Genel

II – Hayat, Cihad’dır

II- HAYAT, CİHAD’DIR

Evvela; imanın, dolayısıyla da hayatın korunması, bekası, istikrarının ve istikametinin sağlanması, bu zaviyeden de insanların imtihan edilmesi ve İlâhî ibtilalar eleğinden (ta’bir caiz ise) geçirilmesi için vaz’ edilmiş bulunan cihadın muhtelif boyutlarının bulunduğu izahtan varestedir. Ki, bunları; a-) Enfüsî ve Manevî.. b-) Kavlî ve Fikrî.. c-) Malî ve İktisadî.. d-) Nefyî ve Kıyamî.. e-) Fiilî ve Bedenî.. diye, yaklaşık beş kategoriye ayırabiliriz…

İmanın ve hayatın vazgeçilmez gereği ve muktezası olan cihadın; alt yapısını ve temelini oluşturan ve hayat-ı insaniyerîin İlâhî ve nuranî şahsiyetinin de çok önemli öğeleri-normları ve unsurları durumunda bulunan bir kısım vasıf ve özellikleri vardır. Bunları, şu maddelerdeki başlıklar ve kavramlar altında, hülâsa edebiliriz:

1-) Yakinî İman – İtminan-t Kalb…

Ya; bu İlâhî-nuranî özellik, cihadı intaç eder, yahut da cihad; kişiyi bu ulvî-ruhî ve manevî halete ve makama ulaştırır. Ki bunun, hayatın ruh ve mayesi, hatta tecessümü-temessülü ve müradifi olduğu, ehlinin ma’lumudur…

2~) İlim – İrfan – Şuur – Basiret ve Feraset…

Gereken ilim ve bilgi donanımı ile cihadın olabileceği; kezâ, hayatın da onunla devam edeceği, izahtan varestedir. Enfüsî ve afakî tüm boyutlu cihadlar; İlâhî-irfanî aşkı, şevki ve şevkiyle temevvüç-saz olur, kişiyi İlâhî rızaya ve kurbiyete ulaştırır ve her türlü dünyevî-nefsanî his ve temayüllerden de uzaklaştırır. Yahut da cihad ile kişi, bu İlâhî makama ve derecata vasıl olur… Hayat için dahi, maddî-manevî-ferdî ve içtimaî., tearüf (tanışma) temel bir unsur ve vasıftır. Zira; böylece, kâmil-cahil vb.. kişiler tanınır, müspet-menfi şeylere aşinalık peyda edilir, ona göre de tedbirler ve çözümler gündeme getirilir.. “Efradını cami ve ağyarını mani fehvâsınca, ferd-fıil ve hareket olarak toplumsal bir kaynaşma husule gelmiş olur!…

Dahilî ve haricî, gizli ve açık düşmanın güçlü ve zayıf tüm özellikleri, niyeti-hedefı ve gayesi ve saldırı zamanı-yeri ve yönü.. tabiatıyla güçlü bir basiret-feraset ve şuur ile tesbit ve tayin edilebilecektir. Bundan sonra alınacak tedbirlerin isabet oranı da, haliyle bu şuur-basiret ve feraset oranıyla paralellik arzedecektir… İman ve İslam’ın korunabilmesi için vârid olan bu teamül, hayat için de aynen geçerlidir…

3-) Kuvvet – Kudret -Dirayet – Metanet ve Sabr-u Sebat…

Zayıf-güçsüz ve aciz olanın, düşman karşısında yenilmeye mahkûm olacağı açıktır. Bu kaziye, kuvvet-kudret ve dirayetin elzem ve zarurî olduğunu göstermektedir. Tabiî ki, düşmana ve cihadın türüne göre bunlarda da farklılık-çeşitlilik veya öncelik-ağırlılık.. gibi faktörler söz konusu olacaktır. Örneğin; ilmî ve fikrî cihadda, ilmî-fikrî kuvvet-kudret ve dirayet gerekir.. Malî veya bedenî gücün burada hiçbir fonksiyonu yoktur; aynı şekilde, malî cihad için de, kezâ malî gücün bulunması esastır, burada da diğer güçlerin etkinliği söz konusu değildir. Fakat; bazı kez olur ki; bütün güçlerin bir arada bulunmasının zarurî olabileceği cihadî durumlar ve pozisyonlar da doğabilir, istisnaî de olsa!… Mezkür vâkıâ ve realite; hayat için de -aynen- geçerli olduğu açıktır. Kişi, en büyük alim ve bilgin de olsa, fakat fızikî-bedenî güce sahip değilse, bu alandaki karşılaşmalarda, düşmanlarına daima yenik düşeceği kesindir… Ve hakezâ…

Yine; cihadın tüm boyutları için sabır-sebat ve metanet hayatî önem arzetmektedir. Hayat için de, aynen vaki olan bu hususun, kat’iyyetinin vazıh olması muvacehesinde, şerh ve beyanı zâid olacaktır.

4-) Cesaret – Celadet – Selabet – Şecaat – İzzet – Azamet -Şehamet…

Cihadın tüm boyutları için, bunların tamamı temel-altyapı ve merkez-i mihrakiyye özelliğini taşımaktadır. Bunlarsız cihad olamayacağı gibi, hayat dahi asla söz konusu olamaz!… Bu ulvî vasıfların-özelliklerin ve değerlerin kaybedilmesi ile, iman ve İslam; hakimiyetini kaybetmiş, insanlık hayatı da; esaret ölümleriyle yok olup gitmiştir!.. Bunun izahı ve tafsili, gayet zâid ve fuzulî olacaktır..; Zira, herkes tarafından (bilâ-istisna) itirazsız kabul edilen ve edilecek olan muhkem kaziyedir!

5-) Cüd-u Kerem – İhsan – Sehavet – Feragat ve Fedakârlık…

Cihadın tüm boyutları için cömertçe-bol bol ve seve seve infak, ihsan, ikram ve ikrazlarda bulunmak zaruret derecesinde şarttır. Bu hususta can-mal başta olarak, bütün varlığın sarfedilip feda edilmesi, bu hususta fedakârlık yarışı içerisinde bulunulması, imanî ve hayatî bir gerekliliktir. Her türlü dünyevî-nefsanî duygulardan arınmış olarak, bütün benliğin-varlığın, -büyük bir feragat örneği olarak- imanın-İslam’ın ve hayat-ı insanîyyenin selameti ve bekası uğruna bezl edilmesi kezâ imanî ve hayatî bir vecibe olarak tebellür etmektedir…

6-) Tedbir ve Tevekkül…

Her türlü hazırlığın yapılması ve tedbirlerin alınması ile birlikte, zaferi ve başarıyı sadece Allah’tan bilecek ve bekleyecek bir olgunluk; cihadın amacına uygun bir seyir çizgisi ta’kip etmekte olduğunun alâmet-i farikasıdır. Hayat için dahi, aynı metodu tatbik ettiğimiz takdirde; maddî ve manevî müspet ve mutlu neticeye ulaşmış oluruz. Zira, böylece; hem tembellik-atalet-gaflet ve cehalet yıkılmış hem de kibir-gurur-enaniyet gibi.. marazların zuhuru önlenmiş ve sonuçta; ilâhî rahmete-fethe-nusrete liyakat kesbedilmiş olacaktır…

7-) Aşk – Şevk – Vecd ve Heyecan…

Zaten, tabiatı gereği cihad; tüm boyutlarıyla bunların tamamını iktiza etmekte ve İlâhî bünyesinde alt yapı olarak, (bütün azameti ve ihtişamıyla) mündemiç bulunmaktadır. Hayatın; uyuşukluktan-ölmüşlükten kurtulmasının, cazibedar-zinde ve canlı duruma gelmesinin-gelişinin de büyük âmilinin, bunlar olduğu izahtan varestedir, ve’s-selam…

Kur’an mektebinin ve onun pratize ve sistematize edilmiş temessülü ve tecessümü olan Aşura Kültürünün tecellileri olan mezkür sıfat-evsaf-karakter ve özellikler; hayatın, insanî şahsiyet ve hakikatin kemalatını mutazammın bulunmaktadır. Ki, bunların mazharı ve masadakına insan-ı kâmil denmektedir. Başta Resul-ü Ekrem (sav) olarak, Enbiya (as) ile Eimme-i Ma’sume (as) ve İmam Humeynî (ra) gibi zevat-ı kiram, bunun müşahhas ve küllî timsâlidir… (Fakat; haricî arazlardan olan bir kısım vasıflar, ferd-i vahidde değil de; insan-ı kâmilin şahs-ı manevîyyesi ve içtimaîyyesini temsil eden halifeli toplumda bulunabilir; malî-ekonomik güç ve teknolojik bilgi.. ve benzerleri gibi… İslam toplumunda mütefavit şekilde bulunan bu tür güç-özellik ve olgular dahi, o toplumun imamında-emir ve komutanında tecemmü’ ve temerküz etmiş olmaktadır…);…

Kezâ; tevhid-nübüvvet-mead gibi., usul’üd-dine ve temel imanı rükünlere sahip bulunanlar, manevî dereceleri nispetinde sair evsaf ve özelliklere sahip olacağı izahtan varestedir… Maddî ve manevî cihad ameliyesi içerisinde bulunan mü’min kimse, tabiatıyla bu İlâhî atmosfer ve ameliye içerisinde gittikçe eksikliklerini ikmâl ederek kemale doğru yükselecektir. Mesela, aşk-şevk-heyecan-tedbir.. gibi his-haslet ve vasıflar, cihad atmosferi içerisinde -zaten- kendiliğinden doğacak; dünya ile irtibat kesme yani zühd ve vera.. gibi İlâhî yönelişler, ister istemez oluşacak; cihadın seyir çizgisi gereği olarak da, nice İslamî fedakârlık- feragat- şehamet- cesaret-metanet- azim- sabır ve tevekkül.. tecellileri tezahür edecektir!… Ve hakezâ…

Bu hususa Yüce Rabbimiz (cc), şu ayet-i kerimesi ile dikkat çekmektedir; “Bizim uğrumuzda cihad edenleri, hiç şüphesiz kendi yollarımıza ‘hidayet’ ederiz. (Onları hidayet yollarımıza ulaştırırız). Muhakkak ki Allah, ‘muhsinlerle’ beraberdir!” [Ankebût(29): 69];…

Böylece;.. İmanın gereği ve tecellisi, yani muktezası olan cihaddan; cihadın tecellisi-neticesi ve hasılası olan ve pek çok boyutları bulunan şehadete yani hayatın şehadet (diğer bir ta’bir ile de, şehadetin hayat..) oluşuna, gelmiş bulunmaktayız…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu