ÖdevlerSosyal Bilgiler Ödevleri

Milli Parklarımız

MARMARA BÖLGESİ

Çanakkale İli

Gelibolu Yarımadası Tarihi Milli Parkı

1973’te kurulmuş ve BM Milli Parklar ve Koruma Alanları listesinde olan park, Çanakkale ili sınırları içerisinde, Gelibolu Yarımadasının güney ucunda, Çanakkale boğazının Avrupa yakasında 33,000 hektarlık bir alanı kapsamaktadır.
Birinci Dünya Savaşı Çanakkale Deniz ve Kara Muhaberelerinin yapıldığı yerler park içerisindedir. Muharebe alanları, savaş mezarları, anıtlar ve savaşla ilgili kalıntılar “tarihi sit alanı” ve “kültürel varlık” olarak tescil edilmiştir. Ayrıca M.Ö.4000 tarihine dek giden birçok “Arkeolojik sit alanı ve anıtı” vardır. Çok çeşitli “doğal sit alanları ve anıtlar” içerisinde ise kumsallar, koyaklar, Akdeniz çalıları (maki) ile karışık koru parçaları, çarpıcı görünümlü jeolojik ve jeomorfolojik oluşumlar, bir tuz gölü(yakın zamana kadar bir kıyı gölüydü)ve 15,yy askeri mimarisinin eşsiz örneklerini içeren ilginç bir “kültürel miras” koleksiyonu vardır.

Trioya Tarihi Milli Parkı

Çanakkale ili Ezine ilçe sınırları içerisinde Çanakkale boğazının girişinde yer almaktadır.
Milli parkın ana kaynak değerini Trioya kenti oluşturmaktadır. Trioya tarihi ve onunla ilgili özellikler, Trias bölgesinin yani Edremit körfezinin kuzeyinde Marmara denizinin güney kıyılarına kadar olan bölgeyi kaplamaktadır. Milli parkın ve çevresinin tabiat tarihi ile ilgili en önemli özelliği, jeolojik özelliğidir. Trioya ve çevresinde genel olarak jeolojik yapıyı, geniş alanlar kaplayan neojen biçimlenmeler meydana getirir.

Bursa İli

Uludağ Milli Parkı

Milli park, Marmara bölgesinde Bursa ilinin güneyinde yükselen Uludağ üzerinde yer alır.
Yer kürenin derinliklerinden gelen magmanın kırıklar ve çatlaklar boyunca yeryüzüne doğru yükselmesi ve katılaşması sonunda meydana gelen Uludağ’ın jeolojik yapısını genellikle iç püskürük granit kayaçları oluşturmaktadır. Dağın bugünkü şeklini kazanması tektonik hareketler ve farklı aşınma etkisi ile oluşmuştur. Bursa ovasına kısa mesafede ve 2543 metre yükseklikte olan Uludağ, Marmara bölgesinin en yüksek noktasıdır. Aras çağlayanı ve doruklarda görülen buzul izleri Uludağ’ın jeomorfolojik yapısının ilgi çekici özellikleridir. Milli parkın bir başka özelliği de Bursa ovasından Uludağ’ın doruklarına doğru değişen bitki topluluklarının meydana getirdiği orman kuşaklarıdır. Botanik bilimci MAYR’ın bitki kuşaklarını muhtelif yüksekliklerde karakterize etmesi bakımından Dünya Ormancılık literatüründe özel bir önemi vardır. Uludağ kar kalitesiyle ve kalınlığıyla kayak yapmaya elverişli olup, Türkiye’nin en önemli kış sporları merkezidir.

Balıkesir İli

Kazdağı Milli Parkı

Milli park, Çanakkale’ye 123 km., Balıkesir’e 92 km. mesafededir.
Kazdağı tarih öncesi yıllarda da çeşitli medeniyetleri barındırmıştır. Bilinen tarihi M.Ö.2000 yıllarında başlar. İda dağının her yerinde kaynaklar çıkmaktadır.1500 m rakımda dahi yaz kış suyu olan kaynaklar mevcuttur. Edremit, Akçay ve Altınoluk’un buz gibi soğuk olan içme ve kullanma suyu Kazdağı’nın eriyen kar sularıdır. Kazdağlarından gelen orman havası ile denizin iyotlu ve oksijen miktarı yüksek havası birleşince Altınoluk Şahinderesi boğazı civarı oksijen çadırı şeklinde ifade edilmektedir. Dünyanın oksijen bolluğu yönünden ilk üç yerinden biri olduğu tespit edilmiştir.
Ege bölgesi ile Marmara bölgesini birbirinden ayıran İda dağı, Biga yarımadası_
nın en yüksek kütlesidirKazdağının üzerine yerleşmiş, kuzey-güney istikametine uzanan derin vadi ve kanyonları, flora ve hayvan varlığı açısından zengin bir potansiyel arz etmekte, özellikle de bitki örtüsünün taşıdığı biyolojik çeşitlilik ana kaynak değerini oluşturmaktadır. Dağın üst tabakasında 600–700 rakımlar arsında Kızılçam hakimdir. Üst rakımlarda Karaçam, Kayın, Köknar asil ağaç türleridir. Alt tabakada Sistus (Laden), Erika gibi tıbbi bitkiler açısından da çok zengindir.

Kuş Cenneti Milli Parkı

Balıkesir ili, Bandırma ilçe sınırları içinde Kuş Gölü’nün kuzeydoğusunda yer alır.
Göl suları, söğüt korusu ve sazlıkların sağladığı beslenme, güvenlik ve barınma olanakları ile elverişli iklim şartları, Avrupa-Asya kıtaları arasında büyük kuş göçlerini bu küçük yurt köşesine yönelterek, yörenin memleketler arası ün kazanmasına neden olmaktadır. Kuluçka yapan, kışlayan ve göç sırasında uğrayan 239 kuş türünden 2–3 milyon kuş her yıl buraya uğramaktadır.
Uluslararası düzeyde önem taşıyan milli parktaki kuş zenginliği ve milli park tanımı içindeki başarılı koruma uygulaması nedeniyle 1976 yılında Avrupa Konseyince A sınıfı Avrupa diploması verilmiştir.1981–1986–1991 ve 1996 yıllarında bu diploma yenilenmiştir. Ayrıca 15.04.1998 tarih ve 23314 sayılı resmi gazetede yayımlanan kararla Kuşcenneti, Romsan Sözleşmesi(Özellikle Su Kuşları Yaşama Ortamı Olarak Uluslar arası Öneme Sahip Sulak Alan Hakkında Sözleşme) kapsamına alınmıştır.

EGE BÖLGESİ

Afyon İli

Başkomutan Tarihi Milli Parkı

İç batı Anadolu’da Afyon, Kütahya ve Uşak illeri sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kurtuluş savaşının geçtiği yörelerde ki tarihi olgular Başkomutan Tarihi Milli Parkının ana kaynak değerini oluşturur. Kocatepe ve Dumlupınar bölümlerinde yer yer
Ormanlık alanlar içerisinde bütün yıl su bulunan vadi boyları, pek çok endemik türleri kapsayan bitki örtüsü ve yaban hayatı zenginlikleri milli parkın diğer değerlerini oluşturur.

Aydın İli

Büyük Menderes Deltası Milli Parkı

Aydın ili, Kuşadası ve Söke ilçeleri sınırlarında yer alır.
Samsun dağının Ege denize doğru uzantısıyla şekillenen Dilek Yarımadasının jeolojik yapısı, paleozoik şistler, mezozoik kalker ve mermerler ile neojen tortul kütlelerden meydana gelmiş, Menderes mastının bir parçasıdır. Yarımada kumlu, killi, yatık ve yüksek kıyı şekillerini içeren plajlarıyla ilgi çekici kıyı özelliklerine sahiptir. Milli parkın özellikle kuzey kesimi Akdeniz bölgesinde ender görülen potansiyelde bitki örtüsüne sahiptir. Özellikle defne ve kestane bitki kuşakları ile Akdeniz maki florasının hemen bütün bitki türleri yarımadada en canlı ve sağlıklı örnekleriyle yer almaktadır. Kuzey Anadolu ormanlık yörelerine has kestanenin, en güneye indiği, ülkemizde birkaç yerde bulunan kartopunun, Finike ardıcının küçük bir topluluk meydana getirdiği, pırnal meşesi, dallı selvilerin birlikte yetiştiği tek yerdir.
Milli parkın kıyılarında Akdeniz ülkelerinde korunan türler arasında da bulunan Akdeniz foku ve deniz kaplumbağaları yaşama ve üreme olanağı bulmuştur.

Denizli İli

Honaz Dağı Milli Parkı

Denizli ili Honaz ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır. Milli parkın ana değerini Ege bölgesinin en yüksek dağı olan Honaz dağı bünyesindeki kaynaklar oluşturmaktadır.
Ege bölgesinde Pleistosen döneminde Periglasiyal ortam şartlarını hüküm sürdüğü az sayıda yerlerden birisi de Honaz dağıdır. Dağ üzerinde birçok Periglasiyal koşulları karakterize eden jeomorfolojik şekil bulunmakta olup, ana şekil grubu olarak ise; horst biçimi yüzeye hakim olmaktadır. Düşey yöndeki faylanmalar sonucu Honaz dağı oldukça dik bir görünüm kazanmıştır. Yörenin genel litolojik yapısı gnays ve mikaşistlerden meydana gelmekte olup, yer yer kristalize kireç taşlarına da rastlanmaktadır.
Yoğun bitki örtüsüne sahip Honaz dağı üzerinde alt floraya ait endemik türler bulunmakta, Alpın floraya ait türler ise dağın üst zonalarında yer almaktadır. Orman biçimi içerisinde kızılçam (Pinus Brutia), karaçam (Pinus Nigra) ve ardıç hakim türlerdir. Yaban hayatı açısından da zenginlik içeren sahada özellikle dağ keçisi yoğun olarak bulunmaktadır
Honaz dağı, gerek topokrafig özellikleri ve uygun eğim koşulları gerekse kar yağışının yeterli düzeyde olması nedeniyle ülkemizde kayak potansiyeli yüksek alanlardan birisidir. Yöre; arkeolojik özelliği açısından da zenginliğe sahiptir.

Manisa İli

Spil Dağı Milli Parkı

Ege bölgesinde Manisa ilinin yamaçlarına yaslandığı Spil dağı üzerinde yer alır.
Kanyon vadiler, inler, mağaralar, dolinler ve lapyalar gibi karstik oluşumları jeolojik yapısından kaynaklanan ilgi çekici yer şekilleridir. Bölgenin zengin bitki örtüsü yanında, milli parkta bilimsel araştırmalarla belirlenen 20’den fazla endemik bitki türü bulunmaktadır. Osmanlı İmparatorluğu’nun bir devrine adını veren ve Avrupa ülkelerine de götürülen Manisa laleleri de milli parkta tabii olarak yetişmektedir.
Milli parkın tarihi ve mitolojik yönü de zengindir. Mitolojiye göre Spil dağına adını veren zaman tanrısı Kronos’un karısı Kybele (Sipylena)’dir. Ayrıca “Ağlayan Kaya” olarak bilinen yer mitolojiye göre 14 çocuğunun tanrıça Leto’nun çocukları Apollon ve Artemis tarafından öldürülmesi sonucu, çocuklarının ardından ağlayan Niobe’ye aittir. Arazinin jeomorfolojik yapısı dağcılık tracking ve atıcılık sporlarına uygundur.

Muğla İli

Saklıkent Milli Parkı

Muğla ili Fethiye ilçesi ile Antalya ili Kaş ilçesi sınırları içerisinde, Eşen çayının bir kolu üzerinde yer almaktadır.
Milli parkın ana özelliğini, Saklıkent Kanyonu oluşturmaktadır. Kanyon iki havza arsında uzanan Antesedan bir özellik sunmaktadır. Yöredeki irili ufaklı kanyonların meydana gelmesinde tektonik emarelerin yanında kast oluşumunda önemli rol oynadığı görülmektedir. Yöredeki tektonik kontrollü bir jeomorfolojik gelişimine sahip olup, özellikle düşey yönlü tektonizma Saklıkent kanyonunda gelişme seyrini etkilemiş ve bugünkü görünümünü almasında Litolojik yapıya önemli ölçüde yardımcı olmuştur. Milli park alanında orman formasyonu kızılçam, karaçam ve sedir’den oluşur. Ayrıca Aktez yaylasının güneydoğu kesimi, soğanlı bitkilerin (Sıklemenlerin) endemik olarak yerleştikleri ve yetiştikleri sahadır.

Marmaris Milli Parkı

Milli park alanı Muğla ili, Marmaris ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Sahanın jeolojik yapısı, genel olarak magmatik ve kalker kayaçları ile alüvyon ve yamaç molozlarından oluşmuştur. Kuzey-Batısında mostra veren kretase yaşlı magmatik kayaların okside olması kızıl renkli görünümlere yol açmıştır. Kalkerler ise sahanın doğusunda geniş mostra verirler. Kalker mostralarının batı kısmı tabakalı, doğu kısmı ise masif durumdadır.
Milli parkın orman formasyonunu kızılçam oluşturmaktadır. Bununla birlikte endemik bir tür olan sığla ağacı sahanın belirli bölgelerinde yayılım gösterir. Zakkum ve defne gibi ağaççık formlu Akdeniz bitkileri de bu alanda geniş yayılış gösterir. Saha yaban hayatı zenginliği içermektedir. Nesli tükenmekte olan hayvanlara burada rastlanmaktadır.
Milli park sahasında; antik Physkos kenti yer almakta olup antik çağda bu bölge Karia bölgesi olarak anılmaktadır. Burada Rodos kolonisi izleri görülmektedir.

AKDENİZ BÖLGESİ

Adana İli

Karatepe Aslantaş Tarihi Milli Parkı

Akdeniz bölgesinin Osmaniye ilinin Kadirli ilçesine 22 km. uzaklıkta ve Ceyhan ırmağının kenarında yer alır.
Bu yöre arkeolojik önem taşımaktadır. Günümüze kadar birçok medeniyete ev sahipliği yapmış ve kalıntılarını çağımıza kadar taşımıştır. Karatepe-Aslantaş’ın diğer önemli özelliği de yapılan kazı ve araştırmalarda Fenike alfabesi ile yazılmış Aram dilindeki çevirisi, Hitit hiyeroglif yazısının çözülmesine imkân vermiş olmasıdır.
Kızılçam, ılgın, meşe türleri ve maki florasının meydana getirdiği bitki örtüsü ve birçok yaban hayvanları topluluğu ile Ceyhan nehrinde yayın ve sazan balıkları bulunmaktadır.

Isparta İli

Kızıldağ Milli Parkı

Isparta ili Şarkîkaraağaç ilçesi sınırlarında yer alan milli park Şarkîkaraağaç’a 5 km. Isparta’ya 120 km. mesafededir.
Milli parkın üzerinde yer aldığı Kızıldağ ile Beyşehir gölünün kuzey kıyıları arasında uzanan dalgalı arazi üzerinde genellikle erozyonla aşınmış yer şekilleri görülmektedir. Alanın jeolojik yapısını kalker kayaçlarından meydana gelen formasyonlar meydana getirir. Milli parkın bitki örtüsünü sedir ormanları ve bozuk maki toplulukları meydana getirir. Bu ormanlar botanik özellikleri kadar Şarkîkaraağaç ve yakın çevresinin rekrasyonel ihtiyaçlarının karşılanması ile de önem taşımaktadır. Ayrıca amatör dağcılar, 1840 m. yükseklikteki Büyüksivri tepeye tırmanarak dağ sporu yapabilirler.
Kovada Gölü Milli Parkı
Akdeniz bölgesinin göller bölgesinde yer alır.
Kovada gölünün meydana gelişi, Batı Toroslarda görülen karstik göllere benzer. Havzaya düşen yağmur sularının fiziksel ve kimyasal aşınmasına eklenen tektonik yer hareketleriyle şekillenen göl, karstik bir polyedir. Eğirdir gölünün güneye doğru uzantısı olan Kovada gölü, sonradan aradaki dar vadinin alüvyonlarla dolması sonunda bugünkü şeklini almıştır.
Gölün hayvan varlığı oldukça iyi durumdadır. Kızılçam, meşe, çınar ağaçlarından meydana gelen bitki örtüsü ve parkın tabii güzellikleri Milli parkın ana kaynak değeri olan açık hava dinlenme kullanma potansiyeline katkıda bulunmaktadır.
Sahanın meydana gelişini hazırlayan karst morfolojisi, bakir doğanın araştırılması, yürüyüş, manzara seyretme, tırmanma ve primativ kampçılık imkânı sağlamaktadır.

Antalya İli

Altınbeşik Mağarası Milli Parkı

Milli park derin ve sarp Manavgat vadisinin batı yamacında yer almaktadır.
Yatay ve kısmen aktif bir mağara sistemi olan Altınbeşik mağarası adını üst kısımda yer alan Altınbeşik tepesinden almaktadır. Torosların bu bölgesi hem jeolojik hem de jeomorfolojik yönden çok karışık bir yapıya sahiptir. Tersiyerortalarında meydana gelen şiddetli kıvrımları, bu dönemin sonunda şiddetli dikey yükselmeler izlemiştir. Jeolojik bindirmeler büyük kıvrıklar ve derin kazılmış vadiler bu hareketli jeolojik geçmişin sonucudur.
Altınbeşik mağarası üst Kresate yaşlı kireç taşları içinde kıvrıklar üzerinde oluşmuştur. Mağara üst üste 3 seviyede gelişmiştir. En alttaki ve orta seviyedeki yağışlı mevsimlerde aktif, en üst seviye ise devamlı kurudur.
Altınbeşik mağarası daha kuzeyde bulunan Eynif polyesinin ve civarındaki bir dizi daha küçük polyelerin yeraltına intikal eden suların toplanarak tahliye edildiği bir ana yeraltı deresi görevini görmektedir. Güz aylarında mağara içinde çok miktarda durgun göletler vardır. Mağara içindeki kum ve çakıl birikintilerinden, kayalar üzerindeki akıntı oyuklarından bahar aylarında orta ve alt seviyeden debisi kuvvetli yeraltı dereleri aktığını göstermektedir.
Altınbeşik mağarasının aktivitelerini tamamen yitirmiş olan üst seviyesinde, tabanda kaya blokları dikkati çeker, bunların yanında dikit ve sarkıt oluşumları da vardır. Orta seviyenin daha çok dere yatakları özelliğini taşır. Burada kaya blokları geniş yerler kaplar, yer yer kum ve çakıl depoları ile traverten oluşumları görülür. Mağaranın girişinden itibaren ilk 2000 m. mağaranın alt seviyesini oluşturur ve burası devamlı su altındadır. Alt seviyenin bitiminde 40 m.lik dik bir çıkış vardır. Bu çıkış ve bitişik duvarlar beyaz renkli kalın travertenlerle kaplıdır. Ayrıca, Altınbeşik mağarasının çevresindeki zengin flora ile karst topografyasının vahşi güzelliği milli parkın peyzaj değerlerini oluşturmaktadır.

Beydağları Sahil Milli Parkı

Milli park Antalya-Kemer-Kumluca Devlet Karayolu kısmen sahilden, kısmen de içeriden boydan boya kat eder.
Batı Torosların genç dağlar kuşağını içine alan yörenin jeolojik yapısı genellikle kalker ve serpantin kayaçlarından meydana gelir. Akdeniz bölgesinin bütün jeolojik şartlarına sahip sahada, bitki örtüsü deniz kıyısında fıstık çamları ile başlar, yükseldikçe kızılçam, karaçam ve 1000 metrenin üstünde sedir ağaçları görülür.
Parkın bitki türünde 21 endemik bitki türü bulunur. Bu da milli parkın tür yönünden çeşitliliğini gösterir. Alanda yaban hayatı vardır.
Olympos’un birkaç km batısındaki dağlık arazide kalker ve serpantin formasyonları kontağındaki çatlaklardan çıkan ve “Likya’nın Sönmeyen Ateşi” diye adlandırılan doğalgaz yüzyıllardır yanmakta ve Bellerophentes mitosuna Chimaira (yanan taş) adıyla geçerek yöreye mitolojik değer kazandırmaktadır.
Güllük Dağı Milli Parkı (Termessos)
Akdeniz bölgesinde, Antalya ili Korkuteli ilçesi sınırları içinde ve Toros dağları üzerinde yer alır.
Şehrin suları, kuleler, kral yolu, Hadrian kapısı gymnasium, sistemi Termessos’un en görkemli yapılarının kalıntılarıdır. Milli park’ta; Güllük dağının sarp kayalıkları, duvarları 600 metreye kadar yükselen Mecine Kanyonu gibi jeomorfolojik güzellikleri yanında Akdeniz iklimi tipinin bitki topluluklarını sergileyen orman ve maki örtüsü, bu ortamda yaşayan dağ keçisi, alageyik, şah kartal gibi nadir yaban hayvanı türleri bulunmaktadır.

İÇ ANADOLU BÖLGESİ

Yozgat İli

Yozgat Çamlığı Milli Parkı

İç Anadolu bölgesinde, Yozgat ilinin güneyinde uzanan tepeler üzerinde yer alır.
Milli park, İç Anadolu’da insan etkisi ile meydana gelen (antropojen) step içerisinde yer alan sayılı orman adalarından biridir. Sahadaki arazinin morfolojik özelliklerini tepeler, sırtta ve vadilerde parçalanmış dalgalı düzlükler meydana getirmektedir.
Karaçam, meşe ve ardıç ağaç toplulukları milli park bitki örtüsünü meydana getirmektedir. Bu orman parçasının tabiat bölgesi özelliği yanında rekreasyon ihtiyacını karşılaması bakımından büyük önemi bulunmaktadır.

Ankara İli

Soğuksu Milli Parkı

Kaplıcalarıyla ünlü Kızılcahamam ilçesine 2 km. mesafede bulunur.
İç Anadolu stepinde Kuzey Anadolu’nun gür ve yeşil ormanlık bölgelerine geçiş kuşağında yer alan saha, iki ana vadiye açılan pek çok yan dere ve vadiler arası düzlüklerden meydana gelen jeomorfolojik bir yapıya sahiptir. Andezit, bazalt, tüf ve anglomeralar jeolojik yapının ana kayaçlarıdır.
Milli parkta zengin bitki örtüsü ve yaban hayvanları görülmektedir.

Çorum İli

Alacahöyük Tarihi Milli Parkı

İç Anadolu bölgesinde, Çorum ili Sungurlu ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Milli parkın ana değeri, arkeolojik değerlerdir. Anadolu’nun en önemli medeniyetlerinden olan Hititlere başkentlik yapmış olan Boğazköy (Hattuşaş) kentine ait kalıntılar bulunmaktadır. Saha, doğal değerler açısından; insan eliyle Anadolu platosu’nun flora ve faunasına yapılan tahribatı göstermesi sebebiyle örnek bir görünüm sunar. Orman örtüsünün yerini antropojen step araziye bırakması sonucu hayvan varlığı değişmiştir. Genel olarak saha, çiftlik ve otlatma için kullanılan hemen hemen ağaçsız bir step görüntüsü kazanmıştır.

Konya İli

Beyşehir Gölü Milli Parkı

Konya ili Beyşehir ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ülkemizin üçüncü büyük gölü olan Beyşehir gölünün jeomorfolojik yapısı karstik arazi şekillerinden, çok sayıda düden ve dolinlerin birleşmesi sonucu oluşan polye karakterindedir. Yörenin genel jeolojik yapısını teşkil eden kalkerlerin, suların kimyasal reaksiyonu sonucu ezilmesi, bu karstik yer şekillerinin kalıntıları olan ve yükseklikleri 20-50 m. arasında değişen çok sayıda ada bulunmaktadır.
Göl suyu alkalin özelliktedir. Göl içerisinde irili ufaklı adalar vardır. Milli parkın orman formasyonu ardıç, karaçam, göknar, sedir ve meşe türleri oluşturmakta ağaçlar yer yer göl kenarına kadar uzanarak Beyşehir gölünün koylarını ve körfezlerini görsel açıdan eşsiz manzara güzelliklerini kavuştururlar.

Nevşehir İli

Göreme Tarihi Milli Parkı

İç Anadolu bölgesinde Nevşehir sınırları içerisinde yer almaktadır.
Milli park Orta Anadolu’nun Hasan dağı-Erciyes dağı volkanik bölgesinde kalmaktadır. Saha; platolar, ovalar, küçük dağ bitkileri, yüksek tepeler, alüvyonla dolmuş dere ve ırmak vadileri, drenaj havzaları ve erozyonlu dik yamaçlı vadilerde birbirinden ayrılan yüksek düzlüklerden oluşmuştur. Erciyes ve Hasan dağının büyük volkanik konileri, kuzeyden Kızılırmak vadisinin bir kısmı, bazıları bazaltla kaplı aşınmış tüf yatakları araziye hâkim özelliktedir.
Alan; volkanik tüften oluşmuş ilgi çekici manzara yapısı içerisinde Bizans kilise mimarisi ve dinsel sanat tarihinden önemli bir devri sergilemektedir. Yukarıda anlatılan; Göreme’nin eşsiz jeomorfolojik oluşumu, estetik manzara yapısının görsel değerleri ile tarihi ve etnolojik yapısı milli parkın kaynak zenginliğinin ana başlıkları sayılabilir.

Niğde İli

Aladağlar Milli Parkı

Niğde, Kayseri ve Adana illeri sınırları içerisindedir.
Jeolojik yapı açısından Aladağlar milli parkı değişik zamanlara ait formasyonlarla temsil edilmekle birlikte, en yaygın formasyon mezozoik yaşlı kireç taşlarıdır. Bunun yanında sahada entrüsif volkanizmanın ürünü olan gabro, piroksenit gibi kayaçlara, suboflolitik metamorfiklere ve daha geniş dönemlerdi karakterize eden tersiyer ve kuaterner oluklarına da rastlanmaktadır.
Aladağlar yöresi ülkemizin tektonik açıdan en faal bölgelerinden birisidir. Yöre özellikle Alp orojenezi sırasında şaryaj ve bindirmelere sahne olmuştur. Tektonik literatürüne “Ecemiş Koridoru” olarak da giren bu sahada düşey ve yatay atımlı birçok fay bulunmaktadır. Dokusuyla yörede jeomorfolojik süreçler sonucu oluşan naplar, klipler, pencereler ilginç yapısal unsurlar olarak dikkati çeker.
Yörenin şekillenmesinde yapı ile flüvial koşullar ve Pleistosen buzullaşması önemli bir rol oynamıştır. Yörede bu üç unsura ait değişik morfolojik birimlere rastlamak çok olağandır. Yörenin belli başlı jeomorfolojik karakteri vadilerle de bir şekilde parçalanmış olmasıdır. Buzul mitolojisine ait birçok izlere rastlanmakta, özellikle yöredeki birçok sirk gölleri ve moraller bu morfolojinin kılavuz şakileri olarak görülür. Burası klimatik açıdan kendine has özelliklere sahiptir. Aladağlar milli parkı vejetasyon açısından çok zengin olup, ormanı oluşturan hâkim türler karaçam ve kızılçamdır. Ormanın üst sınırından itibaren Alpın zon başlar.

Karadeniz Bölgesi

Trabzon ili

Altındere Vadisi Milli Parkı

Doğu Karadeniz Bölgesinde, Trabzon ili Maçka ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Milli parkın ana özelliğini Sümela Manastırı ile Altındere Vadisinin bitki zenginliği ve jeomorfolojik yapısı teşkil etmektedir. Meryem ana adına kurulan Sümela manastırı, Altındere’nin batı yamacındadır. Manastır; şapel, kilise ve diğer kompleksleriyle sanat tarihinde önemli bir yer tutar.
Milli park, flora açısından çok zenginlik içermekte olup yörenin hakim bitki örtüsünü doğu ladini oluşturur. Zengin bitki örtüsü çeşitliliği görülmeye değer doğal ortamın yaban hayatı için sunduğu yaşam şartları birçok hayvanın yaşamasına ve çoğalmasına olanak sağlamıştır.

Rize İli

Kaçkar Dağları Milli Parkı

Rize ili, Çamlıhemşin ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Kaçkar dağlarının batısındaki Fırtına deresi ve doğusundaki Hemşin deresi zengin bir flora ile kaplıdır. Bu bitki örtüsü karstik flora özelliğinde olup gerek alt flora gerekse üst flora endemik türleri içermektedir. Türkiye’de Rhodendron’ların 3000 m. ye ulaştığı tek yer burasıdır.
Ülkemizde Pleistosen’e ait buzul izleriyle beraber aktüel buzlaşmanın birlikte görüldüğü ender yerlerden birisi de Kaçkar dağlarıdır. Genel olarak granit ve granitik kayaçlardan meydana gelen jeolojik yapı üzerinde Alp orojenezinin derin etkileri görülmektedir.

Bolu İli

Yedigöller Milli Parkı

Milli park; Batı Karadeniz bölgesinde Bolu ilinin kuzeyinde Zonguldak ilinin güneyinde yer alır.
Yer yapısı serpantinlerden ve volkanik kayaçlardan oluşan sahada zaman zaman göçük yer hareketleri sürüklenmeye hazır arazi yapısı, göllerin meydana gelmesini hazırlayan başlıca faktörlerdir. Göller, kayan kitlelerin, vadilerin önlerini kapaması sonucu arkada suların biriktiği set gölleridir. Bunlardan bazıları dip kaçakları ile birbirine bağlantılıdır.
Milli parka hâkim bitki örtüsü kayın ağaçlarıdır. Ülkemizde ilk kültür alabalığı üretme istasyonu 1969 yılında bu milli parkta kurulmuştur. Dolayısıyla rekrasyonel açıdan olta balıkçılığına kaynak olmuştur.

Artvin İli

Karagöl Sahara Milli Parkı

Artvin ili Şavşat ilçesi sınırlarında bulunan Karagöl Sahara Milli Parkı iki ayrı sahadan oluşmaktadır. Bunlar Karagöl ve Sahara yaylasıdır.
Karagöl ve çevresinden genel olarak paleojen ve neojen arazileri yer alır. Kayaçlar genellikle sedimenter kökenlidir. Karagöl rotasyon el olarak kayan kütlenin gerisindeki çanakta biriken suların meydana getirdiği bir heyelan gölüdür. Göl çevresi ladin ve çamların meydana getirdiği yoğun ormanlarla kaplıdır.
Sahara yaylası; yörenin genel olarak örtü bazaltlarından meydana gelen jeolojik yapısı vardır. Örtü bazaltlarının sıyrıldığı yerlerde tersiyer arazisi ortaya çıkar. Orman örtüsü ladin ve göknarlardan meydana gelmiştir. Reşat deresi kenarında 1700–1800 m.lerde kademeli olarak yer alan düzlükler aynı zamanda “Sahara Pancar Şenlikleri”ne saha olmaktadır. Bölge iç turizm açısından oldukça büyük ekonomik katkı sağlamaktadır.
Hatıla Vadisi Milli Parkı
Artvin ili merkez ilçe sınırları içerisinde Çoruh nehrinin ana kollarından birisi olan hatıla vadisi ve birçok yan derelerini içermektedir.
Vadi boyunca değişik kayaç türleri görülmekle birlikte, bu kayaçların hemen hepsi derinlik volkanizmasının bir ürünüdür. Hatıla vadisinin genel karakteri; V tipi, dar tabanlı, genç vadi özelliğindedir. Vadi boyunca litolojik farklılıklardan kaynaklanan eğim kırıkları ortaya çıkmıştır. Yamaçların gerek fiziksel parçalanma ve kütle hareketleri gerekse yan dere ve heyelanlarla işlenmesi sonucu vadide, çok haşin bit topografya ortaya çıkmıştır.
Vadinin orta ve yukarı ağzında çok zengin ve yoğun olan vejetetif örtü; bünyesindeki çok çeşitli bitki türlerini barındırmaktadır. Bitki örtüsü genel olarak Akdeniz iklim karakteri göstermektedir. Hatıla vadisi zengin bir fauna da içermektedir.

Kastamonu İli

Ilgaz Dağı Milli Parkı

Batı Karadeniz bölgesinde, Çankırı ve Kastamonu il sınırları içerisinde yer almaktadır.
Ilgaz dağlık yöresinin arazi yapısı genellikle serpantinler, şistler ve volkanik kayaçlardan meydana gelir. Üstün peyzaj güzellikleri sunan jeomorfolojik yapıya sahiptir. Ilgaz dağının eteklerinden doruklarına doğru gelişen karaçam, sarıçam, göknar hâkim ağaç türlerinden meydana gelen bitki örtüsü, zengin ormanaltı topluluğu ile desteklenmektedir. Milli parkın diğer önemli bir kaynağı da kış sporları imkânıdır.

Doğu Anadolu Bölgesi

Tunceli İli

Munzur Vadisi Milli Parkı

Doğu Anadolu bölgesinde Tunceli ili sınırları içinde yer almaktadır.
Karasu ve Murat çöküntüsü alanları arasında yükselen Munzur dağlarının jeolojik yapısı, metamorfik, volkanik ve tortul kayaçlardan meydana gelir.Mercan vadisinin 1.60 metreden yukarı kesimlerinde buzul gölleri, dağlardan Ovacık düzlüğüne gelindiğinde kaynayan gözeler, vadi boyunca dökülen küçük şelaleler milli parkın peyzajında ilgi çekici örnekleridir.Milli parkta tepeler ve yamaçlar meşe ormanları ile kaplıdır.Burada nadir türlerinde bulunduğu yaban hayatı vardır.

Adıyaman İli

Nemrut Dağı Milli Parkı

Adıyaman ili; Kâhta ilçesi sınırları içerisinde yer almaktadır.
Nemrut dağı ve Kommagene Kralı Anticohos’a ait Tümülüs, milli parkın ana kaynak değerini teşkil etmektedir. Anticohos’un tümülüsü ve dev heykelleri, Arsameia (Eskikale), Yenikale, Karakuş Tepe ve Cendere Köprüsü milli park içerisinde kalan kültürel değerlerdir. Nemrut dağı doruğundaki kalıntıları yerleşme yeri olmayıp Anticohos’un tümülüsü ve kutsal alanlardır. Tümülüs, 2150 m. yüksekliğinde, Fırat nehri geçitlerine ve ovalarına hâkim tepe üzerinde bulunmaktadır.
Orman formasyonu içerisinde meşe türleri ve ağaç alanları bulunur.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu