Genel

ALLAH-U EKBER…

ALLAH-U EKBER…

Şimdi, namazımızı kılmaya başlayabiliriz. Allah’ı anarak, O’nu yad ederek, O’nu ululayarak.

Niyetten sonra “Allah-u Ekber” diyerek, büyük ve yüce olan Allah’tan başka her türlü düşünceyi kalbimizden atarak, sadece ve sadece O’na yönelerek, O’nun rahmet, kudret ve azametinden başka hiç bir şeyi düşünmeyerek, namaza giriyoruz. Çünkü O “ekber”dir. Her şeyden daha büyük; en büyük!

Her şeyden, herkesten ve aklımıza gelen her türlü vasıftan büyük! Tavsif edilmesi mümkün olan her şeyden, dediğimiz, istediğimiz, tanıyıp ve tanıtacağımız her şeyden daha büyük!

Kudreti, en üstün kudrettir. Zatı, ebedidir. Lütfü, sınırsız ve sonsuzdur. Nimetleri, hadsiz, hesapsızdır.

İlmi, sınırsızdır. Eşsizdir, şeriksizdir, zevalsizdir, hiç bir şeye ve hiç kimseye muhtaç değildir.

“Allah-u Ekber”; yani O’nun kudreti karşısında hiç bir kudreti tanımıyor, kabul etmiyoruz. O’ndan başkasından korkmuyoruz, sadece O’na itaat ediyor, kalbimizi O’ndan başkasına teslim etmiyoruz, kalbimizde sadece ve sadece O’nun aşkı ve muhabbeti vardır, sadece O’nun huzurunda kulluk ediyoruz. Çünkü O, her şeyden yüce, her şeyden üstün ve her şeyden büyüktür.

Hiçbir terim, O’nun azametini hakkıyla ifade edemez. Hiçbir söz, O’nun gerçek büyüklüğünün karşılığı değildir.

…Allah-u Ekber!

Allah’ın azametini, her ne kadar çok hisseder ve ona kesin olarak inanırsak, Allah’tan başka her şey gözümüzde küçülür ve değerini yitirir.

Gökyüzüne her ne kadar yükselirsek, yeryüzündeki evler bir o kadar küçük görünür, örneğinde olduğu gibi.

“Tekbir” getiren kimse, gerçekten de Allah’ın azamet ve büyüklüğüne inanıp bunu diliyle de ikrar ederse, artık Allah’tan başka hiç bir şeyi büyük görmez.

Tekbir, namazın hem başlangıcı ve hem de sonudur.

Namazın her yerinde, her rüku ve her secdeden sonra, hatta namazın selamından sonra bile bu sloganı dile getiririz. Tekbirinde, ibadetin lezzet ve tadını hisseden kimse, namazının kabul edildiğini bilmelidir.

Elleri kulak hizasına kaldırıp “Allah-u Ekber” dediğimizde, Allah’tan başka her şeye sırt çevirip sadece Allah’a doğru yönelmeliyiz. Bu ruh haletini namaz boyunca da devam ettirmeliyiz.

İnsanın, diliyle “Allah-u Ekber” deyip de gerçekte, hayatında ve kalbinde başka şeyleri mesela, dünyayı, serveti, şöhreti, makamı, liderliği, parayı, mideyi, şehveti, dostluğu, arkadaşlığı, akrabalığı, evi, arabayı vb. şeyleri daha önemli ve daha büyük görmesi, ne kadar büyük ve de ne kadar apaçık bir yalandır.

“Allah-u Ekber” diyen birisi, Allah’tan başka her şeyi küçük görmeye ve de Allah’tan başka her şeyi, hatta canını bile Allah için feda etmeye hazır olmalıdır!!.

Gerçekten de “Allah-u Ekber”, büyük ve derin anlamlı bir sözdür.

Resulullah (s.a.a) bu konuda buyurmuştur ki:

“Allah katında, “Allah-u ekber” sözünden daha büyük ve daha sevgili bir söz yoktur!” [1]
—————————
[1] el-Ihtisas, Şeyh Mufid, s.34

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu