{"id":184,"date":"2010-01-03T17:55:52","date_gmt":"2010-01-03T15:55:52","guid":{"rendered":"http:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/\/?p=184"},"modified":"2010-01-03T17:55:52","modified_gmt":"2010-01-03T15:55:52","slug":"haricilerin-ortaya-cikisi","status":"publish","type":"post","link":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/haricilerin-ortaya-cikisi\/","title":{"rendered":"Haricilerin Ortaya \u00c7\u0131k\u0131\u015f\u0131"},"content":{"rendered":"<p>&#8220;Harici&#8221; kelimesi &#8220;isyanc\u0131&#8221; anlam\u0131na gelir.[1] Bu g\u00fcruh, S\u0131ffin&#8217;de hakemiyet olay\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131.<\/p>\n<p>S\u0131ffin&#8217;de sava\u015f\u0131nda \u0130mam Ali&#8217;nin (a.s) sava\u015f\u0131 kazanmak \u00fczere oldu\u011funu g\u00f6ren Muaviye, Amr b. \u00c2s&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131yla \u015feytanca bir oyuna ba\u015fvurdu; kendisini m\u00fcsl\u00fcmanm\u0131\u015f gibi g\u00f6sterip &#8220;Aram\u0131zda Kur&#8217;an hakem olsun.&#8221; demeye getirerek mutlak bir yenilgi ve hezimetten kurtulabilmek i\u00e7in askerlerinin m\u0131zraklar\u0131 ucuna Kur&#8217;an mushaflar\u0131 takt\u0131r\u0131p \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. Halbuki daha \u00f6nce Ali (a.s) &#8220;Gelin aram\u0131zda Kur&#8217;an&#8217;\u0131 hakem edinelim, onun emrine g\u00f6re haks\u0131z taraf kimse, onu tespit edip cezaland\u0131ral\u0131m, bo\u015funa kan d\u00f6k\u00fclmesin.&#8221; demi\u015f; ama Muaviye, sava\u015f\u0131 kazanaca\u011f\u0131ndan emin oldu\u011fu i\u00e7in \u0130mam\u0131n bu teklifini kabul etmemi\u015fti. \u015eimdiyse birilerinin cahilli\u011finden faydalanarak mutlak yenilgi ve \u00f6l\u00fcmden kurtulabilmek i\u00e7in bu hileye ba\u015fvurmu\u015ftu!<\/p>\n<p>Bunun \u015feytanca bir oyun oldu\u011funu bilen Ali (a.s) &#8220;Vurun, onlara aldanmay\u0131n! Kur&#8217;an&#8217;\u0131 kalkan gibi kullan\u0131p kendi canlar\u0131n\u0131 kurtarmak istiyorlar asl\u0131nda. Bunlar \u0130slam d\u00fc\u015fmanlar\u0131d\u0131r, oyuna gelmeyin, vurun!&#8221; diye ba\u011f\u0131r\u0131yor ve ekliyordu: &#8220;Bunlar\u0131n yapt\u0131\u011f\u0131 \u015fey, Kur&#8217;an&#8217;\u0131 Kur&#8217;an&#8217;la vurmakt\u0131r. Kur&#8217;an&#8217;\u0131n kendisi kar\u015f\u0131s\u0131nda Kur&#8217;an sayfalar\u0131n\u0131n yaz\u0131l\u0131 oldu\u011fu \u015fu ka\u011f\u0131t par\u00e7alar\u0131n\u0131n ne de\u011feri kal\u0131r ki? Bunlar, mana ve hakikati ortadan kald\u0131rabilmek i\u00e7in o ka\u011f\u0131tlardan medet umuyorlar asl\u0131nda!&#8221;<\/p>\n<p>Te\u015fhis g\u00fcc\u00fc zay\u0131f olan ve dinin sadece d\u0131\u015f g\u00f6r\u00fcn\u00fcm\u00fcn\u00fc kavrayabilmi\u015f bulunan k\u0131t g\u00f6r\u00fc\u015fl\u00fc bir grup, birbirine ka\u015f g\u00f6z i\u015fareti ederek &#8220;Ali ne diyor? Ne demek istiyor?&#8221; diyorlard\u0131. Meseleyi kavrayamad\u0131klar\u0131ndan, &#8220;Biz Kur&#8217;an&#8217;a kar\u015f\u0131 k\u0131l\u0131\u00e7 \u00e7ekmeyiz! Biz Kur&#8217;an i\u00e7in sava\u015f\u0131yoruz, bunlar da Kur&#8217;an&#8217;a teslim oldular i\u015fte. O halde ne diye sava\u015fal\u0131m?&#8221; diyerek Muaviye&#8217;nin tuza\u011f\u0131na d\u00fc\u015ft\u00fcler. Resulullah&#8217;\u0131n (s.a.a) &#8220;ilim \u015fehrinin kap\u0131s\u0131&#8221; olarak tan\u0131mlad\u0131\u011f\u0131 bilgeler bilgesi \u0130mam Ali &#8220;Ben de Kur&#8217;an i\u00e7in sava\u015fal\u0131m demekteyim, ama bunlar sizi oyuna getiriyor, anlam\u0131yor musunuz? Bunlar\u0131n Kur&#8217;an&#8217;la ne i\u015fleri var? Kur&#8217;an&#8217;\u0131 kalkan gibi kullan\u0131p canlar\u0131n\u0131 kurtarmak niyetindeler, hepsi bu!&#8221; dedi.<\/p>\n<p>\u0130slam f\u0131kh\u0131n\u0131n &#8220;cihad&#8221; bab\u0131nda &#8220;Kafirlerin m\u00fcsl\u00fcman esirleri kalkan olarak kullanmas\u0131&#8221; diye bir b\u00f6l\u00fcm vard\u0131r. Yani d\u00fc\u015fman, bir grup m\u00fcsl\u00fcman\u0131 esir al\u0131p \u00f6n cephede siper olarak kullan\u0131r ve \u0130slam ordusunun her t\u00fcrl\u00fc m\u00fcdafaa veya sald\u0131r\u0131 giri\u015fimi bu esir m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n \u00f6l\u00fcm\u00fcyle sonu\u00e7lanacak bir hal al\u0131rsa, \u0130slam&#8217;\u0131n h\u00fckm\u00fc &#8220;Par\u00e7ay\u0131 b\u00fct\u00fcne feda et&#8221; esas\u0131na dayal\u0131d\u0131r ve bu durumda o m\u00fcsl\u00fcman esirlerin \u00f6ld\u00fcr\u00fclmesiyle sonu\u00e7lanabilecek bir sald\u0131r\u0131 veya m\u00fcdafaa giri\u015fimi caizdir. Evet, di\u011fer m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n can\u0131n\u0131 korumak ve \u00fcmmetin maslahat\u0131n\u0131 savunabilmek i\u00e7in bu giri\u015fime izin vermi\u015ftir \u0130slam. Bu durumda s\u00f6z konusu m\u00fcsl\u00fcman esirler \u015fehid d\u00fc\u015fm\u00fc\u015f olurlar; ayr\u0131ca, kan paralar\u0131 (diyetleri) da, beyt&#8217;\u00fcl maldan onlar\u0131n varislerine \u00f6denmelidir.[2] Kald\u0131 ki bu sadece \u0130slam f\u0131kh\u0131na ait bir kural da de\u011fildir; d\u00fc\u015fmana kar\u015f\u0131 koyabilmek i\u00e7in ba\u015fka \u00e7\u0131kar yol kalm\u0131yorsa, kendi g\u00fc\u00e7lerinizin \u00f6l\u00fcm\u00fcn\u00fc g\u00f6ze almak esas\u0131, b\u00fct\u00fcn d\u00fcnyada bilinen ve ge\u00e7erli bir askeri zarurettir.<\/p>\n<p>\u0130slam&#8217;\u0131n zaferi ve \u00fcmmetin bekas\u0131 i\u00e7in gerekirse m\u00fcsl\u00fcman\u0131 ve canl\u0131 varl\u0131\u011f\u0131 vur diyen \u0130slam dininde, s\u0131rf ka\u011f\u0131t par\u00e7alar\u0131n\u0131n[3] nas\u0131l bir konumda olaca\u011f\u0131 apa\u00e7\u0131k ortadad\u0131r. Ka\u011f\u0131t ve yaz\u0131y\u0131 de\u011ferli k\u0131lan anlam ve muhtevad\u0131r, s\u00f6z konusu anlam ve muhtevan\u0131n \u00f6ld\u00fcr\u00fclmeye \u00e7al\u0131\u015f\u0131ld\u0131\u011f\u0131 bir durumda onlar\u0131 b\u0131rak\u0131p, \u00fczeri yaz\u0131l\u0131 ka\u011f\u0131tlara sar\u0131lman\u0131n nas\u0131l bir a\u00e7\u0131klamas\u0131 olabilir?<\/p>\n<p>Ne var ki cehalet ve tutuculuk, o m\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n hakikati g\u00f6rebilmelerine engel olmu\u015ftu. &#8220;Biz bu Kur&#8217;an&#8217;l\u0131 m\u0131zraklara k\u0131l\u0131\u00e7 \u00e7ekmeyece\u011fimiz gibi; bu i\u015fe kalk\u0131\u015facak olanla da sava\u015f\u0131r\u0131z!&#8221; dedi ve \u0130mam\u0131n kar\u015f\u0131s\u0131na dikildiler. Bu tart\u0131\u015fman\u0131n ba\u015flad\u0131\u011f\u0131 s\u0131ralarda \u0130slam ordusunun zafer kazanmas\u0131na ramak kalm\u0131\u015ft\u0131. \u0130mam\u0131n g\u00fc\u00e7l\u00fc ve azimli komutanlar\u0131ndan Malik E\u015fter, Muaviye ordular\u0131n\u0131 \u00e7il yavrusu gibi da\u011f\u0131tm\u0131\u015f, Muaviye&#8217;nin \u00e7ad\u0131r\u0131na yakla\u015fm\u0131\u015ft\u0131. Muaviye&#8217;nin tam bir bozguna u\u011framas\u0131na ve bu kanser t\u00fcm\u00f6r\u00fcn\u00fcn ortadan kald\u0131r\u0131lmas\u0131na ramak kalm\u0131\u015ft\u0131. \u0130\u015fte b\u00f6yle bir anda, s\u00f6z konusu cahiller g\u00fcruhu \u0130mam Ali&#8217;yi zorlayarak &#8220;Malik&#8217;e, derhal sava\u015f\u0131 b\u0131rakmas\u0131n\u0131 emret, yoksa onu arkadan vururuz!&#8221; dediler. \u0130mam Ali (a.s) her ne kadar onlar\u0131 ikna etme\u011fe, ayd\u0131nlatmaya \u00e7al\u0131\u015ft\u0131ysa da fayda etmedi.<\/p>\n<p>\u0130mam Ali (a.s) ba\u015fka \u00e7are kalmad\u0131\u011f\u0131n\u0131 g\u00f6r\u00fcnce Malik&#8217;e bir adam\u0131n\u0131 g\u00f6nderip geri \u00e7ekilmesini emretti.<\/p>\n<p>Malik buna \u015fa\u015f\u0131rm\u0131\u015ft\u0131, emri getiren askere &#8220;\u0130mama s\u00f6yle, \u00e7ok k\u0131sa bir f\u0131rsat tan\u0131rsa d\u00fc\u015fman\u0131n i\u015fini bitiririz!&#8221; dedi. Bu haber ula\u015ft\u0131\u011f\u0131nda Hariciler k\u0131l\u0131\u00e7lar\u0131n\u0131 \u00e7ekip \u0130mam\u0131n etraf\u0131n\u0131 sard\u0131lar &#8220;Ya hemen \u015fimdi Malik&#8217;i geri \u00e7a\u011f\u0131r\u0131rs\u0131n, ya da vallahi, seni \u015furac\u0131kta \u00f6ld\u00fcr\u00fcr\u00fcz!&#8221; dediler!.<\/p>\n<p>Malik&#8217;e ula\u015fan haberci &#8220;\u0130mam\u0131 sa\u011f g\u00f6rmek istiyorsan derhal geri \u00e7ekil!&#8221; demi\u015f, Malik geri d\u00f6nmek zorunda kalm\u0131\u015ft\u0131. Mutlak bir \u00f6l\u00fcmden kurtulan Muaviye, Ali&#8217;nin (a.s) ordusundaki bu cahil mukaddesmeaplar\u0131 oyuna getirmenin co\u015fku ve sevinci i\u00e7indeydiler \u015fimdi!<\/p>\n<p>B\u00f6ylece Kur&#8217;an&#8217;\u0131n emirlerini ortadan kald\u0131rmaya azmederek saltanat pe\u015finde ko\u015fan Muaviye, \u0130mam Ali (a.s) ile ayn\u0131 kefeye koyuldu. &#8220;Aran\u0131zda Kur&#8217;an h\u00fckmetsin&#8221; diyerek hakemiyet \u00f6nerdiler. Taraflar aras\u0131nda Kur&#8217;an&#8217;la s\u00fcnnetin hakem olmas\u0131 kararla\u015ft\u0131r\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Taraflar hakem se\u00e7imine gittiler. Muaviye taraf\u0131 hi\u00e7 teredd\u00fct etmeden hilekar Amr b. \u00c2s&#8217;\u0131 hakem se\u00e7ti. Ali (a.s)  de iyi bir politikac\u0131 olan Abdullah b. Abbas&#8217;\u0131n veya yi\u011fit, fedakar ve basiretli bir m\u00fcmin olan Malik E\u015fter&#8217;in hakem se\u00e7ilmesini istedi; ancak ahmaklar g\u00fcruhu -Hariciler- kendilerine benzer birinde \u0131srar ettiklerinden, hem basiretsiz, hem de Ali&#8217;yle aras\u0131 pek iyi olmayan Ebu Musa E\u015f&#8217;ari&#8217;yi hakem olarak \u00f6ne s\u00fcrd\u00fcler. \u0130mam Ali (a.s) ve dostlar\u0131 her ne kadar Ebu Musa&#8217;n\u0131n bu i\u015fi beceremeyece\u011fini s\u00f6ylediyse de Hariciler kendi bildiklerini yapmaktan vazge\u00e7mediler. \u0130mam\u0131n emrini bir kez daha \u00e7i\u011fneyerek Ebu Musa&#8217;y\u0131 hakem se\u00e7tiler.<\/p>\n<p>Aylar s\u00fcren me\u015fveret, toplant\u0131 ve g\u00f6r\u00fc\u015fmelerden sonra Amr, Ebu Musa&#8217;ya &#8220;\u0130yisi mi ne Ali olsun, ne Muaviye, gel senin damad\u0131n Abdullah bin \u00d6mer&#8217;i se\u00e7elim.&#8221; dedi. Ebu Musa damad\u0131n\u0131n ad\u0131n\u0131 duyunca hemen gev\u015feyip &#8220;Olur&#8221; dedi ve bu i\u015fin nas\u0131l ger\u00e7ekle\u015fece\u011fini sordu. Amr &#8220;Kolay\u0131 var&#8221; dedi, &#8220;Sen Ali&#8217;yi azledersin, ben de Muaviye&#8217;yi. Halk bu durumda mutlaka senin damad\u0131n\u0131 se\u00e7er, b\u00f6ylece fitne biter, ihtilaf ve anla\u015fmazl\u0131klar da son bulur!&#8221;<\/p>\n<p>Bu tevafuktan sonra hakemlerin g\u00f6r\u00fc\u015flerini a\u00e7\u0131klayaca\u011f\u0131 duyuruldu. Herkes karar\u0131 dinlemek \u00fczere camiye topland\u0131. Ebu Musa, Amr&#8217;\u0131n minbere \u00e7\u0131kmas\u0131n\u0131 istediyse de Amr onun zaaf\u0131n\u0131 bildi\u011finden, hemen nefsini ok\u015fayarak &#8220;Sen Peygamberin b\u00fcy\u00fck ashab\u0131ndans\u0131n, sen dururken benim \u00f6ne ge\u00e7mem yak\u0131\u015f\u0131r m\u0131 hi\u00e7?!&#8221; dedi ve onu \u00f6ne s\u00fcrd\u00fc. B\u00f6ylece, nefsani zaaflar\u0131 nedeniyle bir kez daha oyuna gelen Ebu Musa hemen \u00f6ne ge\u00e7ip minbere \u00e7\u0131kt\u0131, neticeyi heyecanla bekleyen cemaate d\u00f6n\u00fcp &#8220;\u00dcmmetin maslahat\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcnerek Ali&#8217;yi de Muaviye&#8217;yi de iktidardan uzakla\u015ft\u0131rmaya karar verdik, halife bir ba\u015fkas\u0131 olsun, siz se\u00e7ersiniz nas\u0131l olsa!&#8221; dedi ve parma\u011f\u0131ndaki y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc \u00e7\u0131kar\u0131p &#8220;Ben t\u0131pk\u0131 \u015fu y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc \u00e7\u0131kard\u0131\u011f\u0131m gibi, Ali&#8217;yi halifelikten azlediyorum!&#8221; dedi ve minberden indi. Onun ard\u0131ndan minbere \u00e7\u0131kan Amr &#8220;Ben de Ali&#8217;yi azlediyorum.&#8221; diyerek parma\u011f\u0131ndaki y\u00fcz\u00fc\u011f\u00fc \u00e7\u0131kard\u0131 ve sol elinin parma\u011f\u0131na tak\u0131p &#8220;Onun yerine, t\u0131pk\u0131 \u015fu y\u00fcz\u00fck gibi Muaviye&#8217;yi tayin ediyorum!&#8221; diyerek Ebu Musa&#8217;n\u0131n b\u00f6n bak\u0131\u015flar\u0131 alt\u0131nda minberden indi.<\/p>\n<p>Bir anda ortal\u0131k kar\u0131\u015ft\u0131, orada bulunan halk \u00f6fkeyle Ebu Musa&#8217;ya sald\u0131r\u0131p tartaklad\u0131. Ebu Musa lin\u00e7 edilmekten kurtularak Mekke&#8217;ye ka\u00e7t\u0131, Amr da \u015eam&#8217;\u0131n yolunu tuttu.<\/p>\n<p>Bu duruma sebebiyet veren Hariciler, yapt\u0131klar\u0131 hatay\u0131 pek ge\u00e7 anlam\u0131\u015f, ne yapacaklar\u0131na karar veremeyerek orta yerde kalakalm\u0131\u015flard\u0131. Sonucun ac\u0131 ve hata oldu\u011funu anlam\u0131\u015f, ama nerede hata ettiklerini hen\u00fcz kavrayamam\u0131\u015flard\u0131. Muaviye&#8217;nin oyununa gelip de sava\u015f\u0131 durdurmu\u015f olmalar\u0131n\u0131n bu faciaya yol a\u00e7t\u0131\u011f\u0131n\u0131 bir t\u00fcrl\u00fc kabullenemiyor, hele hakemlik olay\u0131nda yine Ali&#8217;yi (a.s) dinlemeyip Ebu Musa&#8217;y\u0131 \u00f6ne s\u00fcrmekle ne b\u00fcy\u00fck bir hata i\u015flemi\u015f olduklar\u0131n\u0131 itiraf edemiyorlard\u0131. Bu nefsaniyet f\u0131rt\u0131nas\u0131nda hatalar\u0131n\u0131 s\u00fcrd\u00fcrerek &#8220;O iki ki\u015fiyi hakem se\u00e7mekle hata ettik, insan hakemlik edemez, hakem sadece Allah&#8217;t\u0131r!&#8221; dediler ve Ali&#8217;ye gidip \u015f\u00f6yle konu\u015ftular:<\/p>\n<p>&#8220;Biz hakemiyet olay\u0131nda b\u00fcy\u00fck bir hata i\u015fleyerek g\u00fcnaha girdik; hem biz hem sen, kafir olmu\u015f olduk. Biz \u015fimdi tevbe etmi\u015f bulunuyoruz, sen de tevbe edersen, i\u015fe kald\u0131\u011f\u0131m\u0131z yerden ba\u015flar\u0131z!&#8221;<\/p>\n<p>B\u00f6ylece mesele hallolmad\u0131\u011f\u0131 gibi daha da b\u00fcy\u00fcm\u00fc\u015f, kambur \u00fcst\u00fcne kambur olu\u015fmu\u015f oldu&#8230;<\/p>\n<p>\u0130mam Ali &#8220;Tevbe her hal-\u00fc karda iyidir. G\u00fcnah i\u015fleyen biri elbette tevbe eder,&#8221; dedi. Hariciler &#8220;Bu yetmez&#8221; dediler, &#8220;Hakemlik olay\u0131n\u0131n g\u00fcnah oldu\u011funu ve bu i\u015fe senin de kar\u0131\u015ft\u0131\u011f\u0131n\u0131, dolay\u0131s\u0131yla senin de g\u00fcnah i\u015fledi\u011fini kabul edip tevbe etmen gerekir.&#8221; \u0130mam &#8220;Hakemlik olay\u0131n\u0131n m\u00fcsebbibi ben de\u011filim ki, bunu ortaya atan siz oldunuz, yapt\u0131\u011f\u0131n\u0131z\u0131n neticesini de g\u00f6rd\u00fcn\u00fcz! Kald\u0131 ki, hakem edinme olay\u0131 bizatihi haram de\u011fildir ki bunu yapan veya yapt\u0131ran g\u00fcnah i\u015flemi\u015f olsun! \u0130slam&#8217;\u0131n me\u015fru sayd\u0131\u011f\u0131 bir \u015feyi ben nas\u0131l gayri me\u015fru sayar\u0131m? Dahas\u0131, i\u015flemedi\u011fim bir g\u00fcnah i\u00e7in ne diye tevbe ettim diyeyim?!&#8221; dedi.<\/p>\n<p>Bu tart\u0131\u015fmalardan sonrad\u0131r ki, Hariciler s\u0131rf siyasi bir ak\u0131m olarak de\u011fil, mezhebi bir g\u00fcruh olarak da g\u00fcndeme geldiler. \u00d6nceleri isyankar bir g\u00fcruh olduklar\u0131ndan &#8220;Hariciler&#8221; ad\u0131n\u0131 ald\u0131lar; ancak, giderek birtak\u0131m \u00f6zel ilkeler de \u00f6ne s\u00fcr\u00fcp dini bir renge b\u00fcr\u00fcnd\u00fcler ve bat\u0131l bir mezhep olarak \u0130slam tarihine ge\u00e7tiler. Bu arada kendilerini tan\u0131tmak i\u00e7in yo\u011fun propagandalar ba\u015flatt\u0131lar. Derken, \u0130slam d\u00fcnyas\u0131nda g\u00fcya fesad\u0131n k\u00f6k\u00fcn\u00fc bulmak istediler ve \u015fu sonuca ula\u015ft\u0131lar: &#8220;Osman, Ali ve Muaviye&#8217;nin her \u00fc\u00e7\u00fc de hatal\u0131yd\u0131 ve g\u00fcnah i\u015flemi\u015f kimselerdi, biz fesatla m\u00fccadele etmeli, iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcl\u00fckten al\u0131koymal\u0131y\u0131z.&#8221; B\u00f6ylece Haricilerin mezhebi &#8220;iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcl\u00fckten al\u0131koyma&#8221; amac\u0131na y\u00f6nelik bir mezhep olarak tan\u0131t\u0131ld\u0131.<\/p>\n<p>Oysa, bilindi\u011fi gibi iyili\u011fin emri ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn engellenmesinin her \u015feyden \u00f6nce \u00e7ok \u00f6nemli iki \u00f6n \u015fart\u0131 vard\u0131r: 1- Dinde basiret  2- Amelde basiret.<\/p>\n<p>Dinde basiretli olma \u015fart\u0131 bulunmazsa, rivayette de belirtilmi\u015f oldu\u011fu \u00fczere, iyili\u011fi emr ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc nehy i\u015finin zarar\u0131 faydas\u0131ndan \u00e7ok daha fazla olacakt\u0131r.<\/p>\n<p>Amelde basiretli olman\u0131nsa iki \u00f6nemli gere\u011fi ve vazge\u00e7ilmez \u015fart\u0131 vard\u0131r; f\u0131k\u0131hta bunlara &#8220;Etkili olma ihtimalinin bulunmas\u0131&#8221; ve &#8220;Daha beter bir k\u00f6t\u00fcl\u00fck ve fesada yol a\u00e7mamas\u0131&#8221; denilir ki bu ikisinin ger\u00e7ekle\u015fmesi i\u00e7in ak\u0131l ve mant\u0131ktan faydalanmak \u015fartt\u0131r.[4] Hariciler, fevkalade cahil ve basiretten yoksun olduklar\u0131 gibi, amelde basiretin gereklili\u011fi \u015fart\u0131n\u0131 da reddetmekteydiler. Onlara g\u00f6re marufa davet ve m\u00fcnkerden sak\u0131nd\u0131rma; neden, ni\u00e7in ve nas\u0131l sorulmadan yerine getirilmesi gereken bir ibadetti.<\/p>\n<p>&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8212;&#8211;<\/p>\n<p>[1] El M\u00fcncid&#8217;e bkz. Hariciler, hz. Ali&#8217;ye (a.s) kar\u015f\u0131 huruc -isyan- ettikleri ve kendilerinden bir mezhep uydurduklar\u0131 i\u00e7in bu adla an\u0131lm\u0131\u015flard\u0131r. Belli bir mezhep ve akide ta\u015f\u0131d\u0131klar\u0131ndan, her isyanc\u0131ya bu ad verilmemi\u015f, \u0130slam literat\u00fcr\u00fcnde s\u0131rf s\u00f6zkonusu sap\u0131k g\u00fcruh i\u00e7in kullan\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r. Bu sap\u0131k g\u00f6r\u00fc\u015fler sonralar\u0131 ba\u015fkalar\u0131na da ge\u00e7mi\u015f, hi\u00e7bir zaman iktidar olamasalar da sap\u0131k bir mezhep olarak varl\u0131klar\u0131n\u0131 korumu\u015flard\u0131r (bk: Zuha&#8217;l \u0130slam c:3 s:240-247, 6. bas\u0131m). Amr b. Ubeyd vb. gibi, Harici olup da hi\u00e7 huruc etmeyenler de vard\u0131r (Baz\u0131 Mutezile mensuplar\u0131 gibi). Emri bil maruf veya b\u00fcy\u00fck g\u00fcnah i\u015fleyenin ebediyen kafir olaca\u011f\u0131 gibi fikirleri olanlara &#8220;Hariciler gibi d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcyor.&#8221; denilmi\u015ftir. Tarihte Harici kad\u0131nlara da rastlan\u0131r (M\u00fcberred, Kamil c:2 s:154). Binaenaleyh Hariciler denildi\u011finde \u0130slam literat\u00fcr\u00fcnde sadece bu g\u00fcruh kastedilir.<\/p>\n<p>[2] L\u00fcm&#8217;a. c:1, Kitab&#8217;ul Cihad, 1. fas\u0131l ve: \u015eerayi, Kitab&#8217;ul cihad.<\/p>\n<p>[3] Normal durumlarda ayet yaz\u0131l\u0131 mushaflara sayg\u0131s\u0131zl\u0131kta bulunabilece\u011fi anlam\u0131 \u00e7\u0131kar\u0131lmamal\u0131d\u0131r bundan. \u0130. Bendiderya. <\/p>\n<p>[4] Bu noktay\u0131 biraz a\u00e7makta yarar var:<\/p>\n<p>\u0130slam&#8217;\u0131n \u00f6nemli emirlerinden biri olan iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcden  nehy etme esas\u0131n\u0131n amac\u0131 &#8220;iyili\u011fi yaymak ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fcn k\u00f6k\u00fcn\u00fc kaz\u0131mak&#8221;t\u0131r. O halde ancak bu gayeye hizmet edilebilece\u011fi \u015fartlarda bu i\u015fi yapmak, yani iyili\u011fi emredip k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc nehy etmek gerekir. Aksi takdirde, hi\u00e7bir etkisi olmayacak bir giri\u015fimi farz kabul etmek m\u00fcmk\u00fcn m\u00fcd\u00fcr?<\/p>\n<p>Di\u011fer bir as\u0131l da, bir maslahat\u0131n tahakkuk bulabilmesidir. Bu durumda; daha beter bir k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011fe yol a\u00e7acaksa, yap\u0131lacak eylemin ad\u0131 elbette ki &#8220;iyili\u011fi emr ve k\u00f6t\u00fcl\u00fckten nehy&#8221; olmayacakt\u0131r tabi&#8230; Bu iki asl\u0131n \u015fart\u0131 ise amelde basiretli olabilmektir. Amel ve davran\u0131\u015f\u0131nda basiret g\u00f6steremeyen ve bu melekeden mahrum bulunan birinin, yapaca\u011f\u0131 bir i\u015fin etki ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131 da bilemeyece\u011fi ve do\u011fru hesaplar yapamayaca\u011f\u0131 ortadad\u0131r. Basiretten yoksun birinin, giri\u015fece\u011fi bir davran\u0131\u015f\u0131n daha k\u00f6t\u00fc sonu\u00e7lar do\u011furup do\u011furamayaca\u011f\u0131n\u0131 da hesaplayamayaca\u011f\u0131 bellidir. Bu nedenledir ki hadislerde de ge\u00e7ti\u011fi \u00fczere, cahilce yap\u0131lacak emr bi&#8217;l maruf ve neyh-i an&#8217;il m\u00fcnker giri\u015fimlerinin do\u011furaca\u011f\u0131 olumsuzluklar\u0131n, olumlu etkilerinden \u00e7ok daha fazla olaca\u011f\u0131nda \u015f\u00fcphe yoktur.<\/p>\n<p>\u0130slam&#8217;\u0131n vazife olarak belirledi\u011fi di\u011fer amellerde &#8220;Faydal\u0131 olma ihtimali varsa yap, faydas\u0131 olmayacaksa yapma.&#8221; \u015feklinde bir \u00f6n \u015fart yoktur. \u0130slam&#8217;\u0131n emretti\u011fi her \u015feyde bir hay\u0131r ve maslahat vard\u0131r; ama bu emirlerin muhatab\u0131 olan M\u00fcsl\u00fcman kullar, s\u00f6z konusu emirlerin hikmet ve maslahatlar\u0131n\u0131n ne oldu\u011funu te\u015fhis etmekle m\u00fckellef tutulmam\u0131\u015flard\u0131r. Mesela namaz konusunda &#8220;E\u011fer kendin i\u00e7in faydal\u0131 buluyorsan k\u0131l, faydal\u0131 olaca\u011f\u0131na inanmad\u0131\u011f\u0131n vakitlerde k\u0131lma&#8221; diye bir h\u00fck\u00fcm yoktur. Keza, oru\u00e7 i\u00e7in de &#8220;Faydal\u0131 olaca\u011f\u0131na ihtimal verirsen oru\u00e7 tut, aksi takdirde oru\u00e7 tutma&#8221; \u015feklinde bir emir verilmi\u015f de\u011fildir, sadece &#8220;Sana zarar veriyorsa tutma.&#8221; denilmi\u015ftir. Hac, zekat ve cihad konusunda da durum ayn\u0131d\u0131r, &#8220;Faydal\u0131 g\u00f6r\u00fcyorsan yap, faydal\u0131 g\u00f6rm\u00fcyorsan yapma.&#8221; denilmemi\u015ftir. &#8220;\u0130yili\u011fi emr ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc nehy&#8221; konusunda ise durum tamamen farkl\u0131d\u0131r, &#8220;Bu farz\u0131 i\u015flemeden \u00f6nce \u00f6l\u00e7-bi\u00e7, d\u00fc\u015f\u00fcn ve etkisinin ne olaca\u011f\u0131n\u0131 hesapla!&#8221; denilmi\u015f ve bu giri\u015fime, ancak \u0130slam&#8217;\u0131n ve M\u00fcsl\u00fcmanlar\u0131n yarar\u0131na olacaksa izin verilmi\u015ftir. Yani burada maslahat\u0131n ne oldu\u011fu konusundaki te\u015fhis yetkisi tamamen bireyin kendi uhdesine ve onun sorumlulu\u011funa b\u0131rak\u0131lm\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n<p>&#8220;Emr bi&#8217;l maruf ve nehy-i an&#8217;il m\u00fcnker&#8221; de bulunacak \u015fah\u0131s, yapaca\u011f\u0131 i\u015fin \u0130slami gayelere faydal\u0131 olup olmayaca\u011f\u0131n\u0131 d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp hesaplamak ve bu konuda akletmek zorundad\u0131r, akledip d\u00fc\u015f\u00fcnmekle y\u00fck\u00fcml\u00fcd\u00fcr. Bu amel, di\u011ferlerinden farkl\u0131d\u0131r ve taabb\u00fcd\u00fc de\u011fildir, yani &#8220;Sebebi ve illeti sadece emir olan, akl\u0131n muhakemesine ve ferdin te\u015fhisine ba\u011fl\u0131 bulunmayan, s\u0131rf emrolundu\u011fu i\u00e7in yap\u0131lan ve neticesinden kulun sorumlu tutulmayaca\u011f\u0131 bir amel.&#8221; de\u011fildir asla.<\/p>\n<p>B\u00fct\u00fcn \u0130slam mezhepleri, iyili\u011fi emr ve k\u00f6t\u00fcl\u00fc\u011f\u00fc nehy konusunda basiret, d\u00fc\u015f\u00fcnce ve akletmenin zaruri ve farz oldu\u011funu s\u00f6ylemi\u015f ve bu hususta ittifak sa\u011flanm\u0131\u015fken, buna ayk\u0131r\u0131 d\u00fc\u015fen tek mezhep &#8220;Haricilik&#8221; mezhebi olmu\u015ftur. Hariciler tamamen dogmac\u0131 ve yobaz olduklar\u0131ndan &#8220;Her emir gibi emr bi&#8217;l maruf ve nehy-i an&#8217;il m\u00fcnker de s\u0131rf emrolundu\u011fu i\u00e7in yap\u0131lmas\u0131 gerekli bir ibadettir, \u00fczerinde d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcp ta\u015f\u0131nmaya gerek yoktur&#8221; demi\u015f, bu amelin etki ve sonu\u00e7lar\u0131n\u0131n iyice d\u00fc\u015f\u00fcn\u00fcl\u00fcp hesaplanmas\u0131 gerekti\u011fini kabullenmemi\u015flerdir. Ger\u00e7ekte bu sakat g\u00f6r\u00fc\u015f, onlar\u0131n b\u00fct\u00fcn davran\u0131\u015flar\u0131na egemendi. Nitekim hi\u00e7bir faydas\u0131 olmayaca\u011f\u0131 ve hi\u00e7bir olumlu neticeye yol a\u00e7mayaca\u011f\u0131n\u0131 bile bile k\u0131yam veya ter\u00f6r eylemlerine giri\u015fmi\u015f olmalar\u0131n\u0131n ard\u0131nda yatan sebep; bu cehalet, basiretsizlik ve d\u00fc\u015f\u00fcnce tembelli\u011finden ba\u015fkas\u0131 olmam\u0131\u015ft\u0131r.<\/p>\n","protected":false},"excerpt":{"rendered":"<p>&#8220;Harici&#8221; kelimesi &#8220;isyanc\u0131&#8221; anlam\u0131na gelir.[1] Bu g\u00fcruh, S\u0131ffin&#8217;de hakemiyet olay\u0131nda ortaya \u00e7\u0131kt\u0131. S\u0131ffin&#8217;de sava\u015f\u0131nda \u0130mam Ali&#8217;nin (a.s) sava\u015f\u0131 kazanmak \u00fczere oldu\u011funu g\u00f6ren Muaviye, Amr b. \u00c2s&#8217;\u0131n yard\u0131m\u0131yla \u015feytanca bir oyuna ba\u015fvurdu; kendisini m\u00fcsl\u00fcmanm\u0131\u015f gibi g\u00f6sterip &#8220;Aram\u0131zda Kur&#8217;an hakem olsun.&#8221; demeye getirerek mutlak bir yenilgi ve hezimetten kurtulabilmek i\u00e7in askerlerinin m\u0131zraklar\u0131 ucuna Kur&#8217;an mushaflar\u0131 takt\u0131r\u0131p \u00f6ne &hellip;<\/p>\n","protected":false},"author":1,"featured_media":0,"comment_status":"open","ping_status":"open","sticky":false,"template":"","format":"standard","meta":{"footnotes":""},"categories":[1],"tags":[587,590,586,584,582,588,583,219,585,589],"class_list":["post-184","post","type-post","status-publish","format-standard","hentry","category-genel","tag-amr-b-as","tag-ebu-musa-esari","tag-hakemiyet-olayi","tag-harici","tag-haricilerin-ortaya-cikisi","tag-islam-fikhi","tag-isyanci","tag-muaviye","tag-siffin","tag-ummetin-bekasi"],"_links":{"self":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/184","targetHints":{"allow":["GET"]}}],"collection":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts"}],"about":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/types\/post"}],"author":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/users\/1"}],"replies":[{"embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/comments?post=184"}],"version-history":[{"count":0,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/posts\/184\/revisions"}],"wp:attachment":[{"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/media?parent=184"}],"wp:term":[{"taxonomy":"category","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/categories?post=184"},{"taxonomy":"post_tag","embeddable":true,"href":"https:\/\/www.islamidavet.com\/kutuphane\/wp-json\/wp\/v2\/tags?post=184"}],"curies":[{"name":"wp","href":"https:\/\/api.w.org\/{rel}","templated":true}]}}