\u00fcsl\u00fcman toplumda disiplin, kontrol b\u00f6yle sa\u011flan\u0131yordu. Emirlere uyma bu \u015fekilde ger\u00e7ekle\u015fiyordu&#8230; &#8220;Peygamberimiz m\u00fc&#8217;minlerin \u00fc\u00e7\u00fcm\u00fczle konu\u015fmas\u0131n\u0131 yasaklad\u0131.&#8221; Art\u0131k hi\u00e7biri konu\u015fmak i\u00e7in a\u011fz\u0131n\u0131 a\u00e7amaz. Kimse Ka&#8217;b&#8217;\u0131 sevgiyle kar\u015f\u0131layamaz. Ona bir \u015fey veremez, bir \u015fey alamaz. Amcas\u0131n\u0131n o\u011flu, en \u00e7ok sevdi\u011fi insan bile&#8230; Duvar\u0131ndan t\u0131rmanm\u0131\u015f, yan\u0131na gitmi\u015f, ama sel\u00e2m\u0131n\u0131 almam\u0131\u015ft\u0131. Sorusuna cevap vermemi\u015fti. Israrlar kar\u015f\u0131s\u0131nda cevap vermi\u015fse de \u00fcz\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc giderememi\u015f, s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131na \u00e7are olmam\u0131\u015ft\u0131. Sadece, &#8220;Allah ve peygamberi daha iyi bilir&#8221; demi\u015fti.<\/p>\n<p>Ka&#8217;b b\u00fcy\u00fck bir \u00fcz\u00fcnt\u00fc i\u00e7indeydi. Yery\u00fcz\u00fc ona sevimli gelmiyor art\u0131k, bu bildi\u011fi yery\u00fcz\u00fc de\u011fildir \u00e7\u00fcnk\u00fc. Resulullah&#8217;\u0131n dudaklar\u0131n\u0131n hareketine \u00fcmit ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. G\u00f6z ucuyla s\u00fcr\u00fcyor peygamberi. Belki peygamber bir kerecik kendisine bakar diye. Bu, i\u00e7indeki umudu canl\u0131 tutacakt\u0131r. Bu a\u011fa\u00e7tan kopmad\u0131\u011f\u0131, bir yaprak gibi solup kurumad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in teselli bulacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Kovulmu\u015f ve yaln\u0131z b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015fken, kavminden hi\u00e7 kimse (Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in) a\u011fz\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131p kendisiyle konu\u015fmuyorken, Gassan kral\u0131ndan kendisine \u00fcst\u00fcnl\u00fck, \u015feref, mevki ve makam vadeden bir mektup al\u0131yor. Ama, o b\u00fct\u00fcn bunlara bir tek hareketle kar\u015f\u0131l\u0131k veriyor, mektubu tutup ate\u015fe at\u0131yor. Bunu da i\u00e7inde bulundu\u011fu imtihan\u0131n bir par\u00e7as\u0131 say\u0131yor, imtihana kar\u015f\u0131 sab\u0131rl\u0131 olmaya devam ediyor.<\/p>\n<p>\u0130li\u015fki kesmek olay\u0131, e\u015finden ayr\u0131lmas\u0131n\u0131 gerektirecek boyutlara var\u0131yor. Art\u0131k b\u00fct\u00fcn insanlar aras\u0131nda kovulmu\u015f, tek ba\u015f\u0131na b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir ki\u015fidir. Yerle g\u00f6k aras\u0131nda bir ba\u015f\u0131na kalm\u0131\u015ft\u0131r. Kar\u0131s\u0131n\u0131n yan\u0131nda hizmet etmek amac\u0131yla kalmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in peygamberden izin istemeye utan\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne cevap alaca\u011f\u0131n\u0131 bilmiyor.<\/p>\n<p>Bu madalyonun bir y\u00fcz\u00fc. Di\u011fer y\u00fcz\u00fcnde m\u00fcjde vard\u0131r madalyonun&#8230; Kabul edilmenin, yeniden saffa kat\u0131lman\u0131n g\u00fcnahtan tevbe etmenin, dirilip yeniden hayata d\u00f6nmenin m\u00fcjdesi vard\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bize ili\u015fkin olarak belirtti\u011fi durumda oturmu\u015ftum. \u0130\u00e7im s\u0131k\u0131l\u0131yor ve yery\u00fcz\u00fc bunca geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen bana dar geliyordu. O s\u0131rada Sel&#8217;e tepesinden varg\u00fcc\u00fcyle ba\u011f\u0131ran birinin sesini duydum. &#8220;Ey Ka&#8217;b b. Malik m\u00fcjdeler olsun&#8221; diyordu. Hemen secdeye kapand\u0131m ve yeniden rahatl\u0131\u011fa kavu\u015ftu\u011fumu anlad\u0131m. Peygamberimiz -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- sabah namaz\u0131n\u0131 k\u0131larken y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bizim tevbelerimizi kabul etti\u011fini duyurmu\u015ftu. Bunun \u00fczerine m\u00fcsl\u00fcmanlar bize m\u00fcjdeyi vermek i\u00e7in da\u011f\u0131lm\u0131\u015flard\u0131. \u00d6nce iki arkada\u015f\u0131ma m\u00fcjde vermi\u015flerdi. Bana da birisi atl\u0131 birisi de yaya olmak \u00fczere iki ki\u015fi ko\u015fmu\u015ftu. Yaya olarak ko\u015fan adam da\u011f\u0131n tepesine \u00e7\u0131km\u0131\u015f oradan ba\u011f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Ku\u015fkusuz ses, attan h\u0131zl\u0131yd\u0131. Bana m\u00fcjdeyi veren adam gelince, \u00fczerimdeki elbiseyi \u00e7\u0131kar\u0131p ona giydirmi\u015ftim. Allah&#8217;a andolsun ki, o g\u00fcn ondan ba\u015fka bir \u015feyim yoktu. Verdi\u011fim iki elbiseyi kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 \u00f6deyerek tekrar giydim ve Peygamberimizin -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- yan\u0131na gittim. M\u00fcsl\u00fcmanlar grup grup beni kar\u015f\u0131lay\u0131p tevbenin kabul olunmas\u0131ndan dolay\u0131 kutluyorlard\u0131. &#8220;Allah tevbeni kutlu k\u0131ls\u0131n&#8221; diyorlard\u0131. Sonra mescide girdim. Bakt\u0131m Peygamberimiz mescidde oturmu\u015f, bir grup da etraf\u0131nda halka olmu\u015ftu. Talha b. Ubeyd kalkt\u0131 ko\u015farak yan\u0131ma geldi, elimi s\u0131k\u0131p kutlad\u0131. Muhacirler&#8217;den ba\u015fka hi\u00e7 kimse kalk\u0131p beni kutlamam\u0131\u015ft\u0131.&#8221; Ka&#8217;b Talha&#8217;n\u0131n bu davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 hi\u00e7 unutmam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Olaylar bu \u015fekilde de\u011ferlendiriliyordu, bu \u015fekilde d\u00fczenleniyordu, bu toplumda. Kabul olunmu\u015f tevbe bu \u015fekilde kar\u015f\u0131lan\u0131yor, bu \u015fekilde \u00f6nemseniyordu. Bu y\u00fczden m\u00fcjde sahibine atl\u0131larca ula\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yordu. M\u00fcjdeyi daha \u00e7abuk olu\u015fturmak i\u00e7in da\u011fa \u00e7\u0131k\u0131p ba\u011f\u0131r\u0131yordu birisi de&#8230; Yeniden topluma d\u00f6nen, tekrar bu k\u00f6kle birle\u015fen d\u0131\u015flanm\u0131\u015f adam kutlamalar\u0131 ve kar\u015f\u0131lamalar\u0131 unutulmayacak bir iyilik olarak alg\u0131l\u0131yordu. Peygamberimizin dedi\u011fi gibi &#8220;Anandan do\u011fdu\u011fun g\u00fcnden beri ya\u015fad\u0131\u011f\u0131n en hay\u0131rl\u0131 g\u00fcn\u00fc m\u00fcjdelerim&#8221; hayat\u0131n\u0131n en mutlu g\u00fcn\u00fcn\u00fc ya\u015f\u0131yordu. Ka&#8217;b&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi peygamberimiz bu m\u00fcjdeyi verirken y\u00fcz\u00fc sevin\u00e7ten parl\u0131yordu. Bu b\u00fcy\u00fck \u015fefkatli ve merhametli g\u00f6n\u00fcl, \u00fc\u00e7 arkada\u015f\u0131n\u0131n tevbelerinin kabul olunmas\u0131ndan ve \u015ferefli birer unsur olarak yeniden topluma kat\u0131lmalar\u0131ndan dolay\u0131 sevin\u00e7le dolup ta\u015fm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte sefere \u00e7\u0131kmayan, sonra da Allah taraf\u0131ndan tevbelerin kabul olunan \u00fc\u00e7 ki\u015finin hik\u00e2yesi&#8230; Ve isl\u00e2m toplumunun hayat bi\u00e7imine ve hayat\u0131n her alan\u0131nda uydu\u011fu de\u011ferlere i\u015faret eden bu hik\u00e2yeden baz\u0131 kesitler&#8230;<\/p>\n<p>Hik\u00e2ye kahramanlar\u0131ndan birinin de anlatt\u0131\u011f\u0131 gibi ayetin anlam\u0131n\u0131 ruhlar\u0131m\u0131za iyice yakla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r: &#8220;Sonunda yery\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen onlara dar geldi. Can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan patlayacak gibi oldular, Allah&#8217;d\u00e2n ka\u00e7man\u0131n yine O&#8217;na s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka bir \u00e7\u0131kar yolu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>Ne de\u011feri var yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn, i\u00e7inde ya\u015fayanlar olmasa&#8230; Yery\u00fcz\u00fc, \u00fczerinde ge\u00e7erli olan de\u011ferlerle bir anlam kazan\u0131r. \u00dczerinde ya\u015fayanlar\u0131n aras\u0131ndaki ba\u011flar ve ili\u015fkilerdir yery\u00fcz\u00fcn\u00fc de\u011ferli k\u0131lan. \u0130fade, sanatsal g\u00fczelli\u011findeki ger\u00e7ekli\u011fin \u00f6tesinde pratik anlam\u0131 bak\u0131m\u0131ndan da ger\u00e7e\u011fi yans\u0131tmaktad\u0131r. Ayetin sanatsal g\u00fczelli\u011fi \u015fu seferden geri kalan \u00fc\u00e7 ki\u015fiye dar gelen yery\u00fcz\u00fcn\u00fc \u00f6yle bir tasvir ediyor ki, yerin \u00e7evresi daralmaya k\u0131talar b\u00fcz\u00fclmeye ba\u015flam\u0131\u015f, bu \u00fc\u00e7 ki\u015fi de orada s\u0131k\u0131lm\u0131\u015f kalm\u0131\u015ft\u0131r adeta.<\/p>\n<p>&#8220;Can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan patlayacak gibi oldular.&#8221;<\/p>\n<p>Bedenleri bir kap gibi s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131yordu onlar\u0131 sanki. Hareket etmelerine imk\u00e2n vermiyordu. Onlar\u0131 s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131yor nefes ald\u0131rm\u0131yordu adeta:<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;dan ka\u00e7man\u0131n yine O&#8217;na s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka bir \u00e7\u0131kar yolu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlad\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>Hi\u00e7 kimsenin Allah&#8217;dan ba\u015fka s\u0131\u011f\u0131nacak bir yeri yoktur. G\u00f6klerin ve yerin her taraf\u0131 onun kontrol\u00fcndedir. Ne var ki bu ger\u00e7e\u011fin b\u00f6ylesine s\u0131k\u0131nt\u0131 verici bir atmosferde dile getirilmesi sahneye daha bir s\u0131k\u0131nt\u0131, karamsarl\u0131k ve daralma havas\u0131 kat\u0131yor. S\u0131k\u0131nt\u0131lar\u0131 gideren, insanlar\u0131 d\u00fczl\u00fc\u011fe \u00e7\u0131karan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131nmaktan ba\u015fka kurtulu\u015f yolu yoktur bu can s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131ndan.<\/p>\n<p>Ard\u0131ndan kurtulu\u015f geliyor, d\u00fcze \u00e7\u0131k\u0131yorlar&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;Bunun \u00fczerine Allah onlar\u0131n tevbelerini kabul etti ki, tevbe etsinler. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah tevbeleri kabul edicidir, merhametlidir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00f6zel g\u00fcnahdan dolay\u0131 ettikleri tevbeyi kabul etti ki, ge\u00e7mi\u015fte istedikleri t\u00fcm g\u00fcnahlardan tevbe etsinler ve ilerde olabilecek her \u015feyde Allah&#8217;a tam ve eksiksiz d\u00f6ns\u00fcnler, ona s\u0131\u011f\u0131ns\u0131nlar. Ka&#8217;b&#8217;\u0131n s\u00f6z\u00fc de bunu do\u011frulamaktad\u0131r. &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi tevbemin kabul olunmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k b\u00fct\u00fcn mal\u0131m\u0131 Allah ve peygamberine sadaka olarak vermeyi s\u00f6z vermi\u015ftim&#8221; dedim. &#8220;Mal\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 yan\u0131nda b\u0131rak, bu senin i\u00e7in daha iyidir&#8221; dedi. &#8220;Kendim i\u00e7in Hayber sava\u015f\u0131nda pay\u0131ma d\u00fc\u015fen ganimeti b\u0131rak\u0131yorum&#8221; dedim ve \u015funlar\u0131 ekledim. &#8220;Ey Allah&#8217;\u0131n peygamberi, Allah beni do\u011fru s\u00f6yledi\u011fim i\u00e7in kurtard\u0131. Ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m s\u00fcrece do\u011fru s\u00f6ylemekten vazge\u00e7meyece\u011fine dair s\u00f6z verdim. Allah&#8217;a andolsun ki, Peygamberimize bunu s\u00f6yledikten beri hi\u00e7bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131n do\u011fru konu\u015fmakta, y\u00fcce Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 benden daha iyi bir s\u0131nav verdi\u011fini bilmiyorum. Allah&#8217;a andolsun ki, Peygamberimize bu s\u00f6z\u00fc verdi\u011fim g\u00fcnden bu yana asla yalan konu\u015fmad\u0131m ve bundan sonra da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n beni yalan konu\u015fmaktan koruyaca\u011f\u0131n\u0131 \u00fcmit ediyorum.<\/p>\n<p>F\u00ee Z\u0131l\u00e2l-il Kur&#8217;an&#8217;da bu de.:n anlamlar i\u00e7eren hik\u00e2ye ve Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bu hik\u00e2yeyi e\u015fsiz bir \u015fekilde dile getiren ifadesi \u00fczerinde bundan fazla duram\u0131yoruz. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oranda yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu a\u00e7\u0131klamay\u0131 yeterli g\u00f6r\u00fcyoruz.<\/p>\n<p>DO\u011eRULARLA BERABER OLUN VE M\u00dcCADELE ED\u0130N<\/p>\n<p>Sava\u015fa \u00e7\u0131kma konusunda teredd\u00fct g\u00f6sterenlerin sefere \u00e7\u0131kmayanlar\u0131n tevbelerinin kabul edilmesinin ve seferden geri kalanlardan \u00fc\u00e7 ki\u015finin hik\u00e2yesinde \u00f6n plana \u00e7\u0131kan do\u011fruluk unsurunun \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda Allah&#8217;dan korkmalar\u0131na ve iman a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011fru olduklar\u0131n\u0131 ispat etmi\u015f \u00f6rnek kimselerle beraber olmalar\u0131na ili\u015fkin t\u00fcm m\u00fc&#8217;minlere y\u00f6nelik bir \u00e7a\u011fr\u0131 yer al\u0131yor. Bunun yan\u0131nda Medineliler&#8217;in ve \u00e7evrelerindeki ta\u015fral\u0131 Araplar&#8217;\u0131n seferden geri kalmalar\u0131 k\u0131nan\u0131yor. Bu arada m\u00fccahidlere bol bir m\u00fckafat va&#8217;dediliyor:<br \/>\n<strong>119- Ey m\u00fc&#8217;minler Allah&#8217;dan korkunuz ve dosdo\u011frularla, ger\u00e7ekten hi\u00e7 ayr\u0131lmam\u0131\u015f olanlarla beraber olunuz.<\/p>\n<p>120- Gerek Medineliler&#8217;e ve gerekse \u00e7evrelerinde ya\u015fayan Bedeviler&#8217;e sava\u015fta peygamberden geri kalmak ve kendi canlar\u0131n\u0131n kayg\u0131s\u0131n\u0131 onun can\u0131n\u0131n kayg\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7irmek yak\u0131\u015fmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah yolunda \u00e7ekecekleri her susuzluk, katlanacaklar\u0131 her yorgunluk, kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 her a\u00e7l\u0131k, k\u00e2firleri \u00f6fkelendirecek her bir kar\u0131\u015f topra\u011fa ayak basmalar\u0131; d\u00fc\u015fman\u0131n zarar\u0131na kazanacaklar\u0131 her t\u00fcr ba\u015far\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda mutlaka hesaplar\u0131na iyi amel yaz\u0131l\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah, iyi i\u015fler yapanlar\u0131 \u00f6d\u00fcls\u00fcz b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>121- Yapt\u0131klar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck-b\u00fcy\u00fck b\u00fct\u00fcn maddi harcamalar ve a\u015ft\u0131klar\u0131 her vadi, mutlaka hesaplar\u0131na yaz\u0131l\u0131r ki, Allah i\u015fledikleri iyilikleri en g\u00fczel kar\u015f\u0131l\u0131klarla \u00f6d\u00fcllendirsin.<\/strong><\/p>\n<p>Bu davay\u0131 ve bu hareketi ayakta tutanlar Medineliler&#8217;dir. Bu davan\u0131n en yak\u0131nlar\u0131 onlard\u0131r. Onlar bu dava ile vard\u0131rlar ve onun i\u00e7in vard\u0131rlar. Hz. Peygamber&#8217;i -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- bar\u0131nd\u0131ran, ona ba\u011fl\u0131l\u0131k and\u0131 i\u00e7enler onlard\u0131r. Yar\u0131mada&#8217;daki toplumda, bu dinin sa\u011flam temeli onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda somutla\u015fmaktad\u0131r. Medine&#8217;nin \u00e7evresinde yer al\u0131p, da m\u00fcsl\u00fcman olmu\u015f kabileler de \u00f6yle&#8230; Onlar da temelin d\u0131\u015f destekleri konumundad\u0131rlar. Bu y\u00fczden bunlar ve onlar herhangi bir eylemde, peygamberden geri kalamazlar. Kendilerini ona tercih edemezler. Hz. Peygamber -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun- ister s\u0131cakta, ister so\u011fukta, ister zorlukta, ister rahatl\u0131kta, ister kolayl\u0131kta, ister s\u0131k\u0131nt\u0131da olsun, ne zaman sefere \u00e7\u0131karsa \u00e7\u0131ks\u0131n, bu davan\u0131n onlara y\u00fckledi\u011fi sorumluluklar\u0131 ve zorluklar\u0131 seve seve y\u00fcklenmelidirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu davaya g\u00f6n\u00fcl vermi\u015f Medineliler&#8217;in ve \u00e7evrelerindeki ta\u015fral\u0131 Araplar&#8217;\u0131n Hz. Peygamberin yak\u0131n\u0131nda yer ald\u0131klar\u0131 halde, Hz. Peygamberin katland\u0131\u011f\u0131 herhangi bir \u015feyi kendileri i\u00e7in daha \u00e7ok istemeleri gerekti\u011fini bilmemekte mazur say\u0131lamazlar.<\/p>\n<p>Bu nedenle onlar, Allah&#8217;dan korkmalar\u0131 ve seferden geri kalmayan, geri kalma d\u00fc\u015f\u00fcncesini ak\u0131llar\u0131na bile getirmeyen, zor anlarda imanlar\u0131 sars\u0131lmayan ve yalpalamayan do\u011frularla beraber olmalar\u0131 \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yap\u0131l\u0131yor. Bunlar \u00f6nc\u00fc kimselerden ve g\u00fczel g\u00fczel onlar\u0131 izleyenlerden olu\u015fan se\u00e7kin bir topluluktur!<\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fc&#8217;minler, Allah&#8217;dan korkunuz ve dosdo\u011frularla, ger\u00e7ekten hi\u00e7 ayr\u0131lmam\u0131\u015f olanlarla beraber olunuz.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011fr\u0131dan sonra ayetlerin ak\u0131\u015f\u0131, Peygamber&#8217;in -sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 seferden geri kalma olay\u0131n\u0131n, temelden ho\u015f kar\u015f\u0131lanmayacak bir davran\u0131\u015f oldu\u011funu vurgulayarak s\u00fcr\u00fcyor.<\/p>\n<p>&#8220;Gerek Medineliler&#8217;e ve gerekse \u00e7evrelerinde ya\u015fayan Bedeviler&#8217;e, sava\u015fta Peygamberden geri kalmak ve kendi canlar\u0131n\u0131n kayg\u0131s\u0131n\u0131 onun can\u0131n\u0131n kayg\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne ge\u00e7irmek yak\u0131\u015fmaz.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130fadede gizli bir azarlama var. Peygamberle birlikte bulunan birine, &#8220;Bu adam kendini peygambere tercih ediyor, onunla beraber ve onun arkada\u015f\u0131 oldu\u011fu halde, kendi can kayg\u0131s\u0131n\u0131 peygamberin can kayg\u0131s\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kar\u0131yor&#8221; denmesinden daha etkin, daha ac\u0131 bir azar olabilir mi?<\/p>\n<p>Bu ifade ayni zamanda, her nesilden bu davaya ba\u011flananlar\u0131 ayn\u0131 noktada birle\u015ftirmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir m\u00fc&#8217;min, Hz. Peygamber&#8217;in g\u00f6\u011f\u00fcs gerdi\u011fi ve katland\u0131\u011f\u0131 bir \u015feye g\u00f6\u011f\u00fcs germekten, ona katlanmaktan ka\u00e7\u0131namaz. Bu davaya mensup oldu\u011funu iddia etmesine ve Hz. Peygamberi \u00f6rnek ald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrmesine ra\u011fmen, Hz. Peygamber&#8217;in katland\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir zorluktan ka\u00e7\u0131nmak olacak i\u015f de\u011fildir. Bu, m\u00fc&#8217;min olma iddias\u0131 ile \u00e7eli\u015fmektir.<\/p>\n<p>Bu, y\u00fcce Allah&#8217;dan gelen emrin gere\u011fi olmakla birlikte, Hz. Peygamber&#8217;den duyulan hayat\u0131n gerektirdi\u011fi bir g\u00f6revdir de. \u00dcstelik bu g\u00f6revi yerine getirmenin m\u00fckafat\u0131 da, bitmez-t\u00fckenmez bir m\u00fckafatt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;\u00c7\u00fcnk\u00fc Allah yolunda \u00e7ekecekleri her susuzluk, katlanacaklar\u0131 her yorgunluk, kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 her a\u00e7l\u0131k, k\u00e2firleri \u00f6fkelendirecek herbir kar\u0131\u015f topra\u011fa ayak basmalar\u0131, d\u00fc\u015fman\u0131n zarar\u0131na kazanacaklar\u0131 her t\u00fcr ba\u015far\u0131 kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda mutlaka hesaplar\u0131na iyi bir amel yaz\u0131l\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah, iyi i\u015fler yapanlar\u0131 \u00f6d\u00fcls\u00fcz b\u0131rakmaz.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Yapt\u0131klar\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fck b\u00fct\u00fcn maddi harcamalar ve a\u015ft\u0131klar\u0131 her vadi, mutlaka hesaplar\u0131na yaz\u0131l\u0131r ki, Allah i\u015fledikleri iyilikleri en g\u00fczel kar\u015f\u0131l\u0131klarla \u00f6d\u00fcllendirsin.&#8221;<\/p>\n<p>\u00c7ekilen susuzlu\u011fa, katlan\u0131lan a\u00e7l\u0131\u011fa, kar\u015f\u0131la\u015f\u0131lan yorgunlu\u011fa ve k\u00e2firlerin \u00f6fkesini \u00e7eken her ad\u0131ma m\u00fckafat vard\u0131r. D\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 kazan\u0131lan her ba\u015far\u0131 \u00f6d\u00fcllendirilecektir. B\u00fct\u00fcn bunlar, m\u00fccahid i\u00e7in iyi amel olarak yaz\u0131l\u0131r hesaba. Y\u00fcce Allah, iyilik severlerin hesab\u0131na ge\u00e7er bunlar\u0131. Ve O, iyilik yapanlar\u0131 \u00f6d\u00fcls\u00fcz b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>Yap\u0131lan k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fck b\u00fct\u00fcn maddi harcamalar kar\u015f\u0131l\u0131k g\u00f6recektir. Vadiler a\u015fmak i\u00e7in at\u0131lan her ad\u0131m, m\u00fccahidin hayatta i\u015fledi\u011fi en iyi amelin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 gibi \u00f6d\u00fcllendirilecektir.<\/p>\n<p>Dikkat edin! Allah&#8217;a andolsun ki, y\u00fcce Allah bize s\u0131n\u0131rs\u0131z ba\u011f\u0131\u015fta bulunuyor. Andolsun ki, verilen \u00f6d\u00fclde b\u00fcy\u00fck bir ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve s\u0131n\u0131rs\u0131z bir ba\u011f\u0131\u015f vard\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu s\u0131n\u0131rs\u0131z ba\u011f\u0131\u015flar\u0131n, bu b\u00fcy\u00fck \u00f6d\u00fcllerin, bizim \u00fcstlendi\u011fimiz ve bize emanet edilen bu dava u\u011fruna Peygamberimizin katland\u0131\u011f\u0131 zorluklar\u0131n yan\u0131nda, son derece k\u00fc\u00e7\u00fck kalan zorluklara kar\u015f\u0131l\u0131k olmas\u0131 insan\u0131 utand\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>Bu surede, seferden geri kalanlar\u0131 k\u0131nayan ayetlerin inmesi; geride kalanlar\u0131n \u00f6zellikle dev Medineli ve \u00e7evredeki Bedevi kabilelerine mensup ki\u015filerin azarlanmas\u0131 \u00fczerine m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n, \u00f6zellikle Medine&#8217;yi \u00e7evreleyen, kabilelerin, Peygamberimizin i\u015faretine an\u0131nda cevap vermek i\u00e7in Medine&#8217;ye birikmeye ba\u015flad\u0131klar\u0131 anla\u015f\u0131l\u0131yor. Bu durum, pratik a\u00e7\u0131dan a\u00e7\u0131klamaya uygun bir zamanda, genel seferberli\u011fin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirlemeyi gerektirmi\u015ftir. Art\u0131k isl\u00e2m topraklar\u0131 geni\u015flemi\u015ftir. Arap Yar\u0131madas\u0131 nerdeyse t\u00fcmden isl\u00e2m\u0131n egemenli\u011fine girmi\u015ftir. Cihada \u00e7\u0131kmaya g\u00fcc\u00fc yeten insanlar\u0131n say\u0131s\u0131 artm\u0131\u015ft\u0131r. Teb\u00fck seferinde, b\u00fct\u00fcn geride kalanlara ra\u011fmen say\u0131lar\u0131 otuzbine varm\u0131\u015ft\u0131. Daha \u00f6nce m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 hi\u00e7bir seferde bu kadar insan biraraya gelmemi\u015fti. Art\u0131k u\u011fra\u015f\u0131lar\u0131, cihad, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kalk\u0131nd\u0131rmak, ticaret ve hen\u00fcz ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bulunan \u00fcmmeti ayakta tutacak di\u011fer hayat sorunlar\u0131 ars\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcrmenin zaman\u0131 gelmi\u015ftir. Bu \u00fcmmet, basit kabilecili\u011fin isteklerini a\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Art\u0131k ilkel kabile toplumunun ihtiya\u00e7 duydu\u011fu \u015feylere ihtiya\u00e7 duymamaktad\u0131r. \u0130\u015fte a\u015fa\u011f\u0131daki ayet, bu s\u0131n\u0131rlar\u0131 gayet a\u00e7\u0131k bir \u015fekilde g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne sermektedir:<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>117- Allah, Peygamber&#8217;in ve o zor anda onun pe\u015finden giden muhacirler ile Ensar&#8217;\u0131n tevbelerini kabul etti. O s\u0131rada onlardan bir grubun kalpleri kayman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015fti. Arkas\u0131ndan O, onlar\u0131n tevbelerini kabul etti. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlara kar\u015f\u0131 son derece \u015fefkatli ve merhametlidir. 118- Allah, h\u00fck\u00fcmleri ertelenen o \u00fc\u00e7 ki\u015finin de tevbelerini kabul etti. Sonunda yery\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fine &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1578],"tags":[1596,1583,1597,1600,1599,1584,1582,1587,1588,1591,1594,1593,1595,1592,1590,1586,1589,1585,1712],"class_list":["post-2620","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-fizilalil-kuran-tefsiri-2","tag-kuran","tag-kuran-tefsiri","tag-sehid-seyyid-kutub","tag-seyyid-kutub","tag-sure","tag-tefsir","tag-tefsir-dersler","tag-tefsir-dersleri","tag-tefsir-dinle","tag-tefsir-indir","tag-tefsir-izle","tag-tefsir-kitaplari","tag-tefsir-mp3","tag-tefsir-nedir","tag-tefsir-oku","tag-tefsirdersi","tag-tefsirler-2","tag-tevbe-suresinin-tefsiri"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2620","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2620"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2620\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2620"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2620"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2620"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}