Genel

İslam Çok Azizdir

İslam Çok Azizdir

“İslam, bizim tasavvur ettiğimizden daha azizdir; Allah ‘ın Resulü, İslam için nice zahmetler-musibetler çekti, nice gençler verdiler; nice yüce şahıslar, kendilerini cömertçe feda ettiler. İslam öylesine azizdir ki;.. Peygamberin çocukları, canlarını İslam’a feda ettiler. Hazret-i Seyyid’üş-Şüheda (as); o gençlerle, o eshabla birlikte İslam için savaştılar, can verdiler, İslamı ‘ihya’ ettiler…”[1]

“Biz, İslam’ı korumakla yükümlüyüz. Bu görev, önemli farzlardandır. Hatta, namazdan daha önemli bir farzdır. İşte bu görev, kanların İslam için akmasını gerektiriyor. İslam için dökülen İmam Hüseyn’in kanından daha yüce bir kan yoktur!…”[2]


[1] Hatt-ı İmam Kelam-ı İmam (Türkçe Terc): 1/39 .

[2] Hatt-ı İmam Kelam-ı İmam (Türkçe Terc): 1/73; … “Bizim ve İran milletinin amacı, sadece saltanat rejiminin gitmesi değildi Bilakis maksat, İslamî Hükümetti. Yani, Allah’ın Hükümeti, Kur’an’ın Hükümeti!…” “Biz, insanlarla işimiz olduğunu hayal ediyorduk, o halde; insanca davranalım, diyorduk. Hayır, insanla değil; yırtıcı hayvanlarla işimiz var. Yırtıcı hayvanlara yumuşak davranmak olmuyor, artık yumuşak davranmayacağız…”; “Benim ta’birim (tesbitim) şu: Bu Amerika ve diğer batılı ve doğulu devletler, insanları yırtıcı hayvanlara dönüştüren ilerlemeler yaptılar. Bu anlamda, yaptıkları bütün işler, yırtıcılık içindir…” (Hatt-ı İmam Kelam-ı tmam (Türkçe Terc): 1/74-75) tesbitini yapan İmam Humeynî (ra); tağutlarla uzlaşma kabul etmeyen Hüseynî Mektebi esas almış, şahlık tarafından ve batılılarca yönlendirilen devrim öncesi ifsad ve inhiraf oyunlarını ve onları boşa çıkarıcı şu örneği de vermektedir:

“Paris’te bulunduğumuz sırada, bizi ‘çekilmeye mecbur etmek’ için, çok sayıda ‘gizli ve açık’ bazı geliş-gidişler oluyordu.’… Diyorlardı ki; ‘Ne isterseniz verelim!.. Ne isterseniz yapalım!…

Sabık Şah ‘ın kendisi, çeşitli vasıtalarla mesaj verdi:

-‘Ben, memleketi size ‘teslim edeyim!’ (Ben de) sembolik bir şah olayım, bütün işler sizin elinizde olsun!’ dedi Ben, ona önem vermedim!….

-Bu, bizlere yardım eden İlâhî bir güç idi!.. Sonra, o gitti Ancak, kalan (başka bir) güç henüz duruyordu; tekrar ‘çaba’ göstermeye başladılar. Hatta, Fransa Cumhuriyeti ve Cumhurbaşkanı vasıtasıyla bana ‘mesaj’ gönderdiler: ‘Şimdi;., henüz erken, gelin (İran’a) gitmeyin! Ve benzeri gibi. Güya, ‘acıyıcı’ roller yapıyorlardı…

Amerika tarafından da gidişimizin ‘erken’ olduğu, bir süre daha ‘kalmamızın’ iyi olacağına dair ‘teklif geldi. İran tarafından da bunu teklif ettiler. Bu tekliffler), şuna sebep oldu. Ben, (İran ‘a) gelmeye kesin karar verdim;.. Ne olacaksa olsun!… (dedim)!”;… (6.12.1357 Hicri/Şemsi tarihinde, bir heyet ile görüşme’den; Hatt-ı İmam Kelam-ı İmam (Türkçe Terc): 1/43);…

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu