ÖdevlerSosyal Bilgiler Ödevleri

Deprem ve Deprem Türleri

Yer kabuğundaki levhaların birbirine sürtündüğü birbirini sıkıştırdığı birbirinin üstüne çıktığı ya da altına girdiği yerde açığa çıkan enerjinin dalgalar halinde yayılarak yeryüzünde oluşturduğu sarsıntıya deprem denir.
Depremler genellikle bir dakikanın altında sürer fakat üç dakika kadar süren depremlere de rastlanmıştır.

Deprem Çeşitleri :

Depremler genelde levha hareketleri sonucu levhaların bitişme yerleri üzerinde olur. Bunun dışında volkanik patlamalar ve çöküntü sonucu oluşan depremler de vardır.
Volkanik depremler ve çöküntü depremlerinin enerjileri azdır ve bu depremler bölgesel olup genellikle fazla hasar vermezler.

a) Tektonik Depremler :

Levha hareketleri sonucu oluşan depremlere tektonik depremler denir.
Yer kabuğunda yan yana olan levhaların yanal hareketi sırasında iki levhanın aynı veya farklı süratle aynı yönde veya zıt yönde kayarak hareket etmesi sırasında kısa zaman dilimlerinde ani ve şiddetli şekil değişikliği meydana gelir. Yanal hareket sırasında bir levha diğerine dayandığında levhaların arasında kalan kayalar sıkışarak yerlerinden oynar ya da kırılır. Levhaların arasındaki kayaların kırılması ve yerlerinden oynaması sonucu açığa çıkan enerji depremlere neden olur.

b) Volkanik Depremler :

Ateş kürede bulunan magmanın yeryüzüne çıkışı sırasında fiziksel ve kimyasal olaylar sonucunda oluşan gazların sebep olduğu patlamalar sonucu gerçekleşen volkanik püskürmelerin neden olduğu depremlere volkanik depremler denir.

c) Çöküntü Depremleri :

Yeraltındaki mağaralarda kömür ve diğer maden ocaklarında tavanların çökmesi ile oluşan depremlere çöküntü depremleri denir.

Depremle İlgili Kavramlar :

a) Fay ve Fay Hattı :

Yer kabuğunda levhaların yanal hareketi sırasında levha sınırlarında oluşan kırıklara fay levha kırıklarının başlama ve bitme noktası arasındaki mesafeye fay hattı denir. Fay hattı ve levha aynı kavramlar değildir.

b) Odak Noktası :

Yerin altında depremin meydana geldiği ve enerjinin açığa çıktığı noktaya odak noktası (iç merkez) denir.

c) Merkez Üssü :

Deprem dalgalarının yeryüzüne en kısa yoldan ulaştığı yeryüzü noktasına merkez üssü denir. Merkez üssü odak noktasına çok yakın olduğu için depremin şiddeti ve büyüklüğü daha fazladır. Odak noktasından uzaklaştıkça deprem dalgalarının enerjisi azalır. Bu nedenle depremin merkez üssünden uzak bölgelerde depremin şiddeti ve büyüklüğü daha azdır.

d) Öncü Deprem :

Ana depremden önce meydana gelen küçük sarsıntılara öncü deprem denir. Öncü deprem kendisinden sonra büyük bir deprem meydana geldiği için bu adla adlandırılmıştır.

e) Artçı Deprem :

Ana depremden sonra kayaçların yerlerine oturması sürecinde meydana gelen ve ana depremin büyüklüğünü geçmeyen sarsıntılara artçı deprem denir. Artçı depremlerin belli bir süresi yoktur. Bir ay ya da bir yıl süresince zaman zaman tekrarlayabilir.

f) Depremin Büyüklüğü :

Depremin merkezinde açığa çıkan enerjinin miktarına depremin büyüklüğü denir. Depremin büyüklüğü sismograf denilen araçla yer sarsıntısının ölçülmesi sonucu bulunur. Ülkemizde İstanbul Boğaziçi Üniversitesi Kandilli Rasathanesi’nde bulunan sismograflar sayesinde depremlerin büyüklükleri tespit edilmektedir. Sismograf sayesinde ölçülen deprem büyüklüğü Richter Ölçeğine göre derecelendirilir.

g) Depremin Şiddeti :

Depremin binalar ve insanlar üzerinde meydana getirdiği hasarın derecesine depremin şiddeti denir.
Depremin büyüklüğü ve şiddeti aynı kavramlar değildir. Büyüklük depremin kaynağında açığa çıkan enerjinin ölçü aletleri ile ölçülmesi sonucu elde edilen değerdir. Şiddet ise deprem bölgesindeki hasara göre gözlem sonucu belirlenen bir değerdir.
• Depremin şiddeti depremin büyüklüğüne odak noktasının derinliğine merkez üssüne zemin yapısına ve yapıların dayanıklılığına bağlı olarak değişir.
• Depremin şiddeti depremin merkezinden uzaklaştıkça değişebilir.
• Bir depremin farklı yerlerde farklı şiddet değerleri olabilir.
• Depremin büyüklüğü arttıkça açığa çıkan dalgalar daha uzağa yayılarak etkiledikleri alan büyüyeceğinden depremin şiddeti de artar.
• Şiddet değeri I ve XII aralığındaki Romen rakamları ile ifade edilir. (Bu rakamların hiçbir matematiksel temeli yoktur bütünüyle gözlem bilgilerine dayanır).

h) Deprem Bölgesi :

Depremlere sebep olan levha hareketleri volkanik püskürmeler gibi olayların gerçekleştiği ve fayların çok olduğu bölgelere deprem bölgesi denir.
Levhalar açısından ülkemiz Avrasya Arap ve Afrika levhalarının etkisindedir. Bu levhaların hareketlerinden dolayı ülkemizde sık sık depremler olmaktadır.

ı) Deprem Tahmini :

Deprem öncesinde hafif sarsıntılarla meydana gelen öncü depremlerin oluşması kuyu suyu seviyesindeki değişmeler radon gazı artışı bazı hayvanların davranışlarındaki değişiklikler gibi depremi haber veren işaretler olsa da depremlerin ne zaman ve nerede olacağı henüz bilinememektedir.
Depremlerin önceden tahmin edilebilmesi için levha sınırlarının ve levha hareketlerinin niteliğini doğru olarak yorumlamak gerekir. (Bilim adamları depremleri önceden belirleyebilmek için çalışmalarını sürdürüyorlar).

i) Deprem Bilimi (Sismoloji) :

Depremlerin oluşumunu ölçü aletlerini ölçme yöntemlerini ve deprem ile ilgili diğer konuları inceleyen ve değerlendiren bilim dalına sismoloji (deprembilim) bu alanda çalışan bilim adamlarına ise sismolog (deprembilimci) denir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu