Genel

III – Hayat, Şehadettir

III- HAYAT, ŞEHADETTİR

Hakaik-i İmaniyye çekirdeğinin infilak ve inşikakı, infıtar ve inşirahı ile neşv-ü nema bulan mübarek cihad ağacının âlem-i ğayb ve melekûta, âlem-i mülk ve şehadete şâmil, müteveccih olan İlâhî ve nuranî meyveleri-ürünleri ve neticeleri.. keyfiyet ve mahiyetini arzeden ve birçok boyutları bulunan şehadet; vasıf ve fiil olmaktan ziyade imanî-hayatî-ulvî ve İlâhî ni’met-makam-hal-pozisyon ve derecatı temsil ve ifâde etmektedir. Ki, bunları da birkaç madde halinde özetleyebiliriz:

1-) Zat-ı Vacib’ül-Vücûd’u Müşahede.. Şehadeti.

Allah İçin ve O’nun yolunda aziz canını ve malını kurban edip de Hazret-i İsmail gibi Zebihullah olanlar, tabiatıyla azizler azizi olan Allah-u Teala (cc)’ya vasıl olup, ebedî hayatı bulacak ve zat-ı ehadiyeti müşahede ederek Cemalullah’ın tüm güzelliklerine şahid olacaktır. Tabiatıyla, insan-ı kâmil olan zevat dahi; cihad-ı manevî.. ile, feda ettikleri fanî varlıklarına mukabil, fena buldukları Zat-ı İlâhîyye’ye vasıl ve şahid olarak, şehadetin en yüce makamına ereceklerdir…

2-) Sıfat-Esma ve Ef’al-i İlâhîyye’ye ve Sonsuz – Nuranî Cilve -Tecelli ve Fonksiyonlarına Şehadet..

Gerek bu şıkkın ve gerekse önceki şıkkın, izah ve beyanı mümteni olduğu gibi, idraki ve tahayyülü dahi mümkün değildir. Zira; kâinattaki (bilinen-bilinmeyen) tüm güzellikler ve cennet gibi ni’metler-güzellikler ve harikalar mahzeni ve mecmuası olan muhteşem âlemler; Allah-u Teala (cc)’nın sadece Cemal sıfatının Cemil isminin cüz’î bir lem’ası ve tecellisi.. olduğu, nazar-ı itibara alınırsa, konunun önemi ve İlâhî azameti ve büyüklüğü anlaşılmış olur…

3-) Âlem-i Ğayb ‘a ve Oradaki Âlemlere-Olaylara ve İlâhî Tecellilere Şehadet…

Cihadın herhangi bir boyutu ile hangi cihetten olursa olsun, fanî olan varlıklarını Allah’a (cc) ve O’nun (cc) yoluna feda ve kurban edenlerin bu şehadeti; cennet-kevser-huri..vs. ni’metler hususunda malik olma-sahib olma anlamında olup, cehennem vs.. azablardan da halas-necat bulma anlamındadır… Kezâ; enbiya-evliya ve şüheda gibi.. ehl-i cennete olacak şehadeti ise; tabiatıyla sehabet yani arkadaşlık ve sohbet-daşlık anlamında olacaktır…

4-) İmanın – İslam’ın ve Kur’anî Hakikatlerin Hakkaniyetine bil-Fiil ve bil-Müşahede Şehadet..

İlm’el Yakin muttali bulunulan İlâhî ahkâmın sonsuz ulviyeti ve İlâhî va’d ve tebşiratın sınırsız nuranîyeti ve hakkaniyeti artık fiilî hayat yani şehadet durumuna gelmiş ve bundan dolayı duyulan haz-zevk ve lezzetin derecesi sonsuzluğa ulaşmıştır. Öyle ki; bu durumlarını, henüz şehadete ulaşmamış olan dünyadaki (fena uykusunda olan) kardeşlerine müjdelemek isterler. (Al-i İmran: 169-170; vb..)

5-) Şirkin – Küfrün – Nifakın ve Tüm Batıl İdeolojilerin Habasetine ve Mensuplarının da Ebedî Hüsranına Olan Fiilî –Şühûdî Şehadet…

Mücerred fıkir-görüş-fiil-amel-keyfiyet ve mahiyetlerin mücessem ve müşahhas bir duruma geldiği Âlem-i Bekâ’da, mutlak hak olan İslam’ın dışındakilerin ne kadar rezil, habis ve necis bir durumda bulunduklarına ve dünyada bunların mensubu-müntesibi ve müdafii bulunanların da ne derece bir Azab-ı Elim içinde, ebedî hüsranlara gark olduklarına olan şehadet; had ve hududu bulunmayan sonsuz-sınırsız bir şükür-teşekkür ve hamd-u senaları tedai ettirmiş ve yüce cennetlerdeki makamın tadını ve lezzetini nihayetsiz derecede tezyid etmiş olacaktır…

6-) Dünyaya ve Hayat-ı İnsaniyyeye Yönelik, ‘Gözlem-Murakabe ve Muhasebe’yi Tazammun Eden ve Çözüm-Sorumluluk Taşıyan Şehadet…

Fenanın kalın uykusu sebebiyle tevellüd eden gaflet ve cehalet; insan hayatında ve toplumda mevcut olan şirk-küfür-zulüm-fısk-fücur ve dalaletin boyutlarını ve tahrib gücünün boyutlarını, gerçek anlamıyla ta’yin ve tesbit etmeye büyük ve mutlak bir engel teşkil etmektedir. Onun için de, yüce tebliğcilerin ve öncülerin İlâhî çağrıları ve feryadları, gerektiği ve layık olduğu ölçüde bir tesir ve yankı uyandırmamaktadır…

İşte; şehadet nuru ile bu menhûs engeller aşılmış ve kılıcı ile de, gerilmiş bulunan tüm muzlim ve karanlık perdeler yırtılmış ve herşey olduğu gibi bütün açıklığıyla meydana çıkmış bulunmaktadır… Bu tür şehadet; toplum hayatının İslam’a göre ıslahı ve zıt olanların da imhası aşk ve şevkini ve İlâhî cehd-ü gayretini doğurmuş olacaktır. Böylece; yani, bu şehadet ile toplum, yeniden canlanmaya-uyanmaya-hareketlenmeye ve hayat bulmaya başlayacak, bu da; İlâhî kıyam ve cihadın neşv-ü nemâ bularak ebede kadar devam etmesine sebeb olacaktır…

Binaenaleyh; İslam’a dönecek, yahut İslam’ın yönlendireceği ve renk vereceği toplumlar da, böylece gerçek hayata kavuşmuş; şehadetin sulayacağı bu hayat ağacı (imanî bir hakikat olarak) güçlendikçe güçlenecek ve ebed’ül-abâda ulaşmış..; böylece;.. ‘Hayatın şehadet, şehadetin de hayat olduğu’ hakikati, bil-fıil tezahür ve tahakkuk etmiş olacaktır…

7-) Mü’minlerin Bu ‘Şehadetleri’ne; Allah-u Teala’nın, Meleklerin, Peygamberlerin-Velilerin ve ‘Ervah-ı Tayyibe’nin Kudsî – Nuranî ve İlâhî Şehadetleri…

Tasdik – takrir – takdir – tahsin – tebcil – taltif- terğib ve teşvik.. gibi çok boyutlu ve muhtelif anlamlı şehadeti tazammun eden bu şehadet ile şehid; hem şahid, hem de meşhud (şahid olan ve olunan) olmuş ve şehadetin zirvesine ulaşmış olmaktadır. Ki; hayatın kemali de zaten budur!… Ne şahid, ne de meşhud olmayan (gören ve görünen olmayan), ta’bir-i aherle; şahidi ve meşhudu bulunmayan bir hayat söz konusu olamaz!.. Böylece, yine; ‘hayatın şehadet, şehadetin de hayat olduğu’.. bil-fıil tezahür ve tebeyyün etmiş olmaktadır… Ve, hâkezâ…

Buraya kadar serdettiğimiz bütün hakikatler, baştan başa bir bütün olarak; “İmam Humeynî (ra) ‘nin Şahsiyetinde Aşura Kültürü’nün Tecelli Boyutları.. ve İlâhî vechelerini (mümkün mertebe) gün ışığına çıkarıp beyan ve ifade etmiş bulunmaktadır… Ki; Merhum İmam Humeynî (ra)’nin müessisi bulunduğu, tarihin eşsiz Cihan-şümul İslam İnkılabı, bütün ulviyetiyle, kudsiyetiyle ve ihtişamıyla bu İlâhî-şümullü-nurânî tecellilerin canlı ve müşahhas tezahürüdür…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu