Ölü ve ölüm Tabiri
Ölü ve ölüm Tabiri
Danyal (A.S.) buyurmuştur ki: Rüyasında vefat ettiğini, yakınlarının ağladıklarını, yıkanıp kefenlenerek, kabre konulduğunu görmek; dinde fesada işarettir. Şayet kabre konulmazsa, işleri düzelir. Halkın cenazesinde yürüdüklerini gören, şeref ve şan sahibi olur. Lakin, dini bozulur. Eğer defn olunmaz ise, bilahare iyi olur. Vefat ettikten sonra yaşadığını gören; günah işler sonra tevbe eder. Bir rivayete göre bu rüya, uzun ömrün habercisidir. Rüyada birinin kendisine “Sen hiç ölmeyeceksin” dediğini gören, şehit olarak göçer. Öldüğü halde kimsenin ağlamadığını ve diğer işlemlerin yapılmadığını görenin mülkünün bir kısmı harap olur. Cenaze işlemlerinin yapılmadığını görenin, zararı devam eder. Uzun zamandan beri ölü olarak kabirde bulunduğunu gören; uzak yola gider, cahiller ve günahkarlarla arkadaş olur.
Cabir’ül Mağribi demiştir ki: Ani olarak vefat etmek, mü’min için; rahat, kafir için; azaptır. Rüyasında ölümü sırasında güçlük çeken eza (eziyet) görür. Ölümü sebebiyle kendisini yıkayan şahsı öpen, tevbekar olur. Vefat ederek, teneşire yahut tabuta konan; devlet idaresine girer. Bundan menfaat görür.
İbn-i Şirin (R.A.) diyor ki: Bir hükümdarın vefat ettiğini görmek, onun memleketinin harap olmasına işarettir.
Kirmani şöyle diyor: Ölürken zahmet çektiğini gören, nefsine zulmeder. Bir rivayete göre, borcunu öder. Niyeti varsa yola çıkar.
Fakat, başka bir görüşe göre durumu bozulur. Hanesi yıkılır. Evi değişir. Bildiği bir ölüyü gören, sevinir. Bu rüyaların en iyisi, kendi ailesinden ölmüş olanları görmektir. Tanıdığı bir ölünün kendisine selam verdiğini gören, o sene ölmez. Bu rüya aynı zamanda o ölünün ve kendinin rahatına işarettir. Babasının iyi bir halde geldiğini gören, her bakımdan selamete çıkar, şifaya kavuşur. Gurbetteki yakını döner.
Ölünün hacca gittiğini görmek; onun ahirette rahat ettiğine işarettir. Bir ölünün kötü bir şeyle meşgul olduğunu görmek; Onun ahirette ümit ettiğine erişemediğinin ifade-sidir. Kendisini çağıran bir ölünün ardından giden, vefat eder. Bir ölüyle kabrine kadar gidip, oraya girmediğini gören, çok hasta olur. Fakat, iyileşir.
Bir kısım tabirciye göre meçhul, bir ihtiyarın öldüğünü gören; gayret gösterdiği bir konuda netice alamaz. Meçhul bir kadının vefat ettiğini görmek; ya işlerin bozulmasına yahut yağmurların azalacağına delildir. Bu kadın dirilirse, yağışlar çoğalır. Birçok kadınların vefatını görmek; çocuk ölümlerine işarettir. Bir arslan veya filin ölümü devlet başkanının ölümüne delalet eder.
İbn-i Kesir diyor ki: Erkek evladın vefatı, zafer ve mirastır. Kızınki sevinilecek bir emelden vazgeçmektir. Babanın ölümü, geçim yüzünden şaşkınlıktır. Annenin vefatı, üzüntü ve hayal kırıklığıdır. Akrabasından birini kaybede-nin, gücü azalır. Zevcenin vefatı iyidir.
Hamile kadının öldüğünü görmek; daha büyük hayır ve selamettir.
Abdulgani’en Nablusi şöyle diyor: Ölüm rüyası; iman eksikliği buna mukabil, dünya rahatı ve itibarıdır. Öldüğü halde bununla alakalı bir hazırlık, üzüntü vb. halleri görmeyenin hanesi veya o mahalde başka bir yer yıkılır. Bir rivayete göre, rüya sahibi uzun bir ömür sürer. Ama dini bozulur. Basiretsiz olur. Ölümüne ağladıklarını gören, şan ve mevki kazanır.
Bazı tabirciler, yeşil yahut beyaz elbiseler içinde, güleryüzlü görülen bir ölünün; bağışlanacağını, Cennete vasıl olacağını söylemişlerdir. Ölülerin mezarlarından çıkarak, bütün yiyecekleri hiçbir şey bırakmamacasına yediklerini görmek, kıtlığa, kuyulardaki tatlı suları içtikle-rini görmek ise; müthiş bir hastalığın zuhuruna işarettir.
Rüyasında ölen, ölümle alakalı her şeyi aynen gören ve sonunda defnedilen, sonra canlanıp kabirden çıkmak, tevbekar olmaya delildir. Öldüğünü fakat, bununla ilgili hiçbir hazırlığın yapılmadığını, kabre konulmadığını gören; sıkıntıdan kurtulur. Ölü gibi kefene sarılan, vefat eder. Rüyasında öldükten sonra dirildiğini gören, dininden döner. İmamın vefat ettiğini görenin, dini bozuktur.
Kendisini ölüm halinde gören bir memur, azledilir. Ana babasından birinin vefat ettiğini gören, elindeki ni’metleri kaybeder. İmanı zayıflar. Erkek kardeşinin vefat ettiğini gören, hastaysa vefat eder veya bir akrabası ölür. Bir rivayete göre, gözlerinden birini veya elini kaybeder. Karısının öldüğünü görenin, işleri bozulur.
Ebu Said’ül Vaaz yukarıdaki yorumlara ilaveten şunları söylüyor: Ölüm rüyası, büyük bir işten dolayı pişman-lıktır. Bir mahalde toplu ölüm görmek; orada büyük bir yangın çıkacağına delalettir. Karısının öldüğünü gören, zengin olur ve helal malından istifade eder. Vefat ettiğini, elbisesinin çıktığını ve üzerinde hiçbir şey bulunmadığını gören, çok fakir düşer. Öldükten sonra yüksek bir yere konulduğunu gören, büyük makam sahibi olur. Bir görüşe göre, ailesinden hayır görür. Yapayalnız ıssız bir yerde vefat etmek; iyi değildir. Gurbette bir akrabası varsa, onun felaket haberini alır. Oğlunun vefat ettiğini gören, düşmanından kurtulur. Kızının öldüğünü gören, üzülür. Aniden öldüğünü gören, beklemediği bir üzüntüyle karşılaşır. Hamile bir kadının vefat etmesi, hayırlı bir erkek evlada kavuşmasına işarettir.
Bekar bir insanın vefat ettiğini görmesi, evliliktir. Kendinin veya iş ortağının öldüğünü, kendisinin ortağının ölümüneağladığını görmek, iki taraf için de felakete delildir. Bir ölüyü yüklenmek; haram kazanmaktır. Bir ölüyü yerde sürükleyen, günah işler. Bir ölüyü kabre götüren, doğru bir iş yapar. Ölüyü çarşıya götüren, arzusuna kavuşur ve kar sağlar. Bir ölüyü musallaya koyan, günahkar birine yardımcı olur. Ölüp toprak üzerinde yattığını gören, mal sahibi olur.
İbn-i Şirin’e göre, ölüm fakirliktir. Öldükten sonra yüzünün çirkin bir hal aldığını gören, dünya ve ahirette zarar görür. Yüzü güleç ise rüya hayırdır.
Cabir’ül Mağribi demiştir ki: Bir alimin öldüğünü görmek; o mekanda ilmin ve şeriatin gözden düşmesine işarettir. Dalalete düşmüş birinin vefat ettiğini gören, zulüm ve küfürde çok ileri gider ve fakir düşer. Bir bekçinin öldüğünü gören, korkar yahutta bir hakim vefat eder. Bir esnafın (erbab-ı sanatten birinin) öldüğünü görmek; o san’atın kesadına işarettir. Hizmetkarının öldüğünü görenin, işleri bozulur, itibardan düşer. Bir dostunun öldüğünü görenin; ya kendi yahutta arkadaşı ölür. Vahşi bir hayvanın ölüp atıldığını görmek; düşmana karşı zafer kazanmak ve emniyet içinde olmaktır. Ehil hayvanlardan birinin öldüğünü görmek; hayır değildir.
Bir meyyitin (ölü) yemeğinden yediğini gören, topraktan hazine bulur. Dindar bir insanın rüyasında bir ölünün boğazını kesmesi, halkın tevbe etmesine vesile olacağına işarettir veya düşmanına galip gelir. Bu rüyayı gören devlet idarecisi ise, suçluları affeder. Tutsakları bırakır.
Ölüm rüyası bazılarınca boşanmakla yorumlanmıştır. Öldüğünü, karısının iddet halinde bulunduğunu gören, ondan ayrılır. (İddet bekleme müddeti demektir. İslam hukukunda kocası ölen kadın 130 gün, boşanan kadın 100 gün evlenmeden bekler.
Bu kadının hamile olması ihtimaline karşı doğması muhtemel bir çocuğun babasının bilinmesi için konulmuş bir tedbirdir.)
Yine Ebu Said’ül Vaaz şöyle diyor: Meçhul bir mekanda ölünün kendisine doğru geldiğini gören; hayra, hikmete ve helal mala nail olur. Bir ölüye talkin veren; dalalete düşenlerin, hidayete ermelerine vesile olur. Ölünün kabrine inmek; zina ile yorumlanır. Bir kabrin yanında veya içinde ateş, haşerat vb. görmek; rüya sahibi yahut ölü için, günah ve bid’atle tabir olunur. Ölünün kemiklerini ayırdığını görmek; malı israf etmektir. Ölünün gaz çıkardığını görmek; onun kötü şöhretine işarettir. Ölüye ilaç vermek; onun için sadaka dağıtmaktır. Ölüden kan, irin, idrar gibi bir şey çıkması, kötü bir halin meydana geleceğine işaret eder. (Ayrıca bkz. Ölülerin Dirilmesi)
Kaynak: Kenz-ul Menam