{"id":2976,"date":"2014-07-15T21:43:27","date_gmt":"2014-07-15T18:43:27","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2976"},"modified":"2014-07-15T21:43:27","modified_gmt":"2014-07-15T18:43:27","slug":"12-yusuf-suresi-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/12-yusuf-suresi-2\/","title":{"rendered":"12-Yusuf Suresi Hayrat Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131 Meali"},"content":{"rendered":"<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla<\/strong><\/p>\n<p>1. Elif, L\u00e2m, R\u00e2.<br \/>\n Bak\u0131n\u0131z; (Bakara S\u00fbresi, sah\u00eefe 1, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>2. \u015e\u00fcbhesiz ki biz onu, anlayas\u0131n\u0131z diye, Arabca bir Kur\u2019\u00e2n olarak indirdik.<\/p>\n<p>3. Biz, bu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 sana vahyetmekle, sana k\u0131ssalar\u0131n en g\u00fczelini anlat\u0131yoruz. Elbette (sen) ondan \u00f6nce (bunlardan) habersiz olanlardan idin.<\/p>\n<p>4. Bir zaman Y\u00fbsuf babas\u0131na: \u201cEy Babac\u0131\u011f\u0131m! Do\u011frusu ben (r\u00fcy\u00e2mda) on bir y\u0131ld\u0131zla g\u00fcne\u015fi ve ay\u0131 g\u00f6rd\u00fcm; (hem) g\u00f6rd\u00fcm ki onlar bana secde eden kimselerdir\u201d demi\u015fti.<\/p>\n<p>5. (Babas\u0131 Ya\u2018k\u016bb ise) dedi ki: \u201cEy o\u011fulcu\u011fum! R\u00fcy\u00e2n\u0131 karde\u015flerine anlatma! Sonra sana (hased ederler ve) bir h\u00eele olarak tuzak kurarlar. \u00c7\u00fcnki \u015feytan, insan i\u00e7in apa\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015fmand\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>6. \u201cB\u00f6ylece Rabbin seni se\u00e7ecek; sana r\u00fcy\u00e2lar\u0131n ta\u2018b\u00eerini \u00f6\u011fretecek ve daha \u00f6nce atalar\u0131n \u0130br\u00e2h\u00eem ve \u0130sh\u00e2k\u2019a tamamlad\u0131\u011f\u0131 gibi, sana ve Ya\u2018k\u016bb \u00e2ilesine de ni\u2018metini tamamlayacakt\u0131r. \u015e\u00fcbhesiz ki Rabbin, Al\u00eem (hakk\u0131yla bilen)dir, Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan)d\u0131r.\u201d<br \/>\n \u201cBazen Kur\u2019\u00e2n, Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n fiillerini tafs\u00eel ediyor (a\u00e7\u0131kl\u0131yor). Sonra bir fezleke (net\u00eece c\u00fcmlesi) ile icm\u00e2l (h\u00fcl\u00e2s\u00e2) eder. Tafs\u00eeliyle kan\u00e2at verir, icm\u00e2l ile h\u0131fzettirir (ezberlettirir), ba\u011flar.<br \/>\nMesel\u00e2: (&#8230;) (Bak\u0131n\u0131z; \u00e2yet, 6) \u0130\u015fte Hazret-i Y\u00fbsuf ve ecd\u00e2d\u0131na edilen ni\u2018metleri \u015fu \u00e2yetle i\u015f\u00e2ret eder. Der ki: \u2018Sizi b\u00fct\u00fcn insanlar i\u00e7inde mak\u0101m-\u0131 n\u00fcb\u00fcvvetle serfir\u00e2z (peygamberlik mak\u0101m\u0131yla ba\u015fkalar\u0131ndan \u00fcst\u00fcn k\u0131larak), b\u00fct\u00fcn silsile-i enbiy\u00e2y\u0131 (peygamberler silsilesini), silsilenize (neslinize) rabt edip (ba\u011flay\u0131p), silsilenizi nev\u2018-i be\u015fer (insanl\u0131k) i\u00e7inde b\u00fct\u00fcn silsilenin serd\u00e2r\u0131 (kumandan\u0131), h\u00e2ned\u00e2n\u0131n\u0131z\u0131 ul\u00fbm-\u0131 \u0130l\u00e2hiye ve hikmet-i Rabb\u00e2niyeye (\u0130l\u00e2h\u00ee ilim ve hikmetlere) bir h\u00fccre-i ta\u2018lim ve hid\u00e2yet (ilim ve hid\u00e2yet mektebi) s\u00fbretinde getirip, o ilim ve hikmetle d\u00fcnyan\u0131n sa\u00e2detk\u00e2r\u00e2ne (sa\u00e2detli) saltanat\u0131n\u0131, \u00e2hiretin sa\u00e2det-i ebediyesiyle sizde birle\u015ftirmek, seni ilim ve hikmet ile M\u0131s\u0131r\u2019a hem aziz bir reis, hem \u00e2l\u00ee bir neb\u00ee (y\u00fcce bir peygamber), hem hak\u00eem bir m\u00fcr\u015fid (yol g\u00f6sterici) etmek\u2019 olan ni\u2018met-i \u0130l\u00e2hiyeyi zikir ve ta\u2018d\u00e2d edip (say\u0131p); ilim ve hikmet ile onu, \u00e2b\u00e2 \u00fc ecd\u00e2d\u0131n\u0131 (babalar\u0131n\u0131 ve atalar\u0131n\u0131) m\u00fcmt\u00e2z etti\u011fini (\u015fe\u00e7kin k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131) zikrediyor. Sonra: \u2018Senin Rabbin Al\u00eem ve Hak\u00eem\u2019dir\u2019 der. O\u2019nun rub\u00fbbiyeti ve hikmeti iktiz\u00e2 eder (gerektirir) ki, seni ve \u00e2b\u00e2 \u00fc ecd\u00e2d\u0131n\u0131 Al\u00eem, Hak\u00eem ismine mazhar etsin. \u0130\u015fte o mufassal (say\u0131lan) ni\u2018metleri, \u015fu fezleke ile icm\u00e2l eder.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 46)<\/p>\n<p>7. And olsun ki Y\u00fbsuf ve karde\u015flerin(in k\u0131ssas\u0131n)da, soranlar i\u00e7in (\u00e7ok b\u00fcy\u00fck) ibretler vard\u0131r.<\/p>\n<p>8. O zaman (karde\u015fleri) demi\u015flerdi ki: \u201cGer\u00e7ekten Y\u00fbsuf ve (\u00f6z) karde\u015fi (B\u00fcny\u00e2min),<br \/>\n B\u00fcny\u00e2min, Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n \u00f6z karde\u015fi, di\u011ferleri ise ba\u015fka bir anadan olma \u00fcvey karde\u015fleriydi. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 241)<\/p>\n<p>9. (\u0130\u00e7lerinden biri dedi ki:) \u201cY\u00fbsuf\u2019u \u00f6ld\u00fcr\u00fcn veya onu bir yere b\u0131rak\u0131n ki, baban\u0131z\u0131n tevecc\u00fch\u00fc yaln\u0131z size kals\u0131n; ondan sonra (tevbe eder) de s\u00e2lih kimseler toplulu\u011fu olursunuz.\u201d<\/p>\n<p>10. \u0130\u00e7lerinden s\u00f6z s\u00e2hibi olan biri (Yeh\u00fbda ise): \u201cY\u00fbsuf\u2019u \u00f6ld\u00fcrmeyin; onu kuyunun dibine b\u0131rak\u0131n da, ge\u00e7en k\u0101filenin biri onu (bulup) als\u0131n; e\u011fer (ger\u00e7ekten ona bir \u015fey) yapacak kimseler iseniz (b\u00e2ri b\u00f6yle yap\u0131n!)\u201d dedi.<\/p>\n<p>11. Dediler ki: \u201cEy babam\u0131z! Sana ne oldu ki Y\u00fbsuf hakk\u0131nda bize g\u00fcvenmiyorsun? H\u00e2lbuki do\u011frusu biz, elbette onun iyili\u011fini isteyenleriz.\u201d<\/p>\n<p>12. \u201cYar\u0131n onu bizimle ber\u00e2ber g\u00f6nder; bol bol yesin (i\u00e7sin), oynas\u0131n! \u015e\u00fcbhe yok ki biz, onu ger\u00e7ekten muh\u00e2faza edicileriz.\u201d<\/p>\n<p>13. (Ya\u2018k\u016bb) dedi ki: \u201cOnu g\u00f6t\u00fcrmeniz beni hak\u012bkaten \u00fczer; \u00e7\u00fcnki siz ondan habersiz kimseler iken, onu kurdun yemesinden korkar\u0131m!\u201d<\/p>\n<p>14. (Onlar:) \u201cYem\u00een olsun ki, biz birbirine ba\u011fl\u0131 bir cem\u00e2at oldu\u011fumuz h\u00e2lde e\u011fer onu kurt yerse, o takdirde \u015f\u00fcbhesiz ki biz elbette h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlar oluruz\u201d dediler.<\/p>\n<p>15. Nih\u00e2yet (karde\u015fleri) onu g\u00f6t\u00fcr\u00fcp, kendisini kuyunun dibine b\u0131rakmaya hep ber\u00e2ber karar verdiklerinde (ona eziyet ettiler de biz) ona: \u201c\u015e\u00e2n\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in, bu i\u015flerini onlar hi\u00e7 fark\u0131nda olmad\u0131klar\u0131 bir s\u0131rada kendilerine haber vereceksin!\u201d diye vahyettik.<\/p>\n<p>16. Derken yats\u0131 vakti a\u011flayarak babalar\u0131na geldiler.<\/p>\n<p>17. Dediler ki: \u201cEy babam\u0131z! Do\u011frusu biz gittik, yar\u0131\u015f ediyorduk; Y\u00fbsuf\u2019u da e\u015fy\u00e2m\u0131z\u0131n yan\u0131nda b\u0131rakm\u0131\u015ft\u0131k (bir de bakt\u0131k) ki onu kurt yemi\u015f! \u015eimdi (biz), ne kadar do\u011fru s\u00f6yleyen kimseler olsak da, sen bize inan\u0131c\u0131 de\u011filsin!\u201d<\/p>\n<p>18. Ve (Y\u00fbsuf\u2019un) g\u00f6mle\u011finin \u00fczerinde yalan bir kan getirdiler. (Y\u00fbsuf\u2019un hayatta oldu\u011funu peygamberlik fer\u00e2setiyle anlayan Ya\u2018k\u016bb) dedi ki: \u201cHay\u0131r, nefisleriniz sizi (aldat\u0131p, k\u00f6t\u00fc) bir i\u015fe s\u00fcr\u00fcklemi\u015f. Art\u0131k (bana d\u00fc\u015fen) g\u00fczel bir sab\u0131r(d\u0131r). \u00c7\u00fcnki sizin bu anlatt\u0131klar\u0131n\u0131za kar\u015f\u0131 kendisinden yard\u0131m istenecek olan, ancak Allah\u2019d\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>19. Derken (M\u0131s\u0131r\u2019a giden) bir k\u0101file gelip sucular\u0131n\u0131 (kuyuya) g\u00f6nderdiler (o) da kovas\u0131n\u0131 sald\u0131. (A\u015fa\u011f\u0131daki Y\u00fbsuf\u2019u g\u00f6rd\u00fc ve:) \u201cHey, m\u00fcjde! Bu bir erkek \u00e7ocuk!\u201d dedi. Onu bir tic\u00e2ret mal\u0131 olarak saklad\u0131lar. H\u00e2lbuki Allah, onlar\u0131n ne yapacaklar\u0131n\u0131 hakk\u0131yla bilendir.<\/p>\n<p>20. Onu az bir fiyata, birka\u00e7 dirheme satt\u0131lar. Z\u00e2ten (onlar), onun hakk\u0131nda ra\u011fbetsiz (ona de\u011fer vermeyen) kimselerden idiler.<\/p>\n<p>21. Onu sat\u0131n alan M\u0131s\u0131r\u2019l\u0131 (vezir) ise, kar\u0131s\u0131na: \u201cOnun mak\u0101m\u0131n\u0131 \u015ferefli tut (ona iyi bak)! Olur ki bize faydas\u0131 dokunur veya onu evl\u00e2d ediniriz\u201d dedi.4 B\u00f6ylece Y\u00fbsuf\u2019u o yerde (M\u0131s\u0131r\u2019da) yerle\u015ftirdik (ki ad\u00e2letle h\u00fckmetsin), bir de ona r\u00fcy\u00e2lar\u0131n ta\u2018b\u00eerini \u00f6\u011fretelim (diye b\u00f6yle yapt\u0131k).<\/p>\n<p>\u0130bn-i Mes\u2018\u00fbd (ra) der ki: \u201c\u0130nsanlar\u0131n en fer\u00e2setlisi \u00fc\u00e7 ki\u015fidir: Birisi, esir pazar\u0131nda Hz. Y\u00fbsuf (as)\u2019\u0131n k\u0131ymetini bir bak\u0131\u015fta anlamakla Az\u00eez-i M\u0131s\u0131r; birisi, koyunlar\u0131n\u0131 bir kez sulamakla Hz. M\u00fbs\u00e2 (as)\u2019\u0131n kadrini fark eden ve \u2018Babac\u0131\u011f\u0131m! Onu \u00fccretle tut!\u2019 diyen ve ileride onunla evlenmesi kendisine nas\u00eeb olan Hz. \u015euayb (as)\u2019\u0131n k\u0131z\u0131; di\u011feri de Hz. \u00d6mer (ra)\u2019\u0131 kendi yerine hal\u00eefe b\u0131rakmakla Hz. Eb\u00fb Bekir (ra)\u201dd\u0131r. (R\u00e2z\u00ee, c. 9\/18, 112<br \/>\n\u201cS\u00fbre-i Y\u00fbsuf\u2019un m\u00fchim bir es\u00e2s\u0131, r\u00fcy\u00e2-y\u0131 Y\u00fbsufiye oldu\u011fu gibi,*\u0648\u064e\u062c\u064e\u0639\u064e\u0644\u0652\u0646\u0627\u064e \u0646\u064e\u0648\u0652\u0645\u064e\u0643\u064f\u0645\u0652 \u0633\u064f\u0628\u0627\u064e\u062a\u0627\u064b [Uykunuzu da bir dinlenme k\u0131ld\u0131k!] \u00e2yeti misill\u00fc (gibi) \u00e7ok \u00e2yetlerle, r\u00fcy\u00e2da ve nevmde (uykuda) perdeli olarak ehemmiyetli hak\u012bkatler var oldu\u011funu g\u00f6sterir. (&#8230;) Had\u00ees-i sahih ile, n\u00fcb\u00fcvvetin (peygamberli\u011fin) k\u0131rk c\u00fcz\u2019\u00fcnden bir c\u00fcz\u2019\u00fc nevmde r\u00fcy\u00e2-y\u0131 s\u00e2d\u0131ka (do\u011fru \u00e7\u0131kan r\u00fcy\u00e2) s\u00fbretinde tez\u00e2h\u00fcr etmi\u015f (g\u00f6r\u00fcnm\u00fc\u015f). Demek r\u00fcy\u00e2-y\u0131 s\u00e2d\u0131ka hem hakt\u0131r, hem n\u00fcb\u00fcvvetin vez\u00e2ifine (vaz\u00eefelerine) taalluku (al\u00e2kas\u0131) var. (&#8230;)<br \/>\nUyku nas\u0131l ki avam i\u00e7in r\u00fcy\u00e2-y\u0131 s\u00e2d\u0131ka cihetinde bir mertebe-i vel\u00e2yet (evliy\u00e2l\u0131k mertebesi) h\u00fckm\u00fcndedir; \u00f6yle de umum (herkes) i\u00e7in, g\u0101yet g\u00fczel ve muhte\u015fem bir sinema-i Rabb\u00e2niyenin seyrang\u00e2h\u0131d\u0131r (seyir yeridir). Fakat g\u00fczel ahl\u00e2kl\u0131, g\u00fczel d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. G\u00fczel d\u00fc\u015f\u00fcnen, g\u00fczel levhalar\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Fen\u00e2 ahl\u00e2kl\u0131 fen\u00e2 d\u00fc\u015f\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fcnden, fen\u00e2 levhalar\u0131 g\u00f6r\u00fcr. Hem herkes i\u00e7in, \u00e2lem-i \u015feh\u00e2det (g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bu \u00e2lem) i\u00e7inde, \u00e2lem-i gayba (g\u00f6remedi\u011fimiz \u00e2leme) bakan bir penceredir. Hem mukayyed (s\u0131n\u0131rl\u0131) ve f\u00e2n\u00ee insanlar i\u00e7in, s\u00e2ha-i \u0131tlak (serbest bir saha) bir meydan ve bir nevi\u2018 (bir \u00e7e\u015fit) bek\u0101ya mazhar ve m\u00e2z\u00ee ve m\u00fcstakbel (ge\u00e7mi\u015f ve gelecek ise) h\u00e2l (\u015fimdiki zaman) h\u00fckm\u00fcnde bir tem\u00e2\u015f\u00e2g\u00e2ht\u0131r (seyir yeridir).\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 28. Mekt\u00fbb, 195-197)<\/p>\n<p>22. Nih\u00e2yet (Y\u00fbsuf\u2019un) g\u00fcc\u00fc kem\u00e2le erince, (biz) ona hikmet ve ilim verdik. \u0130\u015fte iyilik edenleri b\u00f6yle m\u00fck\u00e2f\u00e2tland\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>23. Ve o evinde kald\u0131\u011f\u0131 (han\u0131m), onun nefsinden mur\u00e2d almak istedi de kap\u0131lar\u0131 iyice kilitledi ve: \u201cHaydi gel!\u201d dedi. (Y\u00fbsuf) dedi ki: \u201cAllah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131m! \u015e\u00fcbhesiz ki o (kocan), benim efendimdir; benim mevkiimi (hep) g\u00fczel tuttu. \u015eu muhakkak ki, z\u00e2limler kurtulu\u015fa ermezler.\u201d<\/p>\n<p>24. Buna ra\u011fmen ger\u00e7ekten (kad\u0131n) ona meyletmi\u015fti. Ve Rabbinin del\u00eelini g\u00f6rmeseydi, (o da) ona meyletmi\u015fti.<br \/>\n Burada zikredilen \u201cdelil\u201dden maksad: Bir kavle g\u00f6re Hazret-i Y\u00fbsuf (as)\u2019\u0131n Ken\u2018an\u2019da bulunan babas\u0131n\u0131n tims\u00e2lini g\u00f6rmesidir. (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 257)<br \/>\n\u00c2yet-i cel\u00eelede ge\u00e7en meyiller aras\u0131nda b\u00fcy\u00fck fark vard\u0131r. \u00c7\u00fcnki kad\u0131n, hislerini tatm\u00een i\u00e7in ona meylini fiiliy\u00e2ta d\u00f6kerek k\u00e2h te\u015fvik, k\u00e2h korkutma \u00e7\u00e2releriyle cidden te\u015febb\u00fcste bulunmu\u015ftu. Y\u00fbsuf (as) ise, b\u00f6yle bir h\u00e2lde iken dahi, hel\u00e2li hel\u00e2l, har\u00e2m\u0131 haram olarak g\u00f6rm\u00fc\u015f ve bir insan olarak yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n gere\u011fi olan meyline ra\u011fmen, onda tasarruf ederek hissiy\u00e2t\u0131na h\u00e2kim olmu\u015ftu. (Kurtub\u00ee, c. 5\/9, 166-167)<\/p>\n<p>25. Nih\u00e2yet (Y\u00fbsuf \u00f6nde, ikisi de) kap\u0131ya do\u011fru ko\u015fu\u015ftular; (kad\u0131n) onun g\u00f6mle\u011fini arkadan y\u0131rtt\u0131 ve (derken) kap\u0131n\u0131n yan\u0131nda (kad\u0131n\u0131n) beyi ile kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131lar. (Kad\u0131n hemen:) \u201cSenin \u00e2ilene k\u00f6t\u00fcl\u00fck etmek isteyenin cez\u00e2s\u0131, zindana at\u0131lmaktan veya elemli bir azabdan ba\u015fka ne olabilir?\u201d dedi.<\/p>\n<p>26. (Y\u00fbsuf:) \u201cO, (kendisi) benim nefsimden mur\u00e2d almak istedi\u201d dedi. Onun (o kad\u0131n\u0131n) akrab\u00e2s\u0131ndan bir \u015f\u00e2hid ise \u015f\u00f6yle \u015f\u00e2hidlik etti: \u201cE\u011fer onun (Y\u00fbsuf\u2019un) g\u00f6mle\u011fi \u00f6nden y\u0131rt\u0131lm\u0131\u015fsa, o h\u00e2lde (kad\u0131n) do\u011fru s\u00f6ylemi\u015ftir; o (Y\u00fbsuf) ise, yalan s\u00f6yleyenlerdendir.\u201d<\/p>\n<p>27. \u201cYok onun (Y\u00fbsuf\u2019un) g\u00f6mle\u011fi arkadan y\u0131rt\u0131lm\u0131\u015fsa, o h\u00e2lde (kad\u0131n) yalan s\u00f6ylemi\u015ftir; o (Y\u00fbsuf) ise do\u011fru s\u00f6yleyenlerdendir.\u201d<\/p>\n<p>28. Bunun \u00fczerine (onun beyi, Y\u00fbsuf\u2019un) g\u00f6mle\u011finin arkadan y\u0131rt\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu g\u00f6r\u00fcnce (kad\u0131na): \u201cDo\u011frusu bu sizin tuza\u011f\u0131n\u0131zdand\u0131r. Ger\u00e7ekten sizin tuza\u011f\u0131n\u0131z b\u00fcy\u00fckt\u00fcr!\u201d dedi.<\/p>\n<p>29. (Sonra \u015f\u00f6yle dedi:) \u201cY\u00fbsuf! (Sen) bundan vazge\u00e7 (bunu kimseye anlatma)! (Ey kad\u0131n! Sen de) g\u00fcn\u00e2h\u0131n i\u00e7in ma\u011ffiret dile! \u00c7\u00fcnki sen, g\u00fcnahk\u00e2rlardan oldun.\u201d<\/p>\n<p>30. \u015eehirdeki birtak\u0131m kad\u0131nlar ise dedi ki:<br \/>\n \u201c(\u00c2yet-i ker\u00eeme Arabca\u2019da kad\u0131n ve erkek fiilleri ayr\u0131 kal\u0131plarda olmas\u0131na ra\u011fmen) m\u00fcenneslerin (kad\u0131nlar\u0131n) cem\u00e2atine, iki katl\u0131 m\u00fcennes oldu\u011fu h\u00e2lde, m\u00fczekker (erkek) fiili olan \u0642\u0627\u064e\u0644\u064e [O erkek dedi] buyurmas\u0131; hem \u0642\u0627\u064e\u0644\u064e\u062a\u0650 \u0627\u0644\u0652\u0623\u064e\u0639\u0652\u0631\u064e\u0627\u0628\u0650 [Bedev\u00eeler dedi] buyurmakla, m\u00fczekkerlerin cem\u00e2atine m\u00fcennes fiili olan \u0642\u0627\u064e\u0644\u064e\u062a\u0652 [O kad\u0131n dedi] ta\u2018b\u00eeriyle, lat\u00eef\u00e2ne i\u015f\u00e2ret ediyor ki, zay\u0131f ve hal\u00eem ve yumu\u015fak kad\u0131nlar\u0131n cem\u2018iyeti (toplulu\u011fu) kuvvetle\u015fir, sertlik ve \u015fiddet kesb edip (kazan\u0131p), bir nevi\u2018 rac\u00fbliyet (erkeklik) kazan\u0131r. Onun i\u00e7in m\u00fczekker fiilini iktiz\u00e2 etti\u011finden (gerektirdi\u011finden) \u0648\u064e\u0642\u0627\u064e\u0644\u064e \u0646\u0650\u0633\u0652\u0648\u064e\u0629\u064c [(Erkeklere \u00e2id fiil yap\u0131s\u0131yla) ve kad\u0131nlar dedi] ta\u2018b\u00eeri, g\u0101yet g\u00fczel d\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Erkeklerin ise, hus\u00fbsan bedev\u00ee ve Arab olsalar, kuvvetlerine g\u00fcvendikleri i\u00e7in cem\u2018iyetleri zay\u0131f olup; hem ihtiyatk\u00e2rl\u0131k, hem yumu\u015fakl\u0131k vaziyetini ald\u0131\u011f\u0131ndan, bir nevi\u2018 kad\u0131nl\u0131k h\u00e2siyeti (hus\u00fbsiyeti) tak\u0131nd\u0131klar\u0131 i\u00e7in, m\u00fcennes fiilini iktiz\u00e2 etti\u011finden: \u0642\u0627\u064e\u0644\u064e\u062a\u0650 \u0627\u0644\u0652\u0623\u064e\u0639\u0652\u0631\u064e\u0627\u0628\u0650 buyurmakla, m\u00fcennes fiiliyle ta\u2018b\u00eeri tam yerinde olmu\u015ftur.\u201d (Lem\u2018alar, 20. Lem\u2018a, 161)<\/p>\n<p>31. Sonunda (o kad\u0131n) onlar\u0131n gizli dedikodular\u0131n\u0131 i\u015fitince, kendilerine (haber) g\u00f6nderdi ve onlar i\u00e7in yaslanacak bir yer (yast\u0131klar ve bir sofra) haz\u0131rlad\u0131; herbirine ise birer (keskin) b\u0131\u00e7ak verdi ve (meyveleri soymaya ba\u015flad\u0131klar\u0131nda, Y\u00fbsuf\u2019a): \u201cKar\u015f\u0131lar\u0131na \u00e7\u0131k!\u201d dedi. <\/p>\n<p>32. (O kad\u0131n) dedi ki: \u201c\u0130\u015fte, hakk\u0131nda beni k\u0131nad\u0131\u011f\u0131n\u0131z kimse budur! Yem\u00een olsun ki (ben) onun nefsinden mur\u00e2d almak istedim de o, iffetini muh\u00e2faza etti (ve beni reddetti). Yine yem\u00een olsun ki, e\u011fer ona emretti\u011fimi yapmazsa, mutlak\u0101 zindana at\u0131lacak ve mutlak\u0101 k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015fenlerden olacakt\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>33. (Y\u00fbsuf) dedi ki: \u201cRabbim! Zindan bana, bunlar\u0131n beni kendisine da\u2018vet ettikleri \u015feyden daha sevimlidir. E\u011fer onlar\u0131n tuzaklar\u0131n\u0131 benden def\u2018 etmezsen, onlara meyleder ve c\u00e2hillerden olurum.\u201d<br \/>\n\u0130bn-i Kes\u00eer, Y\u00fbsuf (as)\u2019\u0131n Z\u00fcleyh\u00e2\u2019dan ka\u00e7mas\u0131 hakk\u0131nda \u015f\u00f6yle demi\u015ftir: \u201cY\u00fbsuf (as), gen\u00e7, yak\u0131\u015f\u0131kl\u0131 ve olgun bir kimse oldu\u011fu, Z\u00fcleyh\u00e2 da hem M\u0131s\u0131r az\u00eezinin e\u015fi ve kendisinin han\u0131mefendisi, hem de kad\u0131nl\u0131k cihetiyle son derece c\u00e2zibeye m\u00e2lik ve zengin bir han\u0131m oldu\u011fu h\u00e2lde, Yusuf (as) Allah\u2019dan korkarak ve Rabbinin sevab ve m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 umarak bu hevese es\u00eer olmay\u0131p, zindana girmeyi terc\u00eeh etmi\u015fti. Bu ise, olgunluk makamlar\u0131n\u0131n en y\u00fckse\u011fidir.\u201d (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 248) <\/p>\n<p>34. Bunun \u00fczerine Rabbi onu(n du\u00e2s\u0131n\u0131) kab\u00fbl etti de (o kad\u0131nlar\u0131n) tuzaklar\u0131n\u0131 ondan def\u2018 etti. \u015e\u00fcbhesiz ki Sem\u00ee\u2018 (hakk\u0131yla i\u015fiten), Al\u00eem (her\u015feyi bilen) ancak O\u2019dur.<\/p>\n<p>35. Sonra (Y\u00fbsuf\u2019un su\u00e7suzlu\u011funa d\u00e2ir) o delilleri g\u00f6rmelerinin ard\u0131ndan, yine de onu bir m\u00fcddet zindana atmalar\u0131 (b\u00f6ylelikle g\u00f6zden uzak tutmalar\u0131 kan\u00e2ati) kendilerine uygun g\u00f6r\u00fcnd\u00fc.<\/p>\n<p>36. Onunla ber\u00e2ber zindana iki de gen\u00e7 girmi\u015fti. Onlardan biri: \u201cDo\u011frusu ben (r\u00fcy\u00e2mda) kendimi g\u00f6r\u00fcyorum ki \u00fcz\u00fcm s\u0131k\u0131yorum!\u201d dedi. Di\u011feri de: \u201cDo\u011frusu ben de (r\u00fcy\u00e2mda) kendimi g\u00f6r\u00fcyorum ki ba\u015f\u0131m\u0131n \u00fcst\u00fcnde bir ekmek ta\u015f\u0131yorum, ku\u015flar ondan yiyor\u201d dedi. (Bunlar:) \u201cBize bunun ta\u2018b\u00eerini haber ver! \u00c7\u00fcnki biz seni iyilik edenlerden g\u00f6r\u00fcyoruz\u201d (dediler).<\/p>\n<p>37. (Y\u00fbsuf) \u015f\u00f6yle dedi: \u201cKendisiyle r\u0131z\u0131klanaca\u011f\u0131n\u0131z hi\u00e7bir yemek size gelmez ki, daha (o) gelmeden onun te\u2019v\u00eelini (m\u00e2hiyetini) size haber vermi\u015f olmayay\u0131m. Bunlar, Rabbimin bana \u00f6\u011frettiklerindendir. \u015e\u00fcbhesiz ki ben, Allah\u2019a \u00eem\u00e2n etmeyen ve kendileri ger\u00e7ekten \u00e2hireti ink\u00e2r eden kimseler olan bir kavmin d\u00eenini terk ettim.\u201d<\/p>\n<p>38. \u201c\u00c7\u00fcnki (ben,) atalar\u0131m \u0130br\u00e2h\u00eem, \u0130sh\u00e2k ve Ya\u2018k\u016bb\u2019un d\u00eenine t\u00e2bi\u2018 oldum. Allah\u2019a herhangi bir \u015feyi ortak ko\u015fmam\u0131z, bizim i\u00e7in (asl\u00e2 c\u00e2iz) olmaz! Bu, bize ve insanlara Allah\u2019\u0131n bir l\u00fctfudur; fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu \u015f\u00fckretmezler.\u201d<\/p>\n<p>39. \u201cEy zindan arkada\u015flar\u0131m! Ayr\u0131 ayr\u0131 olan bir \u00e7ok il\u00e2hlar m\u0131 hay\u0131rl\u0131d\u0131r; yoksa, V\u00e2hid (bir olan), Kahh\u00e2r (her diledi\u011fini kahretmeye muktedir olan) Allah m\u0131?\u201d<br \/>\n \u201cAllah birdir. Ba\u015fka \u015feylere m\u00fcr\u00e2caat edip yorulma! Onlara tezell\u00fcl edip (\u00f6nlerinde al\u00e7al\u0131p) minnet \u00e7ekme! Onlara temelluk edip (yaltaklan\u0131p) boyun e\u011fme! Onlar\u0131n arkas\u0131na d\u00fc\u015f\u00fcp zahmet \u00e7ekme! Onlardan korkup titreme! \u00c7\u00fcnki, Sult\u00e2n-\u0131 k\u00e2in\u00e2t, birdir! Her\u015feyin anahtar\u0131 O\u2019nun yan\u0131nda, her\u015feyin dizgini O\u2019nun elindedir; her\u015fey O\u2019nun emriyle h\u00e2lledilir! O\u2019nu bulsan, her matl\u00fbbunu buldun; hadsiz minnetlerden, korkulardan kurtuldun!\u201d (As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2, 10. H\u00fcccet-i \u00cem\u00e2niye, 185)<\/p>\n<p>40. \u201cO\u2019nu b\u0131rak\u0131p tapmakta olduklar\u0131n\u0131z, sizin ve atalar\u0131n\u0131z\u0131n onlara takt\u0131\u011f\u0131 birtak\u0131m isimlerden ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir! Allah, onlar\u0131n hakk\u0131nda hi\u00e7bir delil indirmemi\u015ftir. H\u00fck\u00fcm ancak Allah\u2019\u0131nd\u0131r! (O, size) kendisinden ba\u015fkas\u0131na ib\u00e2det etmemenizi emretmi\u015ftir. \u0130\u015fte do\u011fru din budur; fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.\u201d<\/p>\n<p>41. \u201cEy zindan arkada\u015flar\u0131m! (R\u00fcy\u00e2n\u0131za gelince:) Biriniz yine efendisine \u015farab sunacak. Ve di\u011feri ise as\u0131lacak da ku\u015flar onun ba\u015f\u0131ndan yiyecek! \u0130\u015fte hakk\u0131nda fetv\u00e2 istedi\u011finiz i\u015f (bu \u015fekilde) h\u00fckme ba\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>42. Ve (Y\u00fbsuf) do\u011frusu i\u00e7lerinden kurtulacak olan\u0131n o oldu\u011funu zannetti\u011fi kimseye: \u201cEfendinin yan\u0131nda beni an! (Umulur ki beni bu durumdan kurtar\u0131r)\u201d dedi. Fakat \u015feytan ona, efendisine anmay\u0131 unutturdu da (Y\u00fbsuf) senelerce zindanda kald\u0131.<\/p>\n<p>43. Nih\u00e2yet (bir g\u00fcn) h\u00fck\u00fcmdar dedi ki: \u201cDo\u011frusu ben (r\u00fcy\u00e2mda) yedi semiz ine\u011fi, yedi zay\u0131f (ine\u011f)in yedi\u011fini ve yedi ye\u015fil ba\u015fak ile (bir o kadar da) di\u011fer kuru ba\u015faklar\u0131 g\u00f6rd\u00fcm. Ey ileri gelenler! E\u011fer r\u00fcy\u00e2 ta\u2018b\u00eer ediyorsan\u0131z, bana (bu) r\u00fcy\u00e2m\u0131 a\u00e7\u0131klay\u0131n!\u201d<br \/>\n \u201cHem r\u00fcy\u00e2 dahi hay\u0131r iken, baz\u0131 aks-i hak\u012bkatle (hak\u012bkatin tersiyle) g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc i\u00e7in \u015fer telakk\u012b edilir (anla\u015f\u0131l\u0131r), ye\u2019se (\u00fcmidsizli\u011fe) d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcr, kuvve-i ma\u2018neviyeyi (ma\u2018nev\u00ee kuvveti) k\u0131rar, s\u00fb-i zan (k\u00f6t\u00fc zan) verir. \u00c7ok r\u00fcy\u00e2lar var ki, s\u00fbreti (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015f\u00fc) deh\u015fetli, zararl\u0131, m\u00fclevves (\u00e7irkin) iken, ta\u2018b\u00eeri ve ma\u2018n\u00e2s\u0131 \u00e7ok g\u00fczel oluyor. Herkes r\u00fcy\u00e2n\u0131n s\u00fbretiyle ma\u2018n\u00e2s\u0131n\u0131n hak\u012bkati m\u00e2beynindeki (aras\u0131ndaki) m\u00fcn\u00e2sebeti bulamad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, l\u00fczumsuz tel\u00e2\u015f eder, me\u2019y\u00fbs olur (\u00fcmidsiz olur), keder eder. (&#8230;)<br \/>\nM\u00e2hiyet-i ins\u00e2niyedeki (insan\u0131n r\u00fbhundaki) lat\u00eefe-i Rabb\u00e2niye (ad\u0131 verilen ve Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131 bildiren isti\u2018dad), \u00e2lem-i \u015feh\u00e2detle (g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcm\u00fcz bu \u00e2lemle) ba\u011flanan ve o \u00e2lemde dola\u015fan duygular\u0131n kapanmas\u0131yla ve durmas\u0131yla, \u00e2lem-i gayba (g\u00f6remedi\u011fimiz \u00e2leme) kar\u015f\u0131 bir m\u00fcn\u00e2sebet bulur, bir menfez (pencere) a\u00e7ar. O menfez ile, vuk\u016ba gelmeye haz\u0131rlanan h\u00e2diselere bakar ve Levh-i Mahf\u00fbz\u2019un cilveleri (par\u0131lt\u0131lar\u0131) ve mekt\u00fbb\u00e2t-\u0131 kaderiyenin (kader yaz\u0131lar\u0131n\u0131n) n\u00fcm\u00fbneleri nev\u2018inden birisine rast gelir, baz\u0131 v\u00e2k\u0131\u00e2t-\u0131 hak\u012bk\u0131yeyi (olacak h\u00e2diseleri) g\u00f6r\u00fcr ve o v\u00e2k\u0131\u00e2tta bazen hay\u00e2l tasarruf eder (h\u00fckmeder), s\u00fbret libaslar\u0131 (\u015fekil elbiseleri) giydirir. Bu k\u0131sm\u0131n \u00e7ok env\u00e2\u0131 ve tabak\u0101t\u0131 (nevi\u2018leri ve tabakalar\u0131) var. Baz\u0131 aynen g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc gibi \u00e7\u0131kar, bazen bir ince perde alt\u0131nda \u00e7\u0131k\u0131yor, bazen kal\u0131nca bir perde ile sar\u0131l\u0131yor.<br \/>\nHad\u00ees-i \u015eer\u00eefte gelmi\u015f ki: \u2018Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n bid\u00e2yet-i vahiyde (vahyin ba\u015flang\u0131c\u0131nda) g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fc r\u00fcy\u00e2lar\u0131, subhun (sabah\u0131n) inki\u015f\u00e2f\u0131 (a\u00e7\u0131lmas\u0131) gibi z\u00e2hir, a\u00e7\u0131k, do\u011fru \u00e7\u0131k\u0131yordu.\u2019 \u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 28. Mekt\u00fbb, 195-196)<\/p>\n<p>44. Dediler ki: \u201c(Bunlar) karmakar\u0131\u015f\u0131k r\u00fcy\u00e2lard\u0131r.<br \/>\n \u201cR\u00fcy\u00e2 \u00fc\u00e7 nevi\u2018dir. \u0130kisi ta\u2018b\u00eer-i Kur\u2019\u00e2n\u2019la \u0627\u064e\u0636\u0652\u063a\u0627\u064e\u062b\u064f \u0627\u064e\u062d\u0652\u0644\u0627\u064e\u0645\u064d* [Karmakar\u0131\u015f\u0131k r\u00fcy\u00e2lar]da d\u00e2hildir. Ta\u2018b\u00eere de\u011fmiyor. Ma\u2018n\u00e2s\u0131 varsa da ehemmiyeti yok. Ya miz\u00e2c\u0131n inhir\u00e2f\u0131ndan (huyun bir y\u00f6ne sapmas\u0131ndan), kuvve-i hay\u00e2liye (hay\u00e2l duygusu) \u015fahs\u0131n hastal\u0131\u011f\u0131na g\u00f6re bir terk\u00eeb\u00e2t (birle\u015ftirmeler), tasv\u00eer\u00e2t (\u015fekillendirmeler) yap\u0131yor. Y\u00e2hut g\u00fcnd\u00fcz veya daha evvel, hatt\u00e2 bir-iki sene evvel ayn\u0131 vakitte ba\u015f\u0131na gelen m\u00fcheyyic h\u00e2dis\u00e2t\u0131 (heyecan verici h\u00e2diseleri), hay\u00e2l tahattur eder (hat\u0131rlar), ta\u2018d\u00eel ve tasv\u00eer eder, ba\u015fka bir \u015fekil verir. \u0130\u015fte bu iki k\u0131s\u0131m \u0627\u064e\u0636\u0652\u063a\u0627\u064e\u062b\u064f \u0627\u064e\u062d\u0652\u0644\u0627\u064e\u0645\u064d d\u0131r, ta\u2018b\u00eere de\u011fmiyor. \u00dc\u00e7\u00fcnc\u00fc k\u0131s\u0131m ki r\u00fcy\u00e2-y\u0131 s\u00e2d\u0131kad\u0131r (do\u011fru \u00e7\u0131kan r\u00fcy\u00e2lard\u0131r).\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 28. Mekt\u00fbb, 196)<\/p>\n<p>45. Bunun \u00fczerine (zindandaki) iki ki\u015fiden kurtulmu\u015f olan\u0131, nice zaman sonra (Y\u00fbsuf\u2019u) hat\u0131rlad\u0131 da dedi ki: \u201cBen size onun ta\u2018b\u00eerini haber veririm; hemen beni (zindana) g\u00f6nderin!\u201d<\/p>\n<p>46. (Zindana gelince dedi ki:) \u201cY\u00fbsuf! Ey do\u011fru s\u00f6zl\u00fc ki\u015fi! (R\u00fcy\u00e2da) yedi zay\u0131f (ine\u011f)in yedi semiz ine\u011fi yedi\u011fini ve yedi ye\u015fil ba\u015fak ile (bir o kadar da) di\u011fer kuru ba\u015faklar\u0131 (g\u00f6rmeyi) bize a\u00e7\u0131kla! Umulur ki (saraydaki) insanlara d\u00f6nerim de (senin kadrini) bilirler.\u201d<\/p>\n<p>47. (Y\u00fbsuf) dedi ki: \u201c\u00c2det(iniz) \u00fczere yedi sene (ekin) ekersiniz! Sonra bi\u00e7tiklerinizden, yiyece\u011finiz az bir mikd\u00e2r\u0131n d\u0131\u015f\u0131ndakileri ba\u015fa\u011f\u0131nda b\u0131rak\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>48. \u201cSonra bunun (bu yedi bolluk y\u0131l\u0131n\u0131n) ard\u0131ndan, yedi \u015fiddetli (k\u0131tl\u0131k y\u0131l\u0131) gelecek ki, (tohumluk i\u00e7in bir sonraki seneye) saklayaca\u011f\u0131n\u0131z az bir mikdar h\u00e2ri\u00e7, onlar i\u00e7in (o kurak y\u0131llara haz\u0131rl\u0131k olmak \u00fczere) \u00f6nceden biriktirmekte olduklar\u0131n\u0131z\u0131 yiyecek (bitirecek)!\u201d<\/p>\n<p>49. \u201cDaha sonra bunun ard\u0131ndan da bir y\u0131l gelecek ki, onda insanlar bol ya\u011fmura kavu\u015fturulacak ve onda (o y\u0131lda insanlar meyveleri ve hayvanlar\u0131 bol bol) s\u0131k\u0131p sa\u011facaklar.\u201d<\/p>\n<p>50. (El\u00e7i bu ta\u2018b\u00eeri anlat\u0131nca) bunun \u00fczerine h\u00fck\u00fcmdar: \u201cOnu bana getirin!\u201d dedi. Nih\u00e2yet el\u00e7i kendisine gelince, (Y\u00fbsuf, hakk\u0131ndaki ittih\u00e2m\u0131 gidermek i\u00e7in bu da\u2018vete hemen ic\u00e2bet etmedi ve ona) \u015f\u00f6yle dedi: \u201cEfendine d\u00f6n de ona sor; ellerini kesen o kad\u0131nlar\u0131n maksad\u0131 ne imi\u015f?<br \/>\n Hazret-i Y\u00fbsuf (as) onca \u00e7ilesine ra\u011fmen, yine de peygamberli\u011fe l\u00e2y\u0131k bir nez\u00e2ketle, vaktiyle evinde kald\u0131\u011f\u0131 Z\u00fcleyh\u00e2\u2019n\u0131n huk\u016bkuna ri\u00e2yet etmi\u015f ve onu renc\u00eede etmemek i\u00e7in ad\u0131n\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a s\u00f6ylemeyip, ellerini kesen kad\u0131nlar\u0131 nazara vermi\u015fti.<br \/>\nY\u00fbsuf (as) hapisten \u00e7\u0131kt\u0131ktan sonra, kocas\u0131 \u00f6len Z\u00fcleyh\u00e2 ile evlenmi\u015f ve ondan iki \u00e7ocu\u011fu olmu\u015ftur. Y\u00fbsuf (as)\u2019\u0131n, han\u0131m\u0131na: \u201cBu, senin daha \u00f6nce istedi\u011finden daha hay\u0131rl\u0131 de\u011fil mi?\u201d dedi\u011fi riv\u00e2yet edilir. (R\u00e2z\u00ee, c. 9\/18, 166)<\/p>\n<p>51. (M\u0131s\u0131r h\u00fck\u00fcmd\u00e2r\u0131, o kad\u0131nlara:) \u201cY\u00fbsuf\u2019un nefsinden mur\u00e2d almak istedi\u011finiz zaman zorunuz neydi?\u201d dedi. (Onlar:) \u201cH\u00e2\u015f\u00e2! Allah i\u00e7in, biz onun hakk\u0131nda hi\u00e7bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck bilmi\u015f de\u011filiz!\u201d dediler. Vez\u00eerin kar\u0131s\u0131 da dedi ki: \u201c\u015eimdi hak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131! Onun nefsinden (as\u0131l) ben mur\u00e2d almak istemi\u015ftim. Ve \u015f\u00fcbhesiz o, ger\u00e7ekten do\u011fru s\u00f6yleyenlerdendir!\u201d<\/p>\n<p>52. (Y\u00fbsuf dedi ki:) \u201cBu (iftir\u00e2n\u0131n anla\u015f\u0131lmas\u0131n\u0131 talebden maksad\u0131m), ger\u00e7ekten benim kendisine g\u0131y\u00e2b\u0131nda h\u00e2inlik etmedi\u011fimi ve h\u00e2inlerin tuza\u011f\u0131n\u0131 kesinlikle Allah\u2019\u0131n muvaffakiyete erdirmeyece\u011fini (sizlerin de vez\u00eerin de) bilmesi i\u00e7indir.\u201d<\/p>\n<p>53. (Y\u00fbsuf dedi ki:) \u201cH\u00e2lbuki (ben) nefsimi temize \u00e7\u0131karm\u0131yorum. Muhakkak ki nefis, d\u00e2im\u00e2 k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emredicidir; ancak Rabbimin merhamet etti\u011fi (korudu\u011fu kimse) m\u00fcstesn\u00e2.<br \/>\n \u201cHazret-i Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m demi\u015f: \u0648\u064e\u0645\u0622\u064e \u0627\u064f\u0628\u064e\u0631\u0650\u0651\u0626\u064f \u0646\u064e\u0641\u0652\u0633\u06ea\u064a \u0627\u0650\u0646\u064e\u0651 \u0627\u0644\u0646\u064e\u0651\u0641\u0652\u0633\u064e \u0644\u064e\u0623\u064e\u0645\u064e\u0651\u0627\u0631\u064e\u0629\u064c \u0628\u0650\u0627\u0644\u0633\u064f\u0651\u0653\u0648\u0621\u0650 [(Ben) nefsimi temize \u00e7\u0131karm\u0131yorum. Muhakkak ki nefis, d\u00e2im\u00e2 k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emredicidir.] Evet nefsini be\u011fenen ve nefsine i\u2018tim\u00e2d eden (g\u00fcvenen), bedbahtt\u0131r (talihsizdir). Nefsinin ay\u0131b\u0131n\u0131 g\u00f6ren, bahtiyard\u0131r. (&#8230;)<br \/>\nFakat bazen olur ki, nefs-i emm\u00e2re (k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emredici nefis), ya levv\u00e2meye (kendini \u00e7ok\u00e7a k\u0131nayan bir nefis mertebesine) veya mutmainneye (tatm\u00een olarak nefsinin fen\u00e2l\u0131klar\u0131ndan kurtulmu\u015f bir nefis mertebesine) ink\u0131l\u00e2b eder (d\u00f6ner); fakat sil\u00e2hlar\u0131n\u0131 ve cih\u00e2z\u00e2t\u0131n\u0131 a\u2018s\u00e2ba (sinirlere) devreder. A\u2018s\u00e2b ve damarlar ise, o vaz\u00eefeyi \u00e2hir \u00f6mre (\u00f6mr\u00fcn\u00fcn sonuna) kadar g\u00f6r\u00fcr. Nefs-i emm\u00e2re \u00e7oktan \u00f6ld\u00fc\u011f\u00fc h\u00e2lde, onun \u00e2s\u00e2r\u0131 (eserleri) yine g\u00f6r\u00fcn\u00fcr. \u00c7ok b\u00fcy\u00fck asfiy\u00e2 ve evliy\u00e2 (Allah dostlar\u0131) var ki, n\u00fcf\u00fbslar\u0131 (nefisleri) mutmainne iken, nefs-i emm\u00e2reden \u015fekv\u00e2 (\u015fik\u00e2yet) etmi\u015fler. Kalbleri g\u0101yet sel\u00eem ve m\u00fcnevver (n\u00fbrlanm\u0131\u015f) iken, emr\u00e2z-\u0131 kalbden (kalb\u00ee hastal\u0131klardan) v\u00e2veyl\u00e2 (fery\u00e2d) etmi\u015fler. \u0130\u015fte bu z\u00e2tlardaki, nefs-i emm\u00e2re de\u011fil, belki a\u2018s\u00e2ba devredilen nefs-i emm\u00e2renin vaz\u00eefesidir. Maraz (hastal\u0131k) ise kalb\u00ee de\u011fil, belki maraz-\u0131 hay\u00e2l\u00eedir (hay\u00e2l\u00ee bir hastal\u0131kt\u0131r).\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 26. Mekt\u00fbb, 127-128)<\/p>\n<p>54. H\u00fck\u00fcmdar ise: \u201cOnu bana getirin; kendime h\u00e2s (m\u00fc\u015f\u00e2vir) yapay\u0131m\u201d dedi. Sonra onunla konu\u015funca: \u201cDo\u011frusu sen bug\u00fcn bizim yan\u0131m\u0131zda makam s\u00e2hibi em\u00een bir kimsesin!\u201d dedi.<\/p>\n<p>55. (Y\u00fbsuf:) \u201cBeni memleketin haz\u00eenelerinin ba\u015f\u0131na getir! \u00c7\u00fcnki ben iyi muh\u00e2faza eden, (id\u00e2resini) iyi bilen bir kimseyim\u201d dedi.<\/p>\n<p>56. \u0130\u015fte b\u00f6ylece Y\u00fbsuf\u2019a o yerde (M\u0131s\u0131r\u2019da) imk\u00e2n (ve kudret) verdik. Oradan diledi\u011fi yerde oturuyordu. Rahmetimizi diledi\u011fimiz kimseye nas\u00eeb ederiz ve iyilik edenlerin m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 z\u00e2yi\u2018 etmeyiz.<\/p>\n<p>57. \u00c2hiret m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131 ise, \u00eem\u00e2n edip (g\u00fcnahlardan) sak\u0131nmakta olanlar i\u00e7in elbette daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>58. Derken, (o k\u0131tl\u0131k y\u0131llar\u0131nda) Y\u00fbsuf\u2019un karde\u015fleri de gelip onun huz\u00fbruna girdiler; (Y\u00fbsuf) derh\u00e2l onlar\u0131 tan\u0131d\u0131; h\u00e2lbuki onlar onu (o mevki\u2018de) tan\u0131yabilecek kimseler de\u011fillerdi.<\/p>\n<p>59. Sonunda (Y\u00fbsuf) onlar\u0131n y\u00fcklerini haz\u0131rlay\u0131nca dedi ki: \u201cBana, baban\u0131zdan bir, erkek karde\u015finizi (B\u00fcny\u00e2min\u2019i) de getirin! G\u00f6rm\u00fcyor musunuz, do\u011frusu ben \u00f6l\u00e7e\u011fi (adam ba\u015f\u0131na) tam olarak veriyorum ve (karde\u015finizin pay\u0131n\u0131 da vermekle) ben mis\u00e2firperverlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131y\u0131m.\u201d <\/p>\n<p>60. \u201cBuna ra\u011fmen (bir daha geldi\u011finizde) onu bana getirmezseniz, art\u0131k benim yan\u0131mda size \u00f6l\u00e7ek(le verilecek bir \u015fey) yok ve bana yakla\u015fmay\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>61. Dediler ki: \u201cOna babas\u0131ndan m\u00fcs\u00e2ade almaya \u00e7al\u0131\u015faca\u011f\u0131z ve do\u011frusu biz (bunu) ger\u00e7ekten yapacak olan kimseleriz.\u201d<\/p>\n<p>62. (Y\u00fbsuf) gen\u00e7 (u\u015fak)lar\u0131na da dedi ki: \u201c(Verdikleri) serm\u00e2yelerini y\u00fcklerinin i\u00e7ine koyun; umulur ki onlar \u00e2ilelerine d\u00f6nd\u00fckleri zaman bunu anlarlar da belki geri gelirler.\u201d<\/p>\n<p>63. Nih\u00e2yet babalar\u0131na d\u00f6nd\u00fcklerinde dediler ki: \u201cEy babam\u0131z! (Karde\u015fimizi bizimle g\u00f6ndermedi\u011fin takdirde) bizden \u00f6l\u00e7ek men\u2018 edildi; bu y\u00fczden karde\u015fimizi bizimle ber\u00e2ber g\u00f6nder ki, \u00f6l\u00e7ek (ile verilen zah\u00eere) alal\u0131m; art\u0131k \u015f\u00fcbhesiz ki biz onu ger\u00e7ekten muh\u00e2faza edici kimseleriz.\u201d<\/p>\n<p>64. (Babalar\u0131 Ya\u2018k\u016bb) dedi ki: \u201cOnun hakk\u0131nda size (hi\u00e7) inan\u0131r m\u0131y\u0131m? \u0130ll\u00e2 ki daha evvel karde\u015fi (Y\u00fbsuf) hakk\u0131nda size g\u00fcvendi\u011fim gibi ola! (O vakit i\u2018tim\u00e2d\u0131m\u0131 bo\u015fa \u00e7\u0131kard\u0131n\u0131z.) Fakat (bilirim ki, siz de\u011fil,) en hay\u0131rl\u0131 koruyucu Allah\u2019d\u0131r ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.\u201d<br \/>\n \u201cS\u00fcver-i Kur\u2019\u00e2niye\u2019nin (Kur\u2019\u00e2n s\u00fbrelerinin) en parla\u011f\u0131 olan, s\u00fbre-i Y\u00fbsuf\u2019un en parlak n\u00fbru olan Hazret-i Ya\u2018k\u016bb\u2019un (as) \u015fefkati, ism-i Rahm\u00e2n ve Rah\u00eem\u2019i g\u00f6sterir ve \u015fefkat yolu rahmet yolu oldu\u011funu bildirir ve o elem-i \u015fefkate (\u015fefkat y\u00fcz\u00fcnden gelen ac\u0131lara) dev\u00e2 olarak da: \u0641\u0627\u064e\u0644\u0650\u0644\u0651\u0670\u0647\u064f \u062e\u064e\u064a\u0652\u0631\u064f \u062d\u0627\u064e\u0641\u0650\u0638\u0627\u064b \u0648\u064e\u0647\u064f\u0648\u064e \u0627\u064e\u0631\u0652\u062d\u064e\u0645\u064f \u0627\u0644\u0631\u064e\u0651\u0627\u062d\u0650\u0645\u06ea\u064a\u0646\u064e*[En hay\u0131rl\u0131 koruyucu Allahd\u0131r ve O, merhamet edenlerin en merhametlisidir] dedirir.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 8. Mekt\u00fbb, 23)<br \/>\n\u201cO, merhamet edenlerin en merhametlisidir\u201d ta\u2018b\u00eeri i\u00e7in, bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 168, h\u00e2\u015fiye, 1)<\/p>\n<p>65. Derken e\u015fy\u00e2lar\u0131n\u0131 a\u00e7t\u0131klar\u0131nda, (g\u00f6t\u00fcrd\u00fckleri) serm\u00e2yelerini kendilerine geri verilmi\u015f buldular. Dediler ki: \u201cEy babam\u0131z! Daha ne istiyoruz? \u0130\u015fte serm\u00e2yemiz, bize geri verilmi\u015f! Yine \u00e2ilemize yiyecek getiririz, karde\u015fimizi de muh\u00e2faza ederiz, hem bir deve y\u00fck\u00fc fazla al\u0131r\u0131z. Bu, (b\u00f6yle c\u00f6mert bir h\u00fck\u00fcmd\u00e2ra g\u00f6re) az bir \u00f6l\u00e7ektir. (Bize yine verir!)\u201d <\/p>\n<p>66. (Babalar\u0131) dedi ki: \u201cEtr\u00e2f\u0131n\u0131z ku\u015fat\u0131lmad\u0131k\u00e7a (\u00f6ylesine \u00e7\u00e2resiz kalman\u0131z m\u00fcstesn\u00e2), onu bana mutlak\u0101 getirece\u011finize d\u00e2ir, Allah ad\u0131na bana sa\u011flam bir s\u00f6z vermedik\u00e7e, onu sizinle ber\u00e2ber asl\u00e2 g\u00f6ndermem!\u201d Ne zaman ki ona te\u2019m\u00een\u00e2tlar\u0131n\u0131 verdiler, (o da:) \u201cAllah, s\u00f6ylediklerimize Vek\u00eeldir\u201d dedi.<\/p>\n<p>67. Sonra dedi ki: \u201cEy o\u011fullar\u0131m! (M\u0131s\u0131r\u2019a) tek bir kap\u0131dan girmeyin; ayr\u0131 ayr\u0131 kap\u0131lardan girin (ki nazar de\u011fmesin)! Bununla ber\u00e2ber, Allah\u2019dan (gelecek) hi\u00e7bir \u015feyi sizden def\u2018 edemem.<br \/>\n \u201c\u015eemsin tul\u00fb\u2018 ve gur\u00fbbu (g\u00fcne\u015fin do\u011fmas\u0131 ve batmas\u0131), muayyen ve mukadder (belirli ve kaderde yaz\u0131l\u0131) oldu\u011fu gibi, insan\u0131n da bu d\u00fcnyada tul\u00fb\u2018 ve gur\u00fbbu (do\u011fumu ve \u00f6l\u00fcm\u00fc) ve s\u00e2ir mukadder\u00e2t\u0131 (ba\u015f\u0131na gelecek i\u015fler), kalem-i kader ile cebhesinde yaz\u0131l\u0131d\u0131r. \u0130sterse ba\u015f\u0131n\u0131 ta\u015fa vursun, o yaz\u0131lar\u0131 silebilirse silsin; fakat ba\u015f\u0131 k\u0131r\u0131l\u0131r, o yaz\u0131lara bir \u015fey olmaz! Bunu muhakkak olarak bilsin ki, sem\u00e2v\u00e2t ve arz\u0131n h\u00e2ricine ka\u00e7\u0131p kurtulamayan insan, H\u00e2l\u0131k-\u0131 k\u00fcll-i \u015fey\u2019in rub\u00fbbiyetine (her\u015feyin yarat\u0131c\u0131s\u0131 olan Allah\u2019\u0131n terbiye ve id\u00e2re edicili\u011fine) muhabbetle r\u0131z\u00e2 g\u00f6stermelidir.\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, Habbe, 107)<\/p>\n<p>68. Daha sonra babalar\u0131n\u0131n kendilerine emretti\u011fi \u015fekilde (ayr\u0131 ayr\u0131 kap\u0131lardan \u015fehre) girdiklerinde, (bu tedbir, ger\u00e7ekten) Allah\u2019dan (gelecek) hi\u00e7bir \u015feyi onlardan def\u2018 edecek de\u011fildi; ancak Ya\u2018k\u016bb\u2019un i\u00e7inde bulunan (tevekk\u00fclde, o \u015feyin sebeblerine de ri\u00e2yete duydu\u011fu) ihtiy\u00e2\u00e7 ki, onu yerine getirmi\u015f oldu. Ve \u015f\u00fcbhesiz ki o, kendisine \u00f6\u011fretti\u011fimizden dolay\u0131 elbette bir ilim s\u00e2hibi idi; fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>69. (Karde\u015fleri) nih\u00e2yet Y\u00fbsuf\u2019un huz\u00fbruna girdiklerinde, karde\u015fini (B\u00fcny\u00e2min\u2019i) ba\u011fr\u0131na bast\u0131: \u201cMuhakkak (bilesin) ki ben ger\u00e7ekten senin karde\u015finim; art\u0131k (onlar\u0131n bize) yapmakta olduklar\u0131na \u00fcz\u00fclme!\u201d dedi (ve yapacaklar\u0131n\u0131 karde\u015fine anlatt\u0131).<\/p>\n<p>70. Sonunda (Y\u00fbsuf) onlar\u0131n y\u00fcklerini haz\u0131rlay\u0131nca, su kab\u0131n\u0131 karde\u015finin (B\u00fcny\u00e2min\u2019in) y\u00fck\u00fcne koydu; sonra bir tell\u00e2l (arkalar\u0131ndan): \u201cEy k\u0101file! Do\u011frusu siz ger\u00e7ekten h\u0131rs\u0131z kimselersiniz!\u201d diye seslendi.<\/p>\n<p>71. (Y\u00fbsuf\u2019un karde\u015fleri) onlara d\u00f6nerek: \u201cNe kaybettiniz?\u201d dediler.<\/p>\n<p>72. (Onlar) dediler ki: \u201cMelik\u2019in su kab\u0131n\u0131 kaybettik; hem onu getirene bir deve y\u00fck\u00fc (bah\u015fi\u015f) var\u201d; (tell\u00e2l:) \u201cBen de buna kef\u00eelim\u201d (dedi).<\/p>\n<p>73. (Y\u00fbsuf\u2019un karde\u015fleri:) \u201cAllah\u2019a yem\u00een olsun, \u015f\u00fcbhesiz (siz de) bilmi\u015fsinizdir ki (biz) bu yerde (M\u0131s\u0131r\u2019da) fesad \u00e7\u0131karmak i\u00e7in gelmedik; (biz) h\u0131rs\u0131z kimseler de de\u011filiz\u201d dediler.<\/p>\n<p>74. (O nid\u00e2 edenler:) \u201cE\u011fer yalanc\u0131lar iseniz o h\u00e2lde (sizin \u015feriat\u0131n\u0131za g\u00f6re) bunun cez\u00e2s\u0131 nedir? (H\u00fckm\u00fcn\u00fcz\u00fc siz verin!)\u201d dediler.<\/p>\n<p>75. (Onlar da:) \u201cBunun cez\u00e2s\u0131, (su kab\u0131) kimin y\u00fck\u00fcnde bulunursa, i\u015fte o (ki\u015finin k\u00f6le olarak al\u0131konmas\u0131) onun cez\u00e2s\u0131d\u0131r. O z\u00e2limleri b\u00f6yle cez\u00e2land\u0131r\u0131r\u0131z\u201d dediler.<\/p>\n<p>76. Bunun \u00fczerine (Y\u00fbsuf, su kab\u0131n\u0131 aramak \u00fczere), karde\u015finin y\u00fck\u00fcnden \u00f6nce onlar\u0131n y\u00fcklerine ba\u015flad\u0131; (en) sonra onu karde\u015finin y\u00fck\u00fcnden \u00e7\u0131kard\u0131. \u0130\u015fte Y\u00fbsuf\u2019a b\u00f6yle bir \u00e7\u00e2re \u00f6\u011frettik. Yoksa Melik\u2019in k\u0101n\u00fbnuna g\u00f6re (Y\u00fbsuf) karde\u015fini al\u0131koyamayacakt\u0131; ancak Allah\u2019\u0131n dilemesi m\u00fcstesn\u00e2. (Biz) kimi dilersek derecelerle y\u00fckseltiriz. Her ilim s\u00e2hibinin \u00fcst\u00fcnde, bir bilen vard\u0131r.<br \/>\n \u201cBazen ehemmiyetli bir hak\u012bkat, sath\u00ee nazarlara (dikkatsiz bak\u0131\u015flara) g\u00f6r\u00fcnmedi\u011finden ve baz\u0131 makamlarda c\u00fcz\u2019\u00ee ve \u00e2d\u00ee (k\u00fc\u00e7\u00fck ve s\u0131radan) bir h\u00e2diseden y\u00fcksek bir fezleke-i tevh\u00eedi (tevh\u00eed hul\u00e2sas\u0131n\u0131) veya k\u00fcll\u00ee (b\u00fcy\u00fck) bir d\u00fcst\u00fbru bey\u00e2n etmekte m\u00fcn\u00e2sebet bilinmedi\u011finden, bir kusur tevehh\u00fcm (zan) edilir. Mesel\u00e2: Hazret-i Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m, karde\u015fini bir h\u00eele ile almas\u0131 i\u00e7inde \u0648\u064e\u0641\u064e\u0648\u0652\u0642\u064e \u0643\u064f\u0644\u0650\u0651 \u0630\u06ea\u064a \u0639\u0650\u0644\u0652\u0645\u064d \u0639\u064e\u0644\u06ea\u064a\u0645\u064c [Her ilim s\u00e2hibinin \u00fcst\u00fcnde, bir bilen vard\u0131r] diye g\u0101yet y\u00fcksek bir d\u00fcst\u00fbrun zikri (s\u00f6ylenmesi), bel\u00e2\u011fat\u00e7a (kel\u00e2m\u0131n g\u00fczelli\u011fi cihetiyle) m\u00fcn\u00e2sebeti g\u00f6r\u00fcnm\u00fcyor. Bunun s\u0131rr\u0131 ve hikmeti nedir?<br \/>\nEl-cevab: Herbiri birer k\u00fc\u00e7\u00fck Kur\u2019\u00e2n olan uzun s\u00fbrelerde ve mutavass\u0131tlarda (orta uzunlukta olanlarda) ve \u00e7ok sah\u00eefelerde ve makamlarda yaln\u0131z iki-\u00fc\u00e7 maksad de\u011fil, belki Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n m\u00e2hiyeti (hus\u00fbsiyeti), hem bir kit\u00e2b-\u0131 zikir ve \u00eeman ve fikir, hem bir kit\u00e2b-\u0131 \u015feriat ve hikmet ve ir\u015fad gibi, \u00e7ok kitablar\u0131 ve ayr\u0131 ayr\u0131 dersleri tazammun etti\u011finden (i\u00e7ine ald\u0131\u011f\u0131ndan), rub\u00fbbiyet-i \u0130l\u00e2hiyenin (Allah\u2019\u0131n her\u015feyi terbiye ve id\u00e2re etmesinin) her\u015feyi ih\u00e2ta etti\u011fini (ku\u015fatt\u0131\u011f\u0131n\u0131) ve ha\u015fmetli tecelliy\u00e2t\u0131n\u0131 (heybetli ve y\u00fcce icr\u00e2atlar\u0131n\u0131) if\u00e2de etmek cihetiyle, k\u00e2in\u00e2t kit\u00e2b-\u0131 keb\u00eerinin (b\u00fcy\u00fck k\u00e2in\u00e2t kit\u00e2b\u0131n\u0131n) bir nevi\u2018 k\u0131r\u00e2eti (okunmas\u0131) olan Kur\u2019\u00e2n, elbette her makamda, hatt\u00e2 bazen bir sah\u00eefede \u00e7ok maksadlar\u0131 ta\u2018k\u012bben ma\u2018rifetullahdan (Allah\u2019\u0131 tan\u0131maktan) ve tevh\u00eedin mertebelerinden ve \u00eeman hak\u012bkatlerinden ders verdi\u011fi haysiyetiyle, \u00f6b\u00fcr makamda, mesel\u00e2 z\u00e2hirce (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fte) za\u00eef bir m\u00fcn\u00e2sebetle, ba\u015fka bir ders a\u00e7ar ve o za\u00eef m\u00fcn\u00e2sebete \u00e7ok kuvvetli m\u00fcn\u00e2sebetler iltih\u00e2k ederler (eklenirler). O mak\u0101ma g\u0101yet mut\u00e2b\u0131k (uygun) olur, mertebe-i bel\u00e2\u011fat\u0131 y\u00fckseklenir.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 11. \u015eu\u00e2\u2018, 238)<\/p>\n<p>77. (Y\u00fbsuf\u2019un karde\u015fleri) dediler ki: \u201cE\u011fer (o) \u00e7ald\u0131ysa, do\u011frusu daha \u00f6nce onun bir karde\u015fi de \u00e7alm\u0131\u015ft\u0131.\u201d <\/p>\n<p> Y\u00fbsuf (as) \u00e7ocukken, annesinin babas\u0131na \u00e2id putu evinden alarak k\u0131rm\u0131\u015ft\u0131. Karde\u015flerinin isn\u00e2d ettikleri h\u0131rs\u0131zl\u0131k budur. (R\u00e2z\u00ee, c. 9\/18, 187)<\/p>\n<p>78. Dediler ki: \u201cEy az\u00eez! Ger\u00e7ekten onun \u00e7ok ya\u015fl\u0131 bir babas\u0131 var (onu bizden \u00e7ok sever); bunun i\u00e7in onun yerine birimizi al\u0131koy! \u015e\u00fcbhe yok ki biz, seni iyilik edenlerden g\u00f6r\u00fcyoruz.\u201d<\/p>\n<p>79. (Y\u00fbsuf:) \u201cE\u015fy\u00e2m\u0131z\u0131 yan\u0131nda buldu\u011fumuz kimseden ba\u015fkas\u0131n\u0131 almaktan Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131r\u0131z; o takdirde \u015f\u00fcbhesiz ki biz ger\u00e7ekten z\u00e2limler oluruz\u201d dedi.<\/p>\n<p>80. Art\u0131k ondan \u00fcmidlerini kesince, f\u0131s\u0131lda\u015farak bir kenara \u00e7ekildiler. B\u00fcy\u00fckleri dedi ki: \u201cDo\u011frusu baban\u0131z\u0131n sizden Allah ad\u0131na sa\u011flam s\u00f6z ald\u0131\u011f\u0131n\u0131, daha \u00f6nce de Y\u00fbsuf hakk\u0131nda i\u015fledi\u011finiz kus\u00fbru bilmediniz mi? Art\u0131k babam bana izin verinceye veya Allah, hakk\u0131mda h\u00fck\u00fcm verinceye kadar bu yerden asl\u00e2 ayr\u0131lmayaca\u011f\u0131m. O ise, h\u00fck\u00fcm verenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>81. \u201c(Siz) baban\u0131za d\u00f6n\u00fcn de: \u2018Ey babam\u0131z! Ger\u00e7ekten o\u011flun (B\u00fcny\u00e2min) h\u0131rs\u0131zl\u0131k etti. H\u00e2lbuki (biz) ancak bildi\u011fimize \u015f\u00e2hidlik ettik; gayb\u0131n muh\u00e2f\u0131zlar\u0131 da de\u011filiz, (sana s\u00f6z verirken B\u00fcny\u00e2min\u2019in h\u0131rs\u0131zl\u0131k edece\u011fini bilemedik)\u2019 deyin!\u201d<\/p>\n<p>82. \u201cHem (istersen) i\u00e7inde bulundu\u011fumuz \u015fehre (oran\u0131n ah\u00e2lisine) ve ber\u00e2berinde geldi\u011fimiz kervana sor! \u00c7\u00fcnki \u015f\u00fcbhesiz biz (bu i\u015fte) elbette do\u011fru s\u00f6yleyen kimseleriz.\u201d (deyin).<\/p>\n<p>83. (D\u00f6nd\u00fcklerinde babalar\u0131) dedi ki: \u201cHay\u0131r! Nefisleriniz sizi (aldat\u0131p b\u00f6yle) bir i\u015fe s\u00fcr\u00fcklemi\u015f. Art\u0131k (bana d\u00fc\u015fen) g\u00fczel bir sab\u0131r (etmektir)! Umulur ki Allah, onlar\u0131 (Y\u00fbsuf\u2019u, B\u00fcny\u00e2min\u2019i ve orada kalan di\u011fer a\u011fabeyini) hep birlikte bana getirir. \u015e\u00fcbhesiz ki, Al\u00eem (her\u015feyi bilen), Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan) ancak O\u2019dur.\u201d<\/p>\n<p>84. Art\u0131k onlardan y\u00fcz\u00e7evirdi ve: \u201cAh Y\u00fbsuf\u2019(um)a ah!\u201d dedi. T\u00e2 kederden iki g\u00f6z\u00fcne ak d\u00fc\u015ft\u00fc. \u00d6yle ki (kederini i\u00e7inde tutup) yutkunan bir kimse oldu.<br \/>\n \u201cHz. Ya\u2018k\u016bb Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m\u2019a kar\u015f\u0131 \u015fed\u00eed (\u015fiddetli) ve parlak hissiy\u00e2t\u0131, muhabbet ve a\u015fk de\u011fildir. Belki \u015fefkattir. \u00c7\u00fcnki \u015fefkat, a\u015fk ve muhabbetten \u00e7ok keskin ve parlak ve ulv\u00ee ve nezihdir (y\u00fcksek ve temizdir) ve mak\u0101m-\u0131 n\u00fcb\u00fcvvete (peygamberlik mak\u0101m\u0131na) l\u00e2y\u0131kt\u0131r. Fakat muhabbet ve a\u015fk, mec\u00e2z\u00ee mahbublara (ge\u00e7ici sevgililere) ve mahl\u00fbklara (yarat\u0131lm\u0131\u015flara) kar\u015f\u0131 derece-i \u015fiddette (\u00e7ok \u015fiddetli) olsa, o mak\u0101m-\u0131 muall\u00e2-y\u0131 n\u00fcb\u00fcvvete (o y\u00fcce peygamberlik mak\u0101m\u0131na) l\u00e2y\u0131k d\u00fc\u015fm\u00fcyor. Demek Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019in parlak bir i\u2018c\u00e2z (mu\u2018cize olu\u015fu) ile parlak bir s\u00fbrette g\u00f6sterdi\u011fi ve ism-i Rah\u00eemin vus\u00fbl\u00fcne (ula\u015f\u0131lmas\u0131na) ves\u00eele olan hissiy\u00e2t-\u0131 Ya\u2018k\u016bbiye (Ya\u2018k\u016bb (as)\u2019\u0131n hisleri) y\u00fcksek bir derece-i \u015fefkattir.<br \/>\n\u0130sm-i Ved\u00fbd\u2019a (kullar\u0131nca sevilen ve onlar\u0131 seven Allah\u2019a) ves\u00eele-i vus\u00fbl (kavu\u015fma ves\u00eelesi) olan a\u015fk ise, Z\u00fcleyh\u00e2\u2019n\u0131n Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m\u2019a kar\u015f\u0131 olan muhabbet mes\u2019elesindedir. Demek Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Mu\u2018ciz\u00fc\u2019l-Bey\u00e2n (bey\u00e2n\u0131 ile herkesi \u00e2ciz b\u0131rakan Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem), Hz. Ya\u2018k\u016bb Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n hissiy\u00e2t\u0131n\u0131 ne derece Z\u00fcleyh\u00e2\u2019n\u0131n hissiy\u00e2t\u0131ndan y\u00fcksek g\u00f6stermi\u015fse, \u015fefkat dahi o derece a\u015fktan daha y\u00fcksek g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 8. Mekt\u00fbb, 22-23)<\/p>\n<p>85. (Evl\u00e2dlar\u0131:) \u201cAllah\u2019a yem\u00een olsun ki (sen) dermans\u0131z bir hastal\u0131\u011fa tutuluncaya veya hel\u00e2ke u\u011frayan kimselerden oluncaya kadar Y\u00fbsuf\u2019u an\u0131p durmaktan geri kalmayacaks\u0131n!\u201d dediler.<\/p>\n<p>86. (Ya\u2018k\u016bb) dedi ki: \u201c(Ben) gam ve kederimi ancak Allah\u2019a \u015fik\u00e2yet ediyoru<br \/>\n \u201cMus\u00eebetin darbesine kar\u015f\u0131 \u015fekv\u00e2 (\u015fik\u00e2yet) s\u00fbretiyle, elbette \u00e2ciz ve za\u00eef insan a\u011flar; fakat \u015fekv\u00e2 O\u2019na olmal\u0131, O\u2019ndan olmamal\u0131. Hazret-i Ya\u2018k\u016bb Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n: \u0627\u0650\u0646\u064e\u0651\u0645\u064e\u0627 \u0627\u064e\u0634\u0652\u0643\u064f\u0648\u0627 \u0628\u064e\u062b\u0651\u06ea\u064a \u0648\u064e\u062d\u064f\u0632\u0652\u0646\u06ea\u0653\u064a \u0627\u0650\u0644\u064e\u064a \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u064e*[(Ben) gam ve kederimi ancak Allah\u2019a \u015fik\u00e2yet ediyorum] demesi gibi olmal\u0131. Yani, mus\u00eebeti Allah\u2019a \u015fekv\u00e2 etmeli, yoksa Allah\u2019\u0131 insanlara \u015fekv\u00e2 eder gibi, \u2018Eyvah! Of!\u2019 deyip, \u2018Ben ne ettim ki, bu ba\u015f\u0131ma geldi?\u2019 diyerek, \u00e2ciz insanlar\u0131n rikkatini (ac\u0131mas\u0131n\u0131) tahr\u00eek etmek zarard\u0131r, ma\u2018n\u00e2s\u0131zd\u0131r.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 23. Mekt\u00fbb, 106)<\/p>\n<p>87. \u201cEy o\u011fullar\u0131m! (Haydi) gidin de, Y\u00fbsuf\u2019la karde\u015finden bir haber ara\u015ft\u0131r\u0131n; hem Allah\u2019\u0131n rahmetinden \u00fcmid kesmeyin! \u00c7\u00fcnki k\u00e2firler toplulu\u011fundan ba\u015fkas\u0131, Allah\u2019\u0131n rahmetinden \u00fcm\u00eed(ini) kesmez.\u201d<br \/>\n \u201cYe\u2019s (\u00fcmidsizlik) en deh\u015fetli bir hastal\u0131kt\u0131r ki, \u00e2lem-i \u0130sl\u00e2m\u2019\u0131n kalbine girmi\u015f. \u0130\u015fte o ye\u2019sdir ki bizi \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f gibi, garbda (bat\u0131da) bir-iki milyonluk k\u00fc\u00e7\u00fck bir devlet, \u015farkta (do\u011fuda) yirmi milyon M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131 kendine hizmetk\u00e2r ve vatanlar\u0131n\u0131 m\u00fcstemleke (s\u00f6m\u00fcrge) h\u00fckm\u00fcne getirmi\u015f. Hem o ye\u2019sdir ki y\u00fcksek ahl\u00e2k\u0131m\u0131z\u0131 \u00f6ld\u00fcrm\u00fc\u015f. Menfaat-i um\u00fbmiyeyi (toplumun menfaatini) b\u0131rak\u0131p, menfaat-i \u015fahsiyeye (\u015fahs\u00ee menfaate) nazar\u0131m\u0131z\u0131 hasrettirmi\u015f. Hem o ye\u2019sdir ki kuvve-i ma\u2018neviyemizi (ma\u2018nev\u00ee g\u00fcc\u00fcm\u00fcz\u00fc) k\u0131rm\u0131\u015f. Az bir kuvvetle \u00eemandan gelen kuvve-i ma\u2018neviyeyi \u015farktan garba kadar ist\u00eel\u00e2 etti\u011fi h\u00e2lde, o kuvve-i ma\u2018neviye-i h\u00e2rika, me\u2019y\u00fbsiyetle (\u00fcmidsiz olmakla) k\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in, z\u00e2lim ecneb\u00eeler (yabanc\u0131lar) d\u00f6rt y\u00fcz seneden beri \u00fc\u00e7 y\u00fcz milyon M\u00fcsl\u00fcman\u0131 kendilerine es\u00eer etmi\u015f. (&#8230;)<br \/>\nYe\u2019s, \u00fcmmetlerin, milletlerin seret\u00e2n (kanser) denilen en deh\u015fetli bir hastal\u0131\u011f\u0131d\u0131r. Ve kem\u00e2l\u00e2ta (ilerlemeye) m\u00e2ni\u2018 ve \u0627\u064e\u0646\u0627\u064e \u0639\u0650\u0646\u0652\u062f\u064e \u062d\u064f\u0633\u0652\u0646\u064f \u0638\u064e\u0646\u0650\u0651 \u0639\u064e\u0628\u0652\u062f\u06ea\u064a \u0628\u06ea\u064a*[Ben, kulumun bana olan g\u00fczel zann\u0131 \u00fczereyim] hak\u012bkatine muh\u00e2liftir; korkak, a\u015fa\u011f\u0131 ve \u00e2cizlerin \u015fe\u2019nidir (i\u015fidir), bah\u00e2neleridir. \u015eeh\u00e2met-i \u0130sl\u00e2miyenin \u015fe\u2019ni (\u0130sl\u00e2m\u00ee kahramanl\u0131\u011f\u0131n i\u015fi) de\u011fildir.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, Hutbe-i \u015e\u00e2miye, 413)<\/p>\n<p>88. Bunun \u00fczerine (karde\u015fleri tekrar M\u0131s\u0131r\u2019a gelip Y\u00fbsuf\u2019un) huz\u00fbruna girdiklerinde dediler ki: \u201cEy az\u00eez! Bize ve \u00e2ilemize zar\u00fbret (k\u0131tl\u0131k ve a\u00e7l\u0131k) dokundu ve pek ehemmiyetsiz bir serm\u00e2ye ile geldik; (sen) yine de bize \u00f6l\u00e7e\u011fi tam olarak ver ve bize (ayr\u0131ca) ba\u011f\u0131\u015fta bulun! (Bize fazladan erzak ver ve karde\u015fimiz B\u00fcny\u00e2min\u2019i bize l\u00fbtfet!) Muhakkak ki Allah, sadaka verenleri m\u00fck\u00e2f\u00e2tland\u0131r\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>89. (Y\u00fbsuf) dedi ki: \u201cSiz c\u00e2hil kimseler iken Y\u00fbsuf\u2019a ve karde\u015fine neler yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 bildiniz mi?\u201d<\/p>\n<p>90. (Onlar:) \u201cYoksa sen, ger\u00e7ekten sen, Y\u00fbsuf musun?\u201d dediler. (O da:) \u201c(Evet) ben Y\u00fbsuf\u2019um, bu da karde\u015fim! \u015e\u00fcbhesiz ki Allah bize l\u00fctufta bulundu. Do\u011frusu \u015fu ki, kim (Allah\u2019dan) sak\u0131n\u0131r ve sabrederse, art\u0131k \u015f\u00fcbhesiz Allah, iyilik edenlerin m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 z\u00e2yi\u2018 etmez\u201d dedi.<\/p>\n<p>91. (Karde\u015fleri:) \u201cAllah\u2019a yem\u00een olsun, muhakkak ki Allah, seni bize \u00fcst\u00fcn k\u0131ld\u0131; h\u00e2lbuki \u015f\u00fcbhesiz (biz) elbette hat\u00e2 eden kimseler olmu\u015ftuk\u201d dediler.<\/p>\n<p>92. (Y\u00fbsuf) dedi ki: \u201cBu g\u00fcn (benim taraf\u0131mdan) size bir k\u0131nama (bir ba\u015fa kakma) yok! Allah sizi affetsin! \u00c7\u00fcnki O, merhamet edenlerin en merhametlisidir.\u201d<\/p>\n<p>93. \u201cBenim bu g\u00f6mle\u011fimi g\u00f6t\u00fcr\u00fcn de onu babam\u0131n y\u00fcz\u00fcne koyun, (t\u00e2 g\u00f6zleri) g\u00f6r\u00fcr h\u00e2le gelsin. Ve b\u00fct\u00fcn \u00e2ilenizle birlikte bana gelin!\u201d<\/p>\n<p>94. B\u00f6ylece kervan (M\u0131s\u0131r\u2019dan) ayr\u0131l\u0131nca, babalar\u0131: \u201cDo\u011frusu ben, ger\u00e7ekten Y\u00fbsuf\u2019un kokusunu duyuyorum. E\u011fer bana bunakl\u0131k isn\u00e2d etmeseydiniz (beni tasd\u00eek ederdiniz.)\u201d<br \/>\n \u201cHazret-i Ya\u2018k\u016bb (as)\u2019dan sorulmu\u015f ki: \u2018Ne i\u00e7in M\u0131s\u0131r\u2019dan gelen g\u00f6mle\u011finin kokusunu i\u015fittin de, yak\u0131n\u0131nda bulunan Ken\u2018an kuyusundaki Y\u00fbsuf\u2019u g\u00f6rmedin?\u2019 Cev\u00e2ben demi\u015f ki: \u2018Bizim h\u00e2limiz \u015fim\u015fekler gibidir; bazen g\u00f6r\u00fcn\u00fcr, bazen saklan\u0131r. Baz\u0131 vakit olur ki, en y\u00fcksek mevki\u2018de oturup, her taraf\u0131 g\u00f6r\u00fcyoruz gibi oluruz. Baz\u0131 vakitte de aya\u011f\u0131m\u0131z\u0131n \u00fcst\u00fcn\u00fc g\u00f6remiyoruz.\u2019 \u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 15. Mekt\u00fbb, 41)<\/p>\n<p>95. (Onlar:) \u201cAllah\u2019a yem\u00een olsun ki, \u015f\u00fcbhesiz, sen h\u00e2l\u00e2 eski yanl\u0131\u015fl\u0131\u011f\u0131ndas\u0131n\u201d dediler.<\/p>\n<p>96. Nih\u00e2yet m\u00fcjdeci gelip onu (o g\u00f6mle\u011fi Ya\u2018k\u016bbun) y\u00fcz\u00fcne koyunca, hemen (g\u00f6zleri) g\u00f6r\u00fcr h\u00e2le geri geldi. \u201cSize, \u2018Bilemeyece\u011finiz \u015feyleri Allah taraf\u0131ndan \u015f\u00fcbhesiz ki ben biliyorum\u2019 demedim mi?\u201d dedi.<\/p>\n<p>97. (O\u011fullar\u0131:) \u201cEy babam\u0131z! Bizim i\u00e7in (Allahdan) g\u00fcnahlar\u0131m\u0131za ma\u011ffiret dile; biz ger\u00e7ekten hat\u00e2 eden kimseler idik\u201d dediler.<\/p>\n<p>98. (Ya\u2018k\u016bb:) \u201cSizin i\u00e7in Rabbimden, daha sonra (seher vakti) ma\u011ffiret dileyece\u011fim. \u015e\u00fcbhesiz ki Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan), Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden) ancak O\u2019dur\u201d dedi.<\/p>\n<p>99. Nih\u00e2yet (hep ber\u00e2ber M\u0131s\u0131r\u2019a gidip) Y\u00fbsuf\u2019un yan\u0131na girdikleri zaman, (onlar\u0131 \u015fehrin d\u0131\u015f\u0131nda kar\u015f\u0131layan Y\u00fbsuf) ana-babas\u0131n\u0131 ba\u011fr\u0131na bast\u0131 ve: \u201c(Buyurun!) \u0130n\u015f\u00e2allah g\u00fcven i\u00e7inde kimseler olarak M\u0131s\u0131r\u2019a girin!\u201d dedi.<\/p>\n<p>100. B\u00f6ylece (saray\u0131na geldiklerinde) ana-babas\u0131n\u0131 (kendi) taht\u0131n(\u0131n) \u00fcst\u00fcne \u00e7\u0131kard\u0131 ve (derken hepsi) onun (Y\u00fbsuf) i\u00e7in secde ediciler olarak, secdeye kapand\u0131lar.<br \/>\n Y\u00fbsuf (as)\u2019\u0131n ebeveyninin ve karde\u015flerinin kendisine secde etmeleri, meleklerin \u00c2dem (as)\u2019a olan secdeleri gibi olup, ona sel\u00e2m ve h\u00fcrmet i\u00e7indir. Bu tarz, h\u00fcrmet i\u00e7in yap\u0131lan secde onlar\u0131n \u015feriat\u0131nda c\u00e2iz olmakla ber\u00e2ber \u0130sl\u00e2miyet bunu kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn-i Abb\u00e2s (ra)\u2019dan gelen bir riv\u00e2yete g\u00f6re de onlar Y\u00fbsuf i\u00e7in, yani ona kavu\u015ftuklar\u0131 i\u00e7in Allah\u2019a \u015f\u00fck\u00fcr secdesine kapand\u0131lar. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 262; R\u00e2z\u00ee, c. 9\/18, 216) <\/p>\n<p>101. \u201cRabbim! Bana m\u00fclkden (bir nasib) verdin ve bana r\u00fcy\u00e2lar\u0131n ta\u2018b\u00eerinden (bir ilim) \u00f6\u011frettin. Ey g\u00f6kleri ve yeri hakk\u0131yla yaratan! Sen, d\u00fcnyada da \u00e2hirette de benim vel\u00eemsin (ger\u00e7ek dostumsun). Can\u0131m\u0131 M\u00fcsl\u00fcman olarak al ve beni s\u00e2lih kimseler aras\u0131na kat!\u201d<br \/>\n \u201c\u015eu \u00e2yet, k\u0131ssa-i Y\u00fbsuf\u2019un (as) (Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n hik\u00e2yesinin) en parlak k\u0131sm\u0131 ki, Az\u00eez-i M\u0131s\u0131r olmas\u0131 (M\u0131s\u0131r\u2019da y\u00fcksek bir mak\u0101ma gelmesi), peder ve v\u00e2lidesiyle g\u00f6r\u00fc\u015fmesi, karde\u015fleriyle sevi\u015fip tan\u0131\u015fmas\u0131 olan, d\u00fcnyada en b\u00fcy\u00fck sa\u00e2detli ve ferahl\u0131 bir heng\u00e2mda (anda), Hazret-i Y\u00fbsuf\u2019un (as) mevtini (\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc) \u015f\u00f6yle bir s\u00fbrette haber veriyor ve diyor ki: \u2018\u015eu ferahl\u0131 ve sa\u00e2detli vaziyetten daha sa\u00e2detli, daha parlak bir vaziyete mazhar olmak i\u00e7in, Hazret-i Y\u00fbsuf kendisi Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019tan vef\u00e2t\u0131n\u0131 istedi ve vef\u00e2t etti, o sa\u00e2dete mazhar oldu. Demek o d\u00fcnyev\u00ee lezzetli sa\u00e2detten daha c\u00e2zibedar (\u00e7ekici) bir sa\u00e2det ve ferahl\u0131 bir vaziyet kabrin arkas\u0131nda vard\u0131r ki, Hazret-i Y\u00fbsuf Aleyhissel\u00e2m gibi hak\u012bkat-b\u00een (hak\u012bkati g\u00f6ren) bir z\u00e2t, o g\u0101yet lezzetli d\u00fcnyev\u00ee vaziyet i\u00e7inde g\u0101yet ac\u0131 olan mevti istedi, t\u00e2 \u00f6teki sa\u00e2dete mazhar olsun.\u2019 \u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 23. Mekt\u00fbb, 108)<\/p>\n<p>102. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) \u0130\u015fte bu (anlat\u0131lanlar) gayb haberlerindendir ki, onu sana vahyediyoruz. Yoksa, onlar (Y\u00fbsuf\u2019un karde\u015fleri) h\u00eele yaparak i\u015flerine (karar vermek \u00fczere) topland\u0131klar\u0131 zaman, onlar\u0131n yan\u0131nda de\u011fildin.<\/p>\n<p>103. (Sen ne kadar) h\u0131rs g\u00f6stersen de, yine insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu \u00eem\u00e2n edecek kimseler de\u011fildir.<\/p>\n<p>104. H\u00e2lbuki (sen) buna (bu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 tebli\u011f vaz\u00eefene) kar\u015f\u0131 onlardan bir \u00fccret istemiyorsun. O (Kur\u2019\u00e2n), (b\u00fct\u00fcn) \u00e2lemlere ancak bir nas\u00eehattir.<\/p>\n<p>105. Hem g\u00f6klerde ve yerde nice deliller vard\u0131r<br \/>\n \u201cBir k\u0131sm\u0131 arz\u0131m\u0131zdan (d\u00fcnyam\u0131zdan) bin def\u2018a b\u00fcy\u00fck ve o b\u00fcy\u00fcklerden bir k\u0131sm\u0131 top g\u00fcllesinden yetmi\u015f derece s\u00fcr\u2018atli y\u00fcz binler ecr\u00e2m-\u0131 sem\u00e2viyeyi (g\u00f6k cisimlerini) direksiz, d\u00fc\u015f\u00fcrmeden d\u00f6nd\u00fcren ve birbirine \u00e7arpt\u0131rmadan fevka\u2019l-had (haddinden fazla) \u00e7abuk ve ber\u00e2ber gezdiren, ya\u011fs\u0131z s\u00f6nd\u00fcrmeden m\u00fctem\u00e2diyen (devaml\u0131) o hadsiz l\u00e2mbalar\u0131 yand\u0131ran ve hi\u00e7bir g\u00fcr\u00fclt\u00fc ve ihtil\u00e2l \u00e7\u0131kartmadan o nih\u00e2yetsiz b\u00fcy\u00fck k\u00fctleleri id\u00e2re eden ve g\u00fcne\u015f ve kamerin (ay\u0131n) vaz\u00eefeleri gibi, hi\u00e7 isy\u00e2n ettirmeden o pek b\u00fcy\u00fck mahl\u00fbklar\u0131 vaz\u00eefelerle \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ran (&#8230;) ve o nih\u00e2yetsiz kalabal\u0131\u011f\u0131n enkazlar\u0131 gibi g\u00f6\u011f\u00fcn y\u00fcz\u00fcn\u00fc kirletecek s\u00fcpr\u00fcnt\u00fclere meydan vermeden, pek parlak ve pek g\u00fczel temizlettiren ve bir muntazam (intizaml\u0131) ordu manevras\u0131 gibi manevra ile gezdiren ve arz\u0131 d\u00f6nd\u00fcrmesiyle, o ha\u015fmetli (heybetli ve y\u00fcce) manevran\u0131n ba\u015fka bir s\u00fbrette hak\u012bk\u012b ve hay\u00e2l\u00ee tarzlar\u0131n\u0131 her gece ve her sene sinema levhalar\u0131 gibi seyirci mahl\u00fbk\u0101t\u0131na g\u00f6steren bir tez\u00e2h\u00fcr-i rub\u00fbbiyet (Allah\u2019\u0131n terbiye ve id\u00e2re edicili\u011fi) i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcnen tesh\u00eer (it\u00e2at ettirme), tedb\u00eer, tedv\u00eer (\u00e7evirme), tanz\u00eem (d\u00fczenleme), tanz\u00eef (temizleme), tavz\u00eefden (vaz\u00eefelendirmeden) m\u00fcrekkeb (meydana gelen) bir hak\u012bkat, bu azameti ve ih\u00e2tas\u0131 (b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc ve ku\u015fatmas\u0131) ile o sem\u00e2v\u00e2t H\u00e2l\u0131k\u0131n\u0131n (g\u00f6klerin yarat\u0131c\u0131s\u0131n\u0131n) v\u00fcc\u00fbb-\u0131 v\u00fcc\u00fbduna (varl\u0131\u011f\u0131n\u0131n zar\u00fbr\u00ee olu\u015funa) ve vahdetine (birli\u011fine) ve mevc\u00fbdiyeti (varl\u0131\u011f\u0131), sem\u00e2v\u00e2t\u0131n mevc\u00fbdiyetinden daha z\u00e2hir (\u00e2\u015fik\u00e2r) bulundu\u011funa bil-m\u00fc\u015f\u00e2hede (g\u00f6zle g\u00f6r\u00fcl\u00fcr bir \u015fekilde) \u015feh\u00e2det eder.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 7. \u015eu\u00e2\u2018, 100)<\/p>\n<p>106. H\u00e2lbuki onlar\u0131n \u00e7o\u011fu, ancak m\u00fc\u015frik kimseler olarak Allah\u2019a \u00eem\u00e2n ederler. (Hem inan\u0131rlar, hem de \u015firk ko\u015farlar).<\/p>\n<p>107. Ya (onlar,) Allah\u2019\u0131n az\u00e2b\u0131ndan ku\u015fat\u0131c\u0131 bir mus\u00eebetin kendilerine gelmesinden veya onlar fark\u0131nda de\u011fillerken k\u0131y\u00e2metin ans\u0131z\u0131n kendilerine gelivermesinden em\u00een mi oldular?<\/p>\n<p>108. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) De ki: \u201c\u0130\u015fte benim yolum budur! (Ben, sizi) bir bas\u00eeret (a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcnen bir del\u00eel) \u00fczere Allah\u2019a da\u2018vet ediyorum; ben de, bana t\u00e2bi\u2018 olanlar da! Ve Allah\u2019\u0131 tenz\u00eeh ederim. \u00c7\u00fcnki ben (sizin gibi) m\u00fc\u015friklerden de\u011filim!\u201d<\/p>\n<p>109. (Ey Res\u00fbl\u00fcm!) Senden \u00f6nce de (bedev\u00eelerden ve kad\u0131nlardan de\u011fil,) \u015fehirlerin halk\u0131ndan kendilerine vahyetti\u011fimiz birtak\u0131m erkeklerden ba\u015fkas\u0131n\u0131 (bir mele\u011fi, peygamber olarak) g\u00f6ndermedik. (O m\u00fc\u015frikler) yery\u00fcz\u00fcnde hi\u00e7 dola\u015fmad\u0131lar m\u0131 ki, kendilerinden \u00f6ncekilerin \u00e2k\u0131beti nas\u0131l olmu\u015f, baks\u0131nlar! \u00c2hiret yurdu ise, (g\u00fcnahlardan) sak\u0131nanlar i\u00e7in elbette daha hay\u0131rl\u0131d\u0131r. H\u00e2l\u00e2 ak\u0131l erdirmeyecek misiniz?<\/p>\n<p>110. Nih\u00e2yet peygamberler (o kavimlerin \u00eem\u00e2na gelmelerinden) \u00fcmidlerini kesti\u011fi ve (o kavimler de) ger\u00e7ekten onlar\u0131n (o peygamberlerin) yalanc\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131ld\u0131klar\u0131n\u0131 zannettikleri bir s\u0131rada kendilerine yard\u0131m\u0131m\u0131z geldi de diledi\u011fimiz kimseler (o azabdan) kurtar\u0131ld\u0131. H\u00e2lbuki g\u00fcnahk\u00e2rlar toplulu\u011fundan az\u00e2b\u0131m\u0131z geri \u00e7evrilmez.<\/p>\n<p>111. Muhakkak ki onlar\u0131n k\u0131ssalar\u0131nda, (sel\u00eem) ak\u0131l s\u00e2hibleri i\u00e7in bir ibret vard\u0131r. (Bu Kur\u2019\u00e2n,) uydurulacak bir s\u00f6z de\u011fildir; fakat kendinden \u00f6nce gelen (kitab)lar\u0131n tasd\u00eeki, her\u015feyin a\u00e7\u0131klamas\u0131 ve \u00eem\u00e2n edecek bir topluluk i\u00e7in bir hid\u00e2yet ve bir rahmettir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla 1. Elif, L\u00e2m, R\u00e2. Bak\u0131n\u0131z; (Bakara S\u00fbresi, sah\u00eefe 1, h\u00e2\u015fiye 1) 2. \u015e\u00fcbhesiz ki biz onu, anlayas\u0131n\u0131z diye, Arabca bir Kur\u2019\u00e2n olarak indirdik. 3. Biz, bu Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131 sana vahyetmekle, sana k\u0131ssalar\u0131n en g\u00fczelini anlat\u0131yoruz. Elbette (sen) ondan \u00f6nce (bunlardan) habersiz olanlardan idin. 4. Bir zaman Y\u00fbsuf babas\u0131na: \u201cEy Babac\u0131\u011f\u0131m! &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":9519,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1729],"tags":[1850,1732,1733,1734,1257,1761,1583,1735,1719,1737,11,1762,1739,1697,1582,1738,12,1736,319,320],"class_list":["post-2976","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hayrat-meali","tag-12-yusuf-suresi","tag-hayrat","tag-hayrat-meali-2","tag-hayrat-meali-oku","tag-islami-davet-kuran","tag-kurani-kerim","tag-kuran","tag-kuran-meali","tag-kuran-oku-2","tag-kuran-turkce-meali","tag-meal","tag-mealler","tag-risale-i-nur","tag-sureler","tag-tefsir","tag-tevafuklu-kuran","tag-turkce-meal","tag-turkce-meali","tag-yusuf","tag-yusuf-suresi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2976","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2976"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2976\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9519"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2976"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2976"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2976"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}