{"id":2697,"date":"2014-06-08T10:40:40","date_gmt":"2014-06-08T07:40:40","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2697"},"modified":"2014-06-08T10:32:58","modified_gmt":"2014-06-08T07:32:58","slug":"bakara-suresinin-227-286-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/bakara-suresinin-227-286-ayet-tefsiri-fizilalil-kuran-seyyid-kutub\/","title":{"rendered":"Bakara Suresi&#8217;nin 227-286. Ayet Tefsiri \u2013 Fizilal&#8217;il Kur&#8217;an \u2013 Seyyid Kutub"},"content":{"rendered":"<p><strong>227- E\u011fer bo\u015fanmaya karar verirlerse ku\u015fku yok ki Allah i\u015fiten ve bilendir.<\/strong><\/p>\n<p>Erkekler, evlilik hayat\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u00e7e\u015fitli sebeplere ve s\u0131k s\u0131k g\u00f6r\u00fclen de\u011fi\u015fik \u015fartlara ba\u011fl\u0131 olarak zaman zaman herkesin kar\u015f\u0131la\u015fabilece\u011fi birtak\u0131m psikolojik hallere, ruhi bunal\u0131mlara kap\u0131labilirler ve bu bunal\u0131mlar, kendilerini e\u015fleri ile cinsel ili\u015fkide bulunmama yemini etmeye s\u00fcr\u00fckleyebilir. Fakat e\u011fer bu ili\u015fkisiz d\u00f6nem makul bir s\u00fcreyi a\u015farsa kad\u0131na psikolojik rahats\u0131zl\u0131k getirir, onun ruhunu ve sinir sistemini sarsar, di\u015filik onurunu zedeler, evlilik hayat\u0131n\u0131 sekteye u\u011frat\u0131r, i\u015fi kar\u0131-koca ili\u015fkilerinin kopmas\u0131na kadar g\u00f6t\u00fcrebilir ve b\u00f6ylece ailenin temellerini y\u0131kabilir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, erke\u011fin bu yolda yemin etmesini temelden yasaklamaya y\u00f6nelmiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir yatak ay\u0131r\u0131m\u0131 bazan ars\u0131z, dik ba\u015fl\u0131, kendini be\u011fenmi\u015f, g\u00fczelli\u011fine g\u00fcvenerek erke\u011fini her an kendi \u00f6n\u00fcnde boyun e\u011fdirece\u011fine, diz \u00e7\u00f6kt\u00fcrece\u011fine inanan kad\u0131nlar\u0131 yola getirmek i\u00e7in bir \u00e7\u00f6z\u00fcm olabilir. Ayn\u0131 zamanda gelip ge\u00e7ici b\u0131kk\u0131nl\u0131k duygusunu gidermenin ya da bir \u00f6fke parlamas\u0131n\u0131 yat\u0131\u015ft\u0131rman\u0131n uygun bir f\u0131rsat\u0131 da olabilir ki, o zaman b\u00f6yle bir ayr\u0131l\u0131k d\u00f6neminden sonra kar\u0131koca hayat\u0131 daha canl\u0131 ve daha hareketli olur.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131nda \u0130sl\u00e2m, erke\u011fe kay\u0131ts\u0131z bir irade serbestli\u011fi de tan\u0131mad\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc erkek, kimi zaman, kar\u0131s\u0131n\u0131 zora ko\u015fmak, onun ki\u015fili\u011fi ile oynamak isteyen bir zalim olabilir. Ya da kar\u0131s\u0131n\u0131 ne ortak bir kar\u0131-koca hayat\u0131ndan yararlanacak ve ne de ba\u011f\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcp ba\u015fka bir erkekle yeni bir hayata kavu\u015fmas\u0131na imk\u00e2n vermeyecek \u015fekilde ortada b\u0131rakarak mutsuz etmeyi ama\u00e7layabilir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m de\u011fi\u015fik ihtimalleri sak\u0131ncalar\u0131n\u0131 gidererek ba\u011fda\u015ft\u0131rmak ve hayat\u0131n somut \u015fartlar\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k vermek i\u00e7in bu k\u00fcsk\u00fcnl\u00fck yemininin s\u00fcresine bir \u00fcst s\u0131n\u0131r getirmi\u015f, onun d\u00f6rt ay\u0131 a\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 h\u00fckme ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u0131n\u0131rlama belirlenirken belki de kad\u0131n\u0131n kocas\u0131zl\u0131\u011fa dayanma s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131n u\u00e7 noktas\u0131 g\u00f6zetilmi\u015f, b\u00f6ylece onun psikolojik bunal\u0131ma d\u00fc\u015ferek f\u0131tr\u00ee arzular\u0131n\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda k\u00fcsk\u00fcn kocas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir erkek aray\u0131\u015f\u0131na kalk\u0131\u015fmas\u0131 \u00f6nlenmek istenmi\u015ftir. Nitekim rivayetlerden edindi\u011fimiz bilgiye g\u00f6re, Hz. \u00d6mer (Allah ondan raz\u0131 olsun) halifeli\u011fi d\u00f6neminde bir gece gizli bir geziye \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131. Maksad\u0131 kimli\u011fini saklayarak halk\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 ve durumlar\u0131n\u0131 yak\u0131ndan belirlemekti. O s\u0131rada kula\u011f\u0131na bir kad\u0131n sesi geldi, kad\u0131n \u015fu d\u00f6rtl\u00fc\u011f\u00fc s\u00f6yl\u00fcyordu.<\/p>\n<p>\u015eu gece uzad\u0131, her tarafa karanl\u0131k \u00e7\u00f6kt\u00fc<\/p>\n<p>Oyna\u015facak bir sevgilimin olmay\u0131\u015f\u0131 uykular\u0131m\u0131 ka\u00e7\u0131rd\u0131. Vallahi, e\u011fer akl\u0131mdan hi\u00e7. \u00e7\u0131karmad\u0131\u011f\u0131m Allah olmasayd\u0131, \u015eimdi \u015fu alt\u0131mdaki yata\u011f\u0131n u\u00e7lar\u0131 k\u0131m\u0131l k\u0131m\u0131l oynuyor olurdu<\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine Hz. \u00d6mer, k\u0131z\u0131 Hafsa&#8217;ya bir kad\u0131n\u0131n kocas\u0131zl\u0131\u011fa en \u00e7ok ne kadar dayanabilece\u011fini sordu. Hz. Hafsa da bu s\u00fcrenin alt\u0131-ya da d\u00f6rt- ay olabilece\u011fini s\u00f6yledi. K\u0131z\u0131n\u0131n bu cevab\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda Hz. \u00d6mer &#8220;Bundan b\u00f6yle hi\u00e7bir ordu mensubunu bu s\u00fcreden daha fazla ailesinden uzak tutmayaca\u011f\u0131m&#8221; dedi ve hemen arkas\u0131ndan orduda g\u00f6rev yapan askerlerin k\u0131z\u0131n\u0131n bildirdi\u011fi s\u00fcreden daha fazla e\u015flerinden ayr\u0131 b\u0131rak\u0131lmamalar\u0131n\u0131 kararla\u015ft\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>K\u0131sacas\u0131 insanlar\u0131n tabii yap\u0131lar\u0131 bu t\u00fcr konularda farkl\u0131l\u0131k g\u00f6sterir. Fakat kocan\u0131n vicdan\u0131n\u0131 ve duygular\u0131n\u0131 denemesi i\u00e7in d\u00f6rt ay, yeterli bir s\u00fcredir. Bu s\u00fcre sonunda ya k\u00fcsk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne son vererek e\u015fi ile yeniden normal bir kar\u0131-koca hayat\u0131 ya\u015famaya ba\u015flar, e\u015fine ve yuvas\u0131na d\u00f6ner, ya da nefreti ve isteksizli\u011fi devam eder. Bu durumda e\u015fi ile aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131 \u00e7\u00f6zmeli, onu bo\u015fayarak serbest b\u0131rakmal\u0131d\u0131r. E\u011fer kendisi bo\u015fama karar\u0131 vermez ise hakim karar\u0131 ile kar\u0131s\u0131 kendisinden bo\u015fanabilecek, b\u00f6ylece her ikisi de yeni bir e\u015f ile yeni bir kar\u0131-koca hayat\u0131 kurma imk\u00e2n\u0131na kavu\u015fmu\u015f olacakt\u0131r. Bu sonu\u00e7, kad\u0131n i in en onurlu en iffetli, en g\u00fcvenlikli oldu\u011fu gibi erkek i\u00e7in de en huzurlu, en yararl\u0131, ayn\u0131 zamanda y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n hayat\u0131 dondurma gerek\u00e7esi de\u011fil, hayat\u0131 devam ettirme vesilesi olmas\u0131n\u0131 diledi\u011fi kar\u0131-koca ili\u015fkisi hesab\u0131na da adalete ve ciddiyete en yak\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcmd\u00fcr.<br \/>\n<strong>228- Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar \u00fc\u00e7 ayba\u015f\u0131 boyunca kendilerini g\u00f6zlem alt\u0131nda tutarlar. E\u011fer Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inanm\u0131\u015flar ise Allah&#8217;\u0131n rahimlerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00e7ocu\u011fu saklamalar\u0131 kendilerine hel\u00e2l de\u011fildir.<\/strong><\/p>\n<p>E\u011fer kocalar\u0131 bar\u0131\u015fmak isterse bu d\u00f6nemde kar\u0131lar\u0131n\u0131 geri almakta \u00f6ncelik hakk\u0131na sahiptirler. Bu durumdaki kad\u0131nlar\u0131n g\u00f6revleri oldu\u011fu oranda me\u015fru haklar\u0131 da vard\u0131r. Yaln\u0131z bu d\u00f6nemde erkeklerin hakk\u0131 daha \u00f6nceliklidir. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fc \u00fcst\u00fcnd\u00fcr ve O hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>BO\u015eANMIS KADINLAR; HAK VE SORUMLULUKLARI<\/p>\n<p>\u015eimdi s\u0131ra bo\u015fama konusuna geliyor. \u0130ncelemekte oldu\u011fumuz ayetlerin bundan sonraki b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde bo\u015famaya ve bo\u015faman\u0131n sonu\u00e7lar\u0131 olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan bekleme s\u00fcresi (iddet), fidye, nafaka ve bo\u015fama yard\u0131m\u0131 (mu&#8217;ta) gibi konulara ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmler ayr\u0131nt\u0131l\u0131 \u015fekilde anlat\u0131l\u0131yor. Ayet \u00f6nce bekleme s\u00fcresi ve erke\u011fin kar\u0131s\u0131na tekrar d\u00f6nmesi, meseleleri ile s\u00f6ze giriyor:<\/p>\n<p>&#8220;Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar \u00fc\u00e7 ayba\u015f\u0131 boyunca kendilerini g\u00f6zlem alt\u0131nda tutarlar.&#8221;<\/p>\n<p>Yani &#8220;\u00fc\u00e7 ayba\u015f\u0131 kanamas\u0131n\u0131n sonuna kadar ya da \u00fc\u00e7 ayba\u015f\u0131 kanamas\u0131n\u0131 izleyecek kanamas\u0131z d\u00f6nemlerin sonuna kadar&#8230;&#8221; Bu nokta tart\u0131\u015fmal\u0131d\u0131r. &#8220;Kendilerini g\u00f6zlem alt\u0131nda tutarlar..&#8221; \u0130nce bir psikolojik durumu tasvir eden bu espri dolu ifade kar\u015f\u0131s\u0131nda hayranl\u0131\u011f\u0131m\u0131 gizleyemedim. Bu c\u00fcmlenin d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcrmek istedi\u011fi yal\u0131n anlam &#8220;Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar yeni bir evlili\u011fe giri\u015fmeden \u00f6nce \u00fc\u00e7 ayba\u015f\u0131 s\u00fcresi ge\u00e7inceye ya da bu ayba\u015flar\u0131 kanamalar\u0131 kesilinceye kadar beklerler&#8221; \u015feklindedir. Fakat Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in bu ifade tarz\u0131, bu yal\u0131n anlam\u0131n \u00fczerine ba\u015fka duygular\u0131n ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin g\u00f6lgelerini yans\u0131t\u0131yor. Bu ifade tarz\u0131 yal\u0131n anlam\u0131 yan\u0131nda, bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n yeni bir evlilik hayat\u0131 kurmaya y\u00f6nelik arzusunun; g\u00f6zetim alt\u0131nda tutmaya, arzular\u0131n\u0131 kontrol alt\u0131na almaya, \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131klar\u0131 nefislerinin, bu g\u00f6zlem alt\u0131nda tutma s\u00fcresi boyunca sab\u0131rs\u0131zl\u0131k ve acelecilik kar\u0131\u015f\u0131m\u0131 arzular\u0131n\u0131 da yans\u0131t\u0131yor. Bu da do\u011fal bir durumdur. Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n\u0131 bu sab\u0131rs\u0131z bekleyi\u015fe iten fakt\u00f6r kendini kan\u0131tlama arzusudur. Bu kad\u0131n sona eren evlilik hayat\u0131ndaki ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131n kendi eksikli\u011finden, kendi yetersizli\u011finden kaynaklanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bundan dolay\u0131 ba\u015fka bir koca bulup yeni bir hayat kurabilece\u011fini, kendisine ve ba\u015fkalar\u0131na ispatlamak istiyor. Bu s\u00fcr\u00fckleyici duygu, do\u011fal olarak, erkekte bulunmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bo\u015fayan odur. Oysa kad\u0131n ruhunda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir eziklik duygusuna sahiptir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, bo\u015fanan, bo\u015fama karar\u0131na muhatap olan taraft\u0131r. \u0130\u015fte Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in bu c\u00fcmlesi, vurgulad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bu ifade tarz\u0131 ile bu psikolojik durumu tasvir ediyor. Ayn\u0131 zamanda onu g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131yor, h\u00fck\u00fcmlerini etkileyen bir fakt\u00f6r olarak hesap ediyor.<\/p>\n<p>Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar, yeni bir evlilik hayat\u0131na giri\u015fmeden \u00f6nce, rahimlerinin, sona eren evliliklerinin izlerinden ayr\u0131 oldu\u011funu kesinli\u011fe kavu\u015fturmak i\u00e7in bu s\u00fcreyi kendilerini g\u00f6zetim alt\u0131nda tutarak ge\u00e7irirler.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inan\u0131yorlarsa Allah&#8217;\u0131n rahimlerinde yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu (\u00e7ocu\u011fu) saklamalar\u0131 kendilerine hel\u00e2l de\u011fildir.&#8221;<\/p>\n<p>Yani &#8220;Bu kad\u0131nlara, Allah&#8217;\u0131n rahimlerinde yaratm\u0131\u015f oldu\u011fu \u00e7ocu\u011fu ya da ayba\u015f\u0131 kanamas\u0131n\u0131 saklamalar\u0131 hel\u00e2l de\u011fildir.&#8221; Burada rahimlerindeki varl\u0131klar\u0131 yaratan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ad\u0131 an\u0131larak bu kad\u0131nlar\u0131n kalpleri uyar\u0131l\u0131yor, bunun yan\u0131s\u0131ra Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne ili\u015fkin iman bilin\u00e7leri harekete ge\u00e7iriliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n rahimlerinde yaratt\u0131\u011f\u0131 \u00e7ocu\u011fu ya da ayba\u015f\u0131 kanamas\u0131n\u0131 gizlememeleri, bu iman\u0131n \u015fart\u0131 olarak g\u00f6steriliyor. Burada \u00f6zellikle Ahiret g\u00fcn\u00fcnden s\u00f6zedilmesinin a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir anlam\u0131 vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc yap\u0131lanlar\u0131n hesab\u0131 orada g\u00f6r\u00fclecektir. Bu g\u00f6zlem alt\u0131nda kalma s\u00fcresi y\u00fcz\u00fcnden ka\u00e7\u0131r\u0131labilecek k\u0131smetlerin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 orada verilecek ve e\u011fer rahimlerinde Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 sakl\u0131 tutmu\u015flarsa bunun cezas\u0131na orada \u00e7arp\u0131lacaklard\u0131r. E\u011fer b\u00f6yle bir sakl\u0131 tutmaya giri\u015filmi\u015fse Allah bunu bilir, \u00e7\u00fcnk\u00fc rahimdeki canl\u0131 yavrusunu yaratan O&#8217; dur. Bu i\u015fin hi\u00e7bir y\u00f6n\u00fc O&#8217; na gizli kalmaz. Buna g\u00f6re bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n\u0131n herhangi bir d\u0131\u015f etkinin, herhangi bir arzunun, herhangi bir keyf\u00ee iste\u011fin, duygular!na yans\u0131yan herhangi bir amac\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda kalarak rahminin durumunu y\u00fcce Allah&#8217;tan saklamaya kalk\u0131\u015fmas\u0131 do\u011fru de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bu, meselenin bir y\u00f6n\u00fc. Di\u011fer yandan e\u015flerin, birbirinden ayr\u0131ld\u0131ktan sonraki duygular\u0131n\u0131 deneyden ge\u00e7irebilecekleri makul bir bekleme d\u00f6nemine ihtiya\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. Belki de kalplerinde yeniden tazelenebilecek bir sevgi izi, uyar\u0131labilecek duygu kal\u0131nt\u0131lar\u0131; hiddetin, kabal\u0131\u011f\u0131n ve kendini be\u011fenmi\u015fli\u011fin etkisiz hale getirdi\u011fi yak\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 fakt\u00f6rler vard\u0131r da \u00f6fkeler dinince, kaba duygular durulunca ve vicdanlar rahatlay\u0131nca ayr\u0131l\u0131\u011fa yola\u00e7an sebepler k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00f6r\u00fclmeye ba\u015flan\u0131r. Belki de ba\u015fka geli\u015fmeler, yeni bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131lar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kar da \u00f6zlem duygusu taraflar\u0131 eski hayatlar\u0131na d\u00f6nd\u00fcr\u00fcr ya da sorumluluk duygusu onlar\u0131 dini bir gereklili\u011fe uymaya s\u00fcr\u00fckler. Bo\u015fama, Allah kat\u0131nda hel\u00e2llerin en sevimsizidir. Bu, ancak b\u00fct\u00fcn \u00e7arelerden umut kesilince ba\u015fvurulabilecek olan istenmeyen bir \u00e7\u00f6z\u00fcm yoludur.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in \u00e7e\u015fitli yerlerinde karar\u0131 verilmeden \u00f6nce ba\u015fvurulmas\u0131 gereken \u00e7areler anlat\u0131l\u0131r. Ayr\u0131ca bo\u015fama karar\u0131, ayba\u015f\u0131 kanamalar\u0131n\u0131n kesildi\u011fi bir anda ve cinsel ili\u015fkiye girilmeden verilmelidir. Bu durum \u00e7o\u011funlukla bo\u015fama karar\u0131n\u0131n verilece\u011fi an ile uygulamaya ba\u015flanmas\u0131 aras\u0131nda d\u00fc\u015f\u00fcnme f\u0131rsat\u0131 kazan\u0131lacak bir s\u00fcre do\u011furur. \u00c7\u00fcnk\u00fc erkek, kar\u0131s\u0131n\u0131n temizlik d\u00f6neminin gelmesini, kanamas\u0131n\u0131n kesilmesini bekleyecek, sonra onu bo\u015fayacak. Buna benzer daha bir\u00e7ok \u00f6nlemler, bo\u015fama uygulamas\u0131ndan \u00f6nce gerekli giri\u015fimler vard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130lk talak, bo\u015faman\u0131n birinci evresi, e\u015flerin ger\u00e7ek duygular\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmelerine f\u0131rsat veren bir tecr\u00fcbedir. Kar\u0131-koca bu ilk evrenin bekleme d\u00f6neminde birlikte ya\u015fayabileceklerinin fark\u0131na var\u0131rlarsa \u00f6nlerindeki yol a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer kocalar\u0131 bar\u0131\u015fmak ve dirlik isterse bu d\u00f6nemde kar\u0131lar\u0131n\u0131 geri almakta \u00f6ncelik hakk\u0131na sahiptirler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u0131rada, yani bu bekleme ve g\u00f6zetleme d\u00f6neminde -ki bu d\u00f6nem &#8220;iddet&#8221; ad\u0131 ile an\u0131l\u0131r- e\u011fer erkeklerin bu geri almaktaki ama\u00e7lar\u0131 yeniden sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir aile yuvas\u0131 kurmaksa, maksatlar\u0131 kad\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokmak; ya \u00f6c almak i\u00e7in ya gurur g\u00f6sterisi olarak ya da ba\u015fka biri ile evlenmesini onur k\u0131r\u0131c\u0131 sayd\u0131klar\u0131 i\u00e7in onu dikenli bir hayat\u0131n duvarlar\u0131 aras\u0131na tekrar kapatabilmek de\u011filse.<\/p>\n<p>&#8220;Bu durumdaki kad\u0131nlar\u0131n g\u00f6revleri oldu\u011fu oranda me\u015fru haklar\u0131 da vard\u0131r.&#8221; Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n bu durumda g\u00f6revleri oran\u0131nda haklar\u0131 da vard\u0131r. Mesel\u00e2 bu kad\u0131nlar belirli bir bekleme d\u00f6nemi ge\u00e7irmekle ve rahimlerindeki \u00e7ocuklar\u0131 saklamamakla y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcrler. Kocalar\u0131 da, e\u015flerine geri d\u00f6nd\u00fckleri takdirde iyi niyetli olmakla, onlara zarar verme amac\u0131 ta\u015f\u0131mamakla y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcrler. Ayr\u0131ca az ilerde anlat\u0131laca\u011f\u0131 gibi bekleme d\u00f6nemi boyunca e\u015flerinin nafakas\u0131n\u0131 sa\u011flamakla g\u00f6revlidirler.<\/p>\n<p>&#8220;Yaln\u0131z bu d\u00f6nemde erkeklerin hakk\u0131 daha \u00f6nceliklidir.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6yle san\u0131yorum ki, burada s\u00f6zkonusu olan erkek \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc sadece bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde kar\u0131lar\u0131n\u0131 geri alma imtiyaz\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. Bu hak erke\u011fe tan\u0131nd\u0131, \u00e7\u00fcnk\u00fc bo\u015fayan odur. Bo\u015fayan taraf erkek oldu\u011fu halde geri d\u00f6nme hakk\u0131n\u0131n kad\u0131na tan\u0131nmas\u0131, kad\u0131n\u0131n adam\u0131n aya\u011f\u0131na giderek tekrar erke\u011finin nik\u00e2h\u0131 alt\u0131na girmeyi istemesi mant\u0131kla ba\u011fda\u015fmaz. Demek ki bu, durumun \u00f6zelli\u011finden do\u011fan bir hakt\u0131r. Burada s\u00f6zkonusu olan \u00fcst\u00fcnl\u00fck, bu durumla s\u0131n\u0131rl\u0131 bir \u00fcst\u00fcnl\u00fckt\u00fcr, yoksa \u00e7oklar\u0131n\u0131n anlad\u0131\u011f\u0131 ve ba\u015fka durumlar i\u00e7in de delil olarak kulland\u0131klar\u0131 gibi mutlak anlaml\u0131 de\u011fildir&#8221; Ayetin sonunda yine uyar\u0131 c\u00fcmlesi geliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah g\u00fcc\u00fc \u00fcst\u00fcn oland\u0131r ve hikmet sahibidir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu uyar\u0131 c\u00fcmlesi, bu h\u00fck\u00fcmleri farz k\u0131lan Allah&#8217;\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011funu ve bu farz k\u0131lman\u0131n hikmete dayal\u0131 oldu\u011funu vurguluyor. Bu uyar\u0131da kalpleri, \u00e7e\u015fitli etkilerin ve \u015fartlar\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda sap\u0131kl\u0131\u011fa ve e\u011frili\u011fe y\u00f6nelmekten al\u0131koyan bir mesaj vard\u0131r.<\/p>\n<p>Daha sonraki ayette yeralan h\u00fck\u00fcm; tal\u00e2klar\u0131n, yani bo\u015fama evrelerinin say\u0131s\u0131na, bo\u015fanan kad\u0131n\u0131n nikah s\u00f6zle\u015fmesinde belirlenen mehrin sahibi olmaya hakk\u0131 oldu\u011funa, bo\u015fan\u0131rken bundan hi\u00e7bir \u015feyin geri al\u0131namayaca\u011f\u0131na ili\u015fkin-dir. Bu son h\u00fckm\u00fcn bir tek istisnas\u0131 vard\u0131r ki, o da \u015fudur: E\u011fer bir kad\u0131n istemedi\u011fi bir evlili\u011fi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fc taktirde g\u00fcnaha girece\u011finden \u00e7ekinirse kocas\u0131na verece\u011fi fidye kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda h\u00fcrriyetini sat\u0131n alabilir ki buna &#8220;Hal&#8221; durumu denir.<br \/>\n<strong>229- Bo\u015famak iki defa olur. Bundan sonra kad\u0131n\u0131 ya me\u015fru bi\u00e7imde tutmak ya da iyilikle b\u0131rakmak gerekir. Kad\u0131nlara evliyken verdiklerinizden bir\u015fey geri almak hel\u00e2l de\u011fildir. Ama e\u011fer erkek ve kad\u0131n, Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 g\u00f6zetemeyeceklerinden korkarlarsa o ba\u015fka. E\u011fer kad\u0131n ile kocan\u0131n, Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 g\u00f6zetemeyeceklerinden korkarsan\u0131z kad\u0131n\u0131n bo\u015fanmak i\u00e7in kocas\u0131na fidye vermesinde her iki taraf i\u00e7in de sak\u0131nca yoktur. Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, onlar\u0131 a\u015fmay\u0131n. Kimler Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015farsa i\u015fte onlar zalimlerin ta kendileridir.<\/strong><\/p>\n<p>Evlilik hayat\u0131na tekrar d\u00f6n\u00fclebilecek bo\u015fama (tal\u00e2k) iki kezdir. E\u011fer bu say\u0131 a\u015f\u0131l\u0131rsa tekrar o evlilik hayat\u0131na d\u00f6n\u00fclemez. Yaln\u0131z bir sonraki ayette anlat\u0131lan bir \u015fartla o evlili\u011fe d\u00f6n\u00fclebilir. Bu \u015fart \u015fudur: Kad\u0131n, ba\u015fka bir erkekle evlenecek. Sonra bu yeni koca, kad\u0131n\u0131 herhangi bir sebeple normal bi\u00e7imde bo\u015fayacak ve me\u015fru s\u00fcreler i\u00e7inde bir daha kad\u0131na d\u00f6nmeyecek, b\u00f6ylece adam\u0131n kad\u0131n\u0131 kesinlikle bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 meydana \u00e7\u0131kacak. \u0130\u015fte ancak o zaman kad\u0131n\u0131n eski kocas\u0131 onunla yeniden evlenebilir, tabii ki, e\u011fer kad\u0131n, bu eski kocas\u0131 ile tekrar evlenmek isterse bu evlilik s\u00f6zkonusu olabilir.<\/p>\n<p>Bir rivayete g\u00f6re bo\u015famaya ili\u015fkin bu s\u0131n\u0131rlay\u0131c\u0131 h\u00fckm\u00fcn ini\u015f sebebi \u015fudur: isl\u00e2m&#8217;\u0131n ilk y\u0131llar\u0131nda bo\u015fama, hi\u00e7bir say\u0131 ile s\u0131n\u0131rl\u0131 de\u011fildi. Erkek, bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 kad\u0131na, bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde d\u00f6nebilir, sonra onu yeniden bo\u015fay\u0131p tekrar ona d\u00f6nebilir ve bu i\u015flemi istedi\u011fi kadar yineleyebilirdi. Bu arada Ensar (Medine yerlisi) m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131ndan biri kar\u0131s\u0131 ile bozu\u015fmu\u015f, ona iyice k\u0131zm\u0131\u015ft\u0131. Bu k\u0131zg\u0131nl\u0131kla e\u015fine &#8220;vallahi, seninle ne bir daha bir araya gelirim ve ne de senden ayr\u0131l\u0131r\u0131m&#8221; diye yemin etti. E\u015fi &#8220;Bu dedi\u011fin nas\u0131l olacak?&#8221; diye sorunca adam kendisine &#8220;Seni bo\u015far\u0131m, son bekleme s\u00fcrenin sonlar\u0131na yak\u0131n tekrar al\u0131r\u0131m ve bu i\u015flemi s\u00fcrekli tekrar ederim&#8221; diye cevap verdi. Bu olay Peygamberimize yans\u0131t\u0131ld\u0131 ve bir s\u00fcre sonra \u015fimdi incelemekte oldu\u011fumuz &#8220;Bo\u015fama iki kezdir&#8221; c\u00fcmlesi ile ba\u015flayan ayet indi.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman cemaati e\u011fitmeye y\u00f6nelik sistemi ve metodunda de\u011fi\u015fmez bir hikmet g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu hikmet, h\u00fck\u00fcm(erin, onlara ihtiya\u00e7 do\u011fdu\u011fu zaman indirilmeleridir. Sistem, b\u00fct\u00fcn temel h\u00fck\u00fcmlerini bu \u015fekilde tamamlad\u0131. Geriye sadece somut geli\u015fmelere, pratik olaylara ili\u015fkin tan\u0131mlamalar kalm\u0131\u015f. Tan\u0131mlama i\u015fleminden sonra somut olaylar, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz geni\u015f kapsaml\u0131 temel h\u00fck\u00fcmlerin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flanacakt\u0131.<\/p>\n<p>Bu s\u0131n\u0131rlama, bo\u015famay\u0131 k\u0131s\u0131tl\u0131 ve kayda ba\u011fl\u0131 bir niteli\u011fe b\u00fcr\u00fcnd\u00fcrd\u00fc. Art\u0131k onunla s\u00fcrekli bi\u00e7imde oynama imk\u00e2n\u0131 ortadan kald\u0131r\u0131ld\u0131. Erkek, kar\u0131s\u0131n\u0131 ilk kez bo\u015fay\u0131nca kad\u0131n\u0131n bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde, ba\u015fka herhangi bir i\u015fleme gerek kalmaks\u0131z\u0131n, e\u015fine d\u00f6nebilir. E\u011fer erkek bir giri\u015fimde bulunmaks\u0131z\u0131n bu bekleme s\u00fcresi dolar ve kad\u0131n da kocas\u0131n\u0131n ilgisizli\u011finden emin olursa bu durumda kocan\u0131n, kar\u0131s\u0131na d\u00f6nebilmesi i\u00e7in yeniden mehir belirlenerek yeni bir nik\u00e2h\u0131n k\u0131y\u0131lmas\u0131 gerekir. E\u011fer erkek, bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde e\u015fine d\u00f6ner,ya da &#8220;k\u00fc\u00e7\u00fck ayr\u0131l\u0131k&#8221; ad\u0131 verilen durumda nik\u00e2h tazelerse e\u015fini bir kere daha bo\u015fayabilir, bu bo\u015famaya ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmler b\u00fct\u00fcn ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ile t\u0131pk\u0131 ilk bo\u015faman\u0131n h\u00fck\u00fcmleri gibidir. Fakat e\u011fer bu erkek, e\u015fini \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc kez bo\u015farsa, bo\u015fama i\u015flemi ger\u00e7ekle\u015fir ger\u00e7ekle\u015fmez, bu e\u015fler aras\u0131nda &#8220;b\u00fcy\u00fck ayr\u0131l\u0131k&#8221; ad\u0131 verilen durum meydana gelir. Bu durumda erkek, e\u015fine ne bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde ve ne de daha sonra d\u00f6nemez. D\u00f6nebilmesi i\u00e7in kad\u0131n\u0131n bir ba\u015fka erkekle evlenmesi, arkas\u0131ndan yeni kocan\u0131n, kad\u0131n\u0131 normal bir sebeple bo\u015famas\u0131, bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde bar\u0131\u015fma giri\u015fiminde bulunmam\u0131\u015f olmas\u0131 ya da bo\u015famalar\u0131 izleyen bekleme s\u00fcrelerinin dolmas\u0131 \u00fczerine kad\u0131n a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu bo\u015faman\u0131n iyice kesinle\u015fmesi gerekir. Ancak o zaman kad\u0131n\u0131n da iste\u011fiyle bir \u00f6nceki koca eski kar\u0131s\u0131 ile yeniden evlenebilir.<\/p>\n<p>Yukarda belirtti\u011fimiz gibi ilk bo\u015fama bir mihenk ta\u015f\u0131, bir tecr\u00fcbedir. \u0130kincisi ise bir ba\u015fka tecr\u00fcbe giri\u015fimi ve son s\u0131navd\u0131r. E\u011fer bundan sonra ortak hayat iyi y\u00fcr\u00fcrse ne al\u00e2, yoksa \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bo\u015fama bu evlilik hayat\u0131nda birlikte ya\u015famay\u0131 imk\u00e2ns\u0131zla\u015ft\u0131ran k\u00f6kl\u00fc bir bozukluk oldu\u011funun kan\u0131t\u0131 olur.<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn k\u0131sas\u0131, bo\u015fama ba\u015fka hi\u00e7bir \u00f6nlemin \u00e7are olamad\u0131\u011f\u0131 bir rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n son \u00e7\u00f6z\u00fcm yolundan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir&#8230; Bo\u015faman\u0131n ikinci a\u015famas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fince erke\u011fin \u00f6n\u00fcnde iki yol kal\u0131r. Ya e\u015fini me\u015fru bir \u015fekilde nik\u00e2h\u0131 alt\u0131nda tutacak, birlikte mutlu ve huzurlu bir hayat ya\u015fayacaklar ya da e\u015fini s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokmaks\u0131z\u0131n, eziyet etmeksizin iyilikle b\u0131rakacak. Bu da bo\u015faman\u0131n \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc a\u015famas\u0131n\u0131 olu\u015fturur, kad\u0131n bundan sonra hayat\u0131na yeni bir y\u00f6n vermek \u00fczere serbest kal\u0131r. Bu yasal d\u00fczenleme, somut olaylar\u0131 pratik \u00e7\u00f6z\u00fcmler ile kar\u015f\u0131layan objektif bir d\u00fczenlemedir. Somut realiteleri g\u00f6zard\u0131 etmez, \u00e7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir tutum hi\u00e7bir i\u015fe yaramaz; insanlar\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n f\u0131trat\u0131 d\u0131\u015f\u0131na kayd\u0131rarak adeta yeniden yaratmak gibi bir sa\u00e7mal\u0131\u011fa giri\u015fmez; bunun yan\u0131nda insan\u0131 kendi halinde b\u0131rakman\u0131n fayda getirmeyece\u011fi durumlarda onu kendi haline de b\u0131rakmaz.<\/p>\n<p>E\u011fer erkek kar\u0131s\u0131 ile ge\u00e7inemiyorsa onu bo\u015famas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k olarak evliyken kendisine verdi\u011fi mehiri ya da di\u011fer hediyeleri k\u0131smen de olsa geri alamaz. Yaln\u0131z, e\u011fer kad\u0131n, kocas\u0131ndan ayr\u0131lmak zorunlulu\u011funu duyarsa, ki\u015fisel duygular\u0131ndan kaynaklanan bir sebeple kocas\u0131 ile birlikte ya\u015fayamayaca\u011f\u0131n\u0131 anlar ve kocas\u0131n\u0131 sevmemesinin ya da ona kar\u015f\u0131 duydu\u011fu nefretin tepkisi ile ya aile dirli\u011fi ya iffet veya edep kurallar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015faca\u011f\u0131n\u0131 hissederse bu durumda kocas\u0131ndan kendisini bo\u015famas\u0131n\u0131 isteyebilir, bunun i\u00e7in evlenirken kocas\u0131ndan alm\u0131\u015f oldu\u011fu mehri ve nafakalar\u0131 tamamen ya da k\u0131smen geri verebilir, b\u00f6ylece kocas\u0131n\u0131n kas\u0131tl\u0131 bir kusurundan kaynaklanmayan bu yuva y\u0131k\u0131m\u0131n\u0131 k\u0131smen tel\u00e2fi edece\u011fi gibi kendini Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 gelmekten, O&#8217;nun s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fnemekten ve nefsine zulmetmekten koruyabilir. B\u00fct\u00fcn bunlar, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n, insanlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan b\u00fct\u00fcn somut olaylar\u0131 ve durumlar\u0131 g\u00f6zetti\u011fini g\u00f6sterir. \u0130sl\u00e2m samimi kalplerin insan taraf\u0131ndan denetim alt\u0131na al\u0131namayacak olan duygular\u0131n\u0131 g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131r, kad\u0131n\u0131 nefret etti\u011fi bir hayat\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmeye zorlamaz, bunun yan\u0131nda erke\u011fin de hi\u00e7bir kusur i\u015flemedi\u011fi halde madd\u00ee zarara u\u011framas\u0131na g\u00f6z yummaz.<\/p>\n<p>Bu h\u00fckm\u00fcn pratiklik derecesini anlayabilmemiz i\u00e7in Peygamber efendimiz d\u00f6nemindeki bir uygulama \u00f6rne\u011fine d\u00f6nerek bu tutarl\u0131 il\u00e2hi sistemin ne kadar ciddi, ne kadar anlay\u0131\u015fl\u0131, ne kadar iyi niyetli ve adaletli oldu\u011funu somut bir \u015fekilde g\u00f6rmemiz yerinde olur.<\/p>\n<p>\u0130mam-\u0131 Malik, \u00fcnl\u00fc eseri &#8220;Muvatta&#8221;da rivayet yolu ile edindi\u011fi bilgilere dayanarak \u015f\u00f6yle bir olay anlat\u0131r: Ensar m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131ndan Habibe binti Sehl, Sabit b. Kays b. \u015eemmas&#8217;\u0131n e\u015fi idi. Peygamberimiz bir sabah, namaza giderken evinin kap\u0131s\u0131 \u00f6n\u00fcnde alacakaranl\u0131kta bu kad\u0131nla kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131. &#8220;Kim o?&#8221; diye sorunca kad\u0131n; &#8220;Ben Habibe b. Sehl&#8217;im&#8221; diye kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. Peygamberimiz; &#8220;Ne istiyorsun?&#8221; diye sordu. Kad\u0131n, kocas\u0131n\u0131 kasdederek; &#8220;Ben ve Sabit b. Kays art\u0131k bir arada ya\u015fayamay\u0131z&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Bir s\u00fcre sonra kad\u0131n\u0131n kocas\u0131 geldi, Peygamberimiz adama; &#8220;E\u015fin Habibe, aran\u0131zda olup bitenleri ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bi\u00e7imde anlatt\u0131&#8221; buyurdu. Bu arada kad\u0131n; &#8220;Ya Resulallah, bana verdiklerinin hepsi yan\u0131mda&#8217; dedi. Peygamberimiz, adama; &#8220;Verdiklerini ondan geri al&#8221; dedi. Adam da verdiklerini geri ald\u0131ktan sonra kad\u0131n, e\u015finden ayr\u0131larak ana-babas\u0131n\u0131n yan\u0131na gitti.<\/p>\n<p>Buhari ayn\u0131 olay, Abdullah b. Abbas&#8217;a dayanarak \u015f\u00f6yle anlat\u0131r: Birg\u00fcn Sabit b. Kays b. \u015eemmas&#8217;\u0131n e\u015fi Peygamberimize gelerek \u015funlar\u0131 s\u00f6yledi; &#8220;Ya Resulallah, ne ahl\u00e2k ve ne de din a\u00e7\u0131s\u0131ndan kusurlu bulmuyorum. Fakat m\u00fcsl\u00fcman olduktan sonra tekrar k\u00e2firli\u011fe dalmak istemiyorum.&#8221; Peygamberimiz, kad\u0131na; &#8220;Mehir olarak sana verdi\u011fi hurma bah\u00e7esini ona geri veriyor musun?&#8221; diye sordu. Kad\u0131n\u0131n; &#8220;Evet&#8221; demesi \u00fczerine Peygamberimiz, Sabit&#8217;e d\u00f6nerek; &#8220;Hurma bah\u00e7eni geri al ve onu bo\u015fa&#8221; buyurdu.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 olay\u0131n daha ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bir rivayetine g\u00f6re \u0130bn-i Cerir, bir defas\u0131nda sahabilerden \u0130krime&#8217;ye; &#8220;Hal&#8217;in, yani kad\u0131n\u0131n iste\u011fi \u00fczerine kocas\u0131ndan ayr\u0131labilmesinin \u0130sl\u00e2m&#8217;da yeri var m\u0131?&#8221; diye sordu ve \u0130krime&#8217;den \u015fu cevab\u0131 ald\u0131:<\/p>\n<p>&#8211; Abdullah b. Abbas&#8217;dan i\u015fitti\u011fime g\u00f6re \u0130sl\u00e2m&#8217;da ilk Hal karar\u0131 Abdullah b. Ubeyy&#8217;in k\u0131z karde\u015fine uyguland\u0131. Kad\u0131n, bir g\u00fcn Peygamberimize gelerek \u015f\u00f6yle dedi; &#8220;Ya Resulallah, bundan b\u00f6yle asla Sabit ile ayn\u0131 yast\u0131\u011fa ba\u015f koymam. Ge\u00e7enlerde perdeyi aralay\u0131nca onu bir grup arkada\u015f\u0131 aras\u0131nda eve gelirken g\u00f6rd\u00fcm. Adam o grubun i\u00e7indekilerin en kara derilisi, en k\u0131sa boylusu, en \u00e7irkin y\u00fczl\u00fcs\u00fc idi.&#8221; Bunun \u00fczerine kad\u0131n\u0131n kocas\u0131; &#8220;Ya Resulallah, ben ona en de\u011ferli mal\u0131m\u0131, hurma bah\u00e7emi verdim. \u00d6yleyse bah\u00e7emi geri versin&#8221; dedi. Peygamberimiz, kad\u0131na; &#8220;Ne diyorsun?&#8221; diye sorunca kad\u0131n; &#8220;Geri veririm, isterse daha fazlas\u0131n\u0131 da veririm&#8221; diye cevap verdi. Bunun \u00fczerine Peygamberimiz, onlar\u0131 birbirinden ay\u0131rd\u0131.<\/p>\n<p>Bu rivayetlerin t\u00fcm\u00fc \u015funu anlat\u0131yor. Peygamberimiz, kad\u0131n\u0131n psikolojik kaynakl\u0131 bir rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul etmi\u015f, bu rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n yok say\u0131lmas\u0131n\u0131 yarars\u0131z bir inkar saym\u0131\u015f, kad\u0131n\u0131 istemedi\u011fi b\u00f6yle bir hayata katlanmak zorunda b\u0131rakmay\u0131 do\u011fru g\u00f6rmemi\u015f, bu t\u00fcr bir duygu taraf\u0131ndan g\u00f6lgelenen bir kar\u0131-koca hayat\u0131ndan hay\u0131r gelmeyece\u011fine karar vermi\u015f ve bu problemi, il\u00e2hi sisteme uygun bir \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. O il\u00e2hi sistem ki, insan f\u0131trat\u0131na a\u00e7\u0131k, pratik ve objektif bi\u00e7imde kar\u015f\u0131l\u0131k veriyor, insan psikolojisine kar\u015f\u0131, onun i\u00e7inden ge\u00e7en duygular\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavrayan bir anlay\u0131\u015fla tav\u0131r al\u0131yor.<\/p>\n<p>Bu t\u00fcr meselelerde ciddili\u011fin ve oyun pe\u015finde olman\u0131n, samimiyetin ve d\u00fczenbazl\u0131\u011f\u0131n kriteri ve m\u00fceyyidesi takva, Allah korkusu oldu\u011fu i\u00e7in ayetin son c\u00fcmlesi Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015fmaktan sak\u0131nmaya \u00e7a\u011f\u0131ran bir uyar\u0131 ile ba\u011flan\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, onlar\u0131 a\u015fmay\u0131n. Kimler Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015farsa i\u015fte onlar zalimlerin ta kendileridir.&#8221;<\/p>\n<p>Burada bir an durup ayn\u0131 anlama gelen iki Kur&#8217;an ifadesi aras\u0131ndaki ince farka de\u011finmek istiyoruz. Bu fark, anlat\u0131lan \u015fartlara paralel olarak kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131k\u0131yor. Bu surenin daha \u00f6nce inceledi\u011fimiz oru\u00e7 konusunun i\u015flendi\u011fi bir ayetin son c\u00fcmlesi &#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, sak\u0131n bu s\u0131n\u0131rlara yakla\u015fmay\u0131n&#8221; \u015feklinde sona eriyordu. \u015eimdi inceledi\u011fimiz ayetler demetinin uyar\u0131 c\u00fcmlelerinden birinde ise &#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, sak\u0131n bu s\u0131n\u0131rlar\u0131 a\u015fmay\u0131n&#8221; buyuruluyor. Birinci c\u00fcmlede &#8220;yakla\u015f\u0131lmama&#8221; uyar\u0131s\u0131 yap\u0131l\u0131rken ikinci c\u00fcmlede &#8220;a\u015f\u0131lmama&#8221; uyar\u0131s\u0131 y\u00f6neltiliyor. Acaba bu uyar\u0131 farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n sebebi nedir?<\/p>\n<p>\u0130lk c\u00fcmlenin \u00f6ncesinde \u015fehevi i\u00e7 d\u00fcrt\u00fclere getirilen yasaklardan s\u00f6zediliyordu. O ayeti bir daha okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Oru\u00e7 tuttu\u011funuz g\u00fcnlerin gecelerinde e\u015flerinize yakla\u015fmak size hel\u00e2l k\u0131l\u0131nd\u0131. Onlar sizin, siz de onlar\u0131n \u00f6rt\u00fcs\u00fc, elbisesisiniz. Allah sizin nefisleriniz taraf\u0131ndan aldat\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 biliyordu, bunun i\u00e7in tevbelerinizi kabul, sizleri de affetti. \u015eimdi art\u0131k e\u015flerinize serbest\u00e7e yakla\u015f\u0131n ve Allah&#8217;\u0131n size yazm\u0131\u015f oldu\u011funu aray\u0131n, isteyin.<\/p>\n<p>Tanyeri a\u011far\u0131p siyah ipli\u011fi beyaz iplikten ay\u0131rd edinceye kadar yiyin, i\u00e7in. Sonra orucu geceye kadar s\u00fcrd\u00fcr\u00fcn. Mescidlerde itik\u00e2fa girdi\u011finizde e\u015flerinize yakla\u015fmay\u0131n. Bunlar Allah&#8217;\u0131n \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131rlard\u0131r, onlara yakla\u015fmay\u0131n. Allah, ayetlerini insanlara b\u00f6yle a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor ki, yasaklardan sak\u0131nabilsinler.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u00e7g\u00fcd\u00fc t\u00fcr\u00fcnden yasaklar\u0131n \u00e7ekim g\u00fcc\u00fc son derece g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu i\u00e7in bu konudaki uyar\u0131da Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131na yakla\u015f\u0131lmas\u0131ndan ka\u00e7\u0131n\u0131lmas\u0131n\u0131n vurgulanmas\u0131 gayet yerindedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc e\u011fer insan bu yasaklar\u0131n alan\u0131na yakla\u015f\u0131r ve \u00e7ekim d\u00fczlemine girerse \u00e7ekim g\u00fc\u00e7leri kar\u015f\u0131s\u0131nda iradesinin zay\u0131f kalmas\u0131ndan korkulur.<\/p>\n<p>Ama bu ayette s\u00f6zkonusu olan alan, istemeyerek yap\u0131lan hareketlerin, \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n ve s\u00fcrt\u00fc\u015fmelerin alan\u0131d\u0131r. Burada bu \u00e7at\u0131\u015fmalar\u0131n herhangi bir a\u015famas\u0131nda s\u00f6zkonusu s\u0131n\u0131rlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde durulmamas\u0131ndan, bunlar\u0131n \u00e7i\u011fnenmelerinden, a\u015f\u0131lmalar\u0131ndan korkuluyor. Bu gerek\u00e7e ile s\u0131n\u0131rlara yakla\u015f\u0131lmamas\u0131 uyar\u0131s\u0131 de\u011fil, s\u0131n\u0131rlar\u0131n a\u015f\u0131lmamas\u0131 uyar\u0131s\u0131 y\u00f6neltilmi\u015ftir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fimdiki uyar\u0131 ortam\u0131 \u00f6b\u00fcr\u00fcnden farkl\u0131d\u0131r. Bu, de\u011fi\u015fik gereklilikleri g\u00f6zeten hayranl\u0131k uyand\u0131r\u0131c\u0131 bir ifade inceli\u011fidir!<br \/>\n<strong>230- E\u011fer erkek bundan sonra kar\u0131s\u0131n\u0131 kesinlikle bo\u015farsa bu kad\u0131n ba\u015fkas\u0131 ile evlenmedik\u00e7e art\u0131k kocas\u0131na hel\u00e2l olmaz. E\u011fer sonraki koca, kad\u0131n\u0131 bo\u015far da Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 g\u00f6zeteceklerine inan\u0131rlarsa eski kar\u0131kocan\u0131n tekrar birbirlerine d\u00f6nmelerinin sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, onlar\u0131 bilen toplulu\u011fa a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor.<\/strong><\/p>\n<p>Daha \u00f6nce vurguland\u0131\u011f\u0131 gibi \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bo\u015fama, bu evlilikte k\u0131sa vadede d\u00fczelmesi imkans\u0131z, k\u00f6kl\u00fc bir bozuklu\u011fun bulundu\u011funu kan\u0131tlar. Bu durumda e\u011fer erkek bo\u015fama karar\u0131nda ciddi ve kesin ise- taraflar\u0131n kendilerine birer yeni e\u015f aramas\u0131 en do\u011fru hareket olur. Yok, e\u011fer bu bo\u015famalar, d\u00fc\u015f\u00fcncesizce bir an gelen parlamalar veya hakk\u0131n k\u00f6t\u00fcye kullan\u0131lmas\u0131 sonucu verilen kararlar sonucu meydana gelmi\u015fse o zaman bu hakla bu \u015fekilde oynanmas\u0131na bir s\u0131n\u0131r koymak gerekir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu hak bir emniyet s\u00fcbab\u0131, iyile\u015ftirilmesi imk\u00e2ns\u0131z bir rahats\u0131zl\u0131\u011f\u0131n zorunlu tedavisi olsun diye tan\u0131nm\u0131\u015f, yoksa aptall\u0131\u011fa ve ciddiyetsizli\u011fe pirim olarak tan\u0131nmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu durumda koca taraf\u0131ndan gerekli sayg\u0131y\u0131 g\u00f6rmeyen, tersine ayak alt\u0131na al\u0131nan bu evlilik hayat\u0131n\u0131n sona ermesi gerekir.<\/p>\n<p>Biri ortaya \u00e7\u0131k\u0131p diyebilir ki, &#8220;Bu durumdaki kad\u0131n\u0131n g\u00fcnah\u0131 nedir ki, ciddiyetsiz ve sorumsuz bir erke\u011fin iki duda\u011f\u0131 aras\u0131ndan \u00e7\u0131kan bir s\u00f6z y\u00fcz\u00fcnden hayat\u0131, g\u00fcvenli\u011fi ve huzuru tehlikeye girsin?&#8221; Fakat insan hayat\u0131n\u0131n somut bir olay\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda oldu\u011fumuz unutulmamal\u0131d\u0131r. Peki e\u011fer bu \u00e7\u00f6z\u00fcm bi\u00e7imini bir yana atarsak bu olay\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc nas\u0131l olacak? Acaba e\u015fi ile aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi ciddiye almayan, bu beraberli\u011fe zerrece sayg\u0131 duymayan b\u00f6yle bir erke\u011fi e\u015fi ile birarada ya\u015famaya zorlayarak ona mesel\u00e2 \u015f\u00f6yle mi demeliyiz; &#8220;Biz senin bu bo\u015fama karar\u0131n\u0131 hi\u00e7e say\u0131yoruz, onu tan\u0131m\u0131yor, onaylam\u0131yoruz. Bu kad\u0131n senin zimmetli e\u015findir, buyur, elinden tut, g\u00f6t\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p>Hay\u0131r&#8230; B\u00f6yle bir tutum, gerek kad\u0131n\u0131 ve gerekse kar\u0131-koca ili\u015fkisini son derece hafife almak olur, \u0130sl\u00e2m b\u00f6yle bir \u015feye raz\u0131 olmaz. O \u0130sl\u00e2m ki kad\u0131na ve kar\u0131-koca ili\u015fkisine sayg\u0131 duyuyor ve bu ili\u015fkiyi Allah&#8217;a ibadet d\u00fczeyine y\u00fckseltiyor. B\u00f6yle bir erke\u011fe verilmesi yerinde olan ceza \u015fudur: Adam\u0131 ili\u015fkisini oyunca\u011fa \u00e7evirdi\u011fi e\u015finden ay\u0131r\u0131r\u0131z, ilk iki bo\u015faman\u0131n sonunda kad\u0131n\u0131 g\u00f6zden \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 izlenimini b\u0131rakm\u0131\u015f ise yeni bir mehir belirleyerek nik\u00e2h tazelemek zorunda tutar\u0131z ve \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bo\u015famadan sonra kar\u0131s\u0131na -yeni bir evlilik yap\u0131p tekrar bo\u015fanmad\u0131k\u00e7a- d\u00f6nmesini kesinlikle yasaklar\u0131z. Bu durumda kad\u0131na verdi\u011fi mehir de evlilik s\u00fcresince verdi\u011fi hediyeler de elinden gitmi\u015f olur. Ayr\u0131ca onu bo\u015fama evrelerinin bekleme s\u00fcreleri boyunca kar\u0131s\u0131na nafaka vermekle y\u00fck\u00fcml\u00fc tutar\u0131z. \u00d6nemli olan insan psikolojisinin somut ger\u00e7eklerini, pratik hayat\u0131n realitelerini g\u00f6rmemizdir. Yoksa ger\u00e7ekler d\u00fcnyas\u0131na ayak basm\u00e2ks\u0131z\u0131n r\u00fcya aleminde kanatlan\u0131p u\u00e7mak h\u00fcner de\u011fildir!<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bo\u015famadan sonra hayat\u0131n normal ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7erisinde kad\u0131n bir ba\u015fka erkekle evlenir ve bu yeni koca kendisini bo\u015farsa o zaman yeniden evlenmelerinin, ne kad\u0131n a\u00e7\u0131s\u0131ndan ve ne de eski kocas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Yaln\u0131z bir \u015fartla:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 g\u00f6zeteceklerine inan\u0131rlarsa.&#8221;<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc mesele arzulara uymak, i\u00e7g\u00fcd\u00fclerin isteklerine kar\u015f\u0131l\u0131k vermek de\u011fildir. Taraflar gerek biraraya gelmekte ve gerekse ayr\u0131lmakta nefisleri, cinsel i\u00e7g\u00fcd\u00fcleri ve arzular\u0131 ile ba\u015fba\u015fa b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f de\u011fillerdir. Ortada, g\u00f6zetilmesi gereken y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131 vard\u0131r. Bu \u00f6yle bir hayat \u00e7er\u00e7evesidir ki, e\u011fer bunun d\u0131\u015f\u0131nda kal\u0131n\u0131rsa art\u0131k y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi ve ho\u015fnut oldu\u011fu hayat ya\u015fanamaz.<\/p>\n<p>&#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, Allah onlar\u0131 bilen toplulu\u011fa a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, bu s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 belirsiz ve me\u00e7hul b\u0131rakmamas\u0131, tersine bunlar\u0131 Kur&#8217;an&#8217;da net bir bi\u00e7imde belirlemesi O&#8217;nun kullar\u0131na y\u00f6nelik bir rahmetidir. O bu s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n\u0131 &#8220;bilen insan toplulu\u011funa&#8221; anlat\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ek anlamda bilgi sahipleri bu s\u0131n\u0131rlar\u0131 bilirler ve onlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde dururlar. Bunun tersi ise i\u011fren\u00e7 bir cahillik ile k\u00f6r bir cahiliye d\u00fczeninden ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir!<\/p>\n<p>Daha sonraki iki ayette y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n birbirlerinden ayr\u0131lm\u0131\u015f e\u015flere y\u00f6nelik direktifi geliyor. Bu direktif onlar\u0131, bo\u015fand\u0131ktan sonra her durumda iyili\u011fe, ho\u015fg\u00f6r\u00fcye ve me\u015fru s\u0131n\u0131rlar i\u00e7inde kalmaya \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor:<br \/>\n<strong>231- Kad\u0131nlar\u0131 bo\u015fay\u0131p da bekleme s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131 zaman ya onlar\u0131 me\u015fru bi\u00e7imde tutun ya da yine me\u015fru bi\u00e7imde b\u0131rak\u0131n. Sak\u0131n onlara zarar vererek Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fnemek amac\u0131 ile kad\u0131nlar\u0131 al\u0131koymay\u0131n. Kim bunu yaparsa kendine yaz\u0131k etmi\u015f olur. Allah&#8217;\u0131n ayetlerini alaya almay\u0131n. Allah&#8217;\u0131n size ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 nimetleri ve \u00f6\u011f\u00fct vermek i\u00e7in indirdi\u011fi Kitab\u0131 ve hikmeti hat\u0131r\u0131n\u0131zdan \u00e7\u0131karmay\u0131n. Allah&#8217;tan korkun ve O&#8217;nun her\u015feyi bildi\u011fini bilin.<\/strong><\/p>\n<p>232- Kad\u0131nlar\u0131 bo\u015fay\u0131p da bekleme s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131 zaman e\u011fer daha \u00f6nceki kocalar\u0131 ile me\u015fru bi\u00e7imde anla\u015f\u0131rlarsa evlenmelerine engel olmay\u0131n. Bu, i\u00e7inizdeki Allah `a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inananlara y\u00f6nelik bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr. Bu sizin hesab\u0131n\u0131za en temiz ve en iffetli yoldur. Allah bilir, fakat siz bilemezsiniz.<\/p>\n<p>Evlilik hayat\u0131n\u0131n havas\u0131na me\u015fruluk, iyilik ve g\u00fczellik egemen olmal\u0131d\u0131r. \u0130ster bu hayat s\u00fcrs\u00fcn, isterse ipleri kopmu\u015f olsun, bu durum de\u011fi\u015fmemelidir. \u00dczme ve s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokma niyeti, bu hayat\u0131n unsurlar\u0131 aras\u0131na girmemelidir. \u0130nsanlar\u0131 bunal\u0131mlara s\u00fcr\u00fckleyen ayr\u0131l\u0131k ve bo\u015fanma durumunda b\u00f6ylesine y\u00fcksek d\u00fczeyli bir ho\u015fg\u00f6r\u00fcn\u00fcn varolabilmesi i\u00e7in mutlaka yery\u00fcz\u00fc hayat\u0131n\u0131n \u015fartlar\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 olmayan y\u00fcce bir unsur, vicdanlar\u0131 kinlerden ve k\u0131skan\u00e7l\u0131klardan uzak ve y\u00fcksek tutan, hayat ufkunu ve perspektifini ya\u015fan\u0131lan an\u0131n ve somut \u015feylerin \u00f6telerine do\u011fru geni\u015fleten bir fakt\u00f6r gereklidir. Bu, y\u00fcce Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inanma fakt\u00f6r\u00fcd\u00fcr. En b\u00fcy\u00fck nimet olan iman nimetinden v\u00fccut sa\u011fl\u0131\u011f\u0131na ve kendisine bah\u015fedilen \u00e7e\u015fitli r\u0131z\u0131klara kadar Allah&#8217;\u0131n say\u0131lamayacak derecedeki nimetlerini ancak bu iman\u0131 kalbinde ta\u015f\u0131yan bir m\u00fcmin hat\u0131r\u0131na getirebilir. Yine ancak bu unsuru bar\u0131nd\u0131ran insan Allah korkusunu kalbinde taze tutar ve ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7lanan evlili\u011finin, elinden \u00e7\u0131kan nafakan\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 O&#8217;ndan bekler. \u0130\u015fte burada, halen devam eden ya da ipleri kopmu\u015f evlilik hayat\u0131na me\u015frulu\u011fun, iyili\u011fin ve g\u00fczelli\u011fin hakim olmas\u0131 gerekti\u011fini anlatan bu iki ayet, bu y\u00fcce unsuru zihinlerde canland\u0131rmak istiyor.<\/p>\n<p>Cahiliye d\u00f6neminde kad\u0131n, cahiliye d\u00fczeninin kabal\u0131k ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131na denk d\u00fc\u015fen bask\u0131 ve s\u0131k\u0131nt\u0131larla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya idi. O daha k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u00e7ocuk iken bu bask\u0131lar kendini g\u00f6sterir, kimi zaman da diri diri topra\u011fa g\u00f6m\u00fcl\u00fcrd\u00fc. En \u015fansl\u0131 zaman\u0131nda horlama, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve ezilmi\u015flik alt\u0131nda ya\u015fard\u0131. Evlendi\u011fi zaman kocas\u0131n\u0131n mallar\u0131ndan bir mal say\u0131l\u0131r, dahas\u0131, deveden ve attan daha ucuz, daha de\u011fersiz tutulurdu. Bu s\u0131k\u0131nt\u0131 ve bask\u0131lar bo\u015fan\u0131nca da \u015fiddeti artarak s\u00fcrerdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc eski kocas\u0131 raz\u0131 olup izin vermedik\u00e7e evlenmesi engellenirdi. Bazan da eski kocas\u0131na yeniden d\u00f6nmek ister, fakat bu d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcne bu defa ailesi kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kard\u0131. Genellikle de hor, a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k ve \u00f6nemsiz g\u00f6r\u00fcl\u00fcrd\u00fc. Toplumsal konumu o g\u00fcn\u00fcn d\u00fcnyas\u0131na egemen olan di\u011fer cahiliye toplumlar\u0131ndaki kad\u0131n konumu ile t\u0131pat\u0131p ayn\u0131 idi.<\/p>\n<p>Sonra \u0130sl\u00e2m geldi ve kad\u0131n\u0131n hayat\u0131na, baz\u0131 \u00f6rneklerini yukardaki ayetlerde g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz \u0131l\u0131k r\u00fczg\u00e2rlar\u0131n serinli\u011fini estirdi&#8230; Gelir-gelmez ona y\u00f6nelik bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131n\u0131n d\u00fczeyini y\u00fckselterek kad\u0131n ile erke\u011fin y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan yarat\u0131lan ayn\u0131 &#8220;nefs&#8221; b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn ayr\u0131lmaz birer par\u00e7as\u0131 olduklar\u0131n\u0131 il\u00e2n etti&#8230; Gelir-gelmez iyi niyetle s\u00fcrd\u00fcr\u00fclen kar\u0131-koca ili\u015fkilerini ibadet mertebesine y\u00fckseltti. \u015eunu da belirtelim ki, kad\u0131n bu haklar\u0131n hi\u00e7birini istemi\u015f de\u011fildi, hatta daha \u00f6nce onlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan bile haberi yoktu. Bu haklar\u0131n hi\u00e7birini erkek de istememi\u015fti, istemek bir yana onlar akl\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7mi\u015f de\u011fildi. Bu haklar her iki cinse ve t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n toplumsal hayat\u0131na y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z bir keremi, bir rahmeti olarak ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>&#8220;Kad\u0131nlar\u0131 bo\u015fay\u0131p da bekleme s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131 zaman ya onlar\u0131 me\u015fru bi\u00e7imde tutunuz ya da yine me\u015fru bi\u00e7imde b\u0131rak\u0131n\u0131z. Sak\u0131n onlara zarar vererek Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fnemek amac\u0131 ile kad\u0131nlar\u0131 al\u0131koymay\u0131n\u0131z.&#8221;<\/p>\n<p>Buradaki &#8220;bekleme s\u00fcresini doldurmak&#8221;tan maksat; bir \u00f6nceki ayette anlat\u0131lan bekleme s\u00fcresinin sonuna yakla\u015fmakt\u0131r. Bu s\u00fcrenin sona ermesine do\u011fru erkek iyi ge\u00e7inmek niyeti ile ve me\u015fruluk s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde kalarak kad\u0131na d\u00f6necek-ki kad\u0131n\u0131 &#8220;iyilikle tutmak&#8221; bu demektir- ya da bekleme s\u00fcresinin dolmas\u0131n\u0131 bekleyerek kad\u0131n\u0131n kendisinden kesinlikle umut kesmesini sa\u011flayacak. -Ki kad\u0131n\u0131 &#8220;iyilikle sal\u0131vermek, b\u0131rakmak- bu anlama gelir-. Bu arada erkek, kad\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokmayacak, ondan bo\u015fama kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda fidye istemeyecek ve istedi\u011fi erkekle evlenmesine engel olmayacakt\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Sak\u0131n onlara zarar vererek Allah&#8217;\u0131n s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 \u00e7i\u011fnemek amac\u0131 ile kad\u0131nlar\u0131 al\u0131koymay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Bu tutumun tipik bir \u00f6rne\u011fini, e\u015fine kar\u015f\u0131 tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 tutumu az yukarda nakletti\u011fimiz Ensar&#8217;dan bir m\u00fcsl\u00fcman\u0131n kar\u0131s\u0131na s\u00f6yledi\u011fi &#8220;vallahi, seninle ne bir daha biraraya gelirim ve ne de senden ayr\u0131l\u0131r\u0131m&#8221; bi\u00e7imindeki s\u00f6zlerde okumu\u015ftuk. \u0130\u015fte bu, kad\u0131n\u0131 &#8220;iyi olmayan bi\u00e7imde tutmak; zarar vermek amac\u0131 ile al\u0131koymak&#8221;t\u0131r ki, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fc buna raz\u0131 olamaz. Nitekim bu &#8220;zarar verme ama\u00e7l\u0131 al\u0131koyma uygulamas\u0131&#8221; incelemekte oldu\u011fumuz ayetlerde tekrar tekrar yasaklanmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, \u00f6rneklerinin \u00e7oklu\u011fundan da anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi bu tutum, o g\u00fcn\u00fcn Arap toplumunda yayg\u0131nd\u0131. Ayr\u0131ca \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n e\u011fitiminden ge\u00e7memi\u015f ve iman\u0131n y\u00fcceltici deste\u011finden yoksun kalm\u0131\u015f her toplumda, her sosyal ortamda bu tip k\u00f6t\u00fc uygulamalar\u0131n yayg\u0131nla\u015fmas\u0131 do\u011fald\u0131r.<\/p>\n<p>Burada Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, en soylu duygular\u0131 uyar\u0131yor, ayn\u0131 anda hem Allah&#8217;tan utanma duygusunu ve hem de Allah korkusu bilincini birlikte harekete ge\u00e7iriyor, arkas\u0131ndan b\u00fct\u00fcn bu psikolojik etkenleri, vicdanlar\u0131 cahiliye gelenekleri ile bu zihniyetin tortular\u0131ndan kurtararak elinden tutup y\u00fckseltmeyi hedefledi\u011fi onurlu ve y\u00fcce d\u00fczeye \u00e7\u0131karmak \u00fczere seferber ediyor:<\/p>\n<p>&#8220;Kim b\u00f6yle yaparsa kendine yaz\u0131k etmi\u015f olur. Allah&#8217;\u0131n ayetlerini alaya almay\u0131n. Allah&#8217;\u0131n size ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 nimetleri ve \u00f6\u011f\u00fct vermek i\u00e7in indirdi\u011fi Kitab\u0131 ve hikmeti hat\u0131r\u0131n\u0131zdan \u00e7\u0131karmay\u0131n, Allah&#8217;tan korkun ve O&#8217;nun her\u015feyi bildi\u011fini bilin.&#8221;<\/p>\n<p>Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n\u0131, ona zarar vermek, haklar\u0131ndan yoksun b\u0131rakmak amac\u0131 ile oyalayan, al\u0131koyan kimse kendine yaz\u0131k eder. \u00c7\u00fcnk\u00fc o kad\u0131n da kendi nefsinden t\u00fcremi\u015f bir karde\u015fidir. Buna g\u00f6re ona zulmetmekle ayn\u0131 zamanda kendine zulmetmi\u015f olur. Ayr\u0131ca nefsini g\u00fcnaha s\u00fcr\u00fckledi\u011fi i\u00e7in ve Allah&#8217;a itaat etmekten al\u0131koydu\u011fu i\u00e7in de nefsine zulmetmi\u015f olur. Bu, ayette vurgulanan birinci noktad\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n aile dirli\u011fine ve bo\u015famaya ili\u015fkin ayetleri son derece a\u00e7\u0131k, hedefi belirgin ve ciddidir. Bu ayetler aile hayat\u0131n\u0131 d\u00fczene koymay\u0131, onu do\u011fruluk ve ciddiyet temelleri \u00fczerine oturtmay\u0131 ama\u00e7lar. Erkek, bu ayetleri kad\u0131na zarar vermek, onu s\u0131k\u0131nt\u0131ya sokmak amac\u0131 ile kullanmaya kalk\u0131\u015fabilir, bu maksatla y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n emniyet s\u00fcbab\u0131 ve rahatlas\u0131nlar diye tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 kolayl\u0131k imk\u00e2nlar\u0131 ile oynayabilir. Bu arada y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kar\u0131-koca hayat\u0131n\u0131 yeniden kurmak, d\u00fczeltmek i\u00e7in erke\u011fe tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 e\u015fine d\u00f6nme yetkisini kad\u0131n\u0131 bask\u0131 alt\u0131nda tutman\u0131n, onu mutsuz etmenin arac\u0131 olarak kullanabilir. Ama bu s\u00f6ylediklerimizden sadece birini yapmas\u0131 dahi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n ayetlerini alaya almas\u0131 anlam\u0131 ta\u015f\u0131r. Bu da g\u00fcn\u00fcm\u00fczde m\u00fcsl\u00fcman oldu\u011funu iddia eden cahiliye karakterli \u0130sl\u00e2m (!) toplumlar\u0131nda g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz tutumdur. Bu sahte \u0130sl\u00e2m toplumlar\u0131nda f\u0131k\u0131h kolayl\u0131klar\u0131 bask\u0131, hile ve fesat arac\u0131 olarak kullan\u0131l\u0131yor. Bu ama\u00e7 d\u0131\u015f\u0131 kullan\u0131mlar\u0131n en k\u00f6t\u00fc \u00f6rne\u011fini de bo\u015fama yetkisinin k\u00f6t\u00fc niyetli kullan\u0131m\u0131 olu\u015fturuyor. Y\u00fcce Allah&#8217;tan hi\u00e7 utanmadan O&#8217;nun ayetleri ile alay edenlere, onlar\u0131 arzular\u0131n\u0131n oyunca\u011f\u0131 haline getirenlere yaz\u0131klar olsun.<\/p>\n<p>Okudu\u011fumuz ayetler, m\u00fcsl\u00fcmanlara Allah&#8217;\u0131n nimetlerini, kendilerine \u00f6\u011f\u00fct vermek amac\u0131 ile indirilen Kitab\u0131 ve hikmeti hat\u0131rlatmakla utanma ve nimetleri itiraf etme duygular\u0131n\u0131 uyarmay\u0131 ama\u00e7l\u0131yorlar. O g\u00fcn\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131na Allah&#8217;\u0131n kendilerine y\u00f6nelik nimetlerini hat\u0131rlatmak, hayatlar\u0131n\u0131n t\u00fcm alanlar\u0131n\u0131 etkilemi\u015f olan somut ve geni\u015f \u00e7apl\u0131 geli\u015fmelerin an\u0131lar\u0131n\u0131 tazeleyici bir nitelik ta\u015f\u0131yordu.<\/p>\n<p>\u0130lk m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00f6ncelikle hat\u0131rlayacaklar\u0131 il\u00e2hi nimet, do\u011frudan do\u011fruya bir &#8220;\u00fcmmet&#8221; s\u0131fat\u0131yla varl\u0131k sahnesine \u00e7\u0131kar\u0131lmalar\u0131 idi. Gerek kentlerde ve gerekse \u00e7\u00f6llerde ya\u015fayan Araplar \u0130sl\u00e2m&#8217;dan \u00f6nce ne idiler ki? onlar ad\u0131 an\u0131lmaya de\u011fer bir varl\u0131k de\u011fillerdi. D\u00fcnya onlar\u0131 ne tan\u0131yordu ne de varl\u0131klar\u0131ndan haberdard\u0131. O d\u00f6nemde Araplar ne a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ve ne de de\u011feri olmayan b\u00f6l\u00fck-p\u00f6r\u00e7\u00fck gruplar halinde ya\u015f\u0131yorlard\u0131. \u0130nsanl\u0131\u011fa verecek hi\u00e7bir \u015feyleri yoktu ki, ba\u015fkalar\u0131 taraf\u0131ndan tan\u0131ns\u0131nlard\u0131. Hatta onlar\u0131n kendi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layabilecekleri bir \u015feyleri bile yoktu. Kelimenin tam anlam\u0131yla hi\u00e7bir \u015feyleri yoktu. Ne madd\u00ee ne de manevi hi\u00e7bir \u015fey&#8230; Bir defa son derece peri\u015fan bir yoksulluk i\u00e7inde ya\u015fama sava\u015f\u0131 veriyorlard\u0131. Yaln\u0131z aralar\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131k refah i\u00e7inde ya\u015f\u0131yordu. Ama bu refah son derece kaba, basit, seviyesiz bir refaht\u0131, t\u0131pk\u0131 inlerinde av etleri y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f, buna ra\u011fmen a\u00e7 duran y\u0131rt\u0131c\u0131 hayvanlar\u0131n refah\u0131 gibi.<\/p>\n<p>Onlar ayn\u0131 zamanda ak\u0131l, ruh ve duygu yoksulu idiler. \u0130nan\u00e7lar\u0131 basit, sa\u00e7ma ve derme-\u00e7atma idi. Hayat d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ilkel, geri ve dar ufuklu idi. Hayattaki ama\u00e7lar\u0131; ya\u011fma ama\u00e7l\u0131 bask\u0131nlar, ac\u0131mas\u0131z vuru\u015fmalar, e\u011flence, i\u00e7ki, kumar, k\u0131sacas\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck ve basit zevklerden ibaretti.<\/p>\n<p>Onlar\u0131 bu karanl\u0131k kuyudan \u00e7\u0131kar\u0131p kurtaran \u0130sl\u00e2m oldu. Hatta onlar\u0131 yeniden varetti. Onlara b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k taraf\u0131ndan tan\u0131nmalar\u0131n\u0131 sa\u011flayacak derecede, \u00f6nemli bir varolu\u015f ba\u011f\u0131\u015flad\u0131. Onlara insanl\u0131\u011fa aktarabilecekleri de\u011ferler sundu. Onlara varl\u0131k alemini daha \u00f6nce hi\u00e7bir inan\u00e7 sisteminin yorumlayamad\u0131\u011f\u0131 doyuruculukta yorumlayabilen kapsaml\u0131 ve b\u00fcy\u00fck bir inan\u00e7 sistemi iletti. Bu inan\u00e7 sistemi onlara t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131n ba\u015far\u0131l\u0131 ve seviyeli \u00f6nderleri olma imk\u00e2n\u0131n\u0131 verdi. Ayr\u0131ca bu inan\u00e7 sistemi onlara orjinal bir ki\u015filik kazand\u0131rd\u0131; b\u00f6ylece daha \u00f6nce varl\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7bir yerde s\u00f6zedilmezken bu inan\u00e7 sistemi sayesinde d\u00fcnya milletleri ve devletleri aras\u0131nda se\u00e7kin bir yer elde ettiler. Bunun yan\u0131s\u0131ra bu inan\u00e7 sistemi onlara g\u00fc\u00e7 verdi; d\u00fcnya onlar\u0131 bu g\u00fc\u00e7le tan\u0131d\u0131 ve hesaba katmak zorunda kald\u0131. Oysa daha \u00f6nce ya \u00e7evrelerindeki imparatorluklar\u0131n k\u00f6leleri ya da hi\u00e7 kimse taraf\u0131ndan fark edilmeyecek derecede hesap d\u0131\u015f\u0131 idiler.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m onlara servet de verdi, d\u00fcnyan\u0131n d\u00f6rt bir yan\u0131na y\u00f6nelik fetihler sayesinde zengin oldular. B\u00fct\u00fcn bunlardan daha \u00f6nemli olarak \u0130sl\u00e2m onlara her alanda bar\u0131\u015f sundu; g\u00f6n\u00fcllerine, evlerine ve i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 topluma bar\u0131\u015f getirdi. Onlara kalp huzuru, g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131, vicdan dirli\u011fi, sistem ve yol istikrar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flad\u0131. Onlara onurlu ve y\u00fcksek seviyeli bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 kazand\u0131rd\u0131. Onlar yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00e7e\u015fitli b\u00f6lgelerindeki yolunu \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015f cahiliye toplumlar\u0131na bu a\u00e7\u0131dan bak\u0131yor ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7 kimseye vermemi\u015f oldu\u011fu bir nimeti kendilerine verdi\u011fini somut bir bi\u00e7imde g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131, y\u00fcce Allah, okudu\u011fumuz ayette onlara nimetlerini hat\u0131rlat\u0131nca onlar fazla bir u\u011fra\u015fa gerek kalmadan kendi hayatlar\u0131nda ger\u00e7ekle\u015fen geli\u015fmelerin an\u0131lar\u0131n\u0131 tazeliyorlard\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar cahiliye d\u00f6nemini ve arkas\u0131ndan \u0130slam&#8217;\u0131 bizzat kendi hayatlar\u0131nda ya\u015fayan bir ku\u015fakt\u0131. Ancak insan\u0131n tasarlama kapasitesini a\u015fan bir ola\u011fan\u00fcst\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn ger\u00e7ekle\u015ftirebilece\u011fi uzun s\u00fcreli bir ge\u00e7i\u015f d\u00f6neminin, bir devrim s\u00fcrecinin canl\u0131 \u015fahitleri idi onlar. Onlar bu nimeti, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine indirdi\u011fi \u00f6\u011f\u00fct dolu kitapta ve hikmette somutla\u015fm\u0131\u015f olarak hat\u0131rl\u0131yorlard\u0131. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, onlara &#8220;size indirilen&#8221; buyuruyor, kendilerine ikinci \u015fah\u0131s (muhatap) zamiri ile sesleniyordu. Bu ifade onlara ba\u011f\u0131\u015flanan nimetinin b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, \u00f6zverinin hesaps\u0131z bollu\u011funu ve nimetin kendi ki\u015filiklerine i\u00e7i\u00e7e girmi\u015f niteli\u011fini duyuruyordu. Y\u00fcce Allah onlara bu ayetleri peyderpey indiriyor ve bu ayetlerden ilahi sistem olu\u015fuyordu. Bu sistemin bir par\u00e7as\u0131 da sosyal hayat\u0131n temeli olan aile kurumuna ili\u015fkin hukuk d\u00fczeni idi.<\/p>\n<p>Daha sonra bu ayette onlar\u0131n kalplerine ikinci ve son bir uyar\u0131n\u0131n esintilerini yans\u0131t\u0131yor. Bu uyar\u0131 onlar\u0131 Allah korkusu ile titretiyor ve kendilerine O&#8217;nun her\u015feyi bildi\u011fini hat\u0131rlat\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;tan korkun ve O&#8217;nun her\u015feyi bildi\u011fini bilin.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Allah&#8217;tan utanma ve O&#8217; na \u015f\u00fckretme bilincinden sonra korku ve sak\u0131nma bilinci harekete ge\u00e7iriliyor, bu bilin\u00e7 vicdan\u0131 avu\u00e7lar\u0131 i\u00e7ine alarak ho\u015fg\u00f6r\u00fc, nezaket ve sorumluluk yolunda ilerletiyor.<\/p>\n<p>Bir sonraki ayet, bekleme s\u00fcresi dolan bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n\u0131n me\u015fru bi\u00e7imde uyu\u015fmalar\u0131 halinde tekrar eski kocas\u0131na d\u00f6nmesine engel olunmas\u0131n\u0131 yasakl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Kad\u0131nlar\u0131 bo\u015fay\u0131p da bekleme s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131 zaman e\u011fer daha \u00f6nceki kocalar\u0131 ile me\u015fru bi\u00e7imde anla\u015f\u0131rlarsa tekrar evlenmelerine engel olmay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Tirmizi&#8217;nin verdi\u011fi bilgiye g\u00f6re Peygamberimiz zaman\u0131nda Ma&#8217;k\u0131l b. Yasar&#8217;\u0131n k\u0131z karde\u015fi bir m\u00fcsl\u00fcmanla evlenmi\u015fti. Bu evlilik bir s\u00fcre devam ettikten sonra adam, Mak&#8217;il&#8217;in k\u0131z karde\u015fini bo\u015fad\u0131 ve bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde de bir daha e\u015fine d\u00f6nmedi. Fakat bir s\u00fcre sonra kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak birbirlerine d\u00f6nmek istediler. Bunun \u00fczerine adam, eski kar\u0131s\u0131na tekrar talip oldu. Ama Ma&#8217;kil&#8217;in adama verdi\u011fi cevap \u015fu oldu; &#8220;Al\u00e7ako\u011flu al\u00e7ak! Seni adam yerine koyarak k\u0131z karde\u015fim ile evlendirdim, sen ise onu bo\u015fad\u0131n. Vallahi, o sana bir daha hi\u00e7 d\u00f6nmeyecek.&#8221;<\/p>\n<p>Fakat kocan\u0131n han\u0131m\u0131na ve kad\u0131n\u0131n da e\u015fine olan ihtiyac\u0131n\u0131 herkesten iyi bilen y\u00fcce Allah bu ,olay \u00fczerine &#8220;Kad\u0131nlar\u0131 bo\u015fay\u0131p da bekleme s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131 zaman&#8230;&#8221; diye ba\u015flay\u0131p &#8220;Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz&#8221; diye sona eren (yukardaki) ayeti indirdi.<\/p>\n<p>Ma&#8217;kil, bu ayeti duyunca &#8220;Rabbimin emri ba\u015f\u0131m-g\u00f6z\u00fcm \u00fczerine&#8221; diyerek hemen adam\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131 ve kendisine; &#8220;Onu sana veriyorum, tekrar evlenebilirsiniz&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kalplerin samimi arzular\u0131n\u0131 b\u00f6ylesine m\u00fc\u015ffik bir yakla\u015f\u0131mla kar\u015f\u0131lamas\u0131, O&#8217;nun kullar\u0131na y\u00f6nelik merhametinin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. Ayette genel olarak Allah&#8217;\u0131n kullar hesab\u0131na diledi\u011fi kolayla\u015ft\u0131rma, Kur&#8217;an kaynakl\u0131 sistemin m\u00fcsl\u00fcman cemaate uygulad\u0131\u011f\u0131 e\u011fitim metodu, insanlar\u0131n hayattaki b\u00fct\u00fcn somut problemlerine her durumda cevap veren bu tutarl\u0131 sistem arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile m\u00fcsl\u00fcmanlara ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 nimetin geni\u015f \u00e7apl\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriliyor.<\/p>\n<p>Bu ayette, uyar\u0131 ve yasaklaman\u0131n arkas\u0131ndan, ayr\u0131ca m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kalpleri ve vicdanlar\u0131 da harekete ge\u00e7irilmek isteniyor:<\/p>\n<p>&#8220;Bu, i\u00e7inizdeki Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inananlara y\u00f6nelik bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr. Bu sizin hesab\u0131n\u0131za en temiz ve en iffetli yoldur. Allah bilir, fakat siz bilmezsiniz.&#8221; Bu il\u00e2hi \u00f6\u011f\u00fcd\u00fc kalplere ula\u015ft\u0131racak olan temel fakt\u00f6r, Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne imand\u0131r. E\u011fer kalpler, \u015fu yery\u00fcz\u00fcnden daha geni\u015f ufuklu bir aleme ba\u011fl\u0131 olursa, al\u0131\u015f-veri\u015flerinde Allah&#8217;\u0131 ve O&#8217;nun ho\u015fnutlu\u011funu \u00f6n-pl\u00e2nda tutarlarsa, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n daha ar\u0131nm\u0131\u015f\u0131 ve daha temiz olan\u0131 diledi\u011finin bilincinde olurlarsa, bu durum, m\u00fcminleri do\u011fal olarak Allah&#8217;\u0131n uyar\u0131s\u0131na olumlu kar\u015f\u0131l\u0131k vermeye te\u015fvik eder; gerek kendileri ve gerekse toplumlar\u0131 hesab\u0131na ar\u0131nm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131 ve temizli\u011fi ganimet bilmelerini sa\u011flar. E\u011fer kalpler, kendileri i\u00e7in bu yolu se\u00e7enin insanlar\u0131n bilmedikleri \u015feyleri bilen bir merci oldu\u011funu somut bir alg\u0131 bi\u00e7iminde kavrarlarsa bu da, onlar\u0131n g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131 ile bu tercihi benimsemeye kalplerini elveri\u015fli hale getirir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece ayet, bu meseleyi t\u00fcm\u00fc ile ibadet d\u00fczeyine y\u00fckseltip y\u00fcce Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131yor; onu yery\u00fcz\u00fc lekelerinden, sosyal hayat\u0131n i\u011fren\u00e7liklerinden, bo\u015fanma ve ayr\u0131l\u0131k hav\u00e2s\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz gerginlik ve kutupla\u015fmalar\u0131ndan ar\u0131nd\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>ANNE-BABA VE \u00c7OCUK<\/p>\n<p>A\u015fa\u011f\u0131daki h\u00fck\u00fcm, bo\u015fanma olay\u0131ndan sonra \u00e7ocuklar\u0131n emzirilmesi meselesine ili\u015fkindir.<\/p>\n<p>Aile hukuku, e\u015fler aras\u0131nda bo\u015fanmadan sonra bile sona ermeyecek olan ili\u015fkiye, yani her ikisinin ortak katk\u0131s\u0131 ile meydana gelen ve ikisini de birbirine kopmaz ba\u011flarla ba\u011flayan \u00e7ocuk meselesine mutlaka a\u00e7\u0131kl\u0131k getirmelidir. Ana baba birlikte ya\u015fayamaz duruma gelince her ikisine de ait olan bu yavruya t\u00fcm ihtimaller g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurularak belirli ve ayr\u0131nt\u0131l\u0131 garantiler sa\u011flanmal\u0131d\u0131r:<br \/>\n<strong>233- Emzirme s\u00fcresini tamamlamak isteyen anneler, \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 tam iki y\u0131l emzirirler. Annenin yiyecek ve giyeceklerini geleneklere uygun bi\u00e7imde sa\u011flamak, baban\u0131n g\u00f6revidir. Hi\u00e7 kimseye kapasitesi d\u0131\u015f\u0131nda bir g\u00f6rev y\u00fcklenemez. Ne anne ve ne de baba \u00e7ocu\u011fu y\u00fcz\u00fcnden zarara sokulmaz. Bu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn ayn\u0131s\u0131 miras\u00e7\u0131ya da d\u00fc\u015fer.<\/strong><\/p>\n<p>E\u011fer ana-baba konu\u015fup anla\u015farak ortak r\u0131zalar\u0131 ile \u00e7ocu\u011fu memeden kesmek isterlerse hi\u00e7birine sorumluluk d\u00fc\u015fmez. E\u011fer \u00e7ocuklar\u0131n\u0131za s\u00fct annesi tutmak isterseniz, verece\u011finiz \u00fccreti geleneklere uygun olarak \u00f6dedi\u011finiz takdirde \u00fczerinize sorumluluk d\u00fc\u015fmez.<\/p>\n<p>Allah&#8217;tan korkun ve Allah&#8217;\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilin.<\/p>\n<p>Bo\u015fanm\u0131\u015f bir annenin emzikli \u00e7ocu\u011funa kar\u015f\u0131 g\u00f6revi vard\u0131r. Allah bu g\u00f6revi, bizzat omuzlar\u0131na y\u00fcklemi\u015f ve bunu onun f\u0131tr\u00ee \u00f6zelli\u011fine ve \u015fefkatine b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc kar\u0131-koca uyu\u015fmazl\u0131\u011f\u0131 annedeki bu nitelikleri bozabilir ve o zaman bunun zarar\u0131n\u0131 k\u00f6rpe yavru \u00e7eker. Bundan dolay\u0131 Allah, bu yavrunun bak\u0131m\u0131n\u0131 garantiye ba\u011fl\u0131yor ve bu g\u00f6revi anas\u0131n\u0131n omuzlar\u0131na y\u00fckl\u00fcyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah insanlar\u0131, onlar\u0131n kendilerini d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcklerinden daha \u00e7ok d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr; onlara kar\u015f\u0131 ana-babalar\u0131ndan daha iyiliksever ve daha \u015fefkatlidir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, anneyi yeni do\u011fan \u00e7ocu\u011funu iki tam y\u0131l emzirmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc tutuyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, bu s\u00fcrenin \u00e7ocu\u011fun organik ve psikolojik sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan ideal bir s\u00fcre oldu\u011funu biliyor. Bu y\u00fczden &#8220;Emzirme s\u00fcresini tamamlamak isteyen anneler&#8221; kay\u0131tlamas\u0131n\u0131 getiriyor. G\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn bilimsel ara\u015ft\u0131rmalar\u0131, \u00e7ocu\u011fun biyolojik ve psikolojik a\u00e7\u0131dan sa\u011fl\u0131kl\u0131 geli\u015fimi i\u00e7in iki y\u0131ll\u0131k emzirme s\u00fcresinin gerekli oldu\u011funu ortaya koymu\u015flard\u0131r. Fakat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, m\u00fcsl\u00fcman cemaate y\u00f6nelik nimeti, onlar\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi bilimsel tecr\u00fcbeleri ile \u00f6\u011freninceye kadar bekleme zorunlulu\u011fundan kurtarm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ilk evresi \u00e7ocukluk olan ortak insanl\u0131k hazinesi, bu uzun tecr\u00fcbe d\u00f6neminin bilgisizli\u011fine, bu bilgisizlik \u00e7ark\u0131n\u0131n \u00f6\u011f\u00fct\u00fcc\u00fc di\u015flilerine b\u0131rak\u0131lacak derecede \u00f6nemsiz de\u011fildir. Y\u00fcce Allah kullar\u0131na, \u00f6zellikle \u015fefkate ve bak\u0131ma muhta\u00e7 olan \u00e7aresiz yavrulara kar\u015f\u0131 merhamet sahibidir.<\/p>\n<p>Annenin, y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan omuzlar\u0131na y\u00fcklenen bu g\u00f6reve kar\u015f\u0131l\u0131k \u00e7ocu\u011fun babas\u0131 \u00fczerinde de baz\u0131 haklar\u0131 vard\u0131r. Bu haklar baban\u0131n, geleneklere uygun bi\u00e7imde ve tatl\u0131l\u0131kla kad\u0131n\u0131n yiyece\u011fini ve giyim-ku\u015fam\u0131n\u0131 sa\u011flamas\u0131d\u0131r. Bu g\u00f6revde kar\u0131 ile kocan\u0131n her ikisi de ortakt\u0131r. Her ikisinin de bu meme \u00e7a\u011f\u0131ndaki yavruya kar\u015f\u0131 sorumluluklar\u0131 vard\u0131r. Annesi bu yavruya s\u00fct\u00fc ve bak\u0131m\u0131 ile yard\u0131mc\u0131 olacak, babas\u0131 da kendisini \u00e7ocu\u011funun bak\u0131m\u0131na adam\u0131\u015f olan annenin yiyecek ve giyecek ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131layacakt\u0131r. B\u00f6ylece her ikisi de g\u00fc\u00e7lerinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde g\u00f6revlerini yerine getirmi\u015f olurlar:<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 kimseye kapasitesi d\u0131\u015f\u0131nda bir g\u00f6rev y\u00fcklenmez.&#8221;<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca ana-babadan biri \u00e7ocu\u011fu kar\u015f\u0131 tarafa zarar vermek i\u00e7in koz ya da bahane olarak kullanmamal\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ne anne ve ne de baba \u00e7ocu\u011fu y\u00fcz\u00fcnden zarara sokulamaz.&#8221;<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re baba, anneyi tehdit ederek \u00e7ocu\u011fa kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z bi\u00e7imde meme vermesini sa\u011flamak i\u00e7in kad\u0131n\u0131n \u00e7ocu\u011funa kar\u015f\u0131 besledi\u011fi sevgiyi, \u015fefkati ve \u00f6zlemi istismar edemeyece\u011fi gibi kad\u0131n da erke\u011fin \u00e7ocu\u011funa y\u00f6nelik babal\u0131k duygular\u0131n\u0131 ve sevgisini y\u00fckl\u00fc maddi kar\u015f\u0131l\u0131klar elde etmek amac\u0131 ile k\u00f6t\u00fcye kullanamaz, s\u00f6m\u00fcremez.<\/p>\n<p>E\u011fer baba \u00f6l\u00fcrse \u00e7ocu\u011funa kar\u015f\u0131 ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler, sorumluluk alabilecek miras\u00e7\u0131s\u0131na ge\u00e7er:<\/p>\n<p>&#8220;Bu y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn ayn\u0131s\u0131 miras\u00e7\u0131ya da d\u00fc\u015fer.&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir durumda \u00f6len baban\u0131n miras\u00e7\u0131s\u0131, emzikli annenin yiyecek ve giyecek masraflar\u0131n\u0131 geleneklere g\u00f6re ve tatl\u0131l\u0131kla kar\u015f\u0131lamakla y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. B\u00f6ylece aile-i\u00e7i dayan\u0131\u015fma ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f olur. Bu dayan\u0131\u015fman\u0131n yar\u0131s\u0131 miras almakla ve \u00f6b\u00fcr yar\u0131s\u0131 \u00f6len ki\u015finin geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini \u00fcstlenmekle yerine gelir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece babas\u0131 \u00f6len \u00e7ocuk peri\u015fan olmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc her ihtimal kar\u015f\u0131s\u0131nda hem kendisinin hem de annesinin haklar\u0131 teminat alt\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>Ayet-i celile, \u00e7ocu\u011fun ve annesinin bak\u0131m ve ge\u00e7imini bu \u015fekilde sa\u011flama ba\u011flad\u0131ktan sonra emzirme ile ilgili di\u011fer ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 sonuca ba\u011flamaya ge\u00e7iyor:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer ana-baba konu\u015fup anla\u015farak, ortak r\u0131zalar\u0131 ile \u00e7ocu\u011fu memeden kesmek isterlerse hi\u00e7birine sorumluluk d\u00fc\u015fmez.&#8221;<\/p>\n<p>Yani e\u011fer ana ile baba ya da ana ile baban\u0131n yetkili miras\u00e7\u0131s\u0131 \u00e7ocu\u011fu iki y\u0131ll\u0131k s\u00fcre dolmadan \u00f6nce memeden kesmek isterlerse, \u00e7ocu\u011fun sa\u011fl\u0131\u011f\u0131 ile ilgili ya da ba\u015fka bir sebeple b\u00f6yle bir karara varmay\u0131 uygun g\u00f6rm\u00fc\u015fler ise bu karar y\u00fcz\u00fcnden sorumlu olmazlar. Yaln\u0131z bu karar\u0131, bak\u0131m\u0131 omuzlar\u0131na y\u00fcklenmi\u015f,g\u00f6zetim y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc s\u0131rtlar\u0131na bindirilmi\u015f olan ki\u015filer, meme \u00e7a\u011f\u0131ndaki yavrunun iyili\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnerek ve aralar\u0131nda konu\u015fup anla\u015farak kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 g\u00f6n\u00fcl r\u0131zas\u0131 ile vermi\u015f olmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>Bunun yan\u0131s\u0131ra e\u011fer baba, \u00e7ocu\u011funa \u00fccretli s\u00fct annesi tutmak isterse, e\u011fer \u00e7ocu\u011fun yarar\u0131 bu yoldan ger\u00e7ekle\u015fiyorsa, tutulacak s\u00fct annesinin \u00fccretini tam olarak vermek ve ona kar\u015f\u0131 iyi davranmak \u015fart\u0131 ile bu iste\u011fini yerine getirebilir:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer \u00e7ocuklar\u0131n\u0131za s\u00fctannesi tutmak isterseniz, verece\u011finiz \u00fccreti geleneklere uygun olarak \u00f6dedi\u011finiz takdirde \u00fczerinize sorumluluk d\u00fc\u015fmez.&#8221;<\/p>\n<p>Burada s\u00f6z\u00fc edilen \u00fccreti tam \u00f6deme \u015fart\u0131, tutulan s\u00fct annenin \u00e7ocu\u011fa m\u00fc\u015ffik davranmas\u0131n\u0131n, onun bak\u0131m ve g\u00f6zetimi hususunda titizlik g\u00f6stermesinin teminat\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ayet, sonunda meseleyi t\u00fcm\u00fc ile takvaya, o k\u00f6kl\u00fc ve ince bilince ba\u011fl\u0131yor. O bilin\u00e7 ki, ona havale edilen \u015feyler, onsuz ger\u00e7ekle\u015femeyecek \u015feylerdir;<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;tan korkun ve Allah&#8217;\u0131n yapt\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131 g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc bilin.&#8221;<\/p>\n<p>Bu bilin\u00e7, ayetin sonunda seslendirilen a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 teminatt\u0131r, asl\u0131nda tek ger\u00e7ek teminat budur.<\/p>\n<p>DUL KADINLAR<\/p>\n<p>Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlara ve bo\u015fanman\u0131n arkada b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 somut problemlere ili\u015fkin yasal d\u00fczenlemeler a\u00e7\u0131kland\u0131ktan sonra kocas\u0131 \u00f6len kad\u0131nlara; bunlar\u0131n bekleme s\u00fcrelerine, bekleme s\u00fcrelerinin dolmas\u0131ndan sonra kendilerine yap\u0131lacak evlenme tekliflerine ve bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde bu tekliflerin \u00e7\u0131tlat\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmlerin anlat\u0131lmas\u0131na ge\u00e7iliyor:<br \/>\n<strong>234- Aran\u0131zdan \u00f6lenlerin geride b\u0131rakt\u0131klar\u0131 e\u015fleri d\u00f6rt ay, on g\u00fcn kendilerini g\u00f6zetim alt\u0131nda tutarlar. Bu s\u00fcrelerini doldurduklar\u0131nda me\u015fru olarak yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131 siz sorumlu tutulmazs\u0131n\u0131z. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.<\/strong><\/p>\n<p>235- Bu durumdaki kad\u0131nlara ima yolu ile evlenme teklif etmenizin ya da bu arzuyu i\u00e7inizden ge\u00e7irmenizin hi\u00e7bir sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Allah sizin onlar\u0131 hat\u0131r\u0131n\u0131zda tutaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 biliyor. S\u00f6yleyece\u011finiz uygun s\u00f6zler d\u0131\u015f\u0131nda sak\u0131n onlarla gizlice bulu\u015fmak \u00fczere s\u00f6zle\u015fmeyin ve gerekli bekleme s\u00fcresi dolmad\u0131k\u00e7a sak\u0131n nik\u00e2h k\u0131ymaya giri\u015fmeyin.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n i\u00e7ir;izden ge\u00e7en duygular\u0131 bildi\u011fini bilin, O&#8217;ndan \u00e7ekinin ve bilin ki, O, g\u00fcnahlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar ve halimdir.<\/p>\n<p>Kocalar\u0131 \u00f6len (dul) kad\u0131nlar gerek kendi akrabalar\u0131 gerek kocalar\u0131n\u0131n yak\u0131nlar\u0131 ve gerekse toplumun b\u00fct\u00fcn\u00fc taraf\u0131ndan a\u011f\u0131r bask\u0131lar g\u00f6r\u00fcrlerdi. \u0130sl\u00e2m \u00f6ncesi Arap geleneklerine g\u00f6re kocas\u0131 \u00f6len bir kad\u0131n bir y\u0131l boyunca bak\u0131ms\u0131z bir h\u00fccreye kapan\u0131r, en \u00e7irkin elbiselerine b\u00fcr\u00fcn\u00fcr, hi\u00e7bir temiz \u015feye, hatta hi\u00e7bir \u015feye el s\u00fcremezdi. Bir y\u0131l sonra kapand\u0131\u011f\u0131 h\u00fccreden \u00e7\u0131k\u0131nca cahiliye zihniyetinin sa\u00e7mal\u0131\u011f\u0131na denk d\u00fc\u015fen birtak\u0131m sa\u00e7ma gelenekleri yerine getirmek zorunda tutulurdu. Deve pisli\u011fi avu\u00e7lay\u0131p atmak, e\u015fek ve koyun t\u00fcr\u00fcnden hayvanlara binmek gibi.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m gelince dul kad\u0131n\u0131n \u00fczerindeki bu bask\u0131y\u0131 hafifletti, daha do\u011frusu onu t\u00fcm\u00fc ile omuzlar\u0131ndan kald\u0131rd\u0131. Kocas\u0131n\u0131 kaybetmi\u015f olman\u0131n ac\u0131s\u0131 ile birlikte aile bask\u0131s\u0131na, \u015ferefli bir hayata kavu\u015fma kap\u0131s\u0131n\u0131n y\u00fcz\u00fcne kapanmas\u0131na, yeni bir g\u00fcvenli aile hayat\u0131n\u0131n yoksunlu\u011funa katlanmas\u0131na meydan vermedi. E\u011fer hamile de\u011filse bekleme s\u00fcresinin d\u00f6rt ay on g\u00fcn olmas\u0131n\u0131 kararla\u015ft\u0131rd\u0131. E\u011fer hamile ise hamileli\u011fin sonunu bekleyecektir. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, onun bekleme s\u00fcresi, bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n bekleme s\u00fcresinden biraz daha uzundur. Bu s\u00fcre i\u00e7inde hem rahminde \u00e7ocuk olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle \u00f6\u011frenir ve hem de e\u015fi \u00f6l\u00fcr \u00f6lmez evinden ayr\u0131lacak olsa incinecek olan kocas\u0131n\u0131n yak\u0131nlar\u0131n\u0131n yasl\u0131 duygular\u0131n\u0131 hafifletmi\u015f olur. Yine bu s\u00fcre i\u00e7inde a\u011f\u0131rba\u015fl\u0131 elbiseler giyer, evlenme teklifi almak arzusu ile a\u015f\u0131r\u0131 derecede s\u00fcslenmekten ka\u00e7\u0131n\u0131r.<\/p>\n<p>Bu s\u00fcre sona erince ne kendi ailesinden ve ne de \u00f6lm\u00fc\u015f kocas\u0131n\u0131n akrabalar\u0131ndan hi\u00e7 kimse ona kar\u0131\u015famaz. art\u0131k tam bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fckle Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131n \u0131 g\u00f6zeten bir me\u015fruluk i\u00e7inde kendisine uygun g\u00f6rece\u011fi her \u015ferefli davran\u0131\u015fa giri\u015febilir. Bu arada m\u00fcsl\u00fcman bir kad\u0131na m\u00fcbah olacak bi\u00e7imde s\u00fcslenebilir, yeni evlilik teklifi alabilir ve istedi\u011fi kimse ile evlenebilir. Art\u0131k onun yoluna ne k\u00f6hnemi\u015f eski gelenekler ve ne de sahte \u015feref kompleksi dikilebilir. Bundan b\u00f6yle Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin g\u00f6zetimi ve denetimi alt\u0131nda de\u011fildir.<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte dul kad\u0131n\u0131n durumu bu. Ayetin bundan sonraki k\u0131sm\u0131nda bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde bu dul kad\u0131nlara kar\u015f\u0131 ilgi duyan, onlarla evlenmeye niyetlenen erkeklere d\u00f6n\u00fclerek kendilerine, fertlere ve topluma ili\u015fkin nezaket kurallar\u0131na uymalar\u0131, duygulara ve heyecanlara sayg\u0131l\u0131 olmalar\u0131, ayn\u0131 zamanda verecekleri karar\u0131n beraberinde getirece\u011fi ihtiya\u00e7lar\u0131,yarar ve zararlar\u0131 da g\u00f6z\u00f6n\u00fcne getirmeleri telkin ediliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Bu durumdaki kad\u0131nlara ima yolu ile evlenme teklif etmenizin ya da bu arzuyu i\u00e7inizden ge\u00e7irmenizin hi\u00e7bir sak\u0131ncas\u0131 yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>Dul kad\u0131n, bekleme s\u00fcresi i\u00e7inde hen\u00fcz i\u00e7inde canl\u0131 duran hat\u0131ralarla ve \u00f6len kocas\u0131n\u0131n ailesinin ac\u0131l\u0131 duygular\u0131 ile i\u00e7i\u00e7edir. Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra ilerde kesinlik kazanabilecek ya da kesinlik kazanm\u0131\u015f olan ve do\u011fuma kadar bekleme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc getiren hamilelik problemiyle kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131r. B\u00fct\u00fcn bu gerekler, yeni bir evlilikten s\u00f6zetmeyi engeller. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir konuyu ele alman\u0131n hen\u00fcz zaman\u0131 gelmemi\u015ftir, ayr\u0131ca b\u00f6yle bir konu\u015fma duygular\u0131 incitir, hat\u0131ralar\u0131 rencide eder.<\/p>\n<p>Bu gerek\u00e7eler g\u00f6z\u00f6n\u00fcne al\u0131nmakla birlikte, dul kad\u0131na ima yolu ile -a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa de\u011fil- talip olma giri\u015fimi m\u00fcbah say\u0131lm\u0131\u015f, kad\u0131n\u0131n s\u00fcresi dolduktan sonra e\u015f olarak istendi\u011fi anlam\u0131na \u00e7ekebilece\u011fi, dolayl\u0131 bir \u00e7\u0131tlatma ifadesinin serbest oldu\u011fu belirtilmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Buhar\u00ee&#8217;nin Abdullah b. Abbas&#8217;a dayand\u0131rarak belirtti\u011fine g\u00f6re ayette s\u00f6z\u00fc edilen dolayl\u0131 yoldan kad\u0131na talip olma giri\u015fiminden maksat &#8220;Evlenmek istiyorum&#8221;, &#8220;Bir kad\u0131na ihtiyac\u0131m var&#8221;, &#8220;\u0130yi bir kad\u0131n\u0131n elime ge\u00e7mesini isterim&#8230;&#8221; gibi s\u00f6zler s\u00f6ylemektir.<\/p>\n<p>Bu arada bir erke\u011fin bu dul kad\u0131na a\u00e7\u0131ktan s\u00f6ylemedi\u011fi ve dolayl\u0131 bir yolla \u00e7\u0131tlatmad\u0131\u011f\u0131 bir arzuyu kalbinde ta\u015f\u0131mas\u0131 da serbest k\u0131l\u0131nd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan iradesinin bu t\u00fcr i\u00e7 arzular\u0131 denetim alt\u0131na alamayaca\u011f\u0131n\u0131 y\u00fcce Allah herkesten iyi bilir:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, sizin onlar\u0131 hat\u0131r\u0131n\u0131zda tutaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 biliyor.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, dul kad\u0131na dolayl\u0131 ifadeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile talip olmay\u0131 ve bununla ilgili arzu duymay\u0131 \u015funun i\u00e7in serbest b\u0131rakt\u0131: \u00c7\u00fcnk\u00fc bu istek asl\u0131nda hel\u00e2l olan, \u00f6z\u00fc itibar\u0131 ile m\u00fcbah olan f\u0131tr\u00ee bir e\u011filimin sonucu olur. Sadece birtak\u0131m \u00f6zel \u015fartlar, bu konuda somut ad\u0131m at\u0131lmas\u0131n\u0131 bir s\u00fcre ertelemeyi gerektiriyor, o kadar. \u0130sl\u00e2m f\u0131tr\u00ee e\u011filimleri yok etmeyi de\u011fil, onlar\u0131 ar\u0131nd\u0131rmay\u0131 ama\u00e7lar; i\u00e7g\u00fcd\u00fcleri bast\u0131rmay\u0131 de\u011fil, denetim alt\u0131na almay\u0131 ister. Bu gerek\u00e7e ile bu konuda sadece duygu ar\u0131nm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131na ve vicdan temizli\u011fine ters d\u00fc\u015fecek davran\u0131\u015flar\u0131 yasaklamakla yetiniyor:<\/p>\n<p>&#8220;Sak\u0131n onlarla gizlice bulu\u015fmak \u00fczere s\u00f6zle\u015fmeyin (randevula\u015fmay\u0131n).&#8221; Yani &#8220;Dul kad\u0131nlara; dolayl\u0131 s\u00f6zlerle talip olman\u0131z\u0131n ya da i\u00e7inizden bu yolda arzu beslemenizin hi\u00e7bir sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Sak\u0131ncal\u0131 olan davran\u0131\u015f; bekleme s\u00fcreleri dolmadan onlarla gizlice bulu\u015farak evlenme teklifinde bulunman\u0131zd\u0131r. B\u00f6yle bir giri\u015fim hem \u015fah\u0131slara ili\u015fkin edep kurallar\u0131na ayk\u0131r\u0131 davranmak, hem \u00f6l\u00fc kocan\u0131n hat\u0131ras\u0131n\u0131 rencide etmek ve hem de dul kad\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131n bu iki d\u00f6nemi aras\u0131nda ay\u0131r\u0131c\u0131 bir s\u0131n\u0131r olsun diye bekleme s\u00fcresini yasalla\u015ft\u0131rm\u0131\u015f olan y\u00fcce Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 sayg\u0131 eksikli\u011fine d\u00fc\u015fmek anlam\u0131na gelir:<\/p>\n<p>&#8220;Yaln\u0131z onlara uygun s\u00f6zler s\u00f6yleyebilirsiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Ay\u0131p anlam ta\u015f\u0131mayan, m\u00fcstehcen olmayan ve bu hassas duruma ili\u015fkin olarak a\u00e7\u0131klanan il\u00e2hi s\u0131n\u0131rlamalar\u0131 a\u015fmayan edepli s\u00f6zler:<\/p>\n<p>&#8220;Gerekli bekleme s\u00fcresi dolmad\u0131k\u00e7a sak\u0131n onlarla nik\u00e2h akdetmeye niyetlenmeyin.&#8221;<\/p>\n<p>Dikkat edersek y\u00fcce Allah burada &#8220;Onlarla nik\u00e2h akdi yapmay\u0131n.&#8221; demiyor, onun yerine sak\u0131nd\u0131rma dozu daha y\u00fcksek bir ifade kullanarak &#8220;Onlarla nik\u00e2h akdetmeye niyetlenmeyin&#8221; buyuruyor. Yani burada yasaklanan \u015fey, nik\u00e2h akdetme eylemini meydana getirecek olan karard\u0131r, bu yoldaki niyettir. Bu ifade y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n daha \u00f6nce okudu\u011fumuz &#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu s\u0131n\u0131rlard\u0131r, sak\u0131n onlara yakla\u015fmay\u0131n&#8221; uyar\u0131s\u0131 ile ayn\u0131 t\u00fcrdendir ve son derece esprili, ince bir anlam ta\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n i\u00e7inizden ge\u00e7en duygular\u0131 bildi\u011fini bilin ve O&#8217;ndan \u00e7ekinin.&#8221;<\/p>\n<p>Burada yasal d\u00fczenlemeler ile g\u00f6n\u00fcllerdeki duygular\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcnden haberdar olan Allah korkusu aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir ili\u015fki kuruluyor. Kad\u0131n-erkek aras\u0131 ili\u015fkilerden, son derece duyarl\u0131, kalpleri birbirine ba\u011flayan ve vicdanlar \u00fczerinde egemenlik kuran bu nazik ili\u015fki t\u00fcr\u00fcnde gizli duygular\u0131n ve kalplerin bir k\u00f6\u015fesinde yer bulan kuruntular\u0131n son derece a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 bir \u00f6nemi vard\u0131r. Buna g\u00f6re y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6n\u00fcllerde iz b\u0131rakan bu gizli duygular\u0131 olduklar\u0131 gibi bildi\u011fi inanc\u0131ndan kaynaklanacak \u00e7ekingenlik duygusu, \u015fer&#8217;i h\u00fck\u00fcmlerin uygulanmas\u0131 konusunda yasal m\u00fceyyidelere e\u015flik eden son teminatt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan vicdan\u0131 korku ve sak\u0131nma duygusu ile \u00fcrperince, takva ve \u00e7ekinme duygusu ile titreyip feryad edince bir s\u00fcre sonra durulur, i\u00e7ine huzur; y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n affedicili\u011fine, ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcne ve ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131na d\u00f6n\u00fck g\u00fcven dolar:<\/p>\n<p>&#8220;Bilin ki, Allah, g\u00fcnahlar\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar ve halimdir.&#8221;<\/p>\n<p>Affedicidir; Allah duygusu ile dolu olan ve gizli duygular\u0131n g\u00fcnahk\u00e2r niteli\u011finden \u00e7ekinen kalplerin g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flar. Halimdir; cezaland\u0131rmakta acele etmez, g\u00fcnahk\u00e2r kulun tevbe edece\u011fi ihtimalini g\u00f6z\u00f6n\u00fcne alarak bir s\u00fcre bekler.<\/p>\n<p>Z\u0130FAF \u00d6NCES\u0130 BO\u015eANMA VE MEH\u0130R<\/p>\n<p>Daha sonraki iki ayette hi\u00e7 cinsel ili\u015fkiye girmeden bo\u015fanan kad\u0131nlara ili\u015fkin h\u00fck\u00fcm ele al\u0131n\u0131yor. Bu durum daha \u00f6nce ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bi\u00e7imde anlat\u0131lan ve cinsel ili\u015fki ger\u00e7ekle\u015ftikten sonra bo\u015fanan kad\u0131nlar\u0131nkinden farkl\u0131, ayn\u0131 zamanda s\u0131k s\u0131k rastlanan bir olayd\u0131r. Bu sebeple a\u015fa\u011f\u0131daki ayetlerde bu durumdaki kar\u0131kocan\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 hak ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri a\u00e7\u0131klan\u0131yor:<br \/>\n<strong>236- Kad\u0131nlara el s\u00fcrmeden ya da mehirlerini belirlemeden onlar\u0131 bo\u015faman\u0131z\u0131n bir sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Fakat eli geni\u015f olan kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re ve eli dar olan da kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re olmak \u00fczere onlara geleneklere uygun bir hediye verin. Bu, iyilikseverler i\u00e7in bir bor\u00e7tur.<\/strong><\/p>\n<p>237- E\u011fer kad\u0131nlar\u0131n mehirlerini belirler de onlar\u0131 el s\u00fcrmeden bo\u015farsan\u0131z, kendilerinin ya da nik\u00e2hlar\u0131n\u0131 akdetmeye yetkili erke\u011fin ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 durumu d\u0131\u015f\u0131nda belirledi\u011finiz mehrin yar\u0131s\u0131n\u0131 \u00f6demeniz gerekir. Ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z (mehrin tamam\u0131n\u0131 b\u0131rakman\u0131) takvaya daha yak\u0131nd\u0131r. Birbirinize kar\u015f\u0131 erdemli\u011fi unutmay\u0131n. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ne yaparsan\u0131z Allah onu g\u00f6r\u00fcr.<\/p>\n<p>Burada s\u00f6z\u00fc edilen birinci durum, kendisi ile cinsel ili\u015fkide bulunulmam\u0131\u015f ve mehri de belirlenmemi\u015f kad\u0131n\u0131n durumudur. Oysa mehir farzd\u0131r. Bu durumda e\u015fini bo\u015fayan erke\u011fe d\u00fc\u015fen g\u00f6rev, bo\u015fad\u0131\u011f\u0131 e\u015fine maddi g\u00fcc\u00fc ile orant\u0131l\u0131 bir hediye vermesi, uygun bir ba\u011f\u0131\u015fta bulunmas\u0131d\u0131r. B\u00f6yle bir davran\u0131\u015f bir t\u00fcr tazminat olmas\u0131 yan\u0131nda psikolojik y\u00f6nden b\u00fcy\u00fck de\u011fer ta\u015f\u0131r. Bu beraberlik ba\u011f\u0131n\u0131n hen\u00fcz ba\u015flang\u0131\u00e7ta kopmas\u0131 kad\u0131n\u0131n ruhunda buruk bir ac\u0131 meydana getirir, bu ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 d\u00fc\u015fmanca bir darbe gibi alg\u0131lar. Fakat bo\u015fayan erke\u011fin verece\u011fi uygun bir hediye bu kasvetli havay\u0131 da\u011f\u0131t\u0131r kad\u0131n\u0131n ruhunda sevgi ve mazur g\u00f6rme meltemlerinin esmesini sa\u011flar, bo\u015fanmadan kaynaklanan \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve psikolojik \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc duygular\u0131n\u0131 hafifletir. Buna g\u00f6re bu evlilik, sadece ba\u015far\u0131s\u0131z bir giri\u015fimdir, yoksa \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc bir darbe de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bu gerek\u00e7e ile verilecek hediyenin geleneklere uygun bir nitelikte olmas\u0131 tavsiye ediliyor. B\u00f6ylelikle aradaki insani sevginin kaybolmamas\u0131 ve tatl\u0131 hat\u0131ralar\u0131n korunmas\u0131 ama\u00e7lan\u0131yor. Bu arada kocaya g\u00fcc\u00fcn\u00fc a\u015facak bir y\u00fck de y\u00fcklenmiyor. Verilecek hediye zengin kocan\u0131n zenginli\u011fi oran\u0131nda olacak, fakir kocan\u0131n da ba\u011f\u0131\u015flama imk\u00e2nlar\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 a\u015fmayacak:<\/p>\n<p>&#8220;eli geni\u015f olan kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re ve eli dar olan da kendi g\u00fcc\u00fcne g\u00f6re&#8230;&#8221; Ayette iyilik ve c\u00f6mertlik te\u015fvik edilerek bunlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile kalplerin buruklu\u011fu ve ortal\u0131\u011f\u0131 saran karamsarl\u0131k havas\u0131 da\u011f\u0131t\u0131lmak isteniyor:<\/p>\n<p>&#8220;Onlara geleneklere uygun bir hediye verin. Bu, iyilikseverler i\u00e7in bir bor\u00e7tur.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130kinci durum, kendisi ile cinsel ili\u015fki kurulmadan bo\u015fanan kad\u0131n\u0131n mehrinin belirlenmi\u015f olmas\u0131 durumudur. Bu gibi durumlarda bo\u015fanan kad\u0131na belirlenen mehrin yar\u0131s\u0131n\u0131n verilmesi gerekir. Yasan\u0131n gere\u011fi budur. Fakat Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, bundan sonras\u0131n\u0131 ho\u015fg\u00f6r\u00fcye, erdeme ve kolayla\u015ft\u0131r\u0131c\u0131l\u0131\u011fa b\u0131rak\u0131yor. Buna g\u00f6re, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n -e\u011fer ya\u015f\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck ise yetkili velisi- yasan\u0131n erke\u011fin omuzlar\u0131na bindirdi\u011fi y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc affedebilir, bu konudaki hakk\u0131ndan vazge\u00e7ebilir. Bu durumdaki fedak\u00e2rl\u0131k g\u00f6n\u00fcll\u00fc, g\u00fc\u00e7l\u00fc, ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131, ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc, evlilik ba\u011f\u0131 kopmu\u015f bir erke\u011fin mal\u0131na tenezz\u00fcl etmeyen bir kad\u0131n\u0131n fedak\u00e2rl\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Bunun yan\u0131s\u0131ra Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, bu kalpleri safla\u015ft\u0131rmadan, parlatmadan ve her t\u00fcrl\u00fc lekeden ar\u0131nd\u0131rmadan elde b\u0131rakmak istemiyor:<\/p>\n<p>&#8220;Ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z (mehrin tamam\u0131n\u0131 b\u0131rakman\u0131z) takva haline daha yak\u0131nd\u0131r. Birbirinize kar\u015f\u0131 erdemli\u011fi unutmay\u0131n. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz ne yaparsan\u0131z Allah onu g\u00f6r\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p>Ayet bask\u0131s\u0131n\u0131 \u0131srarla s\u00fcrd\u00fcrerek bu kalplerdeki takva bilincini, ho\u015fg\u00f6r\u00fc bilincini, erdemlik duygusunu, Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zetimi alt\u0131nda olduklar\u0131 bilincini uyarmak, harekete ge\u00e7irmek istiyor. B\u00f6ylece gerek ba\u015far\u0131l\u0131 olan ve gerekse ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131kla sonu\u00e7lanan evlilik ili\u015fkisine nezaketin ve erdemin egemen olmas\u0131n\u0131, bu ili\u015fkiye ad\u0131m atan kalplerin durum ne olursa olsun ar\u0131, lekesiz ve saf olarak Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131 kalmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamay\u0131 ama\u00e7l\u0131yor.<\/p>\n<p>NAMAZ VAZGE\u00c7\u0130LMEZ B\u0130R ZORUNLULUKTUR<\/p>\n<p>Kalplerin Allah&#8217;a ba\u011fland\u0131\u011f\u0131, kar\u0131-koca ili\u015fkilerinde nezaketin ve \u00f6zverinin Allah&#8217;a ibadet d\u00fczeyine \u00e7\u0131kart\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bu ifade ortam\u0131nda konu d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131k\u0131larak \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n en b\u00fcy\u00fck ibadeti olan namazdan s\u00f6zediliyor. Oysa bo\u015famaya ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmlerin anlat\u0131m\u0131 hen\u00fcz sona ermi\u015f de\u011fil. Daha dul kad\u0131n\u0131n, kocas\u0131n\u0131n evinde oturma ve mal\u0131ndan ge\u00e7imini saklama hakk\u0131na,kocas\u0131n\u0131n bu hakk\u0131, \u00f6lmeden evvel yapaca\u011f\u0131 bir vasiyyete ba\u011flamas\u0131na ve genel olarak bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n, kocalar\u0131 \u00fczerinde bak\u0131m haklar\u0131 bulundu\u011funa ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmler a\u00e7\u0131klanmad\u0131. B\u00f6yle bir kompozisyonda konu b\u00f6l\u00fcnerek araya namaz mevzuu s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131l\u0131yor ve \u015fu mesaj veriliyor m\u00fcminlere; Anlat\u0131lan b\u00fct\u00fcn bu h\u00fck\u00fcmlerde Allah&#8217;\u0131n emrine uymak, namaz k\u0131lmak gibi bir ibadettir bu ibadet ile o itaat ayn\u0131 t\u00fcrdendir. Bu, Kur&#8217;an&#8217;a \u00f6zg\u00fc ince bir anlat\u0131m tarz\u0131d\u0131r. Bu telkin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;Ben insanlar\u0131 ve cinnleri, s\u0131rf bana ibadet etsinler diye yaratt\u0131m.&#8221; \u015feklindeki buyru\u011funda (Zariyat Suresi, 56) dile gelen insan varolu\u015funun amac\u0131na ili\u015fkin \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesi ile uyu\u015ftu\u011fu gibi ibadet kavram\u0131n\u0131 sadece belirli dini davran\u0131\u015flarla (\u015feairle) s\u0131n\u0131rl\u0131 g\u00f6rmeyip Allah&#8217;a y\u00f6nelmeyi i\u00e7eren, Allah&#8217;a itaat etmeyi ama\u00e7layan her hareket ve faaliyeti ibadet sayan geni\u015f ufuklu anlay\u0131\u015fla da paralellik arz eder.<br \/>\n<strong>238- Namazlara ve orta namaza devam edin, namaza, Allah `a g\u00f6n\u00fclden ba\u011fl\u0131 ve sayg\u0131l\u0131 olarak durun.<\/strong><\/p>\n<p>239- E\u011fer korku alt\u0131nda iseniz namaz\u0131 y\u00fcr\u00fcrken ya da binek hayvan\u0131n\u0131n s\u0131rt\u0131nda k\u0131l\u0131n. G\u00fcvene kavu\u015ftu\u011funuzda Allah size bilmedi\u011finiz \u015feyleri nas\u0131l \u00f6\u011fretti ise siz de O&#8217;nun ad\u0131n\u0131 an\u0131n.<\/p>\n<p>\u0130lk ayetin ba\u015f\u0131ndaki emirde yeralan &#8220;namazlar\u0131 koruma&#8221; deyimi namazlar\u0131, r\u00fck\u00fcnlerini g\u00f6zeterek, \u015fartlar\u0131n\u0131 tam yerine getirerek vakitlerinde k\u0131lma anlam\u0131na gelir. &#8220;Orta namaz&#8221;dan maksat ise, bu konudaki rivayetlere dayan\u0131larak en \u00e7ok kabul edilen g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re ikindi namaz\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber efendimiz (sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun) Ahzab sava\u015f\u0131 g\u00fcn\u00fc bu konuda \u015f\u00f6yle buyurdu:<\/p>\n<p>&#8220;Allah onlar\u0131n kalplerini ve evlerini ate\u015fle doldursun, bizi orta namazdan; ikindi namaz\u0131ndan al\u0131koydular.&#8221; (M\u00fcslim)<\/p>\n<p>\u0130kindi namaz\u0131n\u0131n \u00f6zellikle vurgulanmas\u0131n\u0131n sebebi belki de bu namaz\u0131n vaktinin, \u00f6\u011fle sonras\u0131 uykusunun (kaylule) arkas\u0131ndan gelmesi y\u00fcz\u00fcnden ka\u00e7\u0131r\u0131lma ihtimalinin bulunmas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Ayette ge\u00e7en &#8220;kunut&#8221; emri, en \u00e7ok benimsenen yoruma g\u00f6re &#8220;namazda Allah&#8217;a sayg\u0131l\u0131 olmak ve s\u0131rf O&#8217;nu anmakla me\u015fgul olmak&#8221; anlam\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131r. M\u00fcsl\u00fcmanlar, ilk ba\u015flarda ans\u0131z\u0131n ortaya \u00e7\u0131kan ihtiya\u00e7lar\u0131 konusunda namazda konu\u015fuyorlard\u0131. Bir s\u00fcre sonra bu ayet inince anlad\u0131lar ki, namazda Allah&#8217;\u0131 zikretmekten, O&#8217;na sayg\u0131 sunmaktan, s\u0131rf O&#8217;nu anmaktan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015feyle me\u015fgul olunamaz.<\/p>\n<p>K\u0131bleye y\u00f6nelerek namaz k\u0131lmaya imk\u00e2n vermeyen korkulu durumlarda bile namaz k\u0131l\u0131n\u0131r, b\u0131rak\u0131lmaz. B\u00f6yle bir durumda gerek hayvan s\u0131rt\u0131nda olan s\u00fcvariler ve gerekse bilfiil sava\u015fan ve d\u00fc\u015fmandan gelen tehlikeyi savmakla me\u015fgul olanlar durumlar\u0131n\u0131n gerektirdi\u011fi y\u00f6ne d\u00f6nerek namaza durur, r\u00fck\u00fb ve secde yerine ge\u00e7mek \u00fczere ba\u015flar\u0131n\u0131 hafif\u00e7e \u00f6ne e\u011ferler.<\/p>\n<p>Bu, Nisa suresinde k\u0131l\u0131n\u0131\u015f bi\u00e7imi anlat\u0131lan &#8220;Korku Namaz\u0131&#8221;ndan farkl\u0131 bir uygulamad\u0131r (Nisa Suresi, 102). Nisa suresinde anlat\u0131lan uygulama, saf ba\u011flanarak namaz k\u0131lmaya imkan verecek oranda az tehlikeli durumlar i\u00e7in ge\u00e7erlidir. B\u00f6yle durumlarda bir grup sava\u015f\u00e7\u0131 imam\u0131n arkas\u0131nda saf ba\u011flayarak bir rek\u00e2t k\u0131lar, bu s\u0131rada ba\u015fka bir grup n\u00f6bet tutar, ilk rek\u00e2t\u0131n sonunda birinci saftakiler namaz\u0131 yar\u0131da b\u0131rakarak n\u00f6bet g\u00f6revini devral\u0131r ve onlar\u0131n yerine ikinci grup gelerek bir rek\u00e2t da onlar k\u0131lar. Fakat tehlike fazlala\u015f\u0131r, fiili \u00e7at\u0131\u015fmaya ve g\u00f6\u011f\u00fcs g\u00f6\u011f\u00fcse vuru\u015fmaya giri\u015firlerse o zaman az \u00f6nce anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 \u015fekilde namaz k\u0131l\u0131n\u0131r.<\/p>\n<p>Bu, insanda hayret uyand\u0131ran bir kolayl\u0131k oldu\u011fu gibi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n namaza verdi\u011fi \u00f6nem yan\u0131nda m\u00fcsl\u00fcman\u0131n kalbine bu \u00f6nemi yerle\u015ftirici bir nitelik de ta\u015f\u0131maktad\u0131r. Namaz, korku ve tehlike kar\u015f\u0131s\u0131nda bir sil\u00e2ht\u0131r ve sil\u00e2h oldu\u011fu i\u00e7in son derece kritik ve korkulu anlarda dahi terkedilmez. Bu y\u00fczden sava\u015f\u00e7\u0131 m\u00fcmin cephede silah\u0131n biri elinde di\u011feri de ba\u015f\u0131n\u0131n \u00fczerinde \u00f6l\u00fcm kusarken namaz ibadetini yerine getirir. \u00c7\u00fcnk\u00fc namaz, m\u00fcminin elindeki k\u0131l\u0131\u00e7 gibi, bir sil\u00e2h\u0131d\u0131r, giydi\u011fi z\u0131rh gibi koruyucu bir kalkand\u0131r. Onu k\u0131lar ve b\u00f6ylece y\u00fcce Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131nmaya en \u00e7ok muhta\u00e7 oldu\u011fu anda O&#8217;nunla ili\u015fki kurar, tehlike \u00e7emberi i\u00e7indeyken O&#8217;na en yak\u0131n olma imk\u00e2n\u0131na kavu\u015fur.<\/p>\n<p>Bu din hayret edilecek, hayran olunacak bir dindir. O bir ibadetler sistemidir; \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imleri ile bir ibadetler sistemi&#8230; Bu ibadetlerin ba\u015fta geleni, sembol\u00fc de namazd\u0131r. Bu din ibadet yolu ile insan\u0131 \u00e7\u0131kabilece\u011fi en y\u00fcksek derecelere y\u00fckseltir. \u0130badet yolu ile insana zor anlarda direnme g\u00fcc\u00fc kazand\u0131r\u0131rken rahat ortamda onu e\u011fitir. Yine ibadet yolu ile insan\u0131 t\u00fcm varl\u0131\u011f\u0131yla bar\u0131\u015f ortam\u0131na sokar, kalbini bar\u0131\u015f ve g\u00fcven duygusu ile doldurur. \u0130\u015fte k\u0131l\u0131\u00e7lar elde ve sil\u00e2hlar omuzlarda ve \u00f6l\u00fcm ba\u015f\u0131n\u0131n \u00fcst\u00fcndeyken namaza verilen bunca \u00f6nemin sebebi budur!<\/p>\n<p>Tehlike ortadan kalk\u0131nca m\u00fcsl\u00fcmanlar, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine \u00f6\u011fretti\u011fi \u015fekli ile bilinen namaz\u0131 k\u0131lacaklar ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendilerine bilmedikleri \u015feyleri \u00f6\u011fretmi\u015f olmas\u0131na kar\u015f\u0131l\u0131k O&#8217;nun ad\u0131n\u0131 anacaklard\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;G\u00fcvene kavu\u015ftu\u011funuzda Allah size bitmedi\u011finiz \u015feyleri nas\u0131l \u00f6\u011fretti ise siz de O&#8217;nun ad\u0131n\u0131 an\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>E\u011fer Allah insanlara bilmediklerini \u00f6\u011fretmesiydi, hayatlar\u0131 boyunca herg\u00fcn, her an onlara bilgi sunmasayd\u0131, onlar neyi bilebilirlerdi ki?!<\/p>\n<p>KADIN VE NAFAKA<\/p>\n<p>Namaza y\u00f6nelik bu k\u0131sa de\u011finme, gerek evlenme bo\u015fanma h\u00fck\u00fcmlerine ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalara ve gerekse son derece \u00f6nemli bir \u0130sl\u00e2m ilkesi ile ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncenin belirginlik kazanmas\u0131na b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7\u00fcde katk\u0131da bulunuyor. Bu \u00f6nemli ilkeye g\u00f6re, Allah&#8217;a itaat amac\u0131yla yap\u0131lan her eylem ibadettir. Namaz\u0131n hat\u0131rlat\u0131lmas\u0131 i\u00e7in a\u00e7\u0131lan bu k\u00fc\u00e7\u00fck parantezin arkas\u0131ndan tekrar evlenme ve bo\u015fanma konusuna ge\u00e7iliyor:<br \/>\n<strong>240- Aran\u0131zdan vefat edip de geride e\u015flerini b\u0131rakanlar, bir y\u0131l boyunca evden \u00e7\u0131kmalar\u0131na ihtiya\u00e7 b\u0131rakmayacak (oranda bir meta&#8217;\u0131) e\u015flerine vasiyyet etsinler (b\u0131raks\u0131nlar veya varislerine havale etsinler.) E\u011fer kad\u0131nlar kendiliklerinden evden \u00e7\u0131karlarsa kendileri ile ilgili yapacaklar\u0131 me\u015fru bir davran\u0131\u015ftan dolay\u0131 size sorumluluk d\u00fc\u015fmez. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah \u00fcst\u00fcn iradeli ve hikmet sahibidir.<\/strong><\/p>\n<p>241- Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n geleneklere uygun bir \u015fekilde ge\u00e7imlerini sa\u011flamak, takva sahiplerinin boynuna bor\u00e7tur.<\/p>\n<p>242-Allah ayetlerini size b\u00f6yle a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor ki, d\u00fc\u015f\u00fcnesiniz.<\/p>\n<p>Bu ayetlerin ilki, dul kad\u0131n\u0131n \u00f6len kocas\u0131 \u00fczerinde bir vasiyyet hakk\u0131n\u0131n bulundu\u011funu belirtir. Erke\u011fin \u00f6lmeden \u00f6nce yapaca\u011f\u0131 bu vasiyyette kar\u0131s\u0131n\u0131n bir y\u0131l boyunca evinde oturabilece\u011fini ve miras\u0131ndan ge\u00e7imini sa\u011flayabilece\u011fini ister. E\u011fer kad\u0131n \u015fahsi duygular\u0131n\u0131n telkini ile ya da \u00e7evresindeki \u015fartlar\u0131n zorlamas\u0131 ile \u00f6len kocas\u0131n\u0131n evinde oturmay\u0131 uygun g\u00f6r\u00fcrse bu karar\u0131n\u0131 uygular ve yeni bir evlilik yapmaz. Bununla birlikte bir \u00f6nceki ayette belirtildi\u011fi \u00fczere, d\u00f6rt ay on g\u00fcn bekledikten sonra kocas\u0131n\u0131n evinden ayr\u0131lmakta da serbesttir. Ba\u015fka bir deyimle dul kad\u0131n\u0131n d\u00f6rt ay on g\u00fcn beklemesi (iddet) farz, bunun yan\u0131s\u0131ra bir y\u0131la kadar kocas\u0131n\u0131n evinde oturmas\u0131 onun i\u00e7in bir hakt\u0131r.<\/p>\n<p>Baz\u0131 tefsir bilginleri bu ayetin, h\u00fckm\u00fcn\u00fcn bir \u00f6nceki ayetle y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kalkt\u0131\u011f\u0131 (neshedildi\u011fi) g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Oysa birka\u00e7 sat\u0131r \u00f6nce de\u011findi\u011fimiz gibi bu iki ayetin i\u00e7erikleri farkl\u0131 nitelikte oldu\u011fu i\u00e7in y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kalkma-kald\u0131rma durumunun s\u00f6zkonusu olmas\u0131 zarur\u00ee de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fimdi okudu\u011fumuz ayet, dul kad\u0131n\u0131n istedi\u011fi takdirde kullanabilece\u011fi bir hakk\u0131ndan s\u00f6zederken bir \u00f6nceki ayet onun kesinlikle yerine getirmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fu bir g\u00f6revini belirtiyor.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer kad\u0131nlar kendiliklerinden evden \u00e7\u0131karlarsa yapacaklar\u0131 kendileri ile ilgili me\u015fru bir davran\u0131\u015ftan dolay\u0131 size sorumluluk d\u00fc\u015fmez.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ayetteki \u00e7o\u011ful s\u0131\u011fal\u0131 &#8220;sizin&#8221; zamirinin kullan\u0131lmas\u0131, \u00e7evresinde olup biten her olaydan sorumlu, s\u0131k\u0131 dayan\u0131\u015fmal\u0131 bir cemaat varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr. Ger\u00e7ekten bu inan\u00e7 sisteminin y\u00fck\u00fc, bu \u015feriat\u0131n y\u00fck\u00fc ve kanatlar\u0131 alt\u0131nda ya\u015fayan her ferdin y\u00fck\u00fc bu cemaatin omuzlar\u0131na bindirilmi\u015ftir. Bu cemaat, bu dayan\u0131\u015fmal\u0131 toplum, fertlerinin her davran\u0131\u015f\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda sorumlu olacak ya da olmayacak bir konumdad\u0131r. \u0130sl\u00e2m cemaatinin mahiyetini ve fonksiyonunun kavranmas\u0131 ve buna ba\u011fl\u0131 olarak Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131n\u0131 korumakla g\u00f6revli fertlerinden herhangi birinin onun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kmamas\u0131 i\u00e7in koruculuk yapacak b\u00f6yle bir cemaatin olu\u015fturulmas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz gereklili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bu d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc telkin son derece b\u00fcy\u00fck \u00f6nem ta\u015f\u0131r. Bu ger\u00e7ek gerek toplumun kollektif vicdan\u0131nda ve gerekse tek tek b\u00fct\u00fcn bireylerinin vicdanlar\u0131nda iyice yeretsin diye, cemaate bu niteli\u011fi \u00f6npl\u00e2na \u00e7\u0131kar\u0131larak sesleniliyor. Arkas\u0131ndan da sonu\u00e7 c\u00fcmlesi geliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Allah \u00fcst\u00fcn iradeli (aziz)dir ve hikmet sahibidir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu c\u00fcmle i\u00e7erdi\u011fi korkutma ve uyar\u0131n\u0131n yan\u0131s\u0131ra kalplerin dikkatini Allah&#8217;\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu, farzlar\u0131n\u0131n ve telkinlerinin mutlaka bir hikmeti bulundu\u011fu ger\u00e7e\u011fine \u00e7ekiyor.<\/p>\n<p>\u0130kinci ayet ise genel olarak b\u00fct\u00fcn bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n kocalar\u0131ndan ge\u00e7im yard\u0131m\u0131 alma haklar\u0131 oldu\u011funu belirtiyor ve bu hakk\u0131 t\u00fcm\u00fc ile Allah korkusuna (takvaya) ba\u011fl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131nlar\u0131n geleneklere uygun bir \u015fekilde ge\u00e7imlerini sa\u011flamak, takva sahiplerinin boynuna bor\u00e7tur.&#8221;<\/p>\n<p>Baz\u0131 tefsir bilginleri, bu ayetin h\u00fckm\u00fcn\u00fcn de daha \u00f6nceki ayetlerde belirlenen h\u00fck\u00fcmler taraf\u0131ndan y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015f (neshedilmi\u015f) oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Oysa burada da y\u00fcr\u00fcrl\u00fckten kalkma-kald\u0131rma durumunun s\u00f6zkonusu oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi gerektiren bir durum yok. \u0130stisnas\u0131z her bo\u015fanm\u0131\u015f kad\u0131n i\u00e7in ge\u00e7im yard\u0131m\u0131 alma hakk\u0131n\u0131 belirlemek, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bu alana ili\u015fkin daha \u00f6nceki telkinleri ile uyumlu bir h\u00fck\u00fcmd\u00fcr. Bu kad\u0131n ister bo\u015famadan \u00f6nce kendisi ile cinsel ili\u015fki kurulmu\u015f, ister kurulmam\u0131\u015f, ister mehri belirlenmi\u015f ve isterse belirlenmemi\u015f bir kad\u0131n olsun, farketmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ge\u00e7im yard\u0131m\u0131 bo\u015faman\u0131n buruklu\u011funu hafifletici, ayr\u0131l\u0131k y\u00fcz\u00fcnden zedelenen onurlar\u0131 ok\u015fay\u0131c\u0131 bir anlam ve nitelik ta\u015f\u0131r. Bu ayette takva bilinci harekete ge\u00e7irilmekte ve bu yard\u0131m konusu ona ba\u011flanmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc en sa\u011flam teminat, hatta tek teminat budur.<\/p>\n<p>\u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc ayet, ise evlenme-bo\u015fanma konusunda yukardan beri okudu\u011fumuz h\u00fck\u00fcmlerin t\u00fcm\u00fcne yayg\u0131n bir sonu\u00e7 ve ba\u011flama c\u00fcmlesi niteli\u011findedir: `<\/p>\n<p>Allah size ayetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor ki, d\u00fc\u015f\u00fcnesiniz.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;B\u00f6ylece&#8221;&#8230; Yani &#8220;\u0130nceledi\u011fimiz bu b\u00fck\u00fcmleri a\u00e7\u0131klay\u0131\u015f\u0131 gibi&#8221;. Bu h\u00fck\u00fcmlerdeki a\u00e7\u0131klay\u0131\u015f kesin, ayr\u0131nt\u0131l\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc ve etkileyicidir. Allah size ayetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131kl\u0131yor ki, bu ayetlerin i\u00e7inde gizli olan nimeti, onlar\u0131n pratik hayat\u0131n\u0131zda a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131kan rahmetini ve bu ilah\u00ee nimeti d\u00fc\u015f\u00fcnesiniz&#8230; Ayetlerin a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131lmas\u0131 ve gerekli kolayl\u0131\u011f\u0131n g\u00f6sterilmesi nimetini&#8230; \u0130nsan\u0131 evrensel bar\u0131\u015fa g\u00f6t\u00fcren nimeti&#8230;<\/p>\n<p>E\u011fer insan bu ilahi sistemi iyi niyetli ve samimi bir \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcnebilme, onu ger\u00e7ek yerine oturtabilme ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 g\u00f6sterebilse, bu nimete kar\u015f\u0131 tav\u0131rlar\u0131 de\u011fi\u015fir ve netle\u015firdi. O zaman teslim olup ger\u00e7e\u011fi kabullenir, itaat eder ve t\u00fcm varl\u0131klar\u0131yla bar\u0131\u015f ortam\u0131na girerdi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olarak.<\/p>\n<p>TALUT ve CALUT<\/p>\n<p>\u0130leride okuyaca\u011f\u0131m\u0131z ayetlerden olu\u015fan bu k\u0131sm\u0131n ve burada yeralan ge\u00e7mi\u015f toplumlar ve eski \u00fcmmetlerin hayat tecr\u00fcbelerinin de\u011ferini anlayabilmemiz i\u00e7in \u015fu ger\u00e7ekleri iyice kavramal\u0131, vicdanlar\u0131m\u0131zda canland\u0131rmal\u0131y\u0131z: Kur&#8217;an bu \u00fcmmetin ya\u015fayan kitab\u0131, \u00f6\u011f\u00fct verici k\u0131lavuzu ve i\u00e7inde hayat\u0131na ili\u015fkin dersler okudu\u011fu okuludur. Y\u00fcce Allah il\u00e2hi sistemini yery\u00fcz\u00fcnde ger\u00e7ekle\u015ftirmekle g\u00f6revlendirdi\u011fi ilk m\u00fcsl\u00fcman cemaati, bu son derece \u00f6nemli g\u00f6reve haz\u0131rlad\u0131ktan sonra Kur&#8217;an arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile s\u00fcrekli bir e\u011fitime tabi tutmu\u015ftur. Bunun yan\u0131s\u0131ra y\u00fcce Allah Peygamberimizin (sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun) vefat\u0131ndan sonra bu \u00fcmmetin b\u00fct\u00fcn ku\u015faklar\u0131n\u0131 y\u00f6nlendirmek, e\u011fitmek ve v\u00e2detti\u011fi \u00fczere insanl\u0131\u011fa ideal bi\u00e7imde \u00f6nderlik etmek hususunda Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in canl\u0131 ve s\u00fcrekli bir k\u0131lavuz fonksiyonunu yerine getirmesini murad etmi\u015ftir. Yaln\u0131z bunun i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcman ku\u015faklar\u0131n Kur&#8217;an&#8217;\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi yolda y\u00fcr\u00fcmeleri, Ona olan s\u0131ms\u0131k\u0131 ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131 hi\u00e7 gev\u015fetmeden s\u00fcrd\u00fcrmeleri, bir b\u00fct\u00fcn olarak ya\u015fama tarzlar\u0131n\u0131 ondan almalar\u0131, di\u011fer b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 sistemlerin cahiliye sistemleri olmas\u0131 hasebiyle m\u00fcmin, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kendine sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 bir g\u00fcvenle onlara ald\u0131r\u0131\u015f etmeden, tepeden bakabilmelidir.<\/p>\n<p>Bu Kur&#8217;an, sadece okunup ge\u00e7ilecek bir s\u00f6z y\u0131\u011f\u0131n\u0131 de\u011fildir. Tersine geni\u015f kapsaml\u0131 bir k\u0131lavuz, bir talimatnamedir. O, pratik hayat\u0131n talimatnamesi oldu\u011fu kadar ayn\u0131 zamanda e\u011fitim k\u0131lavuzu, e\u011fitim talimatnamesidir. \u0130\u015fte bu gerek\u00e7e ile olu\u015fturup, e\u011fitmek \u00fczere geldi\u011fi m\u00fcsl\u00fcman cemaate, insanl\u0131\u011f\u0131n ge\u00e7mi\u015fteki hayat deneyimlerini,duyguland\u0131r\u0131c\u0131 bir \u00fcslupla sunuyor. Bu alanda Hz. Adem&#8217;den (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) beri s\u00fcre gelen iman \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tecr\u00fcbelere \u00f6ncelik tan\u0131yor, bu tecr\u00fcbeleri gerek insan psikolojisine ve gerekse pratik hayata ili\u015fkin t\u00fcrleri ile m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin b\u00fct\u00fcn ku\u015faklar\u0131na bir \u00e7e\u015fit yolaz\u0131\u011f\u0131 olarak sunuyor, bu \u00fcmmeti bu son derece de\u011ferli yolaz\u0131\u011f\u0131 ile ve de\u011fi\u015fik t\u00fcrde olu\u015fmu\u015f tarihsel birikimle donat\u0131rken onun hangi yolu izleyerek y\u00fcr\u00fcyece\u011fini a\u00e7\u0131k-se\u00e7ik bi\u00e7imde \u00f6\u011frenmesini ama\u00e7l\u0131yor. \u0130\u015fte, Kur&#8217;an&#8217;da bu kadar \u00e7ok say\u0131da, bu kadar \u00e7e\u015fitli ve bu denli canl\u0131, somut mesaj sunan k\u0131ssa ile kar\u015f\u0131la\u015fmam\u0131z\u0131n nedeni budur. Bu k\u0131ssalar\u0131n en s\u0131k rastlanan t\u00fcr\u00fc \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na (yahudilere) ili\u015fkin k\u0131ssalard\u0131r. Bunun bir\u00e7ok sebebi vard\u0131r ve bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131na ilk c\u00fczde yeralan \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na ili\u015fkin tarihi olaylar\u0131n toplu yorumunu yaparken de\u011finmi\u015ftik. Bu sebeplerin di\u011fer baz\u0131lar\u0131n\u0131 da bu c\u00fcz&#8217;de (\u00f6zellikle ilk ba\u015flarda) de\u011fi\u015fik vesilelerle anlatt\u0131k. \u015eimdi o anlatt\u0131\u011f\u0131m\u0131z sebeplere \u00f6nemli g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz birka\u00e7 tanesini daha ekleyelim:<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah bu \u00fcmmetin kimi ku\u015faklar\u0131n\u0131n vaktiyle \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n ge\u00e7irdikleri tarih d\u00f6nemlerinin benzerlerini ya\u015fayacaklar\u0131n\u0131, bu ku\u015faklar\u0131n, dinlerine ve inan\u00e7lar\u0131na kar\u015f\u0131 eski yahudilerin tav\u0131rlar\u0131na benzer tav\u0131rlar tak\u0131nacaklar\u0131n\u0131 bildi\u011fi i\u00e7in yollar\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 t\u00f6kezleme noktalar\u0131n\u0131, kendilerine yahudi tarihinin olaylar\u0131nda somutla\u015fm\u0131\u015f \u00f6rnekler halinde sunmu\u015ftur. B\u00f6ylece bu ku\u015faklar yollar\u0131 boyunca kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 bu t\u00f6kezleme noktalar\u0131na ayak kapt\u0131rmadan, ya da onlara saplan\u0131p kalmadan \u00f6nce bizzat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, \u00f6nlerine tuttu\u011fu bu tarih aynas\u0131nda y\u00fczlerini g\u00f6rerek \u00f6\u011f\u00fct ve ibret alabilecektir.<\/p>\n<p>Bu Kur&#8217;an, m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin ku\u015faklar\u0131 taraf\u0131ndan dikkatle okunmal\u0131, bilin\u00e7li bir \u015fekilde alg\u0131lanmal\u0131d\u0131r. Bu Kur&#8217;an, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz\u00fcn meselelerini \u00e7\u00f6zmek ve gelece\u011fe uzanan yolumuzu ayd\u0131nlatmak \u00fczere sanki \u015fimdi iniyormu\u015f\u00e7as\u0131na canl\u0131 direktifler b\u00fct\u00fcn\u00fc kabul edilerek \u00fczerinde kafa yorulmal\u0131d\u0131r. Yoksa Kur&#8217;an sadece ahenkle okunmas\u0131 laz\u0131m gelen bir g\u00fczel s\u00f6zler manzumesi ya da bir daha geri gelmeyecek olan tarihe kar\u0131\u015fm\u0131\u015f ger\u00e7eklerin tutanak defteri olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl memelidir. Biz bu Kur&#8217;an&#8217;\u0131 gerek ge\u00e7mi\u015f gerekse \u015fimdiki hayat\u0131m\u0131zda birer direktifimiz olsun niyetiyle okumad\u0131k\u00e7a O&#8217;ndan asla yararlanamay\u0131z. T\u0131pk\u0131 ilk m\u00fcsl\u00fcman cemaat gibi. Onlar Kur&#8217;an&#8217;\u0131, o g\u00fcnk\u00fc pratik hayatlar\u0131n\u0131n geli\u015fmelerine ili\u015fkin direktifler almak amac\u0131 ile okuyorlard\u0131. Kur&#8217;an&#8217;\u0131 bu bilin\u00e7le okudu\u011fumuz taktirde her\u015feyi onun sat\u0131rlar\u0131nda buluruz. O&#8217;nun ayetlerinde Kur&#8217;an ger\u00e7e\u011fini dikkate almak istemeyenlerin hi\u00e7bir zaman d\u00fc\u015f\u00fcnemeyecekleri, deyim yerindeyse ak\u0131llar\u0131n\u0131n ucundan bile ge\u00e7meyen nice \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131, insan\u0131 hayrette b\u0131rakan a\u00e7\u0131klamalar bulaca\u011f\u0131z. Onun kelimelerinin, c\u00fcmlelerinin ve direktiflerinin nabz\u0131 atan, hareket eden ve yolumuzun kritik d\u00f6neme\u00e7lerini i\u015faretleyen canl\u0131 varl\u0131klar olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fiz. Bu canl\u0131 varl\u0131klar bize kimi zaman &#8220;\u015funu yap\u0131n\u0131z, \u015funu sak\u0131n yapmay\u0131n\u0131z&#8221;, kimi yerde &#8220;\u015fu d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131zd\u0131r, \u015fu da dostunuzdur&#8221; ve kimi durumlarda da &#8220;\u015furada \u00e7ok ihtiyatl\u0131 olunuz, \u015furada haz\u0131rl\u0131kl\u0131 olunuz&#8221; diyeceklerdir. Bu canl\u0131 varl\u0131klar ba\u015f\u0131m\u0131za gelecek her olay, kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kacak her geli\u015fme \u00f6n\u00fcnde bize uzun, ayr\u0131nt\u0131l\u0131 ve yerli yerinde a\u00e7\u0131klamalar sunacaklard\u0131r. i\u015fte o zaman Kur&#8217;an&#8217;\u0131n yararl\u0131 ve hayat dolu bir ger\u00e7ek oldu\u011funa dikkat \u00e7eken Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu buyru\u011funun anlam\u0131n\u0131 kavrayabilece\u011fiz:<\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fcminler, Allah ve Peygamber size hayat verecek ger\u00e7e\u011fe \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131klar\u0131nda onlara olumlu kar\u015f\u0131l\u0131k veriniz.&#8221; (Enfal Suresi, 24)<\/p>\n<p>Kur&#8217;an mesaj\u0131, bir hayat \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131d\u0131r, s\u00fcrekli ve yenilenen bir hayata \u00e7a\u011fr\u0131d\u0131r. Onun \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131, tarihin eski bir d\u00f6nemi ile s\u0131n\u0131rl\u0131 bir hayata ili\u015fkin de\u011fildir.&#8217;<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcm eski \u00fcmmetlerin hayat tecr\u00fcbelerinden iki tanesini dikkatlerimize sunuyor. Bu iki tecr\u00fcbeyi bu \u00fcmmetin tecr\u00fcbe birikimine ekliyor. Bu tecr\u00fcbeler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile m\u00fcsl\u00fcman toplumu, \u00fcstlenmi\u015f oldu\u011fu son derece b\u00fcy\u00fck g\u00f6rev sebebiyle ve iman k\u00f6kenli inan\u00e7 sisteminin, bu son derece hareketli tarih s\u00fcrecinin miras\u00e7\u0131s\u0131 s\u0131fat\u0131yla hayat\u0131 boyunca y\u00fczy\u00fcze gelece\u011fi de\u011fi\u015fik geli\u015fmelere kar\u015f\u0131 e\u011fitmeyi ama\u00e7l\u0131yor.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an, bu tecr\u00fcbelerden ilkinin kimlerin ba\u015f\u0131ndan ge\u00e7ti\u011fini belirtmiyor, yaln\u0131z tecr\u00fcbeyi k\u0131sa, fakat anla\u015f\u0131labilecek uzunlukta anlatmakla yetiniyor. S\u00f6zkonusu olay &#8220;\u00d6l\u00fcm korkusu ve binlerce ki\u015filik bir kalabal\u0131k halinde yurtlar\u0131ndan ayr\u0131lan&#8221; bir toplulu\u011fun tecr\u00fcbesidir. Fakat bu yurtlar\u0131n\u0131 terk edi\u015f, bu ka\u00e7\u0131\u015f, bu sak\u0131nma onlara hi\u00e7bir yarar sa\u011flam\u0131yor; korkusu y\u00fcz\u00fcnden yurtlar\u0131n\u0131 terk ettikleri il\u00e2hi kader yakalar\u0131na yap\u0131\u015fmakta gecikmiyor ve bunun sonucu olarak y\u00fcce Allah kendilerine &#8220;\u00f6l\u00fcn&#8221; buyuruyor. B\u00f6ylece \u00f6ld\u00fcrd\u00fckten bir s\u00fcre sonra onlar\u0131 yeniden diriltiyor. Yani ne \u00f6l\u00fcmden ka\u00e7ma \u00e7abalar\u0131n\u0131n bir faydas\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyorlar ve ne de yeniden dirilmek i\u00e7in bir \u00e7aba harc\u0131yorlar. Her iki olaya da il\u00e2hi kader y\u00f6n veriyor.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an, bu tecr\u00fcbenin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda m\u00fcminlere d\u00f6nerek onlar\u0131 s\u00e2va\u015fmaya, mallar\u0131n\u0131 Allah yolunda; hayat\u0131n ve mal\u0131n ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131s\u0131 olan ve hayat\u0131 da mal\u0131 da diledi\u011finde geri alabilen Allah&#8217;\u0131n yolunda harcamaya te\u015fvik ediyor.<\/p>\n<p>\u0130kinci tecr\u00fcbe, yahudilerin Hz. Musa&#8217;dan (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) sonraki hayatlar\u0131nda meydana geliyor. Yani yahudilerin egemenliklerini yitirdikten, kutsal de\u011ferleri ya\u011fmaland\u0131ktan, d\u00fc\u015fmanlar\u0131na boyun e\u011fmelerinden, Rabblerinin hidayetinden ve peygamberlerinin direktiflerinden sapmalar\u0131 sebebiyle bir\u00e7ok ac\u0131lar tatt\u0131ktan sonraki karanl\u0131k d\u00f6nemlerine ili\u015fkin bir tecr\u00fcbe kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Fakat bir s\u00fcre sonra vicdanlar\u0131nda yeni bir silkinme, derlenip toparlanma arzusu belirir, kalplerinde k\u00fcllenmi\u015f olan inan\u00e7 uyanmaya y\u00fcztutar, bunun sonucunda Allah yolunda sava\u015fma \u00f6zlemi duyarak peygamberlerine &#8220;Ba\u015f\u0131m\u0131za bir h\u00fck\u00fcmdar getir de onun emri alt\u0131nda Allah yolunda sava\u015fa girelim&#8221; derler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an&#8217;\u0131n son derece d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcc\u00fc bir ifade tarz\u0131 ile anlatt\u0131\u011f\u0131 bu tecr\u00fcbe, baz\u0131 ger\u00e7ekleri g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcne seriyor, o g\u00fcn\u00fcn m\u00fcsl\u00fcman toplumuna ili\u015fkin mesajlar ta\u015f\u0131mas\u0131na ek olarak her d\u00f6nemdeki m\u00fcsl\u00fcman topluma y\u00f6nelik d\u00fc\u015f\u00fcnceleri kam\u00e7\u0131lay\u0131c\u0131 birtak\u0131m g\u00fc\u00e7l\u00fc mesajlar da i\u00e7eriyor.<\/p>\n<p>Bu tecr\u00fcbenin bir b\u00fct\u00fcn olarak g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serdi\u011fi genel karakterli ibret dersi \u015fudur: Bu inan\u00e7 kaynakl\u0131 toplumsal ayaklanma, patlama daha ba\u015flang\u0131\u00e7ta hareketi zedeleyen bir\u00e7ok eksikli\u011fe ve zaaf belirtilerine ve yolun ilerdeki a\u015famalar\u0131nda ondan b\u00f6l\u00fck b\u00f6l\u00fck y\u00fcz \u00e7eviren d\u00f6nek taraftarlar\u0131n\u0131n ihanetlerine ra\u011fmen, b\u00fct\u00fcn bu olumsuzluklara kar\u015f\u0131n, bir avu\u00e7 imanl\u0131 taraftar\u0131n\u0131n bu toplumsal ba\u015fkald\u0131r\u0131ya \u0131srarla ba\u011fl\u0131 kalmas\u0131, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na son derece \u00f6nemli kazan\u0131mlar getirdi. \u0130srailo\u011fullar\u0131 bu onurlu ba\u015fkald\u0131rma sonunda haysiyet k\u0131r\u0131c\u0131 bir bozgunun, utan\u00e7 verici bir peri\u015fanl\u0131\u011f\u0131n, uzun bir s\u00fcrg\u00fcnl\u00fck ve zorbalar\u0131n \u00e7izmeleri alt\u0131nda ezilme d\u00f6neminin arkas\u0131ndan zafere, egemenli\u011fe ve \u015ferefli bir ba\u011f\u0131ms\u0131zl\u0131\u011fa ula\u015ft\u0131lar. Bu parlak zaferleri Hz. Davud ve onun arkas\u0131ndan gelen Hz. S\u00fcleyman (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) peygamberlerin h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k d\u00f6nemlerinde elde ettiler. Bu d\u00f6nem \u0130srailo\u011fullar\u0131 devletinin yery\u00fcz\u00fcnde ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 ba\u015far\u0131lar\u0131n doruk noktas\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Yahudi tarih\u00e7ileri bu d\u00f6nemlerini &#8220;Alt\u0131n d\u00f6nem&#8221; diye anarlar. Yahudiler &#8220;Peygamberler D\u00f6nemi&#8221; olarak bilinen bu tarih d\u00f6nemlerinin daha \u00f6nceki a\u015famas\u0131nda b\u00f6yle bir ba\u015far\u0131y\u0131 hi\u00e7 ya\u015famam\u0131\u015flard\u0131. Bu ba\u015far\u0131 t\u00fcm\u00fc ile do\u011frudan do\u011fruya uzun y\u0131llar koyu bulutlar arkas\u0131nda kalan bir inanc\u0131n parlamas\u0131n\u0131n toplumsal bir ayaklanmaya d\u00f6n\u00fc\u015fmesinin ve bir avu\u00e7 inanm\u0131\u015f taraftar\u0131n\u0131n Calut&#8217;un askeri g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6sterdi\u011fi yi\u011fit\u00e7e direni\u015fin \u00fcr\u00fcn\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu tarihi tecr\u00fcbenin ayr\u0131nt\u0131lar\u0131nda yans\u0131yan baz\u0131 ibretler daha vard\u0131r ki, bunlar her d\u00f6nemde ya\u015fayan m\u00fcsl\u00fcman toplumlar i\u00e7in son derece de\u011ferlidir. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle s\u0131ralayabiliriz:<\/p>\n<p>Toplumsal heyecanlar d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerine g\u00f6re de\u011ferlendirildi\u011finde liderleri aldatabilecek niteliklere sahiptirler. Bundan dolay\u0131 liderler, s\u00f6zkonusu heyecanlar\u0131n etkisiyle sava\u015fa giri\u015fmeden \u00f6nce onlar\u0131 mihenk ta\u015f\u0131na vurmal\u0131, iyice \u00f6l\u00e7\u00fcp tartmal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>Nitekim bu tarihi tecr\u00fcbede ileri gelen yahudilerden olu\u015fmu\u015f bir grup, Peygamberlerine ba\u015fvurarak ondan ba\u015flar\u0131na bir h\u00fck\u00fcmdar ge\u00e7irmesini ve bu h\u00fck\u00fcmdar\u0131n \u00f6nlerine d\u00fc\u015f\u00fcp din d\u00fc\u015fmanlar\u0131 ile yap\u0131lacak sava\u015fta kendilerine komutanl\u0131k etmesini, egemenliklerini ve Hz. Musa ile Hz. Harun (sel\u00e2m \u00fczerlerine olsun) ailelerinden kalma kutsal emanetler ile birlikte b\u00fct\u00fcn mallar\u0131n\u0131 ellerinden alm\u0131\u015f olan d\u00fc\u015fmanlar\u0131 ile giri\u015filecek hesapla\u015fmaya \u00f6nderlik etmesini isterler. Peygamberleri sava\u015fmaya kesinlikle kararl\u0131 olup olmad\u0131klar\u0131n\u0131 anlamak \u00fczere kendilerine; &#8220;Ya e\u011fer sava\u015f size farz k\u0131l\u0131n\u0131nca bu emre kar\u015f\u0131 gelip sava\u015fmazsan\u0131z?&#8221; deyince bu s\u00f6z a\u011f\u0131rlar\u0131na gider ve peygamberlerine; &#8220;Yurtlar\u0131m\u0131zdan ve \u00e7ocuklar\u0131m\u0131zdan ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze g\u00f6re ni\u00e7in sava\u015fmayal\u0131m?&#8221; diye kar\u015f\u0131l\u0131k verirler.<\/p>\n<p>Fakat bu heyecan\u0131n ate\u015fi \u00e7ok ge\u00e7meden s\u00f6nmeye y\u00fcz tutar, k\u0131ssada anlat\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi yolun \u00e7e\u015fitli a\u015famalar\u0131nda iyice zay\u0131flar. Okudu\u011fumuz ayetlerin bir yerinde bu e\u011filim &#8220;Fakat sava\u015fmak kendilerine farz k\u0131l\u0131n\u0131nca pek az\u0131 hari\u00e7, hepsi yan \u00e7izdiler&#8221; diye a\u00e7\u0131k\u00e7a vurgulan\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7i yap\u0131lan anla\u015fmay\u0131 bozmak, verilen s\u00f6z\u00fc yerine getirmemek ve yar\u0131 yolda b\u0131rak\u0131p ayr\u0131lmak yahudilerin \u00f6tedenberi bilinen bir huyu, bir \u00f6zelli\u011fidir, ama bu e\u011filim, imana dayal\u0131 e\u011fitim d\u00fczeyi pek y\u00fcksek olmayan b\u00fct\u00fcn toplumlarda genellikle rastlanabilecek ortak insani e\u011filimdir. Tabii ki, bu durum, her ku\u015faktan m\u00fcsl\u00fcman toplumlar\u0131n lider kadrolar\u0131n\u0131n ba\u015f\u0131na da gelebilir. Bu y\u00fczden bu t\u00fcr durumlarda bu tarihi tecr\u00fcbenin verdi\u011fi dersten yararlanmak, yerinde olur.<\/p>\n<p>Tarihi tecr\u00fcbenin ayr\u0131nt\u0131lar\u0131ndan derledi\u011fimiz di\u011fer bir ibret dersi de \u015fudur: Bu t\u00fcr toplumsal heyecanlar\u0131n, halk\u0131n kollektif vicdan\u0131ndan kaynaklanan toplumsal patlamalar\u0131n dayan\u0131kl\u0131l\u0131k derecesini bir defa s\u0131navdan ge\u00e7irmekle yetinmemek gerekir.<\/p>\n<p>Nitekim bu tecr\u00fcbeyi ya\u015fayan \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n \u00e7o\u011funlu\u011fu, istekleri olumlu kar\u015f\u0131lanarak omuzlar\u0131na sava\u015fma y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc bindirilir-bindirilmez yan \u00e7izdiler. Geriye peygamberleri ile yapt\u0131klar\u0131 anla\u015fmaya ba\u011fl\u0131 kalan k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131k kald\u0131. Bunlar da Talut&#8217;un komutas\u0131 alt\u0131nda sefere \u00e7\u0131kan askerlerdi. Hat\u0131rlanaca\u011f\u0131 gibi bu ordu, Talut&#8217;un h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011fa ve komutanl\u0131\u011fa l\u00e2y\u0131k olup olmad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin yo\u011fun tart\u0131\u015fmalar\u0131n, O&#8217;nun ba\u015flar\u0131na y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan getirildi\u011finin kan\u0131ta ba\u011flanmas\u0131n\u0131n ve bunun belirtisi olarak peygamberlerinden kalan kutsal emanetleri i\u00e7eren sand\u0131klar\u0131n\u0131n meleklerce ta\u015f\u0131narak \u00f6nlerine getirilmesinin arkas\u0131ndan yola \u00e7\u0131kabilmi\u015fti. Buna ra\u011fmen bu ordunun \u00e7o\u011funlu\u011fu daha ilk a\u015famada geride kald\u0131lar, askerlerin \u00e7o\u011funlu\u011fu komutanlar\u0131 taraf\u0131ndan ger\u00e7ekle\u015ftirilen daha ilk s\u0131navda ba\u015far\u0131s\u0131z not ald\u0131lar. Ayette bu s\u0131nav aynen \u015f\u00f6yle anlat\u0131l\u0131yor; &#8220;Talut, ordusu ile birlikte sefere \u00e7\u0131k\u0131nca askerlerine dedi ki `Allah sizi bir \u0131rmak arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile s\u0131navdan ge\u00e7irecek. Kim bu \u0131rma\u011f\u0131n suyundan kana kana i\u00e7erse benden de\u011fildir. Kim onun suyundan i\u00e7mez de sadece bir avu\u00e7 dolusu ile yetinirse o bendendir.&#8217; \u00c7ok az\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda askerler bu \u0131rmaktan kana kana su i\u00e7tiler.&#8221;<\/p>\n<p>Fakat \u0131rma\u011f\u0131n suyundan i\u00e7meyen bu &#8220;\u00e7ok az ki\u015fi&#8221; de direnmelerini sonuna kadar s\u00fcrd\u00fcremediler. Deh\u015fetin somutla\u015fm\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc, yani d\u00fc\u015fman\u0131n kalabal\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve g\u00fcc\u00fc kar\u015f\u0131s\u0131nda moralleri bozuldu ve kalpleri sars\u0131ld\u0131. &#8220;O \u0131rma\u011f\u0131 ge\u00e7ince askerlerin bir k\u0131sm\u0131 `Bug\u00fcn bizim Calut ve ordusu ile ba\u015fa \u00e7\u0131kacak g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yok&#8217; dediler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00e7\u00f6z\u00fclme kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7ok k\u00fc\u00e7\u00fck ve se\u00e7kin bir az\u0131nl\u0131k direni\u015fini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc, bunlar Allah&#8217;a g\u00fcven ve ba\u011fl\u0131l\u0131k duygusu i\u00e7inde \u015f\u00f6yle dediler; &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile nice az say\u0131l\u0131 topluluk, kalabal\u0131k toplulu\u011fu yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah sabredenlerle beraberdir.&#8221; \u0130\u015fte terazinin kefelerinden birinin a\u011f\u0131r basmas\u0131na yola\u00e7an, dengeyi de\u011fi\u015ftiren, sava\u015fta zaferi kazanarak \u015ferefi ve egemenli\u011fi hakeden ordu, bu bir avu\u00e7 inanm\u0131\u015f gruptu.<\/p>\n<p>Bu tarihi tecr\u00fcbenin olaylar\u0131 aras\u0131nda gizlenen bir ba\u015fka ibret dersi de yap\u0131c\u0131, kararl\u0131 ve inanm\u0131\u015f liderli\u011fe ili\u015fkindir. Talut&#8217;un, bu vas\u0131flar\u0131 t\u00fcm\u00fc ile ki\u015fili\u011finde biraraya getirdi\u011fi g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu tecr\u00fcbeyi okurken O&#8217;nun insan psikolojisini \u00e7ok iyi bildi\u011fini, heyecan\u0131n d\u0131\u015fa vuran co\u015fkunlu\u011funa aldanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, ilk s\u0131navla yetinmedi\u011fini, sava\u015ftan \u00f6nce askerlerinin itaatk\u00e2rl\u0131k ve kararl\u0131l\u0131k derecelerini deneyden ge\u00e7irdi\u011fini, zaaf g\u00f6steren askerlerini ay\u0131r\u0131p geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve son olarak da -ki en \u00f6nemlisi budur- arka arkaya yapt\u0131\u011f\u0131 denemelerin ard\u0131ndan askerleri say\u0131ca iyice azald\u0131\u011f\u0131, yan\u0131nda sadece bir avu\u00e7 se\u00e7kin ve sebatk\u00e2r bir sava\u015f\u00e7\u0131 grubu kald\u0131\u011f\u0131 halde hi\u00e7 moralini bozmadan, halis iman\u0131n g\u00fcc\u00fcne ve Allah&#8217;\u0131n m\u00fcminlere y\u00f6nelik destek vaadine g\u00fcvenerek cesurca sava\u015fa girebilmesidir.<\/p>\n<p>Son ibret dersini de sava\u015f\u0131n ak\u0131\u015f\u0131n\u0131 izlerken alg\u0131l\u0131yoruz: Y\u00fcce Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131 bir kalbin \u00f6l\u00e7\u00fcleri, kriterleri ve d\u00fc\u015f\u00fcnceleri inanmayanlardan farkl\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle bir kimse s\u0131n\u0131rl\u0131 ve basit realitenin \u00f6tesine uzanar\u00e0k kesin ve s\u00fcrekli realiteye kavu\u015fur. Ayr\u0131ca s\u0131n\u0131rl\u0131 ve basit realitenin d\u0131\u015f\u0131ndaki her\u015feyi geni\u015f bir perspektifle g\u00f6r\u00fcr. Nitekim bu k\u0131ssada kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 sonuna kadar s\u00fcrd\u00fcrerek sava\u015fa giren ve zaferi elde eden bir avu\u00e7 inanm\u0131\u015f az\u0131nl\u0131k t\u0131pk\u0131 &#8220;Bug\u00fcn bizim Calut&#8217;la ve ordusu ile ba\u015fa \u00e7\u0131kacak g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yok&#8221; diyenler gibi say\u0131ca d\u00fc\u015fmandan az olduklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyorlard\u0131. Fakat durum hakk\u0131nda o y\u0131lg\u0131nlar\u0131n vard\u0131klar\u0131 h\u00fckme varmam\u0131\u015flar, onlar\u0131nkinden \u00e7ok farkl\u0131 bir h\u00fckme vararak &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile nice az say\u0131l\u0131 topluluk, nice kalabal\u0131k toplulu\u011fu yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r&#8221; dediler. Arkas\u0131ndan da Rabb&#8217;lerine el a\u00e7arak &#8220;Ey Rabbimiz, \u00fczerimize sab\u0131r ya\u011fd\u0131r, ayaklar\u0131m\u0131z\u0131 yere sa\u011flam basmam\u0131z\u0131 sa\u011fla ve k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 bize zafer nasip eyle&#8221; diye dua ettiler. Bunlar g\u00fc\u00e7 dengesinin k\u00e2firlerin elinde olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bunun s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n elinde oldu\u011funu biliyorlard\u0131, bu bilin\u00e7le zaferi Allah&#8217;tan istediler ve zaferin as\u0131l sahibi olmas\u0131 hasebi ile onu diledi\u011fine veren Allah&#8217;\u0131n elinden buna kavu\u015ftular. &#8216;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte insan, ger\u00e7ek anlamda Allah&#8217;a ba\u011flan\u0131nca, olaylara ve geli\u015fmelere ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcnceleri ve \u00f6l\u00e7\u00fcleri b\u00f6ylesine de\u011fi\u015fir. B\u00f6ylece bu t\u00fcr kalpler i\u00e7in kesin bir realite olan Allah&#8217;\u0131n vaadine dayal\u0131 hesaplar yap\u0131nan\u0131n, g\u00f6zlerin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc basit realiteye dayal\u0131 hesaplar yapmaktan daha ger\u00e7ek\u00e7i bir tutum oldu\u011fu kan\u0131tlanm\u0131\u015f oluyor.<\/p>\n<p>Bu k\u0131ssan\u0131n i\u00e7erdi\u011fi b\u00fct\u00fcn mesajlar\u0131 istesek de kavrayamay\u0131z. \u00c7\u00fcnk\u00fc tecr\u00fcbelerimizden de \u00f6\u011frendi\u011fimiz gibi- Kur&#8217;an ayetleri kalplere y\u00f6nelik mesajlar\u0131n\u0131, kalplerin i\u00e7inde bulunduklar\u0131 durum ve bu durumlar\u0131n ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ihtiya\u00e7lar oran\u0131nda sunarlar ve her zaman ihtiya\u00e7 oran\u0131nda mesaj birikimlerini kalplere a\u00e7arlar.<br \/>\n<strong>243- Binlerce ki\u015filik kalabal\u0131k olarak \u00f6l\u00fcm korkusu ile yurtlar\u0131ndan ka\u00e7an kimseleri g\u00f6rmedin mi? Allah onlara \u00f6nce `\u00f6l\u00fcn &#8221; dedi, arkas\u0131ndan kendilerini yeniden diriltti. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah insanlara kar\u015f\u0131 kerem sahibidir, ama insanlar \u00e7o\u011funlukla \u015f\u00fckretmezler.<\/strong><\/p>\n<p>\u00d6L\u00dcM KORKUSU<\/p>\n<p>Burada &#8220;Binlerce ki\u015filik bir kalabal\u0131k halinde \u00f6l\u00fcm korkusu ile yurtlar\u0131ndan ka\u00e7t\u0131klar\u0131&#8221; belirtilen kimseler hakk\u0131nda \u00e7e\u015fitli yorum ve spek\u00fclasyonlar \u00e7\u00f6l\u00fcne dalmak istemem. Bunlar kimlerdi? Yurtlar\u0131 neresiydi? Bu yurtlar\u0131ndan ne zaman ka\u00e7t\u0131lar? E\u011fer y\u00fcce Allah dileseydi t\u0131pk\u0131 Kur&#8217;an&#8217;da ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bi\u00e7imde anlat\u0131lan baz\u0131 k\u0131ssalarda oldu\u011fu gibi bu insanlar hakk\u0131nda da bize a\u00e7\u0131k bilgi verirdi. Fakat bu hikaye; olaylar\u0131 ve bu olaylar\u0131n yer ve zamanlar\u0131 somutla\u015ft\u0131r\u0131lmam\u0131\u015f, sadece ana fikir ama\u00e7lanan bir ibret dersi, bir \u00f6\u011f\u00fctt\u00fcr. Bu hikayede olaylar\u0131n yerlerini ve zamanlar\u0131n\u0131 belirlemek onun ibret dersi olma niteli\u011fine ve ana fikrine hi\u00e7bir katk\u0131da bulunmaz.<\/p>\n<p>Bu hik\u00e2yeyi anlatman\u0131n amac\u0131 \u00f6l\u00fcm ve hayat ger\u00e7e\u011finin d\u0131\u015f sebepleri ile gizli as\u0131l mahiyetleri hakk\u0131nda do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi sa\u011flayarak bu iki konuyu her\u015feyi \u00f6nceden tasarlayan ulu kudrete h\u00e0vale etmeyi benimsetmek Allah&#8217;\u0131n bu konulardaki takdirine g\u00f6n\u00fcl rahatl\u0131\u011f\u0131 ile raz\u0131 olarak, a\u011flay\u0131p s\u0131zlamadan, pani\u011fe kap\u0131l\u0131p feryad etmeden, y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri ve g\u00f6revleri yerine getirmeyi kabul ettirmektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne takdir edildiyse mutlaka olacakt\u0131r, \u00f6l\u00fcm de hayat da son a\u015famada Allah&#8217;\u0131n elindedir.<\/p>\n<p>Bu hik\u00e2ye arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile insanlara s\u00f6ylenmek istenen \u015fudur: \u00d6l\u00fcmden ka\u00e7man\u0131n hi\u00e7bir yarar\u0131 yok. Pani\u011fe kap\u0131lmak ve feryad\u0131 basmak ne hayata bir\u015fey ekler ne \u00f6l\u00fcm an\u0131n\u0131 erteletir ve ne de il\u00e2hi takdirin \u00f6n\u00fcne ge\u00e7ebilir. Hayat\u0131 veren de alan da yaln\u0131z Allah&#8217;t\u0131r. O, bu iki durumda da, yani hayat\u0131 verirken de al\u0131rken de l\u00fctuf ve kerem sahibidir, alman\u0131n da vermenin de arkas\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir il\u00e2hi hikmet sakl\u0131d\u0131r. Her iki olayda da insanlar\u0131n menfaati vard\u0131r. Allah&#8217;\u0131n insanlara y\u00f6nelik keremi, hem almakta hem de vermekte ayn\u0131 oranda kendini g\u00f6sterir:<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah insanlara kar\u015f\u0131 kerem sahibidir, ama insanlar \u00e7o\u011funlukla \u015f\u00fckretmezler.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Binlerce ki\u015filik kalabal\u0131k olu\u015fturan&#8221; bu toplulu\u011fun biraraya gelmesi ve &#8220;\u00f6l\u00fcm korkusu ile&#8221; \u00fclkesinden ka\u00e7mas\u0131 ancak panik halinde olur. Bu ka\u00e7\u0131\u015f ister sald\u0131rgan bir d\u00fc\u015fman\u0131n, ister salg\u0131n t\u00bbr veba hastal\u0131\u011f\u0131n\u0131n korkusu ile olsun. B\u00fct\u00fcn bunlar onlar\u0131 \u00f6l\u00fcmden kurtaramad\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Allah onlara `\u00f6l\u00fcn&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>Allah onlara bu s\u00f6z\u00fc nas\u0131l s\u00f6yledi? Nas\u0131l \u00f6ld\u00fcler? Acaba \u00f6l\u00fcm sebepleri, korkup ka\u00e7t\u0131klar\u0131 \u015fey mi oldu, yoksa hi\u00e7 hesapta olmayan ba\u015fka bir sebep y\u00fcz\u00fcnden mi \u00f6ld\u00fcler? Bunlar\u0131n hi\u00e7biri hakk\u0131nda ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi verilmiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar ibret dersini etkileyecek noktalar de\u011fil. \u0130bret dersi \u015furada: Pani\u011fe kap\u0131lmak, a\u011flay\u0131p s\u0131zlamak, feryad\u0131 basmak, ka\u00e7mak ve korkmak, onlar\u0131n ak\u0131betini de\u011fi\u015ftirmedi, \u00f6lmelerini \u00f6nleyemedi, Allah&#8217;\u0131n takdirini ba\u015flar\u0131ndan savamad\u0131. Oysa e\u011fer Allah&#8217;a y\u00f6nelerek durumu sab\u0131rla, sebatla ve so\u011fukkanl\u0131l\u0131kla kar\u015f\u0131lasalard\u0131 kendileri i\u00e7in daha iyi olurdu.<\/p>\n<p>&#8220;Sonra onlar\u0131 diriltti.&#8221;<\/p>\n<p>Bu nas\u0131l oldu? Acaba onlar\u0131n \u00f6l\u00fclerini dirilterek kendilerini somut bi\u00e7imde yeniden hayata m\u0131 d\u00f6nd\u00fcrd\u00fc? Yoksa onlar\u0131n yerine g\u00fc\u00e7l\u00fc bir hayat\u0131n temsilcisi olan, atalar\u0131 gibi pani\u011fe kap\u0131l\u0131p feryad\u0131 basmayan g\u00f6z\u00fcpek bir ku\u015fak m\u0131 getirdi? Bu sorular hakk\u0131nda da ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi verilmiyor. Bu sorulara mutlaka bir cevap yak\u0131\u015ft\u0131ral\u0131m diye zoraki yorumlara dalmam\u0131z\u0131n, baz\u0131 tefsir kitaplar\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc t\u00fcrden d\u00e2yanaks\u0131z masallar\u0131n \u00e7\u00f6llerinde kendimizi kaybetmemizin hi\u00e7bir gere\u011fi yok. Bu c\u00fcmlenin kalbe sundu\u011fu mesaj \u015fudur: Onlar\u0131n \u00e7abalar\u0131, \u00e7\u0131rp\u0131nmalar\u0131 \u00f6l\u00fcm\u00fc ba\u015flar\u0131ndan savamad\u0131\u011f\u0131 gibi, Allah onlar\u0131, hi\u00e7bir \u00e7abalar\u0131 ve katk\u0131lar\u0131 olmaks\u0131z\u0131n hayata d\u00f6nd\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Panik, il\u00e2hi takdiri geriye \u00e7eviremez. A\u011flay\u0131p s\u0131zlamak, feryad\u0131 basmak hayat\u0131 koruyamaz. Hayat Allah&#8217;\u0131n elindedir,onu ya\u015fayanlar\u0131n hi\u00e7bir \u00e7abas\u0131 olmaks\u0131z\u0131n, kendilerine kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z bir ba\u011f\u0131\u015f olarak sunar. O halde korkaklar\u0131n g\u00f6zlerine uyku girmesin!<br \/>\n<strong>244- Allah yolunda sava\u015f\u0131n\u0131z ve Allah&#8217;\u0131n her\u015feyi i\u015fitti\u011fini ve bildi\u011fini biliniz.<\/strong><\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u015fimdi yukardaki olay\u0131n amac\u0131n\u0131 ve ana fikrini k\u0131smen kavr\u0131yor, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, gerek ilk m\u00fcsl\u00fcman topluma ve gerekse b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcmanlara bu tarihi tecr\u00fcbeyi ni\u00e7in aktard\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u0131smen idrak ediyoruz: Sak\u0131n sizi ya\u015fama sevgisi ve \u00f6l\u00fcm korkusu Allah yolunda cihad etmekten, sava\u015fmaktan al\u0131koymas\u0131n. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00fcm de hayat da Allah&#8217;\u0131n elindedir. Ba\u015fka bir gaye u\u011fruna de\u011fil, Allah yolunda sava\u015f\u0131n; ba\u015fka bir yafta, ba\u015fka bir bayrak alt\u0131nda de\u011fil, Allah&#8217;\u0131n sanca\u011f\u0131 alt\u0131nda cihad edin, sava\u015f\u0131n. Ve;<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n her\u015feyi i\u015fitti\u011fi ve bildi\u011fini bilin&#8221;<\/p>\n<p>O i\u015fitir ve bilir. O s\u00f6ylenen s\u00f6z\u00fc i\u015fitir ve s\u00f6z\u00fcn ard\u0131nda gizlenen maksad\u0131 bilir. Ya da O i\u015fitir ve \u00e7a\u011fr\u0131lara olumlu kar\u015f\u0131l\u0131k verir, hayata ve kalplere neyin yararl\u0131 oldu\u011funu bilir. Allah yolunda sava\u015f\u0131n; \u00e7\u00fcnk\u00fc yap\u0131lan hi\u00e7bir amel Allah kat\u0131nda, hayat\u0131 alan ve veren Allah kat\u0131nda kayba u\u011framaz.<\/p>\n<p>Allah yolunda cihad etmek, kar\u015f\u0131l\u0131k beklemeden vermek, fedak\u00e2rl\u0131kta bulunmak anlam\u0131 ta\u015f\u0131r. Bu y\u00fczden Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de mal\u00ee fedak\u00e2rl\u0131kta, \u00f6zveride bulunma konusu cihad ve sava\u015f konusu ile birlikte ele al\u0131n\u0131r. \u00d6zellikle cihad\u0131n, sava\u015fmak i\u00e7in ordu toplaman\u0131n g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fck esas\u0131na dayand\u0131\u011f\u0131 \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n o ilk d\u00f6neminde bu mal\u00ee ve bedeni \u00f6zverinin ayr\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131 ilkesi daha da \u00f6nemliydi. \u00c7\u00fcnk\u00fc cihad\u0131n insan g\u00fcc\u00fc y\u00fcz\u00fcnden aksamad\u0131\u011f\u0131 baz\u0131 d\u00f6nemlerde mal\u0131 imkan yoklu\u011fu y\u00fcz\u00fcnden aksad\u0131\u011f\u0131 olurdu. Bundan dolay\u0131 mal\u0131 \u00f6zveride bulunman\u0131n s\u00fcrekli bi\u00e7imde \u00f6zendirilmesi ve b\u00f6ylece Allah yolunda sava\u015fmak isteyenlerin yolunun kolayla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir gereklilik olmu\u015ftur:<br \/>\n<strong>245- Kimdir o ki, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z (g\u00fczel) bor\u00e7 verir de Allah da bu borcu ona kat kat fazlas\u0131 ile \u00f6der. K\u0131s\u0131tlayan da bol bol veren de Allah&#8217;t\u0131r. D\u00f6nd\u00fcr\u00fclece\u011finiz yer O&#8217;nun kat\u0131d\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>\u00d6l\u00fcm ile hayat nas\u0131l elinde ise Allah&#8217;\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 takdir etmedi\u011fi bir can, nas\u0131l ki sahibi sava\u015fa kat\u0131ld\u0131 diye kayba u\u011frayacak de\u011filse, mal da b\u00f6yledir, Allah yolunda harcand\u0131 diye kaybolmaz. O, Allah&#8217;a verilmi\u015f bir kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z bor\u00e7 (karz-\u0131 hasen)tur, O&#8217;nun kat\u0131nda teminat alt\u0131ndad\u0131r. O, onu kat kat fazlas\u0131 ile geri verir. D\u00fcnyada mal, bereket, mutluluk ve huzur olarak geri verir. Ahirette ise yine mutluluk, Cennet nimeti, ho\u015fnutluk ve kendine yak\u0131nl\u0131k derecesi olarak geri verir.<\/p>\n<p>Zaten zenginlik ve fakirlik meselesi Allah&#8217;a dayan\u0131r, yoksa bu i\u015fin belirleyici fakt\u00f6r\u00fc ne mal ihtiras\u0131 ne cimrilik ne de \u00f6zveri ve mal harcama eylemidir:<\/p>\n<p>&#8220;K\u0131s\u0131tlayan da bol bol veren de Allah&#8217;t\u0131r..<\/p>\n<p>Sonunda her\u015fey Allah&#8217;a geri d\u00f6necek. Mallar ve onlar\u0131n sahibi olduklar\u0131n\u0131 sanan insanlar bu varl\u0131k aleminde ne ki onlar Allah&#8217;a d\u00f6nmesinler; onlar da d\u00f6necek elbette:<\/p>\n<p>&#8220;D\u00f6nd\u00fcr\u00fclece\u011finiz yer O&#8217;nun kat\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>O halde \u00f6l\u00fcmden \u00fcrkmenin, fakirlikten korkman\u0131n ve Allah&#8217;a d\u00f6nme konusunda teredd\u00fct etmenin anlam\u0131 yok. Buna g\u00f6re m\u00fcminler Allah yolunda sava\u015fs\u0131nlar, canlar\u0131n\u0131 ve mallar\u0131n\u0131 \u00f6zveri ile ortaya koysunlar ve iyi bilsinler ki nefesleri say\u0131l\u0131, mallar\u0131 belirlidir. O halde ya\u015fad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece g\u00fc\u00e7l\u00fc, \u00f6zg\u00fcr, yi\u011fit ve onurlu olmalar\u0131 onlar hesab\u0131na hay\u0131rl\u0131d\u0131r. Sonu\u00e7ta d\u00f6n\u00fc\u015fleri Allah&#8217;ad\u0131r.<\/p>\n<p>Okudu\u011fumuz ayetlerin imana ili\u015fkin, e\u011fitici mesajlar\u0131ndan sonra biraz da bu ayetlerin yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ifade g\u00fczelli\u011fine de\u011finmeden ge\u00e7emeyece\u011fim. Yine ilk ayetin ba\u015f\u0131na d\u00f6nelim:<\/p>\n<p>&#8220;Binlerce ki\u015filik kalabal\u0131k olarak \u00f6l\u00fcm korkusu ile yurtlar\u0131ndan ka\u00e7an kimseleri g\u00f6rmedin mi?&#8221;<\/p>\n<p>Bu ifade, bu binlerce ki\u015fiyi, onlar\u0131n olu\u015fturdu\u011fu saflar\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor. Bu g\u00f6z\u00f6n\u00fcne getirmeyi, bu canland\u0131rmay\u0131 sa\u011flayan &#8220;g\u00f6rmedin mi&#8221; \u015feklindeki sorulu y\u00fcklemdir. Ba\u015fka hi\u00e7bir ifade bi\u00e7imi, se\u00e7ildi\u011fi yere yak\u0131\u015fan bu sorulu y\u00fcklem kadar, bu muhayyile \u00f6n\u00fcne getirmeyi, bu g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde canland\u0131rmay\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiremezdi.<\/p>\n<p>\u00d6l\u00fcmden korkan, bu deh\u015fet i\u00e7inde titreyen binlerce ki\u015filik kalabal\u0131\u011f\u0131n tablosundan hemen sonra bir anda ve tek kelime arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile &#8220;\u00f6l\u00fcn&#8221; emri \u00fczerine ger\u00e7ekle\u015fiveren \u00f6l\u00fcm tablosu ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kal\u0131yoruz. B\u00fct\u00fcn bu \u00e7ekinmeler, b\u00fct\u00fcn bu biraraya gelmeler, b\u00fct\u00fcn bu \u00e7abalar bir tek &#8220;\u00f6l\u00fcn&#8221; kelimesi \u00fczerine yok olup gidiyor. Bu ifade, bu \u00e7abalar\u0131n bo\u015flu\u011funu, tutulan yolun yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 beynimize i\u015fledi\u011fi gibi ilahi takdirin kesinli\u011fini, Allah&#8217;\u0131n istedi\u011fini yapma konusunda ne kadar seri oldu\u011funu g\u00f6zler \u00f6n\u00fcnde somutla\u015ft\u0131r\u0131yor.<\/p>\n<p>&#8220;Sonra onlar\u0131 yeniden diriltti.&#8221;<\/p>\n<p>Ger\u00e7ek bu&#8230; Bu yeniden diriltmenin hangi yolla oldu\u011funa ili\u015fkin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgi verilmeksizin&#8230; \u00d6l\u00fcm\u00fcn ve hayat\u0131n dizginlerini elinde tutan, kullara ili\u015fkin geli\u015fmelerde tek tasarruf yetkisine sahip olan y\u00fcce kudret ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bu y\u00fcce kudretin iradesine kar\u015f\u0131 konulamaz; O&#8217;nun diledi\u011fi olur. Bu ifade zihnimizde \u00f6l\u00fcm ve hayat tablolar\u0131 ile uyumlu bir izlenim uyand\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>Biz, \u00f6ld\u00fcrme ve diriltme, can alma ve can verme tablolar\u0131n\u0131 izlerken \u00f6n\u00fcm\u00fcze r\u0131z\u0131k meselesi geliyor ve burada da &#8220;K\u0131s\u0131tlayan da bol bol veren de Allah&#8217;t\u0131r.&#8221; ifadesi ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Bu ifade de can alma ve can verme eylemi ile uyumlu, ayn\u0131 zamanda onun gibi veciz ve k\u0131sad\u0131r.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra verilen mesajlar ile \u00fcslup g\u00fczelli\u011fi aras\u0131ndaki \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 uyuma paralel olarak tablolar\u0131n tasvirinde de \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir uyum g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Bir sonraki ayette ikinci tarihi tecr\u00fcbenin anlat\u0131m\u0131na ge\u00e7iliyor. Bu tecr\u00fcbenin kahramanlar\u0131 da \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n Hz. Musa d\u00f6neminden sonra ya\u015fam\u0131\u015f olan bir ku\u015fa\u011f\u0131d\u0131r:<br \/>\n<strong>246- Musa sonras\u0131 d\u00f6nemde ya\u015fayan bir grup ileri gelen \u0130srailo\u011flunu g\u00f6rmedin mi? Bunlar Peygamberlerine `Ba\u015f\u0131m\u0131za bir h\u00fck\u00fcmdar getir de onun emri alt\u0131nda Allah yolunda sava\u015fal\u0131m&#8217; dediler. Peygamberleri onlara; `Ya e\u011fer sava\u015fmak size farz k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu emre kar\u015f\u0131 gelirseniz. diye sorunca, Yurdumuzdan ve \u00e7ocuklar\u0131m\u0131zdan ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze g\u00f6re ni\u00e7in sava\u015fmayal\u0131m ki?&#8217; dediler. Fakat sava\u015fmak kendilerine farz k\u0131l\u0131n\u0131nca pek az\u0131 hari\u00e7 hepsi yan\u00e7izdiler. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah, zalimlerin kimler oldu\u011funu bilir.<\/strong><\/p>\n<p>SAVA\u015eTAN KA\u00c7ANLAR<\/p>\n<p>&#8220;G\u00f6rmedin mi?&#8221; Sanki \u015fu anda olmakta olan bir olaydan ve g\u00f6zler \u00f6n\u00fcnde cereyan eden bir manzaradan s\u00f6zediliyor. Yahudi ileri gelenlerinden ve s\u00f6z\u00fc ge\u00e7enlerinden bir grup aralar\u0131nda toplan\u0131p peygamberlerinden birine ba\u015fvuruyorlar. Bu peygamberlerin ad\u0131 belli de\u011fil. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u0131ssan\u0131n amac\u0131, konusu o peygamber de\u011fil. Onun ad\u0131n\u0131n s\u00f6ylenmesi k\u0131ssan\u0131n vermek istedi\u011fi mesaja hi\u00e7bir \u015fey katm\u0131yor. \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na uzun tarihleri boyunca birbirinin pe\u015fis\u0131ra \u00e7ok say\u0131da peygamber geldi. \u0130\u015fte s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz se\u00e7kin yahudi \u00f6nderleri, aralar\u0131nda toplan\u0131p bu peygamberlerinden birine ba\u015fvurdular ve ondan komutas\u0131 alt\u0131nda &#8220;Allah yolunda&#8221; sava\u015facaklar\u0131 bir h\u00fck\u00fcmdar belirleyip ba\u015flar\u0131na getirmesini istediler.<\/p>\n<p>Onlar\u0131n a\u011fz\u0131ndan \u00e7\u0131kan bu sava\u015f\u0131n karakterini tan\u0131mlay\u0131c\u0131 &#8220;Allah yolunda&#8221; s\u00f6z\u00fc kalplerindeki inan\u00e7 co\u015fkunlu\u011funu, vicdanlar\u0131ndaki iman uyan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131, kendilerinin hakl\u0131 bir inanc\u0131n savunucular\u0131, d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n ise bat\u0131l yanl\u0131s\u0131, sap\u0131k k\u00e2firler olduklar\u0131n\u0131n bilincinde olduklar\u0131n\u0131, Allah yolunda cihad etmek i\u00e7in \u00f6nlerindeki yolun kafalar\u0131nda belirgin oldu\u011funu kan\u0131tlar.<\/p>\n<p>Bu alg\u0131 belirginli\u011fi, bu idrak kesinli\u011fi zafere giden yolun yar\u0131s\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re kendisinin hak yolda, buna kar\u015f\u0131l\u0131k d\u00fc\u015fman\u0131n bat\u0131l yanl\u0131s\u0131 oldu\u011fu, m\u00fcminin zihninde belirgin bir bi\u00e7imde yeretmesi; hedefin, yani Allah yolunda oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finin kafas\u0131nda mutlaka soyutlan\u0131p kavramla\u015fmas\u0131 gerekir. D\u00fc\u015f\u00fcnceleri nereye gitt\u00ef\u011fini bilmesini engelleyecek bir kavram karga\u015fas\u0131n\u0131n egemenli\u011fi alt\u0131nda olmamal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Peygamberleri de onlar\u0131n azimlerinin ger\u00e7ekli\u011finden, niyetlerinin sa\u011flaml\u0131\u011f\u0131ndan, bu a\u011f\u0131r g\u00f6revi yerine getirmekte kararl\u0131, \u00f6n\u00fcne getirdikleri teklifte ciddi olup olmad\u0131klar\u0131ndan emin olmak istemi\u015fti:<\/p>\n<p>&#8220;Peygamberleri onlara; `Ya e\u011fer size sava\u015fmak farz k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131nda bu emre kar\u015f\u0131 gelirseniz?&#8217; diye sordu.&#8221;<\/p>\n<p>Acaba sava\u015fmak size farz k\u0131l\u0131n\u0131rsa bundan ka\u00e7ma ihtimaliniz yok mu? \u015eimdi bu bak\u0131mdan serbest ve rahats\u0131n\u0131z. Ama e\u011fer iste\u011finiz kabul edilir de sava\u015fman\u0131z karara ba\u011flan\u0131rsa, o zaman sava\u015f, hesab\u0131n\u0131za yaz\u0131lm\u0131\u015f bir farz olur ve art\u0131k bu karardan d\u00f6nemezsiniz.<\/p>\n<p>Bu, peygambere yara\u015facak bir konu\u015fma tarz\u0131d\u0131r; bu \u00fcsteleme, \u0131srarl\u0131 vurgulama peygamberlere lay\u0131k bir vurgulamad\u0131r. Peygamberlerin s\u00f6zlerinin ve emirlerinin teredd\u00fct, oyalanma ve erteleme konusu olmas\u0131 caiz de\u011fildir.<\/p>\n<p>Bu noktada ayaklanma co\u015fkusunun derecesi y\u00fckseliyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Peygamber ile g\u00f6r\u00fc\u015fmeye gelen heyetin mensuplar\u0131 kendilerini sava\u015fmaya s\u00fcr\u00fckleyen sebepler aras\u0131nda sava\u015fmay\u0131 teredd\u00fct g\u00f6t\u00fcrmez, kesin bir zaruret haline getiren gerek\u00e7eler bulundu\u011funu belirtiyorlar:<\/p>\n<p>&#8220;Yurdumuzdan ve \u00e7ocuklar\u0131m\u0131zdan ayr\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcze g\u00f6re niye sava\u015fmayal\u0131m ki?&#8221; dediler.<\/p>\n<p>Meselenin zihinlerinde belirgin oldu\u011funu, vicdanlar\u0131nda karara ba\u011fland\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. D\u00fc\u015fmanlar, Allah&#8217;\u0131n ve O&#8217;nun dininin d\u00fc\u015fmanlar\u0131d\u0131r, bu d\u00fc\u015fman onlar\u0131 yurtlar\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131p evl\u00e2tlar\u0131n\u0131 tutsak yapm\u0131\u015ft\u0131r. Buna g\u00f6re bu d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 sava\u015fmak gereklidir. \u00d6nlerinde tek yol vard\u0131r ki, o da sava\u015fmakt\u0131r. Bu karardan ve bu m\u00fccadeleden geri d\u00f6nmeyi gerektirecek hi\u00e7bir sebep yoktur.<\/p>\n<p>Fakat d\u00fc\u015fman\u0131n ortada g\u00f6r\u00fcnmedi\u011fi tehlikesiz d\u00f6nemde verdikleri bu kararda uzun s\u00fcre sebat edemediler, zira sava\u015fla y\u00fczy\u00fczeydiler art\u0131k;<\/p>\n<p>&#8220;Fakat sava\u015fmak kendilerine farz k\u0131l\u0131n\u0131nca az bir k\u0131sm\u0131 hari\u00e7, \u00e7o\u011fu s\u00f6zlerinden d\u00f6nd\u00fcler.&#8221;<\/p>\n<p>Ger\u00e7i burada yahudilerin \u00f6tedenberi bilinen k\u00f6kl\u00fc bir huyu ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. Onlar s\u0131k s\u0131k s\u00f6zle\u015fmelerini tek tarafl\u0131 olarak bozarlar, verdikleri s\u00f6zlerden cayarlar, liderlerine itaat etmezler, d\u00fczen tan\u0131mazlar, y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerinden ka\u00e7arlar herhangi bir konuda ortak bir karara varamazlar ve apa\u00e7\u0131k ger\u00e7eklerden y\u00fcz \u00e7evirirler. Fakat bu tutum imana dayal\u0131 e\u011fitimde olgunluk d\u00fczeyine y\u00fckselmemi\u015f b\u00fct\u00fcn toplumlar\u0131n, hatta b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n ortak \u00f6zelli\u011fidir. Bu huy ancak imana dayal\u0131, y\u00fcksek d\u00fczeyli, uzun vadeli, k\u00f6kl\u00fc ve etkin bir e\u011fitimle de\u011fi\u015ftirilebilir. Bundan dolay\u0131 \u00e7etin bir yola girmeye azmedenler bu konuda son derece dikkatli olmal\u0131, sarp yollara girecekleri s\u0131rada bu fakt\u00f6r\u00fc hesaba katmal\u0131d\u0131rlar. Yoksa insan mayas\u0131ndaki zorluk an\u0131nda ka\u00e7ma huyu s\u00fcrpriz olarak kar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131karsa i\u015flerini daha da zorla\u015ft\u0131r\u0131r. \u00d6zellikle i\u00e7g\u00fcd\u00fclerinin tutsakl\u0131\u011f\u0131ndan kurtulamam\u0131\u015f, herhangi bir potada pi\u015ferek bu zararl\u0131 unsurlardan ar\u0131namam\u0131\u015f toplumlarda bu olumsuz tepki, beklenen bir tutumdur. Ancak hakk\u0131 ortada b\u0131rak\u0131p geri d\u00f6nenler Allah&#8217;\u0131n \u015fu uyar\u0131 ve tehdidini de g\u00f6ze almad\u0131lar:<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah zalimlerin kimler oldu\u011funu bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu c\u00fcmle sava\u015fmay\u0131 istedikten sonra ve daha bilfiil sava\u015fa giri\u015fmeden \u00f6nce bu g\u00f6revden ka\u00e7an \u00e7o\u011funlu\u011fu azarlar ve onlar\u0131 zalimlikle su\u00e7lar niteliktedir. Bu \u00e7o\u011funluk, hem kendilerine hem peygamberlerine ve hem de ger\u00e7ek oldu\u011funu bile bile onun bat\u0131l yanlar\u0131n\u0131n boyunduru\u011fu alt\u0131nda kalmas\u0131na g\u00f6z yumduklar\u0131 hakka kar\u015f\u0131 zalimlik etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bir grup insan d\u00fc\u015f\u00fcnelim ki, bunlar kendilerinin hak yolda ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n bat\u0131l, e\u011fri yolda oldu\u011funu biliyorlar. T\u0131pk\u0131 burada s\u00f6zkonusu olan yahudi heyeti gibi. Arkas\u0131ndan bunlar peygamberlerinden &#8220;Allah yolunda&#8221; sava\u015fmak amac\u0131yla ba\u015flar\u0131na bir komutan g\u00f6revlendirmesini istiyorlar. Sonra da cihaddan ka\u00e7arak ger\u00e7ek oldu\u011funa iman ettikleri hakk\u0131n bat\u0131l kar\u015f\u0131s\u0131nda kendilerine y\u00fckledi\u011fi sava\u015fma g\u00f6revini yerine getirmiyorlar. Bunlar zul\u00fcmlerinin cezas\u0131na \u00e7arp\u0131lmalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan zalimlerdir. &#8220;Allah zalimlerin kimler oldu\u011funu bilir.&#8221;<br \/>\n<strong>247- Peygamberleri onlara; Allah size h\u00fck\u00fcmdar olarak Talut&#8217;u g\u00f6nderdi&#8217; deyince, `O bize nas\u0131l h\u00fck\u00fcmdar olabilir? H\u00fck\u00fcmdarl\u0131k bize ondan daha \u00e7ok yak\u0131\u015f\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ona bol servet verilmi\u015f, de\u011fildir&#8217; dediler. Peygamberleri onlara; Allah onu h\u00fck\u00fcmdar olarak se\u00e7erek ba\u015f\u0131n\u0131za getirdi, Ona bilgi ve v\u00fccud g\u00fcc\u00fc bak\u0131m\u0131ndan \u00fcst\u00fcnl\u00fck ba\u011f\u0131\u015flad\u0131&#8217; dedi. Allah m\u00fclk\u00fcn\u00fc (egemenlik yetkisini) diledi\u011fine verir, Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir ve O, her\u015feyi bilir.<\/strong><\/p>\n<p>Burada g\u00f6r\u00fclen \u0131srarl\u0131 kar\u015f\u0131 koyma, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n bu surede s\u0131k s\u0131k de\u011finilen bir \u00f6zelli\u011fini ortaya koyuyor. Bilindi\u011fi gibi onlar, sanca\u011f\u0131 alt\u0131nda sava\u015facaklar\u0131 bir h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131 olsun istemi\u015flerdi. Yine bilindi\u011fi gibi a\u00e7\u0131k\u00e7a &#8220;Allah yolunda&#8221; sava\u015fmak istediklerini belirtmi\u015flerdi.<\/p>\n<p>Fakat ayn\u0131 ki\u015filer hararetle istedikleri ve onaylad\u0131klar\u0131 Allah&#8217;\u0131n kendileri i\u00e7in uygun g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc ve Peygamberleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla bilgilerine sundu\u011fu tercihe kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131yorlar, bizzat y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan ba\u015flar\u0131na getirilen Talut&#8217;un h\u00fck\u00fcmdar olmas\u0131n\u0131 i\u00e7lerine sindiremeyerek ona itiraz ediyorlar. Ni\u00e7in? \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncelerine veraset gerek\u00e7esiyle h\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011fa kendileri daha lay\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Talut eski yahudi h\u00fck\u00fcmdarlar\u0131n soyundan gelmiyordu! \u00dcstelik serveti de yoktu ki kendisine verilen liyakat \u00f6nceli\u011fine g\u00f6z yumsunlard\u0131. B\u00fct\u00fcn bunlar, yahudilerin tarih boyunca vazge\u00e7medikleri bilinen karakteristik huylar\u0131 oldu\u011fu gibi ayn\u0131 zamanda sap\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ve kavram karga\u015fas\u0131 i\u00e7inde olduklar\u0131n\u0131 da a\u00e7\u0131\u011fa vurucu \u00f6zelliklerdir.<\/p>\n<p>Peygamberleri onlara, Talut&#8217;un liyakat \u00f6nceli\u011fine sahip oldu\u011funu ve Allah&#8217;\u0131n ne hikmetle onu tercih etti\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Peygamberleri onlara; `Allah onu h\u00fck\u00fcmdar olarak se\u00e7erek ba\u015f\u0131n\u0131za getirdi, ona bilgi ve beden g\u00fcc\u00fc bak\u0131m\u0131ndan \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flad\u0131: dedi. Allah m\u00fclk\u00fcn\u00fc (egemenlik yetkisini) diledi\u011fine verir. Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir ve O, her\u015feyi bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Talut, do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n se\u00e7ti\u011fi bir ki\u015fidir. Bu onun i\u00e7in bir liyakat gerek\u00e7esidir. Bunun yan\u0131s\u0131ra Allah ona bilgi ve beden g\u00fcc\u00fc bak\u0131m\u0131ndan \u00fcst\u00fcnl\u00fck sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Bu da onun i\u00e7in bir ba\u015fka liyakat gerek\u00e7esidir. Ayr\u0131ca Allah &#8220;M\u00fclk\u00fcn\u00fc, egemenlik yetkisini diledi\u011fine verir.&#8221; \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fclk, O&#8217;nundur, onu diledi\u011fi gibi kullanma yetkisi kendisine aittir, buna g\u00f6re kullar\u0131 aras\u0131ndan kimi isterse onu se\u00e7er. Yine Allah &#8220;engin kerem sahibi ve her\u015feyi bilen&#8221;dir. Ne hazinesinin bek\u00e7isi ve ne de ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u0131n\u0131r\u0131 vard\u0131r. Bunun yan\u0131nda O, neyin hay\u0131rl\u0131 oldu\u011funu ve i\u015fleri nas\u0131l d\u00fczenleyece\u011fini herkesten iyi bilir.<\/p>\n<p>Bu uyar\u0131lar ve \u00f6\u011f\u00fctler, asl\u0131nda insan kafas\u0131ndaki kavram karga\u015fas\u0131n\u0131 d\u00fczene koyduracak ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerdeki yan\u0131lg\u0131y\u0131 ortadan kald\u0131racak nitelikte ve yeterliliktedirler. Fakat \u00f6nemli bir sava\u015f\u0131n e\u015fi\u011finde olan yahudilerin karakter yap\u0131lar\u0131ndaki olumsuzluklar\u0131 bu y\u00fcce ger\u00e7ekler tek ba\u015f\u0131na d\u00fczeltmeye yetmez. Onlar\u0131n karakter yap\u0131s\u0131ndaki bu olumsuzluklar\u0131 peygamberleri de biliyor. Onlara, kalplerini sarsarak,g\u00fcvene ve kesin kanaate vard\u0131racak a\u00e7\u0131k bir mucize g\u00f6stermek gerekir:<br \/>\n<strong>248- Peygamberleri onlara dedi ki; `Talut&#8217;un h\u00fck\u00fcmdarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n belirtisi, size meleklerin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 bir sand\u0131\u011f\u0131n gelmesidir. Bu sand\u0131kta Rabbinizden size y\u00f6nelik bir huzur ile birlikte Musa ve Harun ailelerinin geride b\u0131rakt\u0131klar\u0131 baz\u0131 \u00f6nemli e\u015fyalar vard\u0131r. E\u011fer m\u00fcmin kimseler iseniz, bu sizin i\u00e7in kesin bir belirtidir.<\/strong><\/p>\n<p>Yahudiler, \u00e7\u00f6ldeki peri\u015fanl\u0131k d\u00f6nemlerinden ve Hz. Musa&#8217;n\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra peygamberleri Hz. Yu\u015fa&#8217;n\u0131n (Allah&#8217;\u0131n sel\u00e2m\u0131 her ikisi \u00fczerine olsun) liderli\u011fi alt\u0131nda mukaddes topraklara egemen olmu\u015flard\u0131. Fakat bir s\u00fcre sonra d\u00fc\u015fmanlar\u0131 kendilerini bu topraklardan s\u00fcr\u00fcp \u00e7\u0131karm\u0131\u015f ve bu arada Hz. Musa ve Hz. Harun&#8217;un o\u011fullar\u0131ndan gelen peygamberlerinin geride b\u0131rakt\u0131klar\u0131 de\u011ferli e\u015fyalar\u0131 i\u00e7eren bir sand\u0131kta somutla\u015fan kutsal emanetlerine de el koymu\u015flard\u0131. Bir rivayete g\u00f6re bu sand\u0131kta y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Tur da\u011f\u0131nda Hz. Musa&#8217;ya vermi\u015f oldu\u011fu levhalar\u0131n kopyalar\u0131 sakl\u0131 idi. Peygamberleri onlara, belirti olarak Allah&#8217;tan kaynaklanan ve g\u00f6zleri ile g\u00f6recekleri bir mucize g\u00f6stermeyi ve bu ama\u00e7la sandukan\u0131n, \u00fcstelik &#8220;melekler taraf\u0131ndan ta\u015f\u0131narak&#8221; \u00f6nlerine getirilmesini uygun g\u00f6rd\u00fc; bu sandukan\u0131n bu \u015fekilde \u00f6nlerine getirilmesi onlar\u0131n kalplerini huzur ve g\u00fcvenle dolduracakt\u0131. Arkas\u0131ndan da onlara &#8220;E\u011fer m\u00fcmin kimseler iseniz, bu mucize, Talut&#8217;un Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f oldu\u011funu kan\u0131tlamaya yeterli bir delildir&#8221; diyecekti.<\/p>\n<p>Ayetin ak\u0131\u015f\u0131ndan anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc olay, ger\u00e7ekten meydana gelmi\u015f ve yahudi ileri gelenlerinin ku\u015fkular\u0131n\u0131 da\u011f\u0131tarak peygamberlerinin s\u00f6zlerine kesinlikle inanmalar\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>Daha sonra Talut, cihad farz\u0131n\u0131 terk etmeyen daha yolun ba\u015f\u0131nda peygamberleri ile yapt\u0131klar\u0131 s\u00f6zle\u015fmeyi \u00e7i\u011fnememi\u015f olanlardan ordusunu olu\u015fturdu. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, k\u0131ssa anlat\u0131m\u0131nda kulland\u0131\u011f\u0131 her zamanki \u00fcslubu uyar\u0131nca burada iki tablo aras\u0131nda bir bo\u015fluk b\u0131rak\u0131yor ve do\u011frudan do\u011fruya a\u015fa\u011f\u0131daki tabloyu sunuyor. Bu tabloda Talut, ordusu ile sefere \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r:<br \/>\n<strong>249- Talut, ordusu ile birlikte sefere \u00e7\u0131k\u0131nca askerlerine dedi ki; ;9llah sizi bir \u0131rmak arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile s\u0131navdan ge\u00e7irecek. Kim bu \u0131rma\u011f\u0131n suyundan kana kana i\u00e7erse benden de\u011fildir. Kim onun suyundan i\u00e7mez de sadece bir avu\u00e7 dolusu ile yetinirse o bendendir.<\/strong><\/p>\n<p>Askerlerin az bir k\u0131sm\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda \u00e7o\u011fu bu \u0131rmaktan su i\u00e7tiler. Bir s\u00fcre sonra Talut, yan\u0131nda kalan m\u00fcminlerle birlikte o \u0131rma\u011f\u0131 ge\u00e7ince, askerlerin bir k\u0131sm\u0131 &#8220;Bug\u00fcn bizim Calut ve ordusu ile ba\u015fa \u00e7\u0131kacak g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yok.&#8221; dediler. Fakat Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kacaklar\u0131na kesinlikle inanm\u0131\u015f olanlar &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile nice az say\u0131l\u0131 topluluk, nice kalabal\u0131k toplulu\u011fu yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;dediler. &#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah, sab\u0131rl\u0131larla beraberdir.&#8221;<\/p>\n<p>Burada y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu ki\u015fiyi h\u00fck\u00fcmdar se\u00e7mesinin hikmeti somut bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131k\u0131yor. O, ad\u0131m ad\u0131m sava\u015fa do\u011fru ilerliyor. Komutas\u0131 alt\u0131ndaki ordu, tarihinde bir\u00e7ok kez bozgunu ve ezikli\u011fi tatm\u0131\u015f ma\u011flup bir milletten olu\u015fmu\u015f, bir s\u00fcre sonra da galip bir milletin ordusu ile kar\u015f\u0131la\u015facak. O halde, ordusunun vicdan\u0131nda gizli bir g\u00fc\u00e7 bulunmal\u0131d\u0131r ki, onun sayesinde kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 \u00fcst\u00fcn ve g\u00fc\u00e7l\u00fc ordu kar\u015f\u0131s\u0131nda durabilsin. Bu gizli g\u00fc\u00e7 olsa olsa iradede bulunabilir. Nefsin arzular\u0131n\u0131 ve i\u00e7g\u00fcd\u00fclerini denetim alt\u0131na alan, mahrumiyetlere ve s\u0131k\u0131nt\u0131lara dayanan, zaruretlerin ve ihtiya\u00e7lar\u0131n \u00fcstesinden gelen, itaati elden b\u0131rakmayan, bunun getirece\u011fi y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklere katlanan ve b\u00f6ylece ardarda gelecek s\u0131navlar\u0131 ba\u015far\u0131 ile a\u015fan bir iradedir onun arad\u0131\u011f\u0131.<\/p>\n<p>O halde Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f olan komutan, ordusunun iradesini, direnme g\u00fcc\u00fcn\u00fc ve sab\u0131rl\u0131l\u0131k derecesini mutlaka denemeli, s\u0131navdan ge\u00e7irmelidir. \u0130lk \u00f6nce, ordusunun isteklere ve arzulara kar\u015f\u0131 ne kadar dayanabildi\u011fini, ikinci a\u015famada da yokluklara ve s\u0131k\u0131nt\u0131lara kar\u015f\u0131 ne derece sab\u0131rl\u0131 oldu\u011funu deneyecektir. Bu y\u00fczden rivayetlerin verdikleri bilgiye g\u00f6re Talut, askerlerinin susuz olduklar\u0131 bir s\u0131rada bu denemeyi yapmay\u0131 uygun g\u00f6rd\u00fc. B\u00f6ylece kendisi ile birlikte kal\u0131p sabredecek olanlar ile rahat\u0131n\u0131 tercih edip geri d\u00f6necek olanlar\u0131 ay\u0131rt edebilecekti. Deneme sonunda ileri g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ortaya \u00e7\u0131kt\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Askerlerinin az bir k\u0131sm\u0131 hari\u00e7, \u00e7o\u011fu bir \u0131rma\u011f\u0131n suyundan i\u00e7tiler.&#8221;<\/p>\n<p>Kana kana i\u00e7tiler. Oysa isteyenlere, \u0131rma\u011f\u0131n suyundan bir avu\u00e7 dolusu olarak a\u015f\u0131r\u0131 susuzluklar\u0131n\u0131 gidermeleri ve b\u00f6ylece ordudan ayr\u0131lmak iste\u011finde olmad\u0131klar\u0131n\u0131 kan\u0131tlamalar\u0131 serbest b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Ordunun \u00e7o\u011funlu\u011fu s\u0131rf nefislerinin isteklerine boyun e\u011ferek s\u00f6z dinlemedikleri i\u00e7in ondan ayr\u0131ld\u0131lar. Ondan ayr\u0131ld\u0131lar, \u00e7\u00fcnk\u00fc onun ve kendilerinin omuzlar\u0131na y\u00fcklenen g\u00f6rev i\u00e7in yeterli kimseler de\u011fillerdi. Onlar\u0131n d\u00fc\u015fmanla y\u00fczy\u00fcze gelmenin e\u015fi\u011finde olan ordudan ayr\u0131lmalar\u0131 hay\u0131rl\u0131 ve tedbirlili\u011fe uygun bir olayd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc orduda zay\u0131fl\u0131k, moralsizlik ve bozgunculuk tohumu olu\u015fturuyorlard\u0131. Ordular\u0131n g\u00fcc\u00fc, asker say\u0131lar\u0131n\u0131n kalabal\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ile de\u011fil, bu askerlerin kalplerinin diren\u00e7lilik derecesi ile, iradelerinin kesinli\u011fi ile, yolundan sapmaz ve sars\u0131lmaz imanlar\u0131 ile \u00f6l\u00e7\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu tecr\u00fcbe sadece kalplerde gizli olan niyetlerin yeterli olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, sava\u015fa girmeden \u00f6nce ordunun pratik bir s\u0131navdan ge\u00e7irilerek, bu yolda ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz ger\u00e7ekleri daha ba\u015ftan ortaya \u00e7\u0131kar\u0131p tavr\u0131n\u0131 ona g\u00f6re belirleme gere\u011fini ispatlad\u0131. Bunun yan\u0131s\u0131ra bu tecr\u00fcbe, Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilen komutan\u0131n cevherinin de dayan\u0131kl\u0131 oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc ilk tecr\u00fcbe s\u0131ras\u0131nda ordusunun d\u00f6k\u00fcl\u00fc\u015f\u00fc y\u00fcz\u00fcnden sars\u0131lmayarak yoluna devam etti\u011fini kan\u0131tlad\u0131.<\/p>\n<p>Ger\u00e7i bu tecr\u00fcbe, Talut&#8217;un ordusunu faydadan \u00e7ok zarar\u0131 olacak askerlerden ar\u0131nd\u0131rm\u0131\u015ft\u0131, ancak a\u015f\u0131lmas\u0131 gereken tecr\u00fcbeler hen\u00fcz sona ermi\u015f de\u011fildi:<\/p>\n<p>&#8220;Bir s\u00fcre sonra Talut, yan\u0131nda kalan m\u00fcminler ile birlikte o \u0131rma\u011f\u0131 ge\u00e7ince askerlerin bir k\u0131sm\u0131; `Bug\u00fcn bizim Calut ve ordusu ile ba\u015fa \u00e7\u0131kacak g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yok&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>Say\u0131lar\u0131 \u00e7ok azalm\u0131\u015ft\u0131. \u00dcstelik Calut komutas\u0131ndaki d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc ve say\u0131ca kalabal\u0131k oldu\u011funu biliyorlard\u0131. Yukardaki s\u00f6z\u00fc s\u00f6yleyenler m\u00fcmindi, peygamberleri ile,yapt\u0131klar\u0131 s\u00f6zle\u015fmeyi bozmam\u0131\u015flard\u0131. Fakat burada g\u00f6zleri ile g\u00f6rd\u00fckleri somut realite ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya idiler ve bu realiteye kar\u015f\u0131 koyacak g\u00fc\u00e7leri olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 alg\u0131l\u0131yorlard\u0131. \u0130\u015fte \u015fimdi belirleyici tecr\u00fcbeye, nihai s\u0131nava s\u0131ra gelmi\u015fti. Bu tecr\u00fcbe g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcnen somut realiteden daha b\u00fcy\u00fck bir g\u00fcc\u00fc \u00fcst\u00fcn tutmakt\u0131. Bu s\u0131nav\u0131 ancak eksiksiz imana sahip olarak kalpleri ile Allah aras\u0131nda s\u0131k\u0131 ili\u015fki olanlar, insanlar\u0131n somut durumlar\u0131ndan edindikleri \u00f6l\u00e7\u00fcleri bir yana b\u0131rakarak imanlar\u0131n\u0131n realitesi sayesinde edinilmi\u015f yeni \u00f6l\u00e7\u00fcleri olanlar ba\u015far\u0131 ile a\u015fabilirdi!<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu denemede bir avu\u00e7 m\u00fcmin grup ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. Say\u0131ca az, fakat se\u00e7kin grup. \u0130l\u00e2hi \u00f6l\u00e7\u00fclere sahip olan k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck grup:<\/p>\n<p>&#8220;Fakat Allah&#8217;\u0131n huzuruna \u00e7\u0131kacaklar\u0131na kesinlikle inanm\u0131\u015f olanlar; `Allah&#8217;\u0131n izni ile nice az say\u0131l\u0131 topluluk, nice kalabal\u0131k toplulu\u011fu yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r. Allah sab\u0131rl\u0131larla beraberdir.&#8217; dediler.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6yle&#8230; &#8220;Nice az say\u0131l\u0131 topluluk, nice kalabal\u0131k toplulu\u011fu yenilgiye u\u011fratm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; Dikkat edilirse \u00e7okluk ifade eden bir \u00fcslup ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z; ba\u015fka bir deyimle tek-t\u00fck g\u00f6r\u00fclen, istisnai bir durum de\u011fil s\u00f6zkonusu olan. \u0130\u015fte Allah&#8217;a kavu\u015facaklar\u0131ndan ku\u015fku duymayanlar\u0131n alg\u0131lad\u0131klar\u0131 kural budur. Kural bu m\u00fcmin grubun az say\u0131l\u0131 olmas\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu k\u00fc\u00e7\u00fck grup, s\u0131k\u0131nt\u0131 merdiveninin basamaklar\u0131ndan bir bir \u00e7\u0131karak se\u00e7ilme ve kalbur \u00fcst\u00fcnde kalma mertebesine ula\u015fm\u0131\u015f kimselerden olu\u015fur. Fakat galip gelecek olan da bu gruptur. \u00c7\u00fcnk\u00fc o merkezi g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 ile s\u0131k\u0131 ili\u015fki halindedir; \u00e7\u00fcnk\u00fc \u00fcst\u00fcn ve galip g\u00fcc\u00fc, Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fc temsil ediyor. O Allah-ki, iradesi tart\u0131\u015fmas\u0131z, kullar\u0131 \u00fczerinde kesin egemenli\u011fe sahip, zorbalar\u0131n belini k\u0131ran, zalimlerin burnunu yere s\u00fcrten ve kendini be\u011fenmi\u015fleri kahredendir.<\/p>\n<p>Onlar &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile&#8221; derken elde edecekleri bu zaferi Allah&#8217;a dayand\u0131r\u0131yorlar ve &#8220;Allah sab\u0131rl\u0131lar ile beraberdir&#8221; derken de bu zaferi ger\u00e7ek sebebine ba\u011fl\u0131yorlar. B\u00f6ylece de hak ile bat\u0131l\u0131 birbirinden kesinlikle ay\u0131racak hak sava\u015f\u0131n\u0131n Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ilmi\u015f erleri olduklar\u0131n\u0131 kan\u0131tlam\u0131\u015f oluyorlar.<\/p>\n<p>Kendimizi hik\u00e2yenin ak\u0131\u015f\u0131na b\u0131rak\u0131yoruz. Ve&#8230; Allah&#8217;a kavu\u015faca\u011f\u0131na kesinlikle inanan, t\u00fcm sab\u0131rl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 bu bulu\u015fman\u0131n kesinli\u011fine dair besledi\u011fi imandan alan, t\u00fcm g\u00fcc\u00fcn\u00fc Allah&#8217;\u0131n izninden alan, t\u00fcm inan\u00e7 kesinli\u011fini Allah&#8217;a g\u00fcveninden ve Allah&#8217;\u0131n sab\u0131rl\u0131lar\u0131n yan\u0131nda oldu\u011fu ger\u00e7e\u011finden alan bu bir avu\u00e7 grup&#8230;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte az say\u0131l\u0131 ve zay\u0131f olmas\u0131na ra\u011fmen, d\u00fc\u015fman\u0131n say\u0131l\u0131 \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ve g\u00fcc\u00fcn\u00fcn kalbindeki g\u00fcveni sarsamad\u0131\u011f\u0131 bu g\u00fcvenle, sab\u0131rl\u0131, kararl\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck grup, sava\u015f\u0131n sonucunu belirleyen etkin g\u00fc\u00e7 oluyor. Bu inan\u0131lmaz ba\u015far\u0131ya, y\u00fcce Allah ile aras\u0131ndaki taahh\u00fcd\u00fc yenile\u015ftirdikten, kalbi ile O&#8217;nun derg\u00e2h\u0131na y\u00f6neldikten, sava\u015f\u0131n korkun\u00e7 deh\u015feti kar\u015f\u0131s\u0131ndayken zaferi s\u0131rf O&#8217;ndan dilemesinden sonra ula\u015f\u0131yor:<br \/>\n<strong>250- Talut ve askerleri, Calut ve ordusu ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131nda; `Ey Rabbimiz, \u00fczerimize sab\u0131r ya\u011fd\u0131r, ayaklar\u0131m\u0131z\u0131 sabit k\u0131l ve k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 bize zafer nasip eyle&#8217; dediler.<\/strong><\/p>\n<p>251- Derken, Allah&#8217;\u0131n izni ile onlar\u0131 bozguna u\u011fratt\u0131lar ve Davud, Calut&#8217;u \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Arkas\u0131ndan Allah, Davud&#8217;a h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k (egemenlik) ve bilgelik (hikmet) verdi; kendisine diledi\u011fi baz\u0131 bilgileri \u00f6\u011fretti.<\/p>\n<p>E\u011fer Allah, baz\u0131 insanlar\u0131n \u015ferrini di\u011ferleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile savmasayd\u0131, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc karga\u015fa kaplard\u0131. Ama Allah, b\u00fct\u00fcn alemlere kar\u015f\u0131 l\u00fctuf sahibidir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00f6yle&#8230; &#8220;Ey Rabbimiz, \u00fczerimize sab\u0131r ya\u011fd\u0131r.&#8221; Bu ifade sab\u0131r tablosunu Allah&#8217;tan gelen feyize benzeterek tasvir ediyor. Allah, bu feyzini o kahramanlar\u0131n \u00fczerine ya\u011fmur gibi ya\u011fd\u0131rarak kendilerini onunla \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fat\u0131yor, bu feyiz ya\u011fmuru onlar\u0131n kalplerini huzur, g\u00fcven, deh\u015fete ve sak\u0131nt\u0131ya tahamm\u00fcl g\u00fcc\u00fc ile dolduruyor Ayaklar\u0131m\u0131z\u0131 sabit k\u0131l.&#8221; Bu Allah&#8217;\u0131n elinde olan bir\u015fey. Dilerse onlar\u0131n yere basan ayaklar\u0131n\u0131 sabit tutar, onlar\u0131 titretmez, kayd\u0131rmaz ve sarsmaz. &#8220;K\u00e2firlere kar\u015f\u0131 bize zafer nasip eyle.&#8221; Art\u0131k durum iyice ayd\u0131nland\u0131, belirginle\u015fti. Ortada k\u00fcfr\u00fcn kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir iman, bat\u0131l\u0131n \u00f6n\u00fcne dikilmi\u015f bir hak; m\u00fcmin dostlar\u0131na, d\u00fc\u015fman\u0131 olan k\u00e2firler kar\u015f\u0131s\u0131nda yard\u0131m etsin, zafer nasip etsin diye Allah&#8217;a y\u00f6neltilen bir dua var. Vicdanlarda teredd\u00fct; d\u00fc\u015f\u00fcncelerde karma\u015f\u0131kl\u0131k, amac\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan ve yolun belirginli\u011finden \u015f\u00fcphe yok.<\/p>\n<p>Sava\u015f, bu kahramanlar\u0131n bekledikleri ve inand\u0131klar\u0131 gibi sonu\u00e7land\u0131. &#8220;Derken, Allah&#8217;\u0131n izni ile onlar\u0131 bozguna u\u011fratt\u0131lar.&#8221; Ayet &#8220;Allah&#8217;\u0131n izni ile&#8221; diyerek bu c\u00fcmleci\u011fin ifade etti\u011fi ger\u00e7e\u011fi vurguluyor, peki\u015ftiriyor. Bu ger\u00e7e\u011fi m\u00fcminlere \u00f6\u011fretmek, ya da buna ili\u015fkin bilgilerini g\u00fc\u00e7lendirmek istiyor. \u015eu evrende meydana gelen t\u00fcm geli\u015fmelerin mahiyetine ve bu geli\u015fmeleri meydana getiren g\u00fcc\u00fcn kimli\u011fine ili\u015fkin eksiksiz d\u00fc\u015f\u00fcnceyi iyice belirginle\u015ftirmeyi ama\u00e7l\u0131yor.<\/p>\n<p>M\u00fcminler bu g\u00fcc\u00fcn \u00f6n\u00fcndeki perdedirler. Allah onlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile diledi\u011fini yap\u0131yor, tercihini y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyuyor. &#8220;O&#8217;nun izni ile&#8221;; olup bitenlerde asl\u0131nda onlar\u0131n bir rol\u00fc yok. Kulland\u0131klar\u0131 g\u00fc\u00e7 ve enerji asl\u0131nda onlara ait de\u011fil. Allah onlar\u0131 meram\u0131n\u0131 y\u00fcr\u00fctmek i\u00e7in se\u00e7iyor, asl\u0131nda O&#8217;nun diledi\u011fi, O&#8217;nun izni ile onlar\u0131n eli ile oluyor. Bu ger\u00e7ek, m\u00fcminin kalbini bar\u0131\u015f, g\u00fcven ve kesin imanla dolduracak nitelikte bir ilkedir. Zira o, Allah&#8217;\u0131n kuludur. Onun, Allah&#8217;\u0131n se\u00e7ti\u011fi rol\u00fc oynamas\u0131, Allah&#8217;\u0131n kar\u015f\u0131 durulmaz takdirini uygulama alan\u0131na ge\u00e7irmesi, Allah&#8217;\u0131n ona y\u00f6nelik bir keremi, bir ba\u011f\u0131\u015f\u0131d\u0131r. Sonra da onu -istedi\u011fini yapabilme \u015ferefinin arkas\u0131ndan- sevapland\u0131rma, \u00f6d\u00fcllendirme payesi ile onurland\u0131r\u0131yor. E\u011fer Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu olmasayd\u0131 o bir\u015fey yapamazd\u0131, e\u011fer Allah&#8217;\u0131n keremi olmasayd\u0131 sevap elde edemezdi, \u00f6d\u00fcl kazanamazd\u0131. Bunun yan\u0131s\u0131ra o gayesinin soylulu\u011fundan, amac\u0131n\u0131n ar\u0131l\u0131\u011f\u0131ndan ve yolunun temizli\u011finden emindir. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn bu olup-bitenlerde hi\u00e7bir ard maksad\u0131 yoktur; o sadece meram\u0131n\u0131 mutlaka ger\u00e7ekle\u015ftiren Allah&#8217;\u0131n hay\u0131rdan ibaret olan dile\u011finin y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyucusudur. O b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 iyi niyeti ile, itaat etmeye y\u00f6nelik kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve samimi olarak Allah&#8217;a y\u00f6neli\u015fi ile haketmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ayetin devam\u0131nda Hz. Davud&#8217;un (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) rol\u00fc belirtiliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Davud, Calut&#8217;u \u00f6ld\u00fcrd\u00fc.&#8221;<\/p>\n<p>Davud, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;ndan gen\u00e7 bir delikanl\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k Calut, g\u00fc\u00e7l\u00fc bir h\u00fck\u00fcmdar, herkesin y\u00fcre\u011fine korku salan bir komutan idi. Fakat o s\u0131rada y\u00fcce Allah istedi ki, \u0130srailo\u011fullar\u0131 olaylar\u0131n, d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015flerine g\u00f6re de\u011fil, as\u0131l mahiyetlerine g\u00f6re geli\u015ftiklerini, yak\u0131ndan g\u00f6rs\u00fcnler. Olaylar\u0131n as\u0131l mahiyetlerini yaln\u0131z Allah biliyordu, bunlar\u0131n akibetlerini belirlemek sadece O&#8217;nun elinde idi. Buna g\u00f6re kullara sadece g\u00f6revlerini yerine getirmek, Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6zleri tutmak d\u00fc\u015f\u00fcyordu. Sonra Allah neyi diledi ise O&#8217;nun diledi\u011fi bi\u00e7imde oluyordu.<\/p>\n<p>Nitekim y\u00fcce Allah Calut ad\u0131ndaki kan i\u00e7ici zorban\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fcn -ileride Hz. Davud olacak- bu gen\u00e7 delikanl\u0131n\u0131n eliyle olmas\u0131n\u0131 dilemi\u015f, b\u00f6ylece y\u00fcreklere korku salan zalimlerin, Allah \u00f6ld\u00fcr\u00fclmelerini dileyince gen\u00e7 delikanl\u0131lar taraf\u0131ndan yere serilecek derecede zay\u0131f kimseler olduklar\u0131n\u0131 insanlara g\u00f6stermek istemi\u015fti.<\/p>\n<p>Bu olay\u0131n arkas\u0131nda Allah taraf\u0131ndan ama\u00e7lanan, murad edilen bir ba\u015fka gizli hikmet daha vard\u0131: Y\u00fcce Allah Hz. Davud&#8217;un, Talut&#8217;tan sonra h\u00fck\u00fcmdar olmas\u0131n\u0131, arkas\u0131ndan da yerine o\u011flu Hz. S\u00fcleyman&#8217;\u0131n ge\u00e7mesini ve Hz. S\u00fcleyman d\u00f6neminin, yahudilerin uzun tarihleri i\u00e7inde &#8220;Alt\u0131n d\u00f6nem&#8221;leri olmas\u0131n\u0131 takdir etmi\u015fti. Bu alt\u0131n d\u00f6nem, uzun bir sap\u0131kl\u0131k, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 verilen taahh\u00fctleri \u00e7i\u011fneme ve peri\u015fanl\u0131k d\u00f6neminin arkas\u0131ndan yahudilerin vicdanlar\u0131nda par\u0131ldayan inan\u00e7 ate\u015flenmesinin, inan\u00e7 gerek\u00e7eli ayaklanmalar\u0131n\u0131n m\u00fck\u00e2fat\u0131 olarak kendilerine sunulmu\u015ftu:<\/p>\n<p>&#8220;Arkas\u0131ndan Allah, Davud&#8217;a h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k (egemenlik) ve bilgelik (hikmet) verdi, kendisine diledi\u011fi baz\u0131 bilgileri \u00f6\u011fretti.&#8221;<\/p>\n<p>Hz. Davud ayn\u0131 zamanda peygamber olan bir h\u00fck\u00fcmdard\u0131. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in ba\u015fka surelerinde verilen ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bilgilere g\u00f6re y\u00fcce Allah ona ba\u015fta z\u0131rh olmak \u00fczere \u00e7e\u015fitli sava\u015f ara\u00e7lar\u0131 yapmay\u0131 \u00f6\u011fretmi\u015fti. Burada ise ayetlerin ak\u0131\u015f\u0131, yukardaki k\u0131ssan\u0131n t\u00fcm\u00fcnde g\u00fcd\u00fclen bir ba\u015fka amaca y\u00f6neliyor. Hik\u00e2yenin bu \u015fekilde son buldu\u011fu, yani niha\u00ee zaferin maddi g\u00fc\u00e7 yerine Allah&#8217;a g\u00fcvenen inan\u00e7 taraf\u0131ndan, say\u0131 \u00e7oklu\u011funun olu\u015fturdu\u011fu kuru kalabal\u0131k yerine \u00f6z\u00fcne sayg\u0131 besleyen irade taraf\u0131ndan kazan\u0131ld\u0131\u011f\u0131 il\u00e2n edilince, tam bunun arkas\u0131ndan bu kuvvetler aras\u0131ndaki \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n y\u00fcce amac\u0131 a\u00e7\u0131klan\u0131yor. Bu y\u00fcce gaye sava\u015f ganimetleri, ya\u011fmalar, \u00fcnvanlar ve g\u00f6rkemli t\u00f6renler de\u011fildir. Bu y\u00fcce gaye, yery\u00fcz\u00fcnde dirlik ve huzur sa\u011flamak, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe kar\u015f\u0131 kavga vererek iyili\u011fi, hay\u0131rl\u0131y\u0131 egemen k\u0131lmak, iktidara getirmektir:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah baz\u0131 insanlar\u0131n \u015ferlerini, di\u011ferleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile savmasayd\u0131, yery\u00fcz\u00fcn\u00fc karga\u015fa kaplard\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>Ayetin bu k\u0131sac\u0131k b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde yery\u00fcz\u00fcnde h\u00fck\u00fcm s\u00fcren kuvvetler \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n, g\u00fc\u00e7 odaklar\u0131 aras\u0131ndaki yar\u0131\u015f\u0131n; insan \u00e7abas\u0131n\u0131n co\u015fkun, dalgal\u0131 ve \u00e7a\u011f\u0131lt\u0131l\u0131 hayat selinin ak\u0131nt\u0131s\u0131na kap\u0131larak s\u00fcr\u00fckleni\u015finin gerisindeki il\u00e2hi hikmetin iyice belirgin hale gelmesi i\u00e7in ki\u015filer ve olaylar sahneden \u00e7ekiliyor, g\u00f6zlerden kayboluyor. Burada \u00fczerinde kar\u0131nca s\u00fcr\u00fcleri gibi insan kaynayan u\u00e7suz-bucaks\u0131z hayat alan\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriliyor. Bu insan kalabal\u0131klar\u0131 kesintisiz bir kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 savunma, yar\u0131\u015fma ve aralar\u0131nda iti\u015ferek hedefleri pe\u015finde ko\u015fu\u015fma halindedirler. B\u00fct\u00fcn bu olup-bitenler s\u00fcreci i\u00e7inde o y\u00fcce, hikmet sahibi ve \u00f6nceden tasarlay\u0131c\u0131 (mudebbir) el, bu kalabal\u0131klar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn iplerini elinde tutarak aralar\u0131nda \u00e7at\u0131\u015fan, yar\u0131\u015fan, iti\u015fen insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131n\u0131 son a\u015famada hayra, dirli\u011fe, yap\u0131c\u0131l\u0131\u011fa ve geli\u015fmeye do\u011fru y\u00f6nlendiriyor.<\/p>\n<p>E\u011fer Allah k\u00f6t\u00fc insanlar\u0131n k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, ba\u015fka birtak\u0131m insanlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla sav\u0131p \u00f6nlemeseydi hayat bozulur ve ya\u015fanmaz hale gelirdi. Bunun yan\u0131s\u0131ra e\u011fer insanlar aras\u0131nda Allah taraf\u0131ndan \u00f6yle yarat\u0131lan f\u0131tr\u00ee yap\u0131lar\u0131n\u0131n gere\u011fi olarak menfaat ve k\u0131sa vadeli, y\u00fczeysel ama\u00e7lar \u00e7at\u0131\u015fmas\u0131 olmasayd\u0131, b\u00fct\u00fcn enerji birimleri \u00f6zg\u00fcr bi\u00e7imde yar\u0131\u015fmaya, yeni\u015fmeye ve kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 me\u015fru savunmaya giri\u015fir, b\u00f6ylece insanlar tembelli\u011fi ve aylakl\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinden silkeleyip atar, potansiyel enerji kaynaklar\u0131m tam kapasite ile harekete ge\u00e7irir, s\u00fcrekli bi\u00e7imde uyan\u0131k, faal, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn \u00fcst\u00fcndeki ve alt\u0131ndaki kaynaklar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karma, onun \u00e7e\u015fitli g\u00fc\u00e7lerini ve gizli hazinelerini ke\u015ffedip kullanma \u00e7abas\u0131n\u0131 harcar durumda olurdu.<\/p>\n<p>Ger\u00e7\u00ef son a\u015famada dirlik, huzur, hay\u0131r ve geli\u015fme ger\u00e7ekle\u015fir. Fakat bu olumlu geli\u015fmelerin g\u00f6r\u00fclebilmesi i\u00e7in iyilik yanl\u0131s\u0131, do\u011fru yol yolcusu ve fedak\u00e2r bir cemaatin, s\u0131k\u0131 dayan\u0131\u015fmal\u0131 bir insan toplulu\u011funun ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 gerekir. Bu cemaat, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisine a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlatt\u0131\u011f\u0131 hakk\u0131, kendisini Allah&#8217;a ula\u015ft\u0131racak yolu kesin bir \u015fekilde bilir. Yine bu cemaat bat\u0131l\u0131 ortadan kald\u0131rarak yery\u00fcz\u00fcnde hakk\u0131 egemen k\u0131lmakla y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011funu, bu soylu g\u00f6revi yerine getirmedik\u00e7e, bu u\u011furda s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n emrini yerine getirmek ve O&#8217;nun ho\u015fnutlu\u011funu elde etmek amac\u0131 ile d\u00fcnyada \u00f6n\u00fcne \u00e7\u0131kacak her s\u0131k\u0131nt\u0131ya katlanmad\u0131k\u00e7a y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n azab\u0131ndan asla kurtulamayaca\u011f\u0131n\u0131 da bilir.<\/p>\n<p>Bu \u00e7at\u0131\u015fmal\u0131 hengamede y\u00fcce Allah h\u00fckm\u00fcn\u00fc y\u00fcr\u00fct\u00fcr, takdirini prati\u011fe uygular; hakka, hayra, dirli\u011fe ve huzura s\u00f6z \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc kazand\u0131r\u0131r; bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n, bu yar\u0131\u015f\u0131n ve bu kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 savunman\u0131n olumlu birikimini, hay\u0131r yanl\u0131s\u0131 ve yap\u0131c\u0131 olan g\u00fcc\u00fcn avucuna koyar, kazan\u00e7 hanesine yazar. O hay\u0131r yanl\u0131s\u0131 ve yap\u0131c\u0131 g\u00fc\u00e7 ki, giri\u015fti\u011fi bu \u00e7at\u0131\u015fma s\u0131ras\u0131nda i\u00e7indeki en soylu, en onurlu, kendisini hayatta eri\u015febilece\u011fi en y\u00fcce kemal d\u00fczeyine y\u00fckseltecek itici yetenekler harekete ge\u00e7mi\u015f, ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ayetler demetinin sonunda okudu\u011fumuz k\u0131ssan\u0131n niha\u00ee de\u011ferlendirmesi niteli\u011findeki sonu\u00e7 c\u00fcmlesi geliyor:<br \/>\n<strong>252- Bunlar Allah&#8217;\u0131n ayetleridir. Bunlar\u0131 sana hakka ba\u011fl\u0131 olarak okuyoruz. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz sen de peygamberlerden birisin.<\/strong><\/p>\n<p>Bu y\u00fcksek d\u00fczeyli, geni\u015f ama\u00e7l\u0131 ayetleri &#8220;sana okuyoruz&#8221;. Yani bu ayetleri okuyan,bizzat y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisi. E\u011fer insan bu olay\u0131n, bu a\u00e7\u0131klaman\u0131n i\u00e7erdi\u011fi derin ve deh\u015fet verici mahiyeti yeterince d\u00fc\u015f\u00fcnebilse bunun ne kadar korkun\u00e7 ve b\u00fcy\u00fck bir \u015fey oldu\u011funu kavrard\u0131. &#8220;Bu ayetleri sana hakka ba\u011fl\u0131 olarak okuyoruz&#8221;. Yani bu ayetler beraberlerinde &#8220;hakk\u0131&#8221; ta\u015f\u0131yorlar ve onlar\u0131 okuma ve indirme yetkisini elinde bulunduran y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r bu ayetleri okuyan. Bu yetki Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin elinde de\u011fil.<\/p>\n<p>O halde y\u00fcce Allah d\u0131\u015f\u0131nda kullar i\u00e7in sistem d\u00fczenlemeye yeltenen herkes haddini a\u015farak Allah&#8217;\u0131n yetki alan\u0131na dalan bir m\u00fctecaviz, kendine ve kullara zulmeden bir zorba, ger\u00e7ekte sahip olmad\u0131\u011f\u0131 bir\u015feye sahip oldu\u011funu iddia eden bir sahtek\u00e2r, itaat g\u00f6rmeyi beklemeye hakk\u0131 olmayan bir bat\u0131l yolun yolcusudur. Kul, sadece Allah&#8217;\u0131n buyruklar\u0131na ve bir de Allah&#8217;\u0131n g\u00f6sterdi\u011fi yoldan ayr\u0131lmayan hakk k\u0131lavuzlar\u0131n\u0131n emirlerine itaat eder, ba\u015fkas\u0131n\u0131n s\u00f6ylediklerine de\u011fil.<\/p>\n<p>&#8220;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz sen de peygamberlerden birisin.&#8221;<\/p>\n<p>Onun i\u00e7in sana bu ayetleri okuyoruz. Onun i\u00e7in seni b\u00fct\u00fcn ge\u00e7mi\u015f y\u00fczy\u0131llarda ya\u015fanm\u0131\u015f insanl\u0131k tecr\u00fcbeleri ile, iman kervan\u0131n\u0131n deneyim birikiminin b\u00fct\u00fcn a\u015famalar\u0131 ile donat\u0131yor ve b\u00fct\u00fcn peygamberlerden kalan miras\u0131 sana aktar\u0131yoruz.<\/p>\n<p>Ve tecr\u00fcbe hazineleri ile dolu olan bu b\u00f6l\u00fcm burada sona eriyor. B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcman cemaati \u00e7e\u015fitli alanlarda \u00e7e\u015fitli y\u00f6nlerde gezintiye \u00e7\u0131karan ve bu gezintilerin izlenimleri arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile onu e\u011fiterek son derece \u00f6nemli g\u00f6revine haz\u0131rlayan bu c\u00fcz de burada noktaland\u0131. O \u00f6nemli g\u00f6rev ki, Allah onu m\u00fcsl\u00fcman cemaatin \u00fcstlenmesini takdir etti, onu bu g\u00f6revin ba\u015f\u0131na dikti, yine onu zaman\u0131n bitimine, d\u00fcnyan\u0131n son an\u0131na kadar bu il\u00e2hi sistem uyar\u0131nca insanlar\u0131 y\u00f6nlendirecek bir \u00f6rnek \u00fcmmet olarak ortaya \u00e7\u0131kard\u0131.<\/p>\n<p>GENEL B\u0130R DE\u011eERLEND\u0130RME<\/p>\n<p>Bu c\u00fcz iki b\u00f6l\u00fcmden olu\u015fuyor. Birinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc, Bakara suresinin geride kalan k\u0131sm\u0131, ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fc ise Al-i \u0130mran suresinin ilk yar\u0131s\u0131d\u0131r. \u015eimdi burada bu c\u00fcz\u00fcn ilk b\u00f6l\u00fcm\u00fc hakk\u0131nda \u00f6zet niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan birka\u00e7 s\u00f6z s\u00f6yleyecek, bu C\u00fcz\u00fcn ikinci b\u00f6l\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin s\u00f6yleyeceklerimizi ise in\u015fallah, Al-i \u0130mran suresinin giri\u015f yaz\u0131s\u0131nda dile getirece\u011fiz.<\/p>\n<p>Bakara suresinin bu kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fc, birinci c\u00fcz\u00fcn ba\u015f\u0131nda a\u00e7\u0131klad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve ikinci c\u00fcz\u00fcn sonuna kadar incelemeyi s\u00fcrd\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz surenin t\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin ana konunun devam\u0131 niteli\u011findedir. Bu ana konu, m\u00fcsl\u00fcman toplumu, Medine&#8217;de, \u0130sl\u00e2m \u00fcmmetinin y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini omuzlamaya haz\u0131rlamakt\u0131r. Bu toplum, s\u00f6zkonusu emaneti ta\u015f\u0131yabilsin diye daha \u00f6nce \u015fu \u00f6n haz\u0131rl\u0131klardan ge\u00e7irilmi\u015fti: \u0130mana ili\u015fkin do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnceye kavu\u015fturuldu, daha \u00f6nceki peygamberlerin m\u00fcmin \u00fcmmetlerinin ya\u015fad\u0131klar\u0131 tecr\u00fcbeler ile donat\u0131ld\u0131, kendisine bu yolda kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 engeller ve gerekli olan ihtiya\u00e7lar\u0131 tan\u0131t\u0131ld\u0131, ayn\u0131 zamanda hakk\u0131n ve iman\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 olan k\u00e2firlerin hileleri, tuzaklar\u0131 konusunda uyar\u0131ld\u0131, b\u00f6ylece yolunun her a\u015famas\u0131nda d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 iyi tan\u0131mas\u0131 ama\u00e7land\u0131.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn ara\u00e7lar\u0131, az\u0131\u011f\u0131, tarih\u00ee tecr\u00fcbeleri ve ama\u00e7lar\u0131 ile bu haz\u0131rl\u0131k s\u00fcreci, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in tarih boyunca ilk m\u00fcsl\u00fcman ku\u015faktan sonra gelen b\u00fct\u00fcn m\u00fcsl\u00fcman ku\u015faklara aynen uygulad\u0131\u011f\u0131 bir e\u011fitim program\u0131d\u0131r. Bu pro\u011fram, bu \u00fcmmetin her ku\u015fa\u011f\u0131nda m\u00fcsl\u00fcman bir cemaat olu\u015fturmak ve \u0130sl\u00e2mi hareketi y\u00f6netmek i\u00e7in uygulanmas\u0131 gereken de\u011fi\u015fmez, belirgin ve istikrarl\u0131 bir pro\u011framd\u0131r. Bundan dolay\u0131 Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, canl\u0131, hareketli ve etkin bir e\u011fitim arac\u0131, her d\u00f6nemde uygulanabilir, geni\u015f kapsaml\u0131 bir ilkeler b\u00fct\u00fcn\u00fcd\u00fcr. Ba\u015fka bir deyimle Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, olgunla\u015fmay\u0131, k\u0131lavuzlu\u011fu ve nasihat\u0131 ayetlerinde arayan herkes i\u00e7in, her durumda her ad\u0131mda ve her ku\u015fakta fonksiyonunu yerine getiren ideal bir k\u0131lavuzdur.<\/p>\n<p>Bakara suresinin bu son k\u0131sm\u0131, ikinci c\u00fcz\u00fcn sonunda yeralan Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamberimize y\u00f6nelik &#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n ayetleridir. Onlar\u0131 sana hakka ba\u011fl\u0131 olarak okuyoruz. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz sen de peygamberlerden birisin.&#8221; \u015feklindeki sesleni\u015finin arkas\u0131ndan geliyor.\u00b7(Bakara Suresi, 253) Bu sesleni\u015f de &#8220;Hani onlar, Peygamberlerine; `Ba\u015f\u0131m\u0131za bir h\u00fck\u00fcmdar getir de, onun emri alt\u0131nda Allah yolunda sava\u015fal\u0131m&#8221;diye ba\u015flay\u0131p&#8221; (Bakara Suresi, 246) &#8220;Ve Davud, Calut&#8217;u \u00f6ld\u00fcrd\u00fc. Arkas\u0131ndan Allah, Davud&#8217;a h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k (egemenlik) ve bilgelik (hikmet) verdi, ona diledi\u011fi baz\u0131 bilgileri-\u00f6\u011fretti.&#8221; diye noktalanan&#8221; (Bakara Suresi, 251) Hz. Musa&#8217;dan sonra ya\u015fam\u0131\u015f bir yahudi heyetine ili\u015fkin k\u0131ssay\u0131 izliyor. Ba\u015fka bir deyimle ikinci c\u00fcz, Hz. Musa&#8217;n\u0131n kavmi olan yahudilerden ve Hz. Davud&#8217;dan s\u00f6z ederek, bu konuda Peygamberimizin de peygamberlerden biri oldu\u011funa ve kendisinin &#8220;daha \u00f6nceki peygamberler&#8221;in tecr\u00fcbeleri ile donat\u0131ld\u0131\u011f\u0131na i\u015faret ederek noktalanm\u0131\u015ft\u0131.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bundan dolay\u0131 bu c\u00fcz, bir \u00f6nceki c\u00fcz\u00fcn sonu ile b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ve devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zetip peygamberlerden, onlardan baz\u0131lar\u0131n\u0131n di\u011ferlerine \u00fcst\u00fcn k\u0131l\u0131n\u0131\u015f\u0131ndan, baz\u0131lar\u0131na ba\u011f\u0131\u015flanan \u00f6zel imtiyazlardan, baz\u0131lar\u0131n\u0131n derece bak\u0131m\u0131ndan y\u00fckseltili\u015finden, bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra bu peygamberlerden sonra gelen birk\u0131s\u0131m ba\u011fl\u0131lar\u0131 aras\u0131nda anla\u015fmazl\u0131k \u00e7\u0131kmas\u0131ndan ve bu ba\u011fl\u0131lardan baz\u0131lar\u0131n\u0131n birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmelerinden s\u00f6zederek ba\u015fl\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130\u015fte \u015fu peygamberler. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 di\u011ferlerinden \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131k. onlardan kimileri ile Allah konu\u015ftu, kimilerini de derecelerle y\u00fckseltti. Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;ya a\u00e7\u0131k mucizeler verdik, O&#8217;nu Ruh-ul Kuds arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile destekledik. E\u011fer Allah dileseydi, bu peygamberlerin arkas\u0131ndan gelen \u00fcmmetler, kendilerine a\u00e7\u0131k belgeler geldikten sonra birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Fakat onlar anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Onlardan kimi iman etti, kimi de k\u00e2fir oldu. E\u011fer Allah dileseydi, onlar birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Ama Allah neyi dilerse onu yapar.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130kinci c\u00fcz\u00fcn sonu ile incelemekte oldu\u011fumuz \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc c\u00fcz\u00fcn ba\u015f taraf\u0131 aras\u0131nda konu bak\u0131m\u0131ndan belirgin bir uyum, a\u00e7\u0131k bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck vard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her iki yerde de peygamberlerden s\u00f6zediliyor. Bunun yan\u0131nda surenin geride kalan ayetleri aras\u0131nda da yine a\u00e7\u0131k bir konu uyumu, bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck g\u00f6ze \u00e7arpar. Bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131k noktas\u0131n\u0131 Medine&#8217;de yeni yeni geli\u015fmekte olan m\u00fcsl\u00fcman cemaat ile yahudiler aras\u0131ndaki m\u00fccadele olu\u015fturur. Nitekim ilk iki c\u00fczde de bu konu b\u00fct\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc vard\u0131r.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 burada, peygamberlerin \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra ba\u011fl\u0131lar\u0131 aras\u0131nda ba\u015f g\u00f6steren g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131ndan, bu ba\u011fl\u0131lar\u0131n bir k\u0131sm\u0131 m\u00fcmin ve di\u011fer bir k\u0131sm\u0131 k\u00e2fir olduktan sonra aralar\u0131nda \u00e7\u0131kan sava\u015flardan s\u00f6zediliyor. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n ve inan\u00e7 k\u00f6kenli sava\u015flar\u0131n g\u00fcndeme getirilmesi gayet yerindedir. B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcman cemaatin yoluna devam ederek gerek yahudilere ve gerekse yahudi olmayanlara eski peygamberlerin ba\u011fl\u0131lar\u0131 aras\u0131nda h\u00fck\u00fcm s\u00fcren ger\u00e7ek durumu g\u00f6z\u00f6n\u00fcne alarak, yani bunlar\u0131n do\u011fru yolda olanlar\u0131 ile sap\u0131tm\u0131\u015flar\u0131n\u0131 birbirinden ay\u0131rarak kar\u015f\u0131 koymas\u0131 ve bu \u00fcmmetin sap\u0131klara kar\u015f\u0131 s\u00fcrekli m\u00fccadele vermesi gereken do\u011fru yol yolcusu bir cemaat s\u0131fat\u0131 ile y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerini yerine getirmesi kolayla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f oluyor, ama\u00e7 budur.<\/p>\n<p>Bu gerek\u00e7e ile eski peygamberlere, bu peygamberlerin \u00fcmmetlerine, bu \u00fcmmetler aras\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnce uyu\u015fmazl\u0131klar\u0131 ile sava\u015flara ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalar\u0131n hemen arkas\u0131ndan `Allah yolunda mal harcamaya y\u00f6nelik bir \u00e7a\u011fr\u0131 ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fcminler, ne al\u0131\u015f-veri\u015fin ne dostlu\u011fun ve ne de ayr\u0131cal\u0131\u011f\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn gelmeden \u00f6nce size verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131klardan Allah yolunda harcay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nfak her durumda cihad farz\u0131n\u0131n ayr\u0131lmaz par\u00e7as\u0131 olan mal\u00ee bir farzd\u0131r. \u00d6zellikle Medine&#8217;de geli\u015fen m\u00fcsl\u00fcman cemaatin i\u00e7inde bulundu\u011fu \u015fartlarda bu ayr\u0131lmazl\u0131k daha da ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc o d\u00f6nemde Allah yolu sava\u015f\u00e7\u0131lar\u0131n\u0131n sava\u015f te\u00e7hizatlar\u0131 kendi mal\u0131 imkanlar\u0131 yan\u0131nda Allah yolunda mallar\u0131n\u0131 ordunun hizmetine sunan m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n destekleri sayesinde sa\u011flan\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bunun arkas\u0131ndan, \u0130sl\u00e2m cemaatinin dayana\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturan \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temel kaidesine, al\u0131 yap\u0131s\u0131na ili\u015fkin a\u00e7\u0131klama geliyor. Bu a\u00e7\u0131klamada \u015fu esaslara yer veriliyor: Y\u00fcce Allah tektir, diridir. Her\u015fey O&#8217;nun g\u00f6zetimi ve y\u00f6netimi alt\u0131ndad\u0131r. Her\u015fey O&#8217;nun sayesinde vard\u0131r. Her\u015fey mutlak anlamda O&#8217;nun m\u00fclk\u00fcd\u00fcr. Her\u015fey bilgisinin kapsam\u0131 i\u00e7indedir. Kay\u0131ts\u0131z egemenli\u011fi her\u015feyi i\u00e7erecek geni\u015flikte ve yayg\u0131nl\u0131ktad\u0131r. Her\u015fey g\u00fcc\u00fcn\u00fcn ve himayesinin \u015femsiyesi al\u0131mdad\u0131r. O&#8217;ndan izinsiz hi\u00e7 kimse O&#8217;nun kat\u0131nda ba\u015fkas\u0131na \u015fefaat edemez ve hi\u00e7 kimse O&#8217;nun ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda bir ilme sahip olamaz.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131klaman\u0131n amac\u0131 da m\u00fcsl\u00fcman\u0131n, sisteminin t\u00fcm\u00fc ile \u00fczerine oturdu\u011fu inanc\u0131na ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncesinde berrakl\u0131k kazanm\u0131\u015f olarak yoluna devan\u0131 etmesini sa\u011flamakt\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h olmayan, diri, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6neten, kendisini uyuklama ve uyuma tutmayand\u0131r. G\u00f6klerde ve yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa hepsi O&#8217;nundur. \u0130zni olmad\u0131k\u00e7a O&#8217;nun kat\u0131nda kim \u015fefaat\u00e7\u0131 olabilir? Onlar\u0131n \u00f6nlerinde ve arkalar\u0131nda bulunan ve olup-biten her\u015feyi bilir. Onlar O&#8217;nun bilgisinin ancak diledi\u011fi kadar\u0131n\u0131 kavrayabilirler. O&#8217;nun k\u00fcrs\u00ee&#8217;si (egemenli\u011fi) g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kaplam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131 koruyup g\u00f6zetmek O&#8217;na a\u011f\u0131r gelmez. O y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221;<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra, m\u00fcsl\u00fcman Allah yolunda sava\u015f\u0131r. Fakat bu sava\u015ftaki amac\u0131 ba\u015fkalar\u0131na bu inan\u00e7 sistemini ve d\u00fc\u015f\u00fcncesini zorla kabul ettirmek de\u011fildir. O sadece do\u011fru yol ile sap\u0131kl\u0131k net bir \u015fekilde birbirinden ay\u0131rd edilebilsin, fitne ve sap\u0131kl\u0131k unsurlar\u0131n\u0131n k\u00f6k\u00fc kaz\u0131ns\u0131n diye sava\u015f\u0131yor. Bundan sonra fertler istedikleri dini benimseme hakk\u0131na sahiptir:<\/p>\n<p>&#8220;Dinde zorlama yoktur. Do\u011fruluk ile sap\u0131kl\u0131k birbirinden kesinlikle ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Art\u0131k kim \u015feytan\u0131, azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 reddederek Allah&#8217;a inan\u0131rsa kopmas\u0131 s\u00f6zkonusu olmayan, sapasa\u011flam bir kulpa yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz, Allah her\u015feyi i\u015fitir, her\u015feyi bilir.&#8221;<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcman, Allah&#8217;\u0131n korumas\u0131 ve kay\u0131r\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 alt\u0131nda, Allah&#8217;\u0131n hidayet edicili\u011finden ve g\u00f6zeticili\u011finden emin olarak g\u00f6n\u00fcl huzuru i\u00e7inde yoluna devam ediyor:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, m\u00fcminlerin dostu, kay\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. K\u00e2firlerin dostlar\u0131 ise \u015feytan ve yardak\u00e7\u0131lar\u0131d\u0131r. Bunlar, onlar\u0131 ayd\u0131nl\u0131ktan \u00e7\u0131kararak karanl\u0131klara sokarlar. Onlar orada ebedi olarak kalmak \u00fczere Cehennemliktirler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu c\u00fcz\u00fcn ba\u015f\u0131nda ardarda s\u0131ralanan, bu \u00e7e\u015fitli konulara ili\u015fkin k\u0131sa ve \u00f6zl\u00fc a\u00e7\u0131klamalar, surenin ba\u015f\u0131ndan beri benimsenen yolu izleyerek m\u00fcsl\u00fcman cemaatin hayat\u0131na ve hedeflerine y\u00f6nelik ama\u00e7lar\u0131n\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftiriyorlar.<\/p>\n<p>Bu a\u00e7\u0131klamalar\u0131, \u00f6l\u00fcm\u00fcn ve hayat\u0131n mahiyetine ili\u015fkin imana dayal\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceye belirginlik kazand\u0131rmay\u0131 ama\u00e7layan, \u00f6ncesi ve devam\u0131 ile b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f bir ayetler demeti izliyor. Bu ayetler \u00f6l\u00fcm ve hayatla ilgili birka\u00e7 somut deneyi anlat\u0131r. Bu tecr\u00fcbelerden ilk ikisinde Hz. \u0130brahim&#8217;in ad\u0131 an\u0131l\u0131r, \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fcnde ise ad\u0131 belirtilmeyen birinden s\u00f6zedilir. Bu deneylerin her \u00fc\u00e7\u00fc de \u00f6l\u00fcm\u00fcn ve hayat\u0131n mahiyetini a\u00e7\u0131klayarak, bu iki \u00f6nemli olgunun do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;\u0131n iradesi ve bilgisi ile ili\u015fkili oldu\u011funu, insan idrakinin bu s\u0131r nitelikli olaylar\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavrayacak yeterlilikte olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu s\u0131rr\u0131n idrak alan\u0131n\u0131n \u00f6tesine d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc Allah`tan ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin bu s\u0131rr\u0131 \u00e7\u00f6zemeyece\u011fini vurgulayarak noktalan\u0131r. Bu ayetler demetinin konusu ile sava\u015f ve cihad konusu aras\u0131ndaki ili\u015fki a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca yine bu ayetler demeti ile genel anlamda imana dayal\u0131 do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnce edindirme amac\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki de son derece a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Bakara suresinin bu son b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde bu noktadan itibaren m\u00fcsl\u00fcman toplumun dayana\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturan \u00e7e\u015fitli sosyal ili\u015fkilerin ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak s\u00f6zkonusu edildi\u011fini g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Bu sosyal ili\u015fkiler say\u0131l\u0131rken \u015fu ilkeler karara ba\u011flan\u0131r: Sosyal dayan\u0131\u015fma bu toplumun temel kaidesidir. Faiz, bu toplum taraf\u0131ndan silkelenip at\u0131lm\u0131\u015f ve l\u00e2netlenmi\u015f bir uygulamad\u0131r. Bu gerek\u00e7e ile Allah yolunda mal harcama ve sadaka verme konusu, surenin geri kalan b\u00f6l\u00fcm\u00fc i\u00e7inde geni\u015f yer tutacak \u015fekilde uzun uzun anlat\u0131l\u0131r. Bu anlat\u0131m birtak\u0131m canl\u0131 tasvirler, duyguland\u0131r\u0131c\u0131 sezgiler, telkinler ve esintiler ile doludur ki, bunlardan az sonra inceleyece\u011fimiz ayetleri ge\u00e7erken s\u00f6zetmeyi daha uygun g\u00f6r\u00fcyoruz. Bu konu ile surenin ak\u0131\u015f\u0131 aras\u0131ndaki uyuma gelince, \u00f6zellikle sava\u015f ve cihad konusu ile bu konu aras\u0131nda g\u00fc\u00e7l\u00fc bir uyum vard\u0131r. Ayr\u0131ca bu Allah yolunda ba\u015fkalar\u0131na yard\u0131mda bulunma ve sadaka verme konusu, bu surede okudu\u011fumuz \u00e7e\u015fitli yasal d\u00fczenlemeler ve \u00e7e\u015fitli telkinlerle sistemle\u015ftirilen genel \u0130sl\u00e2mi hayat\u0131n \u00f6nemli dayanaklar\u0131ndan birini olu\u015fturur.<\/p>\n<p>Yard\u0131mseverlik ile sadaka vermenin kar\u015f\u0131 kutbunda faiz uygulamas\u0131 yeral\u0131r. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, bu i\u011fren\u00e7 uygulamaya bu surenin tam bir sayfas\u0131n\u0131 ay\u0131rarak ona son derece \u015fiddetli bir dille sald\u0131r\u0131r. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in bu sald\u0131r\u0131y\u0131 seslendiren ayetleri ekonomik ve sosyal hayat\u0131n bu u\u011fursuz kurumu \u00fczerine y\u0131ld\u0131r\u0131mlar ya\u011fd\u0131rarak onu k\u00f6kten y\u0131kmak ve yerine y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, Kur&#8217;an arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile kurdu\u011fu \u0130sl\u00e2m\u00ee toplum yap\u0131s\u0131n\u0131n \u00fczerine oturaca\u011f\u0131 sa\u011fl\u0131kl\u0131 ve sa\u011flam bir ba\u015fka temel koymak ister.<\/p>\n<p>Faiz konusunu bor\u00e7 al\u0131p-verme i\u015flemi ile ilgili bir yasal d\u00fczenleme izler. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, bu konuda yasal d\u00fczenleme getiren ilk kaynakt\u0131r. Bu konu iki ayette i\u015flenir. Bu ayetlerin ilki Kur&#8217;an&#8217;\u0131n en uzun ayetidir. Bu ayetlerde Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in tamamen kendine \u00f6zg\u00fc ve mucize niteli\u011fi ta\u015f\u0131yan canl\u0131 ve d\u00fc\u015f\u00fcnceye yeni ufuklar a\u00e7\u0131c\u0131 kanun koyma \u00fcslubu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr.<\/p>\n<p>Sonunda Bakara suresi, gerek ba\u015flang\u0131c\u0131 ve gerekse i\u00e7eri\u011finin ana \u00e7izgisi ile son derece uyumlu bir \u015fekilde noktalan\u0131r. Surenin bu son ayetlerinde \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temel esas\u0131n\u0131 olu\u015fturan Allah&#8217;a, meleklere, kitaplara ve peygamberlere inanmak ilkeleri dile gelir ve \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n bu alandaki tutumu &#8220;Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7bir peygamberini di\u011ferlerinden ay\u0131rmay\u0131z&#8221; ifadesi ile vurgulan\u0131r\u00b7&#8221; (Bakara Suresi, 285). Bu temel kural, zaten bu surenin daha \u00f6nceki ayetlerinde de tekrarlanarak vurgulanm\u0131\u015ft\u0131. Bu surenin en sonunda m\u00fcsl\u00fcmanlardan y\u00fcce Allah&#8217;a y\u00f6neltilmi\u015f tatl\u0131 bir dua ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Bu duada m\u00fcmin ile Rabbi aras\u0131ndaki ili\u015fkinin karakteristik \u00f6zelli\u011fi, Allah ile inanm\u0131\u015f kul aras\u0131ndaki s\u0131cak atmosfer kelimelere yans\u0131r. Bunun yan\u0131s\u0131ra bu duada Bakara suresinin daha \u00f6nceki ayetlerinde \u00f6nemli olaylar\u0131 anlat\u0131lan \u0130srailo\u011fullar\u0131 tarihine i\u015faret edilir. As\u0131l geni\u015f a\u00e7\u0131klamay\u0131 daha sonra yeri gelince yapmak \u00fczere bu ayeti \u015fimdilik mealen okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Ey Rabbimiz, e\u011fer unutacak ya da yan\u0131lacak olursak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden \u00f6ncekilere y\u00fckledi\u011fin gibi bize de ayr\u0131 y\u00fck y\u00fckleme. Ey Rabbimiz, bize g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn yetmeyece\u011fi y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131tma, bizi affet, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet eyle, sen mevl\u00e2m\u0131zs\u0131n bizim. K\u00e2firlere kar\u015f\u0131 yard\u0131m et bize.&#8221; (Bakara Suresi, 286)<\/p>\n<p>Bu dua, surenin ba\u015f\u0131 ve uzun ayr\u0131nt\u0131l\u0131 i\u00e7eri\u011fi ile uyumlu bir biti\u015f, bir son s\u00f6zd\u00fcr.<\/p>\n<p>TAB\u0130AT KANUNLARI KAR\u015eISINDA PEYGAMBERLER\u0130N DURUMU<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcmde kar\u015f\u0131m\u0131za \u00e7\u0131kan ilk incelik peygamberlere ili\u015fkin \u015fu \u00f6zel ifade tarz\u0131d\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;\u015eu peygamberler&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Dikkat edersek &#8220;Bu peygamberler..&#8221; denmiyor, bunun yerine g\u00fc\u00e7l\u00fc ve belirgin bir mesaj i\u00e7eren yukardaki ifade tarz\u0131 ile peygamberlerden s\u00f6zetmeye giriyor. Bu k\u0131sm\u0131n ayetlerini incelemeye ge\u00e7meden \u00f6nce bu incelik hakk\u0131nda birka\u00e7 s\u00f6z s\u00f6ylememiz yerinde olur.<\/p>\n<p>Evet &#8220;\u015eu peygamberler&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten &#8220;bunlar&#8221; karakteristik \u00f6zelli\u011fi olan, kendine \u00f6zg\u00fc bir grup, orjinal bir topluluk olu\u015ftururlar. Her ne kadar onlar da teker teker bir insan iseler de bu b\u00f6yledir. Peki kimdir bunlar? Peygamberlik (Risalet) nedir? Nas\u0131l bir karakteristik \u00f6zellik ta\u015f\u0131r? Nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fir? Ni\u00e7in sadece &#8220;bunlar&#8221; peygamber oldular ve neyin sayesinde peygamberl\u0131k mertebesine ula\u015ft\u0131lar?<\/p>\n<p>Bunlar uzun s\u00fcre kendilerine cevap bulmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131m sorulard\u0131r. Bu konuda i\u00e7in i\u00e7in alg\u0131 alan\u0131m \u00f6yle duygular ve anlamlar ile dolu ki, bunlar\u0131 ifade edecek kelime bulmakta g\u00fc\u00e7l\u00fck \u00e7ekiyorum. Fakat bu duygular\u0131 ve anlamlar\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fu oranda kelimelere ve c\u00fcmlelere y\u00fcklemek gerekir!<\/p>\n<p>\u0130\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z ve ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturdu\u011fumuz bu evrenin dayand\u0131\u011f\u0131 birtak\u0131m k\u00f6kl\u00fc ilkeler vard\u0131r. Bu ilkeler y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu k\u00e2inata sundu\u011fu evrensel kanunlard\u0131r. Evren sistemi bu kanunlar uyar\u0131nca geli\u015fimini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr, bu kanunlar gere\u011fince hareket eder ve bu kanunlara g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan bilgi merdiveninin basamaklar\u0131m \u00e7\u0131kt\u0131k\u00e7a bu kanunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ke\u015ffeder. \u0130nsano\u011flu bu kanunlar\u0131n s\u0131n\u0131rl\u0131 idrak kapasitesine s\u0131\u011facak kadar\u0131n\u0131 belirli bir s\u00fcre zarf\u0131nda ke\u015ffeder -ya da bu kadar\u0131 kendisine ke\u015ffettirilir-. \u0130drak kapasitesi ise yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011fi g\u00f6revinin \u00fcstesinden gelmesine yetecek oranda yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130nsan evrensel kanunlar\u0131n bu s\u0131n\u0131rl\u0131 b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc \u00f6\u011frenirken \u015fu iki -kendi a\u00e7\u0131s\u0131ndan- temel araca, \u015fu iki bilgi edinme y\u00f6ntemine dayan\u0131r: a)Ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme b)Deney. Bunlar \u00f6z nitelikleri itibar\u0131 ile g\u00f6reli (izaf\u00ee, relatif) y\u00f6ntemlerdir; niha\u00ee, kesin ve mutlak sonu\u00e7lar verecek yetenekte de\u011fildirler. Bununla birlikte uzun bir zaman s\u00fcrecinde kimi zaman insana, genel ge\u00e7erli (k\u00fclli) evrensel kanunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ke\u015ffettirirler. Ama ba\u015far\u0131lan bu ke\u015fifler de g\u00f6reli olma niteliklerini s\u00fcrd\u00fcr\u00fcrler, niha\u00ee ve mutlak olamazlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn evrensel kanunlar aras\u0131nda uyum sa\u011flayan, bu kanunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcne ahenkli bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck kazand\u0131ran ana ilke niteli\u011findeki s\u0131r, gizli ve \u00e7\u00f6z\u00fcms\u00fcz kal\u0131r; ne kadar uzun zaman ge\u00e7erse ge\u00e7sin g\u00f6reli (izafi) ve g\u00f6receli (nisbi) insan akl\u0131, insan\u0131n ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme g\u00fcc\u00fc, bu s\u0131rr\u0131n \u00f6z\u00fcne yol bulamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc zaman bu alanda niha\u00ee bir unsur, kesin belirleyici bir fakt\u00f6r de\u011fildir. Zaman, insan\u0131n yap\u0131s\u0131 ve varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fc i\u00e7indeki rol\u00fc gere\u011fince insan\u0131n kendisi i\u00e7in konmu\u015f bir s\u0131n\u0131rlama, bir \u00f6l\u00e7\u00fc birimidir. \u0130nsan\u0131n evren i\u00e7indeki rol\u00fc de g\u00f6reli ve g\u00f6recelidir. Sonra yery\u00fcz\u00fc \u00fczerinde ya\u015fayan b\u00fct\u00fcn insan soyuna sunulmu\u015f olan zaman\u0131n g\u00f6relili\u011fine s\u0131ra gelir, o da g\u00f6reli ve s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r. B\u00fct\u00fcn bunlardan dolay\u0131 b\u00fct\u00fcn bilgi edinme ara\u00e7lar\u0131, insan\u0131n bu ara\u00e7lar yolu ile elde etti\u011fi b\u00fct\u00fcn bilimsel sonu\u00e7lar s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz g\u00f6relilik (izafilik) ve g\u00f6recelik (nisbilik) dairesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde kal\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu noktada peygamberli\u011fin, yani Allah taraf\u0131ndan ba\u011f\u0131\u015flanan, led\u00fcnni (Allah&#8217;\u0131n kalbe ilham etti\u011fi bilgi) bir yetenek sayesinde t\u00fcm evrenin dayand\u0131\u011f\u0131 genel ge\u00e7erli ana ilke ile derinliklerinde -sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 kavramakla birlikte mahiyetini hi\u00e7bir zaman bilemeyece\u011fimiz bir yolla- ileti\u015fim kurabilen \u00f6zel ve karakteristik yap\u0131n\u0131n rol\u00fc, fonksiyonu g\u00fcndeme gelir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte vahyi alan, almaya g\u00fc\u00e7 yetiren harika cihaz, bu \u00f6zel ve karakteristik yap\u0131d\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu karakteristik yap\u0131 vahyi kar\u015f\u0131lamaya haz\u0131rl\u0131kl\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131 evren b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn ald\u0131\u011f\u0131 ilahi i\u015faretin ayn\u0131s\u0131n\u0131 al\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc bu evren b\u00fct\u00fcn\u00fc y\u00f6nlendiren ana evrensel ilke ile dolays\u0131z bi\u00e7imde ili\u015fkilidir. Acaba bu karakteristik yap\u0131 bu il\u00e2h\u00ee i\u015fareti nas\u0131l al\u0131yor, onu hangi cihazla kar\u015f\u0131l\u0131yor, alg\u0131l\u0131yor? Bu soruya cevap verebilmek i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n (c.c) sadece se\u00e7kin kullar\u0131na ba\u011f\u0131\u015flad\u0131\u011f\u0131 bu karakteristik yap\u0131ya bizim de sahip olmam\u0131z gerekir. Oysa &#8220;Allah, peygamberli\u011fi kime verece\u011fini \u00e7ok iyi bilir.&#8221; (Enam Suresi, 124) Bu mesele, akl\u0131m\u0131z\u0131n ucundan ge\u00e7ebilecek b\u00fcy\u00fck evrensel s\u0131rlar\u0131n t\u00fcm\u00fcnden daha b\u00fcy\u00fck ve \u00f6l\u00e7\u00fcler \u00fcst\u00fc derecede \u00f6nemli bir meseledir.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn peygamberler &#8220;Tevhid (Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi)&#8221; ger\u00e7e\u011fini kavram\u0131\u015flar ve hepsi de bu ger\u00e7e\u011fi insanlara duyurmak i\u00e7in g\u00f6nderilmi\u015flerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc hepsinin yap\u0131s\u0131nda varolan ayn\u0131 ana ilkenin ilham\u0131, onlar\u0131 bu ilham\u0131n tek olan, birden fazlas\u0131 s\u00f6zkonusu olmayan kayna\u011f\u0131na iletmi\u015ftir. Bu ilham\u0131n kayna\u011f\u0131 birden fazla olamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc aksi halde gerek evrensel ana ilkenin ve gerekse peygamberlerin bu ana ilkeden ald\u0131klar\u0131 ilham\u0131n da birden fazla olmas\u0131 gerekirdi. Bu idrak, insanl\u0131k tarihinin alacakaranl\u0131kl\u0131 ba\u015flang\u0131c\u0131nda, ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme ve deneye dayal\u0131 nesnel bilgiler hen\u00fcz ortada yokken, bu birlik (Tevhid) ilkesine i\u015faret eden evrensel kanunlar\u0131n hen\u00fcz hi\u00e7biri ke\u015ffedilmemi\u015fken de vard\u0131.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn peygamberler insanlar\u0131 bir olan Allah&#8217;a kulluk etmeye, il\u00e2hi kaynaktan ald\u0131klar\u0131 ve duyurmakla g\u00f6revlendirildikleri bu ger\u00e7e\u011fe \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Onlar bu ilkeyi, ayn\u0131 evrensel ana ilkenin, evrenle b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f f\u0131trata y\u00f6nelik ilham\u0131n\u0131n do\u011fal mant\u0131\u011f\u0131 gere\u011fi olarak kavram\u0131\u015flard\u0131. Bu ilkeyi insanlara duyurma g\u00f6revini \u00fcstlenmeleri de onun ger\u00e7ek oldu\u011funa, kendilerine tek olan Allah taraf\u0131ndan iletildi\u011fine ili\u015fkin mutlak imanlar\u0131n\u0131n sonucu idi. Onlar, f\u0131tratlar\u0131nda yer eden g\u00fc\u00e7l\u00fc, ku\u015fku g\u00f6t\u00fcrmeyen ve zorlay\u0131c\u0131 ilhama g\u00f6re birden fazla ilah\u0131n olamayaca\u011f\u0131n\u0131 kavr\u0131yorlar, bilin\u00e7alt\u0131nda hissediyorlard\u0131.<\/p>\n<p>Peygamberlerin f\u0131tratlar\u0131n\u0131n bilincinde yereden bu \u0131srarl\u0131 zorlama, zaman zaman onlar\u0131n Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de nakledilen s\u00f6zlerinde ya da kimi ayetlerde onlar\u0131 tan\u0131tmak i\u00e7in kullan\u0131lan ifadelerde ortaya \u00e7\u0131kar.<\/p>\n<p>Biz bu i\u00e7ten gelen bilinci, mesel\u00e2 Hz. Nuh&#8217;un (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) kavmine y\u00f6nelik s\u00f6zlerini nakleden \u015fu ayetlerde buluyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Nuh dedi ki; `Ey kavmim, ya ben Rabbimden gelen a\u00e7\u0131k bir mesaj\u0131n izinde isem, ya O bana kat\u0131ndan bir rahmet ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f ve siz de bunun fark\u0131nda de\u011filseniz, siz istemedi\u011finiz halde biz size onu zorla m\u0131 benimsetece\u011fiz?<\/p>\n<p>Ey kavmim,ben buna kar\u015f\u0131 sizden bir mal istemiyorum; benim \u00fccretimi verecek olan Allah&#8217;t\u0131r. \u0130man edenleri yan\u0131mdan kovmam s\u00f6zkonusu de\u011fildir, onlar Rabb&#8217;leri ile bulu\u015facaklard\u0131r. Fakat g\u00f6r\u00fcyorum ki, siz cahilce davranan bir topluluksunuz<\/p>\n<p>Ey kavmim, e\u011fer ben iman edenleri yan\u0131mdan kovarsam Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 beni kim savunabilir? Bunu hi\u00e7 d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fcyor musunuz?&#8221; (Hud Suresi, 28-30) Ayn\u0131 \u0131srarl\u0131 i\u00e7ten gelen bilinci Hz. Salih&#8217;in (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) s\u00f6zlerini nakleden ayette de g\u00f6rebiliriz:<\/p>\n<p>&#8220;Salih onlara dedi ki; `Ey kavmim, ya ben Rabbimden gelen a\u00e7\u0131k bir mesaj\u0131n izinde isem, ya O bana kat\u0131ndan bir rahmet ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f ise, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 geldi\u011fim takdirde O&#8217;na kar\u015f\u0131 beni kim savunabilir? Sizin bana, y\u0131k\u0131m\u0131m\u0131 art\u0131rmaktan ba\u015fka hi\u00e7bir katk\u0131n\u0131z olamaz.&#8221; (Hud Suresi, 63)<\/p>\n<p>Bu \u0131srarl\u0131 zorlanm\u0131\u015fl\u0131k duygusunu Hz. \u0130brahim&#8217;in (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) hayat\u0131n\u0131 anlatan \u015fu ayetlerde de bulabiliriz:<\/p>\n<p>&#8220;Kavmi onunla (\u0130brahim&#8217;le) tart\u0131\u015fmaya giri\u015fince onlara dedi ki; `Beni do\u011fru yola iletmi\u015f olan Allah hakk\u0131nda benimle tart\u0131yor musunuz? Ben O&#8217;na ortak ko\u015ftu\u011funuz \u015feylerden korkmam, Rabbim ne dilerse o olur. Rabbimin bilgisi her\u015feyi kaplam\u0131\u015ft\u0131r. Acaba ders almaz m\u0131s\u0131n\u0131z?<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n size, il\u00e2h olduklar\u0131na ili\u015fkin hi\u00e7bir delil indirmemi\u015f oldu\u011fu \u015feyleri siz O&#8217;na ortak ko\u015fmaktan korkmuyorsunuz da ben sizin O&#8217;na ko\u015ftu\u011funuz ortaklardan niye korkay\u0131m? Biliyorsan\u0131z, s\u00f6yleyin bakal\u0131m; s\u0131rf Allah&#8217;a inananlar ile O&#8217;na ortak ko\u015fan iki gruptan hangisi korkmamakta daha hakl\u0131d\u0131r?&#8221; (En\u00e2m Suresi, 80-81)<\/p>\n<p>Bu \u0131srarl\u0131 zorlanm\u0131\u015fl\u0131k duygusunun ayn\u0131s\u0131na Hz. \u015euayb k\u0131ssas\u0131nda da rastl\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Ey kavmim, ya ben Rabbimden gelen a\u00e7\u0131k bir mesaj\u0131n izinde isem, ya O bana kendi kat\u0131ndan g\u00fczel bir nasip ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f ise? Size yasaklad\u0131\u011f\u0131m \u015feyi kendim yaparak size ters d\u00fc\u015fmek istemiyorum. Benim istedi\u011fim \u015fey, g\u00fcc\u00fcm\u00fcn yetti\u011fi kadar e\u011frilikleri d\u00fczeltmektir. Ba\u015far\u0131m sadece Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131d\u0131r. S\u0131rf O&#8217;na dayan\u0131r, O&#8217;na y\u00f6nelirim.&#8221;\u00b7(Hud Suresi, 88)<\/p>\n<p>Ayn\u0131 \u0131srarl\u0131 zorlanm\u0131\u015fl\u0131k bilinci Hz. Yakub&#8217;un o\u011fullar\u0131na s\u00f6yledi\u011fi \u015fu s\u00f6zlere de yans\u0131m\u0131\u015ft\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ben \u00fcz\u00fcnt\u00fcm\u00fc ve tasam\u0131 yaln\u0131z Allah&#8217;a a\u00e7ar\u0131m. Allah ile ilgili olarak sizin bilmedi\u011finiz \u015feyler biliyorum.&#8221; (Yusuf Suresi, 86)<\/p>\n<p>Gerek bunlarda ve gerekse bunlara benzer nice \u00f6rneklerde peygamberlerin f\u0131tratlar\u0131na y\u00f6nelik bu derin ve \u0131srarl\u0131 mesaj\u0131n izlerini, onlar\u0131n s\u00f6zlerinde ve tan\u0131t\u0131c\u0131 niteliklerinde g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Onlar\u0131n s\u00f6zleri, bu zorlay\u0131c\u0131 mesaj\u0131n vicdanlar\u0131n\u0131n derinliklerinde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 etki hakk\u0131nda bize ipucu veriyor.<\/p>\n<p>G\u00fcn ge\u00e7tik\u00e7e insano\u011flu nesnel bilgiler alan\u0131nda \u015fu evrendeki birlik ilkesine uzaktan i\u015faret eden bir\u00e7ok bulgular ke\u015ffediyor. Bilim adamlar\u0131 \u015fu u\u00e7suz-bucaks\u0131z evrende yarat\u0131l\u0131\u015f (yap\u0131) ve hareket birli\u011fi oldu\u011funun fark\u0131na varm\u0131\u015flard\u0131r. \u0130nsano\u011flunun bilgi edinme kapasitesinin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde b\u00fct\u00fcn evren yap\u0131s\u0131n\u0131n temel ta\u015f\u0131n\u0131n atom oldu\u011fu ve atomun da asl\u0131nda enerjiden ba\u015fka bir\u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. B\u00f6ylece, evrende varolan madde ile enerjinin atomun yap\u0131s\u0131nda b\u00fct\u00fcnle\u015fti\u011fi ve uzun y\u00fczy\u0131llar boyunca madde ile enerji aras\u0131nda varoldu\u011fu san\u0131lan ikili\u011fin ger\u00e7ek olmad\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. G\u00f6r\u00fcld\u00fc ki, atomlar y\u0131\u011f\u0131n\u0131ndan olu\u015fmu\u015f olan madde ayn\u0131 zamanda enerjidir, yap\u0131s\u0131ndaki atomlar par\u00e7alan\u0131nca enerji t\u00fcrlerinden birine d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Yine insan\u0131n bilme kapasitesinin elverdi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fcde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ki, atom, i\u00e7yap\u0131s\u0131nda s\u00fcrekli hareket halindedir, kalbini olu\u015fturan (merkezinde yeralan) \u00e7ekirdekten ya da \u00e7ekirdeklerin \u00e7evresindeki y\u00f6r\u00fcngelerinde d\u00f6nen elektronlardan meydana gelmi\u015ftir. Bu hareket s\u00fcreklidir ve her atomda ayn\u0131d\u0131r ve her atom, vaktiyle \u00fcnl\u00fc \u0130sl\u00e2m \u015fairi Feriduddin Attar&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi, \u00e7evresinde y\u0131ld\u0131zlar\u0131n d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc bir g\u00fcne\u015ftir; t\u0131pk\u0131 s\u00fcrekli bi\u00e7imde y\u0131ld\u0131zlar\u0131n \u00e7evresinde d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fc \u015fu bizim g\u00fcne\u015fimiz gibi.<\/p>\n<p>Evrendeki yap\u0131 ve hareket birli\u011fi insano\u011flunun fark\u0131na vard\u0131\u011f\u0131, bilgi birikimine ekledi\u011fi iki evrensel kanundur. Bu iki kanun kapsaml\u0131 ve b\u00fcy\u00fck birlik ilkesine uzaktan birer i\u015farettir. \u0130nsan bilgisi, ak\u0131l y\u00fcr\u00fctmenin ve deneyin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 imk\u00e2n oran\u0131nda bu ilkeleri ke\u015ffetti. Oysa peygamberlerin kendine has ve Allah vergisi karakteristik yap\u0131s\u0131, g\u00f6z a\u00e7\u0131p kapay\u0131ncaya kadar o geni\u015f kapsaml\u0131 ve b\u00fcy\u00fck birlik kanununu kavray\u0131verdi. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu yap\u0131, o ilkenin mesaj\u0131n\u0131 direkt olarak al\u0131yor, bu mesaj\u0131 alabilen yaln\u0131z odur.<\/p>\n<p>Peygamberler bu evrensel birli\u011fe ili\u015fkin belgeleri ve kan\u0131tlar\u0131 bilimsel deneyler yolu ile toplamad\u0131lar. Fakat onlara m\u00fckemmel ve dolays\u0131z ileti\u015fim kurabilen bir cihaz ba\u011f\u0131\u015fland\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in ayn\u0131 ilkenin mesaj\u0131n\u0131 i\u00e7 ileti\u015fim yolu ile direkt olarak alm\u0131\u015flar ve bu tek tip mesaj\u0131n mutlaka ayn\u0131 kapsaml\u0131 ilkeden gelmi\u015f olmas\u0131 ve ayn\u0131 kaynaktan \u00e7\u0131km\u0131\u015f olmas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oldu\u011funu kavram\u0131\u015flard\u0131r. O \u00f6zel ve karakteristik yap\u0131lara ba\u011f\u0131\u015flanm\u0131\u015f olan bu led\u00fcnn\u00ee (Allah vergisi) cihaz, son derece duyarl\u0131, m\u00fckemmel ve geni\u015f kapasiteli idi. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6zkonusu mesaj birli\u011finin arkas\u0131ndaki kaynak birli\u011fini, \u015fu evrene egemen olan irade ve etkinlik birli\u011fini an\u0131nda fark ederek \u015fu evreni \u00e7ekip \u00e7eviren y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;birli\u011fi&#8221;ni iman olarak belirlemi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u015eu noktay\u0131 hemen vurgulayal\u0131m ki, modern bilim, evrensel birli\u011fin kan\u0131tlar\u0131ndan birini ya da ikisini kavrad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyor diye bu s\u00f6zleri s\u00f6yl\u00fcyor de\u011filim. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilim, kendi alan\u0131nda baz\u0131 \u015feyleri kimi zaman ispatlar, kimi zaman da reddeder. Onun ula\u015ft\u0131\u011f\u0131 &#8220;ger\u00e7ekler&#8221;in t\u00fcm\u00fc g\u00f6reli (izafi), g\u00f6receli (nisbi) ve kay\u0131tl\u0131d\u0131r, o hi\u00e7bir zaman tek, niha\u00ee ve mutlak bir ger\u00e7e\u011fe varamaz. \u00dcstelik bilimsel teoriler, de\u011fi\u015fkendir, birbirini yalanlar ve de\u011fi\u015ftirirler.<\/p>\n<p>Ben evrenin yap\u0131 ve hareket birli\u011fi hakk\u0131nda anlatt\u0131klar\u0131m\u0131, peygamberlerin alg\u0131s\u0131na yans\u0131yan evrensel birli\u011fe ili\u015fkin mesaj\u0131n do\u011frulu\u011funa katk\u0131da bulunmak amac\u0131 ile anlatm\u0131\u015f de\u011filim. Asla. Benim amac\u0131m ba\u015fka. Ben bu anlatt\u0131klar\u0131mla evrenin mahiyetine ili\u015fkin eksiksiz, geni\u015f kapsaml\u0131 ve do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnce olu\u015ftururken dayan\u0131lacak alg\u0131 kayna\u011f\u0131n\u0131 belirlemeyi hedefliyorum.<\/p>\n<p>Bilimsel ke\u015fifler, b\u00fcy\u00fck evrensel birli\u011fin \u00f6z\u00fcne ili\u015fkin baz\u0131 kan\u0131tlar\u0131n bilgisine yol bulabilir, ula\u015fabilirler. Oysa peygamberlerin alg\u0131lama g\u00fcc\u00fc bu birli\u011fi \u00e7ok daha \u00f6nce geni\u015f, kapsaml\u0131 bir d\u00fczeyde ve direkt bir \u015fekilde somutlu\u011fa kavu\u015fturmu\u015f, onlar\u0131n led\u00fcnni f\u0131trat\u0131 bu ilkeyi m\u00fckemmel, yayg\u0131n ve dolays\u0131z bi\u00e7imde kavram\u0131\u015ft\u0131r. Modern bilimsel nazariyeler, bu ilkeye ili\u015fkin baz\u0131 belgeleri ortaya koymu\u015f olsa da olmasa da peygamberlere bah\u015fedilen led\u00fcnni ilim kesindir, niha\u00ee do\u011frulard\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bilimsel teoriler, bizzat bilimin ara\u015ft\u0131rma ve g\u00f6zden ge\u00e7irme giri\u015fimlerine a\u00e7\u0131kt\u0131rlar. Onlar i\u015fin ba\u015f\u0131nda de\u011fi\u015fmez \u015feyler de\u011fildirler, sonra da niha\u00ee ve mutlak de\u011fildirler. O halde bunlar peygamberli\u011fin do\u011fru olup olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirleyecek kriterler olmaya elveri\u015fli de\u011fildirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u00f6l\u00e7\u00fclerin, kriterlerin de\u011fi\u015fmez ve mutlak do\u011frular olmalar\u0131 gerekir. Bundan dolay\u0131 peygamberlik kurumu, de\u011fi\u015fmez ve mutlak tek kriterdir.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7ekten, son derece \u00f6nemli bir ba\u015fka ger\u00e7ek \u00e7\u0131kar ki, o da \u015fudur:<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131\u011fa geni\u015f kapsaml\u0131 bi\u00e7imde y\u00f6n verebilecek olanlar, ona evrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 ile, de\u011fi\u015fmez kanunlar\u0131 ile ve s\u00fcrekli ge\u00e7erlili\u011fe sahip ilkeler sistemiyle uyumlu olarak y\u00f6n verebilecek olan, sadece varl\u0131k aleminin ilkeler sistemi ile direkt bi\u00e7imde b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f olan bu \u00f6zel karakteristik yap\u0131lard\u0131r. Dolays\u0131z bi\u00e7imde Allah&#8217;tan vahiy alanlar onlard\u0131r. Bu gerek\u00e7e ile onlar yan\u0131lmazlar, sap\u0131tmazlar, yalan s\u00f6ylemezler, ger\u00e7e\u011fi saklamazlar, zaman ve mekan fakt\u00f6rleri kendileri ile ger\u00e7ek aras\u0131nda perde ve engel olu\u015fturmaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu ger\u00e7e\u011fi zamandan ve mek\u00e2ndan m\u00fcnezzeh olan y\u00fcce Allah&#8217;tan al\u0131rlar.<\/p>\n<p>Y\u00fcce irade, zaman aral\u0131klar\u0131 i\u00e7inde peygamber g\u00f6ndermeyi diledi. Ama\u00e7, insanl\u0131\u011fa mutlak ger\u00e7e\u011fi iletmektir. O mutlak ger\u00e7ek ki, insanlar ak\u0131l y\u00fcr\u00fctme ve deney yolu ile bunun bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ancak y\u00fczlerce as\u0131r sonra kavrayabilmi\u015fler ve gelecekteki \u00e7a\u011flar boyunca bu ara\u00e7larla bu ger\u00e7e\u011fin t\u00fcm\u00fcn\u00fc hi\u00e7bir zaman kavrayamayacaklard\u0131r. \u0130nsanlar hesab\u0131na bu ili\u015fkinin de\u011feri, att\u0131klar\u0131 ad\u0131mlar\u0131 evren ile paralel hale getirmek, evrenin hareketi ile kendi hareketleri aras\u0131nda y\u00f6n birli\u011fi sa\u011flamak, evrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131 ile kendi f\u0131tr\u00ee yap\u0131lar\u0131 aras\u0131nda uyum temin etmektir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bundan dolay\u0131 insan\u0131n gerek t\u00fcm varl\u0131klar alemine gerekse kendi \u00f6z varl\u0131\u011f\u0131na gerek t\u00fcm varl\u0131k aleminin ve gerekse \u00f6z varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n amac\u0131na ili\u015fkin eksiksiz, do\u011fru ve geni\u015f kapsaml\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemini alabilece\u011fi tek kaynak vard\u0131r. Evrenin karar\u0131, hareketi ve do\u011frultusu ile uyumlu, insanlar\u0131 topyek\u00fcn varl\u0131klar\u0131 ile &#8220;bar\u0131\u015f&#8221;a kavu\u015fturabilecek tek do\u011fru ve dengeli hayat sistemi, ancak bu d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminden kaynaklanabilir. Bu hayat sistemi \u00efnsan ile evren aras\u0131nda, insanla evrenin yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n do\u011fal uzant\u0131s\u0131 olan kendi \u00f6z f\u0131trat\u0131 aras\u0131nda; d\u00fcnyada insan soyu i\u00e7in imkanlar\u0131 haz\u0131rlanm\u0131\u015f \u00e7al\u0131\u015fma, giri\u015fim, b\u00fcy\u00fcme, geli\u015fme ve ilerleme alanlar\u0131nda insanlar\u0131n kendileri aras\u0131nda &#8220;bar\u0131\u015f&#8221; sa\u011flar.<\/p>\n<p>Tek kaynak, yani peygamber kayna\u011f\u0131. Bunun d\u0131\u015f\u0131ndaki kaynaklar sap\u0131k ve bat\u0131ld\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu di\u011fer kaynaklar, s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz b\u00fct\u00fcnle\u015fmi\u015f tek kaynakla ileti\u015fim halinde de\u011fildirler, ondan mesaj almamaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>\u0130nsana sunulan di\u011fer bilgi edinme ara\u00e7lar\u0131, evrenin baz\u0131 g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerini, baz\u0131 kanunlar\u0131n\u0131, baz\u0131 g\u00fc\u00e7lerini yery\u00fcz\u00fcndeki halifelik g\u00f6revinin \u00fcstesinden gelmesine, hayat\u0131 geli\u015ftirip evrimle\u015ftirmesine yetecek derecede s\u0131n\u0131rl\u0131 olarak ke\u015ffedebilmesi i\u00e7in kendisine k\u0131s\u0131tl\u0131 olarak verilmi\u015ftir. \u0130nsan bu alanda ger\u00e7ekten ileri ad\u0131mlar atabilir. Fakat bu ad\u0131mlar ne kadar ileri olurlarsa olsunlar, insan\u0131 hi\u00e7bir zaman mutlak ger\u00e7e\u011fin d\u00fczeyine ula\u015ft\u0131ramazlar. O mutlak ger\u00e7ek ki, insan\u0131n, hayat\u0131n\u0131 s\u0131rf ge\u00e7ici ve de\u011fi\u015fken durumlar ve \u015fartlar uyar\u0131nca de\u011fil, varl\u0131k aleminin dayand\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fmez ve s\u00fcrekli evrensel kanunlar ve topyek\u00fcn insan varolu\u015funun b\u00fcy\u00fck amac\u0131 uyar\u0131nca d\u00fczenlemek i\u00e7in ona muhta\u00e7t\u0131r. Bu b\u00fcy\u00fck amac\u0131 zaman ve mekan \u015fartlar\u0131ndan m\u00fcnezzeh olan y\u00fcce Allah g\u00f6r\u00fcr, ama zaman ve mek\u00e2n \u015fartlar\u0131 ile ba\u011f\u0131ml\u0131 ve s\u0131n\u0131rl\u0131 olan insan bunu g\u00f6remez.<\/p>\n<p>Ancak bir yolu ba\u015ftan sona kadar kavram\u0131\u015f olan bir merci bu yolun t\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin bir yolculuk pl\u00e2n\u0131 yapabilir. Oysa insan\u0131n \u00f6n\u00fcnde bu yolun b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc g\u00f6rmesini engelleyen perde var. Hatta bir saniye sonras\u0131n\u0131 bile g\u00f6rmesi engellenmi\u015ftir. \u0130nsan\u0131n \u00f6n\u00fcnde ve i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 an\u0131n \u00f6n\u00fcnde, arkas\u0131n\u0131 g\u00f6rmesine imkan tan\u0131mayan yere kadar uzanan bir perde gerilmi\u015ftir. Buna g\u00f6re insan, kendisi i\u00e7in me\u00e7hul olan bir yolu a\u015fmak \u00fczere nas\u0131l pl\u00e2n yapabilir?<\/p>\n<p>Ya \u00e7arp\u0131kl\u0131k, sap\u0131kl\u0131k ve ba\u015f\u0131bo\u015fluk ya da evrenin yarat\u0131c\u0131s\u0131ndan al\u0131nm\u0131\u015f ya\u015fama sistemine, peygamberliklerin ve peygamberlerin sistemine, varl\u0131klar alemi ve bu alemin yarat\u0131c\u0131 ile ili\u015fki halinde olan f\u0131trat\u0131n sistemine d\u00f6n\u00fc\u015f&#8230;<\/p>\n<p>Ardarda gelen peygamberler insanl\u0131\u011f\u0131n elinden tutup onu hidayete ula\u015ft\u0131ran ayd\u0131nl\u0131k yolda ileriye do\u011fru y\u00fcr\u00fct\u00fcyor. Oysa insanl\u0131k bu yol boyunca ikide bir kervandan ayr\u0131l\u0131yor, rotadan sap\u0131yor, k\u0131lavuzun yol g\u00f6sterici \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131n\u0131 umursam\u0131yor, yeni bir k\u0131lavuzun geli\u015fine kadar sap\u0131tm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcyor. Her defas\u0131nda biricik ger\u00e7ek, yenilenen tecr\u00fcbeleri ile uyumlu bir \u015fekilde daha olgunla\u015fm\u0131\u015f olarak zihninde belirginle\u015fiyor.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece son peygamberlik d\u00f6nemine s\u0131ra gelince insan akl\u0131 olgunluk \u00e7a\u011f\u0131na eriyor. Bu gerek\u00e7e ile son peygamber, insan akl\u0131na genel ge\u00e7erli (k\u00fclli) ger\u00e7eklerin t\u00fcm\u00fc ile sesleniyor. \u0130nsanlar\u0131n bu niha\u00ee ve geni\u015f hatlar\u0131n, \u00e7izgilerin k\u0131lavuzlu\u011funda s\u00fcrekli ad\u0131mlarla ilerlemesini istiyor. B\u00fcy\u00fck ger\u00e7e\u011fin \u00e7izgileri art\u0131k yeni bir peygamberin gelmesini gerektirmeyecek derecede belirginle\u015fmi\u015ftir. Sadece y\u00fczy\u0131llar boyunca ortaya \u00e7\u0131kacak yenileyici yorumcular yeterlidir.<\/p>\n<p>Bundan sonra insanl\u0131k ya her zaman gerek kendisine gerekse ilerici ve yenileyici at\u0131l\u0131mlar\u0131na yetecek geni\u015flikte olan bu \u015feridin i\u00e7inde kalarak ilerleyecek ve bu yoldan, ba\u015fka hi\u00e7bir yolla ula\u015famayaca\u011f\u0131 mutlak ger\u00e7e\u011fe erecek ya da yolunun i\u015faretlerinden uzak d\u00fc\u015ferek belirsizlik \u00e7\u00f6l\u00fcnde \u015fa\u015fk\u0131n, sap\u0131tm\u0131\u015f ve ba\u015f\u0131bo\u015f bir bi\u00e7imde taban tepecektir!<br \/>\n<strong>253- \u0130\u015fte \u015fu peygamberler. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 di\u011ferlerinden \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131k. Onlardan kimileri ile Allah konu\u015ftu, kimilerini de derecelerce y\u00fckseltti. Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;ya a\u00e7\u0131k mucizeler verdik, O&#8217;nu Ruh-ul Kuds arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile destekledik. E\u011fer Allah \u00f6yle dileseydi, bu peygamberlerin arkas\u0131ndan gelen \u00fcmmetler, kendilerine a\u00e7\u0131k belgeler geldikten sonra birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Fakat onlar anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Onlardan kimi iman etti, kimi de k\u00e2fir oldu. E\u011fer Allah \u00f6yle dileseydi, onlar birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Ama Allah neyi dilerse onu yapar.<\/strong><\/p>\n<p>Bu ayet, peygamberleri, di\u011fer insanlardan ay\u0131r\u0131p onlar\u0131n kendilerine \u00f6zg\u00fc ki\u015filiklerini vurgulad\u0131\u011f\u0131 gibi t\u00fcm peygamberlerin ve Peygamberli\u011fin (Risaletin) maceras\u0131n\u0131 da \u00f6zetliyor. Bu ayet, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n baz\u0131 peygamberleri di\u011fer baz\u0131 peygamberlere \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131, bu \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn baz\u0131 belirtilerini ve g\u00f6stergelerini a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Sonra da bu peygamberlerin arkas\u0131ndan gelen ku\u015faklar aras\u0131nda -a\u00e7\u0131k belgelerin geli\u015fmesinden sonra- anla\u015fmazl\u0131klar\u0131n ba\u015f g\u00f6sterdi\u011fine ve bu anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n k\u00f6r\u00fcklenmesi sonucu patlak veren sava\u015flara i\u015faret ediyor. Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra ayet bu peygamberler sonras\u0131 ku\u015faklar aras\u0131nda kimilerinin m\u00fcmin kimilerinin ise kafir oldu\u011funu ve iman yoluyla k\u00fcfr\u00fcn, iyilik yoluyla da k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn sav\u0131l\u0131p bertaraf edilmesi amac\u0131yla y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu ku\u015faklar aras\u0131nda sava\u015fmay\u0131 takdir etti\u011fini a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Bu ayetin i\u015faret etti\u011fi bu \u00e7ok say\u0131da ger\u00e7ek, peygamberler kervan\u0131 ile bu misyonun uzun tarihini sembolize eder. Tekrarl\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130\u015fte \u015fu peygamberler. Bunlar\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 di\u011ferlerinden \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131k.&#8221; Burada s\u00f6z\u00fc edilen &#8220;\u00fcst\u00fcn k\u0131lma&#8221; olgusu herhangi bir peygambere takdir edilen, onun \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131na ve faaliyetlerine alan olu\u015fturan \u00e7evrenin niteli\u011fi ile ilgili olabilir. Mesel\u00e2 s\u00f6zkonusu peygamberin bir kabilenin peygamberi ya da bir milletin peygamberi veya belirli bir ku\u015fa\u011f\u0131n peygamberi yahut da b\u00fct\u00fcn milletlerin ve ku\u015faklar\u0131n peygamberi olmas\u0131 gibi. Bunun yan\u0131s\u0131ra bu &#8220;\u00fcst\u00fcn k\u0131lma&#8221; olgusu, peygamberin \u015fahs\u0131na ya da \u00fcmmetine ba\u011f\u0131\u015flanan imtiyazlarla da ilgili olabilir. Ayr\u0131ca bu &#8220;\u00fcst\u00fcn k\u0131lma&#8221; olgusu peygamberlik misyonunun niteli\u011fi, insan ve evren hayat\u0131na ili\u015fkin kapsaml\u0131l\u0131k derecesi ile de ilgili olabilir.<\/p>\n<p>Bu ayet bu konuda Hz. \u0130sa ve Hz. Musa (sel\u00e2m \u00fczerlerine olsun) hakk\u0131nda iki misal vermekte, di\u011fer peygamberlere ise genel olarak i\u015faret etmekle yetiniyor:<\/p>\n<p>&#8220;Onlardan kimileri ile Allah konu\u015ftu, kimilerini de derecelerle y\u00fckseltti. Meryem o\u011flu \u0130sa&#8217;ya a\u00e7\u0131k mucizeler verdik, O&#8217;nu Ruh-ul Kuds arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile destekledik.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bir peygamberle konu\u015ftu\u011fu ger\u00e7e\u011fi s\u00f6zkonusu olunca akla hemen Hz. Musa geldi\u011fi i\u00e7in ad\u0131 verilmiyor, fakat Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n ad\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtiliyor. Kur&#8217;an&#8217;da hemen hemen her zaman Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n ad\u0131, anas\u0131na ba\u011flanarak (anas\u0131n\u0131n ad\u0131 an\u0131larak) zikredilir. Bunun hikmeti a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in indi\u011fi d\u00f6nemde Hz. \u0130sa hakk\u0131nda yo\u011fun ve yayg\u0131n s\u00f6ylentiler, hurafeler ortal\u0131kta kol geziyordu. Kimi O&#8217;nun -ha\u015fa- Allah&#8217;\u0131n o\u011flu oldu\u011funu ileri s\u00fcr\u00fcyor, kimi O&#8217;nun \u015fahs\u0131nda L\u00e2hut ile Nasut (il\u00e2h ile insan) karakteristiklerinin birle\u015fti\u011finden s\u00f6zediyor, kimi ise daha da ileri giderek O&#8217;nun ki\u015fili\u011finde insanl\u0131k karakteristi\u011finin, t\u0131pk\u0131 bir bardak sudaki damla gibi eridi\u011fini, b\u00f6ylece il\u00e2hi karakteristi\u011fin yap\u0131s\u0131na tek ba\u015f\u0131na egemen oldu\u011funu iddia ediyordu! O&#8217;nun hakk\u0131nda bunlara benzer daha bir y\u0131\u011f\u0131n sa\u00e7ma yak\u0131\u015ft\u0131rmalar \u00fcretiliyor ve bu sa\u00e7ma iddialar kiliselerde ve di\u011fer h\u0131ristiyanl\u0131k merkezlerinde \u015fiddetli tart\u0131\u015fmalara konu oluyordu. Hatta bu tart\u0131\u015fmalar y\u00fcz\u00fcnden Roma imparatorlu\u011fu d\u00f6neminde \u00e7\u0131kan sava\u015flarda sel gibi insan kan\u0131 ak\u0131t\u0131lm\u0131\u015ft\u0131! \u0130\u015fte bu y\u00fczden, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de, s\u00fcrekli bi\u00e7imde Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n insan olma niteli\u011fi vurgulan\u0131yor, hemen hemen her an\u0131l\u0131\u015f\u0131nda anas\u0131 da zikredilerek, kimli\u011finin bu y\u00f6n\u00fcn\u00fcn alt\u0131 \u00e7izilerek an\u0131l\u0131yor. Ruh-ul Kuds&#8217;e gelince, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim bununla il\u00e2hi vahyi peygamberlere ula\u015ft\u0131rmakla g\u00f6revli olan Cebrail&#8217;i (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) kasdediyor. Cebrail, peygamberler i\u00e7in en \u00f6nemli ve en b\u00fcy\u00fck destektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc peygamberlerin bu se\u00e7kin ve \u00f6nemli g\u00f6rev i\u00e7in Allah taraf\u0131ndan se\u00e7ildiklerini m\u00fcjdeleyen, onlara, uzun ve me\u015fakkatli yollar\u0131nda devam etmeleri hususunda s\u00fcrekli cesaret veren, bu yolculu\u011fun korku ve deh\u015fet dolu a\u015famalar\u0131nda onlar\u0131n kalplerine so\u011fukkanl\u0131l\u0131k, direnme g\u00fcc\u00fc ve zafer umudu indiren O&#8217;dur. B\u00fct\u00fcn bunlar birer &#8220;destek&#8221; t\u00fcr\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Hz. \u0130sa&#8217;ya verdi\u011fi belirtilen &#8220;a\u00e7\u0131k mucizeler&#8221;e gelince, bu deyim, O&#8217;na indirilen \u0130ncil&#8217;i ve bu kutsal kitab\u0131n yan\u0131s\u0131ra Allah&#8217;\u0131n, O&#8217;nun eli ile ger\u00e7ekle\u015ftirdi\u011fi \u00e7e\u015fitli ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar\u0131 i\u00e7erir. \u0130nat\u00e7\u0131 yahudilere kar\u015f\u0131 Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n ger\u00e7ek peygamber oldu\u011funu kan\u0131tlama amac\u0131 g\u00fcden bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n de\u011fi\u015fik yerlerinde yeri geldik\u00e7e ayr\u0131nt\u0131l\u0131 bi\u00e7imde anlat\u0131lmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ayette bizim peygamberimiz Hz. Muhammed&#8217;den (sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun) s\u00f6zedilmiyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc hitap O&#8217;na y\u00f6neltilmi\u015ftir. T\u0131pk\u0131 bir \u00f6nceki &#8220;Bunlar Allah&#8217;\u0131n ayetleridir. Bunlar\u0131 sana hakka ba\u011fl\u0131 olarak okuyoruz. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz sen de peygamberlerden birisin.&#8221;\u00b7(Bakara Suresi, 252) ayetinde oldu\u011fu gibi. Yani okumakta oldu\u011fumuz ayetlerin egemen konusu Peygamberimize, di\u011fer peygamberler hakk\u0131nda bilgi vermeyi i\u00e7erir.<\/p>\n<p>Peygamberlerin derecelerine hangi a\u00e7\u0131dan bakarsak bakal\u0131m, Hz. Muhammed&#8217;in en yukar\u0131da oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcr\u00fcz. Meseleye ister peygamberli\u011fin geni\u015f kapsaml\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve genelli\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan, ister hitap \u00e7evresi ve s\u00fcreklili\u011fi a\u00e7\u0131s\u0131ndan bakal\u0131m, bu sonu\u00e7 de\u011fi\u015fmez.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, mutlak anlamda evrendeki en \u00f6nemli ger\u00e7ek olan &#8220;birlik&#8221; ger\u00e7e\u011fine ili\u015fkin en yetkin, en m\u00fckemmel d\u00fc\u015f\u00fcncedir. Bu birlik ger\u00e7e\u011fi \u015fu alanlar\u0131n birli\u011fini i\u00e7erir: Benzeri bulunmayan yarat\u0131c\u0131n\u0131n birli\u011fi, tekli\u011fi; Sadece &#8220;ol&#8221; emrinin sonucu olarak b\u00fct\u00fcn varl\u0131k alemini vareden iradenin birli\u011fi&#8230; Bu iradenin eseri olarak meydana gelen varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn birli\u011fi&#8230; Bu varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcne egemen olan kanunlar sisteminin birli\u011fi&#8230; Basit bir h\u00fccreden son derece karma\u015f\u0131k insana kadar uzanan &#8220;hayat&#8221; olgusunun, &#8220;canl\u0131l\u0131k&#8221; realitesinin birli\u011fi&#8230; Hz. Adem&#8217;den O&#8217;nun yery\u00fcz\u00fcndeki sonuncu torununa kadar uzanan insan soyunun birli\u011fi&#8230; Tek olan Allah&#8217;tan; ayn\u0131 zincirin halkalar\u0131n\u0131 olu\u015fturan insanlara gelen dinin birli\u011fi&#8230; Bu il\u00e2hi \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 insanlara duyuran peygamberler toplulu\u011funun birli\u011fi&#8230; Bu \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 benimsemi\u015f olan m\u00fcmin \u00fcmmetin birli\u011fi&#8230; Hepsi birlikte &#8220;ibadet&#8221; kavram\u0131n\u0131n kapsam\u0131na giren insan\u0131n Allah&#8217;a y\u00f6nelik t\u00fcm faaliyetlerinin (etkinliklerinin) birli\u011fi&#8230; Biri amel (eylem) ve \u00f6b\u00fcr\u00fc kar\u015f\u0131l\u0131klar (\u00f6d\u00fcller-cezalar) yurdu olan d\u00fcnya ve Ahiretin birli\u011fi&#8230; Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insanlar i\u00e7in yasalla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve bir ba\u015fkas\u0131na uymalar\u0131n\u0131 kabul etmedi\u011fi ya\u015fama bi\u00e7iminin, hayat sisteminin birli\u011fi&#8230; \u0130nsanlar\u0131n t\u00fcm d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ve hayat sistemlerini dayand\u0131racaklar\u0131 mesaj kayna\u011f\u0131n\u0131n birli\u011fi&#8230;<\/p>\n<p>Hz. Muhammed, ruhuyla bu b\u00fcy\u00fck ger\u00e7ek aras\u0131nda mutlak anlamda ileti\u015fim kurmay\u0131, akl\u0131yla bu birli\u011fi kavray\u0131p benimsemeyi ve de ki\u015fili\u011fiyle bu s\u00f6zkonusu birli\u011fi herkesin g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde pratik hayat\u0131nda uygulamay\u0131 ba\u015farabilmi\u015f bir peygamberdir.<\/p>\n<p>Hz. Muhammed, peygamber oldu\u011fu andan d\u00fcnyan\u0131n y\u0131k\u0131laca\u011f\u0131 ana kadar gelip ge\u00e7ecek olan t\u00fcm insanlara g\u00f6nderilmi\u015f bir peygamberdir. O&#8217;nun peygamberlik misyonunun dayana\u011f\u0131, bilin\u00e7li insan idrakidir, susturucu ve somut mucize t\u00fcr\u00fcnden de olsa hi\u00e7bir zorlamaya dayanmaz. Bu a\u00e7\u0131dan onun peygamberli\u011fi, insan akl\u0131n\u0131n geli\u015fme d\u00f6neminin il\u00e2n\u0131 niteli\u011findedir.<\/p>\n<p>Bu gerek\u00e7e ile Hz. Muhammed, son peygamber, O&#8217;nun misyonu da Peygamberlik zincirinin son halkas\u0131n\u0131 olu\u015fturmu\u015f, O&#8217;nunla birlikte vahyin ak\u0131\u015f\u0131 kesilmi\u015ftir. O&#8217;nun misyonu ile s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz b\u00fcy\u00fck ger\u00e7e\u011fin ana hatlar\u0131 insanlar\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde belirginli\u011fe kavu\u015fturulmu\u015f; O&#8217;nun arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile gelecekteki b\u00fct\u00fcn insan ku\u015faklar\u0131n\u0131n faaliyetlerini i\u00e7erecek derecede geni\u015f boyutlu, kapsaml\u0131 ve genel ge\u00e7erli ya\u015fama sisteminin il\u00e2n\u0131 ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. Art\u0131k geriye insan akl\u0131n\u0131n, il\u00e2hi sistemin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde \u00e7\u00f6z\u00fcme ba\u011flayabilece\u011fi ve yeni bir peygamberlik misyonuna ihtiya\u00e7 duyurmayacak yorumlardan ve ayr\u0131nt\u0131lardan ba\u015fka hi\u00e7bir problem b\u0131rak\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fku yok ki, insanl\u0131\u011f\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 olan y\u00fcce Allah insanlar\u0131n kim ve ne olduklar\u0131n\u0131 ge\u00e7mi\u015fte de biliyordu, \u015fimdi ve ilerde de bilir; ayn\u0131 zamanda onlar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131klar\u0131 ve kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 problemleri de bilir. \u0130\u015fte y\u00fcce Allah, bu son peygamberlik misyonunun ve ondan kaynaklanan kapsaml\u0131 hayat sisteminin, hayat\u0131n geli\u015fimini yenilenmesini ve \u00f6zg\u00fcrce ilerlemesini en iyi \u015fekilde sa\u011flayacak bir sistem oldu\u011funu da bilir. Buna g\u00f6re hangi insan y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131n\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fcn\u00fc Allah&#8217;tan daha iyi bildi\u011fini ileri s\u00fcrer ya da il\u00e2hi sistemin art\u0131k yery\u00fcz\u00fcnde meydana gelen hayata ili\u015fkin geli\u015fmelere ayak uyduramayaca\u011f\u0131n\u0131 iddia ederse yahut y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n iradesinin \u00fcr\u00fcn\u00fc olan hayat tarz\u0131ndan daha yararl\u0131 bir hayat tarz\u0131 icat edip ortaya koyaca\u011f\u0131n\u0131 san\u0131rsa, kim bu iddialardan birini ya da hepsini ortaya atarsa o kimse \u015f\u00fcphe g\u00f6t\u00fcrmez derecede apa\u00e7\u0131k bir k\u00e2firli\u011fe d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, gerek kendisi ve gerekse t\u00fcm insanl\u0131k hesab\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcnebilece\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin en beterini d\u00fc\u015f\u00fcnm\u00fc\u015f, Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 a\u00e7\u0131ktan a\u00e7\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmanca bir tav\u0131r tak\u0131nd\u0131\u011f\u0131 gibi, bu son peygamberlik misyonu arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n rahmetini sundu\u011fu ve gene bu misyondan kaynaklanan, d\u00fcnyan\u0131n son bulaca\u011f\u0131 ana kadar da egemen olmas\u0131n\u0131 arzu etti\u011fi ilahi ya\u015fam sistemine, ayr\u0131ca iyili\u011fini diledi\u011fi insan nesline kar\u015f\u0131 da bariz bir d\u00fc\u015fmanca tutum i\u00e7ine girmi\u015ftir.<\/p>\n<p>PEYGAMBERLERE KAR\u015eI \u0130NSANLARIN TAVRI<\/p>\n<p>\u015eimdi &#8220;\u015fu peygamberler&#8221;in ba\u011fl\u0131lar\u0131 aralar\u0131nda sava\u015fa tutu\u015ftular. Peygamberler toplulu\u011funun karakteristik yap\u0131 birli\u011fi, t\u00fcm\u00fcn\u00fcn getirdi\u011fi mesajlar aras\u0131ndaki i\u00e7erik birli\u011fi, bu peygamberlerin ba\u011fl\u0131lar\u0131n\u0131n anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015fmelerini ve bu anla\u015fmazl\u0131\u011f\u0131n sonucunda birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmelerini \u00f6nlemeye yetmedi.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah \u00f6yle dileseydi, bu peygamberlerin arkas\u0131ndan gelen \u00fcmmetler, kendilerine a\u00e7\u0131k belgeler geldikten sonra birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Fakat onlar anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Kimi iman etti, kimi de k\u00e2fir oldu. E\u011fer Allah \u00f6yle dileseydi, onlar birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi. Ama Allah neyi dilerse onu yapar.&#8221;<\/p>\n<p>Peygamberlerin \u00fcmmetleri aras\u0131nda patlak veren bu sava\u015flar y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n dile\u011fine ayk\u0131r\u0131 olarak meydana gelmedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fu evrende O&#8217;nun dile\u011fine ayk\u0131r\u0131 olarak hi\u00e7bir olay\u0131n meydana gelmesi m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. \u0130nsan denen bu varl\u0131\u011f\u0131n \u015fimdi oldu\u011fu gibi, \u015fu yap\u0131s\u0131 ile, hem hidayete ve hem de sap\u0131kl\u0131\u011fa yatk\u0131n olan \u015fu niteli\u011fi ile varolmas\u0131, hidayete ya da sap\u0131kl\u0131\u011fa g\u00f6t\u00fcrecek yolu se\u00e7menin kendi yetkisinde olmas\u0131, Allah&#8217;\u0131n dile\u011finin gere\u011fidir. Bundan dolay\u0131 bu yap\u0131dan, onun nitelik ve y\u00f6nelmelerinden do\u011fan her sonu\u00e7 Allah&#8217;\u0131n dile\u011finin \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7indedir, bu dilek uyar\u0131nca meydana gelmektedir.<\/p>\n<p>\u0130nsan neslinin bireyleri aras\u0131ndaki yetenek farkl\u0131l\u0131klar\u0131 da b\u00f6yledir. Bunlar da Allah&#8217;\u0131n kanunlar\u0131ndan birinin sonucudur. Ama\u00e7, kaynak ve orjin birli\u011fi yan\u0131nda farkl\u0131 yeteneklerin ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131, bu de\u011fi\u015fik yeteneklerin yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011finin farkl\u0131, \u00e7e\u015fitli ve \u00e7ok say\u0131l\u0131 g\u00f6revlerine kar\u015f\u0131l\u0131k olmas\u0131d\u0131r. Allah&#8217;\u0131n murad\u0131<\/p>\n<p>, fotokopi ile \u00e7o\u011falt\u0131lan kopya sayfalar gibi birbirinin t\u0131pk\u0131s\u0131 olan insanlar t\u00fcretmek de\u011fildir. \u00dcstelik yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011finin, hayat d\u00fczeyini ilerletip geli\u015ftirme fonksiyonunun gerektirdi\u011fi g\u00f6revler \u00e7e\u015fitli, \u00e7ok say\u0131l\u0131 ve birbirine benzemezler. Y\u00fcce Allah nas\u0131l bu g\u00f6revlerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 diledi ise yeteneklerin farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 da dilemi\u015ftir, bu farkl\u0131l\u0131k geli\u015fmenin itici fakt\u00f6r\u00fc olsun. Allah ayr\u0131ca her insan\u0131 kendisi i\u00e7in hidayeti, do\u011fru yolu ve iman\u0131 aramakla y\u00fck\u00fcml\u00fc k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc her insanda bu yetenek potansiyel olarak vard\u0131r. Bunun yan\u0131s\u0131ra her insan\u0131n \u00f6n\u00fcnde evrensel hidayetin g\u00f6stergeleri, ipu\u00e7lar\u0131 ve b\u00fct\u00fcn zaman boyunca gelen peygamberlerin rehberlikleri vard\u0131r. Hidayet ve iman \u00e7er\u00e7evesi i\u00e7inde yetenek farkl\u0131l\u0131klar\u0131n\u0131n hay\u0131rl\u0131 olmas\u0131, b\u00f6ylece b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n donmu\u015f bir kal\u0131b\u0131n i\u00e7ine s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmaktan kurtulmalar\u0131 m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayeti okumaya devam ediyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Fakat onlar anla\u015fmazl\u0131\u011fa d\u00fc\u015ft\u00fcler. Onlardan kimi iman etti, kimi de k\u00e2fir oldu.&#8221;<\/p>\n<p>E\u011fer insanlar aras\u0131ndaki g\u00f6r\u00fc\u015f ayr\u0131l\u0131klar\u0131 bu dereceye var\u0131r ve k\u00e2fir-m\u00fcmin farkl\u0131la\u015fmas\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcrse o zaman sava\u015f ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur. &#8220;\u0130nsanlar\u0131n baz\u0131lar\u0131n\u0131n, di\u011fer baz\u0131lar\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile sav\u0131lmas\u0131&#8221;, k\u00fcfr\u00fcn iman arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile, sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n hidayet arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn iyilik arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile bertaraf edilebilmesi i\u00e7in sava\u015fmak ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olur b\u00f6ylece. \u00c7\u00fcnk\u00fc k\u00fcf\u00fcr, sap\u0131kl\u0131k ve k\u00f6t\u00fcl\u00fck yery\u00fcz\u00fcne bar\u0131\u015f ve huzur getiremez. Ayr\u0131ca aralar\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcnce ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 m\u00fcmin-kafir boyutlar\u0131na varan hi\u00e7bir insan toplulu\u011fu, ayn\u0131 peygamberin ba\u011fl\u0131lar\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcremezler.<\/p>\n<p>Bu ayetin indi\u011fi g\u00fcnlerde \u0130sl\u00e2m cemaati b\u00f6yle bir durumla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya idi. Mekke m\u00fc\u015frikleri \u0130brahim&#8217;in dinine ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131n\u0131 ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131! Medine&#8217;deki yahudiler Hz. Musa&#8217;n\u0131n dininden olduklar\u0131n\u0131 iddia ederken bu \u015fehirde ya\u015fayan h\u0131ristiyanlar ise Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n dinini s\u00fcrd\u00fcrd\u00fcklerini san\u0131yorlard\u0131. Oysa bu topluluklar\u0131n hepsi dinlerinin \u00f6z\u00fcnden ve peygamberlerinin mesaj\u0131ndan b\u00fcy\u00fck \u00e7apta uzakla\u015fm\u0131\u015flard\u0131. Dinlerinin asl\u0131 ile kendi yollar\u0131 aras\u0131ndaki sapma a\u00e7\u0131s\u0131 o kadar geni\u015fti ki, &#8220;k\u00e2fir&#8221; s\u0131fat\u0131 kendilerine en yak\u0131\u015f\u0131r nitelik haline gelmi\u015fti. M\u00fcsl\u00fcmanlar bu ayetin indi\u011fi g\u00fcnlerde m\u00fc\u015frik Araplar ile sava\u015f halinde idiler. Bunun yan\u0131nda Ehl-i Kitaptan olan k\u00e2fir gruplarla da sava\u015fa tutu\u015fman\u0131n e\u015fi\u011fine gelmi\u015flerdi. Bu gerek\u00e7e ile o g\u00fcnlerde inen bu ayet, aralar\u0131nda bu derece b\u00fcy\u00fck g\u00f6r\u00fc\u015f ve inan\u00e7 ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 bulunan gruplar\u0131n sava\u015fa ba\u015fvurmalar\u0131n\u0131n y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n dile\u011fine ve iznine uygun oldu\u011funu belirtiyordu:<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer Allah \u00f6yle dileseydi, onlar birbirlerini \u00f6ld\u00fcrmezlerdi.&#8221;<\/p>\n<p>Fakat Allah b\u00f6yle diledi. \u0130man\u0131n k\u00fcfr\u00fc bertaraf etmesi i\u00e7in, b\u00fct\u00fcn peygamberler taraf\u0131ndan getirilen ve sap\u0131klar\u0131n \u00f6z\u00fcnden ayr\u0131 d\u00fc\u015ft\u00fckleri tek do\u011fru inan\u00e7 sisteminin yery\u00fcz\u00fcne egemen olabilmesi i\u00e7in b\u00f6yle olmas\u0131n\u0131 diledi. Y\u00fcce Allah biliyordu ki, sap\u0131kl\u0131k, olumsuzlu\u011fu ile bulundu\u011fu yerde donuk ve rahat durmaz. O k\u00f6t\u00fc karakterlidir. Bu y\u00fczden mutlaka sald\u0131r\u0131ya ge\u00e7er, mutlaka do\u011fru yolda olanlar\u0131 sapt\u0131rmaya giri\u015fir, mutlaka e\u011frili\u011fi ister ve do\u011frulu\u011fa kar\u015f\u0131 sava\u015f\u0131r. Bundan dolay\u0131 i\u015flerin ray\u0131na oturabilmesi i\u00e7in mutlaka onunla sava\u015fa giri\u015filmeli, ortadan kald\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Ama Allah neyi dilerse onu yapar.&#8221;<\/p>\n<p>Mutlak bir dilektir bu, yan\u0131nda etkin bir g\u00fc\u00e7 de vard\u0131r. Bu y\u00fcce dilek insanlar\u0131n farkl\u0131 yap\u0131da olmalar\u0131n\u0131, yollar\u0131n\u0131 se\u00e7me yetkisinin kendi ellerinde olmas\u0131n\u0131, aralar\u0131nda do\u011fru yolda olmayanlar\u0131n ba\u015fkalar\u0131n\u0131 sapt\u0131rmalar\u0131n\u0131, k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn sald\u0131rgan olmas\u0131n\u0131, e\u011frilik pe\u015finde ko\u015fmas\u0131n\u0131, hidayet ile sap\u0131kl\u0131k aras\u0131nda sava\u015f olmas\u0131n\u0131, iman sahiplerinin O&#8217;nun tek, belirgin ve hakk do\u011frultusundaki ger\u00e7e\u011fi egemen k\u0131lmak i\u00e7in s\u00fcrekli cihad etmelerini takdir etti. Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra, O&#8217;na g\u00f6re, \u00fcmmetlerin peygamberlerine kuru kuruya ba\u011fl\u0131l\u0131k iddialar\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur. \u00d6nemli olan bu \u00fcmmetlerin asl\u0131nda neye inand\u0131klar\u0131 ve ne yapt\u0131klar\u0131d\u0131r. Buna g\u00f6re bu \u00fcmmetlerin \u00f6z\u00fcnden sapm\u0131\u015f olduklar\u0131 bir inan\u00e7 sisteminin bi\u00e7imsel miras\u00e7\u0131lar\u0131 olmalar\u0131, bu peygamberlere ger\u00e7ekten inananlar\u0131n, onlara y\u00f6nelik cihad bayra\u011f\u0131 a\u00e7malar\u0131na engel de\u011fildir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Medine&#8217;deki m\u00fcsl\u00fcman toplum i\u00e7in belirledi\u011fi bu ger\u00e7ek, zamana ba\u011fl\u0131 olmayan mutlak bir ger\u00e7ektir. Zaten m\u00fcnferit ve \u00e7evre \u015fartlar\u0131na ba\u011f\u0131ml\u0131 bir olay\u0131 f\u0131rsat ve vesile olarak kullan\u0131p s\u00fcrekli, mutlak bir ger\u00e7e\u011fi belirlemek, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in her zamanki bilinen anlat\u0131m yoludur.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce ayr\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve sava\u015flar\u0131 anlatan bu ayeti izleyen \u015fimdiki: ayet, &#8220;inananlar&#8221;a y\u00f6nelik bir sesleni\u015fle ba\u015fl\u0131yor ve bu sesleni\u015f, m\u00fcminleri Allah yolunda mal harcamaya \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah yolunda mal\u00ee harcama cihad\u0131n ikiz karde\u015fi ve temel unsurudur:<br \/>\n<strong>254- Ey m\u00fcminler, ne al\u0131\u015f-veri\u015fin ne dostlu\u011fun ve ne de iltimas\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn gelmeden \u00f6nce size verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131klardan Allah yolunda harcay\u0131n. K\u00e2firler, zalimlerin ta kendileridirler.<\/strong><\/p>\n<p>Burada m\u00fcminlere, sevdikleri, kendilerini bu \u00e7a\u011fr\u0131n\u0131n sahibine ba\u011flayan ve m\u00fcmin olmalar\u0131n\u0131 sa\u011flayan s\u0131fatlar\u0131 ile seslenilerek &#8220;Ey iman edenler&#8221; nidas\u0131yla s\u00f6ze giriliyor.<\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011fr\u0131 m\u00fcminleri, Allah&#8217;\u0131n kendilerine vermi\u015f oldu\u011fu r\u0131z\u0131klar\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc harcamaya davet ediyor. Yani veren O, ayn\u0131 zamanda vermi\u015f olduklar\u0131n\u0131n bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc harcamaya \u00e7a\u011f\u0131ran da O; &#8220;Size verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131klardan Allah yolunda harcay\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00e7a\u011fr\u0131 \u00f6yle bir f\u0131rsata dikkatleri \u00e7ekiyor ki, e\u011fer m\u00fcminler taraf\u0131ndan ka\u00e7\u0131r\u0131lacak olursa bir daha geri gelecek de\u011fildir; &#8220;Ne al\u0131\u015f-veri\u015fin ne dostlu\u011fun ve ne de iltimas\u0131n s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00fcn gelmeden \u00f6nce&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00f6yle bir f\u0131rsat ki, e\u011fer m\u00fcminler onu ka\u00e7\u0131r\u0131rlarsa ondan sonra art\u0131k mallar\u0131n kazan\u00e7 sa\u011flamas\u0131, \u00e7o\u011falmas\u0131 s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131 gibi bu \u00e7a\u011fr\u0131ya kulak vermedikleri takdirde ve onu umursamad\u0131klar\u0131nda ak\u0131betinden kendilerini kurtaracak bir dostluk ve iltimas\u0131 da beklememelidirler.<\/p>\n<p>Ayetin sonunda u\u011frunda mal harcama \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 yap\u0131lan gerek\u00e7eye i\u015faret ediliyor. Bu gerek\u00e7e cihadd\u0131r, k\u00e2firli\u011fi ve k\u00e2firlikte somutla\u015fan zulm\u00fc bertaraf etmektir:<\/p>\n<p>&#8220;K\u00e2firler, zalimlerin ta kendileridirler.&#8221;<\/p>\n<p>K\u00e2firler hakka, ger\u00e7e\u011fe kar\u015f\u0131 zalimlik ederek onu ink\u00e2r etmi\u015flerdir. Kendi kendilerine zulmederek mahvolma yollar\u0131na kap\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. T\u00fcm insanlara zulmederek onlar\u0131 do\u011fru yola girmekten al\u0131koymu\u015flar, inan\u00e7lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden ba\u015fkalar\u0131na bask\u0131 uygulam\u0131\u015flar, do\u011fru yolu belirsizle\u015ftirmi\u015fler ve onlar\u0131 ba\u015fka bir benzeri olmayan hay\u0131rdan; bar\u0131\u015ftan, rahmetten, g\u00f6n\u00fcl huzurundan, dirlikli hayattan .ve inan\u00e7 berrakl\u0131\u011f\u0131ndan yoksun b\u0131rakm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130man\u0131n kalplere yerle\u015fmesine kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7anlar&#8230; \u0130mana dayal\u0131 sistemin hayata egemen olmas\u0131na kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7anlar&#8230; \u0130mana dayal\u0131 \u015feriat\u0131n toplumda y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe girmesine kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7anlar&#8230; Bunlar insanl\u0131\u011f\u0131n en amans\u0131z d\u00fc\u015fmanlar\u0131 ve ac\u0131mas\u0131z zalimlerdir. E\u011fer insanl\u0131k i\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavrayacak olgunlu\u011fa eri\u015fmi\u015f olsa zalimleri uygulam\u0131\u015f olduklar\u0131 zulm\u00fc yapmaktan aciz b\u0131rak\u0131ncaya kadar kovalamalar\u0131, zul\u00fcmlerine son vermedik\u00e7e pe\u015flerini b\u0131rakmamalar\u0131, bunlara kar\u015f\u0131 sava\u015fabilmek i\u00e7in ba\u015fta can\u0131 ve mali olmak \u00fczere nesi varsa ortaya koymalar\u0131 gerekir. Bu i\u015f, m\u00fcsl\u00fcman toplumun kutsal g\u00f6revidir. Bu toplumu bu g\u00f6reve Allah aday g\u00f6steriyor, bu g\u00f6revi y\u00fcz\u00fcnden bu cemaati yukardaki ayette an\u0131lan m\u00fcmin s\u0131fat\u0131 ile \u00e7a\u011f\u0131r\u0131yor, ona o duyguland\u0131r\u0131c\u0131 ve derin anlaml\u0131 sesleni\u015fi y\u00f6neltiyor.<\/p>\n<p>Peygamberlerin arkas\u0131ndan ba\u015f g\u00f6steren d\u00fc\u015f\u00fcnce farkl\u0131l\u0131klar\u0131, sava\u015flar ve a\u00e7\u0131k belgelerin geli\u015fi, ayr\u0131ca imandan sonra beliren k\u00fcf\u00fcr olgusu ile uyumlu olarak iman temelli d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin ana esaslar\u0131n\u0131 i\u00e7eren ve en ayr\u0131nt\u0131l\u0131 alanlar\u0131 ve en belirgin \u00f6zellikleri ile tevhid ilkesinin anlam\u0131n\u0131n vurguland\u0131\u011f\u0131 bir ayet geliyor. Bu ayet son derece \u00f6nemli, derin anlaml\u0131 ve geni\u015f kapsaml\u0131 bir ayettir:<br \/>\n<strong>255- Allah, O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h olmayan, diri, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6neten, kendisini uyuklama ve uyku tutmayand\u0131r. G\u00f6klerde ve yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa O&#8217;nundur. \u0130zni olmad\u0131k\u00e7a O&#8217;nun kat\u0131nda kim \u015fefaat\u00e7i olabilir?<\/strong><\/p>\n<p>Onlar\u0131n \u00f6nlerinde ve arkalar\u0131nda bulunan ve olup biten her\u015feyi bilir. Onlar onun bilgisinin sadece diledi\u011fi kadar\u0131n\u0131 kavrayabilirler. O&#8217;nun K\u00fcrs\u00ee&#8217;si (egemenli\u011fi) g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kaplam\u0131\u015ft\u0131r. Bunlar\u0131 koruyup g\u00f6zetmek O&#8217;na a\u011f\u0131r gelmez. O y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>KUR&#8217;AN&#8217;DA ALLAH<\/strong><\/p>\n<p>Bu s\u0131fatlar\u0131n herbiri \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin ana esaslar\u0131ndan birini i\u00e7erir. Kur&#8217;ana Kerim&#8217;in Mekke&#8217;de inen b\u00f6l\u00fcmleri genellikle bu d\u00fc\u015f\u00fcnce yap\u0131s\u0131n\u0131 olu\u015fturmay\u0131 konu edindi ise de Medine&#8217;de?inen ayetlerde \u00e7e\u015fitli m\u00fcnasebetler ile uyumlu olarak \u0130sl\u00e2m&#8217;a b\u00fct\u00fcn\u00fc ile temel dayanak olu\u015fturan bu \u00f6nemli konu ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r\u0131z. Bu ana esaslar istikamet ve belirginlik kazanarak vicdanlarca benimsenmi\u015f kesin ger\u00e7eklere d\u00f6n\u00fc\u015fmedik\u00e7e bu il\u00e2hi sistem zihinlerde berrakl\u0131\u011fa kavu\u015famaz.<\/p>\n<p>Birinci c\u00fcz\u00fcn ba\u015flar\u0131nda, Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131n insan vicdan\u0131nda belirginli\u011fe kavu\u015fmas\u0131n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00f6nemini vurgulam\u0131\u015ft\u0131m. \u00c7\u00fcnk\u00fc cahiliye d\u00fc\u015f\u00fcncelerinin, vicdanlar\u0131n \u00fczerine a\u011f\u0131r bir kara leke \u00e7\u00f6kerten koyu bulutlar\u0131, \u00e7o\u011funlukla bu ger\u00e7e\u011fin belirsizli\u011finden, hurafelerin ve masallar\u0131n bask\u0131s\u0131 alt\u0131nda kalmas\u0131ndan ve b\u00fcy\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrlerin felsef\u00ef sistemlerinde bile karanl\u0131klara sar\u0131lmas\u0131ndan kaynaklan\u0131yordu. Fakat sonunda \u0130sl\u00e2m geldi ve bu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz parlakl\u0131\u011fa, ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturdu. B\u00f6ylece insan vicdan\u0131n\u0131 o koyu bulutlar\u0131n kara bask\u0131s\u0131ndan, o sap\u0131kl\u0131ktan, zifiri karanl\u0131klar i\u00e7inde taban tepmekten kurtard\u0131.<\/p>\n<p>Bu ayetin i\u00e7erdi\u011fi s\u0131fatlar\u0131n herbiri yal\u0131n \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin, bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin yan\u0131s\u0131ra berrak \u0130sl\u00e2mi sistemin dayand\u0131\u011f\u0131 temel esaslardan birini yans\u0131t\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, O&#8217;ndan ba\u015fka il\u00e2h olmayan&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu c\u00fcmle, kesin s\u00f6zl\u00fc bir tek Allah inanc\u0131n\u0131 yans\u0131t\u0131r. Burada eski dinlerin ba\u015f\u0131na gelen sapmalara ve kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131klara yer yoktur. T\u0131pk\u0131 Hz. \u0130sa&#8217;dan sonra kilise \u00e7evreleri taraf\u0131ndan uydurulan Teslis (\u00fc\u00e7l\u00fc il\u00e2h) inanc\u0131nda g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi. Yine bu c\u00fcmlede asl\u0131nda tek il\u00e2h ilkesine yak\u0131n olmakla birlikte i\u00e7ine hurafeler kar\u0131\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, birtak\u0131m putperest inan\u00e7lar\u0131 bar\u0131nd\u0131ran bulan\u0131kl\u0131\u011f\u0131n herhangi bir t\u00fcr\u00fcne de yer yoktur. T\u0131pk\u0131 eski M\u0131s\u0131rl\u0131lar\u0131n savundu\u011fu tek il\u00e2h ilkesine dayal\u0131, fakat sonra inan\u0131lan il\u00e2h\u0131n g\u00fcne\u015f yuvarl\u0131\u011f\u0131nda ve ona ba\u011f\u0131ml\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fck il\u00e2hlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131nda somutla\u015f\u0131p putla\u015ft\u0131r\u0131lan inan\u00e7 sistemleri gibi.<\/p>\n<p>Bu kesin s\u00f6zl\u00fc ve kat\u0131ks\u0131z tek Allah inanc\u0131, \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin dayand\u0131\u011f\u0131 ve hayat\u0131n t\u00fcm\u00fcne ili\u015fkin, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 olu\u015fturan temel esast\u0131r. Kullu\u011fu ve ibadet eylemlerini s\u0131rf Allah&#8217;a y\u00f6neltme ilkesi bu d\u00fc\u015f\u00fcnceden do\u011far. Buna g\u00f6re hi\u00e7bir insan Allah&#8217;tan ba\u015fka bir kimseye kul olamaz, Allah&#8217;tan ba\u015fka hi\u00e7bir mercie ibadete y\u00f6neltmez, kendisini Allah&#8217;tan ve Allah&#8217;\u0131n uygun g\u00f6r\u00fcp emre ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 mercilerden ba\u015fka hi\u00e7 kimseye itaat etmekle y\u00fck\u00fcml\u00fc sayamaz.<\/p>\n<p>Bu d\u00fc\u015f\u00fcnceden \u015fu ilke do\u011far: Egemenlik yetkisi s\u0131rf Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Bu ilkeye g\u00f6re kullar i\u00e7in tek yasa koyucu merci Allah&#8217;t\u0131r. Kullar\u0131n koyacaklar\u0131 yasalar, Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131na dayanmak zorundad\u0131r. Yine bu d\u00fc\u015f\u00fcnceden b\u00fct\u00fcn de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131n Allah&#8217;a dayand\u0131r\u0131lmas\u0131 ilkesi do\u011far. Bu ilkeye g\u00f6re Allah&#8217;\u0131n terazisinde a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 olmayan herhangi bir sosyal de\u011fer yarg\u0131s\u0131n\u0131n hi\u00e7bir \u00f6nemi yoktur, Allah&#8217;\u0131n sistemine ters d\u00fc\u015fen hi\u00e7bir gelenek, hi\u00e7bir uygulama, hi\u00e7bir yasal d\u00fczenleme me\u015fru de\u011fildir. Allah&#8217;\u0131n birli\u011fi ilkesinden, bunlara benzer daha bir\u00e7ok vicdani duygu sosyal hayat kural\u0131 kaynaklan\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;diri, yaratt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6neten&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Tek Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131ndan biri olan hayat s\u0131fat\u0131 O&#8217;nun kendinden kaynaklan\u0131r, hayatlar\u0131n\u0131 yarat\u0131c\u0131lar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015f\u0131na bor\u00e7lu olan t\u00fcm yarat\u0131klar\u0131n hayat\u0131 gibi ba\u015fka bir kaynaktan gelmez. Bu gerek\u00e7e ile bu anlamda bir hayat, sadece Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Ayn\u0131 zamanda bu hayat ezel\u00ee ve ebed\u00eedir, yani ne ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 ve ne de bitti\u011fi bir nokta vard\u0131r. Ba\u015fka bir deyimle bu hayat s\u0131fat\u0131, yarat\u0131klar\u0131n ba\u015fka kaynaktan gelen, ba\u015flang\u0131c\u0131 ve sonu s\u0131n\u0131rl\u0131 hayatlar\u0131n\u0131n ayr\u0131lmaz niteli\u011fi olan zaman kavram\u0131ndan ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. Bu gerek\u00e7e ile bu anlamdaki hayat da sadece Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra bu hayat, insanlar\u0131n g\u00f6rmeye ve bilmeye al\u0131\u015fageldikleri hayat belirtilerinden, canl\u0131l\u0131k niteliklerinden de ba\u011f\u0131ms\u0131zd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc hi\u00e7bir \u015fey y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n benzeri de\u011fildir. Bu gerek\u00e7e ile yarat\u0131klar\u0131n hayatta olduklar\u0131n\u0131 kan\u0131tlayan b\u00fct\u00fcn canl\u0131l\u0131k belirtilerine ili\u015fkin benzerlikler ortadan kalkarak insanlar\u0131n zihninde hayat kavram\u0131n\u0131 tan\u0131mlayan b\u00fct\u00fcn niteliklerden ba\u011f\u0131ms\u0131z, mutlak bir hayat s\u0131fat\u0131 y\u00fcce Allah ile \u00f6zde\u015fle\u015fiyor, b\u00f6ylece insanl\u0131\u011f\u0131n hayalinde \u00f6teden beri dola\u015fan bu yoldaki b\u00fct\u00fcn uydurma kavramlar g\u00fcndemden \u00e7\u0131k\u0131yor.<\/p>\n<p>&#8220;Kayyum&#8221; s\u0131fat\u0131na gelince; bu s\u0131fat, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6netmesi, bunun yan\u0131s\u0131ra her varl\u0131\u011f\u0131n varolu\u015funun O&#8217;na dayanmas\u0131 anlam\u0131na gelir. Ger\u00e7ekten hi\u00e7bir varl\u0131k, O&#8217;nun y\u00fcce varl\u0131\u011f\u0131na ve tedbirine dayanmaks\u0131z\u0131n varolu\u015funu s\u00fcrd\u00fcremez, ayakta kalamaz. Yoksa mesele eski Yunan filozoflar\u0131n\u0131n en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fc olan Aristo&#8217;nun d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc gibi de\u011fildir. Ona g\u00f6re Allah, yarat\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7birini d\u00fc\u015f\u00fcnmez; \u00e7\u00fcnk\u00fc O, kendi zat\u0131ndan ba\u015fka hi\u00e7bir \u015fey \u00fczerine d\u00fc\u015f\u00fcnmeyecek derecede y\u00fccedir. Yani Aristo bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn, Allah&#8217;\u0131 y\u00fcceltici, O&#8217;nu noksanl\u0131klardan ar\u0131nd\u0131r\u0131c\u0131 oldu\u011fu kan\u0131s\u0131ndayd\u0131. Oysa di\u011fer yandan, ona g\u00f6re Allah, yarat\u0131p kendi haline b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 varl\u0131k alemi ile ili\u015fkisini kesmi\u015f oluyordu.<\/p>\n<p>Buna kar\u015f\u0131l\u0131k bu konudaki \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesi olumsuz de\u011fil, yap\u0131c\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6netti\u011fi, bunun yan\u0131s\u0131ra her varl\u0131\u011f\u0131n varolu\u015funun O&#8217;nun iradesine ve tedbirine dayal\u0131 oldu\u011fu ilkesine dayan\u0131r. Bunun sonucu olarak m\u00fcsl\u00fcman\u0131n vicdan\u0131, hayat\u0131, varl\u0131\u011f\u0131 ve \u00e7evresinde bulunan canl\u0131-cans\u0131z b\u00fct\u00fcn nesnelerin varl\u0131\u011f\u0131, gerek kendisi ve gerekse \u00e7evresindeki b\u00fct\u00fcn nesnelere ili\u015fkin geli\u015fmeleri, hikmeti ve tedbiri uyar\u0131nca \u00e7ekip \u00e7eviren tek Allah&#8217;a s\u00fcrekli olarak ba\u011fl\u0131d\u0131r. \u0130nsan, bu hikmete ve tedbire dayal\u0131 ve ana hatlar\u0131 \u00e7izilmi\u015f kaideler uyar\u0131nca ya\u015far; de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 ve kriterlerini bu sistemden al\u0131r; bu arada bu de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131 ve kriterleri kullan\u0131rken y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u00fcrekli g\u00f6zetimi (murakabesi) alt\u0131nda bulunur.<\/p>\n<p>&#8220;Kendisini uyku ve uyuklama tutmayand\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u0131fat, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n varl\u0131klar\u0131 g\u00f6zetip y\u00f6netmesini ve varl\u0131klar\u0131n O&#8217;nun sayesinde ayakta duru\u015funu peki\u015ftiren bir s\u0131fatt\u0131r. Fakat bu peki\u015ftirme, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u00fcrekli g\u00f6zetleyicili\u011fini ve denetim alt\u0131nda tutuculu\u011funu insan\u0131n kolayl\u0131kla alg\u0131lamas\u0131n\u0131 sa\u011flayan bir ifade \u00f6zelli\u011fi ta\u015f\u0131r. Ayn\u0131 zamanda y\u00fcce Allah ile hi\u00e7bir varl\u0131k aras\u0131nda benzerlik olmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini, &#8220;Hi\u00e7bir \u015fey O&#8217;nun gibi de\u011fildir&#8221; realitesini somut bi\u00e7imde yans\u0131t\u0131r. Bu s\u0131fat, gizli uyuklamaktan (dalg\u0131nl\u0131ktan) ya da s\u00fcrekli uykudan Allah&#8217;\u0131 ar\u0131nd\u0131rmay\u0131, O&#8217;nu bu hallerin her ikisinden de kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z bir kesinlikle tenzih etmeyi i\u00e7erir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, b\u00fct\u00fcn\u00fc ve ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ile bu varl\u0131k alemini her zaman ve her durumda g\u00f6zetip y\u00f6netti\u011fi ger\u00e7e\u011fi m\u00fcthi\u015f bir ger\u00e7ektir. \u0130nsan bu ger\u00e7e\u011fin ne kadar m\u00fcthi\u015f oldu\u011funu, bunu derinli\u011fine d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc, \u015fu deh\u015fet verici evrende yeralan say\u0131s\u0131z atomu, h\u00fccreyi, canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131, cans\u0131z nesneyi, b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 g\u00f6zetimi ve denetimi alt\u0131nda tutan ve b\u00fct\u00fcn bu varl\u0131klar\u0131n Allah&#8217;\u0131n tedbirine dayal\u0131 olarak ayakta durma ger\u00e7e\u011fini, evet bu ger\u00e7e\u011fi insan ancak kendi dar kapasiteli hayalinde canland\u0131rd\u0131\u011f\u0131nda ne kadar m\u00fcthi\u015f oldu\u011funu anlayabilir. Bu, insan idrakinin tasavvur edemeyece\u011fi bir i\u015ftir. Tasavvur edebildi\u011fi kadar\u0131 -ki o da \u00e7ok azd\u0131r- ise ba\u015flar\u0131 d\u00f6nd\u00fcrecek, ak\u0131llar\u0131 hayrete d\u00fc\u015f\u00fcrecek ve kalpleri huzurla dolduracak kadar m\u00fcthi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;G\u00f6klerde ve yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa O&#8217;nundur.&#8221;<\/p>\n<p>Bu c\u00fcmle geni\u015f kapsaml\u0131, yayg\u0131n, ayn\u0131 zamanda mutlak anlaml\u0131 bir m\u00fclkiyeti ifade eder. Kayd\u0131, \u015fart\u0131, kaybedilme ihtimali ve ortakl\u0131\u011f\u0131 olmayan bir m\u00fclkiyet kavram\u0131 ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Bu s\u0131fat, tek ilah ilkesinden t\u00fcreyen kavramlardan biridir. Yani tek olan Allah, ayn\u0131 zamanda tek diri, tek g\u00f6zetici ve denetim alt\u0131nda tutucu ve bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra tek m\u00fclkiyet sahibidir.<\/p>\n<p>Bu s\u0131fat zihinlerde ge\u00e7en ve alg\u0131lara yans\u0131yan bi\u00e7imi ile ortakl\u0131\u011f\u0131 reddetti\u011fi gibi bunun yan\u0131s\u0131ra insanlar\u0131n d\u00fcnyas\u0131nda ge\u00e7erli olmas\u0131 gereken ger\u00e7ek anlaml\u0131 m\u00fclkiyet kavram\u0131n\u0131n olu\u015fumuna da etkin bir katk\u0131 sa\u011flar. \u00c7\u00fcnk\u00fc ger\u00e7ek m\u00fclkiyet s\u0131rf Allah&#8217;a ba\u011flan\u0131nca, ilke olarak insanlar\u0131n hi\u00e7bir \u015feye malik olmad\u0131\u011f\u0131 sonucu ortaya \u00e7\u0131kar. Bu durumda insanlar, her\u015feyin m\u00fclkiyeti elinde olan, tek asl\u00ee m\u00fclk sahibinin vekilleridirler sadece. Bu durumda bu vekillik i\u015flevlerini yerine getirirken onlara yetki veren as\u0131l m\u00fclk sahibinin \u015fartlar\u0131na uymak zorundad\u0131rlar. As\u0131l m\u00fclk sahibi bu \u015fartlar\u0131n\u0131 \u015feriat\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtmi\u015ftir. \u0130nsanlar bu \u015fartlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamazlar, onlar\u0131 \u00e7i\u011fneyemezler. Yoksa vekillik s\u00f6zle\u015fmesinden do\u011fan m\u00fclkiyet haklar\u0131 ortadan kalkar, b\u00fct\u00fcn tasarruflar\u0131 ge\u00e7ersiz olur ve bu durumda Allah&#8217;\u0131n m\u00fcmin kullar\u0131na b\u00f6ylelerinin tasarruflar\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma, bu tasarruflar\u0131 engelleme g\u00f6revi d\u00fc\u015fer.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin, \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131n\u0131 ve bu \u015feriata dayanan pratik hayat\u0131n\u0131 nas\u0131l s\u0131k\u0131 s\u0131k\u0131ya etkiledi\u011fini yak\u0131ndan g\u00f6r\u00fcyoruz. Ba\u015fka bir deyimle y\u00fcce Allah &#8220;G\u00f6klerde ve yery\u00fcz\u00fcnde ne varsa O&#8217;nundur&#8221; buyururken sadece inan\u00e7 sistemine ili\u015fkin soyut bir ger\u00e7e\u011fi belirlemekle yetinmiyor, bunun yan\u0131s\u0131ra insanl\u0131k hayat\u0131na ve bu hayatta ge\u00e7erli olan ili\u015fkilerin t\u00fcr\u00fcne y\u00f6nelik sistemin temel kurallar\u0131ndan birini de ortaya koyuyor.<\/p>\n<p>\u00dcstelik s\u0131rf bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin vicdanlarda yeretmesi, s\u0131rf y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6klerde ve yerde bulunan canl\u0131-cans\u0131z her\u015feyin ger\u00e7ek maliki oldu\u011fu realitesinin insan bilincinde k\u00f6kle\u015fmesi, s\u0131rf insan\u0131n &#8220;Bu benimdir&#8221; dedi\u011fi her\u015feyin m\u00fclkiyetinin elinden kayd\u0131\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek bu m\u00fclkiyeti, g\u00f6klerde ve yerde bulunan her\u015feyi elinde tutan as\u0131l sahibine geri vermesi, s\u0131rf elinde bulunan her\u015feyin s\u0131n\u0131rl\u0131 s\u00fcreli bir emanet oldu\u011funu, s\u00fcresi dolunca bu \u00f6d\u00fcn\u00e7 emanetin sahibi taraf\u0131ndan geri al\u0131naca\u011f\u0131n\u0131 bilmesi, s\u0131rf bu ger\u00e7ekleri ve duygular\u0131 i\u00e7inde canland\u0131rmas\u0131 bile tek ba\u015f\u0131na doyumsuzlu\u011fun, tamahk\u00e2rl\u0131\u011f\u0131n, cimrili\u011fin, ihtiras\u0131n ve amans\u0131z servet yar\u0131\u015f\u0131n\u0131n \u015fiddetini d\u00fc\u015f\u00fcrmeye, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 t\u00f6rp\u00fclemeye yeterli bir fakt\u00f6rd\u00fcr. Bu bilin\u00e7 ayn\u0131 zamanda vicdana kanaat, elde edilen r\u0131zka ili\u015fkin ho\u015fnutluk, eldeki imk\u00e2nlar \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcnde \u00f6zveri ve c\u00f6mertlik duygular\u0131n\u0131 a\u015f\u0131laman\u0131n; insan kalbini varl\u0131kta da yoklukta da g\u00fcven duygusu ile doldurman\u0131n da teminat\u0131d\u0131r. B\u00f6ylece kaybedilen ya da elden ka\u00e7an madd\u00ee imk\u00e2nlar kar\u015f\u0131s\u0131nda insan\u0131n hay\u0131flanmas\u0131, yaz\u0131klanmas\u0131, kafas\u0131na takt\u0131\u011f\u0131 ve pe\u015finden ko\u015ftu\u011fu \u015feyler u\u011fruna kalbinin yan\u0131p tutu\u015fmas\u0131 \u00f6nlenmi\u015f olur!<\/p>\n<p>&#8220;\u0130zni olmad\u0131k\u00e7a O&#8217;nun kat\u0131nda kim \u015fefaat\u00e7\u0131 olabilir?&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u0131fat Allah&#8217;\u0131n bir di\u011fer s\u0131fat\u0131d\u0131r, il\u00e2hl\u0131\u011f\u0131n derecesini ve kullu\u011fun konumunu a\u00e7\u0131klar. Buna g\u00f6re b\u00fct\u00fcn kullar, Allah&#8217;\u0131n huzurunda kulluk konumunun gerektirdi\u011fi yerde dururlar; bu konumu ge\u00e7emezler, a\u015famazlar. Onlar \u00e7ekingen, boynu b\u00fck\u00fck, Rabbinin \u00f6n\u00fcnde ileriye do\u011fru ad\u0131m atmayan, O izin vermedik\u00e7e ba\u015fkalar\u0131na \u015fefaat\u00e7i olmaya c\u00fcret etmeyen, izne uyarak bu iznin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde \u015fefaat\u00e7ilik etmeye giri\u015fen, edepli bir kulun konumunda dururlar. Aralar\u0131nda birbirlerinden \u00fcst\u00fcnd\u00fcrler ve Allah&#8217;\u0131n terazisinde de bu \u00fcst\u00fcnl\u00fck farkl\u0131l\u0131klar\u0131 ge\u00e7erlidir, ama hepsi kulun a\u015famayaca\u011f\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131n \u00f6n\u00fcnde dururlar.<\/p>\n<p>Bu c\u00fcmle, insana y\u00fcce ve celil olan Allah&#8217;\u0131n heybeti kar\u015f\u0131s\u0131nda sayg\u0131 ve \u00e7ekingenlik duygusu a\u015f\u0131lar. C\u00fcmlenin olumsuz soru bi\u00e7imindeki yap\u0131s\u0131 bu duygulara derinlik kazand\u0131r\u0131r. Bu sorulu c\u00fcmle yap\u0131s\u0131 bu i\u015fin olamayaca\u011f\u0131n\u0131, olmas\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmenin bile m\u00fcmk\u00fcn olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fcr\u00fcr. Allah&#8217;\u0131n izni olmad\u0131k\u00e7a O`nun kat\u0131nda \u015fefaat\u00e7\u0131 olmaya kalk\u0131\u015facak kim olabilir acaba?<\/p>\n<p>Oysa bu konuda peygamberlerden sonra ortaya \u00e7\u0131km\u0131\u015f bir y\u0131\u011f\u0131n sap\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnce vard\u0131r. Bu sap\u0131k d\u00fc\u015f\u00fcnceler, Allah realitesi ile kulluk realitesini birbirine kar\u0131\u015ft\u0131rm\u0131\u015flard\u0131r. Bu mant\u0131ks\u0131z d\u00fc\u015f\u00fcncelere g\u00f6re, Allah -ha\u015fa- o\u011ful edinmi\u015f ya da de\u011fi\u015fik \u015fekillerde orta\u011f\u0131 olan veya birden \u00e7ok par\u00e7an\u0131n olu\u015fturdu\u011fu bir sentezdir. Kimine g\u00f6re O&#8217;nun -ha\u015fa- kat\u0131nda \u015fefaat\u00e7ilik eden ve arac\u0131l\u0131klar\u0131 kesinlikle kabul edilen rakipleri vard\u0131r. Kimine g\u00f6re -ha\u015fa- O&#8217;nun, yetkilerini O&#8217;nun yak\u0131n\u0131 olmaktan alan insandan vekilleri vard\u0131r. Bu ger\u00e7e\u011fin \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda b\u00fct\u00fcn bu sa\u00e7ma d\u00fc\u015f\u00fcncelerin akla gelmeyecek, duygular d\u00fcnyas\u0131na u\u011framayacak ve hayale g\u00f6lgesi d\u00fc\u015fmeyecek \u00e7irkin, ger\u00e7eklerden yoksun uydurmalar oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a ortaya \u00e7\u0131kar!<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu berrak inan\u00e7, \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesine \u00f6zg\u00fc bir safl\u0131k, bir kat\u0131\u015f\u0131ks\u0131zl\u0131kt\u0131r. Bu inan\u00e7ta kavram kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131na, as\u0131ls\u0131z kuruntulara, titrek g\u00f6r\u00fcnt\u00fclere yer yoktur. Uluhiyet, uluhiyettir; kulluk da kulluk. Bu iki farkl\u0131 konum aras\u0131nda tek bir ortak nokta yoktur. Allah, Allah&#8217;t\u0131r; Kul da kul. Bu ikisinin karakteristik \u00f6zellikleri aras\u0131nda hi\u00e7bir ortakl\u0131k, hi\u00e7bir benzerlik yoktur.<\/p>\n<p>Kulun Rabbi ile ili\u015fkisine, Allah&#8217;\u0131n kula y\u00f6nelik rahmetine, yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na, sevgisine ve yard\u0131m\u0131na gelince \u0130sl\u00e2m bu kavramlar\u0131 onaylar, onlar\u0131 vicdana g\u00fc\u00e7l\u00fc bir \u015fekilde a\u015f\u0131lar, m\u00fcminin kalbini bunlarla doldurup ta\u015f\u0131r\u0131r, onu hayat\u0131nda bu nimetlerin tatl\u0131 ve \u0131l\u0131k g\u00f6lgelerinin alt\u0131na al\u0131r. Fakat bunu ger\u00e7ekle\u015ftirirken il\u00e2hl\u0131k ve kulluk tabiatlerini birbirlerine kar\u0131\u015ft\u0131rmaz; kavramlar\u0131n tek, belirgin, kat\u0131\u015f\u0131ks\u0131z ve hatlar\u0131 belirli bi\u00e7imde ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 \u00f6nleyecek renk karma\u015f\u0131kl\u0131\u011f\u0131na, belirsizlik bulutlar\u0131na, kalpazanl\u0131\u011fa ve anar\u015fiye meydan vermez.<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde ve arkalar\u0131nda bulunan ve olup-biten her\u015feyi bilir. Onlar O&#8217;nun bilgisinin sadece diledi\u011fi kadar\u0131m kavrayabilirler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7ek iki kanattan olu\u015fur; bu kanatlar\u0131n her ikisi de m\u00fcsl\u00fcman\u0131n Allah&#8217;\u0131n\u0131 tan\u0131mlamas\u0131nda ve O&#8217;nun kar\u015f\u0131s\u0131ndaki konumunun belirlenmesinde pay sahibidir. Evet, y\u00fcce Allah insanlar\u0131n \u00f6nlerinde, arkalar\u0131nda bulunan ve olup biten her\u015feyi bilir. Bu ifade, Allah&#8217;\u0131n eksiksiz, geni\u015f kapsaml\u0131 ve insanlar\u0131n \u00e7evresinde bulunan, olup-biten her\u015feyin en ince ayr\u0131nt\u0131s\u0131na kadar uzanan bilgisini dile getirir. Bu bilgi insanlar\u0131n &#8220;\u00f6nlerindeki&#8221;nin, yani \u015fimdiki zamanlar\u0131 ile g\u00f6rebildiklerinin bilgisini i\u00e7erdi\u011fi gibi alg\u0131s\u0131ndan yoksun olduklar\u0131, kendileri i\u00e7in perde arkas\u0131nda kalan ge\u00e7mi\u015fe ve gelece\u011fe ili\u015fkin bilgiyi de i\u00e7ine al\u0131r. Ayr\u0131ca bu bilgi her zaman i\u00e7in bildikleri ve bilemedikleri meseleleri de i\u00e7erir. Bu ifade genel olarak Allah&#8217;\u0131n bilgisinin yayg\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve her\u015feyi kapsayan niteli\u011fini anlatan mecaz\u00ee olmayan yal\u0131n bir ifadedir. \u0130nsanlara gelince onlar sadece Allah&#8217;\u0131n bilmelerine izin verdi\u011fi \u015feyleri bilebilirler.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7e\u011fin ilk kanad\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n &#8220;insanlar\u0131n \u00f6nlerindeki ve arkalar\u0131ndaki&#8221; t\u00fcm nesneleri ve olaylar\u0131 i\u00e7eren bilgisi olu\u015fturur. Bu realite insan\u0131n ruhunu titretecek, sarsacak niteliktedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan vicdan\u0131 her an i\u00e7in Rabbinin kar\u015f\u0131s\u0131nda t\u00fcm \u00e7\u0131plakl\u0131\u011f\u0131yla duruyor. O Allah ki, onun \u00f6n\u00fcnde ve arkas\u0131nda bulunan her\u015feyi bilir&#8230; \u0130nsan vicdan\u0131n\u0131n saklad\u0131\u011f\u0131 ve a\u00e7\u0131\u011fa vurdu\u011fu, bilebildi\u011fi ve bilemedi\u011fi her\u015feyi bilir&#8230; Onun ge\u00e7mi\u015fine ve gelece\u011fine ili\u015fkin bilmedi\u011fi ve anlayamad\u0131\u011f\u0131 her\u015feyi bilir. \u0130nsan nefsinin, b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131 ile birlikte K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc kendisini hesaba \u00e7ekecek olan Rabbinin huzurunda \u00e7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak durdu\u011funun fark\u0131nda olmas\u0131, onun derinliklerinde sars\u0131nt\u0131lar do\u011furacak nitelikte oldu\u011fu oranda kalbe, her\u015feyin a\u00e7\u0131\u011f\u0131n\u0131-gizlisini bilen Allah&#8217;a teslimiyet duygusu a\u015f\u0131layacak karakterdedir de.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7e\u011fin ikinci kanad\u0131 ise insanlar\u0131n sadece Allah&#8217;\u0131n bilmelerini diledi\u011fi \u015feyleri bilebilecekleridir. \u0130nsanlar\u0131n bu ger\u00e7ek \u00fczerinde uzun uzun kafa yormalar\u0131 gerekir. \u00d6zellikle evrenin ya da hayat\u0131n herhangi bir alan\u0131nda edindikleri bilgi ile hemen \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131\u011fa kap\u0131ld\u0131klar\u0131 \u015fu g\u00fcnlerde bu kafa yormaya daha \u00e7ok ihtiya\u00e7lar\u0131 vard\u0131r. Ayeti okumaya devam ediyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130nsanlar, O&#8217;nun bilgisinin sadece diledi\u011fi kadar\u0131n\u0131 kavrayabilirler.&#8221; Her\u015feyi mutlak, kapsaml\u0131 ve eksiksiz olarak bilen, sadece y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r. O, kullar\u0131 taraf\u0131ndan bilgisinin baz\u0131 b\u00f6l\u00fcmlerinin ke\u015ffedilmesine izin verir ve bu izni a\u015fa\u011f\u0131daki ayette ifade edilen vaadini ger\u00e7ekle\u015ftirmek i\u00e7in verir:<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ger\u00e7ek oldu\u011fu meydana \u00e7\u0131k\u0131ncaya kadar varl\u0131\u011f\u0131m\u0131z\u0131n belgelerini onlara hem d\u0131\u015f d\u00fcnyada hem de kendi i\u00e7lerinde g\u00f6sterece\u011fiz.&#8221;<\/p>\n<p>Fakat insanlar bu ger\u00e7e\u011fi unutarak Allah&#8217;\u0131n edinmelerine izin vermi\u015f oldu\u011fu bilgileri ile \u015f\u0131mar\u0131rlar. Bu durum evrenin kimi ilke ve kanunlar\u0131na ili\u015fkin edindikleri bilgilerde b\u00f6yle oldu\u011fu gibi, ge\u00e7ici, bir an i\u00e7in ve ancak bir yere kadar edinebildikleri gayb bilgileri alan\u0131nda da b\u00f6yledir. Hem o alanda ve hem de bu alandaki bilgilerine g\u00fcvenerek \u015f\u0131mar\u0131rlar ve bunun sonucunda kendilerine bu bilgileri edinme imk\u00e2n\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f olan ilk il\u00e2hi m\u00fcsaadeyi unuturlar, bunu hat\u0131rlamazlar, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda \u015f\u00fckretmezler; tersine pohpohlan\u0131rlar ve il\u00e2hi ba\u011f\u0131\u015fa kar\u015f\u0131 nank\u00f6rce davranarak k\u00e2fir olurlar.<\/p>\n<p>Oysa Allah, yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011fini insana y\u00fcklemeyi murad etti\u011fi andan itibaren insana bilgi sunmaya ba\u015flad\u0131; ona d\u0131\u015f d\u00fcnyada ve kendi i\u00e7indeki varl\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin belgeleri g\u00f6sterece\u011fini vaadetti. Bu vaadini ger\u00e7ekle\u015ftirerek g\u00fcnden g\u00fcne, ku\u015faktan ku\u015fa\u011fa hemen hemen hep y\u00fckselen bir \u00e7izgi halinde, yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011fi s\u0131ras\u0131nda kendisine gerekli olan baz\u0131 evrensel kanunlar\u0131, enerjileri ve g\u00fc\u00e7leri ke\u015ffetmesine imk\u00e2n tan\u0131d\u0131, b\u00f6ylece onun bu niteli\u011fi belirli yolculu\u011funda kendisi i\u00e7in takdir edilen geli\u015fmenin doru\u011funa ula\u015fmas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcndeki yolu a\u00e7\u0131k tuttu.<\/p>\n<p>Fakat Allah, insana bu kategoriye giren bilgileri ke\u015ffetme izni verdi\u011fi ve ona bu ke\u015fifleri yapma ba\u015far\u0131s\u0131n\u0131 sundu\u011fu oranda ondan, halifelik g\u00f6revinde ihtiya\u00e7 duymayaca\u011f\u0131 ba\u015fka bir\u00e7ok s\u0131rlar\u0131 da gizlemi\u015ftir. Mesel\u00e2 hayat s\u0131rr\u0131n\u0131 onun bilgisinden gizli tuttu. Bu olgu onun i\u00e7in \u00e7\u00f6z\u00fcm olmayan bir s\u0131r olma niteli\u011fini devam ettiriyor, bu konuda ara\u015ft\u0131rma yapmak hal\u00e2 u\u00e7suz-bucaks\u0131z bir \u00e7\u00f6lde k\u0131lavuzsuz olarak taban tepmeyi and\u0131ran bo\u015f bir \u00e7abad\u0131r. O&#8217;nun insan bilgisinden gizli tuttu\u011fu bir ba\u015fka s\u0131r da bir sonraki anda ne olaca\u011f\u0131 bilmecesidir. Bu bilmece var\u0131lacak yolu olmayan bir gayb alan\u0131d\u0131r, \u00f6n\u00fcne \u00f6yle kal\u0131n bir perde gerilmi\u015ftir ki, insan\u0131n onu kald\u0131rma giri\u015fimleri yarars\u0131zd\u0131r. Zaman zaman y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00f6zel izni ile aralanan bu perdeden tek tek baz\u0131 insanlar\u0131n kalplerine kimi \u0131\u015f\u0131nlar s\u0131z\u0131yor, sonra perde iniyor, ortal\u0131\u011fa karanl\u0131k \u00e7\u00f6k\u00fcyor ve insan, a\u015famayaca\u011f\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131n \u00f6n\u00fcnde durmak zorunda kal\u0131yor.<\/p>\n<p>Allah, insana daha bir\u00e7ok s\u0131rr\u0131 kapal\u0131 tutmu\u015ftur. Yery\u00fcz\u00fc halifeli\u011fi ile ilgisi olmayan b\u00fct\u00fcn realiteleri onun bilgisinden gizli tutmu\u015ftur. Oysa yeryuvarla\u011f\u0131, g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131nlar\u0131nda g\u00f6r\u00fclen u\u00e7an bir toz gibi, bo\u015flukta d\u00f6nen k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir zerredir sadece.<\/p>\n<p>B\u00f6yle olmas\u0131na ra\u011fmen, Allah&#8217;\u0131n izninden sonra edinebildi\u011fi bu s\u0131n\u0131rl\u0131 bilgisi y\u00fcz\u00fcnden \u015f\u0131mar\u0131yor, akl\u0131 ba\u015f\u0131ndan u\u00e7uyor da kendisini yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn il\u00e2h\u0131 san\u0131yor! Bu evrenin bir il\u00e2h\u0131, bir yarat\u0131c\u0131s\u0131 oldu\u011funu ink\u00e2r ederek k\u00e2fir oluyor! Ger\u00e7i yirminci y\u00fczy\u0131lda bilim adamlar\u0131 ciddi oranda al\u00e7akg\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fc\u011fe ve hadlerini bilmeye y\u00f6nelmeye ba\u015flad\u0131lar, yava\u015f yava\u015f kendilerine \u00e7ok az bilgi verilmi\u015f oldu\u011funu, edindikleri bilginin alabildi\u011fine s\u0131n\u0131rl\u0131 oldu\u011funu anlamaya ba\u015flad\u0131lar ve b\u00f6ylece \u00e7ok \u015fey bildiklerini sanan, cahil bilgi\u00e7ler \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fcz \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131klar\u0131 ile ba\u015fba\u015fa kald\u0131lar.<\/p>\n<p>&#8220;O&#8217;nun K\u00fcrs\u00ee&#8217;si (egemenli\u011fi) g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kaplam\u0131\u015ft\u0131r; Bunlar\u0131 koruyup g\u00f6zetmek O&#8217;na a\u011f\u0131r gelmez.&#8221;<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in tasvir \u00fcslubu uyar\u0131nca burada, yani mutlak soyutlama anlat\u0131m\u0131n\u0131n egemen oldu\u011fu bir yerde b\u00f6yle somut bir tablo ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00f6yle yerlerde somut tablo, kalbe sunulmak istenen ger\u00e7e\u011fe g\u00fc\u00e7, derinlik ve de\u011fi\u015fmezlik kazand\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc K\u00fcrsi (koltuk, taht) normal olarak h\u00fck\u00fcmdarl\u0131k, egemenlik anlam\u0131nda kullan\u0131l\u0131r. O halde &#8220;Allah&#8217;\u0131n K\u00fcrs\u00ee&#8217;si, g\u00f6kleri ve yeri kaplay\u0131nca&#8221; O&#8217;nun egemenli\u011fi de g\u00f6kleri ve yery\u00fcz\u00fcn\u00fc kaplam\u0131\u015f demektir. Hi\u00e7bir mecazi yoruma giri\u015fmeksizin kelimelerin d\u00fcz anlamlar\u0131n\u0131n toplam\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lacak olan budur. Fakat somut ifade yolu ile zihinde \u00e7izilen tablo, bundan daha sa\u011flam ve yerinden oynat\u0131lmazd\u0131r. &#8220;Bunlar\u0131 koruyup g\u00f6zetmek O&#8217;na a\u011f\u0131r gelmez&#8221; ifadesi i\u00e7in de ayn\u0131 \u015feyleri s\u00f6yleyebiliriz. O da dolayl\u0131 bi\u00e7imde eksiksiz kudreti dile getirir. Fakat bu anlam burada somut bir tablo yolu ile, yorgunlu\u011fun ve b\u0131kk\u0131nl\u0131\u011f\u0131n yoklu\u011fu tablosu yolu ile anlat\u0131l\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc Kur&#8217;an \u00fcslubu anlamlara, onlar\u0131 zihinde somutla\u015ft\u0131racak tablolar \u00e7iziyor, b\u00f6ylece bu anlamlar sayesinde insan zihni daha iz b\u0131rak\u0131c\u0131, daha derinlikli ve daha elle tutulur bi\u00e7imde etkilenir.<\/p>\n<p>E\u011fer Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kendine \u00f6zg\u00fc \u00fcslubunu, ifade bi\u00e7imini iyi kavrayacak olursak onun i\u00e7erdi\u011fi bu t\u00fcr ifadeler etraf\u0131nda yap\u0131lan tart\u0131\u015fmalara girmek gere\u011fini duymay\u0131z, bunun yan\u0131s\u0131ra bu ama\u00e7la Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in yal\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve berrakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda bozan Bat\u0131 kaynakl\u0131 yabanc\u0131 felsefi kavramlar\u0131 \u00f6d\u00fcn\u00e7 almaya kalk\u0131\u015fmay\u0131z. Bu s\u00f6zlerime \u015funu da eklemem yerinde olur ki, Kur&#8217;an&#8217;da kullan\u0131lan &#8220;K\u00fcrsi&#8221; ve &#8220;Ar\u015f&#8221; terimlerini a\u00e7\u0131klay\u0131c\u0131 ve anlamlar\u0131n\u0131 belirleyici sahih hadislere rastlam\u0131\u015f de\u011filim. Bundan dolay\u0131 bu kavramlar \u00fczerinde s\u00f6ylediklerimden daha geni\u015f a\u00e7\u0131klamalara giri\u015fmemeyi tercih ediyorum. Ayeti okumaya devam edelim:<\/p>\n<p>&#8220;Y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fck olan O&#8217;dur.&#8221;<\/p>\n<p>Ayette ge\u00e7en Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131 noktalayan bu c\u00fcmle bir ger\u00e7e\u011fi vurguluyor; insan vicdan\u0131n\u0131 onu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye \u00f6zendiriyor, y\u00fccelik ve ululuk s\u0131fatlar\u0131n\u0131 Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fc k\u0131l\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu \u015fekli ile ifade &#8220;hasr-kasr (tekelle\u015ftirme ve \u00f6zg\u00fcle\u015ftirme)&#8221; anlam\u0131 ta\u015f\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc ayet &#8220;O, y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fckt\u00fcr.&#8221; demiyor. B\u00f6yle demi\u015f olsayd\u0131, sadece bu s\u0131fatlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015f olurdu. Bunun yerine &#8220;Y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fck olan O&#8217;dur&#8221; diyerek bu s\u0131fatlar\u0131, ortaks\u0131z bi\u00e7imde de s\u0131rf O&#8217;na \u00f6zg\u00fc k\u0131l\u0131yor.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten y\u00fccelik ve ululuk s\u0131fatlar\u0131 sadece Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fcd\u00fcr, bu s\u0131fatlarda ba\u015fka hi\u00e7bir orta\u011f\u0131 yoktur. E\u011fer kullardan biri kendisini dev aynas\u0131nda g\u00f6rerek bu dereceye y\u00fckseldi\u011fi saplant\u0131s\u0131na kap\u0131l\u0131rsa Allah onu d\u00fcnyada horlu\u011fa ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131\u011fa, Ahirette de azaba ve peri\u015fanl\u0131\u011fa mahkum eder. Nitekim O, bize bu konuda \u015f\u00f6yle buyuruyor:<\/p>\n<p>&#8220;Oras\u0131 Ahiret yurdudur. Onu yery\u00fcz\u00fcnde b\u00f6b\u00fcrlenme :r bozgunculuk pe\u015finde ko\u015fmayanlara veririz.&#8221; (Kasas Suresi, 83)\u00b7<\/p>\n<p>Yine y\u00fcce Allah, hel\u00e2k olman\u0131n e\u015fi\u011findeki Firavun&#8217;dan s\u00f6zederken &#8220;O, kendini be\u011fenmi\u015f bir azg\u0131n zorba idi&#8221; buyuruyor.(Duhan Suresi, 31)\u00b7<\/p>\n<p>\u0130nsan istedi\u011fi kadar b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslas\u0131n, istedi\u011fi kadar kendini y\u00fckseklerde g\u00f6rs\u00fcn y\u00fcce ve ulu olan Allah&#8217;\u0131n kulu olma d\u00fczeyinin \u00fczerine \u00e7\u0131kamaz. E\u011fer bu ger\u00e7ek insan\u0131n i\u00e7ine yerle\u015firse onu kulluk derecesine oturtur, b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve azg\u0131nl\u0131k kompleksini t\u00f6rp\u00fcler; onu Allah korkusuna, Allah sayg\u0131s\u0131na, O&#8217;nun ululu\u011funun ve y\u00fcceli\u011finin bilincine varmaya, O&#8217;nun haklar\u0131na kar\u015f\u0131 sayg\u0131l\u0131 olmaya ve O&#8217;nun kullar\u0131na kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamaktan \u00e7ekinmeye sevkeder. G\u00f6r\u00fcl\u00fcyor ki, bu ger\u00e7ek, bir yandan inan\u00e7 ve d\u00fc\u015f\u00fcnce, \u00f6teyandan da uygulama ve davran\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130NAN\u00c7 H\u00dcRR\u0130YET\u0130<\/p>\n<p>Yukardaki ayette imana dayal\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce sisteminin temel esaslar\u0131, en ince noktalar\u0131na var\u0131ncaya kadar a\u00e7\u0131kland\u0131ktan, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131 ile yarat\u0131klar\u0131 aras\u0131ndaki ili\u015fki ayd\u0131nl\u0131\u011fa kavu\u015fturulduktan sonra bu inanc\u0131 ta\u015f\u0131yan, bu \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 \u00fcstlenen ve yolunu kaybetmi\u015f, \u015fa\u015fk\u0131n insanl\u0131\u011fa \u00f6nderlik etme g\u00f6revini omuzlam\u0131\u015f olan m\u00fcminlerin hangi yolu izleyecekleri, hangi metodu benimseyecekleri anlat\u0131l\u0131yor:<br \/>\n<strong>256- Dinde zorlama yoktur. Do\u011fruluk ile sap\u0131kl\u0131k birbirinden kesinlikle ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kim Ta\u011fut&#8217;u, azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 reddederek Allah&#8217;a inan\u0131rsa kopmas\u0131 s\u00f6zkonusu olmayan, sapasa\u011flam bir kulpa yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz Allah her\u015feyi i\u015fitir, her\u015feyi bilir.<\/strong><\/p>\n<p>257- Allah m\u00fcminlerin dostu, kay\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 karanl\u0131klardan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. K\u00e2firlerin dostlar\u0131 ise \u015eeytan ve yardak\u00e7\u0131lar\u0131d\u0131r. Bunlar, onlar\u0131 ayd\u0131nl\u0131ktan \u00e7\u0131kararak karanl\u0131klara sokarlar. Onlar, orada ebedi olarak kalmak \u00fczere Cehennemliktirler.<\/p>\n<p>Bu dinin ortaya koydu\u011fu \u015fekli ile inan\u00e7 meselesi, anlatmay\u0131, dinlemeyi ve kavramay\u0131 izlemesi gereken bir ikna olma meselesidir, yoksa bir bask\u0131, bir \u00f6fkelenme, bir dayatma meselesi de\u011fildir. \u0130sl\u00e2m olanca g\u00fcc\u00fc ve enerjisi ile insan idrakine hitap ederek gelmi\u015ftir; d\u00fc\u015f\u00fcnen akla seslenmi\u015ftir&#8230; Konu\u015fan bedahete (dolays\u0131z alg\u0131lama yetene\u011fine) seslenmi\u015ftir, ald\u0131\u011f\u0131 uyar\u0131lara kar\u015f\u0131l\u0131k veren vicdana seslenmi\u015ftir&#8230; Dengeli-istikrarl\u0131 f\u0131trata seslenmi\u015ftir&#8230; \u0130nsan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcne seslenmi\u015ftir&#8230; \u0130nsan idrakinin b\u00fct\u00fcn y\u00f6nlerine seslenmi\u015ftir&#8230; Fakat seslenirken bask\u0131ya ba\u015fvurmam\u0131\u015ft\u0131r, hatta somut harikalar\u0131n, ola\u011fan\u00fcst\u00fcl\u00fcklerin manevi bask\u0131s\u0131n\u0131 bile kullanmaktan ka\u00e7\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. Ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar, g\u00f6renleri refleksif bir edilgenlikle inanmaya s\u00fcr\u00fckleyebilir, fakat insan onlar\u0131 bilinci ile inceleyemez, akl\u0131 ile idrak edemez; \u00e7\u00fcnk\u00fc bu t\u00fcr olaylar\u0131n d\u00fczeyi bilincin ve akl\u0131n \u00fczerinde olur.<\/p>\n<p>Bu din, insan mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na inanmaya mecbur edici ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylarla bile \u00e7\u0131kmaktan ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re onun kar\u015f\u0131s\u0131na kuvvetle ve zorlama ile \u00e7\u0131kmaktan, muhataplar\u0131na a\u00e7\u0131klama yapmaks\u0131z\u0131n, onlar\u0131 inand\u0131rmaks\u0131z\u0131n, ikna olmalar\u0131n\u0131 sa\u011flamaks\u0131z\u0131n tehdit, bask\u0131 ve zorlama yolu ile kendini kabul ettirmekten elbette ka\u00e7\u0131nacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Oysa \u0130sl\u00e2m&#8217;dan bir \u00f6nceki din olan H\u0131ristiyanl\u0131k kendini s\u00fcng\u00fc ile, ate\u015fle, i\u015fkence ve tepeleme yolu ile kabul ettirmi\u015fti. Bu politikan\u0131n y\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fcs\u00fc, imparator Konstantin&#8217;in h\u0131ristiyan olmas\u0131ndan sonraki Roma \u0130mparatorlu\u011fu olmu\u015ftu Oysa Roma \u0130mparatorlu\u011fu ayn\u0131 i\u015fkenceleri, daha \u00f6nce, ikna olarak ve isteyerek h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmi\u015f olan \u00e7ok az say\u0131daki vatanda\u015f\u0131na uygulamakta teredd\u00fct etmemi\u015fti. \u00dcstelik Roma \u0130mparatorlu\u011fu&#8217;nun h\u0131ristiyanl\u0131k u\u011fruna uygulam\u0131\u015f oldu\u011fu bask\u0131lar\u0131n ve toplu k\u0131y\u0131mlar\u0131n kurbanlar\u0131 sadece h\u0131ristiyanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmeyenler olmam\u0131\u015ft\u0131; devletin mezhebine girmeyen, bu mezhebin Hz. \u0130sa&#8217;n\u0131n konumuna ili\u015fkin baz\u0131 do\u011fmalar\u0131n\u0131 benimsemeyen de\u011fi\u015fik mezhep yanl\u0131s\u0131 h\u0131ristiyanlar da bu amans\u0131z vah\u015fetten paylar\u0131n\u0131 alm\u0131\u015flard\u0131!<\/p>\n<p>\u0130\u015fte b\u00fct\u00fcn bunlardan sonra gelen \u0130sl\u00e2m, ilk a\u00e7\u0131klamalar\u0131 aras\u0131nda \u015fu \u00f6nemli ve b\u00fcy\u00fck ilkeye yer verdi:<\/p>\n<p>&#8220;Dinde zorlama yoktur. Do\u011fruluk ile sap\u0131kl\u0131k birbirinden ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ilkede y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n insan\u0131 onurland\u0131rd\u0131\u011f\u0131; iradesine, d\u00fc\u015f\u00fcncesine ve duygular\u0131na sayg\u0131 g\u00f6sterdi\u011fi, inan\u00e7 alan\u0131nda hidayete ve sap\u0131kl\u0131\u011fa ili\u015fkin tercihlerinde onu vicdan\u0131 ile ba\u015fba\u015fa b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131, bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 ve nefsi ile hesapla\u015fma g\u00f6revini omuzlar\u0131na y\u00fckledi\u011fi a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu ilke insan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn en karakteristik ilkesidir. O insan \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc ki, yirminci y\u00fczy\u0131l\u0131n zorba ideolojileri ve insan onurunu hi\u00e7e sayan sosyal d\u00fczenleri onu insanlara \u00e7ok g\u00f6r\u00fcyor. Bu bask\u0131c\u0131 ideolojiler ve d\u00fczenler, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n inan\u00e7 se\u00e7me serbestli\u011fi tan\u0131yarak onurland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 insan adl\u0131 bu varl\u0131\u011fa hayat d\u00fc\u015f\u00fcncesini ve d\u00fczenini serbest iradesi ile se\u00e7me hakk\u0131 tan\u0131m\u0131yorlar; onu devletin \u00e7e\u015fitli propaganda ara\u00e7lar\u0131, yo\u011fun y\u00f6nlendirme \u00f6nlemleri, bunlar\u0131n yeterli olmad\u0131\u011f\u0131 zaman da arkas\u0131ndan gelen kanunlar\u0131 ve oldu-bittileri ile dayatt\u0131\u011f\u0131, dikte etti\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ve d\u00fczeni benimsemeye zorluyorlar. \u0130nsan ya evrene egemen olan Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve fonksiyonunu ink\u00e2r ederek s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz devlet ideolojisini kabul edecek ya da her an nas\u0131l ve nereden gelece\u011fi belirsiz \u00f6l\u00fcm tehdidi alt\u0131nda titreyerek ya\u015fayacakt\u0131r!<\/p>\n<p>\u0130nan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, insan\u0131 &#8220;insan&#8221; yapan, ona bu vasf\u0131 ger\u00e7ek anlamda sa\u011flayan ilk &#8220;insan hakk\u0131&#8221;d\u0131r. \u0130nsan\u0131n elinden inan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc alan kimse, her \u015feyden \u00f6nce onun insanl\u0131k niteli\u011fini elinden alm\u0131\u015f demektir. Bask\u0131ya ve i\u015fkenceye u\u011framama g\u00fcvencesi alt\u0131nda inanc\u0131 yayma ve tan\u0131tma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, temel inan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcn ayr\u0131lmaz bir par\u00e7as\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Yoksa inan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc, pratikte hi\u00e7bir anlam ta\u015f\u0131mayan kuru bir laftan ibaret kal\u0131r.<\/p>\n<p>Hi\u00e7 ku\u015fkusuz varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcne ve hayata ili\u015fkin en geli\u015fmi\u015f d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemi, insan toplumu i\u00e7in en tutarl\u0131 sistem olan \u0130sl\u00e2m, herkesten \u00f6nce ve herkesinkinden g\u00fcr bir sesle &#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221; diye sesleniyor. Bu din, kendi d\u0131\u015f\u0131ndakilerden \u00f6nce \u00f6z taraftarlar\u0131na, insanlara bu dini benimsetmek amac\u0131 ile zor kullanmalar\u0131n\u0131n yasak oldu\u011funu a\u00e7\u0131kl\u0131yor. Durum b\u00f6yleyken kendilerini devlet otoritesinin ac\u0131mas\u0131z bask\u0131s\u0131 ile ayakta tutabilen, muhaliflerine ya\u015fama hakk\u0131 tan\u0131mayan zorba ve yetersiz yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 ideolojilerin ve sosyal d\u00fczenlerin yapt\u0131klar\u0131na ne demeli?<\/p>\n<p>Bu ayetin ilk c\u00fcmlesi mutlak olumsuzluk ifade ediyor; &#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221;. Dil bilimcilerinin (Nahivcilerin) deyimi ile &#8220;Nefy-i cins&#8221; \u00f6ntak\u0131l\u0131 bir c\u00fcmlecik. Yani zorlaman\u0131n her t\u00fcrl\u00fcs\u00fcn\u00fc olumsuzlayan, reddeden bir ifade kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Zorlaman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 k\u00f6k\u00fcnden olumsuzlan\u0131yor, reddediliyor. Ba\u015fka bir deyimle, inanca y\u00f6nelik bask\u0131 sadece yasaklanmakla yetinilmiyor, varl\u0131k aleminden ve olaylar d\u00fcnyas\u0131ndan tamamen kovuluyor. C\u00fcmlede olumsuz bir \u00fcslupla kullan\u0131lan -her\u015feyi i\u00e7ine alan bir \u015fekilde- bu yasaklama, en etkili ve vurgulu bir yasaklama bi\u00e7imidir.<\/p>\n<p>Ayetin devam\u0131nda insan vicdan\u0131n\u0131 ok\u015famaktan, onu hidayete te\u015fvik etmekten, do\u011fru yola iletmekten ve art\u0131k apa\u00e7\u0131k hale geldi\u011fi il\u00e2n edilen iman\u0131n mahiyetini belirtmekten ba\u015fka bir\u015fey yap\u0131lm\u0131yor:<\/p>\n<p>&#8220;Do\u011fruluk ile sap\u0131kl\u0131k birbirinden ayr\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Yani iman, insan\u0131n sahip olmas\u0131 ve titizlikle korumas\u0131 gereken bir olgunluk (r\u00fc\u015fd), buna kar\u015f\u0131l\u0131k k\u00fcf\u00fcr, insan\u0131n ka\u00e7\u0131nmas\u0131 ve \u00fczerine bula\u015fmas\u0131ndan \u00e7ekinmesi gereken bir azg\u0131nl\u0131k, ta\u015fk\u0131nl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Durum ger\u00e7ekten de b\u00f6yledir. \u0130man, insana verilmi\u015f nimetlerin en b\u00fcy\u00fc\u011f\u00fcd\u00fcr. O, insan idrakine kat\u0131\u015f\u0131ks\u0131z ve belirgin bir d\u00fc\u015f\u00fcnce ba\u011f\u0131\u015flar, insan kalbine huzur ve bar\u0131\u015f sunar, insan vicdan\u0131na y\u00fcce ama\u00e7lar ve temiz duygular kazand\u0131r\u0131r, insanl\u0131k i\u00e7in sa\u011fl\u0131kl\u0131, dengeli, hayat\u0131 geli\u015fmeye ve ilerlemeye do\u011fru itici bir d\u00fczen ger\u00e7ekle\u015ftirir. \u0130nsan, iman nimetini bu \u015fekilde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcnce onun olgunlukla e\u015fanlaml\u0131 demek oldu\u011funu kavramakta gecikmez. Bu ger\u00e7e\u011fi kabul etmeyecek olanlar, sadece olgunlu\u011fu b\u0131rak\u0131p azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 alan, hidayeti b\u0131rak\u0131p sap\u0131kl\u0131\u011fa ko\u015fan; kavram karga\u015fas\u0131n\u0131, ku\u015fkuyu ve haysiyetsizli\u011fi huzura, g\u00fcvene ve onurlulu\u011fa tercih eden budalalard\u0131r.<\/p>\n<p>Ayetin devam\u0131nda iman\u0131n mahiyeti daha belirgin, s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7izilmi\u015f ve daha a\u00e7\u0131k hale getiriliyor. Okuyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Kim ta\u011futu azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 reddederek Allah&#8217;a inan\u0131rsa kopmas\u0131 s\u00f6zkonusu olmayan sapasa\u011flam bir kulpa yap\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>K\u00fcf\u00fcr, haketti\u011fi, l\u00e2y\u0131k oldu\u011fu bir kayna\u011fa dayand\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r ki, bu da &#8220;ta\u011fut&#8221;tur. \u0130man da l\u00e2y\u0131k oldu\u011fu, yak\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bir mercie y\u00f6neltilmelidir ki, o da &#8220;Allah&#8221;t\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Ta\u011fut&#8221;, &#8220;tu\u011fyan (azg\u0131nl\u0131k)&#8221; k\u00f6k\u00fcn\u00fcn anlamda\u015f\u0131 (sinonimi)d\u0131r. Sa\u011fduyuya ters d\u00fc\u015fen, ger\u00e7e\u011fi \u00e7i\u011fneyen, Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131 i\u00e7in \u00e7izdi\u011fi s\u0131n\u0131r\u0131 a\u015fan d\u00fc\u015f\u00fcnce, sistem ve ideoloji anlam\u0131na gelir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin, sistemin ve ideolojinin Allah&#8217;a inanmaktan, O&#8217;nun koydu\u011fu \u015feriat\u0131ndan kaynaklanan ba\u011flay\u0131c\u0131 bir kural\u0131 bulunmaz. \u0130lkelerini y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n direktiflerine dayand\u0131rmayan her sosyal sistem, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyruklar\u0131ndan kaynaklanmayan her kurum, her d\u00fc\u015f\u00fcnce, her edep kural\u0131 ve her gelenek bu kategoriye girer, bu kavram\u0131n kapsam\u0131na girer. Kim, hangi bi\u00e7imde kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131karsa \u00e7\u0131ks\u0131n, bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc k\u00f6k\u00fcnden reddederek Allah&#8217;a inan\u0131r ve ilham kayna\u011f\u0131 olarak sadece Allah&#8217;\u0131 bilirse o kimse kurtulu\u015fa ermi\u015ftir. Ayette bu kurtulu\u015f &#8220;kopmas\u0131 s\u00f6zkonusu olmayan, sapasa\u011flam bir kulpa yap\u0131\u015fmak&#8221; durumu ile somutla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Burada soyut, manevi bir ger\u00e7e\u011fe ili\u015fkin somut bir tablo ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z. Allah&#8217;a inanmak, asla kopmayacak olan sa\u011flam bir kulptur, bu kulpa yap\u0131\u015fan kimse kurtulu\u015fa g\u00f6t\u00fcren yolu kaybetmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu kulp, yok olu\u015fun ve kurtulu\u015fun sahibine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Ger\u00e7ek anlam\u0131 ile iman. \u015eu varl\u0131k alemindeki t\u00fcm ger\u00e7eklerin dayand\u0131\u011f\u0131 ilk ger\u00e7e\u011fe, Allah ger\u00e7e\u011fine ermek, Allah&#8217;\u0131n \u015fu varl\u0131k alemi i\u00e7in koydu\u011fu ve varl\u0131k alemini ayakta tutman\u0131n sebebi olarak g\u00f6revlendirdi\u011fi kanunlar sisteminin \u00f6z\u00fcn\u00fc kavramakt\u0131r. Kim O&#8217;nun kulpuna yap\u0131\u015f\u0131rsa O&#8217;nun k\u0131lavuzlu\u011fu alt\u0131nda O&#8217;na do\u011fru ilerler. Ne t\u00f6kezler, ne geri kal\u0131r, ne aldat\u0131c\u0131 ba\u015fka yollarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131r ne pusulay\u0131 kaybeder ve ne de yolunu \u015fa\u015f\u0131r\u0131r. Devam ediyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Allah her\u015feyi i\u015fitir, her \u015feyi bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Dillerden d\u00f6k\u00fclen s\u00f6zleri i\u015fitir, kalplerdeki sakl\u0131 duygular\u0131 bilir. O halde O&#8217;nunla ili\u015fki halinde olan m\u00fcmin, ba\u015fkalar\u0131n\u0131 doland\u0131rmaz, aldatmaz ve kimseye haks\u0131zl\u0131k etmez.<\/p>\n<p>Daha sonraki ayette hidayet ile sap\u0131kl\u0131k, hidayetin ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n mahiyeti canl\u0131, hareketli ve somut bir tabloda canland\u0131r\u0131l\u0131yor. Bu tablo m\u00fcminlerin dostu ve yard\u0131mc\u0131s\u0131 olan Allah&#8217;\u0131n nas\u0131l onlar\u0131n elinden tutarak karanl\u0131ktan ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131n\u0131, buna kar\u015f\u0131l\u0131k k\u00e2firlerin dostlar\u0131 ve eleba\u015flar\u0131 olan ta\u011futlar\u0131n ise onlar\u0131 nas\u0131l ellerinden tutarak ayd\u0131nl\u0131ktan \u00e7\u0131kar\u0131p karanl\u0131klara soktuklar\u0131n\u0131 tasvir ediyor.<\/p>\n<p>Bu manzara hayran b\u0131rak\u0131c\u0131, canl\u0131 ve duyguland\u0131r\u0131c\u0131d\u0131r. \u0130nsan hayat\u0131 onu da \u00f6tekisini de izliyor. \u015euradan gelip oraya giden insan y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcnden ak\u0131yor sanki. Bir bu canl\u0131 tabloyu, bir de insan hayalini k\u0131m\u0131ldatmayan, duygulara dokunmayan, vicdan\u0131 harekete ge\u00e7irmeyen, manalar ve s\u00f6zler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile sadece zihne seslenen soyut ve kuru bir ifadeyi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcn\u00fcz.<\/p>\n<p>E\u011fer Kur&#8217;an&#8217;\u0131n tasvir \u00fcslubunun \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc daha iyi kavramak istiyorsak bu canl\u0131 tablonun yerine herhangi bir soyut ifadeyi zihnimizde canland\u0131ral\u0131m. Mesel\u00e2 \u015f\u00f6yle diyelim; &#8220;Allah, m\u00fcminlerin dostu, kay\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 imana iletir. K\u00e2firlerin dostlar\u0131, eleba\u015flar\u0131 ise ta\u011futlard\u0131r; onlar\u0131 k\u00e2firli\u011fe, ink\u00e2rc\u0131l\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fcklerler. \u0130fade g\u00f6z\u00fcm\u00fcz\u00fcn \u00f6n\u00fcnde \u00f6l\u00fcyor; t\u00fcm s\u0131cakl\u0131\u011f\u0131n\u0131, hareketini, iz b\u0131rak\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 yitiriyor.<\/p>\n<p>Bu ifadenin tasvir edicili\u011fi canl\u0131l\u0131\u011f\u0131, uyar\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 yan\u0131nda ger\u00e7e\u011fi ne kadar duyarl\u0131 ve titiz bir \u015fekilde dile getirdi\u011fi dikkatlerimizden ka\u00e7mamal\u0131d\u0131r. Tekrar okuyal\u0131m:<\/p>\n<p>&#8220;Allah m\u00fcminlerin dostu, kay\u0131r\u0131c\u0131s\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 karanl\u0131klard\u00e2n ayd\u0131nl\u0131\u011fa \u00e7\u0131kar\u0131r. K\u00e2firlerin dostlar\u0131 ise, ta\u011fut ve yardak\u00e7\u0131lar\u0131d\u0131r. Bunlar, onlar\u0131 ayd\u0131nl\u0131ktan \u00e7\u0131kararak karanl\u0131klara sokarlar.&#8221;<\/p>\n<p>Yani iman ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r, \u00f6z\u00fcnde ve yap\u0131s\u0131nda tek bir ayd\u0131nl\u0131k. Oysa k\u00fcf\u00fcr &#8220;karanl\u0131k&#8221;t\u0131r; \u00e7ok say\u0131da ve de\u011fi\u015fik nitelikte karanl\u0131klar. Ama hepsi asl\u0131nda &#8220;karanl\u0131k&#8221;t\u0131rlar.<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir ger\u00e7ek, iman\u0131 ayd\u0131nl\u0131\u011fa, k\u00fcfr\u00fc de karanl\u0131\u011fa benzetmek kadar do\u011fru ve hassas olamaz.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekten iman, m\u00fcminin vicdan\u0131na akar akmaz b\u00fct\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayd\u0131nlat\u0131r. M\u00fcminin ruhu iman sayesinde parlar, \u015feffafla\u015f\u0131r, ar\u0131n\u0131r ve \u00e7evresine ayd\u0131nl\u0131k, parlakl\u0131k ve belirginlik \u0131\u015f\u0131klar\u0131 sa\u00e7ar. iman nesnelerin mahiyetini, de\u011ferlerin mahiyetini ve d\u00fc\u015f\u00fcncelerin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seren bir ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r. \u0130man\u0131n ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 sayesinde m\u00fcmin, bunlar\u0131 alg\u0131 yan\u0131lg\u0131s\u0131na meydan vermeyen bir belirginlikle; kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa meydan vermeyen bir a\u00e7\u0131kl\u0131kla ve titre\u015fimsiz bir netlikle g\u00f6rebilir ve bunlar i\u00e7inden so\u011fukkanl\u0131l\u0131kla, g\u00f6n\u00fcl huzuru ile, g\u00fcven i\u00e7inde ve titre\u015fimsiz bir kararl\u0131l\u0131kla alaca\u011f\u0131n\u0131 al\u0131r, b\u0131rakaca\u011f\u0131m b\u0131rak\u0131r. \u0130man, evrensel kanunlar sistemine giden yolu meydana \u00e7\u0131karan bir ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r. \u0130man\u0131n ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131 sayesinde m\u00fcmin kendi hareketini, \u00e7evresindeki ve \u00f6z\u00fcndeki evrensel kanunlar sisteminin ak\u0131\u015f\u0131 ile ahenkle\u015ftirir; Allah&#8217;a ula\u015ft\u0131ran ya da yava\u015f yava\u015f yumu\u015fak ad\u0131mlarla, gerginlikten uzak bir rahatl\u0131kla, \u00f6teye-beriye \u00e7arpmadan, orada-burada t\u00f6kezlemeden ilerler. \u00c7\u00fcnk\u00fc gitti\u011fi yol f\u0131trat\u0131n\u0131n bilmedi\u011fi, yabanc\u0131s\u0131, acemisi oldu\u011fu bir yol de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u0130man, tek yola ileten tek bir ayd\u0131nl\u0131kt\u0131r. K\u00fcfr\u00fcn sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ise \u00e7ok say\u0131da ve de\u011fi\u015fik karanl\u0131klar\u0131 i\u00e7erir. \u015eahsi arzu ve ihtiras karanl\u0131\u011f\u0131, k\u0131lavuzsuzluk ve yolu \u015fa\u015f\u0131rma karanl\u0131\u011f\u0131, kendini be\u011fenmi\u015flik ve azg\u0131nl\u0131k karanl\u0131\u011f\u0131, zay\u0131fl\u0131k ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kompleksi karanl\u0131\u011f\u0131, g\u00f6steri\u015f ve m\u00fcnaf\u0131kl\u0131k karanl\u0131\u011f\u0131, a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fck ve k\u0131skan\u00e7l\u0131k karanl\u0131\u011f\u0131, ku\u015fku ve endi\u015fe karanl\u0131\u011f\u0131 ve hadde-hesaba gelmeyen daha bir \u00e7ok karanl\u0131k t\u00fcrleri&#8230; Bu karanl\u0131klar\u0131n t\u00fcm\u00fc, Allah&#8217;\u0131n yolundan sapmakta, Allah&#8217;tan ba\u015fka bir kaynaktan ilham almakta ve Allah&#8217;\u0131n sisteminden ba\u015fka bir sistemin hakemli\u011fine ba\u015fvurmakta toplan\u0131r. \u0130nsan, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bir ikincisi bulunmayan ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan, kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131\u011fa meydan vermeyen biricik ger\u00e7e\u011fin ayd\u0131nl\u0131\u011f\u0131ndan ayr\u0131l\u0131r-ayr\u0131lmaz, kesinlikle de\u011fi\u015fik, t\u00fcrl\u00fc ve farkl\u0131 nitelikli karanl\u0131klar\u0131n i\u00e7ine d\u00fc\u015fer. Bunlar\u0131n t\u00fcrleri de\u011fi\u015fik ve nitelikleri farkl\u0131 olmakla birlikte hepsi de birer karanl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yanl\u0131\u015f tercihin ak\u0131beti, karanl\u0131klar\u0131n taraftarlar\u0131na, yardak\u00e7\u0131lar\u0131na yak\u0131\u015facak cinstendir:<\/p>\n<p>&#8220;Onlar, orada ebedi olarak kalmak \u00fczere Cehennemliktirler.&#8221;<\/p>\n<p>Madem ki, ayd\u0131nl\u0131ktan yararlanarak do\u011fru yola girmek istemediler, o halde s\u00fcresiz olarak ate\u015fte kals\u0131nlar. ,<\/p>\n<p>Hakk, ger\u00e7ek tektir, birden fazla olmaz. Sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131n ise \u00e7e\u015fitli renkleri ve \u00e7e\u015fitli bi\u00e7imleri vard\u0131r. &#8220;Hakktan sonra, sap\u0131kl\u0131ktan ba\u015fka ne var ki?&#8221; (Yunus Suresi, 32)<\/p>\n<p>Bu ayetler demetini noktalamadan \u00f6nce dinimizde cihad\u0131n farz oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi ve tarih boyunca \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n taraf oldu\u011fu sava\u015flar\u0131n niteli\u011fi ile daha \u00f6nce inceledi\u011fimiz &#8220;Fitnenin (bozgunculu\u011fun, karga\u015fan\u0131n) k\u00f6k\u00fc kaz\u0131narak Allah&#8217;\u0131n dini kesinlikle egemen oluncaya kadar k\u00e2firler ile sava\u015f\u0131n\u0131z.&#8221; (Bakara Suresi, 193) ayetini birlikte g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulunduran bir perspektifle &#8220;Dinde zorlama yoktur.&#8221; ilkesi hakk\u0131nda birka\u00e7 s\u00f6z s\u00f6ylememiz yerinde olur.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m\u0131n baz\u0131 k\u00f6t\u00fc maksatl\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131 onun &#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221; ilkesini ortaya koymas\u0131na ra\u011fmen kendini k\u0131l\u0131\u00e7 yolu ile kabul ettirdi\u011fini ileri s\u00fcrerek bu dini \u00e7eli\u015fkili olmakla su\u00e7larlar. Di\u011fer baz\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131 da \u0130sl\u00e2m\u0131 bu t\u00f6hmet kar\u015f\u0131s\u0131nda savunur g\u00f6r\u00fcnerek m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ruhunda yanan cihad ate\u015fini s\u00f6nd\u00fcrmeye, tarihte \u0130sl\u00e2m\u0131n ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131nda ve yay\u0131lmas\u0131nda bu arac\u0131n oynad\u0131\u011f\u0131 hayati rol\u00fcn \u00f6nemini k\u00fc\u00e7\u00fcmsemeye yeltenmekte, -kaypak\u00e7a, uyutma ve aldatma yolu ile- g\u00fcn\u00fcm\u00fczde ya da yar\u0131n bu araca ba\u015fvurman\u0131n gerekli olmad\u0131\u011f\u0131 ve olmayaca\u011f\u0131 mesaj\u0131n\u0131 vermek istemektedirler. B\u00fct\u00fcn bu zehirleri, g\u00fcya \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 rencide eden bir t\u00f6hmet kar\u015f\u0131s\u0131nda onu savunuyormu\u015f gibi yaparak kusmaktad\u0131rlar.<\/p>\n<p>Birinciler de ikinciler de \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n sistemini yozla\u015ft\u0131rmak, onun uyar\u0131c\u0131 mesajlar\u0131n\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n zihninde dumura u\u011fratmak, \u00f6ld\u00fcrmek amac\u0131 ile ayn\u0131 cephede \u0130sl\u00e2m&#8217;a kar\u015f\u0131 sava\u015fan Bat\u0131l\u0131 \u015farkiyat uzmanlar\u0131 (oryantalistler) aras\u0131ndan \u00e7\u0131k\u0131yor.\u00b7(Bu ki\u015filerin bas\u0131nda Sir T.W. Arnold adl\u0131 oryantalist gelir. Onun Dr. \u0130brahim Hasan ve karde\u015fi taraf\u0131ndan &#8220;Ed-Davet\u00fcl \u0130slamiyye&#8221; ad\u0131 alt\u0131nda Arap\u00e7a&#8217;ya \u00e7evrilmi\u015f bir eseri vard\u0131r.) Bunlar bu sinsi oyunlar\u0131 cihad ruhu bir daha uyanmas\u0131n diye oynuyorlar. O cihad ruhu ki, sava\u015f alan\u0131nda onun kar\u015f\u0131s\u0131nda bir kere bile tutunamam\u0131\u015flard\u0131r! Yine o cihad ruhu ki, ancak onu zehirledikten, t\u00fcrl\u00fc t\u00fcrl\u00fc hileler ile zincire vurduktan, aralar\u0131nda birle\u015ferek d\u00fcnyan\u0131n her yan\u0131nda ba\u015f\u0131na \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc ve vah\u015fice darbeler indirdikten sonra pen\u00e7esinden kurtularak rahat nefes alabilmi\u015flerdir. Bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra emperyalizm ile m\u00fcsl\u00fcman \u00fclkeler aras\u0131ndaki sava\u015flar\u0131n cihad\u0131 gerektirecek birer inan\u00e7 sava\u015f\u0131 olmad\u0131klar\u0131, bunlar\u0131n sadece pazar, hammadde ve stratejik \u00fcsler u\u011fruna yap\u0131lan sava\u015flar olduklar\u0131, buna g\u00f6re cihad\u0131 g\u00fcndeme getirmek i\u00e7in ortada hi\u00e7bir sebep bulunmad\u0131\u011f\u0131 aldatmacas\u0131n\u0131 m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n beyinlerine i\u015fledikten sonrad\u0131r ki g\u00fcven ve rahatlar\u0131n\u0131 daha da per\u00e7inlemi\u015flerdir.<\/p>\n<p>Evet, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n uzun tarihi boyunca k\u0131l\u0131c\u0131n\u0131 \u00e7ekerek vuru\u015ftu\u011fu, cihad etti\u011fi d\u00f6nemler olmu\u015ftur. Fakat bu k\u0131l\u0131\u00e7lar hi\u00e7 kimseyi zorla m\u00fcsl\u00fcman yapmak i\u00e7in de\u011fil, cihad\u0131 gerektiren birtak\u0131m ama\u00e7lar\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek, hedeflere ula\u015fmak i\u00e7in \u00e7ekilmi\u015ftir. Bu hedeflerin ba\u015fl\u0131calar\u0131 \u015funlard\u0131r.<\/p>\n<p>1- \u0130sl\u00e2m, her \u015feyden \u00f6nce, m\u00fcsl\u00fcmanlara y\u00f6nelik i\u015fkenceleri, zul\u00fcmleri ve fitneleri savmak, bunlara kar\u015f\u0131 koymak, ba\u011fl\u0131lar\u0131n\u0131n can, mal ve inan\u00e7 g\u00fcvenliklerini sa\u011flamak i\u00e7in cihada giri\u015fmi\u015ftir. Bu ama\u00e7 do\u011frultusunda bu surenin daha \u00f6nceki ayetlerinden birinde inceledi\u011fimiz &#8220;Fitne, adam \u00f6ld\u00fcrmekten daha a\u011f\u0131r bir su\u00e7tur&#8221; prensibini ortaya koydu\u00b7(Bakara Suresi, 217). B\u00f6ylece inanca y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131y\u0131, m\u00fcminlere inan\u00e7lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden eziyet etmeyi, onlar\u0131 dinlerinden ay\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131 insan hayat\u0131na y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131dan daha b\u00fcy\u00fck bir insanl\u0131k su\u00e7u sayd\u0131. O halde bu kutsal ilkeye g\u00f6re inan\u00e7, hayattan daha \u00f6nemli, daha de\u011ferlidir. E\u011fer m\u00fcmin can\u0131n\u0131 ve mal\u0131n\u0131 savunmak i\u00e7in sava\u015fmaya izinli ise inanc\u0131n\u0131 ve dinini savunmak i\u00e7in sava\u015fmaya h\u00e2ydi haydi izinlidir.<\/p>\n<p>M\u00fcsl\u00fcmanlar tarih boyunca, d\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli yerlerinde inan\u00e7lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden bask\u0131lara, vazge\u00e7irme giri\u015fimlerine, eziyetlere, i\u015fkencelere u\u011fram\u0131\u015flard\u0131r. Bu y\u00fczden en \u00f6nemli varl\u0131klar\u0131na y\u00f6nelen bu zul\u00fcmlere kar\u015f\u0131 koymalar\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu bask\u0131lara ve eziyetlere inan\u00e7lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden u\u011frat\u0131l\u0131yorlard\u0131.<\/p>\n<p>Mesel\u00e2 bir zamanlar\u0131n \u0130sl\u00e2m diyar\u0131 olan End\u00fcl\u00fcs (yani bug\u00fcnk\u00fc ispanya) m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 dinlerinden kopar\u0131lma amac\u0131na y\u00f6nelik i\u011fren\u00e7 ve vah\u015fi i\u015fkenceler ile toplu k\u0131y\u0131mlara sahne olmu\u015ftu. Bu zul\u00fcmlerin benzerleri, katolikli\u011fe kar\u015f\u0131 direnen di\u011fer h\u0131ristiyan mezheplerinin ba\u011fl\u0131lar\u0131na kar\u015f\u0131 da uygulanm\u0131\u015ft\u0131. \u00d6yle ki, bug\u00fcn\u00fcn \u0130spanya&#8217;s\u0131nda \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n g\u00f6lgesine, hatta \u00f6b\u00fcr h\u0131ristiyan mezheplerin g\u00f6lgelerine bile rastlayamazs\u0131n\u0131z. Yine bir zamanlar Beyt\u00fclmukaddes (Kud\u00fcs) ile \u00e7evresi de ayn\u0131 i\u011fren\u00e7 ha\u00e7l\u0131 sald\u0131r\u0131lar\u0131na hedef olmu\u015ftu. Bu sald\u0131r\u0131lar\u0131n tek amac\u0131 \u0130sl\u00e2m inanc\u0131n\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131makt\u0131. Fakat bu b\u00f6lgede de m\u00fcsl\u00fcmanlar inan\u00e7 sanca\u011f\u0131 alt\u0131nda sil\u00e2ha sar\u0131larak d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 g\u00f6\u011f\u00fcslerini siper etmi\u015fler ve son a\u015famada zafere ula\u015farak bu kutsal \u0130sl\u00e2m beldesini End\u00fcl\u00fcs&#8217;\u00fcn ac\u0131 ak\u0131betine u\u011framaktan kurtarm\u0131\u015flard\u0131.<\/p>\n<p>Kom\u00fcnistlerin, putperestlerin, siyonistlerin ve h\u0131ristiyanlar\u0131n pen\u00e7esi alt\u0131nda bulunan d\u00fcnyan\u0131n \u00e7e\u015fitli y\u00f6relerinde bug\u00fcn de m\u00fcsl\u00fcmanlar dinlerinden kopar\u0131lmak istenmekte ve inan\u00e7lar\u0131 u\u011fruna bask\u0131 g\u00f6rmektedirler. Bu y\u00fczden m\u00fcsl\u00fcmanlar, e\u011fer ger\u00e7ek m\u00fcsl\u00fcmanlar iseler, bu fitnelere kar\u015f\u0131 koymak i\u00e7in, bug\u00fcn de cihad etme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131rlar!<\/p>\n<p>2- \u0130kinci olarak \u0130sl\u00e2m, inan\u00e7 \u00f6zg\u00fcrl\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftirdikten sonra inan\u00e7 sistemini tan\u0131tma ve duyurma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc de sa\u011flamak amac\u0131 ile cihad etmi\u015f, sava\u015f vermi\u015ftir. Sebebine gelince \u0130sl\u00e2m, evrene ve hayata ili\u015fkin en m\u00fckemmel d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemini, sosyal hayat\u0131 geli\u015ftirecek en ileri d\u00fczeni getirdi. Bu nimeti, insanl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm\u00fcne iletmek, gene bu nimeti onlar\u0131n kulaklar\u0131na ve kalplerine duyurmak i\u00e7in getirdi. Bu a\u00e7\u0131klama, anlatma ve ilandan sonra isteyen m\u00fcmin, isteyen de k\u00e2fir olsun, &#8220;Dinde zorlama yoktur.&#8221; Evet, ama \u00f6nce bu nimeti, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kat\u0131ndan t\u00fcm insanlar i\u00e7in gelmi\u015f olan bu nimeti, insanl\u0131\u011f\u0131n b\u00fct\u00fcn\u00fcne ula\u015ft\u0131rman\u0131n yolu \u00fczerindeki engeller kald\u0131r\u0131lmal\u0131d\u0131r, insanlar\u0131n bu il\u00e2hi mesaj\u0131 i\u015fitmelerini ve do\u011frulu\u011funa inand\u0131ktan sonra, e\u011fer isterlerse, hidayet kervan\u0131na, kat\u0131lmalar\u0131m \u00f6nleyen engeller yok edilmelidir.<\/p>\n<p>Bu engellerden biri, toplumlar\u0131n ve milletlerin ba\u015f\u0131nda insanlar\u0131n bu il\u00e2h\u00ee mesaj\u0131 i\u015fitmelerine izin vermeyen, bunun yan\u0131nda \u0130sl\u00e2m&#8217;a girenlere bask\u0131 uygulayan zorba rejimlerin bulunmas\u0131d\u0131r. \u0130sl\u00e2m, bu ta\u011fut\u00ee, bu zorba rejimleri y\u0131karak yerlerine adalete ba\u011fl\u0131 rejimler kurmay\u0131 ve bu rejimler arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile her yerde hakk\u0131 tan\u0131tma \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, hakk\u0131 tan\u0131tmak i\u00e7in didinenlerin g\u00fcvenli\u011fini sa\u011flamay\u0131 ama\u00e7lam\u0131\u015ft\u0131r. Bu ama\u00e7 bug\u00fcn i\u00e7in de ge\u00e7erlidir. Buna g\u00f6re m\u00fcsl\u00fcmanlar, e\u011fer ger\u00e7ekten m\u00fcsl\u00fcman iseler, bu amaca ula\u015fmak i\u00e7in bug\u00fcn de cihad etme y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc ile kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yad\u0131rlar!<\/p>\n<p>3- \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir ama\u00e7 olarak \u0130sl\u00e2m yery\u00fcz\u00fcnde kendi d\u00fczenini kurmak, yerle\u015ftirmek ve korumak i\u00e7in cihad etti. \u0130sl\u00e2m, insan\u0131n, insan karde\u015fi kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekle\u015ftiren tek sosyal d\u00fczendir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, y\u00fcce ve b\u00fcy\u00fck olan Allah&#8217;a y\u00f6neltilmesi gereken tek kullu\u011fun, tek bir tap\u0131nma s\u00fcrecinin s\u00f6zkonusu oldu\u011funu belirleyerek b\u00fct\u00fcn bi\u00e7im ve t\u00fcrleri ile insan\u0131n insana kullu\u011funu ortadan kald\u0131r\u0131r, yasaklar. Buna g\u00f6re ortada insanlar i\u00e7in h\u00fck\u00fcmler koyan, hukuk normlar\u0131 koyma yolu ile insanlar\u0131 boyunduruk alt\u0131na alan, k\u00f6lele\u015ftiren hi\u00e7bir ferde, hi\u00e7bir sosyal s\u0131n\u0131fa, hi\u00e7bir millete yer yoktur. Sadece herkesin Rabbi olan tek bir Allah vard\u0131r, b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n, \u00f6nlerinde e\u015fit olduklar\u0131, h\u00fck\u00fcmler koyma yetkisi sadece O&#8217;nundur; insanlar itaati ve boyun e\u011fmeyi de s\u0131rf O&#8217;na y\u00f6neltirler. T\u0131pk\u0131 iman\u0131 ve ibadeti de s\u0131rf O&#8217;na y\u00f6neltmeleri gerekti\u011fi gibi.<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re bu d\u00fczende s\u0131rf Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131n\u0131n y\u00fcr\u00fct\u00fcc\u00fcs\u00fc olmayan, bu y\u00fcr\u00fctme yetkisi i\u00e7in toplumdan vekillik almayan hi\u00e7bir kimseye itaat edilmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcr\u00fctme mevkiindeki g\u00f6revlinin, temelde kanun koyma yetkisi yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc hukuk normlar\u0131 koyma yetkisi sadece Allah&#8217;a aittir, bu yetki il\u00e2hl\u0131k olgusunun insan hayat\u0131na yans\u0131yan bir g\u00f6stergesidir. o halde hi\u00e7bir insan, \u00f6b\u00fcr kullar gibi bir kul oldu\u011fu, ba\u015fka hi\u00e7bir ayr\u0131cal\u0131\u011fa sahip olmad\u0131\u011f\u0131 halde bu yetkiyi kullanarak kendisi i\u00e7in il\u00e2hl\u0131k iddias\u0131na kalk\u0131\u015famaz, insanlara kar\u015f\u0131 ilahl\u0131k makam\u0131 i\u015fgal etmeye yeltenemez!<\/p>\n<p>Bu ilke, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n getirdi\u011fi il\u00e2hi d\u00fczenin temel kural\u0131d\u0131r. Bu temel kural\u0131n \u00fczerine tertemiz bir ahl\u00e2k d\u00fczeni oturur. Bu d\u00fczende her insan\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc teminat al\u0131mdad\u0131r, hatta \u0130sl\u00e2m inanc\u0131n\u0131 benimsememi\u015f olanlar\u0131n \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fc bile. Bu d\u00fczende herkesin dokunulmazl\u0131klar\u0131 titizlikle g\u00f6zetilir, hatta M\u00fcsl\u00fcmanl\u0131\u011f\u0131 kabul etmemi\u015f olanlar\u0131n dokunulmazl\u0131klar\u0131 bile. Bu d\u00fczende \u0130sl\u00e2m vatan\u0131nda ya\u015fayan her yurtta\u015f\u0131n haklar\u0131 korunur, vars\u0131n inan\u00e7lar\u0131 ne olursa olsun. Bu d\u00fczende hi\u00e7 kimse zorla m\u00fcsl\u00fcman yap\u0131lmaz, hi\u00e7 kimseye dini inan\u00e7lar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden bask\u0131 uygulanmaz, sadece \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n tan\u0131t\u0131m\u0131 ve duyurusu yap\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u0130sl\u00e2m, yery\u00fcz\u00fcnde bu y\u00fcce d\u00fczeni kurmak, yerle\u015ftirmek ve korumak i\u00e7in cihad etti. \u0130nsan\u0131n insana kullu\u011fu esas\u0131na dayanan, kullar\u0131n hi\u00e7bir haklar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 halde Allah&#8217;a ait yetkiyi kullanmaya yeltendikleri, kendilerini Allah yerine koymaya kalk\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 zorba d\u00fczenleri devirmek \u0130sl\u00e2m\u0131n g\u00f6revi idi. Bunun yan\u0131s\u0131ra bu azg\u0131n rejimlerin d\u00fcnyan\u0131n her yerinde \u0130sl\u00e2m&#8217;a kar\u015f\u0131 direnmeleri, onu d\u00fc\u015fman bilmeleri ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131. B\u00f6yle olunca \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n onlar\u0131 tepelemesi de ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz oluyordu. B\u00f6ylece yery\u00fcz\u00fcnde o y\u00fcce d\u00fczenini il\u00e2n edebilecek, arkas\u0131ndan bu rejimin egemenli\u011fi alt\u0131nda herkesi kendi \u00f6zel inanc\u0131nda \u00f6zg\u00fcr b\u0131rakabilecekti. Onlardan sadece sosyal, ahl\u00e2k\u00ee, ekonomik ve devletleraras\u0131 hukuk normlar\u0131na uymalar\u0131n\u0131 isteyecekti. Bunlar d\u0131\u015f\u0131nda vicdanlar\u0131ndaki inan\u00e7lar\u0131nda, \u00f6zel ya\u015fant\u0131lar\u0131nda \u00f6zg\u00fcr olacaklar, bu alanlarda inand\u0131klar\u0131 gibi davranacaklard\u0131. Bu arada \u0130sl\u00e2m, bu d\u00fczenin s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde onlar\u0131 g\u00f6zetecek, hayatlar\u0131n\u0131 ve inan\u00e7lar\u0131n\u0131 koruyacak, haklar\u0131n\u0131 teminat alt\u0131nda bulunduracak, dokunulmazl\u0131klar\u0131na el de\u011fdirmeyecekti.<\/p>\n<p>Yery\u00fcz\u00fcnde bu y\u00fcce d\u00fczeni kurmay\u0131 ama\u00e7layan s\u00f6zkonusu cihad g\u00f6revi, &#8220;Fitnenin k\u00f6k\u00fc kaz\u0131narak Allah&#8217;\u0131n dini kesinlikle egemen oluncaya kadar&#8221; yery\u00fcz\u00fcnde kullar\u0131n, il\u00e2hl\u0131k taslamalar\u0131na ve Allah&#8217;\u0131n dini d\u0131\u015f\u0131ndaki b\u00fct\u00fcn sahte dinlerin egemenliklerine son verinceye kadar, s\u00fcrekli bi\u00e7imde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n boynuna bor\u00e7tur.<\/p>\n<p>Demek ki, \u0130sl\u00e2m, insanlara kendi inan\u00e7 sistemini zorla benimsetmek i\u00e7in k\u0131l\u0131\u00e7 kullanmad\u0131, o baz\u0131 d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n su\u00e7lamalar\u0131nda ileri s\u00fcr\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc anlamda k\u0131l\u0131\u00e7la yay\u0131lm\u0131\u015f bir din de de\u011fildir. O sadece her inan\u00e7tan insanlar\u0131n himayesi alt\u0131nda g\u00fcven duyabilecekleri, s\u0131n\u0131rlar\u0131 i\u00e7inde inanc\u0131n\u0131 payla\u015fmasalar bile egemenli\u011fini kabul ederek ya\u015fayabilecekleri emniyetli bir d\u00fczen, bir rejim kurmak i\u00e7in cihad etmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ya\u015famas\u0131, yay\u0131lmas\u0131, ba\u011fl\u0131lar\u0131n\u0131n inan\u00e7 sistemlerine g\u00fcven duymas\u0131, yeni m\u00fcsl\u00fcman olmak isteyenlerin g\u00fcven i\u00e7inde bu dine kat\u0131labilmeleri, bu yap\u0131c\u0131 d\u00fczenin kurulmas\u0131 ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kars\u0131 korunmas\u0131 i\u00e7in bu dinin g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131 \u015fartt\u0131. Demek ki, cihad, tarihteki \u00f6nemi k\u00fc\u00e7\u00fcmsenebilecek bir ara\u00e7 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n sinsi mesajlar\u0131nda en i\u011fren\u00e7 metodlarla s\u00f6ylemek istedikleri gibi, \u0130sl\u00e2m\u0131n bug\u00fcn\u00fcnde ve gelece\u011finde zorunlu fonksiyonu olmayan bir sil\u00e2h da de\u011fildir!<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n mutlaka bir sosyal d\u00fczeni, bir rejimi olmas\u0131; bunun i\u00e7in onun mutlaka g\u00fc\u00e7l\u00fc olmas\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc olabilmesi i\u00e7in de mutlaka u\u011frunda cihad edilmesi, sava\u015f\u0131lmas\u0131 gerekir. Bu onun ayr\u0131lmaz \u00f6zelli\u011fi, karakteristik vasf\u0131d\u0131r, bu olmadan \u0130sl\u00e2m ne ya\u015fayabilir ve ne de ba\u015fkalar\u0131na \u00f6nderlik edebilir.<\/p>\n<p>&#8220;Dinde zorlama yoktur&#8221;, evet ama &#8220;Onlara kar\u015f\u0131 elinizden geldi\u011fi kadar gerek Allah&#8217;\u0131n gerekse \u00f6z\u00fcn\u00fcz\u00fcn d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131 ve bunlar d\u0131\u015f\u0131nda Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fi, fakat sizin bilmedi\u011finiz gizli d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131z\u0131 y\u0131ld\u0131r\u0131p cayd\u0131racak savunma g\u00fcc\u00fc ve atl\u0131 sava\u015f birlikleri haz\u0131rlay\u0131n\u0131z.&#8221; (Enfal Suresi, 60)&#8221; ayeti de y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n buyru\u011fudur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte \u0130sl\u00e2m a\u00e7\u0131s\u0131ndan i\u015fin asl\u0131 budur. M\u00fcsl\u00fcmanlar, dinlerinin \u00f6z\u00fcn\u00fc, tarihlerinin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc b\u00f6yle bilmeli ve dinleri konusunda s\u00fcrekli savunma \u00e7abas\u0131 i\u00e7inde bulunan bir san\u0131k gibi davranmam\u00e2l\u0131, b\u00f6ylesine pasif ve y\u0131lg\u0131n bir rol\u00fc benimsememelidir. Tersine her zaman kendine g\u00fcvenen, rahat, yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceleri, yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 rejim ve d\u00fczenlere ve t\u00fcm yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 ideolojilere tepeden bakan insanlar\u0131n aln\u0131 a\u00e7\u0131k tutumunu sergilemelidirler. Buna ba\u011fl\u0131 olarak dinlerini, ba\u011fl\u0131lar\u0131n\u0131n g\u00fcvenli\u011fini sa\u011flama, sald\u0131rgan batilin burnunu k\u0131rma ve getirmi\u015f oldu\u011fu nimetten b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131 yararland\u0131rma amac\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yan cihaddan soyutlamak isteyen, kendilerine bu zehiri \u015f\u0131r\u0131nga ederken s\u00f6zde \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131 savunuyormu\u015f gibi davranan sinsi d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n aldatmacalar\u0131na kanmamal\u0131d\u0131rlar. O cihad ki,insanl\u0131\u011f\u0131 ondan yoksun b\u0131rakanlar, insanl\u0131k ile onun aras\u0131na girenler, insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 hi\u00e7 kimsenin i\u015fleyemeyece\u011fi cinayeti i\u015flemi\u015f olurlar. B\u00f6yleleri insanl\u0131\u011f\u0131n en koyu d\u00fc\u015fmanlar\u0131d\u0131r, e\u011fer insanl\u0131k olgunlu\u011fa ermi\u015f olsa, akl\u0131n\u0131 kullansa bunlar\u0131 kovalamas\u0131, yakalar\u0131n\u0131 b\u0131rakmamas\u0131 gerekir. \u0130nsanl\u0131k bu olgunlu\u011fa erece\u011fi ve akl\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irece\u011fi g\u00fcne kadar s\u00f6zkonusu bu insanl\u0131k d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n se\u00e7ti\u011fi ve iman nimeti ile onurland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 m\u00fcminlerin kovalamas\u0131 gerekir. Bu, onlar\u0131n hem kendilerine ve hem de t\u00fcm insanl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 g\u00f6revleridir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00f6n\u00fcnde bu g\u00f6revi yerine getirmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcrler.<\/p>\n<p>HAYAT ve \u00d6L\u00dcM<\/p>\n<p>\u0130lerde okuyaca\u011f\u0131m\u0131z ayetlerin her \u00fc\u00e7\u00fc de hayat ile \u00f6l\u00fcm\u00fcn s\u0131rr\u0131n\u0131, hayat ile \u00f6l\u00fcm ger\u00e7e\u011fini ele al\u0131yorlar. Bundan dolay\u0131 bu ayetler \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc olu\u015ftururlar. Bu b\u00f6l\u00fcm, bu c\u00fcz\u00fcn ba\u015f\u0131ndan beri inceledi\u011fimiz ayetlerin belirttikleri temel kurallar\u0131n eki, uzant\u0131s\u0131 oldu\u011fu gibi Ayet-\u00fcl K\u00fcrsi ile ve bu ayetin belirledi\u011fi Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131 ile birle\u015fmi\u015f bir b\u00fct\u00fcnl\u00fck g\u00f6sterir. B\u00fct\u00fcn bu ayetler m\u00fcsl\u00fcman\u0131n vicdan\u0131nda ve idrakinde \u015fu evrenin ger\u00e7eklerine ili\u015fkin do\u011fru bir imaj olu\u015fturabilmek, sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir kavram meydana getirebilmek i\u00e7in Kur&#8217;an&#8217;\u0131n c\u00fcmlelerine somut bi\u00e7imde yans\u0131yan s\u00fcrekli \u00e7aban\u0131n bir k\u0131sm\u0131n\u0131 temsil eder. Ancak, bu kavram olu\u015funca do\u011fru, belirgin, de\u011fi\u015fmez, g\u00fcvenli ve kesinlikten kaynaklanan bir bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131 ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 bir g\u00f6z alg\u0131s\u0131n\u0131n perspektifi ile hayata y\u00f6nelmek m\u00fcmk\u00fcn olabilir.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc ya\u015fam d\u00fczeni, davran\u0131\u015f sistemi, ahl\u00e2k ve edep kurallar\u0131, inan\u00e7 esasl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnceden ayr\u0131 \u015feyler de\u011fildir, tersine ona dayal\u0131,ondan kaynaklanan sonu\u00e7lard\u0131r. \u0130nan\u00e7 sistemi ile, varl\u0131k b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fcn mahiyeti ve yarat\u0131c\u0131 ile aras\u0131ndaki ili\u015fkiyi kapsayan yayg\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcnce ile bu sayd\u0131klar\u0131m\u0131z aras\u0131nda s\u0131k\u0131 bir ba\u011fl\u0131l\u0131k olmad\u0131k\u00e7a bunlar\u0131n de\u011fi\u015fmez ve tutarl\u0131 olmalar\u0131 beklenemez. Bundan dolay\u0131 Kur&#8217;an&#8217;da inan\u00e7 esasl\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcncenin ilkelerine yo\u011fun bir ilgi g\u00f6steriliyor. Bu yo\u011fun ilgi, Mekke&#8217;de inen ayetlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc i\u00e7erdi\u011fi gibi Medine&#8217;de inen ve hayata ili\u015fkin yasalar\u0131 ve direktifleri dile getiren ayetlerde de insanlar\u0131n dikkatlerini \u00e7ekme \u00e7abas\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr.<\/p>\n<p>Yukarda okudu\u011fumuz ayetlerin ilki, Hz. \u0130brahim (sel\u00e2m \u00fczerine olsun) ile zaman\u0131n\u0131n bir h\u00fck\u00fcmdar\u0131 aras\u0131nda ge\u00e7en kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fmay\u0131, diyalo\u011fu nakleder. H\u00fck\u00fcmdar, Hz. \u0130brahim ile Allah konusunda tart\u0131\u015fmaktad\u0131r. Ayet, bu h\u00fck\u00fcmdar\u0131n ismini vermez. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00f6zkonusu ki\u015finin ad\u0131n\u0131n verilmesi, ayetin yans\u0131tt\u0131\u011f\u0131 ibret dersine bir katk\u0131 getirmez. Bu diyalog, Hz. \u0130brahim ile Allah hakk\u0131nda tart\u0131\u015fmaya giri\u015fen h\u00fck\u00fcmdar\u0131n davran\u0131\u015f\u0131n\u0131 yad\u0131rgar, hayretle kar\u015f\u0131lar bir \u00fcslupla peygamberimize ve m\u00fcsl\u00fcman cemaate sunuluyor. Ayr\u0131ca burada s\u00f6zkonusu tart\u0131\u015fma sahnesini yeniden g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcne getirecek derecede ba\u015far\u0131l\u0131 bir tasvir sanat\u0131 ile de kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131yay\u0131z:<br \/>\n<strong>258- Allah kendisine iktidar verdi diye \u015f\u0131mararak \u0130brahim ile Rabbi hakk\u0131nda tart\u0131\u015fmaya giri\u015fen adam\u0131 g\u00f6rmedin mi? \u0130brahim &#8220;Benim Rabbim, diriltebilen ve \u00f6ld\u00fcrebilendir&#8221; deyince adam &#8220;Ben de diriltebilir ve \u00f6ld\u00fcrebilirim&#8221; dedi. Bunun \u00fczerine \u0130brahim &#8220;Allah g\u00fcne\u015fi do\u011fudan getiriyor, sen de onu bat\u0131dan getir, bakal\u0131m&#8221; deyince o k\u00e2fir adam \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kald\u0131, s\u00f6yleyecek s\u00f6z bulamad\u0131. Allah zalimleri hidayete erdirmez.<\/strong><\/p>\n<p>\u00d6yle anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, Hz. \u0130brahim ile Allah \u00fczerine tart\u0131\u015fmaya giri\u015fen bu h\u00fck\u00fcmdar Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 k\u00f6k\u00fcnden ink\u00e2r eden biri de\u011fildi; O sadece Allah&#8217;\u0131n birli\u011fine, ortaks\u0131zl\u0131\u011f\u0131na, evreni ve b\u00fct\u00fcn evrensel olaylar\u0131 tek ba\u015f\u0131na tasarlay\u0131p y\u00f6nlendirdi\u011fine inanm\u0131yordu. T\u0131pk\u0131 cahiliye zihniyetli baz\u0131 sap\u0131klar gibi. Onlar da Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kabul ediyorlar, fakat Allah&#8217;a hayatlar\u0131 \u00fczerinde etkili ve arac\u0131 olduklar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fckleri bir tak\u0131m ortaklar ko\u015fuyorlar. Ayr\u0131ca bu h\u00fck\u00fcmdar, egemenli\u011fin sadece Allah&#8217;a ait oldu\u011funu, d\u00fcnyevi geli\u015fmeler ve toplumun yasal d\u00fczenlemeleri konusunda Allah&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir h\u00fckm\u00fcn ge\u00e7erli olmayaca\u011f\u0131 ilkesini de benimsemiyordu.<\/p>\n<p>\u00d6teyandan bu ink\u00e2rc\u0131 ve haddini bilmez h\u00fck\u00fcmdar, asl\u0131nda iman etmesini ve Allah&#8217;a \u015f\u00fckretmesini gerektiren bir sebep y\u00fcz\u00fcnden ink\u00e2rc\u0131l\u0131\u011fa ve haddini bilmezli\u011fe sap\u0131yor. Bu sebep &#8220;Allah&#8217;\u0131n kendisine iktidar vermesi&#8221;, ona y\u00f6netim yetkisi ba\u011f\u0131\u015flam\u0131\u015f olmas\u0131 idi. Asl\u0131nda e\u011fer iktidar, Allah&#8217;\u0131n nimetini takdir edemeyenlerin,ellerine ge\u00e7en nimetin kayna\u011f\u0131n\u0131 idrak edemeyenlerin bay\u0131 d\u00f6nd\u00fcrmese, onlar\u0131 azg\u0131nl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fcklemeseydi, s\u00f6zkonusu h\u00fck\u00fcmdar\u0131n bu nimeti bilmesi ve kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Allah&#8217;a \u015f\u00fckretmesi gerekirdi. Fakat iktidar sahipleri bu azg\u0131nl\u0131klar\u0131 ve \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131klar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden nank\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fc ve k\u00e2firli\u011fi, \u015f\u00fckredicili\u011fin yerine ge\u00e7iriyorlar ve do\u011fru yola koyulmalar\u0131na gerek\u00e7e olmas\u0131 beklenen sebep y\u00fcz\u00fcnden sap\u0131t\u0131yorlar! \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, Allah kendilerine iktidar verdi\u011fi i\u00e7in iktidardad\u0131rlar. Allah onlara halka k\u00f6le i\u015flemi yapmak, y\u00f6netimleri alt\u0131ndakileri yanlar\u0131ndan koyduklar\u0131 keyfi kanunlara uymaya zorlamak yetkisi vermi\u015f de\u011fildir. Onlar da di\u011fer insanlar gibi Allah&#8217;\u0131n birer kuludurlar. Yasal normlar\u0131, halk gibi, Allah&#8217;tan almal\u0131, Allah&#8217;\u0131 bir yana b\u0131rakarak keyiflerine g\u00f6re h\u00fck\u00fcm ve yasak koymaya kalk\u0131\u015fmamal\u0131d\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar birer vekildirler, asil de\u011fildirler!<\/p>\n<p>\u0130\u015fte y\u00fcce Allah, bu h\u00fck\u00fcmdar\u0131n tutumunu peygamberimize anlat\u0131rken bundan dolay\u0131 hayret edici, yad\u0131rgay\u0131c\u0131 bir \u00fcslup kullan\u0131yor. Tekrarl\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, kendisine iktidar verdi diye \u015f\u0131mararak \u0130brahim ile Rabbi konusunda tart\u0131\u015fmaya giri\u015fen adam\u0131 g\u00f6rmedin mi?&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;G\u00f6rmedin mi? &#8220;. Bu ifade k\u0131nay\u0131c\u0131 ve horlay\u0131c\u0131 bir ifadedir; Hem ifadeden ve hem de anlam\u0131ndan, tuhaf kar\u015f\u0131lama ve \u00e7irkin sayma imaj\u0131 f\u0131\u015fk\u0131r\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc h\u00fck\u00fcmdar\u0131n tart\u0131\u015fmaya giri\u015fmesi, dik kafal\u0131l\u0131\u011f\u0131, bunun yan\u0131s\u0131ra bir kulun, Allah&#8217;\u0131n olmas\u0131 gereken yetkiyi kendine yak\u0131\u015ft\u0131rmaya kalk\u0131\u015fmas\u0131,bir h\u00fck\u00fcmdar\u0131n Allah&#8217;\u0131n kanunlar\u0131n\u0131 bir yana b\u0131rakarak halk\u0131 kendi keyfi kanunlar\u0131na g\u00f6re y\u00f6netmeye yeltenmesi, b\u00fct\u00fcn bu davran\u0131\u015flar, ger\u00e7ekten \u00e7irkindir, i\u011fren\u00e7tir. Devam ediyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;\u0130brahim `Benim Rabbim diriltebilen ve \u00f6ld\u00fcrebilendir&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6ld\u00fcrme ve diriltme olgular\u0131, insan\u0131n duyu organlar\u0131 ile akl\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde cereyan eden ve her an s\u00fcrekli tekrarlanan olgulard\u0131r. Bu iki olgu,ayn\u0131 zamanda. insan\u0131 \u015f\u00e0\u015f\u0131rtan ve idr\u00e0kini ister-istemez insan d\u0131\u015f\u0131 bir kayna\u011fa, yarat\u0131klar\u0131n fonksiyonlar\u0131 d\u0131\u015f\u0131ndaki bir fonksiyona y\u00f6nelten birer s\u0131rd\u0131rlar. B\u00fct\u00fcn canl\u0131lar\u0131 aciz b\u0131rakan bu bilmecenin \u00e7\u00f6z\u00fcm\u00fc i\u00e7in varetme ve yok etme g\u00fcc\u00fcnde olan Allah&#8217;a ba\u015fvurmaktan ba\u015fka \u00e7are yoktur.<\/p>\n<p>\u0130nsanlar olarak biz, hayat\u0131n ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn mahiyetini \u015fu ana kadar anlayabilmi\u015f de\u011filiz. Sadece bu olgular\u0131n ya\u015fayanlarda ve \u00f6l\u00fclerde beliren g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerini alg\u0131layabiliyoruz. Bu y\u00fczden hayat\u0131n ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn kayna\u011f\u0131n\u0131 mutlak anlamda bilmedi\u011fimiz bir g\u00fcce, yani Alla&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fcne dayand\u0131rmak, havale etmek zorunday\u0131z<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bundan dolay\u0131 Hz. \u0130brahim ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin ortak olamayaca\u011f\u0131, ba\u015fka hi\u00e7 kimsenin O&#8217;nu sahibi oldu\u011funu ileri s\u00fcremeyece\u011fi s\u0131fat\u0131 ile Allah&#8217;\u0131 tan\u0131tmak ve kendisine kimin il\u00e2h oldu\u011funa inand\u0131\u011f\u0131n\u0131 ayr\u0131ca h\u00fck\u00fcm verici, kanun koyucu olarak kimi g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc soran h\u00fck\u00fcmdara &#8220;Benim Rabbim, diriltebilen ve \u00f6ld\u00fcrebilen&#8221; &#8220;buna g\u00f6re de h\u00fck\u00fcm verme ve kanun koyma yetkisini elinde tutand\u0131r&#8221; diye cevap verdi.<\/p>\n<p>Bu c\u00fcz\u00fcn ba\u015f\u0131nda i\u015faret etti\u011fimiz led\u00fcnni (Allah vergisi) yeteneklere sahip bir peygamber olan Hz. \u0130brahim, &#8220;\u00f6ld\u00fcrmek&#8221;ten ve &#8220;diriltmekten&#8221; s\u00f6zederken, hi\u00e7 ku\u015fkusuz, bu olgular\u0131 hi\u00e7 yoktan var etmeyi kasdediyordu. Bu da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n elinde bulunan bir eylemdi, yarat\u0131klar\u0131ndan hi\u00e7biri bu eylemde O&#8217;na ortak olamazd\u0131. Fakat Hz. \u0130brahim ile Allah konusunda tart\u0131\u015fmaya giri\u015fen h\u00fck\u00fcmdar, halk\u0131 \u00fczerindeki egemenli\u011fini, y\u00f6netimi alt\u0131ndakilere ili\u015fkin \u00f6l\u00fcm-kal\u0131m fermanlar\u0131 verip bunlar\u0131 y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koyma g\u00fcc\u00fcn\u00fc bir il\u00e2hl\u0131k tezah\u00fcr\u00fc, g\u00f6stergesi gibi g\u00f6rerek Hz. \u0130brahim&#8217;e \u015f\u00f6yle demek istedi; &#8220;Ben bu toplumun efendisiyim, onlar aras\u0131nda olup-biten her\u015fey benim tasarrufumun sonucudur. O halde ben, \u00f6n\u00fcnde boyun e\u011fmek zorunda oldu\u011fun, egemenli\u011fini onaylamakla y\u00fck\u00fcml\u00fc oldu\u011fun bir Rabb&#8217;im!&#8221; Okuyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Ben de diriltebilir (ya\u015fatabilir) ve \u00f6ld\u00fcrebilirim dedi.&#8221;<\/p>\n<p>S\u00f6z bu noktaya gelince Hz. \u0130brahim, bu deh\u015fetli ger\u00e7e\u011fi, can al\u0131p can verme realitesini, insanl\u0131\u011f\u0131n \u015fu g\u00fcne kadar hakk\u0131nda hi\u00e7bir \u015fey \u00f6\u011frenememi\u015f oldu\u011fu bu korkun\u00e7 s\u0131rr\u0131 hafife alan, onu ucuz bir polemik konusu yapmaktan \u00e7ekinmeyen bu \u015f\u0131mar\u0131k adamla aras\u0131ndaki tart\u0131\u015fmay\u0131 hayat\u0131n ve \u00f6l\u00fcm\u00fcn ne anlama geldi\u011fi konusuna kayd\u0131rarak uzatmak istemedi.<\/p>\n<p>Bunun yerine bu gizli evrensel kanunu b\u0131rakarak, a\u00e7\u0131k ve g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcn\u00fcr ba\u015fka bir evrensel kanuna ge\u00e7meyi uygun g\u00f6rd\u00fc. Ayr\u0131ca &#8220;Benim Rabb&#8217;im, diriltebilen ve \u00f6ld\u00fcrebilendir&#8221; s\u00f6z\u00fcnde benimsedi\u011fi evrensel kanunu ve Allah&#8217;\u0131n s\u0131fat\u0131n\u0131 sadece ortaya koyma metodunu da de\u011fi\u015ftirerek bunun yerine meydan okumaya, Allah&#8217;\u0131 inkar eden, haddini a\u015farak O&#8217;nun varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve g\u00fcc\u00fcn\u00fc tart\u0131\u015fma konusu yapan bu k\u00fcstah adamdan Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu bir kanunu de\u011fi\u015ftirmeyi istemeye karar verdi. B\u00f6ylece bu adama, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sadece d\u00fcnyan\u0131n \u00fccra bir k\u00f6\u015fesinde ya\u015fayan bir toplulu\u011fun h\u00fck\u00fcmdar\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, t\u00fcm evrenin hakimi oldu\u011funu, b\u00f6yle olmas\u0131n\u0131n ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir sonucu olarak insanlar\u0131n Rabbi ve onlar\u0131n yasa koyucusu olmas\u0131 gerekti\u011fini g\u00f6stermek istiyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Bunun \u00fczerine \u0130brahim `Allah, g\u00fcne\u015fi do\u011fudan getiriyor, sen de onu bat\u0131dan getir, bakal\u0131m&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>G\u00fcne\u015fin do\u011fudan do\u011fmas\u0131 da herg\u00fcn tekrarlanan, bak\u0131\u015flar\u0131n ve idraklerin &#8216;dikkatini \u00e7eken, bir kerecik olsa bile normal zaman\u0131n\u0131 de\u011fi\u015ftirmeyen, gecikme yapmayan evrensel bir realitedir. Bu realite insan f\u0131trat\u0131na seslenen bir il\u00e2hi tan\u0131kt\u0131r. Hatta evrenin yap\u0131s\u0131, astronomik ger\u00e7ekler, bu alanda geli\u015ftirilen teoriler hakk\u0131nda hi\u00e7bir bilgisi olmayan insanlara bile mesaj veren somut bir belgedir. Zaten peygamberlerin mesajlar\u0131 akl\u00ee, k\u00fclt\u00fcrel ve sosyal geli\u015fmenin her a\u015famas\u0131ndaki insana hitap eder, onlar\u0131 olduklar\u0131 yerde bulup ellerinden tutarlar. Bundan dolay\u0131 f\u0131trata hitap eden, ayn\u0131 zamanda konu\u015fan ve kar\u015f\u0131 konulmaz meydan okuma \u00fcslubu benimsenmi\u015f ve bu \u00fcslup k\u00fcstah h\u00fck\u00fcmdar\u0131n y\u00fcz\u00fcne vurulmu\u015ftu:<\/p>\n<p>&#8220;Bunun \u00fczerine o k\u00e2fir adam \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kald\u0131, s\u00f6yleyecek s\u00f6z bulamad\u0131.&#8221; Meydan okuma, hedefine varm\u0131\u015ft\u0131. Durum a\u00e7\u0131kt\u0131. Yanl\u0131\u015f anlamaya, yanl\u0131\u015f yorum yapmaya, tart\u0131\u015fmaya, polemi\u011fe yer yoktu. Bu durumda yap\u0131labilecek en iyi \u015fey, teslim olmak, iman etmekti. Fakat \u015f\u0131mar\u0131kl\u0131k ve b\u00fcy\u00fckl\u00fck kompleksi k\u00e2firi; ger\u00e7e\u011fe d\u00f6nmekten al\u0131koyar. Adam \u015fa\u015f\u0131r\u0131p kal\u0131r, nutku tutulur, \u015fa\u015fk\u0131na d\u00f6ner. Y\u00fcce Allah da onu do\u011fru yola iletmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc do\u011fru yolu aramam\u0131\u015ft\u0131r, ger\u00e7e\u011fi istememi\u015ftir, normal ve dengeli olmak gere\u011fini duymuyordur:<\/p>\n<p>&#8220;Allah, zalimler g\u00fcruhunu hidayete erdirmez.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n Peygamberimize ve m\u00fcsl\u00fcman cemaate sunmu\u015f oldu\u011fu bu tart\u0131\u015fma, bu sap\u0131kl\u0131k ve inat\u00e7\u0131l\u0131k \u00f6rne\u011fi olarak, her d\u00f6nemdeki davet\u00e7ilere, ink\u00e2rc\u0131l\u0131\u011fa nas\u0131l kar\u015f\u0131 koyacaklar\u0131n\u0131 \u00f6\u011freten, onlara k\u00e2firlerin inat\u00e7\u0131l\u0131klar\u0131 ile ba\u015fa \u00e7\u0131kabilme e\u011fitimi veren bir tecr\u00fcbe olarak m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n m\u00fccadele birikimi i\u00e7indeki yerini al\u0131yor. Bu tart\u0131\u015fma, ayn\u0131 zamanda, berrak \u0130sl\u00e2m\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcncenin temelini olu\u015fturan \u015fu ger\u00e7eklerin belirmesine de vesile oluyor: &#8220;Benim Rabb&#8217;im, diriltebilen ve \u00f6ld\u00fcrebilendir&#8221;. &#8220;Allah, g\u00fcne\u015fi do\u011fudan getiriyor, sen de onu bat\u0131dan getir, bakal\u0131m&#8221;. Biri insanlar\u0131n kendi \u00f6z yap\u0131lar\u0131na, \u00f6b\u00fcr\u00fc ise d\u0131\u015f d\u00fcnyalar\u0131na ili\u015fkin iki ger\u00e7ek. \u0130ki m\u00fcthi\u015f evrensel ger\u00e7ek. Bununla birlikte gece-g\u00fcnd\u00fcz s\u00fcrekli yinelenen, g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne serilen, geni\u015f bilgiye ve uzun boylu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye ihtiya\u00e7 g\u00f6stermeyen iki ger\u00e7ek. \u00c7\u00fcnk\u00fc y\u00fcce Allah son derece merhametlidir. Kullar\u0131n\u0131 iman ve hidayet konusunda geli\u015fmesi gecikebilecek ve t\u00f6kezlemeye u\u011frayabilecek olan bilgi ile haz\u0131rl\u0131ks\u0131z olanlar\u0131n \u00fcstesinden gelemeyebilecekleri d\u00fc\u015f\u00fcnceye ba\u011f\u0131ml\u0131 b\u0131rakmaz. Oysa iman meselesi kullar i\u00e7in hayatidir, f\u0131tratlar ondan yoksun kalamazlar, insanlar\u0131n hayat\u0131 onsuz ray\u0131na oturamaz, onsuz toplumlar d\u00fczene giremez, o olmadan insanlar yasal sistemlerini,de\u011fer yarg\u0131lar\u0131n\u0131, edep kurallar\u0131n\u0131 nereden alacaklar\u0131n\u0131 bilemezler. \u0130\u015fte kullar\u0131na kar\u015f\u0131 son derece merhametli olan Allah bu hayati meseleyi, sadece f\u0131trat\u0131n evrensel ger\u00e7ekler ile kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131na ba\u011fl\u0131yor. Evrensel ger\u00e7ekler ise herkesin g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde cereyan eder, kendilerini f\u0131trata ister-istemez kabul ettiren yal\u0131n ger\u00e7eklerdir. Bu niteliklerinden dolay\u0131 insan, onlar\u0131n refleksif mesajlar\u0131na ancak zorlukla, me\u015fakkatle, \u00f6zel bir gayretke\u015flikle, kendini zora ko\u015fmakla ve inat\u00e7\u0131l\u0131klar\u0131yla uymayabilirler.<\/p>\n<p>\u0130nsan denen varl\u0131\u011f\u0131n ya\u015famas\u0131 i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan di\u011fer temel ihtiya\u00e7lar konusundaki durum ne ise inan\u00e7 konusunda da ayn\u0131 durum s\u00f6zkonusudur. Mesel\u00e2, insan yiyecek, i\u00e7ecek, hava gibi, bunlar\u0131n yan\u0131s\u0131ra \u00e7iftle\u015fme ve \u00e7o\u011falma gibi temel ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n pe\u015finden f\u0131tri bir d\u00fcrt\u00fc ile ko\u015far, bu hayati ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n tatminini, kar\u015f\u0131lanmas\u0131n\u0131, d\u00fc\u015f\u00fcncesinin geli\u015fip olgunla\u015faca\u011f\u0131 ya da bilgisinin art\u0131p geni\u015fleyece\u011fi g\u00fcne ertelemez. Aksi halde hayat\u0131n\u0131 yoklu\u011fun kuca\u011f\u0131na atm\u0131\u015f olur. \u0130\u015fte iman da insan i\u00e7in tamtam\u0131na yiyecek, i\u00e7ecek, hava gibi hayati bir ihtiya\u00e7t\u0131r. Bundan dolay\u0131, y\u00fcce Allah, bu ihtiyac\u0131n tatminini, evrenin gerek insan yap\u0131s\u0131na ve gerekse d\u0131\u015f d\u00fcnyas\u0131na ili\u015fkin t\u00fcm sayfalar\u0131na yans\u0131yan ayetleri ile f\u0131trat\u0131n kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131na ba\u011fl\u0131yor.<\/p>\n<p>\u00d6L\u00dcMDEN SONRA D\u0130R\u0130LME<\/p>\n<p>Bir sonraki ayette konusu yine \u00f6l\u00fcm\u00fcn ve hayat\u0131n s\u0131rr\u0131 olan bir ba\u015fka k\u0131ssa ile kar\u015f\u0131la\u015f\u0131yoruz:<br \/>\n<strong>259- Ya da b\u00fct\u00fcn yap\u0131lar\u0131 temelleri \u00fczerine y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f \u0131ss\u0131z bir kasabaya u\u011frayan kimseyi g\u00f6rmedin mi? Acaba Allah, buray\u0131 \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra nas\u0131l diriltecek?&#8217; dedi. Bunun \u00fczerine Allah onu \u00f6ld\u00fcrd\u00fc ve y\u00fcz y\u0131l sonra tekrar diriltti. `Ne kadar s\u00fcre \u00f6l\u00fc kald\u0131n&#8217; dedi. Adam `Bir g\u00fcn, ya da daha az bir s\u00fcre \u00f6l\u00fc kald\u0131m&#8217; dedi. Allah `Hay\u0131r, y\u00fcz y\u0131l s\u00fcresince \u00f6l\u00fc kald\u0131n, yiyece\u011fine ve suyuna bak, hi\u00e7 bozulmam\u0131\u015f. E\u015fe\u011fine bak. \u0130nsanlara ibret dersi olas\u0131n diye seni b\u00f6yle yapt\u0131k. \u015eu kemiklere bak, onlar\u0131 nas\u0131l birle\u015ftirip arkas\u0131ndan \u00fczerlerine et giydiriyoruz.<\/strong><\/p>\n<p>Adam i\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc iyice anlay\u0131nca :4llah&#8217;\u0131n her\u015feyi yapabilece\u011fini kesinlikle biliyorum&#8217; dedi.<\/p>\n<p>Acaba bu &#8220;\u0131ss\u0131z kasabaya u\u011frayan adam&#8221; kim? S\u00f6zkonusu ki\u015finin u\u011frad\u0131\u011f\u0131, b\u00fct\u00fcn binalar\u0131 temelleri \u00fczerine y\u0131\u011f\u0131lm\u0131\u015f,alt-\u00fcst olmu\u015f bu kasaba acaba neresi? Kur&#8217;an bu sorulara cevap vermiyor. E\u011fer Allah dileseydi, bu sorular\u0131n cevaplar\u0131na yer verirdi. E\u011fer ayetin hikmetinin ger\u00e7ekle\u015fmesi bu sorular\u0131n cevaplar\u0131na ba\u011fl\u0131 olsayd\u0131, Kur&#8217;an bunlardan mutlaka s\u00f6z ederdi.<\/p>\n<p>Biz \u015fimdi -Bu kitapta \u015fimdiye kadar hep yapageldi\u011fimiz gibi- \u015fu g\u00f6r\u00fcnt\u00fcler \u00f6n\u00fcnde dural\u0131m. Etkileyici, belirgin ve duyurucu hatlarla g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde canlanan bir tablo. \u00d6l\u00fcm, \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015fl\u00fck ve y\u0131k\u0131nt\u0131 tablosu. Bu tablo ilk \u00f6nce &#8220;B\u00fct\u00fcn yap\u0131lar\u0131 temelleri \u00fczerine \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f&#8221; tan\u0131t\u0131m\u0131 arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile canl\u0131l\u0131k kazan\u0131yor. Arkas\u0131ndan kasabaya u\u011frayan adam\u0131n, &#8220;Allah, buray\u0131 \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra nas\u0131l diriltecek?&#8221; \u015feklindeki s\u00f6zlerinde dile gelen duygular\u0131 bu canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 per\u00e7inliyor.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zleri sarfeden ki\u015fi asl\u0131nda Allah&#8217;\u0131n varl\u0131\u011f\u0131na inanan biri. Fakat \u00f6n\u00fcnde duran \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015fl\u00fck, y\u0131k\u0131nt\u0131 tablosu, bu tablonun zihninde b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 iz, kendisini \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fckl\u00fcyor, bu duygunun etkisi ile g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015fu \u00e7\u00fcr\u00fcm\u00fc\u015f ve enkazdan ibaret kalm\u0131\u015f kal\u0131nt\u0131lar\u0131n nas\u0131l yeniden diriltilece\u011fini soruyor. Ancak bir tablo, bu kadar sars\u0131c\u0131 ve derin boyutlu bir imaj verebilir. \u0130\u015fte Kur&#8217;an bu \u015fekilde ifade \u0131\u015f\u0131nlar\u0131n\u0131 ve imajlar\u0131n\u0131 sa\u00e7ar ve bunlar arac\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile g\u00f6zlerimizin \u00f6n\u00fcnde bir tablo canland\u0131r\u0131r, bize anlatt\u0131\u011f\u0131 tarihi an, sanki g\u00f6zlerimizin ve duygular\u0131m\u0131z\u0131n \u00f6n\u00fcne dikilmi\u015f gibi olur. Tekrarl\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Acaba Allah, buray\u0131, \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra nas\u0131l diriltecek?&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u00f6l\u00fc kal\u0131nt\u0131lar\u0131n kal\u0131b\u0131na hayat nas\u0131l y\u00fcr\u00fcyecek? Devam ediyoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Bunun \u00fczerine Allah onu \u00f6ld\u00fcrd\u00fc ve y\u00fczy\u0131l sonra tekrar diriltti.&#8221;<\/p>\n<p>Allah, s\u00f6zkonusu ki\u015fiye bu yeniden diriltme olgusunun nas\u0131l oldu\u011funu s\u00f6zle anlatm\u0131yor, bunun yerine uygulamal\u0131 olarak g\u00f6steriyor ona bu i\u015fin nas\u0131l oldu\u011funu. \u00c7\u00fcnk\u00fc insan\u0131n duygular\u0131 ve etkilenimleri kimi zaman o kadar sars\u0131c\u0131, o kadar derin boyutlu olur ki, bunlar\u0131 ne akl\u00ee delil ne vicdan\u0131n dolays\u0131z mant\u0131\u011f\u0131 olan sa\u011fduyu ve ne de herkesin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc genel realite tatmin edemez. Tatmin olmalar\u0131 i\u00e7in mutlaka arac\u0131s\u0131z, ki\u015fisel tecr\u00fcbe gereklidir. Ancak, bu \u015fahsi tecr\u00fcbenin sonu\u00e7lar\u0131 idrak alan\u0131n\u0131 doldurabilir ve s\u00f6ze hacet b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n kalbi tatmin edebilir:<\/p>\n<p>&#8220;Ne kadar s\u00fcre \u00f6l\u00fc kald\u0131n?&#8217; dedi. Adam `Birg\u00fcn, ya da daha az bir s\u00fcre \u00f6l\u00fc kald\u0131m&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ki\u015fi ne kadar \u00f6l\u00fc kald\u0131\u011f\u0131n\u0131 nereden bilsin. \u00c7\u00fcnk\u00fc zaman alg\u0131s\u0131, ancak hayat\u0131n ve bilincin varl\u0131\u011f\u0131 halinde olu\u015fabilir. \u00dcstelik insan alg\u0131s\u0131 bu konuda duyarl\u0131 bir kriter de\u011fildir. \u00c7\u00fcnk\u00fc aldanabilir, yan\u0131labilir. Bunun sonucunda belirli \u015fartlar\u0131n etkisi alt\u0131nda \u00e7ok uzun bir zaman par\u00e7as\u0131n\u0131 k\u0131sa olarak g\u00f6r\u00fcrken yine baz\u0131 \u00f6zel \u015fartlar\u0131n sonucu olarak k\u0131sac\u0131k bir an\u0131 bir y\u00fczy\u0131l kadar uzun sanabilir:<\/p>\n<p>&#8220;Hay\u0131r, y\u00fczy\u0131l s\u00fcresince \u00f6l\u00fc kald\u0131n.&#8221;<\/p>\n<p>Bu tecr\u00fcbenin karakteristik niteli\u011fine, yani somut ve prati\u011fe d\u00f6n\u00fck bir tecr\u00fcbe olu\u015funa bakarak burada &#8220;y\u00fczy\u0131l&#8221;\u0131n izlerini g\u00f6steren somut belirtiler bulundu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnebiliriz. Bu somut belirtileri adam\u0131n yiyece\u011finde ve suyunda aramam\u0131z yersiz olur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bunlar\u0131n \u00e7\u00fcr\u00fcmedikleri a\u00e7\u0131k\u00e7a belirtiliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Yiyece\u011fine ve suyuna bak, hi\u00e7 bozulmam\u0131\u015f.&#8221;<\/p>\n<p>O halde bu somut belirtiler ya adam\u0131n kendisinde ya da e\u015fe\u011finde beliriyordu:<\/p>\n<p>&#8220;E\u015fe\u011fine bak. \u0130nsanlara ibret dersi olas\u0131n diye seni b\u00f6yle yapt\u0131k. \u015eu kemiklere bak, onlar\u0131 nas\u0131l birle\u015ftirip arkas\u0131ndan \u00fczerlerine et giydiriyoruz.&#8221;<\/p>\n<p>Kimin kemikleri? Acaba adam\u0131n kendi kemikleri mi? E\u011fer baz\u0131 tefsir bilginlerinin dedi\u011fi gibi etlerinden soyunan kemikler adam\u0131n kemikleri olsayd\u0131, bu durum, canlan\u0131nca adam\u0131n dikkatini \u00e7eker, hatta irkilmesine yola\u00e7ard\u0131. O zaman da ne kadar zaman \u00f6l\u00fc kald\u0131\u011f\u0131 sorusuna &#8220;Bir g\u00fcn, ya da daha az bir s\u00fcre \u00f6l\u00fc kald\u0131m.&#8221; diye cevap vermezdi.<\/p>\n<p>Bundan dolay\u0131 biz, etleri d\u00f6k\u00fclerek \u00e7\u00fcr\u00fcyen kemiklerin, s\u00f6zkonusu ki\u015finin e\u015fe\u011finin kemikleri oldu\u011funu daha g\u00fc\u00e7l\u00fc bir ihtimal kabul ediyoruz. Sonra bu kemiklerin biraraya getirilerek birbirlerine eklenmeleri, arkas\u0131ndan \u00fczerlerine et giydirilerek canland\u0131r\u0131lmalar\u0131 ve bu olaylar\u0131n hi\u00e7bir organ\u0131 \u00e7\u00fcr\u00fcmemi\u015f, yiyece\u011fi ve suyu bozulmam\u0131\u015f olan adam\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde meydana gelmesi Allah&#8217;\u0131n g\u00fcc\u00fcn\u00fcn s\u0131n\u0131rs\u0131zl\u0131\u011f\u0131n\u0131 kan\u0131tlayan bir mucizedir. Ayr\u0131ca s\u00f6zkonusu varl\u0131klar\u0131n hepsi ayn\u0131 yerde bulundu\u011fu, ayn\u0131 ortam ve hava \u015fartlar\u0131n\u0131n etkisine a\u00e7\u0131k olduklar\u0131 halde ak\u0131betleri birbirinden farkl\u0131 oldu. Bu da hi\u00e7bir i\u015fin zor duruma d\u00fc\u015f\u00fcremeyece\u011fi, b\u00fct\u00fcn kay\u0131t ve \u015fartlardan ba\u011f\u0131ms\u0131z olarak yapaca\u011f\u0131n\u0131 yapabilen il\u00e2hi g\u00fcc\u00fcn varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir ba\u015fka kan\u0131tt\u0131r. Bu kan\u0131t ayn\u0131 zamanda o insana, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu kasaban\u0131n \u00f6lm\u00fc\u015f canl\u0131lar\u0131n\u0131 nas\u0131l yeniden diriltece\u011fini kavrama f\u0131rsat\u0131 vermi\u015ftir.<\/p>\n<p>Peki bu harika, bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar zinciri nas\u0131l meydana geldi? Nas\u0131l olacak, b\u00fct\u00fcn di\u011fer ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaylar\u0131n meydana geli\u015fi gibi. \u0130lk canl\u0131n\u0131n ortaya \u00e7\u0131k\u0131\u015f\u0131n\u0131n ola\u011fan\u00fcst\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc gibi. \u00c7o\u011funlukla bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc olay\u0131n nas\u0131l meydana geldi\u011fi bile akl\u0131m\u0131za gelmez. Onun nas\u0131l meydana geldi\u011fini de \u00e7o\u011fu kez hat\u0131r\u0131m\u0131zdan \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z. \u0130lk canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n olu\u015fumunu da bilmiyoruz. Sadece biliyoruz ki, ilk olu\u015fum Allah taraf\u0131ndan ve O&#8217;nun istedi\u011fi bi\u00e7imde ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Darwin. En b\u00fcy\u00fck biyoloji uzman\u0131. Canl\u0131lar ve canl\u0131l\u0131k olay\u0131na ili\u015fkin teorisinde en karma\u015f\u0131k canl\u0131dan ba\u015flayarak basamak basamak a\u015fa\u011f\u0131ya iniyor, canl\u0131l\u0131k s\u00fcreci boyunca ilkele do\u011fru a\u015fama a\u015fama derinle\u015fiyor. Sonunda canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ilk h\u00fccreye indiriyor ve s\u00fcreci orada durduruyor, bu ilk h\u00fccredeki canl\u0131l\u0131\u011f\u0131n kayna\u011f\u0131n\u0131 belirleyemiyor. Fakat insan mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n kabul etmek zorunda oldu\u011fu, f\u0131trat mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n benimsemeye can att\u0131\u011f\u0131 realiteyi de kabul etmiyor. Bu realite \u015fudur. Mutlaka bu ilk h\u00fccreye canl\u0131l\u0131k veren bir g\u00fc\u00e7 kayna\u011f\u0131 var. Darwin bu ger\u00e7e\u011fi birtak\u0131m sebepler y\u00fcz\u00fcnden kabul etmiyor. Bu sebepler bilimsel de\u011fil, kilise ile aras\u0131nda meydana gelen \u00e7at\u0131\u015fmadan kaynaklanan tarihi sebeplerdir. \u0130\u015fte bu \u00e7at\u0131\u015fman\u0131n do\u011furdu\u011fu duygusall\u0131k sonucunda diyor ki: &#8220;Canl\u0131l\u0131k olgusunu bir yarat\u0131c\u0131ya ba\u011flayarak a\u00e7\u0131klamak, tamamen mekanik bir sisteme ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir unsurun etkisini kar\u0131\u015ft\u0131rmak gibi bir\u015feydir!&#8221;<\/p>\n<p>Hangi mekanik sistem? Canl\u0131l\u0131k olgusu, mekanikli\u011fe en uzak olan olgu. \u00dcstelik s\u00fcrekli g\u00f6zler \u00f6n\u00fcnde cereyan eden bu olgu, s\u0131rlar\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131ls\u0131n diye, insan mant\u0131\u011f\u0131 \u00fczerinde yo\u011fun bir bask\u0131 uyguluyor.<\/p>\n<p>Nitekim Darwin&#8217;in kendisi de insan idrakini ilk h\u00fccrenin ard\u0131nda gizli duran etkeni kabul etmeye refleksif bi\u00e7imde zorlayan bu f\u0131trat mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n bask\u0131s\u0131ndan kurtulmak amac\u0131 ile her\u015feyi &#8220;ilk sebeb&#8221;e indirgiyor. Fakat s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fi ilk sebebin ne oldu\u011funu s\u00f6ylemiyor. Peki -asl\u0131nda \u00fczerinde \u00e7ok \u015fey s\u00f6ylenebilecek olan teorisine g\u00f6re- ilk ba\u015fta canl\u0131l\u0131\u011f\u0131 meydana getirebilen ve h\u00fccreyi, ba\u015fka bir yol izleyerek de\u011fil de kendisinin izledi\u011fini varsayd\u0131\u011f\u0131 yol,boyunca ilerletip geli\u015ftirebilen bu ilk sebep nedir ki? Bu ger\u00e7eklerden ka\u00e7mak spek\u00fclasyondan ve i\u015fi yoku\u015fa s\u00fcrmekten ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>Tekrar ayetin anlatt\u0131\u011f\u0131 ola\u011fan\u00fcst\u00fc olaya d\u00f6n\u00fcyor ve soruyoruz: Ayn\u0131 yerde ve ayn\u0131 d\u0131\u015f \u015fartlar\u0131n etkisi alt\u0131nda bulunan nesnelerden biri \u00e7\u00fcr\u00fcrken di\u011ferinin \u00e7\u00fcr\u00fcmemesini ne ile a\u00e7\u0131klayabiliriz? Ayn\u0131 \u015fartlar\u0131n ortak etkisine maruz kalan nesnelerin ak\u0131betleri aras\u0131ndaki bu farkl\u0131l\u0131\u011f\u0131, ne ilk can verme ve ne de tekrar canland\u0131rma harikalar\u0131na ba\u011flayarak a\u00e7\u0131klayamay\u0131z.<\/p>\n<p>Bu olguyu a\u00e7\u0131klayabilecek olan ger\u00e7ek, il\u00e2hi iradenin kay\u0131ts\u0131z-\u015farts\u0131z serbestli\u011fi ger\u00e7e\u011fidir. \u0130l\u00e2hi irade bizim taraf\u0131m\u0131zdan kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131k\u0131lmaz, istisna tan\u0131maz, ba\u011flay\u0131c\u0131, zorunlu ve genel olan, kabul edilen kanunlara ba\u011f\u0131ml\u0131 de\u011fildir. E\u011fer biz kendi varsay\u0131mlar\u0131m\u0131z\u0131, kendi akli ve &#8220;bilimsel!&#8221; bulgular\u0131m\u0131z\u0131 y\u00fcce Allah&#8217;a empoze etmeye, Allah&#8217;\u0131n bunlara -ha\u015fa!- ba\u011f\u0131ml\u0131 oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmeye kalk\u0131\u015f\u0131rsak bu, il\u00e2hi iradeye kar\u015f\u0131 i\u00e7ine d\u00fc\u015febilece\u011fimiz en b\u00fcy\u00fck yan\u0131lg\u0131, i\u015fleyebilece\u011fimiz en b\u00fcy\u00fck kabahat olur. Bu yan\u0131lg\u0131dan daha bir\u00e7ok yan\u0131lg\u0131lar do\u011far ki, ba\u015fl\u0131calar\u0131n\u0131 \u015f\u00f6yle s\u0131ralayabiliriz:<\/p>\n<p>1- Nas\u0131l olur da bizim taraf\u0131m\u0131zdan dile getirilmi\u015f, s\u0131n\u0131rl\u0131 ara\u00e7larla ger\u00e7ekle\u015ftirilen deney verilerimizin yine s\u0131n\u0131rl\u0131 olan akl\u0131m\u0131z taraf\u0131ndan yap\u0131lan yorumlardan elde edilmi\u015f kanunlar ile mutlak kudret sahibi olan Allah&#8217;\u0131 yarg\u0131layabilir, O&#8217;na ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmler verebiliriz?<\/p>\n<p>2- Diyelim ki, bu elde etti\u011fimiz sonu\u00e7, ger\u00e7ekten evrenin taraf\u0131m\u0131zdan kavranabilmi\u015f kanunlar\u0131ndan biridir. Peki, bunun niha\u00ee, genel ge\u00e7erli ve mutlak bir kanun oldu\u011funu, onun arkas\u0131nda o konuya ili\u015fkin ba\u015fka bir kanunun olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 biz nereden bilebiliriz.<\/p>\n<p>3- Diyelim ki, elde etti\u011fimiz sonu\u00e7, niha\u00ee ve mutlak bir evrensel kanundur. Olabilir, ama mutlak irade, kendisinin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 kanunlarla ba\u011f\u0131ml\u0131 de\u011fil ki,onlara uymak zorunda de\u011fildir ki. O, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilecek her durumda, her anlamda serbesttir, serbestlikten ibarettir.<\/p>\n<p>Ayetin hik\u00e2ye etti\u011fi tecr\u00fcbe i\u015fte b\u00f6ylece fonksiyonunu yerine getirerek ilerdeki \u0130sl\u00e2m davet\u00e7ilerinin deneyim birikimine ve imana dayal\u0131 do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcnce birikimine eklenen bir halka oluyor. Bu tecr\u00fcbe \u00f6l\u00fcm\u00fcn ve hayat\u0131n mahiyetine de\u011finerek bu olgular\u0131 Allah&#8217;a ba\u011flayan, ana fonksiyonu yan\u0131nda az \u00f6nce de\u011findi\u011fimiz bir ba\u015fka ger\u00e7e\u011fi, yani il\u00e2hi iradenin serbestli\u011fi ger\u00e7e\u011fini de vurguluyor. Kur&#8217;an-\u0131 Kerim, bu ger\u00e7e\u011fin insanlar\u0131n vicdanlar\u0131na iyice yerle\u015fmesine son derece b\u00fcy\u00fck \u00f6nem veriyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc ancak bu kalpler, g\u00f6r\u00fcn\u00fcr sebepleri ve dillerde gezen mant\u0131k \u00f6nermelerinin s\u0131n\u0131rlar\u0131n\u0131 a\u015farak do\u011frudan do\u011fruya Allah&#8217;a ba\u011flan\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah neyi isterse onu mutlaka yapar. Nitekim ayetin anlatt\u0131\u011f\u0131 bu tecr\u00fcbeyi ya\u015fayan o insan da bunu s\u00f6yl\u00fcyor:<\/p>\n<p>&#8220;Adam i\u015fin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc iyice anlay\u0131nca `Allah&#8217;\u0131n her\u015feyi yapabilece\u011fini kesinlikle biliyorum&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>\u00d6L\u00dc \u0130KEN CANLANAN KU\u015eLARIN KISSASI<\/p>\n<p>Sonuncu ayet, bu konuya ili\u015fkin \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc tecr\u00fcbeyi peygamberler aras\u0131nda Kur&#8217;an ba\u011fl\u0131lar\u0131na en yak\u0131n peygamber olan Hz. \u0130brahim&#8217;in ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 tecr\u00fcbeyi i\u00e7erir. Okuyoruz:<br \/>\n<strong>260- Hani \u0130brahim `Rabbim, bana \u00f6l\u00fcleri nas\u0131l diriltti\u011fini g\u00f6ster&#8217; dedi. Allah `Yoksa buna inanm\u0131yor musun?&#8217; deyince \u0130brahim `Tabii inan\u0131yorum. Fakat kalbim kesin kanaat getirsin diye bunu istiyorum&#8217; dedi.<\/strong><\/p>\n<p>Bunun \u00fczerine Allah ona dedi ki; `D\u00f6rt ku\u015f al, bunlar\u0131 \u00f6n\u00fcne koyup yak\u0131ndan incele, sonra kesip par\u00e7alar\u0131n\u0131 birer da\u011f\u0131n \u00fczerine at, arkas\u0131ndan onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r, ko\u015fa ko\u015fa sana geleceklerdir. \u0130yi bil ki, Allah \u00fcst\u00fcn g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve hikmet sahibidir.<\/p>\n<p>Burada Allah&#8217;\u0131n yaratma sanat\u0131n\u0131n i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc yak\u0131ndan g\u00f6rmeye y\u00f6nelik bir arzu kar\u015f\u0131s\u0131nday\u0131z. Bu arzu i\u00e7li, yumu\u015fak huylu, m\u00fcmin, ho\u015fnut, Allah kar\u015f\u0131s\u0131nda \u00e7ekingen, ibadete d\u00fc\u015fk\u00fcn, Allah&#8217;\u0131n yak\u0131n\u0131 ve dostu Hz. \u0130brahim&#8217;den geliyor. Hz. \u0130brahim&#8217;in dile getirdi\u011fi bu arzu, Allah&#8217;\u0131n yaratma sanat\u0131n\u0131n esrar\u0131n\u0131 g\u00f6rme beklentisine ve \u00f6zlemine ili\u015fkin olarak Allah&#8217;\u0131n \u00f6nde gelen kullar\u0131n\u0131n bile kalplerinde ne gibi \u00e7\u0131rp\u0131nt\u0131lar meydana geldi\u011fini ortaya koyar!<\/p>\n<p>Bu arzunun, iman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131, sars\u0131lmazl\u0131\u011f\u0131, eksiksizli\u011fi ve kararl\u0131l\u0131\u011f\u0131 ile ilgisi yok. \u0130man i\u00e7in delil ya da g\u00fc\u00e7lendirici aray\u0131\u015f\u0131 da de\u011fil s\u00f6zkonusu olan. Bu arzu ba\u015fka bir \u015fey, de\u011fi\u015fik bir hazz\u0131 i\u00e7eriyor. Bu arzu il\u00e2h\u00ee s\u0131rr\u0131n mahiyetine,olu\u015f ve ger\u00e7ekle\u015fme an\u0131nda tan\u0131k olmaya ili\u015fkin bir ruhi \u00f6zlemdir. Bu fiil\u00ee deneyin insan ruhunda uyand\u0131rd\u0131\u011f\u0131 haz, g\u00f6rmeden inanman\u0131n meydana getirdi\u011fi hazdan farkl\u0131d\u0131r. S\u00f6zkonusu olan ki\u015fi Allah&#8217;\u0131n dostu, \u0130brahim bile olsa bu b\u00f6yledir. O \u0130brahim ki Rabbine soru y\u00f6neltiyor ve Allah da kendisine cevap veriyor. Bundan \u00f6te bir iman ya da iman delili d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclemez. Fakat Hz. \u0130brahim, kudret elini \u00e7al\u0131\u015fma, i\u015fleme an\u0131nda g\u00f6rmek istedi. Bu i\u00e7li-d\u0131\u015fl\u0131l\u0131\u011f\u0131n verece\u011fi hazz\u0131 tadarak doyumuna kavu\u015fmak, havas\u0131n\u0131 solumak, onunla i\u00e7i\u00e7e ya\u015famak diledi. Bu O&#8217;nun daha \u00f6tesi olmayan iman\u0131ndan ba\u015fka bir\u015feydir.<\/p>\n<p>Ayetin anlatt\u0131\u011f\u0131 deney ve o arada ge\u00e7en kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 konu\u015fmalar, bu hazlar\u0131n merak ve beklentisi ile \u00e7arpan kalpte -Hz. \u0130brahim&#8217;in kalbinde-, bu imana ili\u015fkin hazlar\u0131n \u00e7ok say\u0131da olduklar\u0131n\u0131 ortaya koyuyor. Tekrarl\u0131yoruz:<\/p>\n<p>&#8220;Hani \u0130brahim `Rabb&#8217;im, bana \u00f6l\u00fcleri nas\u0131l diriltti\u011fini g\u00f6ster&#8217; dedi. Allah `Yoksa buna inanm\u0131yor musun?&#8217; deyince `Tabii inan\u0131yorum. Fakat kalbim kesin kanaat getirsin diye bunu istiyorum&#8217; dedi.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kudret elini i\u015fler durumda g\u00f6rmek isteyen ruhun doyumu, perde gerisi s\u0131rr\u0131n a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131karken ve belirirken duyaca\u011f\u0131 hazz\u0131 duyumsama d\u00fcrt\u00fcs\u00fc dile geliyor. Y\u00fcce Allah bu has kulunun ve dostunun inanm\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyordu. Buna g\u00f6re O&#8217;ndan gelen soru a\u00e7\u0131klama, belirtme,f\u0131rsat sa\u011flama, \u00f6zlemini tan\u0131mlama ve il\u00e2n imk\u00e2n\u0131 verme ama\u00e7l\u0131d\u0131r. Bunlar\u0131n da \u00f6tesinde kerem sahibi, sevgili ve merhametli olan Allah ile duygulu, tatl\u0131 iyi huylu ve Rabbine ba\u011fl\u0131 Hz. \u0130brahim aras\u0131nda bir cilvele\u015fmedir!<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah Hz. \u0130brahim&#8217;in kalbinden gelen bu \u00f6zlemi ve beklentiyi olumlu kar\u015f\u0131layarak kendisine bu konuda arac\u0131s\u0131z, ki\u015fisel bir deney yapma imk\u00e2n\u0131m sundu:<\/p>\n<p>&#8220;Bunun \u00fczerine Allah ona dedi ki; `D\u00f6rt ku\u015f al, bunlar\u0131 \u00f6n\u00fcne koyup yak\u0131ndan incele, sonra kesip par\u00e7alar\u0131n\u0131 birer da\u011f\u0131n \u00fczerine at, arkas\u0131ndan onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r, ko\u015fa ko\u015fa sana geleceklerdir.<\/p>\n<p>\u0130yi bil ki, Allah \u00fcst\u00fcn g\u00fc\u00e7l\u00fcd\u00fcr ve hikmet sahibidir.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, Hz. \u0130brahim&#8217;e d\u00f6rt ku\u015f se\u00e7mesini, bunlar\u0131 \u00f6n\u00fcne koyup yak\u0131ndan incelemesini, daha sonra onlar\u0131 kolayca tan\u0131yabilmesi i\u00e7in ni\u015fanlar\u0131m ve \u00f6zelliklerini iyice bellemesini, arkas\u0131ndan kesip v\u00fccutlar\u0131n\u0131 par\u00e7alamas\u0131n\u0131 ve par\u00e7alar\u0131n herbirini \u00e7evredeki da\u011flar\u0131n biri \u00fczerine atmas\u0131n\u0131, bir s\u00fcre sonra da bu ku\u015flar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rmas\u0131n\u0131 emrediyor. Bu \u00e7a\u011fr\u0131 \u00fczerine ku\u015flar\u0131n par\u00e7alan\u0131p da\u011f\u0131t\u0131lm\u0131\u015f organlar\u0131 biraraya gelecek, tekrar v\u00fccutlar\u0131na can verilecek ve ko\u015fa ko\u015fa Hz. \u0130brahim&#8217;e geleceklerdi. Tabii ki b\u00f6yle de oldu.<\/p>\n<p>Hz. \u0130brahim, bu il\u00e2hi s\u0131rr\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde meydana geli\u015fini g\u00f6rd\u00fc. Bu s\u0131r her. an meydana gelen bir olgu. Yaln\u0131z insanlar, onun ger\u00e7ekle\u015ftikten sonraki belirtilerini, sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 g\u00f6rebiliyorlar. Bu s\u0131r, can verme, hayat ba\u011f\u0131\u015flama s\u0131rr\u0131d\u0131r. O hayat ki, ilk ba\u015fta, hi\u00e7 yokken meydana geldi ve her yeni canl\u0131 ile birlikte olu\u015fumu say\u0131s\u0131z defalar tekrarlanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Hz. \u0130brahim, i\u015fte s\u0131rr\u0131n g\u00f6zleri \u00f6n\u00fcnde meydana geli\u015fini g\u00f6rd\u00fc. Canlar\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015f, par\u00e7alanm\u0131\u015f organlar\u0131 birbirinden uzak yerlere at\u0131lm\u0131\u015f ku\u015flar\u0131n v\u00fccutlar\u0131na yeniden hayat sunuluyor ve ko\u015farak yan\u0131na geliyorlar!<\/p>\n<p>Peki nas\u0131l? Bu, kavranmas\u0131, insan kapasitesini a\u015fan bir s\u0131rd\u0131r. \u0130nsan idraki bunu Hz. \u0130brahim \u00f6rne\u011finde oldu\u011fu gibi kimi zaman g\u00f6r\u00fcr, ya da b\u00fct\u00fcn m\u00fcminlerin yapt\u0131\u011f\u0131 gibi ona inan\u0131r. Fakat karakteristi\u011fini kavrayamaz, yordam\u0131n\u0131 bilemez. O, Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fc i\u015flerden biri olup insanlar, Allah&#8217;\u0131n bilgisinin sadece O&#8217;nun diledi\u011fi kadar\u0131n\u0131 kavrayabilirler. Allah, bilgisinin bu k\u0131sm\u0131n\u0131n insanlarca kavranmas\u0131n\u0131 dilemedi. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, onlar\u0131 a\u015fan bir \u015fey. \u0130nsanlar\u0131n karakteristik yap\u0131lar\u0131 ile bu s\u0131rr\u0131n karakteristi\u011fi \u00e7ok farkl\u0131. \u00dcstelik halifelik g\u00f6revleri i\u00e7in bu bilgi gerekli de de\u011fil.<\/p>\n<p>Bu s\u0131r, s\u0131rf Allah&#8217;\u0131 ilgilendiren, s\u0131rf O&#8217;na \u00f6zg\u00fc bir olgu. Yarat\u0131klar\u0131n\u0131n bilgisi buna eri\u015fmez. E\u011fer ona do\u011fru boyunlar\u0131n\u0131 uzatacak olurlarsa kar\u015f\u0131lar\u0131nda sakl\u0131 s\u0131rr\u0131n \u00f6n\u00fcne gerilmi\u015f perdeden ba\u015fka bir\u015fey g\u00f6remezler, harcanan emekler bo\u015fa gitmi\u015f olur. Gizlilikleri, gayblerin bilicisi olan Allah&#8217;a \u00f6zg\u00fc tekelinde olmas\u0131n\u0131 i\u00e7lerine sindiremeyenlerin emekleri yani.<\/p>\n<p>\u0130SL\u00c2M TOPLUMUNDA \u0130NFAKIN \u00d6NEM\u0130<\/p>\n<p>Bu c\u00fcz\u00fcn ge\u00e7en her \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde de b\u00fct\u00fcn\u00fcyle iman\u00ee d\u00fc\u015f\u00fcncenin baz\u0131 kurallar\u0131n\u0131n belirlenmesi, bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin a\u00e7\u0131klanmas\u0131 ve \u00e7e\u015fitli a\u00e7\u0131lardan k\u00f6kle\u015fmesi konular\u0131 ele al\u0131nd\u0131. Bu ilke, daha \u00f6nce de de\u011findi\u011fimiz gibi m\u00fcsl\u00fcman cemaatin be\u015feriyete \u00f6nderlik rol\u00fcn\u00fcn gereklerini yerine getirmeye haz\u0131rlanmas\u0131 sorununu eksen olarak se\u00e7en bu s\u00fcrenin seyir \u00e7izgisinde bir istasyon konumundad\u0131r.<\/p>\n<p>Konunun ak\u0131\u015f\u0131 buradan itibaren surenin sonlar\u0131na kadar, farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f zekat ve iste\u011fe b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f sadakalarla somutla\u015fan dayan\u0131\u015fma ve yard\u0131mla\u015fma esas\u0131 ve cahiliye d\u00fczeninde reva\u00e7ta olan faiz kurumuyla hi\u00e7bir ili\u015fkisi olmayan, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman toplumu dayand\u0131rmak ve m\u00fcsl\u00fcman cemaatin hayat\u0131n\u0131 onunla d\u00fczenlemek istedi\u011fi ekonomik-sosyal d\u00fczenin kurallar\u0131n\u0131n yerle\u015ftirilmesi konular\u0131na ge\u00e7iyor. Bu y\u00fczden, surenin geri kalan k\u0131sm\u0131nda sadakan\u0131n y\u00f6ntemlerinden s\u00f6zedilmekte, faiz lanetlenmekte, bor\u00e7 ve ticaret h\u00fck\u00fcmleri yerle\u015ftirilmektedir. Bunlar da \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ekonomik d\u00fczeninin ve bu d\u00fczene dayal\u0131 toplumsal hayat\u0131n\u0131n esasl\u0131 bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc te\u015fkil etmektedirler. Surenin gelecek \u00fc\u00e7 b\u00f6l\u00fcm\u00fc aras\u0131nda bir\u00e7ok boyutlar\u0131 bulunan tek konuyu, &#8220;\u0130slami ekonomik d\u00fczen&#8221; konusunu i\u00e7ermeleri nedeniyle sa\u011flam bir ba\u011f mevcuttur.<\/p>\n<p>Bu derste de, Allah yolunda yap\u0131lan harcamalardan, infak\u0131n y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerinden, sadaka ve yard\u0131mla\u015fman\u0131n ilkelerinden s\u00f6zedildi\u011fini g\u00f6r\u00fcyoruz. Allah yolunda infak; y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmete farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131, onunla davet emanetini omuzlara y\u00fckledi\u011fi, m\u00fcminleri onunla korudu\u011fu, k\u00f6t\u00fcl\u00fck, fesat ve azg\u0131nl\u0131\u011f\u0131 onunla defetti\u011fi, m\u00fcminlere galip gelip yery\u00fcz\u00fcn\u00fc fesada bo\u011fan, Allah&#8217;\u0131n yoluna engel olan ve \u0130sl\u00e2m d\u00fczeninin ta\u015f\u0131d\u0131\u011f\u0131 iyilikten be\u015feriyeti yoksun k\u0131lan g\u00fc\u00e7leri bertaraf etti\u011fi cihad\u0131n ikiz karde\u015fi olan bir sorumluluktur. (Oysa be\u015feriyeti bu iyilikten yoksun k\u0131lmak b\u00fct\u00fcn su\u00e7lardan daha b\u00fcy\u00fck bir su\u00e7; cana ve mala y\u00f6nelik sald\u0131r\u0131dan daha korkun\u00e7 bir sald\u0131r\u0131d\u0131r.)<\/p>\n<p>Surenin ge\u00e7en b\u00f6l\u00fcmlerinde, Allah yolunda infak konusu birka\u00e7 defa tekrarlanm\u0131\u015ft\u0131. \u015eimdi ise surenin ak\u0131\u015f\u0131 sadakan\u0131n ilkelerini ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla ve fakat dolamba\u00e7s\u0131z olarak a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. Bu ilkeleri cana yak\u0131n sevgi g\u00f6lgesiyle donatarak \u00e7izmekte, sadakay\u0131, verenin nefsine s\u00fcsl\u00fc bir amele, alan\u0131 da yararl\u0131 ve k\u00e2rl\u0131 bir davran\u0131\u015fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren, bu yolla toplumu yard\u0131mla\u015fma, dayan\u0131\u015fma, sevgi ve \u015fefkat havas\u0131 egemen bir aileye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren ve be\u015feriyeti, vereniyle-alan\u0131yla birlikte \u00fcst\u00fcn bir d\u00fczeye \u00e7\u0131karan psikolojik ve toplumsal adab\u0131 da a\u00e7\u0131klam\u0131\u015f olmaktad\u0131r b\u00f6ylece.<\/p>\n<p>Bu b\u00f6l\u00fcmde gelen direktifler, zamana ve belli nedenlere ba\u011fl\u0131 olmayan s\u00fcrekli bir ilke meydana getirmi\u015f olmakla beraber bunun \u00f6tesinde her zaman i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcman topluluklarda kar\u015f\u0131la\u015f\u0131laca\u011f\u0131 gibi, o g\u00fcn i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcman cemaatte ayetlerin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 pratik durumlara cevap niteli\u011finde oldu\u011funu, \u00e7\u00fcnk\u00fc o zaman m\u00fcsl\u00fcmanlar aras\u0131nda darb-\u0131 mesellere ve ger\u00e7eklerin derinlere ula\u015fmas\u0131 i\u00e7in konu\u015fan sahneler \u015feklinde sunulmas\u0131na ihtiya\u00e7 duyduklar\u0131 gibi g\u00fc\u00e7l\u00fc uyar\u0131lara ve etkin ilhamlara muhta\u00e7 olan, mala son derece d\u00fc\u015fk\u00fcn, cimri ruhlar\u0131n bulundu\u011funu s\u00f6ylememize engel de\u011fildir.<\/p>\n<p>O g\u00fcn, faizsiz bor\u00e7 vermeyen, mala son derece d\u00fc\u015fk\u00fcn ki\u015filer vard\u0131&#8230; \u0130stemeyerek ve g\u00f6steri\u015f i\u00e7in infak edenler vard\u0131&#8230; Verdikleri sadakay\u0131 ba\u015fa kakma ve rencide etme vesilesi yapanlar da vard\u0131&#8230; Tabi bu arada mal\u0131n k\u00f6t\u00fcs\u00fcn\u00fc verip iyisini al\u0131koyanlar da&#8230; B\u00fct\u00fcn bunlar, mal\u0131n\u0131n en iyisini c\u00f6mert\u00e7e veren, k\u00f6t\u00fc duygulardan soyutlanm\u0131\u015f, samimi ve ar\u0131nm\u0131\u015f olarak, gerekti\u011finde gizli, gerekti\u011finde a\u00e7\u0131k olarak Allah yolunda ihlasla infak edenlerin yan\u0131nda yeral\u0131yordu.<\/p>\n<p>Bu karakterlerin her ikisi de o g\u00fcnk\u00fc m\u00fcsl\u00fcman cemaatin i\u00e7inde birlikte yeral\u0131yordu. Bu ger\u00e7e\u011fi bu \u015fekilde kavramam\u0131z bize bir\u00e7ok yarar sa\u011flayacakt\u0131r&#8230; 1- \u00d6ncelikle; canl\u0131, hareketli bir varl\u0131k olan bu Kur&#8217;an&#8217;\u0131n tabiat\u0131n\u0131 ve g\u00f6revini kavramam\u0131z\u0131 sa\u011flayacakt\u0131r. Kur&#8217;an&#8217;\u0131 bu olaylar\u0131n g\u00f6lgesinde, m\u00fcsl\u00fcman cemaat aras\u0131nda i\u015flerini y\u00fcr\u00fct\u00fcrken, hareket ederken, pratik durumlarla kar\u015f\u0131la\u015f\u0131rken, bunu kald\u0131r\u0131p \u015funu yerle\u015ftirirken ve m\u00fcsl\u00fcman cemaati harekete ge\u00e7irip y\u00f6nlendirirken g\u00f6r\u00fcyoruz. O, s\u00fcrekli bir \u00e7aba ve daimi hareket i\u00e7indedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, hem sava\u015f alan\u0131nda hem de hayat sahnesinde hareket etmektedir. O, orta yerde, s\u00fcr\u00fckleyici, hareketlendirici ve y\u00f6nlendirici bir unsur i\u015flevini y\u00fcr\u00fctmektedir.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an&#8217;\u0131 bu \u015fekilde alg\u0131lamaya, O&#8217;nu, canl\u0131, hareket halinde ve s\u00fcr\u00fckleyici bir varl\u0131k olarak g\u00f6rmeye ne kadar ihtiyac\u0131m\u0131z vard\u0131r?.. Ger\u00e7ekten, bizimle, \u0130sl\u00e2mi hareket, \u0130sl\u00e2mi hayat ve \u0130sl\u00e2mi pratik aras\u0131nda uzun bir s\u00fcre ge\u00e7ti. Art\u0131k Kur&#8217;an, bizim duygular\u0131m\u0131zda, tarihsel canl\u0131 prati\u011finden uzakla\u015fm\u0131\u015f ve yaln\u0131zca m\u00fcsl\u00fcman cemaatin tarihinde, yery\u00fcz\u00fcnde belli bir zaman ger\u00e7ekle\u015fmi\u015f hayat tarz\u0131n\u0131 temsil etmekten \u00f6teye gitmemektedir. O&#8217;nun, s\u00fcregelen sava\u015fta, m\u00fcsl\u00fcman asker g\u00f6z\u00fcnde hareket ve uygulama i\u00e7in ba\u015fvurulan &#8220;g\u00fcnl\u00fck emir&#8221; konumunda oldu\u011funu hat\u0131rlayam\u0131yoruz bile&#8230; Kur&#8217;an, duygular\u0131m\u0131zda \u00f6lm\u00fc\u015ft\u00fcr&#8230; Ya da uyumaktad\u0131r. Art\u0131k Kur&#8217;an&#8217;\u0131n ilk indi\u011fi d\u00f6nemlerde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n duygular\u0131nda yereden ger\u00e7ek g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc kalmam\u0131\u015ft\u0131r. O&#8217;nu ya kendimizden ge\u00e7ti\u011fimiz na\u011fmelere ya da vicdanlarda karma\u015f\u0131k duygular b\u0131rakan tumturakl\u0131 bir okuyu\u015fa indirgemi\u015fiz. Ya da, kalpte, sad\u0131k m\u00fcminlerin duygular\u0131nda meydana getirdi\u011fi etkiden \u00e7ok uzak, anla\u015f\u0131lmaz oldu\u011fu kadar da belirsiz olan vecd, huzur ve doygunluk meydana getiren bir vird manzumesi olarak alg\u0131lam\u0131\u015f\u0131z. Kur&#8217;an bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc meydana getirir; ancak, O&#8217;ndan istenen, bunlar\u0131n yan\u0131nda m\u00fcsl\u00fcmanlarda bir bilin\u00e7, bir canl\u0131l\u0131k meydana getirmesidir. Kur&#8217;an&#8217;dan beklenen; in\u015fa etmek i\u00e7in geldi\u011fi hayat\u0131 olu\u015fturmaya y\u00f6nelik bir bilin\u00e7le birlikte hareket etmesi, m\u00fcsl\u00fcman\u0131n O&#8217;nu, giri\u015fti\u011fi ve m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin hayat\u0131nda giri\u015fmeye haz\u0131rland\u0131\u011f\u0131 sava\u015f alan\u0131nda g\u00f6rmesi, bug\u00fcn hayat\u0131n \u00e7e\u015fitli alanlar\u0131nda kendisini ku\u015fatan olaylar, problemler ve \u015fartlara ili\u015fkin Kur&#8217;an\u00ee direktifleri kavrayabilmesi i\u00e7in, ilk m\u00fcsl\u00fcmanlarda oldu\u011fu gibi, ne yapmas\u0131 gerekti\u011fini bilmesi i\u00e7in O&#8217;na y\u00f6nelmesi, Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;de temsil edilen, kelimeleri ve direktifleri aras\u0131nda hareket eden m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin tarihini g\u00f6rmesi, bu arada g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc \u015feyin kendisine yabanc\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 duyumsamas\u0131, bunun kendi tarihi oldu\u011funu anlamas\u0131, bug\u00fcnk\u00fc olaylar\u0131n bu tarihin bir uzant\u0131s\u0131 oldu\u011funu alg\u0131lamas\u0131, bug\u00fcn i\u00e7in kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kendilerini belli tasarruflara y\u00f6neltti\u011fi \u00f6nceki m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 \u015feylerin meyvesi oldu\u011funu idrak etmesi, b\u00f6ylece bu Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kendi Kur&#8217;an&#8217;\u0131 oldu\u011funu, kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 olay ve \u015fartlarda O&#8217;ndan etkilenece\u011fini ve O&#8217;nun, d\u00fc\u015f\u00fcncesi, ideali, hayat\u0131 ve hareketi i\u00e7in bir anayasa konumunda oldu\u011funu bilmesi ve bu durumun \u015fimdi oldu\u011fu gibi kesintisiz olarak bundan sonra da s\u00fcrece\u011fini kavramas\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>2- \u0130kinci olarak, iman \u00e7a\u011fr\u0131s\u0131 ve sorumluluklar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda be\u015fer f\u0131trat\u0131n\u0131n s\u00fcrekli ve de\u011fi\u015fmez oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fini g\u00f6rmekte yarar sa\u011flayacakt\u0131r. Bu g\u00f6r\u00fc\u015f, Kur&#8217;an ayetlerinin, \u00fczerlerine Kur&#8217;an&#8217;\u0131n indi\u011fi ve Resulullah&#8217;\u0131n aralar\u0131nda bulundu\u011fu bu cemaatin b\u00fcnyesinde s\u00fcrekli idare edilmeyi, y\u00f6nlendirilmeyi ve uyar\u0131lmay\u0131 gerektiren birtak\u0131m zaaf ve eksiklik noktalar\u0131n\u0131n bulunmas\u0131n\u0131n onlar\u0131n topluca b\u00fct\u00fcn nesillerden \u00fcst\u00fcn olmalar\u0131na engel olmad\u0131\u011f\u0131, \u00eflk m\u00fcsl\u00fcman cemaatin hayat\u0131nda i\u015faret etti\u011fi gibi olaylar\u0131n \u00f6tesindeki ger\u00e7eklere n\u00fcfuz eden pratik bir g\u00f6r\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7e\u011fi b\u00f6ylece kavramam\u0131z bir\u00e7ok konuda bize yararl\u0131 olacakt\u0131r. Yararl\u0131 olacakt\u0131r, \u00e7\u00fcnk\u00fc be\u015fer topluluklar\u0131n\u0131n ger\u00e7ek durumlar\u0131n\u0131, a\u015f\u0131r\u0131l\u0131\u011fa ka\u00e7madan; abart\u0131s\u0131z, yaygaras\u0131z ve aya\u011f\u0131 yere basmayan d\u00fc\u015f\u00fcncelere sapmadan g\u00f6stermektedir bize. Kendimizi, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n \u00e7izdi\u011fi ve insanlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 y\u00fcce ufuklara ula\u015fm\u0131\u015f g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fczden ruhlar\u0131m\u0131z\u0131 kaplayan ye&#8217;si da\u011f\u0131tmakla ve ula\u015fmam\u0131\u015f olsak bile bu yolda olmam\u0131z\u0131n ve sonuca varmak i\u00e7in i\u00e7tenlikle s\u00fcrekli bir \u00e7aba i\u00e7inde olmam\u0131z\u0131n yeterli olaca\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermekte yararl\u0131 olacakt\u0131r. Bir kere tek\u00e2m\u00fcle \u00e7a\u011fr\u0131 yapanlar insanlara inmeli, baz\u0131 eksiklikleri, kusurlar\u0131 belirince hemen gev\u015fememeli, y\u0131lmamal\u0131 ve \u00fcmitsizli\u011fe kap\u0131lmamal\u0131d\u0131rlar. Ruh da b\u00f6yle&#8230; Yava\u015f yava\u015f, s\u0131ras\u0131yla sorumluluklar\u0131 yerine getirmek ve olgunlu\u011fa \u00e7a\u011f\u0131rmakla, s\u00fcrekli iyili\u011fi g\u00fczelle\u015ftirip k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc \u00e7irkin g\u00f6stermekle, eksiklik ve zaaftan nefret ettirmekle ve yol kendisine uzun g\u00f6r\u00fcn\u00fcp yoldan sapt\u0131k\u00e7a elinden tutmakla y\u00fccelir.<\/p>\n<p>3- Bu ger\u00e7e\u011fi bilmemiz, genellikle fark\u0131nda olmay\u0131p unuttu\u011fumuz \u015fu basit ger\u00e7e\u011fin g\u00f6n\u00fcllerde yer etmesini sa\u011flamakla da yarar sa\u011flayacakt\u0131r. O da; insanlar\u0131n ayn\u0131 insanlar olduklar\u0131, davan\u0131n ayn\u0131 dava ve sava\u015f\u0131n ayn\u0131 sava\u015f oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. Bu sava\u015f, \u00f6ncelikle nefsin derinli\u011finde, zaaf, eksiklik, cimrilik ve ihtirasa, daha sonra da hayat\u0131n i\u00e7inde, \u015fer, bat\u0131l, sap\u0131kl\u0131k ve azg\u0131nl\u0131\u011fa kar\u015f\u0131 giri\u015filen bir sava\u015ft\u0131r. Bu sava\u015f\u0131 her iki alanda da s\u00fcrd\u00fcrmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde yery\u00fcz\u00fcnde bir m\u00fcsl\u00fcman cemaat olu\u015fturmaya \u00e7aba sarfedenlerin, ilk defa Kur&#8217;an&#8217;\u0131n ve Resulullah&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 gibi bu iki alanda bir sava\u015fa giri\u015fmeleri zorunludur. \u015e\u00fcphesiz birtak\u0131m hatalar ve yolda t\u00f6kezlemeler olacakt\u0131r; yine yolun a\u015famalar\u0131nda baz\u0131 zaaf ve eksiklikler de belirecektir. Olaylar ve denemeler bu zaaf ve eksiklikleri ortaya \u00e7\u0131kard\u0131k\u00e7a bunlar\u0131n tedavi y\u00f6n\u00fcne gidilmelidir. Ayr\u0131ca Kur&#8217;an&#8217;\u0131n uygulad\u0131\u011f\u0131 y\u00f6nlendirme metodlar\u0131yla kalpleri Allah&#8217;a y\u00f6neltmek ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Burada tekrar konunun ba\u015f\u0131na d\u00f6n\u00fcyor, hayat\u0131m\u0131zda meydana gelen hareketler ve \u015fartlar konusunda Kur&#8217;an&#8217;a dan\u0131\u015fmaya ve O&#8217;nun ilk m\u00fcsl\u00fcman cemaatin hayat\u0131nda oldu\u011fu gibi bizim duygular\u0131m\u0131zda ve hayat\u0131m\u0131zda giri\u015fti\u011fi faaliyet ve hareketl\u00e9ri seyretmeye d\u00f6n\u00fcyor ve bu dersteki Kur&#8217;an ayetlerini ayr\u0131nt\u0131l\u0131 olarak almaya ba\u015fl\u0131yoruz:<br \/>\n<strong>261- Mallar\u0131n\u0131 Allah yolunda harcayanlar\u0131n durumu, her ba\u015fa\u011f\u0131 y\u00fcz taneli yedi ba\u015fak veren bir tohum tanesine benzer. Allah diledi\u011fine kat kat verir. Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir, O her\u015feyi bilir.<\/strong><\/p>\n<p>ALLAH YOLUNDA \u0130NFAK<\/p>\n<p>Yerle\u015ftirilmek istenen ilke, farz ve sorumlulukla ba\u015flamay\u0131p insan\u0131n yap\u0131s\u0131ndaki canl\u0131 tepki ve duygular\u0131 harekete ge\u00e7irmek suretiyle yak\u0131nl\u0131k ve te\u015fvik havas\u0131yla ba\u015fl\u0131yor. Ayet-i Kerime, hayattan, hareketli, geli\u015fmekte olan, verimli ve c\u00f6mert bir tablo sunuyor; ziraat tablosunu, topra\u011f\u0131n arac\u0131l\u0131\u011f\u0131yla Allah&#8217;\u0131n hibesini g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne seriyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc ziraat, ald\u0131\u011f\u0131ndan fazlas\u0131n\u0131 verir, mahsul\u00fcn\u00fc tohumuna k\u0131yasla kat kat fazla veriyor. \u0130\u015fte bu canl\u0131 manzara, mallar\u0131m Allah yolunda infak edenlere \u00f6rnek olarak sunuluyor.<\/p>\n<p>&#8220;Mallar\u0131n\u0131 Allah yolunda harcayanlar\u0131n durumu, her ba\u015fa\u011f\u0131 y\u00fcz taneli yedi ba\u015fak veren bir tohum tanesine benzer.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ifadeden zihnimizde, matematiksel bir i\u015flem olarak bir tek tanenin yediy\u00fcz taneye katlanmas\u0131 anlam\u0131 \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Ancak ifadenin sundu\u011fu canl\u0131 manzara bundan \u00e7ok daha kapsaml\u0131 ve g\u00fczel, duygular\u0131 harekete ge\u00e7irmesi ve vicdanlar\u0131 etkilemesi bak\u0131m\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Bu, geli\u015fen hayat sahnesidir&#8230; Canl\u0131 tabiat sahnesidir.. C\u00f6mert ziraat sahnesidir&#8230; Sonra bitkiler aleminden harika bir sahnedir; yedi ba\u015fak ta\u015f\u0131yan bir sap. Ve y\u00fcz taneyi i\u00e7eren bir ba\u015fak&#8230;<\/p>\n<p>Ayet-i Kerime, c\u00f6mert ve geli\u015fen hayat kervan\u0131nda be\u015fer vicdan\u0131n\u0131 Allah yolunda harcamaya ve vermeye y\u00f6neltmekte, onlara, asl\u0131nda vermeyip ald\u0131klar\u0131m, mallar\u0131nda herhangi bir eksilme s\u00f6zkonusu olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, aksine artt\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir. B\u00f6ylece verim ve geli\u015fme dalgas\u0131 yoluna devam edip, ekin ve \u00fcr\u00fcn sahnesinin co\u015fturdu\u011fu duygular\u0131 kat kat artt\u0131rmaktad\u0131r. &#8220;Allah diledi\u011fine kat kat verir&#8230;&#8221; Say\u0131s\u0131z ve hesaps\u0131z derecede artt\u0131r\u0131r. S\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 hi\u00e7 kimsenin bilmedi\u011fi r\u0131zk\u0131ndan ve kapsam\u0131n\u0131 hi\u00e7 kimsenin kavrayamayaca\u011f\u0131 merhametinden kat kat verir.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir, O her\u015feyi bilendir.&#8221;<\/p>\n<p>O geni\u015f l\u00fctufludur; kullar\u0131na verdiklerini k\u0131s\u0131tlamaz, kesmez ve kurutmaz&#8230; Bilendir; niyetleri bildi\u011fi gibi kalplerin derinliklerinde gizlenenleri de bilir. Hi\u00e7bir \u015fey O&#8217;na gizli de\u011fildir&#8230; Ancak, geli\u015fen ve \u00e7o\u011falan infak hangisidir?.. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n d\u00fcnya ve Ahirette diledi\u011fine artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 hangi ihsand\u0131r?.. \u0130nsan\u00ee duygular\u0131 y\u00fcceltip kirletmeyen infakt\u0131r, kimsenin onurunu rencide etmeyen ve duygular\u0131n\u0131 t\u0131rmalamayan infakt\u0131r&#8230; \u00d6zveriden ve ar\u0131nm\u0131\u015fl\u0131ktan ve yaln\u0131zca Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131na y\u00f6nelik olarak verilen infakt\u0131r&#8230;<br \/>\n<strong>262- Mallar\u0131n\u0131 Allah yolunda harcad\u0131ktan sonra sadakalar\u0131n\u0131 ba\u015fa kakmayanlar, onur k\u0131rma arac\u0131 olarak kullanmayanlar, sadakalar\u0131n\u0131n m\u00fckafat\u0131n\u0131 Allah kat\u0131nda alacaklard\u0131r. Onlar \u0130\u00e7in korku ve \u00fcz\u00fclmek de s\u00f6zkonusu olmayacakt\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>Ba\u015fa kakma; \u00e7irkin, k\u0131nanm\u0131\u015f,-seviyesiz ve a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k bir olgudur. \u0130nsan, yalanc\u0131 bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc ya da infakta bulundu\u011fu kimseyi k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrmeyi,yahut insanlar\u0131n dikkatini \u00e7ekmeyi arzulamad\u0131k\u00e7a ba\u015fa kakamaz. Ba\u015fa kakma, infakta bulunurken Allah&#8217;tan ziyade insanlar\u0131n dikkatini celbetme g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcd\u00fcr. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc temiz bir kalpte hareket alan\u0131 bulamad\u0131\u011f\u0131 gibi, m\u00fcmin bir kalbe de uygun d\u00fc\u015fmeyen davran\u0131\u015flard\u0131r. Ba\u015fa kakma -bu y\u00fczden- sadakay\u0131, verene de alana da eziyete d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Veren i\u00e7in; nefsinde b\u00fcy\u00fckl\u00fck ve kibir etkisi b\u0131rakmak, karde\u015fini yan\u0131nda k\u00fc\u00e7\u00fck ve k\u0131rg\u0131n g\u00f6rmeyi arzulamak ve kalbini ikiy\u00fczl\u00fcl\u00fck, g\u00f6steri\u015f ve Allah&#8217;tan uzakla\u015fma ile doldurma bak\u0131m\u0131ndan eziyettir. Alan kimseye de; nefsinde yenilgi ve k\u0131rg\u0131nl\u0131k etkisi, kin ve intikamla tepki g\u00f6sterme duygusunu geli\u015ftirdi\u011fi i\u00e7in eziyet olmaktad\u0131r. \u0130sl\u00e2m, infakla yaln\u0131zca k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe set \u00e7ekmeyi, kar\u0131n doyurmay\u0131 ve ihtiya\u00e7lar\u0131 gidermeyi dilememi\u015ftir. Kesinlikle&#8230; Onunla verenin nefsi i\u00e7in bir s\u00fcs, bir ar\u0131nma ve temizleme unsuru meydana getirmeyi, insanl\u0131k ve Allah&#8217;\u0131n dini a\u00e7\u0131s\u0131ndan karde\u015fi say\u0131lan fakire kar\u015f\u0131 insanl\u0131k duygu ve ba\u011flar\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irmeyi, Allah&#8217;\u0131n kendisine verdi\u011fi nimetten, kibirlenmeden, israfa ka\u00e7madan ve ba\u015fa kakmadan &#8220;Allah yolunda&#8221; infak etmek suretiyle bu nimeti hat\u0131rlatmay\u0131 diledi\u011fi gibi, alan i\u00e7in de bir ho\u015fnutluk ve fazilet, insanl\u0131k bak\u0131m\u0131ndan ve Allah&#8217;\u0131n dini a\u00e7\u0131s\u0131ndan karde\u015fi olanla aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131l\u0131k dilemekte, yard\u0131mla\u015fma ve dayan\u0131\u015fma esaslar\u0131na dayanmas\u0131, \u00fczerindeki otoritenin, ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 hayat\u0131n, y\u00f6neldi\u011fi merci\u00efn ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerinin birli\u011fini hat\u0131rlatmas\u0131 suretiyle de toplumun t\u00fcm\u00fcne k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn dokunmas\u0131n\u0131 engellemeyi dilemektedir. Ancak ba\u015fa kakma, bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc giderir ve infak\u0131 zehir ve ate\u015fe d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. Elden ve dilden kaynaklanan eziyetle birlikte gelmese de eziyettir, b\u00f6yle bir infak&#8230; Bu duygular, infak\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131karmas\u0131, toplumu par\u00e7alamas\u0131, kin ve k\u00fcsk\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fc yayg\u0131nla\u015ft\u0131rmas\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan da ba\u015fl\u0131ba\u015f\u0131na eziyettir.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde ara\u015ft\u0131rmac\u0131 baz\u0131 psikologlar, iyili\u011fe kar\u015f\u0131 insan ruhundaki tabii tepkinin zamanla d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ileri s\u00fcrmektedirler.<\/p>\n<p>Bunun nedeninin, alan\u0131n veren kar\u015f\u0131s\u0131nda s\u00fcrekli eziklik ve zay\u0131fl\u0131k duymas\u0131, bu duygunun gitgide ruhunda huzursuzluk meydana getirmesi, iyilik edene kar\u015f\u0131 kin ve d\u00fc\u015fmanl\u0131k besleyerek \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 oldu\u011funu belirtiyorlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc alan ki\u015fi verenle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131k\u00e7a eziklik ve zay\u0131fl\u0131\u011fa kap\u0131lmakta, veren kimse de s\u00fcrekli kendi iyili\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmesini istemektedir. \u0130\u015fte bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, sahibinin \u0131zd\u0131rab\u0131n\u0131 artt\u0131rmakta, sonu\u00e7ta bu durum d\u00fc\u015fmanl\u0131\u011fa d\u00f6n\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc cahiliye toplumlar\u0131 i\u00e7in do\u011frudur. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu toplumlarda \u0130sl\u00e2mi ruh egemen olmad\u0131\u011f\u0131 gibi \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n kurallar\u0131 da h\u00fck\u00fcmran de\u011fildir. Ancak, \u0130sl\u00e2m, sorunu bir ba\u015fka a\u00e7\u0131dan \u00e7\u00f6z\u00fcml\u00fcyor. Sorunu; ruhlara, mal\u0131n ve bunlar\u0131n elindeki r\u0131zk\u0131n Allah&#8217;a ait oldu\u011funu yerle\u015ftirmekle \u00e7\u00f6z\u00fcml\u00fcyor. Bu ger\u00e7ek konusunda r\u0131zk\u0131n uzak-yak\u0131n sebeplerinin fark\u0131nda olmayanlar ve bunlar\u0131n Allah&#8217;\u0131n ihsan\u0131 olup insanlar\u0131n bunlara g\u00fc\u00e7 yetiremedi\u011fini bilmeyenlerden ba\u015fkas\u0131 tart\u0131\u015fmaya giri\u015fmez. Bir bu\u011fday tanesinin yeti\u015fmesinde, g\u00fcne\u015ften topra\u011fa, sudan havaya kadar varl\u0131k alemindeki bir\u00e7ok g\u00fc\u00e7 ve enerji kaynaklar\u0131n\u0131n katk\u0131s\u0131 olmu\u015ftur. Bunlar\u0131n hi\u00e7biri insan\u0131n g\u00fcc\u00fc dahilinde de\u011fildir. Bir damla sudan tutunuz da elbise ipli\u011fine kadar evrendeki her\u015feyi bu\u011fday tanesiyle k\u0131yaslayabilirsiniz. Elinde mal\u0131 bulunduran ondan herhangi bir\u015fey verdi\u011finde asl\u0131nda Allah&#8217;\u0131n mal\u0131ndan vermi\u015f olmaktad\u0131r. \u015eayet g\u00fczellikle bor\u00e7 verirse ku\u015fkusuz bu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kat kat fazlas\u0131yla kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verece\u011fi bir bor\u00e7 olacakt\u0131r. Yoksun olan ki\u015fi ise, c\u00f6mert\u00e7e verenin Allah&#8217;\u0131n mal\u0131ndan kat kat fazlas\u0131na eri\u015fmesine bir arac\u0131 ve neden olmaktan ba\u015fka bir\u015fey de\u011fildir. Sonra, veren kimsenin b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamamas\u0131, alan\u0131n da rencide olmamas\u0131 i\u00e7in \u015fu anda a\u00e7\u0131klamakta oldu\u011fumuz adap, bu anlam\u0131n ruhlara yerle\u015fmesine yard\u0131mc\u0131 olmas\u0131 i\u00e7in yerle\u015ftirilmektedir; Veren de alan da Allah&#8217;\u0131n r\u0131zk\u0131ndan yemektedirler. Allah&#8217;\u0131n kendileri i\u00e7in belirledi\u011fi adapla m\u00fccehhez olduklar\u0131 ve kendilerini ba\u011flad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ze sad\u0131k kald\u0131klar\u0131 s\u00fcrece Allah&#8217;\u0131n mal\u0131ndan Allah yolunda verenlerin ecirleri Allah&#8217;\u0131n indindedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Onlar i\u00e7in bir korku yoktur&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Fakirlikten, kinden ve hileden kaynaklanan bir korkular\u0131 yoktur<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;\u00dcz\u00fclmek de s\u00f6zkonusu olmayacakt\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>D\u00fcnyada infak ettikleri \u015feylerden dolay\u0131 ve Ahirette de varacaklar\u0131 `sondan \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00fcz\u00fclmezler. \u0130nfak ve Allah yolunda harcaman\u0131n hikmetinden az \u00f6nce s\u00f6z\u00fcn\u00fc etti\u011fimiz anlam\u0131 g\u00fc\u00e7lendirmek ve bunu sunmaktaki amac\u0131n, ruhlar\u0131n e\u011fitilmesi, kalplerin ho\u015fnut edilmesi ve verenle alan\u0131n sevgi ba\u011flar\u0131yla Allah&#8217;a ba\u011flanmas\u0131 oldu\u011funun vurgulanmas\u0131 i\u00e7in a\u015fa\u011f\u0131daki ayette \u015f\u00f6yle denilmektedir:<br \/>\n<strong>263- Tatl\u0131 s\u00f6z ve ho\u015fg\u00f6r\u00fc, pe\u015finden ba\u015fa kakma ve onur k\u0131rma gelen sadakadan daha iyidir. Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7bir \u015feye ihtiyac\u0131 yoktur, O Halimdir.<\/strong><\/p>\n<p>B\u00f6ylece, arkas\u0131ndan eziyet gelen sadakan\u0131n ge\u00e7erli olmad\u0131\u011f\u0131 g\u00fczel bir s\u00f6z\u00fcn, ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc bir duygunun \u00e7ok daha iyi oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi yerle\u015ftirilmi\u015f oluyor. G\u00fczel bir s\u00f6z, kalplerin yaralar\u0131n\u0131 sarar, onlar\u0131 ho\u015fnutluk ve g\u00fcler y\u00fczl\u00fcl\u00fck duygular\u0131yla doldurur. Ba\u011f\u0131\u015flama, ruhlar\u0131n kinlerini temizler, yerine karde\u015flik ve do\u011frulu\u011fu yerle\u015ftirir. Bu durumda g\u00fczel bir s\u00f6z ve ba\u011f\u0131\u015flama sadakan\u0131n birinci g\u00f6revini; ruhlar\u0131n ar\u0131nd\u0131r\u0131lmas\u0131 ve kalplerin yak\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 g\u00f6revini yerine getirmi\u015f olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sadakan\u0131n, verenin alana kar\u015f\u0131 bir \u00fcst\u00fcnl\u00fck arac\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131, yaln\u0131zca Allah&#8217;a verilen bir bor\u00e7 oldu\u011funu belirtmek i\u00e7in hemen arkas\u0131ndan \u015fu ayet geliyor:<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7bir \u015feye ihtiyac\u0131 yoktur. O Halimdir.&#8221;<\/p>\n<p>Onun eziyet veren sadakaya ihtiyac\u0131 yoktur. Hakimdir. \u015e\u00fckretmedikleri halde kullar\u0131na r\u0131z\u0131k verir. \u00dcstelik onlar\u0131 cezaland\u0131rmakta ve her\u015feyi veren kendisi oldu\u011fu halde eziyet etmekte acele etmez. Her\u015feyden \u00f6nce varl\u0131klar\u0131n\u0131 bah\u015feden O&#8217;dur. O halde kullar\u0131 O&#8217;nun hilmini bilerek Allah&#8217;\u0131n kendilerine verdi\u011fi \u015feylerden infak ettiklerinde kar\u015f\u0131l\u0131k alamad\u0131klar\u0131 ya da kendilerine te\u015fekk\u00fcr edilmedi\u011fi zaman eziyet ve k\u0131zmakta acele etmemelidirler.<\/p>\n<p>Kur&#8217;an-\u0131 Kerim insanlara yapabildikleri oranda kendilerini O&#8217;na g\u00f6re e\u011fitmeleri i\u00e7in s\u00fcrekli Allah&#8217;\u0131n s\u0131fatlar\u0131n\u0131 hat\u0131rlatmaktad\u0131r. Ku\u015fkusuz m\u00fcsl\u00fcman, Rabbinin s\u0131fatlar\u0131n\u0131 bilmek ve tabiat\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fc oran\u0131nda pay\u0131na d\u00fc\u015fen k\u0131sm\u0131n\u0131 almak i\u00e7in e\u011fitimle o y\u00fcce basamaklara \u00e7\u0131kmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Vicdani etkiler ula\u015fmas\u0131 gereken en son noktaya var\u0131nca mallar\u0131n\u0131 Allah yolunda infak edip arkas\u0131ndan ba\u015fa kakma ve eziyet etmeyenlere \u00f6rnek olarak geli\u015fmekte olan ve c\u00f6mert hayattan bir sahne sunulduktan sonra, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu t\u00fcr eziyet verici sadakadan m\u00fcsta\u011fni oldu\u011fu a\u00e7\u0131klan\u0131p, O&#8217;nun gazap ve eziyet i\u00e7in acele etmeksizin r\u0131z\u0131klar\u0131 verdi\u011fi belirtilmektedir. Evet, vicdani etki bunlarla hedefine var\u0131nca hitap, sadakalar\u0131n\u0131 ba\u015fa kakma ve eziyet etme ile bo\u015fa \u00e7\u0131karmamalar\u0131 i\u00e7in iman edenlere y\u00f6nelmekte ve onlara \u00f6nceki sahneye uygun anlam\u0131 tablola\u015ft\u0131ran, etkiye hareket kazand\u0131ran ve durumu hayallerde somutla\u015fan sahneye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcren, bunlar\u0131n edebi tasvir y\u00f6ntemi gere\u011fince, i\u00e7inde i\u00e7tenlikle Allah i\u00e7in yap\u0131lan infak ile ba\u015fa kakma ve eziyetle kirlenen infak\u0131n tabiat\u0131n\u0131n tasvir edildi\u011fi bir, daha do\u011frusu iki harika ekim ve geli\u015fme sahnesi sunmaktad\u0131r:<br \/>\n<strong>264- Ey m\u00fcminler, t\u0131pk\u0131 Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inanmad\u0131klar\u0131 halde ba\u015fkalar\u0131na g\u00f6steri\u015f olsun diye mallar\u0131n\u0131 harcayanlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 gibi, sadakalar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u015fa kakarak ve onur k\u0131rma arac\u0131 haline getirerek bo\u015fa \u00e7\u0131karmay\u0131n. B\u00f6ylesi, sa\u011fanak halindeki bir ya\u011fmura tutulunca, \u00e7\u0131r \u00e7\u0131plak kalan toprakla \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir kayaya benzer. Bunlar yapt\u0131klar\u0131 iyilikten hi\u00e7bir \u015fey elde edemezler. Allah k\u00e2fir toplulu\u011fu do\u011fru yola iletmez.<\/strong><\/p>\n<p>265- Buna kar\u015f\u0131l\u0131k mallar\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131n\u0131 elde etmek ve g\u00f6n\u00fcllerindeki iman\u0131 peki\u015ftirmek i\u00e7in harcayanlar\u0131n durumu da y\u00fcksek\u00e7e bir tepedeki bol ya\u011fmur alarak \u00fcr\u00fcnlerini iki kat olarak veren ve bol ya\u011fmur g\u00f6rmedi\u011finde de mutlaka \u00e7isinti g\u00f6ren verimli bir bah\u00e7e gibidir. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.<\/p>\n<p>G\u00d6STER\u0130\u015e ve BA\u015eAKAKMA<\/p>\n<p>\u0130\u015fte bu birinci sahnedir&#8230;<\/p>\n<p>G\u00f6r\u00fcn\u00fcm, durum ve sonu\u00e7 bak\u0131m\u0131ndan birbirine kar\u015f\u0131t iki manzaradan olu\u015fan tam bir sahne&#8230; Her manzaran\u0131n resim ve g\u00f6steri sanat\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan birbiriyle uygunluk arzeden c\u00fczleri bulunmaktad\u0131r. Ayn\u0131 \u015fekilde bu c\u00fczler, k\u00fclli manzaran\u0131n temsil etti\u011fi, somutla\u015ft\u0131r\u0131p canland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 duygu ve anlamlarla da bir uyum i\u00e7indedirler.<\/p>\n<p>Birinci manzarada biz, kat\u0131 bir kalp kar\u015f\u0131s\u0131nda duruyoruz.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;a ve Ahiret g\u00fcn\u00fcne inanmad\u0131klar\u0131 halde ba\u015fkalar\u0131na g\u00f6steri\u015f olsun diye mallar\u0131n\u0131 harcayanlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 gibi&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu kalp iman\u0131n y\u00fcceli\u011fini hissetmemekte ancak bu kat\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 riya \u00f6rt\u00fcs\u00fcyle kapatmaktad\u0131r. Riya ile kapl\u0131 bu kaskat\u0131 kalbi, &#8220;&#8230;toprakla \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir kaya&#8230;&#8221; temsil ediyor. Nas\u0131l ki riya, imandan yoksun kalbi \u00f6rter, onun gibi hafif bir topra\u011f\u0131n, kat\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6zlerden saklad\u0131\u011f\u0131 bitkiden ve yumu\u015fakl\u0131ktan yoksun bir ta\u015f.. &#8220;&#8230;Sa\u011fanak halinde bir ya\u011fmura tutulunca \u00e7\u0131r\u0131l\u00e7\u0131plak kal\u0131r&#8230;&#8221; \u015eiddetli bir ya\u011fmur o hafif toprak \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc giderince, hi\u00e7bir bitki yeti\u015ftirmeyen ve hi\u00e7bir meyve vermeyen kayan\u0131n kat\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve kasaveti ortaya \u00e7\u0131kar. T\u0131pk\u0131 mal\u0131n\u0131 insanlara g\u00f6steri\u015f yapmak i\u00e7in infak edenin hi\u00e7bir iyilik, hi\u00e7bir sevap elde edememesi gibi&#8230;<\/p>\n<p>Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sahnede yeralan ikinci manzarada ise; iman ile onar\u0131lm\u0131\u015f, sevgiyle y\u00fccelmi\u015f, mal\u0131n\u0131 &#8220;Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in&#8221; ve hay\u0131rda sabitle\u015fip, imandan kaynaklanan ve vicdan\u0131n derinliklerinde yereden g\u00fcven duygusuyla infak eden bir kalp yeralmaktad\u0131r. Riya ile \u00f6rt\u00fcl\u00fc kat\u0131 kalbi, \u00fczerinde topraktan bir \u00f6rt\u00fc bulunan kaya temsil edince, m\u00fcmin kalbi de bir bah\u00e7e temsil etmektedir. Bu bah\u00e7enin topra\u011f\u0131, \u00fczerinde bir avu\u00e7 toprak bulunan kayaya kar\u015f\u0131l\u0131k m\u00fcnbit ve derincedir. Manzaradaki \u015fekillerin uygunluk olu\u015fturmas\u0131 i\u00e7in bir tepenin \u00fczerindeki bah\u00e7eye kar\u015f\u0131l\u0131k, \u00fczerinde bir avu\u00e7 toprak bulunan kaya yeralmaktad\u0131r. \u015eiddetli bir ya\u011fmur ya\u011fd\u0131\u011f\u0131 zaman oradaki hafif toprak \u00f6rt\u00fcs\u00fcn\u00fc giderdi\u011fi gibi buradaki verimli topra\u011f\u0131 gideremez. \u00dcstelik bu, topra\u011f\u0131 canland\u0131r\u0131r, verimini art\u0131r\u0131r ve ye\u015fertir.<\/p>\n<p>&#8230;Bol ya\u011fmur alarak \u00fcr\u00fcnlerini iki kat olarak verir&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Sadakan\u0131n, m\u00fcmin kalbi temizleyip Allah ile olan ba\u011flar\u0131m g\u00fc\u00e7lendirdi\u011fi, mal\u0131n\u0131 temizledi\u011fi ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n da onun mal\u0131n\u0131 diledi\u011fi \u015fekilde artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131, ayr\u0131ca, m\u00fcsl\u00fcman cemaatin hayat\u0131n\u0131n da infak ile ar\u0131n\u0131p, d\u00fczeldi\u011fi ve geli\u015fti\u011fi gibi ya\u011fmur da bu topra\u011f\u0131 canland\u0131r\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bol ya\u011fmur almasa da&#8230;&#8221; \u00c7ok \u015fiddetli olmasa da verimli bir toprak i\u00e7in hafif bir &#8220;..\u00c7isinti&#8230;&#8221; hatta daha da az\u0131 yeterlidir.<\/p>\n<p>Bu manzaralar kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131, b\u00f6l\u00fcmleri uyumlu, uyum ve tav\u0131r mucizesi denecek bir y\u00f6ntemle sunulan, kalbin derinliklerinde somutla\u015fan tablolarda temsil edilen, sezgiler ve duygular\u0131 kar\u015f\u0131t durum ve duyumlarla birlikte tasvir eden ve \u015fa\u015f\u0131rt\u0131c\u0131 bir kolayl\u0131kla yolunu se\u00e7mesini kalbe ilham ettiren m\u00fckemmel bir sahnedir. Sahne bir y\u00f6n\u00fcyle g\u00f6zlere ve g\u00f6rmeye hitap etti\u011finden ayr\u0131 zamanda g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerin arka-plan\u0131ndaki y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6r\u00fc\u015f ve bilgisine d\u00f6nd\u00fcr\u00fcyor i\u015fleri&#8230; Bu y\u00fczden \u015fimdiki ayetin sonu\u00e7 c\u00fcmlesi kalpleri ok\u015far bir \u00fcslupta geliyor:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.&#8221;:<\/p>\n<p>\u0130kinci sahne ise ba\u015fa kakma ve eziyet etmenin sonucunu ve sadaka sahibinin hi\u00e7bir g\u00fc\u00e7 ve yard\u0131ma g\u00fc\u00e7 yetiremedi\u011fi ve sadakan\u0131n etkisinin giderilmesine engel olamad\u0131\u011f\u0131 bir zamanda sadakan\u0131n izlerinin nas\u0131l silindi\u011fini temsil etmektedir. Bu temsil, i\u00e7indeki her\u015feyin g\u00fcven ve rahattan sonra yok oldu\u011fu bu k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7 i\u00e7in duyguland\u0131r\u0131c\u0131 ve fakat sert bir canland\u0131rmad\u0131r.<br \/>\n<strong>266- \u0130\u00e7inizden biri ister mi ki, alt\u0131ndan \u0131rmaklar akan bir hurma ve \u00fcz\u00fcm ba\u011f\u0131 olsun, ba\u011fda her t\u00fcrl\u00fc meyve a\u011fac\u0131 bulunsun ve hayli ya\u015flanm\u0131\u015f oldu\u011fu halde bak\u0131ma muhta\u00e7 \u00e7ocuklar\u0131 varken bu ba\u011f ans\u0131z\u0131n esen bir samyeline tutularak yan\u0131p k\u00fcl olsun. \u0130\u015fte Allah, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrs\u00fcn\u00fcz diye size ayetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131k a\u00e7\u0131k anlat\u0131yor.<\/strong><\/p>\n<p>Bu sadaka, k\u00f6kleri ve sonu\u00e7lar\u0131 ile varl\u0131klar aleminde somutla\u015ft\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. &#8220;&#8230;Hurma ve \u00fcz\u00fcmden, alt\u0131nda \u0131rmaklar akan ve her \u00e7e\u015fit meyvesi bulunan bir bah\u00e7e&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu, koyu g\u00f6lgeli, bereketli ve bol meyveli bir bah\u00e7edir. Verenin, alan\u0131n ve b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n hayat\u0131nda k\u00f6kleri ve etkileri itibar\u0131yla sadaka da \u00f6yle&#8230; Canl\u0131d\u0131r, g\u00f6lgesi vard\u0131r. Hay\u0131r ve bereketi vard\u0131r. G\u0131das\u0131 ve kokusu vard\u0131r. Temizli\u011fi ve geli\u015fmesi de&#8230;<\/p>\n<p>B\u00f6yle bir bah\u00e7eye -ya da g\u00fczelli\u011fe- sahip olmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan, i\u00e7inde yak\u0131c\u0131 ate\u015f bulunan kas\u0131rgan\u0131n bah\u00e7ede yapt\u0131\u011f\u0131 tahribat gibi kim bah\u00e7esinin \u00fczerine ba\u015fa kakma ve eziyet musallat edebilir.<\/p>\n<p>Hem de ne zaman?.. Onu kurtarmaktan son derece aciz oldu\u011fu, g\u00f6lgesine ve nimetlerine en fazla muhta\u00e7 oldu\u011fu bir saatte&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Hayli ya\u015flanm\u0131\u015f oldu\u011fu halde, bak\u0131ma muhta\u00e7 \u00e7ocuklar\u0131 varken bu ba\u011f ans\u0131z\u0131n esen bir samyeline tutularak yan\u0131p k\u00fcl olsun&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Kim ister bunu?.. Ve kim bu sonucu d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr de ondan sak\u0131nmaz?..<\/p>\n<p>&#8220;D\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrs\u00fcn\u00fcz diye Allah size ayetlerini b\u00f6yle a\u00e7\u0131klar.&#8221;<\/p>\n<p>Ve b\u00f6ylece, \u00f6ncelikle i\u00e7indeki ho\u015fnutluk, refah ve zevkle birlikte ruhun ar\u0131nd\u0131r\u0131lmasa ve g\u00fczelle\u015ftirilmesi yan\u0131nda, i\u00e7inde ate\u015f bulunan kas\u0131rgan\u0131n kopmas\u0131yla canl\u0131 ve somut sahne tamamlanm\u0131\u015f oluyor. Bu harikul\u00e2de sahne, koyu g\u00f6lgeli ve bol meyveli bah\u00e7eye i\u00e7inde ate\u015f bulunan kas\u0131rgan\u0131n zihinlerde tasavvura bile imkan tan\u0131madan musallat oldu\u011fu \u00fcrpertici duyguyu canland\u0131r\u0131yor. Sonra, her sahnenin olu\u015fmas\u0131nda, sunulu\u015f tarz\u0131nda ve s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131nda belli d\u00fczeyde, ince; g\u00fczel ve ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ka\u00e7\u0131rmayan bir uyum vard\u0131r. Bu ahenk bireysel sahnelerle yetinmez, bu b\u00f6l\u00fcm\u00fcn ba\u015flang\u0131c\u0131ndan sonuna kadar gelen toplu sahnelerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc kapsayacak kadar uzan\u0131r perde&#8230; Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc uygun ortamlarda sunulur&#8230; Ziraat ortam\u0131nda&#8230; Yedi ba\u015fak veren bir tek tohum&#8230; \u00dczerinde toprak bulunan ve \u015fiddetli ya\u011fmur isabet eden kaya&#8230; Tepe \u00fczerinde yemi\u015flerini iki kat artt\u0131ran bah\u00e7e&#8230; Hurma ve \u00fcz\u00fcmlerden bir bah\u00e7e&#8230; Ziraat ortam\u0131n\u0131 tamamlayan \u015fiddetli ya\u011fmur, \u00e7isinti ve kas\u0131rga bile bu etkileyici sanatsal ortamdan eksik edilmiyor.<\/p>\n<p>Bu etkin sanatsal sunu\u015fun \u00f6tesindeki b\u00fcy\u00fck ger\u00e7ek, insan ruhu ile yery\u00fcz\u00fc topra\u011f\u0131 aras\u0131ndaki ba\u011f\u0131n ger\u00e7e\u011fi&#8230; As\u0131llar\u0131n\u0131n ve tabiatlar\u0131n\u0131n bir oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fi&#8230; Toprakta ve insan ruhunda ayn\u0131 \u015fekilde geli\u015fen hayat ger\u00e7e\u011fi&#8230; Ve bu hayat\u0131n, insan ruhunda ve toprakta du\u00e7ar oldu\u011fu mahvolu\u015f ger\u00e7e\u011fidir.<\/p>\n<p>Surenin ak\u0131\u015f\u0131, adab\u0131n\u0131 ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klad\u0131ktan sonra t\u00fcr\u00fcn\u00fc ve y\u00f6ntemini a\u00e7\u0131klamak i\u00e7in sadakan\u0131n ilkeleri konusunda bir ba\u015fka ad\u0131m atarak s\u00fcr\u00fcyor.<br \/>\n<strong>267- Ey m\u00fcminler, kazand\u0131klar\u0131n\u0131z\u0131n temiz ve kaliteli olanlar\u0131 ile sizin i\u00e7in topraktan yeti\u015ftirdiklerimizden sadaka verin, sak\u0131n kendiniz g\u00f6z yummadan almayaca\u011f\u0131n\u0131z, adi ve kalitesi bozuk \u015feyleri vermeye kalk\u0131\u015fmay\u0131n. \u0130yi bilin ki Allah&#8217;\u0131n hi\u00e7bir \u015feye ihtiyac\u0131 yoktur, \u00f6v\u00fclmek O&#8217;na mahsustur.<\/strong><\/p>\n<p>\u0130NFAKTAK\u0130 \u00d6L\u00c7\u00dc<\/p>\n<p>Surenin ak\u0131\u015f\u0131 i\u00e7inde ge\u00e7en ayetlerin ortaya \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131, sadakan\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 ve kaynakland\u0131\u011f\u0131 esaslar varl\u0131klar\u0131n en \u00fcst\u00fcn\u00fcne kar\u015f\u0131 c\u00f6mert davranmay\u0131, yapt\u0131\u011f\u0131 bir al\u0131\u015fveri\u015fte kendisine sunuldu\u011funda de\u011ferini d\u00fc\u015f\u00fcnmeden alamayaca\u011f\u0131 eski ve k\u00f6t\u00fc \u015feyleri sunmamay\u0131 gerektirir. Y\u00fcce Allah, k\u00f6t\u00fc ve i\u011fren\u00e7 \u015feyleri kabul etmekten beridir.<\/p>\n<p>Bu, her \u00e7a\u011fda ve her nesilden iman edenlere, ellerine ge\u00e7en t\u00fcm mallar\u0131 kapsayan genel bir \u00e7a\u011fr\u0131d\u0131r. Kendi elleriyle kazand\u0131klar\u0131 hel\u00e2l ve iyi olan \u015feyleri kapsad\u0131\u011f\u0131 gibi ziraat ya da maden ve petrol benzeri ziraat d\u0131\u015f\u0131 Allah&#8217;\u0131n onlar i\u00e7in topraktan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 her\u015feyi kapsar. Bu y\u00fczden Ayet-i Kerime Resulullah d\u00f6neminde bilinen ve sonralar\u0131 g\u00fcndeme gelecek t\u00fcm mal \u00e7e\u015fitlerini i\u00e7ine almaktad\u0131r. B\u00fct\u00fcn mallara da ayetin gerektirdi\u011fi zekat d\u00fc\u015fer. Zekat\u0131n miktar\u0131na gelince, onu da o zaman bilinen mal \u00e7e\u015fitleri \u00fczerinde Resulullah bizzat uygulayarak a\u00e7\u0131klam\u0131\u015ft\u0131r. Di\u011fer b\u00fct\u00fcn mal \u00e7e\u015fitleri onlara k\u0131yaslan\u0131r ve onlara kat\u0131l\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ayetin ilk n\u00fczul sebebi hakk\u0131nda \u00e7e\u015fitli rivayetler yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 hayat\u0131n hakikatini ve ruhlar\u0131 ar\u0131nd\u0131r\u0131p kendi d\u00fczeyine \u00e7\u0131kartmak i\u00e7in giri\u015fti\u011fi \u00e7aban\u0131n hakikat\u0131n\u0131 g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne getirmek i\u00e7in bu rivayetleri hat\u0131rlatmakta bir sak\u0131nca yoktur.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Cerir, Berra b. Azib&#8217;e dayand\u0131rarak \u015f\u00f6yle rivayet eder. Berra der ki: &#8220;Bu ayet Ensar hakk\u0131nda nazil olmu\u015ftur. Ensar, hurmalar\u0131 toplama zaman\u0131 geldi\u011finde hen\u00fcz olgunla\u015fmam\u0131\u015f olanlar\u0131 toplay\u0131p Resulullah&#8217;\u0131n mescidinde iki direk aras\u0131nda ipe asarlard\u0131. Muhacirlerin fakirleri de bunlardan yerdi. Onlardan biri ham hurmalar\u0131n aras\u0131na caiz oldu\u011funu sanarak \u00e7\u00fcr\u00fck olanlar\u0131n\u0131 da katm\u0131\u015ft\u0131. Bunun \u00fczerine y\u00fcce Allah b\u00f6yle yapanlar\u0131 k\u0131nayan \u015fu ayeti indirdi:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Adi \u015feyleri infak etmeye kalk\u0131\u015fmay\u0131n&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Ayn\u0131 hadisi, Hakim de Berra&#8217;dan rivayet eder ve &#8220;Buhari ve M\u00fcslim&#8217;in \u015fartlar\u0131na g\u00f6re sahih olmas\u0131na ra\u011fmen ikisi de rivayet etmemi\u015ftir&#8221;der.<\/p>\n<p>\u0130bn-i Ebu Hatem bir ba\u015fka yoldan Berra&#8217;ya dayand\u0131rarak \u015f\u00f6yle rivayet eder: &#8220;Bizim hakk\u0131m\u0131zda nazil oldu. Hepimiz hurma sahibi idik. Adam, az \u00e7ok ne varsa hurmas\u0131ndan getirirdi. Baz\u0131s\u0131 hurma salk\u0131mlar\u0131n\u0131 getirir, mescitte bir yere asard\u0131. Ehl-i Suffe&#8217;nin yiyece\u011fi olmazd\u0131. Onlardan biri ac\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda gelir, bastonu ile vurur, .olgunla\u015fm\u0131\u015f veya olgunla\u015fmam\u0131\u015f d\u00fc\u015fen hurmay\u0131 yerdi. \u0130yili\u011fi arzu etmeyen birtak\u0131m kimseler de en k\u00f6t\u00fc salk\u0131mlar\u0131 ve hatta dal\u0131ndan kopmu\u015f olanlar\u0131 da getirip asarlard\u0131. Bunun \u00fczerine \u015fu ayet nazil oldu; `&#8230;Kendiniz g\u00f6z kapamadan alamayaca\u011f\u0131n\u0131z adi \u015feyleri infak etmeye kalk\u0131\u015fmay\u0131n.&#8217; Ard\u0131ndan Hz. Peygamber `Sizden biriniz hediye edildi\u011finde g\u00f6z\u00fc kapal\u0131 olamayaca\u011f\u0131 ya da ancak utanc\u0131ndan alabilece\u011fi \u015feylerin benzerini infak etmeye kalk\u0131\u015fmas\u0131n.&#8217; Bundan sonra herbirimiz yan\u0131ndakilerinin en iyisini getirirdi.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130ki rivayet de birbirine yak\u0131nd\u0131r. \u0130kisi de Medine&#8217;de meydana gelmi\u015f bir duruma i\u015faret etmektedir. Bize, Ensar&#8217;\u0131n harcama, ho\u015fg\u00f6r\u00fc, c\u00f6mertlik ve \u00fcst\u00fcnl\u00fck tarihinden \u00e7izdi\u011fi safhaya kar\u015f\u0131t bir safha g\u00f6stermektedir. Bize, bir cemaatin i\u00e7inde ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00f6rnekler olabilece\u011fi gibi, Ensar aras\u0131ndaki, e\u011fitilmeye, ar\u0131nmaya ve olgunlu\u011fa y\u00f6nelmesi i\u00e7in y\u00f6nlendirilmeye muhta\u00e7 kimseler gibi ba\u015fka \u00f6rneklerin de olabilece\u011fini g\u00f6stermektedir. Nitekim baz\u0131s\u0131 kendilerine verildi\u011finde geri \u00e7evirmekten utand\u0131klar\u0131 ya da bir al\u0131\u015fveri\u015fte g\u00f6z\u00fc kapal\u0131 yani de\u011ferini tespit etmedik\u00e7e alamayacaklar\u0131 \u015feylerin benzerlerini Allah i\u00e7in infak etmekten nehyedilmi\u015flerdi. Ayetin son k\u0131sm\u0131 da buna i\u015faret etmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bilin ki Allah Ganidir, Hamiddir.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nsanlar\u0131n b\u00fct\u00fcn verdiklerinden m\u00fcsta\u011fnidir; Allah i\u00e7in bir\u015fey harcad\u0131klar\u0131nda, asl\u0131nda kendileri i\u00e7in harc\u0131yorlard\u0131r. O halde iyisinden ve de seve seve vermelidirler. Allah Hamiddir; iyilikleri kabul eder, onlar\u0131 \u00f6ver ve g\u00fczellikle kar\u015f\u0131l\u0131k verir.<\/p>\n<p>Bu konuda zikredilen her iki s\u0131fatta da, Ensar&#8217;dan olu\u015fan o grubun kalplerini fiilen titretti\u011fi gibi b\u00fct\u00fcn kalpleri titreten duygular mevcuttur.<\/p>\n<p>&#8220;Ey iman edenler, kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131n iyisinden&#8230; infak edin&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Yoksa y\u00fcce Allah, sizin sadaka olarak vermeye y\u00f6neltti\u011finiz k\u00f6t\u00fc \u015feylerden m\u00fcsta\u011fnidir. \u00dcstelik Allah, infak etti\u011finizde sizi iyilikle \u00f6vmekle ve size ho\u015flanaca\u011f\u0131n\u0131z, \u015f\u00fckredece\u011finiz bir m\u00fck\u00e2fat vermektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah, r\u0131z\u0131klar\u0131 veren, ihsanda bulunand\u0131r. Daha \u00f6nce sahip olduklar\u0131n\u0131z\u0131 kendisi verdi\u011fi halde yine de iyiliklerinize \u00f6vg\u00fcyle kar\u015f\u0131l\u0131k vermektedir. Hangi duygu&#8230; Hangi te\u015fvik?.. Ve hangi e\u011fitim bu ola\u011fan\u00fcst\u00fc \u00fcslup kadar kalplere etki edebilir?<\/p>\n<p>\u0130nfak etmekten ka\u00e7\u0131nmak ya da k\u00f6t\u00fc \u015feyleri vermek, k\u00f6t\u00fc etkenlerden, Allah&#8217;\u0131n yan\u0131nda bulunana kar\u015f\u0131 kesin inanc\u0131n sars\u0131lmas\u0131ndan, Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131, O&#8217;na dayanan ve yan\u0131nda bulunan her\u015feyin sonu\u00e7ta O&#8217;na d\u00f6nece\u011fini kavrayan ruhlarda bulunmamas\u0131 gereken fakirlik korkusundan kaynakland\u0131\u011f\u0131ndan, y\u00fcce Allah&#8217;a iman edenlerin, bu etkenlerden ar\u0131nmalar\u0131, nereden nefislere yer etti\u011fini bilmeleri i\u00e7in bu duygular\u0131 kalplere serpenin kim oldu\u011funu a\u00e7\u0131kl\u0131yor. A\u015fa\u011f\u0131daki ayette bunun \u015feytan oldu\u011funu bildiriyor.<br \/>\n<strong>268-\u015eeytan fakirlikle korkutarak size cimrili\u011fi, k\u00f6t\u00fcl\u00fck i\u015flemeyi emreder. Oysa Allah size kendi kat\u0131ndan ba\u011f\u0131\u015flama ve bol nimet vaadeder. Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir, O her\u015feyi bilir.<\/strong><\/p>\n<p>269- O hikmeti diledi\u011fine verir. Kime hikmet verilmi\u015fse ona \u00e7ok hay\u0131rl\u0131 bir\u015fey verilmi\u015f demektir. Bunu ancak ak\u0131l sahipleri d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlayabilirler.<\/p>\n<p>\u015eeytan sizi fakirlikle korkutmakta, ruhlar\u0131n\u0131za ihtiras, cimrilik ve azg\u0131nl\u0131k duygular\u0131n\u0131 serpmektedir. Yine \u015feytan size k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emretmektedir. Fuhu\u015f; haddi a\u015fan b\u00fct\u00fcn g\u00fcnahlar\u0131 kapsamaktad\u0131r. Her ne kadar bilinen bir g\u00fcnah i\u00e7in kullan\u0131l\u0131yor olsa da i\u00e7erik olarak daha kapsaml\u0131d\u0131r. Fakirlik korkusu cahiliye d\u00f6neminde halk\u0131 k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131 diri diri kuma g\u00f6mmeye sevketti\u011finden, bir nevi fuhu\u015ftur. Servet biriktirmeye olan ihtiras, baz\u0131lar\u0131n\u0131 faiz yemeye y\u00f6neltti\u011finden, o da fuhu\u015ftur. Allah yolunda infak etmek nedeniyle meydana gelen fakirlik korkusu zaten fuhu\u015ftur.<\/p>\n<p>\u015eeytan, sizi fakirlikle korkutup fuh\u015fu emrediyorsa, Allah da size kendinden bir ma\u011ffiret ve bolluk va&#8217;detmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Allah ise kendinden bir ma\u011ffiret ve bolluk va&#8217;detmektedir.&#8221;<\/p>\n<p>Ayet-i Kerimede \u00f6nce ma\u011ffiret sonra bolluk zikredilmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bolluk ma\u011ffirete bir ektir. Ve O, yery\u00fcz\u00fcnde r\u0131zk\u0131n verilmesini ve Allah yolunda harcay\u0131p infak etmenin m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131 kapsamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir. Ve O her\u015feyi bilendir.&#8221;<\/p>\n<p>Geni\u015f l\u00fctfundan verir. Allah, kalplere vesvese vereni bildi\u011fi gibi vicdanda ku\u015fku duygusunu geli\u015ftireni de bilir. Allah sadece mal vermez, ma\u011ffiret vermekle de kalmaz. Adalet ve dengeye y\u00f6nelme, sebep ve sonu\u00e7lar\u0131 kavrama, basiret, g\u00f6r\u00fc\u015f ve alg\u0131lama sonucunda her\u015feyi yerli yerine koyma anlam\u0131na gelen &#8220;hikmet&#8221;i de verir.<\/p>\n<p>&#8220;Hikmeti diledi\u011fine verir. Kime hikmet verilmi\u015fse ona \u00e7ok hay\u0131rl\u0131 bir\u015fey verilmi\u015f demektir.&#8221;<\/p>\n<p>Ona, adalet ve denge duygusu verilmi\u015ftir, fuh\u015fa dal\u0131p haddini a\u015fmaz. Sebep ve sonu\u00e7lar\u0131 kavrama yetene\u011fi verilmi\u015ftir, i\u015flerin de\u011ferlendirmesinde sap\u0131tmaz. Hareket ve davran\u0131\u015flar\u0131nda kendisine do\u011fru ve salih olana ula\u015ft\u0131racak ayd\u0131nl\u0131k g\u00f6r\u00fc\u015f yetene\u011fi verilmi\u015ftir. Ve daha bunun gibi nice hay\u0131rlar&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Ak\u0131l sahiplerinden ba\u015fkas\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnemez.&#8221;<\/p>\n<p>Ak\u0131l sahibi; d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp unutmayan, uyan\u0131k, gafil olmayan, ibret al\u0131p tekrar sap\u0131kl\u0131\u011fa dalmayand\u0131r. Akl\u0131n g\u00f6revi budur. Onun g\u00f6revi, hidayete ili\u015fkin ilhamlar\u0131 ve kan\u0131tlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmek ve bunlardan yararlan\u0131p umursamaz ve gafil olarak ya\u015famamakt\u0131r.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n, kullar\u0131ndan diledi\u011fine verdi\u011fi bu hikmet, O&#8217;nun dilemesine ba\u011fl\u0131d\u0131r. Bu, \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temel kurallar\u0131ndan biridir; her\u015feyi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n mutlak ve serbest iradesine b\u0131rakma&#8230; Bu arada Kur&#8217;an-\u0131 Kerim hidayeti isteyerek gerekti\u011fi bi\u00e7imde \u00e7abalay\u0131p didinenlerin kalbine y\u00fcce Allah taraf\u0131ndan bundan yoksun b\u0131rak\u0131lmayacaklar\u0131na ili\u015fkin bir ba\u015fka ger\u00e7e\u011fi yerle\u015ftiriyor.<\/p>\n<p>&#8220;Bizim u\u011frumuzda \u00e7aba sarfedenleri muhakkak yollar\u0131m\u0131za hidayet ettiririz. \u015e\u00fcphesiz Allah ihsan edenlerle beraberdir.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n hidayetine y\u00f6nelen herkesin, Allah&#8217;\u0131n bu gayretlerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve nasiplerini verece\u011fini ayr\u0131ca onlara hikmet verip b\u00f6ylece bir\u00e7ok iyilikler bah\u015fedece\u011fini bilsin ve kalpleri mutmain olsun diye bu ger\u00e7ek a\u00e7\u0131k\u00e7a ifade edilmektedir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;\u015eeytan sizi fakirlikle korkutmakta ve size fuh\u015fu emretmektedir. Allah ise kendinden bir ma\u011ffiret ve bolluk va&#8217;detmektedir. Allah&#8217;\u0131n l\u00fctfu geni\u015ftir ve her\u015feyi bilendir.&#8221;&#8230; &#8220;Hikmeti diledi\u011fine verir&#8230;&#8221; s\u00f6z\u00fc hakk\u0131ndaki konuyu bitirmeden \u00f6nce iyice anlamam\u0131z gereken bir ba\u015fka ger\u00e7ek daha var;<\/p>\n<p>\u0130nsan\u0131n \u00f6n\u00fcnde bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc bulunmayan iki yol vard\u0131r&#8230; Allah&#8217;\u0131n yolu&#8230; \u015eeytan&#8217;\u0131n yolu&#8230; Ya Allah&#8217;\u0131n va&#8217;dine kulak verecek ya da \u015eeytan&#8217;\u0131n&#8230; Kim Allah&#8217;\u0131n yolunda y\u00fcr\u00fcmez, O&#8217;nun va&#8217;dini dinlemezse, \u015eeytan&#8217;\u0131n yolunda ve O&#8217;nun va&#8217;dine uyuyordur. Ger\u00e7ek olan bir tek metotdan ba\u015fkas\u0131 yoktur. Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu bu hayat metodu&#8230; Bunun d\u0131\u015f\u0131ndakiler \u015feytan i\u00e7in ve \u015feytandand\u0131r.<\/p>\n<p>Bu, Allah&#8217;\u0131n hayat i\u00e7in koydu\u011fu metotdan sapanlar\u0131n, hi\u00e7bir \u015fekilde hidayet ve do\u011fruluk iddias\u0131nda bulunmalar\u0131na delil b\u0131rakmamak i\u00e7in Kur&#8217;an&#8217;\u0131n yerle\u015ftirdi\u011fi, s\u0131ks\u0131k tekrarlad\u0131\u011f\u0131 ve b\u00fct\u00fcn te&#8217;kid y\u00f6ntemlerini kullanarak belirledi\u011fi bir ger\u00e7ektir. Ortada bir \u015f\u00fcphe ya da bulan\u0131kl\u0131k s\u00f6zkonusu de\u011fildir. Allah, ya da \u015eeytan&#8230; Ya Allah&#8217;\u0131n metodu ya da \u015eeytan&#8217;\u0131n metodu&#8230; Ya Allah&#8217;\u0131n yolu ya da \u015eeytan&#8217;\u0131n yolu&#8230; Dileyen diledi\u011fini se\u00e7sin&#8230; &#8220;Bundan sonra, helak olan bile bile helak olsun. Ya\u015fayan da bir kan\u0131ttan dolay\u0131 ya\u015fas\u0131n&#8230;&#8221;\u00b7(Enfal Suresi, 42)\u00b7 Ne bir \u015f\u00fcphe, ne kapal\u0131l\u0131k, ne de bulan\u0131kl\u0131k&#8230; Ancak, hidayet veya sap\u0131kl\u0131k&#8230; Hakk birdir, bir\u00e7ok de\u011fil&#8230; Hakktan sonra sap\u0131kl\u0131ktan ba\u015fka ne var ki?.. (Yunus Suresi, 32)<\/p>\n<p>Bundan sonra surenin ak\u0131\u015f\u0131 ile birlikte sadaka konusuna d\u00f6n\u00fcyoruz. Sadaka olsun, adak olsun, gizli-a\u00e7\u0131k olsun, y\u00fcce Allah infak edenin ne infak etti\u011fini \u00e7ok iyi bilmektedir. \u0130\u015flenen amelin \u00f6tesindeki niyete g\u00f6re m\u00fck\u00e2fat\u0131n\u0131 vermek bu bilgisinin gere\u011fidir.<br \/>\n<strong>270- Verdi\u011finiz her nafakay\u0131, adad\u0131\u011f\u0131n\u0131z her ada\u011f\u0131 ku\u015fku yok ki, Allah bilir. Zalimler i\u00e7in bir yard\u0131mc\u0131 yoktur.<\/strong><\/p>\n<p>271- E\u011fer sadakalar\u0131 a\u00e7\u0131ktan verirseniz bu g\u00fczeldir. \u015eayet onlar\u0131 kimse g\u00f6rmeden fakirlere verirseniz bu sizin i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r ve bu, birk\u0131s\u0131m g\u00fcnahlar\u0131n\u0131z\u0131n silinmesine vesile olur. Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.<\/p>\n<p>Nafaka, ki\u015finin mal\u0131ndan \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 sair hay\u0131rlar\u0131 da kapsar. Zekat, sadaka ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak cihad i\u00e7in sarf edilen mallar gibi. Adak ise infak t\u00fcrlerinden olup infak edenin belli bir miktar belirterek, \u00fczerine vacip k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir ibadettir. Adak, yaln\u0131zca Allah i\u00e7in, O&#8217;nun u\u011fruna ve O&#8217;nun yoluna adan\u0131r. Cahili de\u011fi\u015fik \u00e7a\u011flarda m\u00fc\u015friklerin tanr\u0131lar\u0131 ve putlar\u0131 i\u00e7in kesti\u011fi kurbanlar gibi O&#8217;nun kullar\u0131ndan falancas\u0131 i\u00e7in adak adamak \u015firk t\u00fcrlerinden biridir.<\/p>\n<p>&#8220;Verdi\u011finiz her nafakay\u0131, adad\u0131\u011f\u0131n\u0131z her ada\u011f\u0131 ku\u015fku yok ki, Allah bilir.&#8221;<\/p>\n<p>M\u00fcminin, niyetinin, vicdan\u0131n, hareket ve davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131n y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00f6zetimi alt\u0131nda oldu\u011funu d\u00fc\u015f\u00fcnmesi; ona riya ve g\u00f6steri\u015f yerine takva, cimrilik yerine c\u00f6mertlik, fakirlik korkusu kar\u015f\u0131s\u0131nda kurtulu\u015f, m\u00fckafata g\u00fcvenme, Allah&#8217;\u0131n m\u00fckafat\u0131na ba\u011fl\u0131l\u0131k, Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fi \u015feylerden ho\u015fnut olmak, huzur duymak ve Allah&#8217;\u0131n kendisine r\u0131z\u0131k olarak verdi\u011fi \u015feylerden infak ederek \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc ifa etmek gibi bir\u00e7ok duygular\u0131 bah\u015feder.<\/p>\n<p>Nimetin hakk\u0131n\u0131 vermeyen, Allah&#8217;\u0131n ve kullar\u0131n hakk\u0131n\u0131 vermeyen ve Allah kendisine verdikten sonra iyilik yapmaktan ka\u00e7\u0131nan ki\u015fiye gelince, O zalimdir. S\u00f6z\u00fcne zulmetmi\u015ftir&#8230; \u0130nsanlara zulmetmi\u015ftir&#8230; Kendisine zulmetmi\u015ftir.<\/p>\n<p>&#8220;Zalimler i\u00e7in bir yard\u0131mc\u0131 yoktur.&#8221;<\/p>\n<p>S\u00f6z\u00fcn\u00fc tutmak adalettir, d\u00fcr\u00fcstl\u00fckt\u00fcr. \u0130yili\u011fe engel olmak ise zul\u00fcmd\u00fcr, despotluktur. Bu konuda insanlar, kendisine nimet verildi\u011finde ahdini yerine getirip \u015f\u00fckreden, Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6z\u00fc tutan adil kimseler; bir de hakka itaat etmeyen ve \u015f\u00fckr\u00fcn\u00fc yerine getirmeyen zalim ve Allah&#8217;a verdikleri s\u00f6ze ihanet edenler olmak \u00fczere iki gruba ayr\u0131l\u0131rlar. &#8220;Zalimler i\u00e7in bir yard\u0131mc\u0131 yoktur.&#8221; Sadaka, i\u00e7ten gelerek ve gizlice verildi\u011finde bu, en g\u00fczel verme bi\u00e7imi oldu\u011fu gibi Allah&#8217;a da daha sevimli gelir. G\u00f6steri\u015f ve riya kirinden ar\u0131nmak i\u00e7in b\u00f6ylesi daha iyidir. Ancak, bir farz\u0131 yerine getirmek de s\u00f6zkonusu oldu\u011fundan a\u00e7\u0131k\u00e7a verildi\u011finde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n emirlere itaat etti\u011fi, farzlar\u0131 yerine getirdi\u011fi sonucu \u00e7\u0131kaca\u011f\u0131 i\u00e7in bu davran\u0131\u015f da iyidir. Bunun i\u00e7in Ayet-i Kerime &#8220;E\u011fer sadakalar\u0131 a\u00e7\u0131ktan verirseniz g\u00fczeldir bu. \u015eayet onlar\u0131 kimse g\u00f6rmeden fakirle~: verirseniz bu sizin i\u00e7in daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.&#8221; demektedir.<\/p>\n<p>Ayet-i Kerime her iki duruma da \u015famildir. Her duruma uygun uygulamay\u0131 da belirtiyor. Yerine g\u00f6re bunu, yerine g\u00f6re onu \u00f6v\u00fcyor. Bunun ve onun sonucunda m\u00fcminlere g\u00fcnahlar\u0131n\u0131n giderilece\u011fini va&#8217;dediyor:<\/p>\n<p>&#8220;G\u00fcnahlar\u0131n\u0131zdan bir k\u0131sm\u0131 silinir&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Ayet-i Kerime bir yandan kalplerinde takva ve ar\u0131nma duygusunu harekete ge\u00e7iriyor, di\u011fer taraftan g\u00fcven ve huzur havas\u0131 estiriyor. Sonu\u00e7ta h\u00e9r durumda kalpleri niyetiyle, ameliyle Allah&#8217;a ba\u011fl\u0131yor.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Allah yapt\u0131klar\u0131n\u0131zdan haberdard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>A\u015fa\u011f\u0131daki iki sorunu kavrayabilmemiz i\u00e7in, infak konusunun bu kadar uzat\u0131lmas\u0131n\u0131, bu konu anlat\u0131l\u0131rken bunca te\u015fvik ve tehdit y\u00f6ntemlerinin kullan\u0131lmas\u0131n\u0131 iyice d\u00fc\u015f\u00fcnmek gerekir.<\/p>\n<p>Birincisi, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n be\u015fer ruhunun takatinin ve onun derinliklerinde gizli mal tutkunlu\u011funun, bu ihtiras\u0131n \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kmas\u0131, bu tutkunluktan kurtulmas\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n b\u00fct\u00fcn insanl\u0131k i\u00e7in diledi\u011fi \u00fcst\u00fcn seviyeye y\u00fckselmesi i\u00e7in kesintisiz harekete ge\u00e7irilmeye ve s\u00fcrekli co\u015fturulmaya olan ihtiyac\u0131n\u0131 g\u00f6rmesidir.<\/p>\n<p>\u0130kincisi, eli a\u00e7\u0131kl\u0131\u011f\u0131 ve c\u00f6mertlikle \u00fcn salm\u0131\u015f Arap toplumunda Kur&#8217;an-\u0131 Kerim&#8217;in b\u00f6ylesi bir tabiata sahip kimselerle kar\u015f\u0131la\u015fmas\u0131d\u0131r.. \u00c7\u00fcnk\u00fc Araplar\u0131n sehavet ve c\u00f6mertlikleri; hat\u0131rlanma, nam, insanlar\u0131n \u00f6vg\u00fcs\u00fc, \u00e7ad\u0131r ve obalarda dilden dile nakledilme amac\u0131na y\u00f6nelikti. Dolay\u0131s\u0131yla \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n onlara, bu t\u00fcr beklentiler olmadan, bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcnden soyutlanm\u0131\u015f olarak insanlar i\u00e7in de\u011fil s\u0131rf Allah i\u00e7in sadaka vermeyi \u00f6\u011fretmesi kolay olmam\u0131\u015ft\u0131. Sorun, uzun vadeli bir e\u011fitimi, \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fmay\u0131; y\u00fccelmek, soyutlanmak ve kurtulmak i\u00e7in kesintisiz bir \u00e7a\u011fr\u0131y\u0131 gerektiriyordu. \u00d6yle de olmu\u015ftu&#8230;<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden s\u00fcrenin ak\u0131\u015f\u0131n\u0131n m\u00fcminlere hitap ederken, aniden Resulullah&#8217;a y\u00f6nelmesi, \u0130sl\u00e2mi d\u00fc\u015f\u00fcncenin kurallar\u0131 \u00fczerine bina edilmesinde ve \u0130sl\u00e2mi hayat tarz\u0131n\u0131n yolunda istikamet bulmas\u0131nda derin etkileri bulunan birtak\u0131m b\u00fcy\u00fck hakikatlerin yerle\u015fmesi amac\u0131na y\u00f6neliktir.<br \/>\n<strong>272- Onlar\u0131 do\u011fru yola getirmek sana d\u00fc\u015fmez, ancak Allah diledi\u011fini do\u011fru yola iletir. Hay\u0131r amac\u0131yla ne infak ederseniz bu kendiniz i\u00e7indir. Zaten siz s\u0131rf Allah r\u0131zas\u0131n\u0131 kazanmak i\u00e7in infak edersiniz. Yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z her hay\u0131r ama\u00e7l\u0131 harcaman\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 size eksiksiz olarak verilir, kesinlikle size haks\u0131zl\u0131k yap\u0131lmaz.<\/strong><\/p>\n<p>\u0130bn-i Ebu Hatem, \u0130bn-i Abbas&#8217;a dayand\u0131rarak \u015f\u00f6yle rivayet eder: &#8220;Resulullah `onlar\u0131 do\u011fru yola getirmek sana d\u00fc\u015fmez..: ayeti nazil olana kadar m\u00fcsl\u00fcmanlardan ba\u015fka kimseye sadaka vermemeyi emretmi\u015fti.<\/p>\n<p>Bu ayetin n\u00fczul\u00fcnden sonra hangi dinden olursa olsun muhta\u00e7 olan herkese verilmesini emretti.&#8221;<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz, kalplerin hidayet ve sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131, Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131n\u0131n sorumluluk alan\u0131na girmez. Bu ki\u015fi Allah&#8217;\u0131n Resul\u00fc de olsa durum de\u011fi\u015fmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, y\u00fcce Allah ile o ki\u015fi aras\u0131nda bir sorundur. Kalpleri yaratan Allah&#8217;t\u0131r. O&#8217;ndan ba\u015fkas\u0131 h\u00fckmedemez, diledi\u011fi gibi tasarrufta bulunamaz ve kimsenin kalpleri \u00fczerinde egemenli\u011fi s\u00f6zkonusu olamaz. Peygambere d\u00fc\u015fen yaln\u0131zca tebli\u011fdir, hidayet ise Allah&#8217;\u0131n elindedir. Onu da \u00e7al\u0131\u015f\u0131p hidayeti hak edenlerden diledi\u011fine verir. Bu konunun insanlar\u0131n yetki alan\u0131ndan \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131, hidayet istedi\u011finde yaln\u0131zca Allah&#8217;a y\u00f6nelmesi ve hidayet kan\u0131tlar\u0131n\u0131 s\u0131rf Allah&#8217;tan edinmesi i\u00e7in m\u00fcsl\u00fcman\u0131n duygular\u0131nda yeretmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olan bir ger\u00e7e\u011fi yerle\u015ftirmekte, ayr\u0131ca sap\u0131klar\u0131n muhtemel inatlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda dava adam\u0131na bir geni\u015flik bah\u015fetmekte, davet etti\u011finde onlardan dolay\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131 hissetmemesini, onlara ac\u0131mas\u0131n\u0131 ve kalplerdekileri en iyi bilen Allah&#8217;\u0131n inan\u00e7s\u0131zlar\u0131n kalbine de hidayet yerle\u015ftirmesi ve kendilerini bu davada ba\u015far\u0131ya ula\u015ft\u0131rmas\u0131 i\u00e7in O&#8217;nun iznini beklemesini sa\u011flar.<\/p>\n<p>&#8220;Onlar\u0131 do\u011fru yola getirmek sana d\u00fc\u015fmez, ancak Allah, diledi\u011fini do\u011fru yola iletir.&#8221;<\/p>\n<p>O halde onlara kar\u015f\u0131 g\u00f6nl\u00fcn\u00fc geni\u015f tut, ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc ol, senden bekledikleri s\u00fcrece iyilik sa\u00e7, yard\u0131mda bulun. Bundan sonras\u0131 Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r. Ve infak edenlerin m\u00fck\u00e2fat\u0131 Allah kat\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>Burada \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman kalpleri y\u00fckseltti\u011fi ve bundan ho\u015fnut k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 parlak ho\u015fg\u00f6r\u00fc ortam\u0131n\u0131n baz\u0131 \u00fcst\u00fcn ufuklar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz. Kuskusuz \u0130sl\u00e2m yaln\u0131zca din\u00ee \u00f6zg\u00fcrl\u00fck ilkesini yerle\u015ftirmekle kalmaz ve sadece dinde zorlamay\u0131 yasaklamakla yetinmez; bunlardan \u00e7ok daha geni\u015f boyutlusunu yerle\u015ftirir vicdanlara&#8230; Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n direktiflerinden kaynaklanan insani ho\u015fg\u00f6r\u00fc ilkesini yerle\u015ftirmekte ve m\u00fcsl\u00fcman kitle ile sava\u015f halinde olmad\u0131klar\u0131 s\u00fcrece, inan\u00e7lar\u0131na bak\u0131lmaks\u0131z\u0131n b\u00fct\u00fcn ihtiya\u00e7 sahiplerinin m\u00fcsl\u00fcmanlardan yard\u0131m ve destek g\u00f6rme hakk\u0131n\u0131 da teminat alt\u0131na almaktad\u0131r. Ayr\u0131ca infak, s\u0131rf Allah r\u0131zas\u0131 i\u00e7in oldu\u011fu s\u00fcr\u00e7 infak edenlerin sevab\u0131n\u0131n Allah kat\u0131nda sakl\u0131 oldu\u011funu bildirmektedir. Bu ancak, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ger\u00e7ekle\u015ftirebildi\u011fi ve sadece m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hakikat\u0131n\u0131 kavrad\u0131\u011f\u0131 bir hamledir insanl\u0131k i\u00e7in&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Hay\u0131r amac\u0131yla ne infak ederseniz, hu kendiniz i\u00e7indir. Zaten siz s\u0131rf Allah r\u0131zas\u0131n\u0131 kazanmak i\u00e7in infak edersiniz. Yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z her hay\u0131r ama\u00e7l\u0131 harcaman\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 size eksiksiz olarak verilir, kesinlikle size haks\u0131zl\u0131k yap\u0131lmaz.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130nfak eden m\u00fcminlerin durumuyla ilgili Ayet-i Kerimede ge\u00e7en \u015fu k\u0131sac\u0131k de\u011finmenin \u00f6z\u00fcn\u00fc kavramadan ge\u00e7mememiz yerinde olur:<\/p>\n<p>&#8220;Zaten siz s\u0131rf Allah r\u0131zas\u0131n\u0131 kazanmak i\u00e7in infak edersiniz.&#8221;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz bu yaln\u0131zca m\u00fcminlerin \u00f6zelli\u011fidir, ba\u015fkas\u0131n\u0131n de\u011fil&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc O, Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda bir ama\u00e7 i\u00e7in infak etmez. Hevas\u0131 i\u00e7in infak etmedi\u011fi gibi bir menfaat i\u00e7in de infak etmez. \u0130nfak ederken bir de insanlar ne diyor diye d\u00f6n\u00fcp bakmaz. \u0130nsanlar\u0131n s\u0131rt\u0131na binmek, onlara \u00fcst\u00fcnl\u00fck kurmak ve kibirlenmek i\u00e7in infak etmez. Otorite sahiplerinin ho\u015flanmalar\u0131 ya da kendisini \u00f6d\u00fcllendirmeleri i\u00e7in de infak etmez. Allah&#8217;\u0131n r\u0131zas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda hi\u00e7bir ama\u00e7 i\u00e7in infak etmez. Tamamen Allah i\u00e7in ve her\u015feyden soyutlanarak&#8230; Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n sadakas\u0131n\u0131 kabul etmesinden, mal\u0131n\u0131 bereketlendirmesinden, sevab\u0131 ve ba\u011f\u0131\u015f\u0131ndan, Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131na yapt\u0131\u011f\u0131 iyilik ve ihsana kar\u015f\u0131l\u0131k Allah&#8217;\u0131n iyilik ve ihsan\u0131ndan emindir. Verdiklerinden dolay\u0131, daha yery\u00fcz\u00fcndeyken y\u00fccelir, ar\u0131n\u0131r, temizlenir. Ahirette g\u00f6rece\u011fi m\u00fck\u00e2fat ise en b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015f, en y\u00fcce mevkidir.<\/p>\n<p>Sonra Ayet-i Kerime sadakan\u0131n da\u011f\u0131t\u0131laca\u011f\u0131 yerlerden birini zikretmeye ve m\u00fcminlerden bir grubun durumunu; yard\u0131m\u0131na ihtiyac\u0131 oldu\u011fu halde durumunu s\u00f6ylemekten ka\u00e7\u0131nan, kalplerindeki g\u00fczellikten dolay\u0131 ihtiyac\u0131n\u0131 gidermesi i\u00e7in kimseye yana\u015fmayan ruhlar\u0131 anlamaya sevkeden incelik, tokg\u00f6zl\u00fcl\u00fck, \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve g\u00fczellik dolu bir tablo, duygular\u0131 co\u015fturacak bi\u00e7imde sunuluyor:<br \/>\n<strong>273- Kendilerini Allah yoluna adam\u0131\u015f, bu y\u00fczden yery\u00fcz\u00fcnde (d\u00fcnyal\u0131k i\u00e7in) ko\u015fmaya f\u0131rsat bulamayan ve hayalar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden. tan\u0131mayan!ar taraf\u0131ndan varl\u0131kl\u0131 san\u0131lan fakirlere yard\u0131m edin. .Sen onlar\u0131 y\u00fcz ifadelerinden tan\u0131rs\u0131n. Y\u00fczs\u00fczl\u00fck edip hi\u00e7 kimseden bir\u015fey istemezler. Yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z her hay\u0131r ama\u00e7l\u0131 harcamay\u0131 ku\u015fku yok ki Allah bilir.<\/strong><\/p>\n<p>Bu duyguland\u0131r\u0131c\u0131 vas\u0131flar, kendileri d\u0131\u015f\u0131nda, d\u00fc\u015fmanlardan hi\u00e7 kimsenin yakla\u015fmamas\u0131 i\u00e7in Resulullah&#8217;\u0131n evlerini korumak amac\u0131yla Mescid-i Nebevi&#8217;de kalan, bu arada Allah yolunda cihad etmeye kendilerini adayan ve ticaret ve kazan\u00e7 i\u00e7in imkan bulamayan, buna ra\u011fmen insanlardan hi\u00e7bir \u015fey istemeyen, ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaya onurlar\u0131 elvermeyecek kadar g\u00fczel davranan, bu y\u00fczden durumlar\u0131n\u0131 bilmeyenlerin varl\u0131kl\u0131 sand\u0131\u011f\u0131 ve ger\u00e7ek durumlar\u0131n\u0131 da feraset sahiplerinden ba\u015fka kimsenin bilmedi\u011fi Ehl-i Suffa gibi, mallar\u0131n\u0131 ve ailelerini Mekke&#8217;de b\u0131rak\u0131p, Medine&#8217;de oturarak kendilerini Allah yolunda cihad etmeye ve O&#8217;nun Resul\u00fcn\u00fc korumaya adayan muhacirlerden bir toplulu\u011fun durumunu yans\u0131tmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ancak ayetin kapsam\u0131 geneldir, onlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda her \u00e7a\u011fda ayn\u0131 durumda olabilecek herkese \u015famildir. \u015eartlar\u0131n kendilerini engelledi\u011fi, \u00e7al\u0131\u015fmaktan al\u0131koydu\u011fu, onurlar\u0131n\u0131n yard\u0131m istemelerine engel oldu\u011fu, buna ra\u011fmen ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klamaktan ka\u00e7\u0131nmalar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden durumlar\u0131n\u0131 bilmeyenlerin, tokg\u00f6zl\u00fcl\u00fcklerinden dolay\u0131 zengin sand\u0131\u011f\u0131, ancak, derin duygu ve a\u00e7\u0131k basiret sahiplerinin bu rahat g\u00f6r\u00fcnt\u00fcn\u00fcn ard\u0131ndaki ger\u00e7ek durumu kavrad\u0131\u011f\u0131 ve onlar utan\u00e7lar\u0131ndan her ne kadar gizleseler de ruhsal durumlar\u0131 y\u00fczlerinden okunan sayg\u0131de\u011fer fakirlerin durumuna uygun d\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Bu, \u015fu k\u0131sac\u0131k ayetin o sayg\u0131n \u00f6rnek i\u00e7in \u00e7izdi\u011fi derin duygular uyand\u0131ran ve ba\u015far\u0131yla \u00e7izilmi\u015f adeta canl\u0131 bir tablodur. Her bir kelime nerdeyse bir f\u0131r\u00e7an\u0131n dokunmas\u0131 gibi, \u00e7izgileri ve imgeleri \u00e7izmekte, duygu ve infialleri somutla\u015ft\u0131rmaktad\u0131r. \u0130nsan, daha okumas\u0131 tamamlanmam\u0131\u015fken, bu y\u00fczleri ve ki\u015filikleri g\u00f6r\u00fcr gibi oluyor. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n insan tiplerini \u00e7izerken uygulad\u0131\u011f\u0131 gibi bu y\u00f6ntem, adeta canl\u0131 ve hareketliymi\u015f gibi sunmaktad\u0131r manzaralar\u0131&#8230;<\/p>\n<p>Avret yerlerini gizler gibi ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 saklayan bu sayg\u0131de\u011fer fakirlere, haysiyetlerini zedelemeden, onurlar\u0131n\u0131 k\u0131rmadan ve ancak gizlice yard\u0131m edilmelidir. Bu y\u00fczden Ayet-i Kerime, sadakay\u0131 verenlerin, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n verdikleri s\u00f6zleri bildi\u011fine ve m\u00fckafatlar\u0131n\u0131 verece\u011fine g\u00fcvenlerini sa\u011flad\u0131ktan sonra sadakan\u0131n gizlenmesini ve saklayarak verilmesini ilham ettiren bir tarzda s\u00fcr\u00fcyor:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z her hay\u0131r ama\u00e7l\u0131 harcamay\u0131 ku\u015fku yok ki, Allah bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Gizli olan \u015feyleri yaln\u0131zca Allah bilir ve iyilik onun yan\u0131nda kaybolmaz. Sadakan\u0131n ilkelerinin a\u00e7\u0131kland\u0131\u011f\u0131 bu k\u0131s\u0131m, her \u00e7e\u015fit yard\u0131m\u0131 ve Allah i\u00e7in harcayan herkesi kapsayan genel bir h\u00fck\u00fcmle son buluyor:<br \/>\n<strong>274- Mallar\u0131n\u0131 gece-g\u00fcnd\u00fcz, gizli-a\u00e7\u0131k Allah yolunda harcayanlar\u0131n m\u00fck\u00e2fat\u0131 Allah kat\u0131nda verilecektir. Onlar i\u00e7in bir korku s\u00f6zkonusu de\u011fildir ve onlar \u00fcz\u00fclmezler de.<\/strong><\/p>\n<p>Konuyu noktalayan \u015fu Ayet- Kerimenin gerek ba\u015f\u0131nda gerekse sonunda, b\u00fct\u00fcn ayetler aras\u0131ndaki uygunluk ve kapsay\u0131c\u0131l\u0131kla uyu\u015fan bir d\u00fczen g\u00f6ze \u00e7arpmaktad\u0131r. Bu son, kapsaml\u0131 ve k\u0131sa dokunu\u015flar..<\/p>\n<p>&#8220;Mallar\u0131n\u0131&#8230; infak edenler&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde genel ve b\u00fct\u00fcn mal \u00e7e\u015fitlerini kapsar b\u00ef\u00e7imde&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Gece-g\u00fcnd\u00fcz, gizli-a\u00e7\u0131k&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn zamanlar\u0131 ve her durumu kapsamak i\u00e7indir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;M\u00fckafatlar\u0131 Rabbleri kat\u0131ndad\u0131r&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu \u015fekilde kesin, mal\u0131n artmas\u0131, \u00f6mr\u00fcn bereketlenmesi, Ahiret m\u00fck\u00e2fat\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n ho\u015fnutlu\u011fu, hepsi bunun i\u00e7indedir.<\/p>\n<p>&#8220;Onlar i\u00e7in bir korku s\u00f6zkonusu de\u011fildir ve onlar \u00fcz\u00fclmez de.&#8221;<\/p>\n<p>Gerek d\u00fcnyada gerekse Ahirette korkutucu hi\u00e7bir \u015feyden korkmad\u0131klar\u0131 gibi \u00fcz\u00fcc\u00fc hi\u00e7bir \u015feyden dolay da \u00fcz\u00fclmezler.<\/p>\n<p>Sars\u0131lmaz ilkenin sonunda gelen bu uyum, i\u015faret edilen kapsay\u0131c\u0131l\u0131\u011f\u0131 ve genelli\u011fi ilham ettirmektedir.<\/p>\n<p>Sonra \u0130sl\u00e2m, mensuplar\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131 sadaka ve infak gibi &#8220;vermek&#8221; \u00fczerine kurmaz. \u0130sl\u00e2m d\u00fczeni tamamen, g\u00fcc\u00fc yeten herkesin kolayca i\u015f bulmas\u0131 ve r\u0131zk\u0131n\u0131 temin etmesi ile \u00e7al\u0131\u015fma ve \u00fccret aras\u0131ndaki da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 hak ve adalet ilkesine dayand\u0131rarak servetin, mensuplar\u0131 aras\u0131nda g\u00fczelce payla\u015f\u0131lmas\u0131 esas\u0131na dayanmaktad\u0131r. Ancak sebeplere uymayan baz\u0131 istisnai durumlar s\u00f6zkonusu olmaktad\u0131r. Bunlar\u0131 da sadaka ile \u00e7\u00f6z\u00fcmler. Bir kere Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131m eksiksiz uygulayan m\u00fcsl\u00fcman devletin toplad\u0131\u011f\u0131, sadece kendisinin toplamaya hak sahibi oldu\u011fu ve m\u00fcsl\u00fcman devletin maliyesinin gelir kaynaklar\u0131n\u0131n en \u00f6nemlisi olan mal\u0131 farzlar, ikinci olarak da daha \u00f6nce de\u011findi\u011fimiz adab\u0131na uygun bir \u015fekilde ve bu Ayet-i Kerimenin a\u00e7\u0131k bir \u00f6rne\u011fini tavsif etti\u011fi, alanlar\u0131n iffetini koruyarak g\u00fcc\u00fc yetenlerin hi\u00e7bir s\u0131n\u0131rlama getirilmeksizin do\u011frudan ihtiya\u00e7 sahiplerine verdi\u011fi g\u00f6n\u00fcll\u00fc sadakalar \u015feklinde \u00e7\u00f6z\u00fcmler.<\/p>\n<p>(\u0130sl\u00e2m, mensuplar\u0131n\u0131n ruhlar\u0131nda tokg\u00f6zl\u00fcl\u00fck duygusunu o kadar geli\u015ftirir ki onlardan biri hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrmek i\u00e7in yeterli miktar\u0131n \u00e7ok alt\u0131nda bir\u015feye sahip oldu\u011fu halde gene de istemeyi onuruna yedirmez.)<\/p>\n<p>Buhari, kendi isnad\u0131yla Ata b. Yessar ve Abdurrahman b. Ebi Umre&#8217;nin \u015f\u00f6yle dedi\u011fini rivayet eder: Ebu Hureyre&#8217;nin \u015f\u00f6yle dedi\u011fini i\u015fittik: &#8220;Resulullah; `Yoksul, bir iki hurma ya da bir iki lokma verilen kimse de\u011fildir. Yoksul, iffetli oland\u0131r. Dilerseniz y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n `y\u00fczs\u00fczl\u00fck edip hi\u00e7 kimseden bir\u015fey istemezler..: ayetinin kasdetti\u011fini okuyun&#8217; buyurdu.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130mam Ahmet; &#8220;Bize Ebubekir Hanefi, O&#8217;na da Abd\u00fclhamid b. Cafer babas\u0131ndan, O&#8217;na da M\u00fczeyne kabilesinden bir ki\u015fi annesinden \u015f\u00f6yle anlatt\u0131&#8221; der; &#8220;Annem bana `insanlar\u0131n istedi\u011fi gibi gidip Resulullah&#8217;tan istesen olmaz m\u0131?&#8217; dedi. O&#8217;ndan istemek \u00fczere gitti\u011fimde O&#8217;nu ayakta hitap ederken buldum. \u015e\u00f6yle diyordu: `Kim onurlu olmak isterse Allah onu onurlu k\u0131lar, kim kendini, istemekten m\u00fcsta\u011fni k\u0131larsa Allah onu zengin k\u0131lar. Be\u015f okka de\u011ferinde bir\u015feyi oldu\u011fu halde insanlardan isteyen y\u00fczs\u00fczl\u00fck etmi\u015f olur.&#8217; Bunun \u00fczerine kendi kendime `Benim bir devem var ki be\u015f okkadan fazla eder. O\u011flumun da bir devesi var, o da be\u015f okkadan fazla eder&#8217; dedim ve O&#8217;ndan hi\u00e7bir \u015fey istemeden geri d\u00f6nd\u00fcm.&#8221;<\/p>\n<p>Haf\u0131z Taberani kendi isnad\u0131yla Muhammed b. Sirin&#8217;den \u015f\u00f6yle rivayet eder: &#8220;Kurey\u015f kabilesinden olup \u015eam&#8217;da oturan Haris&#8217;e, Ebu Zer&#8217;in muhta\u00e7 durumda oldu\u011fu haberi gelmi\u015fti. O da Ebu Zer&#8217;e \u00fc\u00e7y\u00fcz dinar g\u00f6nderdi. Ebu Zer; `Benden daha s\u0131k\u0131nt\u0131da olan bir Allah&#8217;\u0131n kulunu bulamad\u0131n m\u0131? Resulullah&#8217;\u0131n; k\u0131rk dinar\u0131 oldu\u011fu halde, isteyen y\u00fczs\u00fczl\u00fck etmi\u015f olur buyurdu\u011funu i\u015fittim. Halbuki Ebu Zer&#8217;in k\u0131rk dirhemi var&#8230; Bir koyun ve iki hizmet\u00e7i var&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, h\u00fck\u00fcmleri, direktifleri ve kanunlar\u0131nda hi\u00e7bir par\u00e7an\u0131n ve ayr\u0131nt\u0131n\u0131n g\u00f6zden ka\u00e7\u0131r\u0131lmad\u0131\u011f\u0131 bir b\u00fct\u00fcn olarak hareket eden m\u00fckemmel bir d\u00fczendir. O, d\u00fczenini bunlar\u0131n ayn\u0131 anda i\u015flemesi i\u00e7in koyar, b\u00f6ylece olgunla\u015f\u0131r ve aralar\u0131nda uyum sa\u011flar.<\/p>\n<p>Be\u015feriyetin b\u00fct\u00fcn yery\u00fcz\u00fc toplumlar\u0131nda bir benzerini g\u00f6remedi\u011fi o e\u015fsiz toplumu b\u00f6yle kurmu\u015ftu \u0130sl\u00e2m&#8230;<\/p>\n<p>FA\u0130Z D\u00dcZEN\u0130<\/p>\n<p>Ge\u00e7en b\u00f6l\u00fcmde ilkeleri sunulan sadakan\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda yeralan bir di\u011fer uygulama da \u00e7irkin ve as\u0131k suratl\u0131 faiz uygulamas\u0131d\u0131r. Sadaka vermek; ho\u015fg\u00f6r\u00fc, ar\u0131nma, temizlik, yard\u0131mla\u015fma ve dayan\u0131\u015fmad\u0131r. Faiz ise; cimrilik, murdarl\u0131k, kirlilik, bencillik ve bireyselliktir.<\/p>\n<p>Sadaka; mal\u0131n geri gelmesini beklemeksizin kar\u015f\u0131l\u0131ks\u0131z yap\u0131lan yard\u0131md\u0131r. Faiz ise borcun yan\u0131nda, bor\u00e7lunun eme\u011finden veya etinden kopar\u0131lan haram bir fazlal\u0131kt\u0131r. Bor\u00e7lanan ki\u015fi mal\u0131 \u00e7al\u0131\u015ft\u0131r\u0131p k\u00e2r etmi\u015fse bu onun \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n ve eme\u011finin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131d\u0131r, dolay\u0131s\u0131yla al\u0131nan faiz onun eme\u011finden kopar\u0131lm\u0131\u015f demektir. Veya k\u00e2r etmeyip zarar etmi\u015fse ya da mal\u0131 kendisi ve ailesinin nafakas\u0131 i\u00e7in alm\u0131\u015f dolay\u0131s\u0131yla o maldan bir k\u00e2r edememi\u015fse bu durumda al\u0131nan faiz onun etinden kopar\u0131lm\u0131\u015f demektir. \u0130\u015fte bu y\u00fczden faiz, sadakan\u0131n kar\u015f\u0131t\u0131 \u00e7irkin ve as\u0131k suratl\u0131 bir uygulama olarak beliriyor.<\/p>\n<p>Bunun i\u00e7in Ayet-i Kerime iyi, ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc, temiz, g\u00fczel ve sevimli uygulamadan hemen sonra i\u00e7indeki pislik ve \u00e7irkinli\u011fi, insan kalbini kat\u0131la\u015ft\u0131rmas\u0131n\u0131, toplumda k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapmas\u0131n\u0131, yery\u00fcz\u00fcnde bozgunculu\u011fa neden olmas\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla kullar\u0131n hel\u00e2k olmas\u0131n\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan nefret ettirici bir tarzda sunuyor.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, cahiliye geleneklerinden hi\u00e7birini ge\u00e7ersiz k\u0131lmak i\u00e7in faizi kald\u0131rmak kadar u\u011fra\u015fmam\u0131\u015f, hi\u00e7bir konuda bu ayette ve ba\u015fka yerlerde ge\u00e7en ayetlerde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi faiz konusundaki kadar tehditk\u00e2r bir \u00fcslup kullanmam\u0131\u015ft\u0131r. Bunun hikmetini ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah bilir. Cahiliyede faiz, birtak\u0131m fesat ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerin kayna\u011f\u0131 olmu\u015ftu. Ancak faizin bu as\u0131k y\u00fcz\u00fcnden kaynaklanan pislikler ve \u00e7irkinlikler g\u00fcn\u00fcm\u00fcz modern d\u00fcnyas\u0131nda oldu\u011fu kadar b\u00fct\u00fcn\u00fcyle ortaya \u00e7\u0131kmad\u0131klar\u0131 gibi bug\u00fcnk\u00fc \u00e7a\u011fda\u015f toplumda belirdi\u011fi gibi bu kanl\u0131 y\u00fczde bu denli sivilce ve \u00e7\u0131ban da g\u00f6r\u00fclmemi\u015fti. Bu \u00e7irkin d\u00fczen hakk\u0131nda okudu\u011fumuz Ayet-i Kerimede beliren korkutucu hamlenin hikmeti ilk cahiliyeden \u00e7ok, g\u00fcn\u00fcm\u00fcz cahiliyesinde insan hayat\u0131nda meydana gelen korkun\u00e7 olaylar\u0131n \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131nda anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Allah&#8217;\u0131n hikmetini, bu dinin y\u00fcceli\u011fini, bu metodun m\u00fckemmelli\u011fini ve bu d\u00fczenin titizli\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnmek isteyen herkes bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc, ilk defa bu ayetlerle y\u00fczy\u00fcze gelenlerden fazlas\u0131yla kavrayabilirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc b\u00fct\u00fcn s\u00f6ylenenleri bizzat do\u011frulayan d\u00fcnyan\u0131n prati\u011fi g\u00f6zler \u00f6n\u00fcndedir. Faiz yiyen ve faize dayanan sap\u0131k be\u015feri faiz d\u00fczeni insan ahl\u00e2k\u0131nda, dininde, sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda ve ekonomisinde meydana getirdi\u011fi y\u0131k\u0131m sonucu, hel\u00e2k edici ve mahvedici belaya du\u00e7ar olmu\u015ftur. Fert, toplum, ulus ve kavimce, sonu\u00e7ta \u00f6\u00e7 ve azap g\u00f6rd\u00fckleri y\u00fcce Allah&#8217;la ger\u00e7ek bir sava\u015fa tutu\u015fmu\u015flard\u0131r. Ancak yine de ibret al\u0131p bu durumdan kurtulmazlar.<\/p>\n<p>Surenin ak\u0131\u015f\u0131, ge\u00e7en b\u00f6l\u00fcmde sadakan\u0131n prensiplerini sunarken, k\u00f6t\u00fc, k\u0131nanm\u0131\u015f ve verimsiz faizcilik temeline dayanan d\u00fczenin kar\u015f\u0131s\u0131nda yeralan, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman toplumun dayanmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi ve b\u00fct\u00fcn be\u015feriyetin ondaki rahmetten yararlanmas\u0131n\u0131 diledi\u011fi toplumsal ve ekonomik d\u00fczenin kurallar\u0131ndan birini de sunmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ger\u00e7ekte yery\u00fcz\u00fcnde iki d\u00fczen vard\u0131r. D\u00fc\u015f\u00fcncede bulu\u015fmayan, temelde birle\u015fmeyen ve sonu\u00e7ta uyu\u015fmayan \u0130sl\u00e2m ile faiz d\u00fczeni&#8230; Bunlardan herbiri hayat, hedefler ve gayeler hakk\u0131nda di\u011feri ile tamamen \u00e7eli\u015fen bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemine dayanmakta ve insan hayat\u0131nda di\u011ferinden tamamen ayr\u0131 sonu\u00e7 meydana getirmektedir. Bu korkutucu hamlenin ve bu \u00fcrpertici tehdidin sebebi budur.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, ekonomik d\u00fczenini, b\u00fct\u00fcn hayat d\u00fczenini oldu\u011fu gibi varl\u0131k aleminde y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olan hakk\u0131 temsil eden belli bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye ve bu evreni, \u015fu yery\u00fcz\u00fcn\u00fc ve insan\u0131 yaratan\u0131n, k\u0131sacas\u0131 her varl\u0131\u011fa varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayan\u0131n y\u00fcce Allah oldu\u011fu esas\u0131na dayand\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Her\u015feyi vareden olmas\u0131 hasebiyle her\u015feyin maliki olan y\u00fcce Allah, insan cinsini yery\u00fcz\u00fcnde halifesi k\u0131lm\u0131\u015f, ondan ald\u0131\u011f\u0131 bir s\u00f6ze ve \u015farta ba\u011fl\u0131 olarak, onu r\u0131z\u0131k, kuvvet, g\u00fc\u00e7 ve enerji kaynaklar\u0131 bah\u015fetti\u011fi yery\u00fcz\u00fcne yerle\u015ftirmi\u015ftir. Ancak bu geni\u015f m\u00fclk\u00fc i\u00e7inde diledi\u011fini diledi\u011fi gibi yapacak \u015fekilde ba\u015f\u0131bo\u015f b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131r. Onu a\u00e7\u0131k sunu\u015flar dahilinde Allah&#8217;\u0131n metodu ve yaln\u0131zca O&#8217;nun \u015feriat\u0131na ba\u011fl\u0131 kalmak \u015fart\u0131yla halife tayin etmi\u015ftir. Kendisinden sad\u0131r olan akitler, i\u015fler, davran\u0131\u015flar, ahl\u00e2k ve ibadetler bu anla\u015fmaya uygun oldu\u011fu s\u00fcrece do\u011fru ve ge\u00e7erli olurlar. Bu anla\u015fman\u0131n \u015fartlar\u0131na uymayan her\u015fey bat\u0131l ve ge\u00e7ersizdir. Bunu g\u00fc\u00e7 ve zor kullanarak y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011fe koymak isterse bu durumda ne Allah&#8217;\u0131n ne de Allah&#8217;a iman edenlerin kabul etmeyece\u011fi bir zul\u00fcm ve azg\u0131nl\u0131k sergilemi\u015f olur. B\u00fct\u00fcn evrende oldu\u011fu gibi yery\u00fcz\u00fcnde de hakimiyet yaln\u0131z ve yaln\u0131z Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. Y\u00f6neten ve y\u00f6netileni ile b\u00fct\u00fcn insanlar O&#8217;nun \u015feriat\u0131n\u0131 ve metodunu uygulama yetkisini O&#8217;ndan al\u0131rlar. Hi\u00e7 kimse bunun d\u0131\u015f\u0131na \u00e7\u0131kamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, yery\u00fcz\u00fcnde bir \u015fart ve s\u00f6zle\u015fme gere\u011fince halife k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f vekillerdir; ellerindeki r\u0131z\u0131klar\u0131n yarat\u0131c\u0131 sahipleri de\u011fil&#8230;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zle\u015fmenin maddelerinden biri de, baz\u0131s\u0131n\u0131n baz\u0131s\u0131na dost olmas\u0131 i\u00e7in Allah&#8217;a iman edenlerin aras\u0131nda yard\u0131mla\u015fman\u0131n olu\u015fmas\u0131 ve Allah&#8217;\u0131n verdi\u011fi r\u0131z\u0131ktan bu yard\u0131mla\u015fma uyar\u0131nca yararlanmas\u0131d\u0131r. Ancak, Marksistlerin dedi\u011fi gibi mutlak ortakl\u0131k anlam\u0131nda de\u011fil; s\u0131n\u0131rl\u0131, ferdi m\u00fclkiyet esas\u0131na g\u00f6re y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n geni\u015f l\u00fctfundan yararland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ki\u015finin bu geni\u015flikten r\u0131zk\u0131n\u0131 temin etmesi kadar ba\u015fkas\u0131n\u0131 yararland\u0131rmas\u0131 anlam\u0131nda&#8230; Bununla beraber, daha \u00f6nce belirtti\u011fimiz gibi hi\u00e7 kimsenin, g\u00fcc\u00fc yetti\u011fi halde karde\u015fine veya topluma y\u00fck olmamas\u0131 i\u00e7in herkesin g\u00fcc\u00fc ve yetene\u011fine g\u00f6re y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcyesser k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 oranda \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131 zorunludur. Bunun i\u00e7in zekat, miktar\u0131 belli bir farz k\u0131l\u0131nd\u0131\u011f\u0131 halde, sadaka, hi\u00e7bir s\u0131n\u0131rlama getirilmeden iste\u011fe b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca, iman edenlerin davran\u0131\u015flar\u0131nda denge ve itidal g\u00f6zetmeleri, gerek Allah&#8217;\u0131n kendilerine verdi\u011fi r\u0131z\u0131ktan infak ederken, gerekse kendilerine hel\u00e2l k\u0131l\u0131nan g\u00fczel \u015feylerden yararlan\u0131rken israf ve savurganl\u0131\u011fa ka\u00e7mamalar\u0131 \u015fart ko\u015fulmaktad\u0131r. B\u00f6ylece t\u00fcketim ihtiya\u00e7lar\u0131 denge unsuruyla s\u0131n\u0131rland\u0131r\u0131lm\u0131\u015f, geri kalan fazlal\u0131k ise zekat farizas\u0131 ve iste\u011fe ba\u011fl\u0131 sadakaya b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f olur. Bunun i\u00e7in m\u00fcminlerden, \u00f6zellikle mallar\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131p \u00e7o\u011faltmalar\u0131 istenmektedir.<\/p>\n<p>Ayn\u0131 zamanda mallar\u0131n\u0131 artt\u0131r\u0131rken ba\u015fkalar\u0131na zarar vermeyecek ara\u00e7lara ba\u015fvurup mal\u0131n ak\u0131\u015f\u0131na engel olmamalar\u0131, kullar aras\u0131nda r\u0131zk\u0131n dola\u015f\u0131m\u0131n\u0131 ve &#8220;Sizden zengin olanlar aras\u0131nda elden ele dola\u015fan bir imtiyaz olmamas\u0131 i\u00e7in`..&#8221; (Ha\u015fr Suresi, 7) mal\u0131n her tarafa yayg\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131 aksatmamalar\u0131 da \u015fart ko\u015fulmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m, niyet ve amelde temizli\u011fi, ara\u00e7 ve ama\u00e7larda nezafeti gerekli k\u0131larken, bireyin vicdan\u0131n\u0131 ve ahl\u00e2k\u0131n\u0131, toplumun da hayat\u0131n\u0131 ve varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 rencide etmeyecek kazan\u00e7 yollar\u0131na ba\u015fvurmalar\u0131 i\u00e7in mal\u0131n artmas\u0131na da bir kay\u0131t koymaktad\u0131r.\u00b7<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131, evrenin prati\u011findeki ger\u00e7e\u011fi temsil eden d\u00fc\u015f\u00fcnce ile halife k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f insan\u0131n \u015fu geni\u015f m\u00fclkteki t\u00fcm uygulamalar\u0131na egemen, istihfal (halife k\u0131l\u0131nma) s\u00f6zle\u015fmesi esas\u0131na dayand\u0131rmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden faiz, \u00f6ncelikle mutlak imani d\u00fc\u015f\u00fcncenin kurallar\u0131yla \u00e7at\u0131\u015fan ve i\u00e7inde Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131 g\u00f6zetilmeyen, ba\u015fka bir d\u00fc\u015f\u00fcnce sistemine dayanan bir d\u00fczendir. Bunun i\u00e7in faiz d\u00fczeninde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n be\u015fer hayat\u0131n\u0131n dayanmas\u0131n\u0131 istedi\u011fi ilkelere, ama\u00e7lara ve ahl\u00e2k kurallar\u0131na uyma s\u00f6zkonusu de\u011fildir.<\/p>\n<p>\u00d6ncelikle bu d\u00fczen, Allah&#8217;\u0131n iradesiyle be\u015fer hayat\u0131 aras\u0131nda hi\u00e7bir ili\u015fki olmad\u0131\u011f\u0131, her\u015feyden \u00f6nce insan\u0131n yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn efendisi oldu\u011fu, Allah taraf\u0131ndan bir s\u00f6zle\u015fmeye ba\u011fl\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi onun buyruklar\u0131na da uymas\u0131 gerekmedi\u011fi esas\u0131na dayanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Sonra birey, mal\u0131 elde etmek i\u00e7in diledi\u011fi araca ve mal\u0131n\u0131 geli\u015ftirmek i\u00e7in diledi\u011fi yola ba\u015fvurmakta \u00f6zg\u00fcr oldu\u011fu gibi mal\u0131ndan diledi\u011fi gibi yararlanmakta da \u00f6zg\u00fcrd\u00fcr. Bu konularda ne Allah&#8217;tan bir s\u00f6zle\u015fme veya \u015farta uymak zorundad\u0131r ne de ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yarar\u0131 onu s\u0131n\u0131rland\u0131rabilir. Bunun i\u00e7in, yapabildi\u011fi kadar kasas\u0131na ve servetine eklemede bulunduktan sonra, milyonlar ezilmi\u015f, \u00f6nemli de\u011fildir. Ku\u015fkusuz, bazan insanlar\u0131n koydu\u011fu kanunlar k\u00e2r h\u0131rs\u0131n\u0131 s\u0131n\u0131rland\u0131rmak ve hile, makam, gasp, talan, aldatma ve zarar vermeyi engellemek gibi bu \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011fe s\u0131n\u0131rl\u0131 oranda m\u00fcdahale ederler. Ancak bu m\u00fcdahale daha \u00e7ok insanlar\u0131n nefislerinin uyu\u015ftu\u011fu ve hevalar\u0131n\u0131n sevketti\u011fi sonuca y\u00f6nelik olur, yoksa ilahi bir otoritenin koydu\u011fu de\u011fi\u015fmez prensiple herhangi bir ili\u015fkisi s\u00f6zkonusu de\u011fildir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca bu d\u00fczen, insan varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n tek gayesinin ne suretle olursa olsun ma&#8217; kazanmak ve diledi\u011fi gibi maldan yararlanmak oldu\u011funa ili\u015fkin hatal\u0131 ve ifsat edici bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye dayanmaktad\u0131r. Bu y\u00fczden insan, mal biriktirmek ve ondan yararlanmak hususunda azg\u0131nla\u015f\u0131r ve yoluna konulan t\u00fcm prensipleri ve ba\u015fkalar\u0131n\u0131n menfaatlerini \u00e7i\u011fner ge\u00e7er.<\/p>\n<p>Sonu\u00e7ta be\u015feriyeti yoklu\u011fa s\u00fcr\u00fckleyen bir d\u00fczen olu\u015fmakta, bir avu\u00e7 faizcinin menfaati u\u011fruna, fert, toplum, devlet ve halklar\u0131n hayat\u0131nda bedbahtl\u0131k egemen olmakta, ahl\u00e2ki, ruhsal ve sinirsel \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc ba\u015f g\u00f6stermekte ve mal\u0131n el de\u011fi\u015ftirmesi ile be\u015feri ekonominin normal geli\u015fmesi bozulmaya y\u00fcz tutmaktad\u0131r. Sonunda modern \u00e7a\u011fda oldu\u011fu gibi, be\u015feriyet \u00fczerindeki ger\u00e7ek otorite ve pratik n\u00fcfuz, Allah&#8217;\u0131n yaratt\u0131klar\u0131n\u0131n en al\u00e7a\u011f\u0131, en k\u00f6t\u00fcs\u00fc, insanlar aras\u0131nda hi\u00e7bir dostlu\u011fa ve s\u00f6zle\u015fmeye itibar etmeyen k\u00fc\u00e7\u00fck bir az\u0131nl\u0131\u011f\u0131n elinde toplan\u0131r. Bunlar, insanlar\u0131, fert fert oldu\u011fu kadar -\u00fclke i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda- h\u00fck\u00fcmetler ve halklar\u0131 d\u00fczeyinde de bor\u00e7land\u0131r\u0131rlar. B\u00f6ylece hi\u00e7bir \u00e7aba sarf etmeden, faiz k\u00e2r\u0131yla b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131n\u0131n kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131, emeklerini, al\u0131n terlerini ve kanlar\u0131n\u0131 s\u00f6m\u00fcr\u00fcrler.<\/p>\n<p>Bunlar, sadece mala h\u00fckmetmezler, bu arada otoriteyi de ellerinde bulundururlar. Her ne kadar belli i:keleri, ahl\u00e2k kurallar\u0131 ve mutlak anlamda dini veya ahl\u00e2ki bir d\u00fc\u015f\u00fcnceleri olmasa da, dinler, ahl\u00e2k kurallar\u0131, idealler ve ilkelerle alay ettikleri i\u00e7in daha fazla s\u00f6m\u00fcrmelerini sa\u011flayan sistem, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve yasalar\u0131 koymak i\u00e7in bu korkun\u00e7 otoriteyi kullanarak ihtiraslar\u0131n\u0131 dindirmek ve k\u00f6t\u00fc emellerine ula\u015fmaktan geri kalmazlar. Bunun i\u00e7in de en yak\u0131n ara\u00e7; insanlar\u0131n ahl\u00e2ken \u00e7\u00f6kertilmesi ve kurulmu\u015f tuzaklara ve \u015febekelere kapt\u0131rmak suretiyle bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n sahip olduklar\u0131 son paray\u0131 da harcad\u0131klar\u0131 zevk ve \u015fehvetlerden olu\u015fan koku\u015fmu\u015f batakl\u0131\u011fa d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmesidir. Bunu da d\u00fcnya ekonomi piyasas\u0131na kendi s\u0131n\u0131rl\u0131 menfaatleri do\u011frultusunda h\u00fckmederek y\u00fcr\u00fct\u00fcrler. Her ne zaman bu durum, d\u00fcnya ekonomisinde konj\u00f6kt\u00fcrel krizlere yol a\u00e7arsa ve b\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n ortak yararlar\u0131 olan sanayi ve ekonomik \u00fcr\u00fcnlerde bozulmaya sebep olsa, sorun, uluslararas\u0131 servetin iplerini ellerinde bulunduran faizci para babalar\u0131n\u0131n yarar\u0131na g\u00f6re \u00e7\u00f6z\u00fcmlenir.<\/p>\n<p>Modern \u00e7a\u011fda beliren en b\u00fcy\u00fck felaket; -ki cahiliye d\u00f6neminde bu kadar \u00e7irkin bir konumda de\u011fildi- eskiden bankerler, borsalar g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de \u00e7a\u011fda\u015f bankalar\u0131n kurumlar\u0131 \u015fahs\u0131nda temsil edilen faizcilerin, ellerindeki uluslararas\u0131 bask\u0131 gere\u00e7lerinin i\u00e7inde ve d\u0131\u015f\u0131nda gizli bulunan korkun\u00e7 otorite ve sahip olduklar\u0131 gazete, kitap, \u00fcniversiteler, hocalar, yay\u0131n ara\u00e7lar\u0131, sinema filmleri gibi propaganda ve reklam ara\u00e7lar\u0131 vas\u0131tas\u0131 ile faiz d\u00fczeninin g\u00f6lgesinde faizcilerin, kemiklerini ve etlerini yedi\u011fi, al\u0131n terlerini ve kanlar\u0131n\u0131 emdi\u011fi fakir halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 aras\u0131nda faizin tabii ve akla uygun oldu\u011fu, ekonomik b\u00fcy\u00fcme i\u00e7in kendisinden ba\u015fka esas bulunmayan en do\u011fru esas oldu\u011fu ve bat\u0131daki uygarl\u0131k alan\u0131ndaki bu ilerlemenin, bu d\u00fczenin iyili\u011fi ve bereketiyle oldu\u011funa ili\u015fkin zehirli, pis fikirlerin genel bir kabul g\u00f6rmesidir. Buna g\u00f6re, bu d\u00fczenin ortadan kalkmas\u0131n\u0131 isteyenler, ger\u00e7eklerle ilgisi bulunmayan \u00fctopyac\u0131lard\u0131r. Bunlar bu g\u00f6r\u00fc\u015fleriyle pratikte hi\u00e7bir de\u011feri bulunmayan soyut, ahl\u00e2ki teorilere ve \u00fctopik ideallere dayanmaktad\u0131rlar. \u015eayet m\u00fcdahale etmelerine m\u00fcsamaha edilecek olursa ekonomik d\u00fczen alt\u00fcst olacakt\u0131r! Bunun i\u00e7in faiz d\u00fczenini ele\u015ftirenler,ger\u00e7ekte bu d\u00fczenin kurban\u0131, zavall\u0131 halk y\u0131\u011f\u0131nlar\u0131 taraf\u0131ndan alaya al\u0131n\u0131rlar. Bu kurbanlar\u0131n durumu ola\u011fand\u0131\u015f\u0131 bir ak\u0131m\u0131n meydana gelmesiyle uluslararas\u0131 faizcilerin sinirlerinin gerilmesine neden olan d\u00fcnya ekonomisinin durumu gibidir. Bir avu\u00e7 kurdun yoluna dikilecek her \u00f6rg\u00fctl\u00fc ekonomik hareket bu faizcilerin kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmalar\u0131na sebep olur. Ve giderek, insanl\u0131\u011f\u0131n yarar\u0131na olan bu hareket onlar taraf\u0131ndan da d\u0131\u015flan\u0131r.<\/p>\n<p>Faiz d\u00fczeni ekonomi a\u00e7\u0131s\u0131ndan da kusurlu bir d\u00fczendir. K\u00f6t\u00fcl\u00fckleri; bizzat onun g\u00f6lgesinde b\u00fcy\u00fcyen, ak\u0131llar\u0131n\u0131 ve k\u00fclt\u00fcrlerini, k\u00fclt\u00fcr, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve ahl\u00e2k\u0131n t\u00fcm alanlar\u0131na zehir sa\u00e7an bu d\u00fczenden beslenen Bat\u0131l\u0131 baz\u0131 ekonomi uzmanlar\u0131n\u0131n dikkatini \u00e7ekecek boyutlara ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Salt ekonomik a\u00e7\u0131dan bile bu d\u00fczeni kusurlu bulanlar\u0131n ba\u015f\u0131nda Alman Raich bankas\u0131n\u0131n eski m\u00fcd\u00fcr\u00fc Dr. Schacht gelmektedir. 1953 y\u0131l\u0131nda \u015eam&#8217;da verdi\u011fi bir konferansta; &#8220;Sonsuz bir matematiksel i\u015flem olarak yery\u00fcz\u00fcndeki b\u00fct\u00fcn mallar\u0131n \u00e7ok az say\u0131daki faizcinin elinde topland\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bor\u00e7lanan k\u00e2r da etse, zarar da etse bor\u00e7 veren faizci, b\u00fct\u00fcn i\u015flemlerde k\u00e2r etmektedir. Bu nedenle, sonu\u00e7ta, matematiksel bir i\u015flem olarak b\u00fct\u00fcn mallar\u0131n s\u00fcrekli k\u00e2r edene d\u00f6nmesi ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r.&#8221; diyordu.<\/p>\n<p>Bu kuram ger\u00e7ekle\u015fmek \u00fczeredir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yery\u00fcz\u00fcndeki mallar\u0131n b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funa ger\u00e7ek anlamda birka\u00e7 bin ki\u015fi sahip bulunmaktad\u0131r. Geriye kalan m\u00fclk sahipleri, bankalara bor\u00e7lanan sanayiciler, i\u015f\u00e7iler ve benzerleri ise mal sahipleri ad\u0131na \u00e7al\u0131\u015fan \u00fccretliler olup emeklerinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 bu birka\u00e7 bin ki\u015fi taraf\u0131ndan dev\u015firilmektedir.<\/p>\n<p>Faizin cinayetleri bununla bitmez. Bir kere faiz temeline dayanan ekonomik d\u00fczen, mal sahipleri ile \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n, sanayi ve ticaret alan\u0131ndaki ili\u015fkilerini kumar ve s\u00fcrekli didi\u015fmeye d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcr\u00fcr. \u00c7\u00fcnk\u00fc faizci, daha \u00e7ok k\u00e2r etmek i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131r. Bu y\u00fczden, sanayi ve ticaret alan\u0131nda ihtiyac\u0131 artt\u0131rmak ve k\u00e2r haddini y\u00fckseltmek i\u00e7in piyasadan paray\u0131 \u00e7eker, sanayi ve ticaret alan\u0131nda \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n paray\u0131 bu \u015fekilde kullanman\u0131n hi\u00e7bir k\u00e2r getirmedi\u011fini, ne bir k\u00e2r ne de art\u0131\u015f sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131n\u0131 kavramalar\u0131na kadar fiyatlar y\u00fckselmeye devam eder. Bu esnada, milyonlarca ki\u015finin \u00e7al\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131 bu alanlarda kullan\u0131lan paran\u0131n hacmini k\u0131sma y\u00f6n\u00fcne gidilir. Fabrikalar darbo\u011faza girer, ard\u0131ndan \u00fcretimi d\u00fc\u015f\u00fcrme yoluna giderler. \u0130\u015ften \u00e7\u0131karmalar ba\u015f g\u00f6sterir ve al\u0131m g\u00fcc\u00fc d\u00fc\u015fer. \u0130\u015f bu noktaya gelip faizciler mala kar\u015f\u0131 talebin azald\u0131\u011f\u0131n\u0131 ya da durdu\u011funu g\u00f6r\u00fcnce zorunlu olarak k\u00e2r haddini d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrler. Sanayi ve ticaretle u\u011fra\u015fanlar yeniden etraflar\u0131na \u00fc\u015f\u00fc\u015fmeye ba\u015flar. Art\u0131k hayat bolluk i\u00e7inde ge\u00e7mektedir&#8230; B\u00f6ylece uluslararas\u0131 ekonomi piyasas\u0131nda konj\u00f6kt\u00fcrel krizler meydana getirilerek insanlar s\u00fcr\u00fc gibi oradan buraya s\u00fcr\u00fcl\u00fcp dururlar.<\/p>\n<p>Sonra, sanayici ve t\u00fcccarlar bor\u00e7land\u0131klar\u0131 paran\u0131n faizini t\u00fcketicilerin cebinden verdiklerinden b\u00fct\u00fcn t\u00fcketiciler dolayl\u0131 olarak faizcilere vergi \u00f6demi\u015f oluyorlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar, t\u00fcketim mallar\u0131n\u0131n fiyat\u0131n\u0131 y\u00fckseltmekte ve sonu\u00e7ta faizcilerin cebine girecek bor\u00e7 y\u00fck\u00fcn\u00fc daima halklar\u0131n\u0131n omuzuna bindirmektedir. H\u00fck\u00fcmetlerin kalk\u0131nma ve bay\u0131nd\u0131rl\u0131k faaliyetlerine giri\u015fmek i\u00e7in hazineden ald\u0131klar\u0131 bor\u00e7lar\u0131n faizini vatanda\u015flar \u00f6demektedirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu h\u00fck\u00fcmetler bor\u00e7la birlikte faizini de kapatmak i\u00e7in de\u011fi\u015fik vergiler \u00e7\u0131karmak zorunda kal\u0131rlar. B\u00f6ylece t\u00fcm fertler bu k\u0131s\u0131r d\u00f6ng\u00fcn\u00fcn sonunda faizcilere verilen harac\u0131n \u00f6denmesine kat\u0131lm\u0131\u015f olurlar. \u0130\u015fin bu a\u015famada kalmas\u0131 ve bor\u00e7lar\u0131n sonunda s\u00f6m\u00fcrgecili\u011fe yola\u00e7mamas\u0131 pek az g\u00f6r\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. \u00dcstelik s\u00f6m\u00fcr\u00fc y\u00fcz\u00fcnden bir\u00e7ok sava\u015flar meydana gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Biz burada -Kur&#8217;an&#8217;\u0131n g\u00f6lgesinde- faiz d\u00fczeninin b\u00fct\u00fcn kusurlar\u0131n\u0131 anlatacak de\u011filiz. Bu, ba\u011f\u0131ms\u0131z bir ara\u015ft\u0131rman\u0131n konusu olacak bir aland\u0131r. Ancak m\u00fcsl\u00fcman olmak isteyenleri, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n i\u011fren\u00e7 faiz d\u00fczenini yasaklamas\u0131 konusunda temel baz\u0131 ger\u00e7eklerden haberdar ederek yapt\u0131\u011f\u0131m\u0131z a\u00e7\u0131klamayla yetinmeye \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z:<\/p>\n<p>1- Ruhlarda iyice yeretmesi gereken birinci ger\u00e7ek; \u0130sl\u00e2m ile faiz d\u00fczeninin birarada bulunamayaca\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fidir. Bunun d\u0131\u015f\u0131nda gerek din adamlar\u0131ndan gerekse ba\u015fkalar\u0131ndan fetva sahiplerinin s\u00f6yledi\u011fi t\u00fcm s\u00f6zler yaland\u0131r, aldatmad\u0131r. Daha \u00f6nce de de\u011findi\u011fimiz gibi \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesinin temeli ve insanlar\u0131n hayatlar\u0131nda, d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde ve ahl\u00e2klar\u0131nda g\u00f6sterilen pratik sonu\u00e7lar\u0131, faiz d\u00fczeniyle bizzat \u00e7arp\u0131\u015fmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>2- \u0130kincisi; faiz d\u00fczeninin s\u0131rf, imanlar\u0131, ahl\u00e2klar\u0131 ve hayat g\u00f6r\u00fc\u015fleri i\u00e7in de\u011fil, insanlar\u0131n ekonomi ve i\u015f hayatlar\u0131 i\u00e7in de bir y\u0131k\u0131m oldu\u011fu, insanlar\u0131n saadetini yok etti\u011fi, genel ekonomik geli\u015fme i\u00e7in uygun bir d\u00fczenmi\u015f gibi g\u00f6steren, aldat\u0131c\u0131 ve yald\u0131zl\u0131 g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcne ra\u011fmen insanl\u0131\u011f\u0131n dengeli b\u00fcy\u00fcmesini dumura u\u011fratt\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fidir.<\/p>\n<p>3- \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fcs\u00fc; \u0130sl\u00e2m&#8217;da ahl\u00e2ki d\u00fczen ile uygulanan pratik d\u00fczenin birbirine tamamen ba\u011fl\u0131 olduklar\u0131, insan\u0131n b\u00fct\u00fcn davran\u0131\u015flar\u0131nda hilafet s\u00f6zle\u015fmesi ve \u015fart\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu, hayat\u0131 boyunca sergiledi\u011fi t\u00fcm yeteneklerinden dolay\u0131 denendi\u011finin ve s\u0131nand\u0131\u011f\u0131n\u0131n, ahirette de bunlardan hesaba \u00e7ekilece\u011finin fark\u0131nda oldu\u011fu ortadad\u0131r. Biri ahl\u00e2ki di\u011feri pratik olmak \u00fczere iki ayr\u0131 d\u00fczenin bulunmad\u0131\u011f\u0131, insan\u0131n t\u00fcm davran\u0131\u015flar\u0131n\u0131 her ikisini birlikte olu\u015fturdu\u011fu, her ikisinin de iyili\u011fine sevap, g\u00fcnah\u0131na azapla kar\u015f\u0131l\u0131k verilecek ibadetin kapsam\u0131na girdi\u011fi, ba\u015far\u0131l\u0131 \u0130sl\u00e2m ekonomisinin ahl\u00e2ks\u0131z olamayaca\u011f\u0131, ahl\u00e2ktan da vazge\u00e7ildi\u011fi zaman, insanlar\u0131n pratik hayatlar\u0131n\u0131n ba\u015far\u0131ya ula\u015fmas\u0131n\u0131n m\u00fcmk\u00fcn olamayaca\u011f\u0131 asl\u00ee bir unsur oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir.<\/p>\n<p>4- D\u00f6rd\u00fcnc\u00fc olarak; faiz d\u00fczeninin ki\u015finin vicdan\u0131n\u0131, ahl\u00e2k\u0131m, toplum i\u00e7inde karde\u015fine y\u00f6nelik d\u00fc\u015f\u00fcncesini ve genel anlamda, k\u00f6t\u00fcl\u00fck, ihtiras, bencillik, aldatma ve kumar ruhunu yaymak suretiyle toplum hayat\u0131n\u0131 ve sahip oldu\u011fu de\u011ferleri bozmad\u0131k\u00e7a yerle\u015fmeyece\u011fi ger\u00e7e\u011fidir. Modern \u00e7a\u011fda ise sermayeyi en a\u015fa\u011f\u0131l\u0131k s\u00f6m\u00fcr\u00fc y\u00f6ntemlerine y\u00f6nelten ba\u015fl\u0131ca etken say\u0131lmaktad\u0131r faiz. Faizle bor\u00e7lanan sermaye hem faizini \u00f6demek hem de bor\u00e7lar\u0131n\u0131 yararland\u0131rmak i\u00e7in k\u00e2r\u0131n\u0131 garantiye almak zorundad\u0131r. Bu y\u00fczden a\u00e7\u0131k sa\u00e7\u0131k filmler, gazeteler, oyun ve e\u011flence yerleri, beyaz kad\u0131n ticareti gibi insanlarda ahl\u00e2ki \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc meydana getiren s\u00f6z ve y\u00f6nlendirmelerle do\u011frudan s\u00f6m\u00fcr\u00fcye ba\u015fvurmaktad\u0131r. Faizle bor\u00e7lanan sermayenin derdi insanl\u0131k yarar\u0131na giri\u015fimlerde bulunmak de\u011fildir. Onun derdi en al\u00e7ak huylar\u0131, en i\u011fren\u00e7 e\u011filimleri kullanarak s\u00f6m\u00fcr\u00fc \u015feklinde de olsa k\u00e2r etmektir&#8230; Yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn her k\u00f6\u015fesinde g\u00f6r\u00fclen manzara budur. Bunun ba\u015fl\u0131ca sebebi de faizci d\u00fczendir.<\/p>\n<p>5- Be\u015finci olarak, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n m\u00fckemmel bir hayat d\u00fczeni oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc O faizle i\u015flem g\u00f6rmeyi yasaklarken d\u00fczenini de bunu gerektirmeyecek esaslar \u00fczerine kurmakta ve ekonomi, toplum ve insanl\u0131\u011f\u0131n d\u00fczenli bir \u015fekilde geli\u015fmesini engellemeden toplumsal hayat\u0131n di\u011fer y\u00f6nlerini de bu t\u00fcr bir muameleyi gerektirmeyecek \u015fekilde ar\u0131nd\u0131rarak d\u00fczenlemektedir.<\/p>\n<p>6- Alt\u0131nc\u0131 olarak; \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n, hayat\u0131 kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesi ve \u00f6zel metodu uyar\u0131nca d\u00fczenleme imkan\u0131 buldu\u011funda, faiz i\u015flemlerini ortadan kald\u0131r\u0131rken \u00e7a\u011fda\u015f ekonomik hayat\u0131n tabii ve sa\u011fl\u0131kl\u0131 geli\u015fmesi i\u00e7in gerekli olan kurum ve ara\u00e7lar\u0131 da kald\u0131rmas\u0131 gerekmedi\u011fi ger\u00e7e\u011fidir. Ancak, yaln\u0131zca faizin kirinden ve pisli\u011finden ar\u0131nd\u0131rd\u0131ktan sonra ba\u015fka sa\u011fl\u0131kl\u0131 kurallar uyar\u0131nca \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131na m\u00fcsaade eder. Bu kurum ve ara\u00e7lar\u0131n ba\u015f\u0131nda bankalar, \u015firketler ve benzeri modern ekonomi kurumlar\u0131 gelmektedir.<\/p>\n<p>7- Yedincisi ve en \u00f6nemlisi, m\u00fcsl\u00fcman olmak isteyenin y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, be\u015fer hayat\u0131n\u0131n onsuz yapamayaca\u011f\u0131 ve o olmadan ilerleyemeyece\u011fi bir\u015feyi haram k\u0131lmas\u0131n\u0131n imkans\u0131z oldu\u011funa inanmas\u0131n\u0131n zorunlu oldu\u011fu ger\u00e7e\u011fidir. Ayr\u0131ca herhangi bir\u015feyin olmas\u0131na ra\u011fmen insan hayat\u0131 i\u00e7in gerekli ve ilerlemesi i\u00e7in ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz olmas\u0131n\u0131n da imkans\u0131z oldu\u011funa inan\u0131lmas\u0131 gerekmektedir. Bu hayat\u0131 yaratan y\u00fcce Allah&#8217;t\u0131r, insan\u0131 bu hayat\u0131n \u00fczerine halife tayin eden, geli\u015ftirip ilerletmesini emreden ve bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fc dileyip uygun g\u00f6ren de O&#8217;dur. O halde herhangi bir\u015feyi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n haram k\u0131lmas\u0131na ra\u011fmen insan hayat\u0131n\u0131n d\u00fczenlenmesi ve ilerlemesinin onsuz olmayaca\u011f\u0131n\u0131 ve pis bir\u015feyin hayat\u0131n d\u00fczenlenmesi ve ilerlemesi i\u00e7in gerekli oldu\u011funa ili\u015fkin bir inanc\u0131n m\u00fcsl\u00fcman\u0131n d\u00fc\u015f\u00fcncesinde yeretmesi imkans\u0131zd\u0131r. Bu k\u00f6t\u00fc bir d\u00fc\u015f\u00fcnce oldu\u011fu kadar k\u00f6t\u00fc bir anlay\u0131\u015f ve a\u015fa\u011f\u0131daki fikirlerin nesiller boyu yay\u0131lmas\u0131na \u00e7al\u0131\u015fan zehirli, pis ve azg\u0131n bir propagandad\u0131r: G\u00fcya faiz, ekonomi ve uygarl\u0131\u011f\u0131n geli\u015fmesi i\u00e7in zorunluymu\u015f ve faiz d\u00fczeni tabii bir d\u00fczenmi\u015f. Bu aldat\u0131c\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnce yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn do\u011fusuna, bat\u0131s\u0131na, genel k\u00fclt\u00fcr\u00fcn kaynaklar\u0131na ve insani faaliyetlerin \u00f6z\u00fcne kadar yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca, \u00e7a\u011fda\u015f hayat\u0131n fiilen bu faiz kurumlar\u0131nca d\u00fczenlenmesi ve ba\u015fka temeller \u00fczerine kurulu bir d\u00fc\u015f\u00fcncenin zorlu\u011fu bu propagandalar\u0131n yay\u0131lmas\u0131n\u0131 h\u0131zland\u0131rmaktad\u0131r. \u00d6ncelikle bu zorluk iman\u0131n yoklu\u011fundan kaynaklan\u0131r. \u0130kinci olarak, d\u00fc\u015f\u00fcnmenin zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131ndan ve faizcilerin, d\u00fcnya h\u00fck\u00fcmetleri i\u00e7indeki n\u00fcfuzu bir de genel ve \u00f6zel propaganda ara\u00e7lar\u0131yla ve ellerindeki y\u00f6nlendirme g\u00fcc\u00fcyle yayg\u0131nla\u015ft\u0131r\u0131p yerle\u015ftirmeye \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 bu vehimlerden kurtulu\u015f aczinden kaynaklan\u0131r.<\/p>\n<p>8- Sekizinci olarak; &#8220;d\u00fcnya ekonomisinin bug\u00fcn, yar\u0131n faizin d\u0131\u015f\u0131nda ba\u015fka bir temele dayanmas\u0131 imkans\u0131zd\u0131r&#8221; tezi hurafeden ya da devam etmesinde yarar\u0131 olanlar\u0131n, ellerindeki geni\u015f ara\u00e7larla besledikleri koca bir yalandan ba\u015fka bir\u015fey olmad\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fidir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, sa\u011flam bir niyet ve uluslararas\u0131 faiz borsalar\u0131n\u0131n ellerinden \u00f6zg\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc al\u0131p kendisi i\u00e7in iyilik, mutluluk ve bereket arzulad\u0131\u011f\u0131 kadar g\u00fczel ahl\u00e2k ve temiz bir toplum arzulayan insanl\u0131k ya da m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmet azmettik\u00e7e, Allah&#8217;\u0131n insanl\u0131k i\u00e7in diledi\u011fi, fiilen uygulanm\u0131\u015f, g\u00f6lgesinde hayat\u0131n ger\u00e7ekten geli\u015fti\u011fi, her zaman da y\u00fcceli\u011fi ve g\u00f6lgesi alt\u0131nda geli\u015febildi\u011fi olgun d\u00fczenin kurulmas\u0131n\u0131n yolu her zaman a\u00e7\u0131kt\u0131r. \u015eayet insanlar d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp do\u011fruyu bulsalar!..<\/p>\n<p>Burada bu d\u00fczenin uygulay\u0131\u015f bi\u00e7imi ve ara\u00e7lar\u0131 hakk\u0131nda detayl\u0131 s\u00f6z s\u00f6yleme imkan\u0131m\u0131z olmad\u0131\u011f\u0131ndan bu genel de\u011finmeyle yetiniyoruz. Ancak, i\u011fren\u00e7 faiz i\u015fleminin ekonomik hayat\u0131n bir zorunlulu\u011fu olmad\u0131\u011f\u0131 ve daha \u00f6nce metottan sap\u0131p \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n tekrar \u00e7evirdi\u011fi insanl\u0131\u011f\u0131n, bug\u00fcn tekrar sapan insanl\u0131\u011f\u0131n kendisi oldu\u011fu ve g\u00fc\u00e7l\u00fc , \u015fefkatli ve sa\u011flam metoda d\u00f6nmek istemedi\u011fi de a\u00e7\u0131\u011fa \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<br \/>\n<strong>275- Faiz yiyenler \u015feytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f kimseler gibi aya\u011fa kalkarlar, Bu onlar\u0131n &#8220;al\u0131\u015f-veri\u015f de faiz gibidir&#8221; demelerinden dolay\u0131d\u0131r. Oysa Allah al\u0131\u015f-veri\u015fi hel\u00e2l, faizi ise haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Kim kendisine Rabbinden bir \u00f6\u011f\u00fct gelir-gelmez faiz yemeye son verirse ge\u00e7mi\u015fte ald\u0131\u011f\u0131 faizler kendisinden geri al\u0131nmaz. Onun i\u015fi Allah `a kalm\u0131\u015ft\u0131r. Fakat kimler tekrar faizcili\u011fe d\u00f6nerlerse onlar, orada ebedi olarak kalmak \u00fczere Cehennemliktirler.<\/strong><\/p>\n<p>276- Allah faizi eritir. Buna kar\u015f\u0131l\u0131k sadakalar\u0131 art\u0131r\u0131r. Allah (haramda \u0131srar eden) hi\u00e7bir g\u00fcnahkar k\u00e2firi sevmez.<\/p>\n<p>Bu, ger\u00e7ekten korkun\u00e7 bir hamle ve son derece \u00fcrpertici bir tasvirdir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;\u015eeytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f kimseler gibi aya\u011fa kalkarlar&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Hi\u00e7bir manevi tehdit, bu somut, canl\u0131 ve hareketli tablo kadar duygular \u00fczerinde etkili olamaz. \u015eeytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f ve donakalm\u0131\u015f insan tablosu&#8230; \u0130nsanlar\u0131n s\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcp bildi\u011fi bir tablo&#8230; Ayet-i Kerime, bu tabloyu, duygular\u0131n korkutulmas\u0131 konusundaki uyar\u0131c\u0131 rol\u00fcn\u00fc yerine getirmesi, faizcilerin duygular\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irmesi, onlar\u0131 sars\u0131p ekonomik d\u00fczenlerinin al\u0131\u015fkanl\u0131klar\u0131ndan ve kendilerine k\u00e2r sa\u011flayan h\u0131rslar\u0131ndan \u00e7ekip \u00e7\u0131karmas\u0131 i\u00e7in g\u00f6zler \u00f6n\u00fcne getiriyor. Bu tablo, e\u011fitici etkisi bak\u0131m\u0131ndan yerine g\u00f6re yararl\u0131 bir ara\u00e7 oldu\u011fu gibi ayn\u0131 zaman da ger\u00e7ek bir olguyu da ifade etmektedir. Ger\u00e7ekte tefsirlerin b\u00fcy\u00fck \u00e7o\u011funlu\u011funda bu korkun\u00e7 tablodaki &#8220;kalk\u0131\u015f&#8221;\u0131n, dirili\u015f g\u00fcn\u00fcndeki kalk\u0131\u015f oldu\u011fu kams\u0131 yeralmaktad\u0131r. Ancak, bize g\u00f6re, bu tablo \u015fu yery\u00fcz\u00fcnde insan hayat\u0131nda bizzat ger\u00e7ekle\u015fen bir olgudur. Ayr\u0131ca kendisinden sonra gelecek Allah ve Resul\u00fcne kar\u015f\u0131 sava\u015fmaktan korkutan ayet-i kerimeye de uygun d\u00fc\u015fmektedir. Biz, \u015fu anda bu sava\u015f\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u00fcrd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc, faiz d\u00fczeninin a\u011f\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcp, hummaya tutulmu\u015f gibi \u00e7\u0131rp\u0131nan sap\u0131k insanl\u0131\u011f\u0131n ba\u015f\u0131na musallat oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcyoruz. Bug\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n pratik hayat\u0131ndan bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frulayan olgular\u0131 detayl\u0131ca a\u00e7\u0131klamadan \u00f6nce, Kur&#8217;an&#8217;\u0131n Arap yar\u0131madas\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 faiz manzaras\u0131n\u0131 ve cahiliye mensuplar\u0131n\u0131n bu konudaki d\u00fc\u015f\u00fcncelerini sunuyoruz.<\/p>\n<p>Cahiliye d\u00f6neminde bilinen bu ayetlerin ilk defa ortadan kald\u0131rmak i\u00e7in indi\u011fi faizin &#8220;Nesie (ertelenen)&#8221; ve &#8220;fadl (Artt\u0131r\u0131lan)&#8221; olmak \u00fczere ba\u015fl\u0131ca iki \u015fekli yayg\u0131nd\u0131.<\/p>\n<p>Katade &#8220;Nesie (ertelenen)&#8221; faiz hakk\u0131nda; &#8220;Cahiliye ehlinin faizi; adam\u0131n herhangi birine belli bir s\u00fcre i\u00e7in bir\u015fey satmas\u0131, g\u00fcn\u00fc geldi\u011finde bor\u00e7lunun \u00f6dememesi ve onun da borcunu artt\u0131r\u0131p ertelemesi \u015feklindeydi&#8221; der.<\/p>\n<p>M\u00fccahit \u015f\u00f6yle der: &#8220;Cahiliyede bir adam\u0131n ba\u015fka bir adama borcu olurdu. Adam, borcunu ertelersen sana \u015fu, \u015fu var derdi. O&#8217;da ertelerdi.&#8221;<\/p>\n<p>Ebubekir El Cessas: &#8220;Bilindi\u011fi gibi cahiliye d\u00f6neminde faiz, \u015fartl\u0131 artt\u0131rma ile beraber, bir s\u00fcre i\u00e7in bor\u00e7 \u015feklindeydi. Art\u0131\u015f s\u00fcreye kar\u015f\u0131l\u0131kt\u0131. Allah bunu ortadan kald\u0131rmad\u0131.&#8221; der.<\/p>\n<p>\u0130mam Razi de tefsirinde \u015f\u00f6yle der: &#8220;Cahiliye d\u00f6neminde en yayg\u0131n olan &#8220;Nesie (ertelenen)&#8221; faizdi. Onlardan biri, her ay belli bir miktar almak \u00fczere mal\u0131n\u0131 bir ba\u015fkas\u0131na verirdi, ama mal oldu\u011fu gibi kal\u0131rd\u0131 haliyle. Belirlenen s\u00fcre dolunca, anamal\u0131 isterdi. \u015eayet bor\u00e7lu \u00f6deyemeyece\u011fini bildirirse hakk\u0131n\u0131 ve s\u00fcresini artt\u0131r\u0131rd\u0131.&#8221;<\/p>\n<p>\u00dcsame b. Zeyd&#8217;in Resulullah&#8217;tan (selam \u00fczerine olsun) rivayet etti\u011fi hadisde peygamberimiz \u015f\u00f6yle buyuruyor: &#8220;faiz ancak `Nesie (erteleme)&#8217;de vard\u0131r.&#8221; (Buhari ve M\u00fcslim)<\/p>\n<p>&#8220;Fadl (Artt\u0131r\u0131lan)&#8221; faiz ise ki\u015finin herhangi bir\u015feyi benzeri bir\u015fey kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda fazlas\u0131yla satmas\u0131d\u0131r. Alt\u0131n\u0131 alt\u0131nla, paray\u0131 parayla, bu\u011fday\u0131 bu\u011fdayla, arpay\u0131 arpayla satmak gibi. Bu da, faize benzemesinden ve faiz muamelesinde hat\u0131ra gelen duygular\u0131n benzerini bar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131ndan bu kapsama al\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7a\u011fda\u015f i\u015flemlerden s\u00f6zederken bu noktan\u0131n bizim i\u00e7in b\u00fcy\u00fck \u00f6nemi olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Ebu Said El-Hudri, Resulullah&#8217;\u0131n \u015f\u00f6yle dedi\u011fini rivayet eder: &#8220;Alt\u0131na alt\u0131n, g\u00fcm\u00fc\u015fe g\u00fcm\u00fc\u015f, bu\u011fdaya bu\u011fday, arpaya arpa, hurmaya hurma, tuza tuz&#8230; Her\u015fey benzeri ile&#8230; Ele el&#8230;. Kim art\u0131r\u0131r ya da artt\u0131rmas\u0131n\u0131 isterse faiz yapm\u0131\u015f olur. Burada alan da veren de e\u015fittir.&#8221;\u00b7(Buhari ve M\u00fcslim)<\/p>\n<p>Ebu Said El Hudri&#8217;nin rivayet etti\u011fi bir ba\u015fka hadiste \u015f\u00f6yle denir: &#8220;Bilal, Resulullah&#8217;a Burni cinsinden hurma getirdi. Resulullah `Bunu nereden ald\u0131n?, buyurdu. Bilal: `Yan\u0131m\u0131zda k\u00f6t\u00fc hurma vard\u0131. Bir sa&#8217;a kar\u015f\u0131l\u0131k iki sa&#8217; g\u00f6nderdik&#8217; deyince Resulullah: `Ah! t\u0131pk\u0131 faiz, t\u0131pk\u0131 faiz, yapma bunu!.. Sat\u0131n almak istedi\u011finde hurmay\u0131 ba\u015fka bir \u015feye sat sonra da iyisini al&#8217; buyurdu.&#8221; (Mutte Fekun Aleyh)<\/p>\n<p>Birinci t\u00fcr uygulamada; esas miktar\u0131n \u00fczerine ekleme, bu ek miktar\u0131 belirlenen s\u00fcreye kar\u015f\u0131l\u0131k alma ve bu ek miktar\u0131n anla\u015fman\u0131n bir \u015fart\u0131 olmas\u0131 yani ba\u015fka hi\u00e7bir neden olmaks\u0131z\u0131n yaln\u0131zca zaman\u0131n ge\u00e7mesiyle mal\u0131n mal kazanmas\u0131 gibi b\u00fct\u00fcn faiz i\u015flemlerinde g\u00f6r\u00fclen faiz unsurlar\u0131n\u0131 bar\u0131nd\u0131rmas\u0131 nedeniyle faiz oldu\u011fu a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcnden a\u00e7\u0131klamay\u0131 gerektirmez.<\/p>\n<p>\u0130kinci t\u00fcr uygulamaya gelince, artt\u0131rmay\u0131 gerektiren benzer iki \u015fey aras\u0131nda temel farklar\u0131n bulundu\u011fu ku\u015fkusuzdur. Bu durum iki sa&#8217; k\u00f6t\u00fc hurma verip bir sa&#8217; iyi hurma alan Bilal&#8217;in olay\u0131nda a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fclmektedir. Ancak, iki t\u00fcr\u00fcn as\u0131l itibar\u00eeyle benzer olmas\u0131 faiz ku\u015fkusunu do\u011furmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc burada hurma hurmay\u0131 do\u011furmu\u015f oluyor. Bu y\u00fczden Resulullah (sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun) bunu faiz olarak nitelendirmi\u015f ve yasaklam\u0131\u015ft\u0131r. Ard\u0131ndan de\u011fi\u015ftirilmek istenen \u00e7e\u015fidin paraya \u00e7evrilmesini ve bu parayla da istenen \u00e7e\u015fidin al\u0131nmas\u0131n\u0131 emretmi\u015ftir. Ama\u00e7, i\u015flemden faiz \u015f\u00fcphesini tamamen uzakla\u015ft\u0131rmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Herhangi bir\u015feyi benzeri kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda satarken arada bir s\u00fcrenin bulunmamas\u0131 i\u00e7in &#8220;elden ele&#8230;&#8221; tutman\u0131n \u015fart ko\u015fulmas\u0131 da bu amaca y\u00f6neliktir. \u00c7\u00fcnk\u00fc s\u00fcre belirlemede ek bir kazan\u00e7 s\u00f6zkonusu olmasa bile faizin g\u00f6lgesi vard\u0131r, faiz unsurlar\u0131ndan biri mevcuttur.<\/p>\n<p>Herhangi bir uygulamada faizin g\u00f6lgesinin belirmesine kar\u015f\u0131 Resulullah&#8217;\u0131n ne kadar duyarl\u0131 oldu\u011fu ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gibi cahiliyede yayg\u0131n faiz uygulamas\u0131na kar\u015f\u0131 ak\u0131lc\u0131 tedavisinin hikmeti de a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00fcn\u00fcm\u00fczde, Bat\u0131n\u0131n kapitalist d\u00fc\u015f\u00fcnce ve d\u00fczenleri kar\u015f\u0131s\u0131nda ruhen bozguna u\u011fram\u0131\u015f baz\u0131 kimseler bu haram k\u0131lmay\u0131, \u00dcsame&#8217;nin hadisine ve Selef&#8217;in cahiliyede yayg\u0131n faiz uygulamas\u0131n\u0131 tavsif edi\u015flerine dayanarak \u00e7e\u015fitli faiz \u015fekillerinden biri olan &#8220;Nesie&#8221;ye (ertelenen) faize indirgeyip cahiliyedeki faiz uygulamas\u0131na t\u0131pat\u0131p uymayan \u00e7a\u011fda\u015f faiz \u015fekillerini \u0130sl\u00e2m ad\u0131na -dinen- hel\u00e2l saymak istiyorlar.<\/p>\n<p>Ancak bu giri\u015fim, ruhsal ve akli bozgunun bir belirtisinden \u00f6teye gidemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, birtak\u0131m g\u00f6stermelik davran\u0131\u015flardan ibaret bir d\u00fczen de\u011fildir. O, k\u00f6kl\u00fc bir d\u00fc\u015f\u00fcnceye dayanan bir hayat d\u00fczenidir. \u0130sl\u00e2m, faizi yasaklarken bir \u00e7e\u015fidini yasaklay\u0131p di\u011fer bir \u00e7e\u015fidini b\u0131rakmaz. Kendi d\u00fc\u015f\u00fcncesine ayk\u0131r\u0131 her d\u00fc\u015f\u00fcnceyi ortadan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi kendi mant\u0131\u011f\u0131yla uyu\u015fmayan her d\u00fc\u015f\u00fcnceye sava\u015f a\u00e7ar. Bu konuda o kadar duyarl\u0131d\u0131r ki, faiz mant\u0131\u011f\u0131n\u0131n g\u00f6lgesini ve faizci duygular\u0131 iyice uzakla\u015ft\u0131rmak i\u00e7in &#8220;fadl (Artt\u0131r\u0131lan)&#8221; faizi bile yasaklam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bu y\u00fczden, ister cahiliyenin bildi\u011fi \u015fekilde olsun, ister yeni ortaya \u00e7\u0131kan \u015fekilde olsun, faiz uygulamalar\u0131ndaki temel unsurlar\u0131 i\u00e7erdi\u011fi ve bencillik, a\u00e7g\u00f6zl\u00fcl\u00fck, bireysellik ve kumarbazl\u0131ktan ibaret faizci mant\u0131kla zehirlendi\u011fi, `nas\u0131l olursa olsun, yeter ki k\u00e2r edeyim&#8217;den ibaret pis d\u00fc\u015f\u00fcnceye bula\u015fm\u0131\u015f oldu\u011fu s\u00fcrece t\u00fcm faiz uygulamalar\u0131 haramd\u0131r.<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7e\u011fi iyice kavramam\u0131z ve Allah ve Resul\u00fc taraf\u0131ndan faizci toplumlara kar\u015f\u0131 sava\u015f a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 idrak etmemiz gerekmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;Faiz yiyenler \u015feytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f kimseler gibi aya\u011fa kalkarlar&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;Faiz yiyenler&#8221; deyimiyle sadece faiz k\u00e2r\u0131n\u0131 alanlar kasdedilmemektedir. -Bu korkun\u00e7 ayetle tehdit edilenlerin ba\u015f\u0131nda gelseler bile- bu deyim, faiz toplumunun t\u00fcm fertlerini kapsamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Cabir b. Abdullah&#8217;tan \u015f\u00f6yle rivayet edilir: &#8220;Resulullah, faiz yiyeni, yedireni, \u015fahit olan\u0131 ve yazan\u0131 lanetledi. Ve `bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc ayn\u0131 oranda sorumludurlar&#8217; dedi.&#8221; (M\u00fcslim, Ahmet, Ebu Davud ve Tirmizi)<\/p>\n<p>Bu, bireysel faiz i\u015flemleri i\u00e7indi. Tamamen faiz esaslar\u0131 \u00fczerine kurulu toplumlara gelince, t\u00fcm bireyleri lanetlenmi\u015f, Allah&#8217;\u0131n a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 sava\u015fa maruz kalm\u0131\u015f ve hi\u00e7 tart\u0131\u015fmas\u0131z Allah&#8217;\u0131n rahmetinden kovulmu\u015flard\u0131r. Onlar hayatlar\u0131nda istikrar, g\u00fcven ve rahat y\u00fcz\u00fc bulamayan, hummaya tutulmu\u015f, muzdarip, s\u0131k\u0131nt\u0131l\u0131 bir ya\u015fant\u0131 i\u00e7indedirler ve kalkt\u0131klar\u0131nda \u015feytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015flar gibi hareket ederler.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f kapitalist d\u00fczenin, ge\u00e7en d\u00f6rt as\u0131rda, olu\u015ftu\u011fu ilk g\u00fcnlerde bu konuda \u015f\u00fcphe s\u00f6zkonusu olmu\u015f olsa bile bu as\u0131rlar\u0131n deneyiminde \u015f\u00fcpheye asla yer kalmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>Bug\u00fcn i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z d\u00fcnya; akl\u0131 ba\u015f\u0131nda olan ki\u015filer, d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcrler, bilginler ve ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n itiraf etti\u011fi ve Bat\u0131 uygarl\u0131\u011f\u0131n\u0131n merkezi olan b\u00f6lgeleri dola\u015fan seyyah ve g\u00f6zlemcilerin g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi bu b\u00f6lgelerdeki maddi uygarl\u0131\u011f\u0131n t\u00fcm g\u00f6rkemine, sanayi \u00fcr\u00fcnlerinin geli\u015fmi\u015fli\u011fine, g\u00f6zleri kama\u015ft\u0131ran maddi refah\u0131n t\u00fcm g\u00f6r\u00fcnt\u00fclerine ra\u011fmen her y\u00f6n\u00fcyle s\u0131k\u0131nt\u0131, \u0131zd\u0131rap, korku, sinirsel ve ruhsal hastal\u0131klar\u0131n yayg\u0131n oldu\u011fu bir d\u00fcnyad\u0131r.<\/p>\n<p>\u00dcstelik bu d\u00fcnya s\u00fcrekli; yayg\u0131n, \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc ve sinirsel sava\u015flar\u0131n orada-burada bir t\u00fcrl\u00fc bitmeyen \u0131zd\u0131raplar\u0131n tehdidi alt\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>Bu maddi uygarl\u0131\u011f\u0131n, maddi refah\u0131n bir\u00e7ok b\u00f6lgedeki kolayl\u0131\u011f\u0131n\u0131n, ge\u00e7im s\u0131k\u0131nt\u0131s\u0131n\u0131n olmay\u0131\u015f\u0131 ve rahatl\u0131\u011f\u0131n dahi ortadan kald\u0131ramad\u0131\u011f\u0131 i\u011fren\u00e7 ve u\u011fursuz bir bedbahtl\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>G\u00f6rmemek i\u00e7in kendi kendine g\u00f6zlerini perdelemeyen herkesin g\u00f6rmek istedi\u011fi s\u00fcrece y\u00fczy\u00fcze gelece\u011fi bir ger\u00e7ektir bu. Amerika, \u0130svi\u00e7re ve maddi refah\u0131 olan bir\u00e7ok \u00fclkede insanlar\u0131n genelde maddi a\u00e7\u0131dan bir sorunlar\u0131n\u0131n olmad\u0131\u011f\u0131 bir ger\u00e7ektir. Ancak insanlar mutlu de\u011fildirler. Zengin olduklar\u0131 halde s\u0131k\u0131nt\u0131, y\u00fczlerinden okunuyor. Yo\u011fun \u00fcretim faaliyetinde bulunduklar\u0131 halde doyumsuzluk hayatlar\u0131n\u0131 yiyip bitiriyor. Bu doyumsuzluklar\u0131n\u0131 kimi zaman \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131k ve hayk\u0131r\u0131\u015flar ile, kimi zaman ilgin\u00e7 g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ve ayk\u0131r\u0131l\u0131klarla, kimi zaman da cinsel ve ruhi sap\u0131kl\u0131klarla d\u0131\u015fa vururlar. Ard\u0131ndan ka\u00e7\u0131na ihtiyac\u0131n\u0131 duyarlar, kendilerinden, i\u00e7inde ya\u015fad\u0131klar\u0131 bo\u015fluktan, hayat\u0131n ak\u0131\u015f\u0131ndan ve nimetlerinden bir nedeni g\u00f6r\u00fclmeyen bedbahtl\u0131ktan ka\u00e7maya ba\u015fl\u0131yorlar, intihar etmekle, \u00e7\u0131lg\u0131nl\u0131klar yapmakla ve anormalliklerle ka\u00e7\u0131yorlar. Sonra bu s\u0131k\u0131nt\u0131, bo\u015fluk ve hi\u00e7lik duygusu hi\u00e7bir zaman pe\u015flerini b\u0131rakm\u0131yor, rahat y\u00fcz\u00fc g\u00f6stermiyor bu zavall\u0131lara&#8230; Ni\u00e7in?..<\/p>\n<p>Tabiat\u0131yla bun\u00fcn ba\u015fl\u0131ca sebebi, insanlar\u0131n dertli, \u0131zd\u0131rapl\u0131, sap\u0131k ve bahts\u0131z ruhlar\u0131n\u0131n, bunca maddi geli\u015fmi\u015fli\u011fe ra\u011fmen, ruhun g\u0131das\u0131 olan imandan, Allah&#8217;a g\u00fcvenden, bir de Allah&#8217;a iman\u0131n ve O&#8217;nun ahdine ve \u015fart\u0131na uygun yery\u00fcz\u00fcndeki hil\u00e2fetin bah\u015fedip \u00e7izdi\u011fi b\u00fcy\u00fck insanl\u0131k hedeflerinden yoksun olmalar\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>Bu belli ba\u015fl\u0131 ve b\u00fcy\u00fck sebebin bir \u015f\u0131kk\u0131n\u0131 da faiz belas\u0131 ve geli\u015fen ve fakat geli\u015fmesinin iyilik ve bereketini t\u00fcm insanl\u0131\u011fa ayn\u0131 d\u00fczeyde da\u011f\u0131tmak suretiyle dengeli ve e\u015fit bir \u015fekilde geli\u015fmeyen, ancak, bankalardaki b\u00fcrolar\u0131na kapanan bir avu\u00e7 para babas\u0131 faizcinin menfaatini g\u00f6zeten ekonomi belas\u0131 olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu faizci para babalar\u0131 sanayi ve ticareti, garantili ve belirli faizlerle bor\u00e7land\u0131rmakta, b\u00f6ylece sanayi ve ticareti belli bir y\u00f6ne y\u00f6neltmektedirler. Bu yolun da ilk hedefi, herkesin onunla mutlu olaca\u011f\u0131 ve herkese d\u00fczenli i\u015f ve garantili ge\u00e7im sa\u011flayacak ve herkese ruhsal g\u00fcven ve toplumsal huzur haz\u0131rlayacak \u015fekilde insanl\u0131\u011f\u0131n sorunlar\u0131n\u0131 ve ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131 gidermekten ziyade milyonlar\u0131n ezilmesi, yoksullu\u011fu ve hayatlar\u0131n\u0131n bozulmas\u0131 ve b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n hayat\u0131na \u015f\u00fcphe, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve korku tohumlar\u0131n\u0131n ekilmesi pahas\u0131na da olsa en fazla k\u00e2r ger\u00e7ekle\u015ftirecek \u00fcretimi sa\u011flamakt\u0131r.<\/p>\n<p>\u015e\u00fcphesiz y\u00fcce Allah en do\u011frusunu s\u00f6yl\u00fcyor:<\/p>\n<p>&#8220;Faiz yiyenler \u015feytan taraf\u0131ndan \u00e7arp\u0131lm\u0131\u015f kimseler gibi aya\u011fa kalkarlar&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte biz bu ger\u00e7e\u011fin kan\u0131tlar\u0131n\u0131 d\u00fcnyadaki pratik hayat\u0131m\u0131zda g\u00f6rebiliyoruz. Faizciler, Resulullah d\u00f6neminde faizin haram k\u0131l\u0131nmas\u0131na kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015flard\u0131. Faiz i\u015flemlerinin haram, ticaretin ise helal k\u0131l\u0131nmas\u0131n\u0131 gerektirecek bir nedenin bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ileri s\u00fcrerek itiraz etmi\u015flerdi: &#8220;Bu onlar\u0131n `al\u0131\u015f veri\u015fte faiz gibidir&#8217; demelerinden dolay\u0131d\u0131r. Oysa Allah, al\u0131\u015f-veri\u015fi helal, faizi ise haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Dayand\u0131klar\u0131 benzetme, faiz gibi ticaretin de fayda ve k\u00e2r sa\u011flamas\u0131yd\u0131. Bu, bo\u015f bir benzetmedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc ticari i\u015flemlerde k\u00e2r da zarar da m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Ayr\u0131ca ki\u015fisel yetenek ve \u00e7aba, hayatta y\u00fcr\u00fcrl\u00fckte olan tabii \u015fartlar k\u00e2r ve zarar \u00fczerinde etkili olmaktad\u0131r. Faiz i\u015flemlerinde ise b\u00fct\u00fcn durumlarda k\u00e2r haddi belirlenmi\u015f olur. \u0130\u015fte ba\u015fl\u0131ca fark budur. Haram ve hel\u00e2l k\u0131l\u0131nma nedeni bu noktada yatmaktad\u0131r. Her ne \u015fekilde olursa olsun, k\u00e2r\u0131n garantiye al\u0131nd\u0131\u011f\u0131 t\u00fcm i\u015flemler, k\u00e2r\u0131n kesin ve belirlenmi\u015f olmas\u0131ndan dolay\u0131 faiz kapsam\u0131na girerler. \u0130nat\u00e7\u0131l\u0131k ve demagoji yapmaya gerek yoktur:<\/p>\n<p>&#8220;Oysa Allah al\u0131\u015f-veri\u015fi helal, faizi ise haram k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu unsurun, al\u0131\u015f-veri\u015fte bulunmay\u0131\u015f\u0131 ve daha bir\u00e7ok neden, ticareti asl\u0131nda insan hayat\u0131 i\u00e7in yararl\u0131 ve faiz uygulamas\u0131n\u0131 da zarar verici k\u0131lmaktad\u0131r. \u0130sl\u00e2m o zaman mevcut olan sistemi, ekonomik ve toplumsal hayatta sars\u0131nt\u0131 meydana getirmeden ger\u00e7ek\u00e7i bir \u015fekilde tedavi etmi\u015fti.<\/p>\n<p>&#8220;Kim kendisine Rabbinden bir \u00f6\u011f\u00fct gelir-gelmez faiz yemeye son verirse ge\u00e7mi\u015fte ald\u0131\u011f\u0131 faizler kendisinden geri al\u0131nmaz. Onun i\u015fi Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, yasay\u0131 koydu\u011fu andan itibaren y\u00fcr\u00fcrl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc ba\u015flat\u0131yor. Kim Rabbinin \u00f6\u011f\u00fcd\u00fcn\u00fc dinler ve faizden vazge\u00e7erse ge\u00e7mi\u015fte ald\u0131\u011f\u0131 faizler geri al\u0131nmaz. Onun i\u015fi Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r ve onun hakk\u0131ndaki h\u00fckm\u00fcn\u00fc diledi\u011fi gibi uygulayacakt\u0131r. Bu ifade kalbe ge\u00e7mi\u015fte i\u015flenen bu g\u00fcnahtan kurtulu\u015fun Allah&#8217;\u0131n dilemesi ve rahmetine ba\u011fl\u0131 oldu\u011fu duygusunu ak\u0131tmakta ve bu i\u015ften \u00fcrperti duymas\u0131n\u0131 sa\u011flamaktad\u0131r. Giderek kendi kendine \u015f\u00f6yle demeye ba\u015flar: &#8220;Bu k\u00f6t\u00fc i\u015ften elde ettiklerim yeter. Vazge\u00e7ip tevbe edersem Allah, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131 belki affeder. Bundan sonra art\u0131k faiz almayaca\u011f\u0131m.&#8221; Kur&#8217;an bu e\u015fsiz metoduyla kalplerin duygular\u0131n\u0131 i\u015fte b\u00f6yle tedavi ediyor.<\/p>\n<p>&#8220;Fakat kimler tekrar faizcili\u011fe d\u00f6nerlerse onlar, orada ebedi kalmak \u00fczere Cehennemliktirler.&#8221;<\/p>\n<p>Ahiretteki azab\u0131n ger\u00e7ekli\u011fine ili\u015fkin bu tehdit az \u00f6nce i\u015faret etti\u011fimiz e\u011fitim metodunun g\u00fczelliklerini g\u00fc\u00e7lendirmekte ve kalplerin derinliklerine yerle\u015ftirmektedir.<\/p>\n<p>Ancak, uzun vadeli ihtiraslar\u0131n \u015fa\u015f\u0131rtt\u0131\u011f\u0131, vaad edilen azab\u0131n hakikat\u0131n\u0131 bilmeyen baz\u0131 kimseler, Ahiret g\u00fcn\u00fcn\u00fc hesaba katmayabilirler. \u0130\u015fte Kur&#8217;an bunlar\u0131 da d\u00fcnya ve Ahirette topluca erimekle korkutuyor. Bu arada sadakan\u0131n -faizin de\u011fil- art\u0131p ar\u0131nd\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ger\u00e7e\u011fini yerle\u015ftirmekte ve k\u00fcf\u00fcr ve g\u00fcnahtan dolay\u0131 icabet etmeyenlerin kulaklar\u0131n\u0131 sa\u011f\u0131r edecek tarzda hayk\u0131rmakta ve y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n g\u00fcnahkar k\u00e2firlerden ho\u015flanmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 onlara g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>&#8220;Allah faizi eritir, buna kar\u015f\u0131l\u0131k sadakalar\u0131 artt\u0131r\u0131r. Allah (haramda \u0131srar eden) hi\u00e7bir g\u00fcnahkar k\u00e2firi sevmez.&#8221;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n azab\u0131 ve va&#8217;di do\u011frudur. Faizle muamele g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc halde, i\u00e7inde bereket, huzur, mutluluk, g\u00fcven ve s\u00fckunet ad\u0131na bir\u015fey kalan bir toplum g\u00f6rmemiz m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Y\u00fcce Allah faizi eritir. Bu pis uygulama bulundu\u011fu topluma k\u0131tl\u0131k ve bedbahtl\u0131ktan ba\u015fka bir\u015fey kazand\u0131rmaz. G\u00f6r\u00fcn\u00fcrde bir refah, \u00fcretim ve gelir kayna\u011f\u0131 bollu\u011fu g\u00f6ze \u00e7arpabilir; ancak bereket, gelir kaynaklar\u0131n\u0131n kabar\u0131kl\u0131\u011f\u0131ndan ziyade g\u00fcven i\u00e7inde bu kaynaklardan g\u00fczellikle yararlanmad\u0131r. Daha \u00f6nce, gelir kaynaklar\u0131 bak\u0131m\u0131ndan son derece zengin \u00fclkelerde ya\u015fayan insanlar\u0131n kalpleri \u00fczerine \u00e7\u00f6ken u\u011fursuz bedbahtl\u0131ktan s\u00f6zetmi\u015ftik. Bug\u00fcn ise bu \u00fclkelerden b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya, s\u0131k\u0131nt\u0131, deh\u015fet ve \u0131zd\u0131rap sa\u00e7\u0131lmaktad\u0131r. \u0130nsanl\u0131k s\u00fcrekli \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc sava\u015flar\u0131n tehdidi alt\u0131nda sabah-ak\u015fam so\u011fuk sava\u015f gerginli\u011fi ile yat\u0131p-kalkmaktad\u0131r. G\u00fcnbeg\u00fcn hayat -fark\u0131nda olsun olmas\u0131n- insanlar\u0131n sinirleri \u00fczerinde bir a\u011f\u0131rl\u0131k meydana getirmekte b\u00f6ylece ne mal\u0131nda, ne \u00f6mr\u00fcnde, ne sa\u011fl\u0131\u011f\u0131nda ne de g\u00f6n\u00fcl huzurunda bereket y\u00fcz\u00fc g\u00f6rmektedir.<\/p>\n<p>Zorunlu (zekat) ve g\u00f6n\u00fcll\u00fc olarak verilen sadakalarda temsil edilen dayan\u0131\u015fma ve yak\u0131nla\u015fma esas\u0131na dayanan, \u015fefkat, sevgi, ho\u015fnutluk ve ho\u015fg\u00f6r\u00fc ruhunun egemen oldu\u011fu, s\u00fcrekli Allah&#8217;\u0131n fazl\u0131 ve sevab\u0131 g\u00f6zetildi\u011fi, O&#8217;nun yard\u0131m\u0131na ve sadakay\u0131 ziyadesiyle artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131na sonsuz g\u00fcvenin oldu\u011fu&#8230; Evet bu esaslara dayanan bir toplumun, fert ve toplulu\u011fun mallar\u0131n\u0131, r\u0131z\u0131klar\u0131n\u0131, sa\u011fl\u0131klar\u0131n\u0131, g\u00fc\u00e7lerini, kalbi g\u00fcvenlerini ve g\u00f6n\u00fcl huzurlar\u0131m hi\u00e7 \u015f\u00fcphe yok ki y\u00fcce Allah bereketlendirir.<\/p>\n<p>Be\u015ferin prati\u011finde bu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rmeyenler, g\u00f6rmek istemeyenlerdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc, g\u00f6rmemek i\u015flerine gelmektedir. Ya da bilerek ve kasden g\u00f6zlerinin \u00f6n\u00fcne bulan\u0131k sap\u0131kl\u0131k perdesini geren, i\u011fren\u00e7 faiz d\u00fczeninin kurulmas\u0131nda yararlar\u0131 bulunan bu y\u00fczden ger\u00e7ekleri g\u00f6rmekten ka\u00e7\u0131nanlardan ba\u015fkas\u0131 bu ger\u00e7ekleri g\u00f6rmezlikten gelemez.<\/p>\n<p>&#8220;Allah (haramda \u0131srar eden) hi\u00e7bir g\u00fcnahkar k\u00e2firi sevmez.&#8221;<\/p>\n<p>Bu sonu\u00e7, haram k\u0131l\u0131nd\u0131ktan sonra faiz uygulamas\u0131nda \u0131srar eden ve All\u00e0h&#8217;\u0131n sevmedi\u011fi kimseler hakk\u0131nda kesinlik ifade etmektedir. Ku\u015fkusuz bin defa &#8220;lailaheillallah, Muhammed\u00fcn Resulullah&#8221; deseler de Allah&#8217;\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 helal sayanlar, k\u00fcf\u00fcr ve g\u00fcnah s\u0131fat\u0131n\u0131 hak etmektedirler. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, dille s\u00f6ylenen bir kelime de\u011fildir. O bir hayat d\u00fczeni ve pratik hayat metodudur. Onun bir par\u00e7as\u0131n\u0131 ink\u00e2r etmek b\u00fct\u00fcn\u00fcn\u00fc ink\u00e2r etmektir. Faizin haram oldu\u011funda hi\u00e7bir ku\u015fku olmad\u0131\u011f\u0131 gibi onu helal say\u0131p hayat\u0131 faiz esaslar\u0131na dayand\u0131rmak da k\u00fcf\u00fcrd\u00fcr, g\u00fcnaht\u0131r. Bundan Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>K\u00fcf\u00fcr, g\u00fcnah ve faizci hayat metodu ve d\u00fczeni taraftarlar\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda, burada iman ve salih amel sayfas\u0131, bu tarafta yer alan m\u00fcmin kitlenin \u00f6zellikleri ve faiz d\u00fczeni kar\u015f\u0131s\u0131nda bir ba\u015fka d\u00fczen -zekat d\u00fczeni- etraf\u0131nda odakla\u015fan hayat kurallar\u0131 sunulmaktad\u0131r.<br \/>\n<strong>277- Onlar ki inand\u0131lar, iyi i\u015fler yapt\u0131lar, namaz\u0131 k\u0131ld\u0131lar ve zekat\u0131 verdiler. Rabbleri kat\u0131nda m\u00fckafatlar\u0131 kendilerine mutlaka verilecektir. Onlar i\u00e7in art\u0131k korku s\u00f6zkonusu de\u011fildir, onlar hi\u00e7 \u00fcz\u00fclmeyeceklerdir<\/strong><\/p>\n<p>Bu sayfada yeralan en belirgin unsur &#8220;Zekat&#8221; yani kar\u015f\u0131l\u0131k beklemeden Allah i\u00e7in verme unsurudur. Surenin ak\u0131\u015f\u0131 bununla m\u00fcminlerin s\u0131fat\u0131n\u0131 ve m\u00fcmin toplumun esas kural\u0131n\u0131 sunmaktad\u0131r. Ayr\u0131ca m\u00fcmin topluma bah\u015fedilen g\u00fcven, huzur ve ilahi ho\u015fnutluk tablosu da sunulmaktad\u0131r&#8230;<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz hayat\u0131n hi\u00e7bir alan\u0131nda faiz d\u00fczeninin sa\u011flad\u0131\u011f\u0131 garantilere ihtiya\u00e7 duymayan, dayan\u0131\u015fma ve yard\u0131mla\u015fma i\u00e7inde bulunan toplumun temeli de zekatt\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m d\u00fczeninin pratik hayatta uygulanmas\u0131na tan\u0131k olan m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetten ayr\u0131 d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f, imani d\u00fc\u015f\u00fcnce, e\u011fitim ve ahl\u00e2k esaslar\u0131na dayal\u0131 insan ruhunu \u00f6zel kal\u0131b\u0131na sokup \u015fekillendiren sonra da do\u011fru d\u00fc\u015f\u00fcncesini, temiz ahl\u00e2k\u0131n\u0131 ve \u00fcst\u00fcn faziletlerini teneff\u00fcs etti\u011fi d\u00fczeni egemen k\u0131lan sisteme tan\u0131k olmam\u0131\u015f nesillerin ve bizim duygular\u0131m\u0131zda zek\u00e2t\u0131n \u015fekli, de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Faiz temeline dayal\u0131 cahiliye toplumu kar\u015f\u0131s\u0131nda yeralan \u0130sl\u00e2m d\u00fczeninin temelini zekat olu\u015fturmaktad\u0131r. Bundan sonra hayat geli\u015fir ve ekonomi de bireysel \u00e7aba ya da faizden ar\u0131 dayan\u0131\u015fma \u00e7izgisi \u00fczerinde yoluna devam eder.<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k manzaralar\u0131n\u0131n en y\u00fccesini g\u00f6rmemi\u015f, bedbaht ve talihsiz nesillerin duygular\u0131nda bu tablo art\u0131k de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Bu insanlar, faiz temeline dayal\u0131 maddi d\u00fczenin sap\u0131kl\u0131\u011f\u0131 i\u00e7inde do\u011fup b\u00fcy\u00fcmekte, her tarafta, cimrilik, bencillik, azg\u0131nl\u0131k, ihtiras ve insanlar\u0131n vicdanlar\u0131na egemen olmu\u015f i\u011fren\u00e7 bir egoizm g\u00f6rmektedir. Bu d\u00fczende mal, ihtiyac\u0131 olana ancak i\u011fren\u00e7 faiz yoluyla ula\u015fmaktad\u0131r. \u0130nsanlar, birikmi\u015f paras\u0131 ya da faiz kurumlar\u0131ndan birine sermayesinin bir k\u0131sm\u0131n\u0131 yat\u0131rmak suretiyle ortak olmad\u0131k\u00e7a g\u00fcvencesiz kalmaktad\u0131rlar. Ticaret ve sanayi, ihtiyac\u0131 olan sermayeyi faiz \u00f6demeden bulamaz olmu\u015ftur. Art\u0131k bu k\u00f6t\u00fc talihli nesillerin duygular\u0131nda, bu d\u00fczenden ba\u015fka bir d\u00fczenin olamayaca\u011f\u0131 ve hayat\u0131n ancak bu esaslara dayanabilece\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncesi yeretmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Zekat\u0131n \u015fekli o denli de\u011fi\u015fmi\u015f ki, giderek bu nesiller onu,kendisine dayan\u0131larak \u00e7a\u011fda\u015f bir d\u00fczenin kurulamayaca\u011f\u0131 g\u00fcl\u00fcn\u00e7, bireysel bir ba\u011f\u0131\u015f saym\u0131\u015flard\u0131r. Ancak, zekat gelirlerinin ne kadar kabar\u0131k oldu\u011funu, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n \u00f6zel bir y\u00f6ntemle meydana getirdi\u011fi, e\u011fitti\u011fi, direktif ve yasalarla y\u00f6nlendirdi\u011fi ve i\u00e7inde ya\u015famayanlar\u0131n vicdanlar\u0131n\u0131n eri\u015fmeyece\u011fi, kendine \u00f6zg\u00fc hayat d\u00fczeniyle idare etti\u011fi insanlar\u0131n \u00f6dedi\u011fi bu zekat\u0131n, kazanc\u0131yla birlikte esas paradan y\u00fczde iki bu\u00e7uk (% 2,5) oran\u0131nda al\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131 biliyorlar m\u0131? (Bu oran ekin ve madenlerde % 5, % 10 ve % 20&#8217;ye kadar y\u00fckselir.) Zekat m\u00fcsl\u00fcman devletin toplad\u0131\u011f\u0131 farz bir hakt\u0131r, ki\u015fisel bir ba\u011f\u0131\u015f de\u011fil&#8230; Bununla m\u00fcsl\u00fcman kitle i\u00e7inde ihtiya\u00e7 sahiplerine yard\u0131m edilir. B\u00f6ylece her fert, hem kendi hayat\u0131n\u0131 hem de \u00e7ocuklar\u0131n\u0131n hayat\u0131n\u0131 her hal\u00fck\u00e2rda g\u00fcvencede hisseder. Ayr\u0131ca ister ticari ister ticaret d\u0131\u015f\u0131 olsun borcunu \u00f6deyemeyenlerin borcu da zekat gelirinden kar\u015f\u0131lan\u0131r.<\/p>\n<p>Bir d\u00fczenin \u015fekli \u00f6nemli de\u011fildir. \u00d6nemli olan ruhtur. \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n kendi direktifleri, yasalar\u0131 ve d\u00fczeniyle e\u011fitti\u011fi toplum, d\u00fczenin \u015fekli ve uygulamalar\u0131yla uyum i\u00e7inde oldu\u011fu gibi yasalar ve direktiflerle de b\u00fct\u00fcnle\u015fir. Yard\u0131mla\u015fma duygusu vicdanlardan ve d\u00fczenlemelerden uyum i\u00e7inde ve birbirini tamamlar \u015fekilde f\u0131\u015fk\u0131r\u0131r bu toplumda. Bu, di\u011fer materyalist d\u00fczenlerin g\u00f6lgesinde do\u011fup b\u00fcy\u00fcyenlerin d\u00fc\u015f\u00fcnemeyece\u011fi bir ger\u00e7ektir. Ancak biz -\u0130sl\u00e2m mensuplar\u0131- bu ger\u00e7e\u011fi biliriz, imani zevkimizle bunun tad\u0131na var\u0131r\u0131z. \u015eayet bu zevkten yoksun olmu\u015flarsa bu onlar\u0131n k\u00f6t\u00fc talihlerinin, bahts\u0131z paylar\u0131n\u0131n sonucudur. -Onlara uyan ve \u00f6nderliklerini onlara teslim eden be\u015feriyetin pay\u0131 da \u00f6yle- Ve paylar\u0131 da bu olsun. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n &#8220;Onlar ki inand\u0131lar, iyi i\u015fler yapt\u0131lar, namaz k\u0131ld\u0131lar ve zekat\u0131 verdiler&#8230;&#8221; ayetiyle tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 ki\u015filere m\u00fcjdeledi\u011fi hay\u0131rdan yoksun olsunlar. Ecir ve sevaptan yoksun olmakla beraber g\u00fcven ve ho\u015fnutluktan da yoksun olsunlar. Tabii ki onlar, bilgisizlikleri, cahiliyeleri, sap\u0131kl\u0131klar\u0131 ve inatlar\u0131ndan dolay\u0131 yoksun oluyorlar.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah, hayatlar\u0131n\u0131, iman, iyilik, kulluk ve yard\u0131mla\u015fmaya dayand\u0131ranlara, ecirlerinin y\u00fcce kat\u0131nda korunaca\u011f\u0131n\u0131 va&#8217;dediyor; korku nedir bilmeyecekleri bir g\u00fcven ortam\u0131 ve hi\u00e7bir zaman \u00fcz\u00fcnt\u00fc duymayacaklar\u0131 bir mutluluk va&#8217;dediyor:<\/p>\n<p>&#8220;Rabbleri kat\u0131nda m\u00fckafatlar\u0131 kendilerine mutlaka verilecektir. Onlar i\u00e7in art\u0131k korku s\u00f6zkonusu de\u011fildir, onlar hi\u00e7 \u00fcz\u00fclmeyeceklerdir.&#8221;<\/p>\n<p>Faiz yiyenlerin ve faiz toplumunun, yok edilmek, helak, \u00e7arp\u0131lma, sap\u0131kl\u0131k, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve korkuyla tehdit edildikleri bir s\u0131rada&#8230;<\/p>\n<p>\u0130nsanl\u0131k bu ger\u00e7e\u011fi m\u00fcsl\u00fcman toplumun prati\u011finde bir olgu olarak g\u00f6rm\u00fc\u015ft\u00fc, bunu da faiz toplumunun prati\u011finde bug\u00fcn g\u00f6rmektedir. \u015eayet her gafil kalbi tutup \u015fu ideal ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rene kadar \u015fiddetle sarsabilseydik, kapal\u0131 g\u00f6zleri tutup kapaklar\u0131n\u0131 a\u00e7arak bu olguyu g\u00f6sterebilseydik.. G\u00fcc\u00fcm\u00fcz yetseydi mutlaka yapard\u0131k&#8230;<\/p>\n<p>Ancak belki y\u00fcce Allah k\u00f6t\u00fc talihli insanl\u0131\u011f\u0131 hidayete erdirir diye bu ger\u00e7e\u011fe i\u015faret etmekten ba\u015fka elimizden bir\u015fey gelmiyor. Kalpler Rahman&#8217;\u0131n parmaklar\u0131ndan iki parma\u011f\u0131n\u0131n aras\u0131ndad\u0131r. Ve hidayet de Allah&#8217;\u0131n hidayetidir.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n faizi hayat\u0131ndan silmi\u015f, k\u00fcf\u00fcr ve g\u00fcnah\u0131 atm\u0131\u015f, hayat\u0131n\u0131 iman, salih amel, kulluk ve zekat esaslar\u0131 \u00fczerine bina etmi\u015f m\u00fcsl\u00fcman cemaate va&#8217;detti\u011fi huzur ve g\u00fcvenin g\u00f6lgesinde&#8230; Evet iman edenlere bu huzur ve g\u00fcven g\u00f6lgesinde hayatlar\u0131ndan i\u011fren\u00e7 ve pis faiz d\u00fczenini atmalar\u0131 i\u00e7in son bir \u00e7a\u011fr\u0131 yap\u0131lmakta, aksi takdirde bunun Allah ve Resul\u00fc taraf\u0131ndan ilan edilmi\u015f, durdurulmas\u0131, yava\u015flat\u0131lmas\u0131 ve geciktirilmesi imkans\u0131z sava\u015f olaca\u011f\u0131 bildirilmektedir.<br \/>\n<strong>278- Ey m\u00fcminler, Allah&#8217;tan korkun ve e\u011fer m\u00fcmin iseniz hen\u00fcz elinize ge\u00e7memi\u015f faizi almaktan vazge\u00e7in.<\/strong><\/p>\n<p>279- E\u011fer b\u00f6yle yapmazsan\u0131z Allah ve Resul\u00fc taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f bir sava\u015fla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011funuzu bilin. E\u011fer faizcili\u011fe tevbe ederseniz ana sermaye sizin olur. B\u00f6ylece ne haks\u0131zl\u0131k etmi\u015f ve ne de haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fram\u0131\u015f olursunuz.<\/p>\n<p>Ayet-i Kerime iman edenlerin iman\u0131n\u0131 faizden kalan\u0131 b\u0131rakma \u015fart\u0131na ba\u011fl\u0131yor. Yoksa onlar, Allah&#8217;tan korkup faizin kalan k\u0131sm\u0131ndan vazge\u00e7medik\u00e7e iman etmi\u015f say\u0131lmazlar, m\u00fcmin olduklar\u0131n\u0131 ilan etmi\u015f olsalar da&#8230; \u00c7\u00fcnk\u00fc iman; Allah&#8217;\u0131n emretti\u011fine itaat, ba\u011flanma ve uyma olmad\u0131k\u00e7a ger\u00e7ekle\u015fmez. Kur&#8217;an ayeti bu konuda insanlar\u0131 \u015f\u00fcphe i\u00e7inde b\u0131rakmad\u0131\u011f\u0131 gibi Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131na itaat edip ho\u015fnut olmad\u0131k\u00e7a, hayat\u0131nda uygulamad\u0131k\u00e7a ve hayati i\u015flemlerinde h\u00fckm\u00fcne uymad\u0131k\u00e7a kimsenin iman kelimesinin arkas\u0131na s\u0131\u011f\u0131nmas\u0131na m\u00fcsaade etmez. Dinde inan\u00e7 ile uygulaman\u0131n aras\u0131n\u0131 ay\u0131ranlar, iman iddias\u0131nda bulunup dilleriyle bunu duyursalar ve hatta di\u011fer ibadetleri yerine getirseler de m\u00fcmin de\u011fildirler.<\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fcminler Allah&#8217;tan korkun.. Hen\u00fcz ge\u00e7memi\u015f faizi almaktan vazge\u00e7in&#8230; E\u011fer m\u00fcmin iseniz&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Daha \u00f6nce ald\u0131klar\u0131 faiz, kendilerine b\u0131rak\u0131l\u0131yor, geri al\u0131nmas\u0131 s\u00f6zkonusu de\u011fildir. \u0130\u00e7inde faiz vard\u0131r diye mal-lar\u0131n\u0131n t\u00fcm\u00fcne ya da bir k\u0131sm\u0131na da el konulmuyor. \u00c7\u00fcnk\u00fc nass olmadan &#8220;haram k\u0131lma&#8221; olmaz. H\u00fck\u00fcm de yasas\u0131z olmaz. Yasa ise meydana geldikten sonra uygulan\u0131r ve etkileri g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Ge\u00e7mi\u015fte olanlar ise Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r, kanunlar\u0131n h\u00fckm\u00fcne de\u011fil. B\u00f6ylece \u0130sl\u00e2m, h\u00fckm\u00fcn\u00fc daha \u00f6nce olanlar\u0131 kapsamayacak \u015fekilde koymakla, b\u00fcy\u00fck ekonomik ve toplumsal sars\u0131nt\u0131lar meydana getirmekten sak\u0131nm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015feriat, bu konuyu ele alm\u0131\u015ft\u0131.. Bunun nedeni, \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131n\u0131n, insan hayat\u0131n\u0131n prati\u011fini kar\u015f\u0131lamak, y\u00fcr\u00fctmek, temizlemek ve birlikte geli\u015fip y\u00fccelmek i\u00e7in konulmas\u0131d\u0131r. Bu arada, m\u00fcmin say\u0131lmalar\u0131n\u0131 bu h\u00fckm\u00fcn inmesinden ve \u00f6\u011frenmelerinden itibaren kabul edip hayatlar\u0131nda uygulamalar\u0131na ba\u011flamakta, beraberinde kalplerinde Allah&#8217;tan korkma duygusunu harekete ge\u00e7irmektedir. Bu duyguyu \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131n\u0131n uygulanmas\u0131 i\u00e7in bir dayanak ve yasal g\u00fcvencelerin \u00f6tesinde ruhlar\u0131n derinliklerinde gizli bir g\u00fcvence k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n, d\u0131\u015f kontrole dayanan, insan yap\u0131s\u0131 yasalarda bulunmayan, yasalar\u0131n uygulanmas\u0131n\u0131 sa\u011flayan g\u00fcvenceleri vard\u0131r. G\u00fc\u00e7 sahibi Allah&#8217;\u0131n takvas\u0131ndan bir bek\u00e7i vicdanlar\u0131nda yeretmedik\u00e7e d\u0131\u015f kontrol\u00fc atlatmaktan kolay ne vard\u0131r?<\/p>\n<p>Bu te\u015fvik a\u015famas\u0131yd\u0131. Hemen yan\u0131nda da korkutma a\u015famas\u0131 yer almaktad\u0131r. Kalpleri titreten korkutma&#8230;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;E\u011fer b\u00f6yle yapmazsan\u0131z Allah ve Resul\u00fc taraf\u0131ndan a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f bir sava\u015fla kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya oldu\u011funuzu bilin&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Ne korkun\u00e7?.. Allah ve Resul\u00fcn\u00fcn ilan etti\u011fi sava\u015f&#8230; \u0130nsan\u0131n kendisinin kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya kald\u0131\u011f\u0131 sava\u015f.. Sonu belli, ak\u0131beti kararla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015f korkun\u00e7 bir sava\u015f&#8230; Zay\u0131f ve fani insan nerde, mahvedici, silip-s\u00fcp\u00fcr\u00fcc\u00fc, cebbar g\u00fc\u00e7 nerede?..<\/p>\n<p>Resulullah (sal\u00e2t ve sel\u00e2m \u00fczerine olsun) son d\u00f6nemlerde nazil olmu\u015f bu ayetlerin n\u00fczul\u00fcnden sonra Mekke&#8217;deki valisine, \u015fayet faiz uygulamas\u0131ndan vazge\u00e7mezlerse Al-i Mugire ile sava\u015fmas\u0131n\u0131 emretmi\u015fti. Resulullah, Mekke&#8217;nin fethedildi\u011fi g\u00fcn hutbesinde,. ba\u015fta Abbas&#8217;\u0131n (Allah ondan raz\u0131 olsun) olmak \u00fczere \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ilk d\u00f6nemlerinde bor\u00e7lular\u0131n omuzlar\u0131nda ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131 t\u00fcm cahiliye d\u00f6nemi faizlerinin kald\u0131r\u0131lmas\u0131n\u0131 emretmi\u015fti. Bu \u015fekilde, \u0130sl\u00e2m toplumu olgunla\u015f\u0131p temelleri yerle\u015fince, ekonomik d\u00fczeninin temellerini bula\u015f\u0131c\u0131 faiz temelinden ay\u0131rmas\u0131n\u0131n zaman\u0131 gelmi\u015fti. Resulullah bu hutbesinde \u015f\u00f6yle diyordu:<\/p>\n<p>&#8220;Cahiliyedeki t\u00fcm faiz uygulamalar\u0131 \u015fu iki aya\u011f\u0131m\u0131n alt\u0131ndad\u0131r. \u0130lk kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131m faiz de Abbas&#8217;\u0131nkidir.&#8221;<\/p>\n<p>Ancak, cahiliyede ald\u0131klar\u0131 fazlal\u0131klar\u0131 geri vermelerini emretmemi\u015fti Resulullah.<\/p>\n<p>\u0130slami bir toplum olu\u015ftu\u011fu zaman, Hz. Ebu Bekir&#8217;in, &#8220;L\u00e2ilahe illallah Muhammed\u00fcn Resulullah&#8221; \u015fehadet c\u00fcmlesini s\u00f6yleyip namaz k\u0131ld\u0131klar\u0131 halde zekat vermekten ka\u00e7\u0131nanlara sava\u015f a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 gibi \u0130sl\u00e2m devletinin halifesi de m\u00fcsl\u00fcman olduklar\u0131n\u0131 ilan etseler bile faiz d\u00fczeni temelinde \u0131srar edip Allah&#8217;\u0131n emrine kar\u015f\u0131 gelenlere sava\u015f a\u00e7mak zorundad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc, Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131na uymaktan y\u00fcz \u00e7evirenler ve onu pratik hayatlar\u0131nda uygulamayanlar m\u00fcsl\u00fcman olamazlar.<\/p>\n<p>\u00dcstelik, Allah ve Resul\u00fc taraf\u0131ndan ilan edilmi\u015f sava\u015f, \u0130sl\u00e2m toplumunun liderinin onlara kar\u015f\u0131 ba\u015flatt\u0131\u011f\u0131 k\u0131l\u0131\u00e7la yap\u0131lan sava\u015ftan daha geneldir. Bu sava\u015f -en do\u011frusunu s\u00f6yleyen ulu Allah&#8217;\u0131n dedi\u011fi gibi- ekonomik ve toplumsal d\u00fczenini faiz temeline dayand\u0131ran her topluma kar\u015f\u0131 ilan edilmi\u015ftir. Bu sava\u015f, helak edici, mahvedici evrensel \u015fekliyle ilan edilmi\u015ftir. Sinirlere ve kalplere kar\u015f\u0131 bir sava\u015ft\u0131r. Bereket ve bollu\u011fa kar\u015f\u0131 bir sava\u015ft\u0131r. Mutluluk ve g\u00fcvene kar\u015f\u0131 bir sava\u015ft\u0131r. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n, hayat d\u00fczenine ve metoduna isyan edenlerin baz\u0131s\u0131n\u0131 baz\u0131s\u0131na musallat etti\u011fi bir sava\u015ft\u0131r. Bu, at\u0131\u015fma ve didi\u015fme sava\u015f\u0131d\u0131r. Aldatma ve zul\u00fcm sava\u015f\u0131d\u0131r. S\u0131k\u0131nt\u0131 ve korku sava\u015f\u0131d\u0131r. Son olarak uluslar, ordular ve \u00fclkeler aras\u0131ndaki silahl\u0131 sava\u015ft\u0131r. \u0130\u011fren\u00e7 faiz d\u00fczeninin sebep oldu\u011fu mahvedici, kas\u0131p kavurucu bir sava\u015ft\u0131r. Uluslararas\u0131 faizci para babalar\u0131 dolayl\u0131 ya da dolays\u0131z yollardan bu sava\u015flara \u00f6nc\u00fcl\u00fck yapmaktad\u0131rlar. Bu adamlar, tuzaklar\u0131n\u0131 kurup i\u00e7ine \u015firketleri ve sanayi kurumlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrler, ard\u0131ndan halklar\u0131 ve h\u00fck\u00fcmetleri d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcrler. B\u00f6ylece kurbanlar\u0131n\u0131n ba\u015flar\u0131na \u00e7ullan\u0131p sava\u015f \u00e7\u0131kar\u0131rlar. Ya da mallar\u0131n\u0131n arkas\u0131na gizlenip h\u00fck\u00fcmetleri ve ordular\u0131n\u0131n g\u00fcc\u00fcyle sava\u015f \u00e7\u0131kar\u0131rlar veya bor\u00e7lar\u0131n\u0131n faizlerini kapatmak i\u00e7in a\u011f\u0131r vergiler ve y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckler koyarlar, b\u00f6ylece emek\u00e7iler ve \u00fcreticiler aras\u0131nda fakirlik ve k\u0131tl\u0131k ba\u015f g\u00f6sterir, bunlar da kalplerini \u00f6ld\u00fcr\u00fcc\u00fc propagandalara a\u00e7ar, sonu\u00e7ta sava\u015f patlar. En kolay\u0131 da \u015fayet bunlar\u0131n hi\u00e7birisi olmazsa- psikolojik sava\u015f, ahl\u00e2k\u0131n bozulmas\u0131, \u015fehvet pazarlar\u0131n\u0131n serbest b\u0131rak\u0131lmas\u0131, be\u015feri varl\u0131\u011f\u0131n temelden \u00e7\u00f6kertilmesi ve en korkun\u00e7 atom sava\u015flar\u0131n\u0131n ula\u015famayaca\u011f\u0131 y\u0131k\u0131m\u0131 yapmakt\u0131r.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n faizle muamele edenlere kar\u015f\u0131 ilan etti\u011fi bu sava\u015f ate\u015fi s\u00fcrekli yanmaktad\u0131r. Ya\u015f-kuru demeden, fabrikalar\u0131n \u00fcretti\u011fi maddi \u00fcretimin kabar\u0131kl\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6rd\u00fck\u00e7e kazan\u0131p ilerledi\u011fini sanan gafil ve sap\u0131k insanl\u0131\u011f\u0131n hayat\u0131nda ne varsa yakmaktad\u0131r bu ate\u015f. Oysa \u00fcretilen bu y\u0131\u011f\u0131n y\u0131\u011f\u0131n mallar, temiz ve ar\u0131 bir kaynaktan meydana gelseydi t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131 mutlu etmeye yetebilirdi. Ancak, faiz denilen bu kirli kaynaktan do\u011fdu\u011fu i\u00e7in insanl\u0131\u011f\u0131n bo\u011faz\u0131n\u0131 s\u0131kan bir a\u011f\u0131rl\u0131k ve mahveden bir felaket olmaktan \u00f6teye gitmemektedir. Beri tarafta ise bu mel&#8217;un a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n alt\u0131nda mahvolan insanl\u0131\u011f\u0131n ac\u0131lar\u0131n\u0131 duymayan d\u00fcnyan\u0131n faizci az\u0131nl\u0131\u011f\u0131 durmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m ilk m\u00fcsl\u00fcman cemaati \u00e7a\u011f\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi t\u00fcm insanl\u0131\u011f\u0131 da temiz ve pak \u015feriat kayna\u011f\u0131na \u00e7a\u011f\u0131rmakta ve g\u00fcnahtan, hatadan ve i\u011fren\u00e7 hayat metodundan tevbe etmeye davet etmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer faizcili\u011fe tevbe ederseniz ana sermaye sizin olur. B\u00f6ylece ne haks\u0131zl\u0131k etmi\u015f ve ne de haks\u0131zl\u0131\u011fa u\u011fram\u0131\u015f olursunuz.&#8221;<\/p>\n<p>Bu, hatadan, cahiliye hatas\u0131ndan d\u00f6nmektir ki cahiliye herhangi bir d\u00f6neme ya da d\u00fczene ba\u011fl\u0131 de\u011fildir. Ne zaman ve ne \u015fekilde olursa olsun Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131ndan ve O&#8217;nun hayat metodundan sapma s\u00f6zkonusu oldu\u011fu her durum cahiliyedir. Bu hatan\u0131n etkileri, bireylerin duygular\u0131nda, ahl\u00e2klar\u0131nda ve hayata ili\u015fkin d\u00fc\u015f\u00fcncelerinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 gibi toplumsal hayatta ve genel ili\u015fkilerinde de g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Bu etkiler, be\u015feri hayat\u0131n her alan\u0131nda, ekonomik geli\u015fmesinde de g\u00f6r\u00fcl\u00fcr. Faizcilerin propagandas\u0131na kananlar sadece onun ekonomik geli\u015fme i\u00e7in en sa\u011flam esas oldu\u011funu zannetseler de&#8230;<\/p>\n<p>Sadece anamal\u0131n geri al\u0131nmas\u0131 ise, ne bor\u00e7 verenin ne de bor\u00e7lunun zulme u\u011framad\u0131\u011f\u0131 adil bir uygulamad\u0131r. Mal kazanmak i\u00e7in de daha ba\u015fka temiz ve pak yollar vard\u0131r. Ki\u015fisel giri\u015fim bunlardan biridir. K\u00e2r-zarar ortakl\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re \u00e7al\u0131\u015fan, sermaye vermek suretiyle ticaret yapmak, ortakl\u0131klar kurmak ve piyasada hisseleri sat\u0131\u015fa sunan -k\u00e2r\u0131n b\u00fcy\u00fck k\u0131sm\u0131n\u0131 kendine ay\u0131ran kurucu senetler olmaks\u0131z\u0131n- \u015firketler yoluyla da hel\u00e2l kazan\u00e7 sa\u011flanabilir. Paray\u0131 dolayl\u0131 ya da dolays\u0131z \u015firketler, sanayi kurulu\u015flar\u0131 ve ticari faaliyet yapan kurumlar aras\u0131nda sabit k\u00e2r almadan payla\u015ft\u0131ran sonra da k\u00e2r\u0131 ya da zarar\u0131 belli bir d\u00fczen i\u00e7inde mudileri aras\u0131nda b\u00f6l\u00fc\u015ft\u00fcren faizsiz bankalara yat\u0131rmak da bir kazan\u00e7 yoludur. Bu t\u00fcr bankalar bu mallardan y\u00f6netim hizmeti kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak \u00fccret alabilirler, ve burada ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla anlatamayaca\u011f\u0131m\u0131z daha bir\u00e7ok kazan\u00e7 yolu&#8230; Kalpler inan\u0131p, niyetler de temiz ve pak kaynaklara y\u00f6nelerek koku\u015fmu\u015f, pis ve i\u011fren\u00e7 kaynaklardan ka\u00e7\u0131nma konusunda sa\u011flam olduktan sonra bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>BOR\u00c7 ve SADAKA<\/p>\n<p>Darl\u0131k durumunda borca ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmlerin sunulu\u015fu; erteleme (Nesie) faizin, yani \u00f6deme s\u00fcresini uzat\u0131p buna kar\u015f\u0131l\u0131k ek bir mal almaks\u0131z\u0131n \u00e7\u00f6z\u00fcm olmad\u0131\u011f\u0131m, aksine rahatlayana kadar beklemenin ve daha fazla iyilik elde etmek isteyene sadaka olarak ba\u011f\u0131\u015flamay\u0131 sevdirmenin daha \u00fcst\u00fcn bir davran\u0131\u015f olaca\u011f\u0131n\u0131 bildirmekle tamamlan\u0131yor:<br \/>\n<strong>280- E\u011fer bor\u00e7lunuz darda ise eli geni\u015fleyinceye kadar ona m\u00fchlet tan\u0131y\u0131n. E\u011fer bilirseniz, alaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z sizin hesab\u0131n\u0131za daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>Bu, \u0130slam&#8217;\u0131n be\u015feriyet i\u00e7in getirdi\u011fi ho\u015fg\u00f6r\u00fc ve c\u00f6mertliktir. Bu, bencillik, cimrilik, tamahkarl\u0131k, azg\u0131nl\u0131k ve susuzlu\u011fun kavurucu s\u0131ca\u011f\u0131nda yorgun d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f be\u015feriyetin s\u0131\u011f\u0131nd\u0131\u011f\u0131 s\u00fcrekli bir g\u00f6lgeliktir. Nihayet bu, bor\u00e7 veren-bor\u00e7 alan ve b\u00fct\u00fcn bunlar\u0131 g\u00f6lgesinde bar\u0131nd\u0131ran toplum i\u00e7in bir rahmettir.<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zlerin, \u00e7a\u011fda\u015f materyalist cahiliyenin kurakl\u0131\u011f\u0131nda yeti\u015fen bedbaht ak\u0131llarda &#8220;makul&#8221; bir anlam ifade etmeyece\u011fini, ta\u015fla\u015fm\u0131\u015f, ahmak duygular\u0131n bunlar\u0131n tatl\u0131 zevkine varamayaca\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz. Bunlar \u00f6zellikle, ba\u015flar\u0131na bir felaket gelip mal, yiyecek, giyecek, ila\u00e7 ve bazan \u00f6l\u00fclerini g\u00f6mmek i\u00e7in paraya muhta\u00e7 oldu\u011fu halde \u015fu materyalist, al\u00e7ak, pinti ve cimri d\u00fcnyada kendilerine uzanacak bir yard\u0131m elini bulamayan, bu y\u00fczden zorunlu olarak vah\u015filerin yuvalar\u0131na s\u0131\u011f\u0131nan muhta\u00e7 ve felaketzedelerin ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131n giderilmesi ve zaruretlerinin kar\u015f\u0131lanmas\u0131 amac\u0131yla kendi istekleriyle ko\u015farak ayaklar\u0131yla kapana d\u00fc\u015fmesini, k\u00f6pekler gibi a\u011f\u0131zlar\u0131n\u0131 yalayarak avlar\u0131n\u0131 kollayan y\u0131rt\u0131c\u0131 faizcilerdir&#8230; Gerek b\u00f6ylesi, gerekse, su\u00e7lar\u0131n\u0131 ho\u015f g\u00f6stermek ve korumak i\u00e7in varolan ve faizin bunlar\u0131n kasalar\u0131na yasal yollardan girmesini sa\u011flamak i\u00e7in \u00e7\u0131rp\u0131nan bir y\u0131\u011f\u0131n ekonomik kuram\u0131, bilimsel eseri, profes\u00f6r\u00fc, enstit\u00fcy\u00fc, \u00fcniversiteyi, t\u00fcz\u00fck ve kanunu, polisi, yarg\u0131 organlar\u0131n\u0131 ve ordular\u0131 arkas\u0131na alan bankerlik kurulu\u015flar\u0131 ve bankalarda muhte\u015fem b\u00fcrolar\u0131nda rahat koltuklar\u0131na kurulan di\u011ferleri olsun farketmez&#8230;<\/p>\n<p>Biz, bu s\u00f6zlerin o kalplere ula\u015famayaca\u011f\u0131n\u0131 biliyoruz&#8230; Buna ra\u011fmen biliyoruz ki, bu s\u00f6zler ger\u00e7e\u011fin ta kendisidir. Ve insanl\u0131\u011f\u0131n mutlulu\u011funun bunlar\u0131 dinleyip sar\u0131lmas\u0131na ba\u011fl\u0131 oldu\u011funa da i\u00e7tenlikle inan\u0131yoruz.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer bor\u00e7lunuz darda ise eli geni\u015fleyinceye kadar ona m\u00fchlet tay\u0131n. E\u011fer bilirseniz, alaca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131z sizin hesab\u0131n\u0131za daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m&#8217;da darda olan bor\u00e7lu, bor\u00e7 sahibinden ya da kanun ve mahkemeden kurtulamaz. Ancak eli geni\u015fleyene kadar beklenir. Sonra m\u00fcsl\u00fcman toplum bu darda kalm\u0131\u015f bor\u00e7luyu b\u0131rakacak de\u011fildir. Ayr\u0131ca y\u00fcce Allah, bor\u00e7 sahibini, .\u015fayet bu iyili\u011fi istiyorsa borcunu sadaka olarak ba\u011f\u0131\u015flamaya davet etmektedir. Bu i\u015fin alt\u0131nda gizli olan\u0131, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bildi\u011fini bilseydi bunun hem kendisi, hem bor\u00e7lu, hem de dayan\u0131\u015fmal\u0131 hayat i\u00e7in \u00e7ok daha iyi oldu\u011funu bilirdi.<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc, bor\u00e7 verenin, darl\u0131kta olup borcunu \u00f6deyemedi\u011fi halde bor\u00e7luyu s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131p bo\u011faz\u0131n\u0131 s\u0131kmas\u0131 faizin iptal edili\u015f hikmetinin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131m ortadan kald\u0131r\u0131r. Burada emir, -\u015fart ve cevap \u015feklinde- eli geni\u015fleyip \u00f6deyebilecek duruma gelene kadar beklemek \u015feklindedir. Hemen yan\u0131nda da varl\u0131k durumunda borcun t\u00fcm\u00fcn\u00fcn ya da bir k\u0131sm\u0131n\u0131n sadaka olarak ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131 yer almaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Bununla beraber borcunu \u00f6deyip hayat\u0131n\u0131 kolayla\u015ft\u0131rmas\u0131 i\u00e7in di\u011fer ayetlerde zekat da\u011f\u0131t\u0131m\u0131nda dara d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f bu bor\u00e7luya pay ayr\u0131lmaktad\u0131r: &#8220;Ku\u015fkusuz sadakalar; fakirler, miskinler&#8230; ve bor\u00e7lular i\u00e7indir.&#8221;\u00b7(Tevbe Suresi, 60)<\/p>\n<p>Bunlar bor\u00e7lar\u0131n\u0131 \u015fehvetleri ve zevkleri u\u011fruna harcamay\u0131p iyi ve g\u00fczel \u015feyler i\u00e7in harcayan, ancak \u015fartlar\u0131n bu duruma soktu\u011fu kimselerdir. Arkas\u0131ndan, ayetin devam\u0131nda, m\u00fcmin nefsi titretecek ve b\u00fct\u00fcn borcunu<\/p>\n<p>\u00f6deyip hesap g\u00fcn\u00fc Allah&#8217;\u0131n huzuruna kurtulmu\u015f olarak \u00e7\u0131kmay\u0131 temenni ettirecek tarzda derin ilhamlar gelmektedir:<br \/>\n<strong>281- .4llah `a d\u00f6nece\u011finiz ve sonra hi\u00e7 kimseye haks\u0131zl\u0131k edilmeksizin herkese kazanc\u0131n\u0131n eksiksiz olarak verilece\u011fi g\u00fcnden korkun.<\/strong><\/p>\n<p>Allah&#8217;a d\u00f6n\u00fcl\u00fcp herkesin kazanc\u0131n\u0131n eksiksiz verilece\u011fi g\u00fcn, m\u00fcmin kalpte etkisi ve m\u00fcmin vicdan\u0131nda s\u00fcrekli korku salan bu manzara zor bir g\u00fcnd\u00fcr. Bu g\u00fcnde y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u00f6n\u00fcnde durmak, insan\u0131n varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 sarsacak bir duygudur.<\/p>\n<p>Bu uyar\u0131 muamele atmosferine; al\u0131\u015f-veri\u015f&#8230; kazan\u00e7 ve muhalefet havas\u0131na uygun d\u00fc\u015fmektedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu, ge\u00e7mi\u015fte olan her\u015feyin b\u00fct\u00fcn\u00fcyle tasfiye edilece\u011fi ve ge\u00e7mi\u015fte bulunanlar aras\u0131ndaki \u015feyler hakk\u0131nda son h\u00fckm\u00fcn verilece\u011fi g\u00fcnd\u00fcr. M\u00fcmin kalbin bu g\u00fcnden korkup sak\u0131nmas\u0131 en iyisidir.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz takva, vicdan\u0131n derinli\u011finde gizlenen bir bek\u00e7idir. \u0130sl\u00e2m onu oraya yerle\u015ftirmektedir. \u00d6yle ki kalp art\u0131k ondan kurtulamaz, \u00e7\u00fcnk\u00fc O, bu derinliklerde yeretmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Bu son derece g\u00fc\u00e7l\u00fc, yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn prati\u011finde temsil edilen, c\u00f6mert, yumu\u015fak, Allah&#8217;\u0131n be\u015feriyete rahmeti, insana ikram\u0131, ancak be\u015feriyetin ondan ka\u00e7t\u0131\u011f\u0131, Allah&#8217;\u0131n ve insanlar\u0131n d\u00fc\u015fman\u0131 olanlar\u0131n engelledikleri d\u00fczen olan \u0130sl\u00e2m&#8217;d\u0131r.<br \/>\n<strong>282- Ey m\u00fcminler, birbirinize belirli bir s\u00fcre sonra \u00f6denmek \u00fczere bor\u00e7 verdi\u011finiz zaman bunu yaz\u0131n. \u0130\u00e7inizden biri bunu d\u00fcr\u00fcst bir \u015fekilde yazs\u0131n. Yazan kimse onu Allah&#8217;\u0131n kendisine \u00f6\u011fretti\u011fi gibi yazmay\u0131 ihmal etmesin. Bu hesab\u0131 yaz\u0131c\u0131ya bor\u00e7lu taraf yazd\u0131rs\u0131n. Ama Rabbi olan Allah&#8217;tan korksun da bu hesab\u0131 yazd\u0131r\u0131rken hi\u00e7bir \u015feyi eksik b\u0131rakmas\u0131n. E\u011fer bor\u00e7lu taraf aptal, zay\u0131f ya da nas\u0131l yazd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 bilmeyen biri ise yazd\u0131rma i\u015flemini onun yerine d\u00fcr\u00fcst bir \u015fekilde velisi yaps\u0131n.<\/strong><\/p>\n<p>Bu i\u015fleminize erkeklerinizden iki ki\u015fiyi \u015fahit tutunuz, e\u011fer iki erkek \u015fahit bulunmaz ise kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak onaylad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir erkek i!e iki kad\u0131n\u0131 \u015fahit tutunuz, ta ki biri yan\u0131l\u0131nca \u00f6b\u00fcr\u00fc ona hat\u0131rlats\u0131n. \u015eahitler \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131klar\u0131nda gitmemezlik etmesinler.<\/p>\n<p>Bor\u00e7 k\u00fc\u00e7\u00fck olsun b\u00fcy\u00fck olsun onu vadesini belirterek yazmaktan \u00fc\u015fenmeyiniz.<\/p>\n<p>Bu Allah kat\u0131nda en d\u00fcr\u00fcst\u00e7e \u015fahitlik i\u00e7in en sa\u011flam ve sizi \u015f\u00fcpheden uzak tutacak en kestirme yoldur.<\/p>\n<p>Yaln\u0131z aran\u0131zda pe\u015fin b!r al\u0131\u015f-veri\u015f olursa bu i\u015flemi yaz\u0131ya ge\u00e7irmemenizin sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Al\u0131\u015f-veri\u015f yaparken de \u015fahit tutun. Ne yazana ne de \u015fahide zarar verilmesin. E\u011fer bunlara zarar verirseniz kendi hesab\u0131n\u0131za fas\u0131k olmu\u015f, g\u00fcnaha girmi\u015f olursunuz. Allah&#8217;tan korkun. O size nas\u0131l hareket edece\u011finizi g\u00f6steriyor. Allah her\u015feyi bilir.<\/p>\n<p><strong>283- E\u011fer yolculukta olur da i\u015flemlerinizi yazacak birini bulamazsan\u0131z, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak al\u0131nan rehinler yeterlidir. E\u011fer birbirinize g\u00fcvenerek bor\u00e7 i\u015flemi yapm\u0131\u015f iseniz kendisine g\u00fcvenilen kimse borcunu \u00f6desin. Rabbi olan Allah&#8217;tan korksun. Sak\u0131n \u015fahitli\u011fi saklamay\u0131n. Kim \u015fahitli\u011fi sakl\u0131 tutarsa onun kalbi g\u00fcnahkard\u0131r. Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.<\/strong><\/p>\n<p>Bor\u00e7, ticaret ve rehin&#8217;e \u00f6zg\u00fc bu h\u00fck\u00fcmler, sadaka ve faiz derslerinde ge\u00e7en h\u00fck\u00fcmlerin tamamlay\u0131c\u0131s\u0131 konumundad\u0131rlar. Ge\u00e7en b\u00f6l\u00fcmde faizle muamele, faizle bor\u00e7 verme ve faizle al\u0131\u015f-veri\u015f hayattan uzakla\u015ft\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Burada ise faiz ve k\u00e2r olmaks\u0131z\u0131n g\u00fczel bor\u00e7tan (Karz-\u0131 Hasen) ve faizden ar\u0131nm\u0131\u015f pe\u015fin ticari i\u015flemlerden s\u00f6zedilmektedir.<\/p>\n<p>\u0130nsan; yasal d\u00fczenlemede hayret verici dikkat unsurunu \u00f6ne \u00e7\u0131kar\u0131p hi\u00e7bir laf\u0131 di\u011ferinin yerine ge\u00e7irmemesi, hi\u00e7bir maddeyi olmas\u0131 gerekenin \u00f6ncesine almad\u0131\u011f\u0131 gibi sonraya da b\u0131rakmamas\u0131, yasal d\u00fczenlemelerde g\u00f6sterilen bu kesin dikkatin, ifadenin g\u00fczelli\u011fini ve parlakl\u0131\u011f\u0131n\u0131 bozmayacak \u015fekilde olmas\u0131, h\u00fckm\u00fcn kanuni y\u00f6n\u00fcn\u00fc ihlal etmeksizin \u015feriat\u0131 dini duygulara latif n\u00fcfuzlu, derin ilhaml\u0131 ve g\u00fc\u00e7l\u00fc etkisiyle ba\u011flamas\u0131; anla\u015fan taraflar, \u015fahitler ve yazanlar\u0131n konumuna ili\u015fkin muhtemel etkenleri g\u00f6z\u00f6n\u00fcnde bulundurmas\u0131, bu etkenlerin t\u00fcm\u00fcn\u00fc bertaraf edip her ihtimal i\u00e7in ihtiyat pay\u0131 b\u0131rakmas\u0131 ve yasal noktay\u0131 yeterince belirtmeden bir noktadan di\u011ferine ge\u00e7memesi ve ancak aralar\u0131ndaki ba\u011fa i\u015faret edilmesi gereken yeni bir noktayla ba\u011flar\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131 durumunda ayn\u0131 noktaya yeniden d\u00f6nmesi bak\u0131m\u0131ndan Kur&#8217;an&#8217;\u0131n yasal d\u00fczenlemelerde bulunurken kulland\u0131\u011f\u0131 bu ifade tarz\u0131 kar\u015f\u0131s\u0131nda hayret ve \u015fa\u015fk\u0131nl\u0131k i\u00e7inde kal\u0131yor.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz buradaki \u015fer&#8217;i h\u00fck\u00fcmleri bildiren ayetlerin s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131ndaki ola\u011fan\u00fcst\u00fcl\u00fck, duyguland\u0131r\u0131c\u0131 ve y\u00f6nlendirici ayetlerin s\u0131ralan\u0131\u015f\u0131ndaki ola\u011fan\u00fcst\u00fcl\u00fck kadar vard\u0131r. Hatta bunun daha a\u00e7\u0131k ve daha g\u00fc\u00e7l\u00fc oldu\u011fu s\u00f6ylenebilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc buradaki hedef son derece incedir. Bir kelime bu inceli\u011fi de\u011fi\u015ftirebilir; bu y\u00fczden bir kelimenin yerine ba\u015fka bir kelime kullanma y\u00f6n\u00fcne gidilmemi\u015ftir. \u015eayet bu vecizlik olmasayd\u0131 mutlak te\u015frii incelik ile mutlak edebi g\u00fczellik bu kadar e\u015fsiz bir tarzda ger\u00e7ekle\u015femezdi.<\/p>\n<p>\u00c7a\u011fda\u015f hukuk\u00e7ular\u0131n itiraf etti\u011fi gibi bu, \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131n\u0131n, bu ilkeleriyle medeni ve ticari kanunu on as\u0131r geride b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 bir \u00fcst\u00fcnl\u00fckt\u00fcr.<\/p>\n<p><strong>BOR\u00c7LAR YAZILMALIDIR<\/strong><\/p>\n<p>&#8220;Ey m\u00fcminler, birbirinize belirli bir s\u00fcre sonra \u00f6denmek \u00fczere bor\u00e7 verdi;iniz zaman bunu yaz\u0131n\u0131z&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu, yerle\u015ftirilmesi istenen genel bir ilkedir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yazmak, ayetle farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f bir emir olup ayetin sonunda hikmeti a\u00e7\u0131klanaca\u011f\u0131 gibi belli bir s\u00fcre i\u00e7in bor\u00e7 verme durumunda iste\u011fe b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f bir i\u015flem de\u011fildir.<\/p>\n<p>&#8220;..i\u00e7inizden biri bunu d\u00fcr\u00fcst bir \u015fekilde yazs\u0131n&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu da, borcun yaz\u0131lma i\u015flemini y\u00fcr\u00fctecek bir ki\u015finin belirlenmesi ile ilgilidir. O da, yazacak biridir, anla\u015fmaya taraf olanlardan biri de\u011fil. Anla\u015fmaya taraf olanlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc bir ki\u015fi gerektirmesi ihtiyat ve mutlak tarafs\u0131zl\u0131k i\u00e7indir. Yazan\u0131n da iki taraftan birine meyletmeden, metinde eksiltme veya artt\u0131rmaya gitmeden d\u00fcr\u00fcst\u00e7e yazmas\u0131 gerekmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;..Yazan kimse onu Allah&#8217;\u0131n kendisine \u00f6\u011fretti\u011fi gibi yazmay\u0131 ihmal etmesin&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Burada y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n yazan ki\u015fiye y\u00fckledi\u011fi sorumluluk, yazmay\u0131 geciktirmemesi, \u00e7ekinmemesi ve nefsine a\u011f\u0131r gelmemesidir. Bu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n h\u00fck\u00fcm bildiren ayetle farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir emirdir, dolay\u0131s\u0131yla bu konudaki hesaplar\u0131 Allah&#8217;a kalm\u0131\u015ft\u0131r. \u00dcstelik bu, nas\u0131l yazmas\u0131 gerekti\u011fini \u00f6\u011freten y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n nimetine \u015f\u00fckretmektir&#8230; &#8220;&#8230;Yazs\u0131n&#8230;&#8221; Allah&#8217;\u0131n kendisine \u00f6\u011fretti\u011fi gibi&#8230;<\/p>\n<p>Burada y\u00fcce kanun koyucu, belli bir s\u00fcre i\u00e7in verilen bor\u00e7lar\u0131n yaz\u0131lmas\u0131na ili\u015fkin ilkenin yerle\u015ftirilmesini, yazma i\u015flemini y\u00fcr\u00fctecek ki\u015finin belirlenmesini ve ona yazma sorumlulu\u011funun y\u00fcklenmesini, Allah&#8217;\u0131n, \u00fczerindeki nimetini hat\u0131rlamas\u0131yla ilgili latif teklif ve adaletli davranmas\u0131n\u0131 ilham ettirmekle beraber, bitirdikten sonra yazma i\u015finin nas\u0131l olaca\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan a\u015fa\u011f\u0131daki maddeye ge\u00e7iyor.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bu hesab\u0131 yaz\u0131c\u0131ya bor\u00e7lu taraf yazd\u0131rs\u0131n. Ama Rabbi olan Allah&#8217;tan korksun da bu hesab\u0131 yazd\u0131r\u0131rken hi\u00e7bir \u015feyi eksik b\u0131rakmas\u0131n. E\u011fer bor\u00e7lu taraf aptal, zay\u0131f ya da nas\u0131l yazd\u0131raca\u011f\u0131n\u0131 bilmeyen biri ise yazd\u0131rma i\u015flemini onun yerine d\u00fcr\u00fcst bir \u015fekilde velisi yaps\u0131n&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Yaz\u0131c\u0131ya borcunun miktar\u0131n\u0131, \u015fart\u0131n\u0131 ve s\u00fcresini s\u00f6yleyecek ve yazd\u0131racak, -y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck alt\u0131na giren- bor\u00e7lunun kendisidir. Bunun sebebi, bor\u00e7 verenin dikte ettirmesi halinde borcun miktar\u0131n\u0131 artt\u0131rmak, s\u00fcreyi k\u0131saltmak veya kendi yarar\u0131na belli \u015fartlar zikretmek suretiyle bor\u00e7luyu aldatmas\u0131 endi\u015fesinin bertaraf edilmesidir. Borcu olan zay\u0131f bir konumdad\u0131r. \u0130htiyac\u0131n\u0131 gidermeye \u015fiddetle muhta\u00e7 oldu\u011fundan itiraz etmeyebilir, dolay\u0131s\u0131yla aldanabilir. Bor\u00e7lu yazd\u0131racak olsa, kendisinden istenen ba\u011flar\u0131 g\u00fczel bir duyguyla yazd\u0131r\u0131r. Sonra kendisi yazd\u0131r\u0131nca, ilerde borcunu kabullenmesi i\u00e7in daha sa\u011flam ve g\u00fcvenilir bir y\u00f6ntemdir. Ayn\u0131 zamanda borcunu yazd\u0131ran bor\u00e7lunun vicdan\u0131n\u0131 harekete ge\u00e7irip kararla\u015ft\u0131r\u0131lan bor\u00e7tan ve di\u011fer \u015fartlardan herhangi bir \u015feyi eksik yazd\u0131rmak hususunda Allah&#8217;tan korkmas\u0131n\u0131 temin i\u00e7indir bu emir. \u015eayet bor\u00e7lu aptal ise, kendi i\u015fini idare etmesi do\u011fru de\u011fildir. Ya da zay\u0131f ise, -yani k\u00fc\u00e7\u00fck veya akli seviyesi d\u00fc\u015f\u00fck ise- veyahut konu\u015fma bozuklu\u011fu, bilgisizlik, dilde herhangi bir ar\u0131za, hissi ve akli bir sebepten dolay\u0131 yazd\u0131ramayacak olursa, i\u015flerini \u00fcstlenen velisinin &#8220;&#8230;d\u00fcr\u00fcst\u00e7e&#8230;&#8221; yazd\u0131rmas\u0131 gerekmektedir. Bor\u00e7 \u015fahs\u0131na ait olmad\u0131\u011f\u0131ndan veli konumunda olan ki\u015finin az da olsa gev\u015fek davranmas\u0131 m\u00fcmk\u00fcn oldu\u011fundan anla\u015fman\u0131n sa\u011fl\u0131kl\u0131 y\u00fcr\u00fcmesi, g\u00fcvencelerin herkesi kapsamas\u0131 burada d\u00fcr\u00fcstl\u00fc\u011f\u00fcn zikredilmesi dikkatli davranmak i\u00e7in gereklidir.<\/p>\n<p>Bununla, b\u00fct\u00fcn y\u00f6nleriyle yazma i\u015flemine ili\u015fkin a\u00e7\u0131klamalar son bulmaktad\u0131r. Bundan sonra y\u00fcce kanun koyucu ba\u015fka bir noktaya, \u015fahitlik noktas\u0131na ge\u00e7mektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bu i\u015flemlerinize erkeklerinizden iki ki\u015fiyi \u015fahit tutunuz. E\u011fer iki erkek \u015fahit bulunmaz ise kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 olarak onaylad\u0131\u011f\u0131n\u0131z bir erkek ile iki kad\u0131n\u0131 \u015fahit tutunuz, ta ki biri yan\u0131l\u0131nca \u00f6b\u00fcr\u00fc ona hat\u0131rlats\u0131n&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>S\u00f6zle\u015fmelerde &#8220;&#8230;onaylad\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015fahitlerden&#8230;&#8221; iki \u015fahidin olmas\u0131 ka\u00e7\u0131n\u0131lmazd\u0131r. Onaylamak iki anlama gelmektedir: Birincisi; \u015fahitlerin toplum i\u00e7inde adil ve sevilen ki\u015filerden olmas\u0131, ikincisi; s\u00f6zle\u015fmeye taraf olanlar\u0131n \u015fahitliklerini onaylamas\u0131d\u0131r&#8230; Ancak belli \u015fartlarda iki \u015fahidin bulunmas\u0131 pek kolay olmaz. Bu noktada \u015feriat, kolayla\u015ft\u0131rma y\u00f6n\u00fcne gitmekte ve kad\u0131nlar\u0131 \u015fahitlik yapmaya \u00e7a\u011f\u0131rmaktad\u0131r. Ancak, dengeli m\u00fcsl\u00fcman toplumda geleneksel olarak bu t\u00fcr i\u015fleri erkekler yapt\u0131klar\u0131ndan, esas olarak onlar\u0131 \u015fahitlik yapmaya \u00e7a\u011f\u0131rmaktad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc m\u00fcsl\u00fcman toplumda kad\u0131nlar ge\u00e7imlerini sa\u011flamak i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fmak zorunda de\u011fildirler. B\u00f6ylece \u0130sl\u00e2m, kad\u0131n\u0131n anneli\u011fini, kad\u0131nl\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve bug\u00fcn i\u00e7inde ya\u015fad\u0131\u011f\u0131m\u0131z bedbaht, sap\u0131k toplumdaki kad\u0131nlarda oldu\u011fu gibi, \u00e7al\u0131\u015fmakla elde edece\u011fi birka\u00e7 lokma, birka\u00e7 kuru\u015fa kar\u015f\u0131l\u0131k insanl\u0131\u011f\u0131n en de\u011ferli hazinesi ve gelecek neslin temsilcisi olan \u00e7ocuklar\u0131 yeti\u015ftirme g\u00f6revini korumu\u015f olmaktad\u0131r. \u015eayet iki erkek bulunamazsa, bir erkekle, iki kad\u0131n bulunsun. Ancak niye iki kad\u0131n?.. Ayet-i kerime varsay\u0131mlar ileri s\u00fcrmemize imkan b\u0131rakm\u0131yor. \u00c7\u00fcnk\u00fc kanun koymada her h\u00fckm\u00fcn s\u0131n\u0131rlar\u0131 belirlenmeli, a\u00e7\u0131kl\u0131\u011fa kavu\u015fturulmal\u0131 ve nedenleri bildirilmelidir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Biri yan\u0131l\u0131nca \u00f6b\u00fcr\u00fc ona hat\u0131rlats\u0131n&#8230;&#8221; Buradaki yan\u0131lma bir\u00e7ok nedenden kaynaklanabilir. \u00d6ncelikle kad\u0131n\u0131n anla\u015fmalar konusundaki eksik bilgisin, den ve b\u00fct\u00fcn inceliklerini ve \u015fartlar\u0131n\u0131 kavramamas\u0131ndan kaynaklan\u0131r. Bu y\u00fczden gerekti\u011finde dikkatli bir \u015fahitlikte bulunabilmesi i\u00e7in olay hakk\u0131nda zihninde bir t\u00fcr a\u00e7\u0131kl\u0131k olmaz. Bu noktada konunun \u015fartlar\u0131n\u0131 di\u011feriyle birlikte hat\u0131rlamaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131rlar. Ayr\u0131ca kad\u0131n\u0131n heyecanl\u0131 tabiat\u0131 da yan\u0131lmaya neden olabilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc biyolojik, uzvi annelik g\u00f6revi kad\u0131nda zorunlu olarak ruhsal tepki meydana getirmi\u015ftir. Bu zorunluluk kad\u0131n\u0131, \u00e7ocu\u011funun isteklerini d\u00fc\u015f\u00fcnmeden ve gecikmeden, \u00e7abucak ve canl\u0131l\u0131kla kar\u015f\u0131l\u0131k vermesi i\u00e7in duygusall\u0131k ve acelecilikle kar\u015f\u0131l\u0131k vermesini gerektirmektedir. Bu, Allah&#8217;\u0131n kad\u0131na ve \u00e7ocu\u011fa olan bir l\u00fctfudur. Kad\u0131n\u0131n bu tabiat\u0131 b\u00f6l\u00fcnemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc kad\u0131n -\u015fayet dengeli bir kad\u0131nsa bu tabiata sahip bir b\u00fct\u00fcnd\u00fcr. Ayr\u0131ca bu t\u00fcr i\u015flemlerde anla\u015fmalara \u015fahitlik yapmak, b\u00fct\u00fcn\u00fcyle heyecandan ar\u0131nmay\u0131 ve olaylar \u00fczerinde etkilenmeden ve duygulanmadan durup d\u00fc\u015f\u00fcnmeyi gerektirmektedir. Burada iki kad\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 -herhangi bir nedenden dolay yan\u0131lacak olursa- di\u011ferin hat\u0131rlatmas\u0131 i\u00e7in bir garanti konumundad\u0131r. B\u00f6ylece hat\u0131rlamalar\u0131 ve olay\u0131 yal\u0131n bir \u015fekilde aktarmalar\u0131 sa\u011flanm\u0131\u015f olur.<\/p>\n<p>Ayetin ba\u015f\u0131nda y\u00fcce Allah, yazmaktan ka\u00e7\u0131nmamalar\u0131 i\u00e7in hitab\u0131, yazanlara y\u00f6neltti\u011fi gibi burada da \u015fahitlikten ka\u00e7\u0131nmamalar\u0131 i\u00e7in \u015fahitlere y\u00f6neltmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230; \u015eahitler \u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131klar\u0131nda gitmemezlik etmesinler.&#8221;<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re \u015fahitlik i\u00e7in \u00e7a\u011fr\u0131 yap\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131k vermek iste\u011fe ba\u011fl\u0131 olmay\u0131p farzd\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u015fahitlik, adaletin yerine gelmesi ve hakk\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in bir ara\u00e7t\u0131r. Ve bunu y\u00fcce Allah, \u015fahitlerin zorlanmadan, \u00e7ekinmeden, i\u00e7tenlikle ve isteyerek \u015fahitlik yapmaya gitmeleri i\u00e7in emretmektedir. Ayr\u0131ca \u015fahitler, \u015fahitlik teklifi anla\u015fmaya taraf olanlar\u0131n ikisinden ya da birinden gelse bile her ikisi veya biri hakk\u0131nda eklemede bulunmamal\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>Burada \u015fahitlik hakk\u0131ndaki s\u00f6z noktalanmakta ve y\u00fcce kanun koyucu ba\u015fka bir hedefe, \u015fer&#8217;i h\u00fckm\u00fcn konmas\u0131ndaki genel hedefe ge\u00e7mektedir. Burada b\u00fcy\u00fck olsun, k\u00fc\u00e7\u00fck olsun- t\u00fcm bor\u00e7lar\u0131n yaz\u0131lmas\u0131n\u0131n zorunlulu\u011funu belirtmekte v\u00e9 k\u00fc\u00e7\u00fck bor\u00e7 yaz\u0131lmaya de\u011fmez ya da iki arkada\u015f aras\u0131ndaki ho\u015f g\u00f6r\u00fcnmek, utanga\u00e7l\u0131k, tembellik ve \u00f6nemsememek gibi nedenlerden dolay\u0131 yazmak zorunlu de\u011fildir gibi nefse yazman\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hat\u0131rlatan duygular\u0131 tedavi etmektedir. Sonra yazman\u0131n gereklili\u011finin nedenini duygusal ve pratik nedenlerle g\u00fc\u00e7lendirmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bor\u00e7 k\u00fc\u00e7\u00fck olsun, b\u00fcy\u00fck olsun, onu vadesini belirterek yazmaktan \u00fc\u015fenmeyiniz. Bu All\u00e2h kat\u0131nda en d\u00fcr\u00fcst\u00e7e, \u015fahitlik i\u00e7in en sa\u011flam ve sizi \u015f\u00fcpheden uzak tutacak en kestirme yoldur.&#8221;<\/p>\n<p>\u00dc\u015fenmeyiniz&#8230; Bu, i\u015fin sorumlulu\u011funun de\u011ferinden fazla oldu\u011funu hisseden insan ruhunun tepkilerini kavraman\u0131n ifadesidir. &#8220;Bu, Allah kat\u0131nda en d\u00fcr\u00fcst\u00e7e olan\u0131d\u0131r&#8230;&#8221; Adalete en uygunu ve en iyisidir. Ayr\u0131ca bu, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu davran\u0131\u015f\u0131 sevip be\u011fendi\u011fini bilin\u00e7lere ilham ettirmektedir. &#8220;&#8230;\u015eahitlik i\u00e7in en sa\u011flam&#8230; olan\u0131d\u0131r&#8221;<\/p>\n<p>Herhangi bir\u015fey hakk\u0131nda yaz\u0131lm\u0131\u015f bir \u015fahitlik yaln\u0131zca haf\u0131zaya dayanan s\u00f6zl\u00fc \u015fahitlikten daha sa\u011flamd\u0131r. \u0130ki ki\u015finin ya da bir erkek iki kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011fi, bir \u015fahitlikten daha sa\u011flam ve bir erkek veya kad\u0131n\u0131n \u015fahitli\u011finden daha do\u011frudur. &#8220;&#8230;ve sizi \u015f\u00fcpheden uzak tutacak en kestirme yoldur.&#8221; Gerek anla\u015fman\u0131n kapsad\u0131\u011f\u0131 a\u00e7\u0131klamalar\u0131n do\u011frulu\u011fu hakk\u0131nda gerekse i\u015f ba\u011flanmadan b\u0131rak\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda sizin ve sizden ba\u015fkalar\u0131n\u0131n nefsinde meydana gelebilecek \u015f\u00fcphelerin yok edilmesine daha yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece bu uygulamalar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn hikmeti ortaya \u00e7\u0131kmakta ve i\u015f yapanlar, bu h\u00fckm\u00fcn zorunlulu\u011fu, hedeflerinin inceli\u011fi ve uygulamas\u0131n\u0131n do\u011frulu\u011fu konusunda ikna olmaktad\u0131rlar. \u00c7\u00fcnk\u00fc bu do\u011fruluk dikkat, g\u00fcven ve huzurun ta kendisidir.<\/p>\n<p>Belli bir s\u00fcre i\u00e7in verilen bor\u00e7lar konusunda uygulama b\u00f6yledir. Pe\u015fin ticarete gelince buradaki sat\u0131\u015f yaz\u0131lmaktan m\u00fcstesnad\u0131r. S\u00f6zle\u015fmenin zorla\u015ft\u0131rd\u0131\u011f\u0131, \u00e7abucak tamamlanan ve k\u0131sa bir s\u00fcre i\u00e7inde yenilenen ticari i\u015flemlerin kolayla\u015fmas\u0131 i\u00e7in bu t\u00fcr i\u015flemlerde \u015fahitlerin \u015fahitli\u011fi ile yetinilir. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, her \u015fart\u0131 g\u00f6zeterek hayat\u0131n her alan\u0131 i\u00e7in h\u00fck\u00fcmler koyar. \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131, i\u00e7inde karma\u015f\u0131kl\u0131k bulunmayan, pratik ve ger\u00e7ek\u00e7i bir \u015feriatt\u0131r. Onda hayat\u0131n kendi tabii yolunda seyrine devam etmesini engelleyecek hi\u00e7bir h\u00fckme rastlanmaz.<\/p>\n<p>&#8220;.. Yaln\u0131z aran\u0131zda pe\u015fin bir al\u0131\u015f-veri\u015f olursa bu i\u015flemi yaz\u0131ya ge\u00e7irmemenizin sak\u0131ncas\u0131 yoktur. Al\u0131\u015f-veri\u015f yaparken de \u015fahit tutunuz.&#8221;<\/p>\n<p>Ayetten anla\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re pe\u015fin ticarette yazmama, sak\u0131ncas\u0131 bulunmayan bir ruhsatt\u0131r. Ancak \u015fahitlik zorunludur. \u015eahitli\u011fin de mendup olup zorunlu olmad\u0131\u011f\u0131na ili\u015fkin baz\u0131 rivayetler olsa da tercih edileni budur.<\/p>\n<p>Belli bir s\u00fcre i\u00e7in verilen bor\u00e7 ve pe\u015fin ticarete ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmler, her ikisinin de gerek zorunlu gerekse ruhsatl\u0131 olarak y\u00e2zma ve \u015fahitlik \u015fartlar\u0131nda bulu\u015fturarak son bulmu\u015ftu. \u015eimdi ise daha \u00f6nce g\u00f6revleri belirlenen yaz\u0131c\u0131 ve \u015fahitlerin haklar\u0131 belirlenmektedir. Onlara yazmaktan veya \u015fahitlikten ka\u00e7\u0131nmamalar\u0131 zorunlulu\u011fu getirilmi\u015fti. \u015eimdi de genel sorumluluklar\u0131n yerine getirilmesinde hak ve g\u00f6rev dengesinin i\u00e7inde onlar\u0131n korunmas\u0131n\u0131n zorunlulu\u011fu dile getirilmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Ne yazana ne \u015fahide zarar verilmesin. E\u011fer bunlara zarar verirseniz kendi hesab\u0131n\u0131za fas\u0131k olmu\u015f, g\u00fcnaha girmi\u015f olursunuz. Allah&#8217;tan korkun. O size nas\u0131l hareket edece\u011finizi \u00f6\u011fretiyor. Allah her\u015feyi bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 g\u00f6revlerini yerine getirmeleri nedeniyle yazana veya \u015fahide herhangi bir zarar gelmemelidir. B\u00f6yle bir \u015fey s\u00f6zkonusu olursa bu sizin hesab\u0131n\u0131za Allah&#8217;\u0131n \u015feriat\u0131ndan \u00e7\u0131kmak ve onun yoluna kar\u015f\u0131 durmakt\u0131r. Bu da ka\u00e7\u0131n\u0131lmaz bir tedbirdir. \u00c7\u00fcnk\u00fc yazanlar ve \u015fahitler \u00e7o\u011fu zaman anla\u015fmaya taraf olanlardan birinin \u00f6fkesine maruz kalabilirler. O halde, kendilerine g\u00fcvenmelerini, g\u00f6rev sorumlulu\u011fu i\u00e7inde, zimmet, emanet, gayret ve her h\u00e2l\u00fckarda tarafs\u0131zl\u0131k i\u00e7inde g\u00f6revlerini yerine getirmelerini sa\u011flamak i\u00e7in birtak\u0131m g\u00fcvencelerden yararland\u0131rmak gerekmektedir. Sonra -sorumlulu\u011fun yaln\u0131zca h\u00fckm\u00fcn bask\u0131s\u0131 olmaktan \u00e7\u0131k\u0131p ruhlar\u0131n derinliklerinden gelmesi i\u00e7in Kur&#8217;an&#8217;\u0131n her zaman sorumluluk y\u00fcklemek istedi\u011finde vicdanlar\u0131 uyand\u0131rmak ve duygular\u0131 harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in yapt\u0131\u011f\u0131 gibi- ayet-i kerime m\u00fcminleri sonunda Allah&#8217;tan korkmaya davet etmekte, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara iyilik yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131, onlara, \u00f6\u011fretip do\u011frulu\u011fa iletenin O&#8217;nun oldu\u011funu hat\u0131rlatmakta ve bu nimetin hakk\u0131n\u0131, itaat, ho\u015fnutluk ve boyun e\u011fme ile ifa etmeleri i\u00e7in O&#8217;ndan korkman\u0131n kalplerini bilgiye a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ruhlar\u0131n\u0131 \u00f6\u011frenmeye haz\u0131rlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bildirmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;Allah&#8217;tan korkun. O size nas\u0131l hareket edece\u011finizi \u00f6\u011fretiyor. Allah her\u015feyi bilir.&#8221;<\/p>\n<p>Sonra y\u00fcce kanun koyucu aradaki genel h\u00fckm\u00fcn i\u00e7inde zikretmeyip \u00f6zel \u015fartlardan dolay\u0131 bir ba\u015fka ayete b\u0131rakt\u0131\u011f\u0131 borca ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmlerin tamamlanmas\u0131na d\u00f6nmektedir. Buna g\u00f6re bor\u00e7 veren ve alan yolculuk yap\u0131yorlarsa ve yazacak birini bulam\u0131yorlarsa y\u00fcce kanun koyucu i\u015flerin kolayla\u015fmas\u0131 i\u00e7in \u00f6deme garantisiyle, borcun miktar\u0131n\u0131 i\u00e7eren bir\u015feyin bor\u00e7 verene rehin b\u0131rak\u0131lmas\u0131yla yazmaks\u0131z\u0131n s\u00f6zl\u00fc anla\u015fmaya izin vermektedir.<\/p>\n<p>&#8220;E\u011fer yolculukta olur da i\u015flemlerinizi yazacak birini bulamazsan\u0131z, kar\u015f\u0131l\u0131k olarak al\u0131nan rehinler yeterlidir.&#8221;<\/p>\n<p>Burada y\u00fcce kanun koyucu, Allah korkusunun etkisiyle emanet ve s\u00f6ze riayet hususunda m\u00fcmin vicdanlar\u0131 harekete ge\u00e7irmektedir. \u0130\u015fte bu, t\u00fcm yasalar\u0131n uygulanmas\u0131, mallar\u0131n ve rehinlerin \u00f6zenle korunup sahiplerine iadesi i\u00e7in en son g\u00fcvencedir. &#8220;E\u011fer birbirinize g\u00fcvenerek bor\u00e7 i\u015flemi yapm\u0131\u015f iseniz, kendisine g\u00fcvenilen kimse borcunu \u00f6desin, Rabbi olan Allah&#8217;tan korksun.&#8221; Bor\u00e7lunun \u00fcstlendi\u011fi bor\u00e7 ona emanettir, bor\u00e7 verenin rehin ald\u0131\u011f\u0131 mal da ona emanettir. Her ikisi de Rabbleri olan Allah korkusu ad\u0131na emanetleri vermeye \u00e7a\u011fr\u0131lmaktad\u0131rlar. Rabb; idare eden, terbiye eden, efendi, h\u00fckmeden ve kad\u0131 anlamlar\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>Bu anlamlar\u0131n herbiri, i\u015f yapma, emanet etme ve eda etme durumlar\u0131nda duyguland\u0131r\u0131c\u0131 etkiye sahiptir&#8230; Baz\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015flere g\u00f6re bu ayet, kar\u015f\u0131l\u0131kl\u0131 g\u00fcven durumunda yazmay\u0131 emreden ayeti neshetmi\u015ftir. Ancak biz bu g\u00f6r\u00fc\u015fte de\u011filiz. \u00c7\u00fcnk\u00fc yazma, yolculuk durumu d\u0131\u015f\u0131nda b\u00fct\u00fcn bor\u00e7 i\u015flemlerinde farzd\u0131r. G\u00fcvenme ise bu duruma \u00f6zg\u00fcd\u00fcr. Bu durumda bor\u00e7 veren ve alan birbirine g\u00fcvenmektedirler.<\/p>\n<p>Takvaya y\u00f6neltici bu duyguland\u0131rman\u0131n g\u00f6lgesinde \u015fahitlik konusu -bu defa mahkeme s\u0131ras\u0131ndaki \u015fahitlikten s\u00f6zediliyor, anla\u015fma an\u0131ndakinden de\u011fil- tamamlanmakta ve bunun \u015fahidin boynuna ve kalbine bir emanet oldu\u011fu bildirilmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Sak\u0131n \u015fahitli\u011fi saklamay\u0131n\u0131z. Kim \u015fahitli\u011fi sakl\u0131 tutarsa onun kalbi g\u00fcnahkard\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Ayet-i Kerime burada, her ikisinin de tamamland\u0131\u011f\u0131 nokta kalp oldu\u011fundan, g\u00fcnah\u0131 gizlemek ile \u015fahitli\u011fi saklamak aras\u0131nda bir uygunluk kurmak i\u00e7in kalbe y\u00fcklenmekte ve g\u00fcnah\u0131 ona dayand\u0131rmaktad\u0131r. Ard\u0131ndan hi\u00e7bir \u015feyin Allah&#8217;a gizli olmayaca\u011f\u0131na ili\u015fkin \u00f6rt\u00fcl\u00fc bir tehdit yer almaktad\u0131r: &#8220;&#8230;Hi\u00e7 ku\u015fkusuz ne yaparsan\u0131z Allah onu bilir.&#8221; Her\u015feye, kalplere gizlenmi\u015f, g\u00fcnahlar\u0131 ortaya \u00e7\u0131karan ilmi gere\u011fince kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 verir.<\/p>\n<p>Sonra Ayet-i Kerimenin ak\u0131\u015f\u0131, bu i\u015fareti g\u00fc\u00e7lendirmek ve kalpleri, g\u00f6klerin ve yerin ve her ikisinde bulunanlar\u0131n Maliki, gizli-a\u00e7\u0131k vicdanlar\u0131n derinliklerinde bulunanlar\u0131 bilip ona g\u00f6re kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 veren, rahmetinden ve azab\u0131ndan diledi\u011fi gibi kullar\u0131n\u0131n ak\u0131betinde tasarrufta bulunan ve hi\u00e7bir \u015feyden sorumlu olmadan diledi\u011fini yapmaya kadir olan y\u00fcce Allah&#8217;tan korkmak i\u00e7in harekete ge\u00e7irmektedir.<br \/>\n<strong>284- G\u00f6klerdekilerin ve yerdekilerin hepsi Allah&#8217;\u0131nd\u0131r. \u0130\u00e7inizdekini a\u00e7\u0131\u011fa vursan\u0131z da gizli tutsan\u0131z da Allah sizi onun y\u00fcz\u00fcnden hesaba \u00e7eker. Sonra diledi\u011fini affeder ve diledi\u011fini azaba \u00e7arpt\u0131r\u0131r. Hi\u00e7 \u015f\u00fcphesiz Allah&#8217;\u0131n her\u015feye g\u00fcc\u00fc yeter.<\/strong><\/p>\n<p>B\u00f6ylece tamamen medeni hukukla ilgili bir h\u00fckm\u00fcn konusunun ard\u0131nda s\u0131rf bilince y\u00f6nelik bir direktif yer almakta, hayatla ilgili yasalarla, hayat\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131 aras\u0131nda bir ili\u015fki kurulmakta, yerin ve g\u00f6klerin h\u00fck\u00fcmran\u0131na kar\u015f\u0131 duyulan korku ve umuttan meydana gelen bu sa\u011flam ba\u011f sayesinde yasal d\u00fczenlemelerden olu\u015fan g\u00fcvencelere kalbin derinliklerinde yeralan g\u00fcvencelerde eklenmektedir. Bu da \u0130sl\u00e2m \u015feriat\u0131n\u0131n m\u00fcsl\u00fcman toplum i\u00e7inde m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kalplerine yerle\u015fen en sa\u011flam ve en belirgin g\u00fcvencesidir. \u0130sl\u00e2m, \u00f6ncelikle kendisi i\u00e7in \u015feriat vazedece\u011fi kalpleri ve kanunlar\u0131n\u0131 uygulataca\u011f\u0131 toplumlar\u0131 olu\u015fturur. \u00c7\u00fcnk\u00fc \u0130sl\u00e2m, her y\u00f6n\u00fcyle m\u00fckemmel, ahenkli ve ilahi bir sistemdir. Hem e\u011fitim hem de \u015fer&#8217;i d\u00fczendir. Hem takva hem otoritedir. Ayn\u0131 zamanda insan\u0131n yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n insan i\u00e7in se\u00e7ti\u011fi hayat metodudur.<\/p>\n<p>Peki, yery\u00fcz\u00fc kaynakl\u0131 d\u00fczenlere, kanunlara ve metotlara ne demeli? \u00d6mr\u00fc, bilgisi ve g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc s\u0131n\u0131rl\u0131, heva ve hevesi daldan dala konup hi\u00e7bir zaman istikrar bulmayan, iki ki\u015finin ayn\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve anlay\u0131\u015f \u00fczerinde anla\u015ft\u0131\u011f\u0131 pek az olan insan\u0131n bak\u0131\u015f a\u00e7\u0131s\u0131na ne demeli? Kendini yaratan, yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve her an ve her durumda yaratt\u0131\u011f\u0131n\u0131n yarar\u0131na olan\u0131 bilen Rabbinden uzakla\u015fan be\u015feriyete ne demeli?<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz Allah&#8217;\u0131n hayat i\u00e7in koydu\u011fu metottan ve d\u00fczenden uzakla\u015fmak be\u015feriyet i\u00e7in bir bedbahtl\u0131kt\u0131r. Bu bedbahtl\u0131k, Bat\u0131da, zorba ve azg\u0131n kiliseden ve onun ad\u0131na konu\u015ftu\u011funu iddia etti\u011fi tanr\u0131s\u0131ndan, onun ad\u0131na insanlar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp anlamaktan al\u0131koymas\u0131ndan, yine onun ad\u0131na al\u0131nan a\u011f\u0131r vergilerden ve bu korkun\u00e7 h\u00fck\u00fcmlerden ka\u00e7\u0131\u015f \u015feklinde ba\u015flad\u0131. \u0130nsanlar bu k\u00e2bustan kurtulmaya karar verdiklerinde kiliseden ve onun otoritesinden de ka\u00e7t\u0131lar. Ancak bu i\u015fi makul bir noktada durdurmad\u0131lar. Daha da ileri giderek kilisenin tanr\u0131s\u0131ndan ve onun otoritesinden de ka\u00e7t\u0131lar. Ard\u0131ndan, yery\u00fcz\u00fcndeki hayatlar\u0131nda Allah&#8217;\u0131n metoduyla kendilerine \u00f6nc\u00fcl\u00fck eden dinin t\u00fcm\u00fcnden uzakla\u015ft\u0131lar. \u0130\u015fte bu bir bedbahtl\u0131kt\u0131, b\u00efr felaketti&#8230; Ya bize&#8230; -kendi kendini m\u00fcsl\u00fcman sanan bize- ne oluyor?.. Bize ne oluyor da, Allah&#8217;tan, O&#8217;nun hayat metodundan, \u015feriat\u0131ndan ve kanunundan ka\u00e7\u0131yoruz?.. Ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc ve sa\u011flam dinimiz, \u00fczerimizdeki t\u00fcm zincirleri par\u00e7alam\u0131\u015f, b\u00fct\u00fcn a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 kald\u0131rm\u0131\u015f, bize rahmet, hidayet, kolayl\u0131k ve hidayete, ilerlemeye ve kurtulu\u015fa g\u00f6t\u00fcren yolda istikamet bah\u015fetmi\u015fken bize ne oluyor?..<\/p>\n<p>Buras\u0131, bu b\u00fcy\u00fck surenin sonucudur. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n en uzun suresi olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan b\u00fcy\u00fck kelimesinin ifade etti\u011fi anlamda oldu\u011fu kadar imani d\u00fc\u015f\u00fcncenin temelleri, m\u00fcsl\u00fcman cemaatin niteli\u011fi, hareket y\u00f6ntemi, sorumluluklar\u0131, yery\u00fcz\u00fcndeki konumu, varl\u0131k i\u00e7indeki rol\u00fc, kendisine kar\u015f\u0131 koyan d\u00fc\u015fmanlar\u0131n\u0131n konumu, tabiatlar\u0131, kendisine kar\u015f\u0131 tutu\u015ftuklar\u0131 sava\u015fta ba\u015fvurduklar\u0131 taktiklerin mahiyeti bir y\u00f6nden onlar\u0131n \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 gailelerin savu\u015fturulmas\u0131 i\u00e7in kullanaca\u011f\u0131 y\u00f6ntemi, di\u011fer yandan onlar\u0131n bedbaht akibetlerinden korunmas\u0131 gibi kabar\u0131k ve geni\u015f bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc temsil eder. Konular\u0131yla da b\u00fcy\u00fckt\u00fcr bu sure. Ayr\u0131ca sure, insan\u0131n yery\u00fcz\u00fcndeki rol\u00fcn\u00fc, tabiat\u0131n\u0131, f\u0131trat\u0131n\u0131, be\u015fer tarihinde ve ger\u00e7ek hikayelerinde g\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc \u00fczere d\u00fc\u015f\u00fclen hatalar\u0131 ve uzun ayetlerinin sunulmas\u0131 s\u0131ras\u0131nda ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla ele al\u0131nan daha bir\u00e7ok sorunu a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r.<\/p>\n<p>\u015eu iki ayet, bu b\u00fcy\u00fck surenin sonunu te\u015fkil etmektedir. Her iki ayet, surenin b\u00fcy\u00fck bir k\u0131sm\u0131n\u0131n tam bir \u00f6zeti olduklar\u0131ndan sureye yak\u0131\u015fan, onun konular\u0131, atmosferi ve hedefleriyle uyum i\u00e7inde bir sonu\u00e7 meydana getirmektedirler.<\/p>\n<p>M\u00dcM\u0130NLER\u0130N \u0130MANI<\/p>\n<p>Sure, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6zleriyle ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131:<\/p>\n<p>&#8220;Elif, lam, mim&#8230; Do\u011fru oldu\u011fu ku\u015fkusuz olan bu kitap takva sahipleri i\u00e7in hidayet kayna\u011f\u0131d\u0131r. Onlar g\u00f6rmediklerine inan\u0131rlar, namaz\u0131 k\u0131larlar ve kendilerine verdi\u011fimiz r\u0131z\u0131ktan ba\u015fkalar\u0131na verirler. Yine onlar gerek sana ve gerekse senden \u00f6nce indirilen kitaplara inan\u0131rlar ve Ahiretten hi\u00e7 ku\u015fku duymazlar. \u0130\u015fte onlar Rabblerinden gelen hidayet yolundad\u0131rlar ve kurtulu\u015fa erenlerdir.&#8221;<\/p>\n<p>Bu ger\u00e7e\u011fe, \u00f6zellikle de b\u00fct\u00fcn Resullere iman ger\u00e7e\u011fine orada i\u015faret edilmi\u015fti. \u0130\u015fte ayn\u0131 konu y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n \u015fu s\u00f6z\u00fcyle son bulmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Peygamber kendisine rabbi taraf\u0131ndan indirilen ger\u00e7eklere inand\u0131, m\u00fcminler de hepsi birlikte Allah&#8217;a, O&#8217;nun meleklerine, O&#8217;nun kitaplar\u0131na ve O&#8217;nun peygamberlerine inand\u0131lar. `O&#8217;nun peygamberlerinden hi\u00e7birini di\u011ferlerinden ay\u0131rmay\u0131z&#8217;&#8230;&#8221; Bu, bir kitab\u0131n iki kapa\u011f\u0131 gibi surenin ba\u015flang\u0131c\u0131yla uyu\u015fan bir sonu\u00e7tur.<\/p>\n<p>Sure, m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin sorumluluklar\u0131n\u0131n bir\u00e7o\u011funu ve hayat\u0131n \u00e7e\u015fitli alanlar\u0131na ili\u015fkin h\u00fck\u00fcmleri i\u00e7ermektedir. Nitekim, \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n sorumluluk ve \u015feriatlar\u0131ndan y\u00fcz \u00e7evirmeleri de s\u00f6zkonusu edilmektedir. Surenin sonunda, sorumluluklar\u0131 yerine getirme ile onlardan ka\u00e7\u0131nma aras\u0131ndaki ay\u0131r\u0131c\u0131 s\u0131n\u0131r\u0131 belirleyen, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n bu \u00fcmmete zorluk ve a\u011f\u0131rl\u0131k dilemedi\u011fi gibi -yahudilerin Rabbleri hakk\u0131nda iddia ettikleri gibi- onlara ayr\u0131cal\u0131k tan\u0131mad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ve ba\u015f\u0131bo\u015f b\u0131rakmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131klayan \u015fu Ayet-i Kerime gelmektedir.&#8221;<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Allah hi\u00e7 kimseye kapasitesini a\u015facak bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck y\u00fcklemez. Herkesin kazand\u0131\u011f\u0131 iyilik kendi yarar\u0131na ve i\u015fledi\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fck de kendi zarar\u0131nad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Sure \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;n\u0131n k\u0131ssalar\u0131ndan baz\u0131lar\u0131n\u0131 i\u00e7ermekte, y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara l\u00fctfundan verdi\u011fi nimetleri ve onlar\u0131n bu nimetlere nank\u00f6rl\u00fckle kar\u015f\u0131l\u0131k vermelerini, ayr\u0131ca y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara bir k\u0131sm\u0131 \u00f6ld\u00fcrme cezas\u0131na varan keffaretler y\u00fckledi\u011fini a\u00e7\u0131klamaktad\u0131r. &#8220;Yarat\u0131c\u0131n\u0131za tevbe edin ve kendinizi \u00f6ld\u00fcr\u00fcn.&#8221;\u00b7(Bakara Suresi, 54)\u00b7 Surenin sonunda m\u00fcminlerin \u015fu m\u00fctevazi duas\u0131 yeralmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;Ey Rabbimiz, e\u011fer unutacak ya da yan\u0131lacak olursak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden \u00f6ncekilere y\u00fcklemi\u015f oldu\u011fun gibi, bize de a\u011f\u0131r y\u00fck y\u00fckleme. Ey Rabbimiz, bize g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn yetmeyece\u011fi y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131tma. Bizi affet, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet eyle&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Surede, k\u00fcfr\u00fcn ve k\u00e2firlerin kovulmas\u0131 i\u00e7in m\u00fcminlere sava\u015f farz k\u0131l\u0131nm\u0131\u015f, Allah yolunda cihad ve infakla emrolunmu\u015flard\u0131. Ayn\u0131 sure, sorumlu kullar\u0131n, yerine getirmede yard\u0131m\u0131 ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131na kar\u015f\u0131 zafer dilemek i\u00e7in m\u00fcminlerin Rabblerine y\u00f6neli\u015fleriyle son buluyor. &#8220;&#8230;Sen mevlam\u0131zs\u0131n bizim, k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 yard\u0131m et bize.&#8221; Bu, surenin ana \u00e7izgisini \u00f6zetleyen, ona i\u015faret eden ve ona uyan bir sonu\u00e7tur.<\/p>\n<p>\u015eu iki ayette yeralan her kelimenin, ayr\u0131 bir yeri, de\u011fi\u015fik bir yolu ve kapsaml\u0131 bir yol g\u00f6stericilik \u00f6zelli\u011fi vard\u0131r. Onlar\u0131n herbiri, ibarede, arka-planda yeralan -daha b\u00fcy\u00fck olan- akidenin hakikatlerini, bu dinde iman\u0131n tabiat\u0131n\u0131, \u00f6zelliklerini ve y\u00f6nlerini, m\u00fcminlerin Rabbleri ile olan durumlar\u0131n\u0131, bu kelimelerle y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlardan istedi\u011fi d\u00fc\u015f\u00fcncelerini, bunlarla farz k\u0131ld\u0131\u011f\u0131 sorumluluklar\u0131n\u0131, O&#8217;nun himayesine s\u0131\u011f\u0131nmalar\u0131n\u0131 dilemesine, teslimiyetlerini ve O&#8217;nun yard\u0131m\u0131na dayanmalar\u0131n\u0131 temsil etmek i\u00e7in yer almaktad\u0131rlar. Evet&#8230; Her kelimenin ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir \u015fekilde yerine getirdi\u011fi \u00f6nemli bir rol\u00fc vard\u0131r. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n g\u00f6lgesinde ya\u015fayan, onun ifadesindeki s\u0131rlardan az bir\u015feyi kavrayan ve her ayette bu s\u0131rlara muttali olan ruhlarda bile bu rol\u00fcn\u00fc ola\u011fan\u00fcst\u00fc bir \u015fekilde oynamaktad\u0131r. O halde bu ayetleri ayr\u0131nt\u0131lar\u0131yla ele almaya \u00e7al\u0131\u015fal\u0131m.<br \/>\n<strong>285- Peygamber kendisine Rabbi taraf\u0131ndan indirilen ger\u00e7eklere inand\u0131, m\u00fcminler de. Hepsi birlikte Allah&#8217;a, O&#8217;nun meleklerine, O&#8217;nun kitaplar\u0131na ve O&#8217;nun peygamberlerine inand\u0131lar. `Onun peygamberlerinden hi\u00e7birini di\u011ferlerinden ay\u0131rmay\u0131z. Duyduk ve uyduk. G\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131 dileriz, ey Rabbimiz, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz sanad\u0131r&#8217; dediler.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p>Bu, m\u00fcminlerin i\u00e7inde iman ger\u00e7e\u011finin pratik olarak temsil edildi\u011fi se\u00e7kin cemaatin ve bu ulu ger\u00e7e\u011fi temsil eden her toplulu\u011fun tablosudur. Bu y\u00fczden y\u00fcce Allah, \u00fcst\u00fcn iman ger\u00e7e\u011fi konusunda onlarla peygamberleri birlikte zikretmek suretiyle onlar\u0131 onurland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. Bunu, y\u00fcce Resul ger\u00e7e\u011fini idrak eden m\u00fcmin cemaat anlayabilir. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlarla peygamberi bir s\u0131fat alt\u0131nda Kur&#8217;an&#8217;\u0131n bir ayetinde birlikte zikretmekle ne kadar y\u00fcce bir makama y\u00fckseltti\u011fini bilirler.<\/p>\n<p>&#8220;Peygamber, kendisine Rabbi taraf\u0131ndan indirilen ger\u00e7eklere inand\u0131, m\u00fcminler de&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Peygamberlerin, kendisine Rabbi taraf\u0131ndan indirilenlere iman etmesi, do\u011frudan alg\u0131lanan bir imand\u0131r. Tertemiz kalbinin y\u00fcce vahyi almas\u0131d\u0131r. Hi\u00e7bir \u00e7abada, hi\u00e7bir giri\u015fimde bulunmaks\u0131z\u0131n, bizzat varl\u0131\u011f\u0131nda, somutla\u015fan ger\u00e7e\u011fe aletsiz, ara\u00e7s\u0131z, do\u011frudan ba\u011flanmas\u0131ndan kaynaklan\u0131r bu iman. Bu, vasfetmeye imkan bulunmad\u0131\u011f\u0131 gibi tad\u0131na varandan ba\u015fkas\u0131n\u0131n tavsif edemedi\u011fi bir iman derecesidir. Ger\u00e7ek anlamda tad\u0131na varamayandan ba\u015fkas\u0131 da bu tavsiften bir\u015fey anlayamaz zaten. Bu iman\u0131, -peygamberin iman\u0131- y\u00fcce Allah m\u00fcmin kullar\u0131na bah\u015fetmi\u015f ve onlar\u0131 peygamberiyle ayn\u0131 s\u0131fat alt\u0131nda birle\u015ftirmi\u015ftir. Ancak peygamberin yap\u0131s\u0131 ile bu ger\u00e7e\u011fi do\u011frudan mevlas\u0131ndan almayan ba\u015fkalar\u0131n\u0131n yap\u0131s\u0131n\u0131n bu iman\u0131n zevkine varmas\u0131 farkl\u0131 olacakt\u0131r, haliyle. Bu iman\u0131n tabiat ve s\u0131n\u0131r\u0131 nedir?<\/p>\n<p>&#8220;Hepsi birlikte Allah&#8217;a, meleklerine, kitaplar\u0131na ve peygamberlerine inand\u0131lar. `O&#8217;nun peygamberlerinden hi\u00e7birini di\u011ferlerinden ay\u0131rmay\u0131z. Duyduk ve uyduk. G\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131 dileriz ey Rabbimiz! D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz sanad\u0131r&#8217; dediler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n getirdi\u011fi kapsaml\u0131 imand\u0131r. Bu iman, Allah dininin varisi, K\u0131yamete kadar yery\u00fcz\u00fcnde davet g\u00f6revini y\u00fcr\u00fcten, k\u00f6kleri zaman\u0131n derinliklerine inen, be\u015fer tarihi boyunca uzanan davet, Resul ve iman kervan\u0131nda yol alan bu \u00fcmmete yak\u0131\u015f\u0131r bir imand\u0131r. Bu iman ba\u015flang\u0131\u00e7tan sona kadar b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131 iki gruba ay\u0131r\u0131r; m\u00fcminler ve k\u00e2firler&#8230; Allah&#8217;\u0131n taraftarlar\u0131 (hizbi), \u015eeytan\u0131n taraftarlar\u0131 (hizbi)&#8230; \u00e7a\u011flar boyu, bunlar\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda bir \u00fc\u00e7\u00fcnc\u00fc durumun varl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6zkonusu olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Hepsi birlikte Allah&#8217;a&#8230; inand\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>\u0130sl\u00e2m&#8217;a g\u00f6re Allah&#8217;a iman; d\u00fc\u015f\u00fcncenin, hayata egemen olan metodun, ahl\u00e2k\u0131n, ekonominin, orada-burada m\u00fcminlerin yapt\u0131\u011f\u0131 her hareketin temelidir.<\/p>\n<p>Allah&#8217;a iman, O&#8217;nun uluhiyet, rububiyet ve kulluk k\u0131l\u0131nma hususunda birlenmesi, dolay\u0131s\u0131yla insan\u0131n vicdan\u0131na ve hayatla ilgili herhangi bir konudaki tavr\u0131na tek ba\u015f\u0131na O&#8217;nun egemen olmas\u0131-anlam\u0131na gelmektedir.<\/p>\n<p>Buna g\u00f6re uluhiyet ya da rububiyette orta\u011f\u0131 olmad\u0131\u011f\u0131 gibi yaratma ve d\u00fczenlemede, tasarrufunda da orta\u011f\u0131 yoktur. Varl\u0131k alemi ve hayat \u00fczerindeki tasarrufuna kimse m\u00fcdahale edemez. \u0130nsanlara onunla birlikte r\u0131z\u0131k veren biri yoktur. O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131nda kimse zarar ya da yarar dokunduramaz kimseye. O&#8217;nun izni ve r\u0131zas\u0131 olmadan varl\u0131k aleminde k\u00fc\u00e7\u00fck-b\u00fcy\u00fck hi\u00e7bir \u015fey meydana gelemez.<\/p>\n<p>Gerek sembolik kulluk davran\u0131\u015flar\u0131 \u015feklinde olsun gerekse boyun e\u011fme ve itaat etme \u015feklinde olsun insanlar\u0131n kullukta y\u00f6nelecekleri ortaklar yoktur. Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131na kulluk s\u00f6zkonusu olamayaca\u011f\u0131 gibi O&#8217;na ve O&#8217;nun emri ve \u015feriat\u0131 uyar\u0131nca hareket etmek suretiyle g\u00fcc\u00fcn\u00fc kendisinden ba\u015fka otorite bulunmayan kaynaktan alan ba\u015fkas\u0131na itaat de s\u00f6zkonusu olamaz. Bu imana g\u00f6re, insanlar\u0131n vicdanlar\u0131 ve davran\u0131\u015flar\u0131 \u00fczerindeki egemenlik tek ba\u015f\u0131na Allah&#8217;a aittir. Buna g\u00f6re \u015feriat, ahl\u00e2k kurallar\u0131, toplumsal ve ekonomik d\u00fczen tek ba\u015f\u0131na egemenlik sahibi olan y\u00fcce Allah&#8217;tan al\u0131nmal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>\u0130\u015fte Allah&#8217;a iman\u0131n anlam\u0131 budur. Art\u0131k insan; Allah&#8217;\u0131n d\u0131\u015f\u0131nda herkesin yan\u0131nda \u00f6zg\u00fcr, Allah&#8217;\u0131n koydu\u011fu \u015feriatten kaynaklanmayan s\u0131n\u0131rlamalar\u0131n ba\u011f\u0131ndan serbest ve otoritesini Allah&#8217;tan almayan her g\u00fcc\u00fcn kar\u015f\u0131s\u0131nda son derece g\u00fc\u00e7l\u00fc olur.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;ve meleklerine&#8230; inand\u0131lar.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n meleklerine iman, surenin ba\u015f\u0131nda -birinci c\u00fczde de- insan hayat\u0131ndaki \u00f6neminden s\u00f6zetti\u011fimiz gaybe iman etmenin bir y\u00f6n\u00fcn\u00fc olu\u015fturmaktad\u0131r. Bu inan\u00e7 insan\u0131, hayvanlara \u00f6zg\u00fc duygular noktas\u0131ndan al\u0131p bu hayvani \u00e7er\u00e7evenin \u00f6tesindeki bilgiyi alg\u0131layacak a\u015famaya getirir bununla da belirgin \u00f6zellikleriyle &#8220;insanl\u0131\u011f\u0131n\u0131&#8221; (Bak\u0131n\u0131z Fatiha suresinin a\u00e7\u0131klamalar\u0131na) ilan eder. Ayn\u0131 zamanda bu inan\u00e7, insan\u0131n, f\u0131trat\u0131 gere\u011fi varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 hissetti\u011fi ancak duygular\u0131yla kavrayamad\u0131\u011f\u0131, bilinmez \u015feylere olan f\u0131tri tutkusuna da cevap te\u015fkil etmektedir. \u015eayet bu f\u0131tri tutkusunu y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisine bah\u015fetti\u011fi gibi gayp ger\u00e7e\u011fi ile tatmin etmezse, bu a\u00e7l\u0131\u011f\u0131n\u0131 gidermek i\u00e7in ya efsanelerin, hurafelerin ard\u0131na d\u00fc\u015fecek ya da insan varl\u0131\u011f\u0131 sars\u0131nt\u0131 ve bunal\u0131mlara maruz kalacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Meleklere iman; insan idrakinin kendisi i\u00e7in haz\u0131rlanan duygu ve akli ara\u00e7larla bizzat \u00f6\u011frenmeye imkan bulamad\u0131\u011f\u0131 gayp ger\u00e7e\u011fine inanmakt\u0131r. \u0130nsan varl\u0131\u011f\u0131, gaybi ger\u00e7eklerden herhangi bir\u015feyi bilme arzusuna sahip bir \u00f6zellikte yarat\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun i\u00e7in, insan\u0131 yoktan vareden, b\u00fcnyesini, arzular\u0131n\u0131, kendisi i\u00e7in yararl\u0131 olan \u015feyleri ve kendisini \u0131slah edecek \u015feyleri hakk\u0131yla bilen y\u00fcce Allah, insana gaybi ger\u00e7eklerden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 g\u00f6stermeyi ve her ne kadar ki\u015fisel yetenekleri buna ula\u015fmaya yetmese de g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcnde somutla\u015fmas\u0131 i\u00e7in yard\u0131m etmeyi dilemi\u015ftir. Bununla y\u00fcce Allah, bilmedik\u00e7e b\u00fcnyesinin ve f\u0131trat\u0131n\u0131n d\u00fczenlemeyece\u011fi, elde etmedi\u011fi s\u00fcrece g\u00f6nl\u00fcn\u00fcn tatmin olmay\u0131p istikrar bulamayaca\u011f\u0131 bu ger\u00e7eklere ula\u015fmak u\u011fruna enerjisini da\u011f\u0131t\u0131p yorulmaktan kurtarm\u0131\u015ft\u0131r. F\u0131trat\u0131na bask\u0131 yap\u0131p, gayp ger\u00e7eklerini hayatlar\u0131ndan silmek isteyenlerin baz\u0131s\u0131n\u0131n g\u00fcl\u00fcn\u00e7, hurafe ve saplant\u0131lar\u0131n tahakk\u00fcm\u00fcne girmesi ya da ak\u0131llar\u0131 ve sinirleri s\u00fcrekli bunal\u0131m i\u00e7inde bir y\u0131\u011f\u0131n kompleks ve sap\u0131kl\u0131klarla dolup ta\u015fmas\u0131 bunun kan\u0131t\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn bunlara ek olarak meleklerin ger\u00e7ekli\u011fine iman etmek -Allah&#8217;\u0131n kat\u0131ndan gelen kesin gaybi ger\u00e7eklere iman etmek gibidir- insan\u0131n varl\u0131k hakk\u0131ndaki bilincinin ufuklar\u0131n\u0131 geni\u015fletir, b\u00f6ylece varl\u0131k manzaras\u0131 k\u00fc\u00e7\u00fclerek m\u00fcminin d\u00fc\u015f\u00fcncesinde duyularla kavranan bir duruma indirgenmez. Sonra m\u00fcmin, kalbi \u00e7er\u00e7evesindeki m\u00fcmin ruhlarla yak\u0131nl\u0131k kurar, Rabblerine iman noktas\u0131nda onlara kat\u0131l\u0131r, Rabbinden ba\u011f\u0131\u015flanma diler ve Allah&#8217;\u0131n izniyle O&#8217;nun yard\u0131m\u0131yla birlikte olur.<\/p>\n<p>Bu, son derece latif, sevimli ve cana yak\u0131n bir bilin\u00e7tir ku\u015fkusuz&#8230; Sonra ortada bir bilgi vard\u0131r; bu ger\u00e7e\u011fi bilme&#8230; Bu da y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcminlere onunla ve melekleriyle bah\u015fetti\u011fi bir l\u00fctuftur.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;0&#8217;nun kitaplar\u0131na ve O&#8217;nun peygamberlerine&#8230; inand\u0131lar, `O&#8217;nun peygamberlerinden hi\u00e7birini di\u011ferlerinden ay\u0131rmay\u0131z&#8217; dediler.&#8221;<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n kitaplar\u0131na ve hi\u00e7birini di\u011ferinden ay\u0131rmadan peygamberlere iman, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n belirtti\u011fi tarzda Allah&#8217;a iman etmenin tabii sonucudur. Allah&#8217;a iman, O&#8217;nun kat\u0131ndan gelen \u015feylerin s\u0131hhatine, g\u00f6nderdi\u011fi t\u00fcm Resullerin do\u011frulu\u011funa, mesajlar\u0131n\u0131n dayand\u0131\u011f\u0131 temelin birli\u011fine ve kendilerine indirilen kitaplar\u0131n bu temeli i\u00e7erdi\u011fine inanmay\u0131 gerektirir. Bu y\u00fczden, m\u00fcsl\u00fcman\u0131n vicdan\u0131nda peygamberlerin aras\u0131na fark koymak gibi bir d\u00fc\u015f\u00fcnce yer etmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc bir tek dinin son \u015fekliyle b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131 K\u0131yamete kadar Allah&#8217;\u0131n dinine davet etmek i\u00e7in gelen son peygamber Muhammed&#8217;e kadar gelen t\u00fcm peygamberler, g\u00f6nderildikleri kavmin durumuna uygun bir \u015fekliyle Allah kat\u0131ndan \u0130sl\u00e2m ile g\u00f6nderilmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmet, b\u00fct\u00fcn Risalet miras\u0131n\u0131 bu \u015fekilde kar\u015f\u0131lay\u0131p yery\u00fcz\u00fcndeki hayat\u0131n\u0131 varisi oldu\u011fu Allah&#8217;\u0131n dini uyar\u0131nca d\u00fczenler&#8230; Bu y\u00fczden m\u00fcsl\u00fcmanlar, yery\u00fcz\u00fcnde K\u0131yamete kadar \u00fcstlendikleri \u00f6nemli rol\u00fcn bilincinde olurlar. Onlar, insanl\u0131\u011f\u0131n uzun tarihi boyunca tan\u0131d\u0131\u011f\u0131 en de\u011ferli hazinenin bek\u00e7isidirler. Onlar; kavmiyet, milliyet\u00e7ilik, uyruk\u00e7uluk, \u0131rk\u00e7\u0131l\u0131k, siyonizm, ha\u00e7l\u0131, s\u00f6m\u00fcrgecilik ve dinsizlik gibi de\u011fi\u015fik \u00e7a\u011flarda ve de\u011fi\u015fik yerlerde farkl\u0131 isim ve kavramlar alt\u0131nda yery\u00fcz\u00fcnde cahiliye mensuplar\u0131n\u0131n kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 bir\u00e7ok cahiliye sanca\u011f\u0131na kar\u015f\u0131 Allah&#8217;\u0131n -tek ba\u015f\u0131na Allah&#8217;\u0131n- sanca\u011f\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131mak \u00fczere se\u00e7ilmi\u015flerdir.<\/p>\n<p>.M\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin, yery\u00fcz\u00fcnde bek\u00e7isi bulundu\u011fu ve en eski Risaletlerden beri varisi oldu\u011fu iman hazinesi, insan hayat\u0131n\u0131n en \u015ferefli ve en sa\u011flam hazinesidir. Bu hazine; hidayet, nur, ba\u011fl\u0131l\u0131k, g\u00fcven, ho\u015fnutluk, bilgi ve yakin&#8217;den ibarettir. \u0130nsan kalbi bu hazineden bo\u015f oldu\u011fu oranda, s\u0131k\u0131nt\u0131 ve karanl\u0131\u011fa g\u00f6m\u00fcl\u00fcr ve vesvese ve ku\u015fkulara gark olur, \u00fcz\u00fcnt\u00fc ve bedbahtl\u0131\u011f\u0131n istilas\u0131na u\u011frar. Bu tehlikeli batakl\u0131kta ayaklar\u0131n\u0131 nereye koyaca\u011f\u0131n\u0131 bilmeden, zifiri bir karanl\u0131kta yol almaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Bu g\u0131dadan, bu yak\u0131nl\u0131ktan ve bu nurdan yoksun kalplerin feryatlar\u0131 her \u00e7a\u011fda duyula gelen canh\u0131ra\u015f feryatlard\u0131r. (\u00d6mer Hayyam \u015f\u00f6yle der:<\/p>\n<p>Ruhumda yoklu\u011fun \u0131zd\u0131rab\u0131n\u0131 hisseder gibiyim Hayatta bedbahtl\u0131ktan ba\u015fka bir\u015feyle kar\u015f\u0131la\u015fmad\u0131m. Ne ac\u0131! ya bir de zaman\u0131m gelmi\u015fse<\/p>\n<p>Oysa hen\u00fcz kaza ve kader bulmacas\u0131n\u0131 \u00e7\u00f6zemedim. G\u00fcnlerim, geri gelmeden ge\u00e7ip gidiyor.<\/p>\n<p>\u00c7\u00f6llerde esen r\u00fczgarlar gibi. Ruhun b\u00fct\u00fcn ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 iki g\u00fcnd\u00fcr, Ge\u00e7en, d\u00fcn ve gelecek, yar\u0131n<\/p>\n<p>Yar\u0131n gayb\u0131n arkas\u0131ndad\u0131r, bug\u00fcnse benim, Gelecek hakk\u0131nda nice zanlar bo\u015fa \u00e7\u0131kar. Bu kadar gafil de\u011filim, g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm halde, D\u00fcnyan\u0131n g\u00fczelli\u011fine, zevkine bakmayay\u0131m. R\u00fcyamda do\u011fru bir ses i\u015fittim;<\/p>\n<p>Uykunun gen\u00e7lik kozas\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fclmemi\u015ftir, Uyan, \u00e7\u00fcnk\u00fc uyku \u00f6l\u00fcm\u00fcn ikizidir.<\/p>\n<p>\u0130\u00e7, zaten son kona\u011f\u0131n topraktan bir d\u00f6\u015fek olacakt\u0131r. \u00c7abucak gelen \u00f6l\u00fcm\u00fc g\u00f6zl\u00fcyorum.<\/p>\n<p>Birg\u00fcn ismim varl\u0131k defterinden silinecektir. Getir, \u015farap sun ey sevgili?<\/p>\n<p>\u00c7\u00fcnk\u00fc g\u00fcnlerin amac\u0131 uzun bir uykudur.<\/p>\n<p>Kitab-\u0131 Mukaddes&#8217;in &#8220;Eski Ahid&#8221; b\u00f6l\u00fcm\u00fcnde \u015f\u00f6yle denir: &#8220;Bo\u015flar\u0131n bo\u015fu. Her\u015fey bo\u015f. G\u00fcne\u015f alt\u0131nda insan\u0131n \u00e7ekti\u011fi bunca yorgunluklar\u0131n yarar\u0131 ne? Bir d\u00f6nem ge\u00e7erken bir ba\u015fka d\u00f6nem geliyor. Yery\u00fcz\u00fc ise, sonsuza kadar kal\u0131c\u0131d\u0131r. G\u00fcne\u015f do\u011fuyor, g\u00fcne\u015f bat\u0131yor. Yine do\u011fdu\u011fu yere ko\u015fuyor. R\u00fczgar g\u00fcneye gidiyor, kuzeye d\u00f6n\u00fcyor. D\u00f6ne d\u00f6ne gidiyor. D\u00f6n\u00fc\u015flerini tekrar ediyor. B\u00fct\u00fcn nehirler denize akar ancak deniz dolmaz. Nehirler ak\u0131tt\u0131klar\u0131 yere, tekrar oraya ak\u0131yorlar. B\u00fct\u00fcn s\u00f6zler eksik kal\u0131yor. \u0130nsan her\u015feyden haber veremiyor. G\u00f6z, bakmaya doymuyor. Kulak da i\u015fitmekle dolmuyor. Olan oluyor. Yap\u0131lan neyse o, yap\u0131l\u0131yor. G\u00fcne\u015fin alt\u0131nda yeni bir\u015fey yoktur. Bak bu yenidir, denilecek bir\u015fey bulunsa o da bizden \u00f6nceki zamanlardan kalmad\u0131r. \u00d6ncekiler hat\u0131rlanm\u0131yor, sonrakiler de kendilerinden sonra gelenler nezdinde hat\u0131rlanmayacaklard\u0131r,) Bu da o kalplerde, hassasiyet, canl\u0131l\u0131k, \u00f6\u011frenmeye kar\u015f\u0131 bir arzu ve yakin&#8217;e kar\u015f\u0131 bir istek s\u00f6zkonusuysa&#8230; Ahmak, \u00f6l\u00fc, donuk ve kat\u0131 kalpler ise bu \u00fcz\u00fcnt\u00fcy\u00fc hissetmedikleri gibi bilgiye duyulan \u015fiddetli arzu da onlar\u0131 huzursuz etmez. Bu y\u00fczden onlar, yery\u00fcz\u00fcnde dola\u015fan hayvanlar gibi yerler ve zevk al\u0131rlar, t\u0131pk\u0131 onlar gibi tosla\u015f\u0131p tekmele\u015firler veya vah\u015fi hayvanlar gibi par\u00e7alay\u0131p e\u015finirler. B\u00f6ylece yery\u00fcz\u00fcnde, azg\u0131nl\u0131k, despotluk, zorbal\u0131k, sald\u0131rganl\u0131k ve bozgunculuk yayarlar. Sonu\u00e7ta Allah&#8217;\u0131n ve insanlar\u0131n lanetini hakederler.<\/p>\n<p>Bu nimetten yoksun toplumlar, maddi konfor i\u00e7inde y\u00fczseler de a\u00e7t\u0131rlar, ne kadar fazla \u00fcretim yapsalar da bo\u015fturlar, geni\u015f bir \u00f6zg\u00fcrl\u00fck, g\u00fcven ve d\u0131\u015f bar\u0131\u015f ortam\u0131 sa\u011flasalar da kayg\u0131l\u0131d\u0131rlar. Bunun kan\u0131tlar\u0131n\u0131 g\u00fcn\u00fcm\u00fcz toplumlar\u0131n-da a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rebiliriz. Elle tutulup g\u00f6zle g\u00f6r\u00fclen ger\u00e7ekleri ink\u00e2r eden hakikat d\u00fc\u015fmanlar\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 bu ger\u00e7e\u011fi g\u00f6rmezlikten gelemez.<\/p>\n<p>Allah&#8217;a, O&#8217;nun meleklerine, kitaplar\u0131na ve peygamberlerine inananlar, itaat ve teslimiyetle Rabblerine y\u00f6nelirler. O&#8217;na d\u00f6neceklerini bilir, kusurlar\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131\u015flanmas\u0131n\u0131 O&#8217;ndan dilerler.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Duyduk ve uyduk, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131 dileriz ey Rabbimiz, d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz sanad\u0131r, derler.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6zlerde, Allah&#8217;a, O&#8217;nun meleklerine kitaplar\u0131na ve peygamberlerine iman\u0131n etkisi ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Duyup itaat etmek, Allah&#8217;tan gelen her\u015feyi dinlemek ve O&#8217;nun emretti\u011fi her\u015feye itaat etmek \u015feklinde ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r bu etki. Bu da daha \u00f6nce de s\u00f6yledi\u011fimiz gibi y\u00fcce Allah&#8217;\u0131 egemenlikte birlemek ve her i\u015fte O&#8217;na ba\u015fvurmak demektir. \u00c7\u00fcnk\u00fc Allah&#8217;\u0131n emrine itaat edip O&#8217;nun metodunu hayatta uygulamad\u0131k\u00e7a \u0130sl\u00e2m s\u00f6zkonusu olamaz. Ayn\u0131 zamanda, insanlar, b\u00fcy\u00fck-k\u00fc\u00e7\u00fck, hayatla ilgili herhangi bir konuda Allah&#8217;\u0131n emrinden y\u00fcz \u00e7evirdikleri ya da ahl\u00e2k, hayat tarz\u0131, toplum, ekonomi ve siyasetle ilgili d\u00fc\u015f\u00fcncelerini O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131ndaki bir kaynaktan ald\u0131klar\u0131 s\u00fcrece iman\u0131n varl\u0131\u011f\u0131ndan s\u00f6zedilemez. \u00c7\u00fcnk\u00fc iman; kalbe yerle\u015fip pratik hayat\u0131n do\u011frulad\u0131\u011f\u0131 bir olgudur.<\/p>\n<p>\u0130\u015fitip, itaat etmekle beraber, Allah&#8217;\u0131n nimetlerine hakk\u0131yla \u015f\u00fckretmekte ve O&#8217;nun farzlar\u0131n\u0131 gere\u011fi gibi eda etmekte eksiklik ve acizlik yeralmakta ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcyle bu eksiklik ve acizli\u011fi telafi etmesi i\u00e7in y\u00fcce Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131nmaktad\u0131r, m\u00fcmin.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Ba\u011f\u0131\u015flaman\u0131 dileriz, ey Rabbimiz!..&#8221;<\/p>\n<p>Ba\u011f\u0131\u015flama dile\u011fi, \u00f6ncelikle teslimiyetin sunulmas\u0131, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kma ve ink\u00e2r s\u00f6zkonusu olmadan i\u015fitip-itaat etmenin bildirilmesinden sonra gelmektedir. Bunun da arkas\u0131ndan d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn y\u00fcce Allah&#8217;a olaca\u011f\u0131na ili\u015fkin kesin inan\u00e7 yeralmaktad\u0131r. D\u00fcnya ve Ahiretteki d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcn&#8230; Her i\u015f ve her davran\u0131\u015f\u0131n d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc&#8230; Allah&#8217;tan, ancak Allah&#8217;a s\u0131\u011f\u0131n\u0131l\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc O&#8217;nun kaderinden insan\u0131 koruyacak hi\u00e7 kimse bulunmad\u0131\u011f\u0131 gibi O&#8217;ndan gelecek kazay\u0131 da kimse defedemez. Rahmeti ve ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131 d\u0131\u015f\u0131nda azab\u0131ndan kurtulu\u015f m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;D\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcm\u00fcz sanad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Bu s\u00f6z daha \u00f6nce g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz gibi Ahirete iman\u0131 i\u00e7ermektedir. Ahirete iman; \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesine uygun bir \u015fekilde Allah&#8217;a iman etmenin gereklerindendir. Bu d\u00fc\u015f\u00fcnce, insan\u0131n Allah taraf\u0131ndan koydu\u011fu \u015fartlar ve ahidler do\u011frultusunda yery\u00fcz\u00fcnde b\u00fcy\u00fck-k\u00fc\u00e7\u00fck t\u00fcm faaliyetlerini kapsayacak hilafet i\u00e7in yani d\u00fcnya hayat\u0131nda denenmek ve deneme sonras\u0131nda kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131 almak i\u00e7in ya\u015fat\u0131l\u0131p halife tayin edildi\u011fi esas\u0131na dayanmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>Ahiret ve oradaki m\u00fckafat ve azap, \u0130sl\u00e2m d\u00fc\u015f\u00fcncesine uygun, iman etmenin kesin kurallar\u0131ndand\u0131r. Bu \u015fekilde iman etmek; m\u00fcsl\u00fcman\u0131n vicdan\u0131n\u0131, hayat tarz\u0131n\u0131, de\u011fer \u00f6l\u00e7\u00fclerini ve d\u00fcnyada elde etti\u011fi sonu\u00e7lar\u0131 \u015fekillendirmektedir. Bundan sonra m\u00fcsl\u00fcman, itaat yolunda, hayr\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek, hakka dayanmak ve yery\u00fcz\u00fcndeki meyvesi, rahat ya da yorgunluk, k\u00e2r veya zarar, zafer veya yenilgi, zenginlik yahut yoksulluk, ya\u015famak ya da \u015fehadet de olsa iyili\u011fe y\u00f6nelmek \u015feklindeki hayat\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcr\u00fcr. Onun m\u00fckafat\u0131, imtihandan ba\u015far\u0131yla \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra Ahiret yurdunda verilecektir. B\u00fct\u00fcn d\u00fcnya, kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kmak, i\u015fkence etmek, k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapmak ve sava\u015fmak \u015feklinde kar\u015f\u0131s\u0131na dikilse de onu, Allah&#8217;a itaat, hakk, hay\u0131r ve iyilik yolundan al\u0131koyamaz. \u00c7\u00fcnk\u00fc o, Allah&#8217;la beraber hareket etmekte, O&#8217;.nun s\u00f6z\u00fcn\u00fc ve \u015fart\u0131n\u0131 uygulamakta ve m\u00fckafat\u0131n\u0131 da O&#8217;ndan beklemektedir. Allah&#8217;a ve meleklerine iman, t\u00fcm kitaplar\u0131na ve aralar\u0131n\u0131 ay\u0131rmadan Resullerin\u00e9 iman, i\u015fitip-itaat etmek, Allah&#8217;a tevbe etmek ve hesap g\u00fcn\u00fcne kesin inanmak, \u015fu k\u0131sac\u0131k ayetin \u00e7izdi\u011fi ve \u0130sl\u00e2m akidesine tabi b\u00fcy\u00fck bir birliktir. Bu, akidenin sonu ve Risaletlerin sonuncusu olmaya yak\u0131\u015fan \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n ta kendisidir. \u0130sl\u00e2m, yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131ndan sonuna kadar s\u00fcrekli olan iman kervan\u0131n\u0131 tasvir eden akide ve \u0130sl\u00e2m gelip, varl\u0131\u011fa egemen, m\u00fckemmel kanunun birli\u011fini ilan ederek insan akl\u0131na ayr\u0131nt\u0131lar\u0131 ve uygulamalar\u0131 b\u0131rakana kadar be\u015feriyeti y\u00fckseli\u015f a\u015famalar\u0131nda y\u00fckseltmek ve g\u00fcc\u00fc oran\u0131nda varl\u0131\u011fa hakim, biricik kanunu ortaya \u00e7\u0131karmas\u0131n\u0131 sa\u011flamak i\u00e7in, Allah taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen b\u00fct\u00fcn Resullerin elleriyle ula\u015ft\u0131r\u0131lan kesintisiz hidayet \u00e7izgisidir.<\/p>\n<p>Sonra \u0130sl\u00e2m, insan\u0131 insan olarak kabul eden bir dindir. Hayvan ya da ta\u015f, melek veya \u015feytan de\u011fil. Onu oldu\u011fu gibi, zaaf ve g\u00fc\u00e7 noktalar\u0131yla birlikte ele almaktad\u0131r. Onu, \u00f6zlemleri olan bir beden, de\u011ferlendirme yetene\u011fine sahip bir ak\u0131l ve birtak\u0131m arzular\u0131 olan bir ruhtan olu\u015fan kapsaml\u0131 bir birlik olarak g\u00f6r\u00fcr. G\u00fcc\u00fcn\u00fcn yetebilece\u011fi sorumluluklar\u0131 y\u00fckler, zorluk ve me\u015fakkate ko\u015fmaks\u0131z\u0131n sorumluluk ve g\u00fc\u00e7 aras\u0131ndaki uyumu g\u00f6zetir. Ayr\u0131ca, f\u0131trat\u0131n temsil etti\u011fi \u015fekilde beden, ak\u0131l ve ruh aras\u0131ndaki uyumu sa\u011flayarak ihtiya\u00e7lar\u0131na cevap verir. Bundan sonra, insana se\u00e7ti\u011fi yolun sorumlulu\u011funu y\u00fckler.<br \/>\n<strong>286\/a- Allah hi\u00e7 kimseye kapasitesini a\u015facak bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck y\u00fcklemez. Herkesin kazand\u0131\u011f\u0131 iyilik kendi yarar\u0131na ve i\u015fledi\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fck de kendi zarar\u0131nad\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Allah hi\u00e7 kimseye kapasitesini a\u015facak bir y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fck y\u00fcklemez. Herkesin kazand\u0131\u011f\u0131 iyilik kendi yarar\u0131na ve i\u015fledi\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fck de kendi zarar\u0131nad\u0131r.&#8221; Ey Rabbimiz, e\u011fer unutacak ya da yan\u0131lacak olursak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden \u00f6ncekilere y\u00fcklemi\u015f oldu\u011fun gibi bize de a\u011f\u0131r y\u00fck y\u00fckleme. Ey Rabbimiz, bize g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn yetmeyece\u011fi y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131tma, bizi affet, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet eyle, sen mevlam\u0131zs\u0131n bizim. K\u00e2firlere kar\u015f\u0131 yard\u0131m et bize.<\/p>\n<p>B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcman, yery\u00fcz\u00fcndeki hilafetinde, y\u00fcklendi\u011fi sorumluluklarda, hilafet esnas\u0131nda kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 imtihanlarda ve sonu\u00e7ta amelinin kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131 olarak ald\u0131\u011f\u0131 m\u00fckafatta Rabbinin rahmetini ve adaletini d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. B\u00fct\u00fcn bunlarda Rabbinin rahmetine ve adaletine g\u00fcvenir. Bu y\u00fczden, y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fcklerinden b\u0131kmaz, bunlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda g\u00f6\u011fs\u00fc daralmaz ve bunlar\u0131 a\u011f\u0131r kabul etmez. \u00c7\u00fcnk\u00fc O, bunlar\u0131 y\u00fckleyen Allah&#8217;\u0131n kendi g\u00fcc\u00fcn\u00fc \u00e7ok iyi bildi\u011fine inan\u0131r. \u015eayet g\u00fcc\u00fc yetmeseydi bu sorumluluklar\u0131 y\u00fcklemezdi. Bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin bir di\u011fer \u00f6zelli\u011fi de kalplere ak\u0131tt\u0131\u011f\u0131 huzur, g\u00fcven ve yak\u0131nl\u0131\u011fa ilaveten m\u00fcminde y\u00fck\u00fcml\u00fcl\u00fckleri yerine getirme azmini harekete ge\u00e7irmesidir. O, bilir ki, bunlar g\u00fcc\u00fc dahilindedir. \u015eayet b\u00f6yle olmam\u0131\u015f olsayd\u0131 Allah b\u00f6yle takdir etmezdi. Bir defa zay\u0131fl\u0131k g\u00f6sterdiyse ya da yorulduysa veyahut sorumluluk a\u011f\u0131r geldiyse bunun kendi zaaf\u0131ndan kaynakland\u0131\u011f\u0131n\u0131 kavrar, yoksa sorumlulu\u011funun a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131ndan de\u011fil. B\u00f6ylece azmi tekrar harekete ge\u00e7er, zaaf\u0131n\u0131 giderir, sorumlulu\u011funu yerine getirmeye yeniden karar verir. Tabii ki g\u00fcc\u00fc oran\u0131nda. Bu, uzun yol boyunca zaaf ba\u015f g\u00f6sterdik\u00e7e gayretini harekete ge\u00e7irmek i\u00e7in son derece \u00fcst\u00fcn etkileri bulunan bir duygudur. Bu bilin\u00e7 y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kendisine y\u00fckledi\u011fi her\u015feydeki iradesinin hakikati hakk\u0131ndaki d\u00fc\u015f\u00fcncesini artt\u0131rd\u0131\u011f\u0131 gibi m\u00fcmin ruhu, himmeti ve iradesi i\u00e7in de bir e\u011fitimdir. Sonra, bu d\u00fc\u015f\u00fcncenin ikinci k\u0131sm\u0131 gelmektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Herkesin kazand\u0131\u011f\u0131 iyilik kendi yarar\u0131na ve i\u015fledi\u011fi k\u00f6t\u00fcl\u00fck de kendi zarar\u0131nad\u0131r.&#8221;<\/p>\n<p>Sorumluluk bireyseldir. Dolay\u0131s\u0131yla hi\u00e7bir nefis kazand\u0131\u011f\u0131ndan ba\u015fkas\u0131n\u0131 alamaz, i\u015fledi\u011finden ba\u015fkas\u0131n\u0131 da ta\u015f\u0131maz. Sorumluluk bireyseldir; ve her insan \u00f6zel hayat\u0131yla, lehinde ya da aleyhinde i\u00e7inde kaydedilenlerle birlikte Rabbine d\u00f6necektir. Orada hi\u00e7 kimseye hile yap\u0131lmayaca\u011f\u0131 gibi kimseden yard\u0131m da beklenmez. B\u00fct\u00fcn insanlar\u0131n fert fert Rabblerine d\u00f6necek olmas\u0131 -kalp yak\u0131nen inan\u0131rsa t\u00fcm fertlerin birlikte, O&#8217;nun kullar\u0131ndan hi\u00e7biri i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131ndan feragat etmemelerini, her zorbal\u0131k, azg\u0131nl\u0131k, sap\u0131kl\u0131k ve bozgunculuk kar\u015f\u0131s\u0131nda Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131n\u0131 savunmalar\u0131 i\u00e7in durmalar\u0131n\u0131 gerektirir. O, kendi nefsinden ve Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131ndan sorumludur -Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131, t\u00fcm emrettikleri, nehyettikleri konusunda itaat etmek; inan\u00e7 ve hayat tarz\u0131 olarak yaln\u0131zca O&#8217;na kulluk yapmakt\u0131r- zorbal\u0131k, sap\u0131kl\u0131k, zul\u00fcm ve azg\u0131nl\u0131k alt\u0131nda -kalbi iman ile mutmain oldu\u011fu haldeki zorlama m\u00fcstesna- herhangi bir kul i\u00e7in Allah&#8217;\u0131n bu hakk\u0131ndan vazge\u00e7erse K\u0131yamet g\u00fcn\u00fc bu kullardan hi\u00e7biri onu savunamaz ve \u015fefaat edemez. Bu kullardan hi\u00e7biri onun g\u00fcnah\u0131n\u0131 ta\u015f\u0131yamaz ve Ahiret g\u00fcn\u00fc Allah&#8217;a kar\u015f\u0131 ona yard\u0131m edemez. Bu y\u00fczden herkes cezas\u0131n\u0131 tek ba\u015f\u0131na \u00e7ekece\u011fine g\u00f6re hem kendi hukukunu hem de Allah&#8217;\u0131n hakk\u0131n\u0131 koruma hususunda arslan kesilir. Bu ferdi sorumluluktan -bu a\u015famada- korkulacak bir\u015fey yoktur. \u00c7\u00fcnk\u00fc her ferdin Allah&#8217;\u0131n \u00fczerindeki hakk\u0131 olarak toplum i\u00e7inde toplumun hakk\u0131n\u0131 korumas\u0131 iman\u0131n\u0131n gere\u011fidir. O, mal\u0131, kazanc\u0131, \u00e7abas\u0131 ve \u00f6\u011f\u00fctleriyle toplumda dayan\u0131\u015fma i\u00e7inde olmal\u0131, toplumda hakk\u0131n ger\u00e7ekle\u015fmesi ve bat\u0131l\u0131n yok edilmesi, hay\u0131r ve iyili\u011fin sa\u011flamla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131, \u015fer ve ink\u00e2r\u0131n uzakla\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 i\u00e7in toplumla birlikte hareket etmelidir. Tek ba\u015f\u0131na Allah&#8217;la kar\u015f\u0131la\u015faca\u011f\u0131 ve cezas\u0131n\u0131 g\u00f6rece\u011fi g\u00fcnde t\u00fcm bunlar, defterinde lehinde veya aleyhinde hesaplanacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Sanki m\u00fcminler bu ger\u00e7e\u011fi duyup kavram\u0131\u015flard\u0131&#8230; \u0130\u015fte bak, kalplerinden, Kur&#8217;an ayetinin Kur&#8217;an&#8217;a \u00f6zg\u00fc tasvir y\u00f6ntemiyle zikretti\u011fi gibi titrek ve co\u015fkulu bir dua y\u00fckselmektedir. Sanki biz, sorumluluk ve ceza ger\u00e7e\u011finin duyurulmas\u0131ndan sonra m\u00fcmin saflar\u0131n tekrarlad\u0131\u011f\u0131 bir dua sahnesinin \u00f6n\u00fcndeyiz.<\/p>\n<p>286\/b- Ey Rabbimiz, e\u011fer unutacak ya da yan\u0131lacak olursak bizi sorumlu tutma. Ey Rabbimiz, bizden \u00f6ncekilere y\u00fcklemi\u015f oldu\u011fun gibi bize de a\u011f\u0131r y\u00fck y\u00fckleme. Ey Rabbimiz, bize g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn yetmeyece\u011fi y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131tma, bizi affet, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet eyle, sen mevlam\u0131zs\u0131n bizim. K\u00e2firlere kar\u015f\u0131 yard\u0131m et bize.<\/p>\n<p>M\u00dcM\u0130NLER\u0130N DUASI ve SUREN\u0130N SONU<\/p>\n<p>Bu dua; m\u00fcminlerin Rabbleriyle olan durumlar\u0131n\u0131, zaaf ve acizliklerini idrak etmelerini, rahmetine, aff\u0131na, medet ve yard\u0131m\u0131na olan ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131, arkalar\u0131n\u0131 O&#8217;nun deste\u011fine dayamalar\u0131n\u0131, himayesine s\u0131\u011f\u0131nmalar\u0131n\u0131, O&#8217;na intisap edip O&#8217;nun d\u0131\u015f\u0131nda herkesten soyutlanmalar\u0131n\u0131, O&#8217;nun yolunda cihada haz\u0131rlanmalar\u0131n\u0131 ve zaferi O&#8217;ndan beklemelerini tasvir etmektedir. Bunlar\u0131n t\u00fcm\u00fc, ahengiyle kalplerin \u00fcrpertisini ve ruhlar\u0131n s\u00fcz\u00fcl\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc tasvir eden \u00fcrpertici ve tatl\u0131 bir na\u011fme \u015feklinde sunulmaktad\u0131r. &#8220;Ey Rabbimiz, e\u011fer unutacak ya da yan\u0131lacak olursak bizi sorumlu tutma&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Hata ve unutkanl\u0131k, hi\u00e7bir ard niyet olmadan be\u015feri zaaflar\u0131n sonucu, m\u00fcsl\u00fcman\u0131n tasarruflar\u0131na egemen olabilir. Bu durumda hemen Rabbine y\u00f6nelir, aff\u0131n\u0131 ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc talep eder. Ancak bu, hatalar\u0131 \u00f6vmek veya emredilen \u015feylerden y\u00fcz \u00e7evirmeye bir ba\u015flang\u0131\u00e7 ya da y\u00fcce Allah&#8217;a itaat edip teslim olmaktan ka\u00e7\u0131nma yahut kasden ve bilerek sap\u0131kl\u0131\u011fa dalmak anlam\u0131na gelmemelidir. M\u00fcminin Rabbiyle beraber oldu\u011fu durumda bunlardan hi\u00e7birinden eser bulunmaz. O&#8217;ndan af ve ho\u015fg\u00f6r\u00fc dilerken bu duygulardan birine meyletmez. Onun tek amac\u0131, tevbe edip y\u00fcce Allah&#8217;a d\u00f6nmek ve itaat etmektir. Bu durumda y\u00fcce Allah, m\u00fcmin kullar\u0131n\u0131n duas\u0131n\u0131 kabul eder. Resulullah \u015f\u00f6yle buyuruyor: &#8220;Hata, unutmak ve zorda yapt\u0131r\u0131lan \u015feyden \u00f6t\u00fcr\u00fc \u00fcmmetimden sorumluluk kald\u0131r\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.&#8221; (Taberani ve ba\u015fkalar\u0131 rivayet etmi\u015ftir.)<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Ey Rabbimiz, bizden \u00f6ncekilere y\u00fcklemi\u015f oldu\u011fun gibi bize de a\u011f\u0131r y\u00fck y\u00fckleme&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>Bu dua, b\u00fct\u00fcn Risalet miras\u0131na varis m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetten y\u00fckselmekte, bu Kur&#8217;an da y\u00fcce Rabblerinin \u00f6\u011fretti\u011fi gibi \u00f6nceki Risaletlerin muhatab\u0131 olan \u00fcmmetlerin hayat tarz\u0131n\u0131 ve i\u00e7lerinde bulunan baz\u0131 kimseler y\u00fcz\u00fcnden y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n onlara y\u00fckledi\u011fi a\u011f\u0131r y\u00fckleri bilmelerinden kaynaklanmaktad\u0131r. Bilindi\u011fi gibi \u0130srailo\u011fullar\u0131&#8217;na, amellerinden dolay\u0131 baz\u0131 \u015feyler haram k\u0131l\u0131nm\u0131\u015ft\u0131: &#8220;Yahudilere b\u00fct\u00fcn t\u0131rnakl\u0131 olanlar\u0131 haram k\u0131ld\u0131k. S\u0131\u011f\u0131r ve koyunun i\u00e7 ya\u011flar\u0131n\u0131 da haram k\u0131ld\u0131k. Bunlar\u0131n s\u0131rtlar\u0131na veya ba\u011f\u0131rsaklar\u0131na yap\u0131\u015fan ya da kemi\u011fe kar\u0131\u015fan\u0131 m\u00fcstesna.&#8221; (En&#8217;am Suresi, 146) Bu surenin ba\u015f\u0131nda de\u011finildi\u011fi gibi buza\u011f\u0131ya tap\u0131nmalar\u0131n\u0131n keffareti olarak kendilerini \u00f6ld\u00fcrmeleri emredilmi\u015f ve &#8220;cumartesi&#8221; g\u00fcn\u00fc ticaret veya avlanmalar\u0131 yasaklanm\u0131\u015ft\u0131. B\u00f6ylece m\u00fcminler, kendilerinden \u00f6ncekilere Allah&#8217;\u0131n y\u00fckledi\u011fi a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131 y\u00fcklememesi i\u00e7in Rabblerine dua etmektedirler. Ku\u015fkusuz y\u00fcce Allah, \u00fcmmi peygamberini, m\u00fcminlerden ve b\u00fct\u00fcn insanlardan &#8220;a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n\u0131 ve \u00fczerlerindeki zincirleri&#8221; (A&#8217;raf Suresi, 157) kald\u0131rmak i\u00e7in g\u00f6ndermi\u015ftir. Ku\u015fkusuz bu, ho\u015fg\u00f6r\u00fcl\u00fc, kolay ve yumu\u015fak din, f\u0131trattan kaynaklan\u0131p onun \u00e7izgisini takip etmek i\u00e7in gelmi\u015ftir. Bu y\u00fczden &#8220;Sana kolay\u0131na geleni kolayla\u015ft\u0131r\u0131r\u0131z.&#8221; (A&#8217;la Suresi, 7) \u015feklinde bir sesleni\u015fte bulunulmu\u015ftur peygambere.<\/p>\n<p>Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcsl\u00fcman \u00fcmmetin omuzlar\u0131ndan kald\u0131rd\u0131\u011f\u0131 ve kendisinden \u00f6nceki \u00fcmmetlerin boynuna y\u00fckledi\u011fi, b\u00f6ylece hilafet ahdini bozup hadlerini a\u015fmalar\u0131na neden olan en a\u011f\u0131r y\u00fck, be\u015feriyete kulluktur. Kulun kula kanun koymas\u0131 ve kulun \u015fahs\u0131na, s\u0131n\u0131f\u0131na veya \u0131rk\u0131na boyun e\u011fmesi \u015feklinde somutla\u015fan kulun kula kullu\u011fudur. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n m\u00fcmin kullar\u0131n\u0131 yaln\u0131zca kendisine kulluk etmeye, yaln\u0131zca kendisine itaat etmeye ve hayat\u0131n d\u00fczeni konusunda sadece ve sadece kendisine ba\u015fvurmaya y\u00f6nelterek kurtard\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck y\u00fck budur. B\u00f6ylece m\u00fcsl\u00fcmanlar, yaln\u0131z ve yaln\u0131z Allah&#8217;a kul olmakla, ruhlar\u0131n\u0131, ak\u0131llar\u0131n\u0131 ve hayatlar\u0131n\u0131 kula kulluktan kurtarm\u0131\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Ku\u015fkusuz, h\u00fck\u00fcm, kanun, de\u011fer ve \u00f6l\u00e7\u00fcleri s\u0131rf O&#8217;ndan almak \u015feklinde somutla\u015fan tek ba\u015f\u0131na Allah&#8217;a kulluk, be\u015feriyetin serbestlik ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck noktas\u0131d\u0131r&#8230; Zorbalar\u0131n, ta\u011futlar\u0131n, mabed bek\u00e7ilerinin, k\u00e2hinlerin, evham ve hurafelerin, \u00f6rf ve adetlerin, heva ve \u015fehvetin, k\u0131saca insanl\u0131\u011f\u0131n boynunu b\u00fcken ve al\u0131nlar\u0131n\u0131 bir ve g\u00fc\u00e7l\u00fc olan Allah&#8217;tan ba\u015fkas\u0131n\u0131n \u00f6n\u00fcnde e\u011fen a\u011f\u0131rl\u0131klar\u0131n temsil etti\u011fi t\u00fcm sahte otoritelerden kurtulu\u015f ve \u00f6zg\u00fcrl\u00fck bildirisidir.<\/p>\n<p>M\u00fcminlerin \u015fu duas\u0131, &#8220;&#8230;Bizden \u00f6ncekilere y\u00fcklemi\u015f oldu\u011fun gibi bize de a\u011f\u0131r y\u00fck y\u00fckleme&#8230;&#8221; Bu onlar\u0131n kula kulluk etme zilletinden kurtulup \u00f6zg\u00fcr olma nimetinin bilincinde olduklar\u0131m g\u00f6sterdi\u011fi gibi o i\u011fren\u00e7 duruma d\u00f6nmekten korktuklar\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Ey Rabbimiz, bize g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fcn yetmeyece\u011fi y\u00fck\u00fc ta\u015f\u0131tma.&#8221;<\/p>\n<p>Bu, kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z teslimiyetin ruhuna uygun bir duad\u0131r. \u00c7\u00fcnk\u00fc ne olursa olsun m\u00fcminler Allah&#8217;\u0131n y\u00fckledi\u011fi bir\u015feyden ka\u00e7\u0131nmay\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmezler. Ancak sadece O&#8217;na y\u00f6nelerek, zay\u0131fl\u0131klar\u0131na ac\u0131mas\u0131n\u0131 ve g\u00fc\u00e7lerinin yetmeyece\u011fi sorumlulu\u011fu y\u00fcklememesini b\u00f6ylece, acizlik g\u00f6sterip kusur i\u015flememeleri i\u00e7in O&#8217;na yalvar\u0131rlar. Yoksa kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z itaat ve kesin teslimiyettir niyetleri. Bu, b\u00fcy\u00fck merhametten k\u00fc\u00e7\u00fck bir beklentidir. Zay\u0131f olan kulun, her\u015feyin maliki ve mutlak egemenlik sahibi Allah&#8217;\u0131n ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcne \u00fcmit ba\u011flamas\u0131d\u0131r. Y\u00fcce Allah&#8217;\u0131n kullar\u0131yla ili\u015fkisine hakim; ikram, iyilik, sevgi ve kolayl\u0131k atmosferine uygun bir istektir.<\/p>\n<p>Sonra etkisini Allah&#8217;\u0131n fazl\u0131, aff\u0131 ve ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131ndan ba\u015fka bir\u015feyin gideremedi\u011fi zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 kabullenme ve kusuru hissetme duygusu yeralmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Bizi affet, g\u00fcnahlar\u0131m\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015fla, bize merhamet eyle&#8230;&#8221;<\/p>\n<p>\u0130\u015fte imtihanda ba\u015far\u0131ya ula\u015fman\u0131n ve Allah&#8217;\u0131n ho\u015fnutlu\u011funa nail olman\u0131n ger\u00e7ek g\u00fcvencesi. \u00c7\u00fcnk\u00fc kul her ne kadar sorumluluklar\u0131n\u0131 yerine getirmeye \u00e7al\u0131\u015fsa da kusur i\u015fler. Ona af, merhamet ve ba\u011f\u0131\u015flama ile muamele etmek de Allah&#8217;\u0131n merhametine yak\u0131\u015f\u0131r.<\/p>\n<p>Hz. Ai\u015fe, Resulullah&#8217;tan \u015f\u00f6yle rivayet eder: &#8220;Resulullah `sizden hi\u00e7biriniz kendi ameliyle Cennet&#8217;e giremez&#8217; buyurdu. Orada bulunanlar: `Sen de mi ya Resulullah?&#8217; dediler. Resulullah da: `\u015eayet Allah beni rahmetine gark etmese ben bile&#8217; buyurdu.&#8221; (Buhari)<\/p>\n<p>M\u00fcminin duygusunda sorunun \u00f6z\u00fc \u015fudur; b\u00fct\u00fcn g\u00fcc\u00fcyle \u00e7al\u0131\u015fmak, ancak her zaman eksikli\u011finin bilincinde olmak, bundan sonra da Allah hakk\u0131nda kesin \u00fcmit sahibi olmak ve aff\u0131n\u0131, ba\u011f\u0131\u015flamas\u0131n\u0131 ve ho\u015fg\u00f6r\u00fcs\u00fcn\u00fc beklemektir.<\/p>\n<p>En sonunda m\u00fcminler, Allah&#8217;\u0131n diledi\u011fi hakk\u0131 ger\u00e7ekle\u015ftirmek &#8220;fitne kalmay\u0131ncaya ve din yaln\u0131z Allah i\u00e7in oluncaya kadar..&#8221; (Bakara Suresi, 193) Allah&#8217;\u0131n dinini ve hayat metodunu yery\u00fcz\u00fcne yerle\u015ftirmek i\u00e7in Allah yolunda cihad g\u00f6revini yerine getirirlerken de arkalar\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n deste\u011fine dayarlar. M\u00fcminler arkalar\u0131n\u0131 Allah&#8217;\u0131n sars\u0131lmaz deste\u011fine dayay\u0131p O&#8217;nun sanca\u011f\u0131n\u0131 y\u00fckseltirler, cahiliye, \u00e7e\u015fitli armalar ve isimlere intisap ederken, onlar sadece Allah&#8217;a intisap ederler.<\/p>\n<p>Allah&#8217;\u0131n dininden \u00e7\u0131km\u0131\u015f k\u00e2firlerle sava\u015f\u0131rken, dostlar\u0131na va&#8217;detti\u011fi zaferini, talep ederler. \u00c7\u00fcnk\u00fc onlar\u0131n yegane dostu Allah&#8217;t\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;&#8230;Sen mevlam\u0131zs\u0131n bizim, k\u00e2firlere kar\u015f\u0131 yard\u0131m et bize..&#8221;<\/p>\n<p>Bu sonu\u00e7, sureyi \u00f6zetledi\u011fi kadar, m\u00fcminlerin akidelerini, d\u00fc\u015f\u00fcncelerini ve Rabbleriyle olan her zamanki hallerini de \u00f6zetlemektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>227- E\u011fer bo\u015fanmaya karar verirlerse ku\u015fku yok ki Allah i\u015fiten ve bilendir. Erkekler, evlilik hayat\u0131 s\u0131ras\u0131nda \u00e7e\u015fitli sebeplere ve s\u0131k s\u0131k g\u00f6r\u00fclen de\u011fi\u015fik \u015fartlara ba\u011fl\u0131 olarak zaman zaman herkesin kar\u015f\u0131la\u015fabilece\u011fi birtak\u0131m psikolojik hallere, ruhi bunal\u0131mlara kap\u0131labilirler ve bu bunal\u0131mlar, kendilerini e\u015fleri ile cinsel ili\u015fkide bulunmama yemini etmeye s\u00fcr\u00fckleyebilir. Fakat e\u011fer bu ili\u015fkisiz d\u00f6nem makul bir &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":8698,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1578],"tags":[350,5352,1583,1597,299,1702,1600,1599,1584,1582,1587,1588,1591,1594,1593,1595,1592,1590,1586,1589,1585],"class_list":["post-2697","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-bakara-suresi","tag-fizilalil-kuran-tefsiri","tag-kuran","tag-kuran-tefsiri","tag-meryem-suresi","tag-meryem-suresinin-tefsiri","tag-sehid-seyyid-kutub","tag-seyyid-kutub","tag-sure","tag-tefsir","tag-tefsir-dersler","tag-tefsir-dersleri","tag-tefsir-dinle","tag-tefsir-indir","tag-tefsir-izle","tag-tefsir-kitaplari","tag-tefsir-mp3","tag-tefsir-nedir","tag-tefsir-oku","tag-tefsirdersi","tag-tefsirler-2"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2697","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2697"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2697\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/8698"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2697"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2697"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2697"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}