{"id":2960,"date":"2014-07-16T22:03:10","date_gmt":"2014-07-16T19:03:10","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2960"},"modified":"2014-07-16T22:03:10","modified_gmt":"2014-07-16T19:03:10","slug":"18-kehf-suresi-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/18-kehf-suresi-2\/","title":{"rendered":"18-Kehf Suresi Hayrat Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131 Meali"},"content":{"rendered":"<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla<\/strong><\/p>\n<p>1. Hamd o Allah\u2019a mahsustur ki, kuluna Kit\u00e2b\u2019\u0131 (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) indirdi ve onda (l\u00e2fz\u0131nda ve ma\u2018n\u00e2s\u0131nda) hi\u00e7bir e\u011frilik (ihtil\u00e2f) bulundurmad\u0131.<br \/>\n \u201c(Kur\u2019\u00e2n,) hay\u00e2t-\u0131 \u015fahsiye ve ictim\u00e2iye-i be\u015feriyenin (insanlar\u0131n \u015fahs\u00ee ve cem\u2018iyet hayatlar\u0131n\u0131n) b\u00fct\u00fcn n\u00e2fi\u2018 (faydal\u0131) d\u00fcsturlar\u0131n\u0131 ve hikmet-i \u00e2liye-i k\u00e2in\u00e2t\u0131n (k\u00e2in\u00e2t\u0131n y\u00fcksek hikmetlerinin) b\u00fct\u00fcn n\u00fbr\u00e2n\u00ee (n\u00fbrlu) k\u0101nunlar\u0131n\u0131 cem\u2018 etmekle (toplamakla) ber\u00e2ber, hi\u00e7bir m\u00fc\u015fevve\u015fiyet (kar\u0131\u015f\u0131kl\u0131k) eseri g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Elhak (hak\u012bkaten), o kadar ecn\u00e2s-\u0131 muhtelifeyi (kar\u0131\u015f\u0131k cinsleri) bir yerde toplay\u0131p bir m\u00fcn\u00e2ka\u015fa, bir kar\u0131\u015f\u0131k \u00e7\u0131kmamak, Kahh\u00e2r bir niz\u00e2m-\u0131 i\u2018c\u00e2z\u00eenin (son derece h\u00e2kim olan mu\u2018cizeli bir tert\u00eebin) i\u015fi olabilir.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 34)<\/p>\n<p>2. (Onu) dosdo\u011fru (bir Kitab) olarak (indirdi) ki, taraf\u0131ndan \u015fiddetli bir az\u00e2b ile (ink\u00e2r edenleri) korkutsun ve s\u00e2lih ameller i\u015fleyen m\u00fc\u2019minlere, \u015f\u00fcbhesiz kendileri i\u00e7in g\u00fczel bir m\u00fck\u00e2f\u00e2t bulundu\u011funu m\u00fcjdelesin!<\/p>\n<p>3. (Ki o m\u00fc\u2019minler) orada ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>4. Hem: \u201cAllah \u00e7ocuk edindi\u201d diyenleri korkutsun (diye o Kit\u00e2b\u2019\u0131 indirdi)! <\/p>\n<p>5. Buna (Allah\u2019a \u00e7ocuk isn\u00e2d\u0131na) d\u00e2ir ne kendilerinin bir ilmi vard\u0131r, ne de atalar\u0131n\u0131n! A\u011f\u0131zlar\u0131ndan \u00e7\u0131kan bir s\u00f6z olarak (bu iddi\u00e2lar\u0131) ne b\u00fcy\u00fck (bir k\u00fcf\u00fcr) oldu! (Onlar) yalandan ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemiyorlar.<\/p>\n<p>6. \u015eimdi bu s\u00f6ze (Kur\u2019\u00e2n\u2019a) \u00eem\u00e2n etmezlerse, belki sen arkalar\u0131ndan \u00fcz\u00fclerek kendini har\u00e2b edeceksin!<\/p>\n<p>7. \u015e\u00fcbhesiz ki biz, yery\u00fcz\u00fcndeki \u015feyleri kendine bir ziynet k\u0131ld\u0131k ki, (insanlar\u0131n) hangileri amelce daha g\u00fczeldir diye onlar\u0131 imtih\u00e2n edelim.<\/p>\n<p>8. Bununla ber\u00e2ber muhakkak ki biz, orada (yery\u00fcz\u00fcnde) ne varsa, elbette kupkuru bir toprak edicileriz.<br \/>\n \u201cD\u00fcnya, bir kit\u00e2b-\u0131 Samed\u00e2n\u00eedir (Allah\u2019\u0131n kit\u00e2b\u0131d\u0131r). Huruf ve kelim\u00e2t\u0131 (harf ve kelimeleri) nefislerine de\u011fil, belki ba\u015fkas\u0131n\u0131n (Allah\u2019\u0131n) z\u00e2t ve s\u0131f\u00e2t ve esm\u00e2s\u0131na (isimlerine) del\u00e2let ediyorlar. \u00d6yle ise ma\u2018n\u00e2s\u0131n\u0131 bil, al! Nuk\u016b\u015funu (nak\u0131\u015flar\u0131n\u0131) b\u0131rak, git! Hem bir mezraad\u0131r (tarlad\u0131r), ek ve mahs\u00fbl\u00fcn\u00fc al, muh\u00e2faza et; m\u00fczahref\u00e2t\u0131n\u0131 (pisliklerini) at, ehemmiyet verme! Hem birbiri arkas\u0131nda, d\u00e2im gelen ge\u00e7en \u00e2yineler mecm\u00fbas\u0131d\u0131r (topland\u0131\u011f\u0131 yerdir). \u00d6yle ise, onlarda tecell\u00ee edeni (g\u00f6r\u00fcneni) bil, env\u00e2r\u0131n\u0131 (n\u00fbrlar\u0131n\u0131) g\u00f6r ve onlarda tez\u00e2h\u00fcr eden (ortaya \u00e7\u0131kan) esm\u00e2n\u0131n tecelliy\u00e2t\u0131n\u0131 anla ve m\u00fcsemm\u00e2lar\u0131n\u0131 (o isimlerin s\u00e2hibi olan Allah\u2019\u0131) sev ve zev\u00e2le (ayr\u0131lmaya) ve k\u0131r\u0131lmaya mahk\u00fbm olan o cam par\u00e7alar\u0131ndan al\u00e2kan\u0131 kes! Hem seyyar bir tic\u00e2retg\u00e2ht\u0131r. \u00d6yle ise al\u0131\u015f-veri\u015fini yap, gel ve senden ka\u00e7an ve sana iltif\u00e2t etmeyen k\u0101filelerin arkalar\u0131ndan beyh\u00fbde ko\u015fma, yorulma!\u201d (S\u00f6zler, 17. S\u00f6z, 61)<\/p>\n<p>9. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Yoksa ger\u00e7ekten (s\u00e2dece) Ash\u00e2b-\u0131 Kehf ve Rak\u012bm\u2019in<br \/>\n Ash\u00e2b-\u0131 Kehf: Allah\u2019dan ba\u015fkas\u0131na ib\u00e2det etmeye zorland\u0131klar\u0131 i\u00e7in Rablerine s\u0131\u011f\u0131narak bir ma\u011faraya \u00e7ekilen, Yeml\u00eeh\u00e2, Meksel\u00een\u00e2, Misl\u00een\u00e2, Mern\u00fb\u015f, Debern\u00fb\u015f, \u015e\u00e2zen\u00fb\u015f, Kefe\u015ftatayy\u00fb\u015f namlar\u0131ndaki yedi gen\u00e7tir. Bu gen\u00e7ler \u0130l\u00e2h\u00ee bir mu\u2018cize olarak K\u0131tm\u00eer ismindeki k\u00f6pekleriyle birlikte uyutulup, \u00fc\u00e7 y\u00fcz dokuz sene ma\u011farada kalm\u0131\u015flard\u0131.<br \/>\nAsh\u00e2b-\u0131 Rak\u012bm ise, bir riv\u00e2yete g\u00f6re, \u00fc\u00e7 arkada\u015f olup \u015fiddetli ya\u011fmurdan ka\u00e7arak bir ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131klar\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir ta\u015f ma\u011fara a\u011fz\u0131n\u0131 kapatm\u0131\u015ft\u0131. Bunun \u00fczerine her biri, Allah r\u0131z\u00e2s\u0131 i\u00e7in i\u015fledikleri birer amellerini du\u00e2 niyetiyle anlatmalar\u0131 \u00fczerine ta\u015f yava\u015f yava\u015f a\u00e7\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. Di\u011fer riv\u00e2yetlere g\u00f6re ise Rak\u012bm, Ash\u00e2b-\u0131 Kehf\u2019in isimlerinin yaz\u0131l\u0131 oldu\u011fu bir levha veya onlar\u0131n ya\u015fad\u0131\u011f\u0131 kasaban\u0131n ya da o da\u011f\u0131n veya ma\u011faran\u0131n veya k\u00f6peklerinin ad\u0131d\u0131r. (Beyz\u00e2v\u00ee, c. 2, 4)<\/p>\n<p>10. Hani o gen\u00e7ler, Kehf\u2019e (ma\u011faraya) s\u0131\u011f\u0131nm\u0131\u015fd\u0131 da: \u201cRabbimiz! Bize, taraf\u0131ndan bir rahmet ver ve bize \u015fu i\u015fimizden bir kurtulu\u015f yolu haz\u0131rla!\u201d demi\u015flerdi.<\/p>\n<p>11. Bunun \u00fczerine o ma\u011farada kulaklar\u0131na nice y\u0131llar (perde) vurduk (uykuya dald\u0131rd\u0131k).<\/p>\n<p>12. Sonra onlar\u0131 uyand\u0131rd\u0131k ki, (uykuda) kald\u0131klar\u0131 m\u00fcddeti, (kendi aralar\u0131ndaki) iki f\u0131rkadan hangisinin daha iyi hes\u00e2b edece\u011fini ortaya \u00e7\u0131karal\u0131m.<\/p>\n<p>13. Biz sana onlar\u0131n haberini hakk\u0131yla anlat\u0131yoruz. \u015e\u00fcbhesiz ki onlar, Rablerine \u00eem\u00e2n etmi\u015f gen\u00e7lerdi; ve (biz) onlar\u0131n hid\u00e2yetlerini art\u0131rd\u0131k.<\/p>\n<p>14. Ve (kral\u0131n \u00f6n\u00fcnde) aya\u011fa kalkt\u0131klar\u0131nda onlar\u0131n kalblerini kuvvetlendirdik de \u015f\u00f6yle dediler: \u201cBizim Rabbimiz, g\u00f6klerin ve yerin Rabbidir! O\u2019ndan ba\u015fkas\u0131na asl\u00e2 il\u00e2h olarak yalvarmay\u0131z! Yoksa yem\u00een olsun ki b\u00e2t\u0131l s\u00f6z s\u00f6ylemi\u015f oluruz.\u201d<\/p>\n<p>15. \u201c\u015eu bizim kavmimiz O\u2019ndan ba\u015fka il\u00e2hlar edindiler. Onlar\u0131n \u00fczerine (hak olduklar\u0131na d\u00e2ir) apa\u00e7\u0131k bir delil getirselerdi ya! Art\u0131k Allah\u2019a yalan yere iftir\u00e2 edenden daha z\u00e2lim kim olabilir?\u201d<\/p>\n<p>16. (\u0130\u00e7lerinden biri \u015f\u00f6yle dedi:) \u201cM\u00e2dem ki onlardan ve (onlar\u0131n) Allah\u2019dan ba\u015fka tapmakta olduklar\u0131ndan ayr\u0131ld\u0131n\u0131z, \u00f6yle ise ma\u011faraya s\u0131\u011f\u0131n\u0131n ki, Rabbiniz size rahmetinden (bir geni\u015flik) yays\u0131n ve size i\u015finizde bir kolayl\u0131k sa\u011flas\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>17. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Hem (sen onlara bir baksayd\u0131n) g\u00fcne\u015fi g\u00f6r\u00fcrd\u00fcn ki, do\u011fdu\u011fu zaman ma\u011faralar\u0131n\u0131n sa\u011f taraf\u0131na meylediyor, batt\u0131\u011f\u0131 zaman ise onlar\u0131n sol taraf\u0131n\u0131 kesiyordu (b\u00f6ylece \u0131\u015f\u0131\u011f\u0131 onlar\u0131 rahats\u0131z etmiyordu) ve onlar oran\u0131n geni\u015f\u00e7e bir yerinde idiler. (Onlar\u0131n) bu (h\u00e2lleri), Allah\u2019\u0131n delillerindendir. Allah, kime (hikmetine bin\u00e2en fazl\u0131ndan) hid\u00e2yet (nas\u00eeb) ederse, i\u015fte hid\u00e2yete eren odur. Kimi de (kendi k\u00fcfr\u00fc sebebiyle) dal\u00e2lete atarsa, art\u0131k onun i\u00e7in asl\u00e2 bir yard\u0131mc\u0131 ve (hak yolu g\u00f6steren) bir m\u00fcr\u015fid bulamazs\u0131n.<br \/>\n \u201c\u0130r\u00e2de-i c\u00fcz\u2019iye-i ins\u00e2niye ve insan\u0131n c\u00fcz\u2019-i ihtiy\u00e2riyesi (insan\u0131n c\u00fcz\u2019\u00ee ir\u00e2desi ve se\u00e7me h\u00fcrriyeti) \u00e7endan (ger\u00e7i) za\u00eefdir, bir emr-i i\u2018tib\u00e2r\u00eedir (yarat\u0131lm\u0131\u015f olmay\u0131p, hari\u00e7te bir v\u00fcc\u00fbdu yoktur). Fakat Cen\u00e2b-\u0131 Hakk ve Hak\u00eem-i Mutlak (sonsuz hikmet s\u00e2hibi olan Allah), o za\u00eef c\u00fcz\u2019\u00ee ir\u00e2deyi, ir\u00e2de-i k\u00fclliyesinin taallukuna (istemesine) bir \u015fart-\u0131 \u00e2d\u00ee (basit bir \u015fart) yapm\u0131\u015ft\u0131r. Yani ma\u2018nen der: \u2018Ey abdim (kulum)! \u0130htiy\u00e2r\u0131nla hangi yolu istersen, seni o yolda g\u00f6t\u00fcr\u00fcr\u00fcm. \u00d6yle ise mes\u2019\u00fbliyet sana \u00e2iddir!\u2019<br \/>\nTe\u015fbihte (benzetmede) hat\u00e2 olmas\u0131n, sen bir iktidars\u0131z \u00e7ocu\u011fu omzuna alsan, onu muhayyer (serbest) b\u0131raksan: \u2018Nereyi istersen seni oraya g\u00f6t\u00fcrece\u011fim\u2019 desen, o \u00e7ocuk y\u00fcksek bir da\u011f\u0131 istese, sen de g\u00f6t\u00fcrsen; \u00e7ocuk \u00fc\u015f\u00fcse vey\u00e2hut d\u00fc\u015fse, elbette \u2018Sen istedin!\u2019 diyerek it\u00e2b edeceksin (azarlayacaks\u0131n) ve onun y\u00fcz\u00fcne bir tokat vuracaks\u0131n. \u0130\u015fte Cen\u00e2b-\u0131 Hakk, Ahkem\u00fc\u2019l-H\u00e2kim\u00een (b\u00fct\u00fcn h\u00fck\u00fcm s\u00e2hiblerinin h\u00e2kimi olan Allah), nih\u00e2yet za\u2018fta olan abdin ir\u00e2desini bir \u015fart-\u0131 \u00e2d\u00ee yap\u0131p, ir\u00e2de-i k\u00fclliyesi ona nazar eder (bakar).\u201d (T\u0131ls\u0131mlar, 26. S\u00f6z, 84-85)<\/p>\n<p>18. Ve onlar(a baksan, ma\u011farada) uyuyan kimseler olduklar\u0131 h\u00e2lde onlar\u0131 uyan\u0131k san\u0131rd\u0131n; hem onlar\u0131 (bir taraflar\u0131na yat\u0131p kalmakla zarar g\u00f6rmemeleri i\u00e7in) sa\u011f tarafa ve sol tarafa d\u00f6nd\u00fcr\u00fcyorduk; k\u00f6pekleri de (ma\u011faran\u0131n) giri\u015f(in)de iki kolunu (\u00f6n ayaklar\u0131n\u0131) uzatan (bir muh\u00e2f\u0131z olarak yatmakta) idi. Onlara (o h\u00e2llerinde) muttali\u2018 olsayd\u0131n (\u00f6ylece g\u00f6rseydin), ger\u00e7ekten kendilerinden (\u00fcrker ve) ka\u00e7arak geri d\u00f6nerdin; hem onlardan dolay\u0131 elbette korku ile dolard\u0131n!<\/p>\n<p>19. \u0130\u015fte b\u00f6ylece, (h\u00e2llerini) aralar\u0131nda birbirlerine sorsunlar diye onlar\u0131 uyand\u0131rd\u0131k. \u0130\u00e7lerinden konu\u015fan biri (h\u00e2llerindeki ac\u00e2ibli\u011fi g\u00f6rerek): \u201cNe kadar kald\u0131n\u0131z?\u201d dedi. (Di\u011ferleri): \u201cBir g\u00fcn veya g\u00fcn\u00fcn bir k\u0131sm\u0131 kadar kald\u0131k!\u201d dediler. (\u0130\u00e7lerinden bir k\u0131sm\u0131 da) dediler ki: \u201cRabbiniz, ne kadar kald\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 en iyi bilendir; \u015fimdi i\u00e7inizden birini \u015fu g\u00fcm\u00fc\u015f paran\u0131zla \u015fehre g\u00f6nderin de baks\u0131n, yiyecek olarak hangisi daha temiz ise art\u0131k ondan size bir r\u0131z\u0131k getirsin; fakat dikkatli olsun ve sak\u0131n sizi kimseye sezdirmesin!\u201d<br \/>\n \u015eehre g\u00f6nderilen gen\u00e7, ald\u0131\u011f\u0131 paray\u0131 sarf etmek \u00fczere f\u0131r\u0131nc\u0131ya verdi\u011finde, aralar\u0131nda anla\u015fmazl\u0131k \u00e7\u0131kt\u0131. Ah\u00e2li, paradaki Kral Dakyanus\u2019un resmini tan\u0131y\u0131p, bu gencin bir haz\u00eene buldu\u011fu fikrine kap\u0131ld\u0131lar ve kendisini h\u00fck\u00fcmd\u00e2ra g\u00f6t\u00fcrd\u00fcler. Ba\u015flar\u0131na gelen h\u00e2disenin h\u00e2rikul\u00e2deli\u011fini art\u0131k fark eden m\u00fc\u2019min gen\u00e7, olanlar\u0131 tevhid ak\u012bdesine s\u00e2hib Tend\u00fcvis n\u00e2m\u0131ndaki bu yeni h\u00fck\u00fcmdara nakledip, hep birlikte ma\u011faraya gittiler. Ve bu fevkal\u00e2de h\u00e2diseyi hayretler i\u00e7inde m\u00fc\u015f\u00e2hede ettiler. \u0130\u015fte bu h\u00e2dise, \u00f6ld\u00fckten sonra dirili\u015fin a\u00e7\u0131k bir del\u00eelidir. (Beyz\u00e2v\u00ee, c. 2, 8; Nesef\u00ee, c. 3, 19)<\/p>\n<p>20. \u201c\u00c7\u00fcnki onlar, sizden haberd\u00e2r olursa, sizi ta\u015fla(yarak \u00f6ld\u00fcr\u00fc)rler veya sizi dinlerine d\u00f6nd\u00fcr\u00fcrler; bu takdirde ebediyen kurtulu\u015fa eremezsiniz!\u201d<\/p>\n<p>21. B\u00f6ylece (insanlar\u0131) onlardan haberd\u00e2r ettik ki, \u015f\u00fcbhesiz Allah\u2019\u0131n va\u2018dinin, hak oldu\u011funu, yine \u015f\u00fcbhesiz k\u0131y\u00e2met(in gelece\u011fin)de hi\u00e7 \u015f\u00fcbhe olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 bilsinler!<br \/>\n \u201cEvet, d\u00fcnya \u00f6ld\u00fckten sonra \u00e2hiret olarak diriltilecektir. D\u00fcnya har\u00e2b edildikten sonra, o d\u00fcnyay\u0131 yapan Z\u00e2t, yine daha g\u00fczel bir s\u00fbrette onu ta\u2018m\u00eer edecek, \u00e2hiretten bir menzil (bir yer) yapacakt\u0131r. \u015euna delil, ba\u015fta Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem, binler ber\u00e2h\u00een-i akliyeyi (akl\u00ee delilleri) tazammun eden (i\u00e7ine alan) umum \u00e2y\u00e2t\u0131yla (\u00e2yetleriyle) ve b\u00fct\u00fcn k\u00fct\u00fcb-i sem\u00e2viye (sem\u00e2v\u00ee kitablar) bunda m\u00fcttefik bulundu\u011fu (ittif\u00e2k ettikleri) gibi; Z\u00e2t-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019in (cel\u00e2l s\u00e2hibi olan Allah\u2019\u0131n) evs\u00e2f-\u0131 cel\u00e2liyesi ve evs\u00e2f-\u0131 cem\u00e2liyesi (cel\u00e2l\u00ee ve cem\u00e2l\u00ee s\u0131fatlar\u0131) ve Esm\u00e2-i H\u00fcsn\u00e2\u2019s\u0131 (en g\u00fczel isimleri), bunun vuk\u016buna (olaca\u011f\u0131na) kat\u2018\u00ee s\u00fbrette del\u00e2let ederler (del\u00eel olurlar).\u201d (S\u00f6zler, 29. S\u00f6z, 210)<br \/>\nAyr\u0131ca ha\u015frin kat\u2018\u00ee olarak isb\u00e2t\u0131 i\u00e7in bak\u0131n\u0131z; (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 6-73)<\/p>\n<p>22. (Ehl-i kit\u00e2b\u0131n bir k\u0131sm\u0131:) \u201c(Onlar) \u00fc\u00e7 (ki\u015fi)dir, d\u00f6rd\u00fcnc\u00fcleri k\u00f6pekleridir\u201d diyecekler. Yine (bir k\u0131sm\u0131): \u201c(Onlar) be\u015f (ki\u015fi)dir, alt\u0131nc\u0131lar\u0131 k\u00f6pekleridir\u201d diyecekler. (H\u00e2lbuki bunlar) gayba (karanl\u0131\u011fa) ta\u015f atmak kab\u00eelindendir ve (m\u00fc\u2019minler ise): \u201c(Onlar) yedi (ki\u015fi)dir, sekizincileri k\u00f6pekleridir\u201d diyecekler. De ki: \u201cRabbim, onlar\u0131n say\u0131lar\u0131n\u0131 en iyi bilendir! Onlar\u0131 ancak pek az kimseler bilir.\u201d \u00d6yle ise onlar hakk\u0131nda (Kur\u2019\u00e2n\u2019da bildirilen) a\u00e7\u0131k delillerin d\u0131\u015f\u0131nda m\u00fcn\u00e2ka\u015faya girme ve onlar hakk\u0131nda bunlardan hi\u00e7kimseye bir \u015fey sorma!<\/p>\n<p>23. (Ey Hab\u00eebim!) Sak\u0131n hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in, Allah\u2019\u0131n dilemesine ba\u011flamad\u0131k\u00e7a (in\u015f\u00e2allah demedik\u00e7e): \u201cBen bunu yar\u0131n kesinlikle yapacak olan\u0131m\u201d deme!<br \/>\n Res\u00fbl-i Ekrem Efendimiz (asm)\u2019a Ash\u00e2b-\u0131 Kehf ve H\u0131z\u0131r (as) ile Z\u00fclkarneyn (as) hakk\u0131nda su\u00e2l olundu. O ise, vahiy ile kendisine bildirilece\u011fi um\u00fbduyla bir g\u00fcn sonra onlara cevab verece\u011fini s\u00f6yledi. \u201c\u0130n\u015f\u00e2allah\u201d demedi\u011fi i\u00e7in Peygamber Efendimiz (asm)\u2019\u0131n \u015fahs\u0131nda b\u00fct\u00fcn \u00fcmmetine fiil\u00ee bir ders olmak \u00fczere, ertesi g\u00fcn vahiy gelmedi. Daha sonra Cen\u00e2b-\u0131 Hakk bu s\u00fbre ile o su\u00e2llerin cevablar\u0131n\u0131 indirdi. (Kurtub\u00ee, c. 5\/10, 385) <\/p>\n<p>24. (Ey Hab\u00eebim!) Sak\u0131n hi\u00e7bir \u015fey i\u00e7in, Allah\u2019\u0131n dilemesine ba\u011flamad\u0131k\u00e7a (in\u015f\u00e2allah demedik\u00e7e): \u201cBen bunu yar\u0131n kesinlikle yapacak olan\u0131m\u201d deme!7 <\/p>\n<p>25. Ve (onlar) ma\u011faralar\u0131nda \u00fc\u00e7 y\u00fcz sene kald\u0131lar, dokuz (sene) de ziy\u00e2de ettiler.<br \/>\n Ziy\u00e2de edilen dokuz sene \u015f\u00f6yle de \u00eezah edilmi\u015ftir: G\u00fcne\u015f takv\u00eemine g\u00f6re \u00fc\u00e7 y\u00fcz sene, ay takv\u00eemine g\u00f6re \u00fc\u00e7 y\u00fcz dokuz y\u0131l eder. Z\u00eer\u00e2, bu iki takvim y\u0131l\u0131 aras\u0131ndaki on g\u00fcnl\u00fck fark, her y\u00fcz senede ay y\u0131l\u0131yla \u00fc\u00e7 y\u0131l etmekle, \u00fc\u00e7 y\u00fcz senede bu fark dokuz y\u0131l olur. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 415)<\/p>\n<p>26. De ki: \u201cAllah (onlar\u0131n) ne kadar kald\u0131klar\u0131n\u0131 en iyi bilendir! G\u00f6klerin ve yerin gayb\u0131(n\u0131, gizliliklerini bilmek) O\u2019na \u00e2iddir. (O,) ne g\u00fczel g\u00f6r\u00fcr ve ne g\u00fczel i\u015fitir! Onlar\u0131n (g\u00f6klerde ve yerde olanlar\u0131n) O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir dostu yoktur. Hem (O,) h\u00fckm\u00fcnde hi\u00e7bir kimseyi ortak k\u0131lmaz.\u201d<\/p>\n<p>27. Rabbinin Kit\u00e2b\u0131\u2019ndan sana vahyedileni oku! O\u2019nun kelimelerini de\u011fi\u015ftirecek kimse yoktur; O\u2019ndan ba\u015fka asl\u00e2 s\u0131\u011f\u0131n\u0131lacak bir kimse de bulamazs\u0131n!<\/p>\n<p>28. Sabah-ak\u015fam O\u2019nun r\u0131z\u00e2s\u0131n\u0131 (ve cem\u00e2lini m\u00fc\u015f\u00e2hede etmeyi) dileyerek, Rablerine yalvaranlarla ber\u00e2ber nefsini sab\u0131rl\u0131 tut; d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131n\u0131n ziynetini arzu edip de g\u00f6zlerini onlardan (o yalvaranlardan) ay\u0131rma; ve (isyanlar\u0131 sebebiyle) kalbini bizi anmaktan g\u0101fil k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z, nefsinin arzusuna uymu\u015f ve i\u015fi g\u00fcc\u00fc a\u015f\u0131r\u0131l\u0131k olan kimseye it\u00e2at etme!<\/p>\n<p>29. Ve (onlara bir tehd\u00eed olarak) de ki: \u201cHak Rabbinizdendir; art\u0131k dileyen b\u00f6ylece \u00eem\u00e2n etsin, dileyen de ink\u00e2r etsin!\u201d \u00c7\u00fcnki biz, z\u00e2limler i\u00e7in \u00f6yle bir ate\u015f haz\u0131rlam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r ki, (\u00e7ad\u0131r\u0131n etr\u00e2f\u0131ndaki) duvar\u0131 (gibi alevden perdeler) onlar\u0131 \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r. Ve (onlar) yard\u0131m isterlerse, erimi\u015f ma\u2018den gibi y\u00fczleri ha\u015flayan bir su ile kendilerine yard\u0131m edilir. O ne k\u00f6t\u00fc i\u00e7ecektir! Ve (o Cehennem) ne k\u00f6t\u00fc bir kalma yeridir!<\/p>\n<p>30. \u00cem\u00e2n edip s\u00e2lih ameller i\u015fleyenlere gelince, \u015f\u00fcbhesiz ki biz, amelce g\u00fczel olan\u0131n m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 z\u00e2yi\u2018 etmeyiz.<br \/>\n \u201cEy b\u00ee\u00e7\u00e2reler! Mezaristana g\u00f6\u00e7t\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz zaman: \u2018Eyvah! Mal\u0131m\u0131z har\u00e2b olup, sa\u2018yimiz heb\u00e2 oldu (\u00e7al\u0131\u015fmam\u0131z bo\u015fa gitti); \u015fu g\u00fczel ve geni\u015f d\u00fcnyadan gidip, dar bir topra\u011fa girdik!\u2019 demeyiniz, fery\u00e2d edip me\u2019y\u00fbs (\u00fcmidsiz) olmay\u0131n\u0131z. \u00c7\u00fcnki sizin her\u015feyiniz muh\u00e2faza ediliyor. Her ameliniz yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Her hizmetiniz kaydedilmi\u015ftir. Hizmetinizin m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 verecek ve her hay\u0131r elinde ve her hayr\u0131 yapabilecek bir Z\u00e2t-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l (cel\u00e2l s\u00e2hibi olan Allah), sizi celb edip (\u00e7ekip), yer alt\u0131nda muvakkaten (ge\u00e7ici olarak) durdurur. Sonra huz\u00fbruna ald\u0131r\u0131r. Ne mutlu sizlere ki, hizmetinizi ve vaz\u00eefenizi bitirdiniz. Zahmetiniz bitti, rahata ve rahmete gidiyorsunuz. Hizmet me\u015fakkati bitti, \u00fccret almaya gidiyorsunuz.\u201d (As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2, 10. H\u00fcccet-i \u00cem\u00e2niye, 188-189)<\/p>\n<p>31. \u0130\u015fte onlara, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan Adn Cennetleri vard\u0131r; (onlar) orada tahtlar \u00fczerinde yaslan(arak otur)an kimselerdir; alt\u0131ndan (yap\u0131lm\u0131\u015f) bilezikler tak\u0131n\u0131rlar; orada ince ipekten ve kal\u0131n ipekten ye\u015fil elbiseler giyerler<br \/>\n\u201cEhl-i Cennet olan bir insan, hus\u00fbsan b\u00fct\u00fcn duygular\u0131yla ve cih\u00e2z\u00e2t-\u0131 ma\u2018neviyesi (ma\u2018nev\u00ee hisleri) ile ub\u00fbdiyet (kulluk) etmi\u015f ve Cennetin lez\u00e2izine (lezzetlerine) istihkak kesb etmi\u015f (hak kazanm\u0131\u015f) ise; her bir duygusunu memn\u00fbn edecek, her bir cih\u00e2z\u00e2t\u0131n\u0131 ok\u015fayacak, her bir let\u00e2ifini (duygular\u0131ndan herbirini) zevklendirecek bir tarzda; Cennetin her bir nev\u2018inden birer meh\u00e2sini (g\u00fczelli\u011fi) g\u00f6sterecek bir tarz-\u0131 lib\u00e2s\u0131 (k\u0131y\u00e2fet tarz\u0131), kendilerine ve h\u00fbr\u00eelerine rahmet-i \u0130l\u00e2hiye taraf\u0131ndan giydirilecek.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 28. Mekt\u00fbb, 236) <\/p>\n<p>32. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Onlara iki adam\u0131 da mis\u00e2l getir ki, bunlardan birine iki \u00fcz\u00fcm ba\u011f\u0131 verip, (o bah\u00e7elerin) ikisinin de etr\u00e2f\u0131n\u0131 hurmal\u0131klarla \u00e7evirmi\u015f ve aralar\u0131nda bir ekinlik yapm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>33. Her iki ba\u011f da yemi\u015flerini vermi\u015f ve ondan hi\u00e7birini eksik b\u0131rakmam\u0131\u015ft\u0131; ikisinin (o iki bah\u00e7enin) aras\u0131ndan bir de \u0131rmak ak\u0131tm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>34. Bunun (o ba\u011f s\u00e2hibinin ba\u015fka) geliri de vard\u0131. Bundan dolay\u0131 arkada\u015f\u0131yla konu\u015furken ona: \u201cBen malca senden daha zenginim; n\u00fcfus\u00e7a da daha i\u2018tibarl\u0131y\u0131m\u201d dedi.<\/p>\n<p>35. B\u00f6ylece (kibirle) nefsine zulmedici olarak ba\u011f\u0131na girdi. \u201cBunun (bu ba\u011f\u0131n) ebed\u00ee olarak hel\u00e2k olaca\u011f\u0131n\u0131 sanm\u0131yorum\u201d dedi.<br \/>\n \u201cEy fahra meftun (\u00f6v\u00fcnmeye d\u00fc\u015fk\u00fcn), \u015f\u00f6hrete m\u00fcbtel\u00e2 (tutkun), medhe d\u00fc\u015fk\u00fcn, hodbinlikte b\u00eehemt\u00e2 (nefsini d\u00fc\u015f\u00fcnmekte e\u015fsiz) sersem nefsim! E\u011fer binler meyve veren incirin men\u015fei (kayna\u011f\u0131) olan k\u00fc\u00e7\u00fcc\u00fck bir \u00e7ekirde\u011fi ve y\u00fcz salk\u0131m ona tak\u0131lan \u00fcz\u00fcm\u00fcn siyah kurucuk \u00e7ubu\u011fu; b\u00fct\u00fcn o meyveleri, o salk\u0131mlar\u0131 kendi h\u00fcnerleri oldu\u011fu ve onlardan istif\u00e2de edenler o \u00e7ubu\u011fa, o \u00e7ekirde\u011fe medih ve h\u00fcrmet etmek l\u00e2z\u0131m oldu\u011fu hak bir da\u2018v\u00e2 ise, senin dahi sana y\u00fcklenen ni\u2018metler i\u00e7in fahra, gur\u00fbra belki bir hakk\u0131n var.<br \/>\nH\u00e2lbuki sen, d\u00e2im zemme (k\u00f6t\u00fclenmeye) m\u00fcstehaks\u0131n. Z\u00eer\u00e2 o \u00e7ekirdek ve o \u00e7ubuk gibi de\u011filsin. Senin bir c\u00fcz\u2019-i ihtiy\u00e2r\u0131n (c\u00fcz\u2019\u00ee se\u00e7im hakk\u0131n) bulunmakla, o ni\u2018metlerin k\u0131ymetlerini fahr\u0131n ile tenk\u012bs ediyorsun (noksanla\u015ft\u0131r\u0131yorsun). Gur\u00fbrunla tahr\u00eeb ediyorsun ve k\u00fcfr\u00e2n\u0131nla (nank\u00f6rl\u00fc\u011f\u00fcnle) ibt\u00e2l ediyorsun ve temell\u00fckle (s\u00e2hib \u00e7\u0131kmakla) gasb ediyorsun. Senin vaz\u00eefen fahr de\u011fil, \u015f\u00fck\u00fcrd\u00fcr. Sana l\u00e2y\u0131k olan \u015f\u00f6hret de\u011fil, tev\u00e2z\u00fb\u2018dur (al\u00e7ak g\u00f6n\u00fcll\u00fcl\u00fckt\u00fcr), hac\u00e2lettir (utanmakt\u0131r). Senin hakk\u0131n medih (\u00f6v\u00fcnmek) de\u011fil isti\u011ffard\u0131r (ba\u011f\u0131\u015flanmay\u0131 dilemektir), ned\u00e2mettir (pi\u015fmanl\u0131kt\u0131r).\u201d (S\u00f6zler, 18. S\u00f6z, 87)<\/p>\n<p>36. \u201cK\u0131y\u00e2metin ger\u00e7ekle\u015fecek bir \u015fey oldu\u011funu da sanm\u0131yorum; bununla ber\u00e2ber, e\u011fer ger\u00e7ekten Rabbime d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcrsem, elbette (orada da) bundan daha hay\u0131rl\u0131 bir d\u00f6n\u00fc\u015f yeri (bir \u00e2k\u0131bet) bulurum.\u201d (dedi).<\/p>\n<p>37. Kendisiyle konu\u015fmakta iken arkada\u015f\u0131 ona dedi ki: \u201cSeni (aslen) bir topraktan, sonra bir nutfeden (hakir bir damla sudan s\u00fcz\u00fclm\u00fc\u015f hul\u00e2sadan) yaratan, sonra da seni bir adam s\u00fbretine koyan\u0131 ink\u00e2r m\u0131 ettin?\u201d<\/p>\n<p>38. \u201cFakat O, benim Rabbim olan Allah\u2019d\u0131r ve Rabbime hi\u00e7bir kimseyi ortak ko\u015fmam!\u201d<\/p>\n<p>39. \u201cBa\u011f\u0131na girdi\u011fin zaman: \u2018M\u00e2\u015f\u00e2allah! Kuvvet ancak Allah\u2019(\u0131n yard\u0131m\u0131) iledir!\u2019 demen gerekmez miydi? Her ne kadar beni malca ve evl\u00e2dca kendinden daha az g\u00f6rsen de!\u201d<\/p>\n<p>40. \u201cBununla ber\u00e2ber, olur ki Rabbim bana, senin ba\u011f\u0131ndan daha hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 verir ve onun (senin bah\u00e7enin) \u00fczerine g\u00f6kten bir \u00e2fet g\u00f6nderir de (o ba\u011f\u0131n, ot bitmeyen) kupkuru bir toprak h\u00e2line geliverir!\u201d<\/p>\n<p>41. \u201cY\u00e2hut suyu \u00e7ekilerek yok olur da bir daha onu aramaya asl\u00e2 g\u00fc\u00e7 yetiremezsin!\u201d<\/p>\n<p>42. Derken (b\u00fct\u00fcn) geliri (hel\u00e2k ile) ku\u015fat\u0131ld\u0131; bunun \u00fczerine oraya harcad\u0131klar\u0131na kar\u015f\u0131 (yanarak) avu\u00e7lar\u0131n\u0131 ovu\u015fturmaya ba\u015flad\u0131; art\u0131k oras\u0131 \u00e7ardaklar\u0131 \u00fczerine \u00e7\u00f6km\u00fc\u015f bulunan (har\u00e2b olmu\u015f) bir h\u00e2lde idi ve (o): \u201cKe\u015fke Rabbime kimseyi ortak ko\u015fmasayd\u0131m!\u201d diyordu.<\/p>\n<p>43. Allah\u2019dan ba\u015fka ona yard\u0131m edecek adamlar\u0131 da yoktu; kendi kendini kurtar\u0131c\u0131 da de\u011fildi.<\/p>\n<p>44. \u0130\u015fte orada (k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fcnde) yard\u0131m, ancak hak olan Allah\u2019a mahsustur. (M\u00fc\u2019minlere) sevabca en hay\u0131rl\u0131, \u00e2k\u0131betce de en hay\u0131rl\u0131 olan (ve kullar\u0131n\u0131 en g\u00fczel ni\u2018metlere kavu\u015fturan) O\u2019dur.<\/p>\n<p>45. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Onlara d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131na (d\u00e2ir) \u015f\u00f6yle mis\u00e2l de getir: (D\u00fcnyan\u0131n h\u00e2li) g\u00f6kten indirdi\u011fimiz bir su gibidir ki, onunla yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn bitkileri (yeti\u015fip) birbirine kar\u0131\u015f\u0131r; fakat sonunda r\u00fczg\u00e2rlar\u0131n kendisini savuraca\u011f\u0131 bir \u00e7\u00f6p h\u00e2line gelir. \u00c7\u00fcnki Allah, her\u015feye g\u00fcc\u00fc yetendir.<\/p>\n<p>46. Mal ve o\u011fullar, d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131n\u0131n s\u00fcs\u00fcd\u00fcr. (Net\u00eecesi) kal\u0131c\u0131 olan s\u00e2lih ameller ise, Rabbinin kat\u0131nda sevabca daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r, \u00fcmid ba\u011flamak cihetiyle de daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<br \/>\n \u201cEvet d\u00fcnyaya \u00e2id i\u015fler k\u0131r\u0131lmaya mahk\u00fbm \u015fi\u015feler h\u00fckm\u00fcndedir. B\u00e2k\u012b um\u00fbr-\u0131 uhreviye (\u00e2hirete y\u00f6nelik i\u015fler) ise, g\u0101yet sa\u011flam elmaslar k\u0131ymetindedir. \u0130nsan\u0131n f\u0131trat\u0131ndaki (yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndaki) \u015fiddetli merak ve har\u00e2retli muhabbet (sevgi) ve deh\u015fetli h\u0131rs ve inadl\u0131 taleb (istek) ve h\u00e2kez\u00e2 (bunun gibi) \u015fed\u00eed hissiy\u00e2tlar (\u015fiddetli hisler), um\u00fbr-\u0131 uhreviyeyi kazanmak i\u00e7in verilmi\u015ftir. O hissiy\u00e2t\u0131 \u015fiddetli bir s\u00fbrette f\u00e2n\u00ee um\u00fbr-\u0131 d\u00fcnyeviye (d\u00fcnya i\u015flerine) tevc\u00eeh etmek (y\u00f6nlendirmek), f\u00e2n\u00ee ve k\u0131r\u0131lacak \u015fi\u015felere b\u00e2k\u012b elmas fiyatlar\u0131n\u0131 vermek demektir.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 9. Mekt\u00fbb, 25)<\/p>\n<p>47. \u00d6yle bir g\u00fcn ki, da\u011flar\u0131 y\u00fcr\u00fct\u00fcr\u00fcz de yeri d\u00fcmd\u00fcz g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn; art\u0131k onlar\u0131n hi\u00e7birini b\u0131rakmaks\u0131z\u0131n hepsini (mah\u015ferde) toplam\u0131\u015f\u0131zd\u0131r!<\/p>\n<p>48. Ve (hepsi) s\u0131ra s\u0131ra Rabbinin huz\u00fbruna arz olunmu\u015f (\u00e7\u0131kar\u0131lm\u0131\u015f)lard\u0131r. (Onlara:) \u201cAnd olsun ki, sizi ilk def\u2018a yaratt\u0131\u011f\u0131m\u0131z gibi (\u00e7\u0131plak ve hi\u00e7bir \u015feye s\u00e2hip olmayarak) bize geldiniz. Hay\u0131r! Size (s\u00f6ylenenlerin ger\u00e7ekle\u015fece\u011fi) bir va\u2018d zam\u00e2n\u0131(n\u0131) asl\u00e2 ta\u2018y\u00een etmedi\u011fimizi sanm\u0131\u015ft\u0131n\u0131z, de\u011fil mi?\u201d (denir).<\/p>\n<p>49. Ve kitab (amel defteri, ortaya) konulmu\u015ftur. Art\u0131k g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn ki onda (yaz\u0131l\u0131) olanlardan korkan kimseler olarak: \u201cVay h\u00e2limize! Bu defter nas\u0131l olmu\u015f da k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fck hi\u00e7bir \u015fey b\u0131rakmadan hepsini say\u0131p d\u00f6km\u00fc\u015f?\u201d derler.<br \/>\n \u201cG\u00f6rm\u00fcyor musun ki, koca bahar\u0131n hep \u00e7i\u00e7ekli, meyveli b\u00fct\u00fcn mevc\u00fbd\u00e2t\u0131 (varl\u0131klar\u0131) (&#8230;) ve s\u00fbretlerinin tims\u00e2lleri (benzerleri); mahdud (s\u0131n\u0131rl\u0131) bir mikdar tohumcuklar i\u00e7lerinde yazarak, muh\u00e2faza ediliyor. \u0130kinci bir baharda, onlara g\u00f6re bir muh\u00e2sebe i\u00e7inde sah\u00eefe-i amellerini ne\u015fredip (amel defterlerini yay\u0131p), kem\u00e2l-i intizam ve hikmet (m\u00fckemmel bir d\u00fczen ve hikmet) ile koca di\u011fer bir bahar \u00e2lemini meydana getirmekle, haf\u00eez\u0131yetin (Allah\u2019\u0131n her\u015feyi muh\u00e2faza etme k\u0101n\u00fbnunun) ne derece kuvvetli ih\u00e2ta (ku\u015fatma) ile cerey\u00e2n etti\u011fini g\u00f6steriyor. Acab\u00e2 ge\u00e7ici, \u00e2d\u00ee, bek\u0101s\u0131z, ehemmiyetsiz \u015feylerde b\u00f6yle muh\u00e2faza edilirse, \u00e2lem-i gaybda (g\u00f6r\u00fcnmeyen \u00e2lemlerde), \u00e2lem-i \u00e2hirette, \u00e2lem-i ervahta (ruhlar \u00e2leminde) rub\u00fbbiyet-i \u00e2mmede (Allah\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn k\u00e2in\u00e2ta bakan terbiye ve id\u00e2resinde) m\u00fchim semere (meyve) veren be\u015ferin (insan\u0131n) amelleri h\u0131fz (muh\u00e2faza) i\u00e7inde g\u00f6zetilmek s\u00fbretiyle, ehemmiyetle zabtedilmemesi (kay\u0131d alt\u0131na al\u0131nmamas\u0131) k\u0101bil midir? Hay\u0131r ve asl\u00e2!\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 30)<\/p>\n<p>50. Hani meleklere: \u201c\u00c2deme secde edin!\u201d demi\u015ftik; \u0130blis h\u00e2ri\u00e7, hemen secde ettiler. (O,) cinlerden idi de Rabbinin emrinden \u00e7\u0131kt\u0131. \u015eimdi beni b\u0131rak\u0131p da onu ve z\u00fcrriyetini (kendinize) dostlar m\u0131 ediniyorsunuz? H\u00e2lbuki onlar size d\u00fc\u015fmand\u0131r. Z\u00e2limler i\u00e7in (bu) ne k\u00f6t\u00fc bir de\u011fi\u015fmedir.<\/p>\n<p>51. Onlar\u0131 (\u0130blis\u2019i ve z\u00fcrriyetini), ne g\u00f6klerin ve yerin yarat\u0131lmas\u0131nda, ne de kendilerinin yarat\u0131lmas\u0131nda \u015f\u00e2hid bulundurmad\u0131m. Dal\u00e2lete d\u00fc\u015f\u00fcrenleri kendime yard\u0131mc\u0131 edinici de de\u011filim.<\/p>\n<p>52. Yine o g\u00fcn ki (Allah, k\u00e2firlere): \u201cBenim ortaklar\u0131m zannettiklerinizi \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n!\u201d der. \u0130\u015fte onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rm\u0131\u015flar, fakat kendilerine ic\u00e2bet etmemi\u015flerdir ve (biz) onlar\u0131n aras\u0131na tehlikeli bir u\u00e7urum koymu\u015fuzdur.<\/p>\n<p>53. G\u00fcnahk\u00e2rlar ise ate\u015fi g\u00f6r\u00fcr de (onun u\u011fultu ve deh\u015fetinden, daha onu tatmadan) kendilerinin ger\u00e7ekten ona d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kimseler olduklar\u0131n\u0131 zannederler; fakat ondan ka\u00e7acak bir yer bulamazlar!<\/p>\n<p>54. Cel\u00e2lim hakk\u0131 i\u00e7in, biz bu Kur\u2019\u00e2n\u2019da insanlar i\u00e7in her mis\u00e2lden (ve ma\u2018n\u00e2dan) \u00e7e\u015fitli \u015fekillerde a\u00e7\u0131klad\u0131k. Fakat insan, m\u00fcc\u00e2deleye her\u015feyden daha \u00e7ok d\u00fc\u015fk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>55. Bununla ber\u00e2ber kendilerine hid\u00e2yet geldi\u011fi zaman, insanlar\u0131 \u00eem\u00e2n etmekten ve Rablerinden ma\u011ffiret dilemekten al\u0131koyan \u015fey, ancak \u00f6nceki (\u00fcmmet)lere (tatb\u00eek edilmi\u015f) olan (\u0130l\u00e2h\u00ee) k\u0101nunlar\u0131n kendilerine de gelip \u00e7atmas\u0131n\u0131 veya g\u00f6z g\u00f6re g\u00f6re az\u00e2b\u0131n kendilerine gelmesi(ni beklemeleri)dir!<\/p>\n<p>56. H\u00e2lbuki (biz) peygamberleri ancak m\u00fcjdeleyiciler ve (ayn\u0131 zamanda, Allah\u2019\u0131n az\u00e2b\u0131 ile) korkutucular olarak g\u00f6ndeririz. \u0130nk\u00e2r edenler ise b\u00e2t\u0131l (bir yol) ile m\u00fcc\u00e2dele eder ki, hakk\u0131 onun v\u00e2s\u0131tas\u0131yla ortadan kald\u0131rs\u0131nlar. Hem (onlar) \u00e2yetlerimi ve tehd\u00eed edildikleri \u015feyleri alaya al\u0131rlar.<\/p>\n<p>57. Kendisine Rabbisinin \u00e2yetleri anlat\u0131l\u0131p da onlardan y\u00fcz \u00e7eviren ve ellerinin takd\u00eem etti\u011fi (g\u00fcnahlar\u0131)n\u0131 unutandan daha z\u00e2lim kim olabilir? \u015e\u00fcbhesiz ki biz, (k\u00fcf\u00fcrleri sebebiyle) kalblerinin \u00fczerine, onu (o Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) anlamas\u0131nlar diye perdeler \u00e7ekeriz; kulaklar\u0131na da bir a\u011f\u0131rl\u0131k (koyar\u0131z)! Onlar\u0131 hid\u00e2yete \u00e7a\u011f\u0131rsan da bu h\u00e2lde ebed\u00ee olarak asl\u00e2 hid\u00e2yete gelmezler.<\/p>\n<p>58. Bununla ber\u00e2ber, \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flay\u0131c\u0131 olan Rabbin, rahmet s\u00e2hibidir. E\u011fer onlar\u0131 (o k\u00e2firleri) kazand\u0131klar\u0131 (g\u00fcnahlar) sebebiyle hemen hes\u00e2ba \u00e7ekecek olsayd\u0131, onlar\u0131 elbette \u00e7ok \u00e7abuk az\u00e2ba u\u011frat\u0131rd\u0131. Fakat onlara va\u2018d edilen bir zaman (k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc) vard\u0131r ki, onun \u00f6tesinde ka\u00e7\u0131p s\u0131\u011f\u0131nacak bir yer asl\u00e2 bulamayacaklard\u0131r!<\/p>\n<p>59. \u0130\u015fte zulmettikleri zaman kendilerini hel\u00e2k etti\u011fimiz \u015fehirler! Onlar\u0131 hel\u00e2k etmek i\u00e7in de (gelmeyece\u011fini zannettikleri) bir zaman ta\u2018y\u00een etmi\u015ftik.<\/p>\n<p>60. (Ey Res\u00fbl\u00fcm!) Bir zaman M\u00fbs\u00e2, (kendisine hizmet eden) o gence (Y\u00fb\u015fa\u2018 bin N\u00fbn\u2019a): \u201cArt\u0131k durmayaca\u011f\u0131m; t\u00e2 ki (H\u0131z\u0131r\u2019\u0131 bulmak \u00fczere) iki denizin birle\u015fti\u011fi yere varaca\u011f\u0131m; y\u00e2hut (onu buluncaya kadar) senelerce vakit ge\u00e7irece\u011fim!\u201d demi\u015fti.<br \/>\n Y\u00fb\u015fa\u2018 bin N\u00fbn Aleyhissel\u00e2m, M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019a hizmet eder ve ondan ilim \u00f6\u011frenirdi. Daha sonra kendisine de peygamberlik ihs\u00e2n edildi. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 4, 434)<br \/>\n Buh\u00e2r\u00ee\u2019nin riv\u00e2yetine g\u00f6re, M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m kavmine bir hutbe okurken, kendisine: \u201c\u0130nsanlar aras\u0131nda en \u00e2lim kimdir?\u201d diye su\u00e2l edildi. O ise: \u201cAllah bilir\u201d diyecekken, \u201cBenim!\u201d diye kar\u015f\u0131l\u0131k verdi. Cen\u00e2b-\u0131 Hakk da onu \u00eek\u0101z ederek buyurdu ki: \u201cBenim, iki denizin birle\u015fti\u011fi yerde, senden daha \u00e2lim bir kulum var!\u201d M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m, hat\u00e2s\u0131n\u0131 anlayarak: \u201cRabbim! Onu nas\u0131l bulaca\u011f\u0131m?\u201d diye su\u00e2l etti\u011finde Cen\u00e2b-\u0131 Hakk: \u201cYan\u0131na bir zenbil i\u00e7inde tuzlu bir bal\u0131k al\u0131rs\u0131n. Bal\u0131\u011f\u0131 nerede kaybedersen, o kulumla orada bulu\u015facaks\u0131n!\u201d buyurdu. M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m da \u00f6yle yapt\u0131. Kayan\u0131n bulundu\u011fu yere gelip istir\u00e2hat i\u00e7in biraz uykuya dald\u0131klar\u0131nda, bal\u0131k dirilip denize atlam\u0131\u015f, yan\u0131nda bulunan Y\u00fb\u015fa\u2018 Aleyhissel\u00e2m bunu g\u00f6rm\u00fc\u015f, fakat M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019a s\u00f6ylemeyi unutmu\u015ftu. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 427)<\/p>\n<p>61. Nih\u00e2yet ikisi, (o iki denizin) aralar\u0131n\u0131n birle\u015fti\u011fi yere var\u0131nca, (o yerin al\u00e2meti olarak, canlan\u0131p orada denize atlayacak olan) bal\u0131klar\u0131n\u0131 unuttular, h\u00e2lbuki (bal\u0131k, atlam\u0131\u015f da) denizde bir iz b\u0131rakarak yolunu tutmu\u015ftu.<\/p>\n<p>62. Sonunda (M\u00fbs\u00e2 oradan) uzakla\u015ft\u0131klar\u0131nda gen\u00e7 (arkada\u015f)\u0131na: \u201cKahvalt\u0131m\u0131z\u0131 bize getir (de yiyelim), ger\u00e7ekten bu yolculu\u011fumuzda yorgun d\u00fc\u015ft\u00fck\u201d dedi.<\/p>\n<p>63. (Y\u00fb\u015fa\u2018:) \u201cG\u00f6rd\u00fcn m\u00fc, kayaya s\u0131\u011f\u0131nd\u0131\u011f\u0131m\u0131z s\u0131rada, art\u0131k do\u011frusu ben bal\u0131\u011f\u0131(n canlanarak denize atlad\u0131\u011f\u0131n\u0131 s\u00f6ylemeyi) unutmu\u015fum! Bana onu hat\u0131rlamam\u0131 unutturan da, ancak \u015feytand\u0131r. Ve (bal\u0131k) \u015fa\u015f\u0131lacak bir \u015fekilde denizde yolunu tutmu\u015ftu!\u201d dedi.<\/p>\n<p>64. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cArad\u0131\u011f\u0131m\u0131z z\u00e2ten buydu!\u201d dedi. Hemen kendi izlerini ta\u2018k\u012bb ederek geri d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>65. Derken ikisi, kat\u0131m\u0131zdan kendisine bir rahmet verdi\u011fimiz ve taraf\u0131m\u0131zdan kendisine bir ilim \u00f6\u011fretti\u011fimiz kullar\u0131m\u0131zdan bir kulu (H\u0131z\u0131r\u2019\u0131) buldular.<br \/>\n\u201cSu\u00e2l: Hazret-i H\u0131z\u0131r (as) hayatta m\u0131d\u0131r? Hayatta ise ni\u00e7in baz\u0131 m\u00fchim ulem\u00e2 (\u00e2limler) hay\u00e2t\u0131n\u0131 kab\u00fbl etmiyorlar?<br \/>\nEl-cevab: Hayattad\u0131r, fakat mer\u00e2tib-i hayat (hayat mertebeleri) be\u015ftir. O, ikinci mertebededir. Bu sebebden b\u00e2z\u0131 ulem\u00e2 hay\u00e2t\u0131ndan \u015f\u00fcbhe etmi\u015fler. Birinci tabaka-i hayat: Bizim hay\u00e2t\u0131m\u0131zd\u0131r ki \u00e7ok kay\u0131dlarla mukayyeddir (s\u0131n\u0131rl\u0131d\u0131r). \u0130kinci tabaka-i hayat: Hz. H\u0131z\u0131r ve \u0130lyas Aleyhimessel\u00e2m\u0131n hayatlar\u0131d\u0131r ki, bir derece serbesttir. Yani bir vakitte pek \u00e7ok yerlerde bulunabilirler. Bizim gibi be\u015feriyet lev\u00e2z\u0131m\u00e2t\u0131yla (insanl\u0131k ihtiya\u00e7lar\u0131yla) d\u00e2im\u00ee mukayyed (ba\u011fl\u0131) de\u011fillerdir. Bazen istedikleri vakit bizim gibi yerler, i\u00e7erler; fakat bizim gibi mecbur de\u011fillerdir. Tev\u00e2t\u00fcr derecesinde (yanl\u0131\u015f olmas\u0131 imk\u00e2ns\u0131z olacak kadar \u00e7oklukla riv\u00e2yet edilen haberlerle) ehl-i \u015fuh\u00fbd ve ke\u015fif olan (kalb g\u00f6zleri a\u00e7\u0131k olup ma\u2018neviy\u00e2t\u0131 g\u00f6rebilen) evliy\u00e2n\u0131n Hz. H\u0131z\u0131r (as) ile m\u00e2cer\u00e2lar\u0131, bu tabaka-i hay\u00e2t\u0131 tenv\u00eer (ayd\u0131nlat\u0131r) ve isb\u00e2t eder.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 1. Mekt\u00fbb, 2)<\/p>\n<p>66. M\u00fbs\u00e2 ona: \u201cSana \u00f6\u011fretilenden, hayra g\u00f6t\u00fcren bir ilmi (Led\u00fcn ilmini) bana \u00f6\u011fretmen \u00fczere sana t\u00e2bi\u2018 olabilir miyim?\u201d dedi.<\/p>\n<p>67. (H\u0131z\u0131r, cev\u00e2ben \u015f\u00f6yle) dedi: \u201cDo\u011frusu sen, ber\u00e2berimde sabretmeye asl\u00e2 g\u00fc\u00e7 yetiremezsin!\u201d<\/p>\n<p>68. \u201cHem i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc kavrayamad\u0131\u011f\u0131n (ve z\u00e2hiren yanl\u0131\u015f anla\u015f\u0131lan) bir \u015feye (bir peygamber olarak) nas\u0131l sabredeceksin?\u201d (dedi).<\/p>\n<p>69. (H\u0131z\u0131r\u2019\u0131n, kendi bildi\u011fi \u00f6l\u00e7\u00fclerle hareket edece\u011fini d\u00fc\u015f\u00fcnen M\u00fbs\u00e2:) \u201c\u0130n\u015f\u00e2allah sen beni sab\u0131rl\u0131 bulacaks\u0131n ve sana hi\u00e7bir i\u015fte kar\u015f\u0131 gelmeyece\u011fim!\u201d dedi.<\/p>\n<p>70. (H\u0131z\u0131r:) \u201cO h\u00e2lde bana t\u00e2bi\u2018 olursan, art\u0131k (ben) sana ondan s\u00f6z a\u00e7\u0131ncaya kadar (yapt\u0131\u011f\u0131m) hi\u00e7bir \u015fey hakk\u0131nda bana soru sorma!\u201d dedi.<\/p>\n<p>71. Bunun \u00fczerine ikisi gittiler; nih\u00e2yet gemiye bindikleri zaman, (H\u0131z\u0131r) onu (o gemiyi tehlikeli olmayacak yerinden) deldi. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cOnu, i\u00e7inde bulunanlar\u0131 bo\u011fmak i\u00e7in mi deldin? Ger\u00e7ekten m\u00fcdhi\u015f bir \u015fey yapt\u0131n!\u201d dedi.<\/p>\n<p>72. (H\u0131z\u0131r:) \u201cDo\u011frusu sen, ber\u00e2berimde sabretmeye asl\u00e2 g\u00fc\u00e7 yetiremezsin, dememi\u015f miydim?\u201d dedi.<\/p>\n<p>73. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cUnuttu\u011fum \u015feyden dolay\u0131 beni mes\u2019\u00fbl tutma ve bu i\u015fimde (seninle ber\u00e2ber olmakta) bana bir g\u00fc\u00e7l\u00fck y\u00fckleme! (Beni ma\u2018zur g\u00f6r!)\u201d dedi.<\/p>\n<p>74. Yine (ber\u00e2berce) gittiler; nih\u00e2yet bir erkek \u00e7ocu\u011fa rastlad\u0131klar\u0131 zaman, (H\u0131z\u0131r) tuttu onu \u00f6ld\u00fcr\u00fcverdi. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cBir cana kar\u015f\u0131l\u0131k olmaks\u0131z\u0131n ma\u2018sum bir cana m\u0131 k\u0131yd\u0131n? Ger\u00e7ekten \u00e7ok \u00e7irkin bir \u015fey yapt\u0131n!\u201d dedi.<\/p>\n<p>75. (H\u0131z\u0131r:) \u201c(Ben) sana: \u2018Do\u011frusu sen, ber\u00e2berimde sabretmeye asl\u00e2 g\u00fc\u00e7 yetiremezsin!\u2019 dememi\u015f miydim?\u201d dedi.<\/p>\n<p>76. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cE\u011fer bundan sonra sana bir \u015feyden sorarsam, art\u0131k beni arkada\u015fl\u0131\u011fa kab\u00fbl etme; ger\u00e7ekten benim taraf\u0131mdan (ma\u2018zur say\u0131labilece\u011fin) bir \u00f6zre ula\u015ft\u0131n\u201d dedi.<\/p>\n<p>77. Yine (ber\u00e2berce) gittiler; nih\u00e2yet bir \u015fehir ah\u00e2l\u00eesine (Antakya\u2019ya) vard\u0131klar\u0131nda, oran\u0131n halk\u0131ndan yiyecek istediler; fakat (onlar) bu ikisini mis\u00e2fir etmekten ka\u00e7\u0131nd\u0131lar. Derken orada (sanki) y\u0131k\u0131lmak isteyen bir duvar buldular; (H\u0131z\u0131r) hemen onu do\u011frulttu. (M\u00fbs\u00e2:) \u201c\u0130steseydin buna kar\u015f\u0131 elbette bir \u00fccret al\u0131rd\u0131n\u201d dedi.<\/p>\n<p>78. (H\u0131z\u0131r) \u015f\u00f6yle dedi: \u201c\u0130\u015fte bu (soruyu sorman) benimle senin aram\u0131z\u0131n ayr\u0131lmas\u0131d\u0131r. (\u015eimdi) kendisine sabretmeye dayanamad\u0131\u011f\u0131n \u015feylerin i\u00e7y\u00fcz\u00fcn\u00fc sana haber verece\u011fim.\u201d<\/p>\n<p>79. \u201cO gemi var ya, i\u015fte (o,) denizde \u00e7al\u0131\u015fan yoksul kimselere \u00e2id idi; bu y\u00fczden onu kusurlu k\u0131lmak istedim; \u00e7\u00fcnki onlar\u0131n ilerisinde bir h\u00fck\u00fcmdar vard\u0131; her (sa\u011flam) gemiyi zorla al\u0131yordu.\u201d<\/p>\n<p>80. \u201cVe o \u00e7ocu\u011fa gelince (o b\u00fclu\u011f \u00e7a\u011f\u0131na ula\u015fm\u0131\u015f bir isyank\u00e2r idi); h\u00e2lbuki ana-babas\u0131 m\u00fc\u2019min kimselerdi; onlar\u0131 da azg\u0131nl\u0131\u011fa ve k\u00fcfre b\u00fcr\u00fcmesinden (s\u00fcr\u00fcklemesinden) korktuk.\u201d<\/p>\n<p>81. \u201cB\u00f6ylece Rablerinin kendilerine, (g\u00fcnahlardan) temiz olma cihetiyle ondan hay\u0131rl\u0131s\u0131n\u0131 ve (onlara) merhamet\u00e7e daha yak\u0131n\u0131n\u0131 (o \u00e7ocu\u011fa) bedel olarak vermesini istedik!\u201d<\/p>\n<p>82. \u201cO duvar ise, i\u015fte o \u015fehirde bulunan iki yetim erkek \u00e7ocu\u011fa \u00e2id idi; ve onun (o duvar\u0131n) alt\u0131nda, kendilerine \u00e2id bir haz\u00eene vard\u0131; babalar\u0131 da s\u00e2lih bir kimseydi. B\u00f6ylece Rabbin, onlar\u0131n (o iki \u00e7ocu\u011fun) g\u00fc\u00e7lerinin kem\u00e2le ermesini ve Rabbinden bir rahmet olarak (o ya\u015fa geldiklerinde) kendi haz\u00eenelerini \u00e7\u0131karmalar\u0131n\u0131 diledi! (Ben) bunu kendili\u011fimden de yapmad\u0131m! (Rabbim bana emir buyurdu!) \u0130\u015fte kendisine sabretmeye dayanamad\u0131\u011f\u0131n \u015feylerin i\u00e7 y\u00fcz\u00fc budur!\u201d<br \/>\n \u201cHer\u015feyde, hatt\u00e2 en \u00e7irkin g\u00f6r\u00fcnen \u015feylerde, hak\u012bk\u012b bir h\u00fcs\u00fcn (g\u00fczellik) ciheti vard\u0131r. Evet k\u00e2in\u00e2ttaki her\u015fey, her h\u00e2dise ya bizzat g\u00fczeldir, ona h\u00fcsn-i bizzat denilir. Veya net\u00eeceleri cihetiyle (y\u00f6n\u00fcyle) g\u00fczeldir ki, ona h\u00fcsn-i bilgayr denilir. Bir k\u0131s\u0131m h\u00e2diseler var ki, z\u00e2hiri (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte) \u00e7irkin, m\u00fc\u015fevve\u015ftir (kar\u0131\u015f\u0131kt\u0131r). Fakat o z\u00e2hiri perde alt\u0131nda g\u0101yet parlak g\u00fczellikler ve intizamlar var.\u201d (S\u00f6zler, 18. S\u00f6z, 88)<\/p>\n<p>83. (Ey Hab\u00eebim!) Sana Z\u00fclkarneyn\u2019den de soruyorlar. De ki: \u201cSize ondan bir h\u00e2t\u0131ra okuyaca\u011f\u0131m (anlataca\u011f\u0131m).\u201d<br \/>\n \u201cEhl-i tahk\u012bkin (hak\u012bkati ara\u015ft\u0131ran \u00e2limlerin) bey\u00e2n\u0131na g\u00f6re, hem \u2018Z\u00fclkarneyn\u2019 \u00fcnv\u00e2n\u0131n\u0131n i\u015f\u00e2retiyle, Yemen p\u00e2di\u015fahlar\u0131n\u0131n \u2018Z\u00fclyezen\u2019 gibi \u2018z\u00fc\u2019 kelimesiyle ba\u015flayan isimleri bulundu\u011fundan bu Z\u00fclkarneyn, \u0130skender-i R\u00fbm\u00ee de\u011fildir. Belki Yemen p\u00e2di\u015fahlar\u0131ndan birisidir ki, Hz. \u0130br\u00e2h\u00eem Aleyhissel\u00e2m&#8217;\u0131n zam\u00e2n\u0131nda bulunmu\u015f ve Hz. H\u0131z\u0131r (as)\u2019dan ders alm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130skender-i R\u00fbm\u00ee ise M\u00eelad\u2019dan takr\u00eeben (yakla\u015f\u0131k) \u00fc\u00e7 y\u00fcz sene evvel gelmi\u015f, Aristo\u2019dan ders alm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00e2r\u00eeh-i be\u015fer\u00ee (insanl\u0131k t\u00e2r\u00eehi) muntazam s\u00fbrette \u00fc\u00e7 bin seneye kadar gidiyor.\u201d (Lem\u2018alar, 16. Lem\u2018a, 110) <\/p>\n<p>84. \u015e\u00fcbhesiz ki biz, ona (Z\u00fclkarneyn\u2019e) yery\u00fcz\u00fcnde imk\u00e2n verdik ve kendisine (istedi\u011fi) her\u015feyden bir sebeb (ula\u015fmas\u0131 i\u00e7in bir yol) verdik.<\/p>\n<p>85. B\u00f6ylece (o da) bir sebeb (bat\u0131ya do\u011fru, bir yol) ta\u2018k\u012bb etti.<\/p>\n<p>86. Nih\u00e2yet g\u00fcne\u015fin batt\u0131\u011f\u0131 yere (bat\u0131 cihetindeki memleketlere) var\u0131nca, onu (o g\u00fcne\u015fi) bal\u00e7\u0131kl\u0131 bir suda bat\u0131yor (gibi) buldu.<br \/>\n\u201c\u00c2y\u00e2t-\u0131 Kur\u2019\u00e2niye (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n \u00e2yetleri), \u00fcsl\u00fbb-\u0131 Arabiye (Arabca\u2019n\u0131n if\u00e2de tarz\u0131) \u00fczerine ve z\u00e2hir nazara (d\u0131\u015ftan bakanlara) g\u00f6re um\u00fbmun (herkesin) anlayaca\u011f\u0131 bir tarzda if\u00e2de etti\u011fi i\u00e7in, \u00e7ok def\u2018a te\u015fbih ve temsil s\u00fbretinde (benzetme ve mis\u00e2l verme yoluyla) bey\u00e2n ediyor. \u0130\u015fte \u062a\u064e\u063a\u0652\u0631\u0650\u0628\u064f \u0641\u0650\u064a \u0639\u064e\u064a\u0652\u0646\u064d \u062d\u064e\u0645\u0650\u0626\u064e\u0629\u064d* [Bal\u00e7\u0131kl\u0131 bir suda bat\u0131yor] g\u00fcne\u015fin, har\u00e2retli, \u00e7amurlu bir \u00e7e\u015fme gibi g\u00f6r\u00fcnen Bahr-i Muh\u00eet-i Garb\u00ee\u2019nin (Atlas Okyanusu\u2019nun) s\u00e2hilinde veya volkanl\u0131, alevli, dumanl\u0131 da\u011f\u0131n g\u00f6z\u00fcnde gur\u00fbb etti\u011fini (batt\u0131\u011f\u0131n\u0131) Z\u00fclkarneyn g\u00f6rm\u00fc\u015f. Yani: Z\u00e2hir nazarda Bahr-i Muh\u00eet-i Garb\u00ee\u2019nin sev\u00e2hilinde (s\u00e2hillerinde), yaz\u0131n \u015fiddet-i har\u00e2retiyle etr\u00e2f\u0131ndaki batakl\u0131k har\u00e2retlenip, tebahhur etti\u011fi (buharla\u015ft\u0131\u011f\u0131) bir zamanda, o buhar arkas\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir \u00e7e\u015fme havzas\u0131 s\u00fbretinde uzaktan Z\u00fclkarneyn\u2019e g\u00f6r\u00fcnen Bahr-i Muh\u00eet\u2019in bir k\u0131sm\u0131nda g\u00fcne\u015fin z\u00e2hir\u00ee gur\u00fbbunu g\u00f6rm\u00fc\u015f. Veya volkanl\u0131, ta\u015f\u0131 ve topra\u011f\u0131 ve ma\u2018den sular\u0131n\u0131 kar\u0131\u015ft\u0131rarak f\u0131\u015fk\u0131ran bir da\u011f\u0131n ba\u015f\u0131ndaki yeni a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f ate\u015fli g\u00f6z\u00fcnde, sem\u00e2v\u00e2t\u0131n g\u00f6z\u00fc olan g\u00fcne\u015fin gizlendi\u011fini g\u00f6rm\u00fc\u015f.\u201d (Lem\u2018alar, 16. Lem\u2018a, 108)<\/p>\n<p>87. (Z\u00fclkarneyn o kavme) dedi ki: \u201cKim zulmederse, i\u015fte onu cez\u00e2land\u0131raca\u011f\u0131z; sonra (o,) Rabbine d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr de (Rabbi) onu \u015fiddetli bir az\u00e2b ile cez\u00e2land\u0131r\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>88. \u201cFakat kim \u00eem\u00e2n edip s\u00e2lih amel i\u015flerse, i\u015fte onun i\u00e7in en g\u00fczel kar\u015f\u0131l\u0131k (Cennet) vard\u0131r. Ona emrimizden bir kolayl\u0131k da s\u00f6yleyece\u011fiz\u201d (dedi).<\/p>\n<p>89. Sonra (ba\u015fka) bir sebeb (do\u011fuya do\u011fru, bir yol) ta\u2018k\u012bb etti.<\/p>\n<p>90. Nih\u00e2yet g\u00fcne\u015fin do\u011fdu\u011fu yere (do\u011fu cihetindeki memleketlere) var\u0131nca, onu \u00f6yle bir kavim \u00fczerine do\u011fuyor buldu ki, onun (o g\u00fcne\u015f \u0131\u015f\u0131klar\u0131n\u0131n) alt\u0131nda kendileri(ni korumak) i\u00e7in bir siper (da\u011flar ve a\u011fa\u00e7lar) yapmam\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>91. \u0130\u015fte (Z\u00fclkarneyn\u2019in i\u015fi) b\u00f6yledir! Ve onun yan\u0131nda olan \u015feyleri, ger\u00e7ekten (hepsinden) haberd\u00e2r olarak ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131k.<\/p>\n<p>92. Sonra bir sebeb (bir yol daha) tuttu.<\/p>\n<p>93. Nih\u00e2yet iki da\u011f aras\u0131na var\u0131nca, bunlar\u0131n \u00f6n\u00fcnde \u00f6yle bir kavim buldu ki, (lisan ve anlay\u0131\u015f cihetiyle) hemen hemen s\u00f6z anlamayacak bir h\u00e2lde idiler.<\/p>\n<p>94. Dediler ki: \u201cEy Z\u00fclkarneyn! Do\u011frusu Ye\u2019c\u00fcc ve Me\u2019c\u00fcc bu memlekette fesad \u00e7\u0131karan kimselerdir. Bu y\u00fczden bizimle onlar\u0131n aras\u0131na bir sed yapman i\u00e7in sana bir vergi (bir \u00fccret) verelim mi?\u201d<br \/>\n Ye\u2019c\u00fcc, Me\u2019c\u00fcc ve sedd-i Z\u00fclkarneyn i\u00e7in bak\u0131n\u0131z; (Lem\u2018alar, 16. Lem\u2018a, 109-110; \u015eu\u00e2\u2018lar, 5. \u015eu\u00e2\u2018, 81; S\u00f6zler, 24. S\u00f6z, 133) <\/p>\n<p>95. (Z\u00fclkarneyn:) \u201cRabbimin beni i\u00e7inde bulundurdu\u011fu imk\u00e2nlar, (sizin verece\u011finizden) hay\u0131rl\u0131d\u0131r; \u015fimdi bana bir kuvvetle (g\u00fcc\u00fcn\u00fczle) yard\u0131m edin de sizinle onlar\u0131n aras\u0131na a\u015f\u0131lmaz bir sed yapay\u0131m.\u201d<\/p>\n<p>96. \u201cBana demir k\u00fctleleri getirin!\u201d (dedi). \u0130ki da\u011f aras\u0131 (bunlarla dolup) ayn\u0131 seviyeye geldi\u011fi zaman: \u201cK\u00f6r\u00fckleyin!\u201d dedi. Nih\u00e2yet onu (o demir k\u00fctlelerini) kor h\u00e2line getirince: \u201cGetirin bana, \u00fczerine erimi\u015f bak\u0131r d\u00f6keyim!\u201d dedi.<\/p>\n<p>97. Art\u0131k (Ye\u2019c\u00fcc ve Me\u2019c\u00fcc) onu ne a\u015fmaya g\u00fc\u00e7 yetirebildiler! Ne de onu delmeye t\u00e2katleri yetti! <\/p>\n<p>98. (Z\u00fclkarneyn:) \u201cBu (sed) Rabbimden bir rahmettir. Fakat Rabbimin ta\u2018y\u00een etti\u011fi zaman (k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc) gelince onu yerle bir eder. Rabbimin va\u2018di ise hakt\u0131r\u201d dedi.<\/p>\n<p>99. (Ye\u2019c\u00fcc ve Me\u2019c\u00fcc\u2019\u00fcn ortaya \u00e7\u0131kacaklar\u0131) o g\u00fcn (o \u00e2hir zaman fitnesinde) onlar\u0131 birbiri i\u00e7inde dalgalan\u0131r bir h\u00e2lde b\u0131rakm\u0131\u015f\u0131zd\u0131r; nih\u00e2yet (m\u00fchletleri bitti\u011finde) s\u00fbra \u00fcf\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f, b\u00f6ylece onlar\u0131 hep ber\u00e2ber (mah\u015ferde) bir araya getirmi\u015fizdir.<br \/>\n \u201cKur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem, m\u00fcn\u00e2seb\u00e2t-\u0131 kel\u00e2miye (bir s\u00f6z\u00fcn ba\u015fka \u015feylerle irtib\u00e2t\u0131) cihetinde bir h\u00e2diseden uzak bir h\u00e2diseye intik\u0101l eder (ge\u00e7er). Bu m\u00fcn\u00e2sebeti d\u00fc\u015f\u00fcnmeyen zanneder ki, iki h\u00e2disenin zamanlar\u0131 birbirine yak\u0131nd\u0131r. \u0130\u015fte seddin har\u00e2biyetini (y\u0131k\u0131lmas\u0131n\u0131) ve k\u0131y\u00e2metin kopmas\u0131n\u0131 Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n haber vermesi, kurbiyet-i zaman (vaktin yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131) cihetiyle de\u011fildir. Belki m\u00fcn\u00e2seb\u00e2t-\u0131 kel\u00e2miye cihetinde iki n\u00fckte i\u00e7indir: Yani bu sed nas\u0131l har\u00e2b olacak, \u00f6yle de d\u00fcnya har\u00e2b olacakt\u0131r. Hem nas\u0131l ki f\u0131tr\u00ee ve \u0130l\u00e2h\u00ee sedler olan da\u011flar met\u00eendir (\u00e7ok sa\u011flamd\u0131r), ancak k\u0131y\u00e2metin kopmas\u0131yla har\u00e2b olurlar; \u00f6yle de bu sed dahi da\u011f gibi met\u00eendir, ancak d\u00fcnyan\u0131n har\u00e2b olmas\u0131yla h\u00e2k ile yeks\u00e2n (yerle bir) olur (demektir).\u201d (Lem\u2018alar, 16. Lem\u2018a, 111) <\/p>\n<p>100. Ve o g\u00fcn Cehennemi k\u00e2firlere a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6stermi\u015fizdir.<\/p>\n<p>101. Onlar ki, beni anmaktan (ve \u00e2yetlerimi g\u00f6rmekten) g\u00f6zleri bir perde i\u00e7inde idi ve (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) dinlemeye tahamm\u00fcl edemiyorlard\u0131.<\/p>\n<p>102. O ink\u00e2r edenler, beni b\u0131rak\u0131p da kullar\u0131m\u0131 (kendilerine) dostlar edineceklerini mi sand\u0131(lar)? \u015e\u00fcbhesiz ki biz, Cehennemi k\u00e2firler i\u00e7in (onlara m\u00fcn\u00e2sib) bir a\u011f\u0131rlama yeri olarak haz\u0131rlad\u0131k!<\/p>\n<p>103. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) De ki: \u201cSize amelce en \u00e7ok zarara u\u011frayanlar\u0131 bildirelim mi?\u201d<\/p>\n<p>104. Onlar d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131ndaki \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131 bo\u015fa giden, fakat ger\u00e7ekten kendilerini g\u00fczel bir i\u015f yap\u0131yor sananlard\u0131r.<\/p>\n<p>105. \u0130\u015fte onlar Rablerinin \u00e2yetlerini ve O\u2019na kavu\u015fmay\u0131 ink\u00e2r edenlerdir. Bu y\u00fczden amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir. Art\u0131k k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc onlar(\u0131n amelleri) i\u00e7in hi\u00e7bir tart\u0131 tutmayaca\u011f\u0131z (o amellerine k\u0131ymet vermeyece\u011fiz)!<\/p>\n<p>106. \u0130\u015fte, ink\u00e2r ettikleri ve \u00e2yetlerimi ve peygamberlerimi alaya ald\u0131klar\u0131 i\u00e7in onlar\u0131n cez\u00e2s\u0131 Cehennemdir.<\/p>\n<p>107. \u015e\u00fcbhesiz ki \u00eem\u00e2n edip s\u00e2lih ameller i\u015fleyenlere gelince, onlar i\u00e7in bir a\u011f\u0131rlama yeri olarak Firdevs Cennetleri vard\u0131r.<\/p>\n<p>108. Orada ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131d\u0131rlar; oradan hi\u00e7 ayr\u0131lmak istemezler.<\/p>\n<p>109. De ki: \u201cRabbimin (ilim ve hikmetinin) kelimeleri(ni yazmak) i\u00e7in deniz(ler) m\u00fcrekkeb olsayd\u0131 ve yard\u0131mc\u0131 olarak bir o kadar\u0131n\u0131 daha getirmi\u015f olsayd\u0131k, Rabbimin s\u00f6zleri t\u00fckenmeden elbette o deniz(ler) t\u00fckenir(di)!\u201d<br \/>\n \u201cKel\u00e2m-\u0131 ezel\u00ee (Allah\u2019\u0131n ezel\u00ee kel\u00e2m\u0131) ilim, kudret gibi bir s\u0131fat-\u0131 \u0130l\u00e2h\u00ee oldu\u011fu cihetle gayr-i m\u00fcten\u00e2h\u00eedir (sonsuzdur). Nih\u00e2yetsiz olan bir \u015feye denizler m\u00fcrekkeb olsalar elbette bitiremezler.\u201d (Lem\u2018alar, 28. Lem\u2018a, 293)<br \/>\nAyr\u0131ca bu \u00e2yetin de\u011fi\u015fik \u00eezahlar\u0131 i\u00e7in bak\u0131n\u0131z; (Lem\u2018alar, 28. Lem\u2018a, 293-295)<\/p>\n<p>110. De ki: \u201cBen de ancak, sizin gibi bir insan\u0131m; (\u015fu var ki) bana, \u0130l\u00e2h\u0131n\u0131z\u0131n ancak tek bir \u0130l\u00e2h oldu\u011fu vahyediliyor. Art\u0131k kim Rabbine kavu\u015fmay\u0131 umuyorsa, o h\u00e2lde s\u00e2lih amel i\u015flesin ve Rabbine kulluk etmekte (riy\u00e2k\u00e2rl\u0131\u011fa girerek) hi\u00e7bir kimseyi ortak ko\u015fmas\u0131n!\u201d<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla 1. Hamd o Allah\u2019a mahsustur ki, kuluna Kit\u00e2b\u2019\u0131 (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) indirdi ve onda (l\u00e2fz\u0131nda ve ma\u2018n\u00e2s\u0131nda) hi\u00e7bir e\u011frilik (ihtil\u00e2f) bulundurmad\u0131. \u201c(Kur\u2019\u00e2n,) hay\u00e2t-\u0131 \u015fahsiye ve ictim\u00e2iye-i be\u015feriyenin (insanlar\u0131n \u015fahs\u00ee ve cem\u2018iyet hayatlar\u0131n\u0131n) b\u00fct\u00fcn n\u00e2fi\u2018 (faydal\u0131) d\u00fcsturlar\u0131n\u0131 ve hikmet-i \u00e2liye-i k\u00e2in\u00e2t\u0131n (k\u00e2in\u00e2t\u0131n y\u00fcksek hikmetlerinin) b\u00fct\u00fcn n\u00fbr\u00e2n\u00ee (n\u00fbrlu) k\u0101nunlar\u0131n\u0131 cem\u2018 etmekle (toplamakla) ber\u00e2ber, &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":9622,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1729],"tags":[1844,1732,1733,1734,1257,301,302,1761,1583,1735,1719,1737,11,1762,1739,1697,1582,1738,12,1736],"class_list":["post-2960","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hayrat-meali","tag-18-kehf-suresi","tag-hayrat","tag-hayrat-meali-2","tag-hayrat-meali-oku","tag-islami-davet-kuran","tag-kehf","tag-kehf-suresi","tag-kurani-kerim","tag-kuran","tag-kuran-meali","tag-kuran-oku-2","tag-kuran-turkce-meali","tag-meal","tag-mealler","tag-risale-i-nur","tag-sureler","tag-tefsir","tag-tevafuklu-kuran","tag-turkce-meal","tag-turkce-meali"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2960","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2960"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2960\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9622"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2960"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2960"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2960"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}