Bir ‘Aşura’ Meydana Getirin!
Bir ‘Aşura’ Meydana Getirin!
“İslam’ı sunun, anlatın ve İslam’ın insanlığa sunuluşunda Aşura’nın benzerini meydana getirin.
Aşura gününü nasıl titizlikle korumuş ve elden gitmesine engel olmuş isek, nasıl halk Aşura gününde toplanıp matem tutuyorlarsa (müessisine selam olsun!), siz de bugün öyle bir iş yapın ki, yönetimin düzeltilmesi konusunda bir dalgalanma meydana gelsin! Toplantılar yapılsın, bu hareketin vaizleri çıksın ve halkın zihninde yer tutsun.
İslam’ı tanıtırsanız; dünya görüşünü, inançlarını, ilkelerini, hükümlerini, içtimaî nizamını insanlığa tanıtabilirseniz, insanlık tam bir iştiyak ile, susuzluk ve özlem ile İslam’ı karşılar ve kabul ederler. Allah bilir ki, İslam’ı talep edenlerin sayısı çoktur. Ben, tecrübe etmiş bulunuyorum; ‘bir kelimenin benimsetilmesi ile’, halkta bir büyük akım ve dalgalanma meydana geliyordu. Çünkü; herkes, bütün halk, bugünkü durumdan gayr-i memnundur. Baskı ve şiddet altında bir şey söyleyemediklerinden, ortaya atılıp şecaatle söz söyleyecek birini bekliyorlar…
İşte; Ey İslam’ın cesur çocukları! Siz, erkekçe ayağa kalkın ve halka hitap edin., konuşun!… Gerçekleri, halk topluluklarına sade bir dil ile anlatın; onları kaynaşma ve hareket haline getirin! Sokak ve çarşılardaki halktan, bu temiz yürekli işçi ve köylülerden, uyanık üniversite öğrencilerinden mücahidler meydana getirin!..; halkın tümü mücahid olacaktır. Toplumun bütün sınıfları; hürriyet, bağımsızlık ve milletin mutluluğu için savaşmaya hazırdırlar. Hürriyet ve mutluluk için savaşmada, dine ihtiyaç vardır. İslam’ı, ‘cihad ve mübareze dini’ olan İslam’ı halka verin ki, inançlarını ve ahlâklarını O’na göre doğrultup düzeltsinler ve ‘mücahid bir güç’ halinde, zorba ve emperyalist ‘örgütü’ yıkıp İslamî hükümeti kursunlar…/…“[1]…
[1] Hükümet-i İslamî (İslam Fıkhında Devlet): 162-163;…