Fen ve Teknoloji ÖdevleriÖdevler

Asitler,Bazlar ve PH

a Asit
Suda çözününce Hidrojen ( H ) çikaran bilesiklerdir. Turnusol kagidini maviden kirmiziya çevirirler.tatlari eksidir. HCL (hidroklorik asit) , H2 SO4 (sülfürik asit) inorganik asitlerdir.
Yapilarinda karbon ve azot bulunduran asitler organik asitlerdir.
Su içinde çözündügü zaman H iyonu veren bütün maddelere asit denir. Asitlerin iki ayiraci vardir;
fenol kirmizisi ® sari,
mavi turnusol ® kirmizi yaparlar.
b. Baz
Suda çözününce (OH) iyonu çikaran bilesiklerdir. Turnusol kagidini maviye çevirirler. NaOH (sodyum hidroksit) ve KOH (potasyum hidroksit) inorganik bazlardir. Yapilarinda karbon ve azot bulunduran bazlar organik bazlardir.
Su içinde çözündügü zaman OH iyonu veren bütün maddelere baz denir.
Bazlarin ayiraci, kirmizi turnusol ® kirmizi yaparlar.
ASIT-BAZ DENGESI:
Asit baz dengesi ortamin H iyonu yogunlugunun negatif logaritmasi asitligin, OH iyonunun negatif logaritmasi bazikligin derecesini verir. Bu deger pH ile gösterilir. PH 7 nötr, pH 7-0 arasi asitlik, pH7-14 arasi bazik özellik artar.
PH degeri organizma için çok önemlidir. Biyokimyasal tepkimelerin gerçeklesmesi için pH degerinin belirli bir degerde sabit kalmasi gerekir. Ör: insan kaninin pH’i 7.4 tür fakat bu deger 7 veya 7.8 e çikarsa insan ölür.
Asitlerin Ve Bazlarin Önemi:
• Canlida gerçeklesen reaksiyonlarin yürütücüsü enzimler belirli bir pH derecelerinde etkinlik gösterirler. pH derecesindeki en küçük degisiklik büyük olumsuzluklar yaratabilir. Bu sebeple pH derecesinin sabit kalmasi gerekir. Bunun için insanda özel yapilar bulunur.
• Asitlerle bazlarin birlesmesinden tuzlar olusur.

Lipitler
Lipitler (Yağlar)
Yağ ve kolesterol gibi yağ benzeri tüm maddelere lipit adı verilir. Suda çözünmeyen lipitler arasında eter, benzin, kloroform gibi yağ çözücülerle eriyenlere ham lipit denir. Ham lipitlerin içinde değişik kimyasal yapıya sahip; yağlar, fosfolipitler, glikolipitler, steroidler ve mumlar gibi maddeler yer alır.
Sitoloji bakimindan lipidler hücrede serbest lipitler hücrede serbest lipit ve örtülü lipit olmak üzere iki türlüdür.

Organizmada lipidlerin oynadigi rol bulunduklari yer ve dagilislarina göre degisiktir. Kimyasal ve fiziksel özelliklerine

göre lipitler, basit lipitler, bilesik lipitler, streoitler ve yagda eriyen vitaminler gibi çesitli alt gruplara ayrilirlar

Ekolojik ayak izi

Doganin birer parçasi olarak insanlar, temel gereksinimlerini dogadan karsilarlar. Ancak, kentlerdeki yasam kimi zaman insanlari dogadan öyle uzaklastiriyor ki, temel gereksinimlerimizi karsilarken onu ne denli etkiledigimizi farkedemiyoruz. Oysa, herkesin dünya üzerinde güçlü bir “etkisi” var. Insanlarin üretim ve tüketimleri sonucunda olusan bu etkilerin toplamina “ekolojik ayakizleri” deniyor. Ekolojik ayakizi, aslinda insanlarin yasayabilmeleri için gereken kaynaklarin üretimi ve atiklarin yok edilmesi için kullandiklari biyolojik alani gösteren bir ölçü. Yasam biçimimizin bize kazandirdigi aliskanliklarla yaptigimiz pek çok davranis, aslinda ayakizlerimizin büyümesine neden oluyor.

Ekolojik ayakizi kavramini, ilk olarak Dr. Mathis Wackernagel, Prof. William Rees ve arkadaslari öne sürdü. Onlarin amaci, insanin sürekli dogadan alarak ve geriye atiklarini birakarak daha ne kadar süre idare edebilecegini bulmakti. Bu sayede, geriye kalan dogal kaynaklarin ölçüsünün ögrenilebilecegini ve doganin sürekli tüketilmesini ve tahrip edilmesini önleyecek çözümler üretilebilecegini düsünüyorlardi. Böylece bir insanin atiklarinin yok edilmesi de dahil olmak üzere, tüm gereksinimlerini karsilamak için kullandigi biyolojik alani ölçen bir araç gelistirdiler. Elde edilen ölçüye de ekolojik ayakizi deniyor. Ekolojik ayakizi, belirli bir toplumun tükettigi kaynaklarin üretimi ve atiklarinin yok edilmesi için gereken, kara ve su alanlarinin büyüklügünü gösteriyor. Ayrica, farkli insan etkinliklerinin çevre üzerindeki etkilerinin de anlasilmasini sagliyor. Üstelik, bu araç sayesinde hangi ülkenin, hangi kentin, hangi ailenin ya da hangi insanin ne kadar biyolojik alan kullandigi konusunda da bilgi elde etmek mümkün. Isin en ilginç ve önemli yani da bu zaten. Çünkü, ne kadar tükettigimizi ve tüketimlerimizin nelere yol açtigini bilmenin, bilinçli tüketim aliskanliklari edinmemize ve tüketim konusunda seçim yaparken daha farkli düsünmemize neden olacagi kesin.
Hangi Ülke Daha Çok “Dünya” Kullaniyor?
Sürdürülebilirligin anlami, bugünkü gereksinimlerimizi gelecek kusaklarinkini engellemeden karsilamak. Aslinda bir çesit “ayagi torunun yorganina göre uzatma” durumu. Wackernagel ve Rees, 1997?de farkli ülkelerin ekolojik ayakizlerini hesaplayarak bir rapor halinde yayimladilar. Sürdürülebilirligin basarilmasinda bir baslangiç yapmak için böyle bir hesaplamanin yapilmasi zorunluydu. Bu raporda toplam 52 ülkenin durumu incelenmisti ve bu ülkeler dünya toplam nüfusunun % 80?ini olusturuyordu. Sonuç gerçekten çarpiciydi. Kimi ülkeler, paylarina düsenin çok üstünde bir biyolojik alan tüketiyordu. Bu ilk raporun yayimlanmasindan sonra, ülkelerin ekolojik ayakizleriyle ilgili hesaplamalar sik sik yenilendi. En son bilgiler, Dünya Dogayi Koruma Vakfi?nin (WWF-World Wildlife Fund), Yasayan Gezegen 2002 Raporu?nda yer aliyor. Son verilere göre, gezegenimizde kisi basina düsen biyolojik olarak üretken alan 1,9 hektar. WWF?in raporuna göre, sirasiyla Birlesik Arap Emirlikleri, ABD, Kanada, Yeni Zelanda, Finlandiya, Norveç… 8-10 hektar arasinda degisen rakamlarla ayakizleri en büyük ülkeler. Ancak, kisi basina 2 hektarin üzerinde alan kullanan 50?den fazla ülke var. Türkiye?nin ekolojik ayakiziyse kisi basina yaklasik 2 hektar.
Ayakizi en küçük olan ülkeler de Mozambik, Burundi, Banglades, Sierra Leone, Pakistan, Tacikistan, Gine-Bissau, Myanmar. Bu ülkelerin ayakizlerinin büyüklügü 0,5 hektar civarinda. Görünen su ki, tüketim konusunda ülkeler arasinda ciddi bir esitsizlik söz konusu. Hem de tüketim aliskanliklarinin asiriya kaçmasi, ülkelerin ayakizlerinin daha büyümesine neden oldugu halde.

Ekolojik Ayakizleri Nasil Küçülür?

Birlesmis Milletlerin tahminlerine göre, 2050 yilinda Dünya?nin nüfusu 9 milyar olacak. Bu durumda ekolojik ayakizlerinin, Dünya?nin biyolojik kapasitesini % 80-120 oraninda asmasi bekleniyor. Senaryolara göre, sürdürülebilir bir yasam için yaklasik iki Dünya daha gerekiyor. Ayakizi kavrami, ekolojik açigin ölçüsünü de ortaya koyuyor. WWF?in 2002 Raporu?nda, ekolojik açigin, devlet politikalarinin dört konuya agirlik vermesiyle azalabilecegi vurgulaniyor. Bunlardan biri, kaynaklarin daha dikkatli tüketilmesi; ayrica yüksek ve düsük kazançli ülkeler arasindaki tüketim esitsizliginin ortadan kaldirilmasi. Ikincisi, mal ve hizmet üretimi için gereken kaynak yeterliliginin gelistirilmesi. Üçüncüsü, nüfusun kontrol altinda tutulmasi ve sonuncusu, ekosistemlerin ve biyoçesitliligin korunmasi. Amaç, aslinda tüketimle biyolojik kapasiteyi dengelemek. Wackernagel ve Rees, aldigimiz kararlarin aslinda çok önemli oldugunu vurguluyorlar. Kentlerimizi nasil düzenledigimiz, altyapi sistemimiz, yasam biçimimiz gibi konulari sorgulamaya hemen baslamak gerektigini düsünüyorlar. Çünkü, “nedenler”in herhangi bir ekolojik etkiye yol açmasi çok uzun bir sürede gerçeklesiyor. Ayrica, insanlarin bulunduklari bölgelerdeki dogal kaynaklarla idare edebilecekleri çözümlere yönelmelerinin de zorunlu oldugunu düsünüyorlar. Bunun nedeni, dogal kaynaklarin çok uzak mesafeler katedilerek elde edilmesi halinde, ekolojik ayakizlerimizin daha da büyümesi. Alinan her karar, yapilan her davranis yalnizca bizi degil, baska ülkeleri ve gelecek kusaklari da etkiliyor. Üstelik de dogal kaynaklar oldukça sinirli ve bu sinirlarin kapsadigi alan giderek daraliyor.
Türkiye?nin durumuna gelince, biz simdilik sansli bir ülke konumundayiz. Daha çok kendi kaynaklarimizla kavrulabiliyor olmamiz oldukça önemli. Ancak, degisen tüketim aliskanliklarimiza ciddi bir biçimde bir göz atmamiz gerekiyor. Ayrica ülkemizde ekolojik ayakizleri konusunda yapilmis kapsamli bir arastirma da henüz yok. Bu konuda yapilmis tek çalisma, DHKD?nin “Dogadaki Ayakizlerimiz” adli kitabi. Kitapta ayakizlerimizi küçültmenin yollari anlatiliyor.

Kendi Hesabinizi Yapin!

Ekolojik ayakizi hesaplamalari yapilirken, iki temel gerçekten yola çikiliyor: Birincisi, tükettigimiz kaynaklarin ve ürettigimiz atiklarin izini sürebilecegimiz; ikincisi de, bu kaynaklarin üretimi ve atiklarin yok edilmesi için gereken biyolojik alani ölçülendirebilecegimiz. Böylece ekolojik ayakizi, ülkelerin ne kadar “doga kullandigini” gösterebiliyor. Insanlar, artik gezegenin her tarafindaki dogal kaynaklari kullanma olanagina sahipler. Bu nedenle biyolojik olarak üretken alan, kullanilabilecek alanlarin toplami alinarak hesaplaniyor. Dünya?da üretken alti farkli alan belirlenmis: Tarim alanlari, otlaklar, ormanlar, denizler, yapilasmis alanlar ve fosil enerjisi alanlari. 1999 verilerine göre, bu alanlarin toplam büyüklügü, 11,4 milyar hektar. Dünya?daki toplam insan sayisiysa yaklasik 6 milyar. Bu durumda, kisi basina düsen biyolojik üretken alan 1999 yili için yaklasik 1,9 hektar. Bu ölçü, ülkeleri, insanlari, kentleri, köyleri, isyerlerini, okullari vb. ekolojik ayakizi büyüklügü bakimindan karsilastirmada kolaylik sagliyor. Ayakizinin büyüklügü, bu sayinin altindaysa dogal kaynaklar üzerinde henüz baski olmadigi; tersi durumdaysa tehlike çanlarinin çaldigi düsünülüyor. Ayrica, her ülkenin ayakizini kendi biyolojik kapasitesiyle de karsilastirmak, geriye ne kaldigini görebilmek açisindan yararli. Kimi ülkeler, sahip olduklarindan daha çok miktarda dogal kaynak kullaniyor; bu durumda, bu ülkelerin dogal kaynaklari bakimindan “ekolojik açik” olusuyor.

Ekolojik ayakizi hesaplamasi, gerçekten çok karmasik ve ayrintili bir çalisma gerektiriyor. Hesaplama, en basit biçimiyle söyle:

Ekolojik Ayakizi=Tüketim x Üretim Alani x Nüfus
Tüketim, bir mali ne kadar kullandigimizin ölçüsü. Tüketilen etin kilogram olarak agirligi, kullanilan elektrigin jul olarak degeri, tüketilen kerestenin ton olarak agirligi gibi. Tüketim, yiyecek, barinak, ulasim, tüketim mallari ve hizmetleri gibi farkli gruplar için ayri ayri hesaplaniyor. Yiyecek ve kereste gibi ihraç ya da ithal edilen mallar içinse tüketimin hesaplanisinda özel bir formülden yararlaniliyor.

Tüketim = Yurtiçi Üretim + Ithalat – Ihracat

Ekolojik ayakizi formülünde yer alan üretim alaniysa, belli bir miktarda tüketimin sürdürülebilir biçimde karsilanmasi için gereken alani gösteren ölçü. Örnegin, 1 dönüm arazide 2300 kg havuç yetisiyorsa, havuç için üretim alani 2.300 kg/dönüm?dür.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu