{"id":2983,"date":"2014-07-15T21:37:28","date_gmt":"2014-07-15T18:37:28","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2983"},"modified":"2014-07-15T21:37:28","modified_gmt":"2014-07-15T18:37:28","slug":"9-tevbe-suresi-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/9-tevbe-suresi-2\/","title":{"rendered":"9-Tevbe Suresi Hayrat Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131 Meali"},"content":{"rendered":"<p>1 \u2013 Allah\u2019dan ve Resul\u00fc\u2019nden bir \u00fcltimatomdur bu, kendileriyle antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fc\u015friklere:<\/p>\n<p>Bu s\u00fbre, tevbenin m\u00e2hiyetini ve kab\u00fbl edilme \u015fartlar\u0131n\u0131 \u00eez\u00e2h ve bey\u00e2n etti\u011fi i\u00e7in; \u201cTevbe S\u00fbresi\u201d ismini alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fbrenin me\u015fhur olan di\u011fer bir ismi de \u201cBer\u00e2e\u201ddir. Res\u00fblullah Efendimiz Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m emretti\u011fi i\u00e7in, Kur\u2019\u00e2n\u2019da ba\u015f\u0131na Besmele yaz\u0131lmayan tek s\u00fbre budur. Hz. Ali rad\u0131yall\u00e2h\u00fc anh: \u201cBesmele em\u00e2n ve rahmettir. Bu s\u00fbre ise harb hakk\u0131ndad\u0131r (harbi emreder). Bunun i\u00e7in Besmele terk edildi!\u201d demi\u015ftir. Hz. Osman rad\u0131yall\u00e2h\u00fc anh ise: \u201cKur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019den herhangi bir \u00e2yet n\u00e2zil oldu\u011funda Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m: \u2018Bu \u00e2yeti falan yere yaz\u0131n\u0131z!\u2019 diye emrederlerdi. Enf\u00e2l S\u00fbresinin sonu ile bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda vahiy k\u00e2tibli\u011fini ben yapt\u0131m. Bana burada \u2018Besmele yaz!\u2019 diye emretmedi\u201d dedi.<br \/>\nAyr\u0131ca Enf\u00e2l S\u00fbresi ile bu s\u00fbre aras\u0131nda kuvvetli m\u00fcn\u00e2sebet vard\u0131r. Bu sebeble Enf\u00e2l ve Tevbe s\u00fbreleri hakk\u0131nda sah\u00e2belerden bir k\u0131sm\u0131 (rad\u0131yall\u00e2h\u00fc anh\u00fcm ecma\u00een): \u201cBunlar bir s\u00fbredir\u201d, bir k\u0131sm\u0131 da: \u201cAyr\u0131 birer s\u00fbredir\u201d demi\u015flerdir. Enf\u00e2l S\u00fbresinin arkas\u0131ndan ara vermeden Kur\u2019\u00e2n okumaya dev\u00e2m edildi\u011finde, bu s\u00fbrenin ba\u015f\u0131nda ayr\u0131ca besmele \u00e7ekilmez. (R\u00e2z\u00ee, c. 8\/15, 223)<\/p>\n<p>2. (Ey m\u00fc\u015frikler! \u00d6yleyse ahdinizin bozuldu\u011fu \u015fu andan i\u2018tib\u00e2ren) art\u0131k yery\u00fcz\u00fcnde d\u00f6rt ay daha dola\u015f\u0131n; ama bilin ki siz, Allah\u2019\u0131 asl\u00e2 \u00e2ciz b\u0131rak\u0131c\u0131lar de\u011filsiniz ve muhakkak ki Allah, k\u00e2firleri rez\u00eel edicidir!<\/p>\n<p>3. Ve Hacc-\u0131 Ekber (en b\u00fcy\u00fck hac) g\u00fcn\u00fc Allah ve Res\u00fbl\u00fcnden insanlara bir i\u2018l\u00e2nd\u0131r ki, \u015f\u00fcbhesiz Allah ve Res\u00fbl\u00fc m\u00fc\u015friklerden uzakt\u0131r. O h\u00e2lde tevbe ederseniz, art\u0131k bu sizin i\u00e7in hay\u0131rl\u0131d\u0131r ve e\u011fer (\u0130sl\u00e2m\u2019dan) y\u00fcz \u00e7evirirseniz o takdirde bilin ki, siz Allah\u2019\u0131 asl\u00e2 \u00e2ciz b\u0131rak\u0131c\u0131lar de\u011filsiniz. (Ey Hab\u00eebim!) \u0130nk\u00e2r edenleri (pek) elemli bir az\u00e2b ile m\u00fcjdele!<\/p>\n<p>4. Ancak kendileriyle andla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z, sonra da (andla\u015fma \u015fartlar\u0131nda) size hi\u00e7bir eksiklik yapmam\u0131\u015f ve aleyhinizde hi\u00e7bir kimseye yard\u0131m etmemi\u015f olan m\u00fc\u015frikler m\u00fcstesn\u00e2; art\u0131k onlara m\u00fcddetleri (bite)ne kadar andla\u015fmalar\u0131n\u0131 tamamlay\u0131n! Muhakkak ki Allah, (s\u00f6z\u00fcnde durup, haks\u0131zl\u0131ktan) sak\u0131nanlar\u0131 sever.<\/p>\n<p>5. Fakat haram aylar \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 zaman, art\u0131k m\u00fc\u015frikleri, kendilerini buldu\u011funuz yerde \u00f6ld\u00fcr\u00fcn; onlar\u0131 yakalay\u0131n ve kendilerini (ka\u00e7malar\u0131n\u0131 \u00f6nleyerek) hapsedin; her g\u00f6zetleme (ve ge\u00e7it) yerine onlar(\u0131 bulunduklar\u0131 yerden \u00e7\u0131kartmamak) i\u00e7in oturun (o kav\u015faklar\u0131 tutun)! Fakat tevbe ederler, namaz\u0131 hakk\u0131yla ed\u00e2 ederler ve zek\u00e2t\u0131 verirlerse, art\u0131k yollar\u0131n\u0131 serbest b\u0131rak\u0131n! \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>6. E\u011fer m\u00fc\u015friklerden biri senden em\u00e2n dilerse, art\u0131k ona em\u00e2n ver; t\u00e2 ki Allah\u2019\u0131n kel\u00e2m\u0131n\u0131 i\u015fitsin; sonra da onu em\u00een olaca\u011f\u0131 yere ula\u015ft\u0131r! Bu (em\u00e2n), elbette onlar\u0131n (hak\u012bkati) bilmeyen bir kavim olmalar\u0131ndand\u0131r.<\/p>\n<p>7. M\u00fc\u015frikler i\u00e7in, Allah kat\u0131nda ve Res\u00fbl\u00fc yan\u0131nda (s\u00f6zlerinde durmad\u0131klar\u0131 h\u00e2lde) nas\u0131l bir andla\u015fma olabilir? Ancak (Hudeybiye g\u00fcn\u00fc) Mescid-i Har\u00e2m\u2019\u0131n yan\u0131nda kendileriyle andla\u015fma yapt\u0131klar\u0131n\u0131z m\u00fcstesn\u00e2. Art\u0131k (onlar) size d\u00fcr\u00fcst davran\u0131rlarsa, o h\u00e2lde (siz de) onlara b\u00f6yle do\u011frulukla mu\u00e2mele edin! \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, takv\u00e2 s\u00e2hiblerini sever.<\/p>\n<p>8. Nas\u0131l (bir andla\u015fmalar\u0131 olabilir ki)? E\u011fer (onlar) size g\u0101lib gelselerdi, hakk\u0131n\u0131zda ne bir yemin, ne de bir ahd (s\u00f6z) g\u00f6zetirlerdi. A\u011f\u0131zlar\u0131yla sizi ho\u015fn\u00fbd ederler, fakat kalbleri (buna) yana\u015fmaz! Onlar\u0131n \u00e7o\u011fu (s\u00f6zlerinde durmayan) f\u00e2s\u0131k kimselerdir.<\/p>\n<p>9. Allah\u2019\u0131n \u00e2yetlerini az bir bedel kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda satt\u0131lar da (insanlar\u0131) O\u2019nun yolundan men\u2018 ettiler. Muhakkak ki onlar\u0131n yapmakta olduklar\u0131 ne k\u00f6t\u00fcd\u00fcr!<\/p>\n<p>10. Bir m\u00fc\u2019min hakk\u0131nda ne bir yemin, ne de bir ahd (s\u00f6z) g\u00f6zetirler. \u0130\u015fte onlar ger\u00e7ekten haddi a\u015fanlard\u0131r.<\/p>\n<p>11. Art\u0131k tevbe ederler, namaz\u0131 hakk\u0131yla k\u0131larlar ve zek\u00e2t\u0131 verirlerse, o takdirde dinde karde\u015flerinizdirler.<br \/>\n\u201c\u0130nsan \u0130sl\u00e2miyet s\u00e2yesinde, ib\u00e2det s\u00e2ikas\u0131yla (sevkiyle) b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlara kar\u015f\u0131 s\u00e2bit bir m\u00fcn\u00e2sebet (al\u00e2ka) peyd\u00e2 eder ve kav\u00ee (kuvvetli) bir irtibat ve ba\u011fl\u0131l\u0131k elde eder. Bunlar ise sars\u0131lmaz bir uhuvvete (karde\u015fli\u011fe), hak\u012bk\u012b bir muhabbete (sevgiye) sebeb olur. Z\u00e2ten hey\u2019et-i ictim\u00e2iyenin (t\u00fcm cem\u2018iyetin) kem\u00e2line ve terakk\u012bsine (y\u00fckselmesine) mukaddeme (ba\u015flang\u0131\u00e7) ve en birinci basamaklar, uhuvvet ile muhabbettir.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 133)<\/p>\n<p>12. E\u011fer verdikleri s\u00f6zden sonra yeminlerini bozarlar ve d\u00eeninize dil uzat\u0131rlarsa, art\u0131k k\u00fcfr\u00fcn o \u00f6nderlerini \u00f6ld\u00fcr\u00fcn! \u00c7\u00fcnki onlar yeminleri(ne ba\u011fl\u0131l\u0131klar\u0131) olmayanlard\u0131r; t\u00e2 ki (di\u011ferleri o h\u00e2llerinden) vazge\u00e7sinler.<\/p>\n<p>13. Yeminlerini bozan, peygamberi (Mekke\u2019den) \u00e7\u0131karmaya azmeden ve size kar\u015f\u0131 (sava\u015fa) \u00f6nce kendileri ba\u015flayan bir kavimle sava\u015fmayacak m\u0131s\u0131n\u0131z? Onlardan korkacak m\u0131s\u0131n\u0131z? E\u011fer (siz) m\u00fc\u2019min kimseler iseniz, o h\u00e2lde (iyi bilin ki) Allah, kendisinden korkman\u0131za daha l\u00e2y\u0131kt\u0131r.<br \/>\n \u201c\u0130nsan\u0131n havf ve muhabbeti (korku ve sevgisi) halka tevecc\u00fch etti\u011fi (y\u00f6neldi\u011fi) takdirde, havf bir bel\u00e2, bir elem olur. Muhabbet bir mus\u00eebet olur. Z\u00eer\u00e2 korktu\u011fun adam, ya sana merhamet etmez veya senin istirhamlar\u0131n\u0131 (yalvarmalar\u0131n\u0131) i\u015fitmez. Muhabbet etti\u011fin \u015fah\u0131s da, ya seni tan\u0131maz veya muhabbetine tenezz\u00fcl etmez. Bin\u00e2enaleyh havf\u0131n ile muhabbetini d\u00fcnyadan ve d\u00fcnya insanlar\u0131ndan \u00e7evir. F\u00e2t\u0131r-\u0131 Hak\u00eem\u2019e (hikmetli yarat\u0131c\u0131 olan Allah\u2019a) tevc\u00eeh et (y\u00f6nlendir) ki, senin havf\u0131n O\u2019nun merhamet kuca\u011f\u0131na at\u0131lmak da, \u00e7ocu\u011fun annesinin kuca\u011f\u0131na at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 gibi, lez\u00eez bir tezell\u00fcl (lezzetli bir eziklik) olsun! Muhabbetin de sa\u00e2det-i ebediyeye ves\u00eele olsun!\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, \u015eemme, 192)<\/p>\n<p>14. Onlarla sava\u015f\u0131n ki, Allah sizin ellerinizle onlara az\u00e2b etsin ve onlar\u0131 rez\u00eel etsin, hem onlara kar\u015f\u0131 size yard\u0131m etsin ve m\u00fc\u2019minlerden bir toplulu\u011fun g\u00f6n\u00fcllerine \u015fif\u00e2 versin!<\/p>\n<p>15. Hem kalblerinin \u00f6fkesini gidersin! Allah, diledi\u011finin tevbesini (kendi l\u00fctfundan) kab\u00fbl eder. \u00c7\u00fcnki Allah, Al\u00eem (her\u015feyi hakk\u0131yla bilen)dir, Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan)d\u0131r.<\/p>\n<p>16. Yoksa (siz), i\u00e7inizden cih\u00e2d edenleri ve Allah\u2019dan, Res\u00fbl\u00fcnden ve m\u00fc\u2019minlerden ba\u015fkas\u0131n\u0131 s\u0131rda\u015f edinmeyenleri Allah ortaya \u00e7\u0131karmadan, kendi h\u00e2linize b\u0131rak\u0131laca\u011f\u0131n\u0131z\u0131 m\u0131 sand\u0131n\u0131z?<br \/>\n \u201cDin bir imtihand\u0131r. Tekl\u00eef-i \u0130l\u00e2h\u00ee (Allah\u2019\u0131n dinle m\u00fckellef k\u0131lmas\u0131) bir tecr\u00fcbedir (imtihand\u0131r). T\u00e2, erv\u00e2h-\u0131 \u00e2liye (y\u00fcksek ruhlar) ile erv\u00e2h-\u0131 s\u00e2file (al\u00e7ak ruhlar), m\u00fcs\u00e2baka (imtihan yar\u0131\u015f\u0131) meydan\u0131nda birbirinden ayr\u0131ls\u0131n. Nas\u0131l ki bir ma\u2018dene ate\u015f veriliyor, t\u00e2 elmasla k\u00f6m\u00fcr, alt\u0131nla toprak birbirinden ayr\u0131ls\u0131n. \u00d6yle de bu d\u00e2r-\u0131 imtihanda (imtihan d\u00fcnyas\u0131nda) olan tekl\u00eef\u00e2t-\u0131 \u0130l\u00e2hiye (d\u00eenin emirleri) bir ibtil\u00e2d\u0131r (imtihand\u0131r) ve bir m\u00fcs\u00e2bakaya sevktir ki, isti\u2018d\u00e2d-\u0131 be\u015fer (insan\u0131n k\u0101biliyeti) ma\u2018deninde olan cev\u00e2hir-i \u00e2liye (y\u00fcksek cevherler) ile mev\u00e2dd-\u0131 s\u00fcfliye (\u00e2d\u00ee maddeler), birbirinden tefr\u00eek edilsin (ayr\u0131ls\u0131n).\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 90)<\/p>\n<p>17. M\u00fc\u015friklerin, kendi k\u00fcf\u00fcrlerine (bizzat) kendileri \u015f\u00e2hidler iken, Allah\u2019\u0131n mescidlerini (hus\u00fbsan K\u00e2\u2018be\u2019yi) i\u2018m\u00e2r etmeleri olacak \u015fey de\u011fildir! \u0130\u015fte onlar\u0131n amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir. Ve ate\u015fte onlar, ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131d\u0131rlar.<br \/>\nRes\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n amcas\u0131 Abb\u00e2s bin Abd\u00fclmuttalib Bedir Harbinde esir d\u00fc\u015ft\u00fc\u011f\u00fc vakit, hen\u00fcz \u0130sl\u00e2m\u2019la \u015fereflenmemi\u015f olup s\u0131la-i rahmi (akrab\u00e2 ziy\u00e2retini) terk etti\u011finden, M\u00fcsl\u00fcmanlar onu ay\u0131plad\u0131lar. Hz. Ali (ra) ise daha a\u011f\u0131r s\u00f6zler s\u00f6yledi. Abb\u00e2s bin Abd\u00fclmuttalib cev\u00e2ben: \u201cBizim fen\u00e2l\u0131klar\u0131m\u0131z\u0131 s\u00f6yl\u00fcyor, iyi huylar\u0131m\u0131zdan bahsetmiyorsunuz. Biz K\u00e2\u2018be\u2019yi ta\u2018m\u00eer eder ve perdedarl\u0131\u011f\u0131n\u0131 yapar\u0131z. Hac\u0131lara su da\u011f\u0131t\u0131p esirleri serbest b\u0131rak\u0131r\u0131z\u201d demesi \u00fczerine bu \u00e2yet n\u00e2zil oldu. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 235)<\/p>\n<p>18. Allah\u2019\u0131n mescidlerini, ancak Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n eden, namaz\u0131 hakk\u0131yla ed\u00e2 eden, zek\u00e2t\u0131 veren ve Allah\u2019dan ba\u015fkas\u0131ndan korkmayan kimseler i\u2018m\u00e2r eder; i\u015fte hidayete erenlerden olmalar\u0131 umulanlar da onlard\u0131r!<\/p>\n<p>19. Hac\u0131lara su vermeyi ve Mescid-i Har\u00e2m\u2019\u0131 i\u2018m\u00e2r etme (hizmetiyle me\u015fg\u00fbl olan kimse)yi, Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n eden ve Allah yolunda cih\u00e2d eden bir kimse gibi mi tuttunuz? (H\u00e2lbuki onlar) Allah kat\u0131nda bir olmazlar. Allah ise, z\u00e2limler toplulu\u011funu (isyanlar\u0131ndaki \u0131srarlar\u0131 sebebiyle) hid\u00e2yete erdirmez.<\/p>\n<p>20. \u00cem\u00e2n edip hicret edenler ve Allah yolunda mallar\u0131yla, canlar\u0131yla cih\u00e2d edenler, Allah kat\u0131nda derece i\u2018tib\u00e2r\u0131yla daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcrler. \u0130\u015fte onlar kurtulu\u015fa erenlerin ta kendileridir! <\/p>\n<p>21. Rableri onlara, taraf\u0131ndan bir rahmet ve bir r\u0131dv\u00e2n\u0131 (en b\u00fcy\u00fck ihsan olarak kendilerinden r\u00e2z\u0131 oldu\u011funu) ve onlar i\u00e7in i\u00e7lerinde d\u00e2im\u00ee ni\u2018metler bulunan Cennetleri m\u00fcjdeler!<\/p>\n<p>22. (Onlar) orada ebed\u00ee olarak devaml\u0131 kal\u0131c\u0131d\u0131rlar. \u015e\u00fcbhesiz ki (en) b\u00fcy\u00fck m\u00fck\u00e2f\u00e2t Allah kat\u0131ndad\u0131r.<\/p>\n<p>23. Ey \u00eem\u00e2n edenler! E\u011fer \u00eem\u00e2na kar\u015f\u0131 k\u00fcfr\u00fc (terc\u00eeh edip) seviyorlarsa, babalar\u0131n\u0131z\u0131 ve karde\u015flerinizi (dahi ger\u00e7ek) dostlar edinmeyin! Art\u0131k i\u00e7inizden kim onlar\u0131 (o h\u00e2lde iken ger\u00e7ek) dost edinirse, i\u015fte onlar z\u00e2limlerin ta kendileridir.<\/p>\n<p>24. De ki: \u201cE\u011fer babalar\u0131n\u0131z, o\u011fullar\u0131n\u0131z, karde\u015fleriniz, zevceleriniz, kab\u00eeleniz, kazand\u0131\u011f\u0131n\u0131z mallar, (iyi iken) durgunlu\u011fa u\u011framas\u0131ndan korktu\u011funuz tic\u00e2ret ve ho\u015funuza giden meskenler size Allah\u2019dan, Res\u00fbl\u00fcnden ve O\u2019nun yolunda cih\u00e2d etmekten daha sevgili ise, art\u0131k Allah (hakk\u0131n\u0131zda azab) emrini getirinceye kadar bekleyin! \u00c7\u00fcnki Allah, f\u00e2s\u0131klar toplulu\u011funu (isyanlar\u0131ndaki \u0131srarlar\u0131 sebebiyle) hid\u00e2yete erdirmez.\u201d<\/p>\n<p>Abdullah b. \u00d6mer (ra) bir riv\u00e2yetinde diyor ki: \u201cRes\u00fbl-i Ekrem Efendimiz (asm)\u2019dan i\u015fittim ki: \u2018Bir mal\u0131 veresiye olarak sat\u0131p da, sonra bu sat\u0131lan \u015feyi bedelinden daha az bir fiyatla geri sat\u0131n ald\u0131\u011f\u0131n\u0131z vakit ve ineklerin kuyruklar\u0131na yap\u0131\u015f\u0131p zir\u00e2ate r\u00e2z\u0131 olarak cih\u00e2d\u0131 terk etti\u011finiz zaman, art\u0131k size ancak kendi d\u00eenine geri d\u00f6n\u00fcnce kald\u0131raca\u011f\u0131 bir zilleti Allah-\u00fc Te\u00e2l\u00e2 ba\u015f\u0131n\u0131za y\u00fckler!\u2019 buyurdular.\u201d (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 132)<\/p>\n<p>25. And olsun ki Allah, size bir\u00e7ok yerlerde ve Huneyn g\u00fcn\u00fcnde yard\u0131m etmi\u015fti. Hani (o g\u00fcn) \u00e7oklu\u011funuz sizi gururland\u0131rm\u0131\u015ft\u0131 da (bu i\u2018tim\u00e2d\u0131n\u0131z) size hi\u00e7bir fayda vermemi\u015fti ve yery\u00fcz\u00fc b\u00fct\u00fcn geni\u015fli\u011fine ra\u011fmen size dar gelmi\u015fti; sonra (d\u00fc\u015fmana) arkan\u0131z\u0131 \u00e7eviren kimseler oldu\u011funuz h\u00e2lde d\u00f6n\u00fcp ka\u00e7m\u0131\u015ft\u0131n\u0131z. <\/p>\n<p> Huneyn Sava\u015f\u0131 ba\u015flang\u0131c\u0131nda, \u0130sl\u00e2m Ordusunun \u00f6nc\u00fc kuvvetleri pusuya d\u00fc\u015ferek \u00e2n\u00ee bir bask\u0131nla bozulunca, \u00f6nce arkalar\u0131ndaki ilk kuvvet, sonra da onlar\u0131 g\u00f6ren as\u0131l ordu daha ne oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmadan da\u011f\u0131lmaya y\u00fcz tuttu. Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n, mel\u00e2ikeleri ehl-i \u00eem\u00e2n\u0131n yard\u0131m\u0131na g\u00f6ndermesiyle k\u0131sa zamanda toparlanan \u0130sl\u00e2m ordusu parlak bir zafere mazhar oldu. (Kurtub\u00ee, c. 4\/8, 97-101)<br \/>\n\u201cFahru\u2019l-\u00c2lem\u00een (\u00e2lemlerin kendisiyle iftih\u00e2r etti\u011fi) ve Hab\u00eeb-i Rabb\u00fc\u2019l-\u00c2lem\u00een (\u00c2lemlerin Rabbinin sevgilisi) Hazret-i Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n sah\u00e2belerinin, m\u00fc\u015frik\u00eene (m\u00fc\u015friklere) kar\u015f\u0131 Uhud\u2019un nih\u00e2yetinde (sonunda) ve Huneyn\u2019in bid\u00e2yetinde (ba\u015flang\u0131c\u0131nda) ma\u011fl\u00fbbiyetlerinin hikmeti nedir?<br \/>\nEl-cevab: M\u00fc\u015frikler i\u00e7inde, o zamanda saff-\u0131 sah\u00e2bede (sah\u00e2beler i\u00e7inde) bulunan ek\u00e2bir-i sah\u00e2beye (en b\u00fcy\u00fck sah\u00e2belere) istikb\u00e2lde (gelecekte) muk\u0101bil (onlar\u0131n \u015ferefine denk) gelecek Hz. H\u00e2lid (ra) gibi \u00e7ok z\u00e2tlar bulundu\u011fundan, \u015fanl\u0131 \u015ferefli olan istikb\u00e2lleri nokta-i nazar\u0131nda b\u00fct\u00fcn izzetlerini k\u0131rmamak i\u00e7in, hikmet-i \u0130l\u00e2hiye, hasen\u00e2t-\u0131 istikb\u00e2liyelerinin bir m\u00fck\u00e2f\u00e2t-\u0131 muaccelesi (gelecekteki iyiliklerinin pe\u015fin bir m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131) olarak m\u00e2z\u00eede (\u00f6ncesinde) onlara vermi\u015f. B\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcn izzetlerini k\u0131rmam\u0131\u015f. Demek, h\u00e2z\u0131rdaki (\u015fimdiki) sah\u00e2beler m\u00fcstakbeldeki (gelecekteki) sah\u00e2belere kar\u015f\u0131 ma\u011fl\u00fbb olmu\u015flar. T\u00e2 o m\u00fcstakbel sah\u00e2beler berk-\u0131 s\u00fcy\u00fbf (k\u0131l\u0131\u00e7 par\u0131lt\u0131s\u0131) korkusuyla de\u011fil, belki b\u00e2rika-i hak\u012bkat (hak\u012bkat par\u0131lt\u0131s\u0131) \u015fevkiyle \u0130sl\u00e2miyet\u2019e girsin ve o \u015feh\u00e2met-i f\u0131triyeleri (yarat\u0131l\u0131\u015flar\u0131ndaki kahramanl\u0131klar\u0131) \u00e7ok zillet \u00e7ekmesin!\u201d (Lem\u2018alar, 7. Lem\u2018a, 24)<\/p>\n<p>26. Sonra Allah, peygamberinin \u00fczerine ve m\u00fc\u2019minlerin \u00fczerine sek\u00eenetini (kalblere s\u00fck\u00fbnet ve huzur veren rahmetini) indirdi; hem sizin g\u00f6rmedi\u011finiz (meleklerden) ordular indirdi ve ink\u00e2r edenlere az\u00e2b etti. K\u00e2firlerin cez\u00e2s\u0131 ise, i\u015fte budur.<\/p>\n<p>27. Sonra Allah, bunun ard\u0131ndan diledi\u011finin tevbesini kab\u00fbl eder (hikmetine bin\u00e2en kendi l\u00fctfundan ona tevbe nas\u00eeb eder). \u00c7\u00fcnki Allah, Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>28. Ey \u00eem\u00e2n edenler! M\u00fc\u015frikler ancak bir necis (bir pislik)tir;<br \/>\n \u201cMuz\u0131r (zararl\u0131) k\u00e2firler ve k\u00e2firlerin yolunda giden sefihler (beyinsizler), Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n hayvan\u00e2t\u0131ndan bir nev\u2018-i hab\u00eesdirler (pis bir t\u00e2ifedirler) ki, F\u00e2t\u0131r-\u0131 Hak\u00eem (her\u015feyi hikmetle yaratan Allah) onlar\u0131 d\u00fcnyan\u0131n i\u2018m\u00e2r\u0131 i\u00e7in halk etmi\u015ftir (yaratm\u0131\u015ft\u0131r) ve m\u00fc\u2019min ib\u00e2d\u0131na (kullar\u0131na) etti\u011fi ni\u2018metlerin derecelerini bildirmek i\u00e7in, onlar\u0131 bir v\u00e2hid-i k\u0131y\u00e2s\u00ee (\u00f6l\u00e7\u00fc birimi) yapm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c2k\u0131bette (i\u015fin sonunda) m\u00fcstehak olduklar\u0131 (hak ettikleri) Cehenneme tesl\u00eem edecektir.\u201d (Lem\u2018alar, 17. Lem\u2018a, 125)<\/p>\n<p>29. Kendilerine kitab verilenlerden Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n etmeyen, Allah\u2019\u0131n ve Res\u00fbl\u00fcn\u00fcn haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 haram saymayan ve hak d\u00eeni din edinmeyen kimselerle, zelil bir h\u00e2le d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f kimseler olarak kendi elleriyle cizye verinceye kadar sava\u015f\u0131n!<\/p>\n<p>30. Yahudiler: \u201cUzeyr, Allah\u2019\u0131n o\u011fludur\u201d dediler; hristiyanlar da: \u201cMes\u00eeh, Allah\u2019\u0131n o\u011fludur\u201d dediler. (H\u00e2\u015f\u00e2!) Bu, onlar\u0131n a\u011f\u0131zlar\u0131yla geveledikleri s\u00f6zleridir. (Ki) \u00f6nceden ink\u00e2r edenlerin s\u00f6z\u00fcne benzetiyorlar. Allah onlar\u0131 kahretsin! Nas\u0131l da (haktan) \u00e7evriliyorlar!<\/p>\n<p>31. (Yahudiler) hahamlar\u0131n\u0131, (hristiyanlar da) r\u00e2hiblerini ve Meryemo\u011flu Mes\u00eeh\u2019i Allah\u2019dan ba\u015fka rabler edindiler. H\u00e2lbuki ancak tek bir \u0130l\u00e2h\u2019a ib\u00e2det etmekle emrolunmu\u015flard\u0131. O\u2019ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur! O, (onlar\u0131n) ortak ko\u015fmakta olduklar\u0131 \u015feylerden pek m\u00fcnezzehtir!<br \/>\n \u201c\u0130sl\u00e2miyet\u2019in, hristiyanl\u0131k ve s\u00e2ir dinlere cihet-i fark\u0131n\u0131n s\u0131rr-\u0131 hikmeti \u015fudur ki: \u0130sl\u00e2miyet\u2019in es\u00e2s\u0131 mahz-\u0131 tevhiddir (hus\u00fbsan Allah\u2019\u0131n birli\u011fidir). Ves\u00e2it ve esb\u00e2ba (v\u00e2s\u0131talar ve sebeblere) te\u2019s\u00eer-i hak\u012bk\u012b vermiyor. \u00cecad (yoktan var etme) ve makam cihetiyle k\u0131ymet vermiyor.<br \/>\nHristiyanl\u0131k ise, \u2018velediyet (\u00ces\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n Allah\u2019\u0131n o\u011flu oldu\u011fu)\u2019 fikrini kab\u00fbl etti\u011fi i\u00e7in, ves\u00e2it ve esb\u00e2ba bir k\u0131ymet verir. En\u00e2niyeti (benli\u011fi) k\u0131rmaz. \u00c2det\u00e2 rub\u00fbbiyet-i \u0130l\u00e2hiyenin bir cilvesini azizlerine, b\u00fcy\u00fcklerine verir. \u0627\u0650\u062a\u0651\u064e\u062e\u064e\u0630\u064f\u0653\u0648\u0627 \u0627\u064e\u062d\u0652\u0628\u0627\u064e\u0646\u064e\u0647\u064f\u0645\u0652 \u0627\u064e\u0631\u0652\u0628\u0627\u064e\u0628\u0627\u064b \u0645\u0650\u0646\u0652 \u062f\u064f\u0648\u0646\u0650 \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650 [(Yahudiler) hahamlar\u0131n\u0131, (hristiyanlar da) r\u00e2hiblerini (ve Meryemo\u011flu Mes\u00eeh\u2019i) Allah\u2019dan ba\u015fka rabler edindiler] \u00e2yetine m\u00e2sadak (muhatab) olmu\u015flar. Onun i\u00e7indir ki, hristiyanlar\u0131n d\u00fcnyaca en y\u00fcksek mertebede olanlar\u0131 gurur ve en\u00e2niyetlerini (benliklerini) muh\u00e2faza etmekle ber\u00e2ber, s\u00e2b\u0131k (eski) Amerika re\u00eesi Wilson gibi mutaass\u0131b bir dindar olur.<br \/>\nMahz-\u0131 tevhid d\u00eeni olan (\u015firkin hi\u00e7bir \u00e7e\u015fidine m\u00fcs\u00e2ade etmeyen) \u0130sl\u00e2miyet i\u00e7inde d\u00fcnyaca y\u00fcksek mertebede olanlar, ya en\u00e2niyeti ve gur\u00fbru b\u0131rakacak veya dindarl\u0131\u011f\u0131 bir derece b\u0131rakacak. Onun i\u00e7in bir k\u0131sm\u0131 l\u00e2kayd (ilgisiz) kal\u0131yorlar. Belki dinsiz oluyorlar.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 26. Mekt\u00fbb, 124)<\/p>\n<p>32. Allah\u2019\u0131n n\u00fbrunu a\u011f\u0131zlar\u0131yla (g\u00fcy\u00e2) s\u00f6nd\u00fcrmek istiyorlar; h\u00e2lbuki k\u00e2firler ho\u015flanmasa da Allah, mutlak\u0101 n\u00fbrunu tamamlamak ister.<br \/>\n \u201cHer k\u0131\u015ftan sonra bir bahar, her geceden sonra bir sabah oldu\u011fu gibi, nev\u2018-i be\u015ferin (b\u00fct\u00fcn insanl\u0131\u011f\u0131n) dahi bir sabah\u0131, bir bahar\u0131 olacak in\u015f\u00e2allah! Hak\u012bkat-i \u0130sl\u00e2miye\u2019nin g\u00fcne\u015fi ile, sulh-\u0131 um\u00fbm\u00ee d\u00e2iresinde (um\u00fbm\u00ee bir huzur i\u00e7inde) hak\u012bk\u012b medeniyeti g\u00f6rmekli\u011fi, rahmet-i \u0130l\u00e2hiyeden bekleyebilirsiniz!\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, Hutbe-i \u015e\u00e2miye, 410)<br \/>\nAyr\u0131ca \u0130sl\u00e2m D\u00eeni\u2019ni bozmaya \u00e7al\u0131\u015fan bir k\u0131s\u0131m ehl-i dal\u00e2lete verilen cevablar i\u00e7in bak\u0131n\u0131z; (Mekt\u00fbb\u00e2t, 29. Mekt\u00fbb, 283-293)<\/p>\n<p>33. M\u00fc\u015frikler ho\u015flanmasa da, onu (\u0130sl\u00e2m\u2019\u0131) dinlerin hepsine \u00fcst\u00fcn k\u0131lmak i\u00e7in, Res\u00fbl\u00fcn\u00fc hid\u00e2yet ve hak d\u00een ile g\u00f6nderen O\u2019dur.<br \/>\n \u201c(Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme) kem\u00e2l-i kat\u2018iyetle (kesinlikle) ihb\u00e2r ediyor (haber veriyor) ki: \u2018Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n getirdi\u011fi din, umum dinlere galebe \u00e7alacak (\u00fcst\u00fcn gelecek).\u2019 H\u00e2lbuki o zamanda y\u00fczer milyon tebaas\u0131 bulunan nas\u00e2r\u00e2 (hristiyanl\u0131k) ve yahudi ve mec\u00fbs\u00ee (ate\u015fperest) dinleri ve Roma, \u00c7in ve \u00cer\u00e2n h\u00fck\u00fbmeti gibi y\u00fczer milyon tebaalar\u0131 bulunan cihang\u00eer (d\u00fcnyaya h\u00fckmeden) devletlerin edy\u00e2n-\u0131 resm\u00eeleri (resm\u00ee dinleri) iken, kendi k\u00fc\u00e7\u00fck kab\u00eelesine kar\u015f\u0131 tam galebe edememi\u015f bir vaziyette olan Muhammed-i Arab\u00ee Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n getirdi\u011fi d\u00eeni, umum dinlere g\u0101lib ve umum devletlere muzaffer olaca\u011f\u0131n\u0131 ihb\u00e2r ediyor. Hem g\u0101yet vuzuh ve kat\u2018iyetle (a\u00e7\u0131k ve kesin) ihb\u00e2r ediyor. \u0130stikb\u00e2l, o haber-i gayb\u00eeyi, Bahr-i Muh\u00eet-i \u015eark\u012b\u2019den (B\u00fcy\u00fck Okyanus\u2019tan) Bahr-i Muh\u00eet-i Garb\u00ee\u2019ye (Atlas Okyanusu\u2019na) kadar \u0130sl\u00e2m k\u0131l\u0131nc\u0131n\u0131n uzamas\u0131yla tasd\u00eek etmi\u015ftir.\u201d (Lem\u2018alar, 7. Lem\u2018a, 25)<\/p>\n<p>34. Ey \u00eem\u00e2n edenler! Do\u011frusu hahamlardan ve r\u00e2hiblerden bir \u00e7o\u011fu insanlar\u0131n mallar\u0131n\u0131 b\u00e2t\u0131l (haks\u0131z) sebeblerle yerler ve (onlar\u0131) Allah yolundan men\u2018 ederler. Ve o kimseler ki, alt\u0131n ve g\u00fcm\u00fc\u015f\u00fc biriktirirler ve onlar\u0131 Allah yolunda sarf etmezler. \u0130\u015fte onlar\u0131 (pek) elemli bir az\u00e2b ile m\u00fcjdele!<\/p>\n<p>35. Cehennem ate\u015fi bunlar\u0131n (bu biriktirilen mallar\u0131n) \u00fczerlerinde k\u0131zd\u0131r\u0131laca\u011f\u0131 g\u00fcn, art\u0131k onlar\u0131n al\u0131nlar\u0131, yanlar\u0131 ve s\u0131rtlar\u0131 bunlarla da\u011flanacak! (Kendilerine o g\u00fcn:) \u201c(\u0130\u015fte) bu, kendiniz i\u00e7in toplay\u0131p saklad\u0131klar\u0131n\u0131z; \u00f6yleyse biriktirmekte olduklar\u0131n\u0131z (sebebiyle hak etti\u011finiz az\u00e2b)\u0131 tad\u0131n!\u201d (denilecek).<\/p>\n<p>36. \u015e\u00fcbhesiz ki, g\u00f6kleri ve yeri yaratt\u0131\u011f\u0131 g\u00fcnde, Allah\u2019\u0131n Kit\u00e2b\u0131\u2019nda (Levh-i Mahf\u00fbz\u2019da) Allah kat\u0131ndaki aylar\u0131n say\u0131s\u0131 on iki ayd\u0131r; onlardan d\u00f6rd\u00fc haram (aylar)d\u0131r.<br \/>\n Burada zikredilen \u201cHaram aylar\u201ddan murad, Zilka\u2018de, Zilh\u0131cce, Muharrem ve Receb aylar\u0131d\u0131r. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 251) <\/p>\n<p>37. (Haram ay\u0131n\u0131 h\u00eele i\u00e7in ba\u015fka bir aya) ertelemek (\u00f6yle i\u2018tib\u00e2r etmek), ancak k\u00fcf\u00fcrde bir artmad\u0131r; ink\u00e2r edenler onunla dal\u00e2lete d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcl\u00fcr; onu bir y\u0131l hel\u00e2l sayarlar, bir y\u0131l da onu haram sayarlar ki, Allah\u2019\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131n say\u0131s\u0131na uydursunlar da Allah\u2019\u0131n haram k\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 (g\u00fcy\u00e2) hel\u00e2l k\u0131ls\u0131nlar! Amellerinin k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc kendilerine s\u00fcsl\u00fc g\u00f6sterildi. H\u00e2lbuki Allah, k\u00e2firler toplulu\u011funu (isyanlar\u0131ndaki \u0131srarlar\u0131 sebebiyle) hid\u00e2yete erdirmez.<\/p>\n<p>C\u00e2hiliye devrinde Arablar birbirleriyle s\u0131k s\u0131k sava\u015f\u0131rlard\u0131. E\u011fer onlar sava\u015f h\u00e2linde iken haram aya girilirse, sava\u015f\u0131 b\u0131rakmak istemezler ve o haram ay\u2019\u0131 hel\u00e2l aylardanm\u0131\u015f gibi say\u0131p, aylar\u0131n tert\u00eebi ile oynayarak g\u00fcy\u00e2 haram aylar\u0131 ertelerler ve yerine ba\u015fka bir ay\u2019\u0131 haram kab\u00fbl ederlerdi. (Nesef\u00ee, c. 2, 182)<\/p>\n<p>38. Ey \u00eem\u00e2n edenler! Size ne oldu ki: \u201cAllah yolunda seferber olun!\u201d denildi\u011fi zaman (oldu\u011funuz) yere a\u011f\u0131rla\u015ft\u0131n\u0131z (\u00e7ak\u0131l\u0131p kald\u0131n\u0131z)! \u00c2hiretten (vazge\u00e7ip) d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131na m\u0131 r\u00e2z\u0131 oldunuz? Fakat (iyi bilin ki) d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131n\u0131n menfaati, \u00e2hiretin yan\u0131nda ancak pek azd\u0131r.<br \/>\n Bu \u00e2yet Teb\u00fck Seferi hakk\u0131ndad\u0131r. Mevsim \u00e7ok s\u0131cak, yol pek uzun ve Med\u00eene\u2019de tam hurma toplama zam\u00e2n\u0131 oldu\u011fundan, baz\u0131 m\u00fc\u2019minlerin bu sefere i\u015ftir\u00e2kte a\u011f\u0131r davranmas\u0131 bu \u00e2yetin n\u00fcz\u00fbl sebebi oldu. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 253)<br \/>\nAyr\u0131ca d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131n\u0131n \u00e2hirete terc\u00eeh edilmemesi hakk\u0131nda, bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 30, h\u00e2\u015fiye 6; sah\u00eefe 254, h\u00e2\u015fiye 2; S\u00f6zler, 14. S\u00f6z 37-39)<\/p>\n<p>39. E\u011fer (sava\u015f i\u00e7in) ko\u015fup toplanmazsan\u0131z, (Allah) sizi (pek) elemli bir az\u00e2b ile cez\u00e2land\u0131r\u0131r ve yerinize sizden ba\u015fka bir kavim getirir; hem O\u2019na hi\u00e7bir zarar veremezsiniz. \u00c7\u00fcnki Allah, her\u015feye hakk\u0131yla g\u00fcc\u00fc yetendir.<\/p>\n<p>40. E\u011fer ona (Muhammed\u2019e) yard\u0131m etmezseniz o takdirde (bilin ki), muhakkak o ink\u00e2r edenler, (Eb\u00fb Bekir\u2019le ber\u00e2ber) iki ki\u015fiden biri olarak onu (Mekke\u2019den) \u00e7\u0131kard\u0131klar\u0131nda Allah ona yard\u0131m etmi\u015fti. O zaman o ikisi ma\u011faradayd\u0131lar da hani arkada\u015f\u0131na: \u201c\u00dcz\u00fclme, \u015f\u00fcbhesiz ki Allah bizimle ber\u00e2berdir!\u201d diyordu.  Art\u0131k Allah, ona sek\u00eenetini (kalblerine s\u00fck\u00fbnet ve huzur veren rahmetini) indirmi\u015f, sizin g\u00f6rmedi\u011finiz ordularla da ona (Res\u00fbl\u00fcne) kuvvet vermi\u015f ve ink\u00e2r edenlerin s\u00f6z\u00fcn\u00fc (k\u00fcf\u00fcr da\u2018v\u00e2lar\u0131n\u0131) en al\u00e7ak k\u0131lm\u0131\u015ft\u0131. En y\u00fcce olan, ancak Allah\u2019\u0131n s\u00f6z\u00fcd\u00fcr.  <\/p>\n<p>\u201cO z\u00e2t\u0131n (asm) evvel ve \u00e2hir b\u00fct\u00fcn ahv\u00e2l (h\u00e2lleri) ve harek\u00e2t\u0131 nazar-\u0131 dikkatten ge\u00e7irilirse, her bir hareketi, her bir h\u00e2li h\u00e2rikul\u00e2de de\u011filse de onun s\u0131dk\u0131na (do\u011frulu\u011funa) del\u00e2let eder. Ez-c\u00fcmle: \u011e\u00e2r (ma\u011fara) mes\u2019elesinde, Eb\u00fb Bekri\u2019s-S\u0131dd\u00eek ile ber\u00e2ber hal\u00e2s ve kurtulu\u015f \u00fcm\u00eedi tam\u00e2m\u0131yla kesildi\u011fi bir anda: \u0644\u064e\u0627\u062a\u064e\u062e\u064e\u0641\u0652 \u0627\u0650\u0646\u0651\u064e \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u064e \u0645\u064e\u0639\u064e\u0646\u0627\u064e \u2018Korkma, Allah bizimle ber\u00e2berdir!\u2019 diye Eb\u00fb Bekri\u2019s-S\u0131dd\u00eek\u2019a verdi\u011fi tesell\u00ee, hem tavk-\u0131 be\u015fer fevk\u0131nde (insanlar\u0131n t\u00e2katinin \u00fczerinde) bir ciddiyetle ve bir met\u00e2netle (sa\u011flaml\u0131kla) ve bir \u015fec\u00e2atle (kahramanl\u0131kla), hem havfs\u0131z (korkusuz) ve teredd\u00fcds\u00fcz g\u00f6sterdi\u011fi vaziyet, elbette s\u0131dk\u0131n\u0131n (do\u011frulu\u011funun) ve nokta-i istin\u00e2d\u0131 (dayanma noktas\u0131) olan H\u00e2l\u0131k\u2019\u0131na (yarat\u0131c\u0131s\u0131na) i\u2018tim\u00e2d\u0131n\u0131n g\u00fcne\u015f gibi parlak bir b\u00fcrh\u00e2n\u0131d\u0131r (del\u00eelidir). (&#8230;) O z\u00e2t\u0131n (asm) ahv\u00e2l ve harek\u00e2t\u0131 birer birer, yani tek tek onun (asm) s\u0131dk\u0131n\u0131 ve hakk\u0101niyetini (hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131) g\u00f6sterirse, hey\u2019et-i mecm\u00fbas\u0131 (hep birlikte), onun s\u0131dk-\u0131 n\u00fcb\u00fcvvetine (peygamberli\u011finin do\u011frulu\u011funa) \u00f6yle kuvvetli bir del\u00eel olur ki, \u015feytanlar\u0131 bile tasd\u00eeke mecb\u00fbr eder.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 155)<\/p>\n<p> \u201cEvet s\u00f6z odur ve ona derler: Hak olup, Hakk\u2019tan gelip, hak diyen ve hak\u012bkati g\u00f6steren ve n\u00fbr\u00e2n\u00ee hikmeti ne\u015freden odur.\u201d (S\u00f6zler, 7. S\u00f6z, 19-20)<\/p>\n<p>41. (Ey m\u00fc\u2019minler!) Gerek hafif, gerek a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak (sava\u015f i\u00e7in) seferber olun17 ve mallar\u0131n\u0131zla, canlar\u0131n\u0131zla Allah yolunda cih\u00e2d edin!<br \/>\n Bir riv\u00e2yette, Eb\u00fb Talha (ra) Tevbe S\u00fbresini okumu\u015f ve \u201c(Ey m\u00fc\u2019minler!) Gerek hafif, gerek a\u011f\u0131rl\u0131kl\u0131 olarak (sava\u015f i\u00e7in) seferber olun\u201d me\u00e2lindeki \u00e2yete geldi\u011finde: \u201cG\u00f6r\u00fcyorum ki Rabbimiz, gen\u00e7 ihtiyar demeden um\u00fbmen seferber olmam\u0131z\u0131 emrediyor. Ey o\u011fullar\u0131m, beni tech\u00eez edip haz\u0131rlay\u0131n!\u201d demi\u015fti. O\u011fullar\u0131: \u201cAllah sana merhamet etsin. Sen \u00f6l\u00fcnceye kadar Res\u00fbl-i Ekrem (asm) ile ber\u00e2ber muh\u00e2rebelerde bulundun. \u00d6l\u00fcnceye kadar hem Eb\u00fb Bekir (ra) hem de \u00d6mer (ra) ile birlikte de harb ettin. \u015eimdi senin yerine harbe art\u0131k biz gidece\u011fiz\u201d dediler ise de kab\u00fbl etmedi. Deniz seferine \u00e7\u0131kt\u0131 ve \u015feh\u00eedlik mertebesini kazand\u0131. Ancak dokuz g\u00fcn sonra m\u00fcb\u00e2rek cesedini defnedebilecekleri bir ada bulabildiler. Cesedi hi\u00e7 de\u011fi\u015fmemi\u015fti. Onu, bu u\u011frad\u0131klar\u0131 adaya defnettiler. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 144)<br \/>\n  \u201cEy insanlar! F\u00e2n\u00ee (ge\u00e7ici), k\u0131sa, f\u00e2idesiz \u00f6mr\u00fcn\u00fcz\u00fc b\u00e2k\u012b (ebed\u00ee), uzun, f\u00e2ideli, meyvedar yapmak ister misiniz? M\u00e2dem istemek ins\u00e2niyetin iktiz\u00e2s\u0131d\u0131r (gere\u011fidir), B\u00e2k\u012b-i Hak\u012bk\u012b\u2019nin yoluna sarf ediniz! \u00c7\u00fcnki B\u00e2k\u012b\u2019ye m\u00fcteveccih (y\u00f6nelik) olan \u015fey, bek\u0101n\u0131n (ebediyetin) cilvesine (bir par\u0131lt\u0131s\u0131na) mazhar olur. M\u00e2dem her insan g\u0101yet \u015fiddetli bir s\u00fbrette uzun bir \u00f6m\u00fcr ister, bek\u0101ya \u00e2\u015f\u0131kt\u0131r ve m\u00e2dem bu f\u00e2n\u00ee \u00f6mr\u00fc, b\u00e2k\u012b \u00f6mre tebd\u00eel eden (\u00e7eviren) bir \u00e7\u00e2re var ve ma\u2018nen \u00e7ok uzun bir \u00f6m\u00fcr h\u00fckm\u00fcne ge\u00e7irmek m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr. Elbette ins\u00e2niyeti suk\u016bt etmemi\u015f (d\u00fc\u015fmemi\u015f) bir insan, o \u00e7\u00e2reyi arayacak ve o imk\u00e2n\u0131 bilfiile \u00e7evirmeye (uygulamaya) \u00e7al\u0131\u015facak ve tevf\u00eek-\u0131 hareket edecek (uygun davranacak). \u0130\u015fte o \u00e7\u00e2re budur: \u2018Allah i\u00e7in i\u015fleyiniz, Allah i\u00e7in g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcz, Allah i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015f\u0131n\u0131z.\u2019 \u0644\u0650\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650*[Allah i\u00e7in], \u0644\u0650\u0648\u064e\u062c\u0652\u0647\u0650 \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650*[Allah\u2019\u0131n r\u0131zas\u0131 i\u00e7in], \u0644\u0650\u0623\u064e\u062c\u0652\u0644\u0650 \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650*[Allah\u2019(\u0131n emrin)den dolay\u0131] r\u0131z\u00e2s\u0131 d\u00e2iresinde hareket ediniz. O vakit sizin \u00f6mr\u00fcn\u00fcz\u00fcn dak\u012bkalar\u0131 seneler h\u00fckm\u00fcne ge\u00e7er.\u201d (Lem\u2018alar, 3. Lem\u2018a, 13-14) <\/p>\n<p>42. E\u011fer yak\u0131n bir (d\u00fcnya) menfaat(i) ve orta (mes\u00e2fede) bir yolculuk olsayd\u0131 (o geride kalan m\u00fcn\u00e2f\u0131klar) elbette sana t\u00e2bi\u2018 olurlard\u0131; fakat me\u015fakkatli mes\u00e2fe(deki Teb\u00fck Seferi) onlara uzak geldi. Bununla ber\u00e2ber: \u201cE\u011fer g\u00fcc\u00fcm\u00fcz yetseydi, elbette sizinle ber\u00e2ber \u00e7\u0131kard\u0131k!\u201d diye Allah\u2019a yem\u00een edeceklerdir. (Bu yalan yeminleriyle) kendilerini hel\u00e2k ediyorlar. Allah ise, hi\u00e7 \u015f\u00fcbhesiz onlar\u0131n yalanc\u0131 kimseler olduklar\u0131n\u0131 biliyor.<\/p>\n<p>43. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Allah, (ge\u00e7mi\u015f gelecek her t\u00fcrl\u00fc g\u00fcnahtan korumakla) seni affetmi\u015ftir. (Fakat) do\u011fru (s\u00f6yleyen) kimseler sana belli olmadan ve yalanc\u0131lar\u0131 bilmeden ni\u00e7in onlara izin verdin?<\/p>\n<p>44. Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n edenler, mallar\u0131yla ve canlar\u0131yla cih\u00e2d etmeleri hus\u00fbsunda (cihaddan geri kalmak i\u00e7in) senden izin istemez. Allah ise, takv\u00e2 s\u00e2hiblerini pek iyi bilendir.<\/p>\n<p>45. Ancak Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n etmeyen ve kalbleri \u015f\u00fcbheye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olup da \u015f\u00fcbheleri i\u00e7inde bocalay\u0131p duranlar senden izin ister.<\/p>\n<p>46. E\u011fer (cih\u00e2da) \u00e7\u0131kmak isteselerdi, elbette onun i\u00e7in bir haz\u0131rl\u0131k (bir tedbir) haz\u0131rlarlard\u0131; fakat Allah onlar\u0131n (cih\u00e2da) \u00e7\u0131kmaya kalkmalar\u0131n\u0131 \u00e7irkin g\u00f6rd\u00fc de onlar\u0131 (o \u015fereften) al\u0131koydu; (onlara:) \u201c(Evlerinde) oturan (kad\u0131n)larla ber\u00e2ber oturun!\u201d denildi.<\/p>\n<p>47. E\u011fer i\u00e7inizde (sava\u015fa) \u00e7\u0131km\u0131\u015f olsalard\u0131, size bozgunculuktan ba\u015fka bir \u015fey art\u0131rmazlard\u0131 ve sizi fitneye d\u00fc\u015f\u00fcrmek isteyerek aran\u0131zda ko\u015farlard\u0131. \u0130\u00e7inizde onlar\u0131 can kula\u011f\u0131yla dinleyecek olanlar da var. Allah ise, o z\u00e2limleri \u00e7ok iyi bilendir.<\/p>\n<p>48. And olsun ki (onlar) daha \u00f6nce de fitne \u00e7\u0131karmak istemi\u015fler ve sana birtak\u0131m i\u015fler \u00e7evirmi\u015flerdi; nih\u00e2yet hak geldi ve onlar (bundan) ho\u015flanmayan kimseler olduklar\u0131 h\u00e2lde Allah\u2019\u0131n emri g\u0101lib geldi.<\/p>\n<p>49. Onlardan \u00f6ylesi de vard\u0131r ki: \u201cBana izin ver de beni fitneye d\u00fc\u015f\u00fcrme!\u201d der. Dikkat edin, (onlar z\u00e2ten) fitneye d\u00fc\u015fm\u00fc\u015flerdir! Muhakkak ki Cehennem, k\u00e2firleri elbette \u00e7epe\u00e7evre ku\u015fat\u0131c\u0131d\u0131r.19<br \/>\n M\u00fcn\u00e2f\u0131klar, Teb\u00fck Seferine kat\u0131lmamak i\u00e7in Hz. Peygamber (asm)\u2019dan izin istemi\u015fler, o da izin vermi\u015fti. \u00c7\u00fcnki Efendimiz, harbe sam\u00eem\u00ee olarak i\u015ftir\u00e2k etmeyenlerden hay\u0131r gelmeyece\u011fini biliyordu. M\u00fcn\u00e2f\u0131klardan bir k\u0131sm\u0131 da: \u201cNe yapal\u0131m, biz kad\u0131nlara pek d\u00fc\u015fk\u00fcn\u00fcz. Harbe i\u015ftir\u00e2k edip Rum kad\u0131nlar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce, nefsimize ma\u011fl\u00fbb d\u00fc\u015fece\u011fiz. Bu da bizim hakk\u0131m\u0131zda bir fitne olacak\u201d diyerek, g\u00fcy\u00e2 seferden mu\u00e2f tutulmalar\u0131na me\u015fr\u00fbiyet kazand\u0131racak bir bah\u00e2ne ileri s\u00fcr\u00fcyorlard\u0131. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 147)<\/p>\n<p>50. E\u011fer sana bir iyilik is\u00e2bet ederse, (bu) onlar\u0131 \u00fczer. Fakat sana bir mus\u00eebet gelirse: \u201cDo\u011frusu (biz) \u00f6nceden tedb\u00eerimizi alm\u0131\u015ft\u0131k\u201d derler ve onlar sevin\u00e7li kimseler olarak d\u00f6n\u00fcp giderler.<\/p>\n<p>51. De ki: \u201cAllah\u2019\u0131n bizim i\u00e7in yazd\u0131\u011f\u0131ndan ba\u015fkas\u0131 bize asl\u00e2 is\u00e2bet etmez.<br \/>\n \u201cE\u011fer desen: \u2018Kader bizi b\u00f6yle ba\u011flam\u0131\u015f, h\u00fcrriyetimizi selb etmi\u015ftir (elimizden alm\u0131\u015ft\u0131r). \u0130nbisat ve cevel\u00e2na m\u00fc\u015ft\u00e2k (a\u00e7\u0131lmaya ve co\u015fmaya d\u00fc\u015fk\u00fcn) olan kalb ve ruh i\u00e7in kadere \u00eeman bir a\u011f\u0131rl\u0131k, bir s\u0131k\u0131nt\u0131 vermiyor mu?\u2019<br \/>\nEl-cevab: Kat\u2018\u00e2 ve asl\u00e2! S\u0131k\u0131nt\u0131 vermedi\u011fi gibi, nih\u00e2yetsiz bir h\u0131ffet (hafiflik), bir rahatl\u0131k ve revh u reyh\u00e2n\u0131 (rahat ve huz\u00fbru) veren ve emn-i em\u00e2n\u0131 (tam bir g\u00fcveni) te\u2019m\u00een eden bir s\u00fcrur (sevin\u00e7), bir n\u00fbr veriyor. \u00c7\u00fcnki insan kadere \u00eem\u00e2n etmezse, k\u00fc\u00e7\u00fck bir d\u00e2irede c\u00fcz\u2019\u00ee bir serbestiyet, muvakkat bir h\u00fcrriyet i\u00e7inde, d\u00fcnya kadar a\u011f\u0131r bir y\u00fck\u00fc, b\u00ee\u00e7\u00e2re r\u00fbhunun omzunda ta\u015f\u0131maya mecburdur.<br \/>\n\u00c7\u00fcnki insan b\u00fct\u00fcn k\u00e2in\u00e2tla al\u00e2kadard\u0131r. Nih\u00e2yetsiz mak\u0101s\u0131d ve met\u00e2libi (maksadlar\u0131 ve istekleri) var. Kudreti, ir\u00e2desi, h\u00fcrriyeti bunlar\u0131n milyondan birisine k\u00e2f\u00ee gelmedi\u011fi i\u00e7in, \u00e7ekti\u011fi ma\u2018nev\u00ee s\u0131k\u0131nt\u0131n\u0131n a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 ne kadar m\u00fcdhi\u015f ve muvahhi\u015f (vah\u015fet verici) oldu\u011fu anla\u015f\u0131l\u0131r.<br \/>\n\u0130\u015fte kadere \u00eeman, b\u00fct\u00fcn o a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 kaderin sef\u00eenesine (gemisine) atar, kem\u00e2l-i r\u00e2hatla, ruh ve kalbin kem\u00e2l-i h\u00fcrriyetiyle kem\u00e2l\u00e2t\u0131nda serbest cevel\u00e2n\u0131na (co\u015farak dola\u015fmas\u0131na) meydan verir. Yaln\u0131z nefs-i emm\u00e2renin (k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri emreden nefsin) c\u00fcz\u2019\u00ee h\u00fcrriyetini selb eder (\u00e7ekip al\u0131r) ve fir\u2018avniyetini ve rub\u00fbbiyetini (rab olma da\u2018v\u00e2s\u0131n\u0131) ve keyfem\u00e2 ye\u015f\u00e2 (diledi\u011fince) hareketini k\u0131rar. Kadere \u00eeman o kadar lezzetli ve sa\u00e2detlidir ki, ta\u2018r\u00eef edilmez.\u201d (T\u0131ls\u0131mlar, 26. S\u00f6z, 88) <\/p>\n<p>52. De ki: \u201c(Siz) bizim i\u00e7in iki iyili\u011fin (zafer veya \u015feh\u00e2detin) birinden ba\u015fkas\u0131n\u0131 m\u0131 bekliyorsunuz? Biz ise sizin i\u00e7in, Allah\u2019\u0131n ya kendi kat\u0131ndan veya bizim ellerimizle size bir azab vermesini bekliyoruz. \u00d6yleyse bekleyin, do\u011frusu biz de (Allah\u2019\u0131n size nas\u0131l mu\u00e2mele edece\u011fini g\u00f6rmek \u00fczere) sizinle ber\u00e2ber bekleyicileriz!\u201d<\/p>\n<p>53. De ki: \u201c(Allah yolunda) ister g\u00f6n\u00fcll\u00fc ister g\u00f6n\u00fcls\u00fcz harcay\u0131n, (verdikleriniz) sizden (asl\u00e2) kab\u00fbl edilmeyecektir. \u00c7\u00fcnki siz, bir f\u00e2s\u0131klar toplulu\u011fu oldunuz!\u201d<\/p>\n<p>54. Onlar\u0131n harcamalar\u0131n\u0131n, kendilerinden kab\u00fbl edilmesine m\u00e2ni\u2018 olan, ger\u00e7ekten onlar\u0131n Allah\u2019\u0131 ve Res\u00fbl\u00fcn\u00fc ink\u00e2r etmeleri, namaza ancak tenbel tenbel gelmeleri ve (mallar\u0131n\u0131) ancak isteksiz kimseler olarak harcamalar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey de\u011fildir.<\/p>\n<p>55. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Art\u0131k onlar\u0131n ne mallar\u0131, ne de evl\u00e2dlar\u0131 seni imrendirmesin! Allah bunlarla ancak, onlara d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131nda az\u00e2b etmeyi ve onlar\u0131n k\u00e2fir kimseler olarak canlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 istiyor.<\/p>\n<p>56. Do\u011frusu onlar, muhakkak sizden olduklar\u0131na d\u00e2ir Allah\u2019a yem\u00een de ediyorlar. H\u00e2lbuki onlar sizden de\u011fildirler; fakat onlar (sizden) korkan (ve bunun i\u00e7in M\u00fcsl\u00fcman g\u00f6z\u00fcken) bir topluluktur.<\/p>\n<p>57. E\u011fer bir s\u0131\u011f\u0131nak veya ma\u011faralar veya girecek herhangi bir delik bulsalard\u0131, elbette onlar ko\u015farak oraya y\u00f6nelirlerdi.<\/p>\n<p>58. Onlardan \u00f6ylesi de vard\u0131r ki, sadakalar (ve gan\u00eemetlerin taks\u00eemi) hus\u00fbsunda seni ay\u0131plar. Art\u0131k onlardan kendilerine verilirse ho\u015fn\u00fbd olurlar; fakat onlardan (o arzu ettikleri \u015feylerden) kendilerine verilmezse hemen k\u0131zarlar.<\/p>\n<p>59. Ger\u00e7ekten onlar, Allah ve Res\u00fbl\u00fcn\u00fcn kendilerine verdi\u011fine r\u00e2z\u0131 olup: \u201cAllah bize yeter; Allah bize fazl\u0131ndan yak\u0131nda (yine) verir, Res\u00fbl\u00fc de (verir); do\u011frusu biz ancak Allah\u2019a ra\u011fbet edicileriz\u201d deselerdi (elbette kendileri i\u00e7in hay\u0131rl\u0131 olurdu).<\/p>\n<p>60. Sadakalar (zek\u00e2tlar), Allah\u2019dan bir farz olarak ancak, fakirlere, yoksullara, (zek\u00e2t\u0131 toplamak i\u00e7in me\u2019mur k\u0131l\u0131nmakla) onun \u00fczerine \u00e7al\u0131\u015fanlara, kalbleri (\u0130sl\u00e2m\u2019a) \u0131s\u0131nd\u0131r\u0131lacak olanlara, (\u00e2z\u00e2d edilmek \u00fczere efendisiyle belli bir bedel kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda anla\u015fm\u0131\u015f olan) k\u00f6lelere, bor\u00e7lulara, Allah yolunda olanlara ve yolda kalm\u0131\u015flara mahsustur.<br \/>\n \u201cHav\u00e2s (y\u00fcksek tabaka) k\u0131sm\u0131 av\u00e2mdan (a\u015fa\u011f\u0131 tabakadan), zengin k\u0131sm\u0131 fukar\u00e2dan (fakirlerden) hatt-\u0131 muv\u00e2salay\u0131 (kavu\u015fma \u00e7izgisini) kesecek derecede uzakla\u015fmamalar\u0131 l\u00e2z\u0131md\u0131r. Bu tabakalar aras\u0131nda muv\u00e2salay\u0131 te\u2019m\u00een eden, zek\u00e2t ve mu\u00e2venettir (yard\u0131mla\u015fmad\u0131r). H\u00e2lbuki v\u00fcc\u00fbb-\u0131 zek\u00e2t ile hurmet-i rib\u00e2ya (zek\u00e2t\u0131n farz, f\u00e2izin haraml\u0131\u011f\u0131na) m\u00fcr\u00e2at etmediklerinden (uymad\u0131klar\u0131ndan), tabakalar aras\u0131 gittik\u00e7e gerginle\u015fir, hatt-\u0131 muv\u00e2sala kesilir, s\u0131la-i rahim (akrab\u00e2lar aras\u0131ndaki irtibat) kalmaz. Bu y\u00fczdendir ki, a\u015fa\u011f\u0131 tabakadan yukar\u0131 tabakaya ihtiram (h\u00fcrmet), it\u00e2at, muhabbet yerine ihtil\u00e2l sad\u00e2lar\u0131 (sesleri), hased (k\u0131skan\u00e7l\u0131k) ba\u011f\u0131rt\u0131lar\u0131, kin ve nefret v\u00e2veyl\u00e2lar\u0131 (\u00e7\u0131\u011fl\u0131klar\u0131) y\u00fckselir. Kez\u00e2lik (bunun gibi) y\u00fcksek tabakadan a\u015fa\u011f\u0131 tabakaya merhamet, ihsan, taltif (iltif\u00e2t etmek) yerine zul\u00fcm ate\u015fleri, tahakk\u00fcmler (bask\u0131lar), \u015fim\u015fek gibi tahk\u012brler (hak\u0101retler) ya\u011f\u0131yor.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 41)<\/p>\n<p>61. Onlardan (o m\u00fcn\u00e2f\u0131klardan) \u00f6yleleri de vard\u0131r ki, peygamberi incitirler ve: \u201cO (her s\u00f6yledi\u011fimizi dinleyen) bir kulakt\u0131r\u201d derler.<br \/>\n M\u00fcn\u00e2f\u0131klar kendi aralar\u0131nda: \u201cMuhammed, dinleyen bir kulakt\u0131r. Biz onun aleyhinde istedi\u011fimiz her\u015feyi s\u00f6yleriz ve sonra ona gidip sad\u00e2kat yem\u00eeni yapar\u0131z. O da bize inan\u0131r\u201d derlerdi. Sevgili Peygamberimiz (asm) ise, m\u00fcn\u00e2f\u0131klar\u0131n b\u00f6ylesi k\u00f6t\u00fc hareketlerini \u00e7ok iyi bildi\u011fi h\u00e2lde y\u00fczlerine vurmay\u0131p, onlara yumu\u015fak mu\u00e2mele ederdi. Kim olursa olsun, Allah \u00fczerine etti\u011fi yem\u00eene, bilhassa h\u00fcrmet ederdi. Onlar da bunu \u201ch\u00e2\u015f\u00e2!\u201d basit bir davran\u0131\u015f telakk\u012b ettiklerinden, c\u00e2hillik \u00e7ukuruna dal\u0131p bo\u015fbo\u011fazl\u0131k etmeyi bir ma\u2018rifet sayarlard\u0131. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 272)<\/p>\n<p>62. (M\u00fcn\u00e2f\u0131klar) sizi ho\u015fn\u00fbd etmek i\u00e7in size Allah\u2019\u0131n \u00fczerine yem\u00een ederler. E\u011fer m\u00fc\u2019min kimseler iseler, kendisini r\u00e2z\u0131 etmelerine Allah ve Res\u00fbl\u00fc daha l\u00e2y\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>63. \u015eunu ger\u00e7ekten bilmediler mi ki, kim Allah\u2019a ve Res\u00fbl\u00fcne kar\u015f\u0131 gelirse art\u0131k \u015f\u00fcbhesiz onun i\u00e7in, i\u00e7inde ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131 oldu\u011fu Cehennem ate\u015fi vard\u0131r. \u0130\u015fte b\u00fcy\u00fck rezillik budur.<\/p>\n<p>64. M\u00fcn\u00e2f\u0131klar, kalblerinde olan\u0131 kendilerine haber verecek bir s\u00fbrenin onlara (m\u00fc\u2019minlere) indirilmesinden endi\u015fe ederler. De ki: \u201c(Siz) alay edin. \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, ka\u00e7\u0131nd\u0131\u011f\u0131n\u0131z \u015feyi ortaya \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131d\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>65. And olsun ki onlara (ni\u00e7in alay ettiklerini) sorsan, elbette: \u201cBiz ancak (l\u00e2fa) dal\u0131p \u015fakala\u015f\u0131yorduk\u201d derler. De ki: \u201cAllah ile, O\u2019nun \u00e2yetleriyle ve O\u2019nun peygamberiyle mi alay ediyordunuz?\u201d<br \/>\n Kat\u00e2de (ra)\u2019dan riv\u00e2yet edilmi\u015ftir: \u201cRes\u00fbl-i Ekrem Efendimiz (asm) Teb\u00fck Seferi i\u00e7in yola \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131nda, m\u00fcn\u00e2f\u0131klardan mel\u2018un bir t\u00e2ife, hem \u00f6n\u00fcnde y\u00fcr\u00fcyor, hem de: \u2018\u015eu adam Rum saraylar\u0131n\u0131 ve sa\u011flam kalelerini fethedece\u011fini zannediyor. Heyh\u00e2t! O nerede, \u015eam\u2019\u0131n saraylar\u0131 nerede?\u2019 diyerek birbirlerine alayl\u0131 bir \u015fekilde lak\u0131rd\u0131 ediyorlard\u0131. Allah, bunlar\u0131n ettikleri o dedikodulardan peygamberini haberd\u00e2r eyledi ve m\u00fcn\u00e2f\u0131klar huz\u00fbra \u00e7a\u011f\u0131r\u0131l\u0131p kendilerine, neden b\u00f6yle \u00e7irkin bir harekette bulunduklar\u0131 soruldu\u011funda: \u2018Biz s\u00e2dece yolculuk me\u015fakkatini hissetmeyelim diye birbirimizle \u015fakala\u015f\u0131p e\u011fleniyorduk ve ba\u015fka hi\u00e7bir maksad\u0131m\u0131z yoktu\u2019 deyip Allah\u2019a yem\u00een etmi\u015flerdi.\u201d (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 153)<br \/>\nAyn\u0131 t\u00e2ifeden birisi olan Muha\u015f\u015f\u00ee bin Humeyr el-E\u015fca\u00ee ise, bu \u00e2yeti i\u015fitti\u011finde tevbe ederek \u015f\u00f6yle dedi: \u201cAllah\u2019\u0131m! \u015e\u00fcbhesiz ben, benim de d\u00e2hil bulundu\u011fum bir \u00e2yet i\u015fitmekteyim ki ondan t\u00fcyler \u00fcrperir ve kalbler titrer! Allah\u2019\u0131m! Benim vef\u00e2t\u0131m\u0131 senin yolunda \u015feh\u00eed edilme k\u0131l ve hi\u00e7bir kimse: \u2018Ben gaslettim, ben tekf\u00een ettim (kefenledim), ben defnettim\u2019 demesin!\u201d O z\u00e2t\u0131n, pi\u015fman olarak yapt\u0131\u011f\u0131 bu sam\u00eem\u00ee du\u00e2s\u0131 kab\u00fbl edilmekle, Yem\u00e2me g\u00fcn\u00fcnde \u015feh\u00eed oldu. M\u00fc\u2019minlerden baz\u0131lar\u0131 onu arad\u0131lar ise de bulamad\u0131lar. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 277)<\/p>\n<p>66. (Bo\u015funa) \u00f6z\u00fcr dilemeyin; \u00eem\u00e2n etmenizden sonra ger\u00e7ekten k\u00e2fir(li\u011finizi a\u00e7\u0131\u011fa vurmu\u015f) oldunuz! \u0130\u00e7inizden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 (sam\u00eem\u00ee tevbelerine bin\u00e2en) affetsek bile, bir k\u0131sm\u0131na da ger\u00e7ekten onlar g\u00fcnahk\u00e2r kimseler olduklar\u0131ndan dolay\u0131 az\u00e2b edece\u011fiz!<\/p>\n<p>67. M\u00fcn\u00e2f\u0131k erkekler ve m\u00fcn\u00e2f\u0131k kad\u0131nlar birbirlerindendir. K\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc emrederler, iyilikten men\u2018 ederler ve ellerini s\u0131k\u0131 tutarlar (hay\u0131r yapmazlar). (Onlar) Allah\u2019\u0131 unuttular, bunun \u00fczerine (O da) onlar\u0131 unuttu (l\u00fctfundan mahr\u00fbm etti)! \u015e\u00fcbhesiz ki m\u00fcn\u00e2f\u0131klar, f\u00e2s\u0131klar\u0131n ta kendileridir.<\/p>\n<p>68. Allah, m\u00fcn\u00e2f\u0131k erkeklere, m\u00fcn\u00e2f\u0131k kad\u0131nlara ve k\u00e2firlere, i\u00e7inde ebediyen kal\u0131c\u0131 olduklar\u0131 Cehennem ate\u015fini va\u2018d etti.<br \/>\n \u201cAte\u015f ile yap\u0131lacak azab, Kur\u2019\u00e2n\u2019a imtis\u00e2l etmeyen (uymayan) k\u00e2firlere haz\u0131rlanm\u0131\u015ft\u0131r. Hem bu ate\u015f, t\u00fbf\u00e2n ves\u00e2ir mus\u00eebetler gibi m\u00fc\u2019min ve k\u00e2fir b\u00fct\u00fcn insanlara \u015f\u00e2mil mus\u00eebetlerden de\u011fildir. Ancak bu ate\u015f mus\u00eebetini celb edenler (\u00e7ekenler), ehl-i k\u00fcf\u00fcr ve ehl-i ink\u00e2r olanlard\u0131r. Onlar\u0131n bu bel\u00e2dan kurtulmalar\u0131, ancak Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019e imtis\u00e2l etmeleriyle (uymalar\u0131yla) m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 181)<\/p>\n<p>69. (Ey m\u00fcn\u00e2f\u0131klar! Siz de) sizden \u00f6ncekiler gibisiniz; (h\u00e2lbuki onlar) kuvvet\u00e7e sizden daha \u015fiddetli, mallar ve \u00e7ocuklar cihetiyle daha \u00e7ok idiler. B\u00f6ylece (onlar d\u00fcnyadan) kendi nasibleriyle faydalanmak istediler; sizden \u00f6ncekiler kendi paylar\u0131na d\u00fc\u015fenle nas\u0131l zevk s\u00fcrmek istedilerse, art\u0131k siz de kendi k\u0131smetinizle faydaland\u0131n\u0131z ve (b\u00e2t\u0131la) dalanlar gibi (siz de o bata\u011fa) dald\u0131n\u0131z. \u0130\u015fte onlar d\u00fcnya ve \u00e2hirette amelleri bo\u015fa gidenlerdir. Ve yine onlar ger\u00e7ekten h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlard\u0131r.<\/p>\n<p>70. Onlara kendilerinden \u00f6ncekilerin; N\u00fbh, \u00c2d ve Sem\u00fbd kavminin, \u0130br\u00e2h\u00eem kavminin, Medyen halk\u0131n\u0131n ve (Lut kavmi gibi) alt \u00fcst olan (\u015fehir)lerin haber(ler)i gelmedi mi? Peygamberleri onlara mu\u2018cizeler getirmi\u015fti. B\u00f6ylece Allah onlara zulmediyor de\u011fildi; fakat (onlar bu ink\u00e2rlar\u0131yla) kendilerine zulmediyorlard\u0131.<br \/>\n \u201cKavm-i N\u00fbh ve Sem\u00fbd ve \u00c2d ve Fir\u2018avun ve Nemr\u00fbd gibi b\u00fct\u00fcn mu\u00e2r\u0131zlar (kar\u015f\u0131 \u00e7\u0131kanlar) gadab-\u0131 \u0130l\u00e2h\u00eeyi (Allah\u2019\u0131n gazab\u0131n\u0131) ve az\u00e2b\u0131n\u0131 ihs\u00e2s edecek (hissettirecek) bir tarzda gayb\u00ee tokatlar yedikleri gibi, k\u0101file-i k\u00fcbr\u00e2n\u0131n (bu b\u00fcy\u00fck k\u0101filenin) N\u00fbh, \u0130br\u00e2h\u00eem, M\u00fbs\u00e2, Muhammed Aleyhim\u00fcssal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019lar gibi b\u00fct\u00fcn kuds\u00ee kahramanlar\u0131 dahi, h\u00e2rika ve mu\u2018ciz\u00e2ne (mu\u2018cize olarak) ve gayb\u00ee bir s\u00fbrette mu\u2018cizelere ve ihs\u00e2n\u00e2t-\u0131 Rabb\u00e2niyeye (Allah\u2019\u0131n ihsanlar\u0131na) mazhar olmu\u015flar. Bir tek tokat, hiddeti; bir tek ikram, muhabbeti (sevgiyi) g\u00f6sterdi\u011fi gibi, binler tokat mu\u00e2r\u0131zlara (kar\u015f\u0131 tarafdakilere) ve binler ikram ve mu\u00e2venet (yard\u0131m) k\u0101fileye gelmesi, bed\u00e2het derecesinde (apa\u00e7\u0131k) ve g\u00fcnd\u00fcz gibi z\u00e2hir (g\u00f6r\u00fcnen) bir tarzda o k\u0101filenin hakk\u0101niyetine (hakl\u0131l\u0131\u011f\u0131na) ve s\u0131r\u00e2t-\u0131 m\u00fcstak\u012bmde (do\u011fru yolda) oldu\u011funa \u015feh\u00e2det ve del\u00e2let eder.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 6. \u015eu\u00e2\u2018, 92)<\/p>\n<p>71. M\u00fc\u2019min erkekler ve m\u00fc\u2019min kad\u0131nlar ise birbirlerinin dost (ve yard\u0131mc\u0131)lar\u0131d\u0131rlar. \u0130yili\u011fi emreder, k\u00f6t\u00fcl\u00fckten yasaklarlar, namaz\u0131 hakk\u0131yla ed\u00e2 ederler, zek\u00e2t\u0131 verirler, Allah\u2019a ve Res\u00fbl\u00fcne it\u00e2at ederler. \u0130\u015fte onlar, Allah\u2019\u0131n kendilerine (\u00e2hirette de) merhamet edece\u011fi kimselerdir. \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, Az\u00eez (kudreti d\u00e2im\u00e2 \u00fcst\u00fcn gelen)dir, Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan)d\u0131r.<\/p>\n<p>72. Allah, m\u00fc\u2019min erkeklere ve m\u00fc\u2019min kad\u0131nlara, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan, i\u00e7inde ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131 olduklar\u0131 Cennetler ve Adn Cennetlerinde g\u00fczel meskenler va\u2018d etti.<br \/>\n \u201cHi\u00e7 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr ki, o Rahm\u00e2n-\u0131 Rah\u00eem\u2019in kendini tan\u0131tt\u0131rmas\u0131na muk\u0101bil, \u00eem\u00e2n ile tan\u0131makla ve sevdirmesine muk\u0101bil, ib\u00e2detle sevmek ve sevdirmekle ve rahmetine muk\u0101bil, \u015f\u00fck\u00fcr ile h\u00fcrmet etmekle muk\u0101bele eden m\u00fc\u2019minlere bir d\u00e2r-\u0131 m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131 (bir m\u00fck\u00e2f\u00e2t yerini), bir sa\u00e2det-i ebediyeyi vermesin?\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 18)<br \/>\n\u201cSa\u00e2det-i ebediye iki k\u0131s\u0131md\u0131r: Birincisi ve en y\u00fcksek k\u0131sm\u0131: Allah\u2019\u0131n r\u0131z\u00e2s\u0131yla, l\u00fctfuna, tecell\u00eesine, kurbiyetine (yak\u0131nl\u0131\u011f\u0131na) mazhar olmakt\u0131r. \u0130kinci k\u0131sm\u0131 ise, sa\u00e2det-i cism\u00e2niyedir (bedenle olan sa\u00e2dettir). Bunun esaslar\u0131 ise, s\u00fckn\u00e2 (mesken), ekl (yeme), nik\u00e2h (evlenme) olmak \u00fczere \u00fc\u00e7t\u00fcr. Ve bu \u00fc\u00e7 es\u00e2s\u0131n derecelerine g\u00f6re sa\u00e2det-i cism\u00e2niye tebedd\u00fcl eder (de\u011fi\u015fir). Ve bu k\u0131s\u0131m sa\u00e2deti ikm\u00e2l ve itm\u00e2m eden (tamamlayan), hul\u00fbd ve devamd\u0131r. \u00c7\u00fcnki sa\u00e2det dev\u00e2m etmezse, z\u0131dd\u0131na ink\u0131l\u00e2b eder (d\u00f6ner).\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 196)<br \/>\nAyr\u0131ca Cennet hay\u00e2t\u0131 hakk\u0131nda, bak\u0131n\u0131z; (S\u00f6zler, 28. S\u00f6z, 169-175)<\/p>\n<p>73. Ey peygamber! K\u00e2firlerle ve m\u00fcn\u00e2f\u0131klarla cih\u00e2d et ve onlara sert davran! Onlar\u0131n varaca\u011f\u0131 yer ise, Cehennemdir. Ve o ne k\u00f6t\u00fc var\u0131lacak yerdir!<\/p>\n<p>74. (O s\u00f6z\u00fc) s\u00f6ylemediklerine d\u00e2ir Allah\u2019a yem\u00een ediyorlar. H\u00e2lbuki, o k\u00fcf\u00fcr s\u00f6z\u00fcn\u00fc ger\u00e7ekten s\u00f6ylediler de \u0130sl\u00e2m(\u0131 kab\u00fbl etme)lerinden sonra k\u00e2fir oldular ve muvaffak olamad\u0131klar\u0131 \u015feye (peygambere s\u00fb-i kasd yapmaya da) yeltendiler. S\u0131rf Allah ve Res\u00fbl\u00fc, fazl\u0131ndan kendilerini zengin etti diye (buna ra\u011fmen nank\u00f6rl\u00fck ederek) intik\u0101m almaya kalkt\u0131lar. Art\u0131k tevbe ederlerse, kendileri i\u00e7in hay\u0131rl\u0131 olur. E\u011fer y\u00fcz \u00e7evirirlerse, Allah onlar\u0131 d\u00fcnya ve \u00e2hirette (pek) elemli bir az\u00e2b ile cez\u00e2land\u0131racakt\u0131r! Yery\u00fcz\u00fcnde onlar i\u00e7in ne bir dost, ne de bir yard\u0131mc\u0131 vard\u0131r!<br \/>\n Teb\u00fck Seferine haz\u0131rl\u0131k yap\u0131l\u0131rken, C\u00fcl\u00e2s bin S\u00fcveyd, bir merkebe binmi\u015f oldu\u011fu h\u00e2lde, m\u00fc\u2019minleri cihaddan so\u011futmak maksad\u0131yla: \u201cE\u011fer Muhammed\u2019in s\u00f6zleri do\u011fru ise, ben \u015fu \u00fczerinde bulundu\u011fum merkebden daha al\u00e7ak olay\u0131m\u201d dedi. Bunu i\u015fiten o\u011flu Mus\u2018ab bu s\u00f6ylenenleri Hz. Peygamber (asm)\u2019a bildirince, C\u00fcl\u00e2s hemen Peygamber (asm)\u2019\u0131n huz\u00fbruna \u00e7a\u011f\u0131r\u0131ld\u0131 ve: \u201cEy C\u00fcl\u00e2s! Sen bunlar\u0131 s\u00f6yledin mi?\u201d diye sordu\u011funda, bunu asl\u00e2 s\u00f6ylemedi\u011fine d\u00e2ir Allah\u2019a yem\u00een etmesi \u00fczerine bu \u00e2yet-i cel\u00eele n\u00e2zil oldu. (Nesef\u00ee, c. 2, 195)<\/p>\n<p>75. Onlardan kimisi de: \u201cYem\u00een olsun ki, e\u011fer (Allah) fazl\u0131ndan bize verirse, mutlak\u0101 sadaka (ve zek\u00e2t\u0131n\u0131) verece\u011fiz ve mutlak\u0101 s\u00e2lihlerden olaca\u011f\u0131z\u201d diye Allah\u2019a s\u00f6z verdi.<\/p>\n<p>76. Fakat (Allah) fazl\u0131ndan onlara verince, onda cimrilik ettiler ve onlar (Allah\u2019a it\u00e2atten) y\u00fcz \u00e7eviren kimseler olarak (s\u00f6zlerinden) d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>77. \u0130\u015fte Allah\u2019a verdikleri s\u00f6zden d\u00f6nmeleri ve yalan s\u00f6yleyegelmeleri sebebiyle, (Allah da) \u00e2k\u0131betlerini, kendisiyle kar\u015f\u0131la\u015facaklar\u0131 g\u00fcne kadar kalblerinde (dev\u00e2m edecek) bir nifak yapt\u0131.<\/p>\n<p>78. Bilmediler mi ki \u015f\u00fcbhesiz Allah, onlar\u0131n s\u0131rlar\u0131n\u0131 ve f\u0131s\u0131lda\u015fmalar\u0131n\u0131 bilir; \u00e7\u00fcnki \u015f\u00fcbhesiz Allah, (b\u00fct\u00fcn) gizlilikleri \u00e7ok iyi bilendir!28<br \/>\n \u201cHi\u00e7bir \u015fey O\u2019ndan gizlenmesi k\u0101bil (m\u00fcmk\u00fcn) de\u011fildir. Perdesiz, g\u00fcne\u015fe kar\u015f\u0131 zemin y\u00fcz\u00fcndeki e\u015fy\u00e2, g\u00fcne\u015fi g\u00f6rmemesi k\u0101bil olmad\u0131\u011f\u0131 gibi, o Al\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019in (sonsuz ilim ve Cel\u00e2l s\u00e2hibi olan Allah\u2019\u0131n) n\u00fbr-\u0131 ilmine kar\u015f\u0131 e\u015fy\u00e2n\u0131n gizlenmesi, bin derece daha gayr-\u0131 k\u0101bildir, muh\u00e2ldir (imkans\u0131zd\u0131r). \u00c7\u00fcnki huzur var. Yani her\u015fey d\u00e2ire-i nazar\u0131ndad\u0131r (bak\u0131yor) ve muk\u0101bildir (kar\u015f\u0131s\u0131ndad\u0131r) ve d\u00e2ire-i \u015fuh\u00fbdundad\u0131r (g\u00f6rmektedir) ve her\u015feye n\u00fcf\u00fbzu var (ilmi her\u015feye i\u015fliyor).<br \/>\n\u015eu c\u00e2mid (ruhsuz) g\u00fcne\u015f, \u015fu \u00e2ciz insan, \u015fu \u015fuursuz r\u00f6ntgen \u015fu\u00e2\u2018\u0131 gibi z\u00een\u00fbrlar (n\u00fbrlu \u015feyler); h\u00e2dis (sonradan olma), n\u00e2k\u0131s (noksan), \u00e2r\u0131z olduklar\u0131 h\u00e2lde, onlar\u0131n n\u00fbrlar\u0131, muk\u0101bilindeki her\u015feyi g\u00f6r\u00fcp n\u00fcf\u00fbz ederlerse (i\u015flerlerse), elbette v\u00e2cib ve muh\u00eet (ku\u015fatan) ve z\u00e2t\u00ee (kendine \u00e2id) olan n\u00fbr-\u0131 ilm-i ezel\u00eeden (Allah\u2019\u0131n ezel\u00ee ilminin n\u00fbrundan) hi\u00e7bir \u015fey gizlenemez ve h\u00e2ricinde (d\u0131\u015f\u0131nda) kalamaz. (&#8230;)<br \/>\nM\u00e2dem \u015fu k\u00e2in\u00e2t s\u00e2hibinin b\u00f6yle bir ilmi vard\u0131r; elbette insanlar\u0131 ve insanlar\u0131n amellerini g\u00f6r\u00fcr ve insanlar neye l\u00e2y\u0131k ve m\u00fcstehak olduklar\u0131n\u0131 bilir, hikmet ve rahmetin muktez\u00e2s\u0131na (gere\u011fine) g\u00f6re onlarla mu\u00e2mele eder ve edecek. Ey insan! Akl\u0131n\u0131 ba\u015f\u0131na al, dikkat et! Nas\u0131l bir z\u00e2t seni bilir ve bakar, bil ve ay\u0131l!\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 20. Mekt\u00fbb, 73-75)<\/p>\n<p>79. Sadakalar hus\u00fbsunda, (onu, imk\u00e2nlar\u0131 olup) g\u00f6n\u00fclden (gelerek \u00e7ok\u00e7a) veren m\u00fc\u2019minleri de (zengin olmad\u0131klar\u0131ndan) g\u00fc\u00e7lerinin yetti\u011finden ba\u015fkas\u0131n\u0131 bulamayanlar\u0131 da ay\u0131playarak, bu y\u00fczden onlar\u0131 alaya alan (o m\u00fcn\u00e2f\u0131k)lar yok mu, (as\u0131l) Allah onlarla alay etmi\u015ftir ve onlar i\u00e7in (pek) elemli bir azab vard\u0131r!<\/p>\n<p>80. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) Onlar i\u00e7in ister ma\u011ffiret dile, ister onlar i\u00e7in ma\u011ffiret dileme (hi\u00e7 fark etmez)! E\u011fer onlar i\u00e7in yetmi\u015f def\u2018a da isti\u011ff\u00e2r etsen, Allah onlar\u0131 asl\u00e2 ba\u011f\u0131\u015flamayacakt\u0131r! Bu, \u015f\u00fcbhesiz ki onlar\u0131n, Allah\u2019\u0131 ve Res\u00fbl\u00fcn\u00fc ink\u00e2r etmeleri sebebiyledir. Allah ise, (ink\u00e2rlar\u0131ndaki \u0131srarlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden) f\u00e2s\u0131klar toplulu\u011funu hid\u00e2yete erdirmez.<\/p>\n<p>81. (Teb\u00fck Seferinden) geride b\u0131rak\u0131lan (m\u00fcn\u00e2f\u0131k)lar, Allah Res\u00fbl\u00fcne muh\u00e2lefet ederek (sefere \u00e7\u0131kmay\u0131p) oturmalar\u0131yla sevindi(ler); mallar\u0131yla ve canlar\u0131yla Allah yolunda cih\u00e2d etmekten ho\u015flanmad\u0131lar ve: \u201cBu s\u0131cakta sefere \u00e7\u0131kmay\u0131n!\u201d dediler. De ki: \u201cCehennem ate\u015fi s\u0131cakl\u0131k cihetiyle daha \u00e7etindir!\u201d E\u011fer anlasalard\u0131!<\/p>\n<p>82. Art\u0131k kazanmakta olduklar\u0131 (g\u00fcnahlar\u0131)na bir cez\u00e2 olarak az g\u00fcls\u00fcnler, \u00e7ok a\u011flas\u0131nlar!<br \/>\n \u201cNas\u0131l ki bu yaz ve g\u00fcz\u00fcn \u00e2hiri (sonu) k\u0131\u015ft\u0131r. \u00d6yle de, gen\u00e7lik yaz\u0131 ve ihtiyarl\u0131k g\u00fcz\u00fcn\u00fcn arkas\u0131 kabir ve berzah (kabir \u00e2leminin) k\u0131\u015f\u0131d\u0131r.<br \/>\nGe\u00e7mi\u015f zam\u00e2n\u0131n elli sene evvelki h\u00e2dis\u00e2t\u0131 (h\u00e2diseleri) sinema ile h\u00e2l-i haz\u0131rda (\u015fimdi) g\u00f6sterildi\u011fi gibi, gelecek zam\u00e2n\u0131n elli sene sonraki istikb\u00e2l (gelecek) h\u00e2dis\u00e2t\u0131n\u0131 g\u00f6steren bir sinema bulunsa, ehl-i dal\u00e2let ve sef\u00e2hetin (haktan sapan ve g\u00fcnahlara dalan insanlar\u0131n) elli-altm\u0131\u015f sene sonraki vaziyetleri onlara g\u00f6sterilse idi, \u015fimdiki g\u00fcld\u00fcklerine ve gayr-\u0131 me\u015fr\u00fb\u2018 (haram) keyiflerine nefretler ve teell\u00fcmlerle (ac\u0131larla) a\u011flayacaklard\u0131.\u201d (As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2, 3. Mes\u2019ele, 8)<\/p>\n<p>83. \u00d6yleyse Allah seni (Teb\u00fck Seferinden sonra) onlardan bir t\u00e2ifeye d\u00f6nd\u00fcr\u00fcr de (bundan sonraki sava\u015flara) \u00e7\u0131kmak i\u00e7in senden izin isterlerse, o takdirde de ki: \u201cArt\u0131k ebed\u00ee olarak, benimle ber\u00e2ber (cih\u00e2d i\u00e7in) asl\u00e2 \u00e7\u0131kmayacaks\u0131n\u0131z ve benimle birlikte hi\u00e7bir d\u00fc\u015fmanla asl\u00e2 sava\u015fmayacaks\u0131n\u0131z! \u00c7\u00fcnki siz ilk def\u2018a (\u00e7a\u011fr\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131zda) oturmaya r\u00e2z\u0131 oldunuz; \u00f6yleyse geride kalanlarla ber\u00e2ber oturun!\u201d<\/p>\n<p>84. Onlardan \u00f6len birinin \u00fczerine, ebed\u00ee olarak asl\u00e2 namaz k\u0131lma<br \/>\n \u201c \u2018M\u00fcn\u00e2f\u0131k \u00f6ld\u00fckten sonra namaz\u0131 k\u0131l\u0131nmaz\u2019 me\u00e2lindeki \u00e2yet, o zamandaki ihb\u00e2r-\u0131 \u0130l\u00e2h\u00ee (Allah\u2019\u0131n haber vermesi) ile bilinen kat\u2018\u00ee m\u00fcn\u00e2f\u0131klar demektir. Yoksa zan ile, \u015f\u00fcbhe ile m\u00fcn\u00e2f\u0131k deyip namaz k\u0131lmamak olmaz. M\u00e2dem \u0644\u0627\u064e\u0653 \u0627\u0650\u0644\u0670\u0647\u064e \u0627\u0650\u0644\u0651\u064e\u0627 \u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u064f [Allah\u2019dan ba\u015fka il\u00e2h yoktur] der, ehl-i k\u0131bledir. Sarih (a\u00e7\u0131k) k\u00fcf\u00fcr s\u00f6ylemese vey\u00e2hut tevbe etse, namaz\u0131 k\u0131l\u0131nabilir.\u201d (Emirda\u011f L\u00e2hikas\u0131 I, 110)<\/p>\n<p>85. Onlar\u0131n mallar\u0131 ve evl\u00e2dlar\u0131 seni imrendirmesin! Allah bunlarla ancak (bu \u0131srarl\u0131 ink\u00e2rlar\u0131 sebebiyle) onlara hem d\u00fcnyada az\u00e2b etmeyi hem de (affa l\u00e2y\u0131k olmad\u0131klar\u0131ndan) onlar\u0131n k\u00e2fir kimseler olarak canlar\u0131n\u0131n \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 istiyor.<\/p>\n<p>86. \u201cAllah\u2019a \u00eem\u00e2n edin ve Res\u00fbl\u00fc ile ber\u00e2ber cih\u00e2d edin!\u201d diye bir s\u00fbre indirildi\u011finde, i\u00e7lerinden servet s\u00e2hibi olanlar, senden izin istedi ve: \u201cBizi b\u0131rak, (evlerinde) oturan (kad\u0131n)larla ber\u00e2ber olal\u0131m!\u201d dediler.<\/p>\n<p>87. Geride kalan (kad\u0131n)larla ber\u00e2ber olmaya r\u00e2z\u0131 oldular ve (isyanlar\u0131ndaki \u0131srarlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden) kalbleri m\u00fch\u00fcrlendi; art\u0131k onlar (hakk\u0131) anlamazlar!<\/p>\n<p>88. Fakat peygamber ve ber\u00e2berindeki \u00eem\u00e2n edenler, mallar\u0131yla ve canlar\u0131yla cih\u00e2d ettiler! \u0130\u015fte, (b\u00fct\u00fcn) hay\u0131rlar ancak onlar i\u00e7indir ve i\u015fte onlar ger\u00e7ekten kurtulu\u015fa erenlerdir.<br \/>\n \u201cHerkesin ve bilhassa M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n ba\u015f\u0131na \u00f6yle bir h\u00e2dise ve \u00f6yle bir da\u2018v\u00e2 a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f ki her adam, e\u011fer Alman ve \u0130ngiliz kadar kuvveti ve serveti olsa ve akl\u0131 da varsa, o tek da\u2018v\u00e2y\u0131 kazanmak i\u00e7in bil\u00e2-teredd\u00fcd (teredd\u00fcd etmeden) sarf edecek. \u0130\u015fte o da\u2018v\u00e2 ise (&#8230;) herkesin \u00eeman muk\u0101bilinde bu zemin y\u00fcz\u00fc kadar ba\u011flar ve kas\u0131rlar ile m\u00fczeyyen (k\u00f6\u015fklerle s\u00fcsl\u00fc) ve b\u00e2k\u012b (\u00f6l\u00fcms\u00fcz) ve d\u00e2im\u00ee bir tarla ve m\u00fclk\u00fc kazanmak veya kaybetmek da\u2018v\u00e2s\u0131 ba\u015f\u0131na a\u00e7\u0131lm\u0131\u015f. E\u011fer \u00eeman ves\u00eekas\u0131n\u0131 sa\u011flam elde etmezse kaybedecek.\u201d (As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2, 4. Mes\u2019ele, 12)<\/p>\n<p>89. Allah onlar i\u00e7in, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan Cennetler haz\u0131rlad\u0131;<br \/>\n \u201cD\u00fcnya, \u00e2lem-i \u00e2hirete bir fihrist h\u00fckm\u00fcndedir. Bu fihristte \u00e2lem-i \u00e2hiretin m\u00fchim mes\u2019elelerine olan i\u015f\u00e2retlerden biri, cism\u00e2n\u00ee olan r\u0131z\u0131klarda lezzetlerdir. Bu f\u00e2n\u00ee, hak\u012br (k\u0131ymetsiz) ve zel\u00eel (al\u00e7ak) d\u00fcnyada bu kadar ni\u2018metleri ihs\u00e2s (hissettirmek) ve if\u00e2za etmek (bolca vermek) i\u00e7in insan\u0131n v\u00fcc\u00fbdunda yarat\u0131lan hav\u00e2s (duygular) ve hissiy\u00e2t (hisler), ve cih\u00e2z\u00e2t ve a\u2018z\u00e2 gibi \u00e2l\u00e2t (\u00e2letler) ve edev\u00e2t\u0131ndan (tak\u0131mlardan) anla\u015f\u0131l\u0131yor ki, \u00e2lem-i \u00e2hirette \u062a\u064e\u062c\u064e\u0631\u0651\u0650 \u0645\u0650\u0646\u0652 \u062a\u064e\u062d\u0652\u062a\u0650\u0647\u0627\u064e \u0627\u0644\u0652\u0623\u064e\u0646\u0652\u0647\u0627\u064e\u0631\u064f [Altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akar] \u00e2yet-i ker\u00eemesinin del\u00e2letiyle kas\u0131rlar\u0131n alt\u0131nda, ebediyete l\u00e2y\u0131k cism\u00e2n\u00ee ziy\u00e2fetler olacakt\u0131r.\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, \u015eemme, 192)<\/p>\n<p>90. Ve bedev\u00eelerden \u00f6z\u00fcr bah\u00e2ne edenler, kendilerine izin verilsin diye geldiler; Allah\u2019a ve Res\u00fbl\u00fcne yalan s\u00f6yleyenler ise oturdu. Onlardan ink\u00e2r edenlere yak\u0131nda (pek) elemli bir azab is\u00e2bet edecektir!<\/p>\n<p>91. Allah\u2019a ve Res\u00fbl\u00fcne s\u00e2d\u0131k kald\u0131klar\u0131 takdirde, zay\u0131flara da hastalara da sarf edecek bir \u015fey bulamayanlara da (cihaddan geri kalmalar\u0131ndan dolay\u0131) bir g\u00fcnah yoktur. (B\u00f6yle s\u00e2d\u0131k kalarak) iyilik edenlerin aleyhine (onlar\u0131 su\u00e7lamak i\u00e7in) bir yol yoktur. \u00c7\u00fcnki Allah, Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>92. Kendilerini (sava\u015fa kat\u0131lmak \u00fczere bir binek te\u2019m\u00een ederek) bindirmen i\u00e7in sana geldikleri zaman: \u201cSizi \u00fczerine bindirece\u011fim bir \u015fey (bir binek) bulam\u0131yorum!\u201d deyince, (kendilerinden) sarf edecek bir \u015fey bulamad\u0131klar\u0131 i\u00e7in \u00fcz\u00fcnt\u00fcden g\u00f6zleri ya\u015f d\u00f6ke d\u00f6ke geri d\u00f6nen kimselerin aleyhine de (su\u00e7lamak i\u00e7in yol yoktur)!<\/p>\n<p>93. (Aleyhlerine) yol, ancak kendileri zengin kimseler olduklar\u0131 h\u00e2lde (s\u0131rf cih\u00e2da gitmemek i\u00e7in) senden izin isteyenleredir. (Onlar) geride kalan (kad\u0131n)larla ber\u00e2ber olmaya r\u00e2z\u0131 oldular; Allah da (isyanlar\u0131ndaki inadlar\u0131 sebebiyle) onlar\u0131n kalblerini m\u00fch\u00fcrledi; art\u0131k onlar (hakk\u0131) bilmezler.<\/p>\n<p>94. (O m\u00fcn\u00e2f\u0131klar, Teb\u00fck\u2019ten) kendilerine d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz zaman size \u00f6z\u00fcr bey\u00e2n edecekler. De ki: \u201c(Hi\u00e7) ma\u2018zerette bulunmay\u0131n, size asl\u00e2 inanmayaca\u011f\u0131z! Allah, sizin haberlerinizden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ger\u00e7ekten bize bildirmi\u015ftir. (Bundan sonraki) amelinizi Allah da g\u00f6recek, Res\u00fbl\u00fc de! Sonra, gizli olan\u0131 ve g\u00f6r\u00fcneni hakk\u0131yla bilen (Allah\u2019)a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz; art\u0131k (O da) size, yapmakta oldu\u011funuzu haber verecektir!\u201d<br \/>\n \u201cHer bir tohum, ism-i Haf\u00eez\u2019\u0131n (Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n muh\u00e2faza edicili\u011finin) cilvesiyle ve ihs\u00e2n\u0131yla, ona pederinin ve asl\u0131n\u0131n mal\u0131ndan verdi\u011fi \u0131rsiyeti (m\u00eer\u00e2s\u0131) iltibass\u0131z (kar\u0131\u015ft\u0131rmadan), noksans\u0131z muh\u00e2faza edip g\u00f6steriyor. \u0130\u015fte bu hadsiz h\u00e2rika-i muh\u00e2fazay\u0131 yapan Z\u00e2t-\u0131 Haf\u00eez, k\u0131y\u00e2met ve ha\u015firde haf\u00eez\u0131yetin tecell\u00ee-i ekberini (en b\u00fcy\u00fck tecell\u00eesini) g\u00f6sterece\u011fine kat\u2018\u00ee bir i\u015f\u00e2rettir. Evet bu ehemmiyetsiz, z\u00e2il (ge\u00e7ici), f\u00e2n\u00ee tav\u0131rlarda, bu derece kusursuz, galats\u0131z (hat\u00e2s\u0131z) olan haf\u00eez\u0131yet cilvesi bir h\u00fcccet-i k\u0101t\u0131ad\u0131r (kesin bir delildir) ki, ebed\u00ee te\u2019s\u00eeri ve az\u00eem (\u00e7ok b\u00fcy\u00fck) ehemmiyeti bulunan em\u00e2net-i k\u00fcbr\u00e2 hamelesi (b\u00fcy\u00fck em\u00e2netin ta\u015f\u0131y\u0131c\u0131s\u0131) ve arz\u0131n hal\u00eefeleri olan insanlar\u0131n ef\u2018\u00e2lleri ve \u00e2s\u00e2rlar\u0131 ve akv\u00e2lleri (fiil, eser ve s\u00f6zleri) ve hasen\u00e2t ve seyyi\u00e2tlar\u0131 (iyilik ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckleri), kem\u00e2l-i dikkatle muh\u00e2faza edilir, sonra muh\u00e2sebesi g\u00f6r\u00fclecektir. \u00c2y\u00e2 (acab\u00e2) bu insan zanneder mi ki ba\u015f\u0131bo\u015f kalacak? H\u00e2\u015f\u00e2! Belki insan, ebede meb\u2018\u00fbstur (g\u00f6nderilmi\u015ftir) ve sa\u00e2det-i ebediyeye (Cennete) ve \u015fek\u0101vet-i d\u00e2imeye (Cehenneme) namzeddir. K\u00fc\u00e7\u00fck-b\u00fcy\u00fck, az-\u00e7ok her amelinden muh\u00e2sebe g\u00f6recek. Ya talt\u00eef edilecek veya tokat yiyecek.\u201d (Lem\u2018alar, 17. Lem\u2018a, 145)<br \/>\n\u201cMuz\u0131r (zararl\u0131) k\u00e2firler ve k\u00e2firlerin yolunda giden sefihler (beyinsizler), Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n hayvan\u00e2t\u0131ndan bir nev\u2018-i hab\u00eesdirler (pis bir t\u00e2ifedir) ki, F\u00e2t\u0131r-\u0131 Hak\u00eem (her\u015feyi hikmetle yaratan Allah) onlar\u0131 d\u00fcnyan\u0131n i\u2018m\u00e2r\u0131 i\u00e7in halk etmi\u015ftir (yaratm\u0131\u015ft\u0131r) ve m\u00fc\u2019min ib\u00e2d\u0131na (kullar\u0131na) etti\u011fi ni\u2018metlerin derecelerini bildirmek i\u00e7in, onlar\u0131 bir v\u00e2hid-i k\u0131y\u00e2s\u00ee (\u00f6l\u00e7\u00fc birimi) yapm\u0131\u015ft\u0131r. \u00c2k\u0131bette, m\u00fcstehak olduklar\u0131 Cehenneme tesl\u00eem edecektir.\u201d (Lem\u2018alar, 17. Lem\u2018a, 125)<\/p>\n<p>95. (O m\u00fcn\u00e2f\u0131klar, Teb\u00fck\u2019ten) kendilerine d\u00f6nd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz zaman size \u00f6z\u00fcr bey\u00e2n edecekler. De ki: \u201c(Hi\u00e7) ma\u2018zerette bulunmay\u0131n, size asl\u00e2 inanmayaca\u011f\u0131z! Allah, sizin haberlerinizden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 ger\u00e7ekten bize bildirmi\u015ftir. (Bundan sonraki) amelinizi Allah da g\u00f6recek, Res\u00fbl\u00fc de! Sonra, gizli olan\u0131 ve g\u00f6r\u00fcneni hakk\u0131yla bilen (Allah\u2019)a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz; art\u0131k (O da) size, yapmakta oldu\u011funuzu haber verecektir!\u201d <\/p>\n<p>96. Kendilerinden r\u00e2z\u0131 olas\u0131n\u0131z diye size yem\u00een edecekler. Fakat (siz) onlardan r\u00e2z\u0131 olsan\u0131z bile, art\u0131k Allah, o f\u00e2s\u0131klar toplulu\u011fundan asl\u00e2 r\u00e2z\u0131 olmaz!<\/p>\n<p>97. (Arablar\u0131n g\u00f6\u00e7ebe k\u0131sm\u0131 olan) bedev\u00eeler, k\u00fcf\u00fcr ve nifak cihetiyle (\u015fehirdekilerden) daha \u015fiddetli ve Allah\u2019\u0131n, Res\u00fbl\u00fcne indirdi\u011fi \u015feylerin (o h\u00fck\u00fcmlerin) hud\u00fbdunu bilmemeye daha l\u00e2y\u0131kt\u0131rlar. Allah ise, Al\u00eem (hakk\u0131yla bilen)dir, Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan)d\u0131r.<\/p>\n<p>98. Hem bedev\u00eelerden \u00f6ylesi vard\u0131r ki, (Allah yolunda) harcad\u0131\u011f\u0131n\u0131 zarar sayar ve (bundan kurtulmak i\u00e7in) sizin ba\u015f\u0131n\u0131za bel\u00e2lar gelmesini bekler. (O) k\u00f6t\u00fc bel\u00e2 kendi ba\u015flar\u0131na gelsin! H\u00e2lbuki Allah, Sem\u00ee\u2018 (onlar\u0131n s\u00f6zlerini hakk\u0131yla i\u015fiten)dir, Al\u00eem (niyetlerini hakk\u0131yla bilen)dir.<\/p>\n<p>99. Bedev\u00eelerden \u00f6ylesi de vard\u0131r ki, Allah\u2019a ve \u00e2hiret g\u00fcn\u00fcne \u00eem\u00e2n eder, (Allah yolunda) harcad\u0131\u011f\u0131n\u0131 Allah kat\u0131nda yak\u0131nl\u0131klara ve peygamberin du\u00e2lar\u0131na ves\u00eele sayar. Bilesiniz ki ger\u00e7ekten o (harcad\u0131klar\u0131 \u015feyler), kendileri i\u00e7in (Allah kat\u0131nda) bir yak\u0131nl\u0131kt\u0131r. Allah, onlar\u0131 yak\u0131nda rahmetine (Cennetine) koyacakt\u0131r. \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>100. S\u00e2bik\u016bn\u2019un, (\u0130sl\u00e2m\u2019a olan hizmetleriyle \u00f6ne ge\u00e7enlerin) birincileri olan Muh\u00e2cirler ve Ens\u00e2r ile onlara g\u00fczelce t\u00e2bi\u2018 olanlar var ya, Allah onlardan r\u00e2z\u0131 olmu\u015ftur ve (onlar da) O\u2019ndan r\u00e2z\u0131 olmu\u015flard\u0131r ve (Allah) onlar i\u00e7in, altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akan Cennetler haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r; orada ebed\u00ee olarak devaml\u0131 kal\u0131c\u0131d\u0131rlar. \u0130\u015fte b\u00fcy\u00fck kurtulu\u015f budur!<br \/>\n Sahabe-i Kir\u00e2m (rad\u0131yall\u00e2h\u00fc anh\u00fcm ecma\u00een), bu \u00e2yette Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n b\u00f6yle medh \u00fc sen\u00e2s\u0131na mazhar olmakla, kendilerinden sonra gelen insanlardan hi\u00e7 kimsenin eri\u015femeyece\u011fi birincilik derecesine eri\u015ftiler. (R\u00e2z\u00ee, c. 8\/16, 175)<br \/>\n\u201cFaz\u00eelet-i a\u2018m\u00e2l (amellerin faz\u00eeleti) ve sev\u00e2b-\u0131 ef\u2018\u00e2l (fiillerin sev\u00e2b\u0131) ve faz\u00eelet-i uhreviye (\u00e2hiret faz\u00eeleti) cihetinde sah\u00e2belere yeti\u015filmez. \u00c7\u00fcnki, nas\u0131l bir asker baz\u0131 \u015fer\u00e2it (\u015fartlar) d\u00e2hilinde, m\u00fchim ve mah\u00fbf (korkulu) bir mevki\u2018de bir saat n\u00f6bette, bir sene ib\u00e2det kadar bir faz\u00eelet kazanabilir ve bir dak\u012bkada bir kur\u015funu yemekle, en ekall (en az) k\u0131rk g\u00fcnde ancak kazan\u0131lacak vel\u00e2yet derecesi gibi bir mak\u0101ma \u00e7\u0131k\u0131yor. \u00d6yle de, sah\u00e2belerin te\u2019s\u00ees-i \u0130sl\u00e2miyet\u2019te (\u0130sl\u00e2miyet\u2019in temelleri at\u0131l\u0131rken) ve ne\u015fr-i ahk\u00e2m-\u0131 Kur\u2019\u00e2niyede (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n h\u00fck\u00fcmlerini yaymadaki) hizmetleri ve \u0130sl\u00e2miyet i\u00e7in b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyaya i\u2018l\u00e2n-\u0131 harb (sava\u015f i\u2018l\u00e2n) etmeleri o kadar y\u00fcksektir ki, bir dak\u012bkas\u0131na ba\u015fkalar\u0131 bir senede yeti\u015femez. Hatt\u00e2 denilebilir ki, b\u00fct\u00fcn dak\u012bkalar\u0131, o hizmet-i kudsiyede (mukaddes hizmette), o \u015feh\u00eed olan neferin (askerin) dak\u012bkas\u0131 gibidir. B\u00fct\u00fcn saatleri, m\u00fcdhi\u015f bir makamda bir saat n\u00f6bet tutan fed\u00e2k\u00e2r bir neferin n\u00f6beti gibidir ki; amel az, \u00fccreti \u00e7ok, k\u0131ymeti y\u00fcksektir.\u201d (S\u00f6zler, 27. S\u00f6z, 165)<\/p>\n<p>101. \u00c7evrenizdeki bedev\u00eelerden m\u00fcn\u00e2f\u0131k olanlar da vard\u0131r. Med\u00eene halk\u0131ndan da (baz\u0131lar\u0131) vard\u0131r ki, nifakta mah\u00e2ret kazanm\u0131\u015flard\u0131r, (sen ise) onlar\u0131 bilmezsin! Onlar\u0131 biz biliriz. Onlara yak\u0131nda iki def\u2018a (d\u00fcnyada ve kabirde) az\u00e2b edece\u011fiz; sonra da (\u00e2hirette) b\u00fcy\u00fck bir az\u00e2ba d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceklerdir.<\/p>\n<p>102. Di\u011ferleri de g\u00fcnahlar\u0131n\u0131 i\u2018tir\u00e2f ettiler; s\u00e2lih bir ameli, k\u00f6t\u00fc olan bir ba\u015fkas\u0131yla kar\u0131\u015ft\u0131rd\u0131lar. Umulur ki Allah, onlar\u0131n tevbesini kab\u00fbl eder. \u015e\u00fcbhesiz Allah, Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>103. Onlar\u0131n mallar\u0131ndan bir sadaka al ki, onunla kendilerini (g\u00fcnahlardan) temizleyesin ve onlar\u0131 ar\u0131nd\u0131ras\u0131n. Hem onlar i\u00e7in du\u00e2 et! \u00c7\u00fcnki senin du\u00e2n onlar i\u00e7in (kalblerini) bir yat\u0131\u015ft\u0131rmad\u0131r. Allah ise, Sem\u00ee\u2018 (her\u015feyi i\u015fiten)dir, Al\u00eem (hakk\u0131yla bilen)dir.<\/p>\n<p>104. Bilmediler mi ki, kullar\u0131ndan tevbe\u2019yi kab\u00fbl eden ve sadakalar\u0131 alan \u015f\u00fcbhesiz ancak Allahd\u0131r; Tevv\u00e2b (tevbeleri \u00e7ok kab\u00fbl eden), Rah\u00eem (kullar\u0131na \u00e7ok merhamet eden) de ancak Allah\u2019d\u0131r.<\/p>\n<p>105. Ve de ki: \u201c(Diledi\u011finizi) yap\u0131n! Art\u0131k yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131 Allah g\u00f6recek, Res\u00fbl\u00fc ve m\u00fc\u2019minler de! Sonra yak\u0131nda, gizli olan\u0131 ve g\u00f6r\u00fcneni hakk\u0131yla bilen (Allah\u2019)a d\u00f6nd\u00fcr\u00fcleceksiniz; art\u0131k (O da) size, yapmakta olduklar\u0131n\u0131z\u0131 haber verecektir.\u201d<\/p>\n<p>106. (Sava\u015fa gitmeyenlerin) di\u011fer bir k\u0131sm\u0131 da Allah\u2019\u0131n emrine b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f kimselerdir; onlara ya az\u00e2b eder, ya da (hikmetine bin\u00e2en, kendi l\u00fctfundan) tevbelerini kab\u00fbl eder. \u00c7\u00fcnki Allah, Al\u00eem (onlar\u0131n kalbinde olan\u0131 hakk\u0131yla bilen)dir, Hak\u00eem (h\u00fckmetti\u011fi her i\u015fte hikmetli olan)d\u0131r.<\/p>\n<p>107. Bir de (m\u00fc\u2019minlere) zarar vermek, ink\u00e2r(lar\u0131n\u0131 takviye) etmek, m\u00fc\u2019minlerin aras\u0131n\u0131 ay\u0131rmak ve daha \u00f6nce Allah ve Res\u00fbl\u00fc ile harb eden kimseye g\u00f6zetleme (yeri) yapmak i\u00e7in bir mescid edinenler vard\u0131r.<br \/>\n Mescid-i D\u0131rar, Med\u00eeneli oldu\u011fu h\u00e2lde \u00eem\u00e2n etmeyip, her sava\u015fta M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131nda yer alan ve daha sonra Bizans kral\u0131ndan yard\u0131m istemek \u00fczere \u015eam\u2019a giden Eb\u00fb \u00c2mir ad\u0131ndaki birinin yolunu g\u00f6zlemek \u00fczere, m\u00fcn\u00e2f\u0131klar taraf\u0131ndan in\u015f\u00e2 edilmi\u015ftir. M\u00fcn\u00e2f\u0131klar, g\u00fcy\u00e2 uzakta oturan M\u00fcsl\u00fcmanlar i\u00e7in yapt\u0131klar\u0131 bu bin\u00e2y\u0131, fitne ve nifak merkezi olarak kullan\u0131yorlard\u0131. Bu \u00e2yetlerin n\u00fcz\u00fbl\u00fc \u00fczerine, Teb\u00fck Seferi d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fc, Peygamber Efendimiz (asm) taraf\u0131ndan y\u0131kt\u0131r\u0131larak, yeri \u00e7\u00f6pl\u00fck yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi c. 3, 310)<\/p>\n<p>108. Orada hi\u00e7bir vakit (namaza) durma! \u0130lk g\u00fcnden beri takv\u00e2 \u00fczere kurulan (Kuba) mescid(i), elbette i\u00e7inde (namaza) durmana daha l\u00e2y\u0131kt\u0131r. Orada (g\u00fcnahlar\u0131ndan) temizlenmeyi seven erler vard\u0131r. Allah da iyice temizlenenleri sever.<\/p>\n<p>109. O h\u00e2lde bin\u00e2s\u0131n\u0131, Allah\u2019dan sak\u0131nma (takv\u00e2 \u00fczere olma) korkusu ve bir r\u0131dv\u00e2n (O\u2019nun r\u0131z\u00e2s\u0131) \u00fczerine kuran (m\u00fc\u2019min bir) kimse mi hay\u0131rl\u0131d\u0131r; yoksa bin\u00e2s\u0131n\u0131 y\u0131k\u0131lmak \u00fczere olan bir u\u00e7urumun kenar\u0131na kurup da onunla ber\u00e2ber Cehennem ate\u015fine yuvarlanan (m\u00fcn\u00e2f\u0131k bir) kimse mi? H\u00e2lbuki Allah, z\u00e2limler toplulu\u011funu (k\u00fcf\u00fcrleri sebebiyle) hid\u00e2yete erdirmez!<\/p>\n<p>110. Onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131 bin\u00e2, kalbleri par\u00e7alan\u0131ncaya (\u00f6l\u00fcnceye) kadar, kalblerinde bir \u015f\u00fcbhe (ve nifak sebebi) olarak dev\u00e2m edecektir. Allah ise, Al\u00eem (hakk\u0131yla bilen)dir, Hak\u00eem (her i\u015fi hikmetli olan)d\u0131r.<\/p>\n<p>111. \u015e\u00fcbhesiz ki Allah, m\u00fc\u2019minlerden nefislerini ve mallar\u0131n\u0131, kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda Cennet hak\u012bkaten onlar\u0131n olmak \u00fczere sat\u0131n alm\u0131\u015ft\u0131r!<br \/>\n \u0130kinci Akabe gecesi, Ensardan yetmi\u015f ki\u015fi Res\u00fbl-i Ekrem (asm)\u2019a b\u00eeat ettiklerinde, Abdullah bin Rev\u00e2ha (ra): \u201cY\u00e2 Res\u00fblallah! Rabbin i\u00e7in de, kendin i\u00e7in de diledi\u011fin \u015fart\u0131 ko\u015f!\u201d demesi \u00fczerine buyurdular ki: \u201cRabbim i\u00e7in, s\u0131rf O\u2019na ib\u00e2det edip, asl\u00e2 ortak ko\u015fmaman\u0131z\u0131, kendi hakk\u0131mdaki ise, kendinizi ve mallar\u0131n\u0131z\u0131 neye kar\u015f\u0131 nas\u0131l m\u00fcd\u00e2faa ediyorsan\u0131z, beni de \u00f6ylece m\u00fcd\u00e2faa etmenizi \u015fart ko\u015fuyorum.\u201d Ash\u00e2b tekrar sordular: \u201cBunlar\u0131 yapsak bize ne vard\u0131r?\u201d Res\u00fbl-i Ekrem (asm): \u201cCennet vard\u0131r!\u201d buyurdular. Ash\u00e2b-\u0131 Kir\u00e2m (rad\u0131yallah\u00fc anh\u00fcm ecma\u00een) de: \u201cNe k\u00e2rl\u0131 tic\u00e2ret! Biz bundan ne d\u00f6neriz, ne de d\u00f6n\u00fclmesini isteriz!\u201d demeleri \u00fczerine, bu \u00e2yet-i ker\u00eeme n\u00e2zil olmu\u015ftur. (Kurtub\u00ee, c. 4\/8, 267)<br \/>\n\u201c\u015eimdi (nefis ve mal\u0131m\u0131z\u0131 Allah\u2019a) satma\u011fa bakaca\u011f\u0131z. Acab\u00e2 o kadar a\u011f\u0131r bir \u015fey midir ki, \u00e7oklar\u0131 satmaktan ka\u00e7\u0131yorlar. Yok, kat\u2018\u00e2 ve asl\u00e2! Hi\u00e7 \u00f6yle a\u011f\u0131rl\u0131\u011f\u0131 yoktur. Z\u00eer\u00e2 hel\u00e2l d\u00e2iresi geni\u015ftir, keyfe k\u00e2f\u00ee gelir. Har\u00e2ma girmeye hi\u00e7 l\u00fczum yoktur. Fer\u00e2iz-i \u0130l\u00e2hiye (Allah\u2019\u0131n farz olan emirleri) ise hafiftir, azd\u0131r. Allah\u2019a abd (kul) ve asker olmak, \u00f6yle lezzetli bir \u015fereftir ki, ta\u2018r\u00eef edilmez. Vaz\u00eefe ise, yaln\u0131z bir asker gibi, Allah n\u00e2m\u0131na i\u015flemeli, ba\u015flamal\u0131 ve Allah hes\u00e2b\u0131yla vermeli ve almal\u0131 ve izni ve k\u0101n\u00fbnu d\u00e2iresinde hareket etmeli, s\u00fck\u00fbnet bulmal\u0131. Kus\u00fbr etse, isti\u011ff\u00e2r (tevbe) etmeli. \u2018Y\u00e2 Rab! Kus\u00fbrumuzu affet, bizi kendine kul kab\u00fbl et, em\u00e2netini kabzetmek (almak) zam\u00e2n\u0131na kadar bizi em\u00e2nette em\u00een k\u0131l! (\u00c2m\u00een)\u2019 demeli ve O\u2019na yalvarmal\u0131.\u201d (S\u00f6zler, 6. S\u00f6z, 16)<\/p>\n<p>112. (Bu va\u2018de mazhar olanlar:) Tevbe edenler, ib\u00e2det edenler, hamd edenler, oru\u00e7 tutanlar, r\u00fck\u00fb\u2018 edenler, secde edenler, iyili\u011fi emredenler, k\u00f6t\u00fcl\u00fckten men\u2018 edenler ve Allah\u2019\u0131n hud\u00fbdunu (ona ri\u00e2yet ederek) muh\u00e2faza edenlerdir. (Ey Hab\u00eebim!) O m\u00fc\u2019minleri (Cennetle) m\u00fcjdele!<\/p>\n<p>113. Hak\u012bkaten onlar\u0131n, Cehennem ehli olduklar\u0131 kendilerine belli olduktan sonra, akrab\u00e2 bile olsalar, ne peygamberin ne de \u00eem\u00e2n edenlerin, m\u00fc\u015frikler i\u00e7in ma\u011ffiret dilemeleri (do\u011fru) olmaz!37<br \/>\n Peygamber Efendimiz (asm), \u00f6l\u00fcm d\u00f6\u015fe\u011findeki amcas\u0131 Eb\u00fb T\u00e2lib\u2019e \u00eem\u00e2n etmesi tekl\u00eefinde bulundu\u011funda m\u00fcsbet bir cevab alamamas\u0131 \u00fczerine: \u201c\u015e\u00e2yet bundan men\u2018 edilmezsem, senin i\u00e7in ma\u011ffiret dilemeye dev\u00e2m edece\u011fim\u201d deyip, vef\u00e2t\u0131ndan sonra da onun i\u00e7in isti\u011ff\u00e2r ediyorlard\u0131. Bunu g\u00f6ren Sah\u00e2be-i Kir\u00e2m\u2019dan (ra) baz\u0131lar\u0131n\u0131n da, m\u00fc\u015frik olarak \u00f6lm\u00fc\u015f kendi akrab\u00e2lar\u0131 i\u00e7in isti\u011ff\u00e2ra ba\u015flamalar\u0131 \u00fczerine bu \u00e2yet-i cel\u00eele n\u00e2zil olmu\u015ftur. (R\u00e2z\u00ee c. 8\/16, 220)<\/p>\n<p>114. \u0130br\u00e2h\u00eem\u2019in, babas\u0131 i\u00e7in ma\u011ffiret dilemesi ise, s\u00e2dece ona s\u00f6z verdi\u011fi bir va\u2018dden dolay\u0131 idi. Fakat ger\u00e7ekten onun bir Allah d\u00fc\u015fman\u0131 oldu\u011fu kendisine belli olunca, ondan uzakla\u015ft\u0131. \u015e\u00fcbhesiz ki \u0130br\u00e2h\u00eem, elbette \u00e7ok i\u00e7li (\u00e7ok \u00e2h eden, inleyen) ve yumu\u015fak huylu (bir peygamber) idi.<\/p>\n<p>115. Allah ise bir kavmi, kendilerini hid\u00e2yete erdirdikten sonra, sak\u0131nacaklar\u0131 \u015feyleri onlara a\u00e7\u0131klamad\u0131k\u00e7a dal\u00e2lete d\u00fc\u015f\u00fcrecek de\u011fildir. Muhakkak ki Allah, her\u015feyi hakk\u0131yla bilendir.<\/p>\n<p>116. \u015e\u00fcbhesiz ki g\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc (h\u00fck\u00fcmranl\u0131\u011f\u0131) ancak Allah\u2019\u0131nd\u0131r! (O) hayat verir ve (O) \u00f6ld\u00fcr\u00fcr!38<br \/>\n \u201cBir Kad\u00eer-i z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l, bir Hak\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Kem\u00e2l m\u00fctem\u00e2diyen (devaml\u0131) tav\u00e2if-i mevc\u00fbd\u00e2t\u0131 (varl\u0131klar\u0131n t\u00e2ifelerini) ve her t\u00e2ife i\u00e7indeki c\u00fcz\u2019iy\u00e2t\u0131 (ferdleri) ve o t\u00e2ifelerden te\u015fekk\u00fcl eden (meydana gelen) \u00e2lemleri, kudretiyle hayat verip tavz\u00eef eder (vaz\u00eefelendirir). Sonra hikmetiyle terh\u00ees edip, mevte (\u00f6l\u00fcme) mazhar eder, \u00e2lem-i gayba g\u00f6nderir. D\u00e2ire-i kudretten, d\u00e2ire-i ilme \u00e7evirir.<br \/>\n\u0130\u015fte hi\u00e7 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr ki: \u015eu k\u00e2in\u00e2t\u0131, hey\u2019et-i mecm\u00fbas\u0131yla (her taraf\u0131yla) \u00e7evirme\u011fe muktedir olmayan ve b\u00fct\u00fcn zamanlara h\u00fckm\u00fc ge\u00e7meyen ve \u00e2lemleri hay\u00e2ta ve mevte bir ferd gibi mazhar etme\u011fe kudreti yetmeyen ve baharlar\u0131, bir \u00e7i\u00e7ek gibi hayat verip, yery\u00fcz\u00fcne tak\u0131p, sonra mevt ile ondan kopar\u0131p alamayan bir Z\u00e2t, mevt ve im\u00e2teye (\u00f6l\u00fcme ve \u00f6ld\u00fcrmeye) s\u00e2hib \u00e7\u0131kabilsin? Evet, en c\u00fcz\u2019\u00ee bir z\u00eehay\u00e2t\u0131n mevti (en k\u00fc\u00e7\u00fck bir canl\u0131n\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fc) dahi hay\u00e2t\u0131 gibi b\u00fct\u00fcn hak\u0101ik-\u0131 hayat (hay\u00e2t\u0131n hak\u012bkatleri) ve env\u00e2\u2018-\u0131 mevt (\u00f6l\u00fcm \u00e7e\u015fitleri) elinde bulunan bir Z\u00e2t-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019in k\u0101n\u00fbnuyla, izniyle, emriyle, kuvvetiyle, ilmiyle olmak zar\u00fbr\u00eedir.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 20. Mekt\u00fbb, 71)<\/p>\n<p>117. And olsun ki Allah, (Teb\u00fck Seferine kat\u0131lmayanlara izin vermesinden dolay\u0131) peygamberi(ni affetti\u011fi gibi), o g\u00fc\u00e7l\u00fck zam\u00e2n\u0131nda ona t\u00e2bi\u2018 olan Muh\u00e2cirlerle Ens\u00e2r\u0131 da, i\u00e7lerinden bir k\u0131sm\u0131n\u0131n kalbleri nerede ise e\u011frilmek \u00fczere olmas\u0131n\u0131n ard\u0131ndan tevbeye muvaffak eyledi.<br \/>\n Teb\u00fck Seferinde, \u0130sl\u00e2m Ordusu g\u0101yet bo\u011fucu bir s\u0131cakta ve b\u00fcy\u00fck zahmetler i\u00e7inde \u015eam\u2019a hareket etmi\u015fti. O kadar ki, g\u0101zilerin naklettiklerine g\u00f6re, iki ki\u015fi bir hurmay\u0131 payla\u015f\u0131yor, on ki\u015fiye bir deve d\u00fc\u015f\u00fcyor ve ona n\u00f6betle biniyorlard\u0131. \u0130sl\u00e2m t\u00e2rihine \u201cZorluk Seferi\u201d olarak ge\u00e7en bu Teb\u00fck Seferinde, tahamm\u00fcl\u00fc a\u015fan s\u0131caklar ve s\u0131k\u0131nt\u0131lar y\u00fcz\u00fcnden, i\u00e7lerinden bir t\u00e2ife art\u0131k dayanamay\u0131p geri d\u00f6nmek istemi\u015f ise de, hemen pi\u015fm\u00e2n olup tevbe etmi\u015flerdi. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 320)<\/p>\n<p>118. (Allah, seferden) geri b\u0131rak\u0131lan o \u00fc\u00e7 ki\u015finin de (tevbesini kab\u00fbl etti)!<br \/>\n Res\u00fblullah Efendimiz (asm), Teb\u00fck Seferine i\u015ftir\u00e2k etmemi\u015f olan seksen ki\u015finin \u00f6z\u00fcrlerini kab\u00fbl edip, onlar i\u00e7in isti\u011ff\u00e2r etmi\u015fti. Fakat Ka\u2018b bin M\u00e2lik (ra), M\u00fcr\u00e2re bin Rab\u00ee (ra) ve Hil\u00e2l bin \u00dcmeyye (ra)\u2019\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a i\u2018tirafda bulunmalar\u0131na ra\u011fmen, her birine: \u201cKalk, senin hakk\u0131nda \u0130l\u00e2h\u00ee bir h\u00fck\u00fcm s\u00e2d\u0131r oluncaya kadar bekle!\u201d buyurmu\u015f ve di\u011fer M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n da kendileriyle konu\u015fmalar\u0131n\u0131 yasaklam\u0131\u015ft\u0131. B\u00f6ylece \u0131zd\u0131rabla ve a\u011flamakla ge\u00e7en elli g\u00fcnden sonra bu \u00e2yet-i ker\u00eeme n\u00e2zil olmu\u015f, \u0130l\u00e2h\u00ee affa n\u00e2il olmu\u015flard\u0131. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 176)<\/p>\n<p>119. Ey \u00eem\u00e2n edenler! Allah\u2019dan sak\u0131n\u0131n ve do\u011fru kimselerle ber\u00e2ber olun!<br \/>\n \u201c\u0130nsan\u0131n havfa (korkuya) ve muhabbete (sevgiye) \u00e2let olacak iki cihaz, f\u0131trat\u0131nda (yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131nda) derc olunmu\u015ftur (konulmu\u015ftur). Al\u00e2k\u00fcllih\u00e2l (herh\u00e2lde) o muhabbet ve havf, ya halka veya H\u00e2l\u0131k\u2019a (yarat\u0131c\u0131ya) m\u00fcteveccih (y\u00f6nelik) olacak. H\u00e2lbuki halktan havf ise, el\u00eem (ac\u0131 veren) bir beliyedir (bel\u00e2d\u0131r). Halka muhabbet dahi bel\u00e2l\u0131 bir mus\u00eebettir. \u00c7\u00fcnki sen \u00f6ylelerden korkars\u0131n ki, sana merhamet etmez veya senin istirh\u00e2m\u0131n\u0131 kab\u00fbl etmez. \u015eu h\u00e2lde havf, el\u00eem bir bel\u00e2d\u0131r. (&#8230;)<br \/>\nM\u00e2dem \u00f6yledir, bu havf ve muhabbeti \u00f6yle birisine tevc\u00eeh et (y\u00f6nlendir) ki, senin havf\u0131n lezzetli bir tezell\u00fcl (eziklik) olsun. Muhabbetin, zilletsiz bir sa\u00e2det olsun. Evet, H\u00e2l\u0131k-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019inden havf etmek, O\u2019nun rahmetinin \u015fefkatine yol bulup iltic\u00e2 etmek (s\u0131\u011f\u0131nmak) demektir. Havf bir kam\u00e7\u0131d\u0131r, O\u2019nun rahmetinin kuca\u011f\u0131na atar. Ma\u2018l\u00fbmdur ki, bir v\u00e2lide, mesel\u00e2 bir yavruyu korkutup s\u00eenesine celb ediyor (\u00e7ekiyor). O korku, o yavruya g\u0101yet lezzetlidir. \u00c7\u00fcnki \u015fefkat s\u00eenesine celb ediyor. H\u00e2lbuki, b\u00fct\u00fcn v\u00e2lidelerin \u015fefkatleri, rahmet-i \u0130l\u00e2hiyenin bir lem\u2018as\u0131d\u0131r (par\u0131lt\u0131s\u0131d\u0131r). Demek havfullahda (Allah korkusunda) bir az\u00eem (\u00e7ok b\u00fcy\u00fck) lezzet vard\u0131r.\u201d (S\u00f6zler, 24. S\u00f6z, 146)<\/p>\n<p>120. Med\u00eene halk\u0131n\u0131n ve \u00e7evresindeki bedev\u00eelerin, Allah\u2019\u0131n Res\u00fbl\u00fcnden geri kalmalar\u0131 ve onun can\u0131ndan (\u00f6nce) kendi canlar\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnmeleri (do\u011fru) olmaz! Bu, \u015fundand\u0131r: Ger\u00e7ekten onlar, kendilerine Allah yolunda (\u00e7ekecekleri) bir susuzluk, bir yorgunluk, bir a\u00e7l\u0131k is\u00e2bet etmez ve k\u00e2firleri k\u0131zd\u0131rarak ayak basacaklar\u0131 bir yer ve d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 kazanacaklar\u0131 bir zafer yoktur ki, muk\u0101bilinde kendilerine bu sebeble s\u00e2lih bir amel yaz\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n! \u00c7\u00fcnki Allah, iyilik edenlerin m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 z\u00e2yi\u2018 etmez.<\/p>\n<p>121. Hem (Allah yolunda) ne k\u00fc\u00e7\u00fck, ne de b\u00fcy\u00fck olarak sarf edecekleri bir nafaka, ne de ge\u00e7ecekleri bir v\u00e2di olmaz ki, lehlerine (bir sevab olarak) yaz\u0131lm\u0131\u015f olmas\u0131n! T\u00e2 ki Allah kendilerini, yapmakta olduklar\u0131n\u0131n daha g\u00fczeliyle m\u00fck\u00e2f\u00e2tland\u0131rs\u0131n! <\/p>\n<p>122. Bununla ber\u00e2ber, m\u00fc\u2019minler hep ber\u00e2ber (cih\u00e2d i\u00e7in) seferber olacak de\u011fillerdir. Fakat onlar\u0131n her kab\u00eelesinden bir t\u00e2ifenin (sefere) \u00e7\u0131kmalar\u0131, (di\u011ferlerinin) d\u00eeni iyice \u00f6\u011frenmeleri ve (seferden) kendilerine d\u00f6nd\u00fckleri zaman, kavimlerini (Allah\u2019\u0131n tehd\u00eed etti\u011fi hususlarda, az\u00e2b\u0131 ile) korkutmalar\u0131 gerekmez miydi? T\u00e2 ki onlar (da g\u00fcnahlardan) sak\u0131ns\u0131nlar.<\/p>\n<p>123. Ey \u00eem\u00e2n edenler! K\u00e2firlerden (\u00f6ncelikle) sizin yak\u0131n\u0131n\u0131zda olanlar\u0131yla sava\u015f\u0131n; (\u00f6yle ki) sizde bir \u015fiddet bulsunlar! Ve bilin ki \u015f\u00fcbhesiz Allah, takv\u00e2 s\u00e2hibleriyle ber\u00e2berdir.<\/p>\n<p>124. Hem bir s\u00fbre indirildi\u011fi zaman, bunun \u00fczerine onlardan (o m\u00fcn\u00e2f\u0131klardan) baz\u0131s\u0131: \u201cBu, hanginizin \u00eem\u00e2n\u0131n\u0131 art\u0131rd\u0131?\u201d der. Fakat \u00eem\u00e2n edenlere gelince, i\u015fte (her inen s\u00fbre) onlar\u0131n \u00eemanlar\u0131n\u0131 art\u0131r\u0131r ve onlar (bunu m\u00fcjde kab\u00fbl ederek) sevinirler.<\/p>\n<p>125. Kalblerinde bir hastal\u0131k (nifak) olanlara gelince ise, art\u0131k (her \u00e2yetimiz) onlar\u0131n k\u00fcf\u00fcrlerine k\u00fcf\u00fcr katt\u0131 ve onlar k\u00e2fir kimseler olarak \u00f6ld\u00fcler.<\/p>\n<p>126. Do\u011frusu onlar, her y\u0131l bir veya iki def\u2018a (\u00e7e\u015fitli bel\u00e2larla) imtih\u00e2n edildiklerini g\u00f6rm\u00fcyorlar m\u0131? Yine de ne tevbe ediyorlar ve ne de kendileri ibret al\u0131yorlar!<\/p>\n<p>127. H\u00e2lbuki (haklar\u0131nda) bir s\u00fbre indirildi\u011fi zaman, birbirlerine (g\u00f6z k\u0131rparak) bak\u0131p: \u201cSizi birisi g\u00f6r\u00fcyor mu?\u201d (derler), sonra da savu\u015furlar. Ger\u00e7ekten onlar (hakk\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc) anlamayan bir kavim olduklar\u0131 i\u00e7in Allah onlar\u0131n kalblerini (k\u00fcf\u00fcrleri sebebiyle \u00eemandan) \u00e7evirmi\u015ftir.<\/p>\n<p>128. \u015e\u00e2n\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in, size kendinizden \u00f6yle (izzetli) bir peygamber geldi ki, s\u0131k\u0131nt\u0131ya d\u00fc\u015fmeniz ona a\u011f\u0131r gelir; size d\u00fc\u015fk\u00fcnd\u00fcr, m\u00fc\u2019minlere kar\u015f\u0131 \u00e7ok \u015fefkatlidir, merhametlidir.<br \/>\n \u201cEvet, riv\u00e2yet-i sah\u00eehada (sahih bir hadisde) vard\u0131r ki: Mah\u015ferin (insanlar\u0131n dirildikten sonra toplanacaklar\u0131 ha\u015fir yerinin) deh\u015fetinden herkes, hatt\u00e2 enbiy\u00e2lar (peygamberler) dahi \u2018nefs\u00ee, nefs\u00ee!\u2019 (nefsim, nefsim!) dedikleri zaman, Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m \u2018\u00fcmmet\u00ee, \u00fcmmet\u00ee!\u2019 (\u00fcmmetim, \u00fcmmetim!) diye re\u2019fet (merhamet) ve \u015fefkatini g\u00f6sterece\u011fi gibi, yeni d\u00fcnyaya geldi\u011fi zaman, ehl-i ke\u015ffin tasd\u00eek\u0131yle, v\u00e2lidesi onun m\u00fcn\u00e2c\u00e2t\u0131nda (du\u00e2s\u0131nda) \u2018\u00fcmmet\u00ee, \u00fcmmet\u00ee!\u2019 dedi\u011fini i\u015fitmi\u015f.<br \/>\nHem b\u00fct\u00fcn t\u00e2rih-i hay\u00e2t\u0131 ve ne\u015fretti\u011fi \u015fefkatk\u00e2r\u00e2ne mek\u00e2rim-i ahl\u00e2k\u0131 (yayd\u0131\u011f\u0131 \u015fefkatli g\u00fczel ahl\u00e2k\u0131), kem\u00e2l-i \u015fefkat ve re\u2019fetini (ne kadar merhametli oldu\u011funu) g\u00f6sterdi\u011fi gibi, \u00fcmmetinin hadsiz salav\u00e2t\u0131na hadsiz ihtiya\u00e7 g\u00f6stermekle, \u00fcmmetinin b\u00fct\u00fcn sa\u00e2detleriyle kem\u00e2l-i \u015fefkatinden al\u00e2kadar oldu\u011funu g\u00f6stermekle, hadsiz bir \u015fefkatini g\u00f6stermi\u015f. \u0130\u015fte bu derece \u015fefkatli ve merhametli bir rehberin s\u00fcnnet-i seniyesine m\u00fcr\u00e2at etmemek (t\u00e2bi\u2018 olmamak) ne derece nank\u00f6rl\u00fck ve vicdans\u0131zl\u0131k oldu\u011funu k\u0131y\u00e2s eyle.\u201d (Lem\u2018alar, 4. Lem\u2018a, 15-16) <\/p>\n<p>129. (Ey \u015fefkatli Res\u00fbl!) E\u011fer (seni dinlemeyip senden) y\u00fcz \u00e7evirirlerse, art\u0131k de ki: \u201cAllah bana k\u00e2f\u00eedir! O\u2019ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur! (Ben) O\u2019na tevekk\u00fcl ettim ve O, b\u00fcy\u00fck ar\u015f\u0131n Rabbidir!\u201d<br \/>\n \u201cEy insanlar ve ey M\u00fcsl\u00fcmanlar! B\u00f6yle hadsiz bir \u015fefkatiyle sizi ir\u015f\u00e2d eden (size do\u011fru yolu g\u00f6steren) ve sizin menfaatiniz i\u00e7in b\u00fct\u00fcn kuvvetini sarf eden ve ma\u2018nev\u00ee yaralar\u0131n\u0131z\u0131, getirdi\u011fi ahk\u00e2m (h\u00fck\u00fcmler) ve s\u00fcnnet-i seniyesiyle ve kem\u00e2l-i \u015fefkatiyle merhem vurup ted\u00e2vi eden \u015fefkatperver bir z\u00e2t\u0131n bed\u00eeh\u00ee (\u00e7ok a\u00e7\u0131k) \u015fefkatini ink\u00e2r etmek ve g\u00f6z ile g\u00f6r\u00fcnen re\u2019fetini ittih\u00e2m eder (su\u00e7lar) derecede onun s\u00fcnnetinden ve tebl\u00ee\u011f etti\u011fi ahk\u00e2mdan (bildirdi\u011fi h\u00fck\u00fcmlerden) y\u00fczlerinizi \u00e7evirmek, ne kadar vicdans\u0131zl\u0131k, ne kadar ak\u0131ls\u0131zl\u0131k oldu\u011funu biliniz!<br \/>\nVe ey \u015fefkatli Res\u00fbl, ve ey re\u2019fetli Neb\u00ee! E\u011fer senin bu az\u00eem \u015fefkatini ve b\u00fcy\u00fck re\u2019fetini tan\u0131may\u0131p, ak\u0131ls\u0131zl\u0131klar\u0131ndan sana arkalar\u0131n\u0131 \u00e7evirip seni dinlemezlerse, mer\u00e2k etme! Sem\u00e2v\u00e2t ve arz\u0131n c\u00fcn\u00fbdu (askerleri) taht-\u0131 emrinde (emri alt\u0131nda) olan ve ar\u015f-\u0131 az\u00eem-i muh\u00eetin taht\u0131nda (\u00e7ok y\u00fcce ve her\u015feyi ku\u015fatan ar\u015f\u2019\u0131n alt\u0131nda) saltanat-\u0131 rub\u00fbbiyeti (her\u015feyi terbiye edicili\u011finin saltanat\u0131) h\u00fckmeden Z\u00e2t-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l sana k\u00e2f\u00eedir. Hak\u012bk\u012b mut\u00ee\u2018 (it\u00e2at edici) t\u00e2ifeleri, senin etr\u00e2f\u0131na toplatt\u0131r\u0131r, seni onlara dinlettirir.\u201d (Lem\u2018alar, 11. Lem\u2018a, 56-57)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>1 \u2013 Allah\u2019dan ve Resul\u00fc\u2019nden bir \u00fcltimatomdur bu, kendileriyle antla\u015fma yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z m\u00fc\u015friklere: Bu s\u00fbre, tevbenin m\u00e2hiyetini ve kab\u00fbl edilme \u015fartlar\u0131n\u0131 \u00eez\u00e2h ve bey\u00e2n etti\u011fi i\u00e7in; \u201cTevbe S\u00fbresi\u201d ismini alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u00fbrenin me\u015fhur olan di\u011fer bir ismi de \u201cBer\u00e2e\u201ddir. Res\u00fblullah Efendimiz Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m emretti\u011fi i\u00e7in, Kur\u2019\u00e2n\u2019da ba\u015f\u0131na Besmele yaz\u0131lmayan tek s\u00fbre budur. Hz. Ali rad\u0131yall\u00e2h\u00fc anh: &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":9512,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1729],"tags":[1853,1732,1733,1734,1257,1761,1583,1735,1719,1737,11,1762,1739,1697,1582,1738,1855,1854,12,1736],"class_list":["post-2983","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hayrat-meali","tag-9-tovbe-suresi","tag-hayrat","tag-hayrat-meali-2","tag-hayrat-meali-oku","tag-islami-davet-kuran","tag-kurani-kerim","tag-kuran","tag-kuran-meali","tag-kuran-oku-2","tag-kuran-turkce-meali","tag-meal","tag-mealler","tag-risale-i-nur","tag-sureler","tag-tefsir","tag-tevafuklu-kuran","tag-tovbe","tag-tovbe-suresi","tag-turkce-meal","tag-turkce-meali"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2983","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2983"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2983\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9512"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2983"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2983"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2983"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}