Genel

Uzun Süreli Savaşta Mukavemet

Uzun Süreli Savaşta Mukavemet

“Hiçbir akıl sahibi, bizim tebliğat ve ta’limatımızın hemence, ‘İslamî Devlet’ kurulmasıyla sonuçlanacağını bekliyor değildir. Bu İslamî yönetimin kurulması için çeşitli ve sürekli faaliyete ihtiyacımız vardır. Bu, zamana ihtiyaç gösteren bir hedeftir. Yeryüzünde akıllı kişiler, iki yüz yıl sonra, bir başkası için temel olsun diye, bir sonuç alınsın diye, şuraya bir taş koymakta tereddüt etmezler. Halife, ceviz fidanı diken bir ihtiyara şöyle demişti: ‘İhtiyar! Elli yıl sonra ve sen ölmüş iken, meyve versin diye ceviz mi dikiyorsun?’. Şöyle cevap aldı: ‘Başkaları diktiler biz yedik; biz de dikiyoruz ki başkaları yesin!…’[1]

“Hz. Mûsa (as), başta çobanlık yapıyordu, yıllarca da yaptı. Fir’avn ile savaş ödevi verildiği günde, görünürde yardımcısı ve desteği yoktu. Fakat, zati liyakati ve sebatı yüzünden bir ‘asa’ ile Fir’avn’ın hakimiyetini devirdi. Aynı asa benim ve zat-ı alinizin elinde olsa idi, bu işi yapabileceğimizi düşünebiliyor musunuz?… Mûsa’nın (as) himmeti, ciddiyeti ve tedbiri olmalıdır. Bu iş, herkesin işi değildir…

Peygamber-i Ekrem (sav), risalet görevi verildiğinde ve tebliğe başladıklarında sekiz yaşında bir çocuk olan (Hz. Emir (as)) ve kırk yaşlarında (yaşlı) bir hanım O’na iman ettiler. Başta bu iki kişiden başka kimsesi yoktu. Resul-i Ekrem’e (sav) ne kadar eziyet verildiğini, engeller ve karşı koymalarla karşılaşıldığını herkes bilir. Fakat, me’yüs olmadı. ‘Kimim-kimsem yok ki!’ demedi, sebat buyurdu. Manevî kudret ve güçlü bir azim ile, başlangıçta maddî şartlar hiç elverişli değilken, risaletini, bugün yediyüz milyonun O’nun sancağı altında bulunduğu duruma ulaştırdı…[2]


[1] İslam Fıkhında Devlet (Hükümet-i İslamî): 164;…

[2] İslam Fıkhında Devlet: 166-167;…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu