{"id":13561,"date":"2014-12-27T14:56:54","date_gmt":"2014-12-27T12:56:54","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/?p=13561"},"modified":"2014-12-27T14:56:54","modified_gmt":"2014-12-27T12:56:54","slug":"resulullahin-s-a-a-vasisi-aliyyul-murtaza","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/resulullahin-s-a-a-vasisi-aliyyul-murtaza\/","title":{"rendered":"RESULULLAH&#8217;IN (s.a.a) VAS\u0130S\u0130 AL\u0130YY\u00dc&#8217;L-MURTAZA"},"content":{"rendered":"<p style=\"text-align: center;\"><a name=\"_Toc523912877\"><\/a><strong>RESULULLAH&#8217;IN (s.a.a) VAS\u0130S\u0130 <\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><strong>AL\u0130YY\u00fc&#8217;l-MURTAZA<\/strong><\/p>\n<p style=\"text-align: center;\"><strong>(Allah&#8217;\u0131n sel\u00e2m\u0131 ona ve t\u00fcm evl\u00e2tlar\u0131na olsun)<\/strong><\/p>\n<p><strong>Y\u00fcce Allah, insanl\u0131k \u00e2lemini yaratt\u0131\u011f\u0131 andan itibaren insano\u011flunu hak ve hidayet yoluna davet etmek i\u00e7in devaml\u0131 ve defalarca ayn\u0131 be\u015ferin kendi nesli ve evl\u00e2tlar\u0131ndan, bir\u00e7ok davet\u00e7i ve hidayet\u00e7i g\u00f6revlendirmi\u015f ve say\u0131lar\u0131nda sadece tahmin y\u00fcr\u00fct\u00fclen b\u00fcy\u00fck peygamberler ve de\u011ferli resuller g\u00f6ndermi\u015ftir ve bunlar\u0131n hepsi kendi zamanlar\u0131nda \u00e2lemlerin Rabbinin emrine g\u00f6re il\u00e2h\u00ee buyru\u011fu kendi \u00fcmmetlerine tebli\u011f ve talim etmi\u015flerdir. Bu y\u00fcce peygamberlerin (a.s) baz\u0131lar\u0131 baz\u0131lar\u0131na oranla daha \u00fcst\u00fcn, daha de\u011ferli ve baz\u0131lar\u0131 da ululazm makam\u0131na sahip idiler. Ancak hepsinin ikrar ve teslimi \u00fczerine, onlar\u0131n en \u00fcst\u00fcn\u00fc ve kerametlisi peygamberlerin hatemi olan Muhammed Mustafa&#8217;d\u0131r (s.a.a). Buna b\u00fct\u00fcn M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yakini oldu\u011fu gibi Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) \u00fcmmeti aras\u0131nda da Resu-lullah&#8217;tan (s.a.a) sonra Ali b. Ebutalib&#8217;in de, \u00fcmmetin en \u00fcst\u00fcn\u00fc ve kerametlisi oldu\u011funa herkesin yakini olmal\u0131 ve buna ikrar etmelidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Evet, bu bir iddiad\u0131r; hem de \u015fer&#8217;\u00ee ve din\u00ee bir iddiad\u0131r, yani \u0130sl\u00e2m\u00ee h\u00fck\u00fcmlerle ilintilidir. \u0130sl\u00e2m\u00ee bir h\u00fckm\u00fc iddia ve ispat etmek i\u00e7in, hi\u00e7 kimsenin ink\u00e2r edemeyece\u011fi genel kanun ve kurallar vazedilmi\u015ftir. Hem iddiada bulunan ve hem de aleyhine iddiada bulunulan \u015fah\u0131slar bu kanunlara uymak zorundad\u0131rlar. Bu kanunlar umum\u00ee ve de\u011fi\u015fmez olmalar\u0131 hasebiyle \u0130sl\u00e2m\u00ee mezheplerin ileri gelenleri genel olarak bunlara itiraz etmeksizin gelip ge\u00e7mi\u015flerdir. Acaba o ilke ve kanunlar nelerdir?<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130sl\u00e2m h\u00fck\u00fcmlerinden herhangi birisini iddia eden kimse, bu iddias\u0131n\u0131 delille ispatlamak zorundad\u0131r. Elbette ki, delilsiz dava ispatlanamaz. \u0130sl\u00e2m\u00ee h\u00fck\u00fcmlerde kabul edilen iki delil vard\u0131r ve onlar ak\u0131l ve nakilden ibarettirler. Ancak bu ikisi aras\u0131ndaki tek fark \u015fudur ki, nakl\u00ee delil olmazsa, \u0130sl\u00e2m\u00ee h\u00fck\u00fcmlerden hi\u00e7birisi ispatlanamaz. Nakl\u00ee delille ispatlanan bir h\u00fckm\u00fcn ispat\u0131nda, nakl\u00ee delilin akl\u00ee delille uyum sa\u011flamas\u0131na pek fazla gerek yoktur.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130mam Ali&#8217;nin (a.s) b\u00fct\u00fcn \u0130sl\u00e2m \u00fcmmetinden \u00fcst\u00fcn ve \u00f6nde oldu\u011funu iddia ederken, g\u00f6r\u00fc\u015f al\u0131\u015f veri\u015fi ve sorgulama kanununa g\u00f6re hem akl\u00ee ve hem de nakl\u00ee deliller getirmek zorunday\u0131z.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u015eimdilik k\u0131sa olarak akl\u00ee delillere de\u011finerek biraz da nakl\u00ee deliller \u00fczerinde duraca\u011f\u0131z.<\/strong><\/p>\n<p><strong>K\u00e2inat\u0131n ilk \u00f6nce varl\u0131k ve yokluk olmak \u00fczere iki isimle an\u0131ld\u0131\u011f\u0131na ak\u0131l da \u015fahadet ediyor. Elbette ak\u0131l, varl\u0131\u011f\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fc\u011f\u00fcne \u015fahittir, yoklu\u011fun de\u011fil. Varl\u0131k canl\u0131 ve cans\u0131z olmak \u00fczere iki b\u00f6l\u00fcme ayr\u0131lmaktad\u0131r. Yine ak\u0131l, canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131n \u00fcst\u00fcnl\u00fck ve r\u00fcchanl\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmetmektedir. Canl\u0131 varl\u0131k da hassas ve gayr-i hassas olmak \u00fczere ikiye ayr\u0131l\u0131r, ancak hassas\u0131n daha \u00fcst\u00fcn oldu\u011funa ak\u0131l tan\u0131kt\u0131r. Hassas da akl-eden ve akledemeyen olmak \u00fczere ikiye ayr\u0131l\u0131r ve elbette ak\u0131l eden daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr. Akleden de bilgili ve bilgisiz diye ikiye ayr\u0131lmaktad\u0131r ve elbette ak\u0131l, bilgilinin daha \u00fcst\u00fcn oldu\u011funa h\u00fckmetmede teredd\u00fct etmez. Bununla birlikte ak\u0131l kendili\u011finden ger\u00e7ekle\u015fen tecr\u00fcbe ve kanaatlere dayanarak Peygamberden sonra ilimde \u00fcmmet aras\u0131nda Hz. Ali&#8217;nin (a.s) e\u015fsiz oldu\u011funa h\u00fckmetmektedir. B\u00f6ylece \u00fcmmetin en \u00fcst\u00fcn\u00fc Emir\u00fc&#8217;l-M\u00fcminin Hz. Ali&#8217;dir. Fazilet sebeplerinden biri ilimdir ve o da Ali&#8217;de (a.s) mevcuttur. <\/strong><\/p>\n<p><strong>\u0130nsana fazilet getiren di\u011fer sebeplere de bir g\u00f6z atal\u0131m. Zira fazilet, sebep ve belirtileriyle var oldu\u011funa h\u00fckmedilen bir s\u0131fatt\u0131r. Bu sebep ve belirtilere sahip olan kimsenin faziletli ve \u00fcst\u00fcn oldu\u011funa h\u00fckmedilir. Aksi takdirde, faziletin tek ba\u015f\u0131na bir varl\u0131\u011f\u0131 s\u00f6z konusu olmaz. Faziletin sebep ve belirtilerinden biri de ba\u011f\u0131\u015f ve ihsand\u0131r. Ak\u0131l ba\u011f\u0131\u015f\u0131n zul\u00fcmden iyi oldu\u011funa tan\u0131kl\u0131k eder. Fazilet sebeplerinden bir di\u011feri de cesaret ve kahramanl\u0131kt\u0131r. Genel menfaati olan bir \u00f6zelli\u011fin iyi oldu\u011funa ak\u0131l tan\u0131kl\u0131k eder. Dolay\u0131s\u0131yla ak\u0131l kendi tecr\u00fcbe ve m\u00fc\u015fahedelerine dayanarak Emir\u00fc&#8217;l-M\u00fcminin Ali&#8217;nin (a.s) \u00fcmmet aras\u0131nda e\u015fi ve benzeri olmayan bir \u015fekilde herkesten \u00e7ok ba\u011f\u0131\u015fta bulundu\u011funu ve daha cesaretlisi oldu\u011funu ispatlamaktad\u0131r. Bu durumda \u015f\u00fcphesiz Hz. Ali&#8217;nin (a.s) herkesten daha \u00fcst\u00fcn ve faziletli oldu\u011funa h\u00fckmeder. Akl\u00ee delil olarak bu kadar\u0131yla yetiniyoruz.<\/strong><\/p>\n<p><strong>\u015eimdi nakl\u00ee delillere gelelim. Nakl\u00ee delillerin en \u00f6nemlisi \u00fcmmetin genelinin kay\u0131ts\u0131z \u015farts\u0131z kabul etmek zorunda oldu\u011fu Kur&#8217;\u00e2n-\u0131 Kerim&#8217;dir. Daha sonra da rivayet silsilesiyle Resulullah&#8217;tan (s.a.a) nakledildi\u011finde halk\u0131n \u015f\u00fcphe edemeyece\u011fi sahih hadis-i \u015feriflerdir. <\/strong><\/p>\n<p><strong>Resulullah&#8217;tan (s.a.a) nakledildi\u011finde teredd\u00fct ve \u015f\u00fcphe edilmeyen hadislerin, \u015fer&#8217;\u00ee bir h\u00fckm\u00fc ispatlamada Kur&#8217;-\u00e2n-\u0131 Kerim derecesinde oldu\u011funu b\u00fct\u00fcn \u00fcmmet-i Muhammed kabul etmektedir. Ancak \u015fu noktaya dikkat edilmelidir ki, nakledilen hadis-i \u015feriflerin sahih olup olmamalar\u0131nda bir\u00e7ok g\u00f6r\u00fc\u015f farkl\u0131l\u0131klar\u0131 vard\u0131r. Bu konuda y\u00fczlerce \u00f6nemli eserler ve binlerce ciltleri ihtiva eden kitaplar yaz\u0131ld\u0131\u011f\u0131 h\u00e2lde yine bir\u00e7ok sahte ve uydurulmu\u015f s\u00f6zlerin hadis ad\u0131na ortaya at\u0131l\u0131p ne gibi ac\u0131 fitnelere yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131 apa\u00e7\u0131k bellidir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Hadis rivayet etmek konusunda Ehlis\u00fcnnet ile \u015eia \u00e2limleri aras\u0131nda hi\u00e7bir fark yok denecek kadar azd\u0131r. Zira her iki f\u0131rka da ravinin adil olmas\u0131 gerekti\u011finde ittifak etmi\u015flerdir. Ancak, Ehlis\u00fcnnet \u00e2limlerine g\u00f6re, ashab\u0131n hepsi adil olup rivayetleri sahihtir. Ama \u015eia \u00e2limleri, ashab\u0131n baz\u0131s\u0131n\u0131n adil olmad\u0131\u011f\u0131na inanarak, onlar\u0131n rivayetlerini muteber bilmemektedirler.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Evet, iki f\u0131rka aras\u0131ndaki bu fark k\u00fc\u00e7\u00fck olmas\u0131na ra\u011fmen \u00e7ok \u00f6nemlidir. Zira Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) hadisleri biz \u00fcmmete ashap vas\u0131tas\u0131yla ula\u015fm\u0131\u015ft\u0131r. Ashab\u0131n adil olmas\u0131 bir rivayetin en \u00f6nemli \u015fart\u0131d\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu eserin hakir yazar\u0131 bendeniz, Ehlis\u00fcnnet \u00e2limlerinden olmama ra\u011fmen ashaptan bir\u00e7oklar\u0131n\u0131n kesinlikle adil olmad\u0131\u011f\u0131 kanaatindeyim. Elbette, sadece ashaptan olmak adil olmay\u0131 gerektirmez. \u00d6rnek olarak a\u015fa\u011f\u0131daki noktalara dikkat ediniz:<\/strong><\/p>\n<p><strong>Ehlis\u00fcnnet \u00e2limleri, sahabeden olan Mu\u011fire b. \u015eu&#8217;be-nin rivayetini kabul ederek onun adaletini tasdik etmi\u015flerdir. Ancak \u015funu bilmek gerekir ki, adaletin, zihnimizin d\u0131\u015f\u0131nda bir mahiyeti yoktur. Ancak bir\u00e7ok belirti ve emarelerle onun var veya yok oldu\u011funa h\u00fckmedilmektedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Elbette, \u0130sl\u00e2m&#8217;\u0131n sabit h\u00fck\u00fcmlerine muhalif olan kimsenin, kim olursa olsun adil olmad\u0131\u011f\u0131na h\u00fckmedilir. Ehlis\u00fcnnet \u00e2limlerinin \u015fahitlerin cerh ve tadili konusundaki g\u00f6r\u00fc\u015fleri hi\u00e7 kimseye gizli de\u011fildir.<\/strong><\/p>\n<p><a name=\"_Toc523912878\"><\/a><a name=\"_Toc52790197\"><\/a><a name=\"_Toc524947962\"><\/a><strong>Mu\u011fire&#8217;nin Adalet veya F\u0131sk\u0131n\u0131 \u0130spatlayan Deliller<\/strong><\/p>\n<p><strong>Mu\u011fire b. \u015eu&#8217;be&#8217;nin, ikinci halife d\u00f6neminde Basra valisi oldu\u011funu b\u00fct\u00fcn tarih\u00e7iler bilmektedirler. Amiro\u011fullar\u0131 kabilesinden \u00dcmm-\u00fc Cemil ad\u0131ndaki bir dul kad\u0131nla zina etmi\u015fti ve bunu d\u00f6rt sahab\u00ee g\u00f6zleriyle g\u00f6rm\u00fc\u015flerdi. O d\u00f6rt ki\u015fi \u015funlard\u0131: Eba Bekre, Nafi, \u015eibl ve Ziyad. \u0130lk \u00fc\u00e7\u00fc, tamam\u0131yla bu konuya \u015fehadet ettiler, ancak Ziyad&#8217;\u0131n verdi\u011fi ifadenin mu\u011flak olmas\u0131 nedeniyle recm h\u00fckm\u00fc verilmedi.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu \u00f6rnekten Mu\u011fire&#8217;nin zinaya m\u00fcrtekip oldu\u011fu ve halifenin huzurunda, meselenin recmine h\u00fckmedilme derecesine vard\u0131\u011f\u0131 anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bu olaya, b\u00fct\u00fcn tarih kitaplar\u0131nda, \u00f6zellikle Fetret\u00fc&#8217;l-\u0130sl\u00e2m ve \u0130bn-i Ebi&#8217;l-Hadid&#8217;in kitab\u0131nda rastlanmaktad\u0131r. B\u00f6yle b\u00fcy\u00fck g\u00fcnahlara m\u00fcrtekip olan bir kimsenin \u015fahadetinin kabul olunmad\u0131\u011f\u0131 gibi, rivayet etti\u011fi hadislerin de muteber olmayaca\u011f\u0131na inanmak gerekir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Herkesin bildi\u011fi gibi, Mu\u011fire Kufe valisi iken minberde Emir\u00fc&#8217;l-M\u00fcminin Ali&#8217;ye (a.s) ha\u015fa l\u00e2net ederdi; hatta Fetret\u00fc&#8217;l-\u0130sl\u00e2m kitab\u0131n\u0131n yazar\u0131, \u015eafi\u00ee fakihlerin ileri gelenlerinden olan \u0130bn-i Ebi&#8217;l-Hadid&#8217;den \u015f\u00f6yle nakleder: <\/strong><\/p>\n<p><strong>Mu\u011fire b. \u015eu&#8217;be, camide b\u00fcy\u00fck sahab\u00ee Said b. Zeyd&#8217;in huzurunda Emir\u00fc&#8217;l-M\u00fcminin Ali&#8217;ye (a.s) ve o hazretin de\u011ferli evl\u00e2tlar\u0131na ha\u015fa l\u00e2net etmi\u015f, \u00e7irkin s\u00f6zler s\u00f6ylemi\u015f ve bunun \u00fczerine Said b. Zeyd a\u011flayarak camiden d\u0131\u015far\u0131 \u00e7\u0131km\u0131\u015ft\u0131r.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu cinayeti Ebu-l Ferec-i \u0130sfahani, A\u011fani de kitab\u0131nda, yine \u0130bn-i Ebi&#8217;l-Hadid, Nehc\u00fc&#8217;l-Bel\u00e2\u011fa \u015ferhinde, rivayet silsilesiyle ispatlam\u0131\u015ft\u0131r. Ayr\u0131ca Fetret\u00fc&#8217;l-\u0130sl\u00e2m kitab\u0131n\u0131n sahibi, H\u00fccr b. Adiy&#8217;nin \u015fahadetini zikrederken a\u015fa\u011f\u0131daki hususu \u015f\u00f6yle beyan etmektedir:<\/strong><\/p>\n<p><strong>Kufe valisi olan Mu\u011fire b. \u015eu&#8217;be, Muaviye&#8217;nin emriyle devaml\u0131 minberde \u0130mam Ali&#8217;ye (a.s) ve o hazretin evl\u00e2tlar\u0131na l\u00e2net okurdu. Bir g\u00fcn yine bu \u00e7irkin hareketini tekrarlarken H\u00fccr b. Adiy yerinden kalkarak ta\u015fla Mu\u011fire&#8217;nin ba\u015f\u0131n\u0131 yaralam\u0131\u015ft\u0131r. Bu olay H\u00fccr&#8217;un, Muaviye taraf\u0131ndan zul\u00fcm ve gaddarca \u015fehit edilmesine sebep oldu.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu olaylardan Mu\u011fire&#8217;nin Hz. Ali&#8217;ye (a.s) sebbetti\u011fi anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Oysa Resulullah (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurmu\u015ftur:<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8220;Her kim Ali&#8217;ye sebbederse, bana sebbetmi\u015ftir ve bana sebbeden de Allah&#8217;a sebbetmi\u015f olur.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p><strong>Binaenaleyh, \u015eihabuddin Alus\u00ee, kendi tefsirinde, &#8220;Ali b. Ebutalib&#8217;e hayat\u0131nda ve \u00f6l\u00fcm\u00fcnden sonra sebbetmeye cesaret eden, k\u00e2fir olur.&#8221; demi\u015ftir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Yine All\u00e2me Dimyer\u00ee, Hayatu&#8217;l-Heyevan adl\u0131 kitab\u0131nda, Hace Kunduz\u00ee ise Yenabiu&#8217;l-Mevedde adl\u0131 kitab\u0131nda bunu ispatlam\u0131\u015flard\u0131r. K\u0131sacas\u0131, Mu\u011fire b. \u015eu&#8217;be bu su\u00e7unda k\u00fcfr derecesine varm\u0131\u015ft\u0131r. Bu durumda, hadis rivayet etme liyakatine sahip de\u011fildir ve onun rivayeti sahih kabul edilemez&#8230;<a name=\"_Toc523912879\"><\/a><\/strong><\/p>\n<p><a name=\"_Toc524947963\"><\/a><a name=\"_Toc52790198\"><\/a><strong>Ebu H\u00fcreyre ed-Dus<\/strong><strong>\u00ee<\/strong><\/p>\n<p><strong>Ebu H\u00fcreyre, Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) ashab\u0131ndan olup Hayber&#8217;in fethedildi\u011fi sene iman ederek M\u00fcsl\u00fcman olmu\u015ftur. Bir i\u015fi olmad\u0131\u011f\u0131ndan devaml\u0131 Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) yan\u0131ndayd\u0131. Dolay\u0131s\u0131yla, Resul-i Ekrem (s.a.a), Ebu H\u00fcreyre-nin b\u00fct\u00fcn s\u0131rlar\u0131n\u0131 bildi\u011finden ona hitaben, <em>&#8220;Ey Eba H\u00fc-reyre! Muhabbetinin artmas\u0131 i\u00e7in bizi ziyarete ge\u00e7 gel<\/em> (\u00e7abuk \u00e7abuk gelme)<em>.&#8221;<\/em> diye buyurmu\u015ftur. <\/strong><\/p>\n<p><strong>Buradan, Ebu H\u00fcreyre&#8217;nin Peygamber&#8217;e (s.a.a) kar\u015f\u0131 muhabbetsiz oldu\u011fu anla\u015f\u0131lmaktad\u0131r. Bundan maksad\u0131m bu hususu ispatlamak de\u011fildir. Evet, ashap i\u00e7erisinde en \u00e7ok Ebu H\u00fcreyre rivayet etmi\u015ftir ve Ehlis\u00fcnnet&#8217;e g\u00f6re onun rivayetleri muteberdir&#8230; <\/strong><\/p>\n<p><strong>Ancak, ben Ehlis\u00fcnnet \u00e2limlerine intisap edilen bir ki\u015fi olarak Ebu H\u00fcreyre&#8217;nin m\u00fcrtekip oldu\u011fu baz\u0131 su\u00e7lar\u0131n onun adaletiyle uyum sa\u011flamad\u0131\u011f\u0131 kanaatindeyim. Burada birka\u00e7 noktaya de\u011finmek zorunday\u0131m:<\/strong><\/p>\n<p><strong>Sahih senetlerle Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) \u015f\u00f6yle buyurdu\u011fu rivayet edilmi\u015ftir:<\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8220;\u0130lk olarak \u00fcmmetimi \u00dcmeyyeo\u011fullar\u0131&#8217;ndan bir ki\u015fi bozacakt\u0131r.&#8221;<\/strong><\/p>\n<p><strong>Ebu H\u00fcreyre bu bozuklu\u011fu Muaviye&#8217;de buldu\u011fu h\u00e2lde daima o zalimin taraf\u0131nda olup Hz. Ali&#8217;nin haklar\u0131n\u0131 bilmesine ra\u011fmen yine de ondan y\u00fcz \u00e7evirmi\u015ftir. Zul\u00fcm ile adaletin bir arada toplanmayaca\u011f\u0131 apa\u00e7\u0131k bellidir. O h\u00e2lde Ebu H\u00fcreyre adaletli bir kimse olamaz.<\/strong><\/p>\n<p><a name=\"_Toc523912880\"><\/a><a name=\"_Toc52790199\"><\/a><a name=\"_Toc524947964\"><\/a><strong>Ba\u015fka Bir Delil<\/strong><\/p>\n<p><strong>Muaviye, Yezid i\u00e7in biat al\u0131rken Hicaz, \u00f6zellikle Medine-i M\u00fcnevvere&#8217;de ya\u015fayan sahabeler bu h\u0131yanet ve cinayete itiraz ederek biat etmekten \u00e7ekinip hakk\u0131 ihya etmeye \u00e7al\u0131\u015fm\u0131\u015flard\u0131r. Muaviye, Medine halk\u0131n\u0131 korkutmak amac\u0131yla me\u015fhur cani Busr b. Artad&#8217;\u0131 Medine&#8217;ye g\u00f6nderdi. Busr da Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) ashab\u0131ndan yedi y\u00fcz ki\u015fiyi \u00f6ld\u00fcrerek \u00fc\u00e7 y\u00fcz\u00fc a\u015fk\u0131n M\u00fcsl\u00fcman kad\u0131n\u0131 esir edip y\u00fcz, el, ayak ve g\u00f6\u011f\u00fcslerini a\u00e7t\u0131rarak \u00e7ar\u015f\u0131da cariye diye satt\u0131rd\u0131.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Bu faciay\u0131 b\u00fcy\u00fck Ehlis\u00fcnnet \u00e2limlerinden Ebu&#8217;l-Ferec b. Cevz\u00ee, &#8220;A\u011fan\u00ee&#8221; adl\u0131 kitab\u0131nda, \u0130bn-i Abdurabbih, &#8220;Ik-du&#8217;l-Ferid&#8221; adl\u0131 kitab\u0131nda ve Cahiz &#8220;el-Beyan ve&#8217;t-Tebyin&#8221; adl\u0131 kitab\u0131nda naklettikleri gibi, di\u011fer \u0130sl\u00e2m tarihi kitaplar\u0131nda da yaz\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. \u0130bn-i Haldun, Fetret\u00fc&#8217;l-\u0130sl\u00e2m, \u0130bn-i Hullekan, Tarih-i Taber\u00ee, \u0130bn-i Ebi&#8217;l-Hadid, All\u00e2me Ayn\u00ee ve All\u00e2me Dimyer\u00ee de bu ac\u0131 olaya \u015fahadet etmi\u015flerdir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Yukar\u0131daki tarihlerin hepsi Ebu H\u00fcreyre&#8217;nin, Busr b. Art\u00e2d&#8217;\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 zul\u00fcmlere ortak oldu\u011funu ispat etmektedir. Busr b. Art\u00e2d, Medine&#8217;de i\u015fini bitirdikten sonra Ebu H\u00fcreyre&#8217;yi Medine&#8217;de kendi yerine oturtarak Muaviye&#8217;nin emriyle Yemen veya Mekke-i M\u00fckerreme&#8217;ye hareket etmi\u015ftir. <\/strong><\/p>\n<p><strong>G\u00f6rd\u00fc\u011f\u00fcn\u00fcz gibi Ebu H\u00fcreyre, sahabeden olmas\u0131na ra\u011fmen Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a.) yerine Muaviye ve Busr b. Art\u00e2d&#8217;\u0131n yan\u0131nda yer alarak Medine halk\u0131n\u0131 korkutmu\u015ftur. H\u00e2lbuki Resulullah (s.a.a) kendi hadisinde, <em>&#8220;Medine halk\u0131n\u0131 korkutan kimseyi Allah korkutsun, Allah ona l\u00e2net etsin. Medine halk\u0131n\u0131 korkutan\u0131n hi\u00e7bir ameli kabul olunmaz.&#8221;<\/em> buyurmu\u015ftur.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Ebu H\u00fcreyre, Busr b. Art\u00e2d&#8217;\u0131n yan\u0131nda yer almas\u0131yla Medine halk\u0131n\u0131 korkutanlara yard\u0131m etmi\u015f ve yapt\u0131klar\u0131 zul\u00fcmlere ortak olmu\u015ftur. B\u00f6ylece Ebu H\u00fcreyre&#8217;nin adil ve rivayetinin sahih olmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 ispatlam\u0131\u015f oluyorum.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Ebu H\u00fcreyre der ki: <\/strong><\/p>\n<p><strong>&#8220;Ali&#8217;nin arkas\u0131nda namaz k\u0131lmak daha \u00fcst\u00fcnd\u00fcr, ancak Muaviye&#8217;nin sofras\u0131 daha ya\u011fl\u0131d\u0131r.&#8221; <\/strong><\/p>\n<p><strong>G\u00f6r\u00fcld\u00fc\u011f\u00fc gibi Ebu H\u00fcreyre, Ali&#8217;nin (a.s) hak \u00fczere ve Muaviye&#8217;nin de ya\u011fl\u0131 sofras\u0131yla birlikte bat\u0131l \u00fczere oldu\u011funu itiraf etmesine ra\u011fmen yine de bat\u0131l taraf\u0131n\u0131 se\u00e7mi\u015ftir. B\u00f6yle hareketler de onun adaletiyle \u00e7eli\u015fmektedir.<\/strong><\/p>\n<p><strong>Yukar\u0131dakilerden maksad\u0131m\u0131z \u015fudur: Genel olarak sa-hab\u00ee olmak bir kimsenin rivayetinin kabul edilmesinin \u00f6l\u00e7\u00fcs\u00fc olamaz. Bil\u00e2kis, bir\u00e7ok kimseler vard\u0131r ki, sahab\u00ee olduklar\u0131 h\u00e2lde hak ve hakikatle ba\u011fda\u015fmayan birtak\u0131m cinayetler i\u015flemi\u015flerdir.<\/strong><\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>RESULULLAH&#8217;IN (s.a.a) VAS\u0130S\u0130 AL\u0130YY\u00fc&#8217;l-MURTAZA (Allah&#8217;\u0131n sel\u00e2m\u0131 ona ve t\u00fcm evl\u00e2tlar\u0131na olsun) Y\u00fcce Allah, insanl\u0131k \u00e2lemini yaratt\u0131\u011f\u0131 andan itibaren insano\u011flunu hak ve hidayet yoluna davet etmek i\u00e7in devaml\u0131 ve defalarca ayn\u0131 be\u015ferin kendi nesli ve evl\u00e2tlar\u0131ndan, bir\u00e7ok davet\u00e7i ve hidayet\u00e7i g\u00f6revlendirmi\u015f ve say\u0131lar\u0131nda sadece tahmin y\u00fcr\u00fct\u00fclen b\u00fcy\u00fck peygamberler ve de\u011ferli resuller g\u00f6ndermi\u015ftir ve bunlar\u0131n hepsi kendi &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[16682,16683,16643],"class_list":["post-13561","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-genel","tag-aliyyul-murtaza","tag-resulullahin-s-a-a-vasisi","tag-tesrih-ve-muhakeme"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13561","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=13561"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/13561\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=13561"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=13561"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=13561"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}