Derinin Deforme Olması
Yaşlandıkça kırışan derinin esnekliği de azalır, deri incelir ve alt tabakalardaki yapı, iskelesini oluşturan yapısal proteinlerin çökmesi sebebiyle sarkar. Yaşı biraz ilerlemiş her insanda var olan kırışıklıklar, çizgiler işte bu nedenle meydana gelir. Üst deride, sürekli yağ katmanı oluşturan ve doğal yumuşatıcı etkisi gösteren bezlerin salgısının azalması dolayısıyla pullanma görülür. Aşırı pullanma ve dökülme sonucunda derinin geçirgenliği artar ve dış etkilerin deriden geçişi kolaylaşır. Buna bağlı olarak da yaşlılık kaşıntısı, tırnak yaraları vs. meydana gelir. Aynı şekilde alt deride de çok büyük bozukluklar oluşur. Deri dokularında yenilenme ve madde alışverişi mekanizmaları yaşlı insanlarda önemli ölçüde bozulmuştur. Bu nedenle ileri yaşlarda kötü huylu tümörlere sık rastlanır.
Kemiklerin sağlamlığı da insan bedeni için her yönden büyük önem taşımaktadır. Dik durmak genç biri için çok kolayken, yaşlılık döneminde bu, fiziksel açıdan pek mümkün değildir. İlerleyen yaşlarda omurilikte meydana gelen doğal eğilme nedeniyle kamburluk ortaya çıkar. Ve bir süre sonra insan duruşunu kontrol edemez hale gelir.
Yaşlılık sadece dış görünüşte değil, vücudun içinde bulunan önemli organlarda da yıpratıcı etki meydana getirir. Örneğin yaşlanan insanların sinir hücrelerinde yenilenme olmadığı için, belli bir duyum kaybı da oluşur. Yaşlanma ile birlikte gözlerin ışık şiddetine uyarlanma yeteneği azalır. Bu durum görme yeteneğini kısıtlar; renklerin canlılığı, cisimlerin şekli, konumları ve uzaklıkları bulanıklaşır. Görme yeteneğindeki bu azalma yaşlılıkla orantılı olarak daha da ilerler.