{"id":2987,"date":"2014-07-15T21:27:51","date_gmt":"2014-07-15T18:27:51","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/\/?p=2987"},"modified":"2014-07-15T21:27:51","modified_gmt":"2014-07-15T18:27:51","slug":"7-araf-suresi-2","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/7-araf-suresi-2\/","title":{"rendered":"7-A&#8217;r\u00e2f Suresi Hayrat Vakf\u0131 Yay\u0131nlar\u0131 Meali"},"content":{"rendered":"<p><strong>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla<br \/>\n<\/strong><br \/>\n1. Elif, L\u00e2m, M\u00eem, S\u00e2d.<br \/>\nBak\u0131n\u0131z; (Bakara S\u00fbresi, sah\u00eefe 1, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>2. (Bu,) kendisiyle (insanlar\u0131) sak\u0131nd\u0131rman ve m\u00fc\u2019minlere nas\u00eehat (vermen) i\u00e7in sana indirilen bir kitabd\u0131r; \u00f6yle ise ondan (onu tebli\u011fden) dolay\u0131 g\u00f6nl\u00fcnde bir s\u0131k\u0131nt\u0131 (yalanlanma korkusu) olmas\u0131n!<\/p>\n<p>3. Rabbinizden size indirilene t\u00e2bi\u2018 olun ve O\u2019ndan ba\u015fka birtak\u0131m dostlara t\u00e2bi\u2018 olmay\u0131n! (Siz) ne kadar az ibret al\u0131yorsunuz!<\/p>\n<p>4. H\u00e2lbuki nice \u015fehirler var ki onlar\u0131 hel\u00e2k ettik de az\u00e2b\u0131m\u0131z kendilerine geceleyin veya onlar (o memleketin halk\u0131) kayl\u00fblede (g\u00fcnd\u00fcz uykusunda) olan kimseler iken gelivermi\u015ftir.<\/p>\n<p>5. Az\u00e2b\u0131m\u0131z onlara geldi\u011finde: \u201cGer\u00e7ekten biz z\u00e2limlerdik!\u201d demelerinden ba\u015fka \u00e7a\u011f\u0131r\u0131\u015flar\u0131 (ve yalvar\u0131\u015flar\u0131) da olmad\u0131.<\/p>\n<p>6. \u0130\u015fte kendilerine (peygamber) g\u00f6nderilenlere (ne amel i\u015flediklerini) mutlak\u0101 soraca\u011f\u0131z, (g\u00f6nderilen) peygamberlere de (tebl\u00ee\u011f edip etmediklerini) elbette soraca\u011f\u0131z!<\/p>\n<p>7. Art\u0131k (yapt\u0131klar\u0131n\u0131) kendilerine bir ilim ile (b\u00fct\u00fcn teferru\u00e2t\u0131yla bilerek) mutlak\u0101 anlataca\u011f\u0131z; \u00e7\u00fcnki (biz, onlardan) g\u0101ib (habersiz) de\u011fildik.<\/p>\n<p>8. (Amelleriniz i\u00e7in) hak tart\u0131 da o g\u00fcnd\u00fcr.<br \/>\n \u201cHi\u00e7 m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr ki: G\u00f6kte, yerde, karada, denizde; ya\u015f kuru, k\u00fc\u00e7\u00fck b\u00fcy\u00fck, \u00e2d\u00ee, \u00e2l\u00ee (basit-k\u0131ymetli) her\u015feyi kem\u00e2l-i intizam ve m\u00eezan (b\u00fcy\u00fck bir d\u00fczen ve denge) i\u00e7inde muh\u00e2faza edip, bir t\u00fcrl\u00fc muh\u00e2sebe i\u00e7inde net\u00eecelerini eleyen bir haf\u00eez\u0131yet (muh\u00e2faza edicilik); insan gibi b\u00fcy\u00fck bir f\u0131tratta (yarat\u0131l\u0131\u015fta), hil\u00e2fet-i k\u00fcbr\u00e2 (yery\u00fcz\u00fcn\u00fcn hal\u00eefesi olmak) gibi bir r\u00fctbede, em\u00e2net-i k\u00fcbr\u00e2 (en b\u00fcy\u00fck em\u00e2net) gibi b\u00fcy\u00fck vaz\u00eefesi olan be\u015ferin (insan\u0131n), rub\u00fbbiyet-i \u00e2mmeye tem\u00e2s eden (Allah\u2019\u0131n \u00e2lemdeki b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131 terbiye ve id\u00e2re etmesiyle al\u00e2kas\u0131 olan) amelleri ve fiilleri muh\u00e2faza edilmesin, muh\u00e2sebe ele\u011finden ge\u00e7irilmesin, ad\u00e2let ter\u00e2zisinde tart\u0131lmas\u0131n, \u015f\u00e2yeste (l\u00e2y\u0131k) cez\u00e2 ve m\u00fck\u00e2f\u00e2t \u00e7ekmesin? Hay\u0131r, asl\u00e2!\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 30)<\/p>\n<p>9. Kimlerin de tart\u0131lar\u0131 hafif gelirse, i\u015fte onlar \u00e2yetlerimize (onlar\u0131 bilerek ink\u00e2r etmekle) zulmetmekte olduklar\u0131ndan dolay\u0131, kendilerini h\u00fcsr\u00e2na u\u011fratm\u0131\u015f kimselerdir.<\/p>\n<p>10. Cel\u00e2lim hakk\u0131 i\u00e7in, size yery\u00fcz\u00fcnde imk\u00e2n verdik (orada yerle\u015ftirdik) ve orada sizin i\u00e7in ge\u00e7im v\u00e2s\u0131talar\u0131 k\u0131ld\u0131k. (Siz ise) ne kadar az \u015f\u00fckrediyorsunuz!<br \/>\n \u015e\u00fckr\u00fcn ne kadar m\u00fchim ve l\u00e2z\u0131m olu\u011fu, hem \u015f\u00fck\u00fcrde s\u00e2f\u00ee bir tevhid bulundu\u011fu hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (s\u00e2h\u00eefe 22, h\u00e2\u015fiye 2)<\/p>\n<p>11. Ve and olsun ki sizi (baban\u0131z \u00c2dem\u2019i) yaratt\u0131k, sonra size \u015fekil verdik, sonra da meleklere: \u201c\u00c2dem\u2019e secde edin!\u201d buyurduk. Hemen secde ettiler. (Cinlerden olan) \u0130blis h\u00e2ri\u00e7! (O,) secde edenlerden olmad\u0131.<br \/>\n\u201c\u00c2dem\u2019e mel\u00e2ikenin secde etmesi ve \u015feytan\u0131n etmemesi h\u00e2disesiyle nev\u2018-i insana, semekten (bal\u0131ktan) mele\u011fe kadar ekser mevc\u00fbd\u00e2t (\u00e7o\u011fu varl\u0131klar) musahhar (it\u00e2atk\u00e2r) oldu\u011fu gibi, y\u0131landan \u015feytana kadar muz\u0131r (zararl\u0131) mahl\u00fbk\u0101t\u0131n dahi ona it\u00e2at etmeyip d\u00fc\u015fmanl\u0131k etti\u011fini if\u00e2de ediyor.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 32) <\/p>\n<p>12. (Allah, ona) \u015f\u00f6yle buyurdu: \u201cSana emretti\u011fimde, secde etmekten seni men\u2018 eden nedir?\u201d (\u0130blis) dedi ki: \u201cBen ondan daha hay\u0131rl\u0131y\u0131m. Beni ate\u015ften yaratt\u0131n, onu ise \u00e7amurdan yaratt\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>13. (Allah \u015f\u00f6yle) buyurdu: \u201cHaydi hemen in oradan! Orada (Cennette) kibirlenmek haddine d\u00fc\u015fmez; haydi \u00e7\u0131k, \u00e7\u00fcnki sen al\u00e7aklardans\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>14. (\u0130blis) dedi: \u201cBana (insanlar\u0131n) diriltilecekleri g\u00fcne kadar m\u00fchlet ver!\u201d<\/p>\n<p>15. (Allah da) buyurdu ki: \u201c(Haydi) do\u011frusu sen (o vakte kadar) m\u00fchlet verilenlerdensin!\u201d<\/p>\n<p>16. (\u0130blis) dedi: \u201c\u00d6yle ise beni azd\u0131rmandan dolay\u0131 (ben de) mutlak\u0101 onlar(\u0131 sapt\u0131rmak) i\u00e7in, senin dosdo\u011fru yoluna oturaca\u011f\u0131m!\u201d<\/p>\n<p>17. \u201cSonra elbette onlara \u00f6nlerinden ve arkalar\u0131ndan, sa\u011flar\u0131ndan ve sollar\u0131ndan sokulaca\u011f\u0131m ve (sen) onlar\u0131n \u00e7o\u011funu \u015f\u00fckredici kimseler bulmayacaks\u0131n!\u201d<br \/>\n \u015eeytan\u0131n h\u00eeleleri hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (S\u00f6zler, 21. S\u00f6z, 96-100; Lem\u2018alar, 13. Lem\u2018a, 71-91)<\/p>\n<p>18. (Allah, bunun \u00fczerine:) \u201cYerilmi\u015f ve kovulmu\u015f olarak oradan (Cennetten) \u00e7\u0131k! And olsun ki onlardan kim sana uyarsa, Cehennemi sizin hepinizle mutlak\u0101 dolduraca\u011f\u0131m!\u201d buyurdu.<br \/>\n \u201c\u00c7endan (ger\u00e7i) \u015feytan y\u00fcz\u00fcnden ekser insanlar dal\u00e2lete giderler. Fakat ehemmiyet ve k\u0131ymet, ekseriyetle keyfiyete (ne oldu\u011funa) bakar, kemmiyete (say\u0131 \u00e7oklu\u011funa) az bakar veya bakmaz. Nas\u0131l ki bin ve on \u00e7ekirde\u011fi bulunan bir z\u00e2t, o \u00e7ekirdekleri toprak alt\u0131nda bir mu\u00e2mele-i kimyeviyeye (madd\u00ee de\u011fi\u015fikli\u011fe) mazhar etse, bini bozulsa on t\u00e2nesi de a\u011fa\u00e7 olsa, o on a\u011fa\u00e7 olmu\u015f \u00e7ekirdeklerin o adama verdi\u011fi menfaat, elbette bin bozulmu\u015f \u00e7ekirde\u011fin zarar\u0131n\u0131 hi\u00e7e indirir. \u00d6yle de: Nefis ve \u015feytanlara kar\u015f\u0131 m\u00fcc\u00e2hede ile, y\u0131ld\u0131zlar gibi nev\u2018-i insan\u0131 \u015fereflendiren ve tenv\u00eer eden (n\u00fbrland\u0131ran) on ins\u00e2n-\u0131 k\u00e2mil y\u00fcz\u00fcnden o nev\u2018e gelen menfaat ve \u015feref ve k\u0131ymet, elbette ha\u015fer\u00e2t nev\u2018inden say\u0131lacak derecede s\u00fcfl\u00ee (al\u00e7ak) ehl-i dal\u00e2letin k\u00fcfre girmesiyle insan nev\u2018ine verece\u011fi zarar\u0131 hi\u00e7e indirip g\u00f6ze g\u00f6stermedi\u011fi i\u00e7in, rahmet ve hikmet ve ad\u00e2let-i \u0130l\u00e2hiye, \u015feytan\u0131n v\u00fcc\u00fbduna (varl\u0131\u011f\u0131na) m\u00fcs\u00e2ade edip tasallutlar\u0131na (musallat olmalar\u0131na) meydan vermi\u015f.\u201d (Lem\u2018alar, 13. Lem\u2018a, 72)<br \/>\nAyr\u0131ca \u015feytan\u0131n yarat\u0131lmas\u0131 ve insana musallat edilmesinin hikmetleri i\u00e7in, bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 141, h\u00e2\u015fiye 1) <\/p>\n<p>19. Ve ey \u00c2dem! Sen zevcen (Havv\u00e2) ile Cennete yerle\u015f; art\u0131k diledi\u011finiz yerden yiyin; fakat \u015fu a\u011faca yakla\u015fmay\u0131n, yoksa z\u00e2limlerden olursunuz!<\/p>\n<p>20. Derken \u015feytan, (o ikisini, net\u00eecelerinden biri de) onlardan \u00f6rt\u00fclm\u00fc\u015f avret yerlerini kendilerine g\u00f6stermek (olan hat\u00e2ya sevk etmek) i\u00e7in, onlara vesvese verdi ve: \u201cRabbiniz, ancak melek olmayas\u0131n\u0131z veya (Cennette) ebed\u00ee kal\u0131c\u0131lardan olmayas\u0131n\u0131z diye sizi bu a\u011fa\u00e7tan men\u2018 etti\u201d dedi.<\/p>\n<p>21. Ve onlara: \u201cDo\u011frusu ben size ger\u00e7ekten (iyili\u011finiz i\u00e7in) nas\u00eehat edenlerdenim\u201d diye de yem\u00een etti.<\/p>\n<p>22. B\u00f6ylece o ikisini aldatarak (o a\u011fa\u00e7tan yemeye) tenezz\u00fcl ettirdi. Derken a\u011fac\u0131(n meyvesini) tatt\u0131klar\u0131nda, avret yerleri kendilerine g\u00f6r\u00fcnd\u00fc de Cennet yapraklar\u0131ndan \u00fczerlerini \u00f6rtmeye ba\u015flad\u0131lar. Bunun \u00fczerine Rableri o ikisine: \u201cSize bu a\u011fac\u0131 yasaklamad\u0131m m\u0131 ve \u015f\u00fcbhesiz \u015feytan size apa\u00e7\u0131k bir d\u00fc\u015fmand\u0131r, demedim mi?\u201d diye nid\u00e2 etti.<\/p>\n<p>23. (\u00c2dem ile Havv\u00e2) dediler ki: \u201cRabbimiz! (Biz) kendimize zulmettik; art\u0131k bize ma\u011ffiret etmez ve bize merhamet etmezsen, mutlak\u0101 h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlardan oluruz.\u201d<br \/>\n Ba\u011f\u0131\u015flanmad\u0131\u011f\u0131 takdirde sa\u011f\u00eere (k\u00fc\u00e7\u00fck g\u00fcnahlar) \u00fczerine de azap terett\u00fcp edece\u011fine, bu \u00e2yet del\u00e2let etmektedir. Z\u00eera \u00c2dem (as) ile Havva (ra)\u2019n\u0131n hat\u00e2lar\u0131 terk-i evla (daha iyi olan\u0131 terk) kab\u00eelinden k\u00fc\u00e7\u00fck bir g\u00fcnah oldu\u011fu halde; \u201cEy Rabbimiz sen bizi ma\u011ffiret etmezsen mutlak\u0101 zarara u\u011frayanlardan oluruz\u201d dediler. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 21; Beyz\u00e2v\u00ee, c. 1, 335)<\/p>\n<p>24. (Allah, onlara \u015f\u00f6yle) buyurdu: \u201cBirbirinize d\u00fc\u015fman olarak inin!<br \/>\n \u00c2yette ge\u00e7en \u0627\u0650\u0647\u0652\u0628\u0650\u0637\u064f\u0648\u0627 [\u0130nin!] emri \u00c2dem (as) ve Havv\u00e2 (ra) ile \u0130blis\u2019e ve onu a\u011fz\u0131n\u0131n i\u00e7inde Cennete sokan y\u0131lana bakmaktad\u0131r. (Kurtub\u00ee, c. 1\/1, 319) <\/p>\n<p>25. \u201cOrada ya\u015fayacaks\u0131n\u0131z, orada \u00f6leceksiniz ve oradan (diriltilip) \u00e7\u0131kar\u0131lacaks\u0131n\u0131z!\u201d buyurdu.<\/p>\n<p>26. Ey \u00c2demo\u011fullar\u0131! Size avret yerlerinizi \u00f6rtecek bir elbise ile (giyinip s\u00fcslenece\u011finiz) bir s\u00fcs elbisesi indirdik. Bir de takv\u00e2 elbisesi<br \/>\n \u201cD\u00fcnyada sun\u2018\u00ee lib\u00e2s\u0131n (yapma elbisenin) hikmeti, yaln\u0131z so\u011fuk ve s\u0131caktan muh\u00e2faza ve ziynet (s\u00fcslenme) ve setr-i avrete (avret yerlerini \u00f6rtmeye) m\u00fcnhas\u0131r (s\u0131n\u0131rl\u0131) de\u011fildir; belki m\u00fchim bir hikmeti, insan\u0131n s\u00e2ir nev\u2018lerdeki tasarruf ve m\u00fcn\u00e2sebetine (al\u00e2kas\u0131na) ve kumandanl\u0131\u011f\u0131na i\u015f\u00e2ret eden bir fihriste ve bir liste h\u00fckm\u00fcndedir. Yoksa kolay ve ucuz, f\u0131tr\u00ee (yarat\u0131l\u0131\u015ftan) bir libas giydirebilirdi.\u201d (Mekt\u00fbb\u00e2t, 28. Mekt\u00fbb, 235-236)<br \/>\nAyr\u0131ca \u00c2dem (as)\u2019\u0131n Cennetten \u00e7\u0131kar\u0131lmas\u0131ndaki hikmet i\u00e7in, bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 319, h\u00e2\u015fiye 2)<br \/>\n M\u00fcfessirler \u201ctakv\u00e2 elbisesi\u201d hakk\u0131nda: Hay\u00e2d\u0131r, amel-i s\u00e2lihtir, Allah korkusudur, harbde koruyucu \u00e2letlerdir, ma\u2018nev\u00ee temizliktir gibi \u00e7e\u015fitli g\u00f6r\u00fc\u015fler ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. (R\u00e2z\u00ee, c. 7\/14, 55)<\/p>\n<p>27. Ey \u00c2demo\u011fullar\u0131! \u015eeytan, ana-baban\u0131z\u0131 (kand\u0131rarak) avret yerlerini kendilerine g\u00f6stermek i\u00e7in onlardan elbiselerini soyarak Cennetten \u00e7\u0131kartt\u0131\u011f\u0131 (bu net\u00eeceyi verecek hat\u00e2ya sevk etti\u011fi) gibi, sak\u0131n sizi de aldatmas\u0131n! \u00c7\u00fcnki o ve kab\u00eelesi sizi, kendilerini g\u00f6remeyece\u011finiz cihetten g\u00f6r\u00fcrler. \u015e\u00fcbhesiz ki biz, \u015feytanlar\u0131 \u00eem\u00e2n etmeyenlere dostlar k\u0131ld\u0131k.<\/p>\n<p>28. Hem (o m\u00fc\u015frikler) \u00e7irkin bir i\u015f yapt\u0131klar\u0131 zaman: \u201c(Biz) babalar\u0131m\u0131z\u0131 bunun \u00fczerinde bulduk, Allah da bize bunu emretti\u201d derler. De ki: \u201c\u015e\u00fcbhesiz Allah, \u00e7irkin i\u015fleri emretmez! Allah\u2019a kar\u015f\u0131 (asl\u00e2) bilemeyece\u011finiz \u015feyleri mi s\u00f6yl\u00fcyorsunuz?\u201d<\/p>\n<p>29. De ki: \u201cRabbim ad\u00e2leti emretti!\u201d Hem her namaz vaktinde (ve secde yerlerinde) y\u00fczlerinizi (ib\u00e2dete) \u00e7evirin ve dinde, (yaln\u0131z) O\u2019nun (r\u0131z\u00e2s\u0131) i\u00e7in, ihl\u00e2sl\u0131 kimseler olarak O\u2019na ib\u00e2det edin! Sizi ilk \u00f6nce (O) yaratt\u0131\u011f\u0131 gibi, (yine O\u2019na) d\u00f6neceksiniz.<\/p>\n<p>30. (Kullar\u0131n\u0131n) bir k\u0131sm\u0131na (hikmetine bin\u00e2en kendi l\u00fctfundan) hid\u00e2yet verdi, bir k\u0131sm\u0131na da (k\u00fcf\u00fcr ve isyanlar\u0131na bin\u00e2en) dal\u00e2let hak oldu. \u00c7\u00fcnki onlar Allah\u2019\u0131 b\u0131rak\u0131p \u015feytanlar\u0131 dostlar edindiler; (b\u00f6yle iken) bir de ger\u00e7ekten kendilerinin hid\u00e2yete ermi\u015f kimseler olduklar\u0131n\u0131 zannederler.<\/p>\n<p>31. Ey \u00c2demo\u011fullar\u0131! Her namaz yerinde (ve vaktinde) ziynetinizi al\u0131n (namazlar\u0131n\u0131zda temiz elbiselerinizi giyinin), yiyin, i\u00e7in, fakat isr\u00e2f etmeyin! \u00c7\u00fcnki O, isr\u00e2f edenleri sevmez.<br \/>\n\u201cH\u00e2l\u0131k-\u0131 Rah\u00eem (sonsuz merhamet s\u00e2hibi ve yarat\u0131c\u0131 olan Allah), nev\u2018-i be\u015fere (insanl\u0131\u011fa) verdi\u011fi ni\u2018metlerin muk\u0101bilinde (kar\u015f\u0131l\u0131\u011f\u0131nda) \u015f\u00fck\u00fcr istiyor. \u0130sraf ise \u015f\u00fckre z\u0131dd\u0131r, ni\u2018mete kar\u015f\u0131 has\u00e2retli bir istihfaft\u0131r (zararl\u0131 bir hafife almad\u0131r). \u0130ktisad ise, ni\u2018mete kar\u015f\u0131 tic\u00e2retli bir ihtiramd\u0131r (h\u00fcrmettir). Evet iktisad hem bir \u015f\u00fckr-i ma\u2018nev\u00ee, hem ni\u2018metlerde rahmet-i \u0130l\u00e2hiyeye kar\u015f\u0131 bir h\u00fcrmet, hem kat\u2018\u00ee bir s\u00fbrette sebeb-i bereket, hem bedene perhiz gibi bir med\u00e2r-\u0131 s\u0131hhat (s\u0131hhat sebebi), hem ma\u2018nev\u00ee dilencilik zilletinden kurtaracak bir sebeb-i izzet, hem ni\u2018met i\u00e7indeki lezzeti hissetmeye ve z\u00e2hiren lezzetsiz g\u00f6r\u00fcnen ni\u2018metlerdeki lezzeti tatmaya kuvvetli bir sebebdir. \u0130sr\u00e2f ise, mezk\u00fbr (bahsedilen) hikmetlere muh\u00e2lif oldu\u011fundan, vah\u00eem (\u00e7ok zararl\u0131) net\u00eeceleri vard\u0131r.\u201d (Lem\u2018alar, 19. Lem\u2018a, 146)<br \/>\nAyr\u0131ca bu \u00e2yet-i ker\u00eemenin geni\u015f bir \u00eez\u00e2h\u0131 i\u00e7in, bak\u0131n\u0131z; (\u0130ktisad Ris\u00e2lesi, Lem\u2018alar, 19. Lem\u2018a, 146-155)<\/p>\n<p>32. De ki: \u201cAllah\u2019\u0131n, kullar\u0131 i\u00e7in \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131 ziyneti ve temiz r\u0131z\u0131klar\u0131 kim haram k\u0131ld\u0131?\u201d De ki: \u201cOnlar, d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131nda \u00eem\u00e2n edenler i\u00e7indir (k\u00e2firler de bu ves\u00eele ile yararlan\u0131rlar); k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fcnde (ise) h\u00e2lis olarak (yaln\u0131z m\u00fc\u2019minlere mahsustur).\u201d \u0130\u015fte (bunlar\u0131n k\u0131ymetini) bilecek bir kavim i\u00e7in \u00e2yetleri b\u00f6yle iyice a\u00e7\u0131kl\u0131yoruz.<\/p>\n<p>33. De ki: \u201cRabbim, ancak (zin\u00e2 gibi) \u00e7irkin i\u015fleri, onlar\u0131n a\u00e7\u0131k olan\u0131n\u0131 ve gizli olan\u0131n\u0131, (her t\u00fcrl\u00fc) g\u00fcn\u00e2h\u0131, haks\u0131z yere haddi a\u015fmay\u0131, hakk\u0131nda hi\u00e7bir delil indirmedi\u011fi bir \u015feyi (as\u0131ls\u0131z olarak) Allah\u2019a \u015firk ko\u015fman\u0131z\u0131 ve Allah\u2019a kar\u015f\u0131 (asl\u00e2) bilemeyece\u011finiz \u015feyleri s\u00f6ylemenizi haram k\u0131ld\u0131!\u201d<\/p>\n<p>34. Ve her \u00fcmmetin (b\u00fcy\u00fck-k\u00fc\u00e7\u00fck her toplulu\u011fun) bir eceli vard\u0131r.<br \/>\n \u201cM\u00e2dem ecel gizlidir; her vakit \u00f6l\u00fcm, ba\u015f\u0131n\u0131 kesmek i\u00e7in gelebiliyor ve gen\u00e7 ihtiyar fark\u0131 yoktur. Elbette d\u00e2im\u00e2 g\u00f6z\u00fc \u00f6n\u00fcnde \u00f6yle b\u00fcy\u00fck deh\u015fetli bir mes\u2019ele kar\u015f\u0131s\u0131nda b\u00ee\u00e7\u00e2re (\u00e7\u00e2resiz) insan, o i\u2018d\u00e2m-\u0131 ebed\u00ee (ebed\u00ee yokluk), o dipsiz, nih\u00e2yetsiz haps-i m\u00fcnferidden (yaln\u0131z ba\u015f\u0131na i\u00e7inde kalaca\u011f\u0131 hapisten) kurtulmak \u00e7\u00e2resini aramak ve kabir kap\u0131s\u0131n\u0131 bir \u00e2lem-i b\u00e2k\u012bye, bir sa\u00e2det-i ebediyeye ve \u00e2lem-i n\u00fbra a\u00e7\u0131lan bir kap\u0131ya kendi hakk\u0131nda \u00e7evirmek h\u00e2disesi, o insan\u0131n d\u00fcnya kadar b\u00fcy\u00fck bir mes\u2019elesidir.\u201d (Gen\u00e7lik Rehberi, 13. S\u00f6z, 4-5)<\/p>\n<p>35. Ey \u00c2demo\u011fullar\u0131! Kendinize i\u00e7inizden \u00e2yetlerimi anlatan peygamberler size gelir de, kim (onlara kar\u015f\u0131 gelmekten) sak\u0131n\u0131p (h\u00e2lini) \u0131sl\u00e2h ederse, art\u0131k onlara hi\u00e7bir korku yoktur ve onlar mahzun (da) olmazlar.<\/p>\n<p>36. \u00c2yetlerimizi yalanlay\u0131p onlara kar\u015f\u0131 b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlara gelince, i\u015fte onlar ate\u015f ehlidirler! Onlar orada ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131d\u0131rlar.<\/p>\n<p>37. O h\u00e2lde Allah\u2019a bir yalan iftir\u00e2 eden veya \u00e2yetlerini yalanlayandan daha z\u00e2lim kim olabilir? \u0130\u015fte onlar yok mu, kendilerine kitabdan (mukadder\u00e2tlar\u0131ndan) olan nasibleri eri\u015fecektir. Nih\u00e2yet canlar\u0131n\u0131 almak \u00fczere el\u00e7ilerimiz (\u00f6l\u00fcm melekleri) onlara geldikleri zaman derler ki: \u201cAllah\u2019\u0131 b\u0131rak\u0131p da tapmakta oldu\u011funuz \u015feyler nerede?\u201d (Onlar ise:) \u201cBizden kaybolup gittiler!\u201d derler ve ger\u00e7ekten kendilerinin k\u00e2fir kimseler olduklar\u0131na d\u00e2ir kendi aleyhlerine \u015f\u00e2hidlik ederler.<\/p>\n<p>38. (Allah onlara:) \u201cSizden \u00f6nce gelip ge\u00e7mi\u015f cin ve insan \u00fcmmetleri aras\u0131nda (siz de) ate\u015fe girin!\u201d buyurur. Ne zaman (Cehennem\u2019e) bir \u00fcmmet girse, kendi (din) karde\u015fine (yolda\u015f\u0131na) l\u00e2\u2018net eder. Nih\u00e2yet hep ber\u00e2ber orada birbiri ard\u0131nca topland\u0131klar\u0131 zaman, sonrakiler \u00f6ncekiler i\u00e7in: \u201cRabbimiz! Bunlar bizi dal\u00e2lete d\u00fc\u015f\u00fcrd\u00fcler; bu y\u00fczden onlara ate\u015ften kat kat azab ver!\u201d derler. (Allah da:) \u201c(Siz de d\u00e2hil) herkes i\u00e7in kat kat (azab) vard\u0131r; fakat siz (kimin ne azab \u00e7ekece\u011fini) bilmezsiniz!\u201d buyurur.<\/p>\n<p>39. \u00d6ncekiler ise sonrakilere: \u201cH\u00e2lbuki (bu mevzu\u2018da) sizin bizim \u00fczerimize hi\u00e7 bir \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz olmad\u0131, \u00f6yle ise kazanageldi\u011finiz (g\u00fcnahlar) y\u00fcz\u00fcnden az\u00e2b\u0131(n\u0131z\u0131) tad\u0131n!\u201d derler.<\/p>\n<p>40. \u015e\u00fcbhesiz ki \u00e2yetlerimizi yalanlay\u0131p, ona kar\u015f\u0131 kibirlenenler yok mu, onlara g\u00f6k kap\u0131lar\u0131 a\u00e7\u0131lmaz ve deve, i\u011fne deli\u011fine girinceye kadar (onlar) Cennete giremezler. \u0130\u015fte su\u00e7lular\u0131 (k\u00e2firleri) ise, b\u00f6yle cez\u00e2land\u0131r\u0131r\u0131z!<br \/>\n \u201cEvet k\u00fcf\u00fcr, mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n k\u0131ymetini \u0131sk\u0101t (d\u00fc\u015f\u00fcrmek) ve ma\u2018n\u00e2s\u0131zl\u0131kla ittih\u00e2m etti\u011finden (su\u00e7lad\u0131\u011f\u0131ndan), b\u00fct\u00fcn k\u00e2in\u00e2ta kar\u015f\u0131 bir tahk\u012br (hak\u0101ret) ve mevc\u00fbd\u00e2t (varl\u0131klar) \u00e2yinelerinde cilve-i esm\u00e2y\u0131 (Allah\u2019\u0131n g\u00fczel isimlerinin aksetmesini) ink\u00e2r oldu\u011fundan, b\u00fct\u00fcn esm\u00e2-i \u0130l\u00e2hiyeye kar\u015f\u0131 bir tezyif (k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015f\u00fcrmek) ve mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n vahd\u00e2niyete (Allah\u2019\u0131n birli\u011fine) olan \u015feh\u00e2detlerini (\u015f\u00e2hidliklerini) reddetti\u011finden b\u00fct\u00fcn mahl\u00fbk\u0101ta (yarat\u0131lm\u0131\u015flara) kar\u015f\u0131 bir tekzib (yalanlama) oldu\u011fundan, isti\u2018d\u00e2d-\u0131 ins\u00e2n\u00eeyi (insan\u0131n k\u0101biliyetlerini) \u00f6yle ifs\u00e2d eder (bozar) ki, sal\u00e2h (iyilik) ve hayr\u0131 kab\u00fble liy\u00e2kati (ehliyeti) kalmaz. Hem bir zulm-i az\u00eemdir (b\u00fcy\u00fck bir zul\u00fcmd\u00fcr) ki, umum mahl\u00fbk\u0101t\u0131n ve b\u00fct\u00fcn esm\u00e2-i \u0130l\u00e2hiyenin huk\u016bkuna bir tec\u00e2v\u00fczd\u00fcr. \u0130\u015fte \u015fu huk\u016bkun muh\u00e2fazas\u0131 ve nefs-i k\u00e2fir (k\u00e2fir olan ki\u015finin) hayra k\u0101biliyetsizli\u011fi, k\u00fcfr\u00fcn adem-i aff\u0131n\u0131 iktiz\u00e2 eder (affedilmemesini gerektirir).\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 35)<br \/>\nAyr\u0131ca bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 147, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>41. Onlar i\u00e7in Cehennemden bir d\u00f6\u015fek ve \u00fcstlerinden (de yakan ate\u015ften) \u00f6rt\u00fcler vard\u0131r! \u0130\u015fte z\u00e2limleri (k\u00e2firleri) b\u00f6yle cez\u00e2land\u0131r\u0131r\u0131z!<\/p>\n<p>42. \u00cem\u00e2n edip s\u00e2lih ameller i\u015fleyenler, ki (biz) kimseyi g\u00fcc\u00fcn\u00fcn yetmeyece\u011fi (bir \u015fey) ile m\u00fckellef tutmay\u0131z, i\u015fte onlar Cennet ehlidirler. Onlar orada ebed\u00ee olarak kal\u0131c\u0131d\u0131rlar.<br \/>\n \u201cBu \u00e2lemin mutasarr\u0131f\u0131n\u0131n (id\u00e2recisinin) m\u00e2dem nih\u00e2yetsiz b\u00f6yle bir keremi (ikr\u00e2m edicili\u011fi), nih\u00e2yetsiz b\u00f6yle bir rahmeti, nih\u00e2yetsiz \u00f6yle bir cel\u00e2l (nih\u00e2yet derecede b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc) ve izzeti (\u015f\u00e2n\u0131n\u0131n y\u00fcceli\u011fi) vard\u0131r. Nih\u00e2yetsiz cel\u00e2l ve izzet, edebsizlerin te\u2019d\u00eebini (edeblendirilmesini) ister. Nih\u00e2yetsiz kerem, nih\u00e2yetsiz ikr\u00e2m ister; nih\u00e2yetsiz rahmet, kendine l\u00e2y\u0131k ihs\u00e2n ister. H\u00e2lbuki bu f\u00e2n\u00ee d\u00fcnyada ve k\u0131sa \u00f6m\u00fcrde, denizden bir damla gibi milyonlar c\u00fcz\u2019den ancak bir c\u00fcz\u2019\u00fc yerle\u015fir ve tecell\u00ee eder (g\u00f6r\u00fcn\u00fcr). Demek o kereme l\u00e2y\u0131k ve o rahmete \u015f\u00e2yeste (yara\u015f\u0131r) bir d\u00e2r-\u0131 sa\u00e2det (sa\u00e2det yeri) olacakt\u0131r.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 10. S\u00f6z, 18)<\/p>\n<p>43. Hem onlar\u0131n (o m\u00fc\u2019minlerin) s\u00eenelerinde kin (ve ems\u00e2li k\u00f6t\u00fc hisler)den ne varsa (hepsini) \u00e7ekip \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z; (o Cennetlerde onlar\u0131n) altlar\u0131ndan \u0131rmaklar akar. (Onlar da:) \u201cB\u00f6ylece bizi buna (bu m\u00fck\u00e2f\u00e2ta ves\u00eele olan amellere) hid\u00e2yet eden Allah\u2019a hamd olsun; h\u00e2lbuki Allah bizi hid\u00e2yete erdirmeseydi, do\u011fru yolu bulamazd\u0131k. Ger\u00e7ekten Rabbimizin peygamberleri (bize) hakk\u0131 getirmi\u015flerdir!\u201d derler. <\/p>\n<p>44. Nih\u00e2yet Cennet ehli, Cehennem ehline: \u201c(Biz) ger\u00e7ekten Rabbimizin bize va\u2018d etti\u011fini hak olarak bulduk; art\u0131k (siz de) Rabbinizin size va\u2018d etti\u011fini hak olarak buldunuz mu?\u201d diye seslenirler. (Onlar da:) \u201cEvet!\u201d derler.<br \/>\n \u201cBir sultan, it\u00e2at edenlere m\u00fck\u00e2f\u00e2t ve isy\u00e2n edenlere m\u00fcc\u00e2z\u00e2t etmezse, saltanat\u0131 inhid\u00e2ma (y\u0131k\u0131lmaya) y\u00fcz tutar. Ve kez\u00e2 (bunun gibi) bir sult\u00e2n\u0131n sa\u011f\u0131nda l\u00fctuf ve merhameti ve solunda kah\u0131r ve terbiyesi l\u00e2z\u0131md\u0131r. Bu h\u00e2l, m\u00fck\u00e2f\u00e2t ve merhametin iktiz\u00e2s\u0131d\u0131r (gere\u011fidir). (&#8230;) M\u00fck\u00e2f\u00e2t ve m\u00fcc\u00e2z\u00e2t (cez\u00e2) hakk\u0131nda pek \u00e7ok tekr\u00e2r ile pek \u00e7ok va\u2018dleri ve tehdidleri var ve o va\u2018d ve tehd\u00eed edilen \u015feyler asl\u00e2 kudretine a\u011f\u0131r gelmez ve o \u015feyler raiyeti (halk\u0131) i\u00e7in pek \u00e7ok ehemmiyetlidir. Elbette s\u00f6z verdi\u011fi \u015feylerde hil\u00e2f (z\u0131dl\u0131k) olmayacakt\u0131r. \u00c7\u00fcnki hulf\u00fc\u2019l-va\u2018d (s\u00f6z\u00fcnde durmamak), kudretin izzetine z\u0131dd\u0131r.\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, L\u00e2siyyem\u00e2lar, 32-33)<\/p>\n<p>45. \u201cOnlar ki, (insanlar\u0131) Allah yolundan men\u2018 ederler ve ona (Allah\u2019\u0131n d\u00eenine) bir e\u011frilik ararlard\u0131. Ve onlar \u00e2hireti ink\u00e2r ediciydiler.\u201d<\/p>\n<p>46. Hem iki taraf (Cennet ve Cehennem ehli) aras\u0131nda (asl\u00e2 a\u015famayacaklar\u0131 surdan) bir perde vard\u0131r. A\u2018r\u00e2f \u00fczerinde (bu s\u00fbrun y\u00fcksek yerlerinde) ise, herkesi s\u00eem\u00e2lar\u0131ndan tan\u0131yan adamlar<br \/>\n A\u2018r\u00e2f ehli\u2019nin kimler oldu\u011fu hakk\u0131nda muhtelif g\u00f6r\u00fc\u015fler vard\u0131r. Bunlar, sevablar\u0131 ile g\u00fcnahlar\u0131 birbirine denk olup, bir m\u00fcddet orada kalan veya hesablar\u0131 uzayan y\u00e2hut vaz\u00eefeleri s\u00e2dece bu nid\u00e2 olan birtak\u0131m kullard\u0131r. Daha sonra Cen\u00e2b-\u0131 Hakk, fazl\u0131yla, bunlar\u0131 da Cennete koyar. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 42-43)<\/p>\n<p>47. (O A\u2018r\u00e2fdaki insanlar\u0131n) g\u00f6zleri ate\u015f ehli taraf\u0131na \u00e7evrildi\u011fi zaman ise: \u201cRabbimiz! Bizi z\u00e2limler g\u00fcr\u00fbhuyla ber\u00e2ber k\u0131lma!\u201d derler.<\/p>\n<p>48. A\u2018r\u00e2f ehli, kendilerini s\u00eem\u00e2lar\u0131ndan tan\u0131d\u0131klar\u0131 (Cehennem ehli) birtak\u0131m adamlara da seslenerek derler ki: \u201c(Mal ve tarafdar) toplaman\u0131z ve b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslamakta olman\u0131z (bug\u00fcn) size bir fayda vermedi!\u201d<\/p>\n<p>49. (Yine A\u2018r\u00e2f ehli:) \u201cAllah, onlar\u0131 hi\u00e7bir rahmete eri\u015ftirmeyecek, diye yem\u00een etti\u011finiz (hor g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz) kimseler bunlar m\u0131?\u201d (derler). (Sonra A\u2018r\u00e2f ehline de \u015f\u00f6yle denilir:) \u201cCennete girin! Size hi\u00e7bir korku yoktur ve siz mahz\u00fbn olmayacaks\u0131n\u0131z!\u201d<\/p>\n<p>50. Ate\u015f ehli ise Cennet ehline: \u201c\u00dczerimize biraz su veya Allah\u2019\u0131n sizi r\u0131z\u0131kland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 \u015feylerden d\u00f6k\u00fcn!\u201d diye ba\u011f\u0131r\u0131rlar. (Onlar da) derler ki: \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki Allah, (bug\u00fcn art\u0131k) bunlar\u0131 k\u00e2firlere haram k\u0131ld\u0131!\u201d<\/p>\n<p>51. Onlar ki, dinlerini bir e\u011flence ve bir oyun edindiler ve d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131 onlar\u0131 aldatt\u0131! (Onlar) bu g\u00fcnleriyle kar\u015f\u0131la\u015fmay\u0131 unuttuklar\u0131 ve \u00e2yetlerimizi bilerek ink\u00e2r etmekte olduklar\u0131 gibi, art\u0131k bug\u00fcn (biz de) onlar\u0131 unutaca\u011f\u0131z! <\/p>\n<p>52. \u015e\u00fcbhesiz (biz) onlara bir Kitab da getirdik ki, \u00eem\u00e2n edecek bir toplulu\u011fa, bir hid\u00e2yet ve bir rahmet olarak bir ilim \u00fczere onu iyice a\u00e7\u0131klad\u0131k.<\/p>\n<p>53. (Onlar o Kit\u00e2b\u2019\u0131n) haberinin (k\u0131y\u00e2metin) ortaya \u00e7\u0131kmas\u0131ndan ba\u015fka bir \u015fey beklemiyorlar. O\u2019nun haberi (o \u00e2k\u0131bet) geldi\u011fi g\u00fcn, daha \u00f6nce onu unutmu\u015f olanlar derler ki: \u201cGer\u00e7ekten Rabbimizin peygamberleri (bize) hakk\u0131 getirmi\u015fler. \u015eimdi bizim \u015fef\u00e2at\u00e7ilerimiz var m\u0131 ki bize \u015fef\u00e2at etsinler veya (d\u00fcnyaya) geri d\u00f6nd\u00fcr\u00fcl\u00fcr m\u00fcy\u00fcz ki yapmakta olduklar\u0131m\u0131zdan ba\u015fkas\u0131n\u0131 yapal\u0131m?\u201d (Onlar) ger\u00e7ekten kendilerini h\u00fcsr\u00e2na u\u011fratm\u0131\u015flard\u0131r ve uydurmakta olduklar\u0131 \u015feyler de kendilerinden kaybolup gitmi\u015ftir.<\/p>\n<p>54. Muhakkak ki Rabbiniz, g\u00f6kleri ve yeri alt\u0131 g\u00fcnde yaratan, sonra ar\u015fa h\u00fckmeden, geceyi kendisini s\u00fcr\u2018atle taleb (ve ta\u2018k\u012bb) eden g\u00fcnd\u00fcze \u00f6rten Allah\u2019d\u0131r. Hem g\u00fcne\u015fi, ay\u0131 ve y\u0131ld\u0131zlar\u0131 emrine boyun e\u011fdirilmi\u015f olarak (yaratan da O\u2019dur)!<br \/>\n \u201cAlt\u0131 g\u00fcnde yerleri ve g\u00f6kleri yaratt\u0131k demek olan, hem belki bin ve elli bin sene gibi uzun zamandan ib\u00e2ret olan eyy\u00e2m-\u0131 Kur\u2019\u00e2niye (Kur\u2019\u00e2n\u00ee g\u00fcnler) ile insan d\u00fcnyas\u0131 ve hayvan \u00e2lemi alt\u0131 g\u00fcnde ya\u015fayaca\u011f\u0131na i\u015f\u00e2ret eden hak\u012bkat-i ulviyesine (y\u00fcksek hak\u012bkatine) kan\u00e2at getirmek i\u00e7in, birer g\u00fcn h\u00fckm\u00fcnde olan her bir as\u0131rda, her bir senede, her bir g\u00fcnde, F\u00e2t\u0131r-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019in halk etti\u011fi (yaratt\u0131\u011f\u0131) seyy\u00e2l (ak\u0131p giden) \u00e2lemleri, seyyar k\u00e2in\u00e2tlar\u0131, ge\u00e7ici d\u00fcnyalar\u0131 nazar-\u0131 \u015fuh\u00fbda (g\u00f6recek bak\u0131\u015flara) g\u00f6steriyoruz.\u201d (S\u00f6zler, 14. S\u00f6z, 33)<br \/>\n \u201c\u0130nsana hak\u012bk\u012b ma\u2018b\u00fbd (ib\u00e2dete l\u00e2y\u0131k hak\u012bk\u012b \u00cel\u00e2h) olacak, yaln\u0131z her\u015feyin dizgini elinde, her\u015feyin haz\u00eenesi yan\u0131nda, her\u015feyin yan\u0131nda n\u00e2z\u0131r, her mek\u00e2nda h\u00e2z\u0131r, mek\u00e2ndan m\u00fcnezzeh, aczden m\u00fcberr\u00e2 (ber\u00ee), kusurdan mukaddes, nakstan (noksanl\u0131ktan) muall\u00e2 (y\u00fcce) bir Kad\u00eer-i z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l, bir Rah\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Cem\u00e2l, bir Hak\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Kem\u00e2l (sonsuz kudret, merhamet, hikmet s\u00e2hibi olan Allah) olabilir. \u00c7\u00fcnki nih\u00e2yetsiz h\u00e2c\u00e2t-\u0131 ins\u00e2niyeyi (insan\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131) \u00eef\u00e2 edecek (yerine getirecek), ancak nih\u00e2yetsiz bir kudret ve muh\u00eet (ku\u015fat\u0131c\u0131) bir ilim s\u00e2hibi olabilir. \u00d6yle ise, ma\u2018b\u00fbdiyete (ib\u00e2det edilmeye) l\u00e2y\u0131k yaln\u0131z O\u2019dur.\u201d (S\u00f6zler, 23. S\u00f6z, 109)<\/p>\n<p>55. Rabbinize yalvara yalvara ve i\u00e7in i\u00e7in du\u00e2 edin!<br \/>\n \u201c\u0130nsan\u0131n vaz\u00eefe-i f\u0131triyesi (yarat\u0131l\u0131\u015f vaz\u00eefesi) taall\u00fcmle (\u00f6\u011frenerek) tekemm\u00fcld\u00fcr (m\u00fckemmelle\u015fmektir), du\u00e2 ile ub\u00fbdiyettir (kulluktur). Yani: \u2018Kimin merhametiyle b\u00f6yle hak\u00eem\u00e2ne (hikmetle) id\u00e2re olunuyorum? Kimin keremiyle (l\u00fctfuyla) b\u00f6yle m\u00fc\u015ffik\u0101ne (\u015fefkatlice) terbiye olunuyorum? Nas\u0131l bir l\u00fctufla b\u00f6yle n\u00e2zen\u00een\u00e2ne (nazl\u0131 nazl\u0131) besleniyorum ve id\u00e2re ediliyorum?\u2019 bilmektir. Ve binden ancak birisine eli yeti\u015fti\u011fi h\u00e2c\u00e2t\u0131na (ihtiya\u00e7lar\u0131na) d\u00e2ir, K\u00e2d\u0131y\u00fc\u2019l-h\u00e2c\u00e2t\u2019a (ihtiya\u00e7lar\u0131 gideren Allah\u2019a) lis\u00e2n-\u0131 acz ve fakr ile yalvarmakt\u0131r ve istemek ve du\u00e2 etmektir. Yani aczin fakr\u0131n cenahlar\u0131yla (kanatlar\u0131yla) mak\u0101m-\u0131 a\u2018l\u00e2-y\u0131 ub\u00fbdiyete (kullu\u011fun en y\u00fcce mertebelerine) u\u00e7makt\u0131r. Demek insan bu \u00e2leme ilim ve du\u00e2 v\u00e2s\u0131tas\u0131yla tekemm\u00fcl etmek i\u00e7in gelmi\u015ftir.\u201d (S\u00f6zler, 23. S\u00f6z, 105-106)<\/p>\n<p>56. Ve \u0131sl\u00e2h edilmesinden sonra yery\u00fcz\u00fcnde fesad \u00e7\u0131karmay\u0131n; (az\u00e2b\u0131ndan) korkarak ve (rahmetini) \u00fcm\u00eed ederek O\u2019na du\u00e2 edin! \u015e\u00fcbhe yok ki Allah\u2019\u0131n rahmeti, iyilik edenlere (pek) yak\u0131nd\u0131r.<\/p>\n<p>57. Hem O, r\u00fczg\u00e2rlar\u0131 rahmetinin \u00f6n\u00fcnde m\u00fcjdeci olarak g\u00f6nderendir. Nih\u00e2yet (o r\u00fczgarlar,) a\u011f\u0131r (ya\u011fmur) bulutlar(\u0131n\u0131) y\u00fcklendi\u011fi zaman, onu \u00f6l\u00fc bir memlekete sevk ederiz; b\u00f6ylece oraya su indiririz de onunla her \u00e7e\u015fit meyvelerden \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z. \u0130\u015fte \u00f6l\u00fcleri (de kabirlerinden) b\u00f6yle \u00e7\u0131kar\u0131r\u0131z; t\u00e2 ki ibret alas\u0131n\u0131z!<\/p>\n<p>58. (Topra\u011f\u0131) iyi olan beldeye gelince, onun bitkisi, Rabbinin izniyle, (g\u00fczel) \u00e7\u0131kar. K\u00f6t\u00fc olan\u0131n ise ancak zor \u00e7\u0131kar<br \/>\n B\u00fct\u00fcn iyilikler Allah\u2019dan, k\u00f6t\u00fcl\u00fckler nefistendir. Bu \u00e2yette de lat\u00eef\u00e2ne i\u015f\u00e2ret edildi\u011fi \u00fczere, m\u00fc\u2019minin kalbi m\u00fcnbit ar\u00e2zi, k\u00e2firinki ise \u00e7orak ar\u00e2zi gibidir ki; m\u00fc\u2019min ki\u015fi, Allah\u2019\u0131n Kel\u00e2m\u0131\u2019n\u0131 i\u015fitince kab\u00fbl eder. Allah da bu g\u00fczel h\u00e2line bin\u00e2en ona hid\u00e2yet ihs\u00e2n eder.<br \/>\nK\u00e2firin kalbi ise nas\u00eehat tohumunu kab\u00fbl etmedi\u011finden, hid\u00e2yet ni\u2018metine n\u00e2il olamaz. Baz\u0131 g\u00fczel say\u0131labilecek h\u00e2llerinden, ke\u015fif ve \u00eecadlar\u0131ndan da bir hay\u0131r g\u00f6rmezler. (R\u00e2z\u00ee, c. 7\/14, 150)<\/p>\n<p>59. \u015e\u00e2n\u0131m hakk\u0131 i\u00e7in, N\u00fbh\u2019u kavmine (peygamber olarak) g\u00f6nderdik; bunun \u00fczerine (onlara) dedi ki: \u201cEy kavmim! Allah\u2019a ib\u00e2det edin; sizin i\u00e7in O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur!<br \/>\n \u201cNev\u2018-i be\u015ferin (insanl\u0131\u011f\u0131n) en n\u00fbr\u00e2n\u00eesi ve en m\u00fckemmeli olan umum peygamberler (aleyhim\u00fcssel\u00e2m) bil-icm\u00e2\u2018 ber\u00e2ber \u0644\u0653\u0627\u064e \u0627\u0650\u0644\u0670\u0647\u064e \u0627\u0650\u0644\u0651\u064e\u0627 \u0647\u064f\u0648\u064e [O\u2019ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur] deyip zikrediyorlar ve parlak ve musaddak (do\u011frulanm\u0131\u015f) olan hadsiz mu\u2018ciz\u00e2tlar\u0131n\u0131n kuvvetiyle, tevh\u00eedi (Allah\u2019\u0131n birli\u011fini) iddi\u00e2 ediyorlar ve be\u015feri, hayvan\u00e2t mertebesinden melekiyet derecesine \u00e7\u0131karmak i\u00e7in, onlar\u0131 \u00eem\u00e2n-\u0131 bill\u00e2ha (Allah\u2019a \u00eem\u00e2na) da\u2018vet ile ders veriyorlar.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 7. \u015eu\u00e2\u2018, 109-110)<\/p>\n<p>60. Kavminden ileri gelenler: \u201cDo\u011frusu biz, ger\u00e7ekten seni apa\u00e7\u0131k bir dal\u00e2let i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcyoruz\u201d dedi(ler).<\/p>\n<p>61. (N\u00fbh) dedi ki: \u201cEy kavmim! Bende hi\u00e7bir dal\u00e2let yoktur; fakat ben, \u00e2lemlerin Rabbi taraf\u0131ndan (g\u00f6nderilmi\u015f) bir peygamberim!\u201d<\/p>\n<p>62. \u201cSize Rabbimin (vahiy olarak) g\u00f6nderdiklerini tebl\u00ee\u011f ediyorum; hem size nas\u00eehat ediyorum ve Allah taraf\u0131ndan (gelen vahiyle), sizin bilemeyece\u011finiz \u015feyleri biliyorum.\u201d<\/p>\n<p>63. \u201c(K\u00fcf\u00fcr ve g\u00fcnahlar\u0131n \u00e2k\u0131betinden haber vererek) sizi korkutsun da (onlardan) sak\u0131nas\u0131n\u0131z ve t\u00e2 ki (b\u00f6ylelikle) merhamet olunas\u0131n\u0131z diye i\u00e7inizden bir adam v\u00e2s\u0131tas\u0131yla Rabbinizden size bir nas\u00eehat gelmesine hayret mi ettiniz?\u201d<\/p>\n<p>64. Buna ra\u011fmen onu yalanlad\u0131lar; bunun \u00fczerine (biz de) onu ve onunla ber\u00e2ber gemide bulunanlar\u0131 kurtard\u0131k; \u00e2yetlerimizi yalanlayanlar\u0131 ise suda bo\u011fduk. \u00c7\u00fcnki onlar (bas\u00eeret cihetiyle) k\u00f6r bir kavim idiler.<\/p>\n<p>65. \u00c2d (kavmin)e de karde\u015fleri H\u00fbd\u2019u (g\u00f6nderdik). Dedi ki: \u201cEy kavmim! Allah\u2019a ib\u00e2det edin; sizin i\u00e7in O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur! Hi\u00e7 (Allah\u2019dan) sak\u0131nmaz m\u0131s\u0131n\u0131z?\u201d<\/p>\n<p>66. Kavminden ink\u00e2r eden ileri gelenler: \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki biz, ger\u00e7ekten seni bir beyinsizlik i\u00e7inde g\u00f6r\u00fcyoruz ve do\u011frusu biz, ger\u00e7ekten seni yalanc\u0131lardan zannediyoruz\u201d dedi(ler).<\/p>\n<p>67. (H\u00fbd) dedi ki: \u201cEy kavmim! Bende hi\u00e7bir ak\u0131l zay\u0131fl\u0131\u011f\u0131 yoktur; fakat ben \u00e2lemlerin Rabbi taraf\u0131ndan (g\u00f6nderilmi\u015f) bir peygamberim.\u201d<\/p>\n<p>68. \u201cSize Rabbimin (vahiy olarak) g\u00f6nderdiklerini tebl\u00ee\u011f ediyorum ve ben sizin i\u00e7in g\u00fcvenilir bir nas\u00eehat\u00e7iyim.\u201d<\/p>\n<p>69. \u201cSizi (tahamm\u00fcl\u00fc pek m\u00fc\u015fkil bir az\u00e2b ile) korkutmak i\u00e7in i\u00e7inizden bir adam v\u00e2s\u0131tas\u0131yla, Rabbinizden size bir nas\u00eehat gelmesine hayret mi ettiniz?<br \/>\n \u201cHi\u00e7bir cihette m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr ve hi\u00e7 ak\u0131l kab\u00fbl eder mi ki, ul\u00fbhiyet ve ma\u2018b\u00fbdiyetin (il\u00e2hl\u0131\u011f\u0131n\u0131n ve ib\u00e2dete l\u00e2y\u0131k olu\u015funun) tez\u00e2h\u00fcr\u00fc (g\u00f6r\u00fcnmesi) i\u00e7in bu k\u00e2in\u00e2t\u0131 \u00f6yle bir m\u00fccessem (cisimle\u015fmi\u015f) kit\u00e2b-\u0131 Samed\u00e2n\u00ee yapm\u0131\u015f ki, her sah\u00eefesi bir kitab kadar ve her sat\u0131r\u0131 bir sah\u00eefe kadar ma\u2018n\u00e2lar\u0131 if\u00e2de eder ve \u00f6yle cism\u00e2n\u00ee bir Kur\u2019\u00e2n-\u0131 S\u00fcbh\u00e2n\u00ee etmi\u015f ki, herbir \u00e2yet-i tekv\u00eeniyesi (yarat\u0131l\u0131\u015f \u00e2yeti olan her mevcud) ve herbir kelimesi, hatt\u00e2 herbir noktas\u0131, herbir harfi birer mu\u2018cize h\u00fckm\u00fcndedir.<br \/>\nVe \u00f6yle muhte\u015fem ve i\u00e7i hadsiz \u00e2y\u00e2tla (\u00e2yetlerle) ve ma\u2018n\u00eedar nak\u0131\u015flarla tezy\u00een edilmi\u015f (s\u00fcslenmi\u015f) bir mescid-i Rahm\u00e2n\u00ee k\u0131lm\u0131\u015f ki, her bir k\u00f6\u015fesinde bir t\u00e2ife, bir nevi\u2018 ib\u00e2det-i f\u0131triye (yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131ndan gelen bir ib\u00e2det) ile i\u015ftig\u00e2l eder (me\u015fg\u00fbl olur) bir \u015fekilde halk eden (yaratan) bir Allah, bir Ma\u2018b\u00fbd-\u0131 bi\u2019l-Hakk (ib\u00e2det edilmeye hakk\u0131yla l\u00e2y\u0131k olan Cen\u00e2b-\u0131 Hakk), o kit\u00e2b-\u0131 keb\u00eerin (b\u00fcy\u00fck kit\u00e2b\u0131n) ma\u2018n\u00e2lar\u0131n\u0131 ders verecek \u00fcstadlar\u0131 ve o Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Samed\u00e2n\u00ee\u2019nin \u00e2yetlerini tefs\u00eer edecek m\u00fcfessirleri (tefsir ve \u00eez\u00e2h edecek kimseleri) el\u00e7i olarak g\u00f6ndermesin. Ve o mescid-i ekberde (k\u00e2in\u00e2t denilen en b\u00fcy\u00fck mescidde) hadsiz tarzlarda ib\u00e2det edenlere imamlar\u0131 ta\u2018y\u00een etmesin. Ve o \u00fcstadlara ve m\u00fcfessirlere ve imamlara fermanlar\u0131 (kit\u00e2b ve suhuflar\u0131) vermesin? H\u00e2\u015f\u00e2, y\u00fczbin h\u00e2\u015f\u00e2!\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 11. \u015eu\u00e2\u2018, 228-229)<\/p>\n<p>70. Dediler ki: \u201c(Sen) bize, \u2018Bir olan Allah\u2019a ib\u00e2det edelim ve atalar\u0131m\u0131z\u0131n tapageldiklerini b\u0131rakal\u0131m\u2019 diye mi geldin? E\u011fer (iddi\u00e2nda) do\u011fru kimselerden isen, haydi bizi (kendisiyle) tehd\u00eed etmekte oldu\u011fun (az\u00e2b)\u0131 bize getir!\u201d<\/p>\n<p>71. (H\u00fbd) dedi ki: \u201cHi\u00e7 \u015f\u00fcbhesiz, \u00fczerinize Rabbinizden bir azab ve bir gazab hak oldu. Haklar\u0131nda Allah\u2019\u0131n hi\u00e7bir delil indirmedi\u011fi, sizin ve atalar\u0131n\u0131z\u0131n (uydurarak) kendilerini adland\u0131rd\u0131\u011f\u0131 birtak\u0131m isimler(e s\u00e2hib putlar\u0131n\u0131z) hakk\u0131nda m\u0131 benimle m\u00fcc\u00e2dele ediyorsunuz? \u00d6yle ise (az\u00e2b\u0131) bekleyin, \u015f\u00fcbhesiz ben (de) sizinle ber\u00e2ber bekleyenlerdenim!\u201d<\/p>\n<p>72. Bunun \u00fczerine onu (H\u00fbd\u2019u) ve onunla ber\u00e2ber olanlar\u0131, taraf\u0131m\u0131zdan bir rahmetle kurtard\u0131k ve \u00e2yetlerimizi yalanlayanlar\u0131n ve m\u00fc\u2019min olmayan kimselerin k\u00f6k\u00fcn\u00fc kestik.<\/p>\n<p>73. Sem\u00fbd (kavmin)e de karde\u015fleri S\u00e2lih\u2019i (g\u00f6nderdik). Dedi ki: \u201cEy kavmim! Allah\u2019a ib\u00e2det edin; sizin i\u00e7in O\u2019ndan ba\u015fka hi\u00e7bir il\u00e2h yoktur! Do\u011frusu size Rabbinizden apa\u00e7\u0131k bir mu\u2018cize gelmi\u015ftir. (\u0130\u015fte) bu, size bir mu\u2018cize olarak, Allah\u2019\u0131n di\u015fi devesidir; o h\u00e2lde onu b\u0131rak\u0131n, Allah\u2019\u0131n arz\u0131nda yesin (i\u00e7sin); ve ona bir k\u00f6t\u00fcl\u00fckle dokunmay\u0131n; yoksa sizi (pek) elemli bir azab yakalar!\u201d<\/p>\n<p>74. \u201cHem hat\u0131rlay\u0131n o zaman\u0131 ki (Allah), sizi \u00c2d (kavmin)den sonra (yery\u00fcz\u00fcnde) hal\u00eefeler k\u0131ld\u0131 ve sizi yery\u00fcz\u00fcnde yerle\u015ftirdi; ovalar\u0131ndan saraylar ediniyorsunuz ve da\u011flardan evler yontuyorsunuz. \u00d6yle ise Allah\u2019\u0131n ni\u2018metlerini hat\u0131rlay\u0131n ve yery\u00fcz\u00fcnde fesad \u00e7\u0131kar\u0131c\u0131lar olarak bozgunculuk yapmay\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>75. Kavminden b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayan ileri gelenler, o zay\u0131f b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015f (horlanm\u0131\u015f) olanlara, i\u00e7lerinden \u00eem\u00e2n edenlere (alay ederek) dedi ki: \u201c(Siz) ger\u00e7ekten S\u00e2lih\u2019i Rabbi taraf\u0131ndan g\u00f6nderilen biri olarak m\u0131 biliyorsunuz?\u201d (Onlar da:) \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki biz, onunla g\u00f6nderilen (her\u015fey)e \u00eem\u00e2n eden kimseleriz!\u201d dediler.<\/p>\n<p>76. O b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayanlar: \u201cDo\u011frusu biz (de sizin) kendisine \u00eem\u00e2n etti\u011finiz \u015feyi ink\u00e2r eden kimseleriz!\u201d dedi(ler).<\/p>\n<p>77. Derken o di\u015fi deveyi kesip Rablerinin emrine kar\u015f\u0131 (haddi a\u015farak) isy\u00e2n ettiler ve dediler ki: \u201cEy S\u00e2lih! E\u011fer peygamberlerden isen, bizi (kendisiyle) tehd\u00eed etmekte oldu\u011fun (az\u00e2b)\u0131 bize getir!\u201d<\/p>\n<p>78. Bunun \u00fczerine onlar\u0131 o sars\u0131nt\u0131 yakalad\u0131 da yurtlar\u0131nda diz \u00fcst\u00fc \u00e7\u00f6k\u00fcp kalan kimseler oldular.<br \/>\n \u201cEhl-i dal\u00e2letin \u015ferrinden k\u00e2in\u00e2t\u0131n k\u0131zd\u0131klar\u0131n\u0131 ve an\u00e2s\u0131r-\u0131 k\u00fclliyenin (b\u00fcy\u00fck unsurlar\u0131n) hiddet ettiklerini ve umum mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n (b\u00fct\u00fcn varl\u0131klar\u0131n) galey\u00e2na geldiklerini, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem mu\u2018ciz\u00e2ne if\u00e2de ediyor. Yani: Kavm-i N\u00fbh\u2019un ba\u015f\u0131na gelen t\u00fbfan ile sem\u00e2v\u00e2t ve arz\u0131n h\u00fcc\u00fbmunu ve Kavm-i Sem\u00fbd ve \u00c2d\u2019\u0131n ink\u00e2rlar\u0131ndan hava unsurunun hiddetini ve Kavm-i Fir\u2018avun\u2019a kar\u015f\u0131 su unsurunun ve denizin galey\u00e2n\u0131n\u0131 ve K\u0101r\u00fbn\u2019a kar\u015f\u0131 toprak unsurunun gayz\u0131n\u0131 (\u00f6fkesini) ve ehl-i k\u00fcfre kar\u015f\u0131 \u00e2hirette *\u062a\u064e\u0643\u0627\u064e\u062f\u064f \u062a\u064e\u0645\u064e\u064a\u0651\u064e\u0632\u064f \u0645\u0650\u0646\u064e \u0627\u0644\u0652\u063a\u064e\u064a\u0652\u0638\u0650 [Nerede ise \u00f6fkeden \u00e7atlayacak!] s\u0131rr\u0131yla Cehennemin gayz\u0131n\u0131 ve \u00f6fkesini ve s\u00e2ir mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n ehl-i k\u00fcf\u00fcr ve dal\u00e2lete kar\u015f\u0131 hiddetini g\u00f6sterip i\u2018l\u00e2n ederek g\u0101yet m\u00fcdhi\u015f bir tarzda ve i\u2018cazk\u00e2r\u00e2ne (mu\u2018cizev\u00ee bir \u015fekilde) ehl-i dal\u00e2let ve isy\u00e2n\u0131 zecrediyor (tokatl\u0131yor). (&#8230;)<br \/>\nEy cirmi ve cismi (c\u00fcssesi) k\u00fc\u00e7\u00fck ve c\u00fcr\u00fcm (g\u00fcnah) ve zulm\u00fc b\u00fcy\u00fck ve ay\u0131b ve zenbi (g\u00fcn\u00e2h\u0131) az\u00eem (\u00e7ok b\u00fcy\u00fck), b\u00ee\u00e7\u00e2re insan! K\u00e2in\u00e2t\u0131n hiddetinden, mahl\u00fbk\u0101t\u0131n (yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n) nefretinden ve mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n \u00f6fkesinden kurtulmak istersen; i\u015fte kurtulman\u0131n \u00e7\u00e2resi, Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019in d\u00e2iresine girmektir ve Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019in m\u00fcbelli\u011fi (tebl\u00ee\u011f edicisi) olan Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131n s\u00fcnnet-i seniyyesine ittib\u00e2\u2018d\u0131r. Gir ve t\u00e2bi\u2018 ol!\u201d (Lem\u2018alar, 13. Lem\u2018a, 85)<\/p>\n<p>79. (S\u00e2lih) art\u0131k onlardan y\u00fcz \u00e7evirdi ve dedi ki: \u201cEy kavmim! Yem\u00een olsun ki size Rabbimin (vahiy olarak) g\u00f6nderdiklerini tebl\u00ee\u011f ettim ve size nas\u00eehat ettim; fakat (siz) nas\u00eehat edenleri sevmiyorsunuz.\u201d<\/p>\n<p>80. L\u00fbt\u2019u da (hat\u0131rla)! Hani kavmine \u015f\u00f6yle demi\u015fti: \u201c\u00c2lemlerden hi\u00e7birinin, sizi kendisiyle ge\u00e7medi\u011fi (sizden \u00f6nce yapmad\u0131\u011f\u0131) hay\u00e2s\u0131zl\u0131\u011f\u0131 m\u0131 yap\u0131yorsunuz?\u201d<\/p>\n<p>81. \u201c\u00c7\u00fcnki siz kad\u0131nlar\u0131 b\u0131rak\u0131p \u015fehvetle erkeklere yakla\u015f\u0131yorsunuz. Hay\u0131r! Siz (haddi a\u015farak) isr\u00e2f eden bir kavimsiniz.\u201d<br \/>\n \u201cKuvve-i \u015feheviyenin (\u015fehvet hissinin) tefrit (geri) mertebesi hum\u00fbddur ki, ne hel\u00e2le ve ne har\u00e2ma \u015fehveti, bir i\u015ftih\u00e2s\u0131 yoktur. \u0130frat (ileri) mertebesi f\u00fccurdur ki, namuslar\u0131 ve \u0131rzlar\u0131 p\u00e2yim\u00e2l etmek (ayak alt\u0131na almak) i\u015ftih\u00e2s\u0131nda olur. Vasat (orta) mertebesi ise iffettir ki, hel\u00e2line \u015fehveti var, har\u00e2ma yoktur.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 19-20)<\/p>\n<p>82. H\u00e2lbuki kavminin cev\u00e2b\u0131 (alay ederek): \u201cOnlar\u0131 memleketinizden \u00e7\u0131kar\u0131n! \u00c7\u00fcnki onlar fazla temizlenen insanlarm\u0131\u015f!\u201d demelerinden ba\u015fka bir \u015fey olmad\u0131.<\/p>\n<p>83. Bunun \u00fczerine (biz de) onu ve ehlini kurtard\u0131k; ancak kar\u0131s\u0131 h\u00e2ri\u00e7; (o,) geride (azabda) kalanlardan oldu.<\/p>\n<p>84. Ve \u00fczerlerine (ta\u015ftan) bir ya\u011fmur ya\u011fd\u0131rd\u0131k. \u0130\u015fte bak g\u00fcnahk\u00e2rlar\u0131n \u00e2k\u0131beti nas\u0131l oldu!<\/p>\n<p>85. Medyen (kavmin)e<br \/>\nMedyen \u015fehri ad\u0131n\u0131, orada ya\u015fayan kab\u00eelenin atalar\u0131 ve \u0130br\u00e2h\u00eem (as)\u2019\u0131n o\u011flu olan Medyen\u2019den alm\u0131\u015ft\u0131r. Kavmine \u00e7ok g\u00fczel nas\u00eehatler eden ve te\u2019sirli cevablar veren \u015euayb (as)\u2019a bu hus\u00fbsiyetinden dolay\u0131 \u201cpeygamberlerin hat\u00eebi\u201d denilmi\u015ftir. \u0130smi S\u00fcry\u00e2n\u00eece \u201cBeyrut\u201d ile ayn\u0131 ma\u2018n\u00e2da olan \u015euayb (as), Medyen ah\u00e2lisi ile Ash\u00e2b-\u0131 Eyke denilen iki ayr\u0131 \u00fcmmete peygamber olarak g\u00f6nderilmi\u015ftir. Bu kavimlerin k\u00fcf\u00fcr ve isyanlar\u0131n\u0131n kesilmemesi \u00fczerine onlara beddu\u00e2 etmi\u015f ve Medyen ah\u00e2lisi \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile, Ash\u00e2b-\u0131 Eyke de ate\u015f ya\u011fd\u0131ran bir bulut taraf\u0131ndan hel\u00e2k edilmi\u015flerdir. (Kurtub\u00ee, c. 4\/7, 247-251)<\/p>\n<p>86. \u201cO h\u00e2lde (insanlar\u0131) tehd\u00eed ederek ve Allah\u2019\u0131n yolundan O\u2019na \u00eem\u00e2n edenleri men\u2018 ederek, hem ona (o yola) bir e\u011frilik arayarak her yol(un ba\u015f\u0131n)a oturmay\u0131n! Hat\u0131rlay\u0131n ki, bir zamanlar (siz) az idiniz de (O) sizi \u00e7o\u011faltt\u0131; ve bak\u0131n (sizden \u00f6nce) fesad \u00e7\u0131karanlar\u0131n \u00e2k\u0131beti nas\u0131l oldu!\u201d<\/p>\n<p>87. \u201cE\u011fer i\u00e7inizden bir k\u0131sm\u0131 kendisiyle g\u00f6nderildi\u011fim \u015feye (hak\u012bkate) \u00eem\u00e2n etmi\u015f, bir k\u0131sm\u0131 da \u00eem\u00e2n etmemi\u015flerse; art\u0131k Allah, aram\u0131zda h\u00fck\u00fcm verinceye kadar sabredin! \u00c7\u00fcnki O, h\u00fck\u00fcm verenlerin en hay\u0131rl\u0131s\u0131d\u0131r.\u201d <\/p>\n<p>88. Kavminden b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslayan ileri gelenler dedi ki: \u201cEy \u015euayb! (Ya) mutlak\u0101 seni ve ber\u00e2berindeki \u00eem\u00e2n edenleri memleketimizden \u00e7\u0131karaca\u011f\u0131z veya kesinlikle d\u00eenimize d\u00f6nersiniz!\u201d (\u015euayb) dedi ki: \u201c(Biz bu tekl\u00eefinizi) \u00e7irkin bulan kimseler olsak da m\u0131?\u201d<\/p>\n<p>89. \u201cAllah bizi ondan kurtard\u0131ktan sonra e\u011fer (tekrar) sizin d\u00eeninize d\u00f6nersek, \u015f\u00fcbhesiz ki Allah\u2019a kar\u015f\u0131, yalan iftir\u00e2 etmi\u015f oluruz! Hem Rabbimiz olan Allah\u2019\u0131n dilemesi m\u00fcstesn\u00e2, ona d\u00f6nmemiz bizim i\u00e7in olacak \u015fey de\u011fildir! Rabbimiz, her\u015feyi ilmen ku\u015fatm\u0131\u015ft\u0131r (bizim h\u00e2limizi de bilir). Ancak Allah\u2019a tevekk\u00fcl ettik. Rabbimiz! Bizimle kavmimizin aras\u0131n\u0131 hak ile a\u00e7 (h\u00fck\u00fcm ver); \u00e7\u00fcnki sen (en m\u00fc\u015fkil \u015feyleri dahi) a\u00e7anlar\u0131n (h\u00fck\u00fcm verenlerin) en hay\u0131rl\u0131s\u0131s\u0131n!\u201d<\/p>\n<p>90. Kavminden ink\u00e2r eden ileri gelenler ise dedi ki: \u201cYem\u00een olsun ki, e\u011fer \u015euayb\u2019a t\u00e2bi\u2018 olursan\u0131z, o takdirde do\u011frusu siz elbette h\u00fcsr\u00e2na u\u011fram\u0131\u015f kimseler olursunuz.\u201d<\/p>\n<p>91. Bunun \u00fczerine onlar\u0131 o sars\u0131nt\u0131 yakalad\u0131 da yurtlar\u0131nda diz\u00fcst\u00fc \u00e7\u00f6k\u00fcp kalan kimseler oldular.<\/p>\n<p>92. \u015euayb\u2019\u0131 yalanlayanlar sanki orada hi\u00e7 oturmam\u0131\u015flard\u0131! (Evet!) \u015euayb\u2019\u0131 yalanlayanlar, kendileri h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlar oldular.<\/p>\n<p>93. (\u015euayb) art\u0131k onlardan y\u00fcz \u00e7evirdi ve dedi ki: \u201cEy kavmim! Yem\u00een olsun ki size Rabbimin (vahiy ile) g\u00f6nderdiklerini tebl\u00ee\u011f ettim ve size nas\u00eehat ettim. Art\u0131k (sizin gibi) k\u00e2firler g\u00fcr\u00fbhuna nas\u0131l \u00fcz\u00fcl\u00fcr\u00fcm?\u201d<\/p>\n<p> \u201cBir had\u00eesin ma\u2018n\u00e2s\u0131ndaki:\u0627\u064e\u0644\u0631\u0651\u064e\u0627\u0636\u06ea\u064a \u0628\u0650\u0627\u0644\u0636\u0651\u064e\u0631\u064e\u0631\u0650 \u0644\u0627\u064e \u064a\u064f\u0646\u0652\u0638\u064e\u0631\u064f\u0644\u064e\u0647\u064f [Zarara kendi r\u00e2z\u0131 olan\u0131n lehinde bak\u0131lmaz. Ona \u015fefkat edip ac\u0131nmaz] k\u0101ide-i es\u00e2siyesiyle, \u015fefkat hakk\u0131n\u0131 ve merhamet liy\u00e2katini (ehliyetini) kendilerinden selb etmi\u015fler (gidermi\u015fler). Onlara ac\u0131nmayacak ve \u015fefkat edilmez.\u201d (Kastamonu L\u00e2hikas\u0131, 239)<\/p>\n<p>94. \u0130\u015fte (biz) hangi \u015fehre bir peygamber g\u00f6nderdiysek, mutlak\u0101 oran\u0131n halk\u0131n\u0131 s\u0131k\u0131nt\u0131lar ve hastal\u0131klarla yakalad\u0131k;<br \/>\n \u201cAs\u0131l mus\u00eebet, muz\u0131r (zararl\u0131) mus\u00eebet, d\u00eene gelen mus\u00eebettir. Mus\u00eebet-i d\u00eeniyeden her vakit derg\u00e2h-\u0131 \u0130l\u00e2hiyeye iltic\u00e2 edip (s\u0131\u011f\u0131n\u0131p) fery\u00e2d etmek gerektir. Fakat d\u00een\u00ee olmayan mus\u00eebetler, hak\u012bkat noktas\u0131nda mus\u00eebet de\u011fildirler. Bir k\u0131sm\u0131 iht\u00e2r-\u0131 Rahm\u00e2n\u00eedir (Rahm\u00e2n\u00ee birer hat\u0131rlatmad\u0131r). Nas\u0131l ki bir \u00e7oban, gayr\u0131n tarlas\u0131na tec\u00e2v\u00fcz eden koyunlar\u0131na ta\u015f atar, onlar o ta\u015ftan hissederler ki, zararl\u0131 i\u015ften kurtarmak i\u00e7in bir ihtard\u0131r, memn\u00fbn\u00e2ne d\u00f6nerler. \u00d6yle de, \u00e7ok z\u00e2hir\u00ee mus\u00eebetler var ki, \u0130l\u00e2h\u00ee birer ihtard\u0131r, birer \u00eekazd\u0131r. Ve bir k\u0131sm\u0131 keff\u00e2ret\u00fc\u2019z-z\u00fcn\u00fbbdur (g\u00fcnahlara keff\u00e2ret olup aff\u0131na ves\u00eeledir). Ve bir k\u0131sm\u0131 gafleti da\u011f\u0131t\u0131p, be\u015fer\u00ee (insanl\u0131k \u00eec\u00e2b\u0131) olan aczini ve za\u2018f\u0131n\u0131 bildirerek, bir nevi\u2018 huzur vermektir.\u201d (Lem\u2018alar, 2. Lem\u2018a, 8)<\/p>\n<p>95. Sonra k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn (o darl\u0131\u011f\u0131n) yerini, iyilik (bolluk)la de\u011fi\u015ftirdik. Nih\u00e2yet (mal ve evl\u00e2d cihetiyle) \u00e7o\u011fald\u0131lar ve: \u201cDo\u011frusu atalar\u0131m\u0131za (da zaman zaman b\u00f6yle) darl\u0131klar ve bolluklar dokunmu\u015ftu. (Bunun tehd\u00eed edildi\u011fimiz azabla bir al\u00e2kas\u0131 yok!)\u201d dediler de, kendileri hi\u00e7 fark\u0131nda de\u011fillerken onlar\u0131 ans\u0131z\u0131n yakalay\u0131verdik.<\/p>\n<p>96. Hem ger\u00e7ekten o \u015fehirlerin halk\u0131 \u00eem\u00e2n edip (peygamberlerine kar\u015f\u0131 gelmekten) sak\u0131nsalard\u0131, elbette \u00fczerlerine g\u00f6kten ve yerden nice bereketler a\u00e7ard\u0131k; fakat (onlar, peygamberlerini) yalanlad\u0131lar; bunun \u00fczerine (biz de) onlar\u0131, kazanmakta olduklar\u0131 (g\u00fcnahlar) y\u00fcz\u00fcnden (az\u00e2b\u0131m\u0131z ile) yakalay\u0131verdik.<\/p>\n<p>97. Yoksa o \u015fehirlerin halk\u0131, kendileri uyuyan kimseler iken az\u00e2b\u0131m\u0131z\u0131n kendilerine geceleyin gelmesinden emin mi oldular?<\/p>\n<p>98. Veya o \u015fehirlerin halk\u0131, kendileri e\u011flenirlerken, az\u00e2b\u0131m\u0131z\u0131n kendilerine ku\u015fluk vakti (g\u00fcpeg\u00fcnd\u00fcz) gelmesinden mi em\u00een oldular?<\/p>\n<p>99. Yoksa Allah\u2019\u0131n tuza\u011f\u0131ndan m\u0131 em\u00een oldular? Fakat h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlar g\u00fcr\u00fbhundan ba\u015fkas\u0131 Allah\u2019\u0131n tuza\u011f\u0131ndan em\u00een olmaz.<\/p>\n<p>100. (Eski) s\u00e2hiblerinden sonra yery\u00fcz\u00fcne v\u00e2ris olanlar\u0131 h\u00e2l\u00e2 (\u015fu hak\u012bkat) yola getirmedi mi ki; e\u011fer dileseydik, kendilerini g\u00fcnahlar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden mus\u00eebete u\u011frat\u0131rd\u0131k. Hem (biz) onlar\u0131n kalblerini m\u00fch\u00fcrleriz de onlar (nas\u00eehati) i\u015fitmezler!<\/p>\n<p>101. \u0130\u015fte o \u015fehirler ki, sana onlar\u0131n haberlerinden bir k\u0131sm\u0131n\u0131 anlat\u0131yoruz. Ve Cel\u00e2lim hakk\u0131 i\u00e7in, peygamberleri kendilerine apa\u00e7\u0131k mu\u2018cizeler getirdiler! Fakat daha \u00f6nce (mu\u2018cizeler gelmeden evvel) yalanlad\u0131klar\u0131 \u015feylere, \u00eem\u00e2n edecek olmad\u0131lar. \u0130\u015fte Allah, k\u00e2firlerin kalblerini (k\u00fcf\u00fcrlerindeki inadlar\u0131 sebebiyle) b\u00f6yle m\u00fch\u00fcrler!<\/p>\n<p>102. Hem onlar\u0131n \u00e7o\u011funda ahde vef\u00e2 diye bir \u015fey bulmad\u0131k. Fakat do\u011frusu onlar\u0131n \u00e7o\u011funu ger\u00e7ekten f\u00e2s\u0131k kimseler bulduk.<br \/>\n \u201cF\u0131sk, haktan ud\u00fbld\u00fcr, ayr\u0131lmakt\u0131r, hadden tec\u00e2v\u00fczd\u00fcr, hay\u00e2t-\u0131 ebediyeyi terk etmektir ve hay\u00e2t-\u0131 ebediyeden \u00e7\u0131kmakt\u0131r. F\u0131sk\u0131n men\u015fei (kayna\u011f\u0131), kuvve-i akliye, kuvve-i gadabiye, kuvve-i \u015feheviye denilen \u00fc\u00e7 kuvvetin ifrat (a\u015f\u0131r\u0131 gitmesinden) ve tefr\u00eetinden (geri kalmas\u0131ndan) ne\u015f\u2019et eder (ortaya \u00e7\u0131kar). Evet ifrat ve tefrit, delillere kar\u015f\u0131 bir isyand\u0131r. Yani sah\u00eefe-i \u00e2lemde yarat\u0131lan del\u00e2il (deliller), uh\u00fbd-\u0131 \u0130l\u00e2hiye (\u0130l\u00e2h\u00ee ahdler) h\u00fckm\u00fcndedir. O del\u00e2ile muh\u00e2lefet edenler, Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019la f\u0131traten yapm\u0131\u015f olduklar\u0131 ahdlerini bozmu\u015f olurlar.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 217) <\/p>\n<p>103. Sonra onlar\u0131n ard\u0131ndan M\u00fbs\u00e2\u2019y\u0131 mu\u2018cizelerimizle Fir\u2018avun\u2019a ve (kavminin) ileri gelenlerine g\u00f6nderdik de onlara (o mu\u2018cizelere olan ink\u00e2rlar\u0131yla nefislerine) zulmettiler. Fakat bak fesad \u00e7\u0131karanlar\u0131n \u00e2k\u0131beti nas\u0131l oldu!<br \/>\n \u201cS\u0131r\u00e2t-\u0131 m\u00fcstak\u012bm ehli olan peygamberlere binler v\u00e2k\u0131\u00e2tta (h\u00e2diselerde) istimdadlar\u0131na (yard\u0131m istediklerinde) h\u00e2rika bir tarzda gayb\u00ee (g\u00f6r\u00fcnmez yerden) imdad gelmesi ve o peygamberlerin istedikleri aynen verilmesi ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131 olan m\u00fcnkirlere (ink\u00e2rc\u0131lara) y\u00fczer h\u00e2dis\u00e2tta ayn\u0131 zamanda gazab gelmesi ve sem\u00e2v\u00ee mus\u00eebet ba\u015flar\u0131na inmesi kat\u2018\u00ee ve \u015feksiz (\u015f\u00fcbhesiz) g\u00f6sterir ki, bu k\u00e2in\u00e2t\u0131n ve i\u00e7indeki nev\u2018-i be\u015ferin (insanl\u0131\u011f\u0131n) Hak\u00eem (sonsuz hikmetli olan) ve \u00c2dil (ad\u00e2letli) ve Muhsin (ihs\u00e2n edici) ve Ker\u00eem (ikr\u00e2m edici) ve Az\u00eez (izzetli) ve Kahh\u00e2r (kahredici) bir Mutasarr\u0131f\u0131 (id\u00e2recisi) ve bir Rabbi var ki, N\u00fbh ve \u0130br\u00e2h\u00eem ve M\u00fbs\u00e2 ve H\u00fbd ve S\u00e2lih (Aleyhim\u00fcssel\u00e2m) gibi \u00e7ok neb\u00eelere, pek h\u00e2rika bir s\u00fbrette t\u00e2rih\u00ee ve geni\u015f h\u00e2diselerle muzafferiyet ve necatlar\u0131 (kurtulu\u015flar\u0131) vermi\u015f. Ve Sem\u00fbd ve \u00c2d ve Fir\u2018avun kavimleri gibi \u00e7ok z\u00e2limlere ve m\u00fcnkirlere (ink\u00e2rc\u0131lara) dahi, peygamberlerine isyanlar\u0131na muk\u0101bil d\u00fcnyada dahi bir cez\u00e2 olarak, ba\u015flar\u0131na deh\u015fetli sem\u00e2v\u00ee mus\u00eebetler indirmi\u015f.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 15. \u015eu\u00e2\u2018, 579) <\/p>\n<p>104. \u0130\u015fte M\u00fbs\u00e2 dedi ki: \u201cEy Fir\u2018avun! \u015e\u00fcbhesiz ki ben, \u00e2lemlerin Rabbi taraf\u0131ndan (g\u00f6nderilmi\u015f) bir peygamberim!\u201d<\/p>\n<p>105. \u201cBana d\u00fc\u015fen, Allah\u2019a kar\u015f\u0131 haktan ba\u015fka bir \u015fey s\u00f6ylemememdir! \u015e\u00fcbhesiz ki size Rabbinizden apa\u00e7\u0131k bir delil (bir mu\u2018cize) getirdim; art\u0131k \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131n\u0131 benimle ber\u00e2ber g\u00f6nder!\u201d<\/p>\n<p>106. (Fir\u2018avun) dedi ki: \u201cE\u011fer bir delil getirdiysen (ve) do\u011fru s\u00f6yleyenlerden isen haydi onu getir!\u201d<\/p>\n<p>107. Bunun \u00fczerine (M\u00fbs\u00e2) as\u00e2s\u0131n\u0131 (yere) b\u0131rakt\u0131. Bir de bakt\u0131lar ki, o, apa\u00e7\u0131k bir ejderh\u00e2!<br \/>\n \u0130bn-i Abb\u00e2s (ra)\u2019dan riv\u00e2yete g\u00f6re, M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m as\u00e2s\u0131n\u0131 yere b\u0131rak\u0131nca as\u00e2s\u0131, a\u011fz\u0131n\u0131 a\u00e7m\u0131\u015f b\u00fcy\u00fck bir ejderh\u00e2 oldu ve s\u00fcr\u2018atle Fir\u2018avun\u2019a do\u011fru hareket etti. Ejderh\u00e2n\u0131n kendisine do\u011fru geldi\u011fini g\u00f6ren Fir\u2018avun, derh\u00e2l taht\u0131ndan atlad\u0131 ve ona m\u00e2ni\u2018 olmas\u0131 i\u00e7in M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019a yalvarmaya ba\u015flad\u0131. Bunun \u00fczerine M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m onu eline al\u0131nca, tekrar eski h\u00e2line d\u00f6nd\u00fc. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 85)<\/p>\n<p>108. Ve elini (koynundan) \u00e7\u0131kard\u0131, bir de ne g\u00f6rs\u00fcnler, o da bakanlara bembeyaz (n\u00fbr sa\u00e7an bir el)!<\/p>\n<p>109. Fir\u2018avun\u2019un kavminden ileri gelenler dedi ki: \u201cHak\u012bkaten bu, g\u0101yet bilgin bir sihirbazd\u0131r!\u201d<\/p>\n<p>110. \u201cSizi yurdunuzdan \u00e7\u0131karmak istiyor.\u201d (Fir\u2018avun:) \u201c\u00d6yle ise ne buyurursunuz?\u201d (dedi).<\/p>\n<p>111. (Onlar da:) \u201cOnu ve karde\u015fini (H\u00e2r\u00fbn\u2019u) beklet ve \u015fehirlere toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6nder! B\u00fct\u00fcn bilgin sihirbazlar\u0131 sana getirsinler!\u201d dediler.<\/p>\n<p>112. (Onlar da:) \u201cOnu ve karde\u015fini (H\u00e2r\u00fbn\u2019u) beklet ve \u015fehirlere toplay\u0131c\u0131lar g\u00f6nder! B\u00fct\u00fcn bilgin sihirbazlar\u0131 sana getirsinler!\u201d dediler.<\/p>\n<p>113. Nih\u00e2yet (b\u00fct\u00fcn usta ve m\u00e2hir) sihirbazlar Fir\u2018avun\u2019a geldiler: \u201cE\u011fer g\u0101lib gelenler biz olursak, do\u011frusu bize ger\u00e7ekten bir m\u00fck\u00e2f\u00e2t var (de\u011fil mi?)\u201d dediler.<\/p>\n<p>114. (Fir\u2018avun:) \u201cEvet, hem elbette siz, kesinlikle (bana) yak\u0131n k\u0131l\u0131nanlardan olacaks\u0131n\u0131z\u201d dedi.<\/p>\n<p>115. (Sihirbazlar:) \u201cEy M\u00fbs\u00e2! (H\u00fcnerini ortaya) atacak m\u0131s\u0131n, yoksa (\u00f6nce) atanlar biz mi olal\u0131m?\u201d dediler.<\/p>\n<p>116. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cSiz at\u0131n!\u201d dedi. Art\u0131k ne zaman ki (onlar h\u00fcnerlerini ortaya) att\u0131lar, insanlar\u0131n g\u00f6zlerini b\u00fcy\u00fclediler; onlara korku sald\u0131lar ve b\u00fcy\u00fck bir sihir (meydana) getirdiler.<\/p>\n<p>117. Derken (biz de) M\u00fbs\u00e2\u2019ya: \u201cAs\u00e2n\u0131 (yere) b\u0131rak!\u201d diye vahyettik. Bir de bakt\u0131lar ki, o, (onlar\u0131n) uydurmakta olduklar\u0131 \u015feyleri yutuyor!<\/p>\n<p>118. B\u00f6ylece hak\u012bkat ortaya \u00e7\u0131kt\u0131 ve yapmakta olduklar\u0131 \u015feyler (sihirler) bo\u015fa gitti.<\/p>\n<p>119. Art\u0131k orada ma\u011fl\u00fbb oldular ve (kendilerini \u00fcst\u00fcn g\u00f6r\u00fcyorlar iken) k\u00fc\u00e7\u00fck d\u00fc\u015fen kimselere d\u00f6nd\u00fcler.<\/p>\n<p>120. Ve (bu mu\u2018cizenin asl\u00e2 bir sihir olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 anlayan) sihirbazlar, (hep birden) secde edici kimseler olarak at\u0131l(\u0131p yere kapan)d\u0131lar.<br \/>\n \u201cKasas-\u0131 Kur\u2019\u00e2niyeden (Kur\u2019\u00e2n\u2019daki k\u0131ssalardan) k\u0131ssa-i M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m, \u00e2det\u00e2 As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m (M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n as\u00e2s\u0131) gibi binler f\u00e2ideleri var.<br \/>\nO k\u0131ssada (hik\u00e2yede), hem Peygamber Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m\u2019\u0131, teskin ve tesell\u00ee, hem k\u00fcff\u00e2r\u0131 (k\u00e2firleri) tehdid, hem m\u00fcn\u00e2f\u0131klar\u0131 takbih (k\u00f6t\u00fcleme), hem yahudileri tevbih (azarlama) gibi \u00e7ok mak\u0101s\u0131d\u0131 (maksadlar\u0131), pek \u00e7ok v\u00fcc\u00fbhu (y\u00f6nleri) vard\u0131r. Onun i\u00e7in s\u00fbrelerde tekr\u00e2r edilmi\u015ftir. Her yerde b\u00fct\u00fcn maksadlar\u0131 if\u00e2de ile ber\u00e2ber yaln\u0131z birisi maks\u00fbd-\u0131 bizz\u00e2t (as\u0131l maksad) olur, di\u011ferleri ona t\u00e2bi\u2018 kal\u0131rlar.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 27) <\/p>\n<p>121. \u201c\u00c2lemlerin Rabbine, M\u00fbs\u00e2 ve H\u00e2r\u00fbn\u2019un Rabbine \u00eem\u00e2n ettik!\u201d dediler.<\/p>\n<p>122. \u201c\u00c2lemlerin Rabbine, M\u00fbs\u00e2 ve H\u00e2r\u00fbn\u2019un Rabbine \u00eem\u00e2n ettik!\u201d dediler.<\/p>\n<p>123. Fir\u2018avun: \u201c(Ben) size izin vermeden \u00f6nce mi ona \u00eem\u00e2n ettiniz?\u201d dedi. \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki bu, (buraya gelmeden \u00f6nce aran\u0131zda kararla\u015ft\u0131rarak) ah\u00e2lisini oradan \u00e7\u0131karman\u0131z i\u00e7in \u015fehirde kurdu\u011funuz apa\u00e7\u0131k bir h\u00eeledir. Fakat ileride, bileceksiniz!\u201d<\/p>\n<p>124. \u201cMutlak\u0101 ellerinizi ve ayaklar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7aprazlama kesece\u011fim, sonra kesinlikle sizi hep ber\u00e2ber asaca\u011f\u0131m!\u201d<\/p>\n<p>125. (Onlar) dediler ki: \u201cZ\u00e2ten biz, Rabbimize d\u00f6n\u00fcc\u00fcleriz!\u201d<br \/>\n \u201cTic\u00e2ret ve me\u2019m\u00fbriyet i\u00e7in, m\u00fchim vaz\u00eefelerle bu d\u00e2r-\u0131 imtih\u00e2n olan d\u00fcnyaya g\u00f6nderilen insanlar, tic\u00e2retlerini yap\u0131p, vaz\u00eefelerini bitirip ve hizmetlerini itm\u00e2m ettikten (tamamlad\u0131ktan) sonra, yine onlar\u0131 g\u00f6nderen H\u00e2l\u0131k-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019ine (cel\u00e2l s\u00e2hibi yarat\u0131c\u0131s\u0131na) d\u00f6necekler ve Mevl\u00e2-y\u0131 Ker\u00eem\u2019lerine kavu\u015facaklar. Yani, bu d\u00e2r-\u0131 f\u00e2n\u00eeden gidip d\u00e2r-\u0131 b\u00e2k\u012bde huz\u00fbr-\u0131 kibriy\u00e2ya (y\u00fcce huz\u00fbra) m\u00fc\u015ferref olacaklar. Yani, esbab da\u011fda\u011fas\u0131ndan (sebeblerin zorluklar\u0131ndan) ve ves\u00e2itin (v\u00e2s\u0131talar\u0131n) karanl\u0131k perdelerinden kurtulup, Rabb-i Rah\u00eemlerine makarr-\u0131 saltanat-\u0131 ebed\u00eesinde (ebed\u00ee saltanat yeri olan Cennette) perdesiz kavu\u015facaklar. Do\u011frudan do\u011fruya herkes, kendi H\u00e2l\u0131k\u0131 (yarat\u0131c\u0131s\u0131) ve Ma\u2018b\u00fbdu (ib\u00e2det etti\u011fi) ve Rabbi ve Seyyidi (efendisi) ve M\u00e2liki (s\u00e2hibi) kim oldu\u011funu bilecek ve bulacaklar.\u201d (As\u00e2-y\u0131 M\u00fbs\u00e2, 10. H\u00fcccet-i \u00cem\u00e2niye, 190)<\/p>\n<p>126. \u201cVe (sen) s\u00e2dece, bize (o m\u00fb\u2018cizeler) geldi\u011finde Rabbimizin \u00e2yetlerine \u00eem\u00e2n ettik diye bizden intik\u0101m al\u0131yorsun. Rabbimiz! \u00dczerimize sab\u0131r ya\u011fd\u0131r ve bizi M\u00fcsl\u00fcman kimseler olarak vef\u00e2t ettir!\u201d<br \/>\n \u0130bn-i Abb\u00e2s (ra)\u2019dan gelen bir riv\u00e2yete g\u00f6re: \u201cBu z\u00e2tlar, g\u00fcn\u00fcn ba\u015flang\u0131c\u0131nda sihirbaz idiler. G\u00fcn\u00fcn sonunda \u015feh\u00eed oldular!\u201d (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 43)<\/p>\n<p>127. Fir\u2018avun\u2019un kavminden ileri gelenler ise dedi ki: \u201cM\u00fbs\u00e2\u2019y\u0131 ve kavmini, yery\u00fcz\u00fcnde fesad \u00e7\u0131kars\u0131nlar, seni ve il\u00e2hlar\u0131n\u0131 terk etsinler diye mi b\u0131rakacaks\u0131n?\u201d (Fir\u2018avun onlara) dedi ki: \u201c(Biz) onlar\u0131n o\u011fullar\u0131n\u0131 \u00f6ld\u00fcrece\u011fiz, kad\u0131nlar\u0131n\u0131 (k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131) ise sa\u011f b\u0131rakaca\u011f\u0131z!<br \/>\n \u201cKur\u2019\u00e2n\u2019da \u00e7ok tekr\u00e2r edilen k\u0131ssa-i M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n c\u00fcmleleri ve c\u00fcz\u2019leridir ki, herbir c\u00fcmlesi, hatt\u00e2 herbir c\u00fcz\u2019\u00fc, bir d\u00fcst\u00fbr-\u0131 k\u00fcll\u00eenin (b\u00fcy\u00fck d\u00fcst\u00fbrunun) ucu olarak g\u00f6sterilmi\u015f ve o d\u00fcst\u00fbru if\u00e2de ediyor. (&#8230;)<br \/>\nMesel\u00e2 \u064a\u064f\u0630\u064e\u0628\u0651\u0650\u062d\u064f\u0648\u0646\u064e \u0627\u064e\u0628\u0652\u0646\u0627\u064e\u0653\u0621\u064e\u0643\u064f\u0645\u0652 \u0648\u064e \u064a\u064e\u0633\u0652\u062a\u064e\u062d\u0652\u064a\u064f\u0648\u0646\u064e \u0646\u0650\u0633\u0627\u064e\u0653\u0621\u064e\u0643\u064f\u0645\u0652 [(Yeni do\u011fan) o\u011fullar\u0131n\u0131z\u0131 bo\u011fazl\u0131yor, kad\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 (k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131z\u0131) ise hayatta b\u0131rak\u0131yorlard\u0131.] Ben\u00ee \u0130sr\u00e2il\u2019in, o\u011fullar\u0131n\u0131n kesilip kad\u0131n ve k\u0131zlar\u0131n\u0131 hayatta b\u0131rakmak, bir Fir\u2018avun zaman\u0131nda yap\u0131lan bir h\u00e2dise \u00fcnv\u00e2n\u0131yla, yahudi milletinin ekser memleketlerde, her as\u0131rda ma\u2018r\u00fbz oldu\u011fu, m\u00fcteaddid (\u00e7ok) katli\u00e2mlar\u0131, kad\u0131n ve k\u0131zlar\u0131 hay\u00e2t-\u0131 be\u015feriye-i sef\u00eeh\u00e2nede (insanlar\u0131n gayr-\u0131 me\u015fr\u00fb\u2018 hay\u00e2t\u0131nda) oynad\u0131klar\u0131 rol\u00fc if\u00e2de eder.\u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 32-33) <\/p>\n<p>128. M\u00fbs\u00e2 kavmine \u015f\u00f6yle dedi: \u201cAllah\u2019dan yard\u0131m isteyin ve sabredin! \u015e\u00fcbhesiz ki yery\u00fcz\u00fc Allah\u2019\u0131nd\u0131r; ona kullar\u0131ndan diledi\u011fini v\u00e2ris k\u0131lar. Hem (g\u00fczel) \u00e2k\u0131bet, takv\u00e2 s\u00e2hiblerinindir.\u201d<\/p>\n<p>129. (Onlar) dediler ki: \u201c(Ey M\u00fbs\u00e2! Sen) bize gelmeden \u00f6nce de, geldikten sonra da bize eziyet edildi.\u201d (M\u00fbs\u00e2 \u015f\u00f6yle) dedi: \u201cUmulur ki Rabbiniz d\u00fc\u015fman\u0131n\u0131z\u0131 hel\u00e2k eder ve sizi yery\u00fcz\u00fcnde (onlar\u0131n yerine) h\u00e2kim k\u0131lar da, nas\u0131l amel edece\u011finize bakar.\u201d<\/p>\n<p>130. Muhakkak ki (biz,) Fir\u2018avun ehlini, belki ibret al\u0131rlar diye (y\u0131llarca) k\u0131tl\u0131klar ve mahs\u00fbllerden bir eksiltme ile yakalad\u0131k (cez\u00e2land\u0131rd\u0131k). <\/p>\n<p>131. \u0130\u015fte onlara iyilik geldi\u011fi zaman: \u201cBu bizim (hakk\u0131m\u0131z)d\u0131r\u201d derler. Ama onlara bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck is\u00e2bet ederse, M\u00fbs\u00e2 ve onunla ber\u00e2ber olanlar\u0131 u\u011fursuz sayarlard\u0131. Dikkat edin! Onlar\u0131n u\u011fursuzlu\u011fu (kendi amellerinden olup) ancak Allah kat\u0131ndand\u0131r; fakat onlar\u0131n \u00e7o\u011fu bilmezler.<\/p>\n<p>132. Ve dediler ki: \u201cBizi kendisiyle sihirlemek i\u00e7in her ne olursa olsun onu bize mu\u2018cize getirsen de biz sana \u00eem\u00e2n edici kimseler de\u011filiz.\u201d<\/p>\n<p>133. Art\u0131k (biz de) onlar\u0131n \u00fczerine ayr\u0131 ayr\u0131 mu\u2018cizeler olarak; t\u00fbfan, \u00e7ekirge, ha\u015fer\u00e2t, kurba\u011falar ve (sular\u0131na) kan g\u00f6nderdik, buna ra\u011fmen b\u00fcy\u00fckl\u00fck taslad\u0131lar ve bir g\u00fcnahk\u00e2rlar toplulu\u011fu oldular.35<br \/>\n Allah, Fir\u2018avun kavmine evvel\u00e2 ya\u011fmur ve sel fel\u00e2ketini, sonra s\u0131rayla, her yeri ist\u00eel\u00e2 edecek \u00e7oklukta bulutlar h\u00e2linde \u00e7ekirge, ha\u015fer\u00e2t ve kurba\u011fa s\u00fcr\u00fclerini g\u00f6nderdi. \u00d6yle ki bu hayvanlar\u0131n \u00e7oklu\u011fu \u00f6yle bir \u00e2fet h\u00e2lini ald\u0131 ki, Hz. M\u00fbs\u00e2 (as)\u2019a \u00eem\u00e2n etmeyen K\u0131bt kavminin ev ve e\u015fy\u00e2lar\u0131n\u0131n en \u00fccr\u00e2 k\u00f6\u015felerine, hatt\u00e2 a\u011f\u0131z ve g\u00f6zlerine kadar giriyorlard\u0131. Bunun ard\u0131ndan, bir m\u00fcddet, i\u00e7tikleri sular dahi kana d\u00f6nd\u00fc. (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 46)<\/p>\n<p>134. Derken \u00fczerlerine o k\u00f6t\u00fcl\u00fck (o azab) \u00e7\u00f6k\u00fcnce: \u201cEy M\u00fbs\u00e2! Senin yan\u0131nda olan (sana) verdi\u011fi s\u00f6z h\u00fcrmetine bizim i\u00e7in Rabbine du\u00e2 et; yem\u00een olsun ki, e\u011fer bizden az\u00e2b\u0131 kald\u0131r\u0131rsan, sana mutlak\u0101 \u00eem\u00e2n edece\u011fiz ve muhakkak \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131n\u0131 seninle ber\u00e2ber g\u00f6nderece\u011fiz!\u201d dediler.<\/p>\n<p>135. Nih\u00e2yet onlar\u0131n kendisine eri\u015fici olduklar\u0131 bir vakte kadar (biz) kendilerinden az\u00e2b\u0131 kald\u0131r\u0131nca, onlar hemen yeminlerini bozdular.<\/p>\n<p>136. Bunun \u00fczerine (biz de) ger\u00e7ekten onlar\u0131n \u00e2yetlerimizi yalanlamalar\u0131 ve onlardan g\u0101fil ki\u015filer olmalar\u0131 sebebiyle kendilerinden intik\u0101m ald\u0131k da onlar\u0131 denizde bo\u011fduk.<br \/>\n \u201cKur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019de ehl-i dal\u00e2lete kar\u015f\u0131 az\u00eem \u015fekv\u00e2lar\u0131 (b\u00fcy\u00fck \u015fik\u00e2yetleri) ve kesretli tah\u015f\u00eed\u00e2t\u0131 (pek \u00e7ok \u00fczerinde durmas\u0131) ve \u00e7ok \u015fiddetli tehd\u00eed\u00e2t\u0131, akl\u0131n z\u00e2hirine g\u00f6re (ilk bak\u0131\u015fta) Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem\u2019in ad\u00e2letli ve m\u00fcn\u00e2sebetli (uygun) bel\u00e2\u011fatine (edebiy\u00e2t\u0131na) ve \u00fcsl\u00fbbundaki i\u2018tid\u00e2line ve istik\u0101metine (dengeli ve dosdo\u011fru olu\u015funa) m\u00fcn\u00e2sib d\u00fc\u015fm\u00fcyor. \u00c2det\u00e2 Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Hak\u00eem, \u00e2ciz bir adama kar\u015f\u0131 ordular\u0131 tah\u015f\u00eed ediyor (y\u0131\u011f\u0131yor). Ve o ehl-i dal\u00e2letin (haktan sapanlar\u0131n) c\u00fcz\u2019\u00ee (k\u00fc\u00e7\u00fck) bir hareketi i\u00e7in, binler cin\u00e2yet etmi\u015fler gibi onlar\u0131 tehd\u00eed ediyor. Ve onlar\u0131n m\u00fcflis (ifl\u00e2s etmi\u015f) ve m\u00fclkte hi\u00e7 hisseleri olmad\u0131\u011f\u0131 h\u00e2lde onlara m\u00fctec\u00e2viz bir \u015ferik (s\u0131n\u0131rlar\u0131 \u00e7i\u011fneyerek ortak olan biri) gibi mevki\u2018 (yer) verip onlardan \u015fekv\u00e2lar ediyor. Bunun s\u0131rr\u0131 ve hikmeti nedir?<br \/>\nEl-cevab: Onun s\u0131r ve hikmeti \u015fudur ki: \u015eeytanlar ve \u015feytanlara uyanlar, dal\u00e2lete s\u00fcl\u00fbk ettikleri (gittikleri) i\u00e7in, k\u00fc\u00e7\u00fck bir hareketle \u00e7ok tahr\u00eeb\u00e2t yapabilirler. Ve \u00e7ok mahl\u00fbk\u0101t\u0131n (yarat\u0131lm\u0131\u015flar\u0131n) huk\u016bkuna, tec\u00e2v\u00fcz ediyorlar. Az bir fiil ile \u00e7ok has\u00e2ret (zarar) veriyorlar. (&#8230;) Ehl-i dal\u00e2let olan hizb\u00fc\u2019\u015f-\u015feytan\u0131n (\u015feytan\u0131n yolundan gidenlerin) z\u00e2hiren c\u00fcz\u2019\u00ee hat\u00ee\u00e2tlar\u0131yla (k\u00fc\u00e7\u00fck hat\u00e2lar\u0131yla) ve isyanlar\u0131yla pek \u00e7ok mahl\u00fbk\u0101t\u0131n huk\u016bkuna tec\u00e2v\u00fcz ettikleri i\u00e7in ve mevc\u00fbd\u00e2t\u0131n (varl\u0131klar\u0131n) vez\u00e2if-i \u00e2liyelerinin (y\u00fcce vaz\u00eefelerinin) net\u00eecelerinin ibt\u00e2l edilmesine sebebiyet verdikleri (sebeb olduklar\u0131) i\u00e7in, onlardan az\u00eem \u015fik\u00e2yetler etmesi ve onlar\u0131 deh\u015fetli tehd\u00eed etmesi ve tahr\u00eeb\u00e2tlar\u0131na kar\u015f\u0131 m\u00fchim tah\u015f\u00eed\u00e2t etmesi, ayn-\u0131 bel\u00e2\u011fat i\u00e7inde mahz-\u0131 hikmettir (hikmetin ta kendisidir) ve g\u0101yet m\u00fcn\u00e2sib ve muv\u00e2f\u0131kt\u0131r (uygundur).\u201d (Lem\u2018alar, 13. Lem\u2018a, 73) <\/p>\n<p>137. (\u00d6teden beri) g\u00fc\u00e7s\u00fcz d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fclmekte olan kavmi ise, kendisini bereketli k\u0131ld\u0131\u011f\u0131m\u0131z yerin (\u015eam ve M\u0131s\u0131r\u2019\u0131n) do\u011fular\u0131na ve bat\u0131lar\u0131na v\u00e2ris k\u0131ld\u0131k. B\u00f6ylece Rabbinin \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131na olan o pek g\u00fczel s\u00f6z, sabretmeleri sebebiyle tam\u00e2men yerine geldi. Fir\u2018avun\u2019un ve kavminin yapmakta oldu\u011fu (saraylar\u0131)n\u0131 ve y\u00fckseltmekte olduklar\u0131 (k\u00f6\u015fk ve bah\u00e7eleri)ni ise, har\u00e2b ettik.<\/p>\n<p>138. Hem \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131n\u0131 denizden ge\u00e7irdik; derken kendilerine mahsus birtak\u0131m putlara tapan bir kavme rastlad\u0131lar. Dediler ki: \u201cEy M\u00fbs\u00e2! Onlar\u0131n nas\u0131l birtak\u0131m il\u00e2hlar\u0131 varsa, (sen de) bize (\u00f6yle) bir il\u00e2h yap!\u201d (M\u00fbs\u00e2 da:) \u201cHak\u012bkaten siz c\u00e2hillik etmekte olan bir kavimsiniz!\u201d dedi.<\/p>\n<p>139. \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki bunlar (yok mu), kendilerinin i\u00e7inde bulunduklar\u0131 \u015fey (, b\u00e2t\u0131l dinleri) hel\u00e2ke mahk\u00fbmdur ve yapmakta olduklar\u0131 \u015fey b\u00e2t\u0131ld\u0131r.\u201d<\/p>\n<p>140. \u201cO sizi \u00e2lemlere \u00fcst\u00fcn k\u0131lm\u0131\u015f iken, size Allah\u2019dan ba\u015fka il\u00e2h m\u0131 arayaca\u011f\u0131m?\u201d dedi.<br \/>\n \u201c\u0130nsana hak\u012bk\u012b ma\u2018b\u00fbd (ib\u00e2dete l\u00e2y\u0131k hak\u012bk\u012b \u0130l\u00e2h) olacak, yaln\u0131z her\u015feyin dizgini elinde, her\u015feyin haz\u00eenesi yan\u0131nda, her\u015feyin yan\u0131nda n\u00e2z\u0131r, her mek\u00e2nda h\u00e2z\u0131r, mek\u00e2ndan m\u00fcnezzeh, aczden m\u00fcberr\u00e2 (ber\u00ee), kusurdan mukaddes, nakstan (noksanl\u0131ktan) muall\u00e2 (y\u00fcce) bir Kad\u00eer-i z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l, bir Rah\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Cem\u00e2l, bir Hak\u00eem-i z\u00fc\u2019l-Kem\u00e2l (sonsuz kudret, merhamet, hikmet s\u00e2hibi olan Allah) olabilir. \u00c7\u00fcnki nih\u00e2yetsiz h\u00e2c\u00e2t-\u0131 ins\u00e2niyeyi (insan\u0131n ihtiya\u00e7lar\u0131n\u0131) \u00eef\u00e2 edecek (yerine getirecek), ancak nih\u00e2yetsiz bir kudret ve muh\u00eet (ku\u015fat\u0131c\u0131) bir ilim s\u00e2hibi olabilir. \u00d6yle ise, ma\u2018b\u00fbdiyete (ib\u00e2det edilmeye) l\u00e2y\u0131k yaln\u0131z O\u2019dur.\u201d (S\u00f6zler, 23. S\u00f6z, 109)<\/p>\n<p>141. Hem bir zaman sizi Fir\u2018avun ehlinden kurtarm\u0131\u015ft\u0131k; (onlar) sizi az\u00e2b\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fcne (evl\u00e2d ac\u0131s\u0131na) ma\u2018ruz b\u0131rak\u0131yorlard\u0131. (Yeni do\u011fan) o\u011fullar\u0131n\u0131z\u0131 \u00f6ld\u00fcr\u00fcp, kad\u0131nlar\u0131n\u0131z\u0131 (k\u0131z \u00e7ocuklar\u0131n\u0131z\u0131) ise hayatta b\u0131rak\u0131yorlard\u0131. \u0130\u015fte bunda, (size) Rabbinizden b\u00fcy\u00fck bir imtihan vard\u0131.<\/p>\n<p>142. Ve M\u00fbs\u00e2 ile otuz gece i\u00e7in va\u2018dle\u015ftik, hem bunu on (gece daha il\u00e2ve etmek) ile tamamlad\u0131k; b\u00f6ylece Rabbisinin ta\u2018y\u00een etti\u011fi vakit, k\u0131rk geceye tamamland\u0131 ve M\u00fbs\u00e2 karde\u015fi H\u00e2r\u00fbn\u2019a dedi ki: \u201cKavmimin i\u00e7inde benim yerime ge\u00e7, (onlar\u0131) \u0131sl\u00e2h et ve fesad \u00e7\u0131karanlar\u0131n yoluna uyma!\u201d<br \/>\n M\u00fbs\u00e2 (as), Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n emriyle Zilka\u2018de ay\u0131n\u0131n tam\u00e2m\u0131n\u0131 oru\u00e7la ge\u00e7irmi\u015f ve bu s\u00fcrenin sonunda da a\u011fz\u0131n\u0131 misvaklam\u0131\u015ft\u0131. Cen\u00e2b-\u0131 Hakk ise, kat\u0131nda makb\u00fbl olan oru\u00e7lu a\u011fz\u0131n\u0131n kokusuyla ona hit\u00e2b etmek mur\u00e2d etti\u011finden, on g\u00fcn daha oru\u00e7 tutmas\u0131n\u0131 emretmi\u015f, o da \u00f6nceki otuz g\u00fcn\u00fcn \u00fczerine, Zilh\u0131cce ay\u0131nda on g\u00fcn daha oru\u00e7 tutmu\u015ftu. (Nesef\u00ee, c. 2, 109)<\/p>\n<p>143. M\u00fbs\u00e2 ta\u2018y\u00een etti\u011fimiz vakitte gelip de Rabbi ona hitab buyurunca: \u201cRabbim! Bana (kendini) g\u00f6ster; sana bakay\u0131m!\u201d dedi. (Rabbi) buyurdu ki: \u201c(Sen) beni (bu d\u00fcnyada) asl\u00e2 g\u00f6remezsin; fakat da\u011fa bak, \u015fayet (o) yerinde durabilirse, o takdirde (sen de) beni g\u00f6rebilirsin!\u201d Derken Rabbi da\u011fa tecell\u00ee edince onu parampar\u00e7a etti; M\u00fbs\u00e2 da bay\u0131larak (yere) d\u00fc\u015ft\u00fc! Nih\u00e2yet ay\u0131l\u0131nca: \u201c(Rabbim!) Seni her noksanl\u0131ktan tenz\u00eeh ederim! (Bu talebimden dolay\u0131) sana tevbe ettim ve ben \u00eem\u00e2n edenlerin ilkiyim!\u201d dedi.<br \/>\n \u201c\u015eu f\u0131kra (bahis) ile T\u00fbr-i Sin\u00e2\u2019daki m\u00fcn\u00e2c\u00e2t-\u0131 M\u00fbseviyede (M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n du\u00e2s\u0131nda) vuk\u016b\u2018 bulan (meydana gelen) tecelliye-i cel\u00e2liye (cel\u00e2l tecell\u00eesi) heybetinden koca da\u011f par\u00e7alan\u0131p da\u011f\u0131lmas\u0131 ve o ha\u015fyetten (korku verici h\u00e2lden) ta\u015flar\u0131n etr\u00e2fa yuvarlanmas\u0131 olan v\u00e2k\u0131a-y\u0131 me\u015fh\u00fbreyi iht\u00e2r ile (me\u015fhur h\u00e2diseyi hat\u0131rlatmakla) \u015f\u00f6yle bir ma\u2018n\u00e2y\u0131 ders veriyor ki: \u2018Ey Kavm-i M\u00fbs\u00e2! Nas\u0131l, Allah\u2019dan korkmuyorsunuz? H\u00e2lbuki ta\u015flardan ib\u00e2ret olan da\u011flar, O\u2019nun ha\u015fyetinden ezilip da\u011f\u0131l\u0131yor ve sizden ahz-\u0131 m\u00ees\u00e2k (s\u00f6z almak) i\u00e7in \u00fcst\u00fcn\u00fczde Cebel-i T\u00fbr\u2019u (T\u00fbr Da\u011f\u0131\u2019n\u0131) tuttu\u011funu, hem taleb-i r\u00fc\u2019yet (Allah\u2019\u0131 g\u00f6rmek istemesi) h\u00e2disesinde da\u011f\u0131n par\u00e7alanmas\u0131n\u0131 bilip ve g\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz h\u00e2lde, ne ces\u00e2retle onun ha\u015fyetinden titremeyip, kalbinizi kat\u0131l\u0131k ve kas\u00e2vette bulunduruyorsunuz?\u2019 \u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 76)<\/p>\n<p>144. (Allah) buyurdu ki: \u201cEy M\u00fbs\u00e2! \u015e\u00fcbhesiz ki ben g\u00f6nderdiklerimle (sana vahyettiklerimle) ve (seninle) konu\u015fmamla seni insanlar\u0131n \u00fczerine se\u00e7tim. Art\u0131k (l\u00fctfumdan) sana verdi\u011fimi al ve \u015f\u00fckredenlerden ol!\u201d<\/p>\n<p>145. Hem (biz,) bir nas\u00eehat ve her\u015fey i\u00e7in bir a\u00e7\u0131klama olmak \u00fczere, ona (Tevr\u00e2t\u2019a \u00e2id) levhalarda her\u015feyi yazd\u0131k da (dedik ki): \u201cBunlar\u0131 kuvvetle tut, kavmine de emret, bunlar\u0131n (takv\u00e2 cihetiyle) en g\u00fczelini tutsunlar! Size, yak\u0131nda (g\u00f6r\u00fcp ibret alman\u0131z i\u00e7in) f\u00e2s\u0131klar\u0131n (har\u00e2b olmu\u015f) yurdunu g\u00f6sterece\u011fim.\u201d<\/p>\n<p>146. Yery\u00fcz\u00fcnde haks\u0131z yere kibirlenenleri (de) \u00e2yetlerimden yak\u0131nda uzakla\u015ft\u0131raca\u011f\u0131m. (Onlar) her mu\u2018cizeyi g\u00f6rseler de (yine) ona \u00eem\u00e2n etmezler.<br \/>\n \u201c(\u0130nsan) hikmet-i h\u0131lkatini (yarat\u0131l\u0131\u015f\u0131n\u0131n g\u0101yesini) unutup, vaz\u00eefe-i f\u0131triyesini terk ederek kendine ma\u2018n\u00e2-y\u0131 ismiyle baksa, kendini m\u00e2lik (s\u00e2hib) i\u2018tik\u0101d etse (kab\u00fbl etse), o vakit em\u00e2nette h\u0131y\u00e2net eder, \u0648\u064e\u0642\u064e\u062f\u0652 \u062e\u0627\u064e\u0628\u064e \u0645\u064e\u0646\u0652 \u062f\u064e\u0633\u0670\u0651\u064a\u0647\u0627\u064e [Onu (o nefsi, isy\u00e2n\u0131yla) \u00f6rten ise, mutlak\u0101 h\u00fcsr\u00e2na u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r!] alt\u0131nda d\u00e2hil olur. (&#8230;)<br \/>\n\u0130\u015fte \u2018ene\u2019 (insan\u0131n benlik duygusu), \u015fu h\u00e2in\u00e2ne vaziyetinde iken cehl-i mutlaktad\u0131r (tam bir c\u00e2hilliktedir). Binler f\u00fcn\u00fbnu (fenleri) bilse de cehl-i m\u00fcrekkeble bir echeldir (en b\u00fcy\u00fck bir ceh\u00e2lettir). \u00c7\u00fcnki duygular\u0131, efk\u00e2rlar\u0131 (fikirleri) k\u00e2in\u00e2t\u0131n env\u00e2r-\u0131 ma\u2018rifetini (Allah\u2019\u0131 tan\u0131tan n\u00fbrlar\u0131n\u0131) getirdi\u011fi vakit, nefsinde onu tasd\u00eek edecek, \u0131\u015f\u0131kland\u0131racak ve id\u00e2me edecek (dev\u00e2m ettirecek) bir madde bulmad\u0131\u011f\u0131 i\u00e7in s\u00f6nerler. Gelen her\u015fey, nefsindeki renkler ile boyalan\u0131r. Mahz-\u0131 hikmet gelse, nefsinde abesiyet-i mutlaka (tam bir ma\u2018n\u00e2s\u0131zl\u0131k) s\u00fbretini (\u015feklini) al\u0131r. \u00c7\u00fcnki \u015fu h\u00e2ldeki \u2018ene\u2019nin rengi, \u015firk ve ta\u2018t\u00eeldir, Allah\u2019\u0131 ink\u00e2rd\u0131r. B\u00fct\u00fcn k\u00e2in\u00e2t parlak \u00e2yetlerle dolsa, o \u2018ene\u2019deki karanl\u0131kl\u0131 bir nokta, onlar\u0131 nazarda s\u00f6nd\u00fcr\u00fcr, g\u00f6stermez.\u201d (S\u00f6zler, 30. S\u00f6z, 218) <\/p>\n<p>147. \u00c2yetlerimizi ve \u00e2hirete kavu\u015fmay\u0131 yalanlayanlara gelince, onlar\u0131n amelleri bo\u015fa gitmi\u015ftir. (Onlar) yapmakta olduklar\u0131ndan ba\u015fka bir \u015feyle mi cez\u00e2land\u0131r\u0131lacaklar (san\u0131yorlar)?<br \/>\n \u201cHer baharda ha\u015fr-i ekberden (k\u0131y\u00e2metteki en b\u00fcy\u00fck dirilmeden) daha garib binlerle ha\u015firleri in\u015f\u00e2 eden, m\u00fck\u00e2f\u00e2t ve m\u00fcc\u00e2z\u00e2t (cez\u00e2) i\u00e7in kudretine nisbeten bir bahardan daha kolay olan ha\u015fri yapaca\u011f\u0131n\u0131 ve k\u0131y\u00e2meti getirece\u011fini umum enbiy\u00e2s\u0131na (peygamberlerine) binlerle def\u2018a va\u2018d ve ahdeden ve Kur\u2019\u00e2n\u2019da ha\u015frin vuk\u016buna binlerle i\u015f\u00e2retle ber\u00e2ber, bin aded \u00e2yetlerinde sar\u00e2haten (a\u00e7\u0131k\u00e7a) h\u00fckmedip tehdid ve taahh\u00fcd eden bir Kad\u00eer-i Cebb\u00e2r\u2019\u0131n, bir Kahh\u00e2r-\u0131 z\u00fc\u2019l-Cel\u00e2l\u2019in o kadar va\u2018dlerini tekzib (yalanlama) ve kudretini ink\u00e2r h\u00fckm\u00fcnde olan ink\u00e2r-\u0131 ha\u015fir (\u00e2hireti ink\u00e2r) hat\u00e2s\u0131n\u0131 irtik\u00e2b edenlere (i\u015fleyenlere) Cehennem az\u00e2b\u0131 ad\u00e2lettir.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 7. \u015eu\u00e2\u2018, 156)<\/p>\n<p>148. Ve kendisinin (T\u00fbr da\u011f\u0131na gitmesinin) ard\u0131ndan M\u00fbs\u00e2\u2019n\u0131n kavmi, ziynet e\u015fy\u00e2lar\u0131ndan (yap\u0131lm\u0131\u015f) b\u00f6\u011f\u00fcrmesi olan bir buza\u011f\u0131 heykelini (il\u00e2h) edindiler; g\u00f6rmediler mi ki ger\u00e7ekten o, ne onlarla konu\u015fuyor, ne de onlara bir yol g\u00f6steriyor! Onu (il\u00e2h) edindiler ve z\u00e2limler oldular.<\/p>\n<p>149. Nih\u00e2yet (pi\u015fmanl\u0131k) ellerine d\u00fc\u015f\u00fcr\u00fcld\u00fc (ve \u00fcz\u00fcnt\u00fclerinden ellerini \u0131s\u0131r\u0131r oldular) da, \u015f\u00fcbhesiz kendilerinin ger\u00e7ekten sapt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce: \u201cYem\u00een olsun ki, e\u011fer Rabbimiz bize merhamet etmez ve bize ma\u011ffiret etmezse, muhakkak h\u00fcsr\u00e2na u\u011frayanlardan olaca\u011f\u0131z!\u201d dediler.<\/p>\n<p>150. B\u00f6ylece M\u00fbs\u00e2 (T\u00fbr da\u011f\u0131ndan, onlar\u0131n yapt\u0131klar\u0131ndan dolay\u0131) k\u0131zg\u0131n ve \u00fczg\u00fcn olarak kavmine d\u00f6n\u00fcnce: \u201cBana ard\u0131mdan ne k\u00f6t\u00fc halef oldunuz! Rabbinizin emrine (sabretmeden) acele mi ettiniz?\u201d dedi. (Tevr\u00e2t) levhalar\u0131(n\u0131 yere) b\u0131rakt\u0131 ve karde\u015finin ba\u015f\u0131ndan tuttu, onu kendine do\u011fru \u00e7ekmeye ba\u015flad\u0131. (Karde\u015fi de:) \u201c(Ey) anam\u0131n o\u011flu! Do\u011frusu (bu) kavim beni h\u0131rpalad\u0131 ve nerede ise beni \u00f6ld\u00fcr\u00fcyorlard\u0131! Art\u0131k d\u00fc\u015fmanlar\u0131 bana g\u00fcld\u00fcrme ve beni (bu) z\u00e2limler g\u00fcr\u00fbhuyla ber\u00e2ber tutma!\u201d dedi.<\/p>\n<p>151. (M\u00fbs\u00e2:) \u201cRabbim! Bana ve karde\u015fime ma\u011ffiret eyle ve bizi rahmetine koy! \u00c7\u00fcnki sen, merhametlilerin en merhametlisisin!\u201d<br \/>\n \u201c*\u0627\u064e\u0631\u0652\u062d\u064e\u0645\u064e \u0627\u0644\u0631\u064e\u0651\u0627\u062d\u0650\u0645\u06ea\u064a\u0646\u064e*[Merhametlilerin en merhametlisi] gibi ta\u2018b\u00eer\u00e2ttaki m\u00fcv\u00e2zene (kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rma), Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n v\u00e2ki\u2018deki (ger\u00e7ekteki) s\u0131f\u00e2t ve ef\u2018\u00e2li (fiilleri), s\u00e2ir o s\u0131f\u00e2t ve ef\u2018\u00e2lin n\u00fcm\u00fbnelerine m\u00e2lik (s\u00e2hib) olanlarla m\u00fcv\u00e2zene ve tafdil (\u00fcst\u00fcn tutma) de\u011fildir. \u00c7\u00fcnki b\u00fct\u00fcn k\u00e2in\u00e2tta cin ve ins ve melekte olan kem\u00e2l\u00e2t (y\u00fcksek vas\u0131flar), O\u2019nun kem\u00e2line nisbeten za\u00eef bir g\u00f6lgedir; nas\u0131l m\u00fcv\u00e2zeneye gelebilir? Belki m\u00fcv\u00e2zene, insanlar\u0131n ve b\u00e2husus (bilhassa) ehl-i gafletin nazar\u0131na g\u00f6redir.<br \/>\nMesel\u00e2: Nas\u0131l ki bir nefer, onba\u015f\u0131s\u0131na kar\u015f\u0131 kem\u00e2l-i it\u00e2at ve h\u00fcrmeti g\u00f6steriyor, b\u00fct\u00fcn iyilikleri ondan g\u00f6r\u00fcyor; p\u00e2di\u015f\u00e2h\u0131 az d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcr. Onu d\u00fc\u015f\u00fcnse de yine te\u015fekk\u00fcr\u00e2t\u0131n\u0131 onba\u015f\u0131ya veriyor. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir nefere kar\u015f\u0131 denilir: \u2018Y\u00e2hu, p\u00e2di\u015fah senin onba\u015f\u0131ndan daha b\u00fcy\u00fckt\u00fcr. Yaln\u0131z ona te\u015fekk\u00fcr et.\u2019 \u015eimdi \u015fu s\u00f6z, v\u00e2ki\u2018deki p\u00e2di\u015f\u00e2h\u0131n ha\u015fmetli hak\u012bk\u012b kumandanl\u0131\u011f\u0131yla, onba\u015f\u0131n\u0131n c\u00fcz\u2019\u00ee, s\u00fbr\u00ee (g\u00f6r\u00fcn\u00fc\u015fteki) kumandanl\u0131\u011f\u0131n\u0131 m\u00fcv\u00e2zene de\u011fil; \u00e7\u00fcnki o m\u00fcv\u00e2zene ve tafdil, ma\u2018n\u00e2s\u0131zd\u0131r. Belki neferin nazar-\u0131 ehemmiyet ve irtib\u00e2t\u0131na (ba\u011fl\u0131l\u0131\u011f\u0131na) g\u00f6redir ki, onba\u015f\u0131s\u0131n\u0131 terc\u00eeh eder, te\u015fekk\u00fcr\u00e2t\u0131n\u0131 ona verir, yaln\u0131z onu sever.\u201d (S\u00f6zler, 32. S\u00f6z, 283)<\/p>\n<p>152. \u015e\u00fcbhesiz ki buza\u011f\u0131y\u0131 (il\u00e2h) edinenler yok mu, onlara yak\u0131nda Rablerinden bir gazab ve d\u00fcnya hay\u00e2t\u0131nda bir zillet eri\u015fecektir. \u0130\u015fte iftir\u00e2 edenleri ise, b\u00f6yle cez\u00e2land\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>153. K\u00f6t\u00fcl\u00fckleri yap\u0131p da sonra ard\u0131ndan tevbe edip \u00eem\u00e2n edenler ise, muhakkak ki Rabbin bunun (bu tevbenin) ard\u0131ndan, elbette Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>154. Nih\u00e2yet M\u00fbs\u00e2\u2019n\u0131n \u00f6fkesi yat\u0131\u015f\u0131nca, levhalar\u0131 ald\u0131. Onlar\u0131n (bir) n\u00fcshas\u0131nda ise, o kimseler i\u00e7in bir hid\u00e2yet ve bir rahmet vard\u0131r ki, onlar Rablerinden korkarlar.<\/p>\n<p>155. Ve M\u00fbs\u00e2, ta\u2018y\u00een etti\u011fimiz vakit(te ta\u2018y\u00een etti\u011fimiz yere gelip ma\u011ffiret dilemeleri) i\u00e7in kavminden (buza\u011f\u0131ya tapmayan) yetmi\u015f adam se\u00e7ti.<br \/>\n Bu ki\u015filer M\u00fbs\u00e2 (as) ile T\u00fbr-i Sin\u00e2\u2019ya \u00e7\u0131kt\u0131klar\u0131nda hep birlikte secde h\u00e2linde iken, Cen\u00e2b-\u0131 Hakk\u2019\u0131n M\u00fbs\u00e2 (as)\u2019a, olan hit\u00e2b\u0131n\u0131 i\u015fittiler. Kendilerini kaplayan sis a\u00e7\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda, mazhar olduklar\u0131 feyze kan\u00e2at etmeyerek, onun yan\u0131na geldiler ve: \u201cAllah\u2019\u0131 a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6rmedik\u00e7e sana \u00eem\u00e2n etmeyece\u011fiz\u201d dediler. Bunun \u00fczerine, orac\u0131kta \u015fiddetli bir sars\u0131nt\u0131 ile hel\u00e2k edildiler, ya da o \u00eekaz\u0131n korkusundan, elden ayaktan kesilerek \u00f6l\u00fc gibi oldular. (R\u00e2z\u00ee, c. 8\/15, 19) <\/p>\n<p>156. Ve (M\u00fbs\u00e2:) \u201cBize bu d\u00fcnyada da, \u00e2hirette de iyilik yaz; \u015f\u00fcbhesiz ki biz sana y\u00f6neldik.\u201d (dedi). (Allah ise) buyurdu ki: \u201cAz\u00e2b\u0131m\u0131, (k\u00f6t\u00fcl\u00fck yapanlardan) diledi\u011fime is\u00e2bet ettiririm. Rahmetim ise her\u015feyi kaplam\u0131\u015ft\u0131r. Fakat (\u00e2hirette) onu (g\u00fcnahlardan) sak\u0131nanlara, zek\u00e2t\u0131 verenlere ve \u00e2yetlerimize \u00eem\u00e2n edenlere yazaca\u011f\u0131m!\u201d<\/p>\n<p>157. (Onlar, M\u00fbs\u00e2 ve \u00ces\u00e2\u2019ya \u00eem\u00e2n edip t\u00e2bi\u2018 olduklar\u0131 gibi) yanlar\u0131ndaki Tevr\u00e2t ve \u0130nc\u00eel\u2019de kendisini (ismini ve s\u0131fatlar\u0131n\u0131) yaz\u0131l\u0131 bulduklar\u0131 o res\u00fble, o \u00fcmm\u00ee<br \/>\n Bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 374, h\u00e2\u015fiye 2)<br \/>\n Burada zikredilen \u201c\u00fcmm\u00ee\u201d kelimesi, okuma ve yazmas\u0131 olmayan demek olup Res\u00fbl-i Ekrem (asm)\u2019\u0131n vas\u0131flar\u0131ndan biridir. (Kurtub\u00ee c. 4\/7, 298)<br \/>\n\u201cEvet, okumak ve yazmak \u00f6\u011frenmedi\u011fi ve \u00fcmm\u00ee oldu\u011fu h\u00e2lde, on d\u00f6rt asr\u0131n ukal\u00e2s\u0131n\u0131 (ak\u0131l s\u00e2hiblerini) ve feylesoflar\u0131n\u0131 hayrette b\u0131rakan ve edy\u00e2n-\u0131 sem\u00e2viyede (sem\u00e2v\u00ee dinlerde) birincili\u011fi kazanan bir d\u00een ile birden, hem tecr\u00fcbesiz hem def\u2018aten (\u00e2n\u00ee olarak) meydana \u00e7\u0131kmas\u0131 ems\u00e2l (benzer) kab\u00fbl etmez bir h\u00e2let (vaziyet) oldu\u011fu h\u00e2lde, s\u00f6zlerinden, fiillerinden, h\u00e2llerinden \u00e7\u0131kan \u0130sl\u00e2miyet, her zamanda \u00fc\u00e7 y\u00fcz elli milyon insan\u0131n ruhlar\u0131na, nefislerine, ak\u0131llar\u0131na terbiyek\u00e2r\u00e2ne (terbiye ederek) ders vermesi ve ma\u2018nev\u00ee terakk\u0131y\u00e2ta (y\u00fckselmeye) sevk etmesi, ems\u00e2lsiz bir h\u00e2lettir.\u201d (\u015eu\u00e2\u2018lar, 15. \u015eu\u00e2\u2018, 581-582)<\/p>\n<p>158. (Hab\u00eebim, y\u00e2 Muhammed!) De ki: \u201cEy insanlar! Muhakkak ki ben, sizin hepinize, g\u00f6klerin ve yerin m\u00fclk\u00fc kendisinin olan Allah\u2019\u0131n (g\u00f6nderdi\u011fi) peygamberiyim. O\u2019ndan ba\u015fka il\u00e2h yoktur; (O) hayat verir ve (O) \u00f6ld\u00fcr\u00fcr. \u00d6yleyse Allah\u2019a ve O\u2019nun \u00fcmm\u00ee peygamber olan Res\u00fbl\u00fcne \u00eem\u00e2n edin; o (peygamber) ki, Allah\u2019a ve O\u2019nun kelimelerine (kitablar\u0131na) \u00eem\u00e2n eder; ona t\u00e2bi\u2018 olun ki hid\u00e2yete eresiniz.\u201d<br \/>\n \u201cEy nefis! Az bir \u00f6m\u00fcrde hadsiz bir amel-i uhrev\u00ee (\u00e2hiret ameli) istersen ve her bir dak\u012bka-i \u00f6mr\u00fcn\u00fc bir \u00f6m\u00fcr kadar f\u00e2ideli g\u00f6rmek istersen ve \u00e2detini ib\u00e2dete ve gafletini huz\u00fbra kalb etmeyi (\u00e7evirmeyi) seversen, s\u00fcnnet-i seniyeye ittib\u00e2\u2018 et (t\u00e2bi\u2018 ol). \u00c7\u00fcnki bir mu\u00e2mele-i \u015fer\u2018iyeye (\u015feriatin ta\u2018r\u00eef etti\u011fi i\u015flere) tatb\u00eek-\u0131 amel etti\u011fin vakit, bir nevi\u2018 huzur veriyor. Bir nevi\u2018 ib\u00e2det oluyor. Uhrev\u00ee \u00e7ok meyveler veriyor. (&#8230;) Demek s\u00fcnnet-i seniyeye tatb\u00eek-\u0131 amel etmekle (amellerini s\u00fcnnete g\u00f6re yapmakla) bu f\u00e2n\u00ee \u00f6m\u00fcr, b\u00e2k\u012b meyveler verecek bir hay\u00e2t-\u0131 ebediyeye med\u00e2r (ves\u00eele) olacak olan f\u00e2ideler elde edilir. \u0641\u064e\u0627\u0670\u0645\u0650\u0646\u064f\u0648\u0627 \u0628\u0650\u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650 \u0648\u064e\u0631\u064e\u0633\u064f\u0648\u0644\u0650\u0647\u0650 \u0627\u0644\u0646\u0651\u064e\u0628\u0650\u064a\u0651\u0650 \u0627\u0644\u0652\u0623\u064f\u0645\u0651\u0650\u064a\u0651\u0650 \u0627\u0644\u0651\u064e\u0630\u06ea\u064a \u064a\u064f\u0624\u0652\u0645\u0650\u0646\u064f \u0628\u0650\u0627\u0644\u0644\u0651\u0670\u0647\u0650 \u0648\u064e\u0643\u064e\u0644\u0650\u0645\u064e\u0627\u062a\u0650\u0647\u06ea \u0648\u064e\u0627\u062a\u0651\u064e\u0628\u0650\u0639\u064f\u0648\u0647\u064f \u0644\u064e\u0639\u064e\u0644\u0651\u064e\u0643\u064f\u0645\u0652 \u062a\u064e\u0647\u0652\u062a\u064e\u062f\u064f\u0648\u0646\u064e* [\u00d6yleyse Allah\u2019a ve O\u2019nun \u00fcmm\u00ee peygamber olan Res\u00fbl\u00fcne \u00eem\u00e2n edin; o (peygamber) ki, Allah\u2019a ve O\u2019nun kelimelerine (kitablar\u0131na) \u00eem\u00e2n eder; ona t\u00e2bi\u2018 olun ki hid\u00e2yete eresiniz] ferm\u00e2n\u0131n\u0131 dinle! \u015eeriat ve s\u00fcnnet-i seniyenin ahk\u00e2mlar\u0131 (h\u00fck\u00fcmleri) i\u00e7inde cilveleri (par\u0131lt\u0131lar\u0131) inti\u015f\u00e2r eden (yay\u0131lan) esm\u00e2-i h\u00fcsn\u00e2n\u0131n (Allah\u2019\u0131n en g\u00fczel isimlerinden) herbir isminin feyz-i tecell\u00eesine bir mazhar-\u0131 c\u00e2mi\u2018 (b\u00fcy\u00fck bir mazhar) olma\u011fa \u00e7al\u0131\u015f!\u201d (S\u00f6zler, 24. S\u00f6z, 150) <\/p>\n<p>159. M\u00fbs\u00e2\u2019n\u0131n kavminden bir cem\u00e2at de vard\u0131r ki, (insanlara) hak ile do\u011fru yolu g\u00f6sterirler ve onunla ad\u00e2leti tatb\u00eek ederler.<\/p>\n<p>160. Onlar\u0131 (\u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131n\u0131) on iki kab\u00eeleye, \u00fcmmetlere ay\u0131rd\u0131k. (T\u00eeh \u00e7\u00f6l\u00fcnde) kavmi kendisinden su isteyince M\u00fbs\u00e2\u2019ya: \u201cAs\u00e2nla ta\u015fa vur!\u201d diye vahyettik. (Ta\u015fa vurunca) hemen ondan on iki p\u0131nar f\u0131\u015fk\u0131rd\u0131!<br \/>\n \u201c(Kur\u2019\u00e2n) Ben\u00ee \u0130sr\u00e2il\u2019e (\u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131na) der: \u2018M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n as\u00e2s\u0131 gibi bir mu\u2018cizesine kar\u015f\u0131, sert ta\u015f on iki g\u00f6z\u00fcnden \u00e7e\u015fme gibi ya\u015f ak\u0131tt\u0131\u011f\u0131 h\u00e2lde, size ne olmu\u015f ki M\u00fbs\u00e2 Aleyhissel\u00e2m\u2019\u0131n b\u00fct\u00fcn mu\u2018ciz\u00e2t\u0131na kar\u015f\u0131 l\u00e2kayd kal\u0131p, g\u00f6z\u00fcn\u00fcz kuru, ya\u015fs\u0131z; kalbiniz kat\u0131, ate\u015fsiz duruyor?\u2019 \u201d (Z\u00fclfik\u0101r, 25. S\u00f6z, 17)<br \/>\nAyr\u0131ca bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 8, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>161. Bir zaman onlara \u015f\u00f6yle denilmi\u015fti: \u201c\u015eu \u015fehre (Kud\u00fcs\u2019e) yerle\u015fin; ondan diledi\u011finiz yerde yiyin;(Y\u00e2 Rab! Bizi affet!) deyin ve kap\u0131dan secde eden (h\u00fcrmetle e\u011filen) kimseler olarak girin ki sizin hat\u00e2lar\u0131n\u0131z\u0131 ba\u011f\u0131\u015flayal\u0131m. (Bu ba\u011f\u0131\u015flamadan sonra) yak\u0131nda iyilik edenlere (m\u00fck\u00e2f\u00e2tlar\u0131n\u0131) daha da art\u0131raca\u011f\u0131z.\u201d<\/p>\n<p>162. Fakat i\u00e7lerinden zulmedenler, o s\u00f6z\u00fc kendilerine s\u00f6ylenenden ba\u015fkas\u0131yla de\u011fi\u015ftirdi; bu sebeble (biz de) zulmetmekte olduklar\u0131ndan dolay\u0131 \u00fczerlerine g\u00f6kten k\u00f6t\u00fc bir azab g\u00f6nderdik.<br \/>\n \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131n\u0131n bir k\u0131sm\u0131 \u201cY\u00e2 Rab! Bizi affet!\u201d ma\u2018n\u00e2s\u0131ndaki \u062d\u0650\u0637\u0651\u064e\u0629\u064c yerine, bir bu\u011fday d\u00e2nesi ma\u2018n\u00e2s\u0131na gelen \u201cH\u0131nta\u201d dediler. Onlar g\u00fcy\u00e2 Hz. M\u00fbs\u00e2 (as)\u2019\u0131n emrini, nazarlar\u0131nda ehemmiyetsiz k\u00fc\u00e7\u00fck bir \u015fey yerine koyarak alay etmek istediler. Bu ink\u00e2rlar\u0131 sebebiyle, bir\u00e7ok riv\u00e2yete g\u00f6re, bir saat zarf\u0131nda yirmi d\u00f6rt bin ki\u015finin hel\u00e2kine sebeb olan bir t\u00e2\u00fbn (veb\u00e2) salg\u0131n\u0131 ile cez\u00e2land\u0131r\u0131ld\u0131lar. (Nesef\u00ee, c. 1, 92) <\/p>\n<p>163. (Ey Res\u00fbl\u00fcm!) Onlara (o yahudilere), deniz kenar\u0131ndaki o \u015fehir (halk\u0131n\u0131n h\u00e2lin)den sor! Bir zaman (onlar) Cumartesi g\u00fcn\u00fcnde (o g\u00fcn\u00fcn h\u00fcrmetini ihl\u00e2l ederek) haddi a\u015f\u0131yorlard\u0131; onlara bal\u0131klar\u0131 Cumartesi g\u00fcnlerinde, suyun y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131karak geliyordu; Cumartesi ta\u2018t\u00eeli yapm\u0131yor olduklar\u0131 g\u00fcn ise, onlara gelmiyordu. \u0130sy\u00e2n etmekte olduklar\u0131ndan dolay\u0131 onlar\u0131 b\u00f6yle imtih\u00e2n ediyorduk.<br \/>\n Cen\u00e2b-\u0131 Hakk \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131na Cumartesi g\u00fcnlerine h\u00fcrmet etmeyi emretmi\u015f ve onlara o g\u00fcn bal\u0131k avlamay\u0131 yasaklam\u0131\u015ft\u0131. Allah\u2019dan bir imtihan olarak Cumartesi g\u00fcn\u00fc, bal\u0131klar su y\u00fcz\u00fcne \u00e7\u0131kar ve s\u00fcr\u00fcler h\u00e2linde gelirdi. Onlar ise bal\u0131klar\u0131 kanallar a\u00e7arak denize ba\u011flad\u0131klar\u0131 havuzlara Cumartesi g\u00fcn\u00fc topluyor ve sonraki g\u00fcnlerde onlar\u0131 avl\u0131yorlard\u0131.<br \/>\nEb\u00fb Hureyre (ra)\u2019\u0131n bir riv\u00e2yetine g\u00f6re Res\u00fbl-i Ekrem Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m buyurmu\u015ftur ki: \u201cYahudilerin i\u015fledi\u011fini siz i\u015flemeyin! Onlar Allah\u2019\u0131n haram k\u0131lm\u0131\u015f oldu\u011funu, h\u00eelelerin en basit ve en \u00e2d\u00eesiyle hel\u00e2l k\u0131lmak istediler.\u201d (\u0130bn-i Kes\u00eer, c. 2, 58)<\/p>\n<p>164. Hani i\u00e7lerinden bir cem\u00e2atte: \u201cAllah\u2019\u0131n kendilerini hel\u00e2k edici oldu\u011fu veya \u015fiddetli bir az\u00e2b ile onlar\u0131 cez\u00e2land\u0131r\u0131c\u0131 oldu\u011fu bir kavme ne diye nas\u00eehat ediyorsunuz?\u201d demi\u015fti. (Nas\u00eehat edenler ise:) \u201cRabbinize bir ma\u2018zeret (bey\u00e2n etmek) i\u00e7in, bir de umulur ki (g\u00fcnah i\u015flemekten) sak\u0131n\u0131rlar diye (nas\u00eehat ediyoruz)!\u201d dediler.<\/p>\n<p>165. Art\u0131k ne zaman ki (onlar) kendilerine yap\u0131lan nas\u00eehatleri unuttular, (biz de) k\u00f6t\u00fcl\u00fckten yasaklayanlar\u0131 kurtard\u0131k; zulmedenleri de isy\u00e2n etmekte olduklar\u0131ndan dolay\u0131 \u015fiddetli bir az\u00e2b ile yakalad\u0131k!<\/p>\n<p>166. Buna ra\u011fmen (onlar), kendisinden yasakland\u0131klar\u0131 \u015feylerde (\u0131sr\u00e2r ile) isy\u00e2n ettiklerinde, (biz de) onlara: \u201cA\u015fa\u011f\u0131l\u0131k kimseler olarak, maymunlar olun!\u201d dedik.<br \/>\n \u0130bn-i Abb\u00e2s (ra)\u2019dan gelen bir riv\u00e2yete g\u00f6re bu t\u00e2ife, ibret-i \u00e2lem olmak \u00fczere \u00fc\u00e7 g\u00fcn maymun olarak kalm\u0131\u015flar, insanlar onlar\u0131 g\u00f6rd\u00fckten sonra hel\u00e2k olmu\u015flard\u0131r. (R\u00e2z\u00ee, c. 8\/15, 43)<\/p>\n<p>167. Bir vakit de Rabbin, muhakkak onlar\u0131n \u00fczerine k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fcne kadar, kendilerini az\u00e2b\u0131n en k\u00f6t\u00fcs\u00fcne ma\u2018ruz b\u0131rakacak kimseleri g\u00f6nderece\u011fini i\u2018l\u00e2n etmi\u015fti. \u015e\u00fcbhesiz ki Rabbin, elbette az\u00e2b\u0131 \u00e7abuk verendir. Yine muhakkak ki O, ger\u00e7ekten Gaf\u00fbr (\u00e7ok ba\u011f\u0131\u015flayan)d\u0131r, Rah\u00eem (\u00e7ok merhamet eden)dir.<\/p>\n<p>168. Onlar\u0131 (o yahudileri) ise yery\u00fcz\u00fcnde par\u00e7a par\u00e7a topluluklar h\u00e2linde b\u00f6ld\u00fck. Onlardan bir k\u0131sm\u0131 s\u00e2lih kimselerdir, bir k\u0131sm\u0131 da bundan a\u015fa\u011f\u0131d\u0131r. Onlar\u0131 iyiliklerle ve k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerle imtih\u00e2n ettik; t\u00e2 ki (k\u00f6t\u00fcl\u00fcklerden) d\u00f6ns\u00fcnler.<\/p>\n<p>169. Buna ra\u011fmen onlar\u0131n ard\u0131ndan yerlerine, Kit\u00e2b\u2019a v\u00e2ris olan birtak\u0131m (k\u00f6t\u00fc) kimseler geldi; \u015fu de\u011fersiz d\u00fcnyan\u0131n ge\u00e7ici menfaatini al\u0131yorlar ve: \u201c(Nas\u0131l olsa) bize ma\u011ffiret edilecek!\u201d diyorlar. Fakat kendilerine, ona benzer bir menfaat daha gelse onu da al\u0131rlar. <\/p>\n<p>170. Kit\u00e2b\u2019a s\u0131ms\u0131k\u0131 tutunup namaz\u0131 hakk\u0131yla ed\u00e2 edenler ise (bilsinler ki), \u015f\u00fcbhesiz biz, iyilik i\u00e7in \u00e7al\u0131\u015fanlar\u0131n m\u00fck\u00e2f\u00e2t\u0131n\u0131 z\u00e2yi\u2018 etmeyiz.<br \/>\n \u201cEvet, b\u00fct\u00fcn ehl-i ihtisas ve m\u00fc\u015f\u00e2hedenin ve b\u00fct\u00fcn ehl-i zevk ve ke\u015ffin (\u00e2limlerin ve evliy\u00e2lar\u0131n) ittif\u00e2k\u0131yla, o uzun ve karanl\u0131kl\u0131 ebed\u00fc\u2019l-\u00e2b\u00e2d (sonsuzluk) yolunda z\u00e2d ve zah\u00eere (yol az\u0131\u011f\u0131), \u0131\u015f\u0131k ve burak (s\u00fcr\u2018atli bir binek) ancak Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131n ev\u00e2mirini imtis\u00e2l (emirlerine uymak) ve nev\u00e2h\u00eesinden ictin\u00e2b (yasaklar\u0131ndan ka\u00e7\u0131nmak) ile elde edilebilir. Yoksa fen ve felsefe, san\u2018at ve hikmet, o yolda be\u015f para etmez. Onlar\u0131n \u0131\u015f\u0131klar\u0131, kabrin kap\u0131s\u0131na kadard\u0131r.<br \/>\n\u0130\u015fte ey tenbel nefsim! Be\u015f vakit namaz\u0131 k\u0131lmak, yedi keb\u00e2iri (b\u00fcy\u00fck g\u00fcn\u00e2h\u0131) terk etmek ne kadar az ve rahat ve hafiftir. Net\u00eecesi ve meyvesi ve f\u00e2idesi ne kadar \u00e7ok m\u00fchim ve b\u00fcy\u00fck oldu\u011funu, akl\u0131n varsa, bozulmam\u0131\u015f ise anlars\u0131n.\u201d (S\u00f6zler, 7. S\u00f6z, 19)<\/p>\n<p>171. Bir zaman (T\u00fbr) da\u011f\u0131(n\u0131), bir g\u00f6lgelikmi\u015f gibi \u00fczerlerine kald\u0131rm\u0131\u015ft\u0131k da, ger\u00e7ekten onu (\u00fcstlerine d\u00fc\u015ft\u00fc d\u00fc\u015fecek) olan bir \u015fey zannetmi\u015flerdi. (Onlara:) \u201cSize verdi\u011fimizi (Kit\u00e2b\u2019\u0131) kuvvetle tutun ve i\u00e7inde olanlar\u0131 hat\u0131rlay\u0131n, t\u00e2 ki (ona muh\u00e2lefetten) sak\u0131nas\u0131n\u0131z!\u201d (diye emretmi\u015ftik).<\/p>\n<p>172. Hani Rabbin, \u00c2demo\u011fullar\u0131n\u0131n bellerinden z\u00fcrriyetlerini \u00e7\u0131kar\u0131p da onlar\u0131 kendilerine kar\u015f\u0131 \u015f\u00e2hid tutmu\u015ftu (ve buyurmu\u015ftu ki:) \u201c(Ben) sizin Rabbiniz de\u011fil miyim?\u201d (B\u00fct\u00fcn ruhlar) *** *** (dediler ki:) \u201c(Evet! Sen bizim Rabbimizsin!) \u015e\u00e2hid olduk!\u201d T\u00e2 ki k\u0131y\u00e2met g\u00fcn\u00fc: \u201cDo\u011frusu biz bundan habersiz kimselerdik!\u201d demeyesiniz.<\/p>\n<p>173. Veya: \u201cDaha \u00f6nce ancak atalar\u0131m\u0131z \u015firk ko\u015fmu\u015ftu; (biz ise) onlardan sonra gelen bir nesil idik. Art\u0131k b\u00e2t\u0131l\u0131 (\u015firki, yery\u00fcz\u00fcne) yerle\u015ftirenlerin yapt\u0131klar\u0131 y\u00fcz\u00fcnden bizi hel\u00e2k m\u0131 edeceksin?\u201d demeyesiniz diye (b\u00f6yle yapt\u0131k).<\/p>\n<p>174. Olur ki (k\u00fcf\u00fcrlerinden) d\u00f6nerler diye \u00e2yetleri b\u00f6yle a\u00e7\u0131klar\u0131z.<\/p>\n<p>175. (Ey Res\u00fbl\u00fcm!) Onlara (o yahudilere) \u015fu kimsenin haberini de oku ki, kendisine \u00e2yetlerimizi verdik de (o ink\u00e2r ederek) onlardan s\u0131yr\u0131l\u0131p \u00e7\u0131kt\u0131; bunun \u00fczerine \u015feytan onu pe\u015fine takt\u0131; b\u00f6ylece azg\u0131nlardan oldu.<br \/>\n Bu \u015fah\u0131s, \u0130sr\u00e2ilo\u011fullar\u0131 \u00e2limlerinden Bel\u2018am bin Ba\u00fbra\u2019d\u0131r. Mukaddes topraklara girmek hus\u00fbsunda M\u00fbs\u00e2 (as)\u2019a muh\u00e2lefet ederek, zorba h\u00fck\u00fcmdarlara yard\u0131mda bulunmu\u015ftu. (Cel\u00e2leyn \u015eerhi, c. 3, 142) <\/p>\n<p>176. H\u00e2lbuki dileseydik onu onlarla (verdi\u011fimiz \u00e2yetlerle) elbette y\u00fckseltirdik; fakat o, d\u00fcnyaya meyletti ve nefsinin arzusuna uydu. \u0130\u015fte onun mis\u00e2li, k\u00f6pe\u011fin mis\u00e2li gibidir! \u00dczerine varsan da dilini \u00e7\u0131kar\u0131p solur, onu b\u0131raksan da dilini \u00e7\u0131kar\u0131p solur! \u0130\u015fte \u00e2yetlerimizi yalanlayan kavmin mis\u00e2li budur!<br \/>\n \u201cEsb\u00e2b (sebebleri) ve ves\u00e2iti (v\u00e2s\u0131talar\u0131) insan kuca\u011f\u0131na al\u0131p yap\u0131\u015f\u0131rsa, zillet ve hak\u0101rete (ma\u2018nen al\u00e7almaya) sebeb olur. Mesel\u00e2: Kelb (k\u00f6pek), b\u00fct\u00fcn hayvanlar i\u00e7erisinde birka\u00e7 s\u0131fat-\u0131 hasene ile (g\u00fczel s\u0131fatla) muttas\u0131ft\u0131r ve o s\u0131fatlarla i\u015ftih\u00e2r etmi\u015ftir (me\u015fhur olmu\u015ftur). Hatt\u00e2 sad\u00e2kat ve vef\u00e2darl\u0131\u011f\u0131 darb-\u0131 mesel (me\u015fh\u00fbr) olmu\u015ftur. Kelbin bu g\u00fczel ahl\u00e2k\u0131na bin\u00e2en, insanlar aras\u0131nda kendisine m\u00fcb\u00e2rek bir hayvan nazar\u0131yla bak\u0131lma\u011fa l\u00e2y\u0131k iken, maalesef insanlar aras\u0131nda kelb m\u00fcb\u00e2rek de\u011fil nec\u00ees\u00fc\u2019l-ayn (bizzat pis) addedilmi\u015ftir. Tavuk, inek, kedi gibi m\u00fcb\u00e2rek hayvanlarda, insanlar\u0131n o hayvanlara yapt\u0131klar\u0131 ihsanlara kar\u015f\u0131 \u015f\u00fckran hissi olmad\u0131\u011f\u0131 h\u00e2lde, insanlarca aziz ve m\u00fcb\u00e2rek addedilmektedirler. Bunun esb\u00e2b\u0131 ise, kelbde h\u0131rs maraz\u0131 (hastal\u0131\u011f\u0131) fazla oldu\u011fundan esb\u00e2b-\u0131 z\u00e2hiriyeye (g\u00f6r\u00fcnen sebeblere) \u00f6yle bir ihtim\u00e2m ile (ehemmiyet vererek) yap\u0131\u015f\u0131r ki, M\u00fcn\u2018im-i Hak\u012bk\u012b\u2019den (as\u0131l ni\u2018met verenden) b\u00fct\u00fcn b\u00fct\u00fcn gaflete sebeb olur. Bin\u00e2enaleyh kelb, v\u00e2s\u0131tay\u0131 m\u00fcessir (te\u2019sir s\u00e2hibi) bilir. M\u00fcessir-i Hak\u012bk\u012b\u2019den (ger\u00e7ek te\u2019sir s\u00e2hibi olan Allah\u2019dan) yapt\u0131\u011f\u0131 gaflete cez\u00e2 olarak tencis h\u00fckm\u00fcn\u00fc alm\u0131\u015ft\u0131r ki t\u00e2hir (temiz) de\u011fildir. \u00c7\u00fcnki h\u00fck\u00fcmler, hadler (su\u00e7a bin\u00e2en verilen cez\u00e2lar) g\u00fcnahlar\u0131 affettirir. \u0130\u015fte kelb de beyne\u2019n-n\u00e2s (insanlar aras\u0131nda) tahkir darbesini, gafletine keff\u00e2ret olarak yemi\u015ftir.\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, Katre, 59)<\/p>\n<p>177. \u00c2yetlerimizi yalanlayan ve kendilerine de zulmetmekte olan kavmin mis\u00e2li ne k\u00f6t\u00fcd\u00fcr!<\/p>\n<p>178. Allah kimi (hikmetine bin\u00e2en kendi l\u00fctfundan) hid\u00e2yete erdirirse, i\u015fte hid\u00e2yete eren odur.<br \/>\n Allah\u2019\u0131n hid\u00e2yete erdirmesi ve dal\u00e2lete atmas\u0131 hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 294, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>179. Cel\u00e2lim hakk\u0131 i\u00e7in, cinlerden ve insanlardan bir\u00e7o\u011funu (kendi ir\u00e2deleriyle hak edecekleri \u00fczere) Cehennem i\u00e7in yaratt\u0131k. Onlar\u0131n kalbleri vard\u0131r, (ancak kendi k\u00fcf\u00fcrleri sebebiyle art\u0131k) onlarla (hakk\u0131 zevk edip) anlamazlar; onlar\u0131n g\u00f6zleri vard\u0131r (ama) onlarla (Allah\u2019\u0131n del\u00eellerini) g\u00f6rmezler; onlar\u0131n kulaklar\u0131 da vard\u0131r, (ama) onlarla (\u0130l\u00e2h\u00ee nas\u00eehatleri) i\u015fitmezler! \u0130\u015fte onlar hayvanlar gibidir; hatt\u00e2 daha da a\u015fa\u011f\u0131d\u0131rlar. \u0130\u015fte onlar, g\u0101fillerin ta kendileridir.<\/p>\n<p>180. Esm\u00e2\u00fc\u2019l-H\u00fcsn\u00e2 (en g\u00fczel isimler) ise Allah\u2019\u0131nd\u0131r! \u00d6yleyse O\u2019na onlarla du\u00e2 edin;<br \/>\n \u201cBir adam hem hoca, hem z\u00e2bit (kumandan), hem adliye k\u00e2tibi, hem m\u00fclkiye m\u00fcfetti\u015fi olsa, onun herbir d\u00e2irede birer nisbeti, birer vaz\u00eefesi, birer hizmeti, birer ma\u00e2\u015f\u0131, birer mes\u2019\u00fbliyeti, birer terakk\u0131y\u00e2t\u0131 (ilerlemesi) ve muvaffakiyetsizli\u011fine (ba\u015far\u0131s\u0131zl\u0131\u011f\u0131na) sebeb birer d\u00fc\u015fman ve rak\u012bbleri oluyor. Ve p\u00e2di\u015f\u00e2ha kar\u015f\u0131 \u00e7ok \u00fcnvanlarla g\u00f6r\u00fcn\u00fcyor ve g\u00f6r\u00fcr. Ve \u00e7ok lisanlarla ondan meded (yard\u0131m) ister. Ve \u00e2mirinin \u00e7ok \u00fcnvanlar\u0131na m\u00fcr\u00e2caat eder. Ve d\u00fc\u015fmanlar\u0131n \u015ferrinden kurtulmak i\u00e7in, mu\u00e2venetini (yard\u0131m\u0131n\u0131) \u00e7ok s\u00fbretlerle taleb eder. \u00d6yle de, \u00e7ok esm\u00e2ya (isimlere) mazhar ve \u00e7ok vaz\u00eefelerle m\u00fckellef ve \u00e7ok d\u00fc\u015fmanlara m\u00fcbtel\u00e2 (kar\u015f\u0131 kar\u015f\u0131ya) olan insan, m\u00fcn\u00e2c\u00e2t\u0131nda (du\u00e2s\u0131nda), isti\u00e2zesinde (Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n\u0131rken) \u00e7ok isimleri zikreder. Nas\u0131l ki nev\u2018-i insan\u0131n med\u00e2r-\u0131 fahr\u0131 (\u00f6v\u00fcn\u00e7 kayna\u011f\u0131) ve elhak en hak\u012bk\u012b insan-\u0131 k\u00e2mil olan Muhammed-i Arab\u00ee Aleyhissal\u00e2t\u00fc Vessel\u00e2m, Cev\u015fen\u00fc\u2019l-Keb\u00eer n\u00e2m\u0131ndaki m\u00fcn\u00e2c\u00e2t\u0131nda bin bir ismiyle du\u00e2 ediyor; ate\u015ften isti\u00e2ze ediyor.\u201d (S\u00f6zler, 24. S\u00f6z, 123)<\/p>\n<p>181. Yaratt\u0131klar\u0131m\u0131zdan bir \u00fcmmet de vard\u0131r ki, (insanlara) hak ile do\u011fru yolu g\u00f6sterirler ve onunla ad\u00e2leti tatb\u00eek ederler.<\/p>\n<p>182. \u00c2yetlerimizi yalanlayanlar\u0131 ise, bilmedikleri yerden yava\u015f yava\u015f (hel\u00e2ke) yakla\u015ft\u0131r\u0131r\u0131z.<\/p>\n<p>183. Hem onlara m\u00fchlet veriyorum.<br \/>\n  K\u00e2firlere m\u00fchlet verilmesi hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 208, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>184. D\u00fc\u015f\u00fcnmediler mi ki arkada\u015flar\u0131nda (Muhammed\u2019de) hi\u00e7bir delilik yoktur. O ancak (Allah\u2019\u0131n az\u00e2b\u0131 ile) apa\u00e7\u0131k bir korkutucudur.<\/p>\n<p>185. G\u00f6klerin ve yerin melek\u00fbtuna (\u0130l\u00e2h\u00ee tasarruf\u00e2t\u0131n a\u00e7\u0131k\u00e7a g\u00f6r\u00fcnd\u00fc\u011f\u00fc cihetine), Allah\u2019\u0131n yaratt\u0131\u011f\u0131 herhangi bir \u015feye ve ecellerinin ger\u00e7ekten yakla\u015fm\u0131\u015f olabilece\u011fine bakmad\u0131lar m\u0131? Art\u0131k ondan (Kur\u2019\u00e2n\u2019dan) sonra hangi s\u00f6ze \u00eem\u00e2n edecekler.<\/p>\n<p>186. Allah kimi (k\u00fcfr\u00fc sebebiyle) dal\u00e2lete atarsa, o takdirde onu hid\u00e2yete erdirecek kimse yoktur ve (Allah) onlar\u0131 azg\u0131nl\u0131klar\u0131 i\u00e7inde b\u0131rak\u0131r da bocalay\u0131p dururlar!<\/p>\n<p>187. (Ey Hab\u00eebim!) Sana, \u201cOnun gelip dayanmas\u0131 ne zaman?\u201d diye k\u0131y\u00e2metten soruyorlar. De ki: \u201cOnun ilmi ancak Rabbimin kat\u0131ndad\u0131r. Onu vakti (geldi\u011fi)nde ortaya \u00e7\u0131karacak ancak O\u2019dur!\u201d (O k\u0131y\u00e2met) g\u00f6klerde ve yerde (olan b\u00fct\u00fcn mahl\u00fbk\u0101ta) a\u011f\u0131r gelmi\u015ftir! Size ancak ans\u0131z\u0131n gelecektir! Sanki sen ondan haberdarm\u0131\u015fs\u0131n gibi, sana soruyorlar. De ki: \u201cOnun ilmi ancak Allah kat\u0131ndad\u0131r; fakat insanlar\u0131n \u00e7o\u011fu (bu ilmin Allah\u2019a \u00e2id oldu\u011funu) bilmezler!\u201d<br \/>\n K\u0131y\u00e2met vaktinin gizli olmas\u0131 hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (sah\u00eefe 312, h\u00e2\u015fiye 1)<\/p>\n<p>188. De ki: \u201cBenim kendim i\u00e7in, Allah\u2019\u0131n dilemesi d\u0131\u015f\u0131nda, ne bir faydaya, ne de bir zarara m\u00e2lik de\u011filim!<br \/>\n \u201cEy insan! Senin v\u00fcc\u00fbdun s\u00e2has\u0131nda yap\u0131lan fiillerden ve i\u015flerden senin yed-i ihtiy\u00e2r\u0131nda (ir\u00e2denin elinde) bulunanlar\u0131, ancak binde bir nisbetindedir. B\u00e2k\u012b kalan (di\u011ferleri) M\u00e2lik\u00fc\u2019l-m\u00fclk\u2019e (m\u00fclk\u00fcn ger\u00e7ek s\u00e2hibine) \u00e2iddir. Bin\u00e2enaleyh kendi kuvvetine g\u00f6re y\u00fck al. Yoksa alt\u0131nda ezilirsin. K\u0131l kadar bir \u015fu\u00fbr ile b\u00fcy\u00fck ta\u015flar\u0131 kald\u0131rmak te\u015febb\u00fcs\u00fcnde bulunma! M\u00e2lik\u2019in (m\u00fclk s\u00e2hibinin) izni olmaks\u0131z\u0131n O\u2019nun m\u00fclk\u00fcne el uzatma! \u015e\u00e2yet gafletle kendi hes\u00e2b\u0131na bir i\u015f yapt\u0131\u011f\u0131n zaman haddini tec\u00e2v\u00fcz etme! E\u011fer M\u00e2lik\u2019in hes\u00e2b\u0131na olursa, istedi\u011fin \u015feyi al yap. Fakat izin ve me\u015f\u00eeet (dileme) ve emri d\u00e2iresinde olmak \u015fart\u0131yla. \u0130zin ve me\u015f\u00eeetini de \u015feriattan \u00f6\u011frenirsin.\u201d (Mesnev\u00ee-i N\u00fbriye, Katre, 69)<\/p>\n<p>189. Sizi tek bir nefisten (\u00c2dem\u2019den) yaratan ve ondan da g\u00f6nl\u00fc ona \u0131s\u0131ns\u0131n diye<br \/>\n \u201c\u0130nsan\u0131n en fazla ihtiy\u00e2c\u0131n\u0131 tatm\u00een eden, kalbine muk\u0101bil bir kalbin mevcud bulunmas\u0131d\u0131r ki, her iki taraf sevgilerini, a\u015fklar\u0131n\u0131, \u015fevklerini m\u00fcb\u00e2dele etsinler (de\u011fi\u015fsinler) ve lez\u00e2izde (lezzetlerde) birbirine ortak ve gaml\u0131 ve kederli \u015feylerde de yekdi\u011ferine mu\u00e2vin ve yard\u0131mc\u0131 olsunlar. Evet, bir i\u015fte m\u00fctehayyir (\u015fa\u015fk\u0131n) kalan veya bir \u015feye dalarak tefekk\u00fcr eden (d\u00fc\u015f\u00fcnen) adam, velev (ister) zihnen olsun; birisi gelsin, kendisiyle o hayreti, o tefekk\u00fcr\u00fc payla\u015fs\u0131n ister. Kalblerin en lat\u00eefi (ho\u015fu), en \u015fef\u00eek\u0131 (\u015fefkatlisi); k\u0131sm-\u0131 s\u00e2n\u00ee (ikinci k\u0131s\u0131m) ile ta\u2018b\u00eer edilen kad\u0131n kalbidir.\u201d (\u0130\u015f\u00e2r\u00e2t\u00fc\u2019l-\u0130\u2018c\u00e2z, 197-198)<\/p>\n<p>190. Fakat (onlar\u0131n neslinden \u00f6yle insanlar da var ki, Allah) onlara kusursuz bir \u00e7ocuk verince, kendilerine verdi\u011fi (bu \u00e7ocuk) hakk\u0131nda O\u2019na (Allah\u2019a) birtak\u0131m ortaklar ko\u015fma\u011fa ba\u015flad\u0131lar. H\u00e2lbuki Allah, onlar\u0131n ortak ko\u015fmakta olduklar\u0131 \u015feylerden pek y\u00fccedir.<\/p>\n<p>191. Kendileri de yarat\u0131l\u0131yor olduklar\u0131 h\u00e2lde, hi\u00e7bir \u015fey yaratamayacak \u015feyleri (Allah\u2019a) \u015firk mi ko\u015fuyorlar?<\/p>\n<p>192. H\u00e2lbuki (bu putlar) ne onlara bir yard\u0131mda bulunabilirler, ne de kendi nefislerine yard\u0131m edebilirler.<\/p>\n<p>193. E\u011fer onlar\u0131 hid\u00e2yete de da\u2018vet etseniz, size t\u00e2bi\u2018 olmazlar. Siz onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131rsan\u0131z da suskun kimseler olsan\u0131z da sizin i\u00e7in birdir.<\/p>\n<p>194. Allah\u2019dan ba\u015fka tapmakta olduklar\u0131n\u0131z da sizin gibi kullard\u0131r; e\u011fer (iddi\u00e2n\u0131zda) do\u011fru kimseler iseniz, haydi onlar\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n da size cevab versinler!<\/p>\n<p>195. Onlar\u0131n y\u00fcr\u00fcyecekleri ayaklar\u0131 m\u0131 var; yoksa tutacaklar\u0131 elleri mi var; yoksa g\u00f6recekleri g\u00f6zleri mi var; yoksa i\u015fitecekleri kulaklar\u0131 m\u0131 var? (Ey Res\u00fbl\u00fcm!) De ki: \u201c(Allah\u2019a \u015firk ko\u015ftu\u011funuz) ortaklar\u0131n\u0131z\u0131 \u00e7a\u011f\u0131r\u0131n; sonra bana (hep ber\u00e2ber) tuzak kurun da bana bir an bile m\u00fchlet vermeyin!\u201d <\/p>\n<p>196. \u201c\u015e\u00fcbhesiz ki benim vel\u00eem (dost ve yard\u0131mc\u0131m), Kit\u00e2b\u2019\u0131 (Kur\u2019\u00e2n\u2019\u0131) indiren Allah\u2019d\u0131r ve O, b\u00fct\u00fcn s\u00e2lih kimselere vel\u00eelik eder.\u201d<\/p>\n<p>197. O\u2019ndan ba\u015fka tapmakta olduklar\u0131n\u0131z ise, ne size yard\u0131mda bulunabilirler, ne de kendilerine yard\u0131m edebilirler.<\/p>\n<p>198. H\u00e2lbuki onlar\u0131 (o putlar\u0131) hid\u00e2yete da\u2018vet etseniz, i\u015fitmezler! \u00c7\u00fcnki onlar\u0131n sana bakt\u0131klar\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcrs\u00fcn, h\u00e2lbuki onlar g\u00f6rmezler!<\/p>\n<p>199. (Ey Hab\u00eebim!) Af (ve kolayl\u0131k) yolunu tut; iyili\u011fi emret ve c\u00e2hillerden y\u00fcz \u00e7evir!<\/p>\n<p>200. E\u011fer \u015feytandan (gelen) bir vesvese seni d\u00fcrtecek olursa, hemen Allah\u2019a s\u0131\u011f\u0131n!<br \/>\n  \u015eeytan\u0131n vesvese vermesi ve vesveseden kurtulma yollar\u0131 hakk\u0131nda bak\u0131n\u0131z; (S\u00f6zler, 21. S\u00f6z, 96-100; Lem\u2018alar, 13. Lem\u2018a, 71-91)<\/p>\n<p>201. (Allah\u2019dan) ger\u00e7ekten sak\u0131nanlar, kendilerine \u015feytandan (gelen) bir vesvese dokundu\u011fu zaman, (Allah\u2019\u0131n emir ve yasaklar\u0131n\u0131) hat\u0131rlay\u0131p derh\u00e2l (hak\u012bkati) g\u00f6ren kimselerdir.<\/p>\n<p>202. (\u015eeytanlar\u0131n) karde\u015flerine (k\u00e2firlere) gelince, (\u015feytanlar) onlar\u0131 azg\u0131nl\u0131\u011fa s\u00fcr\u00fcklerler; sonra da yakalar\u0131n\u0131 b\u0131rakmazlar.<\/p>\n<p>203. Ve onlara (arzular\u0131na g\u00f6re) bir \u00e2yet getirmedi\u011fin zaman: \u201cBunu da uydursayd\u0131n ya!\u201d derler. De ki: \u201c(Ben) ancak Rabbimden bana vahyolunana t\u00e2bi\u2018 olurum!\u201d Bu (Kur\u2019\u00e2n), \u00eem\u00e2n edecek bir topluluk i\u00e7in Rabbinizden (gelen) bas\u00eeretler (deliller)dir ve bir hid\u00e2yet ve bir rahmettir.<\/p>\n<p>204. Hem Kur\u2019\u00e2n okundu\u011fu zaman, hemen onu dinleyin ve susun ki merhamet olunas\u0131n\u0131z!<\/p>\n<p>205. Hem Rabbini, i\u00e7inden yalvararak ve korkarak, y\u00fcksek olmayan bir sesle sabah ak\u015fam zikret; ve sak\u0131n g\u0101fillerden olma!<\/p>\n<p>206. Muhakkak ki Rabbinin kat\u0131ndakiler (melekler), O\u2019na ib\u00e2det etmekten kibirlenmezler. O\u2019nu tesb\u00eeh ederler ve yaln\u0131z O\u2019na secde ederler!<br \/>\n Bu \u00e2yet-i ker\u00eeme Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019deki \u201csecde\u201d \u00e2yetlerinin birincisidir. Kur\u2019\u00e2n-\u0131 Ker\u00eem\u2019de on d\u00f6rt secde \u00e2yeti vard\u0131r. Bu \u00e2yetlerin tam\u00e2m\u0131n\u0131 veya bir k\u0131sm\u0131n\u0131 y\u00e2hut s\u00e2dece me\u00e2lini okuyan veya dinleyen kimse \u201cTil\u00e2vet Secdesi\u201d yapmak zorundad\u0131r. Bu secdeler Hanef\u00ee mezhebine g\u00f6re v\u00e2cib, di\u011fer \u00fc\u00e7 mezhebe g\u00f6re s\u00fcnnettir. Osmanl\u0131 d\u00f6neminde k\u0131r\u00e2at ta\u2018l\u00eem eden talebelere secde yerlerini ve bunlar\u0131n h\u00fck\u00fcmlerini \u00f6\u011fretmek i\u00e7in \u015fu beyitler de ezberletilirdi:<br \/>\n\u201cGeldi on d\u00f6rt yerde bil ki secde-i Kur\u2019\u00e2n tam\u00e2m.<br \/>\nYedisi farz, \u00fc\u00e7\u00fc v\u00e2cib, d\u00f6rd\u00fc s\u00fcnnet ey hem\u00e2m!<br \/>\nFarz: A\u2018r\u00e2f, Nahl, \u0130sr\u00e2, Ra\u2018d, Meryem, H\u00e2c, S\u00e2d.<br \/>\nV\u00e2cib: Furk\u0101n, Elif L\u00e2m M\u00eem, H\u00e2 M\u00eem vessel\u00e2m.<br \/>\nS\u00fcnnet oldu: Neml, \u0130kra\u2019, Necm hem \u0130n\u015fik\u0101k.<br \/>\nK\u0101ri\u2019 ve s\u00e2mi\u2018 olana emreder Rabb\u00fc\u2019l-En\u00e2m!<br \/>\n (Okuyana ve i\u015fitene insanlar\u0131n Rabbi emreder.)\u201d<br \/>\n(Su\u00e2lli Cevabl\u0131 Tecvid, 26)<br \/>\nTil\u00e2vet secdesi \u015fu \u015fekilde yap\u0131l\u0131r: \u00d6nce bu secdeye niyet edilir ve \u0627\u0644\u0644\u0647\u064f \u0627\u064e\u0643\u0652\u0628\u064e\u0631\u0652 diyerek eller yukar\u0131 kald\u0131r\u0131lmaks\u0131z\u0131n hemen secdeye gidilir. \u00dc\u00e7 def\u2018a*\u0633\u064f\u0628\u0652\u062d\u0627\u064e\u0646\u064e \u0631\u064e\u0628\u0651\u0650\u064a\u064e \u0627\u0644\u0652\u0623\u064e\u0639\u0652\u0644\u0670\u064a*denilerek, bir def\u2018a yap\u0131lan bu secdeden sonra aya\u011fa kalk\u0131l\u0131r ve, *\u0633\u064e\u0645\u0650\u0639\u0652\u0646\u0627\u064e \u0648\u064e \u0627\u064e\u0637\u064e\u0639\u0652\u0646\u0627\u064e \u063a\u064f\u0641\u0652\u0631\u064e\u0627\u0646\u064e\u0643\u064e \u0631\u064e\u0628\u0651\u064e\u0646\u0627\u064e \u0648\u064e \u0627\u0650\u0644\u064e\u064a\u0652\u0643\u064e \u0627\u0644\u0652\u0645\u064e\u0635\u06ea\u064a\u0631\u064f*[\u0130\u015fittik ve it\u00e2at ettik! Rabbimiz! Ma\u011ffiretini dileriz; d\u00f6n\u00fc\u015f(\u00fcm\u00fcz) ancak sanad\u0131r!] \u00e2yeti, du\u00e2 niyetiyle okunur ve til\u00e2vet secdesi b\u00f6ylece tamamlanm\u0131\u015f olur. (Bilmen, c. 2, 1148)<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>Rahman ve Rahim olan Allah&#8217;\u0131n ad\u0131yla 1. Elif, L\u00e2m, M\u00eem, S\u00e2d. Bak\u0131n\u0131z; (Bakara S\u00fbresi, sah\u00eefe 1, h\u00e2\u015fiye 1) 2. (Bu,) kendisiyle (insanlar\u0131) sak\u0131nd\u0131rman ve m\u00fc\u2019minlere nas\u00eehat (vermen) i\u00e7in sana indirilen bir kitabd\u0131r; \u00f6yle ise ondan (onu tebli\u011fden) dolay\u0131 g\u00f6nl\u00fcnde bir s\u0131k\u0131nt\u0131 (yalanlanma korkusu) olmas\u0131n! 3. Rabbinizden size indirilene t\u00e2bi\u2018 olun ve O\u2019ndan ba\u015fka birtak\u0131m dostlara &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":9511,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1729],"tags":[1857,334,335,1732,1733,1734,1257,1761,1583,1735,1719,1737,11,1762,1739,1697,1582,1738,12,1736],"class_list":["post-2987","post","type-post","status-publish","format-standard","has-post-thumbnail","hentry","category-hayrat-meali","tag-7-araf-suresi","tag-araf","tag-araf-suresi","tag-hayrat","tag-hayrat-meali-2","tag-hayrat-meali-oku","tag-islami-davet-kuran","tag-kurani-kerim","tag-kuran","tag-kuran-meali","tag-kuran-oku-2","tag-kuran-turkce-meali","tag-meal","tag-mealler","tag-risale-i-nur","tag-sureler","tag-tefsir","tag-tevafuklu-kuran","tag-turkce-meal","tag-turkce-meali"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2987","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=2987"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/2987\/revisions"}],"wp:featuredmedia":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media\/9511"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=2987"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=2987"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kuran\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=2987"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}