{"id":1322,"date":"2011-06-29T09:28:05","date_gmt":"2011-06-29T06:28:05","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=1322"},"modified":"2011-06-29T10:23:31","modified_gmt":"2011-06-29T07:23:31","slug":"turkiye%e2%80%99nin-neotektonigi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/turkiye%e2%80%99nin-neotektonigi\/","title":{"rendered":"T\u00fcrkiye\u2019nin Neotektoni\u011fi"},"content":{"rendered":"<p>\nT\u00fcrkiye\u2019deNeotektonikOrta Miyosenden itibaren ba\u015flamaktad\u0131r. Bundan \u00f6nceki k\u0131s\u0131m isePaleotektoniktir.<\/p>\n<p>Neotektonik: Miyosen sonras\u0131 ya\u015fl\u0131 tektoni\u011fe bu ad verilir. Bu d\u00f6nemdeki yap\u0131lara ise NeotektonikYap\u0131larad\u0131 verilir.<\/p>\n<p>Paleotektonik:Miyosen \u00f6ncesindeki tektonik faaliyete denir. Bu d\u00f6nemde meydana gelen yap\u0131lara isePaleotektonik Yap\u0131lar ad\u0131 verilir.<\/p>\n<p>Tektonik: Genel bir ifadedir. Yerkabu\u011funu etkileyen gerilmelerin tesiriyle meydana gelen olaylard\u0131r.<\/p>\n<p>Jeotektonik: D\u00fcnyan\u0131n b\u00f6lgesel yada k\u0131tasal b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki yap\u0131lar\u0131n\u0131n hareketlerinden bahseden jeoloji dal\u0131d\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de olu\u015fmu\u015f volkanizmalardan do\u011fudakiler K-G y\u00f6nl\u00fc s\u0131k\u0131\u015fmalar sonucu gerilme \u00e7atlaklar\u0131ndan meydana gelmi\u015ftir. Bat\u0131daki volkanizma ise graben sistemine ba\u011fl\u0131 olarak geli\u015fmi\u015f volkanizmad\u0131r. Bu volkanizmalardan do\u011fudakiler perlit yataklar\u0131n\u0131, bat\u0131dakiler ise bor cevherlerini olu\u015fturmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019deki Neotektonik Yap\u0131lar\u0131 \u015f\u00f6yle s\u0131ralayabiliriz:<br \/>\n1. GD. Anadolu Bindirmesi (\u00e7ift bindirme)<br \/>\n2. Do\u011fu Anadolu Fay\u0131<br \/>\n3. Kuzey Anadolu Fay\u0131<br \/>\n4. KD. Anadolu Fay\u0131<br \/>\n5. Bat\u0131 Anadolu Grabenleri<br \/>\n6. GD. Anadolu K\u0131vr\u0131mlar\u0131<br \/>\n7. Ecemi\u015f \u00c7ukuru Fay\u0131 (Eosen ya\u015fl\u0131)<br \/>\n8. Tuz G\u00f6l\u00fc Fay\u0131<br \/>\n9. Isparta b\u00fckl\u00fcm\u00fc<br \/>\n10. Do\u011fu Anadolu\u2019da ki Do\u011frultu At\u0131ml\u0131 Fay\u0131 (Ka\u011f\u0131zman, Tutak, \u00c7ald\u0131ran, S\u00fcphan, Malazgirt)<br \/>\n11. Do\u011fu ve Orta Anadolu\u2019da ki Da\u011f Aras\u0131 Havzalar<br \/>\n12. Pull-Apart Havzalar<br \/>\n13. Do\u011fu ve GD. Anadolu\u2019da ki A\u00e7\u0131lma \u00c7atlaklar\u0131 <\/p>\n<p>Ege\u2019deki graben sisteminin K-G \u00e7ekme kuvvetleri sonucu oldu\u011funu baz\u0131 yazarlar \u00f6ne s\u00fcrmektedirler (E. Kasapo\u011flu). T\u00fcrkiye\u2019de ki neotektoni\u011fin geli\u015fiminde.<\/p>\n<p>1. Afrika-Anadolu \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 ve Afrika\u2019n\u0131n kuzeye ilerlemesiyle Do\u011fu Anadolu\u2019da meydana gelen s\u0131k\u0131\u015fma,<br \/>\n2. G\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki Akdeniz\u2019de dalma-batma sonucu olu\u015fan Ege graben sisteminin olu\u015fumu etkili olmaktad\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de ki neotektonik yap\u0131lar\u0131n en \u00f6nemlileri ve en bask\u0131nlar\u0131 do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylard\u0131r. T\u00fcm Anadolu sath\u0131na yay\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Ancak Ege B\u00f6lgesi hari\u00e7. Bu b\u00f6lgede do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylar az, ancak gravite faylar\u0131 olduk\u00e7a fazlad\u0131r. Anadolu\u2019da ki yap\u0131lar genellikle k\u0131r\u0131kl\u0131 yap\u0131lard\u0131r. Ancak GD. Anadolu\u2019nun k\u0131vr\u0131m ku\u015fa\u011f\u0131 k\u0131vr\u0131ml\u0131 yap\u0131lar y\u00f6n\u00fcnden \u00f6nemlidir.<\/p>\n<p>KUZEY ANADOLU FAYI (KAF)<br \/>\nSaros k\u00f6rfezinden ba\u015flay\u0131p, Marmara denizinden ge\u00e7ip, Bolu\u2019ya do\u011fru KD. \u2018ya y\u00f6nelerek Kastamonu g\u00fcneyinde ki Karg\u0131\u2019ya ula\u015fmaktad\u0131r. Karg\u0131\u2019da GD.\u2019 ya y\u00f6n de\u011fi\u015ftirerek Karl\u0131ova\u2019ya kadar uzanmaktad\u0131r. Karl\u0131ova\u2019n\u0131n 10 km. kadar do\u011fusunda e\u015fleni\u011fi olan DAF ile kesi\u015fmektedir. Bu fay literat\u00fcrde Kuzey Anadolu Deprem fay\u0131 veya Kuzey Anadolu Transform Fay\u0131 olarak da ge\u00e7er. Transform faylar \u00f6zellikle k\u0131ta kenar\u0131nda olu\u015furlar ve litosferi boydan boya keserler.<\/p>\n<p>Normalde stres bas\u0131nc\u0131 do\u011frultusu dar a\u00e7\u0131 olmas\u0131 gerekir. Fakat burada geni\u015f a\u00e7\u0131 durumundad\u0131r. Bu da ilk olu\u015ftu\u011fu zamanlar dar a\u00e7\u0131 ilerledik\u00e7e geni\u015fledi\u011fi \u015feklinde yorumlanmaktad\u0131r. . Do\u011frudan plaka aras\u0131 faylara \u0130ntraplaying Faylar denir. K\u0131ta i\u00e7i faylara da \u0130nterplaying Faylar denir. Bu ikisi de as\u0131l bildi\u011fimiz transform faylar de\u011fildir .KAF do\u011frultu at\u0131ml\u0131 sa\u011f y\u00f6nl\u00fc bir fayd\u0131r. Fay\u0131n s\u0131\u00e7rama yapt\u0131\u011f\u0131 yelerde \u00f6nemli \u00e7ek ay\u0131 havzalar olu\u015fmu\u015ftur.<\/p>\n<p>G\u00dcNEYDO\u011eU ANADOLU B\u0130ND\u0130RME KU\u015eA\u011eI<br \/>\nHakkari\u2019den Kahramanmara\u015f civar\u0131na kadar devam eden ve orada DAF ile kesilen bir bindirme fay\u0131d\u0131r. Kesilme yerinde bindirmenin 25 km. lik bir at\u0131m\u0131 vard\u0131r. Bu bindirme ku\u015fa\u011f\u0131 ayn\u0131 zamanda Avrasya ile Gondwana aras\u0131ndaki Tetis\u2019in kapanmas\u0131 ile olu\u015fmu\u015f bir kenet ku\u015fa\u011f\u0131d\u0131r. Bu hat ger\u00e7ekten k\u0131t\u2019a-k\u0131t\u2019a \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 niteli\u011findedir. G\u00fcney kesim \u00f6n \u00fclke durumunda olup kuzeyde ki kesim ise kuzeyde ki s\u0131rada\u011flar\u0131 meydana getirir.<\/p>\n<p>KENAR KIVRIMLARI<br \/>\nGenellikle GD. Anadolu b\u00f6lgesi k\u0131vr\u0131mlar bak\u0131m\u0131ndan olduk\u00e7a yo\u011fun bir \u015fekilde olmas\u0131 bak\u0131m\u0131ndan \u00f6nemlidir. Bu k\u0131vr\u0131mlar\u0131n eksenleri genelde D-B do\u011frultuludur. K\u0131vr\u0131mlanma tamamen kuzeyden g\u00fcneye bindiren orojenik silsilenin etkisiyle \u00f6n \u00fclke kaya\u00e7lar\u0131 \u00fczerindeki kaya\u00e7lar\u0131n s\u0131k\u0131\u015fmas\u0131yla meydana gelmi\u015ftir.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019de olu\u015fan ilk tektonik yap\u0131 Orta Miyosen sonunda olu\u015fmu\u015f olan GD. Anadolu bindirmesidir. Bundan sonra GD. Anadolu k\u0131vr\u0131mlar\u0131 meydana gelmi\u015ftir. Kabu\u011fun fayla kal\u0131nla\u015fmas\u0131 sonucu alt k\u0131s\u0131mda k\u0131smi ergimeler meydana gelmi\u015f ve kabukta k\u0131r\u0131lmalar olu\u015fmu\u015ftur. Bunun en \u00f6nemli i\u015fareti T\u00fcrkiye\u2019de ki volkanik faaliyetler ve kabuk y\u0131rt\u0131lmas\u0131 (KAF ve DAF) olaylar\u0131d\u0131r. Bu olaylar s\u0131k\u0131\u015fma neticesinde meydana gelmi\u015ftir. Bu faylar\u0131n olu\u015fumu ve bloklar\u0131n hareket kazanmas\u0131 ile par\u00e7alanan Anadolu levhas\u0131n\u0131n do\u011fuya do\u011fuya do\u011fru bir koni bi\u00e7imde daralan Karl\u0131ova\u2019da birle\u015fen KAF ve DAF ile olu\u015fmu\u015ftur. Bu levhan\u0131n bat\u0131ya do\u011fru kaymas\u0131 ile Bat\u0131 Anadolu b\u00f6lgesinde \u00f6zellikle \u00dcst Miyosen \u00fcst\u00fc (Mesiniyen) zamanda D-B y\u00f6nl\u00fc s\u0131k\u0131\u015ft\u0131rmas\u0131 ile Ege grabenlerinin olu\u015fumu sa\u011flanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu KAF ve DAF\u2019a g\u00f6re daha ge\u00e7 bir zaman\u0131 temsil eder. Bu olay\u0131n zaman\u0131 birtak\u0131m jeolojik verilerden tespit edilebilmektedir. Bat\u0131 Anadolu\u2019da ki grabenlerin olu\u015fum ya\u015f\u0131 Mesiniyendir.<\/p>\n<p>NEOTEKTON\u0130K YAPILARIN OLU\u015eUMUNA ETK\u0130 EDEN ETKENLER<br \/>\nEn b\u00fcy\u00fck etken bir k\u0131tasal \u00e7arp\u0131\u015fma olay\u0131d\u0131r. Tetis okyanusunun Miyosen ortas\u0131nda kapanmas\u0131 ve bunun sonucunda k\u0131tasal \u00e7arp\u0131\u015fman\u0131n olmas\u0131 neticesinde T\u00fcrkiye\u2019de ki neotektonik yap\u0131lar meydana gelmi\u015ftir. Ancak bu nedenin do\u011furdu\u011fu sonu\u00e7lar di\u011fer yap\u0131lar\u0131n olu\u015fmas\u0131n\u0131 sa\u011flam\u0131\u015ft\u0131r. Yap\u0131lar birbirlerinin sebep ve sonu\u00e7lar\u0131 olarak meydana gelmi\u015ftir. Ana sebep bu \u00e7arp\u0131\u015fmad\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00dcRK\u0130YE\u2019N\u0130N NEOTEKTON\u0130K B\u00d6LGELER\u0130<br \/>\nT\u00fcrkiye do\u011fudan bat\u0131ya do\u011fru birtak\u0131m neotektonik b\u00f6lgelere ayr\u0131lmaktad\u0131r. Bu konuda ki ilk bilgileri \u015eeng\u00f6r (1980) vermektedir. T\u00fcrkiye\u2019yi neotektonik b\u00f6lgeler a\u00e7\u0131s\u0131ndan 4 b\u00f6lgeye ay\u0131rmaktad\u0131r:<\/p>\n<p>1. Do\u011fu Anadolu S\u0131k\u0131\u015fma Provensi<br \/>\n2. Kuzey T\u00fcrkiye Provensi<br \/>\n3. Orta Anadolu Ova Provensi<br \/>\n4. Bat\u0131 Anadolu Gerilme Provensi<\/p>\n<p>Bu b\u00f6lgeler kendine has yap\u0131 aileleri ile temsil edilirler. Bunlar do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylar, bindirmeler, k\u0131vr\u0131mlar ve grabenler gibi \u00f6zellikle kendilerine mahsus \u00f6zellikleri olan yap\u0131lard\u0131r. Bu 4 provensten iki tanesi Do\u011fu ve Bat\u0131 Anadolu\u2019dakiler. Halen tektonik bak\u0131mdan kuvvetle aktif b\u00f6lgeleri meydana getirirken, Kuzey Anadolu b\u00f6lgesi ile Orta Anadolu Ova b\u00f6lgesi gerek sismik gerekse tektonik bak\u0131mdan az bir aktivite g\u00f6sterirler. Orta Anadolu Ova b\u00f6lgesi gen\u00e7 \u00e7\u00f6kellerle \u00f6rt\u00fcl\u00fc oldu\u011fundan belki de mevcut olan tektonik yap\u0131 aileleri daha derine g\u00f6m\u00fclm\u00fc\u015f vaziyettedir. Bu sebeple durum tam olarak a\u00e7\u0131\u011fa kavu\u015fturulabilmi\u015f de\u011fildir. Fakat di\u011fer b\u00f6lgelerde veriler olduk\u00e7a a\u00e7\u0131kt\u0131r.<\/p>\n<p>T\u00dcRK\u0130YE\u2019N\u0130N NEOTEKTON\u0130K GEL\u0130\u015e\u0130M\u0130<br \/>\nT\u00fcrkiye arazisi Arabistan platformu ile Asya\u2019n\u0131n \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131, ard\u0131ndan da bu \u00e7arp\u0131\u015fman\u0131n neticesi olarak olu\u015fturulan asimetrik tektonik uzakla\u015fma sisteminin en iyi geli\u015fti\u011fi bir b\u00f6lgeyi temsil eder. Bu tektonik \u015fema i\u00e7erisinde en \u00f6nemli ve en b\u00fcy\u00fckleri do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylarla temsil edilen bir yap\u0131 ailesi ile karakterize edilir. Gerek eldeki deprem verilerinin odak mekanizmas\u0131 \u00e7\u00f6z\u00fcmleri, gerekse b\u00fcy\u00fckl\u00fckleri a\u00e7\u0131s\u0131ndan do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylar di\u011fer yap\u0131lara daha bask\u0131n \u00e7\u0131karlar. Burada Erken Miyosen zaman\u0131ndan beri Do\u011fu Akdeniz b\u00f6lgesinin tektonik evrimi ve buna tekab\u00fcl eden paleoco\u011frafik panorama g\u00f6zden ge\u00e7irilecektir. Daha \u00f6ncede belirtildi\u011fi gibi s\u00f6z konusu edilen bir b\u00f6lgede son ana t\u00fcm tektonik yeniden yap\u0131lanmadan beri ge\u00e7en zaman NEOTEKTON\u0130K D\u00d6NEM olarak tan\u0131mlanm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcrkiye i\u00e7in Anadolu levhas\u0131 ile Arabistan levhas\u0131n\u0131n Orta Miyosende ki \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 bu d\u00f6nemin ba\u015flang\u0131c\u0131 olarak kabul edilmektedir. Bu de\u011fi\u015fimler \u00fclkemizin neotektonik geli\u015fmesini paleotektonik geli\u015fmesinden ay\u0131rmak i\u00e7in uygun bir d\u00f6n\u00fcm noktas\u0131n\u0131 olu\u015fturur. Do\u011fu Akdeniz sahas\u0131 ve \u00e7evre alanlar\u0131n neotektonik geli\u015fmesi ile ilgili \u00e7al\u0131\u015fmalarda en en inat\u00e7\u0131 problemlerden birisi denizel Akdeniz Paleotetis ve karasal seriler aras\u0131ndaki detay korelasyonlar\u0131n eksikli\u011fi olmu\u015ftur. Erken Miyosen s\u0131ras\u0131nda (Akitiniyen-Landiyen aras\u0131) \u0130zmir-Ankara-Erzincan s\u00fctunu ile \u0130\u00e7 Toros s\u00fctunu aras\u0131nda Paleosen Eosen \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 ile ilgili k\u0131ta i\u00e7i yakla\u015fma Anadolu\u2019nun g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki \u00e7o\u011fu \u00e7o\u011fu alan\u0131n\u0131n b\u00fcy\u00fck bir b\u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc temsil etmektedir. Bat\u0131da Menderes Masifi kabar\u0131k y\u00fckselmesini devam ettirmi\u015f ve g\u00fcn\u00fcm\u00fczdeki Himalayalarla karakter bak\u0131m\u0131ndan pek farkl\u0131 olmayan y\u00fcksek bir b\u00f6lgeyi temsil etmektedir. Girit\u2019te Lisiyen Torosunda (Bat\u0131 Torosu) ve o zaman hala T\u00fcrkiye ile ili\u015fkili olan K\u0131br\u0131s\u2019ta kuzeye y\u00f6nelik bindirmeler, Pontidler de dahil geni\u015f sahalarda g\u00f6r\u00fcl\u00fcrken g\u00fcneye bakan nap hareketleri Serravaliyene kadar devam etmi\u015ftir. Bu tektonik g\u00f6r\u00fcnt\u00fc ile uyumlu olan paleoco\u011frafik g\u00f6r\u00fcnt\u00fc, Orta-bat\u0131 Anadolu\u2019da do\u011fuya do\u011fru al\u00e7alan y\u00fcksek bir alan, Pontidler de ise karasal sedimanlarla \u00f6rt\u00fcl\u00fc dalgal\u0131 bir alan \u015feklindedir. Do\u011fudan ve g\u00fcneyden zaman zaman gelen deniz istilalar\u0131 Orta Anadolu\u2019da sadece k\u00fc\u00e7\u00fck alanlar\u0131 su ile kapatm\u0131\u015f ve s\u0131n\u0131rl\u0131 evaporit alanlar olu\u015fturmu\u015ftur. Kalk-alkalen tipte seyre bir volkanik aktivite KB. Anadolu\u2019da g\u00f6r\u00fclmektedir. Bat\u0131 ve Orta Anadolu\u2019da ki bu karasal alanlar KD. ve g\u00fcneyden s\u0131\u011f denizlerle \u00e7evrili durumdayd\u0131. \u00d6zellikle g\u00fcney ve do\u011fuda yayg\u0131n resifal kire\u00e7ta\u015flar\u0131n\u0131n \u00e7\u00f6kelimi Bat\u0131 ve Orta Anadolu civar\u0131nda y\u0131\u011f\u0131lan karasal sedimanlar \u00fczerinde yap\u0131lan \u00e7al\u0131\u015fmalar sonucu tropikal bir iklimin varl\u0131\u011f\u0131 bu \u00e7al\u0131\u015fmalarda ispatlanan \u00f6nemli bir veridir. Orta ve bat\u0131 Anadolu\u2019da ki bu y\u00fcksek alanlar\u0131n nas\u0131l y\u00fckseldiklerini tespit etmek eldeki veriler \u00e7er\u00e7evesinde olduk\u00e7a g\u00fc\u00e7t\u00fcr. Y\u00fckselmeden sonraki kabuk kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 50 ile 75 km. ekstremleri aras\u0131nda bulunmu\u015ftur. Buna g\u00f6re Erken Miyosen s\u0131ras\u0131nda Bat\u0131 Anadolu\u2019nun yakla\u015f\u0131k deniz seviyesinden 3 km. daha y\u00fcksekte olabilece\u011fi kabul edilmi\u015ftir. Erken Miyosen s\u0131ras\u0131nda Arabistan plakas\u0131n\u0131n gerek bu k\u0131tac\u0131\u011f\u0131n kuzey \u015felfindeki Midyat kire\u00e7ta\u015flar\u0131ndan gerekse Hakkari civar\u0131ndaki derin deniz ortam\u0131 \u00e7\u00f6kellerin hareketle kuzeydeki Avrasya k\u0131tas\u0131yla \u00e7arp\u0131\u015fmad\u0131\u011f\u0131 s\u00f6ylenebilir.<\/p>\n<p>Do\u011fu T\u00fcrkiye\u2019nin hemen her taraf\u0131nda s\u0131\u011f su ortamlar\u0131n\u0131 karakterize eden karbonatlar\u0131n varl\u0131\u011f\u0131 da bu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc desteklemektedir. KAF ve DAF\u2019\u0131n Erken Miyosen s\u0131ras\u0131nda mevcut olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 vurgulamak \u00f6nemlidir. Daha sonradan KAF zonu i\u00e7ine dahil dahil edilecek olan \u00c7eke\u015f, Kur\u015funlu ve Tosya havzalar\u0131 i\u00e7 Pontid s\u00fctunu boyunca \u00e7arp\u0131\u015fma sonras\u0131 fli\u015f-molas havzalar\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak geli\u015fmekteydiler. Bu havzalardaki sedimanlar s\u0131k\u0131\u015fmal\u0131 d\u00f6nem s\u0131ras\u0131nda meydana gelen Erken Miyosen sedimanlar\u0131d\u0131r. Bu s\u0131k\u0131\u015fma Pontidlerdeki son geriye bindirme olaylar\u0131 ile y\u00f6nelim bak\u0131m\u0131ndan hem ya\u015f\u0131t hem de paralel bir konumdad\u0131rlar ve bu y\u00fczdende genel olarak T\u00fcrkiye orojenik d\u00f6neminin devam eden K-G s\u0131k\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bir par\u00e7as\u0131 olarak d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclebilir. Orta Miyosen s\u0131ras\u0131nda (Lankiyen-Serravaliyen) Arabistan ile Avrasya GD. T\u00fcrkiye\u2019de Bitlis s\u00fcturu boyunca \u00e7arp\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Bu \u00e7arp\u0131\u015fma kenet ku\u015fa\u011f\u0131 boyunca da\u011flar\u0131n kabar\u0131p y\u00fckselmesi neticesini do\u011furmu\u015f, Do\u011fu T\u00fcrkiye\u2019de sakin su depolanma ortamlar\u0131n\u0131, i\u00e7inde karasal k\u0131rm\u0131z\u0131 tabakalar\u0131n \u00e7\u00f6keldikleri molas havzalar\u0131na d\u00f6n\u00fc\u015ft\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. B\u00f6lgedeki bu s\u0131\u011f \u00e7\u00f6kelme ortamlar\u0131n\u0131n zaman zaman k\u0131sa s\u00fcreli deniz bask\u0131nlar\u0131na u\u011frad\u0131klar\u0131n\u0131 da burada belirtmek gerekir. Bu deniz ilerlemelerinin en sonuncusu Serravaliyende meydana gelmi\u015ftir ve bir daha deniz g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar bu b\u00f6lgeye ula\u015famam\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 zaman aral\u0131\u011f\u0131 s\u0131ras\u0131nda Bat\u0131 ve Orta Anadolu\u2019da denizel depolanma yoktur ve denilebilir ki bu b\u00f6lgeler hala y\u00fcksek bir b\u00f6lge durumundad\u0131r. Hatta 10 mil. y\u0131ll\u0131k bir a\u00e7\u0131lma ve s\u00fcbsidanstan sonra bile Bat\u0131 T\u00fcrkiye\u2019de son Pliyosen buzulu s\u0131ras\u0131nda g\u00fcn\u00fcm\u00fczdekinde en az 200 m. daha y\u00fcksekteydi. Orta Miyosen s\u0131ras\u0131nda Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya do\u011fru harekete ba\u015flamas\u0131n\u0131n bol miktarda verilerine rastlanmaktad\u0131r. KAF boyunca s\u0131ralanan havzalar\u0131n detay stratigrafik ve yap\u0131sal \u00e7al\u0131\u015fmalar\u0131yla elde edilen veriler ve Paratetis ile Akdeniz serileri aras\u0131ndaki kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rmalar\u0131n hassasiyeti KAF zonunun olu\u015fum zaman\u0131 ge\u00e7 Serravaliyende olarak tespitine olanak vermi\u015ftir. Bu s\u0131rada Alt Pontus formasyonunun en alt birimleri sedimantasyonla e\u015f ya\u015fl\u0131 faylanma ve ayn\u0131 zamanda geni\u015f bir makaslama zonu boyunca havzalara akmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Ayn\u0131 zamanda gelecekteki Marmara denizinin kuzey k\u0131y\u0131s\u0131 boyunca geni\u015f bir oluk olu\u015fmu\u015f ve bu oluk Saros grabeni yoluyla kuzey Ege denizi ile ba\u011flant\u0131 kurmu\u015ftur. Bu oluk K. Ege denizinden gelen tekrarl\u0131 deniz ilerlemeleri ile limnik ve fl\u00fcviyatif bir sedimantasyona zemin haz\u0131rlam\u0131\u015ft\u0131r. Ege denizi alan\u0131 ilk kez Tortoniyen s\u0131ras\u0131nda Siglad adalar\u0131 ile Anadolu karas\u0131 aras\u0131nda olu\u015fan dar bir bo\u011faz vas\u0131tas\u0131 ile deniz basmas\u0131na u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Bu koridor do\u011fuda daha uzakta \u0130stanbul\u2019a Kadar eri\u015fmi\u015f fakat hen\u00fcz yeni olu\u015fmaya ba\u015flayan KAF\u2019\u0131n geni\u015f bir makaslama zonunun bat\u0131 bitimiyle ili\u015fkili olan daha g\u00fcneydeki Yalova karasal havzas\u0131yla ili\u015fki kuramam\u0131\u015ft\u0131r. Zira fay\u0131n yerle\u015fim yeri g\u00fcn\u00fcm\u00fcz \u00e7ek-ay\u0131r havzas\u0131 niteli\u011findeki \u00c7\u0131narc\u0131k havzas\u0131 ile uyum sa\u011flamaktad\u0131r. Trakya\u2019da ki Ergene havzas\u0131 da Tortoniyen s\u0131ras\u0131nda s\u00fcbsidanal neotektonik bir b\u00f6lge durumundad\u0131r. Tortoniyen ayn\u0131 zamanda Ege ve Bat\u0131 T\u00fcrkiye grabenlerinin olu\u015fmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 zamand\u0131r. Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya do\u011fru hareket etmeye ba\u015flad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6steren \u00f6nemli bir delilde Do\u011fu Girit\u2019te ki Lerepatra yar\u0131 grabeninden elde edilmi\u015ftir. KD-GB do\u011frultulu sol-yanal do\u011frultu at\u0131mla kontrol edilen bu graben Serravaliyende olu\u015fmu\u015fmu\u015f ve adada bulundu\u011fu kesimde Eosen(?)-Erken Miyosen nap k\u00fcmelerini ay\u0131rmaktad\u0131r. Bu durum bize g\u00f6steriyor ki Hellenik trench sisteminin daha \u00f6nce yakla\u015fan do\u011fu yar\u0131s\u0131 Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya do\u011fru olan hareketine cevap olarak b\u00fcy\u00fck bir ihtimalle do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylanmaya d\u00f6n\u00fc\u015fm\u00fc\u015ft\u00fcr. Orta Miyosen s\u0131ras\u0131nda (Lankiyenden Serravaliyene kadar) onduleli bir topografya olu\u015fturan kara y\u00fczeylerinin \u00e7o\u011funun d\u00fc\u015f\u00fck ve geni\u015f y\u00fckseltilerle ayr\u0131lan tatl\u0131 su g\u00f6lleri ile i\u015fgal edildi\u011fi \u00f6zellikle Erol (1981) taraf\u0131ndan belirtilmi\u015ftir. Daha sonra Tortoniyen s\u0131ras\u0131nda bu yumu\u015fak topografya \u00e7ok say\u0131da fay sistemleri ile k\u0131r\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015f g\u00f6l havzalar\u0131 daralma ve yo\u011fun \u00fc\u00e7gen bi\u00e7imli par\u00e7alarla \u00e7evrilmi\u015ftir. Benzer bir geli\u015fimin g\u00fcne Ege i\u00e7inde ge\u00e7erli oldu\u011funu baz\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131lar g\u00f6stermi\u015ftir. Bu da bize g\u00f6steriyor ki Anadolu blo\u011fu bat\u0131ya do\u011fru hareket ederken i\u00e7 b\u00fcnyesel bak\u0131mdan da par\u00e7alanmalara u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Serravaliyen sonunda gerek Ege\u2019de gerekse Anadolu\u2019da ki dalma-batma ile ili\u015fkili volkanlar\u0131n da\u011f\u0131l\u0131m\u0131ndaki de\u011fi\u015fimler Anadolu\u2019nun bat\u0131ya do\u011fru hareketinin ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 i\u015faret eder g\u00f6z\u00fckmektedir. T\u00fcrkiye\u2019de ki en g\u00fcney dalma batma zonu ile ili\u015fkili Tortoniyen \u00f6ncesi volkanizma seyrek olmas\u0131na kar\u015f\u0131n, gelecekteki Anadolu blo\u011funun t\u00fcm uzunlu\u011fu boyunca \u00fcniform olarak da\u011f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Tortoniyenden ba\u015flayarak volkanizma da sadece yo\u011funluk bak\u0131m\u0131ndan artma olmam\u0131\u015f ayn\u0131 zamanda belirgin alanda yo\u011funla\u015fma olmu\u015ftur. Bu b\u00f6lgeler s\u0131ras\u0131 ile Hellenik ve K\u0131br\u0131s dalma-batma zonlar\u0131 aras\u0131ndaki G. Ege ve GD. Orta Anadolu b\u00f6lgesi, Trakya\u2019dan Yugoslavya\u2019ya kadar aktif K-G gerilme zonunun bat\u0131ya do\u011fru hareket eden Anadolu blo\u011funun D. Trakya\u2019y\u0131 ve Makedonya\u2019y\u0131 bu alanlar\u0131n kuzeyindeki sahadan ay\u0131rmaya \u00e7al\u0131\u015fmas\u0131n\u0131n bir sonucu olarak ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131 tart\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Ge\u00e7 Miyosen s\u0131ras\u0131nda (Messmiyen) T\u00fcrkiye\u2019nin g\u00fcncel tektonik rejimi iyice belirgin bir hale gelmi\u015ftir. Bu d\u00f6nemden itibaren ilerleyen deniz sular\u0131 bir daha asla T\u00fcrkiye kara alan\u0131n\u0131n herhangi bir \u00f6nemli kesimini istila etmemi\u015ftir. Bu s\u0131rada gelecekteki KAF\u2019\u0131n yerinde daha \u00f6nce geli\u015fmi\u015f bir makaslama zonunun varoldu\u011fu belirtilmi\u015ftir. Fay zonu as\u0131l jeomorfolojik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fcn\u00fc daha sonra Erken Pliyosen s\u0131ras\u0131nda alm\u0131\u015ft\u0131r. Bu veriler Erken Pliyosen ile Ge\u00e7 Serravaliyen aras\u0131nda \u00e7\u00f6kelen Pontus formasyonu i\u00e7erisindeki mezofaylar\u0131n da\u011f\u0131l\u0131m\u0131na dayanmaktad\u0131r. Alt Pontus formasyonu (Ge\u00e7 Serravaliyen-Tortoniyen) ile ku\u015fat\u0131lan KAF zonu ile ili\u015fkili mezofaylar ana faya \u00e7aprazvari bi\u00e7imde uzanan geni\u015f bir ku\u015fakta da\u011f\u0131l\u0131m sunar. \u00dcst Pontus formasyonu da (Mesiniyen-Erken Pliyosen) bu faylardan etkilenmi\u015f, ancak daha dar bir zonda g\u00f6r\u00fcl\u00fcrler. KAF boyunca rastlanan do\u011frultu at\u0131ml\u0131 havzalar\u0131n \u00e7o\u011fu da Mesiniyen olarak ya\u015fland\u0131r\u0131lmaktad\u0131r. KAF\u2019\u0131n gidi\u015fi boyunca do\u011frultu at\u0131ml\u0131 havzalar\u0131n say\u0131s\u0131ndaki tedrici art\u0131\u015f, d\u00fcnyada bu fay\u0131n en iyi benzerlerinden olan San Andreas fay\u0131 boyunca olan Neojen havzalar\u0131na \u00e7ok benzerler. Fay zonunun bat\u0131 ucunda daha \u00f6nce s\u00f6z\u00fc edilmi\u015f deniz koridoru neticede \u00c7\u0131narc\u0131k baseni olarak bilinen KB uzan\u0131ml\u0131 bir \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fc \u00fczerinde fay zonuna kavu\u015fmu\u015ftur. Karma\u015f\u0131k graben sistemleri \u00e7\u00f6kmeye devam etmi\u015f ve Mesiniyen s\u0131ras\u0131nda say\u0131ca artm\u0131\u015flard\u0131r. Normal faylanman\u0131n Mesiniyen s\u0131ras\u0131nda Kos adas\u0131nda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 belirtilmi\u015ftir ve i\u00e7inde Kos adas\u0131n\u0131n yer ald\u0131\u011f\u0131 Kezme grabeni muhtemelen ayn\u0131 ya\u015fl\u0131d\u0131r. Graben tabanlar\u0131ndaki h\u0131zl\u0131 \u00e7\u00f6kme sedimantasyonu s\u0131n\u0131rlam\u0131\u015f ve sahasal da\u011f\u0131l\u0131m\u0131 b\u00fcy\u00fck oranda kontrol etmi\u015ftir. Tatl\u0131 su g\u00f6lleri Tortoniyen s\u0131ras\u0131nda Orta Anadolu kesiminde geni\u015f say\u0131labilir alanlar i\u015fgal etmesine ra\u011fmen Mesiyende bu tatl\u0131 su g\u00f6llerinin sahasal b\u00fcy\u00fckl\u00fc\u011f\u00fc azalm\u0131\u015ft\u0131r. Bunun nedeni hem artan faylanmaya ba\u011fl\u0131 olarak y\u00fckselen topografya, hem de Akdeniz\u2019in Mesiyende ki kurumas\u0131 ile geli\u015fen s\u0131cak iklimdir. Do\u011fu T\u00fcrkiye\u2019de de karasal sedimanlar D-B uzan\u0131ml\u0131 havzalarda toplanmaktayd\u0131. Bu sahada Serravaliyen ile Erken Pliyosen aras\u0131nda y\u00fcksek potasyumlu kalk-alkalen volkanizma yo\u011fun olarak artm\u0131\u015f ve topografik olarak y\u00fckselen sahalar\u0131n \u00e7o\u011falmas\u0131n\u0131 takiben yanal y\u00f6nde yay\u0131lmaya ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Pliyosen s\u0131ras\u0131nda T\u00fcrkiye\u2019de ki sedimantasyon alan\u0131 Ge\u00e7 Miyosen ve Orta Anadolu\u2019da ki topografik y\u00fckseltilerle kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bir dereceye kadar azalm\u0131\u015ft\u0131r. KAF zonu boyunca havzalarda artma olmu\u015f ve yeni havzalar meydana gelmi\u015ftir. Erken Pliyosen DAF ve KAF boyunca s\u00fcrekli derin ve dar \u00e7\u00f6k\u00fcnt\u00fclerin ilk i\u015faretlerinin tan\u0131nabildi\u011fi ilk zamand\u0131r. Deniz KAF\u2019\u0131n bat\u0131 kesiminden geri \u00e7ekilmi\u015f, buna kar\u015f\u0131n gelecekteki Ege denizini olu\u015fturacak \u015fekilde b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu da bize gerilen alan\u0131n \u00e7\u00f6k\u00fc\u015f\u00fcn\u00fc g\u00f6stermektedir. Asl\u0131nda herhangi bir kesin veriyle KAF\u2019\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131 tarihlemek i\u00e7in bu fay zonu boyunca kesin bir delil yoktur. Bununla beraber fay\u0131n do\u011fu bitim yerinde ve yine fay\u0131n do\u011frudan etkisi alt\u0131nda geli\u015fen Karl\u0131ova baseninin \u00e7\u00f6kmesi fay\u0131 Pliyosende olu\u015ftu\u011funu g\u00f6stermektedir. Pleistosen s\u0131ras\u0131nda T\u00fcrkiye bug\u00fcnk\u00fc topografyas\u0131n\u0131 kazanm\u0131\u015ft\u0131r. Bu s\u0131rada deniz KAF\u2019\u0131n bat\u0131 kesimine yeniden d\u00f6nm\u00fc\u015ft\u00fcr. Ayn\u0131 zamanda deniz Ege denizi boyunca T\u00fcrkiye\u2019nin k\u0131y\u0131 alanlar\u0131n\u0131 kaplam\u0131\u015f ve k\u0131smen de grabenler i\u00e7erisinde yay\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Deniz bu grabenler i\u00e7erisinden tarihsel zamanlarda tamamen delta ilerlemeleri ile geriye itilmi\u015ftir. T\u00fcrkiye\u2019nin topografik g\u00f6r\u00fcnt\u00fcs\u00fc zamanla Orta Anadolu\u2019da bir eksen etraf\u0131nda tersine olarak de\u011fi\u015fmi\u015ftir. Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya do\u011fru ka\u00e7mas\u0131n\u0131n ba\u015flang\u0131c\u0131n\u0131n, topografik y\u00fczeyin hala bat\u0131ya do\u011fru e\u011fimli oldu\u011fu bir zamanda ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 belirtilmektedir. Topografik y\u00fczey muhtemelen Pliyosen s\u0131ras\u0131nda hemen hemen yatay bir durumdad\u0131r ve bu d\u00f6nemin sonuna do\u011fru bat\u0131ya do\u011fru e\u011fimlenmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. \u015eimdi (g\u00fcn\u00fcm\u00fczde) bile Erken Miyosen s\u0131ras\u0131nda do\u011fuya do\u011fru yapt\u0131\u011f\u0131 e\u011fim kadar bat\u0131ya e\u011fim yapmamaktad\u0131r. Bu zamana kadar yap\u0131lan \u00e7o\u011fu ara\u015ft\u0131rmalarda bu durum dikkati \u00e7ekmektedir. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar \u00e7al\u0131\u015ft\u0131klar\u0131 alanlarda s\u0131n\u0131rl\u0131 b\u00f6lgelerden kalkarak birtak\u0131m jeotektonik a\u00e7\u0131klamalar yapm\u0131\u015flar ise de bu hususta kesin bir neticeye gidilememi\u015ftir. Bu arada b\u00f6lgesel manada bir a\u00e7\u0131klama \u015eeng\u00f6r ve Y\u0131lmaz taraf\u0131ndan yap\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u015eeng\u00f6r T\u00fcrkiye\u2019de paleotektonik neotektonik s\u0131n\u0131r\u0131n\u0131 Orta Miyosen olarak vermi\u015ftir (Serravaliyen-Tortoniyen aras\u0131) Ayn\u0131 zamanda yazar neotektonik olaylar\u0131 ba\u015flatan mekanizman\u0131n Bitlis kenet ku\u015fa\u011f\u0131 boyunca Avrasya-Arap k\u0131tas\u0131 \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 oldu\u011funu belirtmi\u015ftir. Bu \u00e7arp\u0131\u015fmaya ba\u011fl\u0131 olaylar zinciri \u015f\u00f6yle s\u0131ralanabilir:<\/p>\n<p>Pontidler Ge\u00e7 Kretase s\u0131ras\u0131nda kuzeye e\u011fimli bir dalma-batma zonu \u00fczerinde geli\u015fmekte olan k\u0131smen Hersiniyen k\u0131smen Kimmeriyen ya\u015fl\u0131 bir temel \u00fczerinde g\u00fcneye bakan Pasifik tip bir k\u0131ta kenar\u0131 idiler. Neotetis\u2019in kuzey kolunu olu\u015fturan Vardar okyanusunu tahrip eden bu dalma-batma zonu ile ilgili ma\u011fmatik yay\u0131n ard\u0131nda Ge\u00e7 Kretase-Eosen a\u00e7\u0131lan bir deniz ise bug\u00fcnk\u00fc Karadeniz\u2019i olu\u015fturmu\u015ftur. Anadolu\u2019da Neotetis\u2019in kuzey kolunun g\u00fcneyinde bug\u00fcnk\u00fc Anatolid ve Toridleri kapsayan Anatolid-Torid platformu mevcuttu. Senoniyende (\u00dcst Kretase) Neotetis\u2019in kuzey kolundan g\u00fcneye bu platform \u00fczerine b\u00fcy\u00fck ofiyolit naplar\u0131 yerle\u015fmi\u015ftir. B. Anadolu\u2019da L\u00fctesiyen (Orta Eosen), Orta ve Do\u011fu Anadolu\u2019da Priskaniyen (\u00dcst Eosen) \u00f6ncesinde do\u011fuya do\u011fru incelerek ve \u00e7atallanarak sona eren Anatolid-Torid platformu ile Pontid adayay\u0131 \u00e7arp\u0131\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Bu \u00e7arp\u0131\u015fma sonucu Anatolid-Torid platformu kendi i\u00e7erisinde kuzeye do\u011fru e\u011fimli b\u00fcy\u00fck \u00f6l\u00e7ekli \u015faryajlarla dilimlenmeye ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r. Toroslarda ki karma\u015f\u0131k nap sistemleri bu dilimlenmenin do\u011furdu\u011fu naplar\u0131n g\u00fcney u\u00e7lar\u0131n\u0131 temsil ederler. Anatolid-Torid platformunun do\u011fuya do\u011fru \u00e7atallar\u0131 Munzur da\u011flar\u0131 ve Bitlis-P\u00f6t\u00fcrge kristalin naplar\u0131 ile temsil olunurlar. Bunlarla \u0130ran aras\u0131nda Juradan Eosene kadar herhangi bir k\u0131tasal ba\u011flant\u0131 kurulamam\u0131\u015ft\u0131r. Aksine Do\u011fu Anadolu\u2019nun \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131n\u0131n Eosen-Oligosen alt\u0131 temelini Ge\u00e7 Mesozoyik-Erken Tersiyer ya\u015fl\u0131 ofiyolitik melanj, fli\u015f, ensimatik veya ensialik adayay\u0131 karma\u015f\u0131klar\u0131n\u0131n olu\u015fturduklar\u0131 konusunda pek \u00e7ok veri bulunmu\u015ftur. Bu durum Do\u011fu Anadolu\u2019nun Karl\u0131ova ekleminin do\u011fusundaki kesimlerinin taban\u0131 en geni\u015f manada bir melanj kamas\u0131n\u0131n olu\u015fturdu\u011fu fikri bu b\u00f6lgelerin neotektonik stilinin ve kalk-alkalen volkanizmas\u0131n\u0131n yorumlanmas\u0131nda kritik bir rol oynamaktad\u0131r. Bu y\u00fczden Anatolid ve Torid paleotektonik b\u00f6lgeleri Do\u011fu Anadolu\u2019da bireyselliklerini kaybederler ve Do\u011fu Anadolu y\u0131\u011f\u0131\u015f\u0131m karma\u015f\u0131\u011f\u0131na ge\u00e7erler. Gerek Anatolid-Torid platformunu, gerekse Do\u011fu Anadolu y\u0131\u011f\u0131\u015f\u0131m karma\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131 Afrika-Arabistan levhas\u0131ndan ay\u0131ran Neotetis\u2019in g\u00fcney kolu Ge\u00e7 Kretasede kapanmaya ba\u015flam\u0131\u015f ve sadece Bitlis-Zagros kesiminde Orta Miyosende Arabistan-Avrasya nihai \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 ger\u00e7ekle\u015fmi\u015ftir. T\u00fcrkiye\u2019de neotektonik devreyi ba\u015flatan i\u015fte bu k\u0131smi kapanmad\u0131r. Buna g\u00f6re T\u00fcrkiye\u2019de neotektonik devreyi Anadolu-Arabistan \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131 ba\u015flatm\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fu Anadolu b\u00f6lgesi Pliyosen sonlar\u0131na do\u011fru \u00f6nemli derecede y\u00fckselmelere u\u011fram\u0131\u015ft\u0131r. Do\u011fu Anadolu\u2019nun y\u00fckselmesinin \u00e7ok \u00f6nemli ve y\u00fckselmesinin mekanizmas\u0131na \u0131\u015f\u0131k tutan y\u00f6n\u00fc Bitlis kenet ku\u015fa\u011f\u0131 da\u011flar\u0131n\u0131n Do\u011fu Anadolu platosundan daha sonra y\u00fckselmeye ba\u015flam\u0131\u015f olmalar\u0131 veya daha yava\u015f y\u00fckselmekte olmalar\u0131d\u0131r. Gerek K\u0131z\u0131ldeniz gerekse Atlas okyanusundan elde edilen magnetik lineasyon verileri hem T\u00fcrk-\u0130ran platosu hem de civar yerlerin y\u00fcksek ve da\u011f\u0131n\u0131k depremselli\u011fi ve hem de T\u00fcrkiye\u2019de ki Kenar K\u0131vr\u0131mlar\u0131n\u0131n ve Zagros \u015felf serilerinin Pliyosenden g\u00fcn\u00fcm\u00fcze dek devam eden k\u0131vr\u0131mlanmalar\u0131 bu b\u00f6lgede Arabistan-Avrasya yakla\u015fmas\u0131n\u0131n hala faal oldu\u011funu g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Do\u011fu Anadolu\u2019da bu yak\u0131nla\u015fma, okyanusal dalmaya imkan bulunmad\u0131\u011f\u0131ndan k\u0131tasal yamulmaya d\u00f6n\u00fc\u015ferek iki ana yolla kar\u015f\u0131lanmaktad\u0131r. Bir yandan Anadolu levhas\u0131 Kuzey ve Do\u011fu Anadolu transform faylar\u0131 boyunca bat\u0131ya s\u00fcr\u00fcklenmekte, Karl\u0131ova ekleminin do\u011fusunda da \u00f6nemli bir k\u0131sm\u0131 bir melanj kamas\u0131nda ibaret olan k\u0131ta kabu\u011funun k\u0131vr\u0131m ve bindirme tektoni\u011fi vas\u0131tas\u0131yla kolayl\u0131kla k\u0131sal\u0131p kal\u0131nla\u015fmaktad\u0131r. Karl\u0131ova ekleminin do\u011fusunda gerek \u00dcst Miyosen gerekse Pliyosen tortular\u0131 genel olarak D-B do\u011frultulu eksenler etraf\u0131nda k\u0131vr\u0131mlanm\u0131\u015flard\u0131r. Do\u011fu Anadolu\u2019da ki b\u00fct\u00fcn yap\u0131 aileleri B\u00f6lgedeki yamulman\u0131n k\u0131smen K-G s\u0131k\u0131\u015fma ve D-B geni\u015fleme (yanal at\u0131ml\u0131 faylar ve a\u00e7\u0131lma \u00e7atlaklar\u0131) k\u0131smen de K-G s\u0131k\u0131\u015fma ve kabuk kal\u0131nla\u015fmas\u0131 (k\u0131vr\u0131mlar ve bindirmeler) \u015feklinde geli\u015fti\u011fini g\u00f6sterirler. Do\u011fu Anadolu\u2019da bu yap\u0131lar\u0131n t\u00fcm\u00fcn\u00fcn \u00f6nemli bir ortak \u00f6zelli\u011fi devaml\u0131l\u0131klar\u0131d\u0131r. Bu yap\u0131lar\u0131n devaml\u0131l\u0131\u011f\u0131n\u0131n nedeni yap\u0131lar\u0131n \u00e7o\u011funun k\u0131sa mesafede birbirlerine d\u00f6n\u00fc\u015fmelerinin sonucudur ve Do\u011fu Anadolu\u2019nun muntazam fakat homojen olmayan bir \u015fekilde K-G y\u00f6n\u00fcnde darald\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6sterir. K\u0131vr\u0131mlar ve bindirmelerle belgelenen \u015fiddetli bir K-G daralman\u0131n hakim oldu\u011fu Do\u011fu Anadolu\u2019daki y\u00fcksek ve halen y\u00fckselmekte olan topografya ve 150 m.gal\u2019lik Bouger yer\u00e7ekimi anomalisi burada ayn\u0131 zamanda kal\u0131n ve halen de kal\u0131nla\u015fmakta olan bir k\u0131ta kabu\u011funun bulundu\u011funa i\u015faret eder. Do\u011fu Anadolu\u2019da ki kabuk kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 Do\u011fu Anadolu y\u0131\u011f\u0131m karma\u015f\u0131\u011f\u0131n\u0131n s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kal\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131n sonucudur. Yine Do\u011fu Anadolu\u2019da KB. \u0130ran\u2019la birlikte ayn\u0131 zamanda yo\u011fun bir Tersiyer volkanizmas\u0131 da etken olmu\u015ftur. \u00dcst Miyosen Pliyosende ba\u015flayan bu volkanizma \u00e7ok yak\u0131n tarihi zamanlara hatta g\u00fcn\u00fcm\u00fcze kadar diri kalm\u0131\u015ft\u0131r. Bu volkanizma hem kalk-alkalen hem de alkalen kaya\u00e7larla temsil olunur. Plaka alt\u0131na halen dalan bir litosfer levhas\u0131n\u0131n bulunmas\u0131 Do\u011fu Anadolu\u2019da ki volkanizman\u0131n k\u0131ta kabu\u011funun k\u0131smi ergimeye u\u011framas\u0131n\u0131n ve a\u00e7\u0131lma \u00e7atlaklar\u0131 boyunca y\u00fckselmenin sonucu oldu\u011funa i\u015faret eder. Buradaki kalk-alkalen volkanizma melanj kamas\u0131 malzemesinden k\u0131smi ergime sonucu olu\u015fmu\u015f volkanizmay\u0131, alkalen volkanikler ise a\u00e7\u0131lan K-G veya buna yak\u0131n do\u011frultulu a\u00e7\u0131lma \u00e7atlaklar\u0131ndan y\u00fckselerek y\u00fczeye yay\u0131lm\u0131\u015f manto malzemesini temsil eder. Kabuk kal\u0131nla\u015fmas\u0131 ve a\u00e7\u0131lma \u00e7atlaklar\u0131n\u0131n olu\u015fumu Do\u011fu Anadolu\u2019da ki s\u0131k\u0131\u015fma tektoni\u011finin eserleri oldu\u011funa g\u00f6re buradaki bunlarla ilgili magmatizma da ayn\u0131 olay\u0131n sonucu olmas\u0131 gerekir. Zaman i\u00e7erisinde alkalen volkanizman\u0131n kalk-alkalen volkanizmaya nispetle artma g\u00f6stermesi ise artan kabuk kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131na ba\u011fl\u0131 olarak giderek fazlala\u015fan litostatik bas\u0131n\u00e7 etkisiyle platoda s\u0131k\u0131\u015f\u0131p kal\u0131nla\u015fma tektoni\u011fine oranla, s\u0131k\u0131\u015f\u0131p yanal geni\u015fleme (yanal at\u0131ml\u0131 faylar, a\u00e7\u0131lma \u00e7atlaklar\u0131) tektoni\u011fin fazlala\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>\u00d6zet olarak Do\u011fu Anadolu\u2019nun neotektoni\u011fi tek bir temel kaynaktan Arabistan-Avrasya yak\u0131nla\u015fmas\u0131n\u0131n halen faal olmas\u0131ndan t\u00fcremektedir. Ancak yukar\u0131da da deyinildi\u011fi gibi platoyu devaml\u0131 y\u00fckseltmek yer\u00e7ekimine kar\u015f\u0131 yap\u0131lan bir i\u015f oldu\u011fundan giderek g\u00fc\u00e7le\u015fir. Bu nedenle Anadolu\u2019nun \u00f6nemli bir b\u00f6l\u00fcm\u00fc n\u00fc yatay olarak kolayl\u0131kla dal\u0131p batabilen Do\u011fu Akdeniz litosferi \u00fczerine itmek bu b\u00f6lgeyi t\u00fcm\u00fcyle kal\u0131nla\u015ft\u0131rmaktan daha elveri\u015fli g\u00f6r\u00fclmektedir.<\/p>\n<p>Bu olay iki parmak aras\u0131nda s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lan bir limon \u00e7ekirde\u011finin parmaklar\u0131n aras\u0131ndan f\u0131rlamas\u0131na benzer bir olayd\u0131r. Bu olay\u0131n mekanik esaslar\u0131 \u015f\u00f6yle a\u00e7\u0131klanabilir:<\/p>\n<p>Bir hacmin k\u0131vr\u0131m ve bindirmelerle daral\u0131p kal\u0131nla\u015fabilmesi i\u00e7in (s 3) en k\u00fc\u00e7\u00fck asal gerilmenin d\u00fc\u015fey olmas\u0131 gerekir. Ancak artan kabuk kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 s z olarak adland\u0131r\u0131lan litostatik bas\u0131nc\u0131 artt\u0131raca\u011f\u0131 i\u00e7in belirli bir kal\u0131nl\u0131ktan sonra s 3 + s z orijinal s z nin de\u011ferini ge\u00e7erek onu d\u00fc\u015fey duruma getirir. Bu andan itibaren b\u00f6lgede k\u0131vr\u0131m ve bindirme tektoni\u011fi yanal at\u0131ml\u0131 fay tektoni\u011fine d\u00f6n\u00fc\u015f\u00fcr. Ancak h\u0131zl\u0131 erozyon durmu\u015f olan y\u00fckselme nedeniyle daha \u00f6nce eri\u015filmi\u015f olan y\u00fckseklikleri h\u0131zla a\u015f\u0131nd\u0131r\u0131r ve b\u00f6ylece s 3 \u00fc tekrar d\u00fc\u015feye iade eder. B\u00f6ylece yukar\u0131da anlat\u0131lanlar tekrarlanm\u0131\u015f olur. Avrasya\u2019ya nazaran bat\u0131ya do\u011fru itilmekte olan Anadolu levhas\u0131n\u0131 do\u011fu yar\u0131s\u0131nda s\u0131n\u0131rlayan KAF ve DAF i\u015fte bu g\u00f6revi yerine getirmek i\u00e7in olu\u015fmu\u015flard\u0131r.<\/p>\n<p>Bekta\u015f (1981) KAF\u2019\u0131n yanal hareketinin do\u011fuda Arabistan plakas\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131l hareketinden kaynaklanmad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcndedir. Yazar Arabistan plakas\u0131n\u0131n kuzeye do\u011fru hareketiyle Anadolu ve \u0130ran plakalar\u0131 aras\u0131nda bulunan Van plakas\u0131n\u0131n kuzeye do\u011fru s\u0131k\u0131\u015ft\u0131r\u0131lmas\u0131 sonucu Anadolu plakas\u0131n\u0131n bat\u0131ya do\u011fru itilmesine dolay\u0131s\u0131yla bunun KAF\u2019\u0131n sa\u011f yanal hareketine neden oldu\u011fu karar\u0131ndad\u0131r. Di\u011fer taraftan ayn\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131 b\u00f6lgesel ve global \u00f6l\u00e7ekli yatay y\u00f6ndeki kabuk kal\u0131nl\u0131\u011f\u0131 de\u011fi\u015fikliklerinin kabuk i\u00e7i b\u00fcy\u00fck gerilmelere neden oldu\u011fu ve KAF sistemi faylar\u0131 ile birlikte dar rift zonlar\u0131 alt\u0131nda manto y\u00fckselmesi ihtimali de dikkate al\u0131n\u0131rsa KAF sistemi mekanizmas\u0131nda yatay, d\u00fc\u015fey ve kabuk i\u00e7i gerilmelerin etkinlik kazand\u0131\u011f\u0131 belirtilmi\u015ftir. Bu nedenle ara\u015ft\u0131rmac\u0131 plaka hareketlerinin kuramsal mekani\u011finin daha da karma\u015f\u0131k bir durum kazanaca\u011f\u0131n\u0131 ve KAF sistemi faylar\u0131n\u0131n labaratuvar deneyi sonu\u00e7lar\u0131 ile a\u00e7\u0131klanmas\u0131n\u0131n g\u00fc\u00e7le\u015fece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>T\u00fcrkiye\u2019nin b\u00fcy\u00fck do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylar\u0131n\u0131n olu\u015fumunda tart\u0131\u015fma konusu yap\u0131lan durumlardan birisi de bu faylar\u0131n olu\u015fumuna neden olan Arabistan plakas\u0131n\u0131n hareket do\u011frultusudur. Genelde ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar bu hareket y\u00f6n\u00fcn\u00fcn do\u011frultusunu yakla\u015f\u0131k K-G kabul etmelerine kar\u015f\u0131n detaya inildi\u011finde baz\u0131 yazarlar hareketi KD y\u00f6nl\u00fc olarak kabul ederken, baz\u0131lar\u0131 KB y\u00f6nl\u00fc kabul etmektedir. Bunlardan Arpat ve \u015earo\u011flu (1972); Antakya grabenindeki \u00e7ekme gerilmesinin meydana getirilebilmesi i\u00e7in Arabistan plakas\u0131n\u0131n ba\u011f\u0131l hareketinin KD y\u00f6n\u00fcnde olmas\u0131 gerekti\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015flerdir. Buna kar\u015f\u0131n Tatar (1978); bu y\u00f6n\u00fcn do\u011fu kesimde KAF\u2019a dik DAF\u2019a ise paralel oldu\u011funu ileri s\u00fcrerek mekanik a\u00e7\u0131dan bu durumun uygun d\u00fc\u015fmedi\u011fini belirtmi\u015ftir. Ayr\u0131ca yazar gerek kendi bulgular\u0131n\u0131 gerekse Kromberg (1978), Can\u0131tez (1973) ve Alptekin (1973)\u2019in bulgular\u0131n\u0131 delil g\u00f6stererek Arabistan plakas\u0131n\u0131n hareketinin KKB-GGD do\u011frultusunda olmas\u0131 gerekti\u011fini savunmu\u015ftur. Di\u011fer taraftan yazar b\u00f6lgedeki di\u011fer \u00f6nemli yap\u0131sal unsurlar\u0131n duru\u015flar\u0131n\u0131n b\u00f6yle bir kuvvet do\u011frultusuyla uyu\u015ftu\u011funu belirtmi\u015ftir.<\/p>\n<p>Ayr\u0131ca KAF i\u00e7in ba\u015fka bir mekanik sorunda bu fay\u0131n d\u0131\u015f b\u00fckey bir yay olu\u015fturmas\u0131 ve bu nedenle fay\u0131n bat\u0131 kesiminin mevcut kuvvet do\u011frultular\u0131na g\u00f6re sa\u011f yanal bir at\u0131m meydana getirmesinin g\u00fc\u00e7 olaca\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr. Bu sorunla ilgili hala makul bir \u00e7\u00f6z\u00fcm getirilmi\u015f de\u011fildir.<\/p>\n<p>Neotektonik d\u00f6nemde ara\u015ft\u0131rmac\u0131lar\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na \u00e7\u0131kan yap\u0131lar ba\u015fl\u0131ca \u00fc\u00e7 grupta toplanmaktad\u0131r. Bunlar;<\/p>\n<p>1-Eski yani paleotektonik yap\u0131lardan hi\u00e7 etkilenmeyen tamamen yeni yap\u0131lard\u0131r. Buna \u00fclkemiz a\u00e7\u0131s\u0131ndan, KAF, DAF ve Ege Grabenlerinin neotektonik d\u00f6nemde olu\u015fmu\u015f olan genellikle D-B grabenleri \u00f6rnek verilebilir. (Asi Yap\u0131lar)<\/p>\n<p>2-Eski yap\u0131lar\u0131 az veya \u00e7ok izleyen anlamda k\u0131smen ve \u00f6zellikle konumlar\u0131 a\u00e7\u0131s\u0131ndan etkilenmi\u015f olan yeni yap\u0131lar. \u00d6rnek olarak; Ecemi\u015f \u00c7ukuru Fay\u0131 (Kaim Yap\u0131lar)<\/p>\n<p>3-Konum ve t\u00fcrleri neotektoni\u011fin kinemati\u011fine uygun olduklar\u0131 i\u00e7in evrimlerini de\u011fi\u015fikli\u011fe u\u011framadan s\u00fcrd\u00fcren yap\u0131lar. (Hortlak Yap\u0131lar)<br \/>\nolarak s\u0131n\u0131flamak m\u00fcmk\u00fcnd\u00fcr.<\/p>\n<p>Ege\u2019de ki neotektonik d\u00f6nemi ba\u015flatan hareketler hakk\u0131nda ba\u015fl\u0131ca iki g\u00f6r\u00fc\u015f \u00f6ne s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bunlardan birisi Ege\u2019nin Hellenik dalma-batma zonu etkisinde geli\u015fmi\u015f bir kenar denizi oldu\u011fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc, di\u011feri ise Ege\u2019nin D-B daralma sonucu K-G y\u00f6nde a\u00e7\u0131lmaya ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcd\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu iki g\u00f6r\u00fc\u015ften birincisi sadece mekanik bir yakla\u015f\u0131m olup \u00e7ok fazla kabul g\u00f6rmemi\u015f, buna kar\u015f\u0131n ikinci g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fcn daha tutarl\u0131 bir g\u00f6r\u00fc\u015f oldu\u011fu kabul edilmi\u015ftir. \u0130kinci g\u00f6r\u00fc\u015fe g\u00f6re Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya hareketinin Yunan makaslama zonu boyunca frenlenmesi b\u00f6lgede genel bir D-B s\u0131k\u0131\u015fmaya neden olmu\u015f ve bu s\u0131k\u0131\u015fma Ege b\u00f6lgesinde K-G a\u00e7\u0131lma ile kar\u015f\u0131lanmaya \u00e7al\u0131\u015f\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. T\u00fcm Do\u011fu Anadolu orojenik zonu i\u00e7erisinde neotektonik rejimin g\u00f6sterdi\u011fi d\u00fczenlilik ve \u00f6zellikle zamanlamadaki uygunluk bu b\u00f6lgedeki t\u00fcm neotektonik evrimin tek bir kaynaktan t\u00fcremedi\u011fini g\u00f6stermektedir. Bu nedenle Ege\u2019yi bu sistemin di\u011fer par\u00e7alar\u0131ndan soyutlamak m\u00fcmk\u00fcn de\u011fildir. Ege\u2019nin Hellen hende\u011finin gerilmesi sonucu gerilmeli bir fay sistemi olarak olu\u015ftu\u011funu ileri s\u00fcren modellerin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 en b\u00fcy\u00fck g\u00fc\u00e7l\u00fck Ege\u2019de ki neotektonik yamulman\u0131n tamamen Yunan makaslama zonunun g\u00fcneyi ile s\u0131n\u0131rl\u0131 kalmas\u0131 ve Do\u011fu Akdeniz\u2019in \u00f6zellikle Anadolu\u2019nun neotektonik evrimi ile g\u00f6sterdi\u011fi m\u00fckemmel zamansal uyumudur. \u00d6te yandan ikinci modelin kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131\u011f\u0131 en \u00f6nemli g\u00fc\u00e7l\u00fck ise sadece D-B daralma etkisi ile Ege\u2019de Tortoniyenden beri geli\u015fen en az %30 K-G geni\u015flemeyi ger\u00e7ekle\u015ftirebilmektedir. Ger\u00e7i D-B daralma ayn\u0131 y\u00f6nde uzanan D-B serbestleme yap\u0131lar\u0131 olu\u015fturmakla birlikte Ege\u2019de bildi\u011fimiz b\u00fcy\u00fck geni\u015flemeleri temsil eden graben sistemlerini olu\u015fturabilmek i\u00e7in faal bir K-G \u00e7ekme gerekir. O halde bu \u00e7ekmenin k\u00f6kenine g\u00f6z at\u0131ld\u0131\u011f\u0131nda bir makaslama \u00e7ifti gerilmesi bu soruya en uygun cevab\u0131 verir. Anadolu blo\u011funun bat\u0131ya do\u011fru ka\u00e7\u0131\u015f\u0131 yaln\u0131z KAF boyunca hareketli de\u011fil \u00f6zellikle Orta Anadolu\u2019yu bir a\u011f gibi \u00f6ren ve buradaki b\u00fcy\u00fck ovalar\u0131 s\u0131n\u0131rlayan verev at\u0131ml\u0131 faylar boyunca meydana gelen hareketle de kar\u015f\u0131lanmaktad\u0131r. Bu faylar de\u011fi\u015ftirilmi\u015f bir Prandtl h\u00fccresi i\u00e7inde olu\u015fan kayma d\u00fczlemlerine benzetilmi\u015ftir. Bu benzetmede KD-GB do\u011frultulu sa\u011f yanal at\u0131ml\u0131 faylar i\u00e7in yeterince bulunmu\u015f, KB-GD do\u011frultulu sol yanal at\u0131ml\u0131 faylar i\u00e7in tek \u00f6rnek bulunamam\u0131\u015ft\u0131r. Buradan hareketle Prandtl h\u00fccresi benzerinin T\u00fcrkiye arazisi i\u00e7in asimetrik geli\u015fti\u011fi ve Anadolu\u2019nun GD\u2019 ya i\u00e7 b\u00fckey dilimler \u015feklinde Do\u011fu Akdeniz\u2019in okyanusal litosferi \u00fczerine at\u0131ld\u0131\u011f\u0131 ortaya \u00e7\u0131kmaktad\u0131r. Ege bu dilimlerin en bat\u0131da ki ve en b\u00fcy\u00fck alan\u0131d\u0131r. Dilimlerin birbirlerine g\u00f6re yapt\u0131klar\u0131 hareket sonucu Ege dilimi i\u00e7erisinde makaslama yamulmas\u0131 olu\u015fmu\u015f ve bu makaslama \u00e7ifti Ege geni\u015fleme alan\u0131n\u0131 do\u011furmu\u015ftur. Ege\u2019nin geni\u015flemesi, geni\u015flemenin en rahat olabilece\u011fi yani \u00e7evrede en \u00e7ok okyanusal litosfer olan en bat\u0131 b\u00f6lgeden ba\u015flam\u0131\u015f ve geni\u015fleme rejimi Anadolu i\u00e7lerine kadar gittik\u00e7e azalan bir \u015fiddetle ilerlemi\u015ftir. Ege graben sistemi do\u011fu ve KD\u2019 da s\u0131n\u0131rland\u0131rd\u0131klar\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fclen KB-GD do\u011frultulu muhtemel yanal at\u0131ml\u0131 fay sistemlerine de bu g\u00f6r\u00fc\u015f a\u00e7\u0131kl\u0131k kazand\u0131rm\u0131\u015f bulunmaktad\u0131r. Bunlar Ege b\u00f6lgesinde etkili olmu\u015f makaslama sistemine ait antiriddle kesmeleridir. Hellen hende\u011fine paralel geli\u015fen, hende\u011fe hem dik hem de paralel geni\u015fleme ile kesimin yamulma hareketlerinin Ege\u2019nin di\u011fer b\u00f6lgelerinden farkl\u0131 olarak buradaki yamulma elipslerinin her iki ekseni de pozitif uzamaya sahiptir. G\u00fcney Ege\u2019de Hellen hende\u011fi ile bunun daha gerisinde ve kuzeyinde kalan bir hat aras\u0131ndaki b\u00f6lge Ege\u2019de ki hendek gerilmesi sonucu geli\u015fen tek alan\u0131 temsil etmektedir.<\/p>\n<p>T\u00dcRK\u0130YE\u2019DE K\u0130 NEOTEKTON\u0130K YAPILARIN KARAKTER\u0130ST\u0130KLER\u0130<br \/>\nG\u00fcneydo\u011fu Anadolu bindirmesinin ya\u015f\u0131 Orta Miyosen sonras\u0131d\u0131r. Bu bindirme Orta Miyosende ba\u015flam\u0131\u015ft\u0131r ve halen g\u00fcn\u00fcm\u00fczde de devam etmektedir. Bu bindirme yakla\u015f\u0131k 20 km. kadar g\u00fcneye ilerlemi\u015ftir.<\/p>\n<p>KAF ve DAF i\u00e7in kesin bir olu\u015fum ya\u015f\u0131 verilememektedir. Burada sadece yakla\u015f\u0131mlar vard\u0131r. Ancak \u015funu s\u00f6yleyebiliriz ki Anadolu-Afrika levhas\u0131n\u0131n \u00e7arp\u0131\u015fmas\u0131ndan sonra olu\u015fmu\u015f yap\u0131lard\u0131r. Pavoni (1961) KAF i\u00e7in Erken Tersiyer ya\u015fta olabilece\u011fini ileri s\u00fcrm\u00fc\u015f olmakla birlikte daha sonra yap\u0131lan detay \u00e7al\u0131\u015fmalar bu ya\u015f aral\u0131\u011f\u0131n\u0131 daha ge\u00e7 zamanlara ta\u015f\u0131m\u0131\u015ft\u0131r. Ketin (1976) KAF\u2019\u0131n rift zonu i\u00e7inde Orta Miyosenden daha ya\u015fl\u0131 sedimentler bulunmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir. Abdusselamo\u011flu (1959) Mudurnu civar\u0131nda elde etti\u011fi bulgulara dayanarak faylanman\u0131n en az\u0131ndan Pliyosenden \u00f6nce hareket etmeye ba\u015flam\u0131\u015f oldu\u011funu belirtmi\u015ftir. Tatar, Erzincan dolaylar\u0131nda fay kollar\u0131ndan birinin pliyosen \u00e7\u00f6kelleri ile \u00f6rt\u00fcld\u00fc\u011f\u00fcn\u00fc belirterek faylanman\u0131n Pliyosenden \u00f6nce ba\u015flam\u0131\u015f olmas\u0131 gerekti\u011fini savunmu\u015ftur. Seymen Re\u015fadiye dolay\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 \u00e7al\u0131\u015fmada Pontidlerle Anatolidler aras\u0131nda ve Burdagaliyende meydana gelen bindirmenin fayla kesildi\u011fini ve \u00f6telendi\u011fini belirterek faylanman\u0131n Burdagaliyen sonras\u0131 meydana geldi\u011fini g\u00f6stermi\u015ftir. Seymen ve Ayd\u0131n G\u00f6yn\u00fck civar\u0131nda Alt Miyosen ya\u015fl\u0131 kaya\u00e7lar\u0131n faylanmadan etkilendi\u011fini ve at\u0131ld\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir. Ayr\u0131ca Can\u0131tez, Arpat ve \u015earo\u011flu fay boyunca y\u0131lda 1-2 cm\u2019lik ortalama bir hareketin varl\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir. E\u011fer bu oran\u0131 kabul edip ayn\u0131 zamanda fay boyunca ortalama 80 km\u2019lik bir at\u0131m g\u00f6z \u00f6n\u00fcne al\u0131n\u0131rsa bu h\u0131zla bu at\u0131m\u0131n meydana gelmesi yine Burdagaliyen-Pliyosen aras\u0131na denk d\u00fc\u015fmektedir.<\/p>\n<p>Barka (1984), KAF\u2019\u0131n ya\u015f\u0131 ile alakal\u0131 \u015fu g\u00f6r\u00fc\u015f\u00fc ileriye s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Yazara g\u00f6re fay ilk kez Tortoniyen s\u0131ras\u0131nda olu\u015fmaya ba\u015flam\u0131\u015f Mesiniyen ile Pliyosenin hemen ba\u015f\u0131nda fay\u0131n terslenme g\u00f6sterdi\u011fi belirtilmi\u015ftir. Yine ayn\u0131 ara\u015ft\u0131r\u0131c\u0131ya g\u00f6re Pliyosen-Erken Pleistosen d\u00f6neminde KAF\u2019\u0131n ana k\u0131r\u0131\u011f\u0131n\u0131n olu\u015ftu\u011fu ve deformasyonun geni\u015f alanlar yerine yaln\u0131z fay d\u00fczlemi boyunca yanal hareketler \u015feklinde ortaya \u00e7\u0131kt\u0131\u011f\u0131n\u0131 belirtmi\u015ftir. DAF \u00fczerinde KAF\u2019 ta oldu\u011fu kadar \u00e7ok \u00e7al\u0131\u015fma yap\u0131lmam\u0131\u015ft\u0131r. Bu nedenle faylanman\u0131n ya\u015f\u0131 konusunda yeterli oranda veri yoktur. G\u00f6lba\u015f\u0131 civar\u0131nda Erdo\u011fan taraf\u0131ndan yap\u0131lan bir \u00e7al\u0131\u015fmada G\u00fcneydo\u011fu Anadolu bindirmesinin faylanmadan etkilendi\u011fini ve 25 km. kadar \u00f6telendi\u011fini belirtmi\u015ftir. Buda bize en az\u0131ndan DAF\u2019\u0131n G\u00fcneydo\u011fu Anadolu ana bindirmesinden sonra meydana geldi\u011fini g\u00f6stermektedir.<\/p>\n<p>Faylanmalar\u0131n ya\u015f\u0131 ile ilgili b\u00fct\u00fcn bu veriler faylar\u0131 olu\u015fturacak y\u0131rt\u0131lmalar\u0131n en az\u0131ndan Orta Miyosen ile Pliyosen aras\u0131 bir d\u00f6nemde yani T\u00fcrkiye i\u00e7in \u00f6ng\u00f6r\u00fclen neotektonik d\u00f6nemde meydana geldi\u011fini g\u00f6stermektedir. K\u00f6keninde yukar\u0131da s\u00f6z edilen yap\u0131larla ili\u015fkili olan Bat\u0131 Anadolu grabenlerinin faylar\u0131da yine neotektonik d\u00f6nemde olu\u015fmu\u015f k\u0131r\u0131klard\u0131r.<\/p>\n<p>Bu yap\u0131larla ilgili at\u0131mlara gelince G\u00fcneydo\u011fu Anadolu bindirmesinin at\u0131m\u0131 yakla\u015f\u0131k 20 km. kadard\u0131r. Do\u011frultu at\u0131ml\u0131 faylara gelince bunlar\u0131n toplam at\u0131m\u0131 \u00fczerinde \u00e7ok de\u011fi\u015fik g\u00f6r\u00fc\u015fler ileriye s\u00fcr\u00fclm\u00fc\u015f durumdad\u0131r. 300-400 km\u2019den 15 km\u2019ye kadar de\u011fi\u015fen de\u011ferler verilmektedir. Pavoni KAF\u2019\u0131n g\u00fcneyinde kalan Amasya Juras\u0131 ile fay\u0131n kuzeyinde kalan Bayburt Juras\u0131n\u0131 kar\u015f\u0131la\u015ft\u0131rarak KAF\u2019\u0131n 400 km. civar\u0131nda bir toplam at\u0131m\u0131 oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr.<\/p>\n<p>Bu konuda Seymen Amasya-Re\u015fadiye civar\u0131nda yapt\u0131\u011f\u0131 g\u00f6zlemlerde Pontid Anatolid kenet ku\u015fa\u011f\u0131n\u0131n faylanmadan etkilenmi\u015f olup ve KAF ile at\u0131lm\u0131\u015f durumdad\u0131r. Ara\u015ft\u0131rmac\u0131 at\u0131m\u0131n 85 \u00b1 5 km oldu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bu arada Tatar Erzincan civar\u0131nda 50 km kadar bir at\u0131m belirlemi\u015f ve bunun Seymen\u2019in bulgular\u0131 ile uyu\u015ftu\u011funu belirtmi\u015ftir. Tokay KAF\u2019\u0131n 60-80 km kadar bir toplam at\u0131m sundu\u011funu ileri s\u00fcrm\u00fc\u015ft\u00fcr. Bergounan (1975) Erzincan civar\u0131nda 100-120 km kadar bir at\u0131mdan s\u00f6z etmi\u015ftir. Barka ise Havza-Ladik civar\u0131nda 25 \u00b1 5 km\u2019lik bir at\u0131m bulmu\u015ftur. KAF\u2019\u0131n at\u0131m\u0131 \u00fczerinde genel olarak kabul g\u00f6ren bir g\u00f6r\u00fc\u015f fay\u0131n do\u011fu kesimlerdeki at\u0131m\u0131n bat\u0131 kesimine g\u00f6re daha fazla oldu\u011fudur.<\/p>\n<p>DAF\u2019\u0131n toplam at\u0131m\u0131 \u00fczerinde daha az say\u0131da kaynak bilgi mevcuttur. \u00dc\u00e7 lokasyonda verilen de\u011ferler \u015fu \u015fekildedir: G\u00f6yn\u00fck civar\u0131nda 22 km, G\u00f6lba\u015f\u0131 civar\u0131nda 20 km, P\u00f6t\u00fcrge civar\u0131nda F\u0131rat nehrinin fay zonundaki sol yanal at\u0131mda 15 km dolay\u0131nda oldu\u011fu belirtilmektedir.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>T\u00fcrkiye\u2019deNeotektonikOrta Miyosenden itibaren ba\u015flamaktad\u0131r. Bundan \u00f6nceki k\u0131s\u0131m isePaleotektoniktir. Neotektonik: Miyosen sonras\u0131 ya\u015fl\u0131 tektoni\u011fe bu ad verilir. Bu d\u00f6nemdeki yap\u0131lara ise NeotektonikYap\u0131larad\u0131 verilir. Paleotektonik:Miyosen \u00f6ncesindeki tektonik faaliyete denir. Bu d\u00f6nemde meydana gelen yap\u0131lara isePaleotektonik Yap\u0131lar ad\u0131 verilir. Tektonik: Genel bir ifadedir. Yerkabu\u011funu etkileyen gerilmelerin tesiriyle meydana gelen olaylard\u0131r. Jeotektonik: D\u00fcnyan\u0131n b\u00f6lgesel yada k\u0131tasal b\u00fcy\u00fckl\u00fckteki yap\u0131lar\u0131n\u0131n hareketlerinden &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1403,1406],"tags":[1477,3829,3827,3826,3828,3824,3825,3831,3823,3830],"class_list":["post-1322","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-odevler","category-sosyal-bilgiler-odevleri","tag-anadolu","tag-bati-anadolu-grabenleri","tag-dogu-anadolu-fayi","tag-jeotektonik","tag-kuzey-anadolu-fayi","tag-miyosen","tag-paleotektonik","tag-saros-korfezi","tag-turkiyenin-neotektonigi","tag-tuz-golu-fayi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1322","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=1322"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/1322\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=1322"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=1322"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=1322"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}