Genel

NAMAZIN SONU

NAMAZIN SONU

Namaza, öz ve kısa bir bakıştan sonra, namazın son merhalesine ulaşıyoruz.

Yaptığımız son secdeden sonra iki dizimiz üzerine teşehhüt için oturup, Allah’ın birliğine ve Hz. Muhammed’in (s.a.a) Allah’ın kulu ve resulü olduğuna şehadet ederiz.

Allah’ın Resulüne ve Ehl-i Beyt’ine salat ve selâm ederiz.

Kendimize, Allah’ın salih kullarına, meleklere ve selâma lâyık olan herkese de selâm ederiz.

Namazdaki selâmlarımız, Allah’ın resulü ve gerçek müminlerle; doğruluk ve iyilikle, doğrular ve iyilerle anlaşmak, onlarla bağlılığı ilân etmek manasına gelir.

Allah Resulü ve onun pak Ehlibeyti’yle bağlılığımızı, hatta namazın teşehhüdünde bile, bir daha tekrar ediyoruz. Çünkü din, Hz. Peygamber ve Ehl-i Beyt’le irtibat kurulmadan eksik, namaz da, onlara selâm gönderilmeden batıldır.

Bu konudaki önemlilik, bize doğru rehberliğin rolünü de öğretmektedir.

Bizim, Hz. Muhammed’in (s.a.a) risaletine şehadet etmemiz ve O’nun soyundan olan Ehlibeyt İmamları’na selâm göndermemiz; Kur’an ve Allah yolundaki sahih ve gerçek rehberlik çizgisiyle olan biatimizi yenilememizdir.

Hz. Resulullah (s.a.a), bizim selâmımızı işitmekte ve bize cevap vermektedir (ama biz bunu idrak edemiyoruz).

İnsanların en yücesi olan Hz. Muhammed (s.a.a) gibi birisine selâm verip onun da selâmımızın cevabını vermesinden daha büyük bir saadet ve mutluluk düşünülebilir mi?

Namazdaki selâmımız, bu yüce şahsiyetin, bize doğru yolu göstermek için çektiği bunca zahmetlerin kadrini bilmek ve ona saygı ve ihtiram göstermektir.

İlgili Makaleler

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Göz Atın
Kapalı
Başa dön tuşu